
Duâlar ve Zikirler
Rızık Bolluğu ve Zenginlik İçin Okunacaklar ve Yapılacaklar (2. Cild)
Şu bilinsin ki; yaşadığımız günlerde (2022-2023 yılı) maddî kriz haddini aşmıştır, üstelik bir de Kahramanmaraş merkezli, 11 vilâyeti, ilçeleri ve köyleriyle berâber enkâza çeviren ve elli binden fazla insanın ölümüne se
Ahmet Mahmut Ünlü
Tanıtım
Şu bilinsin ki; yaşadığımız günlerde (2022-2023 yılı) maddî kriz haddini aşmıştır, üstelik bir de Kahramanmaraş merkezli, 11 vilâyeti, ilçeleri ve köyleriyle berâber enkâza çeviren ve elli binden fazla insanın ölümüne sebebiyet veren deprem meydana gelerek insanlar her bakımdan perîşân olmuştur. Tabî ki bütün bunların bizim günahlarımız yüzünden vukû bulduğu husûsu:
﴿ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَۜ ﴾
“Sana kötü bir şey çatacak olursa (işte o da sebep olma bakımından) kendi nefsindendir.” (en-Nisâ Sûresi:79) âyet-i kerîmesiyle tescillenmiştir.
Çünkü Allâh-u Te‘âlâ insanların mâneviyâta, cemâatle namaza ve haramlardan sakınmaya önem vermemesinin peşin azâbını âhiretten önce dünyâda kendilerine tattırmayı murâd etmiştir.
Ayrıca Müslümanların birçoğu gece gündüz saatlerinde, özellikle sabah-akşam vakitlerinde duâ ve zikri tamâmen terk etmiş, filimlerle, dizilerle vakit geçirir hâle gelmiş, bu yüzden de Allâh-u Te‘âlâ bereketlerini mahvetmiştir.
Zâten Allâh-u Te‘âlâ maddî-mânevî tüm bereketleri îmân ve takvâya bağlamış, aksi takdirde kulları her anlamda kıtlıklarla ve bereketsizliklerle cezâlandıracağını açıklamıştır.
Ayrıca belâ gelmeden önce olduğu gibi belâ geldikten sonra da duâ ve yakarışa teşvik etmiştir velâkin insanların çoğu duâdan âciz kalacak kadar Allâh-u Te‘âlâ ile irtibâtı kesmiştir.
Nitekim Yüce Rabbimiz:
﴿ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ
لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ * فَلَوْلَٓا اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلٰكِنْ
قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴾
“Andolsun ki; elbette senden önce de nice ümmetlere kesinlikle (peygamberler) göndermiştik.
Ama (onları inkâr etmişlerdi de) Biz o (peygamberleri inkâr etmiş buluna)nları (fakirlik ve kıtlık gibi) çetin bir sıkıntıyla ve (hastalıklar ve âfetler gibi) darlık(lar)la hemen yakalamıştık.
Tâ ki onlar (kâfirliklerinden tevbe edip) iyice boyun eğsinler.
Artık o çetin azâbımız kendilerine geldiği zaman (tevbe edip) iyice boyun eğseydiler ya!
Velâkin kalpleri katılaştı ve sürekli yapmakta bulunmuş oldukları (kötü) şeyleri şeytan onlara iyice süsle(yip püsle)di. (Bu yüzden yaptıkları günahları hoş görüp, başlarına gelen belânın sebebi olarak kabûl etmedikleri için musîbetten nasîhat almadılar.)” (el-En‘âm Sûresi:42-43) âyet-i kerîmesinde kullarını bereketlerden mahrûm etmesinin ve azaplarla yakalamasının en büyük sebebinin, onları duâ ve niyâza, yalvarıp yakarmaya sevketmek olduğunu velâkin ekseri insanların belâdan da akıllanmadığını beyân etmiştir.
Artık bize düşen vazîfe; Ehl-i Sünnet ulemâsının görüşleri üzere îtikādı tashîhden (inancımızı düzelttikten) sonra, fıkıh ulemâsının beyanları vechile; emirleri tutup yasaklardan sakınmak sûretiyle takvâya riâyet ve Allâh-u Te‘âlâ’ya yalvarıp yakarmaya devâm etmektir. Zâten bunlar yapıldığı zaman rızık, bolluk ve bereket kendiliğinden gelecektir.
Ayrıca fakirlikten kurtulup zenginliğe nâil olmak istiyorsak Fahr-i âlem Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in öğrettiği, sahâbe-i kirâm hazarâtının naklettiği ve değerli meşâyihımızın vasiyet ettiği duâlardan özellikle bu kitapta zikredilenlerle amel etmeliyiz ve bu duâları sabah-akşam saatlerinde ve sâir vakitlerde okumalıyız ki ancak böylece iki cihanda da fakirlikten kurtulup maddî ve mânevî anlamda zenginliğe kavuşarak dünyâ ve âhiret saâdetine nâil olabiliriz.
Şu bilinsin ki; maddî anlamda sıkıntısı olanların mânevî olarak da huzur bulamadıkları, birçok kimsenin yuvasının bu yüzden dağıldığı ve maalesef bâzılarının bu nedenle intihâra bile kalkıştığı müşâhede edilmektedir.
İşte biz de bu konuda müstakil bir eser telif etmeyi bu nedenle önemsedik ve neşrine çalıştığımız diğer kitaplarımız arasından öne çekerek bunu yazmayı murâd ettik.
Bu kitaptaki bölümler artınca iki cilt olarak tertip etmek lâzım geldi ki birinci ciltte âyet-i kerîme, hadîs-i şerîf ve eserlerde vârid olan duâları ve zikirleri cemettik.
Bu ikinci ciltte ise bu hususta meşâyih-i kirâm hazarâtından nakledilen duâları sizlere zikrettik.
Artık îmân şartıyla, farzları yerine getirdikten sonra bu eserde zikredilen duâ ve zikirleri okumaya devâm eden bir kimsenin iki cihanda fakir olması düşünülemez.
Zîrâ bu kitapta nakledilenlerin birçoğu âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden ibârettir. Allâh-u Te‘âlâ’nın ve Rasûlü (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in vaad ettiği şeylerde ise aslâ tehallüf (geri kalma) vâki olmayacağı sizlerin de îtikād ettiği bir hakîkattir.
Allâh-u Te‘âlâ cümlemizi bu eserde yazılan duâ ve zikirlerle meşgul ederek iki cihan zenginliğine kavuştursun. Âmîn!
1 Ramazân 1444 / 23 Mart 2023








