Eserler
Allâh-u Te'âlâ'nın Dünyâda Dirilttiği Ölüler

Mûcizeler ve Kerâmetler

Allâh-u Te'âlâ'nın Dünyâda Dirilttiği Ölüler

Şu bir gerçektir ki; Allâh-u Te‘âlâ her şeye gücü yeten bir Kādir’dir. Kullarını irşâd için onlara rasüller ve nebîler göndermiştir. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Hâtemü’n-nebiyyîn (peyğamberlerin sonuncusu) o

Ahmet Mahmut Ünlü

Tanıtım

Şu bir gerçektir ki; Allâh-u Te‘âlâ her şeye gücü yeten bir Kādir’dir.

Kullarını irşâd için onlara rasüller ve nebîler göndermiştir. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Hâtemü’n-nebiyyîn (peyğamberlerin sonuncusu) olduğu için ondan sonra nebî gelmeyeceğinden dolayı Ebu’d-Derdâ (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)dan rivâyet edilen:

عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ رَضِيَ اللّٰهُ تَعَالٰى عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «اَلْعُلَمَاءُ وَرَثَةُ الْأَنْبِيَاءِ.»

“Âlimler nebîlerin vârisleridir.” (Ebû Dâvûd, es-Sünen, rakam:3641, 3/354; İbnü Mâce, es-Sünen, rakam:223, 1/81) hadîs-i şerîfi mûcebince Allâh-u Te‘âlâ, gerçekten Habîb-i Edîbi Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)den sonra kıyâmete kadar Yüce Zât’ını tanıyan gerçek âlimler, ârifler ve hakîkî vârisler yaratarak Ümmet-i Muhammediyye’yi sâhipsiz bırakmayacağını vaad etmiştir ve nebîlerle velîler irşâd faaliyetlerini kolayca yürütsünler diye peyğamberlere mûcizeler, velîlere de kerâmetler bahşetmiştir.

Ama bâzı câhiller Allâh dostlarının varlığını ve velîlerin kerâmetini inkâr ederek Kur’ân ve Sünnet’te geçen birçok nassı reddettikleri için kâfir olacaklarından dolayı bunu görüp üzülen bâzı velîler hiç istemeseler de insanların îmânını muhâfaza veyâhut kâfirleri îmâna getirme gibi değerli maksatları tahsîl için zaman zaman kerâmetler izhâr etmişlerdir.

Tabî ki kerâmetler içinde insanlar nezdinde en çok yüceltilecek olan konu bir velînin ölüyü diriltmesidir. Hâlbuki hiçbir nebî yâhut velî Allâh-u Te‘âlâ’nın izni olmadan hiçbir mûcize ve kerâmet gösteremez. Nitekim Allâh-u Te‘âlâ: 

﴿ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ ﴾

“Allâh’ın izni olmadıkça hiçbir rasül için herhangi bir âyet (ve mûcize) getirmek (diye bir şey söz konusu) olmamıştır.” (er-Ra‘d Sûresi:38) kavl-i şerîfinde bu hakîkati ibrâz etmiştir. Dolayısıyla ölüleri dirilten ancak Allâh-u Te‘âlâ’dır. Ama bunu bâzı kere bir peyğamberin eliyle gerçekleştirir, diğer bir kere de bir velî vâsıtasıyla ortaya çıkarabilir. Yaratan ancak Allâh-u Te‘âlâ olduktan sonra velîlerin de ölüyü diriltme kerâmetine sâhip olabileceği hakîkatini ancak İslâm’dan nasîbi olmayan câhiller reddedebilir. 

İşte elinizdeki bu eserde sizlere peyğamberlere verilen mûcizeler ve velîlere ihsân edilen kerâmetler içerisinden özellikle ihyâü’l-mevtâ (ölüleri diriltme) mûcizesine ve kerâmetine misâl teşkîl edecek önemli bâzı hususları ve ilginç kıssaları naklederek îmânımızın nûrunun artmasına vesîle olmaya çalışacağız. 

Tabî ki enbiyâ (Aleyhimüsselâm) hazarâtına verilen mûcizât ile, evliyâ (Kuddise Sirruhum) hazarâtına bahşedilen kerâmât; hem ilim, hem vakit, hem de sayı bakımından biz âcizlerin ihâta edeceği (kavrayıp nakledeceği) türden olmadığı için bu eserde sâdece ölüleri diriltmekle ilgili birkaç mûcize ve kerâmet nakledebildik.

Allâh-u Te‘âlâ’dan niyâzımız bu mütevâzi eseri, okuyanların îmânlarının nûrunun izdi-
yâdına ve takviyesine vesîle kılmasıdır.

Zîrâ Veliyyü’t-tevfîk (kullarını rızâsına uygun inançlara ve amellere muvaffak kılma vasfını üstlenen) ancak O’dur.

1 Cemâziyelâhir 1447 / 21 Kasım 2025

Önerilen eserler

Tümü