Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 78. Bölüm 6 Ekim 2026
6 Ekim 2026 · 95 dk
1:29:29 / 1:34:01Şu an 1:29:29 / 1:34:01
Transkript
222 satır
- 00:00
Şimdi Ebû Reyre, radıyallâhu anh Efendimiz'den bir hadis-i şerif rivayet ediliyor. Resûlullah buyurdu, sallâllâhu aleyhi ve sellem, Teallemu'l-ilme Teallemu, gayret edin, çalışın, tefaül babından gelir, Arapça bilenler bilir, tekelluf içindir. Tekelluf ne demek? Bayağı zorlanarak gayret etmek demektir.
- 00:23
Yani kelime kökeni zaten şeyden, külfetten gelir. Külfet Türkçeleşmiş. Külfet, yükledin bana derler, yani mesuliyet, zahmetli iş. Teallemu, ilim öğrenmenin külfetine katlanın. Yani Allah'ın dininin ilminden bahsediyoruz. Besmelesiz kitapların okutulduğu ortaokullardan, liselerden bahsetmiyoruz.
- 00:51
Veyahut mutezilenin inançlarının okutulduğu ve ehl-i sünnet dışı inançların aşlandığı ve Şianın da beşinci mezhep olarak, hak olarak sayıldığı imam hatiplerden, ilahiyatlardan bahsetmiyoruz. Biz size Kur'an, sünnet, ehl-i sünnet ilminden bahsediyoruz. Bu ilmin yeri bu medreselerdir. Yani bunun gibi çok var.
- 01:18
E bunun gibi çok var. Allah sayılarını artırsın. Bu arada çok erkek talebe var. Ben zaten onların hatırına geliyorum. Yani bu talebeler hoca olacaklar, buradan öğrendiklerinden amel edecekler, insanlara vaaz edecekler, belki bana da dua derler. Bir Fatiha okurlar ruhuma diye geliyorum. Yoksa ben buradan kendime bir para kazanmak için gelmiyorum.
- 01:42
Ve siz cemaatimiz de benim için çok değerlisiniz ama sizin çoğunuz YouTube'dan, televizyondan, radyodan da dinleyebiliyorsunuz. Ama burada bir talebe ortamı var ya, o talebenin feyzi, bereketine nail olmak, onların dualarında Amin dedikleri vakitte günahsız sabiler hafızlık yapıyorlar, gecenin teheccüdünde kalkıyorlar, siz yatarken, ben yatarken.
- 01:57
amin dedikleri için. Ben zaten kaçta yattığım belliydi, kaçta kalktığım belliydi, tepten düzeni bozulmuş bir adamım. İşlerime bakıyorum. Ama o talebenin duasını almak için geliyorum. Şu anda kız medresesi dolmuş taşmış, hanım cemaat dolmuş taşmış. Hüneydi Hoca'mızın gayretleriyle, Efendi Hazretlerimizin himmetleriyle ve çok medresede talebe var.
- 02:33
İsmail Han'ın medreseleri bitmiş, Efendi'ye hainlik eden Abdullah Kılıç'ın tarikatı olmuş orası. Abdullah Kılıç Efendi'nin işi bitti diyor. Alzheimer olmuştu diyor. Zaten 20 senedir şeyh değildi diyor. Mahmut Efendi Hazretlerine hakaret eden adam şu anda genel sekreter olmuş. Şu anda medreselerinde bir tane talebe yok.
- 02:51
Adapazarı'ndaki medreselerinde kaç tane hoca var, bir talebe yok. Bir talebe yok. Çünkü Allah bereketlerini almış. Ama bak Efendi Hazretlerine sadık olan İsmail Hüneydi Hoca'mızın medreselerine bak, bereketlerine bak. Neden? Çünkü kim mürşidine vefalı olursa, şerata, tarikata sahip olursa Allah da ona sizin gibi yardımcılar gönderir.
- 03:15
Allah sizden razı olsun. Hocamızın hizmetlerine destek verdiğiniz için özellikle teşekkür ederim. Ben hasetçi fesatçi bir insan değilim. Ben bütün hizmet edenlere destekçiyim. destekçiyim. Ancak şeriatı bozarsa, tarikatı bozarsa ben Ancak şeratı bozarsa, tarikatı bozarsa ben ondan vereyim. ondan beniyim.
- 03:34
Ama bu yolda hizmet edenlerin hepsinin Ama bu yolda hizmet edenlerin hepsinin hizmetçisiyim ben. hizmetçisiyim ben. Davetçiyim, teşvikçiyim. Çok büyük talebe var. Erkek talebe, kız talebe elhamdülillah maşallah diyelim. Beraber okuyalım bakalım. Bismillah, Maşa'Allah, La Kuvvete Kudret.
- 03:54
La kuvvete illâ billâh, Allahümme bârik fîhim, Allahümme bârik aleyhim, Allahümme lâ tedurrahum ebeden mâ ebqaytahum. Âmin. Herkes üflesin sağına soluna, senden bana, benden sana. Salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ alihi ve sellim. Allah zeval verme ya Rab. Bu medreselere zeval verme. Hocasız bırakma ya Rab.
- 04:39
Kur'ansız terk etme ya Rab. Sünnetten mahrum etme ya Rab. Efendi Hazretleri'ni yoldan ayırma ya Rab. Âmin. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ alihi ve sellim. Onun için ben çok hastayım, yorgunum. Pazartesi dersim var, çarşamba dersim var, perşembe dersim var. Cumartesi, pazar İstanbul uçlarına çıkıyorum.
- 05:00
Tefsir çalışacağız, sohbetlere çalışıyorum, kendi kitaplarımla çalışıyorum. Bir de gelen giden, gelen giden, sabahlara kadar toplantı, dünya kadar başımda olay var. Ama ben yine sizi ihmal etmeyeceğim inşallah. Bu medresenin bereketi için. Evet, şimdi ne buyuruyor? İlmi güzelce öğrenin ve bu hususta gayret edin.
- 05:26
Allah'ın dinini öğrenin. Kur'an, sünneti öğrenin. Farz olan ilim, ilmi haldir. Bir el-i sünnet itikadını tasih. En kısası, benim el-i sünnet itikadı diye bir risalem var. Sırf o risalede sorulu cevaplı imanınızı kurtarırsınız, onu bilseniz. Çok da uzun bir şey değil, 70-80 sayfadır, kısadır. Sonra İman-ı İslâm-ı İlmihal'i yazdım.
- 05:58
Onun ikinci cezini tamamlayamadım da. İtikat bölümü 150 sayfa, onun sayfaları uzun, büyüktür. Onda da 150 sayfa kadar bayağı bir Allah'ın isimlerinden, sıfatlarından, bir adamın Müslüman olması için lazım gelen meselelerden yazdım yani. Tabii daha geniş bir el-i sünnet itikadı yazmayı düşünüyorum. Ama 250 midir, kaç ders olmuş?
- 06:22
İmam-ı Rabbânâzeri itikatta müştehit, onun itikat mektuplarında çarşambalara ders yapıyorum. Yarın akşam benim dersim var yani, mektubat okuyacağım. Youtube'dan şey yapıyorum, televizyonda canlı var. Lale Gül televizyon, radyo, benim Youtube kanalımda yarın akşam var. 9. çeyrek gece. Geç yapıyorum onu çünkü nasıl olsa millet eve gelmiş falan.
- 06:43
Hani buraya gelme gibi değil, gelmek gitmek sorunu yok ya. Herkes evinden, arabadan giderken de dinleyebiliyor. Onun için onları Şifa-i Şerif ile Mektubat-ı Şerife'nin dersleri, 21.15 yani, 9. çeyrek gece olarak devam ediyor. Allah bitirmeyi nasip eylesin. Onları da herhalde bir yazıya döktüreceğim, en azından o da bir
- 07:07
İmam-ı Rabbânâ Hazretlerine göre el-i sünnet itikadı nedir, nelerden ibarettir? Onu da kitap olarak size hazırlayacağım inşâAllah. Bir zaman sürer tabii, o bayağı bir meseledir o. Çok saat var yani, 300-400 saat konuşulmuş. Sırf Mektubat'ı söylüyorum. Onları da yaptırırım, ölmeden inşâAllah sizlere bırakırım.
- 07:27
İtikad meselesi. Önce el-i sünnet itikad ilimleri okunulacak, sonra farz olan size nedir? Tabii medresedeki talebe ayrı, o teferruatla okuyacak. Ama sizin için ilim tahsilindeki birinci konu el-i sünnet itikadıdır. O dersleri zaten devam edeceğim. Mektubat bitse İmam-ı Azam'ın Fıkh-ı Ekberine başlayacağım veya Akide-i Tamiye'ye başlayacağım, Kasidetü'l-Emaliye başlayacağım.
- 07:54
Onu ölene kadar 5-10 kitap sıramda var. El-i sünnet itikadı metinlerini size okuyacağım inşâAllah. O her çarşambanın dersi. Şimdi Mektubat'taki itikadlar bitiyor. O bitince diğer kitaplardan söz verdiğim el-i sünnetin temel metinlerinden, itikad metinlerinden size okuyacağım. Onu hiç bırakmıyoruz. Bundan evvel Kavâdü'l-Hakâid okuduk.
- 08:16
Kavâdü'l-Hakâid İmam-ı Gazâlî'nin kitabıdır. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem mânâ aleminde İmam-ı Gazâlî'nin bu kitabını kabul etti. Ve el-i sünnet âlimlerinin eseri olarak buna değer verdi. Diğer kitaplardansa o önemliliği, onu bitirdim. 50 küsur ders, 50-56, bilmiyorum 55-56 mı yani 50 küsur derste onu yaptım.
- 08:41
Orada Allah'a öyle anlatıyoruz ki Celle Celaluhu isimlerini, sıfatlarını, irade sıfatı, kudret sıfatı falan o dersleri dinlemeden zaten yaşamayın. Kavâdü'l-Hakâid dersleri. Mektubat uzun. Ama Kavâdü'l-Hakâid çok önemli. Yani o 50 küsur ders kulaklık takın, el âlem şarkı türkü dinliyor kulaklıkla beraber.
- 09:05
Siz de otobüste, metrobüste kulaklık alın, o dersleri YouTube'dan açın. Benim sitemde var. Kavâdü'l-Hakâid. Bu derslere devam edin. Bunu mutlaka dinlemeniz lazım. Allah'ı tanımak için. İlim öğrenin diyor bak şimdi. Ne ilmi öğreneceksin? Bu saatten sonra medreseye gelip talebe kaydı yaptıramazsın kendini.
- 09:25
İşin var, eşin var, çoluğun var, çocuğun var. Şimdi ben sana nasıl diyeyim? Gel medresede yat aşağıya. Onun için önce itikad ilmi öğrenin. Orada bir avukat efendi vardı, bayağı da kültürlü biriydi. O dersleri dinlemiş. Bir daha dinledim diyor, bir daha dinledim diyor. Kavâdü'l-Hakâid adı bu. İmam-ı Gazâlî'nin kitabı.
- 09:51
Onu tek tek tercüme ettim ve şerh ettim. Dedi ki hoca dedi vallahi dedi Allah seni yaratsaydı sana da bu dersi yapsaydım. Bu dersi yapsaydın sonra ölseydin vazifeni yapmış olurdun ve bize de itikadı öğretmiş olurdun dedi. Ben böyle bir ders görmedim dedi. Mesele başkalarının anlatısıdır. İnsan kendini methetmeyecek.
- 10:14
Ama Allah bana bir anlatma kabiliyeti vermiştir. Bunu da inkar edecek değilim. Çünkü sizin anlayacağınız dile meseleleri indirmek lazım. Akademik konuşursan lukat patlatırsan fesahat çatlatırsan halka inemezsin. Halka inemeyince millet senden istifade edemez. Ben sizin dilinizle konuşuyorum. Ananızın diliyle konuşuyorum.
- 10:37
Ve en zor meseleyi aklınızın anlayacağı şekilde zihninize yaklaştırmaya çalışıyorum. Aynı konuları başka hocaefenlerde yapabilir. Ama anlatış üslup diye, tarz diye bir farkı var. Bu dersleri öğrenin. Kavâdü'l-Hakâid'i dinlememiş yaşamayın. Belki Allah'ın sıfatlarıyla ilgili büyük bir yanlışınız vardır, helak olursunuz.
- 10:59
Ben size kitap okuyun bile demiyorum. Para yok, pul yok. Üyelik bedava. Üye olun da demiyorum. Olursanız kuvvet olur, destek olur sitelerimize. Ama üyelik parayla değil ki zaten. Biz bundan para kazanmıyoruz. Allah için hizmet yaptık. Bunu dinleyin. İtikad dersleri. Teallemul ilme, ilim öğrenin diyor.
- 11:19
Ben sana şimdi ne anlatacağım? O zaman medresede okusun, talebe ilim öğrensin. E tamam, sana ilim öğrenmek farz değil mi? Talebelu'l-ilmi ferizatun alâ külli müslimi ve müslime diyor. Hadis-i şerifte. Her müslüman erkek, her müslüman kadına ilim tahsil etmek farzdır. Bu hangi ilimdir? Bütün tefsiri, hadisleri, fıkırları, hakaikleri, tasavvufları.
- 11:43
E buna farz dersek, farzı terk eden cehenneme girer. E oturup bütün bu millet cehenneme mi girsin? Yani bütün ilimlerin size farz olduğunu söylemek yanlıştır. O zaman her müslüman erkek kadına farz olan nedir? Bu, itikatta ehl-i sünnet inancını kurtaracak kadar. İtikad ilmi, inanç ilmi. İkincisi nedir?
- 12:09
İlmi haldir. O andaki durumun, vaziyetin bilgisidir. Şu anda birisi yatsı namazını kılacak. Abdest almadan kılabilir miydi? Kuslu yoksa kılabilir miydi? Şimdi birisi gavurluktan dönse, müslüman olsa akşam namazı ona farz değil. Çünkü neden? Akşam namazı vaktinde gavurdu. Ama şimdi müslüman olsa yatsı namazının vakti çıktı mı şimdi?
- 12:39
E çıkmadı. Yatsı farz mı ona? Farz. Şu anda onun yatsıyı kılacak kadar bir şey öğrenmesi farz oluyor. Anladın mı? İlmi hal demek o durumun, o andaki halin gerektirdiği ilim. Mevzu bu. Bir adama haç farz değil. Ona biz haçın farzını, vacibini, sünnetini, müstahabını öğrenmen farzdır diyebilir miyiz? Diyemeyiz.
- 13:01
Adama haç farz değil. Ama bir adama haç farzsa o adam alacak, biz haçla ilgili de kocaman kitap yazdık. Sırf haçla, umreyle ilgili. Alacak orada ne yapacak? Farzını, vacibini öğrenecek yani. Farzını öğrenmesi farzdır, vacibini öğrenmek vacibidir, sünnetini öğrenmek sünnettir, müstahabını öğrenmek müstahaptır.
- 13:24
Müstahabı öğrenmek de farzdır demedik yani. Onun için zekata malik değilim. Zekat ben veremiyorum, nisabım yok, hesabım yok. Zekat alacak durumdayım. Veya en azından vermem farz değil. Ki halkımızın çoğu bu durumdadır. Maddi imkanları, zekat verecek adam çok azaldı şu an. Yani bu ekonomik krizde. Dolayısıyla senin zekatla ilgili ilimleri bilmen farzdır diyemem sana.
- 13:55
Çünkü neden? Sana zekat farz değil, zekatla ilgili ilim öğrenmen farz değil. Ama namaz, abdest herkese farz mı? Oruç, ramazanda sağlığı yerinde olan herkese farz mı? E tamam. Bunlarla ilgili ilim öğrenmen farz. Tabii bunun başında abdesti var, tahareti var. Abdesti düzgün almak meselesi var, temizlenmek, taharet, istibra, istinca meselesi var.
- 14:20
Bak bunları detaylı şekilde o İman-ı İslam İlmihali yazdım, kocaman 700 sayfa. 700 sayfa var. İşte orada neler yazdım, neler yazdım. E bunların bazısı teferruat da sayılabilir. Ama size orada farz, vacip, sünnet, müsaade hepsi yazılmış. Sadece farzları yazacağız diye bir şart yok tabii. İlmihali deyince hepsini yazdık yani.
- 14:45
Onun için öyle su var, abdest su ama abdest almak ondan caiz değil mesela. Çünkü içine pislik düşmüş, rengi değişmiş. Mesela sudur ama abdest olur mu? Ondan olmaz. Eşine abdest olmadı mı namaz kılıyor mu? Abdest olmadı mı namaz olur mu? Olmaz. Kusur alırken tırnak kadar yeri kuru bıraktın, kusur olmaz.
- 15:06
Kusur olmayınca namaz abdesti hiç olmaz. Mesela o zaman namaz farz, e farz boşa gitti. Bunları bilmeniz lazım değil mi? Evet. Onun için teallemul ilme. İlmi hakkıyla öğrenin buyuruyor. Ama ve teallemu öğrenin lil'ilmi, öğrendiğiniz ilim için Es-sekînete sakinlik vel vekâra vakarlılık efendim ağırbaşlılık da öğrenin.
- 15:37
Şimdi buradan sonrası normal sizin gibi Müslümanlar için pek değil. Kim için bundan sonrası? Hafızlık yapan, hafız olan, âlim olan, fıkıhçı olan, tefsir tefsir ehli olan, hadis ehli olan kimseler için. Çünkü neden? Onlara bu tavsiye var. Alim olursun, hafız olursun, iyi bir hoca olursun ama hoppala olursun.
- 16:07
Hoppala zıppala olmayın diyor. Sekinet demek sakin olun. Hoca adam sakin olacak. Vakarlı olacak. Ağırbaşlı olacak. İnsanlara örnek olacak. İnsanlar onun edebinden terbiye alacak. Kur'an'ın ağırlığı, ilmin ağırlığı ve vakarını üzerinde taşıyacak. Çünkü insan önce kendine değer verecek. İmam-ı Azam Efendimiz İmam Ebu Yusuf'a vasiyetlerinde
- 16:41
yani bizim meşhur İmam Ebu Yusuf zannediyorlar onu halbuki değil. Bir tane daha Ebu Yusuf künyeli var. İmam-ı Azam'ın talebesi. Semt'i diye hatırlıyorum yani. Öyle bir şey hatırlıyorum sonunu. Velhasılı kelam İmam-ı Azam'ın vasiyetlerinde geçer. Ve vekkır nefseke. Evladım diyor benden ilim okudun. Yani İmam-ı Azam Ebu Hanife'den ilim okuyan da
- 17:05
en azından müçtehit oluyor, müçtehit olmasa bile fakir oluyor. Şu anda İmam-ı Azam'dan okuyan bir talebe seviyesinde dünyada bir tane alim yok. Bütün dünyada İmam-ı Azam'ın talebesi olanların içindekinden bir tane o ilme ulaşmış yok. Maalesef. O İmam-ı Azam. Onun yetiştirdiğiyle ona göre yetişiyor. Tabi talebe hocasına göre ilim alır.
- 17:34
Şu anda maalesef seviye bir Ebu Hanifeler seviyesi bir İmam-ı Şafiiler seviyesinde bir müçtehit yok. O müçtehitlerin olmayışı da tabi kısırlık getiriyor bu işe. Şu anda mukallit var, hepimiz mukallitiz. Fakih bile yani bana göre o daha fıkıh biliyorsa bana göre fakih. Ama İmam-ı Azam'a göre, İmam-ı Şafi'ye göre fakih bile yok.
- 18:01
Maalesef ama onların çıkarttıkları ilimler bize ulaştı mı? Ulaştı. Hoca efendilerde bunları anlayacak hoca var mı? Var. Onlar da bize anlatıyorlar mı? Anlatıyorlar. O zaman müçtehide lüzum kaldı mı? Kalmadı. Çünkü neden? Onlar bütün meseleleri kıyamete kadar çözmüşler. Anladın mı? İmam-ı Azam Efendimiz, İmam-ı Ebu Yusuf Efendimiz,
- 18:24
İmam-ı Muhammed özellikle, İmam-ı Şafi'nin de hocası. Düşün İmam-ı Muhammed İmam-ı Azam'ın talebesi ama koca İmam-ı Şafi'yi ondan okumuş. İmam-ı Muhammed'in kitapları olmasa ben İmam-ı Şafi olamazdım, müçtehit olamazdım diyor. İlk kitap yazanlardan biridir İmam-ı Muhammed Hazretleri. Dolayısıyla sabaha kadar İmam-ı Şafi'nin evine misafir gelmiş.
- 18:48
Aralarında da bir akrabalıkları da var. Anladın mı? İmam-ı Şafi sabaha kadar namaz kılmış. İmam-ı Muhammed de sabaha kadar sırtın üzerine uzanmış. İki rekat teheccüd kılmış, uzanmış, yatmış. İmam-ı Şafi'yi de kızına, karısına demiş ki İmam-ı Muhammed geliyor, çok büyük alim. Koca İmam-ı Şafi'yi tazim ettiğine göre karısı kızına da demişler ki Allah Allah..
- 19:14
Bizim babamızdan da daha büyük alim dünyada var mı? İmam-ı Şafi, alim-i Kureyş, Yemle-i Tuba, Galaz-ı Ölmen sayı hadiste met edilmiş. Kureyş'ten çıkan bir alim olacak, bütün dünyayı ilim dolduracak. Bu hadis İmam-ı Şafi hakkındadır. Muhaddislerin ittifakıyla. Çünkü öbür üç müçtehit Kureyşli değil. Hadis Kureyşli olduğu için müçtehitten İmam-ı Şafi'ye tutuyor.
- 19:39
E şimdi onlar da demişler ki Elhamdülillah bir duasını alırız. Yani zaten kadın erkek görüşülmüyor da evimize bereket olur. E bu sefer İmam-ı Şafi'nin kızı meraklanmış. Herhalde demiş bu büyük alim demiş, sabaha kadar namaz kılıyor. demiş, sabaha kadar namaz kılacak demiş, hiç yatmaz demiş. O zaman kapıların anahtarları büyüktü biliyorsunuz.
- 20:04
Eski kapılar anahtarları biliyorsunuz. Anahtar büyük olur mu? Deliği de büyük olur. O da deliğinden bakıyormuş. Bakıyormuş, babası burada, İmam Şafi, sabah tabagata namaz kılıyor, İmam Şafii her gün bir hatim yapardı. Ramazan olunca altmış hatim, bir gün, gündüz bir hatim, gece bir hatim. İmam Şafii acayip bir şeydi.
- 20:28
Allah vakitte ne bereket vermiş, keramet sahibi. Allah'ın Büyük evliya, kutuplardan biri, dört kutuplar evliyadan biriydi İmam Şafii. İmam-ı Azam'ı hiç sorma, İmam-ı Azam'ı hiç sorma. İki rekat da Kur'an'ı hatmetti, iki rekat namazda, iki rekat. Yaa. Ondan sonra Kabe'nin içini açtılar, kimseye de açmıyordular.
- 20:50
Geceliğini kapatıyordular. Dedi bana açın dedi. Ben dua yapacağım dedi. İmam-ı Azam, Ebu Hanife diye açtılar. Yaa. Bir rekat da Kur'an'ın yarısını okudu. İkinci rekat da tümünü okudu. Hatmi bitirdi, namazı bitirdi. Dedi Ya Rabbi dedi. Bu Numan kulun dedi. Seni hakkıyla bildi, itikadını düzeltti, seni tanıdı.
- 21:17
Ama sana hakkıyla ibadet edemedi. Ama hakkıyla ibadet edemeyişini, hakkıyla sana itikad etmesini bağışlayarak bunu affet dedi. Kendisi için. Kabe'nin köşesinden nida geldi. Numan kulumuz, qad ahsantel hidmete ve araftel ma'rifete, hakkal ma'rifeti. Numan kulumuz, bizi hakkıyla bildi ve bizi hakkıyla kulluğunu yaptı fe nahnu nağfiruha ve limen ittaba nağfiruhu ilâ yem'il kıyâme
- 22:00
Mevlâ'dan neden geliyor? Kabe'nin içinde bir köşeden Mevla'dan nida geliyor. ses geliyor. Sesin sahibi gözükmüyor. Numan kolumuzu da ses geliyor. Numan kulumuzu da kıyamet gününe kadar onun mezhebine tabi olanları da affettik. Onu hiç sorma dedim sana. E şimdi geldi baktı. İmam Şafii'nin kızı bakıyor, bakıyor.
- 22:24
İmam Muhammed yatıyor. Sabaha kadar Allah Allah! Babam da dedi bunu çok büyük müştehittir. Bizden büyüktür. Böyle babası da methediyor İmam Şafii. Doğrudur. Filhakikat doğrudur yani İmam Muhammed. Onun şeyhin hocası. Ondan sonra İmam Şafii de tabi biraz taaccüp etmedi değil. Neyse sabah namazı oldu.
- 22:52
Baktı. Yattığı yerden kalktı. Abdest almadan sünnete durdu. Hoppala! Bu kadar yatıp da abdestsiz de kılacak hali yok herhalde dedi ya! Anladın mı şimdi? E o zaman bir şey var dedi. Yani ne demek oldu? Yattı ama abdestini bozmadı.
- 23:17
Şimdi nasıl yatacak da abdestini bozmayacak? Fıkıhta bir tek Resulullah mahsus Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Peygamberimizden başka uykusu, abdesti bozmayan bir kişi var mı? Efendim Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem uykusu, abdesti bozar mıydı? Bozmazdı. Niye? Tene'mâ neâhe ve leâne'm kalbi. Gözlerim uyur, kalbim uyumaz.
- 23:38
En ufak bir gaz çıksa, yel çıksa, abdesti bozan bir şey çıksa biliyorum. Ama şimdi uyuduktan sonra hangimiz onu kontrol edeceğiz? Koy verdin gidiyorsun yani. Ondan sonra hele bir de kuru fasulye yediysen yani. Ondan sonra kaç bile, odada bile durma. Eee? E bu adam nasıl sikap kasalmadan kalktı, durdu namaza?
- 24:03
Yaa! İmam Şafii Hazretleri ne dedi? Sen dedi, sabaha kadar namaz kıldın, kendin için ibadet yaptın. Kendin için. Çünkü bütün ibadetlerin sevabı İmam Şafii'ye yazılır. İmam Şafii'nin kıldığı, Şafii mezhebindekilerin hepsine sevap yazılmıyor yani. Herkese kendi kıldığı namaz yazılır. Öyle mi? Ama dedi ben sırt üstü uzandım, ayet ve hadislerden
- 24:35
bu ümmetin kıyamete kadar başına gelebilme ihtimali olan meselelere bin tane fıkıh meselesi çözdüm dedi. Bin tane ayet ve hadisler. O bin mesele nedir biliyor musunuz? O bir meseleden kaç tane fıkıh çıkar? Şu anda biz onların istihadlarıyla amel ediyoruz. Peki niçin sırt üstü yattım dedi? Peki niçin sırt üstü uzandım?
- 24:59
Çünkü otururken bedeni ayakta tutmak için oturtmak için veya ayakta dururken veya otururken ne oluyor? Beynin gücünden bir miktar enerjiyi vücut dikine durmak için harcıyor. Ama sırt üstü uzandığın zaman bedenin yükü rahatlıyor, onun için beynin tamamı tefekküre ve düşünceye dalıyor. Ben dedi beyni binde bir değil de, yani değil de, yani binde yüz, binde iki yüz değil de
- 25:33
binde bin tam beynimi verdim bin tane fıkıh meselesi çözdüm. Sen sabaha kadar kıldın sevabı kendine. Benim çözdüğüm fıkıh meselelerini şimdi ben kayda geçireceğim hepsini dedi. Çünkü âyet-i hadisten düşünerek, iştihad ederek derin kuyudan su çıkartmak gibi iştihad, çok gayretli istimbat, istimbat ne demek?
- 25:56
Derin kuyudan su çıkartmak gibi işlem yaparak âyet-i hadis, malzeme var, malzeme var ama malzeme durduğu yerde duvar olmuyor, ev olmuyor, kapı olmuyor. İşlem lazım. Ben o işlemi yaptım. Peki sen bir daha faydalı iş yaptın bu ümmete, ben bir daha faydalı iş yaptım. Sorunun cevabı alındı. Onun için ilme çalışın.
- 26:25
Size, bana böyle bir şey yüklenmedi şu an. Müştehit de aramıyoruz. Niye? Müştehitler kıyamete kadar başımıza gelebilmesi muhtemel olan bütün meseleleri çözmüşler, bırakmışlar. İmam Şafii'nin mezhebinde şöyle bir kayda var. Başa gelmemiş, işe cevap verilmez ve cevap aranmaz.
- 26:51
Şimdi adamın biri geliyor. Diyor ki işte suyun içine fare düştü. İşte efendim ben bu sudan abdest alabilir miyim? E fare içinde öldü mü? Canlı çıktı mı? Dünya kadar soru çıkıyor buradan değil mi şimdi? Şimdi İmam Şafii'nin mezhebi şöyle. Adama diyor ki, böyle bir şey başına geldi mi diyor senin? Gelmedi diyor.
- 27:17
Ya gelirse diye sordum diyor. Ya gelirse ev vaktimiz yok diyor. Başına geldiyse konuşalım bu konuyu diyor. Şafii mezhebinde böyle bir durum var. Hocam fıkıhta benden daha iktisat sahibidir. Fıkıh okutup duruyor. Kırk defa fıkıh okuttu. Şafii'de böyle bir durum var.
- 27:34
Şimdi Erbakan Hoca da çok acayip. Siyaset adamıydı Allah rahmet etsin. Kabrin nuru olsun hocamızın. Erbakan Hoca'yı çok arıyoruz değil mi? Ya nerede öyle alim adam, deha adam Memleketi altı ayda düzeltti bütün ekonomiyi değil mi? Sizin yaşınız yetmiyor. Altı ay başbakanlığında ilk altı ayda millet maaşları efendim bol bol yetiyordu ya.
- 28:00
Hey gidi Erbakan. Ama oğlu onun yerini doldurabildi mi? Dolduramadı. Maalesef. Allah ıslah etsin. Şimdi Erbakan Hoca'mız da öyleydi. Bazı şeyler soruyorlar. Tabi bu fıkıh mesele değil. Erbakan Hoca ama fıkıh çevirirdi işi. Derdi ki Şafii mezeminde başa gelmemiş işlere çözüm aranmaz. Ama bu siyaseten doğru.
- 28:26
Ya şöyle olursa ya böyle olursa. Ya git işine diyordu. Ya onunla mı uğraşacağız? Şimdi başımızda bu kadar iş var onları çözelim. Ama Hanefi mezeminin farkı ne? İşte İmam Muhammed gece sırt üstü 60 bin tane mesele çözdüm diyor. Ne demek istiyor? Demek istiyor ki şu anda böyle meseleler başa gelmiş değil.
- 28:47
Bize böyle bir soru gelmedi. Ama bu ümmet kıyamete kadar devam edecek. Bu ümmetin başına çok işler gelecek. Bunların başına gelirse ne cevap veririz? Ayetten hadisten onları da çözdük diyor. Onun için Hanefi mezebi çözüm üreten bir mezeptir. Bugüne kadar dünyada bu kadar İslam devletleri kuruldu. Çok evvelden beri bu devletlerin kaza-i şer'i, şeriat mahkemeleri vs.
- 29:20
hep Hanefi mezebine göre işledi. Çünkü niye? Diğer üç mezepte fıkıh var. Ama devlet yönetecek şekilde yeni baş gösterecek olaylara karşı çözümler hazırlanmadığından Maliki bir alim vardı. Ebu Dabi'ye gitmiştim bir kere. Orada Şeyh Meczup diye Sudanlı büyük bir alim. 40 sene şeriat mahkemesinin kadısıyım dedi bu Ebu Dabi dedi.
- 29:49
Bayağı bir had cezaları da uyguladım dedi. Ama dedi biz Hanefi'yi Maliki'den iyi biliriz dedi. Çünkü neden? E bizim tabi namaz, abdest vesairelerde, ibadetlerde oraya uyuyoruz. Fakat muamelattan ziyade devlet yönetiminde lazım gelen meseleleri ancak Hanefi mezhebinde buluyoruz. Çünkü bak İmam Muhammed orada gece sabaha kadar sırt üstü niye yattı yani?
- 30:12
Onun için şimdi bize lazım olan bütün ilimler hazırlandı mı? Hazırlandı. Aradığımız yerde kitapta cevabını bulabiliyor muyuz? Bulabiliyoruz. Bir fetvacı hoca efendiye sorunca bir cevap alabiliyor muyuz? Tamam fıkıhçı olacak yani. Önüne gelen fetva veriyor, şadırvan müftüsü doldu. Şadırvanda oturuyor, fetva veriyor herif.
- 30:33
Bunlara şadravan müftüsü derler eskiden. Osmanlı döneminde de böyle varmış geveze serseriler. Hocayım diye millete yutturuyor yani. Şadravan, şadravan, şadırvan diyorlardı. Şadravan drast. Şadravan müftüsü derler. Biz şadırvan müftüsü aramıyoruz yani. Hakikaten medreseden yetişmiş güzel fıkıh alimlerimiz var.
- 30:55
Benim de bir sıkıntım oluyor, bir şey oluyor hemen arıyorum. Hoca efendilere soruyorum yani. Kendim kitapta arayıp bulana kadar çok vakit geçer. Ben Arapça kitaptan anlarım. Açsam, uğraşsam bulurum. Ama gözüm görmüyor, bir şey yok.
- 31:11
Şimdi niye uğraşayım, hazıra konayım diyorum. Hazıra konmayı da seviyorum. Hemen telefon ediyorum, tak cevabımı alıyorum. Eğer dersem ki bana bir ibare gönderin. Hemen Mevsud'dan, Seraksi'den, İbni Abid'inden Arapça ibareyi bana gönderiyor. Sana gönderse sen ondan anlar mısın? Anlamazsın, anlamayacağına göre güvendiğin hocanın fetvasına itimat etmen gerekiyor.
- 31:36
Öyle mi şimdi? Onun için size lazım olan ilim ikidir. Bir, ehli sünnet itikadı ile ilgili konulardır. Onun hakkından ben geliyorum. İtikadi konularda anlattıklarım sizin Müslüman olarak yaşayıp ölmenize yetecek, artacak ve 72 sapık fırkadan sizi kurtaracak Şia'dan, Mu'tezile'den, Cebriye'den, Kaderiye'den, Mürciye'den, Müşebbiye'den, Muattileden isimlerini saymakla bitmez.
- 32:03
Bu kadar sapık fırkanın itikadlarından sizi kurtaracak ilimleri. Ben itikad derslerinde yüzlerce saat konuşmuşum ve size bu ilmi bırakmışım şu an. Yani kitap olarak az ama sohbet, konuşma olarak bu dersler çok. 50 küsur orada var. Yani 300'ü geçmiş. Bunun ortalaması 45 dakika desen o dersleri bu sohbetler gibi bir buçuk saat çoğu kere yapmadım.
- 32:34
Ama bunun ortalaması 45 dakika desen hesap et. Onun için 300'ü çarp. Bu size Allah'ın ziynetini kurtarır. Sonra İlmihal'de de yazılmış. Ömer Nasrı Efendi İlmihali de çok güzel ama dili biraz ağır olabilir. Osmanlıca, Farsça kelimeler eski dil olduğu için Ömer Nasrı Efendi Osmanlı alimlerinden olduğu için biraz anlayamayabilirsiniz.
- 33:03
Yeni nesil o kelimelere adapte olamıyor yani. Osmanlıca geliyor, kelime Farsça geliyor, anlayamıyor. Anladın mı? Şimdi bundan dolayıdır ki efendim sizin anlayacağınız dilde bunlar yazılmış. Bu ilme çalışın. Ama size şimdi yani tabi ki her Müslüman sekinetli olsun, vakarlı olsun, heybetini korusun. İmam-ı Azam ne demiş talebesine?
- 33:33
Önce kendine kendin değer ver. Sen kendine değer vermezsen başkası sana hiç değer vermez. Kendinin kıymetini bil, kendine değer ver. Bu ne demek değil, kibirlen, gururlan, millete tükürüğünü bile atma, selam verme demek değil tabi ki. Ama bir insanın da saygıdeğer olması lazım. Hoppala, zıppala, hahahaha zaten bir adam kahkahayla güldüğü zaman
- 33:57
benim nazarımda o adamın bütün heybeti kaçar. Değil mi? Cennetten müjde mi geldi de kahkahayla gülüyorsun? Gülmenin de bir usulü var. E bir alim adam, bir hoca adam kahkahayla güldüğü zaman kimse ona saygı duymaz. Bir mecliste oturduğu zaman terbiyesiz laflar konuştuğu zaman, belaltı konuştuğu zaman, müşterişen konuştuğu zaman insanlar da saygınlığını yitirir.
- 34:27
Doğru mu? Doğru. Onun için sakinlik ve ağırbaşlılık tavsiyesi bu hadis-i şerifte alimler için özellikle beyan ediliyor. Yani bu hususta Ruhul Furkan tefsirinin başında 85'li yıllarda Efendimiz Hazretlerimize yazarken bunları yazdık. Ruhul Furkan'ın ilk cildinde bulursunuz. Bu arada Ruhul Furkan'ın bir, iki..
- 34:54
bir, iki, şimdi üçüncüyü de çıkacak. Onları da bayağı kırk beş sene evvelki olduğu için çok güzel şekilde hazırladık. Yeniden baskıya hazırladık. Arskaya yayınlarında var. Yeni bir ve ikiyi bakarsanız çok daha rahat okunacak. Kaynakları vesairesi çok güzel emek edildi. Üç dört öyle gidiyoruz. Geriden de gidiyoruz.
- 35:11
Bir yandan ileriden gidiyoruz, bir yerden geriden gidiyoruz. çünkü kırk beş sene evvelki teknoloji, şu bu imkanlarımız yoktu o zaman. Ellerle yazıyorduk yani. Onun için şu anda birinci ve ikinci cildi olanlar bile onları da hediye edebilirsiniz. Bir bakın o birlen ikiye. Bir bakın o 1'le 2'ye, Sizdeki birlen ikiden yazı farkını vs.
- 35:31
karakterini sizdeki 1'le 2'den yazı farkını vs. karakter farkını, kaynakların şeylerini daha düzgün okursunuz, bulursunuz. Orada bir rivayet yazdık yani. Hadis-i Şerif'de olabilir. Hamilul Kur'ân, hamilu râyetil İslâm. Kur'ân'ı taşıyan hafızlar ve alimler İslâm'ın sancağını taşıyan, bayrağını taşıyan önemli kimselerdir.
- 35:56
Normal bir Müslümana Normal bir Müslümana benzemezler. benzemezler. Onun için Onun için la yembeği enyelhü ve ma'allâhîn eğlenenle eğlenmemeli oynayanla oynamamalı. Öyle mi şimdi? Hadi düğünde birileri kalktı hala İşte düğünde caiz miydi, değil miydi, kadın erkek yan yana değilse düğünde biraz def çalmak falan, onlara da izin var falan bir şekilde düğüne mahsus, bayrama mahsus
- 36:23
bazı genişlikler oluyor. Kadın erkek ayrı olduktan sonra falan, bilmem ne. Ama şimdi bir hoca da kalkarsa halay çekme, anladın mı şimdi? Horon etme. Bu sefer onun insanların nezdinde itibarı kalır mı? Kalmaz. Onun için İslâm'ın sancağını taşıyanlar ağırbaşlı, sakin, sinirlenmeyecek bir defa. Aceleci olmayacak.
- 36:53
Taşkala olmayacak. Kâde'l-halîmü enkûne nebiyyen, acele davranmayan, sekinetle, vakarla hareket edip işin akıbetini gözleyenler az kaldı Peygamber olacaktı diyor Hadîs-i Şerif. Ahlak, ahlak. İlim yetmiyor. İlim, güzel ahlakla tezzin olursa, müzeyyen olursa süslü oluyor. Onun için bunu da Bu Hadîs-i Şerif'ten öğreniyoruz, talebelerimiz, hocalarımıza çok lazım.
- 37:24
Vetevâzâû Tevâzûlu olun. Tamam mı? Tabii vakarda burada bazı şeyler söylüyor. Mesela göz yummak. Ne demek göz yummak? Sokaklarda, çarşılarda sağa sola bakmamak. Kısık sesli konuşmak. Sağa sola bakmadan yoluna bakmak. Bunlar çok önemli şeyler. Normal bir vatandaş sağa sola bakarak gider. Ama hafız ve âlim ne yapmayacak?
- 37:54
Yolda sağa sola bakmayacak. Hiç kimsenin namahreme bakma tehlikesi var mı? Var. Ne buyurdu Efendi Hazretlerimiz? Allah bu gözlere bir tane namahremi görmek nasip etmedi dedi. 96 yıllık, 97 yıllık bir ömürde küçük çocukluğunda dahil ergenlikten önce köyündeki neneler tabii biz eski insanlara yetiştik.
- 38:21
Efendi Hazretleri'nin köyünde çok yaşlı insanları tanıdım ben. Onlar Efendi Hazretlerimizin küçüklüğünü bilenleri de gördük. Yani yaş itibariyle. Çünkü Efendi Hazretleri 35 yaşlarındaydı. E adam 95 yaşındaydı. Onlar da geliyordu yanına, biz onlarla da görüşüyorduk çocukken. Dolayısıyla diyorlardı ki bu Mahmut Efendi küçük çocukken, 7 yaşında, 8 yaşında
- 38:51
yaşlı bir nene bir şey sorsa ona bakmazdı onun suratına. 7 yaşında çocuk nene yaşlı bakmazdı diyor. Ha, baksa günah olur muydu? Olmazdı, daha ergen olmamış. Şevveti yok. Ama o zamandan beri kendini korumuş. Hadi biz anadan doğma evliya değiliz. Ama şu anda kendimize çeki düzen vermemiz icap eder. Telaşlı yürümek, mesela acele yürümek, Süratü'l-meşri tezibü behal mü'min diyor.
- 39:27
Hadis-i şerif. Hızlı yürümek Müslüman'ın heybetini giderir. Hızlı hızlı yürürsen saygınlığın azalır. Çok da yavaş değil. Her işte ortayı korumak. Ve Kur'an-ı Kerim, Kulli l-mü'minne hudumu nefsarim. Erkek müminlere söyle, gözlerini yumsunlar, namerime bakmasınlar diyor. E şimdi yolda giderken sağa sola bakmak, ahlak işi değil, alim işi değil.
- 39:57
Takva sahibi adam sağa sola bakmaz. Çünkü sağa sola baktığın zaman günaha düşmek an meselesi. Her taraf zaten çırılçıplak. Ve nemt-i şeriat dönemindeyiz. Allah bir ölmeden evvel şeriat nizamını bize görmeyi nasip eylesin. Amin. Diyelim hiç açık kadın, çıplak kadın yok. Yine de sağa sola bakmamak lazım.
- 40:22
Nakşibend tarikatında ne diyor? Nazar berkadem. ne diyor? Nazar merkadem. Ayağın ucuna bakacaksın diyor. Çünkü neden? Erkek de olsa adam birini görürsün. Hor görürsün. İçine gelir ki bunun da tipine bak. Bakmasaydın o adama içine bu gelir miydi? E gelmezdi. O sefer Allah-u Teala da ne buyurur sana? Sen şimdi onu mu beğenmiyorsun, beni mi beğenmiyorsun?
- 40:46
Onu yaratan benim. Birine hor bakarsın. Kibir yaparsın. E kimseyi görmemeye çalışırsan rahat edersin. Bu sekinet vakar üzerine. Kısık ses. Bas bas bağırarak konuşmayacaksın. Hele yollarda. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in Tevrat'ta, İncil'de geçmiş kitaplardaki sıfatlarında en özel, önemli sıfatı olarak geçen birkaç maddeden birisi nedir?
- 41:19
Neyse bi ghalizin. Vela sehhâbin fil esfâk. Katı değildir. Sert değildir. Yollarda bağıran, çağıran, sesli konuşan biri değildir. Bak Yahudiler, Hristiyanlar Efendimiz'in sıfatlarını sallallahu aleyhi ve sellem araştırırken geliyorlardı, çarşıda, pazardaki hareketlerini kolluyorlardı. Acaba bizim kitaptakine uygun mu, değil mi diye.
- 41:45
Bağırıp çağırmaz. Neyse bi fazzın. Vela ghalizin. Vela sehhâbin fil esfâk. Yemşi bi sekine. Sükunetle yürür. Pat küt pat küt yürümez. Anladın mı? Tevazu ile yürür. Halimdir. Acele etmez. Sinirlenip bağırıp çağırmaz. E peki, alimlere yakışan nedir? Peygamber sıfatını takınmaktır. Sallallahu aleyhi ve sellem.
- 42:16
E biz Müslümanlara da lazım tabi. Ama alime daha çok lazım. Bu huylar herkeste güzel, ulemada daha güzel. Öyle mi şimdi? Cömertlik herkeste güzel, zenginlerde daha güzel. Para onlarda. Tevazu herkeste güzel. Ama zenginlerin tevazu etmesi daha güzel. Öyle mi? Bağırıp çağırmamak herkeste güzel. Ama fakirlerde daha güzel.
- 42:49
Sabırlı olacak, tahammüllü olacak yani. Böyle. Onun için bunu da anladık. Zaten ne buyuruyor? Ayet var Kur'an'da. Vaksıt fî meşrike. Yürürken orta git. Ne hızlı gitme, yavaş da gitme. Vaksıt fî meşrike. Sesini kıs. Kısık konuş. Seslerin en çirkini merkep sesidir. Eşek sesidir. Eşek anlıyor gibi bağırma diyor.
- 43:25
Kur'an söylüyor bunları. Peki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ahlakı neydi? Huluku'l Kur'an. Haşa anamıza geldi dediler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem biz göremedik. Onun ahlakından bize anlatır mısın? Peki siz Kur'an okumadınız mı? dedi. Okuduk ezberledik dediler. Onun ahlakı Kur'an'dı.
- 43:45
Kur'an'a bak, ne emir varsa yaptı, ne yasak varsa kaçtı. Bu kadar basit. Bunun aslında iki tane birisi hasfedilme kaidesine göre yani biliyorsunuz kimden ilim alıyorsanız kimden ders okuduysanız kimden istifade ediyorsanız ona karşı alçak gönüllü ve tevazulu olun. Terbiyeli olun. Üstatlarınıza karşı hocalarınıza karşı talebelere burada büyük bir nasihat var.
- 44:23
Tabi ki diğer cemaatlere de nasihat var. Bu tevazu çok önemli. Aksi takdirde ilmin bereketi gider. Maalesef bazı talebeler hocalarına karşı çok terbiyesiz tavır içine girdiler mi? Girdiler. Tarihte de oldu. Bugün de oluyor. Ama hocalarına karşı terbiyesizlik edenlerin ilminin bereketi de ne oluyor? Kalmıyor.
- 44:52
Çünkü Hazreti Ali Efendimiz ne buyurdu? Men allemenî harfen fekassayyarani abden. Bana bir harf öğreten, beni kendine köle yapmıştır. Nerede kaldı ki? Biz adama sekiz sene okuttuk. Benim halekayı tedrisimden geçmeyen kalmamış. Birçok hocalarına, hocalarına, hocalarına, talebeler, talebeler, talebeler.
- 45:16
Bir yere gidiyorum, ben senin diyor, talebenin, talebelisin, talebesinin, talebesiyim diyor. Ben çünkü seksenlerde okutuyordum. Seksenlerden bu yana dünya kadar bir ilim nesli yetişti elhamdülillah. E fakat şimdi bakıyorsun adam diyor, ben senden sekiz sene senden okudum. Başka da kimseden bir ilim okumadım.
- 45:35
İyi de bir hoca oldu. İlayatı bitirmişti, bize geldi. Efendimiz Hazretleri okut bunu dedi. E biz ilayattan bir şey öğrenmedik dedi. Hepsini bize nasip etti Mevla. Ama ondan sonra adam kalktı gitti, ne yaptı? Fetö'nün benim aklımda çıkardığı kasetleri aldı, millete yaydı. Ya sen benden ilim okumuş bir adamsın.
- 45:57
Fetö zaten bunları uydurdu. E senin, benim namusumla ilgili bir şeyi yaydığın zaman Allah senin ilmine bereket verir mi? Ben de bir beddua ettim, ölümüne gitti. Ha ölmedi ama sürünüyor. İlim hakkı başka hakka benzemez. Hacı Hasan Efendi Hazretleri vardı. Çaykara vaizi. Bu bizim Hasan Efendi değil. O da Çaykaralıdır ama o değil.
- 46:28
O çok büyük alim idi. Bu Hasan Efendi'den çok büyük alim idi. Çok icazet verir, çok müftü talebe yetiştirmişti. Efendi Hazretleri ona çok değer verirdi. Ben de Rize'de okurken, 79'larda falan onu aldım, köyünden aldık işte getirdik Rize'ye falan. Saatlerce yolculuğumuz var, gece kaldı bizle. Allah şefaatine nail eylesin.
- 46:49
Ahu Ceylan gibi gözleri vardı. Ben öyle bir adamdan nurla yani bir baktığı zaman gözünü hemen indiriyordun aşağı. Çok allame-i cihan bir adamdı. Soyadı da işte, oğlu da çok bozuk çıktı biliyorsunuz. Yunus Fehmi Yavuz diye bir hoca var. İşte o da Türkçe namaz caiz dedi, yaşar nuruyla birleşti. Halbuki onun oğludur yani.
- 47:11
Hasan Efendi çok büyük bir zat idi, Çaykara vaizi. O zaman onun yetiştirdiği talebelerden birisi CHP'ye kayıt olmuş. Zor zamanlar tabii, zor oyunu bozar falan. O da müftü olunca baskı olmuş, bir şey olmuş. CHP'li olmuş yani. Bu Of'tan Çaykara'dan da CHP'li çıkarsa tam çıkar ha. Eşhed, çok eşhed olur.
- 47:45
Çıkar mı çıkar, çıktı mı çıktı yani. Ondan sonra bu da CHP'li olmuş. Falan. Hocasının aleyhine gitmiş, artık valiliğe, emniyete şikayet yapmış. Hacı Hasan Efendi Hazretleri bunu duydu. Benim hocam vardı, Mustafa Kılıç Hoca Efendi. Bu bizim Hasan Efendi var ya yakında vefat eden, bizim Hasan Efendi'nin abisiydi o.
- 48:12
Benim de hafızlık hocam. O Hasan Efendi'den daha kıraat üzerine daha alim idi. Mustafa Kılıç Hoca Efendi bana anlattı yani. O da Çaykaralı Hacı Hasan Efendi Hazretleri'nin talebesi. Çufalı Salı Hacı Efendi Aşık Kutlu'nun da talebesi. O onların hepsinden okumuş. Yaşı çoktu zaten, şimdi yaşasaydı 100 yaşında, 110 yaşındaydı.
- 48:36
Ondan sonra dedi ki hocamız dedi, Hacı Hasan Efendi Hazretleri ne dedi? Bu haber geldi dedi, falan mühtü. Talebesi gitmiş, emniyete bilmem nereye şikayet etmiş, alın bunu içeri diye. Hocasını böyle durdu dedi. Ya Rabbi dedi, onunla benim aramdaki ilim bağını kes. O da Havza taraflarında bir yerdeymiş, Samsun taraflarında mühtüymüş o adam.
- 49:09
Yakın zamanda, o zaman tabi şimdiki gibi cep telefonu yok. Yakın zaman sonra haber geldi, o anda Kur'an'dan bütün bildiklerini unutmuş, kuluvallah diyemiyor. Bu kerametini benim hocamdan ben kulağımla dinledim. Onun için sen bir hocadan bir ilim öğrendiysen, bir şey istifade ettiysen, onun aleyhine konuştuğun zaman bu hainlik olur.
- 49:36
Normal vatandaşa yapılan hainlik başkadır, üzerinde ilim hakkı olan başkadır. Başkasına yaptığınla, anana yaptığın bir mi? Babana yaptığın bir mi? O zaman üstadına yaptığın da bir değil. Çünkü burada anan baban anan baban doğurma hakkı var, büyütme hakkı var. Âlimin üstadın da sana bu kadar din öğretmiş ilim hakkı var.
- 49:59
Bundan dolayı ilim öğrendiğiniz kimselere karşı tevazulu olun, havalı davranmayın, kibirli davranmayın, terbiyeli olun buyuruyor. Şimdi bu hadis-i şerif çok önemli değil mi bir hadis-i şerif? Ne kadar bilgi var? Ben burada şimdi kısaca başlıyorum. Tercümeler yapacağım. Ebu Leysi Semerkandî Hazretleri'nin duymuşsunuzdur herhalde.
- 50:23
Büyük müştehidler, Hanefi mezhebinin müştehidlerinden derken fakihlerden. Zaten adı Fakih Ebu Leys diye geçer. Bak mesela İmam-ı Maturî dinden sonra, yani o dönem yaşamış Semerkand'de hatırladığıma göre vefat, yani 4. asrın ulemasından. Bundan 1100 sene evvel yaşamış. 1100 sene evvel, o kadar eski. Zaten İmam-ı Maturî Hazretleri'nin yakınında yatıyor Semerkand'de.
- 50:53
Onun meşhur bir kitabı var, onu hepiniz bilirsiniz belki. Bu taraklarda beziniz varsa. Nedir, deyin bakayım. Tenbihül gafilin. Bu anlatacaklarım o kitabında değil. Başka bir kitabı daha var, onu diyemezsiniz. 5 milyarlık soru yani. He? Ben veririm 5 milyar. Nereden bulacağım? E sen söyleyemeyeceğin için ben de atıyorum yani.
- 51:23
Mubarak adam. Kitabın adı nedir? Onlar siz fetvacısınız, tabii hocam fıkıhtan çatır çatır söktürüyorsunuz. Ben mevziciyim hocam, ben mevziciyim. Bostan-ül Arifin. Bostan-ül Arifin. O kitap bende var, ondan kebal günahlarda sohbet de yapıyorum. Bostan-ül Arifin. Sayfa 313, tire 315. Bu ilimleri ondan okuyacağım.
- 51:52
Kısa kısa Arapçasını okumayacağım. Vakit geçiyor. Size bu ilimleri okuyacağım. Talebeye çok lazım, hocalara çok lazım. Bu ders zaten kayıt altında. Canlı yayını becerebildiler mi onu bilmiyorum ama cansız yayın var yani. var yani, nasıl olsa Nasıl olsa kayda alınıyor şeye koyarız, youtube'a koyarız, ilim İlim sahi olmaz.
- 52:13
zayi olmaz. Başlıyor Başlıyor. Böyle ibareler. Hepsini okuyabilirim ama vakit yok. vakit yok. Şimdi Türkçe konuşayım size, ananızın dilinden anlayın. Talebe yani bir bakıma siz de talebesiniz. Çünkü neden? Sohbetlere gelen, derslere gelen hoca efendilerin derslerine katılıyorsunuz yani. Birçok hoca efendinin derslerini sohbetlerini dinliyorsunuz.
- 52:44
Bu hoca efendiler üstad olmuş oluyor. Siz de onun ilminden yararlanmış oluyorsunuz. Öyle mi değil mi? Tamam. Herkes yatılı medresede yatamazsa da ilim aldığın senin üstadındır. O zaman bir talebe diyor üstadına hürmet edecek. Eğer ona tazim ve hürmet, saygı gösterirse ilmin bereketi zahir olur. Eğer onu hafife alıp da
- 53:09
küçümserse, dalga geçerse, terbiyesiz davranışlarda bulunursa ona karşı hele ki gıybetini yaparsa, o normal Müslümanın bile gıybeti yapılmaz. Hele bir de okuduğun adamın gıybeti yapılır mı yani? O zaman hak daha büyüyor. Normal Müslümanın gıybeti zinadan beter haram. E üstadını gıybet edersen albaşına belayı.
- 53:32
Hafife aldığı zaman diyor, ilminin bereketi gider. Yani istediği kadar hafız olsun, hoca olsun kimse ondan faydalanamaz. Cemaatı olmaz. Sohbetine kimse gelmez. Medrese açar, talebe bulamaz. Niçin? E sen üstadınla ilişkini bir kontrol et bakalım.
- 53:50
Şimdi İsmail Ağa'da bereket kalır mı? Niye kalmaz? Efendi Hazretleri dedi ki, rabıtayı bana devam edeceksiniz. Benden sonra halife yok dedi. Bunun videoda ses kaydı var. Resul Hoca sordu, halifeniz var mı? Yok dedi, bana devam edeceksiniz. Hazreti Mehdi'ye kadar. onu da başka bir zamanda buyurdu. Kaç tane buyurduğu var, rabıta bana devam edecek.
- 54:13
E İsmail Ağa rabıtayı kime çevirdi? Fikri diye bir adama çevirdi. E şimdi efendinin vasiyetine hainlik oldu mu bu? Bu kadar şahidimiz var. Görüntü var. Bizzat beyanı var. Böyle bir mürşidi kamile bu hainlik yapılır mı? Yapılır. Seyfettin'e dedim, niye böyle yapıyorsunuz? Birine şeyh demezsek para toplayamayız dedi.
- 54:38
Ya para toplamak için şeyh mi icat edilir ya? Bizzat bu lafı söyledi, Ubeydullah Hoca da yanımda duydu. Şimdi İsmail Ağa bitmiş. Şu anda birbirini tehdit ediyorlar, ters kelepçeyle.. ters kelepçeyle kayyuma tatmaya çalışıyorlar caminin içinde kavga, gürültü birbirine girmişler çok kötü dumanlar, kötü kokular geliyor çünkü eğer üstadına ve mürşidine hafife alıp yok Alzheimer
- 55:07
efendinin bir şeyden haberi yok o zaten baskı altında konuştu e şimdi sen bu lafları dersen Mahmud Efendi Hazretleri'ne ne demiş oluyorsun? şu anda İsmail Han'ın yöneticisi genel sekreteri resmi kim? girdiğiniz siteye bakın resmi genel sekreter kim? Abdullah Kılıç bu adamı iyi tanıyın, bu adamı tanımazsanız helak olursunuz bu adam kim?
- 55:31
Mustafa Karataş'ın baş arkadaşı Hayrettin Karaman'ın yanında geziyor Mustafa Karataş kim? Mustafa Karataş İsa Aleyhisselam öldü inmeyecek deyip ehl-i sünnete göre tekfir edilen kafir sayılan itikada sahip Mustafa Karataş kim? videosu var öyle bir sapık cemaattir ki diyor bu Mahmud Efendi ve Alaydar Efendi diyor ben bunları tanıyorum diyor kızlarına bile ellerini öptürmüyorlar
- 55:56
kendi kızımı bunlardan bu sapıklardan zor kurtardım diyor bunu diyen bir Mustafa Karataş'ı aldı İsmail Han'ın içine efendinin odasına getirdi bu adam Efendi'ye, Alaydar Efendi'ye sapık diyen Mustafa Karataş videosu var diyor Youtube'da ben dinledim ya şimdi nereye gidiyoruz? çığırından çıkmış geçen çıktı ne dedi atla kılıç evliya dedi öldükten sonra dedi işi biter
- 56:21
kerameti merameti kalmaz dedi e bütün ehl-i sünnete itikad kitaplarında ne diyor? İmam-ı Rabbani, Halid-i Badev hepsi ne diyor? Evliyaullah öldükten sonra kılıç kınından çıkmıştır ruh daha büyük tasarruf eder ve himmet isteyenlere imdat eder diyor bunun hepsini saatlerce anlattım sifile verdiğim cevaplarda da anlattım e peki şimdi bir tarikatın merkezi
- 56:44
evliyanın kerametini, vefatından sonraki kerametini inkar ediyorsa bunun tarikattan nasibi kalır mı? Şimdi Efendi Hazretleri neler anlattı? E adam ne dedi? Efendi alzaymur olmuş dedi şeyhlik yapamıyor babamın geçmesi lazım dedi Hüseyin Avni Hoca üzerine yürüdü sen ağzını topla sen nasıl konuşuyorsun dedi
- 57:04
şimdi Mahmut Efendi Hazretlerine böyle hainlikler yapılan bir yerde bereket kalır mı? Ne diyor şimdi Ebu'l-Leysi Semerkandi? Eğer bir kimse üstadına hele ki mürşidine, hele ki şeyhine hafife alır da, hasta, alzaymır ona soru sorulmaz, onun lafıyla amel olmaz, artık yaşlandı işi bitti bu hafife almak değil mi?
- 57:30
Küçümsemek değil mi bir evliyayı? E sen söyle bunların hepsi kayıt altında o zaman ilmin bereketi kaçar şimdi orada talebe kalır mı? Talebe kalsa ilim kalır mı? İlim kalsa amel kalır mı? Amel kalsa ihlas kalır mı? Kalmaz onun için bir insan tarikat dersi aldığı mürşidini ilim aldığı üstadını ders okuduğu hocasının hafife alamaz dedikleri sözleri ne yapamaz?
- 58:04
Boşa düşüremez vasiyetleri bozamaz, bozarsa bedduayı alır yine ne buyuruyor? Bir talebe alimlerin kelamıyla üstadların konuşmalarından ne zaman faydalanır? Üç tane haslet olacak bakın bu üç haslet sizde varsa veya talebede varsa o fayda görecek bu üç haslet yoksa sizde de hocaları sohbetini ne kadar dinleseniz fayda göremezsiniz birinci haslet nedir?
- 58:35
Kendini tevazulu ve alçak görecek bu zatın benden fazla ilmi var, Kur'an'a, sünnete emeği var, hizmeti var ona karşı bir defa mütevazı olacak birinci haslet eğer kendini başka yönlerden bir yönlerden üstün görüyorsa fayda göremez ikincisi tallum hırsı olacak yani öğrenmeye meraklı olacak istekli olacak yani hoca bir şeyler konuşuyor dinleyeyim bak Allah Allah bu mesele
- 59:04
ya İmam-ı Azam'a sordular ki sen bu ilme nasıl kavuştun? İmam-ı Azam Efendimiz radıyallahu anh buyurdu ki bir meseleyi bin kere bir alimden dinlemiş olsan bin kere ya aynı konuyu bin kere siz olsa ikinciye tekrardan ulan hoca tekrara düştü dersiniz kalkar gidersiniz ama niye İmam-ı Azam olamıyorsunuz?
- 59:27
İmam-ı Azam değil İmam-ı Asgar bile olamıyorsunuz Azam büyük demek, Asgar küçük demek siz hiç İmam olamazsınız, neden? hemen diyorsunuz ki ikinci de aynı şeyi tekrar ediyor falan ben onun için sizi bıktırmamak için tekrara girmemeye çalışırım bazı hocaefendiler bir şeyi çok tekrar eder ama kafada kalmak makamından uygundur uygundur ama millet sıkılıyor
- 59:50
bir meseleyi bin kere dinlesem bin birinciyi bir daha dinlesem bin birinciyi birinci gibi dinlerim e onun için imam-ı azam oldu bizim kafada niye bir şey kalmıyor? e git birbirine bir şey anlat desen mutmut armut bir şey konuşamıyorsun yani neden? öğrenme merağı yok hırs yok talep yok arz-talep meselesi her şey arz-talep meselesi değil mi şimdi?
- 1:00:22
talep olmayan malı üretirler mi? e sen de ilme merak olmayınca hocaya da Allah ne konuşacağını ilham etmez çünkü neden? boşa ki çık zaten ilmi ehli olmayanlara öğretmek de yasak eğer bir insan diyor muallimul ilmi li gayri ehli ke mugallidil cevahiril khani azira bir adam Kur'an sünnet ilimlerine ehil ve layık olmayan bozuk insanlara din ilimleri öğretmeye kalkarsa
- 1:00:53
domuzların boynuna pırlanta takmış gibidir ne anlayacak domuz pırlantayı? onun için biz müslümanız ehli sünnetiz tabii ki siz emek edilmeye, hizmet edilmeye değen insanlarsınız ilme meranız olmasa hadis dinlemek için buraya gelir misiniz?
- 1:01:12
şimdi buradan bir de yolunuz var, gitmeniz var, yarın sabah işiniz var yarın tatil değil demek ki ilme meranız olmasa buraya gelmezsiniz, Allah için adım atmazsınız onun için istek olacak üçüncüsü alime tazim olacak ders okutan, ilim öğretene hürmet, saygı olacak o zaman tevazu yaparsa ilminden fayda görür istekli olursa
- 1:01:38
onun konuşmadığı şeyleri de sorar, cevapları çıkartır, daha ileri meseleler öğrenir tazim ederse de o alim de ya bu adam bana hürmet ediyor, saygı gösteriyor diyor, ona ne yapmaya başlar? o da ilmini fazlaca çömertse aktarmaya başlar, öyle mi? alimin biri, yörüğün birine misafir gitmiş değil mi? o da ona bir kuzu kesmiş yani veyahut keçi kesmiş, oğlak kesmiş o alim de
- 1:02:13
misafir gitmiş, ikram ediyor bana diye ondan sonra yerken yahu demiş, şuna da demiş bir ayet, hadis, bir şeyler söyleyeyim de adam bu kadar ikram yaptı, ben de bari para verecek halim yok, zaten adam ikram yapana para teklif etmek, sövmek gibi olur yani faydalı bir ilim öğretim demiş başlamış, bir şeyler okuyor adam hocaefendi bu da başlamış, ağlama ağlama oluyor, o da demiş
- 1:02:42
çok makbule geçti herhalde demiş adam da istifade etti demiş ya mübarek demiş ya ben bu kadar adamlara vaaz ettim demiş, senin kadar etkilenen görmedim, ne hassas duygusal mübarek adamsın demiş o yörükte demiş ki ya sorma geçenlerde bir keçim kayboldu demiş onu da çok seviyordum demiş konuşurken demiş, sakalları da hocanın sakalları da seyrekmiş
- 1:03:07
konuşurken o keçim aklıma geldikçe ağlıyorum, gittikçe ağlıyorum demiş ulan demiş, keçi fiyatına gittik demiş ya ondan sonra bir laf söylemiş, pek şerata uygun değil, o alim de doğru konuşmamış yani cahil cahillen demiş, cennette bile komşuluk istememiş yani anladın mı? biraz ileri gitmiş, o alim de biraz cahilmiş herhalde neyse ama yani özetiyle
- 1:03:34
Allah'ım demiş, cahillen cennette bile komşuluk nasip etme demiş ya, bu ne biçim iş? yani onun için eğer sen alime tevazu gösterirsen, alim de sana ilminden bir şeyler fazlaca öğretmek ister öğretmek ister ama keçiyi hatırlatmak istemez yani mübarek onun için bir talebe önce niyetini düzgün yapacak ilminden faydalanmak için ondan ilim alanların da kendinden faydalanması için
- 1:04:06
üç şeye niyet edecek birincisi, buraya Allah için geldiniz veyahut bir talebe medreseye geldi, kaydoldu birinci niyet nedir? cahillikten kurtulmaya niyet edecek Allah'ın dini hakkında bilmediğimiz şeyler var cahillikten çıkışa niyet edecek, birinci düzgün niyet ikinci niyet ben bu ilmi öğrenip millete de anlatacağım, halkı faydalandıracağıma niyet edecek emri bil maruf
- 1:04:33
tamam mı? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem nebudu hayrun nasme, enfa'un nasme en hayırlı insan, insanlara fayda verendir hepiniz bu anlatılanları naklederek insanları namaza çağırıyorsun, ibadete çağırıyorsun, ilme çağırıyorsun fayda bu üçüncü niyet ne olacak? İslam ilimleri, Kur'an şeriat ilimleri öldürüldü mü bu zamanda?
- 1:04:52
Öldürüldü. Terk edildi mi? Terk edildi. Mekteplerde bu ilimlerden bahsediliyor mu? Edilmiyor. Yeniden bunu ihya ve canlandırmaya niyet edecek. Buradaki talebe de ona niyet edecek okurken, siz de buraya gelirken Allah için Hoca Efendi'nin sohbetine giderken herkes böyle niyet edecek. Bu üç niyet olursa fayda çok olur.
- 1:05:14
Eğer bütün insanlar ilmi bıraksa ilim kaybolur gider. Onun için ne buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem? Teallemul ilme kablen yurfea. İlim kaldırılmadan önce ilmi öğrenin. Allah'ın dinini belleyin. Ve raf'u peki ilim neyle kaldırılacak? Zehabul ulema. Alimler ölecek. Yerine de aynı seviyede alim yetişmeyecek.
- 1:05:36
Yani şu anda açık konuşalım. Birçok hacı hoca varız da, bir molla hüsrev ayarında bir alim var mı şu anda dünyada? Bir molla fenari yetiştirebildik mi? Bir molla gürhanimiz var mı? Bir Şeyhülislam Ebu Suud var mı? Bir Şeyhülislam İbni Kemal Paşa var mı? yok seviye düştükçe alta doğru düşüyor Onun için, Allah Allah, alimler dururken kalplerinden ilmi söküp çekmez diyor.
- 1:06:11
ve lakin alimler öldükçe yeri dolmaz. olmaz, ilim gider. geri dolaşır Efendi Hazretleri öyle buyurdu. Batan yıldıza yemin ederim Allah buyuruyor. O yıldızdan maksat ölen alimlerdir buyuruyordu. Ve bir alimin oğlu kendi kadar alim olsa da o alimin yerini dolduramaz. Niçin? Çünkü oğlu kendi yerini doldurur.
- 1:06:33
Babasının yeri yine boş kalır. Kum kadar alim lazım. Bu kadar cahil millet var. Ondan sonra Say hadis. Alimler kalmayınca insanlar cahilleri başlarına lider seçerler. Şu anda toplumun lider diye gördükleri insanlar kim? Bir alim sokağa çıkın dese kaç kişi çıkar? Bir mafya babası çıkın dese kaç kişi çıkar?
- 1:07:06
Mevzu budur. İnsanlar cahil cahil reisler, liderler seçtiler. Ondan sonra da onlara fetvalar soracaklar. Onlarda ilmi yok. Ayıp olmasın diye şadırvan mühtücü gibi atmasyon cevaplar verecekler. Kendileri de sapacaklar. Milleti de Allah'ın yolundan sattıracaklar buyuruyor. Bugün o dönemi yaşıyoruz. Sizin gibi şanslı, bahtiyar insanlar az.
- 1:07:33
Bir İsmail Ünelici Hoca'ya ulaşabilen, bir Fatih Kalender Hoca'ya, Hüsamettin Valla Hoca'ya vs. Hoca benden çoktur. İsimlerini anamadıklarım varsa kusura bakmasınlar, özür dilerim. Çok hocalarımız var. Bunlara ulaşabilen şanslı, bahtiyar insanlarsınız. İnsanların soru sordukları kimseler o internetlerde, sosyal medyalarda bir görseniz
- 1:07:57
helala haram diyenler, harama helal diyenler ne rezillikleri var. Cincileri, büyücüleri, bilmem şarlatanları hoca diye fetva soruyorlar. Ve onlar da onlara ne namussuzlukları helal diye gösteriyorlar. Onun için şu kadar hoca alim var iken bile bu kadar millet sapıttıysa ya bu alimlerde kalmadığı zaman halimiz nice olur?
- 1:08:22
Müslümanlar talebe, siz de talebesiniz. Buraya ilim tahsiline geldiniz. Niçin geldiniz? Allah'ın dininin ilmini hadis öğrenmeye gelmediniz mi? E kaç tane hadis okudun başladığımdan beri. Evet, alim bir defa Allah'ın rızasını niyet edecek. Alim olayım bir elimi öpsünler, hürmet etsinler, bu yok. Ahiret yurdunu kazanmayı, cenneti kazanmayı, millete kazandırmayı niyet edecek.
- 1:08:50
Dünyalık maddi menfaat talep etmeyecek. Ama imamlık olur, bir maaş verirler, o helal. Hocadır, karısı var, çocuğu var. Ona okutma parası verirler, maaş verirler. Zengin olsaydı o parayı almazdı. Ama bir maaş verilirse, o maaş ona helal midir? Helaldir. Ama şimdi ben büyük bir hoca olayım, meşhur olayım, marka değerim artsın.
- 1:09:14
Ondan sonra beni sohbetlere, şuralara, buralara çağırsınlar. Herkes bana hediye versin, para versin. Böyle bir niyet olmayacak. Bu niyet olursa ihlası bozar. Sonu ihlas olur. Çünkü Allah rızasını niyet ederse dünyayı da kazanır, ahirette kazanır. Dünya menfaatini niyet ederse, dünyayı da kaybeder, ahirette kaybeder.
- 1:09:37
Efendi Hazretleri çok okurdu bu sözü. İmam-ı Gazali'den olacak. Men arâdet, dünya faaliyet bilelim. Esas bir adam, dünyalık mal istiyorsa yine ilme çalışsın. İlim parayı getirir. Ama niyet olmamalı. Ben sadece ahiret istiyorum, cennete gireyim, Allah'ın cemalini göreyim. O da ilme çalışsın. Çünkü ilimsiz cennete gidemez.
- 1:10:01
Ya ben hem dünya istiyorum, hem ahiret istiyorum. Kardeşim haram mı, günah mı? Yok. İşte O da ilme çalışsın. İlimsiz amel olmaz. Amelsiz cennet yok, diyor Kur'an. Babanızdan kalmış gibi varis kondunuz, cennete bir tuğla taşımadınız. Altmış dünya kadar cennetler emrinize amade köşkler, saraylar, huriler, kırmanlar.
- 1:10:24
Ama ne sebebiyle Kur'an söylüyor bunu? Kaç ayette var? Yaptığınız güzel ameller. Peki yaptığın güzel amellerin güzel olması, makbul olmasının neye bağlı? İlme bağlı. İlimsiz abdest bile alamazsın. Affedersin, taharet bile yapamazsın. Nasıl yapacağını bilmezsen, tabete bulaştırırsın bacağını bilmem ne.
- 1:10:45
İlim. O zaman her şey yol ilme çıkıyor. Ama niyet şart. Niyetini düzgünleştireceksin. Peki, hoca efendi ben okumaya çalışıyorum fakat benim niyetimde biraz bozukluklar var. Ne gibi bozukluklar var? Yani meşhur olurum, hoca olurum, şu yaparım, bu yaparım, parayı bulurum, zengin olurum. Böyle bir şeyler kafam karıştı.
- 1:11:11
Ben ilmi bırakayım mı, bırakmayayım mı? Bu sorunun cevabını Ebu'l-Leys Hazretleri veriyor. Diyor ki yine niyetini düzeltmeye çalışsın, düzeltemiyorsa da yine ilmi bırakmasın. Niye? İlim de derinleşince, ahireti, cenneti, cehennemi tam anlayınca yine o ilim onu Allah'a döndürür, ilmi bırakırsa Allah'a dönmesi umudu çok azalır.
- 1:11:38
Doğru mu? İşte bunu Efendi Hazretleri çok söylerdi. İmam Mücahit Hazretleri buyurdu. Talepnel ilme ve mâ lenâ fî kebîru niyetin. Biz ilim okuma, İmam Mücahit ne demek yahu? İbn-i Abbas'ın talebesi yahu. Sahabe görmüş. Biz ilmi okurken niyetimizi baştan düzeltemedik diyor. Yani ne niyetle? İlim tahsil ettik yani.
- 1:12:02
Niyetsiz, boş biraz. Ama fe innehu buyurdu. Sümme razegenallâhu fînniye. İlme devam. Ede, ede, ede. Âyet-i hadis, âyet-i hadis. Allah bize doğru niyeti buldurdu, nasip etti. Hatta Efendi Hazretleri bunu çok okurdu. Başka bir ulemadan birinin sözü. Birkaç kitapta da gördüm. Biz ilmi dünyalık için okuduk.
- 1:12:24
Yani ne demek? Geçim şeyimiz yoktu. Gittik medreseye girdik, hoca olduk. O zaman da hocaların çok değeri var. Güzel yerlere geldik falan, iyi maaşlar aldık. Aslında biz dünya niyetiyle okuduk. Hani o zaman şimdiki gibi değil ki.
- 1:12:39
Şimdi medreseden icazet alsan, bir yerde memur yaparlar mı seni? Ne yaparlar? Diploma derler, diploma. Adam öyle yaptı. Ben vaaza gidiyordum, bir camide. Sonra müftü imamı aramış, vaaz ettirme onu demiş. İmam da bir tutam sakallık. Böyle görsen Halaydar Efendi'nin resmi gibi bir adamdı yani. Öldü şimdi.
- 1:13:01
Dedi, hoca efendi daha seni vaaz ettiremeyeceğim. Niye dedim? Müftü öyle söyledi. Niye dedim? Diploman yok dedi. Tamam ben de bir şey demedim. Hoca efendi seni zora sokmayalım. Şimdi tayinini çıkartırlar mı? Benim yüzümden ne imamlar tayin oldu öyle. Benim. Adama diyorum ki, hoca seni tayin ederler.
- 1:13:20
Beni çağırma diyorum. Tayin ederlerse etsinler diyor. Ertesi gün tayini daha köyüne çıkıyor. Böyle de neler yaşadım yani ben yıllarca Gebze'de, orada, burada Düzce'de yani millete çok zulüm ettiler tabii o zamanki diyanet falan. Hala da pek zulümleri bitmiş değil de. Ondan sonra yani burada dursa iyiydi.
- 1:13:45
Yani ben de dedim ki seni zora sokmayalım hoca efendi. Başka bir cami bulalım. Oradan kovulana kadar oraya, oradan kovulana oraya. Ümraniye'de sohbetlere başladığım zaman tepe üstünde tenekesi, minaresi, tenekeden olan bir cami vardı. Orada başladık. Bu cemaatin yarısı kadar bir kandil gecesi, bu cemaatin yarısı kadar tabii kadınları saymıyorum, kadınları falan sayarsam
- 1:14:09
dörtte biri kadar bir cemaat geldi. İzdiham var dedik ya ne kadar cemaat geldi falan. Seksenlerde. Ondan sonra oranın imamı yok. İki hafta sonra oraya kadro verdiler. Beni konuşturmamak için. E kadrolu imam geldi, hocam seni konuşturamayız. Oradan gittik öbür camiye. Ne kadar kadrosuz cami var, hepsine kadro getirdim ben.
- 1:14:31
E Ülhüner Lice Hoca'nın yaşı müsaittir. Bunların bir kısmına şahittir. Yahu arkadaş ondan sonra her hafta bir cami değiştiririz. Cemaata da tarif edemiyoruz. Şimdiki gibi internetlerde yok. İlan yapsan kimse duymuyor. Kimse duymuyor. Ama yine cemaat geliyordu, buluyordu beni. Senelerce, 80'li yıllar, 90'lı yıllar, 28 Şubat patlayana kadar.
- 1:14:56
Kim? Bu sefer ne oldu biliyor musun? 5 senedir, 10 senedir kadro bekleyen, herkes beni çağırmaya başladı. Nasıl olsa bunu çağırınca bunu susturmak... için kadro verecekler. Elhamdülillah çok hayrımız oldu yani. O O Zamurkuy'daki büyük camide Lamurkuy'daki büyük camide yardım toplaya toplaya peki yardım toplaya toplaya, peki yarından fazlasını ben yaptırmışımdır yani.
- 1:15:14
yarından fazlasını ben yaptırmışımdır yani hocam da Hocam da şahit, insanlara ilan ediyor. şahit insanlara ilan edin. Ünalan, Ünalan'daki camide, yanındaki medrese. Hepsini benim sohbetlerle ilan, ilan, ilan, ne bilen. Şimdi bak, hocam orayı mamur etti, talebelerle doldurdu. O bina boş duruyordu, ne kadar üzülüyordu.
- 1:15:31
Hocamıza devrettik, dedi ki hocam sen buraya abadet, etti. Elhamdülillah. Cennete gireceğin bir şeyler var yani. İnşallah girebilirim. Bir şeyler yapıyoruz. Ama niyeti bozuk olursa, ihlas yoksa, sonuç iflas olur. Mesele Allah rızası için yapabilmek. Niyeti becermek lazım. Onun için diyor ki Ozan, biz ilmi dünya için okuduk, sonra ilim bizi ahirete çevirdi.
- 1:16:01
Çünkü neden? Bir insan hakikaten bu Kur'an'ı, sünneti anladığı zaman, o cenneti, cehennemi inandığı zaman ya bu dünya ben kaç sene daha kaldı yaşayacağım ya? Ben bundan sonra yaşadığım kadar nasıl yaşayacağım? 64 yaşına geldim. Yani bundan ümidim kesildi mi benim? Ben ahiret yolcusuyum ya. Bu saatten sonra neyin parasını toplayacağım sizden ya?
- 1:16:24
Onun için şöhret desen, Allah verdiği istemediğim kadar, herkes tanıyor, çoluk çocuk tanıyor. Apartmandan dönüyorum, çocuğun biri geldi küçücük ya, 3 yaşında, 4 yaşında. Yani başka bir yere gittim, hiç bilmediğim bir apartmana, ilk gittik bir yere. Çocuk, küçücük çocuk geldi, bacaklarıma sarılıyor. Televizyonda göründüğünden daha güzelmişsin dedi.
- 1:16:49
Helal olsun sana dedim ya. Yani muhterem kardeşlerimiz, bu saatten sonra şöhret bizi Münkernekir'den kurtarmaz yani. Dünya zenginliği beni kabir azabından kurtarmaz. Ben bu Kur'an'ı, İslam'ı anlamış, okumuş bir insanım. İlim bizi ahirete çevirdi yani. Niye çevirdi? Baştan çocukluğuna, Efendinin yanında yetiştiğimiz için hep bizi düzgün yetiştirdi ama
- 1:17:14
ne olursa olsun, ilmi bırakmayalım. Her halükarda ilim gerçekten Hakk'a ulaştırıyor. İlim, ilim, ilim. Çocuklarınızı mutlaka, kızlarınızı ve erkek çocuklarınızı bu medreselere verin. İlim tahsil eden, farzlardan hiçbir şeyi terk etmeyecek. Farzları, vacipleri vaktinden geçirmeyecek. Bak sünnetleri demiyor.
- 1:17:41
Sünnetler müstehaplarda çok faziletlidir ama ilim tahsilinde olan en azından farzı vacibi terk etmeyecek, hatta kazaya da bırakmayacak. Eğer bunu yaparsa ilminin bereketi gider. Şimdi öyle hafızlar var, namaz kılmıyor ya. Öyle cami imamları var, nöbetçi olmadığı zaman camiye gelmiyor. Evi yanında cemaate gelmiyor.
- 1:18:07
Hatta kılmayan imamlarda duydum, kıldırırken kılıyor, kendi kılmıyor. E bunda bereket kalır mı ya? Ondan sonra talebelik yapayım, ilim öğreneyim derken kimseye eziyet etmeyecek. Eğer başka bir talebe arkadaşına veya hoca arkadaşına veya bir Müslüman'a eziyet verip üzecek bir şeyler yaparsa ilminin bereketini görmez.
- 1:18:30
Sonra birisi ondan kitap emanet isterse, eskiden kitaplar bu kadar bolluk değildi, kitap emanet isterse veya bu meseleyi bana anlat derse cimrilik yapmayacak. Ne yapacak? Anlatacak. Yoksa şimdi ben anladım, yarın hocaya ben takdir verirken ben öne çıkayım, buna anlatmayayım ki bu da orada cevap veremesin.
- 1:18:52
E bu iyi niyet midir şimdi? Bu kötü niyettir. İlim tahsil eden bunlardan istinab edecek, uzak duracak. Madem ki sen baştan niyet ettin ben bu ilimleri öğreneceğim, insanlara vaaz edeceğim, faydalı olacağım diye öğrendin. E nasıl faydalı olacaksın? Adam bir şey soruyor, cevap vermiyorsun. Bildiğin şeyde, bilmediğinde tabii ki cevap vermemen lazım.
- 1:19:16
Önce ilme değer verecek. Mesela kitabı yere koymayacak. Şimdi Mekke-Medine'de görüyorsunuz birçok dünyanın ülkelerinden gelen Müslümanlar Kur'an'ı alıyor, yere koyuyor. Koyulur mu? Ondan sonra sandalyenin üzerine oturuyor, oturuyor. Sandalyeden kalkıyor, tuvalete giderken Kur'an'ı, kitabı koyuyor oturduğu yere.
- 1:19:42
E demin mübarek senin kıçın buraya değdi. Affedersin yani, dübürünün değdiği yere, şimdi Kur'an konur mu? Affedersiniz. İşte saygısızlık. Türk milletinde çok saygı vardır. Bu millette çok saygı var. Bakın dünyanın yetmiş iki buçuk milleti Mekke-Medine'de rastlıyoruz. Her cins insan var. Ama Türkler kadar saygılı görmüyoruz.
- 1:20:03
Öyle midir? öyledir türkü, kürdü beraber o ırk ayrımından konuşmuyorum dolayısıyla işte bir kere tefsir çok ağır. beyan tefsirinin dört ciddi var Beyan tefsirinin dört ciddiği var. Böyle şu kadar. böyle şu kadar, çok da ağır Çok da ağır. Elim de taşımadı falan. Efendi Hazretleri merdivenden çıkıyor kürsüye.
- 1:20:24
Ben de kürsünün dibinde tefsirini okuyorum. O arada nasıl gördü? Halbuki millete doğru konuşuyor. Ben burada aşağıdayım. Ben şu anda burada biri bir şey yapsa görmem. Ama efendi bu. Öne bakarken arkayı görüyordu. Kerameti haktır. Ondan sonra daha o tarafa bakıyor. Bir bağırdı bana. Benim bastığım yere mi tefsiri değdirdin dedi.
- 1:20:52
Ödüm koptu ondan sonra. Anladın mı? Merdivene yaklaşmadım. Çünkü elimdeyken indiririm kaldırırım da merdivene değmesin. Evet. İlmin bereketi budur. Ondan sonra böyle bazen işte sağ elimde kitabı tutuyorum. Kalın da kitapla falan. Sol elimden açmışım sayfayı. Hu! Sol elinde mi sayfayı açıyorsun? Sol el taharet elidir.
- 1:21:16
Burada ayet hadis var. Sol elinle sayfa açılır mı dedi. Ahlak ahlak. Her şey kitaptan da öğrenilmez yani. Mürşit lazım, üstad lazım. Anladın mı sen? Ondan sonra kitapta baskı hatası bir yer buldum. Sonra okudum dedim. Efendim bu bölümü yok dedi. Yanlış dedi. Geçtim oraya. Nasıl geçiyorsun dedi oraya.
- 1:21:41
Dedim efendim sana ne yapayım? E dedi ki senden başkası okursa yine o kitabı o da yanlış okuyacak dedi. İnceliklere bak. Bu sefer dedim çizeyim onu dedim. Kalem aldım. Üstünü çizeceğim. Çizme dedi. Kitabı pisletirsin dedi. E ne yapacağım dedim. Çıkarttı bıçak verdi çakı. Çakıyla gezerdi. Çakıyla gezmek sünnet.
- 1:22:01
Ama siz gezmeyin. Siz milleti bıçaklarsınız. Kafayı yiyen öbürüne bıçak sallıyor. Ondan sonra çakıyı çıkarttı. Verdi bana çakıyı. Kazı orayı dedi. Kazıdığın yanlışı kazı dedi. Yeni yaz dedi. Üstünü çizme dedi. İlim kolay mı kardeşim? Mahmut Efendi müceddit olmak kolay mı kardeşim? E ona talebe olmak da kolay mı kardeşim?
- 1:22:25
Onun için biz onun yolunu yürütmeye çalışıyoruz. Bizde bir bereket var mı? Var. Diploma alma dedi. Ben sana söz veriyorum. Diploma almazsan her gittiğin yerde seni imam edecekler, vaiz edecekler. Müşterin bol olacak. Müşteri demek cemaat. Yani senden satın alıyor. Ben şimdi burada gelip patates satmıyorum.
- 1:22:49
E siz benim müşterimsiniz. Ne manada? Ben ilim arz ediyorum size. Siz de ilmin talibisiniz. Arz talep meselesi. Müşterin bol olacak. Söz veriyorum dedi. Peki ben de diploma almadım. Bu İmam Hatip İlahiyat diplomalarını almadım. Bereketim arttı mı? Söz dinlediğim için. Niye onların, hiçbirinin, akademisyenin bilmem nesi gitti mi salonu dolduramıyor, ben dolduruyorum?
- 1:23:16
Laf dinlemenin bereketi. Anladın mı? Bizde bir bereket var, efendiden geliyor. Hocam efendinin has adamlarından. E bu bereketlerle yürüyelim. Bereketten mahrum olmuş, Üstadına muhalefet etmiş, Mürşidine itiraz etmiş, Bereketi kaçmış, sapıklardan uzak duracağız. Bu kadar basit. Ortada hak belli. Batıl belli.
- 1:23:42
Ondan sonra, Talebe olan, Yemeği, içmeyi, Uykuyu azaltacak. Başka insanların yediği gibi. Çünkü neden? Yemek, su ihtiyacı getirir. Çünkü yiyen, hararet yapar, fazla su içer. Fazla su içmek, Uyku getirir. Çünkü su, beyne buharlar gidiyor. Beyne buharlaşma olunca uyku çöküyor. Zaten yemekten sonra insan ağırlaşır.
- 1:24:08
Değil mi? Yemekten sonra insanın uykusu gelir. Onun için, İlme çalışan bunlara dikkat edecek. İnsanlarla, Çok görüşmeyecek. Talebe olan, insanlarla görüştüğü zaman, Onun fikrini bozarlar. Fitne yaparlar, Gel burada işe gir, para kazan derler. Önünde istikbal var, Maaş yok derler. Kadınlarla, Karışıp görüşmeyecek.
- 1:24:36
Kadınlarla ne işi var? Namahrem kadınlarla, İlminin bereketi yok. ilminin bereketini göremez. Zaten günaha da düşer, harama düşer. Yine böylece efendim boş işlerle, fuzuli işlerle uğraşmayacak. fe menişte galebü mâ lâ yânihî fâtehu mâ yânihî Lüzumsuz işle uğraşan demektir ki lüzumlu işleri kaçırıyor.
- 1:25:07
Ne kadar sana lazım olmayan Ne kadar sana lazım olmayan açık oturum, bilmem ne, film, sinema, tiyatro haberler, reklamlar, bilmem neler sana lazım değilse lazım olmayan işler, filmin ne lazımlığı olur da belki haberlerde kendiyle ilgili bir şey olur, o ayrı bir şey. Ne kadar fuzuli işle uğraşırsan lüzumlu işten o kadarın vaktini kaçırırsın.
- 1:25:29
Bunu da kendinize şiar edinin. Yine böylece bir hoca ile diğer hoca arasında, bir talebe diğer talebe arasında, bir müslüman diğer müslüman arasında yumuşak davranacak, insaflı davranacak. Niye? Cahille âlimin farkı olmayacak mı? Cahil bağırıyor, çağırıyor, bilmem ne, tartışmayı uzatıyor, büyütüyor, vurdu, kırdı diye döküyor.
- 1:25:58
E bir âlim adam da aynı hareketleri sergilerse, bağır, çağır, bilmem ne, söz, say o zaman âlim ile cahilin bir farkı kalmaz. O âlim kendisini ne yaptı? Cahilin menzilesine indirdi. Ne diyor Kur'an? Boş sözleri duydular. Aleyhine konuşuyor, bilmem ne, hiç dinlemez. Umurunda olmaz, basar gider. Bulaşmak isterse biri ona.
- 1:26:27
Sizin ameliniz size, bizim amelimiz bize. Cahillerle işimiz yok. sen bana cahil mi demek istiyorsun? Al başına başka bir bela, kavga çıkar. Ama ayette böyle söylüyor. Oraya kadarkini duyacağı şekilde söyleyin, oradan giderken cahillerle işimiz yok, yolda söyleyin. Bir formül daha buldum size. ayeti bozmadan Hem ayeti bozmadım, hem formül ürettim size.
- 1:26:58
anladın mı? ondan sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ondan sonra Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem öyle buyuruyor. öyle buyurdu yumuşak muamele hangi işin içine girerse onu süsler, düzenleştirir, işi düzenleştirir, işi oluruna götürür. Bağırmak, çağırmak sertlik ve kabalık bir işin içine girerse olacak işi de bozar ve kötü eder yani.
- 1:27:22
Bostanul Arif'inde Ebu Leys Hazretlerimizin ilimleri burada bu konu sona erdi. Ben de bunu Fethül Karimil Mücip'ten okuyorum. Feyyûmi Hazretlerinde, o da oradan da bir hadis okudum ama içinde kaç hadis okudum? Ben 6-7 hadis okuyacaktım. İyi ki baştan pazarlık yapıp söz vermedim. Ama vakit doldu. Evet.
- 1:27:47
Şimdi Sihirden, büyüden korunma yolları. Bu kitabı getirmiş Ahıska. Kadın, erkek bundan amel edin, istifade edin. Öyle dualar yazdım. Temmuz, Ağustos'u bununla geçirdim. Bütün tatil yapacağız dedim. 2-3 ay size gelmedim de sanki evde mi yattım aşağı? 500 sayfa bu kitap. Bir de Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in
- 1:28:06
Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in Kur'an'da geçen sıfatlarıyla ona salavat, 450 küsur âyet topladım, Efendimiz'in Rasûl sıfatı, Nebî sıfatı, Arp sıfatı, 450 küsur ayet topladım. Nezîr sıfatı, Beşir sıfatı, Mübeşşir sıfatı, Müjdir sıfatı, bütün sıfatlarıyla Mübeşşir sıfatı, Münzir sıfatı bütün sıfatlarıyla salavat-ı şerifeler topladım.
- 1:28:20
salavat-ı şerifeler topladım. Öyle ilimler topladım, 500 küsur sayfada bu. 2 ayda size 1000 sayfa kitap çıkarttım. Bu ilimleri size getirdiler arkadaşlar. Allah istifade nasip eylesin. Evet, dergimizin Ekim sayısı sizin ayağınıza kadar geldi. Çok fetvalar, çok ilimler, tasavvufi vesaireler, Efendimiz sohbetleri, bu fakirlerin faziletleri, sahabenin faziletleri,
- 1:28:46
Rasûlullah'ın faziletleri, hepsi var. Ama en sonunda bir kağıt var. Bu dergiyi alanlar. İbn-ül Arabî Hazretleri buyuruyor ki, Babil'deki en büyük büyücülerle görüştüm. Dediler ki, Kur'an'ın her suresinin son ayetlerini yazarsanız üzerinde kim taşırsa, en büyük büyücü olsa ona o büyü işlemez. Dergiyle beraber bir sayfa hediye ediliyor.
- 1:29:10
Bu sayfanın önü arkasında Kur'an'daki 114 surenin her birinin son ayetleri yazılmış. Üzerinde taşıyana sihir-büyü isabeti Allah'ın izniyle olmayacağını Ebu Bekir İbn-ül Arabî, Maliki Fakih'i zikrediyor. Kaynağını da orada zikrediyoruz.
- 1:29:29
Şimdi inşallah kıymetli hünerlici hocamızın nedir mevzu nedir? Hizmetlerine katkı sunmanız için talepte bulunuyoruz. Kız ve erkek medreseleri erkek medreseleri doldu taştı. Aşevi gürül gürül devam ediyor. Yeni yerlere de ihtiyaç duyuluyor. Aşevinin hizmetleri de devam edilecek. İzmit'ten sonra Fatih'teki Kur'an medreselerine Hayder'le beraber yemek veriyoruz.
- 1:29:59
Hayder'in yeni aşevi açılamadı. Aralık'ta açılacak inşallah. Allah. On bin metre büyük yemek fabrikası kurdu Haydar. On bin metre, otuz bin yemek çıkacak günlük. Iki öğün otuz bin. yemek çıkacak günlük. Iki öğün otuz bin. Inşallah orada Inşallah orada yapılana kadar İsmail Hoca yapılana kadar İsmail Hoca Efendi de bize destek veriyor.
- 1:30:18
Şu anda medreseler açıldı. Bizim aşevi de yetişmediği için Allah razı olsun, hayırları daim olsun. Inşallah burada olup gelenler veya uzaktan dinleyenler Sultan der bünyesinde Hoca Efendi'nin hizmetlerine katkı sunun. Allah da sizin hizmetlerinizi ecrinizi Uhud dağları kadar büyütüp defteri amalinize, mizanınızı, hasenatına kaydeylesin.
- 1:30:44
Zayi olmaktan hıfz eylesin. Ve bu medreselerdeki okuyan talebeler hoca olup İslam'a davet ettikçe Kur'an'ı tebliğ ettikçe kabirde yatsak da defterimizi açık eylesin. Defteri kapananlardan olmaktan muhafaza eylesin. Çok büyük bir yardım ve desteğe ihtiyaç var, kurslar açıldı, sezon başladı, hizmetler çok tam gaz gidiyor.
- 1:31:08
Sizin desteğinizle bu işler yürüyor. Allah'a emanet verin. Ne yanar, ne yel alır, ne sel alır. En zor zamanda ben sana ödeyeceğim diyor. Bak borsacılara inandılar. Paralarını yatırdılar. Şimdi de batırdılar. Kafama sıkar giderim diyorlar. Peki Allah'a emanet verseydiler bu hale düşer miydiler? Dünyada da bereketi artardı, helal iş yaparlardı.
- 1:31:36
Ahirette de karşılarına çıkardı. Onun için siz Allah'ı tercih edin. Borsacıları, foncuları, faizcileri, bankacıları değil. Siz yatırımınızı Allah'ın dininin yoluna yapın. Hizmete yapın inşallah. Helalinden de yiyeceksiniz. Ne verirseniz ben yerini dolduracağım. Ayet bu ya. Ve man fe gümşeyn. Ne verirseniz Allah yerini dolduracak.
- 1:32:02
Şimdi Allah'ın verdiği söze güvenmeyenler insanlara güvenenler yok devlet koruması vardı diye güvenenler bas bas bağırıyorlar değil mi şimdi? Onun için devlet korumasını bırak sen. Sen Allah'ın korumasına bak. Allah bu malı koruyacağım dediyse Allah'tan kimse alamaz, çalamaz tamam. Allah ecdinizi azim etsin.
- 1:32:24
Cimrilik huyundan cümlemizi muhafaza etsin. Amin. Amin. Cennetiyle, cemaliyle, müşerrefeyle. Ya Rabbi salli ala seyyidin Muhammed ve alihi ve sellim. Ve hakkı seyyidin Muhammed'in ve ehli beyti. Ya Rabbi cennetinle cemaline müşerrefeyle. Rızanı şerifi helal eyle. Azabından gazabından emin eyle. Cehennemden azat eyle.
- 1:32:44
Cehennemin sesini, nefesini işittirme. Cennetinle, cemaline, rıza şerifinle, lika şerifinle, vusletinle meslur eyle. Anadan dalmış gibi tertemiz olup çıkmak nasip eyle. Bir dahi sohbete kadar sana teafiyetle gelmek nasip eyle. Gazze'ye yardım eyle, Filistin'e yardım eyle, Mayanmar'a yardım eyle. Doğu Türkistan'a yardım eyle.
- 1:33:05
Yemen'deki ehli sünnete yardım eyle. Ya Rabbi esir kaplarındaki tutsakları halas eyle. Müslümanların Beni İsrail'in elinde vesaire hapishanelerde inim inim inleyenleri yeniden aileleriyle cem eyle. Kurban olduğum sana Allah'ım bir an önce ehli İslam'ın kurtuluşunu bize görmek nasip eyle. Amin. Amin.
- 1:33:28
Kadınıyla erkeğiyle, talebesiyle, cemaatiyle her bir ellerimizin kalbimizde ne muradımız varsa isteğimizi ihsan eyle. Korktuklarımızdan emin eyle. Hastalıklarımızdan şifalar, dertlerimize devalar ihsan eyle. Borçlular var, ödeme kolaylıkları ihsan eyle. Alacaklılar var, tahsil etmelerini nasip eyle.
- 1:33:49
Eşsizlere hayırlı işler, işsizlere hayırlı işler müyesser eyle. Amin eyle. Doğalarımızın kabulü için, hayırlı muradlarımızın hususi için. El fatiha.
Benzer sohbetler
1:33:48Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 77. Bölüm 2 Haziran 20262 Haziran 2026 · 94 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 2 Haziran 2026
1:40:41Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 76. Bölüm 5 Mayıs 20265 Mayıs 2026 · 101 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 5 Mayıs 2026
43:41Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 75. Bölüm 3 Mayıs 20263 Mayıs 2026 · 44 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 3 Mayıs 2026


