00:00 / 1:33:48

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil Alemin Ve sallallahu teala ala seyyidil murselin Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in Euzubillahimineşşeytanirracim Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim

  2. 01:09

    Allah'a şükür, Allah'a şükür, Allah'a şükür, Allah'a şükür Kıymetli kardeşlerimiz, Rabbimiz bizi bu mübarek akşam namazında böyle bir mübarek cami-i şerifte cem eyledi ve ilim meclisine hazır eyledi. Yatsı namazına kadar itikafa niyet etmeyi nasip eyledi. Yatsı namazında da farzını kılmadan çıkmamağa niyet ettik.

  3. 01:49

    Elhamdülillah, bu çok önemli bir ibadettir. Akşamla yatsı arasını ibadetle mescidlerde ihyâsı. İmam Gazâlî Hazretleri Hiyâ-i Lumi'd-Dîn'de bu usta bir hadis-i şerif nakletmiştir. Men âkefe nefsehu fî mâ beynel meğribi vel uşâ. Kim akşamla yatsı arasında kendini bir camide tutarsa

  4. 02:23

    Allah'ın ibadetlerinin yapıldığı ve namazın cemaatle kılındığı, mühim olan namazın cemaatle kılınmaz tabi. Boş bir camide tursan kimse gelmiyor, gitmiyor. Akşam cemaatle kılınmıyor, yatsı cemaatle kılınmıyor. O, bu fazilete girmez. Onun için namazın cemaatle kılınması önemli. Burada olduğu gibi. Ve lem etekellem.

  5. 02:51

    Beyni Umar arada konuşmayacak. Dünya kelamı konuşmaması şartı var. Zaten evvabinle, akşamı farzıyla evvabin arasında da dünya kelamı konuşmama şartı var. 12 senelik ibadet sevabı almak için. Men sallâ bâdel mevrib sitte rakiât. Akşam namazdan sonra 6 rekat namaz kılarsa, lem etekellem beyni evnebi şu.

  6. 03:15

    Beyni evnebi şu kötü laf, yani dünya kelamı arada konuşmazsa buyuruyor. Adelne lev bi'vâdet sinte-i akşarate senetel. 12 sene sıralı ibadet yapmışa denktir. Bu, Tirmizi hadis-i şerifinde geçiyor. Yani 12 sene bir adam sırf ibadet yapsa, biri de akşam namazından sonra 6 rekat evvabin namazına niyet etse, ismini doğru söyleyemiyor çokları, evvabin diyorlar, bir şey diyorlar da,

  7. 03:46

    ismini söylemek şart değil. Zaten niyette dille söylemek de doğru değil. Niyet kalpten geçecek. Akşam namazından sonraki namaz, nafilelerde mutlak niyet caizdir. Mutlak niyet caizdir zaten, 12 sene ibadetle denktir. Ama burada da yine şart nedir? Arada dünya kelamı kimseyle konuşmamak. Burada da akşamla yatsı arası mescitte itikaf yaparsa, aralarında da dünya kelamı konuşmak.

  8. 04:15

    İlla bir salatini, Kur'an'in, namaz kılar, Kur'an okur, ilim müzakere eder, işte ayet-i hadis okuyoruz, siz de dinliyorsunuz, bunun gibi. Bunlar hep ibadet sayılır. İçin, bu kişiler ne kazanır? İlla ki hakkani alallahi, en yebniyelü kasrayni. Allah, Celle Celaluhu, bu kişiye söz veriyor. Fil cenneti, cennette iki tane köşk bina edecek, bunlara.

  9. 04:55

    Ama öyle tabii büyük köşkler, onların bir tuğlasını dünyaya... Borsalarına geçsen, bütün dünya çöker, borsalar çöker. Çünkü bütün dünya fâni, o bir tuğla bâkî. Bâkî olan bir şeyi fâniye kim satar? Onun için, iki köşkün arsasına kadar. Yani şu anda azıcık bir arsa, azıcık bir, efendim, metre, metraj, eğer ki şehrin merkezinde olursa, şeyine bağlı,

  10. 05:35

    işlek olmasına bağlı falan, ne kadar para ediyor? Yüz metre, iki yüz metre, bazı kere milyonlar ediyor. Hele ki ne? Yüz dönüm, iki yüz dönüm, beş yüz dönüm, bin dönüm, hele bir de muteber yerde olursa, adam dünyanın en büyük zengini olur. İki köşkün arasına bir ağaç diker, diyor.

  11. 06:03

    Şimdi iki köşkü anlaman için, iki köşk ne kadar büyük, arsası ne kadar büyük cennette? Arada diyor, bir ağaç diker, bütün dünya halkı, Adem Aleyhisselam'dan son insana kadar, hepsini o ağacın etrafına toplasan, dönmeleri için, taaf yapsalar yani dönseler etrafına, hepsi ağacın gölgesinin altında kalır.

  12. 06:30

    Ağacın gölgesinden dışarı kimsenin kafası çıkmaz. O kadar büyük bir ağaç. E şimdi, o kadar geniş bir ağaç olsa, iki köşkün arası bu. Köşkleri hiç sorma. İki köşkün arası bu kadar geniş. Cennetin köşkleri, sarayları hakkında neler neler, ne ayetler, ne hadisler var. Nerede kazanılıyor? Burada kazanılıyor.

  13. 06:59

    Ha şimdi buraya gelmeseydin, akşamı cemaatle kılmasaydın, yatsıyı cemaatle kılmaya niyet etmeseydin, aradan hiç kıpırdaşmayacaktın. Çok sıkışırsın, burnun kanar, bilmem, abdestin kaçar, o başka. Başka türlü hareket yok. Hareket yaparsan, konuşma yok. Kalk, git, gel, in, çık, gir. Olmaz. Sana deseler ki, şurada iki saat durursan, sana iki tane köşk vereceğiz.

  14. 07:29

    Ne iki tane köşk? Desen ona ki, bir yağlı kemik vereceğiz, kemik suyuna evde et yaparsın çocuklara, kemik suyuna çorba yaparsın, iki saat robot gibi durur. Değil mi? Bir kilo kıymaya birkaç günde durur. Bir kilo kıyma çok pahalandı biliyorsunuz. Evet. Onun için, Müslüman, ahirete önem verecek. Cennete önem verecek.

  15. 07:55

    Cennete giremezsen, nereye gideceksin? Cehenneme gideceksin. Cennete gitmemiz şart. Gitmek mecburiyetindeyiz. Çünkü insanların başka yeri yok. Feregûn fil cenneti ve feregûn fil sahir. Bir fırka Cennet'te yerleşecek, bir fırka Cehennem'in Bir fırka cennette yerleşecek, bir fırka cehennemin kızgın ateşlerinin içinde helak olacak buyuruyor.

  16. 08:16

    kızgın ateşler içinde helak olacak, buyuruyor. Onun için, otur otur sen de mübarek. Onun için Sen de hareket yapasın, senin de itikafın bozulacak ha. Otur. Ondan sonra, efendim, çünkü milletin dikkati dağılıyor önüne geçince, insanlar sohbeti karıştırıyor. Efendim kardeşlerim,

  17. 08:36

    şimdi Mevlamız bize cenneti vaad etmiş, amel-i sâlihleri talim etmiş, ibadetleri irşad etmiş, Şimdi burada bir ebedi sonsuz hayat ve ahiret var. Bir de burada beş paralık, iki gün belli değil, ne zaman öleceğimiz belli değil, her an herkes ölebilir. Zaten ortalaması 60-70 seneyi geçen çok az, 100 seneyi geçen hemen hemen, Türkiye'de 3-5 tane ya var ya yok.

  18. 09:06

    Bu kadar kesin bir ölüm var. Ve çok yakın bir ölüm. Her gün yüzlerce, binlerce, on binlerce insan bir sebeple ölüyor. Bunlardan biri de biz olabilirdik. Şimdi sana Allah akşamla yatsı arası camide itikaf yapma ve iki tane köşk kazanma ve öyle de büyük bir ağaç cennette kazanma imkanı veriyor. Dünyada kimin öyle bir ağacı var?

  19. 09:33

    Dünyada böyle bir ağaç var mı? Hangi ormanda da böyle bir ağaç var? Hangi iki tane köşkün arasında, villanın arasında böyle bir ağaç var? Bu genişlikler de var. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir genişlik yok. Bütün dünyadan daha büyük. Senin cennetteki bir yerin,

  20. 09:54

    diyor. Bukhari Müslim sahih hadiste. Cehennemden en son çıkan adam, cennete en son girecek dolayısıyla. Cennet'e en son girecek adama ne buyuruluyor? Gir dünyanın on kadar dünyadan yer vereceksin. Cennette senin yerin on dünya kadar. Bu da cehennemden en son çıkan en bozuk adam. En bozuk adam çünkü.

  21. 10:15

    En son kim çıkar? En bozuk adam çıkar. dünya kadar cennet verecek. Efendi Hazretleri'nin ömrü hayatı bunu anlatmakla geçti kardeşim. Ömrü hayatı, bütün sohbetleri bunu anlatmak. anlatmak. Sağlam Müslümana Sağlam Müslüman'a derdi, 60 bu dünya kadar. derdi, altmış bu dünya kadar. Hep İmam-ı Gazali Hazretleri'nin eserlerinde vs.

  22. 10:34

    tefsirlerinden tefsirlerden bunu anlatırdı. bunu anlatırdı bize. Altmış bu dünya kadar. Bu dünyanın tümü zaten dörtte üçü su. Suyun üzerinde zaten köşk yapamazsın. Dörtte üçü su. Kaldı dörtte bir kara. Karanın dörtte üçünden fazlası, dörtte dörde yakını meskun mahal değil. Çöl, verimsiz, çorak, kurak, sahra, ondan sonra ne kaldı?

  23. 11:11

    Dünyada meskun mahal, merkezi şehirler, başkentler, vs. şehirler, iller, ilçelerin hepsini bütün dünyada toplasan, dünyadaki kara topraklarının yani denizin dışında kalan arazinin yarısı etmez. Çoğu boş. Ama cennette sana altmış dünya kadar yer veriyor. Hepsi köşkaray dolu. Hepsi donanmış. Bir tane boş yer yok.

  24. 11:41

    Ne yapacağım o kadar yeri? Ne yapacaksın? Cennet sonsuz. Sonsuz olan yerde sonsuz imkanlar lazım. Burası fani. Bir köyde evinize, bir şehirde, bir köyde Temmuz, Ağustos'ta köye git, oradan şehre gel, hayat bitti zaten. Birkaç yerin daha fazla olsa gidemeden ölürsün. Ömür yok. Ömür çok kısa.

  25. 12:11

    Şimdi sana böyle bir köşkaray imkanı mevla sağlıyor. Neyle? Akşam, yatsı arası. Çok büyük cevap. Ama burada bu akşam nasip oldu. Geçen sohbeti biz yine yatsıdan sonra mı yaptık? Geçen de kazanmıştık inşallah. Şu arada bizim Haydar'daki sohbetler de öyle dönem olarak birkaç ay gidecek orada. Burada tabii ayda bir geldiğimiz için.

  26. 12:38

    Yani iki ayda iki kere. Haydar'da her hafta mesela Perşembe akşamı hem de Cuma gecesi. Onun Cuma gecesi olmasını fazilelerde hiç sormaz zaten. Çitler dolusu kitap yazıyor Cuma hakkında. E bir de şimdi akşam yatsı arası itikafa niyet ediyoruz Haydar'da girerken. Oradan hiç olmazsa Cuma gecelerini kurtarıyoruz.

  27. 12:58

    İbadet de geçirmiş oluyoruz. Kazanıyoruz. Cennette köşkler kazanıyoruz. Allah'ın vaadi haktır. Celaluhu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem yalan yanlış buyurmaz. İmam-ı Gazali de hurafe yazmaz. Uydurma rivayet kitabını almaz. Hüccetül İslam. Onun için bu müjdelere inanmak lazım. Men belegehu anillâhi fazîletün fe lem yusaddik biâ lem yenelâ.

  28. 13:23

    Faziletli bir amelin sevabının hadisi rivayeti ulaşırsa ama bir adam onu tasdik etmezse yani acaba zayıf mıdır risli var mıdır yok mudur o o ameli yapsa bile sevabını alamaz. Yapsa bile. Çünkü neden? Sevabını da şüphe etti. Onun için hadis-i şeriflerde ne buyuruyor? Ahmet Gambel'de de geçiyor. Ebu Ya'la'da sayı kaynaklarda geçiyor.

  29. 13:52

    Bunun kitabını çıkartacağım yakında. Mübarek vakitlerde gecelerde namazlar, ibadetlere itikat ve amel hakkında çok itiraz var çünkü. Bu mübarek geceleri Vehhabiler zaten etti diyor. Bizim İsmail Ağa gibiler de Vehhabileşti falan. Onun için tarikatlar selefileşti diyor. Ekrem Buğra Hoca Efendi günü yazdı.

  30. 14:12

    Evvelsi günü yazdı. Tarikatlar selefileşiyor. Çok büyük tehlike değildir. Vehhabileşiyor. Onun için bu namazları bu amellerde ikar etmeye başladılar. Halbuki hadis-i şerif sahitten men belehu anilâhe fazilet tasdiken bir vaat ya. Bir defa verdiği müjdeyi tasdik edecek diyor. Ondan sonra verdiği müjdeye inanarak Allah'tan rivayet eden, Habibinden

  31. 14:35

    rivayet eden, sahabe-i kiramdan, ulemadan evliyadan bir amel duyarsa, yüz rekat namaz Sufası Efendi Hazretleri anlatıyordu. Merahat gecesi yüz rekat namaz. Kendi de kılıyordu mesela. E adamlar şimdi her şeyi inkar ediyor. Bunlar böyle olursa Ata Allah'a ecrin Allah'a ecrinin sevabını verir diyor. O inancıyla, ameliyle.

  32. 15:26

    Söylemiş olsam da Faziletli amel, namaz, abdest gibi İslâmın kabul ettiği zikir gibi İbadetlerde Yeter ki tabi kerahat vaktinde namaz olmaz Üç secdeli namaz olmaz İki rükûlu namaz olmaz Bunlara ters düşmediği sürece Kur'ân'ın sünnetin temel kaidelerine Uygun vakitlerde Ve uygun rivayetlerde Olduğu müddetçe diyor Söyleyeyim söylemeyeyim diyor Faziletli amel buldunuz yapın diyor

  33. 15:55

    Müjdesine de inanın diyor Ve bu hadis-i şerifinin Uydurma olmadığı Senedinin sahih olduğu Aslı olduğunu Bütün hadis imamları İmr-i Arraklar, İmam Suudiler, Ali-ül Kariler Ondan sonra bunun hakkında kitap çıkaracağım şimdi Kaynakları bir göreceksin Kafanı tavana vursun yani Yarın bir buçuk sayfa kaynak koydum Hadisi kabul eden alimler Dolayısıyla sen amel et

  34. 16:25

    Yok öyle iki köşk var mıdır? Yatsıya kadar ben durursam burada İşte arada böyle bir ağaç Bu nasıl oluyor? Bilmem ne Allah verir mi? Vermez mi? İmam Gazali bunu nereden gördü? Bilmem ne İmam Gazali bunu rüyasında görmedi yani Ki İmam Gazali rüyada da görse muhteverdir Çünkü İmam Gazali'dir yani Ama bunların hepsinin Kaynaklarda yeri var Sen vahabilere ne bakıyorsun ya

  35. 16:51

    Adam her şeyi inkar ediyor Onun için müjdelere inanalım İnanmayan mahrum olur İnanarak amel edelim Sevabını Allah'tan bekleyelim Riya gösteriş yapmayalım Kibir gurura kapılmayalım Millete hava atmayalım Ben şöyle ibadet yapıyorum Böyle kıldım, şöyle gittim Millete anlatmanın bir manası Sevap verecek ancak Allah-u Teala Ama tabi camideyiz birbirini görüyoruz

  36. 17:16

    Tabi bunda riya olmaz Çünkü mescitte durmak şartı var Mescitte itikaf yapmak şartı var Mecburen mescitte de cemaat var Bu arada tabi bir gösteriş söz konusu değil Ben buraya millet beni görsün diye gelmedim Sen de Arkadaşlar seni beğensin Diye gelmedin Veya birinden borç alırım Veya birinin kızını istiyorum Adamın gözüne devamlı camide gözükeyim de Kızını versin bana falan

  37. 17:40

    Bu numaralara karnımız tok yani Allah-u Teala böyle şeylere Sevap vermez Ama ben inanıyorum ki buraya gelenler Hep Allah için geldi Hepinize hüsnü zannediyorum Bende sizin hüsnü zannınız var herhalde Bende para almak için gelmedim Meşhur olmak için gelmedim Rey toplamak için gelmedim Burada bende başka bir gaye Düşünmedim Allah rızası için İsmail Nerci hocamızı çok seviyorum

  38. 18:06

    Talebeleri var Kız erkek kadınlar dolu Sizin kaç katınız kadın var Bunlar Allah için gelmişler Bende Allah için geldim yani Bu arada televizyondan veriyor Veya dünyaya sohbet Kalıcı bir eser olarak kalıyor Bu da bize inşallah sadaka-i cariye olarak Öldükten sonra kabrimizde yatarken Dinleyenlerden amel edenlerden Yine defterimize sebaplar işlemeye devam edecek İnşallah

  39. 18:32

    Biz bu niyetle geldik Evvela bir insan niyetini Tavsiye edecek yani Şu caminin kapısından şuradan girerken İtikafa niyet ederek girdim ben Niyetsiz amel boşa gider Şimdi burada Kaç niyet fazla o kadar ecir fazla Mesela bir insan buraya geldi Niye geldi Akşam namazını cemaatle kılma Bu çok büyük bir niyet Niyetlerin en büyük Çünkü farz bir namazı cemaatle kılmak

  40. 19:00

    İslamın en büyük ameli Beş vakit namazdır Beş vakit namazında en büyük fazileti Ameli cemaatle kılınmasıdır Onun için bu bir niyet Ama bu niyete ilaveten Arada da sohbet var Bir ilim meclisine geldim diye niyet ederse Bir ilim meclisine oturmak Bin rekat nafile namazdan üstündür Bin cenaze namazında Bin tane Uhud dağı kadar sevap almaktan üstündür Geçen sohbette burada ne dedik

  41. 19:26

    Allah'ın kitabından bir ayet dinleyen Uhud dağı kadar Sabir dağından geçti Geçen hadis öyle hatırlıyorum Sabir dağı büyük bir dağ O dağın tonajları kadar altun vermekten İnfak yapmaktan sadaka vermekten Bir ilim meclisine bir ayet

  42. 19:43

    Şimdi ben ilim meclisine Katılmaya geldim dersen Cemaatle namazın Bir niyet daha katıldı Bir de ben yatsıya kadar çıkmayacağım İtikafa niyet ettim dersen Orada da işin köşküne o ağacı alırsın Her niyet Her niyette, her niyette ecir artıyor. Ama burada tek niyetle gelen, tek cemaat namaz sevabı 27 derece onu alır.

  43. 20:10

    Ama itikafa niyet etse o iki köşkten o ağacı alır. Ama ilim meclisine niyet etse bin rekattan eftal işte, bin cenazeden, bin kasa ziyaretinden eftal sevap alır. Durum bu. Müslüman şuurlu olacak. Ne demek şuur? Aklı başında olacak. Yani ben buraya giriyorum, niye geldim? Ben buraya niye giriyorum, niye çıkıyorum?

  44. 20:37

    Niyetim nedir? Bu niyetler bizi kurtaracak. innemel e'mâlu bin niyâd Amellerin kabulü ve ecir kazandırmasını Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Bukhari'nin ilk hadisi bu ya, niyete bağlamış. Niyet bozuk, amelde batıl. amel de bâtıl. Niyet düzgün, amel ecir kazan. Niyet kaç tane düzgün, düzgün? Kaç tane salih niyet var?

  45. 21:03

    Kaç tane kaç tane salih niyet var, kaç tane güzel niyet var, güzel niyet var? O kadar amel, ecir, ecir, ecir. İnşâAllah kazananlardan olacağız. Kaybedenlerden olmaktan Allah'a sığınırız. Celle şânü ve celle celâlü. Muhterem kardeşlerim, hanım kardeşlerimden bir sual gelmiş. Bu suale cevap vermeyi önemli görüyorum.

  46. 21:23

    Benim âdetimde böyle sual, cevaplı bir sohbet yok. Sual-cevap programları yapıyorduk, onları da epeydir yapamıyoruz yani. Vakitlerimiz de bayağı sıkıştı. Ancak bu çok önemli. Son zamanlarda sosyal medyada da, sosyal medya cehenneme tam bir götürmenin, yani jet hızıyla gitmenin efendim, bilet almanın yeri.

  47. 21:52

    Sosyal medya. Kaç kişi derse bakıyor, sohbete bakıyor, ilme bakıyor, kaç kişi haramlara bakıyor, günahlara bakıyor yani. Sosyal medya büyük bir bela. Allah bu milleti bunun şerrinden helâs eylesin. Allah bu hükümete de bir an önce bu sosyal medyayı düzene sokmayı nasip eylesin. Bu aradaki İslam'a muhalif yayınları yasaklamayı nasip eylesin.

  48. 22:17

    Hükümetimiz, tabii ki bundan razıdır diyemem. Zerre kadar imanı olanın sosyal medya mecralarındaki gösterilenlerden razı olduğunu düşünmek ona imansız demek olur. Çünkü zerre kadar imanı olan haramlara rıza gösteremez. Ama ellerinde de yetki var, benim elimde yetki yok. Yetkisi olanların mesuliyeti ona göre çok.

  49. 22:45

    Ama bir şeyler yapmadan çalışıyorlar ama şu anda tabii çok da geç kalındı. Bozulan bozuldu, düzülen düzüldü. Çok büyük ifsadat oldu. Toparlanacak durumdan da biraz çıktı. Çünkü en ufakta bir kısıtlama getirdiğin zaman millet ayağa kalkıyor. Sokaklarda gösterilen, numayişler bilmem ne, yani bu millet bu sosyal medya kısıtlamasına dayanamıyor.

  50. 23:17

    Çünkü namaz yok, abdest yok. Akşam yatsı arası camide itikaf derdi yok. Yatsıdan sonra tebareke okuyayım derdi yok. Vakıa suresi okuyayım derdi yok. Ameli salih yok, ehl-i sünnete göre itikat yok çoğunda. Adamın işi gücü sosyal medya. Yemek yerken bile çorbayı burnuna götürüyor. Telefona bakmaktan çorbayı burnuna soktu ya.

  51. 23:44

    Yani karısıyla konuşacak vakti kalmadı. Oğluna kızına ne yapıyorsun diye bile diyemiyor. Herkes sosyal medya. Bu büyük bir bela bu, kanserden büyük bir bela. Ama bunu baştan çığırından çıkarıldı. Şimdi bu yerine tekrar düzgün bir hale gelir mi? Geleceğini de çok tahmin etmemekle beraber Allah'tan ümit kesilmez.

  52. 24:09

    Allah yöneticilerimize bu hususta ferasetler ihsan eylesin. Allah rüştlerini ilham eylesin. Onlar da bizi de nefsimizin şerrinden muhafaza eylesin. Hepimize bu yolda istikamet nasip eylesin. Bir an önce acil, caydırıcı tedbirler almalarını müyesser eylesin. Amin. Ama nerede? Yani bu iş bir dert ister, bir merak ister.

  53. 24:33

    Sosyal medyadan dolayı diyor kadınlar çarşafları veya geniş tesettür giyen bazıları ferace giyiyor veya taştı falan. Gerçi onlar efendi hazretleri feraceyi kabul ederdi. Çarşaf, ferace falan. Ama mantoyu kabul etmezdi. Manto Fransa'dan gelmiştir. İsmi de oradadır. Manto gibi. Ondan sonra giysiler, tesettürü saldırırlar.

  54. 24:56

    tesettürü sağlamaz. Cicili-bicili başörtüler, bilmem neler, bunlar tesettüre, Allah'ın emrettiği tesettüre uygun değildir. Şimdi ama diyor, çarşafın üzerine, geniş tesettür üzerine, dışarıdan açıkça görecek şekilde, üstü açık spor, vizör şapka, tenisçi şapkası. bu öyle şapkalar takmaya başlamış çarşaflılardan bazıları e yani bu olacak iş mi ya?

  55. 25:23

    erkeğin bile o şapkayı takması uygun değil Nerede kaldı ki kadın takacak yani? o şapkalara zaten müsaade yok Onlar nereden geldi yani? Teksas'tan, Tommy's'ten geldi yani. Nereden geldi? O şapkalarda İslam'dan yeri mi var? Ondan sonra, bunlar sokaklarda dikkat çekici tavırlarla kameralara poz verir gibi yürüdükleri görülüyor.

  56. 25:48

    Zaten kameralara poz veriyor, kapalı kadınlar köpek atıyor şimdi. Burada köpek atıyormuşlar, kapalı kadınlar. Ya, köpek atıp şeye veriyor. Para kazanıyorlar oradan. Böyle bir rezillik zamana geldik. Tesettürün gayesi dikkat çekmemek olduğuna göre bu aksesuarlarla çarşaf efendim birlikte kullanılması caiz midir?

  57. 26:14

    diye soruyorlar. Tesettürün teberrüf, şöhret, libası yasağı kapsamına giren bal gibi girer. Ne buyuruyor Allah-u Teala, ve la teberracine teberrucel cahiliyetil ula. Evvelki cahiliyet döneminin kadınlarının açılması gibi, saçılması gibi asla müslüman kadınlar özellikle Hizmeti Teala annelerimize bu ayet hitap ediyor ve onların cahiliyet dönemini andıran, yansıtan

  58. 26:52

    kılık kıyafetlerden, giyim tarzlarından uzak durmalarını emrediyor. Ondan sonra Nebû'l-Esra'yü'l-Billah, Ey Nebi Zişan, kulli ezmâciki eşlerine söyle, ve menâtike kızlarına söyle, ben peygamber hanımı değilim, peygamberin kızı da değilim, ben normal bir müslümanım, vatandaşım, bana o kadar zorlama yapamazsınız.

  59. 27:18

    Böyle şey olur mu? ve nisâ'il müminîne müminlerin kadınlarına da söyle, sen mümin değil misin? Bu hanım, bu kız senin karın kızın değil mi? Ey hanım kardeşimiz, bacımız, sen müslüman değil misin? E, Allah sana Habibi vasıtasıyla emir gönderdi. Yarın o Allah'ın huzuruna çıkacaksın. Yarın o Allah'ın melekleri senin canını alacak.

  60. 27:46

    Yarın o Allah'ın melekleri seni kabirden mükerneke suale çekecek. Yarın Allah'ın zebanileri mahşerde yakalayacak, cehenneme atacak. Sen Allah'tan korkmuyor musun? O Allah sana şirin emir gönderiyor. Sen bu dünyada O'nun emrini yerine getirmezsen ahirette bu iş düzelir mi? Bunu düzeltmenin yeri burası.

  61. 28:08

    yudnîne aleyhine min celâbî bihinne Cilbap nedir cilbap? Çarşaf. Esas dukat manası cilbap, milhafe. Celâbîb cilbabın cemi. Açılsın. Bütün bedenini dolayan, şekil belli etmeyecek şekilde bol olan, rengi de özellikle siyah olan. Çünkü Peygamberimiz'in hanımları ve sahabenin hanımları çarşaf ayeti, cilbap ayeti deniyor buna.

  62. 28:38

    Nur suresinin ahzab suresinin ahzab suresinde bu. Nur suresinde de vel yadribu lebihumûrînâ lâ cûbîne var. Onu da başörtü zannediyorlar. Halbuki o başörtü değil. Çarşafın üst kısmı, yakalarının üzerine assınlar diyor. Burada çenenin altında bağlanan başörtüler, asla ayette geçen başörtü ömrüne dahil değildir.

  63. 29:04

    Çünkü ayette geçen başörtünün manası çenenin üstünden geliyor. Üst tarafını, çarşafın üst tarafını tepsil ediyor. Neden? Ala cûbîne diyor. Cuyup, yakalar. Yakalar bura. Kadının yaka bölgesi, göğüs bölgesini örtmesi lazım. Bu da nedir? Çarşafın üst kısmıdır. Çünkü eskiden çarşafın ortasında böyle lastik yoktu.

  64. 29:28

    O zaman ya yorgan çarşafı gibi siyah bir örtü tepeden aşağı buna çarda deniyor. Faris milletinin kadınlarından bazı böyle giyerler, Ferslerin. Bu da bu ayete uygun düşüyor. Çünkü tepesinden atıyor, tırnağına kadar her tarafını örtüyor. Ama arada lastik olmaması şu sorunu doğuruyor. Rüzgar eser

  65. 29:55

    Rüzgar eserse felan biraz tenine değdiriyor şeyi, arkadan bir erkek baksa felan şeklini biraz belli edebilir bir rüzgar esme durumunda. Bundan dolayı Osmanlı ecdadımızda çarşafın üstüyle altın arasında bir lastik konması ama o lastik de görünmeyecek. Çünkü lastik görünürse yine şekil belli eder. O lastiğin üzerine geliyor.

  66. 30:21

    Üst kısmı lastiğin üstüne bayağı bir karış, iki karış aşağı doğru Üst kısmı lastiğin üstüne baya bir karış iki karış aşağı doğru geliyor, lastiği de göstermiyor ve böyle rüzgar etse de üstüne yapıştırmıyor, bulaştırmıyor. Böyle bir tesettür şeklini Kur'an emrediyor. Onun için Ala Cübine yakalarının üstünü, şu andaki başörtü takanların birçoğunun başına örttüğü örtü ne yapmıyor?

  67. 30:46

    Göğüs bölgesini, yaka bölgelerini kapatmıyor. Oralarda da şekil belli ederse, dar olursa, şekil belli ederse, onun şişman mı zayıf mı olduğundan çıkarsa, işte bu da Allah'ın emrettiği tesettüre girmiyor. Yani buna ters düşüyor. Bütün mesele, kadının güzelliği, çirkinliği, zayıflığı, şişmanlığı vesaire mümkün mertebe tabii.

  68. 31:20

    Ondan sonra belli olmaması, cazip olmaması, erkeklerin dikkatini celbetmemesi ve yüz meselesi. Burada en mühim meselelerin başında yüz geliyor. Çarşaf giyen bacılarımızda da yüzlerini açanlar var. Yüzlerini açmak uygun bir şey değil. Çünkü diyorlar ki yüz avretten değildir. Yüz avretten değildir meselesini yanlış anlıyorlar, anlatıyorlar.

  69. 31:53

    Muhammed Zine Efendi, Osmanlı'nın son dönem fukasının en büyüklerinden, Nihametül İslam sahibi, orada beyan ediyor. Yüz avret değildir, yani kadının yüzü avret değildir demek, namazda örtülmesi farz olan avret değildir demek.

  70. 32:11

    Şimdi erkeğin avret yeri namazda neresi? Göbeğiyle diz kapağı arası. Bu aradan biraz açarsa, açılırsa namazın içinde namazı bozulur. Çünkü namazın şartlarından biri setre avrettir. Avret yerini örtmek. Ama kadının avret yeri neresidir? Yüzü ve el içleri, yani eli müstesna. Bütün bedeni avrettir.

  71. 32:39

    Şimdi burada yüz müstesna deyince, yüz avretten müstesna deyince, bunu bazı çarşaflı bacılarımız, sokakta erkeklerin gördüğü yerde de yüz zaten avret değil, açabilirim diyor. Halbuki bir insanın güzel veya çirkin olduğunun en büyük belirtisi nereden çıkıyor? He? Yüz. Bütün aşklar, meşkler, divanlar, mecnunlar, leylalar, bütün olaylar nereden çıkıyor?

  72. 33:06

    Gözden. Sade gözden çıkıyor. Dolayısıyla sen gözü bırak, bütün yüzü açık da avret değil dersen, İslam'ı yanlış anlamış olursun. Bu ne demektir? Bir kadın kendi erkeklerin görmediği yerde namaz kılarsa, evinde namaz kılıyor. Veya kadınlar mescidinde, şimdi kadınlar sohbette, yukarıda yüzünü açmış birbirine, avret değil.

  73. 33:31

    Ama şu anda burada bir kadın olsa, efendim buradan gelse şudur, yüzünü ne yapacak? En azından burnunun altına kadar, çarşafı nereye kadar getirecek? Burnunun altından ilikleyecek. Yukarıyı da zaten buradan kaşlarına kadar çektiği zaman, gözleriyle yolu görecek yani. Burada avret değildir demek, erkeklerin gördüğü yerde yüzünü açabilir demek değil.

  74. 33:58

    Namaz kılarken yüzü açık olsa namaza bozulmaz demek. Ama bacağından birkaç parmak açık olsa namaza bozulur. Çünkü bacağı avret. Anladın mı? Buradaki avret değil demek, namazda setre avrete girmiyor, yüzü örtmesi lazım değil demek. Yoksa erkeklerin gördüğü yerde yüzünü açması serbesttir demek değil. Allah Allah!

  75. 34:25

    Öbür tarafta hicab aheti var. Peçe aheti var. Hadi şimdi peçe yasak. Peçe yasak olmasa, yani kanun en yasak. Peçe yasak olmasa peçe diyeceğiz. Ama Efendi Hazretlerimiz ne buyurdu? Peçe yasak olduğu için, efendim burnunun altından iriklerse, yukarıdan da kaşlarının üstünü de kapattığı zaman, onun artık pek güzel mi, çirkin mi, şey mi?

  76. 34:54

    bir çirkin bir şey anlaşılacak halden çıkar. Onun için Allah'ın Celle Celaluhu istediği İslâm emri tesettür ise senin derdin Müslüman bacımız olarak Allah'ımın emrini yerine getirmek olduysa senin yapman gereken ancak bu dediğimden ibarettir. Bunun dışında erkeklerin gördüğü yerlerde cicili bicili başörtüler

  77. 35:22

    veyahut kasketler, terekliler, spor bilmem neler, bunlar kadına erkeklerin daha çok bilmem spor bilmem neler bunlar kadına erkeklerin daha çok bakmasını bakması. ve dikkat çekmesini gerektirir. Bu arada en büyük zaten haram kadının erkeklerin nazarına hedef olacak şekilde giyinmesidir. İslam'ın tesettür emrinin hikmeti kadının iffetini muhafazası ve kadının

  78. 35:52

    kocasından ve mahremlerinden gayrısı nezdinde şeklinin şemalinin belli olmamasıdır. Ama bugün tesettür namına satılan mantolar, partöseler başörtülerle giyinenlerin bu dediklerimle pek uzaktan yakından alakası yoktur. Çünkü sen onu bir daha gördüğün zaman felanın karısıdır diye tanır mısın, tanımaz mısın?

  79. 36:19

    E tanırsan tesettür olmadı işte, ben sana Halep oradaysa arşım burada. Ben sana bir arşım veriyorum, ölçü birimi veriyorum. Sen o göründüğün vaziyette birinin yanında karısı olarak kızı olarak yarın seni gören biri başka yerde görse felanın karısı kızı diyorsa demek ki sen gereken tesettüre riayet etmedin ki o seni tanıdı.

  80. 36:45

    Bak bunu da Allah bana ilk burada nasip etti bu tarifi. Anladın mı? Çok önemli bir tarif yapıyorum şu an. Ama öyle bir tesettüre büründün ki kadınların arasında çarşaflar arasında, tesettürler arasında seni gören bu felanın karısıydı geçen yanında gördüm diyemiyorsa fark edemiyorsa demek sen tesettürün hakkını verdin.

  81. 37:09

    Doğru mu konuşuyorum şu an? Doğru konuşuyorum ama doğru yapan yok yani. Doğru yapan yok ama ben doğruyu konuşmakla mükellefim. Amel buna aittir. Bazı biz de kızlarımıza laf geçiremiyoruz. Efendim hanımımız da bizi dinliyor elhamdülillah hanımıza sorun olmuyor da çocuklarımızda bazı sorunlar yaşıyoruz.

  82. 37:34

    Ama biz yine emr-i bir marufumuzu yapıyoruz. Doğruyu söylüyoruz. Vazifemiz bu kadar. Dövüp sövecek halde değiliz. Hele ki 18 yaşını geçen zaten ipini koparan gidiyor. Dolayısıyla ondan sonra Yusuf Hoca'ya ne yaptılar? Yusuf Hoca'ya ne yaptılar? Kızının yüzünden Hiranur'daki Yusuf Hoca kardeşimize ne büyük zulüm ve eziyet devam ediyor.

  83. 37:57

    Allah bir an önce zulümden kurtarsın, halas eylesin. Bir an önce çıkmasını nasip eylesin. Aramıza kavuşmasını nasip eylesin. Yargıtay bozdu, şudur budur. Lakin bir taraflar direniyor. Allah o direnenleri de ıslah eylesin. Hidayet eylesin. Adamın hiçbir suçu yokken işte böyle yani bu zamanda çocuğun seni, kızın da seni icabında hapislerde attırıp süründürüyor.

  84. 38:23

    Böyle de bir memleketteyiz. Kadının beyanı esastır diye bir şey uydurdular. Ondan sonra kadın yalancı da olsa, fahişe de olsa, bilmem ne de olsa erkeği hapse attırıp süründürüyor. Halbuki doğrunun beyanı esastır. Araştırılma yapılması lazım denmesi gerekirken araştırmadan şahit getiriliyor, belge getiriliyor.

  85. 38:43

    Onu bile efendim alıp da değerlendirmeye koymuyor. Böyle şey olur mu? Ferahat-ı zimmet esastır, ismet karinesi var, masumiyet karinesi var. Sen oradan gelen belgeleri değerlendirmen lazım. Kaç senedir yatıyor, eridi gitti hocaefendi, sen belgeye bile bakmıyorsun. Böyle bir şey olabilir mi? Bunun kemik yaşı var, testi var, bilmem nesi var.

  86. 39:05

    Hepsi lehine. Ama Allah bu işe sebep olanları şerrinden muhafaza eylesin. Onun için tabii ki hanımımıza, kızımıza, gelinimize, çevremize vaaz-ı nasihat yapacağız. Hakkı söyleyeceğiz. Emri bül mağdur ney, emr-i mükerred bir vazifemizdir. Bunu yapmayan bizden değildir buyuruyor. Biz bu vazifeyi yapıyoruz.

  87. 39:32

    Siz de bunu yayarsınız, duyurursunuz inşallah. Böylece elimizden gelende de şimdi hanımına müdahelenle, kızına müdahelen veyahut kızına müdahelenle, gelinine müdahelen veya gelinine müdahelenle, kuzenine müdahelen bunlar da oran olarak farklı şeylerdir. Her yere müdahale aynı güçte nisbette olur. güçle nispetle olmuyor.

  88. 39:56

    Efendim, ondan sonra sen emri bir muarruf herkese yaparız ama elinden geldiği zaman elle müdahale yani olmadı dille emri bir muarruf o da olmadı tutmadı yaptığımız halde artık Ya Rabbi bu giyim tarzından bu kuşam şeklinden bu kızımın, gelinimin veyahut işte neyse komşumun ben bundan razı değilim sen razı değilsin, ben de razı değilim

  89. 40:26

    ama ben vazifemi yaptım Ya Rabbi demekten de başka öteye bir çare gelmiyor. Keşke kanunlar şerata göre tanzim edilip Kur'an'a göre tanzim edilseydi de hiçbir kadın yüzünü başını açarak sokaklarda gezemeseydi de erkekler de daha fazla cennete gitseydi. Değil mi? Şu anda erkeklerin cehenneme gitmelerinin en büyük sebeplerinden biri Hacı Cemal Öğüt Hazretleri Kaddese Allahu Teala

  90. 40:53

    o büyük vaiz İstanbul merkez vaizlerinden benim dedemin de hocasıydı, dedem onun cübbesini taşırdı Efendi Hazretleri ondan çok, Hacı Cemal Efendi Hacı Cemal hep anlatırdı. Yani bu erkekler cennete gidecek ama bu kadınlar olmasa diye böyle kürsüden konuşulmuş yani. Ondan sonra bütün olayları da kendi hanımının üzerinden konuşulmuş

  91. 41:13

    hanımının adını konuşmak da biliyorsunuz edebe aykırı olduğundan İslam'da ona da elleti dermiş, elleti elleti Arapçada ismi mevsul de kadına nispet edilen ismi mevsul lafsı bizim elleti siz de bunu kullanabilirsiniz biraz kültürünüz artsın Murat Bardakçı'nın dediği gibi bir iki kelime öğren de benden sat diyor dışarıda diyor kültürün artsın diyor tamam mı?

  92. 41:37

    Bizim elleti hep vaazı hanımının üzerinden elleti üzerinden götürülmüş ondan sonra da işte namaz kılmayana oruç tutmayana tabii orman mahsulü diyecek onu da derse tabii o zaman tabii şikayet hemen kürsüden indiriyorlar götürüyorlar hapislerde süründürüyorlar dönem çok böyle nüktedan çok hikmetli bir alimimiş mübarek onun için

  93. 42:01

    Ebu Ayyubel Ensari Hazretleri'ni uyanıkken gördü yahu Ebu Ayyubel Ensari Hazretleri geldi evine geldi ne kitabı yazıyorsun dedi efendim dedi ben şu hususta kitap yazıyorum dedi çocuğum vefat etti dedi teselli için işte hadisler topladım falan bırak dedi onu da dedi sen beni yaz beni yaz dedi Ebu Ayyubel Ensari Hazretleri ondan sonra efendim siz kimsiniz tanıyamadım dedi

  94. 42:28

    dedi ki ben Halit Halit dedi ve bizzat canlı gördü gitti ondan sonra kızını çağırdı iki katlı konakta oturuyordu Eyüp'te Himmet miydi adı da kızın Himmet anne onun da anıları hatıraları var bazı kanallarda ondan sonra kızını çağırdı dedi ki kızım dedim misafiri yolcu ettin mi dedi ne misafiri baba dedi eve kimse giren çıkan yok dedi ya şimdi çitledi buradan misafir dedi falan

  95. 42:57

    ben baktım dedi kızı da dedi ki şimdi babamı yanlış anlamasın diye tamam tamam ben uğurladım sen merak etme diye konuyu değiştirdim dedi yani ama Halid İbüzeyd Ebu Ayyubel Ensari bizzat geldi onun üzerine Hacı Cemal Öğüt hocamız bir kitap yazdı Ebu Ayyubel Ensari hakkında yazılan Araplarda bile böyle bir kitap yok rivayet ettiği bütün hadisleri bile cem etti

  96. 43:21

    o kitabı da ben çok evvel bastırdım da şimdi ne oldu akıbeti bilmiyorum 2000-3000 tane bastırdım 20-25 sene evvel dağıttım yani çünkü o kitap kaybolmasın diye çok güzel ilimler yazdı Hacı Cemal Efendi Allah kabrinin nuru eylesin böyle vaazlar ediyordu ondan sonra efendim böyle bazı tiyatrovari şeyler de çeviriyordu milletin kafasına yaklaştırmak için anladın mı

  97. 43:50

    geçen gün evde oturuyoruz dedi işte efendim orada bir ciğer var kenarda efendim kedi geldi ciğeri kaptı dedi o arada bizim hanıma seslenin dedi hanım ya bak ciğeri koymuşsun oraya kedi kaptı götürdü falan bizim elleti geldi aa dedi niye şaşırdı ramazan günü bu kedi oruçta mı tutmuyor dedi ya falan böyle konuşuyor yani anladın mı kedi dedi oruçta mı tutmuyor dedi falan

  98. 44:26

    bizim elleti dedi saf dedi biraz ben de dedim ki hanım sen bilmez misin ki hayvanlar oruç tutmaz hayvanlarına baskılmaz hayvanlar falan böyle anlatıyor yani ondan sonra kürsüden aşağı inse ya bizim kadın saf ben onunla uğraşıyorum benim sizle ne alakam var falan sohbette güzel şeyler yani usul usul onun için hanımının adını da kabak gibi konuşmayacaksın kim hanımının adını

  99. 44:55

    adını söylemeyeceksin bizim içişleri bakanı dersin dahiliye nazırı dersin efendi hazretlerimizin tabiriyle çocukların annesi dersin bir de elleti öğrettim size şimdi repertuarınız genişledi yani baya beş on tane hanımınızla ilgili tabir öğrettim ama kabak gibi hanımının adını söylersen ayıp denen bir şey var Kur'an'da bir tane kadın adı geçmez ama bir tane kadının adı geçer

  100. 45:22

    onu da suresinde var o da Meryem'dir aleyhissalatü vesselam ama bunun hikmetini anlamak ve anlatmak isterken de tefsirlerde gördüm Allah-u Teala buyuruyor ki sizin bile hanımınızın adını söylemekten utanıyorsunuz ve toplum içinde kimse hanımının adını söylememesi peki Meryem'e benim hanımım diyorsunuz ben Kur'an'da kaç yerde Meryem diyorum eğer Meryem benim hanımım olsaydı

  101. 45:54

    siz hanımınızın adını vermezken ben hanımımın adını sizinle paylaşır mıydım? bu Meryem meselesi de bir tek budur bunun da sırrı budur diyor müfessirler onun için tesettür tesettür tesettür bak hanımının adını bile söylememek bile bir tesettür bu tesettürün İslam'a göre Kur'an'a göre de anlattığım tarifi budur bunun dışında şekil belli eden içini gösteren efendim dikkat çeken

  102. 46:28

    baktığında tanıyabildiğin ve sonra gördüğünde hatırladığın zaman bu bunun karısı kızı diyeceğin şekildeki tesettürler İslam'a uygun değildir anladın mı? bir tek ihrama girdiği zaman ne yapması lazım? ihramda yüz ne olması lazım? e peki kadınlar da bütün erkeklerle grup gidiyor yani tabii mahremi olmadan gidemez de mahremi var ama erkek kadın grup

  103. 46:55

    Arafat'a çıkıyormuş deli beğeniyor mu neye geliyorsa açlanmaya gidiyor ne yapıyoruz biz hanımlarımız ne yaptı bizim hanımımız? terek içten terek yüzüne yapışmayacak yüzüne yapışırsa ihrama zarar verir kurban cezası gerekir yüzüne yapışmasın diye buradan bir terek koyuyor içinden o terek gözükmüyor tereğin üzerinde siyah bir örtü yüzünü kapatıyor hem yüzüne değmiyor hem de yüzü

  104. 47:23

    görünmüyor Efendi Hazretleri ile Kattesallahu aleyhi ve sellem hacca gittiğimiz senelerden birinde birkaç kere gittik Efendi Hazretlerimizden ya ismini söylesem kafanız tavana vurur bir hoca başka o hocanın maceraları da çok da neyse o da bizim grupta

  105. 47:49

    şimdi kadınlar da terek bütün hepsi terek yapmış ya bu da nereden çıktı dedi ya biz dedi belki burada görürüz karıların yüzlerini dedi burada da kapattılar karıların yüzlerini ulan çüş dedim ya böyle de bir hocayla da büyük bir İstanbul'un merkez vaizlerinden biriyle de karşılaştım yani ulan dedi burada da dedi ne yapacaklar bakalım şimdi

  106. 48:11

    bu Mahmut Efendi herkesin suratını kapattırıyor çarşafa sokturuyor şimdi burada ne yapacak bakalım dedim dedi ulan burada da formülü bulmuşlar burada da karıların suratını göremedik diyor ya böyle bir şey demeyip şimdik ya ölmüş adam Allah affetsin diyelim hepimizi ama ya ne kadar meraksın ya zaten ortalık çırılçıplak kasaphane gibi yani her taraf sen çarşaflı kadının

  107. 48:38

    ihramda yüzünü açmak zorunda orada bir bakayım durum nedir diye sen tesettüre bürünmüşün niye bakmaya çalışıyorsun ya zaten her taraf çırılçıplak dolu ama şeytanın işi ya bu nefis adamı rezil etmeden bırakmaz yani Allah cümlemizi nefsimizin şerrinden muhafaza eylesin bunu da söylemiş bulundum

  108. 49:02

    şimdi efendi kardeşlerim hadisi şeriflerden kaldığımız dersten devam ediyorum efendim sıra olarak yüz altmış altıncı hadisi şerife geldim Rabisi İbni Abbas'ın radıyallahu anıma İbni Abbas efendimiz Fatiha Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Kale buyurdu bu hadisi şerifi kim rivayet etti diyor Rabat tabaraniyyu zaten

  109. 49:32

    hafız münzirinin terzibü teribde bir hadisi alması bize yetmez mi? yeter büyük hadis hafızı ama o da yine nereden aldığını söylüyor muhaddisler hep böyle yapar ilk kaynağa kadar söylüyorlar tabarani fil evsatı onun sahiri var evsatı var kebiri var yani üç tane kitap yazmış yazmış. Kebir'i 25 cilt, 5 cildi de kayıp, yani o öbürü 12 cilt basıldı efsat.

  110. 50:01

    Sahir herhalde 1 cilt. O taberani efsat, o orta hadis mecmuasında bunu rivayet ediyor. Vel hâkimu, hâkim de çok büyük hadis muadisidir, Müştedrek diye kitap var. O vekâle o da dedi ki sahihim, bu hadis sahittir, alâ şartı müslüm. Bu gari müslümün hadisin sahi olması Bu gari müslümün hadisin sahi olması için koyduğu şartlar var.

  111. 50:20

    için koyduğu şartlar var, müslümün sıhhat şartlarını Müslümün sıhhat şartlarını tutuyor dedi. tutuyor dedi. Bu hadis-i şerifte Resûlullah ne buyurdu Bu hadis-i şerifte Resûlullah ne buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem? El beraketü, bereketler kimlerle beraberdir? Mâ ekâ birikum, büyüklerinizle beraberdir.

  112. 50:37

    Bereket kimlerle beraber geziyormuş? Büyüklerinizle beraber. Şimdi buradaki büyüklerden maksat nedir? Birinci manası, ilmi büyük olanlar. Çünkü Hafız Münziri Hazretleri bu hadisleri hangi babın altında almış, alimlere hürmet Çünkü Hafız Münzir Hazretleri Âlimlere hürmet babında almış. Demek ki onu ilimde büyük olanlar kabul ettiği için.

  113. 51:02

    Ama yaşta büyük olanlara da hürmet şart mıdır? Şarttır. Ama tabi ki adam dinsizse, donsuzsa, zındıksa o başka. Ama müslüman bir yaşlı büyüğümüze de hürmet şarttır. Dünyadaki bereketler, dindeki bereketler, ahiretteki bereketler, Allah'ın dinde büyük olanlar.

  114. 51:23

    Şimdi büyük, büyük de kime göre büyük? Dünya ehline göre çok büyük ama adamda namaz yok, abdest yok, din yok, iman yok. Onun büyüklüğü bana bir bereket getirir mi? Efendim futbolda büyük, sinemada büyük, tiyatroculukta büyük, şarkıcılıkta büyük. Bilmem ne, bilmem ne. Her alanda büyük var. Bunlardan bana bir bereket gelir mi?

  115. 51:50

    Bunları sevmem de, bunları saymam da, bunlarla birlikte olmam da. Asla. Büyük olan onlar bereketini de kaçırır dediği gibi. Ancak bereket Allah'ın dinde kim büyükse, Allah'ın dinde büyük neyle olur adam? İlim, amel, ihlas, takva. Haramdan ne kadar sakınır? O kadar büyük. Ha o zaman onlardan bereket alırsınız buyuruyor.

  116. 52:16

    Bil'ilmi vel ameli diyor şerhte. Yani fekûnü'lüm tebaen, siz onlara tabi olun. Onlardan ayrılmayın. Vekrimûm, onlara değer verin, hürmetli davranın. Keytenâlim mübarek edeyim. Bereketlerinden nail olmak istiyorsanız. Büyüklerin duasını alırsın. Bir yardım edersin. Bir iyilik edersin. Bir nazarına mazar olursun.

  117. 52:36

    Teveccühüne mazar olursun. Alimlerimizin, hafız efendilerimizin, kıymetli büyüklerimizin bunlarda çok bereket var buyuruyor. 161. Hadis-i Şerif'i okuyorum. Ve ânin nebî sallallahu teâlânü mâ İbn-i Abbas rivayet ediyor yine. Ânin nebî sallallahu teâlânü mâ Bu hadisi kim rivayet etti? Ravâ Ahmedu Ahmed ibn-i Hanbel müsnedinde ve Tirmizi'yu Tirmizi'yi meşhur

  118. 53:00

    Kütüb-ü Sitte'den, Tirmizi'yi ve İbn-i Hibbâne İbn-i Hibbân çok büyük muhaddestir. Fî sahih, sahih hadisler topladı. Yani sahih hadisler sade, buhariyle, müslimle sınırlı. He? Değildir. Kütüb-ü Sitte ile, altı kitapla sınırlı değildir. Altı kitap ne? Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Tirmizi, İbn-i Mace.

  119. 53:23

    Sahih hadisler Kütüb-ü Tis'a ile de sınırlı değildir. Kütüb-ü Tis'a ne? Altıya üç daha ilave ediyoruz. Sünen-i Dârimî İmam Malik-i Muvattâ'ı Bir de Ahmed ibn-i Hanbel'i müsnedi. Üç ekledik altıya ne etti? Dokuz. Kütüb-ü Sitte ne demek? Sitte, altı demek. Tis'a ne demek? Dokuz demek. Kütüb-ü Sitte, Tis'a ile de sınırlı değildir.

  120. 53:46

    Çünkü dünya kadar daha sahih hadis toplamış muhaddisler var. Bunlardan biri de İbn-i Hibban'dır. İbn-i Hibban duydunuz mu hiç? He, İbn-i Hibban, İbn-i Huzeyme vesaire birçok muhaddis sahih ismini verdiği kitaplar toplamışlardır. Dolayısıyla dokuz kitapta yok diye, altı kitapta yok diye bu hadis sahih değil demek cahilliğinin efendim ortaya koymanın danışkasıdır yani.

  121. 54:12

    İbn-i Hibban da bunu fi sahihihi, bak sahih kitabında rivayet ettiriyor. Demek ki onun da sahihi var. Bizde var zaten onlar hepsi. Şimdi kardeşlerimiz ne buyuruyor? Leysem minna bizden olamaz. Bizden olamazsa kimden olacak? Çıktı gitti ister Yahudi olsun, ister Hristiyan mı olsun? Ne olacak yani? Bizden olamaz.

  122. 54:38

    Men o kimse ki lem yüvekkir tazim ve hürmet göstermedi elkebira büyüklerine saygı göstermeyen. Büyük derken burada ilimde büyük, amelde büyük, ihlasta büyük, bir de yaşta büyük. yaşta büyük. Ama yaşta büyükte de ne şart var? Yaşta büyükte de şart Müslüman olması ilim şartı yok. Yaşı büyüktür, âlim değil, hafız değil, hoca değil ama namazlı, abdestli, yaşlı.

  123. 55:04

    Namazlı, abdestli bir Müslüman'ın yaşlısına da hürmet etmek İslâm'da vardır, hürmet etmeyen bizden değildir, tehdidine dahil olur. Sonra ve ya raham, acımadıysa, es-saghîra, küçüklerine merhamet etmeyen İslâm ne prensipler, ne kaideler getirmiş Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem? Hep Mevla öğretti ona bunu.

  124. 55:26

    Hadisler de vahiydir, Efendimiz kafadan konuşmuyor, Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Küçüğüne acımayan ama bak şimdi bir de bak şimdi ne geldi? Ve ye'mur emretmezse bil marûfi İslâm'ın meşru saydığı emirlerini insanlara duyurmayan da bizden değildir. Hadi büyüğüne saydın, küçüğünü sevdin, büyüğüne hürmetin, küçüğüne de merhametli yap.

  125. 55:52

    İyiliği emretmiyoruz. Doğru bildiğimizi insanlara münasip dille, münasip ortamını yakalayarak tebliğ etmemiz lazım, bunu yapmıyoruz. Daha ve ya nehyetmediyse yapmayın, etmeyin, gitmeyin demediyse neden? Anil münkeri. Münker demek şerâatını inkâr etti, reddetti. Namussuzluklar, fuhuşlar, eşsizsellikler, bilmem lezbiyenlikler, bilmem içkiler, kumarlar, faizler, zinalar,

  126. 56:22

    haramlardan insanları nehyetmediyse yapmayalım kardeşim, bu haramdır, günahtır, ölüm var, kabir var, ahiret var, tövbe edelim, Allah'a dönelim. Bunları demeyenler, neme lazım diyenler, her koyun kendi bacağından asılır ama sonra bütün mahalleyi kokuttuğu zaman kimse mahallede duramayacak hale gelir, onu düşünmüyor.

  127. 56:42

    Efendim, bu şekil umursamayanlar, iyiliği emretmeyenler, kötülükten ne etmeyenler, bana dokunmayan yılayın, bin yaşasın, şeraat yıkılmış, tarikat bozulmuş, bana ne diyenler var işte ortada görüyoruz, maalesef bazı hocalar da bunlardan. Ben şahitlik ederim ki, İsmail Hoca bunlardan değildir. Ben şahitlik ederim.

  128. 57:05

    Ama her hocaya şahitlik edebilir miyim bu hususta? Eteben. Çünkü çoğu hakkı söylemiyor. Onun için hakkı söyleyenler lazım bize. İyiliği emretmeyen, kötülükten ne etmeyen, bizden değildir. Şimdi bizden değildir'i nasıl anlamak lazım? Ehl-i Sünnet'e göre bak, hadisi okumak yetmez. Ehl-i Sünnet uleması bu hadisi nasıl anlar?

  129. 57:29

    İki tane manası var. Bak ben hep Ehl-i Sünnet üzerinden gidiyorum. Eğer iyiliği emretmek, kötülükten ne etmek farz değil, ben milletle mi uğraşacağım, ben işime bakarım deyip de Allah'ın vaaz-ı nasihat farzını inkar ederse ve insanlara, büyüklere hürmet etmemeyi, küçüklere acımamayı ve iyiliği emretmemeyi, kötülükten ne etmeyi efendim helal sayarsa

  130. 58:00

    yani normal görürse, bunlar helal ya ne var bu zamanda kim kime dumduma ya bu zamana ne anlatacaksın adama ya, boşver git sen, işine bak. Bu zaman vaaz zamanı değil, emr-i mü'maruz zamanı değil, her koyun kendi bacağına asıl bilmem ne, Allah'ın farzlarını inkar ederse ve bu farzları terk etmeyi helal ve normal görürse bizden değildir demek Müslüman değildir, kafirdir.

  131. 58:27

    Çünkü harama helal diyen ne olur? Yavrum. Ama korkaklığından, pasifliğinden, pısırıklığından o ne der, bu ne der diye düşünerek iyiliği emretmezse, kötülükten ne etmezse o Müslümandır ama kâmil Müslümanlardan, olgun Müslümanlardan cennete ilk girecek zümrelerden değildir. Ehl-i sünnete göre anladın mı şimdi?

  132. 58:58

    Yoksa bir adam emr-i mü'maruz yapmıyor diye veya da bir çocuğa acımadı diye veya bir büyüye hürmet etmedi diye sen kafir oldun diyebilir misin? Diyemezsin. Yaptığın iş haramdır, günahtır, yanlıştır dersin. Ama bizden değildir. Ne demek bizden değil? Eğer o adam yaptığı işi helal kabul ediyorsa, haramı o zaman bizden değildir, kafirdir.

  133. 59:18

    Ama yaptığı işin yanlış olduğunu biliyorsa ya sinirime hakim olamadım, nefsime laf geçiremedim, sinirlendim veyahut da ben konuşamıyorum arkadaş, konuşuyorum bir şey ondan sonra bir şey yapamıyorum, tutturamıyorum, edemiyorum, korkuyorum, çekiniyorum işte. Maaşımdan ederler, yerimden atarlar, hapse atarlar, bilmem ne, korkuyor.

  134. 59:37

    Bu adama kafir denir mi? Denmez. Ama kamil Müslüman da denmez. İmanı kamil olsaydı iyiliği emrederdi, kötülükten ne ederdi? Bu hadis-i şerifi ne okudum? 162. hadis-i şerif. Ve alâ abdillâhi ibn-i Ömer'e radıyallâhu teâlânü mâ. İbn-i Ömer Efendimiz'den rivayet ediliyor. Yeblûh'u ulaştırıyor bihi. Bu hadisi kime?

  135. 1:00:03

    En-nebiyye sallallâhu aleyhi ve sellem'e ulaştırıyor. Yani ben Resûlullah'tan duydum diyor. Kim? Hazreti Ömer'in oğlu Abdullah Efendimiz. Bu revâul hâkimû. Bu hadiste hâkim rivayet etmiş, müstedrekte olacak. Vekâle buyurmuş ki sahihun alâ şartı müslimin müslimin sıhhat şartlarına tutuyor. müslimde niye yok?

  136. 1:00:29

    Şimdi bunu da söyleyelim bu arada. Mesela hâkim denen zat adı hâkim yani. En-neysâbûri hazretleri. Bu bir kitap yazmış, çok önemli bir eser. Adı el-müstedrek. Müstedrek ne demek? İlaveler demek. Bu neye ilave? Aleyhissalâtu vesselâm. Bukari ve müslüme ilave yazmış. E nasıl yazıyor Bukari ve müslüme ilave?

  137. 1:00:54

    Şöyle yazmış. Bukari bir hadise sahih demek için hangi şartları arıyor? O şartları hâiz olup da Bukari ve müslümde olmayanları müstedrekte toplamış. Anladın mı? Şimdi onun için diyor ki müslümün şartlarına göre bu hadis sahih. Ama Bukari ve müslüm şunu itiraf etmişler ki biz bu kitabımıza bütün sahihleri almadık.

  138. 1:01:23

    Yani yer yetmedi, ömrüm yetmedi, vaktim yetmedi, ben bunu seçtim. İmam-ı Bukari'yi ben diyor altı yüz bin hadis arasından bu hadis, sekiz bin hadisi seçtim diyor. Altı yüz bin hadisten. Anladın mı? Onun için Bukari yok diye bu hadisin aslı yok denebilir mi? Denemez çünkü Bukari'nin birçok kitabı var.

  139. 1:01:52

    Bukari kitabın adı değil. Bukari adamın nispesi. Adı Muhammed olacak, İbni İsmail olacak. Yani Bukari demek Bukaralı demek. Senin Trabzonlu, Trabzoni gibi. Benim Görelevi gibi. Anladın mı? Bukari kitap adı değil. Bukari'nin kitabının adı ne? El-Câmiu's-Sahih. Bukari deyip duruyor, daha adını sorsan kitabın adını bilmiyor, adamın adını bilmiyor.

  140. 1:02:23

    Ondan sonra hocaları kalkıyor fetva vermeye çalışıyor. Bu hadis aslı yok diyor, bilmem ne diyor. Ulan Bukari'nin adı ne? Yok, babasının adı ne bilmiyor. Bukari'nin kitabının adı ne? Onu da bilmiyor. Beyli cahillerle karşı karşıyayız internetlerde bunlar dolaşıyor. El-Câmiu's-Sahih. Sahih-ül Bukari de denir.

  141. 1:02:43

    Bu ne demek? Bukari birçok kitap topladı. Bukari'nin bende kaç tane kitabı var? El-Edebü'l-Müfret. Bu İmam Bukari'nin kitabı. Et-Târihü'l-Kebir. Bukari'nin kitabı. Efendim Halku Ef'alil İbad. Bukari'nin kitabı. Bu kitaplarında bir de Et-Tevsirü'l-Kebiri var, mefkut bulunmuyor, maalesef kaybolmuş. Büyükte bir tefsir yazmış, o maalesef yok, yazmalarda da çıkmıyor.

  142. 1:03:12

    Belki Hülagü baskınında Bağdat'ta birçok kitap zayi oldu ya, Dicle'de mürekkepler aktı, günlerce, haftalarca bütün kitapları, Moğollar Bağdat'ı istila edince bütün kitapları attılar dereye. Çok büyük kitap zayiatı oldu. Dolayısıyla İskenderiye'de en büyük kütübhane vardı. İskenderiye'de büyük yangın oldu.

  143. 1:03:33

    Mesela buralarda bütün ana kitaplardan bir kısmı gitti. Kitabı görüyoruz, ismi var, ismi yok. Mefkut diyor. Çünkü neden? Mahdudu da yok. Bunlar hep zayi olmuş. Efendim, dolayısıyla İmam Bukhari'nin dolu eseri var. Sen Bukhari diyorsun, Bukhari adamın ismi şeyi, künyesi, adamın ismi dediği, nispesi, nereli, Trabzonlu der gibi.

  144. 1:03:56

    Bukhari demek, Bukharalı demek. Bukharalı, herkes Bukharalı. Ama bu Bukhari, Bukharalı, bu hangi Bukharalı yani? Adamın adı lazım da. Onun için, El-Câmiu's-Sahih ismindeki kitapta 600 bin hadisten diyor, özet çıkarttım diyor. Dolayısıyla, hakim de müstedreki yaparken ne diyor? Bukhari, sahih olması için aradığı şartları veya Müslüm mesela bu hadis diyor,

  145. 1:04:22

    Müslüm bunu diyor, sahih Müslüm'de yok diyor. Müslüm adamın ismi. Bak, Müslüm o mübarek muhaddesimizin ismi. Bukhari isim değil. Müslüm isim, adam ismi. Anladınız mı? Bunları da bile bilmiyor kimse. Müslüm adamın ismi. Bukhari adamın ismi değil. Bukhari deyince hangi Bukhari diyeceksin? Ama Müslüm bir tane.

  146. 1:04:46

    Müslüm çok var da, bizim köyde de Müslüm var. Ama o ayrı bir şey. Yani, bu en neysaburi, nişaburlu, ondan sonra sahibus sahih, sahih-i Müslüm kitabını yazan, dediğin zaman o hangi Müslüm olduğu çıkar, anladın mı? Allah anlayışınızı, şuurunuzu ziyade etsin. Hâkim de diyor ki, Müslüm'ün şartlarını tutuyor, sahittir diyor.

  147. 1:05:12

    Bu hadis. Abdullah ibn-i Ömer'den geliyor. Ama sahih-i Müslüm'de bu hadisi ararsam var mı? Yok. Hâkim ilavelerde yazmış. Çünkü onun şartlarını haizdir, diyor. Bunlar, ne yapayım, hadis dersi madem, bir şeyler anlatmam lazım oluyor. Dahî hiç bilmeyen olur kaz, demiş. Kaz. Bir şeyler bilmek lazım. Ördek olmanın bir lüzumu yok yani.

  148. 1:05:39

    Buyurdu ki, sallâllâhu aleyhi ve sellem, Leyse minnâ bizden olamaz. Men hukukimizdeki nem-i erham acımadı sahîrana. Küçüklerimize acımayan. Ve yarif tanımadı. Hakka kebîdînâ. Büyüklerimizin, yaşlılarımızın, âlimlerimizin, hafızlarımızın, hocalarımızın hakkını takdir etmeyen, hürmetini bozan ve onlara değer vermeyenler bizden olamaz, diyor.

  149. 1:06:02

    Eğer, yine aynı manada anlayacağız ehl-i sünnete göre. Eğer bunlara saygısızlığı helal sayıyorsa, Kur'an ehline, hafızlara, âlimlere hürmetsizliği, sövmeyi, saymayı helal sayıyorsa, kâfir olur. Kâfir olur. Ama hürmet etmeyi beceremiyorsa, dangalaksa, andavallıysa, anladın mı? Kaba bir adamsa, bilmem ne yanlışlar yapıyorsa, o zaman günahkar olur.

  150. 1:06:27

    Ama kâfir olmaz. Ve ân-ı übâde tebdî-i sâmdî radıyallâhu teâlâ, übâde hazretlerinden, bunu da Ravâ-ı Ahmedî, Ahmed ibn-i Ambel, bir isnad-ı hasenin, senedi isnadı güzel, hasen bir isnad ile rivayet etmiş. Güzel derken, onun hadiste istila var. Lukat manası güzel demek değil o.

  151. 1:06:52

    mektu var, muğzal var. Dolu hadiste, muhaddisler usul geliştirmiş. Hasen de bu kaidelerden biri. Ama, zayıftan yukarı. Zayıf hadisten yukarı ki, zayıf hadiste bile faziletli amellerde amel ediliyor. Vattabarânî yutabarânî râd etmiş. Velhâkime hâkim râd etmiş. İllâ ennehu kâli. Ancak orada, lafızda farklılık var.

  152. 1:07:14

    Orada buyurmuş, leyse minnâ, bizden değildir. Bu hadiste ne buyuruyor? Leysemin ümmeti, benim ümmetimden değildir. Yani, bir rivayette bizden değildir buyurmuş, bir rivayette benim ümmetimden değildir. Kim? Ben o kimse gille, yücille tâzim ve hürmet göstermedi. Kebîrânâ. Bizim büyüklerimize hürmet göstermeyen, İslam'ın büyükleri kimlerdir?

  153. 1:07:37

    Ehli Kur'an'dır, ehli zikirdir, ehli takvâdır, hafızlardır, âlimlerdir. Ama ilmiyle amel eden âlimler, zındık âlimler de var. Ehli sünnet dışı sapık âlimler de var. Onlara hürmet gerekmez. Esasen, bil akis onları rezil etmek lazım.

  154. 1:07:55

    Şimdi bir dünya kadar hafız âlim ortada var, sünneti inkar ediyor, mezhebi inkar ediyor, hadis-i şerifi inkar ediyor. Bu adam hafız diye, âlim diye biz buna hürmet edersek ne olur? Halis Aydemir'in hürmet edilecek tarafı mı var? Nurettin Yıldız'ın hürmet edilecek tarafı mı var? He? Peygamberimize Mürşid-i Kamil diyen adama ben nasıl hürmet ederim?

  155. 1:08:16

    Benim Peygamberime hürmet etmeyene ben nasıl hürmet ederim? Öyle mi? E şimdi kusura bakma. Ondan sonra Mustafa Karataş, cennet cennet diyorlar, Araplar yeşillik görmemiş diyor. Bir de gitsin Kirasun'a gelsin, Kirasun'da cenneti görsün diyor. E bu adama şimdi ben tefsir profesörü diye hürmet edilir mi?

  156. 1:08:36

    Hürmet eden de dinden çıkar. Bile bile hürmet etse. Onun için büyüğümüze tazim etmeyenler, ve yaram sağır ana küçüğümüze merhamet göstermeyenler ve yarif hakkını bilmeyenler, alimlerimizin hakkını hürmetini bilmeyen alimlerimize saygı göstermeyen alimlerimiz, bizim alimlerimiz. Bizim ne demek? Ehl-i sünnet vel cemaat.

  157. 1:09:03

    Ehl-i sünnetten çıkana saygı yok. Sevgi yok. Hürmet yok. İtikadı bozuk adama kalkıp da anasını avradına söv demedik haşa. Hakaret et, tokat at da demedik haşa. Ama sevgi saygı ancak bizim ehl-i sünnetimizin alimlerine aittir. Anladınız mı? Bizim reddiye yaptığımız çarşaf listeye bakın. O çarşaf liste çok önemli.

  158. 1:09:28

    O liste yaptığımız reddiyeleri aslında bir yerde toplayıp bir kitap haline getirmemiz lazım. Mesela Mustafa İslamoğlu'ndan başlayan süreçte Yaşar Nuri'ye hürmet edilecek hali mi var yani şimdi? Dolayısıyla bunlar dirilmeyi inkar ediyor adam. Çürümüş kemik mi dirilecek diyor. Ebu Cevzi'ye niyeti bu yani.

  159. 1:09:47

    Bu adam büyük âlimdir ama aynı zamanda ilminden istifade edememiş, ilmi helak olmasına sebep olmuştur. Allah öyle âlimlerden olmaktan ve öyle âlimleri bulmaktan, dinlemekten ve öyle âlimlere saygı, sevgi beslemekten cümlemizi halas eylesin. Amin, muhafaza eylesin. Amin, ya mu'in, ya mucibe-i sâlih, ya hayra-l-mes'ûliyn ve ya hayra-l-mu'tiyn.

  160. 1:10:15

    Evet, kardeşlerimiz, bu hadis-i şerifler çok ama 164. hadiste aynı manada olduğu için kısaca onu da okuyabilirim diye düşünüyorum. Vâ-en vâsile tebnî-l-esgây radıyallâhu anhû Hazreti Vâsile'den rivayet ediyor. Büyük sahibidir. Gâle Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu. Leyseminnâ Bizden değildir.

  161. 1:10:34

    Men lem erhamsaghirana Küçüğümüze acımayan ve yucillekebirana büyüğümüze hürmet etmeyen. Yaşlılar da çok önemli. Namazlı, abdestli, Müslüman, mütedeyyin, muhafazakâr. Kendi halinde. Yaşlılara çok hürmet lazım. Yani yaşlı adam gelmiş, sen oturuyorsun minibüste, otobüste, metrobüste yani.

  162. 1:10:56

    Şimdi kalkıp yer vermek lazım. Buyur amca, hacı amca veya neyse buyurun efendim. Yani bunlar hürmettir. Yoldan geçin, kolundan tutusun geçirirsin. Bunlar değerdir. Bunlar İslam'ın şârıdır. Bunları yapmayan bizden değil. Ne demek bizden değil? Benim doğru bir ümmetim olamaz. Kamil, mükemmel bir ümmetim olamaz diyor.

  163. 1:11:17

    Yani kafir olmaz ama yaptığı işi helal görmezse ama benim adamım olamaz diyor yani. Benim adama böyle yakışmaz diyor. Terbiyesizlik yapamaz diyor. O da İbni Şihab rivayetiyle tabarani rivayet etti. Ama vasilete İbni Şihab vasile efendimizden ama böyle mesma kendisi işitmedi. Vasile hazretlerine kendi yetişmemiş.

  164. 1:11:42

    İbni Şihab bir vasıtayla. İbn-i Şîh'an bir vasıtayla, diğer bir tabiinden, bir zat vasıtasıyla rivayet yapmıştır, diyor. Evet, diğer hadis-i şerif, Amr İbni Şuhayb'ın Amr ibn-i Şuayb'ın babası vasıtasında dedesinden. Bu çok geçiyor. Hadislere merak olanlara söylüyorum. Bu Abdullah İbni Amr İbni As'tır.

  165. 1:12:10

    efendim söyleyecek yerde öyle dese biraz daha anlıyoruz yani. Orada Amr İbni Şuhayb'in Anebi'nin babasından diyor. İşte efendim o an ceddi dedesinden diyor. Esas rivayeti yapan kim? Dedesi. O dede kim? Amr İbni Şuhayb'ın babası Şuhayb. Şuhayb'ın babasının onun da babasından yani Amr'ın dedesi oluyor.

  166. 1:12:35

    O dedesi kim? Meşhur bildiğimiz Abdullah İbni Amr İbni As. 4 Abdullah'tan biri. Abdullah İbni Ömer, Abdullah İbni Abbas, Abdullah İbni Besot, Abdullah İbni Amr. O 4 Abdullah'tan biri. Ravi esas odur. Ceddi dediği zaman Amr İbni As'tır. Bunu da zor tespit ettik yani biz. Bu hadiste de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor.

  167. 1:12:57

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Neyse minna yine bizden değildir. Menlem verham acımayan, sağırana, küçüklerimize ve yarif tanımayan, şerefe kebirine yaşı büyük, ilmi büyük, irfanı büyük, takvası büyük ve fazileti büyük olanların şerefini tanımayan bizden değildir diyor. Şerefini tanımayan şerefsizdir diyor yani.

  168. 1:13:21

    Anladın mı? E Ravat-ı Tirmizi'yi, bunu da Tirmizi'yi rivayet etti. Ve Ebu Davud'e, Ebu Davud illa nehuka'le E Hazreti Ebu Davud'un lafında büyüğümüzün şerefi demedi ve yarif hakka kebirine büyüklerimizin hakkını, hürmetini tanımayanlar, terbiyesizlik yapanlar bizden olamazlar. Onun için burada, bu hadis-i şerifler İmam-ı Sindî'nin şerhi önümde.

  169. 1:13:44

    O da diyor ki, burada yaştaki büyüklük de önemlidir, ilimdeki büyüklük de önemlidir. Dolayısıyla İslam büyüklere hangi yönden olursa olsun, yeter ki ehl-i sünnet ve cemaatten olmak ve en azından bir tabi namaz, abdest olmak durumunda ama yani her türlü haramdan sakınamayabilir veya her türlü nafile, faziletli ameli yapamayabilir.

  170. 1:14:07

    Adam farzını yapıyorsa, beş vakit namazını kılıyorsa, yaşı da ilerlemişse yani yaşı ilerlemiş olan büyüklere zaten genel manada hürmet İslam'da matlup ve merhup bir ameldir. Dolayısıyla yaşı büyük olana bile hürmeti İslam emrediyorsa hem yaşı büyük hem ilmi büyükse hem ilminin yanında ameli de güzelse hem onun yanında takvası da mükemmelse yani bir

  171. 1:14:35

    Mahmud Efendi Hazretleri gibi bazı zatlarda bütün sıfatlar toplanıyor yani. İşte onun için şu anda da tabi var Mahmud Efendi gibi bir veli tanımıyorum ama yani Hafız Efendilerden, alimlerimizden Âlimlerimizden, büyüklerimizden kıymetli zatlar vardır. Allah şefaatlerine nail eylesin. Dünyada himmetlerine dâhil eylesin.

  172. 1:14:53

    Âhirette şefaatlerinden mahrum eylemesin. Âmin. Bu itibarla kardeşlerimiz, bir kalem verirseniz, şuraları çizebilirim. Çünkü sonra biz ders nerede kaldı diye unutuyoruz. Araya üç ay tatil veriyorum. Yani çünkü neden? Temmuz, Ağustos herkes köye kente dağılıyor. Okullar tatil oluyor. Eylül'ünde, 14'ünde bile başlıyor.

  173. 1:15:14

    Bizim de âdetimiz buraya gelmek. Efendim ilk salı ya. Ekim'in ilk salısı ne güne geliyor? He? Kesin misin? Tamam. 6 Ekim salı namaz kaça geliyor? Onu da söyler misin? Yatsıda olacak herhalde. Akşam çok düşer mi? Evet bunları bilelim. Ona göre amel edelim. İnşâAllahur Rahman. Ne hadisler var önümüzde, ne hadisler var.

  174. 1:15:47

    Ey gidi kardeşler. İnşâAllah tergibü teribinde hatim yapmayı Allah bize nasip eylesin. Âmin. 6 Ekim inşâAllah yatsı namazını müteakiben Rabbim Tebâreke ve Teâlâ sizlerle bizi cem eylesin. Mâni'leri izah eylesin. Yardımcıları ziyade eylesin. Sıhhat ve afiyetle hayırlı uzun ömürle muammer eylesin. Sevdiklerinizden gözünüzü aydın eylesin.

  175. 1:16:17

    Köy, kente, memleketteki istirahatlarınızı mübarek eylesin. Tatillerinizde cemaati kaçırmaktan, namazı kaçırmaktan muhafaza eylesin. Huzur üzere, sıla-i rahim niyetiyle herkes gideceği yerlere giderek salimen, gânimen dönmeyi ve cem olmayı, istimâ eylemeyi nasîb ve müyesser eylesin. Âmin, âmin. Bir hürmetli Allah'a ve yâsin.

  176. 1:16:44

    Şimdi kıymetli kardeşlerimiz duaları da bu şekilde yapmış bulunuyoruz. Burada da büyük bir külliye ilanı vardır. İnşâAllah-u Rahman hocamız hafızların yeri 60 hafız sıkıştılar şehrin merkezinde. Tabii merkezlerde de bu hafızlık, ilim biraz daha sessiz, biraz daha tenha yerlere uygun düşüyor. Şehrin kalabalığı veyahut da gürültüler, arabalar, kornalar, zurnalar

  177. 1:17:12

    yani hakikaten huzuru kaçırıyor. Bak burası mesela sessiz. Onun için burada hemen bir külliye başlanacak biliyorsunuz. Bin küsur metrekare yeni eğitim döneminde tefsir, ihtisas, fıkıh, Arapça eğitim programları için talebe kabulüne başlanmış. 5 Temmuz ile 12 Temmuz tarihlerinde mülâkatlar var. Burada ders okumak isteyen çok güzel hocaefenler var.

  178. 1:17:36

    Güzel ders okutuyorlar. Fıkıh, tefsir hususlarında ihtisaslar var. Allah ilimleri mübarek eylesin. Bereketlerini görmeden nasip eylesin. İnşallah 25 milyon cük, 25 milyon cük paraya ihtiyaçları var. 25 milyon adamın bir tanesi veriyor. 25 milyon öyle adamlar var, 25 milyon bir günde harcıyor. O kadar zenginler var ama o kadar Müslüman zenginler var mı?

  179. 1:18:04

    Cömert zengin var mı? Vardır inşallah. Onun için zengin fakir demeden Sultander'e yardımlarınızı talep ediyoruz. Ne verirseniz Allah yerini dolduracak. Bu külliyede yeni yapılacak yerde bitsin. Talebe de rahat etsin. Hafızlar da rahat rahat Kur'an'ını ezberlesin. Hocaefendiler de birbirine sıkışmasın, tıkışmasın.

  180. 1:18:24

    Şehir merkezlerinden biraz daha tenha. Şöyle ilme uygun zeminlere bu işi çekelim inşallah. Sizden Allah rızası için Sultander'e yardım istiyoruz. Sultander'le Hayder'in farkı yok. Diğer bizim hepimiz biriz elhamdülillah. Efendi Hazretlerimize bağlı onun mücedditliğinin şemsesi altında Hazreti Mehdi'ye kadar ulaşacak olduğunu Mahmut Efendi Hazretlerimizin vaat ettiği

  181. 1:18:48

    bu nurlu yolu, bu mübarek yolu alimlerle, vekillerimle yürüyecek buyurdu. İşte o vakillerin, iyiliği emredip kötülükten ne yetmeyen cemaat kurtulamaz, ümmet felah bulamaz derdi Efendi Hazretleri. İyilikten emretmek, kötülüğe ne etmek? İlim ister. Benden duyduğunu aktarırsın ama adam bir şey sorduğu zaman mutmut armut edersin.

  182. 1:19:11

    Cevap veremezsin yani. Onun için böyle bir ilim ehlinin yetişmesi ancak bu medreselere bağlıdır. Mekteplerin, okulların durumu ortadadır. Buralardan ehli ilim, ehli takmağının çıkmadığı ortadadır. Onun için Allah rızası için bu medrese çok büyük bir merkezdi. Hele bu yakada çok büyük bir merkez. Hiç böyle bir, bu yakada yok.

  183. 1:19:33

    Onun için burayı abat etmemiz lazım. Siz buraya destek olursanız, yardım ederseniz, etrafınızda zenginler, tanıdıklarınız var, ilgilenirseniz gelip proje hakkında bilgi alırsınız. Nasıl oluyor, ne oluyor, ben demirini halledeyim. emirini halledeyim, ben kömürünü halledeyim. Bu iş böyle olur yani. Allah rızası için hepiniz seferber olun.

  184. 1:19:51

    Allah da ocaklarınızı mamur etsin, dünyanızı, ahiretinizi mamur eylesin. Ben duacınızım. Şifa-i şerifin üç baskısı var. Şifa-i şerifin bulunduğu evde, ocakta, arabada, gemide zarar, zeval, hasar, batma, yanma, boğulma olmaz diye ulema ittifak etmiş.

  185. 1:20:15

    Şimdi otuz cüz yaptık. Hafızlar, hocaefenler toplansa hepsi bir cüz. Kırk dakikada, yarım saatte, kırk dakikada bütün şifa-i şerifi hastaya hatmedip okurlar, üflerler, şifasını bulur kalkar gider. Şifa-i şerifi otuz cüz yaptık. Ahıska yayınlarından bunları temin edebilirsiniz. O okuma, kendin okumak için büyük boy.

  186. 1:20:36

    Arabaya koymak için ama üste koyulacak. Belden aşağı tutulmayacak. Çantaya koyuyor, çantayı da yere koyuyor. Burada var şifa-i şerif. Şifa-i şerifte var yüzlerce ayet, binlerce hadis. Koydun onu yere kardeşim ya! Şifa alacağım derken belanı bulacaksın yani. Onun için kusura bakmayın, terbiyesizlik var.

  187. 1:20:58

    Bu terbiyesizlikleri Efendi Hazretleri çok kızardı yani. Kitap belden aşağı tutulmaz. Kitabın üstüne bir şey konulmaz. Kitabını, sayfaları sol elle açılmaz. Basılan yere bilmem neye, yüksek de olsa, merdivense basılıyorsa merdivene konulmaz. Kitaba çok tazim lazım. Kağıda bile abdestsiz tutmadım diyor alimler ya!

  188. 1:21:21

    Boş kağıda. Niye? Ayet-i hadis yazılabilir diye. Bak kağıda bile diyor. Yani çünkü neden? Bu kadar ayet-i hadis bize neyle geldi ağabey? Yazıyla geldi. Bu yazı neyle geldi? Kağıtla geldi. Vesilelere hürmet etmek lazım. Nerede kaldı ki içinde bu Şifa-i Şerif'in dünyadaki en büyük ilimler toplamış. Onun için size çıkarken Şifa-i Şerif arz ediyor, kadın erkek

  189. 1:21:46

    Bir de bu en mühim mesele, ben perşembe sohbetlerinde bu dergiyi anlatacağım, sonra siz vah vah vah vah! Yanıp kafanızı duvara vurmayın. Çünkü önümüzde ne var? Muharrem-i Şerif var. Hicri yılbaşımız geliyor. Öyle mi? Ve muharremde ne var? 10. gün var. 10. gün ne günü? Aşure, anca çorbasını yemeyi bilirsin.

  190. 1:22:13

    Orucunu biliyor musun? Gecesinin namazını biliyor musun? Gündüzünün namazını biliyor musun? Hasta olmamak için aşure günü bir şey öğrettim, onu yap çok kısa, bir sene hasta olmak yok. Orada yazıyor. Bir sene boyunca hasta olmamak için aşure günü yapılacak bir amel. İbn-i Abid'in, Burada var, sayfa 80.

  191. 1:22:40

    Aşure günü 25 ameli yapan cennetin ortasına gider. Bu 25 amel nedir? 25 tane amel var. Burada tırnak kesmesinden, hasta ziyaretinden, aşure çorbası pişirmeyi, onun en sonunda geliyor. Aşure çorbası en sonunda geliyor. Sen 24'ü yapmadan anca aşure nerede? Onun için bu 25 amel 74. sayfada başlıyor, 80.

  192. 1:23:06

    sayfada. Aşure günü bir dua öğrettim, alimler yazdılar. Kim onu aşure günü okursa kesinlikle imanını kurtaracak kafir ölmeyecek. Al sana üstün hatime en korktuğumuz şey gavur ölmek. 200 sene ibadet eden Bersiysa kafir öldü. İsmi Azam'ı bilen 10 bin alim yetiştiren Belham İbni Bahura kafir öldü.

  193. 1:23:33

    120 yaşında Ali Adem Efendi imanlı ölmek için dua talep ediyordu gelene gidene yalvarıyordu. Koca evliyanın kutbu. Onun için bu duayı kesinlikle 70. sayfada, 70-72. sayfada aşure günü şu duayı 3 kere okursan ömrüne uzatma bereketi geliyor. 69-70 arası. Eceli gelmiş olana o sene aşure günü okuması nasip olmayan dua.

  194. 1:24:02

    Yani o sene onu okumayan o sene ölecek demedik ha. Ona bakar bütün dünya ölmesi lazım okuyan yok ki. Öyle demiyoruz ha. Ne diyoruz? Kime okumak nasip olursa demek o sene ölmeyecek. Peki o zaman bu kaçıncı sayfada? 64-66. O zaman akla bir soru geliyor mu? Geliyor. Ne geliyor? Ecel ileri geri yapamayacağına göre bu duaları yapmanın ne faydası var?

  195. 1:24:32

    Güzel bir soru mu? He? Okkalı bir soru. Cevap var mı? 66. sayfadan 69'a kadar cevap, ayet, hadis. Peki. Şimdi mesele ne? Mesele şu. Ya, adam o zaman her sene okur, hiç ölmez. Değil mi? Çok akıllısın ya. Cevap. Ölecek olana o sene aşure günü okumak nasip. Bu kadar basit. Ama bizim bir arkadaş var, çok evhamlı.

  196. 1:25:12

    Ölmekten çok korkuyor. Beni arıyor, nasıl okunacaktı? Başında ne var? Sonunda ne var? Her sene takip ediyor böyle, ölmeyeyim diye. Hocam da iyi tanır onu. Onun da arkadaşıdır. Ondan sonra yani ya mübarek adam diyorum, yazdık işte orada, ne yazdıysak onu yap diyorum. Yine evhamlaşıyor. 7 kere mi yapayım, 10 kere mi yapayım, çift dikiş, öbür rivayet diyorum, öbür rivayeti de yap.

  197. 1:25:38

    Ben hepsini yapıyorum. E çünkü neden? Ömrüme bereket ya. Allah ömrümüze bereketler versin. Bu dergi ne dergisi? Haziran dergisi. Lale Gül'ün Lale Gül bir dergi değildir. Her sayısı kaç çift kitaba bedeldir. Onun için şimdi de Kaside-i Bürde'yi başlayacağız. Beyt Beyt, Havaslarını, Kaside-i Bürde'nin manalarını ve Havaslarını yazacağım inşallah.

  198. 1:26:06

    Önümüzdeki sayılarda basıyor. 160. sayısı çıkmış elhamdülillah. Ta eski dergilerden başladık, 200-300'ü de geçtik de en son dergimiz bu. İkide bir kapattılar dergimizi biliyorsunuz. Hapse attılar bizi. Elhamdülillah, 160'ı gördük. Allah 1160'ı da göstersin. Amin. Amin, amin. Bu haziran sayısı ilk olarak size geldi.

  199. 1:26:32

    Çıktı, basıldı. Bu şimdi size lazım olmaz gibi görünür. Ama aşure bu haziran ayının içinde olduğu için anladın mı kardeşim? haziran bitmeden aşure geldiği için bütün bu duaları ararsınız, bulamazsınız. Ben de sohbetlerde söylerim, vay bu nerede diye birbirinizi ararsınız. En iyisi derginizi sağlam alın, elinize, cebinize alın, kenarınıza koyun.

  200. 1:27:05

    ibadetlerinizi daha burada ben anlatamadım. Aşure gününün faziletleri 54-55. Aşire gecesi gününün namazları 53-54. Muharrem ayının ilk gece günü, üçüncü gecenin oruçları, namazları 21-26. Hicri yılbaşı, Muharrem'in ilk günü okunacak dualar. Hicri yılın son günü, zilitçenin. Yeni yılın ilk gününün oruçları, namazları, zilitçenin son günü oruç tutarsan,

  201. 1:27:37

    Muharrem'in de ilk günü oruç tutarsan ne oluyor? Geçen seneyi oruçla kapatıyorsun, yeni yılada oruçla başlıyorsun. Mevla'da ne buyuruyor? Ey benim meleklerim anasını silin. Bir sene tertemiz oldu. Bak bir gün son gün, bir gün ilk gün. Bunlar hangi güne denk geldiği, takvime de baksanız bazı buluyorsunuz ama burada hepsinin gününü de yazdık.

  202. 1:28:02

    En mühim şey zilitçenin sonu, ikindiden sonra. Sonra Muharrem'in başı, Muharrem'in biri ilk gün. Üçüncü gece çok önemli. Bunların hepsinde namazlar var, zikirler var, ibadetler var, 25 faziletler var. O aşure günde mahsus. Öbürleri zaten Muharrem'in başından ilk 10'u. Üç tane 10 var. Bir Ramazan'ın son 10'u.

  203. 1:28:26

    İki tane de ilk var. Muharrem'in ilk 10'u. Zülhitçe yeni geçti. Kurban bayramı 10. gün. Zülhitçe'nin ilk 10'u. İslam'da çok mübarek ve mukaddes üç tane 10 var. Anladın mı? Muharrem'in ilk 10'unu oruç tutsa, aşure günüyle orucu tamamlasa, 10 güne tamamlasa, cennetin firdevsine konar. Babasından miras kalmış gibi zahmetsiz konar.

  204. 1:28:54

    Bunların hepsini yazdım. Dünya kadar ayet, hadis ve rivayet yazdım. Burada bunu anlatmaya vakit kalmadı. Namaza kalkacağız. Allah bizden razı olsun. Haziran sayısını mutlaka okuyalım, okutalım. Maddi imkanları olanlar dağıtalım. Sevdiklerimize sen de amel et. Şu zikri oku bak, oruçları takip et. Hicri yılbaşımız geliyor.

  205. 1:29:15

    Bak harifler, Noel gelecek diye, yılbaşı gelecek diye, aylar evvel, süslemeler, püslemeler, çamlar, hindiler, kurban bayramı gibi hindi pazarları, efendim, çam süslemeler, ne ritüeller, papazların, azizlerin, bilmem ne, efendim, cehenneme zümeraların propagandasını, kültür emperyalizmi olarak bu millete dayatıyoruz.

  206. 1:29:45

    ve bu millet maalesef Noel'e değer verdiği kadar Muharrem'e, Hicri yılbaşına değer veriyor mu, vermiyor mu? Vermiyor. Biz bunu tersine döndürmemiz lazım. İşte iyiliği emretmek budur. İşte kötülükten ne etmek budur. Millete Hicri yılbaşıyı anlatmak. hicri yılbaşında oruç tut mübarek yeni bir yıla giriyoruz 1448'e gireceğiz bunu oruçla başlat bunları demek lazım

  207. 1:30:11

    Adama hicri yılını sorsan, senesinden haberi yok. Ayını sorsan, Muharrem ne, Zülhice ne? Haberi yok. Ona bakar. Ocakta maaş ne zaman? ona bakar, ocakta bakar Emekli ikramiye ne zaman? Şubat ne zaman? Onun işi gücü money money money. Paraya bağlı her şey. Halbuki ahiret neye bağlı? İmana bağlı, amele bağlı, ibadete bağlı.

  208. 1:30:36

    İbadetler neye bağlı? Belli mübarek günler, saatler, vakitler. Sen şimdi yatsı ezanı okunmadan yatsıyı kılabilir misin? Arafa günü gelmeden Arafat'a çıksan hacı olabilir misin? İslam'ın vakitleri var. Dönemleri var. İslam'ın mevsimleri var. Minarbaatun Hurum. 12 aydan 4 tane haram ay seçtim Allah buyuruyor.

  209. 1:30:59

    Bu 4 tane haram aydan biri de önümüzdeki Muharrem ayıdır. Şu anda da haram aydayız. Haram ayın oruçları var. Perşembe, cuma, cumartesi 3 gün peş peşe tutan 900 sene ibadet sevabı oluyor. Sahih! Nuh Aleyhisselam'ın ibadeti kadar. Peygamber olamaz ayrı dağla. Bak o kadar sevabı alıyor. Perşembe, cuma, cumartesi 3 gün.

  210. 1:31:23

    Bu neye mahsus? Haram aya mahsus. Zürrich'e de var. Muharrem'de de var. Muharrem'den sonra Safer, Rab'ü'l Evvel, Rab'ü'l Ahır, Cemaz-ı Evvel, Cemaz-ı El Ahır'da yok. Yeniden Receb geliyor, haram ay. Receb'de yine o oruç var. Ondan sonra Şaban, Ramazan haram ay değil. Şevval haram ay değil. Sonra ne geliyor?

  211. 1:31:45

    Zülkade, Zülhicce, Muharrem, peş peşe 3'ü. Şimdi Zülkade bitti. Zülhicce, Zülkade Efendi Hazretleri vefat etti. Zülhicce, Haç ayı, Arafat'a çıktılar işte zaten kurban kestik. Şimdi bundan sonra ne geliyor? Muharrem-i Şerif, Zülhicce, Hicri takvimimizde kaçıncı ay? 12. ay. Muharrem takvimimizde İslam'da kaçıncı ay?

  212. 1:32:07

    1. ay. Bunları bilmeyen adam kaz da olamaz, ördek de olamaz yahu. Cahilliğin lüzumu yok. Bize gavurların, emperyalizmin ritüellerini dayattılar. Bu millet İslam'ın aylarını, haram aylarını, mübarek geceleri, günleri unutturdular. Anca sevgililer bayramı, anneler günü, babalar günü, ananın babanın günü mü olur?

  213. 1:32:32

    Her gün ananın babanın günü ya. Ondan sonra cadılar bayramını bile şeye soktular. Ondan sonra ikide bir bayram, zaten deliye her gün bayram. Ondan sonra manyaklar bayramı kaldı, onu da yakında ilan ederler. Manyaklar bayramına çok iştirak olur zaten ve akıllı pek az kaldı. Onun için bırakın bu işleri.

  214. 1:32:54

    Bırakın. Kafirlerden, Avrupa'dan, Amerika'dan gelen bütün şeyleri terk edin. İslam'a dönün. Şeriat'a dönün. Kur'an'a, sünnete, ehl-i sünnete dönmenizi Allah için tavsiye ediyorum. Siz de bu vazifeyi emri bir maruf olarak herkese tebliğ edin. Allah hepinizden razı olsun. Okuyun, amel edin. Ömrünüze bereket, rızkınıza bereket, çoluk çocuklarınıza salah, takva, hidayet,

  215. 1:33:21

    maddi, manevi hastalıklarımıza şifa, dertlerimize deva, borçlarımıza eda, Gazze'ye halas, Filistin'e necat, Doğu Türkistan'a kurtuluş, İslam beldelerinde zulmen mazlum, hapislerde yatan mazlumlara esaretlerinden halas ve necat ve maddi, manevi cümle müşküllerimizin hallu asan olması için Fatiha Şerif'e niyetli okusun. El Fatiha.