Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 73. Bölüm 3 Şubat 2026
3 Şubat 2026 · 120 dk
16:43 / 1:59:51Şu an 16:43 / 1:59:51
Video bölümleri
- 05:03İmâm-ı Ğazâlî, Abdülkâdir Geylânî Gibi Evliyâullâhın Naklettiği Hadîslere Uydurma Diyenlerin Başına Gelecek Belâlar
- 14:04Sosyal Medyada Çıkan Her Haber İslâm'a Göre Delîl Sayılır mı?
- 16:43"Ben Bir Şeyi Söylemiş Olmasam da Benden Size Ulaşan Fâziletli Amele İ'tikâd Edip Amel Edenler Ecrini Alır" Hadîs-i Şerîfinin Kaynakları Nelerdir ve Mânâsı Nedir?
- 48:55"Ben Arap'tanım Ama Arap Benden Değildir" Diye Bir Hadîs-i Şerîf Var mıdır?
- 51:58Bir Sözün Hadîs-i Şerîf Olup Olmadığını Kaynaklara Mürâcaat Dışında Diğer Yollarla Nasıl Anlarız?
- 56:38Kimden Okuduğu Belirsiz ve İcâzetsiz İnternetten Konuşan Hocalara Aldanmayın!
- 1:06:56Dinden Uzak Câhil Cühelâ ile Oturmanın Zarârları
- 1:25:32Gökler ve Yerler Kimlerin Ölümüne Ağlar?
- 1:36:17"Sizi Beş Şeydan Uzaklaştırıp Beş Şeye Dâvet Eden Âlimlerin Sohbetini Dinleyin" Hadîs-i Şerîfindeki Beş Sıfat Nelerdir? Bunlara Sâhip Olmayan Dinlenmemelidir.
Transkript
299 satır
- 00:00
Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil Alemin ve Sallallahu Teala ala Seyyidil Mursalin Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecma'in Euzubillahimineşşeytanirracim Rabbim, şeytanın namazlarından kurtar. Rabbim, sizleri korusun. Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim.
- 00:35
Ya Rıfa'illâhu allatheen âmenû minkum Ya Rıfa'illâhu allâzîne âmenû minkum mâ allâzîne ûtü'l-ilmâ diracât. allatheen âutu il'ilmâ deracât Sadaqallahu l-Azim, Allahümme enfa'na min gur'ani l-azim, wa barik lana fi walhamdulillahi rabbil alemin, astaghfirullahil hayyi'l-qayyum, hassantukum bil hayyi'l-qayyum illadhi la mu'tu ebada.
- 00:59
ve defanetü a'nne ve a'nkumu s-suve bi-lâ hevle velâ kuvvete illâ bil-lâhi l-aliyyi l-azîm. Bu mübarek Şaban-ı Şerif'te beraat gecesinin akabinde bu ilim meclisine bulunduk elhamdülillah. İlim meclislerinde bulunmanın faziletleri var. imanın faziletleri hakkında. Zaten terkibü terkibden ders takip ediyoruz.
- 01:25
Takip ettiğimiz ders bu konulardan gidiyor, ne ikna etse. Yani bizim geldiğimiz noktada hadis-i şeriflerden 158, 159, 160 bu hadis-i şerifleri okuyoruz. Dolayısıyla buralarda da göreceksiniz ne kadar önemli bir ilim meclislerinde bulunduğunuzu. İnşa'Allah önümüzdeki tabi Ramazan-ı Şerif oluyor. Ramazan-ı Şerif'in ilk salısı uygun olmuyor, iftardan evvel oluyor sohbetler.
- 02:13
Teravihden sonra pek sohbet adeti yok. Onun için ondan sonra da biz Ömre'ye gidiyoruz. İnşa'Allah gidebiliriz hayırla, yani bayramda. O da Nisan'da da ilk salı yine burada olmamış oluyoruz. Onun için 5 Mayıs diye karar ettik. İnşa'Allah Mayıs'ın başında salı, sohbetleri bırakmayalım. Yaz, göz demeyelim.
- 02:38
Biz ilim meclislerine, hadis-i şerif meclislerine devam edelim inşa'Allah. Onun için 5 Mayıs'ta Allah Celle Celaluhu hayırla kavuşmayı, buluşmayı nasip eylesin. Önce dua edelim. Amin. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve âlihi ve sellim. Allahümme bâriklenâ fî racebe ve şeâbân ve bellignâ ramazân.
- 03:00
Allahumma barik lana fi Rajaba wa Sha'ban, wa ballighna Ramaḍān. Allahumma barik lana fi Rajaba wa Sha'ban, wa ballighna Ramaḍān. Allahumma barik lana Allahümme bâriklenâ. mübareklene fi racebbe ve şe'abân ve bellihne ramazân. Amin. Allahumma salli ala Seyyidina Muhammedin ve alaihi s-salam. Ya Rabbi Ramazan-ı Şerife'de Bedir gecesine de, Kadir gecesine de, bayram gecesine de
- 03:32
dostların gibi kavuşmak nasip eyle. Sahat ve afiyetle kavuşmak nasip eyle. İbadet ve adetlerimizi en güzel şekilde tembelliğe kaçmadan uyku hali basmadan, huzur üzere yapabilmeyi bizlere nasip eyle. İhlas ile, riya karıştırmadan, gösterişe bulaşmadan Sen rızan için Allah'ın izniyle. Sen rızan için amel edebilmek nasip eyle.
- 03:57
Amin. Allah'ımız salli alâ seyyidina Muhammed aleyhi ve sellem bu mübarek cemaat kadın erkek 5 Mayıs'ta da böylece toplanmayı müyesser eyle. Yardımcılarımızı ziyade eyle. Manilerimizi izale eyle. İlmin çok mani vardır ya Rabbi. Bu manileri ortadan bertaraf eyle. Ve ilim meclislerinden bizi mahrum eyleme ya Rabbel Alemin.
- 04:20
Salli alâ seyyidina Muhammedin ve aleyhi ve selleme. Duamızı yaptık. Şimdi sıradan hadis-i şeriflerden okuyayım. Bu arada alimlerle oturma konusuna geliyor. Bap orası. O bapı da birlikte müzakere ederiz. İnşa'Allahurrahman. 158. hadis-i şerif, terkibü terif, hafız müddinin derslerinden Mahmud Efendi Hazretlerimizin sürvetli takip ettiği bir kitap idi.
- 05:01
Onun için çok feyiz, bereketi vardı. Ve ânihu yine ondan diyor. Ondan dediği geriki râvi Ebu Reyre'ydi. Radıyallâhu anh Efendimiz'den. Kâle kâle Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'e buyurdular. Ben kim kedebe yalan söylerse, aleyye benim aleyhime bir yalan uydurursa, müteammiden tam kasıtlı olarak bu yalanı dini bozmak için,
- 05:28
İslam'ı bozmak için, helal'ı haram etmek için, haramı helal etmek için, hükümleri ifsad için, böyle Rasûlullah'ın aleyhine hadis uydurursa fellezebevve hemen hazırlasın makadehu, oturacağı yeri. Nereden hazırlasın oturacağı yeri? Sandalyesi nerede olacak? Minen nâr. Cehennem ateşinde ona makad, makad oturak demek.
- 05:53
Oturağını cehennemde hazırlasın buyuruyor. Tabi burada alimler çok izahlar yapmışlar. Bu hadisleri mütevatir derecesindedir. Müteammiden kasten demektir. Aleyhine de aleyhime demektir. Dolayısıyla tabi şu anda birçok hadisçi geçinen sahtekârların, hukkabazların efendim bu uydurmadır, şu uydurmadır, bu memlediye İmam-ı Gazâlî Hazretlerine, Abdülkadir Geylani Hazretlerimize,
- 06:24
İmam-ı Rabbani Hazretlerimizin mektubatında bulunan bazı hadisler hakkında falan Ehl-i Tasavvufun Evliyaullah'ın rivayet ettikleri hadisler hakkında ileri geri konuşuyorlar. Özellikle faziletli gecelerin, günlerin namazları, amelleri vesairesi bunlar. Ki muhaddisler bunları. Aliülkarî kabul ediyor. Leknevî kabul ediyor vesaire.
- 06:47
Birçok ulema kabul ediyor. Ondan sonra efendim İbn-i Salâh, büyük muhaddis kabul ediyor. Ebu Talib Mekke-i Kûtul Kulüp sahibi kabul ediyor. Yüzlerce, binlerce ulema. Mesela Ömer Nesefi Hazretleri hakaidimizin sahibi. Ömer Nesefi Hazretleri kabul ediyor. El-Yavâkıd isimli eseri bunlarla dolu. Şeyh-ül İslâm Hekkârî Hazretleri, Fezâl-i Amal'de vesaire vesaire çok kabul ediyor.
- 07:17
Şimdi hadisçiyiz diye çıkmışlar. İmam Gazali'yi beğenmiyorlar, Abdülkadir Geylani'yi beğenmiyorlar falan. Bunların bazısı da ehl-i sünnettir. Yani itikad olarak ehl-i sünnettir. Ehl-i sünnet oldukları için ehl-i sünnet değildirler diyemem. Diyemem ama bu namazlara, faziletli amellere bid'at diyorlar, şunu diyorlar, bunu diyorlar.
- 07:39
Onlar kendi hesaplarını verirler. Ama bunları işi ilerletiyorlar. İşi ilerletince İmam Gazali Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e iftira mı etti? Haşa. Abdülkadir Geylani'ye Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem iftira eder mi? Haşa. E bunlar haramlardan en çok sakınan, ve Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in buyurmadığı bir şeyi uyduracak adam mıdırlar?
- 08:06
Haşa. Onun için bu konuda çok büyük sıkıntı var. Bu hadisi onlar hakkında okuyorlar. Evliyaullah hakkında, diğer ulemamız hakkında okuyorlar. Yani bunlar cehennemliktir diyecek kadar ileri gidiyorlar. Yahu hiç Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'den onlara bir haber ulaşmasa, sahabeden, teâbîden, tebâbîn teâbînden, onlar kendi kapılarından
- 08:32
bu gecede şu namaz var, bu günde şu orucun sevabı var diyebilir mi ya? Bu işler Allah'tan gelmeden dinilebilir mi? Allah'tan Celle Celaluhu Rasûlü'ne geliyor Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem. Hadisler de vahiydir. Tabi lafza rivayet şartı yoktur. Mâne rivayetler de vardır. Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in mesele, sünneten, haseneten, sahih hadiste güzel bir çığır açan
- 08:59
fe levvec râvec men âmile bi'â. Kendi ecri, kendine amel edenlerin ecri de onlara kıyamete kadar devam edecek. Şimdi Şah-ı Nakşibend Hazretleri günde en az tarikatına girene beş bin kelime-i tevhid Beş bin lafzayı Celal'den başlıyor, ileriki derslerde kelime-i tevhide dönüyor. Beş bin diye bir sayı koymuş.
- 09:17
Şimdi bu ayette beş bin var mı? Yok. Hadiste beş bin var mı? Yok. E Şah-ı Nakşibend Hazretleri şimdi bunu koyarak dinde bir bidat mı çıkarttı? Haşa! Şah-ı Nakşibend bidat çıkarır mı ya? E şimdi nereden dayanıyor? İşte bak. Allah Teala ne buyuruyor? Üzgürullah, zikran kesiyor. Allah'a çok zikredi. Kur'an'da hiç bir şeyin çokluğu emredilmiyor.
- 09:41
Çok namaz kılın diye bir ayet yok. Çok zekat verin diye bir ayet yok. Çok oruç tutun diye bir ayet yok. Oruca teşvik var, namazdan bahsediyor, zekattan bahsediyor. Çokluk meselesi bir tek Kur'an'da. Yâ eyyuhellezîne âmen zikrullâhe. Zikran kesiyorlar, çok zikredin. İşte bak, ve zâkirînallâh kethîrun ve zâkirân.
- 10:04
Allah'ı çok zikreden erkeklere, çok zikreden kadınlara. Mesela orada iman, İslâm, oruç, namaz, ondan sonra efendim, birçok faziletli amel-i âyet teşvik ediliyor. Ondan sonra sadaka, işte sadakat, türüslük, vefakarlık vs. vs. Ama hiçbirinde çokluk yok. Zikre gelince çok zikreden erkekler. Burada hep kadınları da söylüyor.
- 10:37
O âyet acayip. Bir erkek bir kadın, bir erkek bir kadın. İnnel müslimîne vel müslimâti innel muslimîne vel muslimâti vel müminîne vel müminâti vel mü'minîne vel mü'minâti vel gânetîne vel gânetâti. Öyle gidiyor. vel gânitîne vel gânitâti. Öyle gidiyor. Hep o âyette, sade o âyette. Hep o ayette, sade o ayette erkek kadın, hep peşmiş.
- 10:51
Sade o ayette. Kadınlar başka yerlerde geçiyor ama, o ayette hepsinde kadın koymuş. Diğer ayetlerde var. vel müminîne vel müminâti bazı mümin, bazı mümin. Erkeklerle mümine kadınlar, birbirinin velisidir, sahibidir. Yardımcısıdır falan. Öyle ayetlerde geçiyor. Ama bu ayette, hangi sıfatı erkeklerde söylüyor, peşine kadınlar da zikrediyor.
- 11:17
Öyle bir ayet. Bak orada, birçok amel-i sâlihten bahsediliyor. Ama zikre gelince, çok zikredenler. E şimdi Şah-ı Nakşibend Hazretleri de, Resulullah buyurdu ki, güzel bir sünnet çığır açan, ecri kendine olur. Kıyamet gününe kadar yolculuğundan gidenlerin, ecri de ona yazılır. Onun için, baktı, tecrübe etti.
- 11:41
Beş binden aşağı zikir kalpte yerleşmiyor. Günlük. Günlük beş binden aşağı çünkü, sağa bakıyor, sola bakıyor. Gafletle. Rabıtası falan. Dolayısıyla, o zikir kalpte tesir etmiyor. Zikir sevap oluyor ama, kalpteki karanlıkları kaldırmıyor, perdeleri açmıyor, Allah ile kulu yaklaştıramıyor, şükreden gaflet var.
- 12:12
Beş bini olunca, beş binin de çoğunda yine gaflet ediyor insanlar. Fakat, beş bini olunca, aradan insan, zikrin çokluğunda, bir kalbe bir yerleşme, bir etkileşme, bir tesir hasıl oluyor. Çok olduğu zaman. E şimdi onun için, sen şimdi, Şah-ı Nakşibend Hazretlerimize, bidat çıkarttın, nasıl diyeceksin?
- 12:35
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor, benden sonra, ümmetimin alimlerine, velilerine, güzel sünnet çıkartma, güzel çığır açma, izni verdim diyor. Ama mevzu nereye dayanacak? Ayete, hadise dayanacak. Madem bir zikir çok emrediliyor, o da buna bir adet koymuş diyor, beş bin. Mevzuyu böyle anlamak lazım.
- 12:58
Bunun şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem iftira mı olacak bu? Onun için, burada, cehennemden yerini hazırlasın buyurulanlar, kasıtlı, İslam'ı bozmak için, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in helal dediğini haram diyor. Haram dediğini helal diyor. Resulullah iftira diyor. Bunlarla bahsediliyor.
- 13:20
Bu nettir. Bu hadis, Bukhari, Müslüm ve diğerleri ibadet ediyor. bu hadis şerif, birden fazla sahabeden ve muhaddislerden ibadet edilmiştir. Sahabeden, yani tek sahabe Ebu Reyle değil. Ama çok sahabe var. Sahih kaynaklarda, ve süneni, sünen diye geçen, işte Tirmizi'nin süneni, Bukhari'nin sahihi var, Müslüm'ün sahihi var, Tirmizi'nin süneni var, ve'l mes'aniydi müşnetler,
- 13:58
Ahmet İbni Hanbel'in müşnedi var, daha birçok alimlerinde, müşnedi de var, musannefi de var, ve gayri iman. Bunlardan başkalarında da zikrediliyor. Bu hadis çok sahiktir. Nihayet ulaştı, tevatür derecesine. Tevatür ne demek? Yalandan birleşmeleri düşünülemeyecek kadar fazla insanlar, farklı beldelerden, farklı zamanlarda aynı şeyi ibadet ediyorlarsa,
- 14:26
bunların birbirini görüp duyup, şimdiki gibi internet bilmem ne yok, bir tane bir şey atıyorsun internete, yalan haber akşama kadar, kendi o haberi uyduran da inanıyor. Çünkü neden? O kadar yayılıyor ki, doğruymuş ya diyor. Halbuki o uydurdu sabah yani. Dolayısıyla şimdi bunlara tevatür denmez. Neden?
- 14:46
Çünkü şu anda tevatür, haberlerin yayılması hızlandı ve yalan yanlış karışık oldu. Bundan dolayı şu andaki internetle, sosyal medyayla, bilmem neyle alınan haberlerin hiçbir hiçbir, ne bileyim, İslam'da delil olacak niteliği yok yani. Bir de yapay zekâları çıktı. Bir de adamın konuşmadığını kendi sesinden konuşturabiliyorlar.
- 15:09
E şimdi yapmadığını videosunu çekip yaptı gösterebiliyorlar. Felan felan yani şu andaki son seneler tamamen sosyal medyaya itimat kalkmıştır. Bundan dolayı kimseyi orada görülen bir şeyle, konuşulan bir şeyle vay bu adam bunu yapmış demek veya yapmamış demek felan şunlar bunlar artık İslam'da itibarı olan bir hüküm ifade etmez yani.
- 15:37
Ancak bir konuşması vardır. Konuşmanın baş sonu bellidir. Adamın görüşü bellidir. O ayrı bir şey. Onun için tevâtür demek yalanda birleşmeleri mümkün olamayacak kadar kalabalık demek. E şimdi burada yalanda birleşmeleri mümkün yani. Çünkü neden? Bir anda on bin, yirmi bin, yirmi bin, yüz bin, milyon izleniyor bir haber.
- 16:01
Halbuki yalan yani. Ben biliyorum yalan. Benim başıma geliyor. Benim başıma geliyor yalan. E bakıyorum akşama kadar bir milyon kişi kabul etmiş onu. Buna tevâtür denir mi şimdi? Denmez. Çünkü neden? Kaynakları sakar. Doğru kaynaktan çıkacak ki ondan sonra onun yayılması tevâtür olur. Yalandan beslenen bir haber, başı bozuk zaten.
- 16:29
Başı bozuk olduktan sonra sonunda tevâtür olur. O itibar edilmez. Onun için bu hadis-i şerif çok kuvvetlidir yani. Buyuruyor. Semura bin Cündep radıyallahu anh rivayet ediyor. Başka bir hadis-i şerif okuyorum şimdi. Yüz elli dokuzuncu hadis-i şerif. Ani Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e kâle, buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem,
- 16:53
Men haddese, kim anlatırsa anni benden bir hadisin, benden bir hadis okursa, yera, düşünürse ki ennehu od okuduğu kezibun, halis yalan, uydurulmuş bir şey. O da biliyor onu. Bildiği halde bunu millete anlatırsa, fe ve ahedül kâzibîne de okunuyor, kâzibeyni de okunuyor. Yani iki yalan söyleyenden biri de kendi naklederek olmuş olur,
- 17:21
ya da ondan evvel uyduranların zümresine katılır, yalancılardan biri de onu nakleden olur, buyuruyor. Ama ne buyuruyor bak, dikkat et şimdi. Ben şimdi İmam Gazali'den, radıyallahu anh, bir hadis naklediyorum kitaplarımda. Diyelim, Abdülkadir Gelen Hazretleri'ne çok naklediyorum. Şeşir-i Atülislam'dan naklediyorum.
- 17:44
Ebu Talibü'l-Mekki çok büyük veliyubahzinşan. Kutbul Ektap. Kültür Kulüp sahibi. İhyal-i Ümmettin de ondan almıştır. Ondan hemen hemen iki yüz sene evvel yaşamış. Mekke'nin dağlarında ot yemekten sapsarı olmuş. Sırf oruç ve ibadet. Ebu Talibü'l-Mekki. Kaddesallâhu aleyhi ve sellem. Hiç misli yok yani onun kitabı.
- 18:04
İşte mesela bu kitaplara hep şimdi itiraz ediyorlar. Halbuki onlar hadisler naklediyorlar. Onlar Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e senden benden bin kat yakın. Onun bulunduğu dönemde yani üç yüzler falan. İki yüz elli, üç yüzler. Ta o zaman iki tane, üç tane şeyle hemen Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e hadis geliyor.
- 18:23
Yani arada iki râvî ile geliyor. Üç râvî ile geliyor. Şimdi bize geliyor otuz, kırk arada râvî zinciri var. Tabi yine de sahihler belli. Ama o zaman zaten meclisler muhaddis dolu, ulema dolu, tebeyti abinin dolu. Anladın mı? İlmin en sağlam zamanı yani. Onlar bunları elleriyle yazdılar. O zaman matbaa yok.
- 18:47
Elleriyle yazdılar yani. Sonra onlardan istisaf ettiler vesaire. E şimdi ben bu hadisleri kitaplarımda rivayet ederken ben kendimin yalancı olduğunu düşünüyor muyum? Haşa. Niye? E çünkü İmam Gazali'nin yalancı olduğuna düşünmüyorum da onun için. Abdülkadir Geylani Radıyallahu anh'ın yalan uydurduğuna, hadis uydurduğuna inanıyor muyum?
- 19:11
Haşa. O zaman ben de onlardan bu nakli yaparken yalan bir şeyi, yanlış bir şeyi millete aktardığımı düşünüyor muyum? Haşa. Çünkü aldığım kaynaktaki insanlar sıttık. Hepsi sıttık. Kazip değil. Yalancı değil. Sadıktan da ileri. Sadık, doğru dürüst adam. Sıttık. Zerre geber yalanı yanlış olmayana sıttık.
- 19:37
Abdülkadir Geylaniler, İmam Gazali'yle Ebu Talib-i Mekki'ler bunlara tabi yüzlerce, binlerce Ömer Nesefi'ler ondan sonra. Bunların hepsi sıttıklardandır. Nebilerden sonra sıttıklar geliyor. E bunlar bir yalan, yanlış bir şey Resulullah'a isnat eder mi? Haşa. E ben de ondan naklediyorsam, ben orada yalan konuştuğumu, yalan naklettiğimi düşünür müyüm?
- 20:03
E düşünme. E ben ona inanıyorum. Resulullah da buyuruyor Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Men belehâ ve anillâhi fazîletûn. Faziletli bir amel rivayeti bir insana ulaşırsa şu namazı kılana şu sevap var, şu orucu tutana şu sevap var.
- 20:19
Şimdi Şaban ayının son Perşembe, Sultan Cennet'e giren son Perşembe, Ramazan'dan evvelki mesela. Böyle dolu ben anlatıyorum. Dergilerde, lânevülde bunların dolu yazıyorum. Kendi kitaplarımda yazıyorum. Bunları hep okuyun, istifade edin. Çünkü ben bütün büyüklerimizden naklediyorum. Ruhul Beyan tefsirinde İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri.
- 20:40
Dün gece 100 rekat namaz kıldı millet. Elhamdülillah Allah kabul etsin. Mahmut Efendi Hazretleri bunu kılıyor muydu? Kılıyor. Niye? Ruhul Beyan tefsirinde İsmail Hakkı Efendi yazıyor mu? Yazıyor. Abdülkadir Geylani yazıyor mu? Yazıyor. Gazali Hazretleri yazıyor. E şimdi bunlar Mahmut Efendi Hazretlerimiz, mürşidimiz, müceddidimiz kime bakar?
- 20:59
Tefsirlere bakar, İmam Gazali'ye bakar, Abdülkadir Geylani'ye bakar, İmamı Azam'a bakar. Şimdiki uydurukçu ilahiyatçılara bakacak hali yok. Kitaplar ortada, kaynaklar ortada. Biz bundan naklediyoruz. Edemem şimdi. Dolayısıyla burada faziletli bir amel sana ulaştı mı diyor. Bak bu hadis-i şerifi Ahmet İbni Hanbel Müsneddin'de rivayet ediyor.
- 21:27
Ebu Hüyale'ye Müsneddin'de rivayet ediyor. Buna ben bir kaynaklar yazdım. Şimdi zayıf hadislerle ilgili bir kitap hazırlıyorum. Orada bunun kaynaklarını koyuyorum. Ne kadar kaynağı var biliyor musun bu okuduğum hadisin işini? Ahmet İbni Hanbel'i duyduktan sonra zaten daha bir şey konuşma. Ahmet İbni Hanbel'de rivayet etmiş onu.
- 21:43
Yalan yanlış bir şey olsa koca Ahmet İbni Hanbel Müsneddin'de rivayet eder mi haşa? Hakim-i Tirmizi'yi rivayet etmiş. Ondan sonra orada dolu dolu dolu. Yani sizin tanımadığınız çok isim var da. Muhaddislerden tabii onlara çok konuşmana lüzum yok. Bu tanıdıklarınız meşhurları söylüyor.
- 22:01
Şimdi bu hadis-i şerifin Hasan olduğu. Hasan Ligayri oldu. İmam Zürkani, Büyük Muhaddis, Mebaib Şari'i diyor Hasan Ligayri'dir. Yani hadis Hasan'dır. Amel ne demek? Amel edilmeye salihtir, elverişlidir, ameledir. Bu hadiste ne diyor şimdi? Benden birine faziletli bir amel ulaşırsa diyor. Resulullah buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem.
- 22:24
Faziletli bir amel ne demek? Bir namazın sevabı ulaştı. Bir orucun sevabı ulaştı. Faziletli amel. Sadaka, bugün sadaka vermek. Her gün sadaka vermek sevap. Nafile namazı her zaman sevap. Nafile orucu her zaman sevap. Faziletli amelin sonu yok. Ama bir de bugünün orucunun şu sevabı var. Bugünün, bu gecenin şu namazının şu fazileti var.
- 22:46
Diye birçok hadis ve rivayet var. Bunlar sana ulaşırsa diyor. Bak bu Ahmet Nihambel'de, Ebu Yara'da bir sayfa kaynak yazdım. Tam bir sayfa durduğu kaynağı var bu hadise. Hasan Ligayri bu hadis. Yasmuhulil amel-i bi' diyor. Bu hadisle ameledilir diyor. Yani ne demek? Hüküm çıkabilir. Faziletli bi' amel sana geldi mi?
- 23:11
Geldi. Kimden geldi? Cübbeli'ye. E Cübbeli'ye nereden geldi? Cübbeli'ye de anası demedi herhalde. Cübbeli'nin de babası muhaddis değil herhalde. E nereden geldi Cübbeli'ye yani? Cübbeli'ye bakıyor, Abdülkadir gelen kitabına, Ebu Talib Mekke'nin kitabına, İmam-ı Gazali'nin kitaplarına, Ruhul Beyan'a bakıyor.
- 23:31
Cübbeli de sabaha kadar, akşama kadar ömrü kitapla geçmiş. On binlerce kitap okumuş, not almış bu adam. E sen şimdi bu adamın konuştuğu bi' şeyi, kaynak istersen kaynağını gösteriyor. Al da sana burada kaynağı var. Şimdi sana Allah'tan faziletli bi' amel ulaştı mı? Ulaştı şimdi. E yapmadın, yapma. Farz değil, vacip değil.
- 23:52
Yapmasan günaha girdin, dinden çıktın, ehl-i sünnetten çıktın diyen var mı? Yani dün gece yüz rekatı adam kılmadı. Biz ona niye kılmadın lan, bilmem ne sapık mısın diyor muyuz? Kılan, Allah kabul etsin. Kılmayanlara da nasip etsin. Allah bi' daha seneye de bize de nasip etsin. Böyle denir yani.
- 24:12
Şimdi adam kalkıp diyor ki, bu namazın aslı yok, bu namazı kılanlar günaha girdi diyor. Ulan namazı kılan günaha girer mi ya? İş kimi işti bu? Bu Ebu Bekir Sifir ne dedi bi' kere? Gazetede yazdı ya. Koca ehl-i sünnet alim bak, ehl-i sünnet diyorum ben bi' şey demiyorum. Diyor ki ragaip namazı kılanlardan günah işleyenler daha faziletlidir.
- 24:37
Şimdi bunu Vahdet gazetesinde yazdı. Neymiş malikilerden birinden şuradan buradan o da bi' nakil yapıyor. Yahu insan nakil yaparken biraz zerre kadar aklın varsa bu nakil bu müslümanlar buna ne der? Toplum buna ne der? Ehl-i sünnetin cemahiri buna ne der? Böyle bi' nakil olur mu ya? Adam diyor ki içki içen kumar oynamak daha iyidir diyor, rekaib namazı kılmaktan diyor.
- 25:02
Çünkü diyor rekaib namazı hadiste yok diyor, namazı sonradan çıkarttılar. Kim çıkarttı? İmam-ı Gazali çıkartmış, Abdülkadir Geylani çıkartmış. Velev ki İmam-ı Gazali, Abdülkadir Geylani böyle bi' namaz naklettiler. Biz onlara inanıyoruz. E tamam sen şimdi nasıl dersin ki içki içsen daha iyi bu namazı kılmaktan?
- 25:22
E tüh! İşte bunları yaptılar. Daha da isimleri çoğaltabiliriz. Şimdi bunların ilimlerine insan bu sefer ne yapamıyor? Ehl-i sünnet olduklarını kabul etmekle beraber böyle efendim ileri geri konuşan ve büyük alimlerimizin naklettikleri hadisleri ve rivayetleri günahlarla kıyas edip namazı günahla kıyas etmek.
- 25:49
Namaz rükû ve secde ya kerahat vakti değil. Bu namaz Kur'an-ı Sünnet'e muhalif bir namaz değil. Hani bir namazda bir rekatta iki rükû olursa dersin ki iki rükûlu namaz mı olur ya? Veyahut bir rekatta üç secde var dersen, sen de dersin ki ya arkadaş Kur'an'da sünnette bütün üç tane secde yok, bir rekatta iki secde var.
- 26:13
Bunları ben anlarım. Peki bu namaz Kur'an-ı Sünnet'e uyuyor mu? Uyuyor. Namaz Allah'ın tayin ettiği ibadetlerin en hayırlısıdır diyor Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Bu hadis sahih. Hepsi kabul ediyor bunu sayı olduğunu. İsteyen çok kılsın, isteyen az kılsın diyor. Yani neyi söylüyor bunu?
- 26:36
Nafileleri söylüyor. Farzlarda çok kılsın az kılsın diye bir şey var mı? Farzların vakti belli, rekatı belli. İnnâ salâte kâinat âlel mü'minîn iktihâben mevkûtâ. Namaz farz olmuş, vakitleri belli olmuş diyor. Rekatları belli diyor. Bu farz. Vacip bir vitir var. Onun dışında sünnetler var, müekkedeler var, gayrimekkedeler var.
- 27:00
Ondan sonra nafileler var. Bu nafile namazları. Adam kuştu, iki rekat kıldı. Mübarek olsun. Dört kıldı, mübarek olsun. Sekiz kıldı, mübarek olsun. Evvâbini dört kıldı, mübarek olsun. İlliğine yazılır diyor hadis-i şerif. Dört de kılsın. Çünkü sünnetten altı ediyor. Altı kılarsa on iki senelik ibadet sevabı işte, elli senelik günahı suaf ediliyor vs.
- 27:28
Tamam, bunlar tirmiziyle say hadis. Yirmi kılarsa cennette köşk günahı deniyor. Bu da tirmiziyle geçiyor say hadis. E şimdi adam ben yatsıya kadar kılacağım dedi. Peki sen bu adama bidat yapıyorsun diyebilir misin? Diyemezsin. Çünkü neden? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sana açık çek vermiş.
- 27:47
Namaz Allah'ın meşru ettiği ibadetlerin en sevgilisi ve en hayırlısıdır. Nafile namazlarda isteyen çok kılsın, isteyen az kılsın diyor. Şimdi bu noktadan gelirsek, Mahmut Efendi Hazretlerimizden defaatle duyduğumuz üzere, Rabiatü'l-Edebiye annemiz günde nafile namazı kaç rekat kılıyor? Bin rekat.
- 28:10
Bak, Mahmut Efendi Hazretleri kitaplarını okuyan, sohbeti dinleyenlerin kafasında var. Bin rekat. E şimdi bin rekat Rabiatü'l-Edebiye. Evliyanın, kadın evliyanın başbuğu. Zeynel Abidin Hazretleri'nin bin tane zeytin ağacı vardı bahçesinde. Her zeytin ağacının altında iki rekat kılardı. Yani ne oluyor günde?
- 28:32
İki bin. E şimdi hiçbir sahabe, tabi'in zamanında vs. Hasan-ı Basra, Rabiatü'l-Edebiye, Hasan-ı Basra zamanında hiçbiri dedi mi ki bu kadar da namaz kılınmaz, bitat olur dedi mi yani? Kim diyebilir bunu? Adamlara diyorlar, bir rekat namazı kılmayın, ferahat namazı kılmayın. Hazreti Ali'ye dediler ki radıyallahu anh.
- 28:57
Kerahat vaktinde adamlar namaz kılıyormuş. Şimdi bu kerahat vakti, biliyorsunuz işte ikindi namazını kıldıktan sonra biz hanefiler için artık daha akşama kadar nafile namaz kılınmaz. İkindi namazını kıldıktan sonra. İkindi ezanı okunduktan sonra demiyorum bak. Çünkü ikindi ezanı okunur, sen bir saat sonra ikindiyi kılarsın.
- 29:18
O zamana kadar yine nafile kılabilirsin. Sen ikindiyi kıldıktan sonra sana nafile daha kılamazsın. Yoksa millet ikindiyi kıldı diye sana bir şey olmuyor ki. Sen daha ikindiyi kılmadın ki. Senin için ölen ikindi arası oluyor. Oraya da dikkat etmek lazım. Dolayısıyla sen ikindiyi kıldıktan sonra akşama kadar nafile kılamazsın.
- 29:38
Değil mi şimdi? Güneş doğdu, işte yarım saate kadar bir mızrak boyu çıkana kadar işrak vaktine kadar nafile namaz kılamazsın. Öğlene yarım saat kaldı, kırk dakika kaldı, yarım saat kaldı. Artık yarım saatten sonra öğlen ezanına ne yapamazsın? Ama Şafii mezhebinde bir fark var. O diyor ki sebepsiz namaz kılamaz, sebepli namaz kılar.
- 30:03
Sebepli namaz ne demek? Abdest alsa abdest şükrü sünnette var mı? Var. Abdest şükrü sünnette olduğu için kerahat vaktinde de kılar diyor. Veyahut Tahiyyet-ül Mescid, camiye girdin, akşama yarım saat var veya işte öğlene on beş dakika var. Şafii olursan Tahiyyet-ül Mescid'de duruyor. Hanefi'de biz kılamayız.
- 30:24
Ama o diyor ki sebepli namaz. Niye sebepli namaz? Camiye girmek için de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem oturmadan iki rekat kılın buyurmuş. Onun için bunun bir sebebi var diyor. Burada bir camiye girme fiili var. Onun için sebepli namaz diyor. Hanefi'de bu yok mesela. Anladın mı? Eşilik adam gelmiş camiye, öğlene yirmi dakikada namaza duruyor.
- 30:46
Bizim Hanefi de efendim onu bekliyor şimdi. Ona dalacak ama ne zaman dalacağım diye bekliyor. O da selam, iyi ki selam vermeden dalmadı yani. Selam verir vermez. Ulan ne kıldın diyor. Hele bir de lazsa ortadan yarma gibi girer. Diyor ki ulan ne kıldın diyor. O da diyor ki Tahiyyet-ül Mescid kıldım diyor.
- 31:10
Ulan diyor kerahat vakti diyor, namaz olmaz diyor. O da diyor ki ben şafiyim diyor. O da diyor ki ne olursan ol diyor. Ulan böyle cahillik olur mu ya? Hanefisin ama rezil ettin bizi ya. Böyle Hanefi'den rezil olduk ya. Ulan adama ne olursan ol denir mi ya? Adam şafiyim diyor. Şafi'de hak mezhep, Hanbeli'de hak mezhep, Maliki'de hak mezhep.
- 31:34
Sen bunlara nasıl itiraz ediyorsun yani? Anladın mı? Şimdi onun için namaz bak şafi mezhebi sebepli olursa kerahat vaktinde bile kıldırıyor yani. Bunu anlamanız için söylüyorum. Şafi'de hak mezhep. Çok muazzam bir mezhep. Dolayısıyla sen şimdi ne konuşuyorsun? Namaza Mevla böyle mi söylüyor? Yüz rekat namaz böyle bir namaz yok.
- 32:00
Yüz rekat çok fazla bidat. Ya ne uyduruyorsun? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem teheccüdü kaç kılıyordu? Sekiz rekat kılıyordu. Vitri de gece kılıyordu. Üç de vitir on bir. Bazı kere on kılıyordu. Üç de vitir on üç. On üçten yukarı rivayet yok.
- 32:25
Adam şimdi diyor ki ulan Resulullah diyor sekiz rekat kılıyordu, on rekat kılıyordu diyor. Sen yüz rekat çıkarttın diyor. Bak şimdi ne kadar manyak salak bir konuşma şekli. Halbuki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem o sekiz rekatı, o on rekatı kaç saatte kılıyordu? He? Beş saatte. Altı saatte. Niye?
- 32:50
E secdede duruyordu, ayakta durduğu kadar. Rükûda duruyordu, kıyamda durduğu kadar. Kıyamda ne kadar duruyordu? İbn-i Abbas diyor Radıyallahu anh. O çocuktu zaten biliyorsunuz Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Vefat ettiğinde de yani İbn-i Abbas'ın yaşı, on yaşları falan. Ama çok akıllı zekatım, İslam'ın en büyük âlimi.
- 33:08
Allah Resulü'nün sallallahu aleyhi ve sellem duasını almış fıkıhta, ilimde sahabe arasında zirve. Yani Hazreti Ömer Radıyallahu anh ondan kaç yaş, elli yaş büyük. Ama Hazreti Ömer fetvayı ona soruyordu, on yaşına çocuk. İbn-i Abbas öyleydi. Yani bazı meselelerde. İbn-i Abbas Hazretleri diyor, ya diyor bir şey durdum diyor, namaza durdum diyor,
- 33:30
durdu diyor sallallahu aleyhi ve sellem. Ben de diyor teheccüd namazı, teheccüd. Cemaatle kılınır mı meselesine de delil oluyor bu hadis, sayı olduğu için. Namaza durdum, herhalde sol tarafına durmuşum. E tabi tek kılınınca, tek kişi cemaat olunca nerene duracak? Sağ çekti beni diyor, yani böyle şey yaptı diyor.
- 33:48
Sağ aldı beni diyor, ohoo! Bakara suresini okudu diyor. elli sayfa, iki buçuk cüz. Bir dakikadan en az kılsan, elli dakika. Ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem her ayette durdu diyor. Azap ayetlerinde Allah'a sığındı diyor. Cennet ayetlerinde Allah'tan cennet istedi diyor, dura dura okudu diyor.
- 34:11
Şimdi normalde biz en hızlı okusak bir sayfa, bir dakikadan aşağı okusan sakat olur. Düşün ki Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem tertil üzere okurdu, çok yavaş. Tertil üzere okuduğu için onun kaç dakika sürer? Yani o elli dakika mümkündür. Ya diyor rükûa eğilecek zannettim diyor. Oradan geçti Ali İmran suresine diyor.
- 34:32
Yani tabi İbn-i Abbas nereden durduk bu namaza dememiştir haşa ama. Yani biz olsak, yani adam bir hatimle teravihe girmiş, eşeği de kapıda hafif bağlamış yani. Nasıl olsa zannetti ki cetimam falan zannetti herhalde ki on beş yirmi dakikada teravi bitirilir çıkarır. Bir de hatime çatmış mı? Hatimde yavaş okuyormuş mu?
- 34:56
Ondan sonra iki rekat da selam vermiş, tane çıkmış. Ama çıkmış eşeğe demiş ki, bu iş inada bindi demiş, seni bir sıkı bağlıyorum demiş şu anda, ben demiş, bitireceğim demiş, bulamadım. Yani şimdi, arkadaş, sen İbn-i Abbas düşmanı olur mu aşağıya? Biz olsak, ya Resûlullah'ın yanındaki Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem tek cemaati sensin ya!
- 35:19
Bundan büyük fazilet mi var? Tehdit namazı için, tek cemaati sensin. Oradan diyor, Âli İmran'a geçti diyor. Oho, Âli İmran'ı da eklesem, en azından o da 40-50 sayfa, 30-40 sayfa, onu da ekle, 400'ü geçti. Ondan sonra diyor, yav rükûa eğilir zannettim diyor, oradan diyor, ondan sonra efendim, Nisa Sûresi'ne geçti diyor.
- 35:47
Nisa'da bayağı. Yani bir hesap yaptım, 5-600, 600 olsa, 500 olsa, 100 sayfa. Öyle mi? Bunu en hızlı okusan, bir dakikadan okusan şeyini, rükû, secde, namazı saymıyoruz. Sadece kıyamdaki kıraatı sayıyoruz. 120 dakika, ne ediyor? 2 saat. Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem okunuşuyla nasıl oluyor? Tertin üzere okuduğu için.
- 36:22
Ondan sonra diyor, bir de rükûa eğildi diyor, rükûda diyor, ayakta durduğu kadar rükûda durdu diyor. E bu sahih hadis. Şimdi adamın biri rükûda yarım saat Sübhane Rabbe lazım dese, sen dersen ki manyak mısın? Halbuki adam sünnet yapıyor.
- 36:42
Şimdi sizin 100 rekat diyor, 2 saat. Ben 2-3 saatte kılamıyorum asla. Sen nasıl kıldın öyle ya? Neyse sen de mübalağa yaptın herhalde canım. 2 saatte 100 rekat zor kılınır da. Neyse. Ben hesap ettim. Bir kulu Allah okuyordu. 9 saniye mi tuttu? Sen mi tuttun? 9 saniye mi? Ben bir kulu Allah, Besmele'si dahil, 9 saniyede okuyabiliyorum.
- 37:08
Ondan hızlı okuyamıyorum. Siz nasıl beceriyorsunuz? Ben onu da bilmiyorum. 9 saniyeden ben çarptım. 100 kulu Allah kaç dakikada okurum? 9 saniyeden? He? Kaç dakika? Ne yapıyor diyor. Kaç dakika soruyorum sana. He? 100 ikhlası 15 dakikada mı okur? 1000 ikhlası? 100 rekat namazdan 10 ikhlasdan Ne kadar ediyor?
- 37:41
He? 2 buçuk saat. Ama bunun bir rükûa eğilmesi, rükû, secdesi, ettehiyyatı yok mu? E bu 3 saatten aşağı bunu kılanın alnını karışlar mı? Kılar, kılar ama kim kabul etti yani? Bektaşi ne dedi? Abdest alıp canınız çıktı dedi ya. E sen ne yapıyorsun dedi. Ben abdestsiz kılıyorum, oluyor dedi ya. Yani şimdi abdestsiz kılıyorsan oluyor deyince abdestsizsin diye sana bir
- 38:12
alarmlar çalmaya başlamıyor yani. Veyahut emniyetten ulan abdestsiz kıldın gel bakayım nazarete diyen olmuyor yani. Ama Allah seni ne yapacak yani? Bir de bunun gebermesi var. Abdestsiz namaz kılarsan geberdiğin zaman görürsün yani. Abdestsiz kılan kâfir olur. E şimdi dolayısıyla burada Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem adam diyor ki
- 38:42
Ya Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem her gece kıldığı teheccüde sen zaten 200-300 kılarsın ya. Burada mühim olan Eftalü salatu lülkunü diyor. Yani namazın en faziletlisi. Rükû, secdesi fazla olan mı? Ayakta durup kıyamı fazla olan mı? Esas hadis-i şerife göre sahih hadislere göre ayakta fazla durulan eftal.
- 39:08
Yani buna göre mesela 100 iflasla 1 rekat kılsan 2. rekatta 100-200 iflas. Ya da 10 iflastan 20 rekat. Yani bu hadise bakarsan 100 kulu Allah ayakta okusan 1 rekat da daha fazilet. Anladın mı? Bazı alimler diyorlar ki buradaki mühim olan mesele 1000 iflasın okunmasıdır namazın içinde. Dolayısıyla sen istersen 100 iflas okuyarak 10 rekatta 1000 iflas oku.
- 39:39
Veyahut 20 iflastan Diyen alimler de var. Ama tabi hadis-i şerifte 100 rekat geçtiği için, rekat sayısı da 100 olarak beyan edildiği için Daha kolay oluyor. Öbür türlü insan sayıyı karıştırıyor, 10, 20, 30 kafayı karıştırıyor. bir de daha kolay oluyor.
- 40:00
Ondan sonra evhamlaşıyor. Az mı oldu, çok mu oldu? Bu sefer iflasın sayısını düşünmekten, iflasın manasını düşünemiyor. Bu sefer huzur bozuluyor. E bir de belin demir gibi tabakay oluyor. Yani ağrıyor. Bellerimiz ağrıyor. Onun için rükû, secde çok dengeli oluyor. 100 rekat elhamdülillah mesela bazılarına.
- 40:25
Kuş su gibi. Bazıları da pat küt, pat küt, pat küt. E hiç kılma daha iyi. 2 rekat kılsaydın bari kabul olsaydı. 100 rekat kılacağını. E niye? E tatil erkanı bozdu. Hızlı okuyor. Harfleri bozuyor. Kıyamdan kalkıyor, durmadan iniyor. Secde aralarında pat küt. E böyle namaz olmaz yani. Onun için şimdi sen 100 rekata bit at nasıl dersin?
- 40:51
Bak hadis-i şerife okuyorum şimdi. Daha bitirmedim. Mesela hadise bak şimdi. Allah'tan diyor, bir kuluna diyor, benden taraf diyor. Allah'ın bir faziletli ameli ulaşırsadır. O da onunla amel ederse. Mesela 100 rekatla amel etti. Rekabet gecesi 12 rekat namazla amel etti. Diyelim ki işte 13, 14, 15 ayağın bir orucunu tuttu, amel etti.
- 41:12
Diyelim ki Şaban'ın şu günün orucu, 15'in bugünün orucu çok önemliydi mesela, amel etti. E bu zaten Tirmizi'de de var. Faziletli bir amel ulaştı. Adam da onu aldı tuttu amel etti diyor. Hadis bu. Amel etti diyor. Vaca sevabini, sevabını umarak Allah bana mükafat versin diye. Allah'ın vaat ettiği müjde, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kafadan müjde veremez.
- 41:39
Allah'ın vaat ettiği müjdeyi de tasdik etti mi etti. Şüphe etti mi etmedi. Acaba demedi. Ulan acaba diyen adam 100 rekat ne yoruluyorsun o zaman. Madem şüphen var, bu namaz var mı, faziletli mi, şu bu bu bu, öyle şüphelici acele de girmez. O zaman ya bırak git işine. Demek ki diyor, mühim olan nedir diyor, sevabını Allah'tan umacak diyor, gösteriş yapmaması lazım.
- 42:05
İki, müjdesine inanması lazım. Bu hadis-i şerif olarak bize geldi alimler, boşuna yalan yazmak. Müjdesine de inandıysa diyor, tasdik ettiyse diyor, Allah ona o müjdenin sevabını verir mi? Verir diyor. Verir demekle kalmıyor. İşte burası sizi ilgilendiriyor şu andaki dersin. Niyet noktası burası. Verir demekle kalmıyor.
- 42:30
Ve inne mekûn kultu. O hadisi ben söylemesem de Allah verir diyor. Diye ki ben söylememişim. Alimler rivayet etmiş. Benden gelmemiş, başka birinden gelmiş. Ben söylemedimse de Allah verir diyor. Ve in kâne l-necâdnesu l-kâzi ben. Ona o hadisi rivayet eden yalancıysa da yine Allah ona o sevabı verir diyor.
- 42:52
Niye? Ve inne mekûn kezâlik. Onun aslı yoksa da kaynaklarda yine verir diyor. Niye? Namazın, orucun, zikrin, ibadetin aslı fazileti, sevaplı bir amel olduğu Kur'an'da var mı? Genel manada Kur'an bunları emrediyor mu? Sünnet bunları emrediyor mu? İsteyen çok kılsın, isteyen az kılsın buyuruyor mu? Bütün bu faziletli amelleri Allah ve Rasulü teşvik ediyor mu?
- 43:18
Kur'an, sünnet bunlarla dolu. Tesbih, fazileti, sevabı. Hep sahih. Ha burada diyelim ki, diyelim ki bir kaçak oldu. Birisinden bu çıktı, eski tabi dönemleri konuşuyoruz. Birisinden bu çıktı, oradanın oradanına 3-5 rabi ile kitaplara girmiş mesela. Bunlar öyle diyor. Biz ona böyle bir şey olacağına inanmıyoruz da.
- 43:40
Böyle bir şey diyorlar. E ona bakarsan adam Bukhari'deki hadislere de sahih değil diyor. Çünkü neden? Peygamberden 250 sene sonra yazıldı diyor. E şimdi Bukhari'ye sahih kitap o zaman o da gitti. Halbuki Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında yazmaya başladılar. Hadisler, Abdülhamid Amr Hazretleri yazıyordu hadisleri.
- 44:00
Geçen derste de söyledik bunu, birkaç derste de. Dolayısıyla şimdi burada mühim olan ne? Senin yaptığın iş, içki iç mi dediler sana? Kumar oyna mı dediler sana? Zina yap mı dediler sana? Eşcinsellik yap mı dediler sana? Ne dediler sana? Yüz rekat namaz. Nasıl kılacağım hacı abi? On kere Kuluvallah okuyacaksın.
- 44:24
E Kuluvallah okumakta bir günah var mı? Üç Kuluvallah bir hatip sevabı değil mi? E? On ihlasla. Bin kere Kuluvallah okuyan canlı cehennemden satın alır. Beraat gecesi beraat alacak. Niye bin ihlas okutuyorsun? Ben kere Kuluvallah et elfe merrabe ve dişte ra nefse minel lah. Muhammed Efendi Hazretleri'nin en çok duyduğumuz hadis.
- 44:45
Her katmağa çekenden evvel söylüyordu. Bin Kuluvallah okuyan canlı cehennemden satın almıştır. E şimdi beraat. Allah cümlemize nasip eylesin. Nasip ettiğine dün gece hüsnü zannediyoruz. Allah hüsnü zannımızı boş çevirmesin. Amin. E şimdi bin kere Kuluvallah. Bunu namazın içinde okumakla, namazın dışında okumak bunu bitata çevirir.
- 45:14
Ya Kuluvallah okusun da namazda okursan her harfe elli sevap, otuz sevap. Namazın dışında okursan bir harfe bir on sevap. Namazın içinde okuduğun Kur'an'da bir harfe otuz sevap, elli sevap katlanıyor zaten. E bunun namazda olması daha fazilet. E kerahat vakti mi? Değil. E Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki Bize erkan et, Leyletün nızmün şaban.
- 45:40
Şabanın on beşinci gecesi olduğu zaman Fekumu Leyla. Geceyi ayakta namazla geçirir. Şimdi sana yüz deket orada diyelim o hadiste yok. Başka hadislerde var. Sen diyorsun bu hadis Sahih Tirmizi'de, öbürleri Sahih değil, Tirmizi'de değil, İyyal-i Ümit'te de. Orada yüz deket geçiyor. Ya tamam da sana bu hadiste geceyi kıyamda, namazda ayakta geçirin buyurmuş mu Sahih'de?
- 46:05
Ne ile ayakta geçireceksin? Bostan korkuluğu gibi, baston gibi dikil, berat gecesinin hürmetine ayakta durma diye bir ibadet mi var? Kumu ne demek? Kıyam yapın demek. Kıyam ne demek? Kıyam ayağa kalkmak demek. Neye ayağa kalkıyorsun? Allah'u Ekber diye abdest alıyorsun önce. Ondan sonra Allah'u Ekber diye namaza niyet ediyorsun.
- 46:27
Allah'u Ekber diyerekten sonra Sübhaneke, Euzü, Besmele, Fatiha. Sure okuyorsun. Zam bir sure demek. Zam katmak demek sure. Kur'an'dan sure demek. Zam bir sure ne demek? Sure katıyorsun ona. İlave ediyorsun. E sure okuyorsun. E hadis-i hadise sana demiyor mu ki şabanın on beşinci gecesinde kıyam yapın?
- 46:48
E kıyam ne demek İslam'da? Namazın şartlarını sayıyorsun. Kıyam, kıraat, rükus, sücüd. Kıyam namazda ayakta durmak demek. Yoksa sokakta ayakta durmak demek değil ki. E bu gece berat gecesi. Resulullah burada ayakta durun. Onun için ben oturmuyorum arkadaş. Bu gece geziyorum. Manyak mısın sen? Yani bunlar kadar kafasız insan ben daha görmedim ya.
- 47:12
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sana açık çek vermiş mi? Namaz en hayırlı amel buyurmuş mu? İsteyen çok kılsın, isteyen az kılsın. Bu namazın bu kadar fazileti var. E tabi olur. Bin tane kuluvallah okuyorsun içinde. Nasıl olmayacak? Rekabet gecesi. Üç tane inna anzalna, on iki tane inna anzalna kur'an'ın dörtte birine tekabül ediyor.
- 47:33
Orada da kuluvallah okuyorsun. Ondan sonra on iki tane falan. En azından on iki rekatta yüzü geçiyor. Yüz kuluvallah okusa namazın içinde veya namazın dışında kütübetle beratü minel nazim. Cehennemden berat alır diyor. Bak yüz kuluvallahta da o müjde var. Elli kuluvallah okusa elli senelik günaha mağfiret olur diyor.
- 47:55
Kuluvallah haddi çok fazileti var. Adam sana kuluvallah ile namaz anlatmış yani. Ne anlattı sana yani? E şimdi bu faziletli amel sana ulaştı. Sen amel ettin. Allah onu verecek diyor sallallahu aleyhi ve sellem. Bitti. Mesele budur. Sen şimdi bu kadar hadis uyduran sahtekarları bırakıyorsun da sen hedefine İmam Gazali, Abdülkadir Ceylani'yi mi aldın?
- 48:19
Haşa haşa haşa. İşte bunlar korkarım imansız ölüler. Bunlar ehl-i sünnet olanları da tehlikededir. Çünkü İmam Gazali hadis bilmiyordu. Abdülkadir Ceylani uydurma hadisler aldı. Dediğin zaman ben son nefesimi kurtarmak ihtimali zorlaşır. Çünkü İmam Gazali'ler, Abdülkadir Ceylaniler normal bir vatandaş değil.
- 48:44
Bu kadar iyi. Ebu Talibimekiler, sizin daha tanımadığınız bilmediğiniz onlardan çok yüksek makamdakiler var. Onlardan geliyor bu hadisler. Dolayısıyla bir insan yalancı olduğunu bile bile bir hadis uydurursa ama bunu kasten yaparsa bir de bir şart daha var. İslam'ı bozmak için. Mesela uydurmuş. Ne uydurmuş?
- 49:10
Böyle bir hadis uydururlar şimdi. Ben Arap'tanım ama Arap benden değildir. Bak bu yüzde yüz uydurma. Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ne buyuruyor? Ehemmü'l-Arabeli selam. Üç şeyden sebep Arapları sevin. Niye ne Arap'ıyım? Ben Arap. Arap'ın Müslümanından bahsediyoruz. Gavurundan bahsetmiyoruz.
- 49:33
Arap'ın da gavuruna, Türk'ün de gavuruna, Kürd'ün de gavuruna lanet olsun. Kafirle ne işimiz var? Bizim kafatasçılıkla ne işimiz var? Ama Müslüman olanlarda Araplarda özel bir sevgi icap eder. Niye? Ben Arap'ım diyor. Vel Kur'an'a Arap'ıyım. Kur'an da Arap'ıyım. Kur'an da Arapçadır diyor. Senin dininin kitabı, Allah'ın kitabı Arapça ya.
- 49:57
Ve kelâmu elin cennet ve cennete Arap'ım. Cennet elinin cennette konuşacakları dil ne olacak? Arapça olacak. Arapça'ya düşman olanı Allah cennete sokar mı ya? Niye? Niye düşman oluyorsun Arapça'ya? Ya bu Araplar bozulmuş, şöyle olmuş, masan olmuş. Arapların liderleri bilmem ne olmuş. Tamam ona ben de varım.
- 50:18
Sen bir dersen, ben iki benden. Ama sen Arapların tümünü buna katarsan, bu kadar Müslümanını, âlimini, hafızını, hocasını, seyitleri var. Bütün seyitler Arap. Resulullah'ın torunları ehli beyt, dünya dolu âlim. E şimdi o zaman senin imanın gider. Öyle mi? Ne yaptı o Cemal-i Engin Gürten'e? Adam Selamun Aleyküm'e ne dedi?
- 50:46
Sen dedi Arap mısın dedi, Arap'ın selamını dedi. Konuşma dedi be ya. Bu adamda zerre kadar iman olabilir mi? Selamun Aleyküm. Ketebe Rabbukum ala nefs-i rahme, Kur'an'da. Selamun Aleyküm la nebtehil cahilin. Selamun Aleyküm tuttum fethul ve halidin. Sabaha kadar ayet okuyabilirim, Selamun Aleyküm ayetine.
- 51:10
Sen Arap mısın diye Selamun Aleyküm'e itiraz eden de zerre kadar iman olabilir mi? Arap'ın selamı diyor. Allah'ın selamına Arap'ın selamı diyor ya. İşte bakın. Onun için ben Arap'tanım ama Arap benden değildir. Bunu uydurmuş Yahudiler. Bu Yahudi, uydurma bu. Ha şimdi bunu böyle bir şeyi hadis diye rivayet eden birçok insanlardan da duyuyorum bu lafı.
- 51:39
Bunu hadis diye rivayet eden onu ilk uyduran yalancılardan biridir. Ve cehennemde yerini hazırlasın. Çünkü neden? İslam'ın ruhuna aykırı. Kur'an, sünnetin ruhuna aykırı bir rivayet. Tam bir uydurmaya. E şimdi adam mahu zemzem lima sürüverir. Zemzem suyu ne niyette içersen oğlum. Doğru mudur? Sahi midir?
- 52:06
Sahi hadis. Zemzem ne niyetle yersen oğlum. İçersen. Zaten zemzem yemektir diyor. Zemzem su değildir diyor. Zemzemu tağamu tuğmin ve şifaü sukmin. Hem aça yemektir, doyurur, hem de hastaya şifadır. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bebekliğinde biraz da kıtlık fakirlik de vardı da sade zemzem suyuyla günlerce hiç ağlamazdı.
- 52:33
Zemzem onu doyururdu. Ebu Zerri Hıfari Hazretleri hareme sığındığında yeni Müslüman olduğunda Mekke döneminde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem peygamberliği ilah ettiği dönemlerde müşriklerden de çok korku vardı o zaman. Ebu Zerri Hazretleri diyor harebde işte günlerce, kırk kümbünü olmuş. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buluştu.
- 52:52
Ne yedin, ne içtin? Zemzem mi içtim diyor. Çünkü zemzem aç bırakmaz. Ve hastalığa da şifadır. Ve ne niyette içersen. Mesela benim sakalım çıkmıyordu. Sırf zemzemi sakalım çıksın diye içtim. Çünkü ben ustura vurmadığım için çıkmıyordu. Çocukluktan beri vurmadığım için. Ondan sonra çıktı elhamdülillah.
- 53:12
Yüz kiloydum. Zayıflamak için içtim. Zayıfladım elhamdülillah. Hangi niyetle zemzem içtim? O oldu elhamdülillah. İmam-ı Suyutu da diyor ki ben de zemzem içtim. Hadiste diyor İbni Hacer'i geçmek için. O da onu geçmiş yani hakikaten. Dolayısıyla zemzemde bu rivayetler sahittir. Ama adamın biri patlıcan satıyormuş falan.
- 53:37
Patlıcan üretiyormuş. Bakmış ki patlıcan gitmiyor. O da biri hadis uydurmuş. Demiş gel ben zincire alayım. Patlıcanı ne niyetle yersen o olur demiş. Ondan sonra biraz patlıcan satışlarında artış olmuş ama cehennemde de yerini hazırlamış yani. Dolayısıyla buradaki mesele nedir? Benim aleyhime kasten yalan uyduran diyor.
- 54:00
Yani ne demek istiyor? İslam'ın ruhuna aykırı ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in buyurması ihtimali olmayan. Çünkü on ihlastan yüz rekat kılmak denince Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in konuşabileceği şeylerden cinsten mi bu? Konuşamayacağı cinslerden mi bu? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in buyuracağı şeylere benziyor.
- 54:20
Niye? Kulu Allah okumak, namaz kılmak, kıyamda durmak. Anladın mı? Onun için hadis-i şerifte buyuruyor. Size benden bir hadis ulaştığı zaman tüyleriniz ona yumuşuyorsa, kalpleriniz yatışıyorsa, sakinlik içinize geliyorsa, bilin ki o bendendir. Çünkü ben sizin Kur'an'a, sünnete muhalif aklınıza, dininize, şeratınıza muhalif bir şey ben söylemem.
- 54:48
Onun için de siz de ondan ürpermezsiniz. Ürpermezsiniz. Hangi hadisken insan anlıyor ki hadistir. Ama şimdi mesela bazı rivayetler dolaşıyor, bakıyorsun hiç hadise benzemiyor. Çünkü neden? Zaten kaynağı yok. Zaten alimler onun sakat olduğunu, uydurma rivayeti olduğunu belirtmişler. Bu mevzuyu böyle anlamazsanız, anladın mı, sahih hadis şartı getirir diyor.
- 55:13
Sahih hadis şartı getirirsen, Buhari'den, Müslim'den başka, Kütüphane'den başka hadis kalmaz. Halbuki, Buhari, Müslüm Kütüb-ü Sitte'yi toplasan, 40-50 bin hadis çıkar. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, peygamberlik döneminde, 23 senede, 40-50 bin kelam mı konuştu? Dolayısıyla, Ahmet İbn Hanbel kaç hadis biliyordu diyor?
- 55:36
Kâne'ye hafazı, elfe elfe hadis, bir milyon hadis ezbere biliyordu. Ahmet İbn Hanbel'in ezberinde, senediyle, istadıyla, rabileriyle, bir milyon hadis. İmam-ı Buhari diyor ki, ben Sahih-i Buhari'yi toplarken, 600 bin hadisten topladım. Orada ağır sıhhat şartları aramış. Onun için Sahih-i Buhari deniyor.
- 55:56
Yoksa İmam-ı Buhari'nin başka kitabı yok mu? İmam-ı Buhari'nin Tarikul Evsatı var. Mesela İstanbul'un fethedileceği hadisi, İmam-ı Buhari'nin sahihinde yok. Ama Tarikul Kebirinde var. Ahmet İbn Hanbel'in müşterisinde var. Anladın mı şimdi? Dolayısıyla illa Sahih-i Buhari'de var mı, Sahih-i Müslüm'de var mı diye şart koşmak, cahilliğin en büyük alametidir.
- 56:21
İmam-ı Buhari 600 bine hadis diyor. 600 bin hadisten bunları çıkardım diyor. Ama 600 bin tane hadis olduğu anlaşılıyor burada İmam-ı Buhari'nin ezberinde. Öyle mi değil mi şimdi? Ahmet İbn Hanbel'in bir milyon olduğu kesin. Bundan dolayıdır ki, siz zaten sizin işiniz, siz bu saatten sonra tahkik ehli olamazsınız, muhakkak yapılacak haliniz yok.
- 56:47
Sizin işiniz, ehl-i sünnet olduğuna güvendiğiniz alimlerin kitaplarında, sohbetlerinde geçenlere itikad edin ve onlarla amel edin. Yeter ki sohbetine gittiğiniz, kitabını okuduğunuz adam ehl-i sünnet olsun. Ehl-i sünnet bir alim olsun, bir de icazetli olsun. İnternet hocalarından olmasın. Nefzur, internet ne demek?
- 57:09
Adam kimden okuduğu belli değil, internette birden hoca olarak ilan ediliyor. Peki bunun hocası kim? Yani bu sen şimdi hüdayna bitmişsin. Mantar mısın, dağda mı çıktın? Nereden yetiştin yani? Senin hocan kim? Mahmud Efendi Kudsesur Hazretleri gibi bir zatın yanında 5 yaşından bu yaşa durdun vefatına kadar.
- 57:32
5 yaşından. Ne buyurdu? Ahmet tam ehl-i sünnettir. Ahmet'in sohbetini dinlemeyeceksin. Ya kimi dinleyeceksin? Tefsir Ruhul Furkan çıktı bak 20. yüzyılda çıkarttık şimdi. Ne buyurdu? Meşayih Ahmet'ten başkası razı değil, o yazıcı. Kendi oğlu bunu itiraf etti sonra yan çizdi. Sonra yan çizdi işine gelmeyince, ben doğru konuştuğum için.
- 57:56
Benden herkes yapamaz çünkü ben doğruluktan ayrılmam. Yanlışa yamuldun mu yatağını ayrı serersin. Benden işin yok. O zaman babasına hainlik et. Babasının sözünü koydu vasiyetini. Bana hainlik etmedi, babasına et. Babasına hesabını cevabını verir. Allah onu da ölmeden ıslah etsin. Hidayet etsin. Bir an evvel babasının rabıtasına yoluna dönmesini nasip etsin.
- 58:21
Biz de ona dua diyoruz. Biz kimseye bedduacı değiliz. Ama onlar bize beddua ediyorlar. Biz onlara etmiyoruz, biz dua ediyoruz. Şimdi, Ruhul Furkan kapıda getirdilerse. Bak 20. cilt. Ne buyurdu Muhammed Efendi Hazretleri? Bu tefsirin misli yazılmamıştır. 5 senedir yazamıyoruz. Efendimizin vefatından sonra çok kargaşalar oldu yani.
- 58:44
5 senedir elhamdülillah yazdık bitirdik. 20. cilt. Hud Suresinin yarısına geldik elhamdülillah. Ruhul Furkan tefsiri. Efendi Hazretleri buyurdu. Bunun her arzı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arz ediliyor. Ondan sonra kayda geçiliyor. Efendi Hazretleri buyurdu. Her gün 15 dakika bundan okuyun.
- 58:59
Tefsirler için ne misli yazılmamıştır. Bu onun tefsiridir. Onun emriyle yazılıyor. Ve bütün o başlangıçtır. Bütün yönetim, yöntemi o öğretmiştir. Ve tasdik etmiştir. Ve bunun bitmesi için de dua etmiştir. Allah da bana ölmeden evvel bunu bitirebilmeyi nasip eylesin. Baya bir yolumuz, yolculuğumuz var ama hızlanacağız inşaAllah.
- 59:19
Yani nasıl hızlanacağız? Davete hastalanıyoruz, davete yaşlanıyoruz. Sizin bir dualarınız bize yetişecek inşaAllah. Onun için Ruhul Furkan çok önemli. Hemen peşine 21 çıkacak. Hemen okuyun, amel edin, istifade edin. Şimdi onun için ehli sünnet olmayan adamın kitabı okunmaz. Ehli sünnet olmayan hocanın sohbeti dinlenmez.
- 59:43
İnternetler şeyh doldu, sahtekar doldu, hoca doldu, hacı doldu. Herkes bir şeyler anlatıyor. Ama senin kimden okudun, kimden? Hocan kim? Hocanı kim tanıyor? Seni kimse tanıdığı yok zaten. Hocanı kim tanıyor? Hocanı kim tanıyor? Benim şeyhimi bütün dünya gelmiş. 42 ülkeden 342 alim gelmiş. Bütün dünya bu asrın müceddidi Mahmut Efendi Hazretleri'dir.
- 1:00:14
Bunun kadar İslam'a bu yüzyılda hizmet eden yoktur diye ilan etmiş dünya. Benim şeyhimi müceddit Mahmut Efendi Hazretleri, tamam mı? Ben onu dizinin dibinde okudum yetiştirdim. Sen kimden okudun kardeşim? Kimden okudun? Hocanı söyle yahu. Hocanı söyle ben de sana söyleyeyim yahu. Şeyhi yok, mürşidi yok.
- 1:00:34
Melleme güle şeyhu, fe şeyhu şeytan. Şeyhi şeytan olmuş. Onun için şu anda çoklarının sohbeti dinlenmez. Çok seçici, çok seçici olmak lazım. Neden? Bir şeyi anlamazsın, yanlış anlarsın, doğru anladım zannedersin. Adam yanlış anlatır, sen onun yanlış olduğunu bilecek ilmin yok. Yanlışa doğru dersin, helak olur gidersin.
- 1:01:01
Hele bir de itikat meselesinde olursa hepten helak olur. Millet çok cahil. Çok cahil. Allah Allah. Yani en bu kadar sene tekkede büyümüşler, şeyhlerin torunları vs. Karşılaşıyoruz, ne diyoruz? Bir kelimeyi mi bile bilmiyor yahu? Bir icazet mi, icazet nedir bilmiyor yahu. Bir şey bilmiyor. Onun için Efendi Hazretlerimizi Mevla bize buldurdu.
- 1:01:26
Ölene kadar yolundan ayırmasın, kitaplarından ayırmasın, vekillerinden ayırmasın. Amin. Ehli Sünnet ulema sadece Mahmut Efendi yetiştirdi demiyor. Sami Efendi Hazretleri yetiştirdi, Mehmet Zahid Korkak Hazretleri yetiştirdi, Süleyman Hilmi Tuna Hazretleri yetiştirdi, Bedir Zaman Hazretleri yetiştirdi.
- 1:01:43
Herkesin hizmetleri var. Allah ehli sünnet olanların hepsinin hizmetleri makbul eylesin. Kabirlerini nur eylesin, derecelerini âl eylesin. Biz ehli sünnetin hepsine duacıyız. Ama ben kendi açımdan nerede yetiştin, seni kim okuttu diyene ben bunu konuşuyorum. Dolayısıyla efendim bizden yalan yanlış bir rivayet size uydurmalar gelmez.
- 1:02:06
Bizim kitaplarımızda, sohbetlerimizde dinlediğinizin mutlaka ulemada, evliyada kaynakları vardır. Biz kaynakta görmediğimiz bir şeyi rüyada görüp de kalkıp millete ilim diye satmayız. Rüyada da ilim öğretilebilir ama bizi kaynaklar bağlar. Cüneydi Bağdadi öyle buyuruyor. Bizim tasavvuf ilmimiz Kur'an ve sünnetle kayıt altındadır.
- 1:02:30
Kayıt ne demek? Bağlanmıştır. Eğer Kur'an sünnet dışına çıkıldığı zaman kayıt bozulur. Evliyanın seyyidi efendisi Cüneydi Bağdadi'dir. Ariflerin sultanı Beyazıt Pestami'dir. Bunların hepsinin lakapları vardır. Sultanın aşikliğine, aşiklerin sualtına bir farızdır. Birçok evliyanın ikinci binin müceddili İmam-ı Rabbani'dir.
- 1:02:57
Şimdi bunların hepsi demişler ki, Kur'an'a, sünnete ters düşenler havada da uçsalar kuşları geçemezler. Denizin üstünde de yürüseler dibindeki balıklardan iyi gezemezler. Onun için biz keşif, keramete bakmayız. Bizi istikamet bağlar. Allah istikametten, Kur'an sünnetin istikametinden ayırmasın.
- 1:03:39
Başka bir normal vatandaşa iftira etmeye benzemez. Normal vatandaşa da iftira edersen büyük günahtır, haramdır. Ve cehennemi hak edersin. Ama bana olursa çünkü Resulullah böyle buyurdu dersen o da buyurmadan dini bozan bir şey uydurduğun zaman Resulullah'a iftira ettiğin zaman bu işin zararı sadece bir şahısta, iki şahısta kalmaz.
- 1:04:02
İslam'a zarar verir. Allah'ın Resulü demek, elçisi demek. Allah tarafından mübelliğ ve tebliğcisi demektir. Normal vatandaş kendi kafasına konuşur. O da onun hakkında konuşur, o da onun hakkında konuşur. Uydurduysa haramdır. İftiraysa haramdır. Ama Resulullah'a iftiraysa başkasına benzemez. Bak hep ne buyuruyor.
- 1:04:22
Kim benim aleyhime benim dinimin aleyhine aleyheye dikkat edin. Aleyhime yalan uydurursa. müteammiden buraya dikkat edin, buraya dikkat edin. Ne yapacak? Kasten, kasıtlı uyduracak yani. Kasıtlı ne demek? Yoksa birinden ona bir rivayet ulaşmış, o da güvendiği bir kaynaktır, oradan naklediyor. Bundan mesul olmaz.
- 1:04:45
Çünkü bir kaynaktan naklediyor. Ama kendi uydurduysa uydurduysa kafasından, bir. İki, bu iş Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi Vesselem'in aleyhi neyse, iki. Üç, müteammiden, kastı var. Kastı nedir? Bak hadiste her seferinde müteammideni koyuyor. Kasıt ne demek biliyor musun? İslâm'ı bozmayı kastetmek. Zaten bunu yaptığı zaman ki müsteşrikler bununla uğraştılar.
- 1:05:10
E zaten onlar gavurken uğraştılar, gavurların zaten cehennemlik oldukları belli de. Müslüman olup da onlara alet olanlar da var. Femen kezebe aleyhim müteammiden feletebe ve mak'adehu minen nâri cehennemde oturacağı yeri hazırlasın. Niye? Dini İslâm'a zarar verdiği için ve bana iftira ettiği için buyurur.
- 1:05:30
Şimdi bu hadis-i şerifleri kim rivayet etmiş? Bir önceki hadisi Ravâ Müslimun ve Gayrû Müslim ve diğerleri rivayet etmiş. Bu hadisi de yine Ravâ Müslimun ve Gayrû Sayyidul Müslim ve diğer birçok hadis kaynakları rivayet etmiş.
- 1:05:44
Şimdi bu ilim önemliydi. Geldiğimiz noktada dördüncü baba geldi. Bab gidiyor tergib yani yeni bir bab gelmiş oldu benim anladığım kadarıyla. Et tergibu teşvik. Kitabın adı zaten ne? Et tergibu terhib. Okuduğumuz kitabın adı et tergibu ve terhibu. Et tergibu rahmetlendirmek, teşvik etmek. Ve terhibu korkutmak.
- 1:06:11
Çünkü İslâmiyet biliyorsunuz ya teşvik ya korkutma üzerine kurulmuş. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sıfatı olarak ne geçiyor? Mübeşşirân ve Nezîrân. Mübeşşirân müjdeleyici ve Nezîrân uyarıcı ve korkutucu. Bu iki sıfatla İslâmiyet. Kur'an'daki bütün âyetlerde ya cennet müjdeleri vardı ya cehennem tehditleri vardı.
- 1:06:30
Çünkü neden? İnsanlar ya kâfir oluyor ya günahkar oluyor. Onlara uyarı ve korkutma lazım. Onlara da müjde ve teşvik lazım. Burada da teşvik yapacak. Burada yeni bir vap açtı şimdi. Hafız Mevcid-i Hazretleri Büyük Muhaddis. Âlimlerle oturup kalkmaya teşvik buyurur.
- 1:06:56
Şimdi burada birinci hadis-i şerif. Rakam 161. Resulullah buyurdu İbni Abbas Sahabesidir. Bu hadisi ben çok okurum. Uğradığınız zaman. Siz de çok duymuşsunuz. Bir Riyaz-ı Cennet'in. Riyaz Ravza Necev'dir. Ravza bahçe demek. Ravza-i Mutahhara cennet bahçesi işte. Bahçe. Cennet bahçelerine dünyadayken uğradığınız zaman.
- 1:07:33
Dünyada nerede cennet var? İşte varmış. Uğradığınız zaman. Otlayın. Esas da rat'i kelimesi. Arapça'da yemek, içmek, otlamak. Hayvan bahçeye girdiği zaman ne yapacak? Yeşil taze ot bulursa. Otla. İnsan da cennet bahçesine girerseniz. Yiyin, için. Yani ne demek? Faydalanın. Bir daha bulamazsınız. Buldunuz, değerlendir.
- 1:08:02
Kâlu dediler. Ya Rasulallah. Ey Allah'ın Rasulü. Biz dünyadayız. Cennet bahçelerine nereden yolumuz düşecek ölmeden evvel? Kâle sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki Ve mâ riyadul cenneti. Cennet bahçeleri nerelerdir? Ya Rasulallah sorusuna cevaben. Kâle budu mecâlisul ilmi. İlim meclisleridir. Bu hadisin bir vaatine.
- 1:08:27
Vahilekul zikri. Zikir halkalarıdır. Bıçak çeken okunuyor. İşte vesaire. Zikir yapılan meclisler. Ama şimdi zikir yapıyoruz diyor. Defler, dümbelekler, atlayanlar, zıplayanlar, hançer sokanlar, bıçak çekenler. Böyle bir acayip zikir çeşitleri de var. Bunlara tabi ben bu hadis bunlara uyar mı? Uymaz.
- 1:08:49
Zikir dediğin huzur üzere okunur. Pataküte olmaz. Mevla gözler kapalı olur. Her şeyin bir adabı var. Değil mi? Ondan sonra, efendim, tek başına olur veya cemaatle olur. Katmağa çeken okunur. Zikir yapılır. Kur'an okunur. Lakin bunlarda edeb denen bir şey var.
- 1:09:09
Bağırarak, çağırarak, kalkarak, milleti rahatsız ederek, hayatta dolanarak, ondan sonra dans ederek, raks ederek, bilmem ne bunlar. Yani edebe muhalif şeyler. Şimdi ilim meclisleridir. İlim meclisleri. Burası ne şimdi? Sizce? Birisi film meclisi desin, bak ne yapıyorum. Buraya film meclisi diyebilir misin?
- 1:09:35
Kaç tane ayet, hadis, ne kadar ilmi, hikmet açıklayalım? Başladığımdan bir saat oldu. Saysan dünya kadar orada ilim çıkar. Her lafın arasında neler geçiyor anlayanlar için. İşte ilim meclisi. Meclis ne demek meclis? Oturulacak yer demek.
- 1:09:52
Şimdi siz burada meclisten demek oturuyorsunuz ama oturduğunuz yerde şimdi burada film de izlenebilir, dedikodu da yapılabilir, efendim tiyatro çevirenleri de izleyebilirsiniz. Herkes oturarak izliyor yani bütün bunları ama bizim oturum meclisimiz ne oldu? İlim meclisi oldu. Neden? Ayet, hadis okunmasının bereketinden.
- 1:10:22
Onun için buyuruyor ki, Ravâ bu hadis-i rivâyetette, Tabarani, meşhur İmam-ı Tabarani, çok büyük zat, Süleyman İbn-i Ahmet ismi, 260'da, Hicri 260'da doğdu. Hicri 260'da, hani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den 360'da vefat edildi. 100 sene yaşandı ama dünyayı hadislerle doğdurdu. Müslidü'l-dünya.
- 1:10:51
dünyadaki en büyük isnat sahibidir İmam-ı Tabarani. Anladın mı? Ve onların da arasında böyle lakaplar var. Anladın mı? İbn-i Dîn-i Dünya, İmam Tabarani, Hafız-u Dünya, Böyle, efendim, her âlimin, ulema arasında bir lakapları vardır. İmam Tabarani, Hil Kemir, Mocem-i Kemir, Yîn Besçit yani. Besçit kayıptı, sonra o da bulundu birkaç yıldır.
- 1:11:19
Bende var. aynakta bunu rivad ediyor. Ve fîhî, o hadiste râvîn, bir râvî var, lem yusemme, onun ismi söylenmemiş diyor. Ama taberani senet ve isnadıyla o ondan, o ondan diye getirir. Şimdi burada Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ne anlatmak istiyor? Ne anlatmak istiyor? İlim meclislerinde oturduğunuz zaman boş durmayın.
- 1:11:43
Malayani yapmayın. Dırdırgırgır yapmayın. Dünya kelamı konuşmayın. İlim almaya bakın. Sonra o ilimle de amel etmeye bakın. Şimdi burada Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ne hâlde Yoksa şimdi bir adam geliyor buraya arkadaşının hatırı için. Arkadaşın hatırı için de gelsem mühim değil. Adamın birinin dinsizi getirmişler benim sohbete.
- 1:12:03
Benim de o zaman sohbetler 3 saat falan sürüyor. Bir de sıkışık kalkın oturun, kalkın oturun. Adam zaten milletin yanına yanaştırmayan bir adam. öyle adamı almışlar, getirmişler. Bana da sormamışlar yani. Çünkü bana sorsan, ya öyle adamı özelde şey yapalım.
- 1:12:20
Şimdi hiç dinsiz, imansızsa falan bunu getirmeyin. Çünkü neden? Sıkışıklık da daha bedel. Yoldan çıkar, daha bedel. Bunlar ne biçim dinde? İnanacağı varsa da inanmaz. yani. Onun için bunlara biraz dikkat etmek lazım. Getireceğin adamı, getireceğin meclisi falan. Gerçi bana her adam uyar. Benim sohbete her adam uyar.
- 1:12:43
Yani her sınıf insan gelse bir şeyler alır gider. Veyahut da neyse. Adam da kalkın oturun, kalkın oturun. Adam üç saat. Demişler ki sıkıldıysan gidelim. Çok sardı demiş. Ha müslüman olmuş mu? Olmadı onu ben biliyorum. Çıkarken demişler hocayı nasıl buldun? Ben böyle bir şey görmedim demiş. Ama demiş az kalsın sabrettim demiş.
- 1:13:04
Kırk yıllık gavurluğumdan olacaktım demiş. Yani yine de gavurlukta direniyorum demiş. direniyorum demiş. İnşâAllah o sohbetin bereketi belki ölmeden veya hayattadır. Onu da bilmiyorum. Otuz, kırk sene evvelki olay bu. Yani demek istediğim, ilim meclisine adam geliyor ama ne niyetle geliyor? Birisi getiriyor.
- 1:13:25
Getiren ona köfte yedireceğim diye ben diyorum bak köfte, möfte köfte pahalaştı şimdi. Eskiden köfte ısmarlıyorsun diyorduk, şimdi püskürt ısmarlayayım mı diyeyim, ne diyeyim? Simit desen, simit 15 lira olmuş. Mah, mah, mah, mah. Onun için ne yapacağımızı şaşırttık yani. E biraz pahalılık var yani. Biraz derken sen anlıyorsun yani.
- 1:13:46
Anladın mı sen? Tamam mı? Türkler'e şaşırdım demiş Arap'ın biri. Sobanın etrafına geliyorlarmış. Donduk diye Uludağ'da. Arap da gelmiş Uludağ'a, onlar da geliyorlarmış. O da yarım yamalak Türkçe anıyormuş, Arap'a soruyormuş, o Türkçe biliyormuş, o da ona tertip ediyormuş. Millete geliyormuş. Her gelen böyle yapıyormuş.
- 1:14:08
Biraz soğuk var diyormuş. Halbuki dışarıda dursa donacak yani. Ondan sonra Arap da dayanamamış demiş. Efendi okurdu bunu. Biraz soğuk var. Demiş bu Türklere de şaşırdım kaldım. Soğuktan ölecekler hala biraz soğuk var diyorlar. Anladın mı? Efendi Hazretleri böyle dedi. Yani şimdi biraz pahalılık var yani.
- 1:14:32
Ondan sonra, dolayısıyla şimdi bu durumda millete köfte ısmarlayın getirin, gelirken ısmarlayın, dönerken ısmarlayın. Gelirken ısmarlamak çok iyi bir şey değil. Yer gider yani. Onun için sohbetten sonra yiyelim falan demek lazım. Bir şeyler ısmarlanır falan neyse. Adamı getireceksin, adamı getireceksin ama şimdi tabi burada tesir Allah'tan.
- 1:15:00
Hidayet yaratan ancak Allah. Kalp yaratan ancak Allah'ın tasarrufundadır. Kimsenin elinde bir şey yok. Ama ilim meclisine gelirken dedi ki niyet mühimdir. Niyet mühimdir ama yine ilim meclisinde bir insan bulunduğu zaman ona onun bereketi Lokman-ı Hakim Radıyallâhu anh. Aleyhisselam'da Peygamber'in irtilafı var tabi.
- 1:15:23
Aleyhisselam'da yine de denir de mübarek bir zat, Hakim, hikmet sahibi. Ondan bahsedeceğiz. Önümüzdeki derste çok. Çok hikmetli ilimleri var onun. Ders oraya geliyor. Lokman-ı Hakim Hazretleri öyle buyuruyor. Evladım diyor, alim ulema zümresiyle otur, cahil cühela zümresinden uzak dur. Niye alim ulema zümresiyle meclislerine git otur?
- 1:15:51
Çünkü sen bir şeyi bilmiyorsan sana bilmediğini öğretilir. Biliyorsan çift dikiş olur, o ilim sende yerleşir, tabit kalır. Bir de en mühimi buyuruyor, ilim meclisine Allah nur ve feyiz yağdırır. Melekleri gönderir, etrafını sardırır. Orada senin de günahların mağfiret olur. Ve onların tümünün affına mağfiretine seni de Allah katar.
- 1:16:20
Onun için sen alim de olsan ulemanın meclisinde otur, cahil de olsan ulemanın meclisinde otur. Alimsen ilmini artırırlar, cahilsen cehaletini giderirler. En mühim mesele onlara rahmet isabet ettiği anda, orada o rahmet sana da tecelli eder. Evladım, cahil cühelanın meclisinden uzak dur. Ayet okumaz, hadis okumaz, bir şey okumaz, tır tır tır tır kır kır, komedyen bilmem ne.
- 1:16:52
Fuzuli fuzuli meclisler. Bir de bilet veriyorlar ya. Biz sizde burada bilet kestik mi? Kirerken bilet kestik mi bizde? Yok. Efendi Hazretleri öyle dedi. Adamın birine dedi, niye sen camiye gelmiyorsun? Demiş ki, Mahmut Efendi'nin camisine gidersen adama zorla sakal bıraktırıyor. Sakalsız giremiyorsun, kapıdan seni kovuyorlar demiş.
- 1:17:14
Efendi Hazretleri de buyurmuş ki, yanlış demişler, sakalsız girersin ama sakalsız çıkamazsın demiş. Çünkü neden? İkna ediyor seni. Zorla sakalını çekip çıkaramaz ki. İkna ediyor seni. İkna, ayet okuyor, hadis okuyor, sen de diyorsun böyleyse bırakayım diyorsun yani. Mevzu bu. Onun için cahil cüvela meclislerinden uzak dur.
- 1:17:38
Neden? Bak Lokman Hekim'deki hikmetli sözlere bak. Neden? Eğer sen alim isen ama cahillerle oturuyorsan, bir alimin cahillerin içinde oturması neye benzer? Rezillik. Çünkü o cahiller onu ne yapar en sonunda? Maskaraya çevirirler. Alimin değerini bilmez ki. Ondan sonra biri öyle der, biri böyle der, gülmeye başlarlar.
- 1:18:02
Ayet okursun, hadis okursun, ondan sonra efendim adamlar seninle alay ederler. Ondan sonra da yarım imanlar varsa hep kendilerinden çıkarlar, ayet, hadis inkar ettikleri için, alay ettikleri için. Alim ile sohbet etmek lalümer can incidir. Cahil ile sohbet etmek akıbet can incitir. Mutlaka sonunda bir rezillik çıkar.
- 1:18:29
Çünkü ilmi yok, bir şey yok. Onun için sen alim isen cahillerle oturma. Neden? Senin ilmine yakışmaz ve senin ilmini körletirler. Cahil isen hiç oturma. Çünkü zaten cahilsin, seni zır cahil ederler. En tehlikelisinedir, Onlar orada yalan, gıybet, dedikodu, iftira, hahahi, kakara, kikiri yaparken Allah'ın bir gazabı belası gelir, sana da ortasında vurur.
- 1:18:58
Onun için mutlaka ilim ulema meclisinden ayrılmayın. Nerede sohbet buldun? Ayet okunuyor, hadis okunuyor, sohbet okunuyor, ehl-i sünnet ve cemasa efendim ehl-i sünnet olduğu sahibse hemen o meclise iştirak edersen, işte cennet bahçesinden istifade etmek bu olur ancak. Yine hadis-i şerifte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor,
- 1:19:21
İbni-l Hac, büyük müsesir muhaddis İbni-l Hac methalde bunu zikrediyorum, el methali var. Burada da İmam Feyyumi Hazretleri tergibu terbi şerhibu fethul karibul mücip çok önemli bir eser, böyle bir şerh yazılmamış yani. O da bu hadis-i şerif burada rivayet ediyor. Le meclisu ilmin Elbette bir ilim meclisinde oturmak Ula bu saat yanlış.
- 1:19:45
Ula bu durmuş. Hep 8.25. Ben de diyorum 8.25'te başladık, 9.25 oldu herhalde bir saat oldu. Ula mübarek adam beni şaşırtmayın. Yanlış saatlerden canım çıktı ya. Şu anda en büyük tehlike evden gelirken bile saat namaza kuruyoruz bilmem ne bizi şaşırtıyor. Yani yanlış saat çok tehlikelidir. Yanlış saat düşmandan daha tehlikelidir.
- 1:20:11
Kaç saat şimdi? Bakın bin beş he bin beş. Hay zaman olduk herhalde diyorum. Zaman içinde zaman yarattın Mevla diyorum. Ulan bana mı yaratacak Allah? Mevla evliya dururken benimle mi uğraşacaklar? Neyse epey bir şeyler konuşuyorum bile. Kaçta başladık o zaman onu söyleyeyim. 8.25'te başladık. O doğru muydu?
- 1:20:35
O zaman bu burada tam doğruydu beni görünce sapıttı yani. Allah Allah. Yok 8.25'te başladı ben öyle anladım. Peki bakın şimdi hadis-i şerif tadı damağınızda kalsın. Lemeclisu ilmin inde Allahü Teala. Bir ilim meclisinde oturmak Allah indinde ne kadar sevabı fazilet.
- 1:20:59
Şimdi bu gece siz bu müjdeye nail oldun. Efdalu daha faziletlidir. Bak daha faziletli ne demek? Eşit değil demek. Yani eşit değil ne demek? İlim meclisine oturmak daha üstün demek. Eşit değil. Efdalu daha faziletli demek. Daha üstün demek. Neden? Min ibadet elfi senetin. Bin sene, bin sene bir sene değil bin sene bir adamın ömrü olsa oldu mu?
- 1:21:28
Oldu Nuh Aleyhisselam'ın geçti bile bin sene. Yani bin sene yaşayanlar yok değil. Geçmiş ümmetlerde var. Bin sene ibadet. Nuh Aleyhisselam kaç sene yaşadı? Bin dört yüz elli sene. Bunun dokuz yüz elli senesi müşrik kavmine vaaz etti. Kırk yaşında da peygamber oldu. Diyelim ki tufan oldu. Tufandan sonra işte bin senesi doldu yani hemen hemen.
- 1:21:57
Ondan sonra tufandan sonra da yaşadı çok. Yine yüz binlerce çocuğunu gördü. Tufandan sonra halbuki gemide üç oğlu kaldı. Sam, Ham, Yafes. Bir de gelinleriyle beraber. Bütün dünya ikinci defa Adem Aleyhisselam'dan sonra Nuh Aleyhisselam'dan türedi. Onun için Ebu'l Beşer'i Sani. Beşer'in ikinci babası.
- 1:22:19
Adem-i Sani, Adem-i Sahir, Küçük Adem, Nuh Aleyhisselam oluyor. Çünkü şu andaki dünyadaki bütün yaşayanların hepsi bir Adem Aleyhisselam'dan olduğu kesin. Bir de Nuh Aleyhisselam'ın çocukları olduğu kesin. Ama Nuh Aleyhisselam'ın oğulları üç tane oğullar. Türkler Yafes'ten geliyor. Araplar Samoğlu'ndan geliyor.
- 1:22:43
Zenciler, Habeşler, Sudanlar Hamoğlu'ndan geliyor. Ayrı deva orada ayrılır. Ama Nuh Aleyhisselam'da bütün zürriyet insanlık birleşiyor. Onun için bin sene yaşadıktan sonra kalan 250 sene bir rivayet, 450 sene bir rivayet hep zaten ibadetle meşgul. Başka zamanda yapar.
- 1:23:04
Şimdi bir insan diyor bin sene ibadet yapsa ama şimdi biz bir sene, iki sene yaparız diyelim ki 50 sene, 100 sene yaptık. Arada günah karıştırıyor muyuz? Karıştırıyoruz yani. Ben şimdi ibadetten bir şeyler yapıyorum yani. En fazla ibadetim de ilime çalışmaktan oluyor. Kitap yazmak, ilime çalışmak. O da çok büyük bir ibadet.
- 1:23:26
Eser bırakmak, faydalanılan ilim kabirde devam edecek hayrımız inşallah. Ben bundan ümitliyim yani. İlime çok çalışıyorum ama arada günah karıştırıyor muyuz? Şimdi günahsız değiliz yani. Onun için burada bin senelik ibadet deyip bitirmiyor. Lâ yâsıllâhe fîhâ Lâ yûsallâhu da olur. Allah'a isyan edilmeden fîhâ o bin sene zarfında tarfete aynid.
- 1:23:56
Göz açıp kapayacak kadar azıcık bir zaman bile hiç günah yapmamış bin sene Allah'a masiyetsiz, gafletsiz günahsız bir ibadet hâlis, muhtes tulum çıkartmış tulum. Bin sene tulum hâlis. Bu adamın bin sene günahsız yaptığı sırf günahsız yaptığı sırf ibadeti buraya koy. Bir ilim meclisinde şurada hazır bulunmayı bu tarafa koy.
- 1:24:28
Hangisi eftal? Bir ilim meclisi eftaldir. Niye? Çünkü bin sene ibadet yapar, cahilce yapabilir. Ehl-i Sünnet itikadına muhalif olabilir. Bir meseleyi yanlış bilebilir. Çünkü ilim meclisinde oturmadan Amelini de tahsiye edemez. İlmi hal bile öğrenemez yani. itikadını da tahsiye edemez.
- 1:24:49
İlla ilim, illa ilim. İlimsiz iman da olmaz. Ben Müslümanım, inandım. E niye inandın? Allah'a nasıl inandın? Ondan sonra Allah baba dersen haşa, Allah gökte dersen böyle de gösterirsen haşa. Ne olacak şimdi hacı abi? Bugün birçok Müslüman gökte Allah var diyor ya. Hiç gökte denir mi ya? Gök yokken Allah neredeydi derim o zaman sana haşa ya.
- 1:25:14
Gökleri yerleri Allah yarattı. Sonradan yarattı. Gök mü vardı? Arş mı vardı? Allah varken başka bir mahluk mu vardı ya? Onun için ilim meclisi olmadan asla itikad da düzelmez, amel de düzelmez. Bundan dolayı ne buyuruyor? Burası da çok dikkatimi çekti. İzâ mâ tel âlimu. Âlim öldüğü zaman. Vekâ aleyküllül halk.
- 1:25:39
Bütün mahlukat ağlar. Hattet tayr fil hava. Havadaki kuşlar ve sebek fil mağ. Sudaki balıklar ağlar diyor yani. Çünkü sahih hadislerine geçiyor. Ve innel âlimu leysen hurulev men fissemâvât velâ hattel hitân fil bahr. Bu sahih hadis. Tirmizi Levser kaynaklarda geçiyor. Bir âlimin günahlarının affolunması için denizdeki balıklar da yâ Rabbi bunu affet diye istiğfar eder diyor.
- 1:26:05
Bu sahih hadis yani. Gökte yerde kim varsa bütün melekler âlimlerin günahları. Âlim yeter ki ehl-i sünnet olsun, İslam'a hizmet etsin. Onun da günahları olabilir. Ama gökteki yerdekiler onun günahları için istiğfar eder. Hatta denizdeki balıklar buyuruyor hadis-i şerifte. Onun için balıklar da ağlıyor.
- 1:26:25
E âlimin ölümünden balığın ne haberi var? E peki âlimin ölümünde balık âlimlerin günahı için istiğfar ediyor da ölümünden niye haber olmasın? O zaman balığın âlimden günahından ne haberi var? Balığın istiğfardan ne haberi var? Ama sahih hadiste istiğfar eder diyor.
- 1:26:43
Şimdi onun için yani gökler yerler ağlar diyor Kur'an. Bu nereden çıkıyor mesela? Hadislerde var da ayetten de delil var. Firavun ve hanedanını denizde boğduk diyor. Kaç bin kişiydiler yani? Bir milyon altı yüz bin ordu. Firavunun ordu. Beni İsrail, Musa as. ümmeti altı yüz bin kişi. Yani perişan tabi bir tanesinin altında bile eşek katır bile yok.
- 1:27:14
Hepsi yayan gidiyor. Hepsi kölelikten kaçıyor. Firavun hepsinin altında erkek at var. Bir milyon altı yüz bin bir tane dişi at bile yok. Bir milyon altı yüz bin ordunun altındaki atlarda bir tane dişi bile yok. Onun için Cebrail Aleyhisselam Firavunu şeye sokmak için denize girsin diye. Halbuki denize girmiyor.
- 1:27:40
Çünkü baktı ki deniz açılmış. Beni İsrail yürüdü gidiyor. E Firavun manyak mı? Ulan bu Musa'nın asası var. Ne işleri var? Denizi açtı yol yaptı gidiyor. Musa'nın yolu bana yaramaz dedi yani. Firavun anladı onu. Firavun girmek istemiyor ki. İşte Firavun'u orada denize sürükleyen ne oldu? Cebrail Aleyhisselam dişi ata bindi.
- 1:28:05
Dişi at geldi Firavun'un erkek atının burnuna bir değdi şöyle. O dişi erkeğin burnuna böyle bir değerse ne olur? Bir de güzelse yakışıklıysa bilmem neyse. Peki Firavun görmedi mi? Firavun Cebrail Aleyhisselam'ı görmüyor. At atı görüyor. Anladın mı? Cebrail Aleyhisselam görünmüyor. Çünkü Firavun dişi bu nereden geldi?
- 1:28:31
Cebrail Aleyhisselam görünmüyor. At görünüyor ata. Bu sefer atını zapt edemedi. Firavun denizin ortasında ortasını boyladı. Cehennemi boyladı. Şimdi burada Kur'an bir ifade kullanıyor. Firavun ve hanedanı bir milyon altı yüz bin atlarıyla erkek atlarıyla, kaliteli atlarıyla, adamlarıyla, gençleriyle bütün hepsi ordu genç hepsini geberttim diyor.
- 1:29:03
Ama gökler onlara ağlamadı. Yerler de ağlamadı diyor. Şimdi gökler yerler ağlamadı deyince bu ayetin tefsiri Hadis-i Şerif ne buyuruyor Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem? İşte bir mümin, alim öldüğü zaman gökler yerler ağlar diyor.
- 1:29:19
Şimdi gökler yerler ağlar diyor. E bu tabi bazen yağmurla gözüküyor bazen. Bazen çok kuşlar gelir. İbn-i Abbas Hazretleri'nin kabrinin üstü kuş doldu. Kefenin içine kadar girdiler yeşil kuşlar. Melekler geliyor. Bazı cenazelerde bu görünüyor. Mesela İbrahim Ahsen İbrahim Ahsen Hazretleri daha yakında vefat etti.
- 1:29:46
Seyyid İbrahim Ahsen Hazretleri benim de çok sevdiğim bir zat. Ben hapisteyken bir sene benim kürsümü, cemaatimi muhafaza etti. Allah ondan razı olsun, kabrin uğur olsun. Bak onun cenazesini Fatih Camisi'ne kılarken Üsküdar'dan video çekmişler. O videoyu ben izledim. Bir bulut geliyor, geliyor, geliyor.
- 1:30:07
Biz zaten camide baktık. Her yer apaçık. Bulut geldi tabutun üstüne. Yağdı. Sırf oraya yağdırdı. Arka taraf yağmıyor. Ve sonradan Üsküdar'dan biri bunu çekince hakikaten bulut gidiyor, gidiyor, gidiyor. Sırf Fatih Camisi'ne bizim cenazenin üstüne geliyor. Nasıl ki hadiste, sayı hadislerde var. Allah Teala meleğe emrediyor, buluta emrediyor.
- 1:30:34
Git şu arsayı sula, şu tarlaya yağmur yağdır. Yandakine yağmur yağdırma, şu tarlaya yağmur yağdır. Çünkü neden? Bu adam zekatını veriyor, uyuşturunu veriyor, fakirlere veriyor. Bu zalim vermiyor. Bu sayı hadiste riyası halinde. Geçen bir efendi çok anladırdı. Adam da aşağıdan giden adam meleğin sesini duyuyor.
- 1:30:56
Buluta söylediği ses. Git şu, şuraya doğru git. Şurada suyunu boşalt diyor. O da duyduğu için bulutu takip ediyor. Alttan adam buluttan gidiyor. Bulutun yağdırdığı yerde tarlaya giriyor. Adamı arıyor, buluyor. Bahçıvanın suyu, karıkları açıyor. Bir bu karık açmış, bir bu karık açmış. Suları böyle. Yandakiler kurumuş.
- 1:31:19
O da onu yakalıyor. Sen ne adamsın diyor. Ne adamım? Allah'ın kuruyum diyor. Yok sende bir şey var diyor. Yok bende bir şey yok diyor ya. Ya ben Allah'ın Müslüman kuruyum diyor. Ya sende bir şey var diyor. Niye diyor? Bak bu bulut sana özel geldi diyor. Senin arsana özel yağdırdı diyor. Ve ben buluta nereden?
- 1:31:37
Buluta neden geldi? Git, şuraya yağdır. Adam da zorlanınca rüya yapmak istemiyor. Ya diyor benim şöyle bir Allah Allah sözleşmem var diyor. Bu tarlanın ürün ve mahsullerinin yarısını fakirlere dağıtıyorum. Halbuki uşur onda bir. Yarısını fakirlere veriyorum, yarısını kendi ihtiyaçlarıma kullanıyorum diyor.
- 1:31:59
E desene mübarek adam, sen normal adam mısın diyor şimdi. Normal adam mı şimdi? Tarlası olanlarda böyle bir normal adam var mı? Yarısını veren. Ha işte sen normal değilsin diyor. Sana da özel işte böyle bulut gönderirler. Seyyid İbrahim Hazretleri'nin üzerinde o bulut. Geldi. Ha bu bazı alimlerde gözükür, bazı alimlerde gözükmeyebilir.
- 1:32:22
Mühim değil. Ama gökler yerler ağlıyor. Mihrapla namaz kıldırdığı mihrap ağlıyor. Mümin öldüğü zaman seccadesi normal sizin gibi bir mümin alim olmasanız da secde yaptığınız yerler ağlıyor. Seccadeler ağlıyor. Bu hadis-i şerif var. Onun için alimin ölümü İslam'da bir gedik açar. Kıyamete kadar o gedik daha kapanmaz.
- 1:32:50
Efendi Hazretlerimiz buyurdu bir alim öldüğü zaman oğlu onun kadar alim olsa da yerini dolduramaz. Çünkü neden? Oğlu kendi yerini doldurur, babasının yeri yine boş kalır. Allah buyuruyor düşen yıldıza yemin ederim. İşte Ulema ümmetiyken nücum fissema ümmetimin alimleri gökteki yıldızlar gibidir buyuruyor.
- 1:33:12
İnsanlar onlarla yolunu buluyor, hidayet buluyor. İşte nasıl ki kaptanlar eskiden şimdi böyle şeyler yoktu otomatik. Kaptanlar yollarını neyle buluyorlar denizlerde, okyanuslarda? Yıldızlarla. İşte onun için düşen yıldıza yemin ederim diyor. Tefsirde de diyor ki işte burada diyor ölen alime yemin ediyor diyor.
- 1:33:33
Defnedildiği zaman diyor bir yıldız kaymıştır. Ama nasıl bir şey? Şimdi bundan dolayıdır ki Ömer Ceylan Hazretlerini kaybettik biliyorsunuz. Abdülkadir Ceylan Hazretlerimizin torunu ve Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'in torunu tabi Abdülkadir Ceylan Seyyid olduğu için o da onu da tabi direkman Seyyid oluyor.
- 1:33:53
Yemen ulemasından. Mekke'de 50 sene ders okutmuş. Şafiilerin Mekke müftüsü. Bütün dünya İslam alemi şu anda ona taziyeler yayınlıyor. Biz tabi kendi aramızda ancak şey yapıyoruz. Ne yaptı? Endonezya'ya giderken bazı emni harfi orada mevlid vardı toplanacaklardı. İnsanlara vaaz ediyor. Orada 400 bin, 500 bin kişi toplanıyor.
- 1:34:17
Böyle sizin gibi 5 bin kişi değil, 2 bin kişi, 1 bin kişi değil. Endonezya'da falan sohbette 400 bin, 500 bin. Beni de çok çağırıyordu. Bu sene yine çağırdı etti. İşte şeyde Yemen'de derslerini okuttu talebelerine. Oradan Mısır'a geldi. Mısır'da dersleri okuttu. Oradan Uman'a geçti. Uman'da dersleri okuttu.
- 1:34:39
Uman'dan Endonezya'ya giderken uçakta kitap bakıyordu. Ondan sonra birden fenalaştı. Kelime-i Şan'da Kelime-i Tevhid vefat etti. Ondan sonra birden fena oldu. Şimdi gökte, uçakta vefat etti. Cuma gecesi vefat etti. Gurbette öldü, şehittir. Hasta öldü, şehittir. İşte efendim Cuma gecesi ölen şehit. Çok şehit olduğuna dair dolu hadis-i şerifler okuyabiliriz.
- 1:35:00
Ama bak İslam aleminde büyük bir gedik açıldı yani. Çünkü çok yüzlerce, binlerce, on binlerce alim yetiştirmiş. Mekke'deki en büyük alimleri Seyyid Maliki Hazretleri var diye meşhur. Seyyid Maliki'nin babasından okumuş yani. Kendisinden değil, babasından okumuş. Onun adı Seyyid Alevi Maliki'ydi, babasının adı.
- 1:35:20
O Hazreti Ali'nin soyundan olduğu için onların ismi öyle oluyor. Ondan sonra Türkiye'deki Alevi manasında değil yani. Efendim Hasan Meşatlar'dan, Muhammed Emin Kütbilerden ne büyük alimlerden okumuş böyle bir faziletli alim.
- 1:35:35
Şimdi tabii kıymetleri onlarla alaka konuşuyor. Tabii Türkçe'ye biz tercüme ediyorduk vesaire. Bazı meclislerde de geldiniz, siz de bulundunuz herhalde. Onun da sohbet ettiği, Efendimiz Hazretleri'nin sene devriyelerine gelirdi. Her nereye çağırsak gelirdi ama dünyada çok büyük ilim ve iz bırakmıştı.
- 1:35:50
Allah şefaatine nail eylesin. Makamını âli eylesin. Geçmiş meşayihine ilhak eylesin. Dostlarına bahşeylesin. Ve yeri doldurulamayacağı kesin olmakla beraber zürriyetlerinde alimler var. Allah onlardan yolunu yürütmelerini nasip eylesin. Amin. Onun için ilim meclisi kurmak için alim lazım. Alim ölünce ilim meclisini kim kuracak yani?
- 1:36:16
Yine bir adı şerif burada. Bak demin söylediğimin şeyi ya. Ne buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem? La teclizü mâ kulli âlim. Her âlimin sohbetine gitmeyin. Hadi bakalım. Her âlimin meclisinde beraber oturmayın. İlla âlimen ben size Muhammed Mustafa olarak sallallahu aleyhi ve sellem bir âlim tarif edeceğim.
- 1:36:43
Yet'ûküm sizi çağırıyor min hamsin ilâ hamsin. Beş şeyden uzaklaşmaya, beş şeye yaklaşmaya çağırıyor. Bu sıfat kimde varsa o âlimle otur. Öbürü âlimse de oturmayın. Her âlimle oturmayın. Bak demin konuştuğumuz zaman ben bu hadiseyi şimdi burada onu düşünmemiştim ya. Bu şerhte zaten terkib-i metnedir.
- 1:37:05
Ne buyuruyor şimdi? Mineşşekki ilel yakîn. Size şüphe vermekten uzaklaştıracak, yakini, şüphesiz, kesin inanca sizi davet edecek. Adam şimdilik âlim. Kim âlim? Halis Aydemir. Diyanetin en üst kurulundaydı. Neyse kurtulduk oradan, ilk on beşten çıktı. çıktı. Çıktı ama beladan kurtulamıyorsun, bütün milleti zehirliyor, Kâlizâ-i Demirden'e.
- 1:37:32
Halis Aydemir'den. Şimdi adam hadisleri okuyor, okuyor, okuyor, peşine de diyor ki bu hadisler de sahittir diyor. Peşinde ne diyor ki? Bak bak aynı böyle ha. Ben diyor sahitten okudum. İbn-i Hibban'ı takip etmiş adam ya, muhaddis adam. İbn-i İtban'ı da hak etmiş adam ya, muhattis adam. Bu hadisler de sahittir diyor.
- 1:37:48
Ama diyor, bunlar hüküm ifade etmez diyor. Sahi ne demek? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in buyurduğu kesin demek. Resulullah'ın kesin buyurduğu. Bunlar hüküm ifade etmez diyor. Peşinden ne diyor ki? Sahih hadislerde de diyor, çok işe yaramaz şeyler var. Ya Resulullah'ın buyurduğunda işe yaramaz şey var.
- 1:38:07
Bu adam Müslüman olabilir mi? E diyanetin on sene, on beş sene başındaydı. İlk on beşteydi yani. Şimdi bu alim diyor, YouTube'da dersleri var. E şimdi bu adam dinlenir mi ya? Geçen gittim bir adama tarikat ehl-i zikir yapıyor diye çıtkırıyor. Bir de baktım Halis Aydemir'i dinliyormuş. Sen nasıl dinliyorsun dedim ya?
- 1:38:26
Adam sahih hadiste yaramaz şey var diyor. Adam diyor ki, ayet bile olsa bakarım aklıma sorarım. Aklıma yatmayanı atarım diyor. Ayet bile olsa diyor. Bu adamın sesi var ya, sesi var. Adama şüphe veriyor. Hadisleri okuyor, okuyor. Ya bu hadisler sahih diyor. Ama diyor sahihse de diyor İsa Aleyhisselam ölmemiştir, inecektir.
- 1:38:46
Ama diyor Hristiyanlardan karışmış olabilir mi bu bize? Ulan hadise nasıl Hristiyandan karışacak? Ondan sonra diyor, yok yok karışmamıştır diyor ya. Çünkü diyor Hristiyandan karışsa Buhariye kadar girmez diyor. Bak şimdi bak. Milletin kafasına ne soktu şimdi? Bayağı bir karpuz kabuğu bir de kavun kabuğu soktu yani.
- 1:39:03
Peşine de diyor ki, ya bu hadislere göre bunun böyle doğru olması lazım. Ama diyor, bak bak bak aynı böyle. Ayet okuyor, hadis okuyor bir saat. Peşine de şöyle diyor. Ama benim yine bu meselede şüphem var. Vallahi böyle ya. Çözüm yaptım ya. Alimlerle her alim geçinenle oturmayın. Halis Aydemir'in ilmi çok.
- 1:39:23
Şu anda Halis Aydemir'in ilmine senin benim belki de medresedeki hocaların bazısı bile yetişemez. Çok alim. Yaşar Nuri alim değil miydi? Mehmet okuyan alim değil mi? Ama nasıl bir bela ya? İşte sizi şüpheden en yakini inana. Ben bütün sohbetlerimde milleti nereye davet ediyorum? Şüphesiz inanca davet ediyorum.
- 1:39:49
Tam bir teslimiyete davet ediyorum. Tam bir itikad. Kur'an, sünnet, ehl-i sünnet. Hadis ise bitti. İmam Gazali hadis demiş, Abdülkadir Genazi, bitti, şüphe yok. atbar, genaze, bitti, şüphe yok. Şüphe olur mu ya? Sizi şüpheden şüphesiz inanca çağıracak. Düşmanlıktan körük önüne düşmanlık, körük önüne.
- 1:40:13
Körü körüne. Reddiye var. Reddiye var. Yalancının mumunu söndürmek var. Batılı ifşa etmek var. Zındıkları teşhir etmek var. Bunlar Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem yapıyordu. Sahabe yapıyordu. Efendi Hazretleri yapıyordu. Değil mi?
- 1:40:29
Şimdi bir Süleyman Ateş çıktı. Ateş çıktı buyurdu. Sakın bunun kitaplarını okumayın. Birisi dedi ki Efendi Hazretleri, benim evde onun tefsiri var, ne yapayım? Yak onu dedi. Çünkü neden? Yahudi Hristiyan cennete girecek sokmuş oraya tefsire. Efendi boşuna yakın der mi ya? Onun için reddiye var. Ancak kin ve nefret tohumları ekip Müslüman'ı Müslüman'a ehl-i sünneti ehl-i sünnete
- 1:40:59
kışkırtandan kaçın. Ama nerede ehl-i bidat var? Ehl-i bidatı teşhir var. Ehl-i bidatı teşhir etmezsen o ayrı bir bela. Nereye çağıracak? Nasihata. Ne demek nasihat? Nasihat iyilik istemek. Bak mesela bizim arkadaşlar yanlış yaptı diyor. Şunu anlatıyoruz, bunu anlatıyoruz. Sonunda geliyoruz yine benden ne kadar dua alıyorlar.
- 1:41:21
Peşinde yine ben ne diyorum? Allah ıslah eylesin. Yoluna döndürsün. Efendiye döndürsün. Yanlışını anlatsın. Hep iyilik istemek. Çünkü bize lanet, beddua etmez. Lanet zalimlere yaparız, kafirlere yaparız. Ehl-i sünnete lanet, beddua yapmayız. Ondan sonra ve minel kibriyle tevazu. Sizi kibirden kurtaracak tevazua hamledecek.
- 1:41:48
Yani alçak gönüllü olun, insanlara iyi davranın. Kibir yapmayın. Üstten bakmayın. Çalım satmayın. Hava atmayın. İnsanları hakir görmeyin, hor görmeyin. Fakir görmeyin. Sohbetlerin içeriği bu olacak. Ve minel riya ile ihlas. Sizi gösterişten soğutacak. Aman, beğensinler, desinler. Onun şu su var, bunun bu su var.
- 1:42:11
Bakmayın. Allah'ım beni kabul etsin. İhlas, ihlas, ihlas. Şu Ruhiciler tefsirinde bir sayfa söyledim geçen sohbette. Hangi sayfalardı bilmiyorum. Otuz sayfa bir ayetin tesirini yazdık. Otuz sayfa. Öyle hadisler yazdık orada. Ebu Ureylal Allah'ın bir hadisi rivayet ederken üç kere bayıldı, ayıldı. Niye bayıldı acaba?
- 1:42:32
İşte bu gösteriş meselesi desinler, beğensinler meselesi amelleri haptettiriyor. Ve yarın ahirette adamı müflis sıfırı tüketmiş çıkartıyor. E beni görenler, beğenenler, diyenler övenler, sevenler yarın ahirette yanımda yok. Veya Allah beni cehenneme emrettiği zaman onlar benimle şefaat edemez, beni kurtaramaz.
- 1:42:55
O zaman benim onlara göstermemin, beğendirmemin ne anlamı var? Onun için sizi riyadan alacak, o Ruhu'l-Furkan'da o otuz sayfayı mutlaka okumadan ölmeyin dedim. Hatta başlığa çekeceklerdi onu. Tam sayfalar şu anda aklımda değil. Ayet-i kerime işte ahirette ancak ateş alırlar. Dünyada yaptıkları ameller boşa gider.
- 1:43:21
Güzel amelde olsa gösteriş girer. Onun için sevabını göremez. Bu ayetlerin tesirinde Hud Suresi'nde. Zaten bu cildin tamamı Hud Suresi. Sonra ve minel rahmeti iler rahmeti. Bir de size çok müjde verip, sizi çok teşvik edip, yani sizi çok heveslendirmekten alacak, Allah'tan korkmaya sevk edecek ve ben nasıl olsa namaz kılıyorum, yüzde kat kıldım, yüzde yüz
- 1:43:52
cennetliyim, ben kazandım, ben imanla ölürüm garanti, yok öyle garanti. Bir alim size, siz cennetliksiniz, şunu yaptınız, bunu yaptınız, kurtuldunuz, daha da bir şey yapmasanız, bu dinlenmez diyor. Devamlı Allah korkusu, ya reddolunursam, ya imansız ölürsem, ya üstü katimeye kavuşamasam, sonum nasıl olacak acaba?
- 1:44:14
Hep korku üzere. Konu korkuya ağır basacak. Çünkü neden? Burada korkalım, ahirette korkmayız inşaAllah. La ecmeu ala İki güvenceyle iki korkuyu, kuluma iki yerde cem etmem diyor. Yani iki yerde de korkutmam, iki yerde de güvendirmem diyor. Dünyada emin yaşadıysa ahirette korkutacağım diyor. Neden? Hiç azaptan korkmadın, yan geldi, yattı aşağı, haram, helal, tümsüz.
- 1:44:40
Neden? Ama idhâ khâfenî fî d-dunyâ, dünyada korku üzere yaşadıysa, âmen tufî l-âhiret, ahirette güven vereceğim. Sen dünyada çok korktun, daha burada korkmana lüzum yok, cennette korku üzüntü yok. Onun için korku ağır basacaktır diyor. Bunu da Ebû Nuaym Hilletul Evliyâ'da, Câbir Radıyallâhu Teâlâ'dan rivayet ediyor.
- 1:45:07
Bundan dolayıdır ki kardeşlerimiz, âlimlerin meclisleri, âlimlerin kıssaları, evliyanın menkıbeleri bunlar. İmâm-ı Âzam diyor ki, âlimlerle oturup kalkmak, evliyâullahın menkıbelerini konuşmak, anlatmak, fıkhın birçok meselesinden bana daha sevgilidir. Çünkü fıkhın bazı meseleleri ilmihaldir, zaruridir, herkes bilmesi farzdır.
- 1:45:32
Bazı meseleleri ehline lazımdır. Değil mi şimdi, ticaret yapmayan ticaret bağışlarını, hacca gitmeyen haccın bütün teferruatını bilse iyi olur ama bilmesi farz olmaz. Çünkü neden? Zaten hacca gitemiyor ve şey farz değil ona. Onun için fıkhın birçok maddesindense âlimlerin sohbetlerinde oturmak ve âlimlerin kıssalarını ve menkıbelerini,
- 1:45:55
velilerin menkıbelerini dinlemek bana daha sevgidir. Çünkü evliyâullahın ve ulemanın kıssaları, menkıbeleri, yaşadıkları anıları tamamı âdab ve ahlaktır diyor. Yani İslam'ın ruhunu, edebini ve ahlakını ne yapıyorsun? Şimdi anlatıyorsun, anlatıyorsun, anlatıyorsun. Sonra Efendi Hazretlerinin bir edebini, bir meclise yaptığını, bir insana davranış şeklini bir şey anlatıyoruz.
- 1:46:20
Bütün millet Allah Allah diyor. Çünkü neden? Kitaptan okuyorsun ama onu bir müşakkaçlaştırmak, bir zatın tatbikatında onu gösterebilmek lazım yani. Gösteremediğin zaman havada kalıyor, kitapta kalıyor yani. Ama bak şu zat böyle yaşıyordu dediğin zaman insanlar vay be o yapabilir, ben de yapabilirim demez.
- 1:46:42
Bu yapılamayacak bir şey değilmiş de. Onun için İmam-ı Gezâli Rahimullah buyuruyor. El-Ulemâ Sirâc-ı Lezbine bütün zamanların, mekanların kandili güneşi âlimlerdir. Kullu vâhid musbahul zemânî yessazî ve'l-asrî. Her âlim zamanının kandilidir, güneşidir. Asrının ahalisi onunla aydınlanacaktır.
- 1:47:04
Bundan dolayıdır ki insan ilmi bulduğu yerde ehl-i sünnet âlimlerin meclislerinde oturup almaya gayret edecek, kibir yapmayacak, bu benden küçüktür, yaşı küçüktür demeyecek, şöyledir böyledir bahaneler bulmayacak. Ehl-i sünnet ulemâdan nasibini kaçırmayacak. Çünkü ulemâdan nasibini kaçırırsan ahirette de cennetten nasibini kaçırırsın.
- 1:47:31
Çünkü neden? Cennet bahçelerine uğrarsanız istifade edin. Neresidir ya Resûlallah? İlim meclisleri. E ilim meclisi ulemâsız olmaz. E ilim meclisinde ulemânın meclisine bulunmayan var, demek ki cennet bahçelerinde istifadeleri olmuyor. E burada dünyada bu cennet bahçesinden, ilim cennetinden yararlanamazsan, anladın mı sen?
- 1:47:55
Tasavvuf cennetinden, zikir cennetinden yararlanamazsan, ahirette hakiki cennetten de yararlanamayacağına delalet eder. Çünkü neden? E burada nasibin yok. Ne demişler? Bir laf var ya, harmanda şeyin olsun. Neydi o laf? Harmanda izi olmayan, harmanda yüzü olmaz. Harmanda izi olmayan, hasatta tarlada izi olmayan, harmanda yüzü olmaz.
- 1:48:20
Mübarek, görüyor musun? Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz. Niye? Çalışırken yoksun, millet devşirirken, üzümleri pis halkımda bana ver. Nah verir sana, verir mi adam yani? Ondan sonra adam diyor ki, lan biz burada canımız çıktı da, sen neredeydin?
- 1:48:38
Şimdi bu sohbetlerde bulunan, harmanda izi var işte. Tarlada izi var, tarlada. Cennet bahçesinde izi var, sohbete gelmiş. Yarın ahirette Mevla soruyor, bir âlimin sohbetine gittin mi diyor. Adam gitmedim ya Rabbi diyor, ne bozuk adamsın diyor. Ben şimdi seni nasıl cennete koyayım diyor. Ama o da diyor ki, ya Rabbi diyor, bir arkadaşım vardı,
- 1:49:07
o beni çağırırdı, ben gitmezdim ama o giderdi diyor. Hadi seni o arkadaşına bağışladım diyor. Bak sohbete gelen adamın arkadaşına bile faydası var. Gelmeyen adamın kendisine de faydası var. Onun için bu laf çok tuttu. Tarlada izi olmayan, harmanda izi olmaz. Bu ne kadar önemli bir şey. Burada cennet bahçeleri kurulmuş.
- 1:49:29
Efendimiz buyurdu ki, ben sofrayı kurdum derdi. Sohbete başlardı, derdi ki, ben Kur'an sofrasını kurdum derdi. El Kur'an me'devetullah diyor hadis. Kur'an, hadis. Hadis, Allah'ın Resûlü'nün sofrasıdır. Burada bu sofra kurulmuştur. Gel sofrada, uzak durma. Perşembe aylarında kurulur. Her zaman sohbet ediyor.
- 1:49:49
İsmail Hoca her tarafta sohbet ediyor. Her zaman alimler, ehl-i sünnet sofrayı kuruyor. Sofradan gelen kazanır, yiyen kazanır, alan kazanır. Buradaki sofrada oturmazsan, cennetteki sofrada nasıl oturacaksın? Onun için yani İbrahim İbni Erdemler, Belh'ın sultanıydı. Belh o zaman dünyanın en büyük merkezlerinden, Belh şehri.
- 1:50:13
Şu andaki Bağdat gibi falan. Belh'ın adını herkes bilmez. Belh'ın padişahıydı ya. Niye bıraktı tacını tahtını da dervişlere katıldı? Sohbetlere gitti, ilim meclisine katıldı, tekkelerde yattı. Aç kaldı, açı kaldı, susuz kaldı. Koca İbrahim İbni Erdem. Adam padişahlığı niye bıraktı ya? Çünkü padişahlıktan daha önemli bir şey buldu.
- 1:50:39
Cennetin krallığına talip oldu. Buranın krallığı bir gün, iki gün. Ah işte ne oldu Madura? Sekiz sene sonra Madara oldu yani. Ama sarayları vardı, şusu vardı, buzu vardı. Bugünün krallarının hepsi yarın hapishaneyi boylayabilir mi? Dünyadaki hangi kral olursa olsun, hangi devlet reisi olursa olsun, bir darbe, bir itiler, bir bilmem ne, biri gelip kafasına sıksa bitti.
- 1:51:05
Dünyanın krallığı bitti. Onun için ahiretin hükümdarları olmak istiyorsan, işte bu dünyadayken seçimini doğru yapacaksın. Kur'an'ı seçeceksin, Kur'an ilmini seçeceksin, hadis ilmini seçeceksin, medreseleri seçeceksin, kızını, oğlunu medrese vereceksin. Çubuldun ilmi Kur'ani, ne lazım ilmi Yunani? Yunan felsefesinden ne uğraşıyorsun?
- 1:51:32
Hazreti Kur'an sana iki can saadetini tekeffül etmiştir. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Şimdi hocaefendi, burada ben de biraz borç buldum gerçi, yardımcı oldum diyeceğim ama borç olduğu için biraz da ayıp oluyor ama ben de tabii külliye yapıyoruz, aşevi yaptığımız için falan ama hocaefendi bu karşıda bir yer aldılar.
- 1:51:54
Şimdi orayı işte inşaat projesi çizmişler, ben külliyeye uğraşıyorum, hala hocaefendi ne kadar hızlısınız ya. Maşallah, hemen şeye geçirmişler, resimle de böyle bir bina. Burası ne olacak hocam, kız medrese mi erkek? Arapça, erkek. Erkekler için Arapça. Bak kız medresemiz çok var, kız talebede çok var, kadın cemaat çok var, erkekler çok azaldı.
- 1:52:20
Maalesef medreselerimizin birçoğunda erkek talebe sayısı çok düştü. Okulların mecburiyeti de 18 seneye çıkınca hafızlığı da bitirdiler, Arapçayı da bitirdiler, bunu zaten kasıtlı yaptılar. Onun için Allah yeniden 5 seneye dönmesini, mecburiyetimin döndürmelerini nasip eyleyip, geri kalan da hafızlığa ve ilme çocuklarını gönderebilenlere fırsat nasip eylesin.
- 1:52:47
Buna duacıyız, hükümetimizden de bunun talibiyiz. Ama erkek talebe, bak şimdi her tarafa gidiyorum, Anadolu'ya ben her tarafı geziyorum. Gezdiğim her yerlerde erkek talebe çok zayıf, kız talebe 3 misli fazla. Ama İsmail Ünellice Hoca müstesna. İsmail Hoca'da da erkek talebe fazla. İşte burada erkek talebenin olması beni çok sevindiriyor.
- 1:53:12
Ve erkek talebenin artması da beni çok sevindiriyor. Bak medrese yetmedi, yetseydi, talebe az olsaydı Hoca Efendi bir daha burayı almaya borçlanır mıydı? Niye borçlansın, başını borca soksun? Burada bu kadar binlerce talebesi var, kız erkek. Onun için şu anda erkek talebelere yer yetmedi. Hafızlı Arapça'ya yer yetmedi.
- 1:53:35
Onun için taleplere cevap verilemedi. Bir an önce buraya bu medrese lazım. Sizlere de Sultan derin sitesine vesaire, Hoca Efendi'nin kendisi vesaire, buradaki yetkililere ulaşın, görüşün, edin. Ne yapıyorsanız yapın. Kiminiz demir verin, çimento verin, para verin, nakit verin, ne yapıyorsanız yapın.
- 1:53:53
Bu medrese bir an evvel bitsin ve Kur'an ehliyle dolsun taşsın, müderrisler, alimler, fıkıhçılar yetişsin. Biz öldük gidiyoruz, kalanlara selam olsun, arkamızdan bir alim nesiller yetiştirelim inşaAllahurrahmanirrahim. Çünkü birçok Hoca Efendi işte artık bir Ömer Ceylani'nin kaybı benim için öyle bir boşluk oluşturdu ki dünyada hiç dolduramazsın kafamı yani.
- 1:54:19
Yani sizi belki çok etkilemiyor ama bir alimin gitmesi çok önemli. Çok az alim kaldı, çok az. çok az âlim kaldı, çok az. Bunlar ölmeden bir nesil yetiştirmemiz lazım. Zaten 100 senedir, 150 senedir bu müfredatla bir nesli kâfir ettiler, bir nesli zındık ettiler. Hiç bile kâfir olmasa da müfredat etmediler.
- 1:54:38
olmasa da, müslüman da kalsa, en azından nesillerimizi cahil ettiler. Besmelesiz kitaplarla, hamdelesiz, salavatsız kitaplarla perişan ettiler. Bari şu medreselerle bizden sonra geleceklere Kur'an okutacak hocalar yetiştirelim inşaAllah. Bunun için şu mübarek şaban ayında Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor.
- 1:55:02
Bu hadisi de dün okuyacaktım aklıma gelmedi. Bak sana nasıl bonsu. Dün bizim aşevi için okuyacaktım biraz fazla bana toplayayım Haydere diye. Ben neyim şaban ayında diyorum, yardımla ilgili Recep'te çok vardı. Şaban'da ne vardı diyorum, kitabı da bana bulamadılar. Aklıma da gelmedi hadis. Yine de yardım olmuş elhamdülillah.
- 1:55:22
Allah hayırlarını kabul etsin. Haydere de veriyorsun, aşevi bitiyor. Yardım oluyor. Şabanu şehri farahimullahum en'aneni ala şehri. Bu hadisi okuyacaktım, unuttum. Burada İsmail hocanın nasibiymiş yani. Bu medresenin nasibiymiş. Şaban benim ayımdır. Şaban benim ayımdır. Ramazan ümmetimin ayıdır. Recep Allah'ın ayıdır.
- 1:55:46
Şaban benim ayımdır. Benim ayımda, benim yoluma, benim niyetime, benim ruhuma hediye olarak yardım edene Allah rahmetiyle, cennetiyle muamele etsin. Amin demekten olmuyor. Mübarek, fiili amin. Fiili, fiili amin. Paralar çıkacak keselerden. Tamam mı? Bu medrese de bitecek, açılışını da geleceğiz inşaAllah.
- 1:56:10
5 Mayıs'ta da Allah dostlarının rızası üzere bütün onurlarımızı yaparak, sizlerde ibadetlerimizi ifade ederek hepimiz vazifelerimizi ifade ederek 5 Mayıs'ta yine 8, şey kaça geliyor yatsı? Yatsı kaça geliyor? Bakmıyorsunuz. Ondan sonra herhalde akşam namazından sonra olur sohbet. Benim anladığım. 5 Mayıs'ta he?
- 1:56:37
Akşam namazından sonra. Çünkü saat 9'dan 10'dan sonra sohbet olmaz. İnşaAllah 5 Mayıs'ta akşam namazında burada olur. Akşam geçe giderdi he o zaman. Akşam 8 tamam. 5 Mayıs akşam namazına gelmeye söz veriyor musunuz? Ben de size ömrede duayı söz veriyorum inşaAllah. Yoksa istisna müstesna yaparım ha.
- 1:57:01
Onun için Allah görüyor, cümlemizi affeylesin, mağfiret eylesin. Lütfu keremiyle muamele eylesin. Zostanıyla hak eylesin. Cennetle cemalim şeref eylesin. Rızasıyla, likasıyla, vuslatıyla İslam'ın yardımcıları ziyade eylesin. Gazze'ye yardım eylesin. Filistin'e yardım eylesin. Mayanmar'a yardım eylesin.
- 1:57:22
Doğu Türkistan'ı halas eylesin. Zalimleri kahreylesin. Allah'ım bir an önce ehl-i İslam'ın izzetini bize göstersin. Ehl-i Fitnat'ı zelil eylesin. Buradan dağılmadan kadınınız erkeğiniz cümlenizi mağfiret cümlesine ilham eyleyin. Anadan doğmuş gibi cehennemden azat eyleyin. Berahatlarınızı almak nasip eylesin.
- 1:57:42
Allah'ım kurban olduğum çocuklarınız hakkında hayırlı terbiyeler nasip eylesin. Erkek kız evlatlarımızı Kur'an'ı ehl-i zikiri ele eylesin. Salih'in salihata ilak eylesin. Terbiyelerinden aciz kaldık. Allah'a havale ettik. Hayırla ıslah eylesin. Bizim de bütün yavrularımızı torunlarımızı bu medreselerde Kur'an ile yetiştirmek müyesser eylesin.
- 1:58:03
İçinizden kadın erkeğiniz uzaktan geldiniz. Ne muradınız varsa kurban olduğum Allah'ım şu saatte seyirta eylesin. Ne korktuğunuz varsa emin eylesin. İşsizlerinize hayırlı işler. Eşsizlerinize hayırlı işler. Sıkıntısı olanları feraha tebdil eylesin. Günahlarımızı sevaba tebdil eylesin. Allah yolunda devam sabah istikamet nasip eylesin.
- 1:58:27
Elden ayaktan düşürmeden namazlarımızı kıyamla rükula secde eyle. Ölene kadar son namazımızı da secde yaparak kılmayı nasip eylesin. Namazda ölmek nasip eylesin. Secdede ölmek nasip eylesin. Zikirle ölmek nasip eylesin. Gafletle ölmekten, hazırlıksız ölmekten vasiyetsiz ölmekten, emanetler üstümüze kalıp ölmek Allah bize nasip etmesin.
- 1:58:51
Kurban olduğum Allah'ım ahir akıbetlerimizi hayır eylesin. En hayırlı nefesimizi son nefesimizi eyle. En hayırlı günümüzü son günümüzü eyle. En hayırlı amelimizi son amelimizi eyle. Huzuruna çıkacağımız günde yüzümüzü ak eylesin. İki canlı asiz eylesin. Gönüllerimizi mesrur eylesin. Amin amin amin. Ve hürmetli Allah'a ve yasin.
- 1:59:18
Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. Cemaatten yoğun bakımda Süleyman Demir Efendi varmış. Dilaver Ejder varmış. Yoğun bakımda olan, hasta olan, yataklarında olan ağrıları, sancıları olan, entübe olan, komada olan inim inim inleyenleri. Acil şifalar ihsan eylesin. dertlerine devalar ikram eyle.
- 1:59:39
Ya Rabb taze hayat bahşeyle ya Rabb. Ölüleri dirilten Allah'sın. Hastayı mı yedirmeyeceksin? Acil şifalarını irsal eyle ya Rabb. Amin. Allah'a emanet. Dualarımızın kabulü için el Fatiha.
Benzer sohbetler
1:34:01Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 78. Bölüm 6 Ekim 20266 Ekim 2026 · 95 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 6 Ekim 2026
1:33:48Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 77. Bölüm 2 Haziran 20262 Haziran 2026 · 94 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 2 Haziran 2026
1:40:41Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 76. Bölüm 5 Mayıs 20265 Mayıs 2026 · 101 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 5 Mayıs 2026


