Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 28. Bölüm 10 Ekim 2016
10 Ekim 2016 · 56 dk
37:38 / 55:42Şu an 37:38 / 55:42
Transkript
143 satır
- 00:40
Elhamdülillâh Rabbil Alemin, assalâtu vesselâm alâ seyyidil murselîn, Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Kergib-ü Terifi hadis-i şeriflerinden derslerimize devam ediyoruz. Rabbim tamamına ermeyi müyesser eylesin. İhlas kitabı 57 tane hadis ihtiva etmekteydi. Şu anda 57. hadis-i şerife okuyacağız bu dersimizde.
- 01:13
İhlas kitabını bitiriyoruz inşallah. İkinci kitap sünnet kitabı. Yani el-sünnet vel-cemaat itikadını muhafaza ve sünnete ittiba ile ilgili olacak. İkinci kitabın hadis-i şerifleri. Yani kitabı sıradan gidiyoruz. Dersimiz devam etmektedir. Ve'an Ebi Ali'nin, racülün min beni kâhilin, kâhil oğullarından olan Ebu Ali radıyallahu teâlâ anlatıyor.
- 01:45
Demek bu da tabiindir. Çünkü Ebu Musel Eş'ari ile görüşmüş. Kale diyor ki, bize konuşma yaptı. Ebu Musel Eş'ari radıyallahu teâlâ. Ebu Musel Eş'ari meşhur sahibi, bize bir hutbe irad etti. Yani konuşma yaptı. Fekâle o konuşmasında dedi ki, Ey insanlar, yani ey müslümanlar, bu şirkten sakının. Yani sahabede şirk ne arar?
- 02:22
Şirk, Allah muhafaza, kâfirlik demek. İşte onlar da şaşırdılar. Niye bize böyle bir şey diyor? Karıncaların debeleşmesinden, yani ayak sesinden daha gizlidir. Daha sessiz gezer yani. Şirk insanın kalbinde karıncanın ayak sesinden daha sessiz dolaşır. O zaman nasıl sakınacağız? Çok zor iş. Fekâle bunu duyunca, yani Ebû Mûsâ Hazretleri bunu konuşunca, kalktı ile ona,
- 02:51
Fıkah ve bunu duyunca, yani Ebû Mûsâ Hazretleri bunu konuşunca, kalktı ile ona Abdullah ibn-i Hazen. Abdullah ibn-i Hazen isimli zat, tabi bunlar hepsi tabiinden Ebû Mûsâ Hazretleri'nin sohbetinde bulunduklarına göre. sahabeyi gören, tabiinden oluyor. Ve kaysu minel mudaribi. Abdullah ibn Hazen ile Kaysu ibn Mudarib isimli iki zat kalktılar, onun yanına gittiler.
- 03:21
Fekalâ dediler. Bu, Hazreti Ömer radıyallâhu anh, halifeyken, yani Hazreti Ömer Efendimiz'in sağlığında oluyor bu iş. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den sonra dediler ona ki, vallâhi, Allah'a yemin olsun ki lâ tehru cennâ, mutlaka çıkacaksın. Yani elbette çıkman gerekiyor. En makûlte dediğin şeyden, ne demek?
- 03:45
Dediğin şeyin uhdesinden. Yani sen şimdi ortaya bir şey attın. Dedin ki, şirk efendim, karıncanın ayak sesinden gizlidir falan. Sonra da diyorsun ki, yani bize diyorsun ki şirkten sakının. E biz Müslüman insanlarız. Bizim şirkle ne işimiz var? Bizim şirkle ne işimiz olur? Bunun üzerine, sen böyle dedin bize, bunun uhdesinden çıkman gerekiyor.
- 04:15
Yani ne demek istiyor? Bu sözün mesuliyeti var yani. Bunu kendi nefsinden mi söyledin? Bir hadise mi dayanıyorsun, ayete mi dayanıyorsun? Ev yada lenet diyen ne? Eğer sen bu şeyi ispatlayamazsan, yani bu dediğin sözün... ...dediğin sözün kaynağını, delilini getiremezsen, lenet diyen ne? Mutlaka biz gideceğiz Ömer'e.
- 04:39
Biz o zaman Ömer'e gideceğiz, radıyallâhu anh. Yani Hazreti Ömer, halife ya. Seni ona çıkaracağız. Mezunen, izinli olarak, ev gayra mezun, yahut izinsiz olarak. Hani ya randevu alıp da bize yani vakit verirse şu vakit gelin, o vakit gideriz. Yoksa da çat kapı gideriz. Yani eskiden halifeler çat kapı...
- 05:00
Gidiliyordu yani kapısına gidenlere. Onlar boş çevirmiyorlar. Kimisi fakir bir şey istemeye gidiyor, kimisi fetva sormaya gidiyor. O zaman devlet reisi, aynı zamanda imam, aynı zamanda hatip, aynı zamanda kadı, kağıt, aynı zamanda şeyh, mürşid, hepsi halifeler. Çok büyük iş gördüler. Onun için biz Ömer'e gideceğiz.
- 05:28
Yani izinli, izinsiz mesela, haberli, habersiz gibi yani. Haberli, habersiz. Bazı kere insan çok samimi olduğu vakitte habersiz de geliyor ya. Ebu Musa Hazretleri dedi ki, lüzum yok Ömer'e gitmenize. Böyle akrocu. Bilakis ben çıkarım. O şeyin ötesinden, sorumluluğundan ki kultü söyledim. Dediğim sözün mesuliyeti var ise ben onun altından kalkabilirim.
- 05:59
Ben onu kafamdan atmadım ki. Hatta be, hutbe okudu, konuşma yaptı. Ne yapacak? Kim? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Zat-ı yevmi. Bir gün kainat efendisi bize konuşma yaptı. Fekale bize dedi ki, ya yönnaz, ey insanlar, ittegu, sakının hades şirke. Bu şirkten sakının.
- 06:20
Şimdi onun için bazı kere hadis kitaplarında, kaynaklarda, ne diyeyim, mevkuf olur. Yani sahabeden kalır bir rivayet. Yani Ebu Musa dediği olur. Ebu Derda dediği olur. İbn-i Mes'ud dediği olur. Radıyallahu anh ve cma'in. Orada Resulullah'tan rivayete gitmez. Yani Resulullah buyurdu denmez de Ebu Derda dedi ki olur.
- 06:44
Bu gibi yerlerde bütün muhaddisler şöyle derler. Ve müslühaze la yuk'al illa an belâh. E şimdi böyle bir şeyi nasıl kafasından söyleyecek? Ahiretle ilgiliyse, helal haramla ilgiliyse, sahabe bu konuda içtihat konusu değilse, içtihada tabi olan, re'ye bakan bir konu değilse sahabe bunu kafadan konuşamaz ki.
- 07:04
O zaman mutlaka muhaddisler şöyle kayıt düşerler. Beyhakî olsun vs. muhaddisler hep tabarani. Hep derler ki böyle bir söz kendisine bir rivayet yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden bir hadis ve ilim gelmemiş denmez.
- 07:20
Şimdi onun için bak burada mesela Ebu Müseleşari hutbe okudu demişti demin Ebu Kâil hazretleri. Konuşmasında dedi ki bu şirkten sakının. Karıncağın ayak sesinden daha gizli gezer. E şimdi burada mesela sormasalar, işi deşmeselerdi, Resulullah buyurduğu demeyecek. Çünkü neden? Her zaman Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurduğu şeklinde rivayet yapmıyorlar.
- 07:42
Konuşma esnasında ben şimdi mesela Efendi Baba'dan bazı şeyleri naklederken hâlâ der Efendi Babamız buyurdu ki diyorum. Bazı kere Efendi Hazretleri buyurdu ki diyorum. Bazı kere de Efendi Baba'nın, Efendi'nin sözünü naklediyorum içinde. Ama cümle akışından vakit darlığı oluyor. Veyahut neyse bir sebeple Efendi Hazretleri'nin bu kadar sözlerini kullanırım ben.
- 08:02
Bir kısmına Efendi böyle demişti demiyorum. Çünkü artık sohbetin arasındaki akışın içine dahil olmuş o konuşma. Ama Efendi'nin sözlerini bilenler veya kitaptan okuyanlar veya hatırlayanlar ha bu söz Efendi'ye aitti diyorlar. Ama insan her zaman cümleyi, akışını durdurup da şu zat buyurdu, şu zat buyurdu demeyebiliyor.
- 08:23
Sahabede de böyle oluyor. Bir konuşma yapıyor. Anla ki sahabenin sözleri de hadistir yani. Sahabeden gelen rivayetler eğer helal haram ilmiyle, ahiret, cennet, cehennemle ilgili bir mevzuya dayanıyorsa bu kafadan konuşulacak bir şey değil. İstihada tabi değil ki bu nasıl der ona. Bak hemen ne dedi ben Resulullah'tan işitmiştim bunu.
- 08:47
Halbuki yukarıda direkt kendisi insanlara hadis-i şerifi kendisi direkt başladı ey insanlar diye söze. Onun için mevkuf olan yani sahabede durup kalmış isnat daha yukarı gitmemiş senet. Yani bu Ebu Derda dediğinde kalmış. İbni Mesud dediğinde kalmış. Onların sözleri de bizim için çok önem arzu ediyor.
- 09:08
Yani hiçbir rivayetinde, hadisin tarikinde Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'e isnadı yoksa da bazılarında şöyle oluyor. O senette Ebu Derda'da kalıyor. Öbür senette bakıyorsun Kale Resulullah oluyor. Veyahut başka bir kaynakta hadis kaynağında hadis şekliyle de alan oluyor. Onu tabi biz de alıyoruz, tercih ediyoruz.
- 09:27
Ama bazı bakıyorsun o rivayette her kaynakta Ebu Derda'da kalmış. Yani Ebu Derda dedi ki de kalmış. Radıyallahu Teala. Ve Ebu Musa'yla Şari'yi dedi. Ama anlasanıza onlar kafadan bunları konuşacak insan değiller. İşte burada olduğu gibi. Demek ki hep Resulullah'tan işitilmiş. Sallallahu Teala Aleyhi Vessellem.
- 09:47
Resulullah Aleyhissalatü Vesselam bize dedi ki bu şirkten sakının. Fe nev'agfâ min nebî bin nemlî Karıncanın ayak sesinden çok daha gizli gezer. Buyurdu. Fakale. Fakale dedi kime lehu Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'e men o kimse ki şâ'allâhu Allah diledi neyi en yekûle demesini.
- 10:10
Yani Allah kime dedirttirse, dedirttirdiysek yani kimin demesini murad ettiyse sahabeden birisi kalktı. Yani Ebu Musa Esri Ali'ye nasıl kalktılar, bu sözünün kaynağını söyle dediler. Ebu Musa Esri Ali de diyor ki ben Resulullah'tan işittim. Sallallahu Aleyhi Vessellem insanlar vardı çünkü ey insanlar dediği zaman mesela öbür türlü ya bazer, ya bedderda, ya muaz diyor.
- 10:33
Ey insanlar demesinden anlaşılıyor ki cemaat var, sahabeden bir cemaat var. Fazlallâhu Aleyhi Vessellem. Ey insanlar bu şirkten sakının bu karıncanın ayak sesinden daha gizli gezer de farkında bile olamazsınız. Deyince Allah'ın dilemesini, demesini dilediği bir kişi kalktı dedi ki ve keyfe. Ya Resulallah o zaman nasıl nette biz sakınabileceğiz?
- 10:58
Hi o şirkten. Yani sen bu kadar gizliyse, karıncanın ayak sesinden daha gizliyse ya Resulallah. Ey Allah'ın elçisi sen bize sakının diyorsun. Bu kadar gizli bir şey nasıl tespit edebiliriz? Nasıl keşfedeceğiz? Gale. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdu. Kulû. Deyiniz. İşte bütün mesele buraya geliyor.
- 11:22
Şimdi elli yedi tane hadis-i şerif okuduk ki bazı hadis-i şerifler bir ay sürdü. Uzun hadis. Muaz hadisi. Fazlallâhu Aleyhi Vessellem belki yani bir ay dediğim işte dört beş sohbet bir ay oluyor işte haftada. Dört beş sohbet sürdü yani. Bu kadar uzun hadis-i şerifler olsun. Diğer hadis-i şerifler olsun.
- 11:42
Tehdit içeren, amellerin reddolulması, yedi kat göklerden aşağı atılıp sahibinin suratına çarpılması, vurulması, ondan sonra ahiretteki azaplar, hazen kuyuları, üzüntü kuyuları, cehennemin dibindeki en tehlikeli kuyulara atılması, gösteriş yapanların vesaire. Yani biz bu derse başladık başlayalı dört ayı geçti.
- 12:07
Dört ay belki de beş ay olmuştur. Bu kadar aylardır tergibü terib hadislerinde mihek noktası ana tema riyadan sakınmak ve ihlas adı kitabın adı ilk kitabın adı bölüm yani kitap bölüm demek. Yani kitabın içinde kitap o bölüm demek ihlas kitabı. Ve elli yedinci hadisi şu anda bitiriyoruz. Bütün her yerdeki mevzu neydi hatırlayın hadislerin tümünü inceleyin geçmiş dersleri.
- 12:36
Gizli şirk, riya, kendini beğenmek, işte gösteriş yapmamak, desinler beğensinlerden uzak durmak, işte insanların gördüğü yerde namazını abdesti falan değişik görmediği yerde farklı hızlı kılmak. Bütün bunların gizli şirk olduğu, Allah'ın celle celaluhu ibadetini Allah'a hafife almak olduğu, istihane olduğu,
- 12:57
efendim çok büyük tehlike olduğu, Allah muhafaza adamı imansız ölmesine kadar gideceği, cehennemde çok büyük tehlikeler olduğu böyle anlattık anlattık anlattık belki de bir saatten ortalamasını tutsan yani belki de ne etmiştir o yirmi otuz saatlik sohbet olmuş. Sırf ihlas hakkında. E şimdi geldik sonuna.
- 13:18
Sonunda da mübarek ne güzel hadisle bağlamış. Hafız Münziri Hazretleri tergibü teribinde. Yani diyor ki Ozan, ya Resulallah karıncanın ayağından sesinden gizli diyorsun. Nasıl sakınabiliriz? Kâinat nefesine buyurmuş ki sallallahu teala, söyleyin. Yani ne demek? Şu duayı okuyun. Her şeyin başı dua. O duanın bereketiyle.
- 13:40
Ya adam gafletle okursa? Yok manasını bilmez falan filan. Biz hadis-i şerife bakarız. Tabii ki manayı bilmek uygundur. Ve lazımdır. Çünkü insan ne dediğini ağzından çıkanı kulağa duyarsa huzuru temin eder. Ama biz yine hadisin zahirine bakarız. Madem bu duayı okuyun buyurdu. Bir adamın kalbinde riyak hastalığı olsa, gösteriş olsa bir adamın içinde ne olursa olsun
- 14:04
bu duayı okuma sahesinde manayı bilmeden bile okursa, madem sünnete ittiba etti, madem bu emre imtisal etti, Mevla onun kalbinden gösterişleri sökecek alacak demektir. Çünkü emrediyor bunu okuyun. Mutlaka. Ne deyin? Allahümme ya Allahüm. İnna muhakkak biz ne'ûzu sığınıyoruz bike sana. Minen nüşrike ortak koşmaktan bike sana şey eniş bişey.
- 14:29
Herhangi bir şey. Kim olursa olsun. Hocayı da, şeyh'i de, peygamberi de. Peygamberi Allah'a ortak edebilir miyiz yani? Haşa. Ondan sonra efendim doktoru da. Öyle ya doktor. Şifahi doktoru mu yaratıyor? Efendim. Kim olursa olsun. Aklınıza kim gelirse gelsin. A'yı, Paşa'yı, Cumhurbaşkanı vesairesi, Sultanı.
- 14:51
Hiç fark etmez. Herhangi bir şey. Sana ortak koşmamızdan ancak kime sığınılabilir? Yine sana sığınıyoruz yani. Sığınanı kurtarıyoruz. Biz de sana sığınıyoruz. E çünkü birinin görmesi bizi hoşumuza gidebilir. O beni görüyor diye işte namazı uzattırım. Allah'ın muhafızı. Gizli şirke düştüm. Çünkü o adam görmeseydi vettiğiniyle kılacaktım.
- 15:14
Yine atayınıyla kılacaktım. Adam gördü falan diye Yasin'le kılıyorum falan. E şimdi burada yani adam aa ne kadar uzun namaz kılıyor ne takva falan desinler. E girdi bir maraz, girdi bir hastalık. Bu şirk yani gizli şirk bu. Adam kafir olmuyor ama kafire yakın bir şey oluyor yani. Çünkü neden? Ahirette Mevla bütün günahları affederim diyor.
- 15:36
Bütün amelleri kabul ederim diyor. Ama şimdi bana bir şeyi ortak ettinse diyor, o diyor kimin niyet ettinse ortak koştuğuna gider. Bana ondan bir şey gelmez diyor. Ben ortak işi kabul etmem diyor. Onun için en sıkıntılı şey buraya aşı. Deyin ki ey Allah'ım sana bir şey ortak etmekten sanasınız. Ne alem o biz biliyoruz onu.
- 15:59
Yani bilerek ortak koşmamızdan. Çünkü neden? Hani içimize bir duygu geldi. İşte şu beni görüyor onun için namazı uzun kıl. Veyahut da işte milletin gördüğü yerde sadaka ver. Yok yardım yap yok git. Orada efendim açık artırma gibi var mı şu kadar veren vakıflara, derneklere bağış çıktı. Hadi bastırdı oraya çek senet veya büyük bir para verdi falan.
- 16:21
Millette vay anasını o adam efendim bir trilyon vermiş vakfa, derneğe gibi seni görsünler beğensinler mesela. Böyle acayip acayip işler oluyor. İnsanın içine gelebilir. Onun için ya Rabbi bilerek sana bir şey ortak koşmamızdan sana sığınıyoruz. Senden başka sığınılacak zat yok. Estağfirullah af istiyoruz.
- 16:43
Bağışlaman istiyoruz kesenden. Lima o şey için ki la ne alem o bilmiyoruz o onu. Yani şimdi öyle de bir şey olur adam anlamıyor süreyya yaptığını da ya. Yani içine bir şey gelip geçiyor. Kalp bu. Fırıldak gibi dönüyor. Dakikada kırk şekle çevriliyor. Kalbin adına kalp denmesi takallükten geliyor kalp.
- 17:03
Zaten dönmek demek. Arapça kalp. Onun için kalbimize malik olamayız ki bir şey gelir bir düşünce gelir bir plan gelir bir şey olur. Ama biz onu riya niyetiyle hedeflemeyiz. Bilerek de gösteriş yapalım diye de planlamayız. Onun için ya Rabbi bilerek sana bir şey ortak etmekten sana sığınırız. Bilmeden de bir şey olduysa anlamadan etmeden sen mutlali oldun.
- 17:29
Bir an bile gelse geçse sen onu gördün. Biz unuttuk. Hatırlayamadık çünkü plansız olan şeyi insan hatırlayamaz. Rastgele geldi geçti bir niyet. Bilmeden de olduysa ondan dolayı da senden affımızı niyaz ediyoruz. Böyle deyim. Bazı rivayetlerde üç kere de var ama bu hadisin metninde üç kere yok bu rivayetinde.
- 17:56
Yani insan en azından bir kere okusa bir satır tutmuyor. Yani yarım dakika falan tutmaz. Bir satır nerede yarım dakika tutacak? Birkaç saniyelik bir şeyle her gün bir kere okumak suretiyle bir insan şirkten ve gizli şirkten ve riyadan kurtuluyorsa bunu da okumazsa ne cesaret ya. Nasıl ahirete gidecek çıfıt çarşı gibi.
- 18:18
Görmüyor musunuz geçen muaz hadisinde radıyallahu anh yedi kaç semadan armut gibi düşen düşene ya. Bütün ameller boşa gitti haçlar ömreler fıkıhlar işteatlar ne sıkıntılı adamlar oldu. Yani biz bunlardan daha mı takvayız? Bu hadislerde zikredilen adamların amellerinden daha mı fazla amel yapıyoruz yani?
- 18:36
Onlar bile mahvoldular. Biz neyince güveniyoruz da bu duayı okumuyoruz? Gizli şirkten kurtulma duası. Hadis-i şerifi Ahmet ibni Hanbel rivayet ediyor. Müsnedinde. Taberani büyük muhaddis rivayet ediyor. Ondan sonra Efendim Ebu Ya'la rivayet ediyor. Ha bak diyor. Ebu Ya'la, Ravâ Ebu Ya'la, Bine Hâkim İbn-i Hadîs-i Hüzeyfe'de Ebu Ya'la Hüzeyfe, Râvîs-i Hüzeyfe olarak
- 19:05
başka bir kanaldan rivayet etmiş, illâ nehu kâle fîh Başka bir kanaldan rivayet ediyor. ancak o rivayette diyor ki, yakûn külle yevmîn selâse merrâk Burada deyin buyuruyor. O hadiste her gün üç kere. Yani o rivayeti de baz alalım. Çünkü bu işte madem bir iş yapacağız. Riya gibi en büyük tehlikeli bir beladan bizi kurtarmayı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem talim ediyor.
- 19:26
Hatta bu öğretmesi demek. Söyleyin bunu demek. Taahhüt ediyor da diyebiliriz. Sanki bir garantide veriyor. Çünkü bunu söyleyin deyip de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem boşuna söyler mi? Her gün üç kere. Çok kolay. Zannedersem cep dualarımda yazdım. Esas dualarım kitabının. Yani bu benim meşhur dualarım kitabımın 266-267.
- 19:49
sayfalarında. Diye not almışım buraya. 266-267'de. Çünkü iki rivayet var. İki rivayette orada söylemiş. Yani ben her gün üç kere işte okumaya çalışıyoruz, bazı kere unutuyoruz ama bu çok önemlidir ve çocukluğumuzdan beri bildiğimiz bir şeydir. Ama size belki yeni nasip olacaktır. Kalan ömrümüz azdır, ölüm çok yakındır, amellerimiz bozuktur,
- 20:49
Allah'ın huzura güvenilecek bir amel göster desen göstereceğimiz bir durumumuz yoktur. Ölüm gelmeden şu dualara başlasak da şu riya ve gösteriş ve gizli şirk gibi belalardan kurtulsak da ahirette mahbup perişan olmasak nasıl olur acaba? Ahiretin işi dünyaya benzemez. Dünyada evsiz de yaşanır çadırda, çadırsız da yaşanır, parkta da yatılır, ağaç altına da yatılır.
- 21:13
Aç da durulur, birisi bir şey verir onunla da geçinilir. Ama ahirette ihlası kaybeden, ihlas ile amel Allah'ın huzura getiremeyen reddolur. Reddolur demek cennete giremez. Çünkü sana iman ameli sağlıyor. Tamam kafir değilsin ama salih amelin nerede? E tamam sonunda Müslüman ölebildiysen cennete gidersin.
- 21:36
E cennete gidersin ama kaç bin sene yanarsın acaba? Yani gözü alabiliyor musun? Bir kibrit değdiremiyorsun ya. Bir sigaranın külüne sıcakken bastıramıyorsun elini. Bir yanıyorsun böyle saatlerce sallıyorsun ya elini. Yerlendiriyorsun yani duramıyorsun. Sen bin sene iki bin sene yanmayı göze alıyorsun.
- 21:57
Desene ki sen ahiretinin azabına inanmıyorsun. Çünkü neden? E inanan gözü görerek yanmaya gider mi ya? E kurtulma imkanın da var. Mecbur değilsin ki. Aha iman et. Salih amel işle. Şirkten kurtul. E namaz kılıyorum, oruç tutuyorum. Ama riya yapıyorsun, gösteriş yapıyorsun. E riyadan korunmazsın ağabey, namazla orucun boş.
- 22:24
Namaz kılsa, gösterişe girse şirk koştu hadis. Şimdi Ramazan-ı Şerif geliyor. Oruç tutsa gösteriş için şirke düştü. E bunlardan kurtulmak için sana dua öğretmiş. Bu hususta da başka dua yok biliyor musunuz? Birçok konularda günahların affı için, hacet için, muradın için falan filan dolu dua var. Binlerce hadis.
- 22:47
Fakat bu şirkten, gizli şirkten kurtulmak bu kadar kitap karıştırıyor. Her gece gündüz kitap karıştırıyor. Bugün da sabah tabarhane kitab-ı duadan efendim diyor, 100 sayfayı incelemişim. Sabah namazdan sonra. Dün gece Aziz Mahmud Hüdayni vakıattan gelmişim, 100 sayfayı geçmişim. Yani böyle acayip zor ilimler ve öyle sizin gördüğünüz gibi büyük funto değil.
- 23:11
Kocaman kitaplar yani. 100 sayfa ne demek yani? 200-300 sayfa kitap okumuşum. Dün geceyle bu sabah söylüyorum. Ve birçok rivayeti görüyorum. Çok araştırıyorum ama gizli şirkten kurtulmak için bundan başka hadis-i şerifte dua duymadım. Özel yani bu özel. Başka bir hadis-i şerifte görmedim. E sen görmediysen yok mu demek değildir ama
- 23:33
dualarla ilgili özel araştırmalarım olduğu için bütün kaynakları inceliyorum. Bu hadise mutlaka tabi olalım ve amel edelim. Yani Ya Rabbinden ne acı bu ki biz sana sığınıyoruz. Ne demek? Senin seni aracı yaparak yani senin kudretinle, izzetinle dualara icabet etme vaadine güvenerek ve senin işte ücribü davet ettiğinde ben çok yakınım dua edenin davetine icabet ederim
- 24:08
ayetine güvenerek. O demek. Onları da mülaza edelim. Dua edin sizin için kabul edeyim. Bu vaatleri var yani. Senin Ya Rabbi sözlerin var bize. Bu sözlerin bir ke o demek. Biz sığınıyoruz bir ke sana. Yani Allah'ın bu sözlerine aracı yapıyoruz. Allah'a aracı yapılmaz. Her şey Allah'a aracı yapılır. Resulullah'a aracı yapılır.
- 24:32
Ebay-ı Belansar ziyaret ederse onun yüzü su hürmetine aracı yapılır. Allah'ın zaten aracı yapılmaz. Allah'a kime aracı yapacaksın aşağı? Allah'tan başka makam mı var? Bu şu demektir yani yanlış anlamayın diye şerh gerekiyor. Senin dua edin kabul edeyim ayetlerini aracı yapıyorum. Kabul etmen için. Sen bana sığınanı ben korurum.
- 24:55
Bana sığının buyurduğun için. için, festaizu billah, Allah'a sığın diye emrettiğin için, onun için ben senin bu sığınma emrine imtisalen ve duaları kabul edeceğine dair müjdelerine ihtimaden bunların hürmetine, bunları araya koyarak sana sığınıyorum. Neden? Bile bile sana bir şeyi ortak etmekten sana sığınıyorum.
- 25:20
Bilmeden bir şey olduysa da kurban olayım senden af diliyorum. Bu çok büyük duadır. Her gün üç kere okunsun. Yani en dar zamanda bir kere okunsun. Çünkü hadis-i şerifin bazı rivayetlerinde üç şartı yok. E hadi adam diyor, hadis-i şerifin bazı rivayetlerinde bunu deyin diyor. Bu anlaşılıyor ki her gündür.
- 25:38
Ama oldu ki her gün okuyamıyorsun. Bir kere de bile, cumalarda mı cumayı okusanız yine ehlinden sayılırsınız. Çünkü bu hadis-i şerifte her gün buyurmuyor ya, diğer lafızlarda iki üç lafız var. Cepte var mı acaba? Ya da yazılmamış da bilmiyorum. Hani cebi kenarında yolda taşıyorsunuz, elinizde diye onu bilmiyorum.
- 25:58
Yani. O günde baktık sanki cepte varırdı ama, yani ben cephe hepsini koyutmaya çalıştım. Yani dualarım kitabındakinin. Efendim, ve lakin, şimdi arkadaş bakıyor hocaefendiler, her varsa cepten de numara verelim. Çünkü biraz cep daha kolaylığınıza gelmişsin. Ama 266 ve 267'de dualarım kitabında kesim vardır.
- 26:27
Şimdi geldik, kitabı sünneti. İkinci kitaba geçiyoruz. İhlas kitabı bitti. Ama bu duayı mutlaka okumanız artık farz oldu hepimize. Çünkü hadis-i şerifin birinde diyor ki, Ben size öğreteyim mi? Şirkin gizlisini de, açığını da, küçüğünü de, büyüğünü de, hepsini giderecek bir dua öğreteyim mi diyor. Şirkin gizlisi var, açığı var.
- 26:59
Bir de büyüğü var, küçüğü var. Yani riyanın derecelerine göre. Bunların hepsini Allah giderecek. Kebiroğlu, Sagiroğlu, Celiyoğlu, Kafiyoğlu. Buyur Ya Resulallah öğret dediler. Bu dua öğretti. İki lafız var dualarım kitabında görürsünüz. Yani şirkin, gizli, açık, bütün tehlikesi kalkıyor. E insan bunu okumaz mı?
- 27:24
Bu sevap kazanmaya da benzemiyor. Çünkü bu adamı cehennemden kurtarıyor yani. Hadi sevap, fazla sevap kazanamadık, fazla dua okuyamadık. Ama bunu mecbur okuyorsun. Neden? E kıldığın namazda da riya girerse, e o zaman namaz oruç da gidiyor. Onun için bu sevabın artısından ziyade, yapılan işleri korumaya yarıyor.
- 27:44
Öbür türlü korumadıktan sonra kazansan ne yarar? Elli senede kazandığını bir dakikada kaybedebilirsin. Kazanmak zor, kaybetmek kolay. Onun için sen muhafazaya bakacaksın yani. Şirkten korunmaya bakacaksın ki, diğer amellerin yine az da olsa sana yetebilir ahirette. Onun için ne buyurdu? Yine Hz. Muaz'a çok evvelki derslerde geçtiğini, Ey Muaz!
- 28:10
Dinini, ibadetini, taatini Allah'a halis kıl. Karıştırma işi. O zaman az da olsa amelin yeter sana. Yani çok nafile kılamıyorsun. Fazla bir namazla teheccüde kalkamıyorsun. Şaban orucu, Receb orucu tutamıyorsun mesela. Ama farzları yapsan, namaz, farz, Ramazan orucu, farz, zekat. Fazla sadaka veremiyorsun.
- 28:33
Nafile, hayrat yapamıyorsun. Ama zekatı veriyorsun. Az amelin de olsa yeter sana Ey Muaz. Neden? İbadetini sırf Allah için halis yapasın. Şimdi, sünnet kitabı, yani çok önemli bir bahistir. Burada, bakayım size. İhlasta çok adı var. Burada da kısa kısa demek ki. Allah Allah. 99 adet şerif var. Bu sünnet kitabında, yani bir kitap, 40 adet diyoruz biliyorsunuz.
- 29:05
Kaç tane 40 adet kitapları vardır Arapçada, Türkçede? Burada bir vapta 57 adet bitirdik. Ama uzundu, bazıları 1,5 sayfa. Şimdi geldik sünnet kitabına. 99 tane adet şerif var. Yani sizinle paylaşacağız. Önümüzdeki günlerde inşaAllahurrahman. Ettar Gıyb. Bu kitap teşvik hakkındadır. Sayfası şey edebilirsek.
- 29:33
Evet, burada günlük okunanlara almışım ben bunu. Başına almışım hem de. Yani neden? Sabah akşam değil ya bu. Günlük okunanlara almışım. Ve, bu cep kitabının özelliğinde, gün içinde okunacak çok faziletli dualar ve zikirler. 59 sayfa yani sağdan dualar sayfası itibariyle. Sahife 59'da numaralar da vermiştim ya ona, 131.
- 29:59
numara, duanın numarası. Ben oraya 3 kere dememişim. Çünkü hadis-i şeriflerin, dedim ya, ekseri metinde 3 yok. Onun için dememişim. Bu buradaki lafız, buradaki lafızdan... öbürü ikinci rivayeti ama rivayetler aynıdır, manalar aynıdır, demin söylediğim mananın aynısıdır. Orada biz sığınıyoruz, burada sığınıyorum, euzülüdür.
- 30:24
İkisi de hadis-i şeriftir. İki hadis-i şerifidir. Dualarımın 266. sayfasında bulursunuz. Dualarımın 266. sahibinde bulursunuz. Cep kitabında da 59. sahibededir. Cep kitabında da 59. sayfasında bulursunuz. Hayızlı ve cülüp olanlar da bu zikirleri okuyabilir. Abdestsizi bırak. Hayız ve cülüp, onları da babların başında söyledim, âyet olmayınca.
- 30:42
Mesela hastalık ânetinde kadınlar, namaz kılmazken de bu duaları okuyabilir diye, hangi duaları okuyabileceğine dair, mesela, Âyet-el Kürsü okuyamıyorlar âyet diye, felaknas okuyamıyorlar sure diye, bu sefer ne oluyor? Bunlar cinleniyorlar, büyüleniyorlar. Mesela adam büyü yapıyor biri, büyü tutmuyor çünkü her sabah akşam okuduğu için,
- 31:03
ne zamanki hayz halinde, namazsız halinde kadının rastlıyor, kadıncağız da Âyet-el Kürsü, ihlas, felaknasları okuyamıyor adetim diye, bu sefer ne oluyor? Bakıyorsun, aşırı rahatsız oluyor ve yapılan büyü tesir edebiliyor veyahut da cin musallat oluyor bazılarına. Ama biz onun için burada ne yaptık? Mesela, tamam âyetler de çok ama dualarda da var.
- 31:26
Bismillahirrahmanirrahim'in ilahi durru var mesela. E bu âyet değil ki, bunu bir insan okuyabilir cünüpkende, hayzkende. Cünüp derken yani hayzlı mesele. Ama insanda, yani cünüptür, yıkanma vakti yetişmiyor, akşam olacak, o günlük şeyini okumak istiyor, duaysa okur cünüpken. Sübhanallâhu ve rahmetullâhi ve belâ ilâhe illallah ve allâhu ekber.
- 31:45
Cünüp bile bunsuz durmasın diyor. Zikretsin yani. Tabii ki çıplak vaziyetteki ilişki anında kastetmiyoruz. Ama yıkanmasına yarım saat var, veya su ısınıyor, veya bir zarureti var, beklemesi gerekiyor. E zikirsiz niye dursun? E Hz. A.S. gelse, bekle, şohbende suyu sütüyorum mu diyeceksin? La ilahe illallah Muhammedun eşhedü en la ilahe illallah diyeceksin, öleceksin.
- 32:06
Hz. A.S. seni yıkanmanı mı bekler? Azrâil Aleyhisselâm seni yıkanmanı mı bekler? O zaman kelime-i şehadetsiz mi ölsün adam? Aniden ölüm gelir, bir şey olur. Yani cünübün de yapması gereken zikirsiz durmaması icap eder. Hayızlı buna zaten dahil oluyor. Onun için bu zikri mesela, numara 131,
- 32:26
Fayfı 59 ama diğerlerinde ayetlere şey koymuşuz, bu battakileri yani sabah akşam okunacaklar demişiz, üçüncü bölüm demişiz. Hemen başına demişiz ki Hayızlı ve Cünüb ve Nifaslı, Lohusa olanlar bu battakileri okuyamaz çünkü ekserisi âyâtı Kur'ânî ederiz. bu babdakileri okuyamaz çünkü ekserisi ayatı Kur'aniye'dir.
- 32:44
Böyle notlarımız var her batta. Bu da sizin için, özellikle hanım kardeşlerimiz için. çok büyük kolaylık teşkil edecek. Çünkü neyin ayet, neyin hadis olduğunu bilmiyorlar. Ayet okunmaz, hadis okunur. Hadiste geçen bir dua okunur yani. Onunla da amel edersiniz, şirkten kurtulma duası ile inşallah.
- 33:00
Şimdi bu kitap, ettergibu teşvik ediyor. Fittibahil kitap, kitaba uymak. Kitap hangi kitap? Kitap çok da el kitap, o mükemmel kitap deyince Kur'an-ı Kerim'dir. Kur'an'a uymak. Daha ve sünneti, sünnet Kur'an'dan ayrılır mı? Ayrılmaz. Hadis ayetten ayrılır mı? Hadis ayetten ayrılırsan dinden çıkarsın.
- 33:21
Çünkü bütün hadis olmasa ayetlerin hiçbirinin manasını veremezsin. Kur'an boşa çıkar. Kitaba ve sünnete uymak. Sünnet ne demek? Hadis-i şerifler ne demek? Ehl-i sünnet vel cemaat demek. Sünnete ittiba ne demek? Resulullah gibi inanmak demek. Sallallahu aleyhi ve sellem. Mutezile mezhebi Resulullah gibi inanıyor mu?
- 33:41
İnanmıyor. Neden Resulullah? E Allah ahirette görülecek diyor. Mutezile görülmeyecek diyor. Mesela Allah'ın sıfatları var buyuruyor. Sallallahu aleyhi ve sellem. Bunlar diyor yok. E yoruma ne gerek var? Ne yorum yapıyorsun? Peygambere uysana. Şia, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e ittiba ediyor mu?
- 33:58
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. Ebu Bekir ile Ömer'e uyun. Benden sonra. Onlar ne diyorlar? Ebu Bekir ile Ömer gasp etti, hakkını yedi. İşte Haydarbaş ne konuşuyor? Hepsine kafir diyor. Haşa ve kella. Sahabeye. Ebu Bekir'in halife seçenlere. En büyük sahabeye kafir diyor adam. Bu şimdi sünnete uyuyor mu?
- 34:19
Ehli sünnet olabilir mi? Olamaz. Niye? Hadis-i şeriflerde Ebu Bekir ile Ömer'e uyun buyuruyor. Halifeyi tahin etmiş. Ebu Bekir kıldıracak buyuruyor benden sonra. Daha ne desin? Namazı kim kıldırıyor? Halife kıldırıyor o zaman. Hazreti Ömer'e bile razı olmuyor. Sesini duyuyor. Aman aman geri çekil. Niye?
- 34:36
Ebu Bekir varken olmaz diyor. Ebu Bekir'in olduğu bir cemaatta diyor. Ancak Ebu Bekir imam olabilir diyor. Sallallahu aleyhi ve sellem. Allah. Ebellâ ve'l-mümlinâ bebekir. Müminler de Ebu Bekir'den başkasını istemiyor. Allah da istemiyor diyor. Yani ben Ali'yi isteyemem ki diyor. demem ki diyor, çünkü birinci sırada damadımdır, çok sevdiğimdir,
- 35:00
Allah ve Resûlü'nün sevgilisidir ama Allah seçiyor bunu diyor, benim elimde bir şey yok diyor Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Bu kadar hadis var ya. Sünnete uymak. Ehl-i sünnet olmak demektir. Onun için bu bab çok önemlidir, 99 tane hadis-i şerif söyleyeceğiz, okuyacağız, bu dersleri kaçırmayalım birbirine takip ettirelim.
- 35:19
Hanîl-i Hırbâzı bin-i Sâriyye'de, Radıyallâhu Teâlâ, kâle, Hırbâzı bin-i Sâriyye meşhur bir sahabidir, çok hadis-i şerifleri vardır, rivayet ettiği. Kâle söyledi. Ve azanâ bize vaaz etti Rasûlullah, Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, mev'izaten. Bir gün Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem bize çok büyük bir vaaz yaptı.
- 35:39
Öyle bir nasihatler yaptı, öyle bir hutbeler okudu. Ve cilet, korkuya kapıldı minhâ o vaazın el-kulûb. Kalpler korkuya kapıldı, ürperiyordu, tiril tiril titriyor, tüyler diken diken oldu. Ve zerafet döküldü, akmaya başladı minhâ o vaazdan dolayı el-uyûnu gözler. Gözlerimizden çeşme gibi yaşlar akmaya başladı sahabeden ve kalplerimiz ürperdi, korktu.
- 36:05
Çok acayip bir vaaz etti bize. Fekulnâ, biz dedik. Ya Rasûlullah, yani vaazı burada söylemiyor. O vaaz başka hadislerde var. Diyor, ey Allah'ın elçisi ki ennâ, sanki bu yaptığınız vaaz mev'izatü müveddi'in, veda eden birinin nasihatleri gibi oldu. Yani, ahirete mi gideceksiniz, vefatınızın mı yaklaştığı malum olduğu size bildirildi.
- 36:30
Yani bize yaptığınız bu konuşma başkalarına benzemedi. Sanki ayrılacak bir kişinin, veda edecek, dünyadan ayrılacak bir kişinin vaazına benzedi. Fevzuna, ne olur bize vasiyet et. O zaman madem yani biz böyle anladık, ne olur bir tavsiye. Bir tavsiye de bulun. Kâle buyurdu, sallallahu aleyhi ve sellem, ûsîkum.
- 36:55
O zaman, ben size vasiyet ediyorum. Vasiyet, yani, uyulması gereken, tutulması gereken, bir de son sözler anlamına da, Türkçe'de biraz vasiyet etti. Ölümünden sonrasını hedefledi manasına gelir ama Arapça'da o değil. Arapça'da yûsîkumullâhi fi evlâdikum. Çocuklarınıza miras taksiminde Allah size vasiyet ediyor.
- 37:18
Allah da hâlâ ölmez ki haşa. Allah neyi vasiyet edecek? Yani vasiyet ediyor demek Arapça'da tembih ediyor. Demektir. Türkçe'de biraz ölümden sonrasıyla ölümlülere efendim ait olduğu anlaşılıyor. Yanlış tabii, kelimelerin çoğu biliyorsun. Arapça ben hep ikide biliyorum. Arapçası aslı budur. Türkçe'ye bakmayın bu konuda.
- 37:38
Yani vasiyet ediyorum size. Tabii ki Rasûlullah S.A.V. vefatından sonrasını da düşünerek bu vasiyeti yapıyor. Ama hayatında da bu vasiyet geçerli. Neyle bir takvallâhi? Allah'tan sakınmak. Allah'tan nasıl sakınacağız haşa? Allah öcü mü haşa? Çoluğu çocuğu Allah geliyor haşa. Allah yakar, Allah döver.
- 37:56
Allah'ı celle celâluhu hem emirlerini tutacaksın, hem sevdireceksin, hem cennetine teşvik edeceksin, hem haramlarından sakındıracaksın. Çünkü burada haram işleyenlere azap edeceğine dair Allah'ın da sözleri de var. Ve bu sözleri de hatırlatacaksın. Böylece ne olacak? Allah'tan sakınacaksın. Ne demek?
- 38:18
Yasaklardan sakınacaksın. Çizgiyi geçmeyeceksin. Hudutla sınır koymuştur. Celle celâluhu. O sınırı aşmayacaksın. Sen meyve suyu iç diyor sana, şerbet iç, şıra iç, şurub iç, her yer dolmuş. Yüz çeşit, bin çeşit meşrubat var. E sen geliyorsun illa da rakı içeceğim, illa da bira içeceğim. Olmaz ki. Haramlardan sakınmanızı vasiyet ediyorum.
- 38:43
Evlen, nikahlan, yabancı kadına niye bakıyorsun, niye zina ediyorsun? Ben size haramlardan sakınmanızı vasiyet ediyorum. Daha vessem'i, laf dinlemenizi, emir dinlemenizi, vettâti, dinledikten sonra itaat etmenizi emrediyorum. Ve in teemmera, emir seçilse de aleykümüzelse, abdün bir köle. Başka hadislerde diyor ki, abdün habeşiyyün, habeşli bir köle, ki en nerasev zebibe.
- 39:12
Sanki başı kuru üzüm gibi. Siyah, kuru üzüm. Zencilerin, Afrikalıların saçları değişiktir. Bizim saçlar gibi düz değil. Böyle kuru üzüm gibi olur. Topak topak. Hadis-i şerifte buyuruyor ki, sanki başı diyor, kuru siyah üzüm gibi olan zenci bile, yani şura ile, meşvere ile, seçim ile neyse, üzerinize emir tayin edildi.
- 39:39
Emir ya mesela çünkü işte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında da müfrezeler, seriyyeler gönderiyor, sonra Hazreti Sıddık Hazreti Ömer, bütün halifeler gönderiyor. Orada isterse halife olarak seçilsin, isterse efendim, orduya komutan seçiliyor. Mesela, mesela 100 kişilik bir ordu gidiyor.
- 39:56
Kimi seçiyor? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem kimi seçmişti? Efendim, Hüsame bin Zeyd. Hazreti Hüsame gençti. E, arada orada Ebubekir Sıddık var, Hazreti Ömer var, yaşlı sahabe var, daha faziletliler var, 20 yaşında falan bir delikanlıyı komutan yapmıştı. Sonradan da o komutan tam hazırlanıyordu, cihada çıkarken Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem vefat etti.
- 40:22
Onlar vefat haberinden dolayı, vefattan dolayı durdular, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in devrinde bulundular. Sonra Hazreti Sıddık ne dedi? Ben bu orduyu göndereceğim, Resûlullah son olarak bu orduyu tertip yapmıştı, düzenlemişti dedi. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ne yaptı? E, Hüsame gençtir, delikanlıdır, şudur budur.
- 40:39
Size ne? Resûlullah tayin etti. Onun için başınıza Habeşli bir köle, kafası kuru üzüm gibi olan, e, siyah üzüm gibi olan saçı, bir Habeşli köle de, köle ya, ama o köleyi, devlet reisi, yani İslam devleti, şeriat devletinden bahsediyoruz, devlet başkanı sizin başınıza amir tayin etti. Ona itaat edeceksiniz ve sözünü dinleyeceksiniz.
- 41:07
Çünkü neden? Bölünmeyin, ihtilaf çıkartmayın, birliği bozmayın, o âlim değil, bu beyaz değil, o Türk değil, o Laz değil, böyle laflarla birliğinizi, bütünlüğünüzü bozmayın, e, İslam ümmetiliyor. Vasiyetim budur. E, şimdi ne oldu? Bir esete karşı ayaklandılar, ehl-i sünnet dediler, oradan geldi El Kaidesi girdi, oradan En Nusra'sı girdi, oradan IŞİD'i girdi,
- 41:40
kaldı bir avuç ehl-i sünnet, hür ordu dedik, şimdi de onlar birbiriyle savaşıyormuş. Kafamız patladı ya, Huta'dalar, e, bir günde 400-500 kişi ölmüş geçen gün. Benim oradan tanıdığım insanlar var, Medine'den yani. Sonra, ah dedi bunlar yardım edilecek halden çıktı, birbirini öldürüyorlar. Yani, onu düşünün, Binali Bey ne dedi geçen gün?
- 42:03
Ya Müslümanlar birbirini öldürüyor, bu işi durdurmak lazım dedi. Çünkü bu böyle yürümezdi yani. Nereye kadar gideceğiz? Beş sene, altı sene oldu, millet birbirini kesiyor. Yani bu savaşın bir şekilde mutlaka kimle anlaşılıyorsa, barışılıyorsa durması icap ediyor. Müslüman, Müslüman'ı kesiyor. Çünkü neden?
- 42:20
Eğer sünnet izliyorsun, tamam bir emir tayin ediliyor, adam emire uymuyor. O diyor ki o şu mezhep, o diyor ki bu böyle yaptı, o elini bağlamadı, o da para şeyleri, petrol şeyleri kuyularına ele geçirmişler. Dünya menfaatleri gürü, emir yok, tayin edilen laftir, niye bir şey yok? Zaten izinsiz kalkmışlar ayağa.
- 42:39
Yani hangi halin meşayihin meşveresi var? E şimdi ne diyor burada? Başınıza Habeşli bir köle de emir tayin edilse dinleyip itaat edeceksiniz. Birliğinizi, bütününüzü bozmayacaksınız. Zaten 40 tane selefisi, vehabisi, şiisi birbirine girmiş e burada bir ehl-i sünnet var diyorsun, ehl-i sünnete işte birbirini kırıyormuş.
- 42:58
E ben buna dayanamam yani artık. Tahammül edemeyeceğim yani. Demek ki artık Mevla bir hal çaresi yaratacak bunu, başka bir türlü bu iş düzenmeyecek mi millet? Niye itaat etmiyorsunuz başınıza? Niye herkes bir baş tayin ediyor? Niye herkes birbirine karşı çıkıyor? Ben size vasiyet ediyorum, ey benim ümmetim diyor.
- 43:18
Fe innehu çünkü men her kimdi yaşarsa min kümsüden feseyra yakında görecek ihtilafen kethira. Çok ihtilaf çıkacaktır. Çok ihtilaf. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat etti. Hadi Hz. Ebu Bekir de mesele halloldu. Hz. Ömer iyi tuttu kapıyı, sağlam tuttu. Hz. Osman da idari yürüttü işleri. Hz. Osman son döneminde karıştırdılar ortalığı, geldiler
- 43:44
İbni Sebe Yahudisi, münafıklar, Yahudiler. Hz. Osman'ın makamında yani evi makamında olacak evinde Halife'yi şehit ettiler. Ondan sonra bir fitne çıktı. Hz. Ali Hazreti Muaviye ile sahabe kendi aralarında tamam sahabe Allah için, hak için, din için içtihat hatasıdır. Bir sevap alırlar. Ama sahabeden sonra onlara uyanlar onlar mazur olmazlar diyor hadis-i şerif.
- 44:08
Sahabem arasında bazı şeyler olacak buyuruyor hadis-i şerif. Bunların kaynaklarıyla yazıyorum. Hayrettin Karaman'a reddiyeleri devam ettireceğim. Sahabe müdafası yazılarımda yazı yazdım. Yani şeyleri, tercümeleri kaldı. Bu hadis-i şerif sahabem arasında ihtilaf çıkacak diyor. Çıkacak ama diyor, onlar mazurdurlar.
- 44:26
Benim sohbetim, benimle beraber sahabeliğimi yaptıkları için onları Allah affetti diyor. Bak şimdi, ama onların peşine onların adına ben şucuyum, ben bucuyum Muaviyeciyim, Aliciyim Hasanciyim, Hüseyinciyim olmaz. Kur'an'a, sünnete ittiva edeceğiz ve sahabenin hepsine hürmet ve tazim edeceğiz. Tabi Hz.
- 44:50
Ali haklıydı. Tabi Hz. Hüseyin haklıydı. O ayrı bir şey. Ama şimdi o işleri karıştıraraktan yine girdik birbirine. 1500 sene geçmiş, Şii sünni birbirini öldürüyor. Ne oldu? Kerbela'da Hz. Hüseyin'i öldürmüş. Ya oldu 1400 sene. Olsun. Ben yeni duydum hesabı. Girdiler birbirine. E böyle las fıkrasına döndürmeyelim bu işi yani.
- 45:10
Böyle Müslümanlar birbirini öldürmesin. Kırmasın. Onun için başınızdakine itaat edin. Benden sonra yaşayanlar çok ihtilaf görecekler. Çok kargaşa yaşayacaklar. E işte yaşandı. Hz. Ali'den zamanından başladı gitti. Fe aleyküm siz sarılın bir sünneti benim sünnetime ve sünnetil hulefâni rûhâşidîn. Halifelerimin sünneti benim sünnetim aynıdır.
- 45:38
El râşid kemâle ermiş. El mehdîyin hidâte ermiş. Benim hidâte ermiş. Râşid halifelerim. Dört halifedir. Bir de Hz. Hasan'ın 6 aylık dönemiyle 30 sene. Şimdi de adam çıkmış ben halifeyim. Bu da buraya girer mi? Girmez. Niye girmez? Çünkü hadis-i şerifte buyuruyor. El hilâfetü ba'di selâfi'l-sene. En sayı hadis.
- 46:00
Benden sonra halifelik 30 senedir. Zaten 30 sene dolmuyor. Hz. Hasan'ın 6 ayıyla doluyor. 6 ay sonra da Hz. Hasan çekilip Hz. Muaviye'yi devretmesiyle bitiyor. Hz. Muaviye onun için padişahların birincisidir. Halifelerin değil. Bak emirdir. Emirul mü'minin deniyor. Ama halifedir. Halife-i râşidinden değil.
- 46:20
Çünkü Hz. Hasan ile bitmiştir o iş. 30 sene doldu. Hadis-i şeriflere buna göre bakıyoruz. Bazı hadis-i şeriflerde diyor İslam'ın değirmeni 36 sene. O da sayı hadislerde geçiyor. Orada da Hz. Muaviye'nin 6 senesi var. Dikkat edin. Yani onun da devrine İslam'ın değirmeni döner. Yani faaliyetleri devam eder diyor.
- 46:40
Burada hadislerde var. Ama halifelik şeyi 30'da biter diyor. O ayrı bir makam. Çünkü onun sünneti Rasulullah'ın sünnetiyle aynı oluyor. Sallallahu aleyhi ve sellem. Yani Hz. Osman ikinci ezanı çıkarttı Cuma'da. Cami büyüdü, cemaat genişlediği için. Mesela o Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında yok.
- 46:59
Ama sünnettir. Neden? Benim sünnetim neyse diyor, halifemin sünnetine sarılın. Hz. Osman'ın sünneti Rasulullah'ın sünneti oldu. Anladın mı? Hz. Ömer'de öyle çok şeyler var. Teravi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir Ramazan, 30 Ramazan camide kıldırmadı ki. Birkaç kere kıldı ama işte farz olur şeyinden herkes kendi kılsın.
- 47:18
Buyurdu. Hz. Ömer ne yaptı? E farz olma tehlikesi kalktı. Rasulullah vefat ettiğine göre davayı gelmez. E ne yaptı? Teravi her gece camide cemaatle kıldırttırdı. Ne oldu? Rasulullah'ın sünneti oldu bu. Neden? Halifemin sünneti neyse benim sünnetim aynıdır. Temessekü bi adiye. Başka hadis-i şerifte yani bunun diğer rivayetleri de var.
- 47:40
O sünnetlere sımsıkı sarılın. Böyle ellerinize yapışın. Olmadı. Ve adlu ısırın aleyha onlar bin nevacidi. Azu dişlerinizle dişlerinizi de geçirin. Neden? Belki eliniz sağlam olmaz. Biri böyle bir vurur elinize elinizi koparır. İşte Mustafa Eslamoğlu çıkar. İşte Hayrettin Karaman çıkar. Haydar Baş çıkar.
- 48:05
Yaşar Nuri çıkar. Mehmet Okuyan çıkar. Bunlar ne yapar? Sizi benim sünnetimden ve dört halifemin sünnetinden ayırırlar. Adamlar uğraşmıyor mu? Teravih yok, yok sekiz rekat, yok emevi namazı, yok şu yok, Türkiye'de cuma olmaz. Teravi yok. Yok sekiz rekat. Türkiye'de cuma olmaz. Her gün bunlar konuşuyor bu Her gün bunlar konuşuyor bu sahtekarlar.
- 48:19
sahtekarlar. Dolayısıyla siz benim sünnetime elinizi bırak, dişlerinizi bırakın. Dolayısıyla elinizi bırak dişlerinizi takın diyor. Azu dişlerinizle sarılın. Veyyaküm sakının. Ve muhtezatil umur. Sonradan çıkarılan bid'atlerden sakının. Mesela Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem herkese Allah ana karnında hepsinin ne olup biteceğini yazdı.
- 48:44
Böyle inanıyor muydu? İnanmaz olur mu? Bütün hadisleri o söylüyor. Peki. Kur'an'da var mı kader? Var. Her şeyi hesapsız yapmadık. Her şeyi kaderle yarattık. Peki. İslamoğlu ne diyor? Kader tartışmalı fazlalıktır. Amentüden bir şıkkı indiriyor. İşte bu nedir? İnancımızda bid'attir. Yenilik çıkartıyor.
- 49:06
Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ne buyuruyor? Benim ve dört halifemin ve sahabemin zaten dört halife otuz sene içinde sahabenin de ekserisi vefat etti Efendimiz'den sonra. Benim ve halifelerimin sünnetinden ayrılmayın. Yeni bir şey uydururlar. Ne çıkarttılar? İşte Ebu Bekir hak halife değil.
- 49:26
Böyle bir şey olabilir mi? Resulullah emretmiş. Sahabe bu işe ittiba etmiş. Bid'at etmiş. Nereden çıktı bu şimdi? Elli sene sonra çıktı. Alın yazısı yok. Ne zaman çıktı? Yüz sene sonra çıktı. Hee işte. Hayızlın ama kadın camiye girer. Mustalaş Tamoğlu diyor. Nereden çıktı bu şimdi? Sahabe zamanında girmiyordu.
- 49:46
Ben buna güzel bir yazı yazdım. Ne kadar ilim yazdım. Reddiye yaptım. Eee? Biz Resulullah'ın sünnetinde Resûlullah'ın sünnetinde yok. ''Cürüb-i Hayız diye mescidi helal etmiyorum.'' buyuruyor. Sahih hadiste geçer. E ne olacak şimdi? O zaman, sonradan çıkan işlerden sakının. Din hususunda. Ama nedir?
- 50:06
Araba sonradan çıkmış. Araba sonradan çıksa ne olur? Şimdi olsa Resûlullah tabi nerede? O zaman da deveydi vasıta. Deveyle gidiyordu. Bunlar anlamayacak ne var şimdi? Bidat nereden? Uçağa. Uçağa niye binmiyor? Bidat derler, uçağa niye binmiyor? Uçak bidat. Nesi bidat uçak? Allah-u Teala buyuruyor bunu.
- 50:23
Atı katırı deveyi yarattım ama daha bilmediğiniz neler yaratacağım. Onlar söylemiş zaten. Teknolojinin gelişeceğini. E dolayısıyla dünyevi işlerde yeniliklere uyulur. E şimdi motor çıkmış. Yine sabanla mı tarlayı süreceğiz? Efendim sulama fıskiye sistemleri çıkmış. Elle mi sulayacağız? Nasıl baş edeceğiz bahçelere?
- 50:44
Bunu konuşmuyoruz. Amentü belli. Adam kader yok diyor. Amentü'yü indirmiş aşağı. Adam kalkmış, İslamoğlu gibiler. Efendim burada yeni bir din çıkarıyor. Bize uydurulmuş din diyorlar. Asas kendileri din uyduruyorlar. Çünkü bizim kaynaklarımızın hepsi Kur'an'da, hadiste var. Onların yeni konuştuğu şeyler hiçbir kitapta yeri yok.
- 51:08
Nereden bildin bunu buldun diyor. Ben buldum diyor. Ulan desene ki uydurdun. İşte onun için sünnetimden ayrılmayın. Sonradan çıkarılan, dinde reform adına çıkarılan bu reformistlerin bidatlerinden sakının. Fe inne kulle bid'atim balâle. Her bid'at balalettir ve sapıklıktır. Yeni çıkan, dinde reform adına yeni çıkan her bid'at sapıklıktır.
- 51:35
Yahudi Hristiyan cennete girecek. O Süleyman Ateş'ten çıkan, Abdullah çıkarttı. Afganiler, Reşit Rızalar. Ne reformist hareketi 100 sene evvel Mısır'da başlattılar. E Cezaidül Kevseriler, Mustafa Sabri Efendiler falan Osmanlı'dan tabi o cübretlik dönemlerinde burada barınamayınca oraya gitmeseler onlar orada tam ifsadı yerleştirmiştiler.
- 51:56
Yine buradan giden Osmanlı uleması reddiyeler yaptı falan da bize kadar bu işler anlaşıldı. Yoksa milleti mahvetmiştiler dini imanı. Bir kısımlarınınkini mahvettiler zaten. Abduhçü, Afganici dolu adam var. Hayretin Karaman bile Abduh'tan kaynak veriyor. Daha ne arıyorsunuz yani? Onun için hadis-i şerifte ne buyuruyor?
- 52:15
feynekulle muhdesin bid'a Her din sonradan çıkarılan şey bid'attır. Bu itikad bid'atından bahsediyoruz. Amel'de de bid'atlar var ama buna o kadar benzemez. İtikattaki bid'at adamı el üstünden çıkarır. Amel'deki bid'at mekruh olur, mubah olur. Amel'deki bid'attan mubah da var. Minare yoktu ki o zaman minare mubah.
- 52:38
Medrese böyle bina yoktu ki mubah. Hatta bazı vacibe de gelir. Bazı bid'atlerde vacip olanlar var. Sahabe döneminde el-i sünnet dışı adam yoktu ki reddiye yapsınlar. E şimdi bu el-i sünnet dışına reddiye yapmak farzdır. Ama o zamanda yoktu. E niye yoktu? El-i sünneti bozan bir görüş yoktu ki sahabede.
- 52:56
Onun için dinde, itikatta inanç meselelerinde, helal haram meselelerinde, fıkıh meselelerinde sonradan çıkarılan her şey bid'attır. ve kulle bid'al bal'al. Her bid'at sapıklıktır. Yani ne demek sapıklık? Yoldan sapma. Sapmadan geliyor. Yani hak yol, cadde-i şeriat buradan gidiyor. İstikametten ayrılıyor, yamuluyor.
- 53:17
72 fırka balalettedir. ve kulle balaletin finnar. El-i sünnetten ayrılmanın, sapmanın, şaşmanın her türlüsünün hep neticesi cehennemin içinde sonuçlanacaktır diyor hadis-i şerifte. Bu hadis-i şerifin bir zirveatı diyor. Daha birçok kaynak da sahih hadis kaynaklarda geçiyor. Ebu Davud, Tirmizi, İbn-i Mace, İbn-i Hibban Tirmizi'yi demiş, hadisün hasenü sahih.
- 53:45
Sahih hadis demiş Tirmizi. Her hadise sahih demez Tirmizi. Sahih diyor. İşte ümmetim 73 fırkaydı. Kullun finnar illa vahid. Hepsi ateştedir. Bir fırka el-i sünnet müstesna, İbn-i Mace hadisi. İşte oradan anla. Neden? Hepsi dalalettedir. Bid'atın her türlüsü dalalettir. Dalalet olanda, sonu ateştedir buyurdu ya.
- 54:07
O hadistede ne diyor? 72'si haktan ayrılmıştır, dalalettedir ve cehennemdedir. Bir tanesi kurtulacak. Onun için Allah bizi fırkayı naci eden el-i sünnet vel cemaat itikadından ayırmasın. Amin. Bu dersleri çok önem arz ediyor. Daha şimdi 99 tane hadis, birini okuduk. Sırf bu bölümde. Ne ilimler gelecek, ne hadis-i şerifler.
- 54:27
Kainatın Efendisi'ni dinleyin. Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in terhibu terib kitabında geçen hadis-i şeriflerini dinleyin, dinletin, okuyun, okutun. Bütün millete sohbet saatlerini mesaj atın. Efendim sohbet başladı diye ilan edin. Bir kişiyi sünnete getirin. Bir kişiyi yola getirin. Bir kişiye Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hadisini ulaştırın.
- 54:48
Belli huvani ve levay. Bir ayet, bir hadis olsun. bir âyet, bir hadis olsun. Ey benim ümmetim, ben sizin kurtuluşunuz için geceleri yatağa girmedim. Bütün keyfimi, zevkimi terk ettim. Sabahlara kadar ağladım, size dua ettim. Size ben din getirdim. Benim ümmetime acıyın. Bir âyet, bir hadis olsun. Mutlaka ulaştırın.
- 55:08
Emrine imtisalen tergibü tehlif derslerini ulaştırmanız son derece zarurettir, ben bilirim. Önümüzde Ramazan-ı Şerif geliyor. Her gün ders olacak, her iftardan evvel. Her gece sahurda bir buçukta başlayacağız. İki tane sohbet. Dinleyin, dinletin. Beni dinlemeyin, dinletmeyin. Allah ve Resûlü dinleyin ve dinletin.
- 55:26
Biz âyet-i hadisten dışarı çıkmayız. Allah ayrılmaktan muhafaza etsin. Hepimizi de dinini tebliğ edenler zümresine ilhak eylesin. Amin. Sallallahu Teala. Seyyidina Muhammedin ve alaihi s-salam. Selleme, teslime, kesleme. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Amin.
Benzer sohbetler
1:34:01Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 78. Bölüm 6 Ekim 20266 Ekim 2026 · 95 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 6 Ekim 2026
1:33:48Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 77. Bölüm 2 Haziran 20262 Haziran 2026 · 94 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 2 Haziran 2026
1:40:41Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 76. Bölüm 5 Mayıs 20265 Mayıs 2026 · 101 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 5 Mayıs 2026


