Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 23. Bölüm 25 Nisan 2016
25 Nisan 2016 · 63 dk
54:27 / 1:02:14Şu an 54:27 / 1:02:14
Transkript
140 satır
- 00:36
Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi rabbil alemin vesselam alâ Seyid msel Muhammedin ve al al ecmain "Et-Tergıb ve't-Terhib hadislerinden sıramızda 54. hadis-i şerife geldik. Ben tabii güncel konular oluyor; işte benim hakkımda laflar çıkıyor, haberler çıkıyor, bir şeyler çıkıyor. Ben Perşembe günü sohbetinde kısaca cevap gereken şeyleri veriyorum. Bu dersler Rasûlüllâh Sallellâhu 'Aleyhi ve Sellem'in dersi, hadis-i şerif dersi olduğu için ancak dersle ilgili konuşmak lazım. Bu bakımdan hadis-i şerifin hakkını zayi etmemek lazım. Zaten vakitler kısıtlıdır. Çok zaruret olmadıkça güncel konulara girmiyoruz. Siz de ona göre hadis-i şeriflere önem verin, ciddiyet atfedin ve başka bir şey karıştırmadan dinleyin ki Rasûlüllâh Sallellâhu 'Aleyhi ve Sellem ne buyuruyor, biz size onu aktarmış olalım. Şu anda hadis-i şerif okunan meclisten daha büyük bir meclis olamaz. İnsan, Rasûlüllâh Sallellâhu 'Aleyhi ve Sellem'i dinlemekten daha büyük bir sohbet dinlemiş olamaz ve ondan daha üstün bir kimseyi dinleyemez. Onun için herkesi haberdar edelim. Rasûlüllâh Sallellâhu 'Aleyhi ve Sellem'in 'Benden bir ayet (veya söz) bile olsa ulaştırın' emri gereğince, onun sünnetine uyarak
- 02:32
Kaç kişiye ulaşabiliyorsanız Allah için ulaşın, ulaştırın. Ve hadis-i şerifte onun buyurduklarını biz de size duyuralım. Hep birlikte Rabbim istifade etmeyi, amele muvaffak olmayı müyesser eylesin. Amin. Hazreti Enes Efendimiz'den rivayet ediliyor. O diyor ki Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Kâinatın Efendisi şöyle buyurdu.
- 03:04
Şimdi bizim yanında olsak ne buyuracak? Aynı şeyi buyurdu işte. Biz de onu size duyuruyoruz. Sahabe olamadık. Tabii büyük fazilet varmıştık ama. Gayba iman etmemiz, görmeden inanmamız. E şimdi onu dinler gibi aynı mübarek ağzından çıkıyorcasına dinliyoruz zaten. O şekilde onun ağzından çıktı bunlar.
- 03:24
Niyet çok önemlidir. İhlas çok önemli. Zaten bu bahpet ihlastan gitti işte. Kitab-ül İhlas bitecek. Bu derste inşallah bitirebiliriz. Sünnet kitabına geçeceğiz. Bundan sonra kitap yani kitap kitabın içindeki, tergibü tergibün içindeki büyük bölüme adına kitap deniyor. Büyük bölüme. Aradakilere bab deniyor, fasıl deniyor.
- 03:46
Büyük bölümlere kitap deniyor. Buhari'de de öyledir mesela. Kitab-ül İlim. Yani ilim kitabı. İlim kitabı demek Buhari'nin içindeki ilimle ilgili mevzuların tümünün toplandığına o kitabın içinde de diyelim ki elli tane, yüz tane hadis var. Onun için onun tümüne kitap deniyor. Biz de burada ihlas kitabındayız yani.
- 04:06
Bölüm olarak. İlâkâ ne olduğu zaman? Ahiruz zaman. Ahir zaman olduğunda. Şimdi ahirde geçtik. Better zaman. Yani ahir epeydir ahir. Hadîmân-ı Rabbân-ı Hazretleri bin sene için diyor ki bin seneden sonra yani kendisi bin otuz dörtte vefatı icri binden sonra ahir zaman başlamıştır diyor. Yani şimdi dört yüz seneyi geçiyor biraz.
- 04:30
Dört yüz senedir ahir zamandayız. Ki demek Osmanlı'nın bile yani içerisinde bu dört yüz sene. Osmanlı'nın son zaten hemen hemen elli yüz senesinde Osmanlı saymamak lazım yani. Karıştırdılar İttihat-ı Terakki döneminde Tanzimat fermanları bilmem ne Avrupa kanunları başladı. Artık o feyiz bereket gitti.
- 04:51
Zaten ondan sonra yıkılma süreci başladı. Yani dört yüz senedir ahir zamandayız. Şimdi artık bedder diyorum. bedder zamandayız yani, ahirinde bedderi var. Ahir zaman olduğu vakit, sârat ümmeti benim ümmetim olacak, felâze firâkin, üç fırkaya ayrılacak, üç bölüm. Allah bizi hayırlı fırkadan eylesin. Amin.
- 05:14
Bakalım nedir onlar? Buhari-i Şerif-i Taberani, el-Mulcemi'l-Evsat'ta rivayet ediyor, İmam Beyhakî'de rivayet ediyor. Firkatün, yani firkaten de olur, üç fırkadan bedel yani, firkaten de olur, firkatün de olur. Bir fırka, Allah'a ibadet edecekler, hâlisan. Hâlis, karışıksız, katışıksız. Küp süt olsa, bir damla kan düşse, bir damla gübre düşse, süt ifsat oldu yani.
- 05:45
Damlası ne yaptı? Küpü bozdu. Kim içer onu? Kan düşmüş. Onun için, hâlis demek karışıksız. İbadet, namaz, oruç, hac zekat işte, Recep, Şaban, işte şu Ümre, hac falan, hiç Allah'tan başka bir şey oraya karışmıyor, bu fırka. Ve firkaten, bir fırka olacak, Ya'budûne İbadet yapacaklar, Ziyâen, gösteriş için.
- 06:13
Onlar da sırf gösteriş yani. Millet görürse kılıyor, görmezse kılmıyor. Millet itibari etsinler diye oruç tutuyor. Ömreye insanlarla grup yapmışlar, gösteriş böyle, yani hava atmak için ben Ömre'ye gittim, işte geldim işte falan. Sırf, hiç Allah'ın işi yok. Ve firkaten, bir fırkada olacak, Ya'budûne İbadet edecekler, Liyesteekilû, Yemek için, bi onunla en nâse.
- 06:39
İnsanları yemek için. Yani insanların malları, envaları orada mahsustur. Yani insanların paralarını yemek için. Yani Sofi gözüküyor, Salih gözüküyor, takva sahibi gözüküyor. Millet de aaa, bu adam mübarek adam, işte işi gücü de yok. Veyahut da devamlı camide oturuyor, zikir yapıyor. Tekkeden çıkmıyor, biz de buna yardım edelim, para verelim falan.
- 06:59
Bunun derdi para. Bu riyâ öyle bir şey değil. Riyâ da para olmak için yapmaz. Riyâ, zaten zenginler de riyâ yapar. Riyâ yani, menfaat temin etmiyor. O hava ve itibar, gösteriş yapıyor. Desinler yani, aaa Adam senede kaç kere ömrüye gidiyor işte, şu kadar yardım yaptı millete zekat veriyor, ne kadar yetim doyuruyor falan desinler.
- 07:25
O para, yemek için yapmıyor. Hatta para yediriyor bir de. Fakat gösteriş için. Bu üç fırka olacak. Feyda cemaat topladığı vakit, tüm onları Allah'ı Allahü Teala yawmel kıyameti, kıyamet günü onları toplayacak. Hepimizi mahşerde toplayacak. Allah o gün yüzlerimizi ak eylesin. Amin. Yüzlerimizi yawme tefkil du'cu ve tesbih du'cu.
- 07:50
Bir takım suratlar bembeyaz olacak. Bir takımlar kapkara olacak. Buyurduğu günde yüzlerimizi ak eylesin. Amin. İşte bunu abdest alırken duası vardır. Bu yeni çıkacak dergiye yazdım yani. Ne oluyor? Mayıs. Mayıs sayısında çıkacak. Öyle bir hadis-i şerif buldum. Ben de yeni gördüm. Amel etmeye çalışıyorum.
- 08:11
Yeni başladım. Kısa birkaç dua var. Abdeste işte. Biri de budur. Allahumme beyyid ve ciye yawme tebiyyatul yucuh. Ya Rabbi yüzlerin ak olduğu günde yüzümü bembeyaz eyle. Kısası yani. Tabi uzun çok var. Yawme tebiyyatul yucuh. Evliyake velâ tusevid vecih. Velâ tusevid vecih. Bidunubi yawme tesbihatul yucuh.
- 08:31
Adâike. O dualarımda falan yazılanlar, fıkıhta geçen çok uzun. Bu çok kısadır. Bir de hadis bu. Yeni buldum bunu. Kaynağını yeni gördüm yani. Her damlasına 70 bin melek destan damlayan yaratılıyor. Hepsi de kıyamete kadar istiğfar ediyor. Sana yazılıyor. Acayip bir hadis. Mamkastalani zikrediyor. Kuvvetli.
- 08:51
Kaynağı da iyi. Bu Mayıs ayında aman unutmayın. Derginde mutlaka arayın onu yani. Baskıya verildi. Basıldı yani. Mayıs ayısında. Çünkü 3 tane 4 tane dua ezberleyebilirsiniz. Veyahut da kenara abdest aldığınız için kenarına böyle harflerle gözünüz okuyacak kadar yazarsınız. Hani uzun çarşaf dua değil.
- 09:11
3-4 tane. Onun için amel edin. Herkesin gücü çünkü ak olmayacak. Kıyamet günü Allah-u Teala onları topladığı zaman Kale diyecek Lilleti. O kişiye ki yeste e kilu. Yemek istiyor en nasih. İnsanları yani mallarını yani. Milletin mallarını yemek istiyor. Yemek için namaz kılmış, oruç tutmuş, vaaz etmiş, bir şeyler etmiş, paraları yemiş.
- 09:35
Ona diyecek ki bir izzeti İzzim ve Celali Celalim hakkı için. Yani benim ululuğum var. Benim heybetim var. Ben Allah'ım Celle Celaluhu. Ne demek Allah'ımızın büyüklüğü gibi büyüklük. Yani ben İzzime Celal ve yemin ediyorum. Sana da ant veriyorum. Ma neşeyi eratte kastettin bir ibadeti. Sen bak bu kadar namaz kıldın, oruç tuttun, zikrettin, şükrettin görünüşte.
- 10:01
Muradın neydi? Derdin neydi senin? Sen ne istiyordun? Fevkulü o diyecek ki ve izzetine senin şerefine yemin ederim ve Celalike heybetine, azametine, ululuğuna yemin ederim. Orada yalan söylemek mümkün değil tabi ki. Este ekilü yemek istiyordum bu yaptığım ibadetlerle en nasih insanların mallarını yemek istiyordum.
- 10:23
İstiyordum ki işte oradan çorba gelsin, oradan et gelsin, oradan para gelsin, oradan biri bana belki kızını verir. Aaa ne mübarek diyor. Ben menfaat peşindeydim. Benim derdim dünyalık idi. Mevla buyuracak ki, fayda vermedi ki sana topladığın, yığdığın mallar, o kadar milletin paralarını yedin, hacıyım, hocayım diye fayda verdi mi sana şimdi?
- 10:47
Bak önünde cehennem duruyor, ne olacak? İki günlük dünyada yedin içtin, çorba bitti, et bitti, börek bitti. Dünya da bitti zaten. İşte ahiret ebedi, ne yapacaksın? Alın götürün bunu. Bunlar doğru cehennem ateşine bu kulumu atın. Yani sonun cehennem olduktan sonra dayanılacak bir şey değil. Ateş bu ya.
- 11:13
İçin ateş, dışın ateş. Şimdi havalar biraz ısınmaya başladı. Biraz güneş vursa dayanamıyoruz ya. Hemen gölgeye sığınıyoruz. Hemen klimalar açıyoruz. Hemen pervaneler açıyoruz. Hemen soğuk sular falan. Bir de ateş bize değmiyor yani. 30 derece, 40 derecede biz desen yandık. Tam ateşin içine düştüğün vakit ne diyeceksin?
- 11:36
Ne yapacaksın? Allah Allah. İntalikû. Alın götürün bunları. İla zillin zîfelâzî şu'ab. Yani cehennemde ateşin öyle gölgesi var ki üç tane dallı. Yani ateşin gölgesi olur mu? Hepsi ateş. Le'azzalîlin. Gölge dedimse buyuruyor. Öyle harareti engelleyecek gölge değil. Alevden de kurtaracak bir gölge değil.
- 12:05
Alevler geliyor, yalıyor seni böyle. Ateş geliyor, yüzlerini yakıyor, yalıyor böyle. Ateş. Sapsarı develer gibi diyor rengi. Büyüklüğü nasıl kıvılcım. Nasıl kıvılcım atıyor diyor. Kıvılcım atıyor gökdelen gibi diyor. Büyük kasır yani. Göktelensin yüz yirmi kat. O kadar kıvılcımı kıvılcım atıyor. Bunların içerisinde sen dünyada ondan para temin etmek için ibadet yapılır mı ya?
- 12:43
Millet bana para versin, çorba versin, çay versin diye namaz kılınır mı? Ömre yapılır mı ya? Allah için yapılacak şeye başkası katılır mı yani? Sen kendin için olan işe başkası katıştığına kadar sinirleniyorsun yani. Bunu nasıl Allah'ın areva görürse? Haşa. Sonra buyuracak lillezî o kişiye ki kâne idî yâ budî ibadet ediyordu.
- 13:07
Hû Allah'a riyâen. Sonra getirin şunu bakayım. Getirecek. Onu Bevla biliyor. O da sırf gösteriş için ibadet yapmış. Onda para almak falan yok. O sadece millet bana hürmet etsin. İzzetim hakkı için ve celâli, heybetim, azametim, yüceliğim ululuğun bahşi için. Yani konuş. Ant veriyor yani. Yemin ettiriyor.
- 13:31
Mâ neşeyi yarattı kastettim bir ibadet. Sen de bana bunca ibadet etmişsin ömrün hayatın boyunca. Senin arzun neydi? Orada yalan konuşamaz Allah'ın huzurunda. Dünyada yalan. Herkes bir de yemin ediyor ki ben Allah için yapıyorum, şöyle yapıyorum, böyle yapıyorum. Ne Allah için yapıyorsun? Gâle adam söyleyecek bi'izzetike şerefine yemin ederim ve celâlike, ululuğuna yemin ederim.
- 13:55
Ben niçin ibadet ediyordum? Riyân-ı nâsi. Ben insanlara gösteriş için ibadet ediyordum. Yani orada şey gizlemişim. Yani neyi kastediyordun soruyor Mevla. O da diyor ki riyân-ı nâsi. İnsanlara göstermeyi kastediyordum. Görsünler istiyordum yani. Ne kazandı? İşte dünyada kempernaz beni methettiler. Lehime konuştular.
- 14:28
Gâle Mevla buyuruyor Lehime saad yükselmedi ileyye bana. Yani benim kabul makamım var göklerde. Kabul olanlar illiyyine kayıt oluyor. ve mâ dirâke mâ illiyyûn. Kitabım var kum. Allah'ın mühlü dosyası var. Illiyyûn'da Rabbim amellerimizin o makama yükselmesini nasip eylesin. Yoksa yandık. Bak şimdi içki içenler hakkında kitap baskıya veriyoruz inşallah.
- 14:54
Baskaya veriliyor. Haftaya kadar çıkacak inşallah. Orada 350 sayfa oldu kitap. Hani firistini saymasam bile 340 falan. 330 sayfa oldu kitap. 330 sayfa. 5 bölümden ibaret. İşte orada ahiretten çok bahsediliyor azaplardan. Sonra en son bölümüne de içki içen, kumar oynayan, çocuğu uyuşturucuya müptela olanlar ne yapması lazım?
- 15:23
Ne okursa kurtulur. Veyahut o çocuk işte ne okunup üflensin veyahut da elbisesine bir şey okunacak yazılacak falan. Onların hepsini yazdım ki insanları kötü şeylerden kurtarabilirsek ne ala bize. O rivayette de yani geçiyor. Orada birkaç tane başlık var orada. Mesela men şeribel hanur kim çarap içerse içki içerse lem yekbel illa minu salaten erbain eleyle
- 15:51
40 gün 40 gece Allah hiçbir namazını kabul etmez. Yani diyor mesela Allah-u Teala'nın kabul makamına hiçbir haseneleri yükselmez. Şu demektir. Mesela adam içti. 2 saat sonra ayıldı. Az içti. Veyahut sarhoş da olmadı. İçti biraz. Bu adamın 40 gün damlası bile yudumu bile aynı. 40 gün namazı kabul değil.
- 16:15
O peki sadece namaz da değil. Zaten namaz kılıyorsa bile adam sonra kılıyor. 40 gün kılıyor. Hiçbiri kabul değil. O arada zekat verdi kabul değil. Sadaka verdi kabul değil. Hayır yaptı yetimi yedirdi kabul değil. Bir yudum içkinin 40 günlük ameli reddediyor mesela. Onun için sen yaptın diye her amel Allah'ın kabul makamına yükselmez ki.
- 16:38
Kötürüm olur. Kötürüm olur ne demek? Namazı tadil erkansız kılarsa. Mesela ben hususi tadil erkan risalesi yazdım. Namaz hakkında 6 tane eserim var. Bir tanesinin müstakil adı tadil erkandır. Kitabın adı. Çünkü o tadil erkanı rahat etmezsen namaz kötürüm oluyor. Yükselmiyor. Namaz bitiyor selam veriyor adam.
- 16:59
Namaz uçmak istiyor yani kalkmak istiyor. Namaz kötürüm adam kalkabilir mi? Yürüyebilir mi? Namaz öyle yığılıyor kalıyor. Halbuki o namaz nereye gidecekti? Tadil erkanına rahat olsaydı hülliyine çıkacaktı. Hülliyine çıksaydı nur olacaktı. Onun karşılığı cennete gidecekti. Yani o cennette surete girecekti.
- 17:19
Şekillenecekti. Kabirde geliyor namaz nur olarak. Yani ahirette sonsuz nur olacaktı. Fakat bu namaz ne oldu? Zayi oldu yani. Kötürüm oldu. Mesela sahibine beddua ediyoruz. Sen beni perişan ettin. Allah da seni zayi etsin. E şimdi sen namazı kılıyorsun. Niye? Dua almak için mi? Beddua almak için. E dua almak için kılıyorsun.
- 17:42
Ama beddua alıyorsun. Nasıl namaz bu? Yani madem kılıyorsun bunu, vakit ayırıyorsun abdest alıyorsun, abdestin bozuldu mozuldu telaşa giriyorsun. Hadi kılmayanlar zaten gümbürdü gitmiş. E sen madem kılıyorsun e sen şimdi bir tadil erken mesela iman-ı İslam ilmi halinde de zaten tümü namaz, tümü demeyeyim de yüzlerce sayfa namaz sekiz yüz sayfa kitabı.
- 18:05
Ve lakin tabi tadil erkenin müstakil kitabı. E şimdi sen bunu okumadan nasıl namaz kılarsın? Orada ne incelikler var tadil erken hakkında. E sen özel onu için yazmışsın. İmam Birgibi Hazretleri'nin kitaplarında topladım ben. Mektubatlardan aldım. E sen şimdi onları okumuyorsun. Okumadan ben kıldım oldu.
- 18:25
Nasıl oldu? E kılıyorsun bitiriyorsun namaz kötürüm oldu. Namaz çıkamıyor ki kabul makamına. Ne oluyor? Basıyor sana beddua. Onun için amel yükselmesi meselesidir. Yani senin bir ameli yapman yetmiyor. Ben yaptım oldu yok. Kabul oldu mu? Bunda şartları var. Namazda tadil erken gibi. Diğer amellerde mesela içki içmemek gibi.
- 18:47
Yani bazı şartları var. Şimdi Mevla'da buyuruyor ki sen niçin ameller yaptın? Ne kastettin? O da diyor ya Rabbi yalan konuşamam senin huzurundayım burada. Gösteriş kastettim. Mevla'da buyuruyor ki lem yasad yükselmedi ile ye benim kabul makamıma min husenin amellerinden şeyun. Hiçbir şey bana gelmedi.
- 19:09
Yani Mevla haşa yukarıda değil. Kabul makamı yukarıda. Göklerde makamlar var. Divanlar var. Dosyalar var. Mukarrab melekler duruyor yanlarına. Divanların mühürlü. Oraya bizim ameller kabul olsa gidiyor. Benim makamıma yani kabul dosyalarına senden bana bir şey gelmedi. E çünkü sen çuvallar dolusu ibadet yaptın ama bana Mevla buyuruyor bana bir şey gelmedi.
- 19:33
Niye? Allah için yapmadı ki Allah'a gitsin. Gösteriş kastettim diyor ya zaten. E Mevla'da buyuruyor ki burada bir şeyin yok alacağın. İntali gubi. Hadi bunu alın götürün. İlenler ateşe. Yani kaç senelik şeyse riya, bütün millet seni met etse, öyle kılıyor böyle okuyor, zikrediyor dese enayi miyiz biz?
- 19:58
Ebedi ahiret var. Cennet cehennem Allah'a aittir. Kimsenin bize orada kurtarma gücü yetmeyecek. Yani riya yaptıklarımız peygamberlere, velilere, şehitlere şefaat hakkı var. Onu kastetmiyorum. Gösteriş yaptığın adam senin ne fayda verebilir sana? Ya Rabbi bu bakana gösteriş yaptı da sen bunu kabul et.
- 20:17
Ben de bunu beğenmiştim. Sen de beğen. Yani kimin Allah'a böyle nazı geçebilir? Katırı geçebilirse. Senin gösteriş yaptığın adam Allah'ın ortağı mı? Haşa. O zaman helak ettin kendini, yazık ettin ya. Bir de namaz kılıyorsun, oruç tutayım derken bir de zahmet çektin. Bir de zahmet çektin yani. Kolay işler değil oruç, namaz hac, zekat, ömre yani haramlardan sakınmak
- 20:39
nefsini de engelliyorsun birçok şeyden. Nedir? Gösteriş için. Bu tam saçmalık yani. Yani canının istediği de olmuyor. Sırf hava için, gösteriş için ahirette de cehenneme gidiyorsun. Dünyada da ibadet yapayım derken yoruluyorsun. Amel ettin nasıl be? Amel etmişler ama Mevla buyuruyor, boşuna yorulmuşlar.
- 21:01
Aman ya Rabbi. Sümme gulü sonra buyuracak. Lillezî o kişiye ki kâne idî yâ budî. İbadet ediyor Hu Allah. Hâlis han. Hâlis ne demek? İşte süt misalini Kur'an-ı Kerim veriyor. Lebenen hâlisan sâ igalliş şâribîn. Nehl suresinde. Süt çıkarıyorum size diyor. Hayvanın midesinde bölümler var. Bir bölüm işkembe.
- 21:24
İşkembede pislik oluyor. Bir bölümde zarlarla ayrılmış araları. İnce zarlarla kurban olduğumu ayırıyor. Pisliği, kanı, sütü. Bir bölümde kan var. Min beyni felfin ve demin. Gübreyle kanın arasından çıkarıyorum diyor. Yolu oradan geçiyor diyor. Üretiyorum, yaratıyorum diyor hayvanın karnında. Lebenen süt.
- 21:49
Size içiriyorum diyor. Hâlisan. Ne demek hâlis? Bir damla gübre düşse içilmez. Bir damla kan karışsa, zerre kadar kan karışsa içilmez. Nasıl olursa içilir diyor. Hâlisan. Arı duru. Hiç karışıksız. E peki ey benim kullarım. Ben size biraz kan karışsam, biraz gübre karıştırsam o sütü içmiyorsunuz. Siz niye bana yaptığınız adete nefsi şeytanı karıştırıyorsunuz.
- 22:17
Nefis ne gibidir? Gübre gibi. Pislik. Şeytan hep bulaşır. Nefis çünkü adamdan ayrılmaz. Şeytan ne gibidir? Kan gibi. Çünkü Ademoğlu'nun damarlarında kan gibi gezer adı şerif var. Yecili İmre İbni Adem. İnne şeytani yecili İmre İbni Adem. İşte siz de diyor, gübre pisliği gibi olan nefisle kan gibi olan şeytanın arasından bana bir namaz çıkaracaksınız.
- 22:41
Ne nefis karıştıracak bir şey, ne şeytan. Ne oldu? Halisan oldu. İşte o halis ibadet edene soruyor. İzzim celalim hakkı için ululuğuma, büyüklüğüme yemin eder misin? Sen bana çok ibadetler yaptın. Niyetin neydi? Kale o adam cevap veriyor. İzzetine yemin ederim. Ve celalike, ululuğunu, heybetini kasem ederim.
- 23:07
Daha iyi bilirsin. Bu meselede yani bana sorduğunda men kimi erattü ben kastettim bihi yaptıkım ibadetlerle. Ben ne kastettim sen daha iyi bilirsin. Ama madem soruyorsun tabi cevap vereceğim. Erattü ben kastettim bihi namazımla, orucumla, ömremle, haccımla, zikrimle, şükrümle zikrake seni zikretmeyi kastettim.
- 23:33
Ve veceke senin zatını kastettim. Seni düşündüm, seni hatırladım. Yüceliğini, heybetini düşündüm. Azametini, şanını düşündüm. Benim Rabbimsin düşündüm. Ben bütün iyiliklerimin, nimetlerimin, velisisin, sahibisin düşündüm. Kale Mevla buyuracak. Mevla'dan kaçar mı ya? Kime yutturuyorsun? Burada millete kandırıyorsun, evliyayım diye geçiniyorsun.
- 23:53
Eşkıyasın halbuki. Mevla ne buyuracak? Sadakabdi. Bu kulum doğru söyledi. İntaliku. Alın götürün bihi bu kulumu ilel cenneh. Cennete götürün. Çünkü bu cenneti hak etti. Cennet kolay kazanılmayacağı anlaşılıyor arkadaşlar. Herkesin kazanılması, her namaz kılanın, her oruç tutanın, her hacının, her ömrecinin, her hocanın, her hafızın cennetlik olmadığı anlaşılıyor.
- 24:20
Çünkü gösterişe girmek tehlikeci çok büyük. Hele bu ibadetlerde bence para menfaatinden çok gösteriş tehlikesi var. Yani menfaat için yapan şebekeler azdır. Fakat bu gösteriş, ne bileyim yani, paradan daha bir hoş geliyor adama ya. Yani beni beğensinler. Hani nam olsun kar olmasın. Yani namım yürüsün, karımı boş ver.
- 24:44
Değil mi? Adam nam olsun diye adam öldürüyor. 50 sene hapishanede gözü alıyor ya. Zaten namın olsa ne olacak hapishanede? Kaldın içerde zaten. Gezemiyorsun ki. Anası gelmiş ne diyor? E gidi oğlum. diyor katil olan oğluna namın tonyada yürüdü diyor, ye patatesi, yat aşağıya diyor, boşver anası da beğeniyor onu neymiş, tonyada namı yürümüş, almış birini öldürmüş diye
- 25:13
sen diyor patatesi ye diyor, yat aşağıya yani ne olacak baklava börek sana vermez abi sende ama yani anası bile demiyor ki bak akılsız uşağım sen ne biçim iş ettin deli misin, nesin gidip adam öldürürken şimdi deli gibi yatılır mı ölene kadar hapiste mi yatacaksın enayi, diyecek yerde helal olsun diyor namın yürüdü tonyada diyor, lafa bak şimdi işte böyle bir millet
- 25:41
adam gösteriş için hapsi göze alıyor hava atmakta ben işte böyle yaparım ne oldu işte yaptığında ne oldu şimdi ahiret gitti, ebedi hayat gitti dünya gitti hadi oldu hadi ki namaz kılıp da gösterecek bu da hepten bir acayip hava için namaz kılmıyor mu ya hava için kılan hava alır işte adı üstünde ne olacak şimdi burada, ne karın toyurur ne su içirir, bir şey yok
- 26:09
burada hep hava var boşuna iş yapılır mı arkadaş yaptığın işte bir karşılığını göreceksin da ya dünyada ya ahirette, bu hepten boşa gitti Allah enayilikten muhafaza edesin Ya Rabbena ve anhu Enes İbni Malik Hazretlerinden 55. hadise geldik Kale diyor ki, Kale Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu bu da acayip hü'ta getirilecek yevmel kıyameti, kıyamet gününde
- 26:37
bir suhufin, sayfeler muhattametin, mühürlenmiş mühürlenmiş sayfalar yani damgalı fetun sabı koyulacak Beyni Edi İlla Tebâreke ve Teâle Allah Tebâreke ve Teâle'nin huzuruna bu sayfeler yerleştirilecek, yani Mevlamız makamdan münezzeh, mekandan münezzeh, böyle makam yani böyle koltuk gibi bir şey kürsü, mürsü böyle bir şey, haşa Allah'ın kürsüsü var
- 27:09
Resi'an kürsü'yü semavat vel arz gökleri yerleri kaplamış kürsüsü var arş var, arş taht demek ama Allah'ın tahtı var Allah'ın tahtına Allah oturur mu aşağı Ve ve Rabbul Arzul Azim Rahmani Alen Arşisteva Rahman arşı istila etti, yani Allah'ın temizliğinin öyle gücü var ki gökleri yerleri kürsü kaplamış arş hepsini kaplamış, Allah Teala'nın kudreti hepsini kaplamış
- 27:33
yoksa Mevla eğilmez, kalkmaz doğrulmaz, oturmaz, hareket yok çünkü onlar sonradan yaratılanların sıfatları araz işler, Mevla'ya yakışır mı? Mevla'da değişiklik olur mu aşağı? aşağı şimdi onun huzuruna denilmek kabul makamı orayı doğru anlayacaksınız, mesela ikinci kat semada mesela arşta İlliyun diyor, İlliyun yani en yüce divan, orada mesela işte levh-i mahfuzda vesaire
- 28:01
bir makam koymuş kabul olunan ameller oraya getiriliyor şimdi senin amellerin dosyalanıyor bu dosyada mesela dualarım kitabında birkaç hadis-i şerif var bu hadis-i şeriflerde birinin adına ahitname deriz en azından sabah namazında mutlaka okumak lazım, Efendi Hazretleri hep devam ederdi o ahitname de mesela diyor ki bunu Allah ile sözleşmeyi tazeliyor her sabah
- 28:27
sen Allah'ımsın, senin ortağın yok işte ben gücüm yettiği kadar ibadet yapmaya çalışıyorum, beni nefsime bırakma gibi dualar mayetinde bu duayı kim okursa diyor diye başlıyor uzun ama iki tanedir onlar bu duayı okuyup bitirdiği zaman diyor mühürlenir diyor mühürlenir ne demek o mühür bozulmaz o duanın ibadet edici Mevla'nın kabul makamına çıkar diyor ve orada kalır
- 29:03
ne zaman arkadaşlar mahşerde mühürü açılacak yani mühüre dokunamazsın şeyde de var mesela Sübhanallahül Azim'de de hadis-i şerif yine var sabahın sünnetiyle farzı arasında tesbihleri okursa diyor felem yüksel ilahim kıyamet kıyamete kadar o şey kırılmaz mühür kırılmaz diyor efendim bu dua mesele bu meksutluktan rodayalar ibadet ediliyor işte
- 29:33
namazın peşine beş vakitten sonra olsa daha iyi olacak işte efendim senden de biraz her beş vakit okuyamıyoruz ama efendim senden de ruhul beyan tefsirinden sabahları duymuşuz ama burada tabi namazın peşine diyor selam verince bu sözleri söylerse 138'de hadis-i şerif dualarım kitabında 139. sayfada duanın okunuşu bitiyor bunu diyor melek bir deriye yazar
- 30:03
mühürle mühür vurur diyor mühür sayfaya geçiyor sayfa çünkü mühür sayfaya vurulur o sayfaya mühür basılır sonra sonra ne günah yaparsa yapsın dinden çıkmadıkça mürtet olmadıkça şirke düşmedikçe kıyamet gününe kadar kaldırır o şey mühürlüğü mühür bozulmaz daha bitti yani ne kadar günah sonra yapsan da onun sevabını bozmayacak yine bir şeylerin kalacak sonra ahirette
- 30:27
çünkü bu duanın özelliği bu hakim-i tirmizi rivayet ediyor bunu bunu mühür vur diyor mühürden kaldırdığı zaman melek mezarda gelir mahşere o kitabı da böyle yazı mühürlü getirir nerede Allah Allah'a ahit yapanlar sözleşmeliler hani şimdi de var ya ne diyorsun ya işçiler uğraşıyor ya belediyede katroya girmek için sözleşmeli var yazışmalı var katro
- 30:59
yani katroya girmeye uğraşıyorlar şimdi öbürleri mühürsüz ya mühürsüz dilekçe kabul işleme konmamış işleme konmamış adama ya çıkar ya çıkmaz karşına yani ya katroya girersin ya giremezsin bir şey belli değil ama bunlar katroya girmiş çünkü neden mühür bozulmuyor kıyamete kadar bu dua yok yana deniyor ki sözleşmeliler nerede ahdi verilecek sözleşmesi var o da dua budur diyor
- 31:29
yani burada zaten diyor ki nefsime beni bırakma diyor ancak rahmetine güveniyorum diyor bana rahmetini söz ver diyor kıyamet günü o sözü de karşıma çıkart diyor sen sözünü bozma tabi öncesinde Allah'ımız methediliyor zikrediliyor yani hiç olmazsa sabaha namazını etmezler sabahtan okurdu bunu yani sabah diye biliyorum yine bakalım ama buradaki lafızda namazın peşine diyor işte
- 32:01
beş vakit keşke okuyabilsek hiç olmazsa sabah okuya bu cep dualarımda da var bunlar hepsi var hangi numarada bilmiyorum cepten de duanın numarasını söyleyebilirseniz insanlara söyleriz koca kitabın yanında taşıyamıyorlar bu duanın numarasını söylerim ders devam ediyorken şimdi buluruz
- 32:23
şimdi şeyde de var onu da bulursunuz o da mühürleniyor kıyamete kadar mühür kırılmıyor şimdi onun için Allah'ımızın huzuruna mühürlü sayfalar getiriliyor konuyor anlamıyor şöyle önü yok aşağı kabul makamına Allah Teala buyuruyor şunları atın bu dosyalar kabul değil redd hepsi kabul değil anladın bu hadistekinde ne var kıyamet gününe kadar dokunulmuyor kesinlik var
- 33:03
kıyamete kadar kırılmıyor var şu başka amellerine de mühür vurulabilir ama mühür vuruldu sen ameli bozdurdun ama bazı hadislerde ne diyor kıyamete kadar dokunulmuyor kıyamete kadar dokunulmayınca ne oldu bozamadın onu yani ne günah etsen bozulmuyor demek Mevla buyuruyor şunları atın şunları kabul edin şunları atın melekler diyorlar yani senin şerefine yemin ederiz
- 33:37
biz görmedik illa hayır biz senin huzuruna kabul makamına getirdikse kötü olsa zaten getirmezdik biz ancak hayır gördük dış görüntüsünü amelin, ibadetin tamam gördük noksansız gördük eksiksiz gördük biz ne bilelim yani sen atın buyuruyorsan atarız biz anlamadık biz hayır gördük Mevla buyuruyor şunlar var ya şu dosyaların içindekiler mesela dolu namaz gelmiş tabi ahitname gelmiş
- 34:11
sabah tesbihleri gelmiş onlar da işte haccı attırıyor gelin şu namazı atın çünkü bu amel benim zatımdan başkası içindi zatım için değildi yani benim için yapılmamış e şimdi şunu diyorum ahitname okuyacağız tamam e sence namaz bitti böyle millete şey ederek böyle işiterek allahumme fatura semavati falan niye hava atıyorsun yani sanki siz bilmiyorsunuz ben neler biliyorum
- 34:39
okuyorum e bu Allah için olmaz ki arkadaş efendim burada sayfa sayfa 32'de cep kitabı yaptık dualarım cebinizde taşıyın diye mübarek koca kitabı taşıyamazsın virdin zikrin kalmasın yola gidersin arabada olursun da sayfa 32'de 68 no'lu arapçadakini konuşuyoruz sayfa 32'de 68 no sonra faziletlerinin yazdığı yerde de bakalım aynı olması lazım herhalde sol taraftan
- 35:09
türkçe tarafından da faziletlerini yazdım ya ha 68 bak burada yazıyor bu ahitnameyi 5 vakit okuyana kabirden kalkınca bu ahdi yani sözleşmesi aynen teslim edilerek cennete girer sabahleyin bir kerede olsa terk edilmemelidir kendime de pay çıkarıyorum işte sabahleyin bir kerede ben ruhul beyanda biliyorum sabah diyor onu da bulursak iyi olur
- 35:35
kitaptan rivayet olmamış da ben onu diyemem sabah ama efendim öyle duydum ve gördüğümü de hatırlıyorum 68'de cep dualarımda işte mühürlülerin de hepsi kalmıyor kıyamete kadar atın bunu diyor mühürlüler geliyor şunu atın şunu bırakın şunu atın şunu kabul edin biz hep hayır gördük hepsini getirdik bu benim için değildi Allah buyurdu ve inni şüphesiz ben la ekber kabul etmem
- 36:01
illa ma ancak o ibadetleri zikirleri kabul ederim ki übü tüğiye talep edildi bi onuma vecihi benim zatım hangi amel sırf benim zatımın rızası için zatımın rızası kastedilerek hedeflenilerek yapıldıysa onu kabul ederim geri kalanı attırırım Allah'a ihlas ihlas ihlas
- 36:23
şimdi gel 56. hadise bu 56. hadise acayip bir şey 2-3 hafta perşembe sohbeti yaptık bundan bitiremedik hala da kaldı bu hadisi ben buradan atlamak da istemiyorum ve lakin kısaca artık onlar vaazda kaldı bunu da tekrar okuyalım da dersimiz eksik kalmasın diyorum Hz. Muaz'dan ona dedi ki hadisni bana anlat hadisen Resulullah'tan işittiğin bir hadis bana anlat o ravi anlatıyor
- 37:09
başladı düşündüm ki bu herhalde hiç susmayacak sonra sustu sonra dedi ağladı ağladı ağladı biraz durdu sahabe-i kiram böyle etkileniyor Resulullah'ı bana demişti ya Muaz ey Muaz buyur ya Resulullah babam feda olsun sana annem de feda olsun ya Resulullah dedi ey Muaz şimdi sana bir hadis anlatacağım sen o hadisi bellersen ezbellersen kavrarsan amel edersen
- 37:49
korursan muhafaza edersen nefaket sana fayda verecek eğer sen onu zahedersen yani amel etmezsen ezberlemezsen bellemezsen kopacak delilin Allah'ın yanında kıyamet günü Allah'a hiçbir mazeretin özgün kalmayacak delilin kesilecek yani delil diye göstereceğim bir tutunacağın ip kalmayacak kopacak ya Muaz ey Muaz
- 38:21
Allah-u Teala gökleri yerleri yerlerden önce yedi melek yarattı sonra gökleri yarattı yedi kat gökten her birine o yarattığı önceden yarattığı yedi melekten birini kapıcı yaptı o kapı semayı örtüyor büyüklük bakımından yani öyle bir kapı ki mesela birinci kat ikinci kat arası 500 senelik mesafe orayı kapatıyor yani o kapı
- 39:05
büyük geliyor ha semaya yani mesafesine aynı zamanda büyüklüğü böyle kapı ne demek bazı saraylar maraylar takken düşüyor kapısına bakarken işte o da birinci kattan ikinci kata kata gidiyor kapı 500 senelik mesafe kapı yani tabi her yeri kapı değil semanın kapıları özel yerleri mescidi aksa'nın altın kubbenin altında kaya var meyt-i makdis'in kayası o kayanın üstündedir kapılar
- 39:37
miraca onun için oradan çıktı ki düz böyle çıksın diye kapıya öbür türlü mekke'den gelseydi böyle geliyor gök kapıları kabe'nin üstünde değil kabe'nin üstünde beyt-i mamur var meleklerin tavaf ettiği kabe var göğün kapıları hangi hizaya geliyor meyt-i makdis'te mescidi aksa'daki kayanın üstüne geliyor miraca onun için oradan çıkış oldu fetes adlül hafazatü
- 40:03
sabahtan akşama adam kalkmış yatana kadar ne ameller yapmış yazıcı melekler yükseltiyor bir amelin abdi kulun amellerini sabahtan kalkmasından ila nemsa akşama kadar güneşin nuru gibi nuru var adam çok ibadet yapmış böyle ibadetler zahiren parlıyor hatta eda sahidet biles semaid dünya birinci akşamaya kadar amelleri getiriyorlar melekler onu diğer meleklere
- 40:29
çok güzel ameller getirdik sahibimizden arkadaşımızdan diyorlar çok olduğunu beyan ediyorlar bu amelleri çoğaltıyorlar yani çoğaltıyor derken çok olduğunu konuşuyorlar yani ne kadar çok diyorlar kapıdaki melek o adamın yazıcı meleklerine diyor ki bu ameli alın sahibinin suratına gidin vurun çarpın gelin ben gıybetle görevliyim
- 41:02
bunları kırık manalarını falan evvelki derslerde verdim toptan hadisi yine derste geçiriyorum Rabbim bana emretti kim insanların arkasından onların istemediği onları üzecek laflar konuşuyorsa onun amellerini bırakmayacağım benden başkasına geçirtmeyeceğim bende kalacak yani benden ileri geçmeyecek bir de yerin dibine inecek vurun gitsin gıybet bizi mahvetti
- 41:28
ocaklarımızı ocak ve bereketini tüketti gıybet bizi helak etti şu dilimizin yüzünden cehennemi boylayacağız desek yeri var hacılar hocalar girerse gıybetten girer cehenneme ne kadar takva olan gıybeti terk edemem çok konuşmamaktan başka çare yok konuşursan da hayır konuş ya hayır söyle ya sükut et hadis devam ediyor
- 42:00
kulun amellerinden salih amelleri başka bir kul sabahtan akşama yaptırdı yaptığı ameller yazdırdı meleklere onlar uyumasını beklediler melekler çıktı uğradılar böyle rüzgar gibi geçip gittiler o ameli temiz olduğunu anlattılar meleklere tüketti çok olduğunu söylediler ameli çoğalttılar bu çok amel var bugün bu adamımızda çok da temiz ameller yaptı
- 42:30
namaz, oruç, at çeker, sadaka falan belki Mekke'deyse ömre yapıyor bir günde hatta onu ulaştırdılar 2. kata çıkarttılar 1. kattan geçti demek gıybeti atlattı 2. katın kapısında görevli melek onlara der durun bu ameli alın sahibinin suratına vurun işte bu ne yaptı siz gördünüz anlamadınız dışına baktınız güzel gördünüz çok gördünüz temiz saydınız ama bu dünya menfaati istedi
- 43:08
buradan bir getiri bekliyordu bir şeyler para mara yani bir işe döndürecek onu maddi menfaata dönüşmesi niyetiyle yaptı bunu Rabbim bana emretti bunun amelini benden ileri geçirtmeyeceğim benden aşağı yerin dibine suratına çarptıracağım innehu kâne eftekru alennâsi fî mecâlisi bir de bunun üstelik şöyle bir sakatlığı da vardı meclislerde sohbet falan olurdu
- 43:34
zikir, mevlid, kandil böyle cemaat, namaz oturla veya iş güç hemen insanlara karşı bir havalanır bir hareketler yapar falan böyle insanlara hava atmayı severdi oradan da bu ameli reddedildi kâle tesadü'l hafazatü hafaza melekleri alır yükseltirler bir amelini bir kulun amelini o amel pırıl pırıl parlıyor parıl parıl diyelim sadaka var oruç var namaz var
- 44:10
yazıcı melekleri bile hayran bıraktı ne ameller yaptı bu adam bugün ya hemen adam uyusa da kabul makamına çıkartsak defterine kaydı ana dosyaya yani onlar günlük tutuyor fetecikler hayırlı ameller üçüncü kata kadar geçti gıybeti atlattı dünya menfaatini de istememiş onu da atlattı üçüncü katta görevli melek onlara der durun bu ameli sahibinin suratına vurun ben kibir meleğim
- 44:48
yani kibirle görevliyim kibir kendini büyük görmek Rabbim bana emretti ben bu amelini benden istiyorum geçitmeyeceğim. İnnehu kâniye tekebberu alen nâsifîn ve câlisîn. İnsanlarla oturduğu zaman iki kişi, üç kişi, yirmi kişi, elli kişi kendini herkesten büyük görür. Yani, hakikaten içinden öyle görüyor.
- 45:12
Ben büyüğüm diyor yani. Onun için bunun ameli geçmez. Ben denilen. Gâle ve tesâidü'l-hafazatü bihamel-i abdî. Bir kulun amelini yine alırlar. Kemâ ezerûl kevkebud durriyû. Efendim, ışığıyla karanlığı delip geçen yıldızın parlaması gibi ibadetleri parlıyor. Bir de sesi de var. Yani uvultusu da var. Adam çok tesbihler çekmiş, namazlar kılmış, haç yapmış, ömre yapmış.
- 45:41
İbadetin kendi böyle kendi kendine zikrediyor. Hem nuru var hem sesi de var bununki. Dördüncü kat semaya kadar onu geçirirler. Yani üç katı atlattı. Kıybetten sıkıntısı yok, dünya menfaati istememiş. Kibirden atlattı. Fe yekûlilevumul melekül müvekkelü biâ. Görevli melekler onlara kıfûdurun. Odrabû biâdel amelü ve cesâbî.
- 46:07
Bu ameli sahibinin suratına vurun. Edrabû zahraû ve batnavû. Evet, onun sırtına da vurun, karnına da vurun, göğsüne de vurun. Evet. Burada, yekûlü külle sabahin ve mesâ' demiş. İbn-i Mes'ûd Allah'tan rivayet etmiş. Sizin biriniz, her sabah ve akşam Allah'ın dinde bir sözleşme edinemez mi? O kadar da âciz misiniz?
- 46:34
Bunu ama Rûh-i Beyn'in geri kaynağını da arayalım. Acaba bu lafız var mı? İllâ ki Rûh-i Beyn kafadan bunu yazamaz. Nasıl yapacağız ya Rasûlallah demişler. Her sabah akşam demiş. Yani biz yine tek sabahla kurtulamıyoruz burada. En az sabah akşam. En az. Oraya cep dualarına da bunu keşke o zaman baksaydık.
- 46:54
Ona da en az her sabah diyorum. Onu ben zaten kendim şey etmiştim size. Esasen namazların peşine diyor. Onu zaten zikrettim. Onu beyan ettim. Sabah akşamı terk etmeyelim inşâAllah. Kıyamet günü olduğu zaman, nerede Allah'ın dinde ahdi olanlar cennete girsinler denecek. Hem bu kaynağı da ekleyelim. Hem de sabah akşama çıkartalım en azından.
- 47:16
Rûh-i Beyn'den. İkinci cildin on üçüncü sayfasındaymış bu rivayet. Allah'la sözleşme yapmamız için. Şimdi. Ben kendini beğenmeyle görevli meleğim. Rabbim bana emretti. Ben bu adamın amelini bırakmayacağım. Beni geçsin. Benden ilerse gidemez. Çünkü bu adam amelen bir amel yaptığı zaman namaz, oruç, zekat, ameline ucup sokardı.
- 47:52
Ucup şu. Ne iyi yaptım, ne güzel yaptım. Kendinden bilir. Allah'tan bilmez. Yani ben becerdim, ben yaptım, ben ettim. Yani kendini beğenme. Kendini büyük görmek başka, kendini beğenmek başka. Bu kendini beğenme zaten tavus kuşu gibi kabarma hareketleri herkeste var. Allah cümlemizi muhafaza eylesin.
- 48:14
قَالَ وَتَسْعَنُوا الْحَفَظَةُ بِعَمَلٍ عَبْدٍ Bir kulun amelini hafaza meleklere alıp götürürler. حَتٰى جَعَوْزُوا بِه۪ إِلَى السَّمَاءِ الْخَامِسَةِ Beşinci kat köye kadar çıkarırlar. كَانَّ وَالْعَرُوسُ الْمَزْفُوبَةُ ۚ Eşine hazırlanmış zifafa gönderilen gelin gibi. Yani amel çok güzel hazırlanır.
- 48:36
Hani paket gibi düşünün yani. Şimdi siz yapıyorsanız pasta, ne kadar pasta, kaliteli pastaneden alsan belki de 500 liralık, 1000 liralık pasta bile alsan açıkta götürürsen hiç itibarı olmaz. Bizim millet de pakete çok meraklıdır. Yani rastgele bir pastaneden 10 liralık da alsan, yağı mağı belli değil yani damartlık atanlardan var ya, gres yağı kullananlar var.
- 49:00
Ama paketi çok güzel yaparsan böyle süsmüş. Bizim millet var ya, hemen üstüne kız istemek gibi. Ne ambalaj ya, ne kapak, ne paket. Halbuki işi sıkıntı. Yani paket de önemlidir. Amelleri çok güzel hazırlanmış. Gelin gibi diyor. Beşinci kazakada geldi. Adam sabah kalktı, melekler yazmaya başladı. Yaptı, zikretti, şükretti, namaz kıldı, oruç tuttu falan filan.
- 49:26
Akşam adam yattı, melekler aldı ameli. Biri geçti, gıybetten kurtardı. İki geçti, dünya menfaati istemekten kurtardı. Üçü geçti, efendim, kibirden kurtardı. Dördü geçti, ucupten, kendini de beğenmiyormuş. Bu ne avanaklık etti acaba şimdi? Geldi. Son hafta bunu okumuştum yani. Geçen perşembe değil, bir evvelkinin sohbeti ama şimdi hızlı hızlı hadisin metni 5-10 sohbete
- 49:52
bölünecek. Artık kimse toplayamayacak artık. Benim sohbetleri biliyorsunuz. İki buçuk saatlik sohbetler arasında kaynayacak o. Onun için metni tekmeden okudum şu an. Sıfıra getiriyorum. Ve görevli melek der ki onlara, durun bu ameli sahibinin suratına vurun. Gidin. Bir de omzuna da yük vurun. Yani öbürlerine bunu demedi.
- 50:17
Bunun ameli ahirette başına bela olacak yani. 50 bin sene mahşerde bir de yükünü vuracaklar sırtına. Adam kendi zor duruyor. Yükünü de vurun. Ben kıskançlıkla ilgili görevli meleğim. Bu insanları kıskanırdı bu adam. Öğrenenleri, talebeleri de kıskanır. Veya amel-i bilisli amelini kendi gibi yapanları da kıskanır.
- 50:43
Bayağı anlattım sohbette bu konuyu. Adam onun gibi teheccüd kılsa bu kılamasa diye istiyor. Niye ki ben hava atacağım. O da kılıyor 12 rekat. Ben de 12 rekat. Oruç tutsa o da tutsa o da kıskanıyor. Bu niye oruç tutabiliyor? Tutamazsın. Sana ne? O da Allah'ın kulu. O da zengin olmak istiyor ahirette.
- 51:01
Talebeyi kıskanıyor. Bu hafızlığı bitirdi. İşte ben de bitirdim. Bu niye bitirdi? Bitiremezsin. Bunu hafız diyemezsinler. Ben hafız oldum nasıl olsa. Bu kalsın yarım. Kıskanıyor. Ve küllemen her kimse ki kâne-i hucu tutuyor fazlen bir fazlalık minel ibadet. Kim fazla ibadet yapıyor? Şimdiki gibi dünya malı, arabasını, karısını, parasını değil.
- 51:23
O zamanda böyle bir durumlar varmış fazla hastalıklar. Tabi şimdi de var. Tekkelerde de bu var şimdi. Ama tekke azaldı. Onun için millet bu konuları tartışmıyor. Fazla ibadet yapanları kıskanıyor. Yahsudun onları kıskansa bir şey değil. Kıskandığı içinden geçti gitti. Estağfurullah. Veya onların ırzı hakkında haysiyeti, şerefini rencide etmek için gıybet yapıyor.
- 51:45
Ya onun 12 rekat kıldığına bakmayın. Onun kıraatı bozuktur. Yanlış okuyor. Veyahut öbürü diyor ki bunun hafızlığı zayıftır. O unuttu zaten çoktan. Yani kardeşim tamam kıskanıyorsun. İçine at kalsın bari günaha girme. Ne yapıyor? Gıybete döküyor. Yani kıskançlık onu dayandırmıyor. Tahammül edemeyince ne yapıyor?
- 52:04
Ulan bu da benim gibi yaptı şimdi. Ne olacak? 50 tavaf. O da yapmış 50 tavaf. Ya onun 50 tavafından ne olur? Sağa sola bakıyor. Zikir. Bilmiyor. Rükn-i emanideki duayı bilmez. Bir şey bilmez. Böyle hep ben görüyorum yani birbirlerine çatıyorlar. Anlıyor musun? Hafızlarda, hocalarda çok gördüm. Hem de öyle büyük hocalar ki.
- 52:23
Ölmüşler Allah rahmet etsin. Hepsine Allah'ım ya Rabbim ya Rasulallah. Emarani Rabbi. Rabbim bana emretti enlade amel. Onun amelini bırakmayacağım yüce abdücül ilahi. Benden başkasına geçitmeyeceğim ve ben onu efendim buradan aşağı yuvarlatacağım. Buraya kadar zaten geçmiş perşembe sohbetlerinde de gelinen noktadır.
- 52:51
Hadis-i şerif. Buradan ders kalmış. Önümüzdeki pazartesi inşallah 6. kat, 7. katta neler olacak? Hele ondan sonra Hazreti Muazza Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, hele hafızlar, hocalar hakkında dini ilimleri tahsil eden mollalar hakkında kız talebeler vs. Hepimizi çok ilgilendiren öyle vasiyetler, öyle nasihatler yapacak ki bu hadis-i şerifin devamında.
- 53:17
Ondan sonra bir hadis kalıyor. Şirkten, riyadan kurtulma duası. Onunla beraber ikhlas kitabı bitiyor. Kitabına geçeceğiz. İnşallah-u Rahman. Yani ne diyeyim arkadaşlar? Ne bileyim, ne diyeyim? Oluyor işte, oluyor. Büyük Kurra Hafız vardı. Adını şey söylemeyeyim de. Bu da çok meşhur, siz tanımazsınız ama benim tanışlarımdan tanıdıklarım var.
- 53:43
Gönendi Mehmet Efendi'yi met ediyorlar onun yanında. Yani met edilmez mi? Gönendi, büyük Allah dostu, veli falan. Mübarek. Efendi Hazretleri ziyarete gelirdi. O geride durur. Hutbenin orada oturur İsmail Han. Minberin önde. Efendiye haber ederler. Mübarek önüne bakar ya, ne sağa bakar kim gelmiş ne sola bakar.
- 54:06
Öyle gider camide oturur. Efendi on saat camide otursa bir kere şöyle bakmaz kim var. Mevla'nın huzurunda. Efendi öyle geçiyor. Sonra haber ederler. Gönendi işte arkada oturur ki imam etmesin beni diye. Sonra Gönendi Hazretleri Efendi alır onu öne falan. İmam olmaz. Efendi imam olur. Efendi böyle tabii mahcup imam olur.
- 54:27
Sonra mihraptan döner. Ona böyle bakar bakar. Efendi seni böyle seyredip durur. Cemali, gönendi. Büyük velidir Gönendi. Ondan sonra her zaman aşırı okuyun der. Böyle durur. Gelir sonra odaya içeri geçeriz. Birkaç dakika durursun. Hiç dünya kelamı yok. Aşırı okuyun. Yani biri aşırı okusun der. Efendi de bana okuttu o zaman.
- 54:48
O biraz bir şey okudum. Kehf suresinin sonunda Allah! Bağırdı. Birkaç kere bağırdı etti falan. Ya dedi binlerce hafız yetiştirdin mi dedi. Ya tabii yetiştirdim binlerce. Ben dedi bunun gibi okuyan görmedim. Yani benim çok da talim, tecvid, vücud, kıraat şeyim yok. Bilgim o kadar fazla değilim yani. Kıraat ihtisasım yok mesela.
- 55:06
Kendime göre bir okuyorum. Ama onu bilmiyorum. Beğendi işte bana. Dua etti falan. O böyle Allah demesi çok var mesela okusun. Allah! der birden. Bizimkiler de alışmamışlar falan. Ama her zaman ölüm döşeğinde olsa her sene Medine'den haber gelir. Gönenli vefat etmiş. Hadi bütün millet cemaatlere ağlar falan.
- 55:26
Ondan sonra bir de bak diri gelir. Bir sefer dediler Gönenli vefat etmiş. Ne oldu? Fatih Cami'den cenaze kalkıyor. Hadi kalktık gittik. Cami dolmuş, avlular dolmuş. Halbuki ölmedi. Efendi falan gittik. Sonra dediler ki Gurabağ'da yatıyor. Yahu dedik madem ölmedi biz gidelim hastaneye. Kalktık gittik hastaneye.
- 55:44
Hastanede yatıyor. Odasında yine gittik yani. Aşırı okuyun. Ölüyor olsa aşırı okuyun. Şimdi şimdi diyorlar ki o hoca efendiye. O da yaşlı. Ben de ondan biraz talim bir şeyler okudum. Allah kabrin nur etsin. Efendi baba severdi onu da. Alader Efendi severmiş onu. Mübarek adam.
- 56:05
Şimdi diyor ki Teklek Gönenli çok büyük kurrağa işte. Reisul kurrağa işte. Şöyle okudu böyle okudu. Şimdi o da ona biraz denk yaşı falan. Bir şey diyecek şimdi. Ne diyecek? Dedi alim değil dedi. Yani mana bilmez dedi. Halbuki niye bilmesin de yani o şimdi kendine göre o kendini daha hoca şey ediyor.
- 56:28
Mana bilmez dedi falan. Bir şey dedi işte bak kıskançlık da kalsa kalmıyor işte. Bir şeyler dedirtiyor ona yani. Bembeyaz sakallı nur gibi adam. Yani alim değil dedi işte dedi. Bir şey yapmaz dedi. Ondan sonra dedi. Hayz ayetinde Allah diye bağırır dedi. Ne alakası var? Ya mübarek adam. Hayz ayeti var.
- 56:52
Nifas ayeti olabilir. Kur'an'da her ayet Firavun'dan da bahsediyor. Şimdi sen orada Allah diye bağıramaz mısın? Sen Allah'ın kelamı veya kıraat edenin kıraatının güzelliği ahengine bağırıyorsun. Yani Gönenli. Hayz ayetinde niye bağırırsın?
- 57:08
Şimdi yani demek istiyor ki manayı bilse cehennem ayetinde bağırır. Alim değil. Ne oldu? Hayz ayetinde bağırıyor. Ya bir şey de diyemiyorsun. Yaşlı adam. Ya mübarek adam. Gönenli. Rahmetullah Aleyhi Hazretleri. Öyle bir aşık idi ki. Allah'ın kelamına bağırıyor. Kelamından etkileniyor. Hangi ayeti okursan oku.
- 57:30
Allah der böyle cezbeye gelir. Kıpkırmızı olur yani. Rabbim şefaatine nail eylesin. Evet. Onun için hacılarda, hocalarda bu haset işi bol bulunur. O günde sohbette dedim. Dokuz çuvalını almışlar. Bir çuvalı da almaya gelmişler. Ya buyurmuş ki melekler demişkiler ya bu kadar insanda da biraz birbirine haset eden olsun.
- 57:49
Bir çuvalı da millete dağıtacağız yani. Onu da almaya gelmişler ya. Bütün kıskançlığın şeyi ki bu hafız hocalar, mevlütanlar. Herkes birbirine uğraşır yani böyle. İşte ne diyeyim sana. Kendi gibi yapmasını istemez. Yaparsa da bu sefer onun eksiğini için gıybet yapmaya başlar. Yani yine dönüyor o haset.
- 58:10
İçinde kalsa zararı kendine. Haset dışa vuruyor. Dışa vurunca da ne yapıyor? Seni konuşturuyor adamın aleyhine. Bu sefer adamda var olanı konuşturuyorsa gıybete sokturuyor. Adamda yok olanı uydutturuyorsa iftiraya sokturuyor. Yani hasedin tezahürü yansıması mutlaka gıybet dedikodu ve iftira şeklinde sonra seni yakıyor.
- 58:33
İşte amelinde nur gibi amel, zikirler, melekler bile beğendi. Bir de sesi var. Yani ameller artık zikir sesine bürünmüş. Göklere, göklere dört kat kapılar açılıyor. İşte iki bin senelik mesafe kat ediyor. Her iki kat arası beş yüz senede. İki bin senelik manevi mesafe kat ediliyor. Beşinci kata geliyor.
- 58:55
Bu insanları haset ederdi. Kendi gibi okuyanları, amel edenleri işte kıskanırdı. Sonra onların gıybetini yapardı diyerekten vur aşağı. İki bin beş yüz, iki bin senelik mesafe buradan kat edilmiş. Oradan adamın ameli yani ne gereği var, ne lüzumu var. Yani Allah herkese hayırlı amel nasip etsin. Allah herkesin amelini kabul etsin.
- 59:18
Onlar da kazansın. Onlar da kardeşlerimiz, talebe arkadaşlarımız, hoca kardeşlerimiz, Müslüman cemaatlerimiz. Yani birbirini kıskanacağımıza gıdda edelim, imrenelim. Beğendiğimiz şeyler de biz de yapalım. Ama o yapamazsın şeklindeki düşünceler, engel çıksın, hafız olamasın, hoca olamasın, kılamasın, gelemesin, ömrüye bizle gelemesin.
- 59:38
Böyle var ya hani uğraşıyor birbiriyle, takoz koyuyorlar ya. Yani bunların Müslümanları da ne alaka? Ama en çok da Müslümanlar da olur tabii ki. Gavurlarda hiç böyle bir hareketlere lüzum yok. Adam kim gibi, salih ameli yok ki kimse kimseye haset etsin. Neyini haset edecek? Allah cümlemizin amellerimizi bir dahaki derste de bunu inşallah bitirmeyi nasip etsin.
- 1:00:00
7. kata kadar çıkan, 7'den sonra da mesele var. 7'yi kurtaran da da mesele var. Muhlis olsan kurtaramıyorsun. Tehlikeyi atlatamıyorsun. İhlasa çalıştığın için muhlas kurtarıyor. İlla ibadeke minhumul muhlasin diyor şeytan Allah'a. Diyor ya Rabbi, Adem'in oğullarıyla uğraşacağım. İntikamımı mutlaka alacağım.
- 1:00:24
Onları cehenneme mutlaka süreceğim. Ancak ihlası kazanmış muhlaslara dokunamayacağım. Bak, muhlislara demiyorum. Çünkü hepimiz muhlis, yani muhlis ne demek? İhlası kazanmaya, çalışmaya yolundayız şu an. Kimimiz de o yola bile girememişiz. Ama muhlas olabilirsek kurtaracağız. İnşallah ya Rabbi, Efendi Hazretleri'nin hep duasıdır.
- 1:00:46
Talebelerimizle, hocalarımızla, ihvanımızla, cemaatımızla, sevdiklerimizle, en üstünden tüm Müslüman kardeşlerimizle, cümlemizi ya Rabbi, alim, amil, muhlis, muhlas kullarına ilhak eyle. Amin. Efendi Hazretleri böyle ederdi. Alim, ilim sahibi yetmez. Amel etmezse helak oldu. Amil, amel eden, rüya girerse amel yetmez.
- 1:01:08
Muhlis, ihlas sahibi. İhlas sahibi ihlası kazanıyor. Yetmez. Neden? İhlası kazandığın keçin değil. Muhlas olursa Allah seçmiş onu, ihlası kazanmış. Şeytan da diyor ki, onlara dokunamayacağım. Rabbim dokunulmaz kullarından eylesin. Haram ay hürmetine, Receb-i Şerif hürmetine Allah'ım cümlemizin, ibadetlerimizi nefsin, şeytanın ifsad etmesini haram eylesin.
- 1:01:32
Amin. O sallallahu aleyhi ve sellem. Muhammedin ve aleyhi ve sellem. Elhamdülillahi rabbil alemin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin.
Benzer sohbetler
1:34:01Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 78. Bölüm 6 Ekim 20266 Ekim 2026 · 95 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 6 Ekim 2026
1:33:48Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 77. Bölüm 2 Haziran 20262 Haziran 2026 · 94 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 2 Haziran 2026
1:40:41Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 76. Bölüm 5 Mayıs 20265 Mayıs 2026 · 101 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 5 Mayıs 2026


