03:56 / 48:30

  1. 00:31

    Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil Alemin Esselatu vesselamu ala seyyidil murseline Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in Rabbimize hamdü senalar olsun bize bir umre yapmak nasip etti sizlere de çok dualar yapmak nasip etti son günlerde biraz rahatsızlık oldu Medine-i Münevvere sohbetinden sonra işte o sohbeti geçen hafta dinlediniz

  2. 01:06

    fakat biraz beni yordu, hala da yoruyor umreden sonraki ilk dersimizdir bu Rabbimize hamd edelim ki Allah ziyade etsin nimetimizi artırsın, elimizden almasın, sağlık sahat çok önemli bir şey, hiç sesim çıkmıyordu ilk geldim iki üç gün hiç sesim çıkmıyordu yani mümkün değil size böyle bir şey konuşabilmem boğazlarım çok yaraydı Elhamdülillah şimdi biraz konuşabiliyorum

  3. 01:33

    onun için kısa da olsa hadis-i şerif dersimize devam edelim tergibü tergibden hadis-i şerifler okuyacağız inşallah dua buyursanız çarşamba da inşallah mektubu hadis-i şerife var onu da Rabbim lütfederse kısa da olsa dersi boş geçmemek lazımdır dersleri ihmal etmeyin, birbirinize telefon edin, mesaj çekin belki hidayetiniz o hadis-i şeriftedir

  4. 02:03

    belki hidayetiniz o kelamdadır, o itikattadır, o mektubattadır bunu kimse bilemez onun için her kelimede, her kelamda benim hidayetim var diye düşünmek lazımdır çünkü biz sözleri uyduran işte efendim millete nasıl şirin gözükelim, millete nasıl konuşalım, güldürelim, ağlatalım diye böyle bir hazırlık içinde değiliz tekellüften uzak duruyoruz tekellüf yani zoraki işler

  5. 02:34

    zorlamak, yapmacık demektir, manevinin mütekellifi Habibim söyle ki ben mütekelliflerden değilim yani işte insanları nasıl ağlatırız, nasıl şefka getiririz, nasıl heyecanlandırırız falan filan böyle şeyler yapanlar da olabilir ama bu bizim işimiz değil yani, biz bunu adet etmemişiz 40 senelik sohbet hayatımızda derste ne geldiyse, o günkü derse göre

  6. 03:01

    insanlara Allah-u Teala ne murat ettiyse dinleyenlerin ihtiyacı ne yöndeyse Allah-u Teala onları konuşturuyor Efendi Hazretleri'nin usulüdür bu yani Mevla ilham ediyor ve bu hususta da bir hazırlık biz yapmıyoruz onun için bu dersleri takip etmek lazımdır çok hidayet bulan var yani Ümre'de, Tavaf'ta tabi bir sosyal yoklama gibi bir şeydir Tavaf

  7. 03:29

    çünkü Türkiye'nin her yerinden gelmişler tabi Avrupa'dan yani Türkler hakkında konuşuyorum Avrupa'dan da filan var, Dünya'nın her yerinden var tabi Türklerden gelenler Tavaf'ta insanlar devamlı Lale Gül'ü dinliyoruz, işte sohbetleri dinliyoruz işte ben namaza başladım, o geliyor kapandım, o geliyor efendim işte kötü yoldan döndüm, o geliyor işte efendim böyle

  8. 03:56

    bir çok hayırlı haber verdiler biz de seviniyoruz, şefka geliyoruz yani bu Lale Gül dinleniyor, Dünya'nın her yerinde eve, ocağa giriyor, kulağa giriyor, kalbe iniyor hadis-i şerifler adına ahad-i kerimeler, ilimler adına seviniyoruz yoksa benim kendim ne konuşacağım, ne biliyorum da ne konuşacağım yani veyahut da ben doktor diyelim, mühendis diyelim, mimar diyelim

  9. 04:19

    size ne anlatabilirim ama iki can saadeti Kur'an'dadır, hadistedir mektubattadır fıkıhtadır, akaiddedir, tasavvuftadır biz bu ilimlere ders yapıyoruz Dünya'nız ve ahiretiniz için lazım olan keşke 24 saat konuşabilsek o kadar ders var, kitap var hep sıralı, kaldı dersler he bunlar ne zamana yetişecek işte görüyorsunuz bir ufak hastalık insanı

  10. 04:45

    dersten ediyor, sohbetten alıkoyuyor yani geçen perşembe, çarşamba geldim perşembe sohbete niyet etmiştim ben ama ağır bir hastalık yani ses çıkmıyor ne yapacağız şimdi vermeyince Mahmud ne yapsın, Sultan Mahmud demiş Onun için kıymet bilmek lazım. Ben size devamlı diyorum. Eskisi gibi genç değiliz, sağlıklı değiliz.

  11. 05:06

    Zaten gençliğimizde de sağlıklı değildik de. İşte bir kuvvet vardı. Şimdi o kuvvet de çekiliyor. Onun için vakitlerimizi nakit bilelim. Nakit paramızdan daha çok değer verelim. Efendim vakitler olursa parayı alır ama bütün dünya para olsa vakti alamaz. Bir saniyeyi alamaz. Şu anda emr-i hak vakı olsa bitti.

  12. 05:29

    İki rekat kılamazsın. Bir Allah diyemezsin. Bir ilmihal okuyamazsın. Bir itikad okuyamazsın. Ahirete gittin. Yanlış inancın varsa o inançla gittin. Allah muhafaza. Amelinde bozukluk varsa o bozuklukla gittin. Kul hakkı varsa helallaşmadan gittin. Ne olacak şimdi yani? Bunun dönüşü yok. Bunun telafisi yok.

  13. 05:52

    Dünya bir anda bitecek yani. Onun için derslere çok ehemmiyet verelim. Bir Müslümanı bu derslere alıştırmak. Her pazartesi sekiz buçukta hadis-i şerif derste. Her çarşamba sekiz buçukta mektubat derste. Her cuma sekiz buçukta şifa-i şerif derste. Her perşembe sekizden sonra sekiz buçuk yine gibi diyelim.

  14. 06:15

    Efendim yatsı gidiyor ileri. Sohbetimiz canlı yayındaki yani dersimiz. Bu itibarla bunlar size yetsin artık. Arada da dünya kadar evvelki sohbetler var. Ondan sonra diğer hoca efendilerin dolu sohbetleri var. Yani yolunu bulmak lazım. İnsan hidayet yolunu bilmesi lazım, bulması lazım. Bu kadar dalalet fırkalar içerisinde.

  15. 06:41

    İlayetçiler, docentler, bilmem neler. Ayetleri, hadisleri inkar edenler. Sünnetleri, fıkıhları inkar edenler. Mezhepleri, tarikatları inkar edenler. Bu kadar inkarcı türemiş bu garip zamanda, fesat zamanda. İtikadımızı korumak, çoluk çocuğumuzun inancını muhafaza etmek için bu lale güldeki sohbetler ve dersler bir ilaç olmuştur yani.

  16. 07:03

    Bir tiryak olmuştur yani. Bu kendimizi bu devadan, bu ilaçtan mahrum bırakmayalım. Kendimize yazık ederiz. Vallahi yazık ederiz. Nerelere vakit harcıyorsun? Yazık değil mi derim. Film nedir? Boş bir şey. Dizi nedir? Maç nedir? Eğlenceler nedir? Bunların ahirette ne faydası var? Dünyada da bir faydası yok.

  17. 07:28

    Zayiattır bunlar. Bak, çoluk çocuğumuza bakacağız. Helalinden kazanacağız. Yiyeceğiz, içeceğiz. Meşru surette evleneceğiz. Çoluk çocuk doğuracağız, bunlara bakacağız. Dolu vazifemiz var ya. Anamıza, babamıza bakacağız. Akrabamıza bakacağız. Onu arayacağız. Bunu soracağız. Hasta ziyareti yapacağız. Cenaze iştirak edeceğiz.

  18. 07:46

    Düğün davetine gideceğiz. Sosyal ilişkiler, kul hakları yani bu kadar vazife varken bir insan oturur, dizi seyretmeye vakit bulur. Bunda akıl yok yani. Bunda hiç akıl yok. Bu ahirette ziyaret edecek. Ahirette kusuruna uğrayanlardan olur Mevla buyurur. E kasıra dünya öyle ahıra. E dünyayı kaybettin. Çünkü o vakitte dünyalık bir iş yapmadın.

  19. 08:13

    Karına bir iş yapmadın. E ahirete de yaramadı. İki tarafı da zarar oldu. Aşikar husran budur. Bu büyük zarar olur. Allah'ın bu zararlardan dönüş nasip eylesin. Zararın neresinden dönerse kardır kabilinden. Bir an evvel tevbe-i nasuh ile Allah'a dönelim. Üç aylar yaklaşıyor. Receb-i şerif yaklaşıyor.

  20. 08:35

    Regaib gecesi yaklaşıyor. Receb tevbe ayıdır. Aman kardeşlerim ne olur. Allah için tevbeye sizi davet ediyorum. Şimdi geldiğimiz sırada 32. hadis-i şeriftir. 3-4 hadis-i şerif okuyabiliriz inşallah. Bak biraz konuşayım diyorum. Hemen boğazım batıyor diken gibi. Göğsüm zaten diken gibi. Onun için ne yapalım?

  21. 09:00

    Elden geldiği kadar yapacağız. Çok da zorlamanın anlamı yok. Ve'en cündübü'bine abdillahirrahmanirrahim. Hz. Cündüb rivayet ediyor. Yani Resulullah'tan işittim diye. Bukhari Müslim'de bu geçiyor. Kale dedi ki, Kale Nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki Men her kim ki semme'a işittirirse Semme'allahu Allah'ta işittirir bihi onu.

  22. 09:29

    Anlatacağız şimdi. Ve men her kim yurai gösteriş yaparsa Yurai gösterir Allah'a ve Allah'ta bihi onu. Ne buyuruyor? Semme'a yani diyor. Bu kelime bir teşdil dil. Semme'a işitti demek Arapça'da. Tef'il babına nakli olsa semme'a işittirdi. Ve bunun manası şu demek Men her kim ki azhara açıklarsa Yaptığı bişi linnası insanlara yani gösterirse E biz de gösteriyoruz.

  23. 10:01

    Tavaf görünüyor. Tavafı gizli yapamazsın ki. Kabe'yi sana mı tahsis edecekler gece vakti. Ondan sonra cemaatle namaza gidiyoruz. E cemaatle herkes geliyor. Cemaatle namaz adı üstünde zaten. Yalnız kılmaktan eftal. Yalnız kılmamak lazım farzları. E gösteriyoruz namazı. E oruç işte iftara oturuyorsun.

  24. 10:22

    Herkes iftara oruçluysun da. Oruçtan evvel yiyemiyorsun. Herkes anlıyor oruçluyuz. Yani bu nasıl olacak? Riyaen. Gösteriş için açıklarsa. Kabe'de daha çok. Arafat'ta 3 milyon adam var. 4 milyon illa gören olacak yani. Bu ameli açıkta yaptın mı? Yaptın. Sedef bazı ameller açıkta olur mecbur. Gizli olamaz ki zaten.

  25. 10:46

    Cuma nasıl gizli olacak? Cuma namazı. İnönü gibi sen de evde mi kılıyorsun Cuma'yı? İnönü Cuma'yı hiç kaçırmazmış. Hep evde kılarmış derler ya. Ona mı döndü yani? E şimdi o zaman Cuma gibi, cemaat gibi haç gibi, umre gibi ameller açıkta yapılmak icap eden amellerdir. Bunları açıklarsa ama niyeti nedir?

  26. 11:10

    Gösteriş olsun. Yani millet görsün ha Cuma'ya geldi, cemaata geldi ha umreye geliyor, sıralı haça geliyor her sene falan filan. Çok var bu haçta moda oldu yani. Her sene gidiyorlar falan böyle bir şeyler. İzdahıma izdahım katıyorlar. 40 kere farzını yapmış. Ne bileyim. Modaya da döndü yani böyle. Ben vardım bu sene falan demek için midir nedir?

  27. 11:32

    Zaten hadis-i şerif de var ahir zamanda. Tüccarlar ticaret için, hocalar gösteriş için diye bir hadis-i şerif de var. Haç'a gidecekler diye. Ben vardım bu sene demek için. Her sene gidiyorsun ya. Her sene haç'a gidilip insanların hakkı var, hukuku var. Hadi büyük bir alim olursun, fıkıhçı olursun, fakir olursun.

  28. 11:54

    Hani gidersin milletin müşkülü olur fetva soranlar. Hani senin yerinde de başkası yok. Ben anlarım. E sen şimdi gitmezsen ne Allah'ı arar ne kulu sorar. Ne Allah'ı aramaz seni yani. Nesin yani sen? Ben neyim yani? Her sene haç'a gidip falan. Hadi ömrede, yani çok aşırı izdama olmuyor, kul hakkına girilmedi mi?

  29. 12:17

    Haç'ta kul hakkı var yani. Bir de kasap değil, kasabım diye yalandan yazdırıyorum. Ya kasap mısın? Tavuğu kesemem ben şimdi. Kasap vizesi alayım diyorlar bana. Hiç gitmedim kasap vizesiyle ben. Her sene bir kasap işi döner yani böyle. Bir kasap vizeleri çıkar. Öbürü işçilik, bilmem ne. Ya işçi misin?

  30. 12:35

    Değilim. Şimdi yalan beyanına ne gerek var? Yani gerek yok arkadaşlar böyle işte. Otur ibadetini yap, huzur üzere ya. Taş kalan, taş kalan sen. Ne işin var her sene, her sene? Hoca değilsin, fakih değilsin, müftü değilsin. Yani müftü derken, şimdiki müftülere de kastetmiyorum. Şimdiki müftülere fetva vermiyor ki.

  31. 12:54

    Anca imza atıyor. Müftü derken fetva makamında değilsen milletin sana ihtiyacı yok. Niye her sene kalabalık, kuru kalabalık huzuru yapıyorsun ya? Millet orada eziliyor tünelde. Yani. Burada niyet nedir yani, niyet ne? Riyan olursa bu gösteriş, her sene geldi desinler. Bir sene gitmiş, aa sen bu sene yok muydun falan.

  32. 13:15

    Aa ben bu sene gelemedim. O da eziliyor, eziliyor. Ne eziliyorsun? Farz değil, vacip değil. Ne? Yani demek bir gösteriş var ki gidemeyince bozuluyorsun. Kiminle aşık atıyorsun? Rakamete mi girdin? Ben üç kere gittim, ben beş kere gittim. Ondan sonra. Ayıp şeyler ya. Bırak bu işleri ya. İnsanlar amelini açıklarsa aman için riyan, gösteriş olsun

  33. 13:43

    desinler, beğensinler artık diyorum ya. Hadis-i şerif var ya. Tüccarlar ticaret için giriyor, grup yapıyorlar işte bu zenginler, adam tanıyorlar. Kimini çarpıyor falan, borç alıyor, ödemiyor falan. İşte hacı arkadaşınız numarasını her defa kazık atıyor. Ondan sonra şirket kuruyorlar. Çok duyuyorum ben bunları.

  34. 13:59

    Yani tüccarlar ticaret için diyor, hocalar gösteriş için. Bir tane daha var. Bir madde daha var ya. Böyle insanlar yani Allah için gitmeyecek, ahir zamanda diyor. Ama Allah için gidebilen ne mutlu. Bir insan böyle gösterişler yaparsa azhara açıklar Allah Allah, niyet evu onun niyetini. Öyle niyet gel, fasid et.

  35. 14:25

    Niyeti bozuk. Bozuk niyetini Allah açığa çıkaracak. Fi ameli, amelindeki bozuk niyetini yani. Hac'daki bozuk niyeti. Cuma'ya gelmiş, niyeti bozuk. Cemaate gelmiş, niyeti bozuk. Cemaate gelmiş, niyeti bozuk. Yevme'l-kıyamet. Kıyamet gününde Allah onu rezil edecek. Rüsva edecek. Ve fezzahehu. Fezzaha da oluyor bu yani.

  36. 14:49

    Fezzaha, sülaseden de bu mana geliyor. Fezzaha, yani rezilliğine aşikar edecek yani. Fezzaha, rüsva edecek. Hu'nu ala ru'usil eşhad. Eşhad, şahidin cemidir. Ru'us, ra'sin cemidir. Ra's, başla demek. Yani ve yevme'yekumul eşhad diyor Kur'an-ı Kerim'de. Ne demektir? Kıyamet günü şahitler ayağa kalkacak.

  37. 15:12

    Herkesin şahidi var. Anası şahit, karısı şahit, babası şahit, oğlu şahit. Yani bu adamı nasıl bilirsiniz? Herkese, herkese şahit edecek. Ve tekûnû şuhedâ alen nâs. Âyetinde de insanlara şahit olmanız için sizi gönderdim. Yani bu ümmet özellikle geçmiş ümmetlere de şahitlik edecek, birbirine de şahitlik edecek.

  38. 15:32

    Şahitlerin kafalarının üzerinde yani. Ne demek? Huzurunda yani. Şahitlerin başlarının yanında yani. Onu teşhir edecek yani. Teşhir. Teşhir demek açığa verecek yani. Bak bu adam diyecek Mevla. Bu adam hacca gitmiş, benim rızam için değil. Göstersin desinler, beğensinler. Bu adam cumaya gitmiş, adamın derdi Allah için değil.

  39. 15:55

    Bu adam para vermiş, hayır yapmış yetimlere, metimlere. Niyeti gösteriş. Bu adam şurada işte bir hayır kurumu yapmış köye. Cami yapmış bilmem, medrese yapmış bir şey yapmış oradan. Artık ihale mi alacak? Birini mi kandıracak? Oradan bir vergiden mi düşecek? Derdi başka yani. Derdi başka. Allah için yapmamış.

  40. 16:21

    Mevla da onu bütün milletin ortasında mahşerde el ceza min cinsil amel karşılık nereden olur? Yapılan amelin cinsinden olur. Sen ne yaptın? Gösteriş yaptın. Al sana gösteriş. Bütün millet tü suratına tükürecek. Rezil adam. Kainatı yaratan Allah için kılınacak bir namazı, bir umreyi, bir ibadeti, yapılan bir haccı, tavafı sen nasıl gittin insanları

  41. 16:47

    görsün diye ne kadar basit bir şeye, menfaate değiştirdin. Bütün insanlar ondan nefret edecek. Biz de bunu hacı zannediyorduk, hoca zannediyorduk. Biz de bunu cömert, zengin zannediyorduk. Bu hiç adam değilmiş, hiç Allah adamı değilmiş. Şeytana çalışmışlar. Bu rezilliğe ne gerek var arkadaşlar? Yapıyoruz zaten amelimiz çok değil.

  42. 17:09

    Yani biz eskiler gibi sabaha kadar kılan biri değiliz. Her gün tutan biri değiliz. Zikir çok yapan biri değiliz. Zaten para çok veren biri değiliz. Hayır hasenat sahibi değiliz. İki tane iş yapacaksın, onu da üç kişiye göstereceksin. Yani bu kadar, affedersiniz yani basitlik, adilik, şerefsizlik olur mu diyeceğim de kime diyorum yani?

  43. 17:31

    Ben yapıyorsam kendime diyorum. Ben bir şey demiyorum ki burada. Kime gidiyorsa onun üstüne yapışacak yani. Allah cümlemizi bu rüyadan muhafaza eylesin. İhlas nasip eylesin. Amin. Şimdi bir manakı ile tabii İmam Sindi Hazretleri de beyan etmiş buraya. Bazen de şu manada olabilir diyor. Yapmadığı bir işi kendine nispet eder.

  44. 17:57

    Yani yapmadığı bir hayrı iddia eder. Bu da ayrı bir şey. Bu birinci manası yaptığı bir işi gösteriş için yapar. Bir manada şöyle vermiş. Bu da ilginç bir mana. Hani şuat-ı kerimeye de uyuyor. Ve yuhibbunen yuhmedu bimalen mef'alu. Yapmadıklarıyla övülmek istiyorlar. Yapmadığı bir işle bir de övülmek istiyor.

  45. 18:22

    Hadi yaptığında rüya yaptı neyse. Bu hiç yapmadı yani. Böyle de beleşçiler var. Böyle de kurnazım geçinen serseriler de var yani. Yapmadığı bu işi bunu ben yaptım falan. Gider adama gösterecek ki bu camiyi ben yaptım. Yalandan kim ölmüş. Adam da diyor maşallah. Halbuki kuruşu yok orada. Böyle çok acayip insanlar var.

  46. 18:46

    Şu anda türemiş yani. Bunlar milleti. Ayaküstü dolandıranlar var ya. Aynı akıllı adamı dolandırıyor. Profesörün kadını dolandırdılar ya geçen gün. O yumurtacı kadın doktor var ya. Yumurtayı diyor 25 tane 50 tane. Dolandırdılar. 70 bin lira mı kaç bin dolar falan. Dünyanın en büyük profesörü geçeniyor kadın.

  47. 19:06

    Dolandırıldı işte. Böyle uyanıklar var ki seni ayaküstü çarparlar. Haberinde olmaz. Onun için adam sana bir yalan yutturuyor. Efendim şu işi ben yaptım. Şu hayırlı ben yaptım. Su kuyuları gösteriyor. Afrika'da kuyu açtım falan. Afrika'ya kim gidecek ki? Afrika'daki Afrikalılara kim soracak ki bu kuyuyu kim açtı?

  48. 19:28

    Gitti orada belki de bir resim çektirdi kuyunun başına. Kuyu kim açtıysa? Allah sevabını versin. Bu da gitti kuyudan su içti herhalde. Ondan sonra ben yaptım kuyu diye. Gidiyor resim çekmiş. İnternete atıyor. Paylaşıyorlar yalan yalan şeyler. Yapmadıkları işler. Bu ne rezilliktir ya. Bir insan yaptığını bile göstermemesi lazımken yapmadığın işi nasıl uyduruyorsun?

  49. 19:54

    Mevla buyuruyor ki Mevla buyuruyor ki Yapmadıklarıyla övülmek severler. Bunlar azaptan kurtulacak yerde olacaklarını zannetme. Bunlar azabın göbeğinde olacaklar. Canlarını yakacak azap var onların. Yalana ne lüzum var arkadaşlar? Yanlışa ne lüzum var? O desin bu bensin. Kimsenin cenneti yok seni korusun.

  50. 20:20

    Cehennemi yok seni kurtarsın. Senin derdin niye Allah olmuyor? Hele bu yalan tabi riyadan da bir beter. Burada şimdi katmerli bir şey var yani. Hem gösteriş var hem yalan var. Yalan yere gösteriş var yani. Yalan yere gösteriş. Mevla da ne yapacak diyor. Onun bu yalanını izahar edecek. Onun bahşer günü rüsva edecek.

  51. 20:41

    Afir ibn-i Malik'in escağıyı Radıyallahu Teala Afir ibn-i Malik hazretlerinden Escağ kabilesinden musahabi Radıyallahu Teala rivayet ediyor. Kale dedi ki Semi'utu ben işittim Kimi? Rasulullah Sallallahu Teala Kainatın Efendisi'ni Ne haldeyken? Buyuruyorken Ne buyuruyordu? Men her kim kâme durursa Nerede me kâme riyâ in Yani bir yerde duruyor Yani bir namazda Bir tavafta

  52. 21:17

    Bir arafatta Bir vakfede Durulacak bir yer Veyahut yardım edilen bir yer Yetimlere miskinlere Bir yerde bir yardım yeri Bir dernek bir vakıf Bir hayır kurumunda Bir iş yapıyor Orada gidiyor bir yardım yapıyor Veya işte gitti camiye namaz kılıyor Gitti kâbeye tavaf yapıyor falan Ama derdi nedir? Riyadır Yani gösterişse Ra'a gösterir Allah Allah da gösterir

  53. 21:52

    Bütün millete gösterir der ki Bu adam nurâidir Benim rızam için iş yapmamıştır Benden bir alacağı yoktur Siz desin deyin diye yapmıştır Siz de cömert dediniz Musalli dediniz Efendim ne kadar güzel kılıyor dediniz O da aldığı alacağını dünyada Benden sevabı yoktur Durursa nerede Bir işittirme yerinde Yani insanlar duysunlar Beğensinler Görsünler Sevsinler Hürmet etsinler falan

  54. 22:26

    Allah Teala Allah Teala da Sen mi millet seni işitsin diye uğraştın Çok mücadele verdin Aaa duyulmadım ya Bir duyulsaydım Hocalar duymuş mu acaba Duymamış mı Sen bir mesaj at Beni fese koy Bilmem whatsapp'a koy Sinep at O duymamış bizim ömrede olduğumuzu Bir de ona da gönder Biz şimdi tavaftayız ya Adam görmedi bak

  55. 22:58

    Şimdi gideceğiz ömrede olduğumuzu da bilmeyecek E bilmesin E boşa mı gitsin ömremiz Niye boşa gidiyor E duymadılar Ömründen kurtaracak Allah Teala Bu senin komşu duysa ne olur Ama duysun ne var Bilsin biz bu kadar masraf ettik ömreye geldi Niye bilmesinler falan Sen Maldivler'e tatile mi gittin de Hava atıyorsun Sen ibadete geldin buraya Madem ibadete geldin

  56. 23:26

    İbadette hava mı atılır Duymasın diye uğraşacaksın Kızına tembe edeceksin Karına tembe edeceksin Aman işte Efendim Kimseyle paylaşmayın Ha önceden gider ki hak sahipleri helallıktır Anandır babandır o ayrı bir şey Gizli git demedik Ama bütün efkarı umumiyeye ne imanım ne lüzum var E hoca efendi ne var E sen işte Fesbuha atıyorsun Kabe'nin içinde dua yapıyorsun

  57. 23:56

    Bana mesaj yazıyorlarmış Siteye yani ben tabi siteye mesajlara giremiyorum Onlar bana söylüyorlar arkadaşlar İşte efendim ibadette gizli olur Kabahatte gizli olur Niye efendim bu duaları yayınlıyorsunuz Ya arkadaş Bizim kendi ibadetimizi ayrı yapıyoruz biz Sanki sadece 20 dakika dua yaptık Ondan sonra çıktık gittik yani Kendimiz namazımız var Kaç dakika kılıyorum

  58. 24:20

    Senin haberin var mı Ben orada ne kadar zikir yapmışım Sana söyledim mi 1 saat diye mi Veya 2 saat mesela Kaçta geldim hareme kaçta çıktım Sana söylüyor muyum Ben orada bir hayır mı yapmışım Senin haberin var mı Ben bunları Fesbuhaliste mi yaptım Bu milletin hakkıdır Çünkü ben hocayım Ben senin gibi değilim ki

  59. 24:44

    Şimdi burada bana millet hatim vermiş Tefriciye okumuş Yasin okumuş Yani binlerce yüz binlerce şey var Hediye var yani Emanet var yani Biz de diyoruz bu emanetleriniz İşte şu dualar şurada yapıldı yaptık falan filan Ravza Muhtar'a da hediyem var yüz tane yapılırsa, bir tanesi yayınlanıyor. Bir tanesi yayınlanıyor.

  60. 25:07

    Geri kalan insanlar çekiyorlar tavafta, makam, İbrahim şurada, burada, ben onları zapt edemem ki. Ben tavaf mı yapayım insanlara? Otur, çekme. Ben sana uğraşamam ki. Tavaf burası böyle. Dolu Türk var. Tanıyan çıkıyor, şey ediyor. Tabii ben, bunları istemediğim şeyler de oluyor. Adam tavafta sırtını dönüyor bana.

  61. 25:27

    Tavafı tersine yapıyor, geliyor benim yüzüme bakıyor, resim çekiyor. Tavafı tersine dönülür mü? Hacı hanım, tavafta tersine dönülür mü? Sen Allah'a tavaf yapıyorsun, kalkmışsın benim resmimi çekmek için dönüyorsun sırtını. Çok yanlış şeyler var. Ben trafik polisi gibi tavafımı yapayım, duamımı yapayım, ben tavafta konuşmamak isterim.

  62. 25:48

    Şimdi herkese bir şey desen, baş edemem ki. O geliyor bir şeye, bu geliyor bir şeye. İzdahımın içerisinde yanlış yonuş işler oluyor bu millete. Bunu anlatmak lazım. Ne olursa olsun, hocan olabilir, şeyhin olabilir, evliyanın evliyası olabilir. Ama sen burada Allah'ın huzurundasın, tavaftasın, işte çaptı kağıdaki eyleğini dirilmiş olsun.

  63. 26:07

    Yani ne yapabiliriz yani Allah'ın huzurunda? Şimdi tavaf biter, gidelin, öp veya duasını istiyorsan, mesela ziyaret edebiliyorsan, evet o ayrı bir şey. Ama tavaf namaz gibidir diyor hadis-i şerif. Et tavafu bil beyt salatun. Kabe'de yapılan tavaf namazın ta kendisidir. İlle ennekum tecellebune. Bir farkı var, konuşuyorsunuz.

  64. 26:25

    Konuşuyorsunuz derken dua ile konuşmak lazım. Tabii ki dünya kelamında konuşan çok var. Fakat tavaf bozulur mu? Bozulmaz. Namaz olsaydı bozulurdu. Farkı bu. Ama aynı namaz şuuru ile eda edilmesi lazım. Sen tabi alışmışsın namaza, iki takla, bir bakla, tamam, bir dakikada iki rekatı çıkarttın. Onun için konuşmadan duruyorsun.

  65. 26:48

    Namazda bir saat olsa sen namazda da konuşursun, dır dır dır, sen duramazsın ki. Bir saat namaz kılınırsa başlarsın yanındakine ne oluyoruz ya, namazı attı deme. E tavaf uzun oluyor, bir de kalabalık olursak bazı yirmi dakika, bazı yarım saat, bir saate ulaşan tavaflar izdaha. E bu sefer adam dır dır dır konuşuyor.

  66. 27:05

    E niye konuşuyorsun arkadaş? Ondan sonra niye dönüyorsun sırtını ya? Tersine tersine tavaf olur mu ya? Hangi kitapta görülmüş tersine tavaf? Geliyorsun bana bakma. Ben mi kurtaracağım seni? Ben mi kurtaracağım seni? Sen Allah'ın huzurunda ibadetindesin. Bizim hocamız, biz lale gülde dinliyoruz. Ağlama, bağırma, çağırma.

  67. 27:26

    Ya arkadaş tamam da heyecanlanma lüzumu yok. Yani niye heyecanlanıyorsun? Burada Kabe'desin gelmişsin Allah'ın evine. Sen zikret, Allah'a dua et. Allah seni affetsin. Her zaman nasip olmaz. Bir daha ya nasip. Belki bir daha gelemeyeceksin Allah'ın evinde Kabe'de. Orada peygamberler yatıyor. Hacer'le Söğüt'te makamı İbrahim Hüseyin.

  68. 27:45

    Yetmiş peygamberin mezarının üstünden geçiyorsun. Orada İbrahim Hüseyin makamı var. Orada İsmail Hesem Hacer ablamız yatıyor. Onlara selam ver, salli oku, barik oku Sübhanallahü ve Teala. Biz sana haç ömre duaları yazmıştık kitapta. Bari o kitapla amel et. Küçücük bir şey yani. Önüne bak ya. Kitabına bak.

  69. 28:03

    Arasına bakarsan bir de Kabe'ye bakarsan o kadar. Sağına soluna bakma. Karısı var, kızı var. Efendim başı açılanı var. Efendim kalabalık yani İstanbul. Ona bakarsın. Allah muhafaza gözün alır bir kadına, bir kıza. Beğeneceğin olur. Genç bir kızın gözün değer. Ondan sonra Allah muhafaza zehirli bir hançer gibi oku, yedin kalbine.

  70. 28:25

    Tavafta mısın, neredesin, şimdi Estağfurullah mı, çekesin. İbadetimi tamamlayasın. Gözün aldı bir kadına diye yani beğendiysen tabii bir şehvet hasıl olsa Allah muhafaza. Olur olur. Nefis bu yani. Tavafta nefis yok mu? Nefisi kapıda mı bırakıyoruz da giriyoruz Kabe'ye? O zaman gözünü muhafaza ediyorsun.

  71. 28:46

    Ya ben zaten buralarda da bakıyorum ara sıra sokakta. Ya mübarek orası sokak değil, harem-i şerif. Sokakta bakıyorsun, tamam Allah affetsin, tevbe edersin. Sokakta bakıyorsun da Kabe'de günahlar yetmiş kat katlanıyor. Kabe, harem-i şerif, mekan yasak, zaman yasak, hep Allah'ın hürmetli yerleri. Mübarek peygamberlerin kabirlerinin üzerinde tavaf ediyorsun.

  72. 29:12

    Yani orada o tavaf namaz gibisin. Namazda bir çıplak karı seyretmek veyahut da yüzüne bakıp şehvetlenmek namazda nasıl? E tavaf da aynı. Namaz gibi diyor sana. Namazdır diyor. Gibi demiyor. Namazdır. Biz bu mühürle de nasıl anlatacağız arkadaş? Bu tavaf şuurunu yap. Say, say daha uzun. Say daha uzun.

  73. 29:33

    Kaç kilometre? Safa'dan gidiyorsun, Merve'ye bir daha geliyorsun. Efendim böylece yedi say yapıyorsun. Konuşmalar, görüşmeler, birbirine bakışmalar, su içmeler. Az daha su böreği açacaklar orada. Bir serecekler, kenara yiyecekler. Yahu sahidesin. İbadet bu. İbadet. Bunu bitir, sonra su iç. Ha ölüyorsan ayrı.

  74. 30:00

    Tıkanılsın, nefesin kesildi falan. Ha ölüyorsun falan. Tamam. Şekerin düşer. Hani ölümcül bir şeydir şeker düşmesi. Adama bir meyve suyu verirler, sıvı verirler. Bir de yok, iki de bir içiyor. Arkadaş buraya yazlık yerine mesireye gelmedik. Say başlar, huzur üzere bitene kadar dua yapılır. İbadet yapılır, zikir yapılır.

  75. 30:23

    Birbiriyle bu konuşmalar bir ciddiyetsizlik görseniz, bir laubalilik. İşte bütün bunlar ihlassızlıktan oluyor. Yapılan işi sırf Allah için yapmamaktan oluyor. Şuursuzluktan oluyor. Allah'ım yarabbim. Allah rezil eder adamı ya. Hele bir de o tavafı say, desinler, görsünler, işitsinler diye yapıyorsan bir de çekelim, atalım, o duysun, bu duysun.

  76. 30:53

    Derdin buysa, rezil etti Allah-u Teala seni ahirette. Perişan olacaksın. Yine burada, bu hadis-i şerifte aynı manada Muazzeb-i Cebel'in, o da Allah-u Teala'nın Hazretleri Ar-Rasulillah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizden buyurdu Sallallahu Aleyhi ve Sellem ma min abdin herhangi bir kul yoktur ki yaqumu duruyor fi dünya dünyada.

  77. 31:17

    Yani bulunuyor. Nerede bulunuyor? Makam-ı süm'atin işitme noktasında. Millet işitsin ve görsün diye işittirme ve gösterme noktasında duruyor. Yani efendim insanlar beni duysunlar, beğensinler, görsünler diye. Hazırlık yapmış, plan yapmış işte. Ona göre de uyguluyor onu. İşte insanlar da duyuyorlar, beğeniyorlar falan.

  78. 31:44

    Böyle bir kul yoktur illa varsa semma işittirecek kim Allah-u Teala, kimi bir onu. Yani onun ne rezil adam olduğunu, ihlassız olduğunu, gizli şirk içinde olduğunu, Allah-u Teala'ya ortak koştuğunu, insanların rızasını hedeflediğini, Allah-u Teala'nın rızasını istemediğini duyurtacak Allah-u Teala. Bütün mahlukatın başları üzerinde, yani önlerinde, huzurlarında yevmel kıyamet.

  79. 32:11

    Kıyamet gününde Allah onu teşhir edecek. İbn-i Abbas hadisinde buyurdu. Yani bu mevkuftur. Çünkü Resulullah buyurdu demiyor. Ama bunu kafasından söyleyemeyeceğinden dolayı hadis-i şerif olduğu kesin olmuş oluyor böylece. Çünkü ahiretle ilgili şeyleri İbn-i Abbas kaybı bilemez. Allah ona vahiy gelmiyor İbn-i Abbas'a.

  80. 32:37

    Onun için ahiretle ilgili bir şey dediyse İbn-i Abbas Hazretleri, bu tabi ne oluyor? Belagdan oluyor. Yani Resulullah'dan duymadan diyemeyeceği bir şey olmuş oluyor. Onun için hadisçiler, muhaddisler buna hadis olarak itibar ediyor. Kale buyurdu. Men her kim ra'a, gösteriş yaparsa bir şey, bir şeyle, fit dünya dünyada.

  81. 32:58

    Amellerinden bir şeyi dünyada gösteriş için efendim icraata sokarsa. Vekele, vekele bırakır, ısmarlar. Kimi hu onu, kim Allah'ı Allah'ı Teala. Niye ısmarlanır onu? İleyhi o şeye. Yevmel kıyamet. Kıyamet gününde onu kendine yani. İleyhi kendine. Ben öyle tabi anlıyorum. Bakayım ne der ki? Bir şey var ise, başka bir manada ben size söyleyeyim.

  82. 33:34

    Evet. Amele diyor. Yani ileyhi amele gidiyormuş. Men her kim ra'a, gösteriş yaparsa bir şey, bir şeyle, fit dünya dünyada. Amelinden bir şeyi dünyada gösteriş için icraata koyarsa. Vekele ısmarlar. Hu onu, kim Allah'ı Allah'ı Teala. İleyhi o amele. Yevmel kıyamet. Kıyamet günü o amelini ortaya getirir.

  83. 33:58

    Vekele buyurur. Unzur. Bak bakayım der o adama. Hel yugni. Fayda verecek mi bu amel? Yani savuşturabilecek mi an kesenden? Bak şimdi Allah'ın azabı sana yöneldi. Gösteriş yaptığın için. Millet desin beğensin yaptığın için.

  84. 34:19

    Şimdi senin başına cehennemde azap geliyor. Bak bakalım şimdi sen bu kadar namaz kıldın, 80 kere hacca gittin. Bilmem şu kadar trilyon sevap verdin. Hava kurumuna, civa kurumuna. Ondan sonra derdin neydi? Gösteriş idi. Şimdi bak bakalım senin bu amelin senden şeycik kurtarabilecek mi? Veya sana şeycik menfaat temin edebilecek.

  85. 34:42

    Edemeyecek. Nereye gitti bu amel borcuna? Yazık değil mi? Sen gitti, hem vaktin gitti, hem amelin gitti. Ahirette sevap beklediğin, umudun gitti. Beklentin gitti. Telafisi de yok. Dünyada 40 defa zarar ettik. Bak telafi ediyoruz. Kaç tane şey batırdım, çaldırdım. Başıma gelmeyen kalmadı. Yaşıyoruz. Telafisi olabiliyor.

  86. 35:04

    Başka yerden kazanabiliyoruz bir şeyden. Ahiret işleri böyle değildir. Onun için mutlaka ikhlas. Ebu Hüreyre Hazretlerinden Kale o dedi ki, Semiatü ben işittim kimi Rasulallah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin yakuli buyururken men her kim tezeyyene, süslenmeye çalışırsa bir amel ile ahiret, ahiret işiyle namaz ahiret işi, oruç ahiret işi, tavaf ahiret işi

  87. 35:34

    umre, hac ahiret işi, zekat ahiret işi Amel ahiret için, ahirete sevap için bekliyoruz, yapıyoruz. Allah'ımızın rızası temin için. Peki ahiret işiyle süslendi. Ne demek süslendi? Yani onu ziynet gibi takınmak istedi. Yani yaptı onu. Güzel yapmaya çalıştı, becermeye çalıştı işte insanlar. Ama vehu ve halbuki o la yüriydi, istemiyor.

  88. 35:58

    Ha, ahiret niyeti yok. Bütün çabası namazı çok güzel kılıyor böyle. Aa yarım saat ayakta durdu falan. Bir saat kılıyor teheccüd. Millet de baktı. Allah Allah, tez bir namazı mı kılıyor acaba? Amma da uzun kılıyor. Mübarek kaç yüz okudu falan. Hafız olduğu için okuyabiliyor tabii maşallah falan. Böyle, o da bir böyle bir zor, kendini iyi bir zorlamış yani.

  89. 36:22

    Ahiret işi yapıyor göğe. Ama bütün millet yani onun o çabasını hayretle ve şaşkınlıkla ve beğeniyle izledi yani. Maşallah falan. Ama vehu ve o adam la yüriydi, istemiyor ha ahiret işini. Ve la yattı bu, talep etmiyor ha ahireti. Ben Allah'ın rızasını kazanayım, sevabını kazanayım, kabir azabından kurtulayım.

  90. 36:46

    Bu namaz kabrimde nur olsun. Amelim enis ve yoldaş olsun. Mahşerde refik olsun. Önümde nur olsun. Sıratta beni geçirecek rehber olsun falan. Yok ya, mizanda sevap tarafına konsun, hasenatımı ağır getirsin, efendim teskile olsun falan. Hiç böyle bir adamın düşüncesi yok. Sırf millet ne demiş? Lü'ine.

  91. 37:10

    Bu adam lanet olunmuştur. Fissemavadi. Göklerde de lanet olunmuştur. Vel ardı yerlerde de lanet olunmuştur. Yani yeryüzündeki böceklere kadar hepsi Allah sana lanet etsin. Allah senin belanı versin. Allah seni rahmetinden ırak etsin. Böceklere kadar insanlar, cinler, melekler, felekler. Göklerde ne kadar melek var?

  92. 37:37

    Artık sayısını ancak Allah bilirim diyor. Biz sayı veremiyoruz. Bütün melekler diyorlar ki ya Rabbi bu gösterişi bana adamın rahmetinden uzak et. Cennetinden mahrum et. Cehennemine nasip et. Melun olduktan sonra çok tehlikeli arkadaşlar. Kimseyle niyetimiz kimsenin görmesi beğenmesi olmaz. Derdimiz Allah rızası olsun.

  93. 37:57

    Ya Rabbi bu ihlası kazanmadan bizi öldürme ya Rabbi. Ya Rabbi bize her işimizde ihlas nasip et. Ya Rabbi bize insanların varlığını, yokluğunu müsavi getir ya Rabbi. Detsinler demesinler. Medet etmişler, tenkit etmişler. Hiçbir şey değiştirtme bize ya Rabbi Allah'ım. Radıyallahu anh ta nev'at ediyor.

  94. 38:18

    Sadece Efendimiz buyurdu. Dünyayı talep ederse neyle bir amelle ahiret? Ahiret işiyle. Yani ahiret işi yapıyor ama derdi dünya. Namaz kılıyor. Namazdan maksadı hocanın kızını almak. Hocayı kandırmak yani. Ben namaz kılıyorum. Biri yaptı böyle bana yani. Bizim bir yakınımızı almak için. Kaç ay birinci safta kıldı.

  95. 38:44

    Halbuki namaz yaparken sonra çıktı meydana tabii. Biz de tövbe etmiş zannettik falan. Sonra çıktı meydana ama işten geçti. E şimdi Allah ıslah etsin ne diyelim. İdare etsin de. Adam birinci safta kıldı kaç ay ya. Ben de şaşırdım. Maşallah diyordun mübarek. Ne dönüş yapmış falan. Meğer bizim kızı alacak yani bizim yakınımızdan birini.

  96. 39:08

    Benim kızımı değil de yani. Misal veriyorum. Ama başıma geldi. Dünya işini ahiret ameli yapıyor. Yani birinci safta namaz kılıyor. Herkesten önce geliyor falan. Derdi ne dünya? Yani kız almak. Derdi ne? Ortak bulmak. Derdi ne? Borç almak. E bu nedir arkadaş ya? Hacca gidiyor işte oradan. Grup yapalım.

  97. 39:32

    Grubun içinde birkaç insana iş bağlarım. Hep zenginlerle gidiyoruz zaten. O da benden mübarek adam desin. Hac arkadaşı oluruz o arada ona biraz para alırım, iş yaparım falan. Olmadı bu. Ahiret işiyle dünya talep ederse bir adam, tüm ise ama kitap yazıyor Allah için ayrı bir şey. E kitabı parayla satacaksın.

  98. 39:54

    E on bin tane kitabı nasıl bedava dağıtacak? Bir kişiye, iki kişiye, fakire hediye verebilirsin. E kitap basılmazsa neye yaradı, niye yazdın? O kitabı yazmanın parası değildir. Yazmanın parası on lira mı? On beş lira mı? On beş TL mi yani? Kitabı yazmanın parası değil o. Kitabın sayfası var, kağıdı var, cildi var, çalışanı var, dağıtanı var, postası var.

  99. 40:21

    On TL, on beş TL yani bu nedir yani? Bu kitap tabii ki Allah rızası için yazılır. Bunu sen parayla satacaksın. Kur'an satılır mı? Satılmaz. E satılıyor bütün piyasada Kur'an. Niye satılıyor? Ama kağıt parası o. Ya Kur'an'ı Allah'ın kelamını mı satıyor adam yani şimdi? Diyanette basıyor, satıyor. Ne yapacağız şimdi?

  100. 40:39

    O zaman diyanete gidip bedava dağıtsın. Tabii. Devlet bütçesi olduğu halde diyanette satıyor. E satmak durumundadır yani. Çünkü o kağıt parası yani. Şimdi yanlış anlama. Yanlış yanlış yorumlar yapma. Adam Nali Şerif satıyor. E Nali Şerif satıyor sana Nali Şerif deriden, altı köseleden, bunun dikişi var, bunun uğraşanı var, derinin fiyatı belli, bilmem ne, kutusu

  101. 41:04

    var, kapağı var, bilmem nesi var. Herkese nasıl bedava dağıtacak adam onu? E kaç lira bu? Yüz lira, yüz yirmi lira. E yüz yirmi lira zaten ayakkabı parası. Ya burada fahiş bir şey var mı? Yok. E şimdi buna ahiret işiyle dünyayı talep ettik. Ne alakası var? Bu bunun zaten kendi maliyet, imalat parasıdır.

  102. 41:22

    Birkaç kuruş kar olursa orada elli kişi çalışıyor. Adamın maaşı nereden çıkacak yani? Karsız yapsa her şey. Elli kişi, yüz kişi çalıştırıyor adam orada. Dükkan açmış kurmuş vergisini sen mi veriyorsun? Elektriğini sen mi veriyorsun? Suyunu sen mi veriyorsun? Doğal gazını sen mi veriyorsun? Ayda on bin lira, yirmi bin lira, retuk parasını sen mi veriyorsun?

  103. 41:42

    Yirmi dört bin bilmem ne dolar belki de. Yüz bin lira ayda bilmem retuk payı, bilmem ne payı, bilmem ne payı sen mi veriyorsun? Efendim nerede bulacak bu adam bunu? Çalacak mı? O sırada diyor ki, bunlar niye bu kitap satıyor? Bunlar niye efendim bilmem çörek otu satıyor? E ne yapacak adam çörek otu satmayacak sana?

  104. 42:01

    Ondan sonra? Yardım mı toplayacak dernekten? Dernekle ne alakası var televizyonun? Televizyona yardım toplanır mı? Zekat mı bu? O zaman ne yapacak adam? Ticaret yapacak. Ticaret yapar. Allah ticaretlerini helal etsin, mübarek etsin. Ben dua ettim sabaha kadar Kabe'de ya. Lale gülü efendimiz işte televizyondur, radyodur, dergidir.

  105. 42:25

    Allah işlerini rast getirsin. Neden? E çünkü bu kadar insan ekmek yiyor, hizmet ulaşıyor. E basılmasa kitap sana gelmeyecek. Dünyanın bir ucundan adam diyor ki, şu kitaba nasıl ulaşabilirim? Adam ilim yapacak orada, Allah'ın ismini zikredecek. Nasıl yapacağız? Nasıl gidecek o kitap oraya? Yani onun için bunları birbirine karıştırmayalım.

  106. 42:47

    Burada bir mal var, bir malzeme var, bir meta var. Bu satılır. Bir mal karşılığında olursa bu satıştır. Bunun ahiret ameliyle alakası yok. Anladın? Hattibi bile Kur'an pazarlıyor, görmüyor musun? Sabaha kadar, akşama kadar Kur'an'a hakaret ediyorlar. Şerata, sünnete hakaret ediyorlar. Ehl-i sünnete hakaret ediyorlar.

  107. 43:10

    Her türlü militanlığı yapıyorlar. Ondan sonra tefsir diyor, bilmem her eve lazım diyor. Atatürk yazdırmış diyor bu tefsiri falan. Doğru da diyor yani elmalı tefsiri falan. Adam diyor ki e şimdi onlar bile Kur'an şey diyor, ne yaptın yani

  108. 43:25

    şimdi biz onlara sen niye Kur'an pazarlıyorsun der miyiz? Demeyiz. Keşke elmalı tefsiri dağıtsınlar yani. Paraları varsa bedava dağıtsınlar. Bizim gibi paraları yoksa o zaman şey yaparlar. Böyle pazarlama yaparlar. Güzeldir. Biz dedik mi şimdi Hattibi yanlış yapıyor. Demedik. Öbür sattıklarını demiyorum.

  109. 43:43

    Çok acayip şeyler satıyorlar tabii. Millete ana avrat söven kitaplar var. Onları demiyorum ben. Ama Kur'an diyor. E ben şimdi demem ki sen sabaha kadar Kur'an'a hakaret eden adamlar konuşma yapıyor orada. Sen şimdi Kur'an niye? Olsun fayda faydadır ne yapalım. Fayda faydadır. Kur'an ne hal veriyor? Versin yani.

  110. 44:01

    Ne yapacaksın şimdi? Elmalı yanlış yazmazdı. Hani hiç olmazsa. İslamoğlununkini verseydi yapmayın derdik mesela. Hani elmalı diyor doğru diyor mesela. E şimdi burada e sen kendinde burada Kur'an satıyorsun. Pazarlıyorsun. Tefsir pazarlıyorsun. Ahmet Yesevi'nin diyorsun hayatı. Mübarek Ahmet Yesevi diyor mesela.

  111. 44:20

    Ahmet Yesevi'nin kitabını pazarlıyor. Hazretlerin. E ne var şimdi bunda? Doğru yazmışsalar içine. İlim doğruysa tamam doğrudur. Fayda faydadır. Fayda faydadır bak. Biz bu mantıkta bir adamız. Sen ne konuşuyorsun? Sen ne konuşuyorsun? Adam karşılığında bir şey veriyorsa burada bir mal satılıyorsa bu ahiret işiyle dünya işine girmez ki bu mal her zaman için karşılığı paradır.

  112. 44:46

    Çünkü kimse kimseye bedava dağıtacak güçte değil. Kafanı çalıştır. Cahillik yapma. Şimdi ben talep ettim ya. Kim dünyayı talep ederse bir amelle ahiret. Ahiret işiyle. Burayı doğru anlayalım şimdi. Ahiret işi nedir? Namaz kılıyor, ön safta kılıyor, millete kendini gösteriyor, soran için gidip adamdan borç almak için.

  113. 45:08

    Namazı kılıyor, bütün millet bunu musalli görüyor, ondan sonra gidiyor, adamın kızını istiyor, ondan sonra kızını aldı, ondan sonra ne namaz ne abdest. E sen şimdi namaz Allah için kılınacak, ömreye gidiyor, hacca gidiyor, yardım yapıyor diye gösteriyor, bilmem ne, peşinden ne yapacak? Kaşıkla verecek, demek kepçeyle alacak.

  114. 45:26

    Allah için yapılacak işler, yani namaz gibi, oruç gibi, haç gibi, zekat gibi, fitre gibi, fidye gibi. Bunlar sırf Allah için yapılması lazım, mesela. Onunla derdi ne? Dünyalık istemek. Ne olur bu adamın hali? Yarın, ahirette? Tum ise, silinecek, vücudu, yüzü. Ne demek yüzü silinecek? Yarın, ahirete çıkacak, kaşının yeri belli değil,

  115. 45:55

    gözünün yeri belli değil, burnunun yeri belli değil, kulağı yok, dümdüz böyle bir şey. Millet, Allah Allah, adam gibi yürüyor ama suratı hırkat garibesi bir şey yani. Yüzünün nişanları silinecek. Tabii bir manasta şu var, evvelce meşhurluğu, bütün kulakları doldurmuşken, şöhreti alemi sarmışken, unutulacak, mühmel bırakılacak.

  116. 46:19

    Yani ahirette kimse onu adam yerine koymayacak. Bu manada olabilir. Yüzü silinecek, yani itibarı sıfır olacak manasta gelebilir ama ilk manaya göre, yüzünün nişanları, çünkü ahiretteki işler ekseri surata vurur, vücuda vurur, fizikidir yani. Ahirette yananın da karalığı, siyahlığı vuruyor ya yüzüne mesela.

  117. 46:41

    Onun için bu daha uygundur. Yüzünün bütün nişanları silinecek ve muhika, zaten öyle olsun ki muhikada geliyor. Muhika mahvolunacak. Zikruhu, anılması, yad edilişi. Herkes dünyada ne cömert adamdı, ne güzel Kuran okuyordu, sabaha kadar kılıyordu, şöyle mübarek de takvaydı falan diyordu. Zikri demek, yani şanı demek.

  118. 47:01

    Şanı şerefi mahvedilir. Yani işte ismi itibarı sıfır edilir. O zaman gerisi ne oldu? Yüzünün bütün nişanları silinecek, dümdüz edilecek. İkinci de ne geldi? Şanı ve itibarı sıfır edilecek ve üsbite ispat edilecek, yani yazılacak. Bu ismi nerede? Finnaar. Adı da cehennemlikler listesine kaydedilecek.

  119. 47:21

    Allah'ım cümlemizi bu belalara düşmekten muhafaza eylesin. Amin. Bir sonraki hadis-i şerif, çok önemli hadis-i şerifler var. Bir önümüzdeki dersteki hadis-i şerifleri sakın kaçırmayın. Pazartesi, ahir zamanda nasıl insanların çıkacağını, o güzel Kuran okuyan, hafız ve hocaların cehennemin hangi dibindeki makamı boylayacağını, ne hadisler, ne hadisler gelecek, yarın,

  120. 47:51

    yani bir sonraki derste, yarın ahirette bu hacı hoca takımının özellikle güzel Kuran okumak, kıraat mıraat yapanların başına gelecek belalarla ilgili gösteriş yapmaları halinde tabi. Allah cümlemizi muhafaza eylesin. Bu hadis-i şerifleri de okumayı, ibret almayı, düşünmeyi, tefekkür etmeyi, vazgeçmeyi, tevbe etmeyi, riyadan vazgeçmeyi, ihlasa dönmeyi

  121. 48:18

    ve ihlası elde etmeyi cümlemize müesser eylesin. Amin. O sallallahu teala ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi s-salamu teslimen kathiran velhamdülillahi rabbil alemin. Amin.