35:04 / 1:16:13

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Sallallahu Teala alâ seyyidil murselin Muhammedin ve âlihi ve sahbihi ecma'in. Dersimiz Şifa Şerif'te fasıl olarak Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in kayıptan haber vermeleri hakkındadır.

  2. 00:38

    Geçen derslerde baya malumat verdim. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kayıbı bilir miydi? Bilirdi. Mevla'nın bildirmesiyle bilirdi tabi. Allah bildirmeden kimse bir şey bilemez. Ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bildirdi mi bildirmedi mi? Bu konu ayetlerle sabittir ki bildirdi. Ve birçok Sahih Hadis-i Şerif'te bunu teyit ediyor.

  3. 01:10

    Onun için Peygamber kayıbı bilemez diyenler yani Allah bildirmez mi? Allah bildirmez manasında söylüyorlarsa yalancı sahtekardırlar. Çünkü illa menur tazamir rasullere bildiririm diyor Kur'an'da cin suresi. Velâkinne llâ yecdebî min resûlî men yeşâ. Yani bu ayet-i kerimede yine âlim olan olabilir. Allah Rasûlü'nden dilediklerini seçer.

  4. 01:43

    Bu ayet-i kerimede kayıbı kimseye bildirmem ama Rasûlü'ne bildireceğini söylüyor. Bunları göze aldığımız zaman Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah bildirmeden kayıbı bilemez dense doğru olan budur. Ama Allah ona bildirmez diye hüküm verirse Kur'an'ı inkar etmiş olur, kafir olur. Çünkü Kur'an-ı Kerim kayıbı Rasûlü'ne bildirdiğini söylüyor.

  5. 02:16

    Tabi ki bu ilim Allah'ın ilmi kadar kapsayıcı, şümullü, her şeyi bilme anlamında değildir. Allah-u Teala'nın bildirdikleriyle sınırlıdır. Ama sana bana hiçbir şey bildirmezken, Habibine binlerce, on binlerce kayıptan haberler bildirmiştir. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem kıyametten evvel olacaklar hakkında da bu gaybî haberleri bildirmiştir.

  6. 02:45

    Ve biz de bunları sahih kaynaklardan görmek suretiyle sizlere okuyoruz. Şimdi burada bu gayblarla ilgili kaldığımız derste ne buyuruyordu? Gazi Hazretleri, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in kayıptan bildirdikleri onun mucizelerindedir. Bunlardan biri de vakıti âlim-i türke demişti. İşte geçen ders sırf bunun üzerine durduk.

  7. 03:17

    İki kelime de kaldık. Belki bir saat konuştuk. İki kelime hakkında. Çünkü Türklerle savaştılar. Bu Türklerden kimlerin kastedildiği? İşte Moğollar, Hülagü, Cengiz Han, bunların da Türk olduğu, bu hadislerden o anlaşılıyor. Çünkü tariflerini yaptı, hadis-i şerifler, fiziki tariflerini de yaptılar. Geçen ders de bu konu bayağı işlendi.

  8. 03:38

    Şimdi de buyuruyor Velhazara. Tabi burada lafızlarda okuma şeyleri Huzur diye okuyan da var. Hazar diye okuyan da var. Bunlar farklı bir Fatiha. Efendim, telaffuz şekilleri olabilir. Bu mana aynı yere vuruyor, değişmez. Çünkü hazer kelimesi aslında gözün küçüklüğü ve darlığı. Göz. Biliyorsunuz Türklerde, Orta Asya Türklerinde özellikle Moğol, Tatar,

  9. 04:15

    Hazar Türkleri ve Tatarlarda bu gözlerin bir küçüklüğü vardır ve efendim, darlığı vardır. Onun için esasen Hazar Türkleri kastediyor burada. Bunlarla da savaşlar olacağını sallallahu aleyhi ve sellem beyan etmiş. Vel Hazara, yani bakı talihim savaş edecekleri kimlerle? Vel Hazara, Hazar Türkleriyle.

  10. 04:43

    Ta ve rûme, Rumlarla savaş edecekleri. Bunları sallallahu aleyhi ve sellem buyurduktan 10 sene sonra, 20 sene sonra, 30 sene sonra çeşitli dönemlerde olmuştur. Dolayısıyla Hazarlar İdilir Bağı, kıyılarında, Kırım Yaramadası arasında imparatorluk kurmuş bir Türk halkı.

  11. 05:13

    Efendim, halkın büyük çoğunluğu Uygur var, işte Sabir var, ön Bulgar var, işte Peçenek var, Türk boyları oralarda da var. M. 642-652 aralarında Belencer savaşları olmuş. İlk temas da Hazreti Ömer R.A.'nın döneminde başlamış. Sasani İmparatorluğu yıkılınca, sahabe-i kiram ve tabi'in Kafkaslara ulaşarak, oraya kadar fethi nasip olunca Hazarlar ile sınır komşu oldular.

  12. 05:56

    Bu hadis-i şerifin kayıptan haber verdiğine göre, Hazreti Ömer döneminde, efendim sallallahu aleyhi ve sellem, vefatta en az 10 seneler falan sonra, 10 sene falan aşağı yukarı var. Sonra 652'de Belencer savaşı, Hazreti Osman döneminde, Selman-ı Rabia R.A.'nın komutasında İslam ordusu Kafkas geçitlerini aşarak, Hazarlar'ın o dönemde başkenti Belencer oraya kadar ilerleyince tabi orada Müslüman İslam orduları bir yenilgiye uğramışlar.

  13. 06:25

    Arap komutanı, bilinecek asker şehit olmuşlar. Hazarlar bu Müslümanların ilerleyişini, sahabenin, tabi'nin ilerleyişini o ara tamamen durdurmuşlar. Tabi biliyorsunuz İslam coğrafyasında da iç savaşlar var. Hazreti Ali dönemi, Batıyalar Efendimiz'de çok iç savaşlar var. Cemel Vakıfı var, Sıfır Vakıfı var.

  14. 06:52

    Hariciyle, Haruru Ahliyle savaşlar var. O nedenle, ondan sonra bir 50 yıl kadar bir boşluk oluyor. Müslümanlar ancak kendini toparlamaya çalışıyor. Sonra Emeviler döneminde, yani yine bu rakamlar miladi hesaptan konuşuyorum, 722'ler, 737 araları. Emeviler, Hazreti Muaviye R.A.'nın kurduğu İslam Devleti, o dönemde bayağı bir saldırıya geçmişler.

  15. 07:29

    Cihat için Allah yolunda, Allah'ın kelimesinin davasını yüceltmek için derbent, Bakü, Tiflis gibi kritik şehirler defalarca el değiştirmiş o aralar. Derbent mesela, şu anda Dağıstan tarafında. Orada 40 tane sahabenin kabri şerifi, ben çok niyet ettim gitmeye de istiharem çıkmadı. Bakacağız inşallah, niyet ediyoruz.

  16. 07:55

    Oradan Müftü Efendi bana hep resim atar, o 40 tane sahabeden şehidin huzurlarına gider, orada dua eder. Beni de unutmaz. Efendim, oralarda bayağı şehitlerimiz yine var. Sonra 730'da Erdebil Muharebesi var. Hazar ordusu, bu sefer onlar saldırıya geçiyor, İran sınırlarında Erdebil'e kadar geliyorlar.

  17. 08:27

    Yine Emeviler orada mağlup oluyorlar, bu Türklerin işi biliyorsunuz Hadis-i Şerif'te, Türkler size dokunmadıkça onlara ilişmeyin. Yani böyle, çünkü savaşçı bir millettirler. Emevi valisi Cerrah o muharebede öldürülüyor. Sonra yine 730 Edeb'de Emeviler, Emevi halifesi Mervan İbni Muhammed var, Mervan-ı İbn-i Muhammed var.

  18. 09:06

    Bu yani ikinci mervan, daha dahi bir komutan. O da büyük bir orduyla Hazarların üzerine çıkarım yapıyor. Onları gafil avladıkları için yeni başkentleri o zaman İdil, Volga yakınlarında o ırmağa doğru çekilmeye zorladı onları. Efendim Efendim, Hazar Kağan'ı barış istemek zorunda kalıyor. Emevi komutan Şat koşuyor, İslam'ı kabul ettiğini beyan et.

  19. 09:47

    İşte o da kabul ettiğini beyan ediyor. kabul ettiğini beyan ediyor. Fakat Mervan güneye çekildiği anda Hazarlar bu İslâm'ı kabul etme taahhütünden dönüyorlar. Fakat Mervan güneye çekildiği anda Hazarlar bu İslam'ı kabul etme taahhütünden dönüyorlar. İşte eski inançlarına, gök tanrı davasına geri dönüyorlar.

  20. 10:07

    Bu sefer bağımsız kalmalarını pekiştirmek için Museviliği devlet dini olarak seçiyorlar, Museviliği. Yahudi olamazlar çünkü Türk asıllı oldukları için. Yahudi ancak anadan olabilir. Fakat Musevi olabilirler de, geçen derste de söylemiştim. Her Yahudi aynı zamanda Musevidir ama her Musevi Yahudi değildir.

  21. 10:30

    Çünkü Yahudilik ırk dinidir. Musevilik musasarma dinindeyim diyen Yahudi olmasa da olabiliyor bazı kere. Bunu da siyasi nedenlerle Hazarlılar bunu seçtiler. Ta 750'de Emeviler yıkıldı, Abbasiler kuruldu. Artık fetih ve cihat şuuru veyahut da davası biraz sönükledi. Yerine ticaretler başladı. Arap Hazar savaşları tamamen sona erdi.

  22. 11:05

    Artık ticaret ilişkilerine falan yürütmeye çalıştılar. Şimdi bütün bunlar, niye anlattık? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ne buyurdu? Hazarlarla savaş yapacaksınız. Bu da baya bir görüyorsunuz. Onlarca yıl peki daha fazla süren savaşlar oldu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onları da tarif ederken, Türkleri ispatladığı vasıflarla,

  23. 11:41

    yani yüzleri enli, gözleri küçük, dar. Ondan sonra yüzleri kırmızı, burunları basık, burun kemer noktası alta doğru yatık. Bu şekilde onları da ispatladığından anlıyoruz. Bazı hadis-i şeriflerde bunların acemler olduğu ve bu savaşların şu anda olmadığı, bundan sonra da olacağı da bahsediliyor. Çünkü son hadis-i şerifte, Bukhari'de geçen bir hadis-i şeriftir bu.

  24. 12:24

    Bukhari'de 3590 rakamı ile zikrediliyor. Dördüncü cihit 196 sayfada, La tegûbü's-sâti ve'l-tâti katilû hûzen ve kirman minel âcib. Şimdi, kıyamet kopmadan önce Huz ve Kirman ile savaşacaksınız. Şimdi Kirman, Kerman'da deniyor. Şu anda İran'da bulunuyor bu vilayet. Orada Persler de var, Farslar da var.

  25. 12:59

    Bu hadis-i şerif iki türlü anlaşılıyor. Ama onları da tarif ederken, gözleri küçük olarak, yüzleri enli olarak, burunlarının ortası yatık olarak, tarifler var. Deriden, tüyden yapılma, deriden yapılma, nâlinler giydikleri de bahsediliyor.

  26. 13:31

    Şimdi, bazıları bunların Fars milleti olduğunu ve Farslar ile Müslümanların, yani şu andaki İran coğrasyasında yaşayanlarla Müslümanların, zaten çoğu Şiandırlar, ehl-i sünnetin savaşta olabilir, kıyamete yakın, kıyamet kopmadan önce olacak buyuruluyor. Bu aralarda da bu laflar baya çokça sıkça dillendirilmeye başlandı.

  27. 14:11

    Yani İran'a girme ve İran ile savaşma lafları konuşuluyor. Tabii ki bunlar istenecek, arzulanacak şeyler değil. Lakin Allah ne yazdıysa o olacak, yazılan bozulmaz. Bu itibarla hadis-i şeriflerin manaları bazı kere zamanla çıkıyor. Letücanel Konstantiniye, Konstantiniye İstanbul'un eski ismi de, Arapçada hadis-i şeriflerde Konstantiniye olarak da geçiyorum.

  28. 14:53

    Bizans kralına işte Konstantiniye deniyor diye, onun şehri diye geçiyorum. Onların beldesi yani İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Şimdi İstanbul fetholmadan evvel, yani Hz. Fatih dönemine kadar, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in bu hadisi buyurduğundan sonra yüzyıllar geçti. Kaç tane yüzyıl geçti yani?

  29. 15:18

    Biz de 570'yi, 70-71'den bahsediyoruz. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in vefatından bu yana 1400 küsur sene geçti. E o arada bu hadis-i şerifi okuyanlar, Konstantiniye mutlaka fetholunacaktır. Komutan ne güzel komutan, Hz. Fatih'ten bahsediyor. O ordu ne güzel ordu, Müslüman Türk ordusundan bahsediliyor.

  30. 15:48

    Burada başka unsurlar da var mıydı? Olabilir. Yani içinde Arap da olabilir, Kürt de olabilir. Ama ekseriyetin Türk olduğu, komutanın Türk olduğu, Hz. Fatih Sultan Muhammed Han, Ali Rahmet Veli Gufran'ın Türklüğünde şüphe yok. Metiyi alıyor burada. Ama şimdi o zamana kadar bu hadis-i şerifi nasıl tecelli edecek?

  31. 16:12

    Bu komutan kim olacak? Acaba kime nasip olacak? Hz. Muhammed'in döneminden beri, Emeviler döneminden beri, İstanbul üzerine akımlar düzenlendi. Bu kadar Arap komutanları, hükümdarlarına bu fethi nasip olmadı. Müslüman Türklere nasip oldu. Osmanlı ecdadımıza nasip oldu. Bazı hadis-i şerifler yani ileriye dönüp, kıyamet kopmadan gerçekleşecek hadiselerle ilgili

  32. 16:38

    hakkı edince daha iyi anlaşılıyor. Gerçekleşmeden önce tabii bizim de o hadisi yorumlayacak gayba dair ilmimiz olmayınca böyle buyuruldu, buna inanmak lazım. İnanıyorsun, yaşarsan görüyorsun. Burada da Farslarla da bir savaş olacağı, yani buradaki kazarlar Fars değil, bunlar Türklerle ve bu savaşlar oldu.

  33. 17:08

    Abbasler dönemine kadar da sürdü. Yani zaten Emevilerin hükümeti çok uzun bir dönem değildi. 4 halifeden sonra işte 83 sene bir süratı var. Ondan sonra Abbasler geldi. Yani Emevi dönemlerinde, Sahabe döneminde, Hazreti Ömer, Hazreti Osman döneminde oldu mu? De Emevilerde oldu. Bunları kayıptan bildirdi mi?

  34. 17:35

    Bildirdi. Peki bu savaşlar oldu mu? Oldu. Bunu anlatmaya çalışıyoruz. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kayıptan, Mevla tarafından haberdar ediliyordu. Ve o bilgiler muhaciresinde sallallahu aleyhi ve sellem mucizeler serdediyordu. Birçok mucize ortaya koyuyordu.

  35. 18:03

    Şimdi bunları nereden bilecek? Nereden bilecek ve bildirecek? Sallallahu aleyhi ve sellem Allah'ın elçisi olmasaydı, Allah Teala tarafından ona haberler gelmeseydi, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bunları bilemezdi. Ve bildiremezdi. Şey bir büyüteci mi getirir misiniz? Arkadaşlar içeride bir büyüteç var.

  36. 18:33

    Evet gözlerim tabii tam seçmiyor. Rakamları bakıyorum. Her şeye hususta hadis-i şerifler var. Bunların olacağına dair. Bismillah. Yani Bu şey, hadisinin tam rakamını da arıyorum. Şimdi geldiğimiz noktada daha ne buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem? Buyurdu ki, Rumlarla da savaşlar olacak.

  37. 19:29

    Şimdi Rumlarla savaşlar olacağı hakkında birçok hadis-i şerif mevcuttur. Rumlar da sınıf sınıf Frenci var, işte Fransız, yani Frenk yavruları. Ondan sonra Macar diyor. Macar da aslında Türk asıllıdır ama Onlar da söylüyor. Efendim, Nazi ırkı var şu anda. Nazi ırkı var, şu ırkı var, bu ırkı var, İngiliz, bunlar hep Rum milleti olarak değerlendiriliyor.

  38. 20:10

    Konstantiniyye'nin ötesinde, yani İstanbul'un ötesinde bulunan ırklar ve toplumlar. Bunların adı da nereden geliyor? Yakup Aleyhisselam'ın oğlu İshak Aleyhisselam'ın oğlu Ayıs var, onun oğlu adı Rum. Yani Yakup Aleyhisselam'ın zürriyetinden işte Yakup Aleyhisselam büyük büyük dedesi oluyor.

  39. 20:40

    Babalarının ismi olan Rum ismi Galip geldiği için sanki o ırkın tamamının ismi yerine geçiyor. Burada Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bunlarla savaşılacağı hakkında Bukhari hadis-i şerifinde Hadis-i akamı 2924, 4.cil 42. sayfada buyuruyor. Evvela Ümmü Haram annemiz, yani şu anda Kıbrıs'ta yatan Hala Sultan diye geçen Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in teyzesi oluyor.

  40. 21:34

    O Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i işitti. Evvelü ceyşin min ümmeti, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onun evine gelirdi. Teyzesi olurdu, uzaktan taklibası oluyor yani. Tirek teyzesi olmasa da babasının teyzesi olma rivati var. Dedesi Abdülmuttalib'in teyzi olma rivati var. Her halükarda evinde gidip kalabileceği bir annemiz.

  41. 22:12

    Onun evine çok giderdi. Orada bir gün istirahat etti. Biraz da terledi falan. Ondan sonra kalktı. Buyurdu ki, evvelü ceyşin min ümmeti yağzunel bahrakat evcebu. Deniz savaşına çıkan benim ümmetimden ilk ordu. Osmanlı'da deniz savaşı yok. Mekke Medine'deler. Deniz savaşına çıkan ümmetimden ilk ordu, cenneti kendilerine vacip ettiler.

  42. 22:52

    Yani onlar kesin o ordu cennetli olacak. Ümmü Haram annemiz. Dedik ya Resulallah enefiyim ben onların içerisinde olacak mıyım? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ona buyurdu. Entisemfiyim onların içerisinde olacaksın. İlginç. Sonra sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. Evvelü ceyşin min ümmeti yağzunel Medine'de Kaysar.

  43. 23:20

    Kaysar'ın şehrini, İstanbul, Bizans. Kaysar'ın şehrine gaza çıkan ilk ordu. Kimler varsa mağfurun. Günahları affedilmiştir. Ümmü Haram annemiz bu sefer enefiyim ben onların arasında olacak mıyım sordu. Resulallah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. La sen onların arasında olmayacaksın.

  44. 23:51

    Şimdi bu hadiste sahih olduğu ittifaklı. Yani Bukhari'de bu hadis-i şerifi tahriş etmiş, rivayet etmiş. Müslim'de de geçiyor. Hiç sıhhatinde şüphe yok. Bu hadis-i şerifte birçok mucize var şimdi. Bak kayıptan haber verilmez. Rumlarla savaş hakkında konuşuyoruz ya ondan gidiyoruz. Bir defa bu ümmetten bazıları denizde harp edecekler ve gaza için, cihad için gemiye binecekler.

  45. 24:29

    Çıkıyor buradan. Oldu mu? Oldu. İlk Kıbrıs Fethi'nde oldu. Aziz Osman döneminde birincisi. Şimdi, Ümmü Haram annemiz Hala Sultan diye geçiyor. Arapçada Hala, Hale. Arapçada Hala, Türkçede Hala. Babanın kız kardeşine Hala diyorlar. Ama Arapçada Hala ki esas kelimenin kökeni Arapçada Hale. Hale, Hala olmuş Türkçede.

  46. 25:05

    Arapçada bunun tam tersi, annenin kardeşine Hale diyorlar. Babanın kız kardeşine Amme diyorlar. Öyle bir geçişte, lisandan dile geçişte bir terslik var yani. Yanlış anlaşılma olabilir. Şimdi Ümmü Haram annemiz, Ümmü Süleym'in kız kardeşi. Ümmü Süleym kim? Ümmü Süleym, Hazreti Enes var ya meşhur.

  47. 25:41

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem 10 sene hizmet etmiş Enes İbni Malik radıyallahu anh'ın annesi Ümmü Süleym. Onun kız kardeşi de Ümmü Haram. Yani Hazreti Enes'in Halesi. Arapça, Türkçe'ye çevirince teyzesi. Hazreti Enes'in teyzesi. Kıbrıs'ta yatan Hala Sultan, Enes İbni Malik radıyallahu anh'ın teyzesi.

  48. 26:04

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in de dedesinin bir rivayet, babasının teyzesi. En nihayet mahreme oluyor. Evine rahatça girip çıkabildiği, istirahat ettiği annelerimizden biri. Dolayısıyla bir gün uyudu, uyanınca güldü. Ümmü Haram annemiz, Ya Resulallah ma'uz hüküke. Seni ne güldürdü Ya Resulallah, rüyanda ne gözdü.

  49. 26:44

    Biliyorsun Peygamberlerin rüyası bizim rüyamıza benzemez, vahiydir. Ümmetimle bir cemaat gördüm, onların haline hayran kaldım, sevindim, ondan gülüyorum. Denizde tahtlarının üzerine kurulmuş krallar gibi denizde çok güzel kemiler yapmışlar. Keminin üzerine binmişler, cihata gidiyorlar. Dedim ki Ya Resulallah, bana da dua et de bana da nasip olsun.

  50. 27:16

    Kadın başına yani, Allah Allah, kocasıyla gitti tabi. Beni de onlardan eylesin. Buyurduklarına entibamım, sen onlarla beraber olacaksın. Sonrasında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir daha uyudu. Biliyorsunuz onun uykuları. Tena'mu aynay, aynay ve lana'mu kalbi. Gözlerim uyur, kalbim uyumaz. Onun için abdesti de bozulmuyordu, ne kadar uyusa uyansa da.

  51. 27:39

    Sadece çok uyumaz da, abdesti bozulmuyordu. Uyandı, gülüyor. Yine bunu söyledi. İki veya üç kere denizde savaş yapacak ümmetlerimi gördüm, onlara hayran kaldım dedi. Ben yine dua et dedim. Ya Resulallah, madem bu kadar sevindin, bunları sevdin sen, ben de onlardan olayım. Dua ile. Enti minel evvelin, sen ilk yerdensin buyurdu.

  52. 28:10

    Ümmü Haram annemize, ne kadar değerli bir hala sopa Kıbrıs'ta yatan. Maalesef Rum kesiminde kaldı. Yani bu Erbakan Hoca'yı dinlemediler. Ecevit'le koalisyon vardı. Erbakan Hoca'mız Allah rahmet etsin, kabrini nur etsin. İşte o zaman o mübarek, sonuna kadar gidelim dedi. Ecevit hükümeti, Ecevit'le beraberler, Ecevit bundan korktu.

  53. 28:35

    Başbakan da olduğu için. Zaten o İngiltere'ye gitmişti, Erbakan Hoca askeriyle anlaştı, paşayla anlaştı. Bunu Erbakan Hoca'nın kendi anlatımı var. Youtube'da dinleyebilirsiniz. Rauf Tekdenş orada oturuyor, Alparslan Türkeş oturuyor, Allah hepsine rahmet etsin. Onlar da yanında otururken, onların önünde ayağa kalkmış konuşuyor.

  54. 28:56

    Çok önemli bir video. Hatta ben onu buldurayım da arkadaşlar size paylaşsak, bizim siteden de bir kıyak yapalım size. Kolaylık olsun size, bulamazsanız. Arkadaşlar bulsun onu. Neler anlatıyor, neler anlatıyor. Büyük mücahit de Erbakan Hoca tabii. Korkmaz öyle, gavurlardan gibi. Ondan sonra talimat verdi, askeriyle anlaştı.

  55. 29:20

    Sonra işte Ecevit İngiltere'den döndü falan. Demirel zaten muhalefetti, o hepten Amerika'ya karşı maceraya girmeyelim bilmem ne bilmem ne. Hepten işi karıştırdı. Ve maalesef Kıbrıs'ın tümünü alacaktık, bizim hakkımızdı. Hazreti Osman döneminden Müslümanlar fethetmiş ya. Fakat yarıda kaldık yani. Hatta Erbakan Hocamız merhum, özellikle Hala Sultan'ı kurtaralım.

  56. 29:47

    Yani Hala Sultan'ın kabri bizim taraftan. Çok da sınırda yani. Sınıra çok yakın yerde, kaldı onların elinde ya. Şuraların bir anlaşılmayan Müslümanlar. Anlaşılmayan Müslümanlar, akın akın ziyarete gideceğiz yahu. Gidemiyoruz, kum kesimine geçemiyoruz. Senede bir mevlüt sabahı falan izin veriyorlarmış, sıraya gideceksin.

  57. 30:05

    Mevlüt kandilimiz de burada, kandil de burada oluyoruz. Böyle bir şey. Bakalım Allah ne zaman müyesser edecek. Tayyip Bey gitti ziyaret etti. Gittiğini bana söylemişti yani. Sen gitmedin mi falan? Nasıl gideceğim efendim? Dedim siz götürseniz giderdik. Ben de onunla nasip edeyim. Onda dolu heyetler var.

  58. 30:24

    Bizi kim şey eder. Ondan sonra yani Allah ölmeden o annemiz Mücahide, Allah yolunda, Cihad yolunda, Medine neresi, Kıbrıs neresi, oraya şehitlik nasip olmuş annemize. O da şöyle oldu. O zaman işte Rumların en doğruları, böyle başladı şimdi bu işler. Rumlarla savaşın ilk başlarından bahsediyorum. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem haber verdi ya.

  59. 30:55

    Ümmü Haram annemiz ikinci evliliği olacak herhalde. İlk kocası da şehit oldu herhalde. Öyle hatırlıyorum. Ubade İbn-i Samit Radıyallahu anh. Samet'in meşhurlarındadır. Adını siz de hatırlamanız lazım. Hadis rafilerinden. Ubade İbn-i Samit Radıyallahu anh Efendimiz ile evlendi. O da onu gazaya götürdü.

  60. 31:20

    Şam'dan, işte Şam'ın oradaki denizler Akdeniz ya. Akdeniz'den gemilere bindiler. Hz. Muaviye o zaman Emirul Müminin değil, Hz. Muaviye Şam valisi. O zaman Emirul Müminin halife Hz. Osman Radıyallahu anh. Hilafet merkezi Medine'de. Hatta Hz. Muaviye dedi ki ben deniz savaşı yapmak istiyorum, Kıbrıs'ı fethetmek istiyorum dedi.

  61. 31:53

    Hz. Osman Efendimiz dedi ki bu zamana kadar biz hiç Arap milleti olarak, ümmet olarak gemi memi, yani bizim buralarda zaten oralarda deniz şey yok. Gemicilik, gemiyle savaşçı çıkmak bunları çok bilmiyoruz. Deniz tehlikelidir. Onun için biraz çekindi Hz. Osman Efendimiz yani sahabeyi, tabiini şehit ettiririz diye.

  62. 32:20

    Tehlikeye atmayalım diye. Sonra Hz. Muaviye'ye haber gönderdi. Dedi ki sen de içlerinde olursan, yani o gemide sen de olursan buna izin veririm. Çünkü neden? Milleti koyarsın bir gemiye gönderirsin ama sen de içinde olursan, hani ne derler bina alırken bir laf vardır, müteahhit de aynı binada oturuyor mu diye sorarlar.

  63. 32:49

    Müteahhit oturuyorsa biraz daha güvenirler. Çünkü neden deprem olursa müteahhit demek sağlam yapmış ki o da orada oturuyor. Müteahhit oturmuyorsa biraz daha şüphe girer yani. Belki efendim dere kumuyla yapmadı da deniz kumuyla yaptıysa biliyorsun demiri çürütüyor depremde daha çabuk yıkılıyor. Onun için sen de onların içine gideceksin.

  64. 33:10

    Tamam ben de gideceğim dedi. Ve böylece Hz. Osman Efendimiz'den izin çıktı Kıbrıs'ı fethetmek üzere. Mübarek Müsamit R.E. hanımı da Ümmü Haram annemizle onlar da bu savaşa katıldı. Fakat kadın tabi erkeklerle ne diyorsun, kılıçla, okla, mızrakla savaşmıyor. Peki nasıl şehit oldu? Nasıl şehit oldu? O tam kazadan döneceği zaman yani Kıbrıs fethedildi.

  65. 33:44

    Fethi bitti ona bir hayvan getirdiler binsin diye yani yürümesin diye. Zaten Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'in çok değer verdiği kıymetli bir annemiz olduğu için o zamanki sahabe tabi herkes ona hürmet ediyor. Ümmü Haram bu annemize. Hayvanı binsin diye yanına hayvanını getirdikleri zaman hayvana binerken düştü.

  66. 34:07

    Düşünce de boynu kırıldı ve vefat etti şehide oldu. İşte burada bir mucize daha zuhur ediyor. Nedir o? Ümmü Haram annemize ne buyurdu? Sen onlardansın. Sen ilklerdensin. Sen ilk yerdensin. Şimdi bir kadın başına, o zaman hiç böyle bir denizde harp marp yok. Ondan sonra Hazreti Bekir döneminde yok, Hazreti Ömer döneminde yok.

  67. 34:30

    Hazreti Osman Efendimiz de peki son dönemleri dediğine kadar onu tam kestiremem. ama yani Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'den çok sonra bir defa ümmetim deniz savaşı yapacaklar, gemilere kral gibi kurulacaklar, tahta kurulmuş kral gibi, bir defa onu söyledi, çıktı mı çıktı. Bir defa onu söyledi.

  68. 34:50

    Çıktı mı çıktı. İki, Ümmü Haram annemize sen o savaşta mı bulunacaksın buyurdu. bulundu mu? Bulundu. Ondan sonra Evet, Muaviye İbni Ebi Süfyan R.A. Müslümanlardan gaza ve harp yapmak için deniz seferi tertipleyen ilk kişidir.

  69. 35:14

    Osman Hilafeti'ne sene Hicri'de yani 28, 28 demek sene 10'da Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem vefat etti, yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de 18 sene. Yirmi sekiz demek, sene onda Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem vefat etti. Yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de on sekiz sene sonra bu mucize gerçekleşti.

  70. 35:33

    Ondan sonra, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ona şehit olacağını da haber verdi diyor. Entimamım sen onlarla, şehitlerle berabersin. Bu mucize de gerçekleşti çünkü annemiz orada şehit oldu ve defnedildi. İşte şu andaki Rum kesiminde kabri şerifi, Allah ziyaretini müyesser eylesin. Efendim, dördüncü mucize yine burada var.

  71. 36:10

    O da nedir? Benim ümmetim Konstantiniye, yani İstanbul üzerine de ordu çıkaracaklar ve gazaya çıkacaklar buyurdu. Kaysar'ın şehri buyurdu. Bu defalarca vuku buldu. Ve ilk ordunun günahları affedileceği beyan edildi. Burada tabii Hz. Muaviye'nin çok faziletleri anlaşılıyor. Çünkü neden? Denizde ilk savaşacak ordu günahları affolmuş.

  72. 36:39

    Peşinen, peşinen, toptan peşinen affolmuş. E sen daha ne konuşuyorsun? İlk denizde savaş emirliğini yapan Hz. Muaviye. Ondan sonra Konstantiniye'ye gazaya çıkan ilk ordu günahları affolmuş İstanbul üzerine. O orduyu da kim teçhiz etti? Hz. Muaviye. Orada Yezid de var mıydı? Vardı. Hatta Yezid ordunun komutanıydı.

  73. 37:16

    O orduda Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in amcaoğlu İbni Abbas Hazretleri vardı. Torunları Hazreti Hasan Hazretleri, Hüseyin Efendimiz vardı. Hatırladığım kadarıyla Cemal Efendi Rahmetullahi Aleyhi'nin kitabında da gördüm. İbni Abbas Efendimiz, İbni Ömer Efendimiz gibi birçok sahabe vardı İstanbul Fethi'ne ilk çıkıldığında.

  74. 37:40

    Emeviler döneminde, Emevi Devleti yeni kurulduğu dönemde. Bunların günahların affedildiği beyan ediliyor. E şimdi tabi burada Yezid buraya girer miydi çıkar mıydı bu konular tartışılıyor. Lakin alimler demişler ki burada bir umumi müjde vardır. Ancak hususi bir delille çıkarılacaksa birisi hususi bir delil ister.

  75. 38:10

    Çünkü mağfurul levhum günahları affedilmiştir demek. Mahfuret ehlinden olma şartı var. Dolayısıyla Yezid'in yaptığı bazı yanlış işler var. Bu yanlışlardan dolayı bu mağfuretten mahrum olur diyenler mevcuttur. Çünkü mağfuret şartlarını ihlal etmiştir. Ancak Yağzu gaza yani harp etme şartı var.

  76. 38:43

    Yezid'in de komutan olsa da bir fiil gazaya iştirak etmediği yani kendi eliyle harp etmediği düşünülürse bu hadis-i şerifin müjdesine girmez diyen alimler vardır. Ben de bu görüşteyim. Yani bu görüşü doğru buluyorum. Ben bir görüş sahibi olacak kadar bir ilmim yok ama alimlerin görüşleri arasında bunu tercih edebilirim.

  77. 39:05

    Çünkü neden? Yezid'in rezillikleri ortadadır. Yani buradan çıkılıp da ilk gazaya çıkan ordu affedilmiştir. Bu da peşinen affedilmiştir diyerek Yezid ne yapılamaz? Yaptığı suçlardan tebriğ edilemez yani uzak tutulamaz. Allah ona müstahakkını vermiştir ve verecektir. Ama Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem verdiği haberler çıkmış mıdır?

  78. 39:32

    Çıkmıştır. Bütün kayıptan gelecekten verdiği haberler vuku olmuştur. Aynı ile vakı olmuştur. Ve Rumlarla savaşlar. Kıbrıs'tan itibaren, Hazreti Osman Efendimiz'in olduğu halife itibaren, Hazreti Ömer Efendimiz zamanında da var. Zaten Mescid-i Hakkı. Zaten Mescid-i Aksa'yı fethetti. Tabi o savaşla olmadı, barışla oldu da onun adaletinden dolayı

  79. 40:02

    şehrin anahtarlarını ona teslim ettiler Hz. Ömer Efendimiz'e. Bunu da haber vermişti Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Hepsi gerçekleşti. Sonra ne buyurdu Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem? Dersten devam ediyoruz. ve devamlı Kisra'ya, Kisra gidecek, yani Acem İmparatorluğu yıkılacak ve Faris'e. Faris ile Kisra zaten Acemlerin komutan, padişahlarının adı Kisra'dır.

  80. 40:30

    Ondan sonra Kisra yıkılacak. Ve Faris'e Faris kaybolacak. Hatta la Kisra, Kisralık kalmayacak. Acem İmparatorluğu kalmayacak. Ve la Faris'e Pers İmparatorluğu da kalmayacak. Neden sonra Badeu? O yıkımdan sonra. Böyle de oldu. Sonra buyurdu. Ve ne abi Kaysar'a? Kaysar da, yani Rum İmparatorluğu'nun da hükmü kalmayacak.

  81. 41:03

    Hatta la Kaysar'a Badeu. Ondan sonra Kaysar, Rum İmparatorluğu bu şekilde, ne bileyim sana, bütün Rumları içine alacak bir hükümet olarak, yani Bizans gibi, böyle bir İmparatorluk bir daha kurulamayacak. Ve bakın bugüne kadar da kurulamadı. Zaten bu hadis-i şerifleri şimdi doğru anlamak lazım. Ve size anlatmak lazım.

  82. 41:31

    Şimdi bu konuyu biraz isteyeceğim. Bukhari ve Müslim'de bu beyan ediliyor. Kisralık bitecek. Daha Acem hükümdarlığı, İmparatorluğu kurulamayacak. Kurulabildiği kurulamadı. Hazreti Ömer döneminden sonra, ki fetihlerden sonra kurulamadı. Bugüne kadar da kurulamadı. Şu andaki İran o bölgededir. Lakin tabii bir Acem hükümdarlığı olarak, Pers İmparatorluğu olarak hüküm sürmüyor.

  83. 42:04

    Zaten şu anda İran'dakilerin çoğunda, yüzde kırkı da Azeri Türk'üdür. Persi değildir yani. Dolayısıyla Pers İmparatorluğu diye bir şey, o gün bugün daha inşa edilememiştir. Bu mucize aynı ile takip etmiştir. Rum İmparatorluğu helal olduğu zaman, yani o İmparatorluk çöktüğü zaman, ardından böyle bir Kayserilik, ne diyorsun, Bizans gibi büyük bir İmparatorluk kurulamayacaktır.

  84. 42:38

    Bu kurulamadı. Canım kudretinde ve tasarrufunda olan. Allah'a yemin ederim. İkisinin hazineleri de Allah yolunda harcanacaktır. Hepsi İslam Devleti merkezi. O zaman Medine-i Münevvere'ye geldi, bütün hazineler ortaya döküldü. Ne hazineler getirildi. Ve böylece onların İmparatorlukları nihayete erdirildi.

  85. 43:11

    Şimdi, burada Rum ırkından bahsediliyor. Sonra Rum ırkının bir adı da, hadislerde geçen bir adı da Benati Asfar. Sarı oğulları. Yani onlarda biraz şeylik var ya, böyle gözler mavilik var, sarı renk var. Onlara Sarı oğulları deniyor. O da Rum'un oğlu. Rum kimin oğlu? İs'in oğlu. İs kimin oğlu? İshak'ın oğlu.

  86. 43:38

    İshak kimin oğlu? Yakup Aleyhisselam'ın oğlu. O kimin oğlu? İbrahim Aleyhisselam'ın oğlu. Allah bizim peygamberimize ve hepsine salat selam eylesin. Amin. Şimdi onun için bazı hadislerde Sarı oğulları geçer, bazı hadislerde Rumlar diye geçer. Ama Sarı oğulları dediği de Rum'un altyapısıdır yani. Rumüs gibiliktir.

  87. 44:02

    Rum ırkı. Bunlar da onların çocuklarıdır. Ancak burada bir hadis daha var şimdi peşinde. Bundan bu çelişiyor mu? Çelişmiyor. Onu anlatacağım. Vezekiyyara yine hadislerde zikretti. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Asırlar sahibidir. Ne demek asırlar? Dünyanın sonuna kadar Rum ırkı devam edecek ve hükümetleri bazı devletleri devam edecek.

  88. 44:31

    Bir asır bitse öbür asırda hani isimler değişiyor. Ne bileyim sen? İşte şimdi bu Almanya, İtalya, Fransa Belçika bilmem ne bilmem Avrupa bilmem ne hepsi esasen Rum ırkındandır. Yunanistan şubu hepsi Rum ırkındandır. Ama tabii evvelce böyle bu kadar devletler ayrı değildi. değildi.

  89. 44:53

    Şimdi kaç tane bilmiyorum, o ırka bağlı, İngiliz de buna dahil edersek, dünya kadar devletleri var. Onun için bunlar dünyanın sonuna kadar devam edecek. Hatta, Mercid Damık Savaşı, yani Melhame-i Kübra, Armageddon dedikleri savaş... baştan da Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ne buyuruyor? Rumlar işte 80 sancak altında her bir sancakta 12.000 kişi olmak üzere 960.000 kişilik bir ordu

  90. 45:18

    80 sancak altında, her bir sancakta 12.000 kişi olmak üzere 960.000 kişilik bir ordu oluyor aşağı yukarı. Böyle bir orduyla Rumlar ne yapacaklar? Amigovası'na inecekler. Bu savaş gerçekleşmeden kıyamet kopmayacak. E bu tabii önümüzdeki bir savaştır, beklenen bir savaştır, kıyamet alametlerindendir. Hazret-i Mehdi, Müslümanların komutanı o savaşta olacak.

  91. 45:45

    Dolayısıyla o zamanda bile Rumlar olduğundan ve Rumların ordu kurup geldiklerinden, yani Hristiyan olarak onlardan bahsediliyor. E peki, Sahih-i Buhari hadisinde, Kisra bitecek, daha Kisra kurulamayacak, tamam o kurulamadı. Acem İmparatorluğu daha kurulamadı. Pers İmparatorluğu kurulamadı. Ama Kayser İmparatorluğu çökecek, tamam çöktü, Bizans da çöktü, hepsi çöktü.

  92. 46:11

    Hadislerimler çıktı. Ama ondan sonra Rum İmparatorluğu kurulamayacak. O hadisteki maksat, yani o zamanki gibi, bütün Rumları altında, aynı bayrak altında toplayan bir İmparatorluk olarak kalmayacak. Darmadağınlaştığını görmüyor musun? Dünya kadar ülkeler, belki onlar da, 40-50 tane ülke vardır orada.

  93. 46:33

    Tanı markası var, bilmem şusu var, busu var. Efendim, ismini bile bilmediğim dünya kadar devletler var o bölgelerde. Şimdi, bu hadisler birbirine zıddı değil. Neden? Diğer bir hadis-i şerif, Ebu Davud Süneni'nde bunu tahrif ediyor. Ondan sonra, Müsned Buhari'si de var. Nuaym İbni Hamad'ın fitneni de var.

  94. 46:56

    İbni Ebişeybi'nin musallifini de var. Fakat Ebu Davud'un şu andaki nüshalarında bu bulunamıyor. Buradaki şerler Ebu Davud'da var diyor ama, Ebu Davud'un başka kitapları da var, belki onlardadır. Ama İbni Ebişeybi Buhari'nin şeyhidir, onda kesin var. Nuaym İbni Hamad da Buhari'nin şeyhidir. Onun El-Fitne kitabında da var.

  95. 47:18

    Bu hadis-i şerifte ne buyuruyor? Fârisu nathatun ev nathatean. Acem İmparatorluğu, Kisra İmparatorluğu, ya bir vuruş ya iki vuruşla biter diyor. Sümme la fârise bâdeâbede. Ondan sonra daha bir de Acem İmparatorluğu, Pers İmparatorluğu, kıyamete kadar olmayacak, kurulmayacak diyor.

  96. 47:39

    Şimdi burada bak iki vuruştan bahsediyor. Çünkü neden? Hazreti Ömer zamanında radıyallahu anh, bir efendim, harp oldu, orada da kaybettiler. Sonra yine, sahabe-i kiram-ı tabi'n döneminde bir de Farsların üzerine gönderildi. İkinci de tamamen kaybettiler. Yani, Müslümanların Perslerle, Farslarla savaşı en fazla iki kere oldu.

  97. 48:12

    Çünkü buyuruyor ki, ya bir vuruş ya iki vuruş onların işi biter, daha onlar belini doğrultamaz. Acem İmparatorluğu kurulamaz. Bu hadis kayıptan haberdir, bu kesinleşmiştir. Sonra bunu verrûmu Rumlara gelince, zâtul kurûn. Onlar asırlarda, peş peşe gelen asırlarda, devletleri olacak. Külle malike karnun.

  98. 48:40

    Bir asır ahalisi bitecek. Khalefehu karnun. O ırkı devam ettiren yeni bir asırda, Rumlardan birileri onların yerini alacak ve dolduracak buyurdu. Diğer hadis-i şerifte, ilâ ahirit deheri. Zamanın sonuna kadar, yani kıyamette kadar, bunlarda devletler, hükümetler baki kalacak. Ama onlar da bir imparatorluk altında toplanamayacak.

  99. 49:11

    Yani iki karaları bir araya gelemeyecek. Şimdi görüyorsunuz zaten, Almanya'nın ayrı politikası var, İngiltere hepten hiçbirine, Avrupa Birliği'ne bile girmiyor, girdi bir çıktı şimdi. Bunlar neyi gösteriyor işte? Birlik olamadıklarını gösteriyor.

  100. 49:28

    Şimdi peki, niye Acemlerin mülkü tamamen gitti de, Rumlarınki niye kaldı? Bunun hikmeti sorulduğu zaman, alimler cevap veriyorlar. İki tane hikmeti var. Bir defa Allah-u Teala, biliyorsunuz, amel edenin eczini iza etmez. Erkek olsun, kadın olsun. kadın olsun, kâfir olsun, müslüman olsun. Ama bu ibadet manasında değil.

  101. 49:59

    Hristiyan'ın yaptığı ibadet veyahut Yahudi'nin Havra'da yaptığı tapınma bunlar Allah katında ecir kazandırmaz. Çünkü iman yok. Müslüman değil, İslâm yok. atalarının ve geçmişlerinin yaptıkları bazı iyilikler veya da acımalar, merhametler, şunlar bunlar. acımalar, merhametler, şunlar bunlar. Kafirler bakımından dünyada bir takım karşılıkları mucib olmuştur.

  102. 50:27

    Allah Teala kafire ahirette ecir sevap vermeyeceğine karar vermiş, cennete göndermeyeceğine karar vermişse o zaman burada da bir iyilik yapanı duyanı, mesela bir kafir bir hayvana iyi davranmış veyahut bir insana merhamet etmiş veya şimdi ne kafirler var gaziye bizden fazla açıp böyle tankın önüne yatıyorlar falan.

  103. 50:48

    Protosta gösterileri yapıyorlar mesela İspanya'da, Roma'da, Amerika'da, şurada, burada çoğu kafir. Bunların da o müslümanlara acımaları, merhamet etmelerine, bunlara bir iyilik dünyada düşünülür mü? Düşünülür. Ne gibi? Allah saad verir, sağlık verir, ömrünü uzatır, rızkını bol eder. Böylece o da dünyada karşılığını alır, keşke müslüman olsaydı da ahirette de ecrini alsaydı.

  104. 51:13

    Müslüman olamayınca ecir dünyayla sınırlanır. Bu böyle olduğuna göre burada Rumların bazı, yani Rum ırkının bazı hasretleri var. O mecusi, ateşe tapan Persler de olmadığından Persler dünyada da kaybettiler. Bunlar dünyada yine kaldılar, nimetlendiler, nimetlenmeyi efendim hak ettiler.

  105. 51:42

    Ama ahirette tabi, yani müslüman olmayanların Allah onlara dünyada yaptıkları bir iyiliğe karşılık verecekse, lezzetlerini ve nimetlerini sadece dünyada peşin verir, ahirette alacağı kalmasın diye. Bu da ayrı bir konu. Onun için kıyamete kadar kalacakları buyruluyor. Sahih Müslüm hadisinde Amr İbn-i As radıyallahu anh meşhur sahibi ne buyuruyor?

  106. 52:08

    Tekumu s-sâve rûm ekserullâh. Ben Resulullah'tan işittim kulağımla buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem, kıyamet koparken dünya halkının ekseriyeti Rum ırkı olacak. Yani gördüğünüze göre bunlar da hristiyan ekseriyeti, hristiyan olanlardan bahsediyor. Yani demek o zamana kadar bunu yaşayacak. Onun için bunlarda bazı huylar var.

  107. 52:33

    Mesela kargaşa çıktığı zaman acele etmezler. Bir bela geldi, ortalık yandı yakıldı, çabuk ayılırlar ve çabuk toparlarlar. Mesela Almanya'nın harplerden çıktıktan sonraki ilerlemesi, birden toparlanması, sanayi devrimleri yapmaları, bilmem neler Avrupa'nın kendi iç savaşları, dış savaşlarından sonra mesela ayılmaları çabuk olur.

  108. 53:09

    Sonra miskinlere, yoksullara, yetimlere, zayıflara acımaları olur. Bazı bir zalimliklere karşı direnişleri olur. Bundan dolayı bazı vasıflarımda, şimdi bakıyoruz, Yahudilerden bir insana acıyan yok, bir hayvana acıyan yok, bir Müslümana acıyan yok, bir hastaya acıyan yok. Herkes gebersin diyorlar, insan biziz, herkes kölemiz.

  109. 53:36

    Mesela Rumlar'da onlar gibi bir katılık yok. Kur'an-ı Kerim'de de bu hususta, ayet-i kerime de var. Dinsiz müşriklerle Yahudiler, Müslümanlara en şiddetli düşman bulacaksın. Hristiyanlar'da da Müslümanlara karşı dostluk, bir yakınlık, bir merhamet, bir şefkat bulacaksın. Kur'an'da da bunu söylüyor. E tabi şu anda Avrupa Birliği bize acımıyor, Yahudi ile anlaşmış,

  110. 54:13

    tabi Alman Devleti Yahudi'nin eline geçmiş. Bunlar genel, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bu ayetle hazır olduktan sonraki süreçlerde bunlar birbiriyle hiç anlaşan, Yahudi ile anlaşan ve onlarla iş tutan durumda değildiler. Yahudi'nin bu İsrail Devleti kurulması ve son şeylerde tabi entrikalarıyla, para piyasalarını ele geçirmesiyle suyun başını tuttu.

  111. 54:43

    Ondan sonra bütün dünyada... yönetimleri eline aldı, biraz Yahudi'nin yönetiminden, boyunduruğundan boyunduruğundan çıkmaya çalışana, bak İspanya şimdi, efendim, Yahudinin aleyhine gitti, İslam'ın aleyhine gitti, şimdi emir seçime zorluyorlar, yok kiralar pahalandı diye, ekonomiyi bahane ettiler, ondan sonra devamlı Yahudi uğraşıyor.

  112. 55:05

    Şimdi hangi Rumlardan, onlar hep Rum ırkları, onlardan hangisi Yahudinin aleyhine? E çünkü piyasalar elinde Yahudinin. E burada da ne kadar direnecek? Müslümanlar direnmiyor, direnemiyor da. Ya Hristiyan ne kadar direnecek? E bu tabii ee bu sonraki arızî şeyler bu sonraki arızî şeyler, o âyette anlatılana münafi zıdd düşmez.

  113. 55:29

    Bunu da ayrıyetten düşünmek lazım. Şimdi burada, gerçekte, hakikatte ne oldu? Şu oldu, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Kisra'ya bir mektup gönderdi, İslam'a davet etmek için. Kisra ne? O zamanki Acem hükümdarı. O da aldı Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem mektubunu cart dadak yırttı, paramparça etti, dedi ki, ben ona hakaret olsun diye, o bu mektubu bana gönderen

  114. 55:59

    peygamberim diyene dedi, haşa, hakaret olsun diye dedi, böyle de yırtıyorum dedi. Bu haber, Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme Kisra'nın kendisinin mektubuna karşı yaptığı bu hakaret muamelesinin karşısında beddua etti. Ve buyurdu ki, mezzek allahu mülkehu, Allah da onun mülkünü, saltanatını, imparatorluğunu paramparça etsin, buyurdu.

  115. 56:41

    Ondan sonra buyurdu ki, bir mektupta Kaysar'a gönderdi. Bizans hükümdarına yani Rumların hükümdarına gönderdi, Kaysar. O mektubu gönderince mektubu aldı, okudu, sonra yüksek bir yere kaldırdı. O mektuba hürmet etti, tazim etti. Efendim, bu haber de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gitti. Çünkü elçi gönderiyor, elçi geri dönüyor, yapılan muameleyi naklediyor.

  116. 57:11

    Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hadis-i şerifte ne buyurdu? Ebu Ubeyd kitab-ül Envalide vesaire birçok kaynaklarda bu geçiyor. Ona mezzek allahu mülkehu, Allah onun mülkünü paramparça etsin dedi Kisra'ya. Hiraklim mektubu cevabı, mektuba cevabı gelince. Allah da onun mülkünü, saltanatını sabit etsin dedi.

  117. 57:38

    O beddua aldı. İmparatorluğu bir daha da kurulamıyor. Burasını da mülkünü sabit kılsın buyurarak bir dua aldı ve bu dua neticesinde de hala devletleri bakıyor, devam ediyor. Diğer bir hadis-i şerifte ne buyuruyor? Bu Kisra tarafı, Persler, Acemler tarafı paramparça olacaklar. Hiç daha dikiş tutturamazlar.

  118. 58:09

    Kayser tarafı, Rum tarafı onlar için bakıya kalacak. Yani onların kıyamete kadar devamları olacak. Şimdi bu geldiğimiz noktada o zaman buraya kadar anlattım. Hatta İbn-i Hacer Feth-ül Baride zikrediyor. Seyfettin Kılıç Türk komutanlardan El Mansuri Melik Mansur Kalavun meşhur, o da Türk hükümdarlarından de biliyorum Mısır'da Mansur Kalavun hükümdar Seyfettin Kılıç'ı

  119. 58:45

    Mağrib hükümdarına o zaman hediyeyle gönderdi. Mağrib şimdiki Fas Tunus Cezayir bölgeleri. Orana'nın kralı da dedi ki ben de seni göndereyim. Fransız hükümdarına bir mesele var. Benden de ilet. Sen de ağırlığını koy. Bunu bir aracılık yap dedi. Ondan sonra o da kabul etti. Gittim diyor. Bunu en büyük muhaddes İbn Hacer de naklediyor.

  120. 59:24

    Birincici 44. sayfada. Fetül Bari meşhur Buhari şerhinde. O da dedi ki diyor ya gelmişken sen Müslüman adamsın. Sana da bir ikramda bulunayım, bir hediyede bulunayım falan. Bir sandık çıkardı diyor. O sandığın her tarafını altınla yaldızlamışlar. Ondan sonra diyor böyle bir böyle bir mektupluk, o da altından, som altından bir mektup, içine mektup konan bir şey çıkarttı diyor.

  121. 59:57

    Onun içinde de bir mektup çıkarttı diyor. Ekseri harfleri kaybolmuş tabi, epey sene sonra Efendimiz'den. Ondan sonra onu bir hırkayla yapıştırmışlar, tutsun diye yani, mektup dağılmasın diye. Dedi ki, hâdâ kitâb-ı nebiyyikum li ceddi-i kaysar. Bu mektup, Fransız kralı o zamanki söylüyor, bu mektup sizin Peygamberiniz Muhammed'in sallallahu aleyhi ve sellem, benim dedem Kaysar,

  122. 1:00:24

    Hırak'la gönderdiği mektuptur. Mâ zilnâne tevâresu ilenâ. Bu zamana kadar biz bu mektuba hep sahip çıktık. Dededen babaya, babadan atadan oğla ve babalarımız babalarına, yani onlar kendi oğulları da, onlar da bizim babamız oluyor, birbirine vasiyet etmişler. Kaysar'ın vasiyetini. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in mektubuna ulaştığı Kaysar ne demiş?

  123. 1:00:53

    Bu mektup sizin yanınızda durduğu müddetçe, mâ dâ mâ zel kitâbu indenâ lâ zâlül mülkü fînâ. Bu mektup bizim yanımızda durduğu sürece mülk ve saltanatımız daim olacak diye dedemiz Kaysar'dan bize vasiyet var. Biz de onu son derece koruma altında muhafaza ediyoruz, tazim ediyoruz, büyük tutuyoruz ve bu mülk bizde devam etsin diye diğer Hristiyanlardan gizliyoruz.

  124. 1:01:22

    Çünkü Hristiyanların kendi içinde de, üstü Rum dense de altında ırklar var. Mesela şimdi Türk diyorsun, Türk'ün altında Oğuz Türkleri misin, çepni misin, peçenek misin, şunsun, bu musun? Kendi babalarından, dedelerinden aşiretler oluşuyor ya, biz de diyor diğer Hristiyanlardan gizliyoruz ki mülk frenklerde devam etsin diye gizliyoruz diyor.

  125. 1:01:46

    Şimdi, dolayısıyla burada Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hirakl'in tazimine, hatta biliyorsunuz Hirakl Rum kralı iman etmek istedi. Müslüman olmak istedi, yanındaki papazlar onu men ettiler. Ebu Süfyan Kaysar'a geldiğinde Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizden şikayet ettiği zaman Hirakl meşhur Buhari hadisinde ona sorular sordu.

  126. 1:02:18

    Bu zat'a fakirler mi tabi olur, zenginler mi tabi olur dedi. Fakirler, o da diyor ki yani kral şimdi fakirleri duyarsa nefret eder falan yapar. Halbuki kral dedi ki tabi hep peygamberlere zaten fakirler tabi olmuş. Deyince bunlar bozuldular. Ondan sonra işte efendim ona inanan geri dönüyor mu? Yok, bir defa inandı mı hangi eziyete kalsa görürdü mü?

  127. 1:02:42

    Tamam, işte böyle sempatikar oldular. Ondan sonra işte harpte durum ne oluyor? Harpte bazı biz kazanıyoruz, bazı o kazanıyor. Yani ara sıra kaybediyor deyince belki Hirakl der ki ya kaybeder mi peygamber olsa diyecek zannettiler. Halbuki dedi ki peygamberlerde de böyle imtihan olsun diye bazen de kaybederler.

  128. 1:03:01

    Allah Allah, ne desek aleyhimize iş durur. Yalanını tecrübe ettiniz mi? İşte biri yalan da söylüyor ara sıra diyecek. Kavurların heyeti bu. Kavurların heyeti ama hepsi birbirine bakıyor. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem ki Cahiliyet döneminde Muhammedün Emin olduğu için kimse yalanını bir kere sınamamış, denememiş.

  129. 1:03:24

    Ondan dolayı yani birisi yalan yere yalan söylüyor diyecek ama öbürü beni bozar o kadar da değil. Sen de yalan söyleme der de kralın önünde rezil oluruz diye konuyu kapattılar. Yani yalanını görmedik dediler. Bunun gibi şeyler. Hatta Hirakl işte iman etmek istedi, Müslüman olmak istedi. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem çok haberler de gönderdi.

  130. 1:03:53

    Hediyeler de gönderdi. Ben şimdi onun yanında olsam işte elini yıkarken işte abdest alırken suyunu dökerdim dedi yahu. Rum kralı mı böyle dedi. Ve sizin, papazlar dediler ki sonra gizli oturum yaptılar, gizli oturumda dediler seni dediler indiririz. Tazinin tahtını başına geçiririz. Çünkü neden? O zaman halkı ayaklandırırlar bilmem ne.

  131. 1:04:24

    Yani Hirakl o işte yalnız kaldı. Biraz destek bulabilseydi avenesinden kendi hanedanından Müslüman da olacaktı. Çok hürmet etti. Ve onlara da dedi. O zaman Ebu Süfyan Müslüman olmamıştı. Onlara da dedi. Dedi ki sizin bu dedikleriniz doğruysa yani bu sıfatlara sahipse uzat. uzat, şu benim ayağımın altındaki topraklara da yakında hâkim olacaktır.

  132. 1:04:54

    Tabi Hz. Fatih döneminde, tabi o Şam İmparatorluğu, o zaman Şam'daydı, Rumların merkezi Şam'daydı. İlk başta Hz. Ömer döneminde, Hz. Osman döneminde Şam'dan püsürtüldüler. Yani mukaddes topraklarda. Kudüs'teydiler. Hz. Ömer Zahide Mescid-i Aksa'yı fetheden Kudüs kimin elindeydi? Rumların elindeydi. Hz.

  133. 1:05:20

    Ömer döneminde, Hz. Ömer Kudüs'te fethetti. Rumların elindeydi. Hazreti Ömer döneminde. Tabi o harp olmadı, onun adaletiyle fethedildi. O krallar, papazlar kendilerine anahtarı teslim etti. Ondan sonra Şam, Mescid-i Aksa'dan bir merhale ileri Şam, Medine'den uzaklıktan. Sonra Medine, Şam-ı Şerif tarafından def edildiler.

  134. 1:05:43

    Ve imparatorluklar ondan sonra mesela sene 150'ler, 200'ler İbrahim İbni Etem dönemlerinde bakıyoruz, Abdullah İbni Mübarek döneminde bakıyoruz. Bizim Adana, Misis'e kadar mesela Antakya, Mardinler bütün oralar Rum imparatorluklarının bölgeleriydi. Anadolu bütün Rum imparatorluğunun, Rumların şeyindeydi.

  135. 1:06:05

    Yani Bizans, bütün oralar Bizans'ın eyaletleriydi, vilayetleriydi. Ama Hz. Osman döneminden beri Şam'dan, zaten Hz. Ömer, Hz. Osman döneminde bile Şam'da Hz. Muaviye valiydi. Dolayısıyla ilk fetihler, ilk dönem fetihlerinde, Hz. Ömer'in ilk dönem fetihlerinde zaten Şam'dan uzak edildi.

  136. 1:06:30

    Yani kutsal topraklar Mescid-i Aksa, Erz-ı Mukaddese, Eriha, Kur'an'da Mukaddese diye geçen kutsal toprak, Eriha, Kudüs, sonra Şam-ı Şerif, oradan bak Adana'ya kadar zaten o zeytinlik bütün bölgeler, Tarsuslar vesaireler hep fethedilmişti. Yani sınır Bizans'a doğru yaklaşıyordu, yani İstanbul'a doğru sınır yaklaşıyordu.

  137. 1:06:55

    Zaten Hz. Fatih İstanbul'un sınırlarına geldiğinde İstanbul'un bütün etrafı Müslümanların elindeydi. Ya tabii o sonraki Selçuklular vesairelerden de devam ediyor. Ama Araplar ilk dönem fetihlerde, sahabe-i kiram ve tabirinler döneminde ilk dönem yani 150'ler, Hicri'sine 150'ler yani İmam Hazretleri Efendimiz'in falan vefat ettiği dönemlerde,

  138. 1:07:17

    sene Hicri 150'lerde falan Adana, Madana bütün İslam imparatorluğundaydı. Ve sınır boylarında nöbet tutuluyorlardı çünkü Bizans'ın sınırıyla bizim sınır, oraya kadar bizim Müslüman sınırı gelmişti. Yani Türklerden, Selçuklulardan evveli konuşuyor. Çünkü İbrahim İbni Etem kaç defa Mardin'e gelmiş, kaç defa Antakya'ya gelmiş, Tarsus'a gelmişler,

  139. 1:07:43

    bütün bunlar yani o dönemlerde hep Müslüman Arapların fetihleri. Tabi ondan sonra Selçuklular, ondan sonra tabi bayrağı Türkler aldılar. Alparslanlardan sonra bin senedir de Türkler, ondan sonra içinde tabi Kürtler de var, içinde Araplar da var illa ki bir ordunun tamamı Türk'tür anında konuşmuyorum ama Türk komutanlar ve Türk yöneticiler doğal olarak, devlet olarak onlar.

  140. 1:08:09

    Tabi birçok devlet, küçük küçük devletler geçmiştir, zengiler var işte efendim, ondan sonra beylikler var, birçok beylikler de var ama bunlar bir şekilde birleştiler ve bu fetihler efendim sallallahu aleyhi ve sellem haber verdiğine göre tecelli etti.

  141. 1:08:24

    Şimdi burada ben neyi anlatmak istedim? Kisra helak olacak, daha Kisra İmparatorluğu, Acem İmparatorluğu kurulamayacak, bu tamam. Peki sen diyorsun ki bir hadiste Kayser'de helak oldu, yani İmparatorluğu da bitecek, ondan sonra da Kayserlik yok diyor.

  142. 1:08:42

    Şimdi bu hadiste sahip, öbür hadiste de Rumların devletleri devam edecek, kıyamete kadar, son döneme kadar Rumlardan insanlar bulunacak, hatta halk olarak ekseri Rumlar olacak kıyamete yakın. Bu hadisler arasında tezat ve çelişki var mıdır? Yoktur. Niçin yoktur? Mevzu şundan ibarettir. Kisra hakkında bir daha devlet kuramayacak manasına geliyor, o kesinleşmiştir.

  143. 1:09:11

    Kayser hakkındaki mana ise mukaddes topraklardan uzaklaşacaklar. Arap Yarımadası'nda, Arap Yarımadası'nda, Cezir-i Turanada ve kutsal topraklarda, Eriha'da, Kudüs'te, Şam-ı Şerif'te, zaten bizim Adana'ya kadar, Tarsus'a kadar, Mersin'e kadar o bölgelerin hepsi, Kur'an'da geçen,

  144. 1:09:36

    O mescidi aksa ki etrafını ırmaklarla, yeşilliklerle, zeytinliklerle mübarek kıldık ayetinin zımnına gürür. Dolayısıyla oralara kadar Rumlar, bertaraf edilmiş, püskürtülmüş, esas merkezleri olan Şam'dan uzaklaştırılmıştı. Burada Kayser helak olacağın ve Rum İmparatorluğu daha kurulamayacak denirken, birinci mana, kutsal topraklara bir de

  145. 1:10:07

    bir daha Rum hâkimiyeti geri dönemeyecek. Şeyhler böyle söylüyor. Peki geri dönebildi mi? Geri dönemedi. Hazreti Ömer dönemindeki fetihlerden beri, bugüne kadar Şam'ı, Kudüs'ü ve bizim bu toprakları, Anadolu coğrafyasını Rumlar alabildi mi? Öyle bir gitti geldiler, işgaller olabilir, Fransızlar bir geldi püskürtüldü işte, Maraş'a kadar geldiler her yere.

  146. 1:10:35

    Bir işgaller oldu. Ama ne olmadı? Duramadılar. Ve bir imparatorluk tekrar kuramadılar. Onun için burada Kayser'in helaki, Rum İmparatorluğu'nun çöküşü ve o çöktükten sonra bir daha o boyutta, o güçte bir imparatorluk kurulamayacak. Ve bir daha da kurulamadı. Zaten şu anda da yine asırdan asıra Rumlar devam ediyor.

  147. 1:11:00

    Farklı devletler adı altında ama onların da birbirleriyle ekseri itibarıyla bir ittifakları, bir imparatorluk buluşmaları yok. Bu mucizede böylece tahakkuk etti. Ama öbür hadise zaten söyledi. Fersler paramparça olacak, onların da iki yakası beraber gelmez. Ama bunlar benim mektubuma tazim ettiler, vefet ettiler.

  148. 1:11:22

    Bir de öbürlerine göre biraz daha hayvanlara, insanlara şefkat, merhamet diğerlerine nispetle. Diğerlerine yani Yahudilere ve müşriklere nispetle. Onun için bunların mülkünden bakıyı yakalacağı ve şu anda da hala devam ediyorlar. Ama hazineleri Allah yoluna infak edilecek, infak edildi.

  149. 1:11:46

    Şam ve civarındaki bütün Bizans'ın ve Rumların bütün imparatorluklarının merkezleri, sarayları ele geçirildi. Ve hepsindeki bütün mücevherler, hazineler Medine'de İslam Devleti'nin hazinesine teslim edildi. Bu kayıptan haber, bu da tahakkuk etti. E sonra Konstantiniyye zaten kaldı, ana merkez kaldı, etrafı fethedildi.

  150. 1:12:06

    Konstantiniyye fethedilecek buyurdu. Say hadis, İstanbul'da fethedildi. İstanbul'da fethedildi ama sorun büyük. Sorun büyük. Ha bir daha o Rum İmparatorluğu buraya dönebilir mi? Bu hadis-i şeriflere göre, say hadislere göre bir daha Rum İmparatorluğu, Hristiyan istilası, Hristiyan Devleti İstanbul ve civarındaki bu fethi edilen topraklara dönemez.

  151. 1:12:31

    Bu da bizim için büyük bir müjde kesin. Amma, amması var. O da nedir? Ali Adem Efendi babamız buyurdu ki, İstanbul'u bir daha Hristiyanlar geri alamayacak, ama İstanbul halkı kendi seve seve Hristiyanlaşacak. Belayı bulduğumuz nokta burasıdır. İşte İstanbul'umuz bunca yüzlerce binlerce cami şerif, Osmanlı döneminde tıkabas doluyken, sabah namazlarında kapıya kadar doluyken,

  152. 1:12:59

    o zaman nüfus bundan bin kat az iken, şimdi bu kadar kalabalık nüfusla, sabah namazında Süleymaniye bomboş, Sultanahmet bomboş, Fatih Camisi'nde biraz daha fazla cemaat olabilir, bir iki saf. Fatih'in bölgesel Müslümanları fazladır. Geri kalan camiler bomboş. Onun için, yani yeniden bir Hristiyan istilası ve işgaliyle devletlerimiz ele geçmeyeceği anlaşılıyor,

  153. 1:13:27

    ama milletin kendisi bu ahlaksızlıklar, soysuzluklar, yolsuzluklar, efendim eşcinsellikler, ateistlikler, deistlikler, bilmem ne, bu kadar ahlak bozan şeylerle bir nesli perişan edip felakettiler. Ve bugün şu milletin Müslüman geçiniyor yüzde doksan dokuzuna sorsan, ama yüzde doksanı da namaz kılmıyor.

  154. 1:13:52

    Ve Hristiyan'dan ne kılığı, ne kıyafeti, ne evlenmesi, ne boşanması, ne düğünü, ne miras hükümleri, ne kanunlarının hiçbir Hristiyan hukukundan da, İsviçre-İtalya kanunundan da farkı kalmadı. Şimdi ne yapacağız? Mesele bu. Bu fitneyi nasıl durduracağız? Bu milleti yeniden dinine nasıl döndüreceğiz? İslam'ı nasıl yeniden dünyaya hakim edeceğiz?

  155. 1:14:16

    Halimiz malumdur. Hazreti Levyezele, Hazreti Mehdi gele de bu işler düzele demiş. Yani başkada elden ne gelirse onu yapmaya çalışıyor. Bütün hoca efendilerle birlikte emr-i bir marufa gayret ediyoruz. Allah derslerini halk eylesin, cümle ehdiyetler bahşeylesin, şifa-i şerif derslerini maddi manevi şifalarından istifade edenlerden eylesin.

  156. 1:14:35

    olanından istifade edenlerden eylesin. Demek Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kayıpları biliyor muymuş? Demek Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah'ın bildirmesiyle biliyormuş. Peki Allah ona bildirmiş mi? Bildirmiş. ona bildirmiş mi? Bildirmiş. Ne kadar? Yüzlerce, binlerce, on binlerce hadis-i şerifte cadi-i şerifte kayıptan haberler var.

  157. 1:14:47

    kayıp... Bir hadiste dört tane mucize kayıptan haberler. Demin sırf Kıbrıs'ı fethiyle ilgili hadiste dört mucizeyi açıkladım. Bunları dinlediniz. Onun için kainatın Efendisi'nin bu hususta makamını düşürtmek isteyenler, haşa. o ilahiyatçılar zındıklarından, muhtecilelerinden, o efendim ne bileyim sen Mustafa Öztürklerinden, Karataşlarından, İslâmoğullarından, Karamanlarından

  158. 1:15:15

    İslamoğullarından, Karamanlarından, hepsinin konuşmalarına baktığınız zaman, Resûlullah Efendimiz, yok Peygamber kayıptan, o şey Mehmet okuyanından, bunlardan uzak durun, bunları dinlemeyin, bunların hiçbir konuşmalarına itibar etmeyin. Sizi dininizden imandan ederler. Onlara sorarsan Peygamber kayıbı bilmez, Allah ona bildirmez, gelecekten haber veremez.

  159. 1:15:39

    Ne veremediyse burada haber ver. Önümüzdeki derste daha neler neler neler. Önümüzde kaç ders var? Belki 15-20 ders bu konuda gidilecek ve Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in gelecekte ilgili olacakları bildirdiği ve bildirdiği gibi de aynen çıktığı ve hâlâ çıkmayanlar var, kıyamete yakın çıkacaklar var.

  160. 1:16:00

    Bunlar hakkında ne ilimler öğreneceksiniz. hakkında ne ilimler öğreneceksiniz. Allah Teala itikadımızın nurunu günbegün Allah Teâlâ itikadımızın nurunu günbegün müzdade eylesin. müzdade eylesin. Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme.