00:00 / 1:23:21Şu an 00:00 / 1:23:21
Transkript
204 satır
- 00:00
Elhamdülillahi Rabbil Alemin Ve sallallahu teala alâ seyyidil murselin Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'in Şifa Şerif'ten kaldığımız dersten devam ediyoruz. Bu bab ve fasıl, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in mucizeleriyle alakalı. Fakat tabi mucizelerinin ayrı ayrı bölümleri var. Bizim mevzumuz kayıptan haber vermesiyle ilgili.
- 00:31
Gelecekte olacaklarla ilgili verdiği bilgilerin çoğunun çıktığı ve bir kısmının daha henüz gerçekleşmediği. Ama onda gerçekleşeceğinin kesin oldu. Tabi burada asr-ı saadette meydana gelmemiş veyahut Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hayatında meydana gelmemiş ama vefatından sonra teakku etmiş olan birçok mesele anlatılıyor.
- 00:59
Tabi onun için çok hızlı gidemiyoruz. Diğer derslerde işte râvîler bazı kere yarım sayfa râvî sayıyor falan. Orada geçiyorsun şu rivadete şu rivadete falan. Şimdi burada tabi bir satırda bazen 3-4 tane mucize bir satırda sayılıyor. Bunlar hakkında hadis-i şerifler var. Bunları destekleyen, teyit eden.
- 01:18
Çünkü Gazi Yaz Hazretleri şifa-i şerifin metninde hadislerin metnini vermiyor. Hadislerden çıkarılan mevzuları veriyor. Bu da tabi bizim o hadis-i şerifleri okumamız vesilesiyle ders yavaşlıyor ama ilim çoğalıyor. okumamız vesilesiyle ders yavaşlıyor ama ilim çoğalıyor. Mühim olan ilmin çoğalmasıdır.
- 01:44
Yani ilim almamızdır. Bu arada anlatmamız gerekenler budur. Yukarıdan beri Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i gaybden abdesthaneye verdiği konularla ilgili say hadis-i şerifler vardır diyor. Bunlardan kaldığımız yer ve ve bizehabil emseli felemseli
- 02:17
o manayı getiriyor. Neyi bildirdi ümmetine? Bizehâ bil-emselî. En hayırlı insanların gitmesiyle, yani ölüp gideceğini haber verdi. hayırlı haber verdi. Şimdi emsel kelimesi, hayra daha yakın manasıdır. hayra daha yakın manasına da geliyor. Biliyorsun meşhur bir hadisede var. var. Eşhedü lillâhi ve a'lel-enbiyâ sivmel-emsel fel-emsel.
- 02:41
Belanın, hastalığın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra ondan sonra en hayırlısı kimse diğeri ve büyük sıdkı Efendimiz, sahabe-i kiram üzerine. Ondan sonra velilerden hangisi daha hayırlıysa hayırlılık sırasına göre bela şiddetine göre. gelir. Tereccülleri yükselmesi için hani. O meşhur hadis-i şeriften de bilenler hatırlayacaktır bu kelimeyi.
- 03:03
Ve bir daha bilemseyle en hayırlıları gidecek. Ve bid'a bil-emtheli en hayırlıları gidecek Ondan sonra da peşi sıra Fel-emtheli ondan sonra ona yakın daha hayırlı olan gidecek minel nasih insanlardan, yani insanların iyileri tükenecek asr-ı saadetten sonra, hatta asr-ı saadette bu tükenme
- 03:35
hayırlıların ölmesi başlayacak, tabi bir sonraki, iki sonraki asırlarda, hele ki şu anda 15. asırdayız, belki şu anda 15. asırdayız. Yani asr-ı saadetten yani asr-ı saadetten sonraki, sayarsan 14 denebilir ama asr-ı saadetten sonraki. asr-ı saadetle 15. asırdayız. ortasına yaklaşıyoruz. 1447 olmuş yani, 50 olmuş hemen hemen.
- 03:59
Dolayısıyla bu dönemlerde zaten hayırlı insanlar çok kalmamış. Hiç yok denmez ama bu da bir mucize olarak hadis-i şeriflerde kayıptan bildiren haberler arasında geçiyor. Mesela hadis-i şerifte Bukhari'de geçiyor. 6434 rakamıyla 8. cildin 92. sayfası da bu hadis-i şerif geçiyor.
- 04:33
Allah-u Teala, aleyhisselam, Efendimiz buyurdular. Bu çok sahip bir hadis-i şeriftir. Şimdi bu hadis-i şerifte ne anlatılıyor? Yazzebu gidecek, yani aranızdan ayrılacak. Sâlihune sâlih kimseler, yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem peygamberlerin sonuncusu olarak o da gittikten sonra sahabe-i kiram kalıyor, sahabe-i teâbîn, tebe-i teâbîn veliler kalıyor.
- 05:13
İşte onlar el evveli en önceki gidecek, fel evveli ondan sonraki birinci olan gidecek. Yani kıyamete yakın veya kalacak, hufâ aletin bir süprüntü gibi basit şeyler kalacak. Ne gibi ki hufâ aleti, şair de var, bir vaat arpanın işte çürüfü gibi, işe yaramayan kısmı gibi. Evit temri, yahut bir vaatte temir buyuruyor.
- 05:48
Yani hurmanın bir olgunları, dolgunları, güzelleri var. Bir de mesela çürük çarık dökülenleri var ya, dalda bile durmuyor yerlere dökülmüş, öyle döküntü hurma döküntüleri gibi, böyle işte çok kuru, zayıf, ondan sonra basit yani olan, adi kalanları gibi bir efendim alçak insanlar kalacak,
- 06:19
şerefsiz insanlar kalacak, haysiyetsiz insanlar kalacak, öyle ki ahir zamanda bunların sayısı çoğalacak. Lâ yubâli itibar etmeyecek, onlara Allah'a bağlı. En ufak bir itibarla değer vermeyecek, onlara kadri kıymet takdir etmeyecek. Allah Teala'nın hiçbir hallerine ve konuşmalarına, giyimlerine, kuşanmalarına işte değer vermediği,
- 06:51
Allah indinde gayri muteber, bozuk insanlar kalacak buyuruyor. Ve böylece olmuş mudur? Olmuştur. Bu hadis-i şeriflerde buyrulanlar, aynısı vuku bulmuştur. Dolayısıyla bu ne zamandan başlamıştır? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem vefatından hemen sonra başlamıştır. Kıymetli büyüklerimiz, sahabe-i kiramdan, sonra tabiinden hepsi vefat etmiş.
- 07:28
Geldiğimiz noktada kıyamete çok yaklaştığımız, birkaç asır işte kaldı kalmadı, tam vaktini saatini Allah bilir ama çok yanaştı kesin. Çünkü hadis-i şeriflerde onu beyan ediyoruz. Zaten alametler sayıyor işte. Bu alametlerin hemen hepsi tahakkuk etmiştir. Allah Teala'nın değer verdiği insan yüzde kaçtır yani?
- 07:53
O zamandaki yüzde neye vurursak Müslümanlar için neyi konuşuruz? Ha bir de kafirler var şimdi. Kafirler zaten Allah indinde necestir, pisliğin ta kendisi. Pislenmiş de değil. Pislense necis olur. Su dökersin temizlersin. Neces olursa pisliğin ta kendisi. Hala'daki bilmem neye, ne kadar su döksen neyi de bileceksin?
- 08:11
Her parçası necaset. Müslüklere konuşmuyorsun. Ama şimdi Müslümanlar arasında da iki milyar, belki iki sürü var Müslümanlar deniliyor. Bu iki milyar Müslüman da şu ahlaksızlıklara bak, şu yolsuzluklara, şu soysuzluklara. Zaten haramlardan sakınma kalmamış, takva kalmamış, namaz oranı ortada, peş vakit kılan ne kadar az, cemaatle kılan hiç kalmamış hemen hemen.
- 08:36
Sıfır noktalara düşmüş cemaatle kılan, Allah'ın değer vermediği insanlar, dolmuş taşmış memleketi. Mevla ancak kullar içerisinde, takva sahibi, haramlardan sakınanlardan amellerini, hayırlarını, senayetini kabul eder. İnne mâ tegabbelullâhum ye'l-müttakînce okura. Haramlardan sakınan, kul hakkı yedikten sonra on bir yere gitsen nasıl kabul edecek?
- 09:02
Niye kabul etsin ki? Veyahut da milleti gasp ettikten sonra, mallar çöktükten sonra, şantaj tehdit yaptıktan sonra, tarika değilim desen ne olur yani? Tasavvufçuyum desen ne olur? Allah haramlardan sakınanlardan amellerini kabul eder. Yani onlara değer verir. Takva sahibi olmayanlar Mevla'ya değer vermez.
- 09:23
Takva sadece sakal, sarık, cübbe, şalvar, çarşaf, umre, hac, namaz, abdest bunlarla sabit olmuyor ki. Yüzlerce kebair büyük günahlar var. Ulan şimdi emmime kulaklar var, bunlara sakınmasın, Allah sana değer vermez. İnne ekrâma kümmâne lillâhi etkâk. Ne kadar haramdan çok sakınırsa Allah'ın da o kadar değeri olur diyor.
- 09:48
Haramlara, bodoslama yuvarlanmış bir millete Allah'ın değer vermesi umulur mu yani? Beklenecek bir şey midir? Onun için bunu haber verdi, sallallahu aleyhi ve sellem, ve kitide bu haber tahkuk etmeyesi daha netleşecek. Yine şu anda birkaç salih veli, ne bileyim, takva sahibi, dindar, birkaç kişiler kaldı.
- 10:23
Böyle yüz binler, milyonlar kaldı diyemiyorum. Birkaç kişi kalmıştır. E tabi her zamanda da bunlar bulunacaktır yani. Bunlar dünyanın direğidir. Bunlar olmasa belalar kalkmaz. Allah dostlarına yüz yüz hürmetle belalar kalkıyor. Yani belamız çok da toptan bir bela ümmetin başına gelip kökümüzü kazıtmıyor.
- 10:47
İnnallâhe yarfa'ul a'zâb, al-ümmetî bimen yusallî ammellâhe yusallî, ve bimen yasum ammellâhe yusallî, ve bimen yahuc ammellâhe yuhc. Ümmetimden, namaz kılanlardan, hürmetine kılmayanlardan, oruç tutanlardan, hürmetine tutmayanlardan, hacca gidenlerden, hürmetine gitmeyenlerden. Yani azabı kaldırıyor.
- 11:08
Eğer hepsi haramlarda birleşseyle, hiç takva sahibi, ibadet sahibi kul kalmasa, ma'zarallâhu ta'fetehâni. Allah onlara göz açıp kapayacak kadar bile mühlet vermeyecek. Hepsini helak edecek. Helak olmadığımızdan, toptan bir bela gelmemesine, tabi bölgesel belalarımız var. Gazze gibi, Doğu Türk, İslam gibi tabii.
- 11:35
Allah yardımcıları olsun, ebdua diyoruz. Ama umumi bir, yani kökümüzü kazıyacak İslam'ı, Müslümanları dünyadan silip süpürecek böyle bir bela, azab-ı istihsal deniyor buna. Bunu Mevla, Habibi'nin sallallahu aleyhi ve sellem ümmetine yapmayacağına dair Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e vaad verdi.
- 11:51
Ve yapmıyor. E bu da neyle temin ediliyor? İşte bin yuska'un ve bin nurzakûn ve bin yudfe'ul belâne'l arz. Bu hadiste de, her ümmetimin asrında sâbikler var. Sâbik demek, hayırda öne geçmiş. Vessâbikûne sâbikûne velâke'l mukarrabûn diyor. İzâ ve kâde. Hayırda öne geçenler cennete önce geçecekler. Bunlar mukarrab kullar.
- 12:18
Bunlar var. Her dönemde bulunuyor bunlar. Ama asr-ı saadette ne kadardı? Sahabenin hepsiydi diyelim. Tabiinden azaldı, tebe-i tabiinden daha azaldı. Azaldı, azaldı, azaldı. Şimdi geldiğimiz noktada takva sahibi kul ararsak işte çıkarsak fener, fener yakarsak kaç kişiye rastlarız? Mumla, fenerle ararsak çoğu kere boş döneriz, bulamayız.
- 12:50
Sâlih kimseler çok azaldı. İşte onun için rızıklar o sâlih kimseler hürmetine gönderiliyor. Yağmurlar onlar bereketiyle yağdırılıyor. Ve belalar yer halkından onlar vesilesiyle kaldırılıyor. Def ediliyor bu hadislere. Hay hadisler, kaynakları sabit hadis-i şeriflerdir. Onun için bunlar kıyamete kadar devam edecektir, yok olmayacaktır.
- 13:16
Ama azalacaktır. Ve şu an bu kıtlığı yaşıyoruz. Kaht-ı rical deniyor mesela. Tabi iki üç manada kullanabiliriz. Liyakatlı, ehliyetli insanların kıtlığı var. Öte taraftan takva sahibi insanların kıtlığı var. Türüs, vefalı, sadakatli insanların kıtlığı var. Hakikaten güven vermiyor. İnsanlar artık cami cemaatine güven vermiyor.
- 13:43
Hacılar, umreciler de güven vermiyor. Tarika derbabı. işte Abdullah Kılıç, seni kelepçe taktırırım. Sana kayyum atattırırım. Seni Silivri'ye hapse attırırım. Caminin içinde, heyetin huzurunda milleti işte tehdit ediyor. İddef bugün açıklama yaptı. Bu tehditler doğrudur diye mesela şimdi yeni açıklama yaptı.
- 14:04
Yani tarikat merkezi, tasavvuf, Allah'a ulaşma yolu diye İsmail Ağa iddia ediyor. Ama içeride insanlar birbirine şantaj, tehditle efendim, muamele yapıyor. Şimdi kimlerin eline kaldı? Koca Muhammed Efendi Hazretleri'nin başlattığı hareketin şu anda İsmail Ağa noktasında tabi biz Efendi Hazretlerimizin sonunda devam eden çok kıymetli salih insanlarla beraberiz.
- 14:31
İbrahim Efendi Hocamız ve Şura uleması vs. ihvanıyla beraberiz. Ama işte bak merkez kime kaldı? Tabela kime kaldı? Şimdi bak oradaki durumu bak. Diğer tarikatlarda, cemaatlerde İslam'ı en iyi yaşayan yer şeriatı azimetle yaşayan yer. Tarikat ne demek? Şeriatı azimetle yaşamak. Şeriatı azimetle yaşayacak.
- 14:51
Ruhsatlara bile kaçmayacak adamlar. Mal kavgaları, mülk kavgaları, kasayı bana ver kavgaları, holdikleşme davaları. Davaları vs. Bunlar şu an gözümüzün önünde. Bu akşam yayınlanmış iddia. Biz de paylaştık, siz de dinleyenler hep paylaşın. Görün, gösterin. E bu yüzden bunlar mucize. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunları haber verdi.
- 15:14
İyiler gidecek, yerine kötüler gelecek. Kalitesiz, basit, seviyesiz, secciyesiz, ahlaksız, milleti tehdit eden insanlar görevlere üstlenecek. Tarikatlarda bile bu durum olursa, bu seviye düşmesi bir taraftan olmaz. Ve bu benim meşhur lafımdır. Yani buradan seviye bu taraftan düşmez. Seviye cüzdüktür yani.
- 15:40
Bu seviye eğitimde düştüğü zaman adalette de o derece düşmüştür. Adalette düştüğü zaman emniyette de düşmüştür. Emniyette düştüğü zaman askeriyede de düşmüştür. Tamam mı? Akademide de düşmüştür. Ticarette de düşmüştür. Çünkü neden? Bir taraf alçalıp bir taraf yükselmez. Allah'ın kanunu, kuralı budur.
- 16:04
Ehliyet ve liyakat devrinden çıktığı zaman o seviye eşit olarak esfer-i safirine doğru inişe geçer. Ve hadis-i şerif bunları bildirdiği gibi aynı yine farklı olmuştur. Daha ne olacak? Zaman birbirine yaklaşacak. Şimdi bu zaman birbirine yaklaşması konusu sonra ne olacak? Bunları tek tek inceleyeceğim.
- 16:31
Vakab-ı Zulm-i ilim alınacak. Ahiret ilmi, Kur'an ilmi, tefsir, hadis, fıkıh, hakikat, tasavvuf. Bu ilimler sökülüp alınacak. Zava zuhr-ül fiteni. Sonra fitneler zuhur edecek. Fitneler demek iç savaşlar. Dış savaşlar denmiyor. Dış savaşlara kıtel deniyor, cihat deniyor. Fiten olunca fitneler iç savaşlar çok zuhur edecek.
- 16:54
Daha evvel herci. Hercü mers diye Osmanlıca'dan kalma bir tabiri var ama kelimenin hastası Arapçadır. Hercü demek katil. Yani hatta Ya Resulallah hercü nedir diye sordular. Diğer bir hadis-i şerifte de bu geçiyor yani Bukhari Sahin'de de var. 7061 rakamlı hadisinde de bu geçiyor. Bu hadiste üçü birden peş peşe geçiyor.
- 17:21
Bu mucizeler, kayıptan haber verişler. Etekarabu zamanu, zaman birbirine yaklaşacak. Şimdi bunun manasını biraz uzunca anlatacağım. Bu birkaç şekilde tesir edilmiş. Sonra venkusul ilmi, ilim eksilecek. Sonra ve yulka şuhu, insanlara hırs ve tamahkarlık atılacak ki tabi bu da cimrilik getirecek. Kulakların ihlani getirecek.
- 17:47
Çünkü hırs ve tamah elinde olanı başkası da kaptırmalar üzerine. Zekat kalmaz, sadaka kalmaz. Hayırda yazılmaşma kalmayacak. Çünkü bu nefsin tamahkarlık huyu. Şu anda görmüyor musunuz? 50 milyonu olsa 100 milyona tamah ediyor.
- 18:08
10 milyara olsa 100 milyara tamah ediyor. 100 milyara olsa trilyona tamah ediyor. Trilyona olsa katır trilyona tamah ediyor. Yetmiyor yani. Oymak bilmez bir nefis. Bu da insanlarda herkesin kendine göre nisbi ölçekte yani köleceli olarak mevcut şu anda. Sonra ve tazaru belirecek elfden. İç savaşlar açık hale gelecek.
- 18:32
Ve eksürü çoğalacak. Her cümert çoğalacak. Galia Resulullah eyyumave. Bu herci anlamadık dediler. Diğer kelimeleri anladık da. Her şeyden maksadımız nedir? Kalel katlul katlu. Birbirini öldürme çoğalacak. Görmüyor musunuz? Karı kocasını öldürüyor. Öbürü çocuğunu öldürüyor. Öbürü komşusunu öldürüyor.
- 18:53
Zaten şey karıştırma. Yemen'de Müslümanlar birbirini öldürüyor. Filistin'de, Gazze'de Yahudiler Müslümanları öldürüyor. Ondan sonra tabi Müslümanların kendi iç savaş bölgeleri var. Huciler Müslüman. Suudi Arabistan'ın havaalanlarına vuruyorlar.
- 19:16
Şimdi tehdit ediyor. Mekke Medine'ye ayrıca havaalanları. İsabet alanımızdır bilmem ne. Oradan geçen üç kişi bile ölmüşler. Müslüman. Müslüman Müslümanları öldürüyor. Yemen ile Suudi Arabistan arasında savaş var. Bunlar Müslümanlar. Ondan sonra Lübnan'da Ehl-i Sünnet, Şia savaş var. İran Şiası ile Suriye, Irak'ta Müslümanlar.
- 19:41
Ehl-i Sünnet arasında savaşlar oldu. Kaç senelerdir hala. IŞİD çıktı, Dağıt belası, hariciler. Suriye'de bu kadar insanı kestiler. Ehl-i Sünnet Müslümanlar kestiler. Din adına, din namına Allah-u Ekber diyor. Sakallı adamı, türbeye giden adamı öldürüyor falan. Bunların hepsini yaşadık, yaşıyoruz.
- 19:57
Yani kafirlerin Müslümanları öldürmesinden fazla Müslümanlar birbirini öldürmüştür şu son asırda. Hele ki son on yirmi senede bu Daeş Mahiş'te İngilizler, kafirler türetti biliyorsunuz. Onun için katiller, yani iç savaşlardaki Müslümanların birbirini öldürmeleri çoğalacak buydu. Bu hadis-i şerifte bunlara şimdi biraz manalar vereceğim.
- 20:30
Buyuruyor ki, Sahih'de, Bukhari'de, 7064'de kamu ile zikredilen hadis-i şerifte Şakık radıyallahu anh anlatıyor. Ebu Musel Eşari radıyallahu anh'ın yanında bulunuyordu, Ebu Musa sahabeden. Abdullah Tayyib'i mesut olacak, işte onlar vardı diyor. Sonra o ikisi dediler ki, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'den biz işittik.
- 21:08
Bu da sahih hadis. Yani kıyamet kopmadan önce öyle günler gelecek. Cehalet ve bilgisizlik tamamen oturacak, yerleşecek. İlim, Kur'an ilmi, din ilmi kaldırılacak. Ve her cümert çoğalacak. O da nedir? Birbirini öldürme. Buradan zamanın birbirine yaklaşması, kayıptan haber olarak bildirildi.
- 21:32
Şimdi burada birkaç mana var. Bir mana var, din kıtlığı bakımından, dinsizlik bakımından insanların halleri birbirine yaklaşacak. Bu mana çok zahir değilse de bu mana verilmiştir. Yani iyiliği emreden kalmayacak, kötülükten neden kalmayacak? Fasıklık kalebe çalacak, büyük günahlar açıkleştirecek. Fasıklar galip olacak topluma, en şerliler üstün olacak.
- 21:56
Onun için bir hadis-i şerifte de yine, Bu da sahih hadiste geçer. İnsanların kimi kiminden üstün olduğu sürece hayırda daim olurlar. Çünkü üstün olan ilimde, üstün olan ders verir, okutur. Malta zenginlikte üstün olan yardım eder, zekat, sadaka verir, fakirin işini görür. Güçte üstün olan güçsüzlüğün hakkını savunur.
- 22:22
Ama bütün insanlar eşit olduğu zaman helak olurlar. Bena bena inekleri kim sağdemiş? Eşit olduğu zaman kim kimden intikamını almak için kime müracaat edecek? Kim kime uğradığı zulmü şikayet edecek? Kim kimden yardım isteyecek? Zaten hepimiz aynı eşit durumdayız, ben sana da yardım edemem diyecek. Ve böylece insanlar çok zarara uğrarlar.
- 22:47
Onun için Mevla Teala takdiri ilahi olarak, Nahnu kasabnâ beynel mû'âşetûn Kıyamette dünyada geçimlerini biz taksim ediyoruz. Herkesi zengin etmedik, herkesi de fakir etmedik. Herkesi çok zengin etmedik. Kimi orta hali kim? Bunları Mevla niye yaptı? Herkes birbirinden yardım alsın. Geçinip gitsinler diye.
- 23:11
Ama tabii içlerinde fazilet ehli, salih ehli, takva ehli, Allah'tan korkan, başına bir sıkıntı geldiğinde müracaat edilen kimseler veyahut yüzü suyu hürmetine Allah'tan şifa istenen, himmetleri talep edilen insanlar, dualarının bereketine ulaşılan, teberrüken dua istenen kimseler, ondan sonra izlerine uyulacak, yolları takip edilecek,
- 23:34
kendilerine intisap edilecek, bağlanılacak insanlar olduğu sürece hayır devam eder. Ama şimdi bak kaç tane olay oluyor. Şeyh diye adamı başına geçirttiler Fikri Doğan'ı. Bir iddia sorunu oldu. Mesela bir şey oldu, bu, bu oldu. Ben haber al diyoruz dışarıdan. Fikri'ye gidiyorlar. Kimseye sözü geçmiyor.
- 24:00
Ona diyor sen şunu bırak. O diyor niye bırakayım? Zuhurat mı gördün diyor. Öbürü ne diyor ki arkadaşlar böyle istiyor diyor. O da diyor ki arkadaşların istediğine siz niye hareket ediyorsunuz? Siz madem şeyhsiniz, alimsiniz diyor. Siz de mahkeme kursanıza, adaletli iş yapsanıza diyor. Böyle durumlardan adam karşı karşıya.
- 24:16
Çünkü neden? Hayır ehli, fazilet ehli değil. Şimdi bir Mahmud Efendi Hazretleri yok mesela. Şimdi bir Mahmud Efendi Hazretleri olduğunda böyle konular, aradaki hakemlikler, mahkemelere verilmeden, birbirine kayyum atatmaya uğraşılmadan, efendim şeriat dairesinde, hak hukuk çerçevesinde, adaletle birlikte fazilet ehli, hayır ehli, keramet ehli, velayet ehli
- 24:40
bir Mahmud Efendi Hazretleri varken biz onlarca, yüzlerce, binlerce dava gördük, hakemlik gördük. Yani Efendi Hazretlerimizin sözüyle kavgalar duruyordu, birbirini öldürecek adamlar duruyordu, karı koca boşanacakken duruyordu.
- 25:24
Söz veriyordu. Dua edeceğim diyordu. Amin diyordu. Amin demesi yetiyordu ya. Ve hepimiz mutlu mesut ayrılıyorduk. Ne büyük tehdit, şantajlara uğradığımız zaman, fetöcülerin döneminde şurada burada, tozuna zarar vermeyecekler. Bir dua ediyordu. Efendim, o dua bize öyle bir güvence oluyordu ki, bütün dünya bir araya
- 25:48
gelse, Amerika, Rusya, dünyanın hepsi bir araya gelse, o Allah dostuna aldığımız duayın güvencesiyle hemen huzura kavuşuyorduk. Gece rahat uyuyorduk ya. E şimdi nerede? Nerede bu adamlar seni? Onlar gitti. Hadis-i şerif. Yani her zaman daha da beterine gidiyor.
- 26:10
Şimdi millet bana işte, Allah başımızdan eski etmesin, sen olmasan da kime söyleyecek falan. Yahu bir Efendi Hazretleri'ni görmüş adam olarak. Ben neyi çözebilirim ya? Hiçbir şey çözebilirim diyemiyorum. Ama işte benim de gittiğimden sonra ne olacaklarını düşünenler var. Diyorlar ki yine sana bir muracaat ediyoruz, bir toplantı yapıyorsun, bir şey yapıyorsun.
- 26:30
Bir adaletli davranıyorsun veyahut onunla dinliyorsun, bununla dinliyorsun. Tek taraflı hareket etmiyorsun. Döneri kendine yağlı kesmiyorsun. Yani mümkün mertebede ona dikkat ediyorum. Şimdi ben, nasıl olacak? Büyükler ölünce ben de büyük oldum diyor İmam-ı Rabbana aşağı tevazu için şöyle. Yani şimdi benim gibi adamlara ortamın kaldığı, başımızdan Allah seni eskik etmesin
- 26:52
denilecek adam ben kaldımsa, vay milletin haline, sizin halinize ya. Kendi söküğümü tükemeyen bir adamım. Müslümanlara faydalı olmaya çalışıyorum ayrı davam. Ama demek ki adam benden sonrasını daha büyük tufan görüyor. Öbürü ondan sonrasını, öbürü ondan sonrasını. Yani bu nereye gidecek arkadaş? Hiçbir toplum insanları yetiştiremeyecek yani.
- 27:16
Şeyh diye adamı başlarına geçirdiklerinde hiçbir iraptan mal yok. Hiçbir insan lafını dinlemiyor. Sokakta giderken iki kişi yanına gelmiyor ya. Böyle mi olur bereket? Böyle mi olur fazilet? Salah, takva, hayır olsa bu birerlere yansımaz mıydı ya? Bu kadar insan iki senede kavga, gürültü, tehdit, şantaj nereye gidiyor?
- 27:36
İşte öyle buyur Adi Şerif. Gidecek diyor. İyiler gidecek, bereket kalkacak, ilim kalkacak, cehalet yaygınlaşacak insanlar birbirini kesip doğrayacak diyor. Zaten şu anda ona geldi. Adi Şerif onu söylüyor. Fazilet bakımından üstünler olduğu zaman insanların hayra devam eder. Eşit olduğu zaman helak olur.
- 27:58
En iyisi şimdi herkes cami imamı yani. Adam Şeyh diye cemaatin başına koyduğun adam emekli cami imamı. Öbür cami imamlarından bile daha kötü iş yapmış. Efendi Hazretleri bu zaten mihrabı dolduramaz. Mihrab bu zamana kadar boştu dediği bir adam. E şimdi bu adam nasıl bu ihtilafları çözebilir? İşte fazilet farkı kalmadı.
- 28:17
Fazilet farkı kalmayınca sen adama Rabutalı da desen Rabutalı da desen, Şeyh de desen, Kudüs-ü Şerif Hazretleri 38-39 doldur altına silsileyi. İstediğin kadar torunlarını da yaz. Ama eşit seviye seviye de düşük. İşte helaka doğru gidiyor. Niye bizim salih, takval sahibi yani ne bileyim müracaat edeceğimiz adamlar kalmadı.
- 28:46
Birkaç tane var. Onlar da yaşlı olduğu için. Tabii meseleyi anlayacak, kavrayacak. Anlasa konuşamıyor. Kiminin konuşma durumu sesi çıkamıyor. 96 yaşında. Kimisi efendim mevzuyu anlıyor, şey yapıyor. Velakin işte istismara müsait. Çoluk çocuğu istismar ediyor. Görüştürmüyorlar. Gel koyuyorlar. Kimisi öyle, kimisi böyle.
- 29:12
Kimisini hanımı istismar edebilir. Yani hep böyle bakıyoruz. Alim, salih, velizatlar özellikle de yaşlandıkları zaman çocuklarının, hanımlarının, çevrelerinin istismarıyla karşı karşıya kalındığı zaman yine ümmet yararlanamıyor. Fazilet ehli yok demedik. Çok da demedik, yok da demedik. Ama yararlanma yok.
- 29:36
Ben gidip bir derdimi anladım. Bir çocuğun üretmesi lazım değil mi? Ben böyle bir adam arıyorum şimdi. Hasan Efendi'ye gidelim, bu işi çözelim. Başımızda büyüğümüz, Allah dostu dedik. Ne yaptılar? Çoluk çocuğu meydana getirdiler. Gelmesin dedirttiler adamcağıza mesela. Bak orada büyük bir sorun çözülecekti.
- 29:54
Belki bu bölünmeler yaşanmayacaktı. Yani gelmesin dedirttiler adama şimdi. Hiçbir insan gelmesin denir mi? Gelsin bakalım ne diyor, dinleyelim bakalım. Doğru mu konuşuyor, yalan mı konuşuyor, yanlış mı konuşuyor? Bize cevabını veririz demek lazım. Ama Efendimiz Hazretleri'nde böyle bir şey oluyor muydu?
- 30:08
Olmuyordu. E kifayetsizlik, yetersizlik tabi mürşit olmamak, emn-i arif yapmak. ne melazımcı olmak, bana ne, karışmamak bu da ümmeti helak etti. Çünkü hayırda fazilette üstünler olacaktı. O üstünlerin hükmüne muracaat edilecekti. Onların verdiği kararlar icra edilecekti. Ve böylece adalet temin edilecekti.
- 30:33
Bizim ne işimiz vardı mahkemelerde yani. Ama ben hiçbirini mahkemeye vermiyorum. Onlar beni mahkemeye veriyor. Ama işte o zaman ne oldu? Demek ki laflarıyla, sözleriyle, hikmetli ilimleriyle, keşifleriyle, kerametleriyle bizi aydınlatacak insanlar kalmayınca o zaman hepimiz eşit olduk. Sen de cami imamı, ben de cami imamı.
- 30:55
Veyahut da ben cami imamı değil, bilmem ne vaizi, sen de bilmem ne hatibi. Ondan sonra, e eşit olduk abi. Eşit olurlarsa, helak olurlar diyor. Sahih hadis-i şerif. Çok kötü bir şey. Allah hayırlı sahipler göndersin de insanlara sözü tesir edecek alimler nasip etsin.
- 31:15
Şimdi İmam Tahavi'de buraya mana veriyor. Diyor ki İlim talebi terk edilecek. Cehalete razı gelinecek. İnsanlar ilim bakımından eşit olmazlar. Çünkü ve fevka külli zihan min alim diyor Kur'an. Her alimin üstüne daha büyük bir alim çıkar. Musa aleyhisselam, Ünlü lazim peygamber olduğu halde, kitap sahibi peygamber olduğu halde, Hızır aleyhisselam peygamberliği bile
- 31:37
tartışılmalı ihtilaf. Ama veli olduğu sabit. E Allahuteala Musa aleyhisselam'a Hızır aleyhisselam'dan git ilim öğren, din ilmi öğren diye gönder. Demek ki koca Ünlü lazim kitap sahibi peygamberden daha büyük bir alim. Bazı konularda Hızır aleyhisselam evliya olarak var.
- 31:51
Şimdi bunları düşündüğümüz zaman ilim dereceleri mütefavit olur, muhtelif olur. Herkes ilimde eşit olmaz. Ama herkes cahil olursa cehalette eşitlik olur. Şu andaki durum cehalette eşitlik var. Cehalette eşitlik olduğu için bunun bir manasında alimler kaybedilecek. E birkaç fıkıhçımız, alimimiz, tefsir, hadis bir şeyler bilenlerimiz yine kaldı.
- 32:15
Ama bunlar da azalarak yok olmağa doğru gidiyor. İbn-i Battal 500'lerde olacak. Buhari şeriflerinde büyük alim. Öyle söylüyor. Yani bu hadiste bulunan eşrad-ı saat, yani kıyamet alametleriyle ilgili kayıptan verilen haberleri hepsini ayağının gözümüzle gördük diyor. Bunu kaç sene evvel söylüyor. Yani şu anda tam şeyim yok arkadaşlar.
- 32:37
Yazarsalar bildirsin he bana. İbn-i Battal'e vefat tarihi hicri. Orada çıkar. Ben 500'lerde hesap ediyorum. Yani 700-800 sene evvel İbn-i Battal Hazretleri, zaten benim okuduğum kitap 400 sene evvel. Yani İbn-i Battal'de ondan 400-500 sene evvel. Yani diyor ki, gözümüzle bütün bu kıyamet alametlerini gördük diyor.
- 33:02
800-900 sene evvel, 800 sene evvel bu alametlerin hepsi çıktı deniyorsa, biz şimdi bundan 700-800-900 sene sonra yaşayan bir toplumuz. Ya bizim durumumuz, şu cehalet seviyesi, şu rezaleti görüyor musunuz? Onun için fakat ne kasar elbette, ilim eksildi diyor. Ya 900-800 900 sene evvel, böyle büyük allameler varken ilim eksildi.
- 33:27
E tabi eksildi. Asr-ı Saadetteki Tebe-i Tabin dönemindeki ilim var mı? Yani onlar da İmam Azam'dan, İmam Şafi'den Ahmet İbni Hanbel'den diyelim 300-400 sene sonra. 300-400 sene sonra E o zaman da onların döneminde de bir Ebu Hanife yoktu diyorlar. Bir Ebu Hanife'miz yok diyorlar. Bir Ahmet İbni Hanbel'imiz Ondan sonra şimdi Abdülkadir Geylani Hazretleri dönemlerinde
- 33:55
onlar diyorlar bir Maruf-u Kerhi'miz yok diyorlar. Bir Beyaz Pesta'mız yok diyorlar. E şimdi gelinen dönemde bir Abdülkadir Geylani'miz yok, bir Şahı Nakşibend'imiz yok. Cuma mı efendimiz ki yani gidip müracaat edebiliyorduk cevaplarımızı alıyorduk. E şimdi nereye gidiyoruz? Bolluğa mı gidiyoruz, kıtlığa mı gidiyoruz?
- 34:17
Tabii ki kıtlığa gidiyoruz. Bununla daha konuşacak ne mecal kaldı. Buhari-i Şari'yi 404 diyor hocam, Maliki-i Fakiri 402. Hepsi 400'lülerde yani. Buhari-i Şari 400 diyor. Ya ben 500 dedim, ben demin dediğime geliyor. 400 demek 1000 sene evvel demek. Yani 1000 sene evvel yaşayan bir insan, bu kıyamet alametlerinin hepsini gözümüzle gördük.
- 34:39
İlim noksanlaştı. E şimdi bir İbni Battal var mı? 2 milyar Müslümanın bu kadar alimler yetişmiş. Bir İbni Battal gibi bir alim şu an var mı? Yani bir İmam-ı Gazali, Hüccet-ül İslam var mı? Yani bunları konuşalım. Bu hanifeleri, müştehikleri geç, Buhari, Müslümleri geç. İbn-i Battal diyor, ilim noksanlaştı, cehalet.
- 35:04
E şimdi görse ne olacak? Cehalet belirgileşti. Kalplere tamahkârlık ve dünya hırsı geldi. Bin sene evvel söylüyor. Ya tabi ki böyle. kaygınlaştı, insanların birbirini öldürmesi, Müslümanların iş savaşları çoğaldı diyor. Bu bin küsur sene evvel, 400'ten bahsediyor, 440'tan bahsediyor. 440'tan bahsediyor.
- 35:23
Yani tam bir sene evvel. Yani tam bir sene evvel, şu anda 440 bin, 447 ya. Şu anda 447 ya. Bin küsur sene. Onun için Hafız İbn-i Hacer Askalani'yi biliyorsunuz, Feth-ül Bari sahibi, 13. cildin 16. sayfasında bu ilimle söylüyor. Diyor ki, yani bu hadis-i şeriflerde beyan edilen durum kıyamete yakın çok göze gelecek.
- 35:53
Çünkü neden? Tabii ki asr-ı saadetten sonra devamlı cehalet çoğalarak ilerliyor. Ve ilim eksilmeye gidiyor. Sahabe dönemindeki ilim Tebe'nin döneminden fazlaydı. Tebe'nin dönemindeki ilim Tebe'nin döneminden fazlaydı. ondan sonraki 4. asır, 5. asırdan fazlaydı. Buna bunu anlamayacak bir şey yok. Çünkü neden?
- 36:15
Asr-ı saadede ne kadar yakınsa, sahabeyi ne kadar gördüyse ilk kaynaklara inmiş oluyor. Oralarda iftilaflar da az oluyor. Zaman geçtikçe iftilaflar büyüyor. Dolayısıyla ama o zaman ilim de vardı diyor. Ama bu hadis-i şeriflerde cehaletin istihkamı yani son derece hüküm süreceği, sırf cehaletin kalacağı,
- 36:39
ilim namına bir şey, ayet-i hadis okuyan kalmayacağı dönemlerden de bahsediyor. Ha, o dönemde de ilim elinden bir taifenin varlığı inkar edilemez. O zamanda da bazı alimler kalmış olabilir. Ama sahabe döneminde tabi'in, tebrik-i tabi'in, eski dönemlerde veyahut en son Osmanlı ecdadı döneminde bile ilim eline itibar veriliyordu.
- 37:01
Padişahın huzurunda huzur dersleri yapılıyordu. Ali Haydar Efendi Hazretleri gibi zatlar padişahların, bak dört padişahın huzurunda ders veriyordu. Mahmud Efendi Hazretlerimizin Şeyhi, efendi babamız. Şimdi bakın, seviyeye bakın. Şu andaki yöneticilerdeki ilim adamları kim? Bunların din adına tanışacakları adamlar kim?
- 37:22
Bunları az çok biliyorsunuz, kim olduklarını. Dolayısıyla bu adamlar ve tanışanlarla, Ali Haydar Efendi Hazretleri ile tanışanların yönetimi bir olabilir mi? Seviyesi bir olabilir mi? Müsteşarlarına bakacaksın. El müsteşarı muhtemelen, tanışılan adam, güvenilen adam duruyor ateşin. Müsteşarlar şaibi altında olursa yönetici ne yapsın?
- 37:47
Ona da gelen bilgiye göre hareket edip karar vermek durumunda kalıyor. Onun için burada ahir zamanda da ilim adamı hiç kalmayacak denmiyor diyor İbn-i Hacer. Bu kayıptan haberdir, doğrudur. Aynı ilen çıkmıştır. İbn-i Hacer'de buradan 700 sene evvel konuşuyor. Yani bu da 700 sene evvel. Hicri 700'lerde vefatı.
- 38:11
Yani yine nereden baksan bir 700 küsur sene evvel yaşamış. O da diyor ama diyor şu anda diyor ilim ehli var diyor. Ahir zamana doğru da ilim ehli kalır diyor. İlim ehli kalır ama Asr-ı Saadetten sonra her dönemde, mesela Harun Reşid'in alimleri var. Harun Reşid'in sofrasında kim vardı? Abbas'ın en büyük halifesinden.
- 38:35
İmam-ı Ebu Yusuf vardı. Kazi. Kazi Kuzat. Bütün hakimlerin hakimi. En büyük alim o zaman. İmam-ı Azam Ebu Hanifar, Allah'ın talebesi. O vefat ettikten sonra en büyük İmam-ı Muhammed. İmam-ı Ebu Yusuf kaldı yani. Yani İmam-ı Muhammed'in o kadar devlet işlerinde şeyi geçmiyor. Ama İmam-ı Ebu Yusuf bütün devlet yönetimine, bütün kadroları o yönetiyordu.
- 38:57
Şimdi Harun Reşid'in sofrasında kim vardı? İmam-ı Ebu Yusuf vardı kardeş. Müstehit, mutlak. Ayet, hadisten hüküm çıkaracak seviyede. Gel şimdi şuraya bak. Ya yine alim yok demiyoruz. Demiyoruz ama o zamanki alimler etkiliydi, yetkiliydi. Sultanları bir şeylere mecbur edebiliyorlardı. Şeriat Mahkemesi'ne bir fetva verildiği zaman
- 39:25
Şeyhülislam bir şey dediği zaman Padişah onu dinlemek durumunda kalıyordu. Böyle bir yetkileri vardı. E şimdi ulemanı, gerçek ulemanı yok dakan olmuş bilmem ilahiyatta bilmem ne olmuş, bilmem ne bölüm başkanı, bilmem ne dalı başkanı. Seviye bu mu? E bunlar zaten çoğu kaderi inkar ediyor, altı esasını inkar ediyor, kadere iman şartı değildir diyor.
- 39:53
Bütün ilahiyatlar kaderi inkar eden mutezileyle dolmuş. Onun için ehl-i sünnet uleması ahir zamanda ezilecek. Yani onlara yetki verilmeyecek. Yetki verilmediği zaman ne olacak yani? Ben buradan konuşuyorum, sen de oradan dinliyorsun. Allah tersini kalp etsin. Yaptırım gücüm ne?
- 40:16
Şimdi benim evimde bir yaptırım gücü olsa, memnun olsa ben ne istişareler veririm değil mi? Ne faydalı istişareler veririm, vatanı, milletin saadeti, selametini. Şimdi neyi yaptırım gücümüz var? E bir şey yok. Onun için ilim böyle kaldırılıyor. Gerçek ilim ehli, âyetten, hadisten taviz vermeden şerata, sünnete göre konuşan insanlar dinlenmiyor.
- 40:41
İtibarsız. Onun için Padişah'ı bu yönüyle de ayrıca mucize teşkil ediyor. Yine İbn-i Macede'de bir hadis-i şerif var. Sened-i Kavidir'dir. Hüseyfer adıya Allah'ın buyuruyor. Yedrusül islâm kümâ yedrusû veşrus sevb. Hattâ lâ idrâ mâ sıyâmun velâ salâtu velâ nüsküm velâ sadaka.
- 41:03
Şimdi bu ahir zamanda bunlar elbisenin yaldızları, süsleri oluyor. Ondan sonra zamanla neskiyor yıkanıldıkça falan. İşte o nasıl elbisenin süsleri, alametleri siliniyor. İslam'ın da eserleri silinecek. Oruç nedir, namaz nedir, kurban nedir, sadaka nedir hiç bilen kalmayacak. Tabi bu hepten beter zaman, kıyamete yakın.
- 41:27
Şimdi yine biraz bir şey bilen var. Ve yusrâ'le kitâb fiileyleti. Bir gece içinde Kur'an-ı Kerim'i Allah Teala tecelli edecek. Mushaflardaki Kur'an'lar yazıyor ya hepimizin kütüphanelerimizde yüksek yerlere koyuyoruz ya Mushaf-ı Şerifler. İçinde Kur'an yazılı olan Mushaf-ı Şerifler. Bir ayet bile kalmayacak.
- 41:48
Tabi daha o zamana gelmedik, o zamana gelmedik ama o zamana doğru yaklaşıyoruz. O zaman demek ki Kur'an-ı Kerim o zamana kadar kalacak. Bu da kaldı zaten elhamdülillah. Şu anda 1447 değil. Yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in Kur'an'ı vahyedilişinden vahyin başlangıcına bakarsak, yani o da 47, 60 oluyor.
- 42:13
13 sene de Mekke dönemi var, vahyin başladı. 13'te oraya koydum 47'yi, Medine-i Eczep'ten sonra 1447. 13'te geriye koyarsam vahyin başlangıcını, tam 60 oluyor yani. Şu anda tam 60 oluyor, 1460 sene. Hazreti Kur'an'ın vahyi edilmeye başlandı. 1460 sene Kur'an'ımız var, elhamdülillah var da işte ne kadar amel ediliyor.
- 42:35
Hükümleri icra ediliyor mu, tatbik ediliyor mu? Hiç, görüyorsun şimdi Azerbaycan kalktı ayağa, başörtüsünü yasaklıyor. Çalık çocuk, kızlar, zavallılar ağlıyorlar, perişan oldular. Yani şuna bak, Müslümanım diyen adamların yaptıklarına bak. Hazreti Kur'an'da hicab ayeti var, örtü ayeti var, kımar başörtü ayeti var, cilbap çarşaf ayeti var.
- 42:56
Bu kadar tesettür ayeti var kardeşim ya. Bir Müslümanım diyen adam, Hazreti Kur'an'ın hükmüne bunu yapar mı ya? Bu Kur'an'ın hükmü ya. Bize ne İran'dan, bize ne Şia'dan, bize ne Molla rejiminden. Yok onlar orada etkisi var da bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Şia'ya en karşı benim. Şia'ya karşı bütün tedbirlerinizi alın, İran'a karşı.
- 43:17
Efendim, İran zaten Azerbaycan, Ermenistan'dan savaşırken İran kalktı, Ermenileri tuttu ya. İran'ın ne yaptığını bilmiyor musun? Mekke Medine'yi bombalattı Rusyalara İran. İran'ın ne bozuk olduğunu, ömrümüz bunu anlatmak vakit. Bize ne işimiz var İran? Ama Kur'an'da tesettür ayeti var, başörtü ayeti var.
- 43:36
E sen Kur'an'a bak ya, bize ne İran'dan? İran'ın bütün girişimlerini boşa çıkartması lazım. Biz Azerbaycan'ı destekliyoruz. Bu konularda Azerbaycan'ın yanındayız. İran rejiminin, Molla rejiminin oraya ihraç edilmemesi lazım. Bunun için Türkiye her şeyi yapar. Ama bir başörtüsü de, yani bir çoluk çocuk kız yavrularımızın namusu iffetidir ya.
- 43:59
Bu böyle olur mu? Ve lakin, ne diyeceğiz? İşte, ahir zaman, bedter zaman, kıyamete doğru yaklaştıkça yaklaşıyoruz. Burada, yine Bukhari'nin şerhlerinde, İbni Battal vesaire de geçiyor. Zamanın birbirine yaklaşması, kıyamet alameti. Burada, birkaç mana var. Bunu, Tirmizi'yi Enes Adıyalı Hatta rivayet ediyor.
- 44:28
Ahmetülhambel Ebu Rey'den rivayet ediyor. Bu da ayrı bir mana. Bu mana, kesinlikle ben bunu yaşıyorum yani. Ben bunu yaşıyorum, siz de yaşıyorsunuz diye düşünüyorum. Çünkü benim yaşım 64'e ulaştı, hicri hesapla. Yani, 40 sene evveli, ben hatırlıyorum. 50 sene evveli de hatırlıyorum herhalde, yani 13-14 yaşlarım, niye hatırlamayayım?
- 44:52
hatırlamayıp, 12 yaşındaki sürede konuşuyordum. Bu yaşadıklarım içerisinde, bu hadis kesin bir mucize. Size göre de öyle olabilir ama da yaşı, genç olanla biraz yaşlı olan fark eder. La taqumu s-sa'atu hatta hatta gharaba z-zamanu Kıyamet kopmayacak. zaman birbirine yaklaşıncaya kadar. Ne demek zaman yaklaşacak?
- 45:15
Bu kayıptan bir haberdir. Aynen oldu şu an. Yani kıyametten önce bu çok belirgin olacak. O zaman ne oluyor? Söğüfet'te görüşsene Türk eşyası. Bir sene bir ay gibi geçecek. Fethe görürsene tük geçer. Şimdi demin hanımla konuşuyoruz. Bir çorba içmeye Bir çorba içmeye yukarı çıktım yani. Orada konuşuyoruz.
- 45:31
Ne oldu işte? Ya dedim Receb-i Şerif yaklaştı. Ya sorma diyor daha Ramazan yeni diyor. Oruç tutuyorduk, iftar sabır yapıyorduk Ramazan. Yine Receb geldi. Dedim Aralık'ta Receb geliyor falan. Yani hakikaten sene ay gibi gelecek. Cumardan kastı bir hafta gibi. Aynen. Bir hafta bir gün gibi geçecek. Bir gün yirmi dört saat bir saat gibi geçecek.
- 46:02
Bir saat nasıl geçiyor şimdi biliyor musun? Dakikayı kuruyorsun ne diyorsun? Bir saat. Ha şimdi ben burada başladığım hemen hemen işte on dakika sonra falan on yedide başladım herhalde. Şimdi yirmi iki on yedide bir saat olacak. Yani bir saat olmağa kalmış şurada birkaç on dakikadan fazla. Bir saat nasıl geçiyor biliyor musun?
- 46:26
Bir saat nasıl geçecek diyor. Kurmanın şeyini dalına verdin ateşe. Anında yaktı. Yaktı yedi. Onun gibi. Yani bir şeyin alevlenmesi gibi. Alevlenmek ne demek? An meselesi. Yani bir anda bir alevlense bir şey dalı malı bir şey yakar. Bu kadar. Bir saatte böyle bir dalın yanması gibi geçecek diyor. Bu hadis-i şerif acayip bir şey.
- 46:57
Mucize. Yani ben ne bileyim çocukluğumda gençliğimde otuzlu yaşlarımda çok bereket vardı. Zamanın bereketi vardı. Akşam olmuyordu ya. Onu yapıyorduk bunu okuyorduk okutuyorduk vaaz ediyorduk cenazeye gidiyorduk oradan geliyorduk Efendi Hazretleri'ne. Efendi Hazretleri'ne bir gün bir senelik yaşıyorduk ya.
- 47:24
Yani onu ekseriyetle onun yanında olduğumuz dönemlerde tabii. Şimdi bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz. Herkes kendine göre hesap etsin. Zaman hızlı geçiyor. Bunu da Resulullah'a haber ver. Onun için gerçi lezzetli zamanların mutlu ve mesut zamanların vakti kısa gelir. Ne kadar uzun olsa da. Hastalıklı, inlemeli, musibetli, belalı zamanların vakti kısa olsa da uzun gelir.
- 47:57
Ne demiş şair Erbab-ı Umuma sor geceler kaç saattir. Yani dertliye sor gece kaç saattir. Sabah olmak bilmez. Ama mutlu mesut olup da uykusu gelen bir vurur kafayı yarım saat uyudum zanneder. Halbuki on saat uyumuş kalkıyor hala uykumu alamadım. On saattir uyuyorsun. Çünkü neden? Derdi yok. Keyfine uyuyor.
- 48:21
Ama şimdi dertli adamın gözüne uyku girmiyor. Ondan sonra iki de bir saate bakıyor. İki olmuş. İki buçuk, üç, dört. Güneş ne zaman doğacak? Bir de bu manası var. Yani mesut günler, rızalı günler uzun da olsa kısa gelir. Kötü günler kısa da olsa uzun gelir. Allah cümlemizi kötü günler görmekten muhafaza eylesin.
- 48:48
Burada ahir zamanda Hazreti Mehdi döneminde güvenlik gelecek dünyaya. Adalet hakim olacak. Fakir kalmayacak. Zekat, sadaka verecek kimse bulamayacak insanlar. Öyle bolluk günler gelecek şu anda. Adam yarım kilo kıyma alamıyorum diyor. Ama öyle günler gelecek. Sadaka veriyorsun. Versen adam almayacak.
- 49:14
Herkes zengin. O zaman hayat tabii ki lezzetli gelecek. Lezzetli gelince de kısa gelecek. Yani çabuk bitti durumuna dönecek. Burada İbn Hacer Hazretleri diyor ki yani Hattabi Hazretleri buraya bir mana vermiş. O manada da lezzetli günler çabuk geçer manası vermiş. Fakat Kirmani Hazretleri o da Buhari-i Şarihi'dir.
- 49:49
İbn Hacer, Fethul Bahri'de yine söylüyor. Hattabi Hazretleri. Hz. Yani onlar diyor, kendi zamanlarına göre konuştular. Kendi zamanlarına görürse, yani Hattâbî 300'lü ben biliyorum. Yani İbn-i Hacer ona göre, ondan bir 400 sene sonra, ya diyor bizim zamanımızı görseydi diyor. Yani bundan 700 sene evveli konuşuyor İbn-i Hacer.
- 50:10
Hattâbî için söylüyor. Hattâbî Hazretleri diyor, çok büyük bir hain bu haricân-ı, Hattâbî dünyanın en büyük hainlerinden. Diyor ki bizim zamanımızı görseydi diyor diyor ki bizim zamanımızı görseydi diyor, bizim asrımızdan önceki asırda yaşayanların zamanlarının bereketlerini biz bu asırda bulamıyoruz, günler çok çabuk geçiyor diyor.
- 50:29
E evet diyor, şu anda çok lezzetli bir hayatta kalmadı ama diyor, 700-800 sene sonra. Lakin diyor, burada maksat bereket alınacak, her şeyin bereketi sökülüp alınacak, zamanın da bereketi alınacak. Kıyamet kopmaya yaklaştıkça zamanın bereketi kaçacak.
- 50:46
Şimdi ben, 20-30 sene evvelki dönemlerime göre, vallahi billahi bil fiil, senem ay gibi, ayım hafta gibi, haftam gün gibi, günüm saat gibi, saatim saniye gibi geçtiğine ben yaşıyorum. Vallahi billahi yaşıyorum. Çünkü ben 30-40 sene evveli de hatırlayarak bunu söyleyebiliyorum.
- 51:06
Tabii yaşı genç olanlar, yani ben geriye göre neyi kıyas edeyim, çok gibi geçmişim yok, hayattan bir şey anladığım yok diyebilir. Belki de hepten boş yaşıyor zaten, onun için hiç vakitte geçmiyor olabilir. Ama biz hep işimiz vardı yani, hep meşgul idik. Mümkün mertebede hayırlarla meşgul idik tabii.
- 51:23
Dolayısıyla, yani 700 sene evvel, İbn-i Hacer Hazretleri, bir önceki asrın bereketi bu asırda kalmadı, zamanımızın bereketini çok az buluyoruz diyorsa, 700-800 sene evvel, bizim durumumuz nedir ya, Allah Allah. Yine İmam-ı Nebevi, çok büyük bir halde, 600 diye hatırlıyorum, yani nereden baksan şu anda 800 senesi var, geride yani.
- 51:55
Bu hadiste bildirilen, gaybden haber verilen, zamanın tekarubu, birbirine yaklaşmasının esas manası kısalması diyor. Yani bu kısalmasından da maksadı diyor, ademü'l bereketi fi bereketsizliği diyor. Yani bir günden faydalanan eski alimler, eski bereketli dönemlerde bir günden faydalandıkları zaman ne kadar faydalanıyordu?
- 52:21
Şu anda biz diyor, bak 800 sene evveli söylüyorum, şu anda biz diyor, onların faydalandığı bir günden faydalanamıyoruz. Onların bir günü bizim bir saatimiz gibi çabuk geçiyor. Onun için, onlar bir günde ne işler yapıyorlardı, biz aynı günde 24 saat, gün değişmedi ki 24 saat, güneşin batışı, doğuşu, bilmem ne, hesabı kitabı.
- 52:51
24 saat, bir gün, gece ve gündüz dahil, 24 saatte o ne iş yapıyordu, ben ne iş yapıyordum. Şimdi Mahmud Efendi Hazretleri'nin bir 24 saatinde gittiği, geldiği, konuştuğu, görüştüğü, ibadeti, namazı yaptığı, biz şuna bak, bir şimdi bizim bir günümüzü var. Ona göre bomboş geçiyor. E şimdi İmam Gazali Hazretleri, 50 küsur yaşında vefat etmiş.
- 53:15
Haldi Bağdadi Hazretleri, yani hep 50'lerde falan, İmam Nevevi, İmam Nevevi'nin dünyaya eser doldurmuş koca İmam Nevevi'yi baksan, 50'li yaşlar yani. Bunların ortalaması, 40-50 aralarında hep vefat etmişler, bu söylediklerim özellikler. Ama dünyada, İslam aleminde en çok kitap yazan da bunlar. Yani İmam Gazali Hazretleri'nin bütün ömrüne yazdığı kitapların sayfasını bulmuşlar.
- 53:44
Uzun sayfalarla tabii, mahdutlarda uzun oluyor. Yani şimdi mahdut el yazmanın bir sayfasıyla burada çözüm yapıyorsun, mizampaj yapıyorsun, 4-5 sayfa çıkıyor bir sayfadan. Bunun çocukluğu var, bebekliği var, beşikteki hali var, sonra biraz büyüdüğü hali var, sonra ne zaman okudu, ne zaman hafız oldu, ne zaman alim oldu, ne zaman kitap yazmaya başladı.
- 54:08
Yani en azından bir 10 yaş, 12 yaş oraya çıksan, onu da çıkma diyor, onu da çıkma. Yani anasının karnından dünyaya geldiği günden hesaba katmaya başlasan, İmam Gazali Hazretleri'nin yazdığı eserleri o günlere vursan, ki bunun 10-12 yaşını da içine kattığımız halde, ki anasından doğunca da yazmaya başlamadı herhalde.
- 54:32
Ne çıkıyor diyor, 18 sayfa düşüyor güne. E bu adam bizden fazla namaz kılıyordu bu mübarek, bizden fazla ibadet yapıyordu, bizden fazla bir de talebe medrese de ders okutuyordu, bu kadar milletin fetvasını veriyordu, gelen gidenin derdini dinliyordu, irşat yapıyordu, yapıyordu da yapıyordu. günde on sekiz sayfa şeye vurursan ilk on sene, on iki seneyi, on üç seneyi
- 54:56
de içine katarsan olur belki yirmi sekiz, otuz sayfa günde e bir de bu roman yazmıyor ki şimdi onu düşün sen şimdi bütün konuştuğu âyet, hadis ve delil ilimler ve rivadet, bunların hepsi ezberlemeye ve ilim öğrenmeye muhtaç ilimler. Öbür türlü adam yazıyor. Ben de günde 18-20 sayfa yazarım. Efendim, 50 sene Efendim.
- 55:22
50 sene boyunca. boyunca. Ama içerik Ama içerik ne? ne? İçerik İçerik, bugün bir bugün bir yılan gördüm. Oradan karıncalar şöyle yapıyordu. Oradan lana yedim. Öbür türlü sarı inek kaşındı. E tamam da bunları nenem de yazar yani. Bunu yazmaya bir ilim lazım mı ki sen önüne geleni yazıyorsun roman diye.
- 55:43
İmam-ı Gazali roman mı yazdı yani? İmam-ı Nebevi. Bu adamların yazdıkları ilimlerdeki derinliğe baktığın zaman bugün dünyada onların misli benzeri bir âlim yok. Hep rivayetlerle dolu, istimadlarla dolu, fıkırlarla dolu, içtihatlarla dolu. Öyle 18 sayfa, 28 sayfa, 30 sayfa. Ömrünün her günü. E şimdi bu adamların da bir günü 24 saati, benim günüm de bir günü 24 saati.
- 56:11
Öbür türlü yan gelip yatanın da bir günü 24 saati. Ama adamda zerre kadar bir hareket yok. Ne kendine, ne milletine, ne vatanda, ne bir müslümana. Hiç. Hayırsız, bereketsiz bir toplum olmuş. Onun için burada ömürler kısalacak. Tamam. Zamanlar kısalacak. Tamam. Her gelenin bereketi geçmiş asırının bereketinden daha azalacak.
- 56:40
Tamam. Bunların hepsi bu manalara verilmiştir. Yine hadis-i şerifte geçen, bu hadis-i şerifte geçen kaç tane mana var şimdi? Zaman birbirine yaklaşacak. Onu anlattık. İlim noksanlaşacak. Onu anlattık. Tabii ilim noksanlaşacak. Daha şimdi sıra geldi. İlim kaldırılacak.
- 56:58
Şimdi Bukhari'de Ulvi Ebni Zübeyir radıyallahu anh sened-i istaat ediyor. O da Abdullah İbni Amr radıyallahu anh'dan rivayet ediyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. İnnallâhe lâ yenzî'û l-ilme bâden âtâkumu intizâ'â velâ ki yentezi'û minum mâ kabzul ulemâ bi'ilmî feyabkâ nâsul cühâlin yusteftevne Bu hadis-i şerif sahtir.
- 57:22
Bukhari'de de var, Müslim'de de var. feyuftûne bi'râhin feyubillûne veyubillûne sahtır. Ne buyuruyor? Allah size bu ilmi, dini verdi verecek. Verdikten sonra da kalbinizden söküp almayacak. Yani Abdullah ibn Ömer sahken Yani Abdullah İbni Ömer sakin, bir anda cahil olmaz. Sahabe, tabi'in, tebe-i tabi'in kalplerinden ilim sökülüp sabaha kalktıklarında cahil olarak kalkmadı.
- 57:45
Böyle bir şey Allah yapmadı. Bize de yapmıyor şu an. Ne kadar günahımız olmasın sana. Ama alimleri vefat ettirerek Allah ilmi sizden alacak. Çünkü alim gidince ilmiyle beraber gidiyor. Mevtul alim ki mevtul alem. Alimin ölümü bütün alemin ölmesi midir? Bütün dünya 8.5 milyar ölmesine, Mahmud Efendi Hazretleri'nin ölmesi bir Mahmud Efendi Hazretleri'nin vefatı
- 58:11
hepsinin ölümünden daha büyük zarar verdim dünyaya. Çünkü neden? Alem ölmüş gibi oldu. İnsanlar feyizsiz kaldı. Bereketsiz kaldı. Efendim rabıtasına devam edenler, yoluna devam edenler o feyize nail oluyor. Çünkü vasiyete uyanlar bereketini bulurlar. Vasiyeti de bozdular zaten. İşte başlarına gelmeyen kalmıyor şimdi.
- 58:36
En nihayetinde cahil insanlar kalacak. Onlara da fetva sorulacak. Onlar da Kur'an, sünnet, fıkıh, hadis bilmediği için bana göre şöyle, sana göre böyle diyecek. Hem milleti saptıracaklar hem kendilerini sapacaklar. Şu anda alimler olduğu halde bile kendi kafasına göre bu şekilde fetva verenler internetlerde televizyonlarda cirit atıyor.
- 59:01
Bütün kanallar ne kadar mezhepsiz, kitapsız varsa din adamı diye millete onları tanıştırıyor. Yine Ebu Terdar alayhissalatu vesselam'ın hadis-i şerifte Rasulullah buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem Gaf'ul ilmi bize'a bil ulema İlmin kaldırılması alimlerin gitmesiyle, ölmesiyle olacak. Hazreti Efendi alayhissalatu vesselam'ın hadis-i şerifte kabzul ilm, kabzul ulema.
- 59:29
İlmin alınması demek, alimin alınması demek. Müslüman Ahmetli İbni Mes'ud'dan da var. Dolayısıyla şimdi kitaplar kalıyor. Alimler ölüyor. Kitapları kalıyor. O zaman ilim kalmış olmuyor mu? Çünkü alimler kitaplar yazdılar, o kitaplarda bize yol gösteriyor. kitaplarda bize yol gösterir. Olmuyor işte. Ebu Mâmâ Rodayallâh'ın rivayet ettiği bir hadis-i şerif var şimdi burada.
- 59:59
Âlim olanlara o kitaplar yarıyor. Yani İmâm-ı Gazâlî'nin İhyâl Ulûm-i Dîn'ini vesaire, Keşf-i Umûrul Âhiret'ini dünya kadar eserlerini, kimya saadetlerini, değil mi? Ebu Talib Bekir'in kültür kulüplerini, İmam-ı Azamların, İmam-ı Hamide Hanbel'lerin müştehidlerini, müştetlerini, kaynaklarını, kaynaklarını, fıkırlarını, fıkıhlarını yine kim anlayacak?
- 1:00:24
Kitap olarak. Kitap olarak kalsa bile, yine âlim olan anlayacak. Âlim olmayan, cahil olana, kitap ne yapsın? Öküzün trene baktığı gibi ancak bakacak. İstifade edemeyecek. Mesela bir bedevi geldi, Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki, Ya nebiyyallah bak ne kadar sahih hadis bu biliyor musun?
- 1:00:47
Efendim, Müsned-i Ahmet İbn-i Hanbel'de geçiyor. Beşinci cil, 266 sayfa. Tabarani El-Mücevhid, sekizinci cil, 215 sayfa. Yani kaynakları sahih. Dedi ki, Ya Rasûlullah, Keyfe-i Urfe'ul İlm-i Minne. Bak bir bedevi neyi inceliyor ya? Çölden gelmiş. Adam neyi inceliyor yani? Ve beyne'zûrun el-mesâhir. Kur'an yazılmaya başlandı diyor.
- 1:01:13
Önümüzde musaflar var. Bu da Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem zamanında yazı yoktu. Onun için bunu sahabe falan sonradan uyduranlar oldu diyenlere en büyük cevap. Bak çölden gelen bir bedevi, çölde bu imkanlar yok. Tabi geldi Medine'de gördü bu imkanları. Bak önümüzde musaflar var diyor. Yani ayetlerin yazıldığı kağıtlar var.
- 1:01:34
Tabi vahida tamamlanmadığı için, şu andaki Kur'an'ın tümü bir sayfada var anlamında konuşmuyoruz. O sayfalara, ayetler sayfalara, ciddere, kemiklere, derilere yazılıyordu. Bizim önümüzde musaflar var. Yani Allah'ın ayetleri var, ilimleri var. Biz ayetlerde olanları öğrendik.
- 1:01:58
Oğullarımıza, kadınlarımıza, hanımlarımıza, hizmetçilerimize kadar senin emirlerini ayetlerden, hadislerden öğrettik diyor. E sen de şimdi diyorsun ki ilim kaldırılacak. E benim oğlum da oğluna öğretecek. Torunum oğluna, kızına öğretecek. E ilim nasıl kaldırılacak? Ya ne acayip bir soru ya. Hani meşhur bir sahabi sorsa anlarım da ismi bile geçmeyen bir Arabi sordu buna.
- 1:02:24
Acayip bir soru. Arabiler çok zeki olur. Dünyanın en zeki isimleri çöl ehlidir. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem biraz da gazaplandı. Başını kaldırdı. Şu anda Yahudiler yok mu? Medine'nin etrafı Yahudi kabileleri doludur. Kurayza oğulları, Nadiroğulları vesaire. Hristiyanlar yok mu? Necran'da vesaire de Arap Yerbalası'nda dolu Hristiyanlar vardı.
- 1:02:52
Kiliseleri vardı. Yahudilerin havraları var. Bu Yahudiler ve Hristiyanların önlerinde Tevrat yok mu dedi. Ellerinde İncil yok mu? Ta o zaman. E var. Ama peygamberlerinin getirdiği Tevrat şeriatından, İncil şeriatından şu anda benim asrımda bulunan Yahudi ve Hristiyanlar bir harf bile amel ediyorlar mı?
- 1:03:24
Peygamberlerinin getirdiği Allah tarafından gönderilen ilahi kitaplara tutunabildiler mi? Tutunamadılar. Ne oldu? Ellerinde kendi kitapları duruyordu. Onların da musafları oydu. Ellerinde olduğu halde şu andaki tatbikatlarına baktığın zaman eğer ellerinde kitaplarına baksalardı zaten Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sıfatları onda yazılıydı.
- 1:03:48
Kelime ona tabi olmaları, ahir zaman nebisine iman edip teslim olmaları, müslüman olmaları gerekecek. Ama o kitaplar onların elinde olmasa onları müslüman edebildim mi? Edemedim. Demek ki ya tarif ettiler, değiştirdiler, anlamadılar, cahilleştiler. Birkaç hocanın, hahamın, papazın eline kaldı. Onlar da istediği gibi rüşveti aldı.
- 1:04:09
İstediği aheti istediği tarafa çevirdi. Yani, yaniden maksadımız ne? Maksadımız şu. İmam Şafii'nin, İmam Ahmet'in dünyada kitabı bize kaldı. Ve hiç değiştirilmediği halde bize kadar ulaştı bu müştehitlerin kitapları. Dört müştehidin de kitapları benim kütüphanemde bile var. Yani dört müştehid, dörtten fazla da müştehid var o dönemde de.
- 1:04:36
Mezhep sahibi bize kadar ulaşan dört müştehid, bütün kitaplar bizim. Peki bu kitaplardan alim olmayanlar istifade edebilir mi? Edemez. Peki alimler ne kadar istifade ediyor? ediyor. Milletlerin topluluğunu cahil bıraktılar. Elifba'yı yasak etti. Adam Allah demeyi yasak etti. Toplumu babasının asasının dilinden, dininden kopartmaya çalıştı.
- 1:05:01
Koparttı. Şu anda kaç kişi efendim âyetler, hadisler manayı verecek veyahut manayı anlayacak veya bir fıkıh kitabından hükümeti anlayacak ilme sahip. Kaç kişi? 80 milyon, 90 milyonla bahsediyorsun. Yahu kaç kişi diyorum sana ya? Böyle binlerce, on binlerce de yok. O kadar az sen ilahiyattan diploma alan fıkıh kitabından mânâ verecek, fetva anlayacak diye mi zannediyorsun?
- 1:05:21
O kadar az. Sen ile hayattan diploma... Adam sekiz sene ilahiyatı bitirdi, gel bana dedi, biz orada hiçbir şey öğrenmedik, hepsini okuduğumuz senden okuduk dedi. Bunu hâlâ da söylüyor. Hem de zeki adamdı yani. Oradan daha anlatılanı anlamayacak aptal biri değildi. E bir şey öğretmiyorlar adamlara. Onun için kitabın kalmasıyla âlimin kalması bir değildir.
- 1:05:52
Âlim olursa kalırsa kitabı da yazar, yazdığını da anlatır. Ama âlim giderse kitap seninle konuşmaz. E kitap seninle konuşmazsa külübhanede süs eşyası ve antik bir eser olarak kalmaktan öteye geçemez. Onun için burada ilim kaldırılması âlimlerin ölümüyle olacak. Ama kıyamete yakın bir zaman gelecek. O zaman zaten Allah diyen kalmayacak.
- 1:06:28
Tabi ki bir hadis-i şerifte, Bu da mucizevi bir kayıptan haber veren bir hadis-i şeriftir. Sayın Müslim'de de var. 1920 rakamı ile 3. cit 1523 sayfada. Bu hadiste de buyuruyor ki, ümmetimden bir cemaat hak üzere, sünnet üzere devam edecek. Allah'ın emri gelene kadar.
- 1:06:53
Şimdi Allah'ın emri ölüm gelene kadarsa bunu anlamak kolay. Ama hatta da kıyamet kopana kadar böyle devam edecek. Diğer rivayetlerinde kıyamet kopana kadar. O zaman kıyamete kadar hak üzere devam eden ehl-i sünnet uleması olacak. Onun için öyle zamanlar gelecek ki hiç müştehit kalmayacak. Doğrudur. Şu anda hiçbir müştehit yoktur.
- 1:07:16
Fıkıh bile vardır denmesi tartışmalıdır. Ama fıkıh bilen, nisbi olarak fıkıh bilen vardır. Allah eksikliklerini göstermesin, sayılarını ziyaret etsin, tamam. Ama burada birisi derse ki, o hadiste sahih, bu hadiste sahih. Kıyamet kopana kadar âlimler olacak. Öbür hadiste de diyor ki, ilim tamamen kaldırılacak, sırf cahiller kalacak.
- 1:07:43
Bunlar çatışmaz. Senin kafan çatışır. Çünkü o hadiste bahsedilen kıyamete yakın zamana kadar âlimlerden bulunacak. Ama âlimlerin etkisi az olacak. Tabi Hz. Mehdi İsa'nın zamanını konuşmuyoruz. O bir yüz küsur, yüz elli senelik bir dönem. Şu anda mesela ehl-i sünnet âlimlerin etkisi yok toplumda. Yani ben size bir şey anlatıyorum, sen beni dinliyorsunu konuşmuyoruz.
- 1:08:09
Hükümette, devlette, kanun nizamda hiçbir ehl-i sünnet ulemasının Kur'an ve sünnete göre, Allah Resulü ne buyurduğuna göre bir şey soran yok. Vakıa ortada. Onun için toplumun da durumu ortada. Cehalet seviyesi de ortada. Ama yine de âlimler var mı? Var. Onun için o hadis-i şerif kıyamet kopana kadar ehl-i sünnet uleması bulunacağını, devam edeceğini bildiriyor.
- 1:08:32
Bu haktır. Ve şu anda da var zaten. Biz de inkar etmedik, yok demedik yani. Ama seviye gittikçe düşüyor dedik. Peki öbür hadiste hiçbir âlim kalmayacak. Oruç, sadaka, nüsük, kurban bilen kalmayacak diyor. O hadis-i şerife hak. Niye? Ama o hadis-i şerif şu an anlatmıyor ki. Daha bundan sonrasını anlatıyor.
- 1:08:50
Önümüzde öyle günler gelecek, Allah diyen kalmayacak. Allah dendikçe kıyamet kopmayacak. Demek ki Allah denmeyecek, bir zaman gelecek. O kıyametin hemen önceyizi yani, hemen peşine kıyametin kopacağı bir dönem, o zaman ilim tamamen kaldırılacak. Hadi Ali Ader Efendi babamız öyle buyurdu. Biz hangi dönemdeyiz evladım?
- 1:09:12
Mahmud derdi. Bir hadis-i şerif var. Buyuruyor ki, Siz diyor emrolunduğunuz on mesele varsa birini terk etseniz helak olursunuz. Sahabeye söylüyor. Neden? Çünkü bu asr-ı saadet yani, beni gördünüz. Vahyi gördünüz, mucizeleri gördünüz. Ama,
- 1:09:38
Öyle de bir zaman gelecek. Diyelim onlara o şey emredildi. Biriyle bile amel etseler kurtulacaklar. Bak sahabeye dönemi ne diyor ki? Birini terk etseniz helak olursunuz. bir zaman gelecek, birini yapsalar kurtulurlar. Ama öyle bir zaman gelecek.
- 1:09:50
Şimdi Ali Erdem Efendi Hazretleri, biz bu say'at-ı şerif'i okuyalım. O anlatmasa nasıl anlatacak? Efendi Hazretleri derdi, biz bunu çözemezdik derdi. Mahmut evladım derdi. Biz hangi zamandayız? Şimdi bizim de içimize geliyor, çok bozuk zamanlar ya. 50'li yıllar konuşuyoruz yani, vefatı atmış zaten. 50'li yıllar yani, kapıda polis var.
- 1:10:12
Karşıki binayı tutmuş emniyet. Ali Erdem Efendi Hazretleri, ziyaret yasak, içeri giremiyorsun, dışarı çıkamıyorsun, Allah demek yasak falan neyse, biraz menderesten sonra rahatladı ama ondan evvelki dönem zaten, Allah diye ne yapsa getiriyorlar. Böyle bir dönemlerde, yani Mahmut Efendi Hazretleri o dönemleri gördü jandarma, Elif Bağ okurken, Kur'an okurken,
- 1:10:34
jandarma basıyordu diyor, köyde, ofun biçısında. Yani Mahmut Efendi Hazretleri yaşıyor, ona tabii müsait. E şimdi o dönemleri yaşamış bir insan olarak, hele ki çocukluğunda o Kur'an okurken, okutulurken ki korkuları yaşayan biri olarak. Hangi şeyi düşünür? Herhalde birini yapsak kurtuluruz, o zamana geldik diye.
- 1:10:56
Ama Ali Erdem Efendi babamıza buyurdu, yok evladım, şu anda yine bir insan, bir alim arasa, Kur'an'dan, Hadis'ten bir şey sorsa, bir fetva sorsa, yine bir alim bulur. Onun için o Hadis-i Şerif'de onda birini yapsanız kurtulursunuz buyurulacak zaman, buyrulduğun zaman henüz gelmedi. Ahir zamanda öyle bir zaman olacak ki adam gidecek, La ilahe illallah diyen birini bulamayacak.
- 1:11:22
Yani kelime-i tevhid, kelime-i şehadet, iman edeceğim, Müslüman olacağım dese birisi de La ilahe illallah söyle, Allah'tan başka La yok demektir, bunu diyen bile kalmayacak. O zamana doğru maalesef gidiyoruz. Hep bunları haber verdi. Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem. Ve yine ne buyurdu?
- 1:11:44
İç savaşlar çoğalacak. Bunlar nereden başladı? Hazreti Osman Efendimiz'in şehit edilmesiyle iç savaş başladı. Medine'ye çapulcular bastılar, İbni Sebe'yi Yavdisi'nin tahrikleriyle, Fabe-i Kiram'ın olduğu bir dönemde, Hazreti Ali Efendimiz hayatta orada yani, düşünün Hazreti Ali'nin sağlığında Hazreti Osman şehit edildi.
- 1:12:07
Hazreti Ali Allah'ın aslanı. Hazreti Osman Hüseyin'leri bile kapısına gönderdi falan. Hazreti Osman Efendimiz tabii Allah'ın kaderine teslim oldu. Halifeliği bırak dediler, Resulullah Efendimiz bırakma demişti ona. Bırakma, Allah sana bir gömlek giydirecek, onu sen kendin çıkartma buyurmuştu. O başına geleceğini biliyordu.
- 1:12:26
Onun için şehit olmaya razı oldu. Ancak oradan öyle bir bela geldi ki mesela bir hadis-i şerifte var, kıyametten evvel olacakları söyleyene altı mesele. 4-4-B-N-E-D-İ-Z-S-A-H-T-İ-S-İ-T-T-E-T-EN herhalde şeyde, Anmas tağununda bulaşıcı hastalıklar kitabında bu hadisi çok izah ettim. Kaynaklarıyla beraber yani.
- 1:12:47
İşte büyük bir tağun olacak, o Anmas tağunu, orada on binden fazla sahabe şehit oldu. Ürdün ve bölgelerinde, Anmas bölgesinde. Tağun yani bulaşıcı hastalık. Ondan sonra saydı, öyle bir fitne Araplardan her bir eve girecek.
- 1:13:02
Şimdi Araplardan her bir eve girecek dediği o fitneyi şarihler izah ederek ne diyorlar, Hazreti Osman'ın şehit edilmesi diyorlar. Çünkü Hazreti Osman şehit edildikten sonra ki kan davaları, Emevi oğullarının, Ümeyye oğullarının, Hazreti Osman'ın kanını haklı olarak Hazreti Ali ve taraftarlarından o hükümet, hilafeti Hazreti Ali Efendimiz'e geçtiği için ondan istemeleri
- 1:13:29
ve bunun üzerine çıkan iç savaşlar, Cemel vakası, Sıffın vakası vesaire fitneler. Ondan sonra Harurali, Haricileli Hazreti Ali Efendimiz'in savaşları. Bütün bunlar iç savaşlar. Ondan sonra yani Hazreti Osman'ın şehit edilmesi öyle bir fitne oldu ki kapı kırıldı artık. Ondan sonra daha dikiş tutmadı.
- 1:13:50
Ve bugün bile İran, Şiasıyla Husilerinden tut, Yemen'den, Lübnan'dan, Irak'tan, Suriye'de yaşananlar, bu kadar işte mülkelerinde, vatanlarında Şii, Sünni savaşlar. Esasen bunun altyapısı Şii, Sünni savaşlar. Bütün bu savaşlar nereden başladı? Hazreti Osman Efendimiz'in şehit edilmesinden başladı. Fitili ateşleyen nokta odur.
- 1:14:13
Ondan sonra da kapı kırıldı da anahtar kayboldu. Ondan sonra tabii üstüne üstlük Hazreti Ali Efendimiz'i hariciler şehit etti. İkinci bir fitne. Ondan sonra Yezid'in adamları Hazreti Hüseyin Efendimiz'i Kerbela'da şehit etti. Hicri 60. seneler. Kerbela vakası, Hazreti Hüseyin'in şehadeti her Muharrem, her Ahşura çok büyük üzüntüyle geçiriyoruz.
- 1:14:47
Ehl-i Beyt'e olan saldırılar, Ehl-i Beyt'in sürgün edilmesi, çoluk çocuk katledilmesinin olayları. E ne buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem? Benden sonra her cümert çoğalacak. Yani iç savaşlar. Bak bunlar dış savaşları konuşmuyor. Yani Müslümanlar iç savaşlarda kafirlerle harplerde ve cihatlarda kaybettiklerinden daha fazla can kaybettiler.
- 1:15:13
Bunları haber verdi. Peki bunlar olmayabilirdi. Ama Allah'ın ezeli ilminde olacağı vardı. İmtihandı. Allah da bunu Habibine bildirdi mi? Bütün bu olacakları bildirdi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ümmetine bu olacakları bildirdi mi? Bildirdi. E o zaman bu buyurduğu bütün kayıptan haberler gerçekleşti mi?
- 1:15:39
Şu konuşulanlar hepsi gerçekleşti. İleriye dönük daha çıkacaklar da var. İşte demin dediğimiz bazı hadiseler ileriye dönük. Hani hiç Allah diyen kalmayacak falan. O ileride. E bunları nereden bildi de bildirdi? Allah'ın Resulü olmasaydı, Peygamber olmasaydı kayıpları gelecekleri bilebilir miydi? Ben niye bilemiyorum?
- 1:16:03
Yanımda olacağı önümdekini göremiyorum. O nasıl bildi? Çünkü Allah bildirdi. Çünkü ne buyuruyor? İllâ men zulzâme resûl. Resullerime bildirin. Demek o Allah'ın Resulüdür. Niye? Bak şurada bir derse onlarca hadis-i şerif okuyarak Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında emaresi bile gözükmeyen hiç böyle şey olmaz.
- 1:16:21
Olur mu ya böyle şey İslam yerleşmiş, kemale ermiş. Diyorsun Hz. Ömer mihrapta şehit ettiriliyor mu Efendimiz'in mihrabında? Hz. Osman evinde Medine'de şehit ettiriliyor. İslam'ın en yüksek döneminde. Hz. Ali mescide giderken camide onunla şehit ettiriliyor. Hz. Hüseyin Kerbela'da şehit ediliyor. Bunların hepsini haber verdi.
- 1:16:42
E şimdi bunları nereden biliyordu? Onun için kardeşler. Ve kâ leynâ hadîs-i şerifte budû. Ve ilun lil'arabbi min şerrin gadik terabe. Ve ilun vay geldi başına lil'arabbi Arapların. Min şerrin öyle bir şer gelecek. Gadik terabe çok yaklaştı. Çok yaklaştı buyurdu. Bir gece hane-i saadetlerinde biraz uzanmıştı sallallahu teala aleyhi ve sellem.
- 1:17:13
Ve birden kalktı sedirin üzerine yani yattığı yerden uyandı. Yüzü kıpkırmızıydı. La ilaha illallah dedi. Ve ilun lil'arabbi min şerrin gadik terabe. Arapların vay gelecek başına bir şer gelecek ki çok yaklaştı buyurdu. Bundan bir manada, birinci manada Hz. Osman efendimizin öldürülmesiyle başlayacak şerler murad etti.
- 1:17:44
Çünkü bu şerler ve zararlar ekseriyetle o zamanki şeyde Araplardan bahsetti. Çünkü hususiyetle Araplarda o zararlar, zevaller zuhur etti. Yani Hz. Osman efendimizin öldürülme kıssasını araştırdığın zaman ve onun neticesinde meydana gelen olayları iyice incelediğin zaman bu işin Araplara rücu ettiği.
- 1:18:06
Çünkü Arapların devletleri, tabi İslam devleti o zaman Arap'ın devleti, İslam'ın devleti başka milletler zaten Müslüman olmamıştı. Onlara zuhur etti. Çünkü Emevi oğulları, Abbas oğlu, yani Emevi oğullarında özellikle neler yaşandı. Ve buradan o manada var. Bir de Yecüc Mecüc fitnesi. Yecüc Mecüc'te özellikle Settin üzerlerine kapatılması
- 1:18:32
ve o Settin arkasından her gün uğraştıkları halde çıkamamaları ve özellikle Mekke, Medine ve Tur Dağı'na giremeyecekleri onun dışında bütün dünyayı ezip geçecekleri, yakıp geçecekleri, Sett patladığı zaman kıyamete yakın. Onlar da bildikleri için Yecüc Mecüc tayfasında özellikle Araplara karşı büyük bir kin ve nefret ve adalet olduğundan Hz.
- 1:18:56
Mehdi de onların döneminde İsa Aleyhisselam ve Hz. Mehdi'nin orduları bulunacak. Hz. Mehdi, Yecüc'ün çıktığı döneme kavuşamayacak. Hz. Mehdi vefat edene kadar Yecüc Mecüc çıkmayacak. Ondan sonra İsa Aleyhisselam 33 sene dünyada kalacak şeriatı İslam'a hakim kılacağında o dönemde çıkacak Yecüc Mecüc.
- 1:19:21
Ama o zamanın ordularında ekserisi Araplar olduğundan hep bunları şimdiden yani ta mesela Yecüc Mecüc daha çıkmadı 1400 küsur sene geçti, bunlar da kaç yüz sene sonra çıkacak. Yani belki Hicri 1800'lüler vesaireler bazı kitaplarda geçiyor. Hicri 1800'lüler o da yine 300-400 sene geçiyor. Yani onu da tabii tam günlüğünü söyleyemeyiz kıyamet alametlerinden
- 1:19:45
ama kıyametten önce de çıkacak. Ve İsa aleyhisselam dünyadayken çıkacak. Bunları hepsini anlattık mevcut derslerinde. Bütün bunları haber verdi. Bazı hadislerde de Araplardan kastı nedir? Araplardan kastı Müslümanlardır. Çünkü o zaman sadece Araplar Müslüman olduğu için diğer milletler Müslüman olmadığı için onlardan bahsediyor.
- 1:20:06
Ama diğer bütün Müslümanlar o dönemde de, ahir zamanda da Müslümanların ekserisi Araplardan olacağı için burada da ekseriyet hükmüyle söyleniyor. Ama içeride Horasan'dan gelecekti, Fars milletinden, Türk milletinden, İstanbul'dan bile 300 bin kişilik ordunun Hz. Mehdi'ye yardımı da hadise zikrediliyor.
- 1:20:26
Ama bunlar tahrib kaidesi vardır. Arapçada tahrib kaidesi. Yani ekseriyeti veya komutanları baz alınarak söylenir. Ki Hz. Mehdi Arap'tan olduğuna göre, Ehli Beyt'ten olduğuna göre. Bunları da sallallahu teala aleyhi ve sellem evvelce beyan etti.
- 1:20:47
Şimdi konu kayıptan verilen haberlerle önümüzdeki derste devam edecek. Ve bariz ve zahir bir şekilde meydana gelmiş, herkesin geriye döndüğünde, tarihe baktığında, internetten bile azıcık bir araştırma yaptığında kesin bilgiler ile sabit olduğunu göreceği ne ilimler anlatılacak.
- 1:21:14
Önümüzdeki derste de Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ümmetinin mülküyle, saltanatıyla ve dünyaya hakim olmasıyla ilgili yaptığı vaatlerle ilgili. Ondan sonra yeniden İslam'ın zayıflacağı, ondan sonra yeniden kafirlerin hakimiyeti. Ondan sonra tekrar hazreti Mehdi'nin hakimiyeti. Bunların hepsini bildirdi ve bildirdiği gibi çıkan çıktı ve bu imanımızın nurunu artırdı.
- 1:21:38
Ve bunları okumaya devam edeceğiz ve onun mucizelerinden haberdar olacağız ve edileceğiz. olacağız ve edileceğiz. Kazı Gıyas Hazretleri bunları kısa kısa söylüyor. Ama ben birçok ilimleri aradan size naklederek o boşlukları doldurmaya ve bazı malumatlardan sizi faydalandırmaya gayret ediyorum.
- 1:21:59
Allah Teala ilmimizi artırsın, amelimizi, ihlasımızı artırsın ve o Resûlü Zişan Muhammed Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem imanımızın nurunu kuvvet bakımından günbegün müjdat eylesin ki o Allah'ın imanımızın nurunu kuvvet bakımından günbegün müjdade eylesin ki o Allah'ın hak nebisi olmasaydı,
- 1:22:15
bu kadar ilimler ümmi bir nebi Cişan'dan nasıl sürdürülecekti ve nasıl vuku bulacaktı. Bundan daha büyük mucize olamaz ama işte ilim, ilim, ilim. Dinlemek, okumak, tebliğ etmek, davet etmek, bak şu dersleri dinle demek buna fayda veriyor. Öbür türlü insanlardan ne peygamber sevgisi bıraktılar, ne peygambere iman bıraktılar,
- 1:22:40
deistliği hortlattılar, oradan ateistliğe doğru zaten yol açtılar ve böylece imansız bir nesil yetişmesi için siyonistler, misyonerler, bütün dünyanın gavurları uğraşıyor. Biz de bu derslerle birkaç kişinin imanını kurtarmaya ve imanının nurunu artırmaya ve bu vesileyle ahiretimizi kurtarmaya çalışıyoruz.
- 1:23:09
Rabbim Tebareke ve Teala azami derecede istifade nasip eylesin. Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme.
Benzer sohbetler
1:16:13Şifâ-i Şerîf Dersi 298. Bölüm 5 Ekim 20265 Ekim 2026 · 77 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 5 Ekim 2026
44:07Şifâ-i Şerîf Dersi 297. Bölüm 28 Eylül 202628 Eylül 2026 · 45 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 28 Eylül 2026
1:09:20Şifâ-i Şerîf Dersi 296. Bölüm 21 Eylül 202621 Eylül 2026 · 70 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 21 Eylül 2026


