14:15 / 44:07

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil alemin ve sallallahu aleyhi ve sellem Muhammed'in ve aleyhi ve sahbihi ecma'in. Şifa-i şeriften dersimiz Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in kayıptan verdiği haberler ile ilgili devam ediyor. Tabi bu usta mukattabeler yaptık evvelki dersleri dinleyenler Allah-u Teala'nın bildirmesiyle Rasullerin kayıbı bildikleri

  2. 00:26

    ve haber verdikleri ayet-i kerimeleri okuduk geçen derslerde sabittir. Yine Rasullullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sahabesine bildirdiği konular konulardan birisi vakıti âlimu t-türke ümmetinin, sahabesinin, tabi'in, işte Müslümanların vakıti âlim savaşmaları kimlerle? Türkiye, Türklerle. Dağ vel Hazere, Hazarlarla, onlar da Türklerden bir boy.

  3. 01:02

    Dağ vel Rûme, Rumlarla savaşmaları da Rasullullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kayıptan verdiği, önceden bildirdiği konulardandır. Ve bunlar aynı ile tehakkuk etmiştir. Şimdi Türklerle, savaşlarla ilgili konular ilgili konularda, biliyorsunuz, bütün insanlar Âdem aleyhisselam'dan geliyor. Âdem'le Allah, Alem'e selam'dan geliyor.

  4. 01:28

    Dolayısıyla Türkler de Âdem aleyhisselam'ın tabi oğlu Nuh aleyhisselam, ikinci baba, Beşer'in ikinci babası Nuh aleyhisselam'dır. Ebu'l Beşer Hissani'dir. Çünkü tufanda bütün dünya halkı helak olmuştur. Ancak onun üç oğlu Sam, Ham, Yafez Hazaratı diyelim, onlara kıymetli.

  5. 01:57

    Peygamber olduklarına da bazı vaadler var ama salih zatlar olduğu, gemide kurtulanlardan olduklarına göre salih zatlardan olduğu Nuh aleyhisselamın hem evladı hem de ashabıdır. Dolayısıyla onlardan, bütün dünya halkı şu anda onlardandır. Dolayısıyla da ikinci babamız Nuh aleyhisselam'dır. Bunda da ittifak var, hiç şüphe yok.

  6. 02:21

    Tabi sonra ırkların, halkların özel babalarına, nispetlerine gelinen noktada Araplar Sam oğlundandır, Yahudiler Sam oğlundandır. Sami ırkı deniyor falan. Ondan sonra Sudan, Habestan gibi siyah zenciler Ham oğlundandır. Ve işte Rumlar, Türkler falan, Yecüc, Mecüc bu kavimler Yâfes oğlundandır. Hatta Yâfes oğlu, Yâfif, esas Arapça'da telaffuzu Yâfis de, Türkçe'de Yâfes diyorlar.

  7. 03:04

    Yâfif aleyhisselam diyelim, Nuh aleyhisselam'ın gemide kurtulan çoğundan biri, oğullarından birinin ismi Efridun. Hani Türkçe'de Feridun diye isim takarlar Feridun, güzel bir isimdir Feridun, ama tabi aslında Efridun, o da Yâfes aleyhisselamın oğlu Efridun, o da mübarektir, peygamberin torunu olmuş oluyor Nuh aleyhisselamın, Müslüman babadan, anadan doğma, kendi de Müslüman olduğu için, o da kıymetlidir, Türklerin atası, oradan aşağı nesil devam etmiştir,

  8. 03:45

    ayrıca Türklerin bir özelliği de, İbrahim aleyhisselam'ın İbrahim aleyhisselamın cariyesinden olma özelliğidir. Nasıl ki mesela Arap ırkı İsmail aleyhisselam vasıtasıyla İsmail aleyhisselam ve İbrahim aleyhisselamın oğlu İsmail aleyhisselamın curhum kabilesine evlendi ama kimin oğlu? İbrahim aleyhisselamın oğlu.

  9. 04:17

    Dolayısıyla Arap ırkıda Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in geldiği nesebi şerif de İbrahim aleyhisselamdan geliyor. İsmail aleyhisselamın oğlu vasıtasıyla. İsrail oğulları mesela Yakup aleyhisselam, İbrahim aleyhisselamın torunu İshak aleyhisselamın oğlu vasıtasıyla, torunu Yakup aleyhisselamın 12 oğlu Yusuf aleyhisselam ve kardeşlerinden Yahudürk'ü geliyor.

  10. 04:40

    İşte böyle. Burada da İbrahim aleyhisselamın Kantura isimli bir cariyesi vardı. Cariyeyle zaten İslâm'daki hükmü bellidir. Ondan doğan çocuk da meşrudur. Milkiyemin deniyor. Milkiyemin ile aynen. Nikahla sabit olan haklar milkiyeminle de sabit oluyor. Bu zaten sabit. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'de vardı biliyorsunuz.

  11. 05:07

    Mariye vaademizden çocuğu doğdu İbrahim isminde aleyhisselam. Kantura isimli bir cariyesi vardı. Bu da bizim annemizdir. Radıyallahu anhâ. O annemiz Türklerin, çünkü buyuruyor, evvelü mâ yestibûn mülke ümmetî benû kantura. Benim ümmetimin mülkünü elinden yıkalacak, saltanatını yıkacak kantura oğullarıdır.

  12. 05:30

    Kantura İbrahim isminin cariyesidir. Kantura oğullarından kastı Türklerdir. Çünkü Türklerin kantura vaademizden geldiği sabittir. Urzi haşyesinde, İmam-ı Halebi haşyesinde de Şifahi Şerif'in burada söylüyor. Türk diyor, ismün licîli minennâs. İnsanlardan bir ırkın ismidir. Benû kantura, kantura oğullardır.

  13. 06:02

    Ve-yî emetün teserrâbe İbrahim as'lamın cariyesidir. Veled edli evlâden İbrahim as'lama çocuklar doğurmuştur. Minûmü Türk. Türkler de oradan gelmiştir. Dolayısıyla biz her insan gibi Adem as'lamın evladıyız. İkinci her insan gibi Nuh as'lamın evladıyız. Ama üçüncü her insan diyemeyiz ona. Üçüncü olarak da İbrahim as'lamın evladıyız.

  14. 06:31

    Tabi ki Seyyid olanlar, Şerif olanlar, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Züriyyet'i, Ehl-i Beyt falan onları konuşmuyoruz. Ama bizim gibi normal Türkler en azından İbrahim as'lamdan da gelme özelliğine sahibiz. Bunu da bilmekte ve bildirmekte fayda var. Kantura oğulları benim ümmetimin mülkünü elden alacak buyurduğundaki maksat nedir?

  15. 06:52

    O da işte Cengiz Han ve Hülagü tayfasının, onlar da Moğollar da Türkten sayılıyor. Kim saymazsa saymasın şu anda çünkü onun delillerini söyleyeceğim. Onlar da biliyorsunuz Bağdat baskını, Abbasi halifeliğinin sonunu getirmeleri ve büyük işgaller yapmışlardır. Tabi onlar İslam olmadan evvel Müslüman olmayan Türkler.

  16. 07:17

    Müslüman olmayan, şimdi Türklerin hepsi Müslüman değildir. Hala hazırladığı Müslüman değildir. Macarların aslı Türk'tür, Hristiyandır. Hazarların aslı Türk'tür, tabi orada bir Musevi dini Yahudi olanları da var falan. Tabi ırk olarak Yahudi olamıyor çünkü Yahudilik de aslında ırk dinidir. Anası Yahudi olmayan da Yahudi olamaz ama onlara Musevi deniyor.

  17. 07:38

    Anası Yahudi'nden geliyorsa, anası Yahudi ise babası şartı yok. Anası Yahudi ise Yahudidir, ırk dinidir. Ama tabi anası Yahudi olmayıp da dinleri beraber olanlara Musevi deniyor. Bu da bir fark çünkü o da Musa Aleyhisselam'ın dininden dolayı ama ırktan Yahudi olmuyor, sayılmıyor.

  18. 07:57

    Türklerin de çok az da olsa, nadir de olsa Müslüman olmayan tayfaları da hala da dünyada çok azınlık tabi yani. 400 milyon Türk'ün hemen hepsinin ekserisi Müslümandır da, Türk Cumhuriyetleri'dir vesairedir. Ama bir azınlıklar da vardır. Bu da ayrı bir mesele.

  19. 08:17

    Şimdi Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem nelerden haber vermiştir? Sahabesinin ve ümmetinin Türklerle savaşacağını bildirmiştir. Bu hadis-i şerif, Müslüm'de fikıteali Türk, Türklerle savaş bahsi diye bab öyle açılmış sahih Müslüm'de. Bukhari'de de kelime olarak da, efendim belki Türk geçmiyorsa da, dur bakayım, Türk'te geçiyor.

  20. 08:42

    La tegumu sa'tu, evet Bukhari, yani manen ibadetmiş onu da, 2928 rakamda, Müslüm'de 2912 rakamı ile sabittir. Bu hadis-i şeriflerde Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem gaybden haber vermiştir. Bu haberleri de verirken buyurmuştur ki, La tegumu sa'tu kıyamet kopmaz, hatta tukatilekümü türkü, Türkler sizinle savaşana kadar.

  21. 09:16

    Burada kastettiği Türkler Moğollardır, Cengiz Han ve Vela Kütür. Bu savaş olacaktır, buyurmuştur. Bunlar, ielbesu üneşşar, deriden elbise giyerler, yani dokuma, göçebe oldukları için ekserişte, koyun, keçin kıllarından falan şey yapıyorlar, kumaş yapıyorlar. Kumaş peki o zaman bu teknoloji yok tabii.

  22. 09:41

    Onlardan yaptıkları elbise de giyiyorlar. Ve yemşu üneşşar, deriden yaptıkları nalinleri deriden yaptıklar. Çünkü hayvancılık çok, yanlarında hayvanlarla gezdirdikleri için hayvan derisinden yararlanıyorlar. Ve deri giyerler. Yani deriden yaptıkları takvim, işte neyse, nalinleri, sandaletleri, terlikleri giyerler diyor.

  23. 10:07

    Bu hadis-i şerif onları böyle vasfediyor. Diğer bir hadis-i şerif de Sahih Müslim'de geçiyor. 1912 rakamı, 4. cildin 2233. sayfasında bu hadis-i şerifte geçiyor. Yani kıyamet kopmadan evvel diyor. Tabi bu kıyamet kopmadan denince, biliyorsunuz, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in tabirlerinde, bu kıyamet kopmadan önce deyince, kıyamet hemen kopmadan, biraz önce,

  24. 10:35

    hani bundan da sonra, daha şu anda kıyamet henüz kopmaya çok yaklaşmadı. Bunu kastetmiyor. Mesela Anvaz tavrı var. Kıyamet kopmadan işte 6 şey olacak diyor. Anvaz tavrı Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den, yani 15-20 sene sonra vefatından, yani tam ileri geri olabilir tarih. Ama sahabe döneminde olduğundan bahsediyorum yani.

  25. 10:58

    Muazzeb-i Cebel o tavrıda şehit olmuştur. Ebu Meyded-i Cebel o tavrıda şehit olmuştur. Ürdün bölgesi, şu anda Ürdün'e düşüyor o bölgeler. Hani o kıyamet kopmadan önce buyurduğu, hani böyle Deccal'ın çıktığı, Hazreti Mehdi'nin zuhur ettiği, İsa Hazretleri'nin indiği o dönemi kastetmiyor. Kıyamet kopmadan önce bunlar mutlaka olacak.

  26. 11:22

    Yani ne demek? Bunlar olmadan kıyamet kopmaz. Yani burada bir tertip sırada var ama, hadis-i şeriflerden bu tertibi çıkartmak baya müşküldür. Çünkü yüzlerce, binlerce fiten hadis-i şerifleri vardır. Burada yaşanınca da bazı şeyler görülmektedir. Sahabe-i Kiram da bunların zamanını Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den dinledikleri zaman bilememiştirler.

  27. 11:42

    Ama yaşayınca görmüştürler. O ta onu haber vermiş. Şimdi burada da kıyametten önce diyor yani, zaten kıyametten önce Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den, kaç yüz sene sonra oldu bu hülaki işleri falan. Yüzlerce yıl sonra oldu yani. Tabii kıyamette doğru giderken. Şu anda da kıyamete doğru gidiyoruz.

  28. 12:01

    Şu anda da yarın bir şey olacak, kıyametten önce böyle bir şey olacak desen, yarın kıyametten öncedir. Bu manayı da doğru anlamak lazım. Kavmen bir toplulukla savaşacaksınız. Onların nalinleri, yani ayakları, eşyaları deriden. Türklerin böyle bir özelliği var. Tabii şu anda değişti plastikten bile, şimdiyi konuşmuyoruz.

  29. 12:20

    O zamanki göçebe toplumların, savaşçı toplumlar, onların terlikleri, şeyleri deridendir diyor. Ondan sonra yüzleri böyle kalkan gibi, böyle yuvarlak kalkan gibi, öyle de bir tarif yapıyor. Ki Moğolların suratında tip şekil öyledir. Sonra, yüzleri kırmızı, et çok yedikleri için, o zamanki Moğol Türkleri, yani et yemenin de burada bir tesiri olabilir tabii de,

  30. 12:55

    yüzleri kırmızı, kanlı canlı yani. Sonra, gözleri küçük. Daha ne tarifi? Gözler çekik, küçük. Benim dedemin de bir resmi var yani, Ali Osman Hoca Efendi, babamın dedesi. Yani benim büyük dedem, babamın dedesi. Ali Osman Hocamızın iyi bir de alimmiş. Onun bir resmi var. Paylaşayım sizle yani, arkadaşlar paylatsın.

  31. 13:22

    Bakın da görün yani. Tabii Timur Lenk'i görmedim, Timur Lenk gibi adam. Yani şey, gözler çok çekik. Yani biz tabii Öztürk olduğumuz için, Buhara'dan gelme olduğumuz için tabii oraya çok çekiyor. Gözlerin küçüklüğünden bahsediyor. Diğer bir hadis-i şerifte, yüzlerinin enliliğinden bahsediyor. Yani özellikle Moğol'da böyle en var.

  32. 13:46

    Zaten o en dediğim şey gibi, kalkanvari böyle enine biraz gidiyor. Sonra yine bir tarifte, hep bunlar say hadis-i şerifler, hepsinin kaynakları var. Zülfü'l-Ünuf, burunları yatıktır diyor. Şimdi Zülf kelimesi ne demek? Lukatlar iki manada var. Kimisi burunları kemerlidir diyor. Bakıyorsunuz Osmanlı padişahları, hasbehas, halis muhtis, yani Fatih Sultan'ın,

  33. 14:15

    veya diğer padişahların hep burunlarına kemer var. Yani o manada, oradan da Türklük tutuyor ama, şimdi Moğolları o taraf tutmuyor. Lukat manasında, burunları basık. Farkındaysanız Moğollar için, bu burunlar kemerli böyle, iri uzun burun yok. Burunlar, burası, yani kemer olacak yer, burun kemiği yatıktır.

  34. 14:41

    İşte böyle bir kavimle, savaşacaksınız diyor. Zaten diğer hadis-i şeriflerde, onların adını da Türk olarak söylüyor. Şimdi bu hadis-i şerif, kaç yüz sene evvel bunu haber vermiş midir? Vermiştir. Aynı ile vakı olmuş mudur, takip etmiş midir? Etmiştir. Peki, bu kayıptan haber olmuş mudur? Olmuştur. Çünkü şu anda kayıplığı kalktı.

  35. 15:08

    Bu yaşandı. Ama Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyurduğu dönemden, kaç yüz sene sonra, ta Abbasid döneminde, yani Hülaygül baskınları. Burada mucize var, kayıptan haber vermek var. Ve bu Bağdat baskınları, Şam, Halep, oralara da tealluk etti bu işler. Bunlardan evvel Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem haber verdi.

  36. 15:37

    Ve sene yüzlerden hatta daha da evvelden itibaren bu hadis-i şerifler yazıldı. Dolayısıyla sen ne diyemezsin? Bu işler olduktan sonra Peygamber'e atfen mucize uydurmak için, haşa. Bunlar Hülaygül'den sonra, kaç yüz sene evvel, Hülaygül şeydi, şu anda bizden 500-600, kaç yüz sene evvel, onu hadis diye uydurdular, bak Efendimiz buyurmuştu, çıktı demişler.

  37. 16:05

    Ne alakası var? Şu anda Bukhari'nin, Müslim'in hicri 250'lerde, yani Hülaygül'e, Cengiz'e çıkmadan, kaç yüz sene evvel. Yani Bağdat baskınından kaç yüz sene evvel. Peki Bukhari Müslüm'ün bu rivayetleri el yazmalarıyla beraber kütüphanelerde, mahdut yazmalarda duruyor mu? Var. Zaten Bukhari Müslüm'de geçmesi, Bukhari Müslüm'ün bugün baskıları varsa, o baskılar nerde?

  38. 16:37

    El yazmalarda. Dolayısıyla bunlar el yazmalarda var. Bukhari Müslüm'de zaten vefatı, Bukhari'nin 250 falan, yani sene 250, kaç yüz sene evvel. Bukhari bunu nereden uyduracak? Çünkü neden? Olmamış. Sen iddia ediyorsun ki, olduktan sonra birileri yazmış, hadis diyecek. Ne alakası var?

  39. 16:54

    Bukhari bu olaydan kaç yüz sene evvel bunu kayda geçmiş, hadisi sahabeden, rivayet edenlerden, rağbelerden almış, yazmış. Ne diyorsunuz? Bu şeyleri incelemek için bir tabir var ya, yani kağıtın şeyine bakılıyor, mürekkebin ve kağıtın incelemesi yapılıyor. Gavurca bir tabirini unuttum. İncelemesi yapılıyor.

  40. 17:19

    Oradan zaten kağıt mıdır, elbise midir, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e atfedilen bir cübbe midir, bunun kumaşının nesi çıkıyor? Yaşı çıkıyor. Yani yeni bir şeyi veya 100-200 senelik bir şeyi uydurdun mu, uydurmadın mı, buna inceleme yapılabiliyor laboratuvarda. Zaten Bukhari Müslüm'ün el yazmaları dolu.

  41. 17:43

    İlk nüshalar zaten sene 250-300'ler. Dolayısıyla her türlü mucize sabit oluyor. Kayıptan haber vermiş. Çünkü neden? Bukhari bunu kendi nasıl konuşacak? Kendi ne biliyor da, kayıptan ne haberi var da Bukhari konuşacak? Ona vahiy mi geliyor? Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e hadisler de vahiy olarak geldiği için bunları, Cebrail sallallahu aleyhi ve sellem'e bildirmiş.

  42. 18:07

    İlla men ürtazamir rasul. Razı olduğum rasullerime kayıbı bildiririm diyor. Cin suresi bu ayet. Onun için burada Türk oldukları söyleniyor. Yüzlerinin kalkan misali yaygın olduğu, enli olduğundan bahsediliyor. Elbiselerinin deri olduğundan, kıldan yapılma olduğundan bahsediliyor. Çünkü o zaman bu teknoloji olmadığından kalın, biraz sert kıllardan yapılıyordu.

  43. 18:36

    Ondan sonra ayaklarına giydikleri şeylerin deri olduğu, kıllardan yapılma olduğundan bahsediliyor. Ondan sonra yüzlerinin kırmızılığından bahsediliyor. Ondan sonra gözlerinin küçüklüğünden bahsediliyor. Ondan sonra burunlarının, kemer tarafının ortasında bir yatıklık olduğundan bahsediliyor. Yüzeyli, yakın olduğundan bahsediliyor.

  44. 19:05

    Yani çıkıntılı olmadığından bahsediliyor. Bu kadar alametlerle, ismiyle, cismiyle. Bundan ne bile çizebilirsin. Ne diyeyim sana. Karakterik özelliklerini içine alan bir, emniyetlerde robot resim çizebiliyorlar. Hadi bu hadislerden, yani bir robot resim çizen tıp atımına Moğol Türkleri çıkar.

  45. 19:34

    Şimdi bazıları Moğollar Türk değil diyor. Yani araştırmacılardan belki diyenler vardır. Ama bunu bu hadis-i şerifler reddediyor. Ben hadis-i şerife mi inanacağım, senin araştırmadan mı kapılacağım? Çünkü neden? Bu savaşlar oldu mu oldu. Ve kimlerle oldu? Moğollarla oldu. Bu hadis-i şeriflerde Moğol demiyor.

  46. 19:57

    Ama yapılan bütün tarif ve zaten Abbasi Devleti'nin yıkımına sebep olan Bağdat, Halep vs. oraları kırıp geçiren, çok büyük zulüm yapan ve Müslümanları öldüren kavmin bu Moğollar olduğu sabit. E şimdi burada hadis-i şeriflerde bunlardan Moğol diye değil de Türkçe bahsetmesi yüzde yüz zaten neyi ispat ediyor?

  47. 20:25

    Çünkü bu alamet kimlerde takip etti? Moğollarda. Gerçekleşti mi? Gerçekleşti. İnkar etmek kabil değil. E o zaman Moğollara Türk demesin, Resulullah onlara Türk demesin. Allah'tan gelen hadisteki, Bukhari Müslüman hadisindeki bir vahiyle söylenen bir şeyin üstüne sen araştırmanı ben adam eve koymam. Çünkü burada vahiy varken vahiyle çelişen, çatışan araştırma beni bağlamaz.

  48. 20:33

    E o zaman Moğollara Türk'te mesela Orada kast edilen, o Settin arkasındaki adamların akrabası olan Moğollardan bahsediyorum. Yecüc ve Mecüc de Türklerin amcaoğludur. Aynı bölgede yaşıyorlardı esasen. Orta Asya, Semerkand, Hindistan tarafı, Yecüc ve Mecüc'ün oradan aşağı, onun hakkında önümüzdeki Perşembe bir sohbet yapacağım.

  49. 24:11

    Yecüc ve Mecüc hakkında yaptığım iki ders var. Kıyamet alametleri geçmişte, kaç sene evvel. O derse ilaveten şu anda onların dünyada oldukları ama niçin görülmedikleri, hiçbir teknolojinin onlara nasıl ulaşamadığı, Allah-u Teala onlara nasıl gizlediği, bu kadar kalabalık nüfusun nerede barındığı, nerede yaşadığı falan, bu konulara bazı veriler vereceğim.

  50. 24:33

    Tabii ki ayet-i hadise, kendi kafama göre bir yorum getirmek sizin. Misal babında, bak böyle şeyler oluyor, demek ki dünyada ulaşılmayan bölgeler var mıymış yok muymuş, onun ispatı sadedinde bir konuşma irade edeceğim inşallah, müfit olur inşallah. Onu orada da dinleyebilirsiniz. Bu Perşembe sohbetinde de bu konuyu işlemek düşünüyorum.

  51. 24:55

    Dolayısıyla... Dolayısıyla, yeni araştırmacıların, yani denizli bir araştırmacıları vs. o bölgenin araştırmacıları falan, Antarktika'nın şimdi kutupların, işte buzulların altındaki bölgeler hakkında bazı konulardan misaller vereceğim yani. Nokta şey ile, şu bölge diye gösteremem. Âyette hadise ne varsa odur, onun dışında bağlayıcı bir ilim olamaz ama misaller verilecek.

  52. 25:21

    Zaten hadis-i şerifte var. Yani hadis-i şerifte sahabeden biri soruyor, ben ya Resûlullah diyor, Sett'i gördüm diyor, nasıldı diyor, anlatıyor, fakat ra'yete, tamam sen görmüşsün, doğru görmüşsün diyor mesela, oradan da bir bölge çıkarılabiliyor.

  53. 25:35

    Şimdi bu itibarla burada, Arapların başına gelmesi çok yaklaşan büyük bir şer var. Vay gelecek başlarına buyuruyor. Bir gece kalktı yani, anne hanesi, hanesi anne teheccüde bunu buyurdu diye hatırlıyorum. Ondan sonra da diyor ki, Yecüc, Mecüc, yani Arapların başına dünya kadar olaylar geldi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'den sonra.

  54. 26:00

    Ama buradaki olayın Moğol Türkleri ile savaşmaları, yani savaşamadılar zaten, baskın yediler yani. Bu şerri anlatırken peşine Yecüc, Mecüc, Sett'inden şu kadar az bir şey açıldı diyor. Bu şunu demek istiyor, buyurmak istiyor, bu da ince bir ilim yani. Türkler ile Yecüc, Mecücler amcaoğullarıydı.

  55. 26:25

    Bu arada Zülkarneyn o bölgeye gittiği zaman, Kehf Suresi'nde Kur'an ayetleriyle sabit. O bölgeye gidildiği zaman, Türkler de aynı bölgede yaşadıkları halde, Türkler avlanmayı seven, avla geçiren bir millet, av eti yiyen. Onlar çıkmışlar, yani o zaman öyle kalabalık nüfuslar yok, ilk zamanlarını konuşuyoruz.

  56. 26:51

    Onlar avlanmaya gitmişler. O arada da başka toplumlarda var onlara komşu. İşte onlar zaten Kur'an-ı Kerim'de beyan edildiği üzere, Yeryüzünde fesat çıkarıyorlar, bizi iki devir işgal ediyorlar, yağmalıyorlar bu Yecüc, Mecüc tayfası. Biz sana bir maddi de bir destek verelim. Bunları aramıza bir set koysan, bunlar aşıp gelemeseler.

  57. 27:27

    Biz iki devir yağmalıyorlar diyor falan. Kur'an ayetinde bir kavim böyle şey yapmış. Şikayet ettiğini beyan ediyor. Hazreti Zülkarneyn aleyhisselam da, ya Allah bana çok imkanlar verdi, güçler verdi, sizden karşılık lazım değil. Yani benim paraya ihtiyacım yok da, fiziki güç lazım. Yani işte kurşun taşınacak, bilmem ne, demir parçaları kırılacak.

  58. 27:58

    Demir parçaları getirin diyor. İşte iki şeyin yarığın arasında, onu düz diyor. Körükler yaptırıyor, şimdi üfleyin diyor. Yani fiziki anlamda bana yardım ederseniz olur, para ihtiyacım yok diyor. Zaten Kur'an-ı Kerim'de, Her şeyin ulaştıracak sebebini Zülkarneyn'e verdik diyor. O da o sebebe tabi oldu.

  59. 28:28

    Çok acayip, harikulade işler. Geliştirdi böyle Kur'an. Bu seti yapan Zülkarneyn hazretleri. Türkler de o arada dışarıda kalıyorlar. Sonra akşamına geliyorlar, set örülmüş. Tabi Allah'ın yardımı da harikulade işte var Zülkarneyn aleyhisselam. Peygamberliği sabit değil ama veliliği, Allah dostu olduğu kerameti sabit.

  60. 28:50

    Bir bakıma tabi onlar da evleri, ocakları Settin'in arkasında kalıyor. Daha onlar da geçemiyorlar. Tabi her şerde bir hayır var. İyi ki de geçememiş, bizim atalarımız o tarafa geçseydi. Kaldık Settin'in arkasında bu sefer. O tarafa imansız kaldı. Cehennemin çoğunu Yecüc Mecdan dolduracak. Buhari hadisine geçiyor.

  61. 29:09

    Ek serisi. Cehenneme girenler, 1999. 1000'de 1 cennete girecek diyor. Sahabe giren 1000'de 1 zannediyorlar. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki O 1000'de 1 cennete girecek dediğim yer 999 zaten o kadar kalabalık ki. Onlar Yecüc Mecdan. Ek seriyeti onların Yecüc Mecdan. E tabi dünyada da şu anda 2 milyar Müslüman var.

  62. 29:34

    Diyelim onların hepsi cehennemde. Belki gidemeyecek durum oluyor ama. Orada da 6 milyar, 6,5-7 milyar da kafir var. Dolayısıyla yani hepsi Yecüc Mecdun değil. Cehenneme insanlardan hiç biri cehenneme giremeyecek. Dersen o zaman ya birisi cehennemde mi girecek? Öyle de bir saçmalık olamaz. Dolayısıyla insanlardan da var ama Yecüc Mecdun'un nüfusunun

  63. 29:54

    insanlardan kat kat fazla olduğu için kat kat fazla olduğunu söylüyor. Hatta siyah bir öküzün üstünde beyaz bir kıl, ne kadar seçilirse, tek kalırsa, yani Yecüc Mecdun'a göre siz o kadar azsınız diyor. Halbuki az dediği de şu anda dünyada şu anda bile 8.5 milyar insan var. Ama yani onların nüfusunun çok kalabalığından bahsediyor.

  64. 30:18

    Bu nüfus nerede? Biraz şey yapacağız, bir şeyler konuşacağız yani perşembede. Burada Yecüc Mecdun'un setliğinden irtibat kurmasından ne anlaşılıyor? Çünkü o setten kim açıldı da yani set yapılmadan evvel çıkan Türklerden olduğu için Moğollarda Türk ırkı olduğu için Yecüc Mecdun'un setliği yapılmadan dışarıda kalanlarından olan Moğol Türklerinin baskını ile karşılaşacak Araplar

  65. 30:51

    vay hallerine, başlarına gelecekleri var diyor. Setle bağlantısı setten bir şey açılıp Moğol Türkleri yaptıktan sonra setin arkasından çıktı değil. Çünkü o ayete ters düşer. Set vaadi gelmeden Allah'ın vakti gelmeden parçalanmaz. Her gün kazıyorlar kazıyorlar tam biraz patlatmaya uğraşacaklar inşallah demeyi demiyorlar.

  66. 31:18

    Zaten Müslüman değiller. İnşallah demedikleri için yarın tamamlarız diyorlar. Sahih hadise geçiyor bu ve Allah-u Teala sabaha kadar yeniden setle örüyor ve onunla çıkamıyorlar. Bunlar hepsi sahih. İmanı gerektiren yani mütevatir, manası mütevatir sahih hadis-i şerifler. Ama setin gerisinde kalmak üzereyken ava çıktıkları için dışarıda kalan Allah-u Teala

  67. 31:47

    Türkleri buradan korudu. Setin dışında kaldık Elhamdülillah. Bu da zaten o ne diyorsunuz Tibet ötügen okurlar, bozkırlar ilk çıkış noktaları sonra zaten Moğollarda o bölgelerin adamları falan oradan da kalktı geldiler Bağdat'ı Alepşam'ı işgal ve ifsan ettiler. Resulullah bunları önceden haber verdi mi?

  68. 32:15

    Verdi. Peki buyurduğu gibi oldu mu? Oldu. Ancak burada bir mesele var burada tabi bir mucize var bunu bu kadar önce bildirmesi ancak Allah'ın bildirmesiyle olur. Demek Allah'ın Resulü elçisi olmasaydı bunları bilemezdi ve bildiremezdi. Ve kendi kafasından bunları bildirmiş olsaydı böyle şeyler gerçekleşmezdi ve haşa tabi ki yanlış bilgiler ortalığı alır sarardı.

  69. 32:47

    Ancak burada Urzi Hazretleri, Halebi Hazretleri buyuruyor ki burada suç yine Abbasilerdedir yani Araplardadır diyor. Hülagün'ün zulmü Cengiz Han ve Hülagün'ün orduların zulmü Müslümanlara yaptıkları eziyetler ortadadır. Bu örtülebilecek bir, örtbas edilebilecek bir şey değildir. Ama o zaman onlar zaten Müslüman değildiler.

  70. 33:21

    Bir. İkincisi onlar Türklerin hepsini temsil etmiyor. Onlar efendim Türklerin de boyları var. Sonradan zaten Hülagün'ün torunu Müslüman oldu. onu o orduların yöneten paşalar komutanlar hep Müslüman oldular. Ve sonradan da İslam'a çok hizmet ettiler. Dolayısıyla İslam'dan öncesi cahiliyet dönemidir yani.

  71. 33:51

    Bundan şu andaki Müslüman Türkler tabi ki asla mesul değillerdir. Ama diyor burada Efendimiz'in sözünü dinlemediler. Dinlemedikleri için Abbasilerin başına bu geldi diyor. Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Taberani'de zikredilen bir hadis-i şerifte Taberani efendim Mucemül Kebir 10. cildin 181.

  72. 34:28

    sayfasında bu hadis geçiyor. Ne buyuruyor bu hadis-i şerifte? Türkler size ilişmediği sürece çünkü güçlü bir millettir onlarla savaşmayı tercih etmeyin. Onlar size saldıran insan tabi ki kendinin namusunu müdafaa çeksin. O ayrı bir şey. Müdafaa savaşı. Ama Türkler size ilişmediği ve size saldırmazlığı sürece Türklere ilişmeyin, Türkleri terk edin.

  73. 34:59

    Yani onlarla uğraşmayın diyor. sürece fe inne evvele men yesûbü ümmetî mülkuhum ve mâ habalûllâh. Allah'ın verdiği nimetlerini ve mülklerini ümmetimin elinden alacak olanlar. benû kantûrâ kantûrâullardır. Taberanedeki bu hadis hem Türkten bahsediyor hem kantûrâulları olduğunu açıklamış oluyor. İki mesele bir hadiste netleşiyor.

  74. 35:21

    Şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem böyle buyurduğunu tabi ki muhaddisler biliyor, alimler biliyor. Taberani bunu senediyle, isnadıyla nakletmiş. nakletmiş. Ancak, burada Mu'tasımbillah Halife, Abbasi Halifesi, Mu'tasımbillah'ın oğlu Mu'tasımbillah zamanında, Türklerden bir grup olan Moğollar.

  75. 35:53

    Acem beldelerine tehallüp ettiler, malik oldular, oraları işgal ettiler, sonra sene 656 Hicri'den bahsediyoruz. Bu olayın olacağını Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat sağlığında bildirmiş. Demek ki 600 küsur sene evvel, 600 küsur sene evvel. 656. E Bukhari, Müslim'de bu hadis-i şerifler ne zaman yazılmış?

  76. 36:20

    656'dan en az 300 sene evvel. Bukhari'nin benim hatırladığım vefatı 250. Sene 656'tan haber oldu, kesinleşiyor. Tabi oraları işgal ettiler, katliamlar yaptılar, esirler aldılar, Halife'yi öldürdüler. Darül Hilafet o zaman Hilafet'in merkezi başkent Bağdat'tı. Oradan çok mallar aldılar. Ondan sonra baştan da Hülâkü, Cengiz Han'ın torunu oluyor.

  77. 36:51

    Hülâkü de direkt oğlu değil, Hülâkü onun babası Tuğli, onun babası Cengiz Han oluyor. Şimdi Acem beldelerine ilk giren Cengiz Han, Tatarların meliki diyor. Burada bir de Tatar meselesi de var. Yani Moğolla Tatarı da bazı hadis-i şerifler ve rivayetlerde sıfatlar birleşiyor, tutuyor. Zaten tipleri de tutuyor.

  78. 37:13

    Şimdi bunlar da o zaman Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Taberani'de zikrettiği bu hadiste amel etmemiş oluyorlar. Çünkü neden? Efendim, Abbasi halifesi burada Sultan Alaeddin İbni Kharzemşah. Kharzemşah'ın oğlu Sultan Alaeddin ilk olarak Cengiz Han ile kapışan Müslüman hükümdar.

  79. 37:48

    Lakin bu işleri Hülâkü'den evvel, yani dedesi Cengiz Han zamanında başlatan Sultan Alaeddin. Bu da adaletli bir hükümdarmış. Ancak Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Türklere dokunmayın, ilişmeyin buyurduğu halde ne yapıyor? Cengiz Han ile savaşı o başlatıyor ve bir takım Cengiz Han'a zararlar veriyor.

  80. 38:16

    Mesela ticaret yapanlar, gavur Müslüman dinlemez. Ticaretin dini sorulmaz. Adam oradan mal alıyor, oradan satıyor. Helal mal alıp sattıktan sonra buna engel, İslamiyet çıkartmaz. Değil mi şimdi Avrupa'dan gidiyorsun, Almanya'dan bir şey aldı, helal bir ürün aldıysa geldi Müslümanlara burada sattı, bunda ne var?

  81. 38:35

    Bu tüccarları Cengiz Han'a gitmesini engelliyor. Bunun üzerine bizim Müslümanlar, Hazrem Şah Sultan Alaeddin, mübarek adam, Cengiz Han'ın gönderdiği elçiyi katlediyor. Halbuki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Kisra'nın gönderdiği meclislerin iki elçisine, Levle ânne rusule lâ tuktelle tarabdü âne âkakümâ.

  82. 39:09

    Resullere öldürülmez, yani elçiye zeval olmaz. Yoksa ben sizin boynunuzu vururdum, şirk lafları ettiler. Onları sağ salim gönderdi memleketlerine yani. Fakat Sultan Alaeddin elçiyi öldürüyor, bununla da kalmıyor. Sonra biniyor atına, orduyla beraber Cengiz Han'ın beldelerine gidiyor. Bu Harzem Şahlı çok önemli bir güçlü İslam devleti, o da Türk devleti.

  83. 39:43

    Ama burada tabi Müslüman olanla olmayan, burada Türkle Türk olmayan konumuz yok. Burada Müslüman olan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hadis-i şerifleri amel etmekte. ve amel etmekte kelleftir. İlişmeyin diyor. Şimdi bu da gelen elçiyi öldürür. Adamı sen tüccarın gitmesine mani olmuşsun. Tamam.

  84. 40:07

    Adam da sana elçi göndermiş, mani olmayın diye. Sen elçiyi öldürdükten sonra biniyor adam. batına, orduyu da topluyor, Cengiz Han'ın belgelerine gidiyor. E tabi onlarda müşrik oldukları için falan beldelerini yağmalıyor. Moğollardan, Tatarlardan esirler alıyor. O aradadır Cengiz Han, tabi bunlar biliyorsunuz, seferler o zaman Cengiz Han tabi kaç aylar sürüyor.

  85. 40:33

    Bir yere gitmiş. O da memleketinde hazır değil. O boşlukta Sultan Alaaddin'in işine geliyor. Ondan sonra olan oluyor. Bu sefer Cengiz Han memleketine dönüyor. Yağmalanmış, talan edilmiş. Cengiz Han ona bir şey yapmadı ki baştan. Sadece tüccarlara engelleme, bizim beldelerimize alışveriş devam etsin diye elçi göndermişti.

  86. 41:05

    Bizimkiler mübarek. Ondan sonra bunu yapınca hadis-i şeriflerle amel terk edildiği zaman Cengiz Han da atına biniyor. O da toparladığı kadar ordularını topluyor. Ondan sonra geliyor. Gazemşahlığını da yıkıyor. Askerlerini, beldelerini tahribat ediyor. Zaten adam dinsiz. Sana acil mi yani? Ama başlatan bizimkiler oluyor.

  87. 41:35

    Bunun üzerine oğulları da bu intikam almayı sürdürüyor. Ve nihayet Bağdat'ın yıkımına kadar, hilafeti yıkımına kadar bu belalar hasıl oluyor. Yani ilk başlatan ticareti engellemek suretiyle Cengiz Han'ın devletine zarar vermek suretiyle Sultan Alaaddin bu işi başlatıyor. Ondan sonra da bu iş uzanıyor.

  88. 42:09

    Torununa kadar bu kavga gürültü devam ediyor. Artık hilafet merkezi Bağdat Cengiz Han'ın torunu Hülakü döneminde de işgal ediliyor. Şimdi dolayısıyla Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hevadan konuşmaz, kafadan konuşmaz. Ne buyurursa o çıkar. Çıkmış mıdır? Çıkmıştır. Ama burada Müslümanlar, Türklere ilişmeyin.

  89. 42:35

    Onlara zarar, yani Türkler size dokunmadıkça siz onlara dokunmayın. Bu buyruğunu, bu hanı şerifi dinleselerdi ve Cengiz Han'la bu ticaret ilişkilerini kesmek suretiyle bu kargaşayı çıkartmasalardı bu işler başlamayacak idi. Bunu da alimler doğal olarak beyan ediyorlar. Ama sonra Türklerin İslam'a çok büyük hizmetleri oluyor.

  90. 43:00

    Ondan sonra diğer boylar, Oğuzhan boyları vesaireler, Alparslanlar, yani şu anda zaten 1071 diyorsun, şu anda 2070'e doğru gidiliyor. Yani bundan bin seneden beri Selçuklular vesaireler, bütün Türk devletleri İslam'ın en büyük hamiliğini yapıyor. Müslümanlar, işte İstanbul'un fethi, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Türk ordusunun methi, Fatih Sultan'ın methiyesi,

  91. 43:25

    ordusunun methiyesi, bütün bunlardan anlaşılıyor ki, burada Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Türklerden bir sınıf olan, bir boy olan, Tatar ve Moğol Türklerinin, Müslüman onlardan da Müslüman olanlar var. Şu anda da Moğolların ekserisi Müslüman değil. Dolayısıyla Müslüman olmadan evvel onlarla böyle bir savaşa girileceğini ve bu savaş neticesinde, efendim,

  92. 43:49

    büyük şerler olacağını beyan etmesi de büyük bir mucize olarak karşımıza çıkıyor. Tabi şimdi Hazar Türkleri ile olanlar var, Rumlar ile olacaklar var, Kisra Kayseri'nin durumları var, önümüzdeki derslerde de bunları konuşacağız. Sallallahu aleyhi ve sellem.