34:32 / 42:41Şu an 34:32 / 42:41
Video bölümleri
- 00:55Kâdî Iyâz Hazretleri'nin Şifâ-i Şerîf Kitabının Yeni Baskısı Ahıska Yayınları'ndan Çıktı.
- 15:09Kur'ân-ı Kerîm'e Göre Zeytinyağı Müstakil bir Katıktır.
- 24:45Düğünlerde Takılan Pahalı Süslerin ve Birbirine Çalım Satmak için Yapılan Lüzûmsuz Harcamaların İslâm Örfündeki Yeri Nedir?
- 29:50Mehmet Görmez'in "Bunlar Şerî'atta var Ama Adâletli ve Meşrû Değildir" Dediği, Köle ve Esîr Almanın İslâm'daki Yeri ve Hikmetleri Nelerdir?
- 37:13Rasûlüllâh Efendimiz, Neden: "Ben Sizin Adınıza Zenginlikten ve Geniş İmkânlardan Korkuyorum" Buyurdu?
Transkript
97 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu aleyhi ve sellem ala seyyidil murselin. Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve cema'in. Kıymetli dinleyenlerimiz, takipçilerimiz, Allah'ımıza sonsuz hamd ve senalar olsun ki, bizleri bu mübarek şifa-i şerif dersini yapmaya bir daha başlamaya muvaffak etti.
- 00:26
Arada bir tabii yaz dönemi fasılası oldu. Geçen hafta başlayacaktık. CNN programı oldu. Ondan dolayıdır ki... Ders bugüne başlamak nasip oldu. Şimdi... Önce... Başlayacağım kaldığım yerden. Şimdi ben yeni kitaptan artık şey veriyorum. Bu... Kazıyaz Endülüsü Hazretlerimizin, Eş-Şifâ Tarihi Fıkhı Mustafa Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e...
- 01:02
Bunun... Yeni baskısı budur. Bu Ahıska yayınlarından çıkmıştır. Bunu niye böyle yaptık? Hastalara okunması için. Biliyorsunuz bir de 30 yüze böldük. O da Ahıska yayınlarında mevcut. Hafızlardan işte güzel okuyabilenler doğru. Hafız olması şart değil. Kadın olur, erkek olur. O da şart değil. Ama tabii erkek kadın namerem birbiriyle beraber olmaz.
- 01:27
Ya sırf kadın cemaati veya sırf erkek cemaati olur. Toplanırlar, cüzler dağıtılır. 30 cüz. O zaman bir saatte belki 30 kişi bulursan, yani bir saatte hatim olur. Hepsi hastanın üzerine üflenir. Başından aşağı üflenirse kesin şifa hasıl olur. Hangi hastalık olursa olsun. Eceli gelmediyse... Çünkü eceli geldiyse çare yok.
- 01:49
Ama eceli gelmediyse de en azından hastalık çekmez, ağrı çekmez, sürünmez. Bu basıldığı, Ahıska yayınlarından çıktığı 30 yüze... 30 yüze halinde hatim yapmak isteyen bütün medreseler, bütün işte kız erkek medrese falan almalı, bulundurmalı. Çünkü neden? Onlara yardım eden aileler oluyor, vesaire oluyor, hastası oluyor.
- 02:09
Yardım eden insanlara bir iyilik yapmak istediğin zaman ne yapacağız? Para verecek halimiz yok. O zaman, iş olmasa en azından hastalarına, ustalarına bir şifa-i şerif hatmi yapılıp üzerlerine okunur falan. Bunlar çok önemli şeyler. Bu kitap yeni basıldı. Bunu niye bilgisayar hattıyla yazdırdım? Çünkü bizim eski bastığımız tıpkı basımdı, Osmanlı tıpkı basımdı.
- 02:30
Osmanlı tıpkı basımda harekeler birbirine karışıyor. Eski musaflarda olduğu gibi harekeler karışınca bizim millet okuyamıyor. Bizim millet şimdi biraz... Şimdi biraz harekelerin, yani yeni nesil cemaatler, harekeler, bilgisayar hattıyla daha bariz oluyor, görünür hale geliyor. Onun için paragraflar da açtım, ondan çünkü paragraf yok, dümdüz gidiyor.
- 02:51
Paragraflar da açtım, böyle yaptım. Bunu burada 266. sayfadayım. Ve üstten 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Tabii bu satırlar tutmaz, o eski baskıyla satırlar tutmaz ama ben merak ediyorum şimdi sayfa tutuyor mu, onu merak ettim. Arkadaşlar bulamadılar maalesef. Şu anda... Şu anda derse başlıyorum. Kaldığım yer...
- 03:40
ve ahiret, namaz, dua, zikir, sahabe, iman, tevhid, akaid, fıkıh, tefsir, siyer, sahabe, namaz, dua, zikir, ahiret, namaz, dua, zikir, ahiret, namaz, dua, zikir vel ee huzre de olur, hazere de olur, vel hazere vel rume, ve zahbe kisra ve farise, hatta la kisra ve la farise ba'dehu ve zahbe kaysara hatta la kaysara ba'dehu ve zekera enne rume zatu korunil âhirid dehri ee
- 04:16
buraya kadar ee gelmeye niyet ediyorum inşaAllahurrahman çok da uzatmadan ee mevzular anlaşılacak şekilde ee size ee anlatacağım mevzu nedir dersimizin faslı nedir bir defa ee kopartmış olabilirsiniz çünkü ııı üç ay kadar geçti ııı konularda ııı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin faziletleri zaten kitabın hepsi de Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin faziletleri ama burada özellikle mevzumuz nedir ııı faslımızın adı nedir Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme bildirilen gaybî haberler ııı ondan sonra
- 04:34
konuyu gayıplarla ilgili verdiği haberler nattal-i âleminel gıyûb ve mâkûn olacak şeyler, ileride olacak şeyler ve gayıplarla ilgili olan bilgiler bu bir fasıl olarak başlamıştık. Tam da başlarındaydık. Geçen ders son ders yani. Sifah'ın son dersinde çok önemli şeyler anlattım. Onlara dönmem gerekmiyor.
- 05:25
Çünkü burada konu başlığında kalmışım zaten. Başladığı noktadan devam ediyorum. Buyuruyor. Evet. Bukhari Müslümin ııı rivat ettiği bir hadis-i şerif Cabir radıyallahu anh'tan geliyor hadis-i şerif. Bu hadis-i şerifte buyuruluyor. Ne buyuruluyor? Ve ennehum ııı şüphesiz bu ümmet ve enneha diye de işte geçiyor.
- 05:49
Ve enneha da olur. Ve enneha ümmete gidiyor. Ve ennehum olursa ııı ümmetin fertleri yani ümmet kelimesi lafza mühendis olduğu için enneha gitmesi de uygundur. Ama içeriği insanlardır. Onun için hüm de gidiyor. Ve ennehum onlar şüphesiz onlar. Se-kü'nü ondan sonra se-te-kü'nü. Se-te-kü'nü daha iyidir.
- 06:14
Se-te-kü'nü olacak. Çünkü faal-i cemidir. Se-te-kü'nü olacak. Se-te-kü'nü senin ne demek? Yakında olacak. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu olmadan evvel haber verdi. Şimdi meseleler kayıptan haber yani gelecekten verdiği haberler. Hani birileri diyor ya Resulullah kayıbı bilmez. Senin baban bilmez.
- 06:32
Sen bilmezsin. Anladın mı? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kaybı Allah bildirdiğine dair Kur'an'da ayetler var. Bu konuları çok uzun uzun bundan evvelki şifanın son 2-3 dersi faslın başında çok uzun anlattığımı hatırlıyorum. Öyle hatırımda var. Kaybı bilir mi bilmez mi? Kısaca konuşalım. Estaizu billah Fela yuziru ala ghaybi ahadeh
- 06:54
Allah kayıp ilimlerine kimseyi vakıf etmez. İlla menirtazâ min rasûlûn Rasulleri onlardan razı olduğu için Rasulleri kaberdar eder diyor. Mesela bu cin suresinin ayetidir. Rasullerin kaybı bildiğinin en büyük delilidir. Yine diğer bir sure celle de ve mâ kâne allâh liyuttu li'akum alel ghaybi Allah sizi kaybına ileride olacaklarla ilgili bilgilere vakıf edecek değildir.
- 07:21
Velâkinne Allah'ı hiç de bilmiyor. Rasûl-i meyeşâ Allah rasullerinden dilediklerini seçer. Onlara bildirir. Tabi burada rasullerinden hepsine bildirmez anlamı da yok. Yani seçtiği rasullerin tümüne bildirir. Zaten rasullerin hepsi seçilmiştir. Burada tabi rasul 313'tür. Nebilere bildirmemiştir diye bir mana da çıkmaz.
- 07:41
Çünkü burada nebi de içine dahildir. Nebilere de bildirir. Hatta velilere bildirilen dair birçok delil keramet tarikiyle peygamberlerde mucize olarak sabit olanın velilerde keramet olarak sabit olması el-i sünnetin akidelerindendir. İnanç kaidelerindendir. Bu konuları herhalde ya iki ders evvel ya üç ders evvel faslın başında bütün detaylarıyla anlattığımı düşünüyorum.
- 08:10
Hatta ikinci dersin başında da yani faslın birinci dersinde o sünnette hep bunlar tekrarlandı. Şimdi sallallahu aleyhi ve sellem önceden bildiriyor. Ne bildiriyor? Bunu hadis-i şerifi Bukhari rivayet ediyor. Rakam şu andaki rakam tabi yeni baskılarda 3631 rakamıyla bu hadis-i şerif geçiyor. Bukhari Kur'an'dan sonra zaten en sağ kitaptır.
- 08:32
Aslında hadislerde vahiy olmak asebiyle vahiy açısından Kur'an'dan farkı yoktur. O ayrı bir şey. Onlar için olacak enmatun Enmat kelimesi Sebep kelimesinin cemisi esbap geldiği gibi nemat kelimesinin cemisi enmat geliyor. Nemat bunun müfredi tekili bisad demektir. Halı demektir. Enmatun halılar olacak.
- 09:01
Çok geniş halıları olacak. Dünya halının genişliği demek işte 20 metre 30 metre 40 metre bazı saraylar görüyorsunuz 50 metre 100 metre özel dokunmalar bile var. Dolayısıyla yani kıymetli değerli el dokuma, ipek dokuma vs. hün dokuma halıları olacak. Yani ümmet zenginleşecek. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında böyle bir imkan yoktu.
- 09:30
Zaten kendisi olsa da bundan tecennüm ediyordu. Bir deri üzerinde yatıyordu kalkıyordu. Yatağı bile yoktu. Zaten o zenginlik zamanına rastlasaydı da böyle yataklar şeyler yapar mıydı? Yapmazdı anlaşılıyor zühdünden dolayı ama çünkü dağlar altın olalım peşinde akalım istediğin yerde bozarca diye teklifte bulundukları hadis-i şeriflerde de geçiyor Kaside-i Bül'de de geçiyor.
- 10:57
sahabeye, sizin diyor yani benim ümmetimin diyor çok geniş imkanları olacak ve dünya nimetleri artacak Allah rızık kapılarını açacak, fakirlikleri yani asr-ı saadette, asr-ı saadetten de ziyade Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem için. Asr-ı saadet 100 seneye deniyor yani. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hayatı döneminde çünkü Hz.
- 11:21
Ömer'den sonra Hz. Ömer döneminde başladı bu ganimetler, fetihler, fütuhat İslamiye, zaferler, ganimetler başladı yani. Onun için dünyada çok genişlik olacak buyurur. Sonra ne buyurur, veyahudu sabah giyinecek, ehadüm onlardan biri yahudu sabahlayacak demek, huduv huduv, hudve, gadve, Kur'an'da da geçer.
- 11:48
Veyahudu sabahlayacak ehadüm o ümmetinden biri diyor. Ondan sonra fi hülletin bir hülle içerisinde, hülle nefis elbiseler, bir de iki kat üst üste giyilirse hülle oluyor. Yani hani böyle o zamanda zaten bir tane bile şey yok, elbise bulamıyorlar üstüne falan, kimisi avretlerini örtecek kadar buluyor, üstüne açık bırakıyor falan.
- 12:14
Onun için o zaman böyle iki kat elbise bulmak nerede? Hülle demek hülle olması için üst üste giyilmesi isim olarak öyle geçiyor. Nefis elbise tabii. Malzemesi, malı çok kıymetli yani. Tabii erkeklere pek haramdır o, tabi sahabe, tabi zenginlik döneminde de erkekleri pek giymemiş, o ayrı davada. Kıymetli şeyler giyiniyorlar.
- 12:36
Veyahudu sabahlayacak, bakkayta haber ve ehadüm onlardan biri fi hülletin, kıymetli elbiseler içerisinde. Sonra o kadar elbise bolluk var ki, veyahudu yine ikindiden sonra ravha'dan geliyor yani ikindiden sonra akşamlayacak, akşama dahil olacak fi uhra, diğer elbise içerisinde. Yani demek ki takım takım, takım derken şimdi ceket pantolon anlamayın yani, cübbe
- 13:07
şalvar, entari, kamiz ondan sonra. Yani yehudu ahadüm onlardan biri sabaha çıkacak fi hülletin bir elbise içerisine ruhu akşama çıkacak fi uhra, diğer hülleler içerisinde. Bunu da Tirmizi Hazreti Ali Efendimiz'den ayrıca bunu rivayet ediyor. Sonra buyuruyor Sallallahu Aleyhi Vesellem bunlar olacak oldu mu olmadı mı?
- 13:30
Şimdi bunları zaten biliyoruz da kısaca konuşuruz. Vetul da'u konulacak beyn-i dehi ümmetimden birinin önüne sahvetün, sahve çanak demek, yemek tabağı yani, sahve büyük tabak kas'a manasında, yemek tabağı, in'a tu'am yemek tabağına sahve diyor. Bunun cemisi Kur'an'da geçiyor. Mutafu aleyhim bi sahafim min ze'bim ve ekvâb cennette de altından sahvalar.
- 13:55
Sahve yani kas'alar çanaklar, büyük çanaklar. Ondan sonra tabi dünyada altın çanakta yemek haram da, onu konuşmuyoruz. Yani ne kadar zengin olsan da altın tabakta yemek, altın, gümüş tabaklarda yemek onlardan su içmek işte şurup içmek, şerbet içmek haram. Ellezî yeşrabu ye'külü de olabilir. Ye'külü, yeşrabu yeşrabu var.
- 14:21
Fî inâ ze'bü vel füzzatîn emâ yucerciru fî bat minâra cehennem diye bir hadis-i şerif hatırlıyorum. Yani altın, gümüş ve tabaklarda kaşıklarla falan yemek yiyen ve su içen işte neyse ne içiyorsa karnına cehennem ateşini akıtıyor. Yani cehenneme girecek orada karnına ateş girecek diye tehdit var sayı hadis diye hatırlıyorum.
- 14:47
Onun için bunlar ama altın suyu altın demek değildir. Hani altın suyuyla bezenmiş veyahut da böyle sarı yapmışlar falan. Altını suyuna batırmışlar, çıkartmışlar falan. Ekseriyeti altın, altının suyundan altının suyundan onun gramacının kaçta kaç altın olabilir? Hiçbir şey. Onlardan da sakınmak lazım ama yani ona bu şekilde bir haram demeyiz.
- 15:10
Şimdi onun için buyuruyor, önüne sahvetün büyük bir yemek tabağı konacak, sonra veturfâhu kaldıracak. uğra, diğer, yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem aylarca kaç gün aç kaldığı var. İki, üç gün hane-i saadetlerinde kâne-i saadetlerinde ocak tütmediği var. ocak tütmediği var. Ocak tütmediği ne demek?
- 15:28
Ocak tütmediği ne demek? Yani sıcak yemek yok. Yani sıcak yemek yok. Ancak ensardan falan Ancak ensardan falan süt getirenler olursa süt geliyor. veyahut da bir iki hurma, yani süt ve hurma ile bazı gün, iki, üç gün hiç o da yok. Geldiği zamanda da yani böyle bir kuzu kesilmiş, oğlak kesilmiş, deve kesilmiş falan bunlar, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem döneminde
- 15:49
yani Medine döneminde falan çok nadir Nadir, ender yani, o da sahabeden biri keserse hediye getiriyor falan veya yemeğe çağırıyor falan, çok ender. veya yemeğe çağırıyor falan çok ender. Dolayısıyla Dolayısıyla ekseriyetle suyla, hurmayla, sütle hayatını geçirmiş Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. ekseriyetle
- 16:07
Ama ümmetimin önüne öyle bolluk serilecek ki, önüne bir canak konacaksa şimdi bizim durumumuzu, en fakirimizde bile birkaç çeşit var. Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in en fakirin sofrasında ne varsa, ekmek var mı var, peynir var mı var, zeytin var mı var. Zeytinyağı var mı var? E ne oldu? Zeytinyağını Kur'an'ın katık sayıyor müstakil.
- 16:29
Sen zeytinin altındaki zeytinyağını zeytinle bir sayıyorsun ama Kur'an-ı Kerim zeytinyağını ayrı sayıyor. Şimdi sırf zeytinyağı olsa bile ekmeğe bandırıp desen katıktır diyor mesela. E sen şimdi bir zeytinyağı, zeytin, peynir, ekmek desen dört çeşit var. Yani ki hemen hemen en fakirde de olabilecek şeyler.
- 16:50
Dört çeşit var. Yanında bir domates olsa beş. Yanında hıyar olsa altı. Yanında efendim çay olsa yedi. Mesela yani. E ki bunları hemen hemen herkesin evinde şimdi eti butu söylemiyorum, pastırma, sucuk salamdan bahsetmiyorum ama ya şu saydıklarım hemen hemen yani. Ortalama da herkesin evinde bulunabilecek şeyler.
- 17:14
E burada bak yedi sekiz çeşite gitti. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem yedi sekiz çeşit hayatına görmemiştir ya sofrada. Çeşit demek yani sen zannediyor bir çeşit türlü yemeği bir çeşit bilmem patlıcan oturtma bir çeşit musak ya öyle değil ya çeşit. Çeşit demek ayrı bir madde demek yenecek madde demek.
- 17:34
Ama buyuruyor öyle zaman gelecek diyor bir çanak koyulacak bir çanak kaldırılacak. Şimdi bazılarımızda ortalamada çok fakirleri konuşmuyorum. Hepten yani ekmek peyniri zor bulanı konuşmuyorum ama genel manada hakikaten bir tabak kaldırılıyor ikinci tabak geliyor yani. İkinci tabak kaldırılıp üçüncü de gelen var yani.
- 17:58
Ama en azından bir iki çeşit yemek olmayacak. Ya hanım bu ne yemeği var? Çorba var. Çorba var deyince adam yetiniyor mu yani? Ne diyor? Başka ne var? Başka bir şey yok ya. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem senin yediğin bu tarhanayı bilmem ne bulmadı ki. Başka bir şey yok dese ne demek başka bir şey yok?
- 18:21
İşte böyle yani nimet kadri bilmemek teşekkürsüzlük veyahut da ne bileyim Allah'a şükürsüzlük gaflet yani tabii ikinci çeşit yemek haram mı? Değil canım helalinden kazandıysan helalinden yersin yani. Üçüncü de yersin mühim olan doymadan kalkmak tabii çok aşırı yemekte israf haram olma da ayrı bir şeyler de.
- 18:40
Yani başka ne var? İşte ne bileyim senin kabak yemeği var. Başka bir şey yok mu? Yani mesela ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bizim yediğimiz beyaz undan bu şimdiki fırınlardaki andan beyaz ekmek yani çok da tavsiye etmiyorum tabii beyaz ekmek bana zaten şekere zararlı bilmem mideye zararlı ama yani böyle bir beyaz ekmek hayatlarında yememiş
- 19:13
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Bizim bu yediğimiz yani undan bulamamıştır yani bulsa yemezdi haramdır anlamında konuşmuyorum yani bulamamışlar. Dolayısıyla sonra ne olacak buyurun önüne bir çanak konacak bir çanak kaldırılacak sonra bak ne acayip ne acayip bir mesele ve örtecekler ne kadar neyi büyüteyim evlerini örtecekler ondan sonra
- 19:49
evlerini nasıl örtecek yani evlerinin duvarlarını orada muzaf mahsustur. Evlerinin duvarlarını örtecekler. ne gibi kema küsteru sitare yapıldığı gibi, örtündüğü gibi ne el-kâbetu Kabe'ye örttükleri gibi yani Kabe'de nasıl şimdi halis ipekten efendim altınla, âyetler altınla yazılmış, Kabe'ye yakışır yani âyetler var işte üzerlerinde, şeylerinde siyah ipekten dokunmuş
- 20:22
veyahut da en kaliteli malzemelerden dokunmuş, şu anda mesela siyah eskiden beri melikler, krallar, hükümdarlar Kabe'ye sitare giydirmişler yani ithaf olarak Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in de bunu buyurması yani emirlerin, efendim dünya imkanları genişlediği zaman Kabe'yi örttükleri gibi Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem zamanında da bile
- 20:50
cahiliyet döneminden beri Kabe'nin örtüsü vardı e tabi o zaman da Kureyş baya bir masraf yapıp Kabe'ye bir örtü yapıyorlardı işte evlerinin duvarlarını örtecekler kemâ tüsterul Kabe'nin örtüldüğü gibi ki bu da yasak bir şey evlerin duvarlarını örtecekler mesela Efendi Hazretleri çok üzerine dururdu bu perdeler camı kapatacak kadar değil de
- 21:18
şimdi perdeyi aşağı kadar indiriyorlar ondan sonra altından da payda bırakıyorlar böyle bir gelin gelinlik giydiriyorlar ya onları da erkeklerin gördüğü yerlerde caizizler Efendi Hazretleri de çok karşı çıkardı gelinliğin altından nasıl kuyruk bırakıyorlar böyle bir iki metre götürüyorlar
- 21:35
şimdi de evin perdelerinde bile perdeleri altına kadar indiriyorlar halbuki perdelerin örteceği yer nereye kadar o da zaten sağda solda suç olarak bırakıyorlar onu da hiç açmıyorlar sadece bir güneşlikle kapatıyorlar ondan sonra şey yapıyorlar yasaklanmıştır ben de gördüm çok hafiflerde israftır duvarı örtmeye camı örtmeye lazım duvar açıkta durabilir boyalı temiz
- 22:08
durması lazım yani ama işte onun perdelerini örtüyorlar şey yapıyorlar sonra duvarlara halılar mesela kaliteli kilimler tefrişatlar Osmanlı'da da çok vardı bu tezzinatlar tefrişatlar yani Osmanlı'da neden battı belki bazı devletin yıkılmasının sebeplerinden biri ikisi üçü de bunlar gösterilebilir Şatafatlı Dolmabahçe işte Topkapı Sarayı zaten varken bir de onun üzerine
- 22:46
efendim şu kasrı bu köşkü bu sarayı Dolmabahçeler falan Abdülmecit zamanında bütçeler de zayıf devlet bütçeleri de zayıflamış cizyeler alınmak terk edilmiş kafirlerden de vergi alınmak terk edildiği için İslam'ın bir emri bir hükmü de orada yıkılmış dolayısıyla akarat azaldığı halde yani Şatafatlı bir tezzinat yapılmaları bunlardan zaten neyi var dolmuştur ama burada Efendimiz
- 23:20
olacakları söylüyor yani söylediği şey doğrudur bu böyle yapılsın manasını anlamayın mesela bir çanak koyuluyor bir çanak kaldırılıyor bol yemek var e bol yemek hepsini ye mi dedi sana yani şimdi fakir fukaraya dağıt ondan sonra efendim hulleler sabah akşam elbise değişiyor sabah bir takım akşam ayrı takım yani bunlar ne var kirlenene kadar zaten birini giy sonra
- 23:46
bir tane daha olur onu çıkarırsın kirli yıkarken öbünü giyersin ha 3-4 takım çık ben şal varım 5-10 takım olabilir bunlar da mübah şeyler o da değil ama günde kaç defa değiştirmek bilmem ne bunlar olacak buyuruyor oldu mu oldu şu anda oluyor mu oluyor zaten sahabe-i kiram döneminde bile başladı Hz. Ömer zamanında fetihler başladı Hz.
- 24:08
Osman zamanında fetihler çok arttı devam etti Kıbrıs'a kadar fethedildi ondan sonra Emeviler döneminde çok büyük fetihler oldu çok ganimetler alındı tabi ganimetler alınınca mal mülk çoğaldı devlet meytül mal çoğaldı işte onun için evlerini diyor duvarlarını örtecekler Kabe'yi örttükleri gibi buyuruyor ondan sonra sallallahu teala aleyhi ve sellem yani Ebu Ayyub el-Ensari
- 24:46
radıyallahu anh sahabenin zühhadından idi zühhad demek zahid dünya kadar çok soğuk bir zat idi onun için hatta diğer sahabeden birini sahabeden birinin düğünü vardı yani belki de çocuğunu evlendiriyordu onun düğününe gitti sonra baktı ki böyle şeye asmışlar düğün yapılan yere halılar mallar asmışlar böyle süs için falan onu görünce girmedi düğün merasimine davet icabet
- 25:24
hanefide sünnet şafide vacip olduğu halde yani girmedi sonra geri giderken o zat duydu onu bazı sohbetlerde verdim şimdi vermek lazım deyip o da Ebu Ayyub el-Ensari'den daha büyük bir sahibi yani ittifakla daha büyük bir sahibi gitti peşine düştü yani buyursanız niye şey ettiniz buraya kadar geldiğinizde dönüyorsunuz biraz otursaydınız ikram yapardık falan
- 25:51
ya dedi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem neyi varı doldu işte bu duvara bir şeyler asmışlar halı kilim gibi bir şeyler süs için yani süs için hani kapatmak için kadınlar görünmesin diye değil normal duvarı süslemişler falan yani ben neyi olan yerde bulunmak istemedim falan o zat da dedi ki yani tabii neyi varı doldu derken direkt haram derken
- 26:19
o zat da haram yapıyor anlamına gelmiyor bu haram değil belki bir mekruhluk olabilir vesaire şu her nehi tahrim için değildir yani kerahat içinde olur dedi hani nitekim haram da diyemeyiz yani duvara bir adam bir halı astı şimdi israf işte kaçınmak lazım falan ne yapalım dedi kadınlar bize galebe çaldı yani tabii bu işlerin ekserisi kadınların başının altına çıkar
- 26:45
bu süsleme işleri ne diyorsun sana işte efendim hele ki bu düğünlerdeki İslam'da olmayan öfler adetler israflar masraflar kına gecesindeki kıyafetler bilmem ne düğün günündeki bir de erkek kadın karışık o taptan haram zaten erkek kadın karışık küllüne haram onu hiç konuşmuyorum da diğer işte efendim birbirine bakarsa ederse zaten halvet olursa zaten haram
- 27:17
halvet zaten düğünde halvet olacak hali yok kalabalık var da yani mekruhluktan hali değil yani zaten bu protokolcülük komşunun düğünü şöyle oldu diye kıyas yapmak işte felancanın düğününde şöyle yapmışlar biz onu bastırmak için işte efendim biz ona ilaveten şunu da takalım öbürü şunu da asalım öbürü biz de şöyle bir kıyafet giyelim felan böyle bu kadınların birbiriyle
- 27:51
karşı iftihar hava atma çalım satma mücadelelerine maalesef erkekler maruz kalıyor ve bundan dolayı baya bir erkeklerin boynuna borç yükleniyor masrafları çoğalıyor halbuki bunlar İslam örfünde adetinde böyle pahalı süslü şeyler yok bunlar israfa kaçarsa tabi tahrimen mekruh oluyor tahrimen mekruh bir manada haramdır bir manada efendim işte mübah şeyler de var ama burada
- 28:39
haddini aşmamak icap ediyor yani burada Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunlar olacak buyurduğu zaman sen buradan ne çıkartma bunlar meşhur şeyler doğal şeyler biz de imkanımız varsa yapalım Resulullah böyle buyurdu gibi bir şey de anlaşılmasın Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem nasıl buyurdu ki ahir zamanda zina çoğalacak faiz çoğalacak işte efendim
- 29:01
binalar zinalar işte meşhur hadis çoğalır felan eşini bunu Resulullah buyurdu diye bunlar olsun mu dedi haşa ama bunları kayıptan haber verdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bulunduğu yaşadığı dönemde bunların düşünülmesi bile kabil değildi yani nerede bu imkanlar yani şimdi burada Aliülkari hazretleri de şöyle bir şey söylüyor yani şerhte yani bunlar oldu mu bunlar oldu
- 29:33
çünkü neden özellikle ileride gelecek şimdi Faris beldeleri yani Acem diyarı şimdiki İran ve havalisi Kisra'nın o zaman Kisra Acem imparatorluğunun yurtları Rum beldeleri zaten Şam'da o zaman Rumların elindeydi Şam'ın fethi Kudüs'ün fethinden itibaren Ürdün, Kudüs, Şam o bölgeler bizim ta Adana'ya kadar gelen tüm bölgeler tabi
- 30:01
Emeviler döneminde falan zaten fethedildi yani fethedildi Tarsus, Mersinler hep fethedildi Tabi Bizans Rum imparatorluğu, Bizans imparatorluğu baya geriledi de Tabi Hz. Fatih'in fethine kadar İstanbul iyi ama etraf hep fethedilmişti İstanbul'un fethinden evvel etraf hep Müslüman yurtları olmuştu da İstanbul'u öyle sur içinde kalmıştı yani
- 30:30
Dolayısıyla o beldeler hep fethedildiği zaman tabi harplerde Müslüman olmayı kabul etmedikleri için Kabul edenlere ciziye bağlanmış olabilir Kabul etmeyenlerle savaş oldu Savaş neticesinde mallar, ganimetler hasıl oldu Dolayısıyla esir aldılar, köle aldılar, cari aldılar Bunlar ayetlerle sabit, sahih hadiselerle sabit
- 30:53
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in tatbikatında mevcut olan hadiseler İşte Mehmet Görmez'in bunlar şeriatta var ama adaletli değildir ve meşru değildir diyerek Elfaz-ı küfür söyleyerek ben mesela cenaze namazını kılmam Böyle diyen bir adamın cenazesinde bulunsam bunun cenazesini kılamam Niye kılamam?
- 31:12
Çünkü Kur'an'da olan sünnette olduğunu kendi de kabul ediyor Ama şeriatta var ama bunlar meşru değil Nasıl şeriatta olan meşru değil ya? Meşruluk zaten şeriat kelimesinden geliyor ya Şer'idir meşru değildir. Meşru demek adil demektir Dolayısıyla köle esir almak bilmem ne bunlar adaletli değildir Ya Resulullah aldı Allah'ın emri bu
- 31:32
Tabi sonra azat etmeye teşvik edilmesi, kölelerin, cariyelerin hürriyetine kavuşturması da faziletli bir amel, sevap O ayrı bir şey Ama böyle bir şey harp ettiğin zaman sen buna mecbur oluyorsun Çünkü neden mecbur oluyorsun? Sen onlardan aldığın esirleri, köle ve cariyeleri salsan Onlar Müslümanlardan aldıkları köle ve cariyeleri diye, köle ve cariye demeyelim
- 31:53
Ona da esirleri diyelim Onlar Müslümanlardan aldıkları esirleri salmadığı zaman ne olacak? Kafirlerle harp ettiğin zaman kafirler ne diyecek? Boşver diyecek harbe girerken rahat rahat girecekler Neden? Nasıl olsa onların şeriatında, dininde bizden esir alırlarsa salıyorlar Ama biz onlardan esir alırsak da salmıyoruz Onun için her halükarda biz kardayız diyecekler
- 32:17
Müslümanlara saldırmaya, savaşmaya güç bulacaklar Psikolojik moral kazanacaklar Ama onlar da bilirse ki bizden yakalananları da onlar esir edecek, köle, cariye alacak E o zaman onlar da çekinecek, sakınacak Aslında bu savaşın engellenmesine yardımcı olacak bir İslam'ın hükmüdür Ama sen bunu kalkıp tersten gösterip de
- 32:41
İslam, Müslümanlar zaten durup dururken millete saldırıyor, köle, cariye alıyor gibi Bir hükme koyup sonra meşhur değildir, adil değildir dersen Senin zerre kadar iman sende kalır mı? Var mıydı ki kalsın zaten? O da ayrı bir inceleme konusu Dolayısıyla Tabii ki Müslümanlar muharebeler ettiler ettiler.
- 33:04
Mukabiliyet, karşılıklı tekabül esasına dayalı olarak, madem onlar bizden esir alıyor, Madem onlar bizden esir alıyor, salmıyor salmıyor, ya fidyeyle ya şundan ya bundan, salmıyor, esir ediyor, götürüyor, kendi memleketinde Salmıyor, esir ediyor, götürüyor, kendi memleketine kullanıyor, köle yapıyor
- 33:17
kullanıyor, köle yapıyor, o zaman Müslümanlar da bu aletlerden aldıklarını esir almak durumunda. E o zaman Müslümanlar da bu alplerden aldıklarını esir almak durumunda Esir alamazsa karşılıklı mukabiliyet olmuyor Müslümanlar tarafı hasar görüyor, zarar görüyor Müslümanın zararını ister mi, razı gelir mi?
- 33:35
Mesele bu yani Tabii ondan sonra onları kendi işlerinde istihdam ettiler Ama İslamiyet ne buyurdu? İhvanüküm kavvelüküm buharadesi Bunlar sizin kardeşlerinizdir Şu anda size köle olmuşlar, esir olmuşlar diye Kardeşlik hukuku, yani insanlıkta kardeş En azından Müslüman olmasa bile insanlığı var Dolayısıyla sen buna ne yapamazsın?
- 33:59
Kötü muamele yapamazsın Ondan sonra ne buyuruyor? Allah bunları sizin elinizin altına verdi şimdi ama Burada sizin ne yapacağınıza bakıyor Onun için Kimin kardeşi elinin altında, yani kölesi ve esiri olursa, cahilesi olursa Yediğinden yedirsin Yani kendi etler, butlar yiyip de ona gidip de yanmış kabuk ver, yedirmesin Yediğinden yedirsin
- 34:32
Giydiğinden, kendi giydiği kumaştan giydirsin Mesela bir iş verdin, şu taşı taşı şunu yap, bunu yap Gücünün yetmeyeceği bir iş Yani zorlanıyor, o zaman siz de kalkıp Kölenizle, işçinizle beraber Beraber çalışın, ona yardım edin Yani İslamiyet bunu esas alıyor Bunun neresinde gayrimeşruluk? Neresinde gayrimeşruluk var?
- 34:56
Neresinde adilsizlik, adaletsizlik var? Allah adaletsiz, Resûlullah adaletsiz diyen de kendisinde din-i iman olur mu yani? Dolayısıyla Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunların böyle olacağını haber verdi. Ve hakikaten bu haberlerin hepsi kayıptan haberlerdi. Geleceklere dair bilgilerdi. Ve bunlar sabit oldu mu?
- 35:15
Sabit oldu. Fars ve Acem beldelerini fethettiler. Malları ganimet aldıktan sonra esirler de aldılar. Onları istihdam ettiler. Fakat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ama ondan sonra ne olacak? Tabi şey, Sürt-i Mekale, sonra buyurdu Ahiret-i Hadis, hadisin sonunda şöyle buyurdu.
- 35:43
O arada sahabe-i kiramdan bu hadisi dinleyenler dediler ki yani o zaman daha iyi olacağız. Çünkü neden? Malımız, paramız artacak. Şimdi biz sadaka veremiyoruz, cihata infak edemiyoruz. Çoğumuzun atı yok, devesi yok. Dolayısıyla harbe gidilirken yayan da gidemiyorsun o kadar uzun yollara. Atı olmayan, şey yapamayan, zaten beytül mal da devlette de yok o zaman.
- 36:08
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e geliyorlar, biz harbe gelmek istiyoruz diyorlar. Yani ben sizi bindirecek bir hayvan bulamıyorum yani devletin şeyinde. Bu yok, İslam devleti o zaman kurulmuş ama Ne buyuruyor? olacak. Yani Allah yolunda harcayacak mal, cihata çıkaracak at, deve bulamadıkları için üzüntülerinden dolayı gözleri akar vaziyette ağlaya ağlaya gülüyorlar.
- 36:41
Yoksa harbe gidip şehit olmak istiyorlar, gazi olmak istiyorlar ama binek yok yani. Bineksiz de zor da yolda kaç, yüz kilometre, bin kilometre telef olacak yani. Dolayısıyla bu ayette hani, ayetten okudum onu. Dediler ya Resulallah o zaman dediler çok iyi şeyler olacak demek ki. Yani önümüz çok iyi, açık.
- 37:01
Böyle güzel fütuhatlar olursa biz de daha hayırlı işler yaparız, daha hayırlı hizmetler yaparız. Ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu sözü ne yapmadı? Tastik buyurmadı. Ne buyurdu? Sümme kâle âhirû el-hadîsi. Bu hadis-i şerifin sonunda şöyle buyurdu. Bu hadis-i şerifi Tirmizi'yi rivayet ediyor.
- 37:23
Rakam 2467'de geçiyor. Ve entüm siz el yevme bugün, yani zamanı hazırda benim yaşadığım şu dönemde fakiriz, muhtacız, imkanlarımız çok kısıtlı ama bugün siz hayrun daha iyisiniz. Minküm sizden, yevme izin o gün zenginleştiğinizden. Yani zenginleştiğiniz o gündeki halinizdense şu andaki fakir haliniz daha hayırlı olacak.
- 37:50
Neden? Çünkü rızkınız bollaşacak, imkanlarınız genişleyecek ama yeterli rızık Allah'ın ibadetinden meşgul eden zenginlikten daha hayırlıdır. Çünkü zenginlik kalbi yorar, meşgul eder, bedeni yorar. Zaten zenginleşen insanların durumu ortadadır. Hanımına çocuğuna nasılsın, iyi misin diyecek hali bile kalmıyor.
- 38:12
Ne sosyal hayatı kalıyor, ne ibadet hayatı kalıyor. Bundan dolayı ama tabi bu sizin için iyi olmayacak buyuruyor. Sallallahu aleyhi ve sellem. Niye iyi olmayacak? Şimdi önümüze giderse niye iyi olmayacağı, zenginliğin artmasının, vallahi zaten Sallallahu aleyhi ve sellem. Sahih hadiste yine burada yok şu anda da Efendi Hazretleri çok uğurdu.
- 38:37
Vallahi sizin fakir muhtaç olmanızdan sizin adınıza korkmuyorum, endişe duymuyorum. Velâkin ehşe'en tümseltü aleyküm dünyâ kemâ pusultatı alâ men kâne kabletum. Sizden evvelki ümmetlere de zenginlik geldikten sonra bozuldukları gibi size de dünya imkanlarının genişlemesinden korkuyorum. Niye? Fetenâ fesuâ kemâ tenâ fesuâ.
- 38:56
Onlar nasıl dünya malları, imkanları, ganimetleri artınca, eski ümmetler Musa aleyhisselam vesaire, ganimetler kazanınca işte firavun elinden kurtuldular. Beni İsrail neler neler yaptılar, peygamberleri öldürdüler yani. İmkanları arttıkça kurtuldular. İşte ne yapacaksınız? Siz de onlar gibi dünyaya daldıracaksınız.
- 39:14
Fe ehleket küm kemâ ehleket tüm. Onları helak eden dünya malı, mülkü, hırsı, tamağı, haseti, fesatı sizi de helak edecek. Ben sizin adınıza zenginlikten ve geniş imkanlardan korkuyorum. Fakir kalmanızdan korkmuyorum buyurdu Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. İşte burada kalıyoruz. Çünkü bu zenginleşmeden sonra neler olacak?
- 39:38
Tamam sahabe hakkında bu geçerli olmasa, yani sahabe-i kiram hakkında da bir kısım dünya imkanlarının artması belki onları bazı vazifelerinden meşgul etmiş olabilir. Ama tabii onlar farzları, vacipleri, sünnetleri hatta müstehapleri terk etmediler. etmediler, hiçbir noksan etmediler, Allah yolunda cihad ettiler, malların canlarını feda ettiler, sahabe-i kiram.
- 40:00
Ama tabi sahabe-i kiramdan sonraki Emeviler dönemi, Abbasiler dönemi vesair krallıklar dönemi, padişahlıklar, sultanlıklar dönemlerinde bu dünya malının ümmete zarar vermediğinden veyahut da geniş imkanların insanları esas asli vazifelerinden geri bırakmadığından söz edemeyiz. Çok büyük sıkıntılar oldu ve bugün de geldiğimiz, bütün bu yaşadığımız hayat, bu 21.
- 40:27
asırdaki felaketler, rezaletler, namaz yok, zikir yok, cemaat yok, camide ibadet yok, hiçbir şey yok, herkes dünyacı olmuş, bilmem ne, bilmem ne. Tabi maddi imkanların genişlemesi, özellikle Müslümanların zenginleşmesi bu son dönemde. Müslümanların zenginleşmesinin getirdiği şuursuzluklar, gafletler, tesettüre riadsizlikler, kadın erkek görüşmeler,
- 40:53
tokalaşmalar, ortalığı görüyorsunuz, rezillik. Müslümanlardan yani kapalı insanlar, bilmem neler. İşte efendim biliyorsunuz yemek yediklerini paylaşmalar, bilmem arabalarını, pahalı arabalarını göstermeler, milletin gözüne sokmalar falan. Bütün bunlar doğru şeyler değil. Ama kadınlar bize galip geldi sözünü İbni Ömer Hazretlerimizin unutmayalım.
- 41:17
Ama galip gelmemeliydi tabi o da ayrı dava. İrade lazım, azim lazım. Bu sahabe-i kiram hakkında çok sahabe olmasa da sahabeden sonraki dönemlerde yine tabiinin, tebrik eden her dönemin zahitleri var. Bu dönemde bile bir Mahmut Efendi gelip geçmedi mi bu dünyadan yani dünyaya hiç metelik vermeye. Nice alimler, veliler şu anda yok mu dünyadan buz gibi soğuk, ibadetine, zikrine
- 41:47
devam ediyor falan. Doğru var. Ama ekseriyet itibariyle konuşursak sahabeden sonraki dönemde hemen başlayan sıkıntılar baş gösteren, daha ne kayıptan haberler bak neler olacak diyor, o zenginliği bulacaksınız ama ondan sonra da belanızı bulacaksınız buyururcasına, şimdi önümüzdeki ders çok önemli. Bir başlamış olduk, şeytanın bacağını da kırdık,
- 42:11
cinlerin bacağını da kırdık inşallah. Kayıptan haber veremez diyen sapıkların, reformistlerin mealcilerin onların da bacağının kafasını kırdık. Şimdi başladık elhamdülillah maksadımız hasıl oldu. Derslere devam edeceğiz. Allah bizi bu şifa-i şerif derslerinden mağrur etmesin. Hatmini beraber görmeyi sağla.
- 42:29
Afiyetle hatminde de bulunmayı nasip müesser eylesin. Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin Ve a'la li yus'a ibn-i selleme teslimen kesire. Velhamdülillahi Rabbil alemin. Amin.


