34:30 / 1:19:39

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu teala alâ seyyidil murselîne Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'in. Bu mübarek Mevlid-i Şerif ayında Şifa-i Şerif dersine başlamış bulunuyoruz. Allah-u Teala hatmine muvaffak eylesin. Çünkü bu daha yarıya bile gelmedik diyebiliriz.

  2. 00:27

    Sayfa 270'lerdeyiz. İşte yarıya yaklaştık. İnşâAllah Rabbimiz ömürümüze ve vakitlerimize bereketler, ikram eylesin. İnşâAllah hatmini külliye de biter o zaman inşâAllah. Büyük külliyemizde yapmaya Rabbim muvaffak eylesin. Sizlerin de sağlıklı, afiyetli yaşamasını ve bu derse devam eden herkese Allah'ın hayırlı, uzun ömür vermesini

  3. 00:51

    ve ömrüne bereket vermesini ve bu dersin hatmini görmesini Muhammed Mustafa'nın Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in 1500. devriyesi, vilâdet seneyesi hürmetine nasip eylesin. Şifa-i Şerif'in takipçileri benim nezdimde farklıdır. Bu ders farklıdır. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in mucizelerinden, vesiyerinden ve faziletlerinden bahseden,

  4. 01:18

    bahseden, Eş-Şifa Bitarifi Hukuk-ül Mustafa kitabının uzun adı. Bu ders, aslında kıymeti hiç bilinmiyor. Bu dersten üstün bir ders yok. Diğer derslerden, itikaddan sonra diyelim. Çünkü itikad iman, o imansız hiçbir şey olmaz. İtikad derslerinden sonra en mühim ders budur. İnşâAllah çarşamba günü mektubat, itikad mektuplarına başlayacağız.

  5. 01:45

    Mektubat-ı Şerife birkaç ay sürmez, biter. Ondan sonra akaid dersleri devam edecektir. El-İsned itikadını çok güzel madde madde anlatacağız. Diğer birçok, beş on kitap şu anda önümüzde sırayla okuyacağız. İnşâAllah o çarşambanın dersidir. Kardeşlerimiz kaldığımız, bu vesileyle anlaşılan olur ki Türkiye'deki Selefi Vahabi, tabii yurt dışındaki adıyla Daaş, IŞİD.

  6. 02:11

    Türkiye'de Selefi Vahabi kafasının mahsulü olarak bugün maalesef on altı yaşında bir katil, bir zındık, efendim cehennem köpeği. El-Havarişkila bunlar. Hariciler cehennem köpekleridir, hadis-i şerifi biliyorsunuz. Tekfirci. İki polisimizi şehit etmiştir. Bir polisimiz ağır yaralıdır. Allah acil şifasını ihsan eylesin.

  7. 02:37

    Bu hususta tabi benim uyarılarım tekbir getirerek adam öldürmek, kafasını keseceğim demek. Zaten o kişinin bizim hakkımızda da bir tweeti varmış. O da çıktı şimdi. Tabi bütün bu meseleler hakkında perşembe günü yine bir 10-15 dakika vaktinizi alacağım. Akşam namazını mütakiben sohbet başlıyor Haydar merkezinde.

  8. 03:02

    Canını dinleyenler her yerden canını dinleyebiliyor inşallah önümüzdeki perşembe. Mesela iki gün sonra. Bu Türkiye'deki Selefi Vehhabi sorunu PKK biter bitmez bunun başlayacağı. Bunları seneler evvel haber verdik ve bütün bunların bu şekilde yetiştirildiğini maalesef çarşambadaki bazı medreselerde de bu işlerin karıştığını milleti keselim asalım diyenler çoğaldığını falan bunları hep ikaz ettik şey ettik ama

  9. 03:33

    kim tedbir aldı kim almadı kim ne anladı bilmiyorum. Yeniden uyarmakta fayda görüyorum. Önümüzdeki perşembeyi takip edin. Bu katilin durumu hakkında daha da netleşir ama anlaşılan Selefi grup Selefilerden etkilenen bir grup. Zaten bize de bizim de aleyhimize.

  10. 03:54

    Bizim de aleyhimize tweetler olması, Selefilerin, Işidçilerin bize düşman olduğu zaten bellidir ama şu anda tabi kimin eli kimin cebinde. O onu tweetliyor, o onu retweetliyor, o onu bilmem ne diyor. Maalesef Salvan Cübbeli, Çarşamba'daki İsmail Ağal'a bağlı bazı hocalar da bu belanın içine düşmüş vaziyetteler.

  11. 04:14

    Bunları açıklayacağım inşâAllahurrahman. Şimdi geldik dersimize. Allah Teâlâ şehidlerimize rahmet eylesin, kabirlerine nur eylesin, derecelerini âli eylesin. Hastamızı acil polisimize şifa ihsan eylesin. Diğer bir hasta daha var herhalde yaralı. Ona da şifa ikram eylesin. Amin. Bu zındık katili de kahre eylesin, katle eylesin, mahbub perişan eylesin.

  12. 04:40

    Amin. İstanbul'da bulunamadık. Perşembeleri sohbetlere geldim, gittim, elhamdülillah hiç terk etmedim. Ama bu derslere biraz ara verdik. Çünkü siz de ilgilenemiyorsunuz. Köyde, dağda, bayrağa gidiyorsunuz. Şimdi hemen hemen hepiniz döndünüz. Birbirinize hemen haberdar edin. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aşkı için, bahşi için, hatırı için,

  13. 05:18

    bak onun mucizelerini anlatacağım ben şimdi. Ben burada kendimden bahsetmiyoruz. Ne kadar tanırsanız o kadar seversiniz. Ne kadar severseniz o kadar imanınız artar. Beni canından çok sevmedikçe imanı kâmil olmaz buyurdu. Bunlara da Orhan Gazi'yle çok muazzam bir sohbet oldu. 2 saat 15 dakika kadar. Geçen hafta Perşembe ben Haydar'da değildim.

  14. 05:41

    Mevlüt Kandil'in ertesi diye bir gün arayla Haydar'da toplanmayalım diye Orhan Gazi'ye söz vermiştim. Bursa'ya gitmiştim. Çok güzel bir sohbet oldu. Onun cumartesi herhalde 9'da mı ne takip edin. Lale Gül'de işte bizim YouTube sizeler falan, radyo falan onu yayınlayacak. O sohbet tabi canlı verildi ama o farklı bir sohbet.

  15. 06:00

    Yani Resulullah'ın sevgisinin ispatı lazım. Lafla sevgi olmaz falan. Mevlüt kıraati, Mevlüt fazileti gibi değil. Orada hakikaten cihat şuuru, İslam şuuru, cihatın manası, emr-i bir marufun önemi. Bu sahtekarlar gibi öyle önüne gel, Müslüman polisi kes, Müslüman askere saldır. Böyle cihat ne olur ya?

  16. 06:23

    Bu nedir ya? Onun için bu konularda güzel bir sohbet oldu. O sohbeti mutlaka kaçırmayın, dinleyin dinletin efendim. Orada da beyan edildiği üzere Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i sevmenin ispatı lazım. Yani beni canından çok sevmeden iman-ı kamil olmaz mı? E nasıl sevecek? Canından çok seviyorum diyoruz hepimiz ama bunun ispatı lazım.

  17. 06:54

    Bunun alametleri nelerdir, delilleri neler? Birkaç örnek verdim ondan. Bu iddiayla olmaz. Bunun bir yolu evvela marifetten geliyor. Marifet tanımak demek. Çünkü tanımadığın birini ananın, babanın demesiyle, çevrenin etkisiyle severim, çok seviyorum, canından çok seviyorum. Ya tamam da ne kadar tanıyorsun ya?

  18. 07:17

    Bu Şifa-i Şerif derslerini başından beri bilmiyorum yani. 150'yi geç midir, 200 midir, kaçtır yani? Sıralı bu dersler özel bir, benim YouTube sitemde özel bir derstir bu. Yani isminin altındadır bütün bölümleri zannediyorum. Oradan girip sen bunu benim konuştuğumu senin ömrün belki yetmez dinlemeye.

  19. 07:37

    Belki ömrün yetmez dinlemeye. Ne kadar sonra öleceğiz belli değil. Benim bugüne kadar konuştuklarımı ömrün yetmez dinlemeye. Ben bunları konuşmuşum. Ömrümü vermişim bu yola. Allah rızası için. Para istemiyoruz, buluş istemiyoruz. Üyelik parayla değil. Senin peygamberini sallallahu aleyhi ve sellem sana anlatıyoruz ya.

  20. 07:58

    Bunları dinle. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem tanıyamazsın. Tanıyamazsan sevemezsin. Seviyorum desen de sevgini ispat edemezsin. Çünkü muhabbet marifete tabidir. Yani sevgi tanımaya bağlı. Tanımak da ilme bağlı. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hakkında kaç dakika konuşabilirsin? Onu derdi Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam.

  21. 08:24

    Bir tane yüzbaşı, askerde isim bir arkadaş İrfan'dan biri mi gitmişti Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam? Yoksa 30-40 sene evvel anlatırdı. Ya da kendisine mi gelmiş bir subay? Yani onu unutmuş olabilirim. Yani dedi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hakkında kaç dakika ne konuşabilirsin? Bana ne bilgi verebilirsin?

  22. 08:44

    Allah var mı var? Allah kimdir yani? Durdu durdu dedi ki vallahi hiçbir şey konuşamıyorum. Yani şimdi Allah vardır ama Allah hakkında ne konuşabilirsin yani? Yani sokaklarda adamın sorusunu kelime-i şehadet sorusunu besmele çekiyor. Besmele sorusunu kelime-i şehadet çekiyor yani. Yine Nazara'ya mastar dese yine bir şeydir.

  23. 09:05

    Nazara mastar değil, filim ağzıdır ama yine bir kitap karıştırmış da yanlış da olsa mastar demiş. Hani kelime-i şehadet sorduğuna besmele çeken, besmele sorana kelime-i şehadet çekse yine bir Allah diyor hani yanlış da olsa falan da hiçbir şey konuşamıyor ya. Mikrofon tutuyor sap gibi, hiçbir şey konuşamıyor.

  24. 09:21

    Çünkü Allah'tan peygamberden dinden haberi yok, toplum dinsiz yetiştirilmiş yani. Besmelesiz kitaplar, hamdelesiz salatü selamsız kitaplarla yetişmiş bir nesille karşı karşıyayız. Hiçbir şey bilmiyor. Allah hakkında bana ne anlatabilirsin? Dedi vallahi hiçbir şey anladı. Hani Allah'ın kârı da etmedi ama e şimdi ne demek yani?

  25. 09:45

    Sıfat-ı zatiye, sıfat-ı zubudiye, sıfat-ı zafiye insan bir başlar, hayat elimsemiyor, başlar, irade, kudret. Allah kimdir ya? İtikad derslerimizi bizim cümlese yine bir şeyler anlatır da biraz da ezber de Lazım yani. Efendi Hazretlerimizin iman-ı İslam cisaresi. Üç, dört sayfa bir şey ya. lazım yani.

  26. 10:04

    Ya bir insan bunu da mı ezberleyemez? Allah'ın sıfatlarını da mı sayamaz? Allah'ımız diridir, her şeyi bilir, her şey işidir, her şey göre. Bir şey söyle ya. Türkçe konuş ya. Hayat elimsemiyor, başlar, sayamıyorsan ya. Ya adam dedi ki bir şey konuşamıyor. Ya şimdi bu milletten sen Resûlullah'a sarsam hakkında ne bekliyorsun ya?

  27. 10:23

    Ne bekliyorsun, ne anlatacak? Nasıl sevecek ya? Sevdiremedik. E sevdiremedik. Ama şimdi ne yapayım ya? Yüzlerce, binlerce saatte sohbet yapmışım onun aşkına. Yani hiç de bir şey dinlemiyorsan yani ben de gelip kulağından aşağı şey değil ki bu damla değil ki akıtayım ya. Ben de vazifemi yapıyorum ya.

  28. 10:45

    Ya ne çalışıyorum hasta usta ya? Kör gözden sol gözüm hiç görmüyor, sağ göz bulandı. Böyle bakıyorum ya. Niye? Size bir şey anlatayım diye. Şimdi bu dersi insan dinlemezse, benim hakkım kalmaz mı? Kalır. Kalır. E ben hiç bir şey canlı dinlemiyorum. Canlı dinleme kardeşim, cansız dinle ya. Dissitede duruyor ya.

  29. 11:07

    Bilmiyorum tamam öğrensinler de yani en son 158 miydi neydi? 200. Belki de 200'ü geçmiştir. Ben bilmiyorum bu ders başlayalı 15 sene oluyor. Ben hapisten evvel, son hapisten tabii 3 kere hapse girdim, çıktım. Son hapisten bile 14 sene geçti ya. 2012'de çıktım. 2012'de çıktım yani. Bu hapisten önce başlamış bir derstir.

  30. 11:30

    Tabii aralar verildi, hapis süreçleri girdi falan ya ondan dolayı yani bu bir ders ilerlemedi. Şimdi artık ölümüme kadar inşallah hiç ara vermeden, Temmuz, Ağustos'a ara verdim ona bile yandım, üzüldüm, kar oldum ya. Keşke ara vermeyeydim ama işte arkadaşlar da tatile gidiyor, çekenler de tatile gidiyor.

  31. 11:47

    Ne yapacaksın yani? Herkes de benim yanımda sıfır gezmiyor bütün her yerime gittiğimde. Ne olacak ben bir kitaplık canım var, alırım iki kitap dersimi yaparım yani. Biz kitaplara bağlıyız. Şab-ı Kafacı'nın şerhine bağlıyız, Haluk Ağa'nın şerhine bağlıyız, Tilmi Sani'nin şerhine bağlıyız. Biz şu ruhtan gidiyoruz yani önümüze kitap açıyoruz.

  32. 12:08

    Kafadan uydurmuyoruz, haşa yani 265 ders yapılmış. Bunun ortalaması bir saat demesen bile, kırk beş dakika desen bazıları iki saat. Ortalaması bir saat desen 265 saat. Sırf Şifa-i Şerif, Resulullah'ın tanıtımı sallallahu aleyhi ve sellem. O kadar basit.

  33. 12:28

    Şimdi Fastun bu bir fasıldır diyor. Ne hakkında? Fi İbrahim Merza. Hastaları iyileştirmesi. İbrahim'i iyileştirmek demek. Kimin iyileştirmesi? Resulullah'tan bahsediyor sallallahu aleyhi ve sellem. İyileşmeyi, şifayı yaratan ancak Allah. Ama mucize olarak Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i vesile kılan yine ancak Allah.

  34. 12:50

    Ama mucize kime ait? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e ait. Evliyaullah'ın da kerameti var mıdır? Haktır. Onlar da hastayı iyileştirmeye sebep olursa, Allah onların eliyle iyileştirirse keramet olur. Peygamberlerin eliyle bir hasta iyileştirirse mucize olur. Burada faslın bu fasıl neden bahsediyor?

  35. 13:08

    Fi İbrahim Merza. Orada tabi muzavvileye çözülüyor aslında. İbrahim'i onun iyileştirmesi demektir. O da artık anlıyorsun onu. Hastaları iyileştirme. Yani onun iyileştirmesi sallallahu aleyhi ve sellem. Daha merzayı atfediyor. Ve zevil ahati. Zevil zinin cemi. Zü zi, zecerali zi. Zi sahip demek ahat, ahetin cemi.

  36. 13:31

    El ahetü. Musibet, bela demek. Ahat onun cemisi. Musibet sahiplerini. Yani başına bela gelmiş. Közü akmış, kolu kırılmış fena bunlar. İşte ölmek üzere. Karnının su toplamış. Bu gibi zevil ahat. Yani musibet ve bela sahiplerini iyileştirmesi hakkında. Bir fasıl açtı.

  37. 13:54

    Şimdi Kazıyaz Hazretleri buyuruyor. Ekbara haber verdiler bize. Yani bu hadisi bize bildirdi diyor. Kendi şeyhinden senediyle, istatıyla gidiyor. Bak şimdi Kazıyaz Hazretleri 500'lü yılların adam olduğu için. Bundan hemen hemen 900 sene evvel olduğu için. Şu anda 1447. Ondan dolayı Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile sahabeyle arasında az ravi var.

  38. 14:16

    Burada zannedersin 5-6 raviyle. 5-6 ne demek? Şimdikilerde 36-37'lere gitti aramızdaki bir şey. İsnat zinciri olanlar yine var da. 35-36'ya gitti tabi ortalama. O diyor Ekbara bize bilgi ve haber verdi bu hadisi. Ebu'l Hasen Künyesi kimmiş o? Ali Übnü Müşerref Hazretleri. Kazıyaz'ın şeyhi yani. Onun şeyhleri çok bunlar.

  39. 14:42

    Hadiste şeyhleri çok. O rivayetler arasındaki, o şeyler arasındaki ecazeni icazet verdi. Ecaze icazet verdi. Kime, ni, bana. Neyi, hi, o şeyleri. Ma'ya gidiyor. Bana icazet verdiği şeyler arasında bu hadisin hakkında. Bu hadisi nakletmem için de icazet verdi diyor. Vekarâ tü ben okudum hû bu hadisi alâ gheyrî.

  40. 15:05

    Ondan başkalarından da, yani diğer muhaddislerden de okudum diyor. Özellikle de Ali İbn-i Müşerref Hazretlerinden icazetliyim diyor. Yani rivayet izni, teberrüken, bereket için. Gâle, o dedi diyor, yani Ali İbn-i Müşerref. Haddese, o da şimdi kimden öğrendiğini. Haddese, hadis olarak bildirdi. Kime, ne yapacak, kim.

  41. 15:29

    Ebu İshak el-Habbalu. Ebu İshak el-Habbal Hazretleri. Efendim, bunların hepsi hakkında tabii malumatlar var. Biz şimdi tek tek onları incelersek, konunun sadedinden çıkmış oluyoruz. Bu sefer râvîlerin özel halleriyle ilgili konular biraz konuyu dağıtıyor. O bakımdan yani Allah şefaatlerine nâil eylesin.

  42. 15:54

    İsimlerinin anılması, sâlihler anıldığı yere rahmetler yağar, müjdesi var. O bakımdan senetler çok önemli. O da diyor ki Habbal Hazretleri, haddesene, bize hadis olarak diyor. Ebu Muhammed'in, Ebu Muhammed Künyesi İbn-i Nahasi. İbn-i Nahasi, buralarda biliyorsunuz künyeler, lakaplar isimleri bastırıyor.

  43. 16:13

    Yani mesela Ebu'l-Hasen diyor, künye mesela. Ali İbn-i Müşerref demese, Ali'yi, ismini öğrenemeyeceğiz. Şimdi kalktı mesela Ebu İshak Habbal dedi, isim değil bu mesele, Ebu Muhammed İbn-i Nahas dedi, burada da özel isim yok. Ama işte millet öyle tanımıyor, nasıl tanımıyorsa muhaddisler arasında, onlar ağır basıyor.

  44. 16:33

    Bunları da incelemek, her birinin özel ismini bulmak falan, önemli bir mesele yani. Şimdi Bukhari, yani Bukhari'nin ismini çoğu bilmez. Anladın mı sen? İmam Gazali, yani İmam Gazali adı ne yani? Anladın mı sen? Muhammed, İbn-i Muhammed, İbn-i Muhammed, babası Muhammed, kendi Muhammed, dedesi Muhammed, Muhammed, İmam Gazali.

  45. 16:56

    O zaman İmam Gazali'nin adı ne? İmam Bukhari, İmam Bukhari'nin adı ne yani? Muhammed, İbn-i İsmail işte falan. Yani birçok şeyin muhaddis, taberani diye geçiyor. İşte efendim künyesi Ebu'l-Kasım yoksa Süleyman olacak herhalde, ben de tam işte hatırladığım kadarıyla falan. Yani şu anda muhaddislerin hepsi nisbeleriyle, künyeleriyle, yok tabaranlı, buharalı, tirmizli, tirmizi.

  46. 17:24

    Yani künyesi Ebu'l-Kasım işte tirmizi, nesai. Yani bir 100 milyonluk soru yapsan cevap çoğunda alamazsın yani, kimse bilmiyor yani. Bu derin hadis kitaplarında, şerhlerde geçiyor mu? Bazısı oralarda bile zor bulunuyor yani. Deşiyoruz da deşiyoruz ancak künyeleri çıkıyor. Böyle bir durum var. Ebu Muhammed İbn-i Nahaz Hazretleri, o bana anlattı diyor Habbali Hazretleri.

  47. 17:55

    İbn-i Nahaz Hazretleri diyor haddeseden Ebu'l-Verd'i, bana Ebu'l-Verd anlattı diyor. Ebu'l-Verd de yani Ebu'l-Verd, külün babası yani. gülün babası yani. Ebu'l-Verd künye yani bunlar. Cübbeli gibi bir şeysin, cübbeli cübbelisin.

  48. 18:11

    Şimdi adamın adı nedir, Ahmet midir, Mahmut mudur bilmesin gibi bir şey yani. Adam adı nedir, Ahmet midir, Mahmut mudur, Künye ağır basıyor. Onun için İbnu'l-Verd Hazretleri, Onun için İbn-i Ülverd Hazretleri, o İbn-i Zencuğya var, meşhur büyük muhaddis, onun torunlarından. o İbni Zencuğ'ya var, meşhur, büyük mahşer.

  49. 18:22

    O kimden? Hanil Berkıyı, İmam Berkıyı'dan. Bu da çok büyük muhaddisler arasında İmam Berkıyı zikrediliyor. Ondan sonra o kimden? O kimden? An İbn-i Hişam, İbn-i Hişam'dan. İbn-i Hişam meşhurdur, siyer sahibi. İbn-i Hişam da şey yani. Ondan sonra künye lakab işte. İbn-i Hişam, İbn-i Hişam'ın siyresi diye.

  50. 18:45

    Kirarsanız bütün internetlerde, açık nöbetlerde çıkar İbn-i Hişam. Siyer yazmış. İbn-i Hişam'dan naklediyor. An Ziyad-il Bekkayı, Ziyad mesela, bu Ziyad isim şimdi. Ziyad el Bekkayı, çok ağlayan manasına geliyor. Ne bileyim ben yani kitaplarda acayip şeyler yazıyorum. Küçükmüş de girmiş bakmış babası annesinin üstüne falan.

  51. 19:09

    Ondan sonra babam annemi öldürüyor diye ağlamaya başlamış. Oradan Bekkay ölmüş. Şerhlerde böyle yazıyor falan. Olabiliyor çocuklukta böyle şeyler. Ziyad-il Bekkayı Hazretleri'nden. O Muhammed İbn-i Hişak, o Muhammed İbn-i Hişak'tan. Ha geldi Muhammed İbn-i Hişak, marka isim. İbn-i Hişak esiresi. İbn-i Hişam onu şerh etmiş falan.

  52. 19:28

    O biraz ondan müteakır. İbn-i Hişak 100'lü. Hicretten sonra 100, ilk 100 ne demek? Buharilerden falan 150 sene evvel yani. İbn-i Hişak'tan Muhammed İbn-i Hişak esire sahibi. O da çok meşhurdur. Nereye girseniz hemen çıkar İbn-i Hişak'ın siyeri. O hadisler böyle rivayetle geliyor. O dedi ki hadis olarak rivayet etti.

  53. 19:48

    İbn-i Şihab'ın. İbn-i Şihab zaten tabiinden olacak. İmam Zühri diye meşhur. Bunların nispesi işte. Zühre oğullarından Zühri. Zühri, İbn-i Şahab-ı Zühri Hazretleri. Daha kim rivayet etti? Onun iki rabisi var. Asım-ı Numan ve Katede'de. Katede oğlu Ömer oğlu Asım.

  54. 20:08

    Şimdi bu Katede kim? Geldik sahabeye. Katede İbn-i Numan. Uhud Muharebesi'nde gözü akan, yanar. Allah'ın üstüne gözü aktı yani. Göz gitti, daha görmez. Katede ibn-i Numan. Onun ibn-i Numan'ını dememiş burada. Şimdi o aşağıda gelecek. Kateâde İbn-i Nu'manın oğlunun adı Ömer İbn-i Kateâde'ymiş. Onun oğlu, yani Katede'nin torunu,

  55. 20:30

    Onun oğlu, yani Kateâde'nin torunu Asım İbn-i Ömer İbn-i Kateâde'ymiş. Asım ibn-i Ömer ibn-i Katedeymiş. O da bu hadisi, yani dedesinin başına geleni babasından naklediyormuş. Ve cemaatün daha birçok muhaddis cemaati bunu zikrediyor. Ve cemaatün, yani daha başka birçok cemaat hadis rivayet eden diğerleri bu hadisi zikrediyor.

  56. 21:05

    Zaten Asım İbn-i Ömer İbn-i Kateâde, yani Kateâde İbn-i Nu'manın o torunu, o zaten siyer hususunda allameymiş. Hicri 120 senesinde vefat etmiş. Kütüb-ü Sitte'de, yani en ufak bir şahibesi olanın rivayetini almaz. Kütüb-ü Sitte'de altı hadis kaynağı işte. Bukhari, Müslim, Temmiz, Nesai, İbn-i Mahdi, Ebu Davud.

  57. 21:35

    Onların hepsi onun hadislerini hep kabul edip almışlar yani. Hazreti Kateâde'nin torununun. ateadenin torununu ve cemaatini daha başka bir cemaatle Ve cemaatün daha başka bir cemaatle tahriş ettiriyor. tahrif ettiriyor. Bunu rivayet ediyor diyor. Bunu rivayet ettiriyor. Zekâra zikrettiğim onları kim zikredi?

  58. 21:47

    İbn-i İshâk yani. Muhammed İbn-i İshâk var ya Muhammed İbn-i İshak var ya siyer sahibi. siyer sahibi. O, şimdi burada O, şimdi burada hepsinin isimleri ne diyor? hepsinin isimleri ne diyor? Anlatmıyorum diyor. Kazı İyaz, ben bana gelen senet zincirindeki isimleri saydım diyor. Kazı İyâz, ben bana gelen senet zincirlerinden

  59. 22:00

    Ama İbn-i İshak diyor, kitabında daha başka muhaddisleri ve tebe-i tebi'nin isimlerini zikretti diyor. Nerede geçiyor bu? Siyer olarak hangi bahiste yani? Bir kazıyeti Uhud'un. Uhud gazvesi kazıyesinde. Kazıya olay, vaka demek. Uhud vakasında yani. Gazvesinde. Gazve, gaza demek. Gaza, harp demek. Muharebe demek yani.

  60. 22:25

    Hepsi Arapça yani. Türkçe'yi ne? Harp marp deyince en Türkçesi savaş. Uhud savaşında yani. Ondan gerisin hepsi Arapça yani. Uhud gazvesini siyerde madde madde yazıyor ya. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in doğumundan başlayıp işte nübüvvet döneminden ta fil senesinden başlıyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in vefat senesinin vefatına kadar.

  61. 22:54

    Siyer bu demek. Olayları seneye göre, senelere göre tertip ediyor. Bazı siyer kitapları dağınıktır yani. Ortadan alıyor bir şey. O ayrı bir şey. Ama esas siyer, tertipli siyerler ne yapar? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in daha viladetinden evvel Ebrehe'nin fil meselesinden başlar. Bazıları tabii onu konuşuyor.

  62. 23:15

    Ona tarih denir. Taberinin tarihul ümen vel müluk var. Ondan sonra İbnü'l Cevzi'nin el münazzamı var. Bunlar 15-20 cildi. Ondan sonra Sıbdübnü'l Cevzi'nin miratul zaman var. Bunlar hep bizde var. 25 cildi, 30 cildi. Bunlar tarih. Tarih geçerse Adem Aleyhisselam'dan başlar. Hatta tarih denen kitaplar Adem Aleyhisselam'dan da geri.

  63. 23:40

    Çünkü Adem Aleyhisselam sonra yaratıldı. Göklerin yerlerinin yaratılışı önce. Cennetin yaratılışı önce. Adem Aleyhisselam cennette yaratıldı. Cennet daha önce. Cinler daha önce 2000 sene. Onun için tarih diye başlayanlar daha Bedül Halk'ten başlar. Bedül Halk ne demek? Yaratılışın başlangıcı. Allah-u Teala'nın ilk yarattığı mahlukattan başlar.

  64. 24:01

    Tarih denince. Ama siyer denince. Tarih ve siyerin farkı budur. Siret. Siret diye geçer. Siyer onun cemisidir. Siretler demektir. Siyer denince nereden başlar? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den başlar. Hadi başlasın ağabey Ejder Adnan. Adnan Efendimiz'den. Nesebi Şerif'ten diyelim başlasa bile.

  65. 24:21

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e müteallik olarak başlar. Onunla ilgiliden başlar yani. Bunlar farklı şeyler. Onun için Muhammed İbn-i Hüsak siyer yazmıştır. İbn-i Hişam siret yazmıştır. Nurettin Halebi Evliyaullah'ın reislerinden. Es-Sinatü'l-Halebiye. Bir ismi İnsan-ül-Uyun. Bu kitapların hepsi bizde mevcut ve kaynaklar veriyor.

  66. 24:43

    İhya'l-Valideyn. Anne babasını kabirden diriltti. Yeni kitap çıktı. Mutlaka alın okuyun Allah rızası için. Çok emek ettim. Orada bütün İnsan-ül-Uyun'dan ve bütün siyerlerden tüm kümde kaynaklar verdim. Bütün o kaynaklar orada yarıyor işte. Çünkü o siyerle ile alakadar. Çünkü ihya hadisesi ne zaman oldu, nerede oldu?

  67. 25:01

    Hacun'da oldu. Hacun neresi? Cennet-ül Malâ, Mekke-i Mezâl. Hangi sene oldu? Veda Haccı Senesi. Zaten Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem vefatına 80 gün kala filan. İşte siyere giriyor. Çünkü niye siyere giriyor? Veda Haccı Senesi'ndeki vakîler. Veda Haccı Senesi'ndeki olaylara giriyor. Veda Haccı Senesi de Hicret'in 10.

  68. 25:24

    sene, yani 9. senesi Ebu Bekir Sıddık Hac yaptı. 8. sene Mekke Fethi, 9. sene Ebu Bekir Sıddık Hac yaptı. Müşrikleri yasakladı bir daha sene gelmeyince. 10. senesi Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem vefat senesi. Veda Haccı Senesi. İşte oradaki olaylarda anne babasını dirittiği ve onların ona iman ettiği meselesini beyan ediyor.

  69. 25:48

    Burası çok önemli. O kitap muhteşem. Allah rızası için hemen sipariş verin. Agıska yayınlarından çıkmıştır. Yazımın 3 ay, 4 aydır bütün gözlerim onlarca kitabı tetebbü edip, kaynak yazıp size bu ilimleri ulaştırmaya geçti. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem hatırı için anne babasının ne şerefli olduğunu anlamak için o kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

  70. 26:11

    Siyer'le de taalluk ediyor. Bu noktada, şimdi Kazı İyaz Hazretleri geriden beri söylediğim senette başladı. Ben dedi, Ebu'l-Hasan Ali İbn-i Müşerref'ten, o ondan, o ondan, o ondan getirdi. En sonunda Muhammed İbn-i İshak'a geldi. Bir de

  71. 26:40

    olay başına gelen Katiade İbn-i Nu'man, sahabeden o. Bedir'e katılmış, Uğur'da katılmış falan. O Katiade İbn-i Nu'man, Hazretlerinin torunu Asım İbn-i Amr'i bir Katiade'ye kadar getirdi. Diğerlerinde anlatmış. Bir kaziyeti Uhud, Uhud kaziyesinde, yani Uhud vakasında, bir tuğliha. Neyle zikretmiş? Bir tuğliha.

  72. 27:04

    Uzun uza diye zikretmiş. Çünkü Siyer kitabı zaten bunun ana konusu bu. Onun için orada, Uhud muharebesiyle ilgili yaşananlar, oradaki Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, sen biliyorsunuz, mübarek dişi şehit oldu, işte miğferin dişleri mübarek gözüne nüfuz ettiği işte falan. Birçok olay var. Uzun uza diye okursayıp, anlatmış.

  73. 27:30

    Hususiyle, özellikle Katiade İbn-i Nu'man Hazretlerinin gözünün akma meselesini anlatmış. Beyhakî'de bu hadisi, Uhud'da yaşandığını bu olayın, Beyhakî Büyük Muhadir, o da rivadetmiş. Şimdi bunlar, diyor ki, kim şimdi Kale dedi, kim dedi? Ve Kale'yi dediler, kim dediler? Kale, Muhammed İbn-i İshak.

  74. 27:54

    Şimdi Kazri İyaz oraya kadar getirdi senedini. Dediğim gibi, o yüzlü yani. Siyer sahibi Muhammed İbn-i İshak, Büyük Muhaddis aynı zamanda. E zaten siyeri, hadis bilmeyen siyeri nasıl anlayacak? Siyer bütün Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e alakalı konular. Muhaddis olmadan, her muhaddis siyerci olmayabilir.

  75. 28:14

    Ama her siyerci mutlaka muhaddis olmak zorunda. Dolayısıyla, Kale, Muhammed İbn-i İshak anlattı ve kâlû, onun rivayet ettiği kimseler işte, birçok cemaatlerden, muhaddisleri de anlattı. Onlar da dediler. Ne dediler? Kale dedi, kim?

  76. 28:32

    Şimdi bu Katade İbn-i Nu'ma'nın meselesi biraz daha aşağıda geliyor. Mevzuya girdi. Mevzuda iki mucize var. İki mucizeden biri, Sa'd İbn-i Ebi Vakkas, radıyallâhu anh başına gelmiş, o hastayı iyi etme konusu değil. Ama hadis oradan başladığı için, o da müstakil bir mucize olduğu için, onunla konuya gireceğiz.

  77. 28:54

    Ondan sonra, hastanın iyi edilmesi konusunda maal-i istişat, yani bu fastın konusu olan delili getirecek. Kale buyurdu, Sa'd İbn-i Ebi Vakkas, âni hazretleri, sahabe-i kirâmın ulularından, diyorsunuz. Ondan sonra, buyurdu ki, inne rasûlallâhi sallallâhu aleyhi ve sellem, o meşhur sahabi, ne yapıyormuş?

  78. 29:28

    le yunâvilû, le elbette demek, yunâvilû, uzatıyordu. le yunâvilû, elbette uzatıyordu. Kime? Ni bana. Neyi? Es-sehme, oku. Bir ok veriyordu bana. Ya mızrak veriyordu bana. Ondan sonra, öyle bir ok veriyor bana ki, lâ naslâ, hiçbir ucunda, hiçbir demir yok. Lehu, o ok için. Yani okun ucunda demir yok.

  79. 29:55

    Demir yok. Hâlbuki demir olmasa, ok tahtadan. Tahtanın ucuna ne geçiriyorlar? İşte ne diyorlarmış ona? Temren diyorlarmış herhalde. İşte okun temreni. Temren. Efendim. O ucundaki demir yani. İnternete gitsen o görünüyor zaten. Belki ok atanlar zaten biliyorlar. Bizim şimdi ok mok gördüğümüz yok. Ucunda demir olmayan ok veriyordu bana.

  80. 30:23

    Ucunda demir olan oklar, o zaman böyle orduda tecrizat, silahlar çok yok. Yani İslam ordusu çok gelişmiş değil. Dolayısıyla Mekke Fethi'nden sonra zaten çok bir fetihler başladı yani. Mekke Fethi'ne kadar sıkıntılı dönemler geçirdi. Ucunda demir olan okları var ama onları atat bitmiş. Bu sefer ne olmuş?

  81. 30:50

    Normal tahtadan ucunda demir olmadıktan sonra normal tahta yani. Tahtaya atmışsın. Demir yok. Lanasla demir yok o ok için. Ucunda hiç demir olmayan oku bana veriyor. Feyyakûl buyuruyordu ki irmi at. Bihi bunu at. Düşmanlara. Biliyorsun meşhur bir hadiste de var yani. Fidâke ebî ve ümmi. Bazısına anam sana feda olsun buyurdu olmuş, bazısına babam sana feda olsun.

  82. 31:21

    Sahabenin yaptığı feyli varlıklar, cihadlar bazı faziletler üzerine. Annem babam sana feda olsun dediği bir sahabi var. Böyle bir şey hatırlıyorum yani. Sadi İbn-i Ebî Vakkas olabilir. Çünkü Sadi İbn-i Ebî Vakkas'ın ok atması çok isabetli. Hiç şaşmıyor. Hep 12 tane tefe vurduğu için hepsini de bir gavur gebertiyor.

  83. 31:43

    Veya iptal ediyor yani neyse. Yaralıyor. Halktan çekilmek zorunda bırakıyor. Onun için Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem ona veriyor irmi. Fidâke ebî ve ümmi. Anam babam sana feda olsun, kurban olsun diyor. Bütün sahabe Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e söylüyor. Anam babam sana feda olsun ya Resulallah diyor.

  84. 32:02

    Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'de cihatta başarı gösteren sahabisine, Sadi İbn-i Ebî Vakkas radıyallahu anh Efendimiz'e anam babam sana kurban olsun diyor. Niye? Çünkü o dine hizmet ediyor. Kim dine hizmet ediyorsa kim bu şerata, kim bu Kur'an'a, kim bu sünnete, kim el üstüne hizmet ediyorsa

  85. 32:20

    bak Resulallah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, anam babam sana feda olsun diyor sahabisine, niçin? Dinin hatırı için. İşte İslam'ın, Kur'an'ın hatırı ana babamızın hatırından. Üstün olmasa bunu söyler. Her şeyden önce din geliyor. Din bizim etimiz, kanımız, canımız. Dineke dinek innemâ ve lehmüke ve demüke dinine sahip çık, dinine mukayyet ol.

  86. 32:44

    Çünkü el üstünet itikadı ve bu din ve iman senin kanın ve etindir. Aksi takdirde canın cehenneme gittiği zaman kanın dayanacak, canın dayanacak. Önce din. Dinine sahip çıktıktan sonra Allah vatanını da muhafaza eder, hanımını da muhafaza eder, torununu da çocuğunu da muhafaza eder. Dinine sahip çıkmayanın yağmasanın böreği gibi ne vatanı kalır,

  87. 33:07

    ne vatanı kalır, ne milleti kalır. Onun için dine muhafazayı gevşetince bu terörler çıktı, bu FKK'lar çıktı, bu PYD'ler çıktı, bu DAEŞ'ler çıktı, şu çıktı, bu çıktı. İşte şimdi din adına da boşluk olunca bunlar da milleti kandırdılar. Bak şimdi memleket eşkıyadan geçilmiyor, pompalıyı alan geliyor, karakol basıyor yahu ne cesaret.

  88. 33:33

    Onun için önce İslam'ı doğru anlamak, anlatmak. Bizim derslerimiz buna yarar. Ah bu derslerin kıymetini bilseydiler. TRT'den canlı yayında tekrar tekrar verirdiler. Ama onların derdi başka. Bizim derdimiz din. Sa'di bin Ebubekir Hazretleri diyor, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana oku uzatıyordu diyor.

  89. 34:02

    Ucunda demir bile yok. Fevkulü bana buyuruyordu ki, irmi at beyi, bunu at. Ben de bir atıyordum diyor. Sanki ucunda keskin demir var. Tak, gavur gidiyor aşağı. Bir daha veriyor, bir daha atıyorum, tak. Vakat drama, muhakkak attı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Resulullah Efendimiz atıyor. Nasıl atıyor hem de?

  90. 34:24

    Ok atmaz mı? Yevmeyzin o gün Uhud günde yani Uhud'dan geçtiği için konu Uhud tabii. Sadece Sa'di bin Ebubekir Hazretleri aşereyi mübeşşere eden biri. Bildiğiniz için çok konuşmaya lüzum yok onun hakkında. 10 cennetle müjdelenen. Cennetle müjdelenen sahabenin sayısı 10 değil. Bütün sahabeler cennetle müjdelenmiş.

  91. 34:47

    Ayet var, hadise ne lüzum var icabında. Ama hadis-i şerif var. Hadis-i şerifte de ondan fazla çok var. 10 tanesi bir hadiste ismi geçer. Hadiste ismi geçen, cennetle müjdelenmiş. Orayı yanlış anıyorlar. Cennetle müjdelenmiş 10 sahabe var. Değil. Cennetle müjdelenmiş 124.000 sahabe var. 10 sahabenin bir hadiste

  92. 35:06

    Ebu Bekir'in fil cenneti, Ebu Ömer'in fil cenneti, Ebu Esma'nın fil cenneti, Ebu Ali'nin fil cenneti, Ebu Talha'nın fil cenneti, Ebu Zübeyr'in fil cenneti, Ebu Sa'd'ın fil cenneti, Ebu Sa'id'in fil cenneti, Ebu Abdurrahman'ın fil cenneti, ondan sonra Ebu İbn-ül Cerrah fil cenneti, 10. Ebu Ebed'in fil cerrahı.

  93. 35:21

    Bu bir hadiste ismi geçiyor. Bunu da cahillik çok kötü bir şey. Sa'd ibni Ebu Vakas da o hadis-i şerifte ismi geçen zatlardan biri. Sonra Ramazan Resulü'nün Efendimiz de attı diyor. Sa'd ibni Ebu Vakas'a dedi ki, yayı bana ver. Okun yayını. Biraz da ben attım dedi. Aldı yayı, onun yayından attı. O kadar attı ki, dekik ince demek.

  94. 35:56

    İnfial babından, aslında dekkadan geliyor. O hiye gidiyor ona, mühendis olduğu için şey. Ondan sonra kavs. Yani zahiri mühendis, t yok sonunda da. Onlar öyle alet manasınadır. Alet, alet kelimesinde de t var ya, o alet manasında olduğu için kavs da şey oluyor. Hiye yani. Yay inceldi, kopacak hale geldi.

  95. 36:23

    Efendimiz o kadar attı ki düşmana. Yay kırılacak kadar inceldi yani. Okun yayını yani. Şimdi mevzu devam ediyoruz. Vâsıbe isabet aldı. Yevmeyc'in o gün. Aynu katâdete. Katâdete Hazretlerinin gözü. Allah Alem sor. Bazı rivayetler iki göz falan diyor ama yani

  96. 36:56

    Ona tam şimdi bir şey bulamasam da, bir göz olduğu anlaşılıyor. Bir göz olduğu anlaşılıyor, çünkü ayna demedi yani. Çünkü Gözü isabet aldı. Yani katâdeden kimi kast ediyor? Çünkü katâde birkaç tane var sahabede. Şimdi bir de Ebu Katâdelerle karışıyor. İbni Katâdelerle karışıyor. Bu katâde kimmiş diyor?

  97. 37:24

    Yani kast ediyor. İbnen Numan'ı, Numan'ın oğlu katâde diyor. Numan'ın oğlu Katede diyor. Şimdi sahabede bazı kere 60 tane 70 tane aynı isimli insan var. Bedir'i elinde bir sayıyoruz bazı kere. Sin harfinden başlıyorsun. Dolu Ömer çıkıyor. Dolu Abdullah çıkıyor. Onun için Katede İbn-i Numan Hazretleri.

  98. 37:41

    Katâde İbni Numan Hazretleri. Karıştırılmasın diyor. Hatta vekaat Hatta neat vekaat Göz düştü. O hiye gözler insan uzuvlarının hepsi Arapçada mühendis kabul ediliyor. Onun için ona giden fiil zamiri mühendis gidiyor. Tamam vekaat demiyor. Çünkü vekaat mühendise söylüyor. Mühendis hiye. Orada dişilikten demiyorum mühendis dişilik.

  99. 38:09

    Kelimenin lafzı mühendis lafzı da Orada da aynı lafzında da t yok. İşte Arapça böyle bir şey. O el-cariha manasına. Cariha ne demek? Kâsibe. Bütün uzuvlarımıza cariha diyor. Bunun adı yet. Tamam mı? Ondan sonra Ne diyor? Efendim Fâsûlû ucûyekum ve merâfik Buranın adı mirfak. Buranın adı yet. Ondan sonra mirfak.

  100. 38:41

    Ondan sonra ayağın adı ricil. Gözün adı ayn. Kulağın adı semâ. Falan. Şimdi bunların hepsine giden fiillerin, zamirlerin mühendis gidiyor. mühendis gidiyor. Çünkü neden? Çünkü neden? Hepsine manasında cariha, el-carihatu. El-cariha tû. O el-carihatu, uzuv manasına geliyor. Uzuv manasına geliyor. Uzuv da Arapça.

  101. 39:00

    Uzuv da Arapça, cariha da Arapça, kâsibe, kâsibe de Arapça. Ne demek yani? İş yapan, kazanan demek. Anan demek. Yani bizim uzuvlarımızla biz iş yapıyoruz. Her uzuv bir iş yapıyor ya. Bir işe yarıyor ya. O işte bir iş yapan manasına geliyor. O da el-cariha tû. Onda t var. O t'den oradan ayn. Göz kulak Ne kadar Arapçada isim var hepsi mühendise gidiyor.

  102. 39:21

    İşkembe çorbası diye bağırıyormuş adam. Kayseri'de derdi Efendi Hazretleri. İşkembe çorbası diye bas bas bağırıyormuş. Peşinden de kısık sesle Erbabı bilir diyormuş. Yani ben bunu saf naibden birşeyler nasibi olanlara söyledim. Bu bir derstir. En nihayetinde umumi sohbet değildir. Ve usribe isabet aldı Yevmeyiz'in Uhud gününde.

  103. 39:49

    Aynu kateade de. Yani İbn-i Nurmani. Kateade İbn-i Nurmani Hazretleri'nin Senin gözü isabet et. Hattâ vekaat. Ne ayet? Düştü. gözü isabet aldı. Göz aktı yani, aktı, yerinden çıktı, aktı, düştü. Ala vecnetihi. Vecne ne demek? Yanağın üst tarafı.

  104. 40:04

    Şimdi burası tümü yanak, şurası yanak ya. Göz akınca şuranın üstüne aktı yani. Tabi yanağın altına kadar daha hemen gitmez. Şuraya aktı. Tabi bir kısımda irtibatı geriyle var. Ama göz yerinden çıktı. Aha şimdi bile o vaziyette olan ameliyattan bir gözünü döndürüp de gördüremezdi. Göz aktı, geldi buraya.

  105. 40:27

    Gözün astı, çıktı. Ondan sonra Ferhat da iade etti, yerine. Ameliyata bak. Elinden aldı buradan. Gözü böyle, sanki yumurtanın akını, şeyin içine, sarısını akının içine koyuyor ya. Ferhat da geri döndürdü. Ha onu Resulullah'ı sallallahu aleyhi ve sellem. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Fekanet o göz oldu.

  106. 40:54

    Ehsene ayneyi. İki gözünün en güzeli oldu. En güzeli şu demek, daha iyi görüyor. Halbuki bu yaralı bereli. Yerine koysan bile görmesi zayıflayacak. Çünkü yara aldı, isabet aldı gözün içi. Gözün içine şey girdi, ok girdi, şey girdi. Oradan onu akıttı. Bu nasıl en güzel görecek? İşte. Nasıl iyileştiriyordu.

  107. 41:22

    Ah şimdi olsaydı, benim sol gözüme bir değseydi. Yaa. Şu mübarek elinin ayası diyor. Dokunarak. Seyyid İbrahim Ahsen Hazretleri, Efendi Hazretlerimizi ziyarete gidince hep ona bu beyti, bu beyt hastaların şifası için. Kaside-i Bürde yazacağım size inşallah. Kaside-i Bürde diyor ki bu beyt elinle sürdüğün zaman nereye sürersen iyileşir.

  108. 42:01

    Raha el içi, ayası. Elinin mübarek içi, ne kadar hastaları, ahetlileri, afetlileri, musibetlileri, belalıları dokunmasıyla beraber iyileştirdi. Ve etlakak salıverdi. Erimen olacak. Hanrib katil limemi. Limem delilik cünün. Yani aklı gitmiş, delirmiş, psikolojik soruna düşmüş, bunalıma girmiş. Hiç kafası çalışmıyor, kârın zararını bilmiyor.

  109. 42:35

    O mübarek eliyle onlara bir akılsıza, deliye, manyağa bir sürerdi. Onu o boyunduruktan kurtarır, hemen aklı başına gelir. Sallallahu Teala. Hiç tıpta bir çözüm yok. Şu anda dünya kadar akıl hastası var. Ne psikopat, ne psikolog, ne bilmem ne, değişik değişik isimleri var. Hiç biri onlara şifa veremiyor.

  110. 43:00

    Zaten yaratamıyor, kimse yaratamaz. Allah'tan başka kimse yaratamaz. Ama sebep de olamıyor. Anca para tuzağı. Seansı on bin lira. Ver, ver, ver. Aynı tas aynı ama. Bir Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i görebilseydim. İmam-ı Azam Ebu Hanifar R.A. buna temas ediyor. Ben size o kitabı da yazdım.

  111. 43:22

    Bir Ettürr-ül Meknun kasidesi var. Bir de o kasidenin şerhi var. Ahıska yayınlarında bunların hepsi var. Ettürr-ül Meknun kasidesinin metni var. Bir de onun şerhi var. Tabii çok eski, 20 senelik falan. Çok emek ettik ama o zamanki imkanlarımız zayıf idi. Orada 50 küsur beyt var.

  112. 43:57

    O beytler de bu da geçiyor. İmam-ı Azam Ebu Hanifar R.A. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i ziyarete gitmediğini zaten 55 kere haç yaptı biliyorsunuz her seferinde. Medine-i Münevvere'ye de gidiyordu. Bir seferinde tam muvaciyede Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in önünde mübarek yüzü şerifine selam verirken Mevla ona ilham etti.

  113. 44:20

    Yani böyle devam ediyor. Ben de okumuşum onu. Bir görüntülü değil. Eski zamanda o kasideyi okumuşum. Youtube'larda var. Yani Ettürr-ül Meknun kasidesi diye mi geçiyor falan. Benim sitemde de yapıyoruz şimdi. Benim okuduğum kasidelere bir bölüm ayırın dedim. Aşırılarla kasideleri birleştirmiş arkadaşlar.

  114. 44:50

    Öyle olmaz dedim. Bilmiyorum yaptılar mı bana söz verdi. Yapacaklar. Kasideler bölümünü ayıracaklar. Bürde okuduklarım, Kaside-i Muhammediye okuduğum, Kaside-i Muzareye okuduğum, Dürr-ü Meknun okuduğum, Seyyid-i Sadat okuduğum falan. İşte onları koyacaklar. Zaten bu kadarı Mevlid-i Makam'da okuyorum.

  115. 45:06

    Oynatma listeleri var. Youtube kullananlar bilir. Orada kasideler yazıyor. Bu Seyyid-i Sadat var mı acaba? Ona da bir bak hemen. Dürr-ü Meknun diye. Dürr-ü Meknun varmış. Varmış, konulmuş, ayrılmış. Hani kolay bulmanız için. Aşırılar daha fazla olduğu için karıştırmayın diye ayırdık onu. Onu dinleyin.

  116. 45:25

    Çok feyiz var. O kasidede Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e direkt hitap ediyor. Çünkü Efendimiz'in huzurunda okuyor zaten. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem kabrinde diri zaten. Orada şöyle. Ey Efendilerin Efendisi! Ben sana Allah rızası niyet ettim. Sana aşkımdan muhabbetle kasıtlı geldim.

  117. 45:42

    Senin rızanı umuyorum ve senin korumana sığınıyorum. Vallahi ey mahlukatın en hayırlısı Nebi Zişan! Benim öyle bir kalbim var ki sana aşkla şevkle öyle dolmuş ki senden gayrını gözüm görmüyor. Hiç kimsenin rızasını umursamıyor. Böyle anlatıyor, anlatıyor, anlatıyor. Sonra mucizelere geçiyor. Benim o kitap şimdi kaçıncı Risale-i Rakamı'nı bilmiyorum.

  118. 46:09

    Dürr-ü Meknun Şerhi diye geçiyor. O Dürr-ü Meknun Şerhi'ni alın. Onda çok mucizeler var. Çünkü İmam-ı Azam Efendimiz anlatıyor ya. Oradan çıkıyor. Hepsi onlara öyle geliyor. Anladın mı? Hepsi onlara K. K demek sen demek o şiir vezninden dolayı sonra K'nin elif geliyor, K diye gidiyor. Anladın mı? Yoksa K demek.

  119. 46:48

    18. Risale. Şu anda 108. çıktı. Daha çok evvel, 80 şey evvel yani. 80 Risale evvel. Çok evvel yazdım. Onun için tabii çok daha güzel yapardım, emek ederdim de ortalaması 20 sene. O zaman yoktu. Şamil'e bile yoktu. Bir şey yoktu. Adamlarım yoktu. Ellen yazıyordum her şeyi. Onun için şimdi tabii yardımcılarımız var.

  120. 47:12

    Tabii bu sefer de göz gitti. O da ayrı dava. Bu sefer Allah-u Teala birini veriyor, birini alıyor falan. Kurban olduğum Allah'ımdan razıyım. Şu kitaplara, şu dine, şu size hizmetçi olmak için ben göz istiyorum. Şu göz geri dönse inşallah. Ah Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Ah ben gelirdim şimdi senin yanına.

  121. 47:31

    Gözüme sürerdin diyorum. ''Kör oldu katâdenin gözü, sen onu geri iade ettin ya Resulullah'' diyor. ''İbnül Hüseyin, İmran'ı İbnül Hüseyin'i de senin şifan ile ona şifa verdin'' diyor. Bunlar İsnat-ı Mecazidir. Yaratan ancak Allah. Ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem verdi.

  122. 47:55

    Şimdi dikkat et. Ya niye Resulullah'a sen şifa verdin? İmam-ı Azam böyle der mi? Ya sen ne cahil adamsın ya. İsnat-ı Mecazi diye bir şey var. Yaratan ancak Allah. E Kur'an'da da var bu. Hadi söyleyeyim mi? Hadi söyle Kur'an'da. İsa selam ne diyor? ''Ve übrihü'l ekmeğe anadan doğma körü iyileştiririm'' diyor.

  123. 48:19

    ''Ve lebrasa abraş hastasını iyileştiririm'' diyor. ''Ve hü'il mevta ölüleri diriltirim'' diyor. Bak diriltirim. Diriltiyor rom diyor. Ha peşine ne geliyor? Biiznillah. E tabi ki biiznillah yani. Zerre kadar imanı olan Allah'ın izni halkı icadı yaratması olmadan hiçbir peygamber bir şey yaratamaz. Bunu anlatmanın ne lüzumu var?

  124. 48:43

    Selefi misin, Vahabi misin ya? Dukat hocası mısın, Eceli Menfilarz mısın ya? Ondan sonra işte böyle söylüyor. İmam-ı Azam'ın şeyinde de var bu. Bana var rivayet etti kıssate katâdete. Bu katâde İbn-i Numan hazretlerinin gözünün aktığını ve gözünün kör olduğunu, sonra Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem onun yerine geri taktığını

  125. 49:10

    ve o gözün daha güzel olduğunu, daha güzel gördüğünü. Bu kıssayı rivayet etti. Kıssa derken, hikaye mahsatı değil bu mucize hadis sahih. Kim rivayet etti? Asım İbn-i Umar İbn-i Katâdete. Katâde İbn-i Numan Hazretleri'nin oğlu Ömer İbn-i Katâde'nin oğlu Asım İbn-i Ömer. Bu tabiinden. Veya en azından tebari tabiinden.

  126. 49:32

    Zaten Ömer İbn-i Katâde babasını görmüş, tabiinden. Asım İbn-i Ömer İbn-i Katâde, tebari tabiinden, en azından. Yine Katâde İbn-i Numan'ın oğlu Ömer'in oğlu İyaz var. Yani Ömer'in... Ömer'in bir oğlu Asım, o da rivayet ediyor. Ömer'in bir oğlu İyaz var. O İyaz değil, onun oğlu Yezid var. Yezid-i Ümmü İyâz ibn-i Ömer ibn-i Katâde.

  127. 50:02

    Yani orada da... Büyük dedesinden rivayet ediyor Yezid İbn-i İyaz Hazretleri, Katâde İbn-i Numan'dan rivayet ediyor. Asım İbn-i Ömer İbn-i Katâde'deki torunu Asım İbn-i Ömer Hazretleri, dedesinden. Asım ibn-i Ömer ibn-i Katâde'deki... Bunların hepsi rivayet ediyor. Yine rivayet ediyor. Ha bu hadisin bu muzik.

  128. 50:19

    Meşhur sahabi Ebu Sa'id İl-Hudriyyu radıyallahu anh rivayet ediyor. Kimden rivayet ediyor An-Katâde'de? Hazret-i Katâde'den rivayet ediyor. Evet. Hazret-i Katâde'nin özellikle Ebu Sa'id İl-Hudriyye Hazretleri'nin rivayet etmesi Burada gördüğüme göre, hatırladığıma göre Ebu Sa'id İl-Hudriyye var ya meşhur.

  129. 50:50

    Çok hadis rivayet edenlerden biridir. Ebu Sa'id İl-Hudriyye Hazretleri. Bu bizim Palat'ta yatan Ebu Şeyh Mehmet İl-Hudriyye Hazretleri'nin kardeşi olma rivayeti var. Çok kuvvetli. İşte Oğuzat. Ebu Sa'id İl-Hudriyye Hazretleri. O da kimmiş biliyor musun? Bu Katâde İbn-i Numan Hazretleri var ya. Gözü akan, gözü kör iyileşen.

  130. 51:10

    O mucizeye mazhar olan. Onun anne bir kardeşiymiş. Yani Ebu Sa'id İl-Hudriyye'nin de anneden kardeşiymiş. Anne bir kardeşiymiş. Ebu Sa'id İl-Hudriyye de Katâde'den direkt kendinden yani. Başına gelen Katâde Hazretleri'nin bu yaşadığı mucizeyi Ebu Sa'id İl-Hudriyye'ye rivayet ediyor. Katâde İbn-i Numan Hazretleri Ensar'dan oluyor.

  131. 51:33

    Evs kabilesinden. Ensari'dir, Evsi'dir. Biliyorsunuz Ensar ikiye ayrılıyor. Efs Hazret. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem ile beraber Bedir'de bulunmuş. Uhud'da bulunmuş. Diğer bütün muharebelerde bulunmuş. Ve Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'den sonraya da kaldığını

  132. 51:51

    biliyorum. Çünkü hicretin 23. senesi Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem 10. senede vefat etti. 13 sene daha yaşanmış. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'den sonra 65 yaşında 65 yaşında vefat etmiş. Medine-i Münevvere'de cenaze namazını Hazreti Ömer R.A. Efendimiz kıldırmış. Çünkü Hazreti Ömer Efendimiz de şehit edilmeden işte biraz önceye denk geliyor bu mesele.

  133. 52:20

    Çünkü Hazreti Ömer Efendimiz 12 sene kadar şey olsa Ebu Bekir Efendimiz 2-2,5 sene kadar Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'den sonra bu da işte 13 sene yaşadığına göre Hazreti Ömer'in son dönemine geliyor. Cenaze namazını emirul müminin olarak Hazreti Ömer Efendimiz kıldırmış. Katiade-i Emri Numan R.A.

  134. 52:41

    Şimdi bu rivayet burada bitti. Bunun izahını şöyle yapalım. Şimdi nasıl olmuş? Durum nasıl olmuş? Katiade İbni Numan Hazretleri efendim gözüne Uhud Muharebesinde ok sabit etmiş ve gözü akmış. Yanağının üstüne akınca gelmiş Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimiz'e. Demiş ki Ya Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem durumuma bak demiş.

  135. 53:24

    Bir dua buyur işte artık ne yapacağını öğretmek edebe muhalefet olur ya şöyle yaptıracak hali yok. Bir dua buyur bunu iyileştir demiş. Allah'ın izniyle demiş. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem bakmış. Demiş inşite saberte böyle geleceksin. İstersen sabret bu gözün böyle kalsın. Sana cenneti söz vereyim demiş.

  136. 53:49

    Ve inşite davet ol istersen de dua edeyim demiş. Şimdi Katiade İbni Numan Hazretleri Radıyallahu Anh hem edebiyle hem şeyle çok asil bir sahabe sahabenin hepsi asilde. Demiş ki ya Seyyidi ya Resulullah demiş. Ben demiş suratımda demiş güzel bir suratım vardı yani yakışıklı bir suratım vardı demiş.

  137. 54:14

    Şimdi demiş kalan ömrümde demiş körlükle işte şaşılıkla gözsüzlükle demiş yüzümün çirkinliğiyle yaşamayı sevmiyorum demiş. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurmuş. Ya tamam dua ederim de demiş. Ya sabretsen de demiş. O sefer demiş ya Resulullah benim bir hanımım var demiş. Hanımımı çok seviyorum demiş.

  138. 54:42

    Bütün hadislerde geçiyor bu. Hanım da beni çok seviyor demiş. Şimdi bu gözle ben hanımıma gidiyorum. Korkuyorum demiş, benden korkacak. En azından benden, yani çirkinme tabiri kullanmak istemiyorum, beni çirkin görecek demiş. Hanımımı da düşünüyorum, onun da hakkı var demiş yani. demiş yani. Ben senin Allah'ın yolunda cihada geldim demiş.

  139. 55:14

    Nâm ef'alû yâ katâne. Tamam, tamam. Yapacağım ey katâne demiş. Yapacağım. Tamam, tamam. Yapacağım ey katane demiş. Yapacağım. Eyyy! Gidiyor olsun. Mevla bütün mührü vermiş. Bütün yetti. Ey gidi Resûlullah. Mevla bütün mührü vermiş, bütün yetki vermiş. Tasarruf. Yapacağım demiş.

  140. 55:30

    Şimdi gitseydin. Bismillah. Nerede Resûlullah? Bulamıyoruz. Çok da uyanık. Katade İbn-i Nurman Vaziyan'a demiş ki, Ya Resûlallah demiş. Hem onu yapsan, hem de cennet duası yapsan, cenneti de söz versen. Yani neyin eksilir dememiş de, yani Allah'ın lütfu fazkeremi geniş demiş. Ne olur demiş. Ne alalım demiş.

  141. 56:00

    Şimdi o işi garantiledi ya, cenneti de garantiledi demiş. Cenneti de demiş, istesen demiş. Efalü yakadade demiş. Tamam yapacağım yakadade. Ondan sonra sallallahu aleyhi ve sellem mübarek eliyle şurada akmış böyle yumurtanın şey gibi kopmuyor da şeyden tabii. Arkadan kopmuyor, böyle akmış ama tamamen dışarıda yani.

  142. 56:26

    Böyle bir ameliyat duymadım ya. Almış, sallallahu aleyhi ve sellem, bismillah. Gözün içine takmış. Ondan sonra allahu meksuhu cemalen. Ya Rabbi bunun gözüne, yüzüne güzelliği elbise gibi giyindir demiş. Ondan sonra Hz. Kata'de radıyallahu anh efendim demiş ki, Ya Resulullah innel cennete ecrun cezil ve ataun celilün cemil.

  143. 57:00

    Cennet çok büyük mükafat, çok yüce, çok değerli, çok güzel bir bahşiş. Zaten demiş işte, şaşı diyecekler, kör diyecekler falan filan. Ondan sonra Fekanet, o gözü olmuş ehsene ayneyi. İki gözünün en güzel göreni olmuş. Ne demek yani en güzel göreni olmuş? Diyelim öbür gözünden daha keskin görüyormuş.

  144. 57:30

    Bir. İki, öbür göz iltihaplansa, göz iltihabı çok oluyordu o zaman sahabede. Harplerde çok göz iltihabı vardı. Hz. Hayber'de Efendimiz çağırdı ya işte, kalenin kapısı onunla fethedilecek. Yarın sancağı Yarın sancağı bir adama vereceğim. Allah Rasulü onu sever, o da Allah Rasulü'nü sever falan. Herkes merak etti sahabeden kim olacak falan.

  145. 57:58

    Sonra dedi ki, ertesi sabah oldu dedi ki, Hayber'in kapısını çekti ya, açamıyor demir kapıyı. Ali'yi çağırın dediler, Ali'nin göz iltihabı var. Bir yeri göremiyor ki, göz iltihabından nasıl savaşacak? Onu da söylüyor İmam-ı Azam. Ebu Hanife'nin, Efendimiz'in ve aliyyum min rahmeddin bihi daveytehu ilahisi belki aklıma gelmez.

  146. 58:22

    Göz iltihabından da Ali'yi tedavi etti. fi hayberin feşufi bi tibi işte fi hayberin hayberde feşufi'yi şifa buldu. Gözü bir anda düzeldi. İşte bi tibi, bi makamıdır, bi tibi orası son kelimede şüphelenebildim. Yani beytleri tabi okudum, ezberledim zamanında da seneler oluyor. Ondan sonra çok kaybederiz görüyorum.

  147. 58:48

    Onun için senin mübarek elinin dokunmasıyla efendim, hemen şifa buluyor. Bu Mevlid ayı münasebetiyle mutlaka Ağızka'dan Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hakkında yazılmış olan en önemli eserlerimden biri olan Dürr-ü Meknun kasidesinin Şerhi. Metnide ayrı bir kitap. Metin Şerhi 2'sini de isteyebilirsiniz.

  148. 59:14

    Şerhini okuyun. Yeni değdi, hemen şifa oluyordu. Sallallahu teala aleyhi ve sellem Onun için Katadebi İbni Numan hazretlerinin iki gözünden en güzeli ne demek? Yani o sağlam gözü, evvelden beri isabet almamış, hiç isabet almamış anadan doğma sağlam gözü iltihap oluyordu. O Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yerine geri taktığı göz iltihap olmuyor.

  149. 59:42

    Ve ölene kadar sağ gözün ağrısa yani hangi gözü ise sağlam gözü Gözü ne bir şey olsa Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e iade ettiği, geri koyduğu gözün hiçbir şey olmuyor. Böyle bir şey. Sallâllâhü Teâlâ Aleyhi ve Sellem.

  150. 1:00:11

    Allah Allah. Yine burada bir hadis-i şerif bu konuda geçiyor. Onun da Taberani ve Ebu Nuaym, Kata'de İbn-i Nurman Radıyallâhu anh kendilerini tehrir ediyor. Meşhur büyük muhaddisler Ebu Nuaym, hülye sahibi, delâl-ü nübüve sahibi, Taberani.

  151. 1:00:26

    Diyor ki ben Uhud günü Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in yüzüne ok gelmesin diye yüzümü Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in yüzünün önüne koydum. Küntü etteki, etteki sihan bi veci, düğüne veci Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Düğüne önü demek. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in yüzünün önüne kendi yüzümü diyor geçirdim.

  152. 1:00:46

    Oklar gelirse bana saplansın. Bu arada bir ok geldi göz bebeğime, göz bebeğimin içine girdi. Bunun üzerine ben elimle gözümü aldım. Artık belki de irtibatı da koptu aşağıda. Bu rivayetten de o anlaşılıyor yani geriden irtibata kesildi. Gözümü elimle aldım diyor. Koca Taberani Ebu Nuaym rivayet ediyor hadis-i şerif.

  153. 1:01:20

    Aldım. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Efendimizin yanına koştum. Koşulacak vaat çıktı. Biz kime koşacağız? Ya Resûlallah bu ümmetlerine acıda yetiş Ya Resûlallah. Gözümü elimde gördü diyor. Demek ki rivayetleri topladığın zaman tam bir bütün resmin tümü meydana çıktı şimdi. Elimde diyor gördü gözümü diyor.

  154. 1:01:48

    Eldeki göz yahu. İki gözüne yaş geldi Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ne kadar merhametliydi. Hemen ağlamaya başladı. Dedi ki Allahümme kı katâ dede kemâ ve kâvece nebiyyi kemüveci. Kı ve kâya. Kı'dan geliyor. Ve kâ korudu. Vikâya'dan geliyor. Vikâya Türkçeleşmiş. Vikâya etti. Emre Hazır tek kelime tek harfe düşüyor.

  155. 1:02:14

    Kı. Anladın mı? İvkı işte şöyle oldu. Böyle oldu. Arapça bilen bilir onu. Allahümme diyor. Ey Allahım kı koru. Vikâya et. Ve aynı kı katâ dedi. Katâ deyi koru diyor. Orada gözünü yüzünü demiyor. Kemâ ve kâvece nebiyyi kemüveci. O kendi yüzünü, peygamberi, senin nebin, peygamberinin yüzüne siper ettiği gibi sen de onun yüzünü muhafaza eyle.

  156. 1:02:42

    Ve cânâ ehsene ayneyi ve ehad nehumâ nezâra. Önce bu duayı yaptı sonra aldı koydu. Allahumme eksû cemâlet. Orada ayrı. Ona güzellik giyindir dedi. Gözü, yüzü güzel olsun. Ve buyurdu ki iki gözünün en güzeli, benim bu yerine koyduğum gözünü, iki gözünün en güzeli yap. Ve ehad nehumâ nezâra, görmek ve bakmak bakımından en keskini bunu yap dedi.

  157. 1:03:07

    Bittiş. Yere düşmez. Küllu nebîm mücevher, peygamber müstecep, hele ki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem. Ne dediyse olur. İşte böyle mucizeler sahibi Muhammed Mustafa. Sallallahu teala aleyhi ve sellem. Şimdi yine bu kıssanın devamında şerlerde geçiyor. Evet. Yani yine hangi gözü meselesinde şu anda şerhte sağ mı sol mu bulamadık.

  158. 1:03:40

    Mühim değil. İkiden biri. Bazıları iki gözü isabet aldı diyorlar. Rivayet var. O zaman kıssayı tefrik gerekiyor. Ama bizim anladığımız şu anda bir göz. Bu, Katiade Hazretleri'nin torunu, Ömer İbni Abdülaziz zamanında, Ömer İbni Abdülaziz'in adı olan biliyorsunuz Hicri Yüzler'in başında iki sene halifelik yaptı zaten.

  159. 1:04:09

    Dört halifeye ilhak oldu döneminin fazileti bakımından. Beşinci halife sayılıyor. Ömer İbni Abdülaziz Hazretleri, bu Katiade İbni Numan'ın torunlarından biri gitti. Zaten torunum onun o arada yaşar zaten vakit müşahit. Ömer İbni Abdülaziz'e gitti. Ömer İbni Abdülaziz meşhur. Dedi ki, sen kimsin dedi.

  160. 1:04:30

    Yani ziyaretçilere kimsiniz nesiniz soruyor. O da dedi ki, fe yâ hüsne mâ aynîn ve yâ hüsne mâ haddîn. Ne şair bir millet bu Arap'ın. Ne fesad, ne belâd ya. Dedi ki, bizim babamız o kimsedir ki, gözü yanağının üzerine akmıştı da, Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'in elinin avucuyla ne kadar güzel bir şekilde geriyade edilmişti.

  161. 1:05:08

    O göz öyle bir görmeye başlamıştı ki, ilk gördüğünden daha güzel görmüştü. O Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin geriyade ettiği göz ne kadar güzel gözdü, o üzerine aktığı yanak ne kadar güzel yanaktı. Bu şiiri okuyunca, Ömer İbni Abdülaziz radıyallâhu anh dedi ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hatırına, mucizesine mazar olmuş,

  162. 1:05:32

    dedesinin bahçesine dedi, Beytülmal'den. Tabi onlar da ihtiyaç sahipleri, o zaman ziyarete gelmişler efendim uzak yollardan. Hediye ikram edelim dedi işte. Tabi o ekseriyette dinar, direm, gümüş para, altın para veriyorlar. Onu hediyelerle taltıf etti. Yani hadise bu kadar meşhur, 100 sene sonra Ömer İbni Abdülaziz radıyallâhu anh'da tabi hadis sayı olduğu için herkese ulaşmış,

  163. 1:05:59

    böyle itibar görmüş, bir mucize-i nebeviyye-i mustafeviyye sallallahu teala aleyhi ve selleme. Yine bir mucize daha okuyoruz. Vebesaka, tükürdü. Bu tükürük meselesini biliyor musun? bu tükürük meselelerini biliyorsunuz, Mustafa İslamoğlu Mustafa İslamoğlu nokta noktası. Ne yapıyor? Sümme-i şerif, sidi-i şerif, tükürüğü şerif,

  164. 1:06:30

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem mübarek tükürüğüyle alay ediyor. Bedeni şerifinden çıkan fazalatı şerifesiyle alay ediyor. Ama onlar Müslüman olamaz. Müslüman olamaz, mürtettirler tabi. Buhari'de var. Bütün kuyulara tükürdüğü, tükürdüğü kuyuların suyunun baldan tatlı olduğu. Buhari'de var. Abdest suyunu sahabe-i kiramın üzerlerine aldıkları, sürdükleri.

  165. 1:06:56

    Bütün sayı kaynakları var. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yaptığı bir iş, müstehcen bir iş olabilir mi? Ondan sonra alay edilecek bir şey yapar mı? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yaptığı şeyle alay eden kafir olur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah tarafından masum,

  166. 1:07:13

    Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Allah tarafından masum, hatadan, günahtan korunmuş bir zat. Senin benim gibi sokak çocuğu muhaca. Sen kiminle alay ediyorsun? Benimle alay ediyorsan et. Cık, dinsizlik yani. Bunları biliyorsun. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hakaretleri arttırdı yani bu İslamoğlu zihniyeti.

  167. 1:07:37

    İslamoğlu kendisine yaptı bunu. Üç Muhammed kitabı zaten bunun için yazdı. Şifa-i Şerif'i iptal için yazdı. Biz de ondan sonra Şifa-i Şerif'e niye başladık? Onar ettiği için başladık. O helak oldu gitti yani. Helak olmasa da beş paralık adamı kalmadı. Eskiden bütün hükümetler, belediyeler hepsi ona çalışıyordu.

  168. 1:08:01

    Ama üstten çalışan kalmadı yani. Ama tabii maalesef. Biz bunu din için bu adamı terk edin, reddedin demiştik. Maalesef din için reddetmeyenler ve terk etmeyenler ondan sonra rezil olup hükümetle çatıştı. Darbede çıkmayın dedi. Kendisi bir yerde gizlendi, çıkın açıklaması yapmadı. Ondan sonra FETÖ iltisakları çıktı.

  169. 1:08:24

    Ondan sonra hükümete rey vermeyin şeklindeki imaları vs. hareketleri, hükümeti desteklemenin hareketleri çıktı. Doğal olarak hükümetle, Cumhur İttifakı da karşı durmuş olabilir. Ama esas sorunumuz neydi? İğrancı olmasıydı. Resulullah'a hakaret etmesiydi. Esas sorunumuz neydi? Adem Aleyhisselam'ın babası var diye evrim teorisini savunup Kur'an'ı inkar etmesiydi.

  170. 1:08:48

    Yüzlerce, binlerce sorunumuz vardı. Ama şu anda bak ismini bile birçok sohbette artık anmıyorum. Çünkü neden? Çaptan düşmüş ve itibardan düşmüştür. Allah ve Resulü onu itibarsız etti elhamdülillah. Bizim de itibarımızı günbegün arttırıyor. Çünkü biz Allah Resulü'nün dinine, hizmete çalışıyoruz. Ve şifa-i şerifin hadimi hizmetçisi oluyoruz.

  171. 1:09:08

    Bu dersleri niye yapıyoruz? Para mı alıyoruz kimseden? Size şuur vermek için. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem sevgisini, muhabbetini, hürmetini, kıymetini anlatmak için. Feda olsun anamız babamız, canımız her şeyimiz Muhammed Mustafa'ya. Sallallahu teala aleyhi ve sellem.

  172. 1:09:26

    Şimdi efendim sallallahu aleyhi ve sellem şifa için tükürdüğü çok olurdu. Bunlardan birinde de diyor, bu hadis-i şerifi şimdi efendim rivayet ediyor. Beyhak'ı rivad ediyor Ebu Katade'den. Şimdi bak, Katade İbni Numan'dan karıştırma, şimdiki de Ebu Katade geldi.

  173. 1:09:54

    Şimdi yine Katade deyince, Katade İbni Numan, gözü akan zat değil. Şimdi bu Ebu Katade, o da peşine geldi şimdi. Bu Ebu Katade ayrı, onun adı Haris. Bu Ebu Katade künye. Öbürü Katade adıydı. Katade güzel isim. Erkekler için olur. Bunun adı Haris İbni Rib'i. Bunun künyesi Katade'nin babası Ebu Katade.

  174. 1:10:18

    Bu başka bir sahabi, bunun başına geldi. Bu başka bir sahibi. Ve basaka tükürdü, alâ etheri sehmin, bir ok iz yaptı. Gözüne gelmedi. Nereye? Fî ve ce'bî Katâde'de. Ebu Katâde Hazretleri'nin, bu başka bir zat, sahabeden. Ebu Katâde yani Hâriz İbn-i Rib'î Hazretleri'nin yüzüne bir ok geldi. Gözüne gelmedi, yüzüne geldi.

  175. 1:10:40

    Yüzünde de iz bıraktı. İz bırakırsa da kötü olur yani, yüz burası. Herkes suratına bakıyor tabii. Ondan sonra, nerede oldu bu? Fî yevm-i zikaradil. Zikaret gününde. Şimdi zikaret, hadi bakalım zikaradı anlat. Baksana, bu siyer yani. Tam bir siyer bu kitap. Zikaret gününde, mevzu nedir şimdi onu bağlayalım.

  176. 1:11:03

    Buna Gazvet-ül Gâbe deniliyor. Ormanlık bir yerde olmuş bir gazve. Hayber'den üç gün evvel olmuş. Hicazi böyle an zikrediyor. Hayber Fethi, işte Hicret'in yedinci seneleri. Bu da altıncı senesi diyor ama Huneyn'den üç gün sonra diyen de var. Çok rivayette var bu gazvede. En nihayetinde Hudeybiye'den önce oldu.

  177. 1:11:32

    Daha kuvvet kazanmış. Hicret'in altıncı senesi Rebûl-i Evvel ayında diyen de var. İbn-i Sa'd öyle demiş vs. Şimdi bu zikaret, karad bir yerin adı. Orada bir su çıkıyor. Biliyorsun Araplarda haya suya bağlı çöller susuz yaşamıyor. Bütün kuyuların tevesi kendisi suyla yaşayacak. Onun için bir kuyu varsa su varsa hep o suyun ismiyle şehirler anılıyor.

  178. 1:12:01

    Bedir bile bir kuyunun adı icabında bir rivayet. Burada da karad, Medine'ye iki gecelik mesafede, Hayber ile Medine arası da bir yer. Şu anda tam kilometre bulunabiliyor. İnternete görüyorsunuz. Şu anda bize lazım değil. Yani Hayber ile Medine arası bir su var orada. Göze çıkıyor. Zaten göze çıktığı zaman onun suyu akmasına çeviriyorlar.

  179. 1:12:40

    Havuz yapıyorlar çünkü su lazım. Akarsa çölde toprağa gider. Kuma karışır. Zikaret günü diyor. Orada bir gaza oldu. O da Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de o gazada sonradan gitti. Baştan gitmedi. Şöyle bir şey anlatılıyor. Bu Ebu Katade Hazretleri.

  180. 1:13:05

    Şimdi cümleyi bitireyim. Ondan sonra gazayı anlatayım. O oktan bir yüzüne iz geldi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem tükürdü. Ezher iz demek. Ezheri sehimin bir okun izinin üzerine tükürdü. Ebu Katade'nin yüzüne isabet eden. Zikaret gününde. O Ebu Katade Hazretleri anlatıyor. Öyle bir tükürdüm.

  181. 1:13:38

    Artık hiç çarpıntı vurma yapmadı. Yani orası çok ağrıyordu, sızlıyordu. Ok girmiş, girmiş çıkmış. Hiç bana bir sızıntı yapmadı. Burada alem vermedi. Vurmadı yani acı vermedi. Çünkü çarpıntı falan yaparsa sızlatır. Hiç acı vermedi.

  182. 1:14:06

    Yani bayağı açık yaraydı. O günden sonra kapandı. En ufak bir izde kalmadı. Ve en ufak bir yara alır. Biliyorsun mikrop alır. Ve irin çıkarır, su çıkarır. Ne bir su çıkarttı, ne bir irin bıraktı. Ne bir iz bıraktı. Öyle rahat ettim. Tabi zikaret gazvesi. Şu anda şey değil. Kısaca anlatayım yine tabi.

  183. 1:14:33

    Metinde olmadığı için. Kurtul bir şerh-i müslimde zikrediyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ormanda otardığı develeri vardı. Orada İbni Ebi Zerle kıfır Kıfâr kabilesinden bir kadın da o develere bakıyorlardı. Uyeyne ibn-i Hısn el-Fezâri diye bir işte müşrik, o dönemde müşrik olan biri, kırk tane atlıyla gitti develere baskın yaptı.

  184. 1:15:01

    Develer mal. Develeri, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in develeri. Yani devletin beytül mahlukatı. Alın develeri. Ondan sonra gitti o develeri sevk ettiler, yani sevk ettiler, peşine düşürdü develerin. Birini aldı mı öbürünü de götürdü. Develerin birini aldı, öbürlerini de götürdü. İbni Ebizer Hazretlerini öldürdüler.

  185. 1:15:16

    İbn-i Ebî Zer Hazretleri'ni öldürdüler, o kadını da esir aldılar. O arada bunlar develerle mevelerle uğraşırken kadın uyanıklık etti. Ne kadınlar var ya! Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in develerinden bir deve, yani o develerin hepsi Resûlullah'ın develeri, beytülmalın. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in develerinden bir deveyi boş buldu,

  186. 1:15:38

    bindi devenin üstüne, işte Allah'ın bereketi. Onlar uyanana kadar deveyle yürüyor. Orada adamı öldürmüşler, İbn-i Ebî Zer Hazretleri, Ebû Zer-i Kıbrânî, İbn-i Ebî Zer, onun oğlu mu başka biri mi bilmiyorum, İbn-i Ebî Zer. Onu ondan sonra öldürdüler. Kadın da adak yaptı, ben kurtulursam dedi, bu deveyi Allah rızası için kesecek, kurban edeceğim dedi.

  187. 1:16:08

    Adak yaptı. Sonra kurtuldu. Yani onlar yetişemedi, onu yakalayamadı. Geldi Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e, dedik ya Resûlullah, başımıza böyle iş geldi, senin adamını, İbn-i Ebî Zer'i öldürdüler, ben de esir ettiler, sonra ben bir fırsatını buldum, bir deveyle geldim, kurtuldum. kurtuldum.

  188. 1:16:23

    Ama ben böyle bir adak yaptım. Bu deveyi Allah için kurban edeceğim. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki, Lâ nezre fî mâ siyyedillâhe ve lâ le'âne fî mâ lâ emred. Bu Müslim'de de geçiyor sayâdiz. Bir insan, kendi malı olmayan bir şeye kurban yapacağım, şunu satacağım, şunu atacağım diye, Bir insan, kendi malı olmayan bir şeyi kurban yapacağım.

  189. 1:16:44

    kendi malı olmayan bir şeye adak yapamaz. Bu senin deven değildi, bu beytül malın bizim devemizdi, onun için senin bu adan geçersizdir, senin bu deveyi kesmen lazım, gelmez. kesmen lazım gelmesin. Buyurdu Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Sonra Resûlullah Buyurdu Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, sonra Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyurdu,

  190. 1:16:58

    Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyurdu öyle mi yaptılar benim adamı öldürdüler diye bindi böyle mi yaptılar, benim adamı öldürdüler diye, bindi atına, atına. Ya gailallâh yurkebî ey Allah'ın atlıları binen gelsin bu Binen gelsin bu meydana, dedi. meydana dedi ve onları efendim Ve onları, efendim, 500 sahabe toplandı, bazı rivayetler 700 sahabe toplandı.

  191. 1:17:18

    O Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem gitti, esirlerden falan 10 tanesini veyahut da develerden 10 tanesini kurtardı. Onlar geri kalanı yine kaçırdılar ve Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem bu şeyin üzerine gitti. Yani zikarat günü, gazvetül gâbe diye de geçiyormuş, orman gazvesi. Orman niye? Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, hayvanlar, Medine etrafında otluk yok,

  192. 1:17:45

    yeşillik olan yere göndermiş develerini, otarsınlar diye. Yanına da işte bir kadın, bir erkek birilerini koymuş, baksınlar diye. İşte onlara saldıranların üzerine patlayan muharebe. Ebû Katâde Hazretleri'nin de o işte develeri kurtarmak üzerine gidilen gazada mübarek yüzünün üzerine ok gelmiş. O izi de Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem mübarek tükürü şerifiyle

  193. 1:18:10

    efendim tedavi etmiş ve şifayı etmiş. Bu hadis-i şerifin, bu hadis-i şerifi Tirmizi'yi rivâyet ediyor, Sahihdir diyor, Beyhek'i rivâyet ediyor. Yani sen şimdi kalkıp Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ağzından çıkan şeyini, tükürüğü buraya sürmüş falan dediğin anda, yemin ediyorum İslam diniyle bir değerin kalmaz, bir alakan kalmaz.

  194. 1:18:35

    Tirmizi'yi rivâyet ediyor, Beyhek'i rivâyet ediyor. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in yaptığı işi ayıplayan, ayıplayanı Allah reddeder dinden imandan. Kesin sahih hadis-i şeriften mübarek tükürüğünde şifa olduğu, bütün kuyulara tükürdüğünün hakkında bütün kütüb-i sitte dolu ya. Sen Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e ayıplıyorsun.

  195. 1:18:53

    Sen kimsin ya? Şerefsiz ümmeti. Ümmeti davetlikten, ümmeti icabetlikten de çıktın. Ümmeti davetliğe girersin, ümmeti davetliğe girersin. Yahudi Hristiyan da o zaman ümmeti davet, icabet etmemişler. Sen de icabet etmedin. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i beğenmeyeni, Allah beğenir mi yahu? Allah imandan sonra küfre dönmekten,

  196. 1:19:12

    Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e karşı en ufak bir terbiyesiz ifade kullanmaktan ve imanımızı kaybetmekten cümlemizi muhafaza eylesin. Amin. Bu ders çok güzel gidecek. Ne mucizeler geliyor, ne mucizeler geliyor. Onlarca ders böyle gidecek şimdi. Fasıl açıldı. Çok fasıllar var önümüzde. Amin.