26:58 / 40:58

  1. 00:23

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi rabbil aleminalatü vesselamü ala seyyidil mürseline Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Şifa-ı şerif dersimizde yeni bir fasla geldik. Bu vasılda Resulullah sallallahu aley ve sellem'den

  2. 00:51

    tabii bütün kitap Resulullah sallallahu aley ve sellem'den bahsediyor ve bahsedecek inşallah. Ancak tabii önce her fasılda bir mukaddime yapıyor. Yani bir girizgah çıkarıyor. Ona göre o güzergahta delilleri serd ediyor. Güzel ahlak temel güzel ahlakı beyan eden eee fasılı zikrettik. Ancak geride misallendirmedi.

  3. 01:24

    Dedi ki işte Resulullah sallallahu aley ve sellem üstün ahlaka sahiptir. Eee hiç kimse ona bu hususta yetişemez. İşte üstün ahlak nelerden ibarettir falan. Eee, bunun da şeyi kaynağı akıldır. İşte akli üstünlüğü işte efendim onu araştıranlar işte sünneti, sireti vesair konuları genel manasıyla eee aldı ele.

  4. 01:54

    Şimdi de burada özel olarak eee fasıllar açarak güzel ahlakın en temel konuları olan noktalarda Resulullah Sallallahu. ve sellem'in eee hangi eee melekelere malik olduğu ve sıfatlara sahip olduğunu beyan edecek. Faslun bu fasıl fiilmi Resulullah sallallahu aleyh ve sellem'in hakkında.

  5. 02:22

    Şimdi hilim ne demek anlatacağız. Ve ihtimalihi ihtimali hakkında. İhtimal yani Türkçedeki ihtimal değil olasılık manasında değil. ihtimal tahammul demek. Yani Arapçada zaten ihtimal de Arapçada esasen eee tahammül demektir. Türkçede yanlış kullanılıyor. Ve affihi affı hususunda yani işte affı zaten Türkçeleşmiş.

  6. 02:47

    O da Arapça tabii ve sabri sallallahu aleyhi ve sellem sabri hususunda. Şimdi güzel ahlakın tümü ondadır dedikten sonra eee özel olarak işte güzel ahlaktan misallendiriyor ki bizim de aklımıza yaklaştırması için bize de örnek teşkil etmesi için. Üsve-i hasene güzel örneğimiz var. Sallallahu ve sellem'den alacağımız çok örneklerimiz var.

  7. 03:09

    Resulillahetün hasene. Rabbimiz buyuruyor. En güzel numune ve iktida sizin için Resulullah'ta var. Sallallahu aleyhi ve sellem. Ama herkesin nasibi olmaz. Limen yarcullah. Kim Allah'tan korkar, Allah'ın sevabını umar ve Allah'ın azabından korkarsa ve ahira ahiret gününe kavuşacağından ve ne hesap vereceğinden korkarsa ve Allah'ı çokça zikrederse o adamlar

  8. 03:38

    Resulullah'tan örnek alır. Sallallahu aleyhi ve sellem. Ama adam Allah'a ahiret derdi yok. İmanı sağlam değil işte. Efendim Allah'a çok zikretmiyor. Az zikretmek de yetmiyor zaten. Az zikretmek münafık işidir illil. Münafıklar Allah'ı az zikrederler. Onun için çok zikreden ancak örnek alabilir diyor.

  9. 04:02

    Biz de çok zikredeceğiz de ondan sonra nasibimizi belki alabiliriz. Evet. Şimdi başladı. Veel hilmu hilim. Yani kısaca işte acele davranmamak. Fakat tabii tarif edecek. Vel ihtimal tahammül vel affu affetmek maal kudreti. Gücü varken, gücü yokken affetmek. Zaten adama bir şey yapamıyorsun. Ben seni affettim diyorsun.

  10. 04:32

    E zaten adama ne intikam alacak gücün var, ne vuracak gücün var, ne dövecek gücün var. Yani hiçbir yaptırımın yok. Ondan sonra affetsen ne olur, affetmesen ne olur? E burada nedir? Gücü varken affetmek. Yani ona ceza verebilecekken geçtim bu işten vazgeçtim diyebilmek. Daha sabru sabretmek efendim direnmek, dayanmak.

  11. 04:55

    Tabii bu sabırın bunların hepsinin farkını söyleyecek. Alama o şeyleri yukrahu. Yukrahu istenmeyen şeyler. İstenilen şeye sabır mı olur? Baklava yemeye sabır mı edilir? Yani veyahut daim ben çok sabrediyorum uyuyorum ikide bir. Çok sabırlıyım. E ne alakası var? Bunlar zaten zevk veren şeyler. Sen kendi keyfindeki şeye sabır olmaz.

  12. 05:15

    Sabır ne olur? Uykusuzluğa olur. Mesela e canın zikir istemez, zikretmeye olur. Oruç istemez, oruca olur. Bunlar tabii ki sabırdır. Hac, umre, buradaki ibadetler, haramlardan sakınmak, sabır, istenmedik şeyler olur. Ve beyne tabii arada şey giriyor cümleyi eee efendim izahiye sokuyor. Diyor ki ve elkabi bu lakapların arasında ne vardır?

  13. 05:43

    farkun fark vardır. Yani şimdi hilim, tahammül, af, sabır dördü de aynı şey değil. Yani belki eee hızlı sayarken falan yanlış anlayanlar aynı şeyi zannedebilir diyor. Onun için farkı diyor ben size fark ettireceğim. Feynel hilme. Hilim neymiş? Hilim mesela Kur'an-ı Kerim'de eee yani hilim aynı zamanda Allah'ın sıfatı tabii ki.

  14. 06:21

    Halim Allahu Teala halimül kerim. Halim yani la accel etmez. Bu kadar kullar inkar ediyor, ihsan ediyor, belalarını vermiyor. Acele etmemek anlamında Halim Allah Teala'nın yani isimlerindendir. İnsanlara da diyorlar bu adam Halim Selim falan. O da yani yumuşak huylu demek oluyor Türkçede. Tabii haşa Allah Teala hakkında öyle konuşulmaz.

  15. 06:46

    Halim acele etmeyen demek. Eee halimen gafura Fatır suresinde olacak. Yani Allah halim olmuştur. Ne demek halim? Ya peşin ceza verse dünyada ot bitirmeyecek. O kadar günahlar işleniyor ki onların yüzünden hayvanlar yani bebeler bile helak olacak. Yağmur yağmayacak. Her yer kuruyacak. Ama ben halim olduğum için gökleri tutuyorum diyor.

  16. 07:15

    Yani yere bırakmıyorum inmesine. Yoksa gök yere inecek çoktan diyor. Sizin günahlarınız göğü yere indirecek kadar oldu diyor. Ama halim olduğunu yani acele etmediğimden yaşıyorsunuz diyor. Ama bu tabii ahirette belanızı bulmayacağınız anlamına gelmiyor. Burada hilim Allah hakkında da geçiyor. Sonra İbrahim Aleyhisselam hakkında yani inne ibrahim evvün halim yine ayeti

  17. 07:38

    kerimesinde şüphesiz İbrahim çok ah çeker yani böyle eee Allah'tan korkusuna yani ah işte işte ah cehennemden, azaptan Allah'ın makamından, korkusundan ah çeker. Halim İbrahim Aleyhisselam çok halim yani. Güzel ahlaklı. Musa Aleyhisselam celalli mesela. Sinirli, öfkeli. Tabii ki öfkesi, siniri dengeli.

  18. 08:06

    Tabii ki o peygamberlerin öfkesi böyle bizim gibi anormal bir durum değil. Düzgün bir hal, istikrarlı bir sıfat. Ama mesela Karun'u affetmedi diyelim. Belki İbrahim Aleyhisselam affederdi gibi bir durum da olabilir. Yani İbrahim Aleyhisselam'ın orada yani Hz. Ebubekir'e Haz. Ömer misalini verirsek Hz.

  19. 08:28

    Haz efendimize İbrahim Aleyhisselam'a benzersin buyurdu. Sallallahu aley ve sellem Haz Ömer Efendimize Nuh Aleyhisselam'a benzersin buyurdu. Onu da Nuh Aleyhisselam'a benzet. Gerçi Nuh Aleyhisselam 950 sene sabretti. Daha ne yapsın? Allah'tan vahiy geldi ki bu millet daha inanmayacak. Ondan sonra beddua etti.

  20. 08:43

    Tufana sebebiyet verdi. Ama o Haz Ömer efendimizi de yani o bedduasından dolayı Nuh Aleyhisselam'ın yar halkının boğulmasından dolayı ona benzetti. Bir hadisede yani Bedird'deki esirlerden ciz alınsın alınmasın ayrı bir konu.

  21. 09:01

    Şimdi ona şimdi yerimiz o değil. Şimdi hilim efendimiz sallallahu aley ve sellemde var tabii ki hepsi var. Efendimiz sall sellemde bütün peygamberlerde dağınık dağınık olanların hepsi Resulullah efendimizde toplanmıştır. Sallallahu teâ aleyhi ve sellem. Feel hilme.

  22. 09:14

    Şimdi hilim neymiş? Evvela onu diyor kısaca anlatayım size diyor. Haletü tevekkurin vakarlı duruş halidir. Ciddi sarsılmama, paniklememe. E şimdi biliyorsunuz bazı insanlar yani bir olay olduğu zaman yani basit bir olaydan hareketlerinin bütün ayarı kaçıyor. Yani bir panikliyorlar, bağırıyor, çağırıyor.

  23. 09:37

    Ne olacak şimdi? Bilmem ne. Ağlamalar, bağırmalar, çağırmalar. Ya biz bir dur, sakin dur ya sakin dur dersin adama. duramaz ki elinde değil. Adamda vasıf yok. Yani hilim sıfatı yok. Hilim vakarlı durmak ve sebatin sebatlı durmak. Sebat ne demek? Yani durduğun yerde durmak. Yani bir ciddiyet vakur adam derler mesela.

  24. 09:58

    Türkçede de kullanılıyor. Ne demek yani? Eee, çoluk çocuk hareketleri yapmıyor. Taşkınlık yapmıyor. Hareketleri dengeli, düzgün. Bir fıkra anlatıyorsun. Ha ha ha. yapmıyor işte. Vakarlı adam yapmaz. Öbürüne bir bakıyorsun başlıyor. Ha bütün millet ona bakıyor falan. O da a falan. E ne bağırıyorsun görüyorsun

  25. 10:21

    şimdi? B anlatıyorsun anlatıyor. Yani biraz fren fren sistemi ne olacak daha ne görüyorsun o kadar vakarlı adamın yapmayacağı işler. En ufak bir olayda o falan bilmem ya biraz ciddi dur. Ne oldu şimdi? Tabii vakar ve sebat ne zaman olacak? El esbabi. Sebepler arız olduğunda. Hangi sebeplerle? Muharrikati hareket eden, ettiren muharrikat tahrik.

  26. 10:49

    E şimdi adam böyle duruyor falan baston yutmuş gibi timdik falan ciddi falan. Aa ne vakarlı adam helim sahibi falan. Sonra bir fare geçiyor şuradan. Bir de baktın o vakarlı adam kalktı vurdu havaya tavana vurdu. Şimdi tahrik sebebi yokken ben de dururum ha böyle. Ama bir olay çıkacak tamam mı? Mesela bir zelzele şöyle hafif ha böyle bir salladı.

  27. 11:19

    O zaman anlarsın kim vakarlı kim taşkın. Hilim sahipleri orada sakin bir şekilde hareket edin bakalım aşağı mı inelim yukarı mı çıkalım? Yani adam bir düşünür ama hilim sahibi olmayanlar tahrik sebebi ne oldu? Ufak bir zelzele oldu. Oo bağırmak çağırmak ortalayı vermelecek. uyuyanı da uyandırır. Yani halbuki durdu yani.

  28. 11:41

    Tamam işte bir dakika, bir saniye, 2 saniye, 5 saniye. Yani sebep yokken vakarlık duran herkes durabilir ama onu tahrik eden sebep olduğu zaman yani onu aceleciliğe sevkim. Zelzele oldu mu insanı panikletir, aceleye sevk eder. Hızlı hareket. Hızlı harekette de bazı kere çok da yanlış yapabilirsin. Acelecilik seni kötüye de götürebilir.

  29. 12:05

    Sana mesela ne diyor kurallarda? Sen işte diyor başına şöyle tut işte bilmem çelik melik bir şeyin varsa onun altına gir falan falan bir şeyler diyor. Sen ne yapıyorsun? Aceleyle doğru merdivene. Bu sefer merdivenler en sakat yerler. Biraz devam ederse merdivende gidersin. Halbuki evde dursaydın o kadar eee başın başın bir zaman sonra seni çıkarabilirlerdi.

  30. 12:26

    Yani orada acele hareket ediyor çünkü. tahrik sebebi çıktı. Bu da dayanamadı. Beyni çalıştıramadı o anda. Yani bu ölümde böyle bir cenaze olur, kaza olur, telefon gelir. Aa işte çocuğun kaza yaptı ya. Daha öldü mü kaldı mı, kırıldı mı, bir şey oldu mu demeden vakarlı olmayan insanlar başlarlar ağlamalara.

  31. 12:48

    Oraya telefon, buraya telefon, anasını ara, ananas, anneannesini ara. Ya arkadaş bakalım ne oldu belki basit bir şey iki sıyrıkla şu oldu veya bir kırıktır çıkıktır. Bunların tedavisi vardır. E bütün milleti verdin velveleye.

  32. 13:04

    Şimdi neden hareket ettiren bir sebep? Yani bir telefon geldi. Kaza haberi, ölüm haberi işte bunlar veyahut da işte yangın çıktı sizin sitede. Dükkan dükkanda orada ya şimdi. Üf vakarsız adamı gel de tut. Taksiciyi döver yani. Hızlı git lan. Bilmem ne dükkanım yanıyor falan. Sanki gitse dükkanın yan kurtaracak.

  33. 13:28

    Ya acele etme. Temniyle hareket et. Düşün taşın. Doğru bilgi al. Bu vakardır. Aynı zamanda yani hilim de tarif bu böyle ediliyor. Ama tabii esbab-ı muharrikat yok. Tahrik sebebi yok. Duruyorsun. Durduğun yerde böyle oturuyorsun. Aa ne ciddi adam. Hele ona bir haber gelsin de o zaman anlarsın. Ne taşkalı adam ve vel ihtimal ihtimal ne demek?

  34. 13:54

    İhtimal Türkçedeki olasılık değil. İhtimal tahammül hameleden geliyor. Hemele yüklenmek demek Arapçada ihtimal de tahammül oradan geliyor mastarı haml yani yük vurmaksızına. Bu tahammül gücü hani derler bu adam ne tahammüllü adam. Ne demek ne tahammüllü adam? Yani doktor bile şaşırır. Ya senin bu kadar iltihabın ve bu kadar ağrın saçım hiç ıht demiyorsun ya.

  35. 14:21

    Bazı adam onun yarısı kadarında hastane ayağa kaldırır. Bazı adam ağır bir yük biner. Adam da çıt çıkmıyor ya. Sancıya sancı demez hani hastalığa hastalık demez hesabı insanlar var. Bu nedir? Hapsün nefsi. Nefsi hapsetmek yani durdurmak yani frenlemek. Onu işte bağırtıp çağırtırmamak. Ne vakitel alam.

  36. 14:42

    Acılar geldiği zaman yani tabii bu sancığı, ağrı, e hastalık en çok bu işlerde olur. Hani böyle kaza haberi, bela haberi değil. Kendi canına gelir. Acıya dayanamaz. Adam iğne olamıyor ya. İğne olana bakamayan var. Aman diyor adam iğne yapıyor bana, öbürü bakamıyor ona. Veyahut da işte kan görüp küt düşen var falan.

  37. 15:08

    Yani her sınıf insan var. Tahammül ayrı bir şey. Kendine gelecek. Bir de kocaman iğneyi çuvaldığıza ona batıracaklar. Veyahut da neyse eskiden bu kadar narkozlar markozlar şey değildi. Adama canlı canlı kesip doğrayanlar oluyordu yani. Çünkü nerede böyle uyuşturacak da seni donduracak lokal anasezi bilmem ne.

  38. 15:28

    Karışma lan ders sen bağırıyorsun bilmem ne. Sus. Tamam der doktor. Bas artı şeyi. Çünkü seninle mi uğraşacağız? Sırada bu kadar hasta var. Gelmiş oraya bas bağırıyor. O zaman iğne yapacağız. İğne yaptınız. E ne yapacak doktor sana? E acı geldiği zaman durdurabilmek, fren yapabilmek, nefsi sıkabilmek vel müziat eziyet edici maddeler, hususlar.

  39. 15:52

    Müzihat eziyet edici. Yani adam pire ısırığına dayanamayan adam var. Öbürünü akrep sokar yerinden kalkmaz yani. İmam-ı Azam gibi radıyallahu an bırakın gelsin hele dedi ya. Dediler akrep geliyor falan. Ben dedi hakiki hocaysam dedi akrep zehirlenir dedi. Hakikaten akrep geldi geldi soktu soktu soktu çıkarttı şey şeyini küt akrep düştü geberdi.

  40. 16:18

    Lühumulema mesbetün alimlerin etleri zehirlidir dedi. Ben alimsem dedi hakiki akrebe bir şey olması lazım dedi. Bana bir şey olmaz. E şimdi öbür adamı pire ısırsa bas bağırıyor ya. Sivri sinekten dolayı sabaha kadar uyuyamayan var. Yatak, yorgan, savaş, küt, pat, lambalara, şeylere şimdi biraz ilaçlar çıktı falan da köy şey diyorlar.

  41. 16:43

    Etkisiz hale getiriyor. Eziyet veren şeyler yani bunlara karşı nefsi hapsedebilmek. Eee, bu tahammül manasına geliyor. Ve buna benzer abru. Diyor ki, "Sabır da buna benzer. Sabır da buna benzer ama yani ve mania bunların manaları mütekibe dönün. Bunlar birbirine biraz yakın düşer diyor. Fakat sabır tam buna benzemez.

  42. 17:07

    Yani metinde öyle söylüyor ama hadis-i şeriften anladığımıza göre ve şerhlerde temas ediyor biraz ama yani sabırda biraz genelleme var. Çünkü hadis-i şerifte diyor ki sabrın müteallikatı üçtür. Efendi hazreti devamlı anlattırdı bunu. Bir hastalıklara ve belalara, musibetlere sabır. O sadeu söylüyor.

  43. 17:28

    Eziyet veren ve acı veren şeyler. Bu bir maddesi. Ama sabır burada eee tahammülden daha geniş kapsam. Neden? İbadetlere sabır. Mesela beş vakit namaz kıl kıl kıl bitmiyor. Hiç yaşadıkça her gün var. Adama diyorum niye oruç tutuyorsun da namaz kılmıyorsun? Orucun başı sonu belli diyor arkadaş. Bu namazın hiç biteceği yok diyor.

  44. 17:50

    E şimdi bu sabır ister. Her sabah kalkacaksın. Yani bu bir gün değil, iki gün değil, 5 gün değil. Beş vakit öğlen kaçmayacak, ikindi geçmeyecek, akşam geçmeyecek. Sabır. Namazın içinde sabır. Sağa bakma, sola bakma, onu düşünme, bunu düşünme. Onu zaten eee yani eee cihat yapan da kalmamış. Yani nefsiyle harp var orada.

  45. 18:12

    Mihrap deniyor. İşte namaz kılınan yere mihrap, harp alanı. Adam zaten tamamen nefsi şeytana teslim olduğu için zaten başlarken selam verdikten sonra bile hiç Allah aklına gelmiyor zaten. Onu hiç konuşma zaten. O sabır nerede? Sabır harpte sabır orası. Sabrın en zoru nedir? Sabrın en zoru yasaklara karşı sabır.

  46. 18:34

    Onun için demin dedim yani sabır tahammülden çok yakın değil manası. Sabır çok genel manada. Üçüncü müallakatın e müteallakı içki içmemeye sabır. E şimdi içki içmemesi ben hayatta ağzıma sürmemişim. Sigara içmemeye sabır. E ben hayatta ağzıma sürmemişim. Alışkanlığım da yok. Bana bir şey değil ki. Bu sorun değil ki.

  47. 18:56

    Hatta yanımda içilse rahatsız oluyorum. Uzaktan kokusu gelse tıkanıyorum falan kaçıyorum. E şimdi bu beni ilgilendirmiyor. E şimdi beni ne ilgilendiriyor? Benim de alışkanlık yaptığım bazı günahlarım var. Diyelim gıybeti çok seviyorum. Veya dedikodu o şöyle demiş. böyle demiş falan. Hocalar da bayılır bu işlere yani.

  48. 19:15

    E şimdi sen gıybet ağzına geldin mi durdurabiliyor musun? Ben sigaraya karşı çok sabur ediyorum. İçkiden koru konuyorum. Zina yapmıyorum. Efendim domuz eti yemiyorum. Kim yiyor domuz eti zaten? Yani domuz eti yememe sabır mı olur? Yani şunu demek istiyorum. Alışkanlığın olmadığın şeyde sabır devreye girmez.

  49. 19:35

    Sen sigaraya alışana sor bakalım iftarı nasıl ediyor. İkindiden sonra yanına yanaşma vallahi çakar sana bir tane. İkinden sonra sigaracıların yanına yanaşmayın. Ramazan geliyor bak. Karınızsa da kocanınız sada çıt çıkartma. Adam zaten duman olmuş kafası ya. Adam iftarı sigarayla açıyor. Hurmayla açmıyor.

  50. 19:57

    Hasta. E şimdi bu adamın ona sabretmesi mühim. Sigara içmeme içkiye müptela. İçki içmeme uyuşturucuya müptela. Adama krizler geliyor. Eli sallanıyor, kolu sallanıyor. Böyle zangur zungur. Bu adam uyuşturucu içmeyecek. Buna sevap var işte. Yani şimdi ben hiç uyuşturucu falan çık ben çok sabırlıyım falan.

  51. 20:19

    Ulan ne sabırlısın? Canın istemiyor zaten. Canın istemeyen şey sabır mı olur? Onun için sabırın en zoru günahlardan sakınmaya sabırdır. Mesela ben onun için derim ki hastalığa belaya sabır zaten Allah'tan gelmiş. Ne yapacaksın? Geri gönderemiyorsun. Razıyım diyorsun. Müslümansın en azından benimi buldun demiyorsun.

  52. 20:38

    Gavur olmadığın için. E ikinciye geldik. Namaz abdest bilmem ne. Teheccüde bile devam eden bol bulursun. Belki de bol derken bizim Müslüman cemaatları kastediyorum. Yani genel halkı kastetmiyorum ama geliyorsun buradan burada daha çok buluyorsun. Hastalıklara sabır. E ibadete sabırı da buluyorsun. günaha sabırı şey düşüyor.

  53. 20:58

    Mesela ben diyorum ki bir cami cemaatını hesap ettiğin zaman hem de sabah namazı cemaatından bahsedelim. Cumayı boş ver. Cuma zaten beş vakit kılmayan adamı adamdan saymıyor İslamiyet. Beş vakit namaz sabah namazın cemaatına gelen adam kaç kişi varsa hafta diyelim ki en kalabalık cam 100 kişi var. Bu 100 kişiden hastalıklara hepsi sabreder.

  54. 21:18

    Zaten sabah namazına cemaata geliyorsa bir adam Allah'tan bilir. Başına gelene imanı var demek. Sabah namazına, cemaate nasıl gelecek yoksa? Peki ikincisi bu adam beş vakit namazı kılar mı? Ya sabah namaz cemaatine geliyorsa bu namaz kılar, oruç tutar. Tabii ki bu yani bunda da sorun bulamaz.

  55. 21:34

    Şimdi bu cemaat elediğin zaman diyorsun ki faiz yemeyen kaç tane var? Baştan hemen kredi mredi bilmem ne falan 50'ye düşer. 30'a falan da düşer. Ondan sonra zina etmeyen, mina etmeyen, hiç geçmeyen kumar oynamayan bakıyorsun, bakıyorsun yani ne olacak? %5 fire versin, 10 versin. Ama geliyorsun gıybet etmeyen bakıyorsun iki tane bulursan hep başına koy.

  56. 21:58

    Herkes dır dur birbirin haline konuşuyor. E şimdi o zaman en büyük sabır ne? Yasaklara karşı. Ama herkesin alıştığı bir günah var. O noktada sabır devreye giriyor. Onun için manaları çok da birbirine yakın değil. Yani tahammül bedene gelen acılara tahammüldür. Sabır bunun bir kısmıdır. Sabrın bir de iki ve 3üncü bölümleri var.

  57. 22:21

    Ve afu af ne demek? Af demek fe affı manasını söylüyor. Türkçede de af geçiyor. Arapçada afv yani sonu vavdır. Af diye yani iki fiili değil. Af değil. Afv. Afvu affetmek. Yani ben onu çünkü kitaplarımızda da öyle yazarım. Affetmek yazıyoruz ama işte galat işte millet öyle anlıyor diyor. Affetmek iki fleile değil yanlıştır.

  58. 22:48

    Affvetmek afvetmek yazacaksın. E bu sefer de adam yanlış yazmış diyecek çünkü kendi yanlış şerite girmiş. Herkese yanlış diyor. Adam Arapça bilmediği için affetmek neymiş? Tergul muaketi yani adama sitem etmemek. Ceza vermediğin gibi lafla da ne biçim adamsın bilmem ne. Onu da yapmamak. Hatta affun manası bir konuda içinden bile silmek.

  59. 23:16

    Yani adama bir şey ceza vermedin. Lafla da tartaklamadın ama içinde kaldı. Ara sıra görünce mörünce böyle yapıyorsun. A sen var ya bana neler ettin falan. Ben sana etmedim ama falan. İşte bu da iyi bir şey değil. Çünkü içeride ne yaptı bu? İçeride sıkıntı yapar. Palıma sokar. Yani insanın kalbi huzursuz olur.

  60. 23:39

    Yattığın zaman kimseye kin ve nefret beslemeden uyumak benim sünnetimdir. Buyuruyor sallallahu aley ve sellem. E şimdi tabii kafir münafıktan bahsetmiyoruz. Müslüman kardeşlerimize karşı tabii öbür türlü kafire münafaa buz etmiyorum denmez. Allah ona buz et diyor. Zaten onu demiyoruz biz.

  61. 23:58

    Şimdi Müslüman Müslümana nefsani şahsi maddi menfaatler yüzünden ne yapmayacak efendim içinde bir şey tutmayacak. Yanlış yaptı bana. Yapar zaten yanlış. Yanlışlar yapılmak içindir. Yani çünkü bu kulusuz. O senin affetmen. Ne zaman devreye girecek? Kimse sana yanlış yapmıyor. Sen kimi affedeceksin? Onun için bu ayeti kerimede diyor ve işte bunlar küllü bütün hepsi mimma o

  62. 24:18

    şeylerdendir ki etdeballahu teala Allahu Teala terbiye verdi. Bir onlarla nebi sallallahu ve sell efendimize o edebi verdi Kur'an'da. On Ayşe anamıza ne sordular? Dediler ki bize onun ahlakından anlatır mısın? Buyurdu ki siz Kur'an okumuyor musunuz? O gör dedi hulukul Kur'an ahlakı Kur'an'dır. Ne ayet var onu yapmış, ne yasak var ondan kaçmış.

  63. 24:39

    Bak Kur'an'a, Resulullah'ı tanı. Sallallahu aleyhi ve sellem. Şimdi fekale bak şimdi ayeti kerime ne buyurdu efendimize. Şimdi bunlar efendimizin bu emirleri tutmaması mümkün mü? Tutmaması düşünülemez. Mevlaan emir geldi. Ayet işte ahlak. Huz huzil affe. Huz habibim tut el affe. Af yolunu tut. Af ne demek?

  64. 25:02

    Devamlı musamahakarlık, hoşgörü ama kime? Müslümana. O diyalogçuların yaptığı gibi papazlara hoşgörü, hahamlara hoşgörü. Benim gibi Müslümanlara efendim doğru medrise, Müslüman Silivri'ye gavur başımın tacı. Hoşgörü dinler arası diyalog falan. O o İslam'da yok o. O şirk. Kime karşı af yolunu tut? Müslümana karşı.

  65. 25:33

    Müsamalı ol. Müsama hoşgör. Müsahale. Müsahale sehelden gelir. Sehel. Yumuşak davranmak. Kolaylık yapmak sağlamaktır. Af yolunu tut diyor. Efendimiz sallallahu aley bilmiyor musunuz? Mekke müşrikleri ona neler etti? Neziyetler şunlar bunlar. Mekke'yi fethetti. Hepsine dedi ki zebent hepiniz gidin serbestsiniz.

  66. 25:54

    Ya Müslüman oldular. Müslüman olunca da ya sen Müslüman oldun ama Müslüman olmadan evvel de bana da neler ettin? Sen de bunun hiç bedelini ödemeyecek misin? Yani yapmadı böyle bir şey. Yani herkese güven verdi, emniyet verdi, güvence verdi falan filan. Ne biçim hiceden sebeden şaire Kabe bnüzeyr radıyallahu anh oldu.

  67. 26:15

    Sonra o onun ölümüne ferman vermiştir. Çünkü Resulullah'a hakaret Allah'a kararettir. E ama geldi ne yaptı? Müslüman oldu. Sabah namazında bir kaside okudu. Efendimizi methetti Müslüman oldu. Resulullah dedi kerem sahibidir de affeder falan filan. Hemen onu affetti, kalktı, çıkarttı hırkasını. O zaman da hırka falan kolaymıyor.

  68. 26:34

    Senede bir kere bekliyye gelirse gelir. Öyle yok. En kaliteli hırkasını kalktı, giydirdi ona ya o anda yani devri idamlık adama. Şimdi Müslüman oldu. Tamam. Müslüman olduktan sonra Müslümanlar aramızda af yolunu tutacağız. Veur bilurfi veur emret. Neyle emret? Millete de emret. Nefsine de emret. Bil urfi.

  69. 26:58

    Urf demek maruf. Maruf demek aklın, şeriatın, dinin güzel kabul ettiği. Ne hususta burada? Hani emri bil maruf neyil münker? O ayrı bir şey. Tabii ki ona namaz da giriyor, oruç da giriyor, haccı da emrediyorsun birbirine tavsiye onu demiyoruz. Burada buradaki örfası Allah'ın sevdiği, beğendiği kuyuları takınmayı emret.

  70. 27:17

    Nefsine de, insanlara da. O da neymiş? Hüsnü muaşeret. Hüsnü muaşeret ne demekmiş? Güzel geçinmek. Sen insansın yani. Tek başına canavar değilsin ki. Ormanda yaşayasan anan var, babam var, karın var, kocan var, kızım var, oğlum var. Güzel geçimli olacaksın. Karına sorsalar bu adam ne tip bir adam.

  71. 27:37

    Şimdi ben duyuyorum bizim ihvandan şalvarlı, cübbeli, sakallı adam her gün karıya dayak atıyormuş. Vallahi bu adam şerefli olamaz. Karılarını dövenler asla sizin hayırlılarınız olamaz. Hadis-i şerifleri. Resulullah sall tokat attı mı? Resulullah sallahu elini kaldırdı mı? En nihayetinde onu da üzdüler.

  72. 27:58

    neler oldu falan. Gitti yatağını ayırdı. Gitti camide yattı. Ik ay camide yattı. Gidip kadına sen çık evden. Dedi mi? Sen kar kadını kovuyorsun evden. Sen çık evden. Sen erkek adamsın. Kadın nereye gidecek? Şöyle yapmış, böyle yapmış. Ne yapmışsa yapmış. Yani namussuzluk yapmamış ya. Bu biraz daha ahlakını yemeği tuzlu yapmış, bilmem tavanın dibini tutturmuş.

  73. 28:22

    Böyle huysuz ve ahlaksız erkeklerimiz var. Ve Ramazan'da bilhassa tabii oruç ağzına falan iftar sofrasını devirenler var ya geçimsiz ya. Hüsnü muaşeret. Ne buyuruyor Allah'ımız? Veşir bil maruf. Şimdi Resulullah'ın ahlakı neydi? Bak

  74. 28:35

    şimdi bu ayete bunu tatbik etmemesi mümkün mü? Değil. Kadınlarla güzel huyla geçinin. Geçiminiz güzel olsun. Benim sevdiğim rızam üzere olsun. Belki bir kuyunu beğenmedin, bir şeyini beğenmedin. Siz bazen bir şeyi sevmezsiniz ama Allah o beğenmediğiniz şeyde çok hayırlar yaratabilir. En beğenmediğin hanımın, çocuğun.

  75. 29:02

    Bir de baktın Allah ona sonra çok hayır verir ya. İyi geçin ya. Yıkma, kırma, açık kapı bırak. Düzeltmeye açık kapı bırak. Adamın sıkma boğazını darlatma da belki o da düzelecek. Yani bir huyu olabilir. İstenmedik insanların hepimiz var. Senin her huyin hiçbir kusurun yok erkek olmuşsun da. Onun için urfu emret.

  76. 29:29

    Urf ne demek? Güzel geçinmeyi emret. Ondan sonra eee ve yüz çevir anil cahilin. Cahillerden yüz çevir. Ne demek cahil? Cahil demek kendini bilmez. Attini bilmez. Dün işte Yalova vapurundan çıktık. Karının biri saydırdı bizi arkadan. Biz minibüsten gidiyoruz. Arkadaşlar tabii görüyorlar. Ben tam bakıp gözüm de o kadar seçmez dışarıları.

  77. 29:51

    Yani biz gitmişik kaybolana kadar. O hala sayıyormuş bize. Allah belanızı versin diyor. O bir duydum o kadar ben yandan cam açıktı herhal. E şimdi mevla buyuruyor ki cahillerden yüz çevir. Derdi ne bilmiyoruz. Kadıncağız bizi IŞİD mı zannetti? Ne zannetti bilmiyoruz. Artık aşırı solcu ateist deist meist dolu ister çıktı.

  78. 30:16

    Ne kadar isti varsa bilmiyorum. Çok isti var. Şimdi ben bilmiyorum ki kadının kafasının durumu ne. E şimdi ben buna ne yapacağım ki yani durdur arabayı. Bizim arabada polisler de var yani. Koruma polisimiz de var. Arkada iki polis var diyelim. Durdursak arabayı ne olacak? Gel bakalım. Ne hakaret ediyorsun?

  79. 30:36

    Bir zabıt tutulur. Çıkart kimliğini bakalım. Kim? Hakaret davası açabiliriz. Yani öyle şey zamanda da değiliz yani. Yanımızda polis görevli de var. O da duydu yani. Bu ne yapıyor diyor ya. Boşver boş ver hadi gidelim dedim. Yani durdurmayın. Çünkü mevla buyuruyor ki cahillerden yüz çevir. Bilmiyor yani.

  80. 30:57

    Ne şeriat bilir, ne sünnet bilir, ne ümmet bilir, ne ehli sünnet bilir. İnsanlar cahil yetiştirilmiş. Yani bu adam gördüğü zaman sakallı, cübbeli yani efendim işte Atatürk rejimi falan diye hesap yapıyor herhalde. Bunlar bu rejimi yıkacaklar falan, devleti bölecekler falan. Halbuki canımız sıkıyor askere polise dua etmekten, vatanın bölünmemesi için bu

  81. 31:17

    kadar memleketi, milletin yararına çalışıp dualar ediyoruz. Ama kadın bize bela okudu işte. Ne yapacağız şimdi? Habibim, cahillerden yüzçıverim. İşte esbab-ı muharrikat tahrik sebebi olacak ki sabırlı mısın değil misin? Herkes sana böyle gülücükler atıyor. A hocam nasılsınız falan. Sen maşallah maşallah.

  82. 31:39

    A ne mübarek hoca. O zaman herkes mübarek olur zaten. Herkes elini öpmeye yarıyor. Biri gelecek sövecek sana. Allah belanı versin diyecek. O zaman bakalım kıpırtaşıyor musun? Ne diyorsun lan? Bilmem ne. Terbiyesiz böyle diyor musun? Yoksa arkadaşlar geçelim gidelim mi diyorsun? Orada belli olur. Tamam mı?

  83. 32:02

    Demin ne dedik? Tahrik sebebi yoksa sabırlı. Nerede sabırlısın sen? Mevlana böyle sövme sayma gibi lafları duydukları zaman benim kullarım yüz çevirirler. Hiç duymama verir. Ve derler sizin amelinizin karşılığını size soracaklar. Benim yaptığımın karşılığını bana soracaklar. Selamünaleyküm. Hadi bize eyvallah.

  84. 32:27

    Tabii adama sen cahils cahillerle işim olmaz dersen yine bir hakaret olurum. Buatin manası şudur yani. Ya bu adam demek bir şeyden haberi yok. Bilmeyen adamla dalaşmayalım. Cahillerle iş aramıyoruz. Cahillerle dalaşma aramıyoruz derler geçerler. diyor. Allah ibadrahman rahman'ın özel kulları diye Furkan suresinin sonunda 1 bu5 sayfa bunların sıfatlarını tarif ediyor.

  85. 32:55

    Daha ilk sıfatları yeryüzünde gezerken sükunetle vakarla giderler. Şimdi bütün bu ahlak Resulullah'ta var mıydı? İstediğin kadar 6666 ayet oku. Hepsi vardı. O zaman bana diyor ne ahlakını soruyorsunuz? Kur'an okumuyor musunuz? İşte yeryüzünde nasıl gider? Cahilin biri bir laf attığı zaman ona nasıl davranır?

  86. 33:14

    Ş iki ayette 40 tane ahlak çıktı. Her gün toplumda karşılaştığımız sosyal olaylar ve anil cahil cahillerde yüz çevir. Yani şimdi bu öyle bir ayettir ki diyor Kur'an-ı Kerim'de güzel ahlakı bundan daha çok toplayan bir ayet bile yok. Nasıl bir şey arkadaşlar? Ayet bir satır bile değil. Belki de bir satır bile değil.

  87. 33:41

    Bütün güzel ahlak burada topla. Hudil affe affetmek, vazgeçmek, musamaha müsahale, güzel yumuşak davranma yolunu tut. Veemur bin urf şeriatın emrettiği şeyleri güzel geçimi kendine de millete de yaşat ve yaşattır. Yaşa ve yaşat emret ve arzanı cahili. Haddini bilmeyen kişilerin saldırmalarından hiç çevir itibar etme karşılık da verme.

  88. 34:10

    Bak bir satır yani bir ayet de bir satıra bile tam tekabül etmez. Yani o kadar kısa ama bütün üstün ahlak bundan çıkarsa bundan yüzlerce binlerce hadis çıkmış bu ayette. Hadisler onu şerhediyor, şerhediyor, şerrediyor. Oradan alimler hadisleri şerh ediyor, şerhediyor, şerhrediyor. Mekarımı ahlak üstün ahlak kitapları.

  89. 34:32

    Harainin var, şunun var, bunun var. İhya ümiddinde belki bir cilt buna ayrılmış. Bütün kitaplar güzel ahlakı anlatıyor. Güzel ahlakın hepsi bu ayetten çıktı. Onun için ru rivayet oldu ki enne nebi sallallahu aley ve sellem kainatın efendisi lemma ne zaman nezel aley kendisine hazat kerime sehle cibrile cibril'e sordu aleyhisselam cebrail aleyhisselam geldi ayeti getirdi ya dedi

  90. 34:55

    ona teviliha bunun manası ne acaba ded biraz manasını bana anlatır mısın dedi. Yani cahillerden yüz çevireyim nasıl oluyor işte affetmek nasıl oluyor falan. Fekale dedi Cibrille levu ona sallallahu aley ve sellem hatta esele dur ben de sorayım el alime bilene sorayım dedi. Cibril kime soracak? Mevla teala soracak.

  91. 35:20

    En iyi bilen Allahu Teala. Peki sümme Cibril gitti. E Cibril biliyorsunuz saniyede gider arşa çıkar. Saniye sürmez buraya gelir. Yani Cibril tren beklemiyor yani garda. E gitti bir an. Hemen geldi ona. Eta geldi o efendimize ya Muhammed sallallahu ve innallah şüb Allah yemuruke sana emrediyor. Bu ayetin manasını verdi.

  92. 35:43

    Verdi Allah Teala bu hadis işte bak hadislerin hepsi diyorum sana vahiydir. Anlatamıyorum sana. Bak Allah emrediyor. Ayetin manasında Allah gönderiyor hadisi. İşte bu hadis ayetti Kur'an'da yok ama Cibril geldi diyor Allah emrediyor. İşte Allah'ın emirleri var Kur'an'da olmayan. O da hadistir. Enasile vasedeceksin.

  93. 36:02

    Kimi? Men o kimseyi ki kata kesti. Kesin senle ilişkiyi. Kesenle ilişkiyi kuracaksın. Teyzen seni aramıyor. Halan sana bilmem ne etti. Halan'ın oğlu soydu sovana çevirdi. Eve gitti işte. Al başına bela. Şimdi oğlu senelerdir görüşmüyorum. Ne bayram ne ölüsüne ne ölüme falan falan. Hadi daha ufak işlerden de var köylerde.

  94. 36:24

    Hele çok olur. Şimdi kim seninle ilişkiyi kesti? Teyzen, halan, anan parasının babası çocuğunu reddeder. Sen diyor gelmeyene gideceksin. Mektup yazmana yazacaksın. Telefon açmıyor günlerdir. Açacaksın. Tabii ki bu ayrı bir şey. Ana, anaya babaya ki farklı bir şey. Kendi kranında ve vereceksin. Kime?

  95. 36:49

    Menok harame mahrum etti kesi. Ne oldu şimdi? Sen sıkıştın gittin borç istedin. Mahvoldun. Perişan oldum. 10 lira için rezil oldum. Haciz geldi. Evim gitti. Buzdolablarım kaldırıldı falan falan falan. En yakının adam vermem dedi. Var da vermiyor. Ha ne olacak sonra? Ondan sonra o sıkıştı. O da geldi senden bir şey istedi.

  96. 37:12

    Sen bana neler yaptın demeyeceksin. Vereceksin. Hatta onun sana yüzü yok. Gelemedi. Sen duydun ki borçlanmış, perişan olmuş. Sen gideceksin kardeşim. Bir ihtiyacın var herhalde diyeceksin. Ne kadar versem senin işini görür. Hoca sen bana diyorsun ki enayi ol. Ben sana demiyorum eni ol. Allah sana diyor ki doğru düzgün kul ol.

  97. 37:35

    Habibine emrettiğini sana da emrediyor. Bu hadis efendimize özel mi geldi? Yani efendimize buyurulan bize de duyuruluyor. Hoşta zaten efendimize özel öğretilenler bize açıklamadı zaten. Peygamberlik ilmini mi sana söyleyecek? Bu şeriat ilmi Kur'an'da geçiyor. Ve affedeceksin ammen o kimseyi ki zaleme haksızlık etti.

  98. 37:56

    Kime? Kesana. Sana zulmetti adam neler etti? İşkence yaptı, hapse attı falan falan falan. Sen diyeceksin ki affettim vazgeçtim. Üstüne gitmedim geçti gitti. Veyahut da başka zulümler yaptı. Dayak attı. Paranı gaspetti. Ya bu bunu nasıl affedeyim hoca ben ya? Ya arkadaş İslam'ın üstün tabii müslümansa Ali Haddar Efendi babamızın çok güzel bir şeyi var özetliyor.

  99. 38:24

    Kim bana zulmetti? Hakaret etti. Sebbetti, eziyet etti, hapse attı. 24 kere hapse girdi. Ömrü hapslerde. Şöyle derdi: "Allah'ıma kul, habibine ümmet olmak şartıyla bana haksızlık edenlerin hepsine hakkımı helal ettim." Ama tabii Allah'a kulluk etmiyorsa Müslüman değil. Peygambere ümmetliği yoksa ehli sünnet değil.

  100. 38:42

    Ehli sünnet deyse yani ben şimdi ona hakkımı helal etmem diyor ama Allah'ıma kul yani doğru peygamberime ümmet yani ehli sünnet olmak kaydıyla ben herkese hakkımı helal ettim. Bu noktada tabii ki biz bunları genel manada yapamayız belli ama alıştıracağız. Madem sünnete ittiba sade misvak kullanmakla sünnet bitmiyor.

  101. 39:04

    Sade sarık sarmakla sünnet bitmiyor. Öğlenin sünnetini hiç kaçırmadım. Hiç kaçırmadın ama eee adam da sana bir kere vermedi diye sen ona lafları saydırdın. Şimdi adam istiyor sen vermiyorsun. Bu da sünnet. Vermeyene verecektin. Hani niye gitmiyorsun amca oğluna, amcana? Amcam bana şunu etti. Ne ettiyse etti.

  102. 39:22

    Gitmeyeni keseni ilişkiyi kesenle ilişkiyi ekleyeceksin. Yani sünnet sadece sakal sarık değil. Bunlar da sünnet. Hem de daha kuvvetli sünnet. O zaman sen şeklini düzeltirken ahlakını düzeltemiyorsan, sünnete uyduramıyorsan sen nasıl ehli sünnet olacaksın? Bundan dolayı İslam bir bütündür. İşine geleni alıp işine gelmeyeni bırakacak şekilde taşlı pirinç vermediler.

  103. 39:51

    Ayıkla diye bize bize hepsine tabi olun diye verdiler bu Kur'an'ı, bu sünneti. Onun için efendimiz sallu ahlakı şimdi daha birçok ayetler sabır hakkında vesaire vesaire eee Gazi Yazı Hazretleri anlatacak. Biz tabii eee vakitler anca eee bizim tahammül ediyor. Efendim bu kadarla iktifa edelim. Önümüzdeki derste buluşmak üzere cümlenizi rabbimize emanet edelim.

  104. 40:13

    Amin. Sallallahu ala seyyidina Muhammed sahbi ve sellem. Merhaba ya nurni. Merhaba. Merhaba ceddeli. Merhaba ya habibi ya Muhammed. Merhaba ya imamel kıbletyni