35:47 / 44:45Şu an 35:47 / 44:45
Video bölümleri
- 07:45İslâm Âleminin Başına Gelen Belâların En Büyük Sebebi Günahlarımızdır Dersem Bunu Hangi Âyetle İsbât Ederim?
- 10:29Hak, Hukûk ve Adâletten Ayrılmayanlar Sonunda Sıddıklardan Olur!
- 19:23İslâm Âleminin Başına Gelen Belâların En Büyük Sebebi Günahlarımızdır Dersem Bunu Hangi Âyetle İsbât Ederim?
- 34:43Mahşerde Rasûlüllâh Sallellâhu Aleyhi ve Sellem’in Şefâat Etmek İstediği Bir Gence Niçin Şefâat İzni Verilmedi?
Transkript
100 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Sallallahu aleyhi ve sellem Muhammedin ve aleyhi ve sahbihi ecma'in. Kıymetli dinleyicilerimiz, inşallah bu gece akşam namazımı takip eden Haydar Kültür Merkezi'nde 12 rekatlık çok önemli, %100 makbul bir hacet namazı kılacağız. Allah-u Teala'nın bu gece yaratacağı ve bundan sonra yaratacağı
- 00:29
bela musibet ve uğursuzluklara karşı bir siper, siper-i sahika yıldırım önleyen veyahut işte çekip toprağa indiren paratonel, diyorlar herhalde, ları vazifesi görmek üzere Allah'ın zikrine ve duasına ve namaza yöneleceğiz. Veste aynu bi-sabri os-salâ, sabir ve namazla benden yardım isteyin.
- 01:00
Bu namazdan maksat istehane namazıdır, yani hacet namazı, Allah'tan yardım isteme namazıdır. Bu, tabi çok rivayetleri var, bu usta müstakil ise hala yakında hazırlayacağım ama, yani hazırladım da baskıya hazırlamam lazım. Malzemelerimi topladım, çok hacet namazları, değişik değişik var, bu en çok denenmiş, yüzde yüz kabul olanlardan biri, on iki rekatlık olandır.
- 01:30
Onda çünkü secdeden evvel, selamdan evvel secdeye varılıyor, secdede yedi Fatiha, yedi Adel, yedi İhlas, işte on kere La ilahe illallah, Tevle-i Şerife ile çok değişik bir hacet namazı, bildiğiniz namazlar kabiliyetiyle değil. Gelenlerle beraber Haydar'da birkaç kere kıldık, Gazze için kıldık, Filistin'in işte kurtuluşu için falan kıldık birkaç kere.
- 01:57
Kıldık birkaç kere, yine o namazı kılacağız, çünkü bu gece ve sonrasında yağacak belalar için. Yarınki günde de kurban var, Rumi takvime göre Mart'ın ilk çarşambası olarak geçiyor kitaplarda. İşte kurban, ağaç yaban var, diyelim Haydarbost'a 60 parçaya bölme meselesi var. Yani o 60 parçaya bölme, herkes uğraşmıyor.
- 02:24
Burada da o sır var, 60 parçaya bölünecek her biri. Tasadduk edilecek buyuruyor Ahmet-i Buni Hazretleri. Büyüklerindendir, havas ilminin, yani tartışılmaz lideridir yani Ahmet-i Buni Hazretleri. Ahlusi bile ondan bahseder, alır yani. Onun ilimlerinden, onun böyle bu usta çok kitapları vardır. Tabi kitaplarına ders katma karıştırma da sonradan yapılmıştır.
- 02:57
Orada Yahudilerin bir planı var, orada da tehlikeler var ama Şems-ül Marifi Kübra'sı var, Şems-ül Marifi Ustası var, Suhurası var. Ama tabi biz onun derstir, katma karıştırmadık, onu anlayacaklar elhamdülillah. Şeyimiz var, melekemiz var yani de, onu herkes de anlayamaz tabi, orada ayrı bir dava. Herkesin de istifade edileceği kitaplar değil yani.
- 03:18
Her Arapça bilen bakmamalı, şey olabilir, sıkıntıya düşebilir, yanlış şey bulabilir. Bir de yazım hataları var, başka hataları var, çok yani. Çünkü onlarda da biraz çok önemli bir nokta bile manayı değiştirir. Onun için ehlinin hazırladığı ilimlerden istifade etmek lazım yani. İstifade etmek lazım yani, herkes kendi her şeyi yapmaya çalışamaz.
- 03:47
Her şeyin ehlinden, İsteğinu fi kulli san'atin bi salihu ehliha. Padişah-ı Şerife Her sanat, sanat yani Türkçe'de biraz sanat eseri deyince işte bardak, tabak, çini böyle zannediliyor. Halbuki o demek değil. Sanat, iş yani, faaliyet, icraat demektir. Yani esaslık etmesine san'a yaptı, san'aten, san'aten, san'aten yani bir iş, bir kere bir şey yapmak.
- 04:30
Onun için her bir işi yaparken diyor, yardım etmek lazım. Yardım alacaksınız, alın. Bunu Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem emrediyor. Kimden yardım alıyor? Bir sâlih-i ehliye. Bir defa o san'atın ehli olacak. Yani onu iyi bilecek. Ehil demek, o işi riyakatına malik olan san'at. Ama bak orada o yetmez.
- 04:54
Çünkü peşinden ne buyuruyor? Ehli olabilir birkaç tane ama siz sâlih olanından. Sâlih ne demek? Yani benim anladığım imanlı, namazlı, abdestli, takva sahibi ehli olabilir. Çünkü ehlinde kâvur da olabilir, fâcir de olabilir, fâsık da olabilir. Her türlü insan her işi yapıyor yani. Her san'atı icra ederken ehlinin sâlih olanlarından yardım isteyin.
- 05:24
Şimdi onun için bu işlerde bu fakir, 50 seneyi doldurdum, geçiyorum. 50 seneyi doldurdum, Mahmud Efendi Hazretleri gibi bir müceddili Kavs-ı Cihan'ın yanında yetiştim. Onun için birçok ulema evliya gördüm. Birçoklarından kavliyi, birçoklarından kitabıyı, icazetleri aldım.
- 05:50
Şimdi benim size yazdığım eserlerde, bildirdiğim dualar, hacet namazları vs. vs. de mutlaka bir izah bir şey de yapıyorum. Altına bir faydalı malumat koyuyorum vs. yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek için. Bundan dolayı bu işin Allah'ın izniyle ehliyiz. İnşâAllah sâlihlerden oluruz.
- 06:11
Ama kimseye zarar verme kastıyla asla ne bir dua, ne bir zikir, ne bir havas kimseye öğretmemişim. Ve ben de öyle şeylerle amel etmemişim. Zaten Efendi Hazretlerinin usta iznim de yoktur. Ama size yazdıklarım, size bildirdiklerimdeki bu hacet namazları mesela bu dergide var. Mart sayısında Lale Gül'de bu namaz var.
- 06:41
Bu gece okunacaklar var. Çok uzun uzun okunacaklar var. Şimdi onları yaparız inşâAllah. Rahman duaları yapacağız bu akşam. Yine işte 21.45'de okumaları yapacağız inşâAllah. Çünkü hacet namazını önden kılacağız. Namaz gecikince daha zor olur dedik.
- 07:12
Böylece teravihimizden sonra dualarımızı okuyup çıkacağız. Sizler de dünyanın neresinden izlerseniz katılırsınız. Bildiklerinizi siz de tekrar edersiniz. Bilmediklerinizi amin dersiniz. Amin demek de duadır, zikirdir. Bu şekilde bu geceyi ve sonrasında inşâAllah kazasız belasız atlatmamız için Allah-u Teala'nın bu mevsimde yağdıracağı belalardan korunmak için.
- 07:42
Çünkü Evliyaullah böyle keşfetmişler. Zaten görüyorsunuz yani Orta Doğu ateş içinde her taraflara bombalar yağıyor. Nice Müslümanlar çoğuluk çocuk demeden katlediliyor. Yani bir soykırım Gazze'de, Filistin'de, Beyrut'ta vs. de icra ediliyor Yahudi ve Hristiyanlar tarafından. Bu tabi ki bizim günahlarımız, suçlarımızın bir yansımasıdır tabi diyeceğiz.
- 08:23
Başınıza gelen her musibet kendi ellerinizle yaptığınız günahlar yüzündendir. Âyet-i kerimesine inandığımıza göre Hangi musibet size vurduysa Kendi ellerinizin kesbettiği, kazandığı suçlar sebebiyledir. Veya falan kesil, Allah yine de çoklarına ceza vermekten vazgeçiyor. Eğer her yaptığınız kötülüğe bir ceza verecek olsa yaşatmaz sizi.
- 08:52
E zaten ne buyuruyor Yasin Şerefettin'in hemen üstündeki iki satırlık âyet-i kerime var orada Yasin'e başlamadan üstte iki satır var. Anladın mı? Fatır Suresinin son âyeti yani. Orada ne buyuruyor? Vela esta'idu billahul evvel ve ahizullahümne asabbimâ kesebû Eğer kulların kendi elleriyle kazandıkları günahlar, suçlar, namazsızlıklar, abdestsizlikler,
- 09:20
zinahlar, içkiler, kumarlar, faizler, foşler, kıymetler, iftiralar, gasplar, rıza tasaddiler, tecavüzler, zulümler, Allah şu İstanbul'u bırak şu Begoz'daki yapılan günahlar dünyayı batırma yeter. Nerede kaldı ki? İstanbul nerede kaldı? Türkiye nerede kaldı? Dünya. İşte insanların suçları sebebiyle onlara cezalanıp peşin verecek olsaydı mâ tereke âlâ zahre amin de âbd.
- 09:52
Yeryüzünde gezen bir böcek bile Allah bırakmaz. Hepsinin ölmesine sebebiyet verecek kadar. ölecek kadar insanların, cinlerin günahları var. İnsanlara cinlerden başka mükellef biz varlıklar tanımıyoruz yani bize bildirilen âyet ve hadislerden. Hani uzaylılar varmış, şunlar varmış, bunlar varmış, biz onları bilemeyiz.
- 10:13
Çünkü yok da demiyoruz bilmediğimiz şeye ama var demek için delil lazım. Yok demek için bilmiyorum dersin, geçersin. Ama var demek için delil lazım. Bütün Kur'an, Ya ma'şerali cinni vel insi ve ma halaktul cinne vel inse şeklinde âyetlerle hep insü cinden bahsediyor. Onları mükellef tuttuğunu, muhatap aldığını Hazreti Kur'an beyan ediyor.
- 10:46
Tabii ki melekler alemi var vesaire, ruhaniler var falan. Onlar zaten mükellef değiller yani. Ruhaniler derken ruhlardan bahsetmiyorum. Ruhani meleklere deniyor. O manada onlar imtihana tabi değiller. Zaten günah yapma melekeleri yok. Kabiliyet verilmemiş onlara. Günah yapma kabiliyeti verilmeyen ve günah yapma imkanı tanınmayanlar nasıl imtihan edecek?
- 11:15
O zaten zararlı zikir yapıyor, ibadet yapıyor. Otomatiğe bağlamış yani. Onun için de sevap kazanamıyor, onun için de derece alamıyor. Makamı yükselmiyor. Herkes yaratıldığı makamda duruyor kalıyor. Ama insan öyle mi? Nefse muhalefet ettikçe canın istediklerini yapmadığı sürece haramlardan sakınarak, emirlerini tutarak Peygamberlik amelle, ibadetle, zikirle kazanılacak
- 11:44
kesbih bir şey değil. Ama bir veli, bir Allah dostu peygamberlerden bir alttaki makama kadar gelebiliyor. O da sıttıklık makamıdır. Normal bir Müslüman da çalışarak, gayret ederek, sadakati ön plana tutarak, dürüstlüğü şihar edinerek, ahde ve vefayı efendim Allah'ın farzı bilerek ibadetlere gayret ederse elbette ki sıttıklardan olur.
- 12:16
Bunun en büyük kazandıran şey bu sıfatı, sıttık, doğruluk, dürüstlük, yalan konuşmamak, yanlış konuşmamak, batıl konuşmamak, boş konuşmamak, sıttık. Sadık olursa adam, bütün iyiliklere yani doğru dürüst insanlara Allah bütün iyiliklere çeker götürür. Adamın şimdi bakarsın namaz yok abdest yok ama adam doğru dürüst, adaletli falan sonra bakıyorsun
- 12:45
Allah ona namaz, abdest de nasip ediyor. Çünkü o doğruluk ve dürüstlük ve adaletlilik var ya işte o onu bütün bir demek bütün iyiliklerin toptar adıdır. Takva bir takva. Doğruluk onu iyi amellere götürürse iyi amellerde nereye götürürse onu da cennete götürür. Sıttıka bir adam doğru konuşmaya devam eder.
- 13:17
Doğru konuşmak etmez. Doğru konuşacak, doğru iş yapacak, adaletli olacak, dürüst olacak, ate vefalı olacak. Kimseye sevdiği için akrabasıdır diye kayırmayacak. Kendi aleyhine de olsa, ana babasının aleyhine de olsa, akrabasının aleyhine de olsa, karşı taraf haklıysa onu savunacak. Asr-ı saadette neydi?
- 13:44
Hz. Ömer Efendimiz'in Allah'ına bir Müslüman görünen münafık ile bir Yahudi davalarını arz ettiler. Yani artık işte arsa davası mıdır? Hurmalık, bahçe, mahçe bir şeyler yani. Şimdi Hz. Ömer Efendimiz'in adaleti dillere destan olmuş. İşte orada şeyi ne yapmıyor? Müslüman geçineni, görüneni yani o zamanın kadar meydana çıkmamış diye münafık olduğu da
- 14:14
Müslüman görünenin tarafı tutmuyor. Karşı tarafta Yahudi var, öyleyse bindirelim. Onun hakkı olmaz. Öyle şey olur mu? Kâvrın hakkı, Müslümanın hakkından daha tehlikelidir ahirette. Malını gasp edersen, çalarsan, edersen ve o Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e tabii önce gittiler. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem kimin lehine hüküm verdi orada?
- 14:47
Kim haklıysa onun lehine hüküm verdi. Yahudi orada haklıydı. O adamın, bizim Müslüman geçinen adamın malını gasp etmiş veya ne etmiş? Zulüm yapmış ona yani. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e bu aklıdır dedi. E bu da bu sefer yetinmedi, kalktı giderken dedi bir de Hazreti Ömer'e uğrayalım. Sahnede ki Hazreti Ömer, Resûlullah'ın sözünden çıkacak.
- 15:07
Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem veyahut Müslüman diye onu kayıracak. Hak ve adalette sağcısı, solcusu, Müslümanı, namaz kılanı, kılmayanı, dindarı, dinsizi, kitapsızı, hukuk bakımından eşit olması gerekiyor. Adamın malıydıysa, babasından kalmış veya kendi kazanmış neydiyse, sen onu, sen bozuk adamsın, senin malını buna verdim demedi, ne hakkı var?
- 15:37
E Hazreti Ömer'e işte Faruk dendi, hakkı batıldan ayıran. Niye Faruk dendi işte? Bu kıssadan dolayı. Sonra dinledi onları, öyle mi öyle dedi. Yahut da dedik ki Resûlullah'a gittik. O benim lehime hükümeldi, bunun hâline hükümeldi. Bu razı olmadı bile sana geldik. Öyle mi dedi? Bekleyin dedi. Bekliyorlar.
- 16:01
Gitti içeriden kılıcını aldı, geldi Müslüman'ın kafasını tak, uçurdu kesti. İşte böyle bir, bak Allah-u Teala Cebrail Aleyhisselam'ı gönderiyor, Ömer hakkıyla batılı arasına ayırdı, o Faruk'tur buyuruyor. Faruk lakabı oradan geldi. Ebubekir Efendimiz'e Sıddık lakabı, yine Cebrail Aleyhisselam'dan geldi.
- 16:20
Miraç'tan dönerken Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem üzgün idi. Cebrail Aleyhisselam ne üzülüyorsun bu kadar ziyaretler yaptın dedi. Dedi ki ya Cebrail dedi, şimdi bu millet birkaç tane zaten yeni Müslüman olmuşlar. Benim anlatacaklarımı, gittiğim gördüklerimi ya inanmazlarsa, dinden çıkarlarsa dedi.
- 16:40
Ben şimdi bunları anlatmasam olmaz. Nasıl yapacağım ona üzülüyorum dedi yani. İnsanlar yalancı diyecek bana dedi şimdi. Çünkü büyük iddialar var. Bir gecenin bir saatinde Mescid-i Aksa'ya gidiyorsun. Oradan yedi kaç semaha gidiyorsun. Mevla, mekandan münezzeh olduğu halde Mevla. Sen de mekandan, zamandan çıkıyorsun.
- 17:04
Ziyaret yapıyorsun, geri dönüyorsun falan. Dünyanın ömrü yetmedi bu işlere. Yani yedi bin senede yapılacak işler değil. O kadar iş görüldü. Tabii zamandan çıkınca vakit saat geçmedi. Döndü geldi. Ben şimdi bunu nasıl anlatacağım. Hazreti Cibril dedi ki sen üzülme dedi. Ebu Bekir inanacak sana o Sıddık'tır dedi.
- 17:30
Bak Sıddık lakabı Allah-u Teala'dan geliyor. Hazreti Cibril vasıtasıyla. Faruk lakabı Mevla'dan geliyor. Cibril Aleyhisselam diyor ki o Faruk'tur diyor. İşte akı batılı ayırdı anladın mı? Onun için burada el hak ve hak ve intiba. Tabi olunulması, peşine gidilmesi ve teslim olunup kabul edilmesi gereken şey haktır.
- 17:59
Haktan sonra dalaletten, sabıklıktan başka bir şey geri kalmaz. Onun için hak hukuka riayet ile, Sıddık ile, türüşlükle, vefa ile adam Sıddık yazılabiliyor. Ama ne kadar ibadet yapsa, yeri göğü çatlasa peygamber olamaz. Adi İbni Müsafir Hazretleri vardı. Bazıları onu o kadar büyük tuttular ki yani ilah bilip tapacak hale geldiler.
- 18:36
Çok büyük Evliya Allah'tan Abdülkadir Geylani Hazretleri döneminde yaşamış. Onun da arkadaşıdır yani. Muhasırlarından. Ne dedi? Abdülkadir Geylani Hazretleri, Kaddes Sallallahu Aleyhi ve Sellem, eğer dedi peygamberlik yani nübüvvet makamı ibadet yapmakla kazanılacak bir şey olsaydı, Adi İbni Müsafir çoktan kazanmıştır dedi.
- 18:59
Ama o vehbidir, kesbidir. Kesbi değil. Yani Allah istediğine veriyor, amelle ibadetine vermiyor. Ama velilerin en yüksek derecesine çalışmakla, ibadetle, taatla ulaşılabiliyor. Bu itibarla şimdi başınıza gelen her musibet kendi ellerinizin kazandığıyla bu ayete dikkat edeceksin. Eğer diyor, sizin yaptığınız günahlardan sebep cezanızı peşin verecek olsaydım,
- 19:38
yeryüzünde bir canlı böcek bile yaşatmazdım. Zalim, mazlum, toptan tehir ediyorum. Vakti merhunu var, muayyen eceli var. O vakit geldiği zaman Efendimiz Hazretleri'nin tabiriyle saatli bomba kuruldu. Fe izâ câcelûb. Herkesin bombalanma vakti var, ölme vakti var, efendim, neyse başına geleceğin vakti var.
- 20:17
Onun vakti dolunca, fe inne Allâhe kâne biübbâdi basînâ. Allah kulları hakkıyla görendir. Ve gereğini yapandır. Zaten Evliyaullah'ın hürmetine, yüzüsü hürmetine şu anda gecikmelerdeyiz. Ya daha ne belalar gelecek de. Gecikmeleri, şu anda ertelemeleri yaşıyoruz yani. O ertelemelerde kimin yüzüsü hürmetine oluyor?
- 20:41
İşte o Allah dostları, velilerin. Ve levle âbâdullâhu rûkâ. Hasabî yuruddâ ve behâimurutdâ. Lesabbe alegül belâ sabben. Allah'ın gece kalkıp teheccüde yalvaran rükûlu, secdeli dostları, velileri olmasaydı. Emzikteki günahsız yavrular, bebeler olmasaydı. Yaylımdaki günahsız hayvanlar, koyunlar, inekler olmasaydı.
- 21:04
Allah mayıs yağmuru gibi başınıza bela yağdıracaktı. Ama innellâhe etfehu l-azâbâni ümmetî bimen yusalli ammellâ yusalli. Hadis-i şerifte ne buyuruyor? Namaz kılanlar ümmetine kılmayanlardan. Ve bimen yasum ammellâ yasum. Oruç tutanlar bereketine tutmayanlardan. Ve bimen yasum ammellâ yasum. Hacca gidenler ümmetine hacca yapıp gitmeyenlerden.
- 21:27
Belaları savuşturuyor. Ve lev lâ zâlike mâ zarûnullâhi tarfe teâli. Eğer Allah iyilerin hayrıyla, kötülerin şerrini teğhir etmeseydi, onlara göz açtırmazdı. Çünkü neden? O kadar günahları var. Lûtf-ü keremiyle bize biraz daha pay vermiş. Âyet-i kerimesinde de buna işaret ediyor. İşaret derken, sarahaten ifade ediyor.
- 21:57
Ve lev lâ defrullâhi nâsibâ adanb-i baz. Nefese dediler. İnsanların iyilerinin hayrıyla, kötülerinin şerrini Allah def etmeseydi, yeryüzü çoktan fesada uğramıştır. Yiyecek ekmek bulamaz, içecek bir damla su kalmaz. Velâkinne Allâhü tevfazzulîn halel âlemîn. Lâkin Allah âlemlere karşı yüce fazilet sahibidir.
- 22:20
Çok lûtufkârdır yani. E şimdi dolayısıyla, İslam âleminin başına bu belalar geliyorsa, geldiyse, veyahut bundan sonra ne belalar gelecekse, Müslümanların başına da, yani Müslümanlar da rahat durdular mı da, uslu kul oldular mı da, namaz, oruç, hadise, kenet vazifelerini yaptılar mı, iman ve amel-i sâlih vazifelerini yaptılar mı, emr-i bi'l-mâruf, ney-i ân-müker yaptılar mı,
- 22:46
iyiliği emredip kötülükten neyi ettiler mi, insanları Allah'ın dinine davet ettiler mi, tebliğ yaptılar mı? Yok. Bana ne, ne mi lazım, bilmem ne, bilmem ne. Adam öldü şimdi, 80 yaşında. Adamın namazlarını hesap ediyor birileri internette, bilmem nerede. Günde beşten çarpıyor, vitri de koy kaza edildiği için, altı.
- 23:11
Hanefi mezhebine göre. Altı namaz, yani beş vakit namaz var, kaza da vitri de giriyor. Ondan sonra, çarp bakalım, adamın ömrünün günleriyle. 12'yi düş, ergenliğe kadar, ondan sonrasını beşle çarp. Yani, hicriye göre şeyini bulursan, 355'le çarparsın. Miladye göre 365'le çarp, neyse. Yani bundan sonra Allah adama bir sene, iki sene bile pay verse,
- 23:47
hiç kafasını secdeden kaldırmayıp, sıralı kazalarını kılsa bile, iki, üç senede kılamaz yani. Bu kadar namazı kılmamış. Allah davet etmiş, gitmemiş. Hayya ala salahi ala l-felaha bir defa icabet etmemiş. Ondan sonra, efendim, içki, kumar, her türlü haram, her türlü günah, zinalar, eşcinsellikler, hepsi var.
- 24:14
Bu toplumda. E sen tahnep ediyorsun Allah'tan? Nimet mi ediyorsun? E bana ne onların günahlarından? Sana ne olur mu? Sana çok şey var. Niye? E vaaz ettin mi? Yok, nasihat ettin mi? Yok, kapısına gittin mi? Allah için, e ben nasıl baş edeceğim bu kadar? Kızıl başına ne alsın bir Ali Paşa? Anladık da, herkes mahallesini evinin önüne süpürecek.
- 24:40
Herkes evinin önüne süpürse, bütün mahalle birden temizlenir. Ama bir kişi, bir mahalleyi süpürmeye kalkarsa, beli kırılır. Yani onun için, sen sana düşeni yaptın mı? Sen oğluna, kızına tebliğini yaptın mı? Sen karına, kocana tebliğini yaptın mı? En nihayetinde annen, baban, halan, teyzen, kuzenlerin, herkes kendi etrafında.
- 25:05
Yok, o zaman daha ne konuşursun? İşte Mevla, bunlar hep günah sayıyor. Çünkü sen günah yapmıyorum zannediyorsun ama, o günah yapanlara vaaz yapmamak var ya, yani ben hoca değilim, vaaz yapamam. Ben yapıyorum burada bedava. Her akşam sohbetini, paramı alıyorum. Bedava vaaz yapıyorum. Youtube'larda, Instagram'da bunlar kalıcı.
- 25:32
Link de mi atamıyorsun? Bir kanalın adresini verip, şuraya gir, şuradan şu sohbetleri dinle, ondan mı diyemiyorsun? Veyahut da bu kadar WhatsApp grubu, Telegram grubu, Instagram grubu yapmışsın. Niçin yapmışsın onu? Efendim, yediğini içtiğini oraya atıp da milletin ağzını sulandırıp, sonra yiyemeyenlerin gözüne gelmek mi istiyorsun?
- 26:00
Ahını almak mı istiyorsun? Başına ne belalar açıyorsun? Çoluğun çocuğunu koyuyorsun, gösteriyorsun. Ondan sonra nazar oluyorsun, göze geliyorsun. Ondan sonra yiyemeyenlerden ahalıyorsun. Yani ne işin var senin? Böyle gruplarda karını, kızını, çoluk çocuğunu paylaşıyorsun, bilmem ne var. Ne gereği var bunların?
- 26:27
Sen sohbet paylaşsana. Tebliğde bulunsana. Link açsana. Bak bu sana çok lazım. Ramazan-ı Şerif çıkıyor, iki gün kalmış. Tevbe ettin mi? Ramazan'da af olmayan ya, ne zaman af olacak buyuruyor. E bu saatten sonra, on bir ayda daha sen nasıl işi düzelteceksin? Ramazan'da hesabı düzeltemeyen, bu kadar iftarda, her iftarda şimdi birazdan iftar oluyor.
- 26:50
Her iftarda cehennemi hak etmiş bir milyon kişi cehennemden azat oluyor. Dört tane de cuma geçti, doksan altı milyon, saat başı bir milyona azat edildi. Şimdi son gece geliyor, yarın son gece. Son gece toptan affediliyor. Başından bu zamana kadar ne kadar azat ettiniz? Bu gece son gecedir, toptan azat edin buyuruyor.
- 27:13
Şimdi bu mağfiretlerden, bu rahmetlerden, bu hidayetlerden, bu nimetlerden, lütuflardan, şimdi hiç beş vakit namaz kılmayan yararlanabilir mi ya sence? Sencesi bencesi yok ya. Ben bu kadar kitap okudum. Beş vakit namazı kılmayan hakkında hiç böyle bir müjdelere dahiliyet ve nailiyet duyulmamış yani.
- 27:36
Hiçbir kitapta yeri yok. Çünkü Allah beş kere çağırıyor, adam beş kere gelmiyorum diye aksikatür gibi inat ediyor Allah'a karşı. Bunun neresi ne Mevla, niye affetsin bunu? Ama son gece toptan affar. Beş vakit namaz kılıyoruz. İşte oruç tutabilenlerimiz tutuyoruz. Böyle bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.
- 27:56
Ama aradaki günahlarımız oluyor. E yine de cehennemi hak ediyoruz. Mevla da onun için bu iftarlarda, sahurlerde, işte Kadir gecesinde, Bedir gecesinde, işte efendim son gece, çok önemli sayı hadis, son gece bütün ümmet muhafaza doldur, buyuruyor. E şimdi sen buraya girmek için ne yapman lazım? Ya bir kere Allah de ya, bir kere tövbe istiğfar eyle.
- 28:27
Bir kere estağfurullah söyledim, söylemedim. Bir kere bile adam estağfurullah demeden Ramazan çıkarsa, yarabbim senden af istiyorum yarabbim, geçmiş günahlarım, düşman oldum kılamadığım namazlara. Çok nadimim yarabbim, bundan sonra kılacağım. Hiç kazaya bırakmayacağım. Geçmiş kazalığımda fırsat buldukça, bütün vakitlerimde kılacağım.
- 28:48
Senin haklarını ödeyeceğim. Nimetlerini yedim içtim. Sularını, şuruplarını, şerbetlerini, ayranlarını. Ondan sonra her türlü içtim. Ondan sonra ne yemekler yedirdin bana, ne rızıklar gönderdin bana. Nefes aldırıp verdiriyorsun. Bütün uzuvlarımı bedava verdin. Bir uzvum bozulsa, bence bana bir pankras verip de, insülin imalatına yeniden başlasa, enzimler imal etmiyor, ölmüş.
- 29:20
Öyle bir pankras bulsam, kaça verirler bana acaba? Anası nikah mı isterler? Yani hayati fonksiyonu olan uzuvlar, bilhassa bulunabiliyor mu? Nerede var? Ondan sonra, düşün ki, Düşün ki kafandan tırnağına kadar her tarafını Mevlâ Teâlâ zenit saati gibi tık tık tık tık çalıştırıyor. her tarafını Mevla Teala,
- 29:53
Sen uyusan da çalışıyor, koşsan da yürüyor. koşsan da, yürüsen de, konuşsan da her şeyin vazifesini yapıyor. Biri vazifesini yapmasa, dişi maçta bak, bir haftadır ne hallere geldim. Canım oraya gitti. Ondan sonra sırtıma yel girmiş. Eyüp Sultan'la geçen gece kılarken aşırı bir paspas battıracak. Dönemiyorum şu tarafa, dönemiyorum bu tarafa.
- 30:14
Canım oraya gitti. Ondan sonra efendim, affedersiniz bir kabus oluyorum. Canım oraya gitti. Ondan sonra. Oramda yara açılıyor, ağzımda bir yara açılıyor. Bir tane yara beni felç etti, bitirdi. Su bile içemiyorsun, değdiremiyorsun. Canım oraya gitti. E şimdi seni, Allah-u Teala'nın üzerindeki, senin benim üzerimizdeki nimetlerinin sayılması mümkün müdür?
- 30:40
Ve inkâvüttü'n-ni'metallâhi alâ tu'sa. Saysanız bitirmezsiniz. Saymaya başlasanız nereden başlayacaksınız? Bir insandaki kılcal damarların sayısını biliyor musun? İnsanın beynindeki, sade beynindeki kılcal damarları çözüp de birbirine eklemişler, dünyanın etrafını dolaşıyor. Bunu ben, muhtemel meşhur bir gazetede ilk sayfadaki bir haber olarak okudum.
- 31:06
Yani. Dolayısıyla, bunların her biri Mevlamız'ın çalıştırmasıyla çalışıyor. Zerresine halel gelse, bir ufak aksaklık olsa, arıza olsa bas bas bağırıyorsun. Sonra damar tıkandı, yok pıhtı attı, yok görüş kayboldu, yok hafıza merkezi dağıldı. E tabi. Bir pıhtılık canımız var. Bu kadar nimetlerle seni tonaltmış, efendim, kuşatmış, ondan sonra bir secde istemiş,
- 31:38
abdest alıyorsun, kendine temizlik. Kusur alıyorsun, kendine temizlik. Allah'ın ne manfaatı var? Celle Celaluhu, sen rükû yaptın, secde yaptın, haddini bildin, Rabbini bildin, Rabbine karşı kulluğunu bildin, becerdinse, Mevlam bundan ne karı var? Senin dünya ahiret nizamın için, düzenin için meşru ettin.
- 32:01
Ondan sonra, sen hala bir de belasızlık mı bekliyorsun? Onun için iyilerin yüzü zürmetine kötülerden bela savuşturuyor Allah. Ama bu demek değil ki tümden kaldırıyor. Dünyadaki bir zaman için bu geçerli. Yoksa bunun ahireti var, mahşeri var, suratı var, mizanı var, hesabı var. Bunlar öyle, orada da Peygamberlerin evliyanın hürmetine, onların şefaat hakkı var ama
- 32:37
Allah'a izin vermeden kimse şefaat edemez. Onun için biz çoktan toplum olarak belayı hak etmişiz. İslam alemi de belayı çoktan hak etmiş. Allah Teala yine bu verdiği belalar, e niye ki gavurlar musallat ediyor? E gavurlar niye musallat ediyor? E çünkü gavurlar zaten Allah'a inanmıyor. Mevla da buyuruyor ki bunları ebedi cehennemde yakacağım, çıkartmayacağım.
- 33:05
Çünkü bunlar cennetin müşterisi değil, talibi değil. Onun için dünyada biraz nefes aldırıyorum, yediriyorum, içiriyorum. Kafirin cenneti dünya, müminin cenneti ahiret. Ama sen dünyayı cennet yapmaya çevirirsen o zaman kafir gibi yaşamaya başlarsın. Müslüman ile kafirin, kafirlerin yaşantılarının arasında pek fark kalmadı zaten.
- 33:32
Sokakta gezerken, bakarken. Yahudi midir, Ermeni midir, Hristiyan mıdır? Katolik midir, bilmem ne midir? Yoksa da efendim Müslüman mıdır, Hanefi midir, Mağdur midir? Hiçbir alameti, farikası yok. Eşhuz olmuş. Aynı giyimler, aynı giysiler, aynı konuşmalar, aynı yemeler, aynı içmeler, aynı tıraşlar, aynı başlar, aynı efendim bacaklar, aynı.
- 34:00
Hiç mi İslam'ın kisvesi yok? Hiç mi şeriatın, Kur'an'ın efendim, hatırı yok? Kafirlere benzemeyin bu kadar ayetler, bu kadar hadisler, efendim Müslümanın evi farklı olur, yolu farklı olur, işi farklı olur, mahallesi farklı olur, şehri farklı olur. Frankfurt'a gitsen burada ne İstanbul'da, çok farklı, ne farkı var?
- 34:27
Belki oralarda daha az açıklık var, burada daha fazla açıklık var. Onun için yani, biz ne bekliyoruz Allah'tan daha ya? Ancak tövbe edersek, dönüş yaparsak bu iş mukadder olacak. Bakın, hadis-i şerifte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor, Cebrail aleyhisselam'dan işittim. E Cebrail aleyhisselam ona vay getirir, sana bana geleceği yok.
- 34:51
Ancak o duyabilir ondan. yu'ta bi-şahab bin yevme-l kıyametin bâken hazînet Kıyamet günü bir genci getirecekler. Çok ağlıyor, çok üzülüyor. vel-me'lâket tesûgû bi-mekâme-l hadîd Melekler ona önünden vuruyor, arkasından vuruyor. ve min nârin demirden Ateşten demirlerle, kamçılarla tutuşuyor böyle. ve vekul el-emân, el-emân
- 35:18
El-emân demek yani güvence istiyorum, azaptan kurtuluş istiyorum. Elfe sene, bin sene böyle geçiyor. Ahiretin seneleri öyle şeye benzemez. Dünyanın saatlerine benzemez. Bin sene, burada zaten 60-70 senede ölüyor gidiyorsun. Orada ölüm yok. Ne kadar azap varsa yine de ölmek yok. Çekmek var. Niye başına açtın bu belayı?
- 35:47
Bin sene el-emân, el-emân diyor. Ve lâ el-emân, ona hiçbir azaptan kurtuluş verilmiyor. Sümeyş-i Hâk'a sonra sevk ediliyor. Allah-u Teala'nın hesab mahalline geliyor. Azap melekleri onu yüzünün üstünde cehenneme doğru sürte sürte götürüyorlar. Dedim ki ey Cibril Ya Cibril-i Menüve Bu, bu kimin başına gelecek bu?
- 36:18
Hangi gencin, yani genç yaşta ölmüş biri? Yani erken yaşta ölmüş birinden bahsediliyor bu hadis-i şerifte. Efendim, kimdir bu yani? Bunun özelliği nedir? Bu hangi ümmettendir, hangi millettendir? Kâle sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. Şâb-bu min ümmetike. Senin ümmetinden bir genç yaşta ölmüş. Kultü ve malzeme bu.
- 36:40
Tamam da bunun suçu günahı neymiş? Çok da yaşamamış yani. Acaba işte bir affedilecek tarafı var mıdır? Diye Efendim sallallahu aleyhi ve sellem de şefaat etmeye meraklı olduğu için şefaat etmek istiyor. Kâle edrake ramazâne fâsallâhâ fî velem beytum. Ramazana kavuştu. Ramazanda da önceki günahlarına devam etti.
- 37:00
Yani bir fren yapmadı, bir tevbe yapmadı, bir pişman olmadı. Velem estagfirullah. Allah'tan bir kere bile Ya Rabbi benim günahlarımı mağfiret et. Ya Rabbi ghfirli. estagfirullah. Rabbi ghfirli velvâlde ya anam babamı da affet. Velil müminine evvekumul ehsem. Şunu bile okumamış. Keyyafiralehu. Allah-u Teala onu affetmek için Ramazan gönderdi.
- 37:28
Kadir Gecesi verdi. Bu kadar mübarek günler, geceler. Sevapları katladı. Şeytanları bağladı. Üfretleri bu kavlarla tasmaladı. Ta ki kullarım Ramazanda şöyle bir günahsız İslam'ı yaşasınlar. Bu mübarek Ramazan-ı Şerif'te. Ne ferahlık, ne sevinç var, ne huzur var ya. E çünkü şeytanla bağlı olması da huzurumuzu artırıyor tabi.
- 37:58
Ama işte şeytan bağlı olsa ne olur? Adamın içinde bir nefis var. Yetmiş şeytandan pis. Onun için yine namaza başlamadı. Yine içkiye kumara tevbe etmedi. Kadın ise başı açık geçiyor, başını kapatmadı. Tesettüre girmedi, çarşaf giymedi. Ne oluyor? Gelen geçen erkekler avret mahallelerini orasını burasını gördü.
- 38:21
Kadının bütün bedeni avrettir. Kolun açık olursa avret yerini görmüş oluyor. Anladın mı? Bacağın açıksa, dizinden E sen şimdi tevbe edecektin. Ramazan geldi. Ama bu tam gaz devam etti. Fekat Allah Azze ve Celle bahteten Allah da onu ansızın aldı. Genç yaşında öldürdü. Herkes yaşlanmıyor ki. Yaşlansan ne olacak?
- 38:49
Günahını artırırsın bu kafayla. Yine genç ölsen günahın az olur. Efendimiz Hazretleri'nin buyurduğu gibi. Bir dükkan devamlı zarar ediyorsa, o dükkanı kim açık bırakır? Avanaklar, salaklar. Ana parayı yiyor, sermayeyi yiyor. Devamlı zarara gidiyor. E bir an evvel kapatalım. Zararı neresinden dönersek?
- 39:10
Kârdır kabiliyeden olsun. E sen şimdi burada Allah sana can vermiş. Gözün görüyor, kulağın şidiyor, elin tutuyor, ayağın yürüyor. Hep haramlara ve günahlara bunu çalıştırıyorsan e sen canını ne yapıyorsun? Cehenneme satıyorsun. E bunların hepsi yarın ahirette ateş olarak karşılaşacak. E sen hiç mi aklın yok be adam?
- 39:30
Madem seni Allah yaratmış kendini cehenneme atmak için niye bu kadar Allah'ın nimetlerini Allah'a isyanda kullanıyorsun? Niye Allah'a hamd etmiyorsun? Niye şükür etmiyorsun? Şükür nedir? Şükür nedir yani? Şapur şupur Ya Rabbi şükür demek midir? Yedi içtiği şeye Ya Rabbi şükür Elhamdülillah. Ondan sonra nimet-i celilullah, bereket-i halilullah, tamam bitti, sofra duası.
- 39:58
Öyle değil kardeşim, namaz kılıyor musun? Yok. E şükrünü yerine getirmiyorsun. Oruç tutuyor musun? Yok. Şükrünü yerine getirmiyorsun. Teravih kılıyor musun? Yok. E şükrünü yerine getirmiyorsun. Peki elin, ayağın, gözün, kulağın nerelerde kullanıyorsun? Önüne gelen yerlerde kullanıyorum. E o zaman sen helal haram dümdüz gidiyorsun.
- 40:17
E gidiyorum. E peki Allah verdi bu nimeti, sen baltayı alsın. Balta sana nerede lazım? Ağacı kesmek de lazım, tahtayı kopartmak da lazım. E sen gidiyorsun baltayı taşa vuruyorsun. E baltayı taşa vurursan körlenir. Körlenince işini göremez, kesemez. Gözüne amel-i emre bakacaksın. Sen gözüne Kur'an'a bakacaktın.
- 40:38
Hatim yapacaktın namazdan. Anne babanın yüzüne şefkatle bakacaktın. Kabe'ye ibadet için bakacaktın. Alemin yüzüne ibadet için bakacaktın. Musab'a bakacaktın. Sen mi baktın ki çıplak karılara şuna vurmak, yahut da kadın baktı erkeklere? E nasıl olacak o zaman kardeşim? Onun için Cüneyd Bağdadi Hazretleri olacak.
- 40:58
Ne güzel bir mana verdi yani. Bir kadar evliya vardı, o daha küçük çocuktu. Serih-i Sakat-ı Hazretleri dayısı, hem de şeyhiydi. Serih-i Sakat-ı Evliya'nın reisi. Onun meclisinde herkes konuştu. En son Cüneyd Hazretleri küçük çocuktu. Dedi ona, yavrum bir de sen mana ver bakayım. Şükrün tarifi nedir?
- 41:16
Eşşugru en la testağine, binaemillâhi alâ mâsih. Allah'ın nimetlerinden yararlanıp da onları günahlara kullanmamaktır. Bütün meclis hayran kaldı, buz geçti böyle. Küçücük bir çocuk, Allah hikmeti istediğine verir. Yani bu kadar ulema evliya vardı o mecliste yani. Bağdat'ın en evliyasının bol zamanı.
- 41:40
O manayı kimse veremedi işte. Cüneyd Bağdati, o sıra Seyyidül Taife, Allah dostlarının efendisi oldu. Kolay mı oluyor? Çocukluğundan belli oluyor bu işler. Allah sana verdiği bir nimeti ona isyanda ve günahta karşılamayacaksın kardeşim. Onun için yani son iki gün, yarın son gece toptan mağfiret var.
- 42:01
Efendim kardeşim, yarın son gecesi, öbür gece bayram gecesi ama o Şevval'in gecesi. Ramazan'ın son günü Perşembe, onun akşamı gecesi, bayram gecesi demek Şevval'in gecesi. Ramazan olsaydı zaten oruç, ertesi gün de oruç tutardım. Mübarek Allah sana, İslam'da gece önce geliyor, bunu anlatmaya uğraşıyoruz.
- 42:21
Bu itibarladır ki inşallah önümüzdeki bayram gecesi de, yani Perşembe günü benim muhtaç sohbetim olduğu gecede, iftara bir saat kala Hayder'de yine bulunacağım inşallah. Ve akşam namazından sonra, akşam namazından sonra, inşallahurrahman diyorum, bir tesbih namazı gibi on rekatlık bir namaz var. Tesbih namazı gibi niçin diyorum, aynı üç yüz Sübhanehu ve Teala var.
- 42:50
Ama bunda her rekatta efendim, otuz olduğundan on rekatta üç yüz oluyor. Tesbih namazı dört rekatta olduğundan, onunla her rekatta yetmiş beş var. Onun için dört rekatta üç yüz oluyor. Mesele o üç yüz sayısı ama öyle müjdeler, öyle müjdeler. Anlattım evvelki sohbetlerde. Bayram gecesinde öyle bir namaza hiç takılmış değilsiniz.
- 43:11
Onun için mutlaka bayram gecesinde İstanbul'da olanlar, müsaade olanları bekliyoruz. Namazı cemaatle birlikte akşam ve yatsı arasında, iftardan sonra yani akşam namazından sonra edeb edilecek. Ve bayram gecesini ibadetle ihya denlere vadedilen müjdelere nail olacağız. Ne buyuruyor hadis-i şerifte? İki bayram gecesi vardır.
- 43:34
Bunları ibadetle canlı tutan, gafletten uzak duranın kalbi ölmez. Yine hadis-i şerifte ne buyuruluyor? Beş gecede yapılan dualar reddolunmaz. Bunların birisi de bu beş geceden birisi de Ramazan bayramı gecesidir. Yani bu önümüzdeki Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan. Aynı zamanda da Cuma'ya rastladı. Yani iki bayram birleşti.
- 43:58
Hem Cuma gecesi zaten %100 kabul. E beş geceden biri Cuma gecesi. E bir de Ramazan bayramı da Cuma gecesi oldu. Beşte iki burada birleşiyor. Onun için dualarda, zikirlerde buluşalım. Bayram sabahı da gelebilenlerle bayramlaşacağız. Hayder'de İbrahim Efendi Hocamız Sellemullah başımızda bulunacak inşallah.
- 44:18
Ve diğer hoca efendilerden gelebilenlerle gelen kardeşlerimizle bayramlaşmak nasip olacaktır. Rabbimiz Tebarike ve Teala oruçlarınızı kabul eylesin. İftarlarınızı mübarek eylesin. Şu saatte boylu cehennemden azat olan bahtiyarlar ve saadetler zümresine ilham eylesin. Ve yarınki gecede toptan mağfirette mahrum olanlardan eylemesin. Amin. Ve sallallahu aleyhi ve sellem.
Benzer sohbetler
1:04:09İftar Sohbetleri 2026 - 24. Bölüm 19 Mart 202619 Mart 2026 · 65 dkRamazan Sohbetleri · 19 Mart 2026
1:06:14İftar Sohbetleri 2026 - 23. Bölüm 18 Mart 202618 Mart 2026 · 67 dkRamazan Sohbetleri · 18 Mart 2026
1:01:16İftar Sohbetleri 2026 - 21. Bölüm 16 Mart 202616 Mart 2026 · 62 dkRamazan Sohbetleri · 16 Mart 2026


