1:14:56 / 1:22:20Şu an 1:14:56 / 1:22:20
Transkript
151 satır
- 00:00
Gönlüm Kur'an'a bağlı kardeşlerim. Hepinizi Allah'ın selamı ile selamlıyorum. Esselamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatühü. Bab-ül Hayrat Medresesi önderliğinde, Adem Çolak Hocamızın rehberliğinde Kur'an-ı Kerim'i hüfzederek, büyük bir emanetin taşıyıcısı olma şerefine erişen evlatlarımızın hafızlık icazet merasimine hepiniz hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz.
- 00:32
Programımızın akışı şöyle olacaktır. Evvela, âyet-i şerif okunacak. Sonra hafız kardeşlerimiz, tilavet yapacaklar. Sonra muhterem Cübbeli Ahmet Hocamız bizlere sohbet edecekler. Sonra hediye takdiminde bulunacağız. Sonra yemek ikramıyla beraber sizleri uğurlamaya gayret göstereceğiz.
- 00:54
Şimdi programımızı Rabbimizin kelamı olan Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlatıyoruz. Bizlere Kur'an-ı Kerim ziyafetinde bulunacak olan Kirazlı İlim ve Araştırma Vakfı Abdülhamit Han Şubesi, medresemizin baş müderrisi, kurra hafız, Beytullah Hüseyin, Beytullah Göl Hocamız, bizlere Kur'an tilavetinde bulunacaklar.
- 01:22
Buyurun hocam. Açık mı hocam? Düğme var. Tamam. Sen geçtin değil mi? Geçtim. Bismillahirrahmanirrahim. Allah'ın kitabını okuyorlar, salatı kılarlar, İnnehu ghafûrun şekûr İnnellezîne yetlûne kitâbenllâhi ve ekâmussalâte ve enfekû min nebiyye Allah'ın kitabını okurlar, salatı kılarlar,
- 04:33
Ve onlara bizlerden ne kadar rızkı verdiklerini ve onlara bizlerden ne kadar rızkı verdiklerini ödeyip müminlerden ne kadar rızkı verdiklerini ödeyip ve el-Fâtiha. Hafız, Hak kelamına layık insan demektir. Hafız, Allah yoluna can adayan demektir. 1400 sene önce, ilk vahiy indirilince, ikra'daki sevince, can-ı kurban demektir.
- 15:35
Yapmış olduğu tilavetlerinden dolayı, Kur'an Hafız Beytullah Göz Hocamız'a teşekkür ediyoruz. Rabbim razı olsun. Müceddit Mahmud Efendi Hazretleri, ömrünü Kur'an'ı muhafaza eden nesiller yetiştirmeye adamış bir gönül sultanıdır. Onun çizdiği istikamette, ilim sadece kitaplarda değil, davranışlarda hayat bulur.
- 15:59
Talebe, tecvidi öğrenirken edebi kuşanır, Kur'an'ı hafız ederken nefsini de terbiye eder. İşte bugün, bu emaneti yüklenen genç hafızlarımıza şahitlik ediyoruz. Burada atılan her adım, yapılan her ders, gece vakti yapılan her dua, bu dava zincirinin yeni bir halkasıdır. Hafızlık bir başlangıçtır. İcazet, ben öğrendim demek değildir.
- 16:29
İcazet, ben yaşayacağım, yaşatacağım, Kur'an'ı taşıyacağım ve Kur'an da beni taşısın sözünü ümmete duyurmaktır. Genç hafızlarımız, siz sadece Kur'an'ı hıfzetmediniz, Kur'an da sizi hıfzetsin diye bu yola girdiniz. Bugün, icazet alacak olan talebelerimizin isimlerini zikretmek istiyorum. Çünkü her biri bu yolculuğun canlı bir şahididir.
- 16:57
Başta Kur'an hafız, Adem Çolak hocamızın riyasetinde Ömer Damgacı, Muhammed Bahri Çolak, Ömer Yılmaz, Ahmet Yıldız, Muhammed Dalgıç, Muhammed Şahin kardeşlerimizi Cenab-ı Hak Celle Celaluhu hafız oldular. Hafız olarak ölmelerini ve hafız olarak yaşamalarını Rabbim nasip eylesin. Bizim evlatlarımıza da bu uğurda yaşamayı, bu dava ile şuurlanmayı cümlemize nasip eylesin.
- 17:31
Şimdi hafız kardeşlerimiz bizlere tilavette bulunacaklar. Sonra da Cübbeli Ahmet hocamız bizlere sohbet edecektir inşallah. Evet hafızlarımız buyurun. Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim lam yelid ve lam yuled ve lam yeküllehü küfüven ehed, Allah-u Ekber Euzubillahimineşşeytanirracim
- 18:53
Allahü Ekber. Euzübillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim Euzübillahimineşşeytanirracim. Kul Hüvallâhü Ehed, Allâhü's-Samed, Lem Yelid, Velem Yûled, Velem Yeküllehü Allah-u Ekber, La İlahe İll'Allah, Allah-u Ekber, Allah-u Ekber, ve Lillah-u Ekber. Bismillahirrahmanirrahim. Euzübillahimineşşeytanirracim.
- 19:54
Elhamdülillahi Rabbil Alemin Bismillahirrahmanirrahim. Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Allahu ekber, la ilahe illallah, Allahu ekber, Allahu ekber, ve lillahi'l hamd Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim
- 21:37
O'nun yasaklığından, Allahu ekber, la ilahe illallah, Allahu ekber, Allahu ekber, ve lillahi'l hamd Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahirrabbilalemin Errahmanirrahim Malikiyevmiddin İyyaka na'budu ve iyyaka nesta'in İhdina s-sirata'l mustaqim Sirata'l lezine en'amta aleyhim Ghayri'l merhzubi aleyhim vela'l zallim Euzubillahimineşşeytanirracim
- 23:09
Bismillahirrahmanirrahim Elif lam mim Ve ellezine yü'minun bima unzile ileyke vema unzile min kablik ve bil ahireti hum yuqinun Ula'ike ala hüda min Rabbihim ve ula'ike humul muflihun Sadakallahu'l azim Hafızlarımıza yapmış olduğu tilavetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Rabbim Celle Celaluhu onları kıyamet sabahına kadar muhafaza eylesin.
- 24:46
Bu yolda hepimizi hizmetçi hizmetkar eylesin. Yavrularımızı muhafaza eylesin. fitneye fesada düşmemizden cümlemizi muhafaza eylesin. Şimdi Bunca hoca efendilerin ve talebelerin yetişmesine, birçok Müslüman kardeşlerimizin hidayetine vesile olan, ehl-i sünnet görüşün dışında olan, tüm ehl-i sünnet dışı, tüm grupların düşmanı olan,
- 25:15
Efendimiz Hazretlerimizin, Ahmet'im şerasız iş yapmaz buyurduğu Cübbeli Ahmet Hocamızı kürsüye davet ediyoruz. Rabbim istifadeye cümlemizi muvaffak eylesin. İnnellezîne yetlûne kitâbellâhe vel kavmussalâte ve enfekû min mâ rızıknâhum şifângı alâniyeten yarcûne ticâratel entebûr. Hafız Efendi okuduğu Haşr-ı Şerif'te Rabbimiz neler buyuruyor?
- 26:37
Mevla Teala burada cömerttiği kullarına bunları dinlettiğine göre, burada bulunanlara bu ahet kelimelerin manalarının tesiri var, faydası var ve önemi var. Tabi günümüz gündemimiz hafızların icazetiyle alakalıdır. Hafızların icazeti çok önemlidir. Çünkü Kur'an-ı Kerim'i ezberlemişler. Hz. Kur'an'ı ezberlerken gecelerce, günlerce ahetleri tekrar etmişler.
- 27:23
Yüzlerce, binlerce kere Haşr-ı Şerifler okumuşlar. Dolayısıyla Allah'ın dinde çok değerlidirler, çok şereflidirler. Allah Teala şereflerini ziyade eylesin. Şereflerini Kur'an ile daim eylesin. Bize Allah'tan başka, Kur'an'dan başka İzzet-i Şeref lazım değil. Çünkü İzzet-i Şeref ancak Allah'a aittir.
- 27:56
Ve Lillâhi'l-İzzetû ve Lillâhi'l-Rasûli'hi, bir de Rasûlüne sallallahu aleyhi ve sellem'e aittir. Bir de vel-i müminin, müminlere de oradan nasip veriyor. Çünkü aziz ancak, el-aziz men-i tezzebillah. İzzetini Allah'tan alan azizdir. Ama parasından, malından, mülkünden ve itibarından İzzet almaya çalışanlar helak olurlar.
- 28:33
Dünya fâni olduğu için bir zaman sonra mülkleri ellerinden çıkar. Makamları, mevkileri değişir. Dünyada en üst makamdayken bir anda en alt seviyeye düşürülür. Havislerde çürür veya idam edilir. Dünyada ne kralların ne aziz geçinenlerin ne rezilliklere düştüğü ve helak olduklarını görmüş bulunuyoruz.
- 29:01
Bunun misalleri tarihte çoktur. Bizim yaşadığımız dönemde de bunlara şahit olduk. Yani en cebbar, en zalim, en zorba hükümdarların helak olduklarına şahit olduk. Demek ki izzet ve şeref ancak İslam'dadır. İnni ve da'tül izzete fil taati ve nâsu yottubûnehâ fî ebbâbil umerâ fekeyfe cidûnehâ
- 29:35
Ben izzeti şerefi, ululuğu, heybeti, bana itaate, ibadete emir tutmak, yasaktan kaçmaya koydum. koydu. İnsanlar onu nerede arıyorlar? İnsanlar onu nerede arıyorlar? Kralların kapılarında arıyorlar. Kralların kapılarında arıyorlar. Nasıl bulacaklar? Bunu evde benzer. Öküzün altında buzak bekleyene benzer.
- 29:55
Çünkü orası. Çünkü o doğuracak biri değil, boşuna bekler. Serap, serabı şarap zanneder, yanına gittin bir şey bulamaz. İşte onun için, felan ailen görüşürsem, felan bakanla tanışırsam, felan reisi cumhurla aramıyor olursa felan, ben çok itibarlı olurum. Herkes beni dinler, şöyle olur, işlerim rastgele falan.
- 30:18
Geç o işten sen, geç. Sen itibar arıyorsan, izzet, şeref arıyorsan, Allah tahta arayacaksın. Allah'ın tahta arayacaksın, Allah'ın kapısında arayacaksın, Kur'an'da arayacaksın, zikirde arayacaksın, hafızlıkta arayacaksın, medresede arayacaksın, boş yerlerde, yalan yerlerde, okullarda, bilmem, ilahiyatlarda, bilmem ne, üniversitelerde, diplomalarda, toplumalarda ararsan
- 30:41
bulamayacaksın. Bu sefer ahiret de kaybedeceksin. Bir şüpheler girecek sana, ondan sonra ateist mi olacaksın, deist mi çıkacaksın, o da belli değil. Efendi Hazretlerimiz öyle anlatır. Kaddesallahu sirruhü'l-aziz, bir adam bana geldi camide, kız kardeşinde mi getirdi, öyle bir şey hatırlıyorum, dedi ki, hoca efendi, çok seneler evvel yani, efendi senden biz bunu dinlediğimiz
- 31:11
belki 30-40 sene oldu, işte bu benim kız kardeşimiz, sizin medreselerde okutun veyahut işte bunu, efendi hazretleri, dedim ki diyor, seni de okutalım, hani mesela dese ki, işte benim vaktim yok, işim çok şudur budur, bir bahanesi olur herkese. Öyle demedi, bak ne dedi, hoca efendi dedi, bizi bunlar şüpheye düşürdüler bir defa dedi.
- 31:37
Onun için, bak yine İslam'dan, Kur'an'dan şüpheye düşmüş yani, ama yine de kız kardeşi, herhalde annesi babası mı istedi, kız kardeşi mi istedi, kız kardeşinin acıdığı için, bak yine, bu yolun doğru yolu olduğunu, kalbi fıtrat, küllü mevlüdü yüledu âlâ fıtratil islâm, her doğrulan çocuk, İslam fıtratı üzere doğuyor.
- 31:59
Bir fıtrat var yani, o fıtrattan dolayı, içindeki fıtrat ona İslam'ın, Kur'an'ın, medresenin, Muhammed Efendi Hazretlerimizin yolunun hak olduğunu gösteriyor. Fıtratı o, 13'ün gelmiş yani, ve kardeşimi bari kurtarayım. Bak şimdi orada halinden memnun değil. hoca bizim işim, ben okula ihtiyacımız yok.
- 32:22
Terbiyesiz konuşmuyor yani. Çok terbiyeli konuşuyor. Bak diyor ki, bu kardeşimiz, siz şey yapın, okutun diyor. Ya sen de okutalım. Bunlar bizi, bunlar dediği kim? Bu marif. Bu marif var ya, arife tarif, Çemberlitaş'ta marif demiş. İşte onu anladığın zaman her şeyi anlatsın. Marifle bitirdiler bu memleket.
- 32:42
İşte o marifle, ne diyor? Bunlar bizi şüpheye düşürdü bir defa diyor. Yani ne demek? İman, Kur'an'a karşı bir kafamız karıştı bizim. Yani bu adeste hiç yeni başlamadı da, ne zamandır bu var. Dolayısıyla, medreselerin dışında, şeratın dışında, Kur'an sünneti, ehl-i sünnet dışında, hidayet arayan dalalet bulur, felakete gider, huzur bulamaz, mutlu olamaz, felsefe
- 33:13
huzur vermez, mantık, akıl vermez. En büyük mantıkçılar, felsefeciler, filozoflardır. İmam-ı Rabbanize ne buyuruyor? Felsefeciler helak oldular. Ahiret meselelerini bile anlayamadılar. Cennet, cehennemi anlayamadılar. Allah'ı tanıyamadılar. İlahiyat meselelerinden, yani Allah'ın zatı sıfatları, esmasından bir şey, haberleri olmadı.
- 33:34
Ya bunların aklı, mantığı, mantığı kuran adamlar bu. Felsefenin babaları bunlar, aristolar, eflatunlar, ondan sonra bilmem, sokratlar, bilmem neler, bu adamlar ebedi cehenneme gidecek. E buna İblis Sinayi eklersen, Farabi eklersen, İmam Gazali Hazretleri tekfir ediyor. Bu felsefecilerinden alemin kıdemine kail olmuşlar vesaire.
- 33:57
Şimdi bunları düşündüğün zaman senin benim aklım, Müslüman olup İslam'ı yaşayıp, emirleri tutup yasaklardan kaçıp cennete gitmeye göre ayarlanması, uyarlanması lazım. Bunun dışında internette selfie yapayım, bilmem nerede selfie yapayım, oraya düşüneyim, buna bakayım, o ne diyor, bu ne diyor, zokayı yutacaksın ya.
- 34:20
Zokayı yutacaksın. Efendi Nazır'ın yol çizdi burada. Müceddit bu zat. Tehdit etti, yeniden parlattı bu işi. Bu kadar oruçluluklar tefsirleri yazdı, bu kadar sohbetleri var, bu kadar vekilleri var, bu kadar hocaefendiler var, bu kadar medreseleri var. Rabıtayı bozanları bırak. Rabıtayı bozanlar yoldan çıkmış onlar.
- 34:40
Hiç itibar edilmez. Rabıtayı bozmuş adam, efendim din vasiyetini terk etmiş, onu boşver. Onlardan bahsetmiyoruz. Efendi Nazır'a bağlı, sadık, samimi bu kadar insanlar var. Ha buradaki medrese şimdi efendim Muhammed Osman Efendi Muhammed İsmail Efendi ilgileniyor, İsmail Cevdet Hoca Efendiler, Hoca Efendiler, ondan sonra onlar
- 35:00
bağlı oldukları Hoca Efendiler, okudukları Hoca Efendiler, herkes Efendi yolunda yani. Dolayısıyla burada bir yol var ve bu yol çıkıyor. Ve bu yolun çıktığı tecrübe edilmiş, kaç kere denenmiş, buradan giden cennete gidiyor ya kardeşim. Tufan Amca vardı İznik'te. Yaşlıydı o zaman. Biz Efendi Hazretlerimizin onun evine de gitmiştik İznik'te.
- 35:23
Sonra o işte İsmail'e ara sıra gelirdi camiye. Yani ihvan tabi de yaşlı olduğu için. Ondan bir gün üst katta ders yapıyor. Mafilde yani. Ders yaparken zuhurat gördü, sonra geldi Efendi Hazretlerine anlatmıştı. Efendi Hazretleri bunu çok anlatırdı. Zuhuratta ona dediler ki bu yol illiğine gider.
- 35:47
Yol nedir? Şeriat, takikat, tarikat, hakikat, marifet. Yoldur gidene. Gidene yol var. Gidene yollar açık. Ama sen kendi yolları kendin vurdun efendim, kapattın ya, kapattın. Yoldan ayrılma ya. Efendi Hazretleri'nin vasiyetlerini terk etme. Böyle bir mürşid-i kamil kime nasip olmuş ya? Kime nasip olmuş biz?
- 36:09
Bu ahir zamanda, bu kötü zamanda, en bela zamanda imanımızı kurtarmamız hemen hemen mümkün değildi yani. O kadar fırtına var ya dışarıda. İlahiyatlar ayrı konuşuyor, muhtesil ayrı konuşuyor, o kaderi inkar ediyor, o Mehdi inkar ediyor, onun zulümesi inkar ediyor. Hepsi elfaz-ı küfür konuşuyor ya. Elfaz-ı küfür konuşuyor ya.
- 36:28
Profesörler, ilahiyat, dekanlar hep elfaz-ı küfür. Stalin gibi kafir oluyor ya. Adam böyle laflar ediyor. Kabir azabı yok diyor. İsa'yı sevmeyecek diyor, öldü diyor. Meryem Hanım da çift cinsiyetli diyor, bilmem ne diyor. Ya bu adamlar bunlara ders veriyor ya. Ne işimiz var bizim buralarda? Bunlar dinlenir mi ya?
- 36:49
Dinlenen zehirleniyor, dinleyen zehirleniyor. Ondan sonra gelmiş, hoca beni temizle. Nerede kirlettin kendini, ben seni temizleyeyim, ben kalaycım mıyım ya? Oturma ehli bidat. Bak, bidat ehli itikadı bozuk, ehli sünnet dışı bırkalar, bunların yüzüne gülen elâk olur. Yüzüne gülen elâk olur. Bir mecliste oturan elâk olur.
- 37:13
Yeme sancı, pas alırsın, patlamaz he? Kalaycı. Her kalaycını parlatacağı bir şey değil bu. Bu öyle bir kir ki, öyle bir şey, itikad bozukluğu. Amele benzemez. Her günahı yaparsın, her yola gidersin, ondan sonra bir dönüş yaparsın, tövbe edersin, sildirirsin. Hattâ fevlâ kevved lillâhi seyyâhet muhsenât.
- 37:37
Günahların sevabını döndürür Mevla. Bu kapı açık. Ama bidat girerse diyor, bak ne buyuruyor, innellâhe teâlâ hacebe sahibe bid'atin hacebet, tevbete an sahibi bid'at hattâ yede'a bid'atehu. Ehli sünnet dışı bir yanlış inanca sahip olana Allah tövbe nasip etmez. Bak içkiciye eder, zinacıya eder, her günahkara eder, katile eder, itikadda bidat varsa ona tövbe nasip etmez.
- 38:12
O ne zaman bidatını terk edecek, o itikaddan vazgeçerse tövbe nasip eder. O itikadla tövbe nasip etmez. Bu çok acayip, kısır döngü yani. Kısır döngü, bidata düştün mü, onun için kaşınmayın, oraya buraya dolanmayın, önüne gelen sohbetini dinlemeyin, önüne gelen kitabını okumayın. Efendimiz Hazretleri bunları vasiyet etti bize, inneâzel ilme ve dinun fenzurû mimene hasbun.
- 38:40
Bu ilim dinin ta kendisidir. Bu mühendislik değil, bu mimarlık değil, bu tıp değil, bu hendese değil, bu felsefe değil ya. Doktorluğu yanlış öğrensen birinin canını yakarsın. Mimarlığı yanlış öğrensen yaptığın köprü yıkılır. Tamam bunların da zararı var, bunlar da tehlikeli şeyler. Ama bu ilim dinin ta kendisidir.
- 39:02
Kur'an, sünnet, ehl-i sünnet, tefsir, hadis, fıkıh, hakayt, tasavvuf. Bu medreselerin bunlarla meşgul olması gerekiyor. Başka iş aramayacak yani. Zor Efendimiz Hazretleri'nin okuttuğu kitaplar yeter müfredatta. Yeni kitaplarda uydurmakta bir lüzum yok. Talebeye okutmak bakımından diyorum. Tetepuhatta çok Efendimiz Hazretleri tetepuhatta meraklı.
- 39:21
Ama tamam yeter ya. İmanını güzel öğrensin, ehl-i sünnet itikadına sahip çıksın, hafızını yaparsın, Arapça okur, bir sohbet hocası olursun en azından. Kabiliyeti varsa oradan ihtisas hocası olur. Kabiliyeti tefsirse, hadise, fıkıhsa.
- 39:35
Şimdi fıkıhtaki ihtisas biraz daha fazla oldu. Efendi Hazretlerimizin teşvikiyle. Şu anda fıkıhtaki ihtisas da dünya çapında yani Efendi Hazretleri'nin hocaları. Dünya çapında yani. Şu anda milleti hiç bir fetvalarına kimsenin fetvalarına inanmıyor bile. Bütün Müslümanlar Mahmut Efendi Hazretlerimizin Şura Fıkıh Kurulu.
- 39:56
Şura adı Şura Fıkıh Kurulu. Bak ismini iyi bilin. Yanlışlıkla giriyor adam İsmail Ağrı ulan İsmail Ağrı. Ne alakası var? Suyunun suyunun suyu kalmış. Yanlış yanlış fetva veriyor zaten. Bütün hocalar, Hüsamettin Hocamız, Kalender Hocamız, bütün hoca efendiler, bütün heyetler Efendi Hazretleri'nin yoluna sahip çıktı.
- 40:13
Bunun adı Şura Fıkıh Kurulu mesela. Fıkıhta Allah'ın size bir iddialığı yani Efendi Hazretleri'nin yetiştirdikleri fıkıhta zirve oldu ya. Keşke tefsirde de öyle olsaydı, hadiste de öyle olsaydı. Yani olur. Yavaş yavaş bir şeyler başladı ama mesele ne? Mesele bu medreselerden yetişen hafızlık yetmez.
- 40:34
Hafızlık yetmez ya. Sadık ezberledi ya. Mana anlamıyor. Mana anlatamıyor. Millete bir ayette tefsir edemiyor. Bak şimdi şurada bir aşırı okundu. E şimdi buradan ben mana vereceğim. Kısa kısa vakitler dar. İbrahim Efendi Hocamız büyümüş başımızın. Taci Mübarek Selle Mevla. Hocamız da burada. Onu da çok bekletmek istemiyorum.
- 40:56
Yaşlılar oluyor, şey oluyor. Ben icazetlerle kırk, kırk beş dakika konuşuyorum. Usulüm öyledir yani. Dolayısıyla icazetleri uzatmanın da bir anlamı yok. Ancak, e şimdi burada o okudu bir aşırı. Ne oldu şimdi yani? Efendi Hazretleri iki namazdan sonra hep aşırı amanan verildi. Nereden çıktı bu yani? Bizim çocukluğumuzda, gençliğimizde yoktu bu.
- 41:17
Efendi Hazretleri'nin pazartesi sohbeti belliydi. Pazartesi kadınlara sohbeti belliydi. Sahil her gün, her gece, her yere gidiyordu sohbete. Ama camide böyle bir tatbikatı yoktu. Çünkü neden? Camiden çıkıldı, aşırı okundu. İkinden sonra mutlaka aşırı okunuyordu. Aşırı okundu, çıkıldı. Kapıda birisi geldi dedi.
- 41:34
Söylüyordu da ben seni hiç unutmazdım. Bir şey yani. Bir an tabi unutuyorum. Belki bir sıfatını da söyledi adamın yani. Kimdir, nedir? Dedi ki şimdi dedi, hoca efendi ne oldu? Kur'an okundu dedi, dinledik dedi. Evet dedi elhamdülillah. E dedi ne oldu şimdi dedi yani. Ne demek ne oldu dedi. E ne anladık dedi yani.
- 41:55
Ha dedi Efendi Hazretleri. Mana vermek lazım dedi. Onun için o günden sonra her gün işte sağlığı, sıhhati, müşahit olduğu sürece, ikinden sonra kendi varsa kendi, yoksa bir hoca bende çıkıyordu orada falan. Bazen kendi gelsin, zavallı gittim, usta zavallı gittim falan, alimler gelsin aşırı hoca falan, ikram ederdi falan.
- 42:13
İşte o zaman manasını vermedikten sonra Kur'an-ı Kerim'den kimse bir şey anlamaz. Kur'an-ı Kerim anlanmak için, amel edilmek için geldi. Onun için ne buyuruyor? Efendi Hazretleri çok anlatır bu hadis-i şerifi. Ahir zamanda Kur'an-ı Kerim kaldırılacak. Allah bizi o zamana düşmekten muhafaza eylesin. O zamana bizi yaşatmasın.
- 42:38
İman selametiyle ölmemizi nasip eylesin. Çünkü öyle bir zaman gelecek, Hazreti Kur'an kaldırılacak. Nereden kaldırılacak? Sadirlerden ve satırlardan. Sadirler, yani göğüsler, kalplerden kaldırılacak. Satırlar, yazılardan kaldırılacak. İşte, bir sabaha insanlar kalkacak. Bir de kalkacak, bakacak. O anda, kulüballah diyemiyorlar.
- 43:14
Efendim, Lila ve Kureyş okuyamıyorlar. Bildikleri hiçbir sureyi bilmiyorlar. Halbuki gece yatarken biliyorlardı. Bütün Kur'an'ı ezbere bilen vardı. Sureleri bilenler var. O kadar insanlar. Sabaha kalktı, okumaya çalışıyor, kafasını zorluyor. Ya Kur'an'dan sureler, Kur'an falan. Kulüballah diyemiyor.
- 43:42
İşte ondan sonra, efendim, La ilahe illallah da kaldırılıyor. Çünkü neden? La ilahe illallah nedir? Fa'lemen nehu, Allah'tan başka ilah olmadığını Habibim bilesin. Ve bildiresin buyurur. İşte, La ilahe illallah nedir? Kelime-i Tevhid'in ilk cümleyi celilesi, Hazreti Kur'an'dan bir ayettir. E bu sefer Kur'an kaldırılınca, La ilahe illallah da kaldırılıyor.
- 44:19
E La ilahe illallah diyemeyen bir toplum, Müslümanlıktan çıkıyor. E dinsiz oluyor bir sabah herkes. Hacısı, hocası varsa da hafızı, bilmem nesi, dinsiz oluyor. Bak Muhaddeş-i Şerif'i Ali Ader Efendi babamız çok okurdu, Efendi Hazretlerimiz çok okurdu. Bir sabah kalkılacak, bakılacak, Hazreti Kur'an sadirlerden kaldırılacak, satırlardan da kaldırılacak kalplerde ve
- 44:47
sonra diyecekler ki, evlerimizde işte neyse yüksek yerlere koyduğumuz, kütüphanelerimizde falan. Kütüphanelerimizde falan mushaf-ı şerifler var, diyecekler mushaflara bakalım, kafamızdan çıktı herhalde. Mushafı açacaklar, mushaf-ı şerif, bu mushaf-ı şerif. Buna Kur'an demeyin, yani Kur'an'ı getir, Kur'an'ı götür demeyin.
- 45:06
Kur'an'ı anlayın, anlatın, Kur'an'ın faziletlerini söyleyin, Kur'an deyin. Ama getir götür demesi için Kur'an'ı getir, Kur'an'ı götür demeyin. Kur'an Allah'ın sıfatıdır, kelamıdır, Allah'ın sıfatı gelmez gitmez. Burada da çok bir cahillik ve kültürsüzlük zıvanadan çıkmış, mushafı, mushaf-ı şerifi getir, mushafı yukarı koy, mushafı öptüm, böyle.
- 45:28
Şimdi o zaman bir bakacaklar, mushaf-ı şerifi açacaklar, satırlar, sayfalar bembeyaz. Bembeyaz ne demek? Bir harf yok. E şimdi bak hafızlar yetişti, burada işte kulübü Allah'tan aşağı okudular, elebder, egebeden dediler, kulübü Allah'tan okudular, niye öyle yaptılar onu da bilmiyorum neyse. Ondan sonra efendim aşırılar okunuyor vesaire, hafızlar çoğalıyor.
- 45:56
Hocalar da var, daha da belki de çoğalacak. Ama bu iş nereye gidecek? Bu iş bir yere gidecek, bir sabah kalkılacak, Kur'an'dan kimsenin ezberinde bir ayet yok. İşte ben onu diyorum, Allah bizi o zamana yaşatmasın. Çünkü o zamana kalan gavur oldu zaten. Müslüman olarak ölemez ki ne? Kelime-i Tevhid'i de okuyamıyor.
- 46:19
Sonra Hz. Kur'an arı, işte Kur'an'ın da oğultadığı gibi oğultayarak Mevlamız'ın kabul ve kamuna, huzuruna varıyor. Allah-u Teala zaten mekanda münezzeh, Kur'an Allah'ın sıfatı zaten, ona mekan gerekmez. Ve Mevlamız ona soruyor, ey benim kitabım, kelamım, sen niye geldin? Kullarımı niye terk ettin? Mevla'dan izinsiz gelebilir mi?
- 46:51
Mevla çekti aldı ama soruyor, bize duyurmak için. Hz. Kur'an ne buyuruyor? Ya Rabbi ben okunuyordum, yani beni okuyanlar vardı, okumuyorlar beni diye sıkıntım yoktu. Ama benimle amel kalmadı, kimse benimle amel etmiyordu. Ben onun için kalktım geldim.
- 47:16
Şimdi bakın, eğer Hz. Kur'an'ın cevabında beni okumuyorlardı, beni okuyan kalmadı olsaydı, endişemiz biraz hafiflerdi. Çünkü neden? Kur'an okuyan çok var. Kabe dolu, Mekke dolu, Medine dolu herkes Kur'an okuyor. Herkes Kur'an okuyor ama Kur'an okunulurken kalktı. Kur'an okunmuyor diye kalkmadı ki. O zaman şu anda da kalkma tehlikesi var mı?
- 47:44
Her an var. Kıyamet alametleri yavaş yavaş başladı gözükmeye. Tabi Hz. Kur'an'ın kaldırılması çok büyük iş, o artık son dönem. Hz. Mehdi'den de sonra, İsa As'ın hüzününden de sonra tabi son dönem. Güneş batıdan doğma dönemleri. E güneş batıdan doğduğu zaman, tevbe kapısı kapandığı zaman sen de zannediyorsun, güneş batıdan doğduğunda adamlar teheccüde kalkmıştı gece.
- 48:11
E tabi ki tevbesi kabul olan yine kabul oldu, teheccüde kalkmıştı. Yani şunu diyorum, millet zannediyor ki güneş batıdan doğacağı zaman dünyada Müslüman kalmayacak. Ne Müslüman kalmayacak? Adamlar teheccüde kalkacak, gece bitmiyor. Kılacak, kılacak, kılacak. Lan imsak olmadı mı? İmsak yok. Niye? Üç gece kadar uzayacak.
- 48:29
Üç gece kadar uzayacağı için güneş, Allah kadir bir saniyede de batıdan doğudan batıya döndürür ama üç gecede sistem, üç gece sonra doğudan doğacak. Yani o arada gece üç gece kadar uzayacak. Bak şimdi 13 saat gece var. Koy üstüne bir 13 daha, bir 13 daha. E kalkıyorsun, teheccüd kılıyorsun. E biz diyoruz imsak olmasın ya.
- 48:51
Tembellerde imsağa yakın kalkıyor. İmsağa yakın kalktığı için iki dakika daha acele etmemesi lazım. Aaa imsak oldu hemen. İmsak olurdu tabii. Üçte kalksaydın baya bir fayın kalırdı. Kalkmış gitmiş, altıda kalkmış. Kırk dakika kalmış. Zaten 20 dakikada abdest. Ondan sonra 20 dakika kalmış. Ya hiçbir namaz yetiştiremedin.
- 49:09
Ya 13 saatte namaz yetiştiremedin sen. Sopalısın ya. Ha şimdi, 3 kere 13. E adam kalktı, imsak olmadı mı? Saate baksan imsak oldu. Havaya baksan sipsiyah. Hani havada bulut var desen. Ulan bulut olsa, birkaç saat sonra yine güneş gözükmese bile, aydınlık geliyor. Yani değil mi? Güneş 8'i 21 gece, çok hava karanlık, pustu falan.
- 49:37
E tamam, 9-10. 9'da 10'da bir yolunu görürsün. Güneş olmak lazım değil ki ne? Gündüzün aydınlığı var yani. E gelmiyor. İşte bak, teheccüd kılanlar varken, güneş batıdan doğuyor. Kur'an okunurken Kur'an kaldırılıyor. Buraya dikkat ettiğimiz zaman tehlike büyük. Niye kaldırılıyor? Benle amel edilmiyor.
- 50:01
E amel edilmenin yolu ne? Kur'an'ı anlamak. Her taraf hafız olsa, Arapça bilmiyor, mana bilmiyor, tefsir okumamış, Kur'an'dan bir şey anlatmıyor, anlamıyor. Bu adam amel edebilir mi? Edemez. Amel edemeyince ne olur? E Kur'an daralır. Hz. Kur'an razı olmaz, Hz. Kur'an şefaatçi olmaz. Onun için, İnne âzel Kur'âne şâfi'un müşeffe'un ve mâhilun musaddegun.
- 50:26
Efendi Hazretlerimiz çok okurdu bu hadis-i şerifi. Bu Hz. Kur'an şefaatçidir. Ve ahirette şefaati kabul edilecek. Çünkü Allah'ın kelamıdır, Mevla O'nun bir dediğini iki etmez. Kimi kurtaracaksa hafızı, babasını, anasını, ehli beytinden o hafızın şefaat edeceklerini. Tabi hafız da, hafız da, hakiki hafız da, hafız koruyan demek.
- 50:51
Hıfızdan geliyor. Hıfız muhafaza. Bu muhafazanın manaları var. Bir manası lafızları ezberlemek. Hafıza deniyor mesela. Beyindeki ezber gücüne hafıza deniyor. Bir de hatırlama gücü var, ona zâkire deniyor. Bir de hayal kurma gücü var, ona mukayyile deniyor. Dünya kadar beynin fonksiyonları var. Hafıza ezberleme gücü.
- 51:17
Şimdi adamda ezberleme gücü oluyor, akıl muhakeme gücü oluyor. O da ayrı bir dava. Dolayısıyla ezber yetmiyor. Ezber, lafızları ezberliyor. Sonra, manalarını ezberleyecek, anlayacak yani. Kavrayacak, kavrama. Sonra, hükümlerini koruyacak. Emirleri var, yasakları var. O sana mezarlıkta oku diye saatecik gönderir mi?
- 51:40
Mezarlıkta okusan, ölüye hediye gider, sevap gider. Sana ne lazım, sen ona bak. İşte onun için burada hıfzın ve hafızlığın üç türlü manasını söyledim. Bu üç türlü manaya hakim olmayanın hafızlığı ahirette fayda vermez. Çitir eden lafzını ezberledi, manaylanır, Arapça yuttu, hoca oldu. Ahkamını muhafaza etmediyse, helal haram gözetmediyse, emir yasak bakmadıysa,
- 52:10
o zaman nasıl olacak? Onlar ahirette en büyük belaya düşecek. Onun için hadis-i şeriflerde ekserü münafıdi ümmeti lekurra'uha. Benim ümmetimde münafıkların ekserisi kıraatı çok iyi becerenlerdir. Kur'an'ı en iyi okuyanlardan en iyi münafık çıkar, diyor. Sayadis. Görmüyor musunuz şimdi? Dolu işte, hepsi hafız mı var?
- 52:36
O ilahiyatlardaki şu anda ehl-i sünnetin itikatlarını bozanlar, hepsi hafız. İsimlerini verip de meclisi bulaştırmanın bir lüzumu yok. Onlar o profesörler. İlk çocuklukta Karadeniz'de, bunların çoğu da Karadeniz'den çıkıyor, ne hikmetse yani. Bu Karadeniz'den, bunların çoğu hafız. Tabii. O Mehmet okuyan ne kadar kuvvetli hafız.
- 52:57
Ama gel gelelim, neler konuşuyor neler. Miraç yok, şu yok, kabir azabı yok, Meryem Validemiz'de çift cinsiyet var, Meryem Validemiz'e iftira edecek kadar bir adam. Vazifeden hala atılmıyor ya. İşte bak. Bunların hepsi hafız. İşte onun için ne buyuruyor?
- 53:25
Cehennem'de bir vaadi var. Cehennem oradan günde 70 kere Allah'a sığınıyor. Yani Cübbül Hazen'den Allah'a sığının buyurdu. Sallallahu aleyhi ve sellem. Cübbül Hazen, üzüntü kuyusu demek. Cüb kuyu demek, Hazen üzüntü. Üzüntü kuyusu nedir, neresi yahu? Buyurdu ki sallallahu aleyhi ve sellem. Cehennem'de bir kuyu.
- 53:58
70 kere Cehennem'in diğer tabakaları diyor ki, Ya Rabbi bizi buraya atma. Cehennem, Cehennem'den sığınıyor. Cehennem'in derekeleri birbirinden sığınıyor. Cehennem'de öyle tabakalar var, o diyor, beni oraya atma Ya Rabbi diyor. Cehennem, Cehennem'den sığınıyor. 70 kere Cehennem sığınıyor. Dediler, Ya Resulallah, kim girecek oraya?
- 54:17
Yani hangi, onlar da zannettiler ki, Ebu Cehil mi? Öyle buyurmadı. Ne buyurdu? Gösteriş yapan, amellerini Allah için yapmayan, kurra. Kurra ne demek? Kurra'nı çok güzel okuyor. Aşere, takrib, tayibe, hücum. Çatlatıyor ortalığı. Hayran kalıyoruz okumasına. Ama Cübbül Hazene gidecek. Olanlar var yani.
- 54:50
var yani. Onun için, bunlardan olmamak için burada ne lazım? Mutlaka tarikat lazım. Çünkü ilim, amel, ihlas. Riyadan ne kurtarır? İhlas. İhlas neyle kazanılır? İlimle, amellen olmaz diyordu İmam-ı Rabbânî Hazretleri. Efendi Hazretleri çok okuyordu. İnneli şeriat, selasete ecza, şeratın üç tane zücü var.
- 55:13
Yani buyururdu bu sofra üç saç ayağı üzerine kurulmuş. Üç saç ayağı üzerine kurulanın biri olmasa ne oluyor düşün. İlim, İlim, hocalardan okursun, kitaplardan öğrenirsin. Amel, okuduğunu, öğrendiğini kendi başına yaparsın, tatbik edersin. Ama ihlas, Ali Adem Efendi babamız Kaddesallâhü Teâlâ buyurdu.
- 55:34
Tarikat-i Muhammediye İmam-ı Birgibi'ye ait. Öyle bir kitaptır ki, tepeden tırnağı ihlastır. Yani ihlası anlatıyor. Ama yapraklarıyla yeseniz yutsanız, harflerini yeseniz yutsanız zerre kadar ihlas kazanamazsınız evladım. İhlas için yol illa tarikat ve hakikattir.
- 55:56
Şimdi bundan neden söylüyor? Çünkü tarikatte rabıta üzere zikir var. Zikir de rabıtasız mukarribattan olmuyor Mevla'ya yaklaştırmıyor. Sadece sevap kazandırıyor. Rabıta üzere olunca Mevla'nın aynasından Mevla'yı gözlüyorsun. Bu zat senin dostluğundur. Bütün feyizleri, nurları, bereketleri sen buna yağdırıyorsun.
- 56:16
Oradan bana yansıyor. Mesele bu. Ama bunu ehil olmayan adama yaparsan şimdiki sahte şeyhlere yapanlar gibi, onlar cinleniyor, büyüleniyor, deliriyor, bilmem dünyaya hakirete helak oluyor, gidiyor. Ama Mahmut Efendi Hazretlerimiz gibi Mürşid-i Kamil'e yaparsan, işte o zikri de Mevla'yı göremiyoruz, şekilde veremiyoruz.
- 56:36
Şekil gelirse de nefret etmemiz lazım. Mevla bir şekilde münezzeh. O zaman o dostluğun aynasında Mevla'ya Allah Allah diyorum veya La ilahe illallah diyorum. Hangi dersteysen falan. Bu seyri sülük haramlardan sakınılma şartıyla. kalk, sabah işraha kadar, kuşluğa kadar dersini bitir. Ondan sonra git, adamı gasp et.
- 56:59
Veyahut ondan sonra git, efendim birinin malına zarar ver. Veyahut birine iftira yap. Bu bozar işi. Niye bozar? Dersini vakti vaktine yapsan da harama düştün. Harama düşersen bir kürek ileri, beş kürek geri gidersin. Haramlardan sakınmak şartıyla tarikat para eder. Haramlardan sakınmak şartıyla. Takva olmayana harekat para eder.
- 57:21
Haramlara takva olmayanlar inne mâ tegabbelullâhu minel muttegîn inne mâ tegabbelullâhe minel muttegîn. Allah ancak Allah ancak haramlardan haramlardan sakınanlardan amellerini kabul eder. O zaman zikir, zikir, zikir, mezkûrdan başkası kalmaz, Mevla'dan başkası kalmaz kalpte. Kalpte.
- 57:35
Şimdi riyâ nedir? Şimdi riya nedir? Gösteriştir. Gösteriştir. Gösterişin Gösterişin açılımı nedir? Desinler, beğensinler, o gördü mü bu ne der, bu ne demez. İhlas nedir? Yaptığını sırf Allah için. O zaman bütün dünya seni beğenmese de, o işte Allah'ın rızası varsa sen o işi yapıyorsan ihlastır. Ama bu beğenir, bu beğenmez, bu ne der, bu ne demesi hesap ettiğin anda karışıktır.
- 57:57
İş karıştı, riyadır. Riya girer. Riya kime girer? Kalbinde Allah'tan başka bir şeyler olana girer. E tarikatın maksadı Allah'tan gayrı her şey. Masivayı tasfiye, kalbi tasfiye, tezkiye, arındırmak, temizlemek, tahliye, tahliye, tahliye boşaltmak, arınmak, tahliye, donatmak, süslemek Mevla'nın nuruyla.
- 58:19
Çünkü Mevla şeye gelmiyor. Celle Celaluhu karışık kalbe tecelli etmiyor. Mevla gelmekten gitmekten münezzehtir. Ama yâ erdem sana nazar eyler, seni gafil görür, güzel eyler demiş. Efendimiz dedi ki çok okuydu bunu. Yani Mevla devamlı sana bakıyor. Kalbini Mevla'da görürse tecelli ediyor. Baktı ki senin kalbin Leyla'da şurada burada geçiyor.
- 58:42
Güzergah oradan geliyor. Güzel eyler yani. Geçer gider Mevla'nın nuru. Senin bekleyecek. Mevla sana ihtiyacı var, sen Mevla'ya ihtiyacın var. Onun için ne diyor yine? Yani Efendi Hazretlerimizin yine beytlerinde padişah pis olan yere gelmez. O gelmeden evvel her tarafı temizlerler, süpürlerler, aklarlar, paklarlar, padişah öyle gelir.
- 59:14
Padişahların padişahı Mevla'mız çıfıt çarşısı olan kalbe nazar etmez ve tecelli etmez. Tarikat dersleri ve zikirin gayesine Allah'tan gayrını kalpten çıkartmak. E nasıl çıkartacaksın? Benim karım var ya. Hiç düşünmeyecek miyim? gücüm var. Hiç mi bir şey gelmeyecek? İşte ona da İmam Masum Hazretleri kadesi Allah'a sorup cevap veriyor.
- 59:38
Benim Allah ile nispetim nasıldır? Veyahut da sordular. Sizin Allah ile olan nispetiniz nasıl? Nispet demek bağlantı ve itibat demek. Sizin Allah ile olan nispet olan nispet senin nasıldır? Bak İmam Mas'um Urvet-ül Vüzgâh 70.000 evliya yetiştirmiş. Kardeş Allah'a soruyor. İmam Rabbi Efendimiz'in Mahdûm-u Kerîm'i ne buyuruyor?
- 59:59
Benim Allah'la olan bağlılığım nispetim yani devamlı akan ırmağa benzer. Bak dünya vuruldu vuruldu akan ırmak var hâlâ durmamış. Hiç duruyor mu? Ha, aklına hanımdır, çocuktur, iştir, güçtür, yemektir, içmektir, acıkırsın, acım da bir şey gelmez mi? E gelir. Gelir ama evladım buyurdu. O neye benzer? O ırmağa düşen yaprak.
- 1:00:26
yapraklara, topraklara benzer. Şimdi bir şey düşüyor mu? Düştü. Yani aklına bir şey geldi mi? Gelir. Gelir ama, ırmağın akışını kesebilir mi? Kesemez. Irmak ne yapar? Onu alıp götürür. İşte benim Allah ile olan irtibatım devamlı akan ırmağa benzer. Aklımıza bir şeyler gelse de, zarureti, beşeriye ihtiyaçlarıyla alakalı o durmaz.
- 1:00:53
Allah ile olan zikrim ve onu düşünmem, o murakabem, neyse işte durmaz. E şimdi bizimki nasıl? Allah ile bir irtibat kuracağız. E bir parmak su kadar. Bir yaprak düşse, tık attı. Bir toprak düşse, bizim irtibatımız öyle ki icabında benim bir akıl taşı, nasıl ki damarı tık atıyor, ondan sonra kalp krizi beynine pıhtı atıyor, işte o kadar ufak.
- 1:01:20
E çünkü neden? Suyun az. Suyun az. Suyun az olursa, hemen daralırsın. Suyun bol olursa, ne atarsan at. Az suya bir pislik geldi, abdest alamazsın. On zira, on zira ve yukarısı pislik de düşse, abdest alırsın. Meseleyi anladın mı şimdi? Arif ki Berencet, Ten Kabes, Ten Üzler'de Efendimiz Hazretleri. Başını bilmiyorum hatırlamıyorum.
- 1:01:47
Hocam hepsini biliyor mübarek. İbrahim Efendi Hocamız, bütün farsçalar, şeyleri, hepsini biliyor. Maşallah, la kuvvete illa billah. Yani, Arifler, Allah'ı bilenler, Allah'ı tanıyanların suları bol olduğu için ne konuşsan, ne şey etsen, ortalık yansa, şey etse, onun şeyi bozulmaz. Huzuru bozulmaz. Panik yapmaz.
- 1:02:09
Çünkü Mevla ile beraber. Ama diyor, adam Arif geçiniyor, Evliya geçiniyor, ben de geçiniyorum. Birisi bir şey dedi, aleyhine, hemen rencide oluyor. Bu niye böyle konuştu benim hakkımda şimdi ya? Hah, işte anla ki suyu az. Suyu bol olsaydı, bir taş atmakla bulanmazdı. Hiç Efendi Hazretleri'nin ömrümüz onunla geçti.
- 1:02:33
Kattesallâhu Teâlâ o. En ufak bir panik gördük mü ya? Ne olaylar yaşadık ya? En ufak biri onun aleyhine konuşmuş diye, darlandığını gördük mü ya? Bu niye böyle yapıyor? Bunu durduralım dediğini gördük mü ya? Hiç umurunda değil alemler. Çünkü devamlı Mevla ile beraber kardeşim. Biz böyle bir zata yetiştik yani.
- 1:02:52
E şimdi dolayısıyla sen bana ne anlatıyorsun ya? Ne anlatıyorsun? Suyu dar açık adamlar, milletle selam vermeyen, kelam vermeyen, on beş sene millete, Müslümanlara kin tutan adamlara rabıta yapılır mı ya? Allah muhafaza ya Rabbim. Ne ufak oldu gittiler yahu. Onun için suyu bollaştırmak, tarikat hakkatinin şeyi ne?
- 1:03:14
Suyu bollaştırmak. Havuzda suyu bollaştırmak. Ne kadar bol, o kadar ne yapmaz, rencide olmaz. Yahu yangın çıktı Mina'da. Patlıyor şeyler, tüpler. Orada da herkes tüplerim yemek kaynatıyor. Mina'da Arafat gibi değil ki. Arafat'ta tüp mü bağmazsan olur. Arafat'ta kalıyorsun birkaç saat. Ondan sonra iniyorsun.
- 1:03:35
Ama ondan sonra ne oluyor? Mina'da üç gün kalman lazım. Şeytan taşlamaları. Mina'da kalıyoruz yani. Bir yangın çıktı. Dediler Efendi Hazretleri yangın çıktı. E çıksın. Yangın geliyor ne olacak? Efendisi de oturmuş ders yapıyor. E kalkalım. E şimdi kalkmayalım da yanalım deyip. Demez tabii ki şeratın zahirine göre.
- 1:03:55
Ama bir yavaş hareket ediyor falan böyle. Ondan sonra Fevzi Bacak var neyse taş kalacak zaten o çok telaşçıydı. Ondan sonra Efendi Hazretleri şurada. Rahmi abi vardı rahmetli oldu neyse oldu. Efendi Hazretleri yanıyoruz Efendi Hazretleri falan böyle. Ya ne oluyor Efendi Hazretleri de biraz dalmış. Dedi bir abdest tazeleyeyim.
- 1:04:15
Ya nereye abdest tazeleyeceksin? Tüp oradan bir patlıyor. Bir kilometre ilerideki çadırlar tutuşuyor. Bir anda bir tüp patlasa sana uçuyor. Tüpler havada uçuyor. Patlayınca uçuyor. Uçunca her yer çadır. Herkes yanıyor yani. Yanımıza kadar geldi. Efendi Hazretleri abdest tazeleyeyim tamam. Eee hemen Efendi Hazretleri abdest tazeleyecek.
- 1:04:37
Herkes kaçtı. İki kişi mi ne kaldık. Ondan sonra Efendi Hazretleri diyor ki önlük nerede? Ya yanıyoruz Efendi Hazretleri diyor. Önlük nerede? diyor. Mâ-i müstâmel diyor, üzerimize dokunmasın. Önlük bul. Misvak nerede? Ya zaten diyor, çantaları almış, gitmişler, herkes yanmadı. Ne misvağı, nereden bulacağız?
- 1:05:00
Misvağı bulun. Ve mübarek, hiçbir şey yok. İki rekat abdest şükrü kılmadan çıkar mı şimdi? Yanıyoruz desen abdest şükrü kılıyor abi ya. Abdest şükrüsünü kıldı. Ondan sonra neden panik olmuyor? Tabi Allah ona kayıptan bildiriyor, kerameti haktır. Yani o yangın oraya gelmeyecek veya gelse de biz varken gelmeyecek.
- 1:05:23
O onu biliyor yani, o kesin. Bilmese de millet yansın diye yanından buralarda diyecek hali yok. Onun için ama bu neyi gösteriyor? Biz Efendi Hazretleri ile ne olaylar yaşadık yani? Baskın yaşadık, polis baskını yaşadık. 80'de ihtilal darbe olmuş, 12 Eylül. Biz Erzincan'dayız, Efendi Hazretleri kadınlara sohbet ediyor, bütün askeriye bastı.
- 1:05:47
Herkes ayrı arabalar. Sivas'a kadar birbirini bulamadık, bilmem ne, hiç. Ne dersi bırakır, ne sohbeti bırakır, ne bir şey bırakır. Bursa'da bastılar yine bir gün, Ubeyde Hoca'nın evinde yatıyoruz, bastı. Yani herkes panik, onda panik yok. Çünkü Mevla ile beraber olanın panik yapma ihtimali yok yani.
- 1:06:09
Yaratan Mevla'nın her şey onun kudretinde yani. Ondan sonra şimdi bir de baktık, çıktık şeyden, çadırdan çıktık, biraz yürüyoruz, dağlara doğru yürüyoruz. Kaptan Abdullah, kaptan Ahmetullah Aleyh, kabrin nur olsun, o da çok güneşte yandı o zaman. İşte bir iki kişiyiz, yürüyoruz. Yine elimizde bir de tefsir sayfaları falan var.
- 1:06:31
Efendi Hazretleri'nin öyle işleri var ki, hiç akıl mantık almaz. Orada mesela der ki, oturun tefsir yazacağız. Geç aç tefsiri, oku bakayım. Yahu Efendi Hazretleri işte böyle millet şöyle böyle, oku, otur. Dediği anda oturacaksın, laf dinleyeceksin yani, başkası izahı yok. Ondan sonra tefsir şeyleri elimizde, çantalar, mantalar.
- 1:06:52
Ondan sonra bir de baktık, bütün bizim taraftan rüzgar dönmüş, rüzgarlar ya bu yangın rüzgar şey diyor ortalığa, rüzgar dönmüş öbür tarafa, şimdi Efendi Hazretleri bu tarafa gideceğiz. Bütün millet bu tarafa geliyor. Yazın dediği gibi, ulan herkes ters geliyor dedi yani şimdi. Yahu Efendi Hazretleri diyor böyle gideceğiz.
- 1:07:17
Dediler Efendi Hazretleri o tarafta yangın var, millet oradan kaçıyor dedi. Dedi biz böyle gidelim yavrum. Tuman, rüzgar bir dönmüş abi, bir de baktım bu sefer öbür tarafa, öbür tarafa yangın dönmüş, bu tarafa gitmeye çalışıyor. Herkes döndü bizim tarafa şimdi. Niye? Arkadan geliyor bu sefer. Yani onun için, zikrin hakikatini, tarikatın hakikati ne?
- 1:07:41
Şeriat, tarikat, hakikat, merhamet bunlar ne? Allah'ı bilmek, Allah'ı tanımak, Allah'ı tanımak için zikir ama adep, usul, erkan, bunları yaptın mı tamam. Onun için hafızlık yetmez. Hocalık yetmez, ilim yetmez, amel yetmez. İlla ihlas, illa ihlas. Yoksa iflas, iflas, iflas. Bak cehennemin dibindeki kuyularda en büyük hafızlar, kurrağlar yanacak diyor.
- 1:08:11
Bunlar sahih, hadis-i şerif, senetli, ispatlı. Ben mi uyduruyorum? Onun için bu yavrularımız doğru adresteler. Allah hafızlarını mübarek eylesin, mütemmen eylesin. Bu ayette de bir mana vereyim. İnne li diniyetliune kitaballâhi. Okurlar ki Allah'ın kitabını okuyorlar. İşte okuyorlar yetmiyor. Velkamu s-salâte, namazlarını beş vakit hakkıyla kılıyorlar.
- 1:08:39
Efendimiz Hazretleri bunu mana verirken cemaatle, tadil-i erkan üzere ve cem'iyetle derdi. Bu cem'iyeti millet anlamıyor. Cem'iyet deyince bilmem ne cem'iyeti zannediyor. Cem'iyet demek kalbi Mevla'da toplamak. Yani namazın özü huşû. Kadefle al-mü'minûn, müminler muhakkak felakete ulaşır. Ama hangi müminler?
- 1:09:06
Re'l-lidînûn fî s-salâti, hâşûn. Rast gelen müminler değil. Namaz kılacak yetmez. Namazın içinde Allah'ı görün gibi makama gelecek. Mevla'yı göremiyorsan o seni görüyor bileceksin. O seni görüyorsa sağa solda gezinmeyeceksin. İşte huşû. Efendimiz Hazretleri'nin bu şeyini unutmayalım. Namazı hakkıyla kıldılar.
- 1:09:28
Peşine derdi ki cemaatle, tadil-i erkan ile ve cem'iyeti kalb ile. Kalp, cem'iyet. Kalp al Mevla'da toplanacak. Namazdasın yahu. Bari bir namazla kendini Allah'a ver yahu. İşte onun için Allah'ın kitabını okurlar. Yetmez. Namazı huzur-u kalb ile, sırf namazda cem'iyeti ve huşûu temin etmek tarikatsızdır.
- 1:09:47
emin etmek tarikatsız, hakkatsız olmaz. Çünkü ihlasın tek yolu o. İhlassız da huşu olmaz. Çünkü huşu olması için kalpte Allah'tan başka bir şey kalmaması lazım. Yani onu da boşaltma yolu, tahliye yolu zikir. E zikiri de edebine rahat ederek. Bu kadar işimiz var. Biz kalkmışız. haberler, reklamlar, açık oturumlar, Ukrayna ne oldu, bilmem nere ne oldu.
- 1:10:11
Yahu sen, Azrâil Aleyhisselâm gelmek üzere, yakana dalmak üzere, üzere, öleceksin, gideceksin, namazın, öleceksin, gideceksin, namazın, abdestin, her şeyin eksik gedik. Senin vaktin mi var oturup füzülü füzülü konuşmak? Hele bir de Hele bir de günahlarım. günahları karıştırmıyor. Günahları hiç karıştırmıyor.
- 1:10:27
Boş işlere bile, ne vakit ayırıyorsun ya? Sora ve enfeku harcadılar, müma rızık, ne ama onlara verdiğimiz rızıklardan, fidye verdiler, sırran sadakayı gizli verdiler, ve alaniyetten, zekatı açık verdiler, çünkü zekat farzdır, farzlar açık yapılır. Farz namazlar, nafile namazlar ne kadar gizli kılarsan o kadar eftel.
- 1:10:51
Farz namazlar camide, cemaatle açık kılınacak. Farzlarda açıklık var. Onlar ne yaparlar? yavcûne ticâraten öyle bir ticareti umuyorlar ki, bekliyorlar ki, ticaret kar demek. Ticaret ana paranın üstüne kar etmek demek. Ana para ne demek? Sermaye demek. Tamam mı? Sen eğer bu dünyaya gönderildin, yaşadın, öldün, gittin, buradan cenneti kazanırsan, ticaretin kârdır.
- 1:11:19
Ama buradan cenneti kazanamamak, cehennemi boyladıysan, ana parayı da yedin, sermaye de yedin, çünkü sermaye neydi? Nakdi ömründü. Bu nefesler, bak şu anda biz buradayız, birileri meyhanede, birileri bilmem nerede, şu anda, şu dakikalarda pazar gününde, kimileri isyanlarda, şuralarda, buralarda. Bak, biz neredeyiz?
- 1:11:41
İlim meclisindeyiz, zikir meclisindeyiz, hafız efendilerin, yavrularınızın bereketiyle, duaları bereketiyle feyizlenmeye geldik. E şimdi bu ne? E şimdi kâr. Ama öbürleri, küllün hasar çıkıyor. Ahirette o, onun yüzünü kara edecek. Bu meclise gelen, bunun yüzünü ak edecek. Ticaret umuyorlar. Öyle ticaret ki, len tebûrâ.
- 1:12:03
Tebûr, bağıra den geliyor. Bağıra, fesede, heleke helak oldu. Len tebûrâ ne demek? Ticaret mühendisi olduğu için altını zamirhiye gidiyor ona. Len tebûrâ. Asla o ticaret fesada uğramayacak, kesada uğramayacak. Şimdi, şu dünyada en büyük zenginlerde gelenler, oturuyoruz yani. Benim de her türlü insanla oturdum kalktığım var.
- 1:12:25
Hakikaten Türkiye'nin en zenginlerinden tanıdıklarımız oluyor, rast geldiklerimiz oluyor. Şudur bu. Yav adamların ödü kopuyor. Şura şöyle olursa, para mergon olsa, ya parası olmayan ne rahat arkadaş ya. Parası olanlar ne sıkıntı arkadaş. Oradan oraya nasıl nakleteceğim parayı? Buradan buraya nasıl getireceğim?
- 1:12:42
Hadi onu da bırak. İşler bozulursa diyor. Adam milyar dolarlık, milyon demiyorum ya. Milyar dolarlık ya. İşler kesat diyor ya. Çünkü niye işler kesat? Kalpte huzur yok, kanaat yok, kadere rıza yok, bir şey yok, namaz yok, abdest yok. İşler kesat hacı abi. Tabii kesat olur. Sen hiç kesata uğramayacak, fesada uğramayacak, bozulmayacak.
- 1:13:07
Ahirete seninle gelecek, ebedi seninle kalacak. Bir kar istiyorsan, bir ticaret istiyorsan, işte Kur'an okumak, işte hafızlık, işte ilim, işte namazı hakkıyla kılmak, infak, zekat, hayır, hasenat, yani şeratı emirleri ve esaklarıyla yaşamak. O ticaret bozulmayacak. Çünkü neden? Bir anda ölüyorsun, her şeyinki kalıyor.
- 1:13:31
Ondan sonra efendim, ebedi kurtuldun. Öbür türlü ne oldu? Hepsi burada kaldı. Ebedi battın. Ya bu ticaret değil ya. Bu akıllı adamın kazancı değil ya. Akıl kârı değil. Akıl, akıllı demek. Kâr, iş demek. Akıl, kârı değil. Zerre kadar Allah'ın akıl verdiği adam yatırımı dünya yapmaz ya. O ahirete yapar ya.
- 1:13:57
Namazı, abdesti yapar ya. Dünyada yaşamayacak mıyız? Yemeyecek miyiz, içmeyecek miyiz? Onlar inkar edilemez derdi Efendi Hazretlerimiz. Ama helalından sabretme Tarık kardeşim ya. Sen ilme, amele, ihlasa, zikre, kaç sıfat ayırıyorsun? Bir farz namazları kısaltan bir saatte toplasan hepsini abdestiyle bir saat.
- 1:14:16
E o öyle olur mu ya? Yirmi dördü üçe böleceksin. Sekizini uyku, muyku, yemek, içmek, sekizini dünyaya çalışmak, helal para kazanmak, sekizini dine ayıracaksın derdi Efendi Hazretleri. Kim sekiz saatini dine ayırıyor şimdi? E o zaman ticaretleri hasar olur. Li veffihumu curahım ve zidehum min fabolih.
- 1:14:39
İşte sonunda Allah ne yapacak? Kur'an okuyanlara, zikredenlere, namaz kılanlara, ibadet edenlere, emirleri tutan yasaktan kaçanlara. yasaktan kaçanlara, ücretlerini, ecirlerini, sevaplarını bol bol verecek. Ve zid-i ümmetin fazlalığı, bir de onların, zaten istihkak diye bir şey yok. Kimse Allah'tan bir şey koparamaz, hak edemez.
- 1:14:56
Allah fazlalık önemine verecek ama mesela bire on demiş, bire yedi yüz demiş, bire yedi yüz bin demiş, mesela şu zikri yapana kırk bin hasene demiş. yapana kırk milyon hasene demiş. Bunlar var mı? Var. Sahih hadisler de var. Kirmizi de var. Her kim efendim günde on kere on kere eşhedü en lâ ilâhe illallah vahdehu lâ şerîke leh ilâhem vâhiden ehlâ
- 1:15:28
günde on kere bu zikri okusa Allah ona ne yazar? Kırk milyon sevap yazar. Bir günde kırk milyon hasene iki dakika sürmez. Üç dakikada okunur. Kırk milyon kirmizi o kırk milyonu verecek ama fazl-i kereminden de ilave yapacak. Senin cennete girmene kırk milyon hasene de yetmez. Allah'ın fazl-i keremi rahmeti yetişmezse sen cennet yüzü göremezsin.
- 1:16:02
Allah acısında fazl-i keremiyle cümlemizi cennetine nail eylesin. İnnehu şüphesallah gafurun. Bütün günahları ziyade başlayıcıdır. Şekurun. Kulların hayırlarına, amellerine teşekkür edicidir. Mevla böyle kullarım. Yavrularınızı hafızlığa gönderdiniz. Senelerce anası babası olarak onlardan uzakta kaldınız.
- 1:16:23
Ama şimdi yavrularınız benim kitabımı ezberledi. Ben dese teşekkür ediyorum. Allah gafurdur ve şükürdur celle celal. Ahetlere daha mana verecektim. Vakitler yetmez. Onun için hocam da büyüğümüz burada. Onu da bekletmek çok uygun gelmez. Ondan dolayı kısaca hocamız dua buyuracak inşallah. Allah'ım yavrularımızın hıfzını mübarek eyle.
- 1:16:48
Allah'ım salli ala seyyidina Muhammed ve ala Allah ve hakkı seyyidina Muhammed ve cahil seyyidina Muhammed ve ala seyyidina Muhammed ve fakir seyyidina ve şeyhine Hazreti'l-Hacı Mahmud. Kurban oldum sana Allah'ım. Bu hafızları ölene kadar Kur'an'ı unutmaktan muhafaza eyle. Kur'an'ın harfini bile Alzheimer olmaktan muhafaza eyle.
- 1:17:12
Bu hafızların bundan sonra ulum arabiyeyi çok güzel okumalarını alim, amil, muhlis muhlis olmalarına nasip eyle. Ana babalarına mahşerde taç giyindirmelerini nasip eyle. En yakın akrabalarından cehenneme hak etmişlere en az on kişiye yetmiş kişiye kadar şefaat izni nasip eyle. Ana babalarının da kalplerini mesur eyle.
- 1:17:34
Bir can da aziz eyle. Ya Rabbi sen fazl-ı kereminle bu hafızların bu yavrularımızın ölene kadar Kur'an'la yaşayıp ölmelerini Hazreti Kur'an'ı okuyup okutmalarını dine ve ilme çalışmalarını müyesser eyle, muvaffak eyle. Maniyle nizale eyle. Yardımcıdan ziyade eyle. Amin amin. Bu Babül Hayrat burası. Babül Hayrat bu mübarek dernek.
- 1:17:57
Burayı da Ya Rabbi çok hizmetler, burada sohbetler oluyor, hizmetler oluyor. Bana yer oluyor, talebeler okuyor. Daha da ziyade erkek, Arapça medresesi de burada başlamak nasip eyle. İmkanlarını ziyade eyle. Hizmetlerini daim eyle, makbul meşru eyle. Şerlerden şerlerden muhafaza eyle. Zerre kadar emeği olan, hizmeti olan, yardımı olanların iki cihanda
- 1:18:20
dünya ahiret hayırlı muradlarını isyan eyle. Amin diyen dillerini harcamdan azat eyle. Amin. Hocamız buyurun. Hangi mikrofonu veriyoruz hocama? Subhane Rabbiyel amin. İlahler vardır. Amin. Konuşmayın, amin deyin. Ya Allah'ın Rahim'in yardımcısı. Güneşlerin dahi şahidi olduğu şu meclisi derke hazretleri kabul eyle.
- 1:18:46
Yapılan duaları, muazzam şahitleri derke hazretleri kabul eyle. Amin. Tensibi cümlemizi hasıl eyle. Amin. Ya Rabbi ahir zaman fitnelerinden nefs-i emanet şerhinden şeytanın aliyyel lanenin vesavesinden vesveselerinden ümmet-i Muhammedi muhafaza eyle. Amin. Muhafaza birlik, birlik, beraberlik ısrar eyle.
- 1:19:16
Ya Rabbel Alemin, ya Rabben görülür, görülmez gazab-ı lafı zühreden muhafaza eyle. Amin. Ya Rabbel Alemin, ya Rabbel Alemin. Şimdiye kadar yapılan şu anda yapılmaktadır. Bundan beri yapılacaklar. Bütün duaları şehit kardeşimizin ifadesiyle meclislerinden kabul eyle. Ya Rabbel Alemin, Ya Rahman Rahim, Ya Rahman Rahim.
- 1:19:47
Bizden dua isteyen kulların hayır dualarını kabul eyle. Ümmeti Muhammed'e dirlik, dirlik, beraberlik ihsan eyle. Müslümanların hanelerini melekler ziyaret eyle. Şeytan kararkâhı olmakta. muhafaza eyle. Bütün Müslümanların hanelerinde adlı, secdesiz, beli, ruhsuz kimse kalmayasıya kadar gayretli ihsan eyle.
- 1:20:13
kalmayasıya kadar gayretleri ihsan eyle. Ya Rabbi toprularımızdan, emir umutlarımızdan, umutlarımızdan âil eyle. Boyun bir gökten bol bereketli yağmurlar, evden bereketli mahzunlar ihsan eyle. Ya Rabbi ümmet-i Muhammed'e birlik, dirlik, beraberlik ihsan eyle. İhlası tağammaları ihsan eyle. Bizden dua isteyen kulların hayır dualarını kabul eyle.
- 1:20:47
Dualarımızı kabul eyle. Bismillahirrahmanirrahim. onlara kızgın değil, yalancı değil. Amin.
Benzer sohbetler
Ankara / Keçiören İslâmi İlimler ve Hâfızlık İcâzet Merâsimi 9 Kasım 20259 Kasım 2025İcazet Merasimleri · 9 Kasım 2025
538 Talebeye Hafızlık ve İlmî İcâzet Merâsimi 19 Ekim 202519 Ekim 2025İcazet Merasimleri · 19 Ekim 2025
1:23:21Şifâ-i Şerîf Dersi 299. Bölüm 12 Ekim 202612 Ekim 2026 · 84 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 12 Ekim 2026


