29:39 / 2:10:06

  1. 00:00

    Allah'a şükür, bu yüzden bizi hediye eden Allah'a şükür. Eğer Allah'a hediye etmezseydik, Rabbimiz'in Rasûlü hakikaten geldi. Allah'a şükür. La havle ve la kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm Allah-u Teâlâ, cemiyetimizi mübarek eylesin. Okunan âşr-ı şeriften, âyât-ı beynâttan azamî derecede müstefîd eylesin.

  2. 01:36

    Amin. Burası bizim eski vatanımız, yurdumuz. Ihlamur Kuyu semti bu, Umraniye. Zaten mamur demek, umran mamur demektir yani. Adı da oradan geliyor. Allah-u Teâlâ, Ali abimizin bu ocağını vakfetti, hizmet etti. Sohbet yerlerini, mescitlerini, medreselerini mübarek eylesin. Amin. Mamur eylesin. Amin. Mahşer sabahına kadar evkafını daim eylesin.

  3. 02:11

    Amin. Allah'ım harap olmaktan muhafaza eylesin. Amin. Geçer sabahına kadar ev kâfını daim eylesin. İsimlerin tesirleri vardır. El-Esma, Tenzil, Ümünes Sema, isimler gökten iner. Bulunduğun yerin muhitin olsun. Ondan sonra işte kendisine takılan, çocuğuna taktığın isim, iş yerine taktığın isim, bunlar önemli şeyler.

  4. 02:36

    Bunlar önemli şeylerdir. Tabi Burak'ın ismini biz takmadık Umraniye diye ama bu mamurluk ismi maddi maneviye alınır. Sizinki maddiye manevi olsun inşâAllah. O vakit ot yoktu, ocak yoktu. Otuz, otuz beş sene evvel belki geliyorduk o zaman.

  5. 02:59

    Şimdi tabi maddi olarak da zenginleşti. Manevi olarak da mamur oldu. Halkla doldu, insanlarla doldu. Ondan sonra efendim sizin gibi mübareklerle doldu. İşte mesele bu ocakları tüttürmek. Muhafaza etmek. İşte çocuğun, torunun, aileden böyle devam ederse evkaf işleri veya bazı aileden fayda gelmez, cemaatten fayda gelir.

  6. 03:27

    En mühim şey odur. İşte İmam-ı Rabbani Hazretleri, bütün evliyanın reisi, bütün dünyaya tarikat ondan yayıldı, şeriat ondan yayıldı. Tarikat ondan yayıldı, şeriat ondan yayıldı, büyük müceddet. E fakat şimdiki Serhent ne kadar üzücü bir durum işte. 70-80 tane çoluk çocuğundan yerleşen kaldı. Geri kalan Müslüman yok, Sihler, Mihler.

  7. 03:52

    Yani tabi Hindistan'da da 200 milyon... 200 milyona yakın Müslüman var. Fakat Mağrib-i Rabban Hazretleri'nin civarında kimse yok yani. Bu çok üzücü bir şey mesela. Güç olsa, kuvvet olsa, yani Hindistan'daki Müslümanlardan oraya insanlar hicret etseler, civarda yerleşseler falan, yeniden ocak tütseler.

  8. 04:11

    Şimdi tabi Türkiye'den gidenler, dünyanın her yerinden, hem Türkiye'den hem de Bu aralar tabi 20-30 sene evvel hiç giden duymuyorduk biz. E şimdi elhamdülillah mamur oldu. Fakat, e İsmet babamız öyle. Koca tekke, neşayih orada yatıyor. Koca tekke, İşte maalesef ehil olmayan, liyakatı olmayan. liyakatı olmayan insanların eline kalınca,

  9. 04:33

    İşte Efendi Hazretlerimizin orada hakkı gasp edildi. Efendi Hazretleri'nin, Efendi Babamız, bu hak senindir evladım. Benden sonra gel hakkını ara ama vermezlerse camide yürüt. Bu işi diye sözü var. Tabi Efendi Hazretleri ne yapsın? Yani kimden ne hak istesin? İnsanlar, aile vs. bu vakıftır. Bu Nakşi Halid'i kolundan seyredecek.

  10. 05:00

    İçilen Şeyh Efendi'ye vakıftır. Burada hizmet edilecek diye düşünmüyorlar. Kul hakkı düşünmüyorlar. Vakıf düşünmüyorlar. Ne bulurlarsa yiyorlar, içiyorlar. Yani insanlar böyle olmuş. Sakallısı da böyle olmuş. Sarıklısı da böyle olmuş. Hacısı, hocası. Hak hukuk diye bir şey bilen yok. Ya bu hizmet yeridir.

  11. 05:18

    Bunu insanlar vakfetmişler, şey etmişler. İşte Efendi'ye hakkını vermediler. E İsmet Baba Tekkesi'de cemaat yok, bir şey yok. İnsan üzülüyoruz yani tabi. Gidiyorsun bayram sabahı ziyarete gittik falan. E kapıdan ziyaret edince açtılar. İki kişi gelmiyor. Yani iki kişi gelmiyor. Şereful mekan bil mekin.

  12. 05:39

    Büyükler buyurmuşlar. Mekanın şerefi mekin iledir. Yani e şimdi buranın kendi başına bir şerefi olmaz. Ama burada işte Alepola'da abi var, Efendi'nin sevdiği adam, Efendi Hazretleri'nin vazife verdiği adam, imam ettiği adam hep yollardı. Hep Ali abi imam ederdi. E şimdi mesela o var diye burada bu şenlik oluyor.

  13. 05:59

    Yoksa şimdi ki Efendi'nin bir adamı yok burada, sohbet eden bir şey yok, hafız yok, hoca yok. Ne yapacak millet burayı? Kabe değil ki burası gelsinler, tavaf etsinler. Mekanın şerefi mekin iledir yani. Onun için insanlar bu işi yürütmesi lazım. Hizmetleri devam ettirecek nesiller yetiştirmek lazım yani.

  14. 06:15

    Bizim ölmemizle ölmemesi lazım bu işlerin. Yani hepimiz faniyiz. İşte çocuklardan, torunlardan olmadı baktın, benim aileden hayır yok mesela diyelim. Benim çocuklardan hoca olmam şahit yok. O zaman işte hepsi bizim evladımız yani. Talebelerden ehil olanı getirmek lazım, layık olanı öne çıkartmak lazım.

  15. 06:36

    Ona vazife vermek, ona geçirmek lazım. Efendi Hazretlerinden böyle gördük. Böyle gördük ama şimdi mahkeme kadıya mülk değil. Fakat şimdikiler hemen Efendi Hazretleri'nin yanına yerleşenler tamam. Ne hoca tanıyoruz, ne hacı tanıyoruz. Efendi bizim yanımızda, bitti bu iş. Ama sen yürütemiyorsun bu işi.

  16. 06:57

    Milleti karmakarışık ettiniz. Perişan ettiniz, ümmeti perişan ettiniz. İnsanları tefrik ettiniz, cemaati böldünüz. Mesela sen bırak, terk et bu işi. Bırakmaz. Gelen bırakmaz. Gelen böyle mahkeme kadıya mülk gibi, tapulu mal gibi oturuyor aşağıya. Ama Efendi Hazretleri böyle yapmadı ki. Efendi Hazretleri'nin yolunda oğlumdur, bacanağımdır, kardeşimdir diye bir şey yok.

  17. 07:20

    Bizim yolda böyle akrabalık, kısımlıkla iş yok. Ehliyet ve liyakat meselesi var. Ali Haydar Efendi babamız kaddesallahu aleyhi ve sellem ne buyurdu? Halid abi de anlatırdı. Bahattin abi de anlatırdı. Kabirlerin nur olsun. Rahmetullahi aleyhi ve cemaatin. Halid abi'yi siz tanımazsınız çoğunuz yani. Halid abi'ye gelirdik biz.

  18. 07:44

    Ihlamur Kuyu'ya gelirdi benimle sohbete Efendi babamızın oğlu. Şerif abi'den sonraki oğlu tabi. Şerif abi çok yaşlıydı. Ben küçükken tanıdım onu. Onu pek kimseniz tanımaz. İsmail Ağa'yı yapan Şerif abi. Ondan sonra Halid abi geldi. Sonra Bahattin abi'yi tanıyorsunuz. O yakında vefat etti. Onlardan bizzat duydum yani.

  19. 08:04

    Bizler de otururduk böyle. Efendi Hazretleri de bu tarafta otururdu. Ta o zaman genç tabi Efendi Hazretleri. Askerliği yeni bitirmiş. Sene 54'ler. İşte bu derdi gösterirdi. İşte Halid abi, neyse Bahattin abi. Bu benim dölümden geldi. Bir de Efendi gösterirdi. Bu da benim yolumdan geldi. Laflara dikkat edin.

  20. 08:30

    Bu benim dölümden gelen bin tanesini bu Mahmud'un yolumdan gelenin bir bacağına değişmem derdi. Bizim tarikat böyle bir tarikattır. Öyle bacanak enişte ilişkisiyle bu işler yürümez kardeşim. Tarikatta böyle bir şey yok. Senin ne hakkın var ben bacanağa? Bacanaksın da ayette oku bir şey yok. Hadis oku bir şey yok.

  21. 08:51

    Anca odun kır. Ondan sonra karete yat, tekfando bilmem ne, bilmem ne. E siz burada layık değilsiniz bu hizmete kardeşim. Burada bu kadar layık insanlar var. Bu kapıda bu kadar ulema yetişmiş. Evliya yetişmiş. Bütün dünyaya bu kapı ışık satıyor. Türkiye'yi bırak. Kutuplara kadar bu kapının adamı var ya.

  22. 09:10

    Bu kadar insanı siz kapıda bırakacak kadar nedir sizin faziletiniz? Ben bacanağım. Allah Allah! Hangi tarikatın neresinde görülmüş? Hangi silsilede var böyle bacanak işi ya? İnsanlar bacanaklarını mı halife seçtiler? Meşak damatlarını mı halife seçtiler? Oğullarını mı seçtiler? Bizim Efendi Hazretleri oflu Trabzon'dan ya Efendi Baba nereli?

  23. 09:34

    Ta Akıskalı. Birbirini mi tanıyordular yani? Burada hemşerilik geçer mi? Akrabalık söker mi? Maddi menfaat ilişkisi geçer mi? Bu kapı manevi kapıdır. Bu kapıda öyle projeler söker mi? Ben bir proje yapacağım. Ondan sonra İsmail Ağa'yı boşaltacağım. Fatih'i boşaltacağım. Getireceğim buraya. Çavuş başına Efendi'yi geçirdim.

  24. 09:54

    Hadi milletle buraya toplayacağım. Efendim gavurların projelerini uygulayacağım. E söker mi bu? Sökmez bu kapıda. Ama siz uyanık olursanız sökmez. Bu kadar uyarıyoruz. Talih Hoca hâlâ gitmiş mübarek adam, resim çektiriyor. Ya mübarek adam! Seni uyarıyoruz. Burada batıl var. Burada yanlış var. Burayı teyit etme.

  25. 10:16

    Burayı destekleme. Efendim gidiyorsun, adamla oturuyorsun, gülüyorsun, resim veriyorsun. Akşamına da mübarek adam ikide bir işte dua yapıyor, Allah kabul etsin. Tayyip Bey'e dua yapıyorsun. Ama gündüz Tayyip Bey'i e söven, hakaret eden adamla oturup gülüyorsun. Bu olmaz. Adamlar cami avlusuna işeyen ile ahireyi, nokta nokta dediler bu hükümetin adamlarına.

  26. 10:38

    E bunlar sana niye yaptı bu işi? Sen Efendi Hazretleri'ni oraya türbe yapıp gömmeye kalkarsan hükümet de sana müdahale eder. Sen Efendi Hazretleri'nin niye ölümünü düşünüyorsun? Niye türbe düşünüyorsun? Niye Efendi Efendi babadan ayırmayı düşünüyorsun? Şeyhimden yetmiş manda koysalar aramıza Mahmud'umla benim aramda, yetmiş çift derdi.

  27. 10:59

    Yetmiş çift. Yani ne diyor, yüz kırk mı? Yetmiş çift. Lafı da doğru konuşun yani. Ben Efendi'den duyduğumu konuşuyorum. Biri kırka çıkardı, biri seksene çıkar, indirdi. Öyle değil bak. Efendi'den duyduğum söz bu. Yetmiş çift manda aramıza koysalar ayırmak için. Mahmud'umdan beni ayıramazlar. E sen şimdi gelmişsin Efendi kendine vasiyeti var, şey var

  28. 11:21

    Efendi babadan ayrılmayayım diye. E o kadar heves etmiş. Yok efendim burada bir türbe projesi. E açıklayın böyle bir şey yok. Biz açıklayamayız. E niye açıklayamıyorsun? Niye açıklayamıyorsun? E bu sefer hükümet de geliyor yıkıyor seni. E bu sefer hükümette geliyor, yıkıyor seni. E neden? Efendinin aleyhine iş yapıyorsun diye.

  29. 11:35

    E neden? Efendiyi kurtarmak için yapıyor yani. Sen efendinin aleyhine iş yapıyorsun. Sen Efendi'nin aleyhine iş yapıyorsun. Ondan sonra eceli gelen Bilme, haşa estağfurullah. İnsanlara şey diyorsun, hakaret ediyorsun, sövüyorsun. E şimdi bu adamlar gece silahlı, gündüz külahlı işi E burada sen hükümete efendim yetkililere şuna buna hakaret eden insana söven insanlarla

  30. 11:57

    oturuyorsun gülüyorsun, konuşuyorsun, resim veriyorsun akşamında gülüyorsun, hükümete dua ediyorsun. Yani bu işler çelişkili işler tezat işler, tenakuz işler. Hak haktır, destekleriz. Batıl batıldır, desteğimizi çekeriz. Bunun arası, ortası belli yok. Buradan destek çekilmesi icap eder. Maddi ve manevi.

  31. 12:19

    Çünkü Efendimiz'in rızası yok bu işlerden ya. Efendim'in emriyle yaptık her şeyi. Ne yaptın? Efendim emret sana bana burada türbe yap. Efendim'in emriyle ağaçları kestik. Ya Efendi Hazretleri kıymık kesmez ormandan. Sen nasıl Efendim'in emriyle ağaç kesiyorsun? Ya Efendi'ye şu iftiraları görüyor musun?

  32. 12:37

    Bir ormanı kesiyorsun, Efendim'in emriyle kestik. Ya bu kadar Efendi'ye iftira olur mu? İşte bu adamlarla resim çektirilir mi artık? Bu anlaşıldı artık, tamam. Meydana çıktı bu gülmenin, konuşmanın bir yeri kalmak. Muhabbetin bir lüzumu yok. İnsanlar destek alıyor senden. Anlamıyor musun ya bunu? Kocaman hoca oldun.

  33. 12:58

    Akıllı olacak hocalarımız ya. Batıl gözüktükten sonra artık netleşti. Darbe işinde bu iş netleşti. En son sabır, sabır, sabır. Hüsn-ü zan, hüsn-ü zan, hüsn-ü zan, hüsn-ü zan. Geldik hüsn-ü zanla. Ben diyorum sana Seçenistan'dan başladım anlamağı. İki senedir bu işi anlıyoruz ama acaba, acaba tam bir delilimiz yok.

  34. 13:22

    Ne zaman darbe işi oldu? E bir hafta, bir açıklama yok. Şu ana kadar Marifet Derneği'nden Fetö'nün aleyhine bir paylaşım duydunuz mu? bu Fetullah canavarının zındığının aleyhine, bu adamların aleyhine bir tane yahu insan, bu kadar insan şehit oldu, gazi oldu. Memleket işgal oluyordu, zor kurtuldu. Bir Müslüman ya Allah belalarını versin demez mi yahu?

  35. 13:50

    Dediler mi? Dediler. Yani ben o kadar interneti takip etmiyorum. Belki göreniniz varsa söyleyin ben internetten bunların haber verdiği kadar. Her şeyde bana haber vermiyorlar yani. Yok diyorsunuz bak. Yok. Ne anlaşılıyor bundan kardeşlerim yani? Ne anlaşılıyor yani? Bütün dünya ayağa kalkmış yani. Bir kere Fetö'nün aleyhine bir şey yok.

  36. 14:11

    Darbenin aleyhine bir şey yok. Efendi Hazretlerimiz orada bu sıkıntının içerisinde kaldı. Bir an evvel Rabbim halas eyle yahu. Kurtar Efendi Hazretlerim. Ehlillere teslim eyle yahu. Kadrini bilenlere nasip eyle yahu. Bu ihvanı yeniden Efendiyle cem eyle yahu. Camisine yâ deyle yahu. Mescidine yâ deyle yahu.

  37. 14:33

    İhvanına yâ deyle yahu. Amin, amin, amin. Allah'ım salli alâ seyyidina Muhammed ve alâ alâ sallim. Yahu Bolu'ya gidiyor. Ümre'ye gidiyor. Dünya'nın ucuna gidiyor. Çeçenistan'a götürüyorlar. Kaç bin kilometreye kalktılar. İsmail'e bir kere gelemiyor ya. Var mı bu nizaha arkadaşlar? Bir, iki, üç.. Ama bu senelerdir bu insan..

  38. 14:58

    Hadi dersin hastadır. dağ götürürsün, tekir dağı, bilmem nerelere efendim, atlar, silahlar, bir şeyler gösteriler vs. ne oluyoruz? Efendimiz Hazretleri böyle şeyleri sevmez sen ne işi var? orada karşılamada silah atılır mı ya? Efendimiz Hazretleri'nin en sevmediği işler bir kurşundan bir çocuk ölüyor, bir memleket yanıyor, görmüyor, ocak sönüyor.

  39. 15:22

    Bunlar haram şeyler. Böyle karşılamada silah atılır mı? Sakın siz de yapmayın böyle düğün, dernek, silah atmak haram. Müslümana demir gösteren, cehennemlik olur diyor, hadis-i şerif ya. Demir, bıçak, bilmem ne böyle çıkarılır mı, gösterilir mi? Bunlar haram, caiz değil. Tok, tok, tok, tok. Efendim senin mafya babası mı?

  40. 15:41

    Haşa ya. Bu ne terbiyesizlikler ya. Götürüyorsun oraya, getiriyorsun buraya. Efendimiz Hazretleri burada kaldı, rehin. Sen efendim İsmail Ağa'ya gel, yok. Sohbet var, yok. Cenaze var, yok. Efendinin en sevdiği adam ölse, yok. En sevdiği adam ölse gel, getirmezler. Efendim senin ne yapsın ya? Ne yapsın?

  41. 16:00

    Bacakları yürümüyor ki. Kendi başına ne yapsın? Burada tabii çok gevşeklik var. Bu işte vazifesi olanlar, yetkisi olanlar, etkisi olanlar, hepsi vazifeyi yapmak zorunda. Burada herkes mesul oluyor. E benim elimden bir şey gelmiyor. Ben şimdi ancak artık bu darbe işinden sonra da net çıktı meydana bu iş.

  42. 16:19

    E şimdi hadis-i şeriflere de başladılar uydurma deme. E şimdi başladılar efendinin tefsirine de burada haram helal edil deme. Efendim tefsirini de bitirecekler. Efendinin hiçbir şeyde değeri kalmadı bu ayete, hadise kadar, tefsire kadar bir insan orada konuşuyor, Şefik de çıkarıyor onu, mümtaz bir hocamızdır, doğru söylüyor diyor.

  43. 16:38

    Ve böylece hadislere de uydurma dedi. Efendinin itikadı da şimdi hadi zahiri şeyleri bir şekilde millet idare ediyordu. Ama ayete, hadise, tefsire iş gelince Efendi Hazretleri'nin yolunu bozulma durumu gelince Efendi Hazretleri asla sabretmez yani. Bizi de Efendi konuşturuyor. Biz de kafamızdan konuşmuyoruz.

  44. 16:58

    Biz de manevi şeyle yönetiliyoruz. Bugüne kadar da Efendi yönetti bizi. Konuş dedi mi konuştuk yani. Demek ki şu anda bize bu konuşturuluyor. Demek cemaatin buna ihtiyacı var. Cemaatin bu şura ihtiyacı var. Saflığa bir lüzum yok artık arkadaşlar. Efendi Hazretleri'nin yanında olacağıma dedim, yolunda olayım, öyle mi?

  45. 17:16

    Yanında olup sapıtacağıma, yolunda olup uzakta olayım, öyle mi? Efendi Hazretleri bize yolumuzu koruyun dedi, öyle mi? Bacanağımı muhafaza edin diye bir şey dedi mi bize? Yolumu muhafaza edin. Bu yolu bozmak için bir plan kuruldu. Biraz saflık ettik. Keskinin dediği gibi bende saflık var. Biraz saflık ettik ama birkaç senedir ayıldık.

  46. 17:39

    Ama şimdi de ne yapabiliriz? Artık halis müminlerle, Efendi Hazretleri'ne hakiki bağlılarla, sadıklarla, samimi insanlarla beraber olacağız. Şimdi adamın yalanı çıktı mı? Çıktı. Dedi ki, bu tefsire konuşmadı bu İrfan. Tefsirin aleyhine konuşsaydı biz bunu ayırırız, ilişkimizi keseriz. Hadi sesi getirin dedi.

  47. 18:02

    Bizde Allah sesi gönderdi mi bize? O akşam gönderdi, ben şaştım kaldım ya. Beni de zannediyorlar MİT'ten adamları var. Ulan benim ne MİT'ten adamları var? Adamım olsa hapse girmezdim. Her dakika gelen, geçen beni hapse atıyor. Benim ne adamım var? Adamı olan hapse mi girer? Ya adamı olanlar hapse girmiyor işte, görüyorsunuz.

  48. 18:19

    MİT'ten efendim şuradan buradan adamı olanlar hapse girmiyorlarsa da hiçbiri girmiyor. Cumhurbaşkanına adam hakaret ediyor, hapse girmez. E onu yapar hapse girmez. Görmüyor musunuz memlekette bu kadar adamlar var, hiç hapse girmezler. Bir tek ben girerim böyle. 2-3 senede bir giriyoruz. Ya. Amin tekrar.

  49. 18:41

    Tekrarından muhafaza etsin. Ama yani benim ne adamım var? Benim ne kadar zayıf olduğumu zahirde herkes görüyor. Adamı olan böyle mi olur yani? Ama e şimdi burada adam diyor ki burada tefsirin aleyhine bu adam konuşmadı. Peki diyor cübbelin kitaplarında uydurma hadisler var ona konuştu. Ya sen benim talebemin talebesisin.

  50. 19:04

    Sen nasıl benim kitabımda uydurma hadis olabilir? Benim kaynaklarım Abdülkadir Geylani'den alıyorum. İmam Gazel'den alıyorum. İmam Safuri'den alıyorum. Safuri'yi pek bilmezsiniz o kadar meşhur. Nüzretül Mecari sahibi. Hüseyin Avni Hoca geçen gün aradı. Safuri büyük muhaddistir dedi yahu hadis halim.

  51. 19:22

    Yani zaten verdiğim kaynağın adamı 700 senelik bir kaynak, 800 senelik. Adam zaten muhaddis. İmam Safuri, Allame. Yani bütün kaynaklar Allame diye geçiyor. Bütün kitaplarda kaynakları geçiyor. Bunlar boş bir şey yazmaz. Ben burada gördüm mesela. Bir rivayet gördüm. Size de evvelce nakletmişim. Hapishane mektuplarım da var.

  52. 19:43

    İşte efendim el cümlü dağın vel cevcu dağın peynir derttir. Ceviz de derttir. Tek başına yerseniz. Feyz destemata sarata şifa et. İkisini bir yerseniz. şifa olur. Ben bunu o zaman gördüm. Biraz da naklettim şey ettim. Acaba dedim kaynağı, yani efendisi kızardı bu işlere sakın. Ne kaynak soruyorsun? Kitapta var tamam derdi de ben böyle dedim.

  53. 20:11

    Acaba millete diyeceğiz bunu falan. Ama yine de dedim şu durumudur. Sonra İbni İbn-i Abidin'in, koca İbn-i Abidin yani, Arif Mehald-i Bağdadi Hazretleri Şeyhimizin halifesi ve cenazesini ona vasiyet etti. İbn-i Abidin deyince fakihlerin sonu. Hatimet-ül fukaha. Yani fıkıh alimlerinin sonu. Artık ondan sonrakiler hepsi ondan kıyas yapabilir.

  54. 20:33

    ondan kıyas ediyor. Son noktayı koyan adam. Hepsi Halid-i Bağdadi Hazretleri'nin halifeleridir. İki, üç sene evvelki dönem. Âl-i Usî, Hatimet-ül müfessirîn. Müfessirlerin sonu. O dönemde kapanmış artık kapılar. Bize artık taklit etmekten başka bir çare kalmamış. Yani Âl-i Usî, müfessirlerin sonu. Kimin müridi?

  55. 20:53

    Bizim Şeyhimiz Halid-i Bağdadi Hazretleri'nin müridi. İbn-i Abid'in fakihlerin sonu. Kimin müridi? Halid-i Bağdadi Hazretleri'nin müridi. Halid-i Bağdadi'nin kerametini soruyorlar. Ulema evliyar diyorlar ki daha ne keramet arıyorsunuz? Binlerce alim. Binlerce.

  56. 21:11

    Şimdi öyle alim bir tane yok dünyada. Âl-i Usî gibi, İbn-i Abid'in gibi binlerce bak. Daha onların adı çıkmış. Onlardan daha büyükleri de varmış. Meşhur olmayan. Şimdi sayıyor, binlerce alim abdest suyunu dökmek için kuyruk olurlardı diyor. Daha bundan büyük keramet mi bulacaksın? Çünkü bu şeyhlerin çoğuna alimler bağlanmaz.

  57. 21:32

    Alimler biz biliyoruz derler. Eski dönemden beri ulema tasavvufa çok iyi bakmaz. Hele ki yanaşıp bir şeyhe mürit olmaz. Ya adam der Fatiha'da yanlışını buluyorum der. Nasıl şeyh olmuş der. Kendine göre o kendini üstün görür değil mi? Ama bu kadar alimin haldi bağlanmasından daha büyük bir keramet olamaz.

  58. 21:52

    Çünkü bunların hepsi zirve alimler. Bu ne büyük bir cezbe var ki Muzat'ta. Hepsinin hizmetine koymuş. O tabii kendi şahsına hizmet ettirmiyordu. Binlerce halife yollamış yani. Bütün Türkiye onun halifeleriyle dolu. Kastamonu'ya gidiyorsun Ahmet Siyahi Hazretleri halifesi. Konya'ya gidiyorsun efendim ne diyorlardı Memiş Efendi.

  59. 22:12

    İsmi de var mübareğin. Ben ziyarete gidemedim. Daha gideceğim. Her yere gidiyorsun. Doğu zaten bütün onun halifeleri. Hep halididir. Doğudaki bütün şeyhler haldi bağdadiye çıkar. Yoksa doğuda belki de İslam kalmazdı şimdiye. Hepten Marksistleriniz olurlardı. Hep halidi tarikatı, Nakşih Halidi kolunun bereketiyle, o seydahların şeyhlerin bereketiyle şu an bir

  60. 22:33

    Müslüman kaldıysa, bu vatan bölünmüyorsa yine Mevlana Halid'in bereketi. Gidin bütün tekkelere. Hepsi halididir orada. Zaten halidiyse zaten yaşayabiliyor. Bu kol yani. Kıyamete kadar yaşayacak bu kol. Onun için Hacı Bilal dedik Efendi Hazretleri. Sen çok hizmet ettin. Tarikatı parlattın. Bu tarikatın şimdi seni de bir kol başı olarak Mahmudiye diyelim.

  61. 22:56

    Olur mu öyle şey dedi? Bilal Efendi dedi. Halidiye olarak yaşayacak kıyamete kadar. Benim ismim burada olmaz dedi. Kendi adını koydurmadı oraya yani. Anladın mı? Bu işler ne olmuyor? Öyle birisinin teklifiyle, seçimle, şura, heyet kararıyla ne olmuyor? Bu işler manevi heyetleri kararı alıyor. İstiklal Mahkemesi'nin zabıtlarında o Hasan Mezarcı'nın bir iyiliğidir o işte.

  62. 23:19

    Onun döneminde bastırdı o kitabı. Hasan Mezarcı meclisteyken. Orada İstiklal Mahkemesi'nin zabıtları bu kadar. Bir kitaptır. Ben ilk kere Viyana'ya gitmiştim. Orada bulduydum o kitabı. Sonra ben hatırladım. Kütüphanemede de var herhalde. Zor bulunabilir belki. Orada Ali Ader Efendi babamızın şeyleri var.

  63. 23:39

    Mahkeme kayıtları var. İstiklal Mahkeme'den çok çıktı ya. İşte orada ona İskilipli Hatıf Hoca'yı soruyorlar. Onu soruyorlar, bunu soruyorlar. İşte babanın adı Şerif diyor. Babasının adı Şerif Efendi diyor. Oğluna da Şerif koymuş demek ki. Babasının adı. Kaç çocuğum var? İşte babaya soru soruyorlar. Hangi tarikattansın?

  64. 23:59

    diyor. İstiklal Mahkemesi'nde. Ali Ader Efendi böyle taviz vermeyen bir insandı yani. Başkası o soruyor. Tarikat marikattan değilim der. Değil mi? Şimdi bizim bazı hocalarımız ben cemaatta değilim demeye başlamış. E şimdi Efendi Baba İstiklal Mahkemesi ne demek biliyor musun? Hemen kellen gidiyor. Hemen.

  65. 24:19

    Hiç. Sorgusuz. Binlerce, on binlerce Evliya ulema astı İstiklal Mahkemelere. Bak, Efendi Baba böyle insandı. Halidî tarikatındanım diyor. Bak dikkat edin. Efendi Baba'nın o cevabını ben bizzat kitapta gördüm. Yani Nakşî demiyor. Çünkü Nakşî üst kimlik. Onun bir altı Müceddî, İmam-ı Rabbânî tarikatı.

  66. 24:41

    Bir altı kimlik. Son kimliğimiz ne? Halidî kolundanız. Bunu da niye diyor Allah-u Âlem? Çünkü bu Bektaşçılar ayağa kalkıp Yeniçeriler devleti Osmanlı'ya çok zarar verdiler ya. O zaman Sultan II. Mahmud olacak. Yeniçeriler yeniçerileri kapattı, değil mi? Bunların tekkelerini de Bektaşlıların ellerinden aldı.

  67. 25:02

    Baktı ki, millete fitne yapmayan, devlete düzene dua eden, hizmet eden hangi tarikat var? Halidî kolu var. Onun için bu Bektaşlıların o zamanki bütün tekkelerini Osmanlı Devleti kime verdi? Halidîlere verdi. Yani buradan da şunu işaret edebilir, biz bozguncu değiliz, yani ortaya çıkıp insanlara vurun kırın demeyiz, yani halidî kolundanım, halidî tarikatındanım diyor, kolundanım demiyor, halidî tarikatındanım.

  68. 25:24

    Ben Halidî kolundanım. Bu böyle bir büyük bir kol, böyle bir silsile. Efendi Baba'nın yolu. Kaddesallâhü's-Sirrûh. Bursa'da yine bir mahkemedeydi. Hakim de ona acıyor. Yaşlı zat kulaklarda duymuyor. Kim şikayet etti? Bursa müftüsü. O zamanki Bursa müftüsü şikayet ediyor. Efendi Baba ne yapacak? Katm-i şerif yapıyorlar.

  69. 25:52

    Böyle birinci kat bir yerde. İtfaiye merdivenleriyle basmışlar. çıkmışlar. Birinci kata basmışlar. Oo büyük bir şey yakaladık falan. Götürdüler mahkemeyi. Ne yapıyordunuz orada diyor. Yani Katm-i şerif hep devamlı yapıyoruz. Zârim, ihlâs, şerif. Ne var yani? Ama adamlar o dönem öyleydi.

  70. 26:16

    Şimdi de aynı kafada olanlar var tabii. O ihlâsı falan terör örgütü düşünen zındıklar var memlekette. Boş değil. Ne yapıyordunuz diyor. Hakim de herhalde biraz imanlı biriymiş de kurtarmaya çalışıyor. La ilahe illallah demiyordunuz değil mi diyor. Yani hakim cevap öğretiyor ona yani. Demiyordum de de kurtul.

  71. 26:36

    Efendi Baba da kulakları duymuyor. Efendi Baba'nın en büyük kerameti Kur'an okunulurken duyardı. Kur'an'dan başka duymuyordu. Bahattin ağabey diyordu. Ya benden hafızlık dinliyor. Kulağı duymayan insan nasıl hafızlık dinleyecek? Hafızlık dersimi dinliyor. Bir yeri yanlış geçirsem tak. Hemen söylüyordu diyor.

  72. 26:55

    Nasıl duyuyor? Mesela Aşrı Şerif okunuyor. Hattı Şerif'ten sonra hemen Kur'an'dan açıyor. Yerini buluyor. Duyuyor bak. Öbür türlü yanına geliyorsun bir şey diyorsun. Ne diyor diyor? Yazın diyor. Hakikaten duymuyor. Kur'an'ı duyuyordu. anı duyuyordu kerametiydi. Kerametiydi. Ondan sonra diyor ki yanındaki ne diyor?

  73. 27:13

    Ne diyor diyor hakim? Yazıyorlar. La ilahe illallah demiyordunuz değil mi diyor. Demez olur muyum ya diyor. Diyordum diyor. Ölene kadar da diyeceğim diyor. Hakim de diyor. Berat diyor. Ya. Böyle bir tarikat. Böyle taviz vermeyen, böyle affedersin kıvırmayan, kıvırcıklık yapmayan, efendim, o yana bu yana sapmayan, yana bela sapmayan, istikametten ayrılmayan bir silsile.

  74. 27:44

    Öyle mi? İmam Rabbi Hazretleri mektubatına buyuruyor. Yani hilekar bir tilki, bütün dünyanın aslanlarının kendisine bağlandığı bir zinciri koparabilir mi? Ya bütün dünyanın aslanları, bütün evliya buraya bağlanmış böyle bir halka var. Zincir. Dünya bir araya gelse bir halkasını koparamaz. O kadar güçlü manevi bir silsile.

  75. 28:15

    E sen diyor hilekar bir tilki, kurnazlık yapacağım diye bu zinciri koparabilir misin diyor. Onun için korkmuyoruz Allah'ın izniyle. Bacanakla enişteyle bu silsile bozulmaz Allah'ın izniyle. Öyle önüne gelen efendim, uydurukçularla bu işi bozamazlar. Sahip çıkacaksınız inşallah. Efendimiz şeyhimize sahip çıkacağız.

  76. 28:38

    Şimdi adama diyorsun ki yahu kardeşim bu tefsire çatıyor. Efendim tefsirine çatıyor. Adam diyor ki yok bu bizim mümtaz hocamızdır. Alıyor. Yahu diyor ses varsa çıkarın. E Mevla sesi gönderiyor. Ses de alenen diyor. Ben İsmailağ'ın hocalarına benzemem. Ulan sen efendinin yanında duruyorsun diyorsun. Efendinin hocaları kim?

  77. 29:00

    Hepsi İsmailağ'ın hocaları. İsmailağ'ın hocalarına benzemiyorsan ne duruyorsun burada? Ben İsmailağ'ın hocalarına benzemem. Peki. E bu Talih Hoca'ya da gidiyor. O da İsmailağ'ın hocası. Yani nasıl bu lafları yiyor? Ben anlamıyorum ki. İsmailağ'ın hocalarına ee? Söyle o cübbeliğe bak. Mutlaka söyle diyor.

  78. 29:20

    Adam nasıl söylemesin şimdi? O diyor haramı helal ettiler diyor. O tefsirde diyor. Yani kafir demiş oluyor. Haramı helal eden kafir olur. Tefsirin sahibi Efendi Hazretleri. Efendinin ismi yazılıyor orada. Hepsi Efendi onayından geçmiş. Diyor ki söyle diyor. Ona diyor o haramı helal ettiler. O Ruhul Furkan diyor.

  79. 29:39

    Adını da veriyor. Ben diyor bu tefsiri diyor. Adını çıkaracağım diyor. herkes duydu bunu ya. Adam hala efendim evinde duruyor. Ve adama ikram ediliyor, hürmet ediliyor. Mümtaz bir hocamız deniyor. E bu bir proje değil de ne?

  80. 30:25

    E oldu mu olmadı mı şimdi? Sesi duydunuz, Şefik'in sesini de duydunuz, ben bir şey demiyorum, bu yalancı oldu mu olmadı? Peki şimdi bu adamlarla beraber hâlâ durabilir miyiz? Allah Teâlâ bize ne emrediyor? Vekûnû meassâdikîn. Ey iman edenler, özü sözü doğru olan, yalanı yanlışı yakalanmayan, sadıklarla beraber olun.

  81. 30:48

    Yalan, ben şimdi alenen, Efendi'nin tefsiri hakkında yalan konuşan bir adam, bundan sonra bunlar, Efendi şöyle dedi dese, bunların lafıyla inanılır mı? Bir ses çıkartsalar ne oluyor? Fotomontaj. Efendi oğlu diyor, Ahmet Hoca montaj yapmışlar diyor. Adam geldi diyor, helallik işledi diyor bizden. Fotomontajı ben yaptım demiş, adam gelmiş yani.

  82. 31:10

    Efendisi oğlu anlatıyor ya. Ses dinleme cihazları, fotomontaj cihazları, ne oluyoruz, Teksas'a mı döndük ya? Ne işimiz var ya? Vurlar, kırlar. Bu nedir Efendisi'nin çektiği çile ya? Bize sadıklarla beraber olun emri var. Madem çıktı yalancılıkları, daha onlarla beraber olamayız. Zahirende birlikte görülemeyiz, Onun için taleociye de Allah için uyarıyoruz.

  83. 31:35

    Bak sen bizim hocalarımızdansın. Mübarek adam. Gece silahlı, gündüz külahlı yapma. Bir o yana, bir bu yana yalpa yapma. Hoca Efendi, tarafını belli et. Ne diyor Tayyip Bey? Bir taraf olan, bertaraf olur. Benim tarafım Efendi'nin tefsiri, Efendi itikadı, Efendi yolu bu değil demesi lazım hocalarımızın.

  84. 31:57

    E hadisler çıktı, tefsir çıktı, daha ne duruyorsun burada? Hâlâ Efendi'nin hadisini, tefsirin tarafına geçmezsen. Sen Şefik kim ki, onu bize değişiyorsun? İrfan kim ki, onu bize değişiyorsun? Efendi'nin bu kadar iş mâlâ hocalarına değişiyorsun. Adam diyor, ben iş mâlân hocalarına benzemem. Sen bunlarla resim çektir, gül oyna.

  85. 32:16

    Bunlar doğru insanların, sadık insanların hareket tarzları değildir. Batılı anlayana kadar, delil bulana kadar kuvvetli delil bekledim. Şimdi bana da efendim sen bir öyle söylüyorsun, bir böyle söylüyorsun demeyin. Kuvvetli delil bekledim. Ama kuvvetli deliller başladı Çeçenistan'dan itibaren. Yani Efendi Hazretleri'nden biz beraber Efendi oğlu Ahmet Hoca'ya,

  86. 32:42

    torunumu Ahmet Fatih Hoca'ya hepimiz gittik. Efendim böyle böyle yetkililer haber gönderdi. Bu adamda sıkıntı var. Bu Kadirov meğer ne belaymış biz tanımıyoruz. Bu adam sıkıntı yapıyor. Buna gitmememiz tavsiye ediliyor yani. Yetkililer bizi uyarıyor yani. Biz ne yapalım? Onları dinleyelim dedi. Bir daha sorun dediler, bir daha sorduk.

  87. 33:02

    Benim işime gelmez ikinci sormak ama öyle söylediler oradaki kardeşler. Dediler bir daha sorun, bir daha sorun. Efendim gidelim mi, gitmeyelim mi? Gitmeyelim buyurdu. Biz bunu aldık haberi. Yetkililere de haber verdik. Biliyorsunuz üç kişiye Ahmet Hoca keskin ben açıklama yaptık. Efendi evinde, yanında yaptık yani, yan odada.

  88. 33:20

    Ertesi gün beni arıyor bu keskin. Hadi gidelim Cumhurbaşkanlığı uçağı bekliyor. Efendi yeni bir şey mi buyurdu dedim? Yok. E dedim efendi yeni bir şey buyurmadıysa. E dün gece biz burada efendiye sorduk gitmeyelim buyurduğunu kulaklarımıza duyduk. Nasıl gidiyoruz dedim ya? Bir şey olmaz, bir şey olmaz.

  89. 33:37

    Hadi gidelim diyor. Buradan başladı benim anlamalarım. Şimdi Şefik bana diyor ki bilmediğim bir şey mi var? Biliyorsan söyle. Aha söyledim. Bildiğim bu işte. Sen diyor efenden duymadın mı gidelim dediğini? Duydum. Gidelim dedi baştan. Onu da duydum. Ama en son duyduğum gitmeyelim. Onu niye söylemiyorsun?

  90. 33:57

    Aynı bektaşı işi namaza yaklaşmayın. E ilerisinde oku. Sen belki alt kattasın haberin yok. Üst katta böyle oldu yani. Veya bana telefon geldiğin haberin yok. Efendi ben hakka hakkati gizleyemem. Ama zamanı var, zemini var. Durduk durduk durduk artık darbe işi de geldi. Yahu 3 ay, 3,5 ay oldu. Bir kere FETÖ'nün aleyhine bir şey yok yahu.

  91. 34:21

    Artık yani buna izahı yok. Şimdi bu lafımdan sonra belki yazarlar, çizerler. Çünkü hala insanlar ne bekliyor? FETÖ bir ikinci, üçüncü darbe yaparsa diye. Değil mi? Hala bunu bekleyenler var değil mi? Nah yaparlar. Hiçbir şey de yapamazlar Allah. Belalarını verdi hepsinin. Hala darbe bekliyor millet ya.

  92. 34:45

    Onun için FETÖ'nün aleyhine konuşmayanlar onun için konuşmuyor. Ulan bunlar geri gelirse belki bir daha gelirlerse bizi keserler. keserlerse kessinler. Biz üçüncü darbede, ikinci darbede olsa yola da çıkarız, sokağa da çıkarız. Öleceksek Müslüman olarak ölürüz. Efendim, bu gavurların dindar arası diyaloglarına uyamayız.

  93. 35:06

    Vatikan'a mı burayı işgal ettireceğiz? Vatikan'a mı işgal edeceğiz? Yok. Kardeşim, biz de korkmuyor değiliz. O gece, ben de insanım, daha insanın korkusu var. Gece uçaklar alçak uçuş yapıyor. Bütün camlarımız mor mor mor, böyle zangur zungur ettiği halde. ben gecenin bir buçuğunda kalktım askere dedim ki dinlemeyin bu komutanlarınızı bunlar eşkıya olmuş dedim ilan yaptım

  94. 35:29

    ülül emri dinleyin, bak çıkın diyorsun sen Ülül-emri dinleyin, bak çıkın görürsünüz. yine de o evde durdum bana adam diyor ki ya o açıklamayı yapıp da o evde nasıl durdun sen? e nereye gideyim? nereye gideyim, durdum e şimdi bu darbe gecenin bir buçuğunda başarılı olma şansı vardı daha bir şey belli değildi ki sabaha kadar tanklar duruyordu yollarda

  95. 35:52

    e o vaziyette biz onu dedik Allah'ın izniyle ne olacak? ne olacak, ya başarılı olsa? ya başarılı olursa da gavur mu olacağız Müslümanlara, göleceğiz ne yapalım yani? assacaklar bizi, assınlar ya şimdilik neden korkuyoruz yani? hala üç buçuk aya yaklaşmış hala insanlar ya bir daha FETÖ gelirse darbe olursa işimizi bozmayalım diye aleyhde konuşmamayı tercih ediyor

  96. 36:16

    şu anda öyle insanlar var hala bak geçen de mühim bir yetkiliyi aldılar görevinde ben de diyordum niye aldılar? bir de baktım sonra öğrendim ki Gürcistan sınırında helikopterle dolaşıyormuş meğer adam niye dolaşıyormuş? darbe başarılı olursa tak o tarafa inecek e hükümet de bunu görünce şimdilik senden bürokrat mı olur dedi ya Tayyip Bey burada canıyla şey ile

  97. 36:41

    adam çoluğuyla çocuğuyla kalkmış gelmiş buraya ölürsek öleceğiz yani havada şeyler uçuyor sen efendim gidiyorsun Gürcistan sınırına öbürü bilmem ne sınırına darbe olursa tak öbür tarafa geçelim bu müslümanlık mıdır ya? insanlık mıdır ya? vatanseverlik midir ya? biz vatanı terk edemeyiz gavura mı bırakacağız buralar?

  98. 37:00

    biz vatanımıza sahip çıkacağız yolumuza sahip çıkacağız el üstete sahip çıkacağız efendi hazretlerimize sahip çıkacağız kaça patlarsa patlasın sahip çıkacağız Allah da bize yardım edecek bu FETÖ'nün oyunlarını bozacağız inşallah artık uyanın ben size Allah için uyarıyorum hala saçmalık yapan hocaefendileri ikaz edin saçmalık yapan hocalarımız var saçmalık

  99. 37:26

    yaptıkları iş çocuk yapmaz 65 yaşına geliyor dün öyle söylüyor bugün öyle söylüyor orada öyle söylüyor burada böyle söylüyor bakın bu nifak alametidir bu hocalarımız bizim efendinin değer verdiği hocalar ben de hürmet ediyorum ama siz uyarın insanlar halka bakıyor siz birkaç mesaj çekseniz hocaefendi saçmalık yapmayın sen bizim hoca mısın elinizden öperim

  100. 37:49

    ama batılı destekliyorsunuz ne işiniz var bu adamlarla hala resim veriyorsunuz bunları siz derseniz bu iş düzelir yoksa Cübbeli Hoca'nın ne işi var bunlarla nefsani şahsi zannediyorlar vallahi de şahsi değil billahi de nefsi değil benim yok şahsi itirazım ya beni 30-40 sene tanıyor Ali abi ya burada Necdet Efendi şu su bu su yemişik içmişik yatmışık kalkmışık

  101. 38:12

    ben şahıs için dalmam kimseye kardeşim ya ne kadar zararı da görsem maddi bir şey demem ya bir Adnan Oktar işinde sıkıntıya girdik Mehdi meselesinde e ben din için din için girdik o zaman da ikinci de bu şey oluyor bunlar ikaza muhtaç sen şimdi bu hocadır uyarmaya lüzum yok deme hoca olabilir alim olabilir ben kendime söylüyorum efendim sen ne buyurdun?

  102. 38:37

    benim Kayseri'deki hocam derdi tesbihci Zade İsmail Efendi değil mi? Ahmet mi adı? Ahmet efendim rahmetullahi aleyh Ahmet mi adı? Allah Allah nerede İsmail kalmış adı tesbihci Zade efendim seni derdi sen tesbihe meraksın derdi bana ben o zaman tesbih topluyordum dedim benim hocam da tesbihci Zade'ydi tesbih severdi derdi bir de burada tesbih ha Ahmet de tuttu o zaman e şimdi

  103. 39:05

    bu mübarek zatın bir sözünü naklederdi efendi hazretleri derdi ki benim hocam derdi ki bu hocalar okur okur okur cahillikten kurtulur ama ahmaklıktan kurtulamaz ben kendime söylüyorum bunu niye estağfurullah diyorsun ya ben de okudum okudum ya cahillikten bira kurtulur ahmaklıktan kurtulamaz bak kaçıncı kere hata yapıyoruz efendi bu sözü söylerdi

  104. 39:29

    ha ben üstüme alıyorum kesinlikle hiçbir hoca efendiye ben bu tabiri kullanmam ama efendinin hocasının sözüdür ve efendinin belki de kürsülerden naklettiği bir sözdür gizli bir sır değildir ha ahmaklıktan kurtulamıyoruz sizlerin cemaatimizin ikazlarına hocalarımızın ihtiyacı var beni de ikaz edin mesela bir şeyler geliyor ne onun adı ne diyorsun siteye mesajlar veya yorumlar

  105. 39:51

    biz oradan bana diyorlar ki hocam şu meselede bu meselede cemaatimiz şöyle bir tepki verdi, ben de ne diyorum hemen bunu düzeltelim cemaatimizin ihtiyacı var bu meselede veyahut bunu izah edelim burada bir soru kaldı bu şüpheyi izah edelim diyorum yani halkın yönlendirmesinin faydası var ben şimdi insanların ne konuştuğunu bilemiyorum ama gelen yorumlara göre ne yapıyorum

  106. 40:10

    bazı yorumlar zaten dinsiz kitapsız adam yani kutlumanın olmadığı belli oluyor. Ama yapıcı yorumlar, yapıcı. Yani sen bir şey diyorsun, o bir şey diyor, o bir şey diyor. E şimdi benim kızım gelinlik giydi, bir düğün oldu. Hemen yorumlar geldi. Gecenin şeyinde ben bunu baş edemedim. Gücüm yetmedi. Aciz kaldım.

  107. 40:28

    Razı değilim Allah'ım dedim. Ama oldu bu iş. E şimdi ben kalktım, bu efendinin usulü değil. E şimdi ben kalktım, bu efendim.. Bu yanlıştır arkadaşlar. Özür dilerim hepinizi de üzdük. Ama gücümüz yetmedi, aciz kaldık, ne yapacağız dedim. Ve böyle izah etmek zorunda kaldık. Neden? Sizden gelen yorumlarla biz meseleyi anlıyoruz.

  108. 40:44

    Tamam üzgünüz ama üzgünüm olmakla olmuyor yani. Mecburen insanlara hakkı söylemek lazım. Aleyhime de olsa yanlış yaptım diyebilmek lazım. Değil mi? Bu doğru değil, bu efendinin yolu değil. Diyebilmek lazım. Ha biz bunları başımıza gelirse de yapamadığımız durumda da şey yapıyoruz. Ondan sonra bir kızım da evlendi, orada düzene soktuk, ettik.

  109. 41:04

    Ali ağabeyi de çağırdık, gelemedi. Diğer bütün hocalarımız geldi, Recep hocalar, hepsi geldiler. Yani daha bir üst durumlu, düzenli şey. Orada tabii sözüm biraz geçebildi. Bu tarafta erkek tarafı kuvvetliydi. Çünkü erkek tarafın lafı geçiyor. Biz kız tarafıyız. Orada güçlüydüler. Ne yapalım şimdi? Bunlar yaşanıyor.

  110. 41:21

    Ama bir insan bu efendiye uygun değil. Bunu ben de yapsam bunu siz efendinin yolu olarak görmeyin. Bak bu yanlış. Diyebilmesi lazım. Allah affetsin hepimizi. Diyebilmek lazım. Yani ne yapalım şimdi? Dünyada yaşıyoruz, kusursuz değiliz. Yani hatamız var, yanlışımız var. Günahımız da olur. Peygamber değiliz, haşa.

  111. 41:39

    Biz efendi gibi de mahfuz değiliz. Evliya değiliz efendi gibi. Ama doğruyu söylemek lazım. Ha onun için hocaları sizin uyarmanızda çok fayda var. Onu diyorum size. Siz cemaat olarak mesajlar çekin. Hoca efendi sen bu adamlar efendinin tefsirine hakaret etti. Efendinin tefsiri haram, helal ediliyor diye tekfir yaptılar.

  112. 42:00

    Bu adamlar yalan söyledi. Dediler ki denmedik. Dedikleri çıktı. Yine demedik diye yalan söylediler. Bunlarla birlikte olmanı sana yakıştıramıyoruz. Batılı destekleme hoca efendi. Efendiyi kurtarmaya çalış. Bu mesajları hürmetle ellerden öperim diyerek hocalarımıza atmanızda fayda görüyorum. Sizce uygun mu?

  113. 42:21

    Atıyorsunuz ikide bir karınıza kırk tane mesaj atıyorsunuz günde. Bir tane de hocanıza atın da bu adamlar bizim hocalarımız. Biz bunları atamayız da satamayız da. İkaz edelim öyle mi? Hazreti Sıttık dedi yanlış yaparsam ne yaparsınız? Sahabe-i Kiram çıkarttı kılıçları. Böyle yaptılar böyle. Kılıçlarla seni yola getiririz dediler.

  114. 42:43

    Ebubekir Sıttık diyor bunu. Sahabe bunu diyor. Onun için sahabe oldular. Bizim gibi yalaka dalkavuk olmadılar. Herkese ne yaparsan doğru yaptın hocam demeyin. Yanlış yaparsan bana da deyin. Bak kılıçlarla ben de size diyorum kılıçlarla bıçaklarla doğrultacak halimiz yok birbirini. Mesajlarla doğrultalım öyle mi?

  115. 43:02

    Yorumlarla doğrultalım. E onu da mı yapamıyorsunuz kardeşim? Bu kapının selameti için bu hocalarımızın ehl-i sünnette birleşmesi için efendiyi kurtarma usulünde herkes bir olsun. Burada bir yanlış var. Allah bu yanlıştan bunları döndürsün. Lanetçi değiliz. Bedduacı değiliz. Ama efendinin kurtulması için duacıyız.

  116. 43:25

    Bu iş için ne lazımsa Allah takdir eylesin. Rabbim efendi ağzından bir an evvel ehline teslim eylesin. Kadrini bilmeyenlerden halas eylesin. Amin. Allahumme salli ala seyyidina Muhammed ve ala alihi ve sahbihi ve sellim.

  117. 43:48

    Bismillahirrahmanirrahim. Ve vela Risale-i Kudsiyeden Efendimiz Hazretlerimizin usulü üzere bir beyt okuyalım. Evet. Sakınna mühreme bakma göz atma. Budur redde sebep gafletle yatma. Degi münkirleri esrara katma. Degi müminleri buhtanla satma. Edeptir yol. Asıl hakka gidelim. Cemali ve kemale seyredelim.

  118. 44:24

    Yani üç satırlık bir şey ee üç cid kitap olur. Büyük Şeyh Efendi Hazretleri neler buyuruyor burada? Buyuruyor ki Sakınna mühreme bakma göz atma. Yani sana helal olmayan hanımın değil ondan sonra helalin değil yabancı birinin kızı birinin hanımı birinin kardeşi neyse illaki her kadın kız birinin kızı yani.

  119. 45:22

    İslam'ın bütün hükümleri yerindedir ve geçerlidir ama ve lakin bugün cariyelikle ilgili bir husus dünyanın hiçbir yerinde vaki değildir yani bir insan Allah muhafaza etsin kalkıp da bir yabancı diye, Rus diye bir kadına efendim para verip, ilişkiye girip ne olacak? bu cariyemdir benim diyebilir mi? diyemez, bu ne olur?

  120. 45:48

    aynen zina olur hiç zinadan farkı var mıdır? yoktur çünkü sen nasıl cariyen oluyor ya? evinde çalıştırdığın Allah muhafaza, duyuyoruz yani Suud'da da çok sıkıntılar duyuyoruz her yerde duyuyoruz o Filipinliler şimdi mesela Suud'a alınmaları yasaklandı yani hizmetçi olarak e çünkü şerata uymuyor ya bir kız çocuğu hizmetçi diye geliyor Endonezya'dan, Filipin'e

  121. 46:11

    onlar da gariban Müslümanlar Kabe'yi göreyim, bir ömre yapalım diye geliyor e geliyor insanın evinde hizmetçi oluyor ondan sonra Allah muhafaza etsin buna cariye muamelesi yapılıyor ondan sonra çocuk, çocuğa kalmış Filipinli bir hizmetçi kız şimdiki çocuk bu evin babasından mı, oğlundan mı? o da belli değil durumu görüyor musunuz?

  122. 46:33

    Kabe'yi tıklayan giriyor e şimdi bu olur mu? Harem-i Şerif'te bu olur mu? haremeyni, muhteremeyni de ama onun için şimdi hükümet orada da tabii bu işçiyi, şeyini Filipinlerden almayı yasakladı şu anda, yasaklamış yasaklasın yani çünkü böyle şey olabilir mi? bir defa mahremsiz mahremsiz seferi mesafe harem oradan başlıyor ondan sonra burada duruyor burada nasıl durur bu?

  123. 46:57

    mahremsiz mesela sizin evlerinizde diyelim ki senin hanımın yaşlandı, hastaydı ameliyat oldu, bir tane kadın geldi efendim temizlik yapmaya e senin o kadınla tek o evde kalman caiz mi? senin hanım da gitti komşuya seni bıraktı evde, temizleyici kadınla beraber bu halvet olur, haram olur yahu bu kadınlar da dikkat etmediklerinden şerate işte kocaları da helak oluyor

  124. 47:22

    kendileri de helak oluyor evvela kadınlar bu işi sıkı tutması lazım ne var ya bu kadın temizleyici yaşlı kadın, çirkin, bilmem ne ulan nefsin çirkinin yaşlısı var mı? her düşeni bir kapanı bulunur diye kaide koymuşlar sen deli misin? bu nefis çok tehlikelidir derdi efendim baba o anda şeytan nefis şeytan bir süsleme yapar diyor Kur'an söylüyor onun için

  125. 47:47

    harama gitmemek lazım, yani burada bu kadın duruyor evde camı siliyor ne var ya ben de gittim komşuya e kocan evde veya oğlun evde oğlun evde kardeşim sen niye gidiyorsun yalnız bırakıyorsun öyle mi? hatta onu görüştürmemen lazım ne demen lazım? işte efendi sen şu odaya geç bu oda temizlenecek mecbursan yani kendin temizleyemiyorsun geçirirsin öbür odaya kapatırsın kapısını

  126. 48:12

    orayı temizler sonra geçer bu odayı temizler şerat budur, öyle mi? sen onu ne görüştürür e ben de evdeyim görsen ne olur? kahvaltıya çay getiriyor olmaz nasıl çay getiriyor ya kalk sen getir kendi alsın kadın niye çay getirsin senin kocana ya onun için bak namerime bakma diyor sana bakma diyor sen gidiyorsun hizmet alıyorsun ya olur mu?

  127. 48:35

    göz atma e ben bakmıyorum o çayı getirsin koysun öyle olmaz benim kalbim temiz İslamiyet senin kalbine göre inmez İslamiyet genele göre şimdi bak bu bir kadın var ya katilleri buluyor iki de bir neyse bana ne ne espri söylüyorsunuz ya Allah Allah siz de kadınları ezbere biliyorsunuz ya mübarek adam

  128. 48:59

    şimdi ha kadın orada efendim katil yapıyor bir şeyler bir şeyler kadın şimdi açıklama yapıyor diyor ki ya diyor şeker verecek diye diyor sakın diyor adamların peşine gitmeyin yani çocukluğunuzu göndermeyin diyor kaç yaşında çocuk öldürdükleri şimdi? üç buçuk biz deseydik ki üç yaşında üç buçuk yaşında çocuklar erkeklerin elini öpmesin erkeklerin kucağına oturmasın deseydik

  129. 49:24

    ne derlerdi bize? uuu hangi mağaradan çıktın falan numaralı mağaradan bunlar efendim sen öyle derdi bunlar sivri uç derlerdi bize hangi mağaradan çıktın halbuki İslamiyet ne diyor? Kur'an okutacak olsa bile hoca kız çocuğunu okutmasın öyle mi? kız çocuğunu kim okutsun? kadın hocalar okutsun Kur'an bile ya Kur'an bilmeden çocuk nasıl yetişecek ya farz yani namaz kılacak farz

  130. 49:51

    o farzı bile İslamiyet bir meseleye bakar burada bir tane olay oldu mu o bir tanenin kimden olacağı belli mi? belli değil İslamiyet'te ne yapar? set denli zerâya usulü fıkıh kâidesidir sebep olacak olayların kapısını kapatmak için sebepleri de yasaklar öyle mi?

  131. 50:40

    şimdi sen bir kadınla bir evde yalnız kaldın burada illa senin buna bakman, tutman, zina etmen icap etmiyor belki çok kalbi temiz adamsın on sene bir karıyla aynı odada kalsan belki de ona dokunmayacak adam var var yani böyle düzgün insanlar yok mu? ama İslamiyet ona bakmaz neye bakar? madem hadis-i şerifte buyuruyor bir adam, bir kadın bir yerde yalnız kaldı mı tek

  132. 51:04

    üçüncüleri şeytandır ona bir şey götür o adam seni çok beğendi ona da gider vesvese verir kadın seni çok beğendi hadis bu, sahih hadis bu zaman ne oluyor? kadın erkek bir yerde halvet tek kalması haram ama ben zina etmedim bir şey etmedim kadın ellemiyorum niye haram olsun? sebep olacak şeyi kapıyı kapatmak için haram yani zina haram e peki ben zina etmedim

  133. 51:30

    burada ikimiz duruyoruz niye haram oldu şimdi? harama götürecek sebep olma tehlikesi taşıyorsa o da haram anladın mı? ya mesele bu yani şimdi her şeyi illa zina gibi, içki gibi değerlendirmeyin onlara alet olanlar da var sebep olanlar da var onun için sakın namahreme bakma göz atma bakmadın mı rahat olursun baktın mı vesvese başlar öne baktın, görmedin

  134. 51:58

    yandan geçti, sağından geçti falan hiç vesvese olmaz bir kere baksan ondan sonra nefis şeytan yorumlar yapmaya başlar yaşlı mıydı, genç miydi, güzel miydi şu muydu, bu muydu ondan sonra der ki köşeyi dönmeden bir daha bak çünkü bir ilk bakmasaydın okuyamamıştın yani korunmanın usulleri sakın bakma diyor budur reddet sebep, gafletle yatma efendi seni derdi bu

  135. 52:24

    ikisi de buraya mütealliktir derdi yani budur reddet sebep yani Allah'ın manevi huzurundan kovulmana sebep olur bir de diyor gafletle yatma ikisi de Allah'ın huzurundan reddettirir seni namahreme baktın mı diyor yani diyelim ki tarikatta şu kadar ders yaptın seyri sülükte şu kadar ilerledin falan filan hani bir manevi aşama seyri sülükte kat ettin

  136. 52:47

    fakat bir namahreme bakmakla diyor reddolursun diyor yani şimdi bu kadar emek bu kadar senelerdir hepimiz kendimize göre bir çabalıyoruz karınca misali düş kak düş kak ama e şimdiki lüzum yok yani el alemin karısının arkasına zaten bakmakla ne fayda temin edeceksin ancak fitne fesat kalbin çürüyecek reddolacaksın yani doymayacak sofraya oturma diye de bir laf var

  137. 53:11

    bundan sana bir fayda yok bundan sana ancak fitne fesat var sen bunla evlenmek için mi bakıyorsun e yo o zaman hiç şahit değil hani insan görücü olur evlenmek için müsaade var bakarsın bu fıkıhta müsaadesi var öbür türlü niye bakıyorsun fayda yok sana evlenecek değilsin bir şey değilsin ne lüzum var el alemin karısının kızını düşünesin aklına gelsin

  138. 53:33

    adam kırk sene evvel bir kadını görmüş sokakta yani kırk sene sonra bir hafıza var ya insanda hafızayı mütehayyile hayal gücü yalnız efendiye rabıta yap diyorsun adam efendi elli senedir görüyor rabıtada yine efendiyi bir kere gözünün önüne getiremiyor hayır ya onun için ama bir karıyı kırk sene evvel görmüş bugün gibi canlandırıyorum diyor adam çünkü o hayal gücünü hafıza da

  139. 53:57

    şeytan ve nefsin yardımı var orada orada hemen tak resmi önüne getiriyor hani facebook'ta bir resim arıyorsun anladın mı? kırk sene bulamıyorsun arşivde bir de bakıyorsun tak birden önüne gelmiş nefis şeytana Allah böyle fırsatlar vermiş imtihan tak aklına getiriyor onu ya onun için reddolursun diyor sakın bakma diyor ikinci gafletle yatma diyor gaflet şu yani zikirsiz

  140. 54:21

    uyumadan mutlaka bir zikir zaten 33 Sübhanallah 33 Elhamdülillah 34 Allah-u Ekber Efendi Hazretlerimizin tatbik ettiği bir sünnettir ve bunu yapan zaten Allah'ın izniyle yeri göğü sevap doldurmuş olur ve günlük dosyayı hesabı kapatmış olur. Sübhane Allah, şu mektubat İmâm-ı Rabbânî Hazretleri böyle buyuruyor.

  141. 54:38

    Sübhanallah Sübhane Allah derken yaptığın kötü işlerden Allah'a tenzih, o günkü işlerinden. Tenzihe niyet edeceksin. Elhamdülillah derken yaptığın iyi işlerden dolayı Allah muvaffak etsin. Allah muvaffak etti. Hani o gün namaz kıldınsa, oruç tuttunsa illa müslümanız, bi' ihvadette yapıyoruz. Onlardan dolayı da Allah'a hamd edeceksin, kendinden bilmiyorsun.

  142. 54:58

    Rabbim tevhidini refik etti. 34 Allah-u Ekber'de de o namazın tesbihi gibi değil. 10'da 100'e Lâ ilâhe illâhe Tevhû ile tamamlıyor. Bunda 100'e 34. ile tamamlıyor. 34 Allah-u Ekber ile de neye niyet ediyorsun? Yarabbi ben seni tenzih ettim, hamd ettim ama sen benim tenzihimden de, hamdimden de daha büyüksün.

  143. 55:18

    Hiç yakışmadı sana yaptığım tespih-i hamd. Şu kadar bir şeyi kafanızda tutamaz mısın? Mahmur Abba Hazretleri'nin tespitidir bu. Yani Muhyiddin-i Arabi Hazretleri öyle buyurdu diyor. Herkes, efendim, meşayıktan hepsi yattıkları zaman o gün yaptıklarını bir muhasebeye çekermişler. O hesabı yaptıktan sonra istiğfarlar şeyler, öyle uyurmuşlar.

  144. 55:40

    E şimdi biz yattığımız zaman kalktığımızdan yatana kadar yaptıklarımızı bir hesaba çekelim desek, neler konuştuk, neler dedik. Biz, meşayık az konuşur, az yer, az içer. Onun için hesapları kolay. Şimdi biz bir hesap yapacak olsak sabaha kadar uyumamamız lazım. Hesap bitene kadar sabah olur, hadi kalk.

  145. 56:00

    Çünkü neden? Çok iş yapıyoruz. Çok konuşuyoruz. Her konuştuğumuz lafın bir hesabı var. Bu gıybete mi girdi, bu dedikoduya mı girdi, bu iftiraya mı girdi, bu malayaniye mi girdi falan. Bir muhasebe yapsan sırf konuştuklarımızın hesabı bitmeden sabah olur. Onun için zor iş. Bir de Muhyiddin Arabi Hazretleri eklemiş ki ben diyor, diğer meşayıktan daha fazla ilave yaptım.

  146. 56:22

    Ne yaptınız demişler Efendi Hazretleri. Ben demiş o gün kalktığımdan yattığıma kadar aklıma neler geldi, kalbimden geçenleri de muhasebeye tuttum. Kalbinden geçenin haddi hesabı var mı ya? Biz yaptıklarımızın hesabını bir sabaha veremeyiz. Kalbinden geçen ne demek ya? Kalpte, saniyede neler geliyor, geçiyor?

  147. 56:41

    İşte Muhyiddin Arabi kalbe de öyle hakim. İmam-ı Rabbani Hazretleri de buyuruyor ki ben de size diyor bir usül öğreteyim. Eğer ki diyor sünnet-i seniyye ile amel ederseniz bu 33 Sübhanallah ile yaptığınız kötü işler hani aklınıza hepsi gelmese de toptan bir ya Rabbi tenzih ederim, sana hiç yakışmadı bu işler.

  148. 57:01

    Sana yakalandım, senin gördüğün yerde yaptım. Pişmanım manasını taşıyor. Elhamdülillah da namaz kıldım, oruç tuttum sana, zikrettim, Sübhanallah ve hamdini çekiyorsunuz mesela şimdi bu saate kadar hepiniz bir şeyler okudunuz. Ya Rabbi hamd olsun sana ben

  149. 57:15

    şimdi bu gece yatarken o hamdi yaparken diyorsun ya Rabbi pazar sabahına nasip ettin gidip sohbet yaptık, işrak kıldık, kuşluk kıldık hamd ediyorsun. Allah-u Ekber'e de geldiğin zaman ya Rabbi benim ne tesbihim yakıştı sana ne hamdim yakıştı sana, hepsinden büyüksün ya Rabbi, hiçbir şeyim layık değil senin Cenabına.

  150. 57:32

    Bu manaları mülaza ederseniz diyor yani Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin o fikri özetle diyor siz de tatbik edebilirsiniz diyor yani mektubatta. Onun için budur redde sebep gafletle yatma diyor. Gafletle yattığın zaman yani bu muhasebeyi yapmadığın zaman oradan da redde olursun. Bak zikirle yatın Estağfurullahel Azimellezî La İlahe İllâhu El Hayyel Kayyume Ve Tübü'yle en azından

  151. 57:58

    üç kere okusa diyor Tirmizi'de geçiyor hadis-i şerif Huviratlev Zünubu, bu yatmadan evvel üç kere okusa diyor. Yani namazdan sonra Estağfurullahellezî diyorsunuz ya onda El Azimek fazlası var. Şimdi rivayetlere dikkat edeceğiz. Namazdan sonrakinde El Azim yok. He okursan ne olur? Zararı olmaz. Ama yatarkenki hadisteki ne var?

  152. 58:21

    Estağfurullahel Azimellezî Rivayetlere dikkat edeceğiz. Boşuna buyurulmadı bunlar. Orada El Azim'i demesen o fazileti alamazsın. Çünkü orada El Azimli geçiyor. Estağfurullahel Azimellezî La İlahe İllâhu El Hayyel Kayyume Ve Tübü'yle O büyük Allah. Kendinden başka hiç ilahı olmayan Allah. Hay olan Hayatı kendinden olan Kayyum her şeyi yöneten, idare eden Allah.

  153. 58:47

    O büyük Allah'tan af istiyorum. Çok günahlar işledim bugün zarfında. Ve Tübü'yle O'na tevbe ediyorum. Üç kere okursa Ghufirat lehu zünubu ve lehu kânet Ekferam zebedil bahar Deniz köpüklerinden çok da olsa bütün günahları mağfiret olunur. Bu hadis Tirmizi'dedir ve sahihtir. Şu kadar bir şey yapamıyor musunuz yatmadan?

  154. 59:07

    Ya öyle bir uyku ağır basıyor ki. Ha bu gece yine böyle biraz da tedavi oldum, bir şey oldum. Her tarafım telledim, döküldüm ha böyle yattım. Yahu çenem açılmıyor bir Estağfurullah diyeceğim. Ulan ne şeytan var ya başımızda ya. Desen ki geliyor böyle ahtopot gibi sarıyor. Hanımla konuşsan yarım saat dır dır dır yapabiliyorsun.

  155. 59:31

    Yattığın gibi yahu bir Estağfurullah de. Ağzımı açamıyorum diyor. Hacı Cevdetler rahmetullahi aleyh Kabrin nur olsun. Çok mübarek idi. Onunla ev gelirdik giderdik sabahlara. Öyle derdi hacı dede. Yastığa yarım metrekala uyuyorum. Ya nasıl okuyacağım ben? Hacım tarikat elinin halleri var. tarikatın elinde halleri vardır, mürâkabe, ders falan

  156. 59:49

    Kardeşim tarikatın elinde halleri vardır, mürâkabet, ders veren hali, onlar hep huzur üzereydiler mübarekler. ama şimdi kardeşim iki dakika evvel dır dır dır dır kavga çıksa karıyla sabaha kadar çatışabilirsin bak o kadar mücadelecisin. iki dakika sonra bu Estağfurullah'ı niye okuyamıyorsun yani bu kadar açık bir nefis şeytan tasallutu altındayız yani

  157. 1:00:11

    hani ne diyorum mengene lazım çenemi açmak için yani böyle bir alttan bir üstten demirle çekeceksin ya zor okudum üç kere Estağfurullah'ı Peygamber Sübhanallâhu Aleyhi ve Sellem'i izleyen o çok önemli benim için o dualarım kitabında var işte düşmanlarına galip uzun ömür rızık bolluğu hepsi de bana lazım oradan onu da ya onu da okumadan yatma âmet dedim falan

  158. 1:00:31

    ya zor bitirdim uyumuşum gitmişim üçüncüyü okuyabilmiş miyim onu da hatırlamıyorum şu an ya Allah Allah niye okuyamıyoruz ya bak dualarım kitabında cep yaptık o küçük cep de küçücük cebinizde taşır yatmadan okunacaklar bölümü var koca kitaptan arayıp bulamıyorsun çünkü kitapta hadisin var lafzı var manası var kaynakları var o zor oluyor

  159. 1:00:51

    yani yatmadan okunacaklar kitapta on sayfa çevir çevir zor küçücük bir cebe koyduk onu sırf Arapçasını koyduk manayı da koymadık faziletini de koymadık çünkü sen burada oku faziletini arkadan numaraladık on yedi numara arkaya açarsan on yedi de görürsün faziletini bu üç dakikanızı almaz yatmadan o cep kitabı yanda olur açarsın yatmadan okunacak hepsi hadis sahih hemen okursun

  160. 1:01:19

    efendim beş dakika içinde sünnete tam bir ittiba üzere yatarsın ve o uykudan sonra kalktığın zaman durumuna bak eğer ki gafletle yattımsa ben bunu tecrübe ettim mümkün mertebe bir istiğfara en azından yapmaya çalışıyorum en azından ama oldu ki yapamadım etmedim sabaha bir kalkıyorum tulum gibi leş gibi bakıyorum niye ben bu kadar ağırlaştım ya çünkü gafletle yattım

  161. 1:01:46

    hele bir de film başında sızarsan dizi seyrederken bilmem ne seyrederken uyursan sen nasıl kalkarsın? cehennemde kalkarsın yani gafletle yatma reddet sebeptir diyor onun için şu kadar bir zikirle insan kendini yine günlük günahlarımız var ama şu kadar bir zikirle yatmadan toparlama süreci mesela bin kere La ilahe illallah dese diyor meşayih ittifak etmiştir bunda yatmadan evvel

  162. 1:02:13

    bin kere nasıl? bin kere La ilahe illallah on beş dakika tutar en hızlı desen ne var bunda? eğer diyor bin kere La ilahe illallah zikrini yapıp da yatarsa ruhu arşta geceler diyor arşta sen de diyorsun ki ben miraca nasıl çıkayım aha sana arş neresi? miracın en üstü arş son durak aha bin kere Kelime-i Tevhid oku Muhammedun Resulullah yüz başında bir kere dersiniz

  163. 1:02:46

    La ilahe illallah bin kere dedin ya hoca bende işte ben şimdi gusül icap etti söylemesi ayıp ee şimdi kalkıp da gusül edersem uykum kaçar ben gece kalkıp da yıkanacağım yıkan e ben şimdi bu bin kereyi diyebilir miyim? diyebilirsin çünkü Kelime-i Tevhid zikrinde abdest de şart değil gusül de şart değil şart değil olursa eftal olur zikredebilirsin peki gusül icap etti

  164. 1:03:12

    aleyhisselam da geldi diyebilir misin? dur bir kusur edeyim Kelime-i Şehadet getireceğim seni mi bekler? hemen Kelime-i Şehadetini getir imanlı git ya bir insan gusül icap etmişken de ölebilir ne var? kafir mi ölmüş oluyor? haşa murdar mı? mümin murdar olmaz bunu bil tamam mı? sahabe-i kiramdan biri Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem musafa ederken geldi sıra ona elini çekti

  165. 1:03:37

    dedi niye? utandı dedi ya Resulallah gusül icap etmiş bana durumda o zaman suda zor bulunuyor dedi ben dedi şu anda tabii gusül edemedim uzat dedi elini ne var dedi innel mü'mine lâ yencûs mümin asla necis olmaz pis olmaz anladın mı? kafir kırk kere gusül etse temiz olmaz mümine kırk kere gusül icap etse necis olmaz bu işler böyle yani şeriatı iyi bilin mesela kalktın sahura

  166. 1:04:05

    on beş dakika var imza yemek yersen gusül icap etti gusül imzaktan sonra yakalıyor anladın mı? yok efendim gusül edeyim dersen iki üç dakikada zor bir şey yiyebilirsin halbuki oruç tutacaksın İslamiyet sana ne diyor? elini ağzını yıka diyor fıkıhta Halebi dedi yemeğini afiyetle ye diyor imzaktan sonra da işte daha sabah namazına kadar payın var kalkarsın gusülden öyle mi?

  167. 1:04:35

    hamsofluğun lüzumu yok Adamazan'da sohbet ediyorum o zaman da kadınlara hususi sohbetler ederdim perde arkasından Efendi Hazretleri kendisi perde kullanmazdı sonra Sonra, bana da demedi perde koy. bana Gözümüzü zaten kapatıyoruz, hiç gözümüzü açmıyoruz. Sonra İhsan Efendi hocamız rahmetullahi aleyh, geldi dedi ki bir tek sana izin var dedi, Efendi'ye.

  168. 1:05:00

    Onda çok Efendi'den azı vardı. Hala Haydar Efendi babadan olduğu için Efendi'ye senin bu ne güzel şeriki arkadaşın buyurmuş. Onun için İhsan Efendi'nin konuştuğu lafı kimse konuşamazdı. Geldi dedi, Efendi Hazretleri'ne. Dedi ki sen, Efendi Hazretleri, bir tek sana izin var dedi. Yani yüzünü kadınlara gösterme.

  169. 1:05:21

    Buna bakmıyor musun dedi bana. O zaman gencim tabi. 20 yaşlarına mı neyim? Yahu dedi buna bakmıyor musun? Bu dedi, bu gözünü kapatıyor. Kadınlar buna bakıyor dedi. Olmaz dedi. Perde koyacak. Senin yerine vaaz eden diğer hocalar da pazartesi kadınlara, Efendi bir yere gidince Hilmi Hoca, işte Bayram Hoca, birileri vaaz ederdi.

  170. 1:05:40

    Onlar da perde koyacak dedi. Ondan sonra perde çekildi. Efendi'den hariç hocalar kadınlara perdesiz konuşmaz. Efendi Hazretleri'nin kaidesi budur. Bu kaideyi Efendi kabul etti. Tamam dedi, böyle olsun. Hoca da rahat olur. Gömleğinin sıcaklaşsa gömleğin düğmesini açamaz, bir şey edemez, kitaba bakamaz.

  171. 1:05:58

    O perde çekince ne rahat ettik yani. Senelerce perde arkasından sohbet ettik. Adapazarı'na sohbet ediyorum. Perdenin önünde de çok izdiham var orada. Mekke mescidinde. Yaşlı neneler, onlar önü kaparlar hep. Önde oturuyorlar. Ben de bunu dedim. Ramazan idi. Dedim böyle bir durum olsa evvela yemeğinizi yiyin, ağzınızı kıyıp kuşledin.

  172. 1:06:19

    Ben de hiç öyle tepki beklemiyorum. Nenenin birisi oradan dedi ki o kadar da ileri değil. Ya bu neneler ne Halebi'ye bakar, ne mültekâya bakar yani. Nene bu yani. Yani demek istiyor ki ne tahammül veriyorsun? Gitsin kuşletsin, yemiyorsa aç tutsunlar. Bizim oflu nenelerin mantığı budur yani. Fakat tabii onların da halini hoş görüyoruz.

  173. 1:06:46

    Hakikaten takvalıkları çok kuvvetlidir. Acayip! Yani bunlar Efendimiz'in usulünde iyi, sağlam tutarlar. Orada da çok güzel sıkığı yaparlar. O sıkığı yapmanın da faydaları var. Onlara da laf etmiyorum ama fıkhı bilin diye konuşuyorum. Onun için bin kere La ilahe illallah desen diyorum. Yani sen burada desen ki ya kusur icap etti ama ben bunu demeyeyim.

  174. 1:07:09

    Yine diyebilirsin diyorum. Çünkü tevhid iman kelimesidir. Zikir için ne diyor hadis-i şerif? Sübhanallahü'l-hamdü lillah ve la ilahe illallah ve Allahu ekber. 4 kelime var. Tesbih, hamd, tekbir, tevhid. Bunlar efendim ehabbül kelam ilallahı erbaun. Allah'ın en sevdiği kelam 4'tür diyor. İşte tesbih namazında okunan.

  175. 1:07:34

    Allah'ın en sevdiği kelam 4'tür. La estaghne anha cünübün. Cünüp de olsa adam bunları okumadan duramaz diyor. Cünüp de olsa bunları okusun, devamlı okusun. Yani zikirsiz kalmamak meselesi. Anladın mı? Ama biz zaten 3 saat, 5 saat zikirsiz durabildiğimiz için nasıl duruyoruz? Balık kaç dakika sudan çıkıp da durur?

  176. 1:07:55

    İnsan kaç dakika nefes almadan durur? Peki sen zikirsiz nasıl duruyorsun? Hiç durmamak lazım. İmam Şafii Rodiallah berbere gitti. Dudaklarını yaparken yine zikrediyordu. Dedi Efendi Hazretleri biraz sessiz olsanız da dudağınızı keseceğim. Kes dedi. Gaflet etmektense kesilmek eftaldir dedi. Koca müçtehit.

  177. 1:08:19

    Buna hamsofu diyebilir misin? Hamsofu diyebilir misin yani? Mezhep sahibi. Bu meşhurdur yani. Onun için hani ben sana demiyorum sen İmam Şafii mertebesinde değilsin. Belki onun berberi dikkatlidir. Senin berber keser doğrar yani. Onun için sen berberde de ağzını, dudağını okuyorsan okuma. Ben sana oku demedim, yanlış anlama.

  178. 1:08:38

    Ama cünüp bile olsa bu kelimeleri söylemeden durmasın. Bu ne demek? Hiç zikirsiz kalmayın. Onun için gafletle yatma. Zikirsiz yatma. Efendi Hazretleri şunu da buyururdu. Yahu yatmadan evvel okunacak hadislerde 10, 15, 20, belki 30 rivayet var. Bir de Efendi Hazretleri birçoğunu yapardı. Fakat derdi ki yani kolaylık olsun.

  179. 1:08:58

    Bir tanesiyle amel etseniz sünnet yerine gelir derdi. Çünkü rivayetler uzarsa Hiç olmazsa gafletle yatmamış olursun. Ama hepsini yapsan eftal olur. Ya ben diyorum sana orada baksan hepsini yapsan da ben 2-3 dakika tutmaz yani. Hadisleri toplamışız orada. Ha tabii ki bütün hepsini toplamış değiliz. Yeni kaynaklara bakıyorum şimdi, baktım.

  180. 1:09:21

    Yeni yeni neler gördüm şimdi. Yani dünya kadar kaynak var. Hepsine bakmamıştım o zaman 25 sene evvel. Onun için onların ikinci citte ilave edeceğim mesela. İsteyen yine amel eder. Belki bir adam meraklıdır. Bütün rivayetleri gördüklerimizi yapayım diyor. E ben onun da niye ameline mani olayım? Onun için yazmakta fayda var.

  181. 1:09:39

    Sünnet. 4000 sünnet. Toparlandı. 4000'i de aşkın. Zaten 4000 değil, 4000'e aşkın. İşte onu da bakalım kaç sene sonra biraz uğraşacağım da. Kaynaklarıyla, hadisleriyle 4000'den fazla sünnet bulduk, topladık elhamdülillah. Şu anda toplandı. Dün gece itibariyle kesin çalışmamız bitti. 4000 sünnetin kaynaklarıyla kaynaklarıyla, o mesele kaynakları kaynaksız ben de yazardım.

  182. 1:10:08

    Kaynaklarıyla topladık elhamdülillah. Dua edin, onu bir an eve çıkaralım inşâAllah. Evet. Yani sünnet-i seniyyenin sonu yok yani. Kâinatın Efendisi Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem hep zikir üzere olduğu için. Bu iş başka bir iş. Onun için sahabe-i kiram bizim gibi oturup tarikat dersi yapıyorlar mıydı? Ya tarikat dersi niye yapsın?

  183. 1:10:28

    Her dakikaları Mevla ile zikir üzere. Sana 24 saat kafil olduğun için bari 2 saat, 3 saat otur da şurada zikret, zikre alış diye sana tarikat dersi verdiler. Sahabette tarikat dersi ne arar? Mevla'ya ulaşmış zaten. Sıralı zikir. Sen onların zikrine dayanabilir misin? Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem bir teheccüd kuluyor.

  184. 1:10:49

    Sen diyorsun, Rasûlullah kaç zekât kılıyordu? 8 Vitirlende ne etti? 11 Sen de diyor, aha! Ben 12 kuluyorum ya, Rasûlullah niye 8 kuluyor? Görüyorsun cahil ecel adamı. Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem 8 kılıyordu, nasıl kılıyordu? 4 saat sürüyordu. 4 saat. Bekara Sûresi, Âl-i İmran Sûresi, Nisâ Sûresi, bu Sûreleri tertil üzere okuyor bir de, tertil üzere.

  185. 1:11:18

    Kaç yüz, 4-5 yüz? 5 yüz, tertil üzere okuyor ve dua ayeti geldiğinde dua yapıyor, istenici ayetinde isteyiyor, sığınma ayeti geldiğinde azap ayeti sığınıyor, dualarını tatbik ederek de gidiyor ve böylece. Sonra bitmedi. Bunlar 8 rekatı bahsetmiyorum, 1 rekat da bu. Bu 1 rekat, rükûa iniyor, ayakta durduğu kadar rükûda duruyor.

  186. 1:11:44

    İki secdenin ikisinde de ayakta durduğu kadar, yarım saat, 1 saat. Onun 2 rekatı seni kıyamete kadar bütün ümmetlerin kıldığından eftel. Onun için her şeyi rekatla, sayıyla sınırlamayalım. Sana verilen tarikat dersinin sayısı mühimdir. Sayı, anahtarın dişlisi, şifreleri gibidir. O sayı mühimdir. Ama sana tarikatı niye vermişler?

  187. 1:12:04

    Zikre alış diye vermişler. Esas zikir o tarikat dersiyle sınırlı değil. Hakikat zikir, bilâ keyfdirme Allah. Şekilsizdir Allah ile zikir. Yani o senin, Hurşt Efendi'nin tabiriyle rahmetullahi aleyh, motoru çalıştırma meselesi. Sen derdin motoru çalıştır, yani tarikat derslerinin motoru çalıştırma. Çalıştıktan sonra o gazlan, o motor çalışır gider, anladın mı?

  188. 1:12:29

    Çünkü senin motor durmuş, küflenmiş, paslanmış, kalp çalışmıyor. Kalpte faaliyet yok. Zikir, zikir, zikir o tarikat dersi 5000 diye en az. Çünkü en az 5000'den aşağı hararet olmuyor. Sıcaklık olmuyor. Yani Hurşt Efendi tabiriyle motor çalışmıyor. Ne zamanki 5000 zikir yapıyorsun, ondan sonra bile uyanmaya başlıyorsun.

  189. 1:12:50

    Göğe bakıyorsun, Allah Allah tefekkür ediyorsun. Yere bakıyorsun, Allah neler yaratmış demeye başlıyorsun. Evvelce göğe bakıyorsun, yarın hava açık mı pikniğe gideceğiz diye bakıyordun. İşte efendim, veyahut da trene bakan, affedersin, öküz gibi bakıyordun. Memlekete, dünyaya. Değil mi? Bu zikri yaptığın zaman tarikatınla çalıştığın zaman ne oluyor?

  190. 1:13:09

    Bir tereyağı gülüyor, Allah Allah! Bir tereyağı gülür. Allah Allah! Bu tereyağı önüme gelene kadar nerelerden, ne emeklerden, ne ne hayvanlardan, ne yayıklardan, ne şey derler. Değil mi? Geldi buraya. Mevla nasıl yarattı bunu? Bunda bir damla kan yok, bunda bir damla gübre yok. Bu süt nereden çıktı, bu Bu hayvanın karnı gübre mi?

  191. 1:13:26

    gübre dolu. Nasıl değmedi, bulaşmadı bir şey, falan, falan, falan, falan. İşte Efendi Hazretleri'nin sofrası öyleydi. Bir kere gafletle yemek yiyebilir misin acaba efendi de? Küçük çocukluğumuz onun sofrasına geçti yani. Yani oturursun, zaten iki tabak yer, iki tabaktan da kaşıkla alır, tek başına tabak yok.

  192. 1:13:47

    Hiç tek başına tabak istemez. Ortaya konur, on kişilik, beş kişilik çorba veya lahanayı çok severdi. O, böyle ortaya koyar. Herkes ondan ne yapar? Kaşıkla alır. O arada kimin ne kadar çok yediydi anlaşılmaz. Ondan sonra efendi mübarek zaten az yer. Ama kardeşim, sen böyle iştahla yiyeyim diyemezsin.

  193. 1:14:08

    Çünkü orada bir başlar ayetten, hadisten. Mustafa abi de bulundu kaç defa sofrasına. Mustafa abi de, eski ihvanlar var burada bak görüyorum. Efendi Hazretleri'nin evine gitti insanlar, Sofrada hep huzur üzere, zikir üzere, böyle şur, şur, böyle bir yemek yok. Hemen ayete oku. İnsan yediği yemeğe baksın.

  194. 1:14:29

    Başlar ayet okumaya. İşte öyle bakarsın. Bakıyorum tabi hocaefendi, bakmadan yenir mi? Yoksa üstüme dökerim. Öyle bakmak değil. Öyle, inek de bakıyor, hangi ot daha taze diye derdi. Sen nasıl bakacaksın? Bunun suyu nereden? Tuzu nereden? Şeyi nereden? Sebzesi nereden? Hangi..

  195. 1:15:16

    şerbeti dıştan döküyorsun e bunun şerbetini kim döktü? içine kim açtı? demek yetişirken öyle yetişti e nereden geldi bu tat? bunları düşünün derdi, efendi baba böyle buyururdu derdi e bu işte tarikat dersinde çalıştıktan sonra ellezîne ezgurûne allâhı kıyâmen ve gu'ûden ve alâ cunûbîm zikir, zikir, zikir derdi kalpleri uyanmaya başlıyor kalp ise motor çalıştı o

  196. 1:15:43

    kalp uyanınca ne oluyor? ve tefekkârûne fî halkı semâvât vel ard göklerin, yerlerin nasıl yaratıldığını düşünmeye başlıyor göğe bakıyor Allah Allah yarabbim rabbena mâ halak lâ zâbâtilâ ey Rabbimiz sen bunları boşuna yaratmadın bizi imtihan için yarattın buradan ahirete gideceğiz nimetlerinden hesap vereceğiz sübhâneke biz seni boş iş yapmaktan tenzih ederiz fekmine âzâbennâ

  197. 1:16:07

    ben bugüne kadar zikretmedim, tarikat dersi almadım seni zikretmedim ondan sonra da kalbim uyanmadı göğe baktım, yere baktım bu kadar sene hiç seni düşünmedim, ibret almadım onun için bizi cehennem azabından koru biz cehennem odunu olmayı hak ettik demeye başlıyor o zamana kadar bir kere böyle laf aklından geçmez çünkü uyanmamış uyanmadan ne söyler?

  198. 1:16:30

    uykudaki adam konuşursa ne söyler? hezeyan eder yani uykudaki adamın konuşmasından sen ne anlarsın? bazı konuşuyoruz işte hanım duyuyor, hanım konuşuyor biz duyuyoruz değil mi? hanım hanım bir şeyler yapıyor ne diyorsun falan diyorsun, bakıyorsun uyuyor zaten, ne diyor ki? anladın mı? biz uykuda adamlarız, bizim zikrimiz de böyle ee kalp uyanmadıktan sonra

  199. 1:16:51

    tarikat dersi onun için, seyrüsülük onun için lazım kalp uyanmadıktan sonra yaptığın La ilahe illallah, Sübhane Allah'taki ne oluyor? uykudakinin şeyi gibi oluyor kalkale-i lisan oluyor, laklaka-i lisan oluyor ne zaman kalp uyanıyor? zikir ayakta oturarak ve yatarak her halini kaplayacak o zaman tefekkür başlıyor Efendimiz Hazretleri ne kadar okurdu bunu

  200. 1:17:13

    yarabbim biz cehennemlik olduk ya niye cehennemlik olalım? hoca beş vakit namaz pulüverdiğimden on yaştan beri kılıyorum oruç kazam yok, namaz kazam yok hacca gittim, zekat borcum yok hiçbir borcum yok ben niye cehennemlik oluyorum? ama bu kadar göklere yerlere baktın bir kere Allah'ı düşünmeden tefekkür etmedin bu da seni azaba müstahak eder

  201. 1:17:33

    onun için bizi cehennem azabından muhafaza et böyle derler işte Nesef-i Tefsir'de anlatırdı Efendimiz Hazretleri evvelki ümmetler otuz sene itikaf yapıyor yani bizim Ramazan'ın son on günü onlardana kadar otuz sene mağarada hiç çıkmıyor ancak ot yiyor kazaya hacet yapıyor dereden su içiyor geri içeri giriyor ne kadın görüyor, ne anasını görüyor

  202. 1:17:56

    ne karısını görüyor, ne çocuğunu görüyor veya zaten çoğunun da çocuğu da olmayabilir onların şeratında evlenmemek de fazilet idi bizde değil ve otuz sene itikaf yaptığı zaman itikafı bitiyor ya biz on güne dayanamıyoruz on günde de bizim biliyorsun tabi evden beter yemekler, içmekler bir itikafa girdik Rize'de Hurist Efendi de rahmetli vardı

  203. 1:18:19

    koca mahfil var ha bu sizin mahfelden büyük Rasul Hoca'nın köyünde hocamızın yahu evvabini kılıyoruz akşamı kılıyoruz iftara yukarı çıkacağız bir çıktım yukarı mahfilde ayak atacak yer yok her yer yemek tepsi tepsi baklava bütün millet hocalar evliya almış işte itikafa girmiş diye bütün köylü baklava göndermiş ha böyle böyle tepsiler Lazların meşhur yahu yemeğe basacağız ya

  204. 1:18:41

    mahfilde yer yok ha böyle itikaf siz de yaparsınız değil mi? öyle değil işte hayvani gıda yemeyeceksin hayvani gıda yok sütlü yok Efendi Hazretleri itikafta süt süt mamulleri peynir et Efendi bunları yemezdi şimdiki itikaflarda bir öküz kesip getiriyorlar yani kuzu çevirme geliyor nasıl oluyor itikaf kardeşim biraz adabına rahat edeceksin Efendi Hazretleri de

  205. 1:19:08

    hayvani gıda yemezdi biz itikaf yaptık Efendi'den kaç kere he göklerin yerlerinin yaratılmasına tefekkür bu tefekkürü yapmadığı için 30 sene itikaf etti Beni İsrail'den bir mübarek zat 30 seneden sonra çıkınca üzerine kabul alameti olarak bir bulut gelirdi o bulut beyaz bulut gelirse eski ümmette Efendi Hazretleri derdi her şey açık olurdu

  206. 1:19:33

    bizim ümmette her şey gaybet intikal etti şimdi biz bir itikaf yapıyoruz kabul oldu mu olmadı mı bir alamet var mı? bir şey yok kendimize göre bir feyz bir şey belki anlarız ama Alamet gelmiyor Mevla'dan. alamet Gelmesin. Bu daha eftaldir derdi Efendimiz. Bizim ümmette işler gayba intikal etti. Eski ümmette kapısında yazılıyordu adamın.

  207. 1:19:55

    Melekler yazıyordu kudret kalemiyle. Kapıdan adam kalkıyordu, bütün millet bakıyordu komşusunun kapısına. Bu adam gece burada zina etti. Yazıyordu, melekler yazıyordu. Adam rezil oluyordu. insansa çıkamıyordu, o kalemle de silinecek bir şey değil. Kudret kalemiyle bu adam zina etti, Allah lanet etti diye kapısına yazıyordu.

  208. 1:20:12

    Bu sahihtir yani. bizim ümmette böyle bir şey olsaydı rezalete baksaydık İstihbarata lüzum kalmıyordu. Mitifes edebilirdik o zaman zaten. istihbarata lüzum kalmıyordu kim ne nane yemiş kapıda yazardı değil mi? polisler de kapıları kontrol etse kaydı hiç o kayıt şaşmaz çünkü Amerikan istihbaratı yanlış çıkıyor değil mi?

  209. 1:20:30

    vur diyorsun, vuruyorsun katırlar çıkıyor yani PKK'yı vurdular katırları vurduruyor çünkü neden? bizim orduyu şaşırtmak için istihbarat FETÖ'nün elindeyken öyle olmadı mı? katırları, matırları terörist olmayanları vurduruyor ki iç savaş çıksın sen Amerikan istihbaratına benzemezsin melekler geliyor yazıyordu kapıya bu şaşmaz idi onun için itikaf yapsa çıkıyordu çıktığı zaman

  210. 1:20:53

    başının üstüne bir beyaz bulut geliyordu o zat elhamdülillah diyor annesine gidiyordu evine elhamdülillah itikafım kabul oldu diyor bir genç itikafını bitirdi o zaman ömürler 30 sene bizim Ramazan'daki 10 güne tekabül ediyor yani beyaz bulut gelmedi çok üzüldü çok üzüldü, mahfu perişan oldu kabul olmadım diye doğru gitti annesine annesi de arife billah idi

  211. 1:21:17

    yani Allah'ı bilen makamda yüksek bir kadın dedi annene var eyvah ben yandım ne oldu evlat? dedi ki benim itikafım kabul olmadı beyaz bulut gelmedi oğlum dedi bir hesap et bakalım belki de bir günah yaptın anne yapmadım yaptın, yapmadın mutlaka bir şey yapmışsındır ya anne dedi ne insan gördüm gıybet edeyim ne kadın gördüm ne amereme bakayım ne haram yedim

  212. 1:21:39

    Allah'ın otu, Allah'ın suyu yani hiçbir şey yapmadım diyor ya dur dedi oğlum dedi sen hani dışarı çıkıyordun ya hacetler için az bir şey ihtiyacını görecek kadar yoksa itikaf bozulur mesela şimdi sen abdese şadırvana çıktın şadırvanda biriyle muhabbet ediyorsun itikaf bozulur zaruret kadar durup hemen gireceksin sen dedi o bir çıkıyorsun ya dedi o çıktığın dedi anda

  213. 1:22:05

    hiç gözün göğü almış mıdır? dedi Allah'ın ayetleri gökle almıştır dedi gözüm niye göğü almasın? haram diye bir şey değil peki dedi acaba dedi gözün göğü aldığında Mevla bunu nasıl yarattı diye tefekkür etmeden gafletle baktığın olmuş mudur? dedi anne dedi otuz sene bu belki bir kere olmuştur ben onun hesabını nereden bileyim?

  214. 1:22:25

    ondandır evladım kabul olmadın dedi şimdi bizim işleri bir süzgeçten geçir hepsi kalburun üstünde kalır yani elekten geçip aşağı inen amelimiz olmaz da Mevla yine bu ümmet zayıf ümmet Rabbimiz gafur Rabb inşallah mağfiret edecek de fazlı kere bile kabul edecek

  215. 1:23:06

    Aklını bu kadar profesör olmuş hadis profesörü var tefsir profesörü var fıkıh profesörü var bu fetö'nün adamlarında bu kadar dini okumuşsun öğrenmişsin bu adam sana batılı emrediyor fıkıh profesörü var bu FETÖ'nün adamlarında. en nihayetinde artık Yahudi Hristiyan cennete girmesinden Bu kadar dini okumuşsun, öğrenmişsin.

  216. 1:23:22

    dinleri birleştirmesinden burada hiç mi anlamadın? Bu adam sana batılı emrediyor. en son geliyorsun yahu adam Bu adam sana en nihayetinde artık sen ne yaptın? Yahudi isyan cennete girmesinden, dinleri birleştirmesinden, burada hiç mi anlamadın? En son geliyorsun, yahu adam diyor, git milleti tara diyor.

  217. 1:23:37

    Millete silah çek, öldür diyor. Ya kıza demişler, gideceksin, suç şavcının koynuna gireceksin, biz de çekim yapacağız, bu savcı bize çok zarar veriyor, bu savcıdan kurtulacağız. Kız demiş ki, ben bakireyim, onların talebesi, demiş ben bakireyim, ne işiniz var be? Yok demişler, hocaefendi emrediyor, demiş böyle şey olur mu, ben savcının koynuna niye gireyim?

  218. 1:23:59

    Bu sefer, yahu demiş, ben demiş buna kabul edemem. Hoca benden bana özel bir fetva o zaman isteyin. Bu sefer demişler gelmişler, değil mi? Hoca ben sana özel selam var. Peki, ne diyor? Adam öldürmek haram mı? Demiş haram. Harpte? Caiz, demiş. O zaman harp hiledir, harpteyiz yavrum, demişler. Hoca ben senden rica ediyor, harp hiledir, demişler.

  219. 1:24:19

    Ve kadın şimdi elâk olmuş, perişan vaziyette, ismi cismi de bir arkadaşlarda var yani, bizde mahfuz diyorlar. Şimdi, demek istediğim, yani anlayabiliyor musunuz? İnsanları nasıl şey etmişler? Ya aklınızı lütfen kiraya vermeyin. Zina ne zaman helal olmuş? var mı ya? Ya burada haram, helal olur demişler yani.

  220. 1:24:42

    Bu savcıdan kurtulmamız lazım. Allah Allah! Ne oyunlar ettiler o zaman? Bir savcı onu tutuklama kararı çıkarttı o zaman. Yirmi sene evvel. O savcıya neler ettiler? Ne oyunlar ettiler? Ne kumpaslar? O adamı perişan ettiler mesela. Ondan sonra geldi İstanbul'daki TGM. Ben de orada yargılanıyorum. iki binlerde adamlar ondan sonra cel celedeki vaazdan dolayı

  221. 1:25:10

    benim o benim düştüğüm mahkeme bunun tutukluluğunu kaldırdı bu sefer genelkurmay açıklama yaptı Ya dediler bu nasıl mahkemeler ya? Ankara tutukluyor, İstanbul kaldırıyor. Dediler. Bu sefer ortalık karıştı. Bu hakime, benim yargılandığım mahkemenin hakimine Ankara'dan teftiş yiğidi görevlendirildi. Niçin?

  222. 1:25:29

    Hani o zaman FETÖ lafları paralel yoktu ama yani bu adam Fetullahçı mıdır da buna tutuğunu kaldırdı? Tam onun da Amerika'ya kaçma süreci. Oradan görevlendirdiler. Bunlar işte orada teftişten geçtiler falan filan. Hakim kendini zor kurtarmış falan. Ondan tam da ben de beraat bekliyorum. Çünkü 312'den yargılanıyorum.

  223. 1:25:50

    312'de kaldırıldı. Ben Bandırma cezaevinde yatarken 312 kaldırıldı. Kaldırıldığınca tekrar mahkemeye müracaat ettik. Çünkü içeri atıldığım, suçlandığım madde değişti. Değişince mahkumun lehine uygulaması lazım. Ben de yargıta üyesi gibi konuşuyorum görüyorsun. Çünkü bayağı alıştım yani. Mahkumun lehine uygulanması lazım.

  224. 1:26:10

    3 ay kalmış yatarım. Dedim yatıyorum zaten beni uğraştırmayın. 3 ay daha yatayım dedim. Bitiyor nasıl olsa. Dediler niye hakkımızı aramayalım? Madem 312 değişti hadi kalkıp gidelim. Çok zor. Demir şeyin içine koyuyorlar. Zincir, demiri bağlıyorlar. Elini sıkıyorlar. Ondan sonra 15-16 saatte Bandırmadan İstanbul'a geliyorsun.

  225. 1:26:30

    Abdese indirmezler. Bilmem ne etmezler. Adamla beraber beni bağlamışlar. Tuvalete bir gidiyorsun. O sana arkasını dönüyor. Sen ona arkasını dönüyorsun. Ya Müslüman değil misin kardeşim? Tuvalete gireceğiz ya. Böyle bağlamışlar, silmişler. 15-16 saat bir tecavüzcüyle beni bağladılar. Ondan sonra adamla neyse Allah onu da affetsin.

  226. 1:26:50

    Kimseye ben hakaret etmek için konuşmuyorum. Allah ıslah etsin herkesi. Ondan sonra yani bir daha gittik, bir daha yahu dedim ben dedim çok zor geldim Bandırmaya zaten. 16-17 saatte geldim. Canım çıktı. Bir ay fazla yatarım ben bu yolu çekmemek için. Ben dedim şey yapmayalım. Abdest alamıyoruz, bozamıyoruz.

  227. 1:27:06

    Namaz geçecek, şey oluyor. Ben zaten şekerim var. Efendim arabada şeyi veriyorlar işte ne onun adı. Bir tane şişe alıyoruz bilmem ne arabalara. Yahu ondan sonra avukatlar dedi gidelim. Bir daha geldik kaç saat? 10-15 saat geldik. Ondan sonra mahkeme olduk. Ondan sonra geri döndük. Ondan sonra devam dediler.

  228. 1:27:24

    Yahu değişen maddeden bile cezamı 3 ay yine indirmediler. Halbuki suç olmaktan çıktı halde. Sadece bana yapılan bu şeylerde çok iş oldu mahkemede. İlkler 312'den kimse tutuklu yatmamış. İlk ben. 312 değişmiş kimse içeride kalmamış. İlk ben. Daha dünya kadar itler oldu. Ondan sonra hakim benden selam söylüyor.

  229. 1:27:44

    O zaman bir eski avukat vardı. İşte selam gönderdi hakkını helal etsin. Dedim ne hakkını helal etsin? Ne oldu ki? Zaten ne yaptı bana yani dedim. Yahu dedi işte o zaman Fethullah Hoca'nın şeyini kaldırdı. Fethullah'ın tutuğunu. Bu sefer Ankara'dan heyet geldi. O arada da teftiş geçiriyordu. İrticacı mı diye.

  230. 1:28:04

    O arada da senin davan önüne geldi. Karar aşamasına geldi. Bana geçirdi 2 seneye daha 3 gün. Yani kamuoyuna şu mesajı verdi. Ben irticacı değilim. Bak 2 seneye daha cübbeliği attım içeri diye. Onun için normalde seni yani son 3 ayını yatırmayabilirdi. Lakin işte Fethullah'ı kurtarayım derken oldu falan da hakkını helallik istiyor.

  231. 1:28:26

    Yani o zaman da bunun adamları yine devredeydi. Adamlar onu kaldırayım derken yine bize içeri atarak çünkü bizi zaten hor görüyorlar, akıl görüyorlar. Bunlar da İslam'a zararlı, Müslüman'a zararlı bu tipler diye gördükleri için. Yatsın gitsin ha! Geçendekinde de öyle yaptılar. Bizi süfaha takımı görüyorlar, cühela takımı görüyorlar.

  232. 1:28:47

    Diplomamız yok, bir şeyimiz yok falan filan. Ama bak senin diplomalların, senin akıllı geçinenleriniz hepiniz dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek şekilde en büyük terörist şebekesini kurdunuz ve bütün dünya size lanet okuyor yani. Onun için iman, iman, iman. Bir adam doğru, dürüst bir Müslüman olduktan sonra ne terörist olur, ne eşkıya olur, ne hain olur, ne münafık olur.

  233. 1:29:10

    Ama adam münafık olduktan sonra bunun ne diploması fayda eder, ne terbiyesi fayda eder, ne kibarlığı fayda eder. İnsanlar bile diyorlardı bunların okulunda okuyanlar çok kibar oluyor, bunlara kız verelim. Efendi Hazretleri derdi bunlara kız vermeyin. Çünkü çarşafı çıkartıyorlar. Çünkü bunlar illa bizim cemaatten kız almak isterler, çarşafını çıkartmak için.

  234. 1:29:31

    Efendi Hazretleri derdi bu kadar çarşafsız var, gitsin onları alsınlar, açıklar var onları alsınlar. Niye gelip bizim çarşaflı talebelerimizden kız istiyorlar? Ne zaman bunlardan biri kız istese Efendi Hazretleri ayağa kalkardı, feryat ederdi. Ben bunun 40 defa şahidiyim. şahidi. O aileleri ikna etmek için evlerine giderdi.

  235. 1:29:46

    Ayaklarına gider yalvarırdı. Bunlar çarşaf çıkartmak için yapıyorlar. Ne olur bu yavrumuzu zayi etmeyelim. Yok kibar, yok beyefendi, yok mektepli, yok yapmayın derdi. Birkaç kurtarırdı. Bazı kurtaramadığı da olurdu. Aileler dinlemiyorlardı. Sonra bunlar çarşafını çıkartıyorlardı kızı. çarşaf giyenin çarşafı çıktığı zaman Efendi Hazretleri

  236. 1:30:06

    bütün ailesi ölmesinden daha çok üzülür. Herkesin ölmesinden ne kadar üzülse birisi çarşaf çıkartmış desen cenaze çıkmıştan beter olur Efendi Hazretleri. Ben Efendi'yi böyle gördüm. Onlar da işte bunlar bir çarşaf bile, bir sakal bile, bir şey bilmiyor. Bunlar süfeğa takımı. Fethullah'ın bir konuşması var öyle.

  237. 1:30:27

    Bu Mahmut Hoca da diyor tutturmuş diyor işte bir çarşaf, bir sakal bir şeyler, bu başka, bunlar. Onları da öyle diyor kabul etmek lazım. Onlar da onu gösterilmiş. Ulan ne o gösterilmiş? Ne o gösterilmiş? Mahmut Efendi bir çarşaf, sakal mı biliyor? Bütün tefsiri biliyor, hadisi biliyor, fıkhı biliyor, akadi biliyor, tasavvufu biliyor, dünyayı biliyor, ahireti biliyor.

  238. 1:30:47

    Sen onun ilminin neresine yetişebilirsin de konuşuyorsun? Bir sakal, cübbe bilir. Efendim Efendi'yi zerre kadar tanımamış yani. Tanımaz. Kendisinden gayrı herkes süfeğa takımı. Kimmiş beyinsiz çıktı işte. Adamlarında hala onu tutanlar var yahu. Allah şu resanı eylesin. Münafıkları sayıyor.

  239. 1:31:16

    Şimdi aşka geldik. İnananlarla rastlaştıkları zaman mesela camiye geldi, camide Ebu Reyre'yi gördü, Hazreti Bilal'i gördü. Übey İbni Selul. Ne der ona camide? Ya biz de sizin gibi iman ettik ya, bu Allah ve Resulü ne kadar doğru söylüyor falan filan. Laflar böyle şeyli yani, okkalı, inandırıcı. Kendi reisleriyle, şeytanlarıyla münafıklar bir arada kaldığı zaman

  240. 1:31:44

    birbirine bakarlar, aramızda var mı şey? Müslüman. Hakiki Müslüman var mı bakarlar? Yok. Hepimiz münafığız. Tamam o zaman derler. Ya biz beraberiz arkadaşlar. Peki öbürü der ki ben seni dün gördüm, orada camide bir sahabeyle sarılıyordun. Ona diyordun ki ben ne biçim Allah Resulü doğru söylüyor. İşte efendim Resulullah'ın bir mucizesi daha çıktı falan, neler anlatıyordun öyle.

  241. 1:32:07

    falan neler anlatıyordun öyle, yoksa sen hakiki münafık değil misin? O da ona diyor yani. Sen niye diyor, onunla iyiydin? O Müslümanlarla. Ya innâ mâkum diyor, siz anlamıyor musunuz? Ben kalbim, itikadım sizinle beraber. Ben inanır mıyım o palavralara diyor. İnne mâ nehlü müstezyûn, ben onlarla dalga geçiyordum diyor.

  242. 1:32:26

    Alay etmek için soruyordum diyor. Saf da sahabe-i kiram veyahut bizim gibi insanlar iyi niyetliyiz diyor. iyi niyetliyiz değil mi? Şimdi cemaattan biri gelse desek Efendi Hazretleri'nin bir kerametini gördüm falan. Ben nasıl dinlerim? MaşâAllah derim. Adam bir şey söylese inanırım. İnanmaz mıyım? Benim tipim nasıl gösteriyor tipim?

  243. 1:32:47

    İnanacak biri olarak. Hemen inanırım falan. Şimdi öbür adam diyor, ulan sen hani tarikat düşmanıydın. Nasıl hocaya böyle kerameti anlatıyorsun? O da ona desin. Ya dalga geçiyorum, adamdan kafa buluyorum. Ne saf adam bunlar yahu diyor, anladın mı? Halbuki biz saf değiliz. Ama Efendi Hazretleri, Efendi saf mıdır haşa?

  244. 1:33:07

    Ya bir tane adam vardı o zaman. Lakabı hiçti. Kartta bastarmıştı, kartta hiç yazıyor. Efendi Hazretleri Deniz Baykal'la falan görüştürmüştü. Efendi ona Deniz Baykal'a iki saat vaaz etmişti o zaman. Çankaya da bir arabada. Bu adam gelirdi giderdi. Efendi Hazretleri buna çok hürmet ederdi. Acayip de konuştu.

  245. 1:33:25

    Şiirler okur, edebiyatlar okur. Erzurumlu. Haciz Ali Efendi'yi de tanırdı diye. Efendi ona hürmet ederdi falan filan. İşte mit gibi de görükürdü. Ankara'da da iş yerini arayanlar giderler. Bir, hangi bakanlık unuttum. Bir bakanlığın en alt katında küçük bir odası varmış. Derlerdi ki arkadaşlar, biz gittik derlerdi Ankara'ya.

  246. 1:33:45

    Odada ot yok, ocak yok. Bir tane masa, bir tane sandalye var. Oturmuş orada derler. Ne iş yapıyor belli değil derlerdi. Kartı da hiç yazar. Adı soyadı var demiyorum. Belki de sağdır, bilmiyorum. Şimdi bu adam çok gelir giderdi ama epey senelerce yani. Efendi Hazretleri derdi bunu evine bırakın, arabayla alın götürün, biraz erzak alın buna.

  247. 1:34:04

    İşte efendim, çaydır, şekerdir doldururlardı falan. Ondan sonra ııı böyle ilgilenirdi. O da gelirdi. İşte Efendi Hazretleri derdi, ne durum var ortalıkta? Efendi Hazretleri haber sorar. O da derdi, işte efendim iki tane paşayı namaza başlattım derdi. Efendi Hazretleri maşallah derdi. Bir tane albay hacca gitti bu sene derdi.

  248. 1:34:29

    Böyle anlatır, anlatırdı falan filan. E abi şimdi derdi, bizim bir imam tayini çıkmış. Şu imamı nasıl durdururuz? Hemen açardı bir yere bir telefon. Bilmiyorsun ki kiminle konuşuyor. Telefonun öbür tarafında belki karısı var. Bir şeyden haberimiz yok. Açardı bir telefon. Derdi, o adamı abi derdi, o adamı avçarsa o adamın üstündeki amirleri tanır, isimlerini verir

  249. 1:34:47

    der ki, felan felan amirin de selamı var, şu işi yap bakayım evladım, bazıları tutardı bazıları tutmazdı, şimdiki gibi internet döneminde şimdi bile milleti dolandırıyorlar ayaküstü yani bazıları tutardı, bazen yalan çıkardı ama genelkurmay başkanı görüşüyorum derdi, telefon ederdi efendi de yanında, işte şöyle, böyle biz orada böyle bakıyoruz sana efendim seni dinler

  250. 1:35:10

    İhsan efendi bir gün geldi bunu gördü kapıdan o da öyle çok mertliği vardı hoca efendi dedi ne işi var bu sahtekarın senin yanında bu bir sinirlendi, efendi hazretleri de çok üzüldü, böyle durdu falan o da ona bir çattı, İsan Efendi hiç odaya girmeden gitti sonra efendi bunu tamir edeyim diye, canı çıktı, sen bakma ona şudur budur felan sonra efendi, bu gitti

  251. 1:35:34

    İsan Efendi rahmetullahi aleyh hocamız geldi dedi hoca efendi derdi sen biliyorsun bunun yalancı olduğunu, yani sen bunu nasıl sabrediyorsun, ben dayanamıyorum derdi ya falan efendi hazretleri derdi ki yalanı da hoşuma gidiyor derdi çünkü yalanı neyin yalanı? paşayı namaza başlatmış, çok güzel bir şey yani diyor ki al bayatça gitti diyor efendi hazretleri derdi

  252. 1:35:57

    yalanı da hoşuma gidiyor İsan Efendi ne yapayım derdi adam kötü bir şey demiyor ki derdi emniyet müdürünü camiye getirdim diyor, ben de hoşuma gidiyor derdi o da o daldan giriyor şimdi efendi saf mı? o zaman Hazreti Ömer de saf radıyallahu anh lev kâne ba'di nebü'l-lev kâne umar benden sonra peygamber gelse Ömer gelirdi innel hakkı il yantıkı alâ sene umer

  253. 1:36:21

    hak Ömer'in dilinde konuşuyor buyuruyor Hazreti Ömer'den daha ferasetli sahabede bir kişi yok 18 yerde vahiyden önce iştihadı vahiy onun iştihadına muvafık geldi 18 yerde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in de iştihadına muhalif olan Bedir'deki esirlerin salınmaması hususu gibi Hazreti Ömer kanar mı sence?

  254. 1:36:44

    kanmaz ama diyordu ki namaza başlayan kölelerim azat olsun namaza başlıyorlardı o da azat ediyordu geldi dediler ya Ömer bunlar seni kandırıyor bunlar namaz kılıyoruz diyor, sen azat ediyorsun, ettikten sonra namazı bırakıyor kandırsınlar da beni, namazla kandırsınlar dedi namazla kandırılayım zaten mü'min el mü'mini gürrün kerim

  255. 1:37:07

    şimdi Tayyip Bey için yani bu kadar kandırılır mı diyorlar ama hadis-i şerif diyor ki mü'min iyi huyludur, aldanandır mü'min vel münefiku hıbbun le'im münafık kötü huyludur, aldatandır onun için iyi niyetle yaklaşıyorsun işte bunlar namaz kılıyor dedi hanımlarının başı örtülü yapmazlar böyle vatan hainliği zannettim diyor adam ya aklımın ucundan geçmezdi diyor ya ama doğru

  256. 1:37:37

    işte aldanıyorsun yani ama bu esasen aldanmak değil, esas aldatan aldanmış burada aldatan aldanmış yani biz de bugüne kadar çok uyutulduk, ettirdik, maddi manevi zararlar bize verdiler, gelen geçti, giden gitti ama biz aldanmadık yani yine onlar belayı buldular onun için biz mü'min ahlakıyla ahlaklanacağız, müslüman ahlak dalga geçmek olur mu?

  257. 1:38:01

    alay etmek olur mu? adam efendinin bir kerametini anlatıyor, adamı dinliyorsun böyle tiye alıyorsun falan bu müslüman ahlakı değil ondan sonra biri bir şey dese, ya ben onunla dalga geçmek için dinliyorum işte cübbeli konuşuyor konuşuyor, ben de gülüyorum esasen inandığımdan değil işte herif öyle matrak konuşuyor, ben de kafa buluyorum falan e Müslüman böyle konuşur mu ya?

  258. 1:38:21

    Doğru konuşuyorsan dinlersin, doğru konuşmuyorsan dinlemezsin budur, ne alay etmek? inne mâ ne'an üstehziûb allâhu estehziûbîn esas Allah onlarla istihza ediyor Allah Teala bizim gibi alay etmekten münezzehtir ama onların dalga geçmesine karşı istihza muamelesi yapacak anladın mı? öyle diyorlardı o zaman anlatıyorlardı Araplardan bazı alimler geliyor diyorlardı FETÖ'nün

  259. 1:38:47

    Pensilvanya'ya gidiyorlarmış ne bilsinler o zaman dünya çapında bir hoca diye gülüyorlarmış, adam diyor yanındayım diyor camdan baktı diyor böyle adam işte cübbeli sarıklı bir hoca gördü ulan demiş Arap bedevisini görüyor musun demiş bu bedevi demiş falan böyle yani İslam kıyafeti ne diyor ne gelmiş demiş bilmem ne falan görünce de böyle terbiyeli konuşuyor adamla

  260. 1:39:09

    arkasından veya gördüğünde ne biçim adam bunlar bilmem ne falan adamla diyor konuşur diyor şeyhle konuşur, alimle konuşur bakarsın aynı onun ağzıyla konuşur onun gibi konuşur falan filan sen de zannedersin ki ne kadar samimiler halbuki diyor yanında tanıyanlar anlatıyor o zaman halbuki adam çıkar diyor manyak, beyinsiz, ahmak bilmem ne biçim herif ya bunlar falan filan

  261. 1:39:32

    aynı münafık nasıl münafık görünüşte edepli terbiyeli adam çıktı sövüyor sayıyor bir kere işte Erbakan Hoca gitmiş ziyarete o zaman çok eski yani Bornova'daydı Eski yani, Bornova'daydı bu. İzmir, Bornova'dayken. Demişler ağır ağır soğumuş, kestane, pazarın. Erbakan Hoca da demiş, almış gitmiş bir arkadaş.

  262. 1:39:48

    Sabah namazında gitmiş yani. Şifa diledi, geçmiş olsun. Hoca çıktı diyor adam. Televizyonda anlattı bunu yani. gelmiş ziyaret ediyor, iyi niyetle. Yahu demişler, bu ziyaret ziyaret mi, eziyet mi, bu ne biçim adamlar, nereden geldiler, nereden gittiler, ne geliyor bunlar? Hocayı zaten hiç sevmezdim. Yani demek istediğim insanların yüzünde böyle,

  263. 1:40:13

    ben de sizinle beraberim havaları, arkasını döndüğü vakitte ben dalga geçtim, alay edeyim, bunlar ne ya, tipsizler, şekilsizler falan filan. Biz uluslararası çalışıyoruz. Kainat imamı. Oldu cehennem imamı. Cehennemdeki bütün gavurların olduğu imamı şimdi. Ne olacak? Kainat imamı. Allah onlarla isticda ediyor.

  264. 1:40:36

    İşte Allah onlarla nasıl isticda edecek? Esas münafıklarla, dalgalar, ateşin dalgaları bunları kaldıracak. Kaldıracak, kaldıracak. Tam cehennemin ağzına kadar getirecek. Bunlar da cennet ehli de kürsülerine nasıl ki canlı yayın gibi.

  265. 1:40:52

    Şimdi nasıl film izlemeye gidiyorsunuz ya, gitmeyin inşâAllah da yani. Gidiyorlar yani ha film izlemeye falan. Şimdi Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in bebekliğini yapmışlar. Piyasalara sürüyorlar falan. Aldanmayın böyle şeylere arkadaşlar. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem kundakta, bebekte falan.

  266. 1:41:06

    On yaşına kadar bir şeyler yapmışlar. Para tuzağı bunlar ya. Siyer okuyun kardeşim. Böyle filmler. Şimdi yeni çıkacakmış piyasaya çıkmadan söylüyorum yani. Sakın böyle şeylere itibar etmeyin. Yazık. Belki bir de siyerde yanlış bir şey öğretecekler size. İtikadınız da bozulur. Lazım değil böyle filmler de.

  267. 1:41:23

    Şimdi nasıl ki adam sinemaya gidiyor yani film seyrediyor. Cennetten de Allah-u Teâlâ cehennemi aynı film seyrettirir gibi onlara canlı yayın açacak. Cennet ehli, kürsülere kurulmuşlar. Rahatları yerlerinde. Mevla buyuracak, bak cehennemde şu an neler oluyor? Düğmeye basacak. Bunlar cehennemi naklen seyrediyorlar.

  268. 1:41:42

    Şimdi münafıkların yandığı tabakayı gösteriyor cennet eline. Bunları alevler aşağıdan alıyor, yukarı doğru götürüyor ama yetmiş sene yetmiş sene dibine gitmiş yani. Yetmiş sene insan dibini boylayamıyor. Bulamıyorsun. Geliyor, geliyor, geliyor. İnnel münâfikkîne fîdderkil esfelim minennâ. Cehennemin en alt tabakası olduğu için bunlar kafirden de aşağıda bunlar.

  269. 1:42:04

    Kafirden aşağıdan en alttan alıyor bunu alevler. Kaldıra kaldıra kaldıra geliyor. Tam cehennem pota gibi düşünün pota. Potanın ağzına doğru yaklaşırken adam böyle bir can havliyle yarı beline kadar da yaklaşıyor. Atladım çıktım çıkacağım derken ateş bir geri gidiyor yetmiş sene bir daha dibine iniyor.

  270. 1:42:27

    Dünyada gülmek yasak, ahirette güleriz inşâAllah. Son gülen iyi güler inşâAllah. Şimdi onlar bize gülüyor ama bu kafirler, bu münafıklar biz son güleceğiz inşâAllah. Bugün de müminler kafirlere gülecekler diyor Kur'an. Tahtların üzerinde kurulmuş bakıyorlar diyor ayet. Mutaffifin Suresi. Ben de ayet okumadan evvel siz de zannettiniz kıssada nisan atıyorum değil mi?

  271. 1:42:56

    Ayet bak. Tahtlara kurulmuşlar cehennemdeki manzarayı seyrediyorlar. Mevla soruyor. Ey gidin kafirler yaptığınızın karşılığını buldunuz mu şimdi ey münafıklar? Sahabeyle alay ediyoruz Müslümanlara sefil takımları bunlar, diplomasız bilmem nesiniz. Ağızları soğan kokuyor. Ağızları açlıktan kokuyor falan filan.

  272. 1:43:17

    Eee? Siz ne oldunuz? Dünyada da rezil oldunuz, ahirette de perişan oldunuz. İki canı kaybettiniz. O zaman bunlar ateş bile. Bir daha bunlar yukarı geliyor, cennettekiler böyle seyrediyor. O kadar heves ediyorlar. Belki bir ümit çıkarız diye atlamak istiyorlar. Bir daha gelişiyor. Yine cennettekiler gülüyorlar.

  273. 1:43:37

    İşte Mevlana buyuruyor. Asıl ben onlarla istihza ediyorum. Ve edeceğim. Ve yamutluğum, Allah onlara onlara mühlet veriyor. Yamutluğ, med uzatmak demek. Mühlet veriyorum onlara. Fiyutuğyanîm. Azgınlıklar içerisinde. Ya'mehûn, şaşmış, bocalamış vaziyette. Hâlâ Mevla mühlet veriyor mu? Kırk sene Fetö'ye mühlet verdi mi?

  274. 1:43:58

    Meğer niyeti devleti işgal etmekmiş. Yahudiye, Siyonizme, Amerika'ya çalışmakmış. Ama Allah fırsat verdi mi? Bak verdi. Kırk sene niye Allah sabretti? Veririm diyor. İmtihan duruyor. İmtihan edeceğim diyor. Bak mühlet veririm diyor. Ve böylece mühlet verdi verdi.

  275. 1:44:15

    Şimdi bile gavurlar onu tutuyor mu? Tutuyor. Türkiye veriyor mu? Vermiyor. Öyle Ağapaşa gibi hâlâ yaşıyor. Çünkü Mevla diyor ki onlara bu azgınlıkları içerisinde mühlet veriyorum. İnsan tevbe etse, gelse teslim olsa, neyse cezam çekip Allah beni affetsin der mi? Demez münafıklar. Demez. Müslüman olsaydı ne kadar yanlış yapsaydı bile ne yapardı?

  276. 1:44:40

    hiç olmasa bir tevbe imkanı vardır. Hiç olmazsa bir tevbe etse. Ama bunu yapıp inanmıyor ki ahirete. İnanmıyor ki Allah'ın azabına. İnanan bunu yapar mıydı? Ama Mevla mühlet verir. Buna aldanmayın. Yani bir adama fırsat verildi diye bu adam doğru yolda demek değil. İmtihan için ona imkanlarını artırırım diyor.

  277. 1:44:59

    Doğru yolda anlamına Zaten bir adamın başına bela gelmiyorsa korkun diyor, münafıktır diyor. gelmiyor. Hiç hasta olmuyorsa tehlikelidir diyor. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem evlenmeyi terk etti bir hanımla. O kadıncağız da kendini arz ediyor dedi. Ya Resûlullah ben sana kendimi arz ediyorum.

  278. 1:45:17

    İşte Kur'an'da da var. İn ve ebed nefs-i âlin nebiyyine iradenin ve yensen ki ha ha Efendimiz'e özel bir durum. Bir kadın gelir kendini arz eder. Bu sana hastır Habibim. Sen o nikahını almak istiyorsan eğer. O da kendini sana teklif ediyorsa. Kur'an'da var. Hazreti Abdülaziz. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e böyle geldi.

  279. 1:45:35

    Dedi ben böyle işte vasıflansın. Ben çok sağlamım. İşte efendim hasta olmamış falan. Başım ağrımaz. Baş ağrısını bilir misin? Bilmem. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem benim sana ihtiyacım yok. Çünkü hiç başın ağrımadıysa, hiç hasta olmadıysan sıkıntı. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem evlenmeyi reddetti.

  280. 1:45:52

    Hiç hasta olmuyor diye. Siz de sağlam kararıyorsunuz. Ne çok sağlam kararıyorsunuz. Arasında hasta olsun da münafık olmadığı belli olsun. Yani şimdi baş ağrımaz, dişi ağrımaz, para kanimet her yol açılıyor, her kapı açılıyor açılıyor, her kapı açılıyor herife, bu iyi bir şey değil, düşeceksin, kalkacaksın.

  281. 1:46:08

    Mü'min devamlı musattır. Mü'mine devamlı hastalık gelir, hapis gelir, ceza gelir, imtihan gelir, korku gelir, tehdit gelir, yani mü'min budur. Nasıl düzgün Müslüman oluyorsun? Her taraf efendim kebap. Hiçbir sıkıntın yok. Nasıl oluyor böyle? Dünya bu kadar cennet gibi Müslüman için rahat yaşanacak yer mi yani?

  282. 1:46:30

    O zaman sıkıntı çekmediğine göre sıkıntı yani. Ondan sonra senden uzak durmak lazım. Evliyaullah hiç hasta olmayan arkadaşları arkadaşlık kesiyordular. Kırk günde bir hasta olmasam diyor, Mevla'ya ağlıyorum, yalvarıyorum diyor ulema meşayih. Ya Rabbi neyle temizleneceğim? Yani şimdi bir adama fırsat verilmesi, mühlet verilmesi, zengin olması efendim ağa paşa olması

  283. 1:46:54

    iyiliği alamet değil. Bak mühlet veririm azgınlıklarında devam etsin gitsinler cehenneme kadar yolları var Allah buyuruyor. Biz Müslümanız. Doğru yoldan ayrılmayacağız. Bu yolda da gelen imtihanlara katlanacağız ama Rabbimizden bela istemeyeceğiz. Hastalık istemeyeceğiz. Ya Rabbi bize dünyada da hasene nasip eyle ahirette de hasene nasip eyle.

  284. 1:47:16

    Ya Rabbi bizi iki cihanda da beladan muhafaza eyle. Dünya ahirette istenileceklerine neftali afiyet duasıdır. Ya Rabbi bize afiyet nasip eyle. Bela iste denmedi ki sana. Gelirse sabret. Gelmezse isteme. Ama mümin sen imtihansız kalmazsın. Öyle mi? Yani sahabeden biri dedi ya Resulallah ben cennette seninle komşuluk istiyorum.

  285. 1:47:43

    Buyurursan Allah'a sen dua et dedi. Dua edeceğim. Peki dedi ama bu işin bedeli var. Nedir o? Belalara hazırlan. Mayış yağmur gibi kafana bela yağar dedi. Dedi ya Resulallah seninle komşu olayım da ne olursa olsun. Efendimiz de dua etti cennette bana nasip eyle. Fakat dedi ki fakirliğe ve hakirliğe alış dedi artık.

  286. 1:48:00

    Benle komşuluk istemenin bedeli var. Bu hadis-i şeriftir. İstemiyoruz fakirlik, bela. Gelirse sabrederiz. Ama afiyet isteriz. Ama mümin isek musaptır. El müminü musabın. Mümin musibetlidir. Çok boşta kalmaz. Bundan da üzülmeyin ben münafık mıyım? Allah bana hiç başımı beladan kurtarmıyor. Demek seni seviyor.

  287. 1:48:25

    Değil mi? Tabakçı ne yapıyor? Sevdiği deriyi yerden yere çalıyor. Neden? Daha kaliteli oluyor. İtimarsız, kıymetsiz deri onunla uğraşmaya değmez. Niye yorulayım diyor. Bakarsak ki kaliteli deri onu çok vuruyor yere. Neden? Vurdukça değeri artıyor. Onun için imtihanı istemeyelim. Ya Rabbi bizi dayanamayacağımız imtihanlardan muhafaza eyle.

  288. 1:48:48

    İmtihana tabi tuttuğun zaman kazananlardan eyle. Kaybetmekten muhafaza eyle. Amin. İşte bu münafıklar öyle kimselerdir ki sapıklığı satın aldılar, hidayeti sattılar. Efendim küfrü satın aldılar, imanı sattılar. Cehennemi satın aldılar, cenneti sattılar. Canlarını cehenneme sattılar. Çünkü neye mal olursa olsun hidayet satılmamalıydı.

  289. 1:49:20

    Hak'tan ayrılınmamalıydı. Kaça patlarsa patlasın, cennete giden yol terk edilmemeliydi. Çünkü bugünün imtihanı birkaç nefeste geçecek, ahiret ebedi baki kalacak. Nimesi de baki, azabı da baki. Şimdi zerre kadar aklın, mantığın var ise 3-5 günlük azabı tercih edersin.

  290. 1:50:04

    karşılığında cenneti sattı. Efendim, sen öyle derdin. Sen malına, canına karışamazsın. Sattın onu, o senin değil derdi. Sen cennetine karış. Git cennette istemediğin bir şey varsa, o zaman konuş. Ya Rabbi, bu ağaç niye böyle de ya? 100 senelik gölgesi var, 500 senelik olmalıydı de. Hadi bakalım oluyor mu, olmuyor mu?

  291. 1:50:24

    Sen cennetine karış derdi. Malına, canına karışamazsın. Sattın derdi. Yani İslam'a göre bu malı, canı kullanmaktan bahsediyor. İslam dışına çıktın mı pazarlığı bozdun da, sattığın mala müdahale ediyorsun. Müdahale edemezsin ki, adama sattığın arabaya gidiyorsun, sonra beyaza boyamağa kalkıyorsun. Adam diyor ki, sana ne?

  292. 1:50:41

    Bu malı bana sattın, ne karışıyorsun? Femâ ravihâd ticâratu. Ticaretleri kar etmedi. Çünkü ticaret niçin yapılır? Ana parayı korursun, üstüne de kar elde edersin. Ticaretin usulü, kaidesi, maksadı nedir? Ana parayı muhafaza, sermaye deniyor ona. Sermayeyi koruyorsun, üstüne de ne kadar kar edersen, ticaret odur.

  293. 1:51:04

    Ticaret üstüne yaptığın kardır ve kazançtır. Sen ana parayı koruyamıyorsan, her gün dükkan zarar ediyorsa ve bu dükkanın zararı da senin ana paranı da yiyecek duruma geldiyse ne yaparsın o dükkanı? Kapatırsın. Onun için yaşıyoruz derdi Efendimiz, hep Efendimiz'in sözleri. Bir şey benim, bir şey bilmem ben.

  294. 1:51:23

    Hep Efendimiz'in derdi. Ha, burada derdi, bu ömür sermayesi, bu mal, can sana verilmiş, bunu ahirette cehenneme doğru kullanıyorsan öl daha iyi derdi. Çünkü dükkan zararına çalışıyor derdi. Ha, kendini öldür demek değil. Yine yanlış anda var. Tövbe et, daha kolay değil mi intihar etmek der? Yahu intihar ediyor, tövbe etmiyor ya.

  295. 1:51:42

    Allah Allah! Niye kendini öldürüyorsun ya? Sıkıldım, bunalım. Tövbe et, bunalımın geçer. Allah'a dön. Ticaretleri karlı olmadı karlı olmadı, çünkü ne kar kaldı ne ana para kaldı, ne can kaldı ne mal kaldı, hepsini cehenneme sattı, burada ticaret mi kaldı? çünkü ne ana para,

  296. 1:51:59

    ve mâ kânû onlar olamadlar mühtedîd Onlar olamadılar, mühtedid. asla hidayet bulan kimselerden olamadılar, cennet yoluna irşad olamadılar, yani ihtilaf sıra attı. Asla olamadılar. Yani ihtinat sıra atan müstakim her namazın her rekatında namaz kılıp da, fatiha okuyup da, hidayet isteyip de hâlâ hidayet bulamayanları görüyoruz, değil mi?

  297. 1:52:21

    Bu fetöcüler hepsi ihtinat sıra atan müstakim diyorlar, değil mi? Namaz kıldılar, değil mi? Ama demek ki Allah'tan hidayeti gerçekten kalbinden istemedikten sonra ihtinat sıra atan müstakim fatiha da seni kurtarmıyor yani. Kalbinden isteyeceksin. Ya Rabbi hak neredeyse bana onu göster diyeceksin. Sen dua derken ne yapıyorsun?

  298. 1:52:42

    Ya benim hocam kesin hak. Onun için böyle bir dua edilmez. Niye edilmesin ya? Niye aklını kiraya veriyorsun ya? De ki ya Rabbi hakkı hak göster, uymak nasip eyle. Batılı batıl göster, sakınmak nasip eyle. Efendi Hazretleri'nin beş vakit namazdan sonraki mihraptaki, imamlık yaptığındaki veya kemaat iken yaptığı duasıdır.

  299. 1:53:02

    Allah'ım verin el hakkı hakka. Varzukn etti. Ve ahirin el batıla batıla Ama adam bu duayı yapmıyor. Niye yapmıyor? E benim gittiğim yol zaten hak diyor. Bunu diyor bana daha ne gösterecek? Göster bir saat. Yahu sen niye Allah'a karşı efendim bloka yapıyorsun? Duaları kendine göre sınırlama yapıyorsun?

  300. 1:53:20

    Sen de ki ya Rabbi hak neredeyse onu göster diye içinden dua et. Bak Allah seni uyaracak. Bu adam sahtekardır, gösterecek sana. Ama istemiyor. Ben diyor görmek istemiyorum diyor yani. Ben bu adama tabi oldum. Bu adam hak diyor. Daha ne diyeceksin adama? Onun için Ya ibadi kullukum dullalun hadisi kutside sahih müslüm olacak.

  301. 1:53:42

    Ey kullarım hepiniz dalalettesiniz. Hepiniz yolumdan çıkmışsınız. Hiçbiriniz yolda değil. Hepiniz dalalettesiniz. Sapıtmışsınız. İlla men hedeytu. Ben kime hidayet yarattıysam onlar müstesna. Peki çare nedir? Fes tehduni ehdikum. Hidayet isteyin sizi doğru yola ileteyim diyor. Bu ihtinası sarı atalım ustakini okurken bundan sonra içimizden okuyacağız.

  302. 1:54:08

    Ağzımızdan çıkanı kalbimiz kulağımız duyacak inşallah. Yani ya Rabbi dost doğru yol peygamberlerin, velilerin, sıttıkların salihlerin yolu neredeyse bana onu göster ya Rabbel alemin. O yola kavuştur beni ya Rabbi. Engelleri izah eyle ya Rabbi. Sebepler halk eyle ya Rabbi. Bu dua duadır. Her namazda da bize yaptırılıyor.

  303. 1:54:30

    Hala sapıklık isek demek ki bir Fatiha tutturamamışız. Yazık değil mi 40 senedir, 50 senedir namaz kuluyoruz? liseye namaz kılıyoruz. Bir Fatiha tutturamadığımız ahirette nasıl kar edeceğiz bu vaziyet? Ahiretimiz dünyamızdan beter olur. Hidayet arayın, bulacaksınız.

  304. 1:54:48

    Şimdi kısa bir mektup okuyayım. Seyyidin mektubu sâbi'ûn-i semanûn 87. Mektubu ilâ Pehlivan Mahmud fî be'en şehâdeti men kabuluhu ulyâullâhi teâlâ Pehlivan Mahmud isimli, bizzat da yazmış Allah dostlarının kabul ettiği kimselerin bahtiyarlığını beyan hususunda. Bizi de kabul ederler inşâAllah. Hindistan'a yolcuyuz, dua edin.

  305. 1:55:10

    Allah yol selameti versin. Efendim, İmâm-ı Rabbânâ Hazretlerimiz'i bu mektubatı sahibi yüce müjdeyid, müceddid binin, ikinci binin müceddidini ziyaret edeceğiz. Redd olmayız inşâAllah. Kabul olanlardan oluruz inşâAllah. Severek, sevgiyle, muhabbetten başka bir sermayemiz yok. Sellemekumullâhu ve sebbetekum alâ câddeti şeriati alâ sâlihe ve salâtu ve selâmü tehiyyetü

  306. 1:55:33

    Allah siz şeriat caddesinde ayaklarınızı sabit eylesin. Âmin. İmâm-ı Rabbânâ'nın duası yani. Evvelu bişârâti cemaâtikum Sizin cemaatinizin yani o taraflarda tabi cemaatler, ihvanlar, kardeşler var. Onlara diyor, ilk müjdem şu olsun. Kudû müşşeyâh, Şeyh Meyân Müzzemmil. Şeyh Meyân Müzzemmil isminde bir zat var.

  307. 1:55:53

    Herhalde İmâm-ı Rabbânâ Hazretleri'nin vekillerinden olduğu anlaşılıyor. O zatın diyor veya şeyhinin vekili olabilir. Yani o tanıdığı bir zat, kefil olduğu bir zat. Meyân Müzzemmil diyor, size geliyor. Bu zatın size gelmesi diyor, ilk müjdem bu olsun diyor. Yani bir Allah dostu işte bir cemaata gelirse, bir sohbete gelirse veyahut işte bir İmâm tayin oluyor.

  308. 1:56:19

    İnsan hakikaten ne kadar seviniyor. Bakın sünnete itibarlı bir İmâm cemaat için çok büyük müjde oluyor yani falan. o zat da mesela geliyor hadis-i şerif yaptırmaya veya zikir öğretmeye hadd-i şerif yaptırma veya zikir öğretme. Böyle Allah dostlarından biri gelmesi gelmesi size büyük müjdedir diyor. Ve mâ zemâ ve beynum min berekâti sohbetî

  309. 1:56:35

    Ben onun sohbetinin ne kadar bereketli olacağından ne anlatabilirim? Yani çok bereket var sohbetinde bulunun. Ve mâ eyyuhu ceâdetneftolû min kabûli evliyâille acîmîn Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam, Allah dostlarının bir şahsı kabul etmesinden daha büyük saadet ve bahtiyarlık olamaz diyor. Onun için Allah bizi de Efendimiz Hazretlerimizin kabul ettiği ihvanlardan eylesin.

  310. 1:56:52

    Efendi Hazretlerimizin kabul ettiği ihvanlardan eylesin. Evliyaullah'ın sevdiklerinden eylesin. Yani bu kabul etmesi sadece. Mesela siz tarikat dersi alanların hepsi kabul edilmiş değil mi? Kabul edilmese ihtaraya çıkmıyor. Yani ondan büyük bile bir saadet yoktur diyor. Sırf kabul edilmek. Hadi bir de kabul edilmekten öte özel sevgilerine mazhar olmuşsa onların yakınlığı

  311. 1:57:20

    zahiri ve batını yakınlık saadet zahiri olmaz. Zahirinde yakın olsun, batında uzak olsun. Zahiren ve batının Evliyaullah'ın yakınlığıyla seçkin olursa o diyor kabulden de öte gider. Ona ne diyeyim diyor? Mümtaz olur. Değil mi? O zaman diyor onun saadetine hiç erişilmez diyor. Bir topluluktur ki Evliyaullah öyle bir cemaattir ki işte Efendi Hazretleri gibi zatlar

  312. 1:57:46

    biz onlarla oturduk kalktık elhamdülillah. Yıllarımız onların yanında geçti Efendi Hazretlerinin. Onlarla oturan mahrum olmaz. Biz de olmadık elhamdülillah. Ümit ediyoruz olmayacağız ahirette de inşaAllah. Evliyaullah meclis arkadaşlar, sohbet arkadaşlar burada da çoğunuz yetişmişsiniz Efendi Sohbetleri'ne.

  313. 1:58:04

    Yani hep oturdunuz onunla. Celis oldunuz yani. Bir velinin celisi olmak celisi olmak, sohbet meclisinde bulunmak öyle bir saadettir ki asla ahirete imasız asla ahirete imasız çıkmaz garantisi var diyor. Ve bir cümle yembe gıhtinâ musuhbetîm eee hasılı kelam onların sohbetini ganimet bilmek lazım. hattâ tekûne muessiraten ta ki o sohbet müessir olsun, eee etkili olsun.

  314. 1:58:28

    Yani bir sohbete gidersin, yanında bulunursun, hadis-i şerif yaparsın, bir dersini dinlersin ama hadd-i şerif yaparsın, ya işte sırası bugün böyle geldi veyahut ben de bugün buraya denk geldim diye olursa tesir olmaz. Ganimet bilmek lazım ki diyor tesir olsun diyor. Bundan ziyade ne yazayım? Büyük iki kelam yazdı ama bakın bize ne büyük bir ışık saçtı.

  315. 1:58:52

    Bize bir yol gösterdi. Sohbetleri, ganimet bilmek lazım. Efendi Hazretleri'nin adamları seçtikleri var, sevdikleri var. Şimdi herkes efendim yanına gidemez. Herkes oturamaz. Herkes şimdi efendim sohbeti yok. Sohbetinde herkes bulunama imkanını kaybetti çoğu. Yeni gelen gençlerimiz, kardeşlerimiz. Ama bu feyizden mahrum mu olacaklar?

  316. 1:59:14

    Olmazlar. Efendi Hazretleri'nin yolu devam eder kıyamete kadar. Bu kapı Hazreti Mehdi'ye kadar ulaşacak diyor İsmet babamız. Onun için Efendi Hazretleri'nin vekilleri var. Her yerde adamları var. Onun yanında yetişmiş, sevgisini kazanmış insanlar var. Ağaçta Ali abimizi burada bugün ziyarete geldik.

  317. 1:59:31

    E bu Efendi Hazretleri'nin çok sevdiğine ben şahidim yani. Şimdi şahitliğimi nasıl gizliyim yani? E şimdi nice insanlar böyle onlara vazife vermiş. böyle onlara vazife vermiş, sen ders anlat demiş, sohbet et demiş. Herkes böyle. Yeter ki Efendi Hazretleri'nden mezun olsun yani. İzinli olsun. Ondan sonra heyet tayin etmiş.

  318. 1:59:48

    Bunların dediği benim dediğimdir buyurmuş. E onlar da şimdi, çünkü bu işler uzuyor. Yeni insanlar, yeni cemaatler çıkıyor. Oradan bir hoca istiyorlar. E onlar da kalkıyor. değil mi? İsmail Ağa'dan bir hoca o efendiye oraya veriyorlar. E bu da efendinin verdiğidir. Çünkü efendilerin ne yapmış? Yol açmış.

  319. 2:00:03

    Anladın mı? Ben illa efendinin ağzından duyacağım. Ya sen efendinin ağzından nerede duyacaksın? mübarek herkes efendinin yanına mı sokacaklar? yani efendi sana kaide koymuş bir heyet tayin etti değil mi? bu heyette dedi ki bunlar Hasan Efendi, Mustafa Efendi hocalarımızın başında Bu heyette dedi ki bunu Hasan Efendi bunların dedikleri benim dediğim kabul edin

  320. 2:00:20

    bunu biz duyduk yani bu sözün neticesinde şimdi her yerde elhamdülillah vekiller tayin ediliyor hocaefendi kardeşler sohbet ediyor Türkiye'nin, dünyanın her yerinde Allah mübarek eylesin Efendi Hazretlerimizin sırrıyla sırlandırsın onun nuruyla nurlandırsın onun himmetlerini, bereketlerini ki canı da üzerimizde daim ve kaim eylesin amin yol yürüyor

  321. 2:00:42

    kimse burada taş, toprak bir şey çıkar ama biz çökezlenmeyeceğiz, devam edeceğiz inşaAllah kervan yürümeye devam edecek Efendi Hazretlerimize bir an evvel Rabbim halas edip yeniden İsmaila'da o feyizli, bereketli cemaatlerin onu yakından görmesi nasip edecek inşaAllah Allah'ıma duamız bunadır efendim sözü Ali ağabeye bırakalım buyur ağabeyim

  322. 2:01:05

    duayı da sana bırakalım, ben de bayağı yoruldum ha sen dua buyur şimdi Emrullah Hoca bana bir şiir yazmıştı bir de hocama hediye olması niyetiyle bir şiir de bana yazdı onu bir okutmak istiyorum hocam müsaade edersen bir, 12 dakika bir hediye et, al bakalım Bismillahirrahmanirrahim Ahmud Efendi'nin tutmuş elini halka estiriyor hakkın yerini evli sünnet inancının serini

  323. 2:01:36

    akıtıyor hocam Cübbeli Ahmet sohbete de on binler toplanıyor keşfiçiyle sevaplar katlanıyor selamında bazen göz ıslanıyor ağlatıyor hocam Cübbeli Ahmet acı olsa anlatıyor o hakkı anlat hocam anlat, görelim farkı çoğu kere espriler bu halkı güldürüyor hocam Cübbeli Ahmet kelamı bir hoştur, şifadır cana nur içinde yatsın doğuran ana sevdiriyor ilimi sana ve bana

  324. 2:02:16

    sevdiriyor hocam Cübbeli Ahmet Vahabiye şiasına reddiye biri mutezile, biri cebriye hak yaratmış reddiye yapsın diye yapsın diye hocam Cübbeli Ahmet bu kadar sıkıntı, bu kadar tasa olmaz, yıkamazlar o bir devasa her bir şeye rağmen elinde asa anlatıyor hocam Cübbeli Ahmet hocam bir son kıta, şairler kendisine söylerler hocamı övmeye layık değilsin, hakikaten öyle

  325. 2:02:56

    sonra da diyor ki olsun be bu diller burada bükülsün Emrullah, hocam aciz hale ben oluyorum Emrullah elini öpsün eğilsin eğilsin be hocam Cübbeli Ahmet buna göre elinizi öpmem lazım estağfurullah kafiyeyi tutturmuşsun biraz baya yani bu usta gibi kafiye tutmaz her zaman hocam her bir satır 11 hecel hecelleri falan ben öyle bilmiyorum o kadar şiir işi Allah verdi seni

  326. 2:03:22

    Allah mübarek etsin Allah sizin hüsnü zannınıza layık etsin hüsnü zannınızdan da daha iyi olmamı nasip etsin mahcup olmaktan muhabbet etsin Allah'a emanet olun evet şiir gerçekten yerinde oldu çünkü hocam elhamdülillah 82'de her zaman burada pazar sohbetinde bir şey demiştim sakallarının şu üç tarafında üç taraflarında yeni yeni sakal tüyleri olmaya başlamıştık

  327. 2:03:51

    sohbete geliyordu çakmakta başlattık sohbete tabi oradan bizi kovdular hocam da o dertlerimizi anlattı tepe üstünde bir mescid yaptık elhamdülillah el anal'da devam ediyor imkanlarımız da vardı o zaman demir tüccarıydık dolayısıyla kardeşlerimizin destekleri yardımları oldu yine oraya diyanetten bir imam tayin ettiler oradan da bizi şutladılar Hüdayi camisine geldik

  328. 2:04:20

    Allah razı olsun onlar da bize destek verdi o caminin de inşaatında ciddi katkılarımız oldu elhamdülillah Hacı Selim'in de şeyleriyle orayı inşa ettik camiyi biz yaptık oradan da bizi şutladılar herkes camiye geldik olurum halindeydi, eski hali yıkılmıştı. Orada da hocamla birlikte o caminin inşaatında sizlerin büyük destekleri oldu.

  329. 2:04:45

    Sonra oradan da bizi postaladılar. Mehmet Usta Camii'ne gitti. Hatırlıyorsun maşallah. Bu zaman zarfında bizim Ümraniye'de hakikaten bir sakallı bulmak çok zordu, sarıklı bulmak çok zordu, ehl-i sünnet bir insan bulmak çok zordu. Vardı ama azdı. Fakat hocamın katkılarıyla, Efendi Hazretlerimizin açmış olduğu lambadan istifade ederek

  330. 2:05:20

    Allah'a şükürler olsun sizler şöylece bağımsız genç kardeşlerimiz zaten yaşlıların yolu bura, başka bir yere olsa da gitmezler ama sizlerin varlığı bizi hakikaten mutlu ediyor, ömrün ediyor. Ve elhamdülillah 83 yılından 16 yılında tekrar hocamla beraber bu mekanda sizi olgunlaştırdığı cemaatiyle beraber olmanın huzurunu ve mutluluğunu birlikte yaşıyoruz.

  331. 2:05:49

    O hazzı birlikte savıyoruz. Allah'ım ömrüne bereketler versin. Amin. Emir buyurdu, duayı sen yaptın ya. Kısa bir dua edeyim. Amin. Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Ve salatu ve selamu ala Resulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Ya ilahel alemin ve ya hayrel nasirin.

  332. 2:06:20

    Uzaktan yakından şu mekanda cem olan şu kardeşlerimizin dinlemiş olduğunuz sohbetin muhtazayı mucibinde cümlemizi amel nasip eyle. Amin. Günahlarımızı affeyle. Vekalarımızı setreyle. Amin. Anne babalarımızı affeyle. Tüm müminini müminatı, ihvanı ihvanatı cümlesini affı mağfiret eyle. Amin. Cümlemizi mağfuriyin, makbuliyin zümresine dahil eyle.

  333. 2:06:46

    Amin. Bu güzellikleri hayatımıza uygulayan sevgili mürşidimizin sağlık, sıhhat, afiyetini daim eyle. Amin. Elinde seyri sülükümüzün itimamını yeksan eyle. Amin. Onu bizden, bizi ondan, hepimizi sevgili Habibinden ve dostlarından ve hocalarımızdan ayırma bizi ya Rabbi. Amin. Bizi şu Kur'an'ın sohbetinde cem eylediğin gibi, ahirette de ehlullah evliyaullah ile birlikte

  334. 2:07:11

    Resulullah'ın şefaat bayrakları altında cümlemizi haşrı cem eyle ya Rabbi. Amin. Dualarımızı kabul eyle. Ya Rabbi kağıtlar yazdılar gülsünü, dualar istiyorlar. Hocalarımızın nami hesabını onların lisanıyla, onların gönlüyle dua ediyoruz ki başta Efendimiz Hazretlerimizin duasını üzerimize sahiban eyle.

  335. 2:07:33

    Amin. Hastalarımıza şifalar ihsan eyle. Dertli olanlara devalar ihsan eyle. Amin. Evlat isteyenlere hayırlı evlat nasip eyle. Rızıkla darlığı çeken kardeşlerimizin rızkını helalinden bol eyle. Amin. Uğurumuzu daim eyle. Ya ilahel alemin ve ya gayrel nasirin. Ümmeti Muhammed'e yardım eyle. Amin.

  336. 2:07:56

    Osmanlı ecdadımız nasıl ki dünya Müslümanlarına bir lider makamında, mekanında olarak onların ya Rabbil Alemin derdine ortak olmuşsa, maddi manevi bütün dertlerine ortak olmuşsa bugünkü idaricilerimizde Osmanlımızın mirası olarak dünya üzerindeki bütün ümmeti Muhammed'e onların dertlerine ortak eyle ya Rabbi.

  337. 2:08:19

    Amin. Sıkıntılarına ortak eyle ya Rabbi. İslam birliğinin tesisini mukadder eyle ya Rabbi. Amin. O birlikte birlikte dünyaya hakimiyetimizi lütfi ihsan eyle ya Rabbi. Amin. Peygamber aleyhissalatu vesselam Efendimizin sahabe-i kirama bütün müminler, bütün ümmetin bir vücutun organları gibi diye buyurarak birlik mesajı verdiği gibi,

  338. 2:08:42

    bugün de aynı bir vücutun organları gibi eli ayağının, gözü kulağının bir arada hareket ettiği gibi bütün ümmeti Muhammed'e birlik ve beraberlik içerisinde dünyaya hakimiyet lütfeyle nasip eyle ya Rabbi. Amin. Dualarımızı dergahı izzetinde, uluhiyetinde kabul eyle. Amin. Şarttan yakından gelen şu kardeşlerimizin gönlünden geçen cümle hayırlara cümlesini nail eyle.

  339. 2:09:09

    Amin. Cümle şerlerden cümlesini koru ve muhafaza eyle. Amin. Dualarımızı kabul eyle. Amellerimizi rıza-i şerifine uygun eyle. Amin. Riyalardan beri eyle. Allahümme inna nes'irmke temamen ni'me. Amin. Ve devamel afiye. Ve husnel katime. Amin. Ve elhamdülillahi rabbil alemin. Fatiha'yı Aşrı şeriften sonra Cübbele hocamızın taklidini yapan

  340. 2:09:35

    efendime söyleyin, bir kardeşimizin okuyacağı hadd-i şeriften sonra hocamız da Fatiha'yı buyuracak inşa'Allah. Elhamdülillahi Rabb'il alemin. Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim