Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 30. Bölüm 24 Ekim 2016
24 Ekim 2016 · 44 dk
00:00 / 43:29Şu an 00:00 / 43:29
Transkript
110 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Es salatu es selamu ala seyyidil mursalin. Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Kıymetli dinleyenlerimiz. Geçen hadis-i şerif yarıda kalmış. Kısa bir cümle peşinde kalmış idi. Onu tekrar ve kısaca söyleyip öbür hadis-i şeriflere geçelim. Anev-i Sa'id-i Kudriyye Radıyallahu Teala An-Nuqal, Kale Resulullah
- 00:34
Sallallahu Teala Aleyhi Selam Hz. Ebu Sa'id-i Kudri Yüce Sahabe Yüce Sahabe'yi rivayet ediyor, Kâinatın Efendisi buyurdu ki Kainatın Efendisi buyurdu ki, Bir rivayet ediyor. veneke le tayyiben Her kim helal bir rızık yerse ve amile fî sünnetin Sünnet içerisinde amel ederse, yani itikad-ı ehli sünnet olacak, ameli de sünnete uygun olacak.
- 00:56
Bunları izah ettim. Bir önceki sohbetin son tarafında tafsilat var. Birinci şart helal yiyecek. İkinci şart sünnet içerisinde amel edecek. En mühim mesele yani ehli sünnet vel cemaat demektir. Sünnet bu arada hadis-i şeriflere ittiba demektir. Zaten hadis-i şerifler, sahabe-i kiramdan geliyorlar. Sahabe-i kiramın itikadı ve ameli hadis-i şeriflere göredir.
- 01:21
Kimse kendi kafasından Kur'an'dan mana çıkarayım diye uğraşmamış. Sahabeden bir kişi bile efendim, hadis-i şerif varken o hadis-i şerifi duyarken, duymuşken o hadis-i şerifin tefsirini ve şerhini terk edip, ben âyetten böyle anlıyorum dememiştir. Diyemez yani. Hakkı da yok. Müşrikler de dememiştir. Diyemez.
- 01:42
Kur'an varken önce onu takdim edilir. Sonra hadis-i şerif varsa o tercih edilir. Hadis-i şerif o ayeti tefsir ettiyse o ayet rey ve iştihada kabil olmaz. Hadis-i şerifin beyanına göre o ayet-i kerime efendim, anlaşılır. Ve ondan ona göre hüküm çıkarılır. Sonra sahabenin sözü bile varsa müteahhitler onları tercih ederler.
- 02:02
Kendi görüşlerinden tercih etmezler. Çünkü ne olursa olsun hadis olmasa da sahabenin görüşü muhtemeldir. İhtilaf olursa aralarında birini tercih ederler. Tek söz ise onu tutarlar, onunla amel ederler. Böyle. Onun için buradaki sünnet öyle yani sakal bırakmak, sarık sarmak manasında belli birkaç sünnet değildir.
- 02:24
Hangi sünnettir? Kur'an ve sünnet dediğimiz. Yani hadis-i şeriflere uygun şekilde el-sünnet itikadı ve ameli içinde. Namazını kılar, orucunu tutar işte vazifelerini yaparsa insanlar onun şerrinden emin olurlarsa yani ondan korkmazlar, arkasını rahat dönerler, mal bıraksalar hainlik etmez, namuslarını teslim etseler hainlik etmez, tecavüz etmez,
- 02:49
işte efendim insanın kalbini kırmaz, işte kafasını kırmaz, tokat atmaz, komşuluk yapsan işte zarar vermez, ortaklık yapsan işi gücü batırmaz, kar kendine çıkartmaz, yani şerrinden emin olacak işte hacca gidersin, seyahate gidersin, yola gidersin yani rahat edersin dersin ki bu bundan bana zarar gelmez.
- 03:15
Bundan bana zarar gelmez yani. İşte bak FETÖ'cülerden zarar geldi. Müslümanlar zannettiler ki bunlar namaz kılıyor, karılar da kapalıdır, Tayyip Bey diyor ya bunlar alnı secdeye değen adamlar, karılar da mesturedir, biz bir zarar gelmez zannettik. Ama zarar geldi bak. Onun için bunların hiçbiri namaz abdestten kurtulup da
- 03:39
karısı kapalı, kadın kapalıyım, kapalıyım, namaz kılıyorum, teheccüd kılıyorum, cennete giremez. Çünkü neden? İnsanlar şerlerinden emin olmadı. Bak hapishaneler doldu, 30 bin kişi hapishanelere kondu yani, 100 bin kişi işten çıkarıldı. Bütün millet tedirgin vaziyette duruyor. En ufak bir şeyden bunlardan ne zarar gelebilir?
- 03:57
Gardiyan ne yapabilir? Savcı ne yapar? Hakim ne yapar? Yargırtıda üyesi ne yapar? Maliyedeki vergi tahsilleri ne yapar? Yani hiç hukuksuz bir şekilde kalkıp bir Müslümana zarar verebilir. Yani devlete zarar verebilir. Herkes tetikte duruyor. E böyle Müslüman mı olur? Ama şimdi benden kimse korkuyor mu?
- 04:16
Bir kişi korkar mı yani? Cübbeli Ahmet devlete zarar verir, vatana zarar verir. Askere, polise hainlik eder. Dış güçlerle anlaşır, oradan para alır. Ondan sonra memleketi satar. Yani şimdi Müslümandan emin olmayacak yani. Müslümandan, kendisi güven verecek. Güven verecek, Müslümanlığın zararından korkulmayacak adamdır yani.
- 04:37
El-Müslümü ve'n-Selim, el-Müslümü'l-Milisani ve'yedi. Elini ve dilini şerinden Müslümanlar selamette kalacak. Böyle olursa de helal cennet, cennete girer. Üç tane şart, helal yemek, sünnete uygun amel etmek, bir de şerlerinden, zararlarından, tehlikelerinden insanların güven içinde olması şartı söyleniyor.
- 05:00
Bunu da okumuştum. Kalû dediler ki sahabe-i kiram, ya Resûlullah, ey Allah'ın elçisi, innehâzehâ şübhesiz bu vasfa sahibi olanlar fî ümmetike senin ümmetin içerisinde el yevme bugün, yani sahabe-i kiramın yaşadığı asr-ı saadette, kethîrun çoktur, dediler. Yani sahabe-i kiramda hemen hemen hepsi böyledir, yani hemen hemen hepsi böyledir.
- 05:36
Yani belki tabii yeni İslam'a giren oluyor, Arap'tan oluyor, Bedevilerden oluyor, vs. oluyor. Onlar da sünneti duyana kadar, hani vaaz, nasihat dinleyene kadar belki bu vasıf birden tekâmül etmez. Onun için hani hepsidir denmemiş olabilir. Kethîrun çoktur çünkü medeni yani, medeni Medineler, ehl-i medine gibi yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in civarında bulunanlar
- 06:00
hepsi böyledir. Ama yeni Müslüman olanlardan işte eski cahiliyet huyları kalabilir. Onlar da tabii vaaz dinleyecek, nasihat dinleyecekler. O zaman güzel ahlaka sahip olurlar. Onun için bugün çoktur. Niçin? Sohbetin bereketiyle. Sohbet, yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber olmak, birlikte olmak çok büyük bir vasıftır.
- 06:26
Onun için Üveysel Karani, sizin Üveysel Karani dediğiniz radıyallahu anh, o zat bile Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i göremediği için sahabe-i kiramdan Hazreti Vahşi'nin makamına bile erişemiyor yani. Ömer İbn-i Aziz tabiinin en hayırlısı kabul ediliyor. Sahabe değildir. Sahabeden değildir. O mesele ne yapamıyor?
- 06:49
Sahabenin en aşağısına yani mertebe bakımından en düşük olanına bile kavuşamıyor. Onun için sohbetin çok bereketi vardır. Sohbet yani Efendimiz'e sahabe olmak, sohbet birlikte bulunmak. Bir derste bile olsa, bir kere bile görse Müslüman olarak sahabeden oluyor yani. Kale, Resulullah Efendimiz buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem Ve sevkûnü muhakkak bu
- 07:16
vasıflarla muttasıf olanlar bulunacaktır. Fî kavmin Bir kavimde daha bulunacaktır. Bâ'di, benden sonra. Yani ne demek istiyor? Benim hayatımdan sonra da bazı kişiler böyle olacak. Ama çok olmayacak. Benden sonra gelen bir kavmin içerisinde de bak bir kavim olacak buyurmuyor. Sevkûnü kavmin buyurmuyor.
- 07:37
Fî kavmin. Bir kavmin içinde de az bulunacak yani. E şimdi gelmişiz dünyanın sonuna doğru. 15. asırdayız Hicri. Ne kadar bu sıfatlarla muttasıf olanlar ne kadar az kaldı. Helal yiyen parmakla gösterilecek kadar azaldı yani. Bu adamın rızkı helaldir dedikleri zaman maşallah evliya diye elini öpüyoruz ya.
- 08:01
Her tarafı karıştı milletin şübeli yani rızk. Faiz, kredi, beyin memleketi bulaştı gitti. Ondan sonra sünnetle amel etmek bu biraz var. Helal yemek çok azaldı. Bu son madde hemen hemen yok gibi. Kimseye arkanı dönemiyorsun ya. Yüzüne gölen arkana konuşuyor. Senin yanında haklısın diyor. Başka tarafa gidiyor.
- 08:28
Hemen lafı çeviriyor. Orada da bir menfaati varsa o menfaatini bozdurmamak için hemen onlara da ben tarafsızım diyor. Yani kime güveneceğin insan şaşırıyor efendim. Dini emanetler, şeyler, vakıf dernek işleri vesaire. Bakıyorsun işte güven taşımıyor insanlar. Hacı hoca kılığı daha hacı hoca kılığı. Lakin bakıyorsun yanlış işler, kul haklarına girmekler.
- 09:03
Karı koca zaten birbirinden emin olan pek az kaldı yani. Güvenen, şerrinden emin olan az kaldı yani. O ona zarar veriyor, ona zarar veriyor. Onun için benden sonra gelecek bir kavimde de bunlardan olacak. Yok değil ama çok da değil. Onun için işte bu azlardan olmak lazım. Allahumme cealli minazel kalil.
- 09:27
Ya Rabb'i beni bu azlardan eyle dedi. Bir adam dua ediyordu. Sahabeden olmayabilir, belki tabi öndendir. Ya Rabb'i beni azlardan eyle dedi. Hazreti Ömer Efendimiz de radıyallahu anh anlamadı, dedi ne istiyorsun sen, ne biçim dua dedi be. Dedi ki E sen duymuyor musun? Benim kullarım içinde hakkıyla şükreden çok az var.
- 09:55
Ben istiyorum beni o azlardan eyle dedi. Hazreti Ömer Efendimiz de ne güzel bir mahluk. Ne güzel bir mânâ mülâzâ ettin dedi. Kullu nâsef kavmin onar. Herkes dedi Ömer'den daha fıkıhçı çıktı. Daha ince, anlayışlı çıktı yani. Demek istedi tevazu ederdi öyle. Derdi ki herkes benden akıllı çıktı gibi yani.
- 10:14
Ne güzel dua yapıyorsun. Onun için azlardan olmak mesele. Zaten çoğunluk fesat içerisindedir. Hele memleketin durumu göz önündedir. Müslümanların durumu daha berbat bir vaziyettedir. Zaten adam efendim ateist, ateist, efendim ist, ist bilmem ne. E bunlar Allah'ı tapmıyorlar ki. Müslüman değiller. E bunlar da güzel ahlak.
- 10:40
Şerrinden emin olmak aranmaz ki. Ama ben Müslümanım diyorsun. Hem de Kur'an'ın sünnet ehliyim. Hem de ehli sünnet vel cemaattenim. Ondan sonra hiç sana güvenilmiyor ya. Ne kadar huysuz adamsın yani. Onun için azın azıdır bu iş yani. Kallümünel kalildir yani. Bu zamanda Allah kimseye şerrimizi dokundurmadan insanların güvendiği bir kişi olarak yaşayıp ölmeyi bize nasip eylesin.
- 11:11
Kamil iman, kamil İslam. İslam selamdan gelir. Selam selametten gelir yani. Selamet kurtuluş. Yani millet kurtulacak senin şerrinden yani. E şimdi karın, çocuğun, anan, baban, komşun, akraban, taleben, neyse yani. Yol arkadaşın, iş arkadaşın, asker arkadaşın, haç arkadaşın, neyse yani. Kimse demeyecek yani ben bu adamdan zarar gördüm demeyecek ya.
- 11:37
Bak ben ne kadar insanlardan zarar görüyorum görüyor musun? Ya bu kadar senedir aldatmayan kalmadı beni yani. İyi niyetimizden. Maddi manevi çalan gitti, çırpan gitti. Aleyhimize dönen gitti. Ya yanımızda bu kadar ekmek yiyen hürmet edemem. Hele çünkü ben, hani haşa ben tazim sevmem ama tipleri öyleydi yani.
- 12:00
Adamlar böyle hemen ayrılır ayrılmaz beyefendi. Aleyhine dönerler, iftiralar ederler, münafıklık ederler. E şimdi sabaha kadar tüye çutkuluyor, akşam o vakit oruç tutuyorlar. Bir ticari muamele oluyor. Fıkha müracaat edelim. Yok ben fıkha sormam. Euro, mark, dolar zarar edecek diye. Hep öyle bir müslümanlık olur mu?
- 12:25
Ben bunlara çok rastladım. Yani hem de benim evliya nazarıyla baktığım, seri sülükü bitirmiş dediğim adam, adamlar yani bir kişi de değil. Hep öyle olmaz ki. Bana zarara dokundu. He tamam ben hakkımı helal ettim niye ahirete bırakayım? Efendinin ileri adamları, yaşlı adamlardan bahsediyorum. Şimdiki çoluk çocuktan, yeni etmelerden bahsetmiyorum ben.
- 12:45
Onların nesine şaşırayım? Onlarda her şey beklenir. Böyle insanlara rastladım. Yani ben isterdim ki ben yine sana hakkımı, yani paraysa neyse helal edeyim. Ama sen diyebilesin ki ben fıkha razıyım. Şeriatın kestiği parmak açmaz. Yani doğrusu neyse çıksın meden. Ondan sonra dersin ki hocaefendi böyle bir şey olmuş.
- 13:06
Burada benim sana birkaç bin lira borcum kalmış oluyor ama bende durumu müsait değil yani. Bana bir vade yap. Veya dersin ki ödeyebilirim. Affetsen bu işi, bağışlasan bu parayı bana. Benim de faziletim nerede kaldı? Aranızdaki fazileti unutmayın yani. İyi davranışı unutmayın yani.
- 13:29
Şimdi orada belki benim senden üç bin, beş bin alacağım kalır ama ben de fazilet yapacağım. Daha iyilik nasıl olur? Tamam bağışladım demek. E ben onu yaparım. Ben de öküz değilim yani. Ama yani benim üzüldüğüm noktay, hayal kırıklığına uğradığım birçok husus birçok kişiyle başıma geldi yani. Fıkhı bir mesele.
- 13:51
Benim alacağım kalıyor orada. Adam ben fıkha razı olmam. Ben şu hocaya gitmem. Ben bu hocanın dediğini yapmam. Bu denir mi? Allah Rasulü'nü dinlemem demektir ya. Fıkhı heyetini dinlememek. Fıkıhta hakem heyetini dinlememek ne demek? Demek Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir şey buyursa senin de parana zarar verse biraz aynı o münafık gibi
- 14:13
Yahudi kabul ediyor işine geldiği için münafık reddetti ya meşhur kıssa. Buna döndü kaç olay yaşadım yani. Ama ben senin şerrinden emin olmalıydım. Hani böyle bak zararın geldi bana yani. Zararım gelmesi mühim değil bana zarar gelmesi. Ben helal ettim zaten. Kimisi vefat etti, kimisi sağ. Ben onlarla mı uğraşacağım yani?
- 14:34
Hukukumuz var beraber Efendinin yanında senelerce yaşadığım adamlar var. Ben burada fazileti niye unutayım? Fazilet bende kalsın hesabı. Af derken para şeyi maddi bir şey yani. Affetmek Allah'a mahsus. Ben hakkımı helal ettim demek istiyorum. Ama beni hayal kırıklığına uğrattı ya. Ben beklerdim ki bu kadar senelik Bu kadar senelik tarikat dersinin, elli senelik ihvan adam yani.
- 14:59
tarikattayken. Bu kadar senelik teheccüd namazının, bu kadar yıllık nafile oruçların ve zikirlerin, bu kadar meşayih görmüşsün, sohbet dinlemişsin değil mi? Bunun sende bir etkisini görmeliydin. Bu ne zaman belli olur? Camide herkes evli ya, oturup zikir yapıyor yani. Bu ticarette belli olur. Bu yolculukta belli olur.
- 15:20
Bu bir husumet anda belli olur. Bir dava çıkar belli olur. Ama maalesef belki öyleleri de vardır da ben mi denk gelmedim? Ama ben marka isimlerden bahsediyorum. Bizim cami açısından. İsimleri vermemeye de gerek yok. Ölmüş adamın adı mı verilir veya kalmış adamın adı mı verilir? Allah onları da bende affeylesin ama onun için hadis-i şerifte ne buydu?
- 15:44
Benden sonra bir kavimde de az olarak bulunacak, az. Yani bugün bütün dünyanın gözü Türkiye'de, Türkiye'nin gözü İsmail Ağa'da diye Diyanet Reisi'nin bir lafı var. Gerçi her cemaata gidince böyle bir mavi boncuk takıyormuş diyorlar. Onu da bilmiyorum. Fakat bizimkiler bunu almış yani bize dedi diye.
- 16:03
Allah kabul etsin. Şimdi bu laf ha göre ki doğrudur bu laf. Herkese mavi boncuk takıyorlarsa da bu laf bizim hakkımızdaki bu boncuk doğru bir boncuktur. Ama benim geldiğim nokta şurasıdır. Yani tamam bütün dünyanın gözü İsmail Ağa'da ben buna katılıyorum. Çünkü El-Sünnet üzere çok az bir cemaat kaldı.
- 16:23
Fakat bu cemaatın fertlerinde de diyelim elli bin, yüz bin kişi var. Bunların hepsi bu vasıfta olmalıydı. Yani insanlar şerlerinden emin olacak derecede arkasını rahat dönebilecek kadar güvenilir, emin vasfına haiz olmalıydı diye bekliyorum. Ama Şehadet-i Şerif'te bir kavimde olacak ama yani bir kavim olacak demiyor, bir kavimde olacak.
- 16:49
Yani bir cemaatın içinde bulunacak bu da azlıktan kinahidir, kılletten kinahidir. Bu da hakikaten çok doğru bir yani sahip bir hadistir zaten, hepsi sahiptir de yani elli bin, yüz bin kişilik bir camiada diyelim yani muhibbanı sevenleri, bilmem dinleyenleri saymıyorum öyle dinleyen, milyon çıkar. Onu saymıyorum.
- 17:11
Hakikaten müntesip yani. İlim almış yani demek istiyorum yani. Böyle ilim almış, ders almış, şuur almış, sohbette bulunmuş bunu. Burada da elli, yüz kişi çıkmaz ya. Hadi onu bırak, bin tane, iki bin tane hoca var diyelim. Hani elli bin, yüz bin cemaatı boş vermiş. Toplasan burada hani hoca vasfına sahip olacak, bin kişi zor çıkar.
- 17:33
Yani imtihan etsen o da düşer de. Burada da acaba bütün hocalarımız bu vasıfta mıdır? Değil. Şu yakın zamanda marifette yaşadığımız olaylarda yalanın su gibi içildiği, yalan yere şahitlik edildiği, milletin gözünün gördüğü, kulağının duyduğu konularda bile yok öyle denildi, değil denildi. Bütün camiamız internetlerde, ses kayıtlarında, görüntü kayıtlarında şahit olduk.
- 18:04
Artık efendinin en yakınında hizmetçisiyim, en yakın hizmetçisiyim diyen adamlar. O zaman demek ki yani bin tane hoca var desen, tümünü toplasan yani, vasıflı, bunların da tümünde bu sıfat yok. yani Bu iner, iner, iner, bu iş peşe ona iner. Bir pamukla gösterilecek kadar az oluyor. Ne kadar kıt zamana geldik.
- 18:21
beşe ona iner. Bu tabii yani bizim cemaatimiz de böyle de, sanki diğer cemaatler de bizden fazla ama yine en fazla şerrinden emin olunacak adam bizim cemaatta bulunur. En fazla. Demek diğerleri de daha da düşüktür bu iş. Çünkü onlar da zaten sünnetine ittiba zahiren noksandır. Zahir batının unvanıdır.
- 18:50
Az zahir unvanül batın. Zaten sakal tıraş edip alene haram işleyenler veya diğer sünnetlerin birçoğunu terk edenler falan onlar da bu işin daha düşük olduğu izaha muhtaç değildir. Çünkü sünnete zahiren ittiba etmek çok zor iştir. Bu zor işi yapanlar da bile böyleyse e zaten işin zorunu bırakıp da sünnete ittibada gevşek olan adamlar da bu sıfatın toplanması azın azıdır yani.
- 19:23
Rabbim o azlara ilhak eylesin. Amin. Efendim, ''Ve ayni abbasin rodüllâhu teâlânü mâni nebiyye sallallahu teâlâ aleyhisselleme'' İbn-i Abbas Efendimiz'den rivayet ediliyor. Efendimiz sallallahu aleyhissellem buyuruyor. Buyurdu bir hadis-i şerifinde. Bunu da Behakkı rivayet ediyor. Deminki hadis-i şerifi İbn-i Ebu Dünya rivayet etmişti.
- 19:45
Kitab-ı Samt isimli eseri var. Sonra Hâkim rivayet etmişti. Hâkim, lafız-ı hâkimden alınmış. ''Sahihü'l-İsnâd'' ''İsnâdı sahittir'' buyurmuştur. Hafız Münziri zaten büyük muhaddisttir ama o da kaynaklar veriyor çünkü. ilk şey değil, ilk haddesenalı olmadığı için isnadını başka yerden almak durumundadır.
- 20:07
Bu hadis-i şerifi de Behek'i rivayet etmiştir. İbn-i Abbas'tan da rivayet ediliyor. Efendim, Hasan-ı Bikuteybe'den de rivayet geliyor. Efendi Hazretleri'nin en çok okuduğu hadistir bu. Men temesseke bi sünneti inde fesâdi ümmeti, felehu ecrun mieti şehidin. Men her kim temesseke, sımsıkı tutunursa, yapışırsa, bi sünneti benim sünnetime.
- 20:36
Ne vakitte? Sünnetime yani benim gibi inanmak. Sünnet, bak ne diyor, şerhe bakarsa, sindi ağzı, intikaden ve amelen, kavlen ve fiyalen. Buraya dikkat edeceksin. Sünnet, sakal bıraktım, tamam oldu. Ondan sonra itikadım bozuk. Sakal seni kurtarmaz ki. Sarık sardın 80 metre. Ne yapacağız? Sünnete ittiba ettim.
- 21:05
Ama itikadım bozuk. İsa'nın ineceğine inanmıyorsan, Hazreti Mehdi'nin çıkacağına inanmıyorsan, ehl-i sünnetin mütevatir konularına inanmıyorsan, mutezileye sapmışsan, cebriyeye kaymışsan, kader yok diyorsan hele, alın yazısı yok. Kader yok. Kader yok diyen adamın, abdesti, namazı, sakalı, sarığı kurtarmaz ki.
- 21:27
Öyle ki kadın çarşaflı, çok iyi, tesettüre rahat etmiş. Bu kadın çok takva. Takva kaderi alın yazısını inkar ediyor. Alın yazısını inkar edenin sünnete sarılmış olmuyor ki. Sünnetin en başı nerededir? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem nelere inanıyorsa, sahabe-i kiram nelere inandıysa, onlar gibi inanmak.
- 21:48
Amenu bi mislimi amentum bi. Sizin inandığınıza onlar da inanırlarsa, fakadit eder. O zaman hidayete ererler. Siz kim? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve sahabi. Ayet geldiği zaman kim vardı siz? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sen demiyor. Demek ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem tek değil.
- 22:06
Ondan öğrenen sahabe-i kiramın da itikadı devrededir. Zaten cemaat topluluk sahabeden geliyor. Ehl-i sünnet vel cemaat onun için oldu. Ayetten de çıkıyor. Sizin inandığınıza, sizin gibi inanırlarsa, fakadit eder. Muhakkak hidayete erdiler. O zaman, bu ayete göre de sünnet itikatta da geçerlidir. Evvela itikatta geçerlidir.
- 22:34
Amenu resulü bimâ zileylehimi rabbî vel mü'minûn. Benim o peygamberim Rabbimden ne indirildiyse ona iman etti. Mü'minler de iman etti. Mü'minler sünnete ittiba etmiş oldu. Ne bakımdan? İman bakımından. Evvela onun gibi inanacak. Sonra onun gibi amel edecek. Namaz, oruç, hac, zekat, abdest, kusur, taharet meseleleri, nikah, talak.
- 22:55
Bütün meseleler de hadis-i şerife göre, sünnete göre. Tabi biz hadisten direkt hüküm çıkaramayız da. Müşriyetlerin ayet-i hadisten anladığına göre. Sonra söz bakımından konuşurken, görüşürken hep sözü sünnete uygun olacak. Fiilen, fiiliyat, icraat bakımından. Yaptığı hareketler, davranışlar, alışlar, verişler, satışlar, gelişler, gidişler, oturmak, kalkmak.
- 23:19
Her şeyde sünnete ittiba. Ümmetimin bozulduğu zaman da ne demek? Sünnetimi terk etmekle fesada vuruyor. Benim sünnetimi terk edince ümmetim bozulmuş oluyor. Yoksa şimdi Müslümanlar işte iki milyara ulaşmışlar. Diyelim dünyanın en zengin varad devletleri onlarda var. Patrol onlarda, bilmem şu onlarda var.
- 23:38
Yok efendim uzaya çıksalar, yok efendim ekonomilerini çok düzeltseler. Şimdi diyelim Amerika'yı, Rusya'yı geçseler. 50 küsur İslam devleti, yani Müslüman, halkı Müslüman. İslam devleti hiç yok da. Halkı Müslüman olan 50 küsur mu ne kadar devlet var. Bunları topladığım vakitte bunlar birleşseler, deseler ki dünyanın birinci süper gücü olmuşlar.
- 23:58
Düzgün olmuş olurlar mı? Olmazlar. Çünkü neden? Sünneti terk ettikleri sürece ve Cenab-ı Hakk'ın yolunu yaşatmadıkları sürece zaten ilerleyemezler. O da mümkün değil de görüyorsunuz hepsi yerlerde sürünüyor. Hepsi iç savaş, dış savaşla uğraşıyor. Çünkü sünnete ittiba etmemenin cezasını, faturasını dünyada ödettiriyor Mevla ki ahirete kalmasın hesaplar.
- 24:19
Gavurlar zaten ebedi cehennemliktir. Hesap ödemeyecekler. Çünkü adamın sağ tarafı yok ki mizan kurulsun. Ama Müslümanların sağı solu var. Mizanda iki kefesi var. Onun için Mevla'yı kurtarmak için dünyada çektiriyor belaları bize. Ama sünnet-i seneye ittiba etseydik dünyada da bela çekmeyecektik. Ecdadımız ne gibi?
- 24:38
Dünyaya hakim oldukları gibi. İki canlı da aziz olacaktık. Ama olamadık işte. Rezil olduk. İşte görüyorsunuz. Dünya üzerinde beş kuruşluk itibarımız yok. Gelen çakıyor, giden çakıyor. Amerika diyor şuraya katılamazsın. Rusya diyor buraya giremezsin. PKK bile hava atıyor bize. PYD rezilleri, sefilleri bile hava atıyor bize.
- 25:00
Değil mi? Beş para etmez, Trişka'dan teyyaret devleti Esed bile vururum ha diyor. Irak kim ya? Hibadi miymiş, bilmem neymiş herif. Hiçbir şeyden haberi yok. Kabile şeyi olamaz yani. Çadır devleti bile kuramaz. Hiçbir şeyden haberi yok. Evvelce Başıka kampını destekliyorduk.
- 25:16
Şimdi çıkın şuradan Başıkayı bırakıyorlar. Amerika ne derse popağan, Rusya ne derse popağan olmuş adamlar hava atıyor bize. Halbuki biz doğru Müslüman olsaydık bize bunlar hava atabilir miydi? Amerika'sı, Rusya'sı hizaya gelirdi. Osmanlı ecdadımızda olduğu gibi, Selçuklu ecdadımızda olduğu gibi. Ama rezil olduk vesselam.
- 25:37
İzzet Allah'ındır. Ve lillâhi'l-izzetü ve'l-resûlü ve'l-mü'minîn. İzzet ve ululuk ancak Allah'a ait. Sonra Resulüne ait, sonra müminlere ait. Hangi müminler? Allah'a, Resulüne, kitaba, sünnete uyan müminler. Önüne gelen müminlerin olsaydı şimdi bizim de aziz olmamız düşünülebilirdi. Ama bizim izzetimizden, devletimizin izzetinden bahsedilecek bir durumda mıyız?
- 26:01
Suudi Arabistan ne durumda? Şadır devleti kadar da hükmü yok. Ama petrol, para çok. Para ganimet. Ama Amerika çıt dedi, çat, bitti. Haccı yasakla dese yasaklar. Bu sene tavaf yok dese Amerika Suudi Arabistan dayanamaz. Gücü yok. Yemen iç savaşlarla uğraşıyor. Anladın mı sen? Bahren, Katar, zaten hepten küçücük küçücük, Kuveyt.
- 26:29
Bunlar hepsi Amerikanın filolarını barındıran, Amerikan üsleri. E bizde nasıl izzet olsun şimdi? Ümmet fesada gitti. Niye bozuldu? Sünneti terk ederek. Sünneti terk edince Allah heybetini alır. Siz sünnetime yapıştığınız, benim gibi inandığınız, benim gibi amel ettiğiniz sürece düşmanınıza galip geleceksiniz.
- 27:01
Sünnetimden, yolumdan çıktığınız zaman, şimdi bizim milletin çoğu çıktı. Allah sizi korkutacak, düşmanlar musallat edecek. Aynen vaki oldu. Amerikan üsleri hepsi bizi korkutuyor şimdi. Artık korku kalplerinizden sökülüp alınmayacak. Ne zamana kadar? Sünnetime geri dönünceye kadar. Benim gibi inanıncaya kadar, ehl-i sünnet vel cemaata dönünceye kadar.
- 27:33
Yoksa ben ehl-i sünnet şartı yok, ehl-i sünnet Kur'an'da yok. Ehl-i sünnet olmasan da olur diyenlerin döneminde tabii ki korkaklık fazla galip olur. Ne zaman ehl-i sünnetsiz olmaz diyenler galip olacak, artacak. Bu memlekette ve diğer İslam ümmetleri içerisinde, devletler içerisinde. O zaman belki bir toparlanmak vaki olur ama bundan sonra bu işin ipi koptu, cılkı çıktı yani.
- 28:01
Hz. Mehdi'ye kadar daha toparlanmak pek beklenmiyor. Yani ferdi olabilir, cemaatler yaşayabilir işte böyle. Durum bu vahim ama bu fesat zamanında insanlar sünnetten yüz çevirdi. Efendim yardımcılar azaldı, engeller çoğaldı. Değil mi? Talebe, medreseye gider kız talebe hele. Okula gitmiyor, liseye, üniversiteye bilmem ne, ortaokula.
- 28:29
Gitmeyip medreseye gidecek. Kaç kişi var? Veya çocuk okula gitmedi, anası babası ona git diploma al bilmem ne demedi desen, Allah için oku yavrum seni vakfettim din hizmetine diyen kaç kişi çıkar? Ne kadar garip zaman. Efendi Hazretleri çok okurdu bunu yani, onun için çok okurdu. Ümmet fesada düştü.
- 28:49
Tefsir okuyan yok, hadis okuyan yok, fıkıh okuyan yok, akaid okuyan yok, tasavvuf okuyan yok, amel eden yok, bir şey yok. Yani çok az, azın azı böyle 80 milyonluk Türkiye'de, yani şu nedir 3-5 kişi, 10 kişi böyle bu işi korumaya çalışan adam az kalmış. Daha ne diyorsun ya? Bütün televizyonlar açık oturur mu?
- 29:11
Bütün televizyon açıklanan hocalar, ilahiyatçılar, amentüyü inkar ediyor, kaderi inkar ediyor, alın yazısını inkar ediyor. Bırak sakalı sarı şimdi yav, bırak misbah yani. Kader yok diyor yav. Ve bunların efendim bütün kanallarda konuk oluyorlar, konuk ediliyorlar, bu kadar milyonlar bunları dinliyor, bir tanesi ne diyorsun sen diyen yok.
- 29:32
Yok işte. Onun için şimdi sünnete sarılan, ehl-i sünnete yapışan, ehl-i sünnet itikadını muhafaza eden, sonra amelini muhafaza eden, sonra amelini muhafaza eden, sonra sözleriyle ve fiilleriyle sonra sözleriyle ve fiilleriyle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin yolunu yaşatanlar, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in yolunu yaşatanlar kolay iş değil.
- 29:50
Felehu on cümardır, ecrumiyet şehid. Yüz şehid sevabı. Bu da Efendimiz Hazretleri buyuz şehidi okurdu. Bu isnat da bu isnat da yani muteberdir. Yalnız Taberani'nin rivayetinde felehu ekruh şehidi, şehit sevabı var diye geçiyor. Biz de dualarım kitabının o cep yaptığımızda buyuz şehidi bulamadık. Göya şamile var.
- 30:15
Ne yapayım ben Şamile'yi ya? Şamile olmuş, gayri Şamile yani. Aradık taradık, yüzü bulamadık. Yani yüzü şey bulduk çok, güçsüz bulduk. küssüz şey bulduk çok. Küssüz bulduk. Bilmedik ki Taberani'de var. Bilmedik ki taberani de var, bilmedik ki mürzili de var. Bilmedik ki Müziri'de var. Orada şehit sevabı koyduk herhalde.
- 30:31
Yani kitapta. O rivayet de doğrudur. Ama Efendi Hazretleri yüz şehit diye okurdu. Demek ki bu yüz şehit olan BHKİ'den geliyormuş. Hafız Müziri terkipte de geçiyor şu anda. Artık kaynak maynak aramayız. Zaten Efendi Hazretleri kaynaktır ama kaynak bulundu işte. E bunu biz de bir dahaki baskıya falan yüz şehit koyalım yani.
- 30:55
Çünkü yüz şehitle bir şehit çok farkı var. E biz niye efendim tenzilat yapalım. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem yüz buyurmuşken. Bir rivayette bir şehit sevabı var. E bir şehit sevabı yetmedi mi sana? Bir şehit adam olmak için canını şeyini malını her şeyini feda ederek o da bir şehit zor olur yani.
- 31:13
Çünkü Allah için mi oldu? Niyeti bozuk muydu? O da belli değil tabii. Herkes. Biz şehit diyoruz ama Allah'ın dinde şehit midir? E onun için yani şehit ecri var. Yüz şehit sevabı var. Neden? Çünkü zaman zorlaştı. İş zorlaştı. Sahabe döneminde böyle müjdeler yoktu. Hatta dediler bir hadis-i şeriften 50 sırtlık sevabı var.
- 31:43
Bu da Ebu Nuaym Hilyetul Evliya'da geçiyor. Ali Adar Efendi babamız Hüseyin'in kenarına aldı bunu. Uzun bir hadistir. Ben çok sohbetlerde bunu şerh etmiştim. Neticesinde ne buyuruyor? Ahir zamanda Kur'an ve sünnetle yaşayanlara 50 sırtlık sevabı var. Dediler ya Resulallah bizim içimizdeki sırtlıklardan mı?
- 32:05
O dönemin sırtlıklarından mı? Hayır. Sizin içinizdeki sırtlıklardan. Ebu Bekri sırtlık kadar 50 tane. Ama burada Ebu Bekri sırtlıkı geçmiş olmuyor. Yanlış anlamayın. Sohbet, sahabelik şeyi ayrı. Sen Resulallah Efendimiz'i hayatta görmediğin için sahabenin sevabına, makamına ulaşamazsın. Ama 50 sırtlık ne kadar sevap alır?
- 32:27
Sahabeden 50 tane sırtlık. Sevabı ne kadar? Şu kadar. O kadar sevabı sana da verirler. Makam ayrı. Yani sohbet makamı ayrı. Çünkü sen oraya yetişemedin ki. Yetişemediğini vermezler sana. Peki ya Resulallah niye bizim içimizdeki 50 sırtlık kadar oldu? Siz hayır yolunda yardımcı buluyorsunuz. Sahabe-i Kiram birbirine destek idi.
- 32:53
Kuvvet idi. Ama onlar ahir zamanda ne olacak? Yalnız kalacak. Kovulacak, itilecek. Horlanacak. Hakir görülecek. Dışlanacak. Diploması yok. Toplaması yok. Akademisyen değil. Bilmem ne. Bunlar cahil. Mağaradan çıkmış. E şimdi el-Sünnet üzere hareket edenleri kim tutarıyor yani? Ne bürokraside itibarımız var.
- 33:15
Ne devlet makamları ricali nezdinde itibarımız var. Ne bir istişare makamında Ne adam yerine konduğumuz var. Değil mi? Çağırsalar bile sarılıp çıkart da gel derler. Onun için zor zaman kader inkar etse adam baş köşede otursunlar. Niye profesör? Ankara ilayet ilim-i kelam dalı başkanı. Hadi bakalım. Adamın unvanı var.
- 33:44
Anladın mı? Sıfatı var. Sen kimsin? Cübbeli, takkeri, çarşaflı, bilmem ne. Sen nerede lazım olursun? İşte vatanı, milleti kurtarmakta lazım olursun. Can verme adam lazım. Ama hakkı söylenecek zamanda, istişare alınacak zamanda sizin aklınız örümcek kafalılar. Mağara kafasıdır yani. Size işte sorsak şimdi erkek bir arada okumasın.
- 34:09
Kadın çalışmasın. Kadın milletvekili olmasın. Kadından bakan olmasın. Tabii bana sorsan değil, Allah Resulüne sorsan öyle. Bana ne soruyorsun? Kitaba, sünnete sor. Ama itibar etmezler. Çünkü bu zamanda ehl-i sünnet, kitapla sünnetle yaşayanlar az olacağını Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem beyan etti.
- 34:28
Zaten çok olsa şaşılır. Zaten çok olsa da elli sıttık sevabı olmaz. Çok olsa da yüz şey sevabı olmaz yani. Olacak ki senin bu yolda yaşayanların itibarı artsın Allah indinde. Halk nezdinde, bürokrasi nezdinde, mürekkep yalamış geçinenler nezdinde itibarın azaldıkça Allah indinde itibarın çoğalsın. İtibar nerede lazım?
- 34:53
Mahşerde, ahirette, cennette lazım. Buradaki itibar iki gün sonra söner. Öldüğümüz zaten biter. Kiminin çoğunu da ölmeden evvel biter. Fetö'nün adamları neydi? En itibarlı yerlerdeydi. Şimdi ne oldu? Rezil oldu kaldılar. Onun için dünyanın itibarları, makamları, mevkileri, dereceleri için Kur'an ve sünnetten ayrılmamak lazım.
- 35:14
taviz vermemek lazım, 100 şehit sevabı, 50 sıttık mükâfat, bir daha bulunacak şey değil. Bu dünya pazarı, çarşısı bir kere kurulur. Aldın, aldın, almadın, kaldın. Alacaksan al. Bak ölüyorsun, gidiyorsun. Yarın aynı mevkiyi bile bulamayacaksın. Yarın aynı mevkii bile bulamayacaksın. Bir seçim oluyor, milletvekiliyle seçilemiyorsun.
- 35:32
Bir bürokraside tayinler başlıyor. Hemen oradan atılıyorsun. Hangi makamdasın, mevkidesin? Allah için kaim ol. Adaletli şahit ol. İşini doğru düzgün yap. Müslümanlara yardımcı ve destekliyir ol. Yoksa takdirde kaybedeceksin yani. Fırsat verildi sana, ganimet mi? Nerede? Seni mi dinler adam ki bu işleri öğrensin?
- 35:53
Onun içindir ki, çok büyük müjdedir. Aman el-sünnet itikadını bırakmıyoruz. Amelini bırakmıyoruz. Sakal sünneti hor görmüyoruz. Dört bin aşkın sünnet senin. Hepsini amele çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Zahir batının unvanıdır. Mâ fîke, zârâ lâ fîke. İçinde ne varsa ağzından o çıkar. Küllînâ in teraşşehu bimâ fî.
- 36:15
Her kap içindekini sızdırır. Bal kübünden sirke sızmaz. Sirke kübünden bal sızmaz. Onun için hepten de böyle, benim kalbim temiz, benim itikadım el-sünnet ama sakala sarâ misvâ ne lüzum var? Şalvara cübbeye ne lüzum var? Sokun! Diyanet reisinin bir yardımcısı var. O da el-sünnet adam, göğe tasavvuf ehli.
- 36:37
Ne demiş? Şalvara cübbe münzel midir demiş. Ne demek o? Kur'an'da mı var? Koca diyanet reis yardımcısı olmasın, ne demez bu lafa? Kur'an'da mı var ne demek? Resul ne verdiyse onu alın. Hiç mi görmedin Haşr Suresinin ayetini? Koca Efendi kardeşimiz yahu. Resul ne verdiyse alın. Resulullah sana sormuş, şalvar giyer misin?
- 37:03
Buyurdu ki, Gece de giyerim, gündüz de giyerim, yolculukta da giyerim, evimde de giyerim. Sen bu hadis-i şerifi hiç duymadın demek. Kaynaklardan haberin yok. Ondan sonra cübbe. Lebise cübbeden, Tirmizi'yi de, bütün hadislerde cübbe giydi, cübbe giydi, sünnette. Şemail'lerde, Tirmizi'ylerde, Tirmizi'nin sünneninde de var.
- 37:25
Şemail'in dışında. Ne demek yani? Görmüyor musun? Hırka-i şerif, hırkasını bile, Açtılar işte hırka-i şerifi, görmüyor musun? Eskiden şeydi, biz de zannediyorduk ki beline kadar bir hırka. Şimdi bakım tamir yaptılar ya, bizim de resmimiz de var. Tam önünde büyük, Seyyid İbrahim Hazretleri'ni ben ziyarete ettim bir sene.
- 37:49
Attık mı onu Fesbuha bilmiyorum. Atmadıysak versinler, atsınlar, bak görün bereketini. Sen yani, benim dizimden aşağı da gelir. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem tabi benden uzun boyludur. Hırkasını bile cübbe. Adı hırka yani. Cübbe. Kol buraya kadar, şey dizden aşağı. Ne oluyor bu? Onlar normal hırkaları bile cübbe yani.
- 38:11
Cübbesiz olur mu ya? Yapmayın böyle. Münzel midir? Tabi münzeldir. Resulüm ne verdiyse onu alın buyuruyor. Resulüm ne yaptıysa onu yapın buyuruyor. Ondan sonra. Bütün peygamberler üzerinde aley cübbetün min sufid Yunus Aleyhisselam'dan bahsediyor. Hadis-i Şerif bütün peygamberlerden bahsediyor. Üzerinde yünden cübbe vardı.
- 38:37
Musa Aleyhisselam ile Mevla mükaleme ederken Bu kadar kaynak var yani. Bütün enbiyanın libası. Bütün evliyanın giysisi. Münzel midir? Ne demek münzel midir? Bunlar kendi kafalarından mı uyduruyorlar? Peygamberler boş iş yapar mı? Hep vahiyle iş yapıyorlar da. Ne giyeceklerini Mevla üretiyor. Onun için sünnete ittibada evvela kafayı düzeltmek evvela itikaden inanç bakımından
- 39:07
evvela sünnete ittiba inancın aynı Allah Resulü ve sahabesinin itikadı üzer olacak. Birinci bu. Bu olmadıktan sonra şalvar da fayda etmez. Sarık da fayda etmez. Çarşaf da fayda etmez. İtikadı bozuk adama hiç namazı da fayda etmez ya. Kader inkar edenin namazı mı olur? Cenazesini kılmayın buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem.
- 39:27
Kendi namazı muteber olsa cenazesi kılınır zaten. Ama önce itikade sonra amelen yani tatbikat ve icraat. Kavlen sözlerde ve fiyalen bütün işlerde giyim kuşam da buna dahil alışveriş de buna dahil her işte hayatına sünneti hakim kılacaksın. Ve atı reform işlerini dinde dinde sonradan uydurulan şeyleri ne yapacaksın?
- 39:57
Hayatından ihraç edeceksin yani. Sahabe-i Kiram döneminde, bu kadar ulema, evliya döneminde, Selefi Salih'in döneminde, artık on iki, on üç asıra gelelim. Bir tane pantol giyen var mı diye. Sizin giyeceğiniz bu dar pantolları, önünüz meydanda, arkanız meydanda, öndeki safta rüka etsen, secdeye varsan, arkadakinin gözü takılsa namazını bozacak vaziyette daracık kıyafetler,
- 40:26
münzel mi? Ne ayıp şey. Hoca olan bir insanın bunu konuşması yani. Cahil bile konuşmaz bu lafı ya. Ne demek münzel mi? Senin bu tipin, bu kıyafetin hangi kitapta var? Tam bid'at-ı gari merziye yani. Allah'ın Resûlü'nün reddettiği bir bid'at. Böyle terkiyenir mi insanı? Yani ben erkeğim. Ya sen erkeğinle ne olacak?
- 40:50
Her yerlerinin şeklini belli etmek yasaktır. Yani giydiğiniz kıyafeti millet, yani dar pantolu millet efendim, şort olarak aynı darlıkta, plajda giyiyor. Üstü aynı yani darlıkta. Böyle bir şey olabilir mi yani? İnsanın kerahat var, şu var, bu var. Cemaate giremezsin bu vaziyette ya. Önde kılayım desen arkadan, şeklim belli oluyor kardeşim.
- 41:16
Secdeye yattın mı şeklim belli oluyor. Bunu gözüleriyle görüyor bütün milletler. Ne inkar ediyorsunuz? Onun için itikad üzere, sünnet üzere itikad edilecek. Başta, sonra, Efendi Hazretleri boşuna bu sakal üzerine, şalvar cübbe üzerine durmuyor. Zahir batının unvanıdır. İçinde eri sünnet itikadı olanı, dışında da eri sünnet ameli sirat eder, nüfuz eder.
- 41:43
Yani içinde ne varsa dışına o çıkar. Bal sirkesinden ne dedik? Bal küpünden? Eri sünnet itikadı üzere olan adamdan da bir tat kılık kıyafetleri zuhur etmez. Alamet bakımından. Kaide ekseridir, külli değildir. Elbette istisnası, müstesnası vardır. Bu hadis-i şerif bize büyük müjde olsun. Hepimiz, kadınımız, erkeğimiz sünnet seniye hakkıyla ittiba üzere yeniden
- 42:11
harekete geçelim, gayretlenelim. Yüz şehit sevabını elde ederek ahir zamana düştük, bedter zamana düştük ama yani çok büyük müjdeler, elli sıttık sahabeyin içindeki elli sıttık ecriyle yüz şehit sevabıyla ahirete de gitme imkanımız var. Bu da geçmiş asırlarda yoktu. Çünkü bu kadar fesat ve bozulma yoktu.
- 42:31
Kıymet bilirsek çok üstün makamlar kazanacağız ahirette. Rabbim kaybetmekten muhafaza eder. İnşallah biz yarın Perşembe önümüzdeki Perşembe günü yolcu olacağımızdan dualarınızı bekliyoruz. Tabii çarşamba inşallah mektubat dersi yapacağım. Son ders olarak. Ondan sonra da yolcu olacağız. Perşembe sohbetine bu pazar Umraniye'de Ali Polat abimizin medresesinde
- 42:59
uzun bir sohbet yaptık. O sohbet bu Perşembe sekiz buçukta yayınlanacak. Onu güzelce dinlersiniz, herkese teşvik edersiniz, dinletirsiniz. Ondan sonra yani haftaya pazartesi biz burada derste olamayacağız. Yurt dışında, Hindistan'da ziyaretlerde olacağız. İnşallah ondan sonraki hafta pazartesi tergip derslerine devam edeceğiz.
- 43:22
Allah Teala devam sabah versin, sıhhat ve afiyetle engelleri izale etsin, yardımcıları ziyade etsin. Amin.
Benzer sohbetler
1:34:01Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 78. Bölüm 6 Ekim 20266 Ekim 2026 · 95 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 6 Ekim 2026
1:33:48Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 77. Bölüm 2 Haziran 20262 Haziran 2026 · 94 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 2 Haziran 2026
1:40:41Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 76. Bölüm 5 Mayıs 20265 Mayıs 2026 · 101 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 5 Mayıs 2026


