00:00 / 50:57

  1. 00:37

    Bismillâhirrahmânirrrahîm. Elhamdülillâhi Rabbil'âlemîn. Essalâtü vesselâmü 'alâ seyyidil mürselîne Muhammedin ve 'alâ âlihî ve sahbihî ecma'în. Hafız Münzirî -kaddesallâhu sirrahû- Hazretlerinin telif etmiş olduğu et-Tergîb ve't-Terhîb isimli muhteşem eser... Mahmud Efendi Hazretlerimizin elinden düşürmediği, yolculuklarda yanından ayırmadığı bu mübarek eserin ilk cildinde İhlas Kitabı'nı bitiriyoruz, inşallah bugün bitireceğiz. İhlas Kitabı, yani "kitap" bölüm demektir; bu bölüm ihlasla ilgiliydi. Bu bölümde başladığımızdan bu yana efendim 56 tane hadis okumuşuz. 57. hadis-i şerifle birlikte bu bölüm bitiyor inşallah. Ondan sonra Sünnet, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat, sünnetin önemi hadis-i şerifte, Kitâbü's-Sünne'ye başlayacak. Önümüzdeki derslerde çok önemlidir.

  2. 01:37

    şimdi Bu hadis-i şerifte melekler bir kulun amelini alırlar, götürürler. Mevla'nın huzuruna kabul makamına yükseltilir, birinci kat semadan reddedilir. İşte gıybet edenlerin amelleri birinci kat semadan aşağı atılıyor. Ondan sonra, ahiret işi yaparken dünyalık bir menfaat kastında olanların ameli ikinci kat semadan atılıyor. Tabii ameller dediğim namaz, oruç, hac, zekat... Dış görünüşü muazzam, muhteşem, nur gibi parlıyor.

  3. 02:26

    Bunları uzun uzun okuduk. Bir perşembe sohbetlerinde birkaç derste birkaç bölümü uzun, detaylı geçti. Şimdi özetini veriyorum: Yine bir kulun ameli, hafaza melekleri, yazıcı melekler yükseltirler. Sadaka, oruç, namaz... Hatta hafaza melekleri bile "Ne güzel amel, nur gibi parlıyor" diye şaşırırlar. Üçüncü kat semada melekler der ki: "Durun! Bu ameli sahibinin yüzüne vurun! Çünkü bu adamda kibir vardı." İşte zerre kadar kibir olan, büyüklük duygusu, büyüklük sıfatını taşıyan... Büyüklük Allah'a mahsustur. Böyle insanlara tekebbür eden, kibir sahiplerinin ameli üçüncü kattan aşağı reddediliyor.

  4. 03:06

    Sonra hafaza melekleri yine bir kulun amelini alırlar, başka bir adamın ameli... Tesbihleri var, namazları var, hac var, umre var... Dördüncü kata kadar gelirler. Burada da görevli melekler der ki: "Alın bu ruhu, adamın suratına atın! Aşağıya suratına çarpın! Çünkü bu adam ucub sahibiydi." Yani kendini beğeniyor. Hani böyle hareketlerinden böyle bir kibir, hava görülmese de içinden içine işte "En takva benim, en abid benim, en alim benim" yahut işte kendi işine göre kendine bir faziletler görür. İnsanları hakir görür, kendini üstün görür. Ama bu kibirden farkı şudur: Kibir hareketlere yansıyabilir, ucub yansımayabilir. İçinde, bu kendini beğenme şeyi içte olur yani. Nice böyle mütevazı, derviş gibi görürsün, çok ucubludur.

  5. 03:55

    Ondan sonra hafaza melekleri yine bir kulun amelini alırlar, 5. kat semaya çıkarırlar. Bu ameller işte eşine hazırlanmış, zifafa götürülen gelin gibi yani çok güzel hazırlanmış, nur gibi ameller. Yine efendim, 5. kat semadan aşağı atılması emredilir. Neden, sebep? Çünkü görevli melek der ki: "Ben hasetle görevliyim. Bu adamda kıskançlık vardı. Kendisi gibi işte amel eden, namaz kılan, oruç tutan, işte hafızlık yapan, hocalık yapan, yani neyse Allah'a ibadetler hususunda Allah Rabbine manen yakınlaşmaya çalışan kimseleri kıskanırdı." Kıskanması da şöyle: Yani gıpta değil; gıpta olsa makbuldür, "Keşke ben de yapabilsem" falan... İmrenme. İmrenme günah değildir, hatta matlubdur, istenen bir sıfattır. Ama haset, kıskançlık şu demektir: "Keşke bu adam hasta olsa da namaz kılamasa, ayağı kırılsa bu sene haca gelemese..." Böyle bir yarış içerisinde, insanlar... "Bu burada olmasa, bu şu derse katılamasa" gidip de

  6. 04:59

    Böyle bir kıskançlık insanların zararına ve bunu da izhar ediyor tabi, açığa çıkarıyor veyahut da tabi bu sonunda gıybete götürür, dedikoduya götürür çünkü kıskanç kendi kendini yer, yiyip bitirir ama dayanamayınca da insanlara da yansıtmaya başlar o adamın aleyhine konuşmalara başlar. Buradan dolayı bu kıskançların ameli efendim, beşinci kattan aşağı atılıyor

  7. 05:22

    sonra başka bir kulun ameli namaz, zekat, hac, umre, oruç çok melekler beğeniyorlar işte günlük defter tutuyorlar, bu defter adamın uykudan uyanışta, bir daha uykuya yatana kadar ki süreçte yaptıkları amellerdir. Bu ameller, iyi amelleri buradan alıyorlar semaya götürüyorlar işte bir adamın ameli işte beş katı geçti, demek ki beş katın teftişinde

  8. 05:48

    başarılı oldu, selametle çıktı, o demek o kötülükler onda yok. Altıncı kata geldiği zaman görevli melek alın bu adamın amellerini sahibinin suratına vurun diyor çünkü neden? Bu adam efendim, acımasız bir adamdı birinin başına bir bela gelse sevinirdi ama acayip bir şeydi bak yani kibirden kurtarıyor, gıybetten kurtarıyor, hasetten kurtarıyor, o cübden kurtarıyor

  9. 06:10

    dünya menfaatinden kurtarıyor amelleri bu noktalardan geçiyor ama merhametsizlik var, şefkat yok acımıyor yani ne hayvana acıyor, ne insana acıyor efendim Allah Allah bu merhametsizler de var Rabbim bana emretti, bunun amelini benden ileri geçirtmeyeceğim çünkü insanların belasına, hastalığına, kazasına adam kaza geçirmiş, oh olmuş gibi

  10. 06:32

    e sen niye seviniyorsun bir Müslümanın belasından ya? Bu noktada bu amelleri reddediliyor sonra hafaza melekleri bir kulun ameline alıyorlar namaz var, oruç var nafaka var, yani nafaka infak var içtihat var yani fıkıh, çok iyi fıkıhçı alimallame zarar var, haramı bırak, şüpheden bile sakınmış şüpheden bile o kadar ince gitmiş amelleri güneş gibi parlıyor

  11. 06:59

    üç bin melek o amellerin yanında rafakatçi teşyiat ediyor, rafakatçi gidiyor üç bin melek yani amellerin nurundan tabi bu meleklerin itibarı geliyorlar, geliyorlar işte altı kattaki teftişi geçiriyorlar yedinci kata geliyorlar görevli melek diyor ki durun bu ameli sahibinin suratına girin çarpın vurun hatta bunu diyor bu ameli diyor böyle

  12. 07:20

    yani süpürge gibi veya işte sopalar bir araya gelmiş sopalar gibi düşündüğü zaman amellerden bir demet olmuş yani tahtalardan veya işte ağaçlardan falan onu uzuvlarına vurun diyor yani ellerine vurun ayaklarına vurun her yerine acıtın, incitin ikvilü ala kalbi kalbine de kilit takın diyor bu adamın kalbini mühürleyin çünkü Allah'ın rızası kastedilmemiş amelleri ben Rabbimden

  13. 07:46

    engellerim bu adamın derdi başka bir şeydi, neydi derdi? fıkıh çalışmış güzel alim olmuş falan fıkıhçıların nezdinde itibar kazanayım işte o derste de dedim kazasker olayım, kadı olayım, şeyhülislam olayım veyahut neyse eski dönemdeki şimdi de işte ilahiyattaki veya imamhattaki veya diyanetteki kadrolarda da bir itibar kazanmak için çalışmış yani insanlara hava atacak

  14. 08:10

    ve alimler nezdinde şanı şerefi artsın yani ismi anılsın doğuya batıya ismi gitsin yahu nasıl bir adam ya takatak ibareleri okuyor hemen işte Feth-ül Kadir'de şöyle Bedaiyya'da şöyle mesela İbn-i Abidin'de böyle falan Allah Allah bu adam nasıl fıkıhçı olmuş falan böyle de bir adama çok kalmadı birkaç tane kaldı ama neyse eskiden bu işler çok muteberdi

  15. 08:34

    burada mühim olan tabii sen müçtehit fıkıhçı olamasan da birkaç bir şeyler öğrenirken derdin ne? işte hava atayım iki bir şey şöyle yazıyor İhya-ül-Ümmettin'de falan ilmi de yok da tercümeden okumuşsun falan ama orada bir hareket çekebiliyorsun işte millet ne alim adam diyecek sana halbuki Elif-i Mertek çekiyorsun ama derdin meşhurluk ilmi meşhurluk için yapmışsın

  16. 08:59

    Rabbim bana emretti ben bunun amelini benden ileri geçirmeyeceğim Allah için halis olmayan her amel riyadır Allah Teala Nurayn'in amelini gösteriş yapanın amelini gösteriş kastıyla salih amel ibadet de yapsa onun amelini kabul etmez buraya kadar hadis-i şerifin özetidir bu hadis-i şerif belki 4-5 haftamızı almıştır tabii ki biz çok tafsilatlı orada ucup dedik tafsilatına girdik

  17. 09:26

    haset dedik izahına girdik arada birkaç hadis daha okuduk hepsinde bundan dolayı uzuyor tabii ki biz de fuzuli konuşarak uzatmıyoruz konunun içinde yine izah geliştiriyoruz yani başka hadis-i şeriflerden izah getiriyoruz ondan oluyor bu iş yani merhamet hakkında kaç hadis okuduk değil mi? kibir hakkında kaç hadis okuduk bundan ders buraya geliyor dersimiz

  18. 09:48

    elhamdülillah bu hadis-i şerif gibi dersler mektubat şerife ve şifa-i şerif derslerimizde araya başka konular mümkün mertebe bir zaruret yoksa yani böyle ölüm kalım gibi bir ilan yoksa hiçbir şey sokmuyoruz sokmamalıyız çünkü bunda bir saate ortalama bir saat ders yapıyoruz bunda da vakti çok iyi kullanmamız gerekiyor Kale Muaz Radıyallahu Teala'nın anlatışını

  19. 10:12

    hadis-i şerifte diyor Resulullah'tan işittim sallallahu aleyhi ve sellem ve tes'adü yükseltir yani bu hadis-i şerif Abdullah ibn-i Mübarek Eczühd isimli kitabında Abdullah ibn-i Mübarek çok büyük bir zattır tabi tabiinden diyebiliyorum yani Hazreti Muaz'a dayandırdığı bir belki de tabiindendir Ubeydullah Hoca bak Abdullah ibn-i Mübarek hazretlerine

  20. 10:43

    tabi'in demek ikinci en büyük tabaka yani o Zühd kitabı vardır onun meşhur hadis kaynaklarından sayılır Eczühd gibi eserinde orada zikrediyor İbn-i Hibban yine kitaplarında zikrediyor sahinde değil 181'den anlaşılmaz tabi'in mi değil mi yani kitapların başına yazabilir çünkü vefatı mı 181 vefatı 181 tabi'in olmayabilir İmam-ı Azam Efendimiz'in vefatı 150

  21. 11:13

    İmam-ı Azam Efendimiz zor tabiinden oldu hatta ihtilaf var birkaç sahabeyi gördüğüne dair sahabeyi bazı yerlerde geçiyor 8 sahabe kadar ama çocukken o da o da vefatı 150'lerde çocukken görebildi yani İbn-i Mübarek tabiinden olmayabilir ama Ebu Hanife'yi gördüğünü biliyorum radıyallahu anh tabi o zaman tabiini gördüğü kesin oluyor tabi tabi oluyor o da en hayırlı 3.

  22. 11:38

    tabaka sahabeden sonra 2. yani tabaka sahabeyle 3. tabaka hadis-i şerifte hayrul kurun karni asırların en hayırlısı benim asrın saadetimdir fümmellezine lünum sonra onları takip eden tabi'in tabakasıdır fümmellezine lünum sonra onların peşine gelen tebe'i tabi'in tabakasıdır bu 3 döneme geçmiş büyük dönemimiz selef-i salihin deniyor bunlar yani bunların ittifakı bir meselede

  23. 12:03

    hüccet ve delil teşkil ediyor icma teşkil ediyor zaten bunların bu döneminde de bütün meselelerin ana temelleri bağlanmış islamda çünkü bu 3 dönemde ondan sonra teferruat üzerine alimler şerh ve izah geliştirmiş olabilirler ama ana hatlarıyla mesela mutezile'nin yanlışlığı şianın yanlışlığı 72 fırkanın sabıklıkları meydana çıkmış oluyor çünkü bu 3 tabaka sahabe, tebe'in tabi'in

  24. 12:29

    el-sünnet ve'l-cemaat'ın omurgasıdır bunlar zaten bütün bu konularda izahları geliştirmişler Allah-u Teala görülecek mi görülmeyecek mi cennette yok efendim İsa Aleyhisselam inecek mi inmeyecek mi Hz. Mehdi var mı çıkacak mı çıkmayacak mı bunlar artık ittifak oluyor bu 3 tabakada zaten ondan sonra gelenler detaylarda konuşuyor ana meseleler 3 asırda bitmiş zaten efendim yani

  25. 12:54

    Bukhari'de Bukhari'de müslümler de o ilk 3'te 3 bitmeden oluşmuş zaten kaynaklarımız ondan sonra İbn-i Hikman bir sahih diye eserleri var tabiinden bir çoklarına yetişti diyor dolayısıyla tebe'i tabiinden oluyor direk tabiin olamaz çünkü ben vefat tarihinden de bir kıyas yaptım gerçi uzun yaşayabilir İmam-ı Azam 70 küsurda öldü bu olur 120 yaşında ölür

  26. 13:21

    ondan tabiinde olma ihtimali var yani diye baktırdım anlatabiliyor muyum? çünkü İmam-ı Azam'la vefat arasında 30 sene varsa 150-180 o 30 seneyi uzun yaşamakla telafi edebilir bu sefer İmam-ı Azam tabiini olabildiyse bu da olmuş olabilir onun için kitaba bakmadan kafadan hiç mantık yürütmeyeceksin bu işlerde o payı bıraktım ama tabiinden çoğuna yetişti ne demek?

  27. 13:46

    sahabeden birine yetişemedi ama Abdülhamid Mübarek çok büyük marka isimdir hadiste de fıkıhta da hüccettir bu hadis orada geçiyor hakimde geçiyor diğerlerinde geçiyor Hazreti Ali ve diğer ravilerden geçiyor evet nakilleri çok

  28. 14:04

    şimdi yükseltir el hafazatı yazıcı melekler bir amelini abdi kulun amelini yahu 7 kat bitti daha ne kaldı? şimdi bir kulun da ameli var min salatin namazları var nafile çok işrak, kuşluk, evvabin, teheccüd kabir, nur namazları dolu abdest, şükrü, felan, hacet dolu adam nafile çok kuluyor rasyam'in oruçları var pazartesi, perşembe 13, 14, 15 recep, şaban şevval 6 günler felan

  29. 14:39

    ve haccin haccı var bir farzda haccı diyelim ki bir 10 tane 20 tane, 50 tane haccı yapan adam var yani ömründe süfyan-i sevri miydi? 70 kere diyor Allah Allah haccı yaptım sonra imam-ı azam efendimizde 50 küsur haccı var ki o kadar çok da uzun yaşamamış her sene gidiyordu çünkü yani artık demek 20 yaşlarından sonra felan her sene gitmiş efendim yani olabilir

  30. 15:06

    çok haccı olabilir bir insanın onu demek istiyorum tabii haşa onlarınkinde rüya var demiyorum haşa onlar onların amelleri nur gibi onlar Allah'ında makbul zatlar ve onların ömreleri var bizim bile şimdi belki benim bile 30 tane ömre vardır 30 mı 40 mı ama nereye gitti işte kaçıncı kattan aşağı yuvalandı geçti mi ileri bilemiyoruz bilemiyoruz derken

  31. 15:30

    ben bu teftişlere baktığım zaman birinci kata bile çıkmamıştır gibi bir durumla tehlikeyle karşı karşıya olduğumu görüyorum herhalde yarı yolda demişlerdir ki bunu birinci kata da yaklaştırmayın hepten delik deşik bunun ameli demişlerdir belki de melekler hiç yükseltilecek bir durum yok deyip yerde bile kalmıştır hepten bir kaç yüz metre havalanamamıştır

  32. 15:51

    ben kendi açımdan görüyorum vaziyeti ohoo gıybette zaten herkes herkes demeyelim işte benim gibi herkes yakıldı gitti zaten ilerisinde ne hacet kerem sahibi kabul eder belki bir tane iki tane bir şey çıkmış mıdır zaten onun için fazla amel yapıyoruz ki belki birinde tuttururuz hepsinde tuttursak zaten abat oluruz ve hulkin hac senin güzel ahlak da var bunda ilave

  33. 16:22

    bu değişik bak 7 kattaki çıkanlarda ben güzel ahlakı hatırlamıyorum hac ömreler geçti tesbihler zikirler namazı hep geçti bunda bir ilginçlik var mesela birinde içtihat geçti fıkıhçılık birinde vera geçti haramlardan değil şüphelerden de sakınma en eftel amel en ufak şüpheden kaçıyor falan onlar hep yolda dökülenler döküldü başka bir noktadan şeyi deldirdi yani kalkanı deldirdi

  34. 16:50

    bunda şimdi güzel ahlak da var güzel ahlak biliyorsunuz mizanda en ağır gelecek şey inna ahsenel hasen el hulukul hasen güzellerin en güzeli ahlakın güzeli hadis şerifte hadis şerifte rivayet eden hasen güzel demek hadis şerifte rivayet eden hasen yani haseni bastığı o da kimden rivayet ediyor hasenden yani hazreti hasen efendimizin torunu o da rivayet ediyor kimden

  35. 17:19

    anebil hasen hasenin babası yani azdaliden o da rivayet ediyor kimden ancedtil hasen hasenin dedesinden yani resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden ravel hasen anil hasen anebil hasen ancedtil hasen inna ahsenel hasen el hulukul hasen güzellerin en güzeli ahlakın güzeli mizana koyuyorlar adam 40 senelik teheccüdünü koruyorlar ama huysuz böyle arkadaşlarımız var oruç tutuyor

  36. 17:47

    nafile oruçlar ondan sonra siniri bozuluyor tabi oruç tutunca da acıkıyor acıkınca da hele de sigara içiyorsa pek sigara içenler teheccüd zor kılarda neyse denk geldi ki hem sigara içiyor hem teheccüd kılıyor oruç da tutuyor ikindiden sonra başlıyor millete dalma kardeşim ne bu nafile orucu tutuyorsun da gelip benim kalbimi kırdın şimdi karısının kalbini kırıyor cemaata dalıyor

  37. 18:11

    insanlara saldırıyor bunları yaşadık o zaman ne oldu güzel ahlak senin teheccüdünden eftel oldu sen teheccüd kılıp da huysuz kalıp sinirleneceğine veyahut da sabaha kadar 100 rekat kılıp gündüz gelip bir adama lan man hareket çekittin mi bitirdi işi mizanda o 100 rekat mı ağır gelir yoksa öbür adam teheccüde kalkamamış uyumuş yatmış aşağı benim gibi ama ondan sonra gelmiş

  38. 18:37

    nasılsınız efendim iyi misiniz maşallah inşallah adamı onur etmiş adam da bir korkuyla geldiği noktada veyahut da bir şey beklediği noktada bir saldırı veyahut da terbiyesiz siz davranış beklediği bir noktada pek icabında adamın da bir eksiği noksanı olmuş ama sen ona kötülüğe iyilikle karşılıklı muamelesiyle güzel ahlak sergilemişsin adam da Allah Allah hiç beklemedim herif

  39. 18:59

    bana tokat atacak geldi bir de geldi şeker verdi hesabı bir güzel ahlak sergilemişsin bu teheccüdden de ağır gelir bu 13-14-15 den de ağır gelir oruçları söylüyorum bu bütün nafilelerden ağır gelen nedir diyor hadis şerifte ekmelül mü'minine imanen ehsenü mehlâkal iman bakımından mü'minlerin en kâmil ve mükemmelleri kimler olur ahlak bakımından en güzelleri kimse onlar olur

  40. 19:25

    ve adamın namazı orucu bütün nafile ibadetleri farzları zaten konuşmuyoruz çünkü farzlara mecbursun mukayeseyi nafilelerden yapabiliriz farzlar zaruri yapman gerekiyor riyabilete ilgisi karışmıyor kime gösteriş yapıyorsun zaten borcunu yaptın ama nafilelerde eftel olan güzel ahlaktır ha sen hem güzel ahlaklı ol efendi hazretleri gibi hem de teheccüd kıl hem de oruç tut

  41. 19:51

    o oldun işte efendi hazretleri gibi adam işte o zaman nerde var öyle adam birini yapıyor birini koyveriyor birini yapıyor birini koyveriyor kimde toplanıyor ki üstün vasıflar üstün vasıflar ancak efendi hazretleri gibi çok nadir dünyada birkaç müstesna zatta zevatta toplanıyor geri kalan cami cemaat dolu yani tekkeler adam dolu adamda sıkıntı var zaten güzel ahlak çok kıtlaştı

  42. 20:17

    ticari ahlak sıfır adabı muhaşeret oturun buyurun yer verme tercih etme kendisini ya aile içi günüllü kısımlıklarda terbiye diye bir şey kalmamış ya herkes haddini aşmış yani onun için güzel ahlak bu adamda güzel ahlakta var yani eftel olan mizanda efendim güzel ahlak kadar hiçbir amel ağır gelmez hadis-i şerif sahittir vasamtin aha samt de var samt ne sükut durmak sükut durmak

  43. 20:55

    neymiş yani konuşmamak konuşmamak neymiş çok büyük amelmiş çünkü neden konuştun mu ya gıybete gülüyor ya dedikodu ya iftira gülüyor e devamlı zikirle konuşamayacağına göre devamlı ilimle konuşmadığına göre aradaki muhabbetler mutlaka nereye kaçıyor günaha kaçıyor onun için en faziletli amel nedir sessiz durmak hazreti sıddık radıyallahu anh ağzına taş koymuştu

  44. 21:23

    konuşacağı zaman takır tukur etsin dişlerine çarpsın çünkü neden hemen kafası başına gelsin benim bu konuşacağım şey dinime dünyama ahiretime faydalı mı zararlı mı faydalıysa taşı çıkarıyordu yani orada bir ne oluyordu ne dönemi geçiriyordu taştan sebep taş olmasa ne olacaktı bu sefer ağzına geleni söyleme meselesi var ya bu herif ağzına geleni söyledi

  45. 21:45

    ne demek ağzına geleni söyledi işte ana avrat dümdüz söver sayar her yol var herifte bunun hacılığı ne oldu hacılığı koydum biraz kenara diyor herif çok sinirimi bozdu diyor zaten güzel ahlak nerde belli olacak sinirini bozduğu zaman belli olacak sinirini bozmayan adama bağırırsan zaten o zaman psikopat derler git bakır köye yat sinirini bozduğu zaman güzel ahlaklıysan

  46. 22:07

    zaten faziletli bir huyun var demek gerek alan sen sıkıntıdasın sükut durmak men samite neca diye bir hadis-i şerif var susan kurtulur ya susan kurtulur ya bu milletin başına bu belaları ne açıyor çoğunu ya elfazı küfür çok konuşan adam işte karıyı da boşuyor öyle üç talakla karıyı boşandım şimdi nasıl düzelticez bu gevezelikten ileri geliyor zaten

  47. 22:33

    az konuşan adam böyle vırt vırt talak malak nikah konuşur mu az konuşmak biliyor musunuz tarikat dersidir az konuşmak tarikat derslerinde bir merhaledir bir makamdır az konuşmak zaten nefisle konuşuyorsan hiç konuşma ya hayır konuş ya sükut et doğru konuşuyor musun ayet, hadis, ilim, fıkı, hadis, tefsir vaaz, nasihat doğru konuş veyahut da hanımına iltifat ediyorsun

  48. 23:05

    veya çocuğunu hoş tutuyorsun veyahut da işte işle ilgili, güçle ilgili dünya işleri de olabilir zaruri meseleler şunu aldın mı şunu sattın mı kaçardır kaç liradır bunlar tamam işte zaruri ihtiyaçlar bunlar hayra girer alcan satcan daha para kazansın ne yicen ne yicen konuşacaksın tabi konuşmadan işaret diliyle dilsiz misin ama şu şöyle yapmış bu böyle yapmış

  49. 23:27

    dedikodu tarzı gıybet tarzı adamın yapmadığı şeyleri de katıştırarak iftiraya girmeler ne oluyoruz ya hayır söyle ya sükut et Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem öyle buyurdu dediler ya Resulullah insanlar ağızlarından konuştuklarından ahirette mesul mü olacak o zaman bilmiyorlardı bu işleri sahabe ne buyurdu sen ne diyorsun aleyke bilisanike yani nasihatların başı

  50. 23:55

    şunu yapmış gitti gitti gitti sordu sordu yine hazreti muazzat olabilir öyle hatırlıyorum da tam emin değilim en sonunda dedi ki yani bu işlerin bir başlangıç noktası temeline indiğimiz zaman kaynağı ne böyle dilini gösterdi böyle çıkarttı sallallahu aleyhi ve sellem emsik aleyke haza bunu kendine sakla dedi bunu bunu tut bütün işlerin temeli buradan çıkıyor

  51. 24:23

    iman ettiğini de bundan söylüyorsun eşhedü okuyorsun inkar ettiğini de dille söylüyorsun ne biçim ayet bu ya haşa gitti gavur oldu hadi bakalım şimdi 80 senelik müslüman ayeti inkar etti saymıtevatir hadisi inkar etti gitti kafir oluyor bugün birçok ilahiyatçının başına gelen olaylar gibi ayetleri inkar ediyorlar armut gibi mucizeleri bilmem neleri

  52. 24:45

    işte gördünüz geçen Habertürke programda öbürü Allah bilmez dedi aziz bayanları sesinden dinlettiler Habertürke size öbürü Meryem validemizin erkeklik şeyi hormonlarıyla doğurduğu için babasız değil gibi erkek şeyi var dedi Mehmet okuyanı. Yani durum bu. Bu adamlar şimdi Ramazanlarda programlar yapacak.

  53. 25:05

    Dillerinden çıkanı görüyor musunuz? Elfâz-ı küfür. Bir de buna millete dini öğretecek. Bütün milleti gâvur edecekler. Buna dinlenilir mi? E demek ki, işin başı iman da buradan geliyor, dilden geliyor, küfür de, inkâr da dilden geliyor, talak da dilden geliyor, yuvalar da dilden dağılıyor, gıybet de buradan yapılıyor, dedikodu buradan yapılıyor, iftira buradan yapılıyor,

  54. 25:27

    haset buradan izah ediliyor. Adamı kıskandır ama içinde kaldı. Günah değil ki. Vesvese kabilinden geldi, geçti. Ne yapacaksın içine gelene ya? Ama sen, konuşup da adamın değerini düşürmek, adamın işini bozmak istediğin zaman, yine haseti izah ettiğin zaman ve mişeri hasedinide hased şerrinden sığınılacak adamlardan oluyorsun.

  55. 25:47

    Hep bunlar değil. Bunu tut dedi. Bunu tut. Bu seni ya batırır ya çıkarır dedi. Dediler ya Rasûlullah bu dilinde konuştuğundan ne olacak ya? Vel yukibbun nasefin nâri alâ vücûmi lâ hasâidu el-sinetim. Ey muaz! Yani öyle şeyleri vardır üslupları, Arap üslubuyla. Anası itiresice. De arayasıca gibi. Zekiletke ümmüke yağmaz.

  56. 26:11

    Çok söylerdi bunu bazı sahabeye. İltifat yani şeyinden. Takıldığı insana söylüyordu. Sen bilmiyor musun? İnsanları cehennemde yüzlerinin üstüne sürükleyecek olan şey hiç birisi değildir. Ancak o kadar günah var. Hiç biri değildir diyor ya. Ancak dillerinin hasatlarıdır. Pişikleridir. Çünkü dil taramalı gibi dır dır dır konuşuyor ve bu konuşmalarıyla amel işlemiş oluyor.

  57. 26:41

    Çünkü ağızdan çıktıktan sonra o yazıya giriyor. Hafaza Melekleri mâ yelfi vû min lâulîn Kaf Sûresi İnsan hiçbir sözü ağzından atmaz. Lefaza Arap lügatında attı demek. Onun için söz ağızdan atılıyor yani. İnsan hiçbir sözü kavl söz. Hiçbir sözü lafız diyorsun. Lafız ağızdan atılan şey. Konuşmadığında lafız olmuyor.

  58. 27:07

    Ben içimden hindi gibi düşündüm. İki sayfa ibaret düşündüm. Lafız değil ki bu. Ama ne zaman söyledim ki innellezîne başladı lafız oldu. Hangi sözü atarsa ağzından illâ mutlaka ledeyhi. O sözün yanında var. Rakibun bir tane gözcü kapmağı bekliyor ağzının kenarında ve atidun bir tane de hazır hazır kıta bekliyor.

  59. 27:31

    Gözcü ve hazır kıta yani sağ yazan sağın görevlisi melek hafazadan atid de diyelim ki yani biri sağın biri solun müvekkel görevli meleğidir. Bir söz boşa gitmez. Ancak o söz mubahlardansa boşa gider. Ne demek boşa gider? Kayda geçmez. Mubah ne demek? Susadım canım su istiyor. Helal değil haram değil.

  60. 27:57

    Yani sevap değil günah değil. Gıybet değil dedikodu değil. Bunu yazmazlar. Çünkü ne sağlık ne solluk. Ama dediği zaman ki felan adam çok manyak ya. Ha ona adamı üzecek bir laf. Gıybet oldu şimdi. Hemen sola geçti. Değil mi? Felan karı çok namussuz. Tövbe yarabbi. Nereden anladın ya? Hemen sola geçti.

  61. 28:19

    İftiraya yazıldı. Bu budur. Her söz bu şekilde hazırlanıyor. Bundan dolayıdır ki susan kurtuluyor. Demek ki dillerinin biçtikleri dil konuşunca amele giriyor. Amele geçince yazıya geçiyor. Sağa veya sola geçiyor. Bu da ne oluyor? Adamın hasadı oluyor. Hasat. Yani sen ektin biçtin. Bu senin biçtiğine ne deniyor?

  62. 28:45

    Tarladan hasat. Dillerinin hasatları yani biçtikleri yaptıkları yani konuştukları ancak cehenneme adamı sürükleyecek. Şimdi bu adamda bütün ibadetler var. Güzel ahlak da var. Bir de sessiz durmak da var. Benim dedem rahmetullah aleyhi cahil dedem. Yani bir haftada beş kelime konuşabilir. On kelime konuşabilirsen ondan canın çıkar yani.

  63. 29:09

    Dede nasılsın? Elhamdülillah. Elhamdülillah. Şöyle şöyle oldu. Maşallah. Şöyle şöyle oldu. La kuvvete illa billah. Bir şey anlatsın. La havle ve la kuvvete illa billah. Hep zikir, hep zikir, hep zikir. Ya adamda bir de arkadaş bir nasılsın? Bir iyi misin? Bir elbisemin rengi ne renk? Yakışıklısın mı?

  64. 29:28

    Güzel mi oldu? Torunu gelmiş. Ona okur. Maşallah. La kuvvete illa billah. Dede dua et. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed. Hemen bir dua falan. Ya adamda dünya selamı bulamazsın. Ya bir muhabbet edemez miyiz arkadaş senden ya? Hayatında yok böyle bir şey. Yani ben kırk seneye yakın yanında büyüdüm.

  65. 29:51

    Tam sessizlik. Hısıf zikirle konuşuyor. Zaten bir ön yemek yiyor. Hanım zaten yok. Hanım olsa bu kadar duramadım. Hanım olanlar Allah'ım ya. İlla durdurur yani bu mecbur. O da hanımı da çok genç ölmüş. Zaten biz doğduğumuzda ölmüştü yani. Anneanne. Onun için. Adam zikirle yaşadı, zikirle gitti. Ve zikrin lillâhi teâlâ.

  66. 30:14

    Bu adamda Allah'ın zikri de var. Sıralı zikir yapmış. Geldik geldik. Ama işte şimdi ben dedim cennetlik diyemem. Allah bilir. İnşallah ümitliyiz. Bu işler böyledir. Yani peygamber olmayanlar hakkında kesin konuşmak el-i sünnete göre cahiz değiller. Bir tek peygamberler masumdur. Sahabede hakkında da hadisler var.

  67. 30:41

    Hudeybiye'de bulunanlar, Bedir'de bulunanlar. Hadis olduğu için onlar da kesin. Ama geri kalanda kesinlik yok. Ne yapacağız? Rabbi İbni Kaysem Hazretleri. Hazreti Ali'nin en yakınıdır. Tabiönden. Hiç geceleri uyumuyor. Evliya olan reisi. Kızı dedi ki babacığım niye hiç uyumuyorsun ya? Canın çıktı uykusuzluktan.

  68. 31:03

    Dedi Ya beti inne baki yakaful beyat. Yavrucuğum kızım dedi senin baban geceliğin bir azap gelir ansızın gafil yakan alırım da helak olurum diye korkuyorum ben. Başıma bela gelir diye böyle tetikte zikir yapıyorum diyor. Hiç uyuyamıyorum diyor. E şimdi o kadar evliyanın reisi o durumdaysa. Biz tabi zaten Allah'tan korkumuz daha derece bakımından onlara göre

  69. 31:27

    düşük olduğu için uyuyabiliyoruz. Zikrul cehenneme tayyaren evvel abidin. Cehennemi düşünmek ibadet edenlerin, abid kullarının uykusunu uçurdu diyor. Bir Hacis Ali Efendi vardı Akyazı'da. Kırk sene uyumamış hiç. Yatağa girmemişti o zaman. Bu küçük köydeki Hacis Ali Efendi Hazretleri ile tanışırlar. İhsan Efendi almış onu getirmiş ona.

  70. 31:49

    İki tane Hacis Ali Efendi. Bir tanesi zaten Erzurum'un şeyhi, İstanbul'un Türkiye'nin dünyanın şeyhlerinden. O adam zaten altı ay sonra mezardan gelmişmiş gibi kokuyor. Bütün millet bir gün daha ziyaret etmişler altı aylık ölüyü. Öyle bir veli artık ispat etmiş. Kendisini şu anda tabi olduktan sonra konuşabiliyoruz bunu.

  71. 32:07

    İkisi buluştukları zaman birbiriyle ikimiz bir salih eder miyiz acaba diyorlarmış birbirine. Salih iyi kimse demek Allah'ındır. İkimizden bir salih çıkar mı diyormuşlar. Yani İhsan Efendi Hocamız Rahmetullah Aleyhi derdi ki yirmi gün gezdik doğu günü ödüyor. Bir kere adam kırtını yere koymaz mı dedi.

  72. 32:27

    Kırk senedir böyleymiş diyor. Tabi ben diyor kırk senedisini bilmiyorum. Bir kere geldi dedim efendi mübarek zat. Efendi Hazretleri ziyarete gelirdi. Akkazı'dan. Dedim yani hiç uyumuyorsunuz diyorlar falan. Böyle durdu. Zikrul cehenneme tayyarın evvel abidi. Dedi evladım cehennemi düşünmek abidlerin uykusunu çoktan uçurdu dedi uyku mu kaldı.

  73. 32:51

    E şimdi bu adam gece gün bir günahı yok. Sabaha kadar cehennemin korkusuna uyumuyor. Bir tulum gibi günah işlemesi fıçı gibi ondan sonra sabaha kadar uyuyorsun. Yani işte Allah'tan korku meratibi. Ne kadar korkarsan saygı duyarsan haşyet, huşu bu Kur'an'ın tabirleriyle Rabbine karşı derin saygı besleyenler bu cennete gelecek.

  74. 33:19

    Ne? Hangi müminler kurtuldu? Her müslümanım diyen felah bulmaz. Namazlarında huşu sahipleri. Mesela Hacı Salih Efendi Erzurum Şeyhi derdi ki yani ben de tabi onunla çok oturmuşum. Erzurum'da dedi bizim gençliğimizde bir zat vardı Meşayih'tan. Nasıl dedi? Haşi'i Hazretleri. Adına Haşi'i koymuşlar. Adı Haşi'i değil.

  75. 33:49

    Yani huşu sahibi. Ne demek huşu? Ne 50 sene ne 80 sene bir kere ne sağa bakmış ne sola bakmış ne yukarı bakmış böyle. Mevla'nın huzurunda utancından. Ya biz böyle müfettiş gibi. Az daha namazda bile böyle. Biz de huşunu arar. O zaman hangi müslüman kurtuldu? Huşu sahipleri. Derin saygı yok ki. Bir kere sağına soluna yukarı baktığı görülmemiş.

  76. 34:18

    Öyle duruyormuş. Ya 40 sene bu ya. 50 sene böyle durulur mu ya? İşte ona Haşi zat derlermiş. Camiye girermiş çıkarmış. Bir kere caminin dumarının rengini de bilmezmiş. Hiçbir şey bilmezmiş. Bir yer görmemiş camide yani. 50 sene bir camiye giriyorsun. Sen bir kere caminin avizesini lambasını görmüyorsun mu?

  77. 34:39

    İşte bu. Gözü önünde. Ayaklarına bakıyor. Nazar berkadem. Bakışı ayağa yönetmiş. Zaten öbür türlü kafan karışıyor zaten. Sağa baktın. Aa bu niye böyle? Sola baktın. Bu güzelmiş. Oraya baktın. Bu çirkinmiş. Kalp gitti. Kalp gidince Hz. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem niye cicili bicili, çok renkli böyle müşekkel oyalı ne diyorsun oyalı boyalı dantelli

  78. 35:07

    el işçilikleri bilmem simli mimli seccadeleri niye istemezdi? Sallallahu aleyhi ve sellem. Bir gün bir seccade sermişlerdi ona. Sonra ne dedi? Alın bu seccadeyi dedi ya bunda şekiller var dedi. İşçilikli bir şeyler yapmışlar yani örgüye. Bunda şekiller var dedi. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bize öğretiyor tabi.

  79. 35:25

    Beni meşgul etti namazımda dedi. Beni meşgul etti dedi. Attı gitti. Sallallahu aleyhi ve sellem. Bizim seccadeleri gördüğün zaman orada bakıyoruz kaç ilmek var. Şiraz mı? Tebriz mi? Acem mi? Halının kontrolü. Namazda bile böyle de yapıyor ha el ile. Halının yumuşaklığı kontrol. Secdede böyle de yapıyor bazıları.

  80. 35:48

    Halının şeyini inceliyor anladın mı? Malını. Yuh olsun bize ya. Rezillik yani. Durumumuz Allah'ın huzurunda rezillik yani. Allah-u Teala'yı zikretmiş. Adamın namazı var, orucu var, haccı var, umresi var, güzel ahlakı var, sessiz durması var. Bu sessiz durma var ya hepsi olur da sessiz durma çoğunda olmaz.

  81. 36:11

    Sessiz duran çok az kişi çıkar. Zikri var falan filan. Ona refakat ediyor, eşlik ediyor, beraberinde gidiyor. Melaket-ü Semavat. Yedi kat göklerin melekleri yedi kat gökleri ha. Üç bin melek, beş bin melek değil. Yedi kat göklerin melekleri yanına gelmiş. Hatta ektav geçirtiyorlar bir onu. El hücme bütün perdelerden külleha.

  82. 36:36

    Bütün perdeler Allah-u Teala. Allah-u Teala'nın kabul makamı. Allah-u Teala makamdan duracak yerden, mekandan münezzet. Allah-u Teala arşa istikrar etmemiştir. Allah-u Teala arşa istiva etmiştir. İstivayı kabul ederiz, istikrarı kabul etmeyiz. Çünkü istikrar Kur'an'da geçmiyor, hadiste geçmiyor. İstiva geçiyor.

  83. 36:56

    İstiva tecellidir ve mülkiyettir ve hakimiyettir ve kudrettir ve iktidardır. Allah-u Teala mekanlardan münezzehtir. Arş sonradan yaratılmıştır. Allah-u Teala ezelidir. Arş olmadan neredeydi derler adama. Arşta oturmak bir şeye muhtaçlıktır. Biz nasıl ki oturmadan duramıyoruz? İlle bir yerde duracağız.

  84. 37:14

    Uzay boşluğunda duramıyoruz. O zaman Allah-u Teala mekandan münezzehtir. Öbür türlü muhtaç olması icap ederdir. Bundan dolayı bütün perdeleri geçerler Allah'a doğru. Ne demek Allah'a doğru? Allah-u Teala göklerde değil, göklerin üstünde değil. Allah-u Teala mekan bazında değil. Ama Allah-u Teala göklerden yüce, arştan yüce, turşudan yüce fevkiyet vardır.

  85. 37:33

    Ve vel gayru fevkaybâd. Fevkiyet vardır ama kulların üzerinde hakimiyet manasında fevkiyet vardır. Semavatın üzerinde istikrarı yoktur. İstiva vardır. Bir tane vardır. Uluv vardır. Uluv. Uluv yüceliktir. Yücelik mertebedir. İstiva hükümdür, mertebedir. Ne değildir? Bir yere yerleşmek değildir. Bundan dolayıdır ki Allah-u Teala yedi kat cemaatinin üstünde

  86. 38:01

    bir kabul makamı koymuş. Mukarrab melekler yanında duruyor diyor. Ben yanında duruyorum diyor mu? Mukarrab melekler o kitabın, defterin, dosyanın, yüce divan yanında duruyor diyor. Hal böyle olunca bu adamın ameli ne oldu şimdi? Yedi katı geçti. Bak yedi katta dökülen döküleneydi. Bu adamın amelleri var diye sessiz durmuş, zikretmiş vs.

  87. 38:27

    Getirdiler Mevla'nın huzuruna feykıfuna dururlar. B.N.D'yi durdururlar oluyor. Bağvarilerde taadi için. B.N.D'yi Mevla'mızın kabul makamının huzurunda, bihi o amelleri. Adamın bütün amelleri geldi, yüce divana kadar çıktı. Mevla'nın kabul makamının huzurunda, Mevla'nın önüne gelmedi. Mevla bir yerde değil ki onun önüne gelsin melekler.

  88. 38:49

    Mevla mekânda ama o dosyayı yerleştirdiği yani levh-i mahfuz nasıl bir mekanda? O illiyyunda bir mekanda. Göklerin fevkinde bir mekanda. Mevla mekanda değil. Onun için kabul makamına geldiler, durdular ve eşhedüüne şahitlik ettiler. Levh-u kulun amelleri için. Amel cins tutuluyor yani. Bütün ameller olduğu için.

  89. 39:11

    Hii gidiyor. Hii amele gidiyor mücekken. Bütün ameller cins genel manada. Bil ameli salihi. Eşhedüüne yok. Şahitlik ederler. Levh-u o kul için. Kula gidiyor o levh-u. Neyle? Bil ameli salihi. Salih amellerle. El muhlisi ihlasa gayret edilmiş. Kim için? Lillah. Sırf Allah için yapılmaya gayret edilmiş.

  90. 39:32

    Bak muhlis değil. Muhlis olsaydı geçen derste temas ettim şeytanın da yolu yoktu. İlla ibadeke minumul muhlasıyn dedi. Yarabbi muhlis, ihlasa erişmiş kullarını kandıramam, saptıramam. Onlara tasalluk yapamam. Dedi. İblis. Bu muhlis daha. Ne demek muhlis? Baya zorlamış. İhlası kazanmak için mücadeleler vermiş.

  91. 39:54

    Belki tarikatta seyretçilik şeylerinde meralelerinde. Çünkü ihlas ancak tasavvufla kazanılıyor. İmam Rabbi Hazretleri'nin beyanı ve çile. Şeratın üç yüzü var. İlim, amel, ihlas. İlim hocalardan okumakla, kitaplardan okumakla tahsil edilir. Amel bildiğini kendi başına da tatbik edilebilir. İhlas, yaptığını sırf Allah için yapmak, kalbi nefse arındırmaya bağlı.

  92. 40:15

    Bu da ancak tasavvuf, tarikat ve hakikatle olur. İmam Rabbi'nden daha mı iyi bileceksin? Onun için tarikat, dinimiz tarikattan hali değildir. Tarikat ve tasavvuf dinimizin içindedir. Dinimizde yeri vardır, yersiz değildir. Dinimizde bunu bunu diyenlerin yeri yoktur. Hal böyle olunca, ihlas ile yapılmaya gayret edilmiş salih ameller olduğuna dair melekler şahitlik ederler.

  93. 40:39

    Kale, e şimdi Hazreti Muaz'a anlatıyor, yani hadis-i şerif devam ediyor, feyekulü buyurur, kim Allah ve Allahü Teala, kime lehum onlara. En tümsel hafazatü, koruyucu ve yazıcı meleklersiniz. Neye? Kulumun bu amellerine. Siz kulumun kulumun bu amellerini çok iyi buldunuz. Ama siz sadece dışına baktınız.

  94. 41:05

    Gözcüyüm, gözetçiyim. Onun nefsinin içinde, kalbinin en derin noktasında neler var biliyorum. Bu deminki de ihlaslı değildi ama demek o kabak gibi açığa verdi. Melek de anlayabildi yedinci kattakinin amellerindeki ihlassızlığı. Hani iş şahit, fıkıh, mıkıh ameller yapmıştı ya. Sen dedi burada alimleri arasında meşhur olasın, insanları kendine döndüresin diye iş yaptın.

  95. 41:31

    Onu melek de anladı. Bunu yedinci katın meleği de anlamadı. Yedi katın teftişinden geçti, Mevla buyurdu ki, sizin de bilmediğiniz noktalar var, sadece benim gördüğüm bu kulun nefsinde, zatında, gözünde, içinde, kalbinde, sadrinde, en derin noktasında bir sıkıntı var. Beni kastetmedi bu kadar amel yaptı ama yine derdi benim rızam değildi.

  96. 41:57

    İstedi bir yolla gayri benden başkasını, benden başkalarını istedi. Yani başka bir şeyler. Ama bu başka bir şeylerin teferruatı sonsuzdur. Ne biliyorsun adamın içinde ne var? Herkesin içinde bir şey var ya. Bir şey sokmuş oraya şeytan nefsi. Yani sen niye böyle bu kadar ibadet yapıyorsun? Allah için, lafta erken niyet ettim Allah rızası için duruyor.

  97. 42:21

    Ama kalpte ne vesveseler, ne planlar var? Vesvese muaftır da, kasıt muaft değildir, azim muaft değildir. Azim ve kast var demek ki. Çünkü erade diyor yani. Bu erade hüsv-i selehu'ya benzemez yani. Vesveselendi değil. Bu kast irade var burada. Maksadı var. Nedir senin maksadın Allah'tan gayrı? Var arkadaşlar, var.

  98. 42:45

    Ben de 7 yaşımdan beri bu işlerin peşindeyim. 7 yaşımdan beri de iyi düşünenlerdenimdir. Hindi gibi de düşünmüşümdür. Çocukluğumda bile bu işler için ağlamış biriyim. Çocukluğumda. Bulu ermeden. Bulu ersem ne yapacağım? Günahlarım yazılmasın diye ne planlar yapayım? Nelere yaptım? Bir deli görürüm ağlarım.

  99. 43:02

    Keşke bu deli gibi olsaydık. Hiç olmazsa toprak olacak, sual sorulmayacak. Bir deli gördüğümde 8-9 yaşımda bir deliyi, yoldan geçerken deliyi gördüm peşine de gitmişim. Arka mahalleye, Beyceiz'e doğru. Ve ben orada oturup ya 7 ya 8-9 yaşımda geçmez. Hüngür hüngür ağladığımı bilirim. Bak o kadar da tefekkür sahibi bir çocuktum.

  100. 43:25

    Yani ki Allah bunu yarattı. Bu sorgusuz. Biz ne yapacağız? Hep buluğa ermeye takmıştım. Ne zaman buluğa ereceğim günahım başlayacak. Aman günahım başlamadan evvel ben işte öğreneceğim falan filan. Ondan sonra gördük günümüzü. Efendim battık. Bataklardan çıkamadık. Çünkü nefis şeytan buluğudan sonra devreye girdi.

  101. 43:47

    Günahımızla, sevabımızla efendim hatamızla, savabımızla savap doğru demek. Bunu yanlış konuşuyorlar. Hatamızla, sevabımızla diyorlar. O yanlış. Hatamızla, savabımızla. Günahımızla, sevabımızla. Peltek. Ama bugüne geldik. Hakikaten ondan sonra baktık ki Allah'ın yolunda çok büyük engeller var.

  102. 44:21

    Allah'a karşı dürüstlük. Niyet Allah olacak arkadaş. Yoksa o kadar niyetler var ki yedi katı da geçersin ölü yünden aşağı. Geri laneti Mevla buyurdu ki benim lanetim bu adamın üzerine olsun. Adamın amellerini saymakla bitiremedik. Yedi katı da geçti. İçeride bir pürüz çıktı. Kalpte derin yerde. Lanetim yani cennetten uzak olsun, rahmetten uzak olsun belasını bulsun.

  103. 44:47

    Fetekulü'l melaketü külla. Bütün melekler hep birden. Yedi kat zamanın melekleri. Ya Rabbi sen lanet ettiysen, rahmetinden, cennetinden uzak ettiysen, tart ettiysen senin de lanetin onun üzerine olsun, bizim de lanetlerimiz onun üzerine yağsın. Bütün yedi kat gökler duyar bunu. Çünkü melekler hep birden lanet okuyunca ses çıkıyor, gökler gürlüyor.

  104. 45:13

    Bu sefer gökler diyor, Allah'ın laneti bu adama yağsın ve lanetine bizim de lanetimiz bunun başına yağsın. Yedi kat gökler ve içinde ne varsa Allah'ın cennetinden, rahmetinden uzak olması için bu adama lanet yağdırırlar. Bu adam nasıl bir adam? Namaz, oruç, hac, ümre, güzel ahlak, sessiz durumu, zikir, fikir görünüş bu.

  105. 45:39

    İçeride Allah'tan gayrı bir maksat var. Yandık arkadaşlar, yıkıldık arkadaşlar. Neyle kurtulacağız? Kurtuluş nerede? Bir hadis-i şerifin devamında bir dahaki derste bitiririz inşallah. Ben bugün bir hadis daha ilave okuyacaktım, bu hadisi bile bitiremedim. Çünkü izahsız, şerhsiz olmaz. Hazreti Muaz dedi ki, Ya Rasulallah, Ente Rasulallah, sen Allah'ın Rasulüsün.

  106. 46:03

    Ben Muaz'ım. Ben Muaz'ım Ya Rasulallah, sen Allah'ın etçisisin. Bana yol göster, çıkış nerede? Biz Allah'ın huzuruna makbul bir amel nasıl göndereceğiz ya? Battık ya. İşte Rasulallah Efendimiz'in tarifini inşallah, özellikle hafız ve hocalar dinlemesi gerekiyor. Bundan sonra Hazreti Muaz sahabede en fıkıh bilendir.

  107. 46:24

    Muaz fıkıhı en iyi bilendir. Onun için fıkıhla ilgili çalışanlar, ilme çalışanlar, mollalar, medrese talebeleri Eyyühel câlisun fil medrese Ey medresede oturanlar bütün okuduklarınız vesvesedir diyor. Eğer Allah sevgili Allah'tan gayri dertleriniz varsa ahirette nasibiniz yoktur diyor Evliya Allah. Onun için bu ders çok önem arz ediyor.

  108. 46:53

    Kalanında bir reçete sunacak. Sallallahu aleyhi ve sellem. Ondan sonra bir duamız geliyor. Gizli şirkten, riyadan kurtulmanın tek çözümü hadis-i şerifte bu duayı okumaktır. Dualarım kitabının 266-267. sayfasındadır. Ama önümüzdeki hadis-i şerifte burada da gelecektir.

  109. 47:09

    Şimdi Hüsamettin Vanlıoğlu hoca ile Fatih Kalender hoca efendi fıkıh heyetimizin başında bunlar hocalarımızın Lale Gül FM'de ve Lale Gül TV'de gelen sorulara fıkıh suallere cevaplar şeklinde dersleri var biliyorsunuz. Bu dersler şimdi birinci cilt olarak size arz ediliyor. Bunlar kaleme döküldü, yazıya döküldü ve bu cevaplar burada verildi.

  110. 47:41

    Şu anda 56 sorunun cevabı var bu kitapta. Hüsamettin Vanlıoğlu hoca konuşma safhasında yoktu fakat kitabın hazırlanma, konuşmayla verilen fıkıhı cevapların, suallere cevapların kitap olarak hazırlanmasında Hüsamettin Vanlıoğlu hoca ile ikisinin ismi geçiyor. Ben de takriz yazdım. Yani bir kontrol yaptım.

  111. 48:03

    Hocalarımızın şeyinden benim kontrolüme lüzum olmasa da bana da dediler illa sen de bir bak bir takriz yaz dediler. Ben de takriz yazdım ve okudum tabi hepsini. Şimdi mesela diyor ki 346. soru. 9 aydır nişanlıyım. Kızın konuştuğu biri varmış. Nişanı ondan bozdular. Ben de takıları var. Onu istiyorlar.

  112. 48:25

    Ben de vermiyorum. Doğru mu yapıyorum? Doğru mu yapmıyor muyum? Cünüp kişi bu 511'de cevabı. 347 Cünüp kişi yıkanmadan bir daha cünüp olsa iki defa mı yıkanması gerekir? Deriniz ürünlerinden 348 Deniz ürünlerine kalamar, ahtapot ve midye yenir mi? 511 Ne kadar önemli meseleler. Siz de midyesiz duramıyorsunuz.

  113. 48:48

    Kalamar, malamar. Ben niye yiyemiyorum canım çıktı hiçbir şey. Ha öyle bir şey yok. Eşimle nişanlıyken nikahta kıymıştık. O zaman beni 3 dalakla boşamıştı. Sonra evlenirken yeniden nikaha kıydık. Durumumuz nedir? Durumunuz vahimdir yani de 514. 352. soru. 514. sayfa. Bunun gibi 356 tane sizin yaşadığınız, yaşandığınız sorunlar, sigortalar nikahlar, mehirler, haramlar

  114. 49:18

    helallar, gümüş yüze, ismi şerif yazılmalar felan felan felan Gusül esnasında mahrem yerlere el sürülmeyin deniliyor. Doğru mudur? El sürülmeden nasıl yıkayacaksın mübarek havadan mı su akıtacak? 220. sayfada mesela müteahhit bana sattı evi başkasına da satmış. Vay dolandırıcı. Ona hakkını helal etmiyorum.

  115. 49:40

    Ne yapmam gerekir? Ne yapacaksın? Canını çıkartana kadar malını alana kadar başına döneceksin. Ben tabi cübbeli usulü konuşurum. Ama hocalar fıkhi cevaplar vermişlerdir. Bu eser muhteşemdir. Diğer ciltlerde arkadan gelecektir. Herkese tavsiye ediyoruz. Allah Teala amele muvaffak eylesin. Ve sallallahu teala ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sellem ve teslimen kethiran.

  116. 50:02

    Ve elhamdülillah Rabbil alemin. Amin.