Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 20. Bölüm 4 Nisan 2016
4 Nisan 2016 · 39 dk
00:00 / 38:28Şu an 00:00 / 38:28
Transkript
87 satır
- 00:51
Elhamdülillahi Rabbil Alemin Esselatu Vesselamu Aleyhi Seyyidil Murselin Muhammedin ve Aleyhi ve Sahibi Ecmain kıymetli kardeşlerimiz ihlas kiabından devam ediyoruz Terğîb-ü Terhîb hadisi şeriflerinde bir kaç hadis şerif sonra perşembe geceleri devam ettim uzun hadisi şerif gelecek ve böylece İhlas kitabı birkaç ders içinde bitecek inşallah. Ondan sonra sünnet kitabı yani kitaba sünnete ittiba ehl-i sünnet vel cemaatin önemi hakkındaki hadis-i şerifleri Hafız Münzir Hazretleri bizlere açıklamış oluyor. Bismillahirrahmanirrahim.
- 01:53
Bismillahirrahmanirrahim. Şehri İbn-i Havşef Hazretlerinden rivayet ediliyor. O Ayn Abdirrahman İbn-i Ghanmin Abdurrahman Ghan Hazretlerinden rivayet ediyor. Ghunm de olabilir. Abdurrahman İbn-i Ghunm de olabilir. İsimler tevkifidir. Yani illa değişebiliyor. Çünkü özel isimler ibareye benzemez. Kale Abdurrahman İbn-i Ghunm dedi ki lemma dehaltü ne zamanki girdim
- 02:35
mescidel cabiyeti. Cabiyenin mescidine. Ene ben ve Ebu Derda Ebu Derda idi. Ebu Derda da beraberimdeydi diyor. Ebu Derda meşhur sahabi. Demek bu zat da en azından tabiinden oluyor. Cabiye Şam'da bir yer. Oranın mescidi. Önce böyle bir ilçede yani bir beldede bir köyde mescidi yoktu. Onun için böyle cabiye mescidi yani oranın mescidi deyince tek yerde toplanıyordu insanlar.
- 03:09
Onun için işte şimdiki gibi şey değil yani. Ne diyeyim sana. Efendim desen ki işte Malazgirt mescidi. Şimdi de Malazgirt'te 40 tane mescid çıkar. Yani ama o zamanlar tek mescid olduğundan oranın mescidi deyince tek yer. Meşhur olduğu için belli. Oraya girdik diyor. Ben ve Ebu Derda Elfena bulduk. Kimi Ubadetebne Samiti Radıyallâhu anh.
- 03:44
Büyük sahabi. Ubadetebne Samiti Hazretlerini bulduk. Fekhede yakaladı tuttu bir emini benim sağ elim bir şimali sol eliyle. Yani demek o solundaymış. Onun böyle elini tuttu. Ve şimali Ebu Derda Ebu Derda Hazretlerinin sol elinde tuttu bir emini. Sağ eliyle. Demek Ebu Derda Hazretleri de bu tarafındaymış.
- 04:11
Bunun sağı onun soluna geliyor. Yani ikimizin hani böyle olur ya. İkinci kişinin elinden tutarak yürürler. Böyle yürüyoruz. Fekharaşe. Fekharaşe çıktı. Yemşi yürüyor beynine. Yani aramızda yürümeye başladı. Ve nahnü biz evet Nenteci Böyle sessiz sessiz konuşuyoruz. Yani kendi aramızda. Valla Allah alem daha biliyor o şeyler ki netenaca.
- 04:46
Yani biz sessiz ne konuştuğumuzu Allah biliyor. Falan. Orada sanki konumuz yani neydi O'nu artık açıklamıyor. Allah biliyor diyor, biz diyor, neler konuştuğumuzu diyor. Efendim, Fekâle dedi, Ubadet-i Ünus-Sâmid Radıyallâhu anhazetleri, Ubade hazretleri, büyük sahabi, dedi ki bize, leyn tâle eğer uzarsa bi kümâ sizinle alâkalı umrun, ömrünüz uzarsa yani,
- 05:22
biraz zaman daha yaşarsanız, evet, ehaddi kümâ, ikinizden biri, yani bi kümâ, ikinize, yani ehaddi kümâ, ikinizden biri, evkilâ kümâ, ya da ikinize de, ikinizin de ömrü uzarsa, veya birinizin de ömrü uzarsa, letûş-i kânni, letûş-i kânni, yani, çok yakın olacaksınız, ee, şeddeli, letûş-i kânni, yani pek yakın olacaksınız ki Entera'ya, göreceksiniz.
- 05:53
Kimi ararca bile bir adamı, mintebeci'l-müslümin, müslümanların orta sınıfından, yani kastediyorum, min ves'ad-ı kurra'il, Kur'an. Kur'an okuyanların, böyle, orta yani, genel manada, Kur'an okuyan hafızlardan falan, göreceksiniz. Böyle Kur'an ki, alâ l-lisân-ı Muhammed'in sallallâhu aleyhi ve sellem, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'in lisanı üzere,
- 06:13
en nazili gizlidir yani, en nazili, inmiş, alâ l-lisân-ı Muhammed'in sallallâhu aleyhi ve sellem. Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem'in dili üzere, inmiş olan. Kur'an'ı, işte güzel okuyanların, vasatlarından, bir adamı göreceksiniz. Kur'an'ı okumuş ve âde, efendim,
- 06:39
tekrar etmiş, hu Kur'an'ı, yani, hıfzı kuvvetlensin diye, bir daha okumuş, bir daha okumuş, bir daha okumuş, hafızlığı güçlendirmiş, kuvvetlendirmiş. Ve ebdâ, açıklamış hu Kur'an'ı, yani Kur'an'ın manalarını kendine, izhar etmiş, yani Kur'an'ın manalarını da öğrenmiş, sadece hafızlıkta da kalmamış. Fehalle helâl saymış, helâle ve helâllarını,
- 07:03
yani, ve harrame haram saymış, harame ve haramlarını. Kur'an neye helâl dediyse, inanmış, neye haram dediyse, inanmış. Yani, ne demek istiyor, Müslüman. Ve nezele durmuş, evinde menâzilihi, Kur'an'ın durduğu konaklarında durmuş. Yani, Kur'an'ın durduğu konaklarında durmuş, efendim, işte helâlini bilmiş, haramını bilmiş, efendim, Kur'an'ın durduğu yerlerde durmuş.
- 07:42
Dur dediği yerlerde durmuştur. Mesela, içki içme, kumar oynama, zina etme, faiz yeme, yalan deme, gıybet etme, Kur'an'ın konakları var, efendim, dur dediği yerler var, oralarda konaklamış, duraklamış falan. Bu ne demektir? Bu kişi, zahiren, Kur'an'ı güzel okuyor, imanı tamam, helâlini haramına inanıyor, ve, efendim, dur dediği yerlerde durmasını da biliyor.
- 08:14
Böyle bir adamı yakın zamanda görürsünüz. Yani, o dönem sahabe daha sağ. Tabi'in dönemi de. O artık demek istiyor ki, biraz yaşarsanız diyor, sizin ahir ömrünüzde çıkacak bunlar diyor. Sizin ahir ömrünüzde. Yani, ne kadar yaşayacaklar daha? İşte, 20-30 sene içinde gibi bir rakama tekabül ediyor bu. Daha sahabenin, ölmeden evvel göreceği şey yani.
- 08:42
Ömrünüz uzarsa görürsünüz, e bu derdi asarken görecek. Demek sahabenin, daha bitmediği bir dönemde çıkacak demek. Bu adam, Kur'an'ı güzel okuyor, her şey tamam. Fakat, la yehûru dönmüyor, minondan. Yani, orada hayrın gizli. O adamdan hiçbir hayır ve, menfaat, dönüş yapmıyor geriye. İlla ancak, kemâ yehûru, döndüğü gibi, ne râsul himâri, eşeğin başı elmeyit.
- 09:11
Ölü eşeğin başı, efendim, döndüğü kadar dönüyor. Yani, ölü eşeğin başından sahibine bir fayda var mı, diyor. Nasıl ki sahibi ondan, eşeğe yük vuracak, bilmem, yola koyacak, bir fayda alınacak ondan. Ama ölmüş eşekse, başı tutmadı mı zaten, diğer yer hiç tutmaz. Ölü eşeğin başından, diyor, ne kadar fayda dönerse sahibine, bunun okuduğu Kur'an'dan da,
- 09:39
yani işte el alını biliyor, aramını biliyor, her şeyini biliyor, manalarını biliyor, falan filan. Bunun okuduğu Kur'an'dan da ona o kadar fayda döner. Allah Allah. Efendim, niye acaba meselesi var? İşte burada niye acaba meselesinde, çünkü, efendim, bu kişi, kitapları taşıyor, ama, yani hafız olmuş, ayetleri biliyor, ama amel etmiyor.
- 10:08
Eşek ne yapıyor, Kur'an-ı Kerim'de ne diyor? اَسْتَعَذُ لَا مَسَلُولَ حُمِّلُوا التَّوْرَاتَ اَذْ مَلَمْ يَحْمِلُوهَا Kendilerine Tevrat ezberletilmiş. Kendilerine Tevrat ezberletilmiş ve fıkıh öğretilmiş olan o zamandaki hahamları durumu neye benzer? كَمَثَلِ الْحِمَارِ Eşeğe benzer. يَحْمِلُوا تَشَوَرْ اَسْفَارًا Çitler dolusu kitap taşıyor.
- 10:30
Kaç koli yüklemişsin sırtına? 50-100 tane kitap taşıyabilir eşek. Belki de 200. Kitap küçük olsa. Kitap taşıyan eşek neyse diyor, bu Tevrat alimleri öyle olmuş. Yani ilk dönem Musa Seleman'a inananlara uyanları söylemiyor. İşte sonradan kitabı bozanları söylüyor. Bu adam da Kur'an'a aynı muamele yapıyor.
- 10:52
Yani siz diyor biraz daha yaşarsanız ömrünüz uzarsa bak neler göreceksiniz. Böyle hocalar, sahabede tabiinde boğaz bulunur. Böyle dediği. Ama demek tabiin tabakasında, o tabiinden sayılmaz böyle bozuk adam da. Demek tabiin döneminde, demek sahabenin ölmeden göreceği bir aşamada sahabenin son dönemlerinde bu tip kariler hafızlar türüyeceğini söylüyor.
- 11:16
Ölü eşeğin başından sahibi ne fayda görürse ancak o da Kur'an'dan o kadar fayda görür. Yani ne demek? Amel etmediği için, ihlas sahibi olmadığı için Allah-u Teala onu Kur'an nimetlerinden mahrum olarak mahşere haşredecek. Esas maksat tabi ki insanın amelinin bozukluğundan bir adam hafız ama o arada işte bir kadına baktı namerime.
- 11:39
Şimdi bu adam bu duruma düşmez. İstiğfar eder. Zinaya düştü Allah etmesin. Bu da bir amel bozukluğudur. Kebair günahtır. Bu tövbesi var. Tövbe eder falan. Bu adam bu duruma düşmez. Burada esas anlatılmak ister. Ne biliyor musun? Riya için okuyor, gösteri için okuyor. Şehvet-i hafiyye, gizli şehvet var.
- 11:59
Açık şehvet olsa gider kadına baksa, zina etse falan yine bir tövbesi var. Ama gizli şehvet çok ince bir şey. Onu fark etmediğinden tövbe de etmiyor. Gizli şehvet ne? İşte onları şimdi anlatacak. Gizli şehvet adamın kalbinin derinliklerinde gizli. İşte bir makam yaptı, millet Allah dedi falan bir gösteriş giriyor.
- 12:24
Gösteriş o arada bir vesvese kabilinden gelip geçse o da değil. Bu nedir? Baştan niyeti gösteriş için okuyor. Baştan niyeti görsünler, beğensinler, desinler. Ondan sonra menfaat da gelir. O mevlidine çağırır. O cenazesine çağırır. Ne güzel okuyor falan. Herkes çağırır, yemek yedirir falan. Çay, kahve içirir.
- 12:44
Böyle de oluyor. Hafızlara böyle itibarı var, güzel okuyanlara. Şimdi onun için burada Allah rızasının dışında maksatlar dönüyor yani. Yoksa bu adamın imanı tamam. Ama ameli bozuk. Ama hangi bozuk? Günahsız kulu olmaz. Öbür günahları konuşmuyoruz. Kur'an'a gösteriş katıyor. Ve riya için okuyor. Allah'ın Celle Celaluhu rızasını ve cemalini kastetmiyor.
- 13:09
Onun için Allah-u Teala bu adamı Kur'an nimetlerine mahrum olarak haşredeceğini bildiriyor. Yakında böyle adamlar çıkar diyor. Siz de uzun yaşarsanız görürsünüz diyor. O Bademin Samit Hazretleri. Abdurrahman Bin Hun Hazretleri'yle Nebut Devlet Hazretleri'ne söylüyor.
- 13:30
Tam o sırada tam biz kezalike o durumda işte konuşmaları yaparken ıztalaha çıka geldi. Aleyna yanımıza Şeddadübnevs. Şeddadübnevs. Büyük sahabe. Sahabe kaynıyor memlekete. Bir mescide girmişler sahabe kaynıyor. Dünyada yok şimdi bir tane. Şeddadübnevs geldi. Şeddadübnevs ile o Bademin Sahibi çok beraber bulunmuşlar.
- 13:56
İsa Ali Kudsiye'de bile onların şeyi geçer. İkisi rivayet ettikleri. Zikirin, tarikat zikirlerinde kapı kapatmanın delili onlardan rivayet ediliyor yani. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem kapıyı kapatın. Zikredeceğiz. Yani halbuki şerifler yaparken hani herkese almamak, kapı kapatmak delili. İsa Ali Kudsiye'de.
- 14:13
Bu ikisi sahabeden geçiyor. Bu ikisi de Kudüs Mescidi Aksa'nın duvarının dibinde yatıyor. İkisini de ziyaret ettim elhamdülillah. Aynı mezarlıktalar. Hz. İsa Aleyhisselam nazil olduğu zaman Şam'dan gelecek. O kapı açılıp girecek. Hemen onların kabrilerin üstündeki kapı. Kudüs'ün.
- 14:32
Şimdi kapalı o kapı. Hemen o duvarın dibinde. Resimlerim de vardı ama bilmiyorum. Kabir-i Şeriflerde belki de. Yani benim orada resim olmuyor. Ben resmini çektik herhalde. Kabirlerin resmi var. Radıyallahu anhumâ. Yine bak orada da beraberler. Hayatlarında da Câbiye Mescidi'nde, Şam'da da Mübâdem-i Samit'ten diyor yürürken diyor Takş-ı Şerif'te Adem'in evi çıktı geldi diyor.
- 14:58
Ve Avfü Malik'in, bir de Avfü ibn-i Malik geldi. O da Yüce Sahabe. Radıyallahu Teala Avfü ibn-i Malik. Çok hadis ravileri. Bu iki sahabe daha geldi. Fecelesna, fecelesâ. İkisi oturdular. İleyna bizim yanımıza. Bu sefer onlar da geldi sohbete katıldık. Biz oturmuştuk. Onlar da geldi yanımıza oturdu. Oldu en az üç sahabe şimdi.
- 15:22
Şedde, Butter'de daha var. Avfü ibn-i Malik var. Mübâdem-i Samit var. Avfü ibn-i Hac, Mübâdem-i Samit var. Şedde adı ne? Üç sahabe. Fekâle dedi, Şedde adı. Şeddet Hazretleri dedi ki, İnne ehvefe mâ eghâfu. Korktuğum şeylerin en korkuncu. Aleyküm sizin üzeriniz. Ey yu'en nâz. Ey insanlar. Lema elbette öyle bir konulur ki, Semih'ti işittim.
- 15:45
Min Rasûlillâh sallallahu aleyhi ve sellem. Rasûlullah'ta işittiğim bir hadis var. En çok ondan korkuyorum. Yakûlü buyuruyor. Mineşşehvetil hafiyyet. Gizli şehvetten korkuyorum. Daha ve şirki şirkten korkuyorum. Gizli şehvet ne şimdi? Onu anlatacak. İşte demin dediğim işte ekseri riyâ. Çünkü görünmüyor.
- 16:07
Öbürü gibi canın işte yemek istiyor, gidiyorsun, yiyorsun. Canın işte bakmak istiyor, bakıyorsun, seyrediyorsun. Öyle değil. Açık şehvet onlar. Gizli şehvet, riyâ yaptırıyor sana ama riyâ gözükmüyor. Gizli şehvetle şirkten korkuyorum. Rasûlullah Efendimiz'in buyurduğu sözde böyle buyurmuştu. En çok sizin hakkınızda bundan korkuyorum.
- 16:26
Ey benim ümmetim! Fekâle dedi. O Bâdetübnü Sâmid'i ve Ebû Derdâir R.A. İki sahabi kalktı dediler ki Allah'ım ey Allah'ım gafrâ. Gafrâ ne ki yani? Gafrâ. Pahiretini isteriz. Aman affet bizi ya Rabbi dediler. Dediler ki evvelen bir gün değil miydi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem haddese? Muhakkak haber vermişti ne yapacak?
- 16:48
Enneşşeytâne muhakkak şeytan. Neyse ümidini kesmişti. Enyûbede tapınılmasından. Fî ceziretil arap. Arap yarımadasında. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem vefat edeceğine yakın buyurmamış mıydı ki şeytan bu Arap yarımadasında artık kendisine tapılmasından. Yani Allah'a bırakıp da Puta'da tapsan şeytana tapıyorsun.
- 17:08
File de tapsan. İne'ye de tapsan işte. Tağutî düzenlere de tapsan. Ellâ teâbudüş şeytan. Şeytana tapmayın demedim mi size diyor Yasin-i Şerif'te. Yani aslında şeytana tapan çok az. Şeytana tapanlar 3-5 kişi çıkıyor işte. Bilmem ne diyorlar onlara. Şeytana tapanlar. E bu kadar dünyada şeytana tapan duymuyor ki.
- 17:27
Ama kim Allah'tan gayrına tapıyorsa şeytan ona o yolu gösterdiği için gerçekte hepsi şeytana tapmış oluyor. Onun için Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki Arap yarımadasında şeytana tapınılmaktan şeytan ümidini kesti artık. E peki bize böyle buyurdu. Sen de diyorsun ki Rasûlullah buyurdu ki en çok sizin şirke düşmenizden korkuyorum.
- 17:46
E peki zaten şeytan ümidini kesti. Biz ne şirkine düşeceğiz. Evet. Şeytan ondan ümidini kesti. Sonra diyor ki madem ben bunları şirke düşüremeyeceğim bari ufak tefek günahlar yaptırayım. Şirke nazaran içki de ufak. Şirke nazaran yani şirk yavruluk. Kumar da ufak. Yani şeytan diyor adamın birine içki içebileceğim ne âlâ.
- 18:08
Birine gıybet ettirebileceğim ne büyük iş. Çünkü neden? Şirk yaptıramayacağım ümidi kestim diyor. Arap yarımadası için. E sen de diyorsun ki ey insanlar o zaman İslamiyet ekseri Arap yarımadasında. Şimdi de Arap yarımadasında tabi genel Müslüman öyle birkaç milyon Hristiyan olması mühimdir. Var orada iki yüz milyon.
- 18:27
E şimdi bu nedir? Bu hadisle bu şey olmuyor. Fe emme şehevetul hafiyyet. Gizli şehevet. Fekat arafna. Muhakkak biz anladık ha onu. Yani sen gizli şehevetten ne kast ettin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem? Hi o şehevetü dünya. Dünyanın can çekici şeyleri olabilir mi? Min nisa ya kadınları ve şehevet ya diğer canların çektiği.
- 18:48
İşte başta kadın geliyor sonra işte atlar. İşte hobisi olan için at hobisi var. Vel enamü vel harstavarlar var. Ekinler var. Yani insanın beğendiği sevdiği bağlandığı işte şeyler. Hobbu şehevet minel nisaatinde devam ediyor. Evlatlar. Vel kalean tıyrıl mukantaramine vel filza işte altın gümüş tonlarca yığın paralar stok falan.
- 19:14
Yani bunları mı kastediyor gizli şehevet? Onu anladık diyorlar. Halbuki O da yani onu da tam anlamış değiller mesela. Başka bir hadis-i şerifte burada aynı numaranın altında bu mahalledeki hadisleri ciprediyor. Gizli şehevet nedir? Diye Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme kendi zamanında sorulmuş tefsiri buyurmuş ki bu acayip.
- 19:44
Adam sabah oruçlu başlıyor sonra su istiyor, yemek istiyor dünyanın can çekici ve hatta hanımıyla ilişki istiyor. Orucu bozuyor iftar gelmeden evvel. Tabi bu farz oruçlardır. Bu o zaman kebaha çok işte 61 deniyor da kendi bilerek bozulunca şey. Ramazan dolduğu zaman tabi ki. Ramazan dışında nafile oruçlarda öğlene kadar ceval vaktine kadar pazartesi perşembe orucuna niyet ettin
- 20:18
öğlene kadar yani kuşluk kaba kuşluğa kadar artık cevale yakın vaktine kadar bozabiliyorsun. Ama yine bozmamak lazım. Canını yemek istedin su istedin. Ancak bozulabilirsin şu sebeplerle beraber evine misafir gelir. İkram edersin. O da der sen niye yemiyorsun? İşte ben oruçluyum dememek lazım veya yani işte o da ısrar eder ya sen yemiyorsun ben senin önünde nasıl yiyeceğim?
- 20:42
Misafirin iştahı kaçar. O vakit Ramazan değilse bir de öğlenden sonra değilse ceval vaktine kadar nafile oruçta bozma payı var. Onun için o bu tehdide girmez. Çünkü o sünnette de var. Hadis-i şeriflerde de var. Hatta sevap bile alır misafirine onu rahatlattığı için. Ama o vacip oluyor tabi. Niyet ettiği için, bozduğu için tekrar tutacak onu.
- 21:09
O gün tuttuğu sünnet değildi, nafileydi. Fakat bozunca vacip oldu. Oldu Ramazan orucu gibi onu kaza edeceksin. Anladın? O ayrı bir şey. Şimdi gizli şehveti ona söylüyor. Tabi burada gizli şehvetten mana ekseri Ramazan olmasını düşünüyorum. Ya adam Ramazan'da birisi dedi bize bir lokantaya gittik iftardan çıkarken kayınpederle beraberiz.
- 21:29
Adam dedi Hacı Efendi bir şey soracağım. Ne var? Ya dedi ben işte öğlene kadar tutuyorum. Öğleden sonra Ramazan'ı diyor. Dedi dayanamıyorum falan dedi. Böyle yiyorum. Nasıl yiyorsun dedim. Deli misin sen? Ramazan bu dedim. Dedi ki benim iradem çok zayıf. Geliyorum öğlene peşine koy veriyorum. Peşim kayınpeder de dedi ki ne iradem?
- 21:50
Senin imanın zayıf dedi. Ben de hoşuma gitti. Ben biraz bindiremedim o zaman. Yapma etme Hacı. Koca adam ya. Yaşlı başlı adam. Hasta değil bir şey değil. İradem çok zayıf diyor. Öğleden sonra bozuyorum. İşte bu şehvetli kafiye. En çok korktuğum tehlike buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem. Yani hadis-i şerifte onu da ayrıyetten beyan ediyor.
- 22:14
Canı bir şey çeker orucu bozar. Bu Ramazan orucu. Sen deli misin? Nafile oruçta da aynı. Zeval vaktini geçti. Öğleni. Öğleden sonra canın bir şey çekti misafir geldi. Artık padişah gelse hikaye. Oruç demeyeceksin. Zevalı geçtikten sonra bozma şansı yok yani. Bunlar önemli şeyler. Femaze şirkü. Ya bu şirk nedir?
- 22:38
Tukavvufu korkutuyorsun. Ne yapacaksın onunla? Hadi gizli şehveti anladık. Bu yani kadındır, paradır, şudur, budur vs. Bunlar da bunların da gizli yaptırımları var. İçinden seni heves ettiriyor. Dünyandan dolayı neler çeviriyorsun? Ne günahlara düşüyorsun? Belli. Şirk nedir ya? Şeytan ümit kesmedi mi burada?
- 23:04
Tapınmakta, tapınılmaktan. Fekale şeddadun. Şeddad hazretleri şimdi izah etti. Şu hadisi dinleyen o Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den. Onun için. Erayete küm? Söyleyin bana bakayım. Erayete gördün mü küm sizi? Yani bunun manası ekberuni. Söyleyin bana bakayım. Görseniz raculen bir adam. Namaz kılıyor ama Allah için kılmıyor.
- 23:28
Bir adam görüyor diye kılıyor. Veya beğensin diye kılıyor. Oruç tutuyor ama Allah için değil. Bir adamla beraber iftar edecek. Birlikteler ona da oruçlu olduğumu göstereyim diye tutuyor. Sadaka veriyor, para veriyor ama gizli mizli vermiyor. Bir adam için. Orada ne yardım yaptı ya falan da çıkarıyor, atıyor bir şeyler.
- 23:52
Etravne. Görür müsünüz ennehu bu adam? Kadeş rakı. Bu adamı şirk yapmış olarak düşünür müsünüz? Kalu dediler. Vallahi Allah'a emin olsun ki şüphesiz her kim kılarsa Allah için değil de bir adam görsün için. Yahut oruç tutarsa bir adam için. Sadaka verirse Allah için değil de bir adam görsün için. Kadeş rakı.
- 24:24
Doğru söylüyor. Bu şirktir. Şirk koşmuş oluyor. Ben kainatın efendisinden işittim. Ben kim ki sallığa namaz kıldı, yüreği gösteriş yaparak. Muhakkak o Allah'a ortak koştu. Kim oruç tutarsa yüreği gösteriş yapmak için. Muhakkak Allah'a ortak koştu. Kim sadaka verirse yüreği millet görsün, beğensin için.
- 24:56
Muhakkak Allah'a ortak koştu. Yani kafir oldu demek ki. büyük günahkar oldu, gizli şirke düştü ve bu hadis-i şerif'teki tehdit'e girdi. Yani en çok bundan korkuyorum. Onun için hadis-i şerif'te buyuruyor Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem hatta ben şirkten çok korkuyorum. Bir gizli şehvetten bir de şirke düşmezden korkuyorum.
- 25:15
Dediler ya Resûlullah ve tüşrükü ümmetü gön ve hadik. Alttaki lafızlardaki farklı rivayetler, senden sonra senin ümmetin şirke mi düşecek? Yani toplu manada birkaç kişi mürted olabilir. Ümmetin geneli şirke düşer mi? Düşmedi de. Düşecek miler? Buyurdu ki ya Şeddat, ya ey Şeddat, onlar la yâ budûne, tapmayacaklar şemsen, güneşe tapmayacaklar.
- 25:37
Vela veselenen putada tapmayacaklar. Vela hacaran taşa da tapmayacaklar. Velâkin yurâvunen lâ sefî amâlihim. Yaptıkları sâlih amelleri, namaz, oruç, sadaka gibi Allah'a yapılması gereken, Allah'a hâlis yapılması gereken ibadetleri gösteriş yapacaklar. O zaman benim ümmetim bu şirke düşecek. En çok bundan korkuyorum.
- 25:59
Fekâre bunun üzerine dedi Avfü ibn-i Mâlik. Avfü ibn-i Mâlik sahabeden uzat, önde zâlike Şeddat Hazretleri bu izahı getirince o da lafa girdi. Dedi ki efe lâ yâ midû kastetmez mi Allah'u Allah ilâ mâ uşû eki übdüğiye arzulandı bi onla ve cû cemâli min zâlikel ameli o amelin amelden külli tamamından.
- 26:20
Şimdi bu adam namaz kıldı. Kaç rekat? Dört rekat. Veya kıldı hatimle teravih. Kaç rekat? Yirmi rekat. Bir de hatimle kıldı iki saat sürdü. Kâbe'de iki saat sürüyor. Şimdi burada adam yaptığı riyâ diyelim ki iki saatin içinde beş dakika. Bir içine bir riyâ girdi. Yanına bir adam geldi falan. Oradan sesinden tanıdı falan.
- 26:40
Ha şu adam da gördü beni namazda ne iyi oldu falan. Düşündü falan. Sonra yine Allah'a döndü yani. İşi kurtardı öbür rekatlarda. O adam gitti ve ya neyse. Yahu şimdi acaba Allah diyor kastedip de bu amelin tümünden kendi rızâsı kastedilen bölümü alsa yani diyelim ki bir saati riyâsız alsa efendim feyekbele kabul etse ma'u şeyleri ki halâsa sâfi oldu hâlis kaldı lehu ona
- 27:08
burası sırf benim. Tamam bu bölümde yani artık iki rekatın bir rekatında veyahut işte yirmi rekatın üç rekatında veyahut işte iki saatin o yarım saatinde gibi. Burada riyâ yoksa Allah kastedip de bunu yapmaz mı? Ona yönelip de şirk orayı çekse veyahut bıraksa ma'u şey ki üç tüke şirk koşuldu bir. Hangi şeydeki şirk karıştı orayı bırak gitsin dese
- 27:33
geri kalan kendine ait olanı alsa. Almaz mı acaba dedi. Yani bu adam hepten mi gitti ameli. Kardeşi Şeddat Hazretleri Hande Zahleke bu soru üzerine buyurdu ki senin anladığın gibi değil. İş senin zannettiğin gibi değil. Feyni çünkü ben Sem'i Öte'yi işittim. Rasûlullah'a sen Rasûlullah'a sen buyuruyorken.
- 27:56
Şimdi başka hadis daha işittim diyor. Hadisleri bu hadisten şimdi cevabını bulamayabilirsin burada. Ama başka zamanda da buyurduğunu işittim. Şimdi bunları diyor birleştirdiğin zaman senin dediğin gibi değil. Ne demek şu? İnnallâh şüphesiz Azze ve Celle Aziz ve Celle olan Allah kâle buyurdu. Ene gayru kasîmin Ben ortak tutulanların en hayırlısıyım.
- 28:24
Kim için? Limen o kimseyi. Çünkü eşrak eşrik koştu bir bana. Bir adam bana ortak koştu. Kime ortak koştu? Bakkalı, çakkalı, göreni, dinleyeni, patronunu, hocasını, neyse bir rüya yaptı birine. O rüya ile bana ortak koştu.
- 28:39
Şimdi ortak koşunca kaç kişiyi kattı işin içine? Ya bir kişiye gösteriş yaptı. Ya üç kişiye yaptı. Üç kişiye yapsa ise üç artı dört beni de oraya kattı. Anladın? Yirmi kişiye yaptıysa, bin kişiye yaptıysa, ben televizyondan konuşuyorum, milyon kişiye yaptıysa o kadar adamla beni ortak yaptı. Burada dolu ortak çıkarttı bana.
- 29:00
E benim ortağım var mı? Yok. Peki bunların içerisinden hayırlısı kim? Senin patronun kim, hocan kim, şeyhin kim, zengin kim? Gösteriş yapıyorsun. Bunlara Allah'ın yanında haşa hayırlı söz konusu olabilir mi? O zaman benden hayırlısı yok. Peki men her kim eş, raki ortak yaparsa bir bana şeyin bir şeyi en ufak bir şeyde mesela namazın bir zerresinde orucun bir dakikasında
- 29:27
haccın bir kesitinde neyse neyse neyse sadakanın işte milyon dolar verdi de elli dolarında rüya var. Biri zerresine bana ortak bir şey katıştırırsa fe inne haşde amelihi onun amellerinin tamamı. Amellerinin tamamı. Kalilihi azıda ve kezilihi çoğuda yani orda rüyanın payı zerreye girse bile ki bana ortak girdi orda hepsili şerikihi o bana ortak koştuğuna gider
- 30:02
ellezi o putki veya adam gibi puta kim rüya yapacak? Manyak olan yok şu anda da gören adama rüya yapıyor işte. Ondan bir menfaat bir şeycik. En azından itibar, iftihar. Dövünmek, hava atmak. Ya para gelecek ya kızını alacak. Ya en azından hava atacak filan yani. O bir gaye ile tabi gösteriş yapıyor.
- 30:20
O zaman o onun ellezi o kişiye veya işte cemaata gider. Eşreke ortak etti bir onu. Ve inne benani onun o amelinden azından da çoğundan da ganiyün. Çok zenginim. Hiçbir şeye ihtiyacım yok. Ya şimdi benim de ihtiyacım var. Bu amelin çoğu bana ait. Azını bırakayım. Çoğunu da ben alayım. Bunu kim der? Muhtaç olan der.
- 30:45
Senin ameline ihtiyacı yok ki bu kadar temiz tarafını ayırayım desin. Mevla senin ameline muhtaç değil. O zaman Mevla diyor ki ben madem ki ihtiyatsızım, ganiyi mutlakım. Hiçbir şeye muhtaç değilim. Ne yapayım o karıştırdığın ameli ben? Karışık işi. Onun için innallâhe tayyibûne velâ akbâle lillâhi tayyibe hadîs-i şerif.
- 31:05
Allah tertemizdir ancak tertemiz olanı kabul eder. Yani sen para da verirken yüz bin dolar yardım yaptın fakir fukara yetimlere, tullara ama bunun bin doları fahiş parası. Mevlana buyurup ben diyor temizi kabul ederim. Haram girdi oraya bana yakışmaz. Kabul etmem diyor o haram kısmını yani. Ama riya gibi değil.
- 31:32
Riyada bin dolara riya girse yüz binin tümünü reddeder. Faizde haram olan kısmını reddeder. Anladın mı? Çünkü gösteriş işi şirke gürü. Faizli parayı yardıma vermekte ki katıştırmak günaha giriyor. Yani temiz iş olmuyor. Temiz olmadığından reddediyor. O çünkü gizli şirke girmez. Neden? Orada gösteriş yoksa yani.
- 31:55
Çünkü hiç gösteriş yok. Tümünü Allah için verdi. Verdi ama paranın şu kadarı faizden idi. Veya gasptan idi. Birine gasp etmişler oradan o para gelmiş. Bunun da rızâsı var. Veya çalıntı para. O kesimi reddeder. Çünkü o ondan sevap vermez ona. Çünkü onun kendi parası da değil kul hakkı. Zaten o temiz değil.
- 32:15
Allah temiz olmayanı reddeder. Ama şirkteki riyadaki farka bak şimdi. Burada diyor ki verdiğin sadakanın kuruşuna riya girse tümü gitti. Çünkü burada ortaklık var. Gösteriş yaptın. Benim için yapmadın o tarafını. Benim işime ortak koşarsan hepsi senin ortak ettiğinle olsun. Benim ihtiyacım yok gidiyor.
- 32:37
Senin ortak ettiğin şeyi fazlası bana ait diye ben onu alayım. Çoğunda riya yok diye ben ona ihtiyacım da var diye ona itibar edeyim. Niye itibar ederim diyor Mevla? Benim şerikim mi var aşağı? Onun için küllüsünü, tümünü sabaha kadar kılsan bir rekatındaki riyadan hepsi gider diyor. Bu riya ayrı bir şey.
- 33:02
Ama şöyle de düşünebiliriz. Bir namazın içinde riya girdi. O namazdan sonra öbür iki rekatta hiç riyasız. Onu da karıştırmayalım tabi. Anladın mı? Namazın bir cüzüne girdi. Kaç rekattık namaz? Dört rekattık, iki rekattık. O iki rekattık dördün tümü gider. Çünkü onun içinde riya girmişse. Ama şimdi sen iki rekatta riya karıştırdın sonra
- 33:26
estağfurullah dedin falan yeniden bir ihlasçı bir şekilde yarabbi rıza açın dedin orada riya yok. Öbür iki rekat, öbür iki rekatla bir gitmez. Çünkü Mevla kullarına zeyrekata zulmetmez. Amelini zayi etmez. Ama bir amelin içine girerse, yani hacca giderken gidiş niyetinde bir gösteriş var. Artık onun hacca da bir ameldir.
- 33:46
Ne kadar vazifenin içerisinde tümü gitti. Çünkü gidişatında çıkışında riya var. Bu ne oldu? Kaynağın başından bozuldu. Başından bozuldu mu aşağıda düzelmez. Balık baştan koktu orada. Ama bu şimdi namaz müstakil bir ibadet. İki rekatta gel, sürekli namaz bir haç kazan, müstakil. O ayrı bir şey yani. E şimdi onu da girdi bir dakikasına bir saatlik namazda o iki rekat.
- 34:09
Bazı kere iki rekat belki iki saat kıldın uzun. Ama o işte ne oldu? O iki rekatın tümü gitti. Mevla ne yapmaz? On dakikasına bakmaz. Ama öbür rekatları peşine niyet ettiğin ihlas ile ona dokunmaz. Orada ihlası bozmadıysan onu kabul eder. Rabbim cümlemizi şirkin açığından da, gizlisinden de muhafaza buyursun.
- 34:34
Çünkü Verhavel Beyheki'ye geçiyorum. Oraya kadar hadislerden umarı yok. Onların manalarını sizlere söyledim. Beyheki an Yala İbni Şeddad Yala Şeddad Hazretlerinden. O da Anevi babası. Yani herhalde Şeddad efendim, Şeddad İbne Hüs Hazretlerinden olacak o zaman. O da rivayet ediyor. Kale dedi, künna biz nehutlu sayardık elriyâ elriyâi fî zemenin nebî sallallahu aleyhi ve sellem
- 35:03
Efendimiz döneminde riyâi sayardık eşşirk el-eskara. En küçük şirk sayardık. Yani bildiğimiz gavurluk değil. Ama şirk işte yani. İsim de benzemesi de çok tehlikeli yani şirk. Çok küçük şirk derdi. Çünkü yani orada çok küçük olması. Vâli Kasim İbni Mukâim Mirate Kasim İbni Mukâim Mirâ Hazretlerinden efendim rivayet edilen diğer bir hadis-i şerifte
- 35:33
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kâle buyurdu Lâ ekbelullâh. Allah kabul etmez amele. Bir ameli ki fiyonda var. Misgâlu hebbetin dâne kadar. Min kardelin kardaldan. Yani kardal dânesinin ağırlığı ne kadar? Az. Şimdi kardal dânesini buraya koysak kaç gram gelir yani? O kadar az. Azlıktan künâya söylüyor.
- 35:58
Kardal dânesinin ağırlığı kadar. Bir işin içinde minriyâin gösterişten bir şey karıştıysa Allah o ameli tümden kabul etmez. Kardal dânesi kadar. Onun için şirk benim ümmetimde koca kayanın üzerinde gezen karıncanın ayak sesinden daha gizli gezer. Hadis-i şerifi de önümüzde geliyor. Birkaç hadis sonra da o geliyor.
- 36:26
Nasıl kurtulacağız ya Resulallah dediler. Nasıl kurtulacağız? Şu duayı okuyun. Bak duaların ne kadar önemi var. Şu duayı dedi her gün okursanız buyurdu. Gizlisini, açığını süpürecektir. Manayı da bilmek lazım ki manayı düştüğünü kurmak lazım. Bu dua gizli şirkin en büyük çaresidir. Hepimize riyâ ve gizli şirk tehlikesi mevcuttur.
- 36:46
Hatta vakidir. Ancak Allah'a yalvararak kurtulabilirsiniz. Yoksa helak oldunuz buyurdu. Sallallahu aleyhi ve sellem. Evet. Bu hadis-i şerifte kalıyoruz. 52. hadis-i şerifte dersimiz nihayet gelmiştir. Amin. Amin. Sallallahu teala. Ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme. Teslimen kadhirun.
- 37:07
Elhamdülillahi rabbil alemin. Başta Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin ehli beytinin sahibesinin bu hafta şehit olan bütün asker polislerimiz, şüheddânın ervağı için, ruh-i şerifi için. El-Fâtiha. El-Fâtiha. El-Fâtiha. El-Fâtiha.
Benzer sohbetler
1:34:01Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 78. Bölüm 6 Ekim 20266 Ekim 2026 · 95 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 6 Ekim 2026
1:33:48Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 77. Bölüm 2 Haziran 20262 Haziran 2026 · 94 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 2 Haziran 2026
1:40:41Terğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler 76. Bölüm 5 Mayıs 20265 Mayıs 2026 · 101 dkTerğîb-ü Terhîb'den Hadîs-i Şerîfler · 5 Mayıs 2026


