00:00 / 50:12

  1. 00:31

    Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil Alemin Elrahmanirrahim Mâliku Yenm-i Dîn İyâken Âbidu Ve İyâken Estağîn Salatu Vesselamu Ala Seyyidil Murselîne Muhammedin Ve Ala Aliye Ve Sahbiyye Ecmâin Kıymetli dinleyenler Sohbet arkadaşlarımız Ders arkadaşlarımız Dersin başladığını herkese duyurunuz Allah Teala'nın rızası için

  2. 00:56

    Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in Bellihu anni ve levâi Bir ayet bir hadis olsun Benim tarafımdan ümmetime ulaştırın Bu emrine imtisal için Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in de Şefaatine nâil olmak için Hemen insanlara telefon, mesaj Ve bildirim yapın ki Hadis-i Şerifler başladı Bugün dünyada

  3. 01:23

    Şu ders meclisimizde Şu andaki Şu saatteki hadis-i şerif okunan Hadis-i şerif meclisinden daha faziletli bir meclis olamaz Başka bir yerde de tefsir okuyorsa Hadis okuyorsa o olabilir Ama Tefsir, hadis dışında Ne konuşuluyorsa Reklamlar, haberler Havadisler, açık oturumlar, kapalı oturumlar Hepsi hikaye Kainatın Efendisi Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e

  4. 01:49

    Allah Teala tarafından vahy edilen Bildirilen İhlas ile ilgili bu dersi Devam ediyoruz hadis-i şerifleri Tergibü teribden Bundan daha kıymetli bir şey Bulan gitsin onu dinlesin Ama Resulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e Ne buyuruyorsa biz onu duyuruyoruz Bu ders bizim dersimiz değil Bizim konuşmamız değil Metnini okuyoruz, mânâ ve şerh yapıyoruz Bu kadar

  5. 02:16

    Bir şey de katmıyoruz, bir şey de katıştırmıyoruz Resulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Şimdi sağ olsaydı, hayatta olsaydı Yanına gitseydin bu hadisleri söyleyecekti sana Sen galiba iman etmiş Müslümansın Biz de sana bu hadisleri anlatıyoruz Onun için bundan büyük bir Ders olamaz Hadis-i şerif dinlemekten daha Kıymetli bir şey kimse dinleyemez Onun için dersi

  6. 02:38

    Dikkatle dinleyin Allah rızası için İnsanlara ulaştırın Ulaştıranlara Allah Teala Hayırlı muratlarına ulaştırsın Amin Şimdi Ainebi Hurayrete Radıyallahu Teala Ebu Hurayre Hazretlerinden rivayet ediliyor bu hadis-i şerif Kâle O dedi ki Kâle buyurdu Resulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Bu bahis hep ihlastan gidiyor Daha bizim Bakalım ne zamana kadar gider bu

  7. 03:12

    İhlas hadis-i şerifleri bunlar İhlas hadis-i şerifleri Hemen hemen evet daha Yani birkaç ders sonra biter inşallah Fasıl olarak Bab olarak İhlas babını bitireceğiz İlk bab İhlas babıdır 57 hadis-i şerif var burada Şimdi biz 38. hadis-i şerife gelmişiz Yahrucu çıkacak Fiyahiriz zaman Ahir zamanda Artık Ahir zamanda olduğumuz kesindir de Ahir zamanında Uzun süreleri var tabi ki

  8. 03:48

    Ahir zamanda 50 sene 100 sene değil İmam Rabbân Hazretleri 1000 den sonra ahir zaman olduğunu söylüyor Yani 437 sene Olmuş Hemen hemen yani ahir zamana geçtiğimiz 1000'in geçmesiyle Çok büyük değişiklikler oldu buyuruyor Bu itibarla Ahir zamandayız ama Bu şimdi çıktı mı Çıktı bence Evet ahir zamanda Çıkacak diyor Efendim Bir takım adamlar çıkacak Bence bu adamlar Çıktı yani ama

  9. 04:26

    Sizde takdir edersiniz Hadis-i şerifi devam ediyoruz Bu adamlar ne yapacaklar Yaktilune Eee Talep edecekler Aldatarak Ters köşe yaparak Diyelim yani Böyle yağcılıklarla Göz boğacılıklarla Kandırarak Burada hud'a da var yani Aldatma da var Aldatarak talep edecekler Neyi ettin ya dünyayı Yani mal, mülk, arazi, araba, para Neyle bunu yapacaklar?

  10. 05:01

    Bittiğini din mukabilinde. Yani, salih ameller işleyecekler. Görüntüde niyeti ihlas yok, Allah için olmadığı için salih olmuyor ama görüntüde salih amel. Namaz salih amel. Milleti namazla kandıracaklar. Oruçla kandıracaklar. Hocayım diye kandıracaklar. Sarıkla cübbeyle kandıracaklar. Efendim, tarikatla kandırabilirler.

  11. 05:27

    Vakıf dernek adı altında kandırabilirler. Her türlü kandırma var. Bittiğini din ile. Din şu demek, yani din ile talep edilmesi gereken nedir? Ahirette Allah'ın rızasıdır, sevabıdır. En başta rızasıdır. Dinle ne demek? Din yani salih ameller demek. Din, gözde görülen bir şey değil ki, dini ben senin evine getireyim, çay mı içilirsin?

  12. 05:54

    Din nedir? Abdest, namazdır, oruçtur. Dinin fiilleri ve amelleriyle din, din olur yani. E bu amellerle dünyayı talep edecekler. Ne demek dünyayı talep edecekler? Yani, buradan para kazanacaklar, ama ben size geçen sohbete anlattım. Adam imam olmuş da maaş alıyor. Bu ona girmez. Ne alakası var? Adam dükkana gidemiyor, bir yere gidemiyor.

  13. 06:21

    Mecbur beş vakit namaza nasıl yetişecek? Aynı yerde. O bağlanmış oluyor oraya. Orada namaz kılmanın, kıldırmanın parasını almıyor. Ya, orada bağlanmış olmanın, yani başka işe gidememen çoluk çocuğun afakasını almış oluyor. Bunlar ona girmez. Burada şuna giriyor, yani, efendim, kendilerini salih gösteriyorlar, mübarek zat gibi görünüyorlar,

  14. 06:48

    ondan sonra çok büyük hizmetler yaptıklarını iddia ediyorlar, efendim, ve böylece dini istismar ederek, bak istismar başka bir şey, sömürmek demek. Dini sömürerek, adam kitap yazmış, kitap satıyor, kitabını tanıttı. E, bunu, buna girmez ki. Bu kitap, kağıt parası var, matbaa parası var, adam çalışıyor, dükkanı var, vergisi var, dergisi var.

  15. 07:15

    Yani, bunlar ayrı bir şey. Burada bir emek sarf ediyor, adam bir şey satıyor, bir ürün satıyor. Adam ürün satabilir. Bir ürünü, efendim, satabilir. Adam musafı da satabilir. Bu Kur'an'ı satmak demek değil ki. Kağıt var, yaprağı var. Yani, o ayrı bir şey. Sen, efendim, Kur'an satma. Sen dükkanında niye dini kitap satıyorsun, dini paraya alet ettin?

  16. 07:37

    Bununla alakası yok yani. Böyle saçma sapan konuşanlar var da. Bunlar cühela sınıfıdır, süfehadır yani. Onun ne alakası var? Adam bir ürün arz ediyor, alırsın sen bu ürünü, ister alırsın, ister almazsın, işine gelirse. Burada bunun dünyacılıkla ne alakası var? Karşılığında bir bedel, bir ürün var yani.

  17. 07:57

    Anlatabiliyor muyum? Bir şey satıyorsan, bu istismar olmaz. Niye istismar olmaz? Çünkü burada, efendim, bir mal meta satıyor yani. Ekmeği de parayla alıyorsun, tuzu da yani, bunun şey değil ki. O ayrı bir şey. Çünkü bir değeri var, bir mukabelesi var. Bizim anlattığımız ne? Bizim anlattığımız dindar geçiniyor, salih görünüyor, ondan sonra insanlar buna yardım ediyorlar.

  18. 08:23

    Veyahut da ben işte şurada kurs yapıyorum, 150 tane talebe okutuyorum, 500 kişiye yemek veriyorum falan filan gibi laflar atıyor ortaya. Halbuki yok, yalan. Ama takva görüntüleriyle, hikayeleriyle millet, aa ne mübarek adam, bu adam yalan söylemez, bundan zarar gelmez ayağına, millet para akıtıyor. Babasından bir şey kalan varisliği yok,

  19. 08:47

    köyden çarıksız gelmiş, ama şimdiki herifin anları abamları var. Nasıl oluyor? Bunlar, yani şu anda mevcut yani, tanıdıklarımız var, mevcut. Biz bu işe girerken, babamız Türkiye'nin en zenginlerindendi, 5-10 kişidendi yani. 80 model Mercedes altımızda, şoförümüz 80 senesinde vardı yani. Ha şimdi o duruma göre çok daha fakirim.

  20. 09:09

    Çok daha fakirim yani. Yani zengin başladık, çulsuz bitirdik gibi bir durumlara düştük yani. Fakat bir de tersi bunun var, çarıksız gelmiş, dükkanın sayısını bilmiyor ya. Bayrampaşa'da 5-10 ana var adamın şimdi. Bu adam imam emeklisi. Yani imam emeklisi abi. Başka bir ticaret yok. Hadi benim birkaç telifim var, bilmem ne var, şimdi konuyuyorum el alından.

  21. 09:32

    Yani adamın, imam emeklisinin dışında göstereceği mal yok. Hanlar nereden çıktı abi? Bunlar var maalesef, var. Var. Kurbanı keseceğim dedi, kurbanını toplayıp yiyenler olmadı mı ya? Bir de bunun din ayağına yani böyle takva görüntü falan, hac ömrede böyle tanışmalar netcesinde aa ne salih adam, sıralı zikrediyor falan.

  22. 09:59

    Ondan sonra ortak olup seni dolandıracak veya borç alacak, hiç edecek, ödemeyecek. Bunlarla çok karşılaşıyoruz. Ya arkadaş, niye çalışmıyorsun ya? Niye tekkede oturuyorsun? Evliyaullah bunları tekkede oturmuşlar, zikir yapıyorlar, çalışmaya gitmiyorlar. Siz dedi, kimsiniz dedi ya böyle oturuyorsunuz, oturuyorsunuz.

  23. 10:25

    Dedi ki biz mümineyiz dedi, mütevekkilleriz dedi. Mütevekkil yani tevekkül etmişler, tekkede oturmuşlar, nasıl olsa kazan kaynıyor, yiyip yiyorlar. Biz dedi mütevekkilleriz. Ulan dedi siz ne mütevekkilleriz, siz müteekkillersiniz dedi. Mütevekkil Allah'a tevekkül. Mütevekkil yiyici. Ekeleden geliyor yani.

  24. 10:44

    Ekil. Ne mütevekkilsiniz, müteekkilsiniz dedi be. Yani bir insan zikrini yapar, tekkede işra bekler, tamam ama arada bir git de, bir şey de, çalış da kardeşim. Ne yük oluyor insanların sırtına. İnsanların en hayırlısı, insanlara yük olmayandır. Ama mazursun, elin tutmaz, ayantmak hastasın, garipsin, zatürresin, ciğerin yok.

  25. 11:07

    Ha tamam, bir müslüman da sana bakacak tabii. Fakir fukaraya da yardım fonu var ya. O zaman da zekat sadakayı kime vereceğiz? Herkes çalışırsa. O ayrı bir şey. Ama ben böyle dergaha gelmişim, dervişim ayağına. Yani talebeysen olur. Okuyorsan anlarım. Çünkü bu ümmete alim lazım. Tabii ki işe gidersen alim olamazsın.

  26. 11:28

    İlim çok zor bir şey. Küllünü vermeden ilim sana cüzdünü vermez. Ama yani zikir yapacağım bilmem ne, zikir yapacaksan yap. 7-8 saat çalışmana mani değil. Daha 24 saatinden, 16 saatin kalıyor. 16 saatin kalıyor. Zikre mani yok yani. 3-5 saat çalışarak insan bir ekmek çıkarabilir. Dolayısıyla dini kullanmamak lazım.

  27. 11:52

    Efendim, takva görüntüler vererek. Ondan sonra namazla insanları kandırarak, oruç tutarak insanları kandırarak. Her gün oruçlu. Pazartesi, perşembeyi de bıraktık yani. Ne zaman sorsan herif oruçlu. Samudavut'u da geçmiş yani. Her gün tutuyorum diyor bayram hariç. Ya kardeşim tamam mı? Tutuyor. Sen Allah'la aranda.

  28. 12:11

    Ne bana reklam yapıyorsun? Ben de sana mı acıyım istiyorsun yani? İftarlık para mı toplayalım şimdi sana? Ne anlatıyorsun bana yani? Anlatma yani o zaman. Tutuyorsan tut. Yani ne oruç göstererek, namaz göstererek, haç ömrede fazla ibadet göstererek. Buradan yani insanlar e beni salih görsün, mübarek zat zannetsin falan.

  29. 12:31

    Ondan sonra bana bir yardım yaparlar, para akar, şu durum olur. Bunlar, bunlar ihlassız insanlar yani. Dünyayı talep ederler ama dini kullanırlar. Şimdi bunları ahir zamanda çıkacak diyoruz. Bence çıktı yani. Bol bol da mevcuttur.

  30. 12:54

    Neden? Yumuşaklıktan. Yani görsen böyle mütevazi, aşağıdan alan, alçak gönüllü falan filan. Efendim bunlar koyun postuna bürünmüş derler ya. Halbuki kurt yani. Post koyun derisi böyle. Yani yumuşak olur koyun derisi. Dış görüntü yumuşak yani. Aa işte efendim nasılsınız? Maşallah, inşallah, tebareke Allah, bareke Allah falan filan.

  31. 13:26

    60 Şerif'te görüştüğün zaman işte Tekke'de, Mekke'de hareketler böyle kibar, nazik, haza, beyefendi falan filan. Ben böyle adamlar çok gördüm ya. Çok. Kırk senelik tecrübem var. Ne yılan çıktılar biliyor musun? Ne ajanlar geldi, geçti yanımdan mesela. Görsen böyle on sene herifle gezmişim, bir fire yok hareketinde.

  32. 13:49

    Falso görmedim. Tecrüb, tecrüb, işrak, işrak, kuşluk, kuşluk. On sene bir adam falso vermez mi ya? Koyun postu ya. Çok yumuşak. Ama elsine tüm dillere ahlada tatlıdır milel aseli baldan, ağızlarından bal akıyor. Hürmet, izzet, ikram bilmem ne. Ya milletin paralarını toplayarak efendim hizmet ayağına hezimet yapanlardaki durum neydi?

  33. 14:15

    Konuşmalar nasıl? Ayetler, hadisler, fakir fukara yardımlar, burslar, kurslar, efendim insanlığa hizmet şudur, budur. Ağızdan bal akıyor. Hep din adına yani. Allah için, lillah için ağlamalar, sızlamalar, bütün insanları ağlatmalar, gaza getirmeler falan. Bütün insanlar baktılar. Allah'ın adamları ne fedakar, ne cefakar aç susuz gitmişler Afrika'nın köşesine, dünyanın

  34. 14:45

    bir ucuna. Allah için, din için falan filan. Post nasıl post? Post kuzu. Görüntü çok mütevazi. Ve kulübüm kalpler, kulübü ziap. Kurtların kalpleri. En büyük canavar kalpleri. Kalpler, canavar kalpleri. Ondan sonra adamın, efendim affedersiniz avret yerini mi çekmeler, öbürünün karısını mı çekmeler, öbürünün kızını mı dinlemeler, öbürünün haram değil mi?

  35. 15:17

    Yedin bir gece dinlemiş diyormuş adama. Yahu diyormuş Allah hepimizi dinliyor diyormuş. Yani bunda sorun yok ki. Mevla hepimizi dinliyor zaten. Bak Mevla hepimizi dinliyor da sana dinleme diyor. Ayıp arıştırma diyor. Kapı dinleme diyor. İzinsiz girme diyor. İzinsiz eve bakma diyor. Sen giriyorsun. Bu kurt yapar mı bunu?

  36. 15:36

    Yapmaz. Dil nasıl dil? Diller baldan tatı. Ayetler, hadisler, hizmetler, insanlığa bütün falan filan. Mütevazilikler, tasavvufi cümleler. Ondan sonra bir de baktığın zaman kendimizi en aşağı görelim arkadaşlar. Herkes bizden üstündür. Biz ne olacağız belli değil falan. Bunları yaşadı mı millet? Ahir zamanda çıkacak bu illet diyor.

  37. 16:00

    Çıktı. Bizim tarikatçılardan da çok var. Ben yani iğneyi başkasına, çuvaldızı bana batırırım ben. Bizim tarikatçılardan da bu hareketleri çok görüyoruz. Çok var yani. Kalbi canavar ya. Canavar. Gıybet, dedikodu, iftira, ayak kaydırmak, insanlar altına halı kilimi çekip küt aşağı. Ya Müslüman Müslüman'ın ayağını kaydırmak için böyle işler yapmaması lazım.

  38. 16:27

    Ne var? O hocayı da beğenenler var. Gitsin ona da cemaat. Ehli sünnet olduktan sonra niye kıskanıyoruz birbirimizi? Hemen adamın bir şeyini söyleyin. Onun şusu şöyle, bunun busu böyle. Gitmeyin, onu dinlemeyin. Bu adam ehli sünnet mi? Ehli sünnet. Niye gitmeyeceğim abi? Kalbin kayar, bilmem ne. Ne kalbisi kayacak?

  39. 16:43

    Adam şeyh değil, bir şey değil. Herkesin mürşidi belli zaten. Ne kalbi kayacak adamın? O hocayı dinleme, bundan ders okuma. Bunlar canavarlıktır arkadaşlar. Yani dilden konuşurken bal gibi konuşuyorsun, tevazu konuşuyorsun, ayet adı sokuyorsun. Millet zannediyor seni seyri sülükü bitirmiş. Ama yaptığın hareket arkadan canavar.

  40. 17:07

    Adamın ırzını parçalıyorsun, haysiyetini. Kurt ne yapar? Kurt en fazla gelse ciğerini parçalar. Bu daha kötü. Irzını parçalıyor, haysiyetini parçalıyor, şerefini rencide ediyor. Karısını işe karıştırıyor. Neler gördük biz ya? Bizim cemaatlerde de oldu böyle şeyler. Onun için kimse kendini sütten çıkmış ak kaşık olarak göstermeye çalışmasın.

  41. 17:28

    Herkes kendini bir muhasebe yapsın. Canavarlığın bir lüzumu yok. Bir tek el-i sünnet hassasiyetimiz olabilir. İtikadi konularda millete reddiye yaparız. Ama ameli konular, özel hayat insanlar ne yapacak? Bunlar bize alakadar etmez. Ama adamın kız verecektir, sana sorar, sen o adamın bir yanlışını biliyorsun.

  42. 17:46

    O ayrı bir şey. Özel bir konuda dersin ki arkadaş ben bu adamdan bazı böyle yanlışlıklar gördüm, şahidim yani. Duydum lan olmaz. Yani sen bana Allah için sordun, müsteşar mütemel olur. Madem güvendin, danıştın, ben de sana kız veriyorsun hassas bir konu. Böyle yanlışlarını gördüm ben bu çocuğun. Bu ayrı bir şey bak.

  43. 18:03

    Bunlar özel şeye girmez. Kıymet dedikodu iftiraya girmez bunlar. Şahit olduğum şey aktarabilirsin. Ama şimdi tevbe etmiş olabilir, şudur budur. Ama gördüm, bunu da demesem olmaz. Yani sen kazık gelsin bana sordun. Bunlar ayrı bir şey. Ama sırf haset, sırf kıskançlık, sırf çekememek, sırf o cemaate gitmesin bana gelsin, sırf onu dinlemesin beni dinlesin.

  44. 18:22

    O derneğe yardım etme gel benim derneğe yardım et. Bunlar çingenelik yani affedersin. Çingeneler kızmasın şimdi. Çingeneler çok. Ne olacak? Ne takva sahibi şerefli çingeneler var. Ne takva sahibi şerefli çingeneler var. Çingene ola bir adam kıpta olabilir. Herkesin bir ırkı var yani. Takva iledir. Şeref, fazilet, takva iledir.

  45. 18:42

    Irkla değil de adam ol yani. Yani. Burada demek istediğim adilik, mütezzellik yani. Irktan bahsetmiyorum. Bunu yapmamak lazım. Çünkü Mevla bunlara yakulullah, çok gazap ediyor ve buyurur ki ebi, e istifam yani ebi bana mı benimle mi aldanıyorlar? Ne demek benimle mi aldanıyorlar? Bana mı aldanıyorlar?

  46. 19:07

    Ben onlara biraz yol veriyorum. Yüz veriyorum. Hilimle muamele ediyorum. Yani belalarına acele vermiyorum diye benim yani acele ceza vermememe mi aldanıyorlar? Bana karşı mı cesaret gösteriyorlar? Yani biz Allah falan takmayız. Allah kalbimizi bilirse bilsin. Biz içimizden şöyle yaparız. Dışımızdan böyle yaparız.

  47. 19:28

    Ya bunlar da ne cesaret buyuruyor Allah-u Teala ya. Bunlar benim ceza vermememe mi aldanıyorlar? Vermeyeceğimi mi sanıyorlar? Yoksa bana karşı cüret gösterisi mi çıkmışlar? Yani ne yapacaksın bize ya falan. Bana mı inanmıyor bunlar ya? Benim gazabımı bilen, benim azabımı bilen, Müslümanım diyen bir adam nasıl böyle kuzu postuna bürünüp de

  48. 19:52

    kurt kalbi gibi canavarlık yapar buyuruyor? Febii haleftu febii yüce zatıma haleftu yemin ettim Allah buyuruyor. Yüce zatıma yemin ettim. Yüce zatıma yemin ettim. Bak bu yemin yere düşmez arkadaşlar. Herkes istiğfara başlasın. Elbette muhakkak göndereceğim. Bu şekilde davranan, dini kullanan, dini istismar eden, din adıyla paraları yığan, cukka yapan, stok yapan,

  49. 20:25

    ondan sonra koyun postuna bürünmüş, baldan tatlı konuşan ama kurt kalbi taşıyan bu zındıklara göndereceğim. Minhum kendi içlerinden. Belayı kendi içlerinden göndereceğim. Yaptıkları kötü işlerinden dolayı göndereceğim. Ne göndereceğim? Fitnete. Fitne demek kargaşa. Bir kargaşa bunlara musallat edeceğim.

  50. 20:47

    Bu dini istismar edip, dünya peşinde koşan kurt kalplilere öyle bir fitne ve kargaşa göndereceğim ki azap, dünyada dünyada da, ahireti cehenneme anlatmıyorum. Teda'u terk edecek. Yani bırakacak. Kimi? El-Halime. Halim, Selim en akıllı olanların minhum içlerinden. İçlerindeki en akıllıyı bile nasıl bırakacak?

  51. 21:14

    Hayrane, şaşkın vaziyette bırakacak. Öyle bir kargaşa içlerinden kaynaklandırarak onların başına musallat edeceğim ki en akıllısı bile bundan nasıl kurtuluruz diye çözüm üretemeyecek. Hayran, şaşkın demek Arapçada. Hayret ettim yani, şaştım kaldım demek. En akıllısını şaşkın bırakacaksa ondan aşağısı bundan hiç kurtulamayacak demektir.

  52. 21:43

    Hakikaten Allah-u Teala insanları dinle kandıran, din efendim hizmetleri göstererek işi dünyalığa çeviren, maddi imkanlar peşine koşan, iktidar hevesine hırsına kapılan, efendim dini ağız kullanıp, kuzu postuna bürünüp, kurt kalbi taşıyıp, baldan tatlı konuşup, insanların efendim aleyhinde dolaşan, çalışan ve burada da tabii mallar, mülkler ve imkanlar yiyen insanlara

  53. 22:19

    bir fitne göndereceğim en akıllısı şaşıp kalacak. En akıllısı. Bu hadisi kutsi Allah zatıma yemin ettim buyuruyor. Bu yere düşer mi Allah'ın yemini ya? Zaten her şeyi yapmaya kadir yani. Ben bir şeye yemin ediyorum, bazı kere yapamıyorum. Yeminimde hanis olsam da kefareti ödemek zorunda kalıyorum. Neden?

  54. 22:40

    Her şeye kadir değilim. Yemin ediyorum ama her şeye kadir değilim, yapamıyorum. Vallahi şunu yapacağım diyorum, yapamayınca da kefaret ödemek zorunda kalabilirim mesela. Hani böyle şeyler çok yemin etmemek lazım ama diyordu ki yemin et, çünkü her şeye kadir değilim, yapamıyorum. Ama Allah yemin ettiyse her şeye kadir.

  55. 22:54

    O zaman yapacak. Hatta yaptı. Yaptı. Şu an ortamları, haberleri, havadislere bakarsanız birkaç senelerdir baya bir operasyon var. Fitne operasyonu var yani. Bu fitne en akıllıyı bile şaşırttı bıraktı yani. En akıllısı diyor ki nasıl kurtulacağız arkadaş? E nasıl kurtulacağız? Arkadaş evvela nefsinin kötü huylarından kurtulacaksın.

  56. 23:21

    Evvela ayet hadislerde nehy edilen yasaklardan kurtulacaksın. Evvela Allah'a karşı cesaretli olmaktan kurtulacaksın. Allah'ın acele ceza vermemesine aldanmaktan kurtulacaksın. Tövbe edeceksin. Ondan sonra Allah senin tövbe kapısı açık. Kabul ederse tövbeni, bu fitneyi Allah durdurabilir. Ama şimdi bu fitne durmaz.

  57. 23:39

    Çünkü sen Allah'a karşı cüret gösterici yapıyorsun ya. Bütün Allah'ın yasaklarını din adına işliyorsun. Bu nasıl işte? Bu kadar maddi menfaatlere alet olunur mu? Bu kadar dünyacılık olunur mu? Bu kadar holdingleşilir mi? Bu kadar maddi menfaat peşinde tarikattır, cemaattir. Efendim bunun ne işi var?

  58. 23:58

    Efendim milletin paralarıyla, cemaatlerin paralarıyla, müritlerin paralarıyla efendim sen holdingleş, ondan sonra kara paralar akla, ondan sonra fabrikalara kendi adamlarına yönlendir. Milyar dolarlar, milyar milyar, milyar, on milyar, yirmi milyar dolarlar. Milyon değil, milyar dolarlar. Bazı tarikatlarda, bazı cemaatlerde holdingleşmiş paralar var.

  59. 24:23

    Ne bu ya? Bu ne dini ya? Millet aç. Millet aç. Her taraf yetim dolu, her taraf fakir dolu. Yani bu böyle bir şey. Din adına olacak işte bunlar arkadaşlar. Ha derneksin, cekat toplantı, hatırsın. Ayrı bir şey. Vakıfsın, toplantın ayrı bir şey. E sen fabrika kurmak, ticarete vahan, hamam. Bunlar olmaz.

  60. 24:45

    Din adına olmaz. Milletin parasıyla olmaz. Kendi ticarete zengin olursun, Allah çok versin. Ayrı bir şey. Bunlar. Bunların sonu suistimale gitti. İstismara gider. Dini kullanıp dünyayı çekmekten başlar. Cemaat nasıl kalmaz? Biz niye banka kurmadık? Bana dediler 50 milyar 50 kişi versin. Bende o zaman çok cemaat vardı.

  61. 25:07

    Şimdiki gibiydi. Şimdi ne kadar fakir varsa bana geliyor. Bir tane zengin gelmiyor bana şimdi. Hep fukara bizim cemaat şimdi. Hakikaten öyle. Bizim cemaat, dernek falan hep 50 lira, 100 lira. Hepsi fakir bizde. Zengin gelmiyor bana zaten. Zengin gelirse hastam var, okum, oku, onun için geliyor. Duam kabul olur zannediyor.

  62. 25:25

    Öyle geliyor bir şeyler de, böyle yardım vardırmış görmedik yani. Bizim dernek vakıfı bizde nerede öyle 100 bin lira, 200 bin lira bir kişi verecek falan. Vakıf, vuku yok. Mümkün ama vuku yok yani, vuku yok. E şimdi, bize dediler o zaman vardı 25 sene evvel. Kimsede cemaat yoktu ki. Bizde vardı cemaat.

  63. 25:47

    Bu fakirde yani bizde derken. Ya biz baktım dedim, Ali Ader Efendi babamız ne buyurdu? İhvan ihvana ortaklık yapmayın. İhvan ihvana ortaklık yaparsanız, bu yüzden biri birine borcunu ödemez. Ortaklığını bozar. Ortaklık birine kazık atar. Öbür ortakta ben de bu tarikatta bununla tanıştım. Lanet olduğum bununla tanıştığım gün eder.

  64. 26:09

    Tarikatta bırakır, namazda bırakır. Bu yüzden ben ihvan kaybettim. Buyurdu. Ve bize vasiyeti var Ali Ader Efendi babamızın. Efendi Hazretlerimize tabii ki. Biz ondan duyuyoruz her şeyi. Vasiyeti var bize. Ortaklık, mortaklık, şirket, mirket, işlerine, ihvan ihvana girmeyin. Herkes işini yapsın. Allah hayırlı mübarek yapsın.

  65. 26:32

    Ha o da başka ortak bulsun. Ama camide yani tekkede tanışılan, medenesede tanışılan insanlar böyle bir şirketleşmeler şeyler. Zarar getirdi. Getiriyor. Ve biz girmedik o zaman. Sen bunları duymayıp da enayilik ettiysen ben de enayilik ettim. Benim de gitti daire birkaç. Mühim değil yani senin kadar ben de kazık ettim.

  66. 26:52

    O mühim değil. Ama burada ne yok? Tarikatı kullanıp, cemaati kullanıp, camide, tekkede tanışılan bir olay yok. İslami bir şirketleşme yok. Adam zaten bir şey kurmuş bilmem pazara çıkmış. Devlet tapu vermiş. Belediye tapu vermiş. Ya tapu yani millet tapuya kandık hepimiz. Tapu var yani. Bu ayrı bir şey.

  67. 27:13

    Kanabiliriz. Müslüman kandırmaz kanar. Zaten Müslümanın en büyük vasfı kandırılandır. Hadis-i şerif. El mü'minu gırrun kerim, el münafıkı hıdbün lehim olacak. Mümin iyi huylu kandırılandır, münafık kötü huylu kandırandır. Bu hadis zaten. Dolayısıyla biz mümin tarafında kalıyoruz kandırıldığımız için.

  68. 27:36

    Elhamdülillah diyoruz yine yani. Aldatan olmadık, aldanan olduk birkaç kere. Ama dini kullanmadık. Yani buraya girin, burada hizmet var, buradan dernek yapılacak, burada külliye yapacağız, bu parayla cami yapacağız, hadi burada ev alın. Böyle bir şey yapmadık hiç. Hayatta yapmadık. Girmedik yani. İki kişiyle bu işe girmem ben.

  69. 27:55

    Çünkü öyle camiye, derneğe, vakfe bilmem neye bu işleri sokarsan, holdikleşmeleri bu iyi bir şey değil. Dinlen, dünyayı çekerler diyor. Yapmamak lazım. Uyanık olacağız. Bir fitne gönderirim ki diyor, en akıllısı şaşar kalır diyor. Akılsızı zaten şaşmış. Onun için Allah bizi fitnelerden muhafaza etsin.

  70. 28:19

    Cümlemize ihlas nasip eylesin ki iflastan muhafaza edilsin. İhlas olmayanın sonu iflas olur. Yine burayı radıyallahu teala'ya rivayet edilmiş. Kale, dedik. Kale Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki, men tehebbebe bunu taberani rivayet ediyor bu hadis-i şerifi. Her kim sevilmeye çalışırsa, kime ilen nasi?

  71. 28:47

    İnsanlara. Ne ile? Bima o şeylerle ki. Yuhibbüne seviyorlar. Şimdi insanlara insanların sevdiği şeyleri göstererek sevilmeye, kendini sevdirmeye çalışıyor bir adam. Mesela işte namaz gösteriyor, oruç gösteriyor, tevazu gösteriyor, yumuşak huy gösteriyor, takvalılık gösteriyor böyle. Kadınlara bakmıyor, kuşa bakmıyor böyle.

  72. 29:08

    Az daha direğe vuracak, önüne bakıyor falan. Aa ne mübarek zat falan. Millet bu işlere çok kanar ha. Bizim millet çok saftır ya. Çok saftır. Halbuki adam yokken karının yiyecek gibi bakar böyle. Adamın yanında böyle, estağfurullah, estağfurullah falan bir şeyler. Ya kardeşim tamam, bakma, estağfurullah diye bağırma.

  73. 29:27

    Havaalanında ne bağırıyorsun estağfurullah, estağfurullah karının suratına yani şimdi. Bakma, tamam önüne bak. Yani bütün millet, aa ne takva adam ya. Az daha gözüne çubuk sokacak ya karı gördü diye falan. Yani bu numaralara, bu davranışlı hareketlere lüzum yok. Allah herkesin içini dışını biliyor yani.

  74. 29:44

    Bu tenada kalsan ne yaparsın acaba? Adam ol yani. Bir adam insanlara sevilmeye çalışıyor. Neyle? İnsanların sevdikleri şeyler. İnsanlar mesela işte namahreme bakmayanı sever yani. Maşallah. Ne iffetli, şerefli, namuslu der değil mi? Mesela sadaka veriyor böyle fakirlere. Aa ne cömert adam görüyor musun ya falan.

  75. 30:05

    Bu hareketler insanların muhabbetini çeker. Ama esas mesele nedir? Efendim ve mubareze yapıyor. Yani inatla, ısrarla aşikar ediyor Allah'a karşı. Allah zaten gizli bir şey olmadığı için yani tenada kaldığında veya insanların görmediği yerde Allah'ın karşısına çıkıyor. Allah'ın karşısına çıkıyor. Yani böyle bir şey bildiği için.

  76. 30:35

    Neyle? İnsanların istemediği şeylerle. Halbuki insanlar onu tenada yaptığı hareketlerle ve tavranışlarla görse efendim cimriliği var, aksiliği var, huysuzluğu var, efendim belki zinası var, belki gıybeti bol, dedikodusu var, iftirası var, var da var. Ama insanlar onu görmüyor. Kalbi kurt. Ama insanlara onların sevdiği şeylerle görünüyor.

  77. 31:05

    Allah'ın karşısına insanların istemeyeceği şeylerle çıkıyor. Yani Allah'tan gizleyemeyeceği için bir şey. Tenada kaldığında insanlar görse hiç beğenmeyecekleri şeyler yapıyor. Yani insanlar görse nefret ederler. Bir de suratına bakmazlar. Tükürürler de bir de. Sen ne derler. Ama gördüklerinde elini öpüyorlar.

  78. 31:21

    Evliya zannediyorlar. Böyle vardır. Vardır. Bu adam yutturamaz Allah buyuruyor. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah'ın vahyini konuşuyor burada. La kıyallaha, Allah'a kavuşacaktır. Ve ve halbuki Allah aleyhi ona gadban. Gazaplıdır. Yani Evliyaullah diyorlar ki Allah bana gazap edeceğine hiç benimle muhatap olmadan beni direkt cehenneme alsın.

  79. 31:45

    Çünkü direkt cehennemde yanarım hiç olmazsa. Ama Allah'ın gazabı diyor ateşten çok yakar. Çünkü ben sana kızgınım diyor Allah-u Teala. Hakikaten böyle esası budur yani. Anlayan hassas duygusal insanlar için böyledir yani. Hakikaten. Yani ben şimdi Efendi Hazretleri bana kızıp yani hakikaten gazap edeceğine mesela bir ceza versin.

  80. 32:05

    Yani hiç Efendi Hazretleri gazabını görmeyeyim de bir ceza versin. Çünkü utanırım yani ben ona çok itibar ettiğim bir insan yani. Ben duygusal bir insanım mesela. İkisinin arasına muhayyer kalsam ceza yok ama sana kızmış bağıracak. Yani o kızgınlığını görmeyeyim derim yani. Ben ver bir ceza çekeyim yani.

  81. 32:21

    Neyse maddi manevi bir ceza çekeyim derim yani. Şükür eden gazabını müşahede daha ağır gelir. Yani onun için Allah'ın gazabına uğramak cehennemlik yani. Cehennem Allah'ın gazabıyla tutuşmuş zaten yani. Gazap olduktan sonra her bela geldi. Onun için içimiz dışımız bir olsun buyurmak istiyor. İnsanların önünde, gözü önünde yaptığın güzel amelleri tenhada kaldığında da yap.

  82. 32:49

    İnsanlara dıştan konuştuğun görüntüleri efendim hocam adam diyorsun, adama hürmet ediyorsun veya müslüman kardeşim diyorsun, ihvan kardeşim diyorsun, musafahati sarılıyorsun, ediyorsun. Millette seni mütevazı ahlaklı Haza Beyefendi sanıyor. Sonra arkadan gıybet ediyorsun, dedikodu ediyorsun, iftira ediyorsun, adamın ırzı namusuna kadar konuşuyorsun.

  83. 33:09

    Bunu yapmamak lazım. Yapmamak lazım. Yaparsan Allah'ın gazabına çarpılmış olarak Mevla'nın zulmüne çıkarsın vesselam. Yine biraz bu da beni de bana çok dokunuyor. Hadislerin çoğu da bana dokunuyor da bu hepten bana dokunacak. Bana hafızlara, hocalara dokunacak. Özellikle biraz cahiller daha kurtuluyor bu hadisten.

  84. 33:33

    Şimdi okuyacağım hadisten. Cahillerin de bazılarının ahirette iyi ki cahil kalmışım diyecek. Belki de avantajlı yönleri olacak gibi de düşünüyorum. Yani bu hadis-i şerifleri okuyunca düşünüyorum yani. Bu yerine rivayet oldu. Geriki hadis gibi. Hatta iki hadistir. Yani başından beri iki hadiste de Ebu Reyre R.A.

  85. 33:54

    rivayet ediyor. Kale dedi. Kale buyurdu. Kim? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki Teavvezu çok sığının billahi Allah'a. Neden? Min cübbil hüzni. Hazen diye de ben biliyorum. Bazı rivayette de. Hazen de var. Min cübbil hazen de olur. Hüzün de olur.

  86. 34:21

    Üzüntü kuyusundan. Kuyunun adı neymiş? Üzüntü kuyusu. Neredeymiş bu kuyu? Cehennemin dibindeymiş. Cehennemin dibinde bir kuyu var. Kuyunun adı üzüntü kuyusu. Acayip bir şey yani. Bundan çok sığının. Allah'ım bizi hüzün kuyusundan muhafaza eyle. Allah'ım bizi oraya düşürme. Allah'ım bize gösterme falan.

  87. 34:43

    Dua yapın. Dua diyor. Ben de hiç mesela Allah Allah. Hiç böyle bir dua yapmadım. Halbuki en çok benim yapmam lazım yani. Bunu biz ben bunu çocukluğumdan ezberlediğim bir hadistir yani bu benim. Fakat bunu dua olarak yapmış değilim yani. Yani yapalım bunu. Galü dediler. Ya Resulallah. Ey Allah'ın Resulü.

  88. 35:00

    Ve ma nedir cübbül hazen. Üzüntü kuyusu nedir yani? Biz de yeni duyduk diyor. Sahabelerin hepsi yeni duyuyorlar. Bize duyuruyorlar şimdi. Tirmizi rivayet ediyor bu hadis-i şerifi. İbni Mace'de rivayet ediyor bu hadis-i şerifi. Vadin bir vadidir. Vadi var iki dağın arası. Fi cehenneme. Cehennemin içerisindedir.

  89. 35:21

    Cehennemin içinde özel bir vadi var. Bölüm var. Yüz kere. Aşağıda bir hadis-i şerif var yine. 400 kere rivayeti var bu hadis-i şerif. Bunu taberani evsatta zikredilen rivayette 400 kere diyor. Cehennemin diğer bölgeleri o bölgeye düşmemek için bir rivayet 100 kere, bir rivayet 400 kere. Külleyevmin her gün yani 24 saatlik bir gün var ya bu bizim günümüzün içinde

  90. 35:57

    ahirette de neler oluyor. Ahiret şu anda kurulmuş yani. Cennette var, cehennemde var şu an zaten. Her gün cehennem 100 kere dua diyor. Yarabbi diyor beni üzüntü kuyusuna atma. Yani cehennemin diğer ateş yanan bölgeleri oraya atılmaktan korkuyor. Çünkü o üzüntü kuyusu demek cehennemi de cehenneme çevirecek yani.

  91. 36:19

    Bu böyle bir şey olabilir mi yani? Olabilir. Yani olabilir değil. Oldu bile yani. Hadis-i şerif ne buyuruyorsa biz bunlara aynen iman ettik. Biz ilahiyatçıların dalalette olanları gibi semboliktir, temsil edildiği ayetlere, hadislere mana vermiyoruz. Ne diyorsa aynen var ya. Sembolik olur mu ya? Tiyatro mu çeviriyor Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem?

  92. 36:39

    Bizi mi korkutmak için uyduruyor? Haşa. Sembolik diye bir şey yok. Aynı var bu. 100 kere Yarabbi bizi buraya atma diyor. 400 kere her gün Allah'ım beni üzüntü kuyusuna atma diyor. Allah Allah. Bu nasıl bir yer ki ya? Nasıl bir azap var bu vadide ya? Aman Yarabbi biz ne kadar sığınmamız lazım. Kıyla dendik ya Rasulallah.

  93. 37:03

    Ey Allah'ın elçisi ve men kim yedhul girecek hu bu kuyuya? Kuyu bu kuyu. Kuyu da bir acayip bir şey ya. Yani hani enine olan bir yer. Cehennemde de böyle enine olsa insan yansa bile. Hani enine ya bir yerlenirsin ne bileyim yanıyorsun da kardeşim. Kuyu çok fenadır. Bak kuyuda zaten ateşe de lüzum yok.

  94. 37:23

    Adamı kuyuya at ateşe lüzum yok. Kuyu zaten nefesi gitti. Ne ateş var kuyun içinde? Cehennem sığınıyor Allah oradan ya. Cehennemin sığındığı cehennemde bir vadi var. Kim girecek? Bu çok mühim bir ad-ı şerif. El kurra'u. Kıraat yapanlar. Kurra. Kurra demek böyle Kur'an'ı çok iyi okuyan işte aşerev bilir, vücuf bilir, takrib tayyibe falan da var neyse.

  95. 37:49

    Yani kıraatı düzgün falan. Aşırı okur. İşte bunlar gösterişe çok müsait. E çünkü zaten düzgün okuyamayan niye gösteriş yapacak? Rezil oluyor zaten. E sesi güzel olmayana da kimse itibar etmiyor. Sesi de varsa, kıraatı da varsa burada gösterişe müsait zemin var. El kurra'u, Kur'an okuyanlar ama el murra'une gösteriş yapanlar neyle?

  96. 38:12

    Bi'a'malihim amelleriyle. Şimdi alimler tabi hadis-i şerifi tefsir ederken sadece Kur'an'ı güzel okuyan hafızlar kastedilmiyor. Bak burada diyor ki Hufazul Kur'an Kur'an hafızları. En başta bu hafızlarda da çok sıkıntı var. Yani hafızlarda namaz kılma oranı çok düşüktür biliyor musunuz? Hafızlık bitirmişlerden namaz kılma oranı çok düşüktür.

  97. 38:37

    İhlas oranını bilmiyorum zaten. İhlas neyle tartacağım adamın ihlasını? Namaz kılma oranı düşük diyorum sana daha ne anlıyorsun? Acayip bir şey. Bu ümmetin münafıkların ekserisi Kur'an'dan çıkar diyor. Hadis-i şerif ya. Ekseri münafık Kur'an'dan çıkar diyor. Yani özellikle Kur'an kıraatıyla ilgileneceğim.

  98. 38:59

    Zaten fakih makih kalmadı ki yani İstanbul'da kaç tane fakih var? 15 milyona kaç fakih düşüyor? Yani 80 milyona kaç fakih düşüyor Türkiye'de? Fakih fakih. Mesela ben fakih makih değilim. Tevazu için de söylemiyorum yani. Fıkıh ihtisasım yok. Söhbet daha sorarsan incelerim. Cevap verebilirim belki ama fıkıhçı değilim ben.

  99. 39:21

    Yani fıkıhçı zaten çok az kaldı. Şimdi yoğunluk, çoğunluk nerede? Kur'an'da. Niye Kur'an'da? Kimse gelip de karı üç dolakla boşadım, karı gitti mi sormuyor ki. Niye sormuyor? Boş oldu diyecek. Bari idare edelim bu şekilde zinaya devam edelim karıyla demek istiyor. Fıkıhçıya soran yok yani. Onun için fıkıhta para yok.

  100. 39:43

    Para nerede var? Mevlütan çağırsın. Kıraatçı çağırsın. Şimdi en sosyetikler bile güzel okuyan hafızları çağırıyor. Bir tane fıkıhçıya fetva soran var mı? Şu ailesi, bu ailesi Türkiye'de bu kadar sosyetik aile var. Ben hep duyuyorum. Anasının, Mevlüt'ün, babasının bunları duyuyorum. Ama bir tane fıkıhçıya müracaat eden bir sosyete görmedim.

  101. 40:05

    Adam diyor, ne karıştıracağım diyor. Onun için tehlike Kur'an'da. Ahir zamanda Kur'an artacak, fukuha azalacak. Ümmetin başında fıkıhçı çoktu, kıraatçı azdı. İmam-ı Azamlar dönemi. Geldi, geldi, geldi, geldi. Şimdi o zaman hutbeler kısa okunur, namaz uzun kılınırdı Cuma'da diyor Adi Şerif. Ahir zamanda ne olacak?

  102. 40:29

    Hutbe yirmi dakika, namaz iki dakika. İki dakika bir bakla, bitti. Namaz iki dakika. Bir buçuk dakikada iki rekatı Cuma'yı kıldıran imam var. İki dakika böyle tutmuyor. Hutbe yirmi dakika. Okuyor da okuyor. Çünkü hutbeyi uzatacaklar diyor. O zaman diyor kurrağa çoğalacak, fukuha azalacak. Çok tehlikeli bir zaman gelecek ahir zamanda diyor.

  103. 40:51

    Tam üstüne bastık yani. Şu anda hafızlıkla uğraşan, kıraatla uğraşan falan çok. Fıkıh, tefsir, hadis kalkmış. Nihan'da diyor ya İsmet Baba Kaddeş Allahü Teala. Hakikaten öyle yani. Onun için kurrağada tehlike var. Ama tabii her hafız kıraat yapan, okuyana da bu denmez ama gösteriş yapanlar bir amali.

  104. 41:11

    Amelleriyle gösteriş yapan. Tabii alimler de buna dahildir diyor şeyhler. Fıkıhçılar da buna dahildir. En nihayetinde burada bir vasıf ön plana çıkıyor. Amelde ihlas olmayan fıkıhçı ihlassız. Allah için iş yapmaz. Ya da para verirsin fetvayı değiştirir. Ondan sonra alim işine göre konuşur, adamına göre konuşur.

  105. 41:35

    Mürahi gösterişçi. Hafızlara bunu diyor. Şimdi burada bir hadis-i şerif daha var. Yani bunun rivayeti ne? Hatta yine laf su diyor. İkinci laf 400 kere. Bu şimdi öbür rivayet. Kim girecek ona? Orası hazırlandı. Hazırlanacak değil. Hazır bekliyor. Allah muhafaza. Kıraat yapanlar. Hafızlar, hocalar diyeyim kısaca.

  106. 42:21

    Gösteriş yapanlar. İhlassız davrananlar. Kıraatçıların yani hafızların, hocaların en buğzedileni Allah-u Teala. Kimdir? O kimselerdir ki ziyaret ederler. Devlet reislerini ziyarete giderler. Devlet reislerini ama hangi devlet reislerini? Bazı nüshelerde diyor ki zalim liderleri, zalim. Zorba, diktatör liderleri ziyaret ederler.

  107. 42:57

    Tabi şimdi ziyaret ederlerde de, burada yine bir hadis-i şerif devreye giriyor. Alimler Allah'ın güvendiği kullardır. Devlet işlerine sultanlarla karışıp görüşmedikçe. Devlet liderleriyle karışık görüşürlerse onlardan sakının diyor. Onlardan sakının diyor.

  108. 43:19

    Şimdi burada kendi işlerini gördürmek için devlet yöneticileriyle görüşenler, dikkat et. İhale almak için, arsa almak için, kendi tayini için, kendi rütbesi makamı için, maaşta ilave için. Ama sen niye görüşüyorsun devlet reisiyle? Emri bil marif için, vaaz için, nasihat için, ehl-i sünneti anlatmak için, ehl-i sünnet dışı fırkalardan onu uyarmak için.

  109. 43:45

    Haa. Veya bir zulme uğrayan mazlumun hakkını arayıp kurtarmak için. Bu başka. Allah herkese ne yapar? Niyetine göre muamele yapar. Zalim bir sultanla görüştü. E niçin zalim bir sultanla görüştün? Zulmü durdurmak için. Ha o zaman Allah sana sevap verir. Ama sen niye gittin? Tayin, terfi, makam, mevki, koltuk, sandalye.

  110. 44:13

    E o zaman olmaz. O zaman hafızların, Allah'ın en kızdığı hafızlar ve hocalar zalim yöneticileri şahsi menfaatleri için ziyaret edip, bir de karışıp görüşen böyle sıralı, sıkı fıkı yukhalitun ediyor yani. Yukhalitun ne demek? Karışıp görüşmek artık. İç içe. Devamlı. O da kafasına göre hoca bulmuş. İstediği fetvayı ondan alıyor falan.

  111. 44:36

    Namazı 3'e indiriyor. Efendim sen yok çok meşgulsün. Sayın valim sen 3 vakit kızsan olur diyor mesela. Böyle hocalar var. Şia'da 3 vakit ya çünkü. Mesela diyor. Olur diyor. Mütanika falan sen diyor. Dışarılarda çok geziyorsun diyor. Karın yanında değil. Karın yaşlanmış. Yani caizdir. E harama helal diyen hocalar var bugün.

  112. 44:57

    Namazı 3'e indiren hocalar var bugün. İnsanlar sapıtıyorsa, bunlara da fetva veren sapık hocalar olmasa olur mu yahu? Nereden sapıtacak adam? Onun için, diğer hadisin rivayetinde, yulka atılacak fi üzüntü kuyusuna, el-garrarûne. Garrar demek, son derece aldatanlar. Çok aldatıcılar. Kıyla ya Resûlallah, ey Allah'ın elçisi ve mel-garrarûn, son derece aldatanlar.

  113. 45:27

    Kim bunlar? Kâleb-ül-el-murâûne. Gösteriş yapan, çünkü içinde başka niyet, dışında başka hareket. Bi-amâlim amellele fit-dünyâ. Dünyada amelleriyle gösteriş yapanlar, Müslümanları, insanların İslami duygularını, dini hislerini sömüren aldatıcılardır diyor. Bunlar üzüntü kuyusunun dibini boylayacak. Onun için, son derece sakınmamız lazımdır.

  114. 45:52

    Allah-u Teala'ya sığınmamız lazımdır. İhlas olmadı mı? Gittik ahirette. Bir de baktın, sevaplarım çok zannedersen mizanda sağ tarafta, baktın ki hepsi sol tarafta. Çünkü neden? Niyet bozuk. Yani kazanacağım dediğin yerden kaybedersen, ümit bağladığın noktada helaka gidersen, yani bu daha kötü koyar adama be.

  115. 46:15

    Adam zaten yandım diye çıkmış mahşereye. Zaten ben içki, kumar, faiz, fuhuş ne olacak? Yandım diyor yani. Bu adam, zaten bir de baktı, sol tarafta zaten kitapta ne yaptıysan, ne doğrarsan tabağına, o kadarı kaşığına, o da yaptığını biliyor zaten. Bir de baktı, sol tarafta hesaplar çıktı. O arada belki bir sadaka verdi, belki bir dua aldı falan, fişman.

  116. 46:35

    Bir af kapısı yine var tabii ki. O adam, çok hayal kırıklığına uğramaz. Ancak şundan hayal kırıklığına uğrayabilir. Allah belki buyurabilir ki, hadi bir fakire yardım etmiştim, günahı da affettim. Bir de baktın, zildi falan. Bu da var yani. Bu adam ancak tersten hayal kırıklığına uğrayabilir. Çünkü zaten battım diye çıktı.

  117. 46:54

    Mahşere. Ama sen nasıl çıktın? Hacıyım, hocayım, 60 tane haççım var. 80 tane zekat, 40 Ramazan itikaf. Uuu! Sen nasıl çıktın? Tulum. Ya ben zaten mizanda melekler, tartmağa lüzum yok derler bu mübareği falan zannediyorlar. Çıktın. Bir de baktın, sol taraf şahak aktı. Sağ dibe vurmuş. Neden? Efendiler, çok okurdu bu adı.

  118. 47:22

    Hiç beklemedikleri şeyler çıktı karşılarına. Mahşer günü diyor Allah Teala. Bunun tefsirinden İmam-ı Gazale Hazretleri şu sözünü söylerdi. Bir takım ameller yaptılar. Onları sevaplı iş zannettiler. Ne yaptık ya? Ümre yaptık. Ne yaptık? Vaaz ettik ya. Ne yaptık? Kur'an okuduk, Haşr okuduk. Günah mı yaptık?

  119. 47:44

    İçki mi içtik arkadaş? Zannettiler ki sevap yaptılar. Bir de onlara baktılar ki buldular. Günahlar kefesinde solda çıkmış. Neden? İhlas yok. Niyet bozuk. Niyet, niyet, niyet. Yani Allah'tan korkalım. Böyle başımızı önümüze yiyelim. Kalbimizi mürakabeye, müşahedeye alalım. Hani denir hastayı müşahedeye alalım.

  120. 48:08

    Yoğun bakım, yoğun bakım. Biz yoğun bakımlık bir durumdayız. Bizim kalp yoğun bakımlık. Hani hastanesi de yok ki gideyim arkadaş. MR'a gireyim, bir çekaba gireyim. Yok ki. Ancak tasavvuf, ihlası anlatan ilimler, ihlas sohbetleri, ihlas dersleri. Bakın, başından beri terkip dersleri hep ihlastan bahsediyor arkadaşlar.

  121. 48:27

    Onun için, iyi bir şey yaptım zannedip de ahirette günah tarafında bulup da hayal kırıklığına uğramaktansa şimdi gösterişten sakınmaya çalışalım. Farzlarda gösteriş olmaz. Farz namazı cemaatle kılacağız. Ama yine biz kalbimizi müşahedeye alalım. Devamlı kontrol altında tutalım. Şirkten sakınma duası gelecek.

  122. 48:50

    Gizli şirk riyadır, gösteriştir. Bu gösterişten sığınmak için küçüğünü büyüğünü giderecek bir dua öğreteceğim buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem. Dualarım kitabında var. Geçen sohbette geçti. Herhalde bir sonraki derste, hadis derste, haftaya pazartesi inşallah buluşuruz. O derste de geçecek. Bari o duaya devam edelim.

  123. 49:10

    Devamlı okuyalım o duayı. Dilimizi pelesenk edelim. Allah'a sığınacağız. Başka bir şey yok arkada. Bugün cehennemdeki kuyudan Allah'a sığınıyorsun. Sen riyadan Allah'sın zaten. Riyadan sığındın mı kuyudan kurtuldun. Riyadan sığın Allah'a. Allah'ım cümlemizi ya Rabbim. İhlas ile müşerref eyle, riyadan muhafaza eyle. Kurban olduğum sana Allah'ım. Dualarımızı lütfeyle kabul eyle. Amin. Amin. Amin.