
Tasavvuf
Silsile-i 'Aliyye Ricâli
Tarîkat-ı 'Aliyye-i Nakşibendiyye-i Müceddidiyye-i Hâlidiyye'de Silsile-i 'Aliyye Ricâli Nihâyetsiz hamd-ü senâlar Kur’ân-ı Kerîm’inde velî kulları hakkında: ﴿ اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَ
Ahmet Mahmut Ünlü
Tanıtım
Tarîkat-ı 'Aliyye-i Nakşibendiyye-i Müceddidiyye-i Hâlidiyye'de Silsile-i 'Aliyye Ricâli
Nihâyetsiz hamd-ü senâlar Kur’ân-ı Kerîm’inde velî kulları hakkında:
﴿ اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ ﴾
“Âgâh olun; şüphesiz Allâh’ın velîleri ki, (insanlar korkuya kapıldığı zaman) onlar üzerine hiçbir (tehlikeyle karşılaşma) korku(su) yoktur ve (insanlar umduklarını bulamadıkları için üzüldükleri vakit) ancak onlar mahzun olmayacaklardır.” (Yûnus Sûresi:62) buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya mahsustur. Nihâyetsiz salât ve selâmlar da Ebû Hureyre (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîflerinde:
عَنْ أَب۪ي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
«إِنَّ اللّٰهَ قَالَ: «مَنْ عَادٰى ل۪ي وَلِيًّا فَقَدْ اٰذَنْتُهُ بِالْحَرْبِ.»
“Allâh-u Te‘âlâ: ‘Kim Benim bir velîme düşmanlık ederse Ben ona harp îlân ederim.’ buyurmuştur.” (el-Buhârî, es-Sahîh, er-Rikāk:38, rakam:6137, 5/2384) diyerek Allâh-u Te‘âlâ’nın özel ve husûsî dostları olduğunu beyân eden Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem)e, onun Ehl-i Beyt’ine ve kıymetli sahâbesi üzerine olsun.
Elinizdeki bu kıymetli eser bütün evliyânın imamı Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)den başlayarak, tek ve son şeyhimiz olan Müceddid Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne varıncaya kadar bizler için “Ebu’r-rûh (ruhların babası)” makāmında olan Silsile-i Aliyye ricâlinin ism-i şerîflerinden, evsâf-ı kudsiyelerinden ve bir nebze de hayât-ı tayyibelerinden bahseden hacmi küçük ama kıymeti büyük bir eserdir.
Bu risâlede ism-i şerîfleri zikredilen 37 büyüğümüzün ism-i şerîfleri ve vasf-ı azizleri bu fakir kardeşiniz tarafından mûteber kaynaklardan cem ve tertip edilerek Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nin sohbet katındaki duvarlara, Hattât Hasan Çelebi’nin talebesi Hattât Ferhat Kurlu’dan mücâz Hattât Abdullâh Çoban tarafından hüsn-ü hat ile yazılmış ve kürsînin şimâl cânibinden Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’den başlayarak kürsînin sağ tarafında Hazret-i Mehdî ile nihâyetlendirilmiştir. Hiç şüphesiz ki bu eserler bulundukları mekâna büyük bir bereket kazandırmış, dolayısıyla bu bereketler orada yapılan sohbetlere katılan kadın-erkek bütün kardeşlerimize de hayırlar, rahmetler, feyizler ve bereketler ulaştıracaktır. Nitekim tebe-‘i tâbi‘înin ulularından ve büyük müctehidlerden olan Süfyân ibnü Uyeyne (Radıyallâhu Anh):
«عِنْدَ ذِكْرِ الصَّالِح۪ينَ تَنْزِلُ الرَّحْمَةُ.»
“Sâlih zatlar anıldığında (o mekâna) rahmet(ler) iner.” buyurmuştur. (Ebû Nu‘aym, Hılyetü’l-evliyâ, 7/285)
Anmak dille de kalple de olduğu gibi ism-i şerîflerinin yazıldığı kıymetli levhalara bakıp ervâh-ı şerîfelerine Fâtiha-i Şerîfeler ihdâ ederek de hâsıl olmaktadır ki bu vesîle ile hem madden hem mânen büyük değeri hâiz bu eşsiz ve nâdide sanat eserlerini Hayder Kültür Merkezi’ne kazandırıp bu yüce zatların bereketlerini bizlere ulaştıran Hayder bağışçılarına teşekkürü bir borç addederiz. Allâh-u Te‘âlâ bu hizmetlere katkılarından dolayı dünyâlarını ve âhiretlerini mâmûr eylesin. Âmîn!
Ayrıca eserin hazırlanmasındaki katkılarından dolayı Mustafa Özşimşekler Hoca Efendi kardeşime şükranlarımı arz ederim.






