00:00 / 1:41:09Şu an 00:00 / 1:41:09
Video bölümleri
- 01:17İbnü Abdilvehhâb'ın Kurduğu Vehhâbîlik, Müslümanları Şirkle İthâm Etmekle Başlamıştır. Ama Hadîs-i Şerîfe Bakın Onlar Hakkında Ne Buyruldu?
- 10:07İrâde Sıfatı ile Rızâ Sıfatı Aynı mıdır? Allâh-u Teâlâ Her İrâde Ettiği Şeyden Râzı mıdır?
- 29:58Devletin Bana Koruma Vermesi, Vehhâbî İşidçilere Karşı Yaptığım Reddiyeler Sebebiyle Ben İstemeden Önce Olmuştur
- 31:47Rasûlüllâh ﷺ Efendimiz Sabah Namazında Başlayıp Akşam Namazına Kadar, Kıyâmete Kadar Olacakları Birebir Nasıl Haber Verdi?
- 39:43Rasûlüllâh ﷺ Efendimiz’in Kendisine Saldıran Üç Müşriğin Yakında Öldürüleceğini Önceden Haber Verdiği Müşrikler Kimdi?
- 51:19Rasûlüllâh ﷺ Efendimiz’in Kendisine Saldıran Üç Müşriğin Yakında Öldürüleceğini Önceden Haber Verdiği Müşrikler Kimdi?
- 59:45“Beyt-i Makdis” ve “Kudüs” Ne Demektir?
- 1:01:19Rasûlüllâh ﷺ Efendimiz’in Türk Çadırında Otururken “Bunlar Olmadan Kıyâmet Kopmayacak” Buyurduğu Altı Şey Nedir?
- 1:13:24Rasûlüllâh ﷺ Hendek Savaşı’nda, Kisrâ’nın, Rûm İmparatorluğu’nun, Yemen’in, Şâm ve Mağrib’in Fethini Müjdelerken Münâfıklar Ne Dedi?
- 1:28:42Ğazze’deki Durum İçler Acısı Ama Yine de Allâh Nûrunu Tamamlayacaktır, Allâh'ın Vâdi Haktır
Transkript
234 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil alemin ve sallallahu teala ala seyyidil murselin. Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Kıymetli takipçilerimiz. Şifa-i şeriften dersimiz. Resûlullah Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem'in galip geldiği ve zafer kazandığı ve fethettiği ve kendisinden sonra fethedilen Mescid-i Aksa, Beyt-i Maktis,
- 00:36
Yemen, Şam, Urak gibi Konstantiniyye ve Konstantiniyye vs. yani Rum diyarları, İstanbul falan o zaman Rumlar'ın elindeydi. Bunlar hakkında gayben ve gıyaben yani gelecekte olacaklar hakkında evvelce haber vermesi. Ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Allah-u Teala'nın bildirmesiyle gaybları bilmesi ve gelecekte olanları bildirmesi.
- 01:10
Bu fasıllarla ilgili ders bunun hakkındadır. Başlamıştık zaten. Şimdi geçen dersten bir hadis-i şerif okudum diye hatırlıyorum. İşte Halis Bayancuklara, Buhanzalalara falan deccal arıyorsanız, kendi şeyhinize bakın işte. İbn-i Abdülvehab denen o hain, ümmeti paramparça eden ve insanlara savaş açan, müslümanlara kafir diyen Vebek-i Medine ve Taif'te onbinlerce âlim
- 01:57
müslüman insanları katleden, kafir oldukları gerekçesiyle, kabir ziyareti yaptıkları için, türbelere gittikleri için kafir oldukları gerekçesiyle insanların kadınlarını da cariye olarak sanki kafirin haddeki kafir ganimeti gibi, müslümanların kadınlarını cariye sayan, helal sayan ve mallarına çöpmeyi helal sayan o zındık, İbn-i Abdülvehab pisliği, vehabilerin kudreti.
- 02:36
Vehabilerin kurucusu olan, kafirlerin ajanlarıyla anlaşıp Osmanlı'yı arkadan hancerleyen, bu adama bakın dedim. Bunun hakkında bir hadis-i şerif okudum ama hadis-i şerif tam ezberimde değildi ve kaynaklarını biliyordum da tam metnini okuyamamıştım.
- 02:59
Şimdi onu okuyalım, bu da Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in yine dersle alakalı yani kayıptan verdiği, gaipten, gaip hakkında, gelecek hakkında verdiği haberlerden, fitne hadislerinden aynı zamanda vakayı tam manasıyla tasvir ediyor, temsil ediyor ve gözümüzün önüne açıkça yani bu Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in bu hadis-i şerifinden İbn-i Abdülvahhab'ın Necid'den yani şimdiki Riyad bölgesinde Necid'den çıkışı ve çapulcu bedevileri toplayarak Müslümanları katletmesi olayı yani
- 03:45
diyelim 250 sene kadar anca vardır, yani 250 vardır, daha gerisi bir küsuratlar da vardır, bunun bunun yani şu anda 1447 bitiyor yani hicri yılbaşımız, dolayısıyla işte ondan onu çıkarsanız Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu, ya bunu zaten bir gün evvel söylemekten, 1200 sene evvel, 1250 sene evvel söylemenin bir farkı yok çünkü
- 04:17
Bir dakika sonrası da benim için gelecektir, yarım dakika sonrası da benim için ne olacağı haittir. Belki yarım dakika sonra zelcele olup yıkılacak her yer mesela, şu anda kim bilmiyor bir dakika sonra, yarım dakika sonra ne olacağını kim bilebilir? Ancak Allah'ın bildirdikleri bilebilir. Bu da mucize yoluyla peygamberlere bildirir, kerametlere göre velilere bildirir.
- 04:42
Bunun dışında efendim, kainliğin, falcılığın, İslâm'da hiçbir hükmü yok ve onlar zem ediliyor. İslam'da hiçbir hükmü yok ve onlara zem ediliyor, kâinattır, bilmem ne, çünkü Mevla'dan gelmiyor bunlar. Bunlar iblis'ten şeytan'dan gelen yalan yanlış karışık bilgilerden ibaret oluyor. Burada buyuruyor hadis-i şerifte, İbn-i Hikban'ı İbn-i Hikban Es Sahih, yani sahih
- 05:16
hadislere toplayan sadece Bukhari Müslim değildir. İbn-i Hüzeyme vardır, İbn-i Hikban vardır, Hâkim'in müstedreki İmam, Hâkim, İsm-i Hâkim. Bunlar da sıhhat şartına iltizam etmişlerdir. Yani, hadisler arasında bir tasnif yapmışlar, muhaddisler. Onlar sıhhat şartına yani sıhhat derken, sıhhat şartı olmayan sıhhat olmayan hadis değildir, uydurmadır,
- 05:51
mevzuri vardır anlamına gelmiyor. O arada da meratip vardır, haseni vardır, efendim, nurseli vardır, ondan sonra zayıfı vardır, garibi vardır, münkeri vardır. Bunlar hiçbir mevzuya girmiyor. Dolayısıyla, ama bu sahilde yani İbn-i Hikban'ın sahih şartını hâiz, bir hadis-i şerif. Hadis rakamı 3777, dördüncü cilt 466.
- 06:24
sayfada yine İsmail İsmaili vardır, büyük bir muhaddis. El-Hocca ismi eserinde 435. rakamlı. İblikesir, onu dahi biliyorsunuz siz tabii. El-Fesevî var, El-Marifet ve El-Tarih. Onu pek tanımıyorsunuz, o da büyük muhaddis. İblikesir meşhur olmuş tabii. Tefsirul Kur'an lazım. Meşhur tefsiri var İblikesir'in.
- 06:45
Altıncı cildin 452. sayfasında Mehmet İmamoğlu sihiri vardır. İbn-i Hacer Asgalani, İbn-i Halis var. Rakam 4356, 17-610. Mahsus'un Dürülmensuru vardır. Ondan sonra dolayısıyla bu kitapların, yani sahih kaynakların hepsinde geçiyor. Ne buyuruyor? Hüseyfettin R.A. Cündübel Becelî R.A. anlatıyor. Hüseyfettin R.A.
- 07:18
bana anlattı diyor. Zaten bu sır işleri, kayıptan haberler ve fitenle ilgili hadisler geçen derslerde de söylediğimiz üzere Resulullah S.A.V.'in sır sahibi, yani sır taşı Hz. Hüseyfettin geliyor. Buyuruyor ki Hüseyfettin R.A. Galegale Rasulullah S.A.V. Efendimiz buyurdu. Şüphesiz o şey ki, tehavvüfü, çok endişe ediyorum, aleyküm, sizin üzerinize.
- 07:47
Sizin hakkınızda. Efendimiz S.A.V. için ümmet bir bütündür. Kendi döneminden kıyamete kadar gelecek ümmetleri hakkında bazı endişeler taşıdığını, birçok hadis-i şerifte dünya malının artmasını, ondan sonra efendim, zenginliğin çoğalmasını, insanların dünyaya dalmasını vs. bunlar, sizin hakkınızda endişe ediyorum.
- 08:12
Çünkü o zaman ibadeti bırakırsınız, işte haramlardan sakınmazsınız vs. Endişe ettiği şeyleri birçok hadis-i şerifte de beyan etmiştir. Şimdi sizin hakkınızda çok korktuğum bir şey var. O da nedir? Raculün bir adam. Bir adam çıkacak diyor. Karahel Kur'an'ı, Kur'an okumuş. Medine'de yetişti İbni Abdülhab.
- 08:32
Medine'deki en büyük alimler var o zaman. Tabi Osmanlı dönemi. 250 sene evvel falan Medine, Osmanlı dönemi. Orada yani Osmanlı yönetimi yani Medine'de var. Osmanlı dönemi diye her yeri yönetmedi. Ama Medine'de Osmanlı yönetimi de vardı. Orada çok büyük alimler vardı. Karahel Kur'an'ı, Kur'an okumuş.
- 08:53
Hatta Edea Ruhiyet ne zamanki görülmüş, Behçet-i Kur'an ilminin işte artık hafızlığın veya Kur'an ilimlerinin güzelliği üzerinde çok şeydi, zekiydi. Fakat tabi hocaları ondan hep şüpheleniyordu. Çünkü çok değişik değişik sorular soruyordu. O sorular üstadlarını rahatsız ediyordu. Yani bunda bir şey çıkacak, bir kargaşa çıkacak ama çünkü çok kabiliyetli zaten.
- 09:28
İngilizler falan ajan yapmak için kabiliyetsiz adamlarla uğraşmazlar. FETÖ gibi mesela. O da kabiliyetli olmasa bu kadar milleti mahvetti. Bir nesli helak etti mesela. Bunlar özel bulunuyor yani şey ediliyor. Gavurların işi gücü yok. Bunları arıyorlar. Üzerinde Kur'an'ın güzelliği görüldü. Ve Ritten destek oldu Lil İslam.
- 09:53
Başta İslam'a destek oldu. Yani ayet, hadis, kitap, sünnet tebaalı. el-Sünnet'e bağlı, bir eğitim aldı. Ed-Dîn-i Münevver'e de okudu, yetişti. Bu adam sonra ganyara değiştirdi. Hûbû hâli ilâ maşâAllah. MaşâAllah'ın dilediği kadar, yani Allah'ın ne dilediyse. o güzel halinden sıyırıldı işi Allah'ın irade buyurduğu şekilde, tabi Mevla dilemeden, irade buyurmadan,
- 10:29
irade buyurmadan, yani dilemek burada arzu etmek, yani dilemek burada arzu etmek, beğenmek manasında değil. Yani Allah-u Teala yaratırken bir tercih kullanıyor. Yani bu şey böyle olsun mu, olmaz mı, olsun tarafını tercih ettiğinde buna irade deniyor. Yani her irade ettiği şeyden razı değildir. Çünkü Allah'ın iradesi olmadan kıl kıpırdamaz, yaprak kıpırdamaz, kuş uçamaz yani.
- 10:55
E Allah'ın iradesi olmadan bu kadar günah işleniyor, bu kadar zulüm işleniyor, bu kadar haram işleniyor, bu kadar Müslümanlar zulme uğramış, Gazze'de vs. Doğu Türkçesinde bunlar, tabi ki Mevla'nın iradesi var mıdır? Vardır. Çünkü Allah'ın iradesi dışında hiçbir şey meydana gelmez. Ama rızası var mıdır?
- 11:16
Rızası yoktur. Hayırlı şeyler hakkında da iradesi var mıdır? Vardır. Rızası var mıdır? Rızası da vardır. Çünkü onlar hayırlı şeyler. Ama hayırlı olmayan şeyleri imtihan olsun diye yaratır. Burada iradesi olmadan halk olmaz, yaratma olmaz. Yaratma olmadan hiçbir şey meydana gelmez. Onun için irade halktan öncedir.
- 11:36
Önce iradeden geçecek. Sonra kudret, gücü taalluk edecek, güç kullanacak o işe. Tabi bunlar bir anda olan şeyler, hani Mevla Teala böyle irade edeyim, biraz daha düşüneyim, ondan sonra gücümü toparlayayım falan, haşa haşa. Mevla'da hiçbir noksanlık böyle bir şeyler yoktur. Bunlar bizim hakkımızda geçerli olan terimler.
- 11:59
Ancak bir tertip ve sıra gözetilecekse, tabi irade ondan sonra kudret, ondan sonra zaten kudretle şey, aynı manada gelir. Gücünü yaratma tarafında kullandığı zaman halk ve icat devreye girer. Tekvin sıfatı, eseki sıfattan tekvin, oluşturma, meydana getirme, var etme, icat etme mananı gelir.
- 12:25
Şimdi onun için bu adam diyor size, çok korkuyorum böyle bir adam çıkacak. Kur'an'ı güzel okumuş, Kur'an'ın güzelliği üzerinde görünmüş yani eserleri, güzel eserleri, ilmi falan toparlamış, İslam'a baştan destek olmuş, sonra gayyara ula maşallah Allah'ın eşeğitiyle irade buyurduğu artık Mevla imtihan için onu artık ajan musallat olmuş ona veyahut
- 12:51
kafirler kandırmış ona, neyse o da kendi özgür iradesiyle onlara meyletmiş. Mevla kimseyi zorla yoldan, dinden çıkarmaz. Değiştirmiş bu güzel halini, bozmuş. İnsilah demek, yılan deri değiştirir böyle, bir yerde eski deriyi bırakır çıkar oradan deriyle. Fenseleha soyulu çıktı minhu o halinden yani eski güzel halinden, müslümanlık halinden
- 13:24
soyulu çıktı ve nebezevü onu attı ve razahriyi sırtının arkasına. Şimdi buraya kadar İbni Abdülvehab bu tutuyor şöyle tutuyor, Kur'an okuması, ilim sahibi olması, baştan İslam'a destek olması ilmin heybetinin üzerinde görükmesi falan çıkıyor. Sonra değiştirdi, soyulu çıktı sırtının arkasına attı. Bunlar da ona tıpatıp uyuyor ama en belirgin sıfat yani başkalarında olmayıp
- 13:57
çünkü böyle baştan hafız olup, hoca olup, alim olup İslam'a yardım edip sonra sapıtan çok olmasa da az da olsa alimlerden, hafızlardan dönenler, mürted bilen dönekler oluyor. Oldu tarihte mutlaka oldu. Son dönemlerde de oldu da.
- 14:15
Şimdi bunun en büyük farkı nedir yani? İbni Abdülvehab'ın bir özelliği var bu hadis ondan bahsettiği kesin ulema bunda vehhabilerin çıkışından sonraki ulema, vehhabi çıkmadan evvelki ulema bunu ne bilecek? Efendim sallallahu aleyhi ve sellem'in şeytanın boynuzu Necid'den çıkacak. Bu say hadis. Necid'e dua edin, Yemen'e dua edin,
- 14:42
Irak'a dua edin, Şam'a dua edin, Necid'imize de dua edin yani kendi memleketleri için söylediler, orada bulunan sahabeden bazıları. E buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem yattı o karnı şeytanın Necid'de Necid'den çıkacak şeytanın boynuzu.
- 14:57
Şimdi Necid'den Necid'den, yani Riyad bölgesinden, o bölgeden, İbni Abdülavâb'ın çıktığı bölgeden 1200 sene, 1250 sene içinde o hadis-i şerifin buyurulmasından sonra hiç böyle bir tehlikeli, böyle bir işler yapan azap çıkmadı ki. Hani o zaman diyelim karıştırırız, diyelim 3-5 tane çıktı bu kafada, diyelim o muydu, bu muydu, hadis ondan mı bahsediyor, bundan mı bahsetmiyor,
- 15:22
öyle bir şey olmadı yani. Kim çıktı? Bu İbni Abdülavâb çıktı, sahabileri kurduran. E bu adam, aynı bak tarifler uyuyor. Şimdi en belirgin özelliğine, diğer hadisten ne anlıyoruz? Necid'den çıkacağını da anlıyoruz. Yani, o da sahih hadis. Dolayısıyla bölgesi de belli oldu, sıfatları da belli oldu, şimdi geldi Vesâha, gayret etti âlâ cari, yani çalıştık,
- 15:51
teşebbüse geçti yani âlâ cari, komşusuna saldırmaya, öldürmeye, neyle? Bir seyfi kılıçla. Sonra çekti kılıcı komşusuna. Bütün memleketi Müslüman, millet Müslüman, o zaman her taraf namazda abdesti yani. O bölgeler şimdi de yani namaz abdesti oranı yüksektir yani. Suudi Arabistan'da kalıyor. Yani o zaman daha tabii, herkes namazda abdesti yani.
- 16:20
Şimdi bu komşusuna kılıç çekti, ya buraya kadar da yani o olmayabilir. Çünkü neden? Adamın biri komşusuna hafız olur, hoca olur, şu olur, bu olur falan. Sonra sapıtmış olur vesaire. Sonra komşusuyla kavga eder. Kılıç çeker o zamanki silah olmadığı için, şimdiki gibi kılıç çeker falan. Böyle insanlar da olmuştur.
- 16:45
Olabilir yani, sen bunu İbni Abdülvehab'a hamletmeye ayrı bir özel delilin mi var? İşte bak, Bütün mesele ona şirk suçu atar. Yani sen müşrik oldun, sen dinsiz oldun diye kılıcı çekiyor. Yoksa gölgemi kapattın, bilmem kapıma çöp koydun. Sen biliyorsun şimdi, korda çaldı diye kalkıyor, adamı öldürüyor yollarda, birbirlerine silah çekiyorlar, bilmem ne, basit basit mesele işler.
- 17:14
Burada da komşusuna kılıç çekiyor. Ama, sen yan baktın, Sen bene yan baktın, çocuğuma şöyle ettin, evinin içini gözledin, karıma baktın, böyle bir şey değil. Daramağa bir şirk, ona şirk atıyor. Ne diyor? Sen dinden çıktın. Onun için seni öldürmem lazım diyor.
- 17:36
Şimdi bu sıfat, geridekileri topluyoruz, hepsi tutuyor ama, alametin bir meyzesi, bu olaydaki, Kur'an okumuş, hafız olmuş, hoca olmuş, sonra yoldan çıkmış adamın, en büyük alameti, onu diğerlerinden, yani, o sıfatlara sahip başka insanlar da olabilir. Ama, bunu onlardan ayıran en bariz özelliği nedir?
- 18:00
Şirk töhmeti atarak, sen dinden çıktın diyerek kılıcı çekiyor. Ve böylece komşusunun canını nakast ediyor ve öldürmeyi helal soyuyor, sonra karısını da, ganimet ve cariye soyuyor. Müslüman adam. Ama şimdi ona baştan sen dinden çıktın, müşrik oldun demesi lazım. Ebu Hanzala'nın, işte bayıncıkların, Ebu Harise'lerin, bilmem ne şu Türkiye'deki selefilerin, efendim, Arapistan'daki
- 18:28
mesela dünyanın her tarafında da, maalesef, iblisin dönleri, çoğu türedi yani. Şimdi bunlar, bütün Müslümanlara, şirk suçu atıyorlar. En büyük özellikler nedir? Tekfir. Tekfir ne demek? Ona kafir, buna kafir. Seçimleri kullandın, kafir. Devlette memur oldun, kafir. Taavuz sistemi niye? İşte efendim, mahkemeye müracaat ettin, kafir.
- 19:00
Yani, türbeyi ziyaret ettin, evliyanın yüzü su hürmetine, Allah'tan istedin, kafir. Şefaat istedin, efendim, sallallahu aleyhi ve sellemden, kafir. Böyle. O kadar basit ki bunlarda kafirlik, kafirlik suçlaması, o kadar ayağa düşmüş. İşte. Bunu İbn-i Abdülvehhab başlattı. Ondan evvel, Hani bir insan bir insanı tekfir eder, şüphelenir.
- 19:28
Ama bu sistematik bir şekilde hani bir insan bir insanı tekfire de, türbelerden tevessül edenler, istihasede bulunanlar, yüzü su hürmetine isteyenlerden tut, yüzü suyu hürmetine isteyenlerden tut, birçok fiile kâfir diyorlar. Haricilerden de geliyor. Bu zihniyetin başındaki hariciler, Hz. Ali Efendimiz'e kafir diyerek öldürdüler.
- 19:54
Hz. Ali Efendimiz'i, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in dördüncü halifesi, onun sünneti benim sünnetimdir, buyurduğu bizzat dinin temel hüccetlerinden dört halife. Hasr-ı Ali Efendimiz onlardan, onu kafir diye öldürdü adam. Niye? Hakem meselesinde onu geçen derslerde anlatmıştım.
- 20:16
Ebû Musa'yla Şâri'yi Hakem tayin etmişler, Hazreti Muhammed Bey'le Amr İbn As, ve aralarındaki hatta yani bir sahabeden bir zaten hakem tayin etmişler. Sen karar ver, işte efendim kim haklı, kim haksız, veyahut da harbi durdurmak için yani. Harbin durdurması, kan akmaması için bir hakem olayı var, tahkim deniyor ona.
- 20:39
Türkçe de kullanılıyor şimdi. Mahkemelerde falan, tahkimde. E sen işte Allah'tan başka hakem tayin edemezsin. Yahu tamam da ben Allah'la görüşemiyorum, konuşamıyorum. Vahiy kesilmiş Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in Allah'tan sonra biz Allah'a bir şey sorup da özel bir hüküm çıkarmayız ki. Onun için Allah-u Teala buyuruyor, karı koca anlaşamazsa
- 21:04
işte efendim, şey olur mu olur mu, boşanma son çözüm. Allah boşanmayı, talak vermeyi hiç sevmez. Yani helal etmiş ama en sevmediği helal talak. Orada ne buyurmuş? Erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İşte bu iki tarafın hakemleri falan veyahut da karı koca, iyi niyetliyseler işi düzeltmek istiyorsan Allah da aralarını birleştirir, buluşturur.
- 21:39
Yani yuva yıkılmaz, çoluk çocuk perişan olmaz diyor. Burada Allah-u Teala Kur'an'da zaten hakem tayin edin diyor. Dolayısıyla bu genel bir kalitedir. Bu sadece karı koca meselesi de değil ki. İhtilaf olur, efendim. Bu gibi genelde hakem tayin edilir. İşte Hazreti Ali bunu yaptı diye kafir dediler, Hazreti Ali yukarıdakiler şehit dediler.
- 22:04
Bu cehennem köpekleri hariciler, bu şimdiki muhabbilerin, selefilerin, selefi geçinenlerin diyelim yani. Ağa babalarıdır. Bak ne yaptı diyor. Baştan Kur'an okudu, çok güzel yetişti, İslam ile Kur'an ile, İslam'a destek oldu. Sonra işi değiştirdi, bozdu. Yılan deri değiştirir gibi o güzel halinden sıyrıldı, çıktı.
- 22:28
Kur'an ilmini, şeratı, bilmem neyi sırtının arkasına attı. Sonra kalktı komşusuna kılıç çekti. Ondan sonra komşusuna dedi ki sen dinden çıktın. E şimdi komşusunu dinden çıkartacak şey neydi? Hiç öyle bir şey yok. Adamın yaptığı bir şey yok işte. O zamandaki mesele oradan çıkıyor. Türbe ziyareti, evliya Allah'ın yüzü su hürmetine Allah'tan istemek,
- 22:50
velileri işte aracı yapmak, Ya Rabbi o zatın hürmetine sen ne istiyorsun şeklindeki dualar ve ifadeler. O zaman çok yaygın, şimdi de yaygın da yani bir dört senedir bu sahabe-i kiram da Rasulullah'ın hürmetine istiyordu, sallallahu aleyhi ve sellem falan. Hazreti Ömer, Hazreti Abbas, Rasulullah'ın amcasının hürmetine yağmur duası yapıyordu, yaptırıyordu.
- 23:12
Bunlar bütün sahabenin, bütün Müslümanların yaptığı bir şey. Ama adam kalktı bunu şirksaydı. Şimdi bu kafa devam ediyor. İşte bu adamın size musallat olmasından ve size zarar vermesinden çok korkuyorum buyurdu. Sallallahu aleyhi ve sellem korktuğu da maalesef kadere çare yok. Korktuğu başına geldi. Ve bu İbn-i Abdülhamid işte çıktı,
- 23:39
Necid tarafından Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem buyurduğu noktada insanın boynuzu tamirine çıktı. Ve Mekke'yi işgal etti, Medine'yi işgal etti. İmamları kesti, haremdeki imamları kafalarını kopardı, Medine'ye geldi. Medine'nin önünde bütün alimleri kesti, Taif'e gitti. Taif'te 10 bin alim. Yani normal Müslümanlar konuşmuyoruz.
- 24:00
Belki de 100 bine bulaştı diyorlar yaptığı cinayetler. Ahmet ibni Zeyn-i Dehlen Şafilerin Mekke müftüsü buna kitap yazdı. Ben bu kitabı tercüme ettim. Mesela orada hakikat yayınları tekerete bu işte çok güzel hizmetler etti. Allah razı olsun Hilmi Işık hocamıza. Kabrin nur etsin, derecesini âli etsin.
- 24:24
Bütün dünyaya o kitapları bastı, dağıttı, gemiler dolusu Vahabi tehlikesine karşı da. Orada bütün alimlerin beyanları var. Savi Hazretleri, Celal-i Mahşisi, hepsi söylüyor. Onlar da tabi 200 sene evvel, 250 sene evvel ki alimler o dönem. E şimdi hala kötü etkileri sürü testler devam ediyor. Bunu nasıl haber verdi?
- 24:51
Necid'den çıkacağını haber verdi. Bu adamın neler yapacağını haber verdi. Zeyfer ablaya Allah'ın bu hadisi anlattı. Ondan sonra dedi ki Zeyfer ablaya, ben o zaman sordum ya Nebiyyallah, ey Allah'ın peygamberi, eyyuma, bu iki kişiden hangisi evla daha yakın bir şirki, müşrik olmaya, gavur olma, hangisi daha yakın, yani ne demek, şimdi komşusuna sen müşrik oldun diye kalktı, hem bak Kur'an okumuş, hafız olmuş, âlim olmuş, sonra ahlakını bozmuş, değiştirmiş bilmem ne, kalktı komşusuna,
- 25:24
müşriksin diye kılıç çekti veya adam öldürdü, dünya kadar insanı öldürdü. Ben de dedim ki o zaman olay yaşanmamış ki Hz. Zeyfer Nebisi, sordum ki ya Nebiyyallah şimdi bu adam bu adama sen müşriksin diye komşusuna kılıç çekti, boğazını kesti. boğazını kesti.
- 25:44
Şimdi bu müşrik olduğunu diyen yani şirk suçunu atan mı? Şirk ithamını yapan mı? Bu suçu atan mı? Dinsizliğe, imansızlığa, müşrikliğe daha yakın. Yoksa o... Üzerine bu suç atılan komşusu mu diye sordum. Hadis-i şerife bak şimdi. El mermiyu, mermi demek, atılan demek. Mermiye de ondan mermi diyorlar.
- 26:14
Kurşun atılıyor ya, onun için. Yani, şarjörden atılıyor. Ondan, atılan demek. Remi atmak demek, Arapçada. el-mermiyyu, üzerine şirk suçu atılan o komşu mu? Kâfir olmağa daha yakın yani, kâfir olma. Emir-râmi, yoksa ona o suçu atarak, onu bâni ederek, onunla savaşacak mı?
- 26:35
Kale sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu, belirrami, hayır, komşusunun şirkten, kâvurlukla ne alakası yok, adam doğru dürüst müslüman, esas, sen müşrik oldun, kâfir oldun diye, insanlara şirk suçunu ve şirk iftirasını atan, o müşrik olmağa daha yakın. İşte Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem kayıpları önden biliyor muymuş?
- 27:04
Tabi ki Allah-u Teala'nın bildirmesiyle bir manada şunu diyebiliriz Allah-u Teala onu bildirdi mi? Bildirdi mi, bildirmedi mi? Burada anlamak istiyorsan nasıl çıktığı, kendisinden 1200 sene sonra küsuratı da var. Böyle bir adamın nasıl çıktığı ve sizin hakkınızda endişe ediyorum bu adamdan buyurduğunu, Deccal hakkında buyurduğu gibi.
- 27:30
Şimdi Ebu Hanzala, bayıncık bana 100 senede mi çıkan Deccal demiş. Sen 1000 sene senede bir çıkan teccala bak, o da senin tabi olduğu İbni Abdülvahab sapığıdır, zındığıdır. Teccal arıyorsan, aynaya bak yani, aynada adamına bak. İşte, sallallahu aleyhi ve sellem, burada bir taştan kaç kuş vurdum şimdi?
- 27:50
Bir Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem gelecekte olacakları, onu Allah bildirdi mi? bildirdiğinin delilidir. İki, öyle sıfatlar sayıyor ki aynı o Işidçilerin, Daeşçilerin sıfatlarını sayan hadis gibi bütün efsafın mümeyzesiyle, birbirinden ayıran özellikleriyle çünkü öbürüyle karıştırmıyorsun artık yani.
- 28:12
Çünkü öyle bir sıfat ekliyor ki oraya yani üç tane, dört tane sıfatla müşterek olanlar çıkabiliyor ama bir sıfat ekliyor, komşusuna kılıç çekti, oradan da tam getiremiyorsun ama ona sen dinden çıksın diye kılıç çekti. İşte bugün dinden çıksın diye kılıç çeken derken, silah çeken, işte askeri polisi şehit eden, işte efendim Müslümanları Suriye'de kıtır kıtır doğrayıp kesen IŞID'çilerin vesairenin yaptığı bundan başka bir şey değil.
- 28:41
başka bir şey değil. Bunların önderi, imamı, şeyhi de İbn-i Abdülvahab zındığıdır. Allah kalbini ateş doldursun. Allah kalbini ateş doldursun. O kadar ulemayı, evliyayı kesti. El üstüne Müslümanları ve bu işi ilk çıkaran olduğu için kıyamete kadar böyle bir Müslümana sen dinden çıktın diye kılınç kestin.
- 29:01
çeken Vahhabi zihniyetinin önderi olduğu için kıyamete kadar bu noktada yapılan bütün zulümlerin, eziyetlerin, cinayetlerin hepsinin bir misli ona yazılıyor. Nasıl ki dünyada kim bir cana kıyarsa, bir insan öldürürse hepsinin günahının bir misli Kabil'e yazılıyor. Adem Aleyhisselam'ın oğlu katil olan, Habil Aleyhisselam'ı öldüren Kabil'e yazılıyor.
- 29:27
Çünkü adam öldü, insan öldürmeyi ilk başlatan Kabil olmuştur. Burada da Müslüman'a sen dinden çıktın, müslüm oldun diye, tabi şey dedi, ha Rurayeli hariciler de başlattı bunu, Müslümanlar kestiler, Hz. Ali şey dedi, ama bunu yeniden körükleyen, alevlendiren, başlatan, yürüten İbni Abdülvehhab olmuştur.
- 29:50
İşte hadis-i şerif kaynaklarında söyledim, ne kadar sayı olduğunda ortaya koydum. Allah şerlerinden cümlemizi muhafaza eylesin. Beni zaten ellerine geçirseler, kıtır kıtır doğrayacaklar yani. Burada villa tutmuşlar, efendim, benim evime roket atmak için. Yakalandılar işte sabah gazetesinde falan, ifadeleri çarşaf çarşaf yayınlandı da
- 30:14
ben de bile emniyetten duymadım da o şeydeki haberlerden şok oldum yani. Zaten devletin bana koruma vermesinin sebebi de Vehhabi ve Işidçilere yaptığım reddiyeler sebebi de devletin tabi istihbaratı var bizim yok. Onlar ben istemeden daha ilk bana koruma verildiğinde ben talep etmeden verildi. Herhalde 12 sene belki var.
- 30:38
Yani en az var da. Şimdi onun için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu adamlara karşı çok endişe ettiğini ümmetin başına bela olacaklarını ve müslümanları katledeceklerini, müşrik seneyeceklerini beyan etti. Şimdi bakın aynı kafa. Efendim bize bu ehl-i sünnetin, ehl-i tasavvufun görüşlerini naklettiğimiz için saldırmaya devam ediyor.
- 31:07
Maalesef bazı tarikat şeyhi geçinen sahtekarlarda bu işe alet oluyor. Ve selefilerle birlik oluyor. Ve selefilerin ateşine odun taşıyorlar. Allah onların da foyasını çıkartsın. Sahtekarlıklarını meydana çıkartsın. Bir an önce bu saf müritleri Allah uyandırsın. Ondan sonra bu işlerin babadan oğla, oğuldan toruna değil de hak ve hakikat üzere biat lazım olduğunu ve sahtekarlara
- 31:42
tahammül olmamak gerektiğini anlatsın. O şuuru Rabbim onlara ihsan etsin. Şimdi yine Sahih Müslim'de bir hadis-i şerif var. Şifahi Şerif'teki derse başlamadan onu da anlatmıştım size bir kere ama onun kaynağını söylüyorum şu anda. Sahih Müslim'de hadis rakamı 2892 dördüncü cil 2217. sayfede geçiyor.
- 32:02
Ve Bedrava Müslümin senediyle Ebu Zeyd Ebu Zeyd Hazretleri işte sohbetlerinde bulunmuş, gazalarda bulunmuş. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun alnını sıvazlamış. Allahümme cemmil hu. Ya Rab sen bunu güzel güzelliğini bozma yani güzelliğini daim kıl diye dua etmiş. Onun için o çok yaşlandığı halde hiç böyle güzelliği bozulmamış, yakışıklılığı, gençliği bozulmamış
- 32:30
bir mucize de orada var. O Ebu Zeyd künyesi Ebu Zeyd Hazretleri buyuruyor. İşte ben anlattığım şey de şu anda metnini okuyayım dedim yani. Sallallahu Aleyhi ve Sellem kıldırdı. Sonra işte 3 sabah minber yapılmıştı ya son dönemde. Minbere yükseldi, çıktı.
- 32:54
Efendim bize konuştu, konuştu, konuştu, konuştu. Ondan sonra derken öğlen vakti namazı girdi. Öğlen namazını kıldı, kıldırdı. Sümme sahiden minbere tekrar hiç başka bir şey yok. Yani bir meşguliyet yok anlaşılıyor. Minbere yeniden çıktı. Fakat Ebu Zeyd'e konuşma yaptı, yaptı. Bu sefer ikindi namazı vakti geldi.
- 33:22
Ki onlar biraz sonra yani biraz erken kıldıklarını düşün. Yani sabah vaktinden başka. Sümme nezere ikindiyi kıldırmak için indi. Sünneti kılıyorlar, biraz fazla kıldırdı. Sümme sahiden minbere. Sonra tekrar minbere çıktı. Fakat yine bize konuşma yaptı. Nihayet güneş battı. Yani güneş batınca zaten akşam namazı vakti girdi.
- 33:46
Ondan sonra akşam namazını kıldırmak indi. Yani akşam namazında bitti bu iş anlaşılıyor. Fekberana. Sahih Müslüm hadisi. Sıhhat şartları en şedid olan Bukhari ve Müslüm. Burada da olan bir hadis-i şerif. Müttefakûnü aleyh. Yani bütün ulema bunun sahih olduğuna ittifak etmiş. En ufak bir şey üzerine şüphe yok.
- 34:10
Yani ha ayet ha hadis. Ama tabi Bukhari-Müslüm'deki hadisler yani hadisler de vahiydir. Çünkü Allah-u Teala bildiriyor Efendimiz'e. Bildirmese o kadar sabah namazından akşam namazına kadar şiresiz ara vermeden ne konuştu yani? O ilimleri nereden öğrenecek? Kitap okuma bilmiyor, yazma bilmiyor. Veyahut da o ilimleri hiçbir kitapta yazmıyor ki.
- 34:36
Kıyamete kadar neler olacak? Yani İbn-i Abdülvahhab çıkacak, Neccar çıkacak, Mehdi çıkacak. Çünkü bunları kimse bilmiyor ki. Şu anda bile zamanın zemini bir şey bilmiyoruz. Ama bütün sıfatlarını bize bildirdi. Yerini bildirdi, çıkacağını bildirdi. İspahan'dan, İran'daki İspahan'dan
- 34:54
Şimdi bir adada zincirli olduğunu bil. Bunların hepsi hadis. Fekhlara haber verdi diyor Ebu Zeyd Hazretleri. Ne yapacak? Binaenaleyh o şeyleri ki kâinat olmuş. Yani geçmişte olan şeyleri anlattı. Ve binaenaleyh o şeyleri de bildirdi ki o kâinat olacak. Neler olacaksa bize hepsini bildirdi.
- 35:15
Şimdi bizim içimizde fiten hadisler hakkında, kayıpta, gelecekte neler olacağı hakkında en âlimimiz kim? Tabi Huzeyfa R.A.'nın da o şubesi de. En bilenimiz kim diyor? Hafızası en çok yerinde olan. Çünkü o zaman orada kayıt alamadıklarına göre, yazamadıklarına göre sabah namazından akşam namazına kadar koca bir gün kaç saat, 10-15 saat konuşma yaptı diyor.
- 35:38
Burada bize her şeyi bildirdi diyor. Onun için geçen derste de söyledik. Allah-u Teala zaman içinde zaman yarattı. Çünkü 10-15 saatte de kıyamete kadar olacakların hepsinin bildirilmesi şu andaki kurallara göre pek mümkün gözükmüyor. Ama Evliyaullah'a bile tayyi zaman tayyi mekan kerameti veren Mevla Rasulü İzzişşan S.A.V.
- 36:01
Efendimiz'e böyle bir mucize veremez. Yani zamanı bereketlendirme tarikiyle bize diyor her şeyi bildirdi. Dolayısıyla Efendimiz S.A.V. Mevla'ya gösterdi. Efendimiz de bunu anlattı, bildirdi. Şimdi en alimimiz kim oldu diyor. Ezberi en çok olan en alim o. Çünkü neden? E kimin kafasında ne kadar fazla hadis kaldıysa onun gelecekte olacaklar hakkındaki bilgisi daha fazla olur.
- 36:31
Kim unutursa, unutan da o ilminden istifade edemiyor. Maalesef. Binlerce kitap görüyorum ama bu unutma şeyi doğal olarak tabii var. İlmin de afeti, her şeyin bir belası var. Yani bir şeye bir afet vurur, bela vurur, musibet vurur. Meyvelere sebzeler, don vurur, öbürüne güve girer, bilmem ne. E ilmin afeti, ilmine bozar, unutmak.
- 36:58
Allah cümlemizi doğruları unutmaktan muhafaza eylesin. Batılları, yanlış bilgileri unutmayı nasip eylesin. Evet. Şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e bunlar bildirilmiş mi? Bildirilmiş. Şimdi Şifacı Efendi'den dersimize geliyoruz. Zaten çok uzun, yani dersten çok uzun gidemiyoruz. Çünkü altında çok ilim var.
- 37:19
Fakat Harac'a muhakkak tahric etti. Yani hadis olarak rivayet etti. Ehl-i sahih, sahih ehli ondan sonra bu sahih ehlinde mesela hadis tasnif eden, rivayet edenlerden bazıları sıhhat şartlarına iltizam eder. Yani ben hasen hadis bile almayacağım. Sadece sahihleri alacağım yani zaten. Hepsini bir anda toplaması mümkün değil.
- 37:47
Ben bu şartta, sahihlerin de hepsini hiçbiri toplayamamış yani. Bir kitapta bütün sahihler şu kitaptadır diye böyle bir kitap yok. Buhari'de müslümde sahihlerin hepsi var diyemezsin. Çünkü dünya kadar da sahih yazan, sıhhat şartıyla kitap yazan hadisler olmuş. Onun için yani kitaplarında sahih şartını hayır olmayan bir şeye rivayet etmeme
- 38:09
vasfını iltizam eden, kendine mecbur etmiş kişiler var. İşte Buhari, Müslim, İbn-i Adban, İbn-i Hüzeyme, Hakim, müstedrek kitabı tabi. Şimdi Hakim'in de tarihi de var. Onda sahilik şartına iltizam etmemiş yani. Ona dikkat etmek lazım. Buhari'nin de tarih-ül kebiri var. İşte Edeb-i Edeb, Müslim, Edeb-i Edeb, Halk-ül Kur'an'ı var.
- 38:32
Mesela oralarda sahih şart iltizam edilmiş. Söylemiyor. Ziya-i Maktis'in El-Muhtara olacak. On cilt bizde var. Yani bunlar sahih şartını iltizam etmişler. İşte bunlar hadis olarak tahrif etti. Tavel-i emmetu, hadis imamları rivayet etti. Neyi tahrif ettiler? O şeyleri ki aleme bildirdi. İf'al babına geçince aleme bildirdi.
- 39:02
Hüvesi kim altında? Resulullah bildirdi. Neyi bildirdi? O şeyleri bildirdi. Kime bildirdi? E sahabe o. Sahabesine bildirdiği gelecekle ilgili. Resulullah kaybı bilmez, geleceği bilmez. Ya Allah'ın bildirmesini bilir. Ayette var. Ben bi illa men irtazanun Rasul. Rasullere bildirdim diyor. Müstesna diyor.
- 39:22
Kayıp ilminden bildirdiğim Rasuller var diyor. Yani bütün Rasullere zaten bildirmiştir illa kayıptan da. Efendim Sayyidullah'a çok bildirdi. Fe tecellali külşe. Her şey bana parladı gözüktü. Buyurun sahih hadiste. Tirmizi olacak. Talim fi mafise ma'atun. Mafise az gökterdi. Olanları bildim buyuruyor.
- 39:41
Efendim. Sahabesine bildirdiği şeyleri hakkında sahih kaynaklarda ki fiten hadisleri konusudur. Ekseri bunlar. sahih ehli olan muhaddisler çok rivayetler çıkarttılar. mimma o şeylerden ki ve'ade müjdeledihüm onları, sahabesini bihi o şeylerle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem. Mesela buna bir misal verelim.
- 40:07
Ya bir değil, çok misal verecek. Biz burada bugün birkaç misal verebiliriz. Sonra dersimiz tabii faslın tümünü şey edemeyiz. minezzur vır vır vır gidersek bir sayfa, iki sayfa da okuruz. Ama ne anlarız? Yani o ilim olmaz. Mesela Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sahabeye bazı sözler verdi. Mekke dönemindeki zor zamanda.
- 40:31
Bunları 3 sene sonra, 5 sene sonra, 10 sene sonra, 15 sene sonra çıktı mı? Çıktı. Mesela nedir? minezzuhuri zuhur demek üstün gelmek. Zuhur aslında görünmek. Yani su yüzüne çıkmak gibi yani zuhur. Buradaki maksat nedir? Düşmanlarına galip geleceği. Kur'an'da da diyor ya.
- 41:01
Bütün batıl dinlere onu izah edecek. İzah edememek üstün getirecek. Galip olacaklarını Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem söz verdi mi? Söz verdi. Havarileri de Allah'a iman edenlere destekledik diyor. Sabaha zahir çıktı. Zahir demek yani aline, galibine, üstün, galip çıktılar.
- 41:26
Şimdi mesela bunu nerede vaad etmiş? Hangi hadisinde? Kazıyaz Hazretleri Şifahi Şerif'in metninde bunların hiçbir hadisini anlatmıyor. Yani sadece işte onlar verdiği haberlerin cinslerini, türlerini anlatıyor mesela. Bu türden Dari Kutni'de Osman İbni Affan oldu ya Allah'ın. Efendimiz'e kadar senedini ulaştırıyor İmam Dari Kutni.
- 41:52
Büyük muhaddistir. Hazretleri ayağının ucunda yatıyor. Yani ona Evliya'ya olan hürmetinden büyük o muhaddist oraya şey yapmış. Dolayısıyla vesaire kitaplarda da geçiyor bu tabi ya. Oyunun Eser'de geçiyor, Hazreti Osman'a anlatıyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Kureyş kafirlerinden, müşriklerinden Mekke döneminde çok çileler çekti.
- 42:23
Ben bir gün gördüm diyor. O arada Hazreti Osman Efendimiz ağlamaya başladı. Yani bu hadisi anlatırken gözlerinden yaşlar döküldü. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün Beytullah'a taaf ediyordu Kabe, Mekke döneminde. Yani hicretten önce. Eli Ebu Bekir radıyallahu anh elinden tutmuş el ele. O zaman Hicir'de yani o şimdi Altınolu'nun altında yarım daire
- 42:53
şeklinde var ya ona Hicri İsmail Hicir'de 3 kişi oturuyor. Bunlar da azılı kafirler. Biri Ukbe İbni Ebi Muhayd, biri Ebu Cehl İbni Şam, biri Ümeyye bin Halef. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem taaf ederken tabi o o zaman o yarım daire yok. Onlar Kabe'nin o Altınolu'nun altında oturuyorlar. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem tabafta oradan geçerken böyle
- 43:23
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem üzecek kötü kötü laflar konuştular Efendimiz'e yani. Hakaret ettiler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yüzünde o sözlerin etkisi belirdi yani üzüldü. Sonra ben diyor Hazreti Osman Efendimiz ben de yaklaştım diyor. Ondan sonra ortalarına girdim. Ebu Bekir odaya alınan Resulullah'ın ortasında
- 43:59
böyle parmaklarımızı tıkadık diyor yani bunların ne konuştuğunu duymayalım diye. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in araya girdik. Böyle parmaklarım onun parmaklarının içine girdi yani. Şey olarak böyle tam bir el ele kol kola tavaf ettik. Yine şimdi tavafta yedi kere geliyorsun aynı yere. Yine aynı hizaya gelince Altınolu'nun altında Ebu Cehil dedi ki efendim
- 44:31
Vallahi biz seninle asla sulh olmayacağız. Barışmayacağız. Bir de Allah'a yemin ediyor yani. Sen bizi babalarımızın taptığı putlara tapmaktan nehyediyorsun. Onun için biz seninle asla anlaşamayacağız. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'de buyurdu ki e ne der ki ben de sizlerle asla anlaşmayacağım.
- 44:55
Putları bırakmadıktan sonra size taviz vermeyeceğim. Dedi ki üçüncü şartta aynı durum oldu. Dördüncü şartta kalktılar üç tane müşrik. Ebu Cehil sıçradı, fırladı. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem'in elbisesinin burasından yani yakasından yapışır mı derler ki efendim sallallahu aleyhi ve sellem'in yakasından yapışmaya kalkar.
- 45:20
Hazreti Osman Efendimiz buyuruyor ben Ebu Cehil'in göğsüne bir vurdu. Kıçın üstüne yani öyle söylüyor. Es dihi, es dümür demek yani. Kıçın üstüne düştü. Ebu Bekir aleyhi ve sellem'de Ümeyye bin Halefe bir vurdu. Ondan sonra def etti. Abdullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ukbe İbni Ebi Muayyit denen azılı gavura Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de ona bir tane vurdu.
- 45:48
Sonra açıldılar. Yani önümüzden çekildiler. Sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem oturdu kenara. Vallahi siz bu şirkten, gavurluktan vazgeçmeyeceksiniz. Ama yakında acilen Allah'ın azabı başınıza konacak. Zaten işte onlar birkaç seneler sonra Bedir'de bu denilenlerin, Ebu Cehil başta olmak üzere 70 gavur geberdi.
- 46:23
Hepsi yani öbür ikisi Bedir'de mi gebertildi onu demek istemiyorum. Ama hepsi akıbeti helak oldu. Hazreti Osman aleyhisselam buyuruyor ki, vallahi onlardan her birine bir titreme aldı. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem böyle deyince, acilen Allah'ın azabı size konuncaya kadar başınıza siz vazgeçmeyeceksiniz, gavurluğu bırakmayacaksınız deyince
- 46:58
Hiçbir adam kalmadı ki hepsinin efkelliği, irade yani titreme aldı. Hepsi böyle böyle titremeye başladılar o anda. Fecale Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor, o zaman Efendimiz şöyle buyuruyor. Biz sel kavmentüm li nebiyyiküm. Siz peygamberinize karşı ne kötü muamele yapan bir topluluksunuz.
- 47:17
Sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem evine geçti. Biz de arkasına tabi olduk, yani peşinden gittik. Evinin kapısına geldi. Yani Kabe'de, o tava falanında kaldı şimdi o evi. Evinin kapısına gelince Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem orada bir sofa var, boşluk. Orada durdu. Sonra mübarek yüzüyle bize döndü.
- 48:00
Hazreti Osman Efendimiz irfan ettiriyor bunu, sahih kaynaklarda geçiyor. Ebşiru müjdelenebilirsiniz, sevinin. Halbuki daha yeni orada saldırıya uğradı yani. Ama bak önden görmek mesela. Niye? Allah kaybı bildiriyor. Kayıp ne demek? Gelecekle ilgili işte. Fe inne Allah azze ve celle muzhirun dinehu. Muzhiru dini de ol.
- 48:23
Şüphesi Allah azze ve celle dinini galip kılacaktır. Ve mütimmü kelimetihi. Kelime demek, dava demek. Allah davasını tamamlayacaktır. Ve nasiru nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem Peygamberine yardım edecektir. İnne hâ ulâ illezîne teravne. Şu gördüğünüz ebu ceyle ve meyyeler, ukbeler var ya. Min men yezbehullâhu ve yedîküm âcilen.
- 48:46
Bunları yakında Allah sizin elinizle, kılıçlarınızla boğazlayacak, kestirecek. Kafalarını bunların kestirecek. İşte Bedir'de hepsi kafalarını kesti. İbnü Mesud Hazretleri, Ebu Ceyle. En son tabii ondan evvel yaralayanlar, sahabe var da. Afra, validemizin oğulları falan da son boğazını kesmek İbnü Mesud Hazretleri.
- 49:06
Sizin ellerinizle Allah yakında ki o zaman böyle bir, yani Mekke'de öyle bir güçlüler. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in sahabesi fukara, zayıf. Bütün güç Ebu Ceyle'nin, yönetim Ebu Ceyle'nin elinde. Âcilen diyor yani, bak şimdi. Âcilen, kısa zaman içinde Allah bu gördüğünüz adamları sizin ellerinizle boğazlayacak, kestirecek size.
- 49:34
Bunu şimdi söylüyorsun. Ya çıkmazsa? Ama şimdi Allah bildirirse çıkmama şans yok. Ama ben şimdi, benim de hasımlarım var, husumlarım var. Bir böyle, bir böyle. Şu doğru başta şu gelecek diyebiliyor muyum? Diyemiyorum. Çünkü gelecek mi, gelmeyecek mi bilmiyorum. Çünkü benim başıma ne gelecek, onu da bilmiyorum.
- 49:54
Ha ben Hak yolda olduğumdan şüphe etmiyorum, haşa. Ama insanız. Herkesin başına ne gelecek, kim önce ölecek, kim sonra kalacak, bilmem ne. Mühim olan Hak üzere yaşayıp, Hak üzere ölmek. Hidayetten ayrılmamak yoksa. Dolayısıyla, sümmen sarafnâ ilâ buynâ. Sonra evlerimize hepimiz döndük, ayrıldık. fevallâhı ilâ gadrâitûm gaddebbâhumullâhu teâlâ beynâ.
- 50:20
Sonra ben, diyor Hazreti Osman Efendimiz, tabii yaşadı o, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den sonra yaşadığı için. Sonra ben gözlerimle gördüm, bizim ellerimizle yani sahabenin kılıçlarıyla, elleriyle, Allah oradaki o üç gavuru da kestirdi, boğazlarını bıraktırdı.
- 50:37
Onun için Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in gelecekle ilgili verdiği müjdeleri sahite, sahih kaynaklar hadislerinde çıkartmışlar. İmamlar dedi, İmam Malik Muattâ'dan, İmam Şâfiî'nin müjdeliğinde, Ahmet bin Hanbel müjdeliğinde. Dünya kadar kitap var.
- 50:57
Bunlar hep Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in gelecekte olacaklarla ilgili verdiği bilgiler hakkında hadis-i şerifleri, hem sahih ehli, hem sünen ehli, hem müsnet ehli, hem musannef ehli, yani kitap tasviflerinde isimler var böyle. Bunların hepsi rivayet etti. Daha ne mesela? Esabına bildirdik, onlara bildirdik.
- 51:23
Vefethi Mekke'de, yani Minez Zuhuri'ye atfedilince esre oluyor. Minez Zuhuri galip gelmeyi vaad etti mesela. Oldu. Daha Vefethi Mekke'de, Mekke'nin fethedileceğini vaad etti. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in vefatından iki sene evvel Mekke fethedildi. Edilenmeye de bilirdi. Yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den sonraya kalabilirdi mesela.
- 51:43
Beyti Maktis, Mescid-i Eksa'nın fethi Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den sonraya kaldı. Hazreti Ömer dönemine kaldı mesela. İstanbul'un fethi Konstantiniyye sene, Hazreti Fatih dönemine kadar. Yani kaç yüz sene sonraya kaldı mesela. Ama bunların hepsini Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in bildirdi mi bildirdi.
- 52:00
Ve Mekke fethini vaad etti. Yine Bukhari'yi, sahihleri vaad ediyor. Habbab İbn-i Erad, Radıyallâhu anh, anlatıyor yani. Bu şeyde yok tabi. Şifa-i Şerif-i Medine, Mekke fethediliyor. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in yanına geldim. Bir hırkaya böyle şalla bürünmüştü. Kabe'nin gölgesinde, yani işte güneşin vurduğu tarafa göre.
- 52:31
Öbür taraf gölge oluyor. Çünkü güneş arka taraftan çıktığı için, kuşluk vaktinde falan altın oğlunun altı çok gölge olur. Ben orada, o zamanlar açıktı hep. Şimdi sokmuyorlar kimseyi. Yani ben 84'te, işte bundan 40 sene evvel, 43 sene olmuş. Orada yatıyordum, uyuyordum. Uyuyordum yani kimse bir şey demiyordu.
- 52:59
O zaman boştu baya. Hira kaldı o altın oğlunun altında. Orada Kabe'nin içi. O taraf mesela sabah namazından sonra güneş kaşığıyla vurduğu için Sebir Dağı tarafından çıkar. Hira tarafından güneş doğuyor Mekke'de. Onun için o kuşluk vaktinde falan güneş daha dönene kadar ekseriyetle o altın oğlunun altı gölge kalır.
- 53:20
Serin oluyor yani. Ve orada oturuyordu. Habbab hazretleri de fakir sahabeden, müşriklerden de çok sıkıntı çekiyoruz. Yani Hz. Bilal işte köle vesaire hepsi. Ne eziyetler var. Ya Resulallah, Allah'a dua etmeyecek misin bizim için? Bu kadar sıkıntı çekiyoruz. Ne zaman bitecek bu sıkıntı diye ben böyle bir kelam ettim.
- 53:55
Hemen oturdu, sallallahu aleyhi ve sellem, yaslanmıştı. Yani düz oturdu, yüzü kıpkırmızı oldu. Sizden önceki ümmetlerde ne çileler sizden fazla çileler çekenler oldu. Onları demir taraklarla tarıyorlardı. Kemiklerini, etini, sinirini ayırıyorlardı. Ya puta tapacaksın, ya şey veyahut da o kral zorba hükümdarı kendine mi taptırıyor, puta mı taptırıyorsa neyse.
- 54:32
Ya dinini bırakacaksın eski ümmetler. Ya da demir taraklar, demir böyle getiriyor buradan takıyor böyle bütün derilerini böyle demirlerle tarıyor. Sinir, kemik, demir parçalıyor demirler. Ama o işkence onu dininden döndüremiyordu. Veuzu'l-minşâr alâ metr kılâsı, tam başının saçının ayrım noktasında ortasına testere konuyordu.
- 54:57
Fehuşakku bisneyni, buradan böyle tam ortadan ikiye, bir taraf buraya düşüyor, bir taraf buraya düşüyor. Nasıl bir eziyet, canlı canlı. Bu da onu dininden döndüremiyordu. Yani size ne oldu, daha ne çektiğinizde bize yardım istemeyecek misin falan bana söylüyorsunuz. Böyle bir şey buyurdu bana diyor.
- 55:18
Peşine ne buyurdu? Bu hadis-i şerif zaten Bukhari'dedir yani. 3612. rakamıyla, 4. cid, 205. sahibede geçiyor. Allah'a yemin ederim ki Allah bu dinin işini tamama erdirecek. Çok büyük eman ve emniyet ve güvenlik verecek Müslümanlara. Hiç korku bırakmayacak.
- 55:49
Sana'dan Hadramuta, yani bunlar Yemen'in şehirleri. Sana zaten şu anda da herhalde başkent. O arasında çok uzun kilometreler var. Oradan oraya binekli gidecek. Allah'tan başka hiç kimseden korkmayacak. Koyun sürüsü varsa yanında götürdüğü, bir de koyun sürüsüne kurt saldırır mı diye bir de ondan korkabilir.
- 56:15
Geri kalan yani bir müşrik oralarda, yani Sana, Hadramut o zaman Mekke'ye baya uzak yerler. Ta Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Mekke'de kendi evinin içinde eziyete uğruyor. Kabe'de tavaf ederken eziyete uğruyor. O zaman Sana'nın, Hadramut'un güvenlik içinde Müslümanlar için yaşanabilir olacağı pek hayal edilemiyor.
- 56:42
Ama vallahi Allah bunu tamamlayacak. Ta Yemen'de Sana'da bile sıkıntı kalmayacak. Bu tabii bir hadiste, Kufey'de söyledi. Lakin siz acele ediyorsunuz. İşte Allah'ın yardımı ne zaman gelir? Ne zamanki bir peygamber bile sahabesiyle beraber çok zora düşer. Bedir muharebesinde olduğu gibi, Kheddek muharebesinde olduğu gibi, Uhud muharebesinde olduğu gibi.
- 57:16
İman edenler, peygamberle beraber Allah'ın yardımı ne zaman gelecek, nerede kaldı derler. Yani o kadar son noktaya gelirler sıkıntı bakımında. Ahkâ olun ki Allah'ın yardımı çok yakında geliyor, buyurulur. Onun için Mevla Teala imtihan, imtihan, imtihan da bizi böyle dayanamayacağımız imtihanlara tabi tutmasın.
- 57:39
Tutmadı da. Yani sahabe-i kiramın, öyle ki Mekke dönemindeki muhacirlerin çektiği çileler ve sıkıntılar o imtihanlara biz tabi olsaydık dayanabilir miydik acaba? Şu anda da polis ifade çektiği adamı, ondan sonra bir hocayı, işte sohbet ediyormuş benim gibi falan, büyük konuşmaktan Allah'a sığınırım.
- 58:01
Ondan sonra yani işte tabi tek parti dönemi, milli şef inönü döneminde çok tehlikeli zamanlar geçirdi memleket. Tek parti döneminde. İşte o zamanlar yani zor tabi. Ruhsatla amel ediyorlardı ekserine de. Ama şimdi yani sen şeriatçı mısın? Vallahi şeriatçı değilim. Mehteri ben şeriatçı değilim diyor. Yani bir ruhsat olabilir hani insan kalbinde şeriatçı olur.
- 58:33
Ama yani şimdi bir işkence yapılmadı, bir eziyet yapılmadan da hemen böyle konuşmak, bu da doğru bir şey değil. Komiser de bir tokat atmış. Ulan sen ne yalan konuşuyorsun sen? Yani komiser de şuurlu bir müslümanmış yani. Ulan Kur'an zaten şeriatçı değilim diyor. Kur'ancı değilim mi diyorsun sen? Ne yalan konuşuyorsun?
- 58:59
Yani işte orada da öyle bir şeye çarpmış yani. Peki şeriatçıyım deseydi helal olsun bak hoca doğru konuştun diyeceklerdi. Yani böyle de oluyor. Onun için yani hiçbir imtihanı daha görmeden hemen armut gibi dökülüyoruz yani. Bu yanlış. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem birçok hadisi bu usta var. Bak bunları gelecekten haber ver.
- 59:23
Peki sonra hazra mevt sana bütün oralar Efendimizin bu buyurduğu haber verdiği gibi İslam'a, güvenceye, huzura kavuştu mu? Şimdi yine tabi husiler musiler, şiiler karıştı. Şu dünyada biraz güven yok ama. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurduğu fetihler gerçekleşti. Hep oralar İslam diyarı oldu.
- 59:45
Ta ve Beyt-i Maktis'i. Fethedileceğini sallallahu aleyhi ve sellem haber verdi. Maktis yani kelime olarak Maktis de oluyor. Mukaddes de oluyor. Kudüs de deniyor. Yani bunların hepsi kutsallıktan geliyor. Kelime olarak kadese maddesi, tuhur, temizlik. Ondan sonra cennetinde bir ismi Hazirat-ül Kuds. Mukaddes bahçe.
- 1:00:17
Yani Ravza. Ravza da bahçe demek mesela. Takdis. Takdis ettiler ve kutsadı yani. Kutsadı ama tatır yani. Onun tertemiz olduğuna hüküm verdi. Veya onu bütün noksanlıklardan veya pisliklerden temizlemek anlamına geliyor. Temizlenmiş yer. Evet. Maktis kelimesi ya Mastan-ı Mime olarak Mastan-ı Mime de kabul edilir.
- 1:00:41
O zaman da Mukaddes de olabilir. Bu oradaki mana manevi temizlikten bahsediliyor. Çünkü Kudüs-ü Şerif'te Mescid-i Aksa'da namaz kılan bütün günahlarından temizleniyor. Anasından doğmuş gibi çıkıyor ya. Onun için temizliyor. Orası Allah'ın kutsal mekanı. Ziyaretçilerini, onda namaz kılanları takdis ediyor.
- 1:01:04
Yani tatil ediyor, temizliyor. Oradan geliyor kelime kökü. Bunu da böyle bir tahlil belki hiç bu zamanda duymadınız. İzah bakımından Kudüs, Mukaddes, Maktis tabirleri bu. Beyt-i Maktis'in fethi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem
- 1:01:27
buranın da feth edileceğini haber veriyor. Yine sayı Bukhari'de geçiyor. 3176 rakam, adı şerif. 401. sayfasında geçiyor. Avfi ibn-i Malik radıyallahu anh Efendimiz'den rivayet ediyor. Ben bu hadisi çok uzun seyredim. Ama ben 10-10 sene var belki. Kıyamet elametleri hadislerinde bu var. Şeyde de bunu anlattım.
- 1:01:50
Bulaşıcı hastalıklar kitabında kaynaklarıyla, izahlarıyla yazdım. Bulaşıcı hastalıkların artık herhalde birinci cittir. Burada Eteydün Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Tebuk Muharebesi'nde Medine'ye bin kilometre uzakta yani. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem 10 bin sahabeyle belki fazlası var. Yola çıktılar.
- 1:02:11
Rumlar'a kaçtılar. Rumlar ordu toplamış geliyorlar diye. Çıktık gittik diyor. Orada o hadde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem deriden bir kubbedeydi. Kubbe dediği çadır demek. Türk çadırı. Hatta diğer hadislerde Türkiye'nin. Türk çadırı diyor. Çünkü neden? Türkler o zaman Orta Asya'dan gelen göçebe ırklar oldukları için hep çadır kurarak çadırlarda yaşamışlar.
- 1:02:44
Bir yerde konaklarlar. 20 gün kalır, bir ay kalır, 3 ay kalır. Sonra oradan çadırları çökerler. Giderler başka bir tarafta kalınlar. Onun için çadır kültürü Türkler çok gelişmiş. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir Türk çadırı.
- 1:03:08
Kurulmuş. Şeyde kalmasın diye. Bu ne zaman oldu? İşte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem vefatından biraz önce bu. Tabuk en son muharebelerden birisidir. Orada çadırda otururken geldim yanına diyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bana buyurdu. Ü'üdü say. Sitten 6 şey söyleyeceğim. Kıyametten önce olacak 6 şey söyleyeceğim.
- 1:03:42
Say. Parmağından hesap tut. Dediklerim 6 olacak. Orada mevki. Önce ben vefat edeceğim buyuruyor. Yani benim vefatımdan sonraki işleri söylüyorum. Birincisi benim vefatım. Benim vefatımdan hemen sonra Mescid-i Aksar Kudüs fethedilecek. O da işte Hazreti Ömer zamanındaki. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem çok sonra değil.
- 1:04:08
Zaten Hazreti Sıddık döneminden hemen sonra. İşte o sonra çok büyük bir ölüm olacak. Yani bulaşıcı hastalık salgını. Tağun veba işte o da. Anvaz Tağunu. Diye birçok belki 10 bin yakın sahabe orada şehit oldu. Bütün sahabeler öldüğünde o Anvaz bölgesinde bütün sahabeler yol boyu sağa sola kabirlere hepsi şehit oldular.
- 1:04:38
O olacak. Sonra işte mal artacak. Çok zenginlik olacak. 100 Dinar para vereceksin adama. Böyle beğenmeyecek. Sonra bir fitne çıkacak. Araplardan her eve girecek. Bu da Hazreti Osman'ın şehit edilmesi ve bundan sebep hala devam ediyor fitneler biliyorsunuz. Şianlarla aramızdaki bütün meselelerde. Hazreti Osman'ın şehit edilmesinden başlayan olayların devamı.
- 1:05:06
Sonra sizinle Sarıoğulları arası. Sarıoğullar dediği Rumlar. Aranızda büyük bir barış olacak. O şey, o daha olmadı işte önümüzde Armageddon dedikleri Mercid Dağbık'taki Amikovası'ndaki savaş. Onlar anlaşmayı bozacaklar, gadredecekler. 80 sancağın altında gelecekler. Her sancağın altında 12.000 ordu olacak.
- 1:05:37
Avrupa Birlikleri, hüzün orduları toplanacaklar. İşte o daha 960.000 mi ne ediyoruz yani 80'den 12.000'e çarpacaksın. Öyle büyük bir ordu geleceğini bahsediyor. Kıyametten önce yani bunlar olmadan kıyamet kopmayacak. Daha bunların bir kısmı olmadı yani. Mesela bu sonuncu altıncısı olmadı. Dolayısıyla kıyametten önce olacak 6 şeyi say buyurdu.
- 1:06:04
İşte bu da Beyti Maktis de burada kendi vefatından sonra ikinci olarak Kudüs Reti'nden bahsetti. Oldu mu? Oldu. Bunu kaç sene evvel söylüyor. Yani sallallahu teala aleyhi ve sellem. İşte bu 12.000 senin orada Müslümanların toplandığı yer Huta olacak. Bak Huta yine Şam'da, şu anda Şam'a yakın bir yerdedir.
- 1:06:29
Yine Huta adı Huta. Orada Müslümanlar toplanacak ve Hazreti Mehdi zamanında o şehrin adı Dimeşk. Yani Dimeşk Şam'ın adı. Yani adını söylüyor. Huta bölgesinde Müslümanlar toplanacak buyuruyor. Ondan sonra efendim bütün bunlar oldu mu? Oldu. Afi ibn-i Malkin Eşyai radıyallahu anh diyor ki,
- 1:06:55
şimdi efendim sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatını gördüm. Sonra Mescid-i Eksa'nın Hazreti Ömer'le beraber fethinde bulundum. İkinciyi de gördüm. Ondan sonra yani Zilkade ayının hicretin 16. senesi. Hicretin 16. senesi. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatından kaç sene sonra oluyor?
- 1:07:18
6 sene sonra. Çünkü efendim sallallahu aleyhi ve sellem hicretten sonra 10 sene yaşadı. 16 olduğuna göre Resulullah'ın vefatı 13. sene. Ondan 6 sene sonra Zilkade ayının 5'inde Kudüs fethedildi. Sonra buyurdu ki çok büyük bir mal, ganimet taksimi olacak. O ganimet taksiminde Kisra'nın hazineleri yine Hazreti Ömer döneminde Beytül Malan'a intikal etti.
- 1:07:55
Kisra'lık yıkılmıştır Hacem İmparatorluğu. Ondan sonra da bir daha Kisra gelemeyecek. O İmparatorluk bir daha canlanamayacak. Kayser yani Rum İmparatorluğu bitmiştir. Ya o zaman onlar şu andaki Amerika-Rusya'dan daha güçlü dünyanın en büyük iki İmparatorluğu. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem bunu buyuruyor.
- 1:08:22
Mekke dönemi, Medine dönemi yani İslam Devleti'nin pek bir gücü görünen bir gücü ordusu yok. Bitmiştir diyor. Hazineleri definir, Allah yolunda harcanır, infak edilecek. İslam Devleti'nin Beytül Mal kasasına girecek. Allah Allah. Kisra'dan Hacem İmparatorluğu'na bir hazineler çıktı. Ondan sonra Afi Übni Malik radıyallahu anh buyuruyor.
- 1:08:49
Sonra diyor Allah bana işte ömür ver, yaşadım diyor. Hazart-ı Kısmet'e kürüz-i kisra alayet emr-i emr-i hattab radıyallahu anh. Hazreti Ömer'den meneminde kisralık bitti. Hacem hükümdarlığını yıktı Hazreti Ömer Efendimiz. Onun için kisranın hazineleri taksim edildi, bölüşüldü. Çoğu herkese büyük yani ganimetten çok büyük para düştü.
- 1:09:13
O taksimatta da bulundu diyor. Sümme şahadetü kitabı el-cemel ve'l-sufil. Sonra Efendimiz buyurdu bir fitne çıkacak, Arapların her evine girecek. Yani işte o kargaşa istemez. Hazreti Osman Efendimiz'in şehitliğinden sonra ne çıktı? Cemel Harbi. Ayşe annemizle, Talha Efendimiz, Zübeyir Efendimiz ve Hazreti Ali Efendimiz'e karşı karşıya geldi falan.
- 1:09:32
İblis'e ve Yahudi'nin şeyleriyle, oyunlarıyla ajanların devreye girmesiyle o harpler çıktı. Araplardan her eve girecek ne demek? Yani bütün Müslümanları etkiledi. Hala da etkilemeye devam ediyor. O iş bitmedi. Bu Şia ile aramızdaki konular oradan çıkıyor. Sonra Cemel ve Sıff'ın haplerine şahit oldu.
- 1:09:52
Sonra ve şahide Havf el-Mu'tan. Mu'tan çok şiddetli ölüm işte. O da Anvas tahunu. Binlerce, on binlerce sahabe ve tabi'in Anvas bölgesinde, Ürdün'de kaldı şu anda o. Ona da şahit oldu. Onun için efendim, böylece Anvas, Remle var ya meşhur, şu anda Remle yine aynı ismi değişmedi. Remle ile Mescid-i Aksa, Kudüs arasında bir kasabanın adı.
- 1:10:24
Bu ümmetin emini, ben ziyaret ettim onları hep. Bu ümmetin emini kim? Bi kulli ümmetin eminü ve emin ümmeti Ebu Ubeyde'd-Cerrah. Her ümmetin güvenilir bir şeyi var, adamı var, emin adam. Yedi emin derler. Benim ümmetimin yedi emini Ebu Ubeyde'd-Cerrah. Radıyallahu anh. Aşırı emin beşer eden zaten. Onu da kabrine ziyaret ettim.
- 1:10:50
Nurlar yağıyor mübarek kabr-i şerifine. Ondan sonra yine bu ümmetin fıkıhta en güvenilir alimi kimdir? Muazim-i Cebel. Ümmetin en ziyade fıkıh bileni Muazim-i Cebel radıyallahu anh hazretleridir. Onu da ziyaret ettim. Oğluyla yatıyor aynı şeyde, türbede, bir cami-i şerifin yanında. Ürdün'de bunlar. Yani ne hoş kokular geliyordu kabri şerifinde.
- 1:11:19
Hazreti Muaz Efendimiz, işte bunlar büyük sahabeler orada, Ahmadistan'da şey oldu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, o ne zaman oldu? İzzetin on sekizinci senesinde. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bu hadiste buyurduğu kıyametten önce Tebuk Harbi'nde Türk çadırında oturmuştu, geldim yanına, girer girmez dedi.
- 1:11:40
Kıyametten olacak altı şeyi say. Beşi oldu. Beşi oldu. Bunun bir tanesinde, yani çok para artacak. Adama yüz dinar altın para vereceksin, yine kızacak. Bu ne ya, para mı? Onun bir manası da şeydi, Hazreti Mehdi döneminde Kabe'nin hazineleri çıkacak altından. Bir de Roma Fethi var. Roma Fethi'nden sonra Vatikan'ın hazineleri de çıkacak.
- 1:12:12
Onun için o zaman para o kadar bollaşacak ki zekat verecek, sadaka verecek adam bulamayacaksın. Yani ona da olur. Bazı alimler, Hazreti Mehdi döneminde o beşinci alameti öyle de söyleyen var. Ama tabi Kisran hazineleri döneminde Kabe arasında bu bolluk yaşandı. Bir alamet kaldı diyor, bak 400 sene evvel İmam-ı Urza Hazretleri vs.
- 1:12:34
Bir alamet kaldı, yani altıncısı kaldı diyor, o da nedir? Müslümanlar var, işte ben size demin dedim. Rumlar arasında olacak, barış imzalanacak, sonra onlar gadredecek, sözüm olacak falan. Melhame-i Kübra'ya gidecek. Büyük Savaş, yani işte o Amikovansaki Savaş, o daha olmadı. Dolayısıyla efendim kardeşlerim, yani 960 bin kişilik orduyla gelecekler.
- 1:13:04
Bu daha olmamış. Şimdi efendim, Osmanlı savaşlarına da buralarda bazı işaretler var. Ondan sonra, bunların fethiylerini Resulullah önceden haber verir. Dağ vel Yemeni, Yemen'in fethedileceği ve Şam'ın fethedileceği, Dağ vel Irak'ın fethedileceği. Bu nerede oldu? Handek Muharebesi'nde oldu. Bu haberleri verdi.
- 1:13:38
Handek Muharebesi ne demek? Daha Medine'ye müşrikler 10 bin kişiyle gelmişler, toplamışlar. Yahudilerden 5 bin kişi, Kurayza Naziroğulları da katılmış, 15 bin olmuşlar. Hazreti Selman işte handek kazalım dediği noktada, Medine'ye girişte. Efendim, Handek Muharebesi'nin yaşanırken Selman Farisi radıyallahu anh anlatıyor.
- 1:14:10
Esiratü'l-Yameriye diye bir isim var, bu şerlerde de var. Bu hadis-i şerif zaten çok önemli bir sahih hadis-i şeriftir. Uyun-u'l-Eser'de var, Beyakı'nın Delal-i Nübüvesi'nde var, Esiratü'l-İbni Şam'da var. Ondan sonra, Selman Hazretleri diyor, Handek Muharebesi'nde bölge bölge taksim ettiler. Sahabe-i kiram kazıyorlar, kaya çıkıyor falan.
- 1:14:41
Ben de bir bölgede kazı yaparken, zaten fikri Selman Hazretleri. Zaten fikri Selman Hazretleri verdi, bizim memleketlerde böyle zamanlarda hendek kazılır diye. Sonra benim karşıma bir kaya çıktı diyor, Hazreti Selman. Çok sert bir kaya. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem bana yakın yerde o da kazıyor.
- 1:15:00
Baktı ki ben işte kazmayı vuruyorum falan, zorlanıyorum. Efendimiz onu görünce, benim kazdığım yere, yukarıdaydı. Tabi kazdığı için biraz aşağı doğruymuş Hazreti Selman. Aşağıdan kazdıkça iniyor aşağı. Ondan sonra indi, benim elimden baltayı aldı. Onu, dur bakalım buyurun ne oldu burada? Dediler ki ya Resûlullah, karşıma bir kaya çıktı.
- 1:15:35
Hatta amir-i münaf da anlatıyor. Bir de Ensar'dan 6 kişi daha, 40 arşınlık bir yeri kazıyoruz. Ondan sonra bir beyaz kaya çıktı. Yüz yuvarlak, bembeyaz. Fakat öyle bir sert çıktı ki demirlerimizi kırdı. Yani baltaların ucunu körletti, kırdı. Bize çok zor geldi. Biz dedik ki ey Selman git, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e bu kayanın durumunu haber ver.
- 1:16:05
Ondan sonra ya bize bir şey emrediyorsa onu yapalım. Ya da burayı bırakalım, yandan devam edelim yani. Çünkü biz, Resûlullah Efendimiz hat belirlemiş. Sen şuraya kadar kazacaksın, sen şuraya kadar. E şimdi bizim de hattımız buraya geldi. Biz de bunu kıramıyoruz. Yani onun buyurduğu yerden başka tarafa da geçmek, orada çalışmak istemiyoruz.
- 1:16:27
Ya bize bir emir buyursun ya da bunu ne yapalım yani. Bunun üzerine Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Efendimiz geldi. İşte bak. Ve ve daribun aleyh kubbetün türkiyetün. İşte. Demin söyledim size ben bak görmüştüm bunu. Türk çadırı, üzerine Türk çadırı kurulmuş. Handekte oturuyor. Bunun üzerine çıktı. İşte dedik anamız babamız sana fedasın ya Resûlullah.
- 1:16:52
Handekte beyaz bir kaya çıktı. Demirlerimizi kırdı, bizi zora soktu. Azıcık, bir parça bile koparamıyoruz. Bize ne emrediyorsan buyur. Çünkü biz senin çizdiğin hattı da dışına çıkmak, çizginin dışına çıkmak istemiyoruz. Durun ben geliyorum buyurdu. O Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Hande'nin o bir şıkkına geldi.
- 1:17:21
Baltayı Selman Radıyallâhu Anh'ın elinden aldı. O kadar sahabe var orada. En az saydı orada. En sardan altı kişi, Selman, Hüseyf ve Numan. Yani dokuz sahabi var. Onlar bir şey kopartamadık diyor. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem geldi. Bir darbe indirdi şeye. Ondan sonra onu yardı. Çatladı. Öyle bir ışık çıktı ki.
- 1:17:55
Yani zaten o vurduğunda hani bir kıvılcım gibi bir şey çıkar ama. Bu nasıl bir şey? Medine'nin iki yakası. Yani İrdağ ile işte Harre var. Medine'nin iki tarafı yani. İki tarafının arası demek bütün Medine demek. Bütün Medine aydınlandı. Sanki karanlık bir yerde şimdi bir ışık yaksan da bir anda aydınlanır.
- 1:18:18
Öyle parladı ortalık. Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Müslümanlar da Allahu Ekber dediler. Tekbir getirdiler. Sonra Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ikinci defa kayaya bir daha vurdu. Bir daha yardı. Bir berka çıktı yani. Ne onun adı? Parıltı çıktı. Medine'nin iki arası aydınlandı. Sanki desen karanlık bir evin içerisine kandilyan yakılmış.
- 1:18:48
Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Allahu Ekber dedi. Bütün Müslümanlar Allahu Ekber dediler. Sonra Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem üçüncü darbeyi indirdi kayaya. O zaman ikisini de çatladı. Üçüncü de kırıldı. Ondan sonra bir ışık çıktı. Medine'nin iki tarafının arası aydınlandı. Karanlık evin içerisine kandilyanmış gibi oldu.
- 1:19:12
Yine Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Allahu Ekber buyurdu. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Allahu Ekber tekbir getirdi. Sonra Hazreti Selman'ın elinden tuttu ve şeye çıktı. Yani tutunarak hendeğin üzerine o şeyden çıktı. Bunun üzerine Hazreti Selman diyor. Dedim ki ya Resûlullah anam babam sana feda olsun.
- 1:19:35
babam sana feda olsun. Ben birşey gördüm bugüne kadar hiç öyle birşey görmedim. Ben bir şey gördüm. Bugüne kadar hiç öyle bir şey görmedim. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. Herraytü mâ ekûlû selmân. Selmanın dediği şeyi siz de gördünüz mü? Kâlûnâ miyâ Rasûlâllâh. Bî ebînâ ente ve ümminâ.
- 1:19:52
Anamız, babamız sana feda olsun. Biz de gördük dediler. Peki. Lekad râynâket tadribu feyhrucû bergûn. Kel mevcidu fe râynâketü kebbûr. Ve lâ nerâşen gheyrazâli. Biz senin darbe vurduğunu gördük. Sonra bir parıltı çıktığını gördük. Dalga gibi böyle ve böyle dalga dalga parıltılar çıktı. Sonra senin tekbir getirdiğini gördüm.
- 1:20:14
Başka bir şey görmedim. Sadaktum. Doğru söylediniz bunu. Tarabtü darbeti yelûlâ. İlk darbeyi vurdum ya. Ezâd nimlâ kusûrul hîrat ve medâni kisrâ. Kisrâ'nın İran'daki şimdiki acem diyanının şehirleri, kisrâ'nın şehirleri parladı karşıma gözüktü. Hire'nin kasırları. Hire neresi? Küfe'ye yakın. Küfe Irak'ta.
- 1:20:40
Hire'nin köşkleri. Orada köşkler, saraylar var. Eski o zaman da varmış. Antik. Şimdi antik olmuşlar. Tabi şimdi pek eser kalmıyor. Hire'deki köşkler bana parladı gözüktü. Sonra Cibril bana bildirdi ki, inne ümmet-i hisete zarû aleyhesi. Benim ümmetim oralara galip gelecek ve oraları fethedecek.
- 1:21:02
Daha Medine'de on beş bin düşman karşıda Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem evini korumaya uğraşıyor. Medine'den karşıya çıkamıyor ve muhasara altında kalmışlar. Yirmi, yirmi beş gün karnına açlıktan taş bağlamış sallallahu aleyhi ve sellem. İthalat, ihracat kesilmiş. Medine'ye azık giremiyor, çıkamıyor.
- 1:21:21
Bütün çoluk çocuk aç kalmış. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem neden bahsediyor? Evet, benim ümmetim kisrâ'nın şehirlerine, Küfe'nin, Hire'nin kasırlarına galip gelecek, oraları alacak. Sümmet-i Arap'ta darbe ettikten sonra ikinci darbe indirdim. Gördüğünüz gibi o parıltı çıkınca. ''Ezâdnim lâ gusûru'l-humûri min arz-ı rum'' Rum topraklarında, yani işte İstanbul vs.
- 1:21:55
bütün Şam'da o zaman Rum toprakları yani. İşte arz-ı Rum diyorsun da, şimdiki arz-ı Rum oraları Rum diyarı demektir. Rumeli diyorsun da Rumeli. Bütün oradaki köşkler, kırmızı köşkler, boyaları kırmızı demek o zaman yapılmış. Onun rengine kadar söylüyor. Bütün köşkler parladı.
- 1:22:19
Benim ümmetim oralara galip gelecek, fethedecek. Sümmet-i Arap'ta darbe ettikten sonra üçüncü darbe indirdim. Ya tabi burada hadis-i şerifin belki delalde olan şeyinde de. Birinci darbede Allah Yemen'i fethetti. İkinci darbede Şam, Mağrib çünkü Fas. Oraların fethini. Üçüncü darbede Meşrik yani doğu tarafı, Medine'nin doğu tarafının fethedileceğini
- 1:22:48
sallallahu teala sellem haber verdi. Üçüncü darbe indirdim. ''Feberagaminellezirâitum'' Gördüğünüz gibi parladı, nur çıktı. İşte Yemen aynı şeye geliyor yani. Yemen'in köşkleri, sarayları önüme parladı. Cibril haber verdi. Ümmetim oralara fethedecek.
- 1:23:21
Taş bağlamış karnına tokluk hissi versin diye. Yemek bulamıyorlar. Ama ne haber verdi? Gelecekten haber veriyor muymuş? Verdikleri hepsi oldu mu? Daha ne konuşuyorsun? Evet. ''Yubellihumun nasr'' Allah onlara yardımını ulaştıracak. ''Vehefşirû yeblihumun nasrû'' Onlara çok yakında yardım gelecek. Ümmetime yardım gelecek.
- 1:23:45
Handek Muharebesi gibi zor bir dönem işte. Böyle bir yardım sözü verilmesi tabi Müslümanlar için itikadı olan münafaa çare yok. Müslümanlar sevindiler, ferahlandılar. Bu Allah Resulünün vaadi haktır. Verdiği söz sadıktır. Doğru çıkacaktır Allah'ım da olsun. Bize bu kuşatmadan sonra efendim yardım vaad etti.
- 1:24:14
O arada da işte Mekke'den 10 bin ordu, Yahudilerden 5 bin, 15 bin ordu zaten etrafı kuşatmışlar. Müminler ne diyorlar onu görünce? Bu Allah ve Resulü bize vaad ettiği manzaradır. Çünkü Allah Resulü bize buyurdu ki hem Allah'ın Resulü, tabi duyuran Resul olduğu için Allah'tan kimse işitemiyor. Celle Celaluhu, sallallahu aleyhi ve sellem bize dedi,
- 1:24:40
yakında böyle büyük bir sıkıntıya düşeceğiz. E o söz çıktı dedi. Allah ve Resulü sadıkçı. Yani o haddek muharebesindeki zorluk, ve ma zâdehum illâ îmânen ve teslimân. Onların imanını artırdı, teslimiyetini artırdı. Ama münafıklar ne dediler? Dediler ki, elâ tecebûne. Ya siz şaşırmıyor musunuz efendim?
- 1:25:03
Görmüyor musunuz? Neler oluyor, neler yaşanıyor? Ne oldu dediler? Ondan sonra, siz şaşırmıyor musunuz? Diyorlar, münafıklar Müslümanlara diyorlar. Kendi aralarında zaten dalga geçiyorlar. Müslümanlara da böyle söylüyorlar. Niye şaşıracağız? Ya size yuhaddizukum ve yuvenlikum ve yuhaddikumumuz batır.
- 1:25:24
Sizi boş kuruntularla, haşa haşa haşa, Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem sağlığında zamanında münafık böyle konuşuyor. Sizi boş şeylerle batırıyor. Size anlatıyor, sizi uyutuyor. Sizi kuruntulara boğuyor. Ve yuhdurukum ennehu yubsurû min yesribe kusûru al-hîrâ. Yani yesrib dedikleri Medine'nin eski adı.
- 1:25:43
Medine'de bulunduğu zaman, Hendek'te şey kazarken, Hire'deki, Kufe'deki köşkleri gördüğünü söylüyor. Kisra'nın şehirlerini, Acem diyarını söylüyor. Oraların sizin için fethedileceğini söylüyor. Ya siz görmüyor musunuz? Vendübtehfirûne hendeksiz burada canlı sıkmış kanter içinde aç susuz. Perişan halde hendek kazıyorsunuz ya.
- 1:26:06
Vela etesatûne entebrûzû. Siz düşmana karşı çıkmaya bile gücünüz yetmiyor, hendeken içine girmişsiniz. Ya. İşte, bunun üzerine Allah-u Teala Ahzâb Sûresi'nin 12. ayetinde ne buyurdu? Ve iz yegûlün münafıkûne vellezîne fî gulûbî marudum mâ ve'ndenallâhu ve resûlû illâ gurûbâ. Münafıklar ne dediler hendek muharebesi zamanında?
- 1:26:35
Müslümanlar ne dediler? Allah Resûlü bize vaat etmişti ki böyle bir düşmanlar gelecek. Büyük bir imtihan ve sıkıntı yaşanacak. Allah'ın Resûlü'nün buyurduğu çıktı. Onların imanı teslim ediyor artık. Bunlar, münafık olanlar ne dediler? Ya Allah ve Resûlü sizi aldanma vaat ediyor, sizi aldatıyorlar. Ya bunu diyor adam hâlâ orada Medine'de yaşıyor ya, Müslümanların arasında ya.
- 1:27:00
Efendim Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ne sabretti ya. Muhammed Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem adamlarını, kendi şeylerini kesiyor, öldürüyor demesinler diye böyle o münafıklara saldırıyor. Yani ne dolaplar, ne yalanlar, ne şeyleri çevirdiler. Ve iz gâleb tâifetün minhum yâ ehle yetribe lâ mukâmelukûn. Kendilerini Müslümanlara diyorlar.
- 1:27:21
Ey Medine halkı siz bu düşmanlara güç getiremezsiniz. Çarcı o dönün evlerinize, evine döneceksin de duracak mı adam, gelip seni evinde kesecek. Ve se'edinu ferîkum minumun nebiyye. Kimi geliyor? İzin-i suyekûne inne buyutene avratun. Ya Rasûlullah bizim evimiz, evlerimiz çok zayıf. Düşman bir omuz atsa girer içeri falan.
- 1:27:44
Biz biraz evimizi tamir edelim de gidelim. Ve mâ ebbi avratin. Allah buyuruyor. Yok evleri öyle zayıf evler değil. İn yuridûne illâ firâra. Firar, kaçmak istiyorlar. Neler de neler. Ama Allâh-u Teâlâ işte bu kıssa hakkında ne buyuruyor. Kulillâhumme mâlikel mülk. O zaman bu ayet geldi. Habibim sen bana dua ederken söyle ki Ey mülkün yegâne sahibi olan Allah.
- 1:28:13
Tüetil mülke men teşâ. Mülkü saltanatı dilediğine verirsin. Ve tenzihul mülke min men teşâ. Mülkü saltanatı dilediğine söker alırsın. Ve tüizlü men teşâ. Dilediğine aziz edersin. Dilediğine zell edersin. Biyedikel hayır, hayırlar hep senin yönetiminde tasarrufundan. İnneke âlâ küllişen gönderilir. Bu ayet, bu dua İsm-i Azam'da içinde var.
- 1:28:37
Besmele namazdan sonra okunan vitlerden işte. Bu ayet-i kerime o zaman nazil oldu. Onun için bu emniyetler bu efendim güvenlikleri ve fetihleri ve zaferleri Yemen'den Tuğt, Mağrip, Fas. Yemen nereye? Morokko, Fas nereye? Cezayir, Tunus olarak Mağrip diye geçer ağzından.
- 1:29:05
Şimdi tabii ülkeler Cezayir, Tunus'a ayrıldı. Yoksa o bölgenin adının hepsi Mağrip. Güneşin batı tarafı. Yemen nereye? Mekke'nin bu tarafı. Mağrip, öbür taraf. O aradaki bütün. Hire nereye? Küfe, Irak. Kisra nereye? Bütün İran. Bütün bu bölgelere İslam şu anda hakim mi yani? Müslümanlar fethetmiş mi oraları?
- 1:29:30
Hepsi fethetmişler. Bukaralar, Semerkandler ya buradan 5 saat tayyare ile gidiyorsun ya. 5 saat. Oraların her tarafta sahabe-i kiram var. Kuseym-i İbn-i Abbas Hazretleri, Semerkand. Ta Tataristan'ın sahralarda, çöllerde, Türkmenistan'ın sahralarında her yerde sahabe-i kiram var, tabi-i nizam var, ulema var, evliya var kardeşim ya.
- 1:29:54
Allah yolunda harbetler, cihadetler. Resûlullah'ın verdiği vaatlere, müjdelere iman ettiler, inandılar, itikad ettiler. Mevlana onları iki canda aziz etti. Kimisi şehit oldu, kimisi gazi oldu ama her biri ehli cennet oldu. Niye? Peygamber'e inanacaksın, vaatlerine inanacaksın, müjdelere inanacaksın.
- 1:30:18
Yoksa ne olsun? Münafık gibi Allah ve Resulümüz'ü kandırdı dersin. Aa şimdi Gazze'deki durum işler acısı. Tabi ki Doğu Türkistan, Mayanma, her taraf Müslümanlar çok zulüm altında. Ama yine de Allah bu işi tamamlayacak, nurunu tamamlayacak, kafirleri, zalimleri mağlup edecek. Bu Allah'ın vaadi haktır.
- 1:30:37
Ama şu anda yine bir imtihan dönemi. 1000 sene kadar, hatta Osmanlı'nın son 50-100 senesine kadar, Osmanlı'nın şurada çöküşü, 2-3 senedir en fazla 100 sene, 106 sene Cumhuriyet, 100 sene Cumhuriyet olsa, gerisi de biraz zafiyet dönemi. Yani 100 sene de Osmanlı döneminden, 100-150 de oradaki olsun, 250.
- 1:31:04
E 1450 oluyor. 1250 çıksan, 1200 sene İslam bütün dünya hakim oldu. Şarka garibi hakim oldu. Balkanlara hakim oldu. Viyana kapılarına dayandı sultanlarımız. Resulullah adına sallallahu aleyhi ve sellem cihat uğrunda. İstanbul'un fethi. Bunların hepsini şimdi önümüzdeki derslerde sayıyor daha.
- 1:31:28
İşte bütün bunlar Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sahabeye bildirdiği gelecekle ilgili kayıptan haberler. Kayıptan haberler. Biliyor muymuş, bilmiyor muymuş. Peki buyurdukları çıkıyor mu? Çıkmama ihtimali var mı? Allah vahyediyor. Hadisler de vahyediyor. Onun için kardeşler, imanımızı kuvvetli tutalım.
- 1:31:47
Hadis-i şeriflere imanı, Kur'an'a imandan ayrı tutmayalım. Hadisler Kur'an gibi hüccet ve delidir. Çünkü bize hadislere imanı Allah emrediyor. Resulü ne verdiyse onu alın diyor. Resulümün hadislerine itaat, sünnetine yoluna bağlı bana itaat edin diyor. Ben sizinle konuşacak görüşecek şeyim yok buyuruyor.
- 1:32:13
Resul gönderdim. Ona Kur'an gönderdim, bir de sünnet gönderdim, hikmet gönderdim. O bir kitap öğretti Kur'an, bir de hikmet öğretti sünnet. Bunu anlamayacak ne var? Kur'an'da bunlar hepsi geçiyor. İnsanlara indirilen Kur'an'ı sen açıklayacaksın diyor. Allah ayette buyuruyor.
- 1:32:42
Müşrikler istemese de, çatlasa da, patlasa da Allah Resulüne hak dinle gönderdi. Bütün dinlere galip getirecek. Zaten Hazreti Mehdi'nin zuhurunu Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e haber verdi. Roma'yı da fethedeceğini haber verdi. O da sahih Müslüman hadisleri vs. hepsinde var. Bundan sonra Roma'nın fethi de var.
- 1:33:04
Avrupa'da 7 sene camiler yapılacak. Dünyada kafir kalmayacak. İslam bütün dünya hakim olacak. Gecenin girdiği yere İslam girecek, gündüzün girdiği yere İslam girecek. Kutuplara kadar her yerde Müslüman var, İslam var. Tabi bu galibiyetle neticelenecek. İsa Aleyhisselam'ı teçcalı katlettikten sonra dünyada kafir kalmayacak.
- 1:33:29
Yani sonunda da İslam'ın dünya hakimiyeti yine var. Delil bakımından, ücret bakımından hiçbir papaz, hiçbir rahip, hiçbir haham, bir İslam aleminin karşısına çıkacak delil yok. Delil bakımından zaten İslam her zaman galip. Kur'an galip. Çünkü onlar uydurulmuş din. Tarif ettiler kitaplarını. Hiçbir şey tutunamıyorlar.
- 1:33:50
Hiçbir şey alemin karşısına çıkamazlar. Onun için hem hücret bakımından galip olacağı vaat edildi. Hem maddi fetihler bakımından. Bunların hepsi birer birer tahakkuk etti ve gerçekleşti. Önümüzdeki yaşanacak fitan hadislerinde bütün bildirilenler de aynen. Vuku bulacak ve yaşanacak. Bundan sonra İslam meclisinin biraz daha ilerliyor.
- 1:34:14
Sonra bir duraklayacak. Sonra bir daha geri gidecek. Müslümanlar çok az alacak. Araplar çok az alacak sayı nüfus bakımından. İşte o birkaç yüz sene içinde olacaklar bunlar. Hazreti Medli'nin zuhuru. Ondan sonra Mescid-i Aksa'da imam olacak. Sonra teçcal çıkacak. Teçcal Hazreti Medli'yi kuşatacak. Açlısız bırakacak teçcal.
- 1:34:32
Kudüs'ü muhasara edecek. İsa a.s. gökten nazil olacak. Zaten ölmedi gökte duruyor ikinci kat semada. Teçcal-ı katliam. Bunların hepsi sayı hadis. Sayı hadis, mütevatir hadis, manada manaları birbirini destekleyen, yalanda birleşmeleri düşünülemeyecek derecede birçok sahabeden rivayet gelen, sayı kaynaklarda mukavem-i şerif dahil zikredilen, bu Davud-u Serre'de zikredilen genel manası itibariyle konuşuyorum tabi.
- 1:34:58
Her bir özel bir hadise, şunun da var, bunun da var, manasında konuşmuyorum. Bu mefhumlar, bu manalar, Hazreti Medli'nin, yani Kudüs'ün imamının salih bir zat olacağı, İsa a.s.'ın onun arkasında gelip namaz kılacağı, sayı müslim de var. Hani orada el-Mehdi kelimesi geçmiyorsa da, diğer hadistede, bu Davud'da da Mehdi olarak geçiyor.
- 1:35:20
Babasının adı, benim babamın adı Abdullah, kendi adı, benim adım Muhammed diyor. Bu da Ebu Davud'da görülüyor. Şimdi hadisler ayetler gibidir. Bir ayetten bir hüküm çıkaramazsın. Bütün ayetleri birlikte düşün, mülaza edeceksin. Bir ayette Allah'a ahirete iman çıktı diye FETÖ'cüler ne yaptı? Amentü'yü ikiye indirdi.
- 1:35:38
Peygamber'e inanmak şart değildir. Allah'a ahirete. Halbuki öbür âyette ve kütübihi ve rusulihi vel yem'ül ahiri diyor. E sen öbür âyeti okumazsan, tek âyeti okursan iman şartını ikiye indirirsin. Bunun gibi yani. Bir hadisi görürsen, öbür hadisi bilmezsen kalkarsın burada Mehdi'den bahsetmiyor. Ya tamam da Mehdi'nin çıkacağı zaten dolusu hayat-ı tesadüf.
- 1:35:59
E burada da İsa aleyhisselâm onun arkasında namaz kılacak diyor. O geri çekilecek diyor, İsa aleyhisselâm gelecek, kâhmet getirildikten sonra, İsa aleyhisselâm diyecek, la, tek hatta sen öne geç diyor, leke'u kıymet. Kâhmet senin imanın. İslâmlığın için getirildi. Benim geleceğim bilinmiyordu. Ben kapıdan girdim.
- 1:36:17
Kâhmet senin için getirildi. Ben senin arkanda kalacağım. Ama ondan sonra İsâ-i Sefer mü'min olacak tabi. Yani son 7 sene birliktelikleri var. Yani ama bir namazı Hazreti Mehdi'nin arkasında kılacak. Yani benim ümmetimden birinin arkasında kılacak diyor. Yani ama bir namazı Hazreti Mehdî'nin arkasında kalacak.
- 1:36:34
Biz öyle bir ümmetiz ki içimizde buyuruyor, Meryem'in oğlu İsa bile arkasında namaz kılacağı adam var. E bu olmadı ki böyle bir şey, şu ana kadar. İşte göklerdeki nasıl olacak? O hadiste sahip nasıl olacak? İsa a.s. bizim ümmetimizin arkasında kılmadı ki. İsa a.s. imamın arkasında kılacağını söylüyor.
- 1:36:54
Yani bu hadisleri inkar eden reformistler, mezhepsizler, sünnet düşmanları, bunlar Yahudi uşakları, işte kafirlerin, müsteşriklerin hadis inkarcılarını türettikleri, ürettikleri. Ve böylece internette şu anda ilahiyatta da bir çok hoca maalesef bu hadisleri inkar eden. Bunların olmayacağı, Resulullah s.a.v.
- 1:37:21
gelecekten haber veremeyeceği, kayıptan bir şey bilmediği, Ya illa ben rızamın Resul, kaybımı Resullere bildiririm diyor. Velâkin Allah'a eşlemin Resulü ve eşya. Allah size kaybı bildirmez ama Resullerinden seçer, bildirir diyor. Bu da iki ayet var. E bu kadar hadis-i şerif ve buyurduğun her şey çıkmış.
- 1:37:40
Yani İstanbul'un fethinden kaç yüz sene evvel bu hadisler mürekkeple kaleme dökülüp yazıldığı yazma eserlerde var. E İstanbul bu zamana kadar da fethedilemeyebilirdi yani. Yaşar Nur'un dediği gibi. Ya hadis zayıf diyoruz, uydurma diyoruz falan ama diyor. E İstanbul'da fethedildi, ne yapacağız şimdi diyor yani.
- 1:38:00
O kaç yüz sene evvel yazıldığı gibi bunlar da hepsi tek tek çıktı diyor. Yani çok büyük bir, tabi Kuran-ı Sünnet'e çok zarar veremez de, kendine zarar verdi. Muhalif, ters görüşleri olan, en bozuk reddiye yaptığım adam. Ama bunu teke tek de itiraf etti bir gün. Ya bu hadisleri böyle reddediyoruz ama bunların hepsi de çıktı diyor.
- 1:38:27
E bu hadis bir şey çıktıktan sonra uydurulmuyor ki. İstanbul'un fethinden kaç yüz sene evvel yazma eserlerde onlar zaten yalnız yazma eser. Sene 300'de yazılan, 400'de yazılan Ahmet İbni Hanbel, Ahmet İbni Hanbel 250. Ahmet İbni Hanbel'de 300'de, Konstantiniyye İstanbul'un fethi Ahmet İbni Hanbel'de mesela var.
- 1:38:47
Müşlet'te. İstanbul'un fethi ne zaman? Yani ondan ne kadar sonra? E o bu hadisler yani demek istiyorum bir olay oluyor da onun üzerine bir hadis çıkmıyor ki. Onlar hep sahabe ikramdan, tabi nizamdan kaynaklara geçmiş. Efendim ilk sene 100'de bile yazma eserler, birçok yazma eserler matbaa geç geldi.
- 1:39:12
Ama yazma eserler mevcut dünya kadar hala mahtulat dolu kütüphaneler. E yani bu şey olmadan evvel o hadisler orada yazılı zaten. Sen desen ki bir şey olduktan sonra birileri uydurdu. Haşa ve kella. Bu hakikate gerçeğe taban tabana uymayan batıl bir görüştür. Yok o zaman yazı yoktu da, yazma yoktu da bunları işte...
- 1:39:39
İşte Caner Tastaman kafaları ile efendim. efendim, millet din öğrenmeye kalkarsa ondan sonra Resûlullah'a gayblar bildirilmedi. Fiten hadisleri Mehmet görmez gibi, fiten hadisleri sorunludur. Bilmem ne, bilmem ne. Adam felsefe geldi, dedi ki kafası almıyor. E adam Diyaşleri Başkanı yapmış, fiten hadisleri sorunludur diyor ya.
- 1:40:01
diyor ki sahih hadisler var bu fitenle ilgili bak ne diyor Gazi Hazretleri sahih ehli ve büyük imamlar müştehidler hepsinin hadis kitapları var İmam-ı Azam'ın müştehidi var Ahmed İbni Ambel'in müştehidi var İmam Malik'in muhattası var, İmam Şafir'in müştehidi var El-Ümdiyeser'i var bütün müştehidler bu hadisleri nakfetti kardeşim bütün müştehidler var onun için Allah
- 1:40:21
imanımızı muhafaza eylesin bu olumsuz cereyanlara kapılmaktan muhafaza eylesin bu ilahiyatçıların veya din adına konuşan sahtekarların şerlerinden ümmetin akidesinin inancını muhafaza emin eylesin çoluk çocuğumuzun korkuyorum imanlarına Allah'ım torunlarımız yavrularımızla bizim bu gayretlerimiz bu derslerimiz bereketine sizin bu dinlemeleriniz vakitlerinizi
- 1:40:45
istirahat saatlerinizi bu ilmi dinlemeye vermeniz bu hadisler hürmetine hadislerin sallallahu aleyhi ve sellem sahibi hürmetine yüce Rabbimiz'in zat-ı pahişmanı hürmetine imanlarımızı yavrularımızın ki sevdiklerimizle beraber Rabbimize emanet ediyoruz Allah bizi bu ehli sünnet itikadında sabit kadem eylesin amin
Benzer sohbetler
1:23:21Şifâ-i Şerîf Dersi 299. Bölüm 12 Ekim 202612 Ekim 2026 · 84 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 12 Ekim 2026
1:16:13Şifâ-i Şerîf Dersi 298. Bölüm 5 Ekim 20265 Ekim 2026 · 77 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 5 Ekim 2026
44:07Şifâ-i Şerîf Dersi 297. Bölüm 28 Eylül 202628 Eylül 2026 · 45 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 28 Eylül 2026


