00:00 / 1:27:26

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu aleyhi ve sellem seyyidil mürselin Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecma'in. Kıymetli takipçilerimiz, bu dersimizde yeni başladığımız fasıldan devam ediyoruz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kayıpları bildirmesi ve haber vermesiyle alakalı konular Allah-u Teala'ya geçen ders çok önemli malumat verdim.

  2. 00:33

    Uzunca da konuştum. Kaybı bilme konusu. Kaybı Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceği ne dair olan âyet-i kerimeler. Ama Allah-u Teala'nın dilediğine, bildirdiği hakkındaki âyet-i kerimeler, bunların arasında bir tezat ve tenafi bulunmadığını, bu Allah bildirmedikçe kimse bilemez anlamına geldiğini ve özellikle illâ menû tezâmir rasûl cin

  3. 01:01

    sûresinin âyetinde rasûllere bildirdiğini, bunun da mucize tarihiyle olduğunu, velilere de keramet tarihiyle, tebâiyet tarihiyle olacağını vs. baya ilimler sizlere zikrettim. Şimdi burada Hüceyfe radıyallâhu anh'ın bir hadis-i şerifi vardı. O hadis-i şerifi okudum. O hadis-i şerifi bitiremedim. Çünkü çok uzun gitti.

  4. 01:27

    Bilmiyorum bir buçuk saat mi ne oldu ders. O kadar da uzatmak istemiyorum. Bu dersler çünkü ağır konular ihtima ediyor. Dolayısıyla hadis-i şerifin bir kısmında kalmıştım. Buyuruyor ki, sümme gâle sonra dedi Hüceyfe radıyallâhu anh bu hadis-i şerifte ne anlattı kısaca Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem bir gün bir yerde ayağa kalktı.

  5. 01:55

    Yani Mescid-i Nebevî'de olacak. Orada olup bitecek şeylerden her birini bize haber verdi. Yani kıyamete kadar olacak her şeyi bize anlattı. Aklında tutabilen tuttu, ezberleyen hırs etti, unutan unuttu. Buyurdu, benim bu arkadaşlarım diyor Hüceyfe radıyallâhu anh orada yani bir meclisteydi. Orada sahabe kiramdan da zatlar vardı.

  6. 02:28

    Bu arkadaşlarım da bunu bildiler. Yani çünkü bu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem özel beni çağırıp böyle bir bildirim yapmadı. Mescidde alenen yaptı. Onun için buradaki arkadaşlarımdan da orada hazır bulunanlar oldu. Tabi zaman geçince bir şey meydana geliyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem o gün buyurduklarında 3 sene sonra, 5 sene sonra, 10 sene sonra

  7. 02:58

    Şimdi bir adamı görmüşsün etmişsin veyahut da işte haçta arkadaşı olmuşsun, benim böyle çok oluyor. 40-50 sene sonra karşıma çıkıyor falan, beni hatırladığımı şudur budur. E tabi isimleri unutuyorum, simaları unutmuyorum.

  8. 03:15

    Dolayısıyla ben bunu görmüştüm, oturmuştuk, konuşmuştuk, şey ediyorum çünkü seneler geçince işte Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in o buyurdukları da hep oldu ama yani tabi Hazreti Hoca Efendimiz'in vefatına kadar olanları o nakletebilir, ondan sonra olanlar hâlâ olmaya devam ediyor kıyamete kadar alametler.

  9. 03:36

    Ya bunu ben bir yerden hatırlıyorum diyorum yani. Ne gibi? Adam bir adamın yüzünü epey zaman görmediğinde sonra gördüğü zaman ben seni bir yerden hatırlıyorum hani görüşmüştüm. Öyle hatırlıyordum diyor yani, hepsi çıktı diyor. İşte oraya kadar özetle bir toparlama yaptım. Geçen dersin şeyi buydu. Sümme kâle sonra Huzeyfe radıyallâhu anh, Ebu Davud rivayet ediyor.

  10. 04:03

    Bukhari Müslim de bu hadise rivayet etti de Ebu Davud, bu ilave Ebu Davud'dan. Gerisi demin anlattıklarım. Yani Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kıyamete kadar olup bitecek her şeyi bize anlattı. Her şeyi bize anlattı meselesinde. Bunu sen kayıpları bilmez meselesini daha nasıl konuşuyorsun yani?

  11. 04:30

    Mesela burada Bukhari'de Bukhari'de 6.230 rakamında bu hadis-i şerif var. Müslim'de 2.891 rakamında bu hadis-i şerif var. Yani Kuzeyfe Radıyallâhu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sırrı taşı zaten öyle buyuruyor yani. O gün bulunduğu o makamda yani işte makam dediği ayağa kalktığı, konuşma yaptığı yeri söylüyor.

  12. 04:57

    İlahi kıyamete bak. Dersin konusudur. Femâ terâkeşeyn yekûnû. Efendim. Olacak, bitecek şeyler. Nereye kadar? İlahi kıyamete bak. Kıyamet kopuncaya kadar. Yani şu andaki zamanımızı da içine alıyor. Bunları da haber verdi. Bu Bukhari Müslim, Ebu Davud, Kâzı Yasifah-ı Şerif'te bunu naklediyor da bunun aslı Bukhari Müslim'de yani.

  13. 05:22

    Biz mi uyduruyoruz? Ahmet Rıza Han Hazretleri mi uyduruyor? Haşa. Biri Levyeni Şeyhi. Büyük Müceddit. Yani. Diyubendiler bunlara itiraz ediyorlar. Her şeye itiraz ediyorlar. Ondan sonra vesaire. Vahabiler zaten ta Rasulullah kaybı bilmez. Bir şey bilmez. Yahu nasıl bilmez kardeşim? Allah'ın bildirmesiyle bilir.

  14. 05:46

    Kaydını koyuyoruz. Allah'ın bildirmesiyle nasıl bilmez ya? Bak burada Bukhari'nin ihbanı okuyorum sana. Femâ terâkeşeyn yekûnû fî makâmi zâlik. O durduğu makamda işte ben anlattım işte yine de bir kaynak vereceğim. Sabah namazından başladı. Akşam ezanına kadar bir tek farz namazlara indi çıktı, indi çıktı.

  15. 06:08

    Minbere veya işte neyse. Ayağa kalktı. Kâmâ fînâ Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem makâmen. Aramızda bir makamda durdu böyle ayağa kalktı. Femâ terâkeşeyn yekûnû fî makâmi zâlik. O makamında durduğu zamanda olacak şeylerden bırakmadı. Nereye kadar? İlâ kıyâmetin kıyâmına. Yani kıyamet kopmasına kadar olacak şeylerden hiçbirini bırakmadı.

  16. 06:34

    İllâ haddesehû. Mutlaka onları bize taatis etti. Yani hepsini anlattı. Hafız olun hafız olun ve nesehû men nesehû. Tabi kafası hafızası yerinde olan ne kadar hafızası kuvvetliyse o kadarını ezberledi. Çünkü yazma olmadığı için, ses kaydı olmadığı için unutan da unuttu diyor. Hazreti Uzeyfe anlatıyor bunu.

  17. 06:56

    Kâlimâ ve sahâbihâvle. Benim burada bulunan şu anda diyorum bunu konuştuğu zaman. Bu efendim Sallallahu aleyhi ve sellem vefatından sonra yaşadı biraz. Oradan anlatıyor Hazreti Uzeyfe. Sonra ona fetihler nasip oldu. Falan zaten kabri Irak'tadır diye biliyorum. Selman Farisi Hazretlerine yakın. Selman bak yani Bağdat'a 80 kilometre bir yerde.

  18. 07:18

    Oraların fetihlerinde hep bulundu yani. Hatta o fetih yaptı. Hazreti Uzeyfe Efendimiz Radıyallâhu anh. Bilen bildi, ezberleyen ezberledi, unutan unuttu. Benim bu arkadaşlarım da bunu biliyor. Yani ben buna tek değildim. Orada cemaattan bulunduk. Sahabeden çok cemaat var diyor. Ondan sonra Kâlimâ ve Uzeyfe.

  19. 07:44

    Uzeyfe Radıyallâhu anh. Burada kalmıştım ben. Şimdi buradan devam ediyorum. Çünkü vakit çok geçmişti. Uzeyfe Radıyallâhu anh bunun devamında bu ziyadelik buraya kadar Bukhari Müslim'de de var. Rakamlarını demin söyledim. Bundan sonrası Ebu Davud Rahimullah. O da çok sahih kaynak. O'nu naklediyor. Maedri ben bilmiyorum.

  20. 08:08

    Enesiye unuttu mu? Ashabi benim arkadaşlarım. Bu arkadaşlarım bütün o konuları, çoğunu, bir kısmını, tümünü unutan da olabilir. Herkesin hafızası bir değil. Unuttu mu lan? Hem yoksa tenâsev. Tenâsev hı. Tenâsev unutur gibi mi yaptılar? Ney hı onu? O duyduklarını unutur gibi mi yaptılar? gibi mi yaptılar?

  21. 08:34

    Tenasi şeyden geliyor yani Tenâsî şeyden geliyor yani. Tefâle bâbı bu iş için kullanılır. Tecahül-i Arif derler. Tecahile. Teciyâhü'l-ârif derler. Tecahile, Zeydun. Zeyd tecahül yaptı. Zeydun. Zeyd tecavül yaptı. Ne demek tecahül yaptı? Bildiği bir meseleyi bilmezden geldi. Ne demek teciyâhü'l-ârif yaptı?

  22. 08:48

    Yani bilmiyormuş ayağına yattı. Burada da tenâsî. Burada da tenasi aynı babdan. Aynı baptan. Tenâseye. Nesiye'den. Tefâle bâbı. Yani hem tenâsev. Yoksa unutur gibi mi yaptılar? Hı onu. Yani unutmadılar da unutur gibi mi yaptılar? Çünkü neden? Gizli ilimler de vardı. Fitne ilimleri vardı. Yani kargaşalar çıkacak.

  23. 09:10

    Kim öldürülecek? Hz. Osman'ın şehit edileceğinden tut. Ya bunlar tabi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den çok seneler sonra vuku bulacak meseleler. O sırada Hacca Hacı Zalim çıktı. Hacca Hacı Zalim çıktığında sahabeden hayatta olanlar vardı. Hacca Hacı Zalim kırdı geçirdi. Neler etti mesela? Bütün bunları haber verdi sallallahu aleyhi ve sellem.

  24. 09:36

    Kezzab sahtekâr peygamberler çıkacak. Hüseyin ve Türk Kezzab'lara haber verdi. İşte efendim Sakif kabilesinden Kezzab çıkacak. Mübir çıkacak. Hakikaten de Sakif kabilesinden çıktı. Mübir dediği çok kan döken Hacca Hacı Zalim o da Sakif kabilesinden çıktı. Sakif Taif tarafındaki kabilenin adıdır yani.

  25. 09:58

    Ondan sonra Kezzab zabor çıktı o kabileden falan, sahtekarlar çıktı. çıktı. Ondan sonra Ebu Resvet miydi neydi? Lü'yü müydü? Bayağı bir sahte peygamberler çıktı. Bunların hepsi haber verdi. Sadece onları değil ki ila kıyam, kıyamet kopana kadar tek canlı çıkınca her şeyi haber verdi. Ama benim bu arkadaşlarım acaba unuttular mı?

  26. 10:19

    unutur gibi mi yapıyorlar? E çünkü biraz da bazı şeyleri konuşmak pahalıya mal oluyordu. Yani çok, çok birileri de biliyorsunuz şey yaparlar. Yani çok, çok birileri de biliyorsunuz yaparlar. Kendi Kendi aleyhlerine de yöneticiler, aleyhine de yönetici kendi aleyhlerine bir şeyler bilenleri yaşamasını da çok istemezler tabi ecelden evvel kimse.

  27. 10:42

    Öldüremezler ama böyle sahabe-i kiramdan bazıları da işte ancak doğruyu söyle ama her doğruyu her yerde söyleme lafı var ya belki de her bildiklerini konuşmadılar. Yani diyor bir tek ben değilim. Hani Hz. Uzeyfe münafıklarının isimlerini vermişti falan. Onda özel, o bilgi özel. Ama bu mescitte olduğu için çok arkadaşlarım vardı diyor.

  28. 11:07

    İşte buradaki arkadaşlarım diyor. Ha ula dediğine göre orada oturanlara söylüyor. Çünkü öbür türlü o ashabi olsa nerede olursa olsun. Ha ula şu ashabım diyor yani mecliste onlar da var. Onlar da biliyorlar diyor. Ama ondan sonra Enesiye sahabi arkadaşlarım unuturlar mı? Yoksa ondan sonra emtenase yoksa unutur gibi mi yaparlar o bilgileri?

  29. 11:35

    Vallahi Hz. Uzeyfe gibi yüce sahabi yemin ediyorum Allah'a kasem ederim ki ma terakki bırakmadı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Rasulullah Efendimiz min kaid-i fitnetin bir fitne başını çeken, kaid önder demek. Fitne insanların içini karıştıran, ifsat yapan, kan döken, kan döktüren, milleti birbirine kırdıran kırdırma işlerine fitne deniyor.

  30. 12:05

    İmtihan manasında da tabii fitne. Kur'an'da da hadislerde de imtihan manasında da şey yapılıyor. Tabii ki Haccac-ı zalim de bu ümmette imtihan oldu yani. Yezid zındığı da imtihan oldu yani. Bunların hepsi fitne yani. Tabii bunlar fitne başını çeken kaid önderler yani. Fitnenin kaidleri önderlerinden min orada zahidedir yani esasen kaide fitnetinde olabilirdi tabii min zahide.

  31. 12:38

    Hiçbirini bırakmadı manasına gelmek açısından. Minin tabii zahide de olsa bir fazla ilave manası da var yani. Fitne önderlerinden bırakmadı yani. Birini bile bırakmadı hani. Yani es geçmedi yani. Ne zamana kadar ila anten gazıya bitip tükeninceye kadar ne et dünya? Dünya bitene kadar yani kıyamet kopana kadar gelecek bütün fitne önderleri yani.

  32. 13:03

    Ondan sonra iki yebluhu ulaşıyor. Men o kimseler ki mahu onunla beraberdir. Efendim o fitne önderlerinin etbaından yani. Yebluhu ulaşıyor. Men o kimseler ki mahu hu kaide gidiyor. O kaidle beraber. Yani fitne önderlerinin kendileri bir de kendileriyle beraber olanların sayıları ulaşıyor. Nereye? Selasemiyetin üç yüze ulaşıyor.

  33. 13:40

    Yani hadis-i şerifleri demek toplarsan sadece kütüb-ü sitte, kütüb-ü tesaddi ki bu. Nuaym İbn-i Hamad'ın El-Fiteninden tut. Dünya kadar ulema fiten bahsinde İslam ümmetinin iç savaşları, dış savaşları ve kıyamete kadar olacaklar hakkında müstakil tehlifler eserler yazdılar. Bunları topladığın zaman diyor yani tabii bunu Hoca Efendi Adıyanlar söylüyor.

  34. 14:10

    Hoca Efendi Adıyanlar kitap yazıp da orada sayıyı tek tek bildirmedi ama sayıyı toptan bildirdi 300. Demek ki bize diyor 300'e kadar kimler fitne yapacak, kıyamete kadar ümmeti karıştıracak bunların adını verdi diyor. Fesahiden sahit yükselen demek, sahide yükseldi soğut. Fesahiden daha da yükselebilir bu sayı yani.

  35. 14:36

    300 ve daha fazlası da var ama 300'den aşağısı yok demektir. sayı bildirdi bize illa muhakkak yani ma terakiye gidiyor şimdi ma terakiye bırakmadı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem min kaid-i fitnetin fitne çıkaracak kötü önderlerden, deccallardan kimseyi bırakmadı ila tenkaziyet dünya Dünya bitene kadar fitne çıkaracak önderlerden

  36. 15:02

    ki yebluhu memmâhu, onunla birlikte olanların sayısı ulaşıyor, selâsemiyetin fesâiden, 300 ve daha fazlası ulaşıyor, hiçbirini mühmel ve gizli bırakmadı. illâ mutlakâ, ma terâken nefhi çözüyor, illâ mutlakâ katsemmâ, muhakkak tesmih etti. isim bildir, hu, o kişi kaide gidiyor, öyle. Fitne çıkaracak kaide kimse onun ismini bildirir.

  37. 15:31

    Kime? Lena bize bildirdi. Bismihi kendi ismiyle ve Bism-i Ebihi babasının ismiyle kendi ismini verdi. babasının ismiyle kendi ismini verdi, babasının ismini de verdi ve kabiliyeti hangi kabileden çıkacak? Ve kabileti hangi kabileden çıkacak? Şekil kabilesinden, şu kabilesinden, bu kabilesinden, kabilesinin ismini de verdi buyuruyor.

  38. 15:54

    Bir tane ismini, babasının ismini, kabilesinin ismini bildirmediği, kıyamete kadar gelecek fitne önderlerinden, tekçallardan birini bırakmadı buyuruyor. Ebu Davud 4243 rakamında bu hadis-i şerif. 4243. Hoca-i Feradü'l-Ala'nın önemli bir rivatidir. Ebu Davud'un da efradındandır demek istiyor. Teferrede bir Ebu Davud, menferit kaldı bunda ama

  39. 16:23

    Ebu Davud'un kendi, sadece Ebu Davud'da bir şeyin geçmesi bize kaynak olarak yeterlidir. Kürt-ü Mescid değil. Sahiha denmiş yani. Bunların hepsi sahih. Onun için şimdi burada Vahabilerin başı Türkiye'deki neydi? Işidçilerin. Unutuyorum işte adımı da. Öyle önem vermediklerimin adını falan unuturum ben de.

  40. 16:49

    Ebu Hanzala künyesi de. Bayuncuk muydu bilmem neydi? Halis bayuncuk mu neydi? Geçen gün onu diyor. 100 senede bir müceddit çıkar diyor. 100 senede bir de deccal çıkar diyor. Yani deccal 100 senede bir çıkacağında bir hadis yok da. 100 senede bir müceddit çıkacağında. Sahih hadis var Ebu Davud'da. 100 senede bir çıkacak deccallardan biri bu cübbelidir diyor yani.

  41. 17:13

    Ondan sonra bu diyor işte tasavvufu ben anlatıyorum ya. Evliyaullah'ın tasarrufunun vefatlarından sonra ruhların ölmediği. Ben hep hadis el-i sünnetin kaydelerini anlatıyorum. Tasavvuf eliyle el-i sünnetin ittifak ettiği konuları anlatıyorum. Yoksa tasavvuf elinden bazılarının şad hayatı var. Yani sözleri tevhile muhtaç, izaha muhtaç.

  42. 17:34

    Onlar avam nasa anlatılmamalı falan. Eskiden anlatıyorduk biraz yanlış ettik tabii. Şimdi o lafları anlatmamaya çalışıyorum da. Şad hayat olanları konuşmuyor. Ben el-i tasavvufun, el-i sünnetle birleştiği, itikadı ki genelde birleşir el-i tasavvufun, hak olan el-i tasavvuf, el-i sünnetten kıl kadar ayrılmaz.

  43. 17:54

    Bu işi Kur'an'ların başında Seyyidü'l-Taife, Meşayih taifesinin efendisi Cüneyd-i Vâdâdî gelir. İlmünâze mukayyedun bil kitabı ve sünneti. Bizim tasavvuf ilmimiz Kur'an ve sünnette kayıtlıdır. Bunun dışına çıkan matrohtur, makbul değildir buyuruyor. Dolayısıyla ben o tasavvufu anlatıyorum. Ama tabi adamlar o tasavvufu da reddettikleri için,

  44. 18:18

    adam Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in şefaatini reddediyor, işitmesini reddediyor, kabrine sevmiyor, her şeyi reddediyor. Zaten tenâkuz içinde birbirlerine zıt şeyler. Yüz senede bir müceddit çıkar, yüz senede bir deccal da bu çıkardı, bu çıktı falan işte benim. Benim tesirimden bahsediyor aslında.

  45. 18:38

    Benim etkimden bahsediyor. Bu doğru bir şey. Şu anda çünkü bu konuları konuşan Türkiye'de bir hoca kalmamış yani. Benim girdiğim bu konulara giren çıkan bir hoca kalmamış. Halim yok anlamında konuşmuyorum. Ama bu konuları dillendiren veyahut da girip de içinden çıkabilen anlının akıyla girer de çıkamaz yani.

  46. 18:59

    Çünkü çok ilim ister. Aşırı tetebbuat ister yani. Ben yüzlerce kitap, binlerce kitaptan bazı kere çıkarıyorum bir konuyu. Dolayısıyla tasavvufta ben binlerce kitap okudum yani. Sırf tasavvufu konuşuyorum. Tefsir, hadis konuşmuyorum. Dolayısıyla tasavvuf şeyinde özellikle tabi meslekim var yani. Bu işe sürük etmişim, bu işe girmişim.

  47. 19:21

    Dolayısıyla Meşak'ın beyanları, menakıplar hariç. Hepsinden çok ilim alıyorsun. Bunlar binlerce kitap olmuş, elle not alarak okumuşum yani tek tek. Bu tetebbuata dayalı bir şey. Onun için tesiri Mevla halk ediyor. Boşuna buyurmadı bunu. 300 senelik ilmi var. Ondan sonra Ahmet'in ilmi okumakla değildir.

  48. 19:44

    Ama okumakla değildir buyurdu diye. Ben de hiç okumadan bana gecene geliyor sabah onu millete anlatıyorum diye bir şey yok yani. Ben hep kitap kaynaklarla, şehirlerle uğraşıyorum şu anda. Şifa-i Şerif'in yeni şehirleri geldi dünya kadar. Eski şerhler yeni basıldı yani. 17, 18 muazzam şerhler geliyor devamlı.

  49. 19:57

    Eski şehirler yeni şehirler. E takip edersen gelir yani. Takip etmezsen senin işin gücün ne? İşin gücün mark, euro, bilmem dolar, altın kaç lira oldu şimdi çıktıysa, ondan sonra batırırsın kuyumcuda, efendim elli sekiz kilo altını, bilmem ne sen onlarla uğraşırsan. Öyle olur. Ama beni gibi kitapla bilmem ne uğraşırsan, batır var izgi yok yani.

  50. 20:23

    Şimdi, bir rivayet 35 kilo, bir rivayet 58 kilo, orada da rivayet muhtelif yani neyse efendim bilmem ne işte. Şimdi, efendim, bir rivayet otuz beş kilo, bir rivayet elli sekiz kilo. Orada da rivayet muhtelif, yani neyse efendim bilmem ne. Mesele ne? Mesele merak. Alâeddin Efendi Kudsesûr Hazretlerimiz, Mahmud Efendi Kudsesûr Hazretlerimize ne buyurdu?

  51. 20:40

    Mahmud evladım senden çok zekilerini gördüm. Yani şimdi tabi Ömer Nasuhiler vardı, ne bileyim Fuat Efendiler, Aliyyette Efendiler yani bunlar, koca Ömer Nasuhi şu anda dünyada bir müstifakı yok yani. Ömer Nasuh Efendi 8. sırada katibiydi. Düşün efendim baba Alâeddin Efendi, ben senden çok zekileri bana geldi,

  52. 20:59

    evladım talebem oldu işte neyse, müridim oldu ama senin kadar meraklısını görmedim. Bu işlerde yani aşırı zekâda, aşırı akıllılıktan da ziyade evvelen merak lazım. Onun için âmedin ilmi okumakla değildir. Bunu kaç kere buyurdu? İhsan Efendi'ye de buyurdu, kaç kişiye buyurdu bunu? Âmedin ilmi okumakla değildir, vehbidir.

  53. 21:18

    Yani Allah'a vergisi, tamam da Allah'a vergisi de Allah da Celle Celaluhu ahırda yatanlara vehbetmiyor yani. Hibetmiyor yani. E kitapların başında gecen gündüzün ömrün 50 senedir kitap bakmakla geçiyor. Ben şimdi 63 yaşını geçiyorum, 63 yaşındayım. Ben 11-12 yaşından beri efendim kimsede olmayan kütüphanem vardı.

  54. 21:39

    Ta 12 yaşımda Rize'ye gitmeden evvel, o zamandan beri kitaplarımda notum var. Yani onun için bu iş çok ilim ister. Girersin bir konuya da, girmek girersin de çıkmak çıkabilir misin onu Allah bilir yani. Bu konular ilmi konular. Onun için 100 sene devir müceddir gelir, 100 sene devir teçhaz gelir, cübbeli gelir.

  55. 22:00

    E tabii ki Vehhabilere göre, Vehhabiler kime teçhaz diyorsa anla ki o adam çok büyük zarar vermiş onlara. Onların akidesini, bozuk akidesini, fasit akidesini ne yapmış? Bitirmiş. İnşallah bitirmek bana nasip olur. Ama adamlar palazzalı. Türkiye'de tarikatlar selefileşti şu an. Konya'daki selefi ağzıyla konuşuyor.

  56. 22:21

    İsmaila'daki mühlüküddin selefi ağzıyla konuşuyor. Şu anda adam çıktı, peygamberden de kurtulmak lazım. Masivallah, Allah'tan gayrı her şeyden kurtulmak lazım. Peygamberden de kurtulmak lazım dedi. Ekrem Buğra Hoca Efendi güzel cevap verdi. Diğer hoca efendiler cevap veriyorlar, maşallah.

  57. 22:42

    Yani adam cübbesiyle, bir tutam sakalıyla utanmadan, sıkılmadan peygamberden de kurtulmak lazım. Nurettin Yıldız, Halis Aydemir'in ekibi onlar. İşte bunlar Vehhabi kafası. Halis Aydemir hepten farklı tabii. Ona Vehhabi de tam denemez de. O hepten reformistliği raydan atlatmış. Ondan sonra, Abdullah Yıldız, Nurettin Yıldız.

  58. 23:06

    Soyapları da tutuyor. Ekibisi, akraba da değiller ama. Abdullah Yıldız, Nurettin Yıldız. Sifilde katıldı. Kabirden yönetim, el-i suretin tasarrufunun, müdebbirat-ı emri ayetinin bir manasını inkar etmiş oldu falan. Bir manasını yani. Ayeti inkar etti demiyorum. Müfessirleri red diye yaptı yani. Beyzavileri, azileri reddetti yani.

  59. 23:28

    Şimdi böyle bir güruh çıktı. Gümrahlar çıktı. Gümrahlar zümresi. Şimdi bunlar, Selefiye'ye doğru büyük bir kayma var. Bazı tarikatlar var isimlerini verebildiğim, veremediğim. Kimisi Şiaya kaydı. Hazreti Muaviye Radıyallahu anh diye meclis diyor. Bunlar da meşhur tarikatlar. Kimisi Şiaya kaydı. Kimisi Vehhabi'ye kaydı.

  60. 23:52

    Şiaya kayan aynı zamanda Vehhabi'ye de kaydı. Ama maalesef onların hepsine de iblis kaydı. Yani şeytan kaydı da hepsine. Ondan sonra, Şiaya kayana gidiyor. Mezalik-i Ektam'dır buralar. Ayak kayıncağı yerler. El-i Sünnet'in asasiyeti. Efendimiz sana niye dedi ki Ahmet tam El-i Sünnet'tir? El-i Sünnet demeyi bilmiyor muydu?

  61. 24:16

    Niye tamını ekledi oraya şimdi? Bunun dünya kadar şahitleri var. Bunları iyi bilip belleyip dinlemek lazım. Adam bana, 100 senede bir çıkar diyor. Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem haber verdi. Yani, işte ne buydu? Yakrucu kablesaati de olabilir. Mane ribat ediyorum yani. Felaseune, deccalune, kezzabune.

  62. 24:42

    30 tane kezzap ve deccal çıkacak diyor. Yani kıyametten evvel. Şimdi bir büyük deccal var. Onu İsa as. nüzul ederek, inerek öldüreceği, Hz. Mehdi'yi Mescid-i Aksa'da imamken kuşatacak, muhasara, bütün dünyayı dolaşacak demediğine düşünün. çekemediğine dışında İstanbul'dan her yeri çiğneyecek, meşhur sayı hadislerde, mütevatir hadislerde inkar eden er-i sünnetten çıkar.

  63. 25:03

    Hatta dinden bile çıkma tehlikesi var. Çünkü mütevatir hadisler Deccal hakkında. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem beş vakit namazda Deccaldan sığınmış. Yani bu da sahih, sabit buharın üstünde. Bu Deccaldan evvel mukaddibeleri var. mukaddimeleri var. Bu mukaddimeler otuz tane onun öncüsü çıkacak diyor.

  64. 25:23

    Tabi şimdi oradan, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem zamanındaki Müselimetül Kezzaptan, Müselimetül Kezzaptan, o da bir teccal. o da bir Deccal. Müselimetül Kezzaptan baya ortalığı karıştırdı. Müselimetül Kezzaptan bayağı ortalığı karıştırdı sahabe-i kiram. Harpler ettiler. Sahabe şehid oldu, hafızlar şehid oldu mesela.

  65. 25:36

    Ne fitneler çıkarttılar. Birkaç tane sahte peygamber. Ansî mi vardı neydi işte? Bir şeyler var. O dönem. Oradan iki üç tane Deccal. Zaten evvel Sıddık zamanında peygamberliği ilan edenler, Arap kabilelerinden mürtet olup onlara iman edenler, Riddet ehliyle Hazreti Sıddık'ın savaşları falan. O Kezzaplar otuz.

  66. 25:57

    O otuzun sayesinde mesela ben onların birine Fetullah'ı koydum. Fetö'yü koydum yani. Çünkü baktım ki dünyada İslam'a ve Müslümanlara bu kadar zarar verecek, dünya çapında bir Kezzap Deccal. Yani mesela çünkü ben onu o zaman demiyordum. Demiyordum ama sonra bir baktım, darbe marbe bu kadar Müslüman yüz binlerce gencin beynini aldı, götürdü Avrupa'ya sattı,

  67. 26:17

    Mossad'a ajan yaptı falan. E şimdi bu böyle bir etki herkese nasip olmaz. Başka Deccallar da var ismini söyleyemediğim, efendim söylediğim söyleyemediğim dolu Deccal var. Yani otuz diyor ama o otuz çok önemli. O otuz normal vatandaşa Deccal denmez yani. O otuz hadiste gelen Selahattin'e diye hatırlıyorum.

  68. 26:36

    O otuzda çok büyük ne diyorsun, nasıl evliyada kutup var, yani ne diyorlar ona? Kolbaşı kolbaşı. Burada da kolbaşı Deccallar. Ondan sonra onu yürüten Deccallar devam eder ama, kolbaşı olanlar var. Burada otuzdan bahsediyor Hadis-i Şerif. Hazreti Mehdi'den evvel de ona mukaddeme olan, Mahmut Efendi Hazretleri gibi mücedditler, mehditler, onlara Mehdi denmesi mukayyettir.

  69. 27:01

    Yani Hazreti Hidayete vesile olan ve Hazreti Mehdi'ye ordu hazırlayan. O manada. Öbürlerine de Deccal denmesiyle mukayyettir. Çünkü mutlak Deccal, yani kayıtsız çarçırsız tek bir Deccal var. O da adada bağlı şimdi. Temin Müdara Hazretleri görüyor, o tabii çözülecek, İspanyavdilerin arasından, İran'dan çıkacak.

  70. 27:23

    O ona daha var. Yani öyle görülür. Çünkü alametler tam tekamül etmedi. O Deccaldan evvel Deccallar var. O meşhur Hazreti Mehdi'den Medine'de doğacak, işte Mekke'de biat alacak, bütün o da İstanbul'a gelecek, bir sene kalacak vesaire. İmam Berzenci, El-İşâ'da bazı şeyler naklediyor. Bunlar da, bunun öncesinde de bazı Mehdiler var.

  71. 27:45

    Niye? Ona yol açan, mukaddime, muatta ederler. Şimdi ama Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kayıpları bildiğini inkar eden Vahabiler, Allah'ın bildirmesiyle tabii o kaydı mutlaka koyuyoruz, inkar ederler. Halbuki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, İbn-i Abdülvehab'ın, yani ne büyük Deccal Osmanlı Devleti'nin yıkılmasına sebep olduğu Mekke-Medine'ye işgal etti.

  72. 28:10

    Hala Mekke-Medine 250 senedir. Onun işgaliyle devam ediyor Vahabiler. Şimdiki hükümet biraz Vahabilerden sıyrılmaya, kurtulmaya uğraşıyor ama tam tabii kurtulamaz. Bütün mekteplerinde 200 senedir. Okullarında 200-250 senedir. Ona kafir, buna kafir. Tekfircilik açlamışlar. 250 sene olmuş bu herifin çıkalı.

  73. 28:30

    İbn-i Abdülvehab zındığının, kitapsızının. E, İbn-i Abdülvehab'ı, bunlar tabii Vahabiler, halis bayıncıklar. Sen Deccal görmek istiyorsan, 100 senede bir değil yani, 300 senede bir çıkan, daha büyük bir Deccal görmek istiyorsan, sen tabi olduğun İbn-i Abdülvehab'a bak. Zındığın başına bak. Deccal odur.

  74. 28:55

    Fitne önder. Fitne ne demek? Kan dökmek. Anladın mı? Şirk, tekfir, Müslümana gavur demek. Fitne esas bu. Ben bir adama reddiye yapıyorsam, yanlışının şeratta veya tarikatta bir yanlışı var, ben reddiye yapıyorum. Ben kimseyi kimseye kışkırtıp, kimseyi vurdurmadım, dövdürmedim, kırdırmadım. Hatta böyle yapanlara da hakkımı haram ettim.

  75. 29:19

    Kaç defa da bir şey duyduysam, önledim, engelledim yani. Bunun şahitleri mevcuttur. E, sen, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ondan bahsetti, haber verdi yani. Ondan haber verdi sallallahu aleyhi ve sellem. Ne buyurdu? Şeytanın boynuzu Necid'den çıkacak. Sayades. İşte, sen tecal arıyorsan, o tabi olduğun, cehenneme beraber sevk edileceğin İbn-i Abdülvehab'a bak.

  76. 29:48

    Resulullah Efendimiz'in kayıptan haber verdiklerinde, fitne önderlerinin hepsini bildirdiği bir fitne önderi de İbn-i Abdülvehab'dır. Rabiliğin kurucusu. babasının suçu yok. Babası çünkü çok mübarek bir veliydi, alim idi. Kardeşi de Süleyman İbn-i Abdülvehab o da. Süleyman diye hatırlıyorum. Süleyman kardeşi başta reddiye yazdı.

  77. 30:09

    Bu sapık, benim kardeşim sapıttı, bütün müslümanlara kâfir diyor dedi. Ondan sonra Zeyn-i Dehlân, Ahmed İbni Zeyn-i Dehlân, müftü Şâfiî'ye bir Mekke, Mekke'de Şâfiîlerin müftüsü Vahabilerine reddiye yazdı, ben onu tercüme ettim. O da benim kitablarımın arasında bulunabilir, bilmiyorum. Akıskadan isteyin, Vâbiler diyeleri.

  78. 30:28

    Vahabilerine reddiyeleri. Orada neler anlatıyor? Şâfiîlerin Mekke müftüsü Zeyn-i Dehlân, İbn-i Zeyn-i Dehlân o da tabi. Adı Ahmed, o da çok büyük bir velî zişan. O neler anlatıyor? Çünkü o dönemi yaşadı. Mekke'de müftüydü o zaman Şâfiîleri. Mekke'de, Medine'de, Taif'te yüz binden fazla adamı öldürdü gavur diye.

  79. 30:48

    Ve bütün Taif'te on bin ulemayı kesti. On bin ulema niye? Evliyaullah'a kabir yapmışlar, türbe yapmışlar diye. Türbeleri ziyaret ediyorlar diye. E türbelerden ise Evliyaullah'ın yüzü suyu hürmetine tevessülde bulunuyorlar diye. Bunların hepsine kafirdir dedi. Karıları da helaldir. Şimdiki IŞİD, şimdiki El-Kaide bozuntuları, IŞİD bozuntuları,

  80. 31:10

    bir kısım düğübendiler, bir kısım Taliban hareketleri, bir kısım. Oralarda da kısım kısım var. Bir kısımları o zihniyetteler. Herkese şirk. Bildiğin gibi bir şey değil ya. Taki Osmani var mesela. Getiriyorlar, götürüyorlar. İsmaila'da parlatıyorlar, İfam'da parlatıyorlar o Taki Osmani. O Taki Osmani'nin bir kitabı var.

  81. 31:31

    Mekalat-ı Osmani diye. Mekalat-ı Osmani'de bir şeyler var. Ayağa kalktın şirk, oturdun şirk. Mevlüt'te kıyam yapılıyor ya falan. Bir memle, bir memle. Ya nasıl bir şey bunlar ya? Bunlar adamları burada, el-i sünnetin imamı diye pazarlıyorlar. Suratında meymenet yok. Sipsiyah ben de diyorum. Nasıl olmadı bu adamla görüşmek?

  82. 31:54

    Suratı sipsiyah. Meğer dün bir kitabında Mekalat-ı Osmani geldi. Bir okusam size aklınız durur. Her tarafa şirk diyor. Yani işte bunlar tekfirci zihniyet. Bunlar İbn-i Abdülhamid, bakın Yeler-i Kantar'a. Hani düğmendilerin, Taliban'ın hepsine bunu demiyorum. Ama orada etkilenme olan bir kısmı var. Bu var.

  83. 32:12

    Bunu da reddedemem, hikayet edemem. Doğruları konuşmak zorundayım yani. Lafları bir görsen. O kenkuhiler, menkuhiler. Yani öyle bir laflar. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e karşı terbiyesiz hakaret. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in kaybı. Bildiği kadar. O zaman diyor köpek de şeyden evvel, köpek de şeyden evvel, depremden evvel

  84. 32:28

    depremden evvel mesela kedi köpek anlıyor. mesela kedi köpek anlıyor, biz anlamadan evvel Biz anlamadan evvel kedi köpek rahatsız oluyor ya. Deprem olacağını bilen hayvanların etkilenmesi, kedi köpek rahatsız oluyor ya, deprem olacağını bilen hayvanların etkilenmesi, rahatsızlığı var bilmem ne. O bilgide diyor hayvanlarla müşterektir diyor.

  85. 32:40

    Ulan sen Resûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem sen Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hayvanlarla müşterek dediğin halde Müslüman olabilir misin? hayvanlarla müşterek dedin ya, Müslüman olabilir misin? Bilmem ne olursan ol yani. Dünyadaki en büyük camianın, üniversitenin, Hindistan'daki, Pakistan'daki imamı olsan ne olur ben?

  86. 32:52

    Kim takar seni ya? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e karşı edebli, terbiyeli konuşacaksın. Açıkmış herif işte Resulullah'tan mazı vardır, kurtulunması gereken şeylerden tutuyor. Ya Resulullah'tan kurtulursan, sen zaten Allah seni kabul eder mi Resulullah'tan? Yani bunlar ne bileyim ben yani. İlmi muazene yok, akli denge yok, muhakemeyi kaybetmişler.

  87. 33:18

    Yani bana hasetlerinden, ifsatlarından, bana da hasetlerinden oluyor bazı şeyler, onları da biliyorum ama. Ya bir insan ilmi dengeyi kaybetmemeli ya. Kime kızarsan kız, git o adamın başka işlerine. Benim yanlışım yok, bu dünyada yanlışım var. Git benim o yanlışlarıma temas et. Sen ne geliyorsun Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e masivaya katıyorsun veyahut onu...

  88. 33:38

    Bunlar çoğu buradan düşüyor bu vartaya da. Allah ıslah etsin, hidayet etsin. Ben yine bedduacı değilim. İslam'a döndürsün, ne bileyim imanlığı öldürsün. Allah muhafaza bir talih alp örneği var. Önümüzde peygamber haddini açtı, kendini Allah'ın yerine koydu dedi Mürdetoğlu. Adam ortada geziyor işte. Ebu Bekir Sifil'le program yapan adam.

  89. 33:56

    TV.net'te, Al Bayrakların kanalında epey zaman program yaptılar beraber. Onu kendine muhatap aldığına göre Sifil muhatap almaz öyle. Aşağı seviye talih albi muhatap aldığına göre onu ilmi seviyede muhatap gördü yani. Adam şimdi ne oldu? Ama nereye gidiyorsun kardeşim? Nereye gidiyorsun? Yani bu konuşmalarınıza, şeyinize dikkat edin.

  90. 34:19

    dikkat edin, ehl-i sünnetin, ehl-i tasavvufun akaidiyle ehl-i sünnetin akaidi birdir. Birden ayrılmaz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem kalpleri biliyorum, biliyordu kardeşim kayıpları biliyorum. Biliyordu kardeşim. fâlimtü mâ fîlâs gökte yerde ne varsa bildim.

  91. 34:33

    Tirmizi hadisi. Tecellali külüşe. Her şey bana parladı. Bir şey parlarsa, gözükürse. Gizli kalır mı? E bunun örneği dünya kadar hadis-i şerif var. Aha işte burada o zevk var. Adı da Bukhari Müslim. Kıyamete kadar olacak her şeyi anlattı diyor. Ondan sonra ne diyor? İşte mesela İbni Abdül Vahap Efendim Vahap, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den ne kadar sona çıktı yani?

  92. 34:58

    1200 sene sonra çıktı veya hatta 1150 sene sonra çıktı. Yani 1250 sene sonra çıktı. Bak, Necid'den diyor. Orada dua ediyor. Allah, işte, Allahü Tebârekellâhu ve yemenine ve şâmine ve râkıne. İşte Yemen'imizi mübarek kıl, Şam'ımızı mübarek kıl. İşte Irak'ta olacak. Efendim, biri kalkıyor. O da Necid tarafından.

  93. 35:18

    Necid, şimdiki Riyad, başkent tarafları. Ve fî necdine Ya Resulallah, bizim Necd'imiz, ondan sonra Necid bölgemize de bereket duası yap, diyor. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem yapmıyor. Hele işte, Hele işte yapma o karnı şeytan bir necd Bir Necd, yani tam lafzını şey yapamıyorum. yani tam lafsını şey yapamıyor.

  94. 35:40

    Şeytanın boynuzu Necid'den çıkacak. E şimdi bunu, oradan, o zamana kadar İbn-i Abdülvehab'dan başka böyle bir bela çıkmadı. Bütün milleti kafir dedi. Yüz bin belki de var. Taif'te on bin, kesin. Taif'te on bin alimi kesti. Karılarını da esir aldı, cariye yaptı. Yaptırdı millete. Bedevi takımlarını topladı şeyden, Necid ve civarından.

  95. 36:10

    Ondan sonra, işte Yemamemi'de o bölgeler. Oralardan topladı. Milleti de işine geldi. Perişan etti Mekke-i Medine'de. Ne kadar alim kestirdi. Fitne önderi odur. Deccal arıyorsan, tabi oldun İbn-i Abdülvehab'a bak. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kalpleri bilirdi bilmezdi. Zaten haber verdi işte bilirdi.

  96. 36:30

    İbn-i Kesir tefsirine geçiyor. Vesaire şeylerde sallallahu aleyhi ve sellem beyan ediyor. İnne min mağafu aleykum racunun kara el-Kur'an En korktuğum adam, ondan sonra, Kur'an okuyacak. İbn-i Abdülvehab'ın ilmi yok mu? Medine'de ders okudu. Orada burada yetişti. Sonra ajanlar onu İngiliz ajanları falan keşfetti.

  97. 36:56

    Bundan işe gireriz dediler. İngiliz ajanlarıyla iş tuttu. Kur'an'ı okudu. Sonra Kur'an'ı sırtının arkasına attı. Sonra zaten Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yine kayıplardan verdiği haberlerden Bukhari'nin son hadislerinde geçiyor. Haricilerin çıkacağını bilinmedi mi? Doğu tarafından işte. Medine'nin Doğu tarafına kalıyor.

  98. 37:20

    Medine'nin Doğu tarafından. Meşrik, Doğu demek. Şark. Doğu tarafından bir takım insanlar çıkacak. Oku attığın zaman hızlı. Hayvanın içinden geçip giderken hiç kan bulaşmadan çıktığı gibi hızlılığından. Onlar da dinden çıkacaklar. Kur'an'ı çok güzel okuyacaklar. Ama bu boğazlarından aşağı geçmeyecek.

  99. 37:48

    Yahku ruha duhu salate ve ma salate. Sizin biriniz onların namazına bakacak. Onlar da acayip. Sabaha kadar ayakta kılıyor. Kendi namazını beğenecek. Sahabeye söylüyor. Siz bile kendi namazınızı hakir göreceksiniz. Yani bunlar ne güzel kılıyor. Biz kılamıyoruz. Bu kadar kılamıyor. Biz kılıyoruz da bunlar gibi kılamıyoruz.

  100. 38:08

    Onlar alametlerini söyledi. Alametleri nedir dedilerse tıraştır buyurdu. Onlar o zaman saçlarını kesiyorlardı. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den 40 sene sonra kadar Haruru Ahli çıktı. Hz. Ali Efendimiz de onlarla harap etti. İbn-i Abbas'la onlar gittiler. İbn-i Abbas'la da yalan olmaz. Onlar gittiler.

  101. 38:30

    8 bin kişiydiler. 4 binini döndürdü. Çünkü Hz. Ali Efendimiz ona dedi ki git onlara ayet okuma. Kur'an'da çok manalar çıkar. Herkes işine gelene çıkar. Hadisle ayeti tefsir et. Kaçamazlar dedi. O zaman yine hadise inanıyorlardı yani şimdiki gibi. İşte orada 4 bin kişi hadislere inandığı için, hadislerle ayetleri tefsir ettiği için İbn-i Abbas Efendimiz 8 binden 4 bin ne demek

  102. 38:56

    yarı yarıya döndürdü. Kalanları da Hz. Ali Efendimiz kesti doğradı yani. En büyük faziletli harp bu haricilerle yapılan halbuki sabaha kadar teheccüd kılıyor. Ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu sizin işinizdeki en büyük şehitler onlarla savaşırken şehit olandır. Ve sizin işinizdeki en büyük mücahitler onları gebertenlerdir buyurdu.

  103. 39:18

    Kila bunlar kila cehennem köpekleridir buyurdu. İşte şimdiki El-Kaide, IŞİD'in Vehhabi, şu andaki Türkiye'deki Selefiler. Hepsi bunların uzantısıdır yani. Kadına ne diyor? Namaz kılıyor ve menzile bağlı. Menzile bağlı diye senin kocan diyor zaten diyor kafirdir diyor. Senin onunla nikahın yok diyor.

  104. 39:37

    Sen gel diyor kocası kazanır biz sana diyor ikinci, üçüncü muamele yaparız. Bizde güzel muameleler var diyor. Konya'da bir tane Murat mıydı neydi? Videoları var ya Youtube'da. Müslüman adam, tarikat ehli mübarek adamı diyor senin o kocan değil diyor. Sen diyor o diyor dinden çıkmış diyor. çıkmış diyor, türbeye gidiyor diyor, tarikata girmiş diyor,

  105. 39:56

    sen diyor oradan bırak, gel diyor. Milletin karılarını kızlarına cariye aldılar. Erkeklerini, alimlerini kestiler. Sen deccal arıyorsan, İbni Abdülvehhab deccalına bak. Ondan sonra bir de onun uzantılı olan kendine bak. Tamam mı? Ondan sonra efendim, aynaya bak diye bir laf var yani. Sen aynaya bak, Ebu Hanzala, aynaya bak.

  106. 40:20

    On binlerce insanı ben kestirmedim, öldürmedim. Ben bu kadar Müslüman'a kafir damgası vurdurmadım. Tamam mı? Tamam mı? Hâlâ Irak'ta, Suriye'de on binlerce insan var. Hâlâ Irak'ta, Suriye'de on binlerce Müslüman'ı ben beyaz sakallı dedeleri, neneleri ben kestirmedim kafir oldular diye. Siz kestirdiniz.

  107. 40:36

    O zihniyete adam topladın, devşirdin. Senin kendi ilanların var. Orada cihat vardır, onların başarılı olması için dua ediyoruz. O başarılı olması için dua ettiğin Deaş zındıkları işte bütün Müslümanları kestiler. Bir tane gavur kesmediler, hep Müslümanları kestiler. Onun için deccal arayan aynaya baksın.

  108. 40:56

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hepsine haber verdi. Bak ondan sonra buyuruyor, sallallahu aleyhi ve sellem o kadar güzel tarif ediyor hadis-i şerifte. Bu adamın en büyük özelliği nedir diyor, millete kafir diyecek diyor. Bak. Diğer hadiste nereden çıkacağını, ne cidden çıkacağını söylüyor. Diğer hadis-i şerifte ondan sonra bunların efendim

  109. 41:17

    insanları tekfir edeceğini ve kafir diyeceğini beyan ediyor. Peki herkese küfür damgası atacak diyor, kafirlik şey atacak, iftirası atacak ondan sonra. Hatta sahabe-i kiram soruyor, ya Resulallah peki insanlar hakikaten bozuldu da kafir oldukları için mi bu onları tekfir ediyor? Yani rami mi, mermi mi?

  110. 41:43

    Rami demek yani kafirlik damgası atan. Mermi de kafirlik damgası atılan, şimdi selefiler biz mermi durumundayız, kafirlik damgası atılıyor bize. Ama biz onları tekfir etmiyoruz, onlar da tekfir ediyor işte. El üstüne dolduğumuz buradan da belli. Çünkü el üstüne tekfir etmez ehl-i kıbleyi. Dolayısıyla Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem belir rami, belir rami

  111. 42:04

    kafirlik damgası atan Bunların hepsini alametlerine beyan ediyor, müslümanları öldürecek diyor. Bakıyoruz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den sonra bu meselede hariciler tabii zaten Hz. Ali Efendimiz onları mağlup etti, orada bastırmasaydı onlar işte mağlebini helaket çıkardı. Hz. Ali Efendimiz Hz.

  112. 42:26

    Muaviye Efendimiz ile savaştılar. Hatta dedi ki siz benim Muaviye radıyallahu anh ile olan Cemel Sıfır'ın vakalarından yararlanarak palazlandınız. Bak biz aramızda bir iştihad ihtilaf oldu, kardeşlerimiz bize karşı geldi. Kafir değiller, fasık değiller yani günahkar değiller, tevhilleri var. Hatta bir ecr almadı, Hz.

  113. 42:46

    Ali bir ecr alır demediyse de imalü minet tevhil, tevhilleri var dedi, tevhil iştihad demek. Fasık da değiller demek, günahkar değiller demek. O konuda yani dolayısıyla Hz. Ali Efendimiz ihvanna begav aleyna ma'n bi kefara hula fısakal imalü minet tevhil buyurdu. Bunu İmam Hanımefendi Hazretleri'nin mektubatta Efendi Hazretlerimiz kaç kere anlattı.

  114. 43:04

    Hz. dedi ki Hz. Ali Efendimiz bak Muaviye ile şu anda kavgalı gibiyim, kavgalı derken harpteyim ama onunla birleşirim çünkü o benim din kardeşim. İhvanuna diyor, ya Hz. Ali kardeşlerimiz diyor. Ben onunla birleşirim, gelirim üzerimize tarım vardır. Sonra Hz. Muaviye tarafından yardım aldığını da düşünmüyorum öyle bir şey, rivayet kafamda yok.

  115. 43:26

    Çünkü şey ne yaptı? Hz. Ali Efendimiz kendi ordularıyla gitti haricileri kesti doğru. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hepsini haber verdi. Onun dedesini haber verdi. Bir muharebede o haricilerin başının dedesini aklımda bazı isimler kalmıyor yanlış olmasın diye yani geliyor aklıma da yanlış olmasın.

  116. 43:45

    Ondan sonra işte koluna bakın buyurdu. Koluna bakın, kolunda pazısında kadın göğsü memesi gibi bir meme olacak. Yani bu kadar tarif etti. Sonra haricilerle savaştılar. Hz. Ali Efendimiz işte onları geberttiler bir kısmını esir aldılar, sen neyse. Orada yani azıcık sahabeden veya tabiinden olabilir. Hz.

  117. 44:13

    Ali'nin ordusunda olduğuna göre en azından tabi oluyor zaten Hz. Ali'yi görmüş. Bazıları yani diyorlar ki içimizden ya acaba doğru mu yaptık yanlış mı yaptık? Yani bunlardan namaz kılıyorlardı, teheccüd mehecüd, çok takva geçiriyorlardı falan. Öyle bir şey için götürüyorlar. Hatta bir tanesi ben bu hadisi arayacağım dedi yani Resulullah'dan sallallahu aleyhi ve sellem.

  118. 44:32

    O zaman tabii duyulmuş haricilerle harp yapılacağını. Ondan sonra gitti bir baktı o reislerinin işte şeyinde açtı kolunu aynı kadının memesi gibi göğüs çıkmış. Meme var burada. Bunu görünce Allahu Ekber, Allahu Ekber dedi ya. Bu Resûlullah ne büyükmüş demek istedi yani. Bu Resûlullah'ın, Allah ne büyük Resûlullah'ına ne haberler verdi.

  119. 44:58

    Böyle nokta atışıyla Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, haricilerin başının, efendim, mesela belirgin bir alamet. Çünkü kimsenin kolunda, şeyinde yok ben olur, şu olur, bu olur. Ama kadın memesi gibi göğüs çıkıyor. çıkmaz yani kolda. Öyle bir alamet söylüyor ki kimse de olmayan, karışmasın yani.

  120. 45:18

    Onda da var, bunda da var, hangisi karışmasın diye. Bunların hepsini beyan etti Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Hazreti Hasan Efendimiz'in işte iki savaş Müslümanlar arasında savaş çıkmasın diye, kanlarını koruduğu canı, İnn-i Ebni Adi Aleyhi ve Seyyidin, bu oğlum seyittir. Yusnullâhu bihi ve nefiyyete imdilmiştir.

  121. 45:35

    Müslümanlardaki cemaatin arasını Allah bununla bulacak. Hazreti Muhammed Efendimiz'e halifeliği devretti. Ve büyük bir savaş çıkacaktı, iki ordu toplamıştı. Hazreti Hasan'ın tarafının gücü daha fazlaydı. Onun hususu çok daha kuvvetliydi ama kan akmasın diye. Ama Hazreti Muhammed Efendimiz de halifeliğe layık olmayan, fasık, facil biri olsaydı haşa,

  122. 45:57

    Hazreti Hasan Efendimiz de kaça patlarsa patlasın, ölüp de onu teslim etmemesi lazımdı hilafet. E demek ki ortada bir liyakat varıdı. Tabi Hazreti Hasan daha layıktı ama Allah için fedakarlık etti. Ama bunu Efendimiz önceden haber verdi. Ondan sonra ne buyurdu? Ümmetimle iki cemaat savaşacak. Hazreti Hasan savaşı durdurdu.

  123. 46:16

    Ama ondan sonra Cemel oldu, Sıfirin oldu. O savaşları da Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e haber verdi. Kim galip gelecek? Evlet taifedenin bir hak. Hakka en yakın olan, iki taifeden hakka en yakın olan. Bak öbürüne de hak olan demiyor bak. Hakka daha yakın olan. İkisine de hak demiyor. Çünkü neden? İştahat var.

  124. 46:36

    Sen şimdi İmam-ı Azam'ın bir fetva, İmam-ı Şafii'nin çeliştiği zaman kesin bu haktır, İmam-ı Azam ki batıl. E bunu diyemezsin ki iştahat var. Onun için evlet taifedenin, bak. O savaşta da diyor, hakka daha yakın olan. Kimin tarafı? Hazreti Ali tarafı galip gelecek diyor.

  125. 46:51

    Şimdi dikkat et. Her şeyi haber verdi, her şeyi. Daha ne haber vermedi ki? Sen neden bahsediyorsun? Yani İbn-i Abdülvahhab'ı nasıl tarif etti? Hadis şu anda tam kafamda değil. Detaylı onu da işleriz. Yani Vahabiye Reddiye kitabımda bir kitap daha yapabilirsem tabii. Şu anda çok vaktim kalmadı da. İlmi, itikad-i reddiyeler yapmak için bir şey hazırlamak lazım.

  126. 47:16

    Onun için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem diyor Hazreti Muzaffer Dünya bitene kadar 300 ve daha fazla kaidi fitne, fitne önderleri çıkacak. Yani bütün Müslümanlar, İslam alemine özellikle tabii. Yani burada en önemli mesele fitne tabiri İslam için de geçerlidir yani. Dolayısıyla şimdiki Amerika'da biri çıkmış.

  127. 47:37

    Hristiyanlar arasında bilmem ne olmuş. Yahudilerin kendi içinde bilmem ne olmuş. O onu bilmem ne etmiş. Buna denmez ki bu. Bu fitne tabiri İslam için de Müslümanlar arasında Müslümanları dinden çıkaracak, yoldan çıkaracak, veyahut da kafir diyecek, kan döktürecek, fitne önderleri çıkacak diyor. Bak, orada selahü'ne, deccalü'ne, kezzâbun 30 deccaldan bahsediyor.

  128. 48:04

    O ayrı. Burada Hazreti Muzaffer diyor ki yani daha fazlası da var, aşağısı yok. 300 fitne önderinin ismini, cismini bize haber verdi diyor. Sallallahu aleyhi ve sellem mesela Rafiziler çıkacak. Yani Şia. E bunlar da haber verdi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında Şia yoktu. Ama hemen Hazreti Ali döneminde başladı.

  129. 48:26

    Hazreti İbni Sebe, Yahudi zaten kurdurdu o fırkayı. Hazreti Osman'ın şehit olmasına sebep oldu. Ondan sonra Hazreti Ali'nin ordusuna yeniden dahil oldular falan işte. Zaten kısas yapamadı Hazreti Ali Efendimiz. Onları seçemedi. Seçemeyince oradan Cemel, nereden oldu yani Cemel vakası? O oradan patladı.

  130. 48:45

    Ondan dolayı Hazreti Muhafif tarafının da haklılık payı var. Çünkü kan davası vardı. Hazreti Osman'ın kanı yerde kaldı. Kanı yerde kalmaması için mücadele etti. Ayşehanemiz de Cemel'e ondan katıldı yani. Dolayısıyla yani onun için Hakk'a en yakın diyor. Yani Hak Demir. Onlar hepsini önceden sallallahu aleyhi ve sellem bildirdi.

  131. 49:01

    Hadisleri doğru okusan zaten bütün meseleyi anlıyorsun. Ondan sonra Rafizimiz ne buyurdu? Ya Ali, iki kişi sende helak olacak. Senden sebep iki zümre yani. İki kişi derken iki kısım insan. İtikadı iki kısım. Bir aşırı sevenler işte bu Şia. Şimdiki İran Şiası vesairesi. Bir aşırı sevenler çünkü kimisi Allah dedi, kimisi Peygamber dedi.

  132. 49:31

    Kimisi Ebu Bekir'den eftal dedi. Kimisi zaten çoğu Ebu Bekir, Ömer'e kafir dedi. Haşa. Bunlar helak oldu zaten dinden imandan çıktıklar. Kur'an'a eksik diyorlar bilmem ne. Hz. Ali'nin ehl-i beytin faziletlerini Hz. Osman Kur'an'dan silmiş. Haşa falan. Bunlar müfrit, ifratçı. Bak bunlar haber verdi. Ondan sonra hatta bir hadis-i şerif işahata geçiyor.

  133. 49:51

    Şahı'da geçiyor, berzenci kaynaklarında söylüyor. İşte seyyahurucu kavmün yulekkabûnen el-rafıza Rafıza, rafıza ne? Rafıza, terk etmek demek. Rafıza Hz. Ebu Bekir'in, Ömer'in, sahabenin dört halifelerinden diğer üç halife özellikle, tabi şahs-ı talih etmiyorlar da sahabenin sevgisini terk eden ve onlara buğz eden onlara rafıza denecek diyor.

  134. 50:22

    Yusemmûnen rafıza Ne hadis, uzun bir hadis, ben onu Kıyamet Elâmetleri dersinde metniyle okudum. Çok eski tabi bu, on beş seneden fazladır. Metniyle okudum hadis-i şerifi. Rafızîlerin çıkacağını. Hz. Ali Aşirsevani, bir de Hz. Ali Ebu Uzzâd, Hz. Ali Ebu Uzzâd denenler kimler? Haricîler E haricîlerin adamı geldi işte ondan sonra İbn-i Mülcem ne yaptı?

  135. 50:47

    Müslüman namaz kılıyor, teheccüde kılıyor, sabaha kadar teheccüd kıldı, ondan sonra geldi Hz. Ali'yi Allah rızası için öldürdü. Hz. Ali Allah rızası için öldürülecek adam mı? Radıyallâhu Teâlâ'nın Efendimiz. İşte öyle. Çünkü ne dedi? Tahkim olayı oldu, bilmem ne. Hz. Ali'ye de kafir dedi, Hz. Muhammed'e de kafir, Amr ibn-i As'a da kafir.

  136. 51:05

    Hepsine kafir dediler. Ondan sonra bunlar haricîler. Tekfirciler, IŞİD, şimdiki sahabiler, işte halis bayancuklar o grup, harici grubu. Onlar tekfirciler, Müslümanlara kafir diyenler, özellikleri o. İbn-i Abbas, Haruru Ahli'nden bahsederken, haricilerden onu dedi. Yahu Allah'ın müşrikler hakkında buyurduğu ayetleri almışlar, Müslümanlara kullanıyorlar dedi.

  137. 51:29

    Bak, İbn-i Abbas'ın en büyük tespiti bu. Bir adam harici midir? Cehennem köpeği midir? Efendim, sallallahu aleyhi ve sellem, zemmettiği o fırka, sahih hadislerde geçiyor bu zem. E, bu fırkadan olup olmadığı en büyük alameti nedir? İbn-i Abbas'ın bir tespitidir. Müşrikler hakkında, mesela, müşrikler diyorlar, illa li yukaribûnâ ilallah zülfâ.

  138. 51:49

    Biz putlara niye tapıyoruz? Bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz. Ya, orada müşrikler puta taptığını itiraf ediyor. Ne'büdü diyor. Ne'büdü'yü ibadet ederiz. Peki, hangi mürit, şeyhi için, ben ona, beni Allah'a yaklaştırsın diye tapıyorum, diyor? İbadet, ancak Allah'a mahsus. İyyâke ne'büdü ve iyyâke ne'stâid.

  139. 52:11

    Onu en güzel okuma hakikaten biziz. Vahabiler devamlı bunu okuyor. Ancak Allah bizi ibadet ediyordu. Veyyâke ne'stâid, ancak senden yardım istiyoruz. Yaratmak bakımından. İbadet, sadece Allah'a tahsis. İstihâne ise, öbür türlü doktordan yardım istesen, denize düşsen, adam elini uzatsa, başkasından yardım isteyen kâfir olur diye boğulacak mısın, geberecek misin?

  140. 52:35

    Ancak senden yardım isteriz. E, yaratmak bakımında, öbür türlü doktordan bir yardım almıyor muyuz? Elini uzatana, efendim, elini tutmuyor muyuz? Kurtulmak istiyorsak, bir belaya düştüysek. Beni Allah kurtarır. Kuyunun dibine düştün, adam geldi yukarı, ondan sonra sesler var, senin düştüğünü de bilen yok.

  141. 52:53

    Ya bir bağır, ooo, kimse yok mu, ooo? Yok yok, Allah'tan başkasından yardım istenmez. Düş, kuyunun dibinde kal. E, geber, bana ne? Ama kardeşim sen oradan bir, yahu kimse yok mu, ben düştüm buraya. Anlamadım, ayağım kaydı, bir ip uzatın ya. Bunu diyen müşrik mi olacak şimdi? Ancak senden yardım isteriz manası bu mudur yani?

  142. 53:14

    Yaratmak ancak Allah'tan yardım isteniyor. Öbür türlü sebepler alemi değil, sebeplere tevessül diye bir şey var. Bunu inkar eden en büyük zındık olur. E, şimdi sen, geliyorum, biz putlara niye tapıyoruz diyor, bizi Allah yaklaştırsın derdi. Ama Allah bu, seni bunu bana yaklaştırır diye bir ayet indirdi mi?

  143. 53:35

    E, indirmedi. Man zelallah be Amin Sultan, o zaman o puta senin yaklaştırsın diye tapman, e, seni müşrik yapıyor. Çünkü ibadet yapıyorsun. Ama evliya öyle mi? Resulullah'ın hürmetine Allah'tan istersen, evliya Allah'ın hürmetine, Abdülkadir Geylani'nin, işte İmam-ı Rabbani'nin hürmetine, Ya Rab, duamı kabul et dersen, bunun bununla ne alakası var?

  144. 53:56

    Sen Allah'tan istiyorsun, yaratan ancak Allah olduğunu biliyorsun. Evliya Allah'a aracı yapıyorsun. E, peki bunun hakkında Allah bir delil indirdi mi? İndirmez olur mu? Sizi bana ulaştıracak vesile arayın diyor. Melekler bile Rabbine kavuşturması için kendilerini, onlar bile aracı arıyor, vesile arıyor diyor.

  145. 54:19

    E, bunlar Kur'an-ı Hadî. Sen vesileyi, e, efendim, e, nasıl reddedersin, inkar edersin? O zaman Kur'an'ı reddedersin. Allah Teala vesile koymuş oraya. Efendim, sallallahu aleyhi ve sellem, sahih hadiste, Tirmizi'de, Vehhabiler bunu kabul etmek zorunda kalıyor. Belki de Elbaniler, hepsi, Nurettin Yıldız kabul ediyor bu hadisi mesela.

  146. 54:34

    Vahabiler bunu kabul etmek zorunda kalıyor, belki de Elbaniler bile. Baş Vehhabilerden olduğu halde. E çünkü neden? Baş Vahabilerden olduğu halde. Ve teveccühü lüke bu nebiyyike, senin peygamberinle sana yöneldim. Onu aracı yaparak sana yöneldim diye. Efendim, bu sallallahu aleyhi ve sellem, kendisi sahabeye dua öğretiyor.

  147. 54:50

    Dua öğretiyor, böyle dua et diyor, gözün açılacak diyor, âmânın gözü açılıyor bu duayı yapınca. Sahih-i Tirmizi hadisi de geçiyor. E peki Resûlullah Efendimiz ona, benim aracılığımla Allah'a yönel derken, duada beni de kat, sonra da bana diyor seslen. Ya Muhammed, hem de yanında değil, git abdesthaneye, nereden abdest alıyorsan al diyor.

  148. 55:10

    Sonra da diyor ki, Ya Muhammed, e ben yanında değilim ki, gel de yüzüme Ya Muhammed de demiyor ki, sallallâhu aleyhi ve sellem. Ya Muhammed, dinle, teveccüh et, ben senin vesilenle Allah'a yöneldim dedi. Nerede yaparsan yap diyor. Ve adamın gözü açılıyor, sahabe-i kiram diyor, duayı öğrendi gitti, abdesti aldı, ne yaptıysa, birazdan geldi, adam sanki hiç kör olmamış,

  149. 55:27

    gözü açık geldi diyor, e bu Tirmizi'yi bunu, Fırat-ı Yılmaz'ı da kabul ediyor. Peki Resûlullah Efendimiz ona, sen bana seslen, Ya Muhammed diye, benim yüzü suyun hürmetine Allah'tan iste, ama bana söyle ki, Ya Muhammed, senin yüzü suyun hürmetine, yani senin aracılığından, yüzü suyu biraz, Osmanlı tabiri yani, esas ilmi tabiri değil, ilmi tabir, vesilenle demek.

  150. 55:47

    Bir vesiletike yani. Eee, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem adama şirk mi öğretti şimdi? Tevhidi getiren, şirki bitiren Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bu sahabeye, dua öğretirken şirk mi öğretti, haşa. E sen bunu diyorsun. Yani durum bu, böyle bir cahillik, bu Vahabillerdeki cahillik hiç görülmemiş.

  151. 56:08

    Şu anda maalesef tarikatların zeminleri, bütün tarikatların, Konya, Anya, her taraf, İsmail Ağa, da Müliküttin Kanat'ı, bütün efendim, Siyerci Nuriye bilmem ne, kadın hocaları, erkek hocalarının baş hocaları, Vahabi'ye doğru kaymağa, bayağı kaydı. Görüyoruz yani, dün ekrem burada, büyük profesör, çok büyük ilim adamı, araştırmacı yani.

  152. 56:31

    Tarikatların zeminleri Selefi'ye kayıyor diyor. Daha ne desin adam sana yani, bu kadar araştırmacılar bunu görüyor. Siz bu cemaatler hiçbir şey anlamıyor musunuz? Bu adamların yaptıkları konuşmalardan. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kalpleri bilmez. Nerede bilmez ya? Gökte yerde ne varsa bildim diyor.

  153. 56:49

    Ama Allah'ın bildirmesiyle, ya onu demeye ne gerek var derken, gerek var da, yani Allah bildirmeden kimse bir şey bilemez yani. Bunu bir Müslüman Allah bildirmeden, Peygamber kendi başına bilebilir derse kafir olur ya. Onu zaten bilmen lazım, sen Müslümansın ya. Allah yaratmadan, Allah bildirmeden, Allah murad etmeden, Allah kudretini taalluk ettirmeden,

  154. 57:12

    Allah halk etmeden, Allah icat etmeden, Allah, Allah, Allah, Allah. Sabaha kadar Allah derim ya. Allah'sız bir şey olur mu? Ama Allah tabi bir kulla bildirdi mi bildirmedi mi? Böyle de bir hakikat var. Mucize diye bir şey var, keramet diye bir şey var. Al Kazı'yı yaz, burada bahis açtı. Mucizeler bahisi.

  155. 57:30

    Nedir? Ve âudhu ve alemlel huyûb ve mâ yekûn. Gelecekte olacaklar ve kayıplarla ilgili Resulüne bildirdikleri hakkındaki Bâb diyor. Daha Bâb'ın ikinci satırı, dördüncü satırında kaldık yahu. Milletin itikadını bozdular, merak ettiler. Öbürü kalktı eski Diyanet Reisi. Ondan sonra fiten hadisleri sorunludur.

  156. 57:50

    Toptançılık yaptı, bütün hadisleri reddetti. Sorunlu hadis olur mu ya? Senin imanın sorunlu, aklın sorunlu. Dersin ki uydurma rivayette vardır, zayıf hadiste vardır, hasende vardır, sahilde vardır, mütevazıda vardır. Sen Bukhari Müslüm kütüb-ü sütte, kütüb-ü tisada olana sorunlu dersen, ben de sana imanın sorunlu derim.

  157. 58:09

    Bu kadar sahih hadislere. E fiten hadisleri sorunludur ne demek? Bukhari'de, Müslüm'de, kütüb-ü tisanın hepsinde fiten hadisleri var. Onlarda hiç yok mu da sen bunu konuşuyorsun? Yani onun için Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem diyor, babasının adını verdi diyor ya, Hazreti Hüseyin Bey diyor ya, üç yüz taneden fazla müslümanları karmakarışık edecek,

  158. 58:31

    fitneli önderler çıkacak diyor. Bunların diyor, adını verdi diyor. Kabilesinin adını da verdi diyor. E demek kabile devletleri, yani kabile olduğuna göre biraz Arap ağırlıklı oldukları anlaşılıyor. Babasının adını da verdi diyor. Yani babasının adı, falan oğlu falan dedi diyor. Bu Davud rivayeti diyor, ben mi konuşuyorum ya?

  159. 58:53

    Daha ne diyecek? Mutezile'ye haber verdi, işte efendim ayetlerin rafıziler hakkında haber verdi, Allah'tan sıfatlarını inkar edecekler, ruhiyetini inkar edecekler, haber verdi. Her şeyi bildirdi. Hep o yetmiş iki, yetmiş iki fırkadan bahsetti. Kullûn fînâ lillâhi vâdeh. Kader inken mesela, muteziledenler de haber verdi.

  160. 59:20

    Mübarek adam, taberana hadisi var, dolu hadis var. Yetmiş peygamber, mürciye kaderi, el kaderiyet, mecûs-i hazîl-i ümmet. Kader yok diyenler, alın yazısı yok diyenler, adam kul, insan kendi yazdırıyor, kul fînin Hâlık'ıdır diyenler, işte Allah cüz'iyyatı bilmez diyenler. E bu da mutezilen görüşleridir.

  161. 59:38

    Mutezile, acayip bir şey yani. Şu yetmiş ikinin hepsinde bir şey anlıyorum da, mutezile hiçbir şey anlamıyorum, bu kadar ilimle yani. Evet. Ondan sonra göre Allah'a tenzih edelim derken, işte böyle. Ha tabi tekfir etmiyoruz, 72 fırkati tekfir etmiyoruz. Ha tabii tekfir etmiyorum. Ancak kâfir olmasının mucib çok bariz bir şey olursa.

  162. 59:55

    Tabi Allah cüz'iyatı bilmezlerse tabi valla bükül şeyin alip Allah her şeyi dediği için oradan kâfir oluyor falan da tabi orada da toplantılık yapamıyoruz yani muhtecilerin hepsi aynı kafada değil. Dolayısıyla, ondan sonra. diye tekfir edemiyoruz. Çünkü sıfatlar inkar ediyor ama o sıfatlar zaten acizdir, zatın içindedir dediği için.

  163. 1:00:14

    Yani Allah cahildir, sahurdur, kördür demediği için ondan tekfir edemiyoruz ama biz sıfatlar harici bir varlıkla vardır, sıfatı yani ahirette mülaze ediyoruz. ayrıyetten mülaza ediyoruz. Yani orada bazı şeyler var. Yani orada bazı şeyler var ama bazı şeyler var kabak gibi yani. Elezine ekûne lâ kader, kader yok diyenler diyor.

  164. 1:00:31

    Bunlar diyor mesela mürciyeyi söylüyor, mürciye nedir yani? İmanın varsa ne günah yaparsan yap zarar vermez anladın mı sen? diye bir görüş. Mesela bunlardan bahsediyor. Ondan sonra bunlar diyor, yetmiş peygamber bunlara lanet okudu diyor. Bu ümmetin mecusileri, her ümmetin mecusul her ümmetin mecusileri var.

  165. 1:00:54

    Ve mecusi hazilü ümmet bu ümmetin mecusileri Elezine ekûne lâ kader, el kaderiyyetü kaderiye işte kader yok diyorlar, kader yok derken işte Allah ezelde her şeyi yani sen kendin yapıyorsun, yaratıyorsun kendi iradenle meydana götürüyorsun ve Allah cüziyatı bilmez, Allah sana müdahale etmedi. Tabi ki cebir ve icbar manasında Ama Allah ezelî ilminde biliyordu

  166. 1:01:20

    senin ne yapacağını vs. Şimdi bütün bunlar çok önemli meseleler. Bunların hepsini bildirdi. Kaderiye fırkası çıktı, kader yok diyenler çıktı işte İstanbullular falan bunlar tabi hepten tırışkadaşlar, onlar o mutezile gibi falan haşa mutezile konuştuğunu bile anlayacak kadar ilmi yok. Mutezile alimlerinin konuştuklarını kavrayacak kadar ilmi olmaz bunlar.

  167. 1:01:43

    Sefere tabakası tabi ama yani ama oradan bir şey anladığı kadarıyla anladığıyla milleti gavur ettiler. İşte efendim alın yası yok ve bil kaderi hayri ametüde ki altıncıya lüzum yok, o fazla fuzuli zait bir kayıttır bir şeyler bir şeyler hep bunlara reddiye yapmakla ömrümüz geçti. Bunlar Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, kader yok diyecekler.

  168. 1:02:05

    Hepsini haber verdi. Şimdi reformistler çıktı, Kur'an'da varsa uyanırız, hadiste uymayız. E bu ne? Bütün sahih hadisi kaynaklarında öyle insanlar çıkacak, Kur'an'da varsa uyacağız diyecekler, benim hadislerimi inkar edecekler. E bunlar hep sahih hadise değil. Bak 300 küsur fazlası da var. Adıyla, babasının adıyla, kabilesinin ismiyle şu şu şu adamlar ortalığı karıştıracak.

  169. 1:02:28

    Daha kıyamete yakın neler olacak? Daha Süfyanî haber verdi. Ondan sonra efendim iyi taraftakileri haber verdi, kötü taraftakileri haber verdi. Hazreti Medine'nin gururunu, Büyük Teçhal'ın hurucunu. Ondan sonra orada neler olacak? Neler olacak? Yüzlerce, binlerce konu var o, kıyamet alametleri bazen.

  170. 1:02:47

    E bunların hepsi kayıp değil mi? Bunların hepsi gelecekte olacaklar değil mi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den 1400 sene geçmiş ve bundan sonra da ne kadar geçecek bilemiyoruz yani. Ne kadar önce haber verdi bunlar? İstanbul'un fethinden mesela. Bunların hepsini anlatacağız. Burada şimdi bazı şeyleri misal verecek.

  171. 1:03:05

    O misal verdiği şeylerin hepsi meydana gelecek. Ondan sonra yani tek tek bunları, bu dersleri kaçırmayın. Şifa-i Şerif'in bu dersleri itikad derslerine döndü. Çünkü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kayıpları bilmesi hakkındaki inanç meselesine rücu etti konular. Oradan dolayı örnekleri çoğaltacağız.

  172. 1:03:31

    Ve kâle Ebu Zerrin Ebu Zerr radıyallahu anh, Ebu Zerrin yani Sade Hüzeyfe. Ya bunlar da Sade Hüzeyfe'den geliyor arkadaş. Başka sahabe bir şey duymamış mı? Bilmem ne. Ne alakası var? Ebu Zerr radıyallahu anh zaten Hüzeyfe radıyallahu anh onu diyor, bu eshab-ı kiramdan, bu benim arkadaşlarım, bunlar biliyor diyor.

  173. 1:03:49

    Ama unuttular mı, unutuyor gibi mi yaptılar? Çünkü bazı fitnelere karışmak istemediyle. Yani mesela Gezid'in çıkacağını bildirdi. Sene 60. Sene 60'da sığınmaktan Allah'a sığınırım derdi Ebu Ureyra radıyallahu anh. Euzubillahimineşşeytanirracim öyle bir duası var. 60'ın başına kavuşmaktan Allah'a sığınırım dedi.

  174. 1:04:11

    Ve hicri sene yani. Hicretle başlayan takvimlere göre. 60'a ulaşmadan hatta bir sene evvel mi? Çok yakın bir zaman evvel duası kabul oldu. Vefat etti yani. Gezid'in harra baskınları, şunları bunları önümüzdeki derslerde anlatacağız. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hepsini haber verdi. Harra baskın olacağını, Medine'nin yağmalanacağını ondan sonra her şeyi haber verdi.

  175. 1:04:31

    Bir de bundan sonra kıyamete yakın Medine'nin durumunu, Mekke'nin durumunu, Kabe'nin durumunu. Yani bunun binlerce hadis var. Bunlara Eşraat-ı Saad hadisleri de deniyor. Fiten hadisleri de deniyor. Bunların hepsinin kaynağına bakalım. Mütevatirse mütevatir kabul edilir. Sahihse sahih kabul edilir. Hasense hasen kabul edilir.

  176. 1:04:48

    kabul edilir. Zayıfsa zayıf kabul edilir. Ama zayıf hadis, menakıpta bu gibi konularda hüccet kabul edilir. İtikada şayandır ve inanılır. Zayıf da olsa. Çünkü zayıf hadis hakkında da bir kitap hazırlıyorum şimdi. Onunla çok uğraşıyorum. Çünkü zayıf hadis menakıpta. Bunlar menakıp şeyleri. Yani olacaklar, bitecekler, megaziler, siyerler, menkıbeler...

  177. 1:05:08

    şahısların faziletleri bunlar da çünkü bunlar ne hükmü ifade etmiyor? Helal haram hükmü ifade etmiyor. Yani mesela şu helaldir, şu haramdır, şunun gibi gibi herkesin zaruri yapması, bilmesi, inanması gereken itikâdi ve itikadi ve şeye itikad etmiyor şeye itikad etmiyor ama ama şöyle şöyle olacak. şöyle şöyle olacak, sen buna inanırsan

  178. 1:05:28

    tedbirini alırsın, deccala karşı, şuna karşı, buna karşı çoluk çocuğuna öğretirsin, nesilden nesile aktarırsın. Aha bak ben şimdi IŞİD çıktığı zaman o hadisi bilmeseydim, bana bir alim Mısır'dan göndermeseydi, ben orada tam Ümre'ye giderken, ihram üzerimde, onu yeni duydum, o gece patladı olaylar, ben o sabah Ümre'ye gitmeden evvel IŞİD'in başını, sonunu,

  179. 1:05:52

    akıbetini, saçını, başını, künyesini, lakabını, hepsini anlatan hadisi size naklettim, video duruyor. E bilmenin faydaları bu, halbuki o hadis zayıf. Belki bazılarına göre mevzul ifade. Çünkü kütüphesiz hadislerinden değil, yani sadece sahih, sadece kütüphesiz hale mukayyet değil de, yani sahih şeyin muhaddislere göre, bu muhaddislerin de acayip acayip ıstılavları var,

  180. 1:06:16

    yani birinin sahih dediğine, birinin sahih dediğine. Orada onu yani şu anda hadis literatüründe sahih olduğunu düşünmüyor, Naim İbni Hanmad'ın fitende geçiyormuş sen. Ha gerçi Bukhari'nin şeyhidir ama Bukhari o hadisi aldıysa, yani sahih şartını ararsa falan. Ama çıktı mı? Hepsi dediğin gibi çıktı mı?

  181. 1:06:36

    E git bak o videoya, sonra bak şimdi. Irak'ta çıkacaklar, Suriye'yi kuşatacaklar, işte efendim, saçlarını uzatacaklar, Ondan sonra, isim kullanmayacaklar, kümya kullanacaklar. Ve aynısı hadis. Aynı hadis. Daha orada tarifler bir şeyler de var. Yani ben şimdi unuttum, kaç sene oldu? On sene vekide geçti.

  182. 1:07:02

    10 sene ve 2 de geçti. Onun için, burada, Allah'a sevme Mevla kıyamete kadar olacakları bildirdi. Ve o da ashabına bildirdi. Buradan dolayı binlerce hadis-i şerif farklı tariflerden bize ulaştı. Bunlar, zayıf hadis bile olsalar, menakıb ve megazi gibi bu konularda kabul ediliyor. Çünkü neden? Bir şey yok ki.

  183. 1:07:30

    Namazını engellemiyor, orucuna bir şey ilave etmiyor, haccından bir şey eksik etmiyor yani. Helal, haram ve ahkam hususunda müteşeddit davranıyor muhaddisler. Ahmet İbni Hanbel, Abdurrahman İbni Mehdi, bütün muhaddisler bunu beyan ediyor. Helal, haram, ahkamda kaynağına ineriz, dibine kadar araştırırız.

  184. 1:07:48

    Teşeddet, nafil, esanid diyor. İzâ raveynâ filhalâl vel haram. Helal, haram hususunda senetler, istatlar çok şiddetli davranırız. Ama ve izâ raveynâ filfezâil vel menâkıb. Ondan sonra, faziletli ameller, menkıbeller vs. de rivayet yaptığımız zaman tesâhelle. Orada yumuşak davranırız, hafif geçeriz, öyle dibine kadar deşmeyiz.

  185. 1:08:16

    Bir kaynağı varsa tamam. Dolayısıyla bu, bunun hakkında kitaplar çıkartacağım yakında inşâAllah. Çok uğraştırdı beni ama, çok gördü beni. Dua kitaplarına benzemiyor tabi o iş biraz. Benim çok ihtisas alanım da değil. Bunlar beni kötü komşu adam, mal sahibi ederlerdi efendim, mal sahibiydiler yani. Ebu Zer al-Yallâh'ın buyuruyor ki, muhakkak bizi terk etti

  186. 1:08:40

    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem. Terk etti derken, Türkçedeki terkle başka, Arapçadaki de bıraktı. Yani Rasûlullah bizi bıraktığı zaman tahrik etmiyordu, kıpırdatmıyordu ne tâirun bir kuş. Herhangi bir kuş oynatmıyordu, ney cenâhayhi. İki kanadını, nerede fissemâ, gökte. Gökte kanadını kıpırdatan, yani ne demek istiyor, yeri geçtik.

  187. 1:09:08

    Yeri geçtik, yerdeki hepsini anlattı da, yeri geçtik. Gökte kanadını oynatan, iki kanadını oynatan bir kuştan bile mevzu etmeden bırakmadı. İlla mutlaka Zekâra bahsetti de olur, Zekâra hatırlattı da olur, vaaz yaptı da olur. Lena bize bahsetti, minhû okuş hakkında ilmen. Önemli bir ilim ve bilgi bize bahsetti.

  188. 1:09:38

    Bak bunu Ebuzer Hazretleri, İmam Ahmed ibn Hanbel, Müsnedin'de rivayet ediyor. 21.439 rakamında. Taberani Muceb-i Kebir'de 1647 rakamında bir rakamında bu hadis, Ebu Zerr-i Gıfari, bu hadise. Roduyallah'ın kimi, sahabi, bütün dünya onda ittifak etmiştir yani, ona ihtilaf eden bir kimse yok, şiyalar bile onu sever, şiyalar beş sahabeyi sever, biri onları.

  189. 1:09:59

    Yani bütün dünyanın ittifak ettiği, Ebu Zerr-i Gıfari, Roduyallah'ın-ül Bari Hazretleri, göklü, yeri bırak diyor, gökte diyor, iki kanadını çırpan, bir kuş bile bırakma, hepsini bize anlattı, her şey hakkında bize ilim verdi diyor, Sallallahu Teala, aleyhisselam, Efendimiz'den bahsediyor. Yani burada, sadece Huzeyfer R.A.'nın konusu değil ki, bunun birçok, efendim,

  190. 1:10:24

    şahitleri var. Şimdi, buradan neyi kastediyor yani, Ebu Zerr Hazretleri? Buradan neyi kastediyor? İşte, alimler bunu beyan ediyor. Buyuruyorlar ki, burada diğer hadis-i şerifler de, mesela, yani, olup bitecek her şey, tafsilatla, icmal tarikiyle, mücmelen, burada bazıları söylüyor, diyorlar ki, yani tamam, Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem bir gün kalktı, sabah namazından,

  191. 1:11:03

    akşam namazına kadar, olup bitecek her şeyi beyan etti. E, fakat bu şimdi olup bitecek her şey, o kadar teferruat var ki, milyonlar desen, milyarlar çıkar. Yani, bunu nasıl şey yaptı, diyor. Şimdi, imam, bu yeni bir şerh geldi, eski bir şerh tabii, 950'de doğmuş, 1024'te vefat etmiş. 1024 demek, şu anda 425 sene falan evvel.

  192. 1:11:28

    Kitabın adı, tavsiye de ediyorum ama bulunmayabilir, biz hemen kaptık bir nüskat, yoksa yoktu pek. Fethul Ghaffar, Bima Ekremullah Azze ve Celle, Bihi Nebiyyevul Muhtar. Bu, Şifa-i Şerif Şerhi. Halep müftüsü ve muhaddis, büyük fakih, Umer ibn-i Abdülvahhab ibn-i İbrahim el-Urzi el-Halebi Eşşafi Hazretleri.

  193. 1:11:51

    Çok muazzam, Mısır basmış, çok da emek etmişler. Gerçi hareket etmişler, keşke hareket etmeseler, yanlış yanaşarak hareket etmişlerdir bazen. Ondan sonra, burada diyor ki, imam, özel ismi, Urzi Hazretleri. Çok büyük bir şey, 17 yıl falan. Peki, diyor, yani sabah namazından akşam ezanına kadar ne olursa olsun, olsun 8 saat, olsun en uzun günde 10 saat falan, olsun 15 saat hani,

  194. 1:12:22

    ki Medine'de gün o kadar uzun fark etmez. Yümkünü en yeküne zeman buğri kefeyi. O zaman Resulullah Efendimiz'e bereketlendirildi. Ve tevessa'a, ki zaman genişledi, Allah zaman içinde zaman halkeyledi. Tek tek cüz'i ve tafsili, icmali ve tafsili, cüz'en, ferden ferden her konuyu tek tek ele aldı.

  195. 1:12:51

    Bu tarih harikul âdeti. Harikul âdet, keramet tarihiyle dar zaman genişletiliyor. Kesilir mi ne evliya? Evliyadan bir şey, onun kerameti haktır. Bu, mütemadir olmuş artık. İnkar edene manyak derler. Tımarhanede yer bulamaz yani. Zaman içinde zaman tayyi, zaman tayyi mekan. Evliyanın bir çoğuna hukuku buluyor.

  196. 1:13:09

    Bunu gözleriyle görenler var. Dolayısıyla, Uzun zamanlarda yapılması mümkün olmayan şeyleri, kısa bir zamanda evliyadan bir çoğu yapıyor. Evliya bunu yapıyor da, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e zaman genişletilmez mi yani? Onun için, bu da var. Bir mana daha var. Çok güzel bir yorum. Beğendim.

  197. 1:13:37

    Şimdi, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, mücmelen, bazı ipuçları ve konu başlıkları vermiş olabilir. Onu zaten verdi. Her şeyi anlattı diyor. Anlatmış olabilir. Ebu Zerra'nın kalbine de Allah bir ilham verir. Efendimiz'in, yani, en nihatinde bir günle sınırlı, yani sabah, hatta bir günden daha az, tabi imsaktan başlıyor.

  198. 1:14:10

    Sabah namazından sonra, onlar bir erken kıldıklarını düşün. Yani bir günde denebilir yani. Bir günde ne kadar kelam, vuku olacaksa, o kelamlardan, Ebu Zer razıyallâh'a, Ebu Zer radıyallâhu anh'a Allah öyle ilimler verdi ki o onları o onları, Ve tilgeli unum lâ hasrâ le âlâte Sınırsız sayısı. Çünkü bir hadisten bakıyorsun, bir müştehit, beş tane, on tane, bir hadisten bakıyorsun

  199. 1:14:33

    yüzlerce hüküm çıkarıyorlar. Onun gibi de olabilir yani. Onun gibi de var. Bu da hakikaten, tabi, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bunları bildirdiği kesin. Ebu Zer razıyallâh'ın anladığı kesin. Ondan sonra, yine, kuşlarla ilgili ahkama dair, bütün hükümleri bildirdi, manası da çıkabilir. Kuşlarla ilgili derken, kuşa gelene kadar dünyada neler var yani.

  200. 1:15:04

    Peki bu Ebu Zer, Radıyallâhu anh'ın, gökteki kuşun ilmine kadar her şeyi anlattı dediğini kim rivayet ediyor? İşte de öyle değil mi? Ahmet Muhammed Tabarani, Ebu Ya'la, İbn-i Mene'a. Burada başka birçok kanaldan Ebu Zer, Radıyallâhu anh, bu sözü söylemiş mi? Söylemiş. Söylediği kesin. Onun için kardeşlerimiz, Hüzeyfe, Radıyallâhu anh, mesela yine bir hadis-i şerifte,

  201. 1:15:32

    sahih-i müslim diye geçiyor, Hüzeyfe, Radıyallâhu anh ile ilgili beyanları bahsinde. Efendim, sahih-i müslim, bakın, rakam 2891. Dördüncü cilt 2296'cı sayfada geçiyor, bak çok önemli. Ebu İdris'i'l-Khavlani, çok mühim bir tabiinden işte zaten. Diyor ki, Hüzeyfe Tübnü'l-Yaman buyurun, dikkat edin. Bunlar metninde yok şifa-i şerifin, şerhlerden okuyorum.

  202. 1:16:08

    Bu yeni gelen şerhin işte bereketleri. Benimle kıyamet kopması arasında meydana gelecek bütün fitneleri bilen insanların en alimi benim. Bir de insanın kendini methetmesi İslam'da uygun değil ama bazı zaman söyler onu, tahtes-i nimet, nimetini, ona verilen nimeti anlatmak kabirinde. Yusuf aleyhisselam ne dedi?

  203. 1:16:31

    İnni hafizun alim. Beni yeryüzünün hazinelerinin başına maliye bakanı yap dedi Azize. Çünkü inni hafizun alim. Ben çok bilirim, benim ilmim kimsede yok dedi. Bir de çok iyi muhafaza ederim, tasarruf yaparım veya ezberim kuvvetli. Neyse, hafizun alimin ne kadar manaları çıkabilir.

  204. 1:16:52

    Şimdi korurum, malı korurum yani milletin hakkını. O manada bak. Benimle kıyamet arasında olup bitecek fitnelerin hepsini en iyi bilen benim. Buyuruyor. Efendim. Ve mâ bî illâ yekûne Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem eserra ileyhi fidel geşeyed. Demiyor haddisi gayri. Ancak, çünkü neden en iyi bilen benim?

  205. 1:17:20

    Madem sabah namazından akşama kadar herkesin duyduğu yerde, birçok sahabenin bulunduğu yerde söylediyse, buyurduysa. Seninle müşterek ilmi olanlar da olmalı. Ona cevap veriyor. Ve mâ bî, bende bir fark yok ama illa şu fark var. En yekûne Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem eserra ileyhi fidel geşeyed.

  206. 1:17:46

    Demiyor haddisi gayri. Rasûlullah Efendimiz bana bazı şeyleri gizli söyledi. Başkasına anlatmadı. Çünkü o gün orada umumi sohbet ayrı. Bendeki ayrı. Velâkinne Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gâleve ve bihaddisu meclisen enefîhi anil fiten. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem benim de bulunduğum bir mecliste fitenden,

  207. 1:18:10

    ahir zamanda kıyamet kopana kadar çıkacak kargaşalıklardan, İslam, Müslümanlarsa falan. Bunlardan anlattı. Benim de bulunduğum bir mecliste. Onu diğer sahabede duydu. Ama başkasına demeyip bana gizlediği şeyler var. Minünneselâzûn lâketne yederneşeyen. Mesela üç tane fitne söyledi. Onu işte burada şimdi söylemiyorum.

  208. 1:18:33

    Kaç çıkacak büyük bir kargaşa vesaire. Milletin gavur olacağı vesaire. Onları az kalsın hiçbir şey bırakmayacak. Yani onlar bütün ümmetin kökünü kazatacak. Öyle şeyler söyledi. Bazı fitneler var. Yaz rüzgarı gibi. Yani fırtına gibidir ama yaz rüzgarı yani. Devamlı olmaz. Minâ onlardan sığârûn. Küçük fitneler var.

  209. 1:18:55

    Ve minâ onlardan kibârûn. Büyük kargaşalar çıkacak. Kâle Hüceyfe'dir. Hüceyfe radıyallâhu anh bu hadisi naklettiği zaman buydu ki, Fedebe uleke rahtuküllûm gayri. Benden başka bu hadisleri, bu konuları bilen sahabe cemaatinin hepsi gitti. Şu anda en son ben kaldım buyuruyor.

  210. 1:19:25

    Yine Sahih Müslim'de, bunda da hadis numarası 2891, 4. cilt 2217. sayfa. Bu hadis şimdi. Ekberani Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bimâ ve kânü lillâhi tegûmeti sâlih. Kıyamet kopana kadar neler olup bitecek Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hepsini bana haber ver. Hepsini bana haber ver.

  211. 1:19:46

    E kayıptan bilmese, kıyamete kadar olacaklar, gelecek bilgisi değil mi? Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hâlâ konuşuyorsun kayıp bilmez mi de. Müslim hadisi yani bu Hoca Efendi radıyallâhu anh Rasûlullâh'ın sır taşı yani. Yalan mı konuşacak? Hepsini bildiriyor, kıyamete kadar olacak. Bunların hepsi gelecek bilgisi değil mi?

  212. 1:20:04

    Daha ne konuşuyorsun? Bildirdi mi bildirmedi mi Allah? Ya Allah bildirdiğin zaten illâ men rızâ min rasûl. İstisna yapmış Rasûl'lere bildirelim diyor zaten. E hadislerde bunlar açıkça beyan ediliyor. Allah Allah. Hâlâ konuşuyor ya. Anladın mı diyorum. Gel değirmeni diyorum, anladım diyor. Aman suyu nereden geliyor diyor hâlâ ya.

  213. 1:20:24

    Bildirdi işte. fe mâ minu şey'un illâ katse'l tu'anû. Kıyama kadar olup bitecek yani. Ümmetin genelini ilgilendir. Hatta bu meseleler. Yoksa sen evde tulum peyniri mi yedin, kaşar peyniri var mıydı? Bunu konuşmadı herhalde ya. illâ katse'l tu'anû. Hepsini Rasûlullah'a sordum diyor. illâ ni'lem es'elu mâ yukrucu ehlel medîne minel medîne.

  214. 1:20:45

    Ancak Medine ehlini Medine'den ne çıkartacak? Onu sormadım. Çünkü yine bir hadis-i şerifte buyuruyor ki kıyamete yakın Medine boş kalacak. Diğer bazı hadislerde açlık, kıtlık şeyde var ama onu özel sormadım diyor. Bak. Yani Medine ehlini Medine'ye çıkartacak çünkü Medine boş kalacak. Hayvanlar falan bir dahaki derste bunlar anlatılacak.

  215. 1:21:06

    Vahşi hayvanlar, kurtlar, mutlar Minber-i Şerif'e inecekler mi? Onlar oturacaklar. Kimse kalmıyor. Ahir zamanda. Medine ehlini Medine'den ne çıkartacak? Yani ne sebeple çıkacaklar? Medine'yi bırakacaklar? Deccal'dan sonra herhalde. Onu sormadım bir tek diyor. Yani ne demek istiyor? Bunun dışında her şeyi sordum diyor.

  216. 1:21:28

    Daha ne diyecek? Ondan sonra yine dünden evvelki belki bir ders belki iki ders şu anda ben efendim şey yapabilirim Bu Hüzeyfe R.A'nı iyi tanımak lazım. Arkadaşlar Hüzeyfe Tübnül Yeman Tamam mı? Babasının adı Yeman Yaman, Türkçedeki Yaman değil El Yemanü Tamam mı? Bu zatın oğlu ismi şerifi Hüzeyfe Efendimiz.

  217. 1:22:07

    Ondan sonra Bu zat Uhud Muharebesinde bulunmuş Ebu'l Yaman Babası da bulunmuş. Allah Allah Hasil. Adı Hasil. Allah Allah O da ondan sonra Yani özel ismi Yaman ismi de var da Hasil de özel ismi Kardeşi Saffan varmış O da Saffan İbnü'l Yaman Onlar Uhud'da bulunmuş diyor Yalnız şöyle bir olay yaşanmış Müslümanlardan biri Onun babasını Yani Hüzeyfe Hazretleri'nin babası

  218. 1:22:53

    Yeman Hazretleri'ni müşrik sanmış Müşrik sanarak yanlışlıkla öldürmüş Böyle de bir olay yaşanmış Hüzeyfe R.A'nın kibar ashabı Rasulullah S.A.V. sahabenin büyüklerindendir Rasulullah S.A.V. onu Hendek günü gönderdi. Kureyş'in durumunu ona incelettirdi. O da Kureyş'in bütün istihbaratını yaptı Efendimiz S.A.V.'e getirdi Hendek Muharebesi'ne karşı Toplana gelen Kureyş müşriklerini

  219. 1:23:17

    Ve biliyorsunuz zaten Meşhur onu hep söyledim. Hazreti Ömer Münafıkların listesi onda olduğu için Sorardı. Sahibu Sirri Rasulillah Sahabe arasında bir kişi varsa Sırdaşı Sır sahibi. Sır sahibi odur Onun için birisi öldüğü zaman Hazreti Ömer ona bakardı Hazreti Hüzeyfe cenazesini kılmazsa Kıyı kıyı kenardan Cemaatten ayrılırsa Ömer R.A'da cenazesini kılmazdı Bunu ulema

  220. 1:23:47

    İkiye iki yüzüncü sayfada Zikrediyor. Hüzeyfe R.A Dedi ki Rasulullah S.A.V. Beni hicretle Arasında muhaer bıraktı Yani ister muacirlerden sayalım İster ensardan Ben ensardan sayılma tarafını tercih ettim Sonra nihaven Muharebesinde bulundu Numan İbni Mukaririn Radıyallahu anh Efendimiz o harpte Efendim Sancaktardı O şehit olunca Hazreti Hüzeyfe Sancağı aldı.

  221. 1:24:21

    Hemedan Meşhur İran'da şu anda herhalde Rey. Rey dediği de şu anda Rey'dir. Hemedan Rey.Tahran tarafı şimdi Dinevr Dinevr'de meşhur birşey Hep o bölgeler yani Şu anda Acem diyarı Hep onlar Hüzeyfe R.A'nın Sancağı şerifi altında Onun eliyle fethedilmiştir Vefatı kaç Hazreti Hazreti Osman R.A'nın şehit edilmesini de gördü.

  222. 1:24:47

    Çünkü neden? Çok fitneler işte çıkardı. Efendim sarılmazsa Hazreti Osman şehit edileceği, Hazreti Ömer'in şehit edileceği, kapının kırılacağı Ondan sonra fitnelerin, savaşların kargaşaların durmayacağı Hazreti Ömer'den Bunların hepsi hadis. E bunların hepsini kayıptan haber. Hepsini bildirmişti. Hazreti Osman Efendimiz'in şehit edilmesinden sonra Efendim

  223. 1:25:13

    Vefat etti. Yani sene Otuz altıda Hicri sene otuz altı. Tam Hazreti Osman şehit edilen biraz sonra. Çünkü artık dört, dört buçuk senede Hazreti Ali'ye kaldı yani. Hazreti Osman'ın Şehit edilmesinden sonra Hicri sene otuz altı. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem'den sonra Kamil halifelik otuz sene. Bunu konuşmuyoruz.

  224. 1:25:33

    Ama Hazreti Ali Efendimiz'in vefatında Hicretten sonra kırk sene geçti. Çünkü Hicretten sonra bile Efendimiz'in yaşadığı on sene var. Ondan dolayı kafanız karışmaz. Yani Hazreti Osman'ın şehadetinden sonra Hicretten otuz altı sene olmuş. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatında yirmi altı sene sonra Yirmi altı sene sonra Hazreti Huzeyfe Vefat etmiş.

  225. 1:25:55

    Onun için Huzeyfe Efendimiz Bu işlerde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin En büyük sırdaşı Ve bütün bunları Haber vermiş. Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bildirdiğini beyan etmiş. Şimdi bunları bildirdiğine dair Diğer sahabeden var mı? Var. Mesela Ebu Zeyd hazretleri İsmi Amr ibn Ehtap radıyallahu anh Efendimizle gazalarda bulunmuş Ve sahabeden olmuş.

  226. 1:26:26

    Bu zatın da bir hadisi var Sayın Müslim'de. Önümüzdeki derste oradan başlayacağım. Şu bakımdan Yani bunlar sadece Hazreti Huzeyfe'den geliyor. Bir tarihten geliyor. Denmesin diye Hazreti Amr ibn Ehtap radıyallahu anh'dan Künyesi Ebu Zeyd Onun hadisini de Sayın Müslim'den metnini okuyacağım. Öyle başlayacağım.

  227. 1:26:50

    Ve Resulullah'ın haber verdiği diğer Konularda İnşallah sırayla Gideceğiz. İnşallahurrahman Allah'ım Muhabbetimizin faziletlerine, mucizelerine Kayıpları bildiğine Allah'ın ona bildirdiğine İmanı sahih, sağlam, sabit Ehli Sünnet itikadı üzere Kaim ve daim olarak yaşayıp ölmeyi Bize de, sevdiklerimize de Bu duayı amin diyenlere de Şifa şerifi takip edenlere de

  228. 1:27:20

    Özellikle nasip ve müesser eyleye. Amin Sallallahu aleyhi ve sellem