00:00 / 1:01:39Şu an 00:00 / 1:01:39
Transkript
136 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu teala ala seyyidil murselin ve muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Şifa-i şerif dersimizden kaldığımız Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in dualarının kabulünün eserleri ve dualarının kabulünde zuhur eden mucizeler bahsindeyiz.
- 00:28
O derste biraz yavaş gidiyoruz çünkü mevzular kıssalı olduğu için kelime manası verip geçmek istemiyorum. Bu da zaten uygun olmuyor. Onun için kaldığımız noktada 277. sayfa, 3. satırın son kelimesi Ve hadîthu'l-meşhûru diye başlıyoruz. Ve hadîthuhu, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in hadisi. Ne demek bu, nereden başlıyor şimdi?
- 01:11
Orada takdir var yani, hadîthuhu. Mu'akhar, müpteda, geri kalmış, müpteda, mukaddeme haber, mahsuf orada. Ve ile hadîthuhu arasında. Ve mincel ki yani demektir, bu kabildendir. Yani duasının hemen kabul olunduğunun gösterdiği mucizelerdendir. Ne? Hadîthuhu, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in hadis-i şerifi.
- 01:32
sallallahu aleyhi ve sellem, hadis-i şerife. Öyle hadis geldi, meşhuru, çok meşhur diyor. Mukarri rivayet etti, Müslim rivayet etti. Bukhari rivayet etti, Müslüm rivayet etti. Kimden? Abdullah-i Mes'ud radıyallahu teala Efendimiz'den. Ne hususta? Onun duası hakkında. Kim o? Kim üzerine dua etti? Yani alâ olduğu için beddua oldu şimdi.
- 01:56
Bedduası hakkında kime beddua etti? Kime bedduat-ı alâ Kureyş? Kureyş'e bedduat-ı. Mekke döneminde oldu bu. Hicretten, Medine-i Münevvere Hicretten önce bu beddua oldu. Ne zaman bedduat-ı, nedense bedduat-ı anlamına da gelip, hîne ve zâû koydukları zaman, hîne muzalf oluyor, zarf oluyor, ve zâû cümlesi, fiiliyesine, kırık mana veremiyoruz oraya.
- 02:26
Ne zaman ki bedduası, hîne ve zâû koydukları zaman, tabi burada bazısı koydu ama nispet cümlesine yapılıyor. İzafetül baz, ilelkül kabilinde. Yani bir ikisinin yaptığı bir şey kabilenin tamamına mal ediliyor veya işte efendim, tümü ona ortak sayılarak isnat zamiri, cemi geliyor yani, hîne ve zâû koydukları zaman.
- 03:01
Neyi koydular? Esselâ. Selâ işkembeyi, yani selâ kelimesi esselâ, ince deri yani şey olur, çocukla beraber annesinin karnına olanmış. Çıkıyor ya, efendim, o şey, hayvan iskembesini yani koydular. Neyin üzerine koydular? Ala rekabetihi. Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in rekabet-i şerifesi üzerine, yani boynunun üzerine, mübarek boynunun üzerine.
- 03:44
Nasıl koyabildiler? Ve halbuki o neredeydi? Ne yapıyordu? Secde yapıyordu. Ve huvedeki vavhaliyedir yani. Ve halbuki o sadece dün secdedeydi. Yani Beytullah'ta, yani Medine-i Ecret'ten önce, Beytullah'ta namaz kılıyordu. Namaz kılarken secde yapıyordu. Secde yaparken, efendim, geldiler boynu şerifin üzerine, Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e bir işkembe koydular.
- 04:16
Neyle beraber? Ma'al fersi, hem de hayvan pislikleriyle beraber, davet değil mi? Kanla beraber, işte kanlıdır, pisliğidir, hepsi beraber. Yani işkembe yeni çıkmış demek ki hepsiyle beraber koydular. Bunun üzerine Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem onlara beddua etti. Ondan sonra vesemmâ ve isimlendirdi.
- 04:50
Kimihum onları. Bir bir, Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, onların ismi... ismini verdi. İsmini vererek beddua etti. Yani burada tabi Kureyş'in tamamına beddua etmedi. Çünkü Mekke Fethi'ne kadar çok Müslüman olan oldu. Mekke Fethi'nde Müslüman olan oldu. Tabi onların hepsi helak olurdu yoksa Kureyş kalmazdı.
- 05:19
Onun için vesemmâ isim verdi Kimihum onlara. O isimleri de burada hadis-i şerifte söylüyor. Şöyle oldu. Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, Beytullah'dan namaz kılarken Ebu Cehil ve arkadaşları oturuyorlardı. O arada akıllarına fikir gelecek. Şeytan zaten onlara içinde cirit atıyor. Belki de diyebiliriz şeytan onlardan da kaçıyor.
- 05:53
Yani şimdi onlar şeytana da pabucu çıkarttırır yani. Ters giydirir de. Dediler ki yahu hanginiz kalkıp bir işkembe bulacak yeni kesilmiş işte falan oğullarını şey kestiler işte tevem kestilerini kestiler. Onun işkembesini hemen alsa gelse, çünkü durursa zaten biliyorsun kan kurur. O zaman çok manası olmaz.
- 06:20
Onlar istiyorlar böyle kanlı sulu bir operasyon çekmek yani. Falan oğullarının şeyini getirsin, yeni kestiği hayvanın işkembesini getirirse, Muhammed'in sallâllâhu aleyhi ve sellem sırtın üzerine yani işte boynuna geliyor. Sırtın üstü zaten boynu sırtın üzerine. Onu secde ettiği zaman, çünkü secde etmediği zaman durduramazlar.
- 06:48
Secde ettiği zaman kim koyabilir? Bunun üzerine onların içerisindeki eşka yani en şakî, en bedbaht olan Ukbe İbni Ebi Muayt. Bak bu mesele çok duyulmamış yani Ebu Ceyle, Ebu Le felan marka isimlerden. Dolu marka isim vardı, gavurlarının hepsinin adını bilmemiz lazım değil, hoş da. Ondan sonra o kalktı, tamam ben yaparım dedi.
- 07:33
Gitti getirdi işkembeyi. Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem'i bekledi bekledi. İşte Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem secde yapmasını bekledi yani. Secde yapınca getirdi iki omuzunun arasına koydu. İbni Mesud radıyallâhu anh da orada hadiseyi duyandan rivayet etmiyor yani, görüyor. Görgü tanığı.
- 08:03
Bu sefer başladılar, gülüyorlar, gülüyorlar. Resulullah sallâllâhu aleyhi ve sellem de başını kaldırmıyor. Yani secdede zaten uzun dururdu adeti var da. Başını kaldırmayınca Fatıma radıyallâhu aleyhi ve sellem işte. Fatıma benden bir parçadır. Onu üzen beni üzmüş olur. Boşuna buyurulmadı yani. Fatıma annemiz geldi.
- 08:41
Resulullah sallâllâhu aleyhi ve sellem'in omuzlarından, efendim sırtı şerifinden def etti şeyi. Pisliklerin üstüleri kaldırdı falan. Bunun üzerine Resulullah sallâllâhu aleyhi ve sellem rasil şerifini, mübarek başını kaldırdı secdeden. Sonra buyurdu. Allahümme ey Allah'ım aleyke bi-ebi cehlin. Çünkü fikri veren Ebu Cehil.
- 09:12
İcraat-ı ukbe yaptıysa da azmettirici suç yok mu? Azmettirici bazı kere failden fazla ceza alıyor. Çünkü tertip komitesi o. Ya Rabbi aleyke bi-ebi cehlin. Ebu Cehil'i sana havale ediyorum. Yani sen Ebu Cehil'i helak et. Ve utbete min rabi'ate. Rabi'a'nın oğlu Utbe'yi. Vel velid min utbete. Utbe'nin oğlu Velid'i.
- 09:52
Ümeyye bin Halef'in. Ümeyye bin Halef çok meşhur. dâ ve hukbe tebni ebi muaytın işte ebu muayt oğlu hukbeyi o bizzat koyan dâ ve umâra tebni velid işte velid oğlu umâra efendim de geçiyor burada e bunlar gibi diğer bazı isimler eee geçiyor yani ammar, umâraya ammar şey de var artık nüskaha hatası mıdır yoksa şey midir biliyorsun isimlerde zaten şey oluyor
- 10:49
meşhur isimlerin dışındakilerde bazı ihtilaflar olur bunları yarabbi kudretinle bunlara muamele yap yani helak muamelesi yap bunları ben sana ısmarladım buyurdu ve bunların isimlerini saydı burada sayılmamış isimler olabilir anlamına geliyor çünkü şeyhlerde ben şahliyim bunların gibiler falan dediğinden öyle anlıyorum ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem vesemmâ
- 11:29
tesbih etti yani isim lendirdi umumları yani adlarını zikretti dolayısıyla bunların hepsine beddua ettiği meşhurdur ve bunlar ekseriyet itibariyle Bedir'de gebertildiler şimdi şifa şerifin meddini okuyorum kim yani hadis-i şerifin rahmeti kim İbni Mesud yani orada da tabi İbni Mesud çok zayıf yani kuvvetsiz kuvvete zayıf olmak hasebiyle orada müdahale edememiş
- 12:33
olabilir çünkü uzaktan seyrediyordu bir de tabi Kureyş'in kendinden olmak kabilenin kendi adamı olmakla dıştan olmanın da tabi çok tesiri var tabi Fatıma r.a. kız olduğu için onun müdahalesi ne bir şey yapamadılar kendi aile bireyi olduğu için İbni Mesud r.a. da orada buna şahit oldu fakat bir kenardan yani izliyordu sonra buyuruyor felakat elbette muhakkak raitü ben gördüm
- 13:13
hüm onları yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem o gün Kabe'de üzerine bu şekilde işkembe bırakanların adlarını sayarak Allah hale etti bedduatı onlara ya işte onun için onların hepsini ben sonra gördüm yani burada tabi ekseriyet kastediliyor çünkü bazıları sonra imara Habeştan'da gebermiş dolayısıyla o Bedir gününden önce veya sonra yani Bedir'de olmamış
- 14:03
onu demek istiyorum böyle bir tane iki tanesi Bedir'in dışında olabilir elbette ben gördüm hüm onları katledildiler gebertildiler ne vakitte Bedir gününde helak edildiler işte Allah-u Teala Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin duasına hemen icabet etti yani bu tabi anında o gün üç gün sonra beş gün sonra olmadı çünkü neden?
- 14:33
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hicretine yakındı hicretine yakınsa zaten hicretten bir buçuk sene kadar herhalde sonra hicretin ikinci senesinde Bedir harbi vakı oldu yani çok geçmiş değil Musa selam duattı Firavun'un helakı için Harun aleyhisselamla beraber Kale kalbi ücibet, davet, hükmet, duanız kesin kabul olunurdu.
- 15:02
Vahiy geldi ama kırk sene sonra Firavun boğuldu Kızıldeniz'de. Onun için burada mühim olan duanın kabulü eserinin zuhurudur. Ve Bedir günü gördüm onları katledildiler buyuruyor İbni Mesud radıyallâhu anh. Burada ancak esas işi yapan Uqayb nebi Muhayd Bedir'de gebertilmedi. Çünkü Bedir'de yetmiş esir aldılar.
- 15:37
Yetmişte kafir katlettiler. Bu esir alınanlar arasındaydı. Sonra Medine'ye götürüyor tabi esirler nereye götürecek? Bedir'den Medine'ye götürülecek. O zaman Mekke fethedilmemiş ki. Esirler Medine-i Münevvere'ye götürülürken Irkuz Zabiye denen bir mahal var orada. İşte Bedir'ler arasında Medine arasında Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki Hz.
- 16:09
Ali Efendimiz'e radıyallâhu anh onu dedi gebert dedi. Yani esir, esir olsa da çünkü bu pislik işleri yaptığı için azalı din düşmanı olduğu için. Sonra biliyorsunuz tabi Bedir esirleriyle ilgili meseleler çıktı ya esirler. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem amcası Abbas Efendimiz de orada esir idi.
- 16:36
Dolayısıyla Ebubekir Sıddık radıyallâhu anh'a istişare sordu ne yapalım bu esirleri? Dedi ki çoğu bizim yakınlarımız, akrabamız onun için nasıl olsa harbi kazandık. Azalı yetmiş gavurda geberttik. Fidye alalım bunlarda para çok. Fidyeyle salalım. Fidye alırsak İslam devleti güçlenecek o zaman. Bedir Muharebesi'ne gelirken biliyorsunuz yani iki tane at mı ne vardı?
- 17:09
Kafirlerin hepsinde develer var. Günde on deve kesiyorlar yiyorlar. Müslümanlar su bulamıyor, yemek bulamıyor. Zaten at deve bir şey yok. İki kişi de mi ne vardı? Birisi müktelif nesvet olacak. Radıyallâhu anh. Onun için bu fikri verdi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de buna meyletti. Bunu kabul etti.
- 17:34
Sonra tabi Hazreti Ömer Efendimiz, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem iki vezir var. Yani müsteşarı vardı en yakın. Birisi de Ömer Radıyallâhu anh Efendimiz'e sordu. Orada dedi ya Resulallah bunlar kafirliğin imamları dedi. Dinsizliğin reisleri bunlar. Onun için Ebu Bekir'in akrabasını ona ver, o onu kessin.
- 17:53
Benim akrabam bana ver, ben de onu keseyim. Yani bunlara acımayalım dedi. Ama Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem istişare olarak Hazreti Ebu Bekir'in görüşle meyletti. Ama tabi sonra vahiy Ömer Radıyallâhu anh'ın iştihadının doğruluğuna delalet edecek. Hüküm ile nazil oldu. Hazreti Ömer Efendimiz'in 18 meselede muvaffakat-i Ömer diye geçer, vahye muvaffakatleri var.
- 18:32
Vahiy nazil olmadan Allah'ın ilhamıyla işte ferasetiyle işte bu da evliyanın kerametin hak olduğunu gösteriyor. Hazreti Ömer Peygamberdir, vahye gelmiyor ona. O muvaffakatleri var. İşte o 18 meseleden biri de bu Bedir esirlerine ne yapılacak mı?
- 18:48
Şimdi onun için esirler Medine-i Münevvere'ye götürülürse, eğer tüm esirler hakkında fidye alınsın da salınsın kararı zaten çıktı. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem öyle muamele yaptı. Sonra ne ayetler ne azot ne derler şimdi onun hani şeyiz değil, o derste değiliz. Onun için devamında çok acayip olaylar oldu.
- 19:13
İlginç oldu. Bunun işte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem demek, artık yani o da yaptığı işleri sallallahu aleyhi ve sellem bilmevlanın vahiyle yapıyor. Ama o konuda vahiy nazil olmadı. Bir konuda vahiy nazil olmazsa istişare yapar. Çünkü vahiy nazil olan bir konuda hani esirlere ne yapacaksın? Öldürecek misin?
- 19:34
Fidye alıp salacak mısın? E bunun hakkında vahiy nazil olsa Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Ömer'e radıyallahu anhu ne yapalım diye sorar mı yani? Onun için vahiy nazil olduğu yerde iştihada mal yoktur. Vahiy gelmeyince ne yapalım? Ondan sonra bir karar verildi iştihada dayalı sonra vahiy nazil.
- 19:57
Vahiy nazil olarak onu işte tahsiye etti veyahut da şöyle olmalıydı ama böyle oldu ama bundan sonraki hüküm nedir? Aldığınız fidyeleri ganimet olarak kullanabilir misiniz, kullanamaz mısınız? Onun hakkında vahiy nazil oldu.
- 20:16
Burada işte anlaşılan Ukbeyni Ebu Muait'i daha Medine'ye varmadan, o mübarek boynuna işkembe koyan kafiri Medine'ye varmadan yani bu karar alınmadan, bu istişare yapılmadan evvel geberttirdi Hazreti Ali Efendimiz'in eliyle. Bu da ilginç bir durum. Çünkü öbür türlü esirlerin hepsine sallallahu aleyhi ve sellem tabi bunu ayrı muamele yapalım, bunun fidesi kabul etmeyelim.
- 20:44
Hani bu böyle yaptı bana namazda secdede onu da diyebilirdi de o yolda gebertildi yani. Bunu da tabi alimler incelemişler. Yani o Bedir'deki yetmiş gavurlan katledilmeyip bunun biraz daha yaşatılması yine Bedir'de gebertildi sayılır o. Çünkü Bedir'de esir alındı yani. Onda da bir tekallüf bir şey yok.
- 21:06
İbni Mesud'un sözü yerini buluyor yani hepsi Bedir'de gebertildi. O da öyle. Burada ona Mevla Teala, çünkü o şey gibi. İd'in ba'tı eşkâha. Sâlih Aleyhisselam'ın devesi. Mucize istediler işte biliyorsunuz. Müşrik kavmi kayadan. On aylık yüklü deve. Yüklü yani amile deve çıkacak. O da kendisi gibi bir deve doğuracak falan.
- 21:43
Böyle bir iman etmek için şart ortaya attılar. Mucize talep ettiler. O da iki rekat namaz kıldı, dua etti biliyorsunuz. Hamile kadın gibi kaya sallanmaya başlattı. Doğum sancısına tutulmuş gibi. Sonra kayanın içinden on aylık yüklü bir deve çıktı. Bu zaten Kur'an-ı Kerim ile sahip. Hoppala, habalada şey, böyle bir şey olur mu?
- 22:04
Diyen kâfir olur. Ayetlerde kaç yerde geçiyor Kur'an'da? Ondan sonra Nakatullah diye geçiyor. Kaç yerde? Allah'ın devesi. Hep develeri Allah yarattı ama o tabii kudretle yani sebepler alemindendir. O bir anadan doğmadan anası babası olmayan bir deve. Kudretten o anda kayanın içinde peydah edilmiş yani halk edilmiş Mevla tarafından.
- 22:34
Orada dediler ki işte orada da uzun kıssalar var. Deve çok su içmeye başladı. Onlara imtihan oldu, başlarına bela oldu falan. İşte mucize isteyene böyle. Mucize verilirse belası da verilir yani. Sen niye iman etmiyorsun? Hadi mucize verildi. E mucize verildikten sonra iman et. Ya yine iman etmiyorsun.
- 23:02
Başına belayı. O iman senedir. Rahmet olacaktı. Öyle bir süt veriyordu ki bütün kavm kabileye yetiyordu yani. Ama sonra onu kesmeye karar verdiler. Çok su içiyor diye, kuyuları kuruttu diye. O zaman dediler ki kim bunu şey yapacak? Halledecek falan. Mevla öyle buyurdu. Tuğya'nın azgınlıkları sebebiyle Semud kavmi peygamberleri tekzip etti, yalanladı.
- 23:32
İz yani demek o. İz ortaya atıldı. O Semud kavmine gidiyor. Onların en şakisi. En şakisi demek en bozuk, en bedbaht, en uğursuz, pisliği olan adam. Onun da adı Kudari bin Salif yani. Kudari bin Salif denen mesela o. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den kaç bin sene evvelki bir kavim. Ama onun ismi ne kadar tefsirlerde geçiyor.
- 24:06
Rivayetlerde zikrediliyor. Kudari bin Salif gavuru ortaya atıldı işte. Allah-u Teala ona eşka diyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Ali Efendimiz'e radıyallahu teala öyle sordu yani. Men eşkal evvelin. Evvelkilerin en şakisi eski ümmetlerin kim midir? Allah ve Rasulü alem, Allah ve Rasulü bilir dedi.
- 24:34
O zaman bu da hakirun nakiti. O deveyi boğazlayan işte Kudari bin Salif olarak isim geçmiyor hadise de rivayetlerde geçiyor. Odur buyurdu yani. Onun için bu ümmetin eşkası yani Kureyş'in içindeki eşkası Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem döneminde ki eşka kim? İşte Okbeye ibni Ebi Muhayyit. Çünkü Ebu Cehil, Kureyş'in ulularının vesaire işte bütün takım taklavatının
- 25:02
Kotamanlar'ın oturduğu bir mecliste bunu söyledi. Ey hükümiyeti! Hanginiz getirecek yani? Mesela Cezur'in. Bir yeni kesilmiş devenin işkembesini dedi. Kim atladı ortaya? Okbeye ibni Ebi Muhayyit. Yani sade Okbe dememek lazım yani. Çünkü neden? O çünkü sahabede çok Okbe var. Okbeye ibni Amir var radıyallahu anh.
- 25:32
Çok büyük. Ravi ile hadis-i felak nasar içinde zaten Mısır'da yatıyor. Kaç kere ziyaret ettim. Yani sade Okbe deyince şimdi Okbe ile karışır falan anlıyor musun? Onun için Okbeye ibni Ebi Muhayyit diyorum yani. Biraz uzun olmasına rağmen. Efendim, bu mel'un işte eşka idi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dönemindeki eşka.
- 25:55
Yani orada Ebu Celiler, Ebu Leblebler var ama işte eşkalı gari bir şey yani. En bedbaht, en azgın. Onun için onu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Medine-i Münevvere yolunda daha varmadan bunu gebert dedi yani. Bunun esirliği mesilliği olmaz. Onu katletti. Sonra sallallahu aleyhi ve sellem yine o hadisin devamında.
- 26:18
Hazreti Ali Efendimiz'e sordu. Ben eşkalı ahiriyim. Sonrakilerin eşkası kimdir? İşte o Tabi'in dönemi. Tabi'in dönemindeki en azılı kimdir dedi. Ondan sonra? Hazreti Ali Efendimiz yine bilemedi. Yani Allah ve Resulü alem, Allah ve Resulü en iyi hakkıyla bilir. Deyince gali katilüke. Seni öldürecek adam, bak hem mucize, hem kayıptan haber,
- 26:49
hem Hazreti Ali Efendimiz'in şehit olacağını haber veriyor. Seni katilin olacak adam ahir zaman, efendim ahir zaman da ahir diye geçiyor. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den sonra ahir başlıyor yani. Tabi'in, Tabi'in, Tabi'in döneminde ahirin oluyor mesela. Evvelin sahabe dönemi. Çünkü Meneşkel ahirin diye sordu.
- 27:14
Hadis bu. Sonrakilerin eşkası. Sonrakilerden genç de. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den sonrakilerin tüm ahiri. O kıyamete kadar ahirin oluyor da. Daha Hazreti Ali Efendimiz'in şehit edilenin adı yani haricilerden. Şimdiki işte Selefi, Vehhabi, Daeş. haricinin şu andaki temsilcisidir. Tekfirciler.
- 27:39
Onlar da sahabe-i kiram döneminde çıktı yani. Hazreti Ali Efendimiz onlarla harp etti. Harur ahli. Herkese kafir dediler. Hazreti Muaviye'ye kafir dediler. Sahabeye kafir dediler. Sahabeleri şehit ettiler. Hazreti Ali'yi şehit eden de Allah rızası için şehit etti yani. Tersliğe bak. İbni Mülcem zındı.
- 28:00
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem isim vermedi. Seni öldürecek olan ahirlerin en şakisidir. En bedbahtlıdır buyurdu. İşte o İbni Mülcem Hazreti Ali şeratı bozuyormuş ve İslam'a zarar veriyormuş diye Allah rızası için cennete girecek mi Hazreti Ali şehit etti ya. Zındığa bak hele. İşte bu mantık işte.
- 28:28
Işid, Selefi, Vahabi. Bak bugün bu sabah 8 saat Yalova'daki elmalık mıdır nedir köyünde adamlar silahları doldurmuşlar, pusuları kurmuşlar bilmem ne, bilmem ne. Güvenlik güçleri de polislerimiz de artık biraz tedbirsiz mi yakalandılar veya neyse. Bunları teslim alma gittiklerinde adamlar 8 saat çatıştı.
- 29:01
Bu kadar 8 saatlik cephaneyi efendim silahı nasıl yığdılar 8 saat silah mı yeter tartar tartar tartar videolarda gözüküyor. İşte mesele budur. Maalesef yine haklı çıktık. Biz ne dedik Selefiler silahlanıyor. Bunu kaç sene evvel dediğimizde güldüler. Ve dediler ki rakiplerini tasvip etmeye çalışıyor.
- 29:25
Ulan benim cemaatimin potansiyelim ona gitmez ki zaten. O zaten bizim tasavvuf ehlini ehli sünnete müşrik diyor. Efendim biz onlara tabii kafir müşrik demek kolay bir şey değil. Biz tekfirci değiliz yani ama tabii ki Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunlar cehennem köpekleridir. Çıkacaklar. İnsanlara kafir diyecekler.
- 29:49
Kur'an okuyacaklar. İbadet edemeyecekler. Bak sakalları bir tutan. Pelin gibi. Ama Bekraudel Kur'an, Lev Ceavzu, Tarakiyon. Boğazlarından aşağı Kur'an geçmeyecek. Harurayeli en güzel kıraatları onlar yapıyorlar. Sabaha kadar teheccüd kılıyor. Sabaha kadar teheccüd kılıyor da sabah namazında geliyor Hazreti Ali'yi öldürme.
- 30:09
Radıyallahu anh. Neymiş Hazreti Ali? İslâmı bozulmuş. Ya sen İslâmı kimden öğrendin? Hazreti Ali Radıyallahu anh ilk müslümanlardan çocuklarının ilki bütün Kur'an-ı tefsir, hadis-i ilimleri yutmuş. Ene Medine-tü'l-ilm-i âlim-i bâba. İlmin şehri benim kapısı halidir. Ömer'e râd-el-ilm-i feylet-il bâb.
- 30:28
İlim arayan kapıdan gelsin Hazreti Ali. Kapısından girmeden olmaz. Hazreti Ebubekir, Ömer, Osman Radıyallahu anh onlardaki makam bakımından eftel olmaları ve ektem olmalarına rağmen kazayı, yani kaza demek katılığı, şeriat mahkemesinin hakimliğini Medine'de üç halife döneminde Hazreti Ali Efendimiz katılık yapıyordu.
- 30:50
Fıkıh hükümlerin kararını veriyordu, mahkemeleri yönetiyordu. Üç halife de onu katı yapmış, hakim yapmış. Neden? İlimde üstünlüğü var. Hazreti Ömer ne diyor Radıyallahu anh? Hasan'ın babası olmadığı bir ortamda yaşamaktan Allah'a sığınırım. Yani, Hazreti Ali'ye katılıyor Hasan'ın babası. Künyesiyle itham ediyor.
- 31:11
Yani bahsediyor. Çünkü neden? Bir müşkil oluyor Hazreti Ömer Efendimiz de çözemediğinde Hazreti Ali'ye gidin diyor. Böyle bir insana İslam'ı bozuyor diyor. Ve kafir diyor. E şimdi bu Selefi Vahabiler, IŞİD'çiler, ben zaten ondan dolayı bana koruma verilmiş. On sene evvel ben devletten koruma istemedim.
- 31:30
İstemeden verildi. Çünkü neden? Onların tabi ellerinde bizim görmediğimiz veriler var. Baktılar bu adamı öldürecekler. E şimdi burada villa tutmuşlar roket atmak için benim evime. E o zaman yine sabah kahsesinde ifadelerde çıktı yani. Bunlar hepsi. Gerçek. Adam hala konuşuyor buna niye koruma verilmiş ki bilmem ne.
- 31:51
Sen orada oturduğun yerden akşam geçiyorsun. Vatan ha millete ne faydalı olmuş? Hangi tehlikeden uyardım Müslümanlar? Binlerce, on binlerce insan IŞİD'e gitmekten Allah'ın izniyle kurtulmasına vesile oldu bu fakir. Bütün insanlar bunun şahididir yani. Dolayısıyla şimdi o tek etek programlarında falan boşuna konuşmadık.
- 32:14
Bütün bunları oralarda ifşa ettik. Sonra CNN'lerde, sonra Habertürkler'in dolu programı yapıldı bu işte. Ama yok efendim abartıyor, kabartıyor. Yok bilmem ne silahlarını öğretiyor. E nerede buldular silahları işte bak. E şimdi sekiz saat çatışacak silahı nereden bulduk? Bursa'dan güvenlik kuvvetleri takviye isteniyor.
- 32:38
Düşün ya o ekibi yetmiyor yahu. Ondan sonra altı kişi işte gebertildi neyse. Sayın Bakanımız Ali Yerlikaya çok gayretkar uğraşıyor bu işlerle. Allah ondan razı olsun, Allah yardımcısı olsun. Yani tabii bu onun dönemi daha yeni o şimdi iki senedir. Hemen hemen iki senedir Bakan Bey tabii gelmiş. Ondan evvel dünya kadar dönemler geçti.
- 33:00
Biz bu dönemlerin hepsinde uyarı yaptık yani. Şimdi Bakan Bey çok üzerine gidiyor yani Ali Bey için. Allah razı olsun mesela bayağı topluyor bunları çok. FETÖ işinde de çok. Gayretli yani geçen gün yüz altmış tane FETÖ'cü bir günde yahu yüz altmış tane yahu. Bitmiyor yahu teröristler. Ondan sonra e bunlar öyle bunlara çok operasyon yapıyor.
- 33:21
Yoksa yılbaşı gecesi işte patlatacaklar İstanbul'un merkezlerine mi nereye. Belli olmaz ki nereye ne alacaklar. Gider camiyi patlatır gider Müslümanları patlatır. Ona göre biz Müslümanların hepsi kafiriz. Bak görmüyor musun? Polise orada silah atıyor. Allahu Ekber diye atıyor. Ondan evvel İzmir'de işte on altı yaşında çocuk ne yaptı?
- 33:42
Karakollarınıza patlatacağız kafalarınıza koparacağız. Hepiniz gavursunuz, tağutçusunuz diyor. Gitti karakolda tek başına bir çocuk üç tane polisi. Ya bu çocuk derken tabi bana göre çocuk on altı yaşında çocuk mu olur yahu? Ergenlikten sonra İslam'da çocuk yok da. İşte bu şimdiki kanunlar işte hiç İslam'a uymayan işler on sekizden aşağı çocuk sayıyor.
- 34:02
On sekizden aşağı çocuk sayılır mı yahu? Ergenlikten sonrası çocuk sayılmaz. Cezayi ehliyeti var. Ona göre işte ceza indirimi oluyor diye. Terörde bütün çocuklar ona söylüyor. On altı yaşında çocuğa veriyorlar bıçağı, veriyorlar silahı, veriyorlar birkaç bin lira. Ondan sonra onu öldür, bunu öldür. Görmüyor musunuz?
- 34:18
Mafyalarda şimdi bütün Türkiye'yi kana buluyorlar. Teksas'tan beter oluyor. Her yerde istediğine sıkıyor. Sıkıyor gidiyor. Motosikletten bilmem neyle. Hep onlar işte on sekizden aşağı kullanıyor. On sekizden aşağı mı? Dönsene İslam'ın şeriatına, Kur'an'ın şeriatına. Yap onu ergenlik on iki. On ikiden sonra çocuk mu olur yani?
- 34:38
Ondan sonra. On ikiden evvel de olsa, kasıtlı katillik yaptıysa İslam'ın hükmü nedir? Cezası mı kalacak yani falan? Neyse. Bak üç tane şehit verdik ama müjdeler olsun o şehitlere yani. Ben tweet attım işte. Ebu Davud hadisinde geçiyor. Ahmed ibn-i Ambel'in müsnedinde de var. Ne buyuruyor Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem?
- 34:54
Çünkü neden? İşte onlar Kur'an okuyacaklar, boğazlarından aşağı geçmeyecek. O kadar böyle ucu keskin oku attığın zaman avdan öyle bir geçiyor ki girip geçiyor ama kan bile bulaşmıyor icabında oka. Deliyor geçiyor yani. O okun avdan çıkması gibi onlar dinden çıkacaklar, haberleri bile olmayacak. Teheccüd namazı kılıyor, Kur'an okuyor, hafızlık yapıyor, her şeyi yapıyor.
- 35:37
Ondan sonra Müslümanlara o kafir, bu kafir her işe tek sebebi yapıyor. İşte şimdiki Işidce, Selefi, Vahabi bu demek. İşte o Ebu Harise, Ebu Hanzalalar, işte o kafanın temsilcileri. Bu adamların da onların paylaşımlarını yaptıklarını da duydum yani. Hatta bir tanesi önceden alınmış sonra salınmış falan.
- 36:00
İşte bir eylem yapmadığı için eylem yapmadığı için salın diyor ama o tespitlere göre emaneler belliydi yani. Bunlar hep tarafımızdan kerratin madem erratin konuşulmuş şeyler. Hepiniz bunların şahitlerisiniz. Türkiye'de çok uyuyan ücretler yaptılar. İngiliz'den, Siyonizm'den haber bekliyorlar. En ufak bir şeyle uymuş ücretler patlatıyor, iç savaşa malzeme hazırlanıyor.
- 36:26
Kaç kere dedik yani. Dolayısıyla bugün aynı bela var. İşte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ne buyurdu? Onların öldürdüğü, işte bizim şu anda üç tane şehidimizi hariciler öldürdü yani. Çünkü Selefi, Vahabi, Işid aynı şey. Harici, tekfirci ziynet. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem haber verdi.
- 36:52
Buhari hadisinde de geçiyor o. Yani onların öyle dinden çıkacakları sahnede. Hatta sahabeye buyuruyor ki, yahku ruhadikum salate huma salati. Sizin biriniz onların namaz kılmasına bakacak. Sahabeye diyor ya, bize değil. Biz zaten ipi kopartmışız yani. Bizim namazımız, abdestimiz işte belli yani normal Müslüman olaraktan.
- 37:17
Sahabenin namazı yahu, en huşur sahibi. Sahabesine söylüyor, siz onları göreceksiniz diyor. Gördüler işte. Hazreti İbni Atmaz gitti onlara vaaz etti. Dört bin kişiyi kurtardı. Yani Hidayete Erdiri döndürdü oradan. Ama dört bin kişi geri kaldı. Hazreti Ali de onlarla savaştı yani. Radıyallahu Teala. İşte burada siz diyor, onlar öyle namaz kılacak ki,
- 37:41
kendi namazınızı hakir göreceksiniz. Beğenmeyeceksiniz. Adam ne namaz kılıyor ya. Sahabeye diyor bunu ya. Adamın o namazı onu gavurduktan kurtaramıyor. Allahu Ekber diyor polise silah çekiyor ya. İşte bu. Ne acayip mucize bunlar hakkında Kadı Şerifler yahu. Hepsi çıktı bak hala devam ediyorlar ya. 72 fırkadan pek devam eden yok.
- 38:03
Bir muhtecilerin fikirleri Ankara ilahiyatta devam ediyor. Bazıları da dünyadaki Arap camialerinde devam ediyor falan ama bunlar acayip ya. Sahada bunlar. Sahada icraat devam ediyor. Hazreti Ali Efendimiz'i şehit eden mantık, aynen bugün 3 tane polisi şehit etti. Aynı mantık. Onun için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki, bunları gebertenlere de müjdeler olsun.
- 38:29
Şimdi orada hangi polisler operasyona katıldılar, 6 tane geberttiler leşini, cehennem köpeğini serdiler yere. İşte o polislere de müjdeler olsun. Çünkü neden? Haricileri geberttiler yani. Onların şehit ettiklerine de müjdeler olsun.
- 38:47
Şimdi orada operasyonda şehit olan 3 tane polisin de diğer şehitlere benzemez. Çünkü o haricilerin öldürdükleri şehitlerin derecesi kaç misli fazladır buyuruyor. Bunu Ebu Davud da, Ahmet Dambel de var. Bu kaynağını da yazdım şeye. Attığım tweet'e yazdım yani. Şehadet taziyesi için attığım tweet. Dolayısıyla ilginç ya.
- 39:13
Bugün de bu ders gelmesi de ilginç yani. Bak evvelkilerin eşkâsı kimdir buyurdu. Deveyi kesen dedi. Sonrakilerin eşkâsı, en bedbahtı kimdir dedi. Sordu. Hz. Ali Efendimiz cevap veremeyecek. Katil gel. O senin sakalını kana bulayacak, senin katilin olacak, hain hazele odur buyurdu. İşte o da İbnül Mülcem, o da haricilerden.
- 39:39
Bugün aynı haricilerden. Bugün, bu sabah itibariyle 3 tane şehidimiz var yani. Onun için bu eşkâlar önemlidir. Çünkü şakı çok. Cemilse eşkıya gelir. Ama eşkıya başka. İdimbe ayeti eşkıya da onu anlatıyor işte. O ayetten çıktı bu mesele. Yani eşkıya dolu böyle gelir.
- 40:01
O kavmin en şakisi. O işte bütün geçmiş ümmetinden, Adem aleyhisselamdan bizim ümmete kadar bu kadar milyonlarca milyarlarca gavur geçti yani. Ama eşkıya kim? Deve kesen. İşte eşkıya iyi anlamak lazım. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sahabesi döneminde eşkıya kim? Kureyş müşrikleri içerisinde diyelim daha doğrusu.
- 40:23
Yani o dönem itibariyle onu söyledim. Rukubet İbni Ebi Muayt melunu işte böylece Medine'ye varmadan Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem vasıtasıyla yani Hazreti Ali vasıtası Resulullah'ın emriyle sallallahu aleyhi ve sellem gebertildi yani. Bu şekilde bedduaları yani hemen bedduası tuttu demektir.
- 40:49
Bedir gününde işte bunların ekseriyeti itibariyle katilleri ve gebertilmeleri takip eyledi. Ve daha yine Bedduatti sallallahu aleyhi ve sellem Behek'i rivayet ediyor. Sahih tariklerden senediyle rivayet ediyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Bedduatti kime? Alel Hakemi. Hakem denen adama o da ki İbni Ebul As'ın oğlu.
- 41:16
Bu Hazreti Osman Efendimiz'in amcası oluyor yani öz amcası. Mervan denen meşhur Medine valiliği de yaptı falan işte. Mervan'ın da babası oluyor. Sonra Fetih günü yani Mekke Fetih gününde Müslüman olanlardan tabii de biraz evveliyatında sıkıntılar var. Ve kâne bu hakem idi. Ne yapıyordu? Yaktelicu hareketler yapıyordu.
- 41:49
Neyle? Büveci yüzüyle. Veyahut da yaktelici bağ ile müteahhit olsa yaktelici hareket ettiriyordu. Neyi? Büveci yüzünü. Yani kaşkocu da böyle yapıyordu, böyle yapıyordu, böyle yapıyordu, böyle yapıyordu. Yani hümezetin hümeze meselesi var ya. Kaşkocu işaretiyle insanları hakaret edenler. Da ve yak yüzü gözleriyle işaret yapıyordu.
- 42:18
Gams da göz işareti. Ondan sonra özellikle göz yani. Yani yüzünün de bazı yerleri mimiklerle yapıyordu. Gözleriyle yapıyordu böyle falan. Ondan sonra kimin yanında? İnde Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin yanında orada bulunan münafıklara bazı göstermeler yapıyordu. Yani ne diye? Ey şu diye ki la.
- 42:54
La yok demek. Yani la gamzı tefsir ediyor şimdi. Ey yani. Ey zaten harfi tefsirdir yani. Ey ne demek? Yani gibi yani. Ey yani. La yok diyor. Niye yok diyor? Yani gamz şöyle. Mesela orada Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir şeyler anlatıyor ya, hadis-i şerif buyuruyor. Orada münafıklar da var ya, münafıklara kaşköz işareti yapıyor yani.
- 43:23
Yani ne yapıyor? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle oldu, şöyle olacak, şöyle olacak, şöyle galip gelecek İslamiyet'e hakim olacak. Bu mesela yani. Münafıkların istemediği işler. O da böyle yapıyor. İnanmayın yani. Ey yani. La. Yok yani. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir şey anlatıyor.
- 43:43
Sesli söylemiyorum. İnanma yok yani. Aslı yok yani. La asla ne? Buraya mana vermek zor. Ey la. Yani yağmuzu gözleriyle işaret yapıyor. Yani ne manada yapıyor onu? Ey yani şu manada. La. Yok diye yapıyor yani. Böyle yapıyor yani. Aslı yok, inanma. Bizimki Ahmet dayı varırdı, nişancı imamı. Rahmetullah Ali.
- 44:05
Ali Adem Efendi babamın zamanında da yetişmişti, onu görmüştü yani. Efendi Hazretlerimizin ilk talebelerinden. Afyonlu Ahmet dayı. Efendimiz Hazretlerimizin muazzet camisi de imamıydı yıllarca. Sonra emekli oldu tabii. Çok muzipti. Muzhaktı, güldürücüydü yani. Herkese bir lakabı takardı işte. Nuri Efendi'ye imam-ı azamı takan o, Tayyip Hoca'ya Haccac takan o.
- 44:32
Bayağı bir lakaplar takıyordu. Ondan sonra, o da, Sesme Kaya İmamı Ahmet Hoca vardı. Bu Mamuş Şevketler'in, Saadettin Usta Osmanlar'ın babası yani. Benim babam da dostuydu. Allah rahmet eylesin. Rahmetullah. O biraz anlattı kendisi için böyle sohbetleri, mektupları. Sohbetleri, mektubatta sıralar vardı.
- 44:54
Her sabah bir hoca okuyordu, Efendimiz Hazretlerimizin nezaretinde. Onun da sırası geldiği vakit, Kesme Kaya Ahmet Hoca, yani mektubatın arasında bazı rivayetler söylüyordu. Aslında doğru şeyler yani, kitaplarda olan şeyler. Mehmet Dayış'in mektubatta yok ya, o da böyle oturdu yani merdivenin altında, camiye girdiği zaman sol tarafta merdivenin altında oturuyor.
- 45:21
Hasan Efendi, Mustafa Efendi, Hüseyin Efendi, herkes onun yanına gelir. Bütün hocalar, o meşhur hocalar. Şimdi Ahmet Dayış çok meşhur. Herkesin de kültürü falan böyle. Onların da biraz, belki de daha büyük yaşlı abileri de olabilir. Beni de çok severdi. Ondan sonra Ahmet Dayış'ın üstüne Ahmet Hoca, Ahmet Hoca bir şeyler anlatıyor, o da böyle yapardı.
- 45:46
Gözleriyle böyle yapardı. Ama o biraz dilinle diyeceğim, çünkü oradan duymuyor. Yok. Bütün hocalar başlar gülme. O şimdi bir şey daha anlatır, şöyle buyuruldu, öyle bakıyor. Yok. İşte eyle. Ama şimdi bunu Kesme Kaya Ahmet Hoca'ya yaparsan çarpılmazsın ama bunu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yaparsan, yaa.
- 46:12
Ne oldu şimdi bu sefer? Efendim, Ferah Ağa birden gördü. Kimi bu onun böyle yaptığını. Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Ferah Ağa Resulullah'ı gördü yani, Resulullah'ı gördü. Sallallahu Aleyhi ve Sellem görünce, buyurdu ki Sallallahu Aleyhi ve Sellem, İşte o yaptığın gibi, işte böylece ne demek? O yaptığın hareket gibi, kün ol.
- 46:40
Yani yaptığın hareket gibi ol ne demek? Öyle kal. Buyurunca, felem yezel, zail olmadı. Yani artık daim oldu o hakem. Yaktelicu, devamlı böyle tık olmuş artık, tık bir şey oldu. Duramıyor. Devamlı kaş gözlerle. Hiç duramıyor artık. İla enmate, ölene kadar böylece efendim, hareketleri devam etti. Ta Hz.
- 47:09
Osman döneminde, Hz. Osman radıyallahu anh şehit edilmeden birkaç ay önce öldü. O da efendim, o zamana kadar Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, işte hareketlerini taklit ettiği için yürümesini taklit ediyordu. Böyle işte kaş göz işaretleri yapıyordu. Bundan dolayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den bir beddua almış oldu.
- 47:50
Böylece, tabi bu usta Hz. Osman Efendimiz'in, Ebu Bek Sırtık Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu Medine'den çıkarttı. Böyle işler yaptığı için taife sürgün etti. Oğlu Mervan'da yanındaydı. Hatta Mervan Taif'te bu sebeple Mervan Medine'de doğmadı, Taif'te doğdu. Ondan sonra birçok olaylar oldu.
- 48:15
Sonra Ebu Bek Sırtık radıyallahu anh'tan geri dönüş istedi. O yine nefret etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem seni sürgün etmiş, ben geri alamam dedi. Hz. Ömer İbni Hattab radıyallahu anh döneminde bu tekrar müracaat etti. O da Ebu Bek Sırtık radıyallahu anh dediği gibi Resulullah'ın sürgün ettiğini ben Medine'ye geri döndüremem dedi.
- 48:39
Sonra Hz. Osman İbn Affan radıyallahu anh döneminde, zaten de amcasıydı, akrabasıydı. Hz. Osman Efendimiz'e biliyorsunuz bu aralar, Hz. Osman da olsa tenkit ederiz bilmem ne lafları kırıla gidiyor. Onun için maalesef Kadir Mesuroğlu rahmetullahi aleyhi abimizin de bu ustaya almış görüşleri var. Hz. Osman Efendimiz'e burada teşniğ olamaz.
- 49:06
Hz. Osman'a asla bundan dolayı bir çirkin söz, tenkit yapılamaz. Vattani diyor bak, tenkit edilemez bir sebebi. İşte burada şia burada, her üstelik alimlerin başı ya. Ne hilafeti ne tenkit gelebilir. Çünkü bunlar bak, ben ne dedim, bu şiaya yarar. Bu şiaya yarar, şiadan gelmek bir fikir. Şia böyle iddia ediyor.
- 49:36
Halbuki Hz. Osman onu niye geri aldı? Hz. Osman'a kadar tevbesi sadık değildi. tevbesi sadık değildir. Hz. Osman Resûlullah Efendimiz'in Hz. Osman Resulullah Efendimiz'in hulefa-i raşidininden. Hulefa-i Râşidî'nin de. Hulefa-i raşidin ne demek? Aleyküm sünneti ve sünneti Hulefa-i Râşidî. Benim sünnetim neyse dört halife ve sünnet oldu.
- 50:18
O da altı ay, onun hilafet dönemi de, Raşid hilafete dahil. Çünkü, el hilafetubani selâsûne sene. Benden sonra halifelik otuz sene. Otuz sene Hazreti Hasan'ın altı ay ile tamamlandığı için, beş oluyor o noktada. yani sünnet meşru etme yetkisi olanlar Sen Hazreti Osman normal vazandaş mıydın ya? Ma'allâhu r-Rahmâni r-Rahîm.
- 50:38
Maldır o amile badeli, bugünden sonra ne yapsa Osman'a zarar vermez diye karanti almış, cennetle müjdelenmiş vs. vs. Bir de o yetmiyor. Bir de o yetmiş de cennetle müjdelenmiş sahabenin hepsi icabında Cennette müjdelenen sahabenin hepsi, icabında veyahut özel ismi verilene, Bedireli, Hudeybiyeli, Aşireynbeşire falan.
- 50:53
Bu öyle bir şey değil ki. Benim sünnetim neyse, Osman'ın sünneti, yani Halife-i Raşid hilafeti temsil eden halifenin sünneti aynıdır diyor. Sen bu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in birisi hakkında, böyle buyurduğu birisi hakkında, demek ki onun icraatlarını tasdik etmiş ki, benim sünnetim dört halifemin sünneti diyor.
- 51:14
E şimdi sen o, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnet meşru etme yetkisi verdiği, atanı teşnih etmene, senin ne mecalin var? Bir, esas mesele ne biliyor musun? Esas mesele şu. Hazreti Osman Efendimiz, Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme, amcası hakemin, hakem hakkında,
- 51:45
müracaat etmişti, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hayattayken, o nefih edildikten sonra, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Osman Efendimiz'e açık kapı bırakmış. Açık kapı bırakmıştı. Yani şimdi, fitneyi önlemek için nefih edildi, ondan sonra, geri döndürürsün.
- 52:07
Şimdi bunu kimse bilmiyor. Veyahut da rivayetlerde tabii bunu gizliyorlar. Şia ağır basıyor bilmem ne. Sonra Hazreti Osman kendi kafasına göre iş yaptı. Kendi kafasına göre iş yapmadı. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den o izni almıştı. Ondan sonra, buna mebniyen, hakemi, Medine-i Gelal. Nitekim, Hazreti Osman Efendimiz, Radıyallahu Teala'nın,
- 52:35
Ebubekir Sıddık Efendimiz'e gittiği vakitte, hakemin, Taif'ten iadesini, talep ettiği zaman da, Hazreti Sıddık Efendimiz ona, Mâ kuntu liyâruddemmen nefâv. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in, sürgün ettiğini ben, geri Medine'ye getiremem dedi yani. O zaman Hazreti Osman Efendimiz, İnni se'eltu Resulallahi sallallahu aleyhi ve selleme raddehu feva'deni bihi.
- 53:05
Açık beyan var ha. Burası Şab-ı Kafacı burada. Kazi Muaşşisi, En Büyük Allâh'ın Meccanı sonra, Şeyh Ömer El Halebiye Şafii, Şerh-i Şifa. Onda da geçiyor yani. Birçok kaynakta geçiyor bu. Hazreti Osman Efendimiz buyuruyor ki, Ben Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den, rica etmiştim. Tevbe etti, döndürür müsünüz, müsaade buyurur musun diye.
- 53:33
Feva'deni bihi. Bunu bana vaad etti. Yani söz verdim ona. Resulullah'ın vaadi ne demek ya? Resulullah'ın vaadi Allah'ın vaadi. Söz verdi bana, tamam. Döndüreceğiz dedi. O arada Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat etti yani. Peki Hazreti Sıtık niye bununla amel etmedi? Sonra Hazreti Ömer'in zamanında da aynı şey oldu.
- 53:55
Hazreti Ömer Efendimiz de iade kararı çıkartmadı. Hazreti Sıtık'ı benim dinleyilemez maalesef. Ben bunu Resulullah'tan duymadım dedi. Şimdi duymadım deyince Hazreti Osman Efendimiz de orada şahit getiremedi. bir şey demesi o kadar dürüst, o kadar sadık, dört halifeden biri, benim sünnetim neyse onun sünneti buyurduğu bir zat yalan konuştu mu aşağıya?
- 54:25
Dolayısıyla şimdi Hazreti Sıtık Efendimiz de şahit aradı. Hazreti Osman Efendimiz beyine getiremedi. Hazreti Ömer Efendimiz de aynı oldu. Fakat Hazreti Osman ne zaman radıyallahu anh halife oldu? Hükmü tevelli etti. Yönetime geçti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e
- 54:50
Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e kendi sormuş, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem haşa takıya yapacak biri midir? de kendi sünnetini yaptı. Şimdi Hazreti Osman Efendimiz Hazreti Osman'ın gönlünü hoş etmek için. Tamam, tamam ya falan geçişecek. Vâdettir lüfe vâdeniz yüre. Hazreti Osman'ın sözü bu.
- 55:02
Bana vâdetti Resûlullah. Vâd demek söz de verdi yani. Hazreti Osman da o sözü bildiği için, beynine ne lüzum var? Ben Efendi Hazretlerinden bir şey duydum. Ben yalancı olmadığımı biliyorum. E sen benim sözümle amel etmeyebilirsin diyelim kabul etmedin. Delil getir, şahit getir dedin. Ben de getiremedim.
- 55:20
Getiremezsem, sen de onu benden almasan, e tamam ama ben kendi doğruluğumu bilmiyor muyum Efendi'nin manasını? E biliyorsam, o zaman ben ne yapabilirim? Ben burada Efendim, Efendi Hazretleri'nin duyduğumla amel edebilirim şükreden. E ben bir şey sordum, cevabı aldım, tamam bitti. Benim için, Hazreti Osman Efendimiz'e kendi ilmine dayanarak, Resûlullah'ın vaadine dayanarak,
- 55:46
kendi ilmine dayanarak bu muameleyi yaptı. Daha ne laf konuşabilirsin? Ya diyeceksin ki yalan konuşuyor Resûlullah ona, vaad etmedi, uydurdu. O zaman koca Hazreti Osman'a, dört halifeden bile, o zaman Resûlullah sana söyleyince yalan konuşacak, sözüne itimat edilmeyecek adama, onun sünneti benim sünnetim nasıl buyurdu şimdi bu sefer?
- 56:03
Yani böyle bir saçmalık olabilir mi? Bu iş, ben size diyorum, Hazreti Osman'da durmuyor, Resûlullah'a gidiyor. Onun için Hazreti Sıddık, Hazreti Ömer, biz duymadık diye amel etmediler. Etmek zorunda da değildiler. Hazreti Osman Efendimiz de kendi ilmine dayanarak hakemi iade etti. Dolayısıyla burada Hazreti Osman'ın, radıyallahu teâlâ, kendi iştihadı da değil,
- 56:29
kendi iştihadıdır ki, iştihad etme yetkisi var halife olduğu için. Ama burada onun iştihadı da devrede yok. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona vaadi var. Bunu bildiğimize göre konuşalım yani. Buralardan Şia'ya ekmek çıkmaz ve Hazreti Osman Aleyh'le konuşmaya yer arayan Şia meraklılarına, Şia sevdalılarına asla delil yok.
- 57:02
Osman Ali Meleklerin hayatteyi, Allah'ın dediği makamı çok büyük, Zühd-i Nurayn Hazretleri'dir. Onun için buralardan dolayı sahabe, özellikle Hazreti Osman Efendimizin aleyhine, düşünen ehl-i sünnetten çıkar. Mevzu bu. Ha burada Şam, hafazi de önümde. Onun için bu pek detaylara girmek istemiyorum. Daha detaylar var da.
- 57:36
Sahabe arasındaki veyahut da dört halife hakkındaki veyahut da sahabenin hakkındaki konularda izyaz-ı küre sahabe-i femsikûn sahabenin halleri konu edildiği zaman dilinizi tutun. Buyurulduğu için tafsilata çok girmek uygun değil. Uygun değil. Ama şunu biliyoruz ki Hazreti Osman'ın, Rasulullah Efendimiz'in kendisinden razı olduğu damadı
- 58:03
dört halifeden üçüncüsü ve cennette müjdelenenlerin üçüncüsü radıyallahu teâlâ o bir şey bilmeden, Rasulullah'ın müsaadesi olmadan veya ne bileyim Rasulullah'a muhalefet yapar mı? Kasıtlı muhalefet yapar mı ya? Kasıtlı muhalefet yapan insan onun sünneti, benim sünnetim buyurulur mu onun hakkında ya?
- 58:31
Rasulullah s.a.v. bilmiyor muydu onun sünnetini? Ne kadar ona bağlı olacağını da ondan sonra Rasulullah s.a.v. onun hakkında hüsnü zannetti de o da yanlış çıktı diyeceksin. Bu adamı dinsiz ederdi. Ehli sünnetten çıkmayı boşuna, dinden çıkardı çünkü neden? Rasulullah s.a.v.'e gidiyor. Yani konu Hz. Osman'da kalmıyor ki.
- 58:51
Rasulullah s.a.v. gidiyor. Rasulullah s.a.v.'sine hürmet ve tazim göstermeyen Rasulullah s.a.v.'in imanı yoktur. Ondan dolayı Allah muhafaza buyursun. Ama bir insan yanlış yapar mı? Yapar. Cahiliyet döneminde yapar. Rasulullah s.a.v. seni beddua etmiş, etmiş. Ondan sonra öğlene kadar kaşı gözü böyle yerinde duramamış.
- 59:22
Tamam bunlar tamam. Peki bu adamın tevbe kapısı açık değil mi? Tevbe etmesi mümkün değil mi? Allah tevbe kapısını açık tutmuş. En azılı kafirle müslüman olmadı mı? Efendimiz s.a.v.'e ne düşmanlıklar edenlerden sonra tevbeleri kabul olmadı mı? Sahabeden olmadılar mı? Ebu Süfyan Radıyallahu anh Hazretleri hakemin yaptığından binlerce beter neler yaşamış.
- 59:47
Ama cahiliyet dönemi kardeşim. Ondan sonra veyahut Müslüman olduktan sonra, Müslüman olduktan sonra nifak yapmış veya Müslüman olduktan sonra bir daha mürted olup dönmüş olan var. Ondan sonra Daha sonra tekrar İslâm'a dönmüş, yine sahabe olmuş. Böyle de birkaç örnek var. Birkaç, 1-2-3 yani, 124 bin hesap içerisinde birkaç tane bölüşüyormuş.
- 1:00:08
Ama indevela... ve türlü hadis-i itibar sonadır ve dolayısıyla Tevbe kapısı açık tutulmuştur yani. Bundan dolayı bu konulara girerken ilmi olmayanların, Şia tarihçilerinden, kitaplarından etkilenenlerin, Bundan dolayı bu konulara girerken ilmi olmayanların, şia tarihi...
- 1:00:26
çünkü bu Şia öyle bir etkilemiştir ki ehl-i sünnet geçiren bazı âlimlerin kitaplarına da girmiştir yani. Bazı ders var, katma karıştırma var, bazı da etkilenme var yani. Mesela Mesudi diye bir büyük bir tarihci, Murucu Zeb tarihin adı. Bende de var yani bizim kütüphanede. Kırk sene evvel gelmişim.
- 1:00:44
İslam tarihi kitapları, siyer kitapları, tarih kitapları arasında önemli bir yer tutar, kaynak tutar yani ondan sonra. Mesudi tarihi diye geçer. Özel ismi Murucu Zeb diye hatırlıyorum. E şimdi orada baya bir Şia etkilenmesi var. Yani bazıları Şia'ydır, bazıları müteşeyyihidir. Yani ne demek oluyor? Bazıları Şia'dır, bazıları müteşeyyihidir.
- 1:01:07
Şia sempatizanıdır. Oradan etkilenme var. Hani ehl-i beyti çok sevme adına, tamam da ehl-i beyti çok sevme adına sahabeye de, Hazreti Osman Efendi gibi zatlara da bindirme lüksünüz yoktur. Orada çok önemli bir ilim de çıkmış oldu. Rabbimiz Tebarike ve Teala tesini kılgı eylesin. Ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in dualarına mazarı olanlardan eylesin.
- 1:01:30
Bet dualarına çarpılmaktan muhafaza eylesin. Amin ve sallallahu aleyhi ve sellem ve aleyhi ve sahbihi ve selleme.
Benzer sohbetler
1:23:21Şifâ-i Şerîf Dersi 299. Bölüm 12 Ekim 202612 Ekim 2026 · 84 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 12 Ekim 2026
1:16:13Şifâ-i Şerîf Dersi 298. Bölüm 5 Ekim 20265 Ekim 2026 · 77 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 5 Ekim 2026
44:07Şifâ-i Şerîf Dersi 297. Bölüm 28 Eylül 202628 Eylül 2026 · 45 dkŞifâ-i Şerîf Dersleri · 28 Eylül 2026


