00:00 / 51:47Şu an 00:00 / 51:47
Video bölümleri
- 01:08Rasûlüllâh Sallellâhu Aleyhi ve Sellem'in Kerîmesini Boşuyan Ebû Leheb'in Oğluna "Aslan Yesin Onu" Bedduâsı Nasıl Gerçekleşti?
- 21:45Rasûlüllâh Sallellâhu Aleyhi ve Sellem Bir Kadına "Yırtıcı Hayvan Yesin Onu!" Diye Niçin Bedduâ Etti? Sonra Kadının Âkıbeti Ne Oldu?
- 38:34Rasûlüllâh Sallellâhu Aleyhi ve Sellem'in Mu'âviye Radıyallâhu Anh'a "Allah Karnını Doyurmasın" Diye Bir Hadîsi Var mıdır? Bu Hadîs Niçin Hazreti Mu'âviye'nin Fazîletine Delâlet Eder?
Transkript
130 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu teala alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'in. Şifa-i Şerif'ten dersimiz 277. sayfada, 2. satırın başında, Ve gâle li'utbete bni ebî lehebîn diye başlıyor. İnşâAllah Fas'ta kadar geliriz. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in duaları ve bedduaları hakkındaki mucizeler,
- 00:39
Fas'tını bitiriyoruz. Bayağı bir konular konuştuk. Bazıları uzun, ondan dolayı bazen 1 satır, 2 satır, 3 satırla bir ders bitirdiğimiz oldu. Ama hakkını vermeye çalıştık. Yani şeyhlerdeki malumatı da vermedikten sonra mevzu anlaşılmıyor. Onun için şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ve gâle Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyurdu.
- 01:13
Kime li'utbete, kimdi li'utbe, bni ebî lehebîn meşhur. Allah Rasûlü'nün düşmanı Ebu Leheb'in oğlu Utbe. Ebu Leheb zaten meşhur. İsmi Abdülozâ, İbn-i Abdülmuttalib İbn-i Hâşim biliyorsunuz. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in de amcası oluyor. Bunun üç tane evladı vardı. Utbe, Uteybe, Muattib. Bu, burada Utbe'den bahsediliyor.
- 01:51
Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem bunun hakkında beddua etmiş. Ne diye beddua etmiş? Allah'ım ey Allah'ım sellip. Allah'ım sellip, musallat et aleyhi, onun üzerine kelben. Neyi kelben? Bir köpeği. Kimden min kilâbike? Köpeklerinden bir köpeği musallat et buyurmuş. Bunun üzerine ne olmuş? Fe ekele.
- 02:11
Hemen yemiş. Kim yuhû onu. Ne elese de o aslan. Burada anlaşılıyor ki aslan köpek cinsindendir. Veyahut da köpek, aslan yesindendir. Tersinde diyebilirsin. Nihayet aynı cins oldukları. Tabi buna kaplan da girer, leopar da girer. Bunlar bir cins yani. Onun için köpeklerinden, yani aslana kelb deniyor.
- 02:34
Bazı hallerinde benziyor. Mesela işerken ayağını kaldırıyor diyor. Burada da benziyor diyor. Ondan sonra senin köpeklerinden şimdi burada kelben bir köpeği ama minkilâbike senin köpeklerindendir. Kime nispet etti? Allah azimüşşana. Bütün mahlukat Allah'ın aslan kaplan her şeyi Allah yarattı yani. Ama tazim için mesela Allah-u Teala'ya hınzırları izafe edemezsin.
- 03:02
Çünkü nehuzu billah tahkir olur. Ama mesela esed, aslan falan onlara ediliyor demek ki. Bundan dolayı aslan onu yedi buyuruyor. Şimdi, bu hadis-i şerifi Hâkim ve Beyhakî ve İbn-i Hüsâk, siyer sahibi birçok sahih tariklerden, müsned tariklerden yani sened-i isnadı sabit tariklerden bu hadis-i şerifi rivayet ettiler.
- 03:30
Bu mesele nasıl oldu şimdi? Bunu anlatmazsak kimse bir şey anlamaz. Hemen işte sen ona bir köpeğini musallat et, onu da hemen aslan yedi. E şimdi bunu bu şekilde mana verirsen biz Şifâ-i Şerif'i çoktan bitiririzdik. Ama bunu bir izah gerekmez mi şimdi? Siz merak etmediniz mi şimdi? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buna niye beddua etti, mevzu neydi?
- 03:49
Şimdi, mevzu şu. Delâl-i nübüvveden, Beyhakî rivayet ediyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin Uteybe'ye mi beddua etti? Burada şeyhlerde ve esarede çok ihtilaf var. Ekseri alimler meşhur olan rivayete göre diyorlar ki Uteybe'ye beddua etti. Çünkü Uteybe ile muhattip iki kardeş Mekke fethi günü Müslüman oldular, Mekke'den hicret etmediler, Mekke'de kaldılar.
- 04:27
Bir tanesi küfrüze kaldı falan, o aslanın yediği diyorlar. Bu Utbe veya Uteybe, kıssada ihtilaf yok. Yani yaşanan olay kesin, oğlunun isimleri, çünkü biri Utbe, biri Uteybe ya, orada bir görüş farklılığı ulema arasında var.
- 04:52
Şimdi Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in kızı Ümmü Gülsün Validemiz, cahiliyet döneminde, yani Hazreti Osman'ın eşi, sonradan Hazreti Osman Radıyallâhu Anh ile evlendi ya, öbür kızı da Rukaiye Validemiz. Şimdi Ümmü Gülsün olan Uteybe İbni Ebi Leheb'in oğlu, Uteybe'nin nikâhı altındaydı yani. Cahiliyet döneminde evlendirmiş onları Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem.
- 05:23
Demek ki amcasının kızıyla, şeyle, oğluyla evlendirmiş, kızını amcasının oğluyla evlendirmiş. Kız kardeşi de Rukaiye. Rukiye diyorsunuz ya Rukiye, anlarsanız Rukaiye, yani İslam'daki adı Rukaiye. Rukaiye Validemiz de, o Uteybe'nin kardeşi Utbe'nin tahtı nikâhındaymış, yani nikâhı altındaymış, yani evliymişler.
- 05:47
Şimdi ne zaman Tebbet yedi ağa, Ebi Leheb'in ve Tebbe, Ebu Leheb'in iki eli helak olsun, ve Tebbe zaten helak oldu, Mesed Suresi diye geçiyor. Bu Sure-i Celle'nin adı, Kulu Allah'tan evvel yani, Mesed Suresi. Ondan sonra, işte onun için diyorlar ya, yani bir şeyin bir şeyden önce zikredilmesi, anılması, gelmesi, bilmem ne, yani bu öncelikler bir fazilet açıklamaz yani.
- 06:22
Neden? Tebbet Kulu Allah'tan önce geliyor Kur'an'da. Tebbet'in Kulu Allah'tan önce gelmesi, Tebbet Suresi'nin Kulu Allah'a Suresi diyelim şimdi, hepten terbiyeli konuşalım, terbiyesizlik çok tehlikelidir bu işlerde. Tebbet Suresi'nin İhlas-ı Şerif Suresi'nden önce geliyor.
- 06:42
Ama tabi ki Kur'an-ı Kerim'in her harfinde on hasene var, o ayrı, Tebbet yedi ağ da dahil, bunu affedin, ayrı bir şey. Ama Kulu Allah Suresi'nin fazilet hakkında ciltlerde olsa kitap var, hadis-i şerif var, rivayet var yani. O bakımdan yani orada öncelikle sıra önceliğini, fazilet önceliğini almamak lazım diye de bir laf var.
- 07:04
Tebbet Suresi'nin cellesi, nazil olunca, Ebu'l-Ebebe ve karısına beddua, Vemrâ tuham mâletel hatabondâ künyes ümmü cemil, o odunları yüklenen, işte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in yoluna dikenleri döşemek için, şey topluyor yani, işi bitmiş, işi bitmiş katının işi bitmiş. Bu sure nazil olunca Ebu'l-Ebebe iki oğlunu çağırdı yani.
- 07:29
En altında Otübe ile Oteybe, yine adı geçiyor, dedi ki, siz dedi Muhammed'in sallallahu aleyhi ve sellem iki kızını dedi yani, bir kızı onda, bir kızı onda, Muhammed'in kızlarını boşamazsanız dedi, başım sizin başlarınıza haram olsun dedi, yani işte evlatlıktan reddedelim gibi bir şey herhalde, Arap tabirinde o zaman cahiliyet tabiri olabilir.
- 07:54
Anneleri ümmü cemil, hammâletel hatab yani lakabı Kur'an'da biliyorsunuz, o da aynı lafı sarf etti, dedi ki benim de başım sizin başınıza haram olsun falan, yani işte gözüm görmesin seni veyahut işte seni evlatlıktan reddediyorum gibi bir şey yani. Bunun üzerine oğullarından biri, işte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Bedduati Otübe veyahut Oteybe işte hangisiyse,
- 08:20
o Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in kerimesini, Ümmü Külsüm Validemiz olacak, boşadı, talak verdi yani tabi, cahiliyet döneminde de nikah ve talaklar sahitti. Cahiliyet döneminde nikah ve talaklar sahitti. Çünkü neden? Çünkü neden? Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in anne babasının nikahı da cahiliyet döneminde.
- 08:41
Yani, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den peygamber olmadan, efendim, 40 sene evvelki bir nikah yani. Dolayısıyla cahiliyet döneminde akitler, akit anlaşmalar, yani işte onu evlendirdim, aldım, kabul ettim, aldım falan, kundumsunu, deve satıyor, inek satıyor, bunlar sahittiler yani.
- 09:02
Dolayısıyla talak verdi. Talak vermekle kalmadı yani. İnsan talak verir terbiyeli bir şekilde. Ondan sonra, hadi babanın evine der, uğurlar veya kendisi götürür. Hatta ikram eder, şey yapar, bilmem ne, bir şeyler, hediyeler de verir falan. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Mevla buyuruyor mesela.
- 09:27
Talak verirsen eğer diyor hani falan eşlerinde. Yani güzel bir ahlak ile tesrih, yol vermek yani. Ondan sonra, hatta müteahhit demek, hediye demek. Yani böyle faydalanacağı bir şeylere hediye et falan. Gerçi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir şeylere talak vermedi. O bir hadise oldu ya, iki ay Mescid-i Nebevi'de yattığı meselesinde falan.
- 10:00
Yani insan ahlaklı olması lazım. Boşansa bile ne yapmaması lazım? Eşini rencide edecek, hakaret edecek, terbiyesiz konuşmalar yapmaması lazım. İkram üzere, iyilik üzere ayrılması lazım. boşanan taraf tabii rahatsızdır, istemiyordur, şudur, budur, buyurdum senin. Ama mühim olan kişinin ahlaklı olması yani.
- 10:28
Her meselede düşmanına karşı bile ahlak diye bir şey var. İslâm ahlak dini yani. Harpte bile ahlak var ya. Harp ahlakı diye bir şey var ya. İşte çocuğa dokunma, yaşlıya dokunma, kadına dokunma vs. mesela. Yani İslâm bu tabii. Ama tabi cahiliyet dönemi, şimdiki cahiliyet. Haşinlik Amerika'nın, Rusya'nın, kafirlerin, Ben İsrail'lerin.
- 10:51
Görmüyor musun? Hangi anlaşmalara riayet etmiyorlar, sözleniyorlar. Cahiliyet yani. Aynı şimdiki Ebu Cehil döneminin aynı adamları bunlar. Bunlar ne eli kitabı ya? Bunlar cahil kitap mı olur? Harlarsızlar. Onun için cahiliyet döneminde bu Ebu Le'bin oğlu geldi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e.
- 11:17
Dedi ki ben senin kızını boşadım dedi. Ben seni sevmiyorum dedi. Sen de beni sevmiyorsun dedi. Ondan sonra bir laflar konuştu falan. Yetmedi. Sonra geldi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in izarı var. Üstte giydiğine, altta giydiğine izar deniyor. Ondan sonra üstte giydiğine rida deniyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in izarını,
- 11:51
yani üzerine giydiği şeyi parçalamaya kalktı falan, yırtmaya kalktı. Ondan sonra terbiyesiz konuşmalar yaptı. Böyle olunca, yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e eziyet etti. Eziyet edince yani iş haddini aştı yani. Bir kızını boşamakla kalmadı bu iş. Terbiyesizlik ve hakaret. Boyutuna geçince, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de,
- 12:22
Allahümme selletü aleyhi kelbem min kilahı bi keşte. Burada anlattığı şey, Ya Rabbi sen ona köpeklerinde bir köpek musallat eyle. Yani yırtıcı bir hayvan kelp tabirinde kastetilen buyurdu. Sonra, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bedduası tabi yere düşmez. Duası yere düşmediği gibi, Şam arazilerinde Zerka diye bir bölge var.
- 12:55
O Ezzerka bölgesinde aslan onu parçaladı. Bu hadis-i şerifi hakim Ebu Nefeloğlu Allah'tan ibadet ediyor ki, İsnad-ı sahih terad-ı şerif sahih hadisi olduğunu hakim, müstedilek sahibi beyan ediyor. Bu aslanın yemesi nasıl oldu? Yani şimdiki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem niçin beddua etti? Durup dururken eder mi yani?
- 13:18
Damadı, evvelki cehaliyet dönemindekiler. Bundan beddua etti. Zaten bedduayı hak etmiş Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hak etmeyene beddua eder mi? Sonra Ebu Leble oğlu, bu oğlu yani, Utbe veya Utbe-i Bankisi ise, Şam'a gitmek üzere, biliyorsunuz Rehle Teşhit-i Ayvasayf, Kureyş suresinde geceleri yaz kış rehleleri vardır.
- 13:42
Rehleler yani ticaret yolculukları falan. Ondan sonra, efendim, yolculuğa hazırlandılar. O sırada bir rahibin manastırı, yollarda böyle rahiplerin manastırları var çok. Bu sırada da var ya işte, Buhayra'nın manastırı vs. Nestora'nın falan, böyle çok siyerde geçiyor hani. Bir rahibin manastırına yakın bir yerde, işte çünkü yollar ıssız ses sesindeki gibi her yerde,
- 14:19
yani kervansaraya veya benzinci otele, ışık mışık yok. Eserat bölgesinde, gece tabi yola devam edemezler. Orada konakladılar. Rahib dedi ki, o zaman, yani burada yırtıcı hayvanlar var dedi, kendinizi sakının dedi. Rahib o şeylere, Kureyş'ten işte gelenlere, Şam'a doğru gidenlere, Ebu Leb de yanındakilere dedi ki, ya benim dedi, sizde hakkım var işte ben yaşlıyım.
- 14:58
yaşlı başlıyım, yaşlı başlı adamım, hakkımı biliyorsunuz. O şey, Kureyş'in diğer adamlarına söylüyor, demek ki o da büyükleri, yaş olarak büyükleri olduğu için falan. Onları tabi ya bilmez miyiz falan, e bu hep zaten şey adam, yani malı mülkü olan adam. o zamana göre eşraftan sayılıyor yani Allah'ın dediği erazilden, rezillerden ama dediler, dedi ki ya dedi, yani
- 15:36
Dedi, inne Muhammeden de'alemni, Muhammed dedi, benim dedi, oğluma beddua etti dedi, biliyorsunuz dedi. Bu dedi, bak şimdi bak, en büyük kafir, Kur'an'la zemmi nazil olmuş ama Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in bedduası ve duası yere düşmese inanıyor işte. Bunlar böyle zaten. Ebu Cehil bilmiyor muydu doğruluğunu?
- 15:56
Bir kere aykırı gittik dedi, bile bile kafirliklerini devam ettirdiler. Onun için Allah bunları, lakin Zerre kadar hidayete meyilleri olsaydı, hakkı anlama çabaları olsaydı, Allah kullarına hep iddia ediyordu. Ama bunlar etmedi yani. Dedi ki, oğluma beddua ettiği için dedi, fec Muhammed teâkümü alâ zîr sâmihât.
- 16:17
Ya bütün dedi eşyalarınızı işte yola gidiyorlar, kafile bu şimdi, develeri var, şeyleri var, yükleri var falan indiriyorlar, bindiriyorlar. Metealarınızı, eşyalarınızı dedi, bu manastırın etrafına toplayalım. Yani dağınık dağınık, şimdi yatacaklar vadide, boş vadi yani. E şimdi rahiple geldi dedi, burada yırtıcılar var, kendinizi sakının kollayın dedi.
- 16:40
O da bu sefer hemen, Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem oğluna bedduası hatırına geldi. Dedi ki, dağınık dağınık şey yaparsak, herkes mesela, bir hayvan saldırsa falan kimse kimseyi koruyamaz. Onun için bütün eşyalarımızı bir yere toplayalım.
- 16:53
Eşyaları bir yere toplayınca bayağı develer, şeyler, yükler indirirse, yekûn teşkil ediyor etrafa bir koruma, sınır çekersin, çit yaparsın. Ondan sonra, şimdi eşyaları toplayalım dedi, oğlumun yatağını onun üstüne yapalım. Çünkü aşağıda düz yatarsa, toprağın üzerine, çünkü köpek yesin onu buyurduğu için, aslan gelir hemen bir lokma da yutar onu.
- 17:26
Şey yap, yatağı dedi, üstüne, eşyanın üstüne koyalım. Onlar da tamam dediler, ondan sonra eşyaların üstüne, hani böyle üst üste koydular bayağı bir eşyalarını, eşyaların üstüne de, utbeye dediler, sen bunun üstüne yat dediler. Yüksek oldu bayağı, yüksek olduğu için işte birkaç metre olsa zaten hani aslan oraya sıçrayamaz olur mu, sıçrar da, işte bir tedbir.
- 17:58
Ondan sonra, geceye tam, çünkü yorgunlar, yoldan gelmişler, derin uykuya daldılar, tam o sırada bir aslan geldi, hepsinin yüzlerini kokladı, böyle yapıyor, ona gidiyor, bakıyor Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Mevla adrese özel göndermiş. Bunun üzerine baktı ki aşağıda yatanların hiçbirinden koku alamadı, yemesi emrolunmamış yani, aslan Allah'ın memurudur yani.
- 18:25
Bunun üzerine, ve sebe ala utbenin yanına bir sıçradı, aslan o bir metre, iki metre, bir sıçradı, kaç, ne kadarsa yani, hemen orada, fakat Allah'a sevmedi, hemen kafasını koparttı, gitti. Şimdi burada tabii bazı alimler Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e nefret ve buzla kalbi dolduğu için, o şeyin, Ebu Leb'in oğlunun, onun için aslan onu yemedi diyen de var.
- 18:55
En nihayetinde burada Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yesin buyurmasından maksadı, helak etsin yani, gebertsin onu manasındadır ve bu taakuk etti yani, kafasını koparttı gitti yani. İşte bu da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in en büyük mucizelerinden. Sen kime terbiyesizlik yapıyorsun ya?
- 19:18
Kimin izâr-ı şerifini ondan sonra parçalamaya kalkıyorsun, kime söylüyorsun, sayıyorsun? Kimin izarı şerifini ondan sonra parçalamaya kalkıyorsun? Kime seviyorsun, sayıyorsun? Mel'un ya, Mel'un İbni Mel'un, Mel'un oğlum Mel'un ya, Mel'un İbni Mel'une, Mel'un'enin oğlu Mel'un yani, arası da Mel'un, Mel'un'e olduğu için, ya.
- 19:31
Arası da Melun, Melun'e olduğu için ya. Ama diğer iki kardeş, şimdi Müslüman olmaları Mekke fethi senesinde önemli bir mesele yani, bunu da öğrenmiş olduk, şeyhlerin malumatıyla. Yine devam ediyoruz yani, bir mucize daha anlatılmış oldu.
- 19:57
hemen hemen yani 10 dakikaya geçti, 15 dakika oluyor. Ne yapacaksın? Şimdi bunları ben anlatmasam şimdi, adamın birine dedi ki bilmem ne, köpek yesin seni, gitti köpek yedi onu falan. E bunlar, böyle ders anlatılmaz yani, böyle hocalık olmaz. Onun için Şifa-i Şerif dersleri, Şifa-i Şerif dersleri vermek kolay mı ya?
- 20:16
Önüne gelen Şifa-i Şerif dersi başlatmış. Bir defa, burada en az 10'a yakın şer var. Şimdi şey de basıldı, El-İstifa da basıldı yani. Onun için İmam Tilmişani'nin El-Menhelü'l-Esfası önümde, El-İstifa bölümde, El-İstifa'yı tavsiye ederim hocalara. Bu yeni basıldı, bende yazma çok var. Bu yazma değil, yeni basıldı, bu çok önemli.
- 20:46
Darül Fetih basmış, ya İmam Delci, El-Osmani, El-Şafii, Aliülkari'nin kaynaklarından, Aliülkari, hüzlerce yerde bundan alıyor, hüzlerce yerde yani. İmam Delci diye meşhurdur. El-İstifa, Zibriyân-i Mâniş Şifa. Bu da, şu anda 10'da üçüncü cildi, altı cilt. Bu da altı cilt olarak basıldı yani. Şeyde de, Arapça kitap satan yerlerde bulursunuz yani.
- 21:17
Onun için şeyh bakmadan, Efendi Hazretlerimiz öyle buyurdu. Şârihler, muhaşşilere, Allah Teala rahmet eylesin. Şârihler olmasaydı, haşiyeciler olmasaydı, biz bir adım ileri gidemezdik yani, ders yapamazdık yani. Kafamıza göre takılanmaz ki buna. Hepsi ayet-i hadisten bahsediyor, sebeb-i nüzûller bahsediyor.
- 21:39
Şimdi sebeb-i nüzûl gelecek bir kıssada mesela. Bunlar kafadan konuşulur mu bilmiyorum, Allah muhafaza. Ve kâle yine buyurdu, sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem. Kime? Limraatin bir kadına. Allah Allah. Bu da bir acayip şey. Ne buyurmuş, sallallahu aleyhi ve sellem? Efendim. Ekele kil esedü. Ye ekülü de var bir nüskata, bizim metinde ekele.
- 22:09
Ekele yesin. Aslında yedi demek ki, mazide. Böyle yerlerde dua beddua makamlarında biliyorsunuz. Şey olmuyor, mazilik kalmıyor. Ekele yesin kimi, ki seni kadına diyor. Ne el esedü, aslan yesin seni dedi. Fe ekele hemen yedi aslan. Allah Allah. Kimi ha kadını. Bu nasıl iştir şimdi ya? Yarım satır bile değil.
- 22:37
Evet, bu da hadis-i şerif olarak kaynaklarda geçiyor. Burhanüddin Halebi Hazretleri, Esiratü'l-Halebiye sahibi. Perşembe derslerinde ondan okuyorum. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'de zaman mekan boş kalmaz kitabını. Yazarı. O, Aliülkarif'in hepsi ondan alır yani. Esiratü'l-Halebiye. Bir adı da İnsanül Uyun.
- 23:03
Orada, tabi kadının kimliği. Bu kadına niye Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem beddua ettin? Veyahut da mevzu nereden çıktı yani? Bu kadının ismi bazı kaynaklarda geçmiyor. Bazı kaynaklarda Mut'ümin Kızı diye geçiyor. Bintül Mut'ümin Ensariye.
- 23:26
Şimdi bu Resulullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sırtını güneşe vermiş. Hani güneşlenmek manasında düşünmüyorum bunu. Oturduğu yer itibariyle, yani oturduğu yer itibariyle güneşe sırtını vermiş. Hani yüzünü verirsen zaten güneş rahatsız ediyor ya gözleri. Oturuyor bir zaman bir yerde sallallahu aleyhi ve sellem.
- 23:46
Bu kadın da geldi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem omzuna vurdu. Omzuna vurunca, yani belki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem boş bulundu ya neyse. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. Men haze ekelehu'l-esed. Ekelehu'da huzamil mücekkel gidiyor. Menden dolaşıyor. O şimdi kadın mı erkek mi baştan belli değil.
- 24:08
Men haze ekelehu'l-esed, kim bu dedi bana burada? Ekelehu'l-esed, aslan yesin onu dedi. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanda şimdi Ali Adem Efendi babamızı görmedik diye üzülüyorum ben işte Ali Adem Efendi Hazretleri'nin bir görevlisiyle. Yaşım tutmuyor yani o 60'ta vefat etmiş, ben 65'teyim falan.
- 24:23
Ama sonra diyorum ki Ali Adem Efendi Hazretleri de çok celalliymiş, heybetliymiş yani. İçini dışına çıkarıyormuş, bilmem ne gece yaptığını gündüz açıklıyormuş falan. Zor iş ya, rezil olurdu. Cemal sıfatlı o, bize müşrit olarak o layık. Yani biz ona layık değiliz tabii ama işte Mevla onu nasip etmiş yani.
- 24:44
Karıştırmamak lazım yani. Keşke Ali Adem Efendi'yi görseydim ya. Görseydim de işte arkadaşım. Yani bu işler böyle işler. Bir kızdırılsın veyahut da bir celallenir. Gidersin. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, sahabe-i kiram, ne büyük insanlar yani.
- 25:02
Ama şimdi biz yani sahabeden olsaydık Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, keşke, sallallahu aleyhi ve sellem, keşke görseydik asr-ı saadet. Yani Mevla bizi bu ahir zamanda yaratmaya münasip görmüş yani. Olan da hayır var.
- 25:13
Şimdi tabii ki keşke keşkelerle iş olmuyor yani. Şimdi bak mesela işte omzuna vurdu yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Ben nereden kele öyle şey? Bu da kim ya? Aslan yesin o. ne azâkeli öylesin. Bu da kim yahu? Aslan yesin o. Bitti yani. Bunun üzerine kadın dedi ki, Ben dedi kuşları yediren, Ebu Leyl diye künyeli bir adammış Ebu Leyl.
- 25:36
Ben kuşları yedireyim, kuşları yedireyim. Demek ki çok cömert veyahut da işte kurda kursa yem atan. Çocuk cömert veyahut da Demek cömert demektir. Ebu Leyl'in kızıyım dedi. O zaman da Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in evliliklerine sınır getirilmemiş. Çünkü ayette var ya,
- 26:07
Bundan sonra sana kadınlar helal değil. Yani aldığın kadarından sonra yeni bir evlilik yapamazsın. Onları değişip, mesela bir tanesini boşayıp yerine alamazsın. Zaten 9 hakkım vardı. Birini boşadım 8'e indim. hakkımda var, başka birini alayım, onu da yapamazsın. Yani bir hakkım daha var, başka birini alayım.
- 26:22
Bu ayet nazil olmadan önceydi. O zaman ayette ne buyuruyor? İn vehbet nefse alî nebîne râden nebû enstenkihâ hâlisatelleke midûnil mü'minîn. Bu ayeti kerimede de ne buyuruyor? Bu ayet-i kerimede de ne buyuruyor? Bir kadın gelirse kendine Bir kadın gelirse kendine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e hibe ederse, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i hibe ederse,
- 26:38
hibe ederse yani bağışlarsa ben seninle evlenmek istiyorum Ya Rasulallah nefsimi sana arz ettim. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'de onunla nikah kılmak isterse, onunla nikah kılmak isterse, biz diğer müminlere dörtten yukarı caiz değilim. Müminlere dörtten yukarı caiz değil ama Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e özel olarak diyor.
- 26:47
O Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e özel olarak diyor, âyet, Kur'an söylüyor bunu. Ayet, Kur'an söylüyor bunu. خَالِصَةَ اللَّكَ صَنَا خَاسَةً خَالِصَةً خَاسَةً demek. Sana özel diyor yani falan. Tabi o özellikle sonra kalmadı işte yani. Kaldı da dörtten fazlayla nikahlanma özelliği devam etti biliyorsunuz.
- 27:02
Vefat ettiğinde dokuz eşi vardı. Ondan evvel de zaten Hadis-i Cehennem'e söylen var. Dolayısıyla nikahları herhalde 11'e kadar çıkıyor. Bundan dolayı daha bu, bundan sonra sana kadınlar helal değil. Ayet-i nazil olmadan evvel idi. Bu kadın geldi yani. Geldi, işte omzuna vurmuş. Sallallahu aleyhi ve sellem.
- 27:31
Kim bu ya? Aslan Yesud. Mevla dedirtiyor. Mevla kabul ediyor. Mevla seni zahir ediyor. Hemen işler oluyor bitiyor. Ondan sonra sen benimle evlenesin diye kendimi sana arz etmeye geldim. Ya Rasulallah dedi. E bunu da Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e değer okuduğum ayet-i kerimede işte Nebi Zişan isterse murad ederse ona özel böyle bir hak verdim buyurduğu için
- 28:05
orada hani bu anda sayı sorunu da olmadığı için Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kalp faal ediyor. Tamam yaptım buyurdu yani. Yani nikah kıymış oldu böylece. Yani nikahlanmış oldu. Fakat kadın bu kadıncağız işte neyse kavmine döndü. Yani kavminin akrabasına yanına döndü. Yani kendi kendine geldi.
- 28:26
Gelin güvey oldu. Ondan sonra gitti onlara durumu anlattı. Dedi ki ben böyle böyle Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e kendimi yani kabul eder misin beni ya Rasulallah? Zevceliğe helallah dedim. O da kabul etti yani. Diye durumu bildirdi. Kavmi biliyorsunuz yani bu millet bu yani istişare edilecek insanları çok iyi seçmek lazım.
- 28:49
Tabi de bir insan özellikle bir kadın tabi ki kavmi kabilesi yani istişare edecek kavmi derken tabi en yakınları vardır illa ki bilmiyorum anası babası Sami idi veya kardeşleri vesairesi illa ki kavmi demek en yakınlarından başlar. Doğru istişare vermiyorlar yani. Bak Ezvacı Tahir Hatun'un matil mümininden olma şansı var.
- 29:09
Ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem katfatu yaptım buyurdu yani nikah kıyıldı yani zifaf olmadı bir dokunma temas anlaşılmıyor buradan. Ama hemen gitti kavmine böyle böyle oldu. Kavmine işte insanı yani istişare verenleri yanlış kişiler ise veyahut işte orada peki onlar kendi kızlarının durumunu düşündüler onlar da kötü niyetle Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem
- 29:41
muhalefet için yapmadılar. Bence kafir bir kavim değil. Kavmi de Müslüman öyle anlaşılıyor. Dediler ki entimratun gayra orayı şimdi gayri okurlar bizim mollalar. Hangi mollaya onu baksan, entimraetun gayri, gayri okur, gayri okunca da manayı da nasıl uyduracak artık ona göre.
- 30:03
Enti sen dediler, yani bu metinde yazmıyor bunlar şart, imraetun bir kadınsın ki, gayra, gayra, gayrun mühendisi geliyor, gayra, gayretten geliyor, gayret, Arapça'da ga yumşak, ga ile yani, Türkçe'de yumşak da onu anlatmıyor, tam da, sen çok kıskanç bir kadınsın dediler. Velinebi sallallahu aleyhi ve sellem nisa, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in de diğer hanımları var,
- 30:25
e sen de çok kıskançsın, fe yeduhu aleyki, yani kıskançlıktan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i üzersin, üzersin o da sana bir beddua edebilir, veyahut da sinirlenebilir, kızabilir, kızdırırsın yani, böyle bir tehlike var, sen bu tehlikeyi göze alıyor musun dediler. İşte mesele yani.
- 30:46
Dolayısıyla yani onlar da aslında bir yönden baktığın zaman kendi kızları veya akrabalardan, çok da yanlış bir fikir değil ama, ya Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile evlenmiş bunu, sen aman sabret, madem kabul etti, sen dünyada en büyük behreye, hisseye, nasibe malik oldun, bundan daha büyük bir şey yok,
- 31:14
vezvacu matum eşleri bütün ümmetin anaları oldun, cennet kesinleşiyor vs. vs. Kur'an-ı Kerim'de bu kadar ayet var, vezvacı tahirat hakkında, yani sen çok kıskançsın biliyoruz ama çok sabırlı ol, aman Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i üzecek,
- 31:31
hiç bir şey konuşma, hiç bir şey yapma, belki içinden bir şeyler geçer, hani diğer kadınlara kaç, kıskandık, annelerimiz birbirine falan, bunlar olur ama aman Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e yansıtma falan, hani böyle iş işare verselerdi, çok doğru olacaktı,
- 31:43
veya onun hepsinin faydası ne olacak, onlar da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, dünürler olacaklar, eshar olacaklar. Eshar, gözlühe dünür demek, sıhh dince mi geliyor, eshabın içine bir de eshar var yani, çünkü neden? Her sahabe dünürü değil, ama evlendiği kavim, kabileler dünürleri oluyor âhirette, o da ayrı bir fazilet getiriyor.
- 32:06
Eshabın içinde bir de eshar, eshar-ı kiram, gözlühe, efendim, ve ce'alev nesebena sıhrâ diye geçiyor ya, Kur'an'da da sır, dünürlük meselesi, oradan geliyor yani. Bu fazileti kaybettirdiler yani, verdikleri istişareyle, bunun üzerine o kadın döndü, yani Efendim sallallahu aleyhi ve sellem'e geri geldi, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e dedi ki,
- 32:31
eqilni, eqilni ne demek, akdimi geri ver, yani ben kendimi sana arz ettim, sen de yaptın buyurdun, akitleştik ya, ikale'den geliyor yani, ikale demek, izale demek, yani eqilni, akdimi boz, sözleşmemi boz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'de nikah sözleşmesi hakkında diyor, ortadan kaldı, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'de buyurdu ki,
- 33:00
tamam bozdum, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ahlakını biliyorsunuz yani, ya nikahlanmıştık ben seni boşamıyorum bilmem ne, der mi aşağıya, sallallahu aleyhi ve sellem, ve innekele alâ huluku nazim, en büyük ahlak üzeresin buyuruyor. Allah'ımızın methettiği zat, zat-ı alişan, kadın da gitti başkasına evlendi.
- 33:21
Bir gün Medine'nin bostanlarında, Medine'de hurma bağları, bostanlar çok yani o zamanlar, şimdi de az bir şey kaldı yani. Medine'nin bir bostanında kadın bulunuyorken, efendim, bir rivayet aslan, bir rivayet kurt, bunu İbn-i Sa'd, Et-Tabakâtü'l-Kübrâ'da bu hadisi tefrik ediyor, 8. cildin 107-108. sayfaları.
- 33:49
İbn-i Asâkir tezi, bu tarihi Dimeşkı'nda, yani İbn-i Manzur, onun sahibi o zaman, İbn-i Asâkir'de de vardı. 1-314, bu kaynaklarda geçiyor yani. Zaten Şifah-ı Şerif'in metninde geçiyor, Kazıyaz bir şey dedikten sonra bütün muhaddisler kabul ediyor onu. Bir yerde diyor ki Kazıyaz'ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifi, ya bunu kimi rivayet etti de, Delci, Delci.
- 34:10
Mübarek Delci demiş ki bir yerde, bunu kimi rivayet etti bulamadım demiş. Ali Gülgari de Delci'ye karşı konuşuyor, diyor ki, ya mübarek Delci diyor, kim rivayet etti bilmiyorum, yetmedi mi sana Kazıyaz rivayet etti. Daha evvelki hadis kaynaklarını da bulamazsan da Kazıyaz, büyük muhaddis, senetli, isnatlı diyor yani.
- 34:29
Dolayısıyla zaten Şifah-ı Şerif'in metninde varsa tartışmasız sahiptir de, bu kadar ulema, 800-900 senedir bütün ulema bunu okumuş yani, bunda bir yanlış olabilir mi? O arada bir kurt geldi, orada Esed, kelimesi Esed, aslan demek ama işte biliyorsunuz Esad'dı, Esed'di, Esed'e döndü, bilmem neye döndü diyorlardı ya muhalifler.
- 34:54
Halbuki Esad'dı da Esed'e döndü, o hiçbir zaman Esad değildi, hep Esed'di. Zaten Arapça'da Esed, aslan demek, babası da Hafız Esed, bu da bilmem ne Esed, babası bilmem ne Esed, bu da onun bilmem ne çocuğu Esed. Bunlar da yani zaten Esed, aslan demek ama aslanın bir var bildiğimiz aslan hayvan manasına bir de var el hayvanü'l-müfterisu.
- 35:16
Yani Esed'in karşılığı Arapça'da parçalayan canlı, yani parçalayan hayvan. Onun için köpek de, parçalayan ne köpekler var, aslandan beter adamı, öyle köpek var ki aslandan beter parçalar adamı yani. Dolayısıyla köpek de burada hayvanü'l-müfteris, zipkurt, kurt da hayvanü'l-müfteris, kurt zaten köpek cinsi, o köpek kurt cinsi ne diyorsan hangisi hangisindense cinsler aynı yani.
- 35:42
Dolayısıyla yırtıcı bir hayvan onu parçaladı. Ha burada şu anlaşılmasın, onun eceli ondandı ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem daha bunu bilmeden omzuna vurur mulmaz, şimdi bak omzuna vurur mulmaz, ''menâ zâkeleu lesed'' kim bu ya dedi aslan yesin onu, aslandan yemeyeceksin, parçalayan bir hayvan yesin onu.
- 36:12
Anladın mı? Demiş oldu bunu ve sonra iş nereye döndü? Bir kurt yedi onu. Şimdi bu tabi o kadıncağızın en nihayetinde sahabinin Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ona bir gazap ettiği bu hüzretine dair burada bir rivayet yok. Ama eceli kurt yemesine şu anda dünya kadar ölümler yok. Ne acayip ölümler görmüyor muyuz, dünyada ne haberler izlemiyor musunuz?
- 36:38
Dolayısıyla herkesin bir eceli var, ecelin de çeşitleri var yani ecel bir çeşitle geliyor. Kimisi kafasına saksı düşüyor, kimisi durup dururken durakta otobüs yarma gibi giriyor durağa, bilmem ne ya adam kenarda duruyor, geliyor arabanın bilmem nesi patlıyor,
- 36:58
geliyor en kenarda duran adam o kadar adamı geçiyor yolun ortasındakilere vurmuyor en kenarda duran garibanı alıyor altına eziyor, yok filan patladı, ben demek istiyorum ecelin çeşitleri var. Burada da onun eceli kurt yemesiyle de.
- 37:12
Şimdi böyle şeyler oluyor. Ama Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem böyle. Aslında ben lanetçi ve bedduacı olarak gönderilmedim. Sabırları ortada. Burada bedduasının tuttuğu veyahut da duasının tuttuğuna dair bir misal olarak Kazıyaz Hazretleri bunları zikrediyor. Bazısı o bedduayı hak ediyor, bazısı hak etmiyor.
- 37:38
Ya hak etmiyorsan niye beddua etmiş? Şimdi burada bir misal size söyleyeceğim say hadisten. Bunu çok güzel anlamalısınız. Bunu anlamazsanız ha Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem gelene geçene beddua etse onu aslan yesin, onu kut yesin bilmem ne bilmem ne. Böyle bir şey yok ya. Sakın ha şimdi Kazıyaz Şifa-i Şerif'in metnini tercüme etmek zorundayım.
- 37:57
Ben yoksa bunları size özellikle seçip anlatmıyorum. Dersten sıralı gittiğimde sırasına geleni okumak zorundayım. Metnini atlayıp gidemem. Onun için ilim vermeye uğraşıyorum. Ama bunu bak şehirlerde bile görmedim. Ya burada da en azından üç tane dört tane şerif baktım. Hiçbirinde yok. Halbuki bunu izah gerekir ya.
- 38:16
O kadına şimdi beddua edilmeyi hak etti mi? Baştan zaten. Omzuna vurunca tabii bir terbiyesizlik. Bir terbiyesizlik olabilir omzuna vurmak. Arkadan görmediği taraftan. Bu bir terbiyesizlik olabilir. Bunlar da Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem demiştir. Ve buyurdu bunu yani. Burada bir kere Muaviye radıyallahu anh'ı çağırıyor.
- 38:39
Vahiy katibi biliyorsunuz Hadis-i Muaviye Efendimiz. Herhalde İbni Abbas olacak. Öyle hatırlıyorum Hadis'ten. Üd'ül-i Muaviye diyor. Git Muaviye'yi çağır. Herhalde artık vahiy geldi. Bir şey yazdıracak veya. Başka bir mesele var. Muaviye radıyallahu anh Efendimiz de biliyorsunuz Müslümanların dayısı oluyor.
- 38:59
Halül-Müminin işte Ümmü Habibi annemizin Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in eşi. Ümmü Habibi ve validemizin. Erkek kardeşi yani. Ebu Şufyan'ın oğlu kızı. Dolayısıyla İbni Abbas Hazretleri gidiyor. Geliyor. Söyledim mi diyor. Söyledim diyor. Ne yapıyordu diyor. Yemek yiyordu diyor. Biraz zaman geçiyor.
- 39:24
Gittir Muaviye'yi çağır diyor. Üd'ül-i Muaviye diyor. İbni Abbas yine radıyallahu anh gidiyor. Babası da tabii Abbas Hazretleri. Ondan sonra yine gidiyor. Ne oldu diyor. Gelmedi diyor. Neyse diyor. Kâneye külü diyor. Neyse. Ya Resulallah diyor. Yemek yiyordu diyor. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem diyor.
- 39:47
La eşbaallahu batnahu diyor. Allah onun karnını doyurmasın diyor. Şimdi dikkat et. Ondan sonra Hazreti Muhammed geliyor Radıyallahu anh. Toparlanıyor, geliyor falan. Neyse biraz gecikme oluyor işte. O da Allah'a alem tabii. Genç yaşı da genç o zaman yani. Sadece İbn-i Abbas'ta ki İbn-i Abbas'ın Radıyallahu anh Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e vefat ettiğinde ya 10 ya 13.
- 40:11
En fazla rivayet 13 yani. Genç yaş yani 12-13. Bizim daha yeni ergen olduğumuz çağlar. Hazreti Muhammed'in tam yaşı inşallah onu tespit edemem. Onu da edebilirim de şu anda kafamda değil ama İbn-i Abbas'ı biliyorum. Genç olduğu kesin yani. Dolayısıyla çünkü 80 yaşında herhalde vefat ettiği ve 80 yaşında vefat ettiğini hesap etsen yani.
- 40:34
40 sene Şam mualliliği yaptı, 40 sene Emirul Mümininlik yaptı yani. Hazreti Hasan'ın vefatından sonra ondan evvel de şey yaptı. Yok 20 öyle 20 öyle 40. Demek ki daha Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e vefat ettiğinde falan 40 yaşlarından aşağı olduğu kesin. Neyse Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ona arkasından bunu buyuruyor.
- 40:58
Veyahut yüzüne de söylemiş olabilir. O geldiğinde zaten söylemişlerdir ona. Sonra kovmuyor, kızmıyor yani. Neyse ne buyuruyorsa işini yaptırıyor. Ama ağzından böyle bir dua çıkıyor. Yani aslında müddeha gibi. Allah onun karnını doyurmasın. Ondan sonra muhabir alayına diyor ki benim o saatten sonra karnımı hiç doymak bilmedim.
- 41:20
Yani öyle yemek yiyor, öyle yemek yiyor. O zaman Emirul Müminin dönemi Şam'da zaten biliyorsunuz. Emevilerin ilk sultanı ve halifesi. Emirul Müminin ilk Emirul Müminin hilafeti. Kamil Halifelik'ten sonraki ilk sultan. Zaten Melikül Müminin ben müminim. Melikeyim, hükümdarım diyordu. İlk hükümdar. Ve ne bileyim ne kadar şimdi laf mübalağa yapmayayım.
- 41:47
Doyduğunu kimse görmemiş yani. Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona buyurdu. Allah karnını doyurmasın. Şimdi birileri bunu Hz. Muaviye'nin radıyallahu anh aleyhine kullanıyor. Ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona hiç dua etmedi. Sadece karnını doyurmasın diye beddua etti. Halbuki öyle değil.
- 42:05
Ahmet İbni Hanbel'in Müslidinde, Tirmizi'de. Bak Tirmizi'yi Ahmet İbni Hanbel'in kütübü sitte, kütübü sitte. Bütün bu kaynaklarda Hz. Muaviye hakkında. Benim Kırk Hadis, o eşsiz bir kitaptır. O Kırk Hadis kitabımda, bunlar 40 sayfa, 80 sayfa. Bu sahabe meselelerini anlatıyorum. Orada bayağı 10 sayfadan fazla belki Hz.
- 42:22
Muaviye bahsi var. Orada hadislerin bütün kaynaklarını yazdım. Hades kitabındaki ilim bir yerde bulamazsın. Orada yazıyor bunu. Yani Allahümme cealuhâ diyen mehdiyen. Ya Rabbi sen onunla hidayete erdir. İnsanları da onunla hidayete erdir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem duası var. Allahümme allimul hesab ve kihil azab.
- 42:41
Ya Rabbi ona hesap ilmini öğret. Matematik şu bu. Adamı hesap diye duvara çarpardı yani. O kadar hesapçı. Çok önemli bir hesap ilmi. Birçok ilim hesap ilmine döner yani. Ve kihil azab. Azaptan vikayet diyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem onu azaptan koru diyor. Muaviye annemize bir gün diyor.
- 43:00
Muaviye geldi seviyor musun onu diyor. Kardeşim sevmez miyim ben seni. Allah Resulü de seviyor diyor mesela. Dünyada da hadis var ya. Burada Allah onu karnına doyurmasın buyurdu. Fakat bu böyle bir hal oldu. Ve ölünceye kadar da karnı doymak bilmedi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem duası beddua yere düşmez.
- 43:20
Ancak alimler diyorlar ki esasen Muaviye radıyallahu anh'ın faziletleri hakkında birçok demin dediğim gibi Ahmet Muammele Müsnen'in de, Tirmizi'nin, Sünnen'in de ona Sahihül Camii diye de ismi de var yani. Sahih rivayetler olduğu için. Hadisler var. İbn-i Asakir dolmuş zaten. Ve birçok kitap da dolu.
- 43:45
Hani ilk hadis kaynaklarından bahsediyorum. Senetli. Hepsi de var. Ama diyorlar o hadisler dense hepsi fazileti hakkında. Bir tek bu Allah karnını doyurmasın. Ama bu Allah karnını doyurmasın hadisi diyorlar. Aslında Muaviye radıyallahu anh'ın faziletlerinin başında geliyor. Nasıl yani ya? Nasıl yani işte?
- 44:05
Şarihlerin, muhaddislerin anladığını sen ben anlayabilseydik. Zaten bunu şimdi konuşmadan anladık. Ama bilmemiz yeterli değil. Çünkü diyorlar Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in başka hadis-i şerifi var. Ya Rabbi diyor. Neyi? Ümmetimden her kime böyle beddua etmiş olduysam yine bana Beşarun'da başında var mı bilmiyorum.
- 44:29
Başka hadisler de var zaten o kesin de. Ben de bir beşerim. Beşeriyet haysiyetiyle ani olarak ani refleks demeyelim gavurca bir kelime. Ani bir hareket olarak bir söz söylerim. Ümmetimden biri hakkında işte kadın geldi. Omzuna vurunca. Bu kim ya? Aslan yesin onu. Bir söz söylerim. Nerede işte yemek yiyor falan.
- 44:55
Bir, iki. Ya Allah karnını doyurmasın. Böyle birkaç misal daha var. Men davutu aleyhi Ya Rabbi cealuluhu keffareten. Ya Rabbi ben kime beddua ettiysem, o kimsede bedduayı hak etmediyse, sen onun günahları için o benim bedduamı keffaret yap, ahirete tertemiz çıksın.
- 45:20
Şimdi Muaviye R.A burada beddua edilmeklik bir şey hak etseydi, Ebu Leyeb'in oğlu gibi, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem daha onu yanında tutar mıydı? Veya vaikatipliğine devam ettirir miydi? Veya evine hücre-i saadetine bir daha sokar mıydı? Ne olursa olsun, hanımının kardeşi olsun yani.
- 45:39
Allah'ın gazap ettiyse, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem gazap ettiyse daha sokmaz. İşte dolayısıyla o bedduayı hak etmedi. Etmeyince diyorlar ki, Hazreti Muaviye R.A'nın hakkında onu diyorlar, bunu diyorlar, şöyle yaptı, böyle etti, dünyaya kadar iftiralar da var vs. Hal böyle olunca, en nihayetinde masum değildi, peygamber değildi.
- 45:59
Peygamber olmaması hasebiyle de hatalar olabiliyor, günahlar da olabiliyor. Çünkü sahabe-i kiram günahsız, masum değil. Özellikle Hazreti Muaviye R.A.'nın, dört halifeden değil, Bedir ehlinden değil. Şimdi bazılarında da biliyorsun özel hususiyetler var. Ama genel sahabe de, kendisi hakkında özel ismiyle çok hadis-i şerif faziletli varit olmuş.
- 46:21
O zaman onu ona kefaret yap. E şimdi kefaret ne demek? Bizzat Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem dua ediyor ki, bunu günahsız ahiret edecekler. Kefaret demek, hiçbir günah bırakma. O zaman Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona duaları çok var ama, en büyük duası budur. Çünkü neden? Kime beddua ettiysem, hak etmiyorduysa, onu ona kefaret yap.
- 46:40
Ya Nazlı Muaviye R.A'nın günahı çıkacak. E bu hadis sayı. Şimdi bu kadın meselesinde de, ben özel bir şey görmediysem de, burada mürted olduğuna dair, dinden döndüğüne dair, irtidatına dair bir rivayet yok. En nihayetinde akli bozmuş ve başkasıyla tezevüc etmiş, evlenmiş. Ve nihayetinde eceli, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in duasıyla tabi,
- 47:01
ezelde kararlaştırılmış, sonradan bir şey değişmiyor ama Allah-u Teala, ezelde neyin ne olacağını bildiği için ona göre yazmış gazaları, kaderleri. Böyle tahakkuk etmiş. Onun için burada, yani benim gördüğüm lanetlik olma vesaire. En nihayetinde, eğer ki bu sahabeyi annelerimizden olarak, yani Müslüman olarak, mümine müslüme olarak vefat etmesi halinde,
- 47:30
zaten ona onu kefaret yap duasına, dâhile ve nâile olması mülâhaza edilir. Ve dolayısıyla Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in böyle bir iki mesele, belki bu kadar siyerde, yüz binlerce, milyonlarca hadis-i şerif ve rivayetlerde toplarsak, bunların içerisinde böyle birkaç tane, tabi bunlar da son 23 senesinin itibarı alırsak,
- 47:54
yani nübüvvetten, biyasetten sonrasının itibarı alırsak, bu kadar hadiseler içerisinde birkaç tane vuku bulmuş. Bunlardan beddua ettiklerinin çoğu hak etmiş. Ebu'l-Ebinoğlu hak etmedi mi? Ahirette de cehenneme gidecek. Ona kefaret olur mu? O zaten kafir. Kafir olur, kafir. E ondan sonra diyelim şimdi Kureyş'e beddua etmiş müşriklerine.
- 48:16
Ondan sonra önümüzdeki derste şey anlatacak. Üzerine işte işkembe bıraktılar. Meşhur hadise, hepinizin bildiği, onun kaynaklarını okuyacağız. Derste o gelecek. Mesela orada beddua etmiş bunları yapanlar. Orada Ebu Cehil vardı. Utbe'nin oğulları vardı. Ukbe vardı. Utbe başka, Ukbe başka tabi bunların.
- 48:42
Meyhe bin Halep vardı. Hepsine beddua etmiş topuna birden. Ondan sonra onlar Bedir'de kuyuya, 70 tane hepsi kuyuya atıldılar veyahut birkaç tanesi sonra yolda esir edildi, gebertildi falan. Beddua etmiş. Hemen hemen hepsi hak edenlere. Zaten onlar kafir olarak gebermişler. Ahirette de ebedi cehennemdeler.
- 49:06
Birkaç tane böyle şeyler oldu. Bunlar da acayip bir hikmet-i ilahiye. İktizasınca ben kime beddua ettimse, eğer demek o Müslümansa ve Müslüman öldüyse tabi şartı o. Belli bir şey Müslüman ölmeyene Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem günahını sildi diye dua eder mi? Ben kime beddua ettimse, o da onu hak etmediyse Bu da sayades, bu çok sayades.
- 49:28
Ya Rabbi onu ona şefaret yap buyurmuş. Bir iki örnek daha ya buluruz ya bulamayız. Bu da o kişilerin günahsız ahirete gitmelerine ve ahirette cennete direk gitmelerine, hesapsız hesapsız gitmelerine vesile olacak bir duadır. Dolayısıyla Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu ne yapmış? Bu şekilde Mevla'ya muracaat ederek orada bir belki üzüldüğünde vesaire.
- 49:51
Üzüldüğünde vesairesinden bir telafi, telafi tarikiyle Sallallahu Aleyhi ve Sellem böyle de bir dua yapmış. Hak etmeden bir beddua sudur ettiyse benden diye onlara da dua yapmış. Peki duası da yüzde yüz kabul mü? Kabul. Bedduası yüzde yüz kabul, e duası da yüzde yüz kabul. O zaman o duaya göre Hazreti Muhabir adayalar tertemiz çıkacak yani.
- 50:15
Onun için diyorlar Muhabir adayının fazlalığına dair öbür hadislerden evvel Allah karnını doyurmasını şey yap. Çünkü neden? Bedduasının peşine öyle bir dua etmiş ki adamın kefaret bütün hayatını sıfır etmiş, günahlarını tertemiz etmiş yani. Ondan dolayı yani dersler böyle gidiyor, devam edeceğiz inşallah.
- 50:40
Yine bugün şey bitiremedik, ne diyorsunuz? Fazla gelemedik. Olsun. Malumat dolu dersler, malumat, ilim dolu. Başka yerde bulunamayacak taptaze ilimler. İlimler eski ilimler de size anlatılmaları taptaze olabilir. Onun için Allah azami istifadeler nasip eylesin o Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in dualarına girebiliriz.
- 51:02
İkinden evvel dört rekat kılanlara duası var. Ondan sonra haddini bilenlere duası var. Karısını teheccüde kaldıranlara duası var. Kocasını teheccüde kaldıranlara duası var. Daha birçok duası var. Aslında o hadisleri toplamak lazım bir risalede. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in dua ettiği ümmetinden ameller.
- 51:22
Yani dua ettiği ameller. Kendilerini işleyenlere dua ettiği ameller mesela. Ne güzel önemli bir konu. Rahimallahu'dan girersek, Rahimallahu, Gafarallahu'dan. Yani çok önemli bir şey. Biz de o dualara girmenin yolunu ararız. Rabbimiz Tebarek ve Teala Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bütün şefaatlerinden, ümmetlerinden, dualarından azami derecede müsterhid eylesin.
- 51:42
Amin. O Sallallahu Aleyhi ve Sellem Muhammedin ve alihi ve sahbihi ve selleme.


