00:00 / 1:10:12

  1. 00:00

    Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn ve sallallâhu teâlâ alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'în. Kıymetli kardeşlerimiz, bir faslı daha inşâAllah bitireceğiz. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mucizelerinden, fiziki mucizelerle ilgili babın fasıllarındayız. Geçen hafta bir fezleke çıkarttım.

  2. 00:23

    Şifa-i Şerif kitabının dört kısım olduğu, her bir kısımın kaç bab olduğu, babın kaç fasıl olduğu ve bizim nerede olduğumuzu nokta belirlemesi yaptık. Bu tespite göre biz neredeyiz? Dört kısmın birinci kısmının dördüncü babındayız. Dördüncü babında yani ortalarındayız. Baya bir fasıllarımız daha var.

  3. 00:52

    Yani diyelim ki şu anda biz 273. sayfadayız. Dersi soranlar oluyor. 273. sayfada benim bastırdığım Şifa-i Şerif Osmanlı Baskısı. Yenisi basılıyor şu an. Bilgisayar dizgisi yaptırdım. Tahsillerini yaptırıyorum. Şifa-i Şerif'in başına bugün kaç gündür çalışıyorum. Kazıyaz Hazretleri'ni kimse tanımıyor.

  4. 01:14

    Merakeş'te yatan yedi velinin en büyüklerinden. Kazıyaz Hazretleri'nin tercümesini yazdım. Hemen 30-40 sayfa onu yazdım. Şifa-i Şerif hakkında ulemanın beyanlarını evvelce arabalara koyduğunuz, her yere kaldırdığınız, Şifa-i Şerif'in başında bir 15-20 sayfa var. Onlar çok özet bir şey, ayaküstüydü.

  5. 01:31

    Şimdi Şifa-i Şerif'i 30 cüce böldürüyoruz. Hem şifa hatmi yapılsın hastalara diye, hani bir kişinin bir kere de okuyacağı bir şey değil. Hem Şifa-i Şerif 30 cüce olarak basılacak hatim yapmak isteyenlere, hem de üç boy işte biliyorsunuz, arabadır, ceptir, şeydir. Onu aksine basar da.

  6. 01:48

    Ben şimdi başına Şifa-i Şerif Hazretleri'nin, çünkü bir velinin tercüme halini beyan eden onun şifalarına nail olur. Ben onun için bundan sonra biraz velilerin tercüme halleri kitaplarını da artırıyorum. Biraz Hasan Bahsi'de yaptım. Zuhari, Semaniye, Sekiz, Zahid, Tabin, Haydere isimlerini yazdırdım.

  7. 02:05

    Evde de isimleri var, çok önemli var. Şimdi onlar hakkında da hazırlıyorum. Yani velilerin tercümelerini yapmamız lazım. Şimdi Şikaz-ı İyaz Hazretleri'nin büyüklüğü vs. Şifa-i Şerif'in azameti büyüklüğü. Yani diyelim orada 15-20 sayfa varsa, bu hepten 100 sayfa falan olur. Bir risale hazırlayacağım.

  8. 02:23

    Artık onun üstünde basarız ama Şifa-i Şerif'in başına da duruma göre büyük boyda koyacağız. Hani küçükler araba şeyinde falan, şoförün üstünde falan orada sığmıyor. Ondan tabii kağıdını inceltmek lazım. Belki orada tercümeye lüzum yok. O onun koruması için, muhafazası için Arapça metni yetiyor. Dolayısıyla şu anda biz birinci kısmın dördüncü babını bir türlü özledim.

  9. 02:50

    273. sayfadayız bu. Yani üç kısım daha kaldı ama gözünüzü korkutmaz. Şöyle korkmayın. Hoca sen 15 senedir daha birinci kısmı mı bitiriyorsun? Diyecek tabii bir muzikler çıkabilir. Ancak şunu söylüyorum. Bakın birinci kısım 312 sayfa. Şurada bitiyor. Burada tembel cücül evvel, ikinci cildi Osmanlı baskısı bu orijinal.

  10. 03:14

    Yani birden başlıyor. Yani şunu demek istiyorum. Dört kısım 312 sayfa, sade birinci kısım 311 sayfa. Yani üç kısım kadar mevzu bitirdik. Birinci kısımın öneminden dolayı. Onu da söylüyoruz. Şu kadar sayfamız kaldı. İkinci cilde geçiyoruz inşallah. Hatmi için çok dualar ettik. Hatmi çok önemli.

  11. 03:39

    Efendim biz de Allah izin verirse sizle beraber hayırlı uzun ömür, sıhhate afiyetle görürüz. Külliye de biter inşallah çok büyük. Otuz bin, kırk bin, elli bin de gelse gelsin inşallah. Yani salon tutmalı cümle. O zaman şifacı senin hatminde bütün dualar kabul oluyor. Onu öyle yapmalıyız. Onu öyle yapmayı Allah nasip etsin ama yani her hafta ders yapmak lazım.

  12. 03:58

    Yazın bile iki ay tatil etmemek lazım. Ettik ama etmemek lazım. Yani bu derslerin ölmeden hatmini görelim inşallah. 273. sayfenin şu anda biz efendim 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. satırın son kelimesi veşte kağıdayız dersimiz. Bazı dersi takip edenler kaçırıyor çünkü 15-20 satır. Buradan başlıyoruz. İnşallah çok yakında Şifa Şerif'in yeni baskıları sizin...

  13. 04:33

    sizin istifadenize arz edilecek bir an evvel. Onun için şimdi her şeyi bıraktım, onu yapıyorum. Yani çünkü yeni baskıya geçmeyin dedim. İnsanlara da yazık. Efendim kardeşlerim, burada biz birinci kısmın dördüncü babının son fasılandayız. Birinci babın dördüncü kısmı neydi dedim. Yani bizim bulunduğumuz kısım, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in mucizeleri.

  14. 05:00

    Kısmın babı bu. Babın içinde bazı on beş, bazı yirmi dört, bazı on iki fasıl var. Her babta fasıllar var. Bu dördüncü kısmın fasıllarında zaten ilk, birinci fasıl hatırladığım kadarıyla, tabii o da belki bir sene de olmuştur. İlk birinci fasıl Risalet ve nübüvvet müessesesi.

  15. 05:23

    Yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in Allah'ın Rasûlü olduğu, elçi olduğu, bu peygamberlik nasıl bir şeydir, ne önemli bir elçiliktir falan. Bir fasıl öyle var. Ondan sonra zannedersem ya yedi ya sekiz fasıl. Geçen hafta söyledim. Kur'an'daki mucizeler.

  16. 05:36

    Şimdi Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in mucizeleri ikiye ayrılır. Bir fiziki, bir tenzili yani ayetler ve hadislerle ilgili. Şimdi tabii Kur'an'la ilgili mucizeler ve hadis-i şeriflerindeki mucizeler kalıcı olmuştur. Diğer mucizeler mübarek parmağıyla ayrılmıştır, geçici olmuştur. Onu o dönem insanı tanıklık etmiştir.

  17. 06:03

    İşte efendim birinin gözünü, aklı gözünü, günlerdir okuduğu, ölüyü diriltti. İşte efendim Cabir Hazretleri'nin oğlanını diriltti, vadide kızı diriltti. Mesela bunlar o aileyle, ana babasıyla, o günle görenlerle alakalı. Kurt konuşmuştur, sırttan gelip şikayette bulunmuştur, millet duymuştur bunu. Ağaçlar hani çağırmıştır, gelmiştir bütün ağaçlar.

  18. 06:26

    Bunları hep konuştuk yani. Şimdi bu mucizeler de kalıcı olmamıştır. Kur'an mucizesi, hadis de vahiydir. Vahiy mucizesi desek daha iyi olur. Çünkü hadislerden mucizeler de devam ediyor. Dört yüz sene sonra Siley'in kanadında zehir panzehir mucizesi çıkıyor. Adam uzama oluyor yani şu anda. Hadisler de ne mucizeler.

  19. 06:47

    Işid'in bile en son çıkışındaki ihramlı vaziyette önmeye giderken bir hadis okutup geldi. Irak'ta çıkacak, sureyi şöyle edecek, saçı şöyle olacak, başı böyle olacak. Sonunda kendilerine bak. Onu unuttunuz. Hadis-i Şerif'teki son mucizeyi unuttunuz. Onların hepsi künyeleri şöyle olacak, saçlar uzun olacak.

  20. 07:04

    Bütün alametlerini söyledim daha ortada bir şey yok. Buradaki başbakan o zaman sinirli gençler diyordu. Her şeyi söyledik. Niye hadis-i şerif? Mucize diyorsun. Kalıcı mucize işte. Bin beş yüz sene sonra. Şimdi bundan sonra Deccan çıkacak, şöyle olacak, böyle olacak. Kurtulmak isteyen şunu okusun, şöyle olsun.

  21. 07:23

    M.T. çıkacak, işte Armak'a dönmez. Mercid Ağabey, Amikovası bundan nereden çıkıyor ya? Bak hepsi tek tek. Vahiyle ilgililer devam eder. Ama fizikiler, o an için görenler şahitlik eder. Orada hadisler de nakli olur. Bize kadar o hadisler geldi. Dört bini aşkın fiziki mucize var. Delal-i Ünlübü var. Delal-i Ünlübü, Beyhakîler, Ebû Nâim İspânîler, Harkusîler.

  22. 07:50

    Bunlar elli cid, yüz cid bizde sırf bir kütüphane bu uçurta var. Bunların hepsi haktır. Şifah-ı Şerif'te öyle bir özet yapmış ki, altı yüz küsur sayfası. Hani Kur'an-ı Kerim nasıl altı yüz altı sayfaya şey edilmiş. Bu da macer bir şey yani. Altı yüz altı gibi bir sayfası var. Dolayısıyla, bu mübarek kitaptaki özet, zaten bu şifanın özellikleri hakkında öyle şeyler yazdım ki,

  23. 08:18

    üç gündür yazıyorum sırf bunu. Hazırladık elhamdülillah. Yani bir iki celsemiz kaldı. Bu mucizelerden, Kur'an'daki mucizeler, vahiydeki mucizeler, baki, onlar devam ediyor. Onları da belki üç dört ay, beş ay, en az bilmiyorum belki, on beş, yirmi ders, o konuları yaptım ben burada. Kur'an'daki mucizeler.

  24. 08:42

    Aklınızda durur mucizeler var Kur'an'da. Fesat, beladet, edebiyat. Biraz tabi Arapça bilmeyen, edebiyat yani, mani, beyan, bedi ilmi okunmayana da, yalan kalmış olabilir yani benim anlattığım şey. Benim anladığımı ona anlatamıyorum. Çünkü o biraz kaidelerle ilgili.

  25. 08:56

    Şimdi bir mühendis ne kadar, mühendisin mimar mimarlığını anlatırken, ben dinlerken o anlarım da, o teknik şeylere geldiği zaman, onu anlattığı ifadeleri bile, istilahları bile anlayamam. Tıp dilinde mesela doktorlar kendi aralarında konuşuyor, biz orada zenci gibi kalıyoruz. Ama ondan sonra bize dönüyor, adam bilmem ne koca karı laflarına da başlıyor,

  26. 09:15

    bir misal veriyor, anlıyoruz. Mani, beyan, bedi böyledir. Kur'an'ın ruhudur. Ben de bu işe çok meraklıydım. Çocukluğumda bütün mani, beyan, bedi, telhiz, feneit, bütün beytleri, şiirlerin hepsini ezberlemişim. Şiir hastalığım var. El notlarım var, şeylerim var, kavli, cennetlerim var. Bütün beytleri ezberledim.

  27. 09:35

    Çok okuttuk, unuttuk demiş. Dolayısıyla, ha yine şiirler aklımda kalıyor. Ben size çok okurdum maniden şiirler. Çünkü Kur'an'ı anlamanın yoludur derdi. Bu şekilde Kur'an'ın şiirleri yaptık. Ondan sonra fiziki mucizelere geçti. Fasıllar. Fasıllar fiziki mucizelere geçti. Fiziki mucizelerde en başta, Cemaatat, hayvanat, ağaçlar.

  28. 10:02

    Kaç ders ağaçların mucizeleri geçti. Parmağından sular çıkmaları vs. vs. vs. cansız varlıklarla ilgili mucizelerde. Bunlar hep yapıldı. Yani geriye dönük 250 dersi geçmiş. Bunlara imanınız kuvvetleşir. İmanınızın nuru artar. Resûlullah'ın canından çok sevmeyen imanı kâmil olmaz. Resûlullah'ın canından çok sevmeyen yolu onu tanımaktan geçer.

  29. 10:27

    Onu tanımaktan geçer. Tanımayan ezbere sever. Tanımayan ezbere sever. Geç o işe. Tanımanın yolu da şifa-i şerif derslerinden geçer. Sene emni. 50 cit, 30 cit bende siyerler var. Kime okutabilirim? Vakit yok. Ama bu 600 sayfa bir şey, yarısına hemen hemen geldik. Zaten arada çok tabi hapisler oldu. 3 sene 4 sene derslere ara verildi.

  30. 10:49

    4-5 sene ara verildi yani. Bizim süreçlerimiz yaşandı. O onlar olmasaydı bek işini biz tabii 3'te 2'yi bitirmiştik yani. Bizde çok ara var. 5 sene ara ne demek. Ben son yine bir gayret ettim. Elhamdülillah çok iyi gidiyoruz şu an. Sana vermiyoruz. Önümüzdeki sene yazın da vermeyelim yani. Çekim yapalım en nihayetinde burada olmasak da.

  31. 11:08

    Çekim yapalım. Şifa-i şerif bir an evvel hatmine inşallah neticelendirelim. Şifa-i şerifde öyle bir özellik var ki bütün siyerleri toplamış acayip bir ilim. Bunda olan öyle ilimler var. Siyerler de yok. Siyerler de yok hepsini toplamış. Ama tabii biraz özet yapmış. Hani rivayetlerin, tariklerinin şeylerine çok girmemiş.

  32. 11:25

    Ama maksadı anlatmış. Çok acayip bir şey. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem çok beğeniyordu onu. Kazı Yazı Hazretleri. Şifa-i şerif sahibinin. Öyle vurdu yani. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'in yanında meşayihtan birisi gördü. Tam Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem yanında oturmuş hürmet ediyor birine falan.

  33. 11:45

    O da onu tanımadı yani. Dedi ya Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem yani çok değer veriyorsunuz bu zat gibi falan. Yaz dedi ya. Allah bununla bana çok fayda verdi. Bak Resulullah hepimizi Müslüman etmiş. Kimse de bir şey yok. Yine diyor ki bu. Demek hizmet edene de bilmem ne. Bununla dedi Allah bununla ve kitabından bana çok fayda verdi.

  34. 12:08

    Allah Efendimiz'in fayda ihtiyacı yok. Ama onun kitabı Alaeddin Efendi babaları ağlayarak okutuyorlardı. Bütün Osmanlı bütün Meşal. Neden? Tamam Mağrib neresi? Kitabının Osmanlı coğrafyasına bile. Orada çıkan kitapların yüzde biri bile bu coğrafyaya ulaşmamış o dönem. Yüzde biri. Bu birkaç kitap daha.

  35. 12:31

    Birkaç kitap ya. Belki de üçü geçmez. O da orada. Merak etme. İmam-ı Cezuli. Ya arkadaşım yarabbim. Yüz binlerce milyonlarca hadisi salavat mecmuası yazılmış. İmam-ı Cezuli. Her evde girmiş. Nenelerinde de. Şifahi Şerif. Osmanlı'da. Her yere girmiş. Bir de tabi bu halimizin gibi ilmi kitapları konuşmuyoruz.

  36. 12:59

    İlmi kitapları illa girer. Her alimin muhtaç olduğu kitaplar onlar. Onu konuşmuyoruz. Onlar koca karının evine de girmiş. Dolayısıyla bir de İhya Ulu Mittin. Bir itibar vermiş Mevla. Onlar işte Resulullah'ın özel mana aleminde şey almış. Sizin ümmetinizde böyle alim vardır. Musa a.s'a gösteriyor. İmam Gazali gösteriyor.

  37. 13:22

    Peygamberlere. İftihar ediyor onlar. Bunlar böyle. Resulullah s.a.v'den tasdik tescil olmasan, dünyanın en büyük allamesi olsan, aklın, beynin zirve olsa, en büyük kitabını yazsan, kabul manevidir. Manevi kabul gelmeden tutturamazsın. Tutturursun. Felsefede tutturursun. Hendesede tutturursun. Ama bu manevi işte ilim, şeratta tutturamazsın.

  38. 13:48

    Onun için ne profesörler geliyordu, ne şeyler geliyordu. O zaman işte Alâkâzı Abinin rahmetli camisine koca cami yaptı falan. Ondan sonra aldı beni götürdü Müftüye Bakırköy'e. Bahçelere Bakırköy 1'di. Diyor ki şimdi, bu diyor Ahmet Hoca diploması yok.

  39. 14:09

    Şimdi Müftü'ye diploma soruyor. O da diyor ki işler diploması yok ama eziliyor falan. Yahu diyor o da bir sinirlendi. O da ofluydu rahmetli. Bir sinirlendi, bir de çok zengin tabiş adamı. Biraz havası da var. Ondan sonra dedi, yaşlı da bir de tabişi. Müftüye de şey, ya Müftü Efendi ama dedi işi dolaştırdın dedi ya.

  40. 14:30

    Be adam Osmanlı döneminde olsa. Ordinalis profesör de dedi ya. Bütün medreseleri okutmuş dedi. Ne karışıyorsun benimle? Vereceksin dedi izin falan. Neyse bir izinler koparttı yani. Değirmek istedim. Yahu dedi burada bu kadar profesör var. Bu Ahmet Hoca tutturdu dedi.

  41. 14:47

    Şimdi o lafı oradan şimdi, bu Ahmet Hoca tutturdu. Bizim camide iki saf var. Vaz başlayınca yarım safa iniyor dedi. Hepsi kaçıyor namazdan sonra dedi. Çünkü sohbet namazdan sonra. Cuma'dan evvel sohbete... Cuma'dan evvel sohbet yaparsan cemaatin çok olur. Adam Cuma'yı kılmadan gidemez. Sen de resim çekersen, Cuma'dan evvelki cemaati, bu hoca çok cemaati var.

  42. 15:06

    Anladın mı? Cuma'dan evvel mecbur geldi yani. Namazdan sonra cemaat kalıyor mu? Mesele o yani. Ahmet Hoca tutturdu dedi, tutturdu. Tutturma diye bir şey yok. Tutturma diye bir şey yok. Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'da izin gelecek, Resûlullah Aleyhisselatü Vesselam'da. Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam mürşid.

  43. 15:25

    Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'a her yerde imam edecekler, her yerde vaaz edecekler. Müşterin bol olacak, cemaatin çok olacak. Tutturma diye bir şey yok tabi hâlâ bir o günkü tabirler. Bu tutturdu dedi, tutturabilir misin ya? Akılla, mantıkla bilmem neyle bizden akılları, bizden halimleri, bizden güzelleri, bizden hatipleri, bizden bilmem neleri var.

  44. 15:43

    Tutturamıyor adam, tutturamıyor değil. Manevidir bu işler. Onun için Kazıyaz dedi ki bak Allah bunun da bana fayda verdi dedi Şifahi Şerif sahibine ya. Yani fayda verdi demek şu demek, dinime. Resulullah Aleyhisselatü Vesselam bizim menfaat, bizden ne menfaat görecek? Dinime fayda oldu bu adam, bu Kazıyaz.

  45. 16:03

    Onun için dedi, yanıma tutturuyorum dedi. Cennette, köşklerde, görüldüğü sarayda ne kasırla, ne hizme, böyle gösteriyor. Soruyorlar Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'a işte manevi makamınız çok güzel, şudur, bunu neyle kazandırırız? Kazıyaz Hazretleri Şifahi Şerif gösteriyor. Onun için bu dersi anlamadınız.

  46. 16:25

    Ders bitecek, hatim olacak anlamadınız. Hiç anlamadınız yani. Ben sizin yeriniz olsam başlarım 250 derse sırada dinlerim mi? Şifahi Şerif hatmi yaparsın yani. Şey olarak manasını, lafını okursa da Rabilerin bereketini, hangi hastanın üstüne tutulsa, başına tutulsa, bitene kadar tutulamaz. Başlarken bir başlanır, arada öğrenir.

  47. 16:49

    Bittiğinde şifa bulmamış. Eceli gelmediyse, iyileşmemek yok. Eceli gelmedi, eceli gelene çağırıyor. Hangi gemide bulunsa batmaz. Şiha bu kafacı söylüyor. Şimdi onu hazırlıyorum. Evvelki biraz ayaküstü oldum. Bütün kaynaklarıyla hazırladım. Göreceksiniz Şifahi Şerif. Biz buna niye önem veriyoruz? Ali Efendi babamızın ders kitabı.

  48. 17:10

    Emin Sarhoş Hoca hatmetmiş efendi babadan. Onun için tabi Efendi Hazretleri son dönem, ah Mahmud'um sen benim elime, ben biraz daha gençken düşseydim, sana neler okutacaktım falan buyurdukları var. Ama bende ne vardı? Mahmud'uma verdim. O zaten otomatik bir şeyle. Başka talebelere öyle verilmez tabi Efendi dede.

  49. 17:29

    Alıcı var. Dolayısıyla hepsini verdi. O ayrı bir dava. Efendi Hazretleri'nin o şekilde bir ders okuma şeyi duymadık. Hani kitap önünde. Ama ben mezarı kabrimden de okutacağım dedi. Daha iki senede kabrimden okuttu. Daha ne diyecek yani? Efendi Hazretleri mükemmel bir müşrik-i kamil olarak yetiştirmiş.

  50. 17:50

    Onun mislini de daha yetiştirmemiş. Başka halifesi de yok. Dolayısıyla bu Şifahi Şerif hem kalbi hastalıklara, hem itikat bozukluklarına, hem işte muhabbetsizlik, sevgisizlik, Resulullah'ı tanımamak bunlar hepsi hastalık. Resulullah'ı tanımayandan daha büyük hasta var mı? Resulullah'ı tanımakta iki satır, iki kelam, iki dakika konuşamayandan daha cahil kim olabilir?

  51. 18:15

    İsterse dünyanın en zengini olsun, en kültürlüsü geçsin. Bizim dinimiz, imanımız Allah sevgisinden sonra Resul'ün sevgisi. Resulullah'ın sevgisinden başka iman kazanılmaz. Onun için Allah'ı sevmedin, Resul'ü sevedin. Allah'a ne kadar seviyorsun, peşine Resul'ü seveceksin. Ondan sonra mürşid gelir. Ondan sonra ana baba gelir.

  52. 18:34

    O işte böyle kademe diye bir şey var. Hadis var ya. Anası babasına katmıyor orada. Allah ve Resulü her şeyden sevgili. İki Resul, üç yok ya orada hadiste. Bunun yolu tanımaktan geçer. Ne kadar tanırsan güzelliklerini, iyiliklerini, sana ne kadar birinin faydalı olduğunu, onu o kadar seversin.

  53. 18:55

    Şimdi mektepte küçücük çocuk kafasına şişeyle yaptı, bir böyle yaptı. Birilerini methediyorlar, sokuyorlar biliyorsunuz. O şunu kurtardı, bu bunu böyle yaptı, o ağaç şöyle yaptı, o paşa böyle yaptı. Çocukladı. O, o şekilde büyüyünce onu seviyor. Hani canından çok seviyor demez, seviyor. Ama şimdi Allah Resulü'nün sevgisi kaç dakika anlatılıyor mektepte?

  54. 19:18

    Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'den kaç dakika bahsediyor bu çoluk çocuğa? Bunlar Müslüman'ın evladı değil mi? Neyse inşallah şimdi biraz şeyi herhalde azaltacaklar. Yusuf Tekin Bakanımız Allah razı olsun ilgileniyor yani. Tayyip Bey de tabii şey yapmadı, razı olmadı bu işten ama işte elindeki MKK kararları bilmiyorlar.

  55. 19:36

    O zaman biliyorsunuz bu 12 sene meselesinde biz de en büyük yetkililerle oturduk şey ettik. Bayağı saatlerce şey edildi ama durdurulamadı yani. Maalesef işte hafızlık, hafızlığı bitirdiği şey medreselerde talebe kalmadı.

  56. 19:48

    Şimdi açıklama yaptı Bakan Bey. Bugün yine kudurdu lan. Kudurdu, telebir kudurdu bugün. Ne diyor biliyor musun? Eyvah diyor, yandık falan. Ne oldu? Kur'an kursu sayısı diyor, o da Diyanetlerin Kur'an kursuydu diyor, bizim medreseler değil. Ondansa da kayıt yok. Kur'an kursu diyor, yani Diyanete bağlı, devlete bağlı ya.

  57. 20:09

    Diyanete, devlete bağlı. Onu da istemiyor, Kur'an istemiyor adam, Kur'an düşmanı ya. Tarikat düşmanı. Ne tarikati ya? Bunlar din düşmanı ya. Tarikatçı yurtlar diyordular, yandı bir yer, şu oldu, o bir yer. E şimdi ne diyor? Bugün şöyle diyor, kadrondan çıkmış. Kur'an kursu sayısı, milli eğitimin, MEP mi diyorlar ne kısasını ha, MEP'in anaokulu sayısını geçmiş.

  58. 20:36

    Vay ne büyük tehlike ya, Kur'an kursu sayısı, anaokulu sayısını geçmiş. Kur'an kursunda anaokulu gibi de tabii davranıyor, küçüksü çocuk. O da Diyanet'in resmi. Ya resmi mesmi değil, bunların derdi Kur'an ya, düşmanlığı ya. Diyor ki Kur'an sayısı, arkadaşlar çok büyük tehlike var diyor. Kur'an kursu sayısı diyor, geçtik diyor.

  59. 20:57

    Ya Rabbena min. Efendi Hasan'ın oftaki miço, kendi köyündeki şeyi anlatırdı ya işte yani, jandarmaya. Muhtar şikayet etmiş de, bilmem ne de. Ezan Arapça okunuyor diye, o zaman Türkçe okunuyor, Arapça yasak. Muhtar şikayet etmiş yani, yaranayım diye jandarmaya. Jandarmanın komutanı da Müslüman adam, almış bunu, bu da zannetti ki madalya takacak.

  60. 21:22

    Gel lan demiş, kapatmış kapıyı. Muhtar, seni hangi gavur doğurdu? Demiş, buna bir girmişlerdi, hemen sonra anlatırdı yani. Yani sizi hangi gavur doğurdu? Kur'an kursunun artması, bu milleti Allah yarattı. Anası bana Allah yarattı, benim çoluğum torunuma Allah yarattı. Bu memleket, bu devlet, hükümet yani bunlar Müslüman.

  61. 21:44

    Diyanet bunun için kurulmuş. Burada kurs açmış, bir çocuk Kur'an okuyor. Sana ne girdi çıktı yavrum. Onun için yani, Resulullah'ın sevgisi, Allah'ın sevgisi, Kur'an'ın sevgisi çok zayıf. Verilmiyor ki, mektepte hiçbir şey yok. Bir din dersi koydu, onu da yani beğenmediğimiz darbeci Kenan Evren koydu ya.

  62. 22:08

    Kenan Evren'in koyduğu din dersi neydi? Kenan Evren'e de şimdi diyorlar. O zaten diyor, biz diyoruz ki Amerikacıydı. Amerikan bizim çocuklar dedi. Bunlar da diyorlar ki din dersi koydu, o da çok diyor tarikatçıydı. Zaten özel aldı diyor, bizi mahvetti diyor, özel zaten tarikatçı diyor. Ulan Evren'in dersi tarikatçı olacak ya.

  63. 22:28

    Ama adam din dersi koydu diye Evren'e de düşman. Yani bunların derdi din. Mason diyorsunuz, bilmem neyse, kime çalışıyorlar hepsi. Kime çalıştıkları belli, yavrulara çalışıyorlar. Bir zerre kadar imanı olan Kur'an kursu arttı diye üzülürüm ya. Ben ne kadar sevindim ya. Diyanetin kursları, ne kadar sevindim.

  64. 22:52

    Ne olacaksa bir an Elif Bağkut'u Kur'an okutuyor, Diyanet diyor. Bu ne kadar kolay şey. Onun için şimdi inşallah tabi biraz herhalde kısaltacaklar, ne kadar kısaltacaklar bilmiyorum. İnşallah eski beş sene, derdörde düşsünler. Mecburiyetimi kısaltacağız diye açıklama yapılıyor da. Anayasa, yasa değişmesi lazımmış, onunla uğraşıyoruz.

  65. 23:12

    Yusuf Bakanımız da, Tayyip Bey'imiz de, Tayyip Bey olmadan zaten hiçbir iş olmuyor. Ama tabi Tayyip Bey de biliyorsunuz bazı istemediği şeyler de yaşandı. FETÖ dönemleri yaşandı. Adamcağız, ben de müdahale edemedim, biz de şey olduk dedi. Doğru konuşuyor, dürüst konuşuyor. Yani ona şüphemiz yok. Bizi kandırmıyor, Müslümanları asla kaldırmıyor.

  66. 23:34

    O bizden, o bizden biri. Ona şüphe yok, Müslüman biri, Elif Sünnet biri, ona şüphemiz yok. Tabi bazı şeyler, telafisi zor şeylere mal oluyor. Yani 10 sene, 15 senedir, hemen hemen 2009-10'lardan ne zaman çıktı? Hemen hemen 15 sene. Bir 15 senede bir nesil, bir nesil 18 yaşına kadar mecbur eğitim mi olur ya?

  67. 23:57

    12 sene. Yani mecbur eğitimle kalfa kalfalık yapamıyor. Çırak öğrenecek, çırağa gidemiyor, hafızlık yapamıyor. Yani İmam Hatip'te şurada burada da hafızlıklar tabi yaptı. Allah razı olsun İmam Hatip'te de hafızlık şeyleri kurdu. Hafızlığı mesela burada eskiden yoktu. Hep Tayyip Bey hafızlık yapabiliriz yani İmam Hatip'te.

  68. 24:15

    Onları da kurdu bütün düzenleri İmam Hatip'te. Hafızlık sistemi de kurdu. Allah razı olsun hepsini yapıyor. Yapıyor ama tabi şimdi sen İmam Hatip'te bir hafızlıktan, Kur'an kursunda, Diyanet'in Kur'an kursları hafızlıkta çok başarılı. Ben kürsüden kaç kere söyledim. Diyanet'in kursları hafızlıkta talep, küçük talep eder.

  69. 24:30

    Hani medrese Arapça işi biraz sıkıntı tabi. Çünkü ilahiyata şurada bu da Arapça medrese eğitimi gibi yok. Her şeyi doğrusunu konuşuyorum ben. Ama hafızlıkta Diyanet çok cisimlenir, çok güzel başarılı yani. Ondan sonra çocuklarınızı rahatlıkla Diyanet'in hafızlık kurslarına verebilirsiniz. Dedim yani ben bunu kaç defa.

  70. 24:46

    Dolayısıyla yani işte bunlar, madem ki burada Allah Resulünün sevgisi, Kur'an, sünnet, ümmet sevgisi. Yani bu eğitimlerle bunu baş edemiyoruz. Bunu baş edemiyoruz. Müfredat sorunumuz var. Hükümet yine itiraf etti. Tayyip Emre Karaca müfredat sorunumuz var. Yani müfredat.

  71. 25:03

    25 seneki iktidar ama bunun 15 senesi FETÖ'nün Allah'a muhafaza, devlete, millete ne kazık atmalarıyla geçti. Zararlarıyla geçti Allah. Kalan şerlerini de şerlilerini de helak eylesin, muhafaza eylesin bizi. Dolayısıyla istenilen başarılar elde edilemedi yani eğitimde. Eğitimde çok iyi değiliz gençlerimizin.

  72. 25:23

    İlim seviyesi, dini bilgi seviyesi veyahut da matematik veyahut da şu bu. Her türlü ilme saygımız var. İçinde yalan ve şirk olmadıkça. Derdi Efendi Hazretleri. Burada da başarılar niye azalıyor? E tabii sistem. Sistem FETÖ zaten kaç kere şeyleri çaldırıp benim evlilere etti. Bütün ehliyetsiz, liyakatsiz rektörler mi?

  73. 25:44

    Perişan ettim memleketi Allah. Yani defoldu gittiler. Kısmen tabii kaldılar. Şimdi onun için bu Şifahi Şerif dersleri gibi bizim haricen Siyer dersleri, Şifahi Şerif dersleri gibi dersler olmasa milletin mektepten şuradan buradan anasından babasından Resulullah'ı tanıyacak, tanıtacak bir bilgiye sahip olma imkanı şu anda bu memlekette yok.

  74. 26:07

    Ama internet şuralarda buralarda da bir şeyler var fakat atezi içinde karışmış, karma karışık. Mustafa İslamoğlu da şey yapıyor, Mehmet Emin Yıldırım denen adam ay yarılma mucizesini, Kur'an'ı inkar eden adam Siyerci yani. Bütün sahabe hikayeleriyle, kıssalarıyla milleti bağlıyor değil mi? Öbür taraftan da hayat inkar ettiriyor.

  75. 26:26

    Yani böyle de bir tehlike var. Senelerce bütün gezdik Siyer diye ona gitti yani. Tefsir dersi diye İslamoğlu'na gitti, Esma Üstad'a gitti yani. Anlat anlat anlat. Biz de Mehmet Emin Yıldırım'da çok kazık yedik yani. Son dakikalarda ben anladım. Birkaç senedir uyardım. Hala da uyanmamadı millet yani.

  76. 26:43

    İslamoğlu'na kaç senedir, 15 sene uğraştık da sonunda patladı. Yani bu kolay bir şey değil. Onun için ilim alma kaynakları, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem. Adam Üç Muhammed diye kitap yazmış. Üç Muhammed ne ya? Bir hakiki gibi peygamber varmış, bir de uydurma peygamber varmış, bir de büyütülen peygamber varmış, bir de abartılan kabartılan.

  77. 27:00

    Adam Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem hakkında, niçin yazdı o kitabı? Biz Şifa-i Şerif derslerine niye başladık? O Üç Muhammed kitabını reddediği için Şifa-i Şerif'e başladık. Kazı yazın, Şifa-i Şerif'i ne reddiye yazdın? Şifa-i Şerif'te anlatılan Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem uydurmadır, abartılan kabartılan, büyütülen Muhammed'dir.

  78. 27:20

    O Muhammed diye bir şey yok dedi. Orada yazılı kitapta. Biz ona karşı bu dersi başladık en az 15 sene evvel. İlk hapisten sonra da. İlkinci hapisten evvel yani. 2009'da da bile vardı bu ders Allah'ın alemin. Kesin vardı. Zaten ilk dersler hep İslamoğlu şeyine gider.

  79. 27:39

    Şimdi İslamoğlu'nun adını bile anmıyoruz. Neden? Adem Efendi'nin babası var dedi. Tamam yani keşke baştan deseydi. Ama millete anlatamadık. Hakikaten sahipleri geliyordu, gidiyordu. İsmail'e bizi barıştırmaya çalışıyordu. Ya anlatamıyoruz. Bizim bazı hocaefendiler için rahmetli oldu. Çok ahlaklı, güzel adam.

  80. 27:59

    Otursan seversin. Ya neyi seveceğim Resulullah'a bunu diyeni diyorum. Şam'da ben senin kaldığı yerin kapısında kavga ettik. Bizim hocaefendiler rahmetli. Nerede ne? Kendimiz adımızı anlatamadık ya on sene. İslamoğlu'nun bile anlatamadık. Yani bu millet bu kargaşada yani Efendi İsmail'in en büyük hocalarının anlamadığı, anlattığımız halde anlatamadığımız

  81. 28:24

    hala onlarla toplantı yapıp yemek yediler ya. Böyle bir durumdayız ki. Efendi Hazretleri'nin müridi olan adamlardı bunlar. Yani bu bu seviyeyle bu millet internetten şuradan da onu sohbette bunu sohbette ne anlayacak ya? Hangi Resulullah'ı tanıyacak ya? İslamoğlu'nun tanıttığı Resulullah'ı mı tanıyacak aşağı?

  82. 28:45

    İbritaniye'nin tanıttığı Resulullah'ı mı tanıyacak? Selefilerinkini aşağı. Şia'nın tanıttığı Resulullah Ali Beyti mi tanıyacak? Hepsi uydurma aşağı. Şia'da sevgi derken o da sevgiden abartmış. İlah diyor tapıyor ya. Tapıyor, kabre secde yapıyor ya. Yani ifrat, tefrit Bir ileri iki geri milletin çoğu ateist, deist oldu.

  83. 29:06

    Şu anda fezlekesi bu. Ve deist ateist olanların %70'inin 400 bin dediler bana rakam o zaman. Gazetede de yazıldı bu. Bana deyince bana kızdılar. Sonra gazeteden delil de gösterdiler. Yani dil paklımak da. Hadi onu boşver. Veri bu. Profesör Alkan Hoca gelmişti burada. Toplamda yaptık. Veriler gösterdiler bana.

  84. 29:30

    400 bin ateiste tespit edilen. Çoğu da gizliyor. Anasına babasına bir şey demeyin bana. Onlarla uğraşayım diyor yani çocuk. Yemesine içmesine bakıyor. Hem de gidiyor. İnanmıyor. 400 binin %70'inin Anası babası kapalı. Hatta çarşaflar bile vardı. Bu bir gerçek. Ebu Yusufoğlu Hoca Efendi bu işte çok uğraşıyor.

  85. 29:50

    Ve şu anda her hafta çarşamba Haydar'ımızda program yapıyoruz. Çocuklarından müşkilatı olanlarla. Müşkilatı olanlarla ilgilenmeye çalışıyor adamcağız. Ne kadar verimli bir konuşma yapıyor. Ama oraya da çakışıyor. Bak, kanun ile geliyor insanlar. Kadın erkek ayrı. Aradan şey çekiliyor falan. İşte bu, bütün bunlar Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i inkar, deistlik demek.

  86. 30:12

    Yani Resûl Peygamberi, Risalet Meclisesini inkar. Bütün bunlar Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i tanımamakta. Ya yanlış tanımakta. Hiç tanımayanın işi daha kolay. Boş kaba ne koyarsan o dolar bir şekil alır. Ama yanlış doldurduysan Ondan sonra bazı meseleler ben kokudan kokuyu değiştiriyorum.

  87. 30:31

    Şişeyi kullanayım diyorum. Eski koku kalmış oraya. Ut da berbat oluyor. Buna kaldı mı şimdi. Keşke temiz şişe kullansaydım. Boş kaba ne koyarsan o dolar. Ama dolmuş kaba boşaltırsın edersin ama bir iz kalır yani. Yine milletin kafasını yalan yanlışlarla doldurdular yani. Keşke boş kafa olsa.

  88. 30:53

    Şimdi adam şiidir midir veyahut da şudur budur diyorlar. Ben dinden hiçbir şey bilmiyorum diyor. O zaman güzel. Kur'an sünnet eyle sünnet. Anlatması kolay. Şimdi bir şeyler bildiği zaman Bir acem palavraları malavraları bilmem ne kafasına dolduğu zaman yok Hz. Ebubekir hakkıydı, Hz. Ömer şöyleydi, Hz.

  89. 31:14

    Ali'nin düşmanıydı bilmem ne adam dolu ya. Şimdi ben adama anlatırım anlatırım. Gelirlerim çok kuvvetli ama adam benim delillerimden anlayacak ilmi silinsi de yok. Kulaktan dolmuş yine kulaktan boşaltacak yani. Onun için Şifa-i Şerif dersleri Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e iman ve arifet edildi.

  90. 31:33

    Tanımadan iman. Ben Muhammed Tebbi'ne inandım. Kim bu kardeşim? Kim bu yani? Nerede doğmuş? Anası babası var mı? Bu bu immi, cimmi, ins mi, melek mi? İsa aleyhisselam gibi babasız mı, Adem aleyhisselam gibi toprakta mı? Yani nedir yani? İki dakika deferasyon önerdi ya. İki dakika Allah hakkında, Peygamber hakkında bir şey konuşamam dedi adam dedi.

  91. 31:55

    İki dakika. Yüzbaşı yani sormuş herhalde askere. Yüzbaşı şuurluymuş. Askere sormuş yani. Demiş Allah Resulü hakkında demiş herhalde. Bir dakikalık bana bir ezeteye bir dakika Allah bizi yarattı mesela. Allah her şeyi bilir falan. Bir şey söyle ya. Tamam dedi ki vallahi ben Allah aşkına falan bir kelime, bir dakika konuşamam demiş.

  92. 32:19

    Nasıl Müslüman olacak abi Allah hakkında bir dakika konuşamıyor? Allah'ın hiçbir sıfatı yok, ismi yok ya. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'in hiçbir cismi yok, sıfatı yok ya. Bunu nasıl tanıyacaksın kardeşim? Oturup kitap okumuyorsunuz. Yine bizim derslerimiz akışlı oluyor. Yani bir dinletiyor yani.

  93. 32:36

    Şimdi bir de metroda, şurada burada lale güler yer, cebe inmiş ya. Herkes kulakta şarkı türkü duruyor. Sana kulağına tak, öyle öyle şifa derslerine. İşe giderken, işe gelirken, hadi be baksana. Dersleri yani. Bu yapan da var, kadınlar şundan. Soğan doğrarken aç ya, radyoyu lale güle aç, soğan doğrarken.

  94. 32:57

    Dinle ya. Dinle. Namazda dili şey değil, abdesti dinleme şartı yok. Gusüllü dinleme şartı da yok. Yani insan aman da gusül de etmemiş olabilir. Ya dinle ya. İlim bu ya, eline Kur'an tutmuyorsun, kitap tutmuyorsun en nihayetinde ya. Bu dinlemek kadar kolay bir şey var mı? Kafanda kalmasa bile, ben buna iman ettim.

  95. 33:16

    Dersi bitir, ben bunlara iman ettim diye, bitti. Bu kadar. Yapamıyorsun kardeşim. Tüm millete, bizim bütün derslerimiz önemli. İtikad mektupları bundan aşağı mı? İman. Ama, çarşamba da onu yapıyoruz. Yarın salı şeydeyiz, İsmail Ünelci Hoca'nın, Tergübü Terebadı Şerifi, ne ilimler. Mesela ihlas bahsindeyiz.

  96. 33:38

    O da öyle geri kaldı. Beş sene geri kaldı o da. Başlamak lazım yani. Bu da Efendi Hazretleri'nin ilk kitapları. Bunları, bu ümmete, yani seni müceddit, yeniden tazeledi, ihya etti. E onun yolunda gidip, o canlandırılıp, onun anlattıkları, okuttuğu kitaplar, bunların üzerinde durduğumuz zaman, ne olur milletin yeniden din imanı tazele.

  97. 34:00

    İman artmaz eksilmez. Ama nur bakımından artar, eksilir. Sabaha kadar teheccüd süren Allah korkusundan ağlayanın, imanıyla sabaha namazını yatakta kaçıranın imanı bir mi? İnandığı şeyler aynı ama, inandığı şeyler aynı ama, nuru bir mi yani, kuvveti bir mi yani? Bunu da demek için deli olmak lazım. Sabaha namazdan kalkamıyor, nasıl cehenneme inanmış, cennete inanmış yani.

  98. 34:24

    Şimdi geldik, hızlı hızlı gidelim. Hızlı hızlı derken hakkını vererek, hakkını vererek hızlı hızlı gidelim. Şimdi fiziki mucizeler bahsindeyiz. bahsindeyiz. Birinci kısmın, dördüncü bağımının, Kur'an mucizelerini bitirdik. Fasılları geçtik. Sonra işte ağaçlar, taşlar, sular, kuyular, ölüler, diriler, bunları da geçtik.

  99. 34:47

    Şimdi, şifa ile ilgili. Bu fasıl, hastalıklara şifa, Allah'ın yaratması, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ilgisi. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in elinde mucize yoluyla hepsini Allah yaratıyor ama şimdi ben mesela bir adamın eline sürdüğüm zaman ağrısını geçiremiyorum ama Resûlullah böyle yaptı mı gidiyorum

  100. 35:05

    işte o Allah orada yaratıyor bende yaratmıyor yani yaratan ancak Allah ama O'nda niye yaratıyor bende yaratmıyor çünkü O peygamber benim peygamberim bir şey değilim ya ha ben veli olsaydım bende de yaratsaydı bende de keramet vermiş olurdu bana ama Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de o oluyordu mesela keramet açık

  101. 35:23

    velilerde oluyor bundan sonra ölü de diriltemez Cenab-ı Hakk'ın bunlar olur peygamber ve velinin gösterdiği harikulade olay bakımından farkı yok peygamber ölü diriltebiliyorsa evliya diriltemez onun kerameti bir altta kalır hastalığı yiyedebilir ama kabirden ölüyü kaldıramaz diyemezsin ehl-i sünnet diyor ki yaratan ancak Allah'sa

  102. 35:44

    peygambere verilse adı mucize olur evliya verilse keramet olur aralarında fark gözetmek akıl kârı değil çünkü neden yaratan ancak Allah'sa istediğin elinde istediğini yaratır sen bunun veliyi neye ayırıyorsun çünkü Kur'an-ı Kerim'de de keramet var Meryem Validemiz'e veren keramet var Asaf-ı Ülberk'e veren keramet var onlar peygamber değil

  103. 36:06

    Hadislerde zaten keramet dolu sahabede keramet dolu peki sahabe peygamber mi? sahabedeki kerametlere ne diyeceksin ohoo yüzlerce binlerce sahabede keramet var peki onlar da mucize diyemeyeceğine göre sahabe velilerin en üst tabakası şimdiki fasılımız fiziki mucizelerde kısım kısım fiziki mucizelerde kısım kısım

  104. 36:33

    şimdi bu fasıl şifasıyla ilgili hastalara iki üç dersin hasta şifasıyla ilgili konuşuyorum kaldığımızda da bu fasıl bitiyor bugün inşallah ve işte şikayetlendi şikayetlendi demek hastalaştı demek Arapça'da şikayet Türkçe'de de şikayette hastalık maalesef biraz kullanılıyor yani eskiden kullanılıyordu

  105. 36:54

    Ali İbn Ebi Talibun Radıyallahu anh damadı efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem amca oğlu Hazreti Ali efendimiz ama nasıl hastalandı bir ara bir ağrı girdi ona ara ara giriyor o geçen seyrede Hayber'deki göz iltihabı o değil bu başka bu Medine'deydi diyor ki ya Rabbi dayanamıyorum ya iyileştir ya canımı al öyle ağrı geldi ona vuruyor falan dayanamayacak hale geldi hayatı hiç

  106. 37:24

    anlamsız hale geldi bunun üzerine fecale başladı dua diyor dua diyor da biraz artık son noktasına geldi ya ya iyileştir ya canımı al tamam bunun üzerine fecale efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem haber aldı işte neyse zaten belki de takip ediyoruz süreci Allah'ım ey Allah'ım iş şifa

  107. 37:48

    sabaha kadar adam hastayı okuyoruz adamın ağrısı artıyor ya affedersin yani yok bizde o kadar da değil yani bizde de iyileşenler var gecen geldi bir tarihçi mesela şimdi rüyada görmüşler Ömer Hoca'ya rica ettiler şey ettiler illa sen illa sen 2-3 senedir baş edemiyorlar çok ağır başka bir durumları da varmış

  108. 38:04

    3 harfli 5 harfli yani neyse ben de bir şey yapamıyorum ben böyle dua kapım saatinde okurken onun üzerine oturursa öflerim çünkü anam babası perişan olmuş artık yani çok fena bir de hoca hafız çocuk yani efendiden yetişmiş hem bilir medreseden yetiştiği için çok ondan sonra şimdi bak diyorlar hiç namaz kılamıyordu 2 senedir hemen şimdi babası falan telefon etmiş

  109. 38:25

    arkadaşlara dedi namaza başladı evvelce yatakta aramızda yatıyordu koca çocuk 28-28 mahvolduk diyor 2 sene bu ya ondan sonra panik korku şimdi diyor yatağına yattı falan öyle ötürürler şimdi hepten de bizde ayet-i hadise okuyoruz efendi hazretlerinden de icazet almışız yani evradı bağıya icazetimiz var o hepten de efendiye gidememiş yani

  110. 38:48

    adamın da hastalığı artıyor dedik bir yalan abartı olmasın onu demek istiyorum çünkü şifa Allah yaratıyor ayet-i hadisin bereketi var icazet çok mühim el almak çok mühim yani bir evradı bağıya sen de okursun ben de okurum icazetlinin ki başkadır icazetsizin ki başkadır

  111. 39:04

    şimdi efendi hazretlerinden oradan almış yani taştan akşibende kadar gidiyor o iş onun için ama şimdi bak biz 1 saat okuyoruz 2 saat okuyoruz yani önemsediğimiz bir olan Resulullah aleyhissalatü vesselam dedi Allah'ım ey Allah hiç bir şifa hi ona ev yahut da şöyle dedi bak 2 kelime değil ya bu kelimeyi söyledi ya bu kelimeyi söyledi anladın mı kelime iki Allah'ım eyle ki sen

  112. 39:30

    afi afiyet ver şeyden geliyor afi afi muafattan geliyor muafattır vel muafatid daime diyor ya kabede duada vel muafatid daime muafat afiyet afiyet belasızlık hastalık afi afiyet ver hi ona Allah'ım ebi ey Allah hiç bir şifa veriyor ya da nedir Allah'ım ey Allah ey Allah'ım afi afiyet ver hi ona bu kadar sünme sonra ama bir fiziki hareket de lazım

  113. 40:00

    sünme sonra darabe vurdu ona biricik ayağıyla şöyle bir vurdu asr-ı talim efendimize millet edecek diye vurdu ama fiziki operasyon mu lazım efendimiz asr-ı talim temas edecek bir şeyse darabe bir vurdu ona biricik yani böyle yani şöyle ayağıyla bir ittirdi anında geçti yine korkuyordu arada bir vurursa canıma takacak

  114. 40:26

    fe meşteka şikayetlenmedi zalikel vecaa o ağrıyı bir daha çekmedi ba'dü ölene kadar hiç öyle bir ağrısı bir daha olmadı bu kadar basit yani vakat ağaç esti yeni bir şeye geçti bu onun için söylüyorum sana şimdi bu hadisin 5-10 satır metni var tahrişleri var şeyleri var gazı yaz konuya geçti 1 satır geçti şimdi gemi ucaylı yani bir sayfada 20-30 mucize yazıyor

  115. 40:53

    öbür kitapların orijinallerinde 2 sayfada 3 sayfada bir mucize geçiyor çünkü bütün kaynakları şeyleri senedi var isnadı var bir de detay var bazen ben senin şerlerden detayları okuyorum mesela şeyi nerden okudum burada yazmıyorum ya rabbim ya iyileştir ya canımı al onu sen şerlerden görüyorum öbür rivayetlerden anladın mı sen

  116. 41:17

    yoksa ben orada çok hastalandı diye böyle demiştir diye roman yazmıyoruz burada palavra sıkmıyoruz bu arada kitapta görmeden Hz.Ali işte o arada şöyle dua etti nasıl dua etti içerik bazı hocalarda bir uydurma kabiliyeti var arkadaş çok hastalandı dua etti ondan sonra bu lafları mesela araya sokar kendinde kaç hocada bunu gördüm yani yorum ya bir kelime bir kelime deme

  117. 41:44

    çünkü orada yaşanmış bir olay var öyle bir şey olmadıysa yalan olur yalan olur sen şimdi burada bizim köyde bilmem koca karı şöyle yaptı bilmem iki de palavra sıktın araya bu buna benzemez yani burada Rasulullah'ın Hz.Ali'den bahsediyoruz orada iki palavra orada da sıkma mübalaha yalandır olanı anladı ama maalesef bizim milletimizde abartma vardır ama abartma yalandır

  118. 42:09

    iki üç demek yalandır çünkü o üç değil mübalaha yalanından hemen hemen kimse kurtulamayacak mesela öyle derdi Fahri Efendi hocamız rahmetullahi aleyh kabri nur olsun hasta ziyaretten çok giderdik ondan o da çok hasta ya ölüye çok hizmeti vardı falan ihvanın hepsini falan öyle derdi

  119. 42:30

    mesela giderdik Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'a gittik birkaç kere o çoğalır hasta oldu gittik Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'ı ziyarete ta 70'lerde yani 70-75'lerde 80'lerde ondan sonra giderdik Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'a nasıl elhamdülillah Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam öyle ayağa kalkamıyor inin minin minin

  120. 42:46

    Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam olduğu zaman kalkar derdi falan neyse ondan sonra işte uyuyabiliyor musun falan az diyordu falan bir şey diyordu ondan sonra Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam buyurdu ki o da onu ondan sonra çıkaran hatırladı şimdi bazısı da der ki iki gündür hiç uyumadım halbuki arada ne kadar ağrısı mağrısı da olsa bir daldırıyorsun hastanede işte

  121. 43:11

    bak hiç uyumadım gözüme uyku girmedi bu yalan olur evladım dedi bu laflara dikkat et hasta yatağında günaha girmeyelim dedi ya şimdi bütün millet aynı böyle konuşuyor kaç gündür bir şey yemedim kaç gündür gözüme uyku girmedi kaç gecedir ya girmediyse hakikaten de ama bizde hastanelerde ne bypass ne geçirirken arada bir ağrısı mağrısı da olsa bir daldırıyorsun yani

  122. 43:38

    hiç uyumadım yalan olur Sefarefendi bu işin üzerine çok dururdu yani hep tembih ederdi böyle hiç uyumadım hiç yemedim hiç bilmem ne bunlara hiç gün yüzü görmedim falan bu laflara dikkat edelim arkadaşlar yalan olur yalana ağrısı mübalağa yalan iki yerine üç desen yalan bunlar önemli onun için kitapta görmeden ben oraya tafsilata rivayetin içine katmam

  123. 44:12

    yorumu yaptığım için anlarsınız zaten izah getiririm izah ayrı bir şeydir rivayetin içi ayrı bir şey ve kat'a kesti Ebu Cehil'in Ebu Cehil'i yeme Bedir'in Bedir'de biliyorsun Ebu Cehil'i gebertilmeden evvel yede muavviz muavviz de okunuyor ama muavviz de var muaz ibni afra muavviz ibni afra benim de torunum afra koydu şimdi anneannesi

  124. 44:37

    ondan sonra niye afra koyduk işte bu annemizden bu afraı sonu emzeli afraı memduh da var bu annemizin afra annesi annemizin, afra annemizin iki tane oğlu var birinin adı muaz birinin adı muavviz biri adı muavviz iki oğlu var birinin adı muaz birinin adı muavviz sonu peltek V muavviz ibni afra ikisi de bunların ikisi de harbe katıldı

  125. 45:10

    Bedir'e çok gençtiler herhalde 18-20 yaşlar ondan sonra iki bin sahabeden birine sordular bir amca dediler bize Ebu Cehil'i gösterir misin herhalde İbni Mesud'a falan sordular İbni Mesud biliyorsunuz Mekke döneminde Ebu Cehil'den tokat yemişti falan yani Mekke dönemindekiler tanıyor şimdi Medine'deki ensarın çocukları genç sahabeler falan

  126. 45:31

    şey tanımıyor tabi Ebu Cehil'i Mekke döneminde bilmiyorlar yani Ebu Cehil de Medine'ye gelmedi hiç yani o dönemde gelmedi dediler bize Ebu Cehil'i gösterir misin siz ne yapacaksınız Ebu Cehil'in ne işiniz var harpte harpte dediler ki ya bizim onlar işimiz var biz niyet ettik dediler ölümü göze al oraya Ebu Cehil'in yanına çok kolay yanaşma olur mu Bedir'de

  127. 45:55

    ondan sonra yani en merkeze gitmen lazım merkeze gitmek de yok canlı dönemez onlar bin kişi ondan sonra sen bile göster çekil dediler ya sen ne yapacaksın bir daldılar sağdan soldan neyse gittiler tabi Ebu Cehil'i öldüren kimler rivayetlerde ihtilaf var birkaç kişi onun pis kanını döktü ama en son İbni Mesud yine kafayı kesti şeyden ayırdı

  128. 46:27

    Osman Hasan Efendimizin önüne getiren ayrı dava o kafayı kesme operasyonu ayrı dava onu devirmek de mesele şimdi onu devireceksin kan kaybettireceksin o kolay mı geberdi işte bu Muavviz İbni Afra'nın da tam yaklaştı ona bilmem ne o arada oğlu Ekrem'e de o zaman Müslüman olmamıştı Ebu Cehil'in oğlu Müslüman Ekrem'e tabi şimdi o büyük sahibi de o da Bedir'de senin

  129. 46:49

    ondan sonra bir rivayet oğlu da vurdu babasının yanında o da babasını koruma uğraşıyor ondan sonra Ebu Cehil de denk geldi falan koparttı yede Muavviz İbni Afra Afra'nın oğlu Muavviz'in kolunu koparttı gitti ne yapacak abi basit orduda kim var özür dilerim aslanım acil eden özür dilerim ve cihana geldi Yahved'i taşıyor yede o elini

  130. 47:22

    yarıya kopmuş kırılmış değil kolunu aldı getiriyor kol kesildi daha kan ne oldu bir tükürdü anında şunu sürdü ama öyle bir nefes ederse ıslaklık yiyecek basaka derse basaka mübarek ağzının suyunu akıtıyor diğer işleri ama çıkmış erken ağzının suyunu alıyor tak ve ıslaka yapıştırdı kolunu tak felasıkat anında lehimlendi eski koldan sağlam harbe devam şimdiden bahsediyoruz ya

  131. 48:15

    ıslaklık bu takrişleri anlatmıyorum adisin kaynakları çok ıslaklık burada çok rivayet var ıslaklık Habib, noktasız, fetha var, yesaf var, isaf var, isimlere takılmayalım, takılalım da o muhattislerin işi olsun. Metini okuyalım. Habib ibn-i Hübeyb ibn-i Yesaf radıyallâhu anh, Usri ibn-i İsâbet aldı yani yaralan.

  132. 48:51

    Yevme Bedrin Bedir günü. Mâ Rasûlillâh sallallâhu aleyhi ve sellem. Efendimizle beraberdir. bir darbe aldı, alâet-i kerîm omuzun üzerine kılıç darbesi, orda mızrak şeyde geliyor tabi de okta gelebilir falan ama darbe ekseri vuruşla olduğu için kılıç şeyinde çünkü okta yaklaşma lüzumu olmuyor uzaktan da mızrağını atıyormuşlar kaç metreden ama şimdi kılıç darbesi

  133. 49:15

    hemen hemen bir metreye falan mesafeye geliyor. Bir darbe aldı, aladik omuzuna, hattâ tak, mâle düştü, şikku, bir yarı tarafı düştü, yana düştü yani. Hemen geldi, ferad de iade etti, tak, huu, yanını, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem. Ve nefese, buna nefes ediyor. Çünkü bu kopmadı. Bedenden kopmadı, ayrılma yaptı.

  134. 49:42

    Hemen, nefes sert, işte büyü yaparken de, böyle üfleyerek, ağzını tükürünce, mesela Fatiha okurken, külas okuduğun zaman, bunlar çok şifa olduğu için, çok şifa olduğu için. Mesela kendini öpüyorsun ya, uçukta suç falan kuşlarsın. Kuşlarken ağzındaki şey de üzerine değmesi lazım. Yani biraz da şey gelmesi lazım.

  135. 50:00

    Neden? O çünkü o ayetlerin kelimeleri, harfleri, Allah'ımızın kitabının, kelamının harfleriyle o bulaştı okurken. Onun için Bu şifa Allah'ın kelamında yani, senin tükürüğün de değil. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in tabi mübarek ağzının suyunda tabi şifa, o bizim gibi değil. Ama bizimki ne zaman şifa oluyor?

  136. 50:19

    Ama bizimkiler zaman şifa oluyor, onunla âyet okuduğun zaman veya hadis-i şerif, dua okuduğun zaman ve nefese. Veya hadîs-i şerîf dua okuduğun zaman. Ve nefese, yani sulu üfledi yani. Aleyhi onun üzerine. Hattâ ta ki sahha, birden, sahha, sahat buldu. Yani ne demek? Sabah sağlam oldu demek. Ve'etet geldi.

  137. 50:41

    Bu Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e. İmrâetün bi kadın. Min has'ame. Has'am bi kabîlenin adı Araplardan. Arap'ta da kabîle cidkâle devam ediyor. Has'am bir kadın geldi. Ma'a yanda vardı beraber. Sabih'in bir çocuk. Küçücük bir çocuk getirmiş. Bir iyi çocuk da var. Bela'ın bir bela. Bela derken biraz aklı git gel.

  138. 50:59

    La'et'e geldim. Hiç konuşamıyor. Bakayım kaç yaşındaydı diyorum yani. Önceden biraz. Derse. Baktım zaten de. Ondan sonra. Bak mesela orada da bir detay var. Habib-i İbni Hesab. Radıyallâhu anh. Medine'deydi. Fakat evvelce Müslüman olmadı. Müslümanlığı çok gecikti. Yani gecikti derken. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem.

  139. 51:28

    İzzet'in. Yani. İzzet'in onuncu senesinde Medine'ye geldi. İkinci senesinde bedire çıktı. Yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Medine'ye geldi. Medine'de olan birinin. Yani iki sene Müslüman olmaması. Gecikmedir. Medine'de herkes Müslüman oldu bir anda. Ensar bekliyoruz zaten. Bu biraz gecikmiş.

  140. 51:45

    Bedire kadar gecikmiş. Müslüman olmamış. Sonra yolda gelmiş. Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Bedire giderken. Müslüman olmuş. Müslüman olur olmaz. İlk ameli Bedire Harbi'ne katılmış. Bak şimdi. Hani bazı meseleler var ya. Bir rekat davas kılmadan evvel yolda Müslüman olup. O anda da şehit olma meselesi yani.

  141. 52:00

    İki rekat davas kılmadan cennete şehit gidenler var. Diyorsun millet nasıl olur ya falan. İşte böyle oldu sahabede. Ondan sonra Bedire katılmış. Adamı bir vurdu omzuna. Ondan sonra da. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem işte. Onu tükürdü üzerine. Lehimledi böyle eliyle. Sildi, sıvazladı. Ondan sonra.

  142. 52:22

    Omzu eli düzeldi. Düzelince. Ona darbeyi vuranı gitti gebertti. Bak şimdi eli o kadar düzeldi ki. Ondan sonra da nasip oldu. Karısıyla evlendi. Yani böyle detaylar var yani. Hadislerin tariklerinde tabi çok güzel oluyor da. Vakitlerde böyle işte. Ondan sonra.

  143. 52:48

    Biraz da birbirlerine şaka ederlermiş. Karısıyla yani. Vah yazık oldu sana dermiş. Bir darbe indirene falan. O da öyle demiş. Ondan sonra. Senin babanı da cehenneme çabuk gönderen. Ne dedermiş? Allah rahmet etsin dermiş. Öldürdün babanı da cehenneme gönderdin. Sahabede de durumlar böyle yani. Babayla oğul hatta karşı karşıya.

  144. 53:14

    Allah ve Rasulü için, şeriat için, din için baba oğul yok. Karı koca yok. Değil mi böyle bir şey? Yani öyle de evlenmeleri. Nasip oldu diyor. Bu da efendim. İlginç. Sonra hasamdan. Çocukta bela var dedi. Konuşamıyor derken. Konuşmama belası değil. Bir cinnet hali var. Ondan dolayı konuşamıyor. Bunun üzerine.

  145. 53:44

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki. Su getirin dedi. Söğüt'e getirildi. Ve mazmaza yapmak. Abdeste ağza su vermeye mazmaza denir. Burna su çekmeye istinşak denir. Mazmaza yaptı. Çalkaladı ağzını. Bir tane de abdest alıp. Yaptı suyu. Sonra yıkadı. Sallallahu aleyhi ve sellem. İki elini o suyla.

  146. 54:10

    Bir ağzını aldı çalkaladı. Bir de iki elini yıkadı bu suyla. Yıkadı. Sümme sûnü atâ verdi hak adına Hatta verdi hakatına. Anasına getiren Has Amiye'ye Suyu. İyyâus suyu Emretti hakatına. Vemela Emretti hak adına bıçak giyi Bu suyun bir kısmını içir dedi. Ağzından çıkar. Bunu içir dedi. Sonra da Vemessî'yi dokundur ona dedi Sonra da dokundur ona dedi.

  147. 54:33

    Bihi bu suyu Bütün vücuduna bu suyu sür. Bir de suyu içir dedi. İşte. Talha Alp. Mektubatı tercüme eden. Piyasada hala mektubatı satılan. İsmail Han en baş hocalarından. Kendi sesiyle YouTube'da belki hala duruyor, vardır illa ki, kendi sesiyle, Allah'a imanımda şüphem yok ama Peygamber'de şüpheliyim.

  148. 54:50

    Talha Alp bugün kendi sesiyle. Sakallı, şeyli, Pakistan'da okumuş, İsmail'e de bu kadar sene ders okuttu bu adam. Biraz Peygamber'de şüpheliyim. Deist oldu hani. Zaten deist olan ateisttir aynı zamanda. Peygamber Resûlullah sonra Allah'a imanı müktübel değil. Niye dedi peşine? Kendini Allah'ın yerine koydu bazı işler.

  149. 55:21

    Resûlullah kadar tevazul insan var mı? Allah'ın karşısında ölüyordu ya. Sabahlara kadar ağlıyordur ama secdede ya. Resûlullah nasıl Allah'ın yerine koyacak? İşte bu hareketler, Mustafa Efendi ziynet. İşte ağzından çıkarttı, ağzının suyunu sürdü. Yok içir dedi buna, bilmem. Ya bu Allah'ın vahyiyle. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah şifayı yap yapmış.

  150. 55:43

    Mucizeler vermiş. Allah ona emretmese, izin vermese, gidip ağzının suyunu sana niye döksün ya? Seninle ne işi var, ne manfaatı var? Para mı aldı senden ya? Nasıl bir insan bunlar? Resûlullah mucizelerini azmetemiyor. Zaten muhtesilenin kafası, Ankara ilahiyat kafası, birçok ilahiyattaki profun kafası, doçun kafası, hep mucizeleri inkar.

  151. 56:07

    Adam hadisleri, peygamberimizin bu mucizeleri, şifayi, şeftekin, buca, bunlar sahih hadis. Hepsinin tarihi var. İkazı yaz, baş muhaddis ya. Sahih Müslüm'e en büyük şer'i yazmış ya. Sahih Müslüm'ün en büyük şer'i İkazı yazmıştır ya. Müslüm gibi kitaba. En büyük muhaddis İkazı yaz ya. Adı da neydi? El-İkmal olacak yani.

  152. 56:29

    Adı. Efendim El-Müfrim'de var da, Müfrim Kurtuluşunda bu El-İkmal bir şey. İkazı yazın şer'i var. Bizde var yani. Müslüm'e şer yazdı adam. Bütün sahih hadislerini inceledi yani. İkazı yazın şer'i ne? Bunun zaten kaynağı çok yani. Bu hadisi, efendim, tarifleri. Anlasana, İbni Ebişeybe. İkazı yazı çok marka değil.

  153. 57:00

    İbni Ebişeybe'yi tanıyor musun? Yok. İbni Ebişeybe. Buhari'yi tanıyor musun? Onu duydum. İbni Ebişeybe de onun şeyhi işte. Buhari'yi yetiştiren adam İbni Ebişeybe. Buhari'nin şeyhi. Ne konuşuyorsun? İbni Ebişeybe rivayet etti. Ravinin de şey var. Ümmü Cündep radıyallahu anha validemizden. Ben diyorum vakit yok.

  154. 57:26

    Tarifleri şey edemiyoruz. Yani o da size çok, istilahlar çok ilgilendirmiyor. İnanan için. Hadis dersinde değiliz yani şey olarak. Talebeye okutmuyoruz. Talebeye okunsak şimdi ayrı dava. Talebe için tefsir başlayacağız inşallah. Kovacı dede de. Gazi Beyzade tefsir başlayacağız. Orada onlarla çekim yaparız gerçi.

  155. 57:44

    Ama çekimde belki lafların yarısını anlamayacaksan. Buyurun dinleyin. Çünkü orada istilaha gireceğim yani. Haşiyelerden bakacağız falan. Burada da bakıyoruz. Anlayacağınız lazım olacak. Üç harekeyle okunur. Bunları ben size her kelimede diyebilirim. Hazıra konmuşuz. Şeyhler hazır. Yani işte Ders bozuluyor.

  156. 58:05

    Akış bozuluyor. O bakımdan yani. Şimdi adamlar Bukhari'dekini zaten kabul etmiyor. Müslüm'dekini kabul etmiyor. Mucizeleri kabul etmiyor. İsa aleyhisselam öldü diyor. Yahu sahi Bukhari, Müslüm, İsa aleyhisselam gökte yaşıyor. Teçhalı gebertmeye inecek diyorsun. Gökte oksijen yok diyor. Yani şimdi Allah oksijensiz adamı gökte yaşatamayan diyen adam

  157. 58:26

    Ve ve alâ kulise kadire iman etmiş midir? Allah'ın her şeye gücü yeter ayetini okuyan Müslümanım diyen bir adam Oksijene bağladığı zaman Allah'ın güçünü Durum bu. Yaradan ancak Allah. İyileştiren ancak Allah dedikten sonra Resulullah'a mucize vermiş. Millet ona iman etsin. Çünkü ona iman etmezse ebedi cehenneme gidecek.

  158. 58:48

    Mucizesi olsun evliyada kelamet şartı yok. Hani ben dese ki ben bu adamın evliyalığını kabul etmiyorum. Cehenneme gitmez. Ama hakaret ederdi evliya Allah. Allah'ı bilan eder. O ayrı bir laf. Hakaret elbise. Ben evliyalı olarak görmüyorum. Müslüman olarak görüyorum dese şimdi adam dinden mi çıktı yani?

  159. 59:02

    Ama şimdi mucize niye veriliyor? Çünkü peygambere inanmazsa kafir olsa ebedi cehenneme gidiyor. İnanmak zorunda. Mevla da onu inandırmak için kuvvetli delil gösteriyor yani. Ama adam inanmayacaksa inanıyor. Yani sihir diyor, büyü diyor, okkabazlık diyor, haşa. Onu konuşmuyoruz. Ama sonra mucizeler nereye geldi?

  160. 59:20

    Felsefe ve akıl mantığı mektubatta onu iki saat anlattım geçen sefer. Felsefe ve akıl mantıkla giden mutezile kafasına, şimdi bu ilahiyat o kafada bir kısmını tenzeh ederim. İşte onları da ne yaptı? Kur'an'a işi geçiriyor. Ay yarıldı diyor. Kıyamette yarılacak diyor. La Allah yarılacak demek ki yarıldı diyor.

  161. 59:38

    Mekke müşrikleri gördü. İnanmadı, büyü dedi. Ayrı dava. Mekke müşrikleri bile gördü, büyü dedi. Bu hiç olmadı diyor. Allah. Yarabbim ya. Şimdi Musa aleyhisselam asayi vurdu. Mesai vurdu, denizi geçti diyor, Kur'an'da âyet var. Âyette adam diyor ki, Medcezir oldu, orada denk geldi diyor ya. Ya bunlar işte, esed tefsiri işte, Yahudi'den dönme esed tefsiri.

  162. 59:59

    Ondan etkilenen İslam, onun tefsiri. Mehmet Emin Yıldırım'ın Siyer Dergisi. Sekiz tane dergiyi burada talil yaptım, şu oturduğum yerde. Saatlerce sohbet yaptım. Bütün derginin yazılarıyla. Paylaştım yani. Bütün mucizeler inkar. Bunlar Müslüman olabilir mi? Âyeti inkar. Hani hadisten diyorsun, zayıf mı?

  163. 1:00:17

    Zayıf mı? Tartışmaya açıyorsun. Mütevatirse orada da kafir olur inkar eder. Saysa da El-Sünnet'ten çıkar. Ama burada âyettir bu. Ne El-Sünnet'i kalmış? Dinden çıkmış zaten. İşte bu kafa yani, Kazım Yazım buradaki anlattığı hadis, İbni Ebi Şeyben'in, Bukhari'nin geçen hadisi, adam yapmıyor. Ya adam değil mi o?

  164. 1:00:36

    Ben diyor, Peygamber'de şubam var diyor, kendini Allah'ın yerine koydum. Niye? Yaratmak Allah'a mazlum. Peygamber. Ya arkadaş, eğer o Peygamber sahte gelirse haşa ve kella, zaten Allah'ım ben seni helak ederim diyor, eğer benim adıma uydursaydın diyor, vay geldi diye de millete yuttursaydın diyor, görürdün şah damarını bir anda keserdin.

  165. 1:00:54

    Bu da âyet. Sen Allah'a inanıyor musun, inanmıyorsun? Allah kendi adına iftira edeni, bir anda damarını patlatır mı? Patlatır. E diyor ki bak seni patlatırım diyor, patlatmadığıma göre sen benim habibimsin diyor. Bu kadar âyetler net ya. Anlamayacak ne var? 1400 yüzyılda bu din böyle devam edebilir mi?

  166. 1:01:12

    Batıl olsun. Bu Kur'an'ın mucizeleri böyle devam ediyor mu? Hadiste mucizeler devam ediyor. Peygamber'de şüphen var. Hadis ne o zaman? Hadis hiç Kur'an olmuyor. Peygamber'de şüphesi olanın, iki dökert sabahın farzını bilmesi, dört dökert namaz, sen namaz kılıyor musun? Öğlen kaçtı, dört dökert. Hangi Kur'an'da var?

  167. 1:01:31

    Yani Peygamber'de şüphen var diye bir adam sakalıyla ders okutmuş bu kadar sene, Peygamber'de şüphen var diyen adamın Müslüman olması mümkün mü ya? Müslüman nasıl olacak ya? Nasıl namaz kılacak? Hepsi hadis. Peygamber'de şüphen varsa buyurduğunda da şüphen oluyor. La havle vela kuvvete illa billah. İman akıl işi değil, hidayet işi arkada.

  168. 1:01:51

    Akıl olanla mahir var. Hidayet ancak Allah'tandır. Hepiniz sapıtmışsınız. Ben hidayet yaratırsam kurtarırsınız. Hidayet isteyin, hidayet yaratın. Belanı arama diyor. İste Allah'tan o zaman. Yarabbi bana bir şüphe girdi, vesvese girdi. Yarabbi beni idare et. Yani bunlar yüzde yüz olmuş. Ne yaptı sallallahu aleyhi ve sellem?

  169. 1:02:21

    Dedi ki böyle böyle yapın dedi. Ağzını çarpar, içirin dedi. Ellerini yıkadı, suya döktü. Bu suyla dedi. Bütün bedenini çocuğun sıvazladığı çocuk cinnet geçirmiş. Konuşamıyor da aklı da gitmiş. Hemen iyileşti. Akıllandı aklen. Öyle bir anlayış geldi bir anda.

  170. 1:02:49

    Bütün insanların akıllarından üstün olarak asr-ı saadette yaşadığı herkesten akıllı oldu. Niye? Onun mübarek anlayışıydı. Ey kurban olduğum. Neyini bulsam yerim içerim ya. Neyini bulsam yani. Maddi mali bir şey var. Parçası senin içine girsin. Cehenneme haram ya. Kaç tane sahabe annemiz. Hizmet edenleri vs.

  171. 1:03:21

    Hep içtiler yani. Suyunu içtiler, abdest suyunu içtiler. İdrarını içen oldu vs. Ateşten büyük bir korumaya girdin dedi. İdrarı içmeyecektin dedi. Ama bana sormadın içtin dedi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in bir parçası birinin içinde olsa işte ben yani yapmıyorum da yani nasihat etmek de istemiyorum.

  172. 1:03:49

    Yani çok da korkuyorum azaptan. Çok korkuyorum. Durumum ne olacak da. Ağzıma koysunlar diye Hazreti Muaviye koydurdu yani. Tırnaklarını koydurdu. Bütün tırnaklarını ağzına koydurdu yani. Yani düşünüyorum. Sonra diyorum ümmete bıraksak. Bu sakat şerif de çok mucizeli yanmamış ya. Ama benim şahsi mülküm de yani.

  173. 1:04:13

    Ben de birinden aldım. Hediye etti bana gerçi. Emanet değil bir şey değil yani. Çok korkuyorum ama ağzımda falan olursa da inşallah azap olmam. Olmam. Yedi azaptan nasıl kurtulurum diyorum. Sünnete ittibar et kurtulursun. Tabi de işte korkuyoruz yine yani. Biz efendi hazretleri değiliz yani. Onun için ne demek ya.

  174. 1:04:37

    Bir parçasını bulmak ne demek ya. Ne dedi ya. Bütün alpleri kazanıyor. Halid İbni Beydin oldu. Dediler ne oluyor. Topla bağladı dediler. Hz. Ömer azletti. Artık Hazreti Ömer hazretti. Hz. Ömer, Halid ibn-i Velid'i azletti. Suçu ne? Suçu kazanmak. Dedi ki, milletin itikadı bozuldu. Niye? Bu sefer Halid ibn-i Velid var mı yok mu?

  175. 1:05:00

    Seni soruyorlar. Halid ibn-i Velid yoksa korkmaya başladılar, dedi. Milletin itikadı bozuldu, dedi. Allah, Resûlullah kazandırıyor, dedi yani. Yani sen çok üzülerek dedi, şey yapıyorum dedi, son dönemde dedi, biraz evine çekil dedi. Adem-i Nüvel'in ağlaya ağlaya öldü yani. Duy Allah'ım. Duyamadım. Koca karılar gibi yatağımda ölüyorum.

  176. 1:05:18

    Koca karılar gibi yatağımda ömrüm harplerde geçmiş. Bu bedenimin kafamdan, tepemden, tırnağımdan ya ok, ya mızrak, ya kılıç. Darbe girmeyen bir yerim yok diyor. Küçük bedenimde. Ama ölemedim, şehit olamadım diyor. Öldürmeyen Allah'ım, öldürmeyen Allah'ım. Ama şimdi ben koca karılar gibi yatağımda mı ölecektim?

  177. 1:05:42

    Vela nâmet ayyunul cübena. Korkakların gözüne uyku girmesin. Harp adamı öldürseydi, beni öldürürdü. Ne korkuyorsunuz lan demek istedi. Yani ne korkuyorsunuz. Her tarafıma bir şey girdi, ama ben yatakta ölüyorum. Ben yatakta ölmemeliyim. Ölmeyecek bir adam bitti. Bütün harpleri kazanıyor. Takkesi düştü.

  178. 1:06:06

    Hayat-u sahabede yazıyor. Kandil-i, bütün kaynaklarda yazıyor. Bütün orduyu seferber etti. Harp bitti, bütün orduyu takkemi bulun. Ya kaç bin kişilik ordu takke arıyor. Ya yaralı var, şehit var. Millet şehitleri gömecek. Yaralılar tedavi var. Yola dönecekler harpten. Memlekette harpli yapmadılar hoş.

  179. 1:06:29

    Yani sefer var. Ordu var. Takkemi bulun. Komutan hep şişer. Fakat millet biraz yadırgadı yani. Ölüsü var, dirisi var. Neyse biri takkeyi bulup getirdi. Takke de yırtık bir takke. Birisi dedi artık nasıl geçeriz diye. Ya Halit dedi. Ya bu takke için mi orduyu bu kadar saattir şey ediyoruz. Yani takke çok dedi ya.

  180. 1:06:53

    Harp burası dedi. Adamın canı gitmiş. Seninde takke gitti dedi. Dedi ki, bu takkenin tam tepesinin içine Rasulullah'ın saçı şerifinden bir parça diktim. Bütün atıldığım harpleri Halit kazanmadı. Bu saçı şerifin sahibinin bereketi.

  181. 1:07:14

    Şimdi o gitti. Benden keramet gidecekti. Bu sahih hadis. Halid ibni Velid'in bu rivayeti. Ondan sonra bunlar bütün hepsi kabul ediyor. Kitaplarda kaynakların hepsi var. Ondan sonra anladın mı? Artık Hazreti Ömer dedi ki Radıyallahu anh kaybettiği bir harp yok. Dedi şey yaptı. Emirlikten alayım da dedi.

  182. 1:07:38

    Biraz evine git dedi ya. Millet diyor ki Halit geliyor mu? Bu harpte var mı yok mu? Milletin itikadı bozulacak. Doğru yaptı Hazreti Ömer. Yöneticinin vazifesi o. Milletin itikadını tahsil. Hazreti Ömer bu. İtikadı bozulacaksa diye. Acil şey etti. Millet baktı tapma yapacak. Altında namaz kılıyorken.

  183. 1:08:02

    O zaman da puta tapma dönemlerinden yeni kurulmuş. 10 sene evvel 15 sene evvel oradaki sahabelerin bile puta tapan vardı. Cahiliyet dönemi yani. O kapıyı kapattı yani. Onun için sen Resulullah'a nasıl mucizele inkar ediyorsun ya? Bunların hepsi yaşanmış. Ondan sonra efendim bütün insanların akıllarından efdal geldi diyor.

  184. 1:08:27

    Hatta parmakla gösteriliyor. Herkes diyor ki buna danışalım. En büyük akıl bunda var. Çocukken bir akılsızdı ya. Benimle Abbas'ın İbni Abbas bayağı olmuş vakit. Pasılı bitireceğiz dedik. İnşallah demedik. Orada inşallah dedik ve unuttuk. İnşallah haftaya bitireceğiz. İnşallah paslı. Ama size ben ilimler söyledim.

  185. 1:08:56

    Bu ilimler de size inşallah eper yeter. Ben de şimdi evdeyim diye rahat ediyorum. Bir bakıyorsun mektubat iki buçuk saatte çıktı. Doktorlar da konuşma. Ciğerin sıkıntıda diyor. Allah hepinizden razı olsun. Yarın akşam gelebilenler Ümraniye'de inşallah Rahman. Bizim sitemizde adres var. İsmail Ünver Hoca, Hoca Efendi kardeşim.

  186. 1:09:20

    Çok emek etti oralara. Çok. Doldurdu medreselerle, talebelerle, fıkıhçılarla. Allah ondan razı olsun. Efendimiz Hazretleri abidasını bırakmadı. İstirahat etti. Çok hizmet yapıyor şurahımızda da. Onun için ben şurada değilim. Efendimiz Hazretleri'nin müridi birey hakkı olmayan gariban bir derviş. Beni karıştırmayın.

  187. 1:09:40

    Hoca Efendiler'i takdir ediyorum. Onun da mescidinde güzel bir sohbet halkası kuruluyor. İlim Meclisine davet ediyorum. dairesine davet ediyoruz. Sultan Bey'le senelerce gittim. O bölge, Fendikardağ, Gebze, İzmit, Ademoğulları, eğer gelse, ömrüm geçti. Benim ömrüm, Allah rızası için otuz senem bitti.

  188. 1:09:58

    Allah rızası için yani civarlardan arabası olan iki de Müslümanı alsın. Gelsin, cemaatle namaz kılalım. Yatsı namazdan sonra. Yatsı namazlarını cemaatle kılıp oturacağız. O sallallahu aleyhi ve sellem Muhammedin ve alihi ve sahbihi ve selleme.