1:03:53 / 1:58:00

  1. 00:28

    Ve allezine la yeda'ûne muallâhi ilâhen âkara ve la yedunûne ennefsen lete yuhakkaballâhu lillâhi min hakkü velâ yeznûn Ve men yef'al dâlike yelqâsâmâ yudhâflehûn a'zâbû yevme'l-qıyâmete ve yeh'ludu fîhî muhânâ illâ men tâbe ve âmene ve abil'amelâhum sâlihân fevlâke fevlâke ebeddilüllâhu seyyâtim hasenâ ve kânallâhu vefullâhi rrahîmâ

  2. 01:09

    sadakallâhu'l-azîm, Allâhümme'l-zeynâbi'l-kur'ânil-azîm ve barekel-lâfi ve l-hamdu lillâhi Rabbil-âlemîn ve istiğfirullâhi'l-hayyi'l-kayyi'l-mü'minîn âyetler, hadisler okunan bu meclise istirahat ettiniz. Bundan dolayı ecrinizi azim eylesin. Ve her bir adımlarınızda günahlarınızdan bazılarını mahveylesin.

  3. 02:16

    Hasenatınızı ziyade eylesin, derecelerinizi âli eylesin. Âmin. Sohbetin evvelinde Samsun'la ilgili yapılan sohbetler ve hoca efendilerin sohbetleri ilan edeceğim. Ondan sonra okunan âyet-i şerife mânâ vermek sûretiyle bu ilim meclisini mahfûran, merhûmen yani günahlarımız bağışlanmış olarak ve Allah'ın rahmetine

  4. 02:59

    Celle Celaluhu vazhar olarak ve cehennemden azad olarak hitama erdirmeyi Rabbim nasip eylesin. Âmin. Mesele niyet. Mesele... Hâlis niyet, sâlih. Ne demek düzgün? Yani ne olmayacak? Görsünler, beğensinler, işitsinler, hürmet etsinler, para versinler, rey versinler. Bunlar olmayacak. Sırf Allah'ın rızası olacak.

  5. 03:41

    O vakit sevap mutlaka hasıl olur ve maksat sabiz olur. Mesele Allah'ın rızası kazanmak Celle Celaluhu. Hepimiz ölümün arefesindeyiz. Ölümüzde ne var? İşte Kasım var, Aralık var. Aralıkta üç aylar var. Recep var, Şaban var, Ramazan var, Bayram var. Kime var? Yaşayanlara var. yaşamayanlara, eceli gelenlere ne var?

  6. 04:21

    Ölüm var, kabir var, sorgu var, sual var, ya Ya cennet bahçesi var, ya cehennem çukuru var. Biz şimdi bunu düşünelim. Kimsenin üç aylara çıkacağını, bayramı göreceğini garantisi yok ve kimse buna yemin edemez. Bak adam belediye başkanı seçiliyor, daha koltuğuna oturmadan dün bir bugün hemen vefat etti.

  7. 04:58

    Allah rahmet etsin Üsküdar'a. Ondan sonra öbürü evleniyor, zifat olmadan kabre giriyor. Zifata girmeden kabre giriyor. Öbürü çocuğu oluyor, sevinemeden ölüyor. Bunlar her gün haberlerde bol miktarda mevcut. Çünkü burası dünya. Burada kimse çivi çakmamış. Ve kimsenin de ne zaman öleceğine dair bir bilgisi yok.

  8. 05:38

    Mevla bu işi gizledi. Gizlemeseydi çok şer olurdu. Hikmete muhalif olurdu. Mevla ne yaparsa işi yerli yerinde olar. Çünkü hakim, hikmet sahibi. Yanlışı yok. Onun için astaidu billah ve ma tedbihi nefsün ma la tekzi kuvveden. Yarın ne kazanacağını kimse bilmez. Bir dakika sonrası da yarın sayılır. Yani bir de burada sohbet deneyeceğim diye gelirsin, burnun kanar çıkarsın.

  9. 06:18

    Yok efendim karnın ağrır çıkarsın. Veyahut Samsun'a gideyim derken Ankara'ya gidersin. Başka bir mani çıkar, işin çıkar. Kimsenin yarın ne yapacağını bilemiyor. Ve ma tedbihi nefsün. Kimsenin nerede öleceğini bilemez. Öleceğinin vaktini de bilemez, yerini de bilemez. Ya ben hep buradayım zaten, Samsun'da ölürüm.

  10. 06:52

    Bak 110 yaşında hacı amca, neydi adı Mekke'de vefat eden? Yusuf Hoca. Allah rahmet etsin, kabrin nur olsun. 110 yaşına kadar durdu burada. Yani gidiyordu geliyordu, İstanbul'a gidiyordu. Geldi biz Medine'deyken, getirdiler yanımıza. Allah Allah. Efendim Sarıllah Hazretleri dibinde neler anlattı, neler anlattı.

  11. 07:22

    Arkadaşlar kimini çekebildi, kimini çekemedi. 3-4 arkadaşa dedim çekin bak. Mahmut Efendi Hazretlerimizden naklinler yapıyor, güzel şeyler anlatıyor, faydalı şeyler anlatıyor. Mahmut Efendi öldü, işi bitti diyenler. Allah sapıtmış dedi ya. Esas oradan daha iyi çalışıyor dedi bak, her şeyi söyledi. Ondan sonra, 1-2 saat, 2 saat oturduk orada.

  12. 07:55

    Zikir yaptık, namazları kıldık. Ayakta kıldı, farzı ayakta kıldı. Benden sağlamıydı yani. Bak 110 sene. Sonra geldi, içim öyle geldi dedim ki ya, yarın dedi Mekke'ye gidiyoruz. Dedim bu Mekke'de ibadet eder mi acaba? İçimden öyle geldi. Çünkü neden? E çok ibadet etmiş, çok ömür geçirmiş. Mekke'de ölmek büyük bir şeref ve fazilet.

  13. 08:29

    İki haremin Mekke'den Medine'den birinde ölen, kıyamet günü azaptan emin olanlardan dirilecek. Azap yok. Onun için insanlar Mekke'de, Medine'de tabii ölmek istemiyor. Geleyim Samsun'a öleyim. Kirasunda, köyünde öleyim. Yok. Ofta gömüleyim. Bir fazileti yok. Buralarda ölmenin, gömülmenin bir fazileti yok.

  14. 09:06

    Ama Mekke Medine'de, burada hadis var. Ama insanlar işte, oğlum gelir, torunum gelir, işte bana okurlar. Nerede okuyan kalmadı? Oğlun kızın düştü derdine. Torunlar, tosbalar, dedesinin mezarına kim ne kadar gidiyor? Bayramdan bayrama giderse, öptü başına. Köyde olursan bana okuyan çok olur. Ulan Mekke'de olursan, bütün dünya Mekke'de okuyor.

  15. 09:39

    Medine'de her gün on binlerce ziyaretçi var. Hepsine gidiyor sevap. Sahabeye gidiyor, sahabeden de sana bir şey düşer. Ama insan, insan, kot kafa, kıt akıl, beyin yok, ruh mafi. Ben bile, yani Efendi Hazretleri'nin yanında defnolunmakta tabii bir şey var, farklı bir vasiyeti var öyle.

  16. 10:07

    Onun dışında mesela, yaşamak için Medine'de mezarın bilinmeyecek, mezarıma taş konmayacak, bilmem. Ama mezarına taş konsa, herkes gitse gelse, altı rahat olmasa, içinde azap olsa, kim kurtaracak seni? Ama altı cennet bahçesi olsa, üstünde taş baş olmasa, ne zararı var? Yukarıdakilere ne işim var ben, aşağısı iyi olsun.

  17. 10:35

    Rahimallahu gavurallahu ve rahim. Bir hadiste de öyle geçiyor. Sahibinin ismini, cisminin bilinmediği mezara Allah rahmet etsin. Çünkü öyle mezarlarda ziyaretçisi kalmamış, okuyanı yok, hediye edeni yok. O zaman ilk Mevla üstleniyor. Ona rahmeti Mevla tevelli ediyor, üstleniyor.

  18. 11:02

    Onun için yani bakıyorum, tabii dualar ediyorum ama Allah bize vekilini ve dinini vermeye lazım etsin. Amin az oluyor. Amin az oluyor, kuvvetsiz oluyor yani. Şimdi ben de onun için her dakika böyle dualar da etmiyorum yani. Çünkü adamın içinden şimdilik amin demek gelmeyecek. Ben köyde ölsem daha iyiydi diyecek yani.

  19. 11:33

    Anlamaz. Ama, Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi us'al bin selim. Amin. Allahümme hakkı seyyidina Muhammedin ve cahil seyyidina Muhammedin ve alihi seyyidina Muhammedin. Ya Rabbi bu cemaat kadın erkek uzaktan yakından geldiler. Sen'in rızan için ayet, hadis dinlemek için geldiler.

  20. 11:57

    Başka bir alacakları, verecekleri, görecekleri yoktu. Sen bunlara kurban olduğum Allah'ım. Ölürken şehitlik makamıyla mükafatlandır Ya Rabbi elhamdülillah. Amin. Resulüm sallallahu aleyhi ve sellem. Nerede ölürsek ölelim. Nerede gömülürsek gömülelim. Kabirlerimizi Resulünün sallallahu aleyhi ve sellem kabri şerifine ilham eyle Ya Rabbi.

  21. 12:28

    Aradaki mesafeleri kaldır Ya Rabbi. Amin. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sellim. Onun için öyle dualar yap biliyorum. Öyle salavatlar okudum ve size yazdım. Benim kitaplarımda en az 15 tane falan salavatla ilgili kitabım var. Bunların hepsinde farklı ilimler yazdım. Tabi 110, 300, 114 gidiyor.

  22. 13:03

    Allah 300'ü, 500'ü de gösterir inşallah. O kitaplarımda var. Mesela eski bir dualarım var. İlk çıkan kitabım. Adı dualarım. Ta onda, cuma bahsi sonunda. Orada yazdım. Her gün 33 kere, günde 33 kere, peş peşe de olabilir, dağınık da olabilir. Ama kısa bir şey. Peş peşe yapmak daha tehsilidir. Adı yazmıyor.

  23. 13:32

    Mala yani girmez, gıybet girmez, günah girmez. Özellikle ben işte akşam başımda olursa falan yatmadan evvel, özellikle cuma geceleri okumaya çalışıyorum ama tabi uykumuzun vakti belli değil, uyandığımızın vakti belli değil. Bizimki karıştı biraz. Ama siz disiplinli insanlarsınız. Biraz daha bana göre yatmanız kalkmanız bellidir sizin.

  24. 14:02

    Ben dağınık bir adamım, toparlanamadım. Şu salavat-ı şerif okunacak. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin salaten tekunü leke rızaen ve lehu cezaen ve li hakki edaen. Bu kadar. Otur 3 kere. İmam Murtaza Ezebili, büyük seyyidi, büyük Allame-i Cihan'dır. Padişah 1. Abdülhamid Han ikinci değil, sizin tanıdığınız ikinci.

  25. 14:38

    Esas birinci büyük evliyaydı. Sirkeci'de kabri şerifi yapıyor. İstanbul'a gelip ziyaret etmezseniz avanaksınız. Çünkü onun kabri şerifinde kademi şerif var. Efendim Soyullah Azem'in ayağının bastığı replika değil, örneği değil. Bizzat ayağının bastığı taş var. Onun kabri şerifinde ziyaret var. Birinci Abdülhamid Evliyaullah'tan olduğu için Hücre Kasidesi yazdı.

  26. 15:06

    Hücre İsa'da Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in kabri şerifinin üzerinde yazılan kabartmalı yeşil kabartmayla onlar baraklıydı. yeşil kabartmayla, onlar varaklıydı, Vehhabiler, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i methettiği için varaklarını, sarılarını sildiler, Vehhabilikten dolayı. Muhaceesinde de levha koydular üstüne, o levhaların altında da o beytler duruyor.

  27. 15:30

    Çünkü Osmanlı ecdadımız onu kabartmayla yapmış. Hatta değil, kabartma sistemiyle. Bazı yerlerde beytler duruyor. Allah'ı methedenleri bırakmışlar, Efendimiz'i methedenleri silmişler. edenleri silmişler. Vâsıt Peygamber düşmanımızın zındık atan var. O, o beytler, bak bin dört yüz küsur senedir, bu kadar uleva evliya geldi, hiç birinin beytleri

  28. 16:05

    Nazayım-ı Tahran'ın, Hüseyin Saadet'in günü yazılması nasip olmadı. Osmanlı padişahlarından Abdülhamid Devran Hazretleri'nin beytleri oraya nasip oldu. Ne kadar iflası var. Ya Seyyid-e Saadet. Bakayım diyebilecek miyim? Ya Seyyidi Ya Resulallah-i Zulbiyedi. Ma li sivaka ve la elviha la ahadi. Öyle devam ediyor.

  29. 18:49

    Ve mahşere kalkarken, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in civarı oradan, Medine'den kalkar. Böyle bir müjde var. Şimdi onun için bu müjdeye riayet edelim. Bununla amel edelim. Kazananlardan olalım. İnşâAllahurrahman. Tabi devamı uzun bir hadis var. Cuma günü ikindiden sonra yedi kere o salavat okunuyor falan, onun devamı o başka.

  30. 19:21

    Bu otuz üç dediğim kısa. İnsan bunu yapmakta ne var ya? Böyle bir müjdeyi kazanmak müçük. Onun için ölümü düşünelim, kabri düşünelim, ahiret düşünelim, mahşere çıkışı düşünelim. Bize kim şefaat edecek, elimizden kim tutacak, bilgin kurtaracak, onlara yakın olmaya çalışalım. Onlara ittiba edelim, onlara ittiba edelim.

  31. 19:49

    etaat edelim. Onlara sevilelim, sevgili olalım. Bütün millet bizi sevse kendini kurtaramıyor. Beni nasıl kurtaracak? Bütün dünya halkı beni övse, metesse, tazim etse, kabirde bana ne faydası var? Ahirette bana ne menfaati var kardeşim? Biz ölmek üzere olan, ahirete gitmek üzere olan, yaşa başa bakmıyor, gençlere bakmıyor.

  32. 20:23

    Bak şimdi ölenlerin, yani tanıdıklarımdan var, tanımadıklarım, haberlerden şuradan buradan bakıyorum, çoğu benden genç. Yani haberlere böyle bakıyorum, çoğu benden genç. Dolayısıyla ben hasat zamanı gelmiş bir adamım. Benim ümmetimin ömrü 60 ile 70 arasıdır, hadis-i şerif. Benim ümmetimde 70 yaşını gören az olur.

  33. 21:05

    Bizim ümmet ömrü kısa, ecr-i azim, sevabı bol, bir kadir gecesi 83 sene 4 ay katlıyor. Ve bize çok mükafatlar verilmiş ki, dünyaya gelmekte sonra olduk, cennete girmekte önce olalım diye. Dünyaya çıkışta sonrayız, cennete girişte önceyiz. Ama, tabi biz cennetlik miyiz, o ayrı bir konu.

  34. 21:39

    Şu mübarek meclis hürmetine, Allah cümlemizi ehli cennetten eyleye, cennetinde cem aileye, cemaliliğe müşerref eyleye. Sevdiğimiz dostları hürmetine bize onların ümmetlerine şefaatlerine mazhar eyleye. Onun için tetikte olalım, hazırlıklı olalım, her an ölüm gelecekmiş gibi düşünelim. Dünya işlerini de gevşetmeyelim, bırakmayalım.

  35. 22:10

    Yapacağımız işler var, hocaysa talebe okutacak, sohbet edecek. Ben zaten öğreneceğim, boşver sohbete devamlı zikredeyim, öyle de olmaz. Hocaların vazifeleri var, müderrislerin vazifeleri var. Hanımın, çoluk çocuğun yemeğe, ekmeğe ihtiyacı var. Helalında rızık kazanacaksın, geçim zor oldu, ekonomi bozuk.

  36. 22:31

    Allah kullarından razı değil. Kullarından razı olsaydı, ucuzluk yapardı. Bolluk, bereket, rahmet yaptı, yağdırırdı. Ama razı olmadığım zaman buyuruyor, ben kullarımdan razı mıyım, değil miyim? Bunun alameti vardır. Musa aleyhisselam soruyor. Diyen hadis-i şeriflerde, rivayetlerde de geçiyor. Eğer kullarıma gasap etmişsem, ırmaklarını kuruturum.

  37. 23:06

    Allah Allah, gür gür atmazlar. Irmak kalmadı, şimdi bir sel oluyor, her tarafın gığı geçiyor, ondan sonra su kuruyor, bir daha bir şey yok. Eskisi gibi gürül gürül deriler Karadeniz'de akmıyor. Irmaklarını kuruturum. Fiyatlarını pahalaştırırım. Hastalıklarını artırırım. Ömürlerini kısaltırım. Yani bu alametlere baktığımız zaman, Allah topluluk olarak bizden razı değil.

  38. 23:40

    Ama sen, tek olarak senden razı olabilir. Benden razı olabilir, belki bazı amellerimizden. Genel manada Müslümanız, ehli sünnet itikadımız var, kebarek müminlerden sakınmaya çalışıyoruz. Herkes evliya olacak hali yok. Yani makamı yok. Ama Allah Müslümanlardan takva sahibi, haramlardan sakınanlardan Allah razıdır.

  39. 24:08

    Ama ve lakin, topluluk olarak Allah bizden razı mıdır, değil midir? Buna baktığımız zaman, bu böyle gözükmüyor, alamet tutmuyor. Niye? Çünkü herkes geçim derdinde. Pahalılık çok. Huzursuzluk hat safhada. Her taraf hastane olsa, yatacak hasta var. Hapishaneler adam almıyor. Devlet devamlı hapishane ihalesi veriyor.

  40. 24:45

    Her taraf hapishane ve hastanede olmuş. Böyle bir toplum, Allah'ın rızasını hak ediyor mu? E niye? E niye? E niye sabah namazında camilerde cemaat var mı? Sabah namazında imamların arkasında kaç kişi duruyor? Köyü bırak, şehire gel. Samsun'u bırak, İstanbul'a gel. Sultanahmet Camisi'nde sabah namazında kaç kişi var?

  41. 25:16

    Süleymaniye'de kaç kişi var? Bu tablo neyi gösteriyor? İnsanlar namazı terk etmiş, cemaati terk etmiş. Şimdi sabah namazı biraz geçe gitti, yine belki birkaç kişi artar. Sabah namazı dört buçuk, beşe geldiği zaman hiç kimse kalmıyor. İmam maaş almasa imam da gelmeyecek. Bazı imamlar izinli olduğu vakit camiye gelmiyor.

  42. 25:47

    Müezzinler. Yani Müslümanlar. Bu halimiz dünyamızı mamur etmiyor farkındaysanız. Bu hazretimizi nasıl mamur edecek? O zaman tevbe-i nasuh bize, Allah-u Teala'ya dönüş yapmak lazım. Ve günahlara ara vermek lazım. Tabi siz mümkün mertebe günahlardan sakınan insanlarsınız. Benim zaten gözlerim artık görmüyor.

  43. 26:28

    Yakını biraz görüyorum kitap okuyacak kadar, o da sağ gözümle. Ama şimdi mesela önümde şu oturanların hiçbirinin yüzünden şu şudur diye tanıyamıyorum. Normalde tanıdığım adam otursa da ben şu anda şurada gelip tanıyorum. Arkayı hiç göremiyorum. Ama bir gördüğüm kadarıyla kadınlar erkeklerden üç misli fazla ve anladığım kadarıyla her taraf sip siyah çarşaf.

  44. 26:53

    Elhamdülillah Rabbil Alemin. Bu Mahmut Efendi Hazretlerimizin başlamasıdır. Onun eseridir. Onun teşhidinin, mücedditliğinin bereketidir. Samsun'da bu kadar çarşaflı ne arar? Altmış sene evvel, elli sene evvel durum neydi? Yüz elli sene evveli, iki yüz sene evveli konuşmuyoruz. İki yüz sene evvel Osmanlı vardı, her taraf çarşaflıydı.

  45. 27:18

    Ondan sonra bir bozuldu, bir bozuldu. Allah muhafaza, herkes sırılçıplak dans etmeye başladı. Ondan sonra Mahmut Efendi Hazretleri gibi bir müceddit çıktı. İşte şu anda tabii dışarıdan da gelenlerle birlikte olabilir ama Ahmet Molla Hoca Efendi'nin metresesinde tabii erkek talebeden fazla mutlaka kız talebe vardır.

  46. 27:47

    Çünkü her yerde kadınlar, çok hizmetleri fazla. Yüz tane hoca bu kadar talebe okuyorlar, okutuyorlar. Çarşafı Şerif'e davet ediyorlar, insanları tesettüre davet ediyorlar. Diğer hoca efendiler var, her yerde sohbet ediyorlar. Allah hepinizden mazlum olsun. E bu iyiliği emretmek, kötülüklerini etmek büyük bereket getiriyor.

  47. 28:13

    Ve toptan bir azap gelecek, kökümüzü kazıyacak. Ondan sonra sadece içki içene, zina edene, kumar onun yerine vurmayacak. Herkesi içine alacak. Ümumi afattan Mevla bu medreseler hürmetine, Allah diyenler hürmetine, zikredenler hürmetine, tehdit kılanlar hürmetine, tarikat dersi zikir yapanlar hürmetine ama en mühimi medrese.

  48. 28:46

    İlim okuyan okutanlar hürmetine ve ve özellikle iyiliği emreden, kötülükten, nehyeden, insanların ayağına giden, kapı kapı nasihat eden, namaz kılalım, içki içmeyelim, kumar oynanmayalım, zinadan uzak duralım diye vaaz eden Müslümanlar özellikle hoca efendiler bereketiyle azaplar tefir oluyor ve toptan olmuyor.

  49. 29:19

    Yoksa ne buyuruyor Estağfirullah? Öyle bir fitneden, azaptan, kargaşadan, iç savaştan, dış savaştan sakının ki neyle sakınacak? Neyle sakınacak? İşte onu hadis-i şerif anlatıyor. Lâ tuzûb ennellezîne zalegul minhum kâsâ. Bak o azap geldiği zaman, içinizden sadece şirk koşan, müşrik olan, kafir olan, namazsız olan, abdestsiz olan, zinakar olan, hırsız olana bulunan vurmaz.

  50. 29:56

    Ya, hepinize birden vurun. E ya Rabbi, hepimiz günah işlemedik ki, niye hepimize vurduruyorsun? Vâlemû ennellâhe şedîdül-erkâm. Bilin ki Allah'ın azabı çok şiddetli. Hepinize niye vurduruyorum? O çarşaf giyenler, o medresede okuyanlar, veya şalvar cübbe giyip, medresede hafız olan, hoca olanlar, eğer bu millete acımazlarsa, eğer bu Samsun halkına,

  51. 30:34

    komşularına, mahalledekilere bu dini anlatmazlarsa, onlara güzel dille, tatlı dille, hikmetli vaazlarla, öğütlerle, icabında ayağına giderek, icabında çaya davet ederek, çorbaya davet ederek, derneğe davet ederek. Bak biz Müslümanız. Kabir var, ölüm var, ahiret var. Tak diye gidiyorsun, bir kalp krizi, bir pusu atıyor, gidiyorsun.

  52. 31:06

    Kimse ne kadar yaşayacağını bilmiyor. Ölüm kesin muhakkak. Yaşamak garantisi yok. Ölüm garantili, kesin. Bak öldükten sonra namazlarını kaza edemezsin. Oruç borçlarını ödeyemezsin. Kul haklarından helallik dileyemezsin. Haramlardan tövbe edemezsin. Ruh bedenden çıktı mı tövbe kapısı kapanır. Allah rızasın.

  53. 31:34

    Senin iyiliğin, bizim iyiliğimiz. Senin tövbe etmenden bolluk gelir, memlekete bereket, rahmet gelir. Senin günahın, onun günahın, onun günaha azap gelecek diye bu şekil anlatılırsa, o zaman toptan bela gelmez diyor. Ama siz sadece günahkarlara, kafirlere değil, hepinize vuracak beladan sakının. O ne zaman olur?

  54. 32:07

    O ne zaman olur? Bak söyleyin. Sahih hadis. İnsanlar şeratsızlığın, namazsızlığın, kadınların avret yerleri açık, çıplak gezmesi, kadının bütün bedeni avrettir zaten. Kadının bütün bedeni avret. Kolunu gösterdi, avretlerini gösterdi. Bacağını, ayağını gösterdi, avretlerini gösterdi. Saçını gösterdi, avretlerini gösterdi.

  55. 32:47

    Kadının her tarafı avret. İşte insanlar bu günahların işlendiğini ortalıkta gördükleri zaman, Samsun'da bunu görüyor musunuz? Görüyorsunuz. Bende İstanbul'da da var. Her yer böyle. Ezan okunuyor, caminin etrafındakiler namaza geliyor, dükkanlarda duruyorlar. Cuma namazını da bile kapatmıyor millet. Cuma namazı alışveriş yapısa parası haram olurdu o halde.

  56. 33:20

    Onu bile kapatmıyor. Beş vakit namaz daha hiç kapatır mı? E şimdi bu münker değil mi? Bu en büyük günahlardan biri değil mi? Ezan okundu, cemaate gidilecek. Orada namaz kılmıyor. Peki kimse buna müdahale ediyor mu? Etmiyor. Bu devletin işi. Devletin işidir. Devlet şeriat devleti değil. Devlet ben layıkım diyor.

  57. 33:49

    Dinlere eşit mesafeliyim diyor. Herkes istediğini yapsın diyor. E şimdi bu iş kime kaldı? Ümmete kaldı. Sana bana kaldı. Iki tane garibana kaldı. Niçin? E biz de bu vazifeyi terk edersek o zaman yakındır Allah azabı kaplatacak, bütün toplumu birden saracak.

  58. 34:17

    Şimdi bu pahalılık görülmemiş bir boyutta. Bu bu milleti rahatsız etti mi etmedi mi? Etti. Bir azap olarak toptanına talip etti mi etmedi mi? Etmedi. Peki bu fitne değil mi şimdi? Adam kafasına sıkıyor, intihar ediyor. Karımın istediğini, torunumun istediğini alamadım diye köprüden atlıyor.

  59. 34:53

    Şimdi bu böyle böyle yapmaması lazım. Kanaat etmek lazım, sabretmek lazım, intihar haram. Ya intihar haram da adam haramı mı biliyor? Adam zaten namaz kılmayarak en büyük harammış diyor. Içki içiyor en büyük harammış diyor. Uyuşturucu içiyor en büyük harammış diyor. Canımdan bezdim diyor. Kafama sıkar giderim diyor.

  60. 35:16

    Şimdi bu fitne değil mi? Geçinemiyoruz diyor. Bas bas bağırıyor. E tamam da kardeşim hocalar vaaz etmezse namaz kılanlar namazı millete anlatmazsa çarşaf giyinenler kadınlara tesettürü, örtünmeyi, haremlik selamlığı, kadının erkekler içinde oturmaması gerektiğini, çalışmaması gerektiğini, erkeklerin gördüğü yerde bulunmaması gerektiğini birbiri

  61. 35:47

    elimize anlatmazsak e Allah sana buyurdu zaten daha ne buyuracak? Yakında toptanınızın birden belanızı vereceğim diyor. Verdi işte. Daha bu az. Bunun beteri var. Allah beterinden muhafaza etsin. Şimdi bir de bunun Allah muhafaza iç savaş tehlikesi çıkar. Millet gavur ülkelerinde yine bu milletin biraz imanı var Allah korkusu var da dalıyorlar ortalığa.

  62. 36:21

    Ondan sonra biraz daha sıkışırsa biraz daha sıkışırsa dalacaklar o yana bu yana marketleri yağmalayacak bilmem ne bilmem ne. Bak. Bunlar tehlikedir. Bunlar fitnedir. Bunlar kargaşadır. Ümmetim diyor on beş kötü hasleti yaptığı zaman ben bunları hadis-i şeriflerde çok anlattım sohbetlerde de.

  63. 36:49

    Şimdi belki on beşini birden aklıma gelmez. Ümmetim on beş haslet yaptığı zaman Allah öyle belalar yollayacak. Fahimdezalike. Böyle kırmızı yerler, fırtınalar, afatlar, baksın İstanbul'un başına bir yağmur afatı geldi. Seksen üç senedir böyle bir şey yok. Ben çünkü doğdum büyüdüm. Çarşı İstanbul'dayım.

  64. 37:33

    Böyle bir şey yok. Gördüm. Şeman. Kasırgalar, hortumlar. Göndereceğim diyor. Öyle belalar göndereceğim ki diyor. Hayran. En akıllı adam şaşacak kalacak ne yapacağını bilmeyecek. Allah bir bela gönderdiği zaman en akıllı adam bakıyorsun. Akıl gitti gidiyor. Çünkü neden? Allah'ın belasına güç yetmez. Akılla Allah'la baş olmaz.

  65. 38:04

    Imanla zikirle haramlardan sakınmakla iyiliği emretmekle bu millete vaaz etmekle Allah'ın belasına karşı korunma olabilir. Ben çok akıllı adamım başıma bir şey geldiği zaman ben bir çözüm üretirim. Ne üretirsin? Bir şey üretemezsin. Bak ümmetim on beş hasleti yaptığı zaman diyor. Bu on beş hasletin başında ne geliyor?

  66. 38:35

    Mesela öyle devam ediyor. Daha da aklıma yani hepsi gelmiyor. Şimdi bak. Devlet malı, kamu malı düvel olduğu zaman diyor. Düvel ne demek? Zenginlerin arasında ihaleler dönüyor. Fakire bundan orta sınıfa bundan hiçbir şey gelmiyor.

  67. 39:07

    Şimdi devlet vergi topluyor. Bu vergiye hepimiz vergi veriyoruz. Oturduğumuz evden bile vergi veriyoruz. Her şeyden vergi. İslam'da böyle vergi yok. Verginin bir usulü var. Her şeyden vergi alınmaz. Insan oturduğu evden zekata bile tabi değil. Vergiye nasıl tabi olacak? İslam'da yok böyle bir şey. Ama İslam şeratı yaşanmadığı için başımız beladan kurtulmuyor.

  68. 39:36

    Bereketimiz de kalmadı. Ama devletin bu bütçeleri ne oluyor? Bazı zenginler arasında yöneticiler arasında dönüp dolaşıyor. Oradan fakir fukaraya bir şey çıkmıyor. Zekat borç gibi görülüyor. Yani nasıl? Nasıl ki bir adam borç aldığı zaman ödemek de istemediği zaman alacaklısını görmek istemediği gibi zekat da vermek istemiyor.

  69. 40:12

    Hesap gelmesin, nisap gelmesin, sene dönmesin, fakir benden zekat istemesin. Işte bak. Ama sende para var. Vereceksin. Böyle olduğu zaman diyor. Daha neler söylüyor, neler söylüyor? Kadınlar kadınlarla şehvetlerini tatmin edip lezbiyenlik yaptıkları zaman erkekler erkeklerle cinsel isteklerini tatmin etmeye kalkıp eşcinsellik yaptıkları zaman diyor.

  70. 40:47

    Daha önce bilmiyorum. Hadis-i Şerif'i bulsa Ali Tavcı'ya bul oradan. Tirmizi'de var. İdafe Alet Ümmeti Kamsi Aşar'a, hasreten. Getir öbür maddeleri de söyleyelim. E şimdi eşcinsellik var. Alene ortalıkta Nişantaşı'nın sokaklarında pankart açmışlar. Recep'le Şaban'ın evlenmesine Ramazan mani olamaz diyor.

  71. 41:19

    Çüş! Yuh! İstanbul'un göbeğinde bu pankartlar açıldı. Böyle belli olanlar var. Belli olmayan çok. Yani utanmaktan ziyade korkuyorlar. Toplum linç eder diye. Bu linçten korktukları için ama Allah ne kötü ameller. Bunların hepsi şu anda var mı? Var. E deminden beri anlatıyoruz işte. Bu pahalılıklar niye?

  72. 41:59

    E zaten bu iş hak olsa adalet olsa peki hakla adalet neye göredir? İsviçre kanunlarına göre hak ve adalet olur mu? Bütün hakların sahibi ancak Allah'tır. Sana Kur'an'ın verdiği haktır. Adalettir. Allah'ın sana vermediği bir hakkı sen bu kanunlarla alırsan mirasta da kadının tam alması gibi Kur'an ona o hakkı vermediği halde bu takdirde sen cehennemden

  73. 42:34

    karnına ateş almış oluyorsun. Ama dünyada para aldım diye seviniyorsun. Ama bu para senin hakkın değil. Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış. On beş sene diyanetin başına bela olmuş. Yedi sene yardımcısı yapmış, yedi senede yardımcılık, yedi sene başkanlık. Mehmet görmez diye bir adam var bu memlekette.

  74. 43:00

    Geçen de açıklaması çıktı kendi sesinden. Ne dedi? Kur'an'da hadiste öyle hükümler var ki şeriatta var ama meşru değildir ve Allah'ın ayeti hadisindeki hüküm adaletsizdir dedi. Adaletsizdir dedi. Bunu diyenin İslam'dan nasibi var mıdır? Zerre kadar imanı var mıdır? Bunu kulaklarımızla duyduk. YouTube'da duruyor.

  75. 43:31

    Herkes dinliyor. Allah'ın şeriatına adaletsiz diyen bir Diyanet İşleri Başkanı on beş sene bu memleketin dinini, diyanetini, camilerini, hutbelerini hazırlattıysa sen daha ne bekliyorsun Allah'tan? Yediğin ekmeğe şükret, Allah seni hep açlıktan öldürmedi diye. Gittim. Buldun mu? Evet. Benim de gözüm görmese görse işte bak

  76. 44:52

    te geçiyor. Yani bu hadis rakamı doğruysa 71 yazıyor. Hadis rakamı 2210. Yeni yapılan kitaplarda hadislere rakam koymuşlar yani bu kitapta kaç hadis var diye. Aslında kirmizi rakam koymadı da şu andakilerde bir kolaylık oluyor hadisi bulmak için. Onun için 2210 rakamında bu hadis-i şerif.

  77. 45:18

    Şimdi ne buyuruyor? Hazreti Ali İbn-i Ebi Talib Efendimiz radıyallahu anh işittim. Kâle kâle Resûlullahi sallallahu aleyhi ve sellem. İdâ fealet ümmetî kamşı aşzate hasleten benim ümmetim 15 fenalığı yaptığı zaman 15 kötü haslet ve günahı işlediği zaman Halle bihel belâu ümmetimin başına belalar konacak, yağacak, azaplar kesilmeyecek.

  78. 45:54

    Ve bundan sonra tevbe etmedikten sonra bu millet yeniden vaaz, emr-i bül maruk, bu medreseler, bu hocalar, bu talebeler böyle çalışmadığı zaman bu bela kalkmaz. Kalkmaz daha da sabitleşecek. Bu Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem, yalan söyler mi? Yanlış buyurur mu? Hangi buyurduğu çıkmadı?

  79. 46:17

    Dediler Fekîle ve mâhûne yâ Resûlallah Ey Allah'ın Resûlü 15 kötü fenalık nedir? Buyurdu ki İzâ kâne'l-magnemü düvelen ganimet malları şeriat devletinde kafirlerle harp edildiği zaman alınan mallardı. Yani bundan şu andaki maksat kamu malıdır. Yani bizlerin vergileriyle toplanıp devlete bütçe olan mallar.

  80. 46:55

    Öyle bir zaman gelecek ki Ebu Bekir Sıddık gibi, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali gibi sahabe-i kiram gibi veyahut Osmanlı padişahlarında adaletli sultanlarımız gibi devletin kamu malı korunmayacak. Ne olacak? Ortaya meta gibi bazı zenginler ve bazı efendim yöneticilerin haşiyeleri, etrafları ve civarları ve onlarla birlikte hareket edenler arasında

  81. 47:35

    o karlar, o kazançlar dönecek. Düel, düğletinin cemişidir. Kur'an'da o da geçiyor. Düğleten beynel eghniyâ-i minküm Haşr Suresinde zenginler arasında mallar, ganimetler devletin kasası kamu malı zenginlerin arasında dönüp dolaşmasın. Zengin fukaranın hakkı çıkarılsın. Herkese ulaştırılsın diyor Kur'an.

  82. 48:05

    Ama ne zaman ki kamu malları zenginler ve iktidara yüce yakın olanların yani yöneticilerin etrafında dönüp dolaşıyor ve umumi insanlara istifade sunulmuyorsa bir ve emanet emanet ganimet görülürse adama emanet mal veriyorsun adam geri istediğinde vermiyor ya ben çok değerli kıymetli levhalarım vardı Osmanlı'dan had levhaları hapse girmeden evvel adama emanet verdim

  83. 48:51

    al dedim bunları dedim. Benim evimi kısacaklar edecekler haberler aldım çıktığımda senden alırım dedim. 1900 yok işte tabi 99-2000 ben ilk hapse 2000'de girdim 2000'nin ocağında girdim deprem mağazından dolayı ve hapisten çıktım ya benim levhalarımı getir deyince evinde anahtarı başka bir Mikail amcadaydı ona da dedim sen buna teslim et sen bunları saklayamazsın bu saklar

  84. 49:33

    çıkınca alırız adam da 10 sene beni arabasıyla vaazlara götürdü İzmit'e şuraya buraya Mercedes arabası var zengin adam ben de dedim herhalde malımı çalmaz güvendim ona. Çıktım, dedi ben onları sattım. Ulan nasıl kır sattın? Bana mı sordun? Babana sordu. Babama soruyorum. Dedi bana sormadı. Allah Allah.

  85. 50:08

    Ben bunları yaşadım. Adam da sakallı, İsmail Ağa geldiği zaman cübbe giyer, sarık sarar, böyle bir adam. Hâlâ da yaşıyor. O kadar büyük maddi zarar verdi ki bana. Ben o paralarla apartman aldım. Babam zengin idi. Ama ben gittim, musaf aldım, kitap aldım, yazma. Yazmalar pahalı oluyor. Antika olduğu için.

  86. 50:37

    Ondan sonra araya adamlar koydum, şahitler koydum, şunu koydum, o ona satmış, o ondan almış, o onu bilmem ne. Yahu emanet verdim, onu ganimet zannetmiş. Allah Allah. Bak emaneti ganimet görüp hainlik edildiği zaman. Şimdi Efendi Hazretleri'ne dedim ki Efendi Hazretleri bu adam bana böyle böyle. Allah Allah.

  87. 51:03

    Hiç bizden bizim camiye gelen, bizim cemaatimizden bizden ders alan adam böyle adam nasıl olur dedi ya. E var. Bol miktarda da mevcut. Bol. Sarığı cübbesi sizi aldatması bir adamın namazı, orucu sizi kandırmasın diyor. Para işlerine bakın. Akçeli işlere bakın. Dirhemlere, dinarlara bakın. Emanet verdiğin zaman ödüyor mu?

  88. 51:38

    Ona bakın. Borç aldığı zaman ödüyor mu? Yolculukta adamı sınayın. Alışverişte adamı deneyin. Teheccüd kılıyor diye aldanmayın. Çünkü ben bunları yaşadım. Emaneti ganimet gördü herif ya. Kaç tane böyle var? Kaç tane? On beş sene beni gezdirdi adam. Ondan sonra jetski meselesinde resmimi çekip şey sat.

  89. 52:10

    Hürriyet gazetesine sat. Hürriyet gazetesinden on milyon para istiyor. Bu resmi sana vereceğim diyor. Ula aç mı kaldın? Bak ne hainler var, ne hainler. Ondan sonra benim orada bir şerefsizliğim yok. Haşaman var üzerimde. Avretlerim açık değil. Bir şey yok. Ama işte cübbeliğe sövdürecek milleti masonlar lazım oldu.

  90. 52:40

    Arkadaş diye bir şey yok. Vefa diye bir şey yok. Dürüstlük diye bir şey yok. Emanet diye bir şey kalmamış. Adam dernek kuruyor. Vakıf kuruyor. Malı hanımının üstüne yapıyor. Kendi hoca efendi kendi üstüne yapıyor. Olmaz. Haram. Sen bu iki kattır, bir kattır, beş kattır fark etmez. Tavuk kümesi olsa sen bunu milletten para toplayarak yaptın.

  91. 53:15

    Insanlardan para toplanarak yapılan yerde bunu derneğin olması lazım. Bir vakıf veya derneğin üzerinde olması lazım. Sen bugün varsın yarın yoksun. Senin üzerinde olursa sen öldüğün zaman oğlun kızın karın çıkın der orada kendi oturur veya satar. Çünkü mal o çolukçularına miras kalıyor. Ama sen bunu ümmetten para toplayarak yaptın.

  92. 53:44

    Ahirette ne hesap vereceksin? Ne cevap vereceksin? Üzerinde kul hakkı olduğu zaman bu kadar Müslümanın topladığı paraları zimmetinde kalırsa cennet yüzü görebilir misin? Peygamber kadar merin olsa yetmiş peygamber kadar ibadetle ahirete gitsen İmam-ı Rabbani Hazretleri bunu beyan ediyor. Divadelerde zikrediliyor.

  93. 54:12

    La yedhulü'l cennete racülün ve lev kâne amelü amele sef'ine nebiyyen ve aleyhi hakkun ve tebi'atün hatta o kul haklarını ödemedikçe cennete giremez. Yetmiş peygamber kadar amel, teheccüd, işrak, kuşluk, namaz, zikir kenarda durur ama Mevla buyurur bu kulumun hakkını öde. Bu Müslümanlar razı mı sana verdiği paranın senin kendinin mülkün olmasına?

  94. 54:46

    Değil. Ama bir adam dedi ki Hoca Efendi ben seni çok sevdim ben seni çok sevdim, hizmetlerini takdir ediyorum, benim de zengin adamım var, bir dairem var, buyur bu dairenin tapusunu sana vereyim, sen de kiradan kurtul. Bu bir hediyese bunu alırsın. Ama ben de hiç öyle bir hediye falan görmedim, onu da söyleyeyim yani.

  95. 55:10

    Bana hiç öyle bir hediye gelmedi yani. Hep gelen benden götürüyor yani. Hadi diyelim bir adam sana böyle bir hediye yaptı, alırsın. Para verdi, hediyedir dedi, alırsın. İstediğin karına, çocuğuna kullanırsın. Ama sen dernek medrese yapacağım diye para topladın, kız medresesi diye topladın, erkek medresesi diye topladın, tekke yapacağım, zikir yeri yapacağım diye topladın.

  96. 55:39

    Mutlaka onun, heyyetin, çünkü derneklerde en az beş kişi vakıflarda bir heyet oluyor, o Müslümanlar. E peki, tamam benim de dernekte. E dernekte ama dernek kim? Mütevellehiyeti başkanı, hocanın kendisi. İkinci başkan kardeşi, üçüncü damadı, dördüncü oğlu, beşinci amcası. E şimdi kusura bakma, kusura bakma, bu heyetin üç tane demek, beşte üç demek, karar alma yeterli sayı demek.

  97. 56:29

    Bunun beşte üçü, sen ne dersen onu yapan adam olursa, bu uygun olur mu? Ahlaki olur mu? Bu etik olur mu? Ben Fatih'in göbeğinde şu anda milyar eder o kadar mülkleri, babamın aldığı, üzerimde kaldığı, kendi ailemin üzerinde olanların hepsini derneğe verdim. Şu anda benim üzerimde veyahut ailemden birinin üzerinde bir tane orada mal yok.

  98. 57:02

    İki, ne Haydar'ın mütevellisinde, ne Lalegül'ün vakfında, ne ben varım, ne babam var, ne oğlum var, ne damadım var, akrabamdan hiç kimse yakın uzak yok. Müslümanlara güvenelim, Müslümanlarla iş yapalım. Emanet, ganimet gibi görüldüğü zaman, anladın mı? Zekat borç gibi görüldüğü zaman, yani ne demek?

  99. 57:36

    Adam borcunu ödemek istemediği gibi yırtabilirsem kaçırayım diye zekatı da zorlanarak veriyor, vermek istemiyor. Bu da var. Şimdi zekat vermemek için bin bir tane hile. Devamlı borçlanıyor. En zengin adam, adamdan zekat istiyorsun, diyor ki benim zekatım yok. Bak dese ki başkalarına verdim, derim ki Hacı Efendi Allah kabul etsin.

  100. 58:07

    Benim zekatım yok diyor. Niye senin zekatın yok? Devamlı yatırım yapıyorum diyor. Tesiri mübarek adam. On milyonluk malı var, malzemesi var. Gidiyor, fabrikayı büyütüyor. Bilmem ne kadar makine borcuna giriyor. Bir dahaki sene bilmem ne borcuna giriyor. Öbür sene arsa borcuna giriyor. Bir iki sene tarla borcuna giriyor.

  101. 58:37

    Adam şuradakilerin hepsinin parasını toplasan hepimizden fazla malı mülkü var. Ama zekat vermiyor. Çünkü neden? Devamlı borçluyum. Devamlı borçlusun da zaruret mi bu? Değil. O zaman, zekatı borç gibi görecekler. Yani borç vermek istemedikleri gibi zekat vermek istemeyecekler. Adam karısının sözünü dinleyecek, anasına isyan edecek.

  102. 59:12

    Bu da bol miktarda mevcut mu? Mevcut. Anne, yani işte kaynanalar da mübareke kadınlar biraz aksilik yapıyor. Kaynana olmuşsun. Oğlunu, baktın ki hanımını da çok seviyor, kaynana başlıyor hanımını kıskanma. Oğlunun hanımını oğlundan kıskanmaya başlıyor. Ya mübarek kadın, sen anneliğini bil, o da karılığını bilsin.

  103. 59:44

    Karının yaptığı işi anne yapamaz, annenin yaptığı işi karı yapamaz ya. Ama yok. Kaynanalar da işi karıştırıyor. Onları da huylu olmağa, uslu olmağa davet ediyorum. Ama kadınlar da adama devamlı, annen şöyle etti, annem böyle etti, o da kocasını dolduruyor. Bu sefer erkeğe düşen nedir? Anasına üf bile demeyecek, meşru hiçbir isteğini geri döndürmeyecek.

  104. 1:00:18

    Ne kadar karısının aleyhine konuşursa da dinleyecek, haklısın anne diyecek. Ama annesinin lafıyla da gidip karısına bindirmeyecek. Ona da hiçbir şey yansıtmayacak. Böyle anasından da rızalık alacak, karısından da, karısıyla da iyi geçinecek. İşte akıllı Müslüman budur. Kimisi anasının lafıyla doldurmasıyla karısını boşamaya kadar dövüyor,

  105. 1:00:45

    vuruyor, kırıyor, boşamaya kadar gidiyor, yanlıştır. Anneni üzmeden, tamam anneciğim diyerek bu taraftan da hanımını idare etmek lazım. Bu iş kolay bir iş değil. İnsan geçindirmek, insanlarla geçinmek zor iş. Ama bunu beceren çok az var. Ya bir tarafa yamuluyor, ya bu tarafa yamuluyor. Öbür türlü ne oluyor?

  106. 1:01:13

    Karısını dinleyerek anasından soğuyor, anasını aramamaya başlıyor, anasına gitmemeye başlıyor ve böylece anası da ona ah ediyor. İşte bir ana ah ettiği zaman o çocuk artık bereketini, rızkının, ömrünün hayrını göremez. E anne niye böyle yapıyor? Ben ne yapayım?

  107. 1:01:36

    Şimdi ahlak meselesi. Mesela kitapta diyor ki, tefsirlerde, fıkırlarda, bir anne baba çocuğunun bir şeyi yapmayacağını anladığı zaman o işi ona emretmesin veya söylemesin. Niye? Çünkü sen biliyorsun ki ben bunu dediğim zaman bu çocuk bunu yapmayacak. Yapmayacaksa günaha girecek. Neden? Sen ondan meşru bir şey istedin ki şuradan bana bir su getir.

  108. 1:02:13

    Mesela en basitini söylüyor. Şimdi öyle çocuklar var ki kalk sen al diyor, ayağın yok mu diyor. Böyle de terbiyesiz ahlaksız bir nesil yetişti. E şimdi ben bakıyorum, benim çocuğum bana su getir dediğim zaman getirecekse yavrum su verir misin diyor. Benim annem öyle edepli bir kadındı ki, Samsunluydu, Çarşamba.

  109. 1:02:36

    Samsun, Çarşamba'dan idi. Köyümüz oradaydı, annemin köyü. Annemin annesinin köyü. Annemin babası Cahit Efendi mübarek veliydi, o Samsun merkezdendi. Benim annem benden bir su içeceği zaman tabii çok da biraz kilolaştı falan, kortizom mortizom alıyordu, yani ağrıları çoktu. Derdi ki Ahmet, elinden bir su içeyim de bana şifa olsun.

  110. 1:03:03

    Demezdi ki su getir lan. Biraz da ana da olsam, baba da olsam biraz da kibar olacağım, biraz da terbiyeli olacağım. Lan lunla yürümez. Hem böyle taltıf ederdi, şey ederdi, insan böyle fişek gibi kalkıp su getiresi geliyordu. Lafın okşayışından. Ama ben bakarsam ki benim çocuğum bu dediğim lafı dinlemez, ben onu söylemiyorum.

  111. 1:03:31

    Çünkü kitapta böyle gördüm. Neden? Şimdi o çocuğun kendine göre günahları var. Bir de ben bir şey istediğim zaman onunla yapmadığı zaman oradan da bir günaha girecek. Ben çocuğumu niye günaha sokayım, cehennemde fazla kalsın benden sebep? Analar, babalar aklınızı başınıza toplayın. Yapmayın, çoluk çocuğunuzu isyana zorlamayın.

  112. 1:03:53

    Ama namaz kıl. Namaz kılmayacağını bilsen de namaz kıl diyeceksin. Yedi yaşında başlatacaksın, on yaşında kılmadı okşayacaksın biraz. O namaz Allah'ın hakkı, oruç Allah'ın hakkı. Onu konuşmuyorum. Ama kendimizle ilgili bazı haklarımız var kardeşim. Onlardan feragat ederiz. Yapmayacağını bildiğimiz zaman yapacaksa da zorlanacağı işleri söylemeyelim.

  113. 1:04:28

    Zorlanacak işleri de eksik eder. Ana baba hakkına girmesin. Sonra üf der, püf der, sıkıntıya girer, mesul olur, vebal alır. Onun için hanımının lafı ile ananak asla zerre kadar Halini değiştirmeyeceksin ama annenin laflarıyla da karına yansıtarak evinin düzenini ve huzurunu bozmayacaksın. Akıllı adam böyle yapar.

  114. 1:05:02

    Akılsız adam onun lafını ona taşır, onun lafını ona getirir, harp çıkar, ondan sonra da yuva yıkılır, kaç tane sabi sepiyen çocuk ortada kalır, ondan sonra karı da gitti, anan mı bakacak şimdi? Müslüman akıllı olacak. Ama anneye de üf yok!

  115. 1:05:24

    Anneciğim haklısın, ben çok sabrediyorum, işte şöyle yapıyor, böyle yapıyor, şunu yapıyor, oraya şükürmedi, yemek yapmadı, bana hürmetli davranmadı. Kadınların standart klişeleri var. Efendim aradım açmadı, dönmedi, beni çağırmadı, komşu gelmiş bana haber etmedi, dır dır dır dır dır. Ama annedir, hanım olsa sus kes dersin.

  116. 1:05:48

    Ama anneye sus kes diyemezsin. O zaman anneni dinleyeceksin, edeceksin. Anne ben farkındayım, hiç senin hakkına riayet etmiyor, sen çok tazimi hak ediyorsun, ben de elimden geleni tembih ediyorum. Ama ne yapalım şimdi, çoluk var çocuk var, evde huzursuzluk çıkıyor, çocuklara yansıyor, küçük çocuklar büyürken onlar da sinirli büyümesin, böyle anlatacaksın.

  117. 1:06:18

    Ben mi öğreteceğim sana ya? Evlenmek kolay. Ondan sonra boşamak da kolay. Kul hakları ne olacak acaba bir kul hakları? Kul hakları ne olacak? Ne oldu? Bir adam karısının lafını dinlediği zaman, onun lafıyla anasına karşı geldiği zaman, bir adam ve dostuna iyilik yaptığı zaman, babasına eziyet yaptığı zaman, Allah Allah.

  118. 1:06:56

    Bak arkadaşım var, bilmem neyim var, iş arkadaşım, iş ortağım, yol arkadaşım, asker arkadaşım, haç arkadaşım, onunla iyi geçiniyor, o bir şey istese yapıyor, gel dedi mi gidiyor, ver dedi mi veriyor. Babası bir şey istiyor, babasını dinlemiyor. Babası gel diyor, gitmiyor. Kırk tereden su götürüyor. Babacığım işim var, gücüm var, bilmem ne.

  119. 1:07:22

    Arkadaşı çağırsa gecenin ikisinde gider. Arkadaş samimiyetleri böyle. Ama öbür türlü ne yapıyor? Efendim, dostuna iyilik ediyor, babasına cefa ediyor, babasına eziyet ediyor. Ondan sonra ne buyuruyor? Çarkıcı kadınlar oynatıldığı zaman, şimdi her yerde çarkıcı kadın oynatılıyor.

  120. 1:07:51

    Belediyeler milletten topladığı vergilerle paralel olan konserler veriliyor, bütün konserlerde Samsun'un ortasında, Canik'in ortasında, İstanbul'un Taksim'inde milyonlarca para veriyorlar, milyonlarca para veriyorlar. O meşhur çarkıcı karılar var, onlar öyle ucuza gelmez. Onların fiyatı yüksek.

  121. 1:08:17

    Çarkıcı kadınlar oynatıldığı zaman, çalgı aletleri, vur patlasın, çal oynasın, çıplak karılarda söylesin, dans etsin, Ve şürübedül humur, içkiler içildiği zaman, su gibi içki içiliyor. Her yer, Samsun'da da bol miktarda tekel bayi var. Samsun'u bilirim ben, Karadeniz'i iyi bilirim.

  122. 1:08:50

    İçkiler içildiği zaman, ipek kumaşları giyinildiği zaman, erkeklere ipek haram, erkekler altın yüzük takmak haram, Gümüş ancak bir parmak yüzüğü kadar caiz, erkeklerin gümüşten saat takmaları haram, altın saat takmaları haram,

  123. 1:09:14

    Erkeklerin gümüşten kolye takmaları haram, erkeklerin sadece 4,5 gram, 5 gram, şafi mezhebinde birkaç gram da ilavesiyle beraber o kadarlık bir yüzük takması caiz. Bunun dışında erkeklerin gümüş takı takmaları, böyle demirler, bileklikler, kolyeler bunlar haram. Millet bunu da bilmiyor, bakıyorum erkekler altın takmıyorum diyor, her tarafını gümüş doldurmuş.

  124. 1:09:47

    E tamam bu da haram. Gümüşe bir tek yüzüklük müsaade var, yüzük. Ondan sonra, camilerde sesler yükseldiği zaman, dünya kelamı konuşulduğu zaman, Mekke'de, Medine'de bile millet gürül gürül gürül, dır dır dır dır konuşur. Allah'ın mescidi haramında. Resulünün sallallahu aleyhi ve sellem mescidi nebevisinde.

  125. 1:10:18

    Bizim Türkler Ümre'ye gidiyor, Haç'a gidiyor, ben Türklerin gittiği yere gitmiyorum. Gidiyorum bakıyorum, arkadaşlara diyorum ki nerede Türkler var, oraya gitmeyelim. Şimdi gelecekler başımıza bizi konuşturacaklar. Nasılsın, iyi misin? Ya mübarek adam kaç bin dolar para verdin, Mekke'ye, Medine'ye geldin.

  126. 1:10:41

    Burada iki rekat namaz yüz binden fazla, mescidi nebevi de binden fazla, bir vaat on binden fazla. Nafile namazlar kıl, kazaların varsa kazalarını kıl. Kur'an tilavet et, Kur'an buralarda nazil oldu. Kaç bin dolar para verip Ümre'ye, Haç'a gidip de oralarda Türkleri bulayım da görüşeyim. Git Türkleri Türkiye'de bul yahu.

  127. 1:11:02

    Mekke, Medine'de ne işin var? Tanıdığın adamla bile gitmek pek iyiydi. Tanıdığın insanlarla oturursan konuşturuyor seni. Bu sefer camide dünya kelamı konuşuluyor. Zaten cep telefonları mahvetti. Tavaf yaparken cep telefonuyla konuşuyor ya. Yahu tavaf namaz gibidir. Ancak konuşmaya müsaade var. Konuşmaya ne demek?

  128. 1:11:30

    Zikir yapmaya. Bir de zaruret olur, çocuk kayboldu, kafilede birisi yok, onu göremiyorum arkadaşlar. Hacı amcayı arayın bakalım. Yaşlı adam belki geri kaldı. Bunlar zarurettir. Zaruretin dışında, aa nerelisin, oo Kayseri'den neresinden bilmem ne, aa orada yayla var, orada ben çok süt içmiştim, yoğurt yemiştim.

  129. 1:11:55

    Ya arkadaş tavaftasın, tavafta. Mescittesin. Ne için? Allah'a karşı saygısız bir insansın. Edepsiz bir kulsun. Buralarda peygamberler tavaf etti. Bütün ulema evliya zikretti. Sen niye gaflet ediyorsun? Bak camilerde sesler yükseldiği zaman, sesli konuşulduğu zaman, sessiz de konuşulmaz. Niye? Dünya kelamı.

  130. 1:12:23

    Ahir zamanda mescitlerde dünya kelamı konuşacaklar. Hadis-i şerif, La yuba'lin la ubihim ba'lete. Allah o cemaatlere cami dolusu olsa hiç itibar etmeyecek, diyor. Efendi Hazretleri bu hadisi çok okurdu. Ahir zamanda camilerde cemaatler dünya kelamı konuşacaklar. Allah onların namazına, ibadetine hiç itibar etmeyecek.

  131. 1:12:48

    Yapmayalım ya. Haddimizi bilelim, terbiyeli, uslu kullu olalım. Ondan sonra, Ve kâne za'îmul kavmi erzelehum. Bir kavmin en seçilmişi, en rezil adam olacak. Daha o zamana doğru gidiyoruz. Bakın belediyelerin durumlarına. Hemen hemen belediye reislerinden dışarıda kalan kalmadı. Hemen hemen çoğu içeride.

  132. 1:13:21

    Durumu görüyor musunuz? Bunların hiçbiri de evinde otururken bir şey yapmadı diye alınmadı ya. Raflar gardıolaplar almıyor. Rüşvet, rüşvet, rüşvet, rüşvet. Sevgililer, metresler, otellerde zinalar, fuşlar, paralar. Ne oluyor ya? Bu millet başına bunları seçti. Seçiyor. Bunları seçiyor, ondan sonra da geçinemiyorum diye bağırıyor.

  133. 1:13:59

    Ben ne yapayım? İşte ahir zamanda durum böyle olacak. Sonra ne buyuruyor? Ve hükrimel racülü mehâfete şerrihi. Bir adama hürmet edilecek ama saygı değer olduğu için değil, sevildiği için değil. Ben bu adama hürmet etmezsem, yedirmezsem, içirmezsem bana zararı dokunur, beni içeri attırır, bana ceza verdirir, beni içten attırır, bana şöyle eder, bana böyle eder.

  134. 1:14:33

    Allah için birbirini seven, sayan, sayılan kalmadı hemen hemen yahu. Hemen hemen kalmadı yahu. Sen şimdi beni niye seviyorsun? Sen beni niye seviyorsun? Bitti zaten hadis, senden hadise getirdin yani. çok iyi bir iş yaptın. Eee sen şimdi beni niye seviyorsun? Siz buraya niye geldiniz? Ben size çıkarken çeyrek altın mı dağıtacağım?

  135. 1:14:58

    Ben size efendim eee dünyalık bir menfaat katkı mı sunacağım? Veyahut ben buraya niye geldim? Sizden reyn mi istiyorum, param mı istiyorum, makam mı istiyorum, ne istiyorum? istiyorum? Inşallah niyetim halistir. Sizin niyetiniz hemen İnşâAllah niyetim hâlistir. Sizin niyetiniz hemen hemen yüzde yüz iyidir.

  136. 1:15:16

    hemen yüzde yüz iyidir. Ben de şüphe olabilir. Allah beni de Bende şüphe olabilir. Allah beni de ıslah etsin. ıslah etsin. Belki bir gösteriş girer, gösteriş. O gösteriş beladır. Riyaş gizli şirktir. Allah muhafaza. Allah cümlemizi muhafaza etsin. Ikhlas nasip etsin. O zaman kardeşim şimdi sen bana değer veriyorsun, hürmet ediyorsun.

  137. 1:15:36

    Peki sen bana hürmet etmesen veyahut burada Ahmet Hoca Efendi'ye hürmet ediyorsun. Ekrem Hoca Efendi gelmiş. Dünya kadar Hoca Efendiler var. Efendi Hazretleri vekilleri var. Temsilcileri var. Isimlerini aklıma gelen gelmeyen gözüm görmüyor. Önceden görmediğim için şimdi kim var kim yok onlar da bilmiyorum.

  138. 1:15:52

    Allah hepsinden razı olsun. Efendi Hazretlerimizin kıymetli vekilleri, Şura Müceddidiye hocaları. Şimdi bunlara cemaat hürmet ettiği zaman kimse onun şerrinden korktuğu için hürmet etmiyor. Sen bana sevgi gösterisi yaptığın zaman, hürmet ettiğin zaman etmeseydin benim benim sana bir zararım dokunacak diye bir tehlike benden seziyor musun?

  139. 1:16:21

    Yok. Işte bu Allah içindir. Birbirini Allah için sevmek, bu meclislere Allah için gelmek ve birbirini gördüğünde hürmet etmek, eğilmek, yaşlının, büyüğün veya bir alemin, bir hafızın elini öpmeye yeltenmek, o da tabii öptürmeyecek. O da kürek gibi böyle elini böyle tutup da ağzına doğru getirmeyecek.

  140. 1:16:43

    O da terbiyesini takınacak öyle. Efendi Hazretleri çocuk elini öpse çocuğun elini öperdi ya. Ali Haydar Efendi babamız kim elini öpse onun elini öperdi ya. Hoca dediğin böyle milletin ağzına elini götürür mü ya? Kibir haram. Ama insanlar hürmet ediyorlar ilim eline, hoca efendilere, hafız efendilere, Kur'an için, din için, Allah için.

  141. 1:17:09

    Ama kimse birbirine burada şerrinden korktuğu için bununla iyi geçinmezsem başıma bela gelir diye hürmet ediyor mu bize? Etmiyor. Elhamdülillah. Biz rahatız. Ama bir adam düşünsün. Bu millet bana saygı gösteriyorsa, bu millet bana hürmet ediyorsa benden korktuğu için mi ediyor? Allah rızası için beni sevdiği için mi ediyor?

  142. 1:17:34

    Ben bunların hürmetine tazimine layık mıyım değil miyim? Ama bakarsan ki bunlar benden korkuyor, ötleri kopuyor, korktukları için beni sayıyorlar. Işte o zaman senin işin yaş. Buraya giriyor. Şimdi saydık mı? Saydık. Bir tane kaldı. Bu ümmetin sonra gelenleri öncekilere lanet ettiği zaman.

  143. 1:18:10

    Şimdi biz sonra geldik. Biz sahabe-i kiram hakkında ne yapmamız lazım? Radıyallahu anh diyerek hürmetle dua etmemiz lazım. Tabi tabi müştehidler, müfessirler, muhaddisler, geçmiş büyüklerimiz, ecdadımız, atalarımız, Müslüman olanlardan bahsediyoruz. Gidip de Türk diye kafa tasçılık yaparak Cengiz Han'ı hülagüyü methedecek halimiz yok.

  144. 1:18:41

    Zalimleri methedecek halimiz yok. Burada Türk'lük, Kürt'lük, Lazlık, Çerkez'lik geçmez. İslam'da fazilet takva iledir. En çok haramdan sakınan ekremekum inne ekremekum indellat akum. O zaman işte kardeşler şimdi çıktı birileri sahabe-i kiram için ne diyorlar? Onlar nefislerine uydu, nefsani sahiplerle savaş ettiler.

  145. 1:19:15

    Yok. Ya Hayrettin Karaman gibi adam bütün herkesin hocası geçiniyor. Millet onu ben muaviyeyi sevmem diyor. Sahabe-i kiramın büyüklerinden müminlerin dayısı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kayınbiraderi kırk sene bu ümmetin başında vazife yapıp Kıbrıs'ta her yeri fethetmiş vahiy katiplerinden Allah'ın indirdiği vahiyleri yazmış.

  146. 1:19:41

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ııı dua etmiş. Allah'a Allâhumme kîl azâb, allimul hisâb O'na hesap yapmayı çok iyi öğret ve O'nu azaptan muhafaza et. Tirmizi'de, Ahmed ibn-i Hanbel'de bu hadis var. Allâhumme câlu hâdiyen mehdiyyen, Ya Rabbi O'nu idâte erdir, O'nunla insanları idâte kavuştur diye peygamber duası almış, Hazreti Muaviye gibi bir insana

  147. 1:20:06

    ve sâir sahabe-i kirâm hakkında ileri geri konuşan zındıklar türedi, şiiler türedi. Ve maalesef şu anda ben şeyim demiyor, ben ehl-i sünnetim diyor, ben ehl-i sünnetim diyor, arada da sahabenin bazılarını sevmem diyebiliyor. İşte ümmetin sonunda gelenleri önce geçen ve bize bu İslâm'ın ulaşmasına vesile olan büyüklerimizin aleyhine konuştuğu zaman ne olacak o zaman?

  148. 1:20:40

    Haa, feryartakibû indezâlik erîhan hamrâ. Kırmızı bir yel esecek, toz dumana karışacak, bir kasırga ve fırtına hortumlar çıkacak ve hasfen sonra yerin dibine göçmeler ve batmalar olacak ve meshan ondan sonra da maymuna ve domuza dönmeler olacak.

  149. 1:21:06

    Şimdi oraya doğru gidiyoruz. Konya Ovası'nda obruklar açılmış, obruklar. Konya Ovası'ndaki batan yerler Samsun'dan büyüktür. Yani o kadar toplasan çok. Bilmiyorum da belki onlarca, yüzlerce var. Onlarca kesim var. Bak Eyüp Sultan'da bu selde bir oyuk açılıyor, kaç araba gitti içine.

  150. 1:21:39

    Şimdi kasırgalar, tufanlar, tayfunlar, hortumlar Amerika'da, şurada, burada çok oluyor. Okyanus ülkelerinde. Buralara da başladı. Başlar. Namaz kalmadı, cemaat kalmadı, vaaz kalmadı, emr-i bi'l-marruf kalmadı. Medresede hoca talebe okuyor, gidip millete bir şey anlatmıyor. O da emr-i bi'l-marruf'u terk ediyor o zaman.

  151. 1:22:06

    Ne olacak? Senin kendi namazın seni kurtarmaz, millete namaz kıl demedikten sonra. Senin çarşaf giymen seni kurtarmaz. Açık bacılarımıza, kapanın yavrum tesettüre girin, bak haramdır, ölüm var, ahiret var demezsen nasıl olacak? Bana ne neme lazım, kim cehenneme giderse gitsin. Sen cennete nasıl gideceksin?

  152. 1:22:27

    Allah'ın kullarına acınmayana Allah acır mı? Melekler acır mı? Müslümanlar gevşettik bu işi. Hocaefendiler, kapı kapı gezmek lazım. Benim sağlığım olsa keseceğim. Kendime göre işler yapmaya çalışıyorum. Toptancılık yapıyorum biraz ama özelde de para kendi işte yapıyorum. Gelenim gidenimin haddi hesabı yok, bir şeyler söylüyorum.

  153. 1:22:51

    Ama ne yapalım? Hidayet yaratmak Allah'a aitti. Ben çocuğuma hidayet yaratamam ama çocuğuma doğruyu söylemek zorundayım. Hepiniz bu vazifeleri yapıyor musunuz Allah rızası için? Yoksa oturalım bekleyelim. Fırtına gelsin bizi söksün alsın götürsün havada bir hortumla beraber döndürsün alsın bizi denize.

  154. 1:23:12

    Batmalar bekleyin. Ondan sonra maymuna domuza dönmeler bekleyin. Bak hadis-i şerif ne buyuruyor? Emri bil maruf terk edildiği zaman vaaz-ı nasihat bırakıldığı zaman insanlara İslamiyet anlatılmak terk edildiği zaman bunların hepsi o zamana denk geliyor. İşte o vakitte insanlar ne yapacaklar? Eğlencede oturacaklar.

  155. 1:23:42

    Yebitu kavvun ala lehvin ve şurbin ve khamrin eğlenecekler, yiyecekler, içecekler geceliğin alem yapacaklar şimdi Noel geliyor yılbaşı kutlayacaklar bilmem neler bilmem neler partiler verecekler herkesin keyfi yerinde fe yusfuhu kıra dedem ve khanâzi sabah kalktıklarında maymunlara ve domuzlara dönüşecekler.

  156. 1:24:13

    Önümüzde öyle günler var bazı topluluklar, insan toplulukları Beni İsrail'de cumartesi ashabına olduğu gibi maymun ve domuz olarak sabaha çıkacaklardır diyor hadis-i şerif. Bütün bunların nedeni olacak işte herkes neme lazım demesinden olacak. Bakın cumartesi balık avlayanlara haram edildiği zaman eyle ashabında üçe bölündüler.

  157. 1:24:40

    Bir kısmı haramı çiğnediler bir kısmı çiğnemediler ama vaaz etmediler. Bir kısmı da vaaz ettiler. Vaaz etmeyenler, vaaz edenlere dediler ki Ya ne vaaz ediyorsunuz bu adamlara? Bunlar laf anlamaz. Allah bunları helak edecek yahut şiddetle azap edecek. Vaaz edenler ne dediler? Allah'a özür dileriz. Ya Rabbi biz vazifemizi yaptık diyebiliriz.

  158. 1:25:15

    Belki de bir tane sakınan olur. Belki bir namaza başlayan olur. Belki bir içkiyi bırakan olur. Dediler. Şimdi dikkat edin. Hepinizi biliyorum. Millet laf anlamıyor, dinlemiyor. Bir şey anlatıyoruz, amel etmiyor diyebiliyorsunuz. Ama söylemekle mükellefiz. Vaaz etmekle mükellefiz. Bu toplum bizim kardeşlerimiz, akrabamız, vatandaş.

  159. 1:25:39

    Bir memlekette aynı yerde yaşıyoruz. Batarsak bir batacağız, çıkarsak bir çıkacağız. Bunlar gemiyi deliyor. Biz aynı gemideyiz. Gemiyi delenin elini tutmazsak, onun deldiği yarığı yamalamazsak su içeri girdiği zaman sen de o gemide batacaksın da o da sayı hadis.

  160. 1:26:03

    Allah'ın sınırlarını koruyanlarla sınırları aşanların durumu neye benzer? Aynı kemiğe bir kat, iki kat, üç kat Aynı gemiye yerleşenlere benzer. Fesârabâzûn fî âlâ, fesârabâzûn fî esfelâ. Bir kısmı kamerada, üstte, bir kısmı güvertede, bir kısmı altta, potrumda. E şimdi üsttekiler... havası güzel, suyu güzel.

  161. 1:26:32

    Manzara seyrediyor. E alttakiler de bunaldılar. E bunlar da diyorlar ki arkadaş herkes kendi katında kalsın. Kimse yukarı çıkmasın. Giren çıkan aşağı yukarı bizi rahatsız etmeyin. Yatıyoruz ediyoruz bilmem ne. E alttakiler de dediler ki ya bunları ne rahatsız ediyoruz kardeşim? Bize de su lazımsa bilmem neyse kıralım alttan bir tahta şelale gibi su çıksın.

  162. 1:26:56

    Altı deniz. E üsttekiler bunu duyduğu zaman aman aman kardeşim siz yukarı gelin hava alın istediğiniz zaman kova ile denizden su alın. Biz razıyız derlerse gemi kurtulur. Ama üsttekiler derlerse bizim kat rahat alttaki katta tahtayı kırmış bana ne? İşte o kafayı kırmış. Akılsız adam. Çünkü neden? O senin altın onlar senin altında duruyor.

  163. 1:27:29

    Ellerinden tutarlarsa dur yapma tahtayı kırma necev ve necev cemia hepsi birden kurtulacaklar. Yok ne yaparsanız da yapın bizim katta bir şey yok zaten derseler heleku cemia hepsi birden batacaklar. Bu nasıl olacak yani? Hadis-i Şerif böyle buyuruyor. Bütün Hadis-i Şerifler buna temas ediyor.

  164. 1:28:01

    Şimdi siz ne temurun ne bil maruf mutlaka şeratın emirlerini duyurmanız lazım. Ve ne tenevün hal münker kötülükten nehyetmeniz lazım. E çünkü bu cemaat bak burada toplanan cemaat ekserisi sakallı, sarıklı, cübbeli, çarşaflı bir takva sahibi oldukları anlaşılan özel bir cemaat yani. E şimdi bunlar öbürlerine hidayet rehberi olması lazım kardeşim.

  165. 1:28:31

    Yoksa ne olacak? Evliyü's-Salli Allâhu Aleyhüm Şerârekum Allah en kötüleri başınıza musallat edecek. Fedruhü yarutun felâsı tecâbüle. Evliya dua yapsa kabul olmayacak. Adam sabaha kadar evliya olmuş kerameti var ama Mevla buyuracak evliyalığın kendine duanı kabul etmiyorum. Niye? Ne melazımcılık yaptın kendini kurtarayım derken milleti cehenneme attın.

  166. 1:28:57

    Bu millete kiminle vaaz edeceksin? Onun için ne buyuruyor Kur'an? Balık tutanları benim emrimi kırdıkları için cumartesi günü balık avlamak yasaktır. Beş, altı gün serbest sadece cumartesi yasak. Bu beni İsrail'e özel bir şey. Gidip de şimdi siz de limanda Samsun'daki balıkçıya cumartesi günü mü avladın bu balığı diye soracak kadar manyak değilsiniz herhalde.

  167. 1:29:30

    Bizim ümmette helal. Ama beni İsrail'de böyle bir imtihan oldu. Haramı çiğneyenlere alçak olun, maymun olun dedik sabaha maymun çıktım. Öbürlerinde durum ne oldu şimdi? Efendi Hazretlerimiz çok okurdu bunu. Buyururdu ki, burada iki sınıf kaldı. Bir vaaz edenler, bir vaaz etmeyenler. Ama haram işlemeyenler, ama vaaz da etmediler.

  168. 1:29:57

    Üç kısım idi, iki kaldı şimdi. Haram işleyenler maymun domuz oldu. domuz oldu. Yaşlıları domuz oldu, gençleri maymun oldu. Öbürleri ne oldu şimdi? Mevlana Mevlana buyuruyor, buyuruyor, felemmâ nesû mâ zikirû bihî. Bu kadar vaaz edenlerin, sohbetlerini dinlemeyenler, unutup terk edenler, olduğu zaman enceynel-lezîne ye'lhevle'ani sûr

  169. 1:30:27

    kötülükten nehyedenleri, haram yapmayın diyenleri, günah işlemeyin, Allah'ın sınırını aşmayın diyenleri kurtardık. Bunların kurtulduğu kesin. dediğine zalimu bi'zâbim be'isim bimâ kâni yassukûn. Ama o zalimleri, fasıklık yaptıkları için, Allah'ın taatından dışarı çıktıkları için, için çetin bir azap ile yakaladık.

  170. 1:30:57

    Şimdi bu zalimler kim? Peşine de diyor ki, kufelen mâ tevham mânu'an E şimdi tamam da, eşit tamam da, zaten haram isteyenler maymun domuz oldu, onu anladık zaten haram işleyenler maymun domuz oldu, onu anladık. öbür zalimler ki işte Efendi Hazretlerimiz öyle buyurur Burada zalim olmayan bir kişi var, bir grup var.

  171. 1:31:16

    O da kim? Kendisi haramları yapmıyor, haram işleyenleri de uyarıyor, Allah için nasihat ediyor. Bu zalim değil. Ama iki fırka zalim. Birisi zaten haram işlediği için zalimdir. İkincisi, kendi haram işlemese de, camide, cemaatte, ibadette devam etse de, günah işleyenlere vaaz etmediği için, emri bil maruf vazifesini ihmal ettiği için zalim.

  172. 1:31:51

    İşte şu anda biz, genel manada bu salonda bulunanlar, Allah'ın izniyle büyük günah işlemekten sakınan, haramlardan sakınan insanlar olduğumuzu düşünüyorum. Ve hüsnü zanda bulunuyorum hepinize. Hepiniz benden daha takva olduğunuza da inanıyorum. Ama bu millet sel giri cehenneme giderken, istediğimiz kadar zikir yapalım, bunlara nasihat etmedikçe, bunlara ulaşmadıkça,

  173. 1:32:22

    Allah bizi muradımıza ulaştırmaz. Şimdi fırtınalar zamanı. Bundan sonra yere batmalar zamanı. Daha da kötüsü maymuna domuza döndürülecek zamanlar gelecek. Bu günlere gelmeden, evleniyoruz, doğduk, doğurduk, torunlarımız var.

  174. 1:32:42

    Şimdi bunlar bu belalara, önümüzdeki yıllarda günlerde düşmesin istiyorsak, biz ümmeti Muhammed'in yavrularına acıyalım, gençlerine acıyalım, halkına acıyalım, Allah da bizi acırır, çoluk çocuğumuzu da bu yolda yaşatır ve onları da namaz ehli eyler, Kur'an ehli, medrese ehli eyler de cennette birleşiriz.

  175. 1:33:08

    Yoksa, kızımı çok seviyorum, torunlarım var, torunlarımı çok seviyorum, ama suratlarına bakıyorum, şöyle bakıyorum, benim torunlarıma, bakarken şunu düşürüyorum, ben cennete gidebilecek miyim? İki, bu çocuk büyüyünce namaz kılacak mı? Bu kız büyüyünce çarşafa girecek mi? Haremde selamlığa rahat edecek mi?

  176. 1:33:39

    Ya bunlar da namaz kılmazsa veya günahkar olursa, ya bunlar cennete giremezse, ben girsem bile, yani inşallah girerim, bu sevdiklerimle Allah benim yerlerimi, yurtlarımı ayırırsa, ne olacak halimiz diyorum, ondan sonra dertleniyorum, efkarlanıyorum, keşke evlenmeseydim diyorum, ondan sonra kafayı kırıyorum, çocuk yapmasaydım diyorum, bu çocuk ve torunların mesuliyeti üstümüzde,

  177. 1:34:15

    onların da çocukları olacak, bizim görmediğimiz torunları olacak, göremeyeceğimiz nesiller gelecek, bizden gelecek nesiller cehenneme mi girecek, ateşte mi yanacak diye düşünüyorum, ve çocuk çoluğumla, torunlarımla otururken, bir yemek ısmarladığım zaman, bir çay içerken, bir tatlı yiyeyim derken, bütün tadım kaçıyor, bütün moralim sıfırın altına iniyor, ve böyle...

  178. 1:34:42

    Öyle, çocuklar, torunlar da baba ne oldu, bir sıkıntın mı var, bir derdin mi var dede? Anlatamıyorum, anlatamıyorum, ben başka bir alemdeyim, onlar başka bir alemde. Arkadaş, bugün dünyanın üstündeyiz, yarın altındayız. Ahirette beraber olmadıktan sonra, cennette cem olmadıktan sonra bu dünyanın birlikteliği kaç gün sürecek ve ne fayda verecek?

  179. 1:35:11

    Zaten hastalık, ustalık bu saatten sonra arızalarda artıyor. Biz artık ahiret yolcusuyuz. Çoluk çocuklarında ömrü olanlar yaşayacak. Ama nasıl yaşayacak, nasıl yaşayacak? İşte ben Samsun'a geldim, Allah rızası için size bir şey anlatayım diye geldim. Tamam mı? Belki Allah benim bu gelmeme acır, benim çocuklarımı, zürriyetimi namaz ehli eder,

  180. 1:35:36

    Kur'an ehli eder diye niyet ettim de geldim. Sen de bu niyetle geldin. Hepimiz Allah için çalışacağız. için çalışacağım. Yoksa iş zor. Nebû Resûlullah, Nebu'l-Estağfirullah Lentenfeakum erhamukum velâ evlâdukum yevmel kıyâmeti afsıl-ü beynekum, Allahü bimâ teâmelûne habîd. Rahimler fayda vermeyecek, akrabalık fayda vermeyecek, çocuklar fayda vermeyecek,

  181. 1:36:20

    karı-kocaya fayda vermeyecek. ana oğuluna fayda vermeyecek, kıyamet günü Allah aranızı Ana oğluna fayda vermeyecek. Kıyamet günü Allah aranızı açacak. Aranızı ayıracak. Orada ancak iman ve ameli salih fayda verecek. Başka çare yok. Nebu'l-Estağfirullah Feyda nüfikafis suri felâ ensâbe beynahum felâ ensâbe beynahum yevme izin velâ yetesâelûn Sura öfürüldüğü zaman nesep kalmaz,

  182. 1:37:08

    soysop kalmaz, kimse kimseye nasılsın, iyi misin sormaz. Mizanda tartılır iman ameli salihi ağır gelenler elli artı biri görenler ancak felaha erenler cennete girenler onlar olacak. Mizanda sevap tarafı hafif kalanlar günahları ağır basanlar cehennemde ebedi kalacak. Pustağına uğrayacak. Cehennemde ebedi kalacak.

  183. 1:37:40

    Müslüman ise günaha kadar cehennemde yanacak. Günahlarına kefaret olduktan sonra cennete çıkacak. Ne gereği var cehenneme uğrama? Ne gereği var cehennemde bir kere bile yanma? Cehenneme bir adam bir kere atıldığı zaman hadis-i şerifte buyuruyor, bir sokacak çıkaracaklar. Cehenneme girmenin bir sokup çıkartmaktan başlıyor sürek, yedi bin seneye kadar müslümanlardan cehennemde

  184. 1:38:06

    insanlar, kafirler hiç çıkmayacak. Yedi bin seneye kadar yanacak müslümanlar. Ama en azından bir kere sokulup çıkarılacak müslümanlar. Ne gibi olacak? Kömür gibi zift karası çıkacak. Kömür gibi. Yahu bir kere elimize kibrit değdirmek istemiyoruz. Sıkaranın ız maritine değsen yandım Allah bağırıyoruz.

  185. 1:38:28

    Bazı kere patates kızartmasını birisi eline değdi bir sıcak ağzına atmıştı yandım diye yirmi dört saat yandım dedi adam ya. Bir patates kızartmasınlar. Deri hassas, ağzın içindeki deri çok hassas hemen yanar. Yirmi dört saat uğundu ya.

  186. 1:38:46

    Şimdi sen bu cehennem ateşine üç bin sene tutuşturulmuş, atılıp çıkarılmak, bunu göze almayalım. Beş paralık keyif için, zevk için. Tevbe kapısı açık. İstiğfar kapısı açık. Yaptığımız günahlara Allah'a dönelim, tevbe edelim. Bir daha yapmama azmedelim, karar verelim. İnşallah Rahman, Rabbim rahmet edecek.

  187. 1:39:08

    Ol hakim rahmet kılığa ol padişah ol kerim ol rahim ol ilah derdi Efendi Hazretlerimiz. Mevla acif. Acınacak kul olalım. Acınmamız için ne yapmak lazım? İrhamu men fil ard yarhamküm men fil selam. Yerdeki Allah'ın kullarına, hayvanlara kadar merhamet edin. Gökteki melekler de size acısın. Errahimune yarhamumurrahman Merhametli olanlara Rahman merhamet edecek.

  188. 1:39:40

    Rahman Allah'ın sıfatı Allah'ın sıfatı acıma sıfatı, o kimsede yok o sıfat. acımaz. Onun için namaz kılmayanın cehenneme gittiğini görürken, zina edenin, içki içenin, açık gezenin kadının cehenneme doğru sürüklendiğini görürken, bana ne, neme lazım diyenler merhametsizdir, vicdansızdır. Hiç kimse çoluğunun, çocuğunun, komşusunun sele kapıldığını,

  189. 1:40:07

    uçuruma sürüklendiğini veya kör bir âmânın, efendim uçurumun aşiğine geldiğini görmediğini gördüğü vakitte zerre kadar insafı, vicdanı, merhameti varsa duramaz. Onun elinden mutlaka tutar. Ancak çok büyük zalim kattar. Dünyada pek öyle insanda az bulunur. O zaman bırak yuvarlansın der, seyreder. Hem de bakar ki nasıl gümbürdemiş, aşağı nasıl düşmüş diye bir de kahkaha atar.

  190. 1:40:38

    Biz böyle bir zalim değiliz, olmamalıyız. Peki dünyada uçuruma giden, kör kuyuya düşecek, adam ateşte yanıyor, sen bunu kurtarmadan edebilir misin? Edemezsin. Peki dünyanın ateşi yakıyor, cehennem yakmayacak mı? Dünyada kuyu var, cehennemde reil kuyusu yok mu? Gayya kuyusu yok mu? Esen kuyusu yok mu?

  191. 1:41:00

    Hafız Efendi demin ne okudu burada aşırı? Şirk koşanlar, insan öldürenler ve zina edenler. Bunlar esen kuyusuna kavuşacak. Bak üçünü yapsa veya ikisini yapsa veya birisini yapsa. Esen kuyusu nedir? Bütün cehenneme elinin, yandıkları, irinleri, kusmukları, leşleri, cerahatleri bir kuyuda toplanıyor. Birisi gay kuyusu, gayya diyorsunuz.

  192. 1:41:34

    O namaz kılmayanlar, kılsa da kazaya bırakanlar, kılsa da taadil erkansız kılanlar, namazı zayi edenler. Onlar namazı zayi ettiler, şehvetlerini haramlara vurdular. Burası Meryem Suresi. Bu Hafız Efendi ben gelmeden evvel okuduğu aşırı, Furkan Suresi. Burada da Allah dostlarının sıfatlarını anlatıyor.

  193. 1:42:00

    Onlar şirk koşmazlar, insan öldürmezler, zina yapmazlar. Kim bunları yaparsa? Yelka esen. Esen kuyusu, günahının cezasını bulacağı kuyu. Böyle kuyular var. Yetmiş sene dibine iniyor, dibini bulamıyor, hala gidiyor. Atıyorlar üstten aşağı. Yetmiş sene gitmek ne demek ya? O hızla beraber aşağı doğru. İşte bu kuyular var.

  194. 1:42:27

    Şimdi adamın sene kapıldığını veya önündeki çukura düşeceğini gören acıyor. Dur, dur, dur diyor, hemen onun elinden tutuyor. Aa ne vicdanlı adam, ne merhametli adam deniyor. Peki bu millet namazsız, abdestsiz, tesettürsüz, çırılçıplak geziyor. Sel gibi cehenneme gidiyor. Bunu da birileri görüyor ve giderse gitsin, ne yaparsa yapsın diyor.

  195. 1:42:54

    Bu vicdan var mıdır bu adamda? Bunda merhamet var mıdır? Ya bu cehenneme inanmıyor, ya öldükten sonra dirilmeye inanmıyor, ya Allah'ın ahiret azaplarına inanmıyor ya da inanıp da dünyanın sıkıntısından kurtarırken kurtarırken, ebedi ahirette yanmasına göz yumuyorsa Allah buna acımaz. Allah kullarından

  196. 1:43:21

    merhametlilere acır. O merhamet nasıl ki aç olana yetişiyoruz, çıplak kalana elbise veriyoruz, selde kalanın elinden tutuyoruz, önünde kuyuya düşecek olana düşmediği ya efendim bağırıp durduruyoruz, o zaman ahirete inanan Müslümanlar olarak bu milletin cehenneme gitmesine razı gelmeyelim ve cehenneme doğru sel gibi gidenlere merhamet edelim, acıyalım, Allah için nasihat edelim.

  197. 1:43:50

    Ha ben zina yaptım, daha ben cehenneme mutlaka gideceğim, o zaman tövbe etsem neye yarar? Öyle yok. Veyahut cinayet işledim, veyahut içki içtim, veyahut bir müeşcilsellik yaptım. Tövbe kapısı açık. Mevla kapatmadı. Can bedendeyken ümidi kestirmedi. Ölümden evvel her şeyin çaresi var. Ne buyurdu hadd-i kerime sonunda, Allah'a şükür.

  198. 1:45:10

    bir daha yapmayacağım diye söz verirse imanını tazelerse namaz abdest, salih amellere, farzlara, vaciplere başlarsa Allah onların günahlarını silmekle kalmaz. Evvelce yaptıkları günahların yerini sevaplarla dolduracak. Allah çok bağışlayan, çok acıyan daima olmuş. Kim tövbe edip salih amellere dönerse bu zamana kadar ki içkileri, kumarları, zinaları, haramların hepsi silinecek.

  199. 1:45:43

    Onun dönüşü Allah'a makbul olacak. Böyle bir Rabbimiz var. Bizi atmıyor, bizi canımızı cehenneme satmıyor. Biz o Allah'a bir an önce dönelim ve kendimiz günah yapmıyorsak da günahkarlara acıyarak onlara vaaz edelim. Biz de ne melazımcılık günahından ve insanların harama, cehenneme gitmesini seyretme zulmünden ve vebalinden kurtulalım.

  200. 1:46:13

    Allah hepinizden razı olsun. Hayırlı muratlarınız hasıl olsun. Umduklarınıza nail olup korktuklarınızdan emin olasınız. Ben size dualar ediyorum. Şimdi Uhde Derneği Ahmet Hocamızın derneği olacak. Samsun'da o hoca efendilerin sohbetlerini söylüyorum. Ali Dilek Hoca Efendi Atakur'dan sohbet ediyor. Ubeydullah Hoca Canik de sohbet ediyor.

  201. 1:46:36

    Ferhat Hoca Efendi Tekkeköy'de sohbet ediyor. Halit Hoca Efendi Kışla'da sohbet ediyor. Muhammed Fatih Hoca Tepecik'te sohbet ediyor. Şimdi bunlar iyi. Bak bunlar beni sevindiriyor. Demek ki vaaz ediliyor. Emri bil maruk yapılıyor. Insanlara helal haram anlatılıyor. Inşallah Samsun'a büyük bela gelmeyecek inşallah.

  202. 1:46:56

    Samsun afattan kurtulur. Böyle yaparsanız sohbetlere devam ederseniz insanları gezerseniz bela gelmez. Inşallah. Yusuf Hoca Efendi kardeşimiz ııı Kamil Çenolcak Hoca Efendi ııı kıymetli büyüğümüz Allah rahmet etsin, kabri nur olsun, derecesi âli olsun. Efendi Hazretleri'nin rabıtasını bozmadığı yolunu devam ettirdi.

  203. 1:47:18

    Kıymetli hocamızın yanında çok hizmetler etti. O da Mahmut Efendi İlim ve Araştırma Arapça Medresesi kurdu. On dokuz Mayıs Engiz'de Engiz zaten Kamil Hocamızın vazife yaptığı bölgeydi. Efendi Hazretlerimizle gelirdik oraya. Orada da o medreseye de destek olalım, talebe verelim. Yadularımızı okusunlar.

  204. 1:47:38

    Yusuf Hoca da kıymetli bir kardeşimiz. Allah hepinizden razı olsun. Amin. Şimdi bu bir şey söylüyorum. Bunu dikkatle dinleyin. Iki iki dakikanızı almaz. Herkes dikkatle dinleyin. Biz İsmail'e cemaatini vakfını terk ettik. Biz İsmail'e cemaatini vakfının için terk ettik. Efendi Hazretlerimiz bize vasiyet etti.

  205. 1:48:04

    Rabıta bana devam edecek. Bozdukları için terk etti. Efendi Hazretlerimiz bize vasiyet etti. Halifem yoktur. Şeyh bırakmadım. Bunu kulaklarımızla duyduk. Sesi de var. İsmail Ağa Vakfı Şeyh uydurdu. Ikinci onun için terk etti. Üçüncü Abdullah Kılıç diye birini genel sekreterliğe başa geçirdiler. Ve bu adam bir kaç ay evvel açıklama yaptı.

  206. 1:48:30

    İsmail Ağa'nın resmi sitesinde şu anda duruyor. Evliyalar, veliler öldükleri zaman işleri bitmiştir. Tasarrufları yoktur. Evliya kabire girdikten sonra daha kerametleri yönetimleri kalmaz. Işte bu tam bir Vehhabi inancıdır. Eni sünnete muhaliftir. İmam-ı Rabbani'nin mektubattaki beyanları Halid-i Bağdadi'nin Rabuta Risalesi'ndeki beyanları açık ve sarıhtır.

  207. 1:49:02

    Evliya Allah öldükten sonra da feyiz verirler. Medet ve imdat ederler. Bu onların kerametidir. Peygamber ölünce peygamberliği alınmaz. Evliya ölünce veliliği soyulmaz. Peygamberlerinde mucizeleri devam eder. Evliyanın da kerameti devam eder. Işte bu Abdullah Kılıç Mahmut Efendi Hazretlerine sapık diyen haşa kızlarına el öptürmüyor.

  208. 1:49:29

    Bu sapık bir adamdır diyen Mustafa Karataş gibi birçok ayet hadisi inkar eden adamın bulunduğu yerde üyedir. Onunla beraber hareket ediyor ve onu ve onu almış İsmaila'da Efendi Hazretleri odasına, Efendi'ye haşa, hakaret eden adamı da o odaya sokmuş bir adamdır. Sonra muaviyeyi sevmem, sahabeyi sevmem diyen Hayrettin Karaman'la beraber hareket eden bir adamdır.

  209. 1:49:54

    İsmaila'nın başında şu anda Abdullah Kılıç gibi adamlar olduğu için... biz İsmaila Vakfı'nı, cemaatını terk ettik. Mahmud Efendi Mahmut Efendi Hazretleri'nin rabıtasına, yoluna devam ediyoruz. Şuray Müceddi diye hocalarımızla beraber hareket ediyoruz. müceddidi Başımızda Ali Haydar Efendi Hazretleri'nden kalma vekillerin emiri İbrahim Efendi S.a.v.

  210. 1:50:16

    hocamız mevcuttur. Allah ona hayırlı uzun ömür, sıhhate afiyet versin. Burada Samsun'da da Ahmet Hoca Efendi vesair civarlardaki illerde, vilayetlerde, ilçelerde, şura'nın birçok vekilleri hizmet etmektedir. Tarikat derslerini değiştirmekte, sohbetler etmekte, had mühaceler okutmaktadır. Bütün bunların bağlı olduğu nokta İstanbul'da Fatih'te Vahitler'dir.

  211. 1:50:45

    Bu Vahitler'in telefon numaralarını ulaşın bulun. Bu medrese Efendi'ye bağlı mı? Kızımı verebilir miyim? Bu medrese Efendi Hazretleri'ne bağlı mı? Yoksa Vehhabi mi oldu İsmail A. gibi? Efendi'ye bağlıysa sormanız için Vahitler'in telefonlarından İstanbul'u arayın. Bu hoca Efendi'ye bağlı mıdır? Efendinin vekili midir?

  212. 1:51:09

    Ben bunu evime çağırayım mı? Sohbet ettireyim mi? Derneğimde sohbet ettireyim mi? Hangi hocalardan ders değişebilirim? Şüphelenenler, merak edenler, yakından tanımayanlar, uzaktan gelip Mahmut Efendi'nin yoluna girmek istiyorum, ondan zikir öğrenmek istiyorum diyenler, bu konuda size yardım edecek olan Vahitler'dir.

  213. 1:51:33

    Vahitler'in telefonlarından aldığınız bilgilere göre gönül rahatlığıyla hareket edebilirsiniz. İsmail A ile irtibatı olanlarla irtibatımız kesilmiştir. Allah onları da ıslah eylesin, hidayet eylesin, Efendi'ye dönmelerini nasip eylesin. Ama Efendi'ye dönmedikleri vasiyetlerine yönelmedikleri sürece bizim onlarla ilişkimiz yoktur.

  214. 1:51:57

    Bunu size Allah için duyurmak boynumun borcudur. Kamil Şen Ocak Hoca Efendi 1960'ta, 1963'te ben doğmadan, bak ben 64 yaşındayım, ben doğmadan evvel Mahmut Efendi Hazretleri onu buraya götürmüştür, getirmiş, vekil tayin etmiştir. Önmeden evvel açıklama yaptı, YouTube'da görüyorsunuz. Ne dedi? Ben fikriyi şef olarak kabul etmiyorum,

  215. 1:52:27

    Efendi yerine halife bırakmadı, rabıta Efendi'ye devam edecek dedi. Allah ruhunu şad eylesin, kabrini nul eylesin Kamil Şen Ocak Hocamızın. İşte bizim hocalarımız böyle sadık, samimi, vefalı, dürüst hocalardır. Yamulanlarla işimiz yoktur. Yamulanları Allah düzeltsin, Allah hayrına ıslah etsin. Biz bunu duyuruyoruz.

  216. 1:52:50

    Sihir ve büyü ile ilgili korunmak için okunacaklar, yazılacaklar, amel edilecekler, üzerinde taşınacaklar, hepsi bu kitapta sizlere arz ediliyor gelmiş. Mevlid adağında Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e 450 ayetle beraber, vasıflarıyla beraber yapılan salavatlar gökleri yerleri dolduracak kadar sevaplar kazandıracak,

  217. 1:53:15

    mahlukatın sayısınca arşın tartısı kadar, Allah'ın bitmez tükenmez mürekkepleri kadar salavatlar, zikirler bunda yazılmış. Bu kitapta size arz ediliyor. Leale Gül dergisi zaten isteyenler ulaşıyor. Buraya da getirilmiş. Allah Tebarike ve Teala adımlarınızı açın ve sevapları ihsan eylesin. Boyunlarınızı cehennemden azat eylesin.

  218. 1:53:40

    Dönerken yol selametleri ihsan eylesin. Yavrularınızı hayırla ıslah eylesin. Terbiyeden aciz kaldık, hepsini namaz ehli Kur'an ehli eylesin. Rabbim Tebarike ve Teala cennetiyle cemalle cümlemizi müşerref eylesin. Rızasını cümlemize helal eylesin. Azabından gazabından muhafaza eylesin. Ne umudumuz varsa hayırla ihsan eylesin.

  219. 1:54:02

    Kalbimizde ne korkumuz varsa feraha tebdil eylesin. İzale eylesin. Rabbimiz Tebarike ve Teala Filistin'e yardım eylesin. Gazze'ye yardım eylesin. Mayanmaya yardım eylesin. Doğu Türkistan'a yardım eylesin. Allah esir kamplarındaki esirleri halas eylesin. Hapishanelerde çürüyen ehli sünnet mazlum Müslümanları çıkarsın aileleriyle cem eylesin.

  220. 1:54:24

    İç savaştan dış savaştan vatanımızı İslam vatanlarını muhafaza eylesin. Bu pahalılığı izale eylesin. Bütün azabını gazabının eserlerini üzerimizden izale eyleyin. Bizlere nasuh tevbesiyle kendine dönmek nasip eylesin. etmek nasip eylesin. Büyük küçük günahlardan tevbe edip dönüş yapmak nasip eylesin.

  221. 1:54:44

    Bir daha günahlara düşmekten cümlemizi muhafaza eylesin. Kul haklarıyla öldürmesin. Kul haklarından halas eylesin. Namazsız abdestsiz yaşayanlardan eylemesin. Evde ocakta namazsız abdestsiz bir bereket uğursuz terk eylemesin. Allah'ım ölmeden evvel uyanıp tövbe edip kul haklarından helallaşıp kendi haklarını ifade ederek huzur üzere zikir üzere tertemiz vaziyette

  222. 1:55:12

    huzuruna kabul eylesin. Ruhlarımızı bu cemaat hürmetine bu sohbet hürmetine okunan ayet hadisler hürmetine ruhlarımızı hüsn-ü hatime üzere kapsa eylesin. Amin amin. Muhammed Allah'a ve Yasin. Ve sallallahu ala seyyidim Muhammed'in ve ala alihi ve sahbihi ve selleme teslimen kefira velhamdülillahi rabbil alemin.

  223. 1:55:38

    Şimdi uhde müceddit Mahmut Efendi Kudüs'e sürruh külliye projesi başlıyor. Ben buna çok teşvik ettim. Ve orada sohbet edeceğimi vaat ettim. Inşallah hayat hayırla yaşarım ve gelirim. Bu külliye sadakayı cariye bir metrekare sizin de desteğiniz olsun ve inşallah en yakın zamanda mamur olsun hafızlarla alimlerle taşsın dolsun bin üç yüz kişilik mescit bin beş yüz kişilik

  224. 1:56:11

    konferans düğün salonu ibadet yerleri hafızlık Arapça tekamül sınıfları yatılı talebe medresesi bütün bunlar bin kişi kapasiteli aşevi kütübhane vesair faaliyet alanları ile broşür dağıtılacak herhalde. Dışarıda size bu broşür dağıtılacağını düşünüyorum. Bu broşüre göre hareket edelim, hepimiz yardım edelim.

  225. 1:56:37

    Bir metrekare en azından ben de inşallah yardım ederim. Daha da etmem lazım. Sıfır beş yüz elli üç yüz üç yetmiş dokuz sıfır sekiz. Sıfır beş yüz elli üç yüz üç yetmiş dokuz sıfır sekiz numarasıyla iletişime geçebilirsiniz. Ağanın eli tutulmaz. Belki ben bin metrekare yaptıracağım der. Belki birisi demirini verir, birisi halısını verir, birisi vesair ihtiyaçları görür.

  226. 1:57:07

    Allah da sizin yuvanızı yapsın. Siz talebelerin yuvasını yapın. Müslümanların zikir meclislerini yapın. Allah da dünya ahiret yuvalarınızı mamur eylesin. Yardımlarınızı şimdiden makbul eylesin. Amin amin ve hürmet Allah'a ve yasin. Bütün yaptığımız duaların kabulü için, hayırlı muratlarımızın husuli için, şerlerin başımızdan

  227. 1:57:29

    etrafımızdan defurefi için Gazze'nin Filistin'in mazlum Müslümanların esirlerin kurtuluşu için ve buradan günahlarımızın aff olarak boyunlarımız azat olarak cehennemden kurtularak çıkmamız ve bundan sonra bir daha cehenneme yaklaşmamamız için yaklaşacak inanç amellerden korunmamız için Fatiha Şerif'e ne niyetle okunursa onun için huzur üzere okuyalım. Buyurun el Fatiha.