32:44 / 48:53

  1. 00:00

    Allahümme enfâ-nâ bil-Kur'ânil-azîm. Ve bâliknenâ fî-llâhi velhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Estağfirullahil hayru'l-guyûb. Rabbimiz Tebâreke ve Ceâle Hayr-i Hüccânımız'a gayr-gayr-gayr-rahmetler eylesin. Kabrin nuru eylesin. Biricisini âli eylesin. Efendimiz Aleyhisselâm'ıza, Efendimiz Babamız'a ilhâk eylesin.

  2. 00:22

    Yaptığı bu kadar hayırlı hizmetleri yetiştirdiği Hüccânımız'a açtığı medreseler, açtığı çığırları daim eylesin. Pazarlardan, şerlerden, eşlerden muhafaza eylesin. Onun yolunu sürdürecek varislerinden variselerinden, Hazreti Mehdi'ye kadar devam edecekler, halk eylesin. Allah'ın medreselerini açtığı medreselere, talebelere, ziyade talebelere irsal eylesin.

  3. 00:52

    Allah'ın ocaklarını mamur eylesin. Kur'an-ı Sünnet ocağı olarak daim eylesin. Rabbim kapanmaktan muhafaza eylesin. Amin. En mühim mesele ikhlas. İkhlas olunca devam sebat oluyor. İkhlas olmayınca çok görkemli binalar, çok işte şatafatlı, şükseli. Şükseli yerleşkeler vs. olsa da yetişen olmuyor, yetişse de yetişen de bereket olmuyor, onların sözünde tesir olmuyor.

  4. 01:33

    Çünkü Mevlamız bizden ikhlas istiyor. Hadis-i Kudsi'de enâ-ı nesrâke ânişşirk ben ortağa ihtiyacı olmayanların en ziyade müstehani olanıyım. femen amile amelen eşreke fî gheyrî ve şirk yok. Kim benimle kim benimle, bana yaptığı bir amele başkasına ortak katarsa onu da, şirkini de terk ettim, buyuruyor.

  5. 02:07

    Onun için Estaizu billah, fe men kâne yarjû likâe rabbihîn. Kim Rabbine kavuşacağını umuyorsa ve inanıyorsa fe li amel amelen sâlihâ, sâlih amel iştesin Salih amel işlesin. ve lâ yuşrik bi'ibâdeti rabbihî ahadâ. Rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak katmasın. olsun, ayet-i kerimede buyuruyor. Âyet-i kerimede buyuruyor.

  6. 02:34

    Kevs Suresinin son âyetinde Bu çok önemli bir âyettir. Namaz kılarken gösterişe kaçsa şirk koşuşu olur. Oruç tutarken gösteriş yapsa şirk koşuşu olur. Tabi bu şirkten maksat, insanı dinden çıkaracak şirk değilse de, ihtilası bozduğu için kebal günahlardan olan riyaf şirkidir. Onun için ilim okumak, medresede talebe olmak ve hoca hanım olmaya çalışmak,

  7. 03:13

    işte neyse erkek hoca, kadın hoca olmaya çalışmanın olmaya çalışmanın en mühim durağı, başlangıcı, bid'ati ve niyati, ikhlastan geçer. Yani bir insan bir yola girerken ne niyetle girecek? İşte onun için hadis-i şerifte ne buyuruyor? İbn-i Ömer R.A.'dan var, Vesâir, Ebû Rey'den var, R.A.'nın ve cema'in.

  8. 03:40

    Men tealleme ilmen, kim bir ilim tahsil ederse ama niçin? Li yumâriye bi-istufaha ev li yubâhiye bi-il ulemâ ulemâ evliyâsı ve vücvenlâsı ileyhî fennârun nâr. Kim bir ilmi öğrenecek niyeti? Ben işte hoca olayım, hacı olayım neyse işte, sonra cahillerle mücadele edeyim, bilgisizlere işte hitap edeyim, onlara baskın geleyim veyahut okuyan diğer âlimlere karşı iftihar edeyim,

  9. 04:29

    iftihar edeyim veyahut diğer hadis-i şerifte lius-i bebi lius-i bebi ar-azam minet dünyâ dünyadan bir karşılık bulayım işte efendim menfaat temin edeyim tabii en büyük tehlike insanların yüzünü kendime döndüreyim, insanlar bana hürmet etsinler, hoca desinler, elimi öpsünler, hediye getirsinler vs. işte böyle olursa onun sonu ateştir buyuruluyor.

  10. 05:03

    Onun için niyeti tahsiye etmeden, gözden geçirmeden, sağlam bağlamadan bu işlere girmek sonunda daha büyük zararlara yol açabilir. Ne buyuruyor? Diğer bir hadis-i şerifinde sallallahu aleyhi ve sellem Üzüntü kuyusundan Allah'a sığının. Ya Resulallah, üzüntü kuyusu neresidir biz bunu bilmiyoruz. Dedikleri zaman

  11. 05:37

    Cehennemde bir vadi var, cehennemin diğer tabakaları ve terekeleri her gün yetmiş kere oraya bizi atma diye Allah'a sığınıyorlar. Yani cehennemin içinde öyle yerler var, cehennem kendisinden sığınıyor. Çünkü daha şerli yeri var. Dediler ki ya Resulallah Bu üzüntü kuyusuna kim girecek?

  12. 06:10

    Kırat yapanlar, hafızlık yapanlar, haşeret taklidi okuyanlar, ondan sonra talim tecrübe o biçim yutanlar ama amelleriyle gösteriş yapanlar. Onun için bu iş çok çok sıkıntılıdır. Şüfey radıyallahu anh, tabiindendir uzak, Medine-i Münevvere'ye geliyor. Ve Ebu Reyhan radıyallahu anh, o zaman hadis meclisleri var, işte hadisi vaat ediyor.

  13. 06:44

    İşte o da vefat etmeden onu ziyaret edeyim diye geliyor, tabiinden olduğu için. Sahabeden değil. Sonra ki bakıyor, bir evde odada oturmuş, millet başına toplaşmış, hadis-i şerif vaat ediyor. Geliyor, yaklaşıyor, selam veriyor. Selamını alıyor, bir hadisi öğrenmek için geldim diyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemle aranızda aracı olmaksızın.

  14. 07:12

    Hani bazı sahabede diyor, sahabeden de vaat ediyor. Ama ben sizin kendi duyduklarınızdan, tabi Ebu Reyhan'ın en çok duyanlardan olduğu için, bir hadis bana nakletmenizi talep ediyorum diyor. Ebu Reyhan radıyallahu anh, başlıyor işte. Cehennem ilk olarak 3 kişiyle tutuşturulacak. Yani bu kadar gavur var, Firavun var, Haman var, Şaddad var, Karun var, Ebu Cehil var.

  15. 07:56

    Ama diyor ki 3 kişiyle tutuşturulacak. İlk 3 kim? Cehennemin ilk 3'ü. İşte birincisi Allah adama, racülüne hate allaha ma'a lena, Allah ona işte mal vermiş, o da infak etmiş, hayır yapmış, hasenat yapmış, falan filan filan. Sonra Allah-u Teala bunu hesaba çekiyor ve ona soruyor. İşte ma'mil te'li, benim için ne amel yaptın?

  16. 08:30

    Ya Rabb'i işte senin bana verdiğin malları mülkleri, cihat yolunda infak ettim, hayırlara hasenata harcadım, falan filan. Allah-u Teala buyuruyor, kezepte, yalan söyledin. Sen bunları yaparken bana ne cömert adam desin, ne ererken sığmetesin, falan filan. Sana da çok cömert falan dendi. Dünyada milletten alacağını aldın, benden alacağın yok.

  17. 09:04

    Atın bunu cehenneme. Ebu Reynal'da Allah'ın bunu anlatıyor, tak bayılıyor, düşüyor. Bir zaman baygın kalıyor, işte üzerine su serpiyorlar falan, ayırtıyorlar, nedir? Hadise devam edecek. İkinci olarak buyuruyor, şehidi çağırıyor. Zahiren harpte öldürüldüğü için Allah yolunda şehit sayılıyor, zahiren.

  18. 09:27

    Şehit diye kaldırılıyor, kıldırılıyor. Ama Mevla soruyor, işte benim için ne amel ettin? İşte seni yolunda harp ettim, cihanda katıldım, şehit oldum, kanım gitti, canım gitti falan. Allah-u Teala buyuruyor, Sen bu kadar harplere girdin ve sonunda da öldürüldün ama derdin, bu ne cesur adam ya, gözünü budaktan sakınmıyor, atlamış ortalığa falan, desinler diye yaptın.

  19. 10:08

    Fakat ilele gezenlik, bu da sana dendi mi, dendi. O zaman benden alacağın yok. Fe yumarubu ilenle harp, hadi bunu da atın cehenneme. İkinci cehenneme oldun gidiyor, eburel al-diyallâh'an bayılıyor, düşüyor. Tekrar ayırtmaya çalışıyorlar, su serpiyorlar, şunu yapıyorlar, bunu yapıyorlar, ayırıyor. Hadis-i şerifi tamamlaması saatler sürüyor.

  20. 10:34

    Bize kalsa üç dakikada okuyoruz. Ama işte bu insanı etkilemesi lazım, tesir etmesi lazım. Ben niye okuyorum, niye hoca oldum, niye vaaz ediyorum, milletin sevmesiyle sövmesi bana eşit geliyor mu? Beğenmesiyle beğenmemesi eşit geliyor mu? Gelmiyorsa sorun var demektir. Sen Allah için yapıyorsan, seven de bir, söven de bir olması lazım.

  21. 11:01

    Yani, hatta sevenden, beğenenden, metheden de nefse bir şey gelebilir, tehlike var. Aleyhine konuşandan tehlike yok. Çünkü o senin günahına gülüyor, senin hakkına gülüyor, seni rübed ediyor, sana iftira ediyorsa, alacağın oluşuyor ahirette. Sonra Ebu Rey radıyallâhu anh, bir daha canlanıyor, ayırıyor.

  22. 11:31

    Allah-u Teala son olarak bir âlimi çağırıyor. Âlim, âlime, kadın, erkek, hoca, hafız, hafıza. Diyor, sen neyi amel ettin benim için? O da diyor, ya Rabbim işte ben ilim öğrendim, öğrettim, okudum, okuttum vs. hizmet ettim, senin dinini neşrettim, davet ettim, tebliğ ettim, en büyük mağrif yaptım, vaaz ettim, neyse.

  23. 11:55

    Allah-u Teala böyle kezerse, sen yalan söyledin. Sen ederdin, millet beğensin, sevsin, hürmet etsin diye. Bunlar da sana yapıldı, benden alacağın yoktur. İşte, fe yumarub bilen nâr, o da cehenneme gitmesi emrediliyor. Fâulâ-i evveli selâsetin cişâ'rubî min nâru. İşte bunlar cehennemin kendileriyle ilk tutuşturulacağı, cehennem odunlarıdır, buyuruyor.

  24. 12:24

    Sonra Şüfey, radıyallâhu anh, bu hadisi öğreniyor. O zaman tabi takleden yoktu, Ebu Rey'den alıyor. Şam-ı Şerif'e gidiyor. Şam-ı Şerif'te Hazreti Muaveyye radıyallâhu anh o zaman, emirul müminin, işte onu ziyaret ediyor vesaire orada. O, onu söylüyor, onu şey yapıyor, neyse bu hadisleri bir rivayet ediyor.

  25. 12:46

    Hazreti Muaveyye radıyallâhu anh da öyle bir ağlıyor, öyle bir ağlıyor. Yanındakiler acımaya başlıyor, Rab'de neler olacak diyorlar, sakallar sırıslam oluyor falan. Yani o da tabi sahabe-i kiramdan Efendimiz'in, kayınbiraderi müminlerin dayısı. Ve bu kadar hadisleri hakkında medyeler olmakla beraber çok etkileniyor.

  26. 13:05

    Ve diyor ki onlara böyle yapılıyorsa zahir halka ne yapılacak? Yani bu hadiste geçen adamlar hakikaten de malını tüketmiş Allah yolunda. Zahiren öbürü canlı vermiş yani. Öbürü de öyle normal bir alim değil ya. Mevla'nın huzurunda bu kadar konuşturulur mu adam demek ki? Bir şeyleri var, var ama, ihlas yok, iflas var.

  27. 13:30

    Ben size onun için ilk olarak önce asi nefsime, sonra size niyetleri tahsih ve gözden geçirme ve Allah'ın dinini neşredeceğim, okuyacağım, hoca olacağım, emr-i arif okuyacağım, vaaz edeceğim, talep okuyacağım, Kur'an'ı yayacağım, Efendimiz'in yolunu yaşatacağım. Efendimiz bir yol ihtiyaç etmedi.

  28. 13:52

    Efendimiz'in yolunu, Resul'ün yolunu, Celle Celaluhu ve Ehli Sünnet ulemasının yolunu ve Nakşibendi'ye, Müceddi'ye, Halide'ye, Büyüklerimizin, Efendimiz'in yolunu, bunların hepsinin yolu, Mevla'nın yolu. Ayrı gören kendi ayrılır. Bunu muhafaza üzere yeniden bir çığır açtı. Çarşaflı yokken, sakallı çalvarcı yokken, ilim medreseler kapanmışken, her şey yasak iken,

  29. 14:25

    yeniden bunları ihya etti. Alaeddin Efendimiz'in yol göstermesiyle, onun sözlerini dinleyerek hareket etti. Mürşidine tam teslim oldu. Mürşidi ne derse onu yaptı ve kazandı, kazandırdı. Ve şimdi yüzbinlerce talebe, binlerce medrese, sırf Hali Hocaannenin bereketlerine bak. Herhalde şurada kaç odunuz dolusu.

  30. 14:58

    Hocanın kardeşimiz gelmişsiniz. E şimdi bu sadık Hali Hocaannenin ve diğer esas bir hocaanne daha vardı, Allah rahmetinizi kabul etsinler olsun. Ondan sonra da hakime anneler, abide teyzeler, biz neler gördük neler. Çocukluğumuzdan beri Efendimiz'in yetiştirdiğine salihat-ı nisveden kıymetli annelerimiz vardı.

  31. 15:22

    Onlar da bazı diyorlardı vesaireler. Şu anda yine elhamdülillah Allah Teala kalanlara selametler, ihsan etsin, hayırlı uğurlu uğurlu ömürlerle. Saati afetler bahşeylesin. Diğer hocalarımız, annemiz yaşında var, ablamız yaşında var, hoca kardeşlerimiz var. Sizler de sağlığı, varlığı, tekamülü için toplanmışsınız.

  32. 15:45

    Demek ki Türkiye'nin muhtelif yerlerinden gelmişsiniz. Hepsiniz de İstanbul'da değilsiniz anlaşılıyor. Şimdi burada bir adet kelime okudum. Birincisi niyeti tahsil. Yalnız Efendimiz Hazretleri de şöyle buyurdu. Ulema buyurdu ki, onun sonraki kitapları çok gördüm, biz önce ilmi dünyalık için okuduk, yani meslek için, işimiz yoktu, gücümüz yoktu.

  33. 16:11

    Hani o zaman da ilim film yapıyor zaten, şeriat dönemi ya, kadı oluyorsun, şu oluyorsun, bu oluyorsun, iyi de maaş var yani padişahlar döneminde. Biz ilmi önce dünyalık için okuduk ama sonra ilim bizi Allah'a çevirdi, ahirete çevirdi. Onun için ilim yoluna giren, yani hakikaten ben de münafık kafir bilmem ne değilse, sonunda o ilim onu hidayete döndürüyor, ahirete çeviriyor.

  34. 16:37

    Ekseli kaide budur, birkaç kere verir, mürted de çıkar, o ayrı bir şey. Bu önemli. Bir de şu mesele var, Feteva-i Tatarkaniye'de zikrediliyor, Kur'an tesliminde naklediliyor. Bir insan namaza başlarken Allah rızası ile başlasa, sonra arada biri gelse onu görse, o da onu gördüğünü fark etse,

  35. 16:59

    o arada kalbine inen adam da iyi ki geldi, gördü, kılarken kimse görmeseydi, ben kılıyordum da biri de görünce yok işte, o da birini anlatır, falan gibi geçirse, yani mesela cemaatte namaz değil, diyelim kuşluk namazına girmiş Fatih Şah'ım işte kuşluk namazı kılacak, kuşluk namazı 10'da 11'de kimse camide normalde olmaz, o da orada kılacak, Allah rızası için girdi kılma.

  36. 17:26

    O arada da işte tanışlardan veya sesinden tanıyorsun ya böyle, girerken falan çıkarken, bize baktı bir tanıdıkların geldi falan, halbuki onun geleceğini bilmiyor. Ama bu sefer namazın içinde işten geldi ki, ya ben zaten tek kılıyorum, birileri de görüşün görüyor musun diyecekler, ahmet işte kuşluk namazı, kuşluk vakti falan çok nafile kılıyor falan.

  37. 17:49

    Bu da onun hoşuna gitse, içine böyle bir niyet girse, şimdi bunun ameli hattı olur mu diyor. İşte fetva da şöyle buyuruluyor, ilk başladığı niyete bakılır, ilk başladığı niyet Allah rızası için namaza girip kıldığı için, arada giren çıkan vesvese, yani niyet denmez ona, çünkü niyet ilk baştaki ne denir?

  38. 18:16

    Arada giren çıkan düşüncelere, vesveselere itibar edilmez, Mevla kabul eder buyuruluyor. Bu da bize bir müjde veriyor, ömür türlü hepten ümidi kesmeyelim diye. Onun için mesele, birçok hadis-i şerif daha buzda yazdık. Ruhu'l-ufkan tefsirinin 20. cildini yazıyoruz. Birkaç aya çıkacak inşallah. Hud suresini bitiriyorum, Yusuf suresi ayrı cilt olacak inşallah.

  39. 18:46

    20. cilde tabi, Ruhu'l-ufkan tefsirini elden düşürmeyin. Efendimiz buyurdu ki, bu tefsirin misli yazılmamış. Buyurdu ki, her gün 15 dakika mutlaka Ruhu'l-ufkan'dan okuyun. Buyurdu ki, bu tefsir Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e arz ediliyor, öyle yazılıyor. İçine batıl karışmamış. Bunlar Efendimiz'den rüyada duymadık.

  40. 19:15

    Yani uyanıkken duyduğumuz eserler, şeyler. Onun için, Ruhu'l-ufkan'ın 5 senedir bu olaylar, Efendimiz'in vefatı vs. olaylar, Şimala'nın aykırı gitmesi, Efendimiz'in yolunu terk etmesi vs. Maddi manevi ümmetin, cemaatimizin başına belalar açtı. Fitneler çıkarttılar. Onun için biraz gecikmeler oldu. Ama inşallah birkaç aya kadar Ramazan-ı Şerif'te elinizde olun inşallah.

  41. 19:46

    Ve 20. cihette, tabi hafızlar rakamı bilmez. Bu ayetin tefsirinde bu demin şüfe-i hadisi, bütün kaynakları, bütün tercümeleri, metinleri, Arapçaları, daha ilimle ilgili bize kötü niyetleri tasvip eden hepsini yazdık. O sayfaları bitirdim. Alırsınız, okursunuz, okutursunuz.

  42. 20:16

    Sohbet yapmak isteyenler için ayetlerden içinde tefsiri var, münasip ayetleri var, hadis-i şerifler Oğuz'da var. Efendi Hazretlerimizin bereketiyle Ahmet dedi, bu tefsiri yazmayı bize nerede, kim emretti? Ne zaman emretti? Beraat gecesinde, Ramazan-ı Mütahharat'a Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zuhur etti, bir tefsir yazın buyurdu bana dedi.

  43. 20:45

    Onun için şimdi Ruhul Furkan'ın kıymetini düşürmek isteyenler var. Ve onun okunmaması için uğraşanlar var. Bunlara hiç fırsat vermeyin. Siz bu yoldan ayrılmayın. Efendi Hazretlerimizin yolu haktır. Onun buyurdukları ortada.

  44. 21:03

    Şimdi onun için dünyayı talebe doldursan, vaaz doldursan, ne hizmetleri yaparsan yap, ihlas yoksa, istikamet yoksa, doğru düzgün hareket yoksa, mürşidin teslimiyet yoksa, sünnete ittiba yoksa, mafi fayda, hiçbir fayda yok.

  45. 21:25

    Şimdi onlar için hazrette ancak ateş var. Dünyada yaptıkları güzel evvel görünenler mahvolup gitti. Zaten yapıyorlar bir şeyler ama niyetleri düzgün değil, istikametleri doğru değil. Onun için yaptıkları boş şimdi zaten Allah buyuruyor. Bu ayetin tefsirinde mesela kafirlerden bahsediliyor zannediliyor.

  46. 21:47

    Halbuki ayetin tefsirinde bütün Müslümanların gösteriş yapanlar, bozuk niyetliler hakkında hadisler niye geliyor o zaman? Madem bu ayet kafirler hakkındaysa, o hadislerin bunu tefsirlerde ne işi var? İşte burada ihlassızlıktan bahsediliyor. Okudun mu ayet-i kerimede ne buyurdu? İşte bu benim dosdoğru yolumdur.

  47. 22:08

    Habibim söyle ki sizin bu yola tabi olun. Yol tek, yollar çok. Yollar sizi Allah'ın tek yolundan, hak yolundan ayırırlar. Bu size vasiyettir Allah buyuruyor. İyice düşünüp yola gelesiniz. Şimdi Mahmut Efendi Hazretlerimizin yanında elli senemiz geçti. Hoca anne, gayri hoca anne bize Efendi Hazretlerimizin yanında bildiği için bize çok der verirdi.

  48. 22:38

    İşte Hacı Efendi vefat edince Hacı amcamız bu sefer cenazeye bizi çağırdı. Ondan sonra Efendi Hazretlerimiz bir şey olduğu zaman, kendi gidemediği zaman bu fakiri gönderirdi. Gayri hoca annemiz beni isterdi Efendiden. Derdi ki siz gelemiyorsanız Ahmet'i gönderin. Beni gönderirdi. Dolayısıyla Bukhara-i Şerife bizimle geldi.

  49. 23:02

    Bayağı rahatsız idi ama bir defa da Hacı amcayla da rahmetullahi aleyh Hacı Efendilerine geldi. Ondan sonra niye? Gayri hoca anne bizim karşımıza gözümüze heves değildi. Efendi Hazretlerinden ayrılmamamın. Efendi Hazretlerimiz tabii Küçükköy Merkez Camisi'nde çok vazifemiz oluyordu. 90'lı yıllardan sonra 15 sene kadar devam ettik.

  50. 23:27

    O da o bölgede olmak hasemiyle. Tabii çok kadınlar çarşaf yiyordu. Hoca anne hiç boş durmaz. Devamlı ibadet, devamlı zikir, devamlı takva üzere. Efendiye çok bağlı olduğu için Efendi Hazretlerinin himmetini almıştı. Çok bereketi vardı. O bereketler de bugün bu çığırı açtı.

  51. 23:47

    Şimdi onlarca yüzlerce, binlerce belki on binlerce bu zamana kadar talebeleri, hocaları var. E şimdi o kabrinde onun defteri açık. Onun amel defteri kapanır mı? Üç şeyden açık. İlla minsela. Amel kesildi. E şimdi namaz kılamaz, oruç tutamaz. İlla minsela. Üç şeyden defter devam ediyor. Sadakatü'l-câriye ve ilmiyü'l-tefehuviye.

  52. 24:14

    E hayır hayırlı evlat dua edecek. Kaç tanemizin evladı arkamızdan dua edecek yani? Ama faydalanılan ilim talebe devam ediyor. Medreselere devam ediyor. Yapılan vaazlardan idare bulanlar istikamette devam ediyor. Ondan sonra yazılan kitaplar devam ediyor. Okutulan derslerden okuyanlar devam ediyor. İşte faydalanılan ilimden dolayı Hayri Hocaannemizin defteri amali açık.

  53. 24:44

    Allah bize de onun gibi yaşayıp onun gibi ölmeyi, haşır sabahına kadar defterine sevap, ilmin sevabını işlemeyi nasip eylesin. Şimdi o bakımdan burada bir dost doğru geliyor. Burada bir dost doğru giden yol var. O yol tek. Bir de yanında patika yollar var. İblis her taraftan bir yol açmış. Oradan çağırıyor, buradan çağırıyor.

  54. 25:06

    Vesveselere, yalanlara kapılmayın. Şimdi Mahmut Efendi Hazretlerimizin vasiyeti haklı. Şu kulaklarımla duydum. Vallahi, billahi, tallahi. O kadar net söylüyor. Bak, 50 sene mi, 55 sene mi bu yola vermişim, artık ölümüm yaklaşmış, 63 yaşından sonra daha ne kadar yaşayacağım? Ve birçok hastalığım nüksetmiş, azmış durumdayım.

  55. 25:34

    Şu saatten sonra Efendi Hazretlerine hainlik yapamam, vasiyetini bozamam, hiç kimsenin keyfi için ve hiçbir menfaat beklentisiyle bu yolu değiştiremem. Efendi Hazretlerimizden bak, yemin ediyorum, Allah ona kavuşacağız, bize ne muamele yapacak diye ödüm kopuyor. Efendi Hazretlerimiz öyle der, ben hala Efendi babamdan vefatımdan sonra daha çok korkmaya başladım.

  56. 26:02

    Şimdi biz Efendi'den daha çok korkuyoruz. Rüyalarımıza giriyor, başkalarıyla haber gönderiyor, acayip bir tasarrufe yönetimi devam ediyor. Ve yönetimi kat katar. Şu kulaklarımla, yemin ediyorum sana Allah'ın adına ya, rabıta bana devam edecek. Bir, bu yol ben halife bırakmadım. Kulaklarımızla duyduk, onun videosu da var ya, sesi canlı ya.

  57. 26:26

    Daha Şefik Hoca'ya ne anlatmış bu haftalığa ile birden? O da oradaydı. Vekillerimle bu yol yürüyecek, benden Hazreti Mehdi'ye görünüyor, Mehdi'ye kadar bu yol kesilmeden devam edecek. Senin derdin ne ya? Efendinin yolunun sahibi sen misin? Tarikatın sahibi sen misin? Hasan Efendi Hocamız, rahmetullahi aleyhi ve kabirin nuru olsun, mübarek adam haddini bildi,

  58. 26:54

    ben şeyh değilim dedi, ben rabıta efendisine yapıyorum dedi, bunun da onun şahidi var ya. Rabıta efendisine devam edecek buyurdu, bunu Salih Topçu, Yavuz Selim'in kürsüsünden ilan etti ya, ses kaydı var, görüntülü ya. Hasan Efendi'nin kabul etmediği bir şeyi, hiçbir şey değiştirmeyeceksiniz tarikatla değil.

  59. 27:16

    Bunu seyf ettiler, kendi sesleri var ya, YouTube'larda bile var. Ondan sonra benim eve geldiler, en az üç kere toplantı yaptılar Ahmet Hoca'ya, kabul ettiler. Efendi Hazretleri buyurdu, vekillerin emri benden sonra Hasan Efendi, ondan sonra Mustafa Efendi. Ondan sonra ne olur dedik, sordum, cemaat seçer buyurdu.

  60. 27:40

    Ama bu halife değil, şeyh değil, halife değil, vekillerin başına emir. Vekillerimle yürüyecek buyurdu. E bunu, Ahmet Hoca iyi ki bunu söyledin, ben babamın yanında senin kadar durmadım, bunları bize anlat dedi yav. Bütün milletin yanında söyledi, Hüsamettin Hoca oradaydı, hepsi oradaydı yav. Kalender Hoca oradaydı, Hüsamettin Hoca oradaydı yav.

  61. 28:02

    Bizim evde resimlerimiz var, niye geliyorlardı o zaman ben yalancı sahtekarcısam yav. Peki ondan sonra bunu siteye koydular. Böyle işlerde cemaat seçer, heyet yetmez, heyetin üstüne 40 yaşına aşkın, en az 40 kişilik cemaatın ileri gelen ulema heyeti kurulacak. E bunu kendi İspanyol sitesinde yayınlandı bu.

  62. 28:26

    Peki ne dolap döndü de, Hasan Efendi Hocamızın defniri bile beklemeden, Efendim, bu fikriyi şerh seçiyorlar, şerh seçtikleri adama da rabıtayı çeviriyorlar. Ya Rabbel Alemin, bu fikri hakkında Efendi Hazretleri'nin beyanları var, şu kulaklarımla duydum yav. Ben bunu böyle bilmezdim, çok bozuk çıktı dedi.

  63. 28:52

    Sonra, Selahattin Hoca imam gönderince bu kabul etmeyince Efendi itiraz etti. Efendi Hazretleri buyurdu ki, Selahattin Hoca imamlığa geçince, bu zamana kadar mihrab boştu dedi. Bunlar hüya değil. Peki bu adam mihrabda imamlıkta bile efendi mihrabda imamlık yapamadı, mihrab boştu diyor. Ya silsilede şerhlik dolu mu oldu şimdi?

  64. 29:17

    Ondan sonra Efendi Hazretleri buyurdu, kaç kere, adam gönderiyor para versin diye, kasa ondaydı. Efendi'yi kandırıyorlar diyor, Efendi sözünden bu nasıl çıktı böyle ya? Ondan sonra Efendi Hazretleri aradı, Ruhu'l-Furkan tefsirine ait engellerini ver, bundan sonra kıska bakacak, silahçılarla anlaşacak.

  65. 29:36

    Efendi'ye dedi ki, veremem beni, bilmem felence patronuma sormam lazım. Ya Efendi'nin kitabı bu. Vermedi. Polis zoruyla, bilmem neyle depoları bastılar ya, Efendi Hazretleri'nin imzasıyla. Şimdi bu adamdan nasıl şevk oldu? Nasıl rabıta buna yapılıyor? Karı, kız, çoluk, çocuk cinleniyor.

  66. 29:59

    Her gün cinci hocalar diyor, buna rabıta yapanlardan, cinlenenlerden, hatta hesabı yok, kimse geliyor diyor ya, her gün. Yamuldu milletin ağzı gözü, yamuluyor ya. Nereden çıktı bu sapıklık? Nereden çıktı bu talalet ya? Ben Efendi Hazretleri'nin tapulu arsasına kimseyi gece kondu, kondurmam. Sakın, onlarda bir görüş, ona da tabi olanlara müsamahalı davranalım.

  67. 30:28

    Öyle bir şey yok. İmam Rabbi Hazretleri'nin mektubatta buyuruyor. İnni ihtiyâze şey'in fî tarikati, leyse ehvene min ihtiyâze bid'atin fî şeriat. Tarikatta yenilik çıkartmak, şeriatta bid'at çıkartmaktan ehven değildir. Bu mektubatta, şeriat neyse bizim için tarikat odur, tarikat şeriatı azimetle yaşamaktır.

  68. 30:52

    Avam insanlar için bu söz konusu olmayabilir. Ama bizim için tarikat, şeriatı azimetle yaşamak olduğu için, tarikat şeriat, hakikat, marifet bunlar birbiriyle beraberdirler. Tarikat şeriattan ayrılır mı ya? İlim, amel, ihlas, şeriatın üç yüzü var derdi Efendi Hazretleri. Üç saç ayağı üzerine bu sofra oturuyor.

  69. 31:11

    İlim, hocalardan öğrenilir, kitaplardan okudurur. Amel, okuduğunu öğrendiğinde kendi bir şeyler yaparsın ama ihlas, yaptığını Allah için yapmak, kalpten masumayı kazımak, nefsi tezkiye, kalbi tasfiyeye bağlıdır. Bu da ancak tasavvufla olur, tarikat hakikat, marifetle olur. Onun için ilim, amel, şeriatın zahiri, ihlas, şeriatın batını,

  70. 31:35

    tarikatta şeriatın ihlas tarafını kazandırmada yegane etken olduğu için, bu üçü olmadan, bir saç ayağı olmadan sofra dökülür, düşer. E sen şimdi, bizim tarikat bizim canımız, şeriatımızla aynı bizim, aynı şey şeriat, tarikat aynı şey. E buraya geldiğinde bir taç çıkarıyor. Rabıta yapılmak ne demek ya?

  71. 31:59

    Mürşid-i Kamil olduğunu iddia etmek demek. Adam çıktı konuşma yaptı. Bana dediler ki diyor, seni şeyh yaptık. Ben dedim elhamdülillah. Ya seni kim şeyh yaptı? Hasan Efendi'nin bir sesini beyan etmiş, Hasan Efendi ben şeyh değilim diyor, seni nasıl şeyh yapacak? Hasan Efendi ben rabıta bana yaptırmıyorum, ben efendiye yapıyorum, sakın bir şey değiştirmeyin dedi.

  72. 32:18

    Elini kaldırdı, kolunu kaldırdı. Neler etti adam mücadele verdi 20 ay. Oğlu Abdullah Kılıç'la ya. O Efendi Hazretleri Alzheimer diyen, Efendi Hazretleri şeyhlik yapamıyor, bitti işi diyen Abdullah Kılıç ya. O İsa Efendi'nin hüznünü inkar eden, Mustafa Karataş'ın başadamı ya. O sahabeye söven, Kamil Hazar'ı inkar eden, Hayrettin Karaman'ın başadamı yanında devamlı ya.

  73. 32:44

    Şu anda tarikatın vekillerini o tayin ediyor. Bu çarşaflı hoca hanımlarımız, teheccüd kazası olmayan, tarikat dersi kazası olmayan, bu hoca hanımlar kime hizmet ediyor ya? Kimin peşine gidiyor ya? Adam başta takke bile takmıyor, efendisinin yolunda vekil tayin ediyor tarikata yahu. Siz bunları görmüyor musunuz?

  74. 33:04

    Siz bunları duymadınız mı? Hala medreselerde, bizim medreselerde, şuburaya bağlı efendislerimize bağlı medreselerde duyuyorum, fikri de denebilir, ona da rahmet edelim, şey de diyelim, İsmail Enfuslarına da talebe verilebilir, diyen bazı kadınlar hoca olarak ders veriyor ya. Buna yol vermeyin. Saf kan olun.

  75. 33:27

    Arızalara mecal vermeyin. Bir arıza sokmayın içinize ya. Sokmayın kardeşim. Gitsin madem o görüşteyse, Fatma Ustası onun medresesine versin. Bize ne? Biz niye içimizi alıyoruz? Ortada kalan, bak Tayyip Bey'in çok doğru bir sözü var. Bir taraf olan, bertaraf olur. Burada taraf diye bir şey yok. Biz Efendi Hazretleri'nin tarafıyız.

  76. 33:51

    Tarikatın sahibi Efendi Hazretleri. Mürşid-i Kamil Efendi Hazretleri. Yerime bir şey bırakmadım diyor. Halif vekillerimle bu yol yürüyecek diyor. Mehdiyelere de yürüyecek diyor. Rabıta bana devam edecek diyor. Eğer onunla, Şah-ı Nakşibend Hazretleri, 700 senedir rabıta yaparak elhamdülillah feyiz alıyoruz.

  77. 34:08

    700 senedir rabıta. Efendi Hazretleri daha 4 sene oldu. Müceddit, 100 senedir bütün feyizler ondan geliyordu İmam-ı Rabbani. Müceddit olduğunu söylüyorlar. E daha müceddit 47. yıldınız. 1447. Daha burada 53 sene var. Efendi Hazretleri'nin tarikatta Mehdi'ye kadar. Ama mücedditlikte bile 53 senesi var.

  78. 34:30

    İmam-ı Rabbani Hazretleri ne buyuruyor? Müceddit öyle bir zattır ki, Kutup da olsa, Gavs da olsa, dünyanın en büyük evliyası da olsa, işte, bütün feyizler, alemlerdeki hepsine, o 100 sene, ondan geliyordu. Peki o 100 sene yaşıyor mu? İmam-ı Gazali, 500 mekte öldü. Ondan sonra 95 sene feyiz ondan geldi.

  79. 34:55

    Hazreti Bağdâdî Hazretleri 1242'de öldü. Ondan sonra 58 sene öldükten sonra bütün feyiz ondan geldi. Her 100 yılda bir yeni müceddit geliyor. Ha, tarikatta efendimden sonra şeyh yok, bizim silsilede efendi tamam, Mehdi'ye kadar dedi. Ama müceddit, hadis olarak, bu Davud hadisi, müceddit 3 senede bir şeriatın zahirini de tehdit ediyor.

  80. 35:22

    Onun için mücedditler farklı gelebiliyor. Her zaman müceddit, tarikat şeyhi olmayabiliyor. Mevlana Halid, aynı zamanda Halidiyye Tarikatı'nın müceddiliği kurulcusu, aynı zamanda şeriat müceddidi. İmam-ı Rabban Hazretleri, 1000 yılın müceddidi, Müceddiliye Tarikatı'nın, Nakşibendiye kolunun, onlar fer'idir.

  81. 35:42

    Müceddidiye, Halidiye. En son ismimiz Halidiye kalacak, kıyamete kadar, buyurdu Efendi Hazretlerimiz. Mahmudiye takalım dediler, istihara yapacağım dedi. İstihara yaptı, izin yok dedi, Halidiye ismiyle en son anılacak mahşerde dedi.

  82. 35:58

    Şimdi bu isimler kafasına göre isim takılır mı? Kafana göre şerh seçilir mi? Dört kişi şahit izliyor. Biri topçu, biri popçu. İkisi pantolonlu, üçü pantolonlu. Üçü pantolonlu, pantolonlu. Üçü başı açık geziyor. Bir tanesi de sahtekar, bunun önde gideni. Dünya kadar yalan konuşuyor.

  83. 36:21

    Şimdi bu dört kişinin şahitliğiyle adam şerh seçiliyor, adam da öpük başına koyuyor. Ya Rabbi şükür diyor. Estağfurullah bile demiyor. Bir de ondan sonra rabıtayı da ona döndürüyor. Onu da kabul ediyor. Bir de diyor, efendiye de rabıta yasak diyorlar. Bu millet de avanak gibi o çarşaflarından utanmadan, o kadar okudukları okuttukları kitaplardan haya etmeden,

  84. 36:47

    efendinin rabıtasını yasaklıyor. Efendiye rabıta yapan nakış kalıyor. Efendi bana rabıta devam edecek dediği zaman bu milletin nakış kalmasını ister mi? Demek o kadar kamil ki, ruhaniyetin tasarrufu o kadar güçlü ki, o gücünden dolayı Mevla'dan izin aldığı için rabıta bana devam edecek diye biliyordu.

  85. 37:07

    Yoksa derdi ki, Şah-ı Nakşi ben de devam edeyim. Hala der, ben babaya devam edeyim. Ama bana devam edecek diyor. Çünkü ben sizin neyinize yetmiyorum, buyurmak istiyorum. E şimdi tasarrufu devam ediyor. Daha 53 senelik mücretlikliği, bütün ümmetin feyizi ondan geliyor. Adamlar şimdi efendi kabirden sana cevap verebiliyor mu?

  86. 37:29

    Efendi kabirden sana ne yapabilir? Ya Efendi Hazretleri, hayatı anılarında yazıyor. Kadir Temür, Hoca Efendi Fatma Hocaannenin eşi ya. Hala der, efendi babayı görmüşler de benim talim hocam. İki sene efendi babanın kabrine her gün gittik diyor. Biz de yoruluyoruz çocuğuz diyor. Kar, kış, buz. Araba yok o zaman İkfan'da böyle.

  87. 37:51

    Oradan Draman'dan aşağı çıkıyorlar, Karakönük'ten yukarı Edirnekapı'ya. Diyordum Efendi Hazretleri, bu Yasin Şerif'i İsmail Han'dan okusak göndersek efendi babanın ruhuna gitmez mi? Efendi Hazretleri gider diyor. Ama her gün gidiyoruz. Haftada bir gitsek olmaz mı? Evladım, hala der efendi babamız, beni kabirden okutuyor.

  88. 38:14

    İki sene her gün devam ediyor. Ondan sonra cumadan cumaya gittik. Ben o iki seneye yetişemedim tabii. Ben 65 doğumluyum. Efendi babanın defasında 60 yani. O ilk iki sene 61-62 konuşuyoruz. Her gün iki sene gitti. Çünkü buyurdu ki diyor, mezarımın başını bırakmayın, ben senizi kabrimden okutacağım. Seyr-i Sülükülü, hala der efendi babamız, kabrinden efendiye tamamlattı.

  89. 38:41

    İki sene. Sen nasıl dersin ki, sana cevap veriyor mu kabirden ya? O zaman Efendi Hazretleri boşa mı gitti ya? Efendi baba gibi dört mezheb üçü, kutbul evtad, kavsul evtad ya. Müftül mezar biler bağ ya. Öyle bir insan, kabrimi bırakmayın, ben seni okutacağım der mi ya? Peki Efendi Hazretleri efendi babadan aşağı mı?

  90. 39:02

    Fazlası var, aşağısı yok ya. Efendi'de bir de mücedditlik var. Çünkü efendi babada sene itibariyle yüzün başına denk gelmediği için mücedditlik nasip olmalı. Ama efendi onun parçası ya. Ne buyurdu efendi baba? Bende ne varsa mahmuduma verdim. Peki efendi baba kabirden okutuyor, efendi seni kabirden yetiştiremiyor mu ya?

  91. 39:23

    Şimdi kalkmış Ramazan ile denen, göğe emrinin başı geçen adam. Efendiye rabıtayı bırakın, boşuna kürep sallamayın, nakıs kalırsınız diye efendi Hazretleri hakaret ediyor ya. Bu adamların sakalından, sarığından ne hayır gelir? Vehhabi kafasından ne hayır gelir? Efendi öldüğü gibi gidiyor adam ya. Onun için ben sizi Allah için uyarıyorum.

  92. 39:47

    Geri kalan tek mesele kaldı, bunlara müşamahalı davranmak. Bu asla caiz değildir. Mahmud Eren'in medrese nezahatı özellikle Efendi Hazretleri'nin kulağımla duydum. İstihare yaptırdı onun hakkında. Benim yanımda, benim yanımda buyurdu, istihareden denildi ki bir mezarlığa girdi çıkamadı. Efendi Hazretleri buyurdu ki bu istihareye göre buna medrese verilmez.

  93. 40:14

    Adam beş katlı medrese vermeye gelmişti. Peki medrese verilmeyene talebe verilir mi ya? Bak şimdi Efendi'nin istiharesi nasıl doğru çıktı? İncil dersi vererek mukayeseli devratlı İncilli Kur'an okuyorlar. İşte batırdılar memleketi, helak ettiler. Efendi Hazretleri'nin torunları onunla beraber diye aldanılır mı ya?

  94. 40:32

    Yok Efendi Hazretleri'nin gelini. Efendi Hazretleri bize oğluma tabi olun buyurmadı. Gelinime tabi olun buyurmadı. Bana tabi olun yolumu muhafaza edin buyurdu. Oğlunu biz Efendi'nin yanında görmedik. Hala çam şalvar giymiyor. Hala sakalı bir tutam değil. Sakalında bile kerahattan hali değil. Dolayısıyla kıldırdığı namaz kıldırsa kerahattan hali değil.

  95. 40:55

    Sakalı bir tutam değil hiçbir zaman ya. Yani Efendi Hazretleri'nin yolunda tarikatı nasıl yönetecek bu adam? Bu o zaman holdinge döndü işte. Döndü zaten. Sonlarını göreceğiz. İnşallah Allah hayırla ıslah eylesin, hidayet eylesin, dönmelerini nasip etsin. Biz yine beddua etmiyoruz. Ahmet bak ben kaç kere duydum.

  96. 41:16

    Benim oğlum, benim oğlum değildir. Benim Ahmet diye bir mahtumum yoktur. O dayısını tutar. Dayısının oğludur. Benim oğlum değildir. Dayısı kimdir onu öğrenirsiniz. Eğer dayısıyla ben denize düşsem ikimiz boğulacak olsak dayısını kurtarır beni kurtarmaz. Bunu şahidiyiz ya. Resul Hoca dedi yok Efendi Hazretleri ya yine sizin oğlunuzdur falan o kadar söylemeyin.

  97. 41:47

    Dedi Resul Efendi bunlar beni sevmezler ki seni sevsinler. Bunu bir de adama hak ahirette kaç tane şahidimiz var ya? Kaç tane şahidimiz var? Şimdi bundan dolayıdır ki bu tarikatı bozmakta bu oğluna nasip ol. Öbür oğlu Abdullah Hocamız rahmetullahi ve kabrullahı çok salih bir insandı. Benim de hafızım hocamdı.

  98. 42:12

    En son ölümünden evvel cuma namazına tekellekli sandalye getirdiler. Fikrinin üzerine yürüdü. Seni babamın yerine kim koydu diye bas bas bağırdı yahu. Bunları gizliyorlar. Bunları gizliyorlar. İşte onun için asla ve kat'a o da yere yattı salih topçu beni koydu buraya dedi. Abdullah Hoca'ya böyle cevap verdi yani.

  99. 42:36

    Bunlar haktır ve hakikattir. Onun için sizi Allah için uyarıyorum. Hayriye Hoca ne hayatta olsaydı sağ olsaydı nasıl efendisine yol sahip çıkardı? Siz de onu o şekilde ihya edin, canlı tutun, yolu bozmayın, bozdurmayın. Onlara en ufak bir müsaade, o da doğru olabilir, onlara da bir şey demeyelim diyenleri asla aranıza ders okutmaya hoca olarak kabul edemeyin.

  100. 43:04

    Onlara ihtiyacımız yok. Efendisine bağlı hoca hanım efendiler size de yeter, bütün ümmete de yetecek kadar var. İşte burada kaç kişisiniz belki yüzden fazla hoca hanımsınız. Yetersiniz Allah'ın izniyle ya. Şüpheli can cennete girmez. Ben size Allah için bu kadar diyorum. Hoca hanımıza rahmetler okuyarak, bir de size dualar yaparak, akşam namazı kerata girmesin efendim.

  101. 43:30

    Ben de zaten yani şimdi canlı yayına yetişeceğim tekrar, şifa-i şerif dersim var. Amin. Sallallahu aleyhi ve sellem. Khususan şeyhuna ve ruhuna. Hazreti şeyhuna ve ruhuna. Hazreti mahmudu l-hufi. Ya rahman rahim, ya rahman rahim, ya rahman rahim. Ya Rabbi hayırlı hoca hanımızın her kayıkları rahmetler eyle.

  102. 44:16

    Kabrini nur eyle, derenizde hale eyle. Ya Rabbi, ya Rabbi, onun yetiştirdiği bu canım kardeşlerimizin dünyalarını ahiretlerini mamur eyle. Eşlerini yar eyle. Hayırlarını göster, şerlerini def eyle. Başka kadınlara tutulmalarından, başka vesveselere kapılmalarından, gözü dışarıda olmalarından muhafaza eyle.

  103. 44:37

    Eşi olmayanlara hayırlı eşler nasip eyle. Çarşaflarını muhafaza edecek, medreselerini mamur edecek, onların okumalarına destek verecek, onlardan çok dünya işi beklemeyecek, yeter ki sen ilime çalış, okut, vaaz et diyecek, hayırlı eşler nasip eyle.

  104. 44:52

    Ya Rabbi sen medreselerinde, Rabıtasını muhafaza eyle, muhafaza edenleri muhafaza eyle, Efendimiz'in hikmetini, tasarrufunu, bereketlerini, teveccühlerini onlara dünyada ahiretten önce nasip eyle ve ahirette şefaatlerine nail eyle ve yüzlerini ak eyle, Efendimiz'in onları kabul etmesini ahsen-i kabul ile nasip eyle.

  105. 45:08

    sene dahil eyle ve yüzlerini ak eyle. Efendimiz Hazretleri onları kabul etmesini ahsen-i kabul ile nasip eyle. Ya Rabbi sen bu, hocanın kardeşlerimizin dünyalarında da ya Rabbi, geçim darlığı çektirme ya Rabbi. şerifi muhafaza ettiler. Sen de onları muhafaza eyle. Rızıksız bırakma Ya Rabbi, mahrum etme Ya Rabbi.

  106. 45:48

    Borçlandırma Ya Rabbi. Borçları varsa edalar, ihsan eyle. Yavrum kocalarının da işlerine çok hayırlı bereketler, ihsan eyle. Onları en iyi şekilde, dünyada da en iyi seviyede ilmin bereketine yaşamalarını nasip eyle. çocuklarının gördüklerinden geri koyma Ya Rabbi. Yaşadıkları hayat standartını taim eyle Ya Rabbi.

  107. 46:08

    Daha da müjdat eyle Ya Rabbi. Ve ilmin bereketiyle Efendimiz'in tasarrufatını üzerlerinde, evlerinde, eşlerinde, çocuklarında görmelerini nasip eyle. Onlar bu dine çalıştıkları için, onlar senin yoluna Efendimiz'in mütevazısıyla Necd'i açtığı çığırı yaşattıkları için Sen de onları hayırla yaşat Ya Rabbi.

  108. 46:27

    Yavrularını salihin salihatı ilave eyle. Özellikle hocaların çocukları biraz yaramaz oluyor, haylaz oluyor, göz nazar oluyor, mum dibine şük vermiyor. Ya Rabbi çocuklarımızı terbiye eden aciz kaldı, hayırla ıslah eyle. Kocanın, kardeşlerimizin yavrularından, kâfir, fâtir, münafık, fâsık halk eyleme.

  109. 46:48

    Bir zerrelerini cehenneme nasip eyleme. Hepsini Efendi Hazretleri'nin yolunda, salihin salihata ilâk eyleyip, gözlerini açık gönderme Ya Rabbi. Medreselerin yollarına devam edecekleri yetiştirip ölmeleri nasip eyle Ya Rabbi. elden ayaktan düşürme. Yarabbi kimselere muhtaç etme. Yarabbi Alzheimer etme.

  110. 47:07

    Yarabbi dost düşmana maskara etme. Yarabbi son namazlarına kadar onlara da bize de. Yarabbi ayak takılmak nasip eyle. Kur'an'ı görmekten mahrum etme. Bir gözümüz gitti öbüründen mahrum etme. Bu kardeşlerimizi de ya aklımızda gözümüzle, kulağımızla, elimizle, ayağımızla ölene kadar ilimle, irfan ile, zikirle, okumakla, yazmakla

  111. 47:29

    vaaz etmekle, narif yapmakla meşgul eyle ya Rabbi, meşgul eyle ya Rabbi sebeplerini halk eyle ya Rabbi imkanlarınızı ziyade eyle ya Rabbi manilerinizi izah eyle ya Rabbi adımları aç, ömrüne sahipleri ihsan eyle eyle ya Rabbi. O memleketlerine, medreselerine sâlimeten, ghanimeten irca eyle ya Rabbi. Amin diyenler, daha rica edeyim.

  112. 47:51

    Şuradan dağılmadan boynlarınızı cehennemden azat eyle. Mahfûrin zulmesiyle hak eyle. Kalplerinde ne niyet tuttularsa şu saatte hayrı muradlanıyor. Ta'ale, her türlü şerden muamele. muhafaza eyle. Amin, amin. Ve sallallahu aleyhi ve sellem Muhammedin ve alihi ve sahibihi selleme teslimen kesirem. Elhamdülillahi Rabbil alemin.

  113. 48:10

    Başta Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem ehl-i beytin sahibesinin sistem-i şerifin hususuna şereflenir. İmam-ı Rabbân, İmam-ı Asûl, Beyb-i Bahram Ve bu hanım kardeşlerimizin geçmişlerinden müminin müminatlarına ve en futsallarına, hayırlı hocaannemizin ve kıymetleştiren Hacı Efendi'nin ruhu şeriflerine el Fatiha.