Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 5) 242. Bölüm 7 Ekim 2026
7 Ekim 2026 · 35 dk
34:30 / 34:42Şu an 34:30 / 34:42
Video bölümleri
Transkript
79 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu teala alâ seyyidil murselin. Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecma'in. Mektuba Serifeden 3. cit 24. mektuptan sahabe-i kiram müdafası hakkında kaldığımız yerden devam ediyoruz. Şianın vesair bazı fırkaların eee sahabe-i kiramı hakaretle anmaları hatta şirkle ve küfürle ithamları sabittir maalesef.
- 00:41
Onun için bunlara Müslüman denemez. Müslüman denecek halden çıkmışlar. Hz. Ali Ebu Bekir ile Ömer'den eftaldir deseler ona böyle konuşmayız. Yani Eri Sünnet'ten çıkar ama dinden çıkmaz. Fakat tabii Hz. Ali Hz. Osman'dan eftaldir dese ona Eri Sünnet'ten de çıkar diyemeyiz. Bazı alimler çıkar diyorlar ama hadi onu da.
- 01:18
Hadi onu da tölere edilebilir Hz. Ali Hz. Osman'dan ama Hz. Ali Hz. Ebu Bekir'le Ömer'den eftaldir derse Eri Sünnet'ten çıkar ama dinden çıkmaz. Hz. Osman'dan eftaldir derse ona biz Eri Sünnet'ten çıkar da demek zorlaşır. Aman kalkın Ebu Bekir, Ömer'e, Osman'a ve cümle sahabeye, Aişe annemize, Aşerin Beşşere'ye, Talha Zübel efendilerimize bunlara kafir diyecek, sapık diyecek.
- 01:52
O zaman bunun dinle imanla alakası olamaz. O konulardan sonra buyuruyor ki, o kimselere noksanlık atfetmek ki, şirk, küfür, zulüm demiyor bak noksanlık, kâni oldular, eftale hâzil ümmet. Bu ümmetin en faziletleri onlar. Geriden beri âyetlerine, hadislerine ispat etti bunu. Onlar ki, bu ümmet nasıl bir ümmet?
- 02:22
Hiyâ-o hayrul ümmet. Ümmetlerin en hayırlısı. Peki bu ümmetin en hayırlısı olduğu neyle sabit? Bir hükmü kitabı, kitap, Kur'an-ı Kerim'in hükmüyle. Daha ve sünneti, sünnet seniye, yani hadis-i şeriflerin kararıyla. Daha ve icma'il ümmeti, ümmetin... İcma-il ümmeti, ümmetin ittifakıyla.
- 02:39
Yani ümmetin alimlerinin asr-ı saadette, sonra tabi'in asrında, sonra tebel-i tabi'in asrında. Zaten o üç asır muhteber, onların icma'ı muhteber. Bütün hepsinin görüş birliğiyle, efendim, ümmetlerin en hayırlısı olan bu ümmetin en faziletlisi, Kur'an'a göre de, hadise göre de, icma-ül ümmete göre de, kimdir?
- 03:08
Sahabe-i Kiram'dır. Peki bu ümmetin eftali oldukları, sabit olan... Edirne-i Şer'iyye'nin üç tane kuvvetli delil. Zaten burada kıyasa lüzum yok, kitap, sünnet, icma olan yerde kıyasının hükmü kalmıyor. Yani bütün delillerle sabit demektir. Onlara sen noksanlık atfedersen, daha neyle sabit? Sahabenin eftaliyeti, Ebu Bekir, Ömer'in eftaliyeti.
- 03:39
Hazreti Ali'nin de itirafı var, geçen derste onların delillerini söyledik. Beni onlardan eftal bilen, yani Ebu Bekir ile Ömer için söylüyor özellikle, müfteridir, iftiracıya atılan seksen sopa atarım diyor. Seksen sopa atarım diyor, had cezası uygularım diyor. Daha ne diyecek? İşte onlara noksanlık atfetmek, daha ve tehkir olup onlara hakaret etmek,
- 04:05
küşümsemek, şanların şereflerini mertebeden düşürecek konuşmaları yapmak, açıklamalarda bulunmak. Min eyy-i insafin. Hangi insaftan kaynaklanıyor? Zulümden kaynaklanıyor, insafsızlıktan kaynaklanıyor. Ve min eyy-i diyanetin. Hangi dindarlıktan, din mensupluğundan kaynaklanıyor? Hiç İslam dinine mensup olanın yapacağı iş midir?
- 04:33
Onun konulmuş olabilir, fi zimnihi. Bunun zımnına, içine, onlara noksanlık atfetmek, akalet etmek de ne hayır olabilir? Şimdi yani, adam Nakşibendi şeyhi yahu, Halid-i Kolu'nun şeyhlerinde, Türkiye'deki en meşhur tarikatlardan birinin başında duruyor. Bana dedi yahu. Ahmet hocamı dedi, Ahmet efendi mi dedi, neyse.
- 05:05
Bırak dedi, sahabenin neler yaptıklarını bir konuşursak dedim. Ne diyorsun sen dedim ya. Siz dedim, imam-ı Rabbane bağlı değil misiniz? Mektubatta böyle söylüyordu. Ya dedi, o işlerin üzerine dedi, bir çarşaf çektik dedi. Ya sen kimsin de sahabeye noksanlık istat ediyor bak şimdi. Peki diyor, bu nasıl bir insaftır, nasıl insafsızlıktır, nasıl bir din...
- 05:27
E hangi dindar insan bunu yapar diyor ya. Bu ümmetin eftali onlar yahu. Ayet var, hadis var. Allah onlardan razı. Onlar Allah'tan razı. Kur'an söylüyor, Allah razı oldu adamı. Sen neyine çarşaf çekiyorsun yahu. Öbür ayette hadis suresi, öbürü tevbe suresi. Allah hepsine cenneti vaad etmiş. Senin de cennetlik olacağın belli değil, imanı kurtaracağın belli değil yahu.
- 05:57
Sen Allah'ın cennet vaad ettiklerine... Nasıl tahkir edersin yahu. Çarşaf çektik üstüne. Yani öyle pis işler var ki yani. Kapattık yani konuyu. Yani ne kadar kendini üst bir makam görüyor. Bu ne çibirdir. Bu ne insafsızlık, bu ne vicdansızlık. Bu ne diyanetsizlik. Ya. Buyuruyor, felevkâne eğer olsaydı fî sebbeaheddin.
- 06:23
Bir kimseyi sövmekte, hakaret etmekte, manel hayriyeti, hayırlı bir iş yapma manası, davet, ibadeti, bir ibadet, yani Allah'a kulluk yapılırken, birine sövüp sayma şeklinde bir ibadet cinsi olsaydı, Sen sövecek adam mı bulamaz o zaman.
- 06:53
Lanete çarpılmışlardır. Tard olunmuşlardır, kovulmuşlardır. Allah'ın rahmetinden uzak olmuşlardır. Kafirlik üzere, şirk üzere öldükleri sabit olmuştur. Çünkü hangi gavur olursa olsun, son nefeste ne hal üzere öldüğünü bilmediğin sürece, ne yapamıyorsun? Ona lanet okuyamıyorsun. Allah'ın laneti kafirlerin üzerine olsun dersin.
- 07:21
Zalimlerin üzerine olsun dersin. Böyle genel. Ama Ebu Cehil'in, Allah'ın laneti Ebu Cehil'in üzerine olsun. Bunu dersin. Ebu Lebe'nin üzerine olsun dersin. Firavun'un üzerine olsun dersin. Haman'ın üzerine olsun dersin. Çünkü neden? Kur'an-ı Kerim'de isimleri geçiyor. Veyahut Hadis-i Şeriflerde isimleri geçiyor.
- 07:41
Bedir'de geberen yetmiş tane kafir mesele. Velid ibni Mugireleri bin Mevleleri. Ümeyye bin Halefleri falan. Bunlara dersin. Çünkü neden? İsmen kafir öldüğünü, hakkında nas var, delil var. Başka kimse hakkında diyemez. Dünyanın en büyük yavru olsun. Son nefesinde yanında mıydı? Biliyor musun Allah? Belki son nefeste tövbe etti veya son nefesten evvel tövbe etti.
- 08:05
Allah kabul etti. O haber sana ulaşmadı. E sen o zaman diyor, bir kişiye sövmekte ibadet ve hayırlılık manaları mülaza edilseydi, yok ve nasıl Kur'an, Kur'an'ın nasıl ve delilleri hükmünce, lanetlilikleri ve rahmetten kovulmuşlukları, sabit olan, Ebu Cehil, Ebu Lebe, hakaret etmekte, sövmekte, bir hayırlılık, bir ibadet manası olur.
- 08:36
İslamiyet'in hangi ibadet vazifelerinde, mesela salavat-ı şerife elli kere okumak, yüz kere okumak, şu kadar okumak, işte şu kadar nafile kılmak, nerede görülmüş, al tesbih eline yüz kere Ebu Cehil'e lanet oku, beş yüz kere Firavun'a lanet oku, nerede var böyle bir ibadet yani? Ama Şianın dini diyaneti, Ebu Bekir-i Ömer'e, Osman'a, Aişe'ye,
- 09:02
Radıyallahu anh-ı ecma'in hazaratına sövmek olmuş. Hümeyni denen zındık, her sabah namazının kunut duasında, onlar sabah namazlarında kunut yapıyorlar, her sabah namazının kunut duası yani, hani bizim fitirde yaptığımız kunut gibi, onlar sabah namazı iki tek artık, kunut duasında, efendim, ey Allah, Kureyş'in iki putuna, tahutuna lanet et diye,
- 09:33
Ebu Bekir-i Ömer'e özel lanet duası yapıyor, her sabah namazında. Böyle ibadet mi var diyor ya. Yani birine söveceksen, Ebu Bekir-i Ömer'i mi buldun, Ebu Cehil'i bıraktın, Ebu Lebe bıraktın. Yani onda bile, kunut duasında onlara bile lanet okumak, veyahut da namaz dışında veya içinde, onlara bile beddua okumanın, bir ibadet ve hayırlılık mefhumu yok.
- 09:59
Sen ne konuşuyorsun, diyor. Vele hazalâzumân hâsûlûlûldu fî zımnihî. Ebu Cehil'e, Ebu Lebe, Firavun'a beddua edersen, hasenâtün, sevaplar kefirot, çok sevap alman lazım gelirdi. Hangi ayette, hadiste, rivayette var ki, Ebu Cehil'e yüz kere lanet okuyana beş yüz sevap var? Böyle bir şey yok, diyor. Eyyûh hayriyetin, hangi hayırlılık manası mülaza edilebilir?
- 10:27
Fissebbillezî, sövüp saymaktaki. Ellezîhüveo, mutazammînûn. Sövmek zaten, lanet okumak, beddua okumak, zımnında neyi barındırıyor? Lirfokşî. Çirkin sözleri barındırıyor. Velkatı'yati, irtibatsızlığı, kesikliği, kopukluğu barındırıyor. E şimdi, Ebu Lebe'nin kızına, ki Dürre validemizin ismi olacak, o zaman annelerimizden, sahabe annelerimizden, ona bile bazı sahabeler o zaman,
- 10:58
yani tam anlayamadılar meseleyi. İşte o, Cehennem Odunu'nun kızı diye, laf atmışlar yani, lafın arasında geçirmişler yani. Laf atmışlarken hani böyle cinsel manada değil, tövbe estağfurullah, onu demedik yani. Cehennem Odunu, Ebu Lebe'nin kızı falan diye laf geçmiş yani. Bundan Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem ne kadar rahatsız oldu yani.
- 11:29
Lâ türcül. Yahya bir sebebi var, ölmüş veya gebermiş, melun. Ama ondan sebep, dirilere eziyet etmeyin. Ebu Cehil'in oğlu İkrime, sahabe-i kiramın ileri gelenlerinden oldu. E Ebu Lebe'nin ailesinde Müslümanlar var. Dolayısıyla sen şimdi burada kötü konuşarak, hakaret ederek bir mevne, bir de toptançılık yaptığın zaman, burada sıfah-i rahim de kesilmiş oluyor.
- 12:02
Geldi Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem şikayet etti. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem minbere çıktı. Amal-i akvamin, yucûne nîfi, karâbeti, akrabalarım hakkında bana eziyet edenlerin hali nicedir? Niye böyle yapıyorsunuz?
- 12:22
Burayı şimdi medet etti. Tabi ki Müslümanlar manasında medet etti, Müslümanlara medet etti. Ama burada tabi ki Ebu Cehil de çıktı, Ebu Lebe de çıktı diye. Sen bütün Müslümanlara eziyet edemezsin. Onun için, hususen, hele bir de özellikle bir hakkı şahsın, bir şahıs hakkında ki, La estahakku hak etmiyorum.
- 12:45
Hatta Ebu Lebe hak ediyor, Ebu Cehil hak ediyor. Ama oğlu hak etmiyor, kızı hak etmiyor. Müslüman olmuşlar. Buradan onun babasına söverek, anasına söverek, yani Ebu Lebe'nin karısı da Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'in yollarına diken, toplayan Kur'an'da vemratü, karısı da melun, eli kurusun, kahrolsun diye Kur'an'da beddua almış Ümmü Cemil künyesiyle anılan bir kadın.
- 13:10
Lanete müstehak bir kadın. Ama şimdi sen onun kızısın diyerek kızına niye iyileşiyorsun doktor? Mesele. Onda bile bir hayırlılık yok, bir ibadet manası yok, bir sevap yok. Yani, bu itibarla Ebu Cehil'i Ebu Lebe sövmenin de bir ibadet manası, hayırlılık manası yok. Hele bir de hiç hak etmeyen Ebu Bekir Ömer, bu ümmetin en faziletine,
- 13:33
Hazreti Osman gibi meleklerin kendisinden utandığı, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'in iki kızını verdi. İkisi de vefat edince, yani birini evlendirdi, o öldü, ikinciyi de evlendirdi. O da öldü, Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem kızı kalmadı, verecek. Levkanet andi ise aliseddülleze vecduke.
- 13:51
Üçüncü kızım olsa onu da sen evlendirdin, ey Osman dedi. Ahlak numunesi, abidesi bir şahsiyet. Ve, Cebrail Aleyhisselam geldi bana emretti, kızını Osman'a ver dedi, ben sana Allah'ın emriyle verdim dedi buyurdu. Bu kadar hadis-i şerif var. Bir cid kitap yazarım, Hazreti Osman'ın faziletlerine dair hadis ve rivayetlerden toplanmış vaziyette.
- 14:15
Sen bunlara konuşuyorsun. Velaikûnü, asla olmuyor o kişi, yani Ebu Bekir Ömer, Osman Ağaşa, annemiz vs. radıyallahu anhü mecmuane ehlen. Asla hak etmiyor lehu. Böyle bir sebbi, kötü ifadeyi, hakareti, tenkısı, noksanlık ifadelerini, ondan sonra, o zaman ne yapmış oluyorsun? Hak etmeyene, haksız muamele yapıyorsun.
- 14:44
Tazimi hak eden, hürmeti hak eden, övgüyü hak eden kişilere, şanı şerefini eksik etmeye çalışıyorsun. Hele bir de söversen, sararsan onu, küllün haram, yerine göre de. yerine göre de şirk. Ve vazroşşeyi, bir şeyi koymak fî gheyr-i mevzî, hak ettiği yerin dışına koyarsan ne olur? Zulmün zulüm olur. Kur'an şimdi nereye koyulması lazım?
- 15:09
Baş üstüne koyulması lazım, yüksek masaya koyulması lazım, yüksek sehpaya koyulması lazım, belden aşağı koyulması lazım. Kalkarsan Kur'an'ı tuvalete koyarsan ne olur? Zulüm olur. Her şeyin hak ettiği bir yer var. Kalkarsan necaseti rahallenin üstüne koyarsan ne olur? Zulüm olur. Pisliğin ne işi var Kur'an koyulan yerde?
- 15:29
Her şeyi yerine koyacaksın. Ve farkın, çok fark vardır beyne şeyin ve şeyin. Bir şeyle diğeri arasında çok fark vardır. Ve tefavüdün, çok iftilaf vardır, farklılık vardır beyne mevzâni ve mevzâni. Bir yerle diğer yer arasında çok fark vardır.
- 15:47
Şimdi tuvalete koymakla, banyoya koymakla, efendim, kürsünün üstüne koymak, ikisine bir yere koydun yani. En nihayetine çöplüğe dağıtmadım. Ama çöpün yanına koyarsan ne olur? Çöpün yanını mı hak ediyor Kur'an, hadis, kitapları mesela? O zaman çok fark var. Özgür olması lazım gelen adamı hapse koyarsan, hapise atılması lazım geleni dışarıda bırakırsan,
- 16:16
bir şeyle diğer şey arasında, bir yerle diğer yer arasında çok fark olur. Birinde zalim olursun, birinde adil olursun. Birinde mümin olursun, birinde kafir olursun. Kur'an'ı çöplüğe koyarsan kafir olur. Onun için bu icabında bunlar basit şeyler değil. Demek ki oluyor beyne zulmin ve zulmin, bir zulümle diğer zulüm arasında, zulümle zulmün de farkı var.
- 16:48
Sen Ebu Cehil'in kızını, Müslüman'ın kızını, Dürre validemizin babasından dolayı ayıplarsan, ki İslam'da babasıyla, anasıyla, soyuyla, sülalesiyle kimse ayıplanamaz, suçlar ferdidir, cezalar şahsidir. Ama o tabii o da zulüm olur. Ama bile kalkıp Ebu Bekir'le Ömer gibi zatları, Ayşe annemiz gibi nezih nezihe insanlara tenkıs ifadeleri yöneltsen, o daha büyük zulüm olur.
- 17:18
Zulmün de kendi arasında mertebeleri var, meratibi var. Her zulüm bir değil. Bevnen fark olur. Beida, mesafesi çok uzak, birbirinden çok ayrı tasdikler olur. Onun için bir insan, bir Müslüman, kimin hakkında ne konuştuğuna dikkat edecek. Sen normal bir vatandaş hakkında mı konuşuyorsun? Veya sen bir kendi akraban hakkında, arkadaşın hakkında mı konuşuyorsun?
- 17:58
Onlar senin mektep arkadaşın, asker arkadaşın mı? Bütün ayetler, hadisler onların methiyle dolmuş. Sen onlara konuşurken Allah ve Rasulü'nün onlar hakkındaki beyanlarına itibar etmeli değil misin? Allah ve Rasulü'nün methettiğini zemmedersen, övgüyle bahsettiği rızalarını, vadettiği cennetini, vadettiği kişileri, hakarethamis ifadelerle anarsan,
- 18:30
senin dinden imandan, insaftan, vicdandan nasibin kalır mı? Kalmaz elbet. Ve hilafetü zünnureyni, iki nur sahibi bak, Osman zünnureyn. Niye zünnureyn? İki nur sahibi. Neden? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in iki kelimesi olduğu için. Onun nikahında bulundular. Tabi iki kız kardeş aynı anda evlenilmez.
- 18:59
Biri vefat etti. İddet, yani erkeğin iddeti yok zaten. Biri vefat etti. Ondan sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ikinci kelimesini verdi yani. Dolayısıyla, radıyallahu anh Hazreti Osman, iki nur sahibinin halifeliği, yani müminlerin emiri olduğu, hulefa-i raşidinler olduğu, dört halifeden, e dört halifedenken hadis-i şerifte dört demiyor ama,
- 19:30
aleykum-i sünneti ve sünnet-i hulefa-i raşidinel mehdiyine de var bazı vaadler, min ba'di. Benim sünnetime yapışır. Yolumu terk etmeyin. Benim yolumu kuran sünnet de olur. Ama benden sonra, raşid halifelerin, bak halifeler çok gelebilir. Emevi halifeleri var, Abbasi halifeleri var, Osmanlı halifeleri var.
- 19:51
Ama onlara raşid denmez. Çünkü raşid burada, rüşdü kemalde zirveye ulaşmış. Onlar da mübarek adamlar. Mübarek adamlar, mübarek olanı var, gayrimübarek olanı var. Anladın mı? Hatta evliya olanları da var, Ömer ibn-i Abdülaziz gibi, vesaire. İşte Hazreti Fatih gibi, Yavuz gibi, o halifeler de var, Alparslan gibi, birçok.
- 20:16
Var, Harun Reşid'de bayağı bir hizmeti olan bir insan mesela Abbasilerin. Bunlar var. Ama bunlara raşid denmez. Niçin? Raşid olduğu zaman onun sünneti Rasulullah'ın sünneti gibi bağlayıcı olur. Onun için raşid halifelerden maksat, dört halifedir. Bir de Hazreti Hasan Efendimiz'in dönemiyle, altı ayda o yaptı, Hazreti Muaviye devretmeden evvel.
- 20:41
Hazreti Muaviye de Hulefa-i Raşidinden değil. Ama sahabedendir, faziletli bir insandır, emirul müminindir, ayrı dava. Hulefa-i Raşid'in mefhumu başka hadise sabittir. E sen o zaman raşid halifeler orada dört demiyor, beş demiyor. Sen bunu nasıl sınırlıyorsun beşle? Dersen ben de sana sahih hadisten cevap veririm.
- 21:03
Onu ben sınırlamadım, icma ümmetle sabit. Çünkü neden? El hilafet vaadi felâfi unesene. Benden sonra kamil manada halifelik, yani onun sünneti benim sünnetim yerine geçer diyebileceğim halifeler otuz sene devam edecek diyorum. Öbür sahih hadisi, o öbürü Tirmizi hadisidir. Bu da sahillerde geçer. Yani otuz sene hadisi, bu da sahite.
- 21:27
E şimdi otuz sene ne ile tamamlanıyor? Otuz sene bitmeden dört halife, peş peşe halifelik yaptı ve vefat etti. Hatta orada Hazreti Hasan Efendimiz de otuz sene tamamlanmadı. Gökteki ay hesabıyla ki seneden bahsediyoruz. Yani üç yüz elli beş gün olan. Güneş senesi üç yüz altmış beş gün, onu konuşmuyoruz.
- 21:48
Gökteki seneye, İslamiyet gökteki sene itibariyle, yani ay senesini kamerî yılı itibarı alır. O itibarla hesap yapın. Altı ayda Hazreti Hasan Efendimiz halifelik yaptı. Çünkü babası Hazreti Ali Efendimiz'in şehadetinden sonra ümmet ona biat etti. Ama sonra yeni bir savaş çıkmasın Hazreti Muhammedi arasında.
- 22:08
O Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem evvelce müjdelediği gibi. Bu benim oğlum seyittir. Allah iki büyük Müslüman cemaatinin arasını bununla barışa kavuşturacak ve kan dökülmeyecek. Bu ne büyük bir mucize oldu. Otuz sene sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem vefatından Hazreti Hasan Efendimiz'e Allah böyle bir makam nasip etti.
- 22:33
Nefsini yendi. Zaten nerede nefis olacak Sahabe-i Kiram'da. Ve halifeliği elle teslim etti. İşte o altı ayda itibar edince tam otuz sene doluyor. O zaman ben onlardan sonra gelenlere Rashid Halife nasıl diyeceğim? Hadis-i Şerif bunun süresini beyan etmiş. O süre zarfında da en fazla beş var yani. Hazreti Hasan ile de o kadar beş oldu.
- 22:59
Bunların sünneti benim sünnetim neyse öyledir buyuruyor. Fainnehu men yashmin kum ba'di feserahtilafen kesira. Benden sonra yaşayanlar çok ihtilaf ve kargaşa görecekler buyuruyor. Onun için bunun temessekubi avamdu aleyha minne vacit. Benim sünnetim bile halifelerimin sünnetine azur dişlerinizle yapışın.
- 23:22
Yapışmakla kalmayın. Belki birisi vurur eliniz çözülür. Dişlerinizle de azur dişlerinizle de onları ısırın. Isırın ki sizi kopartmak isteyenler o sünnetimden ve halifelerimin yolundan sizi koparamazsınlar. Anladın mı? Bu itibarla Hazreti Osman'ın halifeliği de sabit etün, sübüt bulmuştur ve gerçekleşmiştir.
- 23:48
Biicma sahabetil kirami keremli şerefli sahabenin icma ile yani görüş birliği ile sabit olmuştur. O asırda bulunanların küçüklerinin de ittifakıyla. Asırların en hayırlısı. Ne buyuruyor Hadis-i Şerif'te yine Sahih Hadis-i Şerif Bukhari olacak. Vesaire yani illaki sahihte var biliyorum. En hayırlı asır benim içinde bulunduğum 100 senelik zaman dilimidir.
- 24:20
Sonra onları takip edenler 2. yüzyıl. Bak en hayırlılığı 3. yüzyıla yapıyor. İlk 3 asır ehli, selefi salihin de zaten bunlara deniyor. Dendiği zaman bunlara murad ediliyor. Asırların en hayırlısı olan, şimdiki gibi bozuk asır değil ki. Millet birini seçiyor, rey veriyor, biat ediyor, başa getiriyor, bilmem ne bilmem ne.
- 24:42
rey veriyor, biat ediyor, başa getiriyor, bilmem ne, bilmem ne. Hayırlı bir asırda değiliz ki. Onun için milletin namazsız, abdestsiz, şeraat bilmez. İnsanlar kulların seçtiklerinde ne olur? ne olur? Sevdiklerinden ne olur? Yani dinde bir hüccet manası taşır mı? Allah'ın dinde bir makbuliyet, mahbubiyet ifadesi sayılabilir mi?
- 25:06
Sayılmaz. Çünkü neden? E sen zaten dünyanın dibinde gelmiyorsun, en bozuk zamanlardayız. Parayla, rüşvetle, tehditle, şanla vantajla herkes batılığa destek veriyor. Onun için mühim olan nedir? Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem en hayırlı asır benim asrımda yaşayanlardır buyurduğu o sahabe ve tabiîn dönem.
- 25:30
buyurdu o sahabe ve tabiîn dönem. Hz. Osman zamanında tabiîn dönem. Hazreti Osman zamanında tabi sahabe olmayan, sahabenin çocukları da var, sahabeyi görmüş, tabiînden olmuş yani, Efendimiz'i görememiş, sahabeden olamamış. Onlar da dahil oluyor tabi ki. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in vefatından sonra doğanlar yok mu?
- 25:49
Devamlı doğumlar devam ediyor, onların hiçbiri sahabe olamadı ki. Sahabe çocuklarının hepsi tabiîndir en azından, tabi müslümansa falan tabi yoldan çıkanı, bir şey konuşmuyoruz. Şimdi, asırların en hayırlısı olan o asır ehlinin küçükleri ve kibarıyım büyükleri ve zükûrıyım erkekleri ve inatıyım kişilerinin ittifakı ve görüş birliğiyle Hazreti Osman halifesi için.
- 26:15
Hazreti Ebubekir Sıddık Radıyallâhu anh Efendimiz kendisinden sonra halife tayin etti. Kimi tayin etti? Ömer Faruk Radıyallâhu anh Efendimiz'i. Buradaki benim hüsnü zannım Ömer hakkında olur ki, sizin adaletle hükmeder ve şeriatı icra eder. Ben onu münasip görüyorum burada. Sahabe-i kiramda ittifak ettiler zaten.
- 26:41
Tamam. Ama Hazreti Ömer öyle yapmadı. Hazreti Ömer Efendimiz Radıyallâhu anh benden sonra Osman diye işaret etmedi. Sarahatte açıkça da söylemedi, işaret de etmedi. Ne yaptı? Hazreti Osman'ın da aralarında bulunduğu 6 kişiye şura bıraktı. Dedi ki şu şu zatlar yani hemen hemen hepsi belki ekserisi aşerî mübeşşereden olan cennetle müjdelenmiş hani haklarında garanti var.
- 27:13
Bu 6 kişi zaten Ebubekir Efendimiz vefat etmiş aşerî mübeşşereden. Hazreti Ömer'de vefatından sonra konuştuğu için onu da çık. Aşerî mübeşşereden ikisi yok yani. Bu 6 kişi arasında halifeyi seçsindi buydu. Hazreti Ömer Efendimiz şuraya bıraktı işi.
- 27:35
Şimdi şura olunca bir nevi tereddüt geldi. Niye tereddüt geldi? E rey kullanılacak yani. Biri ona kullandı, biri buna kullandı falan. Fakat sonunda görüş birliğiyle Hazreti Osman Efendimiz seçildi. Onun için ve nihaza bundan sebep gâle dedi el ulemâ ve âlimler innel ittifâke ittifak vel icmâen görüş birliği ellezî öyle ittifak ki ittifak Türkçeleşmiş yani.
- 28:06
ve kâ hukûbulû kim hakkında? fî hilâvet-i zinnûrâyni İkinur sahibi Hazreti Osman'ın halife olması hususunda vâki olan ittifak ve görüş birliği lem yettefik rast gelmedi. Nerede? Fî hilâvet-i âdin. Hiçbir kimsenin hilâvetinde. Kimlerden? Min sâril hulefâ-i selâseti. Diğer üç halifenin hiçbirinde böyle bir icmâ ve ittifak asıl olmadı.
- 28:30
Niçin? Şundan sonra dikkat edilmesi gereken husus nedir? lem mâ kâne Ne zamanki oldu? Halifeliğinin başlaması noktasında nev ateraddüdîn nev ateraddüd oldu. Şimdi Hazreti Ebubekir Efendimiz'i aşere-i mübeşşere vs. sahabenin ileri gelenleri seçtiler. Herkes biat etti. Halka bu yansımadı. Hazreti Ömer Efendimiz'i Hazreti Ebubekir Efendimiz seçtiği için
- 29:06
orada da rahatsız eden kafadan ittifak asıl oldu. Anladın mı? Ama Hazreti Osman'ın hilafetinin başlaması tayin ve tespiti noktasında Hazreti Ömer Efendimiz isim vermeyip şuuraya bırakıyorum bu 6 kişi kendi arasında seçsin dediği zaman acaba kimi seçecekler diye yani Ebubekir Ömer'de olduğu gibi isim belli olmadı.
- 29:30
Burada isim belli olmayınca bir nevi kim olacak acaba diye bir tereddüt oldu. Kimi seçerler? Bu 6 kişi kimde birleşir? Böyle bir tereddüt olduğu için rahat rahat etti. O asırda o dönemde o zamanda bulunanlar rahat etti. Bu madde hususunda. Burada halifeyi seçerken şüpheli işe girmeyelim. 2 artı 1, 3 artı 2 böyle yapılmasın.
- 29:55
yapılmasın. Neden? Bu sonra ileriye dönüp devamlı ne çıkarır? Şüphe ortaya çıkarır. Sen zaten ittifakta seçilmedin. Ondan sonra şuuradan sana reyvenmeyen de vardı. Falan. Bu da ne yapar? Devlet nizamının esasını, temelini sarsar. İşte onun için. Madem Vekili Ömer Daralıyalı Hanım'a kesin karar alındığı için, isim üzerinde, müşahhas isim üzerinde kesin karar oldu.
- 30:23
kesin karar oldu. Ama Hazreti Osman'ın başlangıcında Ama Hz. Osman'ın başlangıcında, şuuraya bırakıyorum, orası bunlardan biri sessin, buyurun. şuuraya bırakıyorum, orası bunlardan biri seçsin buyurulduğu için, acaba kim seçilecek kurusu olduğu için, o asırda bulunan sahabe-i kiram ve onların çocukları, tabi bak küçükleri, büyükleri, erkekleri, kadınları
- 30:40
hepsi bu maddede gözetti. Neyi gözetti? Riayet etti demek gözetti. İhtiyata, ihtiyattan tedbirli davranmayı. Kesiran, çok ihtiyatlı davrandılar ki oradan zındıklar, müşrikler, münafıklar bir delik bulup da hilafet müessesini, şeriat devletini ne yapamasınlar? Sarsamasınlar. Fitneye boğamasınlar. Sümme sonra ek temu, atıldılar aleyha.
- 31:12
Bu hilafetin kimin hakkında sabit olduğu kararına öyle atıldılar. Çünkü baştan dediler ki aman şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kesin konuşalım. E kesin karar verelim. Ve ondan sonra da ümmete ilan edildi ve buna bütün halk sahabe dönemindeki işte tabinde var tabi o dönem bütün onların hepsi görüş birliği yaptılar.
- 31:38
Yani bu halka indi. Çünkü neden? Şuuraya kaldığı için, o şuuradaki tam 6 kişi seçiyor, halk seçmiyor. Milletin önüne sandık koyup da adaylar belirlemediler. O 6 kişi kendi aralarında adaylar belirlendi. Hazreti Osman'da ittifak edildi. Ama sonra bu karar ümmete tebliğ edildi. Ve bütün ümmette bunu içine sindirdi ve içselleştirdi ve bunu kabullendi.
- 32:08
Onun için burada mevzu bundan ibarettir. Ve asla ve kat'a Hazreti Osman'ın hilafetinde de en ufak bir şek ve şüphe ve tereddüt sabit değildir. O zaman ne konuşuyorsun? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in halifeleri olarak 30 sene zarfında vazife yapan bu zatlardır. Rıdvanullahü teâlâ ile mecmu'in.
- 32:38
Bunlar sahabenin en faziletlileridir. Bunlar Bedir'e elindendir ama Bedir'e elinden de daha faziletlidir. Uhud'e elinden daha faziletlidir. Beytur Rıdvan Şecer'e elinden de daha faziletlidir. Sahabede bunlardan eftal yok. Başta Ebubekir Efendimiz gelir. Sonra Ömer Efendimiz gelir. Ebubekir Ömer o ikisi de diğer herkesten eftal gelir.
- 32:58
Hazreti Osman'la Hazreti Ali arasında birini birinden üstün sayarsan eli sünnete pek uymaz. Çünkü neden? Hazreti Osman'ın üstünlüğü sabit. Eftaliyet tertibi hilafet sırasına göre. Yani Ömer Nesefi hakaide, eli sünnete hakaide, Maturide hakaide. Eşari'yi de bundan farkı yok. Bu konuda bir müttefiktirler.
- 33:19
Hilafet sırası neyse üçüncü üç yüze, üçüncü azali dörtse, üçüncü dört yüze eftaldir. Ama birisi kalkıp derse ki Hazreti Ali Osman'dan eftaldir. Biz ona da eli sünnetten çıktın demeyiz. Velakin cumhurun görüşüne bir muhalefet söz konusu olur. Bunlara da bir lüzum yoktur. Zaten Allah'ın da eftaliyeti takva iledir.
- 33:43
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in beyanları iledir. Hazreti Ali Efendimiz'de ilim bakımından öyle faziletler, meziyetler vardır ki diğer hiçbir sahabe de olmayabilir. Bu da onun o yönden eftaliyeti. Şimdi bir insan bir cihetten bir yönden ilim bakımından vesaireden ehli beyt olma bakımından bazı faziletleri olabilir.
- 34:06
Ama külli fazilet, yani eftaliyet her yönüyle eftaliyet, evvelki sırtlık Efendimiz'e sahibiz. Sonra Hazreti Ömer Efendimiz, sonra Hazreti Osman, sonra Hazreti Hasan. Rıdvanullahi Teala Ali Mecmain Allah şefaatlerine nail ve dahil eylesin. Bunlar hakkında en ufak bir şüpheye düşmekten, kötü konuşmaktan, hakaret etmekten ve helak olmaktan cümlemizi muhafaza eylesin.
- 34:30
Bunlar hakkında yanlış itikadı olanlar ıslah eylesin, iddia et eylesin. Bizi de sohbetleri de buna vesile eylesin. Onun için çok daha önemli konular önümüzdeki derslerde paylaşılacaktır inşallah.
Benzer sohbetler
43:47Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 6) 243. Bölüm 14 Ekim 202614 Ekim 2026 · 44 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 14 Ekim 2026
38:05Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 4) 241. Bölüm 30 Eylül 202630 Eylül 2026 · 39 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 30 Eylül 2026
27:50Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 3) 240. Bölüm 23 Eylül 202623 Eylül 2026 · 28 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 23 Eylül 2026


