1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil alemin ve sallallahu teala ala seyyidil murselin, Muhammedin ve ala âlihi ve sahbihi ecma'in. Muhterem kardeşlerimiz, Mektubat-ı Şerife'den itikad mektuplarından 3. cilt 24. mektuptaki sahabe-i kiramın müdafası hakkındaki itikadi konularda İmam Rabbani Kudsesi Ruh Hazretlerimizin beyanlarına yol veriyoruz, takip ediyoruz.

  2. 00:39

    Ve bundan evvelki derse tabii bitişecek konu, irtibat verdiği şöyledir. Allah-u Teala Velleyli İdâ-i İkşâ olacak. Şevelleyli İdâ-i İkşâ, Leyl Sûresi. Leyl Sûresinin sonunda Veseyücen Nebü'l-Etkâh Veseyyücennebü' Çok yakında muhakkak Zaten orada yakında manası da, tabi ahiret yakında zaten, tabi mahşer kurulmadan da bu olmaz.

  3. 01:27

    Onun için kesinlikle cehennemden uzak tutulacak kim? el-edgâh O en takvâ sahibi olan kişi. Şimdi bir vardır genel mana, kim daha çok takvâ sahibiyse cehenneme girmez, uzak duracak, bu belli bir şey. Ama burada tabi Elif, Lam ahdi harici için. Ama burada tabi eliflam ahdi harici için, yani bilinen birinden bahsediyor.

  4. 01:53

    Çünkü ne diyor? Ellezî, o kimsek yiyip öteyi veriyor, malehu malını yetecek. o malını yetezekkâ temizlenmek için, yani zekat olarak, sadaka olarak veriyor. Sonra bu mal-i ehad din andehu min nevmetin tüccâ. Ve işte bunu Bilal-i Habeşi radıyallâhu anh'ı azad etmek için kölelikten çok eziyet görüyordu müşriklerden.

  5. 02:17

    Ase olan kâfir tarafından çöllerde kızgın kumların üzerine yatırılıyordu. Üzerine kayalar koyuluyordu. O da yine ehad, ehad, Allah bil diyordu. Ve böyle bir zaman eziyet çekti. Hazreti Ebu Bekir radıyallâhu anh Efendimiz bunu duyunca tabi o zamanlar... tabi o zamanlar biraz malı mülkü vardı Mekke'de.

  6. 02:40

    Mekke dönemi, Biyaset'in ilk dönemleri. Zaten Hazreti Sıddık Efendimiz ilk Müslüman olanlardı. Hazreti Bilal kölelerden ilk. Hazreti Ebu Bekir Efendimiz erkeklerden ilk. Bu ilkler dönemi. Buna tabi çok üzülüyordu, gönlü el vermedi. Adam da Ümeyye olacak şeyin adı. Yani Ümeyye bin Halef diye hatırlıyorum.

  7. 03:08

    Bilal abesinin ağası olan müşrik. Çok eziyet ediyordu. Hazreti Sıdkı Efendimiz dedi ben bunu satın alayım. Yani o zaman köle alınıyor, satılıyor o dönem. Azad edeyim hani hürriyetine kavuşturayım demeye. Müslümanlığını yaşasın, namazını abdestsin, rahat olsun hani. Çok işkence çekiyor. Zaten Kureyş'ten değil dışarıdan getirilmiş Habeşli.

  8. 03:40

    Onun için Kureyş'te dayanacağı bir ailesi, akrabası da yok. Ancak İslam kardeşliği, İslam'ın köleyle hürriyet, eşit, ilan ettiği, adalet. Adalet iti gereği, onu bir an evvel azaltmak istedi ve pazarlık etti. Tabi Ümeyye'de bayağı bir parayı yükseltti, fiyatı yükseltti. Anladı ki bu bunlar için kıymetli.

  9. 04:10

    Ne istesem verecek, koparacağım diye. Hazreti Sıddık Efendimiz de yani iyi bir para vererek, şu anda tabi tam dinar dirhem veya neyse o zamanki para birimine göre tam rakamını hatırlamıyorum. Ama yüksek bir fiyat ve bedel mukabilinde Hazreti Bilali Radıyallahu anh Efendimiz'i

  10. 04:33

    Bilal Seyyidina, Bilal bizim efendimizdir buyuruyor, sallallahu aleyhi ve sellem, çünkü onu köle dedikleri için onu hakaret edenlere karşı sahabe-i kiram Bilal bizim efendimizdir diyorlardı. Ona itibarını yüceltmek için İslam böyledir yani dinimizin faziletlerinden biri de budur. Eşitlik insanlar arasında.

  11. 05:00

    Müslümanlar arasında tabi zengin, fakir, amir, memur, köle, hür, özgür fark etmez yani. Burada nedir? İnne ekramekum aynidallâhi etkâküm. Allah indinde en keremliniz, en şerefliniz, en üstününüz, en ziyade takvâ sahibi olanınız. Takvâ sahibi ne demek? Haramlardan en çok sakınan. Çünkü burada haramlardan sakınma mefhumu emirleri tutmak, yasaklardan kaçmakla eşittir.

  12. 05:27

    Bunlar birbirine denk gelir, muadil düşerler. Çünkü zaten haramlardan sakınmak, emirleri de tutmak yani. Çünkü emiri kırmak da haram, yasaktan sakınmamak da haram. Onun için haramlardan sakınmak mefhumu zaten emirleri tutmak, yasaktan kaçmak. Bu noktada kim ileriyse Allah indinde en yüksek mertebe onundur.

  13. 05:52

    Ama bu köle olmuş, fakir olmuş, cüzamlı olmuş, her tarafından irinler, cerahatler akan bir hasta olmuş. Bu fark etmez ki Allah indinde. Allah indinde Allah takvâya bakar. La fazlillâhi arrabbine âlâ acemîn ve lâ li'acemîne âlâ arabîn. Arap'ın Acem'de, Acem'in Arap'tan üstünlüğü yoktur. Irk bakımından kafatasçılık İslam'da yoktur.

  14. 06:21

    Fazilet ancak haramlardan sakınmak ile kesmedilir. Bu hadisin başında, İnsanlar tarağın dişleri gibi, eşit olan dişler nasılsa o öyle, bir kesilmiş yani, aynı boyutta. Bir fark yok. Şimdi burada da müfessirlerin icmağı ve ittifakı var ki, müfessirlerin başı zaten İbn-i Abbas Efendimiz'in. Allahü Teala'nın Rasulü'nün amcasının oğlu, Abbas Efendimiz'in oğlunda.

  15. 06:55

    Efendim Sarıla Zemîa, Allimutteevil, tefsir ilmini ona öğret. Ve fekkû fiddîn, dinde çok fıkıh ilmi ona öğret diye. Say hadiste duası sabit. Onun için İbn-i Abbas'dan ileri bir müfessir sahabede de yoktur. Ne bakımdan? Çünkü bu dua özellikle ona ulaşmış. Bereketi ona kavuşmuş. İbn-i Abbas da, ve diğer birçok müfessir zaten İbn-i Abbas'tan nakillerle de geliyor ekseri yukarıda.

  16. 07:29

    Çünkü suyun başında İbn-i Abbas duruyor. Çünkü Rasulullah Sarıla Zemîa yanında bulunmuş. Tabii küçük yaşta da olsa ama hafızası çok yerinde olduğu için. E bir de tabii dört halife döneminde falan hep bütün sahabenin içinde bulunmuş. Onun için baş müfessir. Ondan diğer kanallardan da tabii sade, Kur'an'ın tefsirine dair bütün sahabeden,

  17. 07:51

    tabii hepsinden tek tek gelmiş anlamında konuşmuyorum. Diğer sahabeden de gelen rivayetler var Ebû Reyh'den mesela. Çünkü ayetler hakkında. Efendim Sarıla Zemîa'nın tefsiri hakkında bir şey buyurduysa falan. Bunun sebebi, nüzûlü, kimin hakkında nazir oldu bunları. Sahabe-i Kiram'ın şahit olduğu olaylar var.

  18. 08:10

    Ama bunların başında İbn-i Abbas gelir. Hepsi ittifak ettiler ki. Ve sevcen ne böyle etka? Bu çok takva olan cehennemden uzaklaştıracak ama çok takva olan kimse genel değil. O zaten genelde takva olan cehenneme girmez. Çünkü niye girsin? Zaten Müslüman. Bir de haramdan sakındıysa cehenneme girmesin.

  19. 08:30

    Muh gibi kalmıyor. Ama burada o etka, o kim? İşte burada bir olay var yani. Sebebi nüzûl var. Bir ayetin iniş sebebini anlamadan da tam hüküm veremezsin. Tabi ki ayetin sebebi nüzûlünün hususiyeti, yani iniş sebebinin özel bir kimse hakkında veya özel bir olay hakkında olması hükmün umumiyetine mani değildir.

  20. 08:57

    Yani o hüküm yine genel mana verir. Çünkü ziyade takva olan cehennemden uzaklaştırılacak. Bu genel hükümde tutulabilir. Ama burada sebebin nüzûle bakıldığında özel bir kişiden bahsediyor. O da müfessirlerin icma ile Ebu Bekir Radıyallâhu anh Efendimiz'dir. O en takvan. Çünkü ilerisi devam ediyor. Kaç ayet var?

  21. 09:17

    Suren sonuna kadar gidiyor. Ellezî yûtî mâ leve tezekkâ. Malını verdi. Temizlenme, arınmak için. Zekat zaten temizlenmek. Zekat temizlik. Malın temizliği yapılıyor kırk tabir vererek. Ondan sonra veyahut da sadaka da aynıdır. Günahları affettirir. Bu manada manevi temizlik kazandırır.

  22. 09:44

    Yani Hz. Bilal'i azat etmek için Ümeyye'ye bu kadar para verdiyse o Bilal'i nezdinde bir ihtiyacı olup da ben bunu azat ettirirsem bir işimi gördürürüm. Vasıflı bir köle, becerikli veya sanatkar, yani bana para kazandırır veya işime yarar diye karşılık alacağı bir şey düşünmedi. Yani için azat etti çünkü o zamanda öyle büyük bir para, servetini veriyor, o köleyi satın alıyor.

  23. 10:24

    Satın aldıktan sonra azat ediyor. Çünkü adamın mülkünde, adamın mülkünden satın almadan azat edemez. Ama onu niye satın alıyor? Kendine bir karşılık temin etmek için almıyor. Çünkü o zamanda kölelerde sanatkarlar var, şunlar var, bunlar var. Herkesin işi düzüyor. Becerikli, ustalığı var. O zaman onu satın alıyor.

  24. 10:44

    Niye? Bütün milletin onun işini yaptırıyor. Parası ağasına geliyor. Burada böyle bir şey de yok diyor Mevla. Burada böyle birşey de yok diyor Mevla. İllebtihâ eveci rabbîl âlâ En yüce Rabbinin cemalini, rızasını kazanmak için ahirette cennetini, cemalini kazanmak için verdi bu paraları. Ve lesevfe yarda.

  25. 11:06

    Çok yakında kesin kesinlikle ahirette mükafatını görünce hoşnut olacak diyor. Yemin ediyor Kur'an'da orada böyle sefette de kasem var. Şimdi burada Ebu Bekir Sıddık'ın etka olduğu, yani bu haddeki etkadan, hususiyetle Ebu Bekir R.A.'nın kastedildiği ittifaklı.

  26. 11:18

    Şimdi burada Ebu Bek Sıddık'ın etka olduğu. Şimdi burada bunu bildiğimiz zaman derse devam ediyoruz şu anda. Geriden bu çıkıyordu. O zaman derse devam ediyoruz şu anda. Geriden bu çıkıyordu. Ve stedelle delil aldı. Kim? El imamı, imam. O da kim? El fahrurraziyyu. Bizim Ruhu'l-Furkan'da da Efendi Hazretlerimiz de çok itibar ettiği müfessirlerin imamı diye geçiyor.

  27. 11:48

    İmam deyince müfessirlerin tabii Kâle-l İmam, imam dedi ki diye tefsirlerde imam tabiri Fahru Râzî hakkında kullanılır. Onun tabi kitabının adı var. Mefatihul Gayb. Gayb Anahtarları diye bir isim vermiş. Onun tabi kitabının adı var, Mefâtiül Gayb. Otuz, yüz, otuz zilt. Yani baskıya göre değişir. Bir ismi de Et Tefsirul Kebir.

  28. 12:10

    Tefsiri Kebir diye geçer yani. Hakikaten en büyük detaylı tefsirlerin başında gelir. O delil aldı. Ne ile? Bi hazihi. İşte bunun şununla. Ondan bedel el ayeti ayet. Öl ayeti el kerimet. Bu keremli, şerefli ayeti kerimeyle. Yani Velleyli suresindeki etka, cehennemden uzak tutulacak o etka. En takva sahibi olan Ebu Bekir Selim.

  29. 12:36

    Neye delil aldı? E çünkü sebebin üzüldü. Kimin hakkında indi? Olay neyle, nerede yaşandı? Mekke'deki Biyaset'in ilk döneminde. Mevzu ne? Bilal Abeyşi'nin hürriyetine kavuşması için, Hazreti Sıddık'ın onu satın almak için para vermesi. Yü'ti malevum. Alını veriyor diyor işte.

  30. 12:56

    Şimdi buradan ne delil çıkardı? Ala efdaliyeti Sıddık. Ne büyük bir istidlal ya. Hakikaten insan yekten düşünemez bunu. Sıddık radıyallahu anh, yani Ebu Bekir Efendimiz'in efdaliyet. Efdaliyet ne demek? Sahabedeki en üstün o. Hazreti Ömer bile ona yetişemez. Yetişemez. Bir muharebede tebuk olacak belki.

  31. 13:19

    Hazreti Sıddık Efendimiz malını getirip koydu ortaya. Orduyu teçhiz için yani masraflar var. Tabi fakir, sahabenin çoğusu fakir. Atı yok, devesi yok, ne ile gidecek, ne ile yiyecek, suyu yok, yemeği yok. Maddi imkanlar lazım. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem teşvik etti. İnfak edin yani Allah yolunda cihat için.

  32. 13:42

    Hazreti Ömer radıyallahu anh da malını getirdi. E Hazreti Sıddık'a soruyor, ne getirdin, ne bıraktın? Dedi ki, bütün malımı getirdim. Peki, çoluk çocuğuna bir şey bırakmadı mı? Dedi ki, terakküleumullahü ve resulühu, onlara Allah ve Resulü bıraktım. Allah ve Resulü sahip çıkart. Hazreti Ömer Efendimiz'e döndü.

  33. 14:13

    Hazreti Ömer Efendimiz de, o zaman biraz zengin zamanıma çattı diyor. Elimde de mal vardı diyor. Bunlarda her zaman mal bulunmaz, dağıtıyorlar zaten. Onun için diyor, yüklü bir miktar getirdim. Yani, malının yarısını getirdim. Malının yarısı çok önemli. Zekat bile 40'ta büyüdü. Yarısı ne demek? 40'ta 20 getirmiş malının.

  34. 14:37

    Ben de diyor, şimdi Ebu Bekri hani, hayırda yarışın buyuruyor ya. Üsari ve nefis hayra, hayırlarda yarışırlar diyor Kur'an. Peygamberler için. O da böyle bir rakabet anlamında değil. Hayırda yarışmak için getirdi. çöktür. Getirdim diyor. Ama Şinev-i Bekir oldu ya, Allah'ım malımın tümünü getirdim diye, orantı nisbi şey mühim değil.

  35. 15:08

    Elinde ne varsa senin malın o. Senin malının tamamı bin liraysa, öbürünün yarısı iki bin liraysa, mühim değil ki. O yine yarısını çoluk çocuğa bıraktı. Sen hiçbir şeyi bırakmadın. Onun için yine sen geçiyorsun. Hazreti Ömer Efendimiz diyor, bir güçlü ses verecektim. işte yarısını getirdim, yarısını da İşte yarısını getirdim, yarısını atayacaktım ama.

  36. 15:30

    diyecektim ama Ebu Bekir, oldu ya Allah'ın, tümünü getirdim deyince sesim kısıldı diyor. E niye getirdin? Yarısını, Allah'ım malımın yarısını getirdim. E çoluk çocuğa ne bıraktın? Yarısını da çoluk çocuğa bıraktım. Hazreti Ömer çok meşru bir iş yapmış. Yarısını bile getirmekle mükellef değil. Bu bir sadaka.

  37. 15:58

    Zekat gibi farzı aynı değil. Ama işte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu, mâ beynekumâ mâ beynekelâ meykumâ. Sizin aranızda ne kadar derece fark var biliyor musunuz? İkinizin sözü arasında ne kadar fark var? Faziletle dereceleriniz arasında o kadar fark var. Yani çoluk çocuğuna Allah ve yarısını bıraktım sözüyle.

  38. 16:25

    Malımın Arasındaki efendim, orantıyı kurabiliyor musunuz? Mukaseye edilemeyecek kadar açık var. Açık ara fark var. Yani onun için bu ayetten diyor Fahru Razi, Ebubekir en eftaldir diyor. Çünkü neden? E işte bu ayet ona el-etka dedi mi? Vel-leyli suresi dedi. Peki, fe inne ekremâ zihil ümmeti. Bu ümmetin en keremlisi kim peki o zaman?

  39. 16:57

    Öyle ümmet ki el-muhatabeti. Muhatabı alınmış. Neylebi kavli teâlâ. Allah'ın kavli şerifinden Mevla bütün ümmete hitap etmiş. Hepimiz içine dahiliz. İnne ekremekum, inde Allah etkâküm. Hucurat suresi diye hatırlıyorum. İnne ekremekum. Sizin en keremliniz, en şerefiniz, inde Allah, Allah'ın etkâküm. En ziyade haramdan kimse sakınmaz.

  40. 17:19

    Bak kelime bile aynı. Etkâ. Kelime etkâ. En ziyade takvâ sahibi. Etkâküm. Sizin en ziyade Ne demek? En şerefliniz demek. Şimdi bu o zaman bu ümmete Mevla böyle bir hitap yapmış. Kur'an'ında. E öbür ayetinde de buyurdu. Neyse yüce Enebi'l-etkâ. Etkâ cehennemde uzak tutulacak. O etkâ kim? Kesinlikle ittibakla Bilal-i Ameş'i kölelikten kurtarmak için çok mal veren Ebu Bekir.

  41. 17:54

    E burada da etkâ olanınız, ekrem eftâl olanınızdır. E burada da etkâ olan kim diyor Kur'an'da? Hiçbir sahabe hakkında etkâ tabiri Kur'an'da yok. Hepsi takvâdır, etkâdır, takvâ sahibidir ama etkâ özellikle sıddık hakkında kullanılmış Radıyallâhu anh Efendimiz. O zaman bir hükm-i azilâti bu ayetin hükmüne bakarsan en faziletli, en takvâ olan kim olması lazım?

  42. 18:30

    Bu ayetin hükmü yani verdiği karar neticesinde bu ümmetin etkâsı kimse eftâli de odur. O zaman bu ayette de anladık ki madem ki Sıddık-ı Ekber Hz. Ebu Bekir Radıyallâhu anh bu ümmetinin takvâsı ne olduğu geçiyor? Neden? E nasıl Kur'an? O da Kur'an'ın açık ayetinin nasıl ve sarif beyanıyla çıktı. İkisini birleştirdiği zaman inanmak gerekir ki

  43. 19:08

    bu ümmetin en keremli, en faziletlisinin Ündel Hakkı Celle ve Ala. Bir de Allah nezdinde. Çünkü Allah nezdinde kim daha faziletliye karar veremeyiz. Ama Allah-u Teala kendi ayetlerinde buyurduğu için iki ayetin beyanını esas alarak birleştirdiğimiz zaman Allah nezdinde bu böyledir deme hakkı kazanıyoruz.

  44. 19:28

    Çünkü Allah'ın kelamının beyanından yola çıkıyoruz. Kendi kafamızdan kıyaslarla çıkmıyoruz. Hak Celle ve Ala Ündinde bu ümmetin en keremlisinin kim olduğuna inanmak lazım. Bir hükmün nasıl lahik eklenen diğer nasıl hükmünce Anladın mı? Birinci nasıl? Etka kim? Etka kimse Ekrem Eftalo'dur. Veseyü Cennet böyle etka.

  45. 19:54

    O etka bu Bekir Cehennem'de uzaklaştırılacak. Bu lâhik yani. Buna eklenen nassın hükmüyle de efendim ve sıddık o da sıddık olduğuna göre radıyallahu teâlâ o zaman yembe ve yekûne ek ramazül ümmet yani onun haberini bulacaksınız. Bu ümmetin Hak Celle ve Ala nezdinde en faziletlisinin kim olduğunu olduğunu kabul etmek lazım.

  46. 20:18

    Bu eklenen Nasr'ın hükmünce hüve sıddîkâh. Bu haberi mensube. Ancak ve ancak. Başka yok. Hüve de geldi şimdi oraya. Hüve ancak o, sıddîkâh. Sıddık olması lazım. Yekûnen'in haberi geldi. Radıyallahu teâlâ alim. Radıyallahu teâlânü Allah ondan Allah ondan razı olsun. Eyzâ Yine böylece. Ne demek yine böylece?

  47. 20:38

    E şimdi etkâ olduğuna göre. Eyzâ etkâ olduğuna göre ekrem olduğuna inanmak lazım. Yani eftâl olduğuna inanmak lazım. Tabi ondan sonra Hazreti Ömer Efendimiz gelir. İkisi de birden şeyheyn denir. Biraz yaşları ilerlemiş olduğu için sahabe içerisinde. Diğer gençlere nazara şeyh burada iki büyük zat, iki yaşlı zat anlamına da gelir.

  48. 21:04

    Her manada şeyh kelimesinin lugat manası, istila manaları hepsi Hazreti Sıddık ile Hazreti Ömer'e tutuyor. Ve esbete tespit etti. Yani hüküm olarak sabitledi. Kim ekâbiru eymet-i selefi Selef-i Salih'in geçmiş büyüklerin imamlarının büyükleri. Tabi Selefin imamları çoktur. Belki yüz binlerce vardır ama belki milyonlarca da vardır.

  49. 21:31

    Üç asırın hepsine selef deniyor ama bir de bunun ekâbiri vardır. Ekâbir en büyükler demektir. Yani İmam Malik, İmam Ebu Hanifar adıyla İmam Şafi, İmam Ahmet, İmam Bel vesaire müştehit imamlar muhaddislerin büyükleri falan. Minum onlardan biri mesela El İmamu Eş-Şafiiyyu İmam Şafiidir. O diyor Allah-u Teala'nın.

  50. 21:59

    Allah hepsinden razı olsun tabi. Geçmiş büyüklerimizin. Ama burada imamlar var. Yüz binlerce, milyonlarca var ama bir de bunun ekâbiri var. Ekâbiri en büyükleri yani artık dört müştehit öfkenin kütüb-i siteye yazan muhaddisler falan bunlar şimdi tabi onlar biraz da müteakriptirler tabi. Ebu Hanifeler'in dönemine göre Radıyallahu anh ve ecma'iyle

  51. 22:26

    ilk üç asırda yine toparlanıyor hepsi. Neyi tespit ettiler? Hüküm olarak sabit kıldılar. İcmâ-ı sahâbeti sahabenin icmânı dâvet tâbi'ine tâbi'inin ittifakını neye? Alâ efdaliyyet-i şeyheyni. İki şeyhin yani Ebu Bekir ve Ömer'in Radıyallahu teâlânü mâ efendilerimizin eftal olduklarına. Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu anh mutlak manada eftal.

  52. 23:00

    Hazreti Ömer bile onun işte yarısına yetişemiyor. Hazreti Ömer Efendimiz ne buyuruyor? Keşke benim bütün ömrümün ameli bütün hasenatı, bütün ibadetlerimin cevaplarını da Ebu Bekir Sıddık'ın mağarada Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem ile geçirdiği bir gece diye veririm diyor hepsini diyor yani. Ona bile değmez diyor.

  53. 23:20

    O kadar eftal diyor yani. Şimdi ondan sonra Hazreti Ömer Efendimiz'in diğer iki halife ve diğer Haşer-i Mubeşşer'e, Bedir-i Eli, Uğut-u Eli hepsi dahil bütün sahabeden eftal olduğunun nasları çok, delilleri çok yani. Devkân-ı Bâdî ne buyurdu yani Ömer'e? Benden sonra peygamber gelecek o zaman Ömer olurdu diyor.

  54. 23:43

    Daha ne buyuracak yani? Sonra Benden sonra iki kişiye tabi olun. Biri Ebu Bekir, biri Ömer'dir buyurur. Bunlar hep Tirmizi'yi vs. Kütüb-i Sitte-i İsa'ya hadisleridir. Onun için Hazreti Ömer'in de tartışması, eftaliyeti var.

  55. 24:00

    Şimdi bu İmam Şafii'de ne buyurdu? Selef-i Salih'in geçmiş büyüklüğü sen İmam Şafii'den iyi mi bileceksin yani? İmam Şafii ne demek? İmam Malik'in dönemini de biliyor. Müştehidlerin, bütün müştehidlerin Tabi sahabe görmemiş de o dönemde İmam Şafii dönemde onlarca yüzlerce müştehid imam vardı yani.

  56. 24:24

    Şimdi mezhebili bize kadar intikal eden dört tane müştehid var ama mezhebili bize intikal etmeyen yüzlerden fazla müştehid var. Çünkü o dönem müştehid yetiştiren bir ortam var. İlim seviyesi, alimlerin yetiştikleri sahabeye yetişmişler, tabiine yetişmişler. Onun için İmam Şafii o dönemin yıldızlarından.

  57. 24:44

    O bilmeyecekti, sen mi bileceksin? Selefin icmağını, o dönem ulemasının ittifakını İmam Şafii beyan ediyor. İcmağ sahabede ve tabiine, sahabede ittifak etti, kendi aralarında tabi'yi, sahabeyi gören tabaka, en hayırlı dönem ehli tabi

  58. 25:01

    ve onlar da alâ-i afdaliyyati-l-şeyhi. Ebu Bekir Ömer en faziletli bir defa. Hazreti Ebu Bekir o özel bir üstünlüğü var ama ilk iki defa iki dediğin zaman Ebu Bekir ve Ömer giriyor. Ve hakeme aliyyum kâramallâhe ve cehû. Hazreti Ali de Allah zâtını mükerrem kılsın. Eyza, yani Eyza, yani diğer sahabe gibi, mesela burada Hz.

  59. 25:26

    Ali tartışması çok çıkıyor. mesela burada Hazreti Ali tartışması çok çıkıyor. Yok hakkını yedilerdi, bilmem neydi de, Hz. Ali onları aslında sevmiyordu da, Hazreti Ali onlara içten içe kızıyordu, buğz ediyordu da, işte efendim takviye yapmak zorunda kaldı, gücü yetmedi de falan, pişman. Şianın palavraları, Acem palavraları, Allah'ın aslanını korkak yaptılar.

  60. 25:43

    Met edeceğiz derken, Hz. Ali'yi ne duruma düşürüyorlar. Tabi, şimdi bunların dayandığı Hz. Ali Efendimiz de, Eyza, diğer sahabenin cümlesi gibi, hüküm verdi. Ne ile? Bi-efdaliyeti şeyheyni. Ebu Bekir ile Ömer bu ümmetin en faziletlisidir. Kendi sözü var.

  61. 26:09

    Ve bunu kendi şiasının, o zamanki şia tabi cemaatinin manasına geliyor. Aslında şia taraftarlar manasına geliyor. Ama tabi sonra da Hz. Ali Efendimiz'in döneminde başlayıp, sonra da İbni Sebe Yahudi'siyle mezhep haline dönüşen, ve şu anda Yemeni, Husileri, Lübnan'ı, Hizbullah'ı, bilmem nesi, Suriye'yi işgal edip, bu kadar İslamcılar şu anda, efendim ne bileyim sana,

  62. 26:33

    Mekke'ye Medine'ye bombaları yağdıran bir zihniyet yani. İşte bu şia-i şenia, bu tayfa, ne yaptılar? Hz. Ali'ye de iftira yaparlar. Böyle bir uydurma mezhep kurdular. Hz. Ali Efendimiz o zaman kendi taraftarları, onu çok seven, kendi ashabı arasında, kürsüye çıktı. Bu kesin, bütün kitaplarda kâinat geçiyor.

  63. 26:58

    Mektubatta, başka mektubatta da geziyor. Açık sesle duyuluyor. Kendi, işte hatta ne diyor? Kürsüyü memleketi, memleketin kürsüsünde ne demek? Kufe'de, İslam Devleti Kufe'ye taşındı, Hz. Ali Efendimiz zamanında, orada kürsüye çıktı. Yönetim merkezinde yani. Etrafında da onlarca, yüzlerce insan varken, bunu söyledi.

  64. 27:24

    Ebu Bekri Muammer, bu ümmetin en faziletlisidir. Ve men faddaleni aleyma feve müfterin. Tarabtu, işte, peki ilerisinde kelime olarak şey edeyim. Kim beni onlardan üstün bilirse, böyle konuşursa, o müfteridir. Bana da iftira diyor, onlara da iftira diyor. Celetliği de olabilir. Ben ona iftira sopası atarım.

  65. 27:50

    Semanine celdeten işte, Kur'an'da da geçiyor. İftirası sabit olanlara 80 sopa atın. Yani bak, şeraattaki fıkıh hükmü, had cezasını da söylüyor. Yani hani böyle bir normal laf arasında, ya iftira atma kardeşim, yanlış konuşma gibi değil. Bunu yapan diyor, müfteridir diyor. Yani şeraatta had cezası var ya, bir adıma zina iftirası at, bir kadına fahişe iftirası attın.

  66. 28:17

    Bunun karşılığı var İstanbul'da. Şimdiki gibi değil. Devlete 9 bin lira öde, ondan sonra benim anama fahişe de, ondan sonra hakaretten yırt. Herkes böyle yapıyor şimdi. Mahkeme sürmüyor, bilmem ne yapmıyor. Devlet de bunu şahıslardan da aldı. Kendine, tamam da sen 9 bin lira para yatırıp da adamın benim anama fahişe deme ne hakkı var?

  67. 28:41

    Hakaret makarete söylüyor, bilmem ne. E benim anam fahişe miydi? Haşa. O zaman bu hakaret olmuyor ki. Ne oluyor? Kabirde yatan anama iftira oluyor. E tamam iftiranın cezası Kur'an'da 80 sopa. E şeraat yok diyorsun, bilmem ne yok diyorsun. Ondan sonra 9 bin liraya benim anam şey mi? Benim anamın namusu 9 bin lira mı?

  68. 29:02

    Bu kadar insan bana iftira atıyor, bana bilmem ne diyor, sövüyor bilmem ne çocuğu diye. Tazminatı bilmem nesini bıraktık. Burada 80 sopa şeraat olsaydı atacaktı. İspat et anasının fahiş olduğunu diyecekti. Yani bu şeraatın bir cezasıdır. İftira öyle kolay bir şey değil.

  69. 29:21

    Şimdi bütün iftiraları da hakaret kapsamında söylüyor. Hakaretin kapsamında 9 bin lira. Bir senelerdir bizimle uğraşan, FETÖ döneminden beri 20 senedir iftiralar ve devamlı söven sayanlarla FETÖ'cüler zaten yurt dışında neler yapıyor.

  70. 29:35

    Şimdi ona kuruş çetesi eklendi, orada kuytul çetesi eklendi. İptah iş zaten vardı. Ondan sonra şimdiki İsmail Ağa'nın kekemeleri, bilmem neleri, erenciler, bilmem neciler, iptahcıyacılar, bilmem neler, yahu selimciler, gençlikçiler. Hepsi eklendi. E sövüyor da. Elimizde belgeler var.

  71. 30:01

    whatsapp yazışması var, bilmem ne oğlanı diyor. Böyle bir şey olur mu ya? Böyle bir memleket olur mu ya? Milletin ırzı, namusu, haysiyeti, şerefi, anasının, babasının bilmem namusu bedava mıdır ya, müptezel midir ya? Yani onun için şeriat iftiraya 80 sopa koymuş. Kamçı cezası ile, kamçı ile. Bir daha yapmasın diye.

  72. 30:23

    Şeriatta cezalar caydırıcıdır. Şimdi Hz. Ali Efendimiz de buyuruyor, Allah-u Teala. Yani bu diyor, normal bir durum değil diyor yani. Yok bana göre Hz. Ali Hüsnü, öbürü bana göre Hz. Osman Hüsnü, bana göre bilmem ne, ona göre, sana göre yok. Âyet var, hadis var.

  73. 30:43

    Burada Kur'an'da iki ayetten beraber Hz. Hüsnü'nün neft aliyeti çıkıyor. Hz. Ali burada nasıl ben etkayım? Bu âyetteki etka benim. Veyahut da bu ümmetin neft ali benim diyebilir mi Hz. Ali ya? Hz. Ali böyle bir yanlışa gider mi? En büyük âlimi bu ümmetin ya. Bu ümmetin en büyük âlimi. İbn-i Abbas tefsirde çok ileri ama.

  74. 31:01

    Burada, kadada, hükmü şerhinde, Ebu Bekir Ömer Osman zamanlarında, radıyallahu anhüm, bütün mahkeme şeriyelerin kadısı, hâkimi, en büyük âlimi Hz. Ali Efendimiz'dir. Hz. Ömer Efendimiz bile, Hasan'ın babası da Ebu'l-Hasen Künyesi. Hz. Hasan'ın babası orada künyeyle oluyor ya, ilk oğlan çocuğundan. Künye alıyor.

  75. 31:22

    Ebu'l-Hasen diyor yani, Hz. Ali'yi kast ederek. Ebu'l-Hasen olmadığı bir dönemde yaşamaktan Allah'a sınırım diyor. Bir müşkil fetva mesele çıkıyor, o çocuğu diyor. Yani Hz. Ömer. Bu arada eftaliyet ilimle olsaydı Hz. Ali olurdu. Ama eftaliyet ilimle değil. Eftaliyet takva ile. Takva ile olunca Hz. Sıddık Nasr-ı Kur'an ile birinciye geçti.

  76. 31:44

    Ondan sonra Hz. Ömer'in eftaliyetine dair çok sayı hadis-i şerifler var. Bir de bu ikisi, bu ikisi, bu ikisi. Ne olsa ben buna iman ediyorum Ebu Bekir, Ömer de diyor. Bütün hadislerde Ebu Bekir ve Ömer'in peşine zikrediyor. E burada Hz. Ömer zaten. E Hz. Ali de bunu itiraf ediyor.

  77. 32:04

    Şimdi burada ben âlim olabilirim, şu olabilirim, bu olabilirim. Veli Efendi'nin, Kemal Efendi'nin, İbrahim Efendi Hoca'mızın benimle ilimle yarıştırıp tokuşturmanın bir anlamı yok. Ama ben şimdi diyebilir miyim ki ya Efendi Hazretleri'nin, müritlerinin, vekillerinin eftali benim? Nasıl diyeceğim ya?

  78. 32:22

    Etkâ ben miyim? E değilim. Etkâ diysem nasıl eftali olacağım? Herkes haddini bilecek. Ben Kemal Efendi'nin, Veli Efendi'nin, İbrahim Efendi'nin haşa ve kella eftali olduğumu iddia edebilir miyim? Herkesin görüşü kendine tabii. Kim ne düşünüyor ben onu bilmiyorum. Ama şimdi Hz.

  79. 32:39

    Ali de bu durumda olduğu zaman ben şimdi Kemal Efendi'den daha takmayayım, İbrahim Efendi'den daha eftalim demem ne kadar bir saçmalık olursa Hz. Ali Efendimiz'e ben Ebubekir Ömer'den eftalim diyebilir miyim yani şimdi? Burada âyet var, hadis var. Hz. Ali Efendimiz kummetin en âlimidir. Kaza-i şer'i'yi en iyi bilen âlidir diyor.

  80. 33:07

    Kur'an kıraatında en büyük âlim Ebubey ibn-i Kehâb'dır diyor. Farahiz ilmini, miras ilmini en iyi bilen Zeyd ibn-i Sabit'tir diyor. E hadis-i şerif bu temizliği diye hatırlıyorum. Burada tespitler var. Ama sen şimdi Hz. Ali Efendimiz'e ne iftira atarsın? Bak Hz.

  81. 33:27

    Ali Efendimiz diyor ki bu böyle diyor laf gelişi, bu bundan eftal, bu bundan fadıl, bu meftul böyle lafları konuşuyorsun da bu şer'atta ceza tereddüb eder. Kamçı'yla efendim, 80 sopa vururum diyor. Normal bir benim anama senin babana iftira eden gibi yani. Öyle laf gelişi tamam onun da görüşü öyle, öyle görüşü mürüşü olmaz öyle.

  82. 33:55

    Bu senin benim hakkımda konuşmuyoruz burada. Ümmetin evvelleri, sabitleri hakkında konuşuyoruz. İtikadi konular bunlar. Onun için Hz. Ali'de neye hükmetti? Ebu Bekle-i Ömer benden eftaldir dedi. Beni eftal bilen müşteridir dedi. İmam-ı Zeybe'yi söyledi. Muhaddislerin en büyüklerinden İmam-ı Zeybe. Hz.

  83. 34:23

    Ali'nin bu sözü söylediğini kim rivayet etti? Ne bakımından? Neferan şahıs bakımından. 80 küsur sahabe ve tabiinde var. Tabi illa hepsi sahabe olmayabilir. 80 küsur kişi Hz. Ali'den kulağına dedi. Oldu mu? Tevatürü manevi, manevi tevatir. Abdurrazzak, Abdurrazzak Ellezi ve Münekabir Şian. Şian'ın en büyüklerinden.

  84. 34:48

    Abdurrazzak kim biliyor musunuz? Musannef sahibi bizim kaynaklarımızdan. Ahmet İbni Hanbel'in şeyhi. Bilmiyorum, Mümarif Şafi'de ondan okumuş olabilir. Bilmiyorum Mümaf Şafi'de ondan. Ama Ahmet İbni Hanbel, Yemen'e gitti, yanında kaldı, bütün hadislere, yani bir kısım hadislere Ahmet İbni Hanbel güvenmediği adama gider mi?

  85. 35:03

    Ama Hazreti Ali'nin taraftarıydı. Ama insaflıydı. Çünkü o da Beyafut Aliyet-i Şerife hakeme karar verdi. Beyafut Aliyet-i Şerife'nin. Ebu Bekir'le Ömer, şeyh kendisi Ebu Bekir'le Ömer eftaldir diye hüküm verdi. Niçin? Bir mucebi Hazretleri nakledi. Bu nakli mucebiyle. Yani Hz. Ali'den 80 küsur kişi rivayet etti.

  86. 35:25

    Abdurrazzak, Hz. Ali'ye çok yakın. İki ravi ile, üç ravi ile Hz. Ali'ye ulaşıyor. Yani arada bir iki var. Abdurrazzak çok eski. İki yüzler falan hicri. Yani arada iki ravi ile, bazı üç ravi ile Hz. Ali'den direkt duyandan duyuyor. E bu naklin gerektirimi nedir? Hz. Ali böyle buyurduysa, Hz. Ali'ye tekzip mi edeceksin diyor.

  87. 35:46

    En çok ben Hz. Ali'yi seviyorum diyor. Ama diyor, o dedi ki, Ebu Bekir, Ömer benden Eftali. Şimdi ne yapacağım diyor. Bu beni bağladı diyor. Vakale söyledi. Bak şu ibareyi kullandım. Ufak dili üstün görüyorum. Ebu Bekir, Ömer'i Ali'den de, cümle sahabeden de taftil ediyorum. Üstün görüyorum. Ama niçin görüyorum?

  88. 36:06

    Taftili Ali'yi, Ali üstün gördüğü için. İyyahuma, o ikisinin ala nefsi kendinden. Ali dedi ki, bunlar benden üstün. İki kişi var dedi. Bak Osman'ı demedi Radıyallah. Bize göre Hz. Osman da Hz. Ali'den Eftal. Ama Hz. Ali'nin sözünde Ebu Bekir ile Ömer geçiyor özellikle. Bu ikisi benden Eftal dedi. Ve illa Hz.

  89. 36:25

    Ali bunu demeseydi ve sabit olmasaydı muhakkak diyor. Bak Şianın en büyüklerinde. Lema faddal diyor. Asla ben üstün görmezdim. Ebu Bekir ile Ömer'i de Ali'den üstün demezdim diyor. Ali hepsinden üstündür diyor. Derdim diyor. Ama şu anda benim itikadım ve kararım nedir diyor. Ebu Bekir, Ömer Ali'den üstün.

  90. 36:43

    Neden? E çünkü o yalan konuşmaz diyor. Yalan konuşmayan bir insan böyle değil. Ben de Hz. Ali'ye inanıyorsam, güveniyorsam. Onun görüşü. Kefa yeter bir bana vizran, günah olarak ve suç olarak. En uhibbe, hem seveceğim hu Hz. Ali. Hz. Ali'yi her şeyden çok seviyorum. Allah peygamber. Neyse üçüncü. Hz.

  91. 37:00

    Ali'yi seviyorum. Tamam seviyorum. Sümme sonra uhalife. Ters. Muhalefet edeceğim hu ona. İşte bizim İsmail Hacılar gibi. Efendiyi ne kadar seviyordular. Haşin Efendi'nin kendi sesini duydular. Halife bırakmadım. Adam kalktı şeyh uydurdu. Para toplamak için. İşte onun için günah olarak yeter. Nedir o?

  92. 37:16

    Hem bir kişiyi seveceksin. Sonra onun görüşüne ters çıkıp muhalefet edeceksin. Görüşü de sabitmiş. Kendi sesi ve gönülde sabit mesela. O zaman da diyor seksen küsur raviden gelmiş. Görüntüden daha kuvvetli bir kaynak. Onun için diyor bana günah olarak yeter. Hem Hz. Ali'yi sevip nasıl ters döktü şeyim ona diyor.

  93. 37:35

    Onun için burada Hz. Ali'ye de iftira ediliyor. Şia burada büyük bir ifsat, iftiralar yapıyor. Sahabenin efdaliyeti Ebu Bekir Ömer'e aittir. Sonra Osman Ali'ye aittir. Sonra Ahşerin Beşir'e aittir. Sonra Bedir ehlidir. Sonra Beytur Rıdvan ehlidir. Sonra Uhud ehlidir. Böyle bir tasdif vardır. Allah Teala cümlesinin şefaatlerine nail eylesin. Devam edeceğiz inşallah. Sallallahu aleyhi ve sellem.