Mektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları (3. Cilt 3. Mektûb - 5) 203. Bölüm 25 Haziran 2025
25 Haziran 2025 · 80 dk
13:02 / 1:19:16Şu an 13:02 / 1:19:16
Transkript
199 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim, elhamdülillahi rabbil alemin ve sallallahu teala ala seyyidil murseline muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Bizleri Muharrem-i Şerife kavuşturan, Hicri yılbaşımıza ulaştıran ve 1447 Hicri senemize dahil buyuran Rabbimiz Tebarik-i Teala'ya sonsuz hamd-ü senalar olsun.
- 00:30
Ve Allah Tebarik-i Teala, özellikle tabi bu dersleri takip edenleri, bizi Allah için sevenleri, Allah için dinleyenleri ve cümle eli sünnet müslümanları bu mübarek senenin hayırlarıyla, bereketleriyle, maddi manevi rızıklarıyla merzuk eylesin. Ve bütün afetlerden, musibetlerden, şerlerden, bir dahi Muharrem-i Şerife kadar meydana çıkacak her türlü savaş dışı savaş vs.
- 00:58
fitnelerden mahfuzu emin eylesin. Amin. Bu dualara sevdiklerimiz de ilhak eylesin. Amin. Tabi insanlar gecesini gününü bilmez bir halde yaşıyorlar. Zaten bu düzen, bu düzen diyelim, sistem, rejim, ne dersen de adını koy, hicri aylarımıza değer vermeyerek, zaten günlerimizde de Cuma, mukaddes günümüz, ibadet günümüz, Cuma'ya değer vermeyerek vs.
- 01:36
yapacağı takribatı yapmıştır. E tabi bu çok sene oldu, e şimdi biraz daha tabi İslâm'a meyledenler de var, artıyor gençlerde falan ama bu da yeterli değil. Kültür, emperyalizm her yeri kaplamış, bizi yani Hicri yılbaşısı olmayan, dini tatili, bayramı olmayan, efendim mukaddesata değer vermeyen, bir hale getirmek isteyen zihniyet, maalesef kısmetten de ziyade yani ekseri itibariyle muvaffak denmez ama
- 02:24
istediklerini yapmışlardır denir. İstediklerini yapmışlardır. Şimdi biz buradan ne kaparsak kar, ne kurtarsak kar, çoluğumuza çocuğumuza işte Cuma'nın gecesinin önemini anlatacağız. Günün önemini anlatacağız. İşte Muharrem-i Şerif'in üçüncü gecesini bak anlattım geçen Perşembe mesela.
- 02:43
Gerçi üçüncü gecesini yarın anlatacağım Perşembe diye yani bu gece, birinci gece, yarın pay var diye üçüncü geceyi anlatmadım hani. Çünkü yakın olsun diye. Şimdi üçüncü gecesini anlatacağız. Ahşura gecesi. Bursa'da buluşacağız inşallah. Ahşura gecesine mahsus kılınıyor. Nasıl bir tazeret dersin? Ömer Nesefi Hazretleri, doldurmuş ilimleri.
- 03:09
Yarın onu okuyacağım Perşembe sohbetinde. Çünkü bir gece kala okursan... Gece kala okursan tabi Bursa'da insanlar yetişemez. Akşam da yatsa arası o namazı kılacağız. Yatsa namazını ezandan kılıp dağılacağız. Çünkü ahşura gecesi çok ibadet var, günü çok fazilet var, ibadet var. Kimsenin peşinden haberi yok.
- 03:30
Ne Muharrem, ne Hicri Yılbaşı, ne üçüncü gece, ne onuncu gece, yani ne yirmi beşinci geceymiş. Daha Zülkaden'in yirmi beşinci gecesi. Birkaç senedir bize gördük kitaplar. Çünkü bizi mahvettiler yani, perişan ettiler. Kaynakları elimizden aldılar. Dolayısıyla biz daha o kitapları Ömer Nesefi Hazretleri'nin, Hediye Vakit, Filme Vakit, o daha Taşkent'tendi.
- 03:54
Şöyle bu, ne diyorsun orayı, efendim, Pelerus, Pelerus Diyanet Reisi, müktefendi, hoca ben de devreye girdi ya. Yoksa alamıyoruz Taşkent'ten de alamıyoruz kitabı. Kaybolmuş her bir sene. İki tane yazma orada kalmış Ömer Nesefi Hazretleri. Bütün vakitlerin önemleri hakkında toplamış, bütün sened, isnat ile hadisleri nasıl toplamış ya.
- 04:19
Şimdi bunlar, Efendi Hazretleri bunlar ne kadar meraklıydı ya. Böyle bir şey yoksa, o bir Ömer Nesefi ne kadar seviyordu. Ondan sonra yani, hep amel edelim, ibadet yapalım, namaz kılalım, nafile namaz kılalım. Şimdi tembellik, tembelliğin yüzünden o namaz yok, bu hadis zayıf, bu tembellik. Ya işte Fransızlar öyle der, tembeli, bir şey söylesen akıl öğrettir sana der.
- 04:43
Yapıyorsan yap, yapmıyorsan yapma. Bir de yapanı da engellemeye çalışıyor. Bu kadar namaz olur mu ya, seninle konuşuyoruz. İmam Zeynel Ağabeyine, seccad ya, bak lakabı seccad, çok secde yaptı. Bin tane zeytin ağacı vardı, her ağacın altına, her gün iki tane. Rekat kılar. Yani iki bin rekat nafile ediyor.
- 05:04
Nasreddin Allah'ın Rasulü, Rabiatü'l-Aldevi annemiz, bin rekat günlük nafilesi var diye. Bunlar nasıl Allah'ın dostları böyle. O gecenin fazileti yok, bugünün bilme orucu yok. Yapmıyorsan yapma kardeşim. İnkar edip de milleti de mahrum etme ya. Allah'ın mübarek geceleri, günleri var ya. Mevla bizi çok kazandırmak istiyor.
- 05:27
Onun için ömrümüz kısa yaptı, eczimizi azim yaptı yani. Katlama var bizim ümmette. Bu kadar sevap olur mu? Allah Allah, sayı hadislerde bu kadar sevap dağıt ediyor. Kırk milyon haseneden bahsediyor ya. Kırk milyon hasene, dirmizi hadisinde.
- 06:14
iki dakika sürmez, kırk milyon arba'ine, ketebe allahu lehu arba'ine elfe elfi hasen elf bin demek, elf elf bin kere bin milyon demek arba'in kırk demek, siz cühelemsiniz ya kırk milyon hasene bak iki dakikadaki amele veriyor Demek ki Mevla azamete çok ecir verilmemiş, bu ümmete mahsus özellikler var.
- 06:39
Ha şimdi yarınki sohbet edinemez, ben ne yapayım ya? Namazı anlatacağız, kendi kılamaz orada 150 tespih atman namazın içinde karıştırabilir sayıları. Cemaatle de inşallah Bursa'ya şey yapalım, bereket olur, yeter. cuma cuması bağlayan gece herhalde 4 Temmuz'un akşamı oluyor akşam namazından evvel sohbet yapılacak akşam namazının peşine de
- 07:06
yatsıya kadar bu 4 Temmuz cuma akşamı Bursa'dayız inşallah kadın erkek cemaatle kılacağız çok geç bırakmayacağız onları Hiç bırakmayacağız onları. Yatsı namazına kadar ihya, mağbe, ilah, şan yapacağız. Ramazan'a kadar ihya, mâbe, ilâhe, şi'an yapacağız, sünnettir camide kalmak. Sünnettin camide kalmak.
- 07:18
Yatsıyı ezandan kılıp çıkacağız. Korkmasınlar. Yatsı ezanından kılıp çıkacağız. Korkmasınlar inşallah, korkmasınlar. Keşk alıyoruz, meşk alıyoruz ya korkmasınlar. Haşure gecesi. İbadetle ihya edene Allah dilediği kadar ihya eder. Bak şimdi hiçbir yılbaşımız bu gece neler okumaz der. Hepsini anlattım.
- 07:33
Geçen Perşembe anlattım. Bu gece ilk gece olduğu için. Yani ayın başında okunacaklar var bir de yılın başında okuyacaklar. Şimdi sene başı dualar. Sene sonunu okuduk elhamdülillah ezandan evet. Şimdi sene başı dualar okuyacağız. Tevhidler var, tekbirler var. Bir senelik hayır, bereket, rızık, isteme var.
- 07:51
Yarın ne kadar güzel dualar var. Ya insan kardeşim bu ne ya. Mahrum olmamak lazım. Efendimiz'in baktığı şu kelam kulağınıza küp olsun. Ahirete fukara çıkmayalım. Ahirete harçlıksız gitmeyelim. Öyle bir hikmetli bir şeyler ki bunlar. Harçlıksız. Yola çıkıyor musun harçlıksız ya. Mutlaka nakit para da bulundurmak lazım.
- 08:16
Kartın var diyorsun gidiyorsun kart çekmiyor. Ondan sonra bilmem ne bozuldu. Bilmem. Uçaklar kalkıyor. Bir sistem şey oluyor. Bütün şeyler bozuluyor. Bilgisayarlarda bir şey oluyor. Dünya çapında bilmem. Kart sistemi biliyor musun? Hepsi bunlar. Dünya şeyine entegre olmuş yani. Tola zileyne sen cebine bir şey al.
- 08:41
Bir yerde aç kalırsın bir ekmek vermezler adama ya. Kartı ineğa atsan yemez. Karttan para çekiyorsa çekiyor da. E çekemediği anda kimse ekmek vermez ya. Harçlıksız gitmeyelim. Harçlık ne demek? Harç haraçtan geliyor. Yani harçlık Arapça bir kelime der. Harç yani çıkış demektir. Harçlık ne demek? Yani karşı tarafa verebileceğin bir şey olsun.
- 09:07
Dünyada nasıl para geçiyor? Ahirette de amel-i salih geçiyor. E bu ne zaman kazanılıyor? Bak bugün oruç tutsaydın. Seneyi oruçlu bitirmiştin. Yarın Perşembe oruç tutarsan. Zaten Perşembe kuvvetli sünnet. Haftada bir müekked sünnet derler ama. Yarın da senenin birinci günü olduğu için. Ayrı bir fazilet de eklendi ona şimdi.
- 09:28
Yarın oruç tutsan. Ne diyor? 50 senelik günaha kefarettir. Çünkü neden? Keşfir seneyi oruçla bitirdi. Gelecek seneyi oruçla karşıladı başta tutuyor. Şimdi bunların hepsini Perşembe anlattık. Onları anlatsam bir buçuk saat onu mu konuşacağım? Vakit yok. Dersimiz Mektubat-ı Şerife'den gidiyor. Ama bir ne bileyim sana 2025-2026 hazırlıkları.
- 09:55
Aylar evvel dükkan süslemeleri. Ondan sonra. Ondan sonra efendim her tarafa çam devirmeleri, ışıklandırmaları, Hıristiyanların Noelini kutlamak için, katılmak için kampanyalar, kumpanyalar, indirimler, bindirimler, ondan sonra bilmem, biz Müslüman bir insanlarız ya, bu ne ayıp bir şeydir.
- 10:20
Yani Ömer Ceylan Hazretleri çok üzerine duruyor, bu Efendi Hazretleri sene devresine konuştu ya, çok önemli dedi, icri yılbaşı geliyor dedi ya, Müslümanların bir şeyden haberi yok dedi ya, çok önemli ihtar yapıyorum, şemsiye marapça kimse anlamıyor benden, tercüme ettim. Hani vakit kadarıyla, yani tercümeden eksiklik etmedim tabi, o da kısa konuşup bildi o konuyu.
- 10:39
konuşup, bildi o konuyu, ne olur diyor ya, bunlar diyor bizim, bizim senemiz hiçliğidir, bizim yılımız hiçliğidir, bizim yılbaşımız hiçliğidir diyor. Kâvurlara benzemeyelim, kâfirlere benzemeyelim. Ya annem, ben daha sene ömrü geçti bunu anlatmaktan ya. Ben teşebbühe bir kavme förmümünüm. Kim bir kavme benzerse.
- 10:59
onlardan olur. Kâfirlerin kalabalığını artırmayalım, Noel bilmem ne yılbaşı kutlamayalım. Bütün ömrümüz bundan geçti ya. Eşini geldi bu gece Hicri yılbaşı. Kimsede bir faaliyet yok, bir tebrik atan yok ya. Yahu çoluğun çocuğun torunun var ya. Hicri yılbaşı şuuru ver ya. Bir mesaj at ya. yapışır ya. Allah için Resûlullah'ın hicretinin hiç mi önemi yok ya?
- 11:23
Mekke Fethi'nin gecesi hiç mi önemi yok ya? Ya ne biçim şuursuz bir toplum olduk ya, bizde tabi eskiden icri yılbaşı falan kürür kürür kutluyorduk Mekke Fethi'leri şunları bunları, millet hiç. Ondan sonra, yani Mekke Fethi'nin şeyini tabii, ne onun adı? Anti-Noel'de nilâdi hesaplan yapıyorlar. Ona da bir kılıf.
- 11:49
Salonları tutarken, işte Anti-Noel programı diye salon tutamıyor yani. Yılbaşı karşılığı şeyinde, resmiyette yılbaşı olduğu için. Yani ondan işte Mekke'nin fethi şeyi yapıyorlar. Tabi esasen şimdi, şimdi icri yılbaşı, bütün olaylar burada, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke'den icret etmese, Medine'ye icret etmese İslam devleti kurulmuyor, İslam devleti kurulmasa İslam sana bana ulaşmaz, Mekke döneminde zelil duruma düştüler.
- 12:20
düştüler. Bütün bugün Müslüman olmamız o hicrete bağlı. Mekke-i Fethi ne kadar büyük önemi var. Bütün bunlar yani kutlanması gereken, tabi hicri hesaba göre kutlanması gereken mesela. Hicri hesaba göre kutlanması gereken önemli günler, geceler bunlar. ihya etmek. Yani ne demek? Canlılığı tutmak lazım.
- 12:43
Bu bir şuur verir. Çoluk çocuk, mesela bunun için ben fikirler de veriyordum yani. Ne bileyim, insanlar hediyeyi unutmaz. İkram unutmaz. Bak şimdi ne oluyor? Yılbaşı ikrami eseri. Bilmem ne özel ikrami eseri. Hep gavurların Noel'ini milletin kafasında ne tutuyor? ikramiye alacağım, şunu yapacağım, bunu yapacağım.
- 13:02
Bir hicri yılbaşı kampanyası yapamıyoruz. Kampanyayı bırak. Yani kendi çobamıza çocuğumuza. Bak yavrum işte şu gün Seliçe'nin sonunda şu duası var veyahut da işte muarremin bir hicri yılbaşıdır. Onda efendim namazı cemaatle kılacağız. işte sene başı duası var falan fişman, bir gün tebrik ediyor işte sana
- 13:24
Ejderi yılbaşında efendim bir harçlık vereceğim, bir hediye alacağım size falan yeni oğlu, çoluk çocuk, torun, çünkü o bir daha senede bu sefer Muharrem'i kollamaya bakar. Çünkü der ki bu bana Aralık-ı Tocak'ta bir şey almıyor. Ama Muharrem 1 dedi mi, bana böyle güzel bir hediye alıyor, bir şey yapıyor falan.
- 13:44
Bu sefer oradan dolayı Muharrem 1'i unutmaz. Yani bu, İslâm urfu, âdeti daha yakında bitti bu işte Osmanlı ecdadımız da böyleydi. Daha ne kadar oldu? Osmanlı kılalı yani. Hemen, ne zaman unuttuk bütün, bütün değerlerimizi terk ettik yahu. Kâvurların keyfi için. Bu, tabi artık kıyamete doğru gidiyor yani.
- 14:12
Biz, gemisini kurtaran kapıdan hesabı da yapmıyoruz yani, herkese de anlatmaya çalışıyoruz ama kendi özelimizde ne yapalım. Ne yapıyoruz? Mesele bu. Gitti sohbet bitti yani. Ama herkes kendi etrafında falan bu işi canlı tutması lazım. Bir daha sene biraz, bu sene yine şey oldu, bir daha sene biraz daha erken ilanlar falan yapılıp Hicri yılbaşıyı da kutlamak lazım.
- 14:41
Yani bu geceyi de evvelen yapıyorduk biz. Bu geceyi de, aşureyi yapıyoruz elhamdülillah. Aşureyi de yapmıyorduk yani. Son birkaç seneden aşureyi canlı tutuyoruz. Yani beş on senedir. Çünkü onun ihyasında çok fazilet vadediliyor, çok. Bu da Allah için bir araya gelmek ve hicreti anlamak, anlatmak. Allah için biraz
- 15:03
Resûlullah'ın hicreti olmasa kim cehennemden kurtulacaktı, kim cennete görecekti yahu. Senin en büyük olayının gerçekleştiği günün gecen yahu. En büyük senin hayatın ve mematın ve ahiretin sonsuz hayatının kutlanmaya en değer olan bu değil mi? Öbür kutladığın şeylerin ne ilgisi var seninle yani, senin hayatına ne katkısındır yani, ölümünden sonra neyine yarayacak yani.
- 15:36
Hiçbir şey yok. Yok Mihrican Bayramı, yok Nevruz Bayramı, yok bilmem ne, yok bilmem ne. İslâm'ın nehyettiği, yasak ettiği şeyler bugün canlandırılıyor, resmiyete de kavuşturuluyor yani. Osmanlı ecdadımızın önünde Mevlid gecesi, Mevlid günü resmi bayramdı. Hala Kıbrıs'ta resmi bayram yahu, Rebûl Evelin 12'nin günü yahu, hala.
- 16:02
Şuradaki duruma bak yahu. Şimdi önümüzde de Safer, Rebûl Evel geliyor işte Muharrem'den sonra Safer, o sonra Rebûl Evel geliyor. Rebûl Evel, Mevlid-i Şerif. Ecdadımız ne kadar canlı tuttular bu işleri yahu, ne merasimler yaptılar.
- 16:17
O padişahlar, kırga şeriflerini açmalar, süpürmeler, gül kokularıyla işte lokumlar dağıtmalar, lokmalar dağıtmalar, Sultanahmet Meydanı'nın şenlikleri var Mevlid için yahu. Nerede kardeşim? Cami boş, Fatih Camisi'nde Mevlid kandili bomboş yahu. Bizim çocukluğumuzda kandillerde cami, Ramazan, Kadir gecesi gibi doluyordu.
- 16:40
Şu anda o da bitirildi. Selefizi ve abizi bilmem ne bela, kandiller bir şey, ilahiyatçılar. Mübarek gece yok, mübarek gün yok. Sen mübarek değilsen, uğursuz bir adamsan, benim mübareklerime ne çatıyorsun yahu. Onun için gecemiz, senemiz hayırlı olsun, mübarek olsun, dualarla geçirmek nasip olsun,
- 17:09
günahsız yaşamak nasip olsun diye duaları artıracağız, ibadetleri artıracağız, en önemli şey yatsıyacağız. sabah namazı cemaat takılmak, sabah namazı cemaat takılmak, bunun en büyük ihyası biliyorsunuz cami cemaat, Cemaatle namaz yani. cemaat namazı yani, çünkü mübarek bir gece cemaat namaz olmadıktan sonra sana onun bereketi gelmez ki.
- 17:27
Bereket ancak cemaatle namazla gelir tabii, erkekler için konuşuyor. Kadınlar da zikir ve dua edecek. Böylece Allah'ım bizi Celle Celaluhu nice hayırlı yıllara ulaştırsın, amin, sana da afiyetle kavuştursun, amin. Salli ala seyyidina Muhammed ve ala alihi ve sellem.
- 17:45
Şimdi dersimiz, hakaret mektupları da hemen hemen sonra doğru birkaç mektup kaldı yani. Üçüncü cildin üçüncü mektubundan 4-5 ders yaptım. Birini canlı yaptık, şimdi de canlıyız da televizyonda yaptık yani. O biraz da kısa oldu falan ama güzel eğilimler oldu yani. Yani İmam Rabbi Hazretleri'nin verdiği şuuru kimse veremez yani.
- 18:12
Çünkü itikadda müştehidsin buyurdu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Yani çok hakaid imamımız var ilmi kelam dalında falan. Ama ne güzel anlattı ya şirk meselesini, kaç mektuptur anlatıyor. Buyuruyor ki şimdi kaldığım yerden yani ben tabi gerileri tekrar edersem ileriye gidemem.
- 18:29
Vel müşrikü şirk koşan kimse filizane havle ale kabiri bu büyüklerin dilinde bu tabir kullanıldığı zaman diyor. Müşrik tabiri, şirk, şirk, şirk vabile zaten. Yani türbeye girdin şirk bilmem, Kabe'yi öptün şirk, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzurunda elini kaldırdın şirk. Bu kadar ucuz değil ya, bu kadar ucuz değil ya.
- 18:54
Dinlerin imandan milleti çıkartıyorlar. Şirk kolay bir şey mi ya? Hiç mağfiret olunmayacak bir şey. Şimdi diyor büyükler diyor, şirk tabirini kullandı. Bu büyükler derken, tabi burada şimdi şeriatın zahiri ulemasını kastediyor. Tarikat büyüklerinde kastediyor ama, tarikat büyüklerinin şeyi, yani içini birbirine mübarek mezzetmiş.
- 19:19
Yani mezzetmiş, tabi benim anladığım peygamberlerin şeriatları noktasında yürüyor. Oradan anlıyorum şeriat noktasından yürüdüğü için, hani kalpte Allah'tan gayrimasivadan bir takıntı olmasını falan, tasavvufi manada şirk falan onu kastetmiyor. Ama öyle bir cümlelerde kuruyor ki, oraya da çekilebiliyor.
- 19:44
Ve lakin şimdi biz zahire göre konuşuyoruz yani. Zahire göre diyor ki, bu büyüklerin lisanında, lisan dil demek yani, büyükler dediği şeriat, yani peygamberleri başta kastediyor. Bütün Kur'an, ellâ teâbudû illâllâh. Her peygamber dedi ki Allah'tan başkasına ibadet yapma. Bütün Kur'an bunu söylüyor peygamberlerin.
- 20:05
Müşterek tebliğleri bu. Allah'tan gayrına ibadet, şirk, haram şirk. Bu büyüklerin, yani şeriatın sahipleri başta. peygamberlerdir yani, salavatullahi alâ nebiyyine ve aleyhi mecmuhiyye. Bunu kime diyorlar yani, bu tabiri kimin hakkında kullanılıyor? O kimin hakkında kullanıyorlar ki, yekûnü oluyor, esiran, tutsak.
- 20:30
Neyeli ibadeti gayr-i hak, sübhane. neyel-i ibadet-i velhâk, Allah'tan başkasına kulluk ve ibadet yapmaya tutsak ve rehin düşmüşse, böyle bir belaya bulmuşsa yani itikad bakımından ve amel bakımından, buna müşrik diyorlar. E şimdi bunlar geliyorlar, önüne gelene müşrik diyorlar. Efendimiz öyle buyuruyordu.
- 20:52
Rabıta işinde olsun, öbürlerinde olsun falan. Vehabiler, selefiler, buna şirk, buna şirk. Herkese müşrik. E niye? Aracı koyuyorlar. Vebtehû-l elvesîle, Allah'a aracı koyun diyor, arayın diyor, âyet kurşun. Peki. E işte müşrikler ne yapıyormuş? E bizi Allah dostları, Allah'a yaklaştırıyor. E yakınlaştırıyor.
- 21:17
Yakınlaştırıyor da, onları aracı kabul edersen yakınlaştırıyor. Onları tapınak haline getirirsen, onların bir şey yarattığına inanırsan, o zaman zaten kâfir oluyorsun. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir adam dese ki, sen beni yarattın dese, kâfir olur. E o zaman diyor, mâne âmudû billâhi liyugarribûnâ ilallâhi zülfelâ.
- 21:40
Mesela bütün vehabiler bu ayeti okudu. Efendi Hazretleri bunu 50 sene evvel dinledim ya. Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. Kim diyor bunu? Mekke müşrikleri. Kim için diyor? Filatuzza menat için, putlar için söylüyor. Bunu geliyorlar, tasavvuf eyli için okuyorlar. Zaten vehabilerin en büyük özelliği nedir?
- 22:01
Müşrikler hakkında nazil olan ayetleri, müminler hakkında okumaları. Dini tarif ediyorlar. Şimdi, adam onu anıp, e siz de diyor, Rabuta beni Allah'a yaklaştırın. E tamam da Rabuta nedir? Yani Allah dostunu sevmek. E Allah için bir Müslümana Allah dostunu sevmek nedir? Amellerin en faziletisi, sevdiğini Allah için sevmek, kızdığını Allah için kızmak.
- 22:29
Peki Allah için en çok kimler sevilir? Peygamberler sonra, veliler sonra. Çünkü onlar bizim ahiretimizi, ebediyatımızı kurtarıyor. Bu Allah için sevmek. Sevgi de neyi getiriyor? Bir şeyin ekstra müzikliği, bir şeyi seven onu çok anar. Bu da doğanın kaidesi. Onu hatırlamak, onu anmak. Yanında hissetmek, önünde düşünmek.
- 22:50
E tamam. Ya Rabbi bu dostun hürmetine, şu isteğimi ver, beni sana kavuştur falan pişman. Sen şimdi burada, bak biz diyor, o zaman putlara tapandan ne farkınız kaldı? Ya sen salak mısın? O ibadet ediyoruz putlara diyor, kulluk yapıyoruz, tapıyoruz diyor. Ama mümin, rabıta yapan vesaire, yüzü su hürmetine dua yapan, Allah'a, duayı Allah yapıyor.
- 23:18
Yaratanı ancak Allah biliyor. İbadeti ancak Allah'a tahsil ediyor. Allah Teala bunları da bana aracı yapın, bunların hatırını kırmam buyurduğu için, yine Allah'ın emriyle, Allah'ın dostlarının yüzü su hürmetine, bereketini istiyor. Bu kadar.
- 23:34
Şimdi ibadet başka, tevessül başka. Teberrük başka. Teberrük, bereketlenmek, tevessül, aracı koymak. İbadet, kulluk yapmak. Yani şimdi, peygamberlere göre diyor, müşrik, kime derler diyor? Allah'tan gayrı ibadetine bak, kulluk yapanlara derler diyor. Tapan yani. Türkçe'si tapmak. Tapmakla bunun ne alakası var, aracı koymak?
- 24:01
Adam namazı niye kılıyor? Madem Mahmut Efendi'ye, Mehmet Efendi'ye rabıta yapıyordu, müşrik oluyordu. E peki o zaman niye namaz kılıyor? O zaman ona namaz kılması lazım. Allah rızası için niye namaz kılıyor adam? Namaz kıldığına göre şeytani ibadeti Allah yapıyor zaten, belli bu. Onun için, şimdi diyor, bir insan ve inkarı olsa da kailen, hükmedici, söyleyici yani,
- 24:28
burada bağ ile kullanılsa da hükmedici manasına geliyor, kavim maddesi, bi nef'i şer'i ki vücû bil vücûdi, varlığın vacip olması anlamındaki şer'ik ve ortağın nef'ine kail olsa da diyor. Arapçayı Arapçayla tercüme ettim, hiç de bir şey anlamadığınızı anladım. Ama ben bunu geçen hafta, geçen derste çok anlattım.
- 24:54
Her derste aynı şeyi konuşamayız. Vücûbul vücut. Vücûbul vücutta şerik. Vücûbul vücut nedir? Vücut, var olmak. Vücutla varlığı zorunlu olmak. Yani varlığı zorunlu olmak demek, varlığı kendinden olmak. Yani onu kimsenin yaratmamış olması. Dolayısıyla varlığını kendinden olması. Bu da neyi getiriyor? ezelî olmayı getiriyor.
- 25:17
Çünkü evveli yok. Varlığı başkasından emanetse, bizim gibi gökler, yerler gibi her şey mahluk yaratılmış, o zaman ezelî olamıyor. Çünkü neden? Bir noktaya kadar yoktu, o noktada butona basıldı, kün fe ekün oldu, o zaman mahluk oldu, yaratıldı. İşte Allah'tan karşı gayri her şey mahluk, yaratılmış. Eğer yaratıldıysa, geçmişte yokluk geçirmiş.
- 25:36
Bu sefer ne olamıyor? Ezeli olamıyor. Çünkü neden? Onun varlığı, vücudu, var oluşu vacip olamıyor. Ne demek vacip? Yani onu düşünmesen olmaz demek. Varlığını düşünmek zorundasın. Ama şimdi benim yok olduğumu düşünebiliyorsun. Ben yok olsaydım da bu dünyada bir şey değişmezdi, yani belki bir şeyler değişirdi.
- 25:56
O harbi şey. İsmail Ağa sahte şeyi tuttururdu belki ben olmasam. Böyle şeyler olabilir. Ama şimdi ben olmasam gök olmazdı, yer olmazdı, güneş olmazdı, ay olmazdı. Sen kimsin ya derler adama. E şimdi ona bakıyorsun. E diyelim ay olmasaydı dünya olabilir mi diye. Olabilirdi tabii. Ne olacak Allah istediğini yaratır, istediğini yaratmaz ya.
- 26:18
Şu gezegen olmasaydı şu düzen bozulurdu. Ya arkadaş Allah onu ona ona ona sebeplere bağlamış. Lakin Allah olmasa hiçbir şey olmaz. Celle Celaluhu. Geri kalan her şeyin hangisi olmazsa olmazdı yani. Allah vardı çünkü. Mevzu bu.
- 26:34
Şimdi bir adam dese ki varlığı kendinden olan ezeli, ebedi, kadim bir tek Allah var dese. Ama Allah'ın yarattıklarından biçin Allah'tan gayrı her şey yaratılmış. Peygamberler de dahil, ruhları da dahil, arş da dahil, cennet cennet hepsi yaratmış melekler, felekler. Peki o zaman onlarda vacibül vücutluk yok.
- 26:55
Onlarınkine mümkünül vücut deniyor. Yani var olması da düşünülebilirdi, yok olması da düşünülebilirdi. Allah varlık tarafını tercih ettiğinde dolayı var etmiş. Ama onsuz alemler olabilir. Mesela Allah'ın var olması Celle Celaluhu ve varlığını idame ettirmesi Celle Celaluhu hiç kimseye bağlı değil, hiçbir şeye bağlı değil.
- 27:18
Ama Allah'tan gayrı her şeyin varlığını devam ettirmesi Allah'ın onu yaşatmasına bağlı. Bu mevzu bu kadar basit. O zaman bir adam dese ki Allah'tan başka varlığı vacip olan yani kendinden olan zatı kadim olan yok. Tamam doğru konuşuyorsun deriz.
- 27:35
Ama ondan sonra derse ki ama Allah'ın yarattıklarından şuna da ibadet yapılır, buna da kulluk yapılır derse diyor o da müşriktir diyor. Yani Allah'ın ezeli olduğunu kabul etmekse iman için yetmez diyor. Başka birine ibadet ve kulluk yapılır yani itaat edilir edilmesi farzdır diye dediği anda o da diyor müşriktir diyor.
- 28:02
Çünkü peygamberlerin şeratlarındaki şerat dili demek istilah yani tabirinde müşrik budur diyor. Yani sadece Allah'tan başka ilah yok, yaratan yok, yaşanan yok onu kabul etmek müslüman olmağa yetmiyor. Başka birine ibadet yapılır derse o da müslüman dinden çıkıyor. Onun için Allah'ın o noktadan da şeriki olmadığını ikrar etmesi lazım.
- 28:25
İbadete layık zaten ilah ne demek? İlah mabudun bir hak demek. Yani tapınılmayı hak edenine ilah deniyor. Onun için batıl ilahlar vardır ortalıkta. İşte onun için la ilahe illallah Allah'tan başka ibadeti hak eden hiçbir varlık yok. Tevhid budur. Bu ibadet işi çok önemli ama o zaman dersin ki hoca sen ne diyorsun ki peygambere de itaat edeceksin?
- 28:51
Sen ne diyorsun ki şeyhin mürşidi kamile de itaat edeceksin? E tamam onu diyoruz da arada ne diyoruz? Yaratana isyan noktasına gelirsen hiçbir kula itaat yok diyoruz. Zaten peygamberler masum olduğu için öyle bir teklif yapması düşünülemez ama hadi diyelim mürşidin bilmem ne diyelim ki sapıtma payı var peygamber olmayınca.
- 29:13
Diyelim sana namaz kılma dedi bilmem ne ona da itaat etme diyor. En büyük itaat ana babaya ama ana babaya da itaat etmiyorsun. İçki iç derse çarşafını çıkart derse mesela. Başını aç derse e nasıl olacak şimdi? Dolayısıyla diğer itaat edebilirsin. Ülulemre itaat e Kur'an söylüyor velülemre ama ülulemre itaat neyle sınırlı?
- 29:32
Allah'ın emirlerine uygun yaşadığın sürece sınırlı. Sana namazı bırak bilmem ne yap derse ülulemre itaat yok ya. Yani tek parti döneminde yani devlettir yöneticidir bilmem ne ezanı Türkçe'ye çevirmiş bilmem ne sen yine evinde ezanı Arapça okuyacaksın. Veyahut da efendim dışarıda okuyamıyorsan namazı Türkçe kılacaksın dedi.
- 29:52
Öyle namaz olur mu sen evinde? Yine Arapça kılacaksın. mesela yani Ülul-Emir dedi diye namazı bu türkçe çevirdi, hocalaşacaklar, haşa. Korkulu dönemler oldu, şu oluyor, bu oluyor. Ama samanlıkta, bilmem nerede, yine Allah'a itaat devam ediyor yani. Dolayısıyla, Allah'tan gayrına ibadet ve itaat, hiçbir zaman müşrik değildir.
- 30:15
müstakil değil. İbadet hiçbir manada cevaz yok. İtaat, emrini dinleme manasında, o da Allah ve Resûlünün emirlerine mukayyet olarak Resûlüne ve sonra O'nun vekillerine, Ülûl-emre, zikirene, onlar var. Ama ibadet, ne Resûlullah'a yapılıyor, sallallahu aleyhi ve sellem, ne hiçbir Peygamber'e yapılmamış.
- 30:34
İbadet farklı bir şey. Onun için sen Allah'tan gayrına, ibadet edilebilen şu da var, dediğin anda, istediğin kadar Allah tek ilahtır desen de, la ilahe illallah seni kurtarmıyor, yine müşrik oluyorsun. İbadette ortak koşturucu. Yani yaratmakta ortağı yok demek, imanı tek başına sağlamıyor. Kulluğu hak etmektedir.
- 30:59
Zaten kafana çalıştırsan, ondan başka yaratan yoksa, sadece ona kulluk edilmesi lazım. Çünkü tek yaratıcı o. Ama sen işte, ezbiya diyor, kafasız, kütükler, ineğe tapan var, fareye tapan var, maymuna tapan var ya. Dünyada şu anda, kaçıncı asırda yaşıyoruz diyorsun, çok kültürleştik, kültürleştik, hâlâ ineğe nasıl tapıyorsun?
- 31:23
Yani Hindularda ne kültürlü profesörler var. Adam Hindistan, ooo, teknolojide silah sanayi, bilmem ne belki de atomda var. Her türlü adamlar var. Orada da Hindular var. Adam ineğe tapıyor ya. Ondan sonra şey yapmışlar, okul, nerede bitirmiş, bilmem ne. Custer Master yapmış, Amerika'da bilmem ne. Adam bakıyor, ineğe tapıyor.
- 31:48
Şimdi yani, iman hidayet meselesi ya, akıllı da değil. Yani, şu anda, öyle kafirler, öyle makça işler yapıyorlar, Allah'tan gayrına ibadetler, şuna buna yapıyorlar, öbür türlü de baksan, kafası senin saati gibi çalışıyor gibi duruyor. Bu nasıl valla bulamamış ya, bu kadar işi bulmuş. Yani şu, kolay bir şey değil.
- 32:14
Yani ineğe tapanların sayısı az değil. Budistlerin sayısı az değil. Bunlara bakıyorsun, İsa as, Allah'ın peygamberi tapınılmaya layık mı aşağıya? E, güveniyor mu? Cüllâ tü'bbenâ Allah, ya Rabbi sana ibadete sevk ettim diyor. Ama birileri gelmiş değiştirmiş, tarif etmiş, tamam da senin manyak mısın ya?
- 32:36
Hiç mi aklın yok, Allah'tan başka yaratan yoksa? Nasıl ibadetimi hak edecek benim? Onun için, fe innehtimâmeum diyor. Çünkü bu büyüklerin ihtimam, ihtimam gösterdi derler. Yani ne demek, en mühim saydıkları olay, fîne fîne ibadetî mâsibel hâkû sübhânevû. Hak sübhânevû yani Allah'ımızdan gayrı, mâsiva ondan gayrı, ne olursa o zaman, o peygamber de olsa, melek de olsa,
- 33:02
ona tapsa kâfir oluyor. Müşrikler meleklere de tapıyorlar, ya kâfir, o müşrik oldu. Meleklere Allah'ın kızları diyorlar, aşağıya müşrik oldular. İsa'yı selam Allah'ın oğlu diyenler müşrik oldular. Hoca İlahi Selamı Allah'ın oğlu dediler, Yahudiler, müşrik oldular. Yani, peygambere de tapsa yine müşrik oluyor.
- 33:24
Çünkü o peygamber ibadet olmayı hak etmiyor, bir de bana, Allah'a ibadet et diyor sana. Ona da iftira diyorsun. Onun için büyüklerin, yani şeriatın büyükleri, nebiler ve rasulleri, en önem verdikleri husus, Hak subhanehu ve teâlâ ondan gayrı ne? İbadetin nef'i. Ve öyle bir ibadet, el-müteallikati, o neyle alakalı oluyor ibadet konusu?
- 33:52
Bir de ameli. Amel ile çalışıyor. İbadet, kulluk, eseri, fiziki organlarla açığa çıkana ibadet denir. Yoksa adam öyle duruyor, hindi gibi. Tabi orada rabıtası var, murakabesi var, böyle kılı kıpırdamadan durur. Böyle hiç hareketsiz olmak daha iyi. Zikirde de hiç kıpırdaşmamak daha iyi. Böyle durur. E şimdi orada da fiziki bir hareket olmadığı için bu adam ne yapıyor acaba?
- 34:23
Ne yapıyor? Yani o da bir ibadet miydi? İbadet olmaz mı? La ibadeteket tefekkür. Tefekkür kadar efdal hiçbir ibadet olamaz. Tefekkür de fiziki hareket istemez. Tefekkürü sağa kayırır mı? İbadet sebebi ne? Bir anlık tefekkür. 70 sene ibadetten kayırılır. Fiziki ibadet yapsın, gafil. Allah düşünmeden.
- 34:43
70 sene doldurdun dünyayı namaz, oruç. Ama adam öyle duruyor. Bir an, saat demek 60 dakika değil burada. Bir an Mevla ile beraber olduğu veya onun yolu var, rabıtasıyla, murakabesiyle. asrına mürâkebesini, onun yetmiş sene gafil ibadetinden hayırlı oluyor. Tabi o da yetmiş sene huzur üzere ibadet edebilecek iki ben nasıl bulurum?
- 35:04
O tabi ayrı bir şey. O zaman tefekkür ve amel, fiziki amel de birleşir. Tabi o kadar eftel olur. O ayrı bir şey. E onun için Efendimiz de ne buyuruyor, böyle biraz sallanıyordum diyor, böyle artık sohbette mi, arkada mı, bir tuttu diyor Efendim o babaya, çivi gibi dur demiş.
- 35:22
Şimdi dur demiş. Efendi'ye bunu dedim sen daha Efendiye bunu dedim, sen daha, peki ala eder Efendi Baba bunu dedim. Efendi daha nasıl olacak? Şöyle demiş. Dur demiş böyle bir de tutmuş eliyle tatbikatlı yapmış yani. Efendi Hazretleri diyor yani çok acayip oldum diyor yani tabii yeni ihvan olmuş daha fena.
- 35:41
Genç yani. Kıpırdaşma yok demiş. Hareket yok. Tefekkür, hareket istemiyor. Amel, fiziki bir şey beklemiyor. Onun için iş beyinde biter. İtikad kalpte biter. Amelde fizik devreye girer. El ayak devreye girer. Abdest kusur devreye girer. Rüku secde devreye girer. O ayrı bir şey. Tilavet devreye girer.
- 36:08
Lafız telafız devreye girer. Namazı içinden kalbinden kılamazsın. Tidsiz misin sen? Onun için işte bu noktada diyor peygamberler ve ulema neye bakarlar? Sen sadece bizi Allah yarattı başka yaratan yok, yaşatan yok. Ama felana da ibadet yapılır. Dediğin anda seni müşrik sayarlar diyor. Çünkü onların en önemsediği şey Allah'tan gayrine ibadet konusunda
- 36:42
efendim la ilahe illallah derken başka mabud yok diyeceksin. Manasını mülazat edeceksin. Ve amelle ilgili konularda ibadeti de sadece Allah'a tahsis edeceksin. Onlar bunu önemser diyor. Yani o muameleye önem verirler ki diyor. Onların ihtimamı ihtimamı fil muameleti. Onlar şu fikriyata bakarlar diyor.
- 37:16
Eğer sen Allah'tan gayri vacibül vücut yok. Varlığı kendinden olan yok. Mahluk olmayan yok. Bir tek Allah mahluk değil. Geri kalan her şeyi o yarattı mahluk. Bu itikattaysan zaten bu neyi gerektirmesi lazım diyor? Başkasına ibadet edilmemesini inanmanı ve etmemeni gerektirir. Çünkü yaratan ancak o. O da yaratılmış ben de yaratılmışım.
- 37:44
Benim kulluk yapmamı niye hak etsin? Ama onu aracı koy dediyse, onu yüzü hürmetine benden iste dediyse o başkaya giriyor. Bana itaat edenlere itaat et. Ana babanın lafını dinle. Meşru dairede kayıtlıyor. Bunlar Allah emrettiği için oluyor.
- 38:06
E sen ne yaparsan kalkarsan da efendim, Allah içkiyi haram etmiş, zina haram etmiş, faiz haram etmiş. Sen kalkarsan yasadır, anayasadır, milletvekiline toplandı, meclis bilmem ne kaldırırlar, indirirler. Helala haram ettin, harama helal ettin. E benim de buna gücüm yok, müdahale edemedim. Ne diyeceğim en fazla?
- 38:30
Allahümme nâzimen münkerûn velâ arzâ. Bu münkerdir, ben razı değilim. Ama sen şimdi dersen ki madem Ülulemre itaat var, Ülulemir de bu şekil münasip gördü, meclis toplandı, karar aldılar bilmem ne. Bu da buna itaat edilmesi lazım, yahut itaat edilmeli dediğin anda müşrik olur. Çünkü neden? Allah'a, Rasûlü'ne itaat, kayıtlıyla Ülulemre itaat var.
- 38:56
Sen Allah'a rağmen, Allah'a muhalefeten buna itaat etmek lazım diyemezsin. Ama nedir? Engelleyemiyorum. Şartlar böyle. Gücümüz yok, bize soran yok. Biz de razı değiliz. Emn-i Arif yapıyoruz, sohbet yapıyoruz. Vazifemiz bu. Şu anda vazifemiz bu. Çünkü madem Allah'tan başka yaratan yok, o zaman ondan başka kanun koyma yetkisine sahip yok.
- 39:21
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem helal haram eder mi? Eder. Niçin? Allah Teala ona o izni vermiş. Allah ve Rasûlü haram ettin diyor. Bak Rasûl'ün de kalktı oraya. Çünkü neden? Allah haram ediyor, Habibine bildiriyor. Allah seninle konuşmuyor, görüşmediği için Rasûl'ü vasıtasıyla. Ha onun birine vahy-i metl-i Kur'an diyorsunuz, birine de hadis diyorsunuz.
- 39:41
İkisi de Allah'tan geldiği için. Orada teşnîr, tahrim, tehlil, yani şeyin helal olduğunu beyan etme, yasak olduğunu beyan etme, işte Kur'an'da olmayan birçok haram var. Yani, erkeklerin altın kullanmasıdır, ipekleri vs. vs. dolu haram var. Tavla haramdır diyoruz, sayı hadislerine sahip diyoruz, Kur'an'da tavla malı yok.
- 40:04
Dünya kadar yüzlerce binlerce ele varan meselesi var. Bunlar Kur'an'da yok. Ama Kur'an sana, yahut Rasulüme itaat etti. Onu haram etti, beni mi haram ettin diyor. Mevzu bu. Ama sen kalkar da Allah'a rağmen birilerinin tapınılmayı hak ettiğini veya veya onların istediğini serbest istediğini yasak etme yetkisine sahip olduğunu savunursan, bu büyüklere göre bu da müşrik.
- 40:32
Mevzu bu. Yoksa Ebu Cehil'e sorsan diyor, Kur'an, kökleri yerleri kim yarattı diyor, Mekke müşriklerine Ebu Cehil, Ebu Lebe sorsanız diyor, Kur'an'a ait bu. Elbette derler ki hepsi Allah yarattı. E o zaman senin putun, ya manyak mı o da, bu putu zaten ben doğradım, kestim, biçtim, kütüğü, odunu adam ettim, koydum ha buraya, ona tapıyorum.
- 40:59
E niye? Bizi Allah'a yaklaştıracak. Tamam Allah'a yaklaştıracak diye ibadet yapamazsın ki, ibadet Allah'a mahsus, peygambere de yapamazsın. Bir. İki. Bunu seni Allah'a yaklaştıracağına dair, sana Allah'tan gelen bir delilin var mı? Yok. O zaman önüne gelen bir şey alır eline, bu beni Allah'a yaklaştıracak der, onu cebinde taşır, böyle böyle bir şeyler yapar yani.
- 41:22
Öyle bir şey mi var? Onun için ayet, hadis olunca itaat, Rasul'e de itaat, izni çıkıyor. Burası çok ince bir mesele. Bizim Rasul hocamız, Allah rahmet eylesin, kabrin nur etsin, fitizdi bu işte. O da bu konuları anladı, faziletli amellerden bir şey bahsetmezdi. Hiçbir sohbette ben ondan bir faziletli amel duymadım.
- 41:46
İşte herkese Allah bir yönde İslam'a hizmet nasip etmiş. Ona da o noktada nasip etmiş. Beyindi yani, beyindi. Çok önemli. Şimdi diyor, femen her kim lehmeti hakkak takuk etmezse, takuk etmek yani işin gerçeğine ermezse demek istiyorum. neyle bişerâi hâulû âle kâbirî Bu büyüklerin şeriatlarıyla. Şeriatlar diyor, çünkü neden şeriatlar diyor?
- 42:14
Din değişmiyor. İnne dine indallahü'l-islam. Tek din İslam. Adem as'hamda müslümandır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gelen 224 bin peygamber hepsi müslüman. Dinin adı İslam. Çünkü Allah'a teslim et. Fakat şeriatlar değişiyor. Çünkü hangi şeriat, hangi peygamber, hangi dönemde gelirse, gerideki bir hükmü neshe ediyor, evvelki helalı haram ediyor veya
- 42:33
o evvelce haram olan şeyi serbest ediyor. Mesela bunları biz de yaşadık şu an. Süleyman as'hamın şeriatında, Davud as'hamın şeriatında heykel serbest. Kur'an'da söylüyor, heykel yaptırıyordu diyor. Bizim şeriatımızda heykel yapmak en büyük haram. Anladın mı? Bunlar değişiyor. Burada şeriat hükümlerinde değişiklikler oluyor.
- 42:57
Onun için bu büyüklerin şeriatlarına diyor, dinlerine demiyor. Çünkü dinler diye bir şey yok. Din tek İslam. Çünkü hangi dönemde, hangi peygamber, hangi bay geldiyse, onun ümmeti ona uyduğu zaman, onun şeriatına uyduğu zaman Allah'a teslim olmuş oluyor. Çünkü Allah'ın o günkü vahyine, sistemine teslim olmuş oluyor.
- 43:14
İşte onun için sistemin adı, dinin adı, imanın adı İslam. Çünkü neden? Allah'a teslim oluyorsun. Teslim olmak ne demek? Ne yaptı bizim çakallar? Bizim çakallar var. Vadide çakal doldu. Ne yaptı lan? Mürşide teslimiyet gelmeydi. Biz bunlardan dinliyorduk. Yıkayıcısının elinde ölü gibi bilmem ne bilmem.
- 43:37
Ondan sonra Efendi Hazretleri deyince ki ben şeyh bırakmadım, halife bırakmadım. Ya gidişine dediler ya. Risale-i Kudsiye'ye muhalefet ettin. Ya arkadaş Risale-i Kudsiye'yi. Sen ne anlıyorsun, o mu anlıyor? Şimdi bak. Teslimiyet. Osmanlı'da levha yazmışlar, benim orada kapıda yazmış. Osmanlı'dan kalma bu.
- 43:59
Ah teslimiyet. Bu çok zor iş ya. İşine geldi mi? Tamam işine gelmedi mi? E şimdi küble, Mescid-i Aksa'ya döndürün. 18 ay, 16 ay Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mescid-i Aksa'ya doğru kılıyor. Kabe orada duruyor, Mescid-i Aksa'ya kılıyor. E istiyor Kabe'ye döndürme. Ama teslimiyet. E ne zaman?
- 44:19
Dedi ki tamam. Şimdi küble, Kabe'ye dön, Mescid-i Aram'a dön diyor. E bu sefer adam kalkıyor diyor. Sahabenin içinde de münafık var veyahut da mürted çıktı. Adam bu sefer diyor ki ne oluyoruz arkadaş? Seyyar küble mi olduk? Dün oraya, bugün buraya. Ya kardeşim başında peygamber var mı? Var. Ah teslimiyet demiş.
- 44:39
Ne demek o? Sen Allah'la görüşüyor musun? Yok. Vayi geliyor mu? Ancak şeytan geliyor. Kamyonu deviriyorsun, gece kalkıyorsun, su arıyorsun. Eee? Buraya doğru kılacağız hacı abi. Buraya doğru kılıyoruz. Ertesi gün tam. Öteki gün tam terse dönüyor. Hani Mekke'de kolay. Dört taraf Kâbe olduğu için.
- 44:57
Hükm-i iman ile Hacer-i lesvedeyi ortaladığın zaman, hem Mescid-i Aksa'yı hem Kâbe'yi tutturuyorsun. Ama geldin Medine'ye ağabey. Medine'ye geldin, efendim sallallahu aleyhi ve sellem, Mescid-i Aksa'ya doğru kaçıyorsun. Medine'ye ilk geldiğinde. Mescid-i Haram'a dönmemiş ki Medine'de. Kıblete mi mescidi, niye o ismi aldı?
- 45:19
İki kıble. İşte bak, şimdi ayet geliyor, Mescid-i Aram'a dönüyorlar. İşte bak. Şimdi, âyet geliyor, Mescid-i Haram'a dönüyorlar, bu sefer. Bu sefer Mescid-i Aksâ'ya sırtını veriyor. Çünkü Medine'de öyle geldi, korunma olarak. Sahabeden biri gidiyor. Kıblete'in mescidinin olduğu yer o zaman tabii.
- 45:40
Şimdi arabayla iki dakika, beş dakika. Ama o zaman tabii yayan gider. Vakit alır. Belki yarım saat, bir saat alır. Geliyor, bakıyor ki adamlar daha yeni namaz kılıyor cemaat, Mescid-i Aksâ kılıyor. Çünkü neden? Onlara kıblenin değiştiği vahyi ulaşmamış daha. Allah'ta buyuruyor. Vakit alır. Ben sizin imanınızı, namazınızı ziyaret etmem.
- 46:01
Ulaşmadan yaptığınız kabul. Bu sefer onlara haber geliyor. Adamlar namazın içinde. Ulan ne oluyor, ne bitiyor? Namazı bitirelim, selam verelim de soralım. Belki bu gelen doğru mu söylüyor, yanlış mı söylüyor? Medine'ye gidelim, Mescid-i Nebevi'de istişare yapalım. Hiç öyle bir şey yok. Namazın içinde, namazda durduğu kıbleden.
- 46:26
Burada böyle kıble şimdi. Şöyle, şöyle kıble. Şu anda doğru kıble bu şekilde bizim evde. Buradan böyle dönüyor. İki rekatı bu tarafa kılıyor, iki rekatı bu tarafa kılıyor. Kıble-i Tevm-i Mescidi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi. İşte bunlar gayba iman etmişler. Mübarek sahabem diyor. Anladın mı şimdi?
- 46:47
Teslimiyet, Peygamber'e teslimiyet. Böyle olur. Sen mi Allah'la görüşüyorsun da, konuşuyorsun da Peygamber'e diyorsun ki bir gün öyle, bir gün böyle. Ne oluyoruz ya iki devir. İşte dinin adı İslam. Bu teslimiyet dini. Şeriatlar değişir. Aynı dönemde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kabir ziyaretini yasak etti.
- 47:06
Sonra buradaki ölümü hatırlatır, serbest etti. Onu Allah yasak etti. Allah serbest etti. Ama hadise küntü ne ettik? Çünkü Allah'ın Rasûlü haramı aynı şey. Ne biçim din ya? Affedersin böyle konuşursan gavur olursun çıkarsın. İşte mürşide teslim et. Ölünün elindeki yıkayıcının elindeki ölü gibi mürşid.
- 47:30
E neydi Muhammed Efendisi'nin neyinizle oluyordu? Amcaoğlunuz mu oluyordu yani? Amcaoğlu, şey kabul ettiysen amcaoğlu devrede torunuysan da o ayrı bir şey, o ayrı bir şey. Etmedi mi kardeşim? Teslimiyet, teslimiyet ne oldu? Bekledikleri olmayınca yok ya Alzheimer oldu, yok unuttu, yok şöyle oldu, yok biri boğazını sıktı.
- 47:56
O zaman senin tarikatın ipten tutuyor kardeşim. Allah'ın korumadığı bir şerat, bir tarikatta girilir mi? O zaman demek ki Allah'ın muhafazasında değil. Demek ki sakattı. Allah'ın muhafazasında diyordun bugüne kadar. E o zaman ne değişti? Ha işte onun için teslimiyet. Teslimiyet canının isteğine göre olmaz.
- 48:19
Bir de hükümler değişir. Senelerce resime izin vermedi. O polyoya izin vermedi. Ben şimdi kızmıyorum dedi bu işe, hadi bakalım. Gel çekin dedi. E şimdi sen kalktın. E niye döndün ki? Eski kıblede kalanlara döndü. Arkadaş ben bu kıbleyi çok sevdim. Mescidi, harama falan biraz alışamıyorum ya. Böyle bir sahibi var mı?
- 48:43
Olsaydı zaten mürtet olmuştu. Hazreti Ömer'in kafasını kesmesini beklerdi yani. Başka bir şey yok. E şimdi bu ne ya? Şeriat, tarikat yol değil mi Allah'a giden ya? E bunun sahibi yok mu ya? E teslimiyet ne? Bugüne kadar böyle, bundan sonra böyle. Niye? Şeriatın ayetin adetinde muhalefet var mı? Bu işte yok.
- 49:09
Zaten efendim sen muhalefet edersin maşallah sen. Muhalefeti, muvafakatı kimden öğrendin? Ondan öğrendin yani. E tamam o zaman hacı abi. Ama şerasız bir şey dersen. Tamam. Ha imtihan edene, imtihan edene orada da ayrı bir olay var, orada ayrı tarikatın sırları var. İşte onlara girmeyelim. Yani hafızalese almayacak olaylar da var.
- 49:31
İşin içinde. Mükayipten bir şey gelir, burada zarar gibi görünen kâra dönecektir. Onu sen bilmezsin falan fişman. Onu konuşmuyorum. O çünkü meşayıhın ledünmüne ait bir konu. Ben burada zahirini konuşuyorum. E şimdi müşrik, müşrik şeriatta mürted var, tarikatta mürted var. Şeriatta müşrik var, Tarikatta müşrik var, tarikatta müşrik var.
- 49:53
Bunların hepsini ektifat beyan ediyor. Tarikatta bid'at var, şer'atta bid'at var diyor. Dolayısıyla şimdi sen, Allah'tan başka yaratan yok. Efendimiz Hazretleri şöyle böyle mesela Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Şu en büyük peygamber bilmem ne bilmem ne. Ondan sonra bir hadis geliyor. Ya bu da niye böyle konuşturuyor?
- 50:13
E sen Resûlullah'a imanın kaldı mı şimdi? Onun için sadece Allah'tan başka yaratan yok demekle adam Müslüman olamıyor. Müslüman olması için, Müslüman zaten Müslim'den geliyor, İslâm, İslâm teslimiyetten geliyor. O zaman ondan gayrı ne? İbadeti de nefret edecek. Ondan gayrı helal haram yetkisi olmasını da nefret edecek.
- 50:37
Bunu nefret etti, Müslüman oldu ama amelde gevşekleri oldu. Bazı kanuna, kararnameye, bilmem neye haram da olsa günah da olsa uymak zorunda kaldı. Veya menfaat icabı nefsine uydu. E bunlar harama giriyor, şirke girmiyor. Ama ne var kardeşim burada ölülemre itaat bugün de bu gidiyor. Şirke giriyor çünkü neden?
- 51:05
Allah Resulü itaat ile kayıtlı ölülemre itaat. Mahluka, halika isyanda mahluka itaat yok. Sana onu söylemiş. Niye anladım sana şimdi? Onun için diyor bu büyüklerin şeriatlarıyla kim tahakkuk etmezse, aleyhüm salavat ve teslimatü. Salatü selamlar üzerlerine olsun bütün peygamberlerin. Çünkü hepsinin kendi döneminde kendine göre şeriatlarında farklılıklar olmuş olabilir.
- 51:29
Ama o dönemde hangi şeriatla muhatapsa ümmeti onunla amel edecek. Ama bununla amel etmediği zaman diyor, onun hakikatine ermediği zaman diyor, amel etmeyince demansa gelmiyor. Tahakkuk hakikatine ermek. Öyle bir şeriatlar ki yani bütün şeriatların ortak yönü nedir? İslam. Yani Allah'a teslim et. O günkü vahiy ne buyurursa ona uyacak.
- 51:54
El münbiyeti haber veriyor o şeriatların hepsi. Neden haber veriyor? Allah'tan gayri hak eden yok. Ne ile ibadet? Allah'tan gayri kulluk yapılmaya, ibadet olunmaya hak eden yok. Bütün şeriatların ortak noktası Hud aleyhisselam'dan, Salih aleyhisselam'dan, Nuh aleyhisselam'dan, Şuayb aleyhisselam'dan, bütün Kur'an ayetleri
- 52:22
Sizin için ondan başka ibadetinize layık ilah yok. Kur'an'da bu ayetler niye tekerrür ediyor? Niye her peygamber aynı sözü mü söyledi? Aynı sözü söyledi. Çünkü neden? La ilahe illallahı söyledi yani. O da o demek. Ama Adem Safiyullah, Nuh Neciyullah, İbrahim Kalilullah, Musa, Kelimullah, İsa, Ruhullah yani, Muhammed Rasulullah,
- 52:48
Sallallahu aleyhi ve sellem, salavatullahi ve ala nebiyye, aleyhi ve ecmain. Kıyamet gününe gelen kelime değişebiliyor. Ama Risalet müessesesi değişmiyor. Teslimiyet, İslam değişmiyor. Ama son nebiyyiz inşallah kıyamete kadar. Bakıyorsa Rasulullah, Muhammed Rasulullah da kalmış. Sende. Onun için diyor, Her kim, Femen demin cevabı geliyor.
- 53:12
Bu büyüklerin şeriatı ki, Allah'tan gayrına ibadet edilemez. Ve ibadeti kimse hak etmiyor. Çünkü ancak yaratanı hak ettiği bir şey. Bunu anlamazsa, bunu hak etmemezse, yani bu imanın, bu şuurun diyelim, La tehallasu kurtulamaz mineş şirki, şirkten kurtulamaz. Ve la yencu necat bulamaz min şuabi şirki ibadetli aledi.
- 53:38
İlahları tapma şirkinin şubeleri var diyor. Nasıl ki mesela, Huleymi'nin var, Beyhakî'nin var, kitabında da hadis var, İman, İman'ın şubeleri var. E tabi bu ismi, bu kitaplar, bu nereden aldı? Hadisten aldı. innel iman lebizun ve seçittune de var, sebune de var, şubete. İman 60 küsur veya 70 küsur şubedir diyor.
- 54:02
Tabi burada ameller de var. Amellerle iman işliyor. Onun için eşari, 3 mezhep fıkıhını eşariler, amel imandan cüzdür diyor. Ama maturidânefî der ki, doğrusu da bu olması gerek. İman amelden bir cüz, amel imandan bir cüz değildir. Çünkü hiç ameli olmasa da müslüman olabilir. Yani, ama el-sünnet'te kesin şey, yani ittifak yok bunda.
- 54:28
Yani eşari tarafında amel imandan cüzdür deniyor. Ama o da imanın mükemmel olmasının bir cüzüdür derse, nizah lafzı oluyor, tartışma şekli oluyor. Ama hanbeli de orada sıkıntı çıkıyor. Çünkü hanbeli diyor, namaz kılmazsa kafirdir diyor. Farz olduğuna inansa da kılmazsa kâfirdir. Hanbeliyle akmayız, hep bir şey diyemiyoruz.
- 54:53
Eşariyle orada birleşmiyor. Eşarinin bir tek hanbelisi sade namaz için kâfir diyor. Bu da ayrı bir şey. Ben onun için namaz için çok tehlikelidir dediğimin şeyinde bunu anlatıyordum. İmanını bile şu mezhebe göre Müslüman, şu mezhebe göre kâfir. İnsan imanını bu tartışmaya soktu. okar mı diye bir lafım var benim yani, o şimdi bidiye yemeğe benzemiyor, anladın mı?
- 55:16
Maliki'de caizdir, şafiide karides yenir mi yenmez mi? Bu buna benzemiyor yani. Şafi'yi de karides yenir mi yenmez mi? Bu buna benzemiyor yani. Anlamazsın, yani kafir diyor yani. Hanbeli'yi de biz reddedemeyiz. Allah namaz kımlanır, kafir diyor yani. Eğri sünnet mezheplerinden biridir. Tabii eşari'nin içinde ama orada da Şafi'yle Maliki'den de ayrı duyuyor.
- 55:32
E bu tartışmaya girmeyelim, şimdi konumuz bu değil. Ama neyi anlatmaya çalışıyorum? Yani amel imandan cüz değil. Ha Şafi, Maliki cüz diyor, o da kemalinden bir cüz diyor. Onu biz de diyoruz. Amel etmeyen, salih amel işlemeyen, mükemmel manada Müslüman nasıl olacak? Bu da ayrı bir şey. Şuabul İman bak, imanın şubeleri var diyor.
- 55:57
Kitabın adı bu. Beyhakî'nin en büyük kitabı. Devamlı kaynak veriyoruz. Beyhakî, Şuabul İman. Rakam, cilt, sayfa. İmanın şubeleri. Orada yetmiş küsur şuba diyor. Orada diyelim Sılayra'yı mı koymuş onu koymuş bunu koymuş. Ama bunlar amele tealluk ediyor. Hayır, onlar amele tealluk ederken bir yandan da imana tealluk ediyor.
- 56:16
Niçin? E ben Sılayra'yı yapmak farz değil dersen kafir oluyorsun. Onun için. Veyahut faziletli bir ameli. Ne fazileti var bunun ya? Böyle şey mi olur dediğin anda şirke düşüyorsun. Onun için imanın şubeleri oluyor. Çünkü onlara inanmak bazında imanın şubeleri. Amel bazında fazilet kazanıyor. Cevap kazandırıyor.
- 56:37
Ha şirkin de şubeleri var diyor. İmam Rabbimiz seni bir tabir daha geliştirmiş. Şirkin şubelerinden kurtulamazsın diyor. Yani bunu kimse konuşmuyor. İmanın şubelerini çok konuştuk. Ama şirkin şubeleri hiç gündemde yok. İşte şirkin şubeleri ne? Ehli kıble tekfir edilmez. Nah tekfir edilmez. Kıbleye dönüyor.
- 57:02
Ondan sonra şeraat bu zamanda geçerli değildir diyor. Namaz kılanda şeraatı inkar eden yok mu? Var. Nasıl tekfir edilmez? İman beyinde biter diyorum sana. Beyninde, fikrinde tercümanı dildir. Senin dilinden şeraatı inkar çıkıyorsa ben senin namazına aldanamam ki. Ama camide görsem, bu lafını da bilmesem, Selamun Aleyküm Hacı Abi.
- 57:31
Aleyküm Selam Hacı Abi. Ama bilsem ki sen şeraatı inkar ediyorsun, ayeti adesi inkar ediyorsun, işte cenazeni kılamam ki. Selam da veremem. Selam Allah'ın rahmetidir. Kolay kolay herkese verilmez. Namaz kılmayana bile selam verilir. Bir sorusuna bu cevabı verdi Ali Eder Efendi Hazretleri. Nerede kaldı şeraatı inkar eden?
- 57:53
Kur'an'ı bu benim inkar edecek. Onun için şirkin şubeleri var. Bir adam, Müslüman, Allah'tan başka ibadet şunu bulur. Ama diyor ki Allah'tan gayrı, Allah'a muhalif bir şekilde, bir şey söylüyorsa buna itaat lazım. Dediği anda, Allah'a rağmen olduğu zaman, şirk, şirkin şubeleri var yani. Niye Ali Eder Efendi Baba girdi de camiye, baston eline bağırdı.
- 58:19
Ey alnı secdedeki kafirler. Fatih Camii'ne bağırıyor ya. Kaldırın kafanızı. Niye şeraat şubu kalmamış? Onun için, şirkin şubelerinden kurtulamaz diyor. İbadetil aliyyeti, ilahlara ibadet şirkinin şubeleri var. Şimdi burada tabi biraz tasavvufa da giriyoruz. El afakiyyeti, bir afak, afak ufkunca, ufuklar demek dışarıdaki, işte inektir, sinektir, maymundur.
- 58:47
Kim neye tapıyorsa yani. Adama da tapan var. Bu adam ne derse itaat farzdır dediğin zaman o adama tapmış oluyorsun. Demen lazım ki Allah'a itaat ettiği sürece buna itaat edilir. Onun için afakta batıl ilahlar var. Bir de vel enfusiyyeti. Bir de nefsin içinde diyor yani. Kalpte, akılda, beyinde de, işte riyadır, kibirdir, gururdur, ucuptur, gösteriştir.
- 59:15
Bu da Allah'a ortak koşmaya geliyor. Ama tabi o adamı hakiki manada müşrik yapmıyor. Günahçar yapıyor. Burada tabi şirkin şubeleri deyince şubullendirdi yani. Çünkü bir dışarıda ilahlar var. Adam hakikaten keykelin önünde tapıyor veyahut ineğe tapıyorsa buna da derken müşrik diyor. Bir de enfüste var diyor.
- 59:37
Enfüs nefsin iç aleminde. Çünkü neden? Allah her yerde görüyor, kılmıyor. O adam görecekse kılıyor yani. Tabi gavur oldu mu oldu demiyorsun ama bu şirk işte. Onun için diyor şirkin şubeleri var, bu şubelerinde bir kısmı adamı hakikaten Stalin gibi kafir eder, bir kısmı da amel münafığı, amel zındığı yapar.
- 1:00:05
Ama bunlardan kurtulmanın ilk itikattaki şeyi, Allah'tan başka ibadeti hak eden yok. Peki bunu bildiğin zaman, o adam senin görmemesini önemser misin? Mevlam görüyor ya, ben sabah namazını kaçırdığım zaman, yatakta geçirdiğim zaman, 80 senedir namaz yapıyorum, e bunu ben adam görse kalkıp kılacaktım da,
- 1:00:29
aa bu sabah namazı da kılmıyormuş derlerse diye kılacaktım da, Allah'ın gördüğü yerde uyuyorum, yani Allah'ın görmediği yer mi var aşağı? O zaman nasıl ölüyorum acaba? Onun için şirkin şubeleri var, bir iki celi var, şirk-i hafî var, aşikâreşik var, gizli şirk var, sahiri var, kebiri var diyor. Hadis-i şerifte kuşurken lafzı var, en küçüğü var diyor.
- 1:00:52
Sakının diyor. Dediler ya Rasulallah, en küçüğü nedir? Kayanlık karanlık gecede, kayanın üzerinde gezen karıncanın sesinden daha gizlidir diyor. Ayak sesinden, karıncanın ayak sesini kim duymuş ya? Bir de karanlık gece diyor ki, karıncayı da görmüyorsun. Görsen bile sesini duymuyorsun, bir de hiç görmüyorsun.
- 1:01:12
Kocan kayanın üzerinde diyor. Nedir ya Rasulallah dediler? Karanlık gecede, sert kayanın üzerinde, karıncaların debeleşmesinden daha gizli şirksizliğinizde. Nedir ya Rasulallah? Onun için şirkin şubeleri var. Dışarıdaki tapınılanlar enfusu deyince, bu gösteriş işleri falan karışırsa, o da içeride şirkete anlık ediyor.
- 1:01:50
Şimdi bu şirkten kurtulmanın tek yolu diyor, peygamberlerin şeratına ittiba. Tabi o umumi konuşuyor, Adem as.'dan beri anlatıyor. Şu anda Rasulallah'ın şeratı, Kur'an şeratı, başka bir şerat yok. Geçerli, bundan sonra da gelmeyecek.
- 1:02:03
Fe innel mütekeffile, şüphesiz kefil olan, bi'azel mâna, şirkin celisinden, kafisinden, her şeyinden kurtarma ve Allah'a halis ibadet eden kul olma manasını kazandırmayı üstlenen kurum. Hangi kurum üstleniyor bunu? Hüve o şerâi o lembiyâ. Peygamberlere Allah'ın gönderdiği şerat. O hangi peygamberin dönemindeysen, o şerata uyarsan, o seni şirkten kurtarabiliyor.
- 1:02:32
Öbür türlü dünyayı iyilikle doldursan, herkese merhamet yapsan, fakir fukara bırakmasan, şirkten kurtulamıyorsun. Çünkü neden? Çünkü şeratı dinlemediğinden. Aleyhimuz sanevât ve tehyyat. Salâtü selâmlar, tehyyeler, enbiyâ üzerine olsun. Bel, daha doğrusunu söyleyeyim sana diyorum. El maksûdü kastedilen min bi'setî, peygamberlerin gönderilmesinin gayesi ne?
- 1:02:56
Hüve o nedir? Tahsîl ve azîd devleti. Bu devlet, devlet hani devlet kuşu başına konuluyor. Devlet Arapça'da yükselişmiş. Yani büyük nimet demek. Onu kazandırmak için şerat gönderdi Allah. Peygamberi niye gönderdi? O'na şerat niye gönderdi? Milleti şirkten kurtarma. Çünkü neden? Yaratan ancak benim. Ama ibadetinize layık olan, hak eden de ancak benim.
- 1:03:20
İtaatınız da hak eden de ancak benim. Onun da yolu budur. Böyle yaparsanız beni razı edersiniz diyor. Bu nevi türklü şirkten kurtuluş, asla ele geçmez ve kolayca bulunmaz. Bu büyük peygamberlerin şeratlarından başka bir yerde bir insan diyemez ki ben tevhid ehliyim. Çünkü onun lazımları var, şubeleri var.
- 1:03:50
Anladığım var, anlamadığım var. Şerat fark ediyor, arayı ayırıyor. Allah'ın tevhidi yani Allah'ın birliğini kabul ettim diyor herkes ama bir Allah var, Allah'ta şüphem yok. Deist var, ateist. Yani deistler Allah'ı tevhid ediyor. Peygamberi aradan çıkarıyor. Ama ben Allah'a inanıyorum, Allah'ta şüphem yok.
- 1:04:17
Şimdi deist o demek zaten. Ateist olsa Allah'ı da kabul ediyor. Şimdi deistte de tevhid var. Çünkü Allah bildiriyor ki ben Allah'ta sorunum yok diyor. Bu elçilere takıldım diyor yani. Ve tevhidu. Sen o elçiye takılıyorsun zaten Allah'ın birliğini inkar ediyor. Neden? O elçisiz sen Allah'ın neden razı neden razı değil Allah'la da konuşamadığına göre
- 1:04:43
sen istiyorsun anam olsun ağzı olmasın. Anam yemek yapsın. Yemeği yapsın, çamaşır yıkasın, yatağı temizlesin ama bana oğlum nereden geldin sormasın. Sen öyle bir ilah istiyorsun. Ondan sonra Allah bir. Senin Allah bir dediğin doğru değil ki. Allah bir ama sen onun tevhidi elinden değilsin. Çünkü gayr-u mümkünün.
- 1:05:06
Asla ele geçmez diyor tevhid. Vidûn iltizâmî milletîn. Millet din demek. İşte kabirde soracak hangi millet dersin? Dersen ki Türk milletine, Kürk milletine sopayı yersin. Millet-i İbrahim-i Hanife'ye diyeceksin. Peygamberlerin milleti yani dinine iltizam. İltizam demek kendine onu tatbihi mecbur kırılacaksın kendine.
- 1:05:29
İnanmayı zaten farz bileceksin. Ameli de zorunlu göreceksin. Onu yapmasan alem-i salavat ve teheyyat, salat-ı teheyyat üzerlerine olsun. Peygamberlerin şeriatlarına uymadan bağlanmadan ben tevhid edeyim şuyum buyum geç o işlere. Onun için kâlellâhü tebâreke ve teâlâ Allah ne buyuruyor? İnneallâhe lâ yakşırû en yushrake fîh.
- 1:05:51
Kendisine şirk koşturmasın. Allah bağışlamaz diyor. Şimdi bak bu ayeti bu kadar tefsir okudum. Ve bu ayeti Rûh-i Şükran tefsiri yazdık. Efendimizin yanında yani bulunduk hizmetinde. O ayeti geçtik. Nisâ Sûresi'nde de var bu.
- 1:06:06
Şimdi şu manayı anladık mı? İmam-ı Rabbânın verdiği manayı anlayabilir misin? Efendimiz zaten ezbere biliyordu. Bunun el-murâdu minel âdil kerîmedir. Şimdi bir defa çok muazzam bir insan. Âdil kerîmenin maksadı diyor bir defa şudur diyemiyor. Halbuki odur kesin odur. Mâ erâdallâhu s-sübhanehu. Allah s-sübhanehu ne murad ettiyse odur diyor bir defa.
- 1:06:30
Orayı bir yani Allah muradını en iyi bilendir diye bir Allah'a karşı bir edebini takınıyor. Ama ondan sonra diyor ki ve yehtemülü yani muhtemeldir en yurâde şu mananın kastedilmesi ki o mana kesin var. Ne diyor yani Allah'a karşı? Lâ yeghfurû. Allah'a bağışlamayacağım diyor. Neyi? En lâ yültezeme. İltizam edilmemesinin bir şerâi.
- 1:06:54
Ben bir peygamber gönderdiysem o peygambere şerâat zaten mutlaka indiriyorum. O peygambere de şerâat gönderdiysem onun döneminde onun tebliğinin davetinin ulaştığı biri onun şerâatına uymayı kendine yani itikat olarak en azından zorunlu görmezse amelde eksiği kusur olabilir ama ben bu şerâata bağlanmam lazım.
- 1:07:19
Bu şerâata inandım. Bu beni bağlar. Amel bakımından bağlamaz yanlışlar yaparsın günah. Ama beyinde bağlaması lazım. Hak olan budur. Ben yanlış yapıyorum dedikten sonra tevbe kapısı açık oluyor. Ha bu şerîata iltizam etmezse onu bağışlamaz diyor. İltizam etmezse ne demek?
- 1:07:43
Şimdi ben onu anlatmaya çalışıyorum millete. Namaz kılman, hacca gitmen, ömreye gitmen, katip okuman, okutman bilmem ne dersin bitirdin. Ondan sonra şerâatın bir hükmü sana arz edildiğinde ya bu zamanda bu olmaz dediğin anda ha ben yapamıyorum dersin Allah affetsin. Ama bunu olmaz bu şerâatın nasıl bir şey bu ya dediğin anda beyin olarak şerâata iltizam etmiyorsun.
- 1:08:10
Hak olduğunu ve zorunlu olduğunu beynin kabul etmiyor. Ya bu sefer kâfir oluyorsun. Yani bir ayeti inkar bir hükmü inkar adamı kâfir ediyor. O hüküm tabii inanılması zaruri olan naslarda naslar ile sabitse. O da ayrı bir şey. Öbür türlü tırnak kesmenin günleri sağdan kes bir atla soldan kes müstahaptır edeptir.
- 1:08:30
Yani tabi ki ben onu da ya ben bunu anlamadım ya belli bir şey mi olacak hemen adama vay yavru zındık demiyoruz yani. Ama helal belli haram belli ya. E şimdi bunun manası mı? Çünkü diyor. Şerâat hükümlerine iltizam etmemek yani hak olduğunu ve bağlayıcı olduğunu kabul etmemek işte don lastiği gibi oynatılacağını düşünmek lazımun lis şirk bu şirkin lazımı lazım demek
- 1:08:57
Arapçada Türkçesi şu Türkçede lazım diyorsa şu demek ayrılmaz parçası şirkin biri varsa birinin olmaması fezekara o zaman Mevla zikretmiş oluyor yani ayette şirk el melcume melcum ola şirki affetmem diyor ama ve erade ondan neyi kastetmiş oluyor el lazımı onun ayrılmaz parçası olan şerâata inanmamayı şerâat hükümlerine iltizam etmemeyi
- 1:09:31
yani onların Allah'tan geldiğini ve bağlayıcı olduğu itikadına sahip olmamayı kastediyor o zaman ortadan kalkıyor el vehme gelen düşünülen bir şeyler var onlar cevabı burada cevabı burada bulunuyor ve o sorular cevap bulduğu için vehimler zahil oluyor ve mündefi oluyor. O da ne mesela akıl veriyor? Minen ne şirke?
- 1:09:57
Nasıl ki şirk kema ne gibi la yuhveru? Yani kema la yuhveru. Şirk affedilmeyeceği gibi la yuhveru affedilmez. İnkânu şâri'i şeriat-i izâ. E şeriatın diğer hükümlerini inkârda affedilmez. Çünkü o da şirk oluyor. Eee? O zaman fema vecud tahsisi Allah'ın bunu tahsis etmesinin yönüne hikmetine diye bir sual akla geliyor.
- 1:10:21
Yani diyor ki Allah şirki mağfiret etmez. Şirki de millet ne zannediyor? Efendim size anlatırdı. Yani putun önüne geçip onun önüne secdedip mağbudum sensin ilahım sensin demek zannediyor. O zaten şirk. Ama sade o değil şirk. E şimdi adamın aklına şu sual geliyor. Allah Kur'an'da diyor ki şirki mağfiret etmez.
- 1:10:41
E millet de tamam şirk Allah'a ortak koşmuyor. Adam Allah'a ortak koşmuyor. Çünkü neden? Puta da tapmıyor. Maymunatın omuzuna da tapmıyor. Hiç Allah'tan başka ibadet hakikaten vardır da demiyor. Her işi güzel. Ama diyor ki ya bu faizin yasak edilmesi doğru bir şey değil. Ne yaptı şimdi şeriatın bir hükmünü inkâr etti.
- 1:11:07
Normalde görünüşte şirk yapmadı. E peki Allah bunu affeder mi? E bunu da affetmez. Peki Allah niye şirki affetmem dedi diyor. Allah niye şirki affetmez diyor. Allah da diyor ki şeriatın bir hükmünü bile inkâr şirkin ayrılmaz parçasıdır. Çünkü Allah tektir, yaratandır. İbadeti hak eden odur, itaatı hak eden odur.
- 1:11:30
Diğerlerine itaat, ona itaat ile sınırlıdır. Ve kayıtlıdır. E buna inandığı zaman müslüman oluyor Buna inandığı zaman Müslüman oluyor zaten. zaten. E buna inanan bir müslümanın Buna inanan bir Müslümanın, Allah'a itaata karşı gelen bir görüşü, bir fikri, bir rejimi, bir düzeni, Allah'a karşı benimsemesi, Müslüman'da düşünecek işe mi?
- 1:11:51
müslümanda düşülecek bir şey mi? İşte onun için ben ha şirk koşulmasını affetmem derken neyi kastediyor Mevla diyor? Şirkin lazımı, müstelzimi olan, şirk değişici olan, şirkten ayrılmayan. Çünkü neden? E sana kim serbest etti faizi? Allah'ın ortağını mı buldun da ondan helalli kaldın? E sana kim serbest etti zina?
- 1:12:16
E ben günaha düşüyorum, nefsime uyuyorum işte freni patlamış araba gibi günaha düşüyorum. Allah beni affetsin. Tamam bu şirk değil. Ama arkadaş bu da bir ihtiyaç kardeşim bunu niye yasak olsun? Alan razı, veren razı, mutlu memnun ayrılıyoruz, paramızı verdik arkadaş otel odasına gittik bilmem ne. E bunu dedi ilahiyattaki adam.
- 1:12:36
Bu zina değil dedi. Bunu Allah niye aramasın dedi ya? E ismini vermeyelim adam öldü. E şimdi burada zina yapmak amel ama bu zina niye yasak olsun? Ben kimseyi zorluğa yatırıp tecavüz etmedim ki alan razı, veren razı diyor. Allah bunu haram etmiş. Nesep bozuluyor, soy bozuluyor bilmem ne bozuluyor. Yani Allah'ı haram ettiğine adam Allah'ın haramını şey yapıyor.
- 1:12:58
O zaman bu burada Allah'ı ortak koşup da tapmıyor. Tapmıyor ama şirk oluyor. Niçin şirk oluyor? E sen şimdi bu Allah'a haram ettiği bir şeyi hangi beyinle nefsine mi tapıyorsun, kimden fikir alıyorsun? Onu ben bilmiyorum. O zaman bir ortağını mı buldun da bunu serbest etti? Onun için şirk mezumdur. Yani diğerleri der oraya geliniyor.
- 1:13:21
Ama şeratın zaruri yahut dini bir hükmünü bile inkarına oluyor. İşte o onun lazımı ayrılmaz parçası oluyor. Sen onun haram ettiğini helal dediğin anda e şirk koştun. Niye şirk koştun? E ondan başka hüküm koyan yok. Sen ona kendini ortak ettin. Veya kimin görüşüne tabi oldun ona onu ortak ettin. İşte mevzu budur diyor.
- 1:13:45
O zaman niye şirk'i söyledi? Sana ince bir imada bulundu diyor. Çünkü diğer ayetlerinde de onu da açıklıyor. Ne ümmünü bir bazı ve ne kfuru bir bazı. Şuna inanırım şuna inanmam, inkar ederim derse diyor. Ülâke ve kâfirûne hakka işte. Onlar hakiki kâfirlerdir diyor. Yani burada tabi bir incelik var. Çünkü vehdemülü muhtemeldir ki.
- 1:14:10
Allah'a ortak koşturmasını, Allah'ı affetmesini manasını onun inkar edilmesi manasına da gelir. Tabi küfür kâfir küfür. Şimdi Türkçe'de sövmek ana avrat. Sövmek manasındaki öyle değil tabi. İslam'da dini tabiri küfür hakkı örtmek. Kâfir hakkı örten. Maddenin lügatı setaradan, kefara setara yani. Onun için şirkle ortak koşmak.
- 1:14:36
Şirket oradan geliyor. Şirket. Mastarı o, ortaklık. Şimdi bu da olabilir. Çünkü neden? Yani inkar şeriatın hükümlerinden birini inkar birini nedir? Küfüm billahi subhanım. Allah'ı inkar etmektir. Çünkü neden? Yani ne demek? Ben Allah'ı kabul ediyorum. Şu buyurduğunu kabul etmiyorum. Dediğin anda Allah'ı kabul etmiş.
- 1:14:56
Ben Kur'an'a inanıyorum. Şu âyetteki hükme inanmıyorum. Kur'an'ın tüpü inkar ediyorum. O zaman ne oluyor? E bu da bağışlanmıyor. büyük mühinkârdan bağışlanmıyor. O da şirke görüyor. Peki burada ama fark ne? Vel ahlâka beyne şirke vel küfrîn Şirk ile küfür arasındaki ilişki bir umumu vel hususi. pil omûmu vel husûsîn Yani genellik ve özellik açısından bir farkı var mı?
- 1:15:20
Var. Lukatta da, İstila'da da bir farkı çıkıyor. Yani niçin? Özel bir kafirlik oluyor. Neyin içinden seçiliyor? Genel manada kafirliğin içindeki şirk özel bir bölümü teşkil ediyor. Onun için Allah özel madde olan şirki kastediyor. Ve herâzele âmme, bunu gerektiren umumu, bütün manaları kastediyor. Yani ne diyor burada?
- 1:15:48
Şunu diyor. Her Yahudi kafirdir. Ama her kafir Yahudi değildir. Yani her şirk, Allah'a ortak koşma, ibadette ortak koşma, her şirk kafirliktir. Ama her kafirlik şirk değildir. Çünkü neden? Faiz serbest olması lazım. Allah'ın bu şeyini benimsemiyorum. Dediği anda küfür var. Ama Allah'a ibadette ortak koşma yok.
- 1:16:19
Ama o onun müsterzib. Onu dediğin anda ben Allah'ı kabul etmiyorum dediğin için oradan ortak koşuyorsun. Çünkü o hükmü kimden aldıysan onu ona ortak koşuyorsun. Anladın mı sen? Onun için Allah-u Teala burada neyi zikrediyor? Şirki özel tabir olarak zikrediyor. Ama maksadı nedir? Diğer ayetlerden anlıyoruz.
- 1:16:40
Birini inkar, hepsini inkar diyor. Oradan da ne anlıyoruz? İşte küfür, kafirlik, umumi, Allah'ı reddetmek, inkar etmek. İşte bir ayeti inkar, Allah'ın zatını inkar sayılıyor. Şirk de bunun bir göstergesi. İbadette yani sen Allah'tan başka yaratan yok desen de buna da onun yanında ibadet ediyorum dediğin anda o şirk oluyor.
- 1:17:06
Onun için her şirk mutlaka kafirliktir. Ama kafirliğin öyle çeşitleri var ki, şubeleri var ki icabında bir ortak koştuğuna dair bir alamet gözükmüyor. Ama yine de kafir ediyor mu ediyor. Çünkü neden? Allah'ın ayetini inkar ediyor. O bakımdan yani arkadaşlar bu mektubatın izahı ne bileyim her mektubat okuyan bunu bu şekilde anlar mı anlatabilir mi?
- 1:17:34
Bir de İmam Rabbani'nin yani izahat tarzı farklı. Yani buna itiraz edecek dünyada bir alim yok. Yani şu tariflere şu tanıtımlara şu izahlara. Ama birçok akait kitabı okuduk. Okuduk okuttuk unuttuk demiş. Yani bu manaları bulamadık. Bu bereketi bu izahı göremiyoruz. Onun için İmam Rabbani itikadda müjdeydiğimiz.
- 1:18:04
Kaddesallahu aleyhi ve sellem. İnşallah önümüzdeki Kasım Aralık aylarında ziyaretine gideceğiz. Hazırlanıyoruz. 7 silsilemiz de Hindistan'da var. İmam Rabbani itikadda müjdeydiğimiz. Kıyamete kadar son binin müceddeli. Onun için çok büyük. Bütün feyzler ondan geliyor. Yüzlük müçtehitlere de ondan geliyor.
- 1:18:25
Bütün kutuplara kavuştara yüzün müçtehid efendilerimizden şu anda geliyor. Ama hepsinin yine dayandığı noktada İmam Rabbani bin müceddeli olduğu için orada o duruyor. Arada silsile de başka birini demiyoruz bak. Bir tek İmam Rabbani'yi diyoruz. Çünkü binin müceddeli. Olmaka sebebiyle Allah şefaatlerine nail etsin.
- 1:18:45
İlimlerinden azami derecede müstefil eylesin. Şirkin, hafisinden, celisinden, sağirinden, kebirinden, asgarından, her türünden, şirkin bütün şubelerinden, küfrün bütün dallarından, budaklarından, cümlemize sevdiklerimizi ve nesillerimizi şu mübarek hicri yılbaşımızın Muharrem-i Şerif'in haram ayın ilk gece sürmetine muhafaza eylesin.
- 1:19:08
Amin. Mektup devam ediyor. Daha bayağı bir şeyler anlatacak. Çok ilim var. Ve sallallahu aleyhi ve sellem aleyhi ve seyyidina Muhammedin ve aleyhi ve sahbihi ve sellem.
Benzer sohbetler
43:47Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 6) 243. Bölüm 14 Ekim 202614 Ekim 2026 · 44 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 14 Ekim 2026
34:42Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 5) 242. Bölüm 7 Ekim 20267 Ekim 2026 · 35 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 7 Ekim 2026
38:05Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 4) 241. Bölüm 30 Eylül 202630 Eylül 2026 · 39 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 30 Eylül 2026


