Mektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları (3. Cilt 23. Mektûb - 7) 211. Bölüm 22 Ekim 2025
22 Ekim 2025 · 32 dk
29:39 / 31:27Şu an 29:39 / 31:27
Video bölümleri
- 00:43Sünnete Ters Düşen Oruç ve Uykusuz İbâdet Yapmak, Allâh’a Ulaştıracağına Uzaklaştırır!
- 06:58Hangi Üç Sahâbî Neleri Yapmayacaklarına Yemîn Edince İnen Âyet Üzerine Rasûlüllâh Sallellâhu 'Aleyhi ve Sellem Yemînlerini Bozdurdu?
- 11:47Hazreti Ömer Sabâh Namazının Cemâatinde Göremediği Bir Adamı Sorunca Aldığı Cevap Üzerine Niçin: "Eyvah" Dedi?
- 17:45İki Cihânda Selâmete Kavuşmak Ne Çok İbâdetle, Ne de Çok İlimle Değil Ancak Şu Yolla Mümkün Olabilir?
- 20:33Çok İbâdet Yapan Evliyâ Bile Şeytânın Hilesinden Ancak Şu Yolla Kurtulabili
Transkript
76 satır
- 00:01
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve salli Allâhu aleyhi ve sellem seyyidil murselin Muhammedin ve aleyhi ve sahbihi ecma'in. Mektubat-ı Şerife'den 23. mektup, 3. cilt kaldığımız yerden devam ediyoruz. O arada bir iki paragraf var. Bunlar, yani felsefecilerin aç susuz kalmaları, böyle riyazat yapmaları vesairelerle ilgili.
- 00:26
O çok vakayetli. Yani sizin anlayacağınız anlamanız gereken kabirden olmadığı için o bir paragrafı atlıyorum. Buyuruyor ki ve bir cümleti. Hasılı kelam, sözün özeti. Riyazat, aç susuz, uykusuz kalma yolu. Tasavvufta da var biliyorsunuz, silahhanelere giriyorlar, seri sürük yapayım derken, işte oruca devam ediyorlar vesaire.
- 00:59
Vel mücâdeti, mücade olun. Mücade, nefsin isteklerinin tersine hareket ederek, canı yemek istiyor, yedirmiyorsunuz, su istiyor, içirmiyorsunuz, uyumak istiyor, uyutmuyorsunuz falan böyle bir nefisle yani harbe giriyorsunuz. Bu yol çıkar mı çıkmaz mı? Yani Allah'a kavuşma ve doğruyu bulmak hususunda bu yolun çıkarı nedir?
- 01:30
Nazar, düşünme, istidlâl, delil alma yolu gibi. Peygamberlerin tasdikine, onlara imana, onlara iman neticesine, onlara ittiba'a, onlara tabi olmaya ve onların da senin yaptığın işi onaylamasına ve tasdik etmesine yakın olursa,
- 02:14
ellezîne o Peygamberler gibi bellihûne, ulaştırıyorlar el emanete, em'Allah'ın emaneti, minkıbeli, hak, celle ve alâ, celil ve yüce olan, Allah-u Teala tarafından emaneti tebliğ eden, emanet ne demek? Şeriat emaneti, Kur'an emaneti, sünnet emaneti, emirler, yasaklar, helallar, haramlar bunlar nasıl emanet?
- 02:36
Bunlar Allah tarafından. Bunları Allah tarafından ulaştıran ve müeyyedune, kendilerini müeyyed, desteklenmiş olan neyle bir teyidi, sübhanehu, münezzeh olan Rabbimiz'in desteğiyle, teyidiyle, takvesiyle desteklenmiş olan peygamberlerin tasdikiyle makrun ve birlikte olursa o zaman yani sünnete uygun demek istiyor.
- 03:01
Sana mesela pazartesi, perşembe oruç tutuyor yahut en fazla Samur, Davud tutuyor. Her gün tutayım desen tutma diyor. En haftalı oruç, bir gün iftar, Samur, Davud aleyhisselam bir gün yerdi, bir gün tutardı. Yani iftarı yoğun ve su mu yoğun. En haftalı, Samur, Davud. Oruçların en fazla, yani şimdi her gün tutayım desen ona haftal demiyor işte, kafaya göre hareket etmeyeceksin.
- 03:28
E fazla tutayım ne olur? Ya tamam da sünnete uy. Bir gün tutardı, bir gün açardı mesela. Şimdi teheccüd. Yani hiç uyumayayım, ya hiç uyumayayım. Ondan sonra kafan bulanacak. Ondan sonra işte abudü diyeceksin, manayı bozacaksın. İslamiyet sana ne diyor? Uykunu ağır bastığı zaman yat biraz diyor. Biraz yat diyor.
- 03:51
Seni hep validemiz ipler şeyler çekmiş böyle. Uykusunu açmak için tutunuyor, ediyor. Gece hiç uyumama. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onu görünce ne buyurdu? Yani bunlar uykunu ağır bastığı zaman yanlış okursun. Ümidette sıkıntı olur. Onun için şartlar ihlal olur. Uykunu geldim, ağır bastım. Ne okuduğunu ağzından çıkanı duymayacak hale gelince bir insan uykulu vaziyette.
- 04:20
O şekilde uykulu, sarhoş gibi bir şey yapıyor adamı ya. Hepimizin başına arasına geliyor. Yatacaksın. Bazen 10 dakika, 15 dakika bile açıyor beni. Ürküllü bir şey size sohbet edecek. Size sohbet edecek, ders yapacak halim kalmıyor. Bunu ısrar etmenin bir sofiliği olmaz. Aç susuzluğun bir ölçüsü var.
- 04:45
Hepten ölecek kadar, kendini öldürecek kadar aç susuzluğu durulmaz. Ondan sonra işte İslami yasana faziletli amel çok. Oruçta bir ölçü koymuş. Yemekte bir ölçü koymuş. Yapmayacağım, sahur yapmayacağım, savm-ı visal yapacağım, peç peç. E haram yasak, Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e mahsus. E bu eksiklik de yanamadı yani.
- 05:09
İki gün, üçüncü gün iftar, sahur yapmadan savm-ı visal yapayım dedi. Yani iftarsız, sahursuz ekleme. Bu bize caiz değil işte şimdi. E ben Allah için hepten iftar da yapmıyorum, iftarı da feda ettim, sahuru da gözden çıkardım falan. E tamam da şimdi kafana göre böyle şeyler olmaz. Bu riyazat aç susuz kalma, peygamberin tasdikine maklum olursa,
- 05:32
peygamberlerin gelen şerata, vahye uygun olursa, muteber olur, mutemet olur diyor. Ondan sonra düştü, bayıldı Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'i ziyarete geldi. Ayıldırdı onu. Sonra ne buyurdu? İndî lestûke âdikûn. Ben sizin hiçbirinize benzemem. Ebîtû engelrabbi yutamunû eskîn. Ruhum Mevla'nın manevi makamında geceliyor.
- 05:54
Beni yediriyor, üşürüyor. Ben tok kalkıyorum. Biraz uyuyorum, ayılıyorum, tok. Siz bana benzemezsiniz, ben sizin hiçbirinize benzemem buyurdu. Yani onun için sen şimdi nefisle mücadele edeceğim diyerek kafana göre takılamazsın. Ondan sonra efendim namaz kılacağım diyor. Ya namaz kılacaksın, sabaha kadar secdede kalkacaksın.
- 06:20
Tamam da kerahat vakti var. Kerahat vakti de kılamazsın diyor. Ya ben Allah'a da secde yapıyorum. Ya tamam da kerahat vakti şerata uçacaksın yani. Ondan sonra efendim ben evlenmeyeceğim. Olmaz. Bu sefer bütün aklına, fikrine karı kız gelecek Allah muhafaza. İbadet yaparken Rabıta yapayım, Muraka yapayım, öpeyim.
- 06:44
Milletin karşısına kızını mı düşüneceksin yani? Onun için şevvetini helal yoldan, meşru yönden tatmin et. Beynini rahatlat bir defa. Ondan sonra yani ne buyurdu? İşte bazıları sahabe-i kiramdan karar aldılar takvalıktan, sofilikten. Osman bir mazon olacak. Radıyallahu anh onun evinde toplandılar. Evvel sıktık da o kafada Radıyallahu anh çok takvalıydı.
- 07:14
Öyle toplandılar. Bir daha yağlı yemeyeceğiz. Hayvani gıda yemeyeceğiz. Eşlerimiz de. Halbuki evliler. Çocuk çocukları var. Bu saatten sonra eşlerimizle cima etmeyeceğiz, birleşmeyeceğiz, çiftleşmeyeceğiz. Ondan sonra işte efendim güzel, yumuşak kumaş veya böyle bir elbise giymeyeceğiz. Kalın, sert böyle çobanların giydiği kalın kabalar var böyle abakaba şeyler değil.
- 07:47
Sert sert şeyler değil. Tüyleri diken gibi. Böyle şeyler giyineceğiz falan. Hani sufta deniyor da şimdi tabii yün diyorsun, şimdiki kumaşlar yün diyorsun. İpek gibi yün. Öyle değil. Sert. Yünler giyeceğiz falan. O Osman bir mazon Radıyallahu anh evinde toplandılar. Tabii hanımı duydu. Çünkü zaten o zaman böyle kaç odalı evler, kaç katlı evler yok.
- 08:12
Erkekler bu tarafta, hanımı bu tarafta işte perde çekmişler falan. Hanımı duydu. Hanımın da işine gelmedi çünkü hanım bunu terk ediyor. Hani boşamıyor boşamıyorsun ama inneli nefsiki aleki hakka senin nefsinin canının sende hakkı var. veli zevciki aleki hakka eşinin hanımının sende hakkı var. veli cariki aleki hakka komşunun sende hakkı var.
- 08:38
veli velediki aleki hakka çocukların sende alacağı hakkı var. fatıhı küllezi hakkına hakkı var. Her hak sahibine hakkını ver. Dolayısıyla nefsüke matıye tüke ferfuk bi'a Efendi Hazretleri çok okurdu. Nefis senin bineğindir. Tamam nefse tabii ki eziyet edeceğiz, nefse çile çektireceğiz. Nefsin istediklerini vermeyeceğiz.
- 08:57
Nefisle harp edeceğiz, mücadele edeceğiz ama yine yumuşak davran. Çünkü neden? Bu sefer hepten raydan attırırsın. Nalları diktirirsin. Ondan sonra o zaman da namaz da kılamazsın. Hemden açlıksız kaldığın zaman da farz namazda kıyam var, ayakta duracaksın. Hep elini ayakta tutacak kadar yemediysen, içmediysen, uyumadıysan farz namazı da kılamayacak hale gelirsin.
- 09:19
Takvazlık yapayım derken farz yapamayacak hale gelirsin. İş mi yani? Hemen Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldi Osman İbni Maz'un Radıyallahu Anh Hanım'a dedi ya Rasulallah bunlar böyle toplaşmışlar, böyle karar alıyorlar. Yani hemen vahiy geldi. Ya evledi namunu lâ küharrimu tayyibât ve ahallallâhu lekum ve lâ teâdedû
- 09:45
Allah'ın size helal ettiği temiz, lezzetli şeyleri işte tavuk etidir, koyun etidir, müemmeleyse işte yağdır, yağlıdır, helvadır, tatlıdır falan. Bunları kendinize yasak etmeyin. Şimdi onlar yemin ediyorlar bir daha yapmayacaksın. Yemin edince bağlayıcı oluyor. Hani o zaman Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de bir şey dese,
- 10:05
hanımı da bir şey dese, niye böyle yapıyorsun dese, yese ne dese, her işte efendim, cemaat edelim dese, e ben yemin ettim diyecek, onu öne koyacak. Onun için yemin ediyor, bağlayıcı olsun diye. Ama âyet ne geldi? Allah'ın size helal ettiği, mübaah ettiği, serbest ettiği, lezzetli şeyler, haram etmeyin kendinize.
- 10:24
Niye haram ediyorsunuz? Ve lâ teâdü, haddi aşmayın. Had ne demek? Sınır demek. Şeriat her şeye bir sınır koydu. Orucun sınırı var, yemenin sınırı var, uykunun sınırı var, uyanmanın sınırı var. Farz namazını geçeceği vakitte uyursan haram. Ama hiç uyumazsan da namaz kılamayacak kadar kafan sarhoş gibi olursa uykusuzluktan, o da haram.
- 10:49
Haddi aşmayın, innallâhe lâ yuhbibûl mu'tedîn. Haddi aşanları sevmez. Mevla sınır koydu, şeriat gönderdi, helal haram. Tayin etti. Emirler, yasaklar tespit etti. Vekûlûn mû mâ râzakakumullâhı helâlen tayyibûn. Helal, temiz, lezzetli şeyleri yiyin Allah'ın verdiği rızıklardan. Yeter ki vaktinde oruç tutun, sünnet seneyi itibar edin, pazartesi, perşembe tutun, 13, 14, 15 tutun.
- 11:18
Ayın başından, ortasından, sonundan 3'er gün tutun. Daha fazla tutun. Samudâvud tutun, bir gün açım bir gün tutun. E tamam ama arada bir yiyin, o sonra iftar yok, sahur yok, öyle şey olur mu ya? Haram olur, iftarsız, sahursuz oruç mu olur? Haa. Velâ tettebûhu tuvâti şeytan. Şeytanın izlerine peşlerine gitmeyin.
- 11:39
Adımlarına tabi olmayın. İnnehu lükumâ dîn mûbîn. O size açık düşmandır. Şeytan ne yaptırır sana? Uyuma uyuma uyuma der, sabah namazını kaçırtır. İşte, Hazreti Efendimiz, Allah'a bir gün bir baktı, mihrapta, arkada safları kontrol ediyordu. Felance'yi göremiyorum dedi. Burada binlerce sahabenin arası tahbim var.
- 12:01
Kendi halifelik döneminde. Felance ne dedi? Bak, imam böyle olur. Devlet reisi böyle olur. Halife dediğin böyle olur. Şoban dediğin gittiği koyundan mesul olur. Gittiği koyunu takip eder. Dediler ki ya Ömer, o sabaha kadar teheccüd kılıyor, hiç uyunmuyor. Belki de sabaha yakın uyku galip geldi, ayılamadı.
- 12:25
Eyvah! Keşke sabaha kadar uyusaydı da sabah namazının cemaatine gelseydi. Şeriat, hesap, kitap ister yahu. Riyazat yapacağım, mücadele yapacağım, nefisin tersini yapacağım. E tersini yapayım derken şeytan sana bir oyun eder. Ya şeytan gitti, adamı birini teheccüde kaldırdı yahu. Kapısını açıldı falan.
- 12:44
Adam ne oldu? Kimse iblis dedi yahu. Ya sen niçin böyle beni teheccüde kaldırıyorsun dedi yahu. E dedi, geçen gece uyuttum dedi. Ondan sonra uyandın, teheccüdü kaçırdın diye. Ağladın, ağladın. Allah sana teheccüde kalkmıştan daha fazla sebep yazdı. Bari git vaktinde kalk da dedi, daha fazla sebep almaz.
- 13:02
İblisle oyun kollar mı dedi? Oyun kurmak. Onun oyunlarına efendim kapılmamak. Zor iş. Bu işte ancak şeriat, Kur'an, sünnet, ehli sünnet. Helal, haram, belli emir, yasak, belli. Buna bakarsan, o zaman ağaç susuz durman, nefis darbe etmen, çilhaneye girmen, tarika ders yapman, sofilik, salilik yapman.
- 13:25
Bunlar fayda eder. Ama felsefecilerin kafasıyla, mantığıyla, işte Coki'ye, Berahim'e, Hindistan'daki Müşri Efendi Moğol şeyleri var ya, mistik, bilmem ne diyorlar. Ağaç duruyorlar, susuz duruyorlar, bilmem ne, zayıf diyorlar. Bir kemik ondan sonra halının üzerinde uçuyor, havadan kaçıyor, bilmem ne, bilmem ne.
- 13:46
Evliya olsaydı keramet diyeceğiz. Namaz yok, abdest yok, istedir ağaç. E cinler, şeytanlar böyle işlere yardım eder mi? Eder. Çinliler aç duranları çok severler. Çok aç duranlarla görüşürler. Ondan sonra ona destek vermeye, yardım etmeye başlarlar. Ama, cin şeytan işi yani. Mevla'da imtihan olsun diye buna izin veriyor.
- 14:05
Burada şeriat fark eder. Hakkı batıldan faslıdır, ayırır yani. Bu buralar çok önemli. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu ayetler nazil olunca hemen Osman Hazretleri Mezun Radıyallahu Anh'ın evine koştu. Yemin etmişler, yeminlerine kefaret verdiler. Çünkü yeminini boz. Bize ahlefte ala emini ferahete hayra ve hayra mümkünse kefiran yeminik.
- 14:27
Ve eti billezi ve hayır. Diye hatırlıyorum. Padişah'ım. Bir şeye yemin ettiğin zaman yapacağım, yapmayacağım diye. Ama onu yapmayı veya yapmamayı daha hayırlı görürsen yeminini boz, kefaret ver, hayırlı olanı yap diyor. Kefaret ödemek lazım tabii çünkü yemin ettiğin için. Dolayısıyla, ne buyur Sallallahu Aleyhi ve Sellem?
- 14:47
Bana sizden gelen haber doğru mudur? Evet ya Resulallah biz ölümü düşünüyoruz, kabiri düşünüyoruz, ahireti düşünüyoruz, mahşer 51 sene. Biz ne yapacağız? Dünya zevklerinden sıyrılıyoruz. Allah'a söz verdik, yemin ettik yağlı yemeyeceğiz, hanımlarımızla cima yapmayacağız, yatmayacağız. Ondan sonra işte efendim sert haşin şeyler giyeceğiz.
- 15:11
Ondan sonra hayvani gıdardan uzak duracağız. Lezzetli işlerin hepsini terk ettik. E lezzetli işlerde helallar var, mubalar var. Bak Mevla böyle ayet buyurdu, incel buyurdu Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne buyurdu? İnni esum ve ufduru. Bazen oruç tutuyorum, bazen de yemek yiyorum.
- 15:32
Her gün oruç tutmuyorum. İnni etkâkü ve âlemekü billâhi ne? Allah'ı en iyi bilen, Allah'dan en çok korkan, haramlardan en çok sakınanınız benim. Benden daha mı takva sahibi olacaksınız? E dediler ya Resulallah sen zaten geçmişin, geleceğin hepsi muhafurun lesin. Senin bir günahın yok, masumsun yani biz senin gibi miyiz?
- 15:53
Ama Allah sebebiyle. Size güzel örnek olarak beni gönderdi. Bana tabi olursanız Allah sizi sevecek. Ayet indirdi size, tebliğ ettirdi. Allah'a itaat sonra Resul'e itaat buyurdu. Onun için benden öne numune imtisar alacaksınız. İnni, Yemek yiyorum, bazı gün oruç tutuyorum, bazı gün tutmuyorum. Ondan sonra ben ki on insan kadınlarla evleniyorum, cima yapıyorum, eşlerim var.
- 16:29
Eşlerimle cima yapıyorum. Ondan sonra tatlı yiyorum. Hayvan eti yiyorum. Koyun koyun yiyorum, neyse de et yiyorum. Şimdi, buraya kadar tamam. Siz de hani bana uyun. Ama peşine ne geldi? Bunlar benim sünnetimdir. Evlenmesi, yemesi, içmesi, uyuması falan. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.
- 16:58
E şimdi bu sefer şok oldular. Ya biz Allah'a daha yakın olalım. Resulullah sana sen bizden razı olsun diye. Takvalık yapmaya uğraşıyoruz. Ama takvalık o değil işte, takvalık haramdan sakın. Onlar kamsofuluğa döner. Tabi niyetle Mevla'ya çok aşık olduklarından ve ahiretten azabından çok korktuklarından bunları düşündüler.
- 17:18
Ama tabi işte böyle ayetlerle, hadislerle uyarıldılar. Ve neticede hakkı buldular. Haddi aşmadılar. Sınırda durdular. E sen onun için Kur'an'a, sünnete, hadise bakmadan kendi kafana takılırsan, aç susuz kalırsan, uykusuz kalırsan, işte kadın, hanımından uzak durursan falan bunlar, bunlar seni doğruya iletmez.
- 17:44
Çünkü riyazat ve mücadele. Nazar ve istiklal yolu gibi diyor. Bir insan delil arayabilir, düşünebilir. Efendim bu düşünceyle, istiklallerle, nazarla Allah'ını bu bulur. Peygamberin hak olduğunu anlar. Kur'an'ın, İslam'ın hak olduğunu anlar. Tamam bunlar bir işe yarar. Ama sadece ben düşünerek her şeyi bulurum.
- 18:08
Vahyeye lüzum kalmadan, Kur'an'ın ayetine bakmadan, bu kadar hadis-i şerifleri incelemeden, benim aklım hep doğruyu bulur. Nazarla, istiklallerle bakarak, düşünerek, delil çıkararak, oradan buradan. E tamam da nereye kadar? Geliyorsun şeriatın emirliğinin yasaklarında, neyle bulacaksın? Öğlenin farzının dört rekat olduğunu.
- 18:28
Nereden bileceksin namazın bir rekatında kaç tane farz var? Kıyam, kıraat, rükü, sücüt ne demek? Her şeyi düşünmekle şeyle. Hadi bir yaratan var bu işin, bu kadar alemler kendi kendine olmadı. Burayı aklından anladın. E bundan sonra yapacaksın, o Allah'a nasıl razı edeceksin? O Allah sana neyi emretti, neyi yasak etti?
- 18:46
Ebedi, sonsuz ahiret var. Burada azap var. Bundan nasıl kurtulacaksın? Cennete girmek için neleri yapman lazım? Nelerden kaçman lazım? Bunlar akılla, düşünceyle delil olur mu ya? Ha, akıl, düşünce, fikir çok lazım. E niye lazım? İşte peygamberlerin tasdikiyle makrun olursa, peygamberlerin doğruladığı konularda, onlara gelen vahiylerle birlikte mülaza edilirse,
- 19:12
akıl onları anlamaya yarar. Oradan delil alırsın, müştehitler bütün delilleri Kur'an'dan, sünnetten aldı. Bütün akılların fikirlerini Kur'an sünnete yordu. Onun için bu kadar hükümler, helal, haramlar. Tespit etme kabiliyetine sahip oldular. Ve bize kadar gelen şu mezhepler dediğimiz olayda, bütün müştehitler ayet-i hadisten çıkarttılar bunu.
- 19:34
Tabii ki düşünmeden, delil almadan, istihdad etmeden yapamazlar. Ama sadece düşünerek, kendi aklıyla, fikriyle yetinmediler. Orada tek kalsaydılar, helak ederdiler. Millet de helak ederdiler. Hep burada şeriat, peygamberlerin tasdikiyle beraberse, o zaman düşünmenin de manası var, delil almadan.
- 20:27
arada bir uyu. İşte bunlar çube namaz ediyor diyor. Ve muameletum, çünkü peygamberlerin muameleleri yaptıkları işler ve işlemler mahfuzatın korunmuştur min keydille'ini. Melun şeytanın hilelerinden ve mekrihi onun tuzaklarından. Çünkü öbür türlü sana namaz kıl der. Zikir atmakta namaz kıldığını. Veyahut bu gece hiç uyumadan sabah namazını kaçırttırmak için.
- 20:56
Anladın mı? Veyahut nafile oruç tutturup, senin zayıf düşünüp hasta eder, sonra Ramazan gelir, farz orucunu tutamazsın. Böyle bir hale getirir. Öyle. Onun hilesi kadri aldatması çoktur, tuzağı çoktur. Ancak peygamberlerin yolu, yöntemi, şeriat diyelim, şirat diyelim, yöntemi, minhaç diyelim, sünnet diyelim, ne dersek diyelim, tarikat diyelim, bunların hepsi yol demektir.
- 21:23
Gidebilenler için. Ama o yol, peygamberlere vahy edilen yolda yürüme muamelesi, peygamberlere vay edilen yolda. o mahfuzatın korunmuştur. Minkeydil la'yni mel'un, şeytan hilesinde ve meleklerin tuzağında. Neyle? Bini cüli'l melaketi. Melekler iniyor, koruyor onları. El masumine. Masum melekler, günahsız melekler, erkeklikten, kişilikten münezzeh melekler, nazil oluyorlar.
- 21:46
Peygamberleri muhafaza ediyor, vahyi koruyorlar. Onlara getiren ayette hadise hiçbir şey şeytan katamıyor, çıkaramıyor. Vahyi sahibi kim? Allah-u Teala. Yaratan bilmez mi senin maslahatını, menfaatını? Senin nasıl düzene gireceğin? Nefsin şeytanın elinde nasıl kurtulacağın? Ona göre sana bir din göndermiş.
- 22:05
Helallar, haramlar, emirler, yasaklar manzumesi, müessesesi kurmuş. Ne buyuruyor? Mevla inni ibadihi şübhesiz benim kullarım var ya, leyse leke. Ey iblis, şeytan. Senin için yoktur aleyhim onların üzerinde sultanın. Hiçbir güç ve saltanat yok. Benim hakiki kullarım, mukdes mukdes kullarım, salih kullarıma senin gücün yetmez.
- 22:30
Onlar vahye tabi oldukları için, sünnet seniye ittiba ettikleri için onlarda bir şey koparamazsın onlarda. Onları yanlışa sevk edemezsin. Ama her kul öyle değil. Çoğunda da şeytan cirit atıyor. Her istediğini yaptırıyor. İşte bu ayet inni ibadihi leyse leke aleyhim sultan. Sana ben halis kullarıma, ihlaslı kullarıma karşı bir güç vermedim.
- 22:56
Ati nakdi vaktiyim. Bu büyüklerin, özellikle peygamberlerin ve onların maaleseflerinin vakitlerinin, zamanlarının nakdidir. Yani peşin sermasidir. Onlar peşin çalışır. Öyle şey çalışmaz. Nakitleri nedir? Benim dostlarıma iblisin gücü yetmez. Ati kerimesine nakit kullanırlar. Onun için vaaz-i devleti bu devlet yani şeytanın hilelerinden korunma devleti.
- 23:20
Öbür türlü kafana göre aç kalırsan, kafana göre kafana göre uykusuzluk çekersen, yok nefsi eziyorum, yok nefsi kırıyorum, nefsi haşladım, taşladım. Ondan sonra o nefis sana var ya. Ondan sonra bir oyun eder. Bakarsın kaç sene sofilik yapıyor. Ondan sonra her şeyi bırakmış, terk etmiş.
- 23:45
Evvelce kimseyi beğenmiyordu. Takva sahibi mübarek insanları beğenmiyordu. Ama kışlığı dört dekart kışlık dört dekart kılmıyor mu yani? On iki rekat kılıyorsun, te-iç, te-iç. Ben günde yüz rekat nafile kılıyorum. Şöyle yapıyorum, böyle yapıyorum. Kardeşim o adam sünnette neye itimad ediyor? Onun da bir eksiği yok ki.
- 24:00
neye ittibar ediyor, onun da bir eksiği yok ki. Ondan sonra bir de bakıyorsun, o adam yine oyuna devam ediyor. Bütün sünnetlerine. aftalü l-hamâde ve muhammedin kalle hamellerin en faziletlisi, az da olsa Amellerin en faziletlisi, az da olsa daim olanlık. daim olanı, o devamlılığı O devamlılığı karşılıyor.
- 24:16
tarz ediyor. Sen ne yaptın? Üç gün, beş gün, üç ay, beş ay, üç gün, beş ay, Ondan sonra bir aydan çıktın, barda, pavyonda. Herife bir de bakıyorsun eski hoca, hacı bilmem ne, dinsiz olmuş, mürted olmuş, bilmem ne. Ateist, deist olmuş yani. Öyle hocalar, şalvar cübbeli, altından sıyrılanlar var yani.
- 24:37
Onun için burada peygamberlerin tasdikiyle birlikte onların doğruladığı hususlarda ve onlara iman ve ittiba ve sünnete tam manasıyla uyma şartıyla riyazat, açlık, susuzluk, nazar, istidlal, bakmak, düşünmek, telif, şerata, müsaadesine, sünnete ittiba üzere olması lazım. Zaten sünnet seniyede bütün riyazatlar ve mücadeler var.
- 25:31
İştahtan sonra uyumadın, iştaha kadar bekle diyor, şu saatte uyuma diyor, diyor ki ne zaman, yani, yemesini, içmesini azatma hususunda, az yemenin faziletleri bu. Bütün şerat bunu anlatıyor. Bu neyine yetmedi diye kendi kafana göre takılıyorsun. Hâzır devlet o, işte bu devlet, yani devlet bu büyük nimet, asla müessel olmadı, ele geçmedi.
- 25:56
Kim için değil gayrı. Peygamberlerden ve onlara tabi olan velilerden, tabi in tebe, tabi velilerden, başkasına, eline böyle bir imkan, böyle bir devlet geçmedi. Böyle bir hasıl olmadı lev onlar için. Yani, peygamberlerden ve onların sünnetlerine, yoluna tabi olanlardan başkası için ne hasıl olmadı ettehallusu kurtulabilmek, şirkille'in.
- 26:21
Mel'un şeytanın şirkinden kendini Allah'a ortak eder, başka şeyleri Allah'a ortak ettirir, şirke davet eder. Bundan kimse kurtulamaz. Hakiki tevhide, mahzâ tevhide vasıl olamaz. Könül ailesini parlatamaz, mahzı vardan kurtulamaz. Nefsi tezkiye, kalbi tasfiye, hasıl olmaz. İlla ancak izel tezeme, yapıştığı zaman neye mütevâ, tehavlü âle kâbiri,
- 26:46
bu büyük nebî zişanların, işte onlara tabi olan eshâbının, evliyâsının mütevâatına, yani onlara hakkıyla uymaya, eğer işte onların nasihati öyle yapmaya, kendi kafasından yorum katmamaya iltizam ettiği zaman, bunu kendine düştür edindiği zaman ve bu ilkeye sarıldığı zaman, ve meşâ ve yürüdüğü zaman alâ-sârihim onların izleri üzerinde,
- 27:07
aleyhim onların üzerine olsun ve sallâllâhu aleyhi ve sellem ha, o zaman mel'un şeytanın şirkinden ve günaha sevkinden kurtulur. Öbür türlü, aç susuz da kalsa, akıl da yorsa, ne kadar gayretli çalışsa, peygamberlerin sünnetine ittibâ etmeden, hakkı bulamaz. Tabi eden nefsi, davet eden nefsi bezdireceğim der, ezdireceğim derken nefsi nefsi bilendirir, güçlendirir.
- 27:37
Aç durur, durur, durur, durur, ondan sonra bir yediği bir yediği zamanda da, normalde az az yese, yese, nefis öyle azmaz. nefis öyle azmaz. Ama aç durdurur onu, onu, çok aç durunca bir çok aç durunca, bir iştahı çok açılır, ondan sonra işe yaramaz. bir saldırdığı zamanda, beş günlüğü birden yer. İşte o zaman da ne olur?
- 27:54
Namazda kaçırır, abdeste tutamaz. Yani orada helak olur. Halbuki dengeli yeseydi, dengeli içseydi, dengeli uysaydı, dengeli konuşsaydı, görüşseydi, görüşseydi, herkesin hakkını verseydi, herkes ne hakkını verseydi? İşte o zaman işte o zaman, efendim, şeytan ona yol bulamaz. Bu sünnetimden dönen benden değildir, buyurarak, hamsaflıkları neye yetmiyor?
- 28:15
Sallallahu aleyhi ve sellem. Sünnetim neyine yetmiyor, buyurdu yani. Şiarun, Hazia var orada mazlum, burada bir şiir söylüyor. Hafız Sa'di vardır biliyorsunuz, Fars milletinden, çok önemli. El-İsned imamlarındandır Hafız Sa'di. Tabii dünya çapında çok büyük şey var, itibarı var. Divanlarının vs. O öyle buyurmuş, tabii bu Arapçaya çevrilmişidir, muarrefhanedir diye düşünüyorum.
- 28:41
Ve minel muhalil meşyufi turukıs safa ya sa'du min gayrit ba'il mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Sa'di diyor. Sa'd diyor yani, Sa'di demek. Safa yollarında, yani kalbin paklığı, nefsin aklı, efendim, bütün engellerin kalktığı, huzuru kalbin katlandığı bir ortamda, figensiz yollarda, Allah ile beraberlik ve huzur yollarında yürümek, yürümek
- 29:15
imkansız ve muhal olan şeylerdendir. Nesi? Mustafa'ya tabi olmaksızın, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sünnetlerine uymaksızın, bu saatte ne yapıyordu? Kılıyordu, bu saatte uyuyordu, bu saatte kalkıyordu, bu saatte abdest alıyordu. Ne zaman ne yapıyordu, nerede ne yapıyordu? İşte o şekilde, ona hakkıyla tabi olmadıktan sonra huzur ve safa yollarında, yani kalbini
- 29:39
Allah'tan gayrinden arındırıp, velayet, bir velilik makamını kazanma yollarında falan yürümen imkansızdır, diyor. Aleyhi o Rasulullah'ın üzerine olsun ve ala cimi ihvani, onun bütün kardeşlerinin üzerine olsun. Es salavatü, salatlar ve teslimatü selam var. El Ula. Ulyân-ı Cevîn en üstün salâsalamlar, en faziletli selamlar, salavatlar
- 30:01
ona ve onun kardeşi olan diğer Enbiya-ı Azâm'ın üzerine olsun, Sallâllâhü Teâlâ aleyhi ve sellem. Burada kalıyoruz. Allah Teâlâ sünnetine ittiba üzere nefsi ezebilmeyi, nafilelerle, ibadetlerle nefsin hakkından gelebilmeyi, şerrini def edebilmeyi bize göster eylesin. Hem nevâfil sünnetiyle nefs-i dek, kıl azimetle amel bul, sırr-i hak derdi Efendi Hazretleri.
- 30:28
Şerr-i salih kuşeyden olacak. Nafile ile ibadetler, nafile oruç, nafile namaz, teheccüdler, iştah, kuşluk, evhamlar, nafile sünnetiyle, sünnetlere ittiba ile nefsi def, kafasına tokmağı bulursun yani. Kıl azimetle amel bul, sırr-i hak. Ruhsatlara kaçmasın, azimetle amel edersin, Hakk'ın sırrını, Mevla'nın sırrını bulursun.
- 30:48
Ama sünnetle, nafileyle bulursun. Nazarla, istiklerle, hindi gibi düşünerek, kendi kafana göre takılarak, kendine göre bir yol, yöntem gözeterek, açlık, susuzluk ve silet nefsine göğe çektirerek nefsi daha da azdırırsın. Kuyusunu kazdırırsın. Onun için burada Rabbim cümlemize sünnete ittiba üzere nefsi tezkiye, kalbi tasfiye
- 31:17
ve Mevla Teala seni sülük ile pusul, müyesser eylesin. Amin. Ve sallallahu ala seyyidina Mevlana Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellem.
Benzer sohbetler
34:42Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 5) 242. Bölüm 7 Ekim 20267 Ekim 2026 · 35 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 7 Ekim 2026
38:05Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 4) 241. Bölüm 30 Eylül 202630 Eylül 2026 · 39 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 30 Eylül 2026
27:50Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 3) 240. Bölüm 23 Eylül 202623 Eylül 2026 · 28 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 23 Eylül 2026


