Mektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları (2. Cilt 68. Mektûb - 5) 198. Bölüm 7 Mayıs 2025
7 Mayıs 2025 · 39 dk
26:30 / 38:44Şu an 26:30 / 38:44
Video bölümleri
- 08:54"Bana Yönelenin Yoluna Uy" Âyetinden “İsmailağa Heyetine Uyma” Mânâsı Çıkar mı?
- 15:59"Hazreti Mehdî’nin Zuhûrunun Vakti Hakkında Çelişkili Konuşuyor" Diyenlere Cevâbım
- 23:08Nâkıs Olan Şeyhe Râbıta Yapmak Öldürücü Zehirse Ya Şeyh Olmayana Râbıta Yapanın Hâli Ne Olur?
- 29:08Müslüman, Fitne Zamânında İç Savaşlarda Kimin Tarafında Olmalı?
Transkript
100 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillahi Rabbil Alemin ve sallallahu teala ala seyyidil murselina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Kıymetli dinleyenlerimiz, Mektubat-ı Şerife'den ikinci cil 68. mektubun sonundayız. İnşallah böylece ikinci ciltten okuduğumuz akaidle ilgili mektuplar bitmiş olacak.
- 00:39
Önümüzdeki derste İnşallah-u Rahman, üçüncü cildin üçüncü mektubu, Kelime-i Tayyibe'nin faziletleri ve manasının beyanı yani La ilahe illallah, Kelime-i Tevhidin manasının beyanı hakkında önemli bir mektuba biraz daha uzunca başlayacağız İnşallah-u Rahman.
- 01:11
Şimdi bu mektubu bitirilecek olursak buyuruyorum. Ve yükte bu yazılıyor. Yazılıyor. Cemal-i İlveledi evladımız yani, manevi evladımız Evlâd-i el-Eâzî, çok değerli evladımız için yazılıyor mükerreren. Mükerrer olarak yani defaatle tekrar tekrar yazılıyor. Yani demek ki yazıldı, evvelce de yazmış ki mükerreren yazılıyor, buyuruyor.
- 01:48
E ne yazılıyor? En nevş ve şan, yani şanına ve durumuna yani şan durum demek, durumuna önem verilmesi. Verilmesi, kereken, husus. Nedir? Kaccae muhakkak gelmiştir, vaktü tevbeti, tevbe zamanı, dâvel inâbeti ve inâbe zamanı. Tevbe, Allah-u Teala'ya yönelmek, biliyorsunuz, tövmemek demektir. İnâbe, yani Kur'an-ı Kerim'de tevbe çok geçiyor.
- 02:23
Ve tuğbu ilallahı cemîan, eyyuhel mü'minûne leallekum tuflihûn. Ey müminler, hepiniz birden topluca. Allah-u Teala'ya tevbe edin ki tevbe edin ki felaha erersiniz. Yani toplumun tevbe etmesi lazım. Bir ferdin, iki ferdin tevbe etmesiyle işte toplum tücelmiyor. Farkındaysanız yine suç oranları patlamış durumda.
- 02:57
Cezaevlerinde yer kalmamış. Gerçi tabii devletin suç saydığı her şey Allah'ın elinde suç değil. Hicabında medrese açmaktan, talebe okutmaktan bile adamı yargılıyorlar. Veyahut kızını evlendirmesinden dolayı işte Yusuf Hocamız'a iftira atılarak içeride mesela. Dolayısıyla onu kastetmiyorum. Ama genel manada da suçlar aynı zamanda günahlardır.
- 03:35
Yani ırza tecavüz hem suçtur hem günahtır. İşte efendim insanın malını gasp etmek hem suçtur hem günahtır. E işte efendim insanlara tokat atmak, hakaret yapmak hem suçtur hem günahtır. İşte ondan sonra insanı öldürmek hem suçtur hem günahtır. Bunun gibi de meseleler var. Dolayısıyla iki çiçekle yaz gelmez.
- 04:04
Şimdi birçok cezalarda mesela hapiste yatırmaları lazım. Kendi kanunlarına göre yani, kendi katiline göre. Lakin cezaevinde yer yok diye sen dışarıda evinde bekle diyorlar. Yani cezaevinde yer yok. Efendi Hazretlerimiz öyle buyurdu evvel yani. Her binayı hastane yapsan, bulur yani. O kadar hastalık artıyor.
- 04:36
Çünkü neden? Günahlar artıyor, hastalıklar artıyor. İşte şeriat hükümleri terk ediliyor, fakirlik artıyor. Buna göre kıyas edelim. Şimdi yani her vilayete 5-10 kişilik cezaevi yapsan az kaldı dolacak yani. Onun için cemiyan diyor. Mevla yani hep birlikte tevbe edin. Bir de günahların hepsinden birden tevbe edin manasına da gelebilir yani.
- 05:09
Fakat başka mektuplarda buyuruyor, bazı günahlardan tevbe müyesser olursa, ben şimdi öbür günahlardan tevbe edemeyeceğim nasıl olsa diye, hiçbirinden tevbe etmeyeyim demek, bu da çok yanlıştır ve şeytanı sevindirir ve Mevla'yı gazaplendirir. Onun için işte zinayı bırakamıyor ama namazı da kılmıyor. Ben şimdi namazsızlıktan tevbe edeyim, namaza başlayayım diye düşünebilir mi?
- 05:41
Düşünür. Yani zinayı da bırakırım inşallah diye niyet eder. İnne salâde zenâ-anil fahşâe ve'l-münkerî. Namazda doğru dürüst kılarsa, namazda onu fuhuştan, zinâdan, livatadan, eşcinsellikten falan, gayrimeşrûdan alıkoyar diyor âyet-i kerime. Tabi hakkıyla kılınırsa o namaz yani her namaz değil tabi gerisinde çünkü namazın ikâmesi yani hakkıyla kılınması emrediliyor.
- 06:07
Dolayısıyla bazı günahlardan tevbe edebiliyorsa mesela, yani hem içki içiyor hem zinâ ediyor, eşim bari zinâdan tevbe edeyim bir daha da yapmayacağım falan, içkiyi şu anda birden bırakamam falan, sen yine tevbe et, tevbeni bozarsan yine tevbe edersin falan diyerek nefisle siyaseti yani nefsin yönetimini iyi becermek lazım.
- 06:39
Çünkü suçuna kadar indirirsen şimdi nasıl oluyor? İşte hakaretten bir dosya açılıyor, yok efendim dövmekten başka dosya açılıyor, işte iftiradan başka dosya açılıyor falan dosyaları ne kadar azaltırsan iyi değil mi? Öbür türlü birinden tahliye geliyor, öbüründen tevkif devam ediyor, çıkamıyorsun yani.
- 07:09
Bu itibarla günahları azaltmak lazım ve sıfıra indirmek lazım, tevbe zamanı gelmiştir. İnâbe nedir? İnâbe yönelmektir. Azap ise gelmeden evvel Rabbinize inâbe edin, yönelin, yani azap işte ecel, ölümün sebepleri geliyor önce, sonra kendi geliyor, bazı da sebepsiz geliyor. Aniden kalp krizi, vuku buldu deniliyor falan, hiç hasta olmadan birden ölüyor.
- 07:53
Onun için, Tevbe de acele edin, geciktirmekte afetler var. Yakında tevbe ederiz diyenler, helak oldu. Yani ne demek? Tevbe etseydi kabul olur muydu? Olurdu yani Mevla, dilersin kabul eder. Ama tevbeye muvaffak olamadan öldüler, helak oldu o demek. Çünkü tevbeyi tehir etti, inâbeyi tehir etti. Ben Mevla'ya döneceğim, inâbe edeceğim, onun yoluna yöneleceğim.
- 08:24
Yönelmiyor. Onun için, azap yani ecel gelmeden, İzrail aleyhisselam ve havanın melake ile gelip görünmeden, evvel Rabbinize yönelin. Sonra kimse size yardım edemez buyuruyor. Ancak Allah yardım edecekti, o da etmez. Çünkü neden? E tevbe etmedin. Bu itibarla, yine diğer bir alet kelimesine buyuruyor, Mevla ne buyuruyor?
- 08:59
Bana inâbe edenin yoluna tâbî ol. Efendi Hazretlerimiz bunu çok okurdu. Şimdi herkes bir yol tutturmuş gidiyor. O diyor beni dinle, o diyor bana uyu, o diyor bana tâbî ol. Ama Mevla ne buyuruyor? Bana yönelmiş olan kulumun yoluna.
- 09:19
Şimdi birileri nefsini dev aynasında görerek kendilerini şeyh zannettiler ve evliya zannettiler. Ve boşu boşuna bunu iddia ettiler. Ve rabıtayı kendilerine yapılması kabul ettiler. Bundan büyük bir talalet ve felaket olamaz. E şimdi bu Allah'ın yoluna uymuş mu? Uymamış. Nefsine uymuş. Kim Allah'ın yoluna uymuş?
- 09:43
Muhammed Efendi Hazretleri gibi zatlar. Kur'an'a sünnete uymuş, ehl-i sünnete uymuş. Meşayiha uymuş, şeyhine buyurduysa onu yapmış. İşte bunlar ne yapıyor? Efendi Hazretleri bir şey söylese de onun sözü muteber değil. Kabirden terbiye yoktur. Tam bir Vahhabi. Torunu bunu yapıyor, torunu. Tam bir Vahhabi zihniyeti yani.
- 10:06
E şimdi, sen bunlara, İsmail Ağa'ya uyarsan, bunlara uymuş oluyorsun. Halbuki öyle ne buyurur? Bana yönelenin yoluna uy. Münib. İne fidel kele âyetellikül abdi münib. İşte bu, diyor âyetlerde, büyük ibret var, ders var. Nasıl bir kul? Münibin. Münibi, sonu belli. İnabe eden kul. Yani bana yönelenin yoluna uy.
- 10:36
Şimdi onun için, rüşdünü ispat etmiş, ümmet tarafından ittifakla kabul edilmiş, müceddit olduğu, yüzlerce, binlerce âlimin huzurunda ilan edilmiş, kimse itiraz etmemiş, dünyanın her tarafında makbul ve mahbub, Hamdi Efendi Hazretleri gibi bir zatın, işte diyelim ben kimseyi bırakmadım, vekillerimle bu yol yürüyecek, rabıta buna devam edecek.
- 11:05
Yolu bozmayın, taviz vermeyin, falan. Bu kadar vasiyetleri var. Hep yolunu beyan etmişim işte. Bak, bana yönelenin yoluna uy. Şimdi aslında burada çok dikkat edilmesi gereken bir husus var. Allah ve Resulü'nün yoluna uy, başkasının yoluna uymamıza gerek yok. Mübarek adam, bana yönelenin yolu olur diyor.
- 11:29
Çünkü neden? Onun da Kur'an'ı sünnete eriştirdiği yaşama ve yaşatma usulü, üslubu vardır. Anladın mı? Her yiğidin bir yoğurt yeme şekli vardır. İşte Efendi Hazretlerimizin tecdidi hiçbir kimsenin geçmiştekilere de benzemiyor. Onun dönemi hiçbir döneme benzemiyor ki onun için. Ondan evvel Gülsene'de Osmanlı'da Kur'an şeriat vardı.
- 11:53
Hatta işlenmiyordu. Tanzimattan sonra bozulmuştu, edilmişti. Ahir dava. Yine bir İslam'ın adı vardı. Şimdi İslam'ın adı da yok. Bu zamanda tecdidi. Bak, 15. asrın müjdedi. İlk asrı sayma Resulullah'ın başında. Sallallahu Teala. İkinci asrın başında Ömer İbni Abdülaziz başlıyor. Vefat-ı Hicri 102 yani.
- 12:13
O asrın başında biraz bulunması, yaşaması. Çünkü onun evvelinden de hizmet yaptığı için. Asrın başında hayatta olması yeter diyor. Ala Ader Ahmed babamız. Yazdırıyor. Mücedditler hakkındaki malumat orada duruyor. Onun için. Öbür ayet-i kerime de ne buyuruyor?
- 12:35
Müminlerin yolundan başka yola uyarsa diyor. Müminlerin ne demek istiyor? Orada cemaatin yolu. Allah benim ümmetimi dalalette, sapıklıkta cem etmez diyor. Birkaç kişi ferd olarak sapıtabilir. Ama ümmetimin geneli sapıklıkta Allah birleştirmez diyor. Kırmızı hadisidir. Ümmetin ekserisi nerede şimdi? İki milyarın.
- 12:57
Muhammed Efendi Hazretlerimizin cemaatinin ondan bu yolu öğrenenlerin ekseriyeti nerede? Rabıtası Efendi Hazretleri'nde. Bizde 90-95. Rabıtası Efendi Hazretleri yoldan çıkmış. Ne bakımdan? Tarikat bakımından yoldan çıkmış. Şeriatta bidat var, tarikatta bidat var.
- 13:15
Şimdi ne buyuruyor? Bana yönelenin yoluna uy. Öbür tarafta, bu hususiyete de işte tarikate de delil oluyor. Sizden hep birinize hem bir şeriat hem de minhaç tayin ettik buyuruyor. Fahru Azize Hazretleri vs. tefsirlerde şeriat, şeriatın zahiri emirler, yasaklar, icrası. Minhaç nedir? Tarikat diyor. Allah'a bulma yolu.
- 13:41
E sen şimdi Allah'a giden bir yolu buldun mu? Buldun. Efendi Hazretlerimiz'i bulduk. Bidat ettik mi? Bidat ettik. Sonra buyurdu ki şöyle şöyle olacak. Recep Hoca kalktı ne diyor? Bu efendi de niye böyle yaptı? Nasıl iş ya diyor. Ne oldu? Bidatı bozdu. Minhaçtan çıktım. Bana yönelenin yoluna uy. Sen kimin yoluna uydun?
- 13:59
Nefsinin kafasının, keyfinin peşine giden, sarıksız, şalvarsız, cübbesiz ondan sonra tarikat derslerini bine indiren, yolu bozan, işte üst sınıflarda İncil mukayeseli okutan adamların yoluna uydun. Biraz bir, ya Sürü'ye gidiyorum. Sürü'ye gidiyorsun da hangi Sürü'ye uydun yani? Biz de uyduk, Sürü'ye dedi.
- 14:25
Yani, bir hocaya sordu herhalde öyle de, nedir bu kılığın, kıyafetin yani bilmem ne, işte bu şapka kanunları falan her şey çıktı ya, yani adamlar da işte sarığı terk ettiler, cübbeyi çaldılar, herkes çıkarttı yani falan. Mesela, ne bu halin ya falan? Biz de uyduk, Sürü'ye dedi. E tamam da bir sürü var, Mera'ya gider, bir sürü var, Mezba'ya gider.
- 14:53
Sen otlama gidene mi uydun, Mezba'ya kesilmem gidene uydun. Mübarek! Mübarek! Müminlerin yolu neyi delil getiriyor? Haleykümus-sevâdile azâm. En büyük karaltı ve cemaat neredeyse ona tâbi olun. Şimdi bu mesele de nerede mesele? Hemen oradan bakacaksın. Çünkü bunlar ehl-i sünnet insanlar. Yoksa dünyadaki ekseriyete tâbi ol demiyor.
- 15:15
Ehl-i sünnet Müslümanları hakkında bunu konuşuyor. Benim ümmetim diyor, dalalette birleşmez. İşte birleşmedi. Şeriat itibariyle de birleşmedi. Sapık mezhepler hususunda da birleşmedi. Ehl-i sünnet dışı 72 fırka hakkında da birleşmedi. Tarikat hususunda da birleşmedi. E birleşmez. Dalalette toplanmaz diyor.
- 15:40
Birkaç kişi sapıtabilir. Bana yönelenin yoluna inâbe. Bak müminlerin yolu var. Uymazsa onu da çıkarsa dışarı. Nüvelli-i mâ tevelle. Biz onu üstlendiği yolda çeviririz, döndürürüz ona. Ben usluyu cehenneme girdiririz. Şimdi ne idüğü belirsiz, ne zuhur. Hiç geçmişini tanımadığımız adamlar geldiler İsmail Ağa'da yerleştiler ve ahkâm kesiyorlar.
- 16:10
Hiç efendimizin yanında görmedik çoğunu. Konuşuyorlar, konuşuyorlar, konuşuyorlar. Uyduruyorlar. Şimdi yine yazmışlar. Ben evvelce Mehdi'nin daha zamanında var, uzak diyormuşum. Şimdi çok yakın diyormuşum. Yahu külliyatın garibi her gelen yakındır diyor. Allah-u Teala ilk tarafa ötesi saatü. 1400 küsur sene evvel kıyamet çok yaklaştı diyor.
- 16:31
Bir de ilk tarafa, Karube'den farklı. Karube yaklaştı, ilk tarafa çok yaklaştı. Kıyamet çok yaklaştı diyor. Daha ben bu mektup, nereden geldik buraya mesela. Bu mektup Hazreti Mehdi'nin zuhur hakkındadır. İmam Rafman Hazretleri ne buyuruyor?
- 16:49
Şimdi diyor 1428 oldu diyor. Onun için bu yüzün başından geçti diyor. Bak, ondan sonra. Demiyor ki bundan sonraki yüzün başında gelmez, ondan sonraki yüzün başında gelmez. Ondan sonra 400 yıl geçti. E gelmedi. Biz de şimdi ne dedik? Kitap yazdık. Bu yüz yıldan geçti dedik. E kitap yazdık ortalıkta, sen bana ne iftira atıyorsun?
- 17:11
Şimdi de ben demişim, e tabii ki yakın. Yani bin sene mi var? Hazreti Mehdi'nin zuhuru ve İsa As'ın nüzulü diyor İmam Rafman Hazretleri. İki binin içindedir diyor. İkinci bini geçmez diyor. Açık beyanı var. Biz İmam Rafman'a itikadda müştehit. Bu hususta biz ona inanıyoruz. E biz de ne diyoruz? En az diyoruz, şimdi doğsa bile diyoruz, 40 yaşında olsa bile diyoruz.
- 17:35
Bin beş yüzün başında diyor. Bak en yakın diyoruz. O zaman ki de gelmez diyoruz, en yakın. Ama ben bin beş yüzün başında gelmez, kesin gelecek de diyemiyorum. Ama gelmez de diyemezsin. Çünkü neden? Yüzün başında diyor. İmam Rafman Hazretleri mektuplarının da birkaç yerde bu konu var. İşte şimdi diyor, işte bin yirmi sekiz geçti diyor vesaire.
- 17:56
Mesela şunu diyor mu? Daha çok var. Hicri bin sekiz yüzün başında gelecek. Bin dokuz yüzün, on dokuzuncu asrın Hicri başında gelecek. Hiç böyle bir şey diyor mu? Ya sen ne konuşuyorsun? Şimdi bunun zamanı mı bunu konuşmanın? Yok kuyruklu yıldız çıktı. Yok efendim işte iki ucuğu parlayan nurlu bilmem amut çıktı, amudu nurani.
- 18:20
Nurani bir sütün doğu tarafında zuhur etti falan işte. Yazıyorlar. Mektuplarda soruyorlar ona. Bu mektupta oydu işte bu bitirdiğimiz, bundan önceki üç dört tersi dinlerseniz anlayacaksınız ne demek istediğimi. Mesela hiç diyor mu ki? Daha ikinci binin başındayız. Bin yüzün başındayız. Ne konuşuyorsunuz ya böyle şey mi sorulur falan?
- 18:42
Ne diyor? Tahliller yapıyor. İşte diyor şu alamette hayır ve nur gördüm. Şu alamet çok hayırlı gelmedi bana. Ama şu anda diyor hadis-i şerif alâ râsiye küllimi etsin her yüzün başında buyurduğu için diyor. Şu anda da yirmi sekiz geçti diyor, başından geçti diyor. Yani bu yüz yılda çıkmazsa yani açıkça ifade ediyor işte.
- 19:02
Biz de aynısını yaptık. Yirmi beşe kadar, ilk çeyreğe kadar bu hususta beyanlarımız olmuş idi. Ama yirmi beşten sonra dedik ki bu mektubata da bakınca bu yüz yıldan geçti dedik mesela. E şimdi ben yine diyormuşum ki yani bu dersleri Hazreti Mehdi yakın, yani Efendi Hazretleri bir rabıta bana devam edecek.
- 19:24
Benden bu iş Mehdi'ye görünüyor buyurdu. Bu iş benden Mehdi'ye görünüyor. Hızır yaşasaydı düşünürdük. Hızır da şimdi şehit edildi. Bu iş benden Mehdi'ye görünüyor. Bunun dünyada şahidi var. Mecliste adamlara anlattılar. E peki
- 19:41
şimdi hal böyle olunca biz de diyoruz ki o arada ne var yani diyoruz Şah-ı Nakşibend Hazretlerinden bu yana yedi yüz senedir bu tarikat muhafaza ediliyor. Şah-ı Nakşibend Hazretlerimizin rabıtasıyla yürüyor bu Nakşibend Tarikatı değil mi? Olmazsa olmaz bu tarikatı. Şah-ı Nakşibend Hazretlerinden rabıta yapmadan ders yapılabilir.
- 19:57
Yapmadan ders yapılabiliyor mu? Siz seyreden değer istediklerine istediğinizi yaparsın ama Şah-ı Nakşibend'e yapmazsan dersin olmaz. Ama Abdülhalik Ucvan Hazretleri'ne yapmak caiz. Yapmasan da dersin eksik olmaz. E şimdi, yedi yüz küsur senedir diyorum Şah-ı Nakşibend Hazretleriyle rabıtasına bu yol yürümüş.
- 20:17
Daha Efendimiz Hazretleri müfade değil, üç sene olmuş. Daha mücedditliğinin döneminin bitmesine hadis-i şerife göre elli beş sene var. İşte elli dört sene diyelim, kırk altı oldu. Elli dört sene var. Ne kaşınıyorsun? Böyle iş olur mu?
- 20:35
Şimdi onun için, biz de diyoruz ki bu arada, ya birkaç yüz seneye kalmıyor, çok yakın diyor. Ne demek çok yakın? Ya mübarek bin dört yüz küsur seneye nispetle önümüzde iki yüz, üç yüz sene içinde bu iş oluyor. Zaten bin beş yüze geliyoruz. Ondan sonra, ya bu yüz yılın başına çıksın. Olmadı öbür yüz yılın, olmadı öbür yüz yılın.
- 20:55
Zaten Güneş batıdan doğrudan uçsan sonra bile yüz yirmi sene var. İman-ı Abhazya'yı buluyoruz. Mehdi'nin zuhuru, Mesih'in yüzüyle aleyhissalâtu vesselâm. Bu bindedir. Anladın mı sen? Her yüzün başında olabilir. En aşağı olsa diyoruz, bu yüzün başında olabilir diyoruz. Yaklaştığı bakımından. Olmadı bir daha yüz yıl, olmadı bir daha yüz yıl diyoruz mesela.
- 21:16
Ya bu birkaç tane yüz yıl kaldı. Çünkü neden? İki binin önünde içinde olacağını beyan ettiğine göre. Fiyaz-i El-Elfi diyor. Bu binin içi diyor. Anladın mı? Biz bu manada yaklaştık. Birkaç yüz sene nedir diyoruz? Yedi yüz senedir yol korunuyor Şah-ı Nakşibend Hazretleriyle de, Efendi Hazretleri gibi bir müceddit.
- 21:36
Hiçbir şeyhin hasip olmamış böyle bir tecdit. Çünkü neden? Hiçbir şeyhin zamanında böyle şerhatsızlık, dilsizlik, kitapsızlık, imansızlık, namussuzluk dünyada yoktu ki bu böyle. Yüz yüz elli senedir oldu bu işte. Bu son yüz seneyi de Efendi Hazretleri islah etti, tecdit etti. Yani Kenan Mahar'da bütün insanlara tealluk etmiyorsa bile
- 21:56
şu anda sohbet edilen Nuh Arif Efendi'nin medrese vesaire, dinin ihyası Efendi Hazretleri'nin açtığı tecditten oldu. Bunu bütün dünya itiraf ediyor. Yani dünyanın en büyük İslam aleminin merkezleri Hindistan, Pakistan onlar geldi ya. Ki Hanefi Maturi dedi yani. En ileri onlar şu anda dünyada. Afganistan hepsi geldi.
- 22:16
Dolayısıyla bana yönelenin yoluna, kendi kafasından uyduran hiçbir altyapısı olmayan adamlar nereden çıktı geldiler, devamlı yorum yapıyor. Mehdiye Dağı var, uzak diyordu. Şimdi de çok yakın diyor. Mehdiye Dağı var, uzak derken o bu yüzyılda şu anda görünene göre 46 geçti, 28 geçtikten sonra o yüzyılda çıkmazsa 46 geçtikten sonra çıkar mı?
- 22:47
Önümüzde en erken diyor. Bak kaç kere beyanım var. En erken çıksa bu önümüzdeki yüzyılın 1500 basit. Yani 16. asrın müceddili olarak çıkar. Olmadı 17. asrın, olmadı 18. Ama diyorum 200-300 sene kaldı. Çok uzun bir şey değil diyorum. Niye? Geçen 1446 seneye nispetle konuşuyorum. Dünyanın en cahili insanlar, öyle kültürsüz, öyle rezil,
- 23:13
insanlara namussuz, şerefsiz, alçak diyen insanlara efendim kaldık. Hiç bunlar muhatap alınacak insan değil. Ama işte millet bunlara cevap vermekte. Vakit zayi ediyor. Ama biz itikadi muazzam meseleler olduğu için kenar manada bak isimleri bile ağzıma almıyorum. Çünkü zaten ondan kurtuluyorum. Hüseyin Avni Hoca'yı aradı ne diyor?
- 23:36
Yüzlerce tweet attım, bir tanesine cevap vermedi falan diyor. Bir de bana diyor çok cahil demiş diyor. Evvelce diyor cahil olduğumu bilmiyor muydu da diyor beni evine kabul etti. Hüseyin Avni Hoca da demiş ki peki sonradan anladı cahil olduğunu demiş. Anlayabilir demiş yani ne var demiş. Allah rezil etti bıraktı ama.
- 23:53
Rezil olmak için namus, haya lazım. Rezil olmak için bir insanda ne bileyim bir yüz lazım. Yani insan utanmak ayrı bir şey. Utanmak imandan bir şubedir. Adamın utanması yoksa yüzüne tükürsen o ne güzel tıkır tıkır yağmur yağıyor diyorsa ne yapacaksın? Onun için tevbe vakti gelmiştir, inabe zamanı gelmiştir.
- 24:16
Allah'a yönelme zamanı gelmiş. Allah'a yönelenin yoluna uyma zamanı gelmiş. Sen kendi kafanı Allah bulamazsın. Alimsiz mürşitsiz bir yere varamazsın. Rabıtanı tüskün yapmazsan Ahıva Bin yıl olsa ahıva sirruceli. Gizli açık bin yıl Allah Allah diye bağırsan ahıvat yaparsan Hakka vasıl kimsenin olmaz dili.
- 24:39
Dil gönül demek. Kimsenin gönlü Allah'a ulaşamaz diyor. Seni sürükü bitiremez diyor. Manevi sohbetle vasıl erveli. Manevi sohbet ne demek? Rabıta işte o birliktelik. Rabıtası seade mutlak deli. E şimdi bunlara ne diyeceksin? Efendim senin rabıta bana devam edecek diyor. Biat ettikleri mürşid-i kamili bırakmışlar.
- 24:56
Kendi kafalarına, kimin şahitleri yok, delilleri yok, hiçbir şey yok. Bir adama tutturmuşlar, rabıta yapılabilir ve yapılmalıdır, Efendi bırakılmalıdır diyor. O Seyfettin. Belanın başı o. E şimdi rabıtası sahiden diyor, deli diyor Risale-i Kursi. Deli diyor. E çünkü sen bana yönelenin yoluna uydun. E o Efendinin Allah'a yöneldiği, münib bir kul olduğu yüzde yüz müttefakun hale.
- 25:20
Öbürlerini konuşuyorsun, ona selam vermez, onun selamını almaz. Efendim dünya kadar kebahir günah, sabit şahitler var. Başıma gelmiş, yaşanmışlıklarım var. E sen nasıl milleti buraya bağlasın? Allah'a yönelmeyenin yoluna yahu. La havle ve la kuvvete illa billah. Öyle bir iş geldi başımıza ki.
- 25:40
Hani Şeyh diyor, nakıs olsa diyor, şimdi uydurmuşlar, yani o sonradan kendi kendine kemale erermiş. Ama o Şeyh ise, Şeyh'in nakısı var, kamili var. Kamili mükemmeli var, mükemmeli var. Tefriğan var, taksim var. Şeyh ise nakıs olsa, Efendi Hazretlerimiz yazıyor sohbetlerinde, ona rabıta yaparsan sen bir katildir, öldürücü zehirdir, helak olursun diyor.
- 26:09
Şeyh olsa bile nakıs ise rabıta yaparsan öldürücü avuyu, zehri yuttun diyor. Hepsi delildi burada. E bu bir de Şeyh değilse, ona da rabıta yaparsan ne olur? Allah'tan yüz çevirmiş, kendini Şeyh ilan etmiş. Dünyanın en büyük evliyasıyım çünkü beni Allah ile aranıza vesile edinebilirsiniz. Rabıta makamı odur.
- 26:30
Adama diyorsun ki bana rabıta yapılabilir, benim kabul etmem ne demek? Beni Allah ile aranıza vasıta ve vesile yapabilirsiniz. Sen kimsin ya? Fıkıhta vesile var, tarikatta vesile var. Fıkıhta vesile. İmam-ı Azam diyorsun, Ebu Hanife, biz hanefiyiz. İmam maturi değil, hakikaten maturi değiliz biz. Ne diyor büyükler?
- 26:48
Mezhep içinde müçtehidler söylüyor bunu, Abdülhamid'in mübarekleri, İmam-ı Ebusuflar söylüyor. Kim Allah ile arasına fıkıhta, dininde, emirlerinde, yasaklarında, helal ve haram hükümlerinde Ebu Hanife'yi radıyallahu anh koyarsa Allah ile arasına, asla yarın ve ahirette mesul olmaz ve Allah Teala'nın rızasına erer diyor.
- 27:05
Çünkü neden? Ebu Hanife müttefakunü aleyh bir müçtehid. Anladın mı? Resulullah betertmiş, haber vermiş. İman Süreyya yıldızına çıksa bu Selman Faresi'nin adamlarından birileri onu alacak diyor. İmam-ı Azam'ın anlattığına dair bütün muhaddisler, müçtehidler ittifak etmiş bu hadisin. Zuhuratta görülmemiş.
- 27:24
Bütün muhaddise, kitaplarda ittifak var. Allah ile arasına koyacaksın ama işte Ebu Hanife'yi koyarsan fıkıhta rahat edersin. Matülü diye şairi koyarsan itikadda rahat edersin. Tasavvufta, tarikatta Muhammed Efendi Hazretleri gibi müttefakunü aleyh, Ali Adem Hazretleri gibi müttefakunü aleyh zat ona vermiş onu.
- 27:42
E burada şimdi kim var? Bana arkadaşlar teklif ettiler. Yapamam ya dedim. Biz de yardım ederiz dediler. Yardımcılığı, destekleri kabul ettim. Elhamdülillah diyor. Yahu Estağfurullah denilecek yerde Elhamdülillah diyen bir adamın ne ilmi olabilir? Sen bana yönelenin yoluna uydun. Sen efendi gibi münib olan, Allah'a yönelen inabe sahibinin yolunu bıraktın.
- 28:05
Kendi kafasından şekli gitti Adem Eylül'e. Allah ile aranıza beni koyabilirsiniz. Bana rabıta yapabilirsiniz. Dünyadaki en büyük şeyh vasıta benim. Çünkü rabıtayı kabul etmek o demek. Allah ile arana beni vesile yapabilirsiniz. Ben şimdi bunu diyebilir miyim ya? Kim olursa, sen şimdi benim yüzü suyum hürmetine Allah'tan izin ver.
- 28:26
Sen maruful kerhiz misin? Radıyallahu Teala ne buyuruyor? Men kâne lehu a'indallâhâ cedûr. Fellete ve selbî diyor. Allah'tan bir dileği isteği olan varsa beni araya koysun diyor. Allah beni kırmaz diyor. Ama bu müttefakûnü aleyh. Maruful kerhiz. Evliyanın büyüğü. Abdülkadir Geylani bile onun kabrine giderken
- 28:47
yarı yolda ayakkabılarını çıkarıp onun yattığı topraklarda nâlinle basılmaz diye diyen adam. Sen ne çıksın rabıta bana yapılır? Ne demek Allah ile arana beni koy. Ben Allah'ın en büyük aynasıyım. Feyzler bütün bana geliyor. Menba ve merkez benim iki alnımın arasını düşün. Patlata git, trafoyu patlat.
- 29:07
Yani arkadaşlar. Tevbe vakti gelmiştir. İnabe zamanı gelmiştir buyuruyor. Bundan dolayıdır ki Efendim, Allah-u Teala'ya yönelip doğru yolu aramak Her şeyden kesilip Allah-u Teala'ya vasıl olmak E yani inkıta ne demek? Dünya meşgalelerinden, batıl ehlinden, bidat ehlinden, şeriat bidatçılarından, tarikat bidatçılarından ayrılmak şeriat bid'atçılarından, tarikat bid'atçılarından
- 29:37
ayrılmak Ve Allah'a dönmek zamanıdır. feynâdez zemân şüphesiz bu zaman var ya zemân-ı urûdü'l-fitnelerin yağdığı bir zamandır. yekâdün az kalsın yusabbudun dökülecek elfitenin fitneler, müslümanların Fitneler, mislemotların nisanı, Nisan yağmuru gibi, şimdi de tam nisandayız. Nisandaki yağmurlarda şifa da var biliyorsunuz.
- 30:02
Bir de çok fazla yağar da, bu sene bereketini çok göremedik. Pek bir yağmurlarda olmaz. Yani fitneler nisan yağmuru gibi yökülecek ve tevşan kaplayacak, cemiyâ-l âlemi, bütün âlemi kaplayacak. buyruluyor. Kâle seyyidunâ ve nebiyyunâ sâdikû doğru söyleyen Efendimiz, Peygamberimiz el-Mastûkû el-Mastûkû demek kendisine doğru vahiy gelen
- 30:24
Zat aleyh, onüzene ve alâ aleyh, ehl-i beytine salat ve selam, zât, aleyh, onuzene ve alâ aleyhi ehl-i beytine salât ve selam, salâtü selâmlar olsun. Ne buyuruyor? salat ve selamlar olsun. İnne beyn-i se'ati fitnenen, kıyamet kopmadan önce çok fitneler Kıyamet kopmadan önce çok fitneler kopacak. kopacak.
- 30:34
Kâkı talle'l-muzâk kuzdim karanlık gecenin parçaları gibi ortalığı saracak. Yusufurahu r-Rajulu fiyan müminen. O zamanda adamın biri imanlı olarak sabaha kalkacak. ve mümsin-i kafiran-i kafir olarak akşama varacak. Ve mümsin-i müminen, mümin olarak eve girecek, akşama eta girecek ve Yusufurahu r-Rajulu kalkacak sabaha kafiran-i kafir olarak.
- 30:52
Ve sabaha kalkacak, sabaha kafiren, kafir olarak. Yani imanı muhafaza çok zor olacak. E şimdi bakıyorsun, internetten bir şey dinliyor, şeriatın aleyhine, sünnetin aleyhine, ehl-i sünnetin aleyhine, doğru diyor, yahu diyor, kâfir oluyor. Yani şimdi bir, herkesin birbirine ulaşması kolaylaştı ve arttı, bu da çok büyük bir tehlike doğurdu.
- 31:13
Çünkü Çünkü dinlediği adam din adına konuşuyor. Allah adına konuşuyor, Rasulullah adına konuşuyor. Sallallahu aleyhi ve sellem. Ayet bilmiyor, hadis bilmiyor, bir şey bilmiyor. O ondan, o ondan. Helala haram diyor, harama helal diyor. Allah'ın maruf dediğine münker diyor, meşhur dediğine gayri meşhur diyor.
- 31:29
Toplum bu duruma gelmiş. Allah bunu kabul eder mi, affeder mi yani? İmanda müsamaha yok. İtikatta müsamaha yok. Neye inanacağını bileceksin. Elfâz-ı küfür var, bu kadar insan dinde imandan çıkaran talak gidiyor, nikah gidiyor. Bir lafla beraber insan kafir oluyor, mürtet oluyor. İşte bu hadis-i şerif bunu anlatıyor.
- 31:48
Onun için akaid mektupları bu derste çok önem alıyor. Bundan sonraki dersler tabii daha önemli. Elfâz-ı küfür dersine de gireceğiz Fahsin'e. El-ka'indu oturan fiyâ. O zamanda oturan hayrun minel ka'in. Ayaktakinden daha hayırlı. Çünkü fitneden daha uzak kalır. Ayaktakinin bulaşma tehlikesi daha fazla.
- 32:05
Vel-mâ şivyâ. O zamanda yürüyen hayrun minel se'âk. Koşandan daha hayırlı. Neden? Çünkü koşanın fitneye düşmesi, iç savaş, dış savaş. Bilmem ne, belâsına düşmesi daha yakın. Koşan daha hızlı gider. Onun için fekessirû kırın fîhâ. O zamana ulaştığınız zaman kısiyyekum. Yaylanızı kırın diyor. Yani Müslüman karnına girmeyin iç savaşlara bulaşmamak için.
- 32:30
Vaktâhu kesin koparın fîhântu evte'arakum. Kirişlerinizi, işte oklarınızı, şeylerinizi koparın diyor. Vadribûhû. Vurun sûyufekum. Kılıçlarınızı, nereye bulacağız? Taşlara vurun diyor. Yani kılıcın ucunu şey edin, körletin yani. Kesmesin diyor. Fe'in duh ile eğer girilirse alâ haddim minkum. Sizden birinin yanına böyle evini basarlar bilmem ne, iç savaşta falan.
- 32:52
Müslüman Müslüman'ın karnına girerse. Fe'l yekûn olsun ki hayır ibney Âdem'e. İbney neydi? Nundüst. Âdem'in iki oğlunun hayırlısı gibi olsun. Yani Kabil gibi katil olmasın. Habil gibi maktul olsun. Kün abdallâhi'l-maktûl ve lâ te'kün abdallâhi'l-katil. Allah'ın öldürülen kulu ol, öldüren kulu olma. Allah'ın aldatılan kulu ol, aldatan kulu olma.
- 33:15
Ha aldatılan, öldürülen kulu ol diye git de kendini illa beni öldürün diye, aldatın beni diye demek istemiyor. Ama kaçınılmaz bir durum varsa öldüren taraf, aldatan taraf olmaktan sakın diyor. وَفِي رِبَاةٍ بِرِبَاةٍ قَالُوا Sordular. اَوَ فَمَا تَمُرْنَا يَا رَسُولَ اللّٰهِ Sen bize ne emrediyorsun o zaman da ne yapalım?
- 33:35
Eğer rastlarsak o zaman da ki rastladılar yani. Ne savaşlar çıktı, sahabe arasında biliyorsunuz. Fekalemul kûnû olun ehlâse büyûtikum Ehlâs, Ahlâs, hilsin cemiyeti. hilsin cebinde, hils Hils, işte seccade, evde serilen bir döşek, şey döşek diyorum, işte efendim kilim. İşte efendim Hils. Hasır vesaire, kilim gibi bir şey, hils.
- 33:57
Onun cemiyeti ahlâs geliyor. evlerinizin kilimleri gibi olur. Yani evde serili bir şey, kenarda, köşede kımırtar mı? Kımırtamaz. Evlerinizin kilimleri gibi olun. Yani, evde serili bir şeyken artık köşede, efendim, kıpırtar mı kıpırtamaz. Ve firvânt, diğer bir vaatte velzemû, velzemû, yapışın, fiyâ orada, ecvâfe buyûtikum, evlerinizin cevfine, cevf karnıdır.
- 34:10
وَالْزَمُوٓوا Yapışın. Fiyah orada. Evlerinizin cevfine, cevf karnını da ver. Evin kapısına bile yakın durma, tam ortasında, en ucla köşesine git. Tam ortasında, en uçlar köşesine git zikrini yap, ibadetini yap diyor. Titnelere karışmayın, imanlarınızı Fitnelere karışmayın, imanlarınızı kurtarın buyuruyor.
- 34:24
Şeyh Muhammed Zekeriya Hazretleri öyle buyurdu Efendimiz'in en yakın dostu. Efendimiz Hazretlerimizin en yakın dostu. Öyle buyurdu. Hâdez zemân, Öyle buyururdu. zemânü sükût, vel hücûmil büyût, vel kût, hatte alâ temûd. Bu zaman Bu zaman, çok konuşmama zamanı, lüzumsuz konuşmama zamanı, çok kolay. evde durup ibadetini, vazifeni yapma zamanı,
- 34:44
işte bir de ölmeyecek kadar azıcık yemek zamanı. Keri kalan helal olsun diyor. Velâ lehu kâne malûmekum. Herhalde siz de malum oldu, Herhalde siz de malum oldu, yani haberiniz vardır. vardır. Enne küffâra de'l-harfi nevâk nekerküt, işte o Hristan'da bir yer, o nâhiyelerde. İşte o, Hristianda bir yer, o nahiyelerde.
- 35:01
Tehri'l-harf kâfirleri, mâ zâfâlu alel-müslimîn, Müslümanlara neler yapmışlar, minel-cevri, zulümler vel cefâ eziyetler, feyâzile-i yâmi, bu günlerde. Şimdi gazete neler oluyor? Bugünlerde, şimdi gazete neler oluyor. Ve mâ de'a neler yapmışlar? Ve maada neler yapmışlar, sana'u.
- 35:14
Maada ne şeyleri sana'u yaptılar, fi biladil islam, islam beldelerinde, ne tecavüzler, demek o zaman da aynı işte. bazen ne şeyleri senehu yaptılar fi bilâ dil-islâmiyye. Kafir geldi, ne yapar, karınaklarına tecavüz eder, yakar, yıkar, geçer. Ve eyyetü ihanetin. Ne büyük bir alçaklık, asabet, yani isabet ettihüm onlara.
- 35:35
Efendim, minhu, küffartar, deruhat kafirleri tarafından, müslümanlar ne zelilliğe, ne efendim, azaplara düştüler, hazele, mahzul etsin, rüsvay etsin, yardımsız bıraksın, hım o kafirleri kim, Allah'u subhanehu ve teala. Ve misluha delverdi, böyle bir gül keri, rayati, yani çok kötü kokan gül, bazı kişi de gül diye getiriyorlar, bakıyorsun hiç kimi kokuyor, geçen öğle oldu.
- 36:03
Yani bir tane getirmişler, öyle mi her şeymiş de, plastikmiş de, ama nasıl kötü kokuyor, bari plastiğin üstüne de bir kokusun bari mesela. Ondan sonra, böyle diyor kötü kokulu güller, mütefetteku, çok koparılıyor, kesiyorlar, çok, bir muhtaca, ahir zaman, ahir zamandayız, bunun icabı ahir zaman, 400 sene evvel diyor,
- 36:26
şimdi bedder zamandayız. Onun için, artık diyor, böyle müslümanlara zulüm, eza, cefalar, çok olur diyor, ve işte haddini açtı dünya, zulümle doldu, maalesef, milletin de din imanı yolda bulmuş gibi, heder oldu, yani sabahtan akşama akşamdan sabaha kafir olmak o kadar çoğaldı ki, bundan sakınmak için ehli sünnet itikad derslerini iyi dinlemek, sapıklara uymamak,
- 36:50
sahte şerh de aynıdır. Sahte şerhle uyarsan, yarın oradan helak olursun. O çünkü, ne yapamaz, madem taviz verip de, kendini Allah ile kulların arasında en büyük vesile makamını kabul etti, ona her şeyi kabul ettirebilen. Çünkü neden? E şimdi sen adam, haddini bilmiyor, haddini bilmeyene gerektir haddini bilmeyenlere haddini bildirmek.
- 37:11
Evladım, halâ teâte diyor, haddi açmayın diyor. ve me yeteâte hudûdallâh, Allah bir sınır koymuş. Konuşmanın bir sınırı var, iddianın bir sınırı var, marufu kerhî misin? İmam-ı Rabbânî misin? İtikadda müctehidim ben diyorum. Tamam der. Onun haddi çıkıyor, sınırında duruyor. Mahmud Efendi Hazretleri misin?
- 37:29
Benden sonra Mehdi'ye kadar vekillerimle yürüyecek. Rabıta ona devam edecek. Sen Mahmud Efendi Hazretleri misin? Müceddin misin? Nesin? Ama sen sınırını aşarsan, feulâkûn. Bu zalim diyor. Onlar ancak zalimlerdir. Yani biz önce kendi mahallemizdeki bu zalimlere uymamamız lazım. Çünkü ondan sonra biz şimdi,
- 37:48
tarikat işlerini, cemaat meselelerini ıslah etmezsek, yolla koymazsak, düzeltmezsek, bu şimdi bu kötü kokulu küller, çok koparılır diyor. İşte ahir zamanda ya, ondan sonra her tarafa yayılacak. Zulüm haddini aşar. Yanlışlık yanlışlıktır. Tarikatta bid'at çıkartmak şer'attakinden ehven değildir. Benim kaydım bu.
- 38:08
Febbetenallâhu Sübhanehu ve Yakûm. Allah bizi ve sizi ve cemî al-mü'minin bütün mü'minler, erkek kadınlar, alâ müteabbât-ı seyyidil-murselîne, Resûl gönderilenlerin Efendisi Muhammed Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem hakkıyla müteabbâte ve ona uyma caddesi üzerinde çokça sabit eylesin. O Nebi Zişan'ın ve onun Ehli Beyti'nin ve Âli Külli'nin,
- 38:30
diğer peygamberlerin, her birerlerinin Ehli Beyti'nin, ve âlel-melâiketi'l-mukarrabi'nin, Allah'ın mânen yakın olan melâike-i kirâma zarâtının üzerine olsun. Es-salâtu ves-selâmu, salâtü selâmlar. Amin.
Benzer sohbetler
43:47Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 6) 243. Bölüm 14 Ekim 202614 Ekim 2026 · 44 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 14 Ekim 2026
34:42Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 5) 242. Bölüm 7 Ekim 20267 Ekim 2026 · 35 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 7 Ekim 2026
38:05Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 4) 241. Bölüm 30 Eylül 202630 Eylül 2026 · 39 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 30 Eylül 2026


