14:22 / 25:03

  1. 00:17

    Bismillahirrahmanirrahim, elhamdülillahi rabbil alemin. Salâtu vesselâmü aleyhi ve seyyidil murselîn Muhammedin ve aleyhi ve sahbihî ecmaîn. İmam Rabbani Hazretleri itikadi konularda yazdığı mektubunda kalan dersimizle sıramızdan devam ediyoruz. Fe inkâne kâfiran sırfet. Bir adam diyor, Nevruz kutladı, bir adam yılbaşı kutladı, Noel kutladı, vesaire vesaire.

  2. 00:39

    Bu adamı diyor, son dersimiz buydu, kâfirlerden sayamayız, ebedi azaptan da kurtulması umulur, onun için kâfir olana af yoktur, mağfiret yoktur, ama kâfir olmayıp da büyük günahta işlese onlara kâfir denmez. İşte ben bu husustaki konuşmalarımı Mahmut Tanal'ın, yani bir milletvekili, FETÖ'nün fahri avukatı diyorum ona ben, adam resmen böyle bu yılbaşı kutlayanlara kâfir dedi ve dinden çıkar dedi.

  3. 01:08

    Ya bu kadar mı iftira olur, alenen kâfir olmaz diye bas bas bağırmıştık, dört tane konuşma tespit ettim yani. Burada da okuduk, bu mektubu ona anlatıyordu şimdi işte. İşte, fe inkâne kâfirân sırfen bir adam hâlis kâfirse, hâlis kâfir ne demek? Yaptığı haramı helal sayan, normal gören, ondan sonra ne var bunda diyen,

  4. 01:30

    zaten o zaman içki içmese de kâfir oluyor, Noel kutlamasa da kâfir oluyor. Çünkü harama helal dediği için. Ama o kâfir, hâlis kâfirse yani âyeti inkâr ediyor veya mütevatir hadisleri inkâr ediyor, işte işte haramları helal sayıyor, fe cezâu küfrî l-azâbul ebediyyû. Bunun kâfirliğinin cezası sonsuz azaptır.

  5. 01:52

    Çünkü bir insanın kâfir olması ayrı bir şey, günahkar olması ayrı bir şey. Adam sabaha kadar namaz kılıyor, camide cevap veriyor. Hiç kaçırmıyor. Ama şeriatı inkar ediyor. Bir hükmünü inkar ediyor. Bu adam kâfir oluyor. Bunun namazı, abdesti, sakalı, cübbesi kurtaramıyor. Öbürü meyanede, keranede her günahı yapıyor.

  6. 02:07

    Ama haram belli, helal belli. Ben inanıyorum diyor. Bunun imanı olduğu için, kâfir olmadığı için buna ebedi azap yok. Son nefeste iman tehlikesi. O iman tehlikesi Hacı Yavcu'ya da var, ayrı dava. Ama tabii ki günaha fazla müptela olan da tehlikenin boyutu biraz büyür. Ama müşahhas kimsenin son nefesini bilemiyoruz ki.

  7. 02:33

    Fücur demek, bütün fasıklıkları yapıyor. Bir kumar faiz buluş. Yani fücur ya, fücur, facir, her günah var. Ama miktâru zerre timnel iman-ı iznâ. Zerre kadar imanı varsa, geçen bir mektupta bu zerre kadar imanı açıkladım. Zerre kadar iman, her şeyi inkar ediyor diye, bir şeye inanıyor diye, zerre kadar iman olmaz.

  8. 02:52

    Her şeye inanacak ama hiç ameli yok. Amelinin nuru zerre kadar. İmanın nuru az. Zerre o demek. Yoksa iman bölünmez. Hepsini inkar et, birine iman et. O zaman sırf kâfir olursun. Bu başka bir şey, anladın mı? Nuru bakımı. Yani çok günahı var. Ama inanılacak zaruriyatı diniye inanıyor. O zaman, fe cezâul azâbul muvakkatu.

  9. 03:14

    Bunun cezası nedir? Muvakkat azaptır. Şefaat kapısı açıktır. Kâfir olmayana şefaat yerişir. Bunlar da devreye girer. Allah'ın rahmeti de devreye girer. Ama yine de yani azaba düşer. illa da düşer değil ha. İlla da düşer değil ha. Eli sünnete göre günahkarlar illa azap olacak diye illalık yok. Allah'a bir şey vacip değil.

  10. 03:38

    Çünkü ben furmâdûne le'al kelimen yeşâ. Dilediklerim için, dilediğim günahların hepsini, yavruluk dışında hepsini affederim diyor. Dilediklerim için, orada meşriyeti ilahiyeye bırakıldığı için illa azap olur bu adamın. diyemeyiz. Çünkü başka bir iyiliğinden Allah onu karşılar, onu biz bilmeyiz. Ama içkinin, cehennemde azâbıt var, zinânın var, âyet ve hadis var,

  11. 03:59

    namazı terk etmenin var, gayg kuyusu, esam kuyusu, bu ayrı, genel. Ama müşakasa indirdiğin zaman bu adam namaz kılınca öyleyse mutlaka gayg kuyusuna bu adam gidecek, özel ismiyle, soyadıyla. Bu eli sünnete göre denilemez, kimse hakkında. Çünkü Müslüman ölürse dünya kadar devreye girecek şefaatler var.

  12. 04:16

    Bir de Mevla'nın özel hafıfları var. E bu, ha gire de bilir. Girme ihtimali var. Çünkü neden? Namazı terk ettiğinden burada özel azaplar tehditine giriyor bu. Ama Ama illa girecek diye bir şey yok, illa çünkü. Lâ ecibu a'lâllâhi şeyh. Allah'a bir şey vacip olmaz. Muvakkat azap ve fişâ-il kebâhir, diğer büyük günahlarda, inşâAllahu teâlâ, Allah-u Teâlâ'nın dilediği gibi.

  13. 04:41

    Yalnız gavurlara benzemek, Noel gibi gavurların dinî merasimlerine katılmakta, kafirse ebedî azap var, müslümansa, yani muvakkat azap var diyor, sanki kesin diyor yani. Bir süreli yani, sürekli değil de, süreli. Bir azap var diyor. Ama diğer büyük günahlar buna benzemez. Bak şimdi, içki, kumar, faiz, buğuş, diğer günah, kebal.

  14. 05:09

    Ama işte onun için ben dedim. Kafirlere benzemek günahı diğerlerine benzemiyor. İşte o adama ne yaptı? Teveccüh etti etti, zerre kadar karanlık kaldıramadım diyor. Çünkü diyor, şirk şaibesiyle karışık günahlar öbürlerine benzemez diyor. Onu ben söyledim yani, o tehlike büyük olduğundan milleti uyarıyoruz yani.

  15. 05:29

    Hristiyan merasimlerine katılmayın, günlerini kutlamayın. Diğer günahlarda ama diyor, inşaallahü teâlâ, Allah dilerse gafara o, onu affeder ve inşa et, dilerse azzeme o azap eder diyor. Öbürlerinde dilerse affeder, dilerse azap eder diyor. Bu gavurlara benzemek günahında burada tabi meşiyete girer ama burada sanki imam-ı Rabbani açık ifadesi bu.

  16. 05:49

    Meşiyeti bile deriye sokmuyor. Çünkü o zuhuratında ona ilham edildi ya. Hakaletle müştehit biliyorsunuz. Yani bu şirk şaibesiyle karışık, şirk karışıklığı var bunun günahında, buna çok uğraşma yani. Bunun nuru geri gelmez dediler. Ama cenaze namazını kıl, Müslüman öldü. Ama azabı muvakkat yani, süreli bir azaptan da kurtulamadı anlaşılıyor diyor, buyuruyor.

  17. 06:12

    süreli bir azaptan da kurtulamadığı anlaşılıyor diyor, buyuruyor. Ve indel fakir, bu fakire göre kendisi ne söylüyor? Ennâ câbennâr maksûsum bil kufr ve sıfatil kufr. Cehennem azabı, kafirliğe mahsus şirk ve inkar, bir de kafirlik sıfatları. Sıfatları deyince, adam kendi kafir olmuyorsa da kafirlere benzediği için kafirlere teşebbütten ve müşâbihetten küfür sıfatına gürür.

  18. 06:38

    Bak dikkat et. Sanki öbür günahlar bile affolacağı daha garantileniyor burada. İster azap birkaç bin senelik muvakkat olsun, ister mukallet olsun. Yani yedi bin sene, on bin sene, elli bin sene, yüz bin, iki yüz bin, hem müebbeden sonsuz. Yani mukallette atı tesir sayalım. Peki, şey de olsa, yani birkaç bin sene, birkaç senelik yanacak azap da olsa,

  19. 07:11

    mutlaka diyor, onun da bir küfür sıfatı vardır da onun için o düştü, azaba olmuştur. Acayip bir şey söyledi şimdi. كَمَا سَيِّدُوا تَحْكِيكُوا Bunun incelemesi gelecek. Kemal Seyidi diyor, tahkik ol. Tahkik edeceğim diyor. Ve emmâ lûl kebâiril lezîne lem yuffakû littevbet. Tövbeye muvaffak edilmeyen büyük günah sahipleri.

  20. 07:31

    İçki, kumarla, faiz, lezîne hâlâ adam ömür geçirdi. Veyahut da işte neyse. Ve tövbe edemeden öldü. Şimdi tövbesi yok ki. feyuhfe rabiha zunubûn günahları o tevbe sebebisiyle bağışlansaydı da ahirete fatura kalmasaydı. Ama tövbe edemeden öldü. velem yene alüşşefâte Peygamberden, alimden, veliden, şehitten bir şefaata da erişemedi.

  21. 07:54

    Peygamberden, âlimden, velîden Öyle şimdi şefaatta. herkese yok. Mevla'ya izin vermeden Mevla izin vermeden olmuyor. olmuyor. Bu şefaata da Bu şefaata da erişemedi. erişemedi. Ve mücerredel afvi vel ihsani Allah Teala'ya şefaatsiz, tövbesiz, mücerred afiyet gibi kullanıyorum. Allah-u Teala'ya şefaatsiz, tevbesiz, mücerred İhsan ediyorum sana, ikram yapıyorum.

  22. 08:18

    Buyurduğu kullar da olacak. Tövbeden mahrum, şefaattan yoksun. şefaattan yoksul. Ama Mevla affını devreye de sokacağı kullar var. E peki bunlara, ona da erişemedi. Ve lem tü keffer kebâirû meyzâ bil âlâmid dünyeviyyeti bir âlem yazıyor burada, yanlıştır. Bir alem yazıyor burada yanlıştır, elif lamla olacak.

  23. 08:36

    Bil alami dünyeviyeti ve miha niha. Eliflemli olacak. Büyük günahlarına kefaret olmak, hani tevbe edemedi. zorundasın. Ama hiç olmazsa kanser olur, bilmem ne olur, ağrılar çeker, sancılar çeker, ölürken bir temizlik olur. Adam tevbe edemedi ama hastalık dünyada çileler onu temizler. Bu adam dünyada acılar çekerek ve mihnetler çekerek büyük günahları öyle de temizlenmedi.

  24. 09:03

    Yani hiç hasta masta da olmadı. Başı da ağrımadı. Fakir de kalmadı. Tam cehenneme doğru gidiyor bu durum yani şu an. Dünyada iyilik gibi gözüküyor ama durum, ahiret açısından durum vahim. Hiçbir temizlik yok. İşte onun için. Adam dedi, yada kadın neyse hiç başımı ağrımadı. Yada adamdı. Hiç hasta olmadı.

  25. 09:33

    Adam giderken buyurdu. Cehenneme elinden birini görmek isteyen şuna bakabilir. Neden hiç hasta olmuyor? Yani hasta olmasın, elem olur, dünyevi sıkıntı olur, fakirlik olur, hakirlik olur, hiçbir belan yok ya. Bu ne rahatlık? E şimdi o zaman ya günahın yok, ona karışmam. Kimsenin ne yaptığını bilmiyorum.

  26. 09:55

    E günahın varsa da ahirette hesabın çok. Çünkü dünyevi sıkıntılarla da büyük günahlarını temizliyor. büyük günahların kefareti olmadı. Ev bişey değildi sekeratilme. En azından hasta olmadın, şu olmadın, bu olmadın. Ölürken can çekişmen kuvvetli olmadı. Çünkü eğer ki bir adam günahkarsa, en nihayet, tevbesiz de ölüyorsa, son nefesinde çok ağır bir sekerat var.

  27. 10:19

    hali, komalar ama yani acayip tabi komada deyince adam acı çekmeyi anlamına gelmedi. Çok ruhani azaplar, neler oluyor tabi bazen tıplı adam bağırmıyor, çağırmıyor diye yani acı duymuyor mu zannediyorsun? bazen adam bağırmıyor, çağırmıyor diye yani, Efendim, ölüm sekeratı da adamı temizler. Allah cümlemize, hayırlı, kolay, güzel ölümler nasip eylesin.

  28. 10:42

    Yani sekeratımızı asan eylesin. Rabbim, o ana kadar, tevbetsiz yaşamaktan bizi muhafaza eylesin. Çünkü tevbemiz olursa zaten Allah'a feda. Ama o ana gelmiş, tevbe edemem, yine Rabbim acıyor, cehenneme düşmesin bari, burada hesabı kapatayım. Ne yapıyor? Ölümde onu zorluyor. Ağır bir ölüm hali geçiriyor yani, çok sekerat, şiddetli.

  29. 11:05

    Yani acısı çok. Umulan olur ki en yük defa yetinilecektir. Bunlardan bir kısmının azabı, bir azabil kabri. Kabirde bu azap çekecek, dirilene kadar. Veya bir zamanda kabir azabı da durur. Mesela adamın günahının kefareti, 20 senelik azaptadır. 100 senelik, 2-3 senelik. Aşinin 7 bin senedir yatan var, yani 6 bin senedir.

  30. 11:31

    Ölmüşler var. Hala kabir azabı devam eden vardır. Ama bir kısmının Müslüman öldülerse, günahları da çoksa ve kefaret olmadıysa, tevbeye muvaffak olamayanlar için konuşuyorum, kabir azabları bitmiş olabilir. Yani 1000 seneden sonra kabir azabını durdurur Mevla, cezası bitti. Çünkü bazı mübarek gecelerde de durduruluyor biliyorsunuz, beraat gecesi vesaire.

  31. 11:55

    Yani hediye gönderiliyor, sadaka gönderiliyor, dua yapılıyor falan ya, onlar da erişiyor falan. Bir de bakın şu kabir azabı kesilir. Çünkü kabir azabı kesilmeye ihtimallidir. Kabir azabı, cehenneme giren kafirler gibi ebedi bir azap değil. Bundan dolayı, kabir azabıyla yetinilebilir. Ya kabir azabı dirilene kadar sürer, ya da bir noktada durur.

  32. 12:18

    Bu kısmın bir takımında kabir sıkıntıları bulunmakla beraber kabirde çeker. Her türlü azabı, belayı Allah Allah. Yetmez. Yani kabirdeki çektiği paklamaz. Günahları temizlemeye yetmez. O zaman Kıyamet gününün dehşetleri ve şiddetlerinde 50 bin senelik sıkıntılarla da temizlik olur. Çünkü daha cehenneme gitmeden önce bu işler.

  33. 12:47

    Mevla istiyor cehenneme hiç gitmesin. Müslümanlar kurtulsun istiyor. Evet. Umulan odur ki günahları kalmaz. Sekeratta çeker, kabir azabında çeker, mahşerde çeker. Ha kimininki sekeratla temizlenir, tamam, kabire kalmaz. Kimininki kabirde birkaç bin senede, birkaç yüz senede, neyse bir sürede biter. Devam etmez.

  34. 13:09

    Kimininki kabir azabı dirilene kadar sürer, yine günahına kefareti bitmez. O zaman mahşerde 50 bin senelik bir süreçtir. Orada da birkaç bin senede biter, 10 bin senedir, o da ayrı bir şey. Veya sonuna kadar mahşerde çile çeker. Sürünür süründürülür, her türlü belayı görür. Ama neticede maksat ne? Günahı kalmaz.

  35. 13:29

    Hatta Cehennem azabına muhtaç olunmaz. Yani Mevla onu ateşte azap etme lüzum kalmadı buyurur. Zaten Allah'a bir şey vacip değildi yani. Hesabın kesildi buyurur. Ve çok sıkıntılardan sonra cennet yüzü görür. Ne lüzum var şimdi bu sıkıntılara ya? Efendimiz'in dediği gibi uslu kul olsak, doğru düzgün adam olsak, en azından günahsız duramıyorsak da tevbesiz durmasak,

  36. 13:59

    tevbeye muvaffak olsak, yani daha iyi değil mi arkadaşlar? Bu işi uzatmanın ne gereği var? Biz zayıf insanız. Zora görünce abdestimiz bozulur. Yani biz hangi işkenceye azaba dayanabiliriz ki? Yapmayalım ya. Yapmayalım haramları, günahları. Kafirlere benzemeyelim daha. Bilmiyorum o hakikat bu nedir ama hakikaten ne lüzum var bence?

  37. 14:22

    Ben Atatürk okuyan biri olarak ses duymaya mı ihtiyacım var yani? Ya Atatürk oğlu hoca da onu dinletmiş. Bir kere dinlettim diyor, bir daha dinleteyim dedi. Bir daha dinletiyor millete yani. Bu Ruslar bir şey yapmışlar, yerin dibine inmişler, bilmiyorum. Ben incelemeleri bilmiyorum ama alenen televizyondaki şeyde izlettiğine göre herhalde bir araştırma yapmıştır.

  38. 14:42

    Mahmut'a bakarsak, yani kaç bin metreye inmişler. Orada büyük cihazlar koymuşlar, dinleme cihazları. Ne azap sesleri geliyor ya. Adam diyor, e şimdi bunlar Mevla bazen duyurur derdi efendim sana. Herkese göstermez, herkese işittirmez. Bazen işittirir ama bu imtihan olsun diye. Tabi o, nedir? Nedir? O, Meztar-ı Hunefiyyâ'yı okuyor yani.

  39. 15:03

    Cehennemde bağırıp çağıracaklar. Tabi ki cehennem yedi kat yerlerin dibindedir. Ateş, mağama tabakası. Yani cehennem yerlerin altındadır ama şu anda yani ne bileyim birkaç bin metre gidip de oradan o seslerin duyulması, cehennemin sesleri bana şey gelmedi. Kitaba, sünnete biraz muvaffık düşmedi ama ve kelle âyine kitâbel füccâr lefî siccîn yani facirlerin dosyaları siccindedir.

  40. 15:26

    Siccindedir ve mâ dirâk-ı mâ zîn kitâb-ı merkûm yani mühürlü bir dosyadır. Şeytanlardan, cinlerden geberenler orada hapis oluyor yani onların şeytanlar, cinlerden de geberenler oluyor da kafir cinlerden. Bu, iblis ve zürriyeti başka. Efendim, cinler başka. Yani o da cinlerden bir tayfedir ama ona ölümsüzlük verilmiş.

  41. 15:48

    Fakat cinlere ölümsüzlük verilmemiş. Uzun yaşarlar ederler ama bizim gibi ölüyorlar. Bunların da çoğu kafir tabi ki. Onun için cinlerin, şeytanların yani şeytanların zaten hepsi kafir, cinlerin hepsi kafir değil. Ervahın ruhları siccindedir yani kafirlerin. Kafirler de biliyorsunuz lâ tufettehulû mebbâbü's-semâ gök kapıların ruhları açılmıyor, oradan aşağı atılıyor.

  42. 16:12

    Ayet-i Kerime'nin tefsirinde çok anlatıyordum, Mirac dersinde. O da siccine iniyor yetikat yerinin dibine. Onun için tabi burada ruhların azabı var. Yani dünyanın içinde, toprakların altında var. Çünkü siccin dünyadadır. Tehteler azın yani dünyadadır. Dolayısıyla işte mama tabakasıdır, şu tabakasıdır bilmiyorum.

  43. 16:31

    Tabi şu andaki teknolojinin ulaşamadığı tabakatta var. O sesler, Allah Allah, bilmiyorum tabi ben. Yani şey de var internette. Azap şeyleri, nasıl bir sesler, nasıl bir kalabalık, herhalde onu yükselticiyle mi yükselttiler sesini bilmiyorum. Rus şeyler, arkeologlar ama çok üzerine gitmişler. Hatta harareti 2000 küsur derece.

  44. 16:52

    Olmaz böyle bir hararet demişler. Sonra meraklılıklarından işi bırakmamışlar. Neler etmişler, neler etmişler. Orada ses cihazları takmışlar, altına indirmişler. Ama büyük bir tehlikeli bir iş yani. Hararet derecesi dünyada bilinen bir derece değil. O kadar inmişler işte. Rusya'da bir bölgede kazı yapmışlar, neyse.

  45. 17:08

    Yani var internette. Sesler var ya. Birisi diyor bu seslerden sonra namaza başladım. Ya arkadaş sana bu kadar ayet-i hadis okuyoruz. Cehennem var, Gaya kuyusu var, Esen kuyusu var. Ondan sonra kabirde yılanlar var, akrepler var. İnternetteki sesle adam namaz. Neyse korksa nereden korkarsan kork. Bir yerinden tutalım, namaza başla kardeşim.

  46. 17:30

    Ama bu kadar vaaz ediyoruz. Biz ne anlatıyoruz sana? Ne anlatıyoruz sana? Hikaye mi anlatıyoruz sana? Bir vakit namaz, 80 sene azap var. Yan yanacaksın. Tabii ki inşallah Müslüman ölenler siçine inmez ama. Kafirlerin ruhları, cinlerin ruhları. Mahpusul cin, cinlerin hapishanesi var orada. Yani ne bağırış ama, ne bağırış.

  47. 17:49

    Ne ses karışması ya. Yahu ne düzelmesi var, ne çıkması var, ne kurtulması var. Ne avukatı var, ne temyizi var. Ne ölmesi var, ne yanması var, bitmesi var. Devamlı bağırmak. Dayanılacak bir şey değil. Yani sekerattaki şiddete bile dayanamazsın. Ya uslu kul olalım, tövbe edelim, Allah'a dönelim. Gavurlara benzemeyelim.

  48. 18:09

    Ehl-i sünneti itikadıyla bezenelim. Sonra kılığımızı, kıyafetimizi, sakalımızdan, başımızdan, takyemizden, şalvarımızdan, çübbemizden, şarşafımızla, her şeyimizle Müslümanlara benzeyelim. Ehl-i sünnet olalım ya. Tabi ehl-i sünnet itikadı kılık kıyafete bakmaz. O ayrı bir şey. Ama her şeyimizle ehl-i sünnet Müslümanlara benzeyelim de kardeşim ya.

  49. 18:31

    Ne sıkıntıya giriyorsun, sokuyorsun başını ya. Durum bu. Kavlu Teala, Allah Teala'nın kavli şerifinde Bu da benim dediğim manayı destekliyor. Burada Allah'ın zulümden maksadı şirktir. Bütün işlerin hakikatlerini yani Allah bilir Celle Celaluhu. Sadece o bilir esasen ama bildirdiği kadarıyla biz de biliriz demek istiyor.

  50. 19:09

    Zulmün Kur'an'da geçtiği bazı yerlerde şirk kastedilir. Çünkü Şirk büyük bir zulümdür. Ayette de var. Çünkü onu anlatıyorum hepsi. Allah'a yapılan haksızlık olduğu için. Ortak isnat etmek suretiyle. Ayet-i kerimede ne buyuruyor? Ehl-i sünnete göre imanımız tamam. İmanlarını şirkle karıştırmayanlar.

  51. 19:33

    Şimdi iman bir bütündür. Ya vardır ya yoktur. Tecelli kabul etmez. E imana şirkle nasıl karışacak? İşte oradan maksat, inancının içinde Allah'a ortak koşmak var demek değil. Orada maksat, kafirlere ve müşriklere benzemek suretiyle şirk şaibesi içi içine sokmak. Amel demektir o. Ama amele giren şirk şaibesi

  52. 19:57

    yani kafirlere müşâbet, yani kafirlere benzemek derken sadece ben pantol, ceket, kravatı konuşmuyorum, burada esas konuştuğumuz mana ne? Yılbaşı gibi dini bayramlarını kutlamak ve kutsamak, kilise hainlerini kutlamak ve kutsamak, onların da dinlerinin doğru olduğu veyahut da onların da kutsalları var diye saygı ve tazim.

  53. 20:18

    Ya saygı ve tazim de bir bakıma insanı tam kafir etmez çünkü İmam-ı Rabbani geçen fıkırlarda tazimi küfre sokuyor ama İmam-ı Rabbani burada tazim edenleri de sokuyor. Ondan göre tazim edip manaya dikkat verelim. Yani ben onun için tazime mana verirken illa tebrik, kutlama veyahut

  54. 20:40

    değer verme şeklinde vermiyorum İmam-ı Rabbani'ye göre konuşuyorum ama fıkırlarda öbür manada kafir eder diyor. Ama İmam-ı Rabbani anladı ve bak, günlerine tazim etseler de yani müslümandırlar diyor. Ona göre tazim yani o şirke götürecek tazim şu, kutsallığını kabul etmek. Kutsallığı şu demek, Allah'ın dinde bu din de meşru.

  55. 21:04

    Allah'ın dinde bu bayramları bunların dini, Allah'ın makbulü yani. E bunu dediğin zaman e tabii ki herkese göre şirk oluyor. Herkese göre şirk oluyor. Kurtarı tarafı yok. Ama işte adet, örf olmuş, gelenek, görenek vesaire işte. Ve bu tazimleri de insana kafir dediğin zaman tabii müslüman kalmayacak memlekette.

  56. 21:23

    Onun için İmam-ı Rabbani'ye göre orada yine ilhak etmeyelim kafirlere buyuruyor. Ama İmam-ı Rabbani şunu demek istemiyor. Yani sen Hıristiyan'ın bu dini bayramı, kilisesi kutsaldır. Allah'a ibadet ediliyor burada. Allah bunu kabul ediyor gibi kullanırsa onu İmam-ı Rabbani, onu kastetmiyor. onu kastetmiyorum Buraya da imana verelim.

  57. 21:40

    Yani iman edenler ve imanlarını zulüm ve şirkle karıştırmayanlar. emniyet ve güvence azaptan kurtuluş Azaptan kurtuluş sadece onlara aittir. وَالْمُهْتَدُونِ Hidayet bulanlar da sadece onlardır. Şimdi azaptan güvence ne demek? Hiç cehenneme girmeme garantisi demek. Hiç cehenneme girmemek için diyor sadece müslüman olmak yetmiyor.

  58. 22:00

    İmanını zulümle karıştırmayacaksın diyor. Yani her müslüman direkt cennete gitmeyecek. Müslümanlardan cehenneme de gidecek var. Çünkü neden? İman edenlere emniyet var buyursaydı, bütün müslümanlar garantili değildi, azap yoktu. Ama Kayı'da ilave ne buyurdu? İman yetmedi. İmanlarını zulüm ve şirkle karıştırmayanlar.

  59. 22:20

    İşte onun için İmam-ı Rabbani hasta ziyaretindeki adamın durumu neydi? Kafirlerin, Hintlilerin, Hinduların bayramına katılmak vardı. Kutsal bayramına katılmaktan dolayı son nefeste iman tehlikesine girdi. Fakat yine de kafir ölmedi. İmam-ı Rabbani'nin bildirildiğine göre. Ama buna mutlaka bir azap olacak buyurulması.

  60. 22:42

    Ve İmam-ı Rabbani teveccühlerinin burada kar etmemesi. Nedendi? Buradaki günah içki, kumar, faiz, fuhuş gibi nefsani, şehvani, kebair günah gibi değil. Allah'a ortak koşanların kutsal saydıkları günlere karışmak meselesinden buranın günahı şirkle hafif bulaştı. Adamı gavur etmedi ama şirk şahibesi yani.

  61. 23:05

    Onun için ne dedi demir mektubu attığında? Cehennemde mutlaka az bir zaman giren Müslüman da olsa onun günahı mutlaka kafirlik değildir. Tabii ki Müslümansa kafir değildir. Kafirlilerin sıfatlarıyla ilgili şaibeli bir günahtır. Benzemek gibi. Yoksa anlaşılan yani millet cennete gidecek. Anlaşılan. Cehenneme girenlerde mutlaka bir kafirlere benzemek.

  62. 23:31

    Kafirlerle karışıp, yani görüşmek anlamında karışıp görüşmek kastetmiyorum. Bir bulaşma var yani. Gününe katılıyorsun yani. Ne onun gibi yaşıyorsun, ne onun gibi giyiniyorsun, ne onun gibi. Bu müşahabiyetin tehlikesi buradan da anlaşılıyor. Onun için manzara buyuruyor. Bu hadd-i kerimede bu manayı destekleme ayettedir.

  63. 23:49

    Dolayısıyla azab-ı cehennem ya kafirliğe mahsus ya da kafirlerin sıfatlarıyla bir benzemeye mahsus. Karışmaya mahsus. Yani bu büyük bir iddiadır tabii ama ben senin bu görüşü acayip bir şey. Sanki küfür sıfatıyla bulaşmayan noktalarda günahlar, çileler, mahşerde falan hepsi temizlenecek anlaşıldı buradan.

  64. 24:13

    Bir müjdedir. Bizim gibi küfür şaibesi ve kafirlere müşahabetten mümkün mertebe çocukluğumuzdan beri uzak duran ama günahlarımız bulunan bizim gibi günahkarlar için bir müjde oluyor tabii. Çünkü şirk şaibesinden çok uzak duruyoruz yani. Bundan dolayı.

  65. 24:29

    Ama bakma Vehhabilere göre kabir ziyaretine gidiyoruz şirk o şirk bu şirk onlara bakma onlar zaten atlatmış raydan çıkmış cehennem köpekleri. Onların dinde itibarı yok yani. Biz ehl-i sünnete göre konuşuyoruz. Ehl-i sünnete göre şirk şaibesi müşriklere benzeme şeylerine uzak duruyoruz. şirk-i şahibesi, müşriklere benzeme şeyliğine uzak duruyoruz.

  66. 24:45

    Mümkün mertebe uzak duruyoruz. İnşallah azabına da düşmeyiz. Ama bu işlere karışanlara da Allah Teala tevbe nasip etsin, ıslah etsin, ideat etsin, Rabbim fazl-ü keremiyle onları da döndürsün. döndürsün, onları da cehenneme az bir süreliğine girmekten kurtarsın, muhafaza eylesin. Amin.