Mektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları (1. Cilt 266. Mektûb - 37) 37. Bölüm 21 Aralık 2016
21 Aralık 2016 · 54 dk
48:35 / 53:18Şu an 48:35 / 53:18
Transkript
138 satır
- 00:30
Mektubat Şerife'den kaldığımız yerden devam ediyoruz. Mamur Abban Hazretleri 1. cildin 266. mektubunda Şeyh'inin iki oğlu Hacı Abdullah ve Hacı Obeydullah Hazaratı'nın kabirlerinin resimlerini bu dergide sizlere tab etmiştik. Bakıbili Hazretleri'nin iki oğluna yazdığı bu mektupta, uzun bir mektuptur, epeydir aylardır devam ediyoruz derse,
- 01:14
kaldığımız yerde bir soru cevap ile bizi bilgilendiriyor. Bismillâh, fenkı ile eğer denilirse ki, innelil küffârim, şüphesiz kafirler için vardır, nasîben minel rahmeti fî d-dünyâ, dünyada rahmetten nasipleri var, kemâ hakkaktehu, sen de bunu inceledin, fî mâsebak, geride bunu da söyledin yani mektubun bir evvelinde,
- 01:42
fekeyfettekûnû, o zaman nasıl oluyor sıfatun rahmeti fî d-dünyâ, dünyada onların hakkında vuku bulan rahmet sıfatı, râfiaten kaldırıcı, lil'adâvetiz zâtiyeti, Allah Teâlâ'nın öz zâtının küfre küfre ve kâfirlere düşmanlığını nasıl kaldırıyor.
- 02:02
Şimdi gerideki beyanında bir önceki derste, geçen hafta yapamadık çok maalesef, çok üzüldüm ama işte baş edemedim, fırsat bulamadım da, yani iki ders evvel olmuş oldu, yani on beş gün evvel. Orada şunu buyurmuştu, Allah Teâlâ'nın kâfirlere olan düşmanlığı zâtıyladır, kâfirlere ve kâfirliğe. Ama müslümanların günahkarlarının işte içki, kumar gibi günahlarına olan düşmanlığı
- 02:34
sıfatlarıyladır. Öz zâtıyla müslümana düşman olmaz. Çünkü ne olursa olsun imanı var, buyurmuştu. Bu itibarla yani kâfirlere olan düşmanlığı zâtıyladır. Bu nedenle hiçbir iyi amelleri o Allah'ın zâti düşmanlığını kaldıramaz. Yani bir kâfir fakirlere bakabilir, yetimleri yedirebilir, bir iyilikler, bir işler yapabilir.
- 03:04
Ama ne yapamaz? O iyilikleri, onun azabını kaldıramaz. Hani diyoruz, Ceryan buldu bu kadar, faydalı iş yaptı da falan, cehennemden kurtulur mu? Kurtaramaz mesela. Kâfir öldüyse tabi. Şimdi hal böyle olunca, peki dünyada kâfirler yiyorlar, içiyorlar, ve rahmeti ve sead külleşe, rahmetim her şeyi kapladı, Allah buyuruyor.
- 03:26
E kâfirler de eşyadan bir şey, yani mevcudattan, onlar da bir varlıktırlar. Onları da kaplamış. Peki dünyadaki bu kâfirlerin iyiliği, yani geçimleri, rahatlıkları, bollukları falan, onlara Allah tarafından isabet eden, dünyalık rahmetten dolayıdır. Bunu anladık. Peki o zaman dünyadaki bu rahmet sıfatı, Allah-u Teâlâ'nın kâfirlere dünyada ulaştırdığı rahmet sıfatı,
- 03:59
Zatının düşmanlığını nasıl kaldırıyor da bunlara bu rahmeti ulaştırabiliyor denilirse, ucibu, şöyle cevap veririm. Yani ucibe de olur tabii ki. Cevap, şöyle cevap verildi. Enne husûle râhmeti. Rahmetin gelmesi lil kâfirîn. Kâfirlere rahmet hasıl olması fit dünyâ. Dünyada kâfirlere diyelim işte, zenginlik, bolluk görüyorsunuz.
- 04:33
Bütün İslam alemi Müslümanlar. İslam alemi Müslümanlar, ehl-i sünnet coğrafya, kan revan içinde, ateş içinde. İşte gâvurları görüyorsunuz, Avrupa, Amerika, bilmem ne. Bunlar da bir dünya bakımından İslam alemindeki kadar bir sıkıntı yok. sıkıntı yok. Ama Ama innemâ ve ancak bu bi'etibari zâhir ve sûreti, bu görünüş ve görüntü itibariyledir.
- 04:51
inne mâ ve ancak bu bir itibari zahiri ve sûreti bu görünüş ve görüntü itibari iledir. ve mâ fil hakkati işin gerçeğinde fevvesli Bu Allah'ın onları yavaş yavaş cehennemdeki sonsuz azaba çekişidir. Bir tuzaktır fî hakkîm onlar hakkında. Çünkü neden? Çünkü neden? E birkaç gün dünyada 50-60 sene, 80-90 sene işte gavurlar biraz da uzun yaşıyorlar.
- 05:12
E birkaç gün dünyada, elli, altmış sene, seksen, doksan sene işte gavurlar biraz da uzun yaşıyorlar. Yani bilmiyorum, Avrupa ortalaması herhalde bizim Orta Doğu'dan fazla gibi. Seksen, doksan, doksan falan olanları çok. Bu, onların azabının artmasına sebep oluyor. Onların helâkine sebep oluyor. Bir de yüz sene yaşasaydım, ortalaması doksan olsa ki doksan değildi peki ama
- 05:39
ortalaması doksan, yüz olsa e cehennemden kurtarabiliyor mu? Kurtaramıyor. E yüz sene nasıl geçiyor? Dakka gibi geçiyor. Ne oldu o zaman? E sonra ebedi azabı olduktan sonra e bu yüz sene hiçbir şey değil. Bir de burada aldığı keyif ve lezzet daha beter şey olur. Çünkü dünyada sıkıntı çekse, ahirette de belki sıkıntıya biraz alışmış olur.
- 05:59
E dünyada sıkıntı çekmeyince ne oldu? Birden ebedi sıkıntıya düştü. Hepten hakkında bela oldu. Onun için ve kabulü teâlâ, Allah-u Teâlâ'nın şu ayet-i kerimesi estaizu billah ehsebûne kafirler sanıyorlar mı ki enne mâ nü'middûm enne mâ o şey ki nü'middû ee destekliyoruz mü onları bi onunla min mâlin yani mal bakımından ve beni yine oğullar olarak erkek evlatlar mallarla
- 06:24
kafirlere verdiğimiz yardımlar ve destekler nusâri'u levum fil hayrât biz onlar için hayırlara koşuşuyoruz. E biz onların iyiliğine mi veriyoruz bu malı mülkü bunlara? bellâheş'urûn Gerçekte hiçbir şey anlamıyorlar. Kafirin aklı olsa müslüman olur. Niye anlamıyor? Zannediyor bana şöyle mal verildi, mülk verildi efendim sağlık verildi, sıhhat verildi falan ooo ben iyi adamım
- 06:51
doğru yoldayım, hristiyanlık doğrudur falan halbuki ne alakası var? ebedi ahirette azaba düşecek ee dünya onlar için bir cennet gibidir efendim müslümanlar için zindan gibidir bu itibarla Mevlamız yani zaten ahirette ebedi cennette hiç nimetleri yok ebedi azapta kalacaklar bari dünyada biraz yesinler içsinler hesabı yapıyor ve kavli-i teâlâ yine şu hadd-i kerime
- 07:22
Allah'ımızın kavli-i şerifi senestedricuhup biz onları derece derece kademe kademe azaba doğru çekiyoruz ama minhayitü lâ ye'lemûn bilmedikleri taraftan şimdi mesela bizde olsa başımıza bir hastalık geliyor, hastalık hastalığı getiriyor işte yaşlılık, kanser hani insan bile bile diyor ki artık ölüme gidiyorum, ahirete gidiyorum falan veya islam ülkelerinin durumu kötüye gidiyor
- 07:49
insan da göz göre göre diyor yani mesela bir 6 senedir, 7 senedir bir Suriye sorunu, Halep sorunu yani Suriye'nin sorunu göz göre göre artık iyiye gitmediği, kötüye gittiğiyle anlaşılıyor e şimdi ama şimdi Avrupa Birliği keyfinde Amerika keyfinde, Hristiyan alemi keyfinde bunlara bir şey yok gibi gözüküyor
- 08:09
şimdi onlara bilmedikleri taraftan azap geliyor çünkü neden? onlar bakıyorlar ekonomimiz şöyle düzgün efendim Suriye'yi işgal ettik, Irak'ı işgal ettik efendim Körfez ülkelerini elimize aldık Suudi Arabistan'a üst kurduk petrol elimizde falan
- 08:24
şimdi onlar bunu bir iyilik hesabı yapıyorlar fakat bilmedikleri taraftan azaba doğru götürüyorlar hem dünyada bela gelecek başlarına akıbet hem de ahirette ebedi azap yani adam nimet sandığı yerden azap gelirse o şok yapar ama şimdi zaten insan ya benim durumum gitgide kötüye gidiyor bizim Müslümanların durumu bu her gelen gün geçeni aratacak hadis-i şerif yani
- 08:51
illa vellez-i badev şerru menuh Bukhari hadisinde her gelen gün geçenden şerli olacak yani biz bunu bildiğimiz için dünyada bu imtihanların şiddetleneceğini çünkü Müslümanlara ahirette azap olmayacağını ama Müslümanların dünyada günahları olduğunu bu günahları da Allah dünyada temizleyeceği için
- 09:09
diyeceği için, ahireti bırakmamak için hesabı, ha keşke günahsız olsaydık, hiç belasız dururduk. ahirete bırakmamak için hesabı ama madem de onu günaşlıyoruz Ama madem de onu günah işliyoruz, ümmet-i ümmet-i merhumet-i, benim ümmetim Allah'ın benim ümmetim Allah'ın rahmetine mazhar bir ümmettir rahmetine mazhar bir ümmettir.
- 09:22
La azâbe aleyha fil âhiret. Benim ümmetime, müslümanlara la azabe aleyha fil ahıra benim ümmetime Müslümanlara ahirette azap yok e peki ümmet günahsız mı? e değil bütün Müslümanlar günahkar e bu günahlarına karşılığı cezası çıkacağına göre azabu hafid dünya el fil tenü ve celazilu Ebu Davud hadisi olarak hatırlıyorum benim ümmetimin azabı dünyada verilir o da nedir?
- 09:45
iç savaşlardır fiten bakın görüyorsunuz e işte Hür ördü bile Özgür Suri ordusu bile kendi içinde savaş yapıyor yani devamlı bizim ümmet kendi içinde savaşıyor taa Hz. Osman Efendimiz'in şehadetiyle başlayan Medine baskınından, Hazreti
- 10:05
yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den on, on beş sene sonra bir şey, yani zaten Hz. Ebubekir Efendimiz iki sene yaptı hilafet, iki sene küsur, Hz. Ömer Efendimiz neyse on küsur, yani on iki sene sonra, on üç sene sonra patladı bu iş, bu kapı kırıldı. Bugüne kadar durmuyor bak iç savaşlar. Bin dört yüz senelik mesele.
- 10:27
Çünkü benim ümmetimin azabı dünyada verilecek iç savaşlar ve zelzeleler. Yani İslâm coğrafyasında zelzele de çok olur. Toptan ölümler çok olur. Bunlarla temizleyecek, Allah benim ümmetimi diyor, azabı ahirete kalmayacak. Kafirler niye rahat? E ahirette ebedi azapları var, bari burada biraz rahat etsinler.
- 10:48
Onun içindir bu. Yoksa kafirler hak yolda olduğu için rahat değiller. Müslümanlar batıl yolda olduğu için azapta değiller. Ama Müslümanlar günahları olduğu için dünyada temizliğe ihtiyaçları var. Çünkü bu temizlik burada yapılmayınca, ahirette iş daha zor. Ahiretteki azabı görsek, derdik ki dünyada temizle beni, ahirete bırakma yarabbi derdik.
- 11:10
Ama şimdi anlamadığımızda, niye bu bela geldi bana diyoruz. Acıdığı için geldi sana bela. Burayı doğru anlamak lazım. Onun için Mevla ne buyuruyor? Kafirleri biz azaba çekiyoruz. Ama nereden azaba çekiyoruz? Bilmedikleri yerden. Ne demek bilmedikleri? Zenginlik geliyor. Adam bunu azap kabul eder mi?
- 11:29
Ekonomi düzeliyor. İslam alemini işgal etmiş. Libya'yı bilmem neyi, Suud'u, şurayı, burayı. Her yerde şey yapmış, müstemleke yapmış. O neyi? İngiltere. Durumumuz çok iyi diyor, zannetiyor mesela. Bilmedikleri yerden azaba çekiyoruz. Çünkü neden? Azap geliyorum demiyor. Nimet geliyorum diyor. Bunlar da bakıyorlar, aldılar.
- 11:51
Aa ne bolluğumuz var. Dünyanın ağası biziz, pasası biziz. İngiltere projeyi çizer, Amerika uygular. Bütün olan da Müslüman'a olur. Sen öyle zannet. Gebermeniz az kaldı nasıl olsa. Bilmedikleri yerden azaba çekiyoruz. Çünkü onlar nimet gibi gördükleri yerden bela geliyor. Sıkıntı burada. Ama bir adam sıkıntılı bir süreçten önünde bir sıkıntı gördüğü zaman buradan sonra
- 12:22
bir nimet gelirse çok rahat olur. Ama rahatlıktan sonra azap gelirse o çok zor gelir. Çünkü insan rahata alışınca ondan sonra düşüşü kötü olur. Ama zaten başı belada. Adam biraz rahatlık görse o kadar nimet bilir ki. Onun için bilmedikleri yerden azaba çekiyoruz. Yani azap gibi görünmüyor çünkü gavurların bollukları.
- 12:43
Ve ümliğime mühlet veriyorum levhum onlara. Ben süre tanımışım Allah buyuruyor. Bu demek değil ki ben onları başıboş bıraktım. Amerikanın, İngiliz'in hepsinin ipi benim elimde. Benim yetkimde. Belaları patlayacak. İnnekeydî metîn. Şüphesiz benim tuzağım çok kuvvetlidir. Ben öyle Yahudi'nin, Siyonist'in 100 senelik plan yapmış, 200 senelik plan yapmış işte
- 13:07
Müslümanların planı yok masa başı. Ben de çok konuşuyorum bu lafı. Biz bir şey olduktan sonra tedbir almaya başlıyoruz. Gavur 100-200 sene evvel proje yapmaya başlıyor. Tamam. Tamam ama tutmaz. Niye tutmaz? E çünkü Allah'a karşı plan yapıyorum. Bana karşı plan yapsa tutar. Çünkü biz safın biriyiz yani.
- 13:24
Ama planı Mevla bozuyorsa benim planlara verdiğim karşılık çok kuvvetlidir diyor. Onun için bu ayette şahidun delildir. Riyazel mânâ. Benim bu dediğim mânâya delildir. Yani ne demek istiyor? Felyüfe'm. İyi anlaşılsın diyor. Burası iyi anlaşılsın. Yani Allah'ın kafirlere ve şirke zatıyla düşmanlığı vardır.
- 13:45
O kalkmaz. E kalkmaz da nasıl dünyadaki Allah'ın rahmeti bunlara bu kadar bolluk getiriyor? Çünkü ahirette rahmeti yok. Onlara dünyada var. Çünkü her şeyi kaplamış. Bunlar da her şeyden bir şey. Ama diyor o zatıyla olan düşmanlığını yine kaldırmıyor ki. Neden? Çünkü nimet gibi gözüken gavurların bolluğu, nimeti, ekonomi düzgünlüğü, sağlıkları, bilmem neleri.
- 14:07
Bak tıpta ileriler. Biz burada bekliyoruz yani. İnsülün mü, yeni bir şey mi çıkacak? Şeker hastalığımız nasıl gelecek? Kansere bilmem. Herifler 10 sene, 20 sene, 30 sene buluyorlar. Ondan sonra kendilerini uyguluyorlar. Şu kadar iletişim kağıttayız. Hala bir insülün pompasıdır. Bir efendim bizim şekerimize bakan cihazlar bilmem Amerika'dan geliyor.
- 14:30
Ve efendim ne kadar da geriden geliyoruz yani şu anda. Şu anda ne kadar geriden geliyoruz. Çünkü deneme tahtası yani. Burada onların bu ilerlemeleri efendim onların iyiliklerine değil. Aslında azapların aklasına sebeptir. Onun için burada yine Allah'ın zatî düşmanlığı devam ediyor. Yoksa Allah onlara zatıyla adabetini kaldırmış değil yani.
- 14:57
Bu bollukları, bu ilerlemeleri ilerlemeleri de Allah'ın onlara dostluğundan değil, hâşâ. Bunu doğru anlaşılsın diyorum. fâidetun celîletun Şimdi çok yüce bir fayda anlatacağım diyor. Vâm-rabb-mâzer yani çok değerli bir mevzu anlatacağım. O da şudur. inne azâben nâril ebediyye Cehennemin ebedi azâbı yani sonsuz cezâül küfür kâfirliğin karşılığıdır.
- 15:25
Müslüman zerre kadar imanı olan hangi günahı yaparsa yapsın ebedi kalmıyor. Onun için ebedi kalış ancak kâfirliğe karşılıklıdır. Fenk ile eğer denilirsek inne şahsan bir adam ma'vucudil iman imanı da var iken yüceliği icra ediyor husumel küfri kâfirlik merasimlerini icra ediyor. Küliseye gidiyor, zünner takıyor.
- 15:53
Ondan sonra aine katılıyor. Gavurların cenazelerine gidiyor. Ve yu'azzamu değer veriyor, tazim ediyor. Merasime elil küfri. Kâfirlerin merasimlerine değer veriyor. Mesela Noel. Yani bizim dersimiz buraya zaten sıramız buraya geldi. Bu mektup bir senedir belki de devam eden bir ders bu. E şu anda buraya geliyor.
- 16:16
Şimdi de Nuhal geliyor. Şimdi de Noel geliyor. Nuhal Tehlikesi'ne ilgili sohbetimin kitaplaştırılmışı var. Ondan çok almak lazım, Bir kişi belki hindi kesmekten, Bir kişi belki işte hindi kesmekten, çam devirmekten, işte 12'lerde tam şampanya patlatmaktan veya yılbaşı özel veya yılbaşı özel programlarını izlemekten.
- 16:35
Yani şu anda milletin en büyük tehlikesi tabi bar, pavyona herkes gidemiyor. Parası yetmiyor, vakti yetmiyor da. Yani şu anda hindi almak, çam devirmeye de parası kalmamış. Milletin zaten durumu bozuk. Ama en ucuz eğlence televizyon. Televizyon kanalları da yılbaşı özel yapıyor. O yılbaşı özelleri mesela seyreden yani kafirlerin merasimine değer vermiş olur.
- 16:59
Hiç lamı cimi yok, kaçara yok. Çünkü o özel diyor bak. Başka gündeki afedersin dansöz seyretmeye benzemez. O 12'deki dansöz işi. O çünkü Hristiyanlar Allah'ın oğlu diye şirk koşuyor. Ve onun doğumunu diyerlerken dini bayram. Yani bu dini bayram meselesi var. Buraya dikkat edeceksin şimdi. Normal bir analar günü, babalar günü, manyaklar gününe benzemez yani.
- 17:24
Bu şimdi onlarda gavurlar uydurmuş ama dini bayram gibi değil. Yani onları da azizler çıkartmış diyorlar o papazlar da. Onlara da tabi dikkat etmek lazım. Ama bu şimdi burada Noel feci bir şey. Şimdi bir adam gavurların merasimlerine değer veriyor. İnsanları bu sohbetten haberdar eden. Arkadaşlar da bu mektubu tekrar tekrar versinler.
- 17:45
Ta Noel tehlikesi geçene kadar. Zaten bir hafta bir şey kaldı. Bu mektubu tekrar tekrar televizyon versin. Bangır bangır bağırsın. Bir kişiyi kurtarabilecek. Bu yılbaşı özel programlarını izlemekten kârımız bu olur. Belki büyük bir belaydan kurtarırız memleketi yani. Çünkü bu gavurluk merasimleri lanet yağdırıyor.
- 18:05
Uğursuzluk getiriyor. Allah'ın azabını çekiyor. Evet. Veyahkumu hükmediyor. Orada tabi Noel kutlama tehlikesi 53. Risale. Benim 53. Risalem şey bir şey yani bir kerede belki okunabilir. Kısa bir şey yani diyelim. Zaten bu sohbet çözümüdür. Ben böyle kaynaklı maynaklı yazmışım. Sohbet çözümüz. Diğer kaynaklar kitaplarımı biliyorsunuz.
- 18:32
Kaynak doldururum da bunlar yani yine ayet hadisler var tabi dolu da 89 sayfa bir şey. Yani bu temen bir kerede okunur ama çok ayet var içinde yani. Çok da kıssalar var. Azab olan ümmetlere, ne melazımcılık yapan hocalara, bana ne diyenlere, kendi kutlamayı kutlayanları seyredenlere veya efendim kutlama diye nesehat etmeyenlere yani bela toptan gelir.
- 18:59
ilim var. Arkadaşlar onu tabi şey yapsınlar, yaysınlar insanlara, anlatsınlar. Oradaki ilimleri okuyabilirler. Birisi seslendirebilir. Arkadaşlar çalışsın yani. Her şeyi ben yapacak değilim. Bir adam diyor, soru soruyor. Kendisi Müslüman fakat kafir merasimleri icra ediyor. Yani şirke mahsus, küfre mahsus, Yahudilerin bilmem ne bayramı, öbürlerinin paskalyası, öbürlerinin
- 19:31
Noel'i, berikilerin bilmem nesi. Dini bayramlara ve merasimlere katılıyor. Bunlara değer veriyor, hürmet ediyor, tazim ediyor, tebrik ediyor mesela. Tebrik ne demek ya? Tebrik kutlamak değil, tebrik bereketten geliyor. Bereket Allah'ın dininin bir tabiridir. Allah lanet ettiği işe bereket verir mi?
- 19:53
Şimdi yani sen bir kafir için rahmet okunur mu şimdi? Yani adam zaten Allah'ın lanetine, innallâhe le'anel kâfirîne diyor Kur'an. Kâfirlere lanet etmiş. Sen Allah'ın lanet ettiğine, ya Rabbi, ben sana karşı dikiliyorum, sen lanet ediyorsan ben rahmet ediyorum. İlginç bir itiraz. Adamı dinden çıkaracak bir tehlike.
- 20:18
Kafire lanet, kafire rahmet okunmaz. Kafire Fatiha okunmaz. Kafire merhum denmez. Merhum denmez. Efendim, toprağı bol olsun denir. Efendim, tabii ki kâfir öldü diye sevinilecek bir durum yok. Efendim, tabi ki kafir öldüğü için. Sevineceğiz de demiyoruz. Sevinilmez. Yani, adamın şeyi kendine. Ama Allah'ın rahmeti meselesi ancak müslümanlara dilenebilir.
- 20:49
Ne kadar günahkar olsa da, bir insan ne kadar imanı varsa, Fatiha okunur, hediye gönderilir, sadaka verilir, ahiret hesabına gönderilir yani hediye manasında. Kâfirlere rahmetten nasip yok. Ama şimdi bir adam müslüman, fakat gidiyor kâfir ehlinin merasimlerine der veriyor. Veyahkümül ulemâv, fıkıhçı alimler, itikadçı alimler, kelamcı alimler hükmediyor bir küfr-i.
- 21:14
Bu adam kâfir oldu diyor. Diyelim yani, zünnar bağladı zahiren. Kiliseye gitti, ayine katıldı falan. Ama adam müslüman. Fakat işte nefsine mi uyuyor, ne ediyor bir şeyler yapıyorlar. Bazı kadınlar gidiyorlar işte papaz büyüsü diye. Kiliselere gidiyorlar. Şu bizim bir adada bir kilise var mesela. Her sene orada dilekleri kabul oluyormuş.
- 21:34
Bizim Türkler, Müslümanlar kuyruk. Haberlere çıkardı da her sene. Bir de bakıyorsun bilmem ne kilisesi. Şeybeli adada mı bir adada. Ondan sonra diyorlar orada insanlara mikrofon tutuyorlar. İşte ben bu sene buraya geldim. İşte geçen sene geldim. Şu içim için hemen oldu falan. olacağına tek geldi ya Olacağına denk geldi ya.
- 21:52
Allah adamı imtihan edecek ya işte. ve mâ duâul kâfirîne illâ fî zbâlel diyor Kur'an kâfirlerin duası ancak boşa gider e adam papazın duasıyla yani Sen müslüman insansın. Allah ile aranda perde yok. Bir tevbe namazı kıl, bir hacet namazı kıl. Bir kadar zikir var, dua var. Yalvar Allah'a yok. Yüce papazdan dua istiyor.
- 22:17
Yani ilginç. Müslümanım diyenlerde rezalettiniz mi o yüzden biz şu an? Kâfirlerin duası sapıklıktadır. Boşa gider diyor ayet. E ne olacak bu şimdi? E şimdi duruma da bakarsan, fıkıhçı bir alime sorsan. Veyahut ilmi kelamcı bir alime sorsan. Gavur oldu der çıkar yani. Hakikaten de görüntü o yani. Görüntü o.
- 22:37
İmam-ı Rabbâ ne diyor ki? Veyahut düğüne alimler sayıyorlar hu böyle bir kişi min ehlin irtidat. İrtidat ehlinden. Yani dinden dönmüş kabul ediyorlar. Ne ile bir fiili? Ya yaptığı iş, işe bakıldığında müslüman yapmaz. Bunun durumu ne olacak diyorlar şimdi. Bana sorarsanız. Burada çok önemli bir husus anlatıyorum diyor size diyor.
- 22:59
Çok değerli bir faydalı bilgi veriyorum diyor şimdi. O kendi memleketinden bahsediyor. Hint müslümanlarının çoğu diyor bak. 450 sene evvel ya. Yani 400 küsür sene evvel yazmış bu mektubu. Hint müslümanlarının çoğu. Şimdi zaten Allah. Ne hindi kalmış, ne türkü kalmış, ne arabı kalmış. Herkes gavur bayramı kutlamaya başlamış.
- 23:27
Hint müslümanlarının çoğu müptelune tutulmuşlardır. Bu belaya çarpılmışlar. Bela yani dine gelen bela kanser olmaktan beterdir. Adamın imanına, itikadına gelen bir sıkıntı. Yani imanın tehlikeye gireceğine kanser ol daha iyi. Hiç olmazsa şehit ölürsün. Büyük bir bela. İmana vuran bela, mala vuran, cana vuran belaya benzemez yani.
- 23:56
Çünkü can mal zaten gidecek. Bir noktadan sonra zaten yok. İmanına vuran bela ebedi alemdeki keyfini kaçırır. Ebedi ahiret azabını çeker. Onun için bu belaya Hintliler uğramış diyor. Hinduların çok bayramları var. Biz geçen Mahall-i Abadanız'a gittiğimizde de bir bayramları vardı. Bilmem ne bayramları.
- 24:16
Allah Allah. Her yerde bomba şey patlatıyor. Ya günlerce sürüyor. Bir hafta bayram sürüyor. Nasıl uyuşturmuşlar İngilizler onlar orada. Kafamız şişti ya. Dakika geçmiyor bir şey patlamadan. Ne uyuyabiliyorsun otelde, ne bir yerde mesela. Ben böyle bir şey görmedim mesela. Bir daha Allah muhafaza mesela yani.
- 24:36
O günlere denk getirmem yani. Sorarım yani Tura. Ne günleriyse onlar işte orada yazıyordu yani. Böyle bayramlar var. Müslümanlar da tabii. Şu anda tabii hepten cehalet var. Mahall-i Abadanın zamanında bile bunlar işte safranlı pilav pişiriyorlarmış. Yani şirk merasimlerinin kendi dini bayramları orada örfleri var.
- 24:56
görüntüleri var yani, işte gelenekleri var işte. Şimdi nasıl böyle hindi meselesi çıkartmışlar ya yavrular, Noel için. İşte onlar da da işte şundan şöyle boyalı pirinç. Boyalı derken o safranla yani yapıyorlar onu. Kırmızı şey oluyor, rengi sapsarı oluyor. Onun âdeti şu, şu günün âdeti bu, böyle. O gün de şunu kesiyorlar, o gün de şunu pişiriyorlar.
- 25:16
ama bunlar şirk merasimleri, yani Allah'a ortak koştukları işte budalarının, putlarının, bilmem nelerinin anısına, felan. budalarının, putlarının, bilmem nelerinin anısına falan. O zaman kafirliğin cezası da ahirette sonsuz azap sahi. Cehennemden çıkmak yok ise bu adamlar gitti o zaman.
- 25:45
Ama Müslüman namaz takılıyor, bir şeyler de yapıyor ama oradan da cahil gidiyor, onlar da kutluyor. Ne olacak? Bu alimlerin fetvasına göre yani şeratın zahir ile hükmeden alimlere göre bu kafirlik merasimine değer vermek şirktir. Doğru.
- 26:07
İşte İmam Feteva Hindiye'den herhalde. İmam Kazıkhan'dan. Efendi Hazretleri bizim külliyede. Allah külliyemizi bize iade etsin. Hala vakıf malını iade etmediler. Allah şuur versin, şuur ihsan etsin de versinler bize geri. O külliyede Efendi Hazretleri'nin yaptığı bir sohbet var. Lale Gül'de yayınlanan uzun sohbet, görüntülü olan.
- 26:28
O sohbette söylüyorum bunu. O yine Noel gecesiydi işte. Külliyede doldu elli bin, yüz bin ne kadar var, yollar hep tıkandı ya. Efendi Hazretleri de gelemiyordu sonradan yollar zorla açıldı falan çünkü kaldı yolda. O geceki konuşmasında var mesela. Feteva Hindiye'den, Kazıkhan'dan diyor, kafirlerin bayramında, merasiminde diyor
- 26:49
Onlar tebrik eden, onlar gibi bir şey pişiren, yiyen filan ise kafir olur. Çünkü Feteva Hindiye'de, yani alimlerin kesin fetvası budur yani. Çünkü onları tebrik etmek, Allah'ın lanet ettiğine bereket ve rahmet dilemek gibi bir şey yani. Allah'a itiraz yani o. Onun için, o zaman bu adamlar böyle ne olacak ya?
- 27:13
Onlar ebedi cehennemde mi kalacak? Felhâlu hâlbük ennehu şan gadverade Varidoğlu filahbârı sahih hadis-i şeriflerde buyurulmuştur. Buhari'de de var. Ennemen şüphesno kimse ki kâne oldu fî kalbî. Kalbinde bulunduysa mithkâlü zerrati minel iman. Kalbinde zerre kadar iman olan, bu meşhur hadis. Hem de mütevatir gibi bir şey yani, çok hadis var bu konuda.
- 27:40
Yak rucu minel nîrân, ateşlerden çıkacak. Velâ yukhalledu fil azâb, cehennemde mukallet ve müebbet sonsuz kalmayacak. Ama bu zerre kadarı güzel anlayalım. Yani Kur'an'ın hepsini inkar ediyor, bir ayete inanınca zerre kadar imanı var. Birini bile inkar etse zerre kadar imanı yok. Bak ne dedim? Altı bin altı yüz, hepsine inansa, bir ayeti inkar etse zerre kadar imanı yine yok.
- 28:05
Tersten konuşuyorum şimdi. Anlatabildim mi? Yani hepsini inkar etse de, birine inansa zerre kadar olur mu? Bak ben sana ne diyorum? Hepsine inansa da, birini inkar etse zerre kadar yok diyorum bak. Burada şunu demek istiyorum. İman bir bütündür, tecezî ve bölünme, parçalanma kabul etmez. Çünkü bir şeye ya inanıyorsundur ya inanmıyorsundur.
- 28:25
Kur'an, âmentülün zaten altı esası vardır. Kitaplar maddesindeki zaten Kur'an içindedir. Rasûller maddesinde bütün hadisler içindedir. Rasûlün neyine inanacaksın? Söylediği hadise inanmadıktan sonra peygambere iman ne kaldı? Yani bana diyorsun ki ben sana inanıyorum ama konuştuğun lafa inanmıyorum. E benim neyime inanıyorsun ki?
- 28:44
Bana inanman demek konuştuğum laflara inanman demektir. Yoksa benim neyime inanacağım? Bana inanmak gelip de benim başımdan böyle bir tütsü yaparak mı bana inanılıyor yani? Ne konuştuğuma inanmadıktan sonra beni inkar ediyorsun. Onun için İslam bir bütündür, bölünme kabul etmez. Bu zerre kadar manası ne biliyor musunuz?
- 29:01
Bunu çok yanlış anlıyorlar. Adam şeriatı inkar ediyor. Kısası inkar ediyor. Hırsızın kolu mu kesilmiş, hangi zamandayız ya diyor. Maide Suresi'nin ayetlerini yani bütün ayetlerini inkar ediyor. Yecüc, Mencüc'ü inkar ediyor. Veya kalkıyor işte Moğol gibi kaderi alınca inkar ediyor. Ondan sonra zerre kadar adam diyor ki namaz kılıyor, abdest alıyor, ömreye gitti ya.
- 29:22
Zerre kadar imanı vardır yine. Yahu kardeşim amentüden bir maddeyi inkar, hepsini inkardır. Bunda zerre kadar iman yok. Bu zerre kadar iman ne biliyor musun? İnanılan her şeye inanıyor. Yani ben ne kadar inanıyorsam, sahabe nasıl inanıyorsa, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem nelere inanmışsa hepsine inanıyoruz.
- 29:39
Hepimiz öyleyiz yani. Ben şimdi Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem nelere inanıyorsa hepsine inanıyorum. Onun kadar kuvvetli inanamam. İmanımın nuru onun kadar güçlü değil. Ayrı dava. Ama inandığı meseleler bir artı bir eksi yok yani. Çünkü zaten bir artı bir eksi olsa ben Müslüman olamayacağım.
- 30:21
İnanılanların maddeleri bakımından konuşulmuyor. İmanındaki kuvvet ve yakini, görür gibi inanma gücünden bahsediliyor. Nur başka bir şey. Hal böyle olunca, şimdi burada zerre kadar iman şu demek, sahabenin inandığına, Ehl-i Sünnet vel Cemaat itikadına, hepsine inanıyor. Ama ameli bozuk, ameli. Nuru az.
- 30:44
Çünkü nur, amellerle takviye oluyor, güçleniyor. E şimdi beş vakit kılanla kılmayanın imanının nuru bir mi? Ramazan orucu tutanağı tutmayanın imanın nuru bir mi? E gece gündüz zina eden adamla hiç harama uşkur çökmemiş Müslüman'ın nuru bir mi?
- 30:59
Şimdi kusura bakmayın. Suratı da bir değil yani. Bakıyorsun adamın, berbat yani suratı. Hani haramlar, günahlar adamın yüzüne vuruyor, kapkara oluyor ya. İstediği kadar pudra sürüyor, adam rengi açılmıyor yani. Çünkü zina adamın yüzünü karartır diyor hadis-i şerifte. Hal böyle olunca burada imanın nuru bakımından zerre kadar konuşuluyor.
- 31:19
Yani inanılan her şeye inanıyor ama ameli kıt. Namazı gevşek, ibadeti zayıf, içkiyet müptela, e zinaya düşüyor. E biz bu adama kafir diyor muyuz? Harama haram inandıktan sonra, helala helal bildikten sonra, yaptığı günahını bildikten sonra bu adam Müslüman. Ne kadar da günah olsa.
- 31:39
Şimdi bu adam bu durumda Müslüman olduğu için bunun imanının nuru zerre kadar oluyor. Hadis-i şerifte buyuruyor ki, zerre kadar imanı kalbinde olan buğday tanesi kadar diyor. Sonra arpa tanesi kadar diyor. Herhalde onun gramacı daha düşük olduğundan üstten aşağı iniyor. En son zerre kadar diyor. Zerre demek toz kadar.
- 31:59
Yani şimdi burada tozlar var, görünmüyor. Mesela şu anda benim önümde ekranda bir toz görmüyorsunuz. Ama var burada, burada toz dolu şu an. Her oda öyle. Yani güneş vuruyor bazı kere, bu ışıklar onu göstermiyor. Mesela şimdi burada karanlık olsa, güneş camdan vursa, bir de bakıyorsun böyle yol gibi toz yolları var.
- 32:19
İşte zerre onlardır yani. O kadar az bir imanı olsa cehennemden çıkar diyor. Peki bu hadis-i şerife göre, bu çok önemli bir meseledir, başlık yapılıp insanlara atılmalıdır yani. Zerre kadar imanı olan cehennem, imanın zerresi ne demek? Başlık bu olması lazım konunun. Bunu atsın arkadaşlar. Çünkü imanın zerresi ne demek?
- 32:42
Zerre kadar imanı olan cehennemden çıkar ne demek yani? Bunun çok önemli bir izahı bu. Ben bunu hiçbir hocadan da bu şekilde izah duymadım bak. Bu konu böyle muhallakta kalıyor. Onun için halk arasında yaygın bir durum var. Adam şeriat, ahkam, ayet, hadis inkar ediyor. Ondan sonra da camiye gelmiş cuma.
- 33:04
Adam diyor ki, cemazesine gidelim ya. Ya diyor adam diyor her şeyi inkar ediyor diyor, hırsatı inkar ediyor, hırsızın kolunu kesmeyi, bütün şeriatın hükümlerini, Kur'an'ı falan. Adam diyor, ya cuma'ya gidiyordu diyor, ya zerre kadar imanı var. Ya kardeşim cuma'ya gitmekle zerre kadar imanı olmaz ki.
- 33:18
İsterse hiç cuma'ya gitmeden de zerre kadar imanı olabilir. Ama beş vakit kılsa da hiç imanı olmayabilir. Çünkü neden? İman, inanılan şeyler demek. İnanılan şeylere itikat etmek demek. Birini inkar, hepsini inkar. Sen cuma'yı, cemaatı, namazı, haccı, ömreyi karıştırıyorsun. Nice hacca, ömreye giden gavurlar var.
- 33:39
Yani adam devamlı Mekke'de her sene iki kere gidiyor. Geliyorsun burada, Allah'ın ayetini inkar ediyor. Böyle olur mu diyor, bu zamanda faizsiz ekonomi düzelmez diyor. Ya şimdi bu adam faiz ayetini inkar ediyor, kafir oluyor. Ama oradan her sene de ömreye gidiyor. Pasaportunda da Müslüman yazdığı için, Araplar da sokuyorlar içeri.
- 33:57
Yani Fransız olsa sokmayacaklar. Ne alakası var? O zaman bunun zerre kadar imanı olmaz ki. Yani amellerle, ameller bir adamın imanı olup olmadığına emare olur, nişan olabilir. ameller, Mesela اِذَا رَيْتُمْ رَجُلَ يَعْتَى اَدُلْ مَسْجِدَ فَشَدُولَهُ بِالْا۪يمَانِ Adamın camiye gidip geldiğine, devam ettiğine şahit olursanız imanına şahitlik edin.
- 34:20
Ama bu ne demek biliyor musun? Namazda, camide, cemaatta gördün. musallaha geldi, mümin olduğuna şahitlik eder misin? Ederiz. Diyebilir miyiz? Neden? Camide gördük. Ama, camide gördükten sonra şadırvanda, şeratı inkar ettiğine şahit olmadıysak. Hiçbir şahitliğimiz yok. Ancak camide gördük. Bir konuşmasına şahit olmadık.
- 34:45
O zaman biz zahire göre hükmederiz. İlim Allah'ın katındadır. Allah biliyor imanı olup olmadığını. Münafık mıdır, Müslüman mıdır? Falan filan. E Allah'a havale ederiz, şahitlik ederiz. şahitlik ederiz. Ama, beş vakit camide gördük ama şadırvanda muhabbet ederken de, bu şeriatla kardeşim, bu zamanda kısas mı olur?
- 35:04
Efendim hırsızın kolu kesilecek, ne gericilik ya! Ya fekto edilme, Maide Sûresi kesin ellerini diyor. Eşlik Allah'ın âyetini şadırvanda inkâr ettikten sonra... ben onun imanına şahitlik edemem. Habus. Aksi beyanına, dinin zaruriyatına, inkarına dair bir şey bilmiyorsan camide görünmek bir işarettir.
- 35:27
Mekke'de görünmek, tekke'de görünmek bir emaredir. Ama ağzından bir beyanı varsa o zaman zaten ağzından ne çıkarsa kalbinde o var. O zaman tabi camisine, cemaatine, cumasına ömresine aldanamam. Çünkü adam kafirim diyor zaten haline. Onun için zerre kadar iman demek inanılan, inanılması gereken her şeye inanmak ile beraber amelleri çok eksik olduğundan
- 35:54
imanının nuru ve kuvveti çok düşük anlamına geliyor. Anlatabiliyor muyum? Yani ampul, aynı ampul. Ebatı aynı, santimi aynı. Hiçbir değişiklik yok. Ama bunların ışığı fazla, bunun ışığı zahittir. Anladın mı? Yoksa biri fazla, biri eksik değil. Biri büyük şu kadar, biri şu kadar değil. İman aynı imandır, bölünmez.
- 36:19
Ama o fazla ışıklıdır, bu az ışıklıdır. Neden? Onun ameli salihtir, bunun amelleri bozuktur. Adam çünkü fasıktır. Fasık deyince gavur olmuş olmuyor. Büyük günah sahibi olursa fasıktır. Bunlara dikkat edeceksin. Şimdi İmam Rabbani burada bir soru sordu. Anlatabildim mi? Bu soruda ne sordu? Yahu alimlere baksan bu adama gavur derler.
- 36:40
Adam resmen gavur merasimine katılıyor. E bu neyin göstergesidir? Nasıl camide gördüğünüzün imanına şahitlik edin, e kilisede gördüğünüzün de gavurluğuna şahitlik edin o zaman. Öyle ya. E peki bu adam nedir? Noel kutluyor, bilmem ne kutluyor, tebrikler, hediyeleşmeler, bilmem neler. Gavurların merasimlerine tazimler, hürmetler, saygılar falan filan.
- 37:03
Zahiren fıkha göre alimler diyor ki bu müslüman yapmaz. E peki zerre kadar imanı olan da cehennemde kalmaz ebedi. Ebedi kalmaz. Bunun fema tahkiku azil meseleti, bu meselenin incelenmesi nasıl olacak indeke? Ey İmam-ı Rabbani sana göre bunu bir tahkik eder misin? Derseniz e kulü ben derim. Cevap veriyor.
- 37:29
İnkane bu adam eğer ise kafiran, imansız ise mahza, halis, muhlis, katıksız gavur ise katıksız yavru ise, yani hiçbirine inanmıyor, bir şeye inanmıyor yani, yani hiçbir şey inanmıyor, bir şey inanmıyor yani. Veyahut da veyahut da inanılması gerekenlerden birine inanmıyor. Veya inanılması gerekenlerden birine inanmıyorsa, katıksız oluyor yine.
- 37:49
Efe nasîbuhu bunun nasîbî el-azâbul mukalledu ebedî azâb. Efe nasibu bunun nasibi el azabü'l mukalledu ebedi azab. Eâzenallâhu sübhânehu. Allah korusun minhû. E azenallahu sübhanehu. Allah korusun minhu ebedi azaptan cümlemize. Amin. Peki ve inkane eğer var ise fi bu adamda miktarü zerretin zerre kadar minel iman.
- 38:04
Zerre kadar imanı var. Amelleri çok bozuk ama sırf inancı kalmış. Ama amellerinden de hiç böyle nur verecek ona bir ameli yok yani. Mâ vücûd-i ityâni merasim-i küfûr. Bütün kafirlik merasimlerini yapıyor. Ne kadar gavurluk merasimi varsa katılıyor, kutluyor. Budisin, Yahudinin, Hristiyanın bilmem nesinin falan Allah Allah adam böyle bir gavurlara merak sarmış.
- 38:33
Velakin zerre kadar imanı var. Ne demek zerre kadar imanı var? İslam'ın da inanılması gereken bütün meselelerine inanıyor. Ama amel de sıfır noktası. Belki de eksi. yu'azzabu finnâr Bu adam ateşe düşer. Bu cehenneme girer, bu azap olur. velâkinnel mercuvve Lâkin umulan odur ki halâsû kurtulmasıdır minel hulûdi finnâr.
- 38:58
Ateşte ebedi kalmaktan kurtulur. biberaketi tilke zerreti minel iman. Zerre kadar imanı bereketiyle. Zerre kadar deyince ne demek istiyor? Yani mademki inanılması gereken her şeye inanıyordu ameli ne kadar bozuk olsa da, hiç bir sâlih ameli olmasa da bütün kebâir, büyük günahlar işlese de o iman nursuz da olsa yani, çok güçsüz ve zayıf da olsa kurtulması umulur.
- 39:23
ve necâtuhû halâs olması umulur. Neden? min devâmil istikrâr sürekli kalmaktan fî azâbin nîrân Ateş, cehennem azabında sürekli kalmaktan kurtulmasını umarım diyor. Bundan dolayıdır ki efendim zerre kadar iman meselesini doğru anladığımız zaman biz bir insanın amellerine, günahlarına, bütün yaptığı işlerin yanlış olduğunu
- 39:53
yaptığı işlerin yanlış olmasına bakarak adama kafir damgası vuramayız. İslâm'ın zaruriyat-ı diniye dediğimiz âment-i esasları ve içerikleri tabii, âment-i esası deyip de ve kütübî bir kitapları diyorsun, zaten Kur'an'ın tümü bir maddeye giriyor. Yani zaten Kur'an'ın bir âyetini inkârda ve kütübî bozuluyor.
- 40:13
Ve Rasûl'i, Rasûl'lerine diyorsun, zaten Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in bir hadisini inkâr, yani mütevatir, hadisin kesinliği sabit olan, bir hadisini inkâr, adamı dinden çıkarıyor. Çünkü neden? Rasûl'üne inandım diyorsun ya, o zaman Peygamber gelse, kendi söylese yine inanmayacaktın.
- 40:29
Çünkü hadis o kadar sahih, sen hâlâ inanmıyorsan, demek ki kendi söylese ne söylüyorsun diyecektin. Bozuluyor. Dirilmeye inanmıyorsan ahiret gününe, Allah'ın meleklere inanman fayda vermez. Kadere inanmıyorsan, alın yazısı yok, Allah ne bilir dersen ağzını bayındır gibi, önceden ne bilsin seninle evleneceğini, kimle evleneceğini dersen,
- 40:50
Allah'ın ilim sıfatı gidiyor, kader inkâr, âmentü bozuluyor, bunlara dikkat. Onun için bunlardan birini inkâr, hepsini inkâr. Çünkü âyet-i kerimede ne diyor? Yahudi Hristiyanlar için Tevrat'ın, İncil'in, bazısına inanırız, bazısını inkâr ederiz. Peygamberlerden, o diyor Musa'ya inanırım, İsa'ya inkâr ederim, o diyor İsa'ya inanırım, Muhammed'i inkâr ederim.
- 41:15
E Kur'an ne diyor? Şimdi bazısına inanmaları yetmiyor diyor âyet. Bunlar, bazısını inkâr ederiz, birini bile baz, Arapça'da bir parça, bir. Birini bile inkâr ederiz diyorlarsa diyor, Onlar gerçek kafirlerdir. Yani ne demek? Ya bir kısmına da inanıyor şimdi, Zerreka'da imanı da var yani ha. Diyemezsin diyor Allah.
- 41:42
Hakiki kafirlerdir, hakiki kafir. Stalin gibi kafir. Yani sen şimdi burada, adam Müslüman ama bir şeyi inkâr ediyor. Çünkü ben diyor birini inkâr ederim diyorsa diyor Kur'an, Hakiki kafir. Sakın şüphe etme. Ama Cuma'da geliyor. Ama Hac Senahçıoğlu gidiyor, ömreye gidiyor. Ama şeratın bir hükmünü inkâr ediyor.
- 42:02
E bu Kur'an'da yok mu? E var. E nasıl Müslüman olacak? Hakiki kafir. Biz o kafirlere alçak edici azap hazırladık. Mesela Müslümanlara da azap, zina edene, içki içene tehdit var. Ama alçak edici değil. Mesela kafirlere alçak edici. Niçin? Cehennemde yüzü üstüne sürtünüyor. Mesela Müslüman, Zerreka'da imanıyla yani imanı kurtarıp gittiyse,
- 42:26
cehennemde yansa bile Allah onu yüzü üstüne süründürmüyor. Neden? İmanının şerefi var. Bukağı takmıyor boğazına. Zincirler bağlamıyor ayaklarına. İmanının şerefi var. Ama birini bile inkar ederim dediyse o zaten diyor hakiki kafirdir. Alçaltıcı azap hazırladık. Yani çünkü alçaltıcı azap sade kafirlere var.
- 42:47
Cehennemde Müslümanlar da girip de günaha kadar yananlar olacak. Ama alçaltıcı azap yok. Çünkü alçaltıcılık kafire mahsus. Onun için bu zerre kadarı da güzel anlayalım. Ve burada İmam Rabbimiz buyuruyor ki bir adam her şeye inanmış ama ameli tümden bozuk. Bütün gavurluk merasimlerine de katılıyor. Bu tabi kebahir en büyük günahlara giriyor.
- 43:10
Dolayısıyla imanının nuru yok gibi bir durumda. Fakat yine umulur ki diyor o imanını hani kurtarsa, tabi kurtarabilirse meselesi tehlike. Son nefes tehlike. Bak önümüzdeki derste yani çarşamba, işte Noel'den birkaç gün evvel olacak. Değil mi? Noel'e birkaç gün kala. Olmuyor mu? Bir şey daha iyi mi? Evet.
- 43:32
O ders çok önemli. Yani haftaya, çarşamba günü mektubat dersinde tam da bu konuyu işliyor İmam Rabbimiz. Son nefeste imanını büyük günah yapanlar yani özellikle gavurluk merasimlerine Noel gibi işlere katılıp kutlayanlar, tebrikleşenler, hediyeleşenler falan bunların son nefesinin durumunu anlatacak.
- 43:52
Bütün milleti saat sekiz buçukta bu derse kilitlemeniz lazım. Bütün milleti yani. Çünkü tam iki gün kala, üç gün kala belki birini kurtarırız. Belki bir kişiyi kurtarırız yani. Onun için burada güzel anlayalım ama diyor her şeye inanıyorsa da nefsine uyup böyle bir şeyler, arkadaşlık, bilmem çevre, bilmem ne bir şeyler falan yine kurtulması umulur diyor çünkü
- 44:16
İslam'a iman ettiği için. Ama tabii ki ne var ya gavur merasimini kutlamakta? Normaldir bu, bunda ne var derse kafir olur ha. Çünkü Zalimlere yani müşriklere azıcık da meyletmeyin ayeti var. Onun için Yahudi ve Hristiyanlara dostlar edinmeyin ayeti var. Tülkuneyleyim bilmevetteti benim düşmanlarıma dostluk mostluk tebrik mebrik bilmem ne sergilemeyin ayeti var.
- 44:46
Şimdi bunları yaparsan günahını bile bile yaparsan içki içmek zina etmek gibi haram olduğunu bile bile yaparsın. olduğunu bile bile yaparsan kâfir olmuyorsun. Ama nasıl ki içki helaldir dersen, faiz helaldir dersen, zina ne var normal, alan razı, veren razı, neymiş nikah dersen, bunda da ne var ya Noel kutlamakta, gavurları tebrik etsek,
- 45:07
bunlar onların merasimine biz de katılabiliriz, bu serbesttir dersen, o başka. Adam kutlamakla kâfir olmuyor, günahını bilirse ama kutlamasa bile, kutlamasa bile ne var bunda normaldir ya kutlanabilir derse kâfir oluyor. kutlamasa bile ne var bunda normaldir, ya kutlanabilir derse kafir oluyor. Buralara dikkat edeceğiz.
- 45:26
Onun için zerre kadar imanı olan ne demek? Müslüman'ın inandığı her şeye inanıyor. Dolayısıyla haramlara da inanıyor. Kafir merasimlerine katılmanın haram olduğunu da inanıyor. Yaptığının büyük günahlarına inanıyor. Ama işte çevre faktörü, bilmem ne faktörü, nefse uyma faktörü, şehvet faktörü, bunlar devreye girerek adam bu günahlara düşüyor.
- 45:51
Şimdi bu adama kafir denmez diyor ve bu adam cehennemde azaba düşer. Yani kebair günah işleyenlere tehdit var Kur'an'da çünkü. Ama diyor, umulan odur ki, o imanının bereketi, o zerre kadar imanı deyince doğru laf anla. İmanının bereketi demek zaten bunun. Yani imanı var demektir yani. İmanı var demesi için de İslam'ın bütününe inanması gerekiyor Müslüman denmek için de.
- 46:15
Çünkü birinin inkar etse kafir olacağı için. Yine imanının bereketiyle ameline kadar bozuk olsa da Allah onu ebedi cehennemde bırakmaz buyuruyor. Ama şimdi biraz girelim, birkaç bin sene yanalım diye cesaret edilir mi? Efendim, saniyelik bile cehenneme giren, bir sokulup çıkarılanlar olacak bu ümmetten diyor hadis-i şerifte.
- 46:38
Ama nasıl çıkacak? Kömür gibi çıkacak. Yani bunu bile insan göze alır mı canının keyfi için ya? Ondan sonra esas tehlike bir dahaki derste geleceği üzere son nefeste iman tehlikesi. Çünkü gavur merasimlerine katılmak öbür günahlara benzemiyor. İçki, kumar, faiz, fuhuş kendine göre kebair büyük günahlar.
- 46:56
Ama son nefeste imanı tabii sıkıntıya sokar. Günahlar, tevbesiz ölmek tehlikeli bir şey. Ama bunlar için de imanı tehlikeye sokan en büyük günah ne? Kafir ölmeyi gerektiren en büyük tehlike yani. Herkes tabii korkuyor, son nefesten kimse garantisi yok ama en büyük tehlike kafirlerin merasimlerini kurtarmak.
- 47:17
Onun için oradan özellikle sakınmak icap ediyor. Öbür günahlara benzemiyor. Çünkü şirk ve küfürden şaibe karışıyor. O şaibe de adamı son nefeste buluyor. Buluyor çok sıkıntıya sokuyor. Bakın önümüzdeki ders mektubatın çarşamba, haftaya çarşamba inşallah saat 8.30 itibariyle derse başlandığında inşallah arkadaşlar da geçirmesinler yani 8.30, 8.30.
- 47:38
Arada diğer ilanlarını, haberlerini, reklamlarını ona göre denklesin. Çünkü biz insanlara 8.30 diye söz veriyoruz. İnsanlar oturuyor şeyin başına, 8.30'yu takip ediyor. Çünkü bazen birkaç dakika geçse ders yok herhalde bugün diye kapatıp gider. Mesul olursunuz. Bir insan orada o dersten idaret bulacak.
- 47:57
Belki orada Noel kutlamayacak bu sene, özel program seyretmeyecek. Yani Allah onu orada kurtaracak. Ama adam şimdi 5 dakika gecikti, bununla dikkat edelim yani. Ben dikkat etmeye çalışıyorum. Yayıncılar da dikkat etsin. Dakikayı şaştırmayalım. Çünkü insanlar ona göre hazırlanıyor, ondan sonra herhalde yok bugün hoca diyor, hasta diyor.
- 48:16
Geliyor geçiyor. Bu çok mesuliyet icap eder. Onun için önümüzdeki ders de çok önemli. Bugünkü de ana tema zerre kadar imanı olan, cehennemden kurtulur ama zerre kadar imanı nasıl anlamalıyız? Mevzu budur. İtikadın en mühim meselesidir. Birçok hocanın da bu konuya temas ettiğini duymadım. Çok yanlış bir anlayış var.
- 48:35
Camide gördük, Ömre'de görüştük. Ama ondan sonra herif şeriatı inkar etse de ya zerre kadar imanı var, yine cumaya geliyordu. Böyle bir şey dinde yok. Siz amelle imanı karıştırıyorsunuz. Amel imana delalet edebilir. Delalet başkadır, nişanlık başkadır, emare başkadır. Anladın mı? Amma velakin, sen şimdi vitrine koyuyorsun et, içeride satıyorsun süt.
- 49:03
Ha, senin vitrine koyduğun et, içeride et satıldığına delalet eder. İşaret eder. Ama süt satıldığını garantilemez. Sen oradan bir nişan çıkarırsın. Ama içeri girip de içeride süt olduğunu görünce, kardeşim vitrine niye et koymuş dersin. Onun için, adamın ağzından bir şey çıktı mı, kalbinde ne itikad olduğunu anlıyoruz.
- 49:27
Artık ağzından şeriatı inkar, bir hükmü inkar. Çıktıktan sonra daha, efendim bura etçi ya, kasap, niye vitrinde et veriyor. Kardeşim içeri girdin, sütü gördün, hala etçi kasaptan bahsediyorsun. Onun için bunlar yanlış şeyler. Ameller, emare ve nişanlıktan ileri geçmez. Bu cünler takmak bile olsa, bu kafirin en büyük numusu, şeyinin nişanını taşımak bile olsa kalpteki iman
- 49:57
Allah bilir ancak dilden bir şey çıkarsa biz de anlarız. Haa, bundan dolayıdır ki bir adam ömrü kilise, devamlı kiliseye gidiyor, geliyor. E biz bunu yargılıyoruz. Yarın camiye getirseler, hiç de tanımıyoruz, Müslümanlığına şahitlik eder misiniz? Ben dururum, sen de durursun. Camide görmedik, sıralı kilisede gördük yani, nasıl olacak?
- 50:23
Ama Allah indinde o adam takiye yapıyordur, gizleniyordur, bir şeydir. Mesela Allah indinde Müslüman olma ihtimali yok. Mesela Allah indinde Müslüman olma ihtimali olabilir mi? Olabilir Allah ona Müslümansa Müslüman muamelesi var, kalbini Allah bilir, ben dilinden bir şey duymadım ki Ama görüntü de nerede gördüm?
- 50:37
Kilise yolunda gördüm O başka bir şey, emaredir Aynı bunun tersi de nerede olabilir? Cami yolunda gördüğüm adamın da içinde kafirlik olabilir Ajandır Takiye yapıyordur Veyahut efendim şeratın bazı hükümlerini inkar ediyordur Ama beş vakitte senden benden evvel camiye geliyordur
- 50:57
Ama ben bunun ağzından bir şey duymadıktan sonra cami yolunda gelip gittiğini gördüğüm için şahitlik eder misiniz? Ederim Ama bu Allah'ın dindeki ilmi bozamaz Çünkü Allah onun kafir olduğunu biliyorsa O ayrı bir şey Ben neden bahsediyorum? Bir adamın itikadını, inancını ağzından çıkan beyanlarıyla anladığımız halde İnkar ettiğini duyduğumuz halde
- 51:23
Hala cumaya gidiyor, camiye geliyor diyor, zerre kadar imanı vardır diyenler İslam'dan hiçbir şey anlamamış nasipsizlerdir Zerre kadar imanı güzel anlamadan Efendim bu işi çözemeyiz Bir alametle, iki alametle adama Zerre kadar iman denmez ya Birini inkar Hepsini inkar Birine iman, hepsine iman değildir Hepsine tek tek iman etmelidir Yoksa üçe inanıyor, beşe inanıyor.
- 51:51
Ben sana ne diyorum? 6.660'ın hepsine inansa da altısını değil, birini inkar etse Küllün inkar oldu diyorum. Ayet okuyorum sana zaten Bunda zerre kadar iman kalmaz İman-ı Rabb'in senin burada anlatmak istediği nedir? Adam bütün şirk ve küfür merasimlerine değer veriyor, kutluyor, katılıyor bilmem ne bilmem ne Ama adam inanılması gereken her şeye inanıyor
- 52:11
Yaptığını da günah olduğunu biliyor. Bunu konuşuyoruz Bunun için, bunun kurtuluşu umulur diyor. Yani ne demek istiyor? Yani ebedi azapta kalmaz Çünkü iman, imanı var İman bölünmeyeceğine göre imanı varsa haram olduğuna inanıyor demektir Burayı güzel anladıktan sonra Önümüzdeki dersin mukaddimesi yapılmış oldu
- 52:29
Şimdi İman-ı Rabb'in Başına gelen bir hadiseyi anlatacak Yani bir kere bir hasta ziyaretine gittim diyecek Bu çok önemli bir hadisedir Yani meşayıhtan böyle de bir şey hiç daha naklolunmuş değildir Burada öyle bir tehlike yani kafir merasimlerine, nuallere falan katılmak, kutlamanın Gibi konuların yani
- 52:50
İnsanı son nefeste ne duruma getirdiğine dair İman-ı Rabb'in bahsettiğini bizzat keşfi Bizzat kendi başına gelen bir hadiseyi anlatmak suretiyle Bizleri uyaracak Ve inşallah biz de Müslümanlar uyaracağız. Bir kişi bir kişi belki kurtuluşuna vesile oluruz Rabbim de bizi böylece Bize acil rahmetiyle muamele eder de biz insanları kurtarmak istediğimiz
- 53:10
Allah da bizi azabından helas eder Aminu sallallahu aleyhi ve sellem Teslimen kethiran ve elhamdülillahi rabbil alemin amin
Benzer sohbetler
43:47Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 6) 243. Bölüm 14 Ekim 202614 Ekim 2026 · 44 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 14 Ekim 2026
34:42Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 5) 242. Bölüm 7 Ekim 20267 Ekim 2026 · 35 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 7 Ekim 2026
38:05Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 4) 241. Bölüm 30 Eylül 202630 Eylül 2026 · 39 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 30 Eylül 2026


