Mektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları (1. Cilt 266. Mektûb - 28) 28. Bölüm 12 Ekim 2016
12 Ekim 2016 · 70 dk
45:54 / 1:09:41Şu an 45:54 / 1:09:41
Transkript
184 satır
- 00:01
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Es salatu es selamu ala seyyidil murselin. Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Kıymetli dinleyenlerimiz, Mektubat-ı Şerife derslerimize devam ediyoruz. İ'tikâd mektuplarından kaldığımız yerden devam ediyoruz. 1. cildin 270. sayfasından, tabi eski kitaplar itibariyle konuşuyorum sonra, yeni birkaç baskı çıktı ama,
- 00:32
biz eski kitaptan devam ediyoruz. Yani herkesin elinde olan eski baskıyla, 270. sayfadan, 2. sayfadan, İmam Rabbani Hazretleri buyuruyor, Kafirler için, Müminlerin, asilerinin, yani günahkarlarının bazısı için, kafirlerin tamamı için, müminlerin günahkarlarının hepsi için değil, bazısı için. Niye bazısı için?
- 01:06
Çünkü, adam günahkar olur ama, efendim, ölmeden evvel çok ağır hastalıklar çekmiş olur, yani kanserin, sancılar, işte aylarca yatakta… yıllarca yatakta, yıllarca bazısı esir-i firaj olur. Ondan sonra çok ağır sancılar çeker. Böylece günahlar dökülür. Bu sefer kabre yani azap kalmaz. Çünkü neden? Temizlenir.
- 01:36
Mesele temizliktir. Dünyada hastalık ve belâ musibetle temizlense kabir azâbı kalmaz. Kabir azâbıyla temizlense, Müslüman için konuşuyorum, mahşere azâb kalmaz. Bazı mahşerde çok sıkıntı çeker, Cehenneme girmeden cennete girer. Dolayısıyla bütün sıkıntılar günahların temizliği içindir. Kafirlerin hepsine kabir azabı var.
- 01:57
Hepsine kabir azabı vardır ama müminlerin asilerinin, Mus'ad asinin cemisidir, çoğludur. Müminlerin asilerinin, hepsi için değil, Allah-u Teala diledikleri için, bazısı için kabir azabı hakkın haktır. Ehl-i Sünnet itikadında müctehid olan bir zat, İmam-ı Rabbani Hazretleri buyuruyor. İtikatta müctehid için buyurdu ona, sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
- 02:26
ve kendisi aynı zamanda ikinci binin müceddidi, ki bu noktada Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizden sonra, bir tek ikinci bin vardır, bir üçüncü bin yoktur. Kıyamet. Kıyamet kopar yani üçüncü bine varmadan. Bundan dolayı, bu da kesin bir husustur. Bundan dolayı, yani bu makamdaki bir zat, tabi el-Hüsnet itikad metinlerinde de bu hakikat vardır, kabir azabı haktır.
- 02:52
E şimdi sen, Mehmet okuyan gibi, efendim, ceketli, pantollu, sakalı olmayan, itikadı noktada birçok sıkıntısı olan, mucizeleri inkar eden, Meryem validemizde çift cinsiyet var diyen, bu kadar Kur'an'ın maslarını, ayetlerinin manı alan, manı alan, tahrif eden, değiştiren adam kabir azabı yok dediği diye ona mı inanacaksın?
- 03:21
Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in kabir azabı var buyurdu. Bu gari müslüman sayın hadislerde ve âudübüke minel adâbil kabr, kabir azabından sana sığınırım diye dua buyurdu. Beş vakit namazın peşine farzdan selam vermeden namazın içinde dört şeyden Allah'a sığının buyurdu. Biri de kabir azabından sığınmak.
- 03:41
Bütün sahabe-i kiram kabir azabından sığındı bu hadisle amel ederek. Sonra teâbe-i tebe, teâbinden gelen bin dört yüz senelik, efendim bin dört yüz küsur senelik dinimizin bütün âlimleri, mücdehitleri, mücedditleri, yüzyıl mücedditleri, hepsi bu kabir azabının hak olduğunu beyan etmiş. Ehl-i sünnet âlimleri itikat metinlerinde, efendim işte
- 04:08
Nesefisinden, Kaf Tezani'sinden, Maturidisinden, Eşarisinden, efendim Rahmetullahi Teala, hangisini ele alırsanız, hepsinde kabir azabının hak olduğu beyan ediliyor. Bu kadar cumhur ümmet bir anda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem başta olmak üzere. Bir de iki tane ilahiyatçı çıkmış Tangur Tungur, kabir azabı yoktur dedi diye.
- 04:33
Konuşuyor, e sen şimdi buna inanarak kendini mi avutuyorsun yani, kendini mi teselli ediyorsun, ne yapmak istiyorsun yani? Niye gerçeklerle yüzleştirmek istemiyorsun? Var olan bir şeye yok demek ne anlama gelir yani? Onu yok etmez. Allah-u Teala'nın sana kabir azabı yapmasına mani teşkil etmez ya. İşte köşeye kedi artık onu yiyeceğini anladığı zaman gözünü kapatırmış.
- 05:06
Bu kedin işini kolaylaştırır yani. Gözünü kapatman yani hakikate gözünü yumman demek orada o kedi yok, seni yutacak bir kedi yok anlamına gelmiyor yani. Belki işte beni yerken bari göre göre yemesin, bari görmeyeyim. Koynum işte kesilmeden gözünü bağlamaya benzer belki en fazla yani. Hiçbir hakikat inkar edilemez.
- 05:30
Sen nasıl Allah ve Rasulü'nün ispat ettiğini reddediyorsun? Ya? Kad ekbera muhakkak haber verdi biyi bunu. El muhbiru, haber veren zat. Herkes haber veriyor, gazeteciler de haber veriyor, o da haber veriyor. Hepsi muhbir olmuş, muhabir olmuş. Ama çoğu kezzeb. Sahtekar, yalan haber. Memleketteki haberlerin birçoğu yalan çıkıyor yani.
- 05:59
El es-sadiku. Bütün haberlerinde doğru çıkan tek demeyelim çünkü diğer peygamberler var, ulema evliya var tabi ki onlar da ondan aldıkları için, işkâtı nübüvvetten konuşuyorlar. Onun için. Ama haber verenlerin en doğrusu. Tabi ki Allah-u Teala'yı konuşmuyoruz. Haditha. Haber bakımından Allah'tan daha doğru kimse olamaz.
- 06:28
Bu âyettir. O tabi ki ilk kaynak. Haberleri veren o. Ama kullar arasında konuşuyoruz. Çünkü her laf yanlış mânâya çekildiği için artık yani her lafı böyle şeyle konuşuyoruz. Kırk tane şer koymak zorunda kalıyoruz. Cühela çoğaldı, cühela. Çoğaldığı için seviye çok düştü yani. Biz de kime muhatap olacağımızı şaşırdık.
- 06:51
Adam görmüyor musun? Marifet Dergisi'ne yazı yazıyor. Adam efendim bize bu kadar büyük bir iftira yaptı. Uydurma hadisler. Hadis uyduruyor diyor. Uydurma hadis de demiyor. Şefik Kocaman denen adam da buna sahip çıkıyor. Efendinin hanesinde bunu hâlâ tutuyorlar.
- 07:07
Şimdi bunu görünce artık olmaz olmaz deme yani. Olmaz olmaz derdi yani. Her şey olur yani. Bu saatten sonra Çünkü insanların artık benim hiçbir hadis uydurmadığım, her kitapta kaynak verdiğim, en nihayetinde sorumluluğun verdiğim kaynaklara ait olabileceği, en nihayette benim hiçbir sorumluluğum olmadığı, çünkü Veluhdetu alennâkililevvel mesuliyet ilk nakledenedir.
- 07:35
nakledenedir. Bu bir kaidedir. Bunlar ne usulü fıkıh biliyor, ne usulü hadis biliyor, ne usulü aşere biliyor, ne usulü ahlak biliyor. Hiçbir şey bilmiyor. Ve öyle bir insanlarla karşı karşıya kaldık. Adam zannettiğimiz adamlar kalktılar efendinin tefsirini helal-i haram ediyor dediler. Ruhul Furkan için.
- 07:54
Adam telefon kaydı çıksın dedi. Kayıt da çıktı. Adam hâlâ pişmiş kelle gibi sırıtarak suratımıza, bütün millete söver gibi Ruhul Furkan'dan bahsedilmedi. Bu noktaya geldiğimizde artık bitmiştir. Deniz bitti yani. Deniz biter mi yani? Nasreddin Hoca'nın İtimat kalktı yani. Artık Efendi Hazretleri'ne hizmet ediyoruz adı altında.
- 08:19
Demek ki milleti uyutmuşlar. Demek ki millete yutturmuşlar yani. Çünkü içleri haset fesat yüzünden ne tefsir tanıdıkları, ne hadis tanıdıkları, ne Efendi itikadını nazar itibarı aldıkları kesinleşti. Bütün efkar göz önünde kesinleşti. Onun için bir şey söylerken hep artık dikkat ediyorum. Şimdilik diyeceğiz ki yani en doğru haber veren Resulullah Efendimiz'dir.
- 08:45
Adam hemen diyecek ki efendim ayette var Allah'tan daha doğru haber veren yok. Bu peygamberi Allah yerine koydu. İşte böyle kafalarla çıkar şey olunca. Yani adamlarda anlayış seviyesi yok. İşte anlayış seviyesinde bunu adamın anlaması lazım. Yani Resulullah Efendimiz en doğru haber verendir dediğimiz zaman kullar içinde.
- 09:05
Bunu anlamama lüzum var mı? Yani işere ne hacet? Tabi ki Allah'la bir anlayış seviyede tutamayacağımız kesin yani. Ama tabi Vehhabi kafası olsun. Bu hadislere uydurma diyen, inkar eden marifet kafası olsun. Şimdi artık rihle kafasından geçtik. Rihle kafası zaten kendi kendini taşa vurdu. Rihle kafası dağıttı kendini.
- 09:25
Ne dergileri kaldı, ne alpleri kaldı, ne bilmem neleri kaldı. Şimdi marifet kafası. Hadislere uydurma diyen, Efendi Hazretleri kabul etti, hadisleri reddeden ve Ruhu Zülkan tefsirine helalı haram etti. Haramı helal etti diyen, tekfir eden, Efendi başta olmak üzere, marifet kafası. Bu kafa, çünkü adam biz bununla ilişkiyi keseriz dedi, çıktığıyla mümtez hocamız
- 09:47
ilişkiyi de kesmiyoruz. Ruhul Furkan falan yok bahsimizde dedi. Sesi çıktığı halde millete yalan söylediğini bütün millet dinledi. Vela tekbeli ulum şehadete nebeden. Bir de bana iftira attılar, hadis uyduruyor Uyduruyor diye. diye. Halbuki ben hep nakil yaptım. Ebediyyen bunların hiçbir şahitliğini kabul etmeyin.
- 10:05
Bu âyet-i kerimeyi okumuştu bana hocaefendi, ben unutmuştum bu ağızdan. Nur Sûresi. Bir insan iftira yaptıysa, namuslu bir insana ben hadis uydurmadım. Bundan büyük iftira bana olamaz. Gavur demekle eşit tutuyorum ben bu iftirayı. Yani bana bir adam gavur dese bu kadar koymaz. Hadis uyduruyor dedi bu adam bana.
- 10:25
Şefik de ona mümtaz hoca dedi. Bitti. İftiraları kesinleşmiştir. Ebediyyen hiçbir şahitliklerini kabul etmeyin. Bundan sonra bunlar efendi şöyle buyurdu. Efendi bize emretti ağaç kestik. Efendim asla şahitlikleri kabul değil. İftiracılıkları açığa çıktı. Tefsir ve hadis hususunda. Efendiye de bana da iftira attılar.
- 10:46
Efendinin adına çıkan hangi tefsirde helal ve haram etmiş? Harama helal etmiş. Ebediyyen şahitliklerini kabul etmeyin. Kur'an'a inanıyorsanız, Onun için artık konuşmalarımıza daha dikkat ediyorum yani. Edeceğim yani. Çünkü bu adamlar yani seviye görüyorsunuz seviye berbat. Adam şimdi diyecek ki peygamber en doğru değil ya en doğru Allah.
- 11:10
Sen böyle dedi cübbeli bak yanlış. Uydurduğu bir şeye reddiye yapacağım. Kalkacak reddiye yapma bana yani. Bunlar İmam-ı Rabbaniye'de reddiye yapar yani. Çünkü artık efendinin tefsirine bunu diyenin İmam-ı Rabbaniye'de ne demez yani. Ekmek yedikleri tekneye piştiyordu haşa. Ekmek yedikleri ekmek. Allah keser ekmeğinizi keser.
- 11:32
Tefsire hadise konuştuğun zaman bir de konuşanlara mümtaz dediğin zaman Allah seni işte efendim insanlar nezdinde rezil eder. Ve müfteri olduğunu kaydı çıkartarak Allah ispat eder. Kaydı sen istedin ses kaydını ey şefik. Artık konuşamazsın. Ebediyyen şahadetin makbul olamaz. Çünkü neden? Adam Ruhul Furkan'a sövüyor.
- 11:58
Harama helal etti diyor. Sen diyorsun ki Ruhul Furkan'la ilgili bir konumuz yok. Ya ses kaydı ortada hani adam adamı öldürürken yakalanmış da polisi hemen çepeçeğe tutmuş üstünde cinayeti. Demiş avukat istiyorum. Ya demiş sen ne avukatı istiyorsun? Cürmü meşhut yani yakalandın. Ya demiş acaba bu avukat beni nasıl savunacak?
- 12:22
Merak ediyorum yani demiş. Tiyatro demiş yani. Çünkü avukatlar her şeyi savunuyor ya. Her şeye bir avukat buluyorsun yani. E şimdi demiş bu avukat beni nasıl savunacak demiş. Merak ediyorum yani. Şimdi ben de merak ediyordum. Aa adam utanmadan çıktı. Ruhul Furkan'la alakalı bir şey yok dedi ya. Ben diyorum arkadaşlar bu diyorum kaseti dinlemeden çıktı.
- 12:46
Ha bir de bakıyorum ses kasetinizle ilgili deyince ben bu kadar olabileceğini tahmin bile edemedim. Mantığım durdu ya. Yani ben bu Şefik'in aklı akıl sahibi Zevül Ukul'den zannediyordum. Yani bu bir adam Ruhul Furkan'a sövdüğü seste geçiyor bütün cumhur duyuyor çıkıyor diyor ki Ruhul Furkan'la alakalı bir şey yok.
- 13:07
Nasıl der bunu yani? Bu adam hala orada hizmetçi olarak duruyor bu Şefik. Mesele irfan meselesi değil. Mesele Şefik meselesi. Daha yukarısı da var. Üst katta keskin var biliyorsunuz. Üst kat yönetimi keskin var. E bunlar bu işi kot arıyor pazarlıyor. Mevzu bu. Onun için konuşmadan bize dikkat edeceğiz.
- 13:29
Sakın bu adamları dinlemeyin. Asla bir video atarlarsa dinlemeyin. Benim zerre kadar hakkım varsa sizde zerre kadar bak ahirette ilim hakkı haktır. Bu kadar benden sohbet dinleyip amel ediyorsunuz. Zerre kadar hakkım varsa marifetin sitesinin hiçbir videosunu izlemeyin. Hakkımı haram ederim. Çünkü ebediyyen şahitliklerini kabul etmeyin.
- 13:53
Bunlar ki çıktılar Ruhul Furkan'la ilgili bir şey yok dedi. Kaseti getirin o zaman dedi. Getirdik. Yine Ruhul Furkan'la ilgili bir şey yok dedi. Artık hepiniz gördünüz ki yalancıdırlar. Ebediyyen bir de iftiracı. Adam bana hadis uydurdu diyor. Şefik orada yahu aldığı kitaplar o zaman şey oluyor yani hoca bunu kitapsız bir şey yazmadı diyeceğin yerde benim adamın uydurduğu
- 14:18
hadis uydurduğu lafına katılıyor. Mümtaz hocamız demek suretiyle. Efendim bit. Bundan sonra efendinin hizmetkarı diye kendilerini savunmasınlar. Çünkü efendinin hizmetkarlarına müfterilik, kâziplik, kezzaplık yakışmaz. Bu kadar cahiller güruhu bu kadar kâzipler ve müfteriler güruhunun Efendi Hazretleri'nin yanında durmaları al bu millet efendim
- 14:44
bu müslümanlar bu ihvanın ezdiğinde artık uygun değildir. Elverişli değildir. Kimse bunu artık tasvip edemez. Çünkü her dediklerine artık soru geldi. Ne sorusu çarpı geldi. Çünkü adamlar yalan konuşuyor. Bir adam bakın El-Mü'minün. Adam bakın El-Mü'minünü lâ yeksib. Mü'min zina eder mi diyor? Edebilir, nefsine uyar diyor.
- 15:04
Hadis-i şerif. Mü'min içki içer mi diyor? Nefsine uymuş eder. Yani ederse kâfir olmaz. Diyorlar ya Rasulallah mü'min yalan söyler mi diyor? El-Mü'minü lâ yeksib. Mü'minse yalan söylemez. Çünkü neden? O zaman Allah ve Rasûlüne iman ettim diyor. Yalan söylüyorsa belki iman ettim lafında da yalan söylüyordur.
- 15:19
Bu sefer kimse imanına güvenemez. Çünkü zina fiili bir günahtır, içki bir günahtır, kebairdir, büyük günahtır. Ama yalan başka bir şey. Çünkü adam diyor ki ben Müslümanım, ben ihvanım. Ben Efendi'yi seviyorum. Ben Efendi'ye hizmet ediyorum. Efendi böyle buyurdu. Efendinin emriyle yapıyoruz her şeyi.
- 15:37
Peki tamam. E sen şimdi kabak gibi Ruhul Furkan'a adam sövdü. Haramı helal etti diye Ruhul Furkan'ı yazanlara kâfir demiş oldu. Ve Efendi'ye de gitti bu laf. Bu adamı çıktın, Mümtaz Hocamız dedin Ruhul Furkan'la alakası yok dedin. Göz bakarak ya. E sen oldun kâzip. E şimdi bir adamın yalanı bütün ya dört şahit iki şahit değil, milyonlar dinledi bu ses kaydını.
- 16:01
Bu noktada yalancılığın herkesin elinde sabit olunca daha senin Efendi bunu dedi, Efendi şunu dedi. Bir de marifetin sözcüsü. O zaman marifetin ne mal olduğu ortada? Sözcüğün neyse sen olsun. Öyle ya şimdi ben bir yalancı adamın sözcüğü yapar mıyım? E yaptılar. Bundan dolayıdır ki ebediyen şahitlikleri kabul edilmez ve bunların attığı hiçbir videoyu seyreden
- 16:26
asla hakkımı helal etmiyorum. Çünkü neden? Yalancılığı sabit olana kadardı. Ne diyorlar baktık. Yalancılığı sabit oldu. Artık mümin yalan söylemez hadisine göre. Burada soru işareti girdi. Her günahı yapar ama yalan söylemez. Yapabilir yani nefsine uyabilir. Yapsın demedik. Ama mümin yalan söylemez.
- 16:48
Yarın daha büyük tehlikeler doğacak ve bunlar kim bilir daha neler uyduracak. Efendi şunu dedi, Efendi bunu dedi. E şimdi biz burada neye inanacağız? Hatta Efendi oğlu Ahmet hocadan da duyduğuma göre efendim şimdi Efendi Hoca'nın bazı sesi çıkıyor ya ben bunlarda hiç haberim yok. Meğer seste de kelimeler aradan çekiliyormuş ve montaj yapılıyor.
- 17:15
Çünkü bazı hususlarda efendim cümleler arasından bazıları birbirine eklendiği zaman biliyorsunuz müspet menfi olabilir, menfi müspet olabilir. Montaj yapıldığına dair de efendim bilgi söyledi. Ben bilmiyorum Efendi Hoca'nın oğlu söyledi bana yani.
- 17:35
Şimdi bu noktaya geldiğimizde zaten yalancılıkları alenen çıktı. Mümin yalan söylemez. Demek ki şahitlikleri geçmez. Çünkü bana hadis uyduruyor diyor. Hiçbir hadisi kendi kafamdan hadis diye uydurmadım. Vallahi billahi uydurmadım. İmansız öleyim uydurmadım. Çünkü nasıl hadis uydurmak ya? Cehennemde yerini hazırlasın buyurursun Allah'ın sellem.
- 18:00
''Men kezebe aleyhüm tehammiden'' ''Kasten bana yalan iftira eden'' ''Fellete bebe maka devrinen nar'' ''Ateşte yerini hazırlasın'' Cemaatime ben kaç kere okumuşum bu hadisi? Ve nasıl hadis uydururum? Onun için hak üzere olalım, haktan yan olalım, batılı teyit etmeyelim, bir şeyin batıl olduğu anlaşıldı mı daha destek vermeyelim, ne maddi ne manevi.
- 18:23
Ne çağrıldığında giderek ne onların yanında gözükerek. Bunların hepsi batılı teyit sayılır. Batılı destekleyenler kesinlikle kusuruna uğrayacaklardır. Dünyada ve ahirette zarara uğrayacaklardır. Batıla batıl demek bizim huyumuz olmalıdır, Müslüman'ın huyu olmalıdır. Ben batıl olduğunu yeni anlıyorum.
- 18:43
Hele ki bu Ruhul Fukan şey falan 20 günlük, bir aylık bu kaset şey. Yani ben bu kadar bilmiyordum yani. Ha dedim ki, belki dedim Şefik çıkar, ya bize bu adam demedim dedi. Fakat ses çıktı, dediği sabit oldu. Biz bu insanla ilişkimizi kestik. Efendinin tefsiri bunun dediklerinden beridir. Diyeceğini bekledim.
- 19:08
Belki yırtığın yarısını yamardı. Ama bu adam çıkıp mümtaz hocamızdır diye Efendinin hanesinde, Efendinin tefsirine yazanları kafir diyen bir zihniyeti yeniden seçkin kıldı ya, artık yani bakın bir daha ne diyor diye dinleyeyim derseniz, Yaşar Nuri'yi dinlemekten, Mehmet Okuyan'ı dinlemekten, Mustafa İstanbul'u dinlemekten bir farkı kalmıyor.
- 19:32
Çünkü yalanı sabit oluyor, sen hâlâ bakalım ne diyecek. Ya bakalım ne diyecek dedi, o zaman şeytanı da bakalım ne diyecek diye dinleyenlerin nereye gittiği an görüyorsunuz. Cehennemde bile kürsü kurup milleti çağıracak, yine gidecekler ne diyecek. Ne diyecek? Allah lanet etsin size. Senmişsin diye beni buraya sokan yalancılara Allah'ın laneti olsun, zalimlere lanet olsun.
- 19:53
Sövüp sayıp ayrılacaklar. böyle bu hocalar. Yapmayın hocalar. Burada efendiye hizmet yok. Burada efendi tefsirine iftira var. Burada efendinin emini olan adama Cübbeli Hoca hadis uydurduğu iftira var. Burada benimle uğraşma var. Burada arka planında kumpasları bana kuran Fetö'nün ağzıyla konuşmalar var.
- 20:19
Kaset olay diyor adam, kumpas demiyor ya. Burada beni yıpratma projesi var. Çünkü Fetö'nün projeleri devam ediyor. Hükümet üzerinde de, maliyede de, askeriyede de, bak hâlâ at, at, at, at, hükümet taş edemedi. Burada Cübbeli'den uzak durun. Efendiden ayırın. Efendilerin resimlerini koymayın. Farkındaysanız birkaç zamandır hiçbir resmimi koymazlar.
- 20:43
Çünkü bununla alakalı değil. Proje. Durum bu. İnsanlar vazifelerini yapıyorlar, denileni yapıyorlar. Siz de Allah için bu fakirden emek gördüyseniz, hizmet aldıysanız denileni yapın. Yalancı olduğu, sabit olanların ebediyyen şahitliğini kabul etmeyin. Çıkıp insan özür diler. Bu adam meğer Efendinin Cübbeli Hoca'nın kitabını bırak.
- 21:07
Halbuki benim kitabıma uydurdu dediğinde de reddiye yapmalarını beklerdim. Çünkü neden? Cübbeli kendi kitabında uydurukçuysa o zaman Efendinin adına yazdıklarında da uydurukçudur. Efendinin tefsirine itimat kalmaz. Nasıl diyor İmam-ı Rabbân Hazretleri? Sahabe tenkit edilirse, tenkit Kur'an'a gider. Mektubatın kaidesidir bu.
- 21:27
Sen Hazreti Muaveyye'yi tenkit edemezsin. Rivayetini cerh edemezsin. Güvenilir adam değil diyemezsin. Dediğin anda Buhari Müslim'de yüz yirmi küsur hadis rivayeti var. Sahabeyi tenkit, Kur'an'ı tenkit. Ben burada Efendinin adına bütün çıkan kitapları bu kadar senedir bu fakire yazdırmış. Tabii onun riyasetinde, onun kontrolünde.
- 21:50
Senelerce yanımızda bulundu. Harf yazmadık ondan habersiz. habersiz. Sonra güvendi bu fakire, tamam ben yoksam da yazın dedi. Sonra okundu. Hepsini dinledi. Takrir buyurdu. Takrir buyurdu. Bu onun kitabıdır. Kimsenin Kimsenin Efendinin kitabına taan etme hakkı yok. Efendi kitabına taan etme hakkı yok.
- 22:08
Ama cübbenin kitabına taan edersen, sahabeye taan, Kur'an'ı tenkittir. Mektubat okuyorsunuz. Böyle mi okudunuz bugüne kadar? Hocalarınız böyle mi okuttu size? Hocaları da benim talebelerim yani. Ama hocaları da nezih insanlar. Meğer bunlar müfsitmiş. Yahu sen Kur'an'ı tenkit ediyorsun burada sahabeyi tenkit ederek.
- 22:28
Ben burada Efendinin sahabesindenim. En yakın sahabesindenim. Efendi Hazretleri buyurdu ki, esbekiyet, eftaliyet sahabeyle değildir. Diyor şimdi Şefik Bey. Sen Efendi Hazretleri'nin Fahri Efendi hakkında ne dediğini duydun mu? Otuz sene evvel var mıydın? Nerede geciyordun acaba? Sabah namazından evvel 60 şerifte.
- 22:51
Resulullah Efendimiz buyurdu sahabemi tenkit eden beni tenkit etmiş olur. Sahabemin aleyhine konuşmayın. Buyurdu. Benim de ashabım var dedi. Fahri Efendi benim ashabımdandır. Aleyhine konuştuklarınızı duyuyorum. Asla reddediyorum. Ona konuşan bana konuşmuş olur dedi. Kulaklarımla duydum. Nasıl oluyor şimdi?
- 23:15
Efendinin sahabesi yok demek. O sahabe dönemindeydi demek. Şimdi sen bana konuşuyorsun. Efendinin bütün kitaplarına imza atmış. O kitaplarda Efendi'den ve bu fakirden başka kimsenin harfi yok be. Buna konuşuyorsun. Diyorsun ki uyduruyor hadis. Ha dersin ki şu hareketini beğenmiyorum. Yemek yerken kaşığı yem tuttu.
- 23:43
Kirpiğini fazla aldırmış. Kaşını aldırmış. Gözünü aldırmış. Ben bunlara karışmıyorum. Herkesin istediği kadar beni tenkitaklı var. Ama benim rivayette ettiğim hadislere uydurdu dediğin anda Efendi tefsiri de uydurma oldu. Ya senin aklın bu kadar basmıyor mu? Basıyor, çok iyi basıyor. Tulumba gibi basıyor.
- 24:03
Ama sizin derdiniz Efendi'yi yıpratma. Sizin derdiniz Efendi'nin eserlerini yıpratma. Sizin derdiniz bu işleri gündeme getirip İsmaila'yı yıpratmak. Cemaat'ı yıpratmak. Cemaat'ı dağıtmak. Biz bu kadar bilmiyorduk. Ne bileyim ben safım ya. Ama gellenen noktada artık tefsire bunu diyen adama Mümtaz Hocamız dendi.
- 24:28
Bitmiştir. Haklarımı haram ederim. Bir açıklamalarını dinlerseniz ve inanırsanız. Çünkü bunlar artık Efendi'yi temsil etmedikleri kesinleşti. Yalancı nasıl Efendi'yi temsil edecek? Edemez. Bir de Efendi böyle buyuruyor dediklerinin mesajlarının hiçbiri muteber değil. Yalanı sabit oldu bu ekibin. Ama deselerdi ki bu adam tefsire de konuşmuş.
- 24:53
Madem öyle ilişkiyi kestik. Bak ben bu konuşmaları yapabilir miydim? konuşmaları yapabilir miydim bugün? Asla yapamazdım. Çünkü bir tutar tarafları olurdu. Bir şey olmasa efendiye işi getirmiyorlar, efendinin tefsirine işi getirmiyorlar derdim. Ama bunlar efendi tefsiri falan hiçbir şey efendim bunların kutsalı olmadığı çıktı burada efendinin tefsiriyle.
- 25:13
Bitti. Efendi müceddit diyorsun. Efendimiz'i bu kadar büyütüyoruz diyorsun, Efendimiz'e bu kadar kitap yazdık, hayatını yazdık, hizmet, hizmet, gelinen noktada zaten öyle çok hizmet yapıyorlar ki, göze girmek için, sonunda bir dakikada bütün sütü döküyorlar. sonunda bir dakikada bütün sötü döküyorlar.
- 25:30
Aynı bunu evvelki tarihlerde de görmüşüz mezhepleri bozanlarda. Bir noktada hizmet diye biz de diyoruz maşallah Talih Hoca'nın dediği gibi çok hizmetleri var. Tamam çok hizmetleri var. Ama gelinen noktada Talih Hoca görmüyor mu ki efendinin tefsirine haramı helal etti dediklerini duymadı mı Talih Hoca şimdi?
- 25:49
Hakkı tutmadı, batılı tuttu. E batılı teyit etmeyin. Maddi manevi hiçbir alanda batılı tutanlardan olmayın. Ben hep hakkı tutanlardan kaldıranlardan oldum. Aleyhime de olsa, zararıma da olsa, hapislere de düşsem, eziyetler de çeksem hep hakkı tutanlardan oldum. Batılı tutanlardan olmayın. Destek verenlere destek vermeyin.
- 26:13
Maddi manevi desteklerinizi çekin. Şahitliklerini kabul etmeyin. Çünkü burada büyük bir efendinin tefsirine büyük bir iftira var. Ve bu iftira da efendinin hanesinde aklandı ve yalan beyanatıyla bütün milletin gözü önünde ortaya çıkarıldı. Artık Allah'a havale ediyorum. Allah bildiği gibi yapsın celle celaluhu.
- 26:38
Efendi Hazretleri'nin halasası. Beni mecbur bıraktılar. Cevap hakkı doğdu demesinler. Bana cevap hakkı doğdu. Çünkü onlar dergide bu yazıyı yazdılar. Başlatan ben olmadım. Cevap vermek zorundaydım. Vermeseydim hadis uydurduğu şaibesi ya da iftirası altında ezilirdim. Her şeye konuşan adam hadis uydurduya konuşmadığım zaman bu iftira benim üstüme kalırdı.
- 27:02
Ben bu iftirayı yiyemem yani. Kusura bakmasın kimse. Cemaatın meselelerini toplumda konuşmayın diyorlar bana. Tali Hoca nasihatini aklını maşallah kendine saklasın. Çok fazla aklı var mübareğin de bana da veriyor. Fakat bana aklı uymuyor. Bu akıl akıl değil. Çünkü neden? Onlar bunu dergide yapmasalardı ben bunu millete söylüyor muydum?
- 27:26
Biliyordum onların bu kafada olduğunu. İrfan'ın 20 senedir biliyordum bu kafada olduğunu. 2 sene evvel İrfan'ı almayın yanlış bu adam dedim. Hayır uyarmadım değil ki 2 sene evvel İrfan Konya'dan gelirken dedim ki bu arkadaş her tarafta sıkıntı çıkarttı. Tefsirin aleyhine konuşmaları var. Yalan beyanı var boyacılar hocayla yaşandı.
- 27:46
Ben bunları anlattım 2 sene evvel. Kasıtlı aldılar. Mevzu bu. Adamlar her malzemeyi bulunduruyor. Kime tetikçi lazımsa oraya kullanılacak yani. Her yol var çünkü yani adamlar. Bizim gibi dosdoğru gitmiyorlar ki. E şimdi hal böyle olunca e şimdi Tali Hoca'nın ya Cübbeli Hoca hadis uydurmaz. En fazla nakleder.
- 28:10
Naklettiği kitapları incelerseniz inceleyin. Ama Cübbeli Hoca uydurukçu olmuyor ki burada. Bunu demesini beklerken hakem olayım aranızda. Hakem olayım. Nasıl hakem oluyorsun Hoca Efendi? Sen efendinin tefsirinin efendim doğru mu eğri mi olduğuna dair efendinin kitabını sorgulama şeyini açacağız. Efendinin tefsirinde helalı haramı helal ediyor diyen adamda neyi hakem olacaksın?
- 28:38
Sen o zaman efendinin üstünde bir hakem oluyorsun. Cübbelinin üstünde olmuyorsun ki. Sen efendiye mi hakem olacaksın Hoca Efendi? Haddini mi? Senin efendi hakkında hakemlik hakemlik ve tefsir hakkında hakemlik yapacak ilmin yok. İpçikte zaten İpçik'te zaten doldurdun konkordattan hadisçiyim dedin, hadisçiyim dedin, biz de sana hadislerin kaynağını bul dedik.
- 29:01
Ruhul Furkan'ın birinci cildinde bütün hadislerin kaynağını sana verdik Talih Hoca. Verdik. Verdik, gittik. Gittin. İşte Seyfettinler vs. o zaman okuyan talebelere verdin. Konkordas denen şeyi açtılar. Ketebe nerede varsa ketebeye buhari dediler. Halbuki o ketebe başka ketebe. Ve birinci cilde dünya kadar bize hata çıkarttın.
- 29:22
Ondan sonra seni tefsirden ayırdık. İkinci cildlerden sonra yani hadis tefsirde zaten harfi yok. Hadis kaynağı bu. Bir de baktık bütün kaynaklar yanlış. Yusuf Selener Hoca'ya sor. Canı çıktı adamın birinci cildin hadis tahricini yapana kadar bizim tefsir ekibindeki Hoca Efendi. Kırk şeker size hadis tahricinde be.
- 29:43
Kırk şeker, seksen şeker. yarı yarıya hadisler yanlış çıktı senin gönderdiğin. Ondan sonra Ruhul Beyan'daki bütün hadislere bulunamadı, bulunamadı, bulunamadı, bulunamadı. Dosya dosya çarşaf... Biz o bulunamadıları inceledik. Kenzülümad'de çıktı, Deylemi'de çıktı, Firdevs'te çıktı, şurada çıktı, burada çıktı.
- 30:04
E ne bulunamadı, bulunamadı. Koca Ruhul Beyanı sanki uydurukçu gibi bulunamadı, yazdırıp durdu. Birinci cidden sonra biz senden bir hadis almadık. Benim bayramlık ağzımı açtırırsan seyranlık konuşurum ben. Yapma, hata yapma, gücün yanında olma, bak gücün yanında hep oldun, Adnan Oktar'da da aynı oldun, kaç yerde aynı oldun, bu cemaat bıktı artık, yapma, batılı destekliyorsun Hoca Efendi.
- 30:33
Burada çıkıp demen lazım değil miydi ki Cükbel Hoca'ya ben şahidim 30 sene, 40 sene diyorsun. Çocukluğundan şahidim diyorsun. Bu adam efendim yanında devamlı okudu tefsirini efendinin. Efendi gözüm demiş buna, gözlüğüm demiş buna. Bu kitap hususunda, ilim hususuna eminim demiş buna. Senden başkasına razı değil meşayih yazmasına demiş buna.
- 30:54
Bunları duyuyorsun, bir kısmını kulağınla duymuşsun. Efendi yanında bu kadar görmüşsün. Bu insanları tutuyorsun. Bunlarla kötü olmayayım diye bu yalancı müfterilerle orta yol mavi boncuk kimdeyse yapıyorsun. Ondan sonra burada bu kadar hukukumuz var. Efendinin kitabının hakkı var ortada. Efendinin kitabını hızara veriyorsun.
- 31:15
Ben de hakem heyetinde olurum, hakem olalım diyorsun. Yani senin efendinin kitabına hakemlik yapma hakkın yok. Allah'ım ya Rabbim mektubat mı okuyacağız? Her gün bir mesaj atıyorsun, millet bıktı ya. Her dakika bir mesaj atma ya. Bu mesajlara kulak vermeyin arkadaşlar. Beni de sinir mi bozuyorsunuz yani?
- 31:37
Her dakika Tali Hoca bunu açıkladı, bu bunu açıkladı, şu şunu açıkladı. Hiç kitaba fıkha uymayan şeyler. Hiç mi hâlâ fıkha heyeti diyor ki elimizden gelse Tali Hoca'nın fıkıh fetva verme yetkisini iptal ederiz. Ama yetki bizde değil diyor, herkes istediği gibi fetva veriyor. Adam diş macunu ile efendim ihramı bozmaz dedi.
- 31:58
Haçtayız. Ya diş macunu tamamen kokulu bir madde. Adam bütün ağzını yıkamış şeyi bozmaz, ceza gerekmez dedi mesela. Dünya kadar fetva var. Şimdi Efendi Baba derdi Ömer Nasuh Efendi için fetvasına muteberdir evladım. Burada fıkha heyeti diyor ki fetvası muteber değil. Çünkü öyle fetvalar veriyor ki faiz meselelerinde mesela İsmaila Eminevim'e fetva vermez, bu fetva verir.
- 32:23
O fetva vermez, bu fetva verir. Helal arama karışıyor. Fetvaya karışıyor. Yani ihrama karışıyor, her şeye karışılıyor. Mehdi'ye karışıyor. Mehdi geldi gelecek diyor, Adnan Oktar'a malzeme veriyor. E şimdi burada lütfen kusura bakmayın bu kişilerin şahitlikleri geçerli olamaz. Çünkü burada taraf tutma var.
- 32:49
Bana şahsi hırs ve itiraz diyor, iftira atıyor bir konuşmasında. İkinci ben hakem olayım. Ya ne atlıyorsun hakem olmağı? Sen Efendi'nin tefsiri hakkında hakem olacak ilme sahip değilsin. Efendi'nin tefsiri bu yahu. Cübbenin kitabı değil ki yahu. Bunu Efendi'nin tefsiri olduğunu iddia eden o şefik hala nasıl bu tefsire tahin eden adamı tutuyor
- 33:11
ve demedi diye yalancılığını tescil ettiriyor bütün halka yahu. Hala duruyorlar utanmadan insanın yüzüne çıkıyorlar. O zaman çözüm şudur. Yolumuza devam edeceğiz. Efendimiz'e öğrettiği yol bellidir. Hizmetimize devam edeceğiz. Kimsenin şahitliğine, hakemliğine ihtiyacımız yoktur. Efendi'nin yolu ortadadır.
- 33:31
Bu kadar hoca efendiler ortadadır. Efendim bir tane bunun kılavuna Efendi'den bir şey duyan kaynağı var mı bunun ya? Kaynağı zayıf bunun dediğine şahit olan bir hoca yoktur. Yoktur. Dolayısıyla Efendi'nin tefsiri bütün Ruhul Beyan'da hangi hadis gelirse bir tanesini reddettiği yoktur. Hepsini okuduğu varittir.
- 33:51
Bütün hocalar buna şahittir. Hal böyleyken tek çaremiz kaldı. Bu adamları dinlemeyeceğiz. Şahitliklerini kabul etmeyeceğiz. Bugün batılı destekleyenleri desteklemiyoruz. Desteğimizi çekiyoruz. Cemaat olarak Allah için bir gram, zerre kadar hakkım varsa sizde. Bu kadar basit. Başka çare kalmamıştır. Çünkü bugünde de hakkı söylemeyeceksek yani helala harama girdi,
- 34:20
tekfir derecesine geldi, uydurma derecesine geldi, dinimiz gidiyor ya. Dinimiz gidiyor, hadislere uydurma diyor adam ya. Uydurdu diyor bana ya. Yani geylaniler, gazalilere uydurdu diyor bu adam. Bu adam cübbeliye demiyor, sizin zerre kadar aklınız varsa bunu anlamanız lazım. Bu adam bunu diyor, Şefik de buna mümtaz hocamız diyor.
- 34:41
Bunlar tarikatı da bozar, şeriatı da bozar. Bitti artık. İtimat kalkmıştır. Evet üst yani üst perde, akıl bunlara bunu dedirtiyor bugün. O zaman biz İyiyiz, akıllı olacağız. Müslüman akıllı olur. Kaçıncı delikten ısırılır? Aynı delikten iki kere değil, beş kere ısırılmayalım. Bitti. Bu zamana kadar sabrettik.
- 35:04
Ama artık tefsire, hadise dayandığı zaman da biz artık şahsımıza yapılan hakaretlere sabrederiz. Şahsımıza yapılan terbiyeslere sabrederiz. Maddi menfaatlerimiz kesildi. Diyelim senelere ver. Beş senedir ben ne maaş alırım, ne telif alırım, beş sene, altı sene hiçbir şey almam. Mesela bir şey dedim mi beş, altı sene?
- 35:22
Demem. Bir kuruş benim hakkım vardı demem. Demedim de yani. Cayır cayır altmış liraya tefsir satıyorlar. Ya burada bizim emeğimiz var, bir kuruş dedin mi yani? Hiç tartışma açtın mı onlara? Ben nefis için hırs ve ihtirastan en uzak olan benim. O bana hırs ihtiras lafını kullananlar kendilerinin bir kuruşu eksilsin bakalım.
- 35:43
Bas bas bağırmıyorlar mı? Bu hak benim, ne yapıyorsunuz lan demiyorlar mı? Benim kadar Allah için iş yapan adam yoktur. Efendi Hazreti Ahmet Kozloğcu'ya söylemiştir. Cübbeli Allah rızası için çalışır. Bu laflar herkes hakkında söylenmiş laflar değildir. Onun için bu lafları topladığın zaman bir cilt kitap eder.
- 36:07
Kırk senelik, kırk beş senelik mazide. Tamam mı? Böyle iki tane lafla sen gelip efendinin yolunu değiştiremezsin. Bitti buna müsaade etmeyeceksin. Şimdi Allah'tan daha doğru söyleyen yok. Ondan sonra Çünkü Allah'tan sonra biz bunu insanlar için konuşuyoruz. Peygamberler için de. Hepsi mukbir-i sadıktır.
- 36:30
Ama eslak olan en doğru, en üstünleri Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Ne buyurduysa hak. Biz hadis-i şeriflere iman ettik. Şimdi bu adamların Gazali'nin, Geylani'nin rivayet ettiği hadislere bunlar uydurdu demesiyle Yaşar Nuri'ler işte efendim neyse ölmüş diyorlar onun için, neyse kalanlardan konuşalım.
- 36:54
İslamoğlunun şeylerin İsa Aleyhisselam inmeyecek. Bukhari bunu uydurdu demesinin ne farkı var? Resulullah'a inandıysan bütün buyurduklarına inanacaksın. Asla İmam Gazali, İmam Geylani'ler Resulullah'a iftira etmez. Onlar uydurmaktan münezzehtir. Münezzehtir diyorum. Çünkü zaten evliya mahfuz demiyor musunuz siz?
- 37:19
Evliya mahfussa Geylani, Gazali evliyanın kutbudur. En büyüdür. Nasıl korunmamışlar yalan uydurmaktan? Veya bunlar diyorlar ki bilmeden koydular. Peki uydurmayı nakletmekten Resulullah Efendimiz ile uyanıkken görüşen Abdülkadir Geylani hadis sizden var etmiyor diye mi diyor? Soruyor zaten. Siz tasavvuf eyleyeyim diyorsunuz ya.
- 37:42
Sizin inandığınız tasavvuf bu mu be? Yani Abdülkadir Geylani bu kadar, bir tane de değil ya. Bu kadar hadisi hepsini uydurmamış fazailahım halde. Diyorsunuz. Çünkü benim kaynaklarım hep o. E bunu dediğiniz anda nasıl Abdülkadir Geylani mahfuz oldu? Olacak tane. Demek Allah onu korumuyor. E demek evliya korunmamış.
- 38:03
O zaman bu iş Efendi Hazretlerine tağna gider. Velilere tağna gider. Evliya inkara gider. Yani Evliyaullah masum değildir. Ama mahfuzdur. Korunmuştur. Kaidemiz bu değil miydi ya? Hepiniz bunu okumadınız mı? E nasıl korunmadı Abdülkadir Geylani uydurdu bu kadar hadisi? Ha uydurmadı. Ne oldu? Uydurmaları aldı.
- 38:28
Nasıl uyarılmadı mana aleminde? Ben bile hemen rüya görüyorum olacak bir şey ya her gün. Yarın şöyle olacak diyorum ya. Yani nasıl Abdülkadir Geylani uyarılmadı bu kadar uydurma hadisi? Peki. Sonra bunun yazıma geçmesi var. Sonra bunun nüskaden çoğalması var. Abdülkadir Geylani 90 sene yaşamış bir insan ya şu uydurma çıktı sonra ben uyarıldım demez mi ya?
- 38:51
Hiçbir rüya görmüyor. Hiçbir Resulullah'ı görmüyor. Allah Allah. Yani koca Abdülkadir Geylani, İmam Gazali o kadar saf ki efendim İrfan kadar bilmiyor. Şefik kadar bilmiyor. Tabii Şefik daha iyi biliyor. Çünkü benim aldığım kaynak var Geylani Gazali. Adam diyor ki hocanın kitabında uydurmalar var diyor ya.
- 39:16
Uyduranlar da benim kaynak verdiğim yerler. Bunu diyor bu adam. Daha ben bunu nasıl dinleyeceğim ya? Allah'a havale ettim. Ama siz de batılı desteklerseniz Allah size de bildiği gibi muamele etsin. Hak'tan ayrılmayın. Resulullah'ın mukbiri sadıktır. Evliyaullah ondan yaptıkları nakiller haktır. Adam kabir azabını neye göre inkar ediyor?
- 39:40
Buhari'deki hadisi reddeder. Sen rekabet namazını neye göre inkar ediyorsun? Abdülkadir Geylânî'deki hadisi inkâr ederek. Ne farkınız kaldı? Abdülkadir Geylani'deki hadisi inkar ederek. O sahibmiş, bu zayıfmış. E fazâilâ-i amâl de zaten zayıf câiz. O sahimiş, bu zayıfmış. Efe Zahide Han Vali'de zaten zayıf caiz.
- 39:52
O mevzu dedi. E o mevzu dedi. E o mevzu dediyse ittifaklı değil ki. İbn-i Salâh da usûl-i hadisçi. İbn-i Salâh, usûl-i hadisi yazan, kitabını yazan en büyük muhaddislerden. İbn-i Salâh, rekâib namazı uydurma değil dedi. Al-ülkârî, mevzuatı kitabını yazan, mevzuatı kitabını yazan Al-ülkârî, muhaddis.
- 40:12
Al-ülkârî ne dedi? Rekâib namazı mevzu değil dedi. Recep Şaban Risalesi'ne. Sizde o risaleler yoktur, Şamile'de yok onlar. Süleymaniye'den yazma eser alacaksınız, biraz para vereceksiniz. İlme emek veriyorsanız. Şamilelerle ilim olmaz. Kaynaklara ineceksiniz. Ben burada kaynaklara iniyorum. Recep Şaban Risalesi, matbu değildir.
- 40:33
Al-ülkârî'nin. Orada diyor ki mevzu değildir. Hadi bakalım. İbn-i Salâh, el-müsâcele isimli eserle bu tespit ediyor. Hafız Rezîn büyük muhaddistir. Razîn. Daha adını duymamışsınızdır, Razîn kim diye. anlamışsınızdır Razin kim diye. Rezene Şahin'i ancak duymuşsunuzdur. Hafız Razîn. Hafız Razin, radıyallâhu anh, Büyük muhaddistir.
- 40:49
Bu zat bu hadisi naklediyor. haklediyor. İbn-ül Eser'i duymuşsunuz ya, o kadar da duymadıysanız O kadar da duymadıysanız efendim hiç konuşmayalım. Câmiul-usûl isimli eseri vardı. Câmiul-usûl. Camiul Usul. Tecridus Sıha. Tecrid-us-Sahâh. Sahih hadisler bak. Sahih, sahih hadisler. Adı Suha. Adı Sahâh.
- 41:06
Tecrid, isnatlardan tecrid. Tecrid-us-Sahâh'ta Tecrid-ü Suhata Hafız Rezin Hafız Rezîn bunu nakletmiştir. Yani regaib namazını, yani bunların uydurdu dediği namaz ha. Sifilin o namazı kılacağınıza haram işleyin dediği namaz. Regaib namaz. Hafız Rezîn büyük muhaddistir. Tecrid-us-Sahâh isimli eserinde sahih hadisler olarak cikletmiştir.
- 41:28
Ondan sonra İbni Lesîr meşhur muhaddist, meşhur cezerî. Câmiul-usûl'ünde bu hadisi Hafız Rezîn'den alarak nakletmiştir. Sen iki kişi uydurma dedi, mevzu dedi diye benim de burada dünya kadar mevzu değil diyen adamım var. Ama kim? Hadi diyorsun Gazâlî muhaddist değil. Diyorsun Geylânî muhaddist değil.
- 41:48
Hadiste zayıftır, hadis bilmez. Peki benim bu söylediklerim kim şimdi? Ali Hukârî kim? İbni Lesîr kim? Hafız Rezîn kim? İbn-us-Salâh kim? Hepsi muhaddist. Husûl-i Hadis'in kitabını yazmış adamlar. E peki bu adamlar diyor mevzu değil. Sen burada en azından ittifak olmayan bir konuda nasıl uydurma dersin?
- 42:10
Zerre kadar şüphe olsa uydurma denilebilir mi? İhtimal giriyor çünkü. En ufak bir şüphe de kararı veremezsin. Mahkeme karar verebiliyor mu bir şüphe girdiğine? 10 sene sürüyor karar. Burada bu kadar muhaddist söylemiş bunu. Ben ilmi konuşuyorum. Ben Husûl-i Hadis bilmiyorum diyorsam Hüseyin Avni Hoca demiş ki tevazu yapmasın o kadar.
- 42:34
Ne bilmiyor demiş, biliyor demiş, bal gibi demiş. Okuduğu bu kadar kitap var. Onlarda Husûl-i Hadis yok mu demiş. Ben Husûl-i Hadis'i bir gecede okuyan adamım. Okumuşum yani. Ne demek yok? Ben tevazu yapıyorum. Ama adamlar tevazu yapınca üstüme çıkıyor. Allame-i Cihan oldular başıma ya. Adamın suratına bakın, tipine bakın ya.
- 42:54
Tipine, şekline bakın ya bu konuşanların. Son noktayı koyuyorum. Utlubu'l-khayra'in dehsani'l-vucûh. Hayır arıyorsanız, ilim arıyorsanız, fazilet arıyorsanız, erdem arıyorsanız, yüzü güzel olanların yanında arayın. Hadisi şeriftir. Yüzünden meymenet olmayanlardan hayır beklemeyin. Meymenetsiz adamların dolduğu bir noktada artık hayır umulmaz.
- 43:20
Ümitsiz vaka olmasaydı ben bunları demezdim. Vaka ümitsizdir. Biz Resûlullah'ın bütün buyurduklarına inanıyoruz. Muhbir-i Sadık haber verdi diyor İmam-ı Rabbânî. Kabir azabı haktır. O zaman cehda dile sok. Bütün hadislere bir ceh yap. Bunun yolu yok ki, sonu yok ki bunun. Ravilerin hepsinde ceh var.
- 43:45
Ne oldu toplam kabir azabı acabaya diyor. E senin ne farkın kaldı? Sen genel manaya bakacaksın. Genel manada Resûlullah Efendimiz bu konuda haber verdi mi? Yahu İbn-i Teymiye kadar olamazsınız, olamadınız be. İbn-i Teymiye bile diyor ki bir konunun aslında sahih hadis var ise teferruatında çok takılmamalı.
- 44:11
İbn-i Teymiye kadar olamadınız yahu. Nafile namazın fazileti hakkında Bukari, Müslim, Kütüb-i Sitte, Cis'a bütün sahih kaynaklarda namaz kılmak, tayin edilen amellerin en hayırlısı namazdır. Bu sahih hadistir. Bu Kütüb-i Sitte sahih hadistir. Faz edilenlerin en hayırlısı namazdır. Peki bu nafile namaz kılmanın fazileti Kur'an, Sünnet dolu mu?
- 44:37
Dolu. 4 tekat mı kıldın? 15'i klas mı okudun? Tabi tarife uyacağız. Efendi Hazretleri sayılara rahat edelim derdi. Anahtarın dişleri gibidir derdi. Bir fazla olsa açmaz, bir noksan olsa açmaz buyururdu. Sayılara ben önemsiz demiyorum. Ama İbn-i Teymiye bile diyor ki bir teymiye bile diyor ki bir konunun aslında hadis var ise keferruatına takılmamalı.
- 45:00
Oralarda şey oluyor. Çünkü adam sana niyatine ne diyor? İçki iç demiyor, kumar oyna demiyor, zina et demiyor, namaz kıl diyor. Kim diyor? Abdülkadir Geylani diyor, cübbeli demiyor ki. Resûlullah Efendimiz'e iman edeceğiz. Ondan gelen bütün hadislere iman edeceğiz. Araştırmak bize gerekmez. Güvendiğimiz kaynakta varsa
- 45:18
Ruhul Bihan Efendimiz babamızın, Efendimiz Hazretlerimizin el kitabıdır. Mektubat el kitabıdır. Risale-i Kursi el kitabıdır. Günye, tamam. İmam Rabbani'nin mektubatında kaynak verilen zaten Abdülkadir Geylani'nin olması hasebiyle Efendimiz Hazretleri'ne desen, Abdülkadir Geylani'de böyle bir şey var.
- 45:34
Bu arkadaş da bunu inkar ediyor. Gözüme gözükmesin, daha yanıma sokmayın der. Usulü budur yani. Abdülkadir Geylani'yi reddediyor. Uf! Efendiyi düşünemiyorum. Neler etti ya insanlara ben biliyorum ya. Ne biçim adam bu ya? Abdülkadir Geylani, kendini reddetse bir şey demez. Tevazu yapar. Benim görüşümden söylüyorum.
- 45:54
Abdülkadir Geylani hadisini kabul etmiyor. Samimi söylüyorum o adamı. Hanede tutuyorlar o adamları. Yahu ne hanede tutuyorsun? Efendi budur! Efendiye bunları anlatmıyorlar hiçbir şey. Ne anlattıkları da belli değil şimdi. Ne dolduruyorlar o da belli değil. Cübbeli bizim alemce konuşuyor Efendimiz Hazretleri.
- 46:11
Dua buyurun Efendimiz Hazretleri. Haa! Dedin mi Efendiye ki ben Cübbeli'ye hadis uyduruyor dedim. Ben sizin tefsirinizde harama helal ettiler dedim. Abdülkadir Geylani hadislerinde uydurma var dedim. Dedin mi? Demez. Orayı söylemeden La Tekrâbü's-Salâte Ventü'l-Şükârâ yapıyor. İrfan'ın işte kasette dediği lafı bunlar kendileri yapıyor.
- 46:38
Çünkü işine geleni işine geldiği kadarıyla soruyor. İşine gelmeyeni sormuyor. Durum bu. Bundan dolayıdır ki bizim imanımız bozulmayacak. Kabir azabı hak. Hadis-i şerifler Rasûlullah Efendimiz doğru haber verendir. Biz bunlara iman ettik. Vesû'el münkerin ve nekir. Münker nekir sorgusu. Münker nekir iki meleğin adıdır.
- 47:04
O kadar korkunç gelecekler ki gören onları dünyada hiç öyle bir şey görmediği için reddedecek. Yani bu nasıl bir şey hiç görmemiştim. İnkar edecek yani. İnkar deyince tanımayacak demek. İnkar tanımama. Hani seni inkar ediyorum demek, tanımıyorum demek. Münker nekir tanınmayan. Nekir sıgayı fe'ildir.
- 47:20
O da mübalağa için münker mağazasında. Son derece yani tanınmayan, bilinmeyen, eşi emsali görülmemiş demektir. Münker nekir sorgusu soracak. Bil müminin. Müminlere de soracak. Evet. Vel kâfirin. Kâfirlere de soracak. Bak mesela bu konuda tartışma var. kafirlere kabir suali var mı? Müminler için tartışma yok.
- 47:41
Ulema arasında kafirlere sorgu, sual var mı? Çünkü felâ nukûmul umyumel kıyâmeti veznâ Çünkü hani kıyamette mizan da yok kafirlere adamın sevabı yok ki neyi tartacağız? Kefesi yok. Kefe iki şıklı olur hani diye. Kafirlere, burada Kâfirlere burada bazıları diyorlar ki o zaman sorgu suali de olmaz. Niye yani?
- 48:00
Mizan yoksa falan. Ama bak İmam-ı Rabbani, bizim müçtehidimiz, müceddidimiz odur. İmam-ı Rabbani buyurdu ki kâfirlere de sorgu suali var. Şimdi neyi tercih edeceğiz? Ehl-i Sünnet uleması arasında ihtilaf çıkarsa bir konuda bizim tercihimiz ne yöndedir? İmam-ı Rabbani yöndedir. Çünkü hem silsilemizin şeyhidir hem hakaette müçtehiddir.
- 48:23
Müminlere de sorgu suali var. Kâfirlere de sorgu suali var diyor. Bak burada mesela ben de bunu şimdi tabii epey senelerdir okumuyorum bu mektubu. Ve şimdi dikkatimi çekti. Çünkü kâfirlere sual var yok ihtilaflıdır. Ama İmam-ı Rabbani buyurduğu bizim için itikattır. Bitti. Eyza kabir azabı gibi. Hakkın haktır ve gerçektir.
- 48:45
Şimdi tabii bunu ben diğer derslerimde anlatıyorum. Tafsilatın nasıl geleceklerini soracaklar. Sohbetlerimde çok var. Burada derse sokmayalım bu işe. Vel kabru kabir berzahun köprüdür. Beyned dünya vel ahıra. Dünya ve ahiret arasında. Yani ne dünyadandır ne ahirettendir. Kabir alemi alemi berzah deniyor.
- 49:08
Ve min zarâin berzahun ilâ-i mübâisûn diyor Kur'an-ı Kerim'de. Diriltilecekleri güne kadar köprü ve geçit vazifesi gören bir alemde önlerinde ötelerinde durmaktadır. Yani kabir alemidir buyuruyor. Şimdi bu berzahlık ne alemden? Bir bakımdan beden iskelet dünyadadır. Ama ruh ahirettedir. Bu sefer iki tarafı vardır.
- 49:29
Ziyaretçi gelir selam verir. Kabre. Ruh bu sefer hemen irtibatlıdır. Kabre gelir selamına cevap verir tanıdığının. Bu da sayı hadiste sabittir. E hal böyle olunca ruh sade ahirette değildir. Çünkü kabrine ziyarete gelene gidenlerine vakıf olduğundan dünyayla da irtibatı tamamen kesilmemiştir. Cese değil.
- 49:50
Velev ki ortada kemiği bile kalmaz. hem ahiret tarafı var. Râzâbu eyzâ. Kabir azabı nasıldır? Min veçin bir yönden münasibun, uygundur lâ zâbit dünyâ. Dünya azaplarına benzer. Ne yönden benzer? Feyekbelu, yani kabul eder elin kıtağı, kesilmeyi kabul eder. Dünyada dişin ağrır. Bir saat, iki saat ağrır.
- 50:39
Belki de sebepli, belki de sebepsiz. Tedavi oldun ve almadın dişini. Ne bir şeye ilaç sıktın, sıkmadın, neyse hasbinin koydun. Koymadın. Birden de kesiledebilir. Bazı ağrılar, sancılar sebepsiz yere kesilir, diner. Sonra yine bir de baktın, başlar. Robotizmalılar çok bilir bunu. İki devir dalgalı ağrılar olur.
- 51:00
Vurur bir yerine, şişirir bir yerine. Sonra bir de baktın, geçti. Ha şimdi in kıtağı kabul eder. Yani mesela diyor, beraat gecesi nümetine Allah kabir azabını kaldırır. Cuma geceleri kabir azabını kaldırır. Burada bir dinlenme olur. Günahkarlar içinde. Kabirde de istirahat olur. İn kıtağı kabul eder.
- 51:19
Başka yönden münasibun uygun düşer. Ahiretin azabına uygun düşer. Yani ne demek? Aslında daha ileri gidelim. Fil hakika, gerçekte ahiret azabından sayılır. Çünkü neden? Yani zahirde görünen, belki de bir ateş yoktur kabirde veya yılan yoktur. Ama azap ruha yapılıyor. Ruh nerededir? Siccindedir. Siccin mühürlü bir dosyadır.
- 51:51
O dosyanın bulunduğu bir makamdır. Yedi kat yerin dibindedir. Buna dünya denmez. Ruhlara yapılan azaplar, ruhlar dünyada olmadığı için ruh kabirde sual cevapları çıkar. Biri gelir selam verirse, selamını alır gider. Elektrik gibi bir şeydir. Yani ruh da öyle bilet aldı, bilmem ne oldu, kaç günde geldi, yok.
- 52:15
An meselesidir. Gelir gider. Ne gibi? Uyurken de ruhumuz çıkıyor. Bir anda, bir saniyede uyanıyoruz. Nereden geldi, nereden gitti? Yani o bilet mi aldı da ruh çıkarken, gelirken? Bir saniye bile uyuyan var. Bir dakika şöyle uyuyor, uyanıyor. Bunu nereden gidiyor, geliyor? Yani bunlar anlıktır. Anlık olduğu için bu konular ahirette tahluk eder.
- 52:37
Yani azap, ruh ahirettedir. Kabire irtibatı var ama kabirde durmuyor. Kabirde durmadığı için bazıları da efendim, ekseriyet itibariyle surun deliklerindedir. Yani surda delikler vardır. Bu deliklere ruhlar yerleşir. Bu deliklerde ruhlar kalır. Bundan dolayı gerçekten ahiret azabına münasiptir. Ve kavli teâlâ Allah'ımızın kavli şerifi Ennâr-ı huradûne aleyhudü ve ve ahşiyye.
- 53:09
Cehennem ateşi sabah akşam firavun ve hanedanı o ateşe arz ediliyorlar. Bu ayet kabir azabı hakkında indi. Bakın, Mehmet Okuyan kafası ne diyor? Kabir azabı yoktur, Kur'an'da yoktur diyor. Halbuki İmam Rabbani bu kadar müceddit mücdeydimiz ve bütün tabi tefsirlerde geçiyor. Kabir azabı hakkında indiği kesindir.
- 53:33
Burada da beyan ediyor. Çünkü firavun ve hanedanı sabah akşam cehenneme getiriyorlar. Kabirdeyken, ta şimdi kabirdeler. Şu anda sabah akşam cehennemi gösteriyorlar. Arada da yolda da işte Miraç hadisinde zikrediliyor ya efendim saralı gibi düşüyorlar. Düştükleri zaman bunlar bunlar kalkıyorlar. Sonra faiz yiyenler bunların yollarında düşüyorlar, dökülüyorlar.
- 54:01
Firavun ve hanedanı cehenneme gider gelirken faiz yiyenleri çiğneyip geçiyor. Hani faiz yemek ne kadar kötü ki firavun bile çiğneyip geçiyor. Sadedine gelince o Miraç dersinde konumuzdu. Şimdi bunlar sabah akşam cehenneme onlara gösterilince çok azap oluyor. Neden? Sen şimdi kabir azabı bu çok hafif gelir.
- 54:17
Bak önündeki azap budur. Sabah akşam bu sana gösterilirse ölme imkanında yok bir daha. Dirilmeme imkanında yok. Kaçınılmaz bir son. Yani bu ne büyük bir azaptır. Peki bu ahirette sabah akşam bunlar cehenneme ahirette zaten adam cehennemin içinde. Cehenneme ne arz edilecek? Ahirette cehenneme arz edilme diye bir şey olabilir mi?
- 54:37
Ahirette zaten adam cehennemde. Fevra diyor bunlar diyor Kur'an. Firavun hanedanı cehenneme soktu diyor. Cehenneme giren neyine arz edilecek daha cehenneme? Yani en ufak bir lügat plan cehenneme arz edilmek sabah akşam ahirette. ahirette. E şimdi sabah akşam bu dünya da kabirde oluyor. Ondan sonra zaten dünyada yani ahirette olmadığı şuradan belli.
- 55:02
Şimdi bu sabah akşam cehennem gösteriliyor. Bir de kıyamet kopacağı güne gelince diyor peşine. Firavun Ghanedânı'nı azabın en beterine sokun. E şimdi o zaman bunun kıyamette olmadığı kesinleşmiştir. Kıyamette olmayınca bu hangi sabah akşam nasıl cehenneme gösteriliyorlar? Arz oluyor. E kabir azabı olduğu kesinleşmiştir.
- 55:24
Bunu kabir azabı demediğin noktada ayetin manası kalkıyor, inkar lazım gelir. Çünkü ayetin bir yere oturtamıyorsun. Müfessirler bunu böyle beğenmişler. Kabirdeki rahatlık da İki yönü var. Yani kabirdeki istirahatte bir bakımdan dünya istirahatına benzer, arasına kesilir. Çünkü arasına bir arıza gelir.
- 55:45
Yani senin de günahların var da arasına sana hani şimdi bir doğum günü kutlaması veya şu belki sana şu gün şu kadar karıyla zina etmiştin, o günün kutlaması diye bir şey gelebilir yani, bir azap. Hani dünyada kutlamalar yapıyormuşsunuz ya, bilmem ne kutlaması, bilmem ne kutlaması. Yani kabirde de rahatlık düz gitmeyebilir.
- 56:05
İnkıtağı kabildir. Yani bir de bakarsın istirahat istirahat derken bir gün gelir. Ulan sen bugün şunu yapmamış mıydın? Hadi sana biç. Biç yakarlar. Bu onlar olucak yani. Onun için kabir istirahatı da yani bir baktın istirahat var artık hep istirahat zannetme. Sen yine düzgün ol. Feyuh ama şuras çok önemli.
- 56:26
Vessa'idu mutlu kişi, bahtiyar kişi, yani ahireti kurtaran kişi, men o kimsedir ki yuhferu zellatuhu zelleleri, kayıntıları, ayak kaymaları bağışlanır ve ma'sihi günahları bağışlanır. Bi kemalil kerami ve ra'feti Allah'ın kereminin iyiliğinin, esirgemesinin mükemmelliği sayesinde ve la yuakhazu cezalandırılmaz.
- 56:47
Mevla der ki ben merhamet sahibiyim. Hadi sildim gitsin. Bu çok bahtiyardır. Allah cümlemizi bu kullarına ilhak eylesin. Amin. Fe yuakhaz ama hadi diyelim ki ben sana bir ceza vermeden bırakmayacağım. Cezalanılacaksa indi ma yuakhazu o zaman bahtiyar kimdir? Cezalandırılandır. Ne ile? Bi alamid dünya.
- 57:08
Dünyanın acılarıyla ve mihaniha mihnetleriyle. Ve ekûnü dehalike bu durum olur. Keffârate li zunûbî. Onun günahlarına keffârate olur. Min kemâli râhmeti. Allah'ın acımasının mükemmelliğinden dolayı. Ne demek anladın mı? Hasta olur, kanser olur, inim inim inler, ağrılar çeker, sancılar çeker, dayanılamayacak şeyler çeker.
- 57:30
Bu da bahtiyardır diyor. Niye bahtiyardır? Çünkü Allah Teala ceza verecekse hesabı dünyada görür, faturayı dünyada ödettirir. Mahş kabre indiği zaman kabir azabı kalmaz. Niye kalmaz? Dünyada çektiği sıkıntılar günahlarını ödemiş olur. Bu da bahtiyardır. Yani bunlardan olmak da insana yine zor işte bela.
- 57:51
Dünyada da bela istemiyoruz ki dünyada da. Dayanılmıyor ağrılar, sancılar ama işte yine cehenneme göre, kabir azabına göre o olsun denir ama niye o olsun yahu? Tevbe et. İstiğfar et. O da olmasın. Hiç günahın yok gibi olsun kardeşim ya. Yok ben bu günahı ara sıra hoca ben iki tek devam ediyorum yani diyorsan ben bilmem Allah da seni seviyorsa o zaman belaları azıban yani çünkü
- 58:16
kabre kalmasın meselesi burada var. On feyn bakıyeti eğer kalırsa minâ bundan bakıyetun. Bir şey kaldı diyelim. Allah Teala toptan silmedi. Dedi ki dünyada çektireyim bari seni temizleyeyim yine de seni seviyorum dedi. Fakat dünyada çektiklerinde tam ödemedi. Bir bakıya kaldı. Yine bahtiyardır o kimse ki tükefferu o bakıya ödensin, örtülsün, kapansın bi zaghdatil kabri
- 58:44
kabir sıkmasıyla. Kabir böyle bir sıkar bir bırakır ama artık. Mahşere kadar da dirilene kadar da o sıkıntı içinde kalır yani bir sıkar bırakır yani. Vel mihani mihnetler el müheyyiyeti hazırlanmış li zâlikel mevtun kabir için hazırlanmış sıkıntılar var. Hattâ yubâse'âdem diriltilene kadar fil mahşeri mahşere çıkana kadar tâhiran, tertemiz ve mutahharan
- 59:09
Allah tarafından aklanmış. Nasıl aklanmış? Şimdi dünyada tam tevbe-i nasuhu beceremedi. Tevbeyle günahları kapatamadı, kefaret yapamadı. Bu sefer ne yaptı? Mevlâ da hadi benden meccane naf olsun da demedi. Herkese demez. Demediyse yine seni seviyor mu seviyorsa hastalık ve bela verir dünyada. Verir, verir, verir, verir.
- 59:32
Sıkıntı, üzüntü. Seni temizler, temizler, temizler. Ne mutlu temizlendiysen kabire bir şey kalmaz. Fakat dünyadan da bir bakıya kaldı, temizlenmedi. Bu sefer mahşere kalmasın. Mahşere kalmasın diye bunun kalanını da kabir sıkıntısıyla ve azabıyla temizler Ve böylece kabirden çıkarken mahşere tertemiz kalır.
- 59:50
ve böyle Hatta, tabi bunun ilerisi, kabirde de bitmediyse çekeceği, mahşerde elli bin seneki sıkıntılarla yine temizlenir. Hani Mevla'nın muradı ne? Cehenneme hiç gitmeden cennete gitsin. Mevzu bu. Mahşerdeki elli bin sene sıkıntı da burada çok iş görür. Niye bu sıkıntılara girelim arkadaş? Tevbe kapısı açıkken ya Allah belalem.
- 1:00:19
Ama durum bu. Ama yine bitmedi, mahşerdeki sıkıntılar da seni temizlemiyorsa illa bir cehenneme girersin arkadaş. Müslümanlardan da girecek var. Ama cehennemde de işte bir sokulup çıkarılmak yeten olur. Bir sene kalan olur, iki sene kalan olur, bin sene kalan olur, iki bin sene kalan olur. En son hadis-i şerifteki beyan, Efendimiz Aleyhisselam senelerce dinlediğimiz üzere,
- 1:00:45
yedi bin seneye kadar. Ki Efendimiz Aleyhisselam derdi bunu da hiçbir kitapta bulamadı. Alimler sonra İmam-ı Gazali'nin bir eserinde bunu buldukları için, bu hadis-i şeriftir. İmam-ı Gazali'nin bir eserinde bulunduğu için. Sonra hakim türümüzün nevadirurlu usulde de geçiyor. Yani en son kalan çıkan yedi bin seneye kadar çıktı.
- 1:01:04
Fakat işte bu şefik ve marifet ekibi şimdi İmam-ı Gazali Efendi hadis bilmiyor diye suçladıkları için ve uyduruyor meselesine girdiği için. Bunlar mesela şimdi Efendimiz Aleyhisselam'ın bu sözü kaynaklarda görükmüyor. Halbuki alimler diyor ki İmam-ı Gazali'nin bir eserinde gördük. İmam-ı Gazali'nin bir eserinde gördük denirken İmam-ı Gazali'nin eserini de biz bulamadık o zaman.
- 1:01:23
Efendimiz Aleyhisselam o sohbetleri yaparken. Şimdi daha yeni tefsir yazarken İmam-ı Gazali'nin de Hakimi Tirmizi Hazretleri'nden aldığını yeni bulduk. Dolayısıyla ulemanın kitaplarda hadis dediğine, hadis de evladım, Efendi'nin yine görüşünün doğruluğu meydana çıktı. Şefik ve ekibinin, bu marifet ekibinin Efendimiz Aleyhisselam'ın itikadından uzaklaştığı sabit oldu.
- 1:01:47
Bundan dolayı aklımızı başımıza toplayalım. Bak hadis-i şerif zayıf mayıf. İmam-ı Gazali hadis bilmez. Sen bilmezsin hadisi. İmam-ı Gazali nasıl bilmez? İmam-ı Gazali'nin kitabını bile bulamadık biz. Biz Ruh'u bir anda falan gördü Efendimiz Aleyhisselam'ı. İmam-ı Gazali hangi eserindeydi bulamadık. Ama ne bulduk sonra?
- 1:02:05
İmam-ı Gazali'nin dayanağını da hadis oldu. O hadisin de Hakimi Tirmizi büyük muhaddistir. Nevadir Hulusi Sahibi. Boyacılar Hoca'dan bahsediyor İrfan. Boyacılar Hoca işte o, Hakimi Tirmizi'nin kitabını tahkik etmiş bir zattır. Yani muteber olmasa, bütün altındaki hadis-i şerifleri de kurtarma yoluna giden, şu yoldan yoksa bu senette sahittir diyen
- 1:02:25
Boyacılar Hoca'mız Allah selamet versin, hadis-i şeriflerin kaynaklarını düzgün bilen bir muhaddisttir. Muhaddis, onlar gibi ispata çalışanlardır. Muhaddisim deyip de hadisten haberi olmayıp da o hadis uydurma, bu hadis uydurma diyenler cühela güruhudur. Lafları doğru anlayalım. Onun için mahşerde de bu iş durur.
- 1:02:46
Ha mahşerde temizlenmeyince cehenneme de iner bu iş Allah muhafaza. Cehennemde de en son süre 7000 seneye kadar çeken olur azap. En nihayetinde temizlenme gerçekleşmiştir. 7000'den ileri gitmeyeceği biz ne bilelim canım rüyada mı gördük. Hadis-i şeriften alıyoruz, kesinleşmiştir. 7000'den sonra cehennemde Müslüman kalmaz.
- 1:03:06
Ve Müslümanların yandığı tabaka boş kalacaktır. Hadis-i şerifte sonra yeni gördük bunu biz. Evet kardeşlerim. Vemen lem yu'amel Vemen her kime ki lem yu'amel muamele yapılmadı bihi kendisine hazil muamele tü Hazil muamele te de olabilir. Lem yu'amele hazil muamele te. Mefulü mutlak kabul edersin. Kime ki bu muamele yapılmadı bilakis tehir edildi muakazetü cezası
- 1:03:32
ilel ahirete bırakıldı. Yani adama dünyada hastalık verilerek temizlenmedi. Şimdi hastalık istemiyor ama kabir azabını görünce öbürlerini temizlendiğini görünce dünyada hasta etseydin ya beni de yarabb. Öyle diyecek. Adam kanserden inliyordu sen aman benim başıma gelmesin diyordun. E şimdi diyorsun ki keşke gelseymiş burada daha zormuş.
- 1:03:54
Diyeceksin. Ama Mevla seni bahtiyar yapmamış bu hususta. Demek hasta olanlar falan mesut bahtiyar yani. Anladın mı? Hasta olamayanlar düşünsün. Ama benim hiç günahım yok zaten hoca efendi onun için hasta olmuyorum dersen zaten öyle evliyatsen elini ayağını öperim. Konumuz o değil. Ben çok günahkar olduğum için başım hastalıktan kurtulmadığı için ne kadar hamd etsem azdır.
- 1:04:16
Zaten şeker hastalığı her dakika olduğu için her dakikaki günah kefarettir derdi büyüklerimiz. Şeker hastalarının kefareti yanlarındadır devamlı. Çünkü günde benim 450 kadar 50'ye düşüyor. Aynı gün ya. Zik zak. Her dakika psikolojim berbat. E kolay bir şey değil yani. 300-400 oynuyor 2 saat 1 saat arayın.
- 1:04:35
Ben bu vaziyette işte bir şeyler konuşmaya çalışıyorum hizmet etme. Yani bu her dakikalık bir hastalık yani. Elhamdülillah ne kadar hamd etsem azdır. Kurban olduğum. İyileşeyim diye dua ediyorum. Şimdi onu bile kesmeyi düşünüyorum bu durumda yani. Çünkü günahsız durmuyorum ki. E günahsız durmuyorsam devamlı hani yağmur sürekli yazar, silgeç yetiştiremiyor ya arabanın silgeci.
- 1:04:56
Çünkü neden? Adam o kadar güneş diyor ki fabrika gibi seri imalata geçmiş. Şimdi bu adama silgeç yetişmiyor, öyle yağmur yağıyor. Bu adamın devamlı hasta olması lazım yani. Benim gibi adamları. Ha siz maşallah günahınız yok, bir şeyiniz yok. Siz hiç hasta olmayın yani. Benim için sorun yok yani. Hasta olasınız diye de dua etmiyorum yani.
- 1:05:13
Kendime de etmiyorum ama şimdi iyileşme dualarını da keseyim diye düşünüyorum şu an bu dersten sonra. Ahmet ahirete temiz çıkalım. Boş ver diyorum. Çek burada diyorum yani. Ne yapalım? Evet. Ahiret şimdi bir adama diyor Allah diyor Bahtiyar muamelesi yapmaz da diyor. Bak bak bak. Yani ne demek biliyorsun mu?
- 1:05:31
Hasta yapmıyor onu. Hasta yapmıyorsa iyilik yapmıyor ona. Ne oldu? Ahirete bırakıldı azabı. Fevve peki Mevlam bunu niye yaptı bunu? Öbürünü temizledi dünyada da. Bunu temizledi mi bıraktı işini ahirete. Fevve aynul adli. Bu adaletin ta kendisidir yani. Allah zulümden zerre kadar zulümden münezzehtir.
- 1:05:52
Çünkü onun da vardır Mevla'nın başka bir bildiği. Yine o adamı dünyada temizliyorsa başka bir iyilikleri vardır. Fakire vermiştir, bir şey yapmıştır. Çok da günahkardır ama Mevla'dır. Bu adamın iyi huyları var. Ben bunu dünyada temizledim. Öbürü de ulan sen ahirette bir çek diyorsa vardır o adamın bir yamukluğu yani.
- 1:06:11
Mevla adil-i mutlaktır. Biz bilemeyiz kime niye böyle yaptı. Bize ne? Biz teslim olacağız. Velâkin lâkin veylullîl-âsîne velhâtı Hey o asilerin, günahkarların haline ki efendim ahirete de kalsa işleri zordur çünkü ahiret azabı kolay mıdır yani? Orada çekerim nasıl olsa cehenneme girmeden kurtarırım denir mi?
- 1:06:33
Adam cehenneme bile girmeyi göze almış yani. Nasıl olsa Müslümanım nihayet çıkarım diyor. Bu azabı hafife almaktır. Bu ayıp bir şeydir. Müslümanın yani zerre kadar imanı olan dünyada en ufak bir sıkıntıya olsun ya nasıl olsa falan diyor musun yani? Mümkün mertebe tedbir alıyorsun. Sen ahirete nasıl iman etmişsin ki yanarız çıkarız hocaefendi bu laflar Müslüman'a yakışmaz yani.
- 1:06:55
Şirk laflarıdır. Evem ve emmâ menkâne Her kim ki min ehl-i islâm, Müslümandır. İslâm ehlindendir. Femeâlû onun neticesi ile rahmetî İstediği kadar günahkar olsun Anlı secdeye değmesin Hiçbir sevabı olmasın Müslüman öldüyse neticesi rahmete gider. Yani cehennemden çıkar diyor. Ve mahfûzûn korunmuştur minel azâbil ebedî Sonsuz azaptan Bak bu muvakkat azaptan demiyor.
- 1:07:22
Muvakkat süreli. 7000 sene muvakkat. Ebedî azaptan korunmuştur. Ebedî azap kâfirlere mahsus. Müslüman olarak ölen mutlaka ebedî azap çekmeyecek. Sürekli azap çekme tehlikesi var. Ve zâlike ey zâni ametun azîmetun Ebedî azap çekmemek de büyük nimettir. 7000 sene yandıktan sonra bile çıksan Efendim kâfirler de seninle dalga geçiyor.
- 1:07:44
Ya bu gâvurlar cehennemde bile rahat durmuyor. Hem yanıyor hem rahat durmuyor ya. Durur mu bu gâvurlar? İlla laf sokar. Müslümanlara laf sokuyor. Hani siz müslümandınız diyor. Ne? Aynı yanıyoruz işte diyor. Kaç bin sene oldu diyor. E biz çıkacağız mı? Yani ne çıkacaksın diye. Benle birlikte ebedî kaldın.
- 1:08:01
Seni unuttular çoktan diyor falan. Laf sokuyor. Ne zamanki melek geliyor Mevla'nın da gayretine dokunuyor bunların bu lafları. Ehricû minen nârimen kâne fîl-kalbi mis'âli devrâti min ghaddeli min iman Buğday kadar imanı kurtaran arpa kadar Mevla buyurdu en son zerre kadar ne imanı varsa çıkarın cehennemden.
- 1:08:20
Bu gâvurlara göstereyim günden. Çıkarıyorlar yanarken omzuna vuruyorlar. Hadi tahliyen geldi. Lafının ne anlama geldiğini yani. Hadi çıkıyoruz dediği anda kafirler diyor. Ulan adamlarla dalga geçirdik. Onlar yine çıktı. Bizim hiç çıkışımız yok. İşte rûbemâi veddullezîne keferû levkânû mislimîn O kafirler çok isteyecekler.
- 1:08:45
Ulan bari şu günahkarlar kadar Müslüman olsaymışız. Yine adamın bir çıkışı var. Onun için bu da nimettir hani. Ama biz bunu nasıl olsa çıkarın o da nimettir diye niye cehenneme yanmayı göze alıyoruz canım? Ayrı bir şey yani. Rabbenâ etmim lenâniûrân Ya Rabbi iman-ı Rabbân duasına amin diyelim. Ey Rabbimiz nurumuzu bizim için tamamla.
- 1:09:06
Vakfirlenâkine Allah'ımızı mağfiret eyle. İnneke âlâ gülşen kadîr. Sen her şeye hakkıyla gücü yetensin. Yani münafıklar gibi nurumuzu mahşere kadar yandırıp söndürme. Cennete girene kadar tamam eyle. Münafıklar yarı yolda nurları sönecek. Bi hurmeti seyyidil murselîn gönderilenlerin Efendisi Muhammed Mustafa hürmetine aleyhi ve alimu s-salâtu ve s-selâm o ahir zaman nebisine de
- 1:09:30
bütün kardeşleri olan Enbiya ve Rusul-i İzam'a da salatlar ve selamlar olsun. Amin. O sallallâhu aleyhi ve aleyhi Seyyidina Muhammedin aleyhi ve aleyhi ve sahbihi ve selleme teslimen kesîren ve elhamdülillâhi Rabbil alemin.
Benzer sohbetler
34:42Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 5) 242. Bölüm 7 Ekim 20267 Ekim 2026 · 35 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 7 Ekim 2026
38:05Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 4) 241. Bölüm 30 Eylül 202630 Eylül 2026 · 39 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 30 Eylül 2026
27:50Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 3) 240. Bölüm 23 Eylül 202623 Eylül 2026 · 28 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 23 Eylül 2026


