40:21 / 1:03:28Şu an 40:21 / 1:03:28
Video bölümleri
- 10:28Bu Zikri Sabâh Namazını Kılmadan Önce Yapan Dünyâyı İstemese de Dünyâ Peşinden Koşar
- 16:43Hakîkî İstiğfâr Nasıl Yapılır? Makbûl Tövbe ve İstiğfârın Sırrı
- 19:34Bu Zikri Sabâh Namazını Kılmadan Önce Yapan Dünyâyı İstemese de Dünyâ Peşinden Koşar
- 28:40Tavâf Namazını Kıldıktan Sonra Şu Duâyı Okuyan Kesinlikle Fakîrlikten Kurtulur
- 53:30Fakîrlikten Kurtulmak İçin Hazreti Alî Efendimizin Tavsiye Ettiği Amel
Transkript
160 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil âlemîn. Ve sallallahu teâlâ alâ seyyidil murselîn. Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecma'in. Kıymetli Müslümanlar, Ramazan-ı Şerif'in bir iftar saatine de yaklaşmaktayız. Bu mübarek saatte Allah'ımızın Celle Celaluhu Cehennem'den azat ettikleri birçok kullar vardır.
- 00:31
Aradan olabilmeye gayret edelim. Bunun için bu saatlerde istiğfara devam edelim. Zira hadis-i şerifte buyuruyor, sallallahu aleyhi ve sellem, kim ikindiden sonra, yani akşama yakın, yetmiş kere istiğfar ederse, yani istiğfar kısaca, Estağfirullah, Estağfirullah, en kısası budur.
- 00:57
Estağfirullah, Estağfirullah, en kısası budur, kurtası Estağfirullah-ı Azim, uzun-u Estağfirullah-ı Azimel-lezi-lâ ilâhe illâhü, el-hünyel-gıyyüme ve-tübü leh. Ortası Estağfirullahel Azim, uzunu Estağfirullahel Azim, Ama en kısası sadece Estağfirullah. çünkü Allah'tan mağfiret talep edilmiştir. ben mağfiret talep ediyorum.
- 01:20
Mağfiret demek setir demek yani örtülmesi günahlarını, ayıplarını, kusurlarını örtmesini talep ediyorum demektir. Kur'an-ı Azimüşşan'da bu bize çok yerde emrediliyor. istaghfiru rabbekum innehu kâne ghaffâra Rabbinize mağfiret talep edin, bağışlanma isteyin. Günahlarınızı setretmesini niyaz edin. Çünkü sizin Rabbiniz daima ghaffar olmuştur.
- 01:50
Yani günahları son derece örten, bağışlayan ama bunun için insanın da bir pişman olması lazım, nadip olması lazım, Allah-u Teala'ya yalvarması lazım, bir abdest tazelemesi, kursul abdesti alması, iki rekat tevbe namazı kılması. Yani lazım derken bunlar hani olmazsa olmaz değil. Bir insan pişman olsa bile istiğfar sayılır.
- 02:19
Ama dilinden de estağfirullah lafzını okumasının çok önemi var. Çünkü zikir dille yapılır, kalple de yapılır ama bu gibi zikirlerde günahlardan pişman olarak bir daha yapmama azmederek estağfirullah diyorsa bu Mevla'nın dile makbuldür. Çok büyük hayırlar getirir. Nuh Sûreyi Cellesinde de geçiyor. Hüd Sûreyi Cellesinde de geçiyor.
- 02:54
Mesela Hüd Sûreyi Cellesinde estağfirullah. İşte mağfiret talep edin, sonra Allah'a rücu edin, dönün, tövbe edin. Yani geçmiş günahlardan af isteyin. Gelecek günahlara yapmamaya eşlik edin. İşte azmedin, kararlı olun. Efendim yine düşersin, kavgarsın, yine tövbe edersin, ayrı dava. Ama niyetinde günah yapmamak olmalı.
- 03:28
Orada mesela, var. Sizi güzel bir hayatla yaşatacak, maddi manevi sıkıntılarınızı feraha çıkaracak, yaşantınız boyunca size sıkıntı, bela, musibet dokundurmayacak istiğfara devam etse, hiç bela vurmaz. Sonra Sonra, her fazilet sahibine yani faziletli amel yapan, sâlih amel yapan, oruç tutan, teravih kılan, işte neyse beş vakit namaz, zaten farz onu yapacak, bu gibi,
- 04:07
ibadet ve taatta faziletli amellere, gayret edenlere fazlalığı ziyade edecek. Kat kat fazlası verecek. Ramazan-ı Şerif'te bire bin yazılıyor biliyorsunuz. Mesela orada öyle buyuruyor. Diğer bir ayet-i kerime, Allah kuvvetinize kuvvet katacak.
- 04:30
Şimdi mesela, halsizlik, zayıflık, bitkinlik, acizlik, işte efendim, hakikaten ayağım yürümüyor yani, zorla sürüyorum diyor adam. Ben de bazen öyle oluyorum. Mesela bütün bunların ilacında yine, o ayet-i kerimede istiğfar edin. Rabbinizden mağfiret talep edin. Yani estağfirullah, estağfirullah, tabii manasını düşünmek lazım.
- 04:54
Öbür türlü pişman olmadan, yani niye yaptım, keşke yapmayaydım diye düşünmeden sadece, estağfirullah, estağfirullah ağzına alıştırmış falan. O tevbetü'l-kezzâbîn, yalancıların, sahtekârların tevbesidir, buyuruyor. Onun için ağabey, annemiz, Adeviyyir radıyallâhu anhâ, istiğfarunâ hâdehâ yehti'âcu ila istiğfârin kesîr.
- 05:22
Bizim yaptığımız istiğfarların da çok istiğfara ihtiyacı var. Yani estağfirullah dediğinden de, bir daha estağfirullah demek icap ediyor bazı kere. Çünkü neden? Dürüst değil, sadakati yok, pişman değil. Bir daha fırsat bulursam bindiririm. Kafa bu. Onun için ne buyuruyor bazı alimler?
- 05:48
Yani estağfirullah derken, Allah'tan mağfiret istiyorum derken, sadakatim olmadığı için, yani dürüst olmadığım için, bir daha o istiğfarımdan dolayı da Allah'tan mağfiret talep ediyorum, istiğfarı beceremediğim için. Bu da ayrı bir mâna mülâza edilmesi lazım yani. Ama istiğfarı düzgün yapsa bir adam, mesela âyet-i kerimede, Vezirkum kuvveten ilâ kuvvetikum.
- 06:20
Mevla sizin kuvvetinize kuvvet ilave katacak. Buradan anlaşılıyor ki, takatsizlik, hâlsizlik, yorgunluk, bitkinlik, bitaplık bunların en büyük ilacı, yani maddi ilaç olarak, onu konuşmuyorum ben doktorluk, doktorluğum yok. Yani, işte bilmem ne vitaminin düşük, D vitaminin düşük, B12 düşük bilmem, şundan oluyor, bundan oluyor, onların hâlsizliği de bir sebepleri var.
- 06:53
Feridinin düşük, demir bağlaman, demir depon düşük, işte efendim demir serumları, kam serumları da alıyoruz bazı kere, ben de almak zorunda kalıyorum, depolar düşüyor ki demir falan, bunlar ayrı şeyler. Bunlar tıbbın zâhiri ölçümleri. Ama sen iki kanatla uçabilirsin.
- 07:13
Yani dua tarafı, zikir tarafı olmadan, sadece tıpla, doktorla, hapla, ilaçla bu işi götürmeye çalışırsan, kafirden ne farkın kalır? Kafir de o meselede zaten C vitamini, D vitamini takviye alıyor. Ama Müslümanın bir farkı olması lazım değil mi? Müslümanın Allah'ı var, yaratan ancak Allah'tır. Hap bir şey yaratmıyor.
- 07:40
Nice insanlar hap kullanıyor, o hap onu tedavi etmiyor. Aynı insanda fayda eden bir ilaç öbür insanda etmiyor. Buradan anlamak lazım değil mi ki? Eğer şifa hapta olsaydı, ilaçta olsaydı, hekimde olsaydı, tabipte olsaydı, o zaman o herkese iyi gelmesi lazımdı. Halbuki herkese iyi gelmiyor. Adam birisi diyor ki ben o doktora gittim, ben gittim o doktor bana hiç yaramadı diyor.
- 08:06
Gerçi niye yaramadı? O tarih dava doktorun dediğini yaptı mı yapmadı mı? Yani dediklerine riayet etmediyse kabahati doktora da buluyor bazı kere ama bazı kere de hakikaten doktorun verdiği ilaç milaç fayda vermiyor. Öbürü de diyor ki bu bana çok iyi geldi. Yahu ne sana çok iyi geldi? Allah sana çok iyi geldi.
- 08:23
Celle Celaluhu, yaratan ancak Allah'tır. Allah'tan başka yaradan yok. Ama sebepler alemindeyiz. E tamam o zaman madem halsizlik için, kuvvetsizlik için tabibe doktora gidiyorsun, maddi sebeplere başvuruyorsun. Peki burada en büyük sebep Allah'ın yaratması değil mi? Peki Allah'ın yaratması, zaten Allah'ın yaratmasına sebep denmez.
- 08:45
Yani Allah sebeplerle yaratır denir. Bazı da sebepsiz yaratır. Hiçbir sebep yok ortada. Birden adama şifa verip kaldırıyor ya. Ölüyü diriltiyor mesela. Sebep mi var? O ayrı bir şey. Ama şimdi sen maddi sebeplere başvurduğun kadar esas yaratana müracaat etmen gerekmez mi? E bunun da yolu nedir? İstiğfar.
- 09:12
İşte şu saatler istiğfar saatidir. Hassas saatlerdir. Akşam namazından evvelki saatler yetmiş kere istiğfar etse buyuruyor. Yani yetmiş estağfirullah dese yedi yüz günaha bağışlanır diyor. İkindiden sonraki akşamdan evvelki vakitte, güneş batmadan evvel çok önemli. Bu saatler bilhudübü vel asal. Kur'an-ı Kerim'de hep bükrete vahşiye.
- 09:51
Hep ayetlerde sabah akşam. Bu sabah akşam derken mesela asal asilince midir? Asil akşam diyorsun ama o akşam. O akşam namazdan sonraki gece değil. Akşam namazdan sonra ya akşam denmez. Akşam namazdan sonrası gece hükmüne girer İslam'da. Akşam namazdan sonra kıldığın bütün namazlar gece namazı sayılır.
- 10:12
Sabah evvabinler dahil. O yani teheccüd namazı sayılmaz çünkü uyumadığın için, uyanmadığın için ama gece namazı sayılır. Bunlar geceye tahammül eder. Asil demek Kur'an'da geçen vel asal. Ondan sonra Rabbini zikret, tesbih et.
- 10:37
Güneş doğmadan evvel tesbih et. Sabah namazını kılmadan evvel veya sabah namazını kıldın güneş doğmadan evvel. Ondan sonra güneş batmadan evvel. Kur'an-ı Kerim'de birçok ayette var. Gurup batış demek. Güneş batmadan evvel tesbih et buyuruyor. Ondan sonra bil huduv vel asal. Huduv gadveler. Gadveler ne sabahları.
- 11:04
Sabah da, millet sabahı da yanlış anlıyor. Sabahı da 8-9 zannediyor. Sabah imsaktan sonra başlıyor. Sabah, imsak kestiği zaman niyet, oruca niyet ettiğin zamandan sonrası sabahtır. Çünkü neden? Sabah olmasaydı o zaman yerdin biraz daha. Demek niye yiyemiyorsun? Çünkü gündüz girdi, sabah girdi. Onun için orucu tutanlar imsaktan sonra yiyemiyor.
- 11:27
İmsaktan sonra nedir? Mesela fecir deniyor ona. İmsak deniyor, fecir deniyor. Tan yerinin ağırması deniyor. Ama ondan sonrası sabaha dahil oluyor. Huduv ve sabahları. Yani özellikle güneş doğmadan evvelki tesbihat ve istiğfarlar çok önemlidir. Sübhanallahü ve hamdühü, sübhanallahü ve azimühü, estağfirullah.
- 11:48
Bazı ikadetlerde vel-Tübilek'te var. Alaide Efendimiz babamız onda katardı. Sadece estağfirullah olsa bazı hadiselerde de estağfirullah da var. Ama sübhanallahü ve hamdühü, sübhanallahü ve azimühü, estağfirullah. Bu mesele, mâ benetul u'l-fecr ile tü salli salâta subhediyor. İmsaktan sonra, orada da istiğfar yine var.
- 12:08
Hem tesbih var hem de istiğfar var. O çok önemli bir tesbih. Gökleri yerleri şahap doldurur. Onun için kelimetâni hafifetân, alel-lisâni fekîletân, fil-mîzâni habîbetânil-rahmân. Sübhanallahü ve hamdühü, sübhanallahü ve azimühü. Orada estağfirullah yok mesela. Bukhari'nin son hadisidir. İki kelime var.
- 12:28
Dilde söylenmesi çok hafif gelir. Mîzanda sevabı çok ağır gelecek. Gökleri yerleri dolduracak. Allah-u Teala, Rahman'a çok sevgilidir. Allah'ın en çok sevdiği söylenmesini, zikredilmesini istediği kelimelerdir. Onlar da ne der? Sübhanallahü ve hamdühü, sübhanallahü ve azimühü. Buna bir de estağfirullah eklediğiniz zaman, diğer hadis-i şerifte ne buyuruyor?
- 12:48
O zaman imsaktan sonra olacak. Yani fecir doğduktan sonra imsak sonra olacak. Ama sabah namazını kılmadan önce olacak. Hani o arada vakit bulamazsın, fırsat bulamazsın, abdestini zorladın, seni tazeledin, mazeretini, vakit geçtin, cemaate yetiştin falan. Okuyamadın sen. O zaman güneş doğmadan evvel okunur.
- 13:09
E güneş doğduktan sonra da işrak eder, okunur mu? Okunur. Okunmaz olur mu? Tesbihatten zarar var. Okunur ama bunun iş görmesi ne diyor? Tehlike. Dünya senin peşine düşer. Sen dünyadan kaçsan, para kazanmayayım istesen bile paralar, mallar, mülkler senin peşine gelir. Allah sebepler yaradır, kapılar açar, ummadığın yerden rızkını gönderir.
- 13:35
O saat rızıkların dağıtıldığı saattir. O saatte uyuyanın, yatan öküzün samanı olmaz demişler. O saatte uyuyanın rızkı bereketsiz olur. Ama öyle çok zenginler var o saatte uyuyor. Ama onların rızkının bereketli olduğunu kim söyledi? Parası çoktur ama bereketi yoktur. Çünkü onda hırs vardır, tamah vardır, kanaatsizlik vardır.
- 13:57
Onun için ne zaman batacağım, ne zaman fakir olacağım? Fabrikan batacak, vergileri ödeyemeyeceğim. Sonra işçi çıkartmaya başlar, bilmem neler. O bunalımda, ne kadar zengin o kadar bunalımı var. Ancak zikir ve tesbihat ile meşgul olursan Allah ona kanaat verir. Kanaat verirse, el kanaatü ken zülla efna.
- 14:19
Kanaat tükenmez bir hazinedir. O zaman bütün mallar milyar dolar tükenir. Çünkü her şeyin bir sayısı var. Harcadın mı tükenir. Ama kanaat bitmez, tükenmez bir hazinedir. Kanaattan büyük zenginlik yok. Şimdi kanaatkarım, elhamdülillah, Allah'ın bana verdiğini. Benden zengin dünyada yok. Adamın milyar doları var, benden zengin değil ki.
- 14:39
Çünkü neden onun hırsı var. Benim hırsım yok, yatmışım, aşağıya oturmuşum, ne bulursam diyorum. Kanaat bitmez, tükenmez bir hazinedir. Hırs yapmayacaksan. Onun için bu tesbihata devam etse, imsak ile sabah namazını kılmadan önce Sübhane Allahi ve Bihamdihi. Sübhane Allahil Azim. Estağfirullah.
- 15:04
Bu hadis-i şerifte saat, vakit var. İmsak ile sabah namazı kılmadan önce. Fakirim, hakirim, itibarım yok, param yok, malım yok, borcum var. Sana söylüyor hadis-i şerif. Sen amel etmiyorsun, ben ne yapayım? Bak orada kuvvetinize kuvvet katar diyor. İşte tam bu saat vaktidir mesela.
- 15:27
Şimdi yine öyle buyuruyor değil mi? Yetmiş istiğfar etse diyor, yedi yüz günahını affeder. E inşallah diyor, bak hadis-i şerif, sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor. İnşallah da bir Müslüman, yani bir gün içinde diyor, yedi yüz günahtan fazla da yapmaz inşallah diyor ya. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de tabi kesin konuşamıyor orada.
- 15:47
Çünkü neden öyle Müslüman var ki bir günde yedi bin günah yapar yani. Taramalı gibi çalışıyor. Seni imal eden gençmiş. Hani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onun için inşallah diyor, temenni ediyor yani. Yani Allah'ın izniyle yani, Allah murad ederse diye kaydını koymak suretiyle buyuruyor ki, yani bir insan da inşallah diyor, yedi yüz günahtan da fazla yapmaz buyuruyor.
- 16:14
Onun için yetmiş istiğfar diyor, yedi yüzü temizletir diyor. E yedi yüzden de fazla inşallah yapmaz diyor ki, ben de günahkarım, hepimiz günahkarız ama hani yedi yüzden, yedi yüzü geçecek yani bir günde de yedi yüz günah kolay bir şey de değil yani. Yedi yüz tane ayrı ayrı günah yapacaksın yani, bu da kolay bir şey değil.
- 16:36
Birkaç günah, yani günahsız duramayız yani Müslümanlar, hepimiz günahkarız. Ya beni Adem'e kullukum hattâvun. Ey Adem'in oğulları hepiniz günahkarsınız. Ama o hayrul hattâ inettevvâbûn. Hem de çok günahkarsınız. Ama çok günahkarların en hayırlıları kimdir? Çok tevbe edenler. Çok istiğfar. İstiğfarı ağzına alıştıracaksın ama ağız alışkanlığı yapmayacaksın bak.
- 17:03
Ağzına alıştıracaksın başka, ağız alışkanlığı yapmayacaksın başka. Ağzına alıştıracaksın çok söyleyeceksin demek ama ağız alışkanlığı yapmayacaksın ne demek? O sefer ibadetlikten çıkar, âdete döner. Sen normal su içer gibi, yemek yer gibi, önüne gelene nasıl, bilmem ne dere döner. Ondan sonra ne olur?
- 17:22
Kezzapların yani sahtekâr, yalancıysa günah. Tevbe ettiği yok, pişman olduğu yok, bir daha yapmama azmettiği yok, niyet ettiği yok. Ağzına alıştırmış öyle estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah geziyor. Rezilik çıkarır yani. Allah'ın dinde insanı mahcup eder. Onun için estağfurullah'a pişmanlık çekerek.
- 17:42
Niye yaptım? Ya Rabbi ört, kapat. Senden başka kimse örtemez ya Rabbi. Birçok hadis-i şerifte mesela, Seyyidül İstiğfar, İstiğfarların Efendisi çok okunması lazım özellikle Ramazan-ı Şerif'te. Seyyidül İstiğfar'da. Benim için günahlarım. Ört. Çünkü senden başkası günahları örtemez. Herkes açmaya çalışır.
- 18:10
Bir tek Mevla Teala örtebilir. Herkes açmaya çalışır. İnsanların ekserisidir. En sevdiğin adam, başına kötülük gelse yayar. Bir iyiliğe mazar olsan gömer. İnsanlar böyle. İnsanlarda vefa yok. Halka alem tuğliy laf. Hiç bulunur mi vefa demiş. Vefalılık. İşte bu adam bana bir iyilik etmişti. Kötü gün de yanımdaydı.
- 18:39
Ben de şimdi iyi günümdeyim. Onun kötü günüdür. Ben bir arayayım sorayım yardım edeyim falan. Kaç kişide böyle bir şey var? İnsanlardan geç. Mevla'dan başka vefalı dost yok. Ve malekum min duni min duni illahi. Bi velihi vela nasıhir. Allah'tan gayrı sizin için. Hiçbir veli yok. Hiçbir yardımcı yok.
- 18:58
Hiçbir sahip yok. Ya olsa ne olur. Anam babam beni şekerli hastalığa geçirebiliyor mu? Aa babam 90 küsür yaşında. Sol gözüme gördürebilir mi ya? Üzülüyor. Üzülüyor. O da üzülüyor. Ben de üzülüyorum. Çünkü zalfet talibu vel matlub diyor Kuran. İsteyen de zayıf. İstenilen de zayıf. Ne olacak? Cumhurbaşkanım olsa ne olur?
- 19:21
Aciz. Kanser olsam Cumhurbaşkanım beni iyi edebilir mi? Edemez. Mevla'dan başka yaratan yok. Her şey Mevla'nın tasarrufunda. Onun için Estağfirullah da Mevla'nın kapısına müracaatın anahtarıdır. Allah'tan mağfiret talep edin buyuruyor. Ondan sonra bak dünya tetik et. Dünya rahmetin. Dünya sen istemesen de peşine gelecek.
- 19:45
Sen dünya kovalayacak. Zaten dünyanın böyle bir huyu vardır. Kaçanı kovalar. Zahitleri kovalar. E zahitler de dünyaya soğuk adamlar. Zaten dünyaya metalik vermez. Ayrıca, Abdülkadir Geylani, Rabbü Ya'nü'l-Bâri Hazretleri, oho getiriyorlardı, şimdiki milyon dolarlar, milyar dolarlar, altınlar, şey, elbisela.
- 20:06
Koy seccadenin altına dedi, koy. Hiç eline bile dokunmuyor dedi. Seccadenin altına koy dedi. Ondan sonra çağırıyordu fırıncıyı, çağırıyordu habbazı, aşçıyı. Ondan sonra tamam, al oradan git. Bütün fakirlere yemek. Bağdat'ta fakir kalmadı o zaman da yahu. Bütün milleti yediriyordu. Kaddesallâhu aleyhi ve sellem.
- 20:26
Ne iş var onun dünyayla? Onun için zahid olanlar, dünya karşı kalbi soğuk olanlar, inadına da dünya onların peşine gider. Bütün zenginleri onlara gönderir. Zenginler de bir acayip. Yani dünyayı ne kadar soğuk adam onu daha çok severler. Çünkü para istemiyor onlardan ya. Onun için para istemiyor, benden buz gibi soğurum senden, beni çok sevmezler.
- 20:50
Ben çünkü aş evine istiyorum, iş evine istiyorum, külliyeye istiyorum. Beni çok sevmezler. Ama şimdi böyle otursa kenarda evliya Allah'tan zaten hiçbir şey istemiyorum. Onu çok severler. Çünkü neden? Zekat istemiyor, sadaka istemiyor, bir şey istemiyor. Ya biz de kendimize mi istiyoruz zekat, sadaka?
- 21:06
Ben zaten zekat veriyorum, mübarek adam. Bilmem ne kadar zekatım var. Ben senden zekatı kendime mi istiyorum ya? Dolayısıyla ama işte öyle. E şimdi sen istiğfara devam edersen, tesbihata devam edersen sen kaçsan dünya peşine gelecek. Çünkü Allah-u Teala dünyayı emretmiş. Ya dünya. Ey dünya, sana hizmet edeni hizmetçi al, köle gibi çalıştır.
- 21:33
Pakırgat gibi herkes çalışıyor. Çünkü derdi dünya, sabah namazına kalkmak değil. Ama yok memurum, yok işçiyim, yok aşçıyım. Sonra ne derler, bilmem ne. Onun için erkenden kalkacak. Sabah namazı için kalkmaz. Ama otobüs kaçtı, minibüs kaçtı, iş kaçtı. Ondan sonra 5 dakika sonra gidip kart bastırırsan işe girerken.
- 21:58
Ondan sonra maaşından keserler. Ondan sonra 3-5 bilmem ne işten atarlar. İkide bir geç geliyor diye. Onun için Allah namaza çağırıyor. Hayya ala salaha, hayya ala felaha. Kurtuluşa çağırıyor. Secdeye davet ediyor. diyor, ben yarattım, yaşatıyorum, yediriyorum, biçiriyorum, bana secde et. Ne var abdest almakta, taarette, temizlikte?
- 22:18
Sağlık, sıhhat var, Ne var abdest almakta, taharette, temizlikte? nur var, feyiz var, bereket var, rahmet var. Şu mübarek Ramazan-ı Şerif'te Şimdilik Ramazan-ı Şerif'te. yani hiç olmazsa namazını kıl, farzlarını kıl falan, falan yok. Falan yok. Sabah namazı kaçacak diye bir derdi yok. Allah ile ilişkisi yok o zaman.
- 22:33
Ama otobüs kaçacak diye, tren kaçacak, uçak kaçacak. Onlar çok mühim. Sanki cennet kaçacak yani. İnsan etkilenir. Etkilenmez değil. Yani dünya işlerine kevşeklik edin. İşverenin hakkına rahat etmeyin demiyoruz haşa. İşverenin hakkı da çok mühim. Bu sefer kul hakkına girer. Beş dakika sonra giren kul hakkına girer.
- 22:57
Adam farz namazları mecbur kılacaksın. Adam nafilelere izin vermese mübarek adam sen de işin ortasında işrağa git. Oradan kuşluğa git. Sekiz rekat kuşluk kıl. Gece var diyese evvabını kılayım. Tamam da bunlar farz değil, vacip değil mübarek adam. İşveren bundan razı değilse senin bunu kılman da kul hakkına girer.
- 23:19
Günah verir sana. Farzlar da bir şey diyemez. Farzlar Allah'ın hakkı. Ama farzın dışındaki nafileler vesaire gevşeklikler, gevezelikler ona bir laf atıyorsun. Orada işim var. Orada adam sırada bekliyor. Bu burada bundan muhabbet ediyor. Memurlar bilhassa Allah muhafaza. Öyle bir kul hakkına giriyorlar.
- 23:40
Çocuklarına haram yediriyorlar yani. Çünkü ne dersen tapu tahir etsen bilmezsin. Memursun kardeşim. Adam orada sıraya gelmiş. On üç tane kuyruk var. Adamın bir tanesinin işi geçiyor. Ondan sonra saatine bakıyor. Beş oldu kapandı kardeşim yarın gel. Adam gelmiş Kartal'dan Pendik'ten dünyanın İzmit'ten bir yerden gelmiş.
- 23:58
Kolay mı bu zamanda parayla şundan bundan bu kadar vakit geçiyor geliyor. Adamın işini gördü. Orada iki fusulu konuşmasaydın üç kişinin da işlemini yapmıştın. Oradaki fusulu konuşmandan en az bir kişi iki kişi zarar gördü yani. Bu da şimdi kul hakkı. Bir taraftan kamu hakkı, devletin hakkı, devletin işini geciktiriyorsun.
- 24:17
Bir taraftan kul hakkı. Adamın işi varır sana düşmüş. Ondan sonra bekle kardeşim ne acele ediyorsun falan hareketler. Ne acele ediyorsun ya ne konuşuyorsun orada. Karılarla kurularla takara makara yani görüyoruz bunları gidiyoruz. Ondan sonra böyle yok. Kul hakkına riayet çok önemli. Ben ona bir şey demiyorum.
- 24:38
Ama adam şimdi sabah namazına Allah'ın hakkı hiç umurunda değil. Ama işte işveren beni işten atar ondan erkenden hareket ediyor. Öbür türlü ırgat gibi çalışıyor akşama kadar. Ondan sonra geçinemiyorum, geçinemiyorum, geçinemiyorum. Sübhanallah, Ebu Hamdi okuyor musun? Yok. çekiyor musun imsaktan sonra?
- 24:58
Yok. Sabah namazı kıldın mı? Yok. Allah seni yaşattığına şükret. Estağfurullah çekiyor musun? Nefes aldığına şükret. Senin kafana saksı düşmediğine, kafanı kırmadığına şükret. Senin kafan secdeye varmayan kafa, kırılmaklık kafa. Kırılmaklık. Ama Mevla yine sana lütfediyor. acıyor, hâlâ ondan sonra diyorsun ki şuyum yok, buyum yok.
- 25:20
Neyin olacak? Bak ey dünya diyor, bana hizmet edene sen hizmetçi ol. Bana hizmet eden ne demek? Kim Allah'ın? Bana hizmet eden ne demek? Kim Allah'a hizmet ediyor? İşte âlimler, veliler, her âlim değil yani. Âlim, bozuntu, memleket, müsveddet olur yani. Onu geç. Tam el üstünde de âlim olacak ve dünyaya soğuk olacak.
- 25:40
Bir âlime en yakışan sıfat dünyaya meyilli olmamasıdır. Dünya elinde olabilir. Elinde olması meyilli demek anlamına gelmez. Kalbinde olmayacak. Hırs olmayacak. Abdülkadir Geylani Hazretlerimiz, kaddesallahu aleyhi ve sellem, 7 bin dinarlık sarık yaptırmış kendine. Bazı kere de çok böyle pahalı.
- 25:58
Şimdi kimsenin parası yetmez o sarığa. 7 bin dinar. Ama ondan sonra fakirin biri geldi gitti verdi onu ona. Yani işte mesele nedir? Pahalı bir şey giymek haram değil, pahalı bir şey yemek haram değil. Ama bir fakirde istediği zaman onu verebiliyor musun? Ya sen de biraz ucuz bir şey iste kardeşim. Kalkıp da kafamda kendine ne istiyorsun?
- 26:21
İşte Abdülkadir Geylani ile Radıyallahu anh benim farkım o. Değil mi şimdi? Bana bazı kere bir şey hediye ediyorlar, bilmem ne. Adam da geliyor, şu boynumdakini sen. Mübarek boynumdakini ne istiyorsun? Sipariş üzere olmaz. Ben sana bir atkı göndereyim diyorum. Ama şimdi o pahalıysa, onu o anda vermiyorsam, işte Abdülkadir Geylani olamam.
- 26:39
Niye olamıyorum? Olamıyorum işte. Dünyadan sıfır, kalbinde dünya zerre kadar yok. Ben de boş çevirmeyeyim, şudur budur, pahalı bir tespih, bilmem ne. Gidip elindeki tespihi, mübarek benim çektiğim diğer tespih var, tamam sana göndereyim. Gönderiyorum yani, göndermiyorum değil, tespihi veriyorum. Ama şimdi sipariş üzerine de elindekini ver, cebindekini ver.
- 27:02
Onların da öyle istemesi şerata uygun değil. Çünkü insan bir şey isteyebilir, aslında istemek hiç iyi bir şey değil. Ama istenebilir, ama siparişlerinde olmaz yani. Şunu ver, bunu ver, evindekini istiyorum, bir şeyler. Böyle de iyi bir şey değil. Teberrüksüzsün, teberrüksen sana bir şey verdi yani.
- 27:20
Şimdi ey dünya bana hizmet edene, sen hizmetçi ol. Kim Allah'a hizmet ediyor? Dünyaya soğuk olan alimler, zahid. Eğer alimin yanında zahid sıfatı yoksa, züht, takva sıfatı yoksa, o alimden daha zararlı, şerli bir mahluk yok. Helak eder ümmeti. Onun için Allah dostları, veliler, mürşid-i kamiler, hepsi bunlar hep dine, İslam'a hizmet ediyor.
- 27:51
Kim İslam'a hizmet ediyor? Allah'a hizmet ediyor. Allah'a hizmete muhtaç değil. Ama dinime kim yardım edecek buyuruyor? İntel surullaha yansurkum. Siz Allah'a yardım ederseniz, Allah size yardım edecek buyuruyor. Ama Allah yardıma muhtaç değil, haşa. Benim dinim var, şeriatım var, sünnetim var, peygamberim var.
- 28:08
O'nun yoluna hizmet edin. O'nun yoluna hizmet, bana hizmet kabul ederim, Allah buyuruyor. O sonra dünyaya ne buyuruyor? Bana hizmet edene, sen hizmetçi ol. Ama ve tevb-i mevhed demek ki, sana hizmet edeni de yor. Canını çıkart, zahmetle para kazansın. Çünkü neden? Zikir yok, tesbih yok, namaz yok, abdest yok, onu zahmete sok diyor.
- 28:32
Diğer bir hadis-i rivayetinde, vestahdimi mevhed demek ki, sana hizmet edeni, sen hizmetçi ol buyuruyor. İşte burada, Mevla Teala dünyayı, dünyayı istemeyenlerin peşine düşürmüş. Mesela Adem Aleyhisselam'ın bir duası var. Mültezem'de okunuyor, Kabe'nin kapısıyla Acele-i Şerif arasında. Makam-ı İbrahim'de de okunur.
- 28:55
Biz de burada her sabah okuyabiliriz, mesele değil. O duaların kitabında tek cilde olan da vardır. Şimdi Gezgâr Dava'da yayıldığı için hangisi hangi cilde? Bir cilde çıktı, üçü çıktı, dördü hazırladık ama, daha size arz edemedik yani. İşte orada çok önemli bir dua. Bir dua.
- 29:33
Bir dua etti, geldi Kabe'ye. Ta Hindistan'dan, Adem Aleyhisselam cennetten indirildiği zaman Sri Lanka'ya indirildi. Serendip. Şimdiki Sri Lanka yani, o zaman Serendip ta, ayak izi orada duruyor hala. Her gün oraya yağmur yağdırır Mevla, mutlaka ayak izini sular. Her gün. O mübarek tağda, oradan kalktı işte adı.
- 29:55
işte yer dürüldü ona tabi, adımları zaten çok uzundu boyda. Ondan sonra biliyorsunuz ki ağabeyim o zaman geldi, ilk binayı o yaptı. Sonra Arafat'ta havaannemiz Cidde'ye inmişti zaten. Havaannemizin yolu yakın Cidde'den. Adem Aleyhisselam o kadın olduğu için onu Arafat'a yakın yere düşürmüş Mevla. Adem Aleyhisselam erkek olduğu için herhalde.
- 30:15
kuvvetlidir, yürüsün diye. Ona da yardım etti, yolları dürdü ona. Sonra Arafat'ta buluştular, birleştirebiliyorsunuz. Arafat'taki o beyaz şeyin emblemin olduğu, şu andaki beyaz şey görünüyor öyle, sütun. O O beyaz boyalı, işte o sütünün olduğu yer, birleştikleri yer. beyaz boyalı, işte o sütünün olduğu yerde İşte oraya gittiler.
- 30:33
Ondan sonra Kabe-i Muazzama'ya geldi. O zaman bu duayı yaptı yani. Ey Allah'ım sen beni gizli açık her şeyimi biliyorsun, özrümü, mazeretimi kabul eyle. Hacetlerimi biliyorsun, dileklerimi ihsan eyle. Günahlarımı biliyorsun, günahlarımı mağfiret eyle. Ya Rabbi bana öyle bir iman ver ki kalbimin içine işlesin.
- 30:52
Bana öyle bir sadık ve samimi bir yakın ve şüphesiz bir inanç, Allah'a ve ahirete, cennete, cehenneme öyle bir şüphesiz inanç ver ki, ondan sonra benim itikadım düzelsin ve başıma ne gelse ona razı geleyim, kadere itiraz etmeyeyim. Ondan sonra başıma gelen bir şey de bu zaten Allah bunu ezelde biliyordu ve Levv-i Mavuz'a yazmıştı.
- 31:19
Yeni bir şey yok. Yani yeni bir şey yok. Vah vah vah ah ah ah. Şöyle olmasaydık böyle bilmem neydi. Ya bunlar boş laflar. Şu duayı öğren, şu duayı oku. Başına ne gelse bu dua yok. Bana öyle sadık ve samimi bir şüphesiz inanç ver ki, ben o zaman anlayayım ki, senin yazmadığın bir şey benim başıma gelmez.
- 31:42
Demek ki bunu sen yazdın. Bu rastgele gelmedi yani. Milletin içinden gelip de kafama düşmedi yani. Bu hesaplıydı, kitaplıydı. Çünkü neden? Levv-i Mavuz'da yazılıydı. Ondan sonra, e madem Allah kim? Anamdan babamdan çok acıyan, hakiki sahip, hakiki yardımcı, merhametlerin en acı yanı. E peki o bana şer yazar mı?
- 32:07
Yazmaz. O zaman ne var? Bunun altında bir aslan yatıyor. Burada bir hikmet var. Bununla benim günahlarım sinilecek. Peki cehenneme gidecektim. Bu bela, dünyada belayı vurdurdu. Ahirette belayı vurdurmayacak. Yahut malıma geldi, zarar. Hiç olmazsa imanıma gelmedi. Ya imanıma gelseydi, adam mürted olmuş, zındık olmuş.
- 32:26
Hadisler inkar ediyor, mezhepler inkar ediyor, bilmem ne. Dünya kadar hacı, hoca dinden çıkmış. E şimdi bunu görüyorsun ortalıkta da. E o zaman Allah dinime, imanıma vurdurmadı da, malıma, canıma vurdurduysa, yine buna da hamd etmek gerekiyor. Ya Rabbi, bana öyle sadık bir iman ver ki, onun sayfasını, yani sabah akşam okunacaklarda mı yazdım,
- 32:50
ikide mi yazdım bilmiyorum, dualarımda bulurum ama. İşte, Rıza ma kasemtili ya zelcelal vel kiram. Ey celal heybet, azamet, ikram, lütuf, in'am, ihsan sahibi olan Allah. Senin bana taksim ettiğin, takdir ettiğin kaderde ne varsa, geçim bakımından, misal bakımından, ömür bakımından, çoluk çocuk bakımından, bütün hepsi O'nun takdiri.
- 33:11
Ne taksim ettiyse olacak. Ne anuka semna beynebu ma'şetehu fil hayati dünya. Dünya hayatında geçimlerini, maaşetlerini, kazanacaklarını, harcayacaklarını, biz taksim ettik Allah'ın bu riayetinde. Onun için bana taksimine rıza nasip et ve bileyim ki, senden, senin yazdığından başkası başıma gelmez. E sen de yazdığına göre, bana anamdan babamdan çok acıdığına göre,
- 33:38
sen de bana kötü bir şey yazmazsın. Ama çok sıkıntılı bir iş. Çok üzücü. E üzücü ama ahirette sevindirici. Günahlara kefaret. E benim çok günahım yok mu? Ne tam günahım var? Yok Allah biliyor. Günah yoksa, o zaman derece at. Cennette derecen yükselecek. Yarın ahirette, mizanak olan hastalıklardan, belalardan, musibetlerden dolayı,
- 34:05
mizanak olan sevapları gördüğü zaman adam diyecek, Ya Rabbi ben bu kadar ameli salih yapmadım. Ben bu kadar sevap yapmadım. Diyecek. O zaman Mevla ne buyuracak? İşte bunlar sana dünyada verdiğin belalar, musibetlere sen sabrettin. Benden razı geldin.
- 34:23
Şimdi ben burada bunu koyuyorum. Ya Rabbi keşke dünyada nimetlerine hep bela verseydin de, dünyanın zaten belası da bitti, nimeti de geçti. Hepsi fani tükendi. Ama burası sonsuz bana kaldı. Cennette ebedi derece olarak yansıma yaptı. Onun için keşke bunu tercih etseydin. O zaman onu içecek. Şimdiki aklı o değil.
- 34:40
Şimdiki aklı o değil. Şimdi bir arabaya tav oluyor, bir uşağa tav oluyor, bir kuşağa tav oluyor. Ya şunu versin de daha bir şey istemem. Ya bu kadar ucuzcu olma. 50-60 senelik hayata tav olma. inne mâ huluktum lil ebed siz sonsuzluk için yaratıldınız Resûlullah buyuruyor, sallallahu aleyhi ve sellem siz yok olmak için yaratılmadınız ruhlar ölmüyor
- 35:04
sonra o bedenlerle mahşere çıkacak, birleşecek tekrar kimi cennete, kimi cehenneme gidecek inne mâ huluktum lil ebedi yok olmak için halk olunmadınız inne mâ huluktum lil ebedi sonsuz yaşamak için çünkü cehenneme giren de sonsuz azap kafir ise, müslümansa çıkar cennete gider, o da cennete girdikten sonra sonsuz yine nimete kavuşur cennete giren zaten çıkmak yok ebedi
- 35:32
sonsuza kadar, siz sonsuzluk için yaratıldınız, muhteremler yaratılan sen, ben ruh, bunu kalkıp da birkaç günlük dünya hayatının fâni bitecek tükecek lezzetleri için, efendim o hayatımızı yakmayalım ahiretimizi yıkmayalım namazsız abdestsiz dolaşmayalım Allah'ımızı unutmayalım haramlara bulaşmayalım sabır hacı sabır sabır sabır nasıl ki imsaktan iftara
- 36:04
sabır, ikindiden sonra kafana vurdu hele ki sigara içenlerin kafası yanına yanaşmakta, barut olurlar ondan sonra, ikinden sonra biraz açlık içsin bilmem ne, akşam belki günler şimdi çok kısa yani İstanbul itibariyle konuşuyorum hemen akşam oluyor ondan sonra kışın oruç tutmak kolay bu vesileyle efendim sen ama nefsini arada canı bir şey istiyor, yemek istiyor
- 36:32
su istiyor, bazen ağzı çok kuruyor aranız oluyor, hastalığı da oluyor falan bunlar, ama o arada sen ne diyorsun nefse ya iftara şurada iki saat kaldı bir saat kaldı, yarım saat kaldı yani sabret ya, hacı sabır sabredeceksin sabrettiğin zaman ne olacak, muradına ereceksin ve birazdan işte ezan okunacak ondan sonra yiyeceksin, içeceksin çayını, efendim istediğin gibi
- 37:00
ayranını, bilmem neni oh doydun, işte bak nasıl sabretti iftara kadar kazandı dünyanın tümü imsakla iftar arası gibi kabul etti elli sene, altmış sene yetmiş seneye geçen zaten bu ümmette ömürler yetmişi geçen çok az buyurdu yetmiş yaşını görenler ümmetimde çok az olacak buyurdu hakikaten de öyle millet, bütün kalp krizi bilmiyorum işte kırk yaşına, otuz, kırk, elli gidiyor
- 37:30
ekseriyeti de yetmiş yaşına geçmiyor şu anda yaş ortalamasına baksan yetmişi geçen yani nüfusta kaç dolayısıyla sen sabret sonunu seyret neler göreceksin neler ne cennetler, ne mükafatlar onun için istiğfara devam et ve Allah'ın taksimine rıza göster bak ne buyuruyor Adem Aleyhisselam'ın duasında, işte bu dua mesela, Mevla buyurdu ki Adem Aleyhisselam'a bu duaların bu tabi
- 38:04
biraz daha muhteva şey bunda hepsini topladım da ondan sonra tabi bir şey yapamadım Ezger davatta biraz daha ondan sonra Allahumme inneke tealemu bakalım şimdi Filistin bulabilirsem size sayfasını söyleyeceğim bu acayip bir duadır 298'miş 298 bu Adem Aleyhisselam'ın duası bunu belki evvel önce söyledim mi söylemedim mi bilmiyorum, ne buyuruyor bak Mevla Teala
- 38:39
Adem'e sallallahu aleyhi ve sellem vahyetti diyor bunu İmam-ı Gazali İhya Ümmettin'de zikrediyor, Ebu Talib-i Mekki Büyük Veli Kutul Kulüp'te İmam Zebili Büyük Muhaddis-i Taht'ta zikrediyor enni gafartuleke ey Adem ben senin için ne kadar işte peygamberlerin günahı olmaz da işte zellesi olsa vesaire mağfiret eyledim ve lem yeddini hadü min züliyetike bir dakika
- 39:07
senin zürriyetinden kim gelirse bana burada bir de bu duanın Kabe'de okunma meselesi var bak bu kadar ömreye açça gidiyorsunuz bir kere bu duayı okudunuz mu ah ah ben size ne anlatayım, ne öğredim 35 sene evvel yazdım bu kitabı yahu hala onu görmediniz mi yahu hala bir kitaptan nasibiniz olmadı mı sizin bu kadar açça ömreye gittiler bir kere mültezemde, yani mültezeme izdaha
- 39:31
kadınlar zaten izdaha mültezeme girmezse, kadın Hacerül Esvede mültezeme gireyim derken erkeklere sürtünü ömür türü kaç sevaptan kurtul günahlarına dönüyor yani o öyle o iş iyi bir şey değil ama erkekler girsin yani milleti ezmeden, kırmadan, geçirmeden sırasına rahat etme, orada da pek sıraya rahat etmiyorlar bir dalga geliyor zenciler orada biri yarı ondan sonra
- 39:53
atıyor seni bir kaç metre ötede kendini buluyorsun. O da ayrı bir dava ama orada imtihan. Senin yaptığın bu duanın gibisini, aynısını bana dua olarak yalvarırsa bana, bana gelirse diyor işte bana gelmek işte o Kabe. Ömreye gidenler, haşa gidenler, ömreye gidenler, illa gafurtuluk. Mutlaka onun için bütün günahlarını affedeceğim.
- 40:21
Ve keşeftu humumumumum. Ne kadar derdi varsa, ne kadar sıkıntısı varsa, hemmi varsa, yürek sıkıntısı, bunalım, panik atak bilmem ne. Bunların hepsinin ilacı bu dua. Yani haçta, ömrede okunacak, özellikle Kabe'de okunacak yani. Arafat, Mine, Müzdelife'de de okunur ama biz de burada sabahları okuyoruz ama mesele bana gelirse.
- 40:41
Bana gelirse ne demek? Şu anda dünyada Allah-u Teala'ya tabi mescitler de Allah'ın evleridir ama tabi Kabe gibi olmaz. Onun için Kabe-i Muazzama'ya gitmek, bana gelmek sayıyor onu Mevla. Bütün sıkıntılarını, dertlerini açarım. Ve nezâtü'l-fakra min beynâneyi, iki gözünün arasından şuradan fakirliği, ihtiyaçlığı, muhtaçlığı söküp çıkarırım.
- 41:09
Daha ondan sonra muhtaç olmaz. Çünkü neden muhtaç olmaz? Bir, kanaat veririm. Zaten kanaat verdiğin zaman dünyanın en zengini sen oluyorsun. Şu anda ben dünyanın en zenginiyim mesela. Çünkü kanaatim var, hırsım yok. Şöyle olsun, bu böyle olsun, şu kadar param olsun bilmem. Bir şey istemiyorum. Allah'ın verdiği çok bile fazla fazla.
- 41:29
Hiçbir şey istemiyorum daha. Ha işte bak, fakirliği iki gözümün arasından söküp çıkarttı görüyor musun? Ben daha şimdi kimsenin malını görüp de imrenmiyorum. Kimsenin arabasının, yatının, katının, uçağının varmış, onun şu su varmış, milyon dolar varmış. Ah benim de olsaydı, hiç öyle bir şey demiyorum.
- 41:48
Söktü aldı benden. Fakirliği neden? Kanaat verdi bana. Ama burada maddi para da verecek. Ondan sonra, Dünyada ticaret yapanların hepsinden ona fazla ticaret nasip ederim. Bir ahiretin ticareti ne buyuruyor? Size bir ticaret yolu göstereyim mi ki? Can yakıcı azaptan sizi kurtarsın. Yani ticaret deyince sen illa ki bakkal dükkanındaki de ticaret değil bu.
- 42:23
Veyahut kuyumcunun kârı değil. Allah Rasulü'ne hakiki iman, sadık iman, yakini, şüphesiz iman. Sonra da Allah yolunda malınla canını ortaya koyup, İslam'ın hâkimiyeti, şeriatı, garrağının dünyaya galip gelmesi için, ve eri sünnetin hâkimiyeti için malınla canından gayret ve cihat yapacaksın. İcabında yeri gelir canını vereceksin, icabında yeri gelir malını vereceksin.
- 42:53
İşte bu diyor, esas ticaret budur diyor. En büyük kâr budur. Ama burada tabi hem dünya ticaretlerinin hepsinden, bütün tüccardan fazla vereceğim buyuruyor, hem ahiret ticaretini Rentebur sırrına mazar edeceğim buyuruyor. Yani fesada uğramaz, kesada uğramaz. Bak, kim bu duayı Kabe'de okursa, dünya onun peşine düşecek.
- 43:20
Kendisi dünyayı istemese de, kendisi dünya malı menfaati gözlemese de, hiç hırslı olmasa da, kanaatkar olsa da, yine dünya onun peşine düşecek. O dünyayı istemese de, dünya onun peşine gelecek. Ne buyurdu? Ey dünya bana hizmet edene sen hizmetçi ol, sana hizmet edeni sen hizmetçi al. İşte Sübhanallahüvehamdülillah, Sübhanallahülazim, Estağfurullah'ta da aynı müjde var.
- 43:44
Orada da bir müjde var. İmsakla sabah namazı kılmadan evvel, o arada okunursa, orada da Allah-u Teala o tesbihatın her harfinden bir melek yaratıyor. O melek kıyamet gününe kadar o kişinin günahlarını affı için onun adına istiğfar ediyor. Kıyamete kadar bak, sen ölüyorsun, gidiyorsun. Dünyada 5-10 gün Sübhanallahüvehamdülillah'ı çektin.
- 44:05
Ondan sonra 5-10 gün derken, işte ömrün varsa çek. 40 sene, 50 sene, 80 sene, 90 sene yaşayan, 90 sene çeken insanlar da var. Ama Mevla sana şu kadar ömür vermedim, o zaman sen de niye 40 senedir tesbih çekmedin demiyor ki. 20 yaşında ölen, o yaptığı kadarıyla kazanıyor, aynı şey. O dünyayı istemese de, dünya peşine düşecek.
- 44:27
Her tesbihin harfinden bir melek halk ediyor. Bak Sübhanallah, bak S, B, H, E, N. Bir Sübhanede 5 harf var. Yani H'da elif çekiyor tabii, elif telaffuz edilmiyor ama çekiyor tabii. O da bazıları onu sayıyor, saymıyor, aynı dava. Ama en azından 4 harf var Sübhanede. Sübhane ile beraber, efendim ne oluyor işte, bütün tesbihat, tenzihat, takdisat,
- 44:52
takdisat, Allâh-u Teâlâ'yı bütün noksan sıfatlardan tenzih yapıyor. Bunu yaptığı zaman, kurban olduğum Allah'ımı tespih ettiği zaman kul, Mevlâ'da ondan çok seviyor, hoşnut oluyor, razı oluyor, mizan dolusu, geçen söylediğim sohbette, Davud Aleyhisselâm'ın kısasını anlattım, mizan dolusu sevap dolduruyor.
- 45:10
İşte bu tespihattan dolayı Mevlâ'da ona bolluk bereket veriyor, o dünya istemese de dünyayı onun peşine düşürtüyor, melekleri onun günahları için istiğfar ettiriyor, ondan sonra ahirete gittiği zaman, diyelim ki bazı ameller var, o amelleri günahlarla bozdurmuş. Oruç mesela kalkandır, günahlardan kurtarıcı ama işte kalkanı deldirmeyeceksin diyor.
- 45:33
Deldirirsen o kalkan işe yaramaz, düşman oradan gelir, mızrağa sokar diyor. Dolayısıyla bazı günahlar bazı sevapları bozduruyor. Mürted olursa, dinden çıkarsa, elfâz-ı küfür, şirk lafı söylese, o zaten bütün amelleri sıfıra baştan sildiriyor. İmanda gidiyor, nikâhta gidiyor. Ama başka günahlar yaparsa, şirk sözünün dışında, o zaman da bazı sevapları siliniyor.
- 46:03
Bazı meseleler, innel hasenâtü limneseyyâ. Güzel ameller kötü amelleri giderir. Âyette bu zikrediliyor. Bu zikrediliyor ama bazı kerede, bazı hadîs-i şeriflerde, şu ameli yaparsa, yani şu günahı yaparsa, amelleri silinir buyuruyor. Mesela, ikindi namazını kazaya bıraksa, terk etse diyor, bütün amelleri silinir.
- 46:27
Halbuki orada mesela, ikindi namazını kazaya bırakmasın, kâfir olmuyor. Mürted olmuyor, dinden çıkmıyor. Ama amellerin sevabı silinir diyor. Bazı böyle meseleler var. Mesela Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'de sesli konuşanlara karşı, inen âyet-i kerimede Hucurat Suresi'nin bid'atinde ne buyuruyor?
- 46:50
Farkında bile olmazsınız. Bütün amelleriniz silinir. Karşınızda Muhammed Mustafa var sallallahu aleyhi ve sellem. Sükût konuşun. Bağırıp çağırmayın onun meclisinde diyor. E buna uygun şekilde, mesela bir Muhammed Efendi Hazretlerimizin meclisinde, bir Evliyaullah, hakiki manada zahid âlimle falan, edebiye olmak lazım.
- 47:09
Edebe rahat etmesen, orada Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e mahsus ama, yine ala-i derviş Efendimiz babamız derdi ki, işte Ruhi Bey'in tefsirinde diyor ki, ulema-i amilî meşayih-i vasılîne, aynı böyle terbiyeli davranmak lazım. Yoksa diyor, amellerin silinebilir diyor.
- 47:24
Şimdi bazı işler amelleri sildirir. Terbiyesizlikler vesaireler. Mevla gazap eder. Gazap edince, sil baştan yapar. Hadi git. Mevla'nın sanığın ameline, sevabına ihtiyacı yok. Ama, kim Sübhanellâhe ve bi-muhamdi-i Sübhanellâhe'l-azîm, Estağfirullah, zikrini imsakla sabah namazını kılma arası yüz kere okusa diyor, le kıyâveye mahtûmetûn.
- 47:47
Yarın ahirette diyor ona, şimdi o okuduğu zaman, ağzından çıkar çıkmaz ona mühür vuruluyor. Tamga basılıyor. O mühürle beraber, hangi günahı yaparsa yapsın, ancak şirke düşerse müstesna. Dinden çıkmadığı sürece, hangi günahı yaparsa yapsın, o sevaba dokunamıyor. Onun için ahirete geldiği zaman, diğer amelleri haptolsa da, sevapları batıl olsa da vesaire, yine onu,
- 48:16
kusursuz, noksansız onun sevabını buluyor. Bu Sübhanellâhe ve bi-muhamdi-i Sübhanellâhe'l-azîm, Estağfirullah, böyle bir sır var. Bir de dünyayı senin peşine düşürüyor. Şimdi burada da ne buyuruyor? Âdem aleyhisselâm Kâbe'yi, âşâ annemizden ibadet ediyor. Tavaf etti, yedi şaud. Ondan sonra Kâbe memni değildi.
- 48:34
O zaman Kâbe, kırmızı bir kum tepesi gibi, böyle bir belirgindi yeri. Ama kırmızı renkli kumlardan oluşuyordu. Bir tepe gibi. Daha Âdem aleyhisselâm binayı yapmadan evvel, Hindistan'dan geldi, daha bina yok. Melekler yardım edecek, yapacak. İlk yapan Kâbe'yi Âdem aleyhisselâm, meleklerle beraber. Sonra İbrahim aleyhisselâm.
- 48:54
İbrahim aleyhisselâm zamanında, yine evvelce yapılmış idi. Ondan sonra kalktı iki dakika namaz kıldı, tavaf namazı. Çünkü kapıyla, Nacer Reşved arası bir kişi anca sığıyor. Bir yarısı da, birisi de alttan kendini sokuşturmaya çalışıyor. Orası sıkışık. Evvelce çok nasip oldu ama şu anda bilmiyorum zorlayabilir miyiz, zorlayamaz mıyız.
- 49:20
Ama milleti tabi kırmadan geçirmeden, çünkü bize de yer açayım diye beş on kişi yanımızda geliyor. Bu sefer orada adamın birini itersin. Bu sefer ne olur? Günahın sevabını geçer. Kâbe'de hareket çekmek. Bunlar da çok tehlikeli şeyler, Kâbe'de. Kadınlar hiç yanaşmasın oralara. Çünkü erkek diyor. Ama tavaf namazından sonra bu dua okunuyor.
- 49:43
Adamlara soruyorum, sifte yok. Bir kere tavaftan sonra bunu okumamış. Ne zaman ömreciler, benden gelen arkadaşlar var mı? Onlar bilmese bile tavaf namazından sonra amin derim. Onlar herkes duyamıyor ki tavafta kalabalık, İslâm, ses, gürültü, benim duam nerede duyacak adam? ben
- 49:59
Beş saat geriden orada grup oluyorsun, 400-500 kişiyle gittiğin zaman adamın hepsi senin yanında duyamaz. Tavafta ses çok. Ama ben dua ediyorum, onlar amin diyor. İşte hoca o duaları bilecek ki o yaparsa amin diyen de ortak olur. Ama şimdi hoca bir şey bildiği yok ki götürüyor kafileyi oraya, turizm şirketi.
- 50:18
Bir duadan haber ver. Bu duayı bilen var mı ezbere? Okusun bakayım. Turizmçiler, şirket. Götürüyorsun oraya, hoca koymuş oraya. Toy çocukları yeni yeni gönderiyor. Ne fetvadan haberi var ne bir şeyden. Bu da önemli tabii. Hangi hoca ile gideceğini seçmek. İşte bu duayı yaptı. İki rekat namazdan sonra demin okudun manasını verdimse Allah-u Teala da vahyetti.
- 50:45
E ona ki senin zürriyetinden kim bu duayı gelip burada bana gelip diyor. Yani ne demek istiyor? Tavaftan sonra. Kabe mi tavaftan sonra okursa diyor. Fakirliği gözünün arasından söküp çıkaracağım. Ticaretini Lentebursarı'na mazar kılacağım. O istemese de dünyayı peşine yollayacağım.
- 51:08
Yalnız o sadece Kabe'de, her zaman Kabe'de değiliz. Kim bu duayı okumaya devam ederse. Mültezemde de nasip oldu bana. Makam-ı İbrahim'de de nasip oldu. Ama devam eder. E devam ben hep orada değilim ki nasıl devam edeceğim. İşte o zaman İstanbul'da da sabah akşam okuyacaksın. En azından sabah oku. En azından Cuma'dan Cuma'ya oku.
- 51:28
Bir kere oku haftada. O zaman ne oluyor? Mülazamet hasıl oluyor. Devam etti denebilir. O ne seviyorsa, bak Mevlana buyuruyor. Bu duaya devam eden kulun ne seviyorsa onu vereceğim diyor. Neyi sevmiyorsa ondan kurtaracağım diyor. Mesela hepimizin istemediğimiz işler var başımızda. Kurtulmak istiyoruz, kurtulamıyoruz.
- 51:51
Mevlana söz veriyor. Dünyanın beklentilerini. Bak ben ne dedim sana. Hırsı aldığı zaman zaten en büyük zengin oluyorsun. Beklenti, beklenti. Kuruntu, kuruntu, kuruntu. Şuyum olsa buyum olsa. Efendim iki sene sonra şunu yapacağım. Beş sene sonra köyde ev yapacağım. Ya beş sene sonra kemiklerin kalmayacak belki ya.
- 52:11
Ama işte dünya hırs. Ve'l fakra fakirliği çıkaracağım. Beni hani iki gözünün arasında o hırs ve tamağı zaten sökerse en özgür adam, en hür adam, en zengin adam sensin. Ve meleğe tüccar ve öfkeni bir de onun kalbine ilham vereceğim hikmetli ilimlerle tam isabet. Nokta atışı. Bir adam hakkındaki görüşü, bir mesele hakkındaki duruşu.
- 52:39
Hikmet ne demek? Rüşte isabet. Hakkı bulmak yani. Hikmet bu demek. Yerli yerinde iş yapmak. Efendim bazı kere namaz kılarsan ama kerahat vaktinde hacet namazı kılarsan bu kabul olur mu yani? Kerahat vaktinde. Allah istemiyor o saatte namaz kılmanı. Sen kalacaksın kerahat vaktinde. İşte onun için hikmetli iş yapmak.
- 52:59
Namaz faziletli bir alem. Amel ama yeri var, saati var, zamanı var, zemini var. Yani hikmet bir şeyi yerli yerince yapabilmektir. İşte ben onun diyor kalbini, göğsünü diyor hikmetlerle doldururum Allah buyuruyor. Bu duanın okunuşu. Bu dualarım kitabı benim. İlk çıkan kitaplarım. 298. sayfada. Burada bak duanın okunuşu diyor.
- 53:25
Sayfe 298. Bundan amel edin. Dünya peşinize düşsün. Bak istiğfara devam edin dedim size. Ne dedim? 70 istiğfar, 700 günahını affettirir şu saatte. Ondan sonra ne olur? 700'den fazla da günah inşallah yapmamışsınsa tertemiz olursun buyuruyor. Ve bu istiğfar sana ne kazandırıyor? Kuvvet kazandırıyor. Sağlık kazandırıyor.
- 53:46
Güzel yaşantı kazandırıyor. Öbür ayette ne buyuruyor? Nuh suresinin ayetinde. Üzerinize gökten bol yağmurlar, bereketli yağmurlar gönderecek buyuruyor. E şimdi bol yağmurlar gelirse ne olur? Mahsul çok olur. Ucuzluk olur. Şu andaki enflasyon, devalasyon vs. Çarşıda pazarda muhalif kanallar ikide bir her gün çarşıda pazarda dolaşıyorlar.
- 54:14
Millet hükümeti aleyhine konuşsun diye. Pahalılık var, pahalılık var. Tamam da kardeşim sende namaz var mı? Yok. Abdest var mı? İstiğfar var mı? Yok. E Allah sana ne getiriyor? Kurban olduğum da yani şimdi millet olarak hükümetin ekonomi politikasında yanlışlar olabilir. O istemez mi ki bolluk yapsın?
- 54:35
İster. Çünkü neden? Rey alacak. E demek ki istese de yapamıyorsa demek ki orada dış güçler, etkenler bilmem neler de var yani. Ama burada senin iyi bir payın yok yani. Sen de Allah demeyi bilmiyorsun. Kelime-i şehadet çek diyor, bismillah okuyor, besmele çek diyor, la ilahe illallah diyor. Yani iman kelimesini bile bilmiyor.
- 54:59
Böyle bir cehalet kaplamış ortalığı. Allah'tan günah diz boyu, istiğfar, eksi 40 derece. Hiç kimse estağfurullah diyen yok. Derse de işte fesubhanallah, estağfurullah, şarkılarda, türkülerde efendim maalesef Allah'ın zikirlerini şarkılara, malzeme yapmışlar. Yoksa oturup da Allah'a pişman olup da estağfurullah diyen kaç kişi kalmış?
- 55:24
Eğer istiğfarı çok yaparsanız diyor, gökten bol yağmurlar yağdır. Gökten bol yağmurların yağması ne anlama geliyor? Sürüm anlamına geliyor, verim anlamına geliyor, ucuzluk anlamına geliyor. O zaman adam bedavadır gel, tarlayı kaldır götür, istediğin kadar kavun, karpuz, domates al git diyor. Çünkü neden?
- 55:44
Ya çok yani nereye koyacağını şaşırıyor. Size yardım edecek, imdat edecek diyor. Çok mallar verecek. Ve beni yine kısırlığınız varsa kısırlığınızı çözecek. Oğullar verecek, kızlar verecek. Bağlar, bostanlar kalk edecek. Ortasına ırmaklara katacak. Yani bu ayetli kerimede Hz. Ali Efendimiz'e adam geldi, çocuğum olmuyor dedi, istiğfara devam et dedi.
- 56:10
Öbürü geldi, fakirim dedi, malım yok dedi. İstiğfara devam et dedi. Anladın mı? Ondan sonra öbürü derdin var, sıkıntın var, istiğfara devam dediler. Ya Ali dediler, adamların üçünün derdi başka başka şikayetleri. Sen kalktın aynı reçeteyi yazın. Hani şimdi doktora gidiyorsun, her hastaya aynı reçete yazılmaz ki.
- 56:32
Tansiyonu düşük olanın hapı başkadır, yüksek olanın hapı başkadır. Ona göre muadilini yazacak yani. Çünkü doktor hastaya riayet etmesi lazım. Öbür türlü doktora niye gidiyorsun? Önüne gelen bu ilacı içsin. Şimdi Hz. Ali Efendimiz de bu ayeti okudu. Bak burada, kuraklık var diyene istiğfara vasiyet ettim.
- 56:53
Niye? Bol yağmurları göndereceğim dedi. Fakirim diyene mallarla imdat edeceğim dedi. Kısırım diyene oğlan çocuklar vereceğim dedi. Şimdi onun için Allah'tan af istemekten başka çaremiz yok. Ramazan-ı Şerif'te çok büyük önem arz ediyor. İstiğfarın önemi var. Çünkü Dört hasleti çok yapın. İkisiyle Allah'a razı edeceksiniz.
- 57:23
Onlar nedir buyuruyor? Birincisi Kelime-i Şehadeti çok okuyun buyuruyor. O hadisi tam deşemedik daha. Önümüzdeki derslerde de inşallah o dört hasletin üzerinde dururuz. Tabii dört hasletin üzerinde dururken dört bin tane de mesele zikrediliyor. Ayrı dava. Çünkü bir konuda tam kalamıyorum. Daldan dala atlamak durumunda kalıyoruz.
- 57:45
Bu da sizin menfaatiniz için. Şimdi Demek ki istiğfar ile Biz hastalıklardan, belalardan, halsizlikten, dermansızlıktan, kuvvetsizlikten, fakirlikten, hakirlikten, kısırlıktan vs. Say say say Yeter ki pişman ol. E günah yapma diyemiyoruz yani. Günah yapma. Kulus kusursuz duramayız yani. Günah yapmazsın.
- 58:08
Melek değiliz, peygamber değiliz. O zaman Madem kirlenmeden duramıyorsun O zaman sabunsuz da duramazsın. Devamlı temizlik lazım. Sen şimdi kirleniyorsun. Devamlı sabun. O zaman devamlı günah, devamlı istiğfar lazım. Mübarek. Estağfurullah. Nasıl yaşayacaksın? Nefes altına şükredin. Onun için Bu sizin için önemli.
- 58:31
Bu gece sekizinci gece Efendim, kardeşlerim Bu gecede de teravih kılan Bedir'de şehit olanların Sevabına yetişir. İbrahim aleyhisselam bu gece teravih kıldığında Ona ne verdiyse Sekizinci gece teravih kılana İbrahim aleyhisselama Verdiği sevabı veriyor. Bu mübarek gecede teravisini terk etmeyelim. Özellikle Kur'an-ı Kerim'deki tüm dualar Kitabı Ramazan'a girmeden evvel
- 58:55
Bunu bir ilan ettim son Perşembe Fakat baskı yeni yetişti. Akıskan'ın dükkanlarına yeni geldi. Sağ tarafından Kur'an'daki gibi sağdan sola Arapça tarafı var. Bu tarafında da Türkçe tarafı var, manaları var. Özellikle İbrahim suresinden Enbiya suresine kadar Bütün ayetleri aldık. Geriki ayetlere de istidraklar Ziyade ilaveler.
- 59:18
Neler neler neler Eşsiz Bir kitap. Üçüncü cidde bitireceğim inşallah. Üçüncü cidde hazırladım. Hazırlıyorum. Bu ikinci cid bitti. Sağ taraftan Önemli tavsiye ettiğim nedir? Özellikle 15. sayfadan itibaren Bakın Birinci cidde olmayan Burada Kur'an'daki bütün duaları okumak isteyenler Hz. Kur'an'da Allah'ın buyurduğu Peygamberlerden Meleklerden nakledildi.
- 59:48
Besmele ile başlıyor. Fatiha ile başlıyor. İlk dua Fatiha'dır. Fatiha ile başlıyor. 14. sayfada Minel Cinneti ve'n-Nâsi. O da duadır. Euzü sığınıyorum duası. Sığınma duasıdır. Bak Minel Cinneti ve'n-Nâsi de bitirdim. Bütün Kur'an'ı burada toplamıştık.
- 1:00:07
Ama burada tabi geçen birinci cilin başında olmayan daha sonra dua olduğuna karar verdiğimiz kitaplarda gördüklerimiz ilave edildi. Bir. İkincisi bu yoktu. Orada çok kısa bir hatim duası vardı. Burada 15. sayfadan başlıyor. 37. sayfaya kadar hatim duaları yaptım. Bir defa Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Kur'an'ı hatmettiği zaman ne okurdu?
- 1:00:29
Bugüne kadar kimse siftah etmemiş. okurdu. Bugüne kadar kimse siftah etmemiş, bilen yok. Hocalara anlatmamış, hiç kitaba yazmamış. Arapçalarda var, Türkçelerde yok. Bak Resûlullah'ın okuduğu hatim duası 15. sayfadan Efendi Ustası'nın duası 17'de bitiyor. Ebubekir Sıddık'ın okuduğu hatim duası 18'de başlıyor, 19'da bitiyor.
- 1:00:49
Sufyan-ı Sevri Hazretleri bir hatim duası yapmış. Hatmi bitirdiğiniz yerde çoluk çocuğu, konu komşuyu toplayın ve bir arada bu duayı okuyun. Onlar da amin desinler. Herkes okuma bilmiyor. Amin desinler. Bunun manaları şu anda burada veremedim. Yeri bura değil. Ama bu Sufyan-ı Sevri Hazretlerinin duası...
- 1:01:09
25'e kadar gidiyor. Öyle bir dua ki dünyanız, ahiretiniz, vatanınız, milletiniz hangi bir isteğiniz var hepsini söylemiş tek tek. Kur'an hatminden sonra bu 70 bin melek geliyor, amin deme. Hatim yapan adam hemen oracıkta hatmini bozmadan minel cinneti vel neslan dönüyor Fatiha'ya yani. bir de elifle, amimle yeniden başlamış oluyor.
- 1:01:32
Musafir şerifi kapattığı anda hemen bu Kur'an-ı Kerim duaları ikinci cilt. Bak özellikle ikinci ciltte bunları topladım. Anca buldum yani. O birinci cilt on sene evvel yapılmıştı. Buradan devam edin. İbn-i Ferrun ve Kastalhane Hazretleri'nin hatim duaları 25-26-27-28-29'a gidiyor. Yüce Veli Ebu Harbe.
- 1:01:53
Çok büyük Veli Ebu Harbe'nin duaları. O da çok uzun bir dualar. İbn-i Farrûn ve Kastalâne Hazretleri'nin bu harbeler adayan duaları, o da çok uzun bir dualar. Bu duaları yapan insan, sayfa 38'de bitiyor. Kur'an gibi sağdan açacaksınız, sağdan. 15. sayfadan hatim dualarına başlayacaksınız. 38'de Salavat-ı Şerife, Salât-ı İbrâhimiyye ile bitiyor.
- 1:02:13
Böyle hatim duaları bir yerde topluyorlar. mutlu olarak bulamazsınız. Bunu ilk olarak yaptım. Ondan dolayı Ramazan-ı Şerif Hatim ayıdır, mukabela ayıdır, bitirenler Bitirenler hemen bu dualarla Allah'a iltica edelim ve böylece fazl-ü keremine erelim ve hatim dualarına 70 bin melek amin dediği anda burada istediklerimizin hepsine nail olduğumuz zaman zaten 2.
- 1:02:33
cihanda istemedikleri bir şey bırakmamışlar. hemen bu dualarla Allah'a iltica edelim ve böylece fazl-i keremine... Bütün buraya toplamışlar bu duaları. Rabbim fazl-ü keremiyle kabul eylesin. Amin. Oruçlarınızı kabul eylesin. İftarlarınızı mübarek eylesin. Teravihleri nasip eylesin. Amin.
- 1:03:15
Bu vaziyette tebliğ, emr-i aruf, nehy-i münker, helal arama anlatma vazifemiz var. CNN'de olacağımızı da yani birazdan 20.30 gibi CNN'de olacağımızı da duyuralım birbirine haberdar edelim inşaallah.
Benzer sohbetler
1:04:09İftar Sohbetleri 2026 - 24. Bölüm 19 Mart 202619 Mart 2026 · 65 dkRamazan Sohbetleri · 19 Mart 2026
1:06:14İftar Sohbetleri 2026 - 23. Bölüm 18 Mart 202618 Mart 2026 · 67 dkRamazan Sohbetleri · 18 Mart 2026
44:45İftar Sohbetleri 2026 - 22. Bölüm 17 Mart 202617 Mart 2026 · 45 dkRamazan Sohbetleri · 17 Mart 2026


