19:18 / 1:03:18Şu an 19:18 / 1:03:18
Video bölümleri
- 08:27Allâh-u Teâlâ’nın Âhirette Rahmetini Özelleştireceği Kulların Vasıfları Nelerdir?
- 16:43Zikir ve Kur‘ân-ı Kerîm ile Meşğûl Olmak Hangi Cihetten Duâ Edip İstemekten Daha Önemlidir?
- 26:16Dâvûd Aleyhisselâm’a Terâzî ve Mîzân Gösterilince Niçin Bayıldı?
- 29:00Herkesin Yalan Yanlış Konuştuğu Bu Ortamda Kimin Hak Üzere Olduğu Nasıl Anlaşılır?
- 42:29Cehennemin Ateşi Dünya Ateşinden Kaç Kat Daha Harâretlidir? Cehennemin En Korkunç Azâbları Kimlere Olacak?
Transkript
134 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillahi Rabbil Alemine, Sallallahu Teala, Ala Seyyidil Murseline Muhammedin ve Ala Alihi ve Sahbihi Ecma'in. Kıymetli Müslümanlar, Rabbimizin Tebarek ve Teala, rahmetlerinin coştuğu, taştığı, Ramazan-ı Şerif'in ilk günleri, ilk bölümü bitmeye yaklaşmaktadır. Ne buyuruyor hadis-i şerifte?
- 00:39
Hadis-i şerifte, Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, Ve ve şehrun evveli rahmetün vev satû maghfiratün ve âkiruhû itkun minel nâr. O öyle mübarek bir aydır ki Ramazan-ı Şerif evveli rahmettir. Rahmet, acımak demek. Allah-u Teala acıdığı kullarına ne yapar? Künahlarını mağfiret eder, cehennemden boyunlarına azat eder ve onları cennete idkâl eder.
- 01:09
Çünkü rahmet, Allah'ımızın rahmetine hepimiz muhtacız. Millet ölüye rahmet okur. Sanki diriye rahmet lazım değilmiş gibi. Halbuki en çok rahmet dirilere lazımdır. Allah-u Teala bize acımazsa ölmeden evvel ne günahlar işleriz, Allah muhafaza o günahların yüzünden imansız ölürüz. Çok büyük tehlikesi var.
- 01:38
Mevlânâ buyuruyor, es-selâmu aleyke billâh, Yarın ve ahirette insanların suratları iki kısım olacak. Bir kısmının suratı simsiyah olacak, bir kısmı bembeyaz olacak. Evet, suratları simsiyah olanlar. Olanlara ne denecek? Ekefartum ba'de imanikum. Müslüman olduktan sonra, iman ettikten sonra kâfir mi oldunuz?
- 02:10
Fezûgul a'zâbe bimâ kuntum cekfuru. Şimdi kâfir olmanın sebebiyle azabı tadın bakalım. İnsanlar çok zor imanlarını koruyorlar, koruyabilirler. Ba'derû bilâ mâ'l fitenâ. Çok büyük fitneler, kargaşalar olmadan salih amellere sürhat edin. Yapabileceğiniz hayırlı amelleri işleyin buyuruyor. Fînnevsetekûnû fitnâ.
- 02:39
Yakında büyük fitneler kopacak, karanlık gecenin efendim parçaları gibi üzerinize tolanacak. Köz gözü görmeyecek yani. Bu bulutların, efendim yıldırımların, şimşeklerin tehlikesi değil. Bu ne tehlikesi? İmanların zarar ceval görmesi ve insanların yoldan çıkması ve müslümanken kafirliğe dönmesi, mürted olması.
- 03:15
Mürted olması çok kolaylaştı yani. Yusufurra râcûlû fî yâ mü'minûn ve yumsîn kâfirûn. Ve yumsîn mü'minûn ve yusufurra kâfirûn. Adam sabaha müslüman kalkacak, akşama kâfir olarak evine dönecek. Tabi ki nikâha da gidecek çünkü elfâz-ı küfür konuşursa, insanı kâfir eden şirk sözleri sarf ederse, akşama kadar efendim imandan çıkarsa, evine gitse, eşinin nikâhı boş olur.
- 03:46
Çünkü dinden dönene de nikâh mı kalır? İman kalmayanda nikâh mı kalır? Onun için sabaha bazısı da akşam kâfir olarak geceleyecek, sabaha mü'min olarak kalkacak. Çünkü neden? İşte o arada ya bir sohbet dinleyecek, ya bir Allah dostuna kavuşacak, ya bir âlim bulacak vs. O bozuk inancını tahsil edecek, gözden geçirecek, düzeltecek.
- 04:17
Ama arayan yok ki. Bulan arayan bulmaz, her arayan. Ama yine bulanlar arayanlardan olur. Her arayan bulamaz ama bulanlara baktığın zaman aramayanlardan bir tane bulan yoktur. İnsan hidayet arayacak. Bu sohbetleri niye dinliyorsunuz? Millete niye teşvik edin diyorum? Ya ibadikullukum dullâlun illa men edeykü.
- 04:41
Ey benim kullarım! Hepiniz dalalettesiniz, felakettesiniz. Yolunuzu şaşırtmışsınız. Sapıtmış gidiyorsunuz. Başka ayette söylüyor. فَاِنَا تَذَّبُونَ Siz nereye gidiyorsunuz? Ya beni bıraktınız. Benim gibi Allah'ı bıraktınız, Celle Celaluhu. Namazı bıraktınız, orucu bıraktınız. zikri bıraktınız, e bana geleceksiniz, ister istemez bana döndürüleceksiniz.
- 05:05
Ve iley-i turcaûn. Vetteguyâ me turcaûnû fî lillâh. Öyle bir günün azabından sakının ki, o gün ancak Allah'a döndürüleceksiniz. Başka kimse orada muhasebe yapamaz. Sümme tuveffâ küllî nefsin mâ kesebe. Sonra herkese yaptığı günahların cezası, sevapların, hayırlı amellerin mükafatı tas tamam verilecek.
- 05:30
Bolca verilecek. Onlar zulme uğratılmayacak. Haksızlık yapılmayacak. Allah buyuruyor. Celle celâluhu ve celle şânihû. Yani bir insan ben Allah'ın zoruna çıkacağım. Hesap vereceğim. Bana neler soracak diye düşünmez mi yahu? Onun için, siz beni bıraktınız, nereye gidiyorsunuz? Benim dinimi bıraktınız, Kur'ân'ımı bıraktınız, zikrimi bıraktınız, devamında Evliyaullah
- 06:01
ve'in min şey'in illa'in denâ diye ekliyor yani mâne olarak Mevlamız'ın kullarına hitabında. Halbuki her şey benim nezdimdedir. Benden başka kimsenin cenneti yok, seni o cennete koysun. seni ona korkusun, tehdit etsin. Veyahut da seni ondan kurtarmayı teklif etsin. Allah'tan başka kimimiz var kardeşim.
- 06:21
Onun için mutlaka bu mübarek rahmetten istifade etmek lazım. Evveli rahmet, on gün rahmet. Yüz kere Ya Arhamen Rahim'in okunuyor. Ya Arhamen Rahim'in, Ya Arhamen Rahim'in. Yahu sen bunu baştan söyleseydin ya. Ramazan-ı Şerif Risalesi'nde yazdık, bütün sohbetlerde söyledik. Senelerde aynı şeyi mi anlatacağız?
- 06:43
Yüz kere Ya Arhamen Rahim'in. Rahmet faslındayız. Bak kalmış, üç gün kalmış. Bu gece, yedinci gece. İyi idrak edeceğiz. Dolayısıyla yani yarın yedi demek. Burada üç gün kalıyor. Yedi, sekiz, dokuz, on. Yani üç, dört. Bu vaziyette rahmetten yararlanalım. Çünkü Ya Arhamen Rahim'in. Ey acıyanların en merhametlisi.
- 07:16
Allah'ımıza nida ediyorsun. Yani muracaat ediyorsun. Niyaz diyelim. Niyaz ediyorsun yani. Ya Arhamen Rahim'in. Bir şey istemiyorsun peşine. Yani mübarek adam, peşine isterseniz de. Ramazan'da Allah'ını zikreden Celle Celaluhu.
- 07:52
Elhamdülillah. Ve la ilahe illallah. Ve Allahu Ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim. Bunların hepsi zikir ya. Sadece la ilahe illallah. Zikir bunlar bunlar. Yüz tane okuması bunlardan ne kadar büyük sevaplar o. Birçok hadis-i şerif beyan ediyor. Ramazan-ı Şerif'te boş durmayalım Allah'ı zikredse affolur buyuruyor.
- 08:18
Ve se'alullahu fi ilahi bu. Allah'tan bir şey isteyen asla boş dönmez mahrum olmaz buyuruyor. Dualar ettirilmez buyuruyor. Onun için şimdi Ya Rahman Rahim'i yüz kere okusa ey acıyanların en merhabetlisi demek. E şimdi peşine bir şey istemese yüz kere Ya Rahman Rahim'i derse ondan peşine de Ya Rabbel Alemin işte oğlum namaz kılmıyor hayırlı olsun salavat-ı şerife getirip
- 08:45
Allah'a hamd eder sonra salavat-ı şerife okur. Ondan sonra Ya Rabbi oğlumu namaza başlat kızım tesettüre girmiyor başı açık geziyor ona tesettür nasip eyle çarşaf kıyması nasip eyle Ya Rabbi işte hanımım namazı gevşeklik ediyor sen ona namazı tam kılması nasip eyle işte efendim borcumuz var Ya Rabbi fakiriz Ya Rabbi muhtacız Ya Rabbi İste, peşine istemek serbest.
- 09:17
Ama hiç istemesen bile iste peşine istemek sever Ya Rahman Rahim'in Ya Arhaman Rahimin, Ya Arhaman Rahimin, Ya Arhaman Rahimin yüz kere okuyorsun ne demek herkes merhamet eder ana baba merhamet eder Hayvan bile at tayına, yavrusuna eziyete dönmek için eziyet etmemek için emzirirken ayağını kaldırıyor üstüne ayağını çullatıp da yavrumu ezmeyeyim ya da
- 09:40
sıkıntı vermeyeyim diye mesele hayvana bile Mevla hayvanlara merhamet vermiş ama bu kafirlere vermemiş işte atalarda modalarda neler yapmışlar görüyorsun çoluğu çocuğu tecavüz etmişler kesmişler doğramışlar kanlı içmişler etini de yemişler krem gibi de tatlıydı diyor zındıklar gavurlar kandıklar, gavurlar, işte bunlar böyle.
- 10:00
işte Bunlara Allah'ın rahmeti vermemiş. Bunlar davarlar gibidir. Hatta davarlardan daha da lanetlidir. Davar böyle yapar mı ya? Yani hangi hayvan, Efendimiz Hazretlerimiz öyle buyurdu. Kattesallâhu s-sallâhu aleyhi ve sellem. O, insandan büyük canavar yok. Hakikaten bakıyorsun, canavar diye bir mefhum var ya hani, işte yırtar parçalar, yevşi ederler,
- 10:26
icabında aslana kapsana da diyor. Yırtıcı hayvanlar diyelim. Yırtıcı hayvan, yırtıcı bunu yapamaz yahu. Kur'an ne kadar doğru söylüyor, hayvanlardan daha dalalettedir, daha felakettedir. E şimdi Allah hayvanlara bile bir merhamet vermiş. Onun için acıyanlar çok. Her ana baba evladına acıdır. Bazı ana babalar merhametsiz olabiliyor.
- 10:51
Ama hayvanlara bile bir merhamet verdiğine göre herkese bir acıma koymuş. Yüz tane rahmetinden, doksan dokuzunu ahirete ayırmış. Sahih hadiste geçiyor. Bir rahmetini yüzde biri dünyaya göndermiş. İşte onun için at yavrusunu emzirirken ayağını kaldırıyor. Onun için hayvanlar bile yavrularına acıyor. Değil mi?
- 11:17
İşte o merhametten, Allah-u Teala'nın yüz rahmetinden bir tane dünyaya vermiş. O dünyaya gönderdiği rahmetinde insanlar, cinler, melekler canlılığına kadar varsa hayvanlar, böcekler, haşerat katır, katır, katır, trilyarlar hesabını Allah'tan başkası bilemeyeceği kadar mahlukat var. Bu mahlukatın hepsine bir merhamet var.
- 11:43
O merhamet artık kiminin kendi çocuğuna, kiminin bir şekilde bir acıma vermiş. O acıma, o yüz rahmetten bir rahmetten onlara düşen hisseden. Ya yarın ahirette 99 rahmetini birden sadece müminlere tahsis ederse ki dünyada mümin kafir hepsini yetiriyor, yetişiriyor. O rahmeti vesayet kötü bir şey. Benim rahmetim her şeyi kaplamış.
- 12:08
Şu anda kafirler, Yahudiler, Hıristiyanlar, Meclisler, putperestler, Allah'a sövenler haşa Allah'ın oğlu var, kızı var diyenler haşa haşa Allah gökte diyenler haşa. Bu kadar ehli sünnet dışı, iman dışı, din dışı milletler var dünyanın. Dörtte üçü bunlardan müteşekkildir. Fakat onların yemeğini kesiyor mu, suyunu kesiyor mu, havasını kesiyor mu?
- 12:31
Ecellerine kadar herkesi yediriyor, içiriyor, içiriyor, yaşatıyor. yaşatıyor. İşte o bir rahmettendir. Ama Ama fesektübâ lillezîne ettegûne ve yutûne zekâte vellezînehum ve âyâtinâ ümminûn Ama o rahmet ahirette dünyada mümin, kafire kafire şamil. Hepsini içine alıyor. şamil. Hepsinin içini alıyor. Ama ahirette, ben onu tafsil etmiyorum.
- 12:50
Ama ahirette, ben onu tahsis edeceğim. Herkese yok, özelleştireceğim diyor. Nasıl şimdi her şeyi özelleştiriyorlar, yollar özelleştiriyor, köprüler özelleştiriliyor, fabrikalar özelleştiriliyor. Mevla'da buyuruyor, rahmeti dünyada herkese yaydım. Ama ahirette rahmeti özelleştireceğim. Kime özelleştireceğim?
- 13:09
Bizim ayetlerimize iman edenler, Kur'an'ımızı dinleyenler. Ayet-i Hadise'yi itikad edenler, haramlardan itikad edenler, yasaklardan sakınanlar, zekatlarını verenler. Bak bunlardan bahsediyor. Allah buyuruyor. Kim diyor, ahirette rahmeti benim ümmi nebi zişan Muhammed Mustafa'ma sallallahu aleyhi ve sellem iman ederler.
- 13:57
Çünkü Tevrat'ta da İncil'de de ben onun ismilerini, sıfatlarını, güzelliklerini, faziletlerini yazdım, onu yazılı buluyorlar. Onlar da ne istiyor? İyiliği emrediyor, meşru şeyleri teşvik ediyor, onları kötülükten nehy ediyor, haramlardan, münkerattan uzaklaştırıyor, onlara tertemiz olan rızıkları helal ediyor, helal olduğunu beyan ediyor.
- 14:23
Pis olan şeyleri, içkileri, kumarları, zinaları, leşleri, dışkıları, fışkıları vesair sağlığa zararlı şeyleri haram ediyor. Yani haram olduğunu beyan ediyor. Evvelki ümmetlere üzerine yüklenen ağır yükleri onlardan kaldırıyor. Eski ümmetlere ne kadar zordu ya, değil mi? Ondan sonra eski ümmetler de idras ışıtsa bir yerine veya veya bir pislik bulasa orayı
- 15:01
yıkamaktan temizlenmiyordu. İlla kesmek lazım. Makasla şeyle kesiyorsun, elbisenin parçasını koparıyorsun, atıyorsun. Şimdi millet üzerine pislik diyen elbiseleri kesip atsana. Ne giyecekler bu kadar fakirlik zamanında? İki devirler de elbise alacak yeni. Ondan sonra mescidden başka yerde namaz caiz olmuyordu.
- 15:22
Nerede olursa olsun mescid, mabede gidecek, mescide gidecek. Şimdi, Önce o aleyhi tevhid, bu mescidden sonra bütün dünya bana mescid yapıldı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor. Resûlullah bir şey buyuruyorsa Allah tarafından buyuruyor. Hepsi vahidir. Hadisler, sayı hadisler hepsi vahidir.
- 15:41
Yeryüzünü istediğin yerde namazda kılıyorsun. Su bulamıyorsan teyemmümle temizleniyorsun. Çürük bile olsan, su bulamazsan teyemmümle kuşullu sayılıyorsun. Ondan sonra abdestli sayılıyorsun, namaz kılabiliyorsun. Bunları bize ne kolaylıklar verdi böyle. Ondan sonra bizim ümmete lütufları, merhametleri, mağfiretleri coşmuş, taşmış.
- 16:11
E niye kıymetini bilmiyoruz yani? Bu rahmetten istifade etmiyoruz. Şimdi, ya arhame rahim, ey acıyanların en merhametlisi okursan bunu. E ben şimdilik 6 gündür okumadım namazdan başından beri. E kaza et. Nafilelerde kaza edilir. Farzi vacip değil. Ama mesela 600 tane ya arhame rahim dersen bugünle beraber, bugün 6.
- 16:33
gün olduğu için 6 gününkünü zikretmiş olsun. Bundan sonrakinde de işte 4 günden kaldı, 10. gün dahil ya arhame rahim. Ne demek bu? Eğer ki diyor, ve inşe galevul kur'ânü ve zikriyâ meseleyti a'taytuh, ehtele mu'avtus sâlihin eğer bir adam beni zikrettiğinden dolayı ee, Kur'ân okuduğundan dolayı hatim yaptığından dolayı, mukabele dinlerinden dolayı
- 17:03
benden dua edip bir şey isteyecek vakit bulamazsa bir şey isteyecek vakit bulamazsa o benden oturup da dua edip, hacet namazı kılıp da isteyenlere veriyorum ya isteyenlere veriyorum ya, onlara verdiğimden onlara verdiğimden daha fazlasını, daha faziletlisini, daha kıymetlisini, daha değerlisini o beni zikredene veririm.
- 17:18
Çünkü zikretmek zaten fiili olarak muracattır. Zikreden insan vermiş oluyor zaten. Peşine bana uşak ver, kuşak ver demese de bu duadır. Çünkü neden? Adam orada, o zengin adam, cömert adam oturuyor. Sen de diyorsun ki ona, efendim işte bana ekmek ver, soğan ver demiyorsun da ne diyorsun? Ya sen ne mübarek adamsın falan.
- 17:47
Peşine duruyorsun, duruyorsun. Ya sen ne cömert adamsın yalnız. Ondan sonra peşine gidiyorsun. Ya sen isteyeni boşa yürümezsin falan. Ondan sonra bile. E adam da e ne yapacak yani? Öküz değilse affedersiniz, davar değilse etkilenecek de. İnsan dediğinde etkilenen mahluktur. Etkilence ne yapacak? Ya acaba bu
- 18:08
şimdi böyle konuşuyor, konuşuyor. Bir şey de peşinden istemiyor ama bir sıkıntısı var herhalde. Çıkarsın bir haçlık verirsin veyahut giderken çemine bir şey sıkıştırırsın yani. Eğer insansan. Çünkü neden? O kadar münacaat et. Ama açıktan istemedi. Açıktan istemedi de sen hiç mi laf anlamıyorsun? Haşa Mevla.
- 18:32
Velillâhi'l-methelü'l-alâ. En yüce sıfatlar Allah'a aittir. İnsanlarla teşbe olunmaz. Ama ey acıyanların emmerahmetlisi. Üç kere dediği zaman, İzâkâle-l-Abdü'yâ Erhamen Râhimîn Üç kere, Yâ Erhamen Râhimîn Ey acıyanların emmerahmetlisi olan Allah'a. Dediği zaman, Kâlallâh, Allah-u Teâlâ ona cevap veriyor.
- 18:55
Lebbeyk Abdî buyur kulum diyor. Üç kere de bir, Lebbeyk Abdî. Buyur kulum ne istiyorsun? Buyuruyor. E şimdi sen orada kalbinden de niyet edebilirsin. Veyahut da, Yâ Rabbi hâlimle Sen'e niyazda bulunuyorum. Bana ne layıksa, ne lazımsa bana maddi mâni ne sıkıntılarım var. Acıyanların emmerahmetlisi sensin.
- 19:18
Onun için, Eyüp Aleyhisselam dua ederken mesela Kur'an-ı Kerim'de meşhur duası İnni mes-seni yel duru ente Erhamen Râhimîn Abdînni mes-seni yel duru Yâ Rabbi bana zarar dokundu. Ne demek zarar dokundu? E bedenim fiziken hasta oldu. Çoluk çocuğum öldü. Evim barkım, ocağım yıkıldı. Hayvanlarım öldü. Bir şeyim kalmadı.
- 19:45
Fakir muhtaç kaldım. Yani bana zarar dokundu diyor. Peşine ne diyor? Ve ente Erhamen Râhimîn Sen acıyanların emmerahmetlisisin. Ama peşinden ne demiyor? İşte çoluk çocuğum Çoluk çocuğumu yeniden dirilt de, yok efendim benim zenginliğimi iade et, benim sağlığımı geri getir, bir şey demiyor. öldü.
- 20:04
E demeye ne acet? Demeye ne acet? Eğer Allah gibi Celle Celaluhu, bir Rabbin, bir Mevlam, bir sahibin, her şeyin gücüne yettiği, gücünden gelen bir zat, Pak Sübhaneye varsa, varken, sen, ben kime yalvarayım demiş. Onun için ya Rabbi bana zarar ziyan dokundu, çok sıkıntım var, çok hasarım var, maddi manevi çok ziyandayım yani.
- 20:38
Tamam, peşine ne diyor? Sen acıyanların en merhametlisisin. Mesele kalp huzurudur, kalp cennetidir. Anladın mı? Dünyada bağ var, bostan var, cennet var. Niye intihar ediyor? Niye kafasına sıkıyor, gidiyor? En meşhurlar, artistler, zenginler, niye uyuşturucu partileri tertip ederek, uyuşturucu neye lazım?
- 24:55
Pene uyuşturucu kullanıyor mu? Ben uyuşturucu kullanıyorum. Niye? Niye kullanmıyorum? E niye lazım? Benim kafamın çalışması lazım. Uyuşturulmaya ne ihtiyacım var? E niye yaşayamam? Derdim var, kederim var. Ne derdim var, ne kederim var. Benim kadar başımda belam var. Ama insan ayık olmaya daha muhtaç.
- 25:13
Uyuşturulmaya, içki içip, sarhoş olmaya muhtaç değil. E peki senin ne derdin var? Paran var, yatın var, katın var, özel uçağın var, bilmem ne var. Ondan sonra gidiyorsun uyuşturuyorsun. Niye? Dertlerimi unutuyorsun. Ulan senin ne derdin var? Bütün dünya önüne serilmiş. Ama huzur yok. Elâ bi-zikrillâh tatveynul kulûb.
- 25:32
Elâ bi-zikri Lillâhi Tevbe ve Lillâhi Tevbe. Kalpler ancak Allah'ı zikrederek yatışır. Huzur bulur, sekinete erer, sükûnete kavuşur. Evhamlarından kurulur, bunalımlarından çıkar. Ancak Allah'ı zikrederek, Yaratan'ı zikrederek, Yaratan'la münasebet kurarak. Malittur Rabbiler bak. Biz topraktan yaratılmış, zavallı mahluklarız.
- 25:57
Allah, kâinatı yaratan, kurban olduğum. Bizim onunla ne alakamız olabilir? Ne alakan olabilir? Şu alakan olabilir. Sen O'nun ismi şerifini, sıfatı şerifesini, işte Ya Erhamel Rahim diyerek vesaire, La İlahe İllallah, Sübhane Allah diyerek, Ramazan-ı Şerife'de, Sübhane Allah, Elf-ü Tesbihat. Bir Sübhane Allah dese, bin tane yazılıyor.
- 26:27
Temleül Mizan, mizanı doldurun buyuruyor. Davud Aleyhisselam dedi, Ya Rabbi, kullarının sevabını, günahını tartışacağın, terazimizden haktır. Sen bana bunu bir gösterir misin? Bunun hakikati ve maiyeti, şekli nasıl olacak bu tartılmanın? Allahü Teala buyuruyor, Ya Davud dayanamazsın. Ya Rabbi, fazl-ü keremine göster de bana teşvik olsun yani.
- 26:49
Mevla gözünü açtı. Kalp gözünü, manevi keşfini bir açtı. Davud Aleyhisselam bir baktı, ahirette, mahşerde kurulacak. Hak olan tartılar, teraziler bugün sabit olacak. Sevap tarafı, mizanda ağır gelenler, işte ancak onlar kurtulacak, ferah bulacak, öbürleri kurtulamayacak.
- 27:22
Mizanda günahları fazla gelenler, sevapları az kalanlar, işte kendilerini zarara uğraşmışlar. Kafir olduysa zaten ebedi, cehennemden çıkamaz ve ona zaten imansız görmüş kafirlere kıyamet günü terazi mizan İlk ziyafet. Daha ilk ziyafet, cennetteki bütün nimetler ilk ziyafet. Çünkü ondan sonra Allah'ın rızası var.
- 30:03
Ondan sonra da cemalullahın müşahidesi var. Yani kendi cemalini, güzelliğini ve cezatını göstereceğim buyuruyor. Hucûn yevmeydin ne aldıra ilâ rabbene hazıra. Bazı yüzler suratlar aydın olacak, parlak olacak. O Rabbinin cemaline bakacak buyuruyor. İşte onun için rahmet nereye gidiyor? Yüzün kara olursa rahmetten nasibin olmaz.
- 30:28
Vemmellezîne byaddad yucûm. Yüzleri beyaz olanlar, ak olanlar, aydın olanlar, nurlu olanlar, parlak olanlar. Nereden alıyorsun nuru? İşte bu Ramazan'dan alacaksın, oruçtan alacaksın, teravihden alacaksın, teheccüden alacaksın, takvalıktan alacaksın, haramdan sakınacaksın. Allah yüzüne nur verecek. Kalbine imandan nurunu ziyade edecek.
- 30:49
İşte onlar fe fî rahmetillâh. Onlar Allah'ın rahmetinin tam içerisinde. Ne demek Allah'ın rahmeti? Elle durulmaz, göze görülmez. Rahmet acımak bir sıfattır, arazdır. Bir yerde durmasın, çevir lazım. İşte o rahmetin mahalli neresidir? Rahmetin yeri neresidir? İşte cennet orasıdır. Onlar Allah'ın rahmetinde ne demek?
- 31:10
Acıdıklarını nereye koyar? Cennete. Gazap ettiklerini, kızdıklarını nereye koyar? Cehenneme. Onlar oraya bir girdikleri zaman daha ebedi çıkmak yok. Anladın mı? Allah mü'mine kafir bir olur mu buyuruyor. Öbür ayet-i kerimesinde secde suresinde. Ama fasık oldu. Fasık ne demek? Yoldan çıktı. Kur'an'dan, sünnetten, ehl-i sünnetten ayrıldı gitti.
- 31:39
Hidayet de aramıyor. Yahu benden hidayet isteyin buyuruyor. Bir insan Allah'tan hidayet isterse Allah ona yol gösterir. Allah ona vaiz buldurur. Ehl-i sünnet alimlerle buluşturur. Allah onu dostlarıyla tanıştırır. Allah onu Celle Celaluhu sevdikleriyle konuşturur. Ama arayan, bulan arayan, bulmaz arayana dönüyor.
- 32:02
E sen hidayet istiyor musun ki? Ya Rabbim bana ne olur? Bu kadar hoca var. Piyasada memlekette hoca eflasyonu var, devlasyonu var. Her ağzı olan konuşuyor. Din adına ahkam kesiyor. Çincisi, büyücüsü, pericisi. Ya bu nedir ya? Yalan yanlış fetvalar ortalıkta. Dolaşıyor. E şimdi ehl-i sünnet kim? Burada hak kim?
- 32:24
Haklı kim? Doğruyu konuşan kim? Ya Rabbim bana doğruyu konuşanı göster. Bana doğruyu buldur. Şimdi Adem Şener Hoca Efendi gelmişti ziyarete. Ondan sonra gece oturuyoruz. Kabe'den bir adamın bağlı. Kabe'de vardı. Yanında gene Hafız Efendimiz'e teravih kıldırdı güzel. Kıraatiyle Mevla kabul eylesin. Ondan sonra Kabe'de bir arkadaş vardı.
- 32:47
Seni seviyorum. Seninle bir görüştürebilir miyim? Görüntülü tabi şimdi kolaylaştı. Görüntülü arıyor. Adam Kabe'de. Kabe'den tavaf alanından yani kıymetli kardeşimiz. Şu anda ismini hatırlayamayabilirim. O da belki demedi bana. Ondan sonra görüştü. Hocam işte şöyle. Biz rüya gördük. Ben rüya gördüm dedi.
- 33:07
Vallahi Allah'a şahit ederim dedi. Ne gördün? İşte efendim deniz kenarındaydık. Kötü insanlar vardı herhalde. Artık çıplaklar mı kastetti, neyi kastetti falan. Ondan sonra bence işte herhalde ailem vardı. Çoluk çocuğum. Gittik, gittik, gittik. Deniz kenarından. Ondan sonra bir yere geldik. Bir de baktık.
- 33:26
Sen oradasın. Ondan sonra işte neyse hoca cemaati var. Müslümanlar var. Etrafında cemaat var falan. Demiş ki neyse ailesine de demiş ki tamam demiş. Biz şimdi doğru yere geldik. Oralarda sıkıntılı yerlerden geçtik ama şu anda biz demiş rahatız. Yani o şeyden, mealen söylüyorum yani. O sıkıntıdan kurtulduk demiş.
- 33:49
Dedim diyor çocuk çoluğuma diyor. İşine bak. Hidayet isteğini size eriştireyim diyor. Rüya alemin misaldendir. Dünyada şu anda yaşanan da etkisi var. E niye? E sen çalkıcılarla, çengicilerle, çıplaklarla bir kampta olsan hidayete olabilir misin? Ama ehl-i sünnet alimlerinin sohbetine gidersen, dersini dinlersen istifade edersen fayda görürsün.
- 34:18
Dünyada da ahirette de Allah'ın dostlarına ilhak eder. Sevmekle beraber. Kişi sevdiğiyle beraber. Adam geldi dedi ya Resulallah. Kıyamet ne zaman kopacak acaba? Sen kıyamet için ne hazırladın da sanki hazırmışsın gibi konuşuyorsun, soruyorsun. Kale adam cevap verdi. Çok namaz, oruç, sadaka falan hazırlamadım ama sadaka filan hazırlamadım ama ve lâkin yuhibbullâhu ve rasûlühu
- 34:49
Ben Allah'ı çok seviyorum. Peygamberi çok seviyorum. Bir tek sevgiden bahsetti. Bak hiç kurtaracak bir ameli yok. tutaracak bir amelini ortaya koyamadı. Ama ben seviyorum dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmadı ki ona, kuru kuruya sevmekle olmaz, lafla peynir gemisi yürümez, ondan sonra, efendim, amelin var mı,
- 35:09
ne kıldın, ne kadar kılıyorsun, ne kadar oruç tutuyorsun, ne kadar bilmem, sadaka mı, bir şey sormadı ona. Yine buyurdu, entemâmen ehbemdir. Sen, sevdiklerinle beraber olacaksın. Allah seni hiç ayırmayacak buyurdu. E şimdi bari bir sevgiyi becerelim ya. Dostlarını sevelim, dostlarını arayalım. Ondan sonra hidayet isteyelim.
- 35:32
Rabbimize işte bak ya arhamen rahim, üç kere dedim, buyur kulum ne istiyorsun? Ey anam hidayet istiyorum. Hidayeti bulduğun zaman, cenneti buldun. Zaten yarın ahirette yüzün ak oldu o zaman, Allah'ın rahmetine girdin. Ebedi kalmak üzere, hiç çıkmayarak. Ama fasıklar iki kısım. Bir var imandan çıkan, o hem fasık hem kâfir.
- 35:58
Bir de var el üstünden çıkmış da, yoldan çıkmış, günahlara düşmüş, haramlardan, sırat-ı müstakimden uzaklaşmış ama efendim, imanı var. Yani helala inanıyor, harama inanıyor, ament-i esastana inanıyor, ona kâfir denmez. İşte o, o fasıklar da yine cehennemde ne kadar yansa da sonunda çıkıp cennete gidecek efendim, müjdesi var.
- 36:25
İmanı kurtarabilirse. Ama bu kadar günahlarla iman nuru sönmeden durur mu? Sabah, Müslüman akşama kâfir eve dönülen bir dönemde yaşıyoruz. Böyle bir fitnek ortalığı sarmış, göz gözü görünmüyor. Hava güneşli olsa bile manevi cihette, haramlara insanların yönelişinden dolayı ortalık, efendim, kapkaranlık, zifiri karanlık.
- 36:54
Çünkü neden? Ejder itikadı çok zayıflamış, amel-i salih bozulmuş, takva kalmamış, herkes maddi manevi belasını bulmuş. Buradan ancak kim kurtarabilir? İşte bak, şöhret tatmin etmiyor, para tatmin etmiyor, en güzel kadınlarla efendim, yaşıyorlar, tatmin etmiyor. Çünkü neden? Kalpleri yaratan Allah. Bu kalbi ben yarattım, buyurdu.
- 37:21
Bu ancak Allah'ın zikriyle huzura kavuşur. E zikir nerede? Yok. Halbuki Ramazan'da zikretse, mağfurunle olacak. Külahlar mağfurat olacak. Yani şu anda işte rahmet faslındayız. Ya Erhamen Rahimin demek zamanındayız. Ey acı anneannem rahmetlisin. Bak, Eyyub Aleyhisselam, Ya Rabbi çok zarar ziyaret dokundu bana.
- 37:44
Sen Erhamen Rahimin sen. Aç bile demedi. Bu sıkıntılarımı. Ama demeye lüzum yok ki. Sen kime dua ediyorsun, kime sesleniyorsun, kime dua ediyorsun? Senin duayla Allah sağırdı ki aşağıya. Efendim, sallallahu aleyhi ve sellem, öyle buyuruyor. Dua yaparken bağırıp çağırmayın, kendinizi yıpratmayın. İnneküm lâ tezrûne irbâ ve lâ fışkım.
- 38:05
Kendinizi açın. Öyle bağıra çağıra, efendim şiş sokarak, kebap yaparak, bilmem ne hareketler, efendim, koşarak, giderek, dönerek, devrederek, raks ederek. Bunlara lüzum yok ki asikirde. Allah ile berabersin ya, mübarek adam. Sübhane Allah dedin, içinden, yani kalbinden değil, dilinden Sübhane Allah diyeceksin ama sessiz.
- 38:31
Özü o Rabbim tedarruan ve hüfiyye. Yalvararak dua edin. Efendim, korkarak dua edin. Ondan sonra, tedarruan ve hifetten efendim, birçok ayet-i kerimede var. Ondan sonra hüfiyyeden gizli var. Ondan sonra hifeden korkarak var. Yani Allah kabul etmez beni, reddolur muyum diye korkarak. Böyle dua edin. Zikrin adabı var, patırır, kütürtür.
- 38:58
Yani, Efendim, Ahsen çok okurdu bu beyti. Şüphesiz nâdânu emlehkârıdır. Zikrile beyhûdefer yâdeylemek. Yani, feryat çıkan bağırarak, çağırarak dua edeyim de Allah beni duysun da, işime baksın da falan. Bunlara bir lüzum yok ya. Oturdu, yâ rahme râhim, yâ rahme râhim, yâ rahme râhim, yâ rahme râhim. Yâ Allah, yâ rahme râhim.
- 39:25
E, duyuyor. İrbâu aleyhâ fü şükûn. Bir kere tekbirler, şeyler, bağırdılar. Sahabe-i Kiram sesli bağırıyordu. İrbâu aleyhâ fü şükûn. Kendinizi açın, zahmet yok. İnnekum lâ ted'ûne Siz sizi duymayan, sağır birine çağırmıyorsunuz. Siz sizden uzak olan, sizi görmeyen, hallerinize vâkıf olmayan birine dua etmiyorsunuz.
- 39:50
İnnekum ted'ûne semî'an basîrad ve innehu lemâ'kub Her şeyi ziyadesiyle işiten, her şeyi hakkıyla gören, daim sizinle beraber olan Allah'a'ya varıyorsunuz. Onun için sessiz olun buyurdu. Vedûnel cehrimine'l kavli bilhudûvi vel âsâli velâ tekum mine'l gâfili buyuruyor. Yani sesinizi biraz kısık yapın, bağırıp çağırmadan Allah'ınızı zikredin.
- 40:16
Ondan sonra sabahları akşamları Allah'ınızı unutmayın, zikirde gaflet etmeyin. Velâ tekum bak gafillerden olma diyor. Ey benim kulum diyor. Beni unutanlardan olma diyor. Sana adam bir acı kahveyi şüttürüyor, ondan sonra o kırk yıl hatırı kalıyor. Tatlı kahve olsa seksen yıl olacak. Yani en ufak bir ikrama karşı kaç sene evvel yapılsa bile vefalı olmak gerekirken,
- 40:42
insana bu yakışırken, ya kainatı yaratan bütün iyiliklerin, nimetlerin velisi, sahibi, onun yaratmasıyla yaratıldık, yaşıyoruz, yiyoruz, içiyoruz. Bu kadar nimetlere mahbub, müstahrak olup boğulmuş kalmışız nimetlerin içinde. Nimetler bizi bürümüş, üstümüzü kaplamış, kafamızın üstüne çıkmış yahu. Her tarafımız Allah'ın nimetinin içerisindeyiz.
- 41:04
Tamarlarımızın çalışması, kan damarlarının işlemesi, pıhtı atmaması, midemizin hazmetmesi, şeker hastası olmadan pankreastara çalışması, ya istediğini yiyorsun, istediğini içiyorsun. Böyle bir nimet var mı yahu? Bu kadar nimetlerin sahibini unutacaksın, ondan gaflet edeceksin. E bu reva mıdır? Allah-u Teala bundan razı gelir mi yahu?
- 41:30
Onun için kardeşler şimdi yalvarma zamanı, şimdi rahmet dilenme zamanı, şimdi ya rahman rahimin demek zamanı, Ramazan Şerifi'nin evveli rahmet, ortası ikinci ondan bahsediyor mağfiret. Orada da günahlar af olacak inşallah. Sonu da cehennemden azat ve berat. On geceler var, son gecelerde tek geceler var.
- 41:54
Kadir Gecesi orada ekseri rivayetlerde kuvvetli rivayetlerde gizli. Önümüzdeki sohbetlerde inşallah şeyi takip edin. Ben size Ebu'l Hazretleri'ne göre bu sene Kadir Gecesi hangi gecedir? Kırk sene keşfetmiş, hiç fire vermemiş. Onu söyleyeceğim. Lale Gül Dergisi'nin Mart sayısında bunlar çıkacak.
- 42:15
Ondan sonra Efendim İbn Arabi Hazretleri'ne göre zaten sadece cuma gecesi oluyor da, hangi cuma gecesi bu sene mesela onu beyan edeceğim size. Arayış içinde olalım. Sohbet dinleyelim. İlim meclislerinde hazır bulunalım. Devamlı Mevla ile beraber olalım. Kafirlerden olmayalım. Fasıklardan olmayalım.
- 42:42
Onların da gideceği barınağa, sığınağa köpek kulübesi olsa, köpek barınağı olsa yine iyi. Çünkü niye? Ateş yok bir şey yok. Belki birisi bir kemik atar, yalarsın yaşarsın yani. Ama bu barınak cehennem ateşidir diyor ya. Sizin bütün ateşlerinizi toplasanız, şu anda dünyadaki demirleri eriten, çelikleri akıtan en kuvvetli en hararetli işte Karabük'teki bilmem demir fabrikalarının
- 43:22
veya potaların hararetini bile toplasan, çıkartsan, üst üste koysan, bütün dünyanın ateşi diyor, cehennem ateşinin yetmiş parçası da bir rivayet altmış olabilir, altmış yüzünden bir yüzdür diyor, yetmiş yüzünden. Yani bunun yetmiş kat daha hararetlisi var. Şu anda bile adam fabrikada yukarıda iş yaparken bir ayağa kaydı, bir düştü, altta ateş yanıyor, pota var.
- 43:52
Oradan düşerken havada dumanı çıktı. Yani adamın cesedi bile, yani o hararetten o ateşten, ateşin içine cesedi bile düşmek nasip olmadı. Ta yoldayken gördüler böyle, öyle duman oldu, buhar oldu. Adam eridi gitti ya. Bunun yetmiş kat fazlasını düşün. E şimdi buna dayanacak sende bende güç var mı ya? İnsan zayıf yaratılmış, abdese tutmaz derdi Efendi Hazretleri.
- 44:24
Yani zoru görünce başlar bağırma, e niye yarar? Ateşten ne vakit çıkmak isteseler, tam ağzına kadar geliyorlar, geliyorlar, evladı oraya kadar müsaade ediyor, getiriyor, getiriyor, ondan sonra küt aşağı. Onun için, Bak siz bu cehenneme inanmıyordunuz. Ölümden sonra dirilmeye inanmıyordunuz. Böyle bir ateş varmış, yakarmış falan, bunları tekzip ediyordun.
- 44:56
Tadın şimdi bu azabı bakalım. Onun için, orada kurtuluşu yok, onun için. Kâfir ölenin cehennemden çıkma ihtimali kalmıyor. Yine imanını kurtaran ne kadar günahkar olsa sonunda çıkar. Bu bir ümittir. Onun için, O en büyük cehennem azabını görmeden önce dünyada bazı, işte azaplar tattırıyorum, hastalık veriyorum, musibet vurduruyorum, bela veriyorum falan, Belki dönerler diye.
- 45:30
Allah bilmiyor mu bizim ezelden ne mal olduğumuzu, dönecek miyiz, dönmeyecek miyiz? Mevlam, en iyi bilendir ama işte imtihan hikmetine binaen dünyada bize yeni fırsatlar tanıyor. İşte bu Ramazan-ı Şerif o fırsatların en büyüklerindendir. Bu ilk baştaki on günü rahmet faslı, onun rahmetine kavuşmamız için Ya Rahman Rahimin diyerek, tabii beş vakit namaz kılmadan,
- 45:53
oruç tutmadan Ya Rahman Rahimin demekle bu müjdeye nail olunmaz. Evvela Ehl-i Sünnet'e göre Müslüman olacaksın, itikadın sağlam olacak, ondan sonra namaz var, oruç var, hac var, zekat var. Hac, zekat çoğuna şey olmuyor, düşmüyor, nisabı yok, sağlığı yok, yol güveni yok, kendisi hakkında yani gidemiyor, gelemiyor, uçağa binemiyor, bilmem ne, o başka.
- 46:18
Ama namazla oruç, oruçta da sağlık aranıyor. Namaz, başını sallayandan düşmez. Bir vakit namazı kasten terk etse, farz namazlardan, farzları konuşuyorum, sünnetleri demiyorum. Bir vakit namazı kasten terk etse, ne var? Seksen sene azabı var. Günde beş vakit namazı terk etse, beş kere sekizden hesap et, dört yüz sene mi ne ediyor?
- 46:43
Dört yüz sene cehennemde yanmak, bir an bile ağrıya sancıya dayanamayan, bas bas bağıran, elimize kül sönmüş, yeni sönmüş kül deyse, nasıl yakıyor ya, yeni sönmüş. Halbuki ateş yanmıyor orada, ama onun sıcaklığı var. O bile nasıl yakıyor, deriyi kaldırıyor ya. Bir kibriç çak da bakayım, tut da bakayım dayanabiliyor musun?
- 47:11
Bir dakika dayanamayan insan, beş vakit namazdan sebep, dört yüz sene yanacak. Ertesi gün yine kılmadı, dört yüz senelik cezada. Ya sen ne işin var, niye Allah'a secde etmiyorsun, niye zikretmiyorsun, niye şükretmiyorsun? Mübarek adam. Bak dönerler diyor, başlarına da belalar da veriyorum diyor. Yine Allah bir kuluna acısa,
- 47:34
hem günahkar olursa hem de ona hastalık, musibet verirse, günahından tevbe et demektir. Ama şimdi adam, din yok, iman yok, namaz yok, abdest yok, her yol var. Allah da ona parayı vermiş, karayı vermiş, her nimeti bol bol vermiş, ondan sonra adam tabii dönmüyor, niye dönmüyor? E ben diyor, tıkırım yerinde diyor, tuzum kuru diyor, karışanım yok, görüşenim yok,
- 47:58
her imkanım var diyor, demek ben Allah'ın iyi kuluyum ki diyor, efendim, bana bu kadar iyilik yapmış diyor. Halbuki yani Allah'tan bilen de çok az da, o kafada adam da Allah'tan da bilmez de yani sen ona bir şey dersen, o oradan yürür gider cümleyi buraya getirir. Kur'an-ı Kerim'de diyor ya, rücu'tu ilâ rabbî enne li'an devri'l-hüsnâ
- 48:23
Müşrikler öyle dediler Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, sahabe-i kirama. Allah der, siz dünyada fakirsiniz, hakirsiniz, fukarasınız. düşkünsünüz, zelilsiniz. Dünyada biz kralız, Ebu Cehiller, Ebu Leblebler, ondan sonra Veli İbni Mugireler, Übeyim Nihalefler, ohoo, Mekke bizim, yönetim bizde, yönetim bizde.
- 48:46
Sen kimsin? sen kimsin? E peki yani ahirette çıkmak, ya öldükten sonra dirilmek mi olur diyor ya, kemikleri diyor, almış ufalıyor, Men yuhîl azâbe ve yarabbim. Çürümüş kemikleri kim diriltecek bir daha ya? Kul Habibim söyle, Kul habîbim söyle, yuhî elle diyen şeyhâ ve lemerrah. O'nu ilk başta yoktan yaratan, Onu ilk başta yoktan yaradan bir daha
- 49:03
bir damla sudan anasının, babasının Allah Resûlü'nün anasının babasının suyunda o suda et mi vardı, kemik mi vardı, talak mı vardı, bebek mi vardı? talak mı vardı, böbrek mi vardı, ciğer mi vardı, beyin mi vardı, damar mı vardı, sinir mi vardı, su, meni, yıkıyorsun elbiseden, mebiseden, elini melini yıkıyorsun, bulaşmasın diye, namaz olmaz diye, öyle bir meniden yarattı seni,
- 49:23
bak ne hale getirdi seni. Bu Allah mı seni diriltemeyecek? İlk başta yaratan, yeniden diriltecek. Yarattıklarının hepsini, hem bütün yaratmalarını, bütün türlerini de bilir, hem de bütün mahlukatını hakkıyla bilen, ancak o Allah, Celle Celaluhu, sen bu Allah'tan nasıl kaçacaksın? Dolayısıyla, ama adam diyor ki, ya dirilme yok, farz edelim, dirildik.
- 49:51
farz edelim, diriltildirsem de diyor, yine Allah'ın yanında en güzel mükâfatlar bana ait. Farz edelim. Niye? Çünkü dünyada zengindim ya diyor, ahireti dünyaya kıyas ediyor. Dünyada zengin olduğum için diyor, ondan sonra orada da zengin ben olurum herhalde diyor. Senin gibi çulsuza diyor, çapulcuya diyor.
- 50:11
Allah cennet verir mi diyor? Kur'an'daki âyette müşriklerin sözü bu şekilde naklediliyor. Bu müslüman kafası olabilir mi? Dünyada bana nimetler verildi, ben de Allah'a itaat ediyorum demiyorum, etmiyorum, isyan ediyorum ama nimetlerim de çok. E desene buldun belayı daha, ne arıyorsun? Niye? Allah-u Teala seni tam cehenneme götürüyor.
- 50:34
Sen de zannediyorsun ki, adamı minareye doğru çıkartıyorlar, o da zannediyor ki Sultanahmet'in minaresinde Ayasofya Meydanı, Sultanahmet Meydanı'nı temaşa edeceğiz. Bir hava alacağız yani zannediyor. Halbuki onu niye çıkarıyorlar oraya? Aşağıdan vursalar, devirseler, işte biraz yaralanır, belirlenir, az hasar alır.
- 50:59
Yukarıya çıkıyorlar ki hiç ümit kalmasın, oradan atacaklar onu şerefinden aşağıya. Ama o ne zannediyor? Merdivenden çıkarken yükseliyorum zannediyor. Halbuki ne kadar yükselirse o kadar helaka yaklaşıyor. Senestedricum minhaythu la'alemun. Hiç bilmedikleri taraflardan onları helaka, yani nimet zannettikleri cihetten,
- 51:23
iyilik bekledikleri, umdukları yönden veyahut da bu benim işime yarar zannettikleri nimetlerle beraber biz aslında onları derece derece, kademe kademe helaka ve azaba doğru yaklaştırıyoruz. Ben onlara şimdi dünyada mühlet veriyorum. Kafirlere, münafıklara, namazsızlara, abdestsizlere, zikirsizlere, şuursuzlara, gafillere, fasıklara veriyorum.
- 51:54
Benim azabım çok şiddetlidir. Ondan sonra onları birden tersine döndüreceğim. Rüzgarı tersten estireceğim. Zaten ecelleri geldi. Hacr-ı Alâslam'ı döndüreceğim. Ondan sonra meleklerle beraber önlerini arkalarını el ile çevire dövdüreceğim. Hep ayet bunlar. Bir görseydin o manzarayı ne büyük bir şey görmüş olurdu.
- 52:22
İzzete ve fellezine keferul melâketu. Melekler kafirlerin canlarını çıkarırken, Yadribûne vücûve müedbarun. Bir suratlarına vuruyorlar, bir dön bakayım arkanı. Bir sırtlarına vuruyorlar, ateşten kamçılarla. Bir vuruyor kamçıyı, bütün ateş tutuşuyor derileri. Vezûgu âle vel harîk. Yakıcı azabı tadın bakalım.
- 52:43
Bak daha vefat ederken, daha mezara bile gitmedi, defnolmadı. Adam yatağında yatıyor, entübe. Hastanede, evde yatıyor adam. Tam ölmek üzere. Eğer kafir ise diyor, melekler vuruyorlar, dövüyorlar. Sen onun yanına bakıyorsun, ne dövme var, ne vuran var, ne gelen var, ne giden var. Sen öyle zannet. Allah'a mı inanacağım, Celle Celaluhu sana mı inanacağım?
- 53:07
Senin görmediğin şey yok mu demektir? Ben orada melek bir şey görmedim, adamı vuran, döven görmedim. Mevla buyuruyor bunu. Bak ona ne diyorlar, onun ruhuna. Tam çıkmak üzere, canını çıkartırken. Yakıcı azabı tadın. Kendi elleriniz bunu takdim etti. Ellerinizle bunu sundunuz. Bu dünyada efendim pişirdiniz, kotardınız, yediniz, içtiniz, helal, haram demediniz.
- 53:34
Bütün günahlara bulaştınız, Allah'ınızı unuttunuz. Kur'an, şeriat, sünnet, ehl-i sünnet. Farz, vacip, ilmi al. Hiçbir şeyde adamın merakı yok ya. Ben ahirette ne hesap vereceğim, kabirde ne cevap vereceğim, hiç. Bak sen elinle takdim ettim, onu sunum yaptım. Allah kullarına zerre kadar zulmetmez. Allah-u Teala haksızlık etmez.
- 54:00
Vefalı Rabbimiz, bire on veriyor, yüz veriyor, yedi yüz veriyor. Bak Ramazan-ı Şerif'te, Bismillahirrahmanirrahim, bin tesbih. Ramazan'da, Bismillahirrahmanirrahim, bin tesbih. Bak, Davud Aleyhisselam dedi, göster bana mizanı. Mevla buyurdu ki, dayanamazsın. Ya Rabbi, sen bana kuvvetler de göster. Bir keşfini açtı, baktı.
- 54:23
Terazi mizanın bir kefesi, sağ tarafı dolduracak sevapla beraber. Ancak o zaman fela bulur, diyor Kur'an. Ağır gelmesi lazım. E bir baktı, kefenin, yani terazinin bir kefesi, gözü yani, peynir falan bakkallar koyuyor ya, o kefe yani. Onun bir ucu, bu tarafı doğuda, bu tarafı batıda. Eli ve boyu ve yüksekliği de ona göre.
- 54:47
Yani bütün fezayı kaplamış. azametinden, yani büyüklüğünü görünce bayıldı düştü Davud Aleyhisselam. Sonra bir ayıldı dedi, Ya Rabbi bu nedir? Mevla buyurdu ki, Ya Davud, ben bir kulumu sevdiğim zaman bir kere zikredse, bir Sübhane Allah dese, ona vereceğim. diyeceğim sevap bu mizanın, hasenatın sağ kefesini doldurur.
- 55:14
Bak bir Sübhanellah mizanı dolduracak kadar. Niye? Allah'ı tespit ederim, tenzih ederim. Beni yaratan Allah'ımın noksanlığı yok. Şeriatında bir eksiklik yok. Hükümlerinde bir yanlışlık yok. Benim Allah'ım hatasız, benim Allah'ım bütün kötülüklerden, noksanlıklardan, şerlerden, zevallerden münezzeh, mukaddes, kutsal, ulu, yüce, Sübhane Allah'tan emanalar var.
- 55:41
Tebaidullâhi nisû. Bütün Allah'ın şanına, şerefine yakışmayan her şeyden Allah'ın uzak olduğunu ifade etmek. Yani Allah zaten uzak. Sen O'nu Sübhane Allah diyerek beyan ediyorsun, ifade ediyorsun, tespih ediyorsun. Elhamdülillah diyerek hamd ediyorsun nimetlerine, övgüde bulunuyorsun, şükrediyorsun.
- 56:01
Allah-u Ekber diyerek, Allah her şeyden büyük. Celle Celaluhu, rızası her şeyden önemli. Ondan büyük kimse yok. Allah'ın rızasına talip oluyorsun. Allah-u Ekber diyerek, Allah her şeyden büyük diyerek Mevla razı oluyor. Bir kul bir Allah-u Ekber dese, kökle yer arasını dolduruyor buyuruyor. Ya Sübhane Allah temlül mizan.
- 56:25
Bir Sübhane Allah mizanı dolduruyor. Ki mizanın büyüklüğünü anlattık. La ilahe illallah, Allah-u Ekber. Velhamdülillah, Allah-u Ekber, temlânî. İkisi de doldururlar mizanı. Ev temlü mâ benes semâ vel arzı. Kökle yer arasının, ya kökle yer arasındaki bu boşluğu görürsün, bu sevapla dolar mı?
- 56:46
Ama Allah kulu sevdiği zaman, razı geldiği zaman bir Sübhane Allah, bir Allah-u Ekber mizanı dolduruyor. E şimdi sen tam bunları kazanmanın, Allah demenin zamanındasın. Şimdi Rabbim Allah diyeceksin. Rabbim Allah dersen, Rabbiyallah. Kul, Habibin buyuruyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor sahabeden birine.
- 57:10
Mevla da Habibine zaten buyuruyor. Fesleküm kemâ mürte emrolunduğun gibi, istikamet üzere, dost doğru ol. Şeraat caddesinden ayrılma. Helal haramlara riayet et. Ve men tevbe mâ kesen. Seninle birlikte tövbe edenler de, Müslüman olanlar da istikamet üzere olsun. Ve lâ tatkavv. Azmayın, kurtulmayın. Haddinizi aşmayın, çizmeyin, taşmayın.
- 57:33
Sınırı geçmeyin. O sizi hakkıyla gören Allah, Her yaptıklarınızı görüyor. Kafirlerin modasına uymayın. Onlara benzemeyin. Siz Müslümansınız. Sizin Ramazanınız var, iftarınız var, sahurunuz var, Teravihiniz var, teheccüdünüz var. Sizin çarşafınız var, Sakalınız var, cübbeniz var. Neyse erkeksiniz, kadınsınız, neyseniz İslam'a tabi olun.
- 58:06
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e tabi olun. Onun sünnetine ittibar edin. Bak öbür ayette okudum. Ona iman edenler. Ona hürmet tazim edenler. Muhammed Mustafa'ya yardım edenler. Onunla birlikte indirdiğim Kur'an'a ittibar edenler. Ancak onlar kurtulacak. Ancak. Başkaları da Yahudidir, Hristiyandır, ehli kitaptır, şudur, budur.
- 58:33
Neyse iyi huyluydu da, fakire fukara yardım ediyordu da bu adam yani Müslüman değildi ama çok iyi adamdı bilmem ne. Geç o işlere. İman var mı? Yok. O zaman iyilik yok. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in dinine ittibar var mı? Tamam. Kendi dininden tembel edecek. Sadece İslam şeriatına, Kur'an şeriatına tabi olacak.
- 58:51
İşte ancak onlar felah bulacak. Kurtulacak. Ancak o ne demek? Öbürü kurtulamayacak demek. Mübarek adam. Yol burada, iz burada, sıra atmışsakın burada. Salimlere meyletmeyin. Onlara yakacak ateş size de dokunur. Dokunması yetmez mi? Öyle bir cehennemin dünyanın bütün ateşlerinden 70 kat harlı, hararetli cehennem sana dokunsa yetmez mi?
- 59:17
Sen ne yaparsın ya bir dokunursa? Sizin Allah'tan başka yarınız, sahibiniz, yardımcınız yok. Ölürken kabirde, mahşerde, sıratta, mizanda anan mı kurtarabilir? Baban mı kurtarabilir ya? Avukat mı kurtarabilir? Senin velin kim? Çocuk okula yazdırırken geliyorlar, mesela bir veli gidiyor, diyor ki bu çocuğun velisi benim.
- 59:42
Benim Burhan enişte rahmetli olmuştu mesela. 7 yaşında götürüverdi mesela. Halamın kocası. E şimdi herkesi bir veriyor. herkesin bir velisi var. Senin ahiretteki velin kim olacak? Allah'tan başka velin yok ki kim olsun. Esümmele Tûnsarûn. Ondan sonra da hiç size yardım olunmayacak. Allah yardım etmezse kimse edemez.
- 1:00:05
Etse de fayda yok. Onun için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den nasihat isteyen sahabisine, hepimize bu gelir. Ne buyurdu? Kur'rabbiyallâhu thummestegîm. Önce Rabbim ancak Allah de. Yani ehl-i sünnete göre iman et. Sonra istikametli ol. Yani Kur'an, sünnet, ehl-i sünnet ve şeriat caddesine tabi ol.
- 1:00:26
Helal-i harama riayet et. Takvâ riayet et. Tamam mı? Şimdik dersen Rabbim Allah. Ahirette dersin elhamdülillah. Ama şimdi Rabbim Allah demezsen, zikretmezsen ahirette ne dersin? Yandım Allah. Yandım Allah diye bağırırsın ama o zaman da dünyadayız. Olsa üç kere Ya Rahman Rahim'i desen Leb Peygamber buyur kulum diyordu sana.
- 1:00:52
Ne istersen veriyordu sana bak. Hatta bende bir şey istemese bile beni zikrettiği için, benim Kur'an'ımı tilavet ettiği için isteyene vereceğimden fazlasını, faziletlisini ona veririm diyor. Mevla böyle Mevla. Ama sen şu anda Allah'ı unuttun, nimetlerini yedin içtin, üzümünü yedin, bağını sormadın. Ondan sonra bacıyı dövdün, kalktın.
- 1:01:15
Efendimiz'i Allah'ı sevme. Peygamberlere, velilere, evliyaya, alimlere karşı geldin, düşman oldun. Ondan sonra Allah'tan ne istemeye ne lüzum var? Bak bu lafı unutmayın. Burada dersen Rabbim Allah, ahirette dersin elhamdülillah. Burada demezsen Rabbim Allah, ahirette dersin yandım Allah. Yandım Allah bağırda dur.
- 1:01:40
Kim duyacak seni ya? Cehennemin dibine atmış Mevla seni, terk etmiş gitmiş ya. Allah seni terk ederse, cehennemin dibinde kim seni orada bulup da çıkaracak? Herkes düşmüş kendi derdine ya. Onun için arkadaşlar, ah arkadaşlar, ne kadar hayat var, ne kadar hadis var aklıma geliyor. Onun için, aklıma gelen naddi hesabı yok da.
- 1:02:02
Bugün de bu kadarlık iftar saati geldi. Ve filleylet-i sâbe'a, yedinci gecenin teravihinin müjdesi hakkında. Kendime âdregü musebne imrâne ve nesalû alâ firavne ve hamâne buyurur. Bir adam Musa aleyhisselama yetişmiş olsaydı ve onu Firavun ve Haman'a karşı onu desteklemiş olsaydı, yardım etseydi yani Musa aleyhisselamın sahabesinden olsaydı ne kadar fazilet kazanır?
- 1:02:28
Ne demek bir peygambere yardım etmek? Ne demek ya? Dünyada kime nasip olmuş? Biz peygamber değiliz ki bize nasip olmadı mesela. İşte bu gecenin teravisini kılanlara Musa aleyhisselam gibi Kelimullah ve Nebi Zişan'a destek vermiş ve Allah düşmanları Firavun gibi, Haman gibileri karşı durmuş, cihat yapmış sevabı veriliyor.
- 1:02:51
Onun için bu teravihler boşuna değil. Bu namazlar boşuna değil. Bu ibadetler boşuna değil. Mutlaka ibadet-i taat ile Rabbimize takarruba, manen yakınlaşmaya devam edelim. Bu on gündeki rahmet faslından azami derecede istifade edelim. Ondan sonra mağfiret faslına geçerek günahlarımızdan kurtulmanın çaresine bakalım. İftiharınız mübarek olsun. Orucunuz makbul olsun. Amin.
Benzer sohbetler
1:04:09İftar Sohbetleri 2026 - 24. Bölüm 19 Mart 202619 Mart 2026 · 65 dkRamazan Sohbetleri · 19 Mart 2026
1:06:14İftar Sohbetleri 2026 - 23. Bölüm 18 Mart 202618 Mart 2026 · 67 dkRamazan Sohbetleri · 18 Mart 2026
44:45İftar Sohbetleri 2026 - 22. Bölüm 17 Mart 202617 Mart 2026 · 45 dkRamazan Sohbetleri · 17 Mart 2026


