1:05:04 / 1:23:25Şu an 1:05:04 / 1:23:25
Video bölümleri
- 04:47"Ashâb-ı Kehf'in Tafsîlâtlı Kıssası ve Hazreti Mehdî'ye Yardım İçin Tekrâr Dirilecekleri
- 48:21Müşrikler Yahûdîlerden Öğrenerek Rasûlüllâh Efendimize Hangi Üç Soruyu Sordular?
- 58:07Ashâb-ı Kehf'in Kıbrıs Harbinde Türk Ordusuna Yardıma Geldiğine Dâir Efendi Hazretleri’mizin Türbedârdan Naklettiği Kerâmet
- 1:02:22Şu Dört Âyet-i Kerîmeyi On Kere Okuyarak Kılınacak Hâcet Namazı İle Görmeyeceğiniz Hiçbir İş Kalmaz
- 1:06:54"Ashâb-ı Kehf'in Tafsîlâtlı Kıssası ve Hazreti Mehdî'ye Yardım İçin Tekrâr Dirilecekleri
- 1:12:19Şu Dört Âyet-i Kerîmeyi On Kere Okuyarak Kılınacak Hâcet Namazı İle Görmeyeceğiniz Hiçbir İş Kalmaz
- 1:19:42Ashâb-ı Kehf'in İsimlerini Bilmenin ve Yazıp Üstte Taşımanın Çok Önemli 18 Husûsta Faydaları
Transkript
206 satır
- 00:00
Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Assallâllâhu aleyhi ve sellem. Muhammedin alîhi ve sahbihi ecmaîn. Kıymetli dinleyenlerimiz, bu mübarek Ramazan Şerif gününde, yeni bir derste Mevla bizi cemailedi. Sana da afiyet verdiği sürece, sizlerin hizmetinizdeyiz.
- 00:24
Allah Teâlâ tesirini halk eylesin. Önemli bir duadan bahsedeceğim. Kur'an-ı Azimuşşan'da geçen, bugün Kur'an-ı Kerim duaları. Bu kitap ikinci cildi çıktı. Üçüncü cildi de hazırladım da. O da yakın, birkaç aylar sonra çıkar inşâAllah. Bu ikinci cild. Bu şekilde, bu tarafı sağdan Arapçası, Kur'an'da geçen tüm dualar.
- 00:49
Birinci cildtekinden de ilaveler çok var. Bir de bunda çok hatim duaları var. O kadar hatim duası var ki, yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in, Ebubekir Sıddık Efendimizin, Süfyan Sevriye Efendimizin, birçok ulemanın hatim dualarını topladım. Sağdan açılıyor. Yani siz Kur'an dualarını okumanız şart değil.
- 01:09
Kur'an hatmini bitirdiğiniz zaman, şimdi Ramazan-ı Şerif'te son haftaya gireceğiz. Hatim duaları 15. sayfadan başlıyor. Sağ kapağı açtığınız zaman, Kur'an gibi düşünün sağdan sola. 15. sayfadan Resûlullah'ın hatim duası, Ebubekir Sıddık Efendimizin hatim duası, 18'de. Böyle sırayla giderseniz daha 37'ye kadar, bu hatim duaları çok önemli.
- 01:38
Tabii manalarını buraya yazmaya vakit bulamadım. Kitabı vaskiyeye gönderdim Ramazan'a yetişsin diye. Ondan sonra 38'e kadar, 15'ten baş duası, başlıklarına Türkçe yazdım ki kimin duası olduğunu bilesiniz diye. Başlıklarını Arapça da Türkçe de yazdım. Bu ikinci cilt.
- 01:57
Burada tabi, Kur'an-ı Kerim'deki çok dualar, özellikle İbrahim Sûresi ile Enbiya Sûresi arasındaki dualar bu cilde sığdı ancak. Tabi birinci cilde de istidraklar, ilaveler olduğu için, birinci cilt 10 sene evvel olduğu için tabi o arada çok kitap gördüm, çok dua gördüm.
- 02:15
Hiçbirini de sizden eksik etmeyeyim, mahrum etmeyeyim dedim ama tabi mizampajlar bozamıyorsun bir daha, o birinci cilt ona göre basılmış, edilmiş, firisti yapılmış, yani onu da bozamayınca bu kadar da kayıp var en azından 2-3 sayfa kadar, birinci cilde istidrakat var. İstidrakat demek ziyadeler, ilaveler var.
- 02:36
Dediğim Fatiha-i Şerife ile İbrahim Sûresi arası, orada da birinci cilde ilave eden bunlar, keşke bir arada tabi olabilseydi ama bu şekil oldu. Tabi sen çok seneler geçince, şimdi tabi Kehf Sûresinin 10. ad kerimesinde çok önemli bir dua var. Bu duayı burada 339. sayfada başlamış, Kur'an-ı Kerim'deki tüm dualar 339.
- 03:07
sayfada başlamış, efendim, baya bir gidiyor, yani ondan sonra da çok önemli bir dua var tabi de kardeşlerimiz burada 365'e kadar gidiyor. 365'e kadar bu dua var. Dolayısıyla hemen hemen 40 olsa 65 yani 16 sayfa bu duadan bahsetmişim. Bunun 16 sayfa sadece bir yarım sayfa. Sadece bir yarım satırlık duadan bahsetmişim.
- 03:57
Bunun önemi, fazileti, meziyeti çoktur. Bu da Ashab-ı Kevf'in duasıdır. Tabi Ashab-ı Kevf'in kıssasını evvelce sizlere anlatmışım. Burada şimdi âyet-i kerimeler yani Kevf Sûresi'nin âyet-i kerimelerinde geçiyor. Bu duanın da içinde bulunduğu âyet-i kerimelerin tefsirli malını yapmışım. Kevf Sûresi'nin başından 9.
- 04:26
âyette başlıyor 22. âyette kadar. 339-345'e kadar Kevf Sûresi'nin başından başlıyor. Kevf Sûresi'nin 9. ile 22. âyet-i kerimeleri arasında manalarını vermişim, bunların manalarını okursunuz inşâAllahurrahman. Tabi Ashâb-ı Kevf'in kıssası. Ashâb-ı Kevf'in kıssasını çok güzel şekilde, tabi Rûh-u Zülkar tefsirinde daha buraya gelmediğimiz için, yani çünkü bu 15.
- 04:59
Cüz Kur'ân-ı Kerim'dir. Yarısı. Biz daha Hud Sûresindeyiz. Yusuf Sûresi'ne geliyoruz. 21. yüzyılda yaparsak Yusuf Sûresi'ne geleceğiz. Hud bitecek. Dolayısıyla bu kıssanın bu tafsilatı da bu şekilde Rûh-u Furkan'da da şu anda yok. Dolayısıyla Kur'ân-ı Mecid mealde bir özet yaptık. Meal olduğu için bir özet yaptık tabi.
- 05:22
Onda bütün âyetler var ama mealin yeri dar. Bir sayfaya bağlı oluyorsun Kur'ân'dan. Orada da açılamadık. Dolayısıyla burada fırsatını bulmuşken Kur'ân-ı Kerim duaları kitabımızın ikinci cildi. Kur'ân-ı Kerim'deki tüm dualar bu şekilde. İsmi budur. Risale rakamı 110. Bizim kitaplarımızdan cidleri ayrı sayıyoruz.
- 05:45
Başka çare yok. Bir cidde iki cid, bir de öbür cidde arada 20 sene geçen var. Onun için farklı oluyor. 110. Risale. 110. Risale. Kur'ân-ı Kerim'de geçen tüm duaların ikinci cildi. Burada çok önemli ilimler anlatılmıştır. Onun için şimdi burada Ashab-ı Kehf'in işleri Allah-u Teala'dan niye bu fazileti kazandılar?
- 06:13
Işıkları kapatabilirsek şu Kur'ân'ı. Işıklar çok yanarsa diyor Efendimiz der ki feyiz kaçar. İsraf olur, masraf olur. Efendim kardeşlerim. Siyer ehlinin büyüklerinden İbn-i Hüsak Hazretleri. Bu çok önemli. Daha Hicri 150'lerde yani. Hani diyorlar ya yazı yoktu 250'ye kadar bilmem ne. Uyduruyorlar yani.
- 06:37
Daha ilk 100'lerde bile ne kitaplar. Tabii o zaman matbaa yok deseler anlarım. Matbaa yok ama el yazma var. İbn-i Hüsak Hazretleri bunu naklediyor vs. Siyer ehli de ondan akzediyor. Çünkü neden? O bu işin babası yani İbn-i Hüsak. İncil ehli büyük günahlara bulaştı. Yani İncil'i tarif ettiler. İncil bozuldu işte her şeyden.
- 07:01
Herhalde İsa'nın göklere kaldırılmasından 300 sene kadar sonradır. Yani bu da demektir ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in gönderilmesinden de 200-250 sene kadar. Çünkü aralarında bir 500 küsur sene var. En fazla olsa 6 asır gibi var yani. En fazla o da 5,5 kadar var. O arada böyle bir olay yaşandı.
- 07:26
Bu çok ibretlik bir ders. İncil ehli büyük günahlara bulaştılar. Putlara tapmaya başladılar. Halbuki Allah'ın gönderdiği kitapta putlara tapın der mi işte? Yani adamlar dinleri tarif edildikçe, değiştirildikçe sapıttılar. İşlerinden bazıları Hak din üzere. O zaman Hak din, İsa'nın İncil'in şeriatı. O zaman Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in daha gönderilmemiş.
- 07:50
Bazıları İslamiyet'te sebat etmiş. Yani zaten bütün peygamberlerin dini İslam olduğu için İsa'nın İslamiyeti. İbrahim Aleyhisselam da İslamiyet. İslamiyet Allah'a teslimiyet demek. Allah hangi dönemde, hangi peygamberi, hangi şeriatı, hangi hüküm gönderdiyse ona teslim olursan İslamiyet oluyor. Şeriatlar değişebilir, itikadlar değişmez.
- 08:11
İman şartları değişmez. İslam şartlarında değişiklikler olabiliyor. Ümmetten ümmete fark eder mesela yani. Namazın vakti bakımından, rekatı bakımından, orucun günleri bakımından değişiklikler oldu. Yani şu andaki Kur'an şeriatı, Kur'an şeriatında biliyorsun Ramazan-ı Şerif'ten başka farz, oruç yok. Ondan sonra beş vakit namaz vesaire.
- 08:32
O an için Mersin ve Tarsus'un da bağlı bulunduğu Rum diyarı o zaman, Tarsus, Mersin, o civarın hepsi o zaman anlatıp eyalet sistemleri, kraliyet sistemleri olduğu için. Şimdiki gibi il ilçe bazında düşünmeyelim. Rum diyarının hükümdarı Dekyanus vardı. Bu da zorba bir adam. İsa as'ın dinini bozdu, bozmaya uğraşıyor.
- 08:58
Sebat edenleri tek tek arıyor, buluyor. Diyor ki ya putatabarsınız diyor. Yani onlar hepten müşrik yapıyor. Ya da efendim ölmeyi kabul edersiniz diyor. Ölümlerden ölüm beğenin diyor. Şimdi o tabi Rum diyarının kralı o zaman, ashab-ı keyfinde yaşadığı yer Tarsus. Yani dağın altında şimdi mağaranın bulunduğu dağın altında düzdeki şehir Tarsus adı.
- 09:27
Çok eski, çok önemli bir şehir. Efendim çok ulema evliya yatıyor. Tanya el-Hasan peygamberi zişan yatıyor. Tarsus şehrine uğradı. E bu sefer iman ehli yani o zamanki şeraat ehli gizlendi yani şimdi bizi de şey yaparlar falan. O arada müfettişler saldı. Dedik ki herkesi gizli kapalı bırakmayın, evini barkını arayın herkes gelecek.
- 09:48
Toplattı milleti. O bölgenin ileri gelenlerinden eşraf deniyor hani İsa as'ın dini üzere. Bir takım delikanlılar, genç yani. Bunlar da ağlayıp dua ediyorlar Allah'a yalvarıyorlar. Yani bizi Allah imtihan etmesin, yani bu herif bizi körüp de dinimizden dönmeye zorlamasın diye. O arada bekçiler onları da yakaladı ve zorba hükümdarının karşısına çıkarttı.
- 10:12
O dedi siz niye bizim putlarımızın adına kurban kesmiyorsunuz? O istiyor ki o putlar tayin etmiş, o putlara kurban kestirecek. Böyle şeytan dini uydurtturuyor yani. Ya böyle yaparsınız, ya öldürülürsünüz deyince onlar adına Mekselina, en büyükleri adı Mekselina hazretleri. Bu hesap kef yedi biliyorsunuz, sekizinci de kıtmir köpekleri.
- 10:39
İnne lena ila mil es-semavat vel az-azametü. Evet, bizim öyle bir ilahımız var ki onun azameti gökleri yerleri doldurmuştur. Yani onun büyüklüğü alemleri doldurmuştur, kaplamıştır. Yani senin putların küçücük şeyler efendim, yarım karış bir karış yani, biz ona mı tapacağız? İla nebeden, asla Allah'tan gayrı ilaha tapmayız.
- 11:18
Kendi içimizden gelerek hamdü senalar, tekbirler, tazimler ebediyen Allah'a mahsustur. Allah nasıl dostlarına ilham ediyor? Ancak ona ibadet ederiz ve ancak ondan niyaz ederiz. En necati vel hayra, kurtuluşu ve hayırları ondan bekleriz.
- 11:43
Putlara, tağutlara asla tapmayacağız. Sen aklına ne geliyorsa, bizim hakkımızda ne yapmayı düşünüyorsan yap. Meydan okudular yani, gencecik filiz gibi delikanlılar ve babaları çok zengin. Oranın eşrafı, ondan dolayı arkadaşları da aynen tasdik ettiler. Hükümdar delikanlı çok kızdı. Ondan sonra baktı üzerlerinde ziynetli elbiseler var, süslü elbiseler var, takılar var.
- 12:10
O zamana göre giyinmişler, eşraf aileleri onun olduğu için. Dedi ki şunları son çıkartın dedi, şunları düzenle dedi. Onu da sizin cezanızı hemen verirdim ama dedi, gençliğinize bağışlıyorum. Bir de yani babalarınız falan da soylu aileler, şimdi onların da hatırı var dedi yani memlekette. Onun için size biraz düşünme fırsatı tanıyorum.
- 12:34
Bir bakın, bir karar verin. Kimseye bunu yapmam, hemen öldürürüm adamı da size bir fırsat tanıyorum. Ben dedi biraz geziyorum dedi, dönünce görüşürüz. Bir vilayete gitti o aralarda. Bu gençler toplandılar, ondan sonra istişare yaptılar. Dediler ki bu adam bizi sağ bırakmaz ya da gavur edecek. Yani bunları kendileri aralarında konuşuyor.
- 13:05
Onun için bir de kafir olsak, yani korkarsak edersek, zor oyunu bozarsa, Ebedi felah ve kurtuluş bulamazsınız buyuruyor. Onun için kendi aralarında bu istişareden sonra dediler biraz azık alalım. Yani bak ne kadar Allah ilham ediyor gencecik çocuklara ya. Ondan sonra evden azık alıyorlar, dağa çıkacaklar, mağaraya gidecekler.
- 13:33
Kaç gün inemezler, çıkamazlar o da belli değil. Azığının tümünü yanına alması lazım. Dediler ki azığın bir kısmını sadaka veririz. Ya zaten sen dağa gidiyorsun, mağaraya, market yok ki orada yani. Yine bile sadaka bak işte, sadaka bela. Az sadaka çok beladan kurtarır. Dediler, biraz sadaka veririz diğerlerimizi de, diğer bir kısım erzakı da yanımızda tutarız dediler.
- 13:59
Bencilus Dağı, o zamanki adı dağın Bencilus. Rumca isimler bunlar tabi. Dağdaki bir mağaraya sığınma kararı aldılar. Oranın adamları olduğu için o dağlarda, mağaralarda gezenler, yine orada bir mağarayı biliyorlar yani evvelden. Dediler o mağarada ancak kendimizi gizleyebiliriz diye kararı verdiler.
- 14:19
Ondan sonra yola çıktılar. Peşlerine bir köpek, kelp, kıtmir yani düştü. Ya dediler şimdi bu bağırır, havlar bilmem ne. Biz zaten çıtçık atmamamız lazım. Kimseyi uyandırmamamız lazım. Burada kim var falan. Zaten padişah bizi şimdi artık muhatap olduk. Bizi arayacak mutlaka ki hani böyle gizli kalan biri değiliz ki artık şimdi.
- 14:41
Bunlar nerede diyecek? Herkesin işini bitirdi, biz kaldık. Köpeği kovdular. Köpek yine bunların peşine takılıyor. Yine kovuyorlar ya. Höst höst. Gitti falan. Yok. Köpek dile geldi. Allah Allah. Ne dedi? Ya kavmü ma türi dünemini. Ey kavim dedi ya. Benden ne istiyorsunuz? Benden ne uğraşıyorsunuz dedi ya.
- 15:11
La tegşevne cânibîn. Benim tarafımdan siz korkmayın. Benden size bir sıkıntı gelmez. Enev hübbü ehbaballâh. Ben Allah'ın dostlarını seviyorum. Siz de Allah'ın dostusunuz. Hiç olmazsa siz uyursunuz dedi. Bak köpeğe Mevla dedirtiyor uyuyacaklarını 309 sene. 309 sene. Tabii köpek 309 demedi de. Dedi ki siz uyuyun, ben sizi beklerim.
- 15:38
Ne yaparsanız zararım olur size dedi ya. Hani bir tehlike gelirse de sizi uyandırırım. Çünkü siz uyurken birden basarlar mağarayı. Bunun üzerine mağaraya girdiler. Köpekte kapıda. Ön ayaklarının şeylerini döşedi. Böyle güzel uzandı. Mağaradaki amelleri namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar, zikir yapıyorlar.
- 16:03
İsa as'ın şeratından bildikleri üzere yani. İsa as'ın şeratını biliyorlar ama. İncil ehli o zaman onlar. Kur'an-ı Kerim indirilmemiş daha. O arada yiyecek işlerine bakıyor. Yemlikha. Yemlikha isimli. Radıyallah deniyor bu zatlara. O da her sabah kılık değiştiriyor. İşte gözünü başını sarıyor, sarmalıyor.
- 16:25
Ondan sonra şehre gidiyor. Önemli ihtiyaçlar, bir şeyler olsa onları temin ediyor. Olup biteni öğreniyor. Yani tecessüs yapıyor. Haberleri alıyor falan. Tekianus geldi mi gelmedi mi. Onlara geliyor, dönüyor, bildiriyor. Bir zaman böyle geçti. Bir gün Yemlikha hazretleri ağlayarak yanlarına geldi. Dedi ki Zorba hükümdar Tekianus dönmüş.
- 16:53
Bizim babalarımızı toplam bizi bulamayınca tabi biliyorsunuz şimdi birine sıkıntı vermek istediğin zaman, kendisini bulamadığın zaman babasını alıyorsun, annesini alıyorsun, ifadeye çekiyorsun, rehin alıyorsun, bilmem ne. Bu sefer ne oluyor anası babası, oğlum dön bizi kurtar falan. Böyle bir, işte şimdiki de aynı yapıyorlar ya.
- 17:13
Ondan sonra babalarımızı toplamış, sorguya çekmiş. Onlar da kurtulmak için çocuklarımız bize isyan ettiler. Yalan konuşmuşlar yani. Çocuklarımız bizi dinlemediler. Biz dedik ki sana itaat etsinler, putlara tapsınlar. Biz öyle dedik çocuklarımıza. Çocuklarımız laf dinlemedi. Ondan sonra bizim de mallarımızı yağmalamışlar, kaspetmişler.
- 17:40
Biz ne yapalım yani. Nerede olduklarını da bilmiyoruz demişler. Bu sefer hesabı gösterdik ki eyvah, şimdi babalarımız da böyle deyince Dekanus bizim peşimize adamlarını salacak. O mağara da çok böyle gizli bir, hani şimdiki ağrının, oraların mağaraları gibi, dağları gibi de bir yer değil yani. Hemen şehrin üstünde de kabak gibi.
- 18:05
O zaman bilmiyorum belki ağaçlıktır. Şimdi ağaçlıktır, kıraç bir bölge yani. Ondan sonra hemen dediler ki secdeye kapanalım dediler. Hacet secdesi deniyor. Bu secdeye hacet secdesi. Hemen hacet secdesine kapandılar. Allah'a yalvarmaya başladılar. Sonra güneş battı. Başlarını kaldırdılar. Secdede çok uzun kaldılar.
- 18:30
Saatlerce secdede kaldılar. Dualar ettiler. Aralarında istişare ettiler. Güneş batmıştı. O akşam bu haberi aldıkları akşam Allah-u Teala onların üzerine bir uyku salıverdi. Allah Allah. Allah Allah. Bir uyku saldı ki köpek de kapıda uyuyakaldı. E nasıl bekleyecek köpek? 309 sene dondurulmuş gibi bir durum.
- 18:58
Yani 309 sene sonra ayılacak. Dolayısıyla o da uyuyakaldı. Yoksa köpeğin ömrü orada köpek uyutulmasa. 309 sene de köpek yani. 10 sene, 20 sene, 30 sene yaşar. Köpeğe de Allah-u Teala aynı muameleyi yaptı. Bak Allah'ın dostlarını kimse verse, köpek olsa cennete girecek. Kıtmir cennete girecek. Köpeklerden hiç biri cennete giremez.
- 19:21
Bir tek Ashab-ı Kehif'in Kıtmir'in köpeği cennete girer. Niçin? Allah dostlarını sevdiği için. Allah dostlarını evliya Allah'a tazim ve hürmet ettiği için. Demek ki Allah dostlarına hürmet etmeyenlerin köpekten daha aşağı bir mahlukdurlar. Neyse hükümdar onların yerini buldu. Yerini buldu ama ne yapacağına karar veremedi.
- 19:50
Ben bunlara şimdi ne ceza vereyim bilmem ne. Şehre indirse, teşhir etse, babaları soylu halleder. Orada nizam, intizama zarar verir. imtizama zarar verecek yani. İçeride hükümdarın otoritesine karşı Efendimiz'e delenme oğlum. Yani boşver. Temiz işledi ya. Zaten mağarada uyuyorlar. Kapatayım kapısını da.
- 20:09
Öyle bir kapattı ki sur örer gibi. Ondan sonra da zaten açamazlar. Açamadıktan sonra da kaç gün uyuyacaklar. Aç susuz. sonra nefesleri de kesilsin. Ölsünler gitsinler. Gitti kapıyı. Kuvvetlice kapattı. Ölüme terk etme fikri. Gitti kapıyı, kuvvetlice kapattı. Ölüme terk etme fikri onun kafasına geldi.
- 20:32
Şimdi Allah-u Teala o fikri veriyor. Şimdi mesela Allah-u Teala ona yani kafirlerin, hükümdarlarının, dinsizlerin, ha şimdi Trump'ın neden ya, onun kalbi, aklı kimin kudretinde, kimin yönetiminde? Şimdi ona da bir fikir veriyor.
- 20:49
Şimdi kâvur olsa da onun kalbini Allah yönetmiyor mu? Dolayısıyla ona o fikri verdi. Çünkü Allah-u Teala sahibi kefeye ikram etmek istedi. Aksi takdirde eşinlik onları alsa, uyandırsa, bilmem ne, sonra şehre indirse falan, iş zor. Mevla da istiyor ki onları üç yüz dokuz sene uyutacak, ondan sonra uyandıracak,
- 21:11
öldükten sonra dirilmenin ayetini bütün kıyamete kadar gelecek insanlara izah edecek. Ondan sonra Müslüman hükümdar gelecek. Yıllar, yüz yıllar sonra o Müslüman hükümdara Allah bir mucize gönderecek, keramet gönderecek. O da imanlı bir adam olacağı için, onu desteklemek için Mevla bunu yapacak. Mevla'nın bir taştan kaç bin kuş vurur.
- 21:34
Onun için o fikri getirdi ki sen bunların kapısını kapat çıkamasınlar, içeride ölsünler gitsinler, sen de kurtul. İkram için yani, esasında Allah-u Teala onları ikram ediyor. Ama tabii şimdi öbürleri baksa etse eyvah işte onlar. Onları sevenler olsa içinden hükümdara bir şey diyemiyor ama mesela onlar üzülüyor.
- 21:55
Baksa bak şer zannediyorsun. Mevla hayret bir şey, Mevla'nın kaderini takdirini bilmediğin için, ya böyle olmasa işte eyvah kapıyı da kapattı, bir daha bunlar çıkamayacak, işte biz de açamayacağız falan. Sen evhamlaşıyorsun. Halbuki Mevla ne planlar kurdu ezelden. Bu şekilde kapıyı kapattırdı. Ördürdü yani tamamen ama içeriden patlatıp çıkamayacak şekilde muhkem yaptırdı.
- 22:20
Dedi ki bu mağara bunların mezarı olsun. O arada, teknisyonun yakınlarında bulunan fakat imanını gizleyen, yani ölüm tehlikesi olduğu zaman ruhsatla amel ederek, hani ben kafir oldum bu da daptım diye denebiliyor ya, ölüm tehlikesinde böyle bir durum var. Elfaz-ı küfürü zahiren telaffuz ediyor. Kalbinde imanı gizliyor.
- 22:47
O gençler azimetle amel ettiler. Halbuki onların da ruhsatı vardı böyle. Ama onlar ruhsatla amel etmediler. Azimetle amel ettiler, ölümü göze aldılar. İki tane genç var. Onlar yahu dediler şimdi bunları buraya kapattı. Bunlar kimdir nedir yarın bir gün tanıyan bilen kalmayacak. Bak Allah-u Teala ne işler gördürüyor.
- 23:12
Dile bunların neseplerini, soy ağaçlarını, sayılarını, işte yedi kişi olduklarını, kayboldukları tarihi, dağa çıktıkları mağaranın tarihini, kimden kaçtıkları, hepsini iki kurşun levhaya, kurşundan, iki kurşun levhaya yazdılar. Sonra onu bakır bir tabuta, böyle bir sandık, bakırdan da bir sandığa koydular.
- 23:35
Mağaranın kapısına duvar örüldü, muhkem duvar. Örülen duvarın içerisine, Tekin Usta bir kral başında durmuyor ki, buraya emir veriyor, gidiyor. Onlar orayı şey ederken, örerlerken, dediler ki yarın bir gün burası dünya. Neler olur neler olmaz. Onlar bilmiyorlar Allah'ın ezeli ilmini tabi. Gaybden haberleri yok.
- 24:00
Ama çok aşağı, Mevla oraya da o fikri verdiriyor. Yoksa Mevla Teala, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem hepsini bildiremez mi sana neseplerini, şeylerini? Onlar bizi bildirir ama Mevla Teala şahitli iş yaptırıyor. Onlar da oraya, demek ki ne kadar kalın bir duvar ördüler ki, bakır sandık da duvarın içinde montelendi yani.
- 24:21
Ve böylece, dediler, Laallallaha yuzra ala evla il fitteh. Bu gençlerin üzerine Allah Belki kavme müminin kabliyem bil kıyameti. Bak bak, onlara da Allah nasıl ilan ediyor. Onlara da gizli mümin. Kıyamet gününden önce, 309 sene sonra zaten, bu iş oldu. Kıyamet gününden önce, Allah Teala, imanlı bir kavmi ola ki, temenni ettiler.
- 24:51
Bunlara, mutlali kılacak, yani bu mağaraya. Ve fe ya'lemu men mu'men fete'ânihum hîne-i krivâze kitabe haber al. O zaman burayı, işte efendim, bu kapıyı çökmek isteyen, yani örgülü şeyi, taşları dağıtmak isteyen biri çıkarsa, onu açmak isteyen, o da bu bizim yazımızı okur. Bunlar kimdirler, nedirler?
- 25:16
Haberlerini anlar, dediler. Tabi geldi zaman, gitti zaman, Deryanus geberdi, adamları geberdiler, 309 sene. Kim kalacak? Efendim, İsa as. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem arasında ömürler kısalmıştı. Yani o ilk zaman gibi, yani Adem as. zamanında falan, uzun yani, 1000 seneli gömle Nuh as. zamanında, 1000 sene, 1250, 1400 falan, onlar zaman geçtikçe ömürler kısaldı.
- 25:46
Yani daha İbrahim as. zamanında 200'e falan düştü. Ondan sonra zaten, Müstesna bir şahsiyeti, o 250 sene yaşamış falan, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında böyle 250 sene yaşayan birkaç kişi çıkar. Böyle sahabeden kim var öyle? 100 yaşını geçen birkaç tane var. Dolayısıyla ömürler kısalmıştı.
- 26:06
O arada Deryanus gebermişti. Adamları da ölmüştü. Yıllar, asırlar geçti. 309 senede 3 asır geçti. Ne krallar geldi değişti. Derken Bey Darus isminde, mübarek bir adam, yine İncil şeratından beslenen beslenen ve ve tabi Allah-u Teala'nın tabi Allah-u Teala'nın vahiylerinde vahiylerinde, iman şartları iman şartları değişmez dedik ya değişmez dedik ya, öldükten sonra
- 26:31
öldükten sonra dirilmek var, ahiret var hesap var, mizan var mizan var, bunların hepsi bütün bunların hepsi bütün Adem Aleyhisselam'dan beri gelen Adem as.'dan beri gelen, bütün suhufta, bütün suhufta, sayfelerde sayfelerde, dört büyük kitap, dört büyük kitap hepsini aynı yazıyor hepsini aynı yazıyor.
- 26:41
İman şartların iman şartlarında değişiklik olmaz da değişik olmak, şerat hükümlerini helal alan vs. her zamana göre, zemine göre, şimdi Kuran şeratı, kıyamete kadar bak yani ondan evvelki şeratlarda Kuran şeratı gelene kadar değişiklikler oldu. Dolayısıyla, itikad değişmediği için, dirilme şeyi, hepsinde sabit duruyor.
- 27:02
Bu Bey Darus da, dirilmeye inanıyor, fakat millet hepten yoldan çıkmış. Zaten 309 sene evvel, yani, Dekyanus döneminde zaten milleti buta tattırmış. Dekyanus zaten iman şartlığı, imanı, İslam, hepsini bozmuş. Dolayısıyla ondan da 309 sene geçmiş. Millet bozulmuş, milletin ahirette öldükten sonra dirilmeye inanan yok.
- 27:28
Bu Bey Darus da bu sefer, mübarek bir adam, imanlı bir adam, kral oldu oraya, namaz kılıyor, zikrediyor, ibadet ediyor, fakat, dirilmeye inananlar var, çoğu da inkar ediyor. Onlar da şimdi, insanların dünya hayatından başka hayat yoktur. Dirilirse de cesetler değil, ruhlar dirilir.
- 27:52
Şimdi aynı kafa var ya, yaşar nuru maşar nuru, kemikler dirilir. İşte bunlar müşrik kafası var. İşte o kafa hakim olmuş ortalığa. Dirilirse de ruhlar dirilir. Yani bedenler topraktan çıkmayacak, dirilmeyecek. Bu tabii şirktir, böyle inanmak. Kur'an bunu reddediyor. Bedenler de dirilecek, aynı bu bedenimiz dirilecek.
- 28:12
Şimdi, kral duyunca ki böyle milletin imanı, itikadı böyle bozuk, çok üzülmüş, duaya sarılmış. Rabbika terakhtilâ fehavle. Ey benim Rabbim, ben sana inanıyorum. Sen bu milletin ihtilafını, iman meselesinde ihtilaf olur mu ya? Ahmeti değişmez. İhtilaflar var. Sen bir, o zaman da bir peygamber de yok, yani müracaat edip, bir mucize göster bunlara falan,
- 28:38
öyle de bir durum olmadığı için, sen bunlara bir ayet gönder. Bak, ayeti doğru anlamak lazım. Biz size devamlı anlatıyoruz. Kur'an'ın ayetleri de ayet, ama sadece ayet tabiri Kur'an'ın ayetlerine kullanılmıyor. Diğer vahiylerdeki, Kütüb-ü Semaviyelerindeki ayetlere de kullanılıyor. Bir de, mucizelere de kullanılıyor.
- 29:00
Mesela, parmağın yarılması, o da bir ayet. On aylık yüklü deve çıktı şeyden, Salih Aleyhisselam kayadan, o da bir ayet. Musa Aleyhisselam asası, vuruyor, deniz yarılıyor, o da bir ayet. Şimdi bu, Kral da, Beydar Usta, bir ayet gönder dedi. Tübeyyinü'lüm butlâne muhammâne. Bunların, yanlış itikatta olduklarını, kendilerine açıklasın, o ayeti gördükleri zaman,
- 29:30
daha dirilmeye inkar eden kalmasın. Dedi. Bunun üzerine, bu arada, o padişah dua ediyor, 309 senede dolmaya yaklaşıyor. Uyanmaları, yaklaşması, vakti geliyor. Şimdi Mevla, herkese bir fikir gönderiyor, o fikirlere o işi gördürüyor. Kurban olduğum Allah'ım. Neyse, o dağ mağara, etrafında mağara.
- 29:55
etrafında mağarada tabi çobanlar, eskiden beri çobanlar, dağlarda koyunlarla ot arıyorlar hayvanlarla, bakarken adamın kalbine bir zikir geldi, oralarda dolaşıyor. O adamın ömrü yetmez ona, orada doğduğundan beri o mağarada sonra ağzı örülü, o 309 yaşında değil ki adam, adam tam şeyde, 309 sene dolmak üzereyken oralarda
- 30:25
oralarda bulunan bir adam, yani o dağda yaşayan koyunlar var. Ya dedi koyunlarım ortada kaldı dedi, şimdi çak çak yağmur yağıyor, hayvanlar ıslanıyor falan, malzeme de yok bir şey de yok, koca kayaları çökemem dedi. Şurada dedi o şey belli dışından örüldü mağaranın çünkü dışı belli, ağzı örülmüş kuvvetli bayağı da bir taş var, güçlü de bir malzeme var dedi.
- 30:48
Ben bunları uğraşayım çökeyim Ondan sonra koyunlarıma bundan bir ağıl yaparım. Ahır yani. Ondan sonra koyunlarımda zarar görmez yani değişik havalardan etkilenmez dedi. Başladı şey sökme taşları tabii ne kadar zamanda söktüyse mağaranın kapısı açıldı. Mağaranın kapısı işte hava girmeye başladı, açılmaya başladı.
- 31:18
Açılır açılmaz Allah esafı gevri uyandırdı. Ya bu kadar mı denk geldi? Ya denk gelir mi kardeşim? Allah'ın işinde denk gelme yok. Allah'ın fiillerinde tasadüf yok. Tasadüf ne tasadüf? Tevafuk dersen belki olur. Yine de o laf bile yanlış olur. Allah-u Teala'nın hikmeti ezeli ilmi, kaybı bilmesi, her şeyi ezelden takdir etmesi ve vakti geldiğinde tatbik etmesi.
- 31:49
Bundan başka bir şey yok. Allah'ın bütün fiilleri böyle. Bizim hakkımızdaki böyle. Bir şeye bakıyorsun, denk geliyor mu? Allah Allah! Ben de seninle görüşmek istedim, çok önemli bir mesele vardı seninle şey yapacağım, aa burada denk geldik falan yani öyle bir şey yok. Mevla onu öyle yaratıyor. Esbabını halk ediyor.
- 32:05
Sebeplerini. Hak tecelli eyleyince işleri asan eder. Halk eden esbabını bir lafza da ihsan eder. Yani sebebini yarattığı anda adama diyor ki koyunlarına bir ağıl ya böyle bu taşlar çok uygun diyor ya. Mevla bu kadar Mevla. Adam hemen kırılıyor. Kapı açıldı. Gençler uyandı. Mübarekler. Ondan sonra efendim uyandıktan sonra onlar
- 32:39
sevinçli vaziyette, güleç yüzlü vaziyette, hiçbir şey olmadı. 309 sene uyumuşlar. Fakat saçları çok uzamış. Nasıl efendim sallallahu aleyhi ve sellem'in saç şerifi hala uzuyor ya canlı olduğu için yani mesela hiçbir ölünün, ölmüşün ne bileyim ben, sahabette olsa o zaman saçının, sakalının uzadığını duymadık.
- 33:01
Efendim sallallahu aleyhi ve sellem'in müstesna. Peygamberlerde de olur çünkü peygamberler diri diriler, kabirlerinde namaz kıldıkları için onları uzuyor. Şimdi güleç yüzlü halde zorla tırnakları uzamış. Ondan sonra tabi ayna yok, kendilerini aynada görecek halleri yok da birbirini görüyorlar. Ona bakıyor bu ne vaziyet, ona bakıyor bu ne vaziyet.
- 33:24
Ya biz arkadaş mı? Biz burada ne kadar kaldık? Dediler birbirlerine. Ne kadar oldu acaba? Uyuduk. Bayağı derin uyumuşuz herhalde çok yorgunduk tabi günlerdir. Çok büyük musibet belalara çarpıldık. Tekken usta uğraşıyorlar ya onlar zannediyorlar hani tekken ustanın kemikleri kalmamış, gebermiş ama ya bayağı bir sıkıntılar çektik falan herhalde bir daldırmışız.
- 33:51
Kafayı kaldıramamışız falan. Ne kadar kaldık acaba burada yani? Çünkü tam güneş battıklığı battığı zaman uyudular. Dediler levis neye ben evladayım? Ya dediler biri dedi bir gün uyumuşuzdur herhalde dediler. Çünkü bir de akşam olmuş. Dediler veya öbürü dedi yok ya daha akşam olmamış. Biz dedi güneş battıktan sonra uyuduk.
- 34:12
E şimdi bu yarım gün önce olmuştur. Veya bir günün birkaç saati olmuştur yani. Bunlar böyle aralarında konuşuyorlar. Derken asırlar geçmesine rağmen tabi bedenleri bozulmamış, güzellikleri bozulmamış ondan sonra ya buradaki bazı rivayetlerde şekilleri değişmemiş. Tabi şekilleri değişmemiş derken yüzünün şekli değişmemiş.
- 34:36
Yani bir insanın saçının uzaması benim şimdi yüzüm aynı yüz. Saçım uzasa tırnağım uzasa benim şeklim değişmez ki. Yani yüzüm aynı yüz. Aynı 309 sene evvelki yüz aynı yüz. Dolayısıyla böyle otururken bir de baktılar. Açız ya dediler. Ya biraz da aç olun yani, mübarek 309 sene bir şey yememişsiniz. Açlıklarını hissettiler.
- 35:00
Yemlikayı zaten gönderiyorlardı ya. O da zannediyor ki, dekkan ustan yine gizlenip pizlenip, tepkili kıyafetten gidersen bir şeyler alırım, getiririm, doyarız. Sen dediler, git. Âyet-i Kur'an-ı Kerim bunların bütün detayları... Ben size şimdi kısayı özetliyorum. Yoksa âyetlere manav vermek arzularım.
- 35:18
İftar sohbeti buna müsaade değil. Yani bu sohbetin âyetleri, rivayetleri falan 5-10 saat sürer. Belki 3-5 sohbette biter. Ama bir özet yapıyorum yani. Ondan sonra, zaten onu gönderirken dediler, feb'asivâ ehadekum biberikum mâ zihlel medînet. Her cuma kabus saatindeki ev süresinde okuyoruz bunları. madendeki yapsöresinde okuyoruz bunları.
- 35:37
Gümüş para var o zaman. Dediler ki, gümüş paraları da almışlar yanlarına. 309 sene evvelki gümüş para mı kaldı? Kral değişti, sikkeler değişti, paralar değişti. Dedi ki Dedi ki, bu gümüş parayı al, şehre gitsin, birinizi gönderelim. Felyansur ondan sonra, o da baksın, eyyü azgâta âmen. Ondan sonra o da baksın.
- 35:56
Yani en temiz rızık kimdi? Bak yine, helal olsun, şüpheli rızık olmasın. Yani böyle, kıdayı incelesin. Felyansur eyyü azgâta âmen. Vel yettikum bir rızkın, felyettikum bir rızkın minû. Sonra size oradan, şehirden. Ondan sonra, rızık getirsin. Yani erzak getirsin. Rızık, erzak aynı mânâ gülü Arapçada.
- 36:22
Vel yettel attaf. Aman ha, saklansın, gizlensin. Böyle hareketleriyle, dikkati çekeni hareketler yapmasın. Çünkü birisi ona, sen kimsin ya bilmem ne. Ve lâ ş'iranne bikum ehâdâ. Sakın kimseyi, sizi fark ettirmesin. Yani çünkü sen kimsin, iş bize gelir. İnnehum min yazzarû aleykum. Onların bu sözleri Kur'an'da geçiyor.
- 36:50
Eğer çünkü o halk, veyahut da işte o zaman krala kadar haber gidecek. Burada böyle bir şey var. Onlar size vakıf olurlarsa, yerinizi, adresinizi bulurlarsa, yarcumûkum, sizi taşla öldürürler. Hadi ölüme de razıyız. Evrûidûkum fî milletîm. Kendi dinlerine döndürürler, tehlikesi var. Çünkü zor oyunu bozabilir.
- 37:09
Bak kendilerine güvenmiyorlar. Çünkü baskı, işkence, işkence, işkence. Yani onlar ruhsatla da amel etmek istemiyorlar. Takiye de yapmak istemiyorlar. Halbuki ruhsatta da izin var. Fakat ashab-ı kevf niye oldu? Niye ashab-ı kevf oldu onlar? İşte ölümü göze aldıkları için Allah yolunda. Evvelen tüflihû iden ebedâ.
- 37:29
Ebediyyen felah bulamazsınız. Onların dine dönerseniz. Onun için giden arkadaş çok dikkatli olsun. Kimseye sizi fark ettirmesin. Yerinizi, sağ olduğunuzu vesaire hissettirmesin. Şimdi onlar bilmiyorlar ki üzerlerine. Kapı örüldü. 309 sene kapı kapalı kaldı üzerlerine. Onlar açık buldular. Uyandılar, açık.
- 37:55
Neler oldu? Bunun üzerine Yemlikhâ Hazretleri şehre geliyor. Bakıyor, Allah Allah. Halk tanıdığı bir kimse yok. Esnafta, pazarda, mazarda bir şeyler alacak. Bakkal, bakkal mefhumu yoksa da bir şeyler satan yerler var. Hiç kimse tanıdığımız yok. Nasıl olacak? Dünden bugüne ne diyecek? Ondan sonra Birileriyle sohbet ediyor.
- 38:27
Bir şey alacak, şey edecek falan. O arada Para verdi. Burada o yazılmamış. Kıssa'nın tefsirlerden takip ettiğim için. Esas ipucu paradan çıktı. Parayı verdi. İşte ne olacak? Ekmek aldı, peynir aldı. O zamanın gıdasından Bu para ne ya? O para geçmez ki dedi. Sen şimdi gidip Emevilerin parasıyla bakkala gitsen ekmek alabilir misin?
- 38:59
Yani Emevi döneminin, Abbasi döneminin parasıyla Türkiye'de geçmez yani. Geçmez ama kaç milyon doları da antikalık değeri olabilir. O ayrıdı ama. Adam dedi, ben bundan sana ne vereceğim? dedi. Bu parayı ben tanımıyorum, şey bilmiyorum. Ama bu çok eski bir para dedi. Antik bir para dedi. Sen nasıl bir tipsin dedi.
- 39:21
O arada Esnaf birbirine haber verdi. Elinde bir para var. Uzaydan gelmiş gibi oldu yani. Bu sefer herkes birbirine şey ediyor. Kaptılar, bunu götürdüler. Bey Darus'un o zamanki Müslüman mübarek adamı o da gitmiş, Efendi Hazretleri'ne anlatırdı. Allah'a tevazu yapmak için ateş yakmış. Yaktıktan sonra küllerine küllerine oturmuş.
- 39:45
Padişah'ın kafasını açmış. Bazı kere tevazu için, dua kabul için kafasını açmak da var. İhram'da mesela niye kafan açık? Tevazu meselesi. meselesi. Böyle Allah'a karşı tevazu için başındaki şeyleri çıkartmış, taçları, tahtları çıkartmış. Ondan sonra kralın süslü eşyaları var, onları çıkartmış, gitmiş küle oturmuş, böyle sürünmüş, bulanmış küllere,
- 40:06
Ya Rabbi, Ya Rabbi, bir âyet gönder, bir âyet gönder. Allah, Allah. Adamın duası biter bitmez, ne ihlaslı adammış ya. Bunu aldı, getirdiler. Ne var, ne yok? Dediler ki, böyle bir adam bulduk. Bey Daruss dedi ki, Sen dedi, sen kimsin dedi ya, seni hiç tanıyan bilen de yok buralarda, para bir de para vermişsin bu para, ohooo, dört asır önceki para, Tekianus'un sikkesi var üzerinde, sen dedi bunu nereden buldun dedi ya.
- 40:39
Oho, dört asır önceki para. Tek yanusun sikkesi var üzerinde. Deyince, ondan sonra, o da dedi ki, Lekad künnâ fityeten alâ dinil vâhidi. Anlatıyor şimdi, net. Biz dedi, bir olan Allah'ın dini üzere, tevhid dini üzere, İslamiyet demektir. İbadet eden gençlerdik. O zaman hükümdarı tek yanus vardı. O bize dedi ki, putlara tapacaksınız.
- 41:25
Putlar için kurban keseceksiniz. Şirk. Dün akşam dedi, biz ondan kaçtık. Dün akşam diyor. 309 sene olmuş. Şu Bencelüs Dağı'nda bir mağara var. Orada uyuduk. Uyandık, acıktık. Ne olur, benim arkadaşlarım var. Onlara bir yemek alayım diye. Ben de şehre geldim. Bir de ne var ne yok ortalıkta. Biz kaçtık şimdi.
- 42:02
Soylu aile, çocuklarıyız falan. Tek yanus bizim peşimize adamlar salmıştır. Acaba şehirde ne dolap dönüyor? Şimdi de çarşıya gelir gelmez, kaptılar beni senin önüne getirdiler. Durum bundan ibaret. Ben de şimdi kendimi senin önünde vurdum. Ben de başka bir şey bilmiyorum dedim. İstersen dedi, bizimle beraber mağaraya gideriz.
- 42:28
Orada arkadaşlarım var 6 kişi dedi. Onları da size göstereyim dedi. O arada Beydanus hükümdarın etrafında olanlardan yine müminler var. O zaman tabii gizli mümin olmaya lüzum yok. Tek yanus dönemi değil. Beydanus döneminde imanlarını açıklamışlar. Ahirete inananlar açıkta. Yani çünkü krala bakan ortalık ama milleti de şimdi sen hükümdar olsan şimdi Tayyip Bey
- 42:56
25 sene Cumhurbaşkanı olsa bütün millete Kur'an, Şeriat, Ehl-i Sünnet dayatabiliyor mu? Yapabiliyor musun yani halka? Halkı zorla iman ettiremiyorsun ki. İçinde dinsiz var, donsuz var, çapulcusu var. Her türlü bozuk ittikadlısı var. Krallar her zaman zorbalıkla yapar ama adam zorla ben Müslüman oldum dese, tevhid ehli oldum dese Müslüman olabiliyor ki.
- 43:21
Çünkü neden? Kalbinde iman yok. Onun için orada bulunanlardan mümin bir zat dedi ki Ya kavm-i la hal-le haziha tümine ayatillah. Ya dedi daha ne arıyoruz? Padişahımız devamlı Allah'tan ayet istiyordu. Herhalde bu Allah'ın ayetlerinden bir ayet. Adamın tipi, şekli, elindeki bana bilmem ne. Dün akşam yatana benzemiyor.
- 43:43
Dün akşam yatana, bu sabah kalkana benzemiyor. Cealallâhu azze ve celle lillekum alâ dehâ zelfetteh. Bu gencin elinde Allah azze ve celle size bir ayet gösteriyor gibi geldi bana dedi. Fentalikû bilâ mevhattâ yuriyenâ sahbehu. Hadi gidelim biz bundan, tespit yapalım o mağarada arkadaşlarını görelim dedi.
- 44:10
Hükümet-i Ricali başta olmak üzere o zamanki kraliyet eşrafı. Küçük, büyük şehir halkının hepsi bir anda tabi o zaman böyle küçük şehir her yere yayılıyor bir anda kasabada. Şehir halkının tamamı toplandılar, mağaranın etrafına geldiler. Dedi ki bu mağara bu kadar insanı almaz. Arkadaşlarımız da birden korkar, şey yapar O yüzden korkar, şey yapar.
- 44:34
Yani yeni uygulayış yollamışız. yani yeni bir şey olmuşuz. Onun için Onun için iki büyük yetkili yanlarına girdiler. Yanlarına girdiler. O arada tabi çobana, oradaki çobanı oraları bildiği için çobana oraları bildiği için sen ne sen ne haberin var burada? Ne haberin var? Burada ne dönüyor bu dönem? haberin var burada, ne diyorsun?
- 44:54
Burada bir şeyler var ama hiçbir şey anlamadık. Çobanda oranın halkınlar olduğu için yerlisi, ona sordular. Yahu dedi, valla ben ne bileyim dedi. Koyunlarıma ağıl yapayım derken, taşlar attım. Taşları söktüm dedi. Ondan sonra da içinden bu çıktı. Vay, ne çıktı? Bak, hemen bakır sandık çıktı, tabut. Ondan sonra içinde iki kurşun levha.
- 45:15
Onun için ashabel kehfi vel rakimi de Kur'an'dır. İşte rakimin bir manası köpek, bir manası da levha. Onun için kânû minâ yâtinâ acaba emhasibde'nne ashâbel Kânû mine âyâtin âcem emhâ. kehfi vel rakîmi kânû minâ yâtinâ acaba Habibim sen zannediyor musun ki o mağarada 309 sene uyuttuklarım, sonra uyandırdıklarım o levhalarda ismin yazılanlar, rakim ehli
- 45:39
bizim âyetlerimiz içinde çok acayip oldular. Bizim daha ne acayip âyetlerimiz var? Bu da onlardan biridir. Yoksa en acayibi de bu değil. Mevla buyuruyor, benim kudretime hiçbir şey mâni değil, her şeye gücüm yeter. İzze vel fityetü ilel kevfe kâlu rabbenâ Âtinâ ümmelünke rahmeten ve iyilene emrine reşedâ İşte o gençler Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e üç şey sordular.
- 46:05
Yavudiler, müşrikler Yavudilere gittiler. Dediler ki siz ehli kitapsınız, biz cahiliyet ümmetiyiz, yani biz ümmiyiz, okuma yazma bilmiyoruz. Onun için bu Muhammed de bir şeyler okuyor, şey yapıyor, bizi bastırdı. Biz bunu nasıl yeneriz? Sizden bir bilgi varsa o bilgiyle ona çıkalım diyor. Onlar da dediler ki, üç şey soracaksınız.
- 46:25
Üçüne cevap verirse peygamber değil. Üçüne cevap veremezse yine peygamber değil. İkisine cevap verirse, birine cevap veremezse peygamber. Bunu aldılar listeyi, ohooo mağribmiş mağribi atlattılar. Ondan sonra geldiler, dediler ki efendim sana üç tane sorumuz var. Bunları cevaplandırırsan biz sana iman edeceğiz.
- 46:52
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki, sorun. E o sorun derken de, yani cevap vereyim de dinledi, dediler Ashab-ı Kehf'in kıssasını biliyor musun? Anlat bakalım. Ondan sonra işte Yusuf Aleyhisselam kıssasını biliyor musun? Bir de ruhu biliyor musun? Ruhun mahiyeti nedir? Ruh diye bir şey var ama görmüyoruz, işitmiyoruz.
- 47:17
Sessiz sedasız bir şey giriyor çıkıyor. Ruh nedir dediler. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de inşallah demeyi unuttu, dedi ki yarın gelin cevap vereyim. Vahiye güvendi Cebrail aleyhisselam. Gelir nasıl olsa bana cevaplarını verir. Benim müşriklere mahcube olmam. Fakat Allah-u Teala da inşallah demenin önemini öğretmek için vahiyi geciktirdi.
- 47:38
Bu Cebrail kırk gün vahiyi geciktirdi. Kırk gün. Müşriklere fırsat doğdu. Geliyorlar, gidiyorlar. Hani ne oldu? Hani ne oldu? Hani ne oldu? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki ben Rabbimden vahiy gelmeden size cevap veremem. Ben uydurmuyorum ki. Bana ne buyurulursa onu duyurur. Uydursam kırk gün diye bekleyeyim.
- 47:55
Uydurmanın sonu yok. Ama ben Mevla'dan bekliyorum. Bu da aslında iman etmelerine sebep. Çünkü neden? Bu adam kırk gündür çok akıllı adam. Madem öyle bir şey uydururdu. Ama şimdi tabii ehl-i kitabın kitaplarında yazana da uygun mu diye mi? Bir de o mesele var. Bunlar okuyamıyor ama Yahudilerle anlaştılar.
- 48:16
Onlar da Tevrat'taki, İnci'deki bilgileri verecekler. Tevrat'taki. E bu sefer kırk gün sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Yarın bir şey yapacağım diye sakın. İnşallah söz konuşma. İnşallah. İnşallah de. Allah dilerse. Bu duada çok önemli. Bu da Kehf Suresi'ne ait. Unuttuğun zaman hemen Rabbini zikret.
- 48:40
Mesela inşallah demeyi unuttun. O meclisten kalkmadan mümkünse inşallah dersen kurtarır. Ama o meclisten kalkıp da arada başka işler yaparsan falan yine de inşallah de. Çünkü neden? Geriye dönük. İnşallah Mevla kabul eder de yani yapmak istediğin şeye mani çıkartmaz. Çünkü inşallah denmeyen işe mani çıkarır.
- 49:00
Fakur asya en yehdiyeni Rabbiliyye Rabbimün ala arşadır. Umulur ki Rabbim rüşt ve kemal bakımından mükemmeliyet ve muvafakat ve isabet ve doğru anlayış ve görüş bakımından bundan daha yakın olanına beni iletir, iddia eder. O da çok önemli. Hepsini niçin okumalıyız? Burada yazdım. Bu duayı niçin okumalıyız?
- 49:21
Bu duayı niçin okumalıyız? Bu duayı ne zaman okumalıyız? Bu duayı başımıza ne gelse okumalıyız? Bu duayı başımıza ne gelmeden önce okumalıyız ki gelmesin. Bunların hepsi burada yazılı. Kur'an-ı Kerim duaların ikinci cildinden okuyoruz. Dolayısıyla Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in sonra Ashab-ı Kehf'in bu kıssası Kehf suresi inzal buyuruldu.
- 49:41
Kehf suresinin başından kaç ayet? Onlar hakkında beğendiğimiz sayfalarca gidiyor. Ondan sonra Yusuf Aleyhisselam'ın kıssası vahyi olurdu. Yusuf Aleyhisselam'ın kıssası Kur'an-ı Kerim'de 10 sayfa en azından gidiyor. en azından gidiyor. En uzun kıssa olarak, Yusuf Aleyhisselam'ın kıssası denebilir Kur'an'da.
- 49:56
Küçük peygamberlerin kıssaları var ama yani âyetlerin sayısı ve uzunluk bakımından en uzun Yusuf Aleyhisselam'ın kıssası diye hatırlıyorum. Çünkü en az 10 sayfa o gidiyor. Ondan sonra, dolayısıyla kaldı ruh. İkisini okudu. Ruh'a gelince, Ruh sana, ruhtan soruyorlar. Söyle ki ruh aleme emirdendir. Manevi alemden, kün emriyle yaratılmış.
- 50:24
Ham maddesi sizin bildiğiniz topraktan, yediğinden, içtiğinden, kaloriden, bilmem neden, pırasadan, lahanadan gelmiyor. Onun için onu görecek durumunuz yok. Size çok az ilim verildi. Ruhunuzu anlayacak kadar ilim verilmedi. Ruh bedeni nasıl yönetiyor, nasıl giriyor, nasıl çıkıyor? Hakiki insan ruhtur.
- 50:43
Uyudu mu adam duyamıyor. Öldü mü odun oluyor. Yani o ruh neydi ki böyle? Bütün iş, yani bedenin bütün uzuvları ruhun aletleri. Bunlar hiçbiri kendi çalışmaz. Nasıl ki testere, çekiç, keser usta olmadan çalışmaz. Orada durur. Bedende ruh olmadı mı böyle durur. Zaten kaldırıp gömüyoruz yani. Öldüğü zaman.
- 51:06
Çünkü neden? Ruh çıktı. Size az ilim verildi dediler. Bütün müşrikler, vay anasını dedi. İki şeyden cevap verdi, bir şeyden cevap veremedi. Bu hakiki peygamber. Mesela Ebu Ceylil'in adıyla. Yani burada da büyük bir ayet mucize zuhur etti. Çünkü Ashab-ı Kevf'in kısasıyla, Yusuf Aleyhisselam'ın kısalarını, ki Tevrat'ta ki Yusuf Aleyhisselam onların atalarından.
- 51:31
Beni İsrail'in. Bütün hepsini Tevrat'ta yazıyor. Tevrat'ta İncil'de yazanlara tıp atıp, ki özellikle Tevrat'ta, muafık düşünce. Yahudilerin de iman etmesi lazım. Bu okumamış, yazmamış. Ümmi bir zat. Bunu nasıl biliyor ya? Bütün teferruatlara kadar. Ama işte inat edersen, hidayeti aramazsan, peygamberin mucizesini de görsen sana fayda etmez diyor.
- 51:57
Çünkü kalbinde hidayete meyil olacak. Ben hakkı arıyorum. Doğruyu bulmak istiyorum. Ben hakkın peşindeyim kardeşim. Ben doğrunun peşindeyim. Geleneğine, göreneğine tabi olamam. Yok İsmail'e bir şey açıklamış, heyyet kararlamış. Bana ne? Kimi bağlar? Ben hakkın peşindeyim kardeşim. Doğru ne? Şu anda mesela bu yanlışlara düşenler, kalbinde hidayete meyil olsa,
- 52:22
zaten binlerce, on binlerce kişiye rüya gösteriliyor. Bunlara niye rüya gösterilmiyor? E adam doğruyu bulmak istemiyor ki. Tıkırım yerinde, tuzum kurup, düzenimi tutturdum, sahte şeklinden para topluyorum, yürüsün gitsin diyor. Adam hidayeti istemezse Allah ona rüya da göstermez ki. Göstermez, ayağını da göstermez.
- 52:39
Ama öbür hakkı arayanlar nasıl görür? İşte bak. Onun için Yahudiler burada iman etmedi. Müşrikler iman etmedi. Halbuki böyle bir şey olabilir mi ya? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, binlerce sene evvel nazil oldu. Tevrat'ta İbranice bilmez, okuma bilmez, Arapçayı bile yazıp okuyamıyor. Mevzu buradan çıktı.
- 52:59
Yani Ashab-ı Kehf'in kıssası ve Sure-i Cellesi bu talep üzerine nazil oldu. Bunu evvelki derslerde kaç kere zikretmişim ama bu tafsilata efendim, girmemiş olabilirim. Bunun üzerine kardeşlerimiz onları şeyde yazılanları okudular. Bunlar Tetyanus dönemi isimleri şu, soy ağaçları şu, sayıları bu, baktılar hepsi tutuyor.
- 53:30
Çünkü paradan da tutuyor, her şey tutuyor. Ondan sonra kursun levhaları okuyunca o arada hükümdar gelmedi. Çok meraklı adam olmuş, neyse, siz bir gidin bakın dedi yani önden. Hemen hükümdara haber gönderdiler. Dediler ki çok büyük bir olay var, çabucak gelirseniz büyük bir ayet göreceksiniz. Siz yalvarıp yakarmıyor muydunuz, secdelere kapanmıyor muydunuz?
- 53:56
Ayet istiyordunuz Allah'tan, bundan büyük bir ayet mi olur? Onun üzerine 300 küsur sene önce vefat etmiş gençler Allah-u Teala'nın yeniden canlandırmış olduğunu müşahede edeceksiniz. Bu da dirilmenin en büyük ayeti olacaktır dediler. Hükümdarın bütün dertleri gitti. O hala o Allah'tan ayet istemeyip dualarıyla uğraşıyor.
- 54:19
Bütün dertleri Allah-u Teala hamdü sena'da bulundu, mağaraya doğru yola çıktı. Elhamdülillah onlar bir daha uyumadan evvel yani dirildikleri çok uzun kalmadılar öyle. Şehre falan inmediler bir daha. Mağaradan çıkmadılar. Hemen onları ziyaret etti. Onları kucakladı. Herkes halk tabi giremedi içeri. Halk onları kucakladı.
- 54:39
Onlar devamlı tesbih ediyorlar. Sübhanehu ve Teala. Hamd ediyorlar Mevla'ya. Devamlı zikir onlara. Onlara Allah. Büyük tecelliye mazar olmuş. İmam-ı Rabbani Hüsesur Hazretleri buyuruyor. Ya çok da bir şey yapmadılar diyor. Bir krala direndiler, bir de oradan mağaraya gittiler. Yani eziyet görmediler, işkence çekmediler.
- 54:59
Aç susuzluklarını da hissetmediler. O akşam uyuturdular. O akşam uyuturdular. 309 sene uyandılar. Hiçbir eziyet yok. Gelip tekrar onların bedenlerini kesip doğramadı. Yani aslında bakarsan tabii hükümdara karşı çıkmak. Ama zor zamanda, garip zamanda, herkesin taviz verdiği zamanda,
- 55:23
herkesin bir olanı Allah'a bıraktığı, putlara taptığı, putlara kurban kestiği, dinini değiştirdiği, mürted olduğu bir zamanda, evde o kadar gençliklerine, güzelliklerine, mücevherlerine, bütün mallarına, mülklerine, kendilerinin sahip oldukları belki eşleri var. Her şeyi gözden çıkarıp, ölümü göze almak meselesi.
- 55:46
Onun için diyor askerler, İmam Rabbani mektubatta bu konuyu çok deşiyor. Ashab-ı Kehf meselesini. Yeniden dirilecekler. Hazreti Mehdi döneminde ona yardımcı olacaklar. Kıbrıs tarihinde de Efendi Hazretleri, Tarsus'a, Ashab-ı Kehf'in mağarasını ziyarete gitti. Orada o zaman bir türbeder vardı. Çok mübarek zatlı salihlerden biriydi.
- 56:08
Tabi Efendi Hazretleri gittiğinde biz yanında değildik. Belki doğmadan önce gitmiştir. Çünkü Efendi Hazretleri Bağdat üzerinden Hacca gittiği zamanlar, doğmadan evvel Efendi Hazretleri'nin bir haccı var. Ben 1-2 yaşında olabilirim. Çünkü oradan öyle gittiler. Yani otobüslerinde giderken Ashab-ı Kehf'e uğruyordu.
- 56:24
O zaman otobüste sonra Abdülkar Gelen ve Bağdat'ı ziyaret ediyorlardı. Oradan Şam'dan geçiyorlardı Ürdün üzerinden Hacca. Bize o nasip olmadı. Biz arabayla hiç gitmedik. Dolayısıyla Efendi Hazretleri Kıbrıs Harbi'nden sonra... Ben Kıbrıs Harbi'nde 9 yaşlarında falan olduğumu hatırlıyorum. Yani o zaman hatırlıyorum ama Efendi Hazretleri ile Hacca gidecek,
- 56:45
sağa sola gezecek uzak yollara durumum yok. Yakınlarda geziyordum. Oradaki zat salih bir zat idi. Sonra biz gittik ama Efendi Hazretleri ile 20-30 sene sonra gittiğimizde o zatı bulamadık. Türbeder'e sordum. Sen burada bu kadar senedir bekliyorsun. Bir ayet, bir keramet gördün mü? O da dedi ki bir şey çok keramet hatırlamıyorum.
- 57:09
Ancak Kıbrıs Harbi başladığında ben burada mağaranın kapısında otururken atlarına bindiler, gözümün önünden geçti gittiler. Bunu Efendi Hazretleri'nin mübarek ağzından şu kulağımla vallahi billahi dinledim. Ölülerin tasarrufu olmazmış da ondan sonra ölürünce işi bitermiş de ey gidi kağıtaneli, şişaneli, İsmail Han'ın hocaları, erkek hocaları, karı hocaları,
- 57:35
siyercileri bilmem neleri yazıklar olsun size. Şu Efendi Hazretleri'nin yolunu bozdunuz ya Allah da düzeninizi bozsun. Çünkü neden? Düzeni bozarsan düzeni bozarlar. Çalma kapını çalarlar kapını. Belayı bulacaksın. Tövbe kapısı açık. Ölmeden tövbe edin dönün. Evliyaullah'ın öldükten sonra tasarrufu devam ediyor.
- 57:57
Sahabe peygamber değildi ki. Peygamber olmadığına göre peygamber olmayanların hepsine evliya denir. Sahabe de evliya denir. Her sahabe evliyadandır ama her evliya sahabe değildir. Dolayısıyla sahabe de evliya kısmının en üst seviyesidir. Evliya kısmının içinde tasnifler var. En üst tabaka sahabe-i kiram, sonra tabi-i nizam, tabi-i nizam böyle gidiyor.
- 58:21
Ama hepsine evet çünkü peygamber olmayanların hepsinin müşterek adı evliya. E onlar nasıl gitti Kıbrıs albine? Efendisi ne anlattı bunu? Mevla tasarruf veriyor. Onun için böylece hükümdar geldi. Onları kucakladı, sarıldı. Onlar Hazreti Mehdi'ye yardımcı olacaklar. İmamoğlu Hazretleri buyuruyor ki ya bu asab-ı kiram niye bu kadar önemli oldu?
- 58:49
Kur'an-ı Kerim'de haklarında sure nazil oldu. Ondan sonra Mevla onlara çok tazim etti, değer verdi. Kullar arasında müstesna, evliya arasında çok müstesna, yedi uyurlar diye. Hiçbir evliyada olmayan bir makam verdi. Tabi sahabeden eftel, bizim sahabeden eftel diyemeyiz ama. Yani dolayısıyla çok büyük bir makam.
- 59:12
Bunun sebebi ne oldu diyor? Şimdi diyor askerler durup dururken deniz tatbikatı yapıyorlar, hava tatbikatı yapıyorlar, bilmem ne kadar masraf ediyorlar. Havada uçaklar böyle şovlar yapıyorlar falan. Biz de onurlanıyoruz. Türk askerleri, ordumuz çok güzel envanterine yeni şeyler, tanklar, toplar, ihalar, silahlar ilave etmişler falan.
- 59:33
Bunlar sevindirici şeyler. Biz de dua ediyoruz, tebrik ediyoruz yani. Ama mesela hiç haber değeri çok olmuyor. Çünkü neden? Yunan saldırmamış, Rus saldırmamış. Yani şu anda bir harp yoksa değeri olmaz. Ama birisi saldırdığı zaman, askeriye bir harekete geçtiği zaman, Bütün millet kilitlenir. O askeriyeden bahsediyor, askerimiz, polisimiz.
- 59:49
bütün müşteriler saldırıyor. Onun için rahat zamanda yapılan tatbikatlarla harp zamanı yapılan en ufak bir hareket bir olmaz. Bunu hangi hadisten alıyor? Zor zamanda, fitne zamanda, iç savaş, dış savaş olduğu zaman ibadet yapabilirse, ben Medine'deyken bana hicret eden neyse, zor zamanda ibadet yapmak bana hicret gibidir buyuruyor.
- 1:00:20
Neden? İş zorlaştıkça sevap artar. Bundan dolayı ashabı keyfinde yaptıkları, konuştukları söz, işte dua diyorlar. İşte bu dua, o dua. Ya Rabbi bize tarafından rahmetini, uyumadan evvelki dualar. O akşam bu duayı yaptılar, uyudular. 3-9 sene. Bu duayla, vesilesiyle. Rabbena, bizim Rabbimiz. Atina, bize ver.
- 1:00:44
Milledünke kendi katından, nezdinden, rahmeten. Acı bize ya Rabbi. Biz çoluk çocuğumuz, ana babamızı bıraktık geldik mağaraya. Ne yapacağız, ne kadar duracağız? Bizi bulacaklar mı, öldürecekler mi, ne yapacaklar belli değil. Bize acı ya Rabbi. Hazırla. Lena bizim için, min emrine, şu işimizden. Tam isabetli hareketleri ve bize tam yani 12'den hedefi vurabilmeyi
- 1:01:13
ve böylece senin rızana erebilmeyi nasip eyle dediler. İşte onun için, bu çok önemli. Hangi işte? Tamam mı kardeşlerim? Bak ne diyor? Bizim için selamet sebeplerini hazırla. Mesela bir panik olduk. Başımıza bir olay geldi. Hakkımıza bir haber çıktı. Eşkıya musallat oldu şu anda. Dolu başında bela olan var.
- 1:01:41
Sıkıntıya düştün. Çocuğunla ilgili, eşinle ilgili, işinle ilgili. Kol geziyor, çeteler bilmem ne. O ona dalıyor, bu bunu öldürüyor, bu onu kesiyor. Haberlere baksana. Her tarafa hapishane yapsan yatacak kadar adam var. Dolayısıyla kurtuluş sebeplerini hazırla ve bizim maksadımıza ulaşacak. Mesela bir niyetin var, bir işte başarılı olmak istiyorsun.
- 1:02:04
Bir hastalık var, şifa bulmak istiyorsun. Çocuğunun başına bir bela var veya hasta oldu veya kanser bilmem ne. Doktorlar aciz kaldı yani. Şimdi burada Allah her derde deva indirmiş ama sen bunun çözümünü bilmiyorsun. Sana öğretmesi lazım. Onun için selamet sebeplerini hazırla. Raşedayı anlatıyoruz şimdi.
- 1:02:29
Rüştten geliyor. Hani rüştüne erdi rüşt. Mürşit de oradan geliyor. İrşad da oradan geliyor. Kelimenin mastarı kökeni rüşt. Rüşt ne demek? Tam bir mükemmeliyetli isabet. Hangi konudaysa. Selamet sebeplerini hazırla buyuruyor. Dua ettiler. Ondan sonra bizim maksadımıza ulaştıracak yolu bulmamıza tam bir isabet için gerekli olan vasıtaları hazırla.
- 1:02:57
Çünkü sebepler alemindeyiz. Şimdi mesela hastalığa çare bulamıyorsun. Allah sana bir doktor bulduruyor. Veyahut bir kocakar ilacı bulduruyor. Doktorlar bir şey yapamıyor. Bir de bakıyorsun alternatif tıptan tedavi oluyor. E şimdi Mevla sana buldurmazsa, bildirmezse, karşına çıkartmazsa sen bunu kıyamete kadar bulamazsın.
- 1:03:20
Ya rüya gösteriyor. Ya şu adama git diyor. Ya bir arkadaşın diyor ki ben şundan faydalanıyorum. Ona gidiyor falan filan. Ya benim kurtuluş çarem yok. Marco Paşa'yı geçtim. Herkes derdini bana anlatıyor. Ya ben ne yapacağım arkadaş? O diyor ki 500 bin lira. Olmazsa yandım, yakıldım, evim dağıldı, karım boşandı.
- 1:03:38
Ya tamam da ben şimdi senin karın boşanmasın diye 500 bin lira bulamam ki kardeşim. Yani ama ben de onlara dua öğretiyorum, zikir öğretiyorum. İşte bu dua hangi işte sıkıntıya girdiyse, hangi musibet bela vurduysa, hangi meselede Allah sebeplerini yaratsın ve o vasıtaları hazırlasın ve sana onu bildirsin ve seni o yola koydursun ve sonuna muvaffak etsin, erdirsin.
- 1:04:06
Bunun için en kısa dua, bildiğim ve Kur'an'da geçen en kısa dua, en kısa dua, bu kadar mana içine alan, yarım satırı geçmeyen, Rabbena atina milledünke rahmeten ve heyyi'lena min emrina raşeda. Bu ne var ya? Zaten Rabbena atina, dünyanın başı gibi Rabbena atina, ikisi ezberinizde. Geri kalan 4-5 kelime kaldı kardeşim ya.
- 1:04:33
Ben ne yapayım? Şimdi ondan sonra tabii neler oldu, neler yaşandı? Böylece onlar zikirle meşgul oluyorlardı. Beydaruz, Allah'a, krala dediler seni Allah'a emanet ediyoruz. Ne dua aldı mübarek. Ondan sonra koruma duaları yaptılar. Yattıkları yerlere döndüler, dediler bize müsaade dediler. Çünkü Mevla o kadar müsaade etti.
- 1:05:04
Yattıkları yerlere döndüler, uyudular yine. Allah Allah. Şu anda uyuyorlar. Şu anda uyuyorlar. 309 sene uyutan, 2000 sene uyutamaz mı? Bir sene sen zaten 3 gün, 5 gün yemezsen, içmeden 10 gün, 20 gün havasız yerde uyutan Allah. Yani 3 gün, 5 gün bile uyusa o demektir ki mucize. Artık mucize devreye girdikten sonra Allah'ın kudretine kim ne itiraz edebilir?
- 1:05:35
Ha 309 sene, ha 3900 sene. Fark etmez ki. Çünkü onu yaratmak mıyım? Onu yaratabildikten sonra ha biri, ha bini. Mesele yapmak. Onun için ben seni diyor anandan, babanın suyunu, ananın suyunu birleştirdim mi? Ana rahminde ne evrelerden, ne devrelerden geçirerek sonra seni diriltemeyecek miyim diyor. Diriltmek mi daha kolay?
- 1:05:57
İlk baştan yaratmak mı daha kolay diyor? Ben öyleyim. Zaten bir defa yoktan yapmışım seni diyor. Daha sonra dirilmeyi niye inkar ediyorsun? Kafasız, man kafa. Kur'an bunu söylüyor. Böylece o sırada Allah Teala onlar uyurken vefat etti. Şu anda ölüler, şu anda ölüler. Ancak yerlerine gittiler, uyudular.
- 1:06:21
Allah onlara bir de Azrâil Aleyhisselâm'ı gönderip canlarının alınmasını yaşatmadı. Onlar gittiler, uyudular. Uykuda da Allah vefat ettirdi. Şu anda ölüler. Ama Hazret-i Mehdi zamanında yeniden diriltecek. Bil fiil ve bizzat Mehdi'nin ordusuna katılanlar ashabı kefi manevi yardım değil, zahiren, fiziken görecekler.
- 1:06:44
O zaman diriltecek, yeniden diriltecek. Böylece hükümdar dedi ki bunların her birini altından, Parabal o zaman Rum kralı, yani Rumların o bölgenin kralı. Altından bir tabut yapayım. 7 tane tabut. Ondan sonra bunların içine hepsini teker teker koyalım dedi. Fakat o gece rüyasına girdiler. Ashabı kef hazaratı.
- 1:07:13
O gece rüyasına girdiler. Daha tabutlar yapılmadan. Dediler biz altından yaratılmadık. Gümüşten de yaratılmadık. Topraktan yaratıldık. Sen bizi mağarada olduğumuz toprağın üzerinde bırak. Bak şimdi dikkat et. Bizi göm defnet demiyorlar. Bizi toprağın üstünde bırak. Ki Allah bizi oradan dirilsin. Yani ne demek istiyorlar?
- 1:07:35
Mahşere de oradan dirilsin. Ama toprağın üstünde bırak. Niye? Hazreti Mehdi'ye yardıma gelecekler onun için. Bir daha diriltilmeleri var. O da onları ağaçtan tabutlara koydurdu. Mağaranın kapısına da bir mescit yaptırdı. Zaten Kur'an'ı kendisi söylüyor. İstişareler oldu. Mescit mi yapalım ne yapalım falan.
- 1:07:55
İşlerine galip gelenler. Yani laflarını dinletenler. Dediler ki Üzerlerine mescit yapacağız dediler. Hemen tam. Şimdi o mağaraya giriyoruz. Afşin'de de bir rivayet var. Efendim sen oraya da itibar ederdin. Ben de ettim. Orada da bir mağara var. Ürdün'de de var. Ciharet ettim. Yani rivayetler muhtelif olmakla beraber en kuvvetli rivayet Tarsus'tadır.
- 1:08:24
Tarsus'taki mağara derine doğru gidiyor. Şimdi mesela üzerlerine mescit var. Ama mesela kapıdan girdiğin zaman onların durduğu o fecve diyor Kur'an geniş yerde. Kapıdan hemen girdiğin zaman ortada bir genişlik var. Onlar oradaydılar. Güneş vuruyordu işte sağa vuruyordu sola vuruyordu. Ayetteki tarifler uyuyor.
- 1:08:42
Uyuyor ama onların uyudukları yer oraydı ama sonra gittikleri yer derine gittiler. Derine gittiler de uyudular. Dolayısıyla şimdi aşağıda birkaç metreler var elli yüz metre ileride mescit var. O mescit ilk mescidin yeri tabi bina aynı bina kalmamış iki bin senedir ama o mescit onun yeri. O mescidin altına denk geliyor ama orayı açılamıyor.
- 1:09:06
Hazreti Muhafize İbni Abbas Hazretleriyle Tarsus'ta mağaraya geldiler. Hazreti Muhafize şunları gittiği yere kadar gitsin bir ziyaret edelim. Bunlar çürümemiştir dedi. İbni Abbas dedi ki Radıyallahu anhuma karıştırma bu işleri dedi. Dedi ki ya ben dedi adam göndereyim falan dedi ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem senden hayırlısını Allah men etti.
- 1:09:26
Sen onları bir görsen korkudan kaçardın. Kalbin korkuyla dolardı onların heybetlerinden. Habibine böyle buyur dedi. Sen niye böyle yapıyorsun falan dedi. Hazreti Muhafize İbni Abbas Radıyallahu anhuma mağaradan gittiğiniz yere kadar gidin gidin gidin. Adamları gönderdi bir yere geldiler oraya geldiler.
- 1:09:46
Bir ateş çıktı mağaradan. Kâzı Beyzâvi tesirinde yazıyor bu. Bir ateş çıktı, püskürttü onları. Gitti, hadi gir bakalım. Ama onlar duruyorlar. Dolayısıyla her sene ziyaret edilmeleri için de büyük bir bayram tertipledi. Onun için burada, Hazreti Esâb-ı Kevse burada ne var? Bir dua var. Hangi işte sıkıldıysanız, sebepleri müyesser olmuyorsa müheyyâ denir.
- 1:10:13
Müheyyâ ne demek? Aradığını bulamıyorsun. Yani yol açılmıyor, kapı açılmıyor, kitlen. Yol açılmıyor, kapı açılmıyor, kilitlen, birisi diyor kısmetim, bağlantı evlenemiyorum. Birisi diyor kısmetim, bağlandı evlenemiyorum. Öbürü diyor bizim dükkana müşteri gelmiyor.
- 1:10:29
Benim bende bir kısmet bağlılığım var. İşte bak sebepleri Allah'ın hazırlaması için, esbabını fark etmesi için çok önemli. Ondan dolayı bu dua, Şimdi biz bu duayı niçin okumalıyız? Vakitler yetmiyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem istemememizi emrettiği şey bu. Raşet isteyin diyor. Onun için bu dua camiyetli bir duadır.
- 1:10:57
Bunu kazanmak için 360'da bir dua var. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ne buyuruyor? Benim hep yaptığım dualarda duyarsınız. Hangi iş başıma gelirse akıbetini raşet eyle. Onun için bu dua devamlı yapılacak. Sonra bu duanın içinde bulunduğu beytler var. Evliyaullah bunu beytlerle içine almış. Çok muazzam bir şeyler.
- 1:11:31
Mücerrebata geçiyor. İsteklerin husulü için. Mücerreptir, denenmiştir. Kimin Allah'tan bir isteği varsa bu beytleri okumaya devam etsin. Her vakit tekrar etsin. Kısa zamanda hasıl olacak. Ne istiyorsa olacaktır buyuruyor. Bu beytler de 357. sayfada. Ondan sonra bu duayı niçin okumalıyız? İşlerden herhangi bir iş yapmak istediğimiz zaman,
- 1:11:53
Allah'ın ashab-ı keftenin naklen zikrettiği bu duayı okusun buyuruyor. Harzemi Hazretleri, Evliyaullah'ın reislerinden. Yemen Meşayıhından İmam-ı Şerci Hazretleri. Bu dua ashab-ı kefenin kapısının üzerine yazılmıştı. Bununla dua etmekle sayılamayacak kadar havas ve faziletler var. İmam-ı Gazali Hazretleri buyuruyor.
- 1:12:15
Evet kaynaklar burada verilmiş. Bu işlere başlayan, o işin kolay geçmesini istiyorsan, tamamlanmasını istiyorsan, sebeplerini Allah'ın hazır bulundurmasını istiyorsan, akıbetinin hayır olmasını istiyorsan, bu dua her işe başlarken okunacak buyuruyor. İmam-ı Gazali Hüccedül İsa Hazretleri. Sonra İmam-ı Terimi Hazretleri, Yemen Meşayıhından.
- 1:12:37
İşlerine başlanırken kolay geçmesi istiyorsan, bir de doğru yapmak istiyorsan, doğru yol bulması istiyorsan, bu dua okunacak buyuruyor. Ondan sonra beytler 357. sayfada. Ondan sonra ne var? Deccal'a karşı okunacak 10 ayetin sonunda. Mesela o 10 ayet hangi ayet? Kur'an'dan şimdi sana tarif etsem, Kur'an'ı neresinde bulamıyorsun?
- 1:12:59
Bak burada onu da yaptım size bir hizmet. Duayı yazıp geçerdim. Dedim millet bulsun aradığını. Hadis-i Şerif'te Ebu Derdar adına rivayet ediyor. Hadis-i Şerif Sahih-i Müslim'de geçiyor. Kıçkev Suresi'nin başından 10 ayet ezberleyen, Men hafıza aşrâen minev-i sureti osmü'l-med-deccal. Deccardan korunur buyuruyor.
- 1:13:23
Yani Deccal önüne çıksa bütün dünyayı deviriyor, dağları deviriyor. 10 ayeti okuduğun anda Deccal sana bir şey yapamıyor. Bu 10 ayetin sonu bu duayla bitiyor. Ve heyyi lenâ min emrine reşedâ. Bu 10 ayet çok önemli. Bu 10 ayet, İçinizden kim Deccal'a yetişirse buyuruyor. Sallallahu aleyhi ve sellem Müslüman hadisinde yine.
- 1:13:43
Hakim'de Müstedrek-i Nur'a diyor. Fell yekrali fevâtiha sûretil keyfi. Keh Suresinin Fatiha'sını yani başındaki ayetleri okusun buyuruyor. Bu 10 ayet nereden yazıyor? 359. Bu Kur'an-ı Kerim dualarının ikinci cildi. Bu kitap yeni çıktı bu. Az kaya yayınlarından talep edebilirsiniz. Burada da 10 ayet 359.
- 1:14:03
sayfada. Kur'an'dan arayıp bulamazsınız diye 10 ayeti koydum. Sonra Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in emrettiği dualar var. 360'da 10'da da bu dua geçiyor. Sonra bu ayeti kerimeyle kılınacak hacet namazı var. Bu çok önemli. Bu hacet namazını şu ana kadar bilmiyorsunuz. Size bu zamana kadar dergilerde yazmadım.
- 1:14:23
Hiçbir kitabımda yazmadım. İlk olarak bu hacet namazı burada var. Tamam 2 rekatta bir selam veriliyor. Toplam 4 rekat kılınıyor. Fatiha'dan sonra 10 kere 1. rekatta bu dua okunuyor. Rabbenâ âtinâ emrine lükûnâ rahmeten ve'î ilenâ emrine emrine'r-raşâd. Ya bu kadar. 10 kere tekrar ediyor. 2. rekatta Rabbüşrahali sadri yefkav kavliye kadar 3.
- 1:14:46
rekatta yine 4. Rekatta yine Firavun Hanedanı'ndan gizli mü'min olan âyette fese tezgurûne mâ kullekum eufezûzû emrî lillâhi lillâhi minallâhi basrûnû bi'l-habâdâti okunuyor. 4. Rekatta da rabbeneâ etmim leneâ nûrâneâ vehfirleneâ enneke alâ kişâne tahrim sözü âyette 10 kez. Hepsi 10 kez okunuyor. Namaz bitiyor.
- 1:15:04
2 rekatta selam verilir. 4. rekat kılınıyor. Gece teheccüde olursa seher vakti tam 10 gecelere giriyoruz. Çok önemli 10 gecelerdeyiz. Kadir Gecesi vaati var. Bu hacet namazıyla çözemeyeceğiniz iş yok. Namazdan sonra secdeye varılıyor. E ben bu ahatleri ezberleyemem. O zaman bir imam kıldırır. İmamla kılarsınız.
- 1:15:22
Bir imam bulur. Ben de kıldırırım. Belki haclerde bir gün. Namazdan sonra secdeye varılıyor. 41 kere lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî gündû minel zâlimîn fesecem lâ levunet ceynâ evlel habbi ve ted'elgen öncîn mü'minîn O devamıyla birlikte okunuyor 41 kere bu sefer. 41 kere okunuyor. Ondan sonra yine secde halinde.
- 1:15:44
Yine secdeden namazdan sonra olduğu için Türkçe'de dua edilebilir. Lâ ilâhe illâ ente'le bitiriyor. Secdede duacet duası Allah arz ediliyor. İşte böyle yapanın biiznillah murâdı asul olur. Ne istiyorsa. O kadar kaynak koydum. Sayfa 363'te. Ben bu ayette geçen duayı tek olarak okumak istiyorum, öğrenmek istiyorum diyorsan her ayetin bittiği yerde bazı ayet 50 sayfa gidiyor.
- 1:16:08
50 sayfa giden yer var. En sonuna bakacaksın. Yeni ayete geçilmeden evvel. Yeni ayet ne? Kevs Suresi'nin 14. ayeti. Bu kaçıydı? 10'uydu. Kevs Suresi'nin 14. ayetinde zikredilen dua bak. 364'te yeni ayete geçti. Yeni ayete geçmeden evvel o ayetin duasını çünkü arada çok acet namazları, ilimler, ilimler, hadisler, ayetler geliyor.
- 1:16:32
Duanın okunuşu. Usulün böyle. Duanın okunuşunu arıyorsan bu ayeti ben tek yapacağım. Ağzıma alıştıracağım. Her işin başında yapacağım. Besmele'den sonra. Çünkü bu işimiz diyor. Hangisi o iş. Raşede. 363'ün sonundaki dua ayetteki dua. Çünkü ayetin tamamı değil dua. Ayetin bir kısmı dua. Onun için Rabbena'dan başlıyor.
- 1:17:00
Rabbena'dan başlıyor. 363. Güzel yaparsanız tarifi için. 361-63 arası. O üç sayfada da hacet namazın tarifi ve okunacak ayet-i kerimeler ne muradınız varsa ama ne isterseniz anlatın. Allah'ın yaratabileceği bir şey yok. Buna göre kardeşlerimiz şimdi bir de Eshab-ı Kevfin isimlerinin havasını yazdım.
- 1:17:28
Hiçbir kitapta bugüne kadar yazmak nasip olmadı. Eshab-ı Kevfin Mehdi denemine kadar tehir edilmeleri onların bu ümmet arasına girme şerefine nail olmaları için kendilerine ikram yapılır. Nasıl İsa'nın selamı gökten nazil olacak. Henüz ölmedi. Bu ümmetten olma şerefi Eshab-ı Kevfe'de bu ümmetten olma şerefini verecek Mevla.
- 1:17:50
Mehdi'ye yardım ettikleri için. Eshab-ı Kevfin isimleri ve isimlerinin havası, isimlerinin rivayetleri, hadis kaynaklarında geçen 7 kişinin 8'incileri, bu zatların isimleri Mekşelmina, Temlikha, Merdunes, Yesbunes, Zertunes, Kefaş, Taytus, Meytus, Yus, bir de Kıtmir. Yalnız bu rivayetlerin Arapçalarında yazdım.
- 1:18:17
Türkçe okumalarda harfler yanlış çıkma tehlikesi var. Türkçede biliyorsun H, H, Hı, üçü hep H. Onun için bunları yazdım. Ali İbni Talib'de olan rivayetlerde isimlerde değişiklik var. Yemlikha, Mekşelmina vs. Birini de yazsan olur. 353, 354 Kur'an-ı Kerim duaları ikinci cid çıktı, yeni çıktı. Burada yazıyoruz.
- 1:18:40
Şimdi İbni Hacer ne diyor? İsimlerinin telaffuzu hakkında ihtilaf mevcut olduğundan zabıtları bu rivayetlerde geçiyor. İmam-ı Nisabir'i diyor, İbni Abbas'tan naklediyor. Eshab-ı Kevfin isimleri birçok şey için faydalı. Kaç madde yazdım biliyor musunuz? Kaç maddeye faydalı? On sekiz madde. Bunların izahlarını şu anda vaktim yok.
- 1:19:03
Sizler 354, 355'te okuyun. Talep için, aradığını bulmak için, kaçtığından kurtulmak için, yangını söndürmek için, çocukların ağlamasını kesmek için, ekinlerin bereketi ve korunması için, kalp çarpıntısı için, damar atmalarının durması için, sıtmanın izalesi için, baş ağrısının izalesi için, zenginlik tahsili için, makam ve itibar için, yöneticilerin elinde iş gördürmek için,
- 1:19:28
kolay doğum için, yeni doğan çocuğa musallat olan cinli ümmü sıbyan için, malı muhafaza için, bindiği geminin arabanın selameti için, öldürülmekten kurtuluş için, aklın artması için, zekanın artması için, ezber gücü artması için, günahlardan kurtulması için allimu evladın vesme halil kefi, ehl-i kefin, ashab-ı kefin isimleri çocuklarınıza öğretin, buyuruluyor.
- 1:19:52
Evet, fe inne alev kütübel alâ bâbi dârdem yuhrak. Bir evin kapısının üzerine yazılsa, ben de yazdırayım, yani evde var. Burada mesela, şurada vaaz-ı sohbet yaptım, şurası ashab-ı kef, işte Osmanlı zamanında ashab-ı kef. Bir evin kapısına yazılsa o yanmaz, buyuruyor. ve alâ meta'in lem yushrak. Bir eşyanın içine konulsa çalınmaz, buyuruyor.
- 1:20:11
ve alâ merkebin lem tahrik. Bineğe konulsa, gemiye konulsa, arabaya konulsa kaza yapmaz, boğulmaz, buyuruyor. Burada dünya kadar kanallar yazdım, Savi tefsirinden, Rubian tefsirinden, Cemal tefsirinden. Üç yüz elli beş. Yalnız, bu demin saydıklarım, böyle rastgele ve hızlı okunmaz, burada hepsinin maddesi var.
- 1:20:30
Bunlar yazılacak, doğru yazılacak, mümkünse daire şekline yazılacak, ortaya kıtmir yazılacak. O, onun resmi var. Ben sizinle resmi paylaşarım, YouTube'da, sitemde, o yazılma şeklini. Bu isimler yazılacak. Ondan sonra ancak, nereye bağlanacak? Evin kapısına mı konulacak? Kolay doğum için nereye takacaksın?
- 1:20:49
Anladın mı? Efendim, yöneticiler nezdinde iş gördürmek istiyorsan, sağ bacak üzerine bağlanacak. İşte efendim, çocuğun üstüne çocuğun üzerine takılacak. Vesair, ya da bir üste takılacak. Baş ağrım gitsin istiyorsan, sağ pazu, pazu bura bak. Sağ pazonun üstüne, buraya lastik yiyeceksin. Baş ağrısı için başa takılmıyor, yani önüne gelene göre kafanıza iş yapmayın.
- 1:21:16
Burada bütün ibadetleri kaynaklarıyla zikrettim. Kaç tane tefsirden? Bunlar da size hizmet için yazdım. Gece gündür uyumadım, bu kitabı çıkarttım. Havası vardır, bir kağıda yazılırsa, Seyit Murtaza Zebidi, İhya Ulum Şarihi, eve yazılırsa yanmaz, denenmiştir. Kıtmırın ismini ne yapıyorlar? Eskiden mektuplara yazılıyorlarmış, Kıtmır yazıyormuşlar mektubun kenarına Arapça.
- 1:21:44
O mektup mutlaka, evvelce kuşlarla, muşlarla, kaç bin kilometreye gönderiyorsun kuşu. O mektup mutlaka ulaşıyormuş, Kıtmır'ı yazarsan. İşte böyle havas vardır. Onun için kardeşlerim, biz bu duanın içini okumalıyız. Fatsını da özellikle tavsiye ediyorum. Bu kitap Akış Kalemlerinden çıkmış. Bu benim anlattığım, içindeki ilimlerin binde biri.
- 1:22:07
Binde biri. Burada da ne dualar, ne ayetler, ne hadisler, ne ilimler. Allah'ım öyle muvaffak eylesin. Özellikle sağ tarafından kapı açarsanız, hatim dualarınızı bugüne kadar hiç yapmadığınız, bilmediğiniz, öleceğiz, gideceğiz. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yaptığı hatim duasını yapmadan öleceğiz ya.
- 1:22:25
İlk olarak yazdım. 15. sayfadan itibaren de, Kur'an'ı hatmettiğiniz yerde çoluk çocuğunuzu toplayıp, bu hatim dualarını yaparsanız, dünya, ahiret için istenmedik bir şey yok. Üçüncü cilde onların manalarını da yazarım inşallah.
- 1:22:39
Şimdi bu çabuk çıktı biraz. Allah amele muvaffak eyleye. Allah oruçlarınızı kabul eylesin, teravihlerinizi kabul eylesin. 19. gece teravih kılanı melekler her gün, sen camide kılın ama. Erkekler sabah da kılın ama. Melekler eve gelecek yani. Bu şekilde de bu müjdelere. Allah'ın ailesi.
Benzer sohbetler
1:04:09İftar Sohbetleri 2026 - 24. Bölüm 19 Mart 202619 Mart 2026 · 65 dkRamazan Sohbetleri · 19 Mart 2026
1:06:14İftar Sohbetleri 2026 - 23. Bölüm 18 Mart 202618 Mart 2026 · 67 dkRamazan Sohbetleri · 18 Mart 2026
44:45İftar Sohbetleri 2026 - 22. Bölüm 17 Mart 202617 Mart 2026 · 45 dkRamazan Sohbetleri · 17 Mart 2026


