26:06 / 1:00:06Şu an 26:06 / 1:00:06
Video bölümleri
- 06:22Yûnus Aleyhisselâm'ın Balığın Karnındaki Zikri İle Firavun'un Boğulurken Yaptığı Zikri Duyan Melekler Ne Dedi?
- 16:09Kalbin Hidâyetten Kaymaması İçin Hangi Duâ Okunmalıdır?
- 19:08Cennet, Âşık Olduğu Dört Sınıf İnsanı Bekliyor! Kim Bunlar?
- 22:58Ramazân'da Bağışlanmayan Daha Ne Zaman Affolacak?
- 24:57Hasen-i Basrî Hazretleri Neden: "Siz Sahâbeyi Görseydiniz Deli Derdiniz" Dedi?
- 45:16Hiç Hasta Olmamak İçin Altın Değerinde Nebevî Tavsiye
Transkript
145 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillahi Rabbil Alemin ve sallallahu teala ala seyyidil murselin Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain Kıymetli dinleyenlerimiz Bu çarşamba günü Dün gece zikirlerini yapanlar Dualarını yapanlar için hayırlı geçti, mübarek oldu. Ama yolsuzluk yapanlar, soysuzluk yapanlar Ondan sonra rüşvet, ihale, fesat, ifsat
- 00:47
Karıştıranlar, kul hakkı yiyenler, dış güçlerle anlaşanlar Vatanı, milleti bölmek için düşmanlarla kırıştıranlar hakkında tabi uğursuz oldu. Dolayısıyla çarşambaların ön emeği Mart'ın ilk çarşambası Ruhun takvimine göre bizim konuştuklarımızı dinleyenler, takip edenler her zaman istifade ederler.
- 01:18
O zaman istifade ederler, maddi mânevî belalardan Allah'ın zikriyle ve dualarıyla kurtulurlar, bunda şüphemiz yoktur. Şimdi yine sizi sadakayla ilgili bir yere teşvik edeceğim. Hatta ondan sonra Mahmud Efendi Hazretlerimize Bağlı Şura Müceddiliği'ye Sultan Gazi, Gazi Osman Paşa Arnavutköy'de Efendi Hazretlerimizin vekili olan Hasan Hüseyin Hoca Efendi, ben onu çok severim.
- 01:51
Farklı severim, sebepleri var. Çünkü hep Efendi Hazretlerimizin murad üzere oldu. Herkes çekinirken çekinmedi. Herkes taviz verirken taviz vermedi. Şimdi tabii birçok Hoca Efendiler hakkı söylemeye başladılar ama o zaman kimse söyleyemiyordu yani. Tabi fakirden başka. Bu Hoca Efendi'ye çok dikkat edelim, önem verelim.
- 02:16
Çok talebe yetiştiriyor, çok Hoca Efendi yetiştiriyor, Efendi Hazretlerimizin yoluna çok büyük hizmet ediyor. Yedi katlı erkek medresesi, ben de gitmiştim inşallah, temel halindeyken, arsa halindeyken dua etmiştim. Herhalde bir gece gittiğimi hatırlıyorum. 12.000 metre, maşallah bir senede kapalı alan 3.200 metre.
- 02:36
3.000 kişinin aynı anda namaz kılacağı, 3.200 talebe okuyacak, 2.000 talebeye yemek yapılacak kapasiteli bir yer, 12.000 metre karenin, kaba inşaatı bitti. İşte bu Efendi Hazretleri'nin himmeti değil de nedir? Onların benim gibi, tabii benim yine konuşmalarım, teşviklerimi yayınladılar, şey ettiler.
- 02:58
Kimseye o kadar izin vermem. Bunlara niye izin verdim? Çünkü bu Hasan Hüseyin Hoca Efendi hakikaten Sultan Gazi'de ama bütün Türkiye'ye hoca talebe yetiştirdiği gönderiyor. Allah ondan razı olsun. Buranın borçları var. 7 milyon beton borcu, 1 milyon dömür borcu. Kalıpçılara ödeme 1 milyon 250 bin, 500 bin demircilere vs.
- 03:22
Ustalara 650 bin, vinçlere 250 bin, böyle yazmışlar, iskelelere vs. 7 milyon da sağdan soldan borç aldılar. Uluçam İlim Hizmet Derneği. İrtibat telefonu 0500 43 200 34 34 18. Ben asla Mahmut Efendi Hazretlerimize bağlı olan, hak üzere olan, rabıta sağlam olan, istismarsız ve kendine işi yontmayan kıymetli kardeşlerimiz hakkında davetçiyim, teşvikçiyim.
- 04:06
Benim kimseyle resmi bir bağım, bağlantım da yok. Hiçbir dernek ve vakıftan da bir üyeliğim, mütevelliliğim de bir şeyim de yok. Ben Allah için hizmetçiyim, siz de bunu görüyorsunuz. Mühim olan, ayrımcılık da yapmıyorum. Yeter ki hak yolda olduğunu ve istikamet üzere hareket ettiğini bileyim. Bu yüzden bu vesileyle buraya gönül rahatlığıyla yardım edebilirsiniz.
- 04:30
Hakikaten çok büyük bir talep. sebeb-i merkezidir, ilim merkezidir. Ben de ayda bir sohbete gideceğim. Çünkü sohbet yeri de orada yaptı. Salonlarla uğraşanmıyoruz, yani hiç feyiz yok salonlarda. Namaz, cemaat kılan, kılanmıyoruz. Çok kötü oluyor bu salon işleri. Bu salonlardan kurtulmak. Kötü komşumuz, adam mal sahibi eder, biz de bu gibi sohbet yerlerine sahip ediyor.
- 04:51
Uluçam İlim Hizmet Derneği'ne yardımlarınızı bekliyorlar. Bir an evvel biterse, yani, inşallah, biz de ayda bir. Çünkü benim oralar iyi sohbet bölgelerim. Küçükköy Merkez Camii, Seyfisar Sultan Gazi, Kayseri Osman Paşa, o camiler, hepsine geziyordum oraları. Küçükköy'e zaten on beş, yirmi sene gittim her hafta pazartesleri.
- 05:12
Şimdi oralara en yakın bura yapıldı. Bu salonlardan da kurtulalım. Kadın erkek cemaat namazını kılacak şekilde çok büyük sohbet yerleri de birkaç bin kişilik yapılıyor. Bu on iki binin içerisinde sohbet yerleri ayrıldı. Allah-u Teala, şu mübarek Ramazan-ı Şerif'te hayırlarınızı kabul eylesin. Ve bu müesseselerin bir an evvel bitmesinin nasuhibi ve müesser eylesin.
- 05:39
Amin. Şimdi okuduğumuz bir hadis-i şerif vardı. Bu hadis-i şerifi, yani bir de tabii biz de muhtacız diyorsunuz. Doğal olarak herkesin kendine göre sıkıntıları, maddi manevi ihtiyaçları var. Ekonominin durumu ortada yani. Ama Mevla-ı Teala ne buyuruyor?
- 06:08
Yani dostların tarif ediyor, cennet takva sahibi kullar için hazırlandı buyuruyor. Bakın Ramazan-ı Şerif'te cennet süslendi, donatıldı, kuşatıldı, ehlini bekliyor. Ramazan-ı Şerif'te cennet sahiplerini bekliyor. Ve nita diyor, sesleniyor. Beni Allah'tan isteyen yok mu? Nerede isteyeceksin?
- 06:34
Tabii ki şu nazik saatlerde, şu iftar duaların kabul olduğu, boynların cehennemden azad olduğu şu iftar saatinde isteyeceksin. Gece Teheccüd'de isteyeceksin, seherlerde, sahurlerde isteyeceksin. Duanın da bir adabı var değil mi?
- 06:54
Yani vaktini kollamak, sıkıştığın her an vaktidir ama ya sıkışmadan da dua yapmak, Te'arrafu ila Allahe fi'r-raha'i arifke fişşidde. Rahat zamanında sen Allah'a dua ile zikir ile kendini tanıt ki, Mevla herkesi biliyor, görüyor ama zikir ile görsün seni. Arifke fişşidde'nin zor zamanında da o da seni tanısın buyuruyor.
- 07:17
Allah'ın tanımadığı mı var? Haşa. Ne demek tanısın? Sana yardım göndersin yani. Dost muamelesi yapsın, düşman muamelesi yapmasın, öbür türlü ne diyecek? Ne buyuracak Mevla? Firavun'a buyurduğu gibi, alane. Firavun son nefesinde Kızıldeniz'in dalgaları arasındayken, ne dedi? Amentü ennehu. La ilahe illallahi amenet bi benu israile ve ene minel müslimin.
- 07:45
Ben müslümanlardan biriyim, Allah'tan başka ilah yoktur. Ama ne cevabı aldı? Alane, şimdi mi yola geldin? O kadar asayide kabulüm. Ve güntemine'l müfsidin. Bundan evvel isyan etmiştin ve fesat çıkaranla, bozgunculardan olmuştun. Dünyanın tüzeni bozdun, bütün millete zulmettin.
- 08:04
Şimdi, Efendi Hazretlerimiz kutsesi ruhu buyururdu ki, Mahmut Efendi Şeyhimiz, Pirimiz. Yani, Yunus Aleyhisselam balığın karnına düştüğünde, La ilahe illallahi ente. Ya Rabbi senden başka ilah yok. Sübhaneke inniküm cümlen zalimin bildiğiniz meşhur dua. İsm-i azam, kim bununla yalvarsa Allah'ı kabul eder.
- 08:26
Ma min mekruhu bi niyedi'u bi adet duayla sücibele. Hangi dertli bu dua yapsa mutlaka icabet olur. Şimdi, Firavun'un La ilahe illal lezi amenet bi ben İsrail yani. Ben İsrail'in Allah'ı yani işte. Yani Musa Aleyhisselam'ın ümmetinin demek istiyor. Ondan başka ilah yok yani. Allah'tan başka ilah yok diyor.
- 08:48
Yunus Aleyhisselam ne diyor? Senden başka ilah yok diyor Mevla'ya. Lafız ve telaffuz bakımından bunların arasında fark yoktur, buyururdu. Peki, niye birinin ki kabul edildi, birinin ki kabul edilmedi? Niye Firavun'un La ilahe illal lezi amenet denirken Yunus Aleyhisselam Efendimiz'e Feslecebne alevvene ceynevnel ghamm.
- 09:10
Biz hemen duasını kabul ettik ve onu küçük balığı büyük balık yuttu. Ondan sonra gitti dibe yattı. Bir de gece karanlık bastı. Fena defil zulümat. O kadar karanlıkların içinde seslendi. Kim duyar sesini Allah'tan başka? Denizin dibinde. Gecenin karanlığı. Denizin karanlığı. Büyük balığın karanlığı. Kaç karanlığın içinde?
- 09:42
Senden başka ilah yok. Ne olur beni kurtar dedi. Feslecebne alevvene ceynevnel ghamm. Biz hemen duasını kabul ettik. Onu kurtardık. Düştüğü gamdan, kederden ve sıkıntıdan halas ettik. Burası çok önemli derdi. Müminleri işte böyle kurtarırız. Zaten buradan ne çıkıyor? Bu dua, Yunus Aleyhisselam'ı kurtarmaya mahsus değil.
- 10:06
Kim bu dua yaparsa, davetü zinnun. Balığın arkadaşı, onun tabiri Yunus Aleyhisselam'ın şey yani. Bir lakabı da balığın arkadaşı yani. Balığın karnında kaldığı için. İşte o dua var ya diyor. Davet ehli Yunus, kardeşim Yunus'un. Hangi dertli? Bunlar dua etse mutlaka kabul edilir. Ama işte şartları var diyoruz.
- 10:31
Ne bakımdan? İmanın var mı? Salih amirin var mı? Bir de sen Allah'ı zikredenlerden miydin? Allah şimdi mi aklına geldi, hatırına geldi? Uçak tribülansa girince mi Allah demeye başladın? Ondan evvel şarap mı içiyordun, içki mi içiyordun? Ha ha ha. Hostetlere burasından burasından bakıyordun yani. Mesela tribülansa girince mi Allah Allah demeye başladın?
- 10:55
Eşhedü en la ilahe illallah demeye başladın. Anladın mı? Boğulurken mi Allah aklına geldi yani? Mevla buna bakar. Bak zor zamanda sen, rahat zamanda Allah'a ibadet ve dua ve zikirle kendini güzel tanıt ki, sen öyle olursan Mevla öyle görür. Ya Arif kefişit dedi, o da zor zamanda seni tanıyacak. Ne demek tanıyacak?
- 11:18
E rahmetini gönderecek. Melekler ne dediler Firavun'un zikrini duyunca? Firavun zikretti, amet ödedi, la ilahe illallah dedi. Yani illal lezi amenet bi benu israil o demek. Melekler dediler ya Rabbim çok uzaklardan bir ses geliyor ama hiç tanımıyoruz. Çünkü neden? Hiç la ilahe illallah dememiş ki, hiç estağfurullah dememiş ki.
- 11:48
Ha bugün Ramazan Şerif'in ortası bitiyor yani 20. gün. Yani 19. gün işte 20. geceye gireceğiz ondan sonra. Yani bir yarın kaldı. Ya Gaffa Rasulü ortası mağfiret. Ey günahları bağışlayan Allah'ım. Dedin mi? Yok. Mevla buyurdu, o hiç zikretmedi, şükretmedi, hiç Allah demedi. Firavun o. Acıyacak mısın ona ya Rabbim?
- 12:21
Acımam ona buyurdu. Sonra Yunus Aleyhisselam'ın sesini duydular. Tabii çok derinden geliyor. Dediler, ya Rabbim bir ses geliyor tanır gibi oluyoruz. Fakat çok uzaktan zayıf geliyor. Mevla buyurdu ki, aa tanımazdınız mı onu? Benim Yunus kulum var ya devamlı ibadet ve zikir yapar. O balın karnına düştü.
- 12:49
Düşüren Allah Celle Celaluhu. Çıkaran Allah Celle Celaluhu. Melekler dediler, ya Rabbi o seni çok zikrediyordu, şükrediyordu o Yunus kulumu. Sen ona şimdi rahat zamanda yaptığı dualara, zikirlere, ibadetlere acıyıp da sen onu kurtarmayacak mısın? Mevla buyurdu, tabii kurtaracağım. Onun için şu günler sağlıklı, sıhhatli, afiyetli günlerimiz.
- 13:22
Ne belalar gelebilir. Gelmemiz için dualar, zikirler yapıyoruz, sadakalar veriyoruz. Vermemiz lazım. Kurbanlar kestik. Allah kabul etsin bugün elhamdülillah. Nafile kurban olaraktan, başımızı gözümüz sadakası ve azaptan fidyemiz olarak, fidye olarak. Bunlar çok iyi şeyler. Ondan sonra bir bela gelmeden zaten belayı kaldırıyor.
- 13:52
Bakiruhu sadaka fe innel belâ lâ tıghattâ. Sadakayı erken verin, bela onu geçemez. Belayı kesin kaldırıyor. Gelecek belayı durduruyor. Yoldaki belayı durduruyor. Ömrü uzatıyor. Ömre bereket veriyor. Rızka bereket veriyor. Mahşerde güneşin tavan boyu yakına geldiği günde başına gölge oluyor. Olacağı vaat ediliyor.
- 14:16
Sadaka bir şey var mı? E ben işte biz de şeyiz, dardayız. Ya tamam da dar olan darlığına göre, bol olan bollığına göre. Genişlik sahibi olan genişliğine göre versin buyuruyor Mevla buyuruyor. Ve men kudrâ li rızkû fe l-yufikmi mâ teâllâ. Rızkı dar ise Allah'ın ona verdiklerinden o nisbette versin buyuruyor.
- 14:40
Cennet hazırlandı, adamları bekliyor. Şimdi o cennet isteyin, Ramazan'da çok işte. Ha oraya bir gelemedik ya, 20 gün, 19 gün sohbet ediyoruz. Yani şimdi onu okuyayım diye niyet ettim. Dolayısıyla dün de itikaf konusunu yapalım. Belki itikafa girenlere teşvik olursa, âlâ amellere biz de kazanırız diye.
- 15:04
O konu, oradan geçti konuya. Benim dostlarım buyuruyor, takva sahibi kullarım için cennete hazırlandı, ehlini bekliyor. İnnel cinan, yaşlık neyle albaret neferin, buyuruyor hadis-i şerifte. Cennetler dört kısım insana iştiyak duyuyor. Ne zaman ölecekler de bana gelecekler. Allah Allah, biraz daha burada yaşayayım, ölmeyeyim diye düşün.
- 15:29
Ben bilsem garanti cennetliyim, cennet beni bekliyor. Ben de çok bu dünyada derdini çekmeye de lüzumum kalmadı yani. Bu tahttan sonra ne yersem zarar. Hiçbir keyfim yok dünyada. Barsam çalışmıyor, hazmım çalışmıyor. Ondan dolayı da bir şey, yemek istemiyorum, kat yemek istemiyorum, işte biz sıvı çorbalara kaldık.
- 15:48
Mesele değil elhamdülillah, çorba ne demek? En büyük nimet de Ekmek sultan, çorba vezir, gerizi kıvır zivir demiş. Benim meselem o değil. Yani bu saatten sonra yemek için, içmek için, evlenmek için, doğmak için, doğurmak için yaşayacak benim bir durumum kalmadı yani. Elhamdülillah, torunlarımız var.
- 16:08
Şimdi, ibadeti taat için tabii şey ama o da riski. Kalbin kayma tehlikesi var. Biz masum değiliz, peygamber değiliz ki haşa. Kalbin kayma tehlikesi var, ayağın kayma tehlikesi var. Ayağın kaysa kalçan kırılır. Kalbin kayarsa kafan da kırılır, cehennemi boylarsın.
- 16:28
Şimdi kalbin kayması ne demek? Rabbena alâ tuzgu guluben. Ey Rabbimiz kalplerimizi kaydırma diyor. Ba'di deyten, İslam'a, Kur'an'a bizi iddia et, Ehl-i Sünnet'e kavuşturduktan sonra. Demek ki Ehl-i Sünnet'e kavuşturduktan sonra kaydırdıkları var ki, bize dua üretiyor. İlimde râsık olanlar, en büyük alimler, müştehidler böyle dua ederler diyor.
- 16:51
Kur'an bize dua üretiyor. Âl-i İmrân Suresi'nin ilk sayfasında. Ya Rabbi sana iman ettik. Sen'inden gelen Kur'an'a hepsi muhkem ve teşabi. Bütün ayetler Sen'den geldi. Hepsine iman ettik. Rabbena. Ondan sonra onların dualarını zikrediyor. Niye? Siz de böyle dua edin diye. Bize dua yapmayı öğretiyor Mevla.
- 17:16
Kur'an'da ne dualar? Kur'an duaları diye kitap yazdım. İşte birinci cid bitti çoktan. İkiyle üçte hazırladım. Çıkaramadım işte. Vakitsizlikten Allah bereket versin, dua edin. Çok önemli. Bütün Kur'an'daki duaları yazdım. İşte onlardan biri budur. Bu da birinci cidde çıktı bu. Onu bakabilirsiniz. Çok ilim var orada.
- 17:35
Kalbin kaymasıyla alakalı baya bir şeyler yazdım. Efendi Hazretlerimiz beş vakit namazdan sonra okurdu bunu. Ali Adem Efendi babamız. Mahmut evladım buyurdu şeyhimize. Bu dua çok oku. Çünkü kalpler Mevla'ya göre bizim elimizdeki düğme gibidir. Nasıl çırp bastın şimdi bunlar yandı. Bir düğmelik canı var bunlar.
- 17:56
Hemen söner burası zifiri karanlık olur. Hiç beni göremezsiniz. Ben zaten sizi göremiyorum. Dolayısıyla bir anda imansız olursun, ölürsün. Son nefeste rastlarsa Allah muhafaza. Ebedi cehennem. Ey Rabbimiz kalplerimizi kaydırma. Sen borçlu değilsin bize. Hibe yap. Hibe ne demek? Bağış yap yani. Bağış, bağış.
- 18:23
Karşılıksız olana hibe edin. Mevla'nın adı Vehhab. Hiç karşılıksız bolca veren. Karşılıksız kim veriyor ya? Allah'tan başka. İnne kentel vehhab. Bolca hibe edin. Ancak sensin. Benim dostlarım böyle dua ederler diyor. Onun için bir yandan dua edeceğiz. İşte bunun için bahaneler üreteceğiz. Salih amellere tevessül edeceğiz.
- 18:57
Vebtehul elvesile. Sizi benim rızama kavuşturacak vesile arayın. En büyük vesile salih amellerdir. Bu itibarla benim dostlarım bollukta da verirler, darlıkta da verirler diyor. Nispe iyi. Durumuna göre. Ama cennet hazırlandı. Bak diyor ki cennet dört kısmı sana aşıktır diyor. Şu anda bekliyor. Ne zaman ölecekler de bana gelecekler?
- 19:23
E kim bunlar? Saim-i Ramavan. Saim-i Ramavanın düştüğü zaafette. Ramazan'da oruç tutanlar. Ve ta'lil kur'an. O da ta'li neydi yani? Kur'an okuyanlar bak. Gazete okuyanlar, internete bakanlar demedi. Kur'an okuyanlar. Tam Ramazan Kur'anı. Ve hafızı lisan. Dillerini hibet, yalan, dedikodu, iftiradan koruyanlar.
- 19:49
Ve nut'umil ci'ran. Fakir fukaraya girenler. Özellikle komşularındaki fakirler. vel câril dîl kurba vel câril cünübî vel sâhibi bil cembi ve bil sebîli diyor Kur'an. Hem akraba olup hem komşu olursa çift dikiş, üç dikiş. Yok akraba değil ama yine komşu, komşuluk hakkında. Ondan sonra yakın arkadaş, mu'minin arkadaşı, hacı arkadaşı, asker arkadaşı, yol arkadaşı,
- 20:19
arkadaş, hukuk gelişmiş aranızda. Bunları arayan, kollayanlar buyuruyor. İşte onun için yedirenler buyuruyor, yiyenler deseydi hepimiz girmiştik. Yedirenler buyuruyor. İşte tam bunun tersine de cehenneme aşık. Ramazanda oruç tutmaz, Kur'an okumaz, dilini haramlardan korumaz, fakir fukarayı doyurmaz.
- 20:42
Cehennemde bunlara aşık. Bunlar ne zaman geberecekler de bana gelecekler diye bekliyor. O da burada bıçağı bilevlenen, kesilmek üzere hazırlanan koyun gibi hala geviş getiriyor koyun ya. Öbür koyunu keserken bu koyunun gözüne eskiden benim gördüğümde çocukluğumuzda kurban kesilmelere giderdim. Babamın yanında bakardım koyunların gözüne mendil bağlamışlar.
- 21:10
Şimdi onu da yaptılar. Niye? O kesilen öbür koyunu görmez. Gerçi görse bile koyun. Yani. İşine gelir oyun demiş. Yani koyun oyuna gelir. Yani. Anlamıyor oyuna. Ağzı böyle. Saman almış. O da senin arkadaşın kesiliyor. Şimdi sıra sıra geliyor. E işte. Koyun olmamak lazım derdi Efendi Hazretlerimiz. Koyuna gelmemek lazım.
- 21:39
Her gün bunca insan ölüyor. Başlarına ne kaza ne belalar geliyor. Bunlardan biri de biz olabilirdik. Bugün afiyette geçiriyorsak Allah'ımıza hamd edelim, şükredelim, zikredelim, sadaka verelim. Belalar def edelim. Belaları davet etmeyelim. Haramlar, günahlar belaları davetiye çıkartmaktır. Ya Rabbi benim başımın belamı ver demektir.
- 22:01
Bu kadar yolsuzluk soysuzluk olur mu ya? Pervasızca rüşvetler, itikadlar, bilmem neler. Soydular sonra çevirdiler. Her tarafı. Belediyeyi şurayı burayı. Ondan sonra başına bela gelir. Çok sabırlı yine kaç sene sabret. Çünkü kul hakkı var burada. Fakir fıkran hakkı var burada. Teşkilatlanacağım diye, yeni bilmem ne kuracağım diye, bilmem cumhurbaşkanı
- 22:27
olacağım diye vesaire bilmem ne. Bir insan, bu kadar insan vergi ödüyor. Belediyeleri şuraya buraya. Bu kadar rüşvet, bu kadar itikad nedir? İşte bak günahlar belaları davetiye çıkarır. Zikirle, ibadetler, salih ameller, sadakalar belayı tef eder. Zikirden başka hiçbir şey azaptan, Allah'ın azabından kurtaramaz, geri çeviremez diyor.
- 23:03
Kırk kere söyledim. Ramazan-ı Şerif'te af olmayan da af olmaz diyor. Yani tevbe kapısı kapanıyor anlamında. Anlamayın ama yani bu mevsimi kaçırmayın anlamında değerlendirin. Ramazan-ı Şerif'te istiğfar bölümü var işte. Her şeyini şey yapamıyorum. Ramazan-ı Şerif'te zikir. Sayfe 346. E ne zaman daha bakacaksın?
- 23:25
10 gün kaldı yani bu sene 29 çekiyor. Ne zaman bakacaksın yani? Bir daha Ramazan'a sağ mısın? Bu Ramazan'da Kadir Gecesi'nde bayrama çıkacak mısın? Onu bile bilmiyorsun ya mübarek adam ya. Bu dünya bir kere ya. Bu çarşamba pazarı değil. Bu hafta lahana bulamadın bir daha hafta alırsın. Dünya pazarıdır.
- 23:44
Bir kere kuruluyor. Aldın aldın almadın kaldın. Ebedi. Ebedi helak oldun. Mezraidir ahiretin bu fani. Tedarik görmeyen bunda. Görür anda tufani. Ne tufan kopacak biliyor musun ahiret? Ekin tarlası burası. Eksen ektiğini biçeceksin. Muhterem. Ramazan'da sadaka. Ramazan'da zikir. Ramazan'da cemaatle ramazan.
- 24:12
Ramazan'da teravih. Ramazan'da fitre. Ramazan'da tabi. Oruçta fidye. Ramazan hep Ramazan. Yani burada kat kat değer artışı var. Muhterem. Daha ne yapacaksın Mevla? Ne buyuracaksın ya? Zakirullaha fi Ramazan. Ramazan'da Allah'ı zikreden kesin affedilir diyor. Ne isteyen varsa mahrum olmaz. Kabul edilir diyor.
- 24:37
Yani Ramazan-ı Şerif. Tehliller, tevhidler, zikirler. Kat kat kat. Hangisini okuyayım ya? Ben burada yani bir günde bu zikir işini yaparız. İnşallahu Rahman. Şimdi vakitlerimiz kaldığı kadarıyla. Onun için Hacer-i Basrî radıyallahu teâlâ, Efendimiz, Teâbil'in hayırlısı olan bu hususta buyuruyordu ki, Ben, yani günah işlemeyin.
- 25:11
Günah işleyen Allah'a harp başmıştır. Kimsenin Allah ile harbe takati yoktur. Biz zayıf mahluklarız. Kavi olan Allah'ımıza nasıl isyan ederiz? Ondan kaçış kurtuluşumuz yoktur. Azabına takatımız yetmez. Yanmaya kim dayanabilir? Ama ne ölecek, ne dirilecek yani. Ölüm de yok. Demek bu, ne demek bu? Sürekli azapta çile çekmek demek.
- 25:43
Ya dayanılır mı azap? Bir ağrıya bir sancıya dayanabiliyor musunuz ya? Dayanılabiliyor mu ya? Başımıza geldi bu kadar ağırlaş. Yeşilisiceli ilaç kesmedi ya. Acillerde kaldım bazı kere de, boynumda mesele de. Öyle bir ağrılar yani. Hiçbir ağrı kesi kesmiyor ya. Dayanılabiliyor mu?
- 26:06
Şimdi sen onun için isyan etme diyor. Bedir elinden 70 tane sahabeye yetiştim diyor. Kim diyor bunu? Hacer-i Basrî radıyallahu teâlâ, 130 sahabe gördüm buyuruyor. Bunların 70'i Bedir'e katılanlar. Bedir'e katılanların faziletleri. Kısaca geçen Bedir gecesinin sohbetini anlatmıştım. Velekad edraktu vallâhi seb'ine bedriyen.
- 26:31
Bedir elinden vallâhi 70 zahate kavuştum. Ekserul libâsimusûf. Öyle onlar ipekli, ince, kaliteli kumaşlar giymez. Kalın gün böyle batan, şimdiki teknolojide yok tabii o zaman böyle. Hani hakiki günü şey gibi yapıyorlar, incecik yapıyorlar mesela şimdi. Öyle değil. Kalın gün. Ve lem râitumûn kul tümme cânî.
- 26:57
Siz onları görseydiniz diyor. Bak kime anlatıyor. Tâbiîn'den de var sohbetinde. Tabii de Tebe-i Tâbiîn'de var. Yani Tâbiîn'i görenler Tebe-i Tâbiîn. Hacer-i Basrî Tâbiîn olduğu için. Siz onları görseydiniz diyor. Bak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem en hayırlı asır, benim asrım sonra onunla takdir.
- 27:19
En hayırlı adamlara konuşuyor. Bize göre biz dünyanın sonunda zulmanın son deliğine geliyoruz. En hayırlı adamlara sohbet yapıyor. Ama ne diyor? Siz sahabeyi anlamazdınız diyor. Sahabe ile Tâbiîn arasında uçurum var. Tâbiîn ile Tebe-i Tâbiîn arasında uçurum var demek ki. Siz onları görseydiniz diyor, deli derdiniz diyor.
- 27:43
Niye deli diyeceksin sahabeye? Deli kime derler derdi Efendi Hazretlerimiz. Karı zararı hesap etmeyene deli derler. Çünkü akıl, maddi akıl yani. Zahiri manada, tabii öbür türlü batiri manada gider, Allah yolunda harbe girer, kafirlerle cihad eder, şey olur, bunu göze alır. Ama dünya haklı olsa der ki niye öleyim gideyim, karım kalacak, çocuğum yetim kalacak,
- 28:11
bilmem torunlarımı sevemeyeceğim, göremeyeceğim, kendine göre hesaplara bak. O maddi akıl. Ahiret aklı öyle çalışmaz. Ahiret aklı cennete, cemalluğa, rızalığa kavuşayım diye her şeyini feda eder. Ama işte bu da ne yapmaz? Dünya aklına çok uygun gelmez. Sonra münafıklar vesaireler ne derler bunun teli midir nedir ya,
- 28:38
Yahudi'ye çatıyorsun, bilmem öbürüne niye reddi yapacaksın, neye? Zarar gelecek sana, bedel ödetecekler. Çünkü o maddi akılla bakıyor. Veya sen ne cihada gidiyorsun, gaza gidiyorsun, yaralanacaksın veyahut da öldürüleceksin, ne işin var git evinde otur, yat aşağı, karınla, çoluğun çocuğunla eğlen. Maddi akıl öyle söylüyor.
- 29:01
Ama esas akıl öyle söylemiyor. Neden? Ebedi ahiret, sonsuz hayat var. Burası zaten ecel geldiğinde bitecek. Harpte de aynı vakitte öleceksin, evde de olsan aynı vakitte öleceksin. Ecel ileri geri yapmaz. E bari ölümümü değerlendireyim. Bari şehadet şerbetini içeyim. Çanakkale şehitleri gibi, gazileri gibi rahmetullahi ve alimi ecmain.
- 29:23
Yeni 110. sene devresini idrak ettik. Dolayısıyla akıl. Geçim aklı, dünya aklı kısa görüşlüdür. Bak ben şu duvardan ileri bile göremiyorum. Artık zaten sol göz hepten gitti. Yani duvarı falan önümü de görememeye başladım da. Hadi sen görüyorsun. Nereye kadar görüyorsun kardeşim? Duvara kadar yani. bir yere kadar yani.
- 29:56
Veyahut önünde hiç duvar mı var yok, bir yere kadar yani. Çünkü görmenin şartlarından biri nedir? Çok yakın olmayacak, çok uzak olmayacak. Şimdi çok yakın oldu mu gözümü göremiyorum yani çünkü çok yakın. Kendimi de göremiyorum aynaya bakmadan çünkü çok yakın. Bir de çok uzak olmayacak. İstediğin kadar gözün keskin görsün.
- 30:12
Bir mesafe bak da orada ilerisi kimse göremez. adesi, türmüzü. Dünya aklı kısa görüşlüdür, ahiret aklı keskin görüşlüdür. Niye? Ne duvarı ya? Ahiret kafası çalışırsa, gözü görürse, işte o zaman ölümü görüyor, kabiri görüyor, mahşeri görüyor. sırattaki tehlikeleri görüyor, mizandaki tehlikeleri görüyor.
- 30:36
Sonsuz hayatı görüyor cennet, cennet. Çünkü neden? Ayet-i hadis bize bildirdi bunları. İman gözü, ahiret aklı sonsuza kadar görüyor. Niye? Mevla bildirdi sonsuza kadar ne olacağını. Ve ferikun fil cenneti. Ve ferikun fil cenneti. Bir fırka cenneti. Sonsuz bir fırka cenneti. Sonsuz yani. Anlamayacak ne var?
- 30:59
Yeter ki imanın olsun. Şuurun olsun, ikramın olsun. Onun için. Şimdi, dolayısıyla ben diyorum Bedireli'nden 70 kişiyi gördüm. Elbiselerim, elbiselerim tozlu, dumanlı. Öyle nerede? Onlarda. Yemek bulamıyorlar, tatlı su bulamıyorlar, elbise bulamıyorlar. Ashab-ı Suffe. Bedireli'de Ashab-ı Suffe'den çok var.
- 31:30
Onun için biz onları görseydiniz, deli bunlar derdi. Niye? Adam gözünü budaktan sakınmıyor Allah için. Canını feda ediyor şeriat için, din için. Sen de bakarsın. Sabah da namaz, uyumuyor, ibadet yapıyor. Ondan sonra falan çarşıya, pazara gidip ziyaret yapmıyor. Oturmuş oradayım. Ondan sonra sen de deli mi bunlar nedir ya?
- 31:58
Bak, tabine tabi tabine vaaz ediyor ya. Siz diyor onları görseydin. Çünkü neden? Karını zararını Allah için hesap etmez. Zararı göze alır. Neden? Ebedi kar var ahirette. Söze bak ya. Söze bakacağa gel. Ben böyle bir söz görmedim ya. Eğer diyor sahabe-i kirama yetişseydiniz, vaaz ettiklerine böyle benim konuştuğum gibi konuştuklarını mecliste söylüyor.
- 32:33
Onlar sizi görselerdi demiyor. Buraya dikkat. Sizin en hayırlılarınızı görselerdi. Çünkü tabinin tabi tabinin de. Şerlisi de var herkeste. O asır olarak en hayırlı asır, bu asırda bulunan salihler ayrı bir şey. Yoksa ikinci asırda, üçüncü asırda, yani asr-ı saadetten sonraki de veya asr-ı saadette bile münafık yok muydu yani?
- 32:56
Dolayısıyla her asırda hıyar olur, şırar olur. Yani şerliler var, hayırlılar var. Genel manada hayırlılarının en hayırlı olduğu asır, ilk üç asır. O ayrı bir mefhum. Onu da doğru anlamak lazım. O asırda bir tane günahkar yok, bir tane fasık, münafık yok, kafir yok. Onu mu diyor yani? Haşa. Dolayısıyla onlar sizin normal müslümanlarınızı değil.
- 33:23
Ki o zamanki normal müslümanlar bizim şu andakinden bin kat iyidir de. sizin en iyilerinizi görseydiniz. En iyiler ne demek ya? Sizin en iyilerinizi görselerdi. En iyiler kim ya? En iyiler kim yani? Muhammed İbn-i Sirinler. İşte vesaire. Malik İbn-i Dinanlar, yani Hasan-ı Basrî'nin Malik İbn-i Dinarlar.
- 33:41
Yani Hasan Abasid'in adamları. Tabiindeki adamlar. Çok isimler. Efendim. Said İbn-i Müseyyepler vesaire. Yani. Yüzlerce, binlerce var. Onlar sizin en iyilerinizi bile görselerdi. Ya bunların ahirette nasipleri yok derler. Niye? Dünyacı bunlar derler. Veyahut da bunlar da gaflet var derler. Hakkıyla cihad yapamıyorlar.
- 34:16
Hakkıyla kulluk yapamıyorlar. Bunlar nasip yok ya. Ya Hasan Abasid dönemi ya. Allah-u Teala. En iyilerini Hasan Abasid dönemindeki hayırlılar kimler ya? Şu andaki menakib kitaplarında ismini gördüğümüz velilere söylüyor. En üst tabaka veliler çünkü. Tabiindönem. Bunların nasibi yok derlerdi diyor. Sahabesini görselerdi.
- 34:41
Sahabedeki kaliteyi, fazileti anla. Farkı fark et. Niye biz böyle? Biz dünyanın sonundayız ya. 15. asır. Ehliyiz. Hicriyi konuşuyorum. konuşuyorum. Onun için ve levrav şirârekum, bir de sizin kötülerinizi görseler, yani Onun için
- 35:02
Yani onlar da müslüman tabi, kötü derken günahçarlığınızı diyor. onlar da müslümanlar, kötülükten günahçı Allah'ınızı diyor, görseler, derlerdi ki mâ âv lâ yu'minû nebiyye muhşâb. Bunlar hesap verecekleri ahiret gününe inanmıyor Bunlar hesap verecekleri ahiret gününe inanmıyor ya. Ya şimdi şu toplumdaki duruma baktığın zaman ya.
- 35:12
Ya şimdi şu toplumda... Buradaki duruma baktığın zaman, şu faizler, şu rüşvetler, şu... Şu faizler, şu rüşvetler, şu haramlar, şu esir sergiler, şu namazsızlıklar, kusursuzluklar Ne bileyim, usulsüzlükler yani Şu toplumdaki günah işleme oranını, suç oranını Yani Görseler tabi, suç oranı derken
- 35:36
Şimdi kanuna göre her suç olan da Allah'a göre günah değil yani şimdi o da ayrı bir şey. Adam yani şimdi sarık sarmış suç. Bu Allah'a göre günah mı yani haşa? Sevap Veyahut Kur'an öğretiyor mesela sen Diyanete bağlı mısın, değilsin mi bilmem ne İzinsiz Kur'an okutuyorsun Onlara göre suç olabiliyor. Allah'a göre suç mu ne haşa onu demek istemiyorum.
- 35:59
Suç oranı derken Tabi ekseri suç oranı da günahlardır tabi şu anda Ya gasptır, adam öldürmektir, dövmektir, hakarettir bunlar günah zaten. Ekseri suçlar günah oluyor ama Hani hepsi de değil. Onlar sizin diyor Kötülerinizi görseydiler diyor o zamanda da Ya bunlar hiç hesap gününe inanmıyorlar
- 36:19
Şimdi bizim En iyilerimizin yaptıklarına bakıyoruz Ben dahil ve başta olmak üzere konuşuyorum. Vallahi inanarak ve kanaat getirerek Asla tevazu yapıp numaralar için konuşmuyorum. Bu hesap gününe inanan bunu yapmaz. Bu hesap gününe inanmıyor mu yahu? Sizin diyor kötülerinizi görseler Bunlar hesap gününe inanmıyor derler.
- 36:42
Çünkü neden? Hani kafir anlamında değil ama Ahirete çıkacağına, mahşerde hesap vereceğine inananın yapacağı iş değil yahu. Bazı öyle işlerimiz var yani. Allah cümlemizi mağfiret eylesin. İstiğfar, istiğfar, istiğfar. Bak ne okuruyorum işte oradan oraya atlıyorum. Bazı açık kalıyor. Habibim diyor onlar istiğfara devam ettikçe Allah onlara azap edecek değil.
- 37:05
Bu ayet. Ne var şimdi? Emanımız, güvencemiz ne kalmış? İstiğfar. Sana onun için söylüyorum işte. Ramazan-ı Şerif'te istiğfar bahsi var. Sırf oradaki efendim faziletle Oradaki seyyidül istiğfar sabah akşam bir kere okunsa İşte şu saatlerde iftar olmadan evvel En az yetmiş kere en kısasından estağfirullah denilse Üç ayların istiğfarı var.
- 37:35
İşte Ondan sonra Tevbete abdün zalimin diye devam eden uzun istiğfar var. En az günde bir kere okunsa Üç aylar bitiyor işte. Ramazan-ı Şerif'te üç aylar bitiyor. Yani bir insan İstiğfara devam ettikçe azap etmeyecek mi Mevla buyuruyor. E sen ne yapıyorsun? Günaha devam ediyorsun. İstiğfara devam etmiyorsun.
- 37:57
Bu sefer ne oluyor? Belaları davetiye çıkarıyorsun. Ben ne yapayım? Ben kendimde aynı belayla müptelayım. Bende istiğfarsız yaşamamam lazım. İşte yaşamamağa çalışıyoruz. Yine vazifelerimizi yapamıyoruz. Onun için Söylüyor ya Vallahi diyor öyle kavimler gördüm Yani sahabeden öyle cemaat gördüm Sizin ayağınızın altındaki toprağın sizin nezdinizde ne değeri var?
- 38:25
Toprak ya altın değil, gümüş değil. Şifalı toprak değil bilmem her yerde bulunan toprak. Dünyanın neresine gidersen ayağının altında bir toprak bulursun. Senin ayağının altındaki toprağın Sende ne değeri var? Gidip de cebine dolduruyor musun? Yanımızda da taşıyalım bir daha bulunmaz diyor musun yani?
- 38:45
Toprağın sizde ne kadar değersizse Yani hani ona özel bir muamele yapmazsınız. Hah! İşte onlara da dünyanın bütün malı mülkü O kadar değersiz geliyordu. Çünkü neden? Ölüme inanıyor. Ahirete inanıyor. Dünyayı bırakacağına iman etmiş. E biz de iman etmişiz. Ama biz dünyaya sıktık. Eller sarılmışız.
- 39:07
Şimdi bizim imanımızla onların imanı Nasıl bir olabilir ya? Sen dünya için namaz terk ediyorsun. Sen dünya sevgisinden sonra rüşvet alıyorsun. Sen dinini satıyorsun. Sen bir maaş için bilmem dernekte beni çıkartmasınlar diye şeyhini satıyorsun. Şeyhini, muhammed efendi namazını sattın. Sen büyüklerinin vasiyetini diniyorsun.
- 39:30
Yok öyle bir şey diyorsun. Sesini duyuyorsun, inkar ediyorsun. Bugün hacısı hocası. Eger alim eger abid bu janda. Vay nefse daldınız bu anda. Herkes nefsinin keyfine düşmüş ya. Beş paralık menfaat için. Sofisi salih geçineni. Adı salih olanı. Hani ne salihi? Kendisi talih. E ondan sonra dünya. Dünya ya.
- 39:51
Dünya yüzünden adam hocasının aleyhine gidiyor ya. Hocasının şeyini makinmeye veren bile var. Sen ne diyorsun? Halbuki kölesi olurum. Bir harf öğretmenin kölesi olurum. Nerede? Ya müslümanı bunu yaparsa, tarikat ehli bunu yaparsa, öbür millete ne anlatacağım, ne dinleteceğim ya? Dünya için bütün günahları Bu dünya rastgırlık atıyor.
- 40:15
Dünya'yı sevmek bütün günahların temeli, esasıdır, buyuruyor. hırp hırp Niye? Yani yalan konuşuyor, dünya için. Kıymet yapıyor, onu sevme beni sev, adamı kötürüyor, dünya için. adamı kötülüyor, dünya için. Niye? Dünyadan işte ben öne çıkayım, benim itibarım olsun. Benim itibarım varsa. Onu sevmesin beni sevmesin.
- 40:31
Haset, kıskançlık, bunların hepsi, ahirete iman eden, yahu ben cennette yerim, güzel olsun. Efendim, dünya ne olursa olsun demesi lazım değil mi? Hani ne olursa olsun derken, koy ver gitsin, çoluk çocuğu aç bırak, çalışma helalinden kazanma. O manada konuşmuyoruz yani. günahlara düşmemek için konuşuyoruz.
- 40:53
Çünkü dünyada bazı yerlere gelmek veya bazı isteklere ulaşmak da günahlarla oluyor. Ki ekseri şöyle oluyor. Ondan sonra borsada manipülasyonlar yapıyorsun, bilmem ne milyonlarca dolarlar kazanıyorsun, çok zengin oluyorsun, 45 milyonluk jipe biniyorsun. Ya 45 milyonluk jip varmış ya. Birkaç kişi de varmış öyle.
- 41:19
Yani bunlara biniyorsun, ondan sonra umreye gidiyorsun, taze geliyorsun. O anda belası geliyor, seni buluyor. 19 Mart çarşamba gününde. Çünkü neden? Ben nerede yanlış yaptım? Bir düşünmen lazım. Borsada manipülasyon ne demek ya? Borsa zaten şu andaki çoğu şartları fıkha fetvaya uymadığından cevaz vermiyor hocaefendi.
- 41:45
Doğru dürüst şeriatın, fıkhın kalitelerine uymadığından tabii. Hisse senedi normalde hani genel manada cahil değil anlamında konuşmuyorum. Bir yerden hisse dar olmuşsun, hisse senedi. Genel manada konuşmuyorum da. Ama şu andaki borsa sisteminde birçok fıkha muhalefetler var. Manipülasyon ne demek? Yalan yanlış bir haber çıkarıyorsun.
- 42:09
Başta bak, dünya sevgisi. Hep bunlar dünya sevgisinden oluyor. Çok para kazanayım diye. Ondan sonra el alem, oraya yatırdıkları paraları pul ediyorsun. Hepsini iş ediyorsun. Ondan sonra hepsi sana geçiyor. Adamlar batacaziye satıyor. Ondan sonra o değerleniyor. Manipülasyon o demek herhalde. Yalan haberler çıkarmak zorundayız.
- 42:27
Küllün dünya sevgisi. Ondan sonra dünyada bela. Ahirette azap. Et dünya helal ve hesap. Haram muhakkak. Dünyanın zaten helali hesap, haramı azap. Helalde hesap yok değil. Öyleyse helal. Helal da tamam da hiç yat aşağı bu kadar. Konu komşu, fakir fukara bilmem ne. Ben helalinden kazandım da burada onların da hakları var.
- 42:53
Fakir fukaranın da sende hakları var, komşu hakları var. Ondan sonra vesaire. Yetimin, dulun, miskinin hakları var. Zekatı var, fitresi var. Fidyesi var, neyse sadaka yani. Farz macip olarak bir hak demesek de. Ben zekatı bu sene bitirdim. Yandaki adam ölüyor. Ben zekatı vermiştim. Adam ölüyor, senin paran var mı?
- 43:13
Var. O da sana mecbur oluyor. Zekat gibi farz oluyor. Neden? Hakikaten zaruri bir durum var. Senede paran var. Akrabandır, konu komşundur. Hakikaten zaruri yani. Adam yanıyor, söndürmeye bir süre götürmeyecek misin yani? Dolayısıyla dünyanın helali hesaptır. Sen bile hesabını vermeye bak. 50 bin sene maaşlar hesap.
- 43:37
Haram o zaten. Hesapsız hesap. Onun için öyle buyuruyor. Hasene basri anlatıyor. Öyle sahabelerden adamlar gördüm. Akşama çıkıyor. Bir tek yiyeceği var. Yani kendi karnını doyurmak zaten. Karnını doyurmak sünnette yok ki. Karnını doyurmak diye bir şey sünnette yok ki. En ilk çıkan bidat İslam'da ilk çıkan bidat doyurma bidat.
- 44:07
Hazreti Ömer'in karnı mı doyurdu? Ganimet malları da gelse zenginleştiler son dönemde. Karınlarını mı doyururlardı? Neden? Mübarek adam. Yiyin için israf etmeyin diyor. İsraf etmeyin ne demek? Çok yemek de israf. Çok içmek de israf. Haddini aşmak. Haddini aşarsan ne olur? Sürü sürülüyür. Tamam mı? Sürü sürülüyür.
- 44:32
Şarap ve sürü sürülüyür nefes. İftar edeceksiniz. Üçte biri yeme, üçte biri su, üçte biri nefes ve teneffüs için diyor. Sen ne yapıyorsun? Üçte üç mideyi yemekle dolduruyorsun. Suyu da dışına akıtıyorsun. Yer kalmadı. Nefesine tutun elimden kalkan mahir. Nefes mi kalır kardeşim? Bu kadar kardeşim, ondan sonra pat, bir ses çıktı, ne oldu dedi, adamın kemeri patlamış.
- 44:59
Duyanlar zannederdi nefkayi sur demiş. Yani arkadaş, bu kadar yenir mi yani, içilir mi yani? Sahabenin karnı doydu mu yani? İftarın sırrı. İftarda az yiyenin sırrı. Bir sene, iki sene, Rum kralı tabip gönderdi. Nastani tabipler çok meşhurdu o zaman, tıpta çok ileriydi Hristiyanlar, Rumlar. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e gönderdi.
- 45:28
İrak, Kayser, neyse. Medine'de kaldı en az bir sene. Dükkan açtı der ki, yani para ile değil, koca Rum kraliyeti yani. Hediye yani maliyetinde. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e mektup yazmıştı, o mektuba hürmetle cevap vermişti ya. Ondan sonra, bir de doktor göndereyim dedi yani. Onların tabipleri yoktur, topluma faydalı olsun.
- 45:54
Bir sene bir kişi gelmedi sahabeden ki hastayım, şuram ağrıyor, buram ağrıyor. Adam dedi ki boşuna duruyorum, bir işe de yaramıyorum. Dedi ya Resûlullah dedi yani işte ne dediyse tabi. O da Hristiyanlar. Dedi ki yani ben dedi bir iş yapamadım yani, bir lazım değilim herhalde, müsaadenizle geri döneyim.
- 46:12
Ama ben bir sır sormak istiyorum. Siz hiç hasta olmaz mısınız? Toplumda bir kişi ya. Sırrını ne buyurdu? Biz öyle bir toplumuz ki acıkmadan yemeyiz. Çünkü yemek üstüne yemek, mideyi bozan, senin o dediğin şekeri çıkartması, kolestrolü, bütün damarlar tıkanması, damar sertliği. Hepsinin sebebi. İdkâlü, tamam öyle tamam.
- 46:38
Yemek üstüne yemek sokmak. Yemek üstüne yemek. Mide de ne yapacağını şaşırdı. Mide çünkü yemek bitti, son lokma hazma başlıyor. Hani çamaşır makinesi merdane dönmeye başlıyor. Sen ikide bir çalışan makineyi açsan içine bir çamaşır daha sokuyorsun. Kapatıyorsun. Ulan makine bozulur. E çalışırken bir daha açıyor.
- 46:58
Ulan çalışırken açılır mı? Bazıları durdurdu aç. Ondan sonra bir daha sokuyorsun bir çamaşır. Böyle kimse yapıyormuş bir kadın veya erkek. Yapmaz. E mideye ne yapıyoruz biz? Yemek yok, yarım saat sonra meyve. O arada çerez, o arada tatlı. Yemek, ana yemek bitti, ana yemek bitti. Ana yemek, ara yemek mi var?
- 47:18
Ara sıcak. Ara sıcak ne ya? Şu anda ara sıcak diye getirilen ana yemekten fazla be. Yazıklar olsun ya. İnnehu la yuhibbil muslifin. Allah israf edenleri sevmez. Allah'ın seni sevmemesini kadar büyük bir belata ne arıyorsun? Mevla sevmem buyuruyor. Bu fazla yemekler. Biz öyle bir toplumuz ki acıkmadan yemeyiz.
- 47:44
Ve idakenler yediğimiz zaman doymayız. Doymak nedir? Onu biz fark etmeyiz. Ne demek? Çünkü midenin üçte bir ayarı ile yediğimiz için doymayışı gelmez. Doymadan kalkarız yani. Veya sofra. Sofra derken onlar da şimdi bizim gibi sofra mı var ya mükeyyef? Mükeyyef, mükellef neyse. Külfet yani. Çok külfete giriyor millet.
- 48:14
Bir misafir çağırıyor, canı çıktı ya. Kaç çeşit yapması lazım? Onlar bize 15 çeşit yaptı, biz 20 çeşit yapıp bastıralım. 23 eşit yapıp bastıralım. Yuh! Yuh! Hamer vahına. Ha mervahına! Bu böyle bir şey olur mu ya? Yapmayın Müslümanlar ya. Gazze aç, Afrika aç, Yemen aç, ilaç, bir ilaç. Bir ilaç. İlaç da yok.
- 48:34
Yapmayalım ya. Vallahi bela gelecek ya. Biraz tevazulu yaşayalım ya. Fakirlere tasarlık yapalım ya. Bak ne diyor? Sahabeden ben övlelerini gördüm. Bir, yani doyumluk değil. Midesinin belini namazda doğrultacak kadar kut yani bir azığı var. Fekulü diyordu ki, Ya bunun hepsini ben karnıma yerleştirmeyeyim.
- 49:03
Yani iftarda. Zaten ekseli oruç tutuyorlar da. Hepsi dediği ne biliyor musun? Bizim bu kadar mı yemek var? Başka bir şey yok mu? Dediğimiz bir şey. O da diyor ki mübarek, bunun hepsini karnıma mı koyacağım ya? Böyle yapmayın. Allah için kesinlikle yemin olsun, bunun da bir kısmını, ya zaten kendisini doyurmayacak, doyuracak kadar zaten yok.
- 49:37
O azıcık bir rızkını da, bunun da bazısını, bir kısmını da Allah için ayıracağım. Derdi, Halbuki sadaka ve Kendisi ondan daha muhtaç olduğu halde yine de bir kısmını ona ayırırdı. Ben böyle adamlar gördüm ya Hasan-ı Basrî radıyallahu teâlâ.
- 50:09
Şimdi sen niye tabiinin hayırlısı oluyor? Yani niye kimse Hasan-ı Basrî'ye de yetişemiyor radıyallahu teâlâ? Niye ömrünü üzgün geçiriyor? Niye güldüğü görülmemiş? E böyle sahabe ile yetişmiş. Böyle insanları gören etkilenir. Bizim gibileri gören bizim çocuğumuz bizden beter oluyor. Onun çocuğu ondan beter olacak tabi.
- 50:31
Çünkü neden? Keyifte sınır tanımıyoruz ya. Nimetlerde sınır tanımıyoruz. Bu ne olacak? Onun için medreseleri arayalım, soralım. Burada da ne dedik size? Yine isimleri yanlış okumayalım. Vahitleri kollayalım. Hoca efendilerin maaşlarını veriliyor. Bu kadar ilmediğine hizmet ediyorlar. Onların maaşları vahitler.
- 50:59
Orayı kollayalım. Uluçamil Hizmetlerine, buranın bu inşaat bitsin. Talebeler alınsın. Sohbetler başlasın. Kovacı Dede Vakfı. Haydar Aşevi. Oho! Dünya kadar. Aşevi ne demek? Fakire yemek. Yirmi bine çıkacak. Yirmi bin kişi. Günde iki öğün, üç çeşit yemek. Ne demek? Onun için biraz ayıralım. Kendimizi tercih etmeyin.
- 51:29
Sahabeyi anlatıyor. Haşr Suresinde. Arkadaşlarını, diğer Müslümanları, fakirleri kendilerine tercih ederler. Diyor ki, kendilerinde kıtlık olsa da. Biliyorum, ekonomik durumlarınız. Hepiniz sıkıntıdasınız. Bazınız daha çok sıkıntı. Biliyoruz ama ayette böyle söylüyor. Burada söylemek zorundayız. Kendinde fakirlik ve kıtlık olsa da.
- 51:57
Hanımın çocuk çocuğunu aç bıraktı. Sahabeden bir zat. Niye? Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Fakir biri gelmişti, misafir. Bunu kim alacak evine bu gece misafir? Yani. Ama hanımı, çoluk çocuğu onu bekliyorlar. Az bir şey var. Hepsini birlikte yiyecekler. Vallahi şu anda bizim sofralarımızda olanlar, binde bir desem yalan değil yani.
- 52:20
Binde bir desem yalan konuşmuş onlar. Az bir şey. Çoluk çocuğu ayrı sen ye. Çocuk acıktı, ağlıyor. Değil. Baban da gelecek, birlikte yiyecekler de. Size birkaç lokma düşecek yani. Kuran söylüyor işte. Kendi kıtlıkta diyor. Ama misafiri tercih etti. Misafire götürdü. Orada da arada bir perde çekilmiş.
- 52:41
Orada ona verdi hepsini. Çünkü o misafir, Rasulullah'ın misafiri. Fakir, muhtaç. Ondan gelmiş. Ya bunlar ne oldu? Ayağızda kaldılar. Hiçbir şey yok. Çocuklar ağlıyor. Ne olacak? Ağlıyor, ağlıyor. Çocukları avuttular. Bir de diyor ki hanımına. Hanım diyor çünkü misafir şimdi burada bunların yemeği kalmadı, bana ver dedi.
- 53:03
Onu da boğazına düğümlenir. Şimdi iştahı kaçar. Onun için ne yapalım? Fıs fıs fıs. Biz de diyor burada bir tabak çanak sesi çıkaralım. Onların da yemeği varmış. Onlar da orada yiyorlar. İmacını verelim de diyor. O da rahat yesin diyor. Halbuki burada çocukları aç uyuttular ya. Ama sabah namazına Mescid-i Nebevi'ye gittiğinde o misafirle beraber hep
- 53:27
cemaatle namaz kılındığı için zaten Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem imam Ne buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem? İkisini görür görmez. Daha dün gece misafir göndermişti ona. Allah bu gece yaptığınız işe öyle hayran oldu ki. Öyle razı geldi ki. Zahir tabiri falan müteşabihattandır. Türkçe lükat manası verilemez.
- 53:51
Çok memnun oldu sizden diyor. Ama haberi yok. Misafirin bir şeyden haberi yok. Adam çocukları aç uyuttu da, tabak çanak sesi yaptı da, bunun rahat demesi için. Daha sonra anladı yani o misafir o. Sahibi biliyor ne yaptı. Ve enzele fî şeylikumâ Sizin hakkınızda ne indirdi? Ve üthirûne alâ enfusihim ve levke'e bîmkassâsâ.
- 54:14
Kendilerinde fakirlik, kıtlık olduğu halde kardeşlerinin Müslümanları tercih edenler. Biz de bunlardan olabiliriz ya. Bunlardan olmalıyız yani. Şu Ramazan-ı Şerif'te affolmamız için felalardan kurtulmamız için istiğfar ve sadaka. Başka ne yapacağız yani? Onun için ne buyuruyor? Sallallahu aleyhi ve sellem fessektirû fî minel bayrıksâli.
- 54:40
Bu hadis-i şerifi yarın işleyeceğim. Bitiremediğim hadis-i şerif. Ramazan'da dört hasleti faziletli ameli çok yapın. hasletâne turdûne bîmâ rabbekum. İkisiyle Allah'ın rızasını kazanın. Allah'ın rızasını kazanacaksınız. o hasletâne lâ gnâlekum anumâ. İkisi de zaten Allah'tan zarûrî. İstemeden olmaz.
- 54:58
Dua yapmanız gereken şey. İki tane dua yapacaksınız. fe emmel hasletâne illetâne turdûne bîmâ rabbekum. Rabbiniz'i kendisiyle razı edeceğiniz rızasını size eriştirecek olan iki haslet. Ramazan'da çok yapın. Her zaman yapın. Ramazan'da çok yapın. Nedir o? fe şehâdetu en lâ ilâhe illallâhu ve teslimûn.
- 55:18
Kelime-i şehâdet çok okuyacaksınız. Buyurun. eşhedü en lâ ilâhe illallâhu ve eşhedü enne Muhammeden abdûhû ve Resûluhu. Kelime-i şehâdeti Ramazan'da artırın. ve testeğfirûnehu. Bir de Allah'tan mağfiret talep edeceksiniz. İstiğfar edeceksiniz. Ya Rabbena affeyle mağfiret eyle diye dua edeceksiniz. Ve özellikle Ramazan-ı Şerif'te faziletli ameller babında
- 55:47
burada Kur'an-ı Kerim'i işte iftar vermek, ilim meclisinde bulunmak, hasta ziyaret etmek, sadaka vermek, cemaata devam etmek, ana baba iyilik etmek, işçinin yükünü hafif etmek, insanlarla iyi geçinmek, güzel ahlakı rahat etmek, eşe iyilik yapmak, eşine ondan sonra müslümana yardım etmek, zikir yapmak vs.
- 56:08
Ramazan-ı Şerif'te istiğfar. Sayfa 353. Tabi gidiyor ileri doğru. 362'ye kadar gidiyor. Daha ne zaman düşünüyorsunuz bu Risale'deki istiğfarları yapmayı? Dergide de bir kısmı var, Lanibül'de. İstiğfar etmek, dua etmek, hangi dualar yapılacak? Kadir Gece'de hangi dualar yapılacak? İftarda hangi dualar yapılacak?
- 56:32
İftarın sünnetleri neler? Sahurun faziletleri neler? Allah Allah. Ramazan-ı Şerif'te teheccüd kılmak, Ramazan-ı Şerif'te secde yapmak, Ramazan-ı Şerif'te camilere, medreselere yardım yapmak, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Ramazan-ı Şerif'i nasıl geçerli? Resûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem Ramazan-ı Şerif'i nasıl geçer, Ramazan-ı Şerif'te
- 56:47
Ramazan-ı Şerif'te cömertlik yapmak, Ramazan-ı Şerif'te fitre vermek, fitreyle ilgili fetvalar vs. vs. vs. Bunlar kim için yazıldı? Kim Kim amel edecek bunlarla? E sen ben müslümanız da. Sen ben Müslümanız da, mübarek. Mübarek. Onun için Kelime-i Şehadet'e devam etmek ve istiğfara devam etmek. Derginin 18.
- 57:08
sayfasında bu husustaki Kelime-i Şehadet ve İstiğfar kısası ve uzun olarak yazmışım. Lale Gülbelgesi'nin 18. sayfasında. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu ve enne Muhammeden Resulullah da var. O lafız da var. Bir de Estağfirullah. En kısası ama işte uzunu var. Estağfirullah alledhi.
- 57:29
La ilahe illallahil hayyil kavmi ve etubu ilayh. Daha uzunu var. Tevbete abdun zalimin li nefsi. O dergide şu anda belki yok. Bilmiyorum var mı? Onun için kitapta mutlaka var. Amel amel amel. Şimdi bu hadiseleri bitti ama bizde bitirdi. Ve biz onda onunla ilgili diğer bazı faziletleri size yarınki derste nasip olursa inşallah beyan ederiz.
- 57:57
Bu gece 20. gece teravih namazı kılmanın fazileti Emen sallâhu aleyhi ve sellem Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in gözüyle uyanıkken görmeden dünyadan çıkmaz. İşte burası çok önemli. Hani beni rüyada gören uyanıkken görecek. Buhari hadisi. Onun da sırrı burada da.
- 58:21
Şimdi Mahmut Efendi Hazretleri gibi uyanıkken görüşme makamları çok yüksek. O kaç yüz bin velilerden bir tanesinde olur diyor uyanık. O Efendi Hazretleri'nde oldu mesela. Ama ben başkasını şu anda dünyada görmedim. Hani var eskilerde. Onun için ama ölürken bazı Müslümanlara gelecek iblisi kovacak, imanını kurtarmaz.
- 58:42
O uyanıkken görecek işte. Resulullah'ı görmeden dünyadan çıkmaz diyor. Bu gece teravih kılan. Bu ne demek? İmanlı ölecek. Çünkü Resulullah geldi mi şeytan kalmaz ki. Şeytan imanı kim çalacak? Şeytan çalacak. Onun için. Bir de Resulullah'ı görmek ne demek? Resulullah gelip sallallahu aleyhi ve sellem diyor.
- 59:00
Sen cennete gidiyorsun diyor. Allah'ın selamı var. Zaten Hacı Ali Aleyhisselam Cemre Aleyhisselam da geliyor selam veriyor da. Resulullah Efendimiz'i yani mahşere kalmadan görmek dünyada ne büyük bir şey. Ne var yirmi rekat teravih kılmakta yahu. Kılsana mı bu arada bir şeyin adına dünyaya geldin. İbadet için yahu.
- 59:16
Ve tedurul melaike külleye müfib edin. Her gün diyor evinde melekler gelir çıkar gider. Hep melekler dolaşır. Devri daim ederler diyor melekler. Bu geceyi teravih kılan hatta bütün insanlar ondan razı gelir. Yani Allah onun insanların kalbine onun hakkında sevgi verir. İzzet itibar verir. Bütün Müslümanlar seni sever.
- 59:41
Çok önemli bir mesele. Hepimizin istediği bir şey yahu. Müslümanların şahitliği var ahirette. Bu da meleklerin evine gelmesine bağlı yani. Melekler seni sevdirecek. E meleklerin kime gelir? Teravihe. Bu gece teravih kılana özellikle gelirler. Allah oruçlarımızı, teravihlerimizi, seher-i ibadat taatlerimizi kabule, karin eylesin. Amin. Ve sallallahu aleyhi ve sellem Muhammedin ve alihi ve sahbihi ve selleme.
Benzer sohbetler
1:04:09İftar Sohbetleri 2026 - 24. Bölüm 19 Mart 202619 Mart 2026 · 65 dkRamazan Sohbetleri · 19 Mart 2026
1:06:14İftar Sohbetleri 2026 - 23. Bölüm 18 Mart 202618 Mart 2026 · 67 dkRamazan Sohbetleri · 18 Mart 2026
44:45İftar Sohbetleri 2026 - 22. Bölüm 17 Mart 202617 Mart 2026 · 45 dkRamazan Sohbetleri · 17 Mart 2026


