47:20 / 1:28:03

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Aliyyil Azim. Hedâna lehâzâ ve mâ künnâ lehçedihe lev lâ hedâne Allah ve mâ tevfîkü imanet-i sâvmî illâ billâh. Lekad câetur Resûlur Rabbinâ ve'l-Haqq. Sallu alâ Resûlunâ Muhammed, Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammed.

  2. 00:30

    Sallu alâ eşşefiü'z-zünûbunâ Muhammed, Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammed. Ve alâ âlihi s-salâmu alâ ezi-llâhi seyyidinâ-l-alîmin min-şeytânirracîm. Rabb-i Erzûl, Kevne-i Mezâr. Rabbim, şeytanın namazlarından ve Rabbim'i koruduğun için tebrik ederim. Bismillahirrahmanirrahim. Zikir, çünkü zikir müminlere fayda verir.

  3. 00:49

    Allah'ın kudreti, Allah'ın kudreti, Kur'an-ı Kerim'e fayda verir. Ve bareket ve elhamdülillahi Rabbil alemin. Estağfirullah. Allah'ın hakkını kıyam etsin. Kardeşlerimiz Birkaç haftadır sesim zaten sıkıntılı fakat anlamıyorum yani bildiğimiz nodül gibi eskiden beri başıma gelenler gibi değil bir değişik gibi değil, bir değişik bir şey, harfleri çıkaramıyorum,

  4. 01:21

    gaf diyeceğim, gaflar çıkmıyor filan, bir daha geriden alıyorum filan namazlarda, böyle bir durumla karşılaştım, şaşırttım yani, sonra vakit bulamıyorum, devamlı tefsirle uğraşıyorum bu ara, doktora gidemedim yani, şimdi doktora gittim, dedi boğazda çok büyük bir değişik bir şey, yara açıldı. Onun için sağ tarafımda herhalde Harfleri çıkartmama mani oluyor.

  5. 01:43

    Antibiyotik iğneler verdi. Ağır iğneler. Yani beni de şey etti. Sabah akşam iğne oluyorum. Ahiretten antibiyotik alıyorum. Üç defa falan pişman. konuşma dedi, sesi çok az kullan dedi, dedi. Başımdan harekette falan dedi. Konuştuğumdan anlamıyorlar. Başımın hareketiyle ne alınacaklar doktor bey dedim yani.

  6. 02:06

    Ondan sonra falan ııı böyle bir durumlarla karşı karşıyayız. Onun için kısa ve öz konuşacağım. Bundan dolayı ııı soru gençlerin soru cevapları şey yapacaktım bu hafta, iptal ettim çünkü o üç saat, dört saat sürüyor. Beni şimdi, bir de ben ders, tefsir yazdırırken de konuşuyorum. Kafanı sallayarak kim tefsir yazabilir?

  7. 02:27

    Yanımdaki adam ne anlayacak, kafamı salladı. Dolayısıyla ben şimdi gidiyorum sabaha 3 saat, 5 saat, 10 saat tefsir çalışıyorum. Ondan dolayı. dolayı, biraz biz efendinin tefsirini ayıralım, sesi falan, şeyi. Onun için soru cevap yapsak iyiydi, çok da mesele vardı ama Allah afiyet versin. Onu da bu cumartesi iptal ettim, onu da kısık sesle konuşacağım, derslere ayırdım.

  8. 02:54

    Ondan sonra. Ancak söz verdiğim yerlere gitmemiş, yapamıyorum. Tabi onu evvelce söz verdim, salon tuttular. Onları da mecburen vazifemi yapacağız. Ankara'ya gideceğim, 9 Kasım pazar günü. İnşallah bu ölecek pazar, herkese duyuralım. Saat 13'te, öğlen namazında. Öğlen namazında, bak işte, öğlen namazından sonra başlıyor, 13.30, 13.30'u boylar herhalde.

  9. 03:20

    13'ten sonra tabi, Keçiören'de, hafızlık icaz etme ransımı vardı. O vesileyle cemaat toplanıp bir sohbet olacak. İnşallah, Kuzey Ankara Kültür ve Kongre Merkezi, Kuzey Ankara Kültür ve Kongre Merkezi, Mıntık'a Keçiören, zaten ben İstanbul'a hep Keçiören'e gidelim, hanımefendilere yer ayrılmıştır. Onun için mutlaka ki ilme, teşvik, hafızlığın faziletleri ve

  10. 03:54

    Efendimiz'in yolunu muhafazası, ihvanın toplanması, sapıklara, sahte şerklere tabi olmaması konuları önem arz ediyor. Efendimiz'in yolunu koruyamazsak dinimizden bizi ayırırlar. Allah muhafaza, Efendimiz'in yolu diye bir şey yok. Efendimiz'in yolu Allah'ın yoludur, Resûl'ün yoludur, sallallâhu aleyhi ve sellem, silsile büyüklerin yoludur.

  11. 04:15

    Efendimiz'in yolu icat etmedi. Onun yolunu korumak, şeriatı, tarikatı korumak, onu ondan ayrılmak, şeriattan, tarikattan ayrılmakla eşdeğerdir. Bunu böyle bilmezseniz helal bulursunuz. Zaten helal olanları görüyorsunuz. Allah muhafaza buyursun. Onun için 9 Kasım Pazar böyle namaz kılınır.

  12. 04:33

    Böyle namazın takibi keçi öğrendiği salonlarda, işte bu salon özellikle tutulmuş, hanımefendiler yer ayrılmış kardeşlerimize davetine icabet edelim. O hafızlar yüzlerce kere Kur'an'ı okumuşlar, halk meşhurlukta. Bir hafız olmak için yüzlerce kere, bazı kere binlerce kere, bin kere belki Kur'an'ın tekrarı lazım.

  13. 04:58

    Onlar o kadar icaz eder. Gece gündüz Hz. Kur'an'ı ezberlemek için gayret sardıkmışlar. Şimdi onların icazetinde yapılan dualar reddolur mu? Asla olmaz. Onun için icazet merasimlerinde yapılan dualar reddolunmaz buyurdu Efendimiz. Onun için icazet merasimlerini çok severim buyurdu. İki baklavayı çok severim.

  14. 05:20

    Bir düğün baklavası, bir icazet baklavası derdi. Yemezdi de yani, yediğinden değil işte, teşvik için. Onun için kardeşlerimiz, keçi öğren sohbetimiz bu pazar inşallah olacaktır. Oradan da diğer bazı görüşmelerimiz olacak orada yine. Oradan döneceğiz, sabah da ben biraz daha yolculuklarım var. Pazartesi sabah erkenden yolculuklarım vardır.

  15. 05:48

    Perşembeye size kavuşacağım inşallah. O arada şifa-i şerif dersini yaptım hazırladım. Mektubat dersini de hazırlayacağım. Pazartesi, çarşamba da derslerime devam ediyorum. Allah'ın izniyle derslere ara vermek yok inşallah o Rahman. Sizlerin de duası berekatıyla. Dua kapı saati akşam ezanına bir saat kadar tam 17'ye düştü artık.

  16. 06:12

    Düşe düşe gün çok kısaldı. Saat 17'de başlayacağız. Zaten o Lale Gül televizyondan, radyodan, Youtube'dan her yerden veriliyor. Onda çok sohbeti, diyelim 4000-5000 Youtube'dan, televizyondan, radyodan ne kadar adam takip ettiğini araştıramazsın. Onun bir şeyi yok. Onun sınırı yok. Ama Youtube'dan bir veri oluyor falan.

  17. 06:38

    Yani sohbete 4500 oluyor. Dua kapı saatinde daha fazla oluyor. Çünkü insanlar amin diyerek de olsa, amin demek ne demek? Dua yapmak demek. Efendi Hazretleri'ne öyle yaparlardı. Seyyid Muhammed Alevi Maliki Hazretleri'ne, Sallallahu aleyhi ve sellem, Salih Efendi Hazretleri'ne, Bütün Meşayih'ten görüşüyorduk.

  18. 06:59

    Efendi Hazretleri'nin yanına geliyorlardı, biz gidiyorduk falan. Hep onlar Efendi Hazretleri'nden dua istiyorlardı. Şeyh Muhammed Zekeriyel Bukhari Hazretleri'ne. Yani çok Meşayih gördük. Efendi Hazretleri'nin yanında, Efendi Hazretleri'ne diyorlardı, dua buyurun. Efendi Hazretleri'ne dua yapmıyordu.

  19. 07:16

    Diyordu ki, Siz dua yapın. Ben amin diyeceğim. Amin de dua yapmak demektir. Kelamı böyleydi. Çünkü neden? Musa Aleyhisselam ile Harun Aleyhisselam'ın dualarında, Dua'yı Musa Aleyhisselam yaptı. Harun Aleyhisselam amin dedi. Ama Allah-u Teala ne buyurdu ki, İkinizin duanız kabul olundu. Halbuki Harun Aleyhisselam hiç dua yapmadı.

  20. 07:51

    Sadece ne dedi? Amin dedi. Ayet ne diyor? İkinizin duası kabul gördü. Tabi dua aynı bir şey. Kabulünden sonra çok zaman geçebilir. Onlar aynı. Duanın kabulü ile ilgili şartlar ve zeminler. Zemin, zamanlar, mekanlar var. Onun için, bu dua kabul saatindeki okunanlar, Esma-i İdrisiyeler, Hicbul Bahurlar, Sure-i Kevle vs.

  21. 08:18

    vs. Ne kadar şey varsalar, evladı, baile, işte bazı kere o okunuyor, Yani bazı kere, Esma-i Ehl-i Bedirler vs. Bazen Hicbul Nasr ekleniyor. Duruma göre, ben de durumumuza göre mane şey yapıyorum. Amin diyenler, onların hepsini okumuş oluyor. Onun için, o da istifadeli bir şeydir. Çok insanlar, sıkıntılar var.

  22. 08:45

    Allah, dertlerine derman, hepimizin hepi halka eylesin. Amin. Sonra, kardeşlerimiz, Mahmud, Şura Dernekler Federasyonu toplandı. İki yüz derneğe geçtik elhamdülillah. Arkadaşlar yani, benim resmiyetten bir şey haberim yok yani. İki yüzden fazla Efendi Hazretlerimize bağlı dernekler, bunun Allah binlere ulaştırsın.

  23. 09:15

    Binleri, iki binleri göstersin. Hepsini bir araya cem etsin Allah-u Teala. Efendi Hazretlerimizin rabıtasına yolunda toplasın bizi elhamdülillah. Amin, amin, amin. Bu toplantıda bir sohbet yaptım. Orada da sesim çok zor çıkıyor. Bilseydim bu kadar orada öyle hararetli konuşamazdım tabii. Hasta olduğumu da bilmiyorum ama harfleri çıkaramıyorum falan.

  24. 09:37

    Oradan anlıyorum bir şeyler. Orada bir sohbet yaptım. Önemliydi. Farklıydı. Değişikti. Konuşulmayan şeyler konuşuldu. Bir de haklarımı haram ettim falan. Oradan da telaşa düştüler. Herkes haklarımı aramaya başladı. Kime haklarımı haram ettim? Falan meseleler çıktı. Çok önemli konuşma oldu. Yani sizin şu andaki sohbetler cinsinden değil.

  25. 10:10

    Bu konuşma, bilmiyorum bir saati geçti de, Mahmudi Şura Dernekler Federasyonu'nun YouTube sayfası var. Mahmudi Şura Dernekler Federasyonu'nun YouTube sayfası açılmış. O sayfada paylaşıldı. O sayfadan o sohbeti dinleyebilirsiniz. Bizim arkadaşlar da size link attılar. Bizim siteden tweet ettik. Bizim siteden de linke ulaşabilirsiniz.

  26. 10:39

    Konular çok ciddi. Sosyal mecralarda Mahmudi Şura Dernekler Federasyonu'nu aratarak sayfalarına ulaşabilirsiniz. Allah-u Teala tesini halka eylesin. Cümleye hidayetler bahşeylesin. Rabbim Efendi Hazretlerimizin himmetiyle bu yolda çoğu hizmetler yapabilmeyi size, bize birlikte nasip eylesin. Cümlemize tevfikini refik eylesin.

  27. 11:04

    Amin. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sellem. Ondan sonra kardeşlerimiz, gelirken Mustafa Şimşekler Hoca, ben de konuştum biraz uzun. Şöyle bir durum var, biliyorsunuz bu Ramazan İlhan denen, Adapazarı'ndaki değil, o Efendi'nin kas adamıdır. İstanbul'da duran, İsmailağ'da duran, eskiden Eskişehir'de felandı.

  28. 11:30

    Ramazan İlhan denen adam, Efendimiz'e Vehhabiler gibi konuştu. Kabirdense cevap veremez, şudur budur. Efendiden dönün, ayrılın, rabıtasını bırakın diyordu biliyorsunuz. Bundan dolayı çok buğzettim, çok gazap ettim Allah rızası için. Ondan sonra onun bir oğlu var, Ahmet İlhan diye, orada Başakşehir'de duruyor.

  29. 11:48

    Tabi Başakşehir'de bunlar, bir kişiyi namaza başlattıkları yok. Bir kişiye çarşaf yapıyorlar, işleri işleri para toplamak. Holdikleşme yani, başka bir işleri yok. Ondan sonra zaten İsmailağ'a bağlı, bu Ahmet İlhan, bu da tabi babası ne ki, oğlu ne olsun. Sahte şeyhlere tabi olanlar bizi helak edecek.

  30. 12:09

    Bunlardan uzak durmak lazım. Hiçbir münasebet kuramayız, sahte çünkü. Dinde sahtelik olmaz. Ondan sonra, ondan dolayı orada bir sohbet yeri, Khatm-i Şerif yeri, Kadın Erkek Merkez, Mustafa Öztürk Çekler Hocaefendi başında duracak, İnşallahurrahman, Adem Ulaş Hocaefendi, Şura'nın hocaları, o bölgede çok var.

  31. 12:30

    Orada, efendim, işte kaç kat dedi, dört kat mı ne dedi, üç dört kat bir yer bulundu. Efendim, altı yüz metre bir yer, altı yüz metre iyi bir şey. İyi bir yer, birkaç kat. Ondan sonra biz de açılışına gideceğiz inşallah. Mustafa Öztürk Çekler Hocaefendi, İsmail Işıkkaya kardeşimiz var. Onu ben, evvel de benim cemaatimde yirmi, yirmi beş sene evvel,

  32. 12:57

    sonra ben onu İsmailağ'a götürmüştüm, o Seyfettinlere falan. Yani yardım etsin diye, o zaman İsmailağ tam böyle sapıtmamıştı, yirmi, yirmi sene evvel. Ondan sonra orada devam etti. Çok da yardımsever, hayır sahibi bir kardeşimiz, Malatya Eşrafı'ndan. Tabi bu İsmailağ olaylarından sonra o da sahte şeyhlete abi olmadı.

  33. 13:19

    Elhamdülillah, hakkı üzere sebat etti. Efendi Hazretlerimizden ayrılmadı. O da Mustafa Öztürk Çekler Hocaefendi kardeşimize çok hizmet, yardım ediyor bu hizmetlere de. Hayderde olsun, Lalegül Vakfı'nda olsun, her tarafta hizmet. Allah nazarlardan, şerlerden muhafaza eylesin. Tabi şimdi onlar da borç açmış, şeyler ayarladılar.

  34. 13:36

    Bu yeri kaçırmamak lazım, yüzde elli de indirim yapıldı. Onlar da Hocaefendilere bizi seven, Mustafa Hoca'yı seven insanlar çıktılar. Tam da köşe yoluştu. Başakşehir bizim için çok önemli. Başakşehir şu ilçelerde en önemli yer. Merkez olmuş, Araba, Acemi bütün alemler orada toplanmış. Başakşehir'i bu batıl eline bidatçılara bırakamayız.

  35. 14:01

    İhvan yer arıyor, harbi şerif yapacak yer yok. Sohbete gidecek yer yok. Onun için Mustafa Çekler Hocaefendi çok güvendiğimiz, her bakımdan kıymetli bir kardeşimizdir. Efendi Hazretleri'ne çok bağlıdır. Onun için Hocaefendi'nin, hiç bugüne kadar böyle işlerde yok. Ama şu anda iş başa düştü, hepimiz mecbur olduk.

  36. 14:20

    Efendi Hazretleri'nin adamlarının bir yerde toplanmaları gerekiyor. Başakşehir'de de böyle bir merkez alındı. Yani kaporası verildi diyelim. Şu anda buna yardım etmek isteyenler, İsmail Işıkkaya kardeşimizi tanıyan çok vardır çevrede. O çevrede, İsmail Işıkkaya kardeşimize, Mustafa Çekler Hocaefendi,

  37. 14:40

    tabi çok meşgul bazıları sohbete ama ona da tanıyanlar, bilenler, ulaşabilenler ulaşabilirler. Allah-u Teala burayı da biraz önce açmaya bizi muvaffak eylesin. burayı da beraberce açmaya bizi muvaffak eylesin. Ben hizmetçi. Her tarafta Efendi Hazretleri'nin yuvalarını açmak Her tarafta Efendimiz Efendimiz'in yuvalarını açmak ve ihvana yer, yurt yapmak.

  38. 14:58

    yer, yurt yapmak bu batıl eğline prim vermemek lazım. Çünkü bu adamlar anca para topluyorlar, işleri, güçleri yer alıyorlar, para topluyorlar, bir hizmet yok. İşi gücü efendi kabirden cevap veremiyor, efendinin işi bitti. Böyle adamlara yardım edilir mi ya? Allah bu ihvanı, bu milleti uyarla, uyarla.

  39. 15:18

    yandırsın, şuurlandırsın. Bunlara bir kuruş yardım etmek batıla hizmet etmektir ya. Efendim senin bu kadar şuraat medreseleri var ya, bu kadar medreseler medreseler var, muhtaç ya. muhtaç ya. Sen gidiyorsun efendiye muhalif adamlara yani nasıl bir insanlar ben aklım sırım ermiyor ya ermiyor ya, neyse.

  40. 15:33

    neyse. Allah şerlerinden muhafaza etsin. Allah hayırla ıslah etsin, iddia etsin. Amin. Bir sorunumuz daha var. O da, e tabii peş peşe depremler yaşanıyor, balık esir, sındır gıda. Ne alemdir, ne şeydir, bir dakika duramıyoruz diyor. Bir dakika duruyoruz diyorlar, bir daha açarlar. Ondan sonra alttan bir güm geliyor sonra.

  41. 15:56

    Acayip bir durum. Hükümet afet bölgesi ilan etti şimdi. Sındırgı'yı afet bölgesi ilan etti yani. Ve çok da güzel işlem ve inşaatlar başlanmış edilmiş. Hükümet orada bayağı verimli bir çalışma yapmış. Yeni evler, şeyler. Onlarda hızlı hareketler yapılıyor yani. Siz CHP'nin, Özgür Özel'in konuştukları uydurmalara bakmayın ya.

  42. 16:16

    Murat Kurumbakan çok iyi çalışıyor. Allah için ben her yerden, bana Antep'inden her yerden insan geliyor bize ya. Hepsini tanıyorum ya. Onlar olsaydı acaba kaç sene daha millete evsiz maksat bırakırlar? Hiç mümkün değil. Bir hayırları geçmiş. Görüyorsun da beş altı sene belediyeyi aldılar, bütün parayı dışarı hortumladılar ya.

  43. 16:38

    Görmüyor musunuz ya? Bunlar ev yapabilir mi millete ya? Elhamdülillah, Allah razı olsun. Bakanlar çalışıyor, ediyor. Yani orada da çok güzel evler hemen yapmaya başlamışlar. Projeler hazırlanmış. Allah razı olsun. Emeği geçenler de. Fakat Sındırgı'da ben de dinleyen çok. Tabi oralar tabi oradan. İzmir'e vuruyor, şuraya vuruyor, buraya vuruyor.

  44. 16:58

    Ondan sonra kardeşimiz işte demin bir mesaj geldi. Ona da dua etmeyi söz verdim. Beraber edelim. Amin. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ala seyyidina Muhammedin ve cahil seyyidina Muhammedin ve ala seyyidina Muhammedin. Dilanur. Dilanur kızımız. 12 yaşında hafızlık yapıyordu. Deprem şeyinde atlamış camdan.

  45. 17:20

    İzmir'de atlamış camdan. Şimdik yoğun bakımda yavrumuz. Yani korkmuş işte bu depremler Sındırgı mındırgı etraf sallıyor ya. Dilanur yavrumuza. Ya Rabbi şifa ihsan eyle. Ya Rabbi deva ikram eyle. Ya Rabbi ana babasına bağışla. Ya Rabbi. Taze hayatla ihya eyle. Ya Rabbi. Hafızlığını bitirmesini nasip eyle.

  46. 17:41

    Ya Rabbi. Amin. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ala seyyidina Muhammedin. Ya rahman rahim. depremleri durdur Ya Rabbi. Yer göksenin emrindedir. Durdur Ya Rabbi. Orayı orayı sakinleştir Ya Rabbi, bir daha sallama Ya Rabbena sakinleştir Ya Rabbi. Bir daha sallanma Ya Rabbi. Çok Müslümanlar çok Müslümanlar var namaz kılanlar hürmetine, zikredenler hürmetine,

  47. 18:04

    hürmetine, Kur'an okuyanlar hürmetine. Kur'an okuyanlar hürmetine, Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi, Allah diyenler hürmetine Allah diyenler hürmetine. Ya Rabbi. Göğü yeri Ya Rabbi, göğü yeri durduran Allah'sın, Ya Rabbi Sen Sen, İnnâ Allâhe yufsikû s-semâvâtu ve'l-Allâhi tezûlâ Allah'a yüksek üst semavat ve Allah'ın tezüğüyle kaymasınlar diye, sallanmasınlar diye.

  48. 18:18

    Kökleri yerleri ben tutuyorum buyuruyorsun. Ya Rabbi Sındırgı'yı da tut Ya Rabbi. Civarındaki beldeleri de tut Ya Rabbi. Hep depremlerden, zelzelelerden cümlemizi muhafaza eyle Ya Rabbi. Amin. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ala seyyidina Muhammedin. Oradan çok cemaat var duasında. Onların duasını yapmış olduk.

  49. 18:38

    Hocam bunu şimdi bugün çok uzun konuşamayacağım bir haftaya bunu ama anlatalım. Ondan sonra mutlaka bir şey anlatacağım size. O hatta Hristiyan mı o Ebtel'den olan? Ben size dedim ki Sarhoş bin Memle, meğer o 40'lara karışan Hristiyanmış. Onu anlatacağım size. Nasıl İslam'a döndü falan. Abdülkadir Geylani Hazretleri'nin kaynağından anlatacağım da.

  50. 19:00

    Bugün tersimizi yapalım. Şimdi sese güç vermiyorum. Haftaya hakkınızı arayın inşallah. Çok güzel bir kıssa. İmam Suyuti el-Havili, Feth-i Aman'dan onu da görürsünüz, bakarsınız. Ondan sonra kardeşlerimiz. Bir de İbrahim Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hocamız hakkında bazı patavatsız, kendini bilmeyen işte arkadaşlar biraz da akli dengeleri bozuk.

  51. 19:24

    Onların akli dengeleri bozuk olduklarını ben biliyorum da işte millet bilmiyor işte. Bunlar işte Kudüs'e züruh demeye başladılar. Yok Hazretleri diyorlar falan. Şimdi Hazretleri zaten saygıdeğer, muhterem anlamına görüyor. Hazretleri meselesi, Kudüs'e züruh meselesi. Yani bu Kudüs'e züruh Hazretleri deyince millet o zaman ne anlıyor?

  52. 19:46

    Şeyh olduğunu anlıyor. Bu şeyh olduğuna ima etmekten İbrahim Efendi Hocamız razı değil. Şuray Müceddiliye uleması razı değil. E böyle bir ima Böyle bir ima kimin işine yarar? ki Sahte şeyh uyduranların işine yarar, işte siz de İbrahim Efendi'ye şeyh demeye başladınız diye konuşmasını bilmeyen kekemen manyağı bunu konuşuyor.

  53. 20:10

    Onun için Allah rızası için bu gibi fitnelere mahal vermeyelim. Bu gibi şeyleri paylaşmayalım. Bu gibi paylaşımları zaten Şura-yı Müceddiliğin kendi sitesinde veya bizim sitemizde veya bizim bazı aklı başındaki ihvan-ı kiram kardeşlerin sitelerinde görülen sahih rüyalar paylaşılıyor. Dün Antep'ten meşhur büyük seyitlerden yani Halep seyitlerinden Abdülkadir el-Mamelli

  54. 20:47

    Hazretleri gel, bizi ziyaret et. Hazretleri denebilir ya Hazretleri, tamam da şimdi Kudüs Resulü falan bu Hazretleri Kudüs Resulü ile birleştiği zaman böyle bir şeyhlik iması olabilir. Bu bir tehlike çıkarır. Bizim derdimiz ne? Efendi Hazretlerimizin son şeyh olduğu çünkü Efendimiz'e vasiyeti, rabıta bana devam edecek.

  55. 21:08

    Rabıtasız şeyh mi olur? Rabıta bana devam edecek buyurdu. Rabıta bana devam edecek ne demek? Benden Hazreti Mehdi'ye ulaşacak. Ne demek bu? Silsilede başka şeyh benden sonra yok demek yani. Bunu anlamayacak Efendimiz'in kendisi buyurdu bunu. E şimdi bunun üzerine laf konuşmak, tabi hiçbirimizin haddi değil ama imada da etmemek lazım.

  56. 21:30

    Birileri senin bir konuşmandan yararlanıyorsa ittekum mevakattü hem töhmetli yerlerden sakın. Sana laf gelecek, laf getirecek bu camiamıza Mahmud Efendi Hazretlerimizin şuuranın vekillerini, Efendimiz'i yürüttükleri, Hazreti Mehdi'ye rabıtasını götürdükleri, muhafaza getirdikleri, bu yola zarar verecek laflar, sözler etmemek lazım.

  57. 21:54

    Edenlere de prim vermemek lazım. İbrahim Efendi hocamıza sellemuhullah diyoruz. Allah ona selamet versin. Allah onu muhafaza etsin. Bunun Efendimiz Hazretleri'nin hak vekillerin başı olduğu sabit bütün vekillerin emri olduğu sabit. Ümmet bunda ittifak etmiş. İttifak etmiş ümmet. Şeyh Abdülkadir, o kendi şeyinde tarikatta, başka tarikatlarda ve onlar babalarından, atalarından

  58. 22:25

    seçeneleri var. İşte bir rüya söyledi, Arapça, onu paylaşacağız. Arapça o rüyayı anlatıyor. İbrahim Efendi hocamıza da anlatmış, o da ağlamış yani. 4 sene evvel, Efendimiz vefat etmeden işte birkaç ay evvel Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gördü. Ataları, şecereleri bana getirdi. Bütün şecereleri sabit, hiç şüphe yok.

  59. 22:52

    Çok kutsal emanet var onda. Ben ta Antep'e gittim sırf o kutsal emanetleri ziyaret ettim, sırf onun için. Abdülkadir Efendi, Şeyh Abdülkadir Hoca Efendi diyor, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'e dedim ki ben, ya Rasulallah ben, İstanbul'da Muhammed Efendi Nazerim diye bir zat var, onu ziyaret etmeye, görmeye gideceğim.

  60. 23:19

    İşte demek ki Muhammed Efendi 3,5 sene herhalde geçti, geçmedi. Yani 4 sene yarım, 5-6 ay evvel vefatından şimdi kaç tane şey var? Rüyada kayıptan kadar var. Ondan sonra İstanbul'a da o zamana kadar hiç gelmemiş. İstanbul'a da yeni geldi. İki gün evvel. Hiç İstanbul'u görmemiş. Ondan sonra Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki, bana diyor sen Muhammed Efendi'yi

  61. 23:51

    göremeyeceksin. Yani bu ziyaret Ama onun vekili İbrahim Efendi'yi göreceksin. Aynı böyle. 4 sene evvel. E bu işler siparişler olmuyor ki kardeşim. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu bize cemaat seçer. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi. Sonra Hasan Efendi'yi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem seçmişti.

  62. 24:17

    Sonra Mustafa Efendi'yi seçmişti. İkisinin ismini verdim dedi. Ondan sonrasını cemaat seçer dedi. Mustafa Efendi, Hasan Efendi'den 2-3 ay evvel, sene kadar evvelse. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den 3 ay evvel. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in vüfatı 3 ay evvel. Mustafa Bilici hocamız Allah rahmet etsin, kabrin nuru olsun.

  63. 24:31

    Şimdi o Hasan Efendi'den sonra o yaşasaydı biz vekillerin emiri kime tabi olacaktık? Mustafa Bilici, Kakoş Hocamız'a tabi olacaktık. Fakat o önce ölünce, efendisinin isim verdiklerinden vekillerin emirinde bir Hasan Efendi kaldı. Hasan Efendi'den sonra cemaat seçer buyurdu. İsmail Ağa baştan bunu kabul etti.

  64. 24:49

    Ondan sonra cemaat seçerse fikriyi seçmez. Fikriyi seçmeyince de Rabıta Efendi'den dönmez. Rabıta Efendi'den dönmeyince de ekumenik projesi yürümez. Top, saattekar, İncil okutanlara gelmez. Proje dış proje. Onun için kendileri baştan İbrahim Efendi çok doğru söyledin dedikleri halde sonra döndürdüler.

  65. 25:13

    Bir dakikada Yahudi pazarlığı ne yapar? Ayak üstünde döndürür. Döndürdüler. Kendileri sitelerine yazdılar. Alimlerle toplanacağız. Kırk kişiden fazla olacak. Büyük heyet kurulacak. Heyete sorulacak falan filan. Kendi sitelerinde bunlar vardı. Resimleri hala elimizde var. İsmail Ağa sitesinde paylaşılan.

  66. 25:33

    Ne oldu bu paylaşımlar? Bizim evde ne toplantı var sabaha kadar? Hüsamettin Hükalender Hoca orada yazıları yazdılar. Hepsi şahit. Ahmet Hoca oradaydı. Seyfi oradaydı. Hepsi oradaydı. Ne oldular? Çünkü dış projeye hizmet etmek için büyük heyet, küçük heyet olmaz. Üç kişi, dört kişi topçu, popçu. Üç de akraba-i taallukattan pantolu, çeketli.

  67. 26:01

    Tarikattan, şeraattan haberi yok. Adamlarla rabıtayı çevirdiler yahu. Rabıtayı çevirdiler. Koca Efendi Hazretleri. Allah Allah. Belaya bak ne bela geldi başımıza. Anladın mı? Şimdi dört sene evvel adam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gördüm diyor. Mahmud Efendi Hazretleri'nin vekili İbrahim Efendi'yi göreceksin.

  68. 26:22

    Adam dört senedir zaten yine gelen. Şimdi men râni fîl melem fakatir âlâk. Beni rüyada gören gerçekten görmüştür. feyn-neş-şeytâne lâ temesseluvî. Şeytan benim suretimde görünemez. Bir de bu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in torunu. Hem de hafız-ı Kur'an hem de aşere hocası. On kıraat veci ile okutuyor müderris.

  69. 26:41

    Müderris adam. Abdülkadir Efendi, Seyyid Abdülkadir Efendi Hazretleri. Bak dört sene sonra geldi İbrahim Efendi'ye. Dün gitti, evvelsi gün gitti. Salı gün gitti. İbrahim Efendi hocamıza bu rüyayı anlatıyor. Şimdi bu işleri cübbeli mi tertip ediyor? Yoksa dört sene evvel adama rüyasında mı deniyor? On beş, on altı sene evvel İhvan'dan bir zat var.

  70. 27:06

    Çok mübarek, acayip tatbâ sahibi. Ona on altı sene, şimdiki belki de on yedi oldu. Bana da anlattığı bir şey yok. On yedi sene evvel Mahmut Efendi Hazretlerimiz, ondan sonra Hasan Efendi vekillerin emirleri geliyor. Hasan Efendi gösteriliyor. Ondan sonra Allah rahmet eylesin, kabrin nuru olsun. Hasan Efendi hocamız, ondan sonra İbrahim Efendi gösteriliyor.

  71. 27:31

    Ve o da ne yapıyor biliyor musun? On altı sene evvel Efendi Hazretleri'nin resmini koyuyor eve. Ondan sonra yanına da Hasan Efendi'nin resmini koyuyor. Yanına da İbrahim Efendi'nin resmini koyuyor. On altı sene evvel bunun dolu şahidi var. Adamın evine giden dolu şahidi var. Adama demişler ki fitne çıkartma bilmem ne.

  72. 27:52

    Ya ben fitne falan çıkartmıyorum kardeşim. Benim rüyam beni bağlar demiş. Ama ondan sonra vekillerin emiri Hasan Efendi, sonra İbrahim Efendi demiş. On altı senedir o resimler adamın evinde duruyor. Kaç kişi de gördü. Şimdiki İbrahim Efendi'yi biz mi uydurduk? Onun için biz hak üzereyiz. Burada Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in rüyadan dört tane şey çıkıyor.

  73. 28:18

    Bir, Abdülkadir Efendi Efendi Hazretleri'ni göremeyecek. Görebildi mi? Göremedi. Halbuki Efendi Hazretleri beş altı ay daha yaşadı. Göremeyecek. İki, İbrahim Efendi'yi görecek. Peki İbrahim Efendi'yi görmesi, bak dört sene olmuş. İki, İbrahim Efendi vekillerin emiri seçilecek. O zaman böyle bir şey var mıydı?

  74. 28:41

    Yok, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i sağladı. İkinci haber çıktı mı? Cemaat, şura kimi seçti? Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i buyurdu, cemaat seçer. İbrahim Efendi. İkinci haber çıktı mı? Çıktı. Peki, İbrahim Efendi yaşayacak. Buradan o da çıkıyor. İbrahim Efendi önce ölemez miydi? Peki.

  75. 29:00

    Üçüncü haber, İbrahim Efendi yaşayacak. Tamam mı? Dördüncü kayıptan haber, o Abdülkadir, Seyyid Abdülkadir Hazretleri yaşayacak. Beşinci, çalkala çalkala. Beşinci, İstanbul'a gelince İbrahim Efendi'yle buluşabilecek mi, buluşamayacak mı? Maniyle çıkabiliriz, göremeden o ölür, o ölür. Görüştüler mi? Görüştüler.

  76. 29:22

    Sen Mahmud Efendi Hazretleri'ni, Mahmud Efendi'yi göremeyeceksin. Ama vekili İbrahim Efendi'yi göreceksin. Çünkü adam İstanbul'a da gelememiş, daha sonra ben de görememiş vesaire. İbrahim Efendi'nin aslında... Yani, o zaman buradan en mühim mesele ne çıkıyor? Şura-yı Müceddiliyenin ve onların temsil ettiği yüz binlerce ihvan-ı kiram,

  77. 29:41

    Türkiye'de ve dünyada yaptıkları bu cemaat seçecek seçimi doğru muymuş, değil miymiş? Biz hak üzere miyiz, değil miyiz? Adam, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in torunu, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in bana böyle buyurdu, diyor. Geçen gün, çok... Çok önemli bir iş adamı, ismi lazım değil, veremem.

  78. 30:00

    Hanımıyla bizim eve ziyarete geldi. Hanım da hanımını karşıladı. Bir, efendim, ziyaret etmek istemişler, dua almak istemişler, rüyada görmüşler falan. Kadıncağız, ihvan değil. İhvan değil. Ama, Mahmud Efendi Hazretleri'ni gördüm, dedi. Rüya sanatı. Çok... eşraftan bir aile. Mahmud Efendi Hazretleri'nin yüzü gördüm, dedi.

  79. 30:27

    O gidiyor, ben gidiyorum, o gidiyor, ben gidiyorum. İşte, dua istiyorum, şey yapıyorum, şimdi, biraz zaman geçti. Dedi ki, benim vekilim İbrahim Efendi'dir. Sen İbrahim Efendi'den dua al, dedi, diyor. Veyahut da işte, bu mealde bir şey.

  80. 30:40

    Şimdi kadın diyor, ben bu cemaattan da değilim. Ve yani, hani, başka bir tarikattan da değilim, diyor. Ben diyor, işte... Evliyaullah'ı seviyorum, işte kendime göre bir zikirler yapıyorum. Mahmud Efendi Hazretleri bana böyle dedi.

  81. 30:54

    Şimdi, bunun gibi onlarca, yüzlerce rüya zorlardı. İbrahim Efendi Hocamız, vekillerin emridir. Bu sabittir, bu haktır. Efendi Hazretlerimizin bütün vekillerinin başı oldu. Buna kabul etsin, etmesin. Efendi Hazretlerimizin de bundan muvaffakatı olmasa, bu kadar hak rüyalar, mübeşşirat gelmezdi. Ve bize huzursuzluk gelirdi, bunalım gelirdi.

  82. 31:20

    Bu tarikat lafla yürümez. Ama, tabii burada, şeyh tabini kullanmak, veyahut da halife tabini kullanmak, Efendi Hazretlerimize muhalefet olur. Çünkü Efendi Hazretlerimize sordu Resul Hocamız, yerinize bizi bıraktınız mı? Yok, yok, buyurdu. Bunun sesi de var, görüntüsü de var. Yedi, sekiz şahit canlı hayattayız, hepimizin de beyanımız var.

  83. 31:45

    Allah için, mahşerde de şahitlik ederiz, burada da ederiz. Onun için, Efendi Hazretleri benden sonra beni bırakmadım deyince, şeyh olarak bırakmadığı kesin. Halife de yok, halifeniz var mı? Yok. Vekillerimle bu yol yürüyecek. Bu konuyu kaçıncı kere söylüyorum, birisi buraya bir çomak sokmasın diye. Bir fitne çıkartmasın diye.

  84. 32:09

    Onun için şeyh tabiri, halife tabiri, Efendi Hazretlerimize muhalefettir. Hazretleri ve Kudüs Resulü gibi tabirler, şeyh iması, halife iması yaparak, fitneye sebebiyet vereceğinden dolayı, bunları kullanmak ve kullandırmak da mehzurludur. Şura-yı Müceddidenin ittifakı da bu yöndedir Hoca Efendilerin.

  85. 32:37

    Biliyorsunuz onlar çoğu konuşmuyor. Bu görüşümüz ittifaklıdır, orada bir ihtilaf eden yoktur. Kendini bilmeyen, haddini bilmeyen birilerinin paylaşımlarını paylaşırsanız, fitneye sebebiyet verirsiniz, ateşe odunla gidersiniz. Ateşe odunla değil, suyla gidilir. Fitne çıkartmayın, anlıyor musunuz bilmiyorum.

  86. 33:02

    Hele bu kadınlar grupları, biliyorsunuz, Allah, Allah, Allah, Allah. Kutuplardan bir şey konuşsan, burası kaynar. Erkeklerde böyle yok. Bu kadar yok yani. Kadınlardan nasıl yayılıyor ben anlamadım ya. Ben Allah için duyurularımı yapıyorum, bu yolun muhafazası için bu konuşmalar şart. Şart, bitti. Başka bir şey diyor musunuz demiyorsunuz, tamam.

  87. 33:33

    Size Allah'a emanet edelim. Şimdi, Lale Gül Dergisi ne dedik? Burada zaten hıskanın yeri açılmış, oradan herkes temin edebiliyor kitapları. Bir dergi değil, 40 kitaba bedeldir. Fıkıh işaretlere cevaplardı, özellikle tabii çok ilimler var. 62. sayfada, kayınvalidem demiş, düğünde takılan bana takıları iznim olmadan bozdurdu.

  88. 33:57

    Yapar, kaynana meselesi yani. Bunun günahı var mıdır? Mehrimi eksik yaptı, aklımı helal etmiyorum falan, pişman. Bu konuda hocaefendiler cevap vermiş. İlgileniyorsanız bakın. Birisi demiş ki, seferdeyken namazı kısaltmak istemiyorum. Zorluk yok bu yolculukta, böyle yapmam sakıncalı olur mu demiş. Benim babaannemin içime sinmiyor uşağım dedi.

  89. 34:24

    İkiye indirmiyordum yolculukta. Ama sen babaannem misin benim, koca karı mısın ya? Bu arada hocaefendiler buna cevap vermiş. Sayfe 63. Bu soru çok önemli. Hepinizi alakadar ediyorum. Hepinizi 55 yaşında veya neyse, bir bayanın yaşı, başı mühim değil. Kur'an-ı Kerim'i tecvide rehat ederek okuyan, hepinizde bu sorun aşağı yukarı var.

  90. 34:54

    Gayret etsem de bir türlü olmuyor. Kur'an-ı Kerim'i bildirim bildiğim kadarıyla okuyayım mı, yoksa ne yapayım? Tecvide rehat edemeden Kur'an-ı Kerim okunabilir. Bunu ben birkaç sohbete kısap özledim. Ama Hoca Efendiler biraz daha tafsilata girmiş. Hepinize lazım sayfa 63-64'e gidiyor.

  91. 35:17

    Şimdi birisi neyse, eşimin patronu bayan bilmem ne, erkek kadının yanında çalışıyor bu sefer, tersine. Ondan sonra onunla birlikte resmi çıkmışlar, internete koymuşlar, kadın işgillenmiş, ortalık karışmış. Dedikodulardan bilene. Ama mevzu şu, ben de dedim ki diyor, niye bu ikiniz bir resminiz çıktı ortalığa?

  92. 35:42

    Grup, çalışanların hepsi de değil, ikiniz. O da demiş ki, aramızda böyle bir şey, cinsel manada bir temayül söz konusu ise, Hristiyan olayım, bir daha da İslam'a dönemeyeyim demiş. Hoppala, zıppala, çok manyakça bir ifade. Bunun hükmü nedir? 64 ve 65. sayfalarda da bu konu zikredilir.

  93. 36:15

    Onun için, bu soruların cevapları, vesaire birçok ilimleri, faziletleri, Esma Hüsnü Ağabeylerinden mazlumeleri, Leale Gülde bulabilirsiniz. Allah istifade nasip ve müyesser eylesin. Ondan sonra, vefat edene de okuyalım. Ben onun sonunda sohbeti yapayım. Sohbeti bitirince, El-Fatiha diyeyim, çıkayım.

  94. 36:42

    Kadınlardan Hediye, Azize, Fatıma, Aysel, Azize, Mukaddes, Hacer, Emine, Fadime, Rukiye, Günay. Rabbimiz, Tebareke ve Teala, Remziye, Ayşe, Ezgi, Nezahat, bunları da eklemişler. Kurban olduğum sana, ekleneni de biliyorsun, çıkarılanı da biliyorsun, kabirlerini de biliyorsun, amellerini de biliyorsun.

  95. 37:00

    Affeyle, muhafaza et. Lütfeyle, keremeyle. Erkeklerden Muhammed, Abdülkerim, Selim, Muhammed. İsimler tabii, kaç tane Muhammed var? Eyüp Emre, Allah'ım yarabbim. İsimlerine bağışla. Peygamber isimleri var, sahabe isimleri var. Hasan, Cafer, Ekin, Hamdi, İbrahim, Yakup, İdris, Cemil, Abdülvahap, Hasan, Bülent, Mahmut, Ünal, Nazif, Yusuf, Cengiz, Nesimi, Mukhlis.

  96. 37:26

    Fatiha. Bir de Zalim Mustafa Bahçıvan kardeşimiz çok değerli. Benim çok eski dostum, kadim dostum, çok hizmetleri var. Onda kayınbabası İsmail Akdül. Efendi dahil olmak üzere hepsine rahmet eyle. Kabirlerine nur eyle. Ferincelerine âli eyle. Seyyadlar varsa muhafaza eyle. Hesene, adalet eyle. Dil eyle.

  97. 37:44

    Her birerlerine rüvah için buyurun. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhü ve resûlü. Şimdi Nureddin Halep hazretlerinin tarifu ehlil islami vel iman. Bi enne seyyidena mevlana Muhammeden sallallahu aleyhi ve sellem la yakhlu minu zemanu vela mekan. İslam ve iman ehline şu hususu anlatıyorum ki diyor.

  98. 39:00

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ondan hiçbir zaman, hiçbir mekan boş kalmaz. Her yeri ruhaniyetinin tasarrufu ve berekatiyle ve nuruyla doldurmuştur diyor. Bu kitaptan epey ders yaptık. 10. sayfaya geldik. Şimdi o dersten devam ediyoruz. Çünkü bu çok önemli şeyleri anlamamıza vesile olacak. Bu ilimler.

  99. 39:23

    Fakat Arafte buyurur ki, sen diyor geride zikredenlerden anladın ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem alemde tamamen tasarruftadır, yönetimdedir. Allah yönetimi en başta ona vermiştir. Yardım isteyenlere yetişmek, ikaz etmek için varlık aleminde istediği yere Mevla'nın izniyle ulaşmaktadır diyor.

  100. 39:50

    Bunu geçen söyledik. Şimdi o zaman dedik ki peki Madem ki cism-i şerifiyle, beden-i şerifiyle on sekiz bin alemde, her yerde bulunuyor, o zaman kabrinde beden-i şerifi kabrinde duruyor mu, durmuyor mu? dedi. Buna şimdi cevap veriyor. Verdi. İmam Sultîn'in Tenbir-ül Halek bir imkanı diyor, fi de var, bir imkanı, Ruhiyet-i Nebi'yi vel melek.

  101. 40:28

    İmam Sultîn hafız, hadis hafızı muhaddislerin hatimesi, son halkası. Ondan sonra hadisçiler çok gelmiş tabi beş yüz senedir ama İmam Sultîn gibi bir hadisçi de ondan sonra gelmemiş. O bir kitap yazmış. Peygamberler uyanıkken görülürler mi? Halbuki şu anda peygamberlerden hayatta olan bir tek İsa aleyhisselam var, o da gökte.

  102. 40:54

    İsa aleyhisselamın dışındakiler dünyada görülebilir mi? Uyanıkken. Bir de melekleri görmüyoruz ya, melekleri gören var mı, görülebilir mi? Bu konuyu ispat için bunda çok deliller koymuş, o kitap da okunabilir ama epey bir şey ondan almış olduk şimdi. Tenbir-ül Halek. Bu da ondan alıyor. Enes radıyallahu anh'tan rivayet ediyor, hadis-i şerifte ne buyurdu?

  103. 41:25

    Peygamberler kabirlerinde kabirlerinde bırakılmazlar. Yine hadis-i şerifte Beyyaki rivayet ediyor Enes Enes radıyallahu anh'tan sallallahu aleyhi ve sellem. Abdurrahman Tal sallallahu aleyhi ve sellem İnnel enbiyâ lâ yutrakûn fî kubûrim erbâine leyle velâkinne musallûn beynedillâhi teâle hattâ hufe hâfiz sûri Peygamberler kırk geceden sonra kabirlerinde bırakılmazlar.

  104. 41:48

    sûre ufurluyana kadar. namaz ve ibadete devam ederler. Huzur-u İlahi de, Huzur-u İlahi zaten her yer Huzur-u İlahi. Mevla mekanda münezzeh. Ve feyzâra vel imâm süfyân-ı sevriyû. Kale bu usta, süfyân-ı sevriyû çok büyük müçtehid. İmam-ı Azam Efendimiz döneminde ve İmam-ı Azam ayarında onun kadar olmasa da öyle Ahmet İbn-i Hanbeller'den falan İmam-ı Şafiiler'den daha da

  105. 42:17

    üstün derecede bir müçtehittir. Süfyân-ı sevriyû. O anlatıyor. Kale dedi. Kale şeyhullâne âsâidim lümseyyebî. Benim şeyhim diyor. Orada ismini vermemiş. Said İbn-i Mülseyyep'ten rivayet ediyor. Tâbi'nin ulularından. Tâbus diye hatırlıyorum. Tâbi'nin tavusu, tavus kuşu gibi demişler. Ne kadar güzel adamsa mübarek.

  106. 42:44

    Said İbn-i Mülseyyep kale buyurdu. Mâ meketi nebiyyûn fîkâbriyâkselâmûne arbâine leyleten hattâ yufâ. Hiçbir peygamber kabrinde kırk geceden fazla bedenen kalmaz. Kırk gece içerisinde Mevla Teâlâ'nın murad ettiği makamlara bedeniyle bedeniyle yükseltilir. İsa Aleyhisselâm yükseltildiği gibi. Bedeniyle yükseltilir.

  107. 43:09

    Buraya dikkat et. Ruh zaten serbest. Mesele bedenden bahsediyoruz. Farklılık nerede çıkıyor? Bedende çıkıyor. Fizikide çıkıyor. Kâle'l-beyyakî buyurdu ki fâlâcâ yekûnüke sâir-i enbiyâ. Bu mana göre Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de sâir-i enbiyâ hakkında varit olan bütün faziletler Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de hepsi vardır.

  108. 43:40

    Her birinde tek tek ayrı ayrı anlatılan faziletlerin hepsi Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de toplanmıştır. Toplanmak da yetmez. İlaveden fazlalık da hiçbirinde olmayan toplasan toplanmayan üstün faziletler de Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de istimâ etmiştir. Nebûnü'l-tilke'l-rusûlû faddalnâ bâ'zam alâ bâ'zam O Rasûlü'lerin kimini kiminden üstün ettik.

  109. 44:08

    faddalnâ bâ'zam nebûnü alâ bâ'zam Peygamberlerin bazısını bazısından üstün ettik. Konu buraya geldiği zaman hepsinden üstün kılınan kesinlikle kimdir? Muhammed Mustafa Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'dir. ve mâ arselnâke illâ rahmetellâ alemin bütün alemleri rahmet olarak gönderdik. Başka peygamber hakkında var mı?

  110. 44:30

    Efendimiz babamız öyle buyurdu. Hiçbir peygamber hakkında nazil olmadı evladım. peki ve mâ arselnâke illâ kâsvetellîn nâsibe şîrân biz seni bütün insanlara diğer peygamberler sadece kendi kavimlerine ümmetlere özel. Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem genel diğer peygamberler kendi kavimlerine, insanlara.

  111. 44:56

    Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem hem insanlara hem cinlere. siyah, kırmızı hepsine gönderildim diyor. Oradaki maksat nedir? Kırmızıdan olacak yani, esvet insanlar. Zaten cinleri de katıyor. Cinlere de gönderildim diyor. Zaten onu nereden anlıyoruz? Kur'an'da da o âyet var.

  112. 45:25

    Cinleri gönderdik, senden Kur'an dinlesinler, iman etsinler diyor. Kur'an-ı Kerim'de cin sünneti var. Hiçbir peygamberler hakkında bunlar var mı? Yok. O zaman diyor Nureddin Adem Hazretleri. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem diğer peygamberler gibi bedeni kırk gece kalmaz, yüce makamlara yükseltilir.

  113. 45:47

    Tamam da bel, daha doğrusu diğer peygamberler gibi dememek lazım. Ya ne demek lazım? Ecellü. Daha yüce. Makamlar. Ve ehassu. Daha hususi demek lazım. Çünkü neden? Ziyadeti, rifati. Rifat ve yücelik fazla oluyor Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de. Ne bakımdan? Filmekani. Hem mekan bakımından o dördüncü kat semadaysa Musa Aleyhisselâm kaçta?

  114. 46:14

    İkinci katta. Altıncı katta. İbrahim Aleyhisselâm kaçta? Yedinci katta. Bütün bunlar Bukhari, Müslim, Sahih Hadis. O zaman Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem oralarda kalırsa onun şanına uygun olmuyor. Öyle mi? Mekan bakımından da onlardan yukarıda olmalı. Çünkü onun fazileti kıldığını dolu ayet var.

  115. 46:40

    Vel mekaneti şeref bakımında. Mekan bulunduğu yer demek. Mekanet şeref demek. Her bakımdan Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in daha yüce ve daha üstün olduğuna inanmak lazım gelir. Öyle mi şimdi? Yine gerçeklere eserde yani İmam Sûreti'nin Tenvirü'l-Halek'te geçiyor. Baba Abdurrazzak ve Musa Nebi Abdurrazzak Musa Nebi'de o İmam Bukhari'nin Şeyhidir.

  116. 47:20

    Bak burada Sevri'nin Şeyh'i de çıktı. İşte rivayetlerin mükerrerliğinde bu faydalar var. Abdurrazzak Bukhari'nin de Şeyhidir. O Süfyan-ı Sevri'den, o Ebu'l-Miktam'dan, o Sâlih-i Müseyyep'ten. Hiçbir Nebi yeryüzünde kırk günden fazla durmaz. Yani bedeniyle semavata yükselir, bedeniyle. Ama sonra bedeni kabrinde durumu durmazmış.

  117. 47:48

    Şimdi buraya geleceğiz. Yine İmam Sûreti'nin Tenvirü'l-Halek'te, Taberani, Mucem-i Kebir'den, Ebu Naim, Hilyet Evliya'dan, bunlar büyük muhattisler yani. İlk kaynak bunlar. Hadis-i Şerif Enes Hadı'ya manada yanıyor. Hangi peygamber ölürse, feykûn fî kabrinde durmaz. İlla durursa, erbâine sabahın kırk sabah durur.

  118. 48:26

    Bu kitapta zikredilen diğer rivayet. İmam-ı Haramîn Cüveyni Hazretleri İmam-ı Gazali'nin şeyhidir. Hocasıdır. İmam-ı Rafi' Şafii mezhebinde en yüksek alimdir. İmam-ı Rafi'i. Bunlar rivayet ettiler. Nebî Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki, Allah beni kabrimde üç günden fazla bırakmaz. Çünkü ben Allah katında o kadar şerefliyim ki, üç günden fazla durmam.

  119. 49:00

    Sonra semavata arşa çıkar. Bedeniyle. Ruhla ilgili konuşulsa bu hadis rivayet etmeye lüzum var mı? İmam-ı Haramîn buyurdu ki, diğer hadisin tarikinde iki günden fazla buyurulur. Demiş burada noktalı da olabilir belki. El-Hanbeli'yi, kütübü. Ebu'l-Hasen, El-Hanbeli Hazretleri, kitaplarında hadisen bir hadis rivayet etmiş.

  120. 49:38

    Enne Allâhe Teâlâ, Lâ tuğgu nebiyyen fî kabriyye çâram nisriyye. Allah Teâlâ, kabrinde hiçbir peygamberi yarım günden fazla bırakmaz. Şimdi bunlar, yarım gün, en kısası yarım En kısası yarım günden başladığı rivayetler, günden fazla bırakmaz. kırk günden yukarı yok. Bu hadis-i şerifler, farklı âlimler, muaddisler, fakihler tarafından, kitaplarımızdan rivayet edilmiş.

  121. 50:04

    Özellikle de İmam Suyuti bununla bulunuyor, Tenvir-ül Halek isimli eserinde, El-Hâbil-il Fetâvâ isimli eserinde toplamış. Şimdi, bu hadislerin tümüne bakarsan, müşkilat çıkar. Kime çıkar müşkilat? Sana, bana çıkmaz. Peşini anlayacağız. Ama diyorum, bu zamanda bize sual sorarak, ısrarla sual sorarak, bu kitabı ben, kendi dönemimde bulunan, 400 sene evvel söylüyorum.

  122. 50:46

    Vefat-ı 1044. vefat etmiş. Yaşamasına bakarsan, 450-400-500 seneye gidiyor. Nuri Cenâb-ı Hakk'ın hazretleri diyor ki, bizim zamanımızda birileri kalktı bana, çok ısrarla sualler yöneltti. Ben de bu kitabı, kısa bir risale, o suallere cevap mâhiyetinde yazdım. Onun için, onların kafası, bu hadisleri birleştiremiyor.

  123. 51:20

    Ve, aynı zamanda kabrinde mi, kabrinde değilse ziyaret edenler boşa mı gidiyor? Kabrinde ise aynı anda gökte nasıl oluyor? Kafayı karıştıranlar, kıranlar var. Şimdi, ve yudhûhul iskâle, bütün bu müşkilatları açığa kavuştur. Mâ fil kitâbil mezkûr. Yine İmâm-ı Sûyeti diyor, Elhâbisinde, tenvirül haleg fî ruvveti nebî vel melek, ondan evvel de âlimler var falan ama,

  124. 51:55

    ondan evvelki âlimlerin dağınık beyanlarının İmâm-ı Sûyeti'yi toplamış, bir özet hâlinde zikir etmişim. O kitapta, ve ve izâ, yine bu meseleler, fî kitâbî Misbâh-i z-zalâm fî-l-müsteğî-zîne bi-seyyidil-enâm fî-l-yekazatî vel-menâm Kitabın adına bak izâya gel. Kitap kime ait? Bende bu kitap çok eski.

  125. 52:22

    Lilhâfız İbn-i Nu'mânil-Maghribîye Ebun Nu'mân-ı Maghribî, Hafız. Hafız demek hadis-i hafız. Kur'an-ı Hafızı şimdi bile çok. Hafız Ebun Nu'mân-ı Maghribî Hazretleri bir kitap yazmış. Bu kitabı da size tercüme etmem lazım. Yazmak zor oluyor da, derste konuşmak daha kolay olur. Konuşurken imlâ falan, nokta, virgül, parantez, paragraf, lütfum yok.

  126. 52:48

    Yani aslında ben böyle yapsam çok kitabı tercüme ederim size. Kitabın adı, Misbâh-u z-zalâm, karanlığı aydınlatan kandil. Misbâh kandil, zalâm karanlığı. Ne hakkında yazılmış bu kitap? Fî-l-müsteğî-zîne Yardım ve himmet isteyenler. Kimden yardım istiyorlar? Bi-seyyidil-enâm Enam ne demek? Ümmetleri.

  127. 53:15

    Seyyid ne demek? Efendisi. Bütün ümmetlerin, bütün âlimlerin efendisinden yardım isteyenler. Himmet isteyenler. Hepimiz istiyor muyuz? Tarikat dersi yapsan yapsın. Es-salâtu ve selâmü aleyke ya Rasûlallah Rabıta üzere yaptığın zaman ne diyorsun? Tut elimden beni, yalnız başıma bırakma. Ben Mevlâ'ma kavuşmak istiyorum.

  128. 53:35

    Ya Rasûlallah, sen himmet et bana beni, elimi bırakma. Yardımcım ol, destek yerim ol. Allah'a varan yola beni ulaştır. Bu demek. Rabıtada da bu. Peki. E tamam bunun ne? Bizim konumuzla alakası yok ki. Mübarek adam. Kitabın ismi devam ediyor. Bir satır ismi var. Fî-l-yakazatî Uyanıkken yardım isteyenler.

  129. 54:02

    Vel-menâmi rüyâda yardım isteyenler. neyi kastediyor? Uyanıkken Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i görüp himmet isteyenler. Rüyada görüp himmet isteyen çok. He? Ne yaptı şey? Ondan sonra Seyyah Çelebi şuradaki caminin mirabında uyumuş, gördünüz. Şefaat ya Rasûlullah diyecekti. Şefaat, seyahat ya Rasûlullah Ondan sonra Allah dedi, bütün dünyayı gezdi yani.

  130. 54:35

    Değil mi şimdi? Onun için rüyada himmet isteyen çok. Ama uyanıkken himmet isteyen de var mıymış? Varmış. İşte uyanıkken himmet isteyenler meselesi çok önemli. Bu kitapta da bu ilimler var. Ne geçiyor mesela? Şimdi bazı deliller söyleyecek.

  131. 54:55

    Şimdi bazı deliller söyleyecek, çok tatlı ilimler, çok güzel ilimler. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Efendimiz'e imanımızı kuvvetlendirelim diyor. Ennâ arâbiyyen bir bedelî Cenâb-ı Hak geldi, iler-i kabr-i şerîf Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, Kavm-i âlâ sahibi, aftal-i salât ve selam Fesellem'e selam verdi.

  132. 55:15

    Yani assalâtü vesselâmu aleyke, ya Resûlallah en kısa zamanda. Yani As-salâtu vesselâmu aleyke Ya Resûlullah, en kısası Sümme gâlem Bedevî, Bedevî çölden geldi. Dedi ki Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem kabr-i şerîfin önünde, o zaman kabr-i şerîfin önünde bu şekilde duvar duvar ve perdeler, şüpakeler, demirler yok.

  133. 55:42

    Yeni vefat, katkulte, sen âyetler, hadisler ve perdeler, Yeni vefat Sen ayetler, hadisler söyledin söyledin bize. Yani ona da ulaştı ya tabi. bize. ilâ kavleke biz de senin sözlerini kavradık, ezberledik Yani duyduklarımız kadar. ilâ kavleke, işte orada bir şeyler daha İşte orada bir şeyler daha anlatmış ve kâne fî mâ unzil aleyke sana indirilen

  134. 56:10

    âyetler içerisinde şöyle bir âyet var şöyle bir ayet var. ne buyur Allah Ne buyurur Allah-u Teala Nisa Suresinde olacak? Nisa Suresi'nde olacak. Estaizu Billah Ve nevennehum iz zalemû enfusem Eğer onlar günah işleyerek nefislerine zulmettikleri ve kendilerine yazık ettikleri zaman caûke habîbim sana gelseler Bak şimdi.

  135. 56:34

    Tevbe, istiğfar âyeti çok ama bu âyet farklı. Bu ayette diyor ki Bu âyette diyor ki sana gelseler, birinci şart neymiş? Festağfirullah senin huzurunda Allah'tan yani benden affolunmak, mağfiret talep etseler. Sana gelseler.

  136. 56:54

    Resûlu, sen de onların istiğfarını duyunca, senin huzurunda gerçekleştiği için, o Resûl, yani sen de onları affetmem için, onlar adına bana istiğfarda bulunursan, o Rasul yani sen de leve cedû elbette bulacaklar. Allah Azze ve Celle'ni tevvaben, son derece tevbeleri kabul eden, rahimen. Kimi? Allah'ı, Allah'ı Zül Celal'i

  137. 57:20

    rahimen onlara çok acıyan bir Allah olarak bulacaklar. Yani ben onların günahları affedileyim. Ama şart nedir diyor? Senin yanına gelecekler. Onun için benden af isteyecekler. Sonra sen de onların günahları için benden af isteyeceksin. İş bitti.

  138. 57:38

    Şimdi o Bedevi Arabi diyor ki senden bize çok ayet hadis geldi. Biz senin buyurduklarını kavramaya çalıştık. Yani ezberlemeye çalıştık. Sana indirilen ayetlerden birinde bu ayet var. Şimdi ben de geldim ama sana yetişemedim. Yani sen vefat etmiştin. Ben de seni göremedim. Sahabeden olamadım. Ama ben kendi nefsime zulmetmiş günahkar bir adamım.

  139. 58:12

    Vecidüşini sana geldim müsteğfiran. Allah'tan af istemek için senin yanına geldim. Sana gelseler diyor ben de sana geldim. Ama sen de vefat etmişsin. Ben de kabrine geldim. Ve arzu ben ümit ediyorum en testeğfira senin mağfiret talep etmeni dedi. Ondan sonra iyi benim için istiğfarda bulunmanı talep ediyorum dedi.

  140. 58:48

    Şimdi burada iki tane kıssa var. Birbirine karıştırılmaması var. Bunda bu kıssada demin zikredilen kitaplardan geçiyorum. Söyleyeceklerini söyledi. Ben de Ravza-i Mutara'da Bâce-i Şerife'de işte durabildiğim zamanlar öyle müracaatlar yapıyorum. Sen de yapabilirsen yapıyorsun. Ondan sonra çok durdurmuyorlar tabi de.

  141. 59:17

    Bazen durduğumuz oldu. Benim yarım saat bir saat ayakta durduğum oldu. Evvelce biraz daha rahattık yani. Acayip haller, acayip tecelliler yani feyizden, nurdan kargoluyorsun yani. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yüzüne bakıyorsun da oradaki şey burada aynı hali olur mu? Olmaz. Kabir-i Şerif'ten ses geldi.

  142. 59:43

    Nida geldi. Ses, ses. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sesi geldi. Bu Bedeviye. En gad hufirâ leke. Senin için günahların kesinlikle bağışlandı. Herkes duydu bunu ya. Bu kadar kitapta bunun kaynak verdi. E şimdi kabrinde olmasa bu ses gelir mi? Kendi sesi mi? Kendi sesi.

  143. 1:00:16

    Şimdi feâzen nassû. Bu çok büyük bir delildir diyor. Es-sârihû. Sarih ve açıktır diyor. El-makbûlû. Kitaplarımızda zikrediliyor. Senetleriyle, istanflarıyla. Makbûldür. Es-sâhîhû. Sahittir, doğru. İşte bu delil, yedüllû. Neye delâlet ediyor? Alânehu sallallâhu aleyhi ve sellem. Mukimûn fî kabri mevcûdür.

  144. 1:00:41

    Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kabrinde mevcut mu? Mevcut. Cism-i şerifi, bedeni şerifi mukim mi? Mukim. Anladın mı? Bu tamam şey. Burada daha çok iş var. Aynı mesele, bir tane daha kısa var. O kısa, şöyle. Yine Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, biraz zaman geçmiş yani. Belki de yüz senedir fazladır.

  145. 1:01:14

    Yine bir ahrabi geldi. Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem kabri şerifinin üstü açık o zaman. Görünüyor, geliyor, yanına kadar gelebiliyor. Toprak alabiliyorlar. Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem zaten, niçin kapattılar? Herkes toprak almaya başladı. Bu sefer tabi Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem üstüne topraklar açılacak falan.

  146. 1:01:37

    Böyle işler oldu yani. Muhafazaya aldılar. O zaman kabri şerifinin üstüne yattı. Yani tabi çok edebe muvaffık değil. Ebâb-ı Belân, Sarı Hazretleri ve Sahabe-i Kıram, Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem kabri şerifine bir metre kala, iki metre kala, açık da olsa durmak lazım. Yani hatten yakınına gitmemek lazım edeb için diyorlar ama, aşk edeb dinlemez.

  147. 1:02:05

    Eğer gerçek manada aşk onu taştırırsa, feyiz ve cezbe gelirse, cezbe gelene zaten mesuliyet yoktur. O bağırır, çağırır, ayılır, bayılır. Cezbe bu. Kalp-i şerifin üstüne çullandı, bir ağladı, bir ağladı, bütün kalp-i şerif soğudu. Kabri şerifinin üstüne çullandı. Bütün kalpli şerif soğudu. Dedi ben geldim seni göremedim.

  148. 1:02:30

    Mevla buyuruyor ki sana gelseler, ben de sana geldim, şimdilik seni göremedim. Ben ne yapacağım, ben hap olmayacağım. Böyle oldu, böyle oldu. Ondan sonra, bu ayet-i kerimeyi okuduğu, onun için verebiliyor muyuz? Zalim o ayetini ezberleyip, veyahut da işte kitaptan bakarak, Vehhabilere elinden almazlarsa tabi, muaciyede,

  149. 1:02:53

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i ziyarete yöneldiğin zaman, bu ayeti okumak, bütün Meşayih'in sünnetidir. Çünkü sana gelseler, ben de sana geldim ya Resulallah, istiğfar ediyorum Allah'ım. Sen de benim için istiğfar et diye, Arapça bilmiyorsanız, Türkçe bunu söyleyebilirsiniz. Ve söylemelisiniz.

  150. 1:03:13

    Zaten, o huzur-u risalette, mahfiret olunmak için, en büyük vesile budur. Bu ayeti okuyacaksın, peşine, sana gelseler buyurdu Allah'ımız, ben de sana geldim ya Resulallah, Allah'tan af istiyorum, senden de benim için istiğfar etmeni, dua etmeni, talep ediyorum. Sonra, bir meşhur beyt var, o beyti inşaat etti, bu Arabinin beytleri, bu bedevi, ne kadar ihlaslıydı ki,

  151. 1:03:49

    o beytler, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in önündeki, sağındaki, sondaki direklere yazıldı. Şu anda da duruyor. Vehhabiler bir ara o beytleri sildiler, sonra Seyyid Muhammed Maliki hazretlerimiz kralla görüştü, o zamanki Suud kralına yalvardılar, yakardılar, beytler yeniden yazıldı. Şu anda beytler orada yazılı duruyor.

  152. 1:04:13

    Sultan 1. Abdülhamid hazretlerinin yazdığı kaside, Hücre-i Şerife kasidesi de kabartma şeylerle varaklıydı, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in medet edenlerin varaklığını sildiler ama kabartma duruyor. Kabartmayı silemedikleri için yazılar duruyor. Ondan sonra Ya Seyyidi Ya Resulallah-i Huzbiyedi diye başlayan kaside.

  153. 1:04:43

    Resmenlemem lazım yani ondan. Ondan sonra bu Arabinin beddevinin sahabinin, beddevinin beyitleri bu çok meşhur İslâm aleminde tabi ki ey diyor bedeni şerifi toprakta defnedilenlerin en hayırlısı onun toprağa defnedilmesiyle dağlar, tepeler, bütün alemler efendim mübarek oldu. Niçin?

  154. 1:05:28

    Şimdi ne diyor? Ravzasını ziyaret edip dedi Cibril'e Ol Rasûlü'l-Mücteba hem rahmetellil alemin bende medfundur diyor. Bu beyitede ne diyor? Toprak göklere iftihar ediyor. Sizde cennetler var, kürşü var, levh-i mahfuz var, kalem-i alâ var arş-ı alâ var ama bende Muhammed Mustafa var sallallahu aleyhi ve sellem o arştan da üstün levh-i mahfuzdan da üstün

  155. 1:06:16

    bütün meleklerden dersin. Onun için senin diyor sakin bulunduğun yani içinde bulunduğun kabre şerife canın feda olsun. O kabre şerifte afaf var cömertlik var, kerem var iffet var bütün faziletler, meziyetler orada diyor. Sonra ağlıyor, ağlıyor istiğfarları yapıyor ziyaretten ayrılır. O zaman kabre şerifin türbedarı Utbi Hazretleri Utbi Hazretleri kim biliyor musun?

  156. 1:06:56

    Yani bu kıssa ne zaman yaşandığına da bize fikir veriyor. Çünkü neden? Utbi İmam Şafii'nin şeyhi. İmam Şafii kaçtı? 200'dü. Diyelim 200'ler. İmam Şafii'nin şeyhi türbedar. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in türbedarlığını yapmak İmam Azam Ebu Hanife bayılır türbedarlık yapmaya. Bütün sahabe bayılır.

  157. 1:07:22

    İmam Şafii'nin şeyhi Ravza-i Mutara'yı o süpürüyor. Ne demek ya? Tabii ki süpürecek. Sen kim olsan ol. Orada kim yatıyor? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Utbi'de türbedar. Utbi Hazretleri de diyor ki yahu diyor adam şimdi biraz Kabre Şerif'e yanaşma falan diyecektim. Hani biraz edepli ol bir metre uzak dursalar sana.

  158. 1:07:56

    Adama bir cezbe geldi. Yattı yıkıldı oralara. Ondan sonra ağla ağla ağla bütün Türbey Şerif'e hızlandı. Şimdi baktım diyor adam riya yapmıyor. İhlaslı yani. Ben de diyor bir şey demedim şimdi yani. Sonra diyor o kalktı geçiyor. O arada ben daldım diyor. Bir daldım diyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem geldi diyor.

  159. 1:08:24

    Ya Utbi ilhakil arabiye febeşşirhu enne Allah kadhafara lehu. Ey Utbi çabuk kalk uyuma. Ona yetiş. Ona söyle ki Allah onu affetti diyor. Şimdi bir keresinde ne oldu? Kabre Şerif'ten nida geldi ses. Öbüründe ne oldu? Utbi Hazretlerine çabuk kalk dedi. O da diyor gittim diyor. Bazı rivayetlerde müjdeledim diyor.

  160. 1:08:54

    Bazı rivayetlerde adama ulaşamadım diyor. Şimdi bu iki rivayette sahih makbul. Hepsi de kitaplarda var. Kaynakları çok. Şimdi ben Hücre Kasidesini altınla yazdırdım. 24 ayar altınla yazdırdım. 1. Abdülhamid Kasidesinin altına bu kıssayı da Arapça yazdırdım. Kaynaklarını da koydum. Benim evde o levha duruyor.

  161. 1:09:20

    Onu ben sonra bastırdım ama o bastırdığımda küçülttüm. Küçülttüm tıpkı basım yaptırdım. Tarattırdım tıpkı basım. Bu levha işleri yine hiç kimse ilgilenmiyor. Ondan sonra da millet evini almak istiyor. Bulamıyor yani. Onu ben bastırdım ama birkaç kişilere de dağıttım yani. Evde de gene gidene hediye veriyordum.

  162. 1:09:41

    Sonra ne oldu? Ben uğraşamıyorum her şeyle. O çok önemli bir kaside. Hücre Kasidesi. İşte onun altında da bu yazıyor, bu rivayet yazıyor. Dolayısıyla bu iki meseleden bize düşen ne? Herkese Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in sesini işittirmezler. Herkese rüya göstermezler veya başkasına rüya gösterip, sana gönderip

  163. 1:10:09

    Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem sana selam söylüyor dedirtmezler. Bu az kişiye nasip olur. Ama bu iki meseleyi anlayan ve iman eden neyi anlamış ve oluyor? Ben de gidersem, sen de gidersen keşfimiz açık olmasına lüzum yok. Bu âyet-i kerimeyi okursan, hele ki mealen sonra ya Resûlullah ben sana geldim, Allah-u Teâlâ beni sana gönderdi, sana gelseler diye şart koştu.

  164. 1:10:38

    Ben de sana geldim, Allah'ın beni affetmesi için istiğfar ediyorum, sen de benim için dua et, istiğfar et derse onun hakkında da mağfiret kesinlikle hasıl olur mu? Olmaz mı? Olmaz olur mu şimdi? Müslümanız daha, gâvur değiliz ki. E bid'at ehli de değiliz. Ne kadar günahkarız ama ehli sünnet dışı bir inancımız yok.

  165. 1:11:03

    Elhamdülillah, bunun en büyük nimeti ehli sünnet, ehli olmak. Onun için efendim kardeşlerim, bu da şimdi kabrinde miymiş, değil miymiş? Peki hem kabrimde hem her yerden nasıl oluyor? E dur bakalım şimdi mübarek, yeni doğmuş çocuksunuz, hemen baklava, börek verip sizi boğmayalım. Madde madde geliyor.

  166. 1:11:29

    Fezlekesinde neticeye gideceğiz. Ve yudhul işkâle eyvah, yine bu kafası karışanlar, bu nasıl oluyor diyenlerle müşkilatını vüzuha kavuşturuyorlar. Mâ fî kitâbü'l-hâfızı suyûtu lezzâ. Yine Hafız Suyûti'nin kitabında da var, başka çok kitablarda da ben gördüm. Zaten bu kitap da 400 sene evvel yazılmış.

  167. 1:11:55

    Minenne seyyid en nuraddîn el-îciyye. Seyyid Nuruddîn el-İciyye Hazretleri. Kaçta vefatı bilmiyorum, yani hocam belki hızlı bulursa bulsun. Seyyid Nuruddîn el-İciyye Hazretleri diye bir zat var. Seyyid'den anlaşılıyor ki Rasûlullah'ın torunudur. Ve kafa durdu. Nerede? Bir Ravzat-ı Şerif'e. Tam Ravzat-ı Şerif'e de muaciyede, huzurunda durdu.

  168. 1:12:25

    Sün ve gâle, ondan sonra dedi ki Esselâmü aleyke eyyühen nebiyyü ve rahmetullâhi ve barakâtüh. Bunu biz nerede okuyoruz? Ettehiyyat'ta okuyoruz. Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in huzuruna gidildiği zaman Esselâtu vesselâmü aleyke ya Rasûlullah'tan daha önce ilk olarak hangi selamı vermek lazım?

  169. 1:12:53

    Ettehiyyattakini vermek lazım. Ondan daha faziletli selam olsaydı namazda bize Allah onu öğretirdi. Anladın mı? O selam nereden geldi? Meyraç'tan geldi. Çünkü ettehiyyatü lillâhi assalavat ve ottaybat. Kim söyledi? Allah-u Teâlâ'nın cemâl-i bâkemâl'i müşahede ederken Meyraç'ta Mevla'yı ziyarette Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem söyledi.

  170. 1:13:17

    Peki o ettehiyyatünün cevabında Allah-u Teâlâ ona ne buyurdu? Esselâmü aleyke eyyühen nebiyyü ve rahmetullâhi ve barakâtüh. O zaman Mevla ne yaptı? Senin üzerine yaptı. Bütün rahmetlerim, bereketlerim, selamlarım, selametlerim senin üzerine. Senin üzerine deyince Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem tek başına almak istemedi.

  171. 1:13:39

    Yine bizim Müslümanlara da katmak üzere. Esselâmü aleyna ve alâ ibâdillâhi sâlih. Selam biz peygamberler cemaatinin üzerine olsun. Sonra da Allah'ın bütün sâlih kulları üzerine olsun. Ehl-i sünnet itikadı üzere olan ne kadar da günahkâr olsa sâlihlerden nasibi vardır. Çünkü sâlihliğin baş şartı imandır.

  172. 1:14:03

    Ama farzları yerine getirmeyene de sâlihtir, velidir denmez. Takvâ sahibine denmez ama yine Allah'ın selamından, rahmetinden, imanından dolayı bir nasip alır. Ama bu nasibimizi artırmak lazım. Farzları yerine getirirsen, İslam şartlarını yerine getirirsen nasibin büyük olur. Sünnetleri, müstehabları, edepleri yerine getirirsen nasibin büyük, büyük, büyük artar.

  173. 1:14:31

    Nuruddin İyici Hazretleri kaç yıl hocam, çıkıyor mu? Sekiz yüzyıllar. beş, altı yüz senelere eve. E tabi ki şu yüzyıldan evvel olması lazım. Şu yüzülde zikrettiğine göre. Selam verdi yani, normal. Ben de gidince selam veriyorum. Sen de veriyorsun. Fesemi'a men kâne bihazrati minel kabri şerif. Orada bulunan bütün zairun, ziyaretçilerin hepsi,

  174. 1:15:07

    o anda Muvace-i Şerife'de, Ravza-i Şerife'de bulunan bütün ziyaretçiler, kulağıyla duydu. Şimdi ona cevap veriliyor ama sen de duyuyorsun orada. Sana cevap verilmiyor ama, Efendim, sallallahu aleyhi ve sellem sesini duyuyorsun. K ile yekûn, ne diyor? Ve aleyke selam ya veledî. Ey benim oğlum, sana da selam olsun.

  175. 1:15:33

    Hadi bakalım. Var mıymış kabri şerifte? Hani meşhur yine, Bursa'da yatan, Emir Sultan Bukhari Hazretleri, Bir Vatikalı Seyyid Emir Külhan, silsilemizin, şahane açma hazretlerimizin şeyhinin oğlu, büyük veli, Yıldırım Beyazıt'ın damadı. Yıldırım Beyazıt laf dinleseydi, onu dinleseydi, Osmanlı bu çöküntüleri yaşamayacaktı.

  176. 1:15:59

    Kemur Lenke, mağlup olmayacaktı işte. Evliyanın sözünü dinlemezsen, padişah da olsa rezil olur. Ondan sonra Emir Sultan Bukhari Hazretlerimiz de, Medine-i Eminönü'ye gitti, Bukhara'dan geldi, Bursa'ya gelmeden, o zaman da İstanbul Fethi olmamış. Bursa'ya gelmeden evvel, Bukhara'dan nereye gitti? Medine-i Eminönü'ne gitti.

  177. 1:16:25

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in torunlarına ait, seyyidlere bir, o zamanki işte padişahların döneminde, evvelceden beri, ribat yapılmış, ne diyorsun oraya, şimdiki otel dedikleri, o zaman da han gibi bir şey. Odalar var, Medine'ye gelenler, seyyid olmak şartıyla. E bu sefer, geldi işte, orada da bir yönetim var tabii ki illa ki her yerde bir yönetim olacak.

  178. 1:16:58

    İşte ben de seyyidim, işte Bukhara'dan geldim, bana da bir yer verir misiniz, eder misiniz? Adam da dedi ki, buna önüne gelen seyyidim diyor kardeşim ya. Her yerde seyyid olmuş falan. Senin seyyid olacaksın, yer bulamayan seyyidim diyor, geliyor burada bedava yatmaya falan. Yani belki bu kadar konuşmamıştırlar da, işin şeyi yani, tasviri.

  179. 1:17:25

    Ama en nihayetinde, onun seyyidliğine şüpheyle baktılar, mevzuluğu en azından. E ne olacak? O da dedi ki, o zaman hadi bakalım dedi. Gidiyoruz, Muvaca-i Şerife'ye ziyarette selam veriyoruz. El mi yamamış, bey mi yamamış, sen mi seyyidsin, ben mi seyyidim? E şimdi her seyyidim diyen de bize selam versin efendim.

  180. 1:17:50

    Sayın Allah'ın seyyidi sesli cevap vermez ki. Adam seyyid olmuyor anlamına gelmez, adam seyyid de olabilir, sesli cevap da alamayabilir. Makam meselesi. Onlar da ne cesaret tabii, gittiler. Hepsi selam verdiler, cevap yok. Ne zaman Emir Sultan Bukhara Hazretleri, Esselamu Aleyküm ya ceddi, ey dedeciğim selam olsun sana dedi, ve aleyke selam ya veledi, of!

  181. 1:18:18

    Herkes kaptı. Emir Sultan'ı elini ayağını öpenler kapışmaya çalışıyor, o sen bana gel, ben de ona gel. Çok az durdu. Mevmed'in eline meşhur olunca zaten Evliyaullah meşhur olduğu yerlerde durmazlar. Onlar keramet açıklamazlar. Kerameti saklarlar ve gizlerler. Evliyaullah nezdinde keramet göstermek,

  182. 1:18:43

    yeni, haiz olan bir kızın kadının kanlı bezini ortalığa koymasından daha utanç vericidir. Ali Adremen babamız böyle buyurdu. Bütün meşayih böyle söylüyor. Şimdi bütün millet keramet merakçısı olmuş. Uçsam kaçsam ya bırak bu işleri ya. Allah'ın rızasını kazanmak, uçmak kaçmaktan eftaldir. El istikame aynul kerame.

  183. 1:19:08

    Şeratta, tarikatta düz gitmek, müstakim olmak kerametin de kendisidir. Hatta kerametten daha faziletlidir. Çünkü keramet ehli bazen nefsi girerse sonra da helak olanlar da çıkıyor. Ama istikamet ehli bozulmaz. Biz onun için keşif keramet peşinde değiliz yani olmamalıyız. Olsa da kötü olmaz yani tabi de.

  184. 1:19:32

    Şimdi bana lazım da, bunları bir darmadağın edeyim de işte yani çok da lazım yani. Bazen de istiyorum nefsim için değil. Nefsim için değil ama Mevla da bilir işini şu ana kadar bana vermedi. bana vermedi, peki bundan sonra bir şeyler verir. Verirse de bid'at ehli yandı. Ölmeden verir diye düşünüyorum.

  185. 1:19:55

    Ölmeden evvel bir özel dualarım var, çok acayip şeyler zuhur edebilir. Ölümüm de fütuhat olur. O vasiyetlerimi ölümümden verdiğim haberlerle inşaAllah inşaAllah, benden sonra gelenler, bu adam doğru adam olmasa böyle ölüm nasip olmazdı derler de o zaman benim sohbetlerimle amel ederler. Benim derdim, ben kabirde yattıktan sonra senin beni methetmenden bir fayda yok.

  186. 1:20:19

    Hocanın biri öyle diyordu. Hepiniz geliyorsunuz, gidiyorsunuz. sağlığımda benim kıymetimi bilin, ondan sonra ölünce ne büyük adamdı diyorsunuz, bari sağlığımdayken bir helva getirin derdi ya. O da ucuza giderdi yani helva deyince ucuza giderdi. Ama ben öldükten sonra sen gelsen hocam sen çok büyük adammışsın ya, ben şimdi anladım, ne olacak?

  187. 1:20:45

    Sana bir yalı dairesi, bir villa bağışlıyorum. Ben ne yapacağım villaya? He? Ben de derim sana ki üstüme bağır, su dök de git. Üzerine soğuk su iç. Öldüm zaten. Yani milletin beni beğenmesi methetmesinin benim arkamdan ben onu kabirde duyabilecek miyim? Zahiren duymayacağız tabii zahiren. E peki bunun ne havası var, ne kibri kaldı, bir şey yok.

  188. 1:21:13

    Sağlığında olsa hava atarsın, cekat satarsın. Benim derdim ne? Ben binlerce, on binlerce sohbet, kitap bırakıyorum. Peşimden bu millet Hazreti Mehdi'ye kadar idare edebilmesi için ehl-i sünnet alim çok kalmamış, ehl-i sünnet alimlerinde çoğu maalesef konuşmuyor ve anlatmıyor ve yazmıyor. Allah bize nasip etmiş bu, bu bolluğu.

  189. 1:21:36

    Efendi Hazretlerimiz bize himmet etmiş. Bize himmet ettiği için odundan adam yapar, oduna teveccüh eder, yeşillendirir Efendi Hazretleri. Buradan bizim üzerimizden yürütmüş bu işi yürütüyor. Dolayısıyla işte keramet sahibi bir adam olursan, millet de onu sen öldükten sonra görürse benim nefsime yaramaz ama millete yarar.

  190. 1:22:02

    Benim derdim yine millet. Çünkü neden? En azından birisi Vehhabisi, Şii'si, İrancısı, tarikat sahte şeyhçisi, aleyhimize konuştuğu zaman, bunun sohbetini dinlemeyin, kitabını okumayın dediği zaman birileri der ki, bu adam dalalette olsaydı böyle ölmezdi. Allah onun için insanlara sohbetleri, ehl-i sünneti hak olduğunu ispat edecek şekilde ölmeyi size de bize de nasip etmesin.

  191. 1:22:30

    Amin. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sellim. Ben bunun için hacet namazı da kılacağım yani. Kıldım kılacağım. Benim derdim yine ümmet, ben toprak olacağım, arkamdakiler sohbetten istifadesin. Çünkü birileri kalkacak, benim aleyhime neler konuşacak, milleti benim sohbetlerime dinletmemekle uğraşacak.

  192. 1:22:53

    Halbuki onların hidayeti bizim sohbetlerimizdedir. Efendi Hazretleri ne buyurdu? Ahmet'i dinlemeyeceksen, ya kimi dinleyeceksin? O zaman demek bunların dinlenmesi icap ediyor. Efendi Hazretleri bu Ruhul Fikar, bu kadar kitap, bu kadar şey niye yazdırdı? Demek ki bunların okunması icap ediyor. Ama birileri benim üzerimden

  193. 1:23:14

    kalkıp Efendi Hazretlerimizin kitaplarını, ilimlerini bile ne yapmaya kalktılar? Evde, ocakta bulunmasın demeye kalktılar. Ve şu anda İsmail Ağa'nın bazı hocaları Efendi Hazretleri'nin Ruhul Furkan tefsirini evden attılar. Sebebi ne biliyor musun? Efendi Hazretleri Cübbeli Ahmet'e işte orada emeği geçtiği için bana bir dua etmiş diye.

  194. 1:23:38

    Efendi Hazretleri emeği geçtiği için Cübbeli Ahmet'e ve arkadaşlarına dua etmiş diye burada Cübbeli Ahmet var, onun için bu tefsiri evden çıkarın dediler. Bunlar Efendi'ye düşmanlıkta artık haddi açtılar. Burada Cübbeli Ahmet meselesi yok, iş gitti Efendi Hazretlerinin yoluna kadar dayandı. Onun için Allah cümlemize ahiretimizi dünyamızdan daha hayırlı eyletsin.

  195. 1:24:02

    Salli alâ seyyidina Muhammed. Allahumme ce'al hayra eyyamina, umrine ahiru. Ya Rabbi ömrümüzün en hayırlı kısmını son kısmı eyle. Allahumme ce'al hayra amaline ahiru. Ya Rabbi amellerimizin en hayırlısını son amelimize eyle. Allahumme ce'al hayra eyyamina menel kahri. Günlerimizin en hayırlısını sana kavuşacağımız gün eyle.

  196. 1:24:27

    Amin. Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin Ve enne Şeyh Yine burada Eba Bekri, Diyarbakır bak. Diyarbakır ne zamandan var Diyarbakır? Şeyh Ebu Bekir Bu zatı da tam tespit edebildik mi hocam? Şeyh Ebu Bekir Eddiyar Bekri, bunun tarih okusam sahibi değil. Değilmiş. Onun künyesinde Ebu Bekir yok, çünkü baktık da.

  197. 1:24:57

    Şeyh Ebu Bekir Eddiyar Bekri, Diyarbakır'a medari iftihar olsun. kattesallâhu aleyhi ve sellem hazretleri. Vekab-ı vizâ-i ve cideb-i sallâllâhu aleyhi ve sellem muvâciyete gelmiş, tam Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem'in yüzünün karşısına durmuş, fekalesselâmu aleyke yâ Rasûlâllah demiş, fe gâle's-selâmu aleyke ya Rasulallah demiş,

  198. 1:25:16

    ve'nnehu sallallahu aleyhi ve sellem muvattâ aleyhi ve sellem, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem vennel sallâllâhu aleyhi ve sellem radde aleyhi ve sellem Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem o anda sesle ona cevabını vermiş. o anda sesli ona cevabını vermiş. Herkese sesli cevap vermez. Hepimize cevap veriyor, Müslüman olduğumuza göre, Esnad olduğumuza göre, hadis saittir.

  199. 1:25:29

    Hiçbirimizin selamı boşa gitmez. Cevap alıyoruz ama duymuyoruz. Şeyh Ebu Bekir Diyarbekir Hazretleri'ne sesli cevap vermiş. Şimdi ben daha konuşurdum ama bir buçuk saat oldu. Müsaadenizle. Ben de işlerim var. Daha son sıra görüşmeler var, vesaire gelenler var, uzaktan gelenler var, diğer dillerden gelenler var.

  200. 1:25:49

    Ben hizmetinizdeyim. Allah kabul eylesin. Amin. Şübhane Rabbi'l-aliyyil aleyhi ve alemine elhamdülillahi Rabbil'aliyyil aleyhi ve sellem. Bismillahirrahmanirrahim. Allahümme nâ seyyidika el-cennâ ve nâ abdühü bi'l-cennâ.

  201. 1:27:41

    Halâz eyle ya Rabbi. Allahümme ferriganum ferajan, karîben, âcilen, gayrâdir. Allahümme âminûn fî evtânim. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin. Salâten tüncînâ bi'âm cemî'ul ehvâli ve'l-âfâd. Tevzîlenâ bi'âm cemî'ul hâcâd.