1:29:43 / 2:06:14Şu an 1:29:43 / 2:06:14
Video bölümleri
- 01:21Önümüzdeki Hafta Perşembe HAYDER'de Akşam Namazına Müteâkiben Sohbete Başlayacağız İnşâellâh
- 02:23Safer Ayının Son Çarşambası Belâlara Karşı Korunmak İçin Okunan Virdlerin ve Evliyâullâhın Bu Husûsta Tavsiye Ettiği Diğer Fazîletli Amellerin İlmî Delîlleri
- 41:09Sadakanın En Efdali Kime Verilendir?
- 45:15Şu Üç Vasfı Barındıranın Âhirette Hesâbı Kolay Olur.
- 50:33Fazîletlerin ve Güzel Ahlâkın En Üstünü Nedir?
- 52:04Müslüman Kin Tutmaz. Sünnet, Misvak, Sarık ve Cübbeden İbâret Değildir. İslâm'ın Ahlâkı İle Ahlâklanmak, Rasûlüllâh Efendimiz'in En Büyük Sünnetidir .
- 1:06:25Belâsı En Çabuk Gelen Günah Hangisidir? Mükâfaatı En Çabuk Gelen Amel Hangisidir?
- 1:16:21Sıla-i Rahimde Öncelik Kimlere Verilir? Sıla-i Rahimdeki Sıra Neye Göre Tertîb Edilir?
- 1:21:29Bütün Zulümler, Bereketsizlikler ve Lânetler Şerî'atsızlıktan Çıkıyor. Bu Millet Şerî'at İstese Allâh Verir Ama Millet de Şerî'at İstemiyor
- 1:36:54Akraba İlişkilerinde Yakınlık Derecesine Göre Hangi Muâmeleler Küçük Günah, Hangileri Büyük Günah Sınıfına Girer?
- 1:53:21Anne Babanın Çocuğuna Yaptığı Her Bedduâ Tutar mı? Anne Babalar Çocuğunu Günaha Sokmamak İçin Nelere Dikkat Etmeli?
- 1:59:49Lalegül Dergisinin Ağustos Sayısındaki İlimler
Transkript
313 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillahi Lillahi Lillahi Hedhâna Lillâhi Hedhâna Ve mâ kum nânihte lillâhu Lillâhi Hedhâne Allâh Ve mâ tevfîkî ve a'ti sâmihî Lillâhi Lillâhi Lillâhi Lillâhi Qadde câetur Rasûlur Rabbinâ bilhâk Sallu alâ Rasûlunâ Muhammedinâ Allâhumme salli alâ seyyidina Muhammedin Muhammedin ve alimsin, salli ala tabi ve kulubna Muhammedin.
- 00:16
Sallu alâ tabîbü kulûbunâ Muhammedunâ Sallu alâ seyyidinâ Muhammedunâ Salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala Sallu alâ şefîr dhunubunâ Muhammedunâ salli ala şefia-i z-zunubna Muhammedin. Salli ala Seyyidina Muhammedin. Fatiha. Allah bizi affeylesin, şeytanın namazlarından affedersin, Allah bizi affeylesin.
- 00:44
Bismillahirrahmanirrahim. İnne allezîne âmenû ve amelûs sâlihâte innâ lânu zî'û ecrâ men ehsene amelâ. Sadakallahu l-Azim ve belleghe Resûluhu'l-Nebiyü'l-Kerîm. Ve nehnu alâ mâ kul. Hâlıkuna ve râzıkuna minel şahidîn, el-şâkirîn, ve bi kalbi'l-selîm.
- 01:18
Kıymetli kardeşlerimiz, önümüzdeki hafta inşâAllah, Rebûl-i Evvel ayının birinci gecesi olacak. Perşembe-i Cuma'yı bağlayan bu gece, Cuma gecesi. Yarın Cuma olduğu için gece önce geliyor. Haftaya inşâAllah Haydere'de akşam namazına bütün akıbet sohbete başlayacağız. Mevlid-i Şerif ayı münasebette, Zat-ı Rebûl-i Evvel.
- 01:49
Vebi-ül Enver, en nurlu mübarek aydır. Onun için artık devam edilecek. İnşâAllah Rahman, akşam ezanı da erkene düştü yani. Onun için akşam namazını cemaatle hemen vaktinde kıldığımız zaman sohbete pay kalıyor. İnşâAllah önümüzdeki Perşembe-i Cuma Baileni gece akşam namazında Haydere'de buluşalım. Cemaatlerimizi toplayalım, davet edelim.
- 02:19
Tabi köyde, kentte çok var ama gelebilen gelir. Bu arada önümüzdeki Salı-i Çarşamba'ya bağlayan gece, Safer ayının son çarşamba gecesi olmak hasebiyle akşam namazıyla beraber gece giriyor. Ve o gece, ertesi günle beraber Muhyiddin-i Çeşdi Hazretlerimizin evradından Evliyaullah'ın naklettiklerine göre birçok kaynaklarda bu geçiyor.
- 02:56
İbn-i Abidin Hazretleri'nin dedesi, Mamukattin Hazretleri vs. Onlar da naklediyorlar. 320 bin bela kökten yere yağacak. Bu da her sene Safer ayının son çarşambasında nazil oluyor. Zaten çarşamba hakkında, son çarşamba hakkında sahih hadis-i şerifler var. Safer ayında bunları anlattık.
- 03:28
Bazı hadislerde, çarşamba günü mutlak zikredilir. Her çarşamba için bu var. Ama bazı hadis-i şeriflerde, ahiru erb'afi şehri, ayın son çarşambası diye geçiyor. Cenab-ı Musa'nın hadislerindendir. İmam Suyuti de bunu naklediyor. İmam Suyuti zaten, el-Câmiu'l-Saghir, el-Câmiu'l-Kebir, Câmiu'l-Cevâmiyya,
- 03:49
kitaplarında mevzu bir rivayetlere, uydurma bir rivayetlere yer vermeyeceğini taahut ediyor. Ümmete söz veriyor. Ümmete söz vermiştir. Dolayısıyla Münavî, Feyzü'l-Kadir'de, Câmiu'l-Saghir şeriflerinde, İmam-ı Azîzî, Şerû'l-Câmiu'l-Saghir'inde, bunlar çok büyük müşârihlerdir. Bu hususta, Padişah'ın asla mevzu, uydurma rivayet olmadığını tensi hissediyor.
- 04:14
Dolayısıyla, zaten İmam Suyuti, Dürü'l-Bensûr'da da vesaire de. İbn-i Maced'de de Çarşamba hakkında, İbn-i Maced'de de, Kütübüs'te de hadis geçiyor. Ondan sonra, Mâ uzîb ve kavmul ilâ me'l-erbi'â. Her kavme azap mutlaka Çarşamba gelmiştir, buyuruluyor. Buyuruluyor. Kan alınmak ne ediliyor? Tırnak kesmek ne ediliyor?
- 04:38
Bunların hepsinin delillerini Safer kitabında zikredelim. Daha geniş yaplı bir ilaveler yapacağım, kaynaklar bakımından. Ondan sonra, İbn-i Abbas'tan rivayetler geliyor. Dolayısıyla tabi burada mutlak mukayede hamle edilir. Kadesini gören her Çarşamba'da aynı şey var, diyen âlimler var.
- 05:00
Ad kavminin helâkine geliyor ve işte efendim, yedi gün devam ediyor o azaplar, Ad kavminin başına gelen. Kur'an-ı Kerim'de de bu usta, fî eyyâmin nehisât, uğursuz günlerde Ad kavmini helâk ettik buyuruyor. Kamer Sûresinde yine, fî im lâhsim müstemmir, uğursuzluğu devam eden süre gelen bir gündür buyuruyor.
- 05:33
Bunun da hadîs-i şeriflerde günün Çarşamba olduğu açıkça zikrediliyor. Burada İmam Halimi, büyük anlâmedir, Şuab-ı Lîmân diye bir kitap var. Beyhakî'nin Şuab-ı Lîmânı meşhur olmuş da esas ondan çok evvel yani artık veyahut aynı dönem muasır olabilirler. İmam Halimi'nin Şuab-ı Lîmânı var. Onda çok ilim var.
- 06:00
O kitap hakikaten ders kitabıyla okutulacak bir kitap. Öbürü Şuab-ı Lîmân çok uzun da. İmam Halimi burada şeriatın âyetlerinden ve hadislerinden ve delillerinden yola çıkarak buyuruyor ki, âyet ve hadislerden anlaşıldığına göre günlerde, gecelerde, saatlerde, zamanlarda, vakitlerde nehas var, saat var.
- 06:23
Nehas uğursuz vakitler, saat uğurlu mübarek vakitler. Sen şimdi bir Kadir Gecesi'nin bereketiyle, Ferahat Gecesi'nin mübarek, leyletin mübareketin buyruğu olan bir gecelerden diğer gecelerden birisi tutabilir misin? Tutamazsın, tutarsan manyak olursun. Ondan sonra uğursuzluklar hakkında yine Bukhari hadis-i şerifinde evde uğursuzluk,
- 06:43
atta uğursuzluk, binekte uğursuzluk, kadında uğursuzluk, evliliğin vereceği bazı zararlar, bazı eve taşınanların başına yine helak var. Sahih hadislerde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem çıkın o evden buyuruyor. Bunların hepsinin delillerini Seferhain kitabında yani bir miktar zikrettiğimi hatırlıyorum.
- 07:04
O kitaptan faydalı ilimler alabilirsiniz. Onun için yani son çarşamba olduğu, her ayın son çarşamba, bu Seferhain'e mahsus değil. Hadis-i şeriflerde Seferhain geçmiyor. Yani Seferhain'in son çarşambası diye bir hadis yok. Hadislerde ahir var. Ma fi şehri yevmu nehsi müstemir. Son çarşamba olarak buyuruluyor.
- 07:29
Bundaki Sefer'in tekitlenmesi de At kavmin helaki hakkında Kur'an'da geçiyor. O günlerin Sefer'in son haftası olduğunu Ruhul Beha tefsirinde müfessirlerinden naklediyor. Dolayısıyla burada çok ilim lazım. Yani öyle bir şey bilmekle konuşulacak laflar değil. Birçok mevzuyu topladığın zaman İmam Halimi'nin, burada Hüccet bizzattır Halimi.
- 07:53
Onun beyanı şeriatın delillerinden yola çıkarsak, uğursuz kişiler var, uğurlu kişiler var. Uğursuz mekanlar var, uğurlu mekanlar var. Çünkü bunu hadis-i şerifte de azabı olan kavimlerin helakından hızlı geçin buyuruluyor. Hayber'den Hicir Ashabı'nın helak olmuş Hicir Ashabı'nın oradan Efendim sallallahu aleyhi ve sellem bir yolculuğunda rastladığında
- 08:19
hatta oradan biliyorsunuz kuyudan su çektiler, hamur yapıyorlardı. Hamurları döktürdü yani suları. Döktürdü yani bunlar. Lanete uğramış bir toplumun beldelerinde. Bunlar sayı hadisler yani. Fuları bekura fecru, uytura bir şey değilim ki. Hepsinin kaynağı var ama cahiller bir şey bilmiyor. Yani Efendim sallallahu aleyhi ve sellem orada suyun ne uğursuzluğu olacak yani.
- 08:41
Onlar efendim kaç bin sene evvel gebermiş kavmin mekanı. Ama orada o sudan diyor hamur yapmayın diyor döktürdü şeyi yani. Hamuru iptal ettirdi. Ondan sonra buradan çabuk geçin. Burası lanete uğramış böyle. Çabuk geçin buyuruyor. İşte bunlar bu kadar ayet-i hadisten yola çıkan alimler nahs ve saat. Nahs uğursuzluk, saat uğurluluk.
- 09:05
Saadet de oradan geliyor. Dolayısıyla bu deliller muaciyesinde buraya kadar ayet-i hadisten delillerimiz var. Ama Zafer'in son çarşambası zaten her ayın son çarşambası hakkındaki hadisin umumiyetine giriyor. Yani. Ha bunu özel Zafer'in son çarşambası hakkındaki 320 bin belamı senesi bu Evliya Allah'ın keşfine dayanıyor.
- 09:31
Burada bizim sen o keşfe inandın, inanmadın, inanmadın sana ehl-i sünnetten çıktın veya hadisi inkar ettin sünnetten çıktın falan böyle bir şey diyecek halimiz kimseye yok. Çünkü neden Evliya Allah'ın keşfi? Kendini bağlar, müritlerini bağlar. Bizim gibi itikad sahibi insanlar efendim bunlar amel edebilir.
- 09:52
Dolayısıyla kimseyi izham edecek şöyledir, böyledir, inanman lazım, yapman lazım farz, vacip gibi göstermek bu da bu da El-Sünnet'e de uymayan, fıkha uymayan bir şey olur yani. Lakin ihtiyat gereği burada istenilen nedir? Sende ne isteniyor? Sana şeytana kurban kes diyen yok ki burada bir şerhatsızlık olsun yani.
- 10:15
Varsa paran, Rahman'a kurban kes. Zaten her zaman kurban kesmek sadakadır, sadaka zaten her zaman belayı def eder yani. Kurban kesen altmış parçaya bütün, altmış parçaya bütün, altmış kişiye yaralandırırsın. Mesela veyahut sadaka ver, sadaka, sadaka, tedavi, tedavi, kötü, ölümü def eder, sadaka, belaları kaldırır.
- 10:36
Yani bunun hastaları tedavi eder, sadaka, yani bunun itirazdan mecali yok ki bu konuların, sadakanın, kurban kesmenin. Her zaman için bu. Dolayısıyla Salı, Çarşamba bağlayan gece toplandığın selam ayetleri yazın. İnşallah biz bu Salı, Çarşamba bağlayan gece, Ubeydoğdu Efendi yazıyor işte şeylerle. Ben yazıyordum efendim falan ama ben kendime, aileme kadar yani baş edemem ki.
- 11:04
Şimdi orada küpleri hazırlıyoruz, temiz sular, içme suyu, ondan sonra safran, hakiki safran, hakiki mürekkepler işte efendim. Sağla zarar olmayan, ona da dikkat etmek lazım. Piyasadan alınan mürekkepler de sıkıntılı yani. Dolayısıyla o selam ayetlerini Evliyaullah'a yazıyorlar. Selam ayetlerini suya, suda bozuyorlar, ondan sonra onu içiyorlardı.
- 11:29
Allah, selam ayetleri demek selamet, kurtuluş demek. Kur'an'daki ayette 7 tane var, peygamberler hakkında 7 tane var, diğer bazı cennet ehli hakkında vesaire de yani 7'yi de geçiyor. Bu selam ayetleri yazıyor. Bunlar Evliyaullah'tan nakledilen kitaplarda şeyler. İsteyen amel eder, isteyen amel etmez.
- 11:48
Burada kimseyi mecburiyetle bağlayamayız. Ancak okunacak dualar işte, yüz kere Bismillahirrahmanirrahim, Şeyh Ünfi'de, Allahü Teala'yü'l-Semâü'l-Semî'ü'l-Alîm. Bu zaten Tirmizi hadisindedir sayede. E sen bunu 100 kere yapsan 33 tane, 3 olmuş oluyor. Ya bunun ne zararı var? İki rekat namaz dünyadan hayırlıdır diyor, sen kıldın bir rekat yani bu daha hayırlı o olacağı kesin.
- 12:17
Misal yani orada yüz kere Bismillahirrahmanirrahim'i tertip etmişler işte. Fatiha-i Şerife 12 kere hatırladım kadına geçen seneden. İnnâ senâhu, 27, Kadir Suresi, hatta Selamünniyatta, Matlâil Fecr Selam ayeti var orada, Kadir Suresi. Müstakil kitap yazdım, iki üç sayfa sırf Kadir Suresi, artık fazlete taktım.
- 12:35
Dolayısıyla bunlar okunuyor. Bunlarda ne şerhatsizlik var? E ben okumuyorum, okuma. Okumayan Allah belasını versin demedik ki. Okuyanın Allah selametini versin yani. Yani sen burada ayet okuyorsun, Fatiha okuyorsun, 7 Kur'andan üstün bir Fatiha. 12 kere Fatiha okuyorsun, 12 katimden Eftel. İşte yirmen innâ senâhu, binnâ senâhu, rubbul Kur'an,
- 12:59
sayı hadis-i temizliği, Kur'an'ın dörtte biri. Yani böyle şeyler yani. Bunları Evliyaullah tertip etmiş olabilir. Bazı Evliyaullahlarına geliyor, öbür tarikatlarda ve şerhatta. Hepimiz bunu duymadık, bizi kitapta yazmıyor, bizim Şeyhimiz söylemedi. Söylememiş olabilir, söylememiş olabilir.
- 13:16
Seni Şeyh'in bütün dünyanın bütün ilimlerini ezberlemiş veya bildiklerinin hepsini de sana anlatmış değil. Veya anlattıklarının kaçta kaçını sen duydun. Yani Efendi Hazretleri'nin anlattığı ilimlerden kaçta kaçını ihvan biliyor? Veya bildiklerinin kaçta kaçını biliyor? Zaten çoğu şey kayıt altında değil.
- 13:35
Efendi Hazretleri'nin hayatını elli sene kayıt altında değil, hiçbir sohbette kayıt altında değil. Dolayısıyla böyle buralarda iddialaşmalar vardı, yoktu. Ya bunu İbn-i Abidin, Ebu Lius'un Abidin kitabına koymuş. İşte efendim Şeyh Havs, Muhammed Hatıruddin, onu Yusuf'un Ebanimet'e diyor, kitabının nazerimiz de yoktur diyor.
- 13:55
Biz tabii birçok kaynaklara bakıyoruz. Ahmet Çinavi, Zamayru Serarilay, çok muazzam bütün meşayih. İbrahim Kuraniler, yani alusi Şeyh-i Meşayihına diyor İbrahim Kuraniler. Hepsi onlar Ayyaşiler, Şattariler. Dünya kadar ulema adam, biz kaynak görmüşüm yani. Bunları biz istifadenize arz ediyoruz. Ne var arkadaş?
- 14:19
Muhin-i Tüncesi'nin herhalde adını yalnız söylemeyeyim. Genç-i Şeker diye meşhur. En büyük velilerden. Herhalde şimdi Pakistan'da kabrini ziyarete çok niyet ediyorum. Şeyh-i Genç-i Şeker diye geçiyor. Nakşibendi'yle de geçiyor ama tabii onun dönemi itibariyle falan Muhin-i Tüncesi Hazretleri'nin halifelerinin halifelerinden, Muhin-i Tüncesi Hazretleri'nin evradında yazılı bu.
- 14:46
Yani 320 bin bela önümüzdeki salıyı çarşamba bağlayan, yani zaferin çarşambası olmak acebiyle tabii. Önümüzdeki diğer önümüzdeki değil. Senede bir kere zaferin şey... Muhin-i Tüncesi ya, Muhin-i Tüncesi... Muhin-i Tüncesi kim? Yani İmâm-ı Rabbânî Hazretleri'nin müntesibi olduğu, Nakşibendilik'ten evvelki tarikatının kurucusu, İmâm-ı Rabbânî Hazretleri'nin babası Tüncesi'ydi.
- 15:09
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri Muhin-i Tüncesi Hazretleri'ni ziyaret etti. Kabrini, ondan tabii bayağı bir sene evvel, yani 300-400 sene evvel vefat etmiş. Ama İmâm-ı Rabbânî kalktı, Ecmir'e gitti. Ki Serhen'de çok uzak. O zamanki vasıtalarla ziyarete gitti koca İmâm-ı Rabbânî, kaç günlük yok. E gitti, ondan sonra kabir örtüsünü hediye ettiler.
- 15:30
Dedi ki, bu da bizim kefenimiz olsun, vefatımız yaklaştı dedi. Bunu da dedi, ben vasiyet ediyorum. Yani İmâm-ı Rabbânî şu anda Muhin-i Tüncesi Hazretleri'nin kabir örtüsüyle kefenlenmiş ya. E sen şimdi kalkıp, o kim, bu kim, çeşti nereden çıktı, çişti nereden çıktı? Ya cahilliğin bir lüzumu yok kardeşim.
- 15:50
Koca İmâm-ı Rabbânî, kabir örtüsünü teberrüken kefen yaptığı bir evliya ya. Yani bu da terbiyesiz konuşmalar, yani yapmamak başka, terbiyesiz konuşmak başka. Bunları inkar etmek, meşaygın bir tek, ben yapmıyorum kardeşim, ben sahibi bulmuyorum, veya bilmem ne, bilmem ne, sen bilsen. Ben kurban kesmiyorum, sadaka da vermiyorum, başka zaman yaparım, bilmem ne.
- 16:12
İstediğin zaman yap kardeşim, istersen hiç yapma ya. Ama şimdi gelip, evliyata, Allah'tan gelen vaadlere, bilmem ne, o veli kimmiş, ben hiç adını duymadım, bilmem ne, sen dağın başından inmiş adamsın yani, neyi duydun da, ne kadar kuruşlu bir ilmin var. Onun için, Şeyh Genci Şeker, Feridüddin, şey aklıma gitti, Feridüddin Genci Şeker Hazretleri,
- 16:38
haddesallâhu aleyhi ve sellem, bu büyük bir Hint meşaygının en büyüklerine, bütün kaynaklarda geçer. O, Muhyiddin Çeşit Hazretleri'nin evradında el yazısıyla gördüğüm bir o. Ve bu senediyle, istadıyla, İbn-i Abidin Hazretleri'nin dedesinden, Davud el-Kattan'dan vesaire, o hep el yazılarıyla gelmiş. Bir nakildir.
- 17:00
320.000 bela nazil oluyor, 10 gün gece, senenin en zor günü gecesi oluyor, olur, işte kimine öyle, kimine böyle. Onun için, zaten bize burada dayanamıyor dedi. Bu kadar tefsirlerde, hadislerde kaynağı var. Ayın son çarşambası. Ahiru'l-erbavşi ye'munâsı müstemir. Kaynakları hadis. E, biz buna dayanıyoruz.
- 17:28
E, Muhyiddin Çeşit Hazretleri ilave eden, 320.000 bela gökten nazil olduğunu görmüş, keşfetmiş. Bunu kabul edersin, etmezsin, bişi bişi. Ama, ihtiyat neyi gerektirir? Yani, benim başıma kaza bela gelmesin, bir senelik muhafaza emin olayım. İşte Safar ayında dua var, her gün okuyoruz. İşte bir gün 22'si midir, 23'ü midir, her sabah okurum ben.
- 17:51
Bir ay okuyorsun, bir sene rahat ediyorsun. Şimdi bunlara devam ediyorum, benim itikadım böyle. Ben de sana, Evliya Vaz'dan gelen ibadetleri nakletmekle mükellefim. Ama Selema ayetlerini de belki Safran bulacak, yazacak, edecek, yazdıracak, bunlar zor işler. Onun için önümüzdeki salı akşam namazından sonra, virtlerimizi, zikirlerimizi yapacağız.
- 18:10
O arada, Selema ayetlerini yazılacak. Gelen herkese, kadın erkek, evlerine de götürecek kadar ikram, hediyede bulunulacak şifa niyetine, bunun başka bir izahı yok. Ertesi gün çarşamba kurban kesenler, işte 60 parçaya bölmeyi de taahut edenler olursa, e farz mı vacip? E değil kardeşim, farz vacip olur mu ya?
- 18:32
Adak değilse vacip değil yani. Bu bir şükürdür, bir sadakam ayetindedir. Ondan sonra, 12 rekat hacet namazı var, isteyen kılmaz, isteyen olmaz. Bunlar, Evliyaullah'ın tavsiyelerinden ileri geçmez. Dinde farz vacip gibi bir hüküm ifade etmez. E sünneti sahihada, Resulullah'ın sünneti diye de istat edilemez yani.
- 18:54
Ne derim? Meşayihın sünneti diye bir şey var. Efendi Hazretlerimiz, bu kadar sene bunu konuşuyordu. Meşayihın sünnetidir. Hatta Hatmi Hacekan okudum mesela, bir de olmazsa olmaz. Mesela Efendi Hazretleri hep Hatmi Hacekan'a başlarken şöyle der. Yani Hatmi Hacekan, tarikat değildir. Ali Adem Efendi babadan bak.
- 19:15
Bu sözü aynı, kelimesiyle söylüyorum. Bu tarikat dersi değildir. Tarikatçıların, bak tarikat ehlinin dediği gibi, ben kelimeyi aynı konuşuyorum. Tarikatçıların sünnetidir. Yani bu gibi tabirler, tasavvuf ehlinde, Evliyaullah'a inananlarda, Allah dostlarına hüsnü zanda bulunanlarda vardır. Bunlar her zaman kurtulmuşlardır, kazanmışlardır.
- 19:41
İn münkirin nasibi hirmandır. Mahrum olmanın bir hükmü yoktur. Ama biz yine ne diyoruz? Asla mecbur edici bir hüküm yoktur. Biz bunu adethane getirdik. Her sene Saferin son çerçevesinde bu hükmü okuyoruz. Okuyoruz. Ondan sonra ilan ediyoruz. Cemaat de okuyor. Biz de beraber okuyoruz. Canlı yayın yapıyoruz.
- 20:03
Çünkü dünyanın her yerinden oraya gelemez. Onlar da sayı bilmez. İşte şunu okuyun, ilan edin. Onu okuyor. Ondan sonra duası yapılıyor. Ondan sonra selam âyetleri de, şimdi bu zaman kadar yapmadık. Geçen sene yaptık. Selam âyetleri de yazılıp gelenlere dağıtılabilir. Gelemeyene de uzağa gönderecek, kargolayacak bir imkanımız yok yani.
- 20:23
Bundan dolayı salı günü müşahit olanları bekliyoruz. Gelemeyenler radyodan, televizyondan, YouTube kanalımızdan, Cübbel Ahmet kanalından takip ederler. Ve böylece belalara karşı La yugni haderun min kaderi. Tirmizi hadisinden sayı hadis. Hiçbir tedbir takdiri def edemez. Kadere çare yok. Kadere çare yok buyuruyor da orada durmuyor ki hadis.
- 20:52
Orada dursa, yani hiçbir tedbir kaderi def edemez. Tabi ki edemez. Yazılan bozulmaz. İnnâ küllisine haleknâ bu kader. Ama şimdi duanın ne manası? İşte duanın ne manası? Onu uzun uzun yazın. Şimdi sihirle ilgili bir kitap çalışıyorum. İşte bu gece sabah baskıya gönderiyorum. 500 sayfa oldu. Bir tane daha çıkacak da o büyü bozma yöntemleri.
- 21:19
Burada sihirden korunma yolları. Yani sihirden, büyüden, kehanetten, şeyden falan. Bu korunma yolları. Ne ayetler, ne hadisler, ne ilimler canım çıktı yani. Bir aydır gece gündüz uykularımızı feda ettik sizin için. Bunu çalıştım.
- 21:34
Şimdi sizden sonra yine onu son tahsilini yapıyorum. Oradan arkadaşlar çalışıyor gece baskıya göndereceğiz. Sabah. Çok önemli bir kitap. İşte orada anlattık yani bunları. Yeni ilimler de ilave ettim yani. Eski dua kitaplarımızda olmayan ilimlerden, münaviden vesaireden. Orada anlatıyor. Kader değişmiyor.
- 21:54
Kader değişmiyor ama bela geliyor. Allah yühevvinuhu kolay eder diyor. Yühesiruhu tesiri yaratır diyor. Ondan sonra kazaya rızak Allah'ın öbür türlü başına bir bela geliyor. Sonra Allah da bana bunu niye yaptı diyor. Adam kafir olmalı. Kafir olduğu zaman o beladan daha büyük. Çünkü nefedi cehenneme gidiyor.
- 22:13
Halbuki Allah'ın ne geldiyse falan dese razı imanı falan. İşte burada iman da gidiyor. Öyle belalar, kazalar, kaderler var. E millet kafir oluyor. Kader inkardan, itirazdan yani. Burada dünya kadar ilim var orada şimdi yani. Duanın nefedir. O okumanın, kurban kesmenin, sadakanın ne etkisi var yani? O zaman sen Resulullah'a sallallahu aleyhi ve sellem teksim ediyorsun.
- 22:41
E innel hasenatü zimdil seyyad. Güzel hemen kötüyü giderir diyor. Ayeti teksim ediyorsun. E sallallahu aleyhi ve sellem sadaka kötü ölümü def eder diyor. E benim kaderimde kötü ölmek varsa bilmem ne, bilmem ne. Bunun bu hadisle ne alakası var? Sen tedbirini alacaksın yani. Benim ecelim gelince ben öleceğim zaten.
- 23:02
Deyip o zaman açlık grevine gir. Efendim hiçbir şey yeme, içme. Geber. Bana ne? Yani şimdi bu Allah'a karşı, Kur'an'a karşı konuşulacak laf mı bu? Kader değişmezse o zaman yemek yeme. Kader değişmezse o zaman doktora gitme. O zaman ağrı kesici içme, bas bas bağır. Böyle bir şey mi var yani? Bu kadar maddi sebeplere başvuruyorsun.
- 23:28
Manevi sebebe geldiği zaman duadan ne çıkar? Zikirden ne çıkar? Bu nereden çıktı, şu nereden çıktı, ne nereden çıktı? Bu işin hemen peşine hadi ve inne du'a vel bela le'atel cihâd le'amri kıyam. Bir tarafta du'a, bir tarafta bela. Du'a yerden yükseliyor, ağzından çıkıyor veyahut neyse amelinden yükseliyor.
- 23:49
Bela gökten iniyor, inerken kapışıyor. Paratonel vazifesi görüyor. Belayı du'a bırakmıyor. Böyle yapışıyor. Kıyamet gününe kadar diyor bak. Halbuki ben kıyamet gününe kadar yaşamayacağım ki. Artık ne bileyim ben? Mezarıma gelecek belaya kadar mı gidiyor, ne oluyor? Ama kıyamet gününe kadar du'a ve bela çarpışacaktır diyor.
- 24:14
Yani bu ne demek? Senin duan. Ve a'iddu li'l bela'it duâe. Bu da Sâyâd-ı Şerîf, Tirmizî ve seheri kaynaklarda. Belaya karşı duanızı hazırlayın. Bela daha gelmemiş. Bir geldikten sonra kurtulmak için var, bir de gelmeden korunmak için var. Ben şimdi sihirin mahiyeti ve hakikati Eli Sünnet'e göre nedir?
- 24:34
Çok ilim yazmış. 350 sayfası Eli Sünnet İtikadı'nda sihirin mahiyeti ve hakikatini yazdım. Bütün kaynaklardan hakikatlerden. Şimdi sihirin hakikati ve mahiyeti nedir? Bir defa bunu öğrenmek lazım. Hayal midir, rüya mıdır, asrı var mıdır, yok mudur, mutezile inkâr ediyor mesela. Burada Eli Sünnet ile mutezile arasında tartışılan büyük bir konu bu.
- 24:55
Bunların hepsinin ne delillerini... Şimdi ne deliller, ne deliller, ne deliller... E şimdi bunları okuyacaksın, ilim sahibi olacaksın. Ama şimdi korunma yolları diyor. Niye? Birinci korunmayı çıkaralım ki hasta olmadan evvel korunma tıbbı diye bir şey var.
- 25:07
Şimdi Yahudi ne yapıyor? Bütün milleti hasta ediyor. Ondan sonra efendim insülü satıyor, bilmem ne satıyor. İlacını da bulsa bile öbür ilacı çıkartmıyor. Buradan milleti öldürüyor. Ondan sonra gıdım gıdım ilaç satacak millete. Bütün sekiz milyar, sekiz buçuk milyar insanı hasta ettiler. Bir korona çıkarttılar Çin'de mi de bilmem nerede.
- 25:30
İşte bak burada milyonlar insanı öldürdüler. E tamam onun eceli ondandı. Tabii ki eceli ondandı. Eceli gelmeyeni kim öldürebilir? Ama şimdi önden bir korunma diye bir şey var. Bak belaya, duayı hazırlayın diyor. Biz de diyoruz ki üç yüz bin belaya inecek veyahut hadi o ümmet uğursuzluğu devam eden gündür.
- 25:50
Hadis-i Şerif. Kaynaklı Hadis-i Şerif. E o zaman sen buna daha akşam namazıyla hemen gece başlıyor. Gün zaten ertesi gün geliyor. Çarşamba ertesi gün. E geceden ilk ezan okunur okunmaz. Akşamın farzı, sünnetin ne sevabini kıldın. Hemen bir dua, belaya karşı dua hazırlayın. Ne var şimdi bunda? Bu say hadis işte.
- 26:12
Dua hazırlayın. Biz ne diyoruz sana? Şu on iki Fatiha okuyor, yirmi yedi İndianca ne okuyor? Bismillahirrahmanirrahim durur okuyor bunlar. Zaten ayet-i hadiste faziletleri zaten şeyde. Yani benim anlamadığım, bunları inkar eden insanlar yani illa Kur'an'da bu var mı? Hadiste bu var mı? Semur Hazretleri biliyor mu?
- 26:29
Radıyallahu anh. Sahabe-i Kiram'dan. Mesela oradan onu yazdım yani. Bismillahirrahmanirrahim. O ayetlerin çok fazlali var. Efendi Hazretleri çok amel eder. Evden çıkarken okumakta falan. Şimdi mesela orada adamın biri keşke bu rivayet Kur'an'da da olsaydı diye. Hasan-ı Basri Hazretleri de orada. Semur Hazretleri, Sahabe-i Kiram'dan.
- 26:51
Hasan-ı Basri Hazretleri'nin yanında oldu bu iş. Orada kaynakları var. İmam-ı Gafik'i ile Bahad-ül Envar'da zikrediyor. Vesaire kaynakları var orada. Semur Hazretleri öyledir. Adamın biri diyor ki keşke bunlar Kur'an'da da olsaydı yani. Halbuki sahabeden biri bir şey anlatıyor. Ebu Bekir Ömer'den Radıyallahu anh.
- 27:08
Defa altta işittim bu hadisi diyor. İşte uyumadan evvel okuyana, şu evden çıkarken okuyana sihir işlemez, uyumadan evvel okusa büyü işlemez falan. Orada hepsini yazmıyor. Bu yarın baskıya göndereceğimiz kitap. Birkaç güne çıkacak size inşallah. Görünecek Perşembeye zaten kitap piyasada olur da. İnşallah belki salıya da yetişebilir yani şey.
- 27:30
Zafer'in gecesine. Yani ya bu Kur'an'da var mı diyor. Hazret-i Semüre diyor ki herhalde yalan. Hasan-ı Basri de orada. Lütfen diyor bu adama cevap vermeyeceğim, beni mazur görün diyor. Bir adam diyor, ben Resulullah'tan işittim, Ebu Bekir Hazreti Ömer'den işittim dediğim bir nakildin peşine bu Kur'an'da da var mı diyor, soruyorsa diyor
- 27:55
ben böyle birine cevap vermek istemiyorum diyor. Böyle bir cahile diyor. Hasan-ı Basri Hazretleri diyor, ey Hasan sen de ister inan ister inanma diyor. Hazreti Hasan ne demek efendim diyor. Hazreti Hasan da gene Efendimiz'in torundan bahsetmiyor. Hasan-ı Basri yani. Radıyallahu anh. E bunu kaynaklı rivayetler.
- 28:13
Yani şimdi bu ayette var mı? Ya her şeye ait hadiste olmaz. Olmayabilir. Evliyaullah'ın da bu kadar ilimleri var. Onun için biz hüsnü zan, hüsnü itikad, samimiyet, ihlas ihlas asla iflas ettirmez. Dua hiçbir zaman zarar ettirmez. Sadaka hiçbir zaman hasar ettirmez. Kurban kesmek hiçbir zaman insana maddi manevi zarar vermez.
- 28:45
Parası varsa fakirlere dağıtsın yani. Mevzu budur. Onun için bu rivayetlerle amel etmeye hazırlanıyoruz. Mühim olan korunma yolları. Duaya karşı belaya karşı duayı hazırlayın. Bak şimdi Bak Tirmizi hadisi diye yani kaynaklar kütüb-ü sitte, kaynakları da var. Hiçbir tedbir takdire fayda vermez. Ama bak peşine Ama dua başka.
- 29:25
Çünkü dua ve zikirler başa gelmiş olana fayda verir, kaldırır. Henüz başa gelmemiş olana da yolda durdurur diyor. Bu nasıl bir hadis? E biz de insanlara sadakayı, namazı, zikri, duayı, sureleri, faziletleri, Allah'ın ismi şeriflerini okumayı tavsiye ediyoruz. Burada ne hurafe var? Burada ne uydurma var?
- 29:49
Burada ne yanlış var yani? Ha buna farz dersen, vacip dersen, sahih sünnet dersen o zaman itiraza mecal olur. Ama Evliyaullah'ın sünneti, büyüklerimiz böyle buyurmuşlar. Ama bunların aslı, e zaten tarikat haki o zaman ne diyeceksin? Yani beş bin la ilahe illallah, günde işte nedir? ekalli salike, günde beş bindir neyse işte, ekalli salike, ismet garibullah bunun,
- 30:18
salike müride, günde en az beş bin. E beş bin diye bir âyet var mı? Beş bin la ilahe illallah tarikat dersinde bir hadis var mı? Bir buçuk saat murakabe diye bir hadis var mı? Ama murakabe hakkında el-ihsanen teâbudu allâke enneke terâvv murakabe hakkında hadisler tabii var. Rabıt hakkında deliller koyunca beş yüz harfe kitap yazdık.
- 30:41
Ayette, hadiste tabii deliller var. Ama şimdi bunun dakikası, adedi, sayısı, sınırı, yönü yöntemi, adabı, eşkâli, ayette yok, hadiste yok, at onu gitsin, sat onu gitsin. E Şah-ı Nakşibend Hazretleri bunu beş bin olarak tertip etmiş. Mevla ona bunu ilham etmiş. E bunu farz vacip diye millete dayatabilir misin?
- 31:03
E dayatamazsın. Ama sen tarikat dersi aldın, bir bürşite biat ettin, ders aldın. E o zaman, enne lezzete yubâ-i huve leke enne mâ yubâ-i huve illallah. Sen sözleştiğin için, söz verdin, ben her gün beş bin dersimi yapacağım. Söz verdiğin için seni ilzam ediyor. Ama söz vermeyen diğer dışarıda bir vatandaşa, sen bugün kaç la ilahe illallah çektin,
- 31:24
beş binden aşağı çektin, sen günaha girdin, aşağı. Diyecek halimiz var mı? Ama öbür adama sen dersini bugün yaptın, bunu yapmadın. Bu kadar günaha girdin. E niye günaha girdin? E adak gibi çünkü söz verdin. Normalde ben iki rekat, şu anda ben, akşamla yatsı arası iki rekat sünnet, evvabin kılmam farz değil, vacip değil.
- 31:44
Adı üstünde sünnet. Veyahut, efendim, şu anda ben iki rekatım var. Adamolsun iki rekat namaz kılacağım dediğimde vacip oluyor. Ama adak yapmayınca vacip olmuyor. Bunun gibi söz verdiğin için, yani burada, buradan gittiği yola çıktığımız zaman, bütün tarikatların virtleri, Evliyaullah'ın tertip ettiği bütün virtler buraya giriyor.
- 32:16
Çünkü neden? Hiçbir hakkında ayette, hadiste o şekilde bir sayı yok. Celme-i Tevhid'de yüz kere var. Yani miyete merratin, ihlas şerifte miyete merra iki yüz, yani bunlar var say hadislerde. Bin var, bin ihlas okuyan, fakat işte canlı cehennem saatinde bunlar var. Ama şu andaki tarikat tertiplerinin şahzeliyesi olsun, kadriyesi olsun, nakşibendiyesi olsun,
- 32:43
hiçbirinin usul ve adabındaki şeyler, ayette, hadiste bu şekilde anlatılmış değil. Bağlayıcılığı var mı? Genel halka yok. Ama ben bir terakki etmek istiyorum, seyri-sürük yapmak istiyorum, Allah'ıma vasıta olmak istiyorum, manevi şeylere dereceler kazanmak istiyorum falan girdin, güzel, çok güzel, çok iyi bir şey.
- 33:03
Faziletli bir amel. Ama sen söz verdiğin zaman sözünü tutman lazım. Bunları böyle anlamak lazım. Evliya Allah'ın, ama bizim millet tabii senede bir olduğu için böyle gecelerde günlerde daha meraklı oluyor. Çünkü öbür türlü her gün tarikat ertesi, beş gün falan orada gevşeklik çok oluyor. Ama tabii millet beladan çok korkuyor.
- 33:27
Kazadan çok korkuyor, musibetten çok korkuyor. Aklına gelmeyen başına geliyor. Düz yolda giden kafana saksı düşüyor yani. Kaza, bela yağıyor. Onun için, Geçen gün bir düştüm bir yerde. İşte ayaklarımı şeyledim. Hala namazda bir hafta oldu. Namazda dizimi anca basabiliyorum yani. Bir dizimi kaldırıyordum, bir dizimi indiriyorum falan.
- 33:53
Tabii ayak takılım ana doktor da ayak takılma dedi ama ben ayağı hiç bırakmadım elhamdülillah. Ayak takıldım hep ama bir ara zorlandım mesela şimdi. Bizim torun öyle demiş yani. Benim bir kız torunum var, öyle demiş. Dedem de devamlı bizi okuyor, nazar oluyor. Bence de bari düşmeseydin demiş. O zaman bizim torunum mantığıyla gidersen o iş başka yani.
- 34:13
Ben de ona ne cevap verdim? Yani beş yaşında çocuk. Ben de ona dedim ki yavrum dedim, deden kendini sizden fazla okuyor. Merak etme. Ama deden onu okumasaydı ne olacaktı dedim. Yüzüstü kafa göz gitmişti yani. Dolayısıyla, belalara karşı dua hazırlayın. Bu önümüzdeki salını ilk çarşambaya bağlayan gecenin duaları, zikirleri, ertesi günün kurbanı, sadakası.
- 34:43
Kurbanı herkes kesemez. Kurban kesen bir daha sadaka vermeye ailete ihtiyacı yok yani kurban sadakadır zaten. Ama hani ben kurban kesemem herhalde elli kuruş, elli lira sadaka vereceğim. Sadaka vereceğim yani. Bu da çok önemli bir şey sadaka. Onun için biz Allah'ımızın, Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem bize buyurduğuna dikkat ettik.
- 35:06
Bizim hakkımızda kaderimizi biz bilmiyoruz. Kaybı da bilmiyoruz, başımıza ne geleceğini de bilmiyoruz. Ama bize demin buyurmuşlar ki dua, sadaka gelen belayı da kaldırır, gelmeyen belayı da durdurur. Bu sayı hadis mi sayı hadis. Biz bununla amel ediyoruz. Bunu anlatmak icap etti yani bu önemli bir meseleydi.
- 35:33
Onun için o arada da farklı ilimler tabii sudur ediyor. Bunlardan istifade edilir inşâAllah. Ondan sonra da zaten önümüzdeki Perşembe'de Rabîulevve'nin ilk gecesi Mevlid-i Şerif'in yani ayın, kandil 24'ünde daha ama biz biliyorsunuz Mevlid ayı münasebetiyle hem dergide yazı yazdım, çok önemli şeyler tercüm ettim.
- 35:58
Ondan sonra Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem faziletlerinden, meziyetlerinden dilimizin döndüğü kadar her Mevlid ayında Salavat-ı Şerif'in faziletlerinden bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Her sene böyle bir âdetim var Rabîulevvel ayının. En azından bir dört sohbet, üç dört sohbet kandil gecesiyle beraber bu konuda yaparım.
- 36:19
Benim âdetim böyledir. Mevlid-i Şerif okunacak zaten ama haftaya Perşembe'de Rabîulevvel'in mübarek ayın ilk gecesiyle beraber inşâAllahurrahman mescitte toplanıyoruz. Salı ondan evvel oluyor. Şimdi Salâ-i Rahîm ile ilgili dersi de efendim toparlıyorum. Çünkü bir ay kadar Mevlid-i Şerif Rasûlullah'ın, hayatımız Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in
- 36:48
faziletini anlatmakla Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem geçmesi icap eder ona bakarsan da. Yani Mevlid ayı da buna vesile oluyor. Birkaç an Şerif daha vardı gerçi, onlar da şey diyeyim sonra Salâ-i Rahîm'in ahkâmıyla ilgili söz verdiğim bazı şeyler kısaca toparlayayım. Büyük Günahlar serisinde bu konuda bitmez.
- 37:14
Sıla-i Tülekârîb diye bir kitap var işte geçen sohbette aklıma gelmedi ismi. Büyük velilerden birinin yani çok, çok büyük bir kitap yani. Belki de 3-5 sene ders yapılacak kadar Salâ-i Rahîm hakkında müstakil bir kitap yazmış ulema. Bütün ibadetleri toplamışlar yani. Biz tabi 3-5 derste biraz fazla da oldu yani anlatıyoruz.
- 37:40
Evet. Burada geçen derste de en son kaldığım konu şuydu. İşte o bana gelmiyor ben ona niye gideyim? O bana haksızlık etti ben ona niye iyilik edeyim? Gibi bu yanlış bir şey. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in sevmediği bir şey. Yani kalitesiz insanlar, düşük insanlar onlara Hadis-i Şerif'te de İmme'a diyor bak Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in.
- 38:15
Lâ tegûlû olmayın imme'aten. İmme'a neymiş? Vellezî lâ râ'yeli. Aklı yok, fikri yok. Fevvetme'û kulle vahne alâ râ'yi. Herkesin rehininin peşine düşer. Yani hani avam tabiriyle işte efendim Beceriksiz, akılsız, fikirsiz adamlar gibi olmayın. Ne demek yani bu şimdi? Ne alakası var? Yani tegûlûne derseniz in ehsenenne ehsene Bana adam iyilik yaparsa ben de iyilik yaparım.
- 38:54
ve in zalemû zalemne Bana haksızlık yaparsa ben de ona haksızlık yaparım. Bu akılsız, fikirsiz, beyinsiz insanların böyle işler yapmayın buyuruyor. Yani Müslüman'ın ahlakı bu olmamalı. Ama maalesef şimdi Müslüman'ın ek serisi iyiliğe iyiliği bırak, iyiliğe kötülük yapıyor. Halbuki kötülüğe iyilik yapması tavsiye edilmişti.
- 39:18
O bana iyilik yapmadı ki ben ona iyilik yapayım. Bu laf mı ya? Bir Müslüman'ın konuştuğu ziya laf mı ya? O sana iyilik yaparsa zaten iyilik yapmasan şerefsiz olursun. Sen kötülüğe iyilik yaparsan aziz olursun, şerefli olursun. velâkin vattunû enfusekum Siz kendinize alıştırın buyuruyor. in ehsenenne entuhsenû İnsanlar iyilik yaparsa, güzellik yaparsa
- 39:46
siz de onlara iyilik, güzellik yapın. ve in ehsevbenâ kötülük yaptın. Şimdi kötülük yapana iyilik yap demek iyilik yap demek yüksek seviye. O Mahmûd Efendi Hazretleri gibi falan zaten Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem gibi müşriklere neler yaptı yani Mekke Fethi'nde. Ne zulüm edenlere ne iyilikler yaptı.
- 40:04
O üstün ahlak yani. Ama en azından ellâ tazlimû. O bana kötülük yaptı ben de ona zulüm edeceğim. Şimdi tamam da yani burada misliyle mukabele var. Sen şimdi o bana yanlış yaptı, ben de ona yanlış yaptım. Sen ona yanlış yapamazsın. En fazla bir kısas hakkı var. Kısas hakkının da o da şeriatı, müsaadeleri çerçevesinde olması lazım.
- 40:29
Tabii. Şimdi o bana haksızlık yaptı, ben ona haksızlık yapacağım. Haksızlık yapman seni haram. Hakkını alabilirsin. Haksızlık yapamazsın. Zulme zulümle mukabele edilmez. Onun için burada da akraba ilişkilerinde ekseriyetle o beni aramıyor, ben onu arayayım. O bana yanlış yaptı, o benim babama şöyle etmişti, öbürü bu.
- 40:54
Yani bu yüzden devamlı söylüyorum halalısıyla, teyzesiyle, amcasıyla, dayısıyla dargın olan hatta ana babalarıyla bile geçinemeyen insanlar var. Bunlar lanetlenmiş. Helak olmuşlar. Şimdi Taberani de iner vâdi, İbni Hüseyin'de Hâkim Müstedrek'te, Müslüm'ün şartlarına ait sahip bir hadis-i şerifte buyuruluyor.
- 41:22
Eftelu sadegâ sadegâtün alâ dirrahimil kâşihî. Sadakaların en efteli kime verilendir? Kâşih demek yani içinde düşmanlık gizleyen akraba. Bak sen onu anlıyorsun. Bu benden hiç hasret etmiyor. Beni de çok kıskanıyor. Düşsem sevinir. Başıma bir şey gelse oh der, bak bak. Ama akraba makraba neyin oluyor?
- 41:49
Halan. Neyin oluyor amcan? Neyin oluyor kardeşin? İşte ona verilen sadaka, sadakaların en eftelidir diyor. Eğer muhtaçsa tabii. Ya muhtaç. Muhtaç ama içinde de böyle, hele bir de yani kardeşi zengin olursa öbürü de kocaya gitmiş, kocası da fakir. Ondan sonra ya halbuki yani babandan kalmış malı, abin kardeşin yemedi ki kardeşim.
- 42:19
Sen gittin kocaya veya kaçtın kocaya. Ondan sonra öbür taraftan adam çalıştı, etti, zenginledi. E sen de şimdi sanki baban adaletsizlik yapmış gibi değil gene. Veya tabi baban da sağlığında istediğini tercih edip verebilir gerçi o da ayrı bir şey. Çocuklar arasında adaletli olun emri de var ama sağlığında mirası olmadığı için istediğini de tercih edebilir.
- 42:43
E bu durumda sen kalkıp durumunda fakir olunca kardeşin zengin olunca veyahut da halası, yeğeni hakkında, teyzesi falan da böyle kötü şeyler veyahut da kıskançlıklar, fesat, haset oluyor. İçinde de bir şey de gizliyor yani böyle. Efendim onun bu kadar imkanı, benim niye imkanım yok bilmem ne. Sen de anlıyorsun ki bu senden haz etmiyor yani.
- 43:11
Bunu da insan az çok anlıyor. Zaten dedikodular geliyor yani maşallah. Laf taşıyanlar eksik olmuyor. O senin hakkında böyle dedi, şöyle dedi bilmem ne. Bu da tabi işi gazlıyor. Zaten dedikodunun, laf taşımanın en büyük haram ve günahlardan olması da buradan sebep geliyor. Çünkü neden? E bir adam senin hale yine konuştu.
- 43:30
Onu bana getirmemeleri lazım. Onu bana getirdiğin zaman sılayrayı mı bozuyorsun? Çünkü neden? Ben de ister istemez evliya değilim, enbiya değilim. Bu sıraca vay anasını ya. Ulan biz buna iyilik düşünüyoruz, adam bize kötülük düşünüyor bir yardım yapacaksan yardımını ver. Buna sebep kim oluyor? Laf taşıyan oluyor.
- 43:50
E bu çeneyi tutmamak zaten belanın en büyüğü. Bütün cehenneme insan dilinin yüzünden gidecek bütün insanlar. Bu dili tutmak lazım. E çünkü birçok konuşmalar nakledilince, söz taşınınca, laf taşınınca akrabalıklar böyle bozuldu. Ortaklıklar böyle bozuluyor. Karı koca aralara açılıyor, yuvalar yıkılıyor.
- 44:11
Hep bu laf taşımalardan. Suç duyma. Duyma. Onu oraya götürmenin ne faydası var? Ancak baktık ki adam bize bilen yaptılar da onu kesecekler, yolda bilmem çukura atacaklar bilmem ne. O ayrı. Ölüm kalım meselesi, hayati bir mesele var bilmem ne. Ya dikkat et şuraya gitmek, şundan dikkat et. Bu ayrı bir şey.
- 44:32
Ortada böyle bir şey. O ona gıcık, bu buna bilmem ne. Ondan sonra e bu lafları taşıdın. Bütün akraba ilişkileri koptu gitti. Bu ne anlam var? Onun için bak diyoruz sana içinde husumet beslenen, içinde sana karşı kini var. En yakın akraban. Bu çok oluyor. Ekseride akraba da oluyor zaten. Ama ona ona yapılan yardım muhtaç ise tabi sadaka.
- 44:56
Eftalü sadaka diyor. İslâmiyet, Efendi Hazretlerimiz buyurdu ki şeriat nefsin khilâfından vaz olunmuştur evladım. Yani şeriat insanın canının istediği şeylerin tersini yaptırmak için. Zaten nefis neyi istiyorsa onda şerri var, zararı var. Nefis neyi istemiyor, hoşlanmıyor? Nefis istiyor iyilik edene iyilik edeyim.
- 45:18
Kötülük edene iyilik edilir mi ya? Nefis hop hop hopluyor. E sen bir iyilik yapmaya çalışıyorsun. Karın diyor ki nasıl yaparsın ya bu sana neler etti falan. Ya oradan birisi de demiyor ki ya sen yine iyilik et. Kötülüğe iyilik herkes yapamaz. Sen iyilerden ol. Kimse demiyor. Bütün civarında akraban herkes adam iyilik yapmak istese kötülüğe karşı herkes engellemeye çalışıyor.
- 45:41
Çünkü kimse de İslam'a alaka yok. Bu hadis-i şerif de önemli. Yani gelmeyene git. Sana kötülük edene ihsan et. Bağları koparanı sen ekle. Aynı manaya geliyor hadis-i şerifler bu. Bezzar Tabarani Hakim sahih olarak ifade etmiş bu hadis-i şerifte. Tabii ravileri burada da mübarek yazmamıştır. Ebu Reynal'dan geliyor aşağıda tahkiki var.
- 46:19
Üç vasıf diyor. Ahirette hesabın çok kolay olmak istiyorsan bir de Allah rahmetiyle onu cennete sokacak. Üç vasıfı barındıran kimde varsa bunlar hesabı çok. Bak hesabımız çok kötü. Zor. Bu kadar yemek yiyoruz, içiyoruz, geziyoruz, bakıyoruz, ediyoruz, tutuyoruz kulakları. Allah'ın hakları yani ahirette Allah bilir bir hesaba çekerse
- 46:42
eğer inceden bir hesaba çekerse kimse kurtulamaz. Onun için hesabımızın kolay geçmesi lazım. Ahirette elli bin sene hesapta tutmak, sonra da cehenneme gitmemek için hesabın kolay olmak için nefsi ezeceksin ağabey. Benim canım bu adama iyilik yapmak istemiyor. O zaman elli bin sene çekersin. Ben mesela ben de çok gıcık oldum, kızdım.
- 47:07
Nefret ettiğim insanlar olabilir. Ama ben bir hesap yapıyorum, kitap yapıyorum. Nefsi bu işe katmamaya çalışıyorum. Ben ahirette kolay hesabı geçeyim de kim ne olursa olsun. E o zaman da ben bu adamla uğraşmayayım diyorum yani şey olarak. Kötülüğü sürdürmeyeyim yani. Bu da nedir diyorum. Tövbe tövbe haram et.
- 47:28
Adam sana imkanı varken vermedi, seni mahrum etti. Şimdi senin imkanın var, onun imkanı yok. İş tersine döndü. Böyle şeyler çok yaşadık benim. Şu anda bile benim yaşadığım birçok olay var böyle. Benim eline düştüğüm adam, şimdi benim elime düşmüş. Ama şimdi ben ne yapmamam lazım? Devri sabık yapmamam lazım.
- 47:48
Bu benim aleyhime şöyle yaptı. Lüzum yok arkadaş. Seni zamanında mahrum etmiş adamı, sen şimdi mahrum etmeyeceksin. Vetehafahümen kata. Adam gelmemiş, gitmemiş, aramamış, sormamış. Şimdi sen onu arayacaksın. Vetehafahümen zalimek. Sana zulmetmiş adamı affedeceksin. Zulmetmiş ya. Adam sana yanlış yapmış yani.
- 48:11
Adam hala diyor ki, ama bana bu düğün yanlış yaptı. E zaten yanlış yapanı affedeceksin. Doğru yapanı affetmek gerekmiyor ki. İşte o zaman fecafehal tezahüratı gelecek. Direkt cennet, hesap kolay. Geç. Niye? Bagajın yok. Yükün ağır olursa, onunla dalaş, bununla bulaş. Benim reddiye yaptığımı uğraşmayacağım.
- 48:36
Çoğu şeraat, tarikat meselelerdir yani. Hemen hemen hepsi. Orada Allah'ın izniyle aklı çıkarım. Şeratsızlığa karşı konuşmuşumdur yani. Şahıs ismi de vermişimdir yani. Milleti uyandırmak için. Bunlar faydalı şeyler. Ama şimdi, işi özelleştirip, bana şöyle yaptı, bana böyle yaptı, bu işe girmek, ipçi değil.
- 48:59
Yani Ebubekir Sifir konusunda bak, 20 saatlik konuşmada, benim özelde neler yaşadım? Evvelce yani, evvelce. Bir şeyi aktarmadım yani. Çünkü neden? Gerekmez yani. Şahsi olarak benim onlar, 25-30 sene hukukum var. Normal öbürleri gibi sokakta görmedim yani. Dolu olaymış. Bir şeyi söylemedim. Yanımdakilerde de bir şey söylemedim.
- 49:26
Gerek yok yani. Ama sen peygamberde ne iş görüyor, ölmüş gitmiş bilmem ne dersen, 20 saatlik, 20 bin saat ömrümü tüketirim, bunu ispat ederim, sana reddiye yaparım yani. Ama burada nedir? Sokmamak lazım. Dolayısıyla, çok kisilerle sorun olan kul hakları olduğu zaman cennete girmek zorlaşır. Hesap güçleşir, muhasebe uzar.
- 49:55
50 bin sene bu, kim dayanacak yani? Şurada 50 sene, 60 sene yaşadık, bıktık yani, birkaç saat ağrı olsa, sancı olsa bir saat dayanamıyorsun. 50 bin sene o sıkıntıyı niye çekeyim? Nefsini ezeceksin, öleceksin, gideceksin. Ne kan davası sürer, ne can davası sürer, her şey bitiyor yani. Ölmekle. Ondan sonra geri dönüşü yok, daha düzeltme imkanı da yok.
- 50:25
Niye? Kusumetleri artıralım arkadaşlar. Lazım değildir. Evet, çok hadis-i şerif var yani, burada yine. Ukbe İbn-i Amir Radıyallahu anh, Rasulullah'la karşılaştım diyor, elimden tuttu, sallallahu aleyhi ve sellem. Ya Rasulallah, ehbirni bi fevazilil amal. En faziletli ameli söyle de yapayım. Ya Ukbe buyurun.
- 50:52
Ömrün uzun olsun istiyorsan, rızkın geniş olsun istiyorsan, gelmeyene git, vermeyene ver, zulmeden affet buyurun. Yine Taberani senedi, muteber bir sened. Ali İbni Ebu Talib, Allah'tan ibadet ettiği hadis-i şerif. Dünya ve ahiretteki ahlakların, huyların en keremlisi, şereflisini sana öğreteyim mi?
- 51:23
Aynı şeyler. Keseni ekle, mahrum edene ver, zulmedeni affeyle. Diğer bir hadis-i şerifte, faziletlerin en üstünü. Orada da Sana sövdü, saydı, ağır konuştu, bilmem hakaret etti mi? Görmezden gel, geç diyor. Bunlar, İslam ahlakı. Pezzar, büyük muhaddesti tabi, onu da yine rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Efendim, Übey ibn-i Kamil Ensari'den de geliyor.
- 52:00
Ondan sonra, Übadey ibn-i Samit, R.A. sahabeden ravileri var. Elâ düllukum alâ mâ erfanullâhu bi'l-deracâd. Elâ unebbiyukum bi mâ yuşerrifullâhu bi'l-bunyâne ve erfanullâhu bi'l-deracâd. Fakat size öyle bir ameller söyleyeyim, Allah binalarınızı yüksek yapacak, yani cennette köşklerinizi âli kılacak, makamlarınızı âli kılacak, derecelerinizi yüksek edecek buyruluyor.
- 52:25
Derecelerinizi yüksek edecek buyuruyor. Nâm ya Resûlullah buyur dediler. Tehlûmu alâ men ceilâ lek. Adam cahillik yaptı, terbiyesizlik yaptı, kültürsüz, sana hakaret etmedi. Kültürsüz. Sana hakaret etti. etti, terbiyesizlik yaptı. Sen ona uymayacaksın. Halim selim olacaksın. Efendim, işte ne demiş, dövene ensiz, sövene dilsiz, işte mahlâkı bu.
- 52:42
Efendim, işte nelermiş? İşte mahlaki bu. Ve teâfûu ammen zâlimet. Adam sana zulmetti, hakikaten zulmetti yahu. Neler ettiler bize? Affedeceksin. Ve tûzî men haramek. Seni mahrum edene vereceksin. iman kat'a, irtibatını kesene. İrtibatını kesene. Bahsedeceksin. Yani on sene ben neler çektim bazı hocalarımızdan.
- 53:09
Çocukluğumuzda yani gençliğimizde, 80'li yıllarda. gençlerimizde. Yani rahlelerimizi camiden attılar. Neler ettiler? Önümüze çıktılar. Ondan sonra döveceğiz dediler, söveceğiz dediler. Yani camiye gelme dediler, şu efendiye yaklaşma dediler. Yani öyle şeyler yaşadım ki, çocukluğumdaki travmalarım, çocukluğumdaki travmalarım, gece vakti, önümüzde gece vakti.
- 53:34
Bu 10 sene, 15 sene sürdü. Sonra onların hepsi hapse düştüğümde bir vesileyle haber gönderdi. Öbürü avukat tutayım dedi, öbürü şu oldu, öbürü bu oldu. Bir tanesi mesela 10 sene bana kök söktürdü, camiden rahleme attıyordu, onu ediyordu, bunu ediyordu. Ne zulümler falan. Gece vefatına iki ay kala geldi, helallaşalım dedi falan.
- 53:57
E şimdi ben onlara rahmet okuyorum. Ben onlara dua ediyorum. Ben onlara hediye gönderiyorum. Ben onların kızları, çocuklarından bir şey olsa, sıkıntı olsa bana haber gelse yardımcı oluyorum. Öyle yani. Şu adam ölse dedim, gidelim cenazede, hakkınızı helal edin. Etmiyorum dedim, bağıracağım efendi falan, ne oluyor ulan diyecek.
- 54:19
Böyle bir olay çıkartmayı planladığım adamlar vardı yani. Hepsi öldü gittiler şimdi. Ama ben onların cenazesinde en ensafta yer aldım, dua ettim onlara. Çünkü neden? Ya arkadaş, bizde o zaman gençtik, çocuktuk. Ben kin tutamam yani, Müslüman kin tutamaz. Ben ondan sonra aklım biraz daha başıma gitti.
- 54:43
Ulan Ahmet dedim, sen de ne yanlış yaptın. Ya ne yanlış yapacağım, 12 yaşındayım, 15 yaşındayım. En nihayetinde adamla aramızda 40 yaş var. 40 yaş var, yani 30 yaş var, 40 yaş var, onun ağabeylik büyüklük yapması lazım. Ondan sonra hoca adamlar çoğu. Böyle yapmamaları lazım bir çocuklara, gençlere. Yapıyorlar, yaptılar.
- 55:03
Haset. Efendimiz dedi, Ahmet dedi, senin bir yanlışından değil. Kıskançlık inkar edilemez evladım dedi. Ne yapacağız? Bana da şu böyle yaptı, bu şöyle yaptı, efendi babanın damadı şöyle yaptı, böyle bir anlatıyordu, ulan dedim efendiye neler yapmışlar. tamam ben boşlara oturayım, gideyim. Yani efendim, bu sorulmasın, bu neler yapmışlar?
- 55:22
Yani efendim sallallahu aleyhi ve sellem neler yaptılar. Amcası Ebu Lebzi. Yani ne yapacağız? Allahumme gafil kavmi feynu lâ ye'alevûn. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem yahu, kana boyadılar, dişini şehit ettiler, efendim bayılacak hale bayıldı, Uhud'da vesaire. Yine de kalktı, yüzü gözü kan içinde.
- 55:45
Ya Rabbi affet, bilmiyorlar diyor. Yahu bir yandan onlara affını istiyor, yani aftarken müşrik affedilmez de, hani iman nasip olsun da affolsunlar hani. Bir yandan affını istiyor. Bir yandan da Allah'a da diyor ki, ya Rabbi diyor, bilmediklerinden yapılır. Bir de onların adına bir de mazeret açıklıyor ya.
- 56:06
Sallallahu aleyhi ve sellem. Ahlak bu. Kâne lekûfî rasûlillâhi sünnetul hasene. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem güzel örnek var. E güzel örnek var da kardeşim. Ne oldu? Misvak, çok güzel. Sarık, o biçim. Cübbe çok güzel. Sünnet bunlardan ibaret. Ondan sonra ahlak, sıfırın altında, eksi kırk derece.
- 56:28
Böyle ahlaksız bir İslamiyet, böyle bir tarikat, böyle bir şarap, nerede görülmüş? Kibarlık yok, nezaket yok, Ağızlar bozuk. Sövmeler, saymalar, anama, avratıma. Bu nedir ya? Bu nedir? Bu nedir? Biz kimseye en sinirli halimizde bile. Ağzımızdan bir şey gelmez. En fazla göktaş gibi ssss yapıyordu. Ben onu da yapmıyorum yani.
- 56:54
Ama onların hamervanı diyordu. Ssss yapıyordu. Ondan sonra işte tren hadisesi. Mübarek adam. 12 Mart vakası gibi bir şey zannediyorsun yani. Tren hadisesini bilen var mı burada? Diyordu. Bütün millet ne oluyor? Zannediyorsun ki yani geçmişteki bir darbe olayı falan. O tren hadisesi. Tren hadisesiyle kendi trene binmiş.
- 57:18
Göktaş rahmetli. Öyle yani. Bir de bastonu vardı kaldırmış. İşte sayıyordu öyle. Komünist, mason, dinsiz, fasiz, kafirlerin cins ve cibilliyetine. Ama ondan başından bir şeyleri daha unuttum ya. Keşke onu unutmasaydım. Çok güzel bir klişeydi yani. Ondan sonra vatan ve milletin saadetü selametine. Böyle sayıyordu yani.
- 57:42
Dinsiz, komünist, fasiz, bilmem ne. Sayıyordu, sayıyordu, sayıyordu. Cins ve cibilliyetine. Oradan diyor açık bir kadın diyor. Kafasını da yaptırmış dedi. Ondan sonra durdurun bunu sövüyor dedi diyor. O da diyor ki etepsiz kadın. Oflu katıyla konuşuyordum. Devamını dinle diyor. Yani diyor
- 58:08
şimdi öyle getiriyorum diyor. Patlamak üzere herkes böyle diyor. Çok da gür sesi var. Ama incecikte bir adam. O ses ondan nereden çıkıyor yani? Benim bile yarım kadar. Böyle ortadan. Yani ondan sonra diyor o diyor sövmediğim için bir böyle herkes bir rahatlıyor falan. Ondan sonra yani biz böyle yapmadık ya.
- 58:36
Terbiyeli olacaksın kardeşim. Onun için zulmedeni affetmek hele bir de ona iyilik yapmak, şimdi arkasından kabrin okumak. Ya ben bunların kabrine gideceğim. Çocuktum yani. Kabrine gideceğim. Bunların kabrinde bunlara konuşma yapacağım yani. Beddua yapacağım kabrinde. Böyle niyet ettim yani. Cenazelerinde şöyle bir gösteri yapacağım diye.
- 59:02
Yaptım mı yapmadım. Ama raydan art tattılar beni yani. Bir de çocuğuz yani. Ama arkadaşlar bak şu anda onlara rahmet okuyup kabirlerine hediye gönderebiliyorum. Bu iyi bir şey ya. İnne filâ davetille şugulen diyor Hazreti Alevi. Düşmanlık adamı çok meşgul eder ya. Bir takarsın kafana gece gündüz ya.
- 59:23
Bırak düşmanlık kardeşim. Allah için din için, şeraat için, tarikat için ayrı. Ama bu zaten kin tutmayı gerektirmez ki. Şu anda benim bu kadar İsmail Ağa'yla ilgili sorunlar da. Şu anda döndük deseler, burada bir yanlış oldu deseler, hadi sen gel deseler giderim, hadi biz geleyim deseler evim açık yani.
- 59:42
Hiçbir kin tutmayız ki. Niye tutacağız? O arada onlar bana neler etmiş. Şikayet ettiler, dosyalar ettiler savcılıklara. Git gel git gel devamlı git-gel-devamlı savcılıklardayız yani. Mühim değil yani bunlar. Biz onlara şikayet bile etmedik. Ricabında hakaret var, söğünme var, sayma var yani. Lüzum yok.
- 1:00:03
İslâm ahlâkı, burada Allah ve Resûlünden başka hak sahibi yok kardeşim. Kendi haklarından felaket edeceksin yani. E niye? Allah da seni affetmesin istiyorsan. Yani Ebu Bekir Sıttık'ın olayı var, Müstahradıyallâh'ın meselesi var. Muacirlerden, Müstahradıyallâh'ın yani Hazreti Ebu Bekir Efendimiz ona yardım yapıyordu.
- 1:00:27
Fakir diye. E Hazreti Haşi annemize, Hazreti Ebu Bekir Sıttık'ın Radıyallâh'ın kızı, e tabi kızına bir iftira oldu biliyorsunuz. İfkâ hadisesi Kur'an'da geçer. Nur Sûresi 18 ayet, bunun hakkında nazır oldu. İnnellezîn Ceâü bilifkî osmetun mekûn. O da orada bulunmuş, münafıklar Hazreti Haşi annemizin namusu hakkında konuşurken.
- 1:00:48
Ondan sonra da sahabe öyle bir şey konuşur mu? Münafık yani. O da orada bulunmuş, külmüş mü? Yani bir nevi bir iştirak olmuş. Külmeyle mi ne yani işte. Yani biliyorsun bazı kere konuşmaya lüzum yok. Birileri birinin haline kadar karıştırır. O arada sen, sana da sen ne diyorsun bu huzurda falan? Seni de katmak isterler.
- 1:01:07
Sen de hani böyle yani Allah'ın aşkına ne diyeyim falan. Ama o da ne oluyor? Bir nevi tabii tasdik oluyor. Çünkü ne lan? Ya konuşmayın böyle kardeşim. Resulullah'ın namusu hakkında sallallahu aleyhi ve sellem demek lazım yani. Veyahut birbirimizi müdafaa etmemiz lazım. Ama bazı insanlar kendi konuşmaz.
- 1:01:29
Ben demedim. Ben bir şey demedim. E millet de konuşur, o da öyle dinler. Bu da haram. En azından gıybeti duymuş oluyorsun, iftirayı duymuş oluyorsun. Orada önlemen lazım, önleyemem. Benim burada gücüm yok, bu adamlar benim. Tefe koyar çalar. O zaman çık git, dinleme. Ama bak Ebu Beşir Radıyallahu anh dedi, vallahi dedi ben buna bir daha yardım mardım etmeyeceğim dedi ya.
- 1:01:55
O orada bir şeye karışmamış da gülmüş bir şeyle, öyle. Ayet geldi ya. Kur'an budur. Es-sa'du ilâ velâ ye'tel-i ülû-l fazzı minkum es-sa'di. En yûtî ülû-l kurbanu es-sâlihu vel-mâceri. Olabilir ayetin devamı. Vel-yâ'fû vel-yasfahû. Fazilet sahibi. Ey Ebu Bekir Sıddık diyor Kur'an-ı Kerim. Sen fazilet sahibi bir insansın.
- 1:02:23
Hem maddi imkanın var, hem manevi faziletin var. Sen başka sahabeye benzemezsin. Yani burada da adam Allah yolunda hicret etmiş gelmiş. Burada bir yanlış yapmış olabilir. Kul kusursuz olmaz. Ama sen şimdi yemin ettin ki ben buna bir daha bir şey vermeyeceğim. Niye yemin ediyorsun? Fakire vermeyeceğim diye.
- 1:02:42
Ama kızımla ilgili konuya karıştı. Yani karıştı derken iftira atmadı da bir şey oldu. Bak, vel-yâ'fû vel-yasfahû. Affetsinler, görmezden gelsinler, konuyu kapatsınlar. Bak Hz. Ebu Bekir Sıddık yemin kefareti ödedi bir daha ona yardım etmek için. Yani çünkü yemin ettiği için yardım edemiyor. Yemin kefareti ödedi, yemini bozdu yani.
- 1:03:06
Çünkü hayır yapmayacağına yemin eden yeminini bozsun, hayırı yapsın. Şer yapmayacağına yemin eden yeminini tutsun, şerri yapmasın diyor Hadis-i Şerif. Şimdi peşine bak peşine. Koca Ebu Bekir Sıddık bu oranın muhatabı ya. Sen ben kimiz ya? E lâ tuhebbûne en yâ firavvâ. Hazreti Sıddık'ı ne günah alacak yani.
- 1:03:22
Ya Hz. Sıddık'ın ne günahı olacak yani. Cennette müjdelenenlerin birinci adamı. Ama yine bak diyor, Allah'ın sizi affetmesini sevmez misiniz? Yani demek istiyor ki Mevla, ahirette açarsam hesabı, herkese bir hesap çıkarabilirim yani. Onun için benim seni affetmemi sever misin? Sevmez miyim ya Rabbi?
- 1:03:46
Affedin. Şimdi ben bunu hesap ediyorum artık. Ben ahirette af olayım, mağfiret olayım, hesabım kolay olsun, doğru cennete gideyim, milletle uğraşmayayım, o zaman ne hakkımı haram edeyim diye uğraşıyorum. Ama Allah içinse başka, din içinse bu, din işi başka bir şey. Hupufillah, buzulillah. Sevdiğini Allah için seveceksin, kızdığını Allah için,
- 1:04:09
Allah için kızacaksın ama biz nefis karıştırıyoruz diyecek. Ben buna Allah için kızıyorum. Allah için kızıyorsun da sana para verse, ondan sonra her zulmü yapsa kızmıyorsun. Sana yanlış yaptığı zaman kızıyorsun. Halbuki senin ölçünün ne olması lazım? Benim Kur'an'ıma, dinime yanlış yaptığı zaman. Bak en bozuk, Allah Peygamber düşmanı adam, seninle iyi geçinse, sana hürmet etse,
- 1:04:31
para verse bilmem ne, sessiz kalıyorsun. Ondan sonra ben buna Allah için kızıyorum. Ya Allah için mi, nefsin için mi şimdi orayı bir incele bakalım yani. Peki o adam sana iyilik yapsaydı sen böyle kızar mıydın? Sen o sana soğukluk durduğu için kızıyorsun. Orada da adamın yanlış amellerini de bahane ediyorsun.
- 1:04:54
Öyle mi? Yoksa hakikaten Allah için mi? Bunu insan kendi anlayabilir. Bunun tespiti var ya, ben kendimden anlayabiliyorum onu. Bir adama kızıyorum, kızıyorum diyor. Ben buna niye kızıyorum diyorum? Ben Mustafa İstanbul'dan niye kızıyorum? Mehmet Okuyan'a niye kızıyorum? Mesela bakıyorum. Ya şimdi bu adamda benim hasımlığım yok, hısımlığım yok.
- 1:05:18
Alışverişim yok, bilmem ne yok, bilmem ne yok. Ben şimdi Yaşar Nuri'ye kızıyorum. Niye kızıyorum? Onu inkar etti, bunu inkar etti, bilmem ne. Ama beni methetti. Kalktı televizyonda, bir kadının programında, dedi ki o şöyle iyi adamdır, milliyetçidir. Ondan sonra beni acayip methetti yani. Misal, e şimdi ben orada, o beni methetti diye acaba
- 1:05:43
kalbimde ona karşı bir sempati uyandı mı yani? Uyanmaması lazım. Çünkü eğer benim kızgınlığım Allah ve Rasulü'nün dini içinse onun beni methetmesiyle zemmetmesi bana fark etmemesi lazım. Şimdi en mübarek adam, benim aleyhime konuşsam ben ona kızıyorum. E niye kızıyorum? Adamın yanlışı yok ki. Diyelim.
- 1:06:03
E o zaman sen nefsince kızıyorsun. Bozuk adam beni methedince ben seviyorum. E niye seviyorum abi? Bozuk adamı sevmemem lazım. E demek o zaman bizim ölçümüz, nefsimiz ne irtibat? Bu nefisi işe katmayacaksın. İslamiyet nefsin kıyafına gaz olunmuş. İbn-i Maced'e geçen bir hadis-i şerifte yine. Aşağıdaki Allah'ın havademizden.
- 1:06:27
Hadis-i şerifler kısaca bitirdim. Esra'ül hayri sevaben dünyada, ahirette sevabı, mükafatı en çabuk gelecek bir iyilik söyle bana dersen. Elbirruh fakir fukaraya iyilik. vesuletul rahim, akrabayı arayıp sormak, ihtiyaçlarını görmek ve esra'u şerri okubeten azabı en şerri zararı, günahlar çok. Ama bunların için azabı, belası en çabuk hangi günahın gelir?
- 1:07:02
İçki içmenin mi? Zina etmenin mi? Faiz emenin mi? Hangi günahın belası çabuk gelir yani hemen? Elbagyü zulüm. Haksızlık yapmak birine, zulüm. Haksız. Azgınlık yani. Vesuletul rahim, anne babayı arayıp sormamak, halay teyzeyi, amcayı arayıp sormamak, sılay rahim yapmamak, bunun belası malına da gelir, dükkana da gelir, arabana da gelir, çocuğuna da gelir.
- 1:07:37
En çabuk bela zulümle sılay rahimi kesmeye gelir. Onun için insanlar şimdi bakın, ne bela var? Ama biraz da insan kendini sorgulaması lazım. Diyeyim bu bela başıma nereden geldi? Yani Kur'an'da Bütün bu konuyu işledim yani. O sihir kitabı şimdi çıkacak, onu korunma yollarında ne ilimler var? Orada ulemanın vasiyetleri var falan.
- 1:08:06
Yani diyor bir düşün. Şimdi bana büyü yapmışlar, bana büyü yapmışlar. Allah belalarını versin, tamam Allah belalarını versin. Kim büyü yaptıysa tamam. Peki bu büyü sana niye tuttu? Yani o sihir yapan zalim, hain. Peki bu sihir sana niye tuttu da sen bu hale geldin? Yok yamuldum, yok uyuyamıyorum, yok kısmetin bağlandı, yok işlerin bozuldu.
- 1:08:31
Yani tabii sihir bu etkileri yapar mı? Yapar. Allah yaratırsa, yaratmazsa yapmaz. Peki Allah niye yarattı? O adam yanlış yaptı. Peki Allah o adamın yaptığı yanlışın üzerine, onun kötü etkisini sana Allah niye yarattı? E tamam adam kalktı kurşun çekti seni öldürüyor. Haksız yere seni öldürüyor. Tamam da onu Allah yaratıyor ölümü.
- 1:08:54
Allah yaratmasa o adam seni öldüremez gene kurşun atmakla. Hale kalbete ile hayate. Ama o zaman da arka planına indiğin zaman çok alimler, çok güzel ilimler orada tercüme ettim yani. İşte başınıza bir musibet geldiyse Başkasının yaptığını da aramayın. Ellerinizle kendi yaptığınızı da arayın. Efendim Hazretleri Efendimiz derdi.
- 1:09:22
Her yaptığın günahın cezasını versen hiç yaşatmayacak seni. Çoğunu affediyorum ama bazı günahlarınıza da belanızı veriyorum. Çünkü neden? Ahirete kalmasın bari Müslümansın dünyada temizle. İşte günahsız dursan belasız kalırsın. Mevzu bu. Ama o zaman da soru var. E peygamberlere niye bu kadar bela geldi?
- 1:09:43
Peygamberler günah işliyor muydu? Veya zikredene Sihir işlemez, işlemez. Ama Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem büyü işledi mi işledi. Peki Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem büyü niye işledi? Bunun cevapları beş, on sayfa yazdım. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem sihir işledi mi işledi? Ne oldu?
- 1:10:02
Nasıl oldu? E onun bütün itirazlarının küllüsünü cevaplandırdım o kitapta şimdi. E tamam o zaman. Her şeye düz mantık gidemezsin. Ama tabii ki günahtan sebep o zarar gelmesi başka, senin günahsız olduğun halde, suçsuz olduğun halde gelmesi başka. Orada başka hikmet var, burada başka hikmet var. Ama ekseriyetle günahlardan uzak durana bela gelmiyor.
- 1:10:29
Ekseriyet budur. Nadiren geldi. E geldiyse onda da bir aslan yatıyor, o da başka bir konu. Onların hepsinin cevaplarını verdim orada. Şimdi bunun vakti mi yoksa o zaman kitabı niye yazdık? Yani şimdi hemen alını okuyacaksınız inşâAllah, çok çok ilim var. Dolayısıyla burada insan bir kendine dönüp bu bela başıma nereden geldi?
- 1:10:54
En çabuk bela, sılay rahimi kesmek ve zulümden. Sen kime yanlış yaptın ki Allah belanı verdi? Ondan sonra bu niye böyle oluyor? Ama bak çabuk gelir diyor. Çünkü haksızlık yaptım birine, ondan geldi işte. Yine taberane hadis-i şerifinde, ve mâ min zembin ejderhûn yu'addilallâhu lüsâbil hukûbete fî d-dünyâ mâ mâ yettehirû lehu fî l-âhiret Ahiretteki azapları Mevla saklı tutuyor.
- 1:11:18
Ama dünyada peşin belasını en çabuk vereceği günah nedir? minkatıyatı rahim akrabalar ziyaretlerini arayıp sormayı kesme vel hıyaneti hainlik, emanete hainlik Adam sana güvendi. Karısını teslim etti. vazife teslim etti, kamu malını teslim etti millet sana, işte şu an ben de Millet sana işte şu an belediyeler, yolsuzluklar, bilmem neler memleket lahım patlamıştan
- 1:11:43
beter bir vaziyette sevgililerle, bilmem neler ile onu soyanlar, bunu soyanlar milletin hak ettiği şeyleri, iskanları vermiyorlar. Yani her taraf almış gitmiş lahımdan beter kokuyor. Leş. E hıyanet. Ondan sonra bu bela başıma nereden geldi yani? E zaten kendisi de bekliyor işte orada ses kalbi çıkmış.
- 1:12:04
Bize yakında operasyon olur diyor zaten diyor. Yani kendisi de biliyor operasyon olacağını. E şimdi sen millet sana rey vermiş. Görev vermiş. Yani belediye başkanının Osmanlıca'daki adı Şehremin. Yani İstanbul Belediye Başkanı Osmanlı dönemindeki adı ne Şehremin. Yani şehri, bu şehrin en güvenilir adamı yani.
- 1:12:30
Şehremin. Şehremin böyle olursa ondan sonra bir de efendim şişhane ne olur, nişantaşı ne olur? Şehremin'i bile batmış. Yani en büyük hırsız dolandırıcı Şehremin olmuş. Şu andaki İstanbul'un durumu bu. E hainlik işte. Sana bir görev tevdi edildi, bir mühür verildi yani. Hainlik yapma milletin parası.
- 1:12:57
Hakkını ver adamı ya. İşte bunların belası çabuk gelir. Velkezip yalan. Yalan konuşmak zaten, yalancının bunun yatsıya kadar o demek ha. Yani yalan konuştuğun hemen belli olur, belli olunca da başına neler geleceğini sen düşün çünkü uydurdun bir şey yani. Ondan sonra onun da o yalanın da faturasını keserler yani.
- 1:13:18
Olmayan şeyi ne konuşuyorsun? Allah böyle belaları çabuk verir. Zeyne'a cene'l birri sevaben le sıleturrahim. Karşılığımı ahirette alacağım, dünyada çabuk alayım. Mesela hastalığım geçsin. Mesela ağrım dinsin. Mesela para bulayım, mesela iş bulayım, öyle bir hürriyet göreyim ya gözüm aydın olsun falan.
- 1:13:41
Diyeceğin bu kadar faziletli amel binlerce, on binlerce. Bir tane söyle. En çabuk getirisi olan hani diyor ya parayı bir yere yatıracağım en çabuk nereden getirir? Ona mı yatırayım, buna mı yatırayım? İşte bitcoin'e yatır, batır. Ondan sonra oraya yatır, batır yani. Ama bana bir iş söyle, en çabuk getirisi.
- 1:14:02
Yani bana bir amel söyle, sevabı en çabuk bana dünyada dönecek yani, ahirette zaten imanı kurtarırsak yaptığın iyilik zayi olmaz yani. Başında okuduğumuz ayet odur. İnne lezîne amelü ve amelü sâlihâtin İman edin, sâlih amel isteyenler illa innâ lânudıy'û Ecru mene ehsene amele, güzel amel edenin sevabını, ecrini zayi etmeyiz.
- 1:14:23
Dünyada da ahirette de Allah buyurur. Ama bana en çabuk hangisi getiriyor olur dünyada? Akrabanı, arasol, anne, baba, teyze, hava, dayı, amca olmak üzere. Hattâ inne ehlel beyt Geçen de bu hadis okundu bir derste. Hattâ diyor bu çok önemli bir hadis. Ben buna şaşırdım. Ben bu hadisi belki görmüştüm de sonradan dikkatimi çekti.
- 1:14:46
Dikkatimi çektim. Bir hane halkı leykûnûne fecerâ Adamların hepsi fâcir. Fâcir ne demek? Namaz yok, abdest yok, her yol var. E ne olması lazım bunların? Bunların batması lazım dünya ahiret. Ama feten mû'envâlûn. Malları artıyor. Böyle şeyler çok var şu an. Ve yeksûrû adedûn, sayıları çoğalıyor. Çocuklar oluyor, şu oluyor, onlar mutlu mesut yaşıyorlar.
- 1:15:13
Ulan bunlardan, biz bu kadar okuyoruz, zikir yapıyoruz, bilmem ne yapıyoruz. Bize bela yağıyor. Bunlar böyle ki idâ tevâs alıyor. Ama arka planını bilmiyorsun. Belki ana duası almış, belki teyze duası almış, belki hala duası almış. İşte sıla-i rahîm yaptıkları için en bozuk adamın bile malı artıyor dünyalık itibariyle.
- 1:15:33
Yani ahiret ayrı tabii. Öbür ameller, sorgular, sualler, ahiret hesabı ayrı. Ama dünyada bile bak adamın günahları, büyük günahları fecere ne demek? Fâsık demek, fâcir. Fâcir ne demek? Kebâl günahları var, dolu. Ama yine de tükürü yerinde diyor. Niye? Sıla-i rahîmden kurtarmış. Yani dünyalık bakımından.
- 1:15:56
Ahirette tabii sıla-i rahîm yapıyorum diye namazı es geçmezler yani. O ayrı bir şey. E demek ki en evvel karşılığını bulacağın amel sıla-i rahîm, en evvel belasını bulacağın zulüm ve sıla-i rahîmi kesmek. Bu ders böyle. Şimdi kısaca bir iki şeyler, fıkıhla ilgili de dedim size bir şeyler söyleyeyim dedim.
- 1:16:21
Şimdi burada Tevhîn-ül Mârim çok önemli bir eserdir. Rûh-ül Beyan'da tabii kaynaklarından İmam-ı Emasî Hazretleri, İmam-ı Sinân-ı Emasî el-Hanefî Hazretleri. Çok eski bu. Yani üç yüz elli, dört yüz sene evvel vefatı tabii dört yüz kırk altı sene evvel vefat etmiş yani. Yaşadığı dönem ne diyorsun adına?
- 1:16:50
Beş yüz senelik bir kitap ve eser. Onun için burada diyor ki, bu sıla-i rahîmden kimler kastediliyor? Bir kavim dedi ki kullu zîrâhim min mahrâm. Her mahram sahibi. Şimdi mahram rahim sahibi. Mahram rahim sahibi. Şimdi mahram zîrâhim sahibi. Zîrâhim min mahrâm. Fıkıh bir tabirdir. Burada kısaca bunu size anlatacağım.
- 1:17:11
Tabii bunu şeyde koyabiliriz siteye de ama. Şimdi mesela burada tabii neseben var, râzâen var, sıhriyen var. Yani bir soy bağı, bir süt bağı, bir de dünürlük bağı. Çünkü hiç alakan olmayan bir kadınla evleniyorsun. Evlendikten sonra oradan da nikaha yasak olanlar çıkıyor. O kadının anasıyla evlenemiyorsun.
- 1:17:30
Kadın boşansa bile falan fişman. Bunlar da mahramiyet getiriyor. Nesep soy bakımından usul ve furu haram. Yani biz bunu niye anlatıyoruz şimdi? Şundan evlenemezsin diye. Konumuz evlenme konusu değil. Ama oraya göre sılay rahimde kime öncelik vereceğin çıkıyor. Mesela burada usul dediğin ne? Temel senin temelin.
- 1:17:54
Temelin kimdir senin? Annendir, babandır. Ondan yukarı nedir? Dedendir, nenendir. Annenin annesi, annenin babası, babanın annesi, babanın babası o öyle usul gidiyor. Bazı kere baban ölüyor, büyük deden yaşıyor yani. İnsanların dünyada olan şeyler. Bunların mahramiyetleri devam ediyor. Furu çocuklar ve torunlar.
- 1:18:18
Yani usul ve in alev ne kadar geri giderse gitsin. Furu ve in sefer ne kadar aşağı inerse gitsin. Torunun torunun torununu bile görebilirsen o da senin. Tabii ki bu durumda en yakın oluyor. Bu A maddesi. Usul ve furu maddesi. B maddesi ilk usulün anne babanın bütün furuları. Mesela anne babanın çocukları.
- 1:18:42
Ya senin anne babanın çocukları senin neyin oluyor? Kardeşlerin oluyor. Anne babanın torunları senin neyin oluyor? Yeğenlerin oluyor. Yani bana dayı yeğen. Yani dayısı olduklarım. Amcası olduklarım. Veya da kadınlarda da teyzesi ve halası oldukları. Ondan sonra anne babanın torunlarının çocukları. Kişinin yeğenlerinin çocukları.
- 1:19:08
Bu da aşağı ne kadar gitse bu da soy bağı olarak en yakın mahramiyet. Tabii burada ilk başta kimden başlıyor? Tabii ki anne babadan başlıyor. Ondan sonra nereden geliyor? İşte efendim çocukların geliyor. E bizzat bir insan zaten anne babasını bakmakla mükellef bir de karısını bir de çocuklarını. Esas bakmakla mükellef oldukları bunlar.
- 1:19:31
Ama tabii şimdi evlenenler işte benim karım çocukluğumla mükellefim anne babamla mükellef değilim. Diyemez yani. Çünkü anne babası muhtaçsa muhtaç değilse bir şey yok. Anne baban sana versin o zaman. Ama anne baba muhtaçsa anne baba da senin karın çocuğun neyse anne baban onlardan ileri bakman gereken.
- 1:19:50
Tabii anne baba da şu sorun oluyor kardeşler varsa o baksın. İşte o diyor ki kardeşim niye bakmıyor? Öbürü diyor ki efendim kız kardeşim alsın baksın. Öbürü diyor erkek kardeşimin daha çok parası var o niye vermiyor? Ya bu ayrı bir şey. Senin paran var mı yok mu? Durumun nasıl? Hani bunları bakmakla mükellefsin.
- 1:20:13
Şimdi bunları bakmakla mükellefsinin de kısa en kürsesine bakmakla mükellefsin şu hazır paranın hazır hata dayanmaz. Hazırın varsa yedir içir. Zaruretlerini gör. Ama hazırın yoksa bunların da ihtiyacı varsa meşru ihtiyaçtan bahsediyoruz tabii yani. Öyle gayri meşru şimdiki birçok ihtiyaç diye gösterdikleri çoluk çocuğun, karının icabında zaruret değil.
- 1:20:39
Onlarsız yaşanır yani mutlu şekilde. Ama şimdi onun şusu var bunun busu var onu konuşmuyoruz biz. İnsan aç kalmayacak, açık kalmayacak, çıplak kalmayacak, sokakta kalmayacak yani. Bu zaruretler için bir insan kimler için çalışıp bakması lazım yani? Anne babasını bakmak için yani hazırı yoksa çalışması farz.
- 1:21:00
Anne babasını bakmak için çalışması farz. Karısını bakmak için çalışması farz. Karıyı işe göndermesi değil. Erkeklerin içine gönderse haram. Çocuklarının da yaşasını, ibadetini temin etmesi için çalışması farz. Ha ben çalışmasam da bir gelirim var, kiracı akaratım var bilmem ne ayrı da var.
- 1:21:19
Çalışmak farz derken ben işe gitmiyorum ama çoluk çocuğum muhtaç değil, anam babam muhtaç değil. Tamam. Ama bunlarda muhtaçlık varsa bunlar için çalışması farz. Mesela kız kardeşte de bir fark var. Yani benim usullüğüm değil, furuğum değil yani. Anam babam tarafı değil, çocuğum değil, torunum değil, kız kardeş.
- 1:21:41
Ama mesela erkek kardeşte o durum yok. Şerhat sana erkek kardeşine bakman için çalışman farz demiyor. Durumun varsa bak, o muhtaçsa bak. Ama çalışman farz demiyor ama kız kardeşinin evli değilse ve muhtaç ise o kız kardeşi çalışmak için, bakmak için çalışmak, bakmak derken şimdiki milletin ihtiyaçlarından bahsetmiyorum, zaruri işlerden bahsediyorum.
- 1:22:08
Onun için çalışıp gidip iş bulup veyahut neyse veyahut da çöp toplayıp veyahut da limon satıp yani. O kız kardeşine bakması, ki o açsa açıksa yani, farz. Niye kız kardeş öyle? Çünkü evli değil. Kız kardeşte bu fark var. Mesela erkek kardeşte o durum yok, o da çalışsın kendi yani. Çünkü şerhat kızların, kadınların çalışmasına erkekler için ne öyle bilhassa
- 1:22:32
çalışmasına cevaz vermiyor. E o zaman adam soruyor, erkek kardeşi yoksa babası da öldüyse bu kız ortada mı kalacak? Mecbur gidecek çalışacak. Yine çalışamaz diyor şerhat. Çünkü neden? Çünkü şerhat devleti zaten beytülmal sistemi kadınların çalışmasına izin vermediği için bir kadın dul kaldı, öbürü yetim kaldı, öbürü işte neyse bakan yok, eden yok.
- 1:22:59
Devlet ona bakmakla mükellef. Onun geçimini devlet verecek yani. Kadında durum bu. Kadın erkeklerin içinde fesat ifsat olur. E şerhat devleti böyle bir sistem kurulduğunu düşün. Kadınlardan ihtiyaç sahiplerinin devletin maaş bağladığını düşün. Ve kadınların bu çalışma ortamlarından çekildiğini düşün.
- 1:23:21
Dünya cennet olur. Hiçbir erkekte işsiz kalmaz. Dolayısıyla tabi şerhat olmayınca bütün zulümler, bütün çarpıklıklar, bütün bereketsizlikler, bütün lanetler melanetler şerhatsızlıktan çıkıyor. Ne yapalım? Yani başı bozuk. Başı bozuk. Allah Efendi Hazretlerimizin duası işte öyleydi. Allah'ım çünkü bu memlekette ve İslam vatanlarında İslami bir nizam,
- 1:23:50
Kur'ani bir düzen nasip eylesin. Amin denecek dua bu. Hacet namazı kılınacak dua bu. Yoksa pahalılık bitmez. Terör bitmez. O bitecek, bu bitecek, bu bitecek. Yahu Yahudi biter mi? Bitmez. Düşman biter mi? Bitmez. Soğuyor düşman, uyumaz. O zaman sen Allah'ın şerhatına sığınacaksın. İşte sihir, büyü vesaire, bela musibet orada yazıyor.
- 1:24:15
Korunma yolları. Korunma yolunun başı takva. Haramdan sakınacaksın. Ve in tasbirû tettekû. Sabrederseniz, haramdan sakınırsanız. Lâ yedurrukum. Giydiğim şeye, hileleri, şeycik bile zarar verir. Bütün dünyanın gönülü Amerika, İsrail, Avrupa. Bütün dünya bizimle uğraşıyor. Hilelere zarar veriyor mu? Veriyor.
- 1:24:34
Bak ekonomimizi bozdular, bak o düzenimizi bozdular, kırk sene bizi terörle uğraştırdılar. Bak ekonomilerimizi bozdular. Her şeyimiz perişan oldu. Şu andaki pahalılık neyin ürünü? Ama siz haramdan sakın saydınız mı? sakın saydınız diyoruz, hilelere zarar vermez diyoruz. Takva diye bir şey kalmadı ki her taraf takla atıyor yani.
- 1:24:50
Şeratsızlık diz boyu. Düzen öyle. Rejim öyle yani, rejim öyle. Dolayısıyla bunun neresini düzelteceğiz? Toptan bir ıslah lazım. Bu millet şeratlıysa Allah verir. Allah ne istedik de vermedi. Ama millette şiraat istemiyor kardeşim. Karılar çıplak kesin, erkek karı karışık çalışalım, efendim, tokalaşalım, öpüşelim, dans yapalım.
- 1:25:14
Millette böyle bir şey. Ondan sonra belayı buluyor. Nereden geldi diyor. Benden gelmedi herhalde. Efendim mümâkesebe deydi ki, benim basıma, benim yaparım. Benim başıma benim yaptığımdan geldi. Senin başına senin yaptığından geldi kardeşim. Onun için burada kız kardeş meselesine şerat ayrı bir başlık.
- 1:25:33
Mesela şeratın adaletine bak. Mirastan erkeğe ne veriyor? Tam veriyor. Kıza ne veriyor? Yarım veriyor. Niye kıza yarım veriyor? İzleyicilerimiz Nazım Hüseyin'in sırı da burada. Çünkü Efendim Nazım Hüseyin bunu çok anlatırdı. Kadın ev bakmakta mükellef değil. Kim bakacak? Bekarken babası bakacak. Evliyken kocası bakacak.
- 1:25:55
Kocası bozuk çıktı. Babası aciz çıktı. Kardeşi bakacak. Kardeşi bakmıyor. Devlet Beytülmen bakacak. Bu sistemi kurduğu için sana da geçim derdi yüklemediği için ne kadar yük o kadar güç veriyor. Erkeğe de bakma mükellefiyeti vermiş. Onun için ona tam veriyor. Kadına zaten seni baktıracağım diyor. Senin hiçbir masrafını sana yaptırmayın.
- 1:26:22
Seni baktıracağım diyor. Ona yine de babasından anasının bir yarım veriyor. O yarım onu öptü başına koysun. Çünkü neden? Ama tabi bu düzende bu geçerli olmuyor. Niye geçerli olmuyor? Çünkü şu anda böyle bir sisteminde buna göre yürümüyor. Hiçbir sistem buna göre yürümüyor. Yürümediği için kocası da bakmadığı zaman karıya kadın gidiyor çalışmak zorunda kalıyor erkeklerin içinde.
- 1:26:48
Kimisi de zaten kocası baksa bile ben canım istiyor gidiyor çalışıyor. Fazla para kazanacağım bir şey. Paramı kendim kazanacağım diyor. Kocama muhtaç olmayacağım diyor. Böyle bir şey var mı ya? Erkek bakacak. Onun için İslamiyet sistemi öyle kurmuş. Erkeğe tam veriyor, kadına yarım veriyor. Bu adaletsizlik değil.
- 1:27:09
Bu eşitsizlik gibi görünebilir. Ama her zaman eşitlik, adalet ile eşitsizlik aynı şey değil. 100 kilo eşek ile 30 kilo eşeğe aynı yükü vursan eşitlik olur. Ama adaletsizlik olur. Her eşitlik adalet değildir. İslamiyet eşitliği emretmiyor. İslamiyet adaleti emrediyor. Adalet demek gözüne göre yükünü vuracaksın.
- 1:27:35
İki eşeğe de 100 kilo vuruyorsun. Ama öbürünün kemikleri sayılıyor. Zayıf eşek. Eşitlik oldu diye adalet olmadı ki. Neden? Öbürü yemiş kaytan gibi. Öbürü burada perişan. Aynı yük vurulur mu? İşte şerat bilmeyenler konuşuyor. Dinden ne çıkıyor haberi yok. Kendini Müslüman zannediyor. Bundan dolayı burada yine baba tarafından dede ve nineden itibaren tüm usullerin sadece
- 1:28:07
ilk kuşa vuruları haram. Buraya dikkat et. Mesela baba tarafından dedenin kızı kişinin halası. Halanın nikahı haram. Dolayısıyla anne babadan sonra Sıla-i Rahim'de öncülüğü var. zaten karın çocuğu zaten bakacaksın. O ayrı bir şey. Öncülüğü var anne babadan sonra hala. Hala kızı, dedenin ikinci kuşak fıruğu olduğu için nikahı haram değil.
- 1:28:36
Hala kızıyla evlenebiliyorsun. Hala kızı nikahı haram olmadığı için Sıla-i Rahim'de de hala kızını bakmakla mükellef değilsin. Arasan sorsan iyilik yapsan ayrı bir şey. İyiliğin sonu yok. İyilik yedikatı yabancıya da geçerler. Ondan sonra tabii ki aç kaldı açık kaldı bir insan. Ya komşu bile aç kaldı mecbur bir şeyler yiyecek.
- 1:28:56
O ayrı bir şey. Arayıp sorma meselesi yani bayramıdır seyranıdır. İlişkiyi sürdürmek. Anne tarafından dedenin kızı. Neyin oluyor senin? Teyzen oluyor. Nikahı haramdır. Burada teyze, anne yarısı. Ne buyurdu geçen hadis-i şerifte? Çok büyük günah işledim ya Resulallah durumum ne olacak? Git annen var mı buyurdu?
- 1:29:18
Yok annem öldü. Annen ölse git teyzene iyilik yap. Çünkü annenin yerini ancak teyze doldurur. Babanın yerini Babanın yerini ancak amca doldurur, hala doldurur. E tabi ki onun için ama bir hala teyze gibi ne değil? Mahrem olmuyor. Zirahim-i Mahrem olmuyor. Çünkü onun nikahı düşüyor. Bir insan teyze kızıyla evlenebiliyor.
- 1:29:43
Ama teyzesle evlenemiyor. Mevzu buradan gidiyor. Bir kadının baba tarafından dedesinin oğlu kadının amcası oluyor. O kadına nikâh haram oluyor. Ama amca oğlunu dede tarafından ikinci kuşak furu olduğu için nikâh haram olmuyor. Amcasının oğluyla kadın evlenebiliyor. Amcasıyla evlenemiyor. oğlu kadının dayısı oluyor.
- 1:30:05
Nikaha haram oluyor. Ama dayı oğlu dede tarafından ikinci kuşak fırı olduğu için nikaha haram olmuyor, evlenebiliyor. Oğlu evlendiğine göre onun sılay rahimi sırada Evlendiğine göre onun sıla-i rahimi sırada hala gibi, dayı gibi öncelik kazanmıyor. Onun için dede ve nineden itibaren usullerin ilk kuşak furuları haram.
- 1:30:27
İlk kuşak. İkinci kuşağı geçti mi, yani hala, teyze, amca, dayı da kalıyor. Ondan sonraya geçtiği zaman nikah haram olmadığından anla ki sılay rahimdeki sırada buna göre tertip ediliyor. Bunun bir de sütteni var. Soydan haram olanlar sütten haram oluyor. Bir de bunun dünürlük meselesi var, tabi dünürlük.
- 1:30:49
Bunlar sonraya kalıyor tabi. Sılay rahim işinde biraz sonraya kalan konular. Evlilik işinde tabi aynı önemi arz ediyor ama sılay rahim de sonraya kalıyor. Dolayısıyla burada şimdi bazı alimler diyor zihrahimin mahrem olanlar, bazı alimler mahrem olsun olmasın bütün yakın akraba, uzak akraba da gülüyor.
- 1:31:08
Tabi ki uzak akraba da giriyor. Ama uzak akraba uzak giriyor, yakın akraba yakın. Bundan dolayı hediye göndermek, ziyaret etmek, halatır etmek, nasılsın, iyi misin demek, durumu müsaitsen mal vermek, ondan sonra muhtaçsalar, benim param yok, o zaman muhtaçtır, o durum taşınacak, şu eşyam taşınacak, bil fiil fiziki yardım etmek, ondan sonra birisi düşmanlık etse de
- 1:31:41
ona karşılık vermemek, akrabamdır şeyimdir idare edeyim, hatta iyilik etmek, hatta iyiliğini ziyaret etmek, ondan sonra uzaktaysa gidemiyorsa gelemiyorsa mektup yazmak, şimdiki hesapta telefon açmak, bu çok kolaylaştı. Mesaj atmak da hepten yani o hepten şey oluyor biraz. En azından bir telefon etmek lazım.
- 1:32:03
Ondan sonra gidebiliyorsa gitmek eftel. Anne baba zaten, anne baba haklarını çok anlattık eski sohbetlerde, anne baba işi, onlar izin vermeden yanlarından ayrılamaz, efendim uzaktaysalar mektupla arayıp sormak yetmez, gelebiliyorsa mutlaka yanlarına gidecek, hizmetine muhtaçsalar hizmetlerini görecek veya gördürecek, ben şimdi babamın hizmetini yapacak durumda değilim,
- 1:32:29
sağlığımda el vermiyor, vaktimde el vermiyor, o zaman bir adam koyacağım yanına, babamın hizmetini gördüreceğim mesela, durumum var madem, böyle. Bunlar önemli. Babadan sonra büyük kardeş, yani abi babadan sonra geliyor. Abilerin önemi. Ondan sonra dede, dedenin dedesi, ne kadar yukarı doğru gitseler.
- 1:32:49
Ondan sonra kız kardeşi de abla. Ablayla teyze, anneden sonra anne gibi. İslam'a göre. Tebira, büyük kız kardeş, yani abla. Sıla-i Rahim'de, Sıla-i Rahim sırasında anneden sonra teyze, abla geliyor. Teyze neyse abla da o. Ondan sonra, babadan sonra abi geliyor. Abi, dede, dedenin dedeleri yukarı doğru, hepsi babadan sonra ilk sıra onlar geliyor.
- 1:33:22
Ondan sonra efendim, Sıla-i Rahim'de, teyze annedir diyor hadis-i şerifte mesela. Yine hadis-i şerifte, Amca babanın yarısıdır. Baba hükmündedir, buyuruyor. Hamza Efendimiz, Hazreti Abbas Efendimiz amcalarına hakkındaki hürmetleri, tazimleri de buradan geliyor. Bir örnek teşkil ediyor. Ondan sonra, amca baba mesabesinde.
- 1:34:01
Şimdi, burada bu Hanefi fıkhına dairdir zaten. Fıkhlar arasında bu usta çok itilafta yok. Anne baba dışında, dedeler, neneler dışında, abiler, ablalar dışında, bir de teyze, amca, işte hala dayılar dışında, mektup veya hediyeyle, arada bir telefonla arayıp, sorması Sıla-i Rahim yapmış olmasında yeter, kafidir.
- 1:34:32
Ama gidebiliyorsa, yanlarına gitse, görürse eftaldir diyor. Eftalin sonu yok. Ama öbürlerinde, öbürlerinde, öbürleri kim şimdi, saydık. Anne baba, dedeler, neneler, ister anne tarafı ister baba tarafı aynı şey, bir insan için. Öbür tarafta ne var? Abiler, ablalar ve hala, teyze, amca, dayı. Bunlar sıla-i rahimin ilk unsurları bunlar.
- 1:35:07
Tabii ki burada da elekrab felekrab en yakın, mesela şimdi baban varken deden, senin durumun bir babana bakmaya yetiyor, dedene bakamıyorsun. Burada da baba tercih edilir tabii ki. Bir atımlık barutun varsa, babanın babasına da bakarsın. Misal yani. Üç atımlık barutun varsa, kalağına da bakarsın. Misal.
- 1:35:28
Ama orada en yakından gittiği zaman anne babadan başlıyor. Ondan sonra, efendim, bu akrabalardan biri fakir, infaka muhtaç, yardıma muhtaç ise, bir adamın da ona para vermeye maddi imkanı var ise, para gönderiyorsa, bil fiil gitmesi, yani gidip parayı eline vermesi diye İslamiyet bir farz terettüp ettirmiyor.
- 1:35:59
Ama o para ona o gitmeden ulaşmıyorsa, mutlaka ona o parayı ulaştırmak için, yardımı ulaştırmak için, ekmeği, sebzeyi neyse, yani zaruri ihtiyacını ulaştırmak için, yahut elbise, o zaman, yani ona o yardım, o hayır ne yolla ulaşabiliyorsa o yolu kullanması farz oluyor. Eğer anne baba vesaire bu ilk tabakada.
- 1:36:24
Ama tabii ki ben halamın kızı sıkıntıya düşmüş, teyzemin kızı borcuya düşmüş, o beni aramış vesaire, ondan sonra öyle durumlarda da yardım eftel. Ama onların geçimini temin için veya onları dardan çıkartmak için çalışman farz. İslamiyet çalışman lazım, buna bakman lazım diye farz demiyor. Ama anne baban olsa, anladın mı, ilk tabakada insanın
- 1:36:50
onlara bakmak için çalışması da icap eder diyor. Şimdi burada bir de şöyle bir meseleler var. İbn-i Hacer Heykemi Hazretleri, bu Ezzevacir isimli eseridir. Hadiselerde de bayağı bazı şeyler toplamış burada. Birkaç fıkhi mesele söylüyor. Tabii bu şafidir ama orada da ihtilafları, o da görüş ayrılıklarını beyan ediyor.
- 1:37:19
Şimdi, Sıla İbrahim'i kesmek büyük bir günahtır dedik. Bunun tarifinde ihtilaf var. Yani alimler arasında Ebu Züra, büyük ulemadan mesela, o diyor ki ya diyor, kötülük yaparsa Sıla İbrahim'i kesmiş olur diyor. Şimdi bak, e tabii kötülük yaparsa anne babasına, ne bileyim ben dayısına kalarsa kötülük yaparsa bu zaten en büyük kâfir, fâcir ya.
- 1:37:50
Kâfir olmaz, haram bilirse de en büyük fâcir ya, anasına kötülük yaptı. O diyor ki, kötülük yaparsa Sıla İbrahim'i kesmiş olur. Ama diğer ulema öyle diyor ki, böyle olmaz diyor. Yani senin verdiğin bu mana uygun değil. Niye? İyilik yapmamak diye tarif etmek lazım diyor.
- 1:38:10
Şimdi sen kötülük yapmak dersen, insan zaten kötülük yapana bile kötülük yapmaması lazım. Nerede kaldı ki anasına babasına yapacak yani? Bu tarif uygun değil. O zaman doğru tarif ne? Doğru tarif, terkül-i ihsan. Yani iyilik yapmayı bırakmak. Bu, en büyük günah ve haram. Çünkü hadislerin hepsi neyi emretti?
- 1:38:35
Sıla'yı emretti. Sıla ne? Eklemek. Eklemek demek, aramak, sormak demek. Bu kötülük yapmamakla alakalı değil ki, iyilik yapmaktan bahsediliyor. Ve bir de, ilişki kesilmeyecek diyor. İlişkinin kesilmesine haram diyor. Zaten sıla eklemek demek, katıya demek, kesmek demek. E bunların arasında orta bir durak yok ki.
- 1:39:02
Ya arayıp soruyorsun, dur. Ya arayıp sormuyorsun, kopartmışsındır bağları. Onun için, sıla deyince, ihsan ve iyilik ve ikram türlerinden herhangi bir şekilde ulaşmak lazım. Şimdi burada, tabii, anne babanın hakkı, öbür akrabalardan daha tehditli. Kabul. Ondan sonra, ondan sonra, anne babadan sonra işte dedeler, neneler.
- 1:39:32
Tamam. Ondan sonra amcalar, halalar, teyzeler. Zirahim bin Mahrem, deminki konuştuğumuz noktada, bu iş ilerliyor. ilerliyor. Ancak benim şeriata göre bir mazeretim var. Nedir o? E benim de param yok. Selam kelam bedava arayıp sorarım nasılsın, iyi misin? Ama o da muhtaç, ben de muhtacım, onun gibi. E sen çalışıyor musun?
- 1:40:00
Çalışıyorum, kendim çalışıyorum. yetiştiremiyorum, çoluk çocuğuma yetiştiremiyorum. E o zaman Allah sana ne yapar? Yani burada sana haram deyip de yaratacak halin yok. Şeriatın mazereti geçerlidir. Ondan sonra Ondan sonra ama aramazsan, ama aramazsan sormazsan sormazsan vahşet arada hasıl olur, kopukluk olur, fıtrat olur, eziyet olur.
- 1:40:23
Onun için Onun için malla yardım edemiyorsan da nasılsın, iyi misin? ile, selamla, kelamla aramak icap ediyor. E, bir adam akrabasına iyilik de etmedi, kötülük de etmedi. Akrabasına muhtaç da değil ona. O da onlara muhtaç değil falan. Sen adama bunlara iyilik etmedi diye fasık diyebilir misin? Diyemezsin.
- 1:40:45
Çünkü neden? Kötülüğü yok, bir şey yok. Onlar da ona muhtaç değil. Faziletli ameli terk etmiş babından olabiliyor. E, ama sen şimdi anne baba diyelim. Bu anne baba da, hala teyze de geçerli olmaz. Çünkü neden? Bu uzak akrabada geçerli olur. Ama şimdi anne babanı hiç arayıp sormadın. Anne babana ne iyilik ettin, ne kötülük ettin.
- 1:41:08
Halama, teyzeme ne iyilik ettin, ne kötülük ettin. E, bu başka bir şey. Çünkü neden? Anne babanın hakkı. Ondan sonra amcanın, halanın hakkı. Bunlar yakın. Bunlara senin ne iyilik ettin, ne kötülük ettin diye kılbeşi kurtar başı yapamazsın. Çünkü neden? Bunları özellikle araman lazım. Niye? Ama bunlar muhtaç değildi.
- 1:41:28
O muhtaç değildi, uzak akrabada geçerli olur. Ama anne baba da geçerli olmaz. Niye? Anne babam muhtaç değildi. Ben de hiç ne bayram, ne senam aramıyorum, sormuyorum. E, bu yine caiz değil. Çünkü neden? Eziyet etmiş olursun, o üzülüyor. Anne baba çocuğu arasın istiyor. Biraz aramasan, niye beni aramadın diyor.
- 1:41:51
Eziyet oluyor. Eziyet olduğu için haram oluyor. Burada yani bana muhtaç değiller diye ben büyük günahı anamı babamı aramasam da halamı teyzemi aramasam, çünkü ihtiyaçları yok. O zaman büyük günah olur mu? Olmaz. Olur. Amca kızında olmaz ama babanda olur yani. Çünkü neden? Muhtaç değil ama sen onu aramıyorsun hiç.
- 1:42:15
Nasılsın, iyi misin? Selamünaleyküm. Aleykümselam. Bunlar farklı şeyler. Ondan sonra mesela bir iyilik yapmaya alıştırmışsın. Diyelim ayda 3 bin lira gönderiyorsun, 5 bin lira gönderiyorsun. Veyahut da seneden seneye bir şey veriyorsun. Veyahut ısınma temini yapıyorsun. Yani herkesin kendine göre bir yardım yapma yönleri var, yöntemleri var.
- 1:42:41
Şimdi bunu kestin. Şimdi bunu neye dayanarak kestin? Karşı taraf zenginleşti diye mi kestin? Yoksa senin maaşın kesildi, sen atıldın diye mi kestin? Burada tabii insan vicdanına şey yapacak. Şeriat Allah görüyor. Yani alıştığı yardımı kestiğin zaman efendim burada eğer o muhtaç iken sen kestinse ve senin de durumun iyiydi ise ve bu da senin mahremindiyse yani demin
- 1:43:17
ilk sınıftaysa tabii ki sıla-i rahimi kesmek büyük günahlara giriyor. İyiliği kestin. Çünkü adama veriyordun. Ama benim de kesildi. O zaman mazursun. Bir şey yok. Ama mesela anne baba ile ilgili işler farklı. Diyelim ki diyor küçük günah var, büyük günah var. Yardım yapacaktın, yapıyordun, sonra yardımı kestin.
- 1:43:49
Bu mesele anne babanın dışındakilerde diyor, küçük günah. Anne baba da büyük günah. Diğerin birine surat astın veyahut içeri girdi, amcan kalkmadın. Edebsizsin. Edebsizsin yani. Büyüğüne karşı hürmet etmeyen. Bizler de edebsiz.
- 1:44:08
Şimdi surat astın. İnsanların içine geldi, kalkmadın. Rencide oldu. Veyahut itibar etmedin. Adamına koymadın. Konuşuyor orada, dinlemedin. Bu tarafa bakıyorsun bilmem ne. Amcana, dayına, halana, teyzene bilmem ne. Küçük günah. Yani haramın da küçüğü büyüğü. Kebair günah.
- 1:44:27
Şimdi bazı haram var. Mesela zinayla bir değil. Bazı zina var, kendi zinar. Bazı zinalar öbür zinayla bir değil. Komşu karısıyla olan başka. Mahreminle olan başka. Bilmem ne. Hepsi zina ama zinaların içinde tasnif var. Dolayısıyla diyor mesela, anne babaya bunu yaparsan iş değişiyor. Annene surat astın.
- 1:44:49
Babana surat astın. Baban bir şey konuştu dinlemedin. Yok efendim, annen girdi içeri, baban girdi, çıktı kalkmadın. Bu da bundan eziyetlendi. O büyük günah diyor. Şimdi anne babayla amca tayı da bir değil. Ona göre İslamiyet bunları ne yapmış? Yani tertip etmiş. Eğer diyor, bu yakın akrabalarından, mahremlerinden birine bir iyilik yapmayı adet edindiysen,
- 1:45:25
sonra şerata göre bir mazeretin yokken, o ikramını ihsanını da onlarda muhtaç iken kestiysen, o zaman büyük günah diyor. Yani, burada yine geçen de söyledik, uzak akraba daha muhtaç, yakın akraba o kadar muhtaç değil. Bu sefer uzağını tercih etmene İslamiyet müsaade ediyor. Çünkü o daha muhtaç. Veyahut o daha haramlardan sakın o kadar muhtaç.
- 1:45:57
Veyahut buna verdiğin harama gidecek. Ama tabii aç açık kalmak, sokakta kalmak, aç kalmak bunlar ayrı bir şeyler. Ama bunun dışındaki zaruretlerde de bakacak, efendim, ecnebi diyor mesela, ecnebi dediği yabancı yani senin mahremin dediği. Ama sadakayı gönderiyorsun. Mesela geçen gün bir hadis-i şerif okuduk, geçen sohbette ne diyor?
- 1:46:22
Akrabası muhtaçken sadakayı yabancıya verenin Allah sadakasını kabul etmez diyor. Ama işte bu ne zaman? Akraban muhtaçsa, ama akraban muhtaç değilse, yabancıya verebilirsin. Veya akraban muhtaç, normal muhtaç. Bir yabancı var, çok muhtaç. Senin de her tarafa verecek gücün yok. Birini tercih etmen gerekiyor.
- 1:46:45
Bunlarda da İslamiyet, yani burada tabii iki kere iki, dört ediyor, etmiyor değil. Ediyor ama bir insan burada kendisi, efendim, vicdanına, isteft-i kalbeke, kalbine danış. Ve-i neftakel müftül, müftüler fetva verse de, sen kalbine danış diyor. Mesela teyze, anne mesabesinde. Ammurracı sınwebi, tamam.
- 1:47:13
Hadisler sahih. Anne gibi, baba gibi. Şimdi, bazı alimler diyor, teyzeye karşı gelmek, veyahut amcaya isyan etmek, ha babana, ha annene diyor. Mesela bu manayı, diğer ulema beğenmemişler. Çünkü neden? Ukukul valideyn, yani onlara üf bile deme, ayet ve hadislerde anne babayla tahsis edilmiş. Dolayısıyla anne babadaki üf demenin bile büyük günah ve haram olduğu Kuran'la sabit.
- 1:47:49
Öf ya bıktım senden. Ama şimdi aynı şeyi getirip amcaya, teyzeye, halaya uygulayamazsın diyor. Velakin, şu bir kesin bir şey ki, özellikle mahrem rahim sahipleri, Orada anne, baba, dede, nene, ne kadar yukarı giderse gitsin. Ondan sonra senin yine fırun, çünkü çocuklar, torunlar vs. bunların bakmakla mükellef oldukları var.
- 1:48:18
Yahut evlendiyse falan her defa. Ondan sonra amca, hala, teyze, dayı, bunlar muhtaçsalar, senin de durumun müsaitse, bunlara yardım etmiyorsan, kebair büyük günahtır. Burada durumum yetmiyor, tertip yapmam lazım diyorsan, elek, ref, elek, ref, en yakından başlıyorsun anne, baba vs. yettiği kadar. Evvelce iyilik yapmak.
- 1:48:45
Şimdi bir işte şöyle diyor, iyilik yaptığın iyiliği kesersen büyük günah olur. Şeyinden dolayı, bazı işte aleyhine uyanıklar var, onlar da şöyle düşünüyor, ben o zaman iyilik yapmaya başlamayayım ki, şimdi yapmaya başlamazsam haram değil, kesersem haram. Bu da, aleyhine uyanık, bir görüş sergiliyor.
- 1:49:07
Yani, hani Şafii mezhebinde sakalı bıraktıktan sonra kesersen haram, diye bir şey çıkartmışlar. Onun için, efendim ben baştan beri kesiyorum ki, bırakıp da kestim, haram olduğu olmasın. Halbuki diğer mezhebde, Cumhur İttifakı, 3 mezhebde, baştan da kesen haram, uzattıktan sonra kesen haram, aynı haram, 3 mezhebde öyle.
- 1:49:31
İmam Şafii'nin kendine de göre öyle. İmam Şafii'de, Fukaha'da bir ihtilaf var, yoksa İmam Şafii, 4 mezhebin imamında, Uzatıp kesmek arasında farkı yok, hepsi haram. uzatıp kesmek arasında fark yok, çağrı baştan kesmek lazım, uzatıp kesmek lazım. yahrumal gul yuhedili racul
- 1:49:45
şimdi burada da adam o kafaya gidiyor ben bari alıştırmayayım bunu bir de alıştırdığından geri bırakırsam hepten harama girmeyeyim diyor Ya mübarek adam, zaten bu muhtaçsa, sen buna bakmakla veyahut da en yakın mahreminse, yani zirahi mahremse, buna zaten bakmakla mükellef oluyorsun, durumun müsaitse.
- 1:50:05
Sen buna baştan bakmadığında da haram, e peki bak, iyilik yapıyordum, kestim. E niye kestin acaba? Onun ihtiyacı kalmadıysa zaten haram değil. E senin imkanın sıfırladıysa, zaten mazeretin var, verecek durumun kalmadı, yine haram değil. Ne alakası var baştan alıştırmayalım da sonradan kesmeyelim? Onun için bunlar yanlış şeyler.
- 1:50:26
İnsan en başta anne baba, dede nene ve amca dahi hala teyze bunların sohbetini, ilişkisini, sılasını iyi gözetecek. Onun dışında, efendim, teyzenin kızından bir ihtiyacı olduğu zaman yardım ediyoruz. Halamızın oğluna bir şey oluyor, yardım etmedik mi? Ediyoruz. Ama bunlar tabii ki halamız gibi, amcamız gibi direkt terettüp etmiyor.
- 1:50:54
Ama burada biz yedi kat yabancıya yardım etmekle mükellefiz. Komşumuza açken yatırmamız lazım, aç yatıramayız. Ona göre İslamiyet sana yükümlülükler veriyor. Burada bunun dışında arada aramak, sormak, eziyet etmemek, köpeğe de eziyet etmek haram, kediye de. O haram. Eziyet etmemeye geç. İyilik edeceksin.
- 1:51:23
Bu iyiliğin, ihsan deniyor buna, bu iyiliğin usulleri var. Maddi ihtiyaç var, manevi, psikolojik ihtiyaç var. Arayıp sorulmak var, hal hatır etmek var, iyi günde kötü günde gitmek var, bayramı var, seyranı var. Burada anne babanın hukuku en önde. Ona göre o mesafeleri korumak, hiç olmazsa bir insan bayramdan bayrama bile arasa,
- 1:51:50
muhtaç olmasa halası teyzesi, bayramlarda bile arasa, nasılsın, iyi misin, bir ihtiyaç var mısın olsa falan, mümkünse ziyaretine gitmek daha iyi. Bunlar sıla-i rahim sayılır. Ama bunları da kesse, bunlar da keserse, en yakınlarıyla beraber, tabii bunlar büyük günah sayılır. Çünkü neden? Eziyet oluyor.
- 1:52:10
İstihhaş oluyor. Yani o zaten dillendiriyor onu. Halan, teyzen, dayın bunu dillendiriyor. Ya beni hiç aramıyor, sormuyor. İşte bunlar önemli. E bu senin ömrünü uzatıyor, rızkına bereket veriyor, kazayı bela edef ediyor, işte bu kadar hadis-i şerifleri sınırına mazhar ediyor. Onun için amel etmek lazım ama tabii ki şeriat da seni ne yapmıyor?
- 1:52:36
Gücünün yetmediği şeyle, hiçbir zaman İslam'da la yukellifullaha nefsen la füseha, Allah'ın kaidesi budur. Gücünün yetmediğiyle Allah seni mükellef tutmaz. Ama yani e şimdi sen eti butu götürürken, her türlü imkanların varken, e karşı taraf aç, sefil vaziyette, borçlu, bakkala borçlu, harici var, elektriği kesilmiş, suyu kesilen insan var.
- 1:52:57
Kirasını ödeyen insan var, hastanede kimse rehin kalıyor yani. E bu senin akraban ise, e o zaman tabii ki bununla ilgilenmemek durumunda varken, çok büyük günah bu, haram olur yani. Bunlara dikkat edelim. Onlar da gönlünü hoş ettikten sonra, ara sırada aradıktan sonra, ihtiyaçları varsa gördükten sonra, Allah sıla erahimi yapanlardan ve gözetenlerden eyler,
- 1:53:23
böyle addeder, böyle sayar, onlardan da hayır dua gelir inşaAllah. Ama sen hak etmediğin halde beddua diyor. Tutmaz. Bazı anne var, adama karını boşa diyor, adam karısını boşamıyor da sana sütüm haram olsun diyor, bilmem ne diyor. Yani şimdi burada onun karısını boşa demesiyle annesinin bu karı boşanmayı hak ediyor mu etmiyor mu?
- 1:53:44
Boşanacak, ne yaptı bu kadın? Yani, bunlar da çok önemli konular. Baba bir şeye şart koşuyor. Bazı geçimsiz, huysuz anne babalar, mesela anne babalara bazı İslamiyet ne diyor? Çocuklarınızın yapamayacaklarını düşündüğünüz şeyleri emretmeyin. Yapmayacağını düşündüğünüz şeyleri talep etmeyin. Sizin meşru hakkınız bile olsa bu konulara girmeyin.
- 1:54:08
Çünkü neden? Sen ona onu demediğin zaman, o da yapmadığı zaman günaha girmiyor. Ama sen dediğin zaman, E sen çocuğunun cehenneme girmesini istiyor musun? İstemiyorsan, çocuğunun cehenneme girmesini istemiyorsan, çocuğunu günaha sokma. Çocuğuna yapamayacağı işleri yükleme. İşte bir kadın haram ettiği hakkını işte Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ateş toplattı.
- 1:54:33
Ne yapacaksın dedi? Yakacağım dedi. Aman aman yakma dedi. O zaman hakkını helal et dedi yani. burada yapmazsak Allah cehennemde yapacak, hakkını helal et dedi annesine, değil mi? Ben burada yakıyorum. Dolayısıyla yani çoluk çocuğu da günaha sokacak, raydan çıkacak. Şöyle ki bugünün çoluğu çocuğu, bu yeni nesil, tamamen tahammülsüz.
- 1:54:52
Bir anne baba da bakacak yani, onun günaha sokacak işleri. onlar istemeyecek yani. Su istiyorsan kalk sen al diyor. Yani şimdi o zaman demeyeceksin yani, ben biliyorsam ki bir çocuğumdan su istesem vermeyecek, ben ona kalk da bana su getir demem yani. Biraz da anne baba da çocuğunu, ama o çocuk terbiyesiz, şerefsiz, tamam ben bir şey demiyorum yani.
- 1:55:15
Öyle çocuk mu olur babasına su getirmek? Ama diyelim ki manyak yani. Günaha sokmamak için anne baba acıyıcı tarafı olduğuna göre, çocuğum cehenneme gitmesin isteyen, ondan bir şeyleri mümkün etmemi istemesin ya. Ya biz anne baba olarak şu anda konuşuyorum ben. Hatta dede olarak konuşuyorum. E dolayısıyla herkes bunu muhakeme etsin.
- 1:55:39
Birbirine günaha sokacak şeyler, yani yapmadığı zaman günaha gireceği bir şey isteme, doymayacaksan oturma diye bir laf var. Anne baba da meşru şeyler isteyebilir, isteyebilir. E yapmıyor. Yapmıyorsa ah etmemek lazım. İlla bu karıyı boşa diye baskı kurmamak lazım. Aralarında huzur varsa, geçiniyorlarsa, çoluk var, çocuk var.
- 1:56:00
Niye sen şimdi karıyı boşalttırıyorsun oğluna ya? Şimdi burada tabi şeriat fark eder bu işi, fasl eder. Yani bir anne baba gayri meşru bir şey istiyorsa, yani gayri meşru isteğine anne babanın icabet edilmez. İtaat edilmez. Anne babanın bile gayri meşru. La ta'atel maklûkum fî nasreddil hâli. Allah'a isyan edilen bir şey istiyor.
- 1:56:24
Ben ona niye itaat edeyim? İtaat caiz değil. Krediye imza at diyor. Oğlum diyor ben battım diyor, bilmem ne diyor, senin kartından kredi çekeyim diyor. E şimdi ondan sonra Allah senin belanı versin, senin gibi oğlan olmaz olsun bilmem ne, sen de çocuğundan gör, torunundan çek diyor. E şimdi bu babanın, bu dedenin bedduası tutar mı?
- 1:56:41
E tutmaz kardeşim. Kredi faiz yani. O çocuk sana kartını kullandırmak zorunda değil, caiz de değil. Çünkü sen ona göre faize sokacaksın diyelim işi, anladı o çocuk. Yani dolayısıyla bu da ayrı bir konu. Bu da ayrı bir mevzu. Talep noktasında istenilen şeyler şerata uygun mu değil mi? Gayri meşru ise anne baba bile dinlenmiyor.
- 1:57:06
Nerede kaldık Allah teyze karı koca dinlensin? Bundan da Allah günah yazar mı? E yazmaz. Anam vah etti, babam vah etti. E tamam da sen bir yanlış yaptın mı onlara? Yapmadın. E tamam adam akıl hastasıysa, sinir hastasıysa veyahut da efendim karısını, o oğlunu karısından kıskanan anneler var. Çoktur bu yani.
- 1:57:28
Yani oğlan da biraz hanımına meyleder, hanımısı falan. Annesi de alışmış çocuğuna işte. Ondan sonra aa karısını benden çok seviyor bilmem ne. Tabii ki sen annenin hürmetini, itaatini, ihsanını, ikramını eksik etmeyeceksin durumuna göre. Ama yani senin de mutlu olmanı bir, ne bileyim ben bir anne baba da oğlunun kızının mutlu olmasını istemiyorsa, böyle anne babalar da var.
- 1:57:51
Bunların bedduaları geçerli olmaz. Allah-u Teala zerre kadar zulmetmez. Allah-u Teala kullarının niyetlerini görüyor, amellerini görüyor. Kalplerini biliyor, her şeyini biliyor. Yeter ki biz şerata uygun yaşayalım. Helal belli, haram belli. İtaat noktaları belli. Meşru zemindeki isteklerini mümkün mertebe yerine getirmeye gayret edelim.
- 1:58:13
İlişkileri kesmeyelim. Ama karın gelmiyor, annenle küs olmuş, babanla küs mü? Sen karının yüzünden anne babanın ziyareti kesersen, işte belayı bulduğun gündür. Tamam mı? Bir insan karı, koca, herkes kendi anne babasıyla mükelleftir. Kaynanası, kayınpederiyle mükellef değil. Anne babası gibi değil. E ben gelmiyorum.
- 1:58:35
Ama sen de gitmeyeceksin annene. Onun senin de onu bana deme hakkı yok. O onun için karısını annesine tercih eden helak olur. Hadis-i Şerif'i de var. Ama o ne zamandır? Annesinin meşru haklarını vermediği ve onunla irtibatı kestiği zamandır. Bunlar uzun gider. Herkes kendi vicdanıyla baş başadır. İslamiyet ortadadır.
- 1:59:03
Herkes ona göre dikkat edecek. Zaten kalbine tanıştığı zaman bu iş yamuk mu, yanlış mı? Kalpte, tabii ki Müslümanın kalbi, takva sahibi, yani sohbet dinleyen, biraz ilmi olan, İslam'dan haberi olanın kalbinden bahsediyoruz. Sokaktakinden bahsetmiyoruz. Oraya gelen insanın kalbi burada hüküm veremez.
- 1:59:20
Ama bir Müslüman vicdan sahibi, iman sahibi, takva sahibi bir Allah'tan korkutmak diye bir şey var da ona göre o Allah'ın izniyle Sen haramdan sakın Allah sana gerekeni öğretir. Doğruyu yaptırır, hakkı buldurur, hidayete erdirir diyor Kuran. erdirir diyor Kur'an. Vallahi o bükülüş şeyle hani böyle bir Rabbimiz var.
- 1:59:41
Onun için amel edelim. İnşaAllah bu haramlardan sakınmaya gayret edelim. Bu Ağustos sayısı çıktı, ben de ilan edemedim, haftaya da edeceğim. Çok mübarek. Bu dergi sırf şu kayadan sebep alınır, kayanın resminden sebep. Bu kaya ne kayası? Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in Ebu Bekir Sıddık Efendimiz Mekke-i Mükerreme'den hicret ederken yollarını kaybettirmek için
- 2:00:07
sahile doğru bir gittiler. Müşrikler sahile doğru, Medine'ye doğru gittiler. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem yolu değiştirmek için onları kaybettirmek için kendilerini ne yaptı? Sahile doğru, cidde tarafına doğru biraz gitti. İşte o yolda bu kayanın altında Hazreti Sıddık Efendimiz de güneşin ortasında girdiler, gölgelendiler.
- 2:00:28
Bu mübarek kaya o yolun güzergahındadır. Burada Resûlullah Efendimiz'i andıran, hatırlatan, rabıtasına vesile olan kaya, taş, ne varsa değil mi? Onun adına, onun bereketiyle kutsalımızdır, mübarektir, berekettir. Mevlüt ayı münasebetiyle bu mübarek kaya, rabıtaya vesile olur. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Hazreti Sıddık'ı onun altında tışırırsın inşâAllah bereket olur.
- 2:00:56
Burada çok ilimler var. Efendimiz'in sohbetleri var. Ondan sonra Mustafa Şimşek Hoca güzel bir konuya temas etmiş. Efendimiz Hazretleri'nin veli olduğunu nereden biliyoruz diye İhsan Hoca'nın talebeleri bir şeyler çıkarttılar, bunun zararlarını yazmış. Çok önemli bir yazı. Hakikaten çok terbiyesizce bir beyan idi.
- 2:01:16
Bunu okuyabiliriz. Sayfaları burada yazıyordu, ben gözüm çok sesliyorum. Ondan sonra efendim, rabıta vesilesi meselesinde tarihi bir vesika. Bu yazı çok önemli. Emre Altınkum Hoca Efendi, Kıyamdere'nin üstadı. Emre Hoca Efendi 42. sayfada bu kağıt aneliğe, şişe aneliğe hepsine cevaplar vermiş, çok güzel.
- 2:01:43
Tarihi bir vesika, Halid-i Bağdadi Hazretleri'nin bu ustaki kaideleri. Halid-i Zülcelal Hazretlerimizin onu yazmış, bunu ihvanın hepsi okusun. Ondan sonra efendim, çocuklarımız Arapça okusunlar, tefsirat okusunlar ve kurtulsunlar diye hanımefendi kardeşimiz, hanım hoca efendi kardeşimiz bir yazı yazmış.
- 2:02:04
Hacı annemizin talebelerinden. Bu da önemli. Resulullah'ın faziletleri ve salavat-ı şerife okumanın meziyetleri. Şimdi burada ben bu yazıyı yazdım. El-Müstadraf fi kulli fenni müstadraf kitabı İmam Ebşi'nin sayfa 14'te başladım. Efendi Hazretlerimizin sohbetlerinden sonra. Bu hiçbir zaman yazmadığım, yani hiçbir kitabımda olmayan ilimler var.
- 2:02:29
Çok ilimler var, burada hatta sayfa 14'te başlamış, 26'ya kadar devam etmiş. Kaynaklarını verdim, tercümelerini yaptım, buna mesai harcadım. Buradaki mühim olan nedir? Bu ay, Rebül evvel, Mevlüt ayı giriyor. Resulullah Efendimizin faziletlerinden bahseden özel hazırlanmış, salavat-ı şerifede değişik hadis-i şerifler buldum, faziletler buldum.
- 2:02:52
Bunları inşallah kırk hadis olacak da şu anda burada, bu derste yedinci hadis-i şerife kadar yazdım. Ama başında Resulullah Efendimizin öyle faziletlerini anlatıyor ki, hiç bu zamana kadar belki duymadınız. Tabii kıyamete kadar da biz onun faziletlerini anlatmakla ömrümüz tükense bitiremeyiz. Bunu inşallah alın okuyun, Mevlüt ayı hürmetine Resulullah'ın faziletlerini okuyun.
- 2:03:17
Sallallahu aleyhi ve sellem. Belalardan korunmak için Safer ayının her gün okunacak dua, ben her gün okuyorum. 66-67'nin sayfede, yani bir hafta kaldı. Safer ayının son çarşamba gecesi okunacaklar, kaba yazılıp suyu içilecek selam ayetleri. Gelemeyenler, gelemeyecek olanlar bunları okusunlar. 68-70'e kadar o anlatılıyor.
- 2:03:38
Safer ayının son çarşamba gecesi ve günün namazları 73-75'te anlatılıyor. Bir sene bolluk bereket içerisine geçmesi, Rabiul Evvela'nın başında 12 gün okunacak bir dua var. İnşallah ben de bu sene, geçen sene unuttum yine, kaçırdım bir gün. Bu sene başlayacağım, cuma bir. Yarın değil, önümüzdeki cuma Rabiul Evvel bir, 12 gün sayacaksın, o duayı oku da gör.
- 2:03:59
Ondan sonra, bir kere okusan, bin ile katlanan, 100 kere okunduğunda 100.000 salavata denk gelen salavat 77-79, en son sayfede de o salavat-ı şerife, hiç bu zamana kadar bilmediğiniz bir salavat. O salavat-ı şerifeyi 78-79, bu 78'de değil, 77'den başlıyor. Bir kere okusan bin, 100 kere okusan 100.000, bu da önemli kaynaklarda zikrediliyor, bu salavat-ı şerifeyi okumayı
- 2:04:30
Allah'ımız Tebâreke ve Teâlâ bu mübarek Mevlid-i Şerif ayında nasip eylesin. 78-79 salavat dokunuşları var, dergimiz çok bereketli, faziletlidir, inşâAllah okuyun, amel edin, sihir kitabını takip edin, ondan da istifade edin. Ondan sonra efendim, kardeşlerim, yarın dua kabul saati 19.50'de başlayacak, 45 dakika kalan inşâAllah, Rahman.
- 2:04:53
45 dakika kalan inşaAllahu r-Rahman Gümüşhane, Kelkit'e sohbete gidiyoruz 9 Ağustos pazar günü saat 17.30'da Kelkit Gençlik Hizmetleri İlçesi spor müdürlüğünde sohbet olacak hanımefendilere yer ayrılmış İnşâAllah hesaplarımızda, bizim sitemizde bu adres paylaşıldı. Kümüşhane'de olacak sohbet, o civarda bulunan tabi çok iller var, ilçeler var, onlara da haberdar edelim.
- 2:05:22
Allah yolunda emri bil maruf için nehy-i anmünker yolunda cem olalım. Allah yolculuğumuzu şimdiden mübarek eyleyip, tesirlerini gönüllerde halk eylesin, amin. Allah yolculuğumuzu şimdiden hayırlı, mübarek eylesin. 11 Ağustos Salı'yı çarşamba bağlayan Haydar Kültür Mekanisine zikirler, selam âyetleri, suları dağıtılacak inşâAllah, Rahman.
- 2:05:41
Haftaya da Perşembe akşam namazında Mevlid-i Şerif'in ilk gecesi, Rebûl-i Evvelin ilk gecesi, hem de Cuma gecesine denk geliyor. Sohbete başlamayı Allah nasip eyleyip, sıhhat ve afiyetle daha nice Mevlid aylarına kavuşmayı ve Fahri Kainat Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'den bahsedebilmeyi, faziletlerinden anlatıp şefaatine erişebilmeyi nasip ve müessir eyleyip, amin.
- 2:06:06
Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidina Muhammedin Nebiyyil Ümmî,


