1:10:03 / 1:52:04

  1. 00:01

    Euzubillahimineşşeytanirracim Rabbihim İbn-i Abbasir Radiyallahu Teala'nın ve Kale Kale Resulullahi Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem İnne Allah le yuammiru bil kavmi ettiyara fe yunemmi lehumu l-emvala fa ma nazara ileyhim min zuhalakum buğdan levh Kıyla ve keyfe de'lke ya Resulullahi Kala bi sulihim arhaman

  2. 00:39

    Sadaqa Rasûlullah fî mâ gâl ev kemâ gâle n-nebiyyu sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem Kıymetli kardeşlerimiz, bu mübarek cuma gecesinde iki husus ilan edelim. Birincisi, dua kabul saati İstanbul vaktiyle akşam namazına 45 dakika kala yani 19.45 yarın. İnşâAllah 19.45'te dua oturacağız. Kevs Sûresini okuyacağız, seher duaları yapacağız.

  3. 01:16

    İnşâAllah. Lalegül Televizyonu'ndan, Lalegül Radyosu'ndan ve YouTube kanalımızdan, Şübbel Ahmet kanalından takip edebilirsiniz. İnşâAllah Rabbim dualarımızı kabul-e karîn eyler ve eserini en yakın zamanda izhâr eyler. Âmin. 11 Ağustos Salı, yani bir hafta daha, tabi önceki haftada bunu ilan edebiliriz.

  4. 01:39

    Önemli ama şimdiden de ediyorum. Herkes de şimdiden duysun. 11 Ağustos Salı günü Hayder Kültür Merkezi'nde akşam namazını cemaatle kılacağız. İnşâAllah Salı günü, perşembe değil. Bu, saferin son çarşambası için toplanacağız. Bütün 320 bin bela yağıyor. O gece 320 bin...

  5. 02:04

    Keşif tabii, âyet, hadis değil. Ama Evliyaullah'ın keşifleri bizim makbuldür. Onun için çok belalar, musibetlere gebedir bu ay. Özellikle 11 Ağustos'a denk geliyor bu sene, son çarşamba gecesi. Çarşamba günü, ertesi günü ayrı. Gece önce geliyor, 11'in akşamı yani. Toplanacağız çünkü zikirler var, ritler var, okumalar var.

  6. 02:28

    Belalar yağmadan, inmeden evvel, hatta akşamdan biraz evvel de oturup işte Sübhanellâh'a bir hâlde istiğfar falan. Çünkü ikinden sonra artık akşam şeyini... Akşam şeyine giriyor İslâm'da, mefhumuna dahil oluyor. Onun için biraz önden tedbir almak, ön koruma yapmak lazım. Onun için çok önemli. Ertesi günde kurban kesebilenler,

  7. 02:51

    belalardan, kazalardan, musibetlerden kurtulmak için kurban kesebilenler, çarşamba sabahında. Bu da çok makbule geçiyor. Ritler, zikirler okunacak inşâAllah. En mühimi, niye toplanıyoruz? Çünkü selam âyetlerini ulema, geçmiş büyükler mescitlerde toplanırlardı. Ve selam âyetleri Kur'ân-ı Kerîm'de geçen, ne kadar selam kelimesi geçen ayet varsa

  8. 03:14

    selam selametten geliyor biliyorsunuz. Selam âyetlerini zaferanla mürekkeble, porselene veya bir kağıda yazarlardı. Ondan sonra onu suyun içine koyarlardı. Ve böylece o suyu, bu sahabe-i kiramda da, bu âyet yazıp, dua yazıp, tabi'in döneminde vs. ulema evliya buna nüşre de deniyor. Nüşre de deniyor, yani hadistilerde şeyler, ilmi tabiriyle nüşre de deniyor, rukiye de deniyor.

  9. 03:45

    Tabi nüşre, bu suyunu içme meselesinde nüşre daha öne çıkıyor. Bunları yazdım şimdi sihirle ilgili. Sihirin hakikati nedir, mâhiyeti nedir, sabit midir ve sihrin sihirden korunma yolları. Sihirden yani, birden korunma yolları. 500-600 sayfa oldu. Şu anda onunla uğraştım, onu bitirdim. Ondan sonra ikinci cilde çıkacak inşâAllah.

  10. 04:10

    O hemen çıkmaz ama bu 1-2 hafta içinde çok önemli. Sihirden korunma yolları. Çünkü bakın korunma, hastalığa yakalandıktan sonra kurtulmaya bakarsın. Ama bizim millete şimdi ne yapıyorlar? Yahudinin şimdiki sistemi, düzeni nedir? Herkes hasta olsun, ondan sonra ilaç satayım. Herkes kanser, herkes şeker hastası.

  11. 04:33

    Midesi sağlam olan yok zaten. Dolayısıyla milleti hasta ediyorlar, sonra ilaç pazarlıyorlar. Esas mesele nedir? Hasta olmadan evvel korunmak. Büyü yapıldı sana, çarpıldın, sara vurdu, ondan sonra aile düzenin bozuldu, huzurun bozuldu vs. Büyünün kötü etkileri sabittir. Adam mezara kadar, ölümüne kadar sebebiyet verebilir.

  12. 05:00

    Bunların hepsini yazdım, bütün delilleriyle, Ehl-i Sünnet'te göre. Mu'tezile bir hayal diyor. Mu'tezile'nin kendi hayal. Ehl-i Sünnet, bütün gerçekleri ortaya koymuş, bütün kaynaklarıyla, bütün alimler, İmam-ı Cüveniler, Kâz-ı Bâkırlâniler vs. vs. İmam-ı Gazâliler, hepsinden yazdım. Güzel hazırladım, bir iki haftaya çıkar inşallah.

  13. 05:21

    Onun için o kitabı da bekleyin yani, çok önemli bir kitap olacak. Burada korunma önce gelir. Korunursan o belaya uğramazsın. Bu korunmak için nelere dikkat etmek lazım, neler yapmak lazım, neler yapmamak lazım, neler okumak lazım, korunmak için. Yani bana büyü sabit etmesin. Hani adamın yapmasını engelleyemesen bile,

  14. 05:45

    yaptığının şerrinin dokunmasına, kötü etkisinin ulaşmasına engel olabilirsin. Onun için bunu yazdım şimdi. Ondan sonra da, büyüye müptela olanların kurtulma, nasıl kurtulacaklar, nasıl bozacağız yani, büyüleri nasıl bozacağız, bunların bütün okuduğum duaları, onları ikinci cidde yazacağım, bütün onları yazacağım inşallah.

  15. 06:12

    Ta ki siz cincilere, büyücülere gidip paranızı kaptırmayın, namusunuzu kaptırmayın. Yani siz âyet, hadis, dualarla inşallah bu işleri çözeceğiz. Ben de size bütün kaynaklarıyla ilimlerimi aktaracağım, aktarıyorum. Bir şey cibrilik etmiyorum yani. İlmimin zekatını değil, yani uşurunu bile veriyorum yani.

  16. 06:33

    Zekat kırkta bir, uşur onda bir yani. Ben Allah'ın izniyle bir şey biliyorsam, sizlere paylaşıyorum. Ama benim de sağlığım, vaktim, şeyim bu kadar. Elimden bu geliyor. Onun için bu önemli, selam âyetleri safran bir erkekle yazılıyor ve suda çözülüyor. Ondan sonra dağıtıyorlar. Hem kendileri içiyorlardı hem dağıtıyorlar.

  17. 07:03

    Şimdi on bir Arslan salının önemine kadın erkek cemaat gelebilir. Onlara göre biz hazırlığımızı yapıyoruz. Her gelene safranlı suyu, yani safran derken, selam âyetlerinin yazılıp çözüldüğü o sudan herhalde onu da Saç Şerif'ten yapalım dedim arkadaşlara bakalım becerebileceğiz inşallah Saç Şerif. Zaten Mevlüt geliyor 24 Ağustos Mevlüt-i Şerif akşam namazında yine âyetlerdeyiz.

  18. 07:31

    24 Ağustos akşam herhalde pazartesi, salıya bağlayan geceyi şey yapıyor Mevlüt-i Şerif. Orada da bolca inşallah bu sene sizi evlerinize götürecek kadar Saç Şerif hediye dağıtacağız. Bunu da hediye dağıtıyoruz zaten. İnşallah gelenler selam âyetlerinin evlerine, çoluk çocuklarına götürürler. Ondan sonra o son çarşamba da yağacak 320 bin beladan Allah korunmamıza vesile eylesin.

  19. 07:57

    Şerleri yaratan ancak Allah'tır. Büyücü bir şey yaratamaz, saferayi bir şey yaratamaz, gezegenler bir şey yaratamaz, güneş ayı bir şey yaratamaz, peygamberler bir şey yaratamaz, evliya hiç kimse bir şey yaratamaz. Yaratan ancak Allah'tır. Ancak bazı şeyleri bazı sebeplere bağlamıştır.

  20. 08:14

    Bazı zamanları bazı mekanları uğursuz yapmıştır, bazı zamanları bazı mekanları bazı saatleri bazı vakitleri meymun, mübarek yapmıştır, uğurlu yapmıştır. Bunları da kollamak sünnette sabit ve meşru bir ameldir. Şimdi bu mübarek cuma gecesi, bu şimdi cuma gecesi ile çarşamba gecesi bir olur mu yani? Fazilet, ne fazilet bakımında ne meziyet bakımında.

  21. 08:44

    Dün okuduğun salavatlar Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem melekle ulaşıyor, şu anda bu geceden itibaren yarın akşam ezanına kadar okuduğun salavatlar Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sellim. Hem de salavatımızı okuyalım buyurun.

  22. 08:56

    Allahumme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin nebiyyil ümmi, el habibil alil kadri, el azimil cahi, ve ala alihi ve sahbihi. Amin. Bak şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bizzat cumaları ben kulağımla duyarım buyuruyor. E şimdi her zamanın ayrı bir bereketi var, şeyi var. Her zaman biz Kur'an-ı Kerim, fiy yamin nahşat, uğursuz günlerden bahsediyoruz.

  23. 09:26

    At kavmini helak ettiği çarşamba günü için fiy yamin nahşat müstemir, uğursuzluğu devam eden süre gelen bir gün diyor. Müstemir devamlı demek, istimrardan geliyor. Yani bunları Safer ayı kitabı yazdım zaten, şu anda o kitabı mutlaka almanız lazım.

  24. 09:41

    Orada çok ilimler var, işte aklına bir şeyden uğursuzlanma gelen ne okuyacak, yolundan geri kalmayacak, içinden geri kalmayacak ama içine bir uğursuzlanma düştü falan, ne yapacak yani? İşte orada duası var da sahih hadiste dua üretiyor. Ondan sonra ne okunacaklar var orada. Salı günü kirlilerden sonra okunacaklar var, müsaade.

  25. 10:03

    Amel etmek lazım. Duasız, zikirsiz adam neye benzer? Kurşunların önüne kendini hedef etmiş, efendim, vurun da göğsüme diyor yani. E sen buna dayanabiliyor musun yani? Allah sana kale vermiş, girmiyorsun. Kalkan vermiş, giyinmiyorsun. Allah Teâlâ sana zikir gibi, dua gibi en büyük bir muhafaza koruma vesilesi vermiş, bunların da haberi yok.

  26. 10:30

    Ondan sonra başıma bu belalar nereden geldi? E tabii ki zikirsizlikten geldi, duasızlıktan geldi. E gavurlar zikir mi ediyor, devam ediyor, bin katı yaşıyorlar bize, niye böyle oluyor? Sana niye böyle oluyor? Gavurun sonu ebedi cehennem. Varsın dünyada biraz, cennet gibi yaşasın. Çünkü orada cehenneme hiç çıkmayacak.

  27. 10:49

    Ama Müslüman öyle değil, Allah buldu. Müslümanı imtihan edelim. Güne de o musibetler, belaların günahlarını sildirin. E günah yapmasan musibet vurmaz. Vurursa da dereceni artırır. Ama tabii ki her bela bir günah sebebiyle geliyor. Ve her bela ancak bir tevbeyle, istiğfar ile, dua ile, zikirle açılır.

  28. 11:15

    Sadaka ile açılır, kurban kesmekle açılır, fakirlere dağıtmakla açılır. Bunları, ömrümüz bunları anlatmakla geçti. Onun için 11 Ağustos önemi arz ediyor. Haftaya da yine biraz temas edelim. Şimdiden bilgi veriyorum. 11 Ağustos salı günü akşam ezanına gelenler, zikirler, dualar peşinden çıkarken selam ayetlerinden yazılmış sular dağıtılacaktır inşaAllah.

  29. 11:46

    Bir de şu konuya temas edeyim. Birkaç hadis-i şerif okuyacağım yine. Çok uzatmayacağım tabii yaz günleri. Biraz dağınıklık var herkes bir taraflarda yani köyde, kentte, yazlıkta falan. Onun için çok uzatmıyorum farkındaysanız birkaç haftadır. Camide toplanmamız haydelerde benzemiyor.

  30. 12:05

    Şimdi Sıla-i Rahim ile ilgili dersteyiz. Tabi buraya kadarla arkadaşlar ana sohbette kalıyor. Sıla-i Rahim dersinde tabi bunlar kesiliyor. O günün gündemine ait olduğu için, tarihler verildiği için falan. Burada bir hadis-i şerife, yani ben sıra takip ettim biraz. İbn-i Hacer-i Eytemi Hazretleri'nin Ezzevacir Anitkiraf-ı Kebair isimli eserindeyiz.

  31. 12:31

    Bu üçüncü cildin şu anda 19. sayfasında devam ediyorum yani. Yani bir 10-15 hadis-i şerif kaldı. Bir de ondan sonra size şey yapacağız. Şam'a da arz edeceğim. Bakmakla mükellef olduğumuz veya arayıp sormakla sorumlu olduğumuz Zirahim-i Mahrem'in olanlar, yani en yakın mahremlerimiz kimler? Bunları size bir Şam'a ile takdim edeceğim inşallah.

  32. 13:03

    Artık haftaya veya bir daha haftaya bunu yaparım inşallah. Şimdi An Ebi Eyyub el-Ansari. Bizim burada İstanbul'umuzda yatan Medar-ı İftiharımız, Yetişmez mi bu şehrin halkına bu nimeti bari Resulullah'ın yâri Ebu Eyyub el-Ansari Radıyallahu teâlânü'l bari Hazretlerimiz bu hadisi rivayet ediyor. Kendisi buna şahit olmuş.

  33. 13:32

    Bu hadis Bukhari'de var. 5983 rakamıyla şu andaki baskılarda. Müslim-i Şerif'te de 13 diyor. Tabi Müslim'de iki rakam var da o açtığında hangisine göre 13 ama lafız Müslim'e ait. Yani bu okuyacağımız lafız Müslim-i Şerif'e ait.

  34. 13:54

    Ar-Raz-ı Arâbiyyun bir bedevi karşısına çıktılar Resulullah Bedevi demek çölde yaşayan birilerine. Tabi kurban olayım ellerini ayaklarını öpeyim. Onlar sahabe olmuşlar. Bir yolculuktaydı Resulullah. Çok biliyorsunuz seriyelerine katıldı, gazalara katıldı. Tabi oraya gitmeler gelmeler dolu yolculuklar oldu hayatında.

  35. 14:20

    Devesinin üstüne giderken bir bedevi geldi. Rabinin şeklidir o. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem devesinin yularından tuttu. Yani yol önünü kesti gibi bir şey tuttu. Sonra dedi ya Resulallah. Ey Allah'ın Resul dedi.

  36. 14:46

    Yani adamlar, sahabe-i kiram bir kere bile görenler sahabe oldu. Bedevi demek hani Mekke muhacirlerinden değil, Medine ensarından değil. Mescid-i Nebevi'de Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sohbetine katılmış. Hani bir kültürü geliştirmiş. İslâmî bir alümatı falan bir şey de yok. Ama sahabe eden oluyor işte bir anda.

  37. 15:03

    O Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i bir görmek böyle bir şey. Bak hemen ne soruyor ya. Adam, ya Resûlallah dedi bana öyle bir şeyler söyle ki beni cennete yaklaştırsın, beni cehennemden uzaklaştırsın. Bak adamların derdi ahiret yani. Peki o dert ona nereden geldi? Çölde yaşayan bir Arap. Yani vaaz dinlememiş nasihatler, sohbetler.

  38. 15:28

    Öbür sahabe gibi sayılmaz ki. Arabi demek göçebe yani. Ama bak Allah ona hemen ne soracağını ilham ediyor. Niyetin iyi olursa Allah ne soracağını da öğretir, cevabını da bildirir yani. Cennete beni ne yaklaştırır? Bu dünya bitti bitiyor, gitti gidiyor. Şu anda biz ölümle karşı karşıya her an ölebiliriz.

  39. 15:51

    Bizden gençleri ölüyor zaten her gün. Benden gençleri ölüyor şimdi. Çoğusu benden geç bakıyorum ölenlere. Ne kaldı yani? O zaman e beni cennete ne yaklaştırır, beni cehennemden ne uzaklaştırır? Benim bunun peşine düşmem lazım ki. Ben neyin peşindeyim ya? Sen neyin peşindesin? Feynete zebun. Nereye gidiyorsunuz diyor.

  40. 16:12

    Kur'an soruyor yani. Beni bıraktınız, Kur'an'ı bıraktınız, ilmi bıraktınız, şeratı bıraktınız, tarikatı bıraktınız. Nereye gidiyorsunuz ya? Dua yapmıyorsun, zikir yapmıyorsun, gaflette yaşıyorsun, yiyorsun içiyorsun. Çakal mısın ya? Önüne geleni yiyorsun içiyorsun, besmele yok, antele yok.

  41. 16:30

    Kimin malıdır sormuyorsun, nereden kazandığını bakmıyorsun, nereye harcıyorsun belli değil ya. Sen çakal olsan mesul değilsin ya, sen insansın ya. Nereye gidiyorsunuz? Allah soruyor. Feynete zebun. Yani ya cennete gidiyorsunuz ya cehenneme gidiyorsunuz yani. Canınızı cennete satın, cehenneme satmayın.

  42. 16:49

    Şimdi bak bu bir reçete. Bunu dinleyeceğiz bak. Bukhariye Müjde. Müttefakûnü aleyh bir hadis. Kur'an'dan aynı yani. Ha hadise, ha ayet, vahiy. Hadisin sıhhati şey götürmez. Şüphesiz bir hadis. Fekefen Nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem. Efendimiz biraz durdu. Hemen cevap vermedi yani. Sümme nazara fiyâ sahibi.

  43. 17:11

    Sonra yanındaki sahabelerine bak. Adam da gelmiş, yularından tutmuş duruyor ya. Buyurdu ki, le gadûs ve gâzev, le gadû diye. Ant olsun ki muhakkak bu adama hidayet nasip oldu dedi. Daha adama cevap vermedi ha. Ama onu biliyor işte her şeyi. O yüzden Mevla biliyor. Bu adam muvaffak oldu buyurdu. Adam bir soru sordu yani.

  44. 17:32

    Ama şimdi ben sana ne dedim? Soruya bak, hizaya gel yani. Derdi ne yani? Gerçi bana yardım et bilmem ne. Çocuğum, çoluğum var. Açım, açığım. Sen nerede geleyim bulayım. Medine'ye geldiğimde ona bir şey verir misin? Bu hesaplar mı yapanlar var? Münafık da doluydu. Ama bu adam muvaffak oldu buyurdu. Bu hidayete erdi buyurdu.

  45. 17:56

    Cevabını vermeden bir de adam onu yapacak mı, yapmayacak mı? Bir şey buyuracak ona işte. Peki adam onu yapabilecek mi, yapamayacak mı? Ama Resulullah'a bir soruyorlar. O sırada dedi ya Resulullah. Gaybı binmez mi? Ne binmez ya? Adamın ne yapacağını söylüyor işte. Ama adamın cevabını vermedi yani. Peki adam o cevaptaki maddeleri yapabilecek mi yani?

  46. 18:16

    Ama bak kesinlikle muvaffak oldu buyurdu. Yani her şey gaybdan haber veriyordu ya her dakika. Kale de keyfe kulte. Adama dedi ki nasıl söyledin? Bir daha söyle dedim. Bak şimdi ben ne dedim size bak baştan. Soruyu çok beğendim ya. Bir adamın sorusundan derdinin ne olduğunu anlarsın. Dünyacı mı, ahiretçi mi, hokkabaz mı, dolandırıcı mı, şekil cemal de ele veriyor.

  47. 18:46

    Konuşmadan insanın içindekini dışına çıkarıyor. Ve mâ fîke zânâ leâ fîke demiş. İçinde ne varsa ağzından o çıkar. Adam cennete ne yaklaşırım, cehennemden nasıl uzaklaşırım? Adamın derdi bu yani. Onun için bir daha söyle dedi ya. Bir daha söyle dedi ya ne sordun dedi sen. Beğendi onu sallallâhu aleyhi ve sellem.

  48. 19:10

    Demek ki bu soruları hocalara sormak lazım. kocalara sormak lazım. Yani bu sorular Kaç kişi böyle bir soru soruyor ya? Yok büyülendim, yok cimlendim, yok fakirlendim, yok işim vardı, kümrükten alıp kaldım, yok işim battı, öbürü de malım kaldı. öbürü buldum. Beni gibi adama Böyle gibi adama gelen arzualler bir dinlesem çuvallardan tabi yazı gelir.

  49. 19:31

    çuvalla Veyahut insan gelir binlerce yani. Derdini anlat Marco Paşa'ya demiş. Yani anlatıyorsun da derman bende yok ki yaratacak gücüm yok. Ha bir şeyler yapmaya çalışıyorum en azından bir dua ederim yani. Ben de üzülüyorum Müslümandan isterim. Fakat yani beni cennete ne yaklaştırır, beni cehennemden ne uzaklaştırır yani.

  50. 19:53

    Böyle bir soruyla pek karşılaşmadım ya. Yani bana Allah ne buldurur ya? Yani Avvarlı Muhammed Lutfi Efe Hazretleri Erzurum Şeyhi Büyük Evliyaullah'tan, Ali Adem Efendi babamızın ahiretliği yani Ali Adem Efendi babamız az kadar tabi okumuş falan gelmiş Erzurum'a gelmiş orada.

  51. 20:11

    Şimdi bir medrese var, kurşunlu medresesi olacak, kurşunlu mu bu? Öyle hatırlıyorum. Oradaki bir medrese de yaşetmiş okumuş falan. Sonra orada işte Evliya'dan bir zat var demişler. Ama Ali Adem Efendi Hazretleri, Ali Rıza Beyzadeh Hazretleri'ni tanımadan evvel, bu intisabından evvel işte gitmiş, bakmış yani bütün millet kuyruk olmuş, dizilmiş.

  52. 20:35

    Evliyaullah'ta da böyle bir şey var yani. Kapısı boş kalmaz. Geliyor ondan sonra ne istiyorsun? Hastayım, şura mağrurum. Dua, git. Ona bir şey, ona bir şey, ona bir şey, ona bir şey, herkes Ali Adem Efendi Hazretleri beklemiş, beklemiş, beklemiş, bakmış. Ali Arda Efendi Hazretleri'ne beklemiş, beklemiş, beklemiş, beklemiş, herkes bir şey istiyor.

  53. 20:54

    Çoğu dünyalık yani, maddi. Öbürü de kimisi fiziki, kimisi hastalık, kimisi ustalık, ondan sonra. Ondan sonra. Sen ne istiyorsun demiş. Ali Arda Efendi Hazretleri'ni de buldum ama hep belki Ali Adem Efendi Hazretleri'ni istiyor. O zaman vereyim. Alvarlı Efe Hazretleri'nden bilmiş. Halvalı Efe Hazretleri'nden belki biraz daha yaşlı, genç miydi onu bilmiyorum.

  54. 21:14

    İlahi ente maksudi ve rızake maklubi demiş. Yani ey benim Allah'ım benim maksadım ancak senin rızana olasın. İsteyin bu başka bir şey. Deyince demiş ki sen gel yanıma demişim. Seninle ahiretlik olalım demiş. Ahiret kardeşi olalım demiş. Yani neden? Herkes bir şey sordu, bir şey istedi yani. Hiçbiri maksadım Allah demedi yani.

  55. 21:41

    Rızasına erişeyim de ne olursa olsun demedi yani. Rızasına erişeyim ama o arada arabam olsun, o arada yazlığım olsun, o arada kışlığım olsun, o arada şuyum olsun, o arada buyum olsun. Ya tamam da kardeşim bir önce lazım olan hanenin sahibidir, bilmeyenler hanenin talibidir ya. Evin peşine koşma, evin sahibini razı et.

  56. 22:03

    Zaten işi götürürsün. Mevle Efendi Hazretleri öyle der. Mevla ile arayı yapalım. Bu tövbeyle düzeni, zikirle düzeni, mevla zikredilsin Mevla'yı. Tezgürlüğünü ezgürlüğünü ben de sizi zikredeyim diyor ya. Sen Allah'ı ne kadar zikredebilirsin? Ama Allah seni eziklediğince ne olur? Rahmete garp eder ya.

  57. 22:27

    O zaman maddi mani, müşkilin kalmaz, sıkıntı kalmaz. Aman billahi. Maalesef. Vuranı görmüyor, ondan sonra köpek gibi sopayı ısırıyor. Ya sopayı ısırırsan daha çok sopa yersin. Çünkü neden? Sopayı elinde tutanı ısırırsan o da sana vuramaz. Yani anlıyor musun? Yani bela nereden geliyor? Sen belayı, komşu başıma bela işte, anam şöyle etti, baba amcam böyle etti, bilmem ne.

  58. 23:00

    İşte sen burada takıldın yani. Ama sen, bu belaları bana yaratan, gönderen ancak Allah. Bu hastalıkları veren, bu dertleri veren fakirlik, hakik... ...hepsi. "...ve mâ sâbekum min musibetin fe bi mâ kesebeteydîn." Ayet var. Yalan mı söyleyecek aşağıya? Elinle ne yapırsan, musibet ondan geliyor. Herkesin kendine göre geliyor.

  59. 23:22

    Bana gelmiyor mu? Bana her dakika bir şey geliyor. E tamam da bir kontrol edeceksin yani, başıma bu bela nereden geldi? Evvela günahından geldi kardeşim, evvela tevbe edeceksin. Sılai Rahim'i kesmiş, akrabasını aramıyor, sormuyor. Annesiyle dargın, teyzesiyle konuşmuyor. Ondan sonra geçinemiyorum, rızkım yok, kendini ağaca bağlamış,

  60. 23:40

    grev yapıyorum, açlık yapacağım, bilmem nedir. Maaşımı vermiyorlar. Ya tamam da kardeşim, o zalim, o hain, kimse sana maaşını vermiyor mu bilmiyorum, Allah onun belasını versin. Zaten soracak Allah herkese. Ama şimdi bir de kendine döndüğün zaman, ben de ne yaptım da bu belaya çıksam, öbür, öbür günde bu yok, bende niye var?

  61. 24:02

    Bundan düşünmek lazım değil. Onun için insan sebeplere takılıp kalmayacak. Müsebbibül esvab, sebepleri sebep yapan ve tesirli yaratan ancak Allah. Onunla iyi geçinirsen, sulh olursan, barışık olursan tamam. Yani günahsız duramıyoruz. Ama hiç olmazsa farzları, vacipleri bir şey yapalım ya. Adam eşkıyalık yapıyordu, yol kesiyor, hangisi,

  62. 24:31

    Fuzayli İbn-i Yaz zamanında mı, Radıyallahu anh, çok büyük sahabeden sonra gelen adamlar Fuzayli. Çok eski dönem yani, Abdülkar gelen dönem falan çok eski. Beyaz Pestami dönemleri hatta. Onlarından bile eski belki de, Fuzayli. Radıyallahu anh, yani bunlar hep böyle şeylere karşılaşmışlar. Evliya Allah'tan biri yani yolumuzu kestirelim dedi.

  63. 24:56

    Bu hacca giderken, ömreye giderken vesaire, yol kesenler çok. O zaman böyle devletler, sınırlar, polisler, şeyler yok. Üç beş eşkıya toplanıyor. E sen silahsızsın, o silahlı. Mecbur, kaldırın elleri, açın cepleri, keseleri çıkarıyor. belâzıları da soydular. Kırk altınım var, yalan konuş falan dedi. Dedi, ya kırk altınım var.

  64. 25:22

    Niye söylüyorsun o zaman dedi. Ya anam bana dedi, yalan söyleme dedi, ben yalan söyleyemem. Ben yalan söyleyemem. Ne kırk altınım var ya. Ne kırk altınım var yani. Götürdük eşkıya başına. Götürdük şeye, eşkiyat başına. Dedi ki, oğlum bizi mi oyalıyorsun dedi. mi oyalıyorsun? Yok dedi. Nerede dedi? Şurada dedi.

  65. 25:37

    Açın dedi. Açtılar, açtılar. Açın dedi, açtım açtım. E niye söylüyorsun dedi böyle. Bu paraları biz bulamazdık seninle, çocuksun diye tahammül etmedik dedi. Kırk altın büyüklerde yok o zaman. Korkardın. Büyük derdi yok o zaman. E dedi, ben yalan konuşamam dedi, anam dedi ki yalan konuşma dedi. Ne olacak o zaman dedi.

  66. 25:52

    Yahu dedi, sen dedi ananın sözünü kırmamak için bu kadar efendim yola gidiyorsun, hiçbir şeyin kalmıyor, bir kuruş parasız kalıyorsun. Halbuki okumağa gidiyor Bağdat'a, okuyacak yani. Ne kadar para lazım yani. Senelerce ilim de hasıl edecek. Anası vermiş o kadar altın. Hepsini verdi eşkıya. Ama ne oldu?

  67. 26:17

    Eşkıya başı dedi, bana dedi Allah'a anlat dedi yahu. Bana dedi tövbe, tövbeyi öğret dedi yahu. Sen bu yaşta dedi bu kadar dürüstlük yapıyorsun. Ben Allah'a karşı ne kadar yanlış yaptım dedi yahu. İşte böyle yani. Şimdi eşkıya başı diyor işte Evliya Allah'tan biliyorsun. Bizi soydular, sonra çevirdiler.

  68. 26:36

    Orada canını bağışlarsa şükret yani. Ondan sonra diyor, bir de baktım diyor, onlar paraları yağmaladılar, çekti topladılar. Sayıyorlar, pişman bilmem ne. Eşkıyaların reisi de durmuş namazdan. Ben dedim diyor, neyse bir cesaretimi topladım diyor. Gittim dedim ki diyor, ya hem bizi soydunuz, en büyük gasp haram, zulüm.

  69. 26:58

    Ne yaptınız? Hem de namaz kılıyorsun dedim diyor ya. Yani hani orada o cesaret de hani sen ne biçim adamsın, ne bozuk adamsın öyle diyecek. Yok da şunu demek ki, yani nasıl iş yani ben çözemedim. Yani hem bizi gasp ettin, hem de namaz kılıyorsun. Ben bunu çözemedim dedim diyor. O da dedi ki diyor, sulh için pay bırakıyorum dedi.

  70. 27:26

    Lafa bak lafa. Sonra o da tövbe edip Evliya Allah'ın en büyüklerinden oldu. İsmi lazım değil. Uzattı Evliya'nın en büyüklerinden olduğu. Hep eşkıya reisleriydi bunlar. Şu andaki meşhur Evliya'dan kaç tane sayarım size. Bunlar hep milleti soyan soğana çeviren eşkıya idi zamanında. Ama ondan sonra Allah'a bir döndüler, bir döndüler, bir döndüler.

  71. 27:47

    Yani şu anda kitaplarda menkıbeleri, müstakil menkıbeleri yazılan veliler. Sulh için bir pay bırakıyorum. Burası çok önemli. Yani bir insan bir insana kızar, eder, kavga eder, bir barışma payı da bırakmak lazım. Yani Allah ile diyor, tövbe edeceğim dönüş yaparsam sulh için bir pay bırakıyorum. Onun için namaz kılıyorum diyor.

  72. 28:12

    E çünkü zaten öyledir. Kadın başı açık geziyor diye namazını da kılma demiyoruz ki. Veyahut adam içki içiyor diye Ramazan'da oruç da tutmazsan kabul olunmaz. Yani kabul olunmaz aile dava ama borcun düşer. Biz bir adamın başı zina yapıyor diye beş vakit namaz da kılma diyemeyiz ki. Bu da öyle bir şey.

  73. 28:34

    Ama adamın anlayışına bak. Sulh için, barışmak için bir pay bırakıyorum. Yani Allah ile iyi geçinelim. Efendimiz'in sözüne gelince. Tamamen dostlar gibi, Evliyaullah gibi iyi geçinemiyoruz yani. Bazen, ekseriyetle veya bazen adamına göre Allah'a ihsanlarımız var. Ama tövbe kapısını açık bırakmış. Zikir kapısını açık bırakmış.

  74. 29:04

    Sadaka kapısını açık bırakmış. Selahirrahim kapısını açık bırakmış. Bunlarla arayı bulun diyor. Onun için insan ipleri koparmamalı. Sen bu senin anan baban mı amcan halan mı? Allah bu celle celaluhu. Her zaman ona muhtasın. Neyi koparıyorsun yani? Nefesini onun elinde. Atacak seni cehenneme. Tarafına da bakmayacak.

  75. 29:30

    Kim seni arayıp sorabilir Allah'ın elinden? Haşa. Allah'ın azabından diyelim yani. Elinden tükçeleşmiş bir tabir adam. Benim elimden seni kim soracak? El orada mecazdır ama. Allah hakkında tabii. Allah'ın azabından. Seni kim kurtarabilir yani? Onun için. Bak. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem çok memnun oldu.

  76. 29:51

    Bedevinin sorusuna yani. Bana bir şey söyle beni cennete yaklaştırsın. Cehennemden uzak dur. cehennemden uzaklaştırsın, cehennemden uzaklaştırsın. Yani bu adam muvaffak oldu buyuruyor. Daha cevabını vermedim. Bir daha söyle dedi, ne dedin dedi ya. Sevdi bu soruyu. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem neyi seviyorsa Allah da onu seviyor.

  77. 30:10

    Onun için demek ki biz cennete yaklaştıran amellerin peşinden çıkmıştık. Mukarribat, mükeffirat, mükafat, mükeffirat. Bunların hakkında hep kitaplar hazırladım da çıkartamam. Allah'a yaklaştıran ameller, cennete girdiren ameller, cehennemden azat ettiren ameller, bunların hepsi hakkında yüzlerce, bunların hepsi hakkında yüzlerce, bazıları hakkında

  78. 30:28

    bazıları hakkında binlerce hadis var, bazıları hakkında yüzlerce. binlerce hadis var, bazıları hakkında yüzlerce, bazıları hakkında onlarca. Bunlar madde madde. Arş'ın gölgesinde gölgendirilecek ameller. Geçmiş günahları silmekle kalın gelecek günahlar bize. O az. Yirmi yedi, otuz kadar. Çünkü gelecek günahlar ayrı bir tasnif.

  79. 30:45

    Bunların hepsi hakkında kitap açtım ben. Dünyada da dosyam duruyor. Hepsinin de çalışıyormuş o vakit. Eşini sihir öne aldık mı mesela. İnşaAllah tabi Allah ömrümüze bereket verirse. Adam bir daha söyledi. Dedi bana haber ver ki ben cennete ne ile yaklaşırım, cehennemden ne ile uzaklaşırım. Sümme kâle Resulullah buyurdu.

  80. 31:06

    Fekale nebü'l-sonsu teâbudullâhe lâ tüs'lükü veş'e. Allah'a ibadet ve kulluğu tahsis edeceksin. Ona hiçbir şeyi yaratmak bakımından ortak etmeyeceksin. Ondan başka yaratan yok. Vetugîmus salâte. Beş vakit namazı. Hakkıyla kılacaksın. Tabi onun teferruatı var. Adam bedevi çölde. Onu artık diğer sahabetten öğrenecek yani.

  81. 31:32

    Şimdi onu anladığı zaman ben bunlarla cennete yaklaşırım. Madem sordun cevabın bu. O da o zaman ben bu namazı kimde öğrenirim artık derdini. Ne derman arayacak. İlimsiz ne namaz kılınır ne zekat verilir yani. Ama maalesef bizim millet şimdi namaz kılıyor. Oruç tutuyor, hacca gidiyor, geliyor. Hiç haccla ilgili bir şey bilmeden hacca gidiyor, geliyor.

  82. 31:55

    Yani hocalar ne derse onu yaparlar. Ya tamam be kardeşim. Bu da sana bir farz-ı ayın yani. Farz olan hacca gidiyor. Zaten ihrama girdikten sonra o işi kendine vacip ediyorsun yani. Nâfile hac bile olsa. İhrama niyet ettikten sonra artık o da vacip olacak. Namaza durdun. Nâfile bir namaz ama girdikten sonra vacip oldu.

  83. 32:13

    Bozarsan onu kılman lazım. Kılmasaydın kılman lazım değil. İşrak kılmasan haram değil. Ama işrağı başlayıp bozarsan kılman farz. Aynı olduğu gibi. Sabahın farzı gibi. Yani o noktada bir işe başladın mı nâfilesi kalmıyor yani. Başlayana kadardır nâfilelik. Ama bunları bilmek lazım değil mi? Yani bu kadar haccla ilgili kitap yazdık.

  84. 32:38

    Yani ben yazdım, öbürü yazdım, ben iki yazdım. Bu kadar sohbetler var. Yani ehl-i sünnet ulemanı tam bilgi almadan yani ben birine uyarım, ona derse onu yaparım falan. Bu körü körüne taktı. Çirik olmuyor. Yani tabi ki hoca kadar bilemezsin. Tabi ki başına bir iş gelirse hocaya soracaksın sen o. Sıkışçı mısın yani?

  85. 32:59

    Ama e insan bir de farzını, vacibini bir şey bilecek de yani haccın farzı kaçtır dediğin zaman adam üçtür diyemiyorsa nasıl olacak? Nasıl olur hacca gidiyor? Ama zaten haccın farzı diye bir şey değil. Farz olursa bakarız, öğreniriz. Tamam ben ona mana verebilirim. Ama beş vakit namazın farz olmadığı adam var mı?

  86. 33:20

    Ancak manyaklara farz değil. Akılsızlara farz değil yani. E o zaman? E ne biliyorsun yani namazın farzını? Namazı hakkıyla kılacaksın buyurdu. Zekatını tam vereceksin buyurdu. Yani adam işte nisabın var mı, hesabın var mı onu sormuyor ki sallallahu aleyhi ve sellem. İslam'ın şartlarını söylüyor yani.

  87. 33:40

    Tabi ki burada beş şart. Şirk koşmayacaksın zaten o iman demektir. Namaz, zekat. Mesela burada orucu söyleyemeyiz. Çünkü bir hadiste geliyor. Büniyel-i İslamü aleyhi ve sellem. İslam beş temel üzerine oturtulmuş. Hadisi meşhur. Ondan İslam'ın beş şartı oradan çıkıyor. Şehadet. La ilahe illallah ve ne muhammeden rasulullah.

  88. 34:01

    Rasulullah. Ve ikamü salaveti aizek. Hacca ve sallallahu aleyhi ve sellem. Ramazan. O sahi. Ama diğer soranlara Bazısında iki şey söylüyor. Bazısında altı söylüyor. Bazısında beş söylüyor. Bunları toplamak lazım. İşte faziletli ameller buradan çıkıyor. Faziletli amellerin için yüzlerce var. E yüzlerce faziletli amel bir hadiste toplanmış değil.

  89. 34:28

    Buradan da mesela şimdi buraya kadar İslam şartlarına dair. Ve tasalurrahim. Şimdi İslam şartında tasalurrahim yok gibi gözüküyor. Ya yok gibi gözüküyor da neye göre yok? Kur'an'la amel edeceksin buyurulmadı mı? Emirleri tutacaksın yasaklardan kaçacaksın buyurulmadı mı? Allah'a ve Rasul'üne itaat buyurulmadı mı?

  90. 34:47

    E bitti. Sıla-i rahim de en büyük farzlardan. Terk etmek en büyük günahlardan. Dolayısıyla. Sen onu ayırabilir misin? Şartlardan. şartlardan. Sıla-i Rahîm yapacaksın. Kendi akrabanı arayacaksın, soracaksın. Buyurdu. Bak, Sıla-i Rahîm'i de burada iman, namaz ve zekattan sonra dördüncüye Sıla-i Rahîm'i koydu.

  91. 35:10

    Bak, burada haç ve oruç yok. Bu demek değil ki haç ve oruç beşten çıktı bu adam hakkında. Bu adama da İslâm'ın şartı beş. Herkese İslâm'ın şartı beş, imanın şartı altı. Ama buna da özellikle Sıla-i Rahîm söylüyor. Demek bunun önemini anlatıyor sana. Namaz, zekat neyse Sıla-i Rahîm o diyor sana. Buyurdu.

  92. 35:30

    De aynı hakikaten. Bırak debenin yularını dedi. Tutmuş bırakmıyor. Dedi bırak. Yoluma gideyim dedi. Sallallahu Teala aleyhi ve selleme adam da döndü gidiyor arkasına. Arabiler biraz daha sert tabiatlıdır diyelim. Sahabeden olduğu için tabi normal bir bedeviye konuşmuyoruz. Terbiyeli konuşmakla mükellef.

  93. 35:55

    Ama sert mizahçıdırlar. Çünkü çölde yalan. Çölün iklimi insanı sertleştirir yani. Şehrin medeniyeti gibi değil. Felen var diyor adam döndü gidiyor. Ne buyurdu? İnte mezzeke bima emertu bi dehelel cemiyye. Benim ona emrettiğim şeyler var ya. Neydi? Şirk koşmamak. Yani iman. Sonra namaz, zekat, sılayran.

  94. 36:24

    Yani dört şey söyledi ona. Bunlara sımsıkı sarılırsa yani bunları yapabilirse dehelel cemiyye. Bu adam kesinlikle cennete girdi. Bak dünya kadar şart var. Dünya kadar haram vardır. Ama şimdi ne buyuruyorsa odur. Bu adam bunları yaparsa demek bu. Ama şimdi zaten namazı hakkıyla kılacaksın diye. Ne buyuruyor öbür tarafta?

  95. 36:57

    Anil fahşâ-i vel münker. Namaz adamı fuhuştan, münkerden, menhiden, haramdan, günahtan, meneden. Zaten namazı hakkıyla kıldım. Efendim günah yapmazsın, yapamazsın. Yaparsan tövbe edersin. Namaz seni çeker, alır. Bu adam diye emrettiğimi yaparsa cennete girdi bu. Evet. Yine bir hadis-i şerif okuyorum.

  96. 37:24

    Taberani'yi rivayet ediyor. Bu demin okuduğum Hald-i Münced Ebay-ı Belhansari Hazretlerimiz rivayet etti bunu. Yani o bedevinin geldiğini, devenin yulandan tuttuğunu falan şahit olan Ebay-ı Belhansari Hazretleri. Bu hadise. Hem de Bukhari Müslim'de bu rivayet.

  97. 37:42

    Şimdi Taberani'de geçiyor. İsnâ'da Hesendir'dir yani. Muhtemel bir hadis demek. Hadisin muhtemel olmayanı olmaz. Rivayet uydurmaysa o zaten hadis olmaz. Burası çok önemli bak. Bu hadisi ben görmüşüm illa ki görmemiş olamam ben buraları okuduğum ama bu çok ilgincime gitti.

  98. 38:02

    Şimdi bazı bir adama bakıyorsun. Namaz yok. Oruç yok. Hicabında içki var. Hicabında kumar var, hicabında zina var. Zina zaten çoğunda var. Hacı Hoca'da bile var. Bir kısmında yani. Bakıyorsun ama adam bol bonamat yaşıyor ya. Yani ha kafir olsa anlarım. Çünkü kafirlere cennet yok, ebedi cehennem olduğu için dünyası kafirin cenneti gibi yaşasın.

  99. 38:30

    Ama şimdi Müslüman olana illa biliyorsunuz musibet geliyor, bela geliyor bir şekilde hani aklını başına toplasın, tevbe etsin, Allah'a dönsün diye. Fakat bazı Müslümanlar var. Hakikaten adam yolsuz yani, bozuk adam. Ama adamda da bolluk var yani. Bak bunun sırrı bu hadisteymiş meğer. Ben bunu yetten sorsalar bu neden oluyor?

  100. 38:55

    Ha şunu diyordum yani vardır bir iyiliği belki Allah bir taraftan tutuyor onu falan ama özel bir amel diyemezdim. Yani aklımda yoktu. İnneAllâhe leyhû emrû bi'l-kovmü'l-diyâre Sohbetin başında bu hadiste başladım. Vallahi hatta bir kişi de değil bu, bir topluluk. Bir kavim yani, bir aşiret veya bir halk.

  101. 39:19

    Onların yurtlarını mamur eder. Yani yurtlarını mamur eder demek. Bakımlı yapar, bir şey ne bileyim uçuşluk olur. Sebzeler, meyveler, ekinler öbür türlü var. Bunu sele götürüyor, öbürünü yele götürüyor, öbürünü kasırga fırtına don vuruyor, meyvesi gidiyor, sebzesi gidiyor, serası. Yani görüyorsunuz haberlerde her gün bu tarafta felâfetler yalıyor.

  102. 39:47

    Bir şey değil işte. Orman yangınları Allah söndürsün kurban olduğum. Ya bu sene nasıl böyle? Anlamadım ya. Anlamadım ya. Allah Allah. Hiç olmuyordu yani. İçimden de geçti yani. İspanya yanıyor, oraya yanıyor, buraya yanıyor dedim. Ya Rabbi Türkiye'yi korudun. Elhamdülillah. Bu PKK sorunu çözüldü diye mi acaba?

  103. 40:05

    Çünkü PKK yakıyordu hepsini. PKK sorunu çözülüyor diye mi acaba? derken 110 yerde birden başlamış. Bu nasıl bir şeydir arkada? Yahu Yahudi durumu ya. PKK biter mi ya? PKK biter mi? Kürt sorunu değil ki bu. Yahudi sorunu bu. Yahudi ile düşmanlık biter mi? Kur'an-ı Kerim sizin en büyük şiddetli düşmanınız Yahudiler diyor.

  104. 40:28

    PKK diye bir şey yok. PKK maşa. Sen PKK ile uğraşırsan o sopayı ısıran köpeğe dönersin. Kimle uğraşacaksın? Arka plan Yahudi ile uğraşacaksın. Sen Yahudi'yi bitirmeden senin başından belaya kalkmaz. Her şeyin arkasında Yahudi melunu var. Onun için

  105. 40:50

    şimdi yurtlarını mamur eder. Ne demek? Bakımlı olması için tabii. Bolluk, bereket, ucuzluk falan. Bereket de ayrı bir mefhum tabii. Maddi, manevi hayırlara şamildir. Ama maddi manada geçimi iyi. Çoluğu çocuğuyla mutlu, mesut yaşıyorlar. Ve ünemmi artırır. Levmonlar elembali. Mallarını artırır falan.

  106. 41:20

    Ticaretleri şimdi adam tuttuğu altın olur. Öbürü paralarını batırır. Bir işe girer batar. Bir şey alır, hasara gider. Benim gibi yani. Ev aldım, pahalıya aldım. Ne zaman sattım? Ucuza sattım. Bir kere kar nedir hayatta bilmiyorum. Aldım sattım. Evden başka da bir şey alıp satmadım. 4-5 ev değiştim öyle.

  107. 41:48

    Bir kere de insan kar etmez. Biri de deprem vurdu. O kadar pahalıya filan ödedim. Durum o zamana göre ucuza gitti. Kendisine bakıyorum. Ya diyorum Allah Allah. Millete bakıyorum arkadaş. 5 lirayla başladı. Yüzüyor herif ya. Bizim de yani. Bayağı para vererek aldığımız şey. Babamın zenginlik zamanlarından kalmış.

  108. 42:12

    Satarken zarar ediyoruz abi ya. Niye oluyor öyle? Efendi Hazretleri'nin sözü de olabilir tabii. Kar etsen ilmi bırakırsın, ticarete gidersin. Kar ettirmiyorsan haki kork da bu işe girme. Alsata girme. Kork yani. Çünkü kar oldun mu? Ballı börek tamam mı? Ne gerek var? Başkasına ne gerek var? Mallarını artırır diyor.

  109. 42:39

    Yurtlarını mamur eder. Yani adamları dört başı mamur yaşatır. Ama ilginci neresi yani? Onları yarattığından beri de bir kere onlara rahmetiyle nazar etmemiş. Niçin? Kızıyor onlara. Bak Allah'ın öyle kulları var. Allah onlara buğz ediyor, kızıyor. Bak sana ne dedim? Yolsuz dedim daha. Her yol var adamda ya.

  110. 43:04

    Bu adam nasıl yiyor içine? Yerin dibine batırılacak işler yapıyor. Ama Allah evini de bakımlı mamur ediyor. İşini de, malını da artırıyor falan. Bir kere de rahmetiyle bakmadı. O rahmetiyle bakmadığı... Ya niye böyle yapıyor acaba? Dediler ki, yani sahabede anlayamadı yani. Kıyle ve keyfe zeki. Ya Resulallah bu niye böyle oluyor?

  111. 43:32

    Hem Allah kızıyor hem malını artırıyor. Bir de şu var. Yani kızdığına çok mal verir, çok çocuk verir. O da var. Yani bir hadis-i şerifte de öyle buyuruyor. Kim Muhammed'i severse sallallahu aleyhi ve sellem, Muhammed onu severse onun malını az et, çocuğunu az et. Kim Muhammed'e buğz ederse sallallahu aleyhi ve sellem, bana kızarsa, ehl-i beytime kızarsa fekessir malı var.

  112. 43:57

    Malını da çoğalt, çocuğunu da çoğalt. Uğraştır dur. Ya bir de bu da var. Bu öyle değil ama şimdi bu da başka bir şey. İslamiyet'e bir yönden bakarsan at gözlüğüne gidemezsin yani. Çok ayet-i hadis bilmen lazım. Hepsinin yerine göre manasını bilmen lazım. Çok zoruş. O şimdi yazdığın sihir kitabında neler neler neler neler.

  113. 44:21

    Sihirin farkı ne, mucizenin farkı ne, keramet var mı? Yani alimler öyle mi tasnifler şeyler? Aklı mantık duruyor bu adamların. Nerede yaşanmış, biz nerede yaşıyoruz ya? Ama şimdi millet toplum ilimden soyutlanmış. Adam ilim merakı yok. Sohbet dinliyor. ne fazla kitap okumak hiç yok. Ama ben o ilimleri kitaba yazdım.

  114. 44:44

    50 bin sayfayı hangi sohbete anlatabildim ki? Yani bu kadar yazıyoruz. Bunlarda dolu ayet-i hadis var yani. Şimdi bu da ayrı bir yönü yani. Ya Resûlallah niye böyle oluyor? Yani Allah'a itiraz manası değil, hikmeti nedir yani? Cevaba bak! Ben çok şeyin sırrını çözdüm. Bu hadisle çok kişi hakkında tanıdığım kişiler var.

  115. 45:10

    Her yol var. Durumları da gıcır yani. Niye böyle oluyor diyorum. Anlamıyorum. Biz hani Allah'la arayı düzeltmeye çalışıyoruz. Bela çok geliyor. Akraba ziyaretlerini arayıp sormak, sıla-i rahme yaptıkları için. Adam şimdi anasını arıyor, babasından dua alıyor, anasına hayır dua alıyor, halasından, teyzesinden, amcasından, dayısından.

  116. 45:37

    O şamayı açıklayacağım. Önümüzdeki sohbetlerde bir şama var. Zira-i mümahrem meselesi. Yani özellikle mükellef olduklarımız kimler? Bunları aradığından, sorduğundan rızkı artıyor. Ömrü uzuyor. Duası kabul ediyor. Adam da her yol var. Ama adam dört beşi mamur. Allah yaşatıyor. Niçin? Sıla-i rahme, Allah böyle bir hassa koymuş.

  117. 45:59

    Sıla-i rahmeyi bozan adam da namaz, abdest, sabaha kadar zikir, akşama kadar zikir, sonra teyzesiyle konuşmuş. Bunda bereket kalır mı ya? Allah'a lanet etmiş sıla-i rahmeyi bir kez sene. Bak bu adama, bu adamı da sevmiyor Allah. Yarattığından beri bir kere rahmetiyle tecelli etmemiş adama ya. Bu kadar bozuk yani.

  118. 46:21

    Ama sıla-i rahmeyi yaptığı için. Burası dünya kardeşim. Ahirette ayrı bir hesaptan. Ama burası dünya yani. Onun için, güzel anlayalım. Taberane-i Mucem-i Kebir'de hadis rakamı 12.556, 12. cildin 85. sayfasında, Hâkim Müstedrek'te 7.282 rakamıyla, daha birçok, Beyak-ı Şam-ı Luman 7.597. Padişah-ı Şerif'in kaynakları çok yani.

  119. 46:49

    Ona göre amel edelim. Yine Ahmed İbrahim Bel, Radıyallahu anh'ın büyük müştehidimiz, muhaddis. Onun rivayet ettiği bir hadis var. Rabileri fikat güvenilir tabii yani bunlarda. Şüphe yok. Bu okuduğumuz hadisler hepsi kaynaklı. Annemiz rivayet ediyor.

  120. 47:12

    Bir adam kibarsa, bir adam yumuşak huyluysa, bir adam merhametliyse, şefkatliyse, insanlara iyi davranıyorsa, bilin ki dünya ve ahiretin bütün hayırlarından nasibi ona verilmiştir. Sert adamlar, geçimsiz insanlar, kırıcı insanlar, insanlara kaba davrananlar, kalp kıranlar, iki canın hayrından mahrum.

  121. 47:42

    Çok kötü bir şey. Güzel huylu olmak lazım. Akraba'yı arayıp sormak, sırayı arayıp yapmak. Tabii bunun manalarını da biraz vereceğiz. Yani bu sadece selamünaleyküm, aleykümselam da yeter mi? Bazen yeter. Nasılsın, iyi misin, yeter mi? Bazen yeter. Herkes hakkında yeter mi? Herkes hakkında yetmez. Kime göre, neye göre?

  122. 48:08

    Bunları biraz anlatacağım. Önceki dersler. Bu dersleri takip edin. Bir de güzel komşuluk yapmak. Yani komşuluk çok önemli. Komşu haklarını yazmışlar, kırk hadis. O kırk hadis kitabını bir getir de bakalım. Alfabetik firinçine bak bakalım. K harfine komşu yazıyor onu. Orada ne hadisler yazdık yani? O kırk hadis kitabı kadar ilim toplanmış bir kitabım yok yani.

  123. 48:33

    Ondan çok daha çitler dolusu yazdım. Ama onda ilim bir yerde toplanmamış. Çok acayip o kırk hadis. Çünkü içinde ne kırk hadis, ne seksen yani. Ama ana şeyi kırk hadis. Kütüb-ü Sitte-i Mablan'ın ittifak ettiği hepsi müttefakun aleyh. Orada bu komşuluk çok önemli. Güzel komşuluk yapmak. Ve hoşnül huluk, bir de güzel ahlak.

  124. 48:56

    Yani mizanda en büyük amel, insanlarla iyi geçinmek, kalp kırmamak, güzel huylu olmak. Güzellerin en güzeli. Mizanda en ağır gelecek amel, adamın teheccüdü sabaha kadar yapacak. Ondan sonra sabah namazından birinin kalbini kırıyor. Akşam namazında birinin kafasını kırıyor. Ondan sonra kaba, saba bir şey.

  125. 49:18

    Ama tarikat dersinde kazası yok yani. Değil de çok kaba ihvanlarda var. Tarikat ehli, sofi. Ama ahlak yok. Höt, hüt. Ya kardeşim biraz kibar ol. Terbiyeli ol, güzel ahlaklı. Emr-i Arif yapmanın da usulü var. Kırarak dökerek olmaz. Onun için sıla-i rahim yapmak, komşuluğu güzel yapmak, bir de güzel ahlaklı olmak.

  126. 49:47

    yu'ammirne ddiyâru ezidne fil âmâr Efendim Efendim, yurtları mamur ederler, yurtları mamur ederler, bak evin ocağın mamur olsun, dünya ahiretin mamur olsun derdi Efendimiz Selam. Mamur, mamur ne demek? Bakımlı, donatımlı. Yurtları mamur eder. Yurtları mamur ne demek? Bak şimdi burası bizim yurdumuz, İstanbul'umuzun beykozu.

  127. 50:11

    Bak her yer yeşillik. Elhamdülillah sularımız var, içme sularımız var. Millet susuzluktan ölüyor. Temiz su bulamıyor. Dünyanın birçok ülkelerinde milyonlarca insan bir avuç suya muhtaç, tatlı suya, temiz suya muhtaç. Şuralara bak, bal gibi sularımız var, nimetimiz bol. Yurdumuzda mamur yaşıyoruz. Elhamdülillah Rabbil alemin alâ kulli hâl.

  128. 50:36

    Onun için bak güzel ahlaklı olursan, güzel komşuluk yaparsan, Sıla-i Rehm'de varsan yurdun mamur olur, evin ocağın mamur olur. Haram olmaz, viran kalmaz. Bela vurmaz, musibet vurmaz. Hastalar, inleyenler, bağıranlar, çağıranlar, fakirlikler, geçimsizlikler, huysuzluklar, çoluk çocuk perişan, karı koca birbirinden ayrı.

  129. 51:04

    Acayip bir şey bu. Buna mamur denebilecek bir durum var mı? Ama diyor Sıla-i Rehm yap, güzel komşuluk yap, güzel ahlaklı ol. Yurdun mamur olur, evin ocağın bakımlı olur. Çoluk çocuğun huzurlu olur. Senin kalbin eşinle beraber mesrur olur. Ve yezid nefili amar, ömürlerin bereketini artırırlar. Ömrün uzar.

  130. 51:27

    Komşuya ahlaksızlık yaparsan, millete terbiyesizlik yaparsan, akrabayı da arayıp sormazsan ondan sonra fut diye erkenden gidersin yani. Yaşadığın müddetçe de evin ocağında huzur olmaz yani. Mutluluk parada değil. İçerilerinin ne paraları var? Milyon milyar dolarları var. Ama şimdi hapiste kodesi boylamışlar yani.

  131. 51:53

    Kalan öbürlerinde de ne kadar kalacaklar, yatacaklar. Ne oldu parası için huzur getirdim. Hanımınla, çoluğunla, çocuğunla bir çay içebiliyor musun? İçemiyorsan, öbür adam da vuruyor soğanın üstüne. Ekmek bulmasa, soğanla, lezzetli soğanla bir gidiyor bir ekmek. Bir de tuz olursa iyi olur. Bu kadar. Bu kadar yani.

  132. 52:15

    Mutlu mesut yaşıyor yani. Öbürü uçağı var, şu su var, bu su var. Tekneleri var. 35 metre, 75 metre. Huzur. Karı başka alem, kendi başına. Çoluk çocuk darmadağın. Anasının babasını arayan soran yok yani. Onun için huzur İslam'dadır. Sıla-i rahimdedir. Komşu hukukuna rehatdedir. Güzel ahlakına rehatdedir.

  133. 52:42

    Evet. Ravel hasen, anil hasen, an ebil hasen, an ceddil hasen, inne hasenel hasen, el hulkul hasen. Ne büyük bir hadis ya. Ravilerin hepsi hasen. İşte Hasan ibni filan, o Hasan ibni filan, o Hazreti Hasan ibni Ali, o Haseni Basri, o Hazreti Hasan. Geliyor, geliyor, geliyor. Dört tane hasen ravisinin adı hasen.

  134. 53:10

    Hadiste ne diyor? Inne ahsenel hasen, el hulkul hasen. Ezberleyin bir hadis bari ya. Güzellerin en güzeli, ahlakın güzeli. Bu kadar basit. İnnel racüle le yüdrikü billah, hulkül haseni, derecete sâimil kaim. Sabaha kadar teheccüd kılıyor, akşama kadar oruç tutuyor, akşama kadar bak günahsız,

  135. 53:36

    tulum ibadet çıkartmış, mizanda doldurmuş bu tarafı, öbürü de farz vacip işte anca yapmış, sünnetlerde biraz yapıyordur herhalde ama güzel ahlaklı. Bu adam bu kadar çaba sahip etti, bu da onun derecesinde aynı. Zannedersin ki bu da sabaha kadar teheccüd kılmış. Belki de teheccüd hiç kılmamışlar. Çünkü teheccüd bize farz değil.

  136. 54:02

    Ama güzel ahlak farz yani. Çünkü neden? Ahlaksızlık yaptığın zaman birini kırıyorsun. Kırdığın zaman da kul hakkı. Haram ol. Şimdi haramın karşılığı İslam'da nedir? Farzdır. Farzın terkidi İslam'da nedir? Haramdır. Anladın mı?

  137. 54:21

    Şimdi sakal tıraşı dört mezhep de haramdır. Ali Adem Efendi babamız derdi ki, sakal için o kadar tetebbuat yaptım, ayet-i hadisler, yani hadis-i şerifleri, kitaplar inceledim. Farz de korkma evladım. Şimdi adama ne olur? Farz, sakal bırakmak farz. Herkes sünnet biliyor. Halbuki ustura vurmamak farz.

  138. 54:40

    Farz de korkma evladım diyordu efendiye. Ama anlamıyorsun işte. Niye anlamıyorsun? Terki haram mı? Kesmek haram mı? E haram. Haramın karşılığı İslam'da ne? Farz. E şimdi iştah namazı sünnet. Terki haram mı? E değil. İşte o sünnet. Terki haram olsaydı o sünnette kalmazdı ki. Haram olurdu. Yani onun için İslam'ı doğru anlayacağız.

  139. 55:08

    Doğru anlamadan, ilim olmadan yaşayamazsın. Yine Ebuşşeyh, İbn-i Hibban, Beyhakî bunlar çok büyük. Râvi kim biliyor musunuz? Râviye. Erkek olsa Râviye, kadın olsa Râviye. Râviye de güzel bir isim. Kız ismi olarak ben arada konuşuyorum. Erkek isiminde de Râviye de güzel bir isim. Bunlar iyi bir şeyler.

  140. 55:32

    Takım yapabilirsiniz Râviye, Râviye falan. Râviyesi kim biliyor musun? Ebu Leheb'in kızı. Baş sahabiye annemiz. Ebu Leheb'in kızı. Amca kızı, kuzeni. Adı ne? Dürre. Dürre de çok güzel. Araplar çok güzel. Bizim Türkler, İstanlılar. Sahabe annelerimizin isminden. Dürre. Ebu Leheb'in kızı Dürre. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ne kadar severdi onu.

  141. 56:05

    Bir gün geldi dedi. Ya Resulallah dedi. Bana çok eziyet ediyor bu sahabe dedi. Niye dedi? Diyorlar ki hatta bunlar cehennem odunu Ebu Leheb'in kızı. Senin baban cehennem odunu. Sahabe karşı taraf da sahabeden olduğu için bir şey demek istemiyorum. Ama münafıklardansa bir şey derim tabi. Münafıklar da var tabi işin içinde de.

  142. 56:32

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Bir minbere çıktı. Bir salladı ortalığı. Sallallahu aleyhi ve sellem. Sizin nesebiniz, sizin hasebiniz, sizin soyunuz, sizin sülaleniz benden hayırlı var mı dedi. Yoktur dedi. Ne konuşuyorsunuz dedi Dürre için. Babasından size ne dedi. Kendisi dedi benim akrabam dedi.

  143. 56:58

    Yakın akrabam dedi yani. Benim akrabamı kim geçebilir dedi. Ehli beyti mi dedi. Onun için Dürre annemiz çok önemli. Bu annemiz bu hadisi. Ya Resulallah dedi. Kendisi soru sordu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem çok gider gelirdi.

  144. 59:21

    Haram da var. Haram da var ama küçük günah olan da var. Her haram da büyük günah değil. Şimdi namereme bakmak haram. Şehvetle bakmak haram tabii yani. Öbür türlü de bakmak yasak da, yani şehvetle bakarsan haram. Haram ama haramların da tasnifi var yani. Zina gibi bir haram değil. Normal bir kadınla zina haram, çok büyük haram.

  145. 59:47

    Ama komşu karısıyla zina gibi bir haram. Evli kadınla zina gibi bir haram. Yani bunların da tasnifi var. Ama sen namerime bakmak, zinayının yanında küçük günah kategorisine giriyor. Kur'an-ı Kerim'de de, illa lemem diye bunu istisna ediyor yani. Bu lemem diye istisna ettiğinde, hatta öpmek, hatta sarılmak, yani zinaya gelene kadar ne yaparsan yap, zina yapmayınca,

  146. 1:00:16

    lememe giriyor. Lememe girince ne oluyor? Farkı ne hoca? Farkı şu, beş vakit namazı aralarında kıldığını sildiriyor ya, o silmelere giriyor. Cuma cuma arası silmeye giriyor. Ramazan namazı arası yıllık silmeye giriyor. Ömrü ömrü arası silmeye giriyor. Ama zina yapsaydı, akşamla yatsı arası, yatsı ile sabah arası, sabah namazını kılsa da, otomatik silmeye girmiyor.

  147. 1:00:41

    Çünkü, sahih hadiste ne buyurdu? As-salatu wa s-salam, beş vakit namazı arası, günlük, vel cuma ile cuma, cuma cuma namazı arası, haftalık ve ramazan ile ramazan, ramazan namazı arasını yıllık, vel umra ile umra, inşallah ben ölmeme yakın bir finalde bir hac daha yapabilirim inşallah.

  148. 1:01:04

    Şimdi 25 senedir hac yapmıyorum. Ama bir final haccı yapasam işte, arayı sindirmeyi anlıyor musun? Hac hac arasını, umra umra arasını, mükeffiratun mâ beynevni, sildirir, süpürürler, ama kayıt koyuyor. İzeştünü bedil kebair, büyüklerden sakın olursan.

  149. 1:01:22

    Şimdi o zaman ne oluyor? Demek bunlara özel tövbe şartı yok. Mesela bir adam zina etse, özel bu zinadan dolayı, tövbe ettim ya Rabbim bir daha yapacağım falan, neyse işte bir daha yaparsa da yine tövbe edecek, o ayrı bir daha ama tövbe ederken Allah Allah edilmez haşa. Bir daha yapmamak üzere azimli olacak yani.

  150. 1:01:41

    O an için. O anki kafasıyla adam bugün evliya, yarın eşkıya oluyor yani. Kimse sonunu bilmiyor yani, onu konuşmuyor. Ama şu anda tövbe eden adam tabii, Allah'ı kandıracak halimiz yok. Yapma bana, söz vereceksin da. Orada zinada tövbe şartı var. Ama mesela ne haber emlere baktı, şu oldu bu oldu, ölenin ikindi arası.

  151. 1:02:03

    Sağa sola baktı, şunu etti, şehvetle baktı, bilmem ne etti, veya elini tuttu veya şunu etti, bunu etti. E bunlar Kur'an'ın Necip Suresi'ne ait. Bak, yap. Bunu demedik sana. Demedi de ama namaz namaz arasını sildirir de burada ya Rabbim ben beş tane namerime baktım. Şehvetlen, bu beşinden de sana tövbe ettim demene gerek yok, dersen iyi.

  152. 1:02:31

    Tövbe namazı kılarsan iyi. İstiğfar özel, onun için istiğfar edersen iyi. Ama diyelim bundan hiçbirini yapmadın. Öğleni kıldın, arada dolandın, kapalı çarşı, açık çarşı. Ondan sonra geldin veya neyse deniz kenarı, plaj, bilaç. Ondan sonra ikindi namazı kılıyorsun. Bu arayı sildirir mi? İşte burada Bukhari, yani sahih hadisler var, bütün ulema ittifak etmiş.

  153. 1:02:59

    Bu hadis küçük günahlar hakkındadır. E Kur'an'da da bakmak gibi, tutmak gibi günahlar için ne diyor? İlla lemem, lemem müstesna diyor. Çünkü ellezîne yecdenibûne kebâir al-ismu el-fevâhişe Fuhuş diyor, ya zina bir de eşcinsellik, livata, fiili livata. Rahmetli hiç konuşamıyor. Salih Hoca vuruldu ya, Allah şehitlik yapsın.

  154. 1:03:24

    Kabrinun olsun yani, memuş ol. Öyle derdi, o biraz offluk adına konuştu. Biriyle konuşuyor öyle, bazılarıyla konuşuyor. Ben anlamadım yani. Livata derdi, fulolota, fulolota derdi. Fulolota derdi, ben de Fulolota ne diyorum şimdi, Fulolota diye bir günah duymadınmış bir kitapta ya. Fulolota diye bir günah duymadım mı hiç bir kitapta ya?

  155. 1:03:43

    Fulolota neymiş biliyor musun? Fiili livata. fulolota derdi, bu herif derdi, fulolotacı derdi falan. Ondan sonra Allah istersin derdim ben de falan. Anladın mı? Fiili livata. Bak, livataya götüren işlemler başka fiili livata. Hat cezası nerede var? Fiili livata. Fiili zina. Gözle bakması zina. Kulağın dinlemesi şehvetle zina.

  156. 1:04:14

    Elin tutması şehvetle zina. Ayağın yürümesi zina yoluna zina. Ama iş nerede geliyor? Fiili zina. Bunları da anlatıyoruz, kebair günahlar dersi esas bunun için lazım. Hangisi kebair, hangisi ussakair? Büyük var, küçük var. Onu Kur'an söylüyor, ben mi çıkarttım. İlle lemem derken, küçüklerden sakınmazlar demiyor.

  157. 1:04:40

    Sakınamayabilirler yani, sakınamazsa ben yine affederim onu diyor. Mesela orada namaz kılarsa cumadan cumaya cumadan cumaya kılanla olmaz. kılanla olmaz. O Cuma'dan Cuma'ya kimin günahlarını temizletiyor? Beş vakti kılanın Cuma'dan Cuma'sı. Beş vakti kılmadan olur mu öyle Ramazan'dan Ramazan'a? Öyle şey olmaz.

  158. 1:05:01

    O İslam bir bütün. Ama bunlar için özel tevbe etmese de aralar silinir mi? Silinir diyor. Adam neler etti, sahabeden birinin başına geldi. Temmar, hurmacı. Anlatmayalım şimdi detayını, tefsirde yazdık. Şimdi 21. cilde çıkacak. Şu anda 20. cildi çıkarttık, ruhu çıkarttık. Şu anda 20. cilde çıkarttık, Rûh-u Fikâr, şu anda bu ders ona giriyor.

  159. 1:05:22

    Şu anda bu ders ona geliyor. İnnel hasenâtu zibne seyyâd Güzel ameller kötü ameller giderir. Bu ayetin tefsirinde sebebin üzülü o zat. Kırk tarihten hadis var. Kırk tarihten rivayet. İttifak ile. Tabi yani. Hazreti Ömer'e dedim ya yoruldu yalan gitti dedi ya böyle bir şey yaptım. Ben ne yapacağım? Çok perişan oldu yani.

  160. 1:05:48

    İşte bir kadını evde iyi hurma var dedi. O da geldi hurma alacak pazardan. Kafalı kadın. Evde daha iyi hurma var dedi. İşte oradan vereyim dedi. İnsan. Efendimiz Hazretleri öyle der. Sahabe masum değil. Ama insanların en hayırlısı. Çünkü günahta devam etmediler. Hemen tevbe ettiler. Ondan sonra da acı bedeller ödemeye razı geldiler.

  161. 1:06:17

    Allah'tan korktukları için. Bizde öyle değil ya. Bedel ödemeyeyim de Allah beni affetsin. Sahabe öyle değil. Münafık ayrı bir şey. Münafık zaten sahabe değil. O dönemde de yaşasa, Resulullah'ı da görse. Ondan bahsediyor. Bu münafık değil ki. Ondan sonra Hazreti Ömer'e dedim. Bırak ya ne biçim iş yapmışsın senle mi uğraşacaksın.

  162. 1:06:39

    Hazreti Ömer iyi vurmadı yani. Ondan sonra Ebu Bekir Sıddık'a gitti. Dediler ki ört, ört kapatın. Allah'a tövbe et, Allah'a tövbe et. E dayanamıyor. Geldi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e. Dedi ben böyle bir şey. İşi Resulullah'a arz ettiğin zaman Yüce Divan'a gitti iş. Yüce Divan'a gidince bekle bakalım ne gelir.

  163. 1:07:02

    Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem durdu. Vahiy bekledi. Neden cevap verecek? Allah adına konuşuyor yani. Senin benim gibi kendi adıma konuşmuyor yani. Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Hemen ayet geldi. Ve egimissalâte tarafeyn nehâri ve zülefem minel leyl. Gündüzün iki tarafında sabah akşam namazları, gecenin saatleri, işte yatsı namazı, vitir namazı.

  164. 1:07:28

    Neyse beş vakit namaz giriyor bunun içine yani. Ulema onu izah ediyor. Namazı hakkıyla kıl. İnnel hasenâti vizibne seyyâd. Güzel ameller kötü ameller gider. Dedik ona ikindiyi bizle kıldın mı? Kıldım ya Resulallah. Bir de Efendimizin arkasına koymuş. Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizle kıldım mı? Tamam git Allah seni affetti.

  165. 1:07:50

    Bu kadar yani. Bunun dünya kadar hadis kaynaklarının 21. cid çıkacak Ruhul Furkan'da. O ayet orada geliyor. Hud Suresinin sonu. Oradaki tefsirde göreceksiniz yani. Kaynaklarıyla. Ben sizi günaha teşvik etmeye çalışmıyorum. Maşallah. Ben sizi haramlardan sakındırmaya çalışıyorum. Ama yani küçükle büyük ayrımını yapmazsanız ondan sonra zaten namerime bakıyorum diye

  166. 1:08:14

    çeşmeden su içer gibi zinada yaparsınız. Zinayla namerime bakmanın arasındaki günahın farkını ayırmak gerekiyor. Allah o zaman Celle Celaluhu niçin küçük büyükten ayrımı yaptı? Bunu Kur'an yaptı. Yasaklandığınız günahların büyüklerinden sakınırsanız nükeffirhan gümseyen küçükleri biz zaten sileriz. Neyle?

  167. 1:08:40

    Abdest. İşte abdesti Efendimiz Hazretleri devamlı Hazreti Osman'ın hadisi. Tirmizi. Say hadis. Abdest lisalesinde kaç tane yazdım o hadisi? Elini yıkarken elini yaptığın günahlar. Gözünü yıkarken gözünü yaptığın günahlar. Anladın mı? Hepsi abdestin suyuyla çıkıyor gidiyor. Ama bütün bunlar büyük günahlara tabili.

  168. 1:09:02

    Bazı alimler geniş yani falan gibi söylemişler. Ama cümhur ulema görüş onlara aittir. Yani cümhur ulema ekseriyet neye ittifak etmiş? Bu müjdelerin hepsi günahların affedilmesine dair faziletli amellere vaat edilen keffarat, seyyahat küçük günahlara aittir. Büyük günah affolmayacak mı? Affolunmaz olur mu?

  169. 1:09:27

    Nasıl olur? Özel tövbe şartı var. Özel tövbe ne demek? Sen o günahını anarak Allah'a bir daha yapmayacağına tövbe et. O kadar. Onda da zor bir şey yok. Dilekçe, bilmem ne, gümrük, imza, mektup bir şey yok. Allah ile aranda yine. Yine Allah ile aranda. Seni beni şahit etme. yaptığını bana ne anlatıyorsun?

  170. 1:09:49

    Gece yapılan gündüz anlatılmaz demiş. Konuşma! Ama Allah ile aranı düzelt. Onun için takvâyı düzen almak lazım. Takvâ büyük günahlardan sakınma. Şimdi bir adam bizim millette takvâ kim? Sabaha kadar teheccüd kuruyor veya gece teheccüde kalıyor. Gündüz nafile oruç tutuyor, pazartesi kuruyor. Çok takva adam.

  171. 1:10:13

    Ondan sonra komşuya neler etmiş. Ondan sonra öbürünün kalbini kırmış, öbürünün parayı Öbürünün parayı almış, ödememiş. Dünya kadar böyle hacı hoca takımından yolsuzluklar duyuyoruz. yok. E şimdi nasıl takvâ sahibi olacak? Bizim takvâ anlayışımız yanlış. Bakın! Bir adam sadece farzları, vacipleri yapsa, bunun dışında sünnet, müstehab, edeb, nafile, fazilet ve amel

  172. 1:10:39

    binlerce sayıyoruz ki hiçbirinde siftah yok. Farzları, vacipleri yapmış. Ama büyük günahlardan da hiçbirini yapmamış. Hiçbirinin hepsine uzak duruyor. Büyük günahlar. Takvâ sahibi midir? İstanbul tarifine göre takvâ sahibidir. Veli midir? Velidir. Hususi veli midir? Hususi velidir. Çünkü veliliğin şartı çok ibadet değil.

  173. 1:11:09

    Evliyaullah korku yok, onlar mahsur olmayacak. Kim? Birinci şart iman. Zaten gavurdan evliya olacak hali yok. Takvâ sahibi Allah. Haramlardan sakınan. Öte taraftan sabaha kadar namaz kılıyor, akşama kadar oruç tutuyor, bütün nafileleri yapıyor, tamam. Bununla beraber haramlardan da sakınıyorsa tabii ki onun makamı çok büyük.

  174. 1:11:35

    Mahmut Efendi Hazretleri gibi falan. Yetiştirilecek iş değil. Herkes ne görür, ne kadar nafile, o kadar Allah sever. O ayrı bir şey. Ama bir adam devamlı nafile ibadetleri yani farzlar, vacipler, nafileler mihrapları çatlattı yani. Kıbleyi eskitti derler. Ama bir büyük günah yapıyorsa, bir tane yaptıysa demiyorum, tövbe eder, o başka.

  175. 1:11:59

    Bir büyük günah yapmaya takvâ sahibi tarifine girmiyor, evliyadan da olamıyor. Ama ibadetlerine baktığın zaman uçuyor yani. Onun için büyük günahı, küçük günahı farkını fark etmeden İslam'ı anlamış olamayız. Takvâ mefhumunu, takvâ, takvâ, herkes takvâ. Takvâ derken takvâya gitti yani millet zaten. Takvâ diye bir şey kalmadı.

  176. 1:12:25

    Neden? E büyük günah yapıyor. Emaneti hıyanet ediyor. Horsunu ödemiyor. Dolandırıyor milleti. Malına çökmüş. Böyle ibadet yapıp, böyle işler yapanlar mı? Onun için Ya Resulallah dedi. Dürre binte ebî leb. Radıyallâhu anhâ. İnsanların en hayırlısı kimdir? Etkaum dirrab. Rab'be karşı en saygılı. En saygılı olan ne yapamaz?

  177. 1:12:56

    Hiçbir haram yapamaz. Ama haramlar içindeki tasnifi de söyledim. Yani büyük günah olanlardan sakınması takvâlık sıfatını ona getiriyor. Çünkü neden? Zaten namaz, oruç, hac, zekat, cuma, cemaat, hac, umre vesaire hac, umre herkes yapamazsa da zaten beş vakit namaz herkes kılması gereken bir şey. Bunu kılmamak zaten en büyük haram.

  178. 1:13:19

    Haramdan sakındığına göre beş vakit namazı kılması lazım. En büyük haram namaz kılmamak. E takvâ işte. Haramlarına büyük günahları yapmadı. Farzları, vacipleri de yaptıysa felah bulur mu? Bulur. Ama bütün farz vacibe sünneti müstahabı da eklese, beşe beş kaçsa ama bir haram yapsa tevbe etmediği zaman oradan yanabilir mi?

  179. 1:13:44

    Oradan yanabilir. Ama küçük günahlar itibariyle konuşursak Allah isterse küçük günahlardan azap edebilir, büyük günahı da affedebilir. Bu özel muamele. Ehl-i sünnet-i akâdet Ömer-i nesefi itikad metninde geçiyor. Allah'ın küçük günahı. Mesela adam ayakta idrar yapı üstüne sıçırmış. İdrarı üstüne sıçrattığı için kabirde azap yapıyor.

  180. 1:14:11

    Öbürü de zina etmiş, kadın fuhuş yaptı. Hem de ömrünü fuhuşla geçirdin kadın. Köpeğe su verdi diye Allah affettiriyor şimdi. Bu da Buhari hadisi şimdi. Şimdi Allah'ın işine karışılmaz ama bir de standartlar var. Âyet ve hadisler sana neyi verir? Şunu yapanın cezası şudur. Bütün hadisler sana neyi verir?

  181. 1:14:31

    Ama sen buradan yola çıkıp, müşakkaslaştırarak müşakkaçlaştırarak özel bir adama, Allah seni affetmeyecek diyemezsin. Çünkü Allah seni affetmeyecek diyene, Allah affetmez. Sen Allah'ın ahmetini, nefretini kestiremezsin. Çünkü adam tevbe edebilir, işi düzeltebilir. Veya tevbesiz ölür. Tövbe sürün. Büyük günahlara müptelen.

  182. 1:14:51

    Tövbe sürün. İmanını kurtarın. Bu adamın Allah'ı affedebilir mi? Edebilir. Eder mi? Ayrı bir konu. Başka bir taraftan şefaat erişir, bir iyiliği vardır. İşte efendim birinden dua almıştır. O özelde böyle şeyler olduğuna dair hadisler var mı? Sahih. Köpeğe su içirdi. Fahişe kadın diyor. Teşekkürler Allah'a.

  183. 1:15:14

    Allah teşekkür etsin. E o 99 kişiyi öldüren katil meselesi. Evliyaullah'a gidip tövbe etmek için Evliyaullah'a giderken Evliyaullah'ın yolunda öldü. Evliyanın yolunda ölmek de çok acayip bir şey. Ziyarete giderken. Bu çok en büyük amaç. E burada ne anlaşılıyor? Yani tabi günah işlediği yerden çıktı.

  184. 1:15:34

    Tövbe edecek. 99 kişi öldü. Sonra tövben kabul olmaz diyen rahibi de öldürdü. 100. E bu da Bukhari. Allah adına ahkam kesemezsin. Ayetler, hadislerin hepsini bilmeden dinde, ilimde konuşamazsın. Önüne gelen internet hocalarının sohbetleriyle helak olursun. Herkesin sohbetini dinlenmez dedi Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam.

  185. 1:15:58

    İnne âdeli ülme ve dini ufazzurumu menekastumu. Bu ilim dinin tekentisidir. Kimden alacağınıza iyi bakın der. Bu hadise şu. Çünkü sen pırası almıyorsun yani. Makarna yapma eğitimi almıyorsun yani. Burada. Makarna hamur olsa ne olur? Yemek dibi tutsa ne olur? Yansa ne olur yani? Ama bu din giderse ebedi ahiret gider.

  186. 1:16:23

    Onun için birçok hocaların sohbeti dinlenecek hali yok. Bir tarafı yamultuyor, adamın ümidini kestiriyor. Bir tarafı tamamen ne yaparsan yap dinlendiksin diyor. Böyle bir şey yok. Bak şimdi bir sohbet yapıyorsun, tek taraflı konuşamıyorsun. Çünkü tek taraflı konuştuğun zaman dengeyi bozuyor millet. Ama şimdi hepten de namerime bakmakla zinayı da bir tutan bir zihniyette

  187. 1:16:50

    bu da âyette hadise karşı bir zihniyettir. Bu da muhalif. Bu el-Sünnet-i Şeriatı böyle değil. Onun için haramlardan en çok sakınan insanların en hırsı. Ama haramdan en çok sakınmak tabiri büyük günahları tümün içine alır yani. Küçük günahlardan sakınırsa o nurun ala nur olur. Veliliğe doğru gider yani.

  188. 1:17:18

    Ama bir adam haramlardan sakınmakla veli olur. Tabi haramlardan sakınmak derken küçük günahların içinde de tasnif var. Haram olan var, mekruh olan var yani. Sen şimdi sigara içmekle namerime bakmayı bir tutamazsın. Sigara içmek mekruhtur yani. Namerime bakmak cahil değildir, haramdır yani.

  189. 1:17:40

    Şimdi orada da küçük günahların da kendi içinde tasnif bu. Ama Allah'ın işi. Bir adam Mevla'yı kızdırırsa Mevla bir adamın bir huyundan dolayı ona gazap ettirir. Sen sırayla hem yapmadın, anasından beddua et, akrabasını aramıyor. Bilmem ne, Mevla gazap ettirir. Mevla gazap ettirirse t çütünü ve çütünü çaput gibi suratına çarpar yani.

  190. 1:18:05

    Anladın mı? Kızdırmayacaksın. Öte taraftan Allah'a razı edersin. Bir fakire, bir yetime bir dua alırsın, bir iyilik yaparsın. Müslüman'ın iyiliğini düşünürsün, komşuna iyi davranırsın falan. Güzel aklak, güzel aklak acayip bir şey. Ondan sonra ne olur? Yaptığın iyilikler, yardımlar, şunlar bunlar, aldığın dualar, bereketiyle.

  191. 1:18:23

    Büyük günaha bile düşsen, Allah'tan ya bu adam çok iyilik severdi ya. Anladın mı? Bir adamın hiçbir ameli yoktu ya. Sadece borç veriyordu. Borcu adam ödeyemeyince geliyordu. Ondan faiz istemiyordu, borcu tehir ediyordu. O geliyordu, 3 ay sonra bir daha, adam işte tamam 3 ay sonra tamam 3 ay sonra ver ama şu kadar arttırırım.

  192. 1:18:48

    İşte bu katlamalı faiz. Esmi sünnetteydi bu adam. Hiçbir ameli yok Allah'a ya. Müslüman, yani o zamanın şeratına göre Müslüman. Anladın mı? Allah Teala diyor, hiçbir ameli olmayan o adamı affettiriyor. Çünkü neden? Millette iyilik işi acayip bir şeydir ya. Allah kullarına iyilik edenleri çok seviyor.

  193. 1:19:12

    Çünkü Allah Teala bütün yarattığı kulları kendi ahalisi olarak, evinin halkı olarak gibi görüyor. Nasıl şimdi benim kızıma, benim torunuma, benim oğluma birinin iyilik etmesine ben ondan ne kadar memnun olurum, vefa borcu hissederim. Allah Teala da bütün kullarını sahiplenmiş yani. Allah'ın üvey kulu yok.

  194. 1:19:34

    Onun için kuluna iyilik edene, sen demiş iyilik yap denize at. Balık bilmezse, Halik bilir. Yani Mevla o iyiliği izah etmiyor. O adam teşekkür etmesine vefası olsa da mühim değil. Mevla görüyor. Azizsen doğru ol, Allah görüyeceği. Mevla görüyor. Onun için müstekîm ol, Hazreti Allah utandırmaz seni. Sen doğru ol abi.

  195. 1:20:00

    Mevla utandırmıyor. Adam bir cümle sıkışıyor, geliyor, borç alıyor, adam borç veriyor. Ondan sonra ondan mutlu oluyor adam. Borç veriyorsak adam diyor ben ödeyemiyorum falan. Faizsiz, güvenlesiz. Dolar da değil, altın da değil. TL veriyor yani diyelim. O zaman TL yoktur da. Yani TL...

  196. 1:20:20

    Şimdi TL verir mi ya? Hadi verdin. 5 ay sonra getirdin. Getiremedim abi, 5 ay daha müsaade istiyorum. Ne yapar? Dayak yemeden çıkabilirsen. Yani adam diyor ki tamam git 5 ay sonra getir. Ulan para bol oldu ya. Şerata göre bile onun zararını tazmin isteyebilir, faize girmez yani. Altının gramına göre hesap etse, verdiği dönem meclis.

  197. 1:20:44

    İmam Ebu Yusuf'a göre fetva var. Ama adam böyle ya. Mutlu ediyor milleti ya. Allah'u Teala da buluyor. Ulan her günaha yanmış. Hiçbir ameli yok. Ama tek ameli borç verirdi, tehir ederdi. Tehirlerinden faiz almazdı. Ha peki. Yani anlatabiliyor muyum bilmiyorum. Ama sen neye bakacaksın? Genel kaideyle bakacaksın.

  198. 1:21:09

    Namaz kılmayan kayyağı kuyusu. Zina eden, adam öldüren esam kuyusu. Kaide bu. Ama senin hakkında özel bir muamele olur mu? Allah'a razı etmeye bakarsan bir yerden bir yerden tutacağın bir bahaneye ortaya koyabilirsen veyahut Mevla Teala işte kurtarmak istediğini kurtarır yani. Ama kimi kurtarmak ister?

  199. 1:21:34

    Burada da en mühim mesele ne biliyor musun? İyilik yapmak, güzel ahlaklı olmak, dua almak, ahalmamak. Bu çok bela açarsın başına. Ahalmayacaksın ha. Hele ki ana babana, hele ki akrabandan. Duasın herkes sana hayır duasın ya. Onun için en hayırlı insan kimdir? Rabbinden en çok sakınan, yani haramlardan en çok kaçan.

  200. 1:22:04

    Akrabasını en çok arayan soran. Tabi onun hükümleri var yani. Bir ders isteyecek, onu yapacağız. Bu amiruhum yazmış, yanlış yani. İyiliği en çok emreden, yani millete namaz kılın, oğluş tut kardeşim, işte başını kapat, işte içki içmek, yani iyiliği emredecek. Tabi kibarlıkla, nezaketle, terbiyeli olan.

  201. 1:22:36

    Kötülükten en çok nehyeden. İçki içme, zina etme, şunu yapma, bunu etme, namaz kıl kardeşim. Bunu kim daha fazla yapıyorsa birbirine? Bunlar en hayırlı insanlardır. Buyuruyor. Biraz dışarıda da okuyalım. Ebu Zerr-i Hifari, Rodionatı İbni Hükman rivayet ediyor. Sahihinde taberani rivayet ediyor. Hz. Ebu Zerr Efendi buyuruyor.

  202. 1:23:05

    Evsani halili bihisali minel hayri Dostum Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Bana çok hayırlı hasletler, faziletli ameller vasiyet et. Mesela bunlardan tabi birkaç tane bize söylüyor. Ne büyük mesele ya. Rasulullah Efendimizin en yakın sevdiği sahabisine ki şey bize kadar ulaştı ya. Biz bunları nereden bilecektik ya?

  203. 1:23:25

    Bu sahabeye gene ulaştırması. Alimler, muhaddisler, Allah kabirle nur eylesin, derecelerini âli eylesin, şefaatlerinden âli eylesin. Evsani en lâ zûrâ ilâ menû ve fevkîn. Sana vasiyetim buyurdu. Ya Ebazer, kendinden üstün olana bakma. Ne bakımdan? Dünya bakımından. Evin yok, evi olanı düşünme. Yemeğin fazla yok, yemeği fazla olana bakma.

  204. 1:23:56

    Araban yok, eşeğin var. Eşeğin de yok, eşeği olana bakma. Eşeğin var, arabası olana bakma. Yani ne demek? Kendinden üstününe bakarsan, kendine verilen nimeti küçük görürsün. Halbuki kendinden beterine bakarsan, Elhamdülillah dersin ya. E bir hastaneye giyin. Ben şimdi çok hastayım, şuyum buyum. Allah şifa mı versin.

  205. 1:24:21

    Ama bir hastaneye gittiğim zaman, belakelerini gördüğüm zaman, çok iyiyim ya, Elhamdülillah. Ha bu kadar. Üstüne bakma. Şu anda bütün millet niye mutsuz? Bu internetler çıktı çıkalı, mutsuzluk oranı niye arttı? Çünkü herkes yiyemediğini, başkası yiyerken atıyor. Instagram'a, Telegram'a, bilmem neye.

  206. 1:24:44

    Neye? Şu lokantadayız, şu sahildeyiz, şu oteldeyiz, budu götürüyoruz, bilmem neyle ilgili. Arkadaş ayıp ya, ayıp ya. Ondan sonra Allah bir belası veriyor. Ne oldu? Nazar değil. E nazar ne demek? Emirledin, gördüğü yere, milyonların izlediği yere attın. Bu yediğin, içtiğin, bilmem ne nimetlerinizi gizleyin ya.

  207. 1:25:11

    Nimetlerinizi izah etmeyin kardeşim ya. Tabi ki Allah verdiği nimetini senin kulun üzerine görmek ister. Hadis-i şerifinde Allah'ı yuhebben yâ Rahim. Es'arâni yâ Mehdi alâ abduhu. Bu ayrı bir şey. Zenginken de fakir gibi yaşa demedik. Çünkü neden? Birisinin zengin olduğunu anlamışlar. Gelsin bir şey istesin yani.

  208. 1:25:28

    Böyle fakir gibi gezinirsen, herifin biri de sana bizim Necdet abinin Suud Petrol Bakanı'na 100 riyal yardım ettiği gibi yani ona döndü yani. O da mübarek bir zat, yaşlı, eski bakanlardan yani. Abdühyamani, ona Hatice annemizi ziyaretteyiz. Bizim Erzincan Necdet abisi, mübarektir ya, en sevdiğim adamlardan biri.

  209. 1:25:52

    Ondan sonra tabi ziyaretten çıktık. O da orada gelmiş, ziyaret yapıyor falan. Ben tanıyorum Abdühyamani'yi, bu tanımıyor yani. Kalktı adamın eline bir şey sıkıştırdı yani. Adam da bir baktı. Ondan sonra ya. Dedim Hacı abi ne yaptın ya? Bu dedim Petrol Bakanı'nın eski. Ondan sonra.

  210. 1:26:14

    Yani demek ki zengin de biraz zenginliğinin eserini üzerinde gösterecek ki millet de zekat sadaka vermesin bir daha, daha istesin yani. O da ayrı bir şey. O da ayrı bir şey. Ama nazarlık meselesi, çok tehlikeli bir şey ya. Teveyi kazana insanın mezarı. Hadis bu yahu.

  211. 1:26:38

    Ne acaba? Teveyi kazana. Yani kestirir kazanda yedirir, piştirir yani. Adamı da mezara tutuyor. Bu mezarlıkta yatanların ekserisi nazardan ölmüştür. Ölüm sebebidir yani. Biraz nimetlerinde kötüm olmakta fayda var. Şun var, buyum var, şunu yiyoruz, bunu içiyoruz, şuradan geliyoruz, buradan gidiyoruz.

  212. 1:27:00

    Ondan sonra önüne yazıyorsun mutluyuz, arkasına yazıyorsun ayrılıyoruz yani. Bir de bakıyorsun onlara bütün evlilik çatırdamış gitmiş. Senelerin evlilikleri bozuluyor. Çoluk çocuklar ortada perişan kalıyor. Neden? Yani nimetlerimizi kendi aramızda paylaşalım, yaşayalım. Allah'ım dile, zikriyle, şükriyle eda edelim ya kardeşim.

  213. 1:27:20

    Hakkını takdir edelim Mevlamız'ın ya. Millete göstermek ne anlam var? Hava atarak, çalım satarak onu kıskandıracağım. Öbürünü, burnunu yere sürttüreceğim. Bilmem kimi çatlatacağım. Çatlatarken sen çatlıyorsun. Başkasını çatlatırken sen çatlıyorsun. Haberin yok. O anda çatlamıyorsun. Sonra çatlıyorsun yani.

  214. 1:27:44

    Ondan sonra o çatlamanın nereden geldiğini de anlamıyorsun yani. Niye? Niye gözüne soktun milleti? Yediğin içtiğini. Ve enem zurra ila menüvedün. Devamlı kendinden aşağı olana bakacaksın. Ya Ebazer, vasiyetim olsun sana buyurdum. Bu ne büyük bir ya. Yani hiçbir hadis olmaz. Sırf şu hadis Rasulullah'ın mucizesini.

  215. 1:28:06

    Bütün mutluluğu sırı burada. burada. Kendinden zenginleri, kendinden kendinden sağlıklısı, sağlıklısı, kendinden mutlusuna bakmayacaksın. Kendinden mutsuzuna, kendinden fakirine, kendinden hakirine, kendinden daha hasta olana kendinden daha hasta olana bakacaksın. bakacaksın, hamdini artıracaksın, şükrünü Şükrünü ziyadeleştireceksin.

  216. 1:28:21

    ziyadeleştireceksin. Dedi bana ki hep Dedi bana ki hep fakirleri sev. Yoksullarla işin olsun. Yoksulların yanında elin olsun. Hep yoksul, fakir var. Bayıl onlara, sev onları. Onlara yakın ol. Nerede fakir var? Böyle hakir, kimse itibar etmiyor. Gariban, düşkün. Onları çok sev. Hep onlara yakın ol. Çünkü ahirette devlet onların eline geçecektir.

  217. 1:28:49

    Fakirlerin Allah'ın elinde devletleri var. Bu dünya böyle gitmez. Bunun bir de ahireti var. Devlet şu anda zenginlerin elinde. Devlet derken, Türkiye Cumhuriyeti devletinden bahsetmiyorum. Devlet, Arapçada dönen şey demek. Develasyon da bu. Devele, yani devl, dönmek yani. Sonu le, le, devir değil. Devir başka, o re.

  218. 1:29:16

    Bu le. Devlet, de, ve, le. Maddesi devela. Nüdavil hua beynel nas, diyor. İnsanların arasında bu günleri döndürürüz. Kah onları galip getiririz. Kah bunları galip ederiz. Kah onu fakir ederiz. Kah öbürünü zengin ederiz. Şimdi bakıyorsun adamın dengesi bozuluyor. Çok zengin, bir anda fakir olmuş. Ben öyle bir de fakir zengin ederim, diyor.

  219. 1:29:35

    Bunu döndürürüm, diyor. Yani, malı zenginliği insanlar arasında döndürürüm, diyor. Hep aynı insanlar fakir olmaz. Hep aynı insanlar zengin olmaz, diyor. Yani, bu... Yani bu, fakirlerin bu devran dönünce, bir de devran var, o R'li işte, sen dediğin, devran döner. Devran dönünce ahirette devlet, kimin lehine döner?

  220. 1:29:56

    Fakirlerin lehine döner. Zengin cennete girse, hiç günahsız olsa, 500 sene sonra giriyor. Fakir 5 sene evvel. Onun için özenilecek, fakirliğe özenmek lazım. Zengin de özenilecek pek bir tarafı yok. Ama Allah muhtaç etmesin yani. Muhtaç etmesin yeter yani. Yağmurda kavruluyorsun. Vefsaniye nasıl rahim?

  221. 1:30:18

    Bana bahsetti. Aman rahimini bahset. Akrabanı ara, sor. İlişkilerini kesme. Veynet barat. O rahim sahibi, annem, teyzem, halan, annem, öbür oğlunu tutuyor. Babam, kızını tutuyor. Ya geç o işlere kardeşim. Bu seni doğurmuş yani. Ne yapıyorsa yapsın. Bu senin annen, bu senin baban. Bu seni doğurmuş. O senden yüz çevirse de sen vazifeni yap.

  222. 1:30:51

    Teyzem hiç beni aramıyor. Hatta teyzem beni sevmiyor. Aramız bozuk. Sen boş ver o işi. Gelmeyene git. Aramayanı ara, sor. İslam bunu emrediyor. Ahlak bunu gerektiriyor. Öbür türlü de gavurdan ne farkında oluyor? Sen Müslümansın. Fazilette, ahlakta farkın olması lazım değil mi? Akraban seni aramasa da sen ara.

  223. 1:31:19

    Gelmese de git. İyilik yapmasa da sen iyilik yap. Kötülük yapsa da iyilik yap. Bu çok büyük üstün ahlak. Bunlar bize biraz şey geliyor. Ben bazen yapıyorum öyle. Ben yaptığım şeyler var. Yani o yönümü Allah bozmasın, yani o yönümü beğeniyorum mesela. Uzatmıyorum işi. Çin tutmuyorum, mevzuyu bir şey etmiyorum yani.

  224. 1:31:45

    Geçti boş ver arkadaş. Bakalım durumumuza ne elden gelirse bir yardım yapalım diyorum yani. Babamı vuran adam para istedi, verdim ya. Başımıza geldi ya. Harçlığım yok dedi yani. Babamı vurmuş adam. Yani şimdi İslam, İslam ahlaktır yani. Sadece namaz, abdest, oruçtan ibaret değildir. Güzel ahlakın maddeleri hakkında bir sohbetler yapmamız lazım.

  225. 1:32:13

    Toplumda güzel ahlak kalmadı. Devamlı namaz, oruç, harçlık et anlatıyoruz fakat güzel ahlak çok fena. Yani bilhassa dindarlar, müslümanlar çok kalp kırıcı ya. Çok kibirleştiler, bir egolar, bir şeyler. Bu ne olacak yani? Tevazu kalmadı. Vesâniyel lâ hâvû fi lillâhi levvetelâ Bana vasiyet et. Allah'ın uğrunda hiçbir tenkitçinin tenkitinden korkmayacaksın.

  226. 1:32:39

    Emr-i bilvâruf yapacaksın, ortadan gireceksin. Hiç. Korkmak yok. Efendim size de öyle derim. Amen. Bu ayeti okudu bana. Yüce âli-i nefise bilillâhi levvetelâ. O hüsn-i olayında işte Hasan Efendi oğlu çarşafı inkar etti işte Şalvancık Bey'in efendisine saf dedi bir memleket. O ne yapsa? Efendisi dedi.

  227. 1:32:59

    Otur burada dedi. Oğlu Ahmet Hoca geliyor. Dedim şimdi oğlunuz geliyor, şimdi bana bağıracak, çağıracak. Yaşı da benden büyük, hocamdır. Otur burada de. Hakkı söyleyeceksin. Allah yolunda cihad ederler, tenkitçinin tenkine korkmazlar. Ben seni kayırırım dedi falan. Kayırdı da tamam ama yani korkmak yok.

  228. 1:33:20

    Ebu Zer Hazretleri sahabe arasında en meşhur bir sembol. Neyin sembolü? Fakirleri tutmasıyla. Zenginlere karşı durmasıyla. Tabi Müslüman zenginleri neyine karşı? Abdurrahman Gaf'ın zenginliğe karşı durulacak adam oradaydı Allah aşkına. Ne? Ama Ebu Zer Hazretleri böyle otoriteye biraz karşı çıkardı yani.

  229. 1:33:48

    Hakkı söylerdi. Rasulullah vasiyet etmiş. Korkma. Yine böyle bir söylüyordu. Biraz fiili hareket de çekiyordu ara sıra yani. Adamın bir nefesi bir salladı yani. Ondan sonra Allah için yani. Nefsi için değil Allah için. O da Hazreti Osman'a geldi. Hazreti Osman da o zaman halife. Hazreti Osman yaralandı.

  230. 1:34:10

    Dediler ne yaptınız? Ben de Hazreti Osman'a atmadım dedi ya. Ama Medine'yi karıştırdı yani bayağı Ebu Zer Hazretleri. Medine'yi bayağı karıştırdı yani. Çünkü yanlışlığa tahammül edemiyor. Yani insanın olduğu yerde yanlış olur. Sabit olsa günah da olur, yanlış da olur ya. O da bana vasiyet etti Rasulullah.

  231. 1:34:34

    Tenkitçilik olur. Kim ne demiş dememiş. Bırak. Allah bu huyu nasip etsin. Bana dedi ki Hakk'ı söyle velev ki acı olsa. Efendi öyle dedi bana. Ahmet. Şimdi bana diyor ona çatıyorsun, buna izin veriyorsun, redde yapıyorsun, milleti karıştırıyorsun. Ahmet dedi bana. Kulil Hakka velev ki acı olsun Hakk'ı söyle.

  232. 1:35:04

    Şimdi bak neleri göze alıyorum. Bir başıma bir adamım ki hiçbir gücüm de yok maddi manevi. Neleri göze aldım, kimlere karşı çıktım ya. Ne askeriyelerinden, ne fetölerinden, ne cüntalarından, neyimsegesü vatanından. Bunlarla uğraştık ya. Tek başıma bir adamım. Hiçbir gücüm de yok. Fiziki, maddi yok. Ama, işte Lut Aleyhisselam dediği gibi.

  233. 1:35:33

    Livatacılar bastı kapıyı, melekler geldiği zaman. Ah size karşı bir kuvvetim olsaydı. Halbuki melek olduklarını bilmiyor. Şimdi kapıları sökecekler, bu gençlere tecavüz edecekler. Onlar melek olduğunu anlamadı ya başta. Sağlam bir dayanağım olsaydı da ona sığınsaydım dedi. Yani kavminin içerisinde de şeyi yok.

  234. 1:36:00

    Onu savunan güçlü bir aşiret reisi gibi biri de yok. Akrabasında. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor. Aslında en güçlü sığınağa dayanıyor ama Lut Aleyhisselam'ın o zaman haberi yok. Çünkü neden? Ya Allah var. Ama Lut Aleyhisselam zahiri manada, sebepler aleminde konuştu bunu. Keşke size karşı bir kuvvetim olsa direnebilseydim.

  235. 1:36:23

    O zaman ne dedi Cebrail Aleyhisselam? Dur hele dedi ya. Ne kuvvetim yok zannediyorsun? Biz Allah'ın elçileriyiz dedi ya. Seniz. Bize bir şey yapamazlar. Sen bizim için endişeleniyorsun misafirlerime. Mahcup olacağım. Bize bir şey yapamazlar dedi ya. Biz Allah'ın elçileriyiz. Sana da bir şey yapamazlar.

  236. 1:36:43

    Bize de bir şey yapmazlar. Ama baştan işte Allah onu sıkıştırdı. Ne dedirtti ona? Ah size karşı direnecek bir kuvvetim olsa. Yahut da sağlam bir dayanağım olsaydı da ona yaslansaydı. Halbuki ne sağlam yere yaslandı. Ben de öyle yani. Çok sağlam bir yere yaslanıyorum aslında. Ama tabii zahiren insan diyor bunu yani.

  237. 1:37:02

    Ah keşke çok büyük küçüm olsa. Batıl'a kök söktürürüm Allah'ın izniyle. Hakkı ihkak ederim yani. Meydana çıkarım ama tabii. Menfaat dünyası paraya dönmüş her şeyin. Milletin imanı satıyor yani. Tarikatı sattılar, rabıtayı bozdular. Şeyh uydurdu o yana. Para toplayacağız diye yaptılar bütün bunları. E şimdi dolayısıyla bunları yaşadık önümüzde.

  238. 1:37:24

    E keşke bir dayanağım olsaydı. Ama var dayanağım. Elhamdülillah Mevla var. Cebrail Aleyhisselam bir kanadını açtı. Bir silme çekti beni. Bir şeyler. Hepsinin gözü görüldü. Yahu rabıt. İşte tam ateş etmeyeyim de. O rabıt olan zayıfı misafirlerinin peşine düştüler. Tecavüz yapmak istediler. Fatamassila ayyunev.

  239. 1:37:51

    Gözlerini, gözlerine silme çektik diyor. Mevla'yı böyle pis çektik. Halbuki Cebrail Aleyhisselam. Yani işte Mevla öyle buyurur yani. Fatamassila ayyunev. Ondan sonra bir yaptı böyle. Hepsi kör oldu. Hadi bakalım. Evinin yolunu bul şimdi. Enne cehenne cehenne fü beyti lutün sehara. Kurtarın kendinizi, kaçın arkadaşlar.

  240. 1:38:15

    Lut'un evinde sihirbazlar gelmiş dediler. Ne sihirbazı ya? Melekler gelmiş. Onun için insanın, Melekler demiş bunu yani. Allah'ın yardımı ne zaman gelecek? Tabii ki biz kimiz yani. Sıkışıyorsun, ediyorsun ama dayanağımız Mevla olduktan sonra korkmayacaksın. Acı da olsa hakkı söyleyeceksin. Ebu Zerac de bana vasiyet et diyor.

  241. 1:38:38

    Sıla-i Rahim yap, akrabanı ara sor. Acı da olsa hakkı söyle. Akrabanın ilişkiyi kese desen kesme. Ondan sonra kimsenin tenkidine ne derler ne demezler vefsaneyen yüksirâ min lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Zikrini çok yapmamı bana vasiyet etti. Bu var ya, bu Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Melekler arşı taşıyamıyordu bunu okumasa.

  242. 1:39:09

    Arş o kadar kuvvetli, melekler de o kadar kuvvetli. Ayakları yedi kat yerlerin dibinde, tohumun da dibinde ya. Boyunları da arşın altında. Yedi kat yerlerin dibinden arşa kadar ne kadar boy lazım. Hay hadis bu ya. Evvâlî hadisi. Arşı taşıyan melekler. Böyle bir şey yok bir kere. Yani gören hemen ölür.

  243. 1:39:32

    Gören hemen ölür yani. Öyle bir şey yok. İnşâAllah görürler ahirette. Arşı taşıyan melekler. Çok geç o Kur'an'da. Bunlar arşı taşıyamadılar yani. Hamele-i arş. Ne zaman? Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh. Devam ettiler, arş hafif geldi. Halbuki dünyada arştan büyük bir cisim yok. Dünyada değil, dünyası da arşın içindedir.

  244. 1:40:00

    Dünya gezegenlerden biri gibi düşün. Yani milyonlarca şeyden biri. On sekiz bin alemde. Hepsinin kaplayanı arş. O arşı taşıyorlar. Ne ile taşıyorlar? Lâ havle velâ kuvvete illâh. C vitamini ile değil, D vitamini ile değil. Anladın mı? Glutaton yaparak taşımıyorlar. Lâ havle velâ kuvvete illâh. Bunu çok söyledi.

  245. 1:40:28

    Feynâ kenzü minkûnüzü cennet. Bu cennet hazinelerinden bir hazinedir. Özel olarak bu ümmete gönderildi. Arşın altında bu lâ havle zikri saklanmıştı. Bizim ümmet için maksende özel tutulmuş. Onun için Allah Teâlâ o hazineden çıkarttı bunu bize bildirdi. Eşin sen lâ havlesiz nasıl yetişeceksin ya? Ah gidi kardeşler, ah gidi kardeşler.

  246. 1:40:54

    Bir hadiste okuyalım. Eten Nebiye Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, Racı İbn-i Hikmâ rivayet ediyor, hakim rivayet ediyor. Hadis-i şerifin râvisi Abdullah İbn-i Ömer radıyallâhu anhumâ Efendimiz geldi, inni ezneb düzenben azîmen feellî min tevveti. Çok büyük bir günah işledim. Ya Rasûlullah dedi, adam geldi.

  247. 1:41:13

    Günahını da sormadı herhalde. Burada da geçmiyor. Çok büyük bir günah işledim. Tevbem kabul olur mu dedi. Bak direkt ona ne sordu biliyor musun? Kâle helleke min ümmin, annen var mı dedi. Ne alakası var? Sen de zannedeceksin ki şu istihbarı oku, git namaz kıl falan. Kâle dedi, la yuh annem ölmüş dedi.

  248. 1:41:33

    Kâle helleke min hâledin, teyzem var mı dedi. Adam dedi, ne alakası var? Teyzem var dedi. Kâle budu febirra, git ona iyilik yap, bütün günahını affola. Teyze bu, hala bu yani. Bu işler böyle. Ama maalesef toplum, Müslümanlar içinde de böyle hiçbir mefhum kalmadı ya. Bir hadiste okuyalım, sayfayı bitirelim.

  249. 1:41:56

    Buhari'de var. Bu çok meşhur bir hadis-i şerifti. Buhari 5991 rakamıyla, bu Davud 1697, Tirmizi 1980 rakamıyla rivayet ediyorlar. Hadis-i şerif Abdullah bin Amr. Deminki Ömer'di. Bu Hazreti Ömer'in oğlu Abdullah, bu Amr İbni As'ın oğlu Abdullah. Bunlar dört Abdullah'ı biliyorsun. Abdullah bin Amr'in As'ına bak.

  250. 1:42:16

    Ne buyurdu? Bak, burası çok önemli. Ben sıla iğrenme yapıyorum. Nasıl yapıyorsun? E teyzem bana geliyor, ben de gidiyorum. Halam bana geliyor, ben de gidiyorum. Annem babam arayıp soruyor, ben de arayıp soruyorum. Bu sıla iğrenme yapıyorsun değil de. Niye? O seni arıyor derler de arıyorsun. O geliyor, sen de gidiyorsun.

  251. 1:42:41

    Esas sıla iğrenme yapan kim biliyor musun? Karşı taraf ilişkiyi kesmiş, sen gidiyorsun. Gelmeyene gidiyorsun. Kötülük edene iyilik ediyorsun. Anladın mı? İşte onun için esas sıla iğrenme budur. İyiliğe iyilik, herkesin işidir. Kötülüğe iyilik, herkesin işidir. Er. Ricalun. Allah öyle kulların markıdır.

  252. 1:43:08

    La tül inficaratun ve la bevna zikrillah. Er. Esas erkeklik, tenasülü züle değil. O horozda da var. Er kullar. Ne demek? Sıla iğrenme yapıyorum. Ben sıla iğrenme çok yapıyorum, gidiyorum. Niye? Onlar da seni arayıp soruyor. Sen onları arayıp sor. Ama şimdi bu kadar. Kendi çocuklarıma da vasiyet ediyorum.

  253. 1:43:27

    Nasihat ediyorum. Anlatamıyorum. Dinletemiyorum. Yavrum, oğlum, kızım. O beni aramadı. Yahu sen ara. O benim çocuğum oldu, tebrik etmedi. Yahu sen onun çocuğu olunca tebrik et. Ben onun ablasıyım, o benim küçüğüm. Ya yapmayın bu işleri. Bak ondan sonra huzurunuz kaçıyor. Bak ondan sonra bereketiniz kaçıyor.

  254. 1:43:50

    Bak ondan sonra rızkınız daralıyor. Bak ondan sonra boğazınız boğalıyor. Yani ben anlatamıyorum şu sohbetleri. Benim çocuklarım dinlesin, takip etsin. Onlar da kurtulacak, herkes kurtulacak. Ya arkadaş. Sen, siz kardeşsiniz. Kardeşsiniz, teyzeniz, halanız. Halan bana böyle etti. Yahu edebilir halan sana öyle.

  255. 1:44:11

    Benim halam, diyelim üç halam var, dört halam var. Hepsine aynı sevmiyorum tabii. Ona göre geçmişte, çocukken iyi davranan var. Bağırıp çağıran var. Belki çocukken de ben çok haylazım, yaramazım. Belki sus lan otur aşağı dediler falan. Belki oradan takmışım kafama. Ama şimdi böyle mi yapıyorum? Hala ayrımı yapıyor muyum?

  256. 1:44:31

    Ya arkadaş bu, bu cahiliyet şeyleri ya. Bunlar cahiliyet davaları ya. Bırakın bunları ya. Sen git, sen ara, sen sor, hep arayasın. Hep arayasın. Bak görürsün, ömründe bereketi, rızkında bereketi. Senin de zürriyetin, çoluğun, çocuğun var ya. Ya yapmayın bu ilişkileri. Bu Sıla-i Rahîm'e ne kadar sohbet yapsak, az.

  257. 1:44:53

    Sırf Sıla-i Rahîm hakkında, ben burada 20 sayfalık belki bir ders kitap, Sıla-i Rahîm hakkında okuduğum kitap. Sırf bir kitap var bende. Hatta bu kadar, bu kadar. Yani cildi bu kadar. Ondan kalın kitap pek yok. Kitabın içi bütün âyet-i hadis dolu sırf Sıla-i Rahîm hakkında. O kadar Sıla-i Rahîm hakkında rivayet var ya.

  258. 1:45:17

    İslamiyet bunu, bunun üzerine niye durdu bu kadar kardeşim? Biz Yahudi miyiz ya? İlişkileri, akraba bağlarını koparan Veni İsrail miyiz biz ya kardeşim? Biz Müslümanız. Ahlakımızı güzelleştirirsek Allah da önümüzü açar, istikbalimizi güzel eder. Dünyamızı, ahlakımızı mağmur eder. Evin, ocağını bakımlı eder.

  259. 1:45:40

    Ömrünü ziyade eder. Bu kadar hadis yoktur. Yok efendim ben iki günlük dünya, o bana şunu yaptı, bu bana bunu etti. O bana yüz vermedi, bu beni aramadı. Hasta oldu, benim oğlum hasta oldu. O benim, bana geçmiş olsun aramadı.

  260. 1:45:54

    Şimdi o hasta oldu, oğlu hasta oldu, ben de onu aramıyorum. Ya böyle bir İslam'da var mı böyle bir şey ya? Sen bu ne kültürü bu ya? Bu cahiliyet kültürü ya, müşrik kültürü ya. Yapmayın Müslümanlar, Allah rızası için rica ediyorum. Ben sizin iyiliğinizi istiyorum, kötülüğünüzü istemiyorum. Ben size Allah için sohbet ediyorum ve ben amel etmeye bil fiil ve bizzat çalışıyorum.

  261. 1:46:17

    Ne kötülük edenlere de şu anda iyilik ediyorum. Bunu fiilen tatbik eden biri olarak inşallah sözüm tesir eder. Bir insan yaptığını konuşursa daha çok tesir eder. Konuştuklarımın hepsini belki yapamıyorum. Ama bu konuştuğumda hakikaten yapmaya çalışan bir adamım. Kötülüğe iyilik ve aramayanı aramak ve asla mukabele beklememek.

  262. 1:46:43

    Bak Hadis-i Şerif Bukhari, arayanı arayan, selam yapan o değildir. Hakikaten yapan, ilişkisini keseni gidip vast edip ekleyen. Vast etmek ne demek? İlişkiyi yeniden eklemek ve bağlamak ve canlı tutmak. Allah cümlemizi bu hadis-i şeriflerle etkilenip tesirlenip amele muvaffaklığı eyleye. Burada da bu hususta çok hadis-i şerifler gelecek.

  263. 1:47:19

    Önümüzdeki derste de okuruz. İnşallah-u Rahman. Burada bu kitabı getirdim bak. Yakın komşu, uzak komşu. İkinci mesele komşuya iyilik etmenin ve eziyet etmemenin önemi diyor. Bu bir hadis-i şerif. Hangi hadis-i şerif? Bak kırk hadis-i şerifin, bu kırk hadis-i şerif kitabı. Bunu yani hiçbir kitabımı tavsiye etmediğim kadar şiddetle tavsiye ederim.

  264. 1:47:40

    Bunu okuyan allame olur ya. 73. Risale, kötü bir şiddetle imamla ittifak ettiği kırk hadis-i şerif. Bu hadis-i şerifte, dördüncü hadis-i şerif. Kırk mana da vermişim. Sonra toplu mana da vermişim. Bu hadis-i şerifte, zaten geçen derste, sohbette okudum ben bunu. Geçen sohbette bu hadisi okudum. Allah'a ahirete inanan, komşusuna iyilik etsin.

  265. 1:47:59

    Allah'a ahirete inanan, misafirine ikram etsin. Allah'a ahirete inanan, ya hayır konusun ya sükut etsin. Bunun üzerine konuştum. Oradaki komşu yoktu. Ondan sonra madde değişikti. Ama bu müttefakunü aleyh, bu hadiste de komşuda. Burada giriyor. Müslim'de de var. Buhari'de de var. İşte hepsinde var. Zaten kütüb-ü sitte diyoruz ya, altısında kalem.

  266. 1:48:20

    Bunun meseleler var. Bu meseleler, İslam'ın yarısını beyan ediyordur. Yarısını, İslam'ın yarısını. Şu üç zümre. İşte bu hadise, birinci mesele, ikinci mesele giriyor. 95. sayfada. İkinci mesele, komşuya iyilik etmenin ve eziyet etmenin önemi. 96-97. Komşu hakları nelerdir? 98-99. Burada gidiyor. Komşuluk hakkının önemini açıklayan diğer hadis-i şerifler.

  267. 1:48:51

    Yani hadisin içinde, şerrinde bunlar. Kırk hadisten değil bunlar. Anladın mı sen? 100 gidiyor. 101-102-103. 104-105-106. 107-108. 109'da misafire ikramının hükümleri, meseleleri, kim misafir, kim değil, ne yapacaksın, ne etmeyeceksin. Oradan 109'a geliyor. Yani bu kitapta bunun gibi çok konu bulursunuz.

  268. 1:49:21

    Bak, alfabetik firist yapma diyor bana Hasan Hoca. Yapma Sadik. Yunus nereden bulacaktı? Değil mi Yunus? Ç'den mi buldun? Kim buldu? Eda Muberiz Hoca buldu. Sen de bulabilirsin. Eda mı? Alfabetikten bulunuyor. Yani alfabetik firistlere çok bakın. Ben alfabetik firiste çok önem veriyorum. Niye öyle veriyorum?

  269. 1:49:40

    Ya adama nasıl anlatacağım hangi kitabı dediği adama diyorum. Komşuluktan K'den bak diyorum. O tabi zenginlikten Z'den bakıyor. Ama ben ona diyorum ki komşuluktan K'den bak diyorum. Sılayra'yım S'den bak diyorum bak. Tabi o işine gelene bakıyor. Anladın mı? Büyüye bakacaksın B'den bak. Sihire bakacaksın S'den bak.

  270. 1:50:01

    Evet. İnşaAllahurrahman, Allah cümlemizi okuduklarımıza, dinlediklerimize amil eylesin, amil eylesin, muhlis eylesin. Ne faydalı ilim varsa cümlemize ihsan eylesin. Şerli ilimlerden okumaktan, öğrenmekten, duymaktan, ezberlemekten muhafaza eylesin. Çoluk çocuklarımızı hayırla ıslah eylesin. Allah'ım ölmeden evvel mutlaka Sılayra'yımı hakkıyla beceren dostlarına ilhak eyleyin.

  271. 1:50:24

    Akrabamızı arayıp sormakta bizi muvaffak eylesin. Karşı taraftan da hüsnü kabulüyle telakki nasip eylesin. Bütün aramızda erbabı, hukuku, hak sahiplerini bizden hoşnut ve razı eylesin. Ahirette şikayetçi bir akrabamızı bizim üzerimize getirmesin. Kurban olduğum Allah'ım ömrümüze bereketler ihsan eylesin.

  272. 1:50:46

    Evlerimizi, ocaklarımızı, yurtlarımızı mamur eylesin. İki canlı cümlemizin kalplerimizi mesrur eylesin. Büyük bir bela vurmadan dinimize, imanımıza, canımıza, malımıza ruhlarımızı kabz eylesin. Allah'ın fitneler, iç savaşlar, dış savaşlar, iman tehlikesine sokmadan selametle hüsnü akıbet, hüsnü hatimeler nasip eylesin.

  273. 1:51:08

    Gazze-i Filistin'e yardım eylesin. Mayanmara, Doğu Türkistan'a yardım eylesin. Kurban olduğum Allah'ımız fazla kere bile cümlemize rahmet eylesin. Nimetlerimizin şükrünü ilham eylesin. Nimetlerimizin kıymetini bilmek müesser eylesin. Allah'ımız fazla kere bile bizleri dünya bakımından kendimizden aşağı olanlara bakmayı nasip eylesin.

  274. 1:51:27

    Ahiret bakımından kendimizden üstün olanlardan örnek almayı, onlara bakmayı nasip eylesin. Amin diyenlerin her cehennemden azad eylesin. Amin, amin. Âmin diyenleri nar cehennemden âzâd eylesin. Âmin, âmin. Ve hürmet duaha ve yasinu sallallahu aleyhi ve sellem. Ve hürmet duaha ve yâsino sallallâhu alâ seyyidina Muhammedin ve âlihi ve sahbihi ve sellem

  275. 1:51:39

    Ve teslimen, kesir ve rahim. ve teslimi ve l-fetihi ve l-hamdu lillâhi Rabbil alemin. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Dualarımızın kabulü için, hayırlı muratlar. Dualarımızın kabulü için, hayırlı muradlar, husûlü için Gazze'nin Filistin'in Husul için, gazzenin, Filistin'in helası için. Mayanmara, Doğu Türkistan'daki Müslümanların aileleriyle buluşması için.

  276. 1:51:53

    Bütün esir kamplarındakilerin, hapislerdekilerin helası için. Cümle müminlerin, müşterilerinin hal ve asan olması için. Fatiha-i şerife, ne niyetle okunsa onun için el-Fatiha.