50:46 / 1:45:52

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim. Salli alâ tabîb kulûbna Muhammed, Allâhumma salli alâ seyyidina Muhammed. Salli alâ şefiatunûnna Muhammed, Allâhumma salli alâ seyyidina Muhammedin ve âlihi ve sellem. Euzubillahimineşşeytanirracîm. Ve abdübke min emezât-i şeâtîn, ve abdübke rabben yehuddurûn. Bismillahirrahmanirrahîm.

  2. 00:50

    Helâ enne Evliyâullâhi lâ khaufun aleyhim ve lâ yuhyahzenûn. Ellezîne âmenû ve kânû yettegûn. Sadakallâhu l-azîm, Allâhümme enfe'alnâ bil Kur'ânil-azîm. Ve bârek lenâ fî velhamdülillâhi Rabbil-âlem. Estağfirullahil hayyel-gıyyum. Ve hassaltukum bil hayyel-gıyyum illezî lâ mutemedâ. Ve defâtu anne ve annekum es-sûrûne bil-lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm.

  3. 01:18

    Amin. Rabbimiz bizleri nice belalardan kurtararak, nice ağrılardan, sancılardan kurtararak, kırk kere öldürebilecekken, bin kere öldürebilecekken, mini mini milletebilecekken, saati hafifetimize malik eyleyerek, bu mübarek cuma gecesinde ilim meclisinde cem eyledi. Bundan dolayı cezatına sonsuz hamd, selam.

  4. 01:57

    Sonsuz hamd, senalar ederiz. Ya Rabbileke elhamdüke mâ imbegî li celâli vecike vel azîmi sultanike elhamdülillâhi rabbil âlemîne hamden yuvâfî ni'me huve kâfî mezîden. Amin. Eftelü'l duâ, elhamdülillâh. Duandan faziletlisi elhamdülillâh. Hamd etmek, çünkü hamd edersen, leşekertu lezîden şükrederseniz elbette nimetinizi artırırım, Allah buyuruyor.

  5. 02:25

    Onun için bir elini ağırdığı zaman, bütün aklın, fikrin, beynin oraya gidiyor. Dayanılmayacak acılar Allah tattırabilir. Efendimiz öyle buyururdu. Peki bir elin ağrıdığı zaman, tadın kaçıyor, tuzun kaçıyor, kimseyi gözün görmüyor, en sevdiklerin gelse gözün görmüyor, bir ağrın olduğu vakitte en sevdiğin yemek gelse canın çekmiyor, en sevdiğin insan gelse konuşmak canı istemiyor.

  6. 03:00

    Ağrı böyle bir şey. Peki bu senin bir elin ağrıdığı zaman, ya her bir cüzünü, hücreni aynı anda artsa derdi. Bunu düşünemiyor insan. Bir dişi ağrıyan, bir gözü ağrıyan, bir başı ağrıyan, başına geldiği zaman, şu ayağıma kramplar girdiği zaman mesela, böyle bir şey yok. Normal kramp gibi değil. Kan gitmediğinden, can çekişiyor yani, can çekişiyor.

  7. 03:27

    E şimdi, bu her tarafını aynı anda artsa ne olacak? Oho, işte onun için ne kadar nimetimiz var, kıymetini bilmemiz lazım. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksan, sayıp bitiremezsiniz. Aman kardeşler, aman kardeşler, hep şükür üzer olalım, hamd üzer olalım, uslu kul olalım, haddimizi bilelim.

  8. 03:54

    Haramlardan sakınalım, ilim meclislerine, sohbetlere devam edelim, müdahamet edelim, bize ahirette yarayacak bu zikir meclisleri, bu ilim meclisleridir. Önümüzde üç aylar geliyor, Allah saati afiyetle kavuşmayı müyesser eylesin. Kaç Aralık dedin? Yani işte 20 Aralıklardan sonra Receb-i Şerif'in, zaten Aralık'a giriyoruz yani.

  9. 04:24

    Biz inşaAllah Hindistan'a açtık, ben çok sedyelik durumdayım, iki bastondan zor yürüyorum yani ama ama işte söz verdim ettim inşaAllah inşaAllah. İnşaAllah İmam-ı Rabbani Kudsesi ruhatları yetişir imdadıma inşaAllah. Onların büyüklerin hürmetine giderim, sağlam dönerim inşaAllah. Hasta giderim, sağlam dönerim inşaAllah.

  10. 04:45

    Sizlerden dualar edeceğim, siz de beni unutmayın. Pazartesi akşam işte Şifa-i Şerif'i şey yaptık, tatil ettik. Çarşambadan pezart, çarşamba yoluz mektubat. Döndüğümüzde devam edeceğiz. Perşembe buradayız inşaAllah. Ve bu akşam da iman-ı Rabban hazretlerimizden, kaddesallâhu aleyhi ve sellem, selamlarla, bereketlerle geliriz, size de sohbeti yapabiliriz inşaAllah-u Rahman.

  11. 05:11

    Hep Rabbimizin dilemesine tabiyiz. Onun için şimdi Haydar'ın aşevi şeyi güzel ilerliyor elhamdülillah. Haberler alıyorum. İnşaat güzel devam ediyor. Bir an önce talebelerin, 30 bin talebelerin yemeği günlük çıkacak duruma gelecek inşaAllah.

  12. 06:56

    İkinci Efendi Hazretlerimizin emri talep yetiştirmek. Medrese ve talep yetiştirmek. Üçüncü en büyük emirleri ihvanlara, ihvan-ı kirama hizmet etmek. Şimdi bunların ölüsü oluyor, dirisi oluyor. Artık herkes İsmaila'yı aramadığı için vahitleri arıyor.

  13. 08:07

    Ali Adnan Efendimiz'in babamızın, kardeş Allah'a şükür o zevce tairesi, hanife annemiz vardı. Bana da ziyareti elini öpmek nasip oldu. Tabi yüz yaşını geçmişti ben gördüğüm zaman. Tekkede duruyordu İsmet Baba tekkemizde. Ondan sonra. Öyle anlatırdı oğlu Halid Abi, Bahattin Abi. Allah kabirlerine nur eylesin.

  14. 08:33

    Bir gece tekneye kırk tane ihvan misafir gelir. Her birini yemekli yatakla ağırlıyor. Tertemiz çarşaflarını serer, kaldırır, koyar. Hem yemek yeme, kırk tane ihvan. Bir kadın başına, hani falan demiş. Öyle derdi. Kadınlar da şeyh olsaydı, bu halife şeyh olurdu. Kardeşler Allah'a sürünür. Ali Adem Efendi babamızın evi en yanda yatıyor.

  15. 08:59

    Şimdi yani dernekler kuruyoruz, vakıflar kuruyoruz. Seksen kişi, yüz seksen kişi çalışıyor. Ne bileyim kırk kişi bir anda gelse, on tane, yirmi tane adam çayı çorbayı yetiştiremiyor. Hemen bakıyorum, buna su getirin, şunu getirin. Bak bunun çayı bitmiş. Şuraların adamı yemeğe eksik. Kör gözümle yine onları görmeye çalışıyorum.

  16. 09:30

    Yani kırk adam, kırk kişiye, on kişiye hizmet edemiyor. Bir hanife annemiz tek başına tekkede yemekli yataklı kırk ihvanı ağırlıyordu. malları yığmak, mülkleri yığmak, bütün derneklere, vakıflara mütevelliğe girmek değildir. Böyle bir tarikat anlayışı batıldır. Bu istismardır. Tarikat, kendi cebinden, kendinden vererek, kendinden harcayarak, kendinden fedakarlık yaparak

  17. 10:18

    ihvana hizmet etmektir. Yemek yapmaktır, ayakkabılarını kaldırmaktır. Tergaha süpürmektir. Ölülerine yetişmektir, dirilerine yetişmektir. Hastalığına gitmektir, ziyaret etmektir. Allah için muhabbet, Allah için hizmet, Allah için sevgi, tarikat. Biz Efendi Hazretleri'ni böyle gördük. Ama şimdi bir tarikatlar çıktı ortaya, bir sahte şerifler türedi.

  18. 10:45

    Hiç İslam'la alakası yok. İslam'la alakası yok adamın yaptıkları hareketler. Allah şerlerinden muhafaza etsin. Onun için, bak burası o ait der şimdi Efendi Hazretlerimizin yolu. Emr-i bir maruf, talebe yetiştirmek, ihvana hizmet. Bu anlayışla birçok hocaefendi ve talebe kardeşimize maddi destek sağlanıyor.

  19. 11:07

    Biz hep bunların Allah'ın izniyle içinde değilsek de arkasında destek oluyoruz. Bu fakir hepsine artık canı çıkana kadar, son nefesini verene kadar destek olacak. E siz de bu işte bir ucundan tutun ki bu yol yürüsün. Bu yol benim yolum değil. Allah'ın, Resulünün yolu, Efendisi'nin yolu. Ondan sonra emr-i bir maruf, tebliğ faaliyetler efendim yapılıyor.

  20. 11:35

    Çağrı merkezi aracıyla ihvana, muhibbana farklı alanlar hizmet sunuluyor. Ondan sonra işte cenazeye çağırdığında gidiliyor. Vesair efendim ihvanın bir şöyle ama tabi bunlar yetersiz. Niye yetersiz? Adam azlığı var. Şimdi çağrı merkezlerinde çok talep oluyor. Bazı kere onlarca, yüzlerce telefon yağıyor.

  21. 12:04

    Bunların hepsine cevap vermek sade telefona cevap vermekle olmaz. Ondan sonra cenazesine gitmek masraf istiyor. Araba istiyor. Hoca maaşı istiyor. Çünkü neden? Bunlar hazırda olması lazım ki dükkanda çalışan adama hadi kalk oradan cenazeye git denmez ki. İşçi, memura. Mecburen o işe kendini vakfedecek.

  22. 12:27

    Ondan sonra efendim bütün Müslümanların hizmetine koşacaklar inşallah. Bu da sizin yardımlarınızla olacak. Efendi Hazretlerimizin rabıtasına sadık kalarak onun yoluna sahip çıkan kardeşlerimizin hizmetlerine bu hoca efendilerde yetişecek inşallah. Yolumuz bir, davamız bir. Efendim ister düğün gibi sevinçli günlerde, ister cenaze gibi üzüntü günlerde

  23. 12:53

    Efendi Hazretlerimizin adamlarını yanınızda hissedeceksiniz inşallah. Bunun için daha dün bir, bugün iki yeni yeni kurumsallaşıyor bu olaylar. Hepinizin maddi, manevi duanız, desteğiniz ve iştirakinizi talep ediyorlar arkadaşlar, hoca efendi kardeşler. Allah hepsinden razı olsun. Sizleri de var etsin, aziz eylesin.

  24. 13:17

    Amin. 0212 alan koduyla 588 1588 09 ile 18 arasında bu telefon cevap veriyor. İşte biraz daha güçlenilirse 24 saat cevap verecek inşallah. Çünkü bu işler hep eleman çalıştırmaya bağlı. Anladın mı? Ama ben isterim ki 24 saat var diyeli o telefona cevap verilsin. Bir Müslümanın bir derdi olur, ihvanın bir derdi olur yani.

  25. 13:49

    İsmi hala bitmiş artık, oradan can çekişiyor, bitmiş, ümit kesildi. Ümitsiz vaka yani, dönerlerse ne hala. Allah dönüş nasip eylesin. Yoksa başka hiçbir ümit kalmadı ihvanın, Müslümanların. Acil durumlar için 0541 507, 27, 06 0541, 507, 27, 06 Bu ilanı da bizim siteye arkadaşlara koydur hocam. Vahitler bizim canımız yerimiz.

  26. 14:18

    Efendinin adamları bizim kendi öz canımızdan, oğlumuzdan, kızımızdan ileridir. Efendiye bağlı olan hoca efendiler ve kardeşlerimiz bizim en yakın akrabamızdan ileridir. Çünkü Efendi Hazretleri'nin yolunu yürümesi, İslam'ı yürümesi senin çoluk çocuğun, torununun Havuçtamur'da Hazreti Mehdi'ye asker çıkacağı zamanda kalacak birkaç Müslüman'ın burada yetişebilmesi için yegane çare

  27. 14:43

    Mahmud Efendi Hazretlerimizin müceddidiye yolunu yürütmektir. Bu şuuru Allah size ihsan etsin. Ben bu işe can veriyorum. Malımı koyuyorum, canımı koyuyorum. Her şeyimi feda ediyorum, gecenin gününü feda ediyorum. Bak 3-4 senedir Ama sizden de biraz şuur, bu işin ciddiyetinin farkındalık ve İsmail Han yaptığı yanlışların karşısında

  28. 15:12

    Efendimiz Hazretlerimizin yolunun muhafazasını üstlenmemiz gerektiğine dair bir hasret. hassasiyet ve fedakarlık bekleme benim de bütün sura müddeti hocalarımızın başta İbrahim Efendi sallallahu aleyhi ve sellem Allah kıymetli büyüğümüzün vatanını yurdunu elli senelik yerini terk edip geldi buralara bu insanların da sizin üzerinizde hakkı var

  29. 15:27

    vatanını, yurdunu, 50 senelik yerini terk edip geldi buralara 90 yaşında insanın. Bu kadar sene ümmete vaaz etmiş, talebe okutmuş, burada hizmet etmiş, şimdi gelmiş 90 yaşında orada rahat rahat yatabilir. Denizli'de gelmiş burada efendim ne olursa olsun 50 sene alıştığın düzen bir olur mu? 90 yaşından sonra yer değiştirmek kolay mı?

  30. 15:57

    Böyle bir kıymetli hoca efendimiz, Efendimiz Hazretlerimizin bize en büyük emaneti. E şimdi bu insanlar efendim ölümüne ölümüne gelen ihvana hizmet ediyorlar ya. Evlerinde gelene gidene hizmet ediyorlar ya. E şimdi onun için Allah bizden razı olsun bu tasavvuf tarikatı korur, tarikat şeriatı korur, şeriat hakikati korur, tarikatı korur, tarikat şeraatı korur,

  31. 16:18

    şeraat hakikati korur, marifeti korur. marifeti korur. Bunlar birbirini korur. Şeraat, tarikat, hakikat, marifet Şeriat, tarikat, hakikat, marifet birbirinden ayrılmaz. Birbirinden ayrılmaz. Bugün tasavvuf ve tarikat Bugün tasavvuf ve tarikat olmasa namaz kılan kalmaz. olmasa namaz kılan kalmaz. Şu anda bakıyorsun Şu anda bakıyorsun camideyle cemaat varsa

  32. 16:30

    camideyle cemaat varsa çoğu tasavvuf, el-i zikir elinden kalmış. çoğu tasavvuf eli zikiri elinden kalmış. Onun için bu işin canı tasavvuf ve tarikattır. Canıdır, ruhudur yani. İslam'ın özü ihlastır yani. İhlası ancak tarikat kazandırırdı İmam-ı Rabbani Hazretleri. Onun için e ne yapacağız? Sapıtan sapıtana ne yapacağız şimdi?

  33. 16:50

    E bir doğru yol bulduk Efendimiz Hazretleri'nin yolunu. Bari onu koruyalım ya. Bunu korumak için de vazife yapan arkadaşların dertleriyle ilgilenelim. Ne oluyor, nedir? Bana düşen bir şey var mı? Anladın mı? Belki gelir dersin ki arkadaş ben bir gün efendim şoförlük yapacağım. Hocaefendiler gelsin benim arabama.

  34. 17:13

    Nereye gidiyoruz? Emni Arif'e götüreyim. Ben de arabamla, benzinimle sonra hocaefendileri evlerine bırakayım. Belki bir gün bir arabanla bir gün hocaları vaaza götürürsün ya. Bir Allah diyen adamı bir insana ulaştırırsın ya. Bir Müslüman'ı Belki sen de öyle bir hizmet yaparsın. Bir ucundan tutmanız lazım değil mi ya?

  35. 17:35

    Bütün işleri yani hocaların başına mı bırakıp salacaksınız? Ondan sonra sizin çoluk çocuğunuz, torunlarınız, nesilleriniz nasıl Hazreti Mehdi Askeri yetişecek? Bu dalaletler içerisinde, bu felaketler içerisinde kim hakkı bulacak yani? Ya ta dünyada Arap'ı Acem'i anladı. Şuradaki adamlar anlamıyor ya.

  36. 17:54

    Adam bana Filistin'den arıyor. Adam beni Kanada'dan arıyor ya. Araplar arıyor Araplar. Şam'da diyor İsmaila'dan bir grup gitmiş. Bunlar kimin zihniyeti acaba diyor. Arap'ı Acem'i dünyanın uluslararası meseleyi anladılar. Şuradakini anlatamadık ya. Bunların nasıl dış güçlerle çalıştığını, nasıl dış güçlerin emrine girdiğini, hangi dolaplara alet olduklarını,

  37. 18:19

    Afganistan'da ne dolaplar döndüğünü, Afganistan'da aralarındaki ne dolaplar olduğunu vesaire oradan ne menfaatler, ne ilişkiler, ne, bildiğiniz gibi değil, anlatamıyoruz ya, anlatamıyoruz ya, çok büyük olaylara geber, çok büyük olaylara geber, patladı mı iflak edecek yani. Patladı mı infilak edecek yani.

  38. 18:36

    Ama hâlâ hala efendim, trene bakar gibi gidenlere Allah akıl fikir ihsan ediyor. Allah akıl fikir ihsan eylesin. Ben ne diyeyim yani. Efendi Hazretlerimizin sohbetlerinin el yazma sohbetlerinden efendim bak 857 sayfa hatta 880 sayfa 880 sayfa satır satır şu kör gözlerimle dürbünlerle gürbünlerle, büyüteşlerle yaptım.

  39. 19:04

    büyüteçlerle yaptım. Dördüncü cid çıktı, daha altı cid var. Hanım hocalar çok hizmet ettiler. Allah sağlığını meşgul eylesin. Sevim anne hocalar Allah sayelerini meşgul eylesin. Sevim anne hocalar hep hizmet ettiler. hep hizmet ettiler. Allah sağlığını meşgul eylesin. Derecenin hali eylesin. Şu anda bu sohbetler bu hanım hocaların bu hanım kardeşlerin yazmalarıyla,

  40. 19:25

    hizmetleriyle, el yazmalarıyla vesaireyle bugüne geldi. En nihayetinde Ahısgat'a güzel bir hizmet yapıyor, size sunuyor. Allah hepinizden razı olsun. Şu anda bu kitap kimin evinde varsa Tirmizi Hazretleri ne buyuruyor? Men kâne fî beyti hazel kitâb fe kenne mâ fî beyti nebîne tekellemû. Kimin evinde bu Tirmizi kitabı varsa sanki evinde Peygamber Zişan konuşuyor.

  41. 19:53

    Tabi kitap durduğu yerden konuşmaz, okursan. Ben de diyorum ki, kimin evinde bu kitap varsa, sankisi fazla, sankisi fazla, kesinlikle Mahmud Efendi Hüseyin Zulmüceddid Gavs Hazretleri, onun evinde sohbet yapıyor. Ama tabii ki rafta kalırsa değil, tabii ki önünü açıp, çoluk çocuk oturalım, yavrularımız, Mahmud Efendi Hüseyin Zulmüceddid Gavs Hazretleri,

  42. 20:24

    dünya ahiretimizi kurtarmak için bize neler anlattı? Bir 10 dakika, 15 dakika, Ruhul Fırkan okuyalım, 10-15 dakikada oturalım, sohbetlerden okuyalım. Ve böylece evimiz, barkımız, nura kargı olsun, feyizlere kargı olsun, Efendimiz Hazretleri'nin bereketleri nazil olsun, ruhaniyetleri hazır olsun, şefaatleri namazhar olsun, okuyanlar, dinleyenler, anladın mı?

  43. 20:51

    İşte bu size arz ediliyor. Bugün gelmiş, geçen hafta basılmış ama buraya yetişmemiş herhalde. Ben de bekliyorum. Ben bir ay evvel oldu teslim ettim yani. Belki de bir aydan fazla. Tabii baskı işleri de kolay işler değil. 880 sayfa bir ciddiyav. Çok da güzel kağıda basıyorlar, Allah razı olsun, hakkını veriyorlar.

  44. 21:13

    Allah işlerini rast getirsin. Amin. Leale Güllergisi çıkmış, Efendim aralık sayısı, tabii en mühim mesele, çok mühim meseleler var. Çok mühim meseleler içerisine zikrediliyor. Vardır, onda şüphe yoktur. Efendim, Efendimiz Hazretleri'nin sohbetleri, hikmetli sözleri, ondan sonra fikri suallere cevaplar, ondan sonra

  45. 21:41

    Şimdi işte burada sorular, ince ince işler. Efendim, hanımla ayrıldık. Mahkeme çocuğu hanıma verdi. Bana ait bir görme hakkı verdi. Mahkemenin hak verme hakkı var mı acaba? Bir de onu sormak lazım. Neyse diyor, benim dine göre hakkım nedir diyor yani. Bu konuyu çok muazzam şekilde işlemişler. Yani sayfa 53'te başlamış.

  46. 22:19

    Bu konunun cevabı, çocuk erkekse, kızsa, şöyleyse, böyleyse, 56'ya kadar bu konu işlenmiş. İşte iş adamıyım, hava yolu, otellere ortak almam için teklifler alıyorum falan. Buralarda ilişki servisi yapılıyor. Ama kazancı, durumum ne oluyor vesaire, onları soruyor. Ondan sonra namazla ilgili karı koca paraları hesapta birleştirseler, kadının kurban kesmesi gerekir mi?

  47. 22:58

    Hamama girmenin caiz olmadığı söyleniyor. Söylenir, doğrudur. Bu doğru mudur diyor. Doğru mudur, değil midir? Okursunuz inşallah. Sayfa 57'de ondan sonra vesaire avretleri özellikle kadınlarda o kadar önemli ki. Kadının bütün bedeni avret, erkeğin dizle göbeği arası avret. Kadının bütün bedeni avret.

  48. 23:27

    Şimdi namazda bir mesele var. Bunu kimse tam çözemiyor demeyeyim de incelemiyor. Avret yerlerinden açılan miktarların toplamı en küçük uzvun dörtte birine denk gelirse ne olur? Ve bu da bir rükün miktarı devam ederse bu açıklık, o anda hemen bir anda kapatılamazsa namaz bozulur deniyor. Bu en küçük uzv, açılan uzuvlardan en küçüğü müdür yoksa başkası mıdır?

  49. 23:59

    Bunun fetvası çok ama çok önemli. Özellikle kadınlar için. Çünkü kadınlar maalesef namaz elbiseleri giyseler bile bazıları çok dikkat etmiyor. Bütün bedeni de avret yeri olduğu için erkek gibi işleri de kolay olmuyor. Burada en küçük uzuvda ne gazet ediliyor? Dörtte birine gazet ediliyor. Rükün miktarı ne gazet ediliyor?

  50. 24:25

    Hocaefendiler buna cevap vermişler. Sayfa elli sekizde. Şimdi esas meselemiz haftaya konuşacağız inşallah. Hatta bilmiyorum belki ondan sonra haftada konuşacağım ama haftaya çok önemli. Çünkü Receb-i Şerif ayının ilk gecesi de, Aralık ayında ilk gecesi ne kadar önemli? Onu hiç kimse bilmiyor. Ben size söyledim.

  51. 24:53

    Ben size senelerdir öğrettim. O ilk gecenin bazı kandil gecelerinden daha faziletli. Hakkında daha fazla hadis var. Bazı kandil gecelerinden hakkında daha fazla hadis var, millet bilmiyor. Abdülkadir Genel Hazretleri falan olmasa onun kitaplarını görmesek biz de haberimiz yok. Onun için Receb-i Şerif'in ilk gecesi.

  52. 25:15

    Sonra bir de Receb-i Şerif'in ilk cuma gecesi. Şimdi onların da arasında bir gece var. Ben şimdi arası açık olsaydı ilk geceyi burada yapacaktım. Akşam ve saat dualarını, namazlarını. Fakat arasında bir gece var. Yani ilk gece giriyor diyelim. Salı, çarşambaya, çarşamba, yani belki de çarşambaya, perşembe bilmiyorum.

  53. 25:36

    Yani ilk geceden bir gece sonra da regaipte buradayız. Regaipte zaten mecbur buradayız. Çünkü regaip ne gecesine geliyor her sene? Receb'in ilk cuma gecesi. İlk cuma gecesi olduğuna göre bizim zaten amelimiz cuma gecesine göre. Onun için çok ilimler, faziletler yazılmış. İlk gece namazları, akşam namazlarında kılınan can, mal, aile, evlat, din, dünya, ahiret, iman, muhafaza.

  54. 26:07

    Bir senelik. Bir gece kılıyorsun, bir senelik teminat ve sigortaya dahil oluyorsun. Ondan sonra daha ne faziletli ameller. Ondan sonra ilk cuma gecesi, regaip gecesi, birinci, ikinci, üçüncü günden oruçları, başında kılınacak fazilet namazlar, özel kılınacak hacet namazı, onuncu günü, onuncu günü de burada.

  55. 26:30

    Hayırlı, kaza kaderler için en önemli üç gece var. Üç gece, üç gün var. Birisi kadir gecesi, birisi bilmeyimlerin beraat gecesi, birisi de Receb'in oncu gecesi. Zaten bu üç gece gün dualarını güzel yapsan, ondan sonra bir tane zır zır ağlamazsın. Onun için bütün bunlar aralık sayısında. Aralık sayısı da çıkmış size arz ediliyor.

  56. 27:00

    Böylece inşallah amel edersiniz. Şimdi burada da Lalegül Hocası'na altı aylık abone olan ilk bin kişiye 12 adet eser hediye ediyor. Bu 12 adet eserin piyasa fiyatı bin yüz elli lira. Bin yüz elli liralık hediye ediyor. Evliyaullah'ın hayatlarının anlatıldığı on adet kitaptan oluşan hidayet öncüleri seti var.

  57. 27:28

    Cübbeli Hoca'nın yeni çıkan kitaplarından kutlu ebeveyn diriliş ve iman kitabı bir de evde bulundurmanın çok faziletleri olan Şah-ı Nakşibend Hazretlerimizin ism-i şerifin levhası hediye edilecek altı aylık abonelik bilgileri için azgayaynevi.com'a muracaat edebilirsiniz. Veya 0216 alan koduyla 479 7979 benim bile aklımda kaldı.

  58. 27:58

    Oradan bilgi alabilirsiniz. Biliyorsunuz Efendi Hazretleri'nin kitapları satılmasın diye ve Ruhul Furkan tefsiri okunmasın diye beni zaten boş ver. Özel bir kampanyalar başlattılar erenciler ve Ahıskaya özel bir boykot kararı aldılar. Niye? Ahıskaya Efendi Hazretleri'nin kitaplarını Ruhul Furkan'ın mesela kitaplarını basıyor.

  59. 28:27

    Ruhul Furkan'ı bir de benim kitaplarımı da şimdi bastığı için birlikte hareket ediyoruz ya. Lalegül dergisini de müşkilendiler. Bu hizmetlerin akamete uğraması için çok büyük bir kampanya başlattılar ve bütün medreselere yasak koydular. Ahıskaya yayınlarına. Onun için siz de Efendi Hazretleri'nin kitaplarına, tefsirine Ruhul Furkan yazıyoruz.

  60. 28:50

    Bak bugün dünden beri on beş saat Ruhul Furkan'a çalıştım. On beş saat. Gece birde oturdum sabah namazında yedi buçukta kalktım namaza. Sonra bir daha oturdum kalktım on ikide. Bir daha oturdum kalktım akşam on yedide. Şu kadar emek şu sağ gözümde gitmeden şu tefsiri çok hızlandırıyorum elhamdülillah.

  61. 29:19

    Şu adamlara bak. Efendi Hazretleri'nin kitapları alınmasın, satılmasın diye kampanya başladılar. Yasak koydular. Siz de Allah rızası için Ahıskaya bir destek. Efendi Hazretleri'nin kitaplarına bak şimdi sohbetler çıktı. Bunlara hizmet edin ki bunlar da maaşlarını veremezlerse o internet bağlantılarını sürdüremezlerse kitap, dergi, bütün bu hizmetler ekip çalışması istiyor.

  62. 29:50

    Bunlar kolay bir çalışma değil. Dünyanın her yerinden kitap istiyor. Hemen anında oraya kutuplara kutuplara kadar Rusya'ya kitap gönderebiliyorsun. Efendi Hazretleri'nin tefsirini, Kur'an-ı Mecid'i Rusya'ya çevirdiler. Şu anda bütün Rusya onu okuyor. Rusya'daki Müslümanlar çoğu Türkçe okuyamıyor. Efendi Hazretleri'nin Kur'an-ı Mecid'i Türkçe okuyamıyor.

  63. 30:13

    Rusya tercümesinden okuyor. İngilizce'ye çevirdiler. Şimdi Tatarca'ya çevriliyor. Dünyanın bir Arapça'ya çevrildi. Çok güzel hizmetler yapılıyor Efendi Hazretleri'nin kitaplarına. Onun için Ahıskaya'da Allah rızası için desteklerinizi talep ediyorum. Efendi Hazretlerimizin kitaplarının hizmetlerinin devamı için.

  64. 30:33

    Allah hepinizden razı olsun. Dinlediğiniz için, anladığınız için ve amel etmeye inşallah niyetlendiğiniz için. Onu bilmiyorum tabi işte. Şimdi dersime başlıyorum. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi selim. İmam Nuruddin Halebi Kaddesallahü Teala Hazretleri. Hafız Suyuti, büyük muhaddis, Hafız Suyuti Hazretleri'nin kitabındaki delilleri zikretti.

  65. 31:05

    Sonra onun fezlekesini çıkaracak. Fezlekesini çıkaracak. Ondan sonra kendi özel çıkarımlarını, istimbatlarını bizim önümüze serecektir. Diyor ki, kalen hafızu suyutu yufikitabü'lmezguri. İşte Tenvirü'l-Halek'te olacak. El-Murteli'de var vesaire. Suyuti Hazretleri burada birkaç kitap yazmış. Ba'n desti'a bi'ni ekseri nukulü'l ulema.

  66. 31:39

    Alimlerin nakillerinin ekserisini kavrasici bir şekilde hepsini zikrettikten sonra ve la'aditi de'alleti ala emtihani ru'iyetin nebi sallallahu aleyhi ve sellem fi'l-yenem ve le gaza. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem uyanıkken de, rüyada da görmek mümkün, uyanıkken de görmek mümkün. Uyanıkken görmek ne anlatıyor?

  67. 32:02

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in kanıyla mübarek, teniyle, bedeniyle, saçıyla, kaşıyla, kirfiyle, sakalı şerifiyle görmek demek değil mi? Bu da fiziki hayatı manasına geliyor. Uyanıkken görebilmesi. İşte bunun mümkün olduğuna delalet eden hadislerin hepsini sayıyor. İşte biz de evvelden beri sayıyoruz işte Musa aleyhisselam'ı nasıl gördü falan.

  68. 32:28

    Ondan sonra bunları sayıyor. Ondan sonra şöyle diyor. Ondan sonra Nuruddin Halep hazretleri de onun dediklerinin üzerine, orada zaten Kurtubi'nin de beyanları alındı, İmam Beyaki'yden alındı, İmam-ı Haramain'den alındı, vesaire birçok ulema'dan nakiller size yapıldı.

  69. 32:47

    Şimdi Suud hazretleri bu kadar delilden sonra diyor ki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in bu kadar nakiller ve hadis-i şeriflerin, külahsız mecmuundan, toplamından şu itikad çıktı. Özetle ehl-i sünnetin şu itikadı çıktı. Özellikle ehl-i tasavvufu. Özellikle ehl-i sünnet, ehl-i tasavvuf olan ehl-i sünnettir.

  70. 33:17

    Ancak Vehhabiler bu itikadda değil. Resulullah hayyün diridir. Şimdi Vehhabiler de ruhuyla diri olduğunu kabul ediyor. Şimdi tamam da, ruhuyla diri olmak, Ebu Cehil de ruhuyla diri. Ebu Vedis Sıddık'ı bırak. Peygamberleri bırak. Ebu Cehil de ruhuyla diri. Ruhuyla diri olmasa azaptan acı çeker mi? Ruhuyla diri olmayan yok olmuş demektir.

  71. 33:54

    Yok olan da acı çekmez. Halbuki o kabir azabı çekiyor. Sabah akşam Firavun ve hanedanı cehennemin önüne kadar getiriyoruz. Ondan sonra onları çiğnetiyoruz. Cehenneme gösteriyoruz. Bir tanesine burası diyoruz. Yeniden mezarlığına döndürüyoruz diyor. Kur'an söylüyor. Peki burada Firavun ve hanedanına bir azap ve işkence yoksa bunu anlatmanın ne manası var?

  72. 34:31

    Bütün gavurlar eşit. Peki özellikle Firavun ve hanedanına sabah akşam cehenneme dibine kadar getirilip geri götürüldüğü Kur'an'da söyleniyor. Ayette söyleniyor. Demek bu. Peki o zaman bunun ruhunun getirilip götürülmesinin ne anlamı var? Aşrı takdirde diyor ki Onları diyor Faiz yiyenler Faiz yiyenler diyor Onların yollarına serilecek diyor.

  73. 35:03

    Firavun ve Ghanedanı sabah akşam Cehenneme götürülürken, getirilirken Faiz yiyenleri çiğneyerek üstünden geçecek diyor. Bu hadisi hatırlıyor musunuz? Haa, herkes hatırlamaz bunu biraz. Benim eski sohbetlerimi takip edenler hatırlar. Peki şimdi ruh kimin gelip üstünü çiğneyebilir? Fiziki manada bir beden olmasa Faiz yiyenin üstünden geçecek, selindir gibi geçecek

  74. 35:29

    Onu çiğneyecek diyor. Yani faiz yiyenler oradan Eziyet görecek, azap çekecek. Onun ruhu üstünden geçse ne olur, altından geçse ne olur? Bunlarda hiç ilim yok ya Bu ağabey kafasında. Şimdi İsmail Han hocaları da o kafaya döndü ya Müliküddin, Mümitüddin Bilmem neler hepsi o kafada işte şimdi. Hepsi toplaştılar.

  75. 35:51

    Şimdi Dolayısıyla İmam Süyüdü diyor ki bu kadar ayet hadisten Ve nakillerden Çıkan itikadımız şudur ki Resulullah Aleyhisselam hayyün diridir. Bir ruhuyla diridir. Bunda itiraz eden var mı? Ama Ve cesedihi Bedeniyle de diridir.

  76. 36:18

    Şimdi bedeniyle diri Olunca beden ne demek? İşte bu hareket yapan Konuşan, görüşen, sağa dönen, sola dönen Beden Peki Bedeniyle diri olmasa İmam Süyüdü 75 kere görüştüm Diğer Evliyaullah bir gecede 27 kere görüştüm Uyanıkken görüştüm Uyanıkken ruhla görüşülür mü? Ben uyanıkken Senin ruhunu görebilir miyim?

  77. 36:53

    Kendi ruhumu göremiyorum ki E uyanıkken görüşmek Neye bağlıdır? Fiziki bedenin varlığına ve görünmesine ve tutulmasına ve Musafaha yapılmasına bağlı Şu elimle Resulullahın elini tuttum diye Yemin ediyor Ebu Labbasi Mürsi Evliyanın reisi Radıyallahu Teala O zaman Bizim Kağıtan eline dedi Bizim itikadımız Cübbeli'nin itikadından biz beriyiz dedi Çünkü biz

  78. 37:29

    İmam Kurtubi'lerin, İmam-ı Haremeyn'lerin, İmam-ı Gazali'lerin İmam-ı Suyuti'lerin, İmam-ı Nuruddin Halebi'lerin Bizim ulemanın, evliyanın, Şah-ı Nakşibend'lerin, İmam-ı Rabbani'lerin Ulemanın, evliyanın, Ali Adem Efendi Babamızın, Muhammed Efendi Hazretlerimizin itikadı üzeri Tabii ki siz bizim itikadımızdan beriysiniz Çünkü siz yoldan çıktınız

  79. 37:52

    Benim itikadımda olduğunu söylesen Bana zarar gelir zaten Ben senden teberri ederim Çünkü bak cesediyle diridir Ve ennehu Şüphesiz ki o Resulullah'a Yetasarrafu Tasarrufta bulunuyor Ne demek? Yönetime müdahale ediyor Nerede? Hay'sü şa'e Dilediği yerde Allah ona genel izin vermiş Yani evliyanın ruhaniyetine bile izin vermiş Gidiyor, müridini kurtarıyor denizin ortasında

  80. 38:24

    Ya Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hay'sü şa'e Dilediği yerde Fi aktarıl arzı Yerin köşe bucaklarının Ufuklarının Kutuplarının Her kenarında Dilediği yerde Ve fil melekuti İstediği anda melekutta Melekut neresi? Yedi kat gökler Onun üstünde Sidretü'l-münteha Kürsi lev mafuz Kalemü âlâ Arşü âlâ Bunlar hep melekut alemi Gözümüzle göremiyoruz oraları biz

  81. 39:00

    Ama onlar da cismani alemdir Yani Allah'ın yarattığı alemler onlar da Manevi şeyler değil Elle tutulan göze görülen şeyler Ama biz göremiyoruz Biz mülk tarafını görüyoruz Melekut tarafını Allah peygamberlerine, dostlarına gösteriyor Melekutta da istediği şekilde Tasarruf Ve yönetim Tasarruf ne demek?

  82. 39:23

    Yetki ve yönetim sahibidir Şimdi Ve Hem de kendisi Bi heyyeti illetîkâne aleyhâ Kable vefatî Vefatından önce Yani ruh bedeninden bir ayrıldı Kırk gün kadar ayrı kaldı En fazla rivayete göre kırk gün sonra Geri bedenine iade edildi ya kendine iade edildi ya, İşte o durumundan evvel işte o durumundan evvel dünyada

  83. 39:46

    Dünyada Ebu Bekir Sıddık radıyallâhu anh onu görürken nasıl görüyordu? nasıl görüyordu? Tipi, şekli, Tipi, şekli, fiziki özellikleri fiziki özellikler, hiyye-i şerifesi, şemali-i şerifesi, efsaf-ı şerifesi. Nasıldı? Şu anda aynı heyetiyle göründüklerine görünüyor, görüştükleriyle görüşüyor, konuştuklarıyla konuşuyor.

  84. 40:05

    Anladınız mı? Lem yetebeddel minüşeyyün. Ondan hiçbir şey, en ufak şey değişmemiş. Tüy kopmamış. Hem bedeninden, ruh zaten değişikliğe uğrayan bir şey değil. Değişikliğe ne uğrar? Beden uğrar. Çünkü çocukluğu vardır, gençliği vardır, ergenliği vardır, yaşlılığı vardır, bedende değil mi sakalımız sipsiyatı ne hale geldik?

  85. 40:37

    O değişiklik bedende olur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat ettiği andaki sûret-i şerifesinden hiçbir şey asla tebeddül ve tegayyür etmemiş. Ve ennehu, ancak o, o zaman niye görmüyoruz? Ama şüphesiz ki o, gözlere gösterilmiyor. Ne gibi? Melekler gösterilmediği gibi. Cinler gösterilmediği gibi.

  86. 41:15

    Halbuki onlar da diridirler. Meleklerin cesetleriyle ve fizikleriyle beraber. Meleğin fiziki özelliği yok mu? Yoktuysa Kur'an-ı Kerim'de kanatları var der mi? Ruhun kanadı olur mu? Meleklerin fiziki vardır, cismi vardır, bedeni vardır ama latiftir. Onun için ne yapmaz? Kapı-duvar onun girmesini çıkmasını engellemez.

  87. 41:41

    Bize istediği şekle girme izni vardır. Ama şekli var mıdır? Vardır, mahluktur, yaratılmıştır. Peki melekler cisimleriyle, kanatlarıyla vs. 600 kanadı var diyoruz. Kur'an-ı Kerim'de Üliye Cihnadin meleklerin kanadı yoktur dese adam kafir olur. Kur'an-ı Kerim kanatları var diyor. Peki meleklerin bu kadar kanatları var.

  88. 42:07

    Kanatlı şeyler görülmez mi? Kuş uçsa görüyoruz, küçücük kanadı var. Ufku kaplamış kanadı var. Gökleri kaplamış, niye görmüyoruz? Peki sen o zaman ben görmüyorsam meleğin kanadı yok, meleğin cismi yok, melek yok dersen ne olursun? Stalin gibi kafir olursun. Peki cini göremiyorum diye cin yoktur dersen ne olursun?

  89. 42:30

    Cin Suresi'nin inkarıyla kafir olursun. Peki onların da cisimleri, fizikleri var mı? Var. İstediğimi köpek şekline, yılan şekline giriyor mu? Giriyor. Hayvan şeklinde çok gözüküyor. Peki o zaman bunların varlığını kabul ediyor musun? Ediyor musun? Peki görülmemelerini yadırgıyor musun? Yadırgamıyorsun.

  90. 42:55

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'de cesediyle yaşıyor aramızda ama görünmüyor. Bunu niye yadırgıyorsun? Ondan sonra aynı anda kırk yerde nasıl görünür? Şeyh Nazım'ın videosunu bana attılar. Benimle konuşmuşuz da. Ben unuttum tabii. Kıbrıs'a gitmiştik herhalde bir kere. Orada onu söylüyor. Adamın biri de bana itiraz etti.

  91. 43:23

    Evliya olan bir anda şuraya gider mi? Buradan gelir mi? Bilmem ne. Ben de dedim ki şeytan, iblis bir dakikada, bir saniyede doğudan batıya, oradan oraya şeytan gidebiliyor mu? Hadislerde var ya. Ulan şeytana layık gördüğün şeyi evliyaya mı layık göremiyorsun dedim diyor. Susturdum oturttum aşağı diyor.

  92. 43:43

    Yani şeytanın, şeytan istediği yerde görünür ve efendim şarttan garba bir anda uçak bileti almadan geçer dediğin zaman yadırgamıyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem beş yerde aynı anda göründü dediğin zaman öyle de olmaz diyor. Ulan sen Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şeytana o gücü veren kim?

  93. 44:07

    Allahuteala Resulüne vermedi mi? Allah Allah. Ya bu cahillik çok kötü bir şey arkadaşlar. Allah şerlerinden bağlı. Şimdi bak peki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bedeniyle şu anda aramızda yaşıyor muymuş? İstediklerine görünüyor muymuş? Evliyaullah'tan görüşenler var mıymış? Feyde aradı Allahuteala.

  94. 44:33

    Allah bir kulunun gözünden eradeyi kaldırıp misal aleminde efendim melekut aleminde göstermek istediği zaman o kimsedenki eradeyi istedi. Ona ikram etmek neyle? Bir ruhiyet değil. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e şunu göstereyim de şu ümmetine ona bir ikram yapayım Allah isterse o kulun gözünden perdeyi ne yapar?

  95. 44:56

    Kaldırır. Kaldırdığı zaman da o kul ne yapar? diye. Rahu, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem diyor, alayeti illeti ve aleyha. Sağlığında, sağlığı da yok şu anda hayatta da, sahabe onu gördüğünde nasıldıysa, aynı sahabenin gördüğü gibi görür mü? Görür. La mani amizalke, buna bir mani ve engel ayetlerde ve hadislerde bulunmamaktadır.

  96. 45:24

    Hiçbir ayete ve hadise buna inanmak, zıt düşmemektedir. Anladın mı? Ne diyor kağıtaneli, İsmail Ağa'nın baş hocası? Haa, Adem Aleyhisselam'da hiçbir peygamberin bir kişi bir yerde göründüğü, duyulmamış hiçbir kitapta yeri yok diyor. Nasıl iş bu ya? Ya Musa Aleyhisselam'ın o zaman Miraç Gecesi'de Resulullah'a bunları görmedi mi?

  97. 45:49

    Görüşmediler mi? Sen onu da mı bilmiyorsun ya? Şimdi onun için, ve lâ de'a'yelet tehsîsi bi ru'yetil misâl. Bak İmam Suyuti diyor bunları. Onun için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem uyanırken görülür mü? Görülür. Görülür ama misal aleminde görülür. Misal aleminde ne demek?

  98. 46:08

    Yani şu andaki fiziki alemde senin benim elini tuttuğun gibi işte kanıyla, canıyla, işte sakarıyla, sarığıyla, işte sarıldığın öptüğün falan değil mi? Hani o senin alnından öptü falan, onun elinden öptüğün falan. Hani böyle fiziki mesele değil de, misal aleminde, rüya aleminin benzeri bir alemde görüşülür.

  99. 46:24

    Demeye hiç lüzum yoktur. Aynı fiziki alemde, şu anda burada melek var mı var. Hepimizin zaten sağda solda yazışı melekler var. Benim de sağda solda var, senin de sağda solda var. İnkar etsen kafir olursun. Görüyor muydunuz? Ha burada sağda, bu da burada. Bunu şimdi Mevla bana gösterebilir mi istese?

  100. 46:47

    İşte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de burada mı? E gösterebilir mi istese? E tamam gösterdiği zaman, bana bunu gösterdiği zaman, gözümden perdeyi peçeyi açıp kaldırdığı zaman bu rüya mı olur? Ne olur? Gerçekçi olur, hakikatta görmüş olurum. Öyle mi? Kafanıza biraz geldi mi, yaklaştı mı?

  101. 47:10

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem diyor, kimseye diyor, bugüne kadar diyor, böyle diyor, fiziken göründüğü yok diyor herif ya. Bu nasıl der ya? Daha sen Mahmud Efendi'ye bağlayayım diyorsun. Kurban ol Mahmud Efendi Hazretleri'nin tırnağına. Hastanede ne dedi? Yatarken ne yaptı? Doğrultun beni dedi.

  102. 47:33

    Doğrulttular. Böyle ne yaptı? Elini böyle, böyle, böyle, böyle. Dakikalarca böyle yapıyor. Sonra gitti dediler Efendi Hazretleri. Ne oldu? Dedi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Ne kadar normal bir şeymiş gibi konuşuyor. Bizim için, bizim için. Efendi Hazretleri'ne ne kadar normal bir şey. Ne diyor?

  103. 48:01

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem İbni Mesud'la beraber ziyaretime geldi. Peki Efendi Hazretleri doğrultun beni diyor. Efendi Mesud Hazretleri ruhaniyeti geldi demiyor. Resulullah canlı geldi daha. Gördü daha. Rüyadan bahsetmiyor. Uyanık doğrultun beni diyor. Çünkü çok ağır komadaydı yani. O vakitte memurî hastanesindeydi.

  104. 48:24

    Dolayısıyla şimdi burada sen daha şeyfinin Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in gözüyle başının gözüyle uyanıkken cism-i şerifiyle gördüğünü duymadın mı ya? Ondan bile haberi yok. Sen ne diyorsun ya? Evliyaullah melekleri görüyor, cinleri görüyor. İmam-ı Gazali söylüyor. Sofiye Hazaratı öyle makama gelirler ki diyor meleklerle görüşürler, ilim alırlar, ilham alırlar.

  105. 49:01

    Meleklerle görüşmeleri çok net. Yani bedene. Cinleri zaten gören bazıları da olabilir. O çok bir kerametli istemez yani. Bazısını da cincilerden, büyücülerden. Öyle de bir cinler, şeytanların gözüktüğü adamlar da olabilir. Evliya ise kerametlen de olabilir. Bir şey yok. Ya! Yatıyor. Sultan oğlu Allah selamet versin.

  106. 49:29

    Ayağının ucunda diyor, oturuyordum diyor. İşte o da dalmış mı, uyanık mı bilmiyorum. Vın diye bir şey geçti diyor odadan. Ne oluyor efendim? Efendim gördün mü dedi diyor. Yok efendim bir şey göremedim. Merak etme, merak etme. Cinlerden biri gelmişti. Bir gece bir vaaz etti. Bir vaaz etti, bir vaaz etti, bir vaaz etti, yatakta oturmuş, bağıra bağıra vaaz ediyor.

  107. 49:56

    Evde kimse yok. Kırık mana veriyor. Pazar sohbeti yapıyor sanki. Birden girdik diyor, hacı anneler, Efendimiz Hazretleri'nin huzurunda oldu. Cinlerden bir cemaat gelmişti, sohbet ettim dedi. E bunlar hep yaşadık ya. Efendinin yanında büyüdük ya. E şimdi o cinler, yok mu var? Alaeddin Efendi Baba'dan kalma müritler yok mu?

  108. 50:22

    İsmet Garibullah Hazretleri'nden kalma müritler var. Veli Efendi hocamız öyle dedi. Ya dedi, şu İsmet Baba'dan, Alaeddin Efendi Baba'dan kalma ihvanlar vardı, cinlerden, şunlarla bir görüş bakalım, bana bir haber getir. Öyle. Ondan sonra o cinlerin başındaki Ahmet Efendi vardı. Adı da Ahmet. Ne şiirler yazdı ya.

  109. 50:46

    İtikattan, Amel-i Salih'ten, zikirden, cilt dolusu kitap, şiirler yazdı. Veli Efendi'ye verdi. Veli Efendi bana verdi. Ben burada eski Haydar'ın, eski Haydar'da ne kadar şiirler okudum, hiçbir şair yazamaz. Veli Efendi şair değil, bir şey değil ya. Çinlerin, Şeyhi Ahmet Efendi Hazretleri yazdı, gönderdi diyordu.

  110. 51:09

    Onlar da İsmet Baba'nın müridiymiş yani. Cinler uzun yaşıyor ya, 150 sene, 200 sene, 300 sene yaşıyor. Yani bunlar çok normal şeyler. Bunlar herhalde, bunlar anormal adamlar ya. Bunlar İslam, şeriat, tarikat, tasavvuf, hiçbir şeyden ilimleri kalmayan, kör kütük, zır cahil, tulum herifler, şu anda İsmaila'da tarikat yönetiyorlar.

  111. 51:39

    Vah, vah, vah, vah, vah. Bunlardan ders alan kadınların, erkeklerin, vay haline, vay haline. Şimdi, inta kelamu suyuti. Suyutinin sözleri burada bitti diyor. Şimdi kultu ben söylüyorum diyor. Kim bu? Nuruddin Alevi Hazretleri. Ve emma kelamuna vellezine kuluhu inşaallahu. Benim sözüme gelirseniz, Bak, Ruhul Biyan tefsirinde 123 yerde bu Nuruddin Alevi'nin görüşlerini alıyor.

  112. 52:13

    123 yerde. O kadar büyük alim. Bütün alimler onu kitaplarından almış. Benim sözüm şudur. Suyuti Hazretleri'nin, Celaluddin yani lakabı da şöyle, Sözleri genel manada doğrudur diyor. Hepsine katılıyor musun? Katılıyorum. Altına imza atar mısın? Atarım. Ama ben daha özel bir şey söyleyeceğim diyor.

  113. 52:53

    Onun da delillerini önümüze anlatacak. Çünkü İmam Suyuti ne dedi? Dedi ki, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cesediyle diridir. İstediği yerde, istediği zaman dünyanın neresinde veya göklerde veya melekutta istediği etkiyi, yetkiyi yapar, yönetimi yapar, Allah'tan izinlidir ve istediğiyle görünüp görüşür.

  114. 53:14

    Dedi. Bunu diyor, bu genel diyor. Ben daha özel bir şey söyleyeceğim diyor. Şimdi ben size Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şimdi burada hazırdır veya eve gittin, evde hazırdır diyorsan ben İmam Suyuti'nin o sözünden direkt bunu diyemem. Çünkü niye diyemem? Belki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu gece, bu cuma gecesi buraya gelmek istemediyse.

  115. 53:41

    Çünkü İmam Suyuti istediği yerde, istediği zaman, istediği kişiyle diyor. Anladın mı genelliği? Ama buranın özeline geldiğimizde biz burada Allah ve Resulü için toplamışız, sohbet yapıyoruz. Ayet-i hadise okuyoruz, ilim konuşuyoruz. Burada bulunuyor şu an. Diyebilmem için İmam Suyuti'nin o sözünde haysü şeha kaydı var, dilediği yerde diyor.

  116. 54:06

    Yani Resulullah istediği yerde diyor. Peki burayı bu gece es geçti. Ama Nuruddin Halep'i diyor, ben daha özel bir şey söyleyeceğim şimdi diyor. Zaten kitabın adı ne? O. Ben bu kitabı niye yazdım diyor. Bu gayeye hizmet için yazdım. O da nedir? Ve ennellezî urâhu benim inancım ve itikadım şudur ki enne cesedeüş şerife ruhunu konuşmuyoruz.

  117. 54:40

    Ruhu kesin alemler, bütün alemler onun nurundan yaratılmış. Ruhu aleme sirat etmiş. Onu konuşmuyoruz. Anladın mı? Bedenini konuşuyoruz. İhtilaf konusu neresi? Vehhabilerin reddettiği neresi? Sapıkların inkar ettiği neresi? Bedeni meselesi. İşte onun bedeni şerifi, la yehlû minhû, ondan boş kalamaz. Zemanun, hiçbir vakit.

  118. 55:12

    Ve la mekânun, hiçbir mekan. Ve la mehallun, hiçbir yer. Ve la emkânun, mekanların, mahallelerin, yerlerin. Ve la arşun, ne arş, ve la levhun, ne levh-i mahfûz, ve la kürsiyyun, ne kürsî âlâ, ve la kalemun, ne Allah'ın kalemi âlâsı, ve la berrun, ne karalar, ve la bahrun, ne denizler, ve la sehlun, ne düzlükler, ve la va'run, ne tümsekler, tepeler,

  119. 55:46

    ve la berzekun, ne iki alem arasına geçitler, ve la kabrun, ne de kabirler. Hiçbir yer, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bedeninden de boş değildi. Şimdi ben o zaman burada da hazırdır diyebiliyor muyum? Diyebiliyorum. Duvara dayanarak ve yastığa dayanarak değil elbette. Nuruddin Halebi gibi bir Allâh'ı cihana nispet ediyorum.

  120. 56:15

    Peki, o da şimdi bunların delillerini söyleyecek mi? Söyleyecek. Geri ki delilleri anlayana yetti zaten. Ama yine de önümüzdeki kitabı bitireceğiz ya, ders yapıyoruz. Tamam. Kem âşârnâ le yâzû. Aslında biz buna geride de işaret ettik, anlamış olmanız lazımdı diyor. Ben anlamıştım geriden. Ve ennehu şu bir gerçek ve şüphesiz.

  121. 56:44

    İmtele'el kevnül e'lâ bihi. Üstteki cihan, yani yedi kat gökler, üstünde kürsi, lev mâfûz, sidretül müntehâ, cennet-i âlâ, cennet-i mevâ, neyse işte. Arş zaten hepsinin tavanı, en son cisim arş. Üstteki bütün cisimler Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bedeniyle dolmuş. Ne gibi? Kem tilâ-il kevnül esfel-i bihi.

  122. 57:13

    Yedi kat yerler ve altındakiler, bütün âlemde ne yaratılmışsa aşağı doğru, hepsi de onun cesedi şerifiyle dolmuş olduğu gibi. Ve kem tilâ-i kabri-i bihi, aynı zamanda Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kabri şerifi de, ravza-i şerifi de onunla dolmuş olduğu gibi. Peki Cebrail aleyhisselamın altı yüz kanadı var.

  123. 57:41

    Bir kanadını açtığı vakit göklerin yerleri aşmıyor mu? Doğuları batıları geçmiyor mu? Cebrail aleyhisselam ufuklara sığmıyor. Bir kanadıyla dünyalara sığmıyor. Cebrail aleyhisselamın bedeni, fiziki olarak konuşuyoruz bunu, fiziki, kanat manat fiziki olur. Cebrail aleyhisselamın fiziki büyüklüğü, alemleri kaplamış da, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem,

  124. 58:10

    Cebrail aleyhisselamdan daha üstün, rahmet elli âlemin olmasa Cebrail aleyhisselam helak olurdum diyor. Ve Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem olmasa Cebrail aleyhisselamı yaratmayacaktım Allah buyuruyor. E şimdi sen kimden bahsediyorsun ya? Cebrail aleyhisselam alemleri kaplamış dediğimi kimse itiraz etmiyor.

  125. 58:30

    Rasûlullah'ın bedeni kaplamış dediğimi o nereden çıktırıyor? Senin cahilliğinden dolayı sen yadırgıyorsun. Bugüne kadar duymamışsın, hocalar sana bunu konuşmamış. Ancak alakalıka yapmışlar. Ancak edebiyat çatlatmışlar. Roman okumuşlar. Kitap okumamışlar ki.

  126. 58:48

    Şimdi, Fetheci diyor, istersen sen buluyorsun, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem. Kabrinde mukîm. Yani, Ravza'da gidip şimdi selam verenler var şu saatte. Şu anda selam dolu, muvaceye dolu, cuma gecesi. Onlar onu Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bedeniyle orada buluyorlar mı? Buluyorlar.

  127. 59:15

    İstersen bulursun, Şu anda Kâbe'de tavaf edenler, Tavafta onu buluyorlar mı? Buluyorlar. İstersen buluyorsun, Arş-ı Alâ'da, makam-ı Mahmud'da, Allah'ın huzurunda secdede. Orada da arıyorsan, Cebrail aleyhisselam'ı orada görmek isterse gidip buluyor mu? Buluyorsun.

  128. 59:47

    Vesile derecesi, işte makam Mahmud. Şefaati başlatacağı, geçen derste anlattık, vesile derecesinde, tam bir huzur içerisinde, Mevla'nın özel makamında, Mevla mekandan münezzeh, makam-ı Mahmud'a hiçbir peygamber çıkamıyor. Orada ibadete devam ediyor mu şu anda? Bedeniyle. Orada görebilme gücün varsa orada da ziyaret edebilirsin.

  129. 1:00:14

    Bazı Evliyaullah, Mağrif-i Kerfi Hazretleri'nin validesi Allah'ın sığarını mülaliye. Onlar Arş'ta da ve sahil makamlarda da bulunuyorlar, Evliyaullah. Onlar orada da görüşebilir. Şimdi, Sen görmüyor musun? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i uyanıkken gördüm diyen Evliya var, rüyada gördüm diyen çok var.

  130. 1:00:42

    Birisi dünyanın batısının en köşesinde, öbürü doğunun dibinde. Aynı anda rüyada görebiliyorlar mı? Aynı anda Mekke'de bir veli uyanıkken görürken, İstanbul'da da Efendimiz Hazretleri mesela uyanıkken görebiliyor mu? Görebiliyor.

  131. 1:01:06

    Batıda olan veliler, Evliyaullah toplamış bir Cezayir'de, Bazı Allah dostları var, orada da veliler var, dünyanın her yerinde var mesela. Orası mağrip, batı tarafı. Şimdi orada toplamışlar, orada bir veli var diyelim. Şimdi diyorlar Kutup'tur, Gavs'tır. Orada şu anda yaşayan bir veli var. O veli orada, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i uyanıkken görüşüyor.

  132. 1:01:27

    Diyelim ki cuma gecesi saat onda. Buradan geliyorsun, buradaki doğuda, Yemen'de. Yemen'deki veli de diyor ki ben cuma gecesi onda görüştüm. Bunda ne mani var? Peki, Mademki misal aleminde, rüya aleminde, aynı anda, aynı zat, kaç kişi tarafından dünyanın farklı yerlerinde, yataklarında, yorganları içerisinde görülebiliyor mu rüyada?

  133. 1:02:03

    Nesi görülüyor? Alem-i misal rüya olduğu için ruhu şekle giriyor da görülüyor. İşte bunun fizikisini düşün, ruhun gücünden dolayı, onun ruhu bin kişinin rüyasına aynı gece, şekilli ve kıyafetli olarak giriyor. Ama rüya olduğu için buna alem-i misal deniyorsa, anladın mı? Uyanıkken görme kabiliyetini elde etmiş, velilik makamına yükselmiş olanlara da, aynı o gücü olan ruh,

  134. 1:02:38

    bedene girmek, cesediyle, fiziki bedeniyle, uyanıkken alem-i hakikatta görülmesine ne mani var? Bilmiyorum, anlayabiliyor musunuz? Ben anlatabiliyor muyum? He? Bilmiyorum. Allah'ın bir sıfatı değil, cemal-i velcelal ve alâ gâyât-il kemâl. Kemâkâlel kâin, şair ne dedi, diyorum. Ve leysâ alallâhi bi-müstenkerin en yecmâl âleme fî vâdin.

  135. 1:03:07

    İmam-ı Rabbânî bunu çok nakreder. Allah'ın yapamayacağı bir iş değildir ki, bütün alemleri bir kişi de toplayabilir. Bir kişi de bütün alemleri toplayabilir. Bütün alemleri bir kişi de toplayabilir, Ne demek? Allah-u Teâlâ bütün alemlerde görünme sıfatını bir kişiye verebilir mi? Aynı anda her yerde gösterebilir mi onu?

  136. 1:03:37

    Allah her şeye kadir mi? Kadir mi? He. Anladın mı sen? Allah her şeye kadir. Saroş kadar aklın yok ya. Saroş ne yaptı Abdülkadir Geylâh Hazretleri? Kaddesallâhü Teâlâ o. Karşısına çıktı. Dedi Geylâh Abdülkadir. Sana evliyanın reisi diyorlar. Estağfurullah dedi ya. Ve huve alâ gülşen kadir mi dedi? Kadir dedi.

  137. 1:04:09

    Kadir dedi. Ve huve alâ gülşen kadir mi dedi? Hafıka gelene bir yattı secdeye başladı ağlamaya. Kadirun, kadirun, kadirun dedi. Dediler Efendi Hazretleri, bir saroş sana ne yaptı böyle ya? Ya dedi saroş bana birinci kadirunda dedi ki, Allah beni bu halden kurtarmaya kadir mi? Dedim kadir. İkinci de dedi ki bana, Allah dedi, beni senin makamına çıkartmaya kadir mi?

  138. 1:04:38

    Dedim ki kadir. Üçüncü de dedi ki, halbuki öyle demiyor. O öyle anlıyor. Abdülkadir Geylâh Hazretleri anlıyor. Saroş'tan anlıyor. Anladın mı? Üçüncü de ne dedi? Peki Allah seni benim durumuma düşürmeye kadir mi dedi? İstediğin kadar evliya ol. Kafir ölen de var. O zaman Abdülkadir Geylâh'ın kadirunu demeden secdeye kapandı.

  139. 1:05:05

    Aman ya Rabbi, kadirun, kadirun, kadirun, ente alâ gülşün, kadirun dedi yani. Aman beni dedi, perişan etme ya Rabbi. Ya Saroş anlıyor, Saroş. Allah'ın her şeye kadir olduğunu ya. Adam diyor ki, böyle bir şey yok diyor ya. La havle ve la kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm. Abdülkadir Geylâh'ın iyi kaddesi Allah'ın sırrı olsun.

  140. 1:05:31

    Ya Ramazan günü kaç tane mürüvveti, bir vaat on, bir vaat kırk, iftara çağırdı. Ona da gelirim dedi, ona da gelirim dedi, ona da gelirim dedi. Aynı gece, yanında hizmet edenler de neyse dediler, bize ne ya, estağfurullah. Ondan sonra hepsi geldi. Herkes diyor ki, bu gece iftarda bizdeyiz, bu gece iftarda bizdeyiz.

  141. 1:05:57

    Tekkedeki de diyor ki, ya bu gece iftarda tekkeden çıkmadı diyor ya. Ya Abdülkadir Geylâh Hazretleri kırk müridine iftara aynı anda gidiyor ya. Kardeşim sen, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem aynı anda görünemeyecek. Sen neden bahsediyorsun ya? Sen o zaman tasavvuf, tarikat diye bir şey adını anma, ben Vehhabi olduğum diye çık.

  142. 1:06:16

    Vehhabi olduğum diye çık, bayıncıklan, buhariselerle, Bedri Gencer bilmem ne, ne kadar varsa toplanın, al birini vur birini, bir kuruluş kurun, bir şeyler de uydurun, yeni bir şey çıkarın ya. Bunlarda öyle bir bozuk itikad var ki, bazısını Vehhabi bile kabul etmiyor. Vehhabi'yi de solladı jet gibi geçtikleri yerler var.

  143. 1:06:40

    Anladın mı? Şimdi, efendim, bak mesela, Ruhul Bihan Tefsiri. Bak mesela, Ruhul Beyan Tefsiri, yeni yazdırdığım yerler, 4. cilde 211. sayfa, 4. cilde 211. sayfa. Dördüncü cilde, iki yüz on birinci sayfa. Burada Efendi Hazretlerimizden çok dinlediğimiz bir şey var. Burada Efendimiz'den çok dinlediğimiz bir şey var.

  144. 1:07:03

    O da nedir? O da nedir? Nuh Aleyhisselam gemide, gemiye Nuh Aleyhisselam gemine, gemiye şeytanı bindirmek istemedi, Nuh Aleyhisselam. Nuh Aleyhisselam'ı yazıyoruz, yazıyoruz. Allah Allah, hep Nuh Aleyhisselam'dan uğraşıyoruz. Kaç sayfada, elli, altmış sayfa, yüz sayfa yazdık peki. Ondan sonra, iblis de girecek falan, girmek istiyor.

  145. 1:07:26

    O arada işte merkep girecek. Her hayvandan çift aldı ya, erkek dişi gemiye sok dedi. İhmil fiyamin kullin zevceniz neyni? Gemiye eşten bir takım yükle. Doğacak, doğuracak. Ve bu hayvanlar da geldiler, Nuh Aleyhisselam'ın ayağının altını yalıyorlar. Biz de boğulmayalım diye. Nuh Aleyhisselam buyurdu ki, bu gemi almaz dedi.

  146. 1:07:51

    Mevla bana hepsinden bir çift, yani bir eş. Ondan sonra, iblis de girecek, girmek istiyor ondan sonra. Ya iblis boğulmaz da. E gemi de ifsada devam edecek, fitneye devam edecek. Nerede insan var, orada iblis var yani. Gemiye girmek istiyor. Giremedi falan, hiçbir hayvandan yol bulamadı. Sonra neyse işte, merkebin kuyruğuna takıldı.

  147. 1:08:16

    Merkebin kuyruğuna takılınca, merkep tam binecekken, bir ayağı gemiye gir, bir ayağı dışarıda küt diye, yattı aşağıya binmiyor gemi. Arkadan da dolu hayvanlar bekliyorlar falan, bir an evvel tufan başlamış. Yola girecekler yani. Yahu gir diyor Nuh Aleyhisselam. Bunlar rivayetlerde, tefsir kitablarına çok muteber tefsir.

  148. 1:08:41

    İbni Ebi Hatimlerde, Kurtul Bilerde falan geçiyor. Ondan sonra Suyutilerde geçiyor. O da zorlanıyor. Tam kalkacak, iblis kuyruğundan çekiyor. Bilmem ne, bilmem ne. Nuh Aleyhisselam'ın da ağzını, dili kaydı yani. Dedi ki, Şeytan beraber olsa da gir dedi yahu, yolu tıkattın dedi yahu. Yolu tıkattın deyince, merkepte girdi yani.

  149. 1:09:06

    O arada Nuh Aleyhisselam, derdine düşmüş yani. Milleti kurtarıyor, işte şudur bu kadar. Sen ne diyorsun, bu nasıl bir şey ya? Dünyada böyle bir şey yok. Kemiğe topluyor. O arada unuttu bu meseleyi yani. Onun için bak mesela, İblisle merkebin baya bir ilişkisi var yani. Niye, sahih hadiste ne diyor? Ne diyor?

  150. 1:09:36

    Horoz ötüşünü duyarsanız, Sübhanallah deyin, melek gördü. Bak ikide bir şey. İki de bir şey, merkep bak, şeytanı biz görmüyoruz, eşek görüyor. E şimdi biz şeytanı görmüyoruz diye şeytan yok mu diyeceğiz? Şeytanın fiziki özelliği yok mu? O zaman eşek, şeytanın ruhunu mu görüyor? E demek ki fiziki var.

  151. 1:10:04

    Ama biz görmüyoruz. Anladın mı? Horozun gördüğünü sen göremiyorsun ya. Ondan sonra Resûlullah'a sen burada da ben niye göremiyorum diyorsun. Ulan horozun gördüğü meleği göremiyorsun daha, ne konuşuyorsun? Eşeğin gördüğü cini şeytanı göremiyorsun, daha ne konuşuyorsun? Eşek kadar keşfin açık değil. Eşek kadar keşfin açık olsa zaten bu hale gelmezdik.

  152. 1:10:28

    Eşeğin anırmasını duyduğunuz zaman hemen Allah'a şeytandan sığının çünkü o ne yaptı? Şeytan gördü diyor. Anladın mı? Bak yine eşek, şeytan münasebeti kıyamete kadar devam ediyor. Orada da gemiye kuyruğundan girdi yani. Neyse ondan sonra bir zaman sonra işte Nuh Aleyhisselam üç kat yaptı gemiyi işte.

  153. 1:10:53

    İşte vahşi hayvanlar var. O kadar şeyler okuyacaksınız Ruhu'l-Furkan'da aklınız durur yani. Bu 20. citte. Böyle bir şey yok. Ne ilimler var Hud Suresi'nde ya. Ondan sonra bir baktı güvertede iblis oturuyor. Ulan sen nereden geldin? Melun dedi ya. Allah lanet ederse senin ne işin var? Bizim gemide batıracaksın.

  154. 1:11:19

    Dedi ki sen demedin mi ki merkebe şeytanla beraber doğsan gir. Ya ben onu mu demek istedim dedi yahu. Yani ben gir dedim de seni isteyerek sokmadım ben. Uhru cadu ola çık git. Gemiden nereye gidersen git. Dedi ya Nuh sen beni kovamazsın. İnnek ete alemü enni minel münzarin. Sen bilmiyor musun dedi ki Allah bana kıyamet kopana kadar yaşatma izni vermiş.

  155. 1:11:52

    Senin kovmanla, movmanla dövmenle bana bir şey olmaz dedi yani. Ben dedi görevliyim dedi. Orada çok daha meseleler var. Sana dedi beş şey anlatayım da bari bana dokunma dedi falan. Beşi de çok mühim dedi. Sonra Mevla Nuh Aleyhisselam da ilme merak tabii. Tabi şeytan adına kadar güvenilir ama bazen de bir dinleyeceksin.

  156. 1:12:17

    Dedi ki söyle bakayım dedi. Allah-u Teala vahyetti üçü lazım değil sana dedi. İkisini sor. Allah Allah ondan sonra neyse. Vesaire. Biraz da tefsir okuyun. Hepsini burada mı anlatacağız arkadaş? Sabaha kadar ki mevzular uzun gider. Neyse iblisten gemide tabii altı ay kaldılar. Recep'in birinde bindiler.

  157. 1:12:40

    Muharrem'in 10'unda aşure günü indiler. O arada bayağı bir mecburen rastlaşmalar oluyor yani. Neyse iblis dedi ki yahu dedi sana dedi Allah'ın bir vaat Adem Aleyhisselam'a da Efendi Hazretleri bir vaat Musa Aleyhisselam'a fakat burada Nuh Aleyhisselam olduğu tefsirde geçiyor. Ben dedi senin dedi sorunun nereden dedi bu uğurda dedi hasıl oldu dedi.

  158. 1:13:13

    Adem meselesinden dedi yani. Secde etmeme meselesinden başıma gelenler geldi falan. E tamam da bunu bir hal çaresine bakalım. Şudur bunun. Tevbe et de dedi biz de kurtulalım. Herkes kurtulsun dedi. Ederim dedi ya ne olacak yani. Yeter ki Allah affetsin. Ben dedi Allah affetsin. Yani bilsem dedi hemen tevbe ederim.

  159. 1:13:33

    Ben de bu lanetten kurtulmak istiyorum dedi. O da dedi tamam dedi milletizdeki insanları kurtaracağız diye istedi. Nuh Aleyhisselam da heveslendi falan. Mevla'ya muracaat etti. Ya Rabbi iblis tevbe etmek istiyor dedi. Mevla bu dedi ki tevbesini kabul ederim. Tevbe kapısı açıktır. Bir şartım var. Adem'in kabrine secde edecek.

  160. 1:13:54

    Ondan sonra ben de onu affedeceğim dedi. Bunun için işte neyse ben dedi dirisine secde etmediğimin ölüsüne mi secde edeceğim dedi. İblisliği tabii efendim son derece yükseldi. Şimdi burada ruhul beyan sahibi ne diyor? Mevzu ne şimdi?

  161. 1:14:25

    Buradan anlamanız lazım ki diyor Adem Aleyhisselam toprağın altındayken ona secde etseydi iblis Allah onu toprağın üstündeyken canlıyken secde etmiş gibi sayacak mıydı? Niçin? Çünkü peygamberler diri diriler kabirin içinde olsalar da aynı dışında oldukları için oldukları gibidirler. Dolayısıyla cisimlerinin de çürümesi yoktur ve dolayısıyla ölüsünün dirisinin farkı yoktur.

  162. 1:14:55

    Anladın mı şimdi burayı? Kağıthaneli bak. Ve kezâ kümmelül evliyâ. Peygamberler diri diriler kabirlerine namaz kılıyor. Koca İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri. Kamil Evliyaullah da bu makamdadır. Mahmud Efendi Hazretleri kamil bir veli midir, değil midir? Kamil midir, değil midir? O Nurettin Yıldız Hazretleri'sen Resulullah da kamil değil.

  163. 1:15:24

    Biz onların mezhepsizlerin dininden değiliz. Mahmud Efendi Hazretleri kamil, mükemmel, mükemmel bir veli midir, değil midir? Ki kamil veliler böyledir. Ve şeytanul racim ve felane aza. Şeytan ölüsüyle dirisini kıyas yaptı. Zaten ilk kıyas ve felsefeyi şeytan yaptı, iblis olduğu zaman. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın dedi.

  164. 1:15:53

    Ateş çamurdan daha üstündür dedi. Halbuki çamur ateşten daha üstündür. Çünkü ateş yakıp yıkıyordu. Çamur her türlü nebatat ve mahsulat bitiriyordu. Çamur bütün iyiliklerin, güzelliklerin, bitkilerin, yeşilliklerin, zümrütlerin, cennetlerin kaynağıydı. Ama ateş yakıp yıkıp bitiren bir tüketen bir şeydi.

  165. 1:16:14

    Ama o ilk kıyası fasıt yaptı ve ben ateşten olduğum cüneftalim dediği gibi dirisine secde ederdim belki. Dirisi şimdi ölmüş dedi. Diriyle ölü halini ne yaptı? Yine yanlış kıyas yaptı, fasıt kıyas yaptı ve böylece ölüsüne hiç secde etmem dedi. Işte şeytanun razim. Kovulmuş şeytan bu hakikatten gafil oldu.

  166. 1:16:41

    Peygamberin ölüsü dirisi fark etmez. Evliyanın da kamil ise ölüsü dirisi aynı işi görür. Şeytan bunu bilemedi. Ey kağıthaneliler. Kağıthanelilerin de adı çıkacak. Kağıthanelilerde bir sıkıntımız yok ya. Bu Müliküttin kafası. Siz kovulmuş şeytan gibi ölüyle diri farkı peygamberde evliyada ya. Aramayın ya.

  167. 1:17:09

    Şeytana benzemeyin. Zatette bu hutubat-ı şeytan. Şeytanın izlerine uymayın. Yazık size ya. Dinden de çıkacaksınız yakında ya. Yakında dinden çıkacaksınız. Sizden önce dinden çıkanlar oldu orada. İsmaila'da ders okutup sonra peygamberde şüphen var diyenler oldu. En büyük alimler dinsiz oldu. Bak yakında dinden çıkaracaklar sizi ya.

  168. 1:17:29

    Yapmayın gidiyorsunuz ya. Freni patlamış araba gibi gidiyorsunuz ya. Benim hasedimden efendi inkar ediyorsunuz ya. Efendi baba inkar ediyorsunuz ya. Onun için fene kelan kabul hakkı sarıyı aşikara hakkı kabul oldu. Kovuldu, gafil oldu. Çünkü neden? Kabirde yatan Adem ile hayatta olan Adem'i kıyas yaptı.

  169. 1:17:58

    Bunlar eşit değil dedi. Halbuki ölüyle diri de peygamberde velide fark var mıymış? Yok hatta ölüsü daha güçlü. Bundan dolayı Allah Teala evliyayı inkar edenlerden olmaktan onlardan himmet istemeyi, medet beklemeyi inkar edenlerden olmaktan bizi muhafaza eylesin diyor. Nefselullah'a esmedde ve neüzübüne minel hizlani diyor.

  170. 1:18:25

    Ve mislümen yünkürül evliyâhı ziyârdı kubûrîn velis zikrat minûm. Evliyanın kabrine gidip yetiş ya Abdelkadir Geylani, yetiş ya Mahmudü'l-Hufi gattasallâhü sirrû l-âlif diye evliyanın kabrini ziyaret edip medet himmet istemeyi inkar edenler iblis gibidirler diyor. Nefselullah'a esmedde ve neüzübüne minel hizlani diyor.

  171. 1:18:50

    Allah'tan itikadımızı korumasını niyaz ediyoruz ve bizi sahabiler gibi, selefiler gibi bu işte İsmail Hanım bazı hocaları gibi mahrumiyetten Allah'ın tevfikinden muvaffak kılmasından ve doğruyu buldurmasından mahrum etmesinden Allah'a sığınıyoruz diyor. Ha bak işte burada ibaret okutmuşlar. Dördüncü cil, iki yüz on birinci sayfa.

  172. 1:19:15

    Burayı destekledi mi bu şimdi? He? Diriyle ölünün. Sen ne farkı var? İşte orada iblis gibi kıyasa varsa diri olsaydı düşünürdüm. Ama zaten ölmüş, dirisine secde etmedim, ölüsüne mi secde ettim? Ulan makbul, gayrimakbul ne fark eder diyor. Zaten Allah sana emretmiş bir şey. Daha ondan anlamayacak ne var?

  173. 1:19:42

    Şimdi bu ders devam edecek. Bu hamur çok su kaldıracak, çok ilimler devam edecek. Ben size söz verdiğim şeyi anlatayım şimdi. Bu anlattığım kısa, hani dedim ya sarhoş dedim falan da sonra tam dediğin gibi değil de bir adam şey oldu, kırklardan oldu, hiçbir şeyden haberi yoktu, bir anda kırklara seçildi meselesinde.

  174. 1:20:05

    Bir şey anlattım ya geçen. Sonra dedim ki merak ediyor musunuz? Yok on beş dakikaya erken gidelim diyorsanız el fatiha yani. Fark etmez benim için, işime de gelir. Ha bilmiyor. Abdülkadir ya, bunu hangi kitaptan aldım? İmam Sübütü'y-i Elhâvî'l-il-Fetâvâ ikinci cid 305. sayfe. Bir de İmam Sâlihî var, çok büyük siyer sahibidir.

  175. 1:20:30

    Kitabın misli ismi ben bilmiyorum. Bu kadar siyer gördüm misli yazılmamış yani. O da dokuz cid tabii şu anda tahkik yapsalar belki yirmi cid olur da. İnşallah tahkikte yaparlar. Onu bir tahkikini bekliyorum yani. Sübülülhüd Eberraşal Fîsîret-i Hayre'l-Ebâd. Benim kitaplarıma bakanlar onun bazı kaynaklarını görmüşlerdir.

  176. 1:20:50

    Özellikle Neseb-i Şerif'te Necât-ül Valide'nde Sübülülhüd'e Sübülülhüd'e çok önemli bir kaynaktır. Onun onuncu cildinin 374. sayfasından okuyorum. Bir kere Abdülkadir-i Geylânâzleri bir gece Karacahisar'a Abdülkadir Mündârî'yle evinden çıktı. Bağdat'ta. Fena velcû ibrîgan Müridi de diyor ki yanında bir müridi var ibrik verdim hani.

  177. 1:21:23

    Teheccüde kalktı diye abdest alsın. Fele meyhûn. İbriği almadım. Vakasız de bu haber medrese. Doğru medresenin kapısına doğru yürüdü. Yani tekke var, zâviye var, kapı var. Femfetihâlev-l-bâb. O dağa yaklaşınca kapı kendiliğinden tak, kapılar. Karacahisar'a o çıktı. Ben de arkasından çıktım. Sonra bir baktım geri.

  178. 1:21:52

    Kapı kendi kendine kilitlendi. Bu sefer ben de kapının dışında kaldım. Sen şimdi Abdülkadir-i Geylânâz'ı izinsiz takip ediyorsun. İzinsiz takip edersen sıkıntı çıkar mı? Bazen çıkar. Evliyaullah'tan birisini öyle takip etti. Ondan sonra o her gün, İbn-i Dâkik-i İlahiyt miydi? Bir adaya gidiyor. Adada cüzamlı hastalar var, onları tedavi ediyor.

  179. 1:22:19

    Onlarla namaz kılıyor, zikir yapıyor, geliyor. Ama o adadan orası falan, yani şimdiki belki 8 saat uçakla olur da, yani o zaman 1 aylık, 2 aylık yol. Oradan deniz yoluyla gelecek, oradan karayoluyla gelecek. Mısır'da. Yani oluyor bu hadise, anladın mı sen? O da sabah namazını da cemaatta görmüyorum diye Şeyh Efendi'yi, Seyit Bedevi'yi mesela, Meşayih'ten biri yani,

  180. 1:22:47

    sabah namazını da cemaatta görmüyorum diye kadıya şikayet etmişler. Demişler ki bu şeyhlik yapıyor ama cemaatta da gözükmüyor. Bunun durumu nedir diye. Ondan sonra o da onu işte, diyor ya şeriat mahkemesinde bir sorguya çekeyim derken başına bu iş geldi yani. Ondan sonra bir de baktı kendini orada alıldı falan, bir zaman sonra

  181. 1:23:12

    baktı bir cemaat hazırlanmışlar namaza, o zat geldi, o, onu da tayyi mekanla yani oraya uçurdular peşinden, ondan sonra namazı kıldılar falan, o zat onların hizmetlerini yaptı, şey yaptı oradan birden ışınlanma yani, tayyi mekan, şimdi ışınlanma diyorlar, tayyi mekan yani, mekanı bir anda değiştirdi.

  182. 1:23:35

    Sabah namazını Kabe'de kılar, işrağı burada kılar yani. Ondan sonra o tabi orada kaldı, oradakilere sordu nedir, ne değildir, kimdir, ya bu zat şudur falan, o tabi tanıyor da onlar nasıl tanıyorlar onu diye soruyor. Onlar da ona şöyle, böyle bize şu kadar senedir gelir gider cemaatla kılarız falan. Peki dedi ya, ben buraya nereden geldim arkadaş dedi ya.

  183. 1:23:58

    Şimdi nasıl gideceğiz dedi. Valla dedi senin buraya, senin geldiğin yere bunların arasında 8 günlük bir ne yol var. Nasıl gideceğiz dedi, yarın beklersin öğlen namazını dedi. Bir daha gelir yalvarırsın yakarız dedi, belki seni alır götürür dedi. Yani böyle gitmeye, gitmeye gidersin de dönmeye dönemeyebilirsin yani.

  184. 1:24:19

    Onun için böyle evliyanın peşine takılayım falan, öyle izinsiz işler yapmanın da lüzumu yok. Şimdi kapılar açıldı. E şimdi kapı açılıyor. Kapı açılmaya en ufak keramet evliyalı açıldı. Hacı Salih Efendi Hazretleri işte ne? Hacı Salih Efendi Hazretleri Çöhender'de, Erzurum'da yatan Veli İzişan, benim ahiretli abim, ahiret abimiz, büyüğümüz.

  185. 1:24:44

    Büyüğümüz, Efendimiz Hazretleri'nin en yakını. Medine-i Münevvere'de, o zaman eskiden hep kapılar kitliydi. Gece kapılar açık değildi ki, şimdi cami açık. Kaç tane kapıdan geçiyordu? Ya. Gece diyor, bizi yatırıyor diyor, Samet Er Abdullah Hoca falan, diğer hoca efendiler, gece 1'de kalkıyor. Ya bizi yatırıyor diyor, biz uyuyoruz anladın mı?

  186. 1:25:06

    Bir gece kalktığımızda, velev ki tuvalete bile kalksak, yatakta görmüyoruz. Çok da yoruluyoruz. Hac ya o zamanki imkanlar çok az. Bir tanemiz dedi ki, dedi işte hangisiydi o da bilmiyorum, Gürüs meşhur onun talebelerinden bir hoca, Hasan Efendi talebelerinden bir hoca, dedi ben bu gece takip edeceğim dedi, uyumayacağım dedi.

  187. 1:25:30

    O da uyumadı, baktık Hacı Efendi hemen kalktı, abdestini aldı, haremin yolunu tuttu, bu da onun peşine gidiyor. Ya geldik geldik diyor arkadaş, hangi kilitli kapıya gelsek tak açılıyor. Böyle diyor seyrettik. Efendim son seferinde Ravzasının kapısı açıldı ya, kilitli kapı açıldı ya. Mustafa Efendi, Kılıç Hocamız Hasan Efendi abisi, Kura Hocamız, çok mübarek bir zat.

  188. 1:26:00

    Yani bunu diyor, ben diyor yaşayan Hasan Efendi, Çaykaralı Hasan Efendi, bizim meşhur bizim Hasan Efendi değil, Çaykaralı Hasan Efendi, Efendi çok itibar eder. Bizzat o onun yanında, Resulullah'ın kabri açıldı, polisler şaşırdı, bir de baktı arkadan kilitler tak tak tak tak. Kapılar açılıyor ya. Neyse gelmiş dedi, dedim Efendi Hazretleri.

  189. 1:26:22

    Ya dün gece ben böyle bir şey gördüm. İşte bize de dua buyur, bize de biraz bir şeyler gösterin, gösterin bir şeyler, konuştum dedim sana. Evladım, sen dün gece çok güzel bir rüya görmüşsün dedi. Evliya Allah ne yapalım? Senle mi uğraşacak ya? Allah Allah. Ondan sonra, neyse diyor kapılar açıldı diyor.

  190. 1:26:45

    Abdülkadir Genel Hazretleri gidiyor. Kapılar kilitlendi diyor. Kırmızı Şahilakur, Minbabı Bağdat, Bağdat'ın kapıları var. Bir de eskiden böyle şehirlerin kapıları var. İşte Edirnekapı, Topkapı, hep bunlar şehrin kapısı, İstanbul, Suriçi burası. Bağdat'ın kapısının yakınına kadar yürüdü diyor. Femfe tealev.

  191. 1:27:06

    Bağdat, şehrin büyük kapısı ha. Ne kadar asker oturur kapılarda da. O zaman bilmiyor musun, savaşlar oluyor, baskınlar oluyor, gece baskınları oluyor, neler oluyor. Büyük kapı, Trang, açıldı. Fakaracı çıktı, fakaracı var. Ben de çıktım diyor. Sümme Adel Bâmu'nun, bir baktım diyor, kapı kilitlendi. Ve mesâ gayrı bâid.

  192. 1:27:28

    Bir iki adım attı. Feyzâne hânu fî beleddin. Halbuki o Bağdat'ın çıkışını, girişini bilmiyor mu adam, Bağdat'ta yaşıyor. Bir yere geldik ki şehre, lânârifû. Şehri hiç tanımıyoruz diyor. Ya üç adım sonra tanımadığın bir yere gelinir mi? Kapıdan yeni çıktın. Fedehâ lefî mekâne. O şehir de diyor, girdi bir yere.

  193. 1:27:55

    Şebi'en bir ribat. Hân gibi bir yer. Ve izâ fî sitte dunefer. Orada altı kişi var. Febâderû ile's-selâmu aleyh. Kalktılar hemen selam verip hürmet etmez. Vel teceddü'lâ se'âriyetinûneb. Korkmamış bu da ya. Orada bir direğin kenarına diyor, sığındım seyrediyorum. Ve semûdü min cânib zâlbikel mekân enînen.

  194. 1:28:23

    O mekânın kenarında da bir inleme sesi duyuluyor. Felemnel bez illâ yesîran. Az bir durduk. Hattâ sekenel enîn, inleme sesi bitti. Sakinleşti. İnilti durdu. Vedehâ lera cülüm. Oraya bir adam girdi. Ve zehve ile'l-ciyetin et semûdü fî el-enîn. Doğru gitti. O benim inleme duydum. Ama kim inliyor ben görmüyorum.

  195. 1:28:49

    Ben çünkü direğin arkasında gizlenmiş duruyorum öyle. Sağa sola dolaşmıyorum. Ama inleme şu taraftan geliyorsa, O kapıdan giren adam inlemenin geldiği tarafa gitti. Sümme karaca yâh mülşah sân alâtini. Sonra kalktı, omuzuna bir adamı almış. Adamı sürüklüye sürüklüye götürüyor. Ne oluyor arkadaş? Vedehâ lera kârûm.

  196. 1:29:15

    Başka bir adam girdi. Mekşû ferrâs. Başı açık. Tavîle şârip. Bıyıklar uzun. Ve celese beyne-i deyşeyh. Abdülkadir Geylânî Hazretleri'nin huzuruna oturduk. Ben size saroş demiştim. Meğer kâfirmiş. Saroştan da beter çıktı. Fâ-kadrâne aleyhi-şeyh-i şehâdeteyn. Şeyh Kadir Geylânî Hazretleri iki kelime şehâdeti, yani Kelime-i Şehadet, buyurun.

  197. 1:29:43

    yani kelime şehâdeti. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhü ve resûlühü Kelime-i Şehadetlerini ondan aldı, yani okuttu ona. O İslâm'a girdi. Kafasının saçlarını kesti, sonra ve şairin bıyığını kısalttık işte, bayağı kısalttık, bıyıklar çok uzundu. Ve elbese o takiyyeden, bir de takke, başına bir de takke giydirdi.

  198. 1:30:17

    Ve semmâ Muhammeden, adında Muhammed olsun dedi. Sonra ve gâle liulâke neferî Orada altı kişi duruyor ya. Altı kişiye dedi ki, emertu en yekûnehâ zembe bedelen anilmeyyit Evliyanın reisi kendi döneminde, Abdülkadir Geylân Hazretleri olduğu için dedi ki, ben size emrediyorum bu ölenin bedeli, bedel ebtelin müfredi Ebtel kırklar demek.

  199. 1:30:54

    Aptala malum olur diyorlar. Aptale malum olur. Ebtel. Onlara ebtel niye deniyor? Bedel kelimesi. Bir şeyin bedeli ne demek? Yerine. Peki kırklara ebtel niye deniyor? Burada durduğu zaman, buradan kalktığı zaman yerine kendi gibi birini, aynı kendi suretinde birini buraya koyup o kırk yerde görünebiliyor.

  200. 1:31:20

    Onun için onlara ebtel deniyor. Bedeline, kendi kendinin bedeli kendi kendinin bedeli ve yerine ve yerine birini koyduğu zaman birini koyduğu zaman, sen geliyorsun Şeyh Efendi sen geliyorsun Şeyh Efendi tekkede zannediyorsun. tepkede zannediyorsun. Öbürü de diyor ki Mekke'de gördüm, öbürü de diyor ki Medine'de gördüm.

  201. 1:31:37

    Somucu Baba'nın kırk kapıdan aynı anda çıkması gibi. Hatıbi Şirvini'nin kırk mescitte Cuma'yı Mısır'da kıldırması gibi. Peki oradaki kırk mescitte de Cuma kılanların namazı o sahi mi değil mi? E? Demek ki bedenen var orada. Yoksa ruhun kıldırdığı namazdan namaz kabul olur mu? Adamın ruhu namaz kıldırmış bize.

  202. 1:31:57

    Adamı görmüyorum. Ha! Dedi ki ölenin bedeli Şimdi onlar altı kişi. İnleyen demek ki ebtel yedi kişi. Ebtel, el-ebtel, el-buğune kırk. Ama bu nereden başlıyor? Üçler, yediler ve on iki var. Falan ayrıca. Meşhur olan kırklar. Üç yüzler, beş yüzler, yedi yüzlere kadar gidiyor. Ama kırklar deyince ebtel de kırklar söylüyor.

  203. 1:32:28

    Ama bir de seba var yediler. Yedileri de duymuşsunuz. Şimdi bu yedilerde orada kaç kişi vardı Abdülkadir Geylani girince? Altı. Bir de inleyen var o görünmüyor. İnleyen ölmek üzere ses tuttu. Biri vefat etti. Yedilerden. Yedilerden biri vefat edince yerine biri alınacak ya. Normalde standart ne? Standart kırklardan biri yedilere geçer.

  204. 1:32:57

    Esas kaide o. Ama Abdülkadir Geylani bu kaideyi bozarak ona özel bir ilham gelmiş. Ben emrediyorum dedi. Ölenin yerine beden yedilere bu girecek dedi. O altı veliyullah kalü sema ve taate işitti ki taat et dedi. Sümme karaka şeyh şeyh çıktı kapıdan ve terakiyon onları bıraktı. Ben de arkasından çıktım.

  205. 1:33:26

    Biraz yürüdük yine. Zaten tayyi mekan olacağın zaman öyle bir kilometre yürüdükten sonra ne manası kaldı? Zaten yoruldun yani. Birkaç adım yürüdük diyor. Bir de baktım Bağdat'ın kapısındayız. Dakikalar içinde. İlk seferki gibi büyük Bağdat kapısı açıldı. Medreseye geldi. Kapısı açıldı. Evine girdi. İyi ki bu da iyi bir yolculuk yaptı.

  206. 1:34:00

    Yani başına iş gelmedi. Ne mutlu. Ertesi gün oldu. Yani işte sabah namaza çıktı falan. Dedim Allah aşkı için ve Allah adına sana ant veriyorum. Dün gece gördüklerimi bana açıklamanı istiyorum. Yani ne geldin peşimede kafanı karıştırdın yani. Gale. Dedi ki Radıyallahu anh emmel belent fe nihavent O gittiğimiz şehir nihavent şehriydi.

  207. 1:34:42

    Nihavent. Nihavend neresi hocam, Bağdat'a ne kadar? Nihavend şeyde mi? İran'da mı şimdi? Şehrin adı Nihavend, meşhur şehir. Ha kilometreyi belki mi? He? Ne kadar arası Bağdat'ta acaba? Mühim değil. Ta iyi mekanlar gittik. Kur'an-ı Kerim'den sonra kutuplara da bir anda gider de. Ve en mescitte o gördüğün altı kişi fevmul ebdeal onlar işte yediler kırkların yedileri nin altısı

  208. 1:35:16

    ve sahibü'l erîl ve sahibü'l-erî sehâbü'l-mümkânı merîzâl sahibü'l kâne merîzâl o inleyen vardı sen onu görmedin kenarda yatıyordu o inleyen yedincisiydi, o hastaydı. felemme hazaret vefâtuhu cîti ahduru ben de evliyanın reisi olduğum için demiyor da evliyanın reisi olduğu için vefat edeceği zaman kırklardan birisi Kavs kimse o zaman Kavs onun cenazesinde bulunur.

  209. 1:35:41

    Ben de vefatında yanında bulunayım diye geldim. Yani yedincinin. ve emmâ racûled-i gharaceyi hamîlûn şahsan O bir adam geldi sonra aldı birini sırtına cesedi taşıdı gitti fe ebû l-abbâs il-hadûr aleyhisselâm zeybeb-i iliyyete ve l-emrû Hızır aleyhisselâmın künyesi Ebu'l-Abbâs'tır. Hızır aleyhisselâm geldi cenaze işlerini yapmak için, üstlenmek için

  210. 1:36:11

    o vefat eden yedilerden olan velinin naaşını aldı götürdü cenazeyi o kaldıracak, kıldıracak yıkamayı Hızır aleyhisselâm yapacak. Ne dolaplar dönüyor. Ne olaylar yaşanıyor. ve emmâ racûled-i gharaceyi hamîlûn şahsaten iki kelime-i şehadetin ikisi lafzı hem kelime-i tevhid tarafı hem risalet tarafı işte şehadette ne oluyor öyle?

  211. 1:36:36

    farac-ülmün en kustantiniyye o da İstanbul'dan bir adamdı. O zaman İstanbul'un adı ne? Kustantiniyye kâne nasrâniyye bu adam bak bundan dokuz yüz sene evvel İstanbul'da yaşayan bir hristiyan. Daha İstanbul fethedilmeden kaç yüz sene evvel ve ömür türlü olup en yükünü bedel haline mütevazı bana bildirildi ki bu vefat eden yedinci şahsın bedeli olarak bu hristiyan seçildi.

  212. 1:37:11

    Acaba o hristiyanın ne güzel ameli vardı? Merhametli miydi? Fakir yetim mi baktı? Ne bileyim iyi niyetli miydi? Mütevazı mıydı? Yani gavur da olsa bir iyilikler var ki Allah onu İslam'a layık buldu. Bir de Müslüman olur mu? E zaten var ya kadar gavur Müslüman olduğu zaman sıfır kilometre oluyor. Ben şu anda hala 50 kilometreyim yani.

  213. 1:37:38

    Onun için ara sıra diyorum Ya Rabb'i diyorum şimdi Müslüman olan gavuru sıfır ediyorsun da beni mi sıfır edemeyeceksin yani? Ben 40 sene, 50, 60 senelik Müslümanım yani beni de sıfır edebilirsin. Allah cümlemizi mağfurin cümlesine ilâkı eylesin. Bana emir geldi, ben de geldim bunları öğrettim. Mütevaffanın bedeline buzat olacak.

  214. 1:38:02

    İşte o getirildi. O da tayyi mekanına getiriliyor. Adam Hristiyan. Daha Müslüman olmamış. İstanbul'dan alınıyor. Uçuruluyor. Tayyi mekanına. Nihavend'e getiriliyor. Çünkü yediler Nihavend'de. Geldi ya, başı açık. Bıyıklar uzun bilmem ne. O vaziyette getiriliyor. O da getirildi.

  215. 1:38:30

    Şimdi onların yedincisi oldu. Yedilerden biri odur diyor. Şimdi yaşanan olaylara bak. Tabi orada o Nasrane'nin mutlaka iyi bir kalbinde iyi bir niyeti. Ezelde Allah onun hakkında hayır kararı, iman kararı sefkat etmiş. Allah Ezelde onun Müslüman olacağını biliyordu. Bunlar ayrı şeyler. Kaza ve kaderin sırrına çok girmenin de anlamı yok.

  216. 1:38:50

    Aklımızda erecek işler değil. Yani şimdi bak adam Nasrani'yken bile Tayyi mekanına oraya getirildi. Niçin? Çünkü Müslüman olup yedilerden olacağı için. E şimdi diyoruz ya İblis bir anda doğudan batıya gidiyor diyorsun yani. O oradan oraya getiriliyor yani.

  217. 1:39:06

    Şimdi Mevla'nın anladın mı sen lütufları, keremleri, kudretinin genişliği, rahmetinin genişliği, ilminin genişliği bunlar hisar altına, sınır altına alınabilecek şeyler mi ya? Sen tasavvufa baksana tasavvufa. Biz sana neler neler yazıyor kitaplar tasavvuf kitapları. Sen alakalı mısın? Öldükten sonra işi bitti diyorsan, senin tarikatla şeyle ne alakan kalabilir ya?

  218. 1:39:38

    Onun için şeratın zahiri ayet hadisi Âyet-i hadislerin zahiri ilimlerini bile bilen insanlar en azından Kehf Sûresi'nde ledün ilminin geçtiğini, âyette sabit olduğunu bile inansa bu hakiketlere iman eder kardeşim ya. Onun için en mühim mesele Allah-u Teala cümlemizi iddia tercih ettikten sonra kalplerimizi kaydırmasın.

  219. 1:40:01

    Tevfikten sonra hızlana vardırmasın. Cümlemizi Efendimiz Hazretlerimizden öğrendiğimiz ehl-i sünnet itikadımız, nasib eylesin. Onlara da selam, rahmet, bereket dualarını size irca eylesin. Amin. Allahumma amin. Ya Rabbena alemin. Cemaatlerimizden ayetler, nazimet, seher, muntaza, fatıma, rabia, elmas, rafakat, resmiye, nimet,

  220. 1:44:54

    nadiye, türkan, aysun, münevver, mücevher, meyitelerin rahmeti eyle, azapları varsa raf ayle. Kadem, sercan, şaban, zeynel, uğur, emre, bahaddin, ismet, yalçın, ahmet, halil, Hacı Alaaddin, Asım, Osman, Mustafa, Hakkı, Remzi, Levent, Bektaş, Egemen, Fevzi, Ünum, Murtezim, Fikret, İbrahim, hepsi kabirlerde rahmetine muhtaç vaziyette amelleriyle rehin olmuşlar.

  221. 1:45:19

    Ya Rabbi affeyle, mağfiret eyle, azapları varsa raf eyle. Ruhlar için buyurun, eşhedü en la ilahe illallah, ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü. La ilahe illallah, Muhammedun Resulullah. Fi kulli lem hatte ve nefesin adeden ve asihahü ilmullah. Allah, Allah, Allah, Celle şanika. Celalke Rabbele alemin ediyelen müjden kabule ile ervane ve asire. Ruhaniyetle gıbirdar eyle ve ervahit. El Fatiha.