33:35 / 1:18:50

  1. 00:01

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu teala alâ seyyidil murselin. Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecma'in. Hadis-i şerifte buyruluyor. Men hazara meclise ilmin yevme âşurâ. Kâne hakkan alallâhi tukhilevul cennâ. Âşura gününde, ilim meclisinde hazır bulunanları cennete girdirmek Allah üzerine bir haktır.

  2. 00:36

    Onun için şu anda âşura gününün son... son saatine yaklaşıyoruz. Ve bu mübarek saatte, saat 20.30'da tam iftara, işte 15 dakika kala, çoğunuz da oruçlusunuz, iftara 15 dakika kala dualarını yapacağız inşâAllah. Son artık âşura gününün kurtuluşlarının Mevlâ'dan bütün ümmetin helâsını niyaz edeceğiz inşâAllah.

  3. 01:03

    Dualarını okuyacağız. Onun için... Şimdi bu mübarek ilim meclisinde bir iki kısa ilanım var. Ondan sonra hemen bir kitap çıktı elhamdülillah. Bunun hakkında Esma-i Şerife manzuru... ...manzumeleri, bu mübarek eser. Üç tane Evliyaullah'ın, Abdülkadir Ceylani, İmam-ı Timiat'ı diyordum size, bahsediyordum.

  4. 01:28

    Bunları çok güzel yaptım, toparladım. Çok ilim var, çok. İnşâAllah sizlere arz edeceğim. Ayet-i hadislerle beraber, bu manzumelerle beraber inşâAllahurrahman. Ondan sonra bir saat içinde toparlayıp, duamızı yapıp, iftarla da namaza geçeriz inşâAllah.

  5. 01:52

    Şimdi Haydar, biliyorsunuz on bin kişilik yemek çıkarıyor. Ve lakin yirmi bin daha müracaat var. Yani bir on bin daha müracaat var, yirmi bin. Birçoğu da sırada bekliyor ve buna cevap verilemiyordu. Neden? Çünkü İsmail Ağa bu olaylardan sonra Efendi Hazretleri'ne rabıtası devam edip, benim Şeyhim Efendi Hazretleri'dir diyenlerin hepsinin yemeğini kesti.

  6. 02:17

    Bu yemeğini kesince bütün millet bizim kapıya müracaat etti. Ve lakin bizim de böyle bir şey olacağını birden bilemediğimizden, önceden hazırlığımız olmadığından aşevimiz on bin kişiye hitap ediyor. Bursa'yla on bin, burası sekiz bin, Bursa iki bin, on bin. Ondan sonra, fakat tabii bir aşevi projesine beraber...

  7. 02:36

    aşevi projesine beraber girdik, sizinle beraber, bu da bitmek üzere. Elhamdülillah, bu biterse, otuz bin kişi yemek istese, otuz bin günlük çıkıyor. Evet, bu çok önemli bir proje. Yetkililere de arz ettiğimde çok memnun oldular, sizlere de, duacı oldular. Dolayısıyla bu iki öğün, üç çeşit sıcak yemek üretim olarak devam ediyor.

  8. 03:06

    Bir de ilim talebelerine, ihtiyaç sahiplerine Haydar kendi arabasıyla götürüyor. Birçok yer diyor ki, gel al. Yani aşevi var ama adama diyor ki, gel buradan al. Haydar ne yapıyor? Kendi araçlarıyla ayağına götürüyor. Kız talebe nasıl çıksın dışarı? Kadın hoca nasıl çıksın dışarı? Çoğu erkekler bu işlere yardım etmiyor.

  9. 03:33

    Onun için şimdi 23 Ekim 2025 tarihinde Hadımköy'de temelini attık. Ekim'de atmışız temelini. Kaç ay olmuş? Hatıram bitmişti. Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim sene. 9 ay falan olmuş. Öyle mi? 9 ay kadar evvel temelini atmışız. Haydar, Büyük Esevi, Aşevi. Aşevi, dış cephesi, şu anda dış cephe yapılıyor, içindeki bölmeler yapılıyor, çalışmalar son hızla sürüyor.

  10. 04:03

    Yani çok yakında açılacak inşallah. Yine orada toplanırız inşallah, güzel bir bereket duası yaparız, açarız. Bütün mahşer sabahına kadar sadakalarınız, hayırlarınız orada devam eder. Fakirler yemek yedikçe hayırınız, defteriniz açık kalır inşallah. Bundan sonra bir metrekare inşaat bedeli 10.000 TL, Aşevi yazım 7253'e SMS gönderirseniz 100 TL bağışlayabilirsiniz.

  11. 04:33

    923 1923 Ahmet Yesevi nokta org nokta TR. Buradan da özel bilgi almak istenen, özel yardım istenen işte artık zaten son aşamada çatılıyor ve dış cephe yapılıyor. Ondan sonra başlayacağız işlere, yemeklere inşallah. Allah Teala ecrinizi azim eylesin, hayrınızı kesir eylesin. Allah'ın talebelere, fakirlere ulaştırmayı.

  12. 05:00

    Biz öldükten sonra da kapanmaması nasip eylesin. Bizim arkamızdan bu işlere meraklı insanlar yetiştirmeyi nasip eylesin. Amin. Yöneticilerle hayırlı, yöneticilerle hayırlı hocaefendiler nasip eylesin. Amin. Biz dünyadan gider olduk, kalanlara selam olsun. Bizim yaşımız geçiyor artık. Ama bu hizmetler Hazreti Mehdi'ye ulaşacak inşallah.

  13. 05:22

    Hazreti Mehdi İstanbul'da bir sene ikamet edecek. Bu şuuru bilmeyenler, bu şuuru vermeyen hocalar yanlış yapıyor. Kıyamete yakın en büyük alamet Dekcal'dan bahsedilmeyecek. Mehdi'den bahsedilmeyecek. Kıyamet alametlerine bahsedilmeyecek. Hiçbir hutbede, hiçbir hocalar sohbetlerde bu konunu konuşmuyor.

  14. 05:48

    İşte bu da büyük kıyamet alameti. Onun için biz kesin itikad etmişiz. Hazreti Mehdi Konya'ya gelecek. Hazreti Mevlana'nın kabri şerifindeki tekkesinde biat alacak. Sonra Hazreti Mehdi, bunu Tahir Büyükörükçü Hoca çok anlatırdı bunu. Kaynakları var ya. Sonra Hazreti Mehdi İstanbul'a gelecek. Bir sene İstanbul'da ikamet edecek.

  15. 06:16

    Bu bir sene zarfında inşallah, helal eder efendi babaefendi hazretlerine mutlaka gelir. Çünkü nispet efendiden ona gidiyor. Benden Mehdi'ye de buyurdu ya. Efendiye gelirse biz de yanındayız. İnşallah bize kabrimize de bir Fatiha okur inşallah. Ben inanıyorum şehitliğe gelip ziyaret edeceğine. Çünkü efendi hazretleri bu, Muhammed Efendi var orada.

  16. 06:37

    Helal eder efendi baba var orada. O da Hazreti Mehdi'yi Mevla yönetiyor. O direkt zaten ne buyurulursa meleklerle. Devamlı yanda melekler var. Melekler söylüyorlar, o yapıyor. Hazreti Mehdi'nin işleri böyledir. Ve Seyyid Muhammed Alevi Maliki Hazretleri kabrinde çürümemiş. Hatice annemizin yanında yatıyor.

  17. 06:57

    Efendi Hazretlerimiz büyük kutupla, velilerin kutuplarındandır buyurdu onun için. Taziye yazısında. Dolayısıyla o mübarek zat oraya geldi. Çavuşbaşındaki külliyede dedi. Hazreti Mehdi İstanbul'a geldiğinde kararkahı buraya kuracak. O zaman Efendi Hazretleri de bunu orada tasdik etti. Hikmet Efendi Hazretleri de hayattaydı.

  18. 07:20

    O da tasdik etti. Üçü de şimdi Mevla'nın huzurundalar. Dolayısıyla orada çok büyük iş var. Orada dönüyor elhamdülillah. Her şeyler, Çavuşbaşı Külliyesi yeniden eskisinden daha büyük kat kat yapılacak inşallah. Bizi de bu sene devriyelerde vesairelerde salonlardan kurtaracak. Hiç salona daha ihtiyaç yok.

  19. 07:43

    Otuz bin kişi gelse yer var. Bunu da acil başlayacağız inşallah. Kısa zamanda müjdeler geliyor. Recep-i Şerif'e kalmaz. Yani Recep-i Şerif'le müjdeleri ilan edeceğim. İnşallah. İnşallah Rahman. İyi mi? Sevindiniz mi biraz? Sevindiniz ama yine sizden fülüs çıkacak, fülüs. Fülüs çıkacak sizden. Ama can çıkmadan fülüs çıksın.

  20. 08:15

    Can çıkmadan sadaka çıksın, zekat çıksın, hayır çıksın. Can çıkarsa daha bir şey çıkamaz. Çıksa da boşuna. Arkadan da kimse senin niyetine miras parasından vermez. Herkes yemeğe bakar. Kendisi hakem verseydi der. Onun için çoluk çocuğa da bu hususta güvenmiyorum. Ben de çoluk çocuğuma bu hususta güvenmiyorum.

  21. 08:42

    Onun için kendi işime kendim bakacağım, anladın mı? Ne yapıyorsam şimdi yapacaksın. Çoluk çocuk yaparsa Allah razı olsun. Ama neyine güvenecek? Hele ki para işine girdi mi babam cehennemden kurtulsun diye evini satar mı yani şimdi? Bana ne yanarsa yansın der ya. Evi de ben de der haramdan almadım. Babada miras kalmaz.

  22. 09:04

    Ölüm hak, miras alal. O haramı karıştırdıysa yansın der. ama ben de bu evi satayım da adamı haramdan kurtarayım demez. Ben yanmam ki ben evde rahat oturuyorum der yani. Öyle midir? Siz ne demediğinizle ne konuşuyorsunuz? Durum bu yani. Ben dünya kadar adam gördüm. Kırk tane daire bıraktı. Kırk tane.

  23. 09:23

    Çocukları da yok. Kırk tane daire bıraktı. Amca oğullarına tabii kalıyor. Ondan sonra kardeş oğullarına yani. Adamlar hesap kitap yaptılar. O zaman iki bin lira mı net tuttu? Çok sene var bu yani. İki bin lira devir parası, iskat parası. Onun hesabını yaptılar. Dediler ki bize ne ya? Amcam namazını, orucunu kılıyordu zaten dediler.

  24. 09:49

    Kırk daireyi aldılar. İki bin lira devir parası vermediler. Ben bunu yaşadım yani. İşte olmayasın dört beldenin birinden denilen o dört beldenin birinden yani. birinden birinden yani. O hangisi, o dört beldede neresi falan onları konuşmuyorum artık. Içini sen doldurabiliyorsan doldur. Herkes kızdığı tarafın dört beldesini koyar oraya yani.

  25. 10:09

    Ama orada bir dört belde diye bir şey var yani. Onun için kimse hayır yapacak. Bak aşevi. Sadakayı çağırıyor mu? 30 bin her gün bak iki öğün, üç çeşit hem de çok kalite olacak, bu kalite çok arttı şimdi Bundan sonra da hale gör, yerimiz genişleyince bütün malzemeler, her şey önden alınacak, bozuluklar, soğutmalar.

  26. 10:34

    On bin metre! 10 bin metre Onun için, Allah rızası için, mübarek aşure gününde, isterseniz bence aşure geçmeden, yetmiş iki elli üçe bir SMS, aşevi yazıp, yetmiş iki elli üçe bir yetişin. şey yok biliyorsunuz bu şeylerde, asevi, asevi yazıp yetmiş iki elli üçe gönderse herkes, aşure geçmeden bir yüz TL, en azından bir bahşiş yapar.

  27. 10:57

    Ondan sonra efendim, kardeşlerim, önümüzdeki çarşamba günü, çarşamba akşamı, nerede o da ya? Allah Allah. Bir Temmuz. Çarşamba bir Temmuz mu? Evet, saat yirmi bir otuz. Da Ebu Bekir Sipi'ne cevaplar vereceğiz. Bütün cevapları hazırladım. Bana üç yerine iftira yapıyor. Hem kendi sesimden, eski konuşmalarımdan, hem diğer şahitlerin konuşmalarından, büyük bir reddiye yapacağız.

  28. 11:31

    Yani hiç onun yerinde olmak istemezdim. Neler konuşacağız belli değil yani. Onun için bu iftiralar, çok ağır yerini buluyor. Lale Gül TV'de, Lale Gül FM'de, YouTube kanalımızdan canlı olarak takip edebilirsiniz. Efendim, arkadaşlar bir Temmuz, çarşamba saat yirmi bir otuz. Çünkü bana kesinlikle şuna cevap ver, şuna cevap ver diyor.

  29. 11:57

    Mübarek sen affet diyorsun da, adam diyor ki şuna cevap ver, şuna cevap ver, şuna cevap ver. Vermezsen ehl-i sünnetten çıktım. Vermezsen bilmem nesin? Böyle konuşuyor. Şimdi ben buna cevap vermek zorundayım. Normalde helal ediyorum. Ha, İhsan Hoca'nın talebeleri neler yapıyor? Tehdit ediyorlar şu anda.

  30. 12:13

    Ölümüne kalımına bilmem ne yapacağız diye. E ben açıklıyor muyum? İsim açıklıyor muyum? Cevap veriyor muyum? Adam yerine koymuyorum. Ama şimdi mesele o değil yani. Şu anda burada adam diyor ki, bak şurada ehl-i sünnetten çıktın diyor. Şurada dinden çıktın diyor. Şurada bilmem gavur oldun diyor ya. Bunlara cevap vermezsen bilmem nesin diyor.

  31. 12:32

    Böyle konuşmuş. E şimdi bakalım o otuz iki dakika konuşmuş. Biz ne yapacağız ona bakalım. Cevaplar hazır. İlimler hazır. Şimdi yalnız Hüseyin Avni Hoca, yüz kırk sekiz sayfa hazırlamış. Hüseyin Avni Hoca ufak iş yapamaz. Çok alim. Şu anda en büyük alimlerden. Allame. Efendi Hazretleri buyurdu ki, Hüseyin Avni Hoca çok büyük alim.

  32. 12:54

    Efendi herkese öyle bir şey demez. Hüseyin Avni Hoca'mıza Allah hayırlı uzun ömür versin. Saati afiyet versin. İlmi konuşuyor. Biraz tabii edebi konuşuyor. Çok ilmi olduğu için biraz da seviyeye inemiyor. Herkes de bazı kere onun ne konuştuğunu anlamıyor ama onun konuştuğunu çok büyük alimler anlıyor.

  33. 13:12

    Öyle normal alim de anlamıyor. Onun için o da şimdi cumartesi herhalde hem görüntülü kısa bir reddiye yapacak hem de sayfalı olarak da o yüz kırk sekiz sayfayı şeye pdf halinde koyacağız. Meraklıları hocaefendinin bu husustaki çok ilmi var. İstifadesiz. Tasavvuf ilminde de çok ileridir Hüseyin Avni Hoca.

  34. 13:35

    Usulü fıkıhda da çok ileridir. Usulü hadiste en ileri. Muhaddisleri şu anda muhaddisim diye geçinenleri kırk sene okutur yani. Hadis ilminde çok ileridir. Onun için onun ilminden de yararlanacağız inşallah. Çarşamba akşamında biz görüşürüz inşallah. Dolayısıyla kardeşlerim zaten cumartesi büyülerin, sihirlerin iptali için on dokuzda Bakara Suresi canlı okunmaya başlanacak.

  35. 14:03

    Yirmi kırk yedide akşam namazı kılınacak. Yirmi bir on beşten yatsı ezanına kadar da sihir ve cin çarpmaları, şeytan musallatlarıyla ilgili okumalar önümüzdeki cumartesi yapılacak. Ama bu işin sırrı Bakara Suresi'ndedir. Bakara Suresi'ni on dokuzda başlayacak inşallah. Yani yarın değil öbür gün mü? Tamam onu da öyle anladık.

  36. 14:27

    Ondan sonra efendim kardeşlerim yine şöyle bir önemli mesele var. Ben umreleri Receb-i Şerif ayında yapmak istiyorum. Çünkü Receb-i Şerif ayı haram ayı bedduaların iftiracılara kabul olduğu ay özellikle Kabe'ye özellikle gidiliyor. Receb ayı Kabe ile özdeşleşmiş. Çünkü haram ay, haram belde, haram mescit, mescidi haram, beldeyi haram,

  37. 14:52

    Kabetullahil haram, Receb-i Şerullahil haram. Onun için umre için bana soranlar önümüzdeki sene Bu ümrenin günleri iki kandil arasında olacak. Yani Rekabet'te de burada olacağım inşâAllah. Miraç'ta da burada olacağım inşâAllah. Kandillerde cemaati bırakmam inşâAllah. O arada bir ümre olacak. Tabii ben çok fazla gidemem, burada çok derslerim kalıyor.

  38. 15:22

    Sekiz gün, dokuz gün kadar, dokuz gün kadar bir ümre olacak ama isteyenlere de ona göre on dört gün, on beş gün olacak. Mekke medeniyeti de benimle beraber gelenler olabilecek. Burada hocayı biz götürüyoruz diye çok reklam yapanlar, herkes birbirine, kadınlar aralarında gruplar yapanlar, benim resmimi koyanlar, ismimi koyanlar yalancıdır yani.

  39. 15:46

    Bu yalancılıklara itibar etmeyelim. Yesevi tur ile gideceğiz. Bunun dışında bir tur beni götüren yok. Eğer yani götüren var da, isteyen var da benim gittiğim yok. Bir kişiyle gidebilirim, kırk kişiyle gidemeyeceğime göre benimle ümreye katılmak isteyenler, 0-212 alan koduyla 912-020 Receb-i Şerif ayında, ben bu önümüzdeki Receb ayında çok büyük olaylar olacağını,

  40. 16:13

    duaların kabulü bakımından haram ayda epey senedir de gidemedim Receb ayında. Ben Receb-i Şerif ayı bana uygun istiharem geldi. Onun için Receb-i Şerif ayında, Aralık ayında gideceğim. İnşaAllah-u Rahman. Bunu da şimdiden söylüyorum. Ondan sonra kırk fitne çıkıyor. Arada 8-10 ay var. Söz bu. Bunun dışındaki sözlere itibar etmeyin.

  41. 16:33

    Benden duymuyorsunuz. Ya selefiler bizim siteyi hacklemişler, bir şey koymuşlar. Bugün sabah. Eski bir siteli yani, eski. İftihar edeceğimizi. Oradan bir şey koymuşlar oraya. Ben İbni Teymiye'yi medet etmişim. İbni Teymiye şöyledir, böyledir. Lan siz benim İbni Teymiye'yi medet ettiğimi duyarsanız ne demeniz lazım?

  42. 16:56

    Hoca da sapıttı demeniz lazım. Aman önden ne yapmanız lazım? Ya hoca bunu der mi? He? Şu anda var ya ismini versem aklınız durur, kafanız tavana vurur. En akıllı iki kişi beni aradı, Hocam görüş mü değiştirdin diye? Memleketteki durum bu. En akıllıları böyle olursa, Dolayısıyla İbni Teymiye mezardan kalkıp tövbe mi etti de ben görüş değiştireyim yani?

  43. 17:30

    İbni Teymiye aynı bozuk adam duruyor. Onun için aman aman aman. Bak benim ağzımdan sesli bazen yazılı da bile yetmez. Ne dedim size önemli konular olur. Sesli konuşmam yoksa, Çünkü neden? Adam oradan buradan katıyor, karıştırıyor. Allah şerlerini de muhafaza eylesin.

  44. 17:50

    Şimdi Ağızkaya yayınları bir kampanya yapmış. Bu kampanyaya göre sadece yirminci cilde ilgili mi bu kampanya? Ben bir buradaki kağıtların hangisinde ne var onları da kestim. Ruhul Furkan inşallah sene sonuna yirmi birinci cilde yetiştireceğim inşallah. Allah Celle Celaluhu kuvvet kudret ihsan eylesin.

  45. 18:15

    Beni de efendim bu yazı tefsire ayıracağım zaten ben. Şifahi Serif'le mektubatı tatil ettik ya Temmuz Ağustos orada tefsire ağırlık vereceğiz. Bir defa senin beşinci sohbetine ağırlık vereceğiz. Perşembe buradayız tatil yok. Perşembe akşamları on dokuzda buradayız inşallah. Gelen gelsin. Ondan sonra Ahıska'da büyük kampanya yapıyor.

  46. 18:37

    Bunun normal satış fiyatı Şamoğa kağıdı bu. Çok kaliteli dokuz bin beş yüz TL bunu sınırlı süre beş bin dokuz yüze indirmiş. Talebelere medreselere ihtiyaç sahiplerine hediye edilebilir. Sadaka icari olur. Faydalanılan ilim buyuruluyor. Onun için bu kampanyaya da destek verirseniz Efendi Hazretleri'nin kitaplarının basılmasına yayılmasına katkı sunarsınız.

  47. 19:03

    İnşallah orada o hizmetler daim olsun, kaim olsun. Efendi Hazretleri'nin kitapları böylece neşru, nema bulsun. Her tarafta okunsun, okutulsun. Efendi Hazretlerimizin tefsiri, Efendi Hazretlerimizin sohbetleri, Efendi Hazretlerimizin bunları size duyuruyoruz.

  48. 19:21

    Şimdi bu mübarek kitap Esma-i Şerife manzumeleri. Risale rakamı benim çıkarttığım risalelerden yüz on bir oldu. Elhamdülillah. Şimdi Mevlid adağımız var, onu hazırlıyorum. Onda neler yazdım, neler yazdım. O yüz on iki olacak inşallah. Mevlid ayı yirmi dört Ağustos'ta Mevlid-i Şerif gecesinde burada Mevlidler okuyacağız, Şerif suları vesaire çok hayırlar yapacağız inşallah.

  49. 19:49

    Ondan evvel bu çıktı şimdi yüz on birinci risale. Dualar ve zikirler serisinde otuz beş olmuş. Bir de seriler var, fıkıh serisi var. Efendim salavat serisi var böyle. Bu dualar ve zikirler de 35. kıymetle sarılmış. Yüce Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ'na buyuruyor. Velillâhi l-esmâü'l-husnâ fed'ûhü bihâ En güzel isimler ancak Allah'a aittir.

  50. 20:15

    Siz Allah'a o isimlerle dua edin. Şimdi Allah-u Teâlâ Hazretleri bir yol gösteriyor, yön gösteriyor. Kurban olduğum Allah'ım sana, bana yalvarırken şununla yalvar diye bir, yani ayıp olmayacak şimdi, diyor, tiyo veriyor. Yani, tiyo lafı herhalde gavur canlıdır, necdedir bilmiyorum. Yani sana ima ediyor, işarette bulunuyor.

  51. 20:41

    Bak, mesela bir adam bir şey yaparken, birine bir işin düştü bilmem ne, sen gidiyorsun adama arz ediyorsun. Adam da sana diyor ki, yetkili yetkisiz. Bana şu adamla gel, diyor. Ne demek o? Benle direkt muhatap olma, işin ters olur, diyor. Bana diyor, şu adamla gel, diyor. E tabi o arada neler dönüyor, ayrı dava, siz anladınız.

  52. 21:10

    Siz kafanız çalışan adamsınız. Ama şimdi sen orada o denileni yapmaz da, kendi kafana göre oradan buradan yandan belden dolanırsan o işin olur mu? Tersine bir de olmaz. Olacaksa da olmaz. Çünkü adama durumu arz ettin gittin, adam da sana dedi ki, şu arkadaşla görüş, sana bir şey ver.

  53. 21:31

    Şimdi Allah-u Teala da buyuruyor, bana dua edecekseniz, benim en güzel isimlerim var, onları zikredin, diyor. Ya sana ne demiş oluyor? Kafana göre takılma. Rastgele elini açıp, dır dır dır dır dualara başlama. Duanın bir adabı var, öyle mi? Ne buyuruyor? Acil teyyül musalli. Sahabeden birisi namaz kıldı, kılar kılmaz ellerini açtı.

  54. 21:58

    Efendim, sayullahü aleyhi ve sellem mescitte oturuyor. Açtı ellerini işte, efendimiz de duyuyor, sayullahü aleyhi ve sellem. Ya duyuyor, ya Mevla bildiriyor tabi illa ki. Adam sessiz de okusun. Efendim, sayullahü aleyhi ve sellem bildirir. Ondan sonra, elhamdülillahi rabbil alemin dememiş. Salatü selam okumamış.

  55. 22:15

    Anladın mı? Hemen başlıyor sipariş vermeye. Efendim, sayullahü aleyhi ve sellem buyurdu ki, Ey namaz kılan adam, acele ettin. Ne yapayım ya Resulullah? Evvela Allah'a hamd et. Sonra bana salat et, salavat oku. Ondan sonra iste.

  56. 22:33

    Şimdi dolayısıyla, dua yapmanın bir adabı var. Bu adaptan biri de, Esma-i Hüsna ile, Duanın başında Esma-i Hüsna'yı zikretmek. Veyahut senin özel bir işin varsa Allah'tan, Şifa konusunda Şafii ismiyle. Tamam mı? İzzet-i itibar ismiyle, Aziz ismiyle. Mesela, her ismin hassası var. Anladın mı? Düşmanından intikam peşindeysen, El-Müntekim ismiyle.

  57. 23:08

    Belalardan kurtuluş istiyorsan, Selam. Selam ismi şerifiyle. Bu şekilde ne yapmak lazım? Esma-i Hüsna'dan faydalanmak lazım. Mevla bizi nereye yönlendirdi? En güzel isimle. Şimdi demek ki hamd yapılmadan dua yapılmaz. Peşinde de salavat okunacak, peşinde de Esma-i Hüsna okunursa veya ilgili ismi şerif okunursa, bir de bunların adetleri var, sayıları var tabi.

  58. 23:38

    O da ayrı bir şey. Ama Esma-i Hüsna'yı bir kere bile okusan, yani bir kere 99'u bile okusan, peşinde ne dua etsen? Zaten onlarla dua etmiş oluyorsun. Ama onun başında Allah'ın menniyesi el-üke, Ebi Esma-i Kel Hüsna diye başlayan bir dua var. O duayda, bence tefsirde de yazdık. Bilmiyorum bir kitabımda da yazmış olabiliriz.

  59. 24:00

    Dolayısıyla bizim Esma-i Hüsna'ya önem vermemizin sebebi budur. Ebu Reyhan, Allah-u Teala'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte, bu Tirmizi'de geçer, İbn-i Hükman'da geçer, Taberani Hakim Beyhakî'de de var. Allah-u Teala'nın kaç ismi var? 99. Ama bu 99, miyetten 100, gayra vahidin bir hariç. Bak, hadis böyle söylüyor.

  60. 24:28

    Başta 99 diyor, ondan sonra da 100 diyor, ondan sonra bir daha bir hariç diye bir daha 99 oluyor. Yani ne demek istiyorum? Bu 99'un üzerine çok duruyor yani, sayının. Bunlar, kim bunları ezberlerse, kim bunları sayarsa, kim bunları zikrederse, yani ekseriyetle bu ezberlemek hakkındadır. Dehalel cennete, cennete girer, buyuruluyor.

  61. 24:56

    Şimdi, İbn-i Hacer Rahimullah diyor ki, burada men ehsâha, ihsâ tabiri geçiyor. İhsâ, Allah'ımızın isimlerinden birinde de muhsî var, değil mi? El-Muhsî, Celle Celaluhu, Muhsî. Şimdi bu ihsâ tabirinin manası nedir? Ulema ihtilaf etmiş. Bu ihsâ tabirinin manası hakkında İmam-ı Nevezi, Rahimullah'ın nakli ve çile, İmam Bukhari,

  62. 25:23

    İmam Bukhari Rahimullah Hazretleri ve bazı muhakkak alimlere göre bunun manası, ondan sonra efendim, kim bunları ezberlerse, 99'u ezberlerse diyor. Çünkü hadîs-i şerifin diğer bir tarihinde, men hafızaha dehalel cennet, ezberleyen cennete girdi, buyuruluyor. O hafıza deyince, ihsâ tabirinde birkaç mana çıkar ama hafıza deyince hafıza ezberlemek.

  63. 25:51

    Hafıza, hafız, hafızadan geliyor. Onun için bu hadîs-i şerif de müslimdedir. Sahih-i müslimdekinde ezberleme şartı var. Evet, İbn-i Atiyyar Rahimullah buyurmuş, bunun manası kim onları sayarsa ve ezberlerse. Ezberledi ama okumuyor, ona da yok. Ezberlemek yetmiyor, okuması lazım.

  64. 26:15

    Sonra, bunun içinde iman etmek zaten var, tazim etmek zaten var, ismi şeriflerin ahlakıyla ahlaklanmak zaten var. Bunları becerebildiği kadar bu manaları zaten içine alıyor. Allah'ımızın bazı ismi şeriflerinden bizim de sıfatlanmamız gereken huylar var değil mi? Gafur, affedicilik, rahim, merhamet, acıma, şükür, teşekkür eden, mükafat veren, iyiliğe karşı iyilik.

  65. 26:46

    Yani bazı ismi şerifler, her ismi şerifler değil. Cebbar isminden senin pek nasibin yok. Mütekebbir, çok büyüklük sahibi, senin ondan nasibin yok. Çünkü o kibir Allah'a mahsus. Anladın mı? Ama bazı isimlerde var ki, onlardan bizim çok neyimiz var? Nasibimiz var. Es-Sabur, son ismi şerifte. Çok sabırlı.

  66. 27:10

    Bu bize de lazım mı? Dolayısıyla bu ismi şeriflerden bize uyanların ahlakıyla tehalluk, bu da Esma Hüsnan Şarihlerinin ve ulemanın yazdıkları, ben 20-30-40 tane kitap buluştuklarında bakmışım. Bu kitapların özelliğinde tehalluk bahsi var. Yani bu ismi şerifinden bir Müslüman nasıl ahlaklanabilir? Mesela kibirliden nasibin yok ama şöyle bir nasibin var.

  67. 27:40

    El-kibri alel-kibri sadakatü. Bir adam sana kibir yapıyor, sen de ona kibir yapsan sadaka vermiş kadar sevap alırsın. Normale kibir yok ama kibirliğe karşı kibir, havalıya karşı hava. Anladın mı? Burada bazı isimlerinden de özel nasib var. Bazı isimlerde genel nasib var. Anladın mı? Allah isminde kimsenin nasibi yok.

  68. 28:08

    Şükür eder Allah, ibadet ancak kendisine yapılmazı hak eden zat. E kimsenin ibadet olunacak sıfatı olmadığı için hepimiz kuluz. Bir tek mağbudun bir hak Allah var. Allah ismi şerifinden ne yok? Kimsenin nasibi yok. Ne bakımdan? Ahlaklanma bakımından nasibi yok. Çünkü ondan bir şey alamaz. Ama ne yapar onu?

  69. 28:32

    Allah ismi şerifini devamlı zikreder. Zikrettikçe kazanır, duaları kabul olur, ismi azamsın. Ama her isimde ahlaklanılmaz. Allah isminden hiç ondan bir sana hu çıkmaz. Neden? O üluhiyet, o ilahlık. Öbüründe sabırında, kibirinde, intikamında, adaletinde, şuyunda buyunda kendine göre, yerine göre bir şey çıkabilir.

  70. 28:58

    Ama lafzayı celalden ancak nasibimiz ona iman etmek, onu zikretmek ve onunla Allah'a dua etmek. Ya Allah diyorum, devamlı Ya Allah, Allahümme. Allahümme, bütün dualar Allahümme ile başlıyor. Allahümme'nin aslı ne? Ya Allah. O da aynı şey. Orada Allahümme'de de Allah var. Celle Celaluhu. Onun için kardeşler, İmam Esili, Ebu Neamüsbani buyurmuşlar.

  71. 29:27

    Bu isimlerin manası, bu hadisin manası sadece saymaktan ibaret değildir. Fâcir ve fâsık bir insan da esma-i üsna'yı sayabilir. Fâcir, fâsık bir insan da ezberleyebilir. Ezberler ama namaz kılmaz. Üsküde içer. E şimdi bu da mı cennete girecek? Onun için bunun manası, manalarıyla amel etmek, muhtevalarının ismi şeriflerinin anlamlarını iyi düşünmek,

  72. 29:53

    onlara hakiki manada iman etmek. İman etmek, Allah'ın bu sıfatlarına her bir isimden de aynı zamanda ne çıkıyor? Sıfat çıkıyor. Tabi bu sıfatların hemen hemen tümü hayat, ilim, semih, basar, irade, kudret veya vücut, kıdem, beka, vahtaniyet, muhalefet, cülli, havadis, kıyam, bir nefsiye gidiyor. Mesela el-kayyum, kıyam, bir nefsi.

  73. 30:13

    Yani ama incelediğin zaman her isminden ayrıyetten bir sıfat da çıkıyor. Çünkü ismi, manasını düşündüğün zaman aynı zamanda Mevlamız'ın sıfatı olmuş oluyor. Anladın mı? Her sıfat isim olmuyor. Mesela hayat Allah'ın ismi değil. İlim Allah'ın ismi değil. Ama hay dedin mi, Alim dedin mi, Allah'ın ismi.

  74. 30:43

    Ama her isimde mutlaka bir sıfat barınıyor mu? Hatta bazı alimler ne yapmışlar? Mevla'nın isimlerini sayarlarken? Kur'an'daki Allah-u Teala'nın zamirini kendisine isnat ettiği bütün fiillerden de isim çıkartmışlar. İsim ve sıfat çıkartmışlar. Anladınız mı ne demiştim? Mesela Yusuf-u Nebane Hazretleri bunları yapmışlar, toplamışlar.

  75. 31:09

    Hangi kitap, hangi Risale'de bastım hocam onu? El-İstikase, Besmele-i Hüsna mıydı? Mesela orada bastım onu. Kur'an-ı Kerim'de kaç isim içeri çıkıyor oradan? Üç bin küsürdü. küsürdür. Beş bin mi? Işte orada var. Beş bin. Ama onu Beş bin mi? İşte orada var. Beş bin. Ama onu nereden çıkarıyor? nereden çıkarıyor?

  76. 31:27

    Mesela Allah-u Teala buyuruyor ki geceye yarar. Oradan ne çıkıyor? Halik. E zaten Halik Halik. esvaişlerde var mı? Var. Tamam. Cealelleyle sekenen. Geceyi Esma-i Hüsna'da var mı? Var. Tamam. Sekenen. Geceyi sükunet ve mahalli yaptı diyor. sükûnet Ca'le. Buradan ne çıkıyor? Ca'ilü'l-leyl. Sekenen çıkıyor.

  77. 31:48

    Bu bir sıfattır. Aynı zamanda isimdir. E bu El-Halik'in altına normalde giriyor mu? Giriyor. Mesela Mesela sekiz sıfattan, irade, kudret, kelam, tekvin. Tekvin icat etmek. Tekvinin içine girmiyor mu? Geceyi sakinlik yapması. Giriyor. Toplamda oraya giriyor. Ama özel baktığın zaman, ayrı ayrı baktığın zaman, her mesela, anladınız mı bilmiyorum.

  78. 32:14

    Mesela ne diyor? işte ahsaynâhu fî kitâbi ve külle şeyin Fî kitâbi ve külleşeyin ahsaynâhu. ahsaynâhu Fî kitabin mü'min dünyasından. fî kitâbîn mibîn dünyâsinde Her şeyi levh-i mahfuzda ihsâ ettik. yazdık saydık Oradan mesela ne çıkıyor? El-Muhsî. El-Muhsî 99'da var mı? Var. Tamam geç. Yeni bir şey bulmuş değilsin.

  79. 32:34

    Ama şimdi öyle şeyler var ki, anladın mı? Biz yazdık diyor. Oradan kitabet çıkıyor. Meleklere yazdırdı falan mana ayrı bir şey. Ama oradan o çıkıyor. Bunun gibi daha çok. Geçimlerini biz taksim ettik diyor. قَسَمْنَا'nın adı ne çıkıyor? Maaş etleri taksim eden çıkıyor. Bunun gibi o kadar fiil var ki zamiri Mevla'ya müşned olan.

  80. 33:04

    Bunların hepsinde isim ve sıfat çıkıyor. Ama burada Allah-u Teala'nın isimleri 99'da sınırlı mı? Değil. 99 ile sınırlı mı? Değil. Niye? E çünkü mesela Allah-u Teala'nın isimlerinde efendim Allamul Guyub var. 99'da yok. Hannan var. 99'da yok. Mennan var. Kabe'nin direklerinde bile, içinde bile Hannan-u Mennan yazıyor bütün Kabe'de.

  81. 33:35

    Ama 99'da var mı? Yok. Şimdi Cafer-i Sadık Hazretleri'nin rivayetleri var. O da Kur'an'daki surelerden o da 99 toplamış. Kur'an'daki sûrelerden, o da Şimdi 2 tane, 3 tane 99 var. Şimdi bizim şu anda hafızlara ezberlettiğimiz yarışmalar yapılan, plaketler verilen plaketler de 5 para etmiyor ya. Plaket vereceğinize çocuklara şeker verin ya.

  82. 33:57

    Ama sizin de yaptığınız derneklerin işleri hiç beğenmiyor. İne alsan yemez ya bir şeyler. Öyle demirden, bronzdan. Ya mübarek adam para ver adama para lazım sıkışmış zaten ya. Otomobozluk falan. Neyse hediye verecekseniz biraz tatlı tatlı bir şeyler olsun. Nedir ya? Herkes odun veriyor, kütük veriyor, bilmem ne veriyor, bir şey veriyor.

  83. 34:17

    Efendim bu meşhur Esma-i Hüsna 99 diye var ya bu kime rivayet edilir? Hadi söyle biri. E söyle atış serbest. Yanlış da olsa söyle bir şey ya. Normal Tirmizi. Hakimi Tirmizi başka Süneni Tirmizi'nin sahibi Ebu İsa başka. Hakimi Tirmizi o başka. Sonları Tirmizi geliyor diye aldanmayalım. Muhaddislerin Tirmizi dediğinde Hakimi Tirmizi girmiyor.

  84. 34:49

    Sade Tirmizi'yi dersen meşhur Sünen sahibi, Kütüb-ü Sitte'nin derim ki Tirmizi'nin sahibi geliyor. Hâkim-i Tirmizi'nin, Evad-i Rûlus'un sahibi vs. eserleri var. Onu demen için, Tirmizi'yi demen yetmiyor. Ona Hâkim-i Tirmizi'yi diyeceksin. Mutlak Tirmizi'yi dersen kim? Artık hitaptan birinin kaynağı, Süneni-i Tirmizi'yi.

  85. 35:08

    Onun da bir adı, Es-Sahihul-Câmiu, El-Câmiu-l-Sahid, Es-Sahihul-Câmiu, öyle bir şey. Yani onun da sıhhat ismi var onda da. Ama meşhur Süneni-i Tirmizi'yi. O Sünen geçiyor. Bukârî ile Müslüm, Sahid diye geçiyor. Öbür dördü, yani altıdan dördü, Süneni-i İbn-i Mâce, Süneni-i Ebî Dâvûd, Süneni-i Tirmizi'yi diye geçiyor.

  86. 35:26

    Ama Tirmizi'nin bir baskısında da bir isminde de El-Câmiu-l-Sahid veya Es-Sahihul-Câmiu, Es-Sahihul-Câmiu diye sanki hatırlıyorum. Yani El-Câmiu-l-Sahid, Bukârî'nin adı. Es-Sahihul-Câmiu diye de bir şey var Tirmizi'yle. Yani hepsi sahih esasen. Biz bunları sahih kabul ediyoruz zaten. İlk altı. Doksan dokuz, meşhur olan doksan dokuz, bak burada yazıyor.

  87. 35:48

    Burada, orada da bitiyor. Herhalde sabır şurada. Bak şurada. Ben de hep burada namaz kılıyorum, Allah bana sabır versin diye. Burada uğraşmayayım, dalmayayım birilerine diye. Bak Es-Sabur'da kılıyorum hep burada ben. Anlıyor musun? Ha, doksan dokuz Es-Sabur ismi şerifiyle biten. Bu Tirmizi rivayetidir.

  88. 36:10

    Ama şimdi bu doksan dokuz, doksan dokuz sene cennete girer diyor. Diğer bir doksan dokuz var. Onda bundan bazıları var, bazıları yok. Bunda olmayan bazıları da onda var, bunda yok. Onların hepsini hazırladım şimdi size. O kimden geliyor? Cafer-i Sadık radıyallahu teâlâ Efendimiz'den. Onun da tahrici zannettiğim hatırlıyor musun bilmiyorum.

  89. 36:35

    Ebu Nuaym diye hatırlıyorum. Ebu Nuaym Büyük Muhaddis. O, Hilletül Evliya'da olabilir, Hatip'te olabilir. O da, o da doksan dokuz. İbni Abbas'tan gelen var. Anladın mı? Şimdi şöyle, onda üçü var, bunda ikisi var. Ama sayıya bakıyorsun doksan dokuz. Ama hepsi eşit mi dersen eşit değil. Ama en kuvvetlisi hangisi?

  90. 36:59

    Tirmizi'de o var. Yani şu yazdığımız her tarafa. Ama öbürleri de ismi şerif midir? İsmi şeriftir. Sen Hanna'nın ismini inkar edebilir misin? Hadiste geçiyor. Hadislerde geçen isimler. Allah'ta herkes kendi kafasından isim koyamaz. Ama öyle hadisler var, Mevla'nın ismi olarak zikrediyor. Ama doksan dokuzda yok.

  91. 37:22

    O zaman ne anlıyoruz? Allah'ın bütün isimleri doksan dokuzdan ibaret değil. Allah Teala'nın bin ismi şerifi var. Bu bin ismi şeriften kimini bildirmiş, kimini bildirmemiş. Bunu da nereden anlıyoruz? Yine sahih bir hadis-i şerif. Hamed bin Ambel olacak mesela kaynaklar. Allah'ım ben...

  92. 37:50

    Bütün isimlerin hürmetine senden isterim. Sen O'nun zatına isim vermişsin. Yahut kitabında indirmişsin. Kur'an'da. Yetmedi. Yahut mahlukatından herhangi birine öğretmişsin. Bak sadece peygamberler ne demiyor? Peygamber olmayan velilere de öğretmiş olabilir. Mahlukatından herhangi birine öğretmişsin.

  93. 38:15

    Bunların hepsi bize ulaşmış mıdır? Yok. Ben mesela o kadar İsm-i Azam kitabında neler yazdım topladım. O İsm-i Azam'da öyle dualar var. Bu duanın içinde İsm-i Azam var. Bakıyorsun abi İsm-i Azam diye. Tanıdığımız isim yok.

  94. 38:36

    Onun için burada rivayetlerin tümünü toplamak lazım. 12'den vurmak için hedefi. Bir daha bak şimdi. Ya da sen kendi nezdinde, gayb ilminde onu kendine tercih ettin. O ismi sen zikrediyorsun, kullanıyorsun. Ama başka kimseye öğretmedin. Buradan ne anlaşılıyor? Allah-u Teala'nın öyle isimleri var ki peygamberler bile bilmiyor.

  95. 39:07

    Çünkü senin nezdinde kaldı, gaybda. Gaybdan açığa bildirmediyse kimse bilemez. O isimlerin hürmetine istiyorum. Bu çok sahip bir duadır. Ben bunu nerede yazdım? Yok dualarımda yazmadım. İlk kitaplarımdan birinde yazdım. Ya Kur'an-ı Mecit ya Kur'an-ı Hakim. İki tane küçük risalem var. İlk kitaplardan.

  96. 39:42

    İkinci, üçüncü risale. Otuz sene evvel. Kur'an-ı Mecit veya Kur'an-ı Hakim'in birindedir. Mecit'te de olabilir. Bu çok sahip bir hadis-i şeriftir. Duayı hangi dertli, hangi sıkıntılı okursa Allah söz veriyor mutlaka Kur'an hürmetine, bu isimler hürmetine. Çünkü bildirdiğin, bildirmediğin isimleri de söylüyor.

  97. 40:05

    Veya mahlukatından birine bildirdin, ben bilmiyorum, onu da katıyor. Kur'an'da indirdiklerin hürmetine, onu da katıyor. Tamam mı? Yahut kendi zatına isim verdiğin, başta onu söylüyor. Sonra Kur'an'da indirdiklerini söylüyor. Sonra mahlukatından birine, geçmiş peygamberler de olabilir, veliler de olabilir.

  98. 40:25

    Birine öğrettiğini söylüyor. Sonra da kimseye öğretmediğin isimlerin hürmetine diyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu bize öğretiyor. Böyle dua edin. Demek ki böyle bir şey var. İşte o zaman Kur'an'ı, benim bütün dertlerimi Kur'an'la açasın diyor. Hangi sıkıntılı, hangi mahzun, hangi kederli, hangi bunalımda bu duayı okursa diyor sallallahu aleyhi ve sellem,

  99. 40:46

    kesinlikle Allah söz veriyor, sıkıntısını feraha çeviriyor. Bu sahih hadis. Sahabe-i Kiram dediler, ya Resulallah bunları ezberlemek lazım mı? İşiten herkesin öğrenmesi lazım buyurdu bu isimleri. Onun için bu dua yani, bu isimlerin toptanıyla yapılan bir dua. Ama buradan biz ne anlıyoruz? Demek ki her isim bize bildirilmeyende var.

  100. 41:13

    Bu itibarla kardeşlerimiz Esma-i Hüsna hakkında ulema böyle beyanlarda bulunmuş. Şimdi burada tabii ön sözde bayağı yazdım. Onları okursunuz, o ilimleri. 4, 5, 6, 7 devam ediyor. Manasını kalbinde hazır etmek, ibretle tefekkür etmek, korkutan isimlerden korkmak, müjdeleyen isimlerden heveslenmek. Bunlar hepsi tabii zikreden için çok önemli şeyler.

  101. 41:46

    Öbür türlü lak lakayı lisan kabilinden oluyor. Manayı düşünmeden insanların aklında başka bir şeyler varken Allah'ın ismini anıyor. Yani şimdi bir adam benim ismimi gevelese, o arada da başka işler yaparken ben ne derim? Ya arkadaş ben de bu kadar müptezel değilim. Yani benim ismimi anıyorsun manıyorsun da anarken de başka işlere şey yapıyorsun.

  102. 42:08

    Yani bana mı sesleniyorsun? Bana mı bir şey söylüyorsun? Kime bir şey söylüyorsun belli değil. Benim adımı ne anıyorsun yani? Bir ciddiyet ister yani. Bir insan adını ciddiyetsiz ananlardan rahatsız olur. Mevla da ismini anarken manasını bilmeden, onun huzurunda olduğunu düşünmeden, o sana okuyor, o sana bakıyor, sana bakıyor, lak lak.

  103. 42:31

    Bunlar yanlış. Burada bunun nizahı yapılıyor. İsmi şeriflerin hakkını verme konusunda. Onun için ulemanın beyanı ve çile. Abdullah Yahşi Hazretleri, çok büyük bir velilerden bu. Medine-i Münevvere döneminde, yani o yörenin. Buyuruyor ki, Esma-ı Şerife'nin her bir ismin muhtevasına uygun dualarla Evliyaullah'tan bazıları şiirler mezzetmişler, manzumeler tertip etmişler.

  104. 43:05

    Bunu niye yapmışlar? Şiir ve zinni olanlar kolay ezberleniyor. Birincisi kolaylaştırma. İki, kalbin huzur bulması. Çünkü oraya dua da ekliyor. Sadece ismi sayıp gitmiyorsun. Dua ile mezzediyor onu. Her ismin kendine uygun bir dua yapmış Abdülkadir Geylani Hazretleri. Ondan sonra ne diyor? Duanın kabulü çabuk oluyor.

  105. 43:29

    Niçin çabuk oluyor? Alimler buyurmuş ki, beytler ve şiirler okunarak yapılan dua süratle kabul olur. Mevla da böyle seviyor. Onun için Evliyaullah bu kadar kasideler, kasideler, kasideler. Yani, milyonlarca Evliyaullah methiye yazmış, Esma manzumesi yazmış, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e yazmış, salavatlar yazmış.

  106. 43:51

    Hep beytle. Farkında mısınız? Kasideyi birde ne? Kasideyi Muhammediye, kasideyi Muzariye, kasideyi Hemziye, bütün Evliyaullah ne yapmış? Abdülkadir Geylani Hazretleri dolu kaside. Evliyaullah da böyle. Ve bunu yapmışlar. Onun için arkadaşlar, İsa Es-Sualibi Hazretleri, Meşayihın büyüklerinden bir zatın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor.

  107. 44:15

    Beytler ve manzumeler okununca, huzuru kalp ile inşa edilince sıkıntılar açılır. Hayır isteklere ulaşılır. Bunun çok büyük tesiri vardır. Hatta diyor, bir insan vefk ilmi var. O zor iş. Riyazat yapıyorsun, hayvanı gıdaya yemiyorsun, açılsız kalır, devamlı oruç moruç, kırk gün, bir daha kırk gün, vefkler, tertipler, on bini oku, şu iş mi, yüz bini oku.

  108. 44:40

    oku şu ismini, yüz bini oku, böyle Evliyaullah yapıyor bazı. Fakat diyor, alim meşayihden bazı da demişler ki, vefpler terkip edip, halvete girip, o terkipleri yapmak... yapmak çok can yoran bir şey, çok, benim hiç yapamayacağım bir şey zaten. Onlardan daha tesirlidir ne diyor? Esma-ı Hüsna ve duaları manzume şiir vezniyle okumak.

  109. 45:05

    Bunun böyle bir etkisi var. Onun için de Evliyaullah, burada bazı dualar var mesela, beytlerden, hacetlerin yerine gelmesi için. Sayfa 8. Bu beytler, Ahmet Eddeğer Bey, Ali Adar Efendi Hazretlerimizin kaynak kitabı, Feth-ül Melik-ül Mecit'te geçiyor ve sahip birçok kaynakta da geçiyor. Ne diyor burada?

  110. 45:28

    Mesela bu beyt çok önemli. Kim diyor, bir sıkıntısı için bu beyti okursa diyor, denenmiş o sıkıntı hemen açılıyor. Mesela bu 8. sayfada, yenik çıkan kitaptır. Eski kitaplarında bilim yok. Ya Rabbi heyyi'lena min emrine reşeda ve callena ma'unetekel huşnalena mededa. Böyle kafada da kalıyor. Bende kafamda daha çok kalıyor.

  111. 45:54

    Anladın mı? ve la tekilna ila tedbiri enfusina fen nefsu tacizu an ıslahi ma feseda. Böyle bu beyt çok önemli. Ondan sonra yine Evliyaullah'tan bazı hatlar diyor, kim dara düşerse, aşağıda zikredilen beyti üç kere tekrar ederse, mutlaka ama mutlaka üç kere tekrar edenin sıkıntısı açılıyor. Bu da Evliyaullah ilham edilmiş.

  112. 46:36

    Dedim mi manayda yazdım. Üç kere, hangi sıkıntı olursa olsun Evliyaullah bunları tecrübe etmişler. Dolayısıyla burada Abdülkadir Geylani Hazretleri başta olmak üzere ikincisi Dimyatı Hazretleri üçüncüsü Ahmet Derdiri Maliki Hazretleri. Bu üçü de Evliyaullah'ın büyüklerinden. En eskileri Abdülkadir Geylani Hazretleri.

  113. 47:00

    Ondan sonraki Ahmet Dimyatı Hazretleri. Ondan sonra efendim yok Muhammed Dimyatı Hazretleri onun babası Ahmet Derdiri Hazretleri'nin adı Ahmet. Bu Derdiri Hazretleri çok büyük. Savi Hazretleri Ahmet Savi'nin Şeyhi, bütün ulemanı Evliya Şeyhi. Bu son dönem, yani 250-300 sene Halvetiye Tarikatı'nda bu Tokadı Hayreddin Tokadı Şaban-ı Veli Kastamonu'da o silsileden geliyor.

  114. 47:35

    Ama Mısır'da bu zaten. Bunun da manzumelerini İbrahim Ahsen Hazretleri ondan tecazetliydi. O manzumeden bu manzumelerin bunların faydaları var. Şimdi Abdülkadir'in birinci bölümü Abdülkadir Geylani Hazretleri'nin tercüme-i hali. Ona ait Esma-i Şerif'in manzumesiyle Havası Kesiresi. Çok hasaları var.

  115. 47:54

    Bir defa Abdülkadir Geylani Hazretleri'nin ne kadar yazdığını biliyor musun? Daha da hakkını ödeyemem de. İnşallah daha da yazacağım onun hakkında. Önce onu bir tanıttık. Kerametlerini faziletlerini vesairesini anlattık. Şefaatlerini vesaire, himmetlerini daha da neler neler neler. Allah Allah

  116. 48:16

    Şimdi o nerede bitiyor? 112. sayfaya kadar Abdülkadir Geylani Hazretleri anlatılıyor. Yani acayip bir şey. Bütün şefaatle nail olalım diye uğraşıyoruz. Allah nail eylesin. Sonra icazetimiz var 113'te. 114'te bu icazetin de sıfatları var. Yani şartları var size olan.

  117. 48:36

    Şimdi 116'da başlıyor. Ne başlıyor? Birinci fasıl. Yani ne demek? İkinci fasıl manzume-i şerife şeratü bi tevhidil ilahimü besmila sehdimü bi zikril hamidimü cemmila veşhedü enne Allah la rabbe gayru tenezze han hasrı l-uguli tekemmüla böyle her şeyden bir ismi şerif bazen iki ismi şerif bazen üç ismi şerif.

  118. 49:04

    Sonunda da dualar var. Bunların havas başlıyor. Havası nereden başlıyor? Birinci beytlerde başlamıyor. Çünkü baştan duayla başlıyor. Fekul binkisi arim ba'de tuhrim ve gurbetin se'eltüke ya Allahü nasran muaccela bi hakküke ya rahmanü bir rahmet illeti ehatet fe künni ya rahimü mücemmila. Bak şurada üç isim gitti.

  119. 49:31

    Allah rahman rahim. Anladım. Şimdi bunların hassası ne? Hassası ne? Mesela altıncı beyti altmış altı kere okursan maddi manevi bütün sıkıntılardan kurtulup Allah'tan yardım talep ederse en yakın zamanda ilahi nusret teyit destek gelecek.

  120. 49:50

    Şimdi bu birinci bölüm. İkinci bölüm nereden başlıyor? Efendim kardeşlerim Filistin'de bakarsınız. Ikinci bölüm Muhammed İbni Ahmed Eddimiyatî Hazretleri'nin manzumesi. Bu da acayip bir manzume. Öyle bir şey. Mesela ben bundan çok amel ederim. Her ameliyata girerim veyahut yoğun bakım bir şey olur. Hemen veya bari eylem fâsıkat bittemübriyâ minessükmânî yâ musafiru zevvile.

  121. 50:23

    Bir kez sükmânî yâ musafiru zevvile. Bunu okurum. Her ameliyattan evvel narkozu yemeden bunlardan narkoz yerim ben. Evliya Allah'tan böyle işittim. Bu da dimyatika sitesinde. Hiç hastalık da biredir. Veya bari eylem fâsıkat bittemübriyâ. Bir kez sükmânî yâ musafiru zevvile dedim. Zevvile dedim gider.

  122. 50:46

    Anladın mı? Ha onların tabi burada şey var. Şimdi ben size daha uzun eee tabii ikinci kasidede dimyatika sitesinde ondan sonra mesela gözü için bir şey buldum şimdi mesela. Bir kere yazıyorsun onu aynanın üzerine. Ondan sonra bir cumartesi bakıyorsun ona. Senede bir yapıyorsun onu mesela.

  123. 51:07

    Şimdi onu yapıyorum yapacaktım. Yapıyorum yani. Burada her şey var. Bu manzumedeki ismi şeriflerden arkasında ben size kolaylık olsun diye ne yazdım? Alfabetik virüs yaptım. Bu alfabetik virüsün üç manzumeden hepsi esma üstüne. Üçünde de hangi doksan dokuz var? Üçünde de meşhur Tirmizi'deki doksan dokuz var.

  124. 51:36

    Anladın mı? Öbür ilaveller yok. Başında da duaları var, sonunda da duaları var. Artuk Gali Genel Hazretleri'nin özellikle duası var. Kendi manzumesini okuyanlara. Bütün belaları kalksın diye. Yalnız biz burada bir yanlış yaptık yani o yanlış derken top tanrını bir kere yazalım. Adam tek tek beyt mi okuyacak dedi Muhassan Hoca'ya.

  125. 51:59

    Tamam dedi bana onu unutmuş. Yani anladınız mı ne demek istiyorum? Bir baştan kümünü Arapça olsun ki hepten şeye girmeyelim dedik onu da hallederiz. Inşallahurrahman. Şimdi burada havas var. Bu havastan diyelim ki Abdülkadir Genel Hazretleri'nin hakkındakiler zaten arkadaş. Üç sayfa hemen hemen sürmüş.

  126. 52:27

    Şimdi mesela diyor. Abraç hastalığını iyileştiren dört veliyi kimdir? Mesela aceleci davranma. Bende çok acelecilik var. Bu acelecilikten nasıl kurtulurum? Onun için şubeyi de okunacak. Efendim açlığın acısını hissetmemek yani oruç tutarken acıkmamak ve yorulmamak diyelim. Bunun için hangi beytler okunacak?

  127. 52:57

    Işte sayfa yüz yetmiş sekiz iki yüz iki gidiyor. Adaletli olmak. Yani Allah bana adalet sıfatı versin diye hiç de öyle meraklı da görmedim de. Yani adaletli olma pek uğraşan yok. Işine gelene yamuluyor yani de. Ama adalet sıfatı kazanır. Hangi beyt o?

  128. 53:16

    Şimdi geldik. Afetlerden korunmak için okunacak beyt şerifleri. Afet ne? Bela mı gökten de iner. Yerden de çıkabilir. Deprem nereden çıkıyor? Yerden çıkıyor. Yıldırım bilmem ne nereden düşüyor? Gökten. Yerden gökten gelecek afet ve musibetlerden kurtulmak için okunacak beytler. Kaç sayfa var biliyor musun?

  129. 53:39

    Yirmi üçte ayrı var. Otuz bir de var. Yüz on sekizde var. Yüz yirmi iki de var. Yüz yirmi dörtte var. Say say say say. En son iki yüz altmış dokuza kadar. Bu beytlere mesela sadece o beyti hepsini okuman değil. Sadece o beyte devam etsen orada sayısı var. Dilini alıştırsan iki mısra hiç afet yüzü görmez.

  130. 54:02

    Musibetten kurtulur. Ondan sonra diyor mesela afiyet kazanmak için. Afiyet ne demek? Belasızlık. Yani vücudumda hastalık çıkmasın. Hayatımda, işimde, malımda, eşimde sıkıntı çekmeyin. Afiyet. Allah'tan dünya hakkında istenilecek şeylerin en fazlası afiyet. Afiyet için okunacak beytler. Yüz otuz dört, yüz seksen beş böyle yap.

  131. 54:28

    Affolunmak için okunacak beyt şerifler. Çünkü Allah Teala beytlerle yapılan duayı çok kabul ediyor. İsmi şerifleri de içinde ya. O beytle diyoruz yarın beni affet mağfiret et ama onda tabii sayısı var, rakamı var. Yüz yirmi iki, yüz yirmi üç, yüz yirmi sekiz, yüz otuz üç, yüz kırk dört böyle devam ediyor.

  132. 54:47

    Şimdi ağrının şifası için okunacak beyti şerif. Bu tek, iki yüz yirminci sayfada. Bir yerin ağrıyor. Ağrın var. Bu ağrının şifası. E hap içmeyecek miyiz? İç. Doktora gitmeyecek miyiz? Git. Ama doktora da gitsen geçmeyen ağrı var. İlaç da alsan geçmeyen ağrı var. E bir taraftan hapını yut, bir taraftan da Allah de.

  133. 55:14

    Allah demek ne zaman ayıp oldu? Haşa ve kelle. İki yüz yirminci sayfada. Baş ağrısı için bir terkip vardır. Başı çok ağrıyanlar var. Migren böyle kafayı bazı kere nöbet geliyor, duvara vurmak istiyor. Ben böyle adam kişiler tanıyorum. Geçmez o. Migren ağır. Mesela onun için bir terkip öneriliyor. İki yüz yirmi üç, iki yüz yirmi dört orada anlatılıyor.

  134. 55:39

    Anladın mı? Şimdi ahiret ve dünyanın bütün sıkıntılarından korunmak için, bütün hayırlarına nail olmak için okunacak ve şimdi ahiret ve dünyanın bütün sıkıntılarını kurtarıp bütün hayırlarına nail olmak. Bu nasıl bir şey? Bütün işi bitiren bir şey. Yani daha ne kaldı? Hem ahiret hem dünya. Bütün sıkıntılar geliyor, bütün hayırlar geliyor.

  135. 56:05

    E bunu kim yapabilir? Allah yaratabilir. E Mevla neyle yaratıyor? Esma-i Hüsna ile bana dua edin. Abdülkadir Geylani gibi, İmam Dimyatı gibi, onların kerametlerini bir okusanız o İmam Dimyatı'nın falan. La havle vela kuvvete illa billah. Yani gemiye işaret ettiği zaman, frek yavruları gelmişler gemiyle, Mısır'da sahilde yani kafirler, gemiye işaret ettiği anda batırıyor ya.

  136. 56:32

    Şimdiki gibi füzemize bir şey lazım değil. Böyle işaret ettiği anda böyle batırıyor. Muhammed Dimyatı Hazretleri. Nasıl bir veli ya? Padişah'a kansu kavliye neler etti ya? Cihad'a adam hazırlamıyorsun, cihad'a masraf etmiyorsun. Padişah'ın ödü koptu ya. Ona neler teklif etti, neler teklif etti? Aleyhine konuşmasın diye.

  137. 56:53

    Ne konuşmayacağım dedi ya. Efendim paramız yok, imkanımız yok. Lüksünü kes, bilmem neyini kes. Onu sat, bunu sat. Cihad yapılacak kafirler geldi dedi ya. Çok büyük veli. Abdülkadir Geylani anlatmakla bitmez. O zaten yüz sayfa. Onların manzumesi, Allah'a yalvardıkları beytler hiç reddolur mu ya? Bir de ne diyor biliyor musun bu büyükler?

  138. 57:20

    Kim bizim bu manzumelerimizdeki Esma-ı Hüsna'yı okursa bizden sayılıyor, bizim hesabımızdan mahsup sayılıyor, ahirette şefaatimiz lacim oluyor. Anladın mı şimdi? İşte onun için bu Esma-ı Şerife'den talebeler ezberleyebilir. Üçünü ezberleyemez, birini ezberlemez. Çok zeki olan üçünü de ezberler. Çok güzel Beyti Şerifler yani.

  139. 57:45

    Sonra efendi kardeşlerimiz ahlakın güzelleşmesi için okunacak Beyti Şerifler. Efendim yani o kadar önemli ilimler var ki bu alfabetik filisten bunları bulursunuz, çözersiniz. İnşallahurrahman. Evet, anlayışın artması için. Kafam çalışmıyor, pek anlamıyorum. Ezber için ayrı var. Hafızlık yapmak için ayrı var.

  140. 58:15

    Unutuyorum ezberimi ayrı var. Bir de anlayış meselesi var. Ezber ayrı bir şey, anlayış ayrı bir şey. Bazısı hafız oluyor, ezberliyor, laf anlatıyorsun, anlamıyorsun. Adamda ezber var, anlayış yok. Öyle mi? Onun için bak anlayışın artması için. Yüz otuz dördüncü sayfada. Bunlar çok önemli şeyler. Hacetlerin, arzuların yerine gelmesi için.

  141. 58:42

    Şu beyti şu kadar oku diyor, muradın olacak diyor. Bunlar da ne kadar biliyor musun? Sekiz dokuzdan başı, iki yüz yetmiş dokuza kadar en az kırk elli altmış sayfada ayrı ayrı geçiyor. Onun için Allah Teala Onun için Allah Teala cümlemizi fazlı keremiyle amele muvaffaklığı eyleye, okumayı nasip eyleye, zikretmeyi nasip eyleye.

  142. 59:06

    O kadar bir malumat var ki efendim kardeşlerimiz, dünyanız, dininiz, ahiretiniz. Yani ne demek? Şu Allah'ın isimlerini, şu velilerin manzumeleriyle okuyanların dünyada, ahirette istedikleri her şey mutlaka hasıl olur. Çünkü yaratan Allah Esma-ı Hüsna ile yarattı. Esma-ı Hüsna hürmetine. Bir de o Esma-ı Hüsna'yı kim nazmetti?

  143. 59:35

    Bu büyük veliler. Mesela Ahmet-i Derdir el-Halveti Hazretleri gece ilham oldu. Mahzune gece ilham oldu. Uyuyordu, rüyada bildirildi. Uyandı, bir kerede yazdı. yazdı. İlham ile bildirildi. Nasıl ki Risale-i Kursi'ye nasıl? Beyt. O da manzur değil mi? Manzur olmasa yazıyla Nismet Baba yazsaydı onu kimsenin kafasında o beytler kalır mıydı?

  144. 1:00:02

    E kalmazdı. E şimdi ne oluyor? Rivayettir zeburdan fatekitni enel matlubu fattubni tecitni ve intatlub sivâilem tecitni enel rahmânu fattubni Nasıl kolay akıyor böyle? Sivâ'dan kıl, firar hakk'a gidelim, cemâl-i mâkemâle seyredelim. Ne güzel değil mi? He? Ya şimdi bir fesat koptuğu cihanda hadis-i tefsir, fıkıh kaldığı nihanda eğer âlim, eğer âbit bu şanda yani böyle gidiyor.

  145. 1:00:34

    Onun için ona da ilham edildi. Bu manzumeler Mevla tarafından bu büyüklere ilham edildi. Evliyanın kerameti haktır. Peygamber'e bildirilene vahiy denir. Evliyaya bildirilene ilham denir. Bunlar onun için bizi bağlar. Faziletlerine nâil olmak isteyenler amel eder. Alfabetik fiilisti zaten tararsanız herkes kafasına göre sarık bulur yani.

  146. 1:01:01

    Takçede bulur. Kendi derdine de derman bulur. Ben size Allah için bu eseri de hazırladım ve arz eyledim. Allah Tebâreke ve Teâlâ cümlemize okumayı, amel etmeyi, ezberlemeyi ve her bir ismi şerife muhtaç olduğumuzda o ismi şerifle yalvarabilmeyi nasip ve müyesser eylesin. Amin. Allah'ım o salli alâ seyyidina Muhammed Akıskaya yanlarından çıktı.

  147. 1:01:29

    Herkes alsın, okusun, okusun, hizmet etsinler inşâAllahurrahman. Şimdi dualarımıza başlayalım. Amin. Sübhâne Rabbi'l-Aliyyi'l-Âlil ve'l-Vehhâb ve'l-hamdülillâhi Ve hâdî senetün cedîdetün nes'elûke fîl-asmete minel şeytânirracîm. Ve evliyâhi velâ unâ alâ dîn nefsil emmâreti bi-sfûhî vel-iştigâlen bi-mâ yuqarribunâ ileyke ya kerîm.

  148. 1:05:28

    Ya Adel Celâl ve l-ikram, bi-rahmetike ya erhamel rahimîn. Sallallahu teâlâ ve sellem alâ seyyidina ve nebiyyina Muhammedin ve alâ âliye s-sahbi. Ve hel-i beyti ecma'în. Amin. Fe tecâvüz an kabîhi ma'indena. Bi'cemîli ma'indeka fe ente bi'l-birri marûf. Ve bi'l-ihsani mevsûf. Enilnâ marûfeke. Ve agnilnâ bi'an marûfi man sivâke.

  149. 1:06:21

    Ya arhamen rahimîn. Ve sallallahu teâlâ alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âliye s-sahbiye selleme teslimen kesîra ilâ yevm-i d-dîn. Ya arhamen rahimîn, ya arhamen rahimîn. Ya Rahman Rahimin, Ya Hayyu Ya Qayyum, Ya Bediü'l-Semavati Vel Erdi, Ya Adel Celali Vel İkram, Ya Adel Celali Vel İkram, Ya Adel Celali Vel İkram Ya arhamen rahimîn, ya hayy, ya qayyûm.

  150. 1:06:38

    Ya Bediü'l-semavât ve'l-erdi. Ya zelcelâl ve'l-ikrâm. Allahümme ya evvelel-evvelîn. Allahümme Ya Enzelel Enzelin, Ve Ya Afiral Afirin, La İlahe İlla Ente Ve ya âkirel-âkirîn. Lâ ilâhe illâ ente. Kulakta evvela ma khalaqta fiyanil yawmi ashura Khaleqte evvele mâ khaleqte fî yevm-i âşûrâ. ve takhlubu akhira ma takhlubu fiyanil yawmi ashura

  151. 1:06:57

    Ve tehluku âkire mâ tehluku fî yevm-i âşûrâ. Atna fihi khayran ma evleytahum minhu evliyaka ve enbiyyaka ve asfiyyaka min sevabil baraya ve eshama ma ataytahum fihi minel keramat Seyyidina Muhammed'in ve aile Seyyidina Muhammed'in ve sahabe-i ecma'in Hasb-i Allah ve kefâ Semi'allahu liman da'a Leyse vera Allahi marma Vela min dunihi malja Leyse verâ Allâhi muntehâ.

  152. 1:07:31

    Men i'tasamâ bi hablillâhi necâ. Men i'tasama bi habli Allahi ve ahiret. Ketaballâhu leaghlibannâne ve'r-rûsulîh. İnne Allâhu gavîmun azîz. Hasbunallâhu ve ni'mel vekîl. Ni'mel mevlâ ve ni'mel nesîr. Yâ Erhamel râhimîn, yâ Erhamel râhimîn. İlâhenâ. Tearruza ileke fî yevm-i âşûrâ el-mutearrizûn.

  153. 1:08:25

    Ve Ekremil Enbiyâi aleyke. Ente ceâlena min men sebeketlehu minke l-inâyet. Ve ceâlena min evferi ibadike ve eczeli khalqike hazzan ve nasîban. Fî kulli kheyrin teksemtehu fî âzâl yevm-i yevm-i âşûrâ. Ev fî mâ bâdâhâ. Min nûrin tehtîbihi. Ev rahmetin teyşûruhâ. Ev rizkin tefsûtuhu. Ev zûrin tekşifuhu.

  154. 1:08:52

    Ev zembin teğfîruhu. Ev şiddetin tedfîhûhâ. Ev fitnetin tesrûfuhâ. Ev belâin terfîhûhû. Ev muâfâtin temûnû biâ. Ev adûbin tekfîhî. Fekfînâ. Fekfînâ külle şerr. Ve veffikne Allâhumme limekârimil ehlâk. Ve rızukne l-âfiyete ve l-bereke. Ve sâte fil-erzâk. Ve sellimnâ minel-rizzi vel-şirki vel-nifâk. Allâhumme inne lekene semâti l-urtun idhâ ebbet alâ merîzu ghafletin şefethû.

  155. 1:12:47

    Allahümme ikşif annâ minel belâ Mâ nâlemu ve mâ lâ nâlemu Vekfirlenâ mâ entebî e'alem Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin salâtan Tüncînâ biham cemî'ul ehvâli vel âfâd Ve tekbûlünâ biham cemî'ul hâcâd Ve tudahîrunâ biham cemî'ul seyyî'âd Ve tevfû'nâ biham alet deracâd Ve tevellehûnâ biham qıssal gâyâd Ve cemî'ul khayrât fîl hayyât Ve bâ'de l-memmâd Ve alâ âlihi ve sellim

  156. 1:16:26

    ve sallallahu aleyhi ve sellem ala kayrı halkı seyyidina muhammedi ve ala alim ve sahbihi ecma'in amin allahumma amin bir daha seneye de kavuştur ya rabbi amin ölmeden bela bulmadan afiyetle beraber hayırlı uzun ömürlerle sevdiklerimizle ahşura gecesine günde kavuştur ya rabbel alemin amin bizden evvel vefat edenlere rahmet eyle kabullen, nur eyle amin

  157. 1:16:52

    gazdeden Ebu Fadi efendinin hanımı amine kardeşimiz Hacı ablamız vefat etti şehit oldu kanserden zaten kanserde çok çile çekti ona da rahmet eyle ya rab Songül ablamızın ablası vefat etti ya rabbi bütün kadın erkeklerden Dilek, Zeynep, Elif, Emine Hatun, Fatıma, İbnur, Hatice, Gülsüm Muriye, Hacer, Mevlüde, Seydi, Havva Meydin, Sevim, Necibe, Oya

  158. 1:17:16

    Aişe, Durdu, İsmahan, Rahime, Sultan Fatıma, Güler, Esma, Mehit Elere rahmet eyle ya rab Erkeklerden Davut, Hamdi, İbrahim, Yakup Muammer, Ali, İsmail, Mehmet Osman, Hasan, Süleyman, Said, Fakrettin Salim, Mustafa, Adem, Kaya, Kasım Cihat, Memiş, Muharrem, Niyazi, Güzel isimleri bize zikredilen zikredilmeyen bütün geçtiklerimize şu saatte rahmet eyle kabullen nur eyle

  159. 1:17:40

    azap davası ref eyle Ervahına hediye etmek üzere buyurun eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü el-Habibi'l-Ali'l-Gadri el-Azim'il-Cahi ve el-Ali'l-Sahbi amin Gazze'nin halası için, Filistin'in, Mayanmar'ın Doğu Türkistan'ın halası için mazlumların esirlikten kurtulması için hapishanelerdeki elifler kardeşlerimizin yuvalarına, çoluk çocuklarına

  160. 1:18:36

    kavuşmaları için, dünya ahiretimizin mamur olması için aşure gecesinin gününün cümle bereketlerine nail olup, seneye kadar bu yolda istikamet niyeti için Fatiha şerife ne niyetli okursa onun için el-Fatiha