42:26 / 1:23:56

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve salatu ve selamu ala seyyidil murselin Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Euzubillahimineşşeytanirracim. Rabb'e a'ûdü bi-kâ minel mezzâti fi'l-şiâtîn ve a'ûdü bi-kâ Rabben yâ Huzurûn Bismillahirrahmanirrahim Yaqad jâkum Rasûlun minâ enfusikum azîz İttim harisun aleykum bil mü'minîn raûfun rahîm

  2. 00:45

    fe in tevellen fe gul hasbihallâhu lâ ilâhe illâ hüve aley tevekkeltum rabbu l-arşil azîm Sadakallâhu l-azîm, Allahümme ve enfe'lâna bil Kur'ân-ı azîm ve bârik enâfî velhamdülillâhi Rabbil âlemîn estagfirullâhi l-hayyi'l-gayyûm hassantukum bil hayyi'l-gayyûm illedih lâ mutabedâ ve defa'tu anni ve ankumu s-sûyûb lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi l-aliyyul-azîm.

  3. 01:19

    Hocam, muhterem kardeşlerimiz, Rabbimiz Cuma gecemizi mübarek eylesin, tesbih namazını huzur üzere kılmaya muvaffak eylesin, anadan doğmuş gibi geçmişimizi, geleceğimizi tertemiz eylesin ve borudan dağılırken boynlarımızı cehennemizden azat eylesin. Amin. Ve buradan dağılırken boynlarımızı Cehennem'den azâd eylesin.

  4. 01:38

    Amin. Evet, yarın değil, yarın akşam değil, öbür akşam, 25 Nisan oluyor. Cumartesi akşam namazını ben burada kılacağım. Akşam namazını takip et. Bazı sohbet yapmıyoruz. Ama işte 20 Ocak'ta. 30'dan sonra işte Evvâb-ı Kılâkılmaz bütün sihirleri, büyüleri iptal için Bakara Sûresi okuyacağız. okuyacağız.

  5. 01:58

    Papaz büyüleri, Yahudi, Mecusi, Hristiyan ne olursa olsun, haham, denizin dibine atılsa büyülere, her türlü büyülerin, sihirlerin iptal için evliyallahın tertip ettiği hizm-i şerifleri, hırz-i şerifleri okuyacağız. Hanımefendilerin zaten burada geliş yeri var. Televizyondan, radyodan, Youtube'dan da canlı olarak

  6. 02:20

    Şübhane Ahmet Hoca'nın Youtube kanalımızdan da canlı olarak takip edilebilir. edilebilir. Akşam namazının hemen peşinden başlayacağız. Akşam namazının hemen peşinde başlayacak inşaAllahurrahman. İnşallah-ı Rahman. Ondan sonra, Ondan sonra efendim kardeşlerim ilanları yapalım. Önümüzdeki sene inşâAllah, bundan sonra ben Şevval umresi değil de nasip olursa

  7. 02:42

    Receb-i Şerif umresi düşünüyorum. Çünkü Receb-i Şerif haram ay. Ay Allah'ın ayı, belde Allah'ın beldesi, mescid Allah'ın mescidi. Mekke, Meşar-ı Haram, hepsi haramlar orada toplanmış. Receb ayı da Kabe'nin en muazzam ayı. Kurayş'in ayı. Kurayş da azim ediyordu, İslâm da şerefini artırdı. Receb-i Şerif.

  8. 03:03

    Onun için önümüzdeki şey, bak şimdi söylüyorum. Ondan sonra bana iftira diyorlar. Ondan sonra beni önüne gelen tur reklamına koyuyor. İsmimi koyuyorlar, cismimi istismar ediyorlar. Bak benim ağzımdan duyulmayan hiçbir şey beni bağlamaz kardeşim dedim sana. Ben Receb ayında Regaib'den sonra, Miraç'tan evvel Regaib'i burada yapacağım, gideceğim inşallah.

  9. 03:26

    Miraç'tan evvel döneceğim. Yani Regaib'de de buradayım inşallah. Miraç'ta da buradayım inşallah. Ben sizi bırakmam. İki kandil arasında, belki bu kadar uzun da gidemem, çok ağır hasta oldum. Ama kırk vakti yeniden yapmış oldum elhamdülillah. O vazifeyi de yaptım ama yani yedi sekiz günde olsa sekiz gün gibi bir şey.

  10. 03:46

    İki kandil arası gidebilirim. Bunu da şimdiden söylüyorum. Evet. İnşallahurrahman. Şimdi bir şey çıkarttılar. Ahmet Hoca'yı aramışım özür dilemek için. Seyfettin'i aramışım özür dilemek için. Talü'yü aramışım özür dilemek için. Ondan sonra Recep Hoca'yı aramışım özür dilemek için. Küllün yalan. Özür dilemek için arayan böyle konuşur mu?

  11. 04:16

    Recep'in için aradım. Benim talebem. Çok emek etmiş ona. Herhalde inkar etmez benden okuduğunu. Telefonda diyecektim ki bak zaten yarıya yuvarlandın. E şimdi bir de kendine rabıta yaptırırsın bir şey edersin. Sen de bu heveslere girersin. Sen dibini boylarsın, helak olursun. Yapma etme. Allah rızası için efendiye dön.

  12. 04:38

    efendiye dön. Bunu demek için. O da demiş ki benim onunla O da demiş ki benim onunla konuşacak bir şeyim yok. konuşacak bir şeyim yok. Benim de ona ilim hakkım haram Benim de ona ilim hakkım haram olsun. Sekiz sene okuttum onları. okuttum onları. Şeker hastası oldum onlarla. Onları okuduk. Onları okudukken şeker hastası oldum.

  13. 04:54

    Yani şeker hastası oldum. Camiden çıkmadım. Eğer efendinin rabıtasına dönmezse... madem şeyhtir rabıta ona yapılacak demiş. Hasan Efendiye rabıta yapılmasını da baştan söylemek küstahlığı ona nasip olmuş. Böyle bir adam. İki saat evde anlattım. Dinliyor, dinliyor, dinliyor. Yel değirmeni diyorsun, suyu nereden geliyor diyor.

  14. 05:49

    İki saat dinliyor, Ankara'ya gidecekti, bana geldi. Anlattım, anlattım, dedim sen dedi ki efendi sana İki saat anlattım, diyor bana ki diyor bana ki, ya bu da bana devam edecek diye efendi sana mı dedi diyor. rabıta bana devam edecek diye efendiye sana mı dedi diyor. Ya iki saat anlattım. Böyle bir arkadaş.

  15. 06:06

    Böyle bir arkadaş. Böyle bir arkadaş. İki saat anlattım. İstahanı Allah mukadderse İslam'ı Allah mukadderse ıslah eylesin, mukadder değilse şerrine kifayet eylesin. istah eylesin. Mukadder değilse şerine kifayet eylesin. Ben son bir emri mübarek yapayım diye aradım. Sekiz sene okutmuş, hocası olarak bir harf öğretenin kölesi olurum diyen Hazreti Ali'nin

  16. 06:23

    mezhebindeyiz, dinindeyiz. Bu İslam dini ne söylüyor? Alimler, hocalar hakkında inkar ediyorsa etsin. Efendinin rabıtasına dönene kadar ve efendi son şeyhtir, fikri şeyh değildir diyene kadar ilim hakkımı haram ediyorum. Allah aramızdaki bütün ilim hukukunu kat eylesin. Amin. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alibi selim.

  17. 06:47

    Bu adam bana telefonda efendi ne biçim işler yapıyor dedi. Bu efendi nasıl iş yapıyor dedi. Ne yapıyor dedim. Hem Hasan Efendi'yi bıraktı hem de rabıta izni vermedi dedi. E dedim bırakmadı işte şeyh olarak. Vekillerin emiri olarak bıraktı Hasan Efendi'yi. Şeyh olarak bırakmadı. Anlasana dedim. İki saat anlatıyorsun adama, yine diyor ki sana mı dedi diyor efendi diyor.

  18. 07:09

    Kulaklarımızla duyduk diye yemin ediyoruz, hala diyor ki sana mı dedi diyor. Böyle bir insan var. Şimdi fikri geri çekiliyormuş, işte onu öne çıkartacaklarmış falan. Belki ben bunu dedim diye o da bozulur. Ben ne dersem o iş ne oluyor? Bozuluyor. Ben aslında Recep'e iyilik yapıyorum. Neden? Bozulsun da daha helak olmasın.

  19. 07:32

    Anladın mı? Olmasın. Belki döner. Ben duacıyım, bedduacı değilim. Ama ilim hakkımı ben efendiden okumuşum. Benim bütün ilimlerim efendi. Efendiye hainlik edene ben ilim hakkımı helal edemem. Çünkü benim ne ilim hakkım varsa, beni efendi otur dedi, bunları okut dedi bana. Sekiz sene, sekiz saat okuttum her gün.

  20. 07:57

    sene, sekiz saat. Müzakerelerini de ben yaptırdım. Hepsini. Hepsini. Bütün bu meşhur hocaların çoğunu. Ama şimdi Ama şimdi efendiye bağlı olan hocaefendiler, benden okumuş, ondan okumuş, okuyandan okumuş, okuyandan okumuş, ilim nesep gibidir, torunumun torununu gördüm. okumuş. İlim nesep gibidir. Torunumun torununu gördüm.

  21. 08:14

    Öbür işte Öbürü işte nesepte torunumun torununu görmedim, torun gördüm. nesep de torunumun torununu görmedim. Torun gördüm. İlimde İlimde torunumun torunu. torunumun torunumun çocuğunun torununu belki gördüm. O kadar adam okutmuşuz. Efendi Hazretlerimizin emriyle ve bereketiyle. Dolayısıyla efendiye bağlı olanlara anasının aç sütü gibi hakkım helal olsun.

  22. 08:35

    Efendiye bağlı olmayanlara haram olsun. Var mı hakkım bunu konuşma? Var. Bana bağlı olan demiyorum ki. Benim aleyhime konuşma izni de veriyorum. Efendi son şeyhtir. Rabıta ona devam edecek. Mehdiye kadar desin. Benim aleyhime istediği kadar konuşsun. Helal olsun. Bu kadar basit. Özür dileme diye bir şey yoktur.

  23. 08:59

    Mehmet Ali Hoca'nın ablası vefat etmiş. Epey zaman geçmiş. Adem Şener Hoca Efendi iyi niyetle yanından ararsam bir baş sağlığı diler misin? Yahu dedim çok ay oldu şimdi. Dedi ararsam de. Ben de Bursa'daydım. Aradı. Dedim hakkını helal et. Taziye üç gündür İslam'da. Bu para epey zaman geçti. O da dedi ki helal olsun dedi.

  24. 09:22

    Madem aradın dedi. Ne var dedi yani? Baş sağlığı diledin dedi. Bu kadar. Ben özür dilemişim. Göya Talu'da demiş ki Tali Hoca ben senden ahirette görüşeceğim. Hiç böyle bir şey olmadı. Onun yanında da dokuz on şahit var. Benim yanımda da on beş yirmi şahit var. Bursa'da yemek bir yemekteydim. O da Adem Şener Hoca'nın yanında bütün herkes şahit.

  25. 09:46

    Bunları uydurup uydurup uydurup yüz on tane mahkemem varmış. Yüz on tane mahkemem varmış. Hapse atılmak üzereymişim. Çıkarttıkları internetlerde haberler yazılar. Ondan sonra korkumdan Korkumdan, efendiden vazgeçiyormuşum, rabıtada iddiadan vazgeçiyormuşum, efendiyi satacakmışım, haşa.

  26. 10:08

    Ulan ne 110 Mahkemesi, ne 210 Mahkemesi, öyle bir şey bildiğim yok ama onlar arkadan beni ihbar edip duruyorlar. Devamlı dosya açtırıyorlar. Bütün savcılıklar şikayet doldu. Ben onları bir kere şikayet etmiyorum. Onlar beni devamlı şikayet ediyorlar. Esrinle büyük konuşmak için konuşmuyorum. 110 değil, bilmem 1.100.000 dosya mahkeme olsa Allah'a benim bir borç canım var.

  27. 10:33

    İman selametine giderim. Asla efendiden vazgeçmem. Allah beni efendiden dünya ahirete ayırmasın. Allah'ı tanırım, Celle Celaluhu, Rasûlü'nü tanırım, sallallahu aleyhi ve sellem, silsileyi tanırım. Ama benim en yakın Allah'a, Peygamber'e vesilem Mahmud Efendi Hazretleri. O beni reddederse, Alaeddin Efendi de kabul edemez.

  28. 10:55

    İmam-ı Rabbani de reddeder, Şah-ı Nakşibend de kabul etmez. Mesele budur. Siz de aynısınız. Efendi reddederse sizi, kimse sizi kabul edemez. Ha ben ihvan değilim, bir şey değilim, ben ne yaparsam yaparım. İhvan değilsen benim sözüm sana değil. Ama özür dilemem, özür dilemem yok. Şartım ortada. Rabıta Efendi'ye dönerse, Mehdi'ye kadar son Şeyh Efendi'dir denirse o takdirde

  29. 11:22

    barışma olur mu? Olur. Birleşme olur mu? Olur. Bunu resmi istelerinde ilan etmedikten sonra beyaz kar değil, üstüne kırmızı kar yağarsa, üstüne sarı kar, üstüne yeşil kar yağsa öküzün altında da buzak doğrusa beklesin İsmail'e. Nah barışırım onlarla. Nah özür dilerim onlardan. Asla özür dilemem. Ne özür dileyeceğim ya?

  30. 11:46

    Ne suç yapmışım ben? Bütün suç Efendi'nin vasiyetini bozanlardan. Şimdi bunun için 9 Mayıs da sizleri bekliyoruz. Yahya Kemal Beyatlı'da 15. asrın müceddidimizi, Mahmut Efendi Hazretlerimiz'i tasarrufunun devam ettiği, birilerinin dediği gibi işinin bitmediği, yetkisinin bitmediği, Haldi Bağdadi Hazretlerimiz kattesallâhu aleyhi ve sellem bu tarikatın son ismi Haldiye'dir.

  31. 12:16

    Ne buyuruyor? Bir veli, bir mürşidi kâmil ise mürşidi kâmilde ise yok. Normal velilerde yok. Mürşidi kâmil ise vefatından sonra müritlerinle tasarrufu, ruhani irtibatı bakidir. Biz o irtibatla devam ediyoruz. Haldi Bağdadi Şeyhimiz böyle buyurdu. Efendim Hazretlerimiz de bana devam edeceksiniz buyurdu.

  32. 12:40

    Ben de kimseyi bırakmadım şeyh olarak buyurdu. Bitti. Tamam mı? Tamam. Şimdi bu şuuru vermek için, her sene bunu taze, canlı tutmak için seneyi devreye yapıyoruz. Gelecek misiniz inşallah? Bak Cumartesi günü saat 17'de iki namazı kılar kılmaz 17.30'da program başlayacak inşallah. Mahmudi Dernekler Federasyonu İstanbul'un her ilçesinden otobüsler kaldıracak.

  33. 13:07

    Otobüs sayıları belirlenmesi için otobüsle geçmek isteyen İstanbul'un her ilçesi, hangi ilçe olursa olsun otobüsler kalkacak. Onun için federasyon çağrı merkezine bildirmeniz gerekiyor. İletişim numarasını benim sitede de yazın. Mahfuz, benim siteye de koyun buyurun. 0212 Allahım 571 36 36 size neyi hatırlatıyor?

  34. 13:35

    He? Mahmud Efendi Hazretlerimiz sizde kaçıncı? 36 Bir de bizim 37'miz var. Kim? Hazreti Mehdi Aleyhi Rıdvan Tarikat tamamlanmıştır. Çakallara iş düşmez. Aslanlar devam ediyor. Evet kardeşim Bu 0212, 571, 36, 36 Buradan hangi ilçe olursa olsun isminiz yazılınca ben nereden otobüse bineceğim diye sordun mu o numara sana cevap verecek.

  35. 14:05

    Eğer onlarda gevşeklik ederlerse onların da kulağını çekerim. Bana haber edin, şikayet edin. Cevap vermiyorsa telefonlar Telefonlara devamlı baksınlar. Mahmudun Şura'yı niye kurduk federasyonu? Federasyonu niye kurduk federasyonu? Efendi Hazretlerinin seneyi devriyesi için kurduk. Biz efendi için yaşıyoruz.

  36. 14:23

    Kendimiz için bir şey kurmayız. Bana ihtiyacım olsaydı bu seneye kadar kurardım. Kurmadım öyle bir şey. Ama efendinin her sene, seneyi devriyesi çok güçlü kutlanılması lazım ki efendinin yolunu bozmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz inşallah. Efendiyi unutmayacağız, unutturmayacağız müceddelimizin rahatsızlığımızı.

  37. 14:44

    Burası için ayrı konuşuyorum. Fatih, Çarşamba ve bu civardan Hayder'den, Hayder'in önünden kalkacak, kalkmak isteyenler, gelmek isteyenler, diğer ilçelerin dışında onlar Hayder'e bildirsin. Hayder'in telefonlarını biliyorsunuz. Hayder'i arayın şimdiden hanımızdan, burası seferi mesafe değil.

  38. 15:02

    Kadınlar mahremsiz gelebilir ama tabii mahremsiz gelen kadınlar bir arada bir heyetle gelsinler yine. Tek başına bir kadın erken yanına oturacak hali yok. Dolayısıyla seferi mesafe değil, İstanbul içini konuşuyorum. Seferi mesafeden gelenler mahremsiz gelemezler kadınlar. Seferi İstanbul içinde, seferi mesafe olmadığından mahremsiz gelebilirler.

  39. 15:23

    Lakin orada güvenilir. Zaten ikinciden sonra akşam ezanıyla dönülecek. Yani gece 11'lere 12'lere taşan bir durum yok. Akşam ezanıyla program bitecek. Akşam ezanında namazı kılan salonda, civarda herkes bir seccade, ince bir şey alsın. Hemen cemaat yaparsınız. Herkes cemaat yapar. Akşamı kılıp çıkarız, dağılırız inşallah.

  40. 15:47

    Hayırla dağılmayı Rabbim nasip müesser eylesin. Bu civardan kalkacak olanlar, bütün talebeleri bekliyorum. Bak, Efendi Hazretlerinin ekmeğini yiyen bütün talebeleri, hocaefendileri bekliyoruz, davet ediyoruz. Buradan otobüs kaldırılacak ama telefon edip ben iki kişiyim, üç kişiyim ama boşuna masraf ettirmeyin.

  41. 16:06

    İsraf haramdır. Bu gibi hizmetlerde günaha sokarsınız millette. Kendinizi de israf ettirirsiniz. Yani insanlar otobüs tutar. Geleceğim dersin, gelmezsin. Zaruret müstesna. Ölüm kalım zaruret müstesna. Bunun dışında sözünüz de durur. Yapmayacağınız işleri söz vermeyin. Evet, bu şekilde Haydere ararsınız otobüslerle.

  42. 16:28

    Buradan da ne kadar otobüs diyorsanız o kadar kalkacak inşallah. Yani ne kadar adam geliyorsa o kadar buradan otobüs kalkacak inşallahurrahman. Evet, şimdi Efendi Hazretlerine bu hainliği yapan adamların ne büyük bir... Tabi Allah belalarını vermiş. Daha başka ne bela arıyorsun dedi. İbadeti sevgili senden almışım şu kadar senedir daha başka.

  43. 16:53

    Efendi Hazretlerinin rabıtasını almış senden. Daha sen ne bela arıyorsun yani. Başka bela onlara lazım değil de. Fikri Doğan ile 40 yıl aynı odayı paylaşan rahmetli Abdullah Kaptan Efendi vardı. Bu Abdullah Kaptan Efendi ile biz ilk tefsiri Ruhul Furkan'ı 85'lerde 84-85 işte kaç sene olmuş 40 seneyi geçmiş.

  44. 17:20

    Efendi Hazretlerimiz Hızır Efendi ile beni aldı. Hızır Efendi hocamız ben sadece yazıyorum diyordu. Ben ona yalvarıyordum ya sen benim hocam, hocam sen de bir mana ver bir şey et bana bir yardım et. Ben de şimdi yeni başlamışım bu işe. Ondan sonra Hızır Efendi böyle yapıyordu. Ben sadece yazarım. Birinci cildi eliyle yazdı.

  45. 17:44

    Baskıya gitmeden. Ben sadece benim görevim yazmak. Sen Efendi Hazretleri dinliyor zaten bizi. Ne biliyorsan konuş Efendi Hazretleri tasdik ettiğini yazarsın. Hızır Efendi ile başlandı. O zaman el yazısı ile başlandı. Ondan sonra bir tane taktili aldı. Hızır Efendi'den sonra Abdullah Kaptan Efendi biraz baya da okumuşluğu var şey olarak maddi ilimlerde.

  46. 18:09

    Büyük kaptan dünya çapında uluslararası kaptandı. Herhalde İngilizcesi falan lisanı da vardı. Çok da mübarek salihlerden veliyullah. Veliyullah bizzat. Tebarekeyi okudu bütün surelerini okudu o gece vefat etti. Çok mübarek bir veliydi. Burada şeyde yatıyorum. Kaptan dönerken köprüye çıkarken orada yatıyorum mübarek.

  47. 18:29

    Benim çok ahiretliyim arkadaşım idi. Abim tabi büyük benden çok büyük de. Ondan sonra o taktili öyle yazmaya başladı. Ondan sonra Apple denen yarım elma ısırılmış elma bilmem ne bir şeyler. kırılmış elma, bilmem ne bir şeyler, koca bir katır gibi Koca bir katır gibi bilgisayarlar vardı o zaman böyle büyük.

  48. 18:45

    Onlara dönüldü. hemen hemen 20 sene, 30 sene ne dersen de aynı odada camide, aynı odada vazife gördüler. Kaptan Efendi rahmetullahi aleyh, ağabeyimizin kabrini Allah nur eylesin, derecesini âli eylesin. Efendi Hazretleri'nin yaptığı bütün hizmetlerin kat katıyla onu mükafatlandırsın Allah'ım, amin. Ecrini zayi olmaktan muhafaza eylesin.

  49. 19:14

    Hanımı hacıannemize de Allah'ım hayırlı, uzun ömür, saati afiyet, şifalar ihsan eylesin. Osman Efendi onun mahdumu. yani de onun mahdumu. O da bayağı yaşı var belki benden de büyük. Osman Efendi onun mahdumu. Osman Evenser soyadları Evanser. Kaptan abimizin soyadı Abdullah Evanser. Orada mezarlıkta bulursunuz.

  50. 19:35

    Hakikaten bir veli yani hiç şüphesiz nur. Efendinin en büyük yetiştirdiği adamlardan biriydi. Onun mahdumu Osman Efendi söylüyor. Çok önemli bir şahitliği var. Youtube kanalımızda önemli bir ses kaydı onu tekrar öne çıkartsın. Arkada ise onu koysun. Bizim Youtube kanalımızda bunu dinlerseniz her şey meydana çıksın.

  51. 19:57

    Her şey meydana çıkacak. Bak neler söylüyor, çünkü Fikri Doğan onu telefon etti, Hasan Efendi vefat etmeden 10 gün evvel çağırdı. 10 gün evvel, 10 gün sonra Hasan Efendi vefat edecek. 10 gün evvel çağırdı. Ondan sonra da kaç kere çağırdı niye gelmiyorsun, gelmem dedi. gelmem dedi, efendiyi bozdunuz dedi ya ondan sonra on gün evvel çağırdı

  52. 20:22

    Osman Efendi diyor ki ben de dedim ki ya bu rabıta işini karıştırmaya başlardılar, Hasan Efendi izin vermiyor ama alttan alttan herkes rabıtayı bozmuş dedim dedi, Fikri Doğan ne cevap verdi? Dedim dedi. On gün evvel. Ne cevap verdi? Olmaz dedi. Efendi Hasan Efendi'nin başkanıyla rabıta olmaz dedi. Ve bunu diyen adam, ve bu şahidi Osman, bak hiç korkmuyor.

  53. 20:47

    Osman Efendi, Osman Efendisi kardeşimiz. Alenen söylüyor. Bak dinleyin, o ses kaydını dinleyin. Beni hiç dinlemeseniz her şeyi oradan alacaksınız. On gün evvel, rabıta Efendi'ye devam edecek. Efendi'den başkasına rabıta olmaz. Hasan Efendi'ye rabıta olmaz diyen Fikri Doğan, on birinci günün sabah on birinde rabıtalı şeyh ilan edildi.

  54. 21:10

    Ve bu adam kabul etti. Böyle bir karaktere sahip adama, rabıta yapanlara, ilahirihi Ne diyeyim? İlahirihi Tamam. Dinliyor musunuz? Dinleyecek misiniz? Herkese dinletecek misiniz? Cübbeliği bırak. Takkeliği bırak. Herkesi bırak. On gün evvel ne yaşandı? Müezzin mahveninin, müezzinin durduğu yerin önünde oturdular.

  55. 21:38

    Orada ne yaşandı? On gün evvel. Adam her türlü sadık, dürüst, Osman Efendi'yi herkes bilir. Hiç, zerre kadar taviz vermez. Allah'ın izniyle bunu da size delillerden, hüccetlerden biri olarak aktarıyorum. Onun için 9 Mayıs'a çok önem veriyorum. Sizler de Allah rızası için 9 Mayıs'ta Efendi Hazretleri benimle alakası yok.

  56. 22:07

    Ben sohbet yapmıyorum. Kaç tane hoca sohbet yapıyor? Herkese kaç dakika verdik? 15 dakika, 20 dakika. Geçen yapıldı. 6 bin kişilik salon, doldu taştı 10 bine yakın. Birkaç bini dışarıda kaldı. Bu sene 20 bin kişilik salon. 20 bin, yani içerisi kapalı alan sıkıştığın zaman içine girersin. 20 bin kişi alır.

  57. 22:29

    Dışarıları da var. 10 binde öyle gelir. İnşallah 30 bin olur. Herkes görür ki Efendi Hazretleri'nin adamları onu bırakmadılar. Tasarrufu devam ediyor. Bunu ispat için Allah rızası için Efendi'nin şefaati için benimle alakası yok. Geçenki konuşmaları hatırlıyorsunuz. En az yine kim konuştu? Ben konuştum.

  58. 22:52

    Ben sohbet yapmaya cemaat aramıyorum. Ben Efendi'yi anlatmaya adam arıyorum. Oradaki programın mahiyeti budur. Cübbelinin sohbeti değildir. Hatim dualarını en fazla yaparım. İbrahim Efendi Hocamız da inşallah hayırla, selametle yetişir, gelir. O da bir dua yapar. Geri kalanı da 5-6 Hocaefendi konuşuyor.

  59. 23:14

    Efendi Hazretleri'nin hatimlerini hediye ederiz. Şefaatine nail olur, çıkar gideriz. Selametle gideriz inşallah. Efendi Hazretleri cümlemizden hoşnut ve razı eylesin Rabbim. Cümlemize hayırlı şahit ve hayırlı şefaatçi eylesin. Amin, amin, amin.

  60. 23:35

    Şimdi bu kurban meselesini dedik. Üç kıta on yedi ülkede vekaletinizle Haydar Kurban kesiyor. Şehirlerin, ülkelerin isimlerini söyledim. Bu görüntüleri hisse sahiplerinin telefonlarına Haydar tarafından iletiliyor. Yurt dışı, yurt içi ikisi de büyükbaş. Haydar'ın kestikleri yurt dışı beş bin lira büyükbaş kurban hizmeti bedeli.

  61. 24:01

    Yurt içi, Yurt içiyse on dokuz yüz beş yüz lira. Ancak Lalegül Vakfı'da kurban hizmeti veriyor. Lalegül'de küçükbaş kesmek isteyen Lalegül'de küçükbaşta var. Ama büyükbaş isteyenler de Haydar'da var. Allah hepinizden razı olsun. Ve aş evi de tamamı erecek inşallah. Şu anda da yemekler düzene girdi. Elhamdülillah kurslara hepsine haberleri sordum.

  62. 24:29

    Yemekler de yeniden düzene girdi. Memnunlar, çok güzel. İnşallah otuz bin kişiye verilecek hizmet yakında açılacak inşallah. Bu kurbanlarınızın etleriyle de talebeler ilim ehli Müslümanlar fakirler, garipler doyacaksa edecekse dua edecek. Allah hepinizden razı olsun. Ecriniz dua edecek. razı olsun. Ecriniz azim olsun.

  63. 24:50

    azim olsun. Bu hususta sıfır iki yüz on iki dokuz yüz yirmi Bu hususta 0212 923 1923 üç bir dokuz yüz yirmi üç. Efendim Efendim Hazırlığınızı Efendim Haydar'ın şeyinden bilgi alabilirsiniz ve kağıtlarınızı verebilirsiniz.

  64. 25:02

    Şimdi Samettin Hocaefendi ve Kalender Hocaefendilerin Şura Fıkıh Kurulu İhtisas Medreseleri 2026-2027 eğitim dönemiyle ilgili önden bir açıklamamı rica ettiler. Medreseler devam ediyor elhamdülillah. Talebeler çoğalıyor elhamdülillah. Güzel, defterdarda inşaat devam edecek inşallah. Onun da kararları alındı.

  65. 25:28

    Şura'nın hizmetini göreceğiz. Defterdar İbrahim Paşa hemen çarşambadaki. O da devam ediyor inşallah. Hep hayırlı haberler var size. Hep müjdeli haberler var. Çok yakında hepsi açılır inşallah. İnşallah. Hocaefendiler okutmaya devam ediyor. Dolayısıyla Şura Fıkıh Kurulu 2026-2027 eğitim dönemi talebeler için başvuru formu Eğitim Müfredatı yayınlanmıştır.

  66. 25:54

    Paylaşılan link üzerinden başvurular yapılacaktır. Müracaat tarihleri, mülakat tarihleri 19-20-21 Haziran adayların mülakat gün ve saat bilgileri SMS yoluyla kendilerine bildirilecektir. Şurafıkihkuru.com Şurafıkihkuru.com bunu bizim sitede paylaşıyorsunuz. Çünkü milletin kafasında bunu konuşmakla bir şey kalmaz.

  67. 26:19

    Talebeler merak eder, ilim ehli merak ediyor. Şura Fıkıh Kurulu İhtisat Medresesi'nde önümüzdeki dönem için kayıtları başlamış Hüsamettin Vanlıoğlu ve Fatih Kalender Hocaefendilerin riyasetinde temavüz etmiş, Fıkıhta ihtisat etmiş, fetva hattında yıllarca tecrübe kazanmış Hocaefendilerin devam ettirdiği Fıkıh İhtisat Medresesi ilim talebeleri için büyük bir fırsattır.

  68. 26:43

    Allah yerlerini geniş eylesin. Allah talebelerini müddet eylesin. Allah ilimlerinin bereketinin faydalı ilim olarak ihsan eylesin. Allah çok alim, fakir yetiştirmelerini nasip eylesin. Biz hepsine duacıyız, ben hepsinin hizmetçisiyim. Ben hizmetçiyim, borazancı başım, ben ilancı başım.

  69. 27:01

    Ders müfredatında Furu'u Fıkıh'a dair Sadrüşşah'ın Şerh-ül Vikâsi başlanacak, Fıkıh'ın tüm bapları okunuyor. Sonraki yıllarda Mergina'nın El-İdâsi, Fıkıh melekesi verilmeye ağırlık gösterilerek tedrisat veriliyor. Usulü Fıkıhta ilk olarak Nesefi'nin meşhur Menâru'l-Envâr kitabı okunuyor. Sonra Sadrüşşah'ın, bunlar hep Hanefi fakihleri ve Hanefi usulcülerinin kitapları.

  70. 27:25

    Allah şefaatlerine nail eylesin. Etteb-i Şerûte'nin kitabı ile Molla Hüsrev Hazretlerimizin, Efendi Hazretlerimizin çok sevdiği Molla Hazretlerimizin azametli eseri Mirât-ül Usul. Efendi Hazretleri ne buyurdu? Siz Mirât-ül Usul kitabını okudukça okudukça ben size himmet edeceğim, kabrimdedir ve buradan yetişeceğim dedi Mirât-ül Usul.

  71. 27:49

    Mirât-ül Usul de Hüsamettin Hoca Efendi güzel okutanlardandır. Bunların yanında Ahkâm-ül Kur'ân, Ahkâm-ül Hadis, Usul-ü Sünnet gelen münâzara vazı ilimlenen kıymet derserler tedris ediliyor. Allah tedrisatları mübarek eylesin, hizmetlerine muvaffak eylesin. Şura hocalarımızın Yelkenci Hoca Efendi, Ömer Hoca Efendi, Mehmet İstamoğlu, Ahmet İstamoğlu vs.

  72. 28:16

    İsmail Ünelce, bütün Hoca Efendi, Hüseyin Avni Hoca başımızda her birerlerinin medreselerini mamur eylesin. Kız erkek talebelerine memlu eylesin. Doldursun taşırsın Allah'ım. Bütün talebelerine âlim, âmil, muhlis, muhlaslara ihyap eyleyin. Efendi Hazretlerinin yolunu yeniden ihya eyleyin.

  73. 28:34

    Hazreti Mehdi'ye ulaştıracak âlim nesiller yetiştirmeyi onlara da bize de görmemizi nasip eylesin. Amin, amin, amin. Sizin en büyük amin diyeceğiniz dua budur. Alimler olmazsa millet helak olur. Senin oğlun, kızın, torunun fetva soracak adam bulamazsa helak olur. Tamam mı? Gam değildir. Gide dünya, kala din.

  74. 29:01

    Gam odur ki, kala dünya, gide din demiş. Din giderse, fıkıh giderse, din fıkıhtan ibarettir. Âl-i Alâ Efendimiz babamız buyurdu. Kendisi en büyük fakıydı. Dört mezhebin fakihiydi, müftüsüydü. Fıkıh ilmi giderse, din gider. Ondan sonra çoluğun çocuğun torunun dünyanın en Ondan sonra, çoluğun, çocuğun, torunun dünyanın en zengini olsa, rahat içinde olsa

  75. 29:25

    ama fıkıhta fetva soracak hoca kalmazsa, o da İslam fıkhına göre hayat yaşamazsa, sonu cehenneme zümera olduktan sonra, işte üzüntü, o zaman gam olur, keder kalır. Biz dinimize önem verelim. Dünya ne olursa olur, herkes rızkını yer. Rızkından başkası sana gelmez. Sana geleceği de kimse engelleyemez Allah'tan başka.

  76. 29:50

    Allah'ın açtığı rahmeti kimse tutamaz. Allah'ın tuttuğu rahmeti kimse gönderemez. Ama din öyle değil, din ebedi hayat sermasidir, sonsuz cennetin sermasıdır, ücretidir, ücreti. Amel, amelsiz iman tamam olmaz, ihlassız amel tamam olmaz. Ama bunların hiçbiri de ilimsiz olmaz. İlimsiz neyle amel edeceksin?

  77. 30:16

    Bilmeyen ne yapacak? Ne yapacak? Önce ilim, Efendimiz'in mücedditliği, tarikat mücedditliğinden öte, esas mücedditliği nerede? İlimi ihya etti. Çünkü müceddit ne demek? Ümmetin bozulmuş itikatlarını yeniden düzeltecek. Ümmetin cahilliklerini yeniden ilme çevirecek. Ümmetin dünyaya meylini tekrar ahirete döndürecek.

  78. 30:46

    Efendi Hazretleri bunu yaptı. O bunu da neyle yaptı? Kız ve erkek medreseleriyle yaptı. Onun için bütün Efendi Hazretleri'nin rabıtasına bağlı olan şura hocalarımızın bütün medreseleri eşittir. Aralarında bir fark yoktur. Ama biri ben çok iftisas yapmayacağım, sohbet hocası olacağım der. Ona göre bir hoca efendiye gider.

  79. 31:13

    Öbürü ben fıkıhta iftisas yapmak istiyorum. Fatiha hocalar, Kursa Ahmet'in hocalar fıkıh üzerine iftisaslı. Anladın mı? Öbürü ben tefsirde iftisas yapacağım. Ona göre bir hoca efendilere gider. Bütün hoca efendilerimizin medreseleri faaliyettedir. Allah nazarlardan muhafaza etsin. Şerlerden muhafaza etsin.

  80. 31:33

    Üzerine İsmail Han şerinden muhafaza etsin. Çünkü hepsinin medreselerini bozmak için, hatta mülklerini bile almak için son derece gayret edip her tarafı karıştırıyorlar. Vakıfları karıştırıyorlar. Bütün hoca efendileri sokağa atmak için uğraşıyorlar. Allah şerlerinden muhafaza etsin. Efendi medrese için canını verdi talebe için.

  81. 31:54

    Bunlar milletin medreselerine el koymak için vakıfları geziyorlar. Tekkeleri ellerine almak için. Ama tekkeyi de alsan dalalettesin. Mekke'de imam olsan dalalettesin. Mekke'deki imamların arkasına namazı iade ediyoruz. Anlasana. 250 senedir Mekke'deki, Medine'deki imamların itikadı ne? Ne? Allah göktedir diyor adam.

  82. 32:26

    Haa. Onun için Mekke'de imam olmak senin doğru olduğun anlamına gelmez. Tabelanın sana kalması senin doğru olduğun anlamına gelmez. 100 sene Medine-i Münevvere'de Ebu Bekir Ömer Efendimiz'e söven imamlar namaz kıldırdı. 100 sene Fatımiler döneminde Şianlar ele geçirdi. Ve o dönemde Ebu Bekir Ömer Efendimiz'in çıkartmak istediler.

  83. 32:54

    Kabirlerinden alıp Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'in yanından alıp yakmak istediler. Ve Fatımilerin eline geçti Medine. O zaman tabii ki Medine. Fatımiler Şii. O şeycilerden. Ne diyorsun ondan sonra? Batınî, hurufî denenlerden. Ondan sonra Medine-i Münevvere'de valiye emir geldi. Vezire emir geldi.

  84. 33:18

    Mısır. Fatımilerin merkezi Mısır. Mısır'da kurdular o devleti. Şii devleti. Oradan Medine valisine falan emir ettiler. Ondan sonra şu şu adamlar gelecekler. Kırk kişi. 40 kişi baltalarla, kazmalarla mescid kapalı gece, bütün Medine-i El-i Sünnet, bütün Medine-i El-i Sünnet, kaçıncı senedir hocam o? Baltalarla.

  85. 33:36

    Kazmalarla. Yani 400-500'ler mi? Bütün Medine-i El-i Sünnet ama gece cami şerif mescid kapalı. Bütün Medine-i El-i Sünnet ama gece cami-i şerif mescid kapalı, o zaman böyle ışık, lamba bir şey yok. O zaman vali El-i Sünnet. Fakat emir yukarıdan geldi. O da Ravza-i Mutara'nın bekçisine dedi ki. Krallıktan emir geliyor.

  86. 34:11

    Kırk kişi gece geleceklermiş. Sen hiçbir şeye karışmayacaksın. Onlar ne yapacak ne edecekler şahit olmayacaksın. Sen mescidin Ravza-i Mutara'nın kapılarını açacaksın o kadar. Sen bir şeye karışma. Çekil git odana. Emir geldi. Ravza-i Mutara'nın bekçisi ne yapsın? Ya da idam edecekler ya da işini açacaklar ne edecekler edecekler.

  87. 34:37

    Ama o anladı ki. Burada bir dolap var. Bir şey yapacaklar bu gece Ravza-i Mutara'da. Zaten Şii yönetim var Mısır'dan. Medine'yi de ele almış. O zat işte ismini unuttum. Ağladı ağladı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Yalvardı yalvardı müracaat etti. vardı müracaat etti. Denildiği gibi gecenin işte yarısı sabah namazından çok erken olması lazım.

  88. 35:01

    Cemaat gelmeye başlamadan kapıyı açtı. Kürt kişi Ebu Beksikler'a Sıddık Latiyallah'ın halkası tarafı var. Yani Babusselam tarafı selamlamaya girdiğimiz taraf. 40 kişi ne işin var senin mescitte baltalarla, tenekele, şeylerle, çuvallarla kazıma yapacaklar. Ebu Bekir ile Ömer Efendisi çıkartacaklar. Ondan sonra geldiler, vallahil azir, billahil kerim, senetleriyle, istatlarıyla,

  89. 35:29

    bütün kitaplarda ben bunu kaynaklarıyla gördüm. Kaynaklarıyla okudum, Arapça eserler kaynaklarıyla. O zat ağlıyor, sızlıyor, Rasûlullah'a müracaat ediyor, tam Ravza ile babus selam arasında yarıya geldiler, yer yarıldı, kürk öbürden içine geçti, üstü yer yarıldı, kürkü birden içine geçti, üstü kapandı.

  90. 35:54

    ondan sonra, evet, Onuncu Yüzyıl yani dokuz yüz altmış dokuzdan itibaren 10. yüzyıl, yani 969'dan itibaren, 969'dan itibaren o arada oldu bu. Kapandı üstü, ondan sonra mübarek ağlaması dindi, Ravza'nın bekçileri, mübarek veliler, salih insanlar, o şey mesela, bekçi kim? Eyüp Sultan Hazretleri, Ebu Ayyub el-Ensar Hazretleri'nin hemen ilerisinde kapıya doğru,

  91. 36:23

    öbür tarafa değil, deniz tarafına doğru değil, Eyüp'e doğru, çıkışa doğru giderken orada kim yatıyor? Beşir Ağa. O Beşir Ağa kim? Sen de sonunu Ağa diye duyduğun zaman Beşir Ağa. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin senelerce Ravza'sının, harem-i şerifinin hizmetçisi. Ama Osmanlı ona o kadar önem verdi ki,

  92. 36:46

    padişahlara nasip olmayan Ebu Ayyub el-Ensar Hazretleri'nin önünde en büyük kabri verdi ona. En büyük yer orada onun. Çok büyük veliydi. Kadimi Hazretleri, Konya'da Kadim'den, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e kitapla Ravza'ya giriyordu geceleri. Ders okuyordu Rasûlullah'dan sallallahu aleyhi ve sellem.

  93. 37:06

    Bizzat fiziki, fiziki, Beşir Ağa diyor, biri geliyor diyor, gece teheccüd vakti, Ravza'ya birden kapılar açılıyor, giriyor, sonra çıkıyor, giriyor, çıkıyor. Her gece geliyor. Nereden geliyor? Medineli olsa tanırım. Bir gün yakaladım dedi, Beşir Ağa. Yakaladım dedi. Yahu siz kimsiniz mübarek, elini ayağını öpeyim.

  94. 37:28

    Dedi ya benim sırrımı ifşa etmedi. Ben Konya Kadim Gazaz'dan, Ebu Said el-Kadim'i, bana derler dedi, Kadim'i, adı Muhammed herhalde, Muhammed Kadim Hazretleri. Ben Kadim Hazretleri demezken dedim. Kadim'den geliyorum dedi. Her gece Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kitabı koltuğunda ders okuyordu Ravza'da.

  95. 37:50

    Daha 300 sene evvel konuşuyoruz. 350 sene evvel. Ders okuyordu Ravza'da, çıkıyor. Tayyi Mekan'la. Konya'nın Kadim nereye? Medine'ne. İşte Beşir Ağa, onu bulan adam. Beşir Ağa çok zuhuratlar görmüş Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile ilgili. Onun için Osmanlı padişahlar ona çok tazim ettiler. Burada vefat edince ne yaptılar?

  96. 38:13

    Hemen önüne, yanına. En büyük oda orada onun. Geri kalanların hepsi dışarıda, bir tek o türbelin içinde. En büyük oda onun. İşte o Beşir Ağa gibi Kadim-i Şerifler, İmam-ı Şafii'nin şeyhi neydi? Utbi. Utbi Hazretleri. Ravza-i Mutara'nın kapıda hizmetçisi. Çünkü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hizmetçisi kim olur?

  97. 38:37

    Tabii ki sana bana düşmez. O hizmetçilik müctehidlerden başlar yani. Orada hizmetçilik büyük iş. Anladın mı? O zamanki hizmetçi kim olduğunu bilmiyorum ama kitaplardaki şeyleri detaylı görürüm. Kırkıda battı. Ondan sonra vali bunu arıyor. Ne oldu? Sen bana dedin ki odaya gir bir şeye karışma. Ben kapıları açtım.

  98. 39:02

    Odaya girdim haberim yok. Ulan dedi ne haberin yok? Kırkını birden ne yaptınız? Mısır beni kral hükümdarlar beni arıyor. O onu o onu. Hepsi birbirine girdiler. Kırk tane şeyhi zıldık orada cehennemin dibine kadar oradan aşağı gittiler. Bu yaşanmış yaşanmış. Bilmiyor musunuz? Ondan sonra bir kere de ev tuttular.

  99. 39:33

    Tünel kazdılar. Mahmut Sengi zamanı mıydı o? Nurettin Sengi zamanı mı? Ona da Resulullah zuhur etti. Gel burada bana yaklaş. yaklaş. O Resûlullah'ı alma. Sallâllâhu aleyhi ve sellem. O Resulullah'ı alma. Bunlar Ebu Bekir Ömer'imizi alma. Yani İsmail'e Tekke'yi Yani Esma'yla Tekke'yi de alsan dağıtsan, Mekke'yi dağıtsan

  100. 39:53

    şeyde alsan, bütün milletin arkasını karıştırıp, kurslardan bir sokağa, medreseye döksen yine de muvassak olamazsın. Çünkü hak üzere değilsin. Batıl, köpük gibidir. Biraz üste durur ama su devam eder gider, köpük pıt diye atar, söner. sen rabıtayı efendiye döndür ondan sonra başarılı olabilirsin. Ondan evvel başarılı olma imkanın yok.

  101. 40:21

    İstersen götür, fikri duanı Kabe'de namaz kılsın, duanı Kabe'de namaz kıldırsın ondan sonra ondan sonra de ki, bak adam Kabe'de namaz kıldırdı, bende sana ben de sana derim ki, ondan evvelde südeş kıldırdı. Ondan evvelde kim kıldırdı? Südeş kıldırdı. E, südeşin ne olduğunu, Efendi Hazretleri çok güzel anlatırdı, biraz müstehcen olduğu için, kürsüden anlatamıyorum.

  102. 40:44

    Efendi onu da anlattı bize, ne mal olduğunu. Dolayısıyla, biz Mekke'ye, Tekke'ye, oraya buraya, mekana, zamana bakmayız. Biz, Allah ve Rasulünün yolu, Mahmud Efendi, Mürsid-i Kamil'imizin, müceddidimizin yolu, dünya alem müceddid ilan etmiş, onun buyurduklarıyla yürürsek, nerede olursak olalım hidayetteyiz.

  103. 41:10

    Onun buyurduklarından ayrılırsak, nerede olursak olalım dalaletteyiz. Ve felaketteyiz. Asrının müceddidini, imamını tanımadan ölen, cahiliyet ölümüyle ölmüştür. Yapmayın, etmeyin, işimiz gücümüz o mübareğin yolunu, sohbetlerini, ruzugan tefsirini, buyruklarını, bunları anlatalım ya! Başka türlü nasıl imanımızı kurtaracağız?

  104. 41:35

    Bu ahir zamanda hacılar, hocalar yoldan çıkmış ya! Şeyhler sapıtmış ya! Adam şeyh olmuş, en büyük şeyhlerden, cenazede, yahu cenazede gelmiş bir tane takke takmış, sarığı da yok, hadi o da bir şey değil, üstten bir askeri helikopter geçmiş, hemen takkeyi cebine sokmuş. Ulan askeri helikopteri görünce takkeyi cebine sokan şeyhlere bak ya!

  105. 42:01

    Bunlar şeyh olmuşlar ya! Ulan ne yapacak sana asker senin takkene, polis senin takkene, ne yapacak ya! Asker de Müslüman, polis de Müslüman. Ama adamlar, tek parti döneminden kalma zihniyetlerle, bu adamlar tarikatların başında şu an. Onun için birçokları FETÖ'nün eline geçmiş, birçokları şeyh olmuş, bir kısmı efendim sahabe düşmanı olmuş, bir kısmı mezhepsiz olmuş.

  106. 42:26

    Anladın mı? Ha! Efendim Hasan Efendi'nin torunu demeyelim, Hasan Efendi'nin torunu diyelim dedi arkadaşlar, karar aldık, biz de artık Hasan Efendi'nin torunu diyeceğiz. Hasan Efendi'nin torunu Abdülhalik ne diyor? Benim dedemin diyor, sözü muteber değil diyor. Kabirden diyor, terbiye edilmez diyor. Bu ne demek biliyor musun?

  107. 42:44

    Tam bir Vehhabi. Yüzde yüz, yemin etsen sen Vehhabi lafı konuştun, başın ağrımaz. Onun için Allah Efendi Hazretlerimizden ayırmasın. Verdiği şuuru muhafaza edenlerden eylesin. Bereketimizi onunla kaim ve daim eylesin. Günbegün bu medreselere, hocaefendilerin medreselerine talebe verip yetiştirenleri, adediniz yade eylesin.

  108. 43:09

    Ana babaları da İslam şuuruyla müzeyyen eylesin. Ta ki çocuklarının evvela dinini, imanını, ilmini düşünmek nasip eylesin. İslam'ı dini öne çıkaranlardan eylesin. Ahireti tercih edenlerden eylesin. Dünyaya soğuk olanlardan eylesin. Amin, amin, amin, amin. Allah'ımız salli ala seyyidina Muhammed'in ve ala alihi ve sahbihi ve selleme.

  109. 43:34

    Yaptım bu vazifelerimi, yaptım. Evet. Hocaefendi buldu, çıktılarında aldı ama vakit bitti. Ama benim dediğim o kırk kişinin battığına dair kitaplarla ilgili İmam Şahrani'yi duydunuz. İmam Şahrani'yi duymadınız, yaşama zaten. Git, git belediyene, kapıya yat. İmam Abdülveha ve Şahrani Hazretleri, Elmine'l-Kübra isimli eserinin 493.

  110. 44:04

    Sayfası, bak 493. Bu sayfada buyuruyor. O da kimden almış onu? Muhibbüttü'n-Taberi. Rafıziler Rasulullah'ın kabrine, hizmetçisine efendim işte tasallut ettiler. Ebu Bekir ile Ömer Efendilerimizi çıkarıp nakletmek istediler. Hizmetçi çok zor durumda kaldı. Ondan sonra gece geldiler. Efendim zulümlerle, şeylerle toprağa taşımak için baltalarla, şeylerle kazmak istediler.

  111. 44:35

    Kırk kişiydiler. Mescide gece girdiler. Lemma dehalü'l-mescide fil-leyl Gece mescide girince Hasefallahü büyümü'l-arzâ ecma'în Allah kırkını birden yerin dibine orada batırdı. Bir kişi bile onların akıbetini akıbetinin ne olduğundan, o saatten sonra haber alamadı. Allah Allah. Ve onlara bu emri veren vezir de

  112. 45:03

    ondan sonra bütün huzurları parçalandı, paramparça, cüzam oldu, cüzam hastalığıyla en kötü halde geberdi, gitti. Bunları bu şekilde Ebubekir ve Ömer Efendilerimize karşı yapılan, yani ne demek istiyorum? Medine'de kafirlerin eline geçmediyse de kafirden beter Şiilerin, Rafızilerin, Zıddıkların ellerine geçti ve Ebubekir Ömer Efendilerimize de bu şekilde ne planlar kuruldu.

  113. 45:33

    Tabi Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'i de almak isteyen onlar hepten kafirler, o da ayrı bir şey. Onlar Müslüman olma numarası yaptılar. Müslüman olmuş göründüler, ayrı dava. İşte burada 493'te bu var. Saadet Üddâre'nde de var. Yusuf-u Nebhâni Hazretlerimizin biliyorsunuz, onun eserinde de var.

  114. 45:55

    Efendim geldiler, ellerinde mumlar var, çünkü o zaman Ravza'da şey yok, yatsı yıkıldım, kapıları kapattım, diyor, ondan sonra bab-u selam çalındı, kapıyı açtım, 40 kişiydiler. Hepsini saydım diyor tek tek. Ellerinde mumlar var, baltalar var, yıkım kazma aletleri var, Hücre-i Şerife'ye girdiler, yani Ravza'nın içine girdiler,

  115. 46:22

    minbere varmadan, şimdi efendim sallallahu aleyhi ve sellem minberi, minbere vefallâhi mâ vesalül minberâ minbere varmadan haddebtelâhümmü'l-ardu'l-cemiyâhum yeryüzü hepsini yuttu, bi'cemî'ü mâ kânevâhüm, üzerlerindeki bütün eşya ile beraber yuttu. Ondan sonra ya şunlar geldi mi, gelmedi mi? E geldi, ne oldu, ne bileyim ne oldu, ben gittim işte.

  116. 46:44

    Benim anlattığımı bu şekilde Yusuf-u Nebâne Hazretleri'nin Saadetü'l-Tahrayn isimli eserinin 169. sayfasında Hulâsatü'l-Vefâ isimli Semudî Hazretleri'nin kitabında da yine aynı bu rivayet geçiyor. Dolayısıyla ben size masal anlatmıyorum. Ben size uyduruk şeyler anlatmıyorum. Ben size yaşanmış hadiselerin kaynaklarından kitaplarla anlatıyorum.

  117. 47:16

    Onun için bu dinin sahibi Allah'tır. Şeriatın sahibi Allah'tır. Tarikat Allah'ın yolu demektir. Şeriattan başka bir şey değildir. Bunun son sahibi Müceddit Muhammed Efendi Hazretleri'dir. Allah onun yolunu bozdurmayacaktır. Allah bizi de buna vesile eylesin. Onun için 9 Mayıs'a çok güçlü hazırlanıyoruz.

  118. 47:38

    Herkes her taraftan. İnşallah-u Rahman. Efendim kardeşlerim, şimdi biz size Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in haklarını tanıtma babında yazılmış olup Şifahi Şerif diye şöhret bulmuş. Eşşifa bi tarifi hukukul mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Bu kitabı yeni olarak bastık. Evvelce bastığımız değil bu.

  119. 48:03

    Bu yepyeni bilgisayar dizgisiyle dizildi. Niye bilgisayar? Hatlarda harekeler karışıyor. Okumak isteyenler harekete zorlanıyor. Bizim Osmanlı'ca dümdüz gitmiş Osmanlı baskısı. O zamanki imkanlar öyle. Şimdiki güzel imkanları çalıştırdık. Size kitabın tamamını sağdan başladığın zaman efendim eee bakayım yani hikmet-i ilahiye tabi şey altı yüz bakayım onu tutturabilir miyim?

  120. 48:35

    Allah Allah. Yani firisti saymadığımız zaman altı yüz yedi sayfa. Kaç sayfaymış Arapçası? Yani Musaf-ı Şerif'te kaç sayfa? Altı yüz altı sayfa. Kuluvallah sayfasıyla yani. Altı yüz altı, altı yüz yedi. Tamam. Şey tutturmuşlar yani bilgisayar hattı yapayım derken sayfaları büyütmemişler yani. Sayfa sayfası çoğalmamış.

  121. 48:59

    Bunun faziletleri. Şimdi tabi Gazi Riyaz Hazretleri, Mete'den ulema onları saymaya şu anda vaktim eee yetmeyecek ancak Meşayif'ten bir zat anlatıyor. Diyor ki Kadı Ebu'l Fazl Ayaz'ı rüyamda gördüm. Yanında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem çok hoş kokulu olarak çok güzel suretli elbiseleri, çok güzel vaziyette oturuyor.

  122. 49:25

    O sırada bana döndü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Buyurdu ki sellim ala haza bak yanımda kim oturuyor ona da selam ver dedi. Allah bana ümmetim içimde bu kazığı yazdan fayda verdi dedi. Ümmetimde bu kadar alim var ama bundan bana özel fayda verdi. Çünkü bu şifa-i şerifi yazmak suretiyle onun için buna da selam ver dedi.

  123. 49:53

    Yine İmam-ı Ensari Hazretleri anlatıyor. Kazı İyaz Hazretleri'nin vefatından sonra rüyada gördüm. Çok büyük köşkün içinde sarayın direkleri altun. Bana bir mesele sordu. Ben dedim efendim şifa-i şerif kitabınızda bu mesele var. O zaman dedi ki o kitap sende var mı dedi. Ben dedim var. O zaman dedi ki şu anda beni cennette büyük bir köşk bütün

  124. 50:33

    direkleri altın görüyorsun ya o şifa-i şerif kitabına sarıl iki elinle ona yapış. Çünkü Allah bu müjdeleri bana bu cenneti sarayları bana o kitabı yazmam hürmetine verdi. Onun için sen de ona tutun. Burada hepsinin kaynakları var. Sayfa ııı yani çok ilim var da on dokuz yüz yirmilerde buralardan gidiyorum.

  125. 50:56

    Şimdi Merakeş'te yedi veli var. Allah ziyaretlerini bana üç kere nasip etti. Inşallah bir daha da nasip eder. Çünkü Ebubeyaziz Hazretleri'ne gidemedim. O kaldı. Bana gitmem lazım. Ebubeyaziz Hazretleri Merakeş'te yedi tane veli var. Merakeş Morokko denen ülke var. Fas deniliyor da Fas onun bir şehri.

  126. 51:21

    Ülkenin adı Morok. Mağrib. Arapçası Mağrib. O orada Merakeş şehri var. Dünyaca meşhur. Orada yedi tane velinin kabri var. Onlar hakkında kaç tane kitap var? Sebahattin Rical. Oradan Yemenli zattan başlıyorsun. İmam Süheyli'de yedinciyi bitiriyorsun. İmam Süheyli Muhittin İbni Arabi'nin şeyhi. Ama muhaddis.

  127. 51:49

    Tavzulünün sahibi. Orada yine kim var? İmam Cezuli. Delaliül Hayrat sahibi. O yediden biri kim var? Kazıyaz. Şifahi Şerif sahibi. O yediden biri kim var? Ebu'l Abbas Sebti. Ibni Arabi'nin şeyhi. O yedi veliyi tertip üzere ziyaret edince ancak işte akşama doğru Süheyli Hazretlerine gidiliyor. Allah bana üç kere nasip etti elhamdülillah.

  128. 52:12

    Hep dualar ettim elhamdülillah. Evet. Çok ııı kerametler gördüm. Onların kabirlerinde çok ilginç şeyler gördüm. Ondan sonra Allah sizlere de nasip eylesin. Belki belki bir sefer yaparız. Iıı gelmek isteyenlerle gideriz inşallah. Yedi veliyi ziyaret ederiz. Inşallahu Rahman. Kazıyaz'ın bizde çok büyük hakkı var.

  129. 52:33

    Şimdi onun için kardeşlerimiz ııı Şifahi Şerif'in ııı yazılış gayesini anlatırken Şifahi Şerif derslerini zaten dinliyorsunuz. İmam Talibi büyük Allame-i Cihan. El Cevahir-ül Hüsan tefsirinin sahibi El Envar. Fi ayati nebiyyil muhtar.

  130. 52:55

    Şimdi eserinde de ııı söylüyor. Yani Şifahi Şerif'teki ııı ve bu eserlerdeki delali nübüve kitaplarındaki mucizeler ve anlatılanlar mucizeleri inkar eden veyahut da efendim sallallahu aleyhi ve sellem peygamberliğini inkar edenler için yazılmamış. Inkar edenin Allah'a hidayet versin, iman buradaki bu eserlerin yazılma sebebi Kazıyaz Şifahi Şerif'i Şifahi Şerif'i niye yazdı?

  131. 53:26

    Gayesi neydi? Tehkidü muhabbeti ehlil imanili nebiyim. Müslümanların ve iman ehlinin kendi peygamberleri Nebi Zişan Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimize imanlarını değil sevgilerini güçlendirmek, sevgilerini güçlendirmek.

  132. 53:48

    Şimdi bir insan bir insanı sever. Aman ne kadar sever biliyor musun? Tanıdığı kadar sever. Muhabbet marifete tabidir. Sevgi tanımaya bağlıdır. Bir insanı ne kadar seversin? Tanıdığın kadar seversin. Ben Mahmut Efendi Hazretlerine en fazla yanında bulunduğum için tabii muhabbetim ona göre oluyor. Eee başkasından aynı muhabbeti göremeyebiliyorum.

  133. 54:12

    Çünkü neden adam bir şey tanımadı ki görüşmedi ki görmedi ki yani. Tadını almamış. Tatmayan bilmez. Onun için Şifahi Şerif müminlerin bizlerin muhabbetini sevgisini güçlendiren bir kitap. Onun için yazıldı. Ve bu gayeyle biz de senelerdir derslerine devam ediyoruz. Ve Allah hatmini yapabilmeyi, hitabını ödebilmeyi ve hatim duasını Beykoz Çavuşbaşı'nda elimizden

  134. 54:42

    alınan büyük külliye bize yadi olarak yirmi bin otuz bin kişinin sığdığı büyük bir külliye yaparak hatmini orada yapmayı bana nasip eylesin. Ondan evvel beni öldürmesin. Amin. Amin Allah'ımız. Salli alâ seyyidina Muhammed'in ve alâ âlihi ve sellem. Her şeyi göreceğiz. Geceler gebeler bakalım ne garip şeyler doğuracaklar.

  135. 55:08

    Geceler gebe olmuş. Çünkü sabahına bir şey doğuruyor. Bir bakıyorsun kalkıyorsun bir haberler çıktı ortalığa. Ne çıkacak bakalım. Allah hayrımıza çıkarsın. Allah akıbetlerimizi gayrı eylesin. Amin. Şimdi burada şu önemli mesele var. İmam Muhibbi anlatıyor. On bininci asrın meşhurları hakkında tehlif ve hülasatü'l-eser diye ismi var.

  136. 55:35

    Orada geçiyor. Ben oradan tercüme ettim. Kitabın kendislerinden hep tercüme ettim. Her şeyin altına kaynak koydum. Muhammed İbn-i Akin Hazretleri Mekke'ye geldi. Orada İbn-i Haceri Eytemi'nin torunu var. Radıyüddin İbn-i Abdurrahman el-Eytemi. Ondan Şifa-i Şerif'in bir kısmını okudum. Sonra Seyyid Abdurrahman Semhudi Hazretleri ile Ahmet İbn-i Irak Hazretleri

  137. 55:55

    o derste kendisiyle birlikte bulunmaları için Seyyid Hazretlerinden izin istemesini talep ettiler. Seyyid razı yani herkesi derse almıyor. Bu adamlar da ne kadar mühim adamlar biliyor musun? Semhudi ne büyük adam. Semhudi İbn-i Irak. Bunlar da dediler ki ya sen geldin dışarıdan Mekke'ye onun için biraz ders vakti ayırdı sana bu Seyyid Radıyüddin Hazretleri.

  138. 56:19

    Ondan sonra fakat biz onun dersinde Mekke'de duruyoruz yararlanamıyoruz yani. Bize de izin iste de senle giderken biz de derse gidelim dedi. Seyyid İbn-i Akin Hazretleri bu talebe müsbet cevap verdi. Tamam onlar da geldiler. Sonra Muhammed İbn-i Akin Şeyh Radıyüddin'e tasavvuf hırkası giydirdi. Eliyle sarığını giyindirdi.

  139. 56:40

    Sarığın ucunu hafif sarkıttı. Zikir telkin etti ve buyurdu ki İnnen Nebiyye Sallallahu Aleyhi Vessellem'e Hâdırun hâle kıraati şifâi ve hâzî min hatun uzmâ. Evladım dedi. Ben bu işi niye önüne gelene ders gibi açmıyorum? Yani herkes gelsin umuma şey yapmıyorum böyle izinle şeyle.

  140. 57:02

    Çünkü dedi şifâ-i şerif derse okunurken kesinlikle Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem geliyor hazır oluyor. O mecliste bulunuyor kesin. Bu çok büyük bir nasiptir. Onun için her önüne gelene de bu imkan nasip olmaz evladım dedi. Onun için şifâ-i şerif dersleri de Farkındaysanız bizim dersleri En az dinlenen dersler.

  141. 57:25

    Yani Çünkü neden? Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem hazır oluyor. Herkese nasip Olmaz yani. Onun için Şifâ-i şerif okunduğu zaman Ders yapılıyorken derdi ki Üsküdü susun derdi. Velzemül edeb Edebinizi takının, derste bir kimse konuşmasın dünya kelamı. Fe inne rasûlallah sallallahu aleyhi ve sellem Yahduru meclisene âzâ

  142. 57:49

    Allah'ın Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem bizim bu meclisimizde bizzat kendisi Uyanık ayık yaka zaten geliyor hazır oluyor dedi. Onun için terbiyesizlik yapmayın şifâ-i şerifte Ses çıkartmayın burada. Şimdi Tabii ben burada çok ilim yazdım şifâ-i şerifin kısımlarını yazdım, bablarını yazdım. Yani Kitabın Sol tarafından sağa doğru Türkçe Yazdım

  143. 58:12

    E kaç sayfa yazdım evvelce de şerif Seksen dört sayfa yazdım. Yani kitabın soldan sağına Türkçe tarafında ne kadar yazdım birisi hale kalktı. Seksen dört sayfa ilim yazdım. Şifâ-i şerifin ancak Sayfa otuz sekizden sonrasını Okuyun. İkinci bab olarak geçiyor. Şifâ-i şerifi hatmetmek belaların kalkmasına vesile olup Maddi hastalıklara şifadır.

  144. 58:39

    Buraya dikkat. İmam Hurayşi İbnül Abdüselam el-Münani gibi birçok uleman nakilleri ve cilayet Cuhfetül Kadriye isimli eserde de zikredildiği üzere Musibetlerin defi Ne demek? Bela gelmiş başına belanın kalkmasını istiyorsun ne bela Sıkıntıların keşfi keşif açılması demek Müşküllerin halli Zor iş var çıkamıyorsun ki hepimizin başına müşkil geliyor kardeşim çıkamıyoruz içinden ya

  145. 59:00

    Zor iş var çıkamıyoruz, hepimizin başına Hanımından geliyor, kocandan geliyor, karından geliyor, kızından geliyor. Müşküllerin halli için Zor zamanlarda Ve başa gelen belalarda Şifâ-i şerif şifa-i şerif hatmedilmesi Hatmedilmesinin faydaları tecrübe ile sabittir. Şifa hatmi Onun için biz şimdi Ahıskaya ne yaptırdık?

  146. 59:25

    Dedik ki şifâ-i şerifi otuz yüze böl Şu anda şifa-i şerif bu kitap Otuz yüze bölündü Onun için Güzel okuyan Harekeli zaten harekeli hareketsiz okumak herkesin harçı değil o çok ilim ister Harekeli Ama harfleri çıkartmak şu bu biraz seri okumak bir nevi hoca işi Hafız işi hoca işi Dolayısıyla

  147. 59:49

    Otuz tane hafız veya güzel okuyabilen otuz kişi toplansa, cüz'ler dağıtılsa, bir saat içinde sürmeden bir saat sürmeden şifa-i şerif hatmedilir mi? Edilir. Kuratlık olursa bu hatim yapılır mı? Yapılmalı. Bela gelince yapılmalı? Yapılmalı. Gazze'nin kurtuluşu için yapılmalı mı? Yapılmalı.

  148. 1:00:18

    Şimdi Amerika'nın, ben İsrail'in bozguna uğraması için yapılmalı mı? Yapılmalı. Biz onu on üçüncü cüz'ler yaptık. Ve bunu başlatacağız medreselerde. Burada da başlatırız, gelirsiniz, otuz tane hocaefendilerle hemen okuruz, hatim biter, bir dua yaparız, ne belanız varsa kalkar gidersiniz, belalarınız başınızdan defolur gider.

  149. 1:00:37

    Yapalım mı? Şifa-i şerif hatmi. Otuz cüz'e niye böldük? Küçük boynuya yaptık, cepte taşımak isteyene. Orta boynuya yaptık, arabasında. Hangi arabada bulursak azar bulursak. Hangi gemide olsa boğulmaz, batmaz. Hangi malın içinde olsa mal yanmaz, kaybolmaz, çalınmaz. Böyle şifa-i şerif. Durum bu. Onun için, arkadaşlar, kuratlık senenin 1293 senesinde büyük kuratlık oldu.

  150. 1:01:07

    1293. Bundan işte kaç sene? 150 seneden fazla. Küçük bir zat, padişahın vezirine dedi ki, mağripte, yedi ricalin kabirlerinde, Merakeş'te kazı yazın, şifa-i şerife okunsun, bu meşayihın adetidir, şifa-i şerif hatmedilince kuratlık kalkacak dedi. Bunları hiç yapmıyoruz.

  151. 1:01:31

    Bunun üzerine sultan emir çıkarttı, perşembe günü, gökten öyle yağmurlar geldi ki, efendim her tarafı doldurdu. İmam Abdullah Ezzemuri, Rahimullah Hazretleri, yine şifa-i şerifin üzerine yazdığı bir eserde, Seyyidi Şerif Tacuddin el-Garrafi Hazretleri'nde, şifa-i şerif kitabına bakmak, bak bak, açtım böyle bakma.

  152. 1:01:56

    Şuraya, sayfalarla. Aç. Şifa-i şerif kitabına bakmak, mushafa bakmak gibi adamın imanının nurunu artırır diyor. Çünkü küllün Resulullah'tan bahsediyor. Sallallahu aleyhi ve sellem. Bunu kim naklediyor? Abdülhayy el-Kettani Hazretleri. Çok büyük bir alimdir. El-Methal il kitabı şifa isimli eserinde, sayfa 267.

  153. 1:02:20

    Hepsinin kaynağını verdim, kaynaksız bir şey yok. Halidiyet Tarikatımızın müessesine, Halid-i Bahadır Hazretleri'nin halifelerinden, Seyyid Abdülkadir el-Cezayir Hazretleri, onun oğlu Seyyid Muhammed el-Cezayir Hazretleri, ondan sonra Sultan Abdülhamid Han Hazretlerine Tevfet-i Zahir isimli bir eser hediye etti.

  154. 1:02:40

    Bu eserde diyor, babam Abdülkadir Cezayir'i, kim o Abdülkadir Cezayir'i kim? Halid-i Bahadır Hazretleri'nin halifesi. Yani bizdeki Abdullah el-Mekke Hazretleri'nin yerinde, o silsilede. Müstehanem şehri, Müstehanem diye bir şehir var. Herhalde Cezayir'de olacak.

  155. 1:02:59

    Müstehanem şehrinde çok sıkıntılı zamanlarda musibetlerle, zorluklarla karşılaştığı için, bu belaların açılması için ulemayı toplardı, akrabayı toplardı. O zaman akraba da ulemaydı, herkeste ilim var. Ne yapardı? Bir, Bukhari kitabını, Bukhari-i Şerifi hatmettirildi. İki, Şifahi-i Şerifi hatmettirildi.

  156. 1:03:20

    Bütün belalar açılır, herkes selamete çıkartır. Bu kitap böyle. Bedeni astıklarına şifa oldu. İmam Kastallani, Bukhari-i Şerifi, İmam Hüsamettin, Taşköprüzade, Osmanlı'nın büyük alimleri, hadis ve hikmet sahibi, tıp ilminin vakıfları, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hastalara tatbik ettiği ilaçlar üç türlüdür.

  157. 1:03:43

    Birincisi, ilahi ruhani muhtevalar. Yani, Kur'an'dan, Sünnet'ten okumalar. İkincisi, tabii bitkisel ve doğal. İşte çörek otu, şu şifa, böyle Efendimiz beyan etti. Sinemaki, kimyon, bunlar hep hadiste tıp ile sayılır. Üçüncüsü, ikisinden bir mürekkep birleştirilmiş tedavi. Hem bitkisel, ilaçlı, hem de okumalı tedaviler.

  158. 1:04:14

    Onun için Allah, Kur'an'dan daha büyük şifalı ve tesirli hiçbir şey gökten indirmemiştir. İmam Kastallani buyuruyorlar ki, Kur'an kıraati ile teberrük hastalıklardan bir çoğuna fayda verdiği gibi, Şeyh Kettane Hazretleri de buyuruyorlar ki, Birçok ulema meşak-ı zaratı içinde birçok âyet-i kerime ve âyet-i şerif bulunması itibariyle, Sahihül Bukhari bir, Şifahi şerif iki.

  159. 1:04:46

    Bu eserleri okumanın ruhani, manevi, psikolojik, panik atak, bilmem ne, bilmem ne, bilmem ne, izahı yok. İzahı olmayan değişik değişik türede hastalıklar çıktı. Bu ruhani hastalıklara şifaya, devaya vesile olacağı, maddi şifaya da kesinlikle sebep olacağını bütün ulema açıklamışlardır.

  160. 1:05:08

    Onun için maddi ilaçları da terk etmeden, hapınızı, tedavinizi, doktorunuzu da ihmal etmek sizin. Ama öyle şeyler var ki de, tut da da ilacı da yok, çözümü de yok, ilacı olanın da ilacının da bazısına tesiri de yok. Alıyor alıyor adam kullanıyor, iyileşmiyor. Onun için mutlaka Sahihül Bukhari, Şifahi şerif.

  161. 1:05:29

    Bukhari'yi yapmadık daha değil mi? Çıkmadı, otuz yüz. Bukhari çıktı mı otuz yüz? Bukhari'yi de hazırlattım. Bukhari-i Şerif'i de hazırlattım haddim için. Sizlere çıkmadıysa Agıska'dan, Agıska'nın, Hasan Hoca'nın şeyi. Bende sorun yok, ben vazifemi yapıyorum. O da hazırlanıyor. Bizim şimdi ne var okumamız, belâdetin, Bukhari-i Şerif hadmi.

  162. 1:05:52

    Kur'an-ı Kerim'den sonra Bukhari-i Şerif hadmi, ondan sonra Şifahi-i Şerif hadmi. Bitti. Bunu unutmayın. Bu kadar medreseler tanıyorsunuz, talebeler tanıyorsunuz. Şifahi-i Şerif kitabını hatmetmek. Ne? Bukhari çıkmış mı? Niye ben ilan ettim mi? Ha çıkmış diyorlar, Agıska'da var mı şimdi burada? Ya doğru anla ha.

  163. 1:06:18

    Şifahi konuşmuyoruz, Bukhari'yi konuşuyoruz, mübarek adam. Çıkmadı, daha çıksa ben bilirim senden evvel. Ondan sonra Şifahi-i Şerif kitabını hatmetmek, bütün hastalıklara, özellikle bulaşıcı hastalıklara kesinlikle çözümdür. Abdurrahman Bistami Hazretleri, İsa Muttin Hazretleri, Yusuf Ebeni Hazretleri bunu beyan etmiştir.

  164. 1:06:39

    Şifahi-i Şerif'in kitabını hatmetmek, taun, veba vs. salgın bulacağınızdan korunmak için Meşayih-i Kiram hakkında tecrübe edilmiş amellerdendir. Ondan sonra kardeşlerimiz, veba günlerinde, Şifa kitabının bereketi, İmam İbn-ül Mekkari, El-Yemeni Eş-Şafi Hazretleri, Şifa kitabının bereketi görülmüş. Bulunduğu hiçbir mekanda, kitabın durduğu hiçbir mekanda,

  165. 1:07:11

    ev, ocak, araba, gemi, uçak, ondan sonra, bulunduğu hiçbir mekanda, dükkan, zarar ziyan görülmemiş, içinde bulunduğu hiçbir gemide batmamıştır. Herhangi bir hasta, bak ben bir hatim yapamadım. Keşke yapsam yani, hastayım bu kadar. Herhangi bir hasta onu okuduğu zaman veya kendisinin üzerine okunduğu zaman,

  166. 1:07:42

    ben okuyamadım, otuz yüzü dağıtırız, okurlar bana, bir üflerler Allah'ın izniyle, değil mi? Efendi Hazretleri kendisi de kasideyi birde okutturuyordu. Kasideyi birde katme yaptırıyordu kendisi mesela. Efendim, Bukhari'de zannedersem Efendi'ye yapıldı katme, okunduğunda Allah ona şifa verdiği hasta ne olursa olsun, ne hastalığı olsa, tecrübeyle sabit olmuştur.

  167. 1:08:08

    İmam Kafacı Hazretleri, kim bu? Şifa-i Şerif Şari'yi, ben bütün ondan alıyorum. Şifa-i Şerif Şari, Şihap, Şihab-ı Kafacı, Şihap. Hem de aynı zamanda Gazi Beyzami'nin Haşresi'ni yazmış Dünya'nın en büyük alimlerinde, Kafacı Hazretleri. Buyuruyor, ben onun bereketini tecrübe ettim ve bundan daha büyük mazhariyetler Mevla'dan niyaz ediyorum.

  168. 1:08:28

    Çok sıkıntılı günler geçirdim, Şifa-i Şerif bereketiyle onu hatmettim, hepsinden kurtuldum, diyor Şihab-ı Kafacı Hazretleri. İmam-ı Sekave Hazretleri, Gazi İlyas kalplere de şifa vermiş, karışıklıkları gidermiş, şüpheleri ortadan kaldırmış, dertlere ilaç olmuş, düşmanların kalplerini, peygamber düşmanlarını aleyhissalatü vesselamın perişan etmiş.

  169. 1:08:53

    Şifa-i Şerif'in ilimleriyle, delilleriyle, hüccetleriyle. Onun için Mustafa Eşrafoğlu'nun en kızdığı kitap ne kitabıdır? Şifa-i Şerif'tir. Üç Muhammed kitabını terbiyesiz, niçin yazdı bu isim terbiyesiz bir isim yani? Üç Muhammed diye bir şey olur mu öyle terbiyesiz bir isim? Bu kitabı niçin yazdı? Şifa-i Şerif'in aleyhine doldurmak için.

  170. 1:09:16

    Millete Şifa-i Şerif okutmamak için yazdı. Devamlı içinde Şifa-i Şerif şöyle böyle diyor. Şifa-i Şerif'in, ne diyeyim sana, sahibi inşallah, Allah, İslâh-ı Mukadder ise İslâh eylesin, İslâh-ı Mukadder değilse şerrine kifayet ıslahı mukadderse ıslah eylesin, ıslahı mukadder değilse şerrine kifayet eylesin.

  171. 1:09:35

    eylesin. Evet, Selef-i Sâlihîn buyurdular ki, Şihâb-ı Hafâcî Hazretleri, geçmiş büyükler buyurtlar ki, hastalıkların şifası için, zorlukların düğünlerinin çözülmesi için. verinin çözülmesi için şifa-i şerifi hatmetmek bütün ulema tarafından tecrübeyle sabittir. Ama bütün mesele itikadın sahih olacak.

  172. 1:09:59

    İza sahhal itikad, hasalel murad demiş. İtikadın düzgünse maksadın o anda hasıl olur. otomatik bitti. Hatim biter, senin sıkıntın biter. Şahab-ı Hafacî diyor bunu. Itikadın düzgün olunca muradın hasıl muradın hasıl olur olur. Onun için İmam-ı Zülkanî Hazretleri buyuruyor ki şifa onun için İmam-ı Zülkani Hazretleri buyuruyor ki şifa-i şerif şerif hastalıkların şifası için

  173. 1:10:24

    zorlukların açılması için mücerreptir Muhammed Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in bereketiyle Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, o kitabın içinde sırf Resûlullah Efendimizden bahsedildiği için Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in bereketiyle boğulma, yangın ve tağın gibi afetlerden kurtarıcıdır her şifa itikada bağlıdır düzgün inanç olursa maksat hasıl olur

  174. 1:10:51

    Mevâhib-i Le Dünye Şârih-i Büyük Muhaddes İmam-ı Zülkani Hazretleri bunu Şerh-ül Mevâhib'de zikrediyor. Birinci cilt, otuz birinci sayfada. İmam Kastallâni İmam Muhammedel Vülâti İmam Tâdeli, İmam Hureyşi âbid etsin diye birçok ulema-i kiram şifa-i şerif hastalıkların şifası için şifaların açılması için okunduğuna dair birçok nakillerde bulunmuşlardır.

  175. 1:11:16

    Onun için efendim kardeşlerim diyor ki İzhar-ül Kemal isimli kitap yazan İmam Tearici Hazretleri bin üç yüz yirmi senesinde yani bundan yüz yirmi beş sene evvel hemen hemen sol omuzuma büyük bir ağrı girdi elimi hiçbir tarafa döndüremez oldum. Biraz elimi hareket ettirsem başıma öyle bir ağrı giriyor ki namazda bile Allah'a kulak kaldıramıyorum.

  176. 1:11:45

    Sonra tedavi için birçok tabibe gittim. Boşuna zahmet çekmekten başka hiçbir faydam olmadı. İnsanların tedavisinden ümidi kestim. İşimi Allah'a ısmarladım. Daha sonra bazı ihvanla birlikte Riyaz-ül Arus camisine akşam ve yatsı arasında şifa-i şerif kitabını okumaya başladım. Ders yapmaya başladım. Birkaç gün geçmeden omzum sanki hiçbir ağrım yokmuş gibi kesinlikle iyileşti.

  177. 1:12:15

    Çünkü neden? O zaman ben meczuplardan bir zata rastladım. O zat bana dedi ki sen dedi şifa-i şerif dersi okutmaya başla. Mescitte cemaate şifa-i şerifi okut hastalığın geçecek dedi. Ben baştan çok doktora gittim. Ama fayda göremeyince şifa-i şerifi başlattım. Bu kitapta evsaf-ı şerifesi yazılan Nebi-i Ekrem Muhammed aleyhisselatü vesselam Efendimiz'in hürmetine bütün ağrılarım

  178. 1:12:51

    efendim zail oldu. Çünkü ne diyor kaside-i bürde sahibi İmam Busiri Hazretleri gayra muhterem kaside-i bürde'de Mevla'ya salli ve sellim haşa diyor onun iyiliklerinden ümitlenerek yanına gelen birisi, onda salavat okuyan, sallallahu aleyhi ve sellem tazim eden, onu metheden birisini mahrum etmez diyor onu ziyarete gelen hürmet bulmadan, izzet-i kram görmeden dönmez diyor.

  179. 1:13:43

    Haşa diyor. Allah'ta bu beyti benim adım. Bazı beytleri ezberlettiler mi unuttum. Muvace-i Şerife'de bir kısmı aklıma polisler. Bir saniye durdurmuyorlar ya. Neyse birkaç gece gittim, ikide üçte falan. Neyse o arada bir polisler baktım, birbiriyle konuşuyorlar o arada. Biraz durdum. O andan sonra bu beyt aklıma geldi.

  180. 1:14:08

    Dedim ya Resulullah İmam-ı Busiri buyuruyorsa seni ziyarete gelen izzetsiz ikramsız dönmez. Haşa sen cömertlerin en faziletisin. Kullar içerisinde Ekrem-ül Ekrem'in kimdir? Allah'tan sonra Ekrem'in en keremli cömert kimdir? Muhammed Mustafa'dan sallallahu aleyhi ve sellem daha keremli mi var? Ne olur ya Resulullah dedim.

  181. 1:14:31

    Bir kere böyle bu beyt aklıma geldi. İkincisi gelmedi. Ya Resulullah ben şifa-i şerif dersler yapıyorum ya Resulullah ben size çok anlatıyorum. Mevcid-i şerifler yapıyorum ya Resulullah. Kalpten müracaatlar oldu. Siz hepsinde beraber. İlk akşam gittim, ilk selam da benim selamım peşinde, sizin selamınız.

  182. 1:14:52

    Haydere gelmek, bu sohbetlerde bulunmak bir özelliktir. Her yerde bir öncelik olur, Allah'ın izniyle. Biz sizi unutmayacağız, Allah'ın izniyle. Resûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem'in himmetiyle, Efendimiz'in himmetiyle. İnşâAllahur Rahman. Ben ki diyor, İmam-ı Busîrî felç olmamış mıydı? Namaza çıkamıyordu camiye.

  183. 1:15:16

    Ne zaman kasideyi, bürdeyi yazdı? Efendim, sallallahu aleyhi ve sellem'in methettiği ne diyor? Ya Resûlullah, ben bütün aklımı, fikrimi, kralları, padişahları keseyle bana altın veriyorlardı, bıraktım o şiir yazmayı, onlara şiir yazacağımı, artık hep seni methetmeye karar verdim. Bütün aklımı, fikrimi, seni anlatmaya, seni tanıtmaya, seni sevdirmeye,

  184. 1:15:33

    seni saydırmaya yönlendirdim, baktım ki beni kurtaracak kullar içerisinde Allah'tan sonra ancak sen varsın. Resûlullah Efendimiz onu kurtardı mı? Kurtardı. Gece geldi, hırkasını verdi mi? Verdi. Sıvazladı mı? Bedenindeki felç olan yeri. Ve sabah namazına ne oldu? Felç insanı, evden çıkamayan adam, İmam-ı Busîrî sabah namazına cemaate gidenlerden oldu yani.

  185. 1:16:01

    Onun için şifa-i şerifin bereketi nereden geliyor? İçindeki konuların, muhtevanın Resûlullah sayılların sebebe ait olmasından geliyor. Muhtevânın Resûlullah, Sayyidillâhü Aleyhi ve Sellem'e ait olmasından geliyor. Başka bir şeyden bahsetmiyor. Yani niye Kuluyallâh-ı Ahad Kur'an 3'te biri? Kur'an 3'te 1'i?

  186. 1:16:19

    Çünkü İhlâs Sûresi. Niye İhlâs? Çünkü sade Allah'tan bahsediyor. Anladın mı? Bu kitap da öbür kitaplara benzemez. Bu kitapta, öbür kitaplara da Niçin? Çünkü sade Resûlullah'tan bahsediyor. Onun için şifa-i şerifte. Orada dur. Kime bir hastalık isabet ederse.

  187. 1:16:43

    Kazı yazar şifa kitabını. Ha bu da başka bir şey. Bunu ben yapayım hemen hocam. Niye yapmıyoruz ya? Nisan yağmuru da aldık. Kitabın gramı kadar su koysun. Sonra kitabı bir kefeye koysun. Ya karşısına da suyu koysun. Sonra o suyu içsin diyor. Güvendiğim ulema'dan nakil gördüm. Hasta kardeşine yapmış.

  188. 1:17:07

    Hemen şifa olmuş diyor. Kitabı koyacaklar. Bir kefeye. Kaç gram? O kadar da gram. Şimdi tabi Nisan suyu. Ben tarastan biraz topladım da. Yağmur yağmadı yani. 12'sinden beri onun için de. Ben geldiğimden beri de biraz topladım şimdi. O kadar gram suyu da koyuyorsun. Besmele çeken salavat şerifi okursun.

  189. 1:17:28

    Şifa şerifi hürmetine, sahibinin hürmetine dersin. edersin. O suyu içsin diyor. Bu da ayrı. Burada neler var? Bu da ayrı. Burada neler var neler neler. Neler, neler? Daha ben kırk beşinci sayfadayım. Seksen Daha ben 45. sayfadayım. 84'e kadar devam ediyor. dörde kadar devam ediyor. Seksen dörde kadar devam ediyor.

  190. 1:17:42

    Kardeşlerim onun için mesela burada da başka bir şey çıktı Kardeşlerim. Onun için. Mesela burada da başka bir şey çıktı şimdi. şimdi. Delâile Hayrat kitabının bir hassas Delâile Hayrat kitabının bir hassası var diyor. İmâm-ı Kettâne Hazretleri. Yemen meşayıhından Ali Bâlevi ulemasından, sulahasından biri söylüyor.

  191. 1:17:59

    Delâil-ül Hayrat'ı hatmet diyor. Bitiriyoruz ya. Ben Ravza İmtihanı'da bir gece de yaptım. Fatıma Elhamdülillah. Ona da sizi kattım. Hatmi Şerif'i de Ravza'da yaptım. Delâil-ül Hayrat'ı hatmet diyor. Hatmettikten sonra onu tartıya koy. Delâil-ül Hayrat kitabını. Karşısına da kaç gram geldiyse öbür kefeye de hurma koy.

  192. 1:18:23

    Oraya da o kadar hurma koyarsan diyor. O hurmayı da sonra ye demiyor. Sadaka ver diyor. Hepsi ye, yut olmaz ya. Hep yut, yut. Nereye kadar yutacaksın abi? Nerede but? Sen onu yut. Ne oldu böyle? Delâil-ül Hayrat kaç gram geldi? Yirmi beş gram. Karşısına da ne kadar hurma koyacaksın? Kaliteli güzel. Yirmi beş gram hurma koyacaksın.

  193. 1:18:46

    Tart. Ondan sonra sadaka ver diyor. Allah'ın izniyle hayırlı ne muradına, niyete tasıl olur diyor. Delâil-ül Hayrat'ta da böyle bir hassa var. İmam Merakesi. Neler, neler, neler. Kırk beşte kaldık. Şifahi Şerif'in fazileti hakkında görülen rüyalar vs.

  194. 1:19:05

    Şimdi şunu da söyleyeyim. Seyyidül Enbiya vel Mürselin Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz zimmetü senasını tazammun ve ihtiva ettiği için vasıtatül kevn ve rasulü rabbil alemin Efendimiz'in meziyetlerini izah ettiği için ulema ve evliya buyurmuşlar. Kitabu şifa lima kur ele. Fatiha ne niyetle okunsa onun için.

  195. 1:19:31

    Zemzem ne niyetle içilirse onun için. Şifa şerif ne niyetle. Khatmedilirse o niyet için. Allah'ın izniyle. Hasıl. olacaktır. Onun için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i methetmekten aciz olan bizler şifa-i şerifin berekatıyla inşallah eee maddi, manevi dertlerimize Rabbim termanlarımızı acilen halk eylesin.

  196. 1:20:02

    Burada o kadar o kadar beytler var, o kadar beytler var. Meşayih neler söylemişler, neler söylemişler? Bütün dertlerin devası şifadadır. Ilaç arıyorsan şifa ile tedavi ol. Bütün elemler, acılar, müşkilinler senin başını sardıysa bilaşek ve la şüphe bütün musibetlerin, belaların, zorlukların devası şifadadır.

  197. 1:20:39

    Onun için Allah Teala hem hasta kalplerimize hem hasta bedenlerimize hem binlerce dertle, belayla uğraşan ruhlarımıza şifa-i şerif dersleri ve şifa-i şerif kıraatleri ve şifa-i şerif şerifleri hürmetine acil devalar, şifalar, maddi, manevi imkanlar ihsan eylesin. Amin. Cemaatlarımızdan Selvi Han Zöhre, Rabihan Yıldız, Fatıma Muazzez, Cemile Emine,

  198. 1:21:10

    Fatıma, Sacide, Hayriye, Şükriye, Nurcan, Hatice, Necmiye, Makbule. Rahmet eyle ya Rabbi. Affeyle ya Rabbi. Mağfiret eyle ya Rabbi. Ali Koçal kardeşimiz çok kıymetli. Bu kadar medreseler verdi. Bu kadar talebeler efendim kendisi hoca değildi. Efendiye çok bağlıydı. Bir hafta evvel vefatından telefonla konuştuk.

  199. 1:21:29

    Bu İsmail'e nasıl sapıttı böyle dedi ya? Bunlar nasıl sapıttı? Efendiyi bunlar nasıl bıraktı dedi ya? Allah idare etsin. Dua etti. Ve medreselere hep efendiye bağlı olan, rabıta sağlam olan hocaefenlerine mallarını, mülklerini bu çarşamba da Fatih'te bütün binalarını Allah yoluna verdi. Bütün binalarını.

  200. 1:21:48

    Böyle mübarek bir ihvan Allah rahmet eylesin. Kabrin nur eylesin, derecesini hale eylesin. Ona özel bir kelime-i şehadet. Birçok hocaefendi şu anda onun medresesinde okuyor hala. Onun verdiği. Malları çocuklara miras bırakmadı. Allah ve Resulüne verdi Ali Koçal abimiz. Ya Rabbi kabrini nur eyle ya Rabbim.

  201. 1:22:08

    Efendilerinin çok güzel karşılanmasını nasip eyle ya. Amin. Ona bir özel kelime-i şehadet okuyalım. Eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühu. La ilahe illallah Muhammedun Resulullah fi kulli ila muhattefe nefes. Ya Rabb bu garip zamanda, ahir zamanda millet meteleye kurşun atıyor. Bir tane dairesi için millet birbirini vuruyor.

  202. 1:22:34

    Kime kalacak diye. Bu adam bu kadar binalarını dört kat, beş kat nerelerde ne binalarını hepsini medreseye verdi bu adam. Ya Rabbim bunu affeyle muhafaza. Et eyle. Buna çok hüsnü muamele eyle ya. Lütfunla keremine ya Rabbi. Amin ya Rabbi. Harun Hüseyin Kamil, Nurullah, Adil, Kerem, İsa, Hamdi, İbrahim, Yakup, Süleyman, Aydın, Şahin, Sinan, Muhammed, Hasan, Mehmet,

  203. 1:22:55

    Halim, Kudret, Müyami, Yusuf, Burak, Bilal, Cerrah, Fatih, Ferudun, Nusret Ahmet. Bu meyitlere de rahmet eyle. Azapları varsa ref eyle. Kabir istirahatleri nasip eyle. İmanlarına bağışla ya Rabbi. İmanlarına hüve eyle ya Rabbim. Amin. Her birerden erbah için. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü.

  204. 1:23:21

    La ilahe illallah Muhammedun Resulullah. Fikullil emhattim ve nefesin adedem ilmullah. Allah Allah Allah celle şanı ve celle cennet ya Rabb'el alemin hediyelerimizi kabul eyle. Ervane vasıl eyle. Ruhaniyetle haberdar eyle. Cümle geçmiş başta efendim sallallahu aleyhi ve sellem ve ehli beytinin sahabesinin silsilemiş şahımızın.

  205. 1:23:43

    Halayetine efendim babamızın şeyhimiz Kutbul Ektab Gafsü'l-Evtat Mahmud Efendi Hazretlerimizin Ervah-ı Tayyibelerine ve isimleri zikredilen ve bu cuma geçişlerinden müminini müminat Ervah-ı Tayyibelerine. El Fatiha.