1:42:25 / 1:57:31

  1. 00:00

    Elhamdülillâh, Nebî, Hedâne, Âli, Hâdâ, Vâkunne, Âle, Tevhîle, Evlân, Hedâne, Allâh. Ve mâ tevfîkî ve mâ tesâmî. Lillâhi ve Lillâhi ve Lillâhi ve Cihâd. Resûlun Rabbinâ ve'l-Hâk. Sallu alâ Resûlunâ Muhammed, Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammed. Sallu alâ tabîkî ve mü'minûn.

  2. 00:39

    şerh-i vesvâs-ı khannâs, cennet ve insanların gönüllerinde Sadakallâhü'l-azîm. Allahümme enfâ-nâbil Kur'ân-ı azîm. Ve bârik lenâ fîh. Velhamdülillâhi Rabbil âlemîn. Estagfirullâhi'l-hayyi'l-qayyûm. Hassantukum bilhayyi'l-qayyûm. İllâ zîlâ mûc emedâ. Ve defâtu annî ve annekum sûlû ve bilâ hamle Eûzu billâhi'l-aliyyi'l-azîm.

  3. 01:18

    diye bir yer var. Fırat Harekatı'nda adı çok geçti, El-Bab. O, El-Bab'ın müftüsü ve evkaf başkanıydı. Seyyid Muhammed Alevi Maliki Hazretleri'nde bir yanda çok itibar görürdü. Hatta bir videoda Efendi Hazretlerimiz sağında, Şefzekeri'ye solunda, onun bir meclisi varıdı. Orada yüzlerce binlerce halimler felan krallar, padişahlar gerçek kimseye hürmet etmez.

  4. 01:46

    Brunei kralı gelmiş kapıdan, Böyle Brune Kralı gelmiş kapıdan, otursun oraya, otursun oraya diyor. otursun oraya, otursun oraya diyor. Hiç. Hiç öyle holdingçi tarikatlar gibi, sahte şeyler gibi paralılara, zenginlere hürmet etmez. hürmet etmez. Şeyh, Seyyid Muhammed Alev-i Malik-i Kaddese Allah'a sorar.

  5. 02:01

    Allah ruhunu şehadetsin, kabrini nuresin. Kral gelse otursun oraya derler, otur. Ama alimlere efendim seni kapıda karşılar, bekler. Başka kimseye de kalkmaz. Hiçbir şeyhin alimi de kapıda karşılamamış. Bir tek dedim ben gittim, ilk rastladık. Gittim

  6. 02:17

    Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam abdese girdi, dedim böyle böyle, Mahmud Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam geldi, daha hiç görüşmemişler. Hemen kalktı kapıya geldi, herkes şaşırttı. Hayatta hiç kimse dersten kalkmaz, çünkü ders var. Ama Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'a kalktı. Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'ı da abdese girmiş bu sefer, 15-20 dakika kapıda bekledi.

  7. 02:29

    Ama Efendimiz hastaneye kalktı. Efendimiz hastaneye de abdese girmiş bu sefer. Yaa, Efendimiz hastaneye... O eşeğe elbap müftüsü de şehz-i kerîh orada. Onun için epeydir hasta beni ziyarete gelmişti. Eskihaneddin buraya da, ebede gelmişti.

  8. 02:46

    Şimdi de hasta, ben ziyarete gideyim dedim. Temel atma merasimindeydik biliyorsunuz. Haşevi'nin temelini attık elhamdülillah. Hocamenlerden. İşte oradan da hocam şey efendim dedim, trafik... Herkler berbat. Oradan bana gelmemiş, bana gelmiyor diye üzülüyorum. Ona gittim. Oradan geç kaldım yani. Haklarınızı helal edin.

  9. 03:05

    Ne yapayım? Ben yetiştiremedim. Bak 400 şekerim 400. 400 şekerler. Ama vazifeliyim, hizmetteyim. Ben mecburum. Şeyh Efendi diğerinize giriyor. İşte onun işlerini hallettim. Hastane işlerini halletmeye çalıştım, onu gittim, onu ettim. Hastane işlerini hallettim. Oradan size yetişeyim dedim, yollar berbat yani.

  10. 03:21

    Allah, dünya ahiret yollarımızı açık eylesin. Amin. Kardeşlerimiz, İnşâAllah 25 Ekim cumartesi saat 20'de, 20'den sonra yani, benim 8 buçuktan aşağı falan şey yapamam da, 20-20-30, kıymetli hocaefendiler, bu fakirde olacağız, diğer hocaefendiler de işte ilan edildiyse, bağış gecesi yapacağız.

  11. 03:46

    Çünkü o aş evinin bir an önce talebe bekliyor, birkaç ay içinde hizmete girmesi planlanıyor. Temel atıldı elhamdülillah bütün sıkıntılar. Aşıldı, sorunlar aşıldı. Temelde tabi yumuşak zemin çıktı, işte o sıra kazmalar, işte böyle kazık çakmalar, bilmem neler bu zemin işleri biliyorsunuz.

  12. 04:04

    Deprem bölgelerindeyiz yani onun için işi sağlam yapmak lazım diye birkaç ay geç olsun temiz olsun biz zaten şeyciyiz yani tedbirli iş yapalım diyoruz onlara. Onun için birkaç ay tehir oldu bu iş, zemin meselesinden oldu yani. Ama o çok oyalıyor, zaten zeminden çıktı mı işte gitmek kolay oluyor yani.

  13. 04:27

    Onun için bağış gecesini herkese duyuralım edelim, Allah rızası için herkes dinlesinler. Dinlesinler, mucizefendiler, âyet okuyoruz, hadis okuyoruz, herkes bir şey anlatıyor, çok feyizli sohbetler de çıkıyor arada yani, infaka teşvik ediyoruz. Hepinizi 25 Ekim cumartesi saat 20'den sonra Lâle Gül yayınında bekliyoruz.

  14. 04:48

    İnşâAllah tüm Haydar bağışçılarının, gönüllülerinin, Müslümanların desteklerini Haydar bekliyor. Rabbim Tebâreke ve Teâlâ, fazl-ı keremiyle tamamına erdik. En az 20.000-30.000 devamlı talebeye yemek çıkmayı, fakirlere, muhtaçlara yemek çıkmayı nasip eylesin. Ve Zerre kadar yardımı olanları da Rabbim defterlerini mahşere kadar açık eylesin.

  15. 05:12

    Âmin. Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihi sellim. Ben bu pazar söz verdik, işte salon tuttuk, orada artık hastayız, ustayız diyemiyoruz. Onun için söz verdiğimiz yerlerimize gideceğiz. Kirasun'da, orduyla Kirasun arasında bulanacak. Bizim memlekette de yakın ama bizim görevlerimizde, görevlerimizde cemaat çok az.

  16. 05:33

    Oralar maalesef yeni nesil biraz düzeliyor, inşâAllah. Oraları da çok ihmal ettik yani, hiç sohbetlere, oralara biz gidemedik. Diğer yerlere çok gittik, kendi memleketlerimize gidemedik. Bulanacak bizim görevlerimizin yakını yani yanı. Onun için hem ordu gelir, Kirasun gelir, Trabzon Hüseyin'den de gelir.

  17. 05:52

    Orada bir sohbet, Fazlı Hoca Efendi kardeşimiz var, geçen buradaydı. Şura'nın, orada Efendi Hazretlerimizin vekili, Şura'nın vazifesi, Efendi Hazretlerimizin vekili Fazlı Hoca Efendi. Hem ona bir kuvvet olsun, hem cemaatı bir toplamaya vesile olsun. İnsanlara Allah razı olsun, emrim-i marif, âyet-i hadis okuyalım.

  18. 06:10

    İnşâAllah bu pazar, 26 Ekim pazar. Evet, 26 Ekim pazar oluyor, evet. Yani biz orada gece, bağış gecesinden yola vuracağız. Anladın mı? Ne yapalım? O da lazım, o da lazım, o da lazım. Bir yandan da kitaplara da çalışıyoruz. Elhamdülillah, duallarınız bereket ile baya kitapta hazırladık. Saat 16, pazar günü saat 16, yani ikindi vakti, dörtte.

  19. 06:45

    Orada biraz erken oluyor ya, 45 dakika evvel oluyor. Yani oraya göre ikindi namazını müteakiben, ikindi namazını müteakiben oluyor. Mercan Saray düğün salonları varmış, Mercan Saray düğün salonları. Şimdi herkese duyuruyoruz, Allah rızası için. Ordu'dan, Tirasun'dan, Trabzon'dan gelebilenler, getirebilenler,

  20. 07:05

    insanları işte araba tutsunlar, bir şeyler yapsınlar, herkes bir seferlik yapsın, orada sohbette buluşalım inşâAllah. Kadın erkek cemaatlerimizle yakın yerlerden gelsinler. Onda hanımefendilere de yer ayrılmış. Mercan Saray düğün salonları, pazar suyu bulanacak. Pazar suyu bulanacak da bu sohbet icra edilecek, Allah rızası için.

  21. 07:30

    Emri bir harf yapın, iyiyi emredin, kötülükten ne edin. Bir adamı bir sohbete getirdiğin zaman, orada konuşulanların hepsini ona sen anlatmış gibi olursun. Vaaz etmişsen olursun, hayra delalet etmiş olursun. O adam namaza başlarsa, o kadın kapanırsa, çarşafa girerse, öbürü içkiyi bırakırsa, öbürü beş vakit namaza başlarsa, bütün ömrü hayatı sevabı sana yazılır.

  22. 07:52

    En mühim şey insanları hayra delalet etmek. Ben vaaz edemiyorum, o zaman vaaz eden geliyor ayağına, para istemiyor, re istemiyor. O zaman oraya götürmek, oraya insanları çağırmak, onu bildirmek, en azından bir bildirim atsan, bak sen orada yakınsın. Biz buradan uzağa, sen orada yakınsın, git bir sohbet dinle.

  23. 08:14

    Anladınız mı? Bizim sitemizde bu yerin Mercansaray Düğün Salonları olarak bulanacak merkezde olduğu anlaşılıyor. Oradaki sohbetimizde de Allah bize sağlık, saadet, afiyetle, kuvvet vererek, vakitlerimize, ömrümüze bereket vererek, ikmaline kardeşlerimizle buluşmayı müessere eylesin. Onlara fayda verecek konuşmalar yapmayı nasip eylesin.

  24. 08:37

    Teessirini onlara da bizden görmeyin ve insanlara iletmeyin, nasip eylesin, müessere eylesin. El Habibi'l-Ali'l-Qadri, El Azim'il-Cahi ve Ala Ali'y-i Sahbi. Amin. Allah'ım salli ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali'y-i Sahbi. Efdala salavat-i kahdede malumatikum ve barik-ü sellim. Teslimim kadar. Yarın dua kabul saati 17.18.

  25. 09:27

    Bir saat kadar başlıyoruz. Youtube'dan, Lale Gülden vs. radyodan aminler diyoruz, dualar ediyoruz. Kefsirlere okuyoruz. Ne faziletli zikirler, ne murad-ı eskar okuyoruz. Mevla'yı yalvarıyoruz. O kabul saatine çok kişi kabul eseri gördüğünü bize nakdediyor. Onun için 17.18 itibariyle akşam mezarına kadar dua kabul saatine,

  26. 09:50

    Rabbim müstecap dualar yapabilmeyi bizlere müesser eylesin. Amin. Ondan sonra efendim, Pazar günü Mustafa... Mustafa Ekeni Hocaefendi, kardeşimizin, Efendimiz'in çok sevdiği, değer verdiği Hocaefendi kardeşimizin, tabii yaşta da ağabeyimizin, efendim, icazetine katılmış olduk. 600'e yakın talebe, elhamdülillah icazet aldılar.

  27. 10:16

    O icazette bir konuşmam oldu, çok uzun olmasa da, cuma akşamı, cuma akşamı ne işte, perşembelin akşamı yani, kabul saati, ha cuma, cuma günü dua kabul saati bitiyor ya, o cumartesi gecesi oluyor da yani, mesele o değil. Cumanın akşamı, tabii sizin anlayacağınızı bilen, cumanın akşamı o icazet konuşmam YouTube kanalımızda yayınlanacakmış.

  28. 10:40

    İsteyenler o icazet konuşmasını dinleyebilirler. Sonra Kovacı Dede'de Kâzıb-ı Eczâbî Tefsir derslerine başladık. O Kâzıb-ı Eczâbî Tefsir derslerini herkes anlamayabilir. Anlamasa da dinleyen ayetten, hadisten, ilimden bir şeyler, anladığı kadarıyla nasip alabilir, her konuyu anlayamayabilir. Çünkü biz orada biraz kuş dili konuşuyoruz.

  29. 11:02

    Ne demek kuş dili? Sarf giriyor, naif giriyor, mâni giriyor, beyan giriyor, bediyan giriyor. Orada müfessirler konuşuyor, şârihler, muhassirler konuşuyor. Onun için ama o derslerinde nasıl geçtiğini, nasıl olduğunu dinlemeniz ve faydalanmanız bakımından

  30. 11:20

    daha bizim 80'li yıllarda okuttuğumuz dersler, 80'li yıllarda hocaefendilere okuttuğumuz derslerin bir örneğini dinlemek isteyenler, o zaman da kayıt kuyut yok. Bu dersleri bizim Yeni Kalamcı Cübbeli Ahmet Hocaefendi'ye geçtik ya, o kanaldan üyeliklere devam ettirin, bildirimleri açmaya iman etmeyin.

  31. 11:39

    Güzel gidiyoruz, eski izlenimin aynısına hemen hemen ulaştık ama üyelik çok geri kaldık. Onda da sizlerden gayret bekliyoruz. Efendim, Kadir Bey'in dersleri YouTube kanalından paylaşılacak. Birinci bölüm yayınlandı, ikinci bölüm bu pazar 20.30'da yayınlanacak. İnşâAllahurrahman.

  32. 11:59

    Şimdi tabi öğrenciler de bir icazet yaptılar, işi şova dönüştürdüler, çoluk çocuğu sokaklara döktüler vs. Ondan sonra neyse ama neler çıktı neler çıktı, sokakta kaşına kasket takmış, elinde nargile, ondan sonra sarık takmışlar, cübbe giydirmişler, oturtmuşlar, icazete koymuşlar. Adam 7-8 sene evvel azıcık bir şey okumuş, şimdi dangalak gibi sokakta geziyormuş,

  33. 12:25

    adamı icazet hocası diye oraya koydu. Efendi Hazretlerinin 7 kere şeytan dediği, anası babası bizdendir, kendisi bizden değildir buyurdu, Hüsnü Kılıcı icazette baş köşede Ahmet Hoca'nın yanına oturttular. Efendinin şeytan dediği adamlarla iş yapanlarla bizim işimiz olmaz, onların icazeti mübarek olmaz, medrese verilmez bu adama dediği adamlarla icazet alanlar filan bulmaz.

  34. 12:54

    Artık Allah rızası için orada okuyan yavrularımız tabi hafızlık yapmış, Arapça okumuş, onlara da Allah bir an önce Efendi Hazretlerinin rabıtasına muvaffak şekilde onları terk edip, Efendi'ye dönüp hizmetler onlara nasip eylesin. Orada icazet alan 300 yavrumuzda, onların bu kadar emeği olan var, ilme çalışan var,

  35. 13:15

    ne bilsin Efendinin torunuyla evli diye bilmem ne diye gidenler var, iyi niyette çoluğun çocuğunu gönderenler var. O ailelere de, o yavrularımıza da icazetlerinden bereket görmeleri için hayır bulmalar istiyorlarsa, okudukları kitaplardan bir hayır görmeli, eğer sahte okudu numarası olanları konuşmuyorum.

  36. 13:37

    Ama hakikaten ilim okumuş, ders okumuş, hayırını, bereketini görmek istiyorlarsa Allah onları Muhammed Eren'in kurslarından halas eyleyin. Bir an önce Efendi Hazretlerimizin medreselerinde okumaya, okutmaya, hocalık yapmaya onları muvaffak eylesin. Ana babaların da iyi niyetlerini kabul eylesin. Ana babalarını da tebrik ediyoruz, bu vesileyle Kur'an'ı medreseye vermişler.

  37. 13:57

    Ama medreseye verdiği adam İncil okutmaya başlamış, bilmem milletin anasına babasına söven, ilmi kelam dersi veren adamlar milletin ana avradına sövmeye başlamış. Tabi bir eşkıyalık durumu var, Allah şerlerinden muhafaza eylesin.

  38. 14:09

    Şimdi onun için orada, efendim Ahmet İslamoğlu Hoca Efendi'ye İnegöl'de icazet veriyor, sessiz sadasız. Yüz on tane diyelim hoca icazet vermiş, hepsi efendinin tam adamı. Ahmet İslamoğlu Hoca ne demek? Efendinin tam adamı, en yakın adamı. Bak orada yüz on icazet veriyor, sessiz sadasız. Burada altı icazet var, sessiz sadasız.

  39. 14:29

    Ama gazeteleri, bilmem neleri, sokakları, şovları, bilmem neleri, bizim şovla falan işimiz yok. Biz ilmimize bakıyoruz, okumamıza, okutmamıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Sokakta şov yapmak bereketi kaçırır. Ondan sonra zaten efendinin şeytan dediği adamın baş köşeye oturduğunda ne hayır kazanılır?

  40. 14:49

    Bu tehlikeli bir şey. Şimdi Rusya'dan, orada biliyorsun Rusya'da Türkiye Cumhuriyetleri var. İçinde de Rusya'ya bağlı Tataristan vesaire. O bölgelerde de imamlar var, müftüler var. Onlar Efendimiz'i buralardan okudular. Bir kısmı da Efendimiz'i tabi görmüş etmiş, bir kısmı da görmemiş, sonradan ders almışlar var.

  41. 15:11

    Müftü Efendi'nin bir ismini vermeyeceğim. Şu anda orada hem bir vilayette imamlık yapıyor, orada imam müftü aynı anda aynı işleri de görüyorlar. Hoca bendiniz, ses kaydı bende. Ses kaydını vermeyeceğim. Çünkü orada da muazzaf olduğu için, muazzaf olduğu için. Bu da efendim ben diyor, Efendi Hazretlerimiz'i diyor görmeden ders aldım.

  42. 15:37

    Herhalde vefatından sonra ders almış Efendi Hazretlerimizin. Rahmet üzerine meşgul oluyorum. Ve lakin diyor son günlerde diyor içime bir sıkıntı geldi. Şu anda müftü yani. Şöyle bir sıkıntı geldi diyor, ya bu İsmail Han'ın hocaları nasıl bu kadar sapıtabilir? Madem işte felancayı şey seçtiler, ona rabıta yapılabilir dediler, heyet kalktılar ilan ettiler.

  43. 16:04

    Bu adamlar, ben Efendi'yi görmemişim, bu adamlar Efendi'yi görmüşler. Yanında bulunmuşlar, oturmuşlar kalkmışlar. Ve bunlar şimdi daha çok bu işleri bilmeleri lazım. Yani bunların da acaba bir haklı tarafı olabilir? Belki bunların da bir bildiği vardır. Çünkü bu kadar hoca da yalanda yanlışta nasıl birleşiyor yani?

  44. 16:26

    O kadar hoca da yok orada da, neyse sallasan dökülenden kaç kişi kalır? Orada, ondan sonra vesvese geldi diyor. Vesvese de acayip bir şeydir yani. Ha Efendi'ye de bir şüphesi yok. Efendi Hazretleri'nin rabıtası devam ediyor, hiç şüphesi yok. Acaba bunların da bir haklılık tarafı var mı? Sen seni dinle.

  45. 16:52

    Biraz tabi onların Türkçeleri kırık, çok anlayamayabilirsiniz. Yani ben anlıyorum da. Ya diyor rüyamda diyor, rüya görüyorum diyor, tam o günde diyor. Efendim, geldim çarşambaya diyor. Ben diyor evvelce geldim diyor birkaç sene evvel. Yani yollar mollar adam dolu. Caminin içi cemaat doluydu. Evvelce geldiğimde diyor, her yer talebeler, şeyler, dükkanlar, şalvar, cübbe, sarık,

  46. 17:22

    satanlar, giyenler, fena şeyler var. Bir karanlık ortalık, bir karanlık bulutlar, bir kasvet, bir zulmet diyor. Aynı böyle. Ondan sonra diyor, yolda kimse yok. Camide kimse yok. İçeride kimse yok. Dışarıda kimse yok. Arkadaş ne olmuş buraya ya? Gittim diyor, bir dükkandan sarık alacağım. Gittim dükkana diyor, dükkana baktım sarık arıyorum falan.

  47. 17:53

    Başka eşyalar var diyor, sarık yok. Dedim ki diyor, burada sarık satılıyordu eskiden. Ben diyor sarık almaya geldim, sarık almaya gidiyorum. Biz sarık satmıyoruz dedi diyor. Ya ben sarık aldım buradan evvelce diyor. Yok biz sarık satmıyoruz diyor. Oradan çıktım diyor, daracık sokaklar var diyor. Ama bildiğim oranın sokakları yine diyor.

  48. 18:13

    Çevrenin sokakları diyor. Zaten etrafta dar sokaklar. Oraya girdim sarık arıyorum. Buraya girdim sarık çağırıyorum diyor. Girdim diyor bir dükkana. Ya diyor sarık bak mevzu sarık yok. Efendi Hazretleri'nin bütün şiarı, nişanı hep sarık üzerindeydi. Çünkü sarık şeriatın, tarikatın sembolü. Sarık dedim diyor.

  49. 18:33

    Adamın bir tanesi diyor, böyle böyle baktı diyor. Biz de sağına soluna baktı diyor. Böyle biraz şey oldu diyor. Dedi ki diyor, sarık satamıyoruz diyor. Şimdi öbürü bir sarık satmıyorum diyor. Satmıyor, kendi tercihin satmayabilir. Dedi ki diyor, böyle üzgün diyor. Üzgün, çok üzgün diyor. Ama adam mahcup diyor.

  50. 18:57

    Sarık satamıyoruz dedi burada artık. Tabii belki de unutmuş olduğum eksiğim olabilir. Fazlam yok yani. Uyandım diyor. Kalbimdeki bütün şüphe gitti. Bunlar Efendi'nin nurlu yolunu terk etmişler. Bunların haklılık payı zerre kadar yok. Etraftaki adam sarık bile satamayacak haline gelmiş. Daha yeni bu artık şimdi.

  51. 19:22

    Onun için Allah ıslah eylesin. Hidat eylesin. Dönmelerini nasip eylesin. Efendi affedicidir. Ama inat edenlerin de Allah şerrinden muhafaza eylesin. Şerrine kibart eylesin. Bu kadar da bu konuyu yapmadan edemiyorum. Şimdi efendim kardeşlerim dersten güzel bir ders yapacağım size. Bugünkü dersi Nuruddin Halebi Hazretleri.

  52. 19:45

    Es-Siratü'l-Halebiye bir ismi insanı uygun. 1044'te vefat etmiş. Yani bundan 400 sene evvel vefat etmiş olan büyük alim. El İmam Allame Eşşeyh Ali. Eşşeyh Ali Nuruddin el-Halebi Kaddese Allahü Teala Hazretleri'nin tarif ve iman ehli, siz iman istemeyeli misiniz? Size tarif yapıyorum diyor. Kitap yazmış, tarif kitabı, tanıtma.

  53. 20:12

    Ne anlatacak bu kitap? Şimdi İmam Suyuti'den nakilleri yaptık, Muhammed II'den yaptık, tezkiratı Kurtubi'den yaptık, yaptık, yaptık, yaptık. Bütün ulema da yaptık. Ama bu onlardan bir tık ileri geçiyor. Onlardan da deliller alıyor çünkü zaman bakımından bu müteahhir. Ama ben iddia ediyorum ve ispat da ediyorum ki ediyor zaten.

  54. 20:42

    Hiçbir zaman ve mekan Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den boş değil. Hepsini o doldurmuş. Hiçbir zaman ve mekan. Çünkü buraların adına derler alem-i imkan. Alem-i imkanda zaman da var, mekan da var. Alem-i vücud Mevlânâ'nın aleminde zaman geçmez, mekan olmaz. Biz yaratılmışlar alemimiz. On sekiz bin alemin adı alem-i imkan.

  55. 21:07

    Alem-i imkanda caridir hem zaman hem de mekan. Mekansız da olmaz, zaman geçmeden olmaz. Hep zaman geçer. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in alem-i imkanda ortağı yok derdi Efendi Hazretleri. Allah-u Teala'nın alem-i vücutta ortağı, şeriki nazırı yok ilahlıkta.

  56. 21:25

    Alem-i imkanda demek yaratılanlar içerisinde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şeriki nazırı, eşi benzeri yok buyurdu Efendi Hazretlerimiz. Bu zaten hakaydı, ehl-i sünnet zikadıdır. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in eşi yok. İşte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in, ben size uzun uzun anlatacağım.

  57. 21:39

    Ama kısa bir şey söyleyeyim. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hakkında bütün evliya, bütün ulema, bütün meşayih hepsi bir tabir kulunun. Ruhul vücut sallallahu aleyhi ve sellem. Varlık aleminin nesi? Ruhu. Ruhul vücut.

  58. 21:57

    Şimdi sen hayattaysan, senin bedeninin herhangi bir parçasının ruhundan boş bir yerinin olması mümkün mü? Mümkün mü? Zaten ruhundan boş orada bir akşam orada tümevk çıkarsan, sonra kanser oradan gidip gidiyorsun zaten. Eğer sen hayattaysan ve sıhhatteysen, senin ruhunun bedeninde işlemediği, sirat etmediği, enerji vermediği diyelim,

  59. 22:26

    Türkçe gavurca karıştıralım, enerji vermediği, hayat eseri bulundurmadığı bir parçan, bir zerren kalır mı? Şu anda ben konuşuyorum burada. Ruh benim içimde mi şu an? İçimde. Dışımda olsa konuşamam ki. Ruh benim içimde. Neremde? Her yerimde. Ruh her yere sirat etmiş. Çünkü onun nüfuz etmediği, geçiş yapmadığı, sirat etmediği yer ölür.

  60. 22:54

    Hayat dirilik ruhla kaim. Ölünün de bedeni duruyor. Ama ruhu çıktığı için ölüyor. Peki ruhul vücut, varlık aleminin ruhu kim? Muhammed Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem. Evvel ve ahiret Allah'ın, Allah'ın ilk yarattığı benim ruhum.

  61. 23:15

    E peki ondan sonrası da var. Efendi Hazretleri ömrü bu hadisleri okumakla geçti. Kulüktüm min nurillah. Ben Allah'ın nurundan yaratıldım. Vel mü'minûn min nur. Müminler benim nurumdandır. Ondan sonra ne buyuruyor? Allah'ın ilk yarattığı benim ruhum. Sonra ne yaptı? Bütün alemleri benim ruhumdan, benim nurumdan halketti.

  62. 23:33

    E şimdi dolayısıyla, ham madde o. Asıl maya o. Varlık aleminin, buna arş da dahil. Çünkü arş da mekan. Kürsi de mekan. Allah la mekan. Dolayısıyla varlık aleminin, alem-i imkanın, arştan başla ferşin yedi katın dibine kadar. Bu alemde ne yaratılmışsa, hepsi alem-i imkandır, hepsine mahluk denir. Bunun dışında bir tek halif yaratıcı Allah kalır.

  63. 24:06

    Mekandan da ayrıdır, zamandan da halidir. Zamanı onda işlemez. Varlık aleminin ruhu Muhammed Mustafa ise, sallallahu aleyhi ve sellem, her zerreye sirat etmiş midir? Her zerrenin hayatı onunla daim ve bakidir. Çünkü o alemin ruhudur. Nasıl ki bir bedenin bir zerresinde ruhsuz yer yoksa öyle, bu alemde hayattaysa ve işlevi devam ediyorsa, güneş, ay, bütün sistemler dahil,

  64. 24:34

    hepsinin ruhu Muhammed Mustafa, sallallahu aleyhi ve sellemdir. Onun için hiçbir zaman ve mekan, yani Nurettin Alem Hazretleri bu şeyi nereden çıkarıyor? Tabi Kurtubilerin, İmam Sütülerin, İmam Beyekilerin, hadislerin, ayetlerin delillerinden çıkarıyor. Ama bu tabiri buna nasip olmuş. Peki ondan evvel başka alimler de buna yakın ifadeler kullanmış.

  65. 24:56

    Bu mübarek de diyor ki ben bir tık ileri gidiyorum diyor ama diyor ki ben bir tık ileri gitmiyorum diyor ben o büyüklerin dediğinden çıkan manayı söylüyorum diyor o da neymiş hiç bir zaman ve mekan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den boş değil ne demek boş değil mutlaka orada onun ruhunun nurunun siratı var mı var bugüne kadar bunları konuşmadık yanlış ettik balığı

  66. 25:25

    baştan tutmadık kuyruktan tutunca birileri sıyrıldı gitti ve ağabey oldu çünkü biz bunlara ilim vermedik ders vermedik yine kabahat bizim bunlar cahil adamlar çok cahil eceli menfılar sarp naif okumuş hocayım zannediyor eceli adam hiçbir şeyden şuuru yok tasavvuf kitapları okumamış meşayefi kitapları okumamış fıkıhçı bu sürü fıkıhçı geçiniyor hiç tasavvuftan haberi yok adamın tarifattan

  67. 25:52

    manevetten haberi yok şu ilimleri adamlar bir kere duymamış he ben bunları biliyordum biliyordum konuşmuyordum işte şimdi bu konuşturuluyor bize neden mevla yapıyor işi ne fenaseri yönetiyor bize bu konuşulması lazım çünkü burada vehhabilik başladı kabirden cevap veremez kabirden tasavvuf yok ölümün işi bitti bilmem ne adam artık tam bir vehhabi ağzıyla ramazan ilhan denen bu ramazan ilhan çok fena ya

  68. 26:17

    nasıl bir şey bu ömrümün açılarının en başlarında geziyordu ne şuursuz adam efendi cevap veremez kabirden şimdi beni bir iş adamı aradı ismail abi ben dedi bunu en eski zamanda da bu bozuk bu şimdi efendinin rabıtasını bırakanların evvelce ne yanlışları vardı ki burada doğru yolda gidemediler bu konuyu herkes tartışıyor bu konuyu hiç kimse tartışmasın bunların hepsinin

  69. 26:41

    yanlışları vardı efendiye muhalefetleri vardı sonunda tezahür etti Allah bizi korudu muhafaza etti yani yoksa helak olmuştuk yani şu anda rabıtayı efendinden döndürsenler beraber olsan kesinlikle helak olmuştur mahşere çıkma yani çıkma

  70. 27:22

    şimdi adam beni aradı hacı abi dedi ki bu ben 30 sene evvel biz bununla beraberdik ben de dedi hala da iş adamı yani tekstilci falan yani hacı abi ihvan güzel bana dedi ki dedi hacı abi sen çok çalışıyorsun dünya işlerin yoğun senin tarikat dersini ben yaparım dedi sen dünya işlerine çalış ramazan ilan denen adam adam ismail abi yalan mı konuşacak ben beyaz sakallı iş adamı ya

  71. 27:47

    ya dedi bu adam 30 sene evvel bana dersini ben yapayım sen de bizi destekle bilmem ne işine bak dedi diyor teklif etti diyor ya bu adamlar lazım değildi bize zaten ya şuray müceddi diye de ne işleri var bu adamlar Allah ıslah eylesin ben beddua etmiyorum Allah ıslah eylesin Allah hidayet eylesin ama kim kötü niyetle dış güçlerle anlaştı biz onları biliyoruz

  72. 28:12

    kapıları kapalı ardında kim nerelerden para alıyor onları da biliyoruz ha o durumda olanların şerrine kifayet eylesin imkanlarını iptal ve izale eylesin şimdi Resulullah s.a.v'den hiçbir zaman mekan hali kalmaz bunun üzerine biz bu dersleri gideceğiz birkaç ders daha Resulullah s.a.v hakkında yapacağız

  73. 28:32

    ondan sonra Resulullah hakkıyla tabi olan mürşid-i kamil silsile-i meşayihımız ve evliyallahın tasarrufu hakkında yine kitaplardan rüyalardan zuhuratlardan değil yine ilmi tasavvufi kitaplardan sizlere dersler yapacağız bu dersleri yapmasak bizimkilerin de itikadı bozulacak

  74. 28:52

    çünkü bunlar internetler hem internetlerde dır dır dır cahil herifler konuşuyor yazıyor evliyallah kaç yerde görünür diyorsun reenkarnasyon diyor kafir olursunuz diyor ya siyerci Nuriye çarşaflı kadın bize kafir olursunuz diyor ne demişik evliyallah birkaç yerde görünür

  75. 29:09

    e bunu bütün kitaplarda yazıyor Ruhul Beyan tefsiri de yazıyor siz nereden çarşaf giydiniz nereden çıktı bu çarşafınız sizin öyle çarşaf mı olur ya çarşaflı insan evliyallaha kafir der mi ya nasıl birşeydir ya ne belayla düştü bunlar ya onun için aman aman ben sizin imanınızı bir neslin imanı kurtarmaya çalışıyorum

  76. 29:30

    bu iş tarikattan çıktı tasavvuftan geçti artık şerata döndü artık Resulullah s.a.v hakkında konuşmaya başladılar ya o kadar büyütmeyelim abartmayalım şunu yapmayalım bunu yapmayalım neyi abartıyoruz ya bu arada bu kadar uleman evliyanın şu Nurettin Alevi Hazretleri git Ruhul Beyan tefsirine bak bakalım Hocafendi Şamileden basın Es-Siratü'l-Aleviye yazsın İnsanül Oyun yazsın

  77. 29:55

    dünyasını. Bakalım kaç yerde alıntı yapmış Koca İsmail Hakkı Mursevi Hazretleri, bütün Osmanlı uleması 300 sene Ruhul Beyan tefsiriyle yaşadı, geçirdi. Meşayih onda bir yanlış yok dedi. Ulema, Evliya bütün inceledi. Şeyhülislam inceledi. Ve Osmanlı padişahları dediler ki tamam, hatasıdır. İftiralara kulak açmıyoruz.

  78. 30:19

    Bu kitap muhtemel. Ali Haydar Efendi babanın elinden düşmüyordu. Mahmud Efendi Hazretlerimizin elinden düşmüyordu. Şimdi onun kaynağından konuşuyoruz. Bütün kaynaklarda geçiyor. Bir adı aynı isim. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'in en geniş siyresini yazmış. Bir adı Es-Sîratü'l-Halebiyye. Halepli olduğu için Es-Sîratü'l-Halebiyye.

  79. 30:42

    Bir adı da aynı kitabın adı, İnsânü'l-Oyun diye geçiyor. Öyle mi hocam? Yanlış anlamlıysam. Orada yazan Şamil'e de kaç tane var çıkar. Ruhul Beyan'a girsen mesela. Ha, ben kaç defa görüyorum. Onun için bunun ilmine itimat edilir mi? Edilir. Nurettin Alevi Hazretleri hüccet sayılır mı? Sayılır. Bütün ulema meşayih ondan nakillerde bulunmuşlardır.

  80. 31:06

    Şimdi biz de şehidimiz olmuş Piyader Eyübküner ve şehidimize Allah gargargar rahmet eylesin, kabrin nuru eylesin, derecesini hale eylesin, seyahatı muaf eylesin, hasenatı tebdil eylesin, ailesine sabrı, cemilerci, cezir, ihsan eylesin, hayır uzun ömürlerle onları da el üstü üzeri itikadla yaşayıp ölmeye ve cennette o şehitleriyle cem olmaya

  81. 31:30

    ve onun şefaatine ermeye muyesser eylesin, muvaffak eylesin. Hem Eyübküner şehidimizin hem de ondan evvelki şüheydamızın da ervağı için. Buyurun. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu la ilahe illallah Muhammedun Resulullah fi kulli lem haddimu nefesil adedem avesa ilmullah Allah, Allah, Allah celle şanu ve celle celaluhu emme nevaluhu

  82. 32:08

    ve la ilaha gheyruhu yarabbel alemin Amin. Hediyelerimizi kabul eyle, ervağına vasıl eyle, ruhaniyetini haberdar eyle yarabbel alemin. Amin. Buyurun. 132 yerde Ruhul Beyan tefsiri İsmail Akıbrısevi Kaddesallahu aleyhi ve sellem hazretleri Celvetiye Meşahı'ndan bütün Meşahı'nın er kitabı 132 yerde bu kitaptan yani Esiratül Halebiye'nin müellifi Nurettin Halebi hazretlerinin

  83. 32:39

    siyerinden dikkat et 132 yerde Ruhul Beyan'ın kaynağı bu kitap. Çok büyük bir rakam 132'yi kaynağı. Ona göre ilminin önemini ve makbuliyetini ulemanın nezdinde muteberliğini anlamak için söylüyorum. Kim bu Nurettin Halebi? Tanımıyoruz. İsmail Akkıbrüsevi'yi tanıyor musun? Ondan sonra bilmem şu tefsiri tanıyor musun?

  84. 33:09

    Bu müellifi tanıyor musun? Hatim Hazretleri'ni tanıyor musun? Şu hazretlerini, bu hazretlerini? Hiç kimseye tanımıyorsun. Hiç kimseye tanımıyorsan Nurettin Halebi'yi niye soruyorsun kimdir diye? Ben de sana tanıdıklarım varsa onların üzerinden gidiyorum. Tanıdığının tanıdığı çıkar diye. Ruhul Beyan tefsirini duymadıysan zaten örtü öreyim yaşamadı zaten.

  85. 33:31

    E Ruhul Beyan bütün meşayihımızın elinde Halader Efendi babamız 100 yaşında, 110 yaşında elinde Ruhul Beyan ile yaşıyor. E peki bu kadar Evliya ulema itibariyle kitap 132 yerde kaynağını kimden almış? Nurettin Halebi Hazretleri'ne. O bahsiyeleri anlatmaya çalışıyorum, zihninize yaklaştırmaya çalışıyorum.

  86. 33:49

    Anladınız mı? Tamam. Şimdi Elhamdülillahi Bismillahirrahmanirrahim. Mübareğin bereketiyle bu Risalenin hepsine mana vereceğim. Başında hamd üstüne atmış tercüme edeceğim. Elhamdülillahi Lezîlâhi Hîbû Menkazadehû Bütün hamdler o Allah'a mahsustur ki onu güzel niyetle arayan mahrum olmaz. Berküllü Menkazadehû Hattâ daha doğrusu onu sadık ve samimi olarak rızasını

  87. 34:18

    arayan, Seyre Sülük'te Mevla'ya ulaşmayı arayan, sadık ise mutlaka onu bulur. Teâlea uluvven kebîran O çok yüce oldu, son derece münezzeh oldu. Anekvâlimen cehadev O kendisini inkar edenlerin hezeyanlarından, şirk sözlerinden son derece münezzeh olmuştur. Ve salatü vesselam Salatü selamlar alâ efdali nebiyyin tekarrabe ileyhi O yüce zata Allah'ımıza mânen yakınlaşan

  88. 34:46

    peygamberlerin ve abedehu ona ibadet eden peygamberlerin en faziletlisi üzerine olsun. O da kimdir? Muhammedin Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem nebi-r rahmeti ve şefaati lezî la nebiye ba'dehu. O şefaat ve rahmet peygamberi ki ondan sonra hiçbir peygamber gelmeyecektir. Salâtullâhi ve selâmuhu.

  89. 35:07

    Allah'ın bütün salât-ı selâmları aleyhi ve alâ cemî'ül enbiyâhi ve'l-murselîn. Kul Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem cümle nebilerin ve Resûllerin üzerine olsun. Ve alâ melâiket-i semâvâti ve'l-arâdîn. Yedi kat köklerin yerlerin meleklerin üzerine olsun. Ve alâ cemî'ül âli ve'l-karâbeti ve'l-sahâbeti ve'l-tâbi'în.

  90. 35:26

    Cümle ehl-i beytin, Efendimiz'in akrabasının, sahâbesinin ve tâbiînin üzerine olsun. Amin. Ve ma'du şimdi bundan sonra. Bu tasnifi hangi manada ve maksatla, niyetle yazdımsa, o manada başka yazılarda defaatle evvelce yazdım diyorum.

  91. 35:52

    Ve'l-rûf-i ileyhe'l-sû'â'l-elâ'n-fî-zâ'l-kel-mâ'nâ, Sûratü'l-Bâ'de'l-Mesmeleti'l-Şerîfe'dir. Şimdi ben diyorum, bu kitabı ne manada vaz ettim, yani derledim? Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den hiçbir zaman ve mekan boş değil. Bütün zaman ve mekanları Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ruhaniyeti kaplamış.

  92. 36:10

    Ben bu risaleyi bunu ispatla dediğinde, ümmetin imanını artırmak için yazdım diyorum. Bu manada benim evvelce de yazılarım oldu diyorum. Sohbetlerim oldu diyorum. Bunun üzerine şimdi bana diyor, birisi sual sordu, yazıyla. Bu sorunun, Sûratü'l-Besmele-i Şerife'den sonra diyor, yani adam Besmele yazmış diyor.

  93. 36:31

    Sonra da bana bir sual yazmış diyor. Şimdi o suali yazmak için de, o suale cevaben bu mübarekte, işte efendim sana söyleyeyim. Ne oldu? Yani, 48 sayfa cevap yazmış bir soruya. Yani bir risale yazmış. 48 sayfa da, tabii şimdi biz burada 6'dan başladık, yani şeyinde çık, 4 çık yani. 44 sayfa, yani ilk sayfa 6'dan başlamış gitti.

  94. 37:03

    44 sayfa dolusu, her sayfa kaç satır dolusu, bir bu suale cevap yazdım diyor. Sual neymiş? Efendim, mâ zârtekûlûne, fî mâ nâkravlikum tasrîhen ve telvîhen fî kutubikum ve mecâliçikum. Bana diyor ki adam diyor, siz bazen sarâhaten, tasrîh, sarâhat açık. Bazen telvîhen, telvih demek ima ve işaret. Hem kitaplarınızda, Sîratü'l-Halebiye'de de var, o Siyer'de de yazmış bunları.

  95. 37:35

    Ve bazen de ders sohbetler yapıyorsunuz, ders meclislerinizde bir söz konuşuyorsunuz. Bazen açık söylüyorsunuz, bazen ima ediyorsunuz. Diyorsunuz ki, Minenne Muhammeden Sallâllâhü Teâlâ Aleyhi ve Sellem, Muhammed Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz hayrul beriye, mahlukatın en hayırlısıdır. Bunda şüphe var mı?

  96. 37:57

    Ama dur şimdi. Mele'el avâlimel ulviyyete ve süfriye. Sizin bu konuda bir acayip çıkışınız var, yani bir şey var. Her hoca da bunu konuşuyor, konuşuyor. Ben de diyorsam size soru soruyorum. Diyorsunuz ki Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, yukarıdaki âlemleri, aşağıdaki âlemlerin hepsini doldurmuş.

  97. 38:22

    Şimdi siz böyle bir laf, bazen açık konuşuyorsunuz, bazen içeride ima ediyorsunuz. Gök, yer, her yeri Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem doldurmuş diyorsunuz. Şimdi o zaman, o da diyor ki, o soran inkar etmiyor. Öyle şimdiki gibi zıntıklar yok öyle. Soran şunu soruyor. O zaman benim sorum şudur.

  98. 38:53

    Şimdi kabrinde bedeni şerifi duruyor mu, durmuyor mu? Bir. Eğer derseniz ki bedeni şerifi kabrinde duruyor, tavsata duruyor. âlemlerin imkanı, âlemlerin sadece dünya değil. Sadece dünya değil, on sekiz bin âlem. Hayyiz demek, mahal demek. Her mahallede, çünkü âlemi imkan ya, zaman var, mekan var. On sekiz bin âlemin hepsi âlemi imkan, yaratılmış çünkü.

  99. 39:31

    Yaratılan illa zamanı da olacak, mekanı da olacak. Mekansızlık nerede olacak? Mekansızlık Allah'a masum. O zaman, her zamanda ve mekanda bulunmasının manası nedir? Şimdi kabrinde değil diyorsan, geziyor demiş olur. Kabrindedir diyorsan, her yeri nasıl dolduruyor kabrindeyken? Ve mâ mâneâ huzûri fî kulli mevcûd.

  100. 40:00

    O zaman var olan her mekanda ve her zamanı doldurmuş, orada bulunuyor. Buna göre burada bulunuyor mu şimdi? Vallahi billahi bulunuyor buna göre. Ben bu ilimlere ihvan ettim. E tamam, bulunuyor. O zaman bunun izahı nedir? Kabrinde değil dersen biraz anlarım da, kabrinde diyorsan, bedeni şerif, o zaman her mekanda bulunması manası nedir?

  101. 40:23

    Bence güzel bir soru. Fâ cebnâ. Biz de cevap verdik Anzalik'e. Bu soruya cevap verdik. O ibarelerle ki suratı, onun da sureti şudur. Yani yazdım diyor işte, yazıyla bize bırakmış. Allah, Nurettin Alevi Hazretlerimizin kabrini nur eylesin, rezil hale eylesin, şefaat namazları eylesin. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'den ne ikram aldı?

  102. 40:50

    Çünkü hiç kimsenin konuşmadığı ilimleri konuştu bu konuda. Bu, Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem hakkında kim? Ayete, hadise dayalı, şerata, sünnete dayalı böyle güzel ilimleri aktarırsa ümmete onların makamı, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in nezdinde itibarı çok olur. Ben de ona talibim, bu son bedder zamanda.

  103. 41:09

    Kimse bu işleri konuşmadığı için. Hiç bu konuyu konuşan bir kişi duydunuz mu? Duydunuz mu? Nereden duracaksınız? Yok ki. Allah bize nasip ediyorsa, şefaatini de nasip eylesin. Amin. Allah'ım salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sellim.

  104. 41:29

    Şimdi kardeş, Elhamdülillah, bütün alimler Allah'a ta'ala mahsus. Allah'ım ey Allah'ım elhimna ilhamen ve hidayeten sen bize öyle bir ilham yap ki, öyle bir hidayet ver ki, lisabet-i sabab, doğruya isabet edelim. Tam doğru ilimleri ümmete nakledelim, buyuruyor. Dua etmiş, amin. İ'lem, eyyühelehu sadiku vel müridü'l muvafiku ey sadık kardeş, sadık samimi ve muvafık mürid,

  105. 42:06

    seyr-i sülüke mürşide bağlanan, seyr-i sülük isteyen el-muvafiku, bize uygun mürid, bir de muanit müritler var, onlar müridi mürtet olmuşlar. Ama muvafık müritsen gel dinle diyor şimdi, şefa'n illa ve iyyâke min da'il humum, gamların, kederlerin dertlerinden Allah bana da sana da şifa versin, ve seka'ni ve iyyâke min dila'il uluh, ilimlerin kovalarından, kaplarından, sana da

  106. 42:35

    bana da sular, deniz, derya gibi içirsin, amin. Şimdi, cevap ne diyeyim sana, 44 sayfa, hemen hemen 45 sayfa cevap verilecek şimdi. Bu kitap okunması lazım, ibarelerde çok fesat, belagat var, onu Arapça anlayanlar anlar, yani şu bilhassa, hala Arapça anlayan da anlamaz da, mani beyan okumuşlar lazım falan.

  107. 42:58

    Enne-ül âbüddem-i tesisi, asr-ı niyâz-el cevap, bu cevaba verebilmem için, sana bir temel tesis etmem lazım, sende temel taşı yok diyor. Bu konuyu anlaman için, benim vereceğim cevabı hazmedebilmen için, pat diye ben bu cevabı verirsem diyor, sende de bunun temeli altyapısı olmadığı için diyor, anlame ayamazsın diyor.

  108. 43:25

    Ben diyor, sana bir asıl ve esas kuracağım, seni o temelin üstüne ondan sonra kaideyi, bina edeceğim ve hükmü oturtacağım diyor. Ve bu da nedir? Şimdi burada ufkunuz açılacak, çok ilim alacaksınız. Bu, bundan evvelki yaşantınızda, bundan sonra da bir, işte mene arafa nefsi o kadar, arafa arapya da yarım kaldı, burası da mukaddime de olacak.

  109. 43:46

    Nefsini bilen, ruhunu bilen risalesi var. O risaleyi de ondan sonra okuyacağız, ondan sonra ben kimmişim, neymişim, bedenim neresi, ruhum neresi, nefsim neresi, ondan sonra hakiki insan kimmiş falan, ahireti, berzakı biraz daha, biraz daha zihne yaklaştıracağız. Çünkü bu işler, ruhtan çok ilim verilmediği için ruhla ilgili konuşmalar,

  110. 44:09

    ayet hadisin dışında, meşayihin beyanları dışında kendi kafamıza bir yorum katamayız. Size ruh hakkında çok az ilim verildi. Onun için ruh hakkında bazı ulema, meşayih hiç konuşmaz. Ancak bize az ilim verildi, ayetini okurlar, başka bir cevap vermezler. Ama İmam-ı Gazali, Hücced-ül İslam Hazretleri, İmam Süt Hazretleri, İmam-ı Aramancı Veyni Hazretleri vs.

  111. 44:32

    birçok ulema ruh hakkında da ayet-i hadisten çıkarılan ve sahabeden, tabirinden vs. ilimler de bize ulaştırdılar. Şimdi onları da gizlemenin bir anlamı yok. Ve cevap şudur. Alemler farklıdır. Bu cihanda yaratılan alemi imkanın birbirinden farklı boyutları vardır.

  112. 44:59

    Mesela, insanın anne karnındaki alemi var, rahimdeki alemi var, sonra düşünce boyutunda fikir alemi var, sonra dünyada yaşadığımız şu andaki fiziki şu an şu boyuttaki alem var, sonra bir de bunun uyku alemi var, bir de uyanıkkenki başka alem var, uykuda başka bir boyuta geçiyor.

  113. 45:22

    Uykuda başka alem var, sonra kabre giriyorsun, kabirde efendim berzak var, berzakta başka alem var, sonra oradan mahşere çıkıyorsun, ya cennet ya cehennemi boyluyorsun, ondan sonra orada da ahiret alemi var. Bu noktada, bak 4-5 tane alemden bahsedeyim. Bu alemlerin birbirinden nesi var? Farkı var. İşleyişi de farklı.

  114. 45:50

    Buna göre, bir insanın ana karnındaki yaşantısı, dünyaya çıktıktan sonraki yaşantısı gibi olabilir mi? Peki bir insan, ana karnında, rahiminde kaldığı sürede ne kadar darlık içinde kalmış, ne kadar dar ve sıkışık bir yerde kalmış? Yani bu darlığa, dünyaya çıktıktan sonra sabredebilir mi?

  115. 46:29

    Aynı öyle dar bir yere koysan, nasıl hava alacak, nasıl teneffüs edecek, nasıl elini uzatacak, nasıl yiyecek, nasıl büyüyecek, nasıl bilmem ne. Aynı dar yere koysan onu dünyada ne kadar tahammül edebilir? Ama ana karnında 9 ay rahat rahat duruyor, 2 sene kalan bile var. Yani herkes 2 sene, 3 sene, 4 sene ana karnında duranlar da var kitaplarda.

  116. 46:57

    Eski dönemde tabii şimdi zaten o kadar durana lüzum yok. Önden ağa başladılar. Ama evvelce gelmiyor, gelmeyince duruyor yani. Duranı da zorlan, kafasına mı vuracaksın da çık dışarı diyeceksin yani. Kaç sene duranlar var. Anne ölmüyor yani. Dolayısıyla e peki sen onu dünyaya çıkarsan kaç gün durabilir o darda?

  117. 47:20

    Duramaz. Duramaz. Demek ki ana karnının en dar yer. Dünyaya çıkınca bir tık geniş. Ya dünya çok geniş. Çok geniş değil ya. Bir tık geniş. Niye? E sen varsa dünya yoksa dünya takımsın. Dünyadan başka bir şey görmediğin için dünya çok geniş zaten. Dünya çok var.

  118. 47:41

    Ahirette nispetle dünya, ana karnına nispetle dünya ne kadar genişse, ana karnı dünyaya nispetle ne kadar darsa, dünya da ahiretin genişliğine nispetle şu anda o kadar dar. Esasen biz şu anda dünyada rahat rahat yaşıyoruz, nefes alıyoruz zannediyoruz ya. Ben biraz darlanıyorum, hemen cam açıyorum, bilmem ne, ben biraz bunalım.

  119. 48:06

    Ama çıkıyorsun ooo gökler ama bazı adam dünyaya da sığmıyor. Adam diyor dünya bana dar geliyor. Aslında o adam doğru söylüyor. Dünya dar gelmesi gerekiyor. Dünya çok dar. Ne zamanki ananın karnından çıkıyorsun, bakıyorsun, ona soruyorsun, ulan ben burada nasıl 9 ay durmuşum? Ne zaman ahirete gidecek adam cennete?

  120. 48:26

    Gidecek ulan ben bu dünyada ne kadar, 60 sene, 70 sene nasıl yaşamışım ya, boğulmamışım ya. Alemler böyle gidiyor. Şimdi o zaman, peki. Düşünce alemi, dünya aleminden daha geniş. Tefekkür diye bir boyut var. Şimdi bu senin beyninde, beyin ne kadar? Şu kadar bir et, ya şey bilmem damar, şu kadar bir et parçası demirin, beynin yönetim merkezi.

  121. 49:03

    Çok büyük bir şey değil. Kaç gram? Birkaç gram gelir yani. Böyle kilolarla gelmez beyin. Kafan kaç kilo zaten ki beynin ne kadar olsun. Ondan sonra, o beyinde bir düşünce var. O beynin hepsi değil. O beyinde idrak, anlama ayrı bir merkezi var. Zakire, ezberleme, hafıza, ezberleme ayrı bir merkezi var.

  122. 49:23

    O küçücük beyinde dünya kadar merkezler var. Bütün dünyayı hastahane yapsan şu kadar beynin yaptığı merkezleri bir adama sağlayamaz. O adamdan Allah onu aldıysa, bozduysa. Şimdi o merkezlerden birisi de düşünce merkezi. Şimdi, dünya ana karnından daha geniş.

  123. 49:45

    Düşünce alemi, alemurrahim, rahim alem. Ondan daha geniş, alemet dünya, dünya alemi. Ondan daha geniş, şu anda bizde var. Alemül fikir, düşünce alemi. Boyutla denebilir buna. Şimdi düşünce nasıl bir şey? Düşünce nasıl bir şey biliyor musun? Dünyada olanın üstüne olmayanlardan bir o kadar daha olabilir diye düşünebilir misin?

  124. 50:12

    Limit var mı? Düşünce bir yerde durur mu? Oradan ileriye düşünebileceği bir şey var mı? Yok. Her şeyi düşürür. Şimdi dünyanın en yüksek binası. Guinness rekorlar kitabına girmişim. Bilmem ne. Kaç kat, kaç metre? Tek bina, milyon milyon metre bilmem ne bina. Ben bir düşünürüm ağabey, fizikide icraat yapamam.

  125. 50:38

    Ama düşüncede bir düşünürüm, onu ikim üstüne koyarım ağabey. Bedava çünkü. Düşünce boyutu, dünya aleminden daha geniş. Burada yapamadığın, ulaşamadığın, erişemediğin, imkan bulamadığın her şeyi mümkün olarak beyninde düşünebilir misin? Düşünebilirsin. Daha genişini, daha büyüğünü. Öyle mi? Kaç çocuğun var?

  126. 51:04

    Sekiz çocuk. Seksen çocuğun olduğunu da düşünebilir misin? Düşünebilirsin. Nasıl olsa bir icraata lüzum yok. Değil mi? Hanımla ne konuşuyorsun, dört karımı alacağım falan diyemez. E seksen çocuk nasıl olacak ağabey? Hazreti Enes İbni Malik'in kaç çocuğu vardı? Yüz küsür, yüz çocuğunu elimle gömdüm diyor, yüz çocuğu bu diyor.

  127. 51:24

    Yüz çocuğu mu diyor? Şifa-i Şerif dersi dinlemiyorsunuz, ondan sonra Allah Allah demeye başladınız. Şifa-i Şerif dersi dinlemiyorsunuz be! Buradan çıktı işte ne mal olduğunuz. Şifa-i Şerif'te anlattım bu hafta. Torunlarım hariç, evet diyen üç kişi var ama farkında mısınız? Torunlarım değil diyor. Sulmümden, kendi bünyemden yüz çocuğumu elimle gömdüm diyor.

  128. 51:51

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem öyle buyurmuş. Efendimizin dualarını, mucizeleri bahsindeyiz. Şifa-i Şerif'te. Getirdi annem diyor. Ümmü Süleyman validemiz, on yaşında beni getirdi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de Medine'ye yeni iktidat etmiş Mekke'den. Dedi ki huve yedin müke Enes. Bu Enes'in sana hizmetçi verdim.

  129. 52:10

    Bu senin küçük hizmetçin olsun. Buna dua et. Ama sipariş vermedi. Dua et dedi bıraktı. Öyle yapmak lazım. Çünkü genel bırakırsan öbürü bir dua yapar. Gerçi dışına alır. Özel bir şey istersen orada kalır. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Ya Rabbi ömrünü uzun et. Malını bereketli et. Çocuklarını bereketli et.

  130. 52:36

    Şimdi diyor Basra'da diyor. Herkesin hurmalığı senede bir kere zor veriyor. Beninki her sene iki kere veriyor. Onun için bir defa. Bütün. Herkesi bastırdık malda. Aynı malı herkes sattığı bir malı. Seninki iki kere verirse. Piyasaya hakim olursun. Ondan sonra diyor bir de zürriyetimi çoğalttı diyor.

  131. 52:56

    Önümde yüz yaşında vefat etti. Biri vaat yüz on yüz yirmiye kadar gitmiş. En az yüz. Allah ömrümde uzun etti diyor. Çocuklarımdan da yüz tanesini elimle defnettim diyor. Bak düşün. Tabi ki bu bir hanımdan olamayabilir. Olabilir. Hanımı da uzun yaşarsa vesaire. Mesele o değil. Yanlış anlamaları için.

  132. 53:20

    Kadınların. Söylüyorum bunu. Kolay iş değil. Bir de onların hepsi ölmüş. Onların hepsini defnetmek. Şimdi onun için. Burada. Şifa-i Şerif. Beyinde. Ben şimdi sekiz çocuğum var. Seksen çocuğum da olabilirdi diye düşünebilir miyim? Masraf var mı? Bir de hanım da kızmaz. Düşünmeye kota koyamaz ya kimse.

  133. 53:54

    Hicrata geçersen. O zaman görürsün gününü. O ayrı bir şey yani. Allah muhafaza. Hiç düşünmeyin o işleri. Değil. Beş paralık huzurunuz var onu da kaçırırsınız. Zaten namazları da kaçırırsınız. Sonra aklınızı da kaçırırsınız. Ondan sonra görürsünüz. Ekonomi çok bozuk zaten. Geçinemezsiniz. Boşver.

  134. 54:20

    Şimdi efendim kardeşim. Düşünce düşünce. Fikir alemi. Dünya aleminden daha geniş. Niye? Bir adam diyor. Bir düşünceler yapsa. Geniş yerler, şunlar, bunlar, imkanlar. Hiç dünyada olmamış şeyler olabilir miydi? Olabilirdi. Elbette ki hali genişler. Yani ne demek? Dünyada olmadık işlerin hepsi düşünce boyutunda ona mümkün gelebilir.

  135. 54:48

    Öyle mi? Ve ona vakide, yani olmuş gibi de tasavvur edebilir mi? Görüyor gibi de izler. Ne olacak? Film kurgu diyorsun. O film kurguları ondan sonra bilgisayarda, şurada, televizyonda, Youtube'da, şurada, burada film oluyor. Onların çoğu yaşanmış şeyler değil. Öyle şeyler var ki, Habalada şeydedir Göktaş Ozar Ahmetli, Habalada şeyder.

  136. 55:13

    Hiç olmayacak şeyler filmde oluyor mu? Siz de onları var gibi izliyor musunuz? Ondan sonra yok dinozor geldi az daha beni öldürecek diyor. Ödünüz kopuyor mu? Kopuyor. Çoluk çocuğun uykusu kaçıyor mu? Kaçıyor. E niye etkileniyorsunuz? Niye etkileniyorsunuz? Rüyanıza niye giriyor ondan sonra? İzliyorsunuz.

  137. 55:35

    E desene ki böyle bir şey olmaz zaten. Olmayan işleri ben niye izleyeyim? Ama hoşunuza gidiyor. Bayağı da boşunuza gidiyor. Boş vaktinizi alıyor sizin. Namaz, abdest, zikir vaktinizi onlarla uğraşıyorsunuz. Peki onların hepsi, o kadar film, binlerce belki üç binlerce film yapmış gavurlar özellikle. Birçoğu mesela bazıları gerçekçi, bazıları hayal mahsulü.

  138. 56:02

    Hiç dünyada öyle bir şey olmuş değil, olacak değil. Öyle mi? Öyle. E şimdi bunun, bu filme geçene kadar, sen onu izleyene kadar bunun aslı nerede yapıldı? Beyinde. Birisi o şeyi, senaryoyu beyninde düşünmeden bilgisayarda tatbike oyuncuları bulup geçebilir miydi? O zaman senaryolar önce nerede yazılıyor?

  139. 56:29

    Beyinde. E bu kadar dünyada aslı esası olmayan senaryo filme sokulmuş. Demek ki beyin alemi çok geniş ve seni de şu anda birçok ortada olmayıp hayal mahsulü olan şeyler bu milletin çoğunu da meşgul ediyor mu? Ediyor. Demek düşünce boyutu dünya aleminden çok daha geniş. Hakikatta yapsa yapamıyor ama beyinde düşün diyor, ondan sonra uyguluyor.

  140. 57:01

    Ama o tabii nerede kalıyor? Filmde kalıyor icabında. Çünkü onu nasıl yapacak? Öyle şeyler yapıyor ya, bir tane ejderha kalkıyor, işçi efendim ondan sonra ağzına ateşler çıkıyor, ondan sonra beyaz saray yutuyor, öbürü oradan Pentagon'u bilmem ne ediyor falan bir şeyler bir şeyler. Dolu senaryo var bunların tabii yani bizim de hoşumuza gidiyor öyle senaryolar olunca.

  141. 57:27

    Gazze'ye İstanbul'a dokunmasın, İslam alemine dokunmasın. Ancak şimdi burada beynin düşünce gücünün genişliğini anladınız mı? Anladın. Ama gidiyor Musa Aleyhisselam'ın Deniz'in Yarılmasını yapıyor değil mi? Asale vuruyor, Deniz'in Yarılmasını filmini yapmış. Ben o filmlerin seyredilmesini asla tavsiye etmiyorum.

  142. 57:57

    Çünkü ek seri kaynakları Tevrat'tan İncil'den alıyor. Özellikle Tevrat kaynaklı. Tevrat kaynaklı olduğu için katma ve karıştırma Tevrat'ta tarifatta var. Ondan dolayı bazı şeyleri Kur'an-ı Kerim'e uygun olan da var mı? Bazı uygun olan çıkıyor. Ama orada bir yalan yanlış girerse Allah muhafaza Kur'an'ın ayetine ters düşer.

  143. 58:22

    Sen de onu filmden kaparsın, öyle inanırsın. Halbuki Kur'an'da onun tersi yazıyorsun, kafir olursun. O bakımdan o filmlerin seyredilmesine cevaz ben vermiyorum. Evvelce de bunu beyan etmiş idim. Şimdi sorun şu, mesela orada asayi vurdu, 12 yol ayrıldı. İşte Kur'an-ı Kerim'e göre 12 yol ayrıldı. İşte Deniz açıldı vs.

  144. 58:45

    Oradaki filmde ne yapmış onun için hatırlamıyorum. Ama Deniz yarılıyor. Halbuki 12 yol açıldı sonra. Şimdi bunu izleyen bir Müslüman. Normalde böyle bir şey mucize ve keramette dahildir. Aynı şey Allah yarattığı için. Mucize, harikulade diyelim. Harikulade bir olayın dışında birinin gelip de bir bastonu,

  145. 59:10

    efendim şimdi bizim İstanbul Boğazı'na vurduğu anda oradan 12 yol açılıp karşıya herkesin kupkuru geçmesi olayı harikulade olarak olur. Mucize olarak oldu zaten. Kızıldeniz'de yaşandı bu. Bu mucize olarak olur. Ama şu anda bu insanların beyni birinin bastonu vurup da ondan sonra oradan 12 yol açılıp kupkuru altından kaç yüz metre dibinden geçeceksin.

  146. 59:33

    Yandakiler de buz gibi, dağ gibi duruyor diyor Kur'an. Suyun parçaları diyor, büyük dağ gibi diyor. Efendim bir anda doldu kaldı diyor, turdu diyor. Kur'an böyle söylüyor. Bizim imanımız bunadır. Demin Yıldırımlı'nın adamları, onlar adamları, bu Medcezir olayıydı, böyle bir şey olmadı, bilmem ne. Bunların hepsi kafir ve mürted oluyorlar.

  147. 59:56

    Çünkü âyeti inkar ettikleri için. Mucize inkar eden kafir olur. Hele ki âyette varsa kesin kafir olur. Şimdi bu, ama şimdi buradaki tehlike ne oluyor? Adam orada bunu izliyor. Mesela düşünce boyutundaki filmler gibi, aynı bir film gibi olsaydı bu, düşünce bunu kurgulayabiliyor mu? Kurguluyor. Ondan sonra filme çevirmiş mi?

  148. 1:00:17

    Çevirmiş. Millet de bunu izliyor mu? İzliyor. İşte demek ki düşünce aleminde, bu hakikaten olmuş ama, bu olmasaydı bile, düşünce aleminde bunu aynı olmuş olarak uygulayabiliyor mu? Önce kurguluyor, sonra uyguluyor, sonra da millete seyrettiriyor.

  149. 1:00:36

    Şimdi buradaki, ama bu başka işlerde olsaydı, herkes oturup çekirdek çitlerken, çayını kahvesini yudumlarken, ammadan uydurmuşlar ya, ha böyle de şey, oflu katına diyebilirdi. Kafir de olmazdı, zıntık da olmazdı. Ama burada Musa Aleyhisselam'ın o mucizesi anlatılıyor. Bizim millette cahil cühele, Kur'an'da haber yok, bunu dinlerken,

  150. 1:00:58

    Allah'ım böyle de şey olur mu ya, ne biçim iş, ne amma yalan ya, dediği anda, bu Kur'an'da kaç yerde anlatılan âyeti inkar ettiği için bu Müslüman dinden çıkıyor. Dolayısıyla onun için izlenmesini caiz bulmuyorum, belki bazı mucizeler var, o onları absürt görecek, kafir olacak. Belki bazı Musa Aleyhisselam'ın yapmadığı, konuşmadığı lafı ona ısnah edilecek,

  151. 1:01:25

    bir peygambere iftiradan dinden çıkacak, veya zıntık olacak. Onun için o işler ayrı. Neyi anlatıyorum sana? Ana karnının darlığından sonra, dünyanın genişliği. düşünce aleminin genişliği. ve âlemün nem, uyku âlem. Evse'u minhu, düşünce aleminden daha da geniş. Rüya. Rüyada sınırlama var mı? Mesela, bizim kız bir rüya gördü, bir anlattı, İmam Hazretlerimiz görmüş Bağdat'tan,

  152. 1:02:07

    sabah şimdi bana kahvaltıda bir rastlaştım onunla, Neler de neler. Bana da dua almış İmam Hazretlerimizden. O kendine sesli etmiş, bana edince böyle böyle yapmış, edeceğim demiş. Neyse falan, onun günahı daha az olduğu için herhalde.

  153. 1:02:27

    Şimdi, rüyanın detayına girmeye bir lüzum yok. Kime kota koyabilirsin ki? Mesela, bütün âlemler bir araya gelsin. Allah'tan başka. Celle Celaluhu. Rüyada şunu görmek yasaktır. Diye bir kaide, hiçbir kanun kimse hangi bir meclis koyabilir? He? Kimsenin rüyasına kimse müdahale edebilir. Rüyada şunu göremezsin diye bir sınır koyabilir.

  154. 1:02:59

    Rüya âleminde görülenler, görülenler var ya, onu âlem-i misal deniyor zaten. O bir boyut işte. Beden âlemiyle ruhun arasında, dünya hayatıyla, ahiret hayatı arasında örnek teşkil eden orta bir boyut. Merzak'a da yakın. İşte o boyutta aklına gelmeyen rüyanda geliyor mu? Ummadığın yerlere gidip geziyor musun?

  155. 1:03:31

    Hayalinden bile geçiremeyeceğin şeyleri bir anda görüyor musun? Biriyle görüşüyor musun? Biriyle yaşıyor musun? Ne alaka ya? Şimdi, dünyada olanlar katır katır katır katır trilyar olay varsa, rüyada görülenler onun üstüne bir o kadar katır katır daha koy. Çünkü görülmenin şartı şu, sınırlaması yok. Her şey görülebiliyor.

  156. 1:04:00

    Rüyada hakikaten fare rüyasında deve olmuş mesela. Uyanınca bakmış aynı fareyim. Ama hiç olmazsa rüyada mutlu olmuş ya. Rüyada bir hava atmış yani. Dolayısıyla züğürt, fakir rüyasında kral oluyor ya. Bir günlük beylik beyliktir. Rüyada da olsa yemiş içmiş, lezzetini almış, keyfini getirmiş, hizmetçilerinin bilmem nesine emirler vermiş bilmem ne.

  157. 1:04:28

    Uyanmış bakmış aynı bodrumda oturuyor yani. Ama rüyanın tesiri var mı? Etkisi inkar edilebilir mi? İkilemez. Rüyanın etkisi nasıl inkar edilsin? Üzücü şeyler görüp de kalkıp buzsuz vaziyette akşama kadar üzüntülü kalmıyor mu? Üzüntülü kalmıyor musun? Korkunç şeyler gördüğünde boğuluyorum diye bağırmıyor musun?

  158. 1:04:56

    Hanım da fırlıyor oradan, boğulmuyorsun ya burada duruyorsun. Huzurumdan yuvarlanıyorum, ranığım diye bağırıyor. Hanım da bağırıyor, ne bağırıyorsun ya bilmem ne. Ya aa rüyadaymışım ya bilmem ne. Peki, etkisi olmasa seni zil çalıyor, namaza kaldıramıyor. Pil çalıyor, namaza kalkamıyorsun. O kadar kuvvetli sesler seni namaza uyandıramıyor.

  159. 1:05:22

    Peki o rüya nasıl seni zıplatıyor yataktan? Orada gürültü batırdı, zil çalıyor. Sen uyanmıyorsun. Ama rüya ne kadar etkili ki seni zıplatıyor ve kan ter içinde bırakıyor. Sırılsıklam. Ve kalp nabız nasıl atıyor? Böyle rüyadan ben ekseriyetle öyle bir rüya görmem. Ama öyle rüyadan kalktığım var ki nabız bilmem kaç tansiyon bilmem kaç.

  160. 1:05:50

    Peki bu tansiyonu tuz yiyorsun bilmem ne yiyorsun fırlatamıyorsun da bu rüya nasıl bu tansiyonu fırlattı? Normalde tansiyonu düşürme adamım. Dahasını biliyorsunuz. Konuşmanın lüzumu yok. O konuları. Ondan sonra ne yapıyorsunuz? Kamyonu deviriyorsunuz. Peki kamyon nasıl devrilir? Adam ayıkken kamyonu devirmeye uğraşıyor.

  161. 1:06:14

    Ondan sonra yarım saat, bir saat uğraşıyor. Kamyonu deviremiyor. Sen rüyada kamyonu nasıl deviriyorsun? Beni konuşturma. Ben konuştuğumu ispat edemeyeceğim şey konuşmam diyelim daha doğru olur. Ana karnı dar. Dünya daha geniş. Fikir alemi daha geniş. Menem alemi, uyku alemi daha geniş. Ve daha etki, farkında mısınız?

  162. 1:06:41

    Güç de artıyor. Ana karnında zayıflık. Allah sizi zayıflıktan yarattı. Zayıflıktan sonra çocuk bebek büyüyor, kuvvet başlıyor. En dar yer, en zayıf yer. Ondan sonra dünya ne kadar geniş o kadar kuvvet. Ondan sonra alemli fikir ondan daha geniş, daha kuvvet. Ondan sonra rüya alemi daha geniş, daha kuvvet.

  163. 1:07:12

    Öyle bir şey yok. Mesela adama rüyasında geliyorlar. Diyorlar ki şuraya şu bomba kondu. Köprüye uçuracaklar, pekakaçılar. Adam geliyor istihbarata haber veriyor rüyaya, istihbarata onu değerlendiriyor. Ve köprü uçurmaktan kurtuluyor.

  164. 1:07:33

    Şimdi bunu MİT İstihbarat Emniyet Birimleri dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun, Türkiye özelinde konuşmuyorum. Hangi ülkesinde olursa olsun ani gelişen bir bomba koyma olayını anlayana ve kavrayana kadar o adama rüyasında söylenen doğru rüya olduğuna göre o daha büyük güç. Çünkü neden?

  165. 1:07:56

    Öbürü oradan gel eğleneyim, git bekleyeyim diyene kadar o haberi hemen merkeze ulaştırabilirse, orası da doğruya alıp ciddiye alıp faaliyeti yaparsa en hızlı tedbir, güç burada. Adam küpü koymuş, nereye gömdüğünü unutuyor. Ondan sonra alzheimer olmuş, küpü çocuklarına bile dememiş. Çocuklar da yemesin, bana muhtaç olsun diye.

  166. 1:08:23

    Şimdi ya, biraz da doğru yapmış olabilir. Çocuklar da harbi babasına da bakmaz. Küpü gizlemiş, bu sefer de alzheimer olmuş. 20 sene yaşadı, çocuklar da bir küp var bir küp var ama adam küpün yerini söyleyemiyor. Adam öldü gitti. Ulan baba Allah sana rahmet etsin mi etmesin mi? Allah bildiği gibi yapsın seni.

  167. 1:08:49

    Niye? Ulan biz burada fakir fukara kaldık, küp nerede? Değil de, oğlum ben vasiyet edeceğim, yapacağım, yazı yazacağım. Ama yapamadan alzheimer oldu. Boyut değişti. Bir boyuta girdi, 20 sene küpü. Küpü nerede bilecek, evin yolunu bilemiyor. Bu sefer rüyada geliyor. Oğluna diyor ki, küp diyor, şuradan git 20 metre bilmem ne.

  168. 1:09:12

    Sağlığını da aklı başında tarif edemez. Tarif ediyor, adam da yazıyor. Bunun gibi nice olaylar kitaplarda yazıyor ve yaşanmış. Ece Arakiyeci Camisi. Orada küpünü rüyasında görüyor. Orada, efendim, Bağdat'ta hurma bahçesini görüyor. Bilmem ne, üzüm ağaçını görüyor, bilmem ne. O da orada, İstanbul'da onun bahçesindeki küpü görüyor.

  169. 1:09:37

    Adamın kendi küpünden haberi yok. Oradan rüyayla ta Bağdat'a gidiyor. Bağdat'taki adamdan medet umuyor. Bağdat'taki adamdan da ben de felan adamın bahçesinde görüyorum o küpü diye. O da diyor, ulan bizim evmiş lan diyor. Oradan kalkıyor, oraya geliyor bu mübarek adam, küple kazıyor, cami yapıyor. Şu anda cami var Osmanlı'dan beri kalma cami.

  170. 1:09:57

    Rüyalar etkili miymiş? Önemli miymiş? Şu anda rüyayla kayıptan haber verebilir mi Mevla? Şu anda Türkiye'nin belki öyle sorunları var, meclis barat çözemiyor. Allah birine rüyada bir şey bildirse, ona itibar edilse, icabı da o mesele çözülür. Ben hayatımla ilgili birçok şeyi rüyada kendim görmesem de, gören birilerinin gelip ikazlarını dikkate aldığımda net çıktı.

  171. 1:10:25

    Ve ben bazı şeylerden kurtuldum. O ihtarla. Onun için güç artıyor. Rüya aleminin gücü esasen daha kuvvetli. Sana öyle bir bilgi rüyada gelir ki, o bilgiyi hayatta kimseden alamazsın. Çünkü gaybı Allah'tan başkası bilmez ama rüyayla bildirir. Biz peygamber olmadığımıza göre, evliyada olmadığımıza göre mucize keramet yok.

  172. 1:10:57

    Ama normal bir vatandaşa da rüyada kayıp bildirilir mi? Gavura da bildirilebilir mi? Gavura da bildirilir. Kafirin bile rüyasında ona doğru şeyler bildirilebilir mi? Bildirilir. Mesela Calinus diyorsun. Calinus, Sokratlar, Eflatunlar, Calinuslar bunlar felsefe kitaplarının babaları, filozofları. Bunlar açıkça yazıyorlar.

  173. 1:11:27

    Hani bitkisel, bitkisel, o zaman kendilerine göre bir laboratuvarlar kurmuşlar, bir şeyler yapmışlar. Felsefeciler uğraşıyorlar, kafa çatlatıyorlar herif zaten. Bulamadık ama çok kafamızı yorduğumuz için rüyada bize o ilaç öğretildi. Şu anda ana tıpta olan birçok ilacın bir kısmı rüya aleminde eski tabiplere ve hakimlere rüyada öğretilmiş.

  174. 1:11:59

    Şimdi mesela milletin ilacını bulamadığı, çaresini bulamadığı hastalıklar var mı? Bütün dünya laboratuvarları o ilaçların çaresini arıyor mu? Hastalığın çaresini arıyor mu? Allah istese birine rüyada onun bütün formülünü öğretebilir mi? O zaman ne oldu? Milyar dolarlık bütçelerden daha kuvvetli oldu o.

  175. 1:12:20

    Bazen oluyor mu? Bazı şeyler bazı doktorlara rüyada öğretiliyor. Ama tabi şimdi ilk Yahudi'nin eline geçtiği için ilaç sektöründe neyi bulsan da kabul ettirmen zor. Onlar oradan parayı kurtarmak için diyelim bir şeker hastalığının tip 1 dahil ilacını bulmuşlar.

  176. 1:12:39

    E bulmuş ama adamın üstünün fabrikalarından nemasını alana kadar, son kısmına kadar cübbelinin gözü gitmiş, öbürünün bilmem neresi patlamış. Yahudi ilacı bulsa da söylemez. Çünkü neden? Ona göre öbür ilaçlardan sürümü almadan yeni ilacı piyasaya sürmez. Oraya da yatırım yaptım diyor. 50 sene daha gebersinler diyor yani.

  177. 1:13:02

    Yahudi bu. İlaç piyasası onun elinde. Allah helal eylesin. Müslümanlara bir an önce bu kadar para var, bu kadar nüfus var, bu kadar akıl var. Müslümanlardan maalesef ilerleme yok. Şimdi geldik rüya aleminden daha geniş. Rüya alemi niye geniş? Bir delil. Ruh her yere gidebiliyor. Beden her yere gidebiliyor mu?

  178. 1:13:27

    Ruh her yere gidebiliyor mu? Rüya aleminde gezen kim? Ruh. Ruh her yere gidebiliyor mu? Şimdi yasak yerler var. Devletin arşivleri var. İstihbaratın bilmem odaları var. Kozmik oda, mozmik oda bilmem. Seni beni sokarlar mı? Sokmazlar. Fetöcüler bir Bülent Arış bahanesiyle Bülent Arış'a diye soktular.

  179. 1:13:49

    Bütün devletin askerliğinin şeyini aldılar. Fetöcüler biliyorsunuz Bülent Arış meselesi var ya. Kozmik oda meselesi mesela. Şimdi kozmik odayı oradan bir dolaptan soktular. Ona tehdit varmış da bilmem neymiş. Uyduruk uyduruk işler. E şimdi, ruh kozmik odaya girebilir mi? He? Cinler giriyor mu? Cinler MİT'te istihbarat dairesine girerken fiş mi basıyor?

  180. 1:14:23

    O zaman, ruh her yere gidiyorsa, esasen gitme yönteminin en çok giz gezdiği yerler rüya. Alemin misale geçtiği zaman, bedenden ruh çıkıyor, can çıkmıyor. Uyku ile ölümün farkı. Allâh'u tevfe'l-müstehîne mevti'â Allah canları, ruhları bir ölüm zamanı alır, tam alır, mahşere kadar bir daha göndermez. vellezîlem tevmud Eceli gelmemiş olanın, ölmeyecek olanın da ruhunu alır,

  181. 1:15:01

    fîmen âmiâ, uykuda alır. Uykudaki fark ne? Uykuda bitkisel hayat denen canı bırakıyor. Canın çıkmıyor. Canla ruh aynı şey değil. Ölürsen canın da çıktı, ruhun da çıktı. Uyursan, ruhun çıktı, canın çıkmadı. Canın çıksaydı bir daha gelmezdi mahşere kadar. feyümsikulletikazâlelmett Zümer Sûresi'nin âyetleri.

  182. 1:15:26

    Ölümüne karar verdiğini, hazır çıkmışsın diyor, canını da çekeyim diyor, zaten ölecektin, ecelin geldi diyor, adam uykuda ölüyor, daha uyanamıyor. ve yurzullukru âlâce'l-müsemmâ Öbürünün vakti var, kırk sene daha yaşayacak, beş sene daha yaşayacak, onun ruhunu uyanma vakti geri gönderiyor. Canı zaten duruyordu yerinde.

  183. 1:15:45

    Onun için uykuda ruh çıkıyor, her yere gezebiliyor, dolaşabiliyor. Onun imkanları daha fazla. ve fî târucû, ruh çıkıyor, minel ferşi, yedi kat yerden ilel arşi, bir insanın ruhu arşa, uyuyurken arşa çıkabilir mi? Arş nereye? Arş. Arş nereye biliyor musun? Yedi kat cennetin tavanı arşa çıkması için yedi kat gökleri geçecek, sitretül müntehak, kürs, levh-i kalemi geçecek,

  184. 1:16:20

    yedi kat cennetleri geçecek, arşa çıkacak. Şu anda bir adamın ruhunun uykuda arşa çıkması mümkün mü? Mümkün olmaz mı? Vaki bile. Nasıl oluyor? Eylül sünneti itikadıyla. Beş vakit namazda abdestlesin. Yatmadan evvel bin kere la ilahe illallah, la ilahe illallah ama düzgün okuyacaksan la ilahe illallah bin kere kelime-i tevhid okuyan uyudu mu ruhu, arştadır.

  185. 1:16:57

    Bitti. Sen anlasan da anlamaz. Eyhuk gidiyor işte. Arşa. Hangi vasıta şu anda gidebilir? Birinci kat semaya daha çıkamadılar. Aya çıktı ki ortalığı yıktılar. Ay birinci kat semanın altında zaten. Dolayısıyla ruhun böyle bir gücü var. Ruhu anlamadan men arafe nefsehu kat arafe raddehu sen kendini bilmeden sübhane arz olarsın.

  186. 1:17:27

    Cevizin yeşil kabuğun yemekle tat duyulmaz. Zahir ile ey fakih fakih, Kur'an'a arz olarsın. Niyaz-ı Müslüman Hazretleri ne güzel demiş cevizin yeşil kabuğu, kahverengi bile değil daha üstündeki yeşil yeşil kabuğunu kemiriyor içinden tadının farkında olmaya çalışıyor. Ondan sonra da bu acıymış diyor.

  187. 1:17:51

    İçine giremedin. Lübbüne eremedin. Özetini bulamadın. Özüne varamadın. Sen Mevla'yı nereden bulacaksın? Daha ruhunu bilmiyorsun. Ruhunu bilsen Rabbini bilecektin. İşte ruhunu ne kadar bilirsen sen Mevla'yı o kadar tanıyacaksın şimdi. O ruh Hesn-i İslumat ruh var yok gibi görülüyor. Hep beden görülüyor.

  188. 1:18:15

    Kayyumu alem Hesn-i İslumat alemi ayakta tutan Allah var Celle Celaluhu yok gibi görülüyor. Kimse görmüyor. Ama esas insan ruh. Ruh çıktı mı götürüyorsun eline kapıya. Çünkü neden? Evde bir şey yaramaz daha. Bir de kokuşturur ortalığı. O zaman esas insan ruh. Sevilen ruh. Konuşan ruh. İşitilen ruh. Beğenilen ruh.

  189. 1:18:39

    Hepsi ruh. Nesi var ruh çıktığı zaman? Hiç birisi yok. Bunu anlaman lazım. Şimdi fa'alemul berzaki Berzak alemi Berzak neresi şimdi? Kabir. Yani ruhu bedeninden çıktı, canı da çıktı. Ama ahirette henüz başlamadığı için dünya ile ahiret arasında kabir alemi denen berzak denen, orta geçit denen Kuran'da da geçiyor.

  190. 1:19:16

    Öldükten sonra diyor arada var, ötelerinde var. Ne var? Berzakun alemi berzak. Kabir alemi işte. Berzak ne demek? Orta. Bir yönü dünyaya bakıyor. Bir yönü ahirete bakıyor. Ruh tarafı ahirete gidiyor. Beden tarafı fiziki dünyada kalıyor. Ruh da bedenle ilişkiyi kesmiyor. Dolayısıyla kabrine gelene ziyaretine gelene, selam verene vesairene çoluğun çocuğunun başına

  191. 1:19:41

    gelenlere haberdar olması hasebiyle ruh da bedenden irtibatlı olduğu için işin bir tarafı dünyada, bir tarafı bir boyutta ahirette kalıyor. Bu da ortada bir geçit olduğu için, berzak da geçit demek olduğu için, kabir aleminin bir ismi de berzak alemi oluyor. Ne zamana kadar bu berzak alemi devam edecek?

  192. 1:19:58

    Diriltilecekleri güne kadar. وَنُفِقَ فُسُورٌ Sura üfürüldüğü zaman, فَاِذَا مِنَ الْاَجْلَازِ اِلَىٰ رَبِّهِمْ وَيَسْلِهُمْ Kabirlerinden Rabbilerine doğru akıyorlar, gülüyorlar. O zaman bedenle ruh yeniden çiftleşiyor. Şu anda dünyada mezara koyduğun kaç kiloysa o kadar kilo adam, aynı adam kalkıyor, oradan mahşere çıkıyor.

  193. 1:20:17

    O aradaki geçit, diriltileceği güne kadar ki, ölümüyle diriltileceği gün arasındaki alemin adı neymiş? عَلَمُ الْبَرْزَخِ Alem-ül Berzak. Devamlı genişlik artıyor ve kuvvet artıyor. Bak kuvvet artıyor. Şimdi, Çünkü ruh, Ne zamanki soyutlanıyor, anil beden. Bedeni yönetmek sorumluluğundan soyutlanıyor.

  194. 1:20:51

    Şimdi ne olursa olsun. Bir yerimiz, dişimiz ağrıyor. O ağrı, ruh olmasa ağrıyı hisseder mi? Etmez. Şimdi ruh bedende olmasaydı dişi ağrır mı? Ağrımaz. Dişin ağrısının acı vermesi için ruhun bedende olması lazım. Anladın mı?

  195. 1:21:17

    Şimdi bu durumda ruh ister istemez, dişle kaşla baştan işi yok, bedenle fiziki işi yok ama şu anda onunla birlikte hayat sürdüğü için, onun merkebi olduğu için, ona bindiği için, icraatı onunla yaptığı için, kendi ruh gözükmüyor, ruh konuşulsa duyulmuyor, onu dilden konuşuyor, gözden gördürüyor Mevla.

  196. 1:21:41

    O zaman ruh ister istemez, başı ağrıyınca ruhta sıkıntı çekiyor mu? Çekiyor. Acı duyuyor. Ayağına bir şey olsa, ruh acı duyuyor. Karnına ağrısa, hastaneye, bütün hastalarda ruh sıkıntı çekiyor mu? Çekiyor. O arada ruh bedenle bağlı kalmıyor, sınırlı kalmıyor ama yine de bedenin sıkıntı. Mesela, çocuğum hastane, onun derdi de beni geriyor.

  197. 1:22:09

    Benim ruhum da ondan üzülüyor. Niye üzülüyor? Önce oğlum hastanede, benim ruhum ondan dertleniyor. Kızıma şöyle oldu, torunuma böyle oldu. Para bitti, geçiremiyoruz, borcum var, ödeyemiyorum. Bütün bunlardan ruh etkileniyor mu? Etkilenmez olur mu? Adam yaşıyorsa ruh etkileniyor, öbür türlü zaten koymaz ara.

  198. 1:22:28

    O zaman ne borcunu düşünür, ne harcını düşünür, öldü zaten. O zaman ruh, Allah-u Teala'ya tam yönelemiyor. Niye yönelemiyor? Mahmut Efendi Hazretleri gibi büyük evliya Allah'tan ondan mani çıkmaz ama normal insanların, ruhunun, bedeninin hastalıkları olsun, diğer maddi bunalımları olsun, musibet ve belaları, hepsi ruhu etkiliyor mu?

  199. 1:22:55

    Ve bu etkide adamın namazını, abdestini, zikrini, ibadetini, sohbete gelmesini, emn-ü arif yapmasını, her şeyi etkiliyor mu? Etkiliyor. Ama öldüğü zaman ruh bedenden ne oluyor? Soyutlanıyor. Artık tişi ağrısa ruhane, efendim karısı kaza yapmış, torunu kafasına sahsa düşmüş, tamam da adam ölmüş zaten, adam ne yapacak, etkilenilmiyor ki.

  200. 1:23:23

    Bu sefer ruh ne yapıyor? Bütün teveccühatının yönelişini, eğer Allah'ta olsa hakiki bir mü'minse, sırf Allah Teala'nın zikrine, fikrine döndürüyor. Bu sefer Mevla'dan kuvvet kazanıyor. Mevla'nın da dostuyduysa dünya hayatında, Mevla'da ona yetkisini arttırıyor, tasarrufunu, gücünü arttırıyor. Diyor ona ki git oğlunun imdadına yetiş, git hanımına yardım et,

  201. 1:23:48

    git onun rüyasına gir, git ona şunu yap. Bu sefer onun ruhuna yetki veriyor. Şimdi ruh bedenden soyutlandığı zaman, dikkat, kaide burası, bugün bu kaideyi anladığınız zaman, sabaha kadar konuşmayacağız, birkaç ders gider, bu kaideyi anladığınız zaman çok büyük bir şey anlaşacaksınız. Saaret, dönüşüyor ila karibin yakın bir güce dönüşüyor.

  202. 1:24:10

    Neye yakın? Min kuvvetil melek. Meleğin gücüne, bak melek gücü değil. Dikkat şimdi. Ölmüş adamın ruhunun kuvveti, biz ne dedik? Devamlı bir boyuta atladığı zaman, değişen boyutta kuvvet artıyor. Bunun kuvveti nereye yaklaşıyor? Meleğin gücüne yaklaşıyor. Bak, tam melek gücü yok. Tam melek olsa, bir melek yedi kat yeri,

  203. 1:24:33

    şimdi alttan kanadını taksa, yukarı kaldırıp ders çevirir. Bir melekte de o kuvvet var. Meleğin gücü yok. Meleğin gücüne yakın güç, dünyada var mı öyle güç? Dünyada bedeninde olan hiçbir ruhun meleğe yakın bir gücü yok, meleğe yakın güç ne demek? Yedi kalpleri dibinden kaldırmasın da bir evi şöyle yapsın, o da yeter.

  204. 1:24:56

    Yapamaz ki, kaç tane kepçe lazım. Haa, meleğin gücüne yakın bir güce dönüyor. O zaman, Artık o ruhun, dünyada kendi fiziki bedeninde sınırlı ve elini, ayağını, gözünü, kulağını çalıştırarak güç kullanabildiği kuvvetiyle bedenden soyutlanmış ruhun, meleğin gücüne yaklaşan kuvveti ve kudreti kıyas edilebilir mi?

  205. 1:25:31

    Edilemez. Nereye ulaştık? Çok daha büyük bir küse ulaştık. Bak, ne kavait veriyor, ne kavait. Şimdi benim maksadım, Resulullah S.A.V.'in ruhunun gücünü konuşacağız. Şimdi benim maksadım, Resûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem ruhunun gücünü konuşacağız. Daha oraya gelene kadar sana da merdiven basamak basamak seni çıkartacağım diyor.

  206. 1:25:53

    Benim bu risalenin maksadı, bu manayı anladığın zaman ancak doğruluk bulacak, vuzuha kavuşacak ve ayakta durabilecek. Ben sana kafadan bir, söyleseydin bir şey, nasıl oluyor derdin. Ama ben sana geldim, ananın karnından başlattım süreci. Sen de bunu hazmedene getir diyor mevzuyu. Sen de bunu hazmedene de getir diyor mevzuyu.

  207. 1:26:15

    Gidelim şimdi. Ve izâ kullâ ennelâ ayneyzîn kuvveten melekiyeten. O zaman bizlerse ki bunun meleğe yakın O zaman bizlerse ki bunun meleğe yakın bir gücü var. bir gücü var. Melek vâri. Melekvari. O ruhun melek. Muhammed Efendi Hazretleri'nin ruhunun, yani kesinlikle inanıyorum, melekvari, meleğe yakın kuvveti var.

  208. 1:26:31

    melek vâri, meleğe yakın kuvveti var. Şimdi bunların hepsini ispat edeceğiz. Bunların hepsini ispat edeceğiz, delilleriyle. Fethehzîluhâ lilkuvvetil cinniyyetî evlâ bihâ Şimdi, cinlerin ne kadar kuvveti var oradan gelelim diyor.

  209. 1:26:45

    Şimdi Şimdi normalde bizim ruhumuz bedenimizde, ben şu anda canlıyım konuşuyorum, sen de canlısın karşımda duruyorsun. Şimdi normalde bizim ruhumuz, bedenimizde, ben şu anda canlıyım, konuştukça.. Bir cin kadar gücümüz var mı? Yok. Ama ruhumuz bedenimizden çıkınca, bizim kuvvet meleğe yaklaşınca cinnin kuvvetini geçer mi?

  210. 1:27:08

    Şimdi bak, kademe kademe gidiyoruz diyor. Şimdi diyor, mâ ennel cin Şimdi diyor, metes tâzarû muttâli fî mendil ve kâne fî aksal meçlik ve tâzarû mâ ghar gezâlik ve kâne fî aksal mağrib kadarû mâ mâ cemî'an Cinlerle irtibatı olan insanlar var mı? Var. Gören görüşenler var mı?

  211. 1:27:29

    Şimdi innehum Şimdi, Bu konuya da temas edelim. Bu da ne zamandır izahı muhtaç. innehu yarâkum huve ve kabîluhum min haysu ilâ teravnuhum İblis ve zürriyetleri sizi öyle bir cihetten görürler ki siz onları göremezsiniz. Âyet bu. Bu Ayet bu. Bu ayet.

  212. 1:27:47

    Şimdi cinler, şeytanlar bizi görüyor mu? Görüyor. Ayet var, görüyor. Biz onları görüyor muyuz? Göremiyoruz. Şimdi bundan dolayı İmâm-ı Şâfiî Hazretleri'nin bir sözü naklediliyor. Yani İmâm-ı Şâfiî'ye de isnadı sahibi değil mi? Tartışmalı. Ama velevli sayı olsa. İmâm-ı Şâfiî de diyor ki, ben cinlerle görüyorum, görüşüyorum diyenin,

  213. 1:28:10

    ebtallâ şahadete ve şahitliğini şeriat mahkemesinde geçerli saymayı istiyor. Şimdi, İmâm-ı Şâfiî radıyallâhu anh, bunu önüne gelen, ben cinlerle görüyorum, görüşüyorum, bilmem ne, cin görüyorum diye halüsinasyon da görebilir, başka karışık da olabilir, bilmem ne. Dolayısıyla cin görüyorum diyen adamın mahkemede şahitliği geçersizdir demek.

  214. 1:28:32

    Kimse cinle görüşmüyor, görmüyor anlamına gelmiyor ama bunu birileri yanlış anlıyor. Burası ayrı bir ilim. Bu başka bir konu anlatıyorum şimdi. Bunu da anlamamız gerekiyor. Peki, şahitliğini geçerli saymayız derken, sen zaten ayakta yemek yiyeninde şahitliği mahkemede geçerli. Beş vakit namazı cemaatle kılmayanın da mahkemede şahitliği geçerli.

  215. 1:28:55

    Öyle mi? Başı açık gezenin de mahkemede, erkek erkek, şeriat mahkemesinde, başı açık gezenin bile mahkemede şahitliği geçerli. Dolayısıyla şahitliğini geçersiz sayarız demek, bu adam bozuk adam demek değil. Ama burada, kapıları kapatmak için önüne gelen bir şeyler iddialara girmesin diye, mahkeme şahitliklerini ciddi tutmuş şeriatı.

  216. 1:29:17

    Anladınız mı? Peki, eğer cini, şeytanı peygamberlerden başka gören yok dersek, Bukhari Müslim'de geçen Ebu Hureyre hadisine ne diyeceğiz? Resulullah s.a.v. görüyordu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem görüyordu. Yakaladım dedi. Hatta Resulullah s.a.v. gece teheccüd kırarken, Hatta Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gece teheccüd kılarken

  217. 1:29:37

    İnne-i üfrîten minel cenni tefellet aleyh bâriâtel yattâ aleyh salâh bu kâraatir. Namazımı bozdurma, cin musallat oldu bana dedi. Hemen namazımı bitirdim, bir yakaladım onu, yakaladım, diyor ki, salyası elime aktı. Şimdi, hadislerdeki şeyler, ohoo, geçen o Beyzavi dersinde bir şeyler anlattım, o hadislerin tarikleri, bir hadiste o var, bir hadiste o yok, niye?

  218. 1:30:02

    O her tarike bakmam lazım. Oradan bir şey çıkar. Şimdi cinlerin salyası var mı? var. Şeytanın ağzından sıvı çıkıyor mu? Salyası diyor. Elime aktı diyor çıkıyor mu? sallallahu aleyhi ve sellem. Ondan sonra diyor, onu diyor Medine'nin direklerinden Medine bir dire bağlamak istedim, diyor. Sonra Süleyman Fezekartu kavliyâhı Süleyman Rabbih zirli ve evli mülke lâ embeğîli

  219. 1:30:29

    hâdi min ba'di. Ya Rabbim günahlarımı affet bana bir mülk, bahşet, bir saltanat ver ki benden sonra kimseye yakışmasın. Onun için Süleyman aleyhisselamın mülkü saltanatında cinleri musakkar etmişti. Ben o işe girmeyeyim de onun duası da bozulmasın diye diyor, bıraktım, diyor. Eğer bağlasaydım Medine'nin çocukları sabah o cin gözükecekti, diyor.

  220. 1:30:55

    gelip taş atacaklardı, diyor. Hepiniz de görecektiniz, diyor. Şimdi görülemeyecek olsa hepiniz de görecektiniz, der mi? Ben Süleyman aleyhisselamın kavli olmasaydı bağlayacaktım, gösterecektim, diyor. Peki Ebu Ureyre Ebu Ureyre r.a'nın zekat tahsildarlığına koyduğu da Bukhari Müslüman Hadis-i Şerifi, A.T.

  221. 1:31:11

    Kürsi hakkındaki çok meşhur hadis-i şerif. Zekatı beklerken hurmaları bekliyor ambarda. Hurma ambarında zekat hurması, nöbetçi koymuş biri gelip aşırmasın. Zekat malı, ümmet-i beytül mal, kamu malı. Koymuş Ebu Ureyre r.a. Geldi biri aşırıyor. Bir yakaladım, diyor. Ondan sonra cin cin gelmiş hurmayı çalıyor.

  222. 1:31:35

    Ondan sonra sordu ona. Biraz aç kaldık da, açık kaldık da, kimsin, şuyum, buyum, cinim, şeytanım, neyse. Yakaladım diyor, seni Rasulullah'a götüreceğim dedim, diyor. Gördü değil, yakaladı, eliyle tuttu. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e götüreceğim, dedi. Bir daha yapmayacağım, ne olursun getirme beni, dedi.

  223. 1:31:53

    Ondan sonra inandım, diyor. Ondan sonra bir daha gece yine geldi, diyor. Bir daha gece yine yakaladım, diyor. Bu Bukhari Müslüman Kur'an gibidir. Ondan sonra yine seni Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e götüreceğim, bir daha yapmayacağım, dedi, diyor. Üçüncü gece bir daha geldi, diyor. Artık sen hep yalan konuşuyorsun.

  224. 1:32:08

    Seni bırakmayacağım, dedi, diyor. Dedi, gidin. Bırak beni sana bir ilim öğreteceğim, dedi, diyor. Sahabe-i Kiram'da ki ahrasan nasih ilim öğrenmeye insanların en düşkün oldukları için bakalım ne diyecek, dedi. Dedi, gidiyor. Söyle bakalım. Dedi, gidiyor. Biz cinler, şeytanlar. Biz aslında dedi, eskiden Medine'deydik.

  225. 1:32:29

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem gelince, dedi, diyor, biz Medine'den kaçtık, dedi, diyor. Ondan sonra sürgün yedik, diyor. Ondan sonra biz şuradayız, buradayız. Ama arada Medine'nin vurmasına iştahlanıyoruz falan. Arada bir aşırmaya geliyoruz, dedi, diyor. Ondan sonra falan neyse. Uzun kıssası var.

  226. 1:32:45

    Efendim, ayet-el kürsüyü yatmadan, uyumadan bir ayet-el kürsü var ya, o ayet-el kürsü bizi bitiren, bizi bitiren ayet-el kürsüdür, dedi, diyor. Sana bir tiyo vereyim, dedi, diyor. Ayet-el kürsüyü uyumadan bir kere oku, diyor. Biz o eve, ocağa hiç yaklaşamayız. Sana da zarar veremeyiz, dedi, diyor. Tamam, dedi, diyor.

  227. 1:33:06

    Bir şey öğrettin bana. Saldı, getiriyor. Geliyor Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e, daha bir şey demeden bazı rivayetlerde söylüyor. Bazı rivayetlerde o söylemeden. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki, Ya Bahur-i Hurayra! Üç gecedir sana gelen kimdir? Biliyor musun? Buyuruyor Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem.

  228. 1:33:25

    Zaten olan biter. Mevla her şeye haber veriyor. O şeytan oldu, diyor. Sana bir ilim öğretti. Ayet-el kürsüyü uyumadan okuyana zarar veremeyiz, dedi cinler, şeytanlar. Sadekakeve ve keziübün çok büyük yalancıdır, büyük sahtekardır ama bu sefer doğru söylemiş, dedi, diyor. Ayet-el kürsü hakkındaki sahih hadiste bu.

  229. 1:33:47

    E şimdi cinleri Ebu Reyh'e gördü mü? Aynı zekat tahsillerini yapan sahabeden birisi de kim? Onun da başına aynı olay geldi. Cini yakaladı şeytanı. He? Buyur. O rivayette var. O rivayette gördüm. Ama benim sahihhanede gördüğüm dediklerinde yine sahitte Übey ibn-i Kabr. Übey ibn-i Kabr'ın olduğu alan başına da gelmiş.

  230. 1:34:12

    Eba Efendi Hasan'a sen deyince hatırladım. Ama Übey ibn-i Kabr'ı kesin biliyorum. Yani demek istiyorum cinleri gör... Mevla buyuruyor, cinler sizi görüyor, siz onları görmüyorsunuz. Bu genel kaidedir. Ama özelde... Peki melekler bizi görüyor. Biz melekleri görüyormuş. Peki Allah dostları, veliler melekleri gören var mı?

  231. 1:34:33

    E var. O zaman cini de gören var. Onu demek istiyorum. Bu da ayrı bir ilimdir. Bu konuyla ilk olarak bu kadar tavsiyelatlı... tefsir adlı, o zaman, kavuşturdum. Şimdi peki o zaman diyor, burada ve lâ mucâvâte lehum bil-enbiyâ ve levliyâ fizâlik peki, bir adam diyor cinlerle görüşen, cinden arkadaşı olan bir adam cinler seri dolaşıma girerler, hızlı

  232. 1:35:02

    şu anda cin, cinnin biri, cinni cin, cinstir cinni tekidir cinnin biri kutuplarda olsa benle de irtibatlı görüşen biri olsa ben onu çağırdığım zaman o anında benim yanıma gelebiliyorum niçin? Boyut farkında, ışınlama gibi bir şey şimdiki insanlar neye uğraşıyorlar? Işınlamayı, şey yapıyorlar, kargo gemilerinden kurtulalım işte Husi'ler, Amerikan'ın gemilerini

  233. 1:35:40

    çeviriyorlar, çekiyorlar, ondan sonra şimdi ışınlama yapsa Amerika Yemen'in Husi'leriyle uğraşır mı? Ama hâlâ ışınlamayı becerebildi mi? Beceremedi, becerebilse kümrük mümrük kalkacak yani dünya nizamı değişir ışınlama, şimdi cinlerde bu var mı? Ben kâlâ ifrîdum nel cin enâtike figâblentekum men min makâmike, Kur'an'da söylüyor Süleyman Aleyhisselam dedi ki Belkıs'ın tahtını

  234. 1:36:12

    Kudüs'e kim getirecek? Süleyman Aleyhisselam Kenan elinde Mescid-i Efsa'da oturuyor, Belkıs Sebe Melikesi kraliçenin koca tahtı var ve Haydar'ın bilahası da belki büyük, hepsi camdan, sırçadan köşk o oradan buraya kıpırdamadan cam nasıl gelecek?

  235. 1:36:26

    Şimdi bile en iyi kargo getirilmez, her tarafı kırıyor cinlerden biri ne dedi? Sen oturuyorsun ya dedi oturduğun yerden kalkmadan evvel ben sana onu getiririm dedi bak bak oturuyor ya şuradan kalkıyorum şu kadar oturduğun yerden kalkmadan evvel bak cinin gücünü anlıyorsun, Kur'an söylüyor getiririm diyor, Süleyman Aleyhisselam ne diyor?

  236. 1:36:53

    Geç olur diyor Asaf ibni Berkaya ne diyor? gavlen yartette ileke tarhâ ben diyor, gâlelle zi'inde u'ilmü minel kitâb kitap ilmi, ismi azamı bilen Asaf radıyallahu anh büyük veli ve sahabeden, Süleyman Aleyhisselam'ın sahabesi sahabisi elâ tekebî gavlen yartette ileke tarhâ kirpiğini şöyle yapmadan, gözünü şöyle yapmadan getiririm diyor, ismi azam o keramete giriyor, keramet

  237. 1:37:24

    cinninin bilmem nesine kaç attırır anladın mı? Ama cinnin de gücü ve ışınlamayla onu veyahut da neyle getirmesi de bugünün teknolojisine kusura bakma kıç attırır tamam mı? güç, arpa arpa ilerliyor dolayısıyla sen cinin bir anda aynı adam onu doğrudan batıya bir anda geliyor peki şimdi ruh bedenden çıktığı zaman Allah da o ruha izin verirse

  238. 1:38:01

    kaydıyla, her ruh öyle değil, borçlu ölen hapistir müşriklere, kafirlere gezme dolaşma serbestlisi yok fasıklara özgürlük, ruhuna özgürlük yok siç içinde zaten adam ama Allah dostları, salih müminlerin normal müminlere de izin var mı gezmelerine? var, evlerine ziyarete geliyorlar, kandil geceleri dua istiyorlar, kabirlerde gidiyorsun selam veriyorsun

  239. 1:38:26

    selamını alıyor, oraya gelmese nasıl alacak? o zaman ruhun gücü meleğin gücüne yaklaşıyor meleğin gücüne yaklaşınca cinin gücünü geçti mi? geçti mi? medet ya abdelkadir-i geylani dediğin zaman cinden hızlı gelir mi? geliyor zaten bu kadar basit hey ismaila ve habileri ders dinleyin biraz ilim dinleyin, biraz ruhunuzdan haberiniz olsun ruhsuz adamlar, ruhsuz yaşamayın

  240. 1:38:58

    ruhsuz yaşanmaz peşin öbür vehabilere ne anlatayım öbür vehabiyen ne anlat? adam bu kadar mektubat okumuş mektubat okuyan kabirden sana cevap veriyor muyum? derse bir tutam sakalıyla, sarıyla benim uğraşmam gereken esas bunlar değil mi şimdi? çünkü neden? sen çocuğunu bunlara veriyorsun talebe diye, götürüp de IŞİD'e vermiyorsun incil okutulan yere veriyorsun

  241. 1:39:28

    ben senin çocuğunu çoluğunu kurtarmak için bu mücadeleyi sen ne zannediyorsun? sen de diyorsun ki git gavurla uğraş git gavurla uğraş da sen çocuğunu kiliseye vermiyorsun ki bunların sakalına sarığına aldanıyorsun e bu da sana diyorsa ki Evliyaullah'ın ruhunun işi bitmiş bir şey yapamaz bedende de gözükemez bilmem ne reenkarnasyon olur

  242. 1:39:49

    Allah muhafaza Efendimiz Hazretleri'nin anlattığı şeylere reenkarnasyon diyor adam ya bunlar Efendimiz Hazretleri'ne anlatıyordu ya Evliyaullah kaç yerde görünür? la havle vela kuvvete illa billah peki şimdi vela muşavatenu billah evvel evliya füzelke peygamberlerle velilerle hiç cinler denk tutulur mu?

  243. 1:40:12

    çünkü peygamberdeki mucize velideki keramet aha şimdi cinnin ifriti ne dedi? yerinden kalkmadan getiririm dedi ama evliya ne dedi? Asaf radıyallahu anh gözünü kıpırdatmadan getiririm dedi tabi ki keramet cinnin gücünü geçer peki ruhun evliyanın ruhu bedeninden çıkmakla ölüyor mu? ölmüyor gavurun ruhu bile ölmüyor madem ruhlar diri evliyanın ruhu serbest mi?

  244. 1:40:42

    serbest melek gücüne yakın mı? melek gücüne yakın melek gücü cinden üstün evliyanın kerameti cinnin gücünden fazla sen ne inkar ediyorsun? cinnin şeyini kabul ediyorsun evliyayı reddediyorsun ondan sonra diyor cin öldüğü zaman cin ölüyor cinlerden ölenler var iblis tarafı ölmüyor

  245. 1:41:10

    şimdi cin üst kimlik şeytan cinden bir grup kıyamete kadar yaşama izni verilenler bütün cinler değil cinler ölür uzun yaşarlar sahabe-i kiramdan cini yakıyor tabi hocalar var yakıyorsa ölüyor ölmezse seni bırakmıyor musallat olmuş çıkmıyor cinler ölür şeytanlar ölmez şeytanlar necir? şeytan iblis tayfası cinlerdendir ama nasıl ki insan tayfasının içinde

  246. 1:41:49

    yahudisi var hristiyanı var insanın babası adem aleyhisselam cin ve şeytan tayfasında başlarında esasen can onun adı da onların adı da can fakat şeytanların içinde özel babaları iblis ama tayfa olarak cin tayfasından ama şeytan tayfasına yaşama izni verilmiş cinlere eceli var şeytanın da eceli şeytanın eceli işte kıyamete yakın ama onlar normal herkes gibi ölüyor

  247. 1:42:23

    ama uzun yaşıyorlar bize göre dolayısıyla diyorum cinler öldükten sonra şu anda gavur bir cinin bile gücü var mı? biz müslüman cinden bahsetmiyoruz ki müslüman olsun gavur olsun onun tabiatını Allah öyle yaratmış uçar kaçar hava nar meşrebi normal kafir bir cin de olsa onun şu anda da böyle acayip zor işler yapmaya bizim yapamayacağımız işleri yapmaya cinlerin var zaten

  248. 1:42:53

    bu kadar rahat hadis var peki cinlerin o işi varsa Süleyman Aleyhisselam'ın cinlere yaptırdığı işleri Kur'an'a anlatıyor hiç bir insan o işleri yapabilir mi? dünyanın neresinden denizin dibinden mermerleri getirir öyle mermerler bilmem ne gelmiş şimdiki vasıtalarla gemilerle o mermerleri oraya nereden bulup da getiremiyorsun nereden getirir cinler görünmez varlık diyorsun

  249. 1:43:23

    bir mermer getirmiş mermerin kalınlığı burası kadar dünyada yok okyanusun dibinden götürür kaç bin metre dibinden mermeri çıkarttı getirdi bunlar ayette hadise geçiyor Süleyman Aleyhisselam'ın yaptırdığı işler sen şimdi ne konuşuyorsun cinin gücünü peki meleğin gücü ondan fazlaysa ölmüş bir ha cinin gavurunun da gücü var ama gavur bir cin geberdiği zaman o gavur cinin

  250. 1:43:51

    gücü var mı kalıyor mu? he kalmaz bak gavur cinin gücü öldükten sonra kalmıyor insanın da kendine göre bir gücü bilmem nesi var gavurun müslümanın hareket yapıyor faaliyet yapıyor öldükten sonra bir gücü kalıyor mu? kalmaz güç nereye de tezahürü ruha o ruhta da Allah mümin olmayana salih olmayana gezme dolaşma ve tasarruf yetkisi vermiyor cin olsun insan olsun

  251. 1:44:29

    öldükten sonra işim bitiyor ama mümin ise salih ise müttakih ise velin ise makamına göre onlara gezme serbestlisi veriyor mu? o ruh dolaşma izni alıyor mu? almasa almasa, biz gidiyoruz aleyhissalâtu vesselâmu aleyke ya şeyhına, ya veliye, Allah diyorsun sen gidiyorsun anana babana esselâmü aleyküm,

  252. 1:44:50

    e izin yoksa oraya gelemez, oraya gelemezsen sen onun mermerine esselâmü aleyküm desen tımarhanede yer bulamazsın ya mermere selam verdi diye e demek geliyor işte, serbestse gelir biz de üstün zannediyoruz, anamız babamız işte müslüman insanlar Allah onlara izin veriyor, selamımızı alıyorlar diye üstün zannediyoruz tabi ki evliya olmayanlar hakkında kesin bir şeyimiz yok

  253. 1:45:12

    belki Allah'ın gazabına çarpıldı, belki imanını kurtaramadı ama genel kaide üstün zannediyor nasıl bilirsiniz? e iyi biliriz nasıl bilirsiniz? iyi biliriz dediğimiz adamı gömdükten sonra da gidip selam da veririz herhalde ama tabi el ölümü o, şimdi Allah evliya olmayanın da mesela herkes hakkında da bu da müslüman iyi biliriz dediğimiz herkes de kurtarmış mı?

  254. 1:45:32

    Allah ona izin vermiş mi? belki borçlu ölmüş, vasiyetsiz ölmüş mesela bir şey var emanet, vasiyet etmemiş ölmüş ona izin yok vasiyetsiz ölen ölülerle bile konuşamıyor bütün ölüler birbiriyle meclis kuruyorlar, devamlı toplantı var o konuşamaz borçlu ölen mahpus borçlu ölen mezarına falan, ziyarete, evine, çocukla gelemez

  255. 1:46:00

    bunlar böyle mesele, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem niye? borcu var mıydı diyor, adam diyor alacağım vardı diyor tamam kıldırın namazını diyor ben kıldıramıyorum izin yok bana diyor sahabeden bile Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem borçlu öldü diye cenaze namazını kıldırmadığı zatlar oldu mu?

  256. 1:46:15

    oldu ama birinde Hazreti Ömer çıktı ben ödüyorum borcunu ya Resulallah sen kıldır dedi öbüründe öbür sahabe Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem niye teşvik etmek istiyor? o sahabe kötü ölmedi kötü ölmedi ama Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem borç almanın, ödememenin, borcu geciktirmenin, borçlu ölmenin sıkıntısını anlatmak istiyor ve bundan dolayı da

  257. 1:46:35

    sahabe ikramı, infaka, sadakaya teşvik ediyor o anda musallada o borç kapanıyor Efendimiz'e kıldırıyor bir taştan 5-15 kuş bunları bilmek lazım onun için sen şimdi cinin kuvveti ayette hadise sabit meleğin kuvveti ondan üstün olduğu kesin ruhun kuvveti meleğe yakın ondan sonra sen diyor cinnin bu kuvvetine inanıyorsun da

  258. 1:47:02

    nebilerin, rasullerin, velilerin kuvvetine nasıl inanıyorsun? öldükten sonra ha öldü cin diyse de ruhunun gücü bitti ama bu kuvvet innemâ yekûnü'l-enbiyâ ve'l-evliyâ peygamberlerde velilerde hayaten hayatlarında nasıl mucize keramet gösteriyorlarsa ve mevten ölümünden sonra da onların işi bitmiyor onların diğerinden farkı ölseler de yaşıyorlar peki Allah öbürlerine

  259. 1:47:33

    dünyadayken bir kuvvet veriyor cine veriyor falan ama cin öldükten sonra o kuvvet onda yok ama peygamberin velinin kuvveti öldükten sonra da var mı? var niçin? Allah onlara şeref vermek için cine normal vermiş normal vatandaş cin vatandaşı ama bu peygamber bu benim velim bu sabaha kadar teheccüd kılmış bu uyumamış yememiş içmemiş Allah demiş bütün nefsini feda etmiş

  260. 1:47:59

    ben bunu öbürüyle bir tutar mıyım? Allah buyuruyor bu hain hazerelere en büyük delil Kur'an Efendimiz Hazretleri'nin başka adamın ölüsüyle benzetenlere tasarrufu yoktur evliyanın diyenlere en büyük delil iman edip salih amelle yaşayanların diyor zannediyorlar mı ki diyor hayatları ve ölümleri eşit olacak öbür insanlarla onları bir tutacağımı mı zannediyorlar?

  261. 1:48:37

    diyor hayatları da eşit olmayacak ölümleri de sonrası da asla eşit olmayacak eğer benim dostlarımın ölümlerini başkalarının ölümleriyle kıyas ediyorlarsa diyor Kur'an ne kötü hüküm veriyorlar ne bozuk karar veriyorlar benim dinime muhalif oluyorlar diyor Allah bu ayet ya başka yerde kel muslidine filan var burası hayatları bir miydi?

  262. 1:49:15

    o zaman ölümleri de bir değil o zaman kabirleri de bir değil berzakları da bir değil ruhlarının gücü de bir değil onun ruhunun işi bitti onun ruhu da yaşıyor yaşıyor ama azap çekmeye yaşıyor ona ne tasarruf olalım tasarruf vermez ki azabı da yok gazabı da yok oturmuş dünyada da ibadetini yapmış kırbaçı kurtarmaşı bilmem ne normal müslüman

  263. 1:49:44

    medet denecek hali yok ama sen şimdi bir Muhammed efendi gibi zatları, bir velileri, bir süsle-i meşayıhı vs. meşayıhı nasıl ölüleri dirileri bir tutuyorsun öbürüne ne kötü karar veriyorlar diyor bunlar ne cahil çıktı ya bunlar hiç ruhtan haberleri yok, evliyadan haberleri yok

  264. 1:50:01

    şimdi esasen insan, peygamberler Allah vahiy göndermese o ayetleri konuşabilecek güçleri var mıydı? Evliyaullah'a Allah keramet vermese, o ilhamları vermese Evliyaullah'a o hikmetli ilimleri, o sözleri konuşabilirler miydi? e demek ki Allah onlara hayatlarında da farklı muamele yaptı niçin? ona vahiy verdi buna ilham verdi, ona mucize verdi, buna keramet verdi

  265. 1:50:33

    peki cinlerin kendi tabiatında vardı normal gavuru müslümanı fark etmiyor istediği yerden uçuyor kaçıyordu normal insan bunu yapabiliyor muydu? yapamıyordu peki Evliyaullah buradan Mekke'de sabah namazına gidiyor mu? e gidiyor peki sen gidebiliyor musun, ben gidebiliyor muyum? ben gidemiyorum Kadimi Hazretleri gidiyordu felan Veliullah gidiyordu

  266. 1:50:53

    Debbade'de, Göynük'te her sabah namazını şeyde kılıyordu bir koku var kabri şerefinde Akşemsiz'den Hazretlerine giden Debbade'de gitmeden geri dönmesin Debbade'de'nin kabrine giren zaten koku, acayip koku yayılıyor ruhaniyet hemen mucize her sabah namazını Debbade'de Hazretleri haremde imamın arkasında kılıyordu öğlende de, öğlende de bırak işrakta da, Göynük'te yani

  267. 1:51:15

    dolayısıyla şimdi hayatları da bir değil, ölümleri de bir değil senin cinin normal tabiatında uzaktan bir anda gelme var ama öldükten sonra o gücü yok ama onun tabiatında var peki sen insan olarak senin gücünde var mı diyorsun? yok peki Allah dostu evliya olursa, peygamber olursa harikulade olaylar oluyor mu?

  268. 1:51:38

    oluyor hayatlarında oluyor mu? e peki öldükten sonra ruh daha güçleniyor peki hayatlarında ruh bedendeyken bile oluyor fiziki bedeniyle Mekke'ye gidiyor Arafat'ta görülüyor peki ruh bedendeyken oluyorsa bedenden çıkan ruhun daha güçlü olduğu kesin o zaman haydaydı olur bunların şerefini anlamak lazım neden?

  269. 1:52:06

    Enbiya ve Evliya'ya verilen mucize ve kerametlerle insandaki gücün de üstüne çıkıyor cinin gücülerinin hepsini fazlasıyla alıyor melek gücüne yakın bir güç Allah ona keramet ve mucize ihsan ediyor bütün güçleri mucize ve keramette hayatlarında da ölümünden sonra da topluyor cinler buna benzemez cinlerdeki kendi doğal yaratılışında ona canlıyken uçma kaçma gücü vermiş

  270. 1:52:36

    o ölümünden sonra o gücü kazanamaz ki bile ancak o da sahabeden olacak sahabeden de cinler var evliyadan cinler az, çok az ama evliya olur falan o zaman o da ölse onun da ruhu ölmüyor onun ruhuna o tasarrufu verirse verir ama cin olduğundan dolayı olan dünyadaki şu andaki hayattaki güçleri ölümünden sonra yok peki sen onu kabul ediyorsun da Allah'ın nebisine, velisine verdiğini

  271. 1:53:03

    nasıl kabul etmiyorsun? onun için diyor burada kalıyorum Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bazı velilerle şu anda vesairede fiziken ve bedenen elini tutarak dudağından yanağından öperek alnından öperek buluşması var mı var

  272. 1:53:24

    şimdi bu noktanın delillerine başlıyor önümüze giderse de buradan devam ederiz inşallah amin Hamdi, Gültekin, İbrahim, Güzel, Niyazi, Yavuz isimler, soyadlar karışmış birbirine etler, kemikler karışmış topraklara rahmet eyle yâ Râb, affeyle yâ Râb azap varsa raf eyle yâ Râb ruhlar için buyurun eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh

  273. 1:55:57

    lâ ilâhe illallah Muhammedun rasûlullah fî kulli levhettin ve nefesin hâdede mâ fîs'ahû ilmullah Allah, Allah, Allah Celle Câlike ve Celle Celaluhu yâ Rabbel Alemin hediyelerimizden kabul eyle, ervahane vasıl eyle bizleri de affeyle, mağfiret eyle bu saatte boynlarımızı cehennemden azat eyle gecesinde, günde, cumanın kabul çağatına denk gelmek nasip eyle

  274. 1:56:22

    en hayırlı muradımızı ihsan eyle yâ Rabb'i kurban olduğum sana, Allah'ım yâ Rabb'el alemin ve ahiret nasirin bu güreğe gelen, uzaktan yakından gelen, dinleyen, amin diyen her birerden ne hayırlı muradımız varsa yâ Râb umduklarımıza nâil eyle, korktuklarımıza emin eyle timahatlarımızı zahid eyle, bereketlerimizi müjdat eyle tesirlerini halk eyle, kullarının kalplerini

  275. 1:56:43

    gönüllerini bu sohbetlere, bu derslere tevcih eyle, yönelmelerini nasip eyle ateist tecidden gençleri halas eyle bu sohbetlere yönlendir yâ Rabb'el alemin dinlemelerini, tesirlenmelerini nasip eyle dinleyenleri mutlaka hidayet eyle, mutlaka bu yola dönmelerini nasip eyle mutlaka hidayet eyle, mutlaka bu yola dönmeden nasip eyle.

  276. 1:57:01

    amin, amin Amin, amin, ve sallallahu aleyhi ve sellem. sallallahu alâ seyyidina Muhammedin ve aliyyuh Muhammedin ve aleyhi ve sellem. Kesir ve mülhamdülillahi rabbil alemin. gazzenin helâsı için, kapıların açılması için Gazzenin helası için, kapıların açılması için, yardımların tam ulaşması için, gaddarların, söz bozanların kahri için.

  277. 1:57:19

    hainlerin helâki için yâ Rabb'el alemin müslümanların bir an önce eman ve güven içinde huzura kavuşmalarını sıcak çorba içebilmeleri için Fatiha şerife, ne niyetle kunursa onun için el Fatiha