42:34 / 1:07:19Şu an 42:34 / 1:07:19
Video bölümleri
- 01:17Mahmûd Efendi Câmii Şerîfi’nin Kubbesinin Kurşun Yapılması İçin Yardımlarınızı Bekliyoruz
- 08:24Kur’ân-ı Kerîm'in Üç Yerinde Kimlere Lânet Ediliyor?
- 12:43İmâm-ı Zeyne'l-Âbidîn Hazretleri kimdir? Asıl İsmi Nedir?
- 15:40Akrabâsı ile İlişkiyi Kesenler ile Arkadaşlık Yapılır mı?
- 23:10Yönetimi Ele Aldığında Fesat Çıkaranlar Kimlerdir?
- 41:46Şimdiki Bakanlarımız Çok İyi Çalışıyor, Allâh Muvaffak Etsin, Tayyip Bey'e En Az Bir Dönem Daha Nasîb Olsun, Çünkü Başlamış İşler Var, Bunların Yarım Kalmaması Lazım.
- 45:26Rasûlüllâh Efendimiz Kimler İçin: "Bizim Meclislerimizde Oturamaz, Çıksın Gitsin" Buyurdu?
- 52:10Hangi Günahlar Rızkın Azalmasına ve Bereketin Kaçmasına Sebep Olur?
- 58:09Halası ile Küs Olan Bir Genç, Ebû Hureyre Radıyallâhu Anh'ın Sohbetinde Hangi Sözü Duyunca Hemen Gidip Barıştı?
- 1:01:37Sıla-ı Rahim Yapmayanlar ve Yakınlarını Arayıp Sormayanlar Duâların Kabûlüne Mânî Oluyorlar!
Transkript
165 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu teala ala seyyidil murselin. Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Kıymetli takipçilerimiz bu mübarek cuma akşamında Rabbimiz Tebareke ve Teala bizleri sizlerle ilim meclisi kurmaya, âyet-i hadis okumaya, ders yapmaya, sohbet yapmaya muvaffak etti.
- 00:32
Sıhhat verdi, afiyet verdi. Sizlere de bize de kadar uzun ömür verdi. Ve böylece manileri cale eyledi. Engelleri kaldırdı. Biz de bir ilim meclisinde buluştuk. İnşâAllah önümüzdeki, zaten zaferin son çarşambasından inşâAllah Haydar'da buluşacağız. Son çarşamba gecesi, salı çarşamba bağlayan gecesi buluşacağız.
- 01:02
Onu haftaya daha da net bir şekilde inşâAllah yönlen ederiz. Şimdi büyük günahlar serisinden gidiyorduk. Dersten hadis-i şerifler okuyacağım. Okuyamadığım kalmış hadis-i şerifler var. Şunu ilan etmek lazım geldi. Mahmud Efendi Hazretlerimizin Beykoz'da bulunan Cami-i Şerif'i, biliyorsunuz kendi ismi şerifini oraya verdi ve Allah'ım ebedi kıl onu diye dua etti.
- 01:35
Son zamanlar zaten on sene, on beş sene İsmail Ağa'ya, İsmail Ağa Camisi'ne eski emekli olduğu camiye hiç gitmedi. Birkaç kere götürmeye çalıştık. Yoldan geri döndürdü. Ondan sonra geldiler İsmail Ağa'ya. İşte seni çok özlediler, gelir misin, geliyormusun? Ben hiç öyle hissetmiyorum dedi. Yani bu kerametlerini biz o zaman anlamadık.
- 01:57
Ama tabi Efendi Hazretleri vefat eder etmez sahte şeyhler uydurup, rabıdayı kaydırıp, işte yaptıkları artık Selefi Vâbi merkezine dönmüş, ortada. Ondan dolayı Efendi Hazretleri doğru biliyordu, önünü görüyordu, gaybten Mevla der, keramet tarihiyle bilgi veriyordu Mevlamız. Biz tabi sonradan, biz çok affedersiniz yani.
- 02:22
Zarar gördükten sonra, çok zarar gördükten sonra anladık da işten geçmedi diyelim yine. Onun için Mahmut Efendi Hazretleri Camii Şerifi'ne çok önem verdi ve oraya için dua etti. Bu çok önemli bir şey. Yani ebedilik duası etti. Ve kendi ismini de hiç böyle vermez yani. Böyle bir âdeti de yok. Kendi ismi şerifini verdi.
- 02:50
Onun için orada bir feyiz, bereket var. Efendi Hazretlerimizin bereketi var. Bütün bereketler ondan. Yani Allah'ımız bereketleri ona nasip etmiş. Onun için kimse kerameti kendinden menkul, şeyhlik, evliyalık yapacak hali yok. Şeyhimiz, pirimiz, yegane mürşidimiz, Mahmut Efendi Hazretlerimiz, uyduranlar kendilerini helak etmiş.
- 03:15
Kendilerini helak ederler. Bu cami-i şerif de Mahmut Efendi Hazretlerimizin bereketleriyle devam edecek. Bundan dolayı, şimdi kubbesinde kurşun yok. Tabi seneler oralarda tabi orman içi, yani çok kış yapan yağmur yağan bir yer, kar yağan bir yer, bölge olarak da yani, biz de oraya yakın oturuyoruz. Dolayısıyla bir an önce kurşunun yapılması lazım.
- 03:44
Çünkü taşları bir zaman sonra çürütüyor. Kurşunsuz olduğu zaman direkt taşın üstüne geliyor şeyler. Bunun baya da bir masrafı var. Tabi kurşun baya pahalanmış, kubbenin tümünün kurşunu yapılması lazım. Mahmud Efendi Hazretleri Camii Şerifi Yardımlaşma Derneği kuruldu. Bu resmi dernek, zaten Camii Şerifi'nin kendi derneği.
- 04:13
Ondan dolayı bu usta, tabi benim İbam-ı İbam o numaralar telefonlaşırken aklıma kalmıyor. Ama Mahmud Efendi Hazretleri Yardımlaşma Derneği diye genel bir şey kaldı aklımda. Arkadaşlar altına İbam numarasıdır, derneğin telefonudur, adresidir. İlgilenenlere Allah rızası için bir camiyi tek başına yapamazsınız.
- 04:33
Tek başına yapamazsın derdi Efendi Hazretlerimiz, hani paran yetmez, çok zenginler var, bir tek başına yapıyor. Ama bizim gibi insanlar bir cami yapamayız. Ama onun için hadis-i şerifte ne buyuruyor? Men benâ lillâhi mesciden, men allâhu levû beyten fil cennet. Dünyada Allah'a mescid bina eden, Allah cennete köşk bina edecek.
- 04:55
Bina diyor yani hemen zaten cennet şu anda da donanıyor haberi sağlayışlayanların. Hayırlarıyla, onun için hatta bir hadis-i şerifte velevke mefhası katâtin yani bir kaya kuşu yuvası kadar da olsa yani kaya kuşu yumurta, kaya kuşunun çok küçük bir kuş yuvası yani orada bir adam namaz kılamaz ama hadis-i şerifte neyi anlatmak istiyorsan o kadar da küçük zerre kadar bir hissen olsa yani Allah'ın evinde, Efendi Hazretleri bunu çok söylerdi.
- 05:22
Efendimiz Hazretleri bunu çok söylerdi. Mevla bir cami yapmış, kabul eder. Kupbeyi korumak demek, caminin binasını korumak demek. Kupbe, hava aldığımız, nefes aldığımız, orada sohbetler oluyor, programlar oluyor, kadın erkeğin hizmetler oluyor. Bundan dolayı yardımlarınızı bekliyoruz. Ben biliyorsunuz ayrımcılık satı yapmıyorum.
- 05:46
Efendimiz'e bağlı olan dernekler hepsi bizim. Ama tabi Mahmut Efendi Cami-i Şerif Derneği'nin bir özelliği var. Efendi Hazretlerimizin kendi yeri, kendi ismini verdiği, kendi dua buyurduğu bir yer. Bunu diğerlerinden tabii farklı tutmamız gerekiyor, eftel bilmemiz gerekiyor. Efendimiz'in kendi yeri, kendi ismini verdiği.
- 06:02
Buna göre ilgilenmenizi Allah rızası için rica ediyoruz. Bunu ilan edelim. Caminin kurşunu, resmi bir dernek yardım yapılacak olduktan sonra büyük hayırlara vesile olur. büyük haydalara vesile olur. Şimdi, Sıla-i Rahim konusu, akraba ile ilişkiler, ve
- 06:27
akraba araya sormak, bu akrabadan kimler kastediyor? Ben bir şama paylaşacağım sizinle. Tabi şimdi ben biraz Müsait şeyimde yok, çünkü Şamaylı arkadaşlar çok yazıları küçük yapmışlar, benim de gözüm de seçmedi, bana çıktı verdiler, hiç yazı gözüm seçmiyor yani. Dolayısıyla şimdi büyüteçten büyüteçten olacak iş değil.
- 06:56
Bu Şama ne ile alakalı? Sılayra'yı yapman, araman, ilgilenmen, durumun müsaitse onun durumu bozuksa yardım etmen vs. ilişkiyi sürdürmen ve arayı açmaman, kesmemen gereken akraba kimlerdir? Bunların en yakında zirahimin, mahremin diye fıkıhtaki bir tabirle mahrem, rahim sahibi.
- 07:24
Mahrem, rahim sahibi yani bir Türkçesinin bir şeyi yani evlenilemeyecek yakınlıkta mesela annen, teyzen, halan bunlar birinci derece oluyor. Nikâhta düşmez, öyle mahrem yani hicabında. Aynı evde oturabiliyorsun, aynı odada oturabiliyorsun, yemek yiyebiliyorsun, teyzendir, halandır falan. Teyze kızı olsa, mesela nikâh evlenebiliyor.
- 07:52
evlenebiliyor. Halasının kızıyla evlenen var. Bunlar caiz şeyler. Ama şimdi teyze, hala başka. Dolayısıyla bunların bir şaması. Çünkü neden? Teyzen, halan yoksa, onun sonra kuzenlerindir, halanın kızıdır, amcanın oğludur. Çünkü neden?
- 08:06
Bu noktaları biz hocaefendilere çıkarttırdım. Güzel bir şama halinde. Sizinle paylaşacağımı da kürsüden söz vermiştim. Onu bir iki hafta sonraki buluşmamızda, yani stüdyoda falan olmadığın zaman zor oluyor bu ekrana şey yansıtmak. Onu yapacağım inşallah.
- 08:24
Şimdi, Sıla-i Rahm'in önemi, zaten Kur'an-ı Azimuşşan'da bu usta üç yerde, âyet-i kerimede birisi sarahaten, yani açık ifadeyle lanet meselesi var. O, Kıtal Suresi'nin âyetinde, yani derslerin en başında da okuduk onu, Kıtal Suresinin bir ismi de Muhammed Suresidir. Yani Kur'an'da iki ismi olan bazı sureler var.
- 08:57
Aynı surenin iki ismi var mesela, bazılarının üç ismi var. Kıtal Suresi, Muhammed Suresi'de deniyor. O Sure-i Celil'de geçen âyet-i kerimesinde, sarih, açık ifadeyle lanet var. Sonra, Bekara Suresi'nde, Rahat Suresi'nde var. Rahat Suresi'nde, onları da onu da okuyayım, yani âyet okuyalım en mühim şey, Kur'an'ın âyetlerine mânâ vermektir.
- 09:24
Rahat Suresi âyetinde, orada Bitarikul Umum, Kıtal Suresi'ndeki sarih. Sarih ne demek? Yapmayan lanetlenmiştir. Sarih, ifade açık, herkesin anlayacağı netlikte. Tefsiren, müfessiren ihtiyaç da yok yani. Biraz Arapça anlayan anlar. Rahaf Sûre-i Celle'sinde bi tarikul umum
- 09:53
Onları şimdi tek tek anlatırım. O genel ifadenin içine giriyor, Sıla-i Rahîm-i Kerim'de. ve sende giriyor cümlüne. Çünkü orada da şey var, lanet var. Açık lanet ifadesi var. Yani lanet ne demek? Allah-u Teala rahmetinden, cennetinden kovulmak demek. Tart olunmak demek. Lanet, la'in, la'in, iblisi, iblisi, la'in.
- 10:17
Mel'un iblis diyoruz. Mel'un kelimesinin buradan geliyor, la'in kelimesinin buradan geliyor, lanet, onun mastarı, kökeni. Bu lanetin manası Allah'ın rahmetinden uzak edilmek. E bunu tabi ancak Allah yapabilir, kendi rahmetine kimseyi karıştırmaz, kendi rahmetinden. E bunu tabancak Allah yapabilir.
- 10:34
Ancak kendisi istediklerini yakın eder, istediklerini tart eder, kovar, uzak eder. Tabi rahmetin mahalli neresi? Cennet. Çünkü Allah acıdıklarını nereye koyar? Cennete. Ne buyuruyor? Yüzleri bembeyaz olanlar, yarın ahirette yüzleri ak olacaklar, Allah'ın rahmetindedirler. Bak mesela orada cennet demiyor, rahmet diyor.
- 10:57
Onlar o rahmetin içinde ebedi kalacak. Rahmet demek, acımak demek. Ya rahmet elle tutulan, gözle görülen bir alan değil. Ama rahmetin mahalli. Allah acıdıklarını nereye koyar? Cennete. İşte lanet ettiklerini nereye koyar? Cennete. Onun için rahmetle efendim cennet eşdeğer manaya geliyor. Neden? Cennet rahmetin mahalli.
- 11:21
Allah'ın acıdıklarının yeri cennet. Bu itibarıyla lanet var buyurulduğunda da zaten. Bunun karşılığı olarak ne anlaşılıyor? Allah'ın rahmetinden uzak ettikleri. Allah'ın rahmetinden uzak ettikleri cennette ne işi var? Tabi ki o da cehenneme düşüyor. Onun için Rahat Suresi ayetinde de umum tarifiyle lanet var.
- 11:42
Ama umumi ifadede ne var? Allah'ın eklenmesini emrettiği şeyleri kesenler diyor. Sıla-i Rahim zaten sıla eklemek demek. Vuslat birleşmek demek. Sıla da eklemekten geliyor. Orada da tabi Allah'ın sadece yapılmasını, eklenmesini, ulaştırılmasını bitirmesini emrettiği şey sadece Sıla-i Rahim'de ibarette değil.
- 12:05
Daha başka şeyler de var. Tabi Müslüman'ın Müslüman'la dostluğu var. Din kardeşliğinin eklenmesi var. Müslüman'la ilişkiyi, Müslüman'ın dostluğunu kesmemek. Çünkü kafile dost olma diyor, müminlerle dost ol diyor. Şimdi dolayısıyla burada bir Sıla-i Rahim olmasa da yani başka konularda var. Ama umum tarifiyle orada da lanet var.
- 12:26
Allah'ın eklenmesini emrettiği şey kesenler şeyinde var. Bir de Bakara Sûresi'nde var. Kur'an-ı Kerim'de üç yerde var. Bunu da İmam Muhammed El-Bakır Hazretleri. İmam Muhammed El-Bakır oluyor olan on iki imam. Ehli Beyt imamlarımızdan on iki imamdandır. İmam Muhammed El-Bakır Hazretleri. İmam Muhammed El-Bakır oluyor olan on iki imam.
- 12:52
Ehli Beyt imamlarımızdan on iki imamdandır. Kimin oğludur? İmam Zeynel Abidin Es-Seccad. Zeynel Abidin Es-Seccad çok secde yaptığı için. İki bin tane hurma ağacı var. Bin tane hurma ağacı var şeyde, Medine'de. Her hurma ağacının altında iki rekat nafile namaz kılıyor her gün. Yani bu iki bin rekat eder.
- 13:17
Kerametlenecek, zaman genişleyecek, bereket olacak. İmam Zeynel Abidin. Onun için onun adına Es-Seccadü. Seccade diyorsun ya seccade. Anlını koyduğun yerde namazda. Seccade demek çok secde yapan adama Es-Seccad derler. Yani elif namusu seccade. Bu itibariyle tabi seccade de asıl manasında, çok secde yapan kadına da seccade derler.
- 13:40
Yani kelime olarak. Ama tabi Türkçe'de şimdi yere serilen seccade deniyor. İmam Zeynel Abidin, Hazreti Hüseyin Efendimiz'in direk zulmünden oğlu, torunu değil, mübaşir nesebinden oğlu. Hazreti Hüseyin Efendimiz Kerbela'da şehit edildiğinde yetmiş ailesinden de gençlerle beraber, çocuklarda var. İmam Zeynel Abidin Hazretleri sıtmalıydı işte, hastaydı falan, kenarda kalmıştı.
- 14:08
Harbe direk katılmadı. Harpte harpte yaptı. Binlerce ordu gelmiş. 50-60 tane çoğuzu kadın çocuğa yani. Kerbela büyük bir fecaat. Oradan sağ kalan bir tek İmam Zeynel Abidin Hazretleri. Zaten ehli beytin, Hazreti Hasan'dan olanlar farklı. Ama Hazreti Hüseyin'den geleninin, belki de hepsi diyebiliriz, İmam Zeynel Abidin'den geliyor.
- 14:35
İmam adı da yani Ali. Dedesinin adı yani, Hazreti Ali Efendimizin adını koymuşlar. İmam Zeynel Abidin, Zeynel Abidin ismi değil. Sıfatı yani, ibadet edenlerin ziyneti sözü, çok ibadet ettiği için. İmam Zeynel Abidin'in ismi Ali. Ali Zeynel Abidin. O da kimin babası? Muhammed El Bakır. Muhammed el-Bâkır, Muhammed el-Bâkır, İmam Bâkır diye geçiyor.
- 15:03
Bâkır, onu da Bâkır'a çeviriyorlar, bilmiyorum Elifleri konuşamıyorlar yani maalesef. Bâkır, yani B çekecek, Bâkır Hazretleri, çok büyük ilimler sahibi ehl-i beytin imamı. Zaten onun da oğlu Cafer-i Saadet. sadık, meşhur. Bizim İmam-ı Azam, Efendimiz'in şeyhi, bütün İbeyaz Pestamazları, yani silsilemizde olsun, mezhep, hepsinin şeyhi İmam Cafer-i Sadık Hazretleri.
- 15:28
Onun babası Muhammed el-Bâkır Hazretleri, onun babası Ali Zeynel Abidin Hazretleri. Bu İmam Zeynel Abidin Hazretleri buyuruyor, yani bu konu rivayeti o yapıyor. Diyor ki, la tü sahib kat'a rahimin. Oğlum diyor, artık oğluna mı diyor, cemaatine mi diyor, yani her Müslümana, bu büyük bir vasiyet. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in torunu İmam Zeynel Abidin Hazretleri.
- 15:55
Buyuruyor, sakın akrabasıyla sılay rahimi kesen, ilişkiyi kesen, aramayı sormayı, gelmeyi, gitmeyi, görüşmeyi kesenle arkadaşlık etme. Arkadaşlık etme, bak sen kesme Demir, sen zaten kesme. Sen zaten kesersen en büyük günahı istemiş olsun. Ama diyor mesela, bir arkadaşım var, akrabasıyla, teyzesiyle, Tarkın.
- 16:17
Halasıyla, bilmem ne, amcasıyla, bazıları anasıyla, babasıyla bile küskün yani, millet asi olmuş. Dolayısıyla sakın diyor, arkadaşların arasında akrabasıyla ilişkiyi kesmiş, sabahı kesmiş kişiler bulunmasın diyor. Çünkü neden, ona bir bela gelir, o bela sana da vurur diyor. Halbuki ben akrabamla iyiyim, hepsini arıyorum, soruyorum.
- 16:43
Ama diyor, arkadaşın diyor, akrabayla görüşmüyor, akrabasıyla. Çünkü neden, şimdi lanetlenmiş bir insan, bir tanesinde beş vakit namaz kılmayan insanla da arkadaşlık aç. İblis ne dedi yani? Bir adamla arkadaş oldu. Eski dönemde İblis, insan suratına şekil olarak görünüyordu. Eski ümmetlerde.
- 17:12
arkadaş oluyordu, dilenci kılığında para istiyordu falan. Dolu sahihatis var, meleğin insan kılığında geldiği, gittiği, imtihan ettiği. Şimdi bizim ümmette böyle şeyler yok gibi gözüküyor. Ama bizde de keramet olarak var. Yani normal standartta kalmadı, ama bir velidir, keramet sahibidir, meleği görür.
- 17:28
İmam Gazali söylüyor, melekleri görürler evliya Allah diyor. Peygamberin ruhlarını da görürler, görüşürler diyor. Sifile karşı verdiğim cevaplarda uzun uzun anlattım delillerimi. Dolayısıyla keramet olarak bir evliya, bir veli görebilir. Veyahut da normalde cin ve şeytan gözüken şeyler değil. Kur'an-ı Kerim siz onları göremezsiniz diyor.
- 17:48
Ama o normal mutadıdır yani. Standardı görünmez. Ama keramet yoluyla bir veli, bir şeytan, bir iblisi görebilir. Nitekim iblis Muhammed bin Vasiye Hazretleri'nin önüne çıktı. İşte bir dua okuyorsun, onu okuma dedi. Söz veriyorum sana, sana dokunmayacağım dedi, ölene kadar dedi. Muhammed bin Vasiye de anladı o dua çok faydalı, şeytanı men ediyor.
- 18:10
Çünkü şeytan işi düştü bana. Yoluna çıktı anene. Ya dedi bana ne yaparsan yap dedi, ben Allah'a sığınırım. Ben de bütün millete bu duayı öğreteceğim dedi. Sade ben niye kurtulayım hani, millet de kurtulsun dedi mesela o dua. Ezker davat kitabı 12. cillinde. Hatırlıyorum yani, 1'de de olabilir ama sanki 2'de.
- 18:29
Yazıldı diye düşünüyorum. Sabah namazdan sonra da okunuyorsa. Sabahları da okuma rivayeti var, namazdan sonra okuma rivayeti var. Şimdi onun için iblis bazı kere gözükürdü yani. Biriyle arkadaş oldu işte, yola gittiler. Öğlen namaz vakti işte çıkmak üzere hani. İblis baktı hani bu namaz kılıyor mu kılmıyor mu.
- 18:50
Sonra baktı adam namaz öğlen geçti yani. Sonra 2. oldu, 2. çıkmak üzere. 2. geçti yine kılmadı. Sonra akşam, sonra yatsı. Tabi yatsının sabaha kadar payı var diyelim. Ama baktı ki adam yatmaya hazırlanıyor. Yolda arkadaş oldu. Dedi ki ne yapıyorsun dedi. Yatıyorum dedi, yorulduk dedi ya bütün gün yoldayız dedi.
- 19:12
Niye yatıyorsun? Namaz kılmadın. Ben namaz kılmıyorum dedi. Eyvah dedi, ben de bekledim toptan kaza edecek. Hani toptan kaza da olmaz yani doğruyu konuşalım. Şimdi bir vakit kazaya, zaruretsiz, keyfi kazaya bıraksan 80 seneceki namazı yapmak. He tamam sonra tövbe ettin. Vakti vaktine kılmaya başladın.
- 19:31
Sonra geçmişlere kaza ediyorsun, o aynı tövbe kapısı açık. Ama böyle keyfine göre kazaya bıraktım. Daha sonra akşam hepsini birden kılarım. Böyle bir şey yok. Yani azabı engellemez. Ha tövbe edip de bir daha yapmasan o başka. Ama arada böyle yaparaktan tövbe olmaz. Efendim, dedi ki o zaman bana müsaade dedi.
- 19:52
Eyvallah dedi. Niye dedi? O da onu normal bir insan arkadaş zannediyor. Yolculuk yapıyorlardı. ben secde etmedim iblis oldum dedi. İblis de nereden geliyor? Melun'dan geliyor. Melun en büyük lanetlenmiş. Allah'ın rahmetinden cennetten kovulmuş, uzak edilmiş yani. Ben de iblis olayım, sen dedi beş kere Allah'a secde et diyor, sen secde etmiyorsun.
- 20:21
Şimdi onun için iblisin sözüne atıf olarak şu aklıma geldi. İblis dedi ki, korkarım dedi, senin başına bir bela gelir, namaz kılmadığında, bana da vurur dedi. Halbuki ben Allah'tan dedi, kıyamete kadar yaşama sözü almışım. Rabben zurnilâhe mübâsün, insanların diriltileceği güne kadar bana müttefet ver, ben insanları azdıracağım dedi.
- 20:43
Allah da celle celâlühü imtihan olsun diye iblisi yarattı. Kullara imtihan olsun, meleği de yarattı. Melek de ilham veriyor, şeytan da vesvese veriyor. Bakalım sen ne tarafı tercih edeceksin? Özgür iradenle. Bu da bir imtihan sebebidir. Mevla'da ne buyurdu? İnneke minel münzarîn ilâ yevmil vaktil mârim.
- 21:05
Belli bir vakte kadar, yani insanlar ölene kadar onlarla uğraşacaksın diye, sen imtihan vesilesi yaptığım için, mühlet verilenlerdensin, yani yaşatılacaksın dedi. İblis ölmüyor. Sürriyetiyle beraber çok yaşıyorlar. Cinler ölüyor. Cinler de uzun yaşıyor, bize göre çok uzun yaşıyor ama ölüyor. Mesela iblis tayfası, o da cinlerden bir grup ama,
- 21:27
yani anladın mı, her iblis aynı zamanda her şeytan aynı zamanda cindir. Ama her cin şeytan değildir. Çünkü cinin Müslümanı var, alimi var, hafızı var, aynı bizim gibi. Şimdi bak, iblis diyor ki, korkarım sana bir bela gelir, benden müsaade edeyim ama senin yanında arkadaş olduğum için senden bana sıçrar diyor.
- 21:48
Yani ne demek istiyor, bana direk gelmese de senin belanı da bana vurur. Çünkü neden, yoldayız. Araba kaza yaptı mı, gemi battı mı, mesela yani. Şimdi burası dikkat. İmam Zeynel Abidin, Radıyallahu anh Hazretleri, işte bunu buyuruyor, diyor ki, Sılay Rahim, akrabalık ilişkisi, kesenle sakın sohbet, muhabbet etme.
- 22:14
Çünkü neden, Ben akrabasıyla irtibatını keseni, Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim'inde, üç yerde lanetlenmiş buldum. Yani üç ayet buldum, ki mesela burada çok ilim ister. İkisinde lanet açık ifade de var ama, birinde Sılay Rahim açık var, öbüründe Sılay Rahim yok, öbüründe de yok. Ama oraya da dahil. Çünkü üç yerde diyor, lanetlenmiş buldum.
- 22:43
Ve üç ayeti kerimeyi zikrediyor. Şimdi, bu anti kerimelerde, onları okuyayım kısaca, bir tanesini zaten ilk derste de okudum ama, ilk dersler de kaç ay evveldi, hastanedeydim hatta, Sılay Rahim derste ilk başladığımda hastaneden yaptım. Öyle bir ders vardı yine. Vardır 5-6 ay. Yani o arada tabi, üç aylar girdi, şey oldu boğuldum.
- 23:07
Zürrich'e girdi, bayağı olmuştur. Bu anti kerimesine, Entebelleytüm entüfsidu fil ardı ve tukattı'u erhamekum. Yani Müslümanlara hitap ediyoruz tabi. Müslümanlar, umulur ki siz diyor yani, hani Allah bir şeyden korkmaz, hani korkarım ki manası veremiyoruz. Ama, herhalde gibi bir mana, yani herhalde siz, Allah herhalde de umursa, Allah bilmez ki ne yapacağında, mana yani
- 23:35
insanlara hitap olduğu için bizim üslubumuzla konuşuluyor. Belki de siz, Entebelleytüm, yönetimi ele aldığınız zaman, yani hükmü ele geçirdiğiniz zaman mesela, şimdiki hesaplar, kaymakam oldun, vali oldun, vekil oldun, başvekil oldun, cumhurbaşkanı oldun mesela, yani bürokrasta bakan oldun, dünya kadar mansız bir makam var.
- 23:59
Yeryüzünde Entebelleytüm entüfsidu fesat çıkarabilirsiniz diyor. Bozgun yaparsınız fil ardı yeri. Şimdi bozgun yaparsınız, ne demek? Gücü ele geçiren, görmüyor musun? Herkeste adalet yok, herkeste insaf yok, herkeste vicdan yok. Gücü ele getiren öbürüne bindiriyor. Değil mi şimdi? 28 Şubat'ta bize neler ettiler?
- 24:21
FETÖ gücü ele geçirdi, bize neler ettiler? Hepsinde kaç kere hapse girdik. E çünkü onu istediği gibi konuşmazsan, veya onun yanlışına yanlış dersen, gücü ele geçiren, bu kadar zulüm yapıyor. Yeryüzünde fesat çıkarıyor. Fesadını görmüyor musunuz? 15 Temmuz'un 10. yılını idrak ettik. Yani şehitlerimize rahmetler okuduk, dualar ettik, Allah bir daha mislini göstermesin
- 24:49
vatanın milletin, devletin başına. Tayyip Bey'imize çok yardım etsin, kuvvet versin inşallah. Yani bu kadar büyük olaylar atlatıldı. o kadar atlatıldı. Çünkü adam yönetimi ele geçirince bana para vereceksin, para vermeye ne yapsa atıyor. Bütün vergileri, vergi tahilleri bunların elindeydi. Köye hizmete yardım, hizmete yardım, adam yardım etmiyor, o zaman 2 milyon,
- 25:12
3 milyon, 5 milyon vergi çıkar. ona yardım ettiği zaman vergisini çiziyor. Halbuki vergi, kamu malı. Bütün milletin, hastanenin, yolun, çeşmenin, suyun, devletin, bütün insanların hizmetine o vergi toplanıyor. devletin, bütün insanların hizmetlerine o vergi toplanıyor. Ama orada benim hizmetime verirsen, benim derneğime verirsen, senin vergiden mahvoldu.
- 25:34
Bunları yaşadık. Örnekleriyle ve yakınımdakileriyle gördüm. FETÖ neler yaptı bize maddi, manevi. Yani başka Müslümanlara da yaptı, onları da gördüm. Onun için Mevla buyuruyor ki bak, yönetimi ele aldığınız zaman, hem Müslümanız diyorsunuz, ama yönetimi aldığınız zaman hele, güç elinize geçtiği zaman, yeryüzünde bozgun yapıyorsunuz.
- 25:58
Anam silah, silah eline geçti kalktı, vatandaşa tuttu, doğurttu. Yani insanın tankla kafasıyla bedenini ayırdı. Tankın altına yatan üstünden geçti. Bu hainler, bu zındıklar. Yani gözümüzün önünde ya, gözümüzün önünde. Canlı yayında yani. İşte bu, ya adam sana derler ki sana efendim silah vermiş, vatanı muhafaza et diye.
- 26:29
Yahudi'ye karşı, bilmiyor, Amerika'ya karşı, Yunan'a karşı, Avrupa Birliği'ne karşı, Roma karşı, Rus'a karşı, sen kalkıyorsun, Müslüman'a çevirdiği silahı, bir de taradılar milleti. Bak işte, herkesin eline gücü geçmemesi lazım. Merhametli, adaletli, insaflı, haramdan sakınan, Allah'tan korkan adam olacak yani.
- 26:55
Öbür türlü ne yapar? Hani ne demiş? Kıbrıs'ın eline yetkiyi verirsen, en başta gelir babasını keser, demiş. Tıynet meselesi de biraz var tabii, karakter meselesi. Fıtrat meselesi. Terbiyeli adam, düzgün yetişmiş adam, kaliteli adam, kültürlü adam, hazabe efendi, herkese iyilik yapar. Bir vazifeye geldiği zaman.
- 27:22
Ama öbürlerine ne yapar? Hemen ben gidene kadar, üç sene, beş sene, iki sene belli olmaz. Bu yetki benden alınmadan evvel, parsayı toplayayım, ne koparırsam, kârdır. Ondan sonra devleti, malı, deniz, yemeyen domuz, haşa. Ondan sonra, işte, fırsatçılık yapar. Fetö böyle yaptı, öbür böyle yaptı, ben böyle yaptım, 28 Şubatçılar böyle yaptı.
- 27:47
28 Şubat döneminde öyle paşalar var, adam öyle daireler, mümkün değil, ömrü hayatını maaşıyla öyle bir villa alamaz. Millete bir bindirdiler, herkesi korkuttular, 28 Şubat bin sene devam edecek, bilmem ne. Milleti soktuğu zaman sona çıkıyor. Her dönem bunu yaşadık, yani ben kaç dönem yaşadım böyle. Sonra ne yaparsınız?
- 28:08
''Ve tukatturû arhâmekû'' İlk işiniz ne olur biliyor musunuz? Akraba ilişkisini kesersiniz. Halbuki sen normal, zengin değilken, fakirken, yetkili değilken, yetkisizken akrabanla görüşen adam, şimdi bir yetkiye geldin, bir makam mevkiye geldin, adaletli bir şekilde, meşru bir hakları çerçevesinde bir Müslüman'a iyilik yap.
- 28:35
E tabi ki burada akrabanın en yakınlığını hak eder annen, baban, gayrimeşru bir şey yok. Meşru bir şeyini yap. Ama ne yapar? Ya bu akraba beni zora sokar. Şimdi ben biraz güçlendim, balazlandım, işte ne bileyim, elime bir mühür geçti. Bunlar, şimdi öne gelen bana bir iş söyler. Ya tamam, söylediği iş gayrimeşruysa, dersin ki yapamam.
- 29:04
Dediği iş kanuna, hukuka uygunsa, şerata, sünnete uygunsa, e yap en başta, yakınına yardım et. Varsa bir imkanın. Kur'an-ı Kerim her yerde. E ondan sonra, zevil kurbağa vel yeteğe, ma vel mesakin, yani akrabayı, fakirse, muhtaçsa yani gözetilmeye, yetimden, miskinden, yani başkasının yetiminden, fakirinden önce, akrabanın fakirini Kur'an devamlı söylüyor bütün ayetlerle.
- 29:32
Ama siz ne yaparsınız diyor, yönetime gelir gelmez, akraba ilişkilerinizi kesersiniz, yeryüzünde fesat çıkarsın. İşte Yezid ne yaptı? Mavi Eratoy'a lan, sahabe efendimiz. Onun bu işle de aklı yok. O vefat ettikten sonra oldu bu işler. Onun hayatında olmadı. Ama Yezid meleği onu ne yaptı? Hazreti Hüseyin Efendimiz.
- 29:53
Hazreti Hüseyin Efendimiz onun yakını. Çünkü Hz. Hüseyin Efendimiz'in, Hz. Maviye Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in kayınbiraderi, Ümmü Habibi Annemiz'in kardeşi. Yani Yezid denen meluhun, Ümmü Habibi Annemiz'in Yeğeni, yani Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in hanımı, Ümmü Habib'i annemiz, Ezvâc-ı Tâdâd, Ümmü Hatîr Mü'mininde, Hz.
- 30:23
Mâvevî'nin kız kardeşi olunca, oğlunu nesi soruyor? Hala soruyor. Hz. Maviye'nin kız kardeşi olunca, oğlunun nesi oluyor? Hala'sı oluyor. Yani aynı aile. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in, Ramazan-ı Mutâra'daki Hucurant-ı Saadet'te, eşleriyle oturduğu bir ev, yani ev demek de bir şey, şimdiki gibi ev anlaşılmasın, birkaç metrelik odalar, orada Hz.
- 30:46
Hüseyin Efendimiz nerede büyüdü? O odalarda büyüdü, o evde büyüdü. E sen, yani, halanın torunu bu. Veyahut neyse, akraba-baba var. Kaç yerden var? Kaç yerden bağ var? Yani, kureyşlikten şeyi geriyi düşünmüyorum yani, özel akraba ilişkileri var. E ne yaptı? Yezid-i Ömer Efendimiz, Hz. Hüseyin'e çeker bela olaylarına sebebiyet verdi.
- 31:13
Bir de yani, adama bir yetki vermemek gibi de değil. Hz. Hüseyin Efendimiz 70 tane eli beyt, Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem, hane halkı bunlar. Hepsi torunları şehit oldu. Neden? İşte güç denirse, tacımı tahtımı şeyler, millet peygamber torunu diye ona bağlanır. Bu sefer o küfeye geldi mi etrafına bir ordu topladığı zaman, benim saltanatım gider, bilmem ne, bilmem ne.
- 31:42
Halbuki bunlar hayali panikler, korkular. Ama işte gücü elinde tutan, o sahip olduğu gücün elinden alınmaması için her şeyi yapmayı düşünün. Adam babasını kesiyor, oğlunu kesiyor. Siyaset için, riyaset için. Onun için hele bir de maddi imkanlarınız arttığı zaman akraba ilişkilerinizi keserseniz, siz ben bilmez miyim Allah'a buyuruyor, ben yarattım ne mal olduğunuzu
- 32:11
bilmez miyim buyuruyor. Yani böyle yapan çok oldu. Gücü elinde tutan ve imkanlara kavuşanların ekseli ise akrabasını arayıp sormazlar. Ama onlar hakkındaki ayette işte bu tasrih olan ayet Kıta Suresi'nin ayetinde. İşte onlar ancak o kimselerdir ki, Allah akrabalarını arayıp sormayan hele ki de bir de imkanı varken arayıp sormayanlara lanet etmiş, rahmetinden tard etmiş,
- 32:41
kulaklarını sağır etmiş. ama burada Allah'a sağır ettim dediğinde kalbinin kulağı duymuyor. Bu ne demek? Kalbi köreliyor. Bu da ne demek? İmansız ölmesine sebep ediyor. Hakkı duymaktan sağır etmiş. Allah niye sağır etsin? Allah kulak vermiş, ayet-i hadis dinle, sohbet dinle diye vermiş. Burada ayet dersi okuyoruz.
- 33:05
Ama sen onu dinlemezsen veya dinleyip birinden girip birinden çıkarsan yani amel etmezsen, ibret almazsan, ders çıkartmazsan Allah onu sağır etmiş. Ne demek? Etkilendirmiyor. E niye? O zaman sen kendini ara. Allah sana kulağını vermiş, peygamberini göndermiş, vaazini göndermiş, hocasını göndermiş, her imkanı tebliğini yapmış.
- 33:25
E sen niye etkilenmiyorsun, niye düzelemiyorsun? O zaman sen kendine bir suç araman gerek mi? Ben niye etkilenmiyorum ya? Öbür adam yanımda hüngür hüngür ağlıyor, geceye sabaha namaza kalkıyor. Ben niye vurdum duymaz, kör hayvazım ya? Ama o zaman kendine bir dön. Peki ben haram mı yiyorum? Acaba kul hakkı mı yiyorum?
- 33:49
Çoluk çocuğuma mümin mi? Ne mi yediriyorum? Bu çoluk çocuk bana niye asi geliyor? Veyahut ben niye başım beladan kurtulmuyor? Veyahut da ben niye namaza başlayamıyorum? Ben niye halamı teyzemi arayamıyorum? Elim niye gitmiyor? Ayağım niye yürümüyor? O zaman senin başka bir arızan var yani. Çünkü sen Allah bu kadar tebliğ etmişsin.
- 34:11
Bak ne buyuruyor? Sen böyle yaparsan ben sana lanetlerim diyor. Lanetleyince de kulağını sağır ederim. Kalbinin kulağı duymaz olur. Ve ama kör eder efsâravum. Gözlerini de kör etmiş. Yanı başındadır, göz görmez ama demiş. Yani yanı başında duranı görmez. Komşusu açken buradan tokluktan ölür, komşusu açlıktan ölür.
- 34:34
Görmez. Etkilenmez. Arayıp sormaz. Çünkü neden? Dumura uğramış. Hisler dumura uğramış. Vicdan cüzdana dönmüş. Onun için bak ne buyuruyor Muhammed El-Bakır R.A. Akraba ile eskisini kesenler arkadaşlık bile etmiyor. bile. Çünkü neden? O'nun belası sana vurur. Çünkü Allah ne bulduğuna, onlara lanet etti.
- 35:01
Kulaklarını sağlattı, gözlerini kör etti. Şimdi kulağı, kalp kulağı sağlık kör. Yani kalbi katılaşmış, facir olmuş, fasık olmuş. Çünkü kebair günah. Kur'an-ı Kerim'de kebair günah, en büyük günah yapan insan devam da ederse buna tövbe etmezse fasık oluyor. Kebair günahların hangisinde devam ederse, tövbe etmezse fasık oluyor.
- 35:26
Mesela küçük günahlardan fasık olmuyor. Yani mesela... Yani mesela, şimdi biz niye kebair günahlar dersindeyiz şu an? Yani o derslerin sırasına takip ediyorum. Mesela, araya çok şeyler girse de Youtube'daki şeylerimde dersler sıralıdır. Yani arada üç ay sonra bile ben Sıla-i Rahim dersi yaptım. Kebair günahların kaçıncısı, işte dokuzuncusu, onuncusu,
- 35:47
neyseyse ben sayıyı unutmuş olabilirim. Orada o ders oraya ekleniyor. Onun için insan, önce Ehl-i Sünnet itikadı üzere imanı tahsiye edip gözden geçirteceğin sonra büyük günahlardan sakınmaya çok önem vermesi lazım. Çünkü büyük günahlardan sakınmadığı zaman namaz kılsa bile fasık oluyor.
- 36:05
Şimdi bir adam hem namaz kılsa hem içki içse. E fasıktır. Bir adam hem namaz kılıp da zinayetse. Hem hacca gidip zinayeten yok mu? Beş vakit kılıp zinayeten yok mu ya şimdi? Kendimizi kandırmayalım. Böyle de insanlar var. Ya şimdi onun namazı onu fasıklıktan kurtaramaz. Çünkü ne de zina başlı başına büyük bir günah.
- 36:24
İçki başlı başına büyük bir günah. İşte Sıla-i Rahim'i millet hafife alıyor. Akşam maayı aradım salladım aramadım kaç sene oldu, bilmem. Bu mühim. Onun için bunun şaması da mühim. Kimlerden mesulüz? Kimlere mesul değiliz? Kimlerden ne kadar mesulüz? Benim maddi gücüm ne? E benim gücüm yoksa ben buna ne yapabilirim?
- 36:44
Yapamazsam sorumlu olacak mıyım? Fasık olur muyum? E bunlar, işte bu derslerin devamında bu gelecek. Yani birkaç ders içinde bu konuyu toparlayacağız. İnşaAllahurrahman. Burada lanet ifadesi sarih geçti. Bir de Sıla-i Rahim'e tukattı oğul koparırsanız e rahme güm akrabalık bağlarınızı koparırsanız diyor Ulâkellezine lâ nevmullâh.
- 37:09
Allah onlara lanet ettiriyor. Bu net. Sarih dediğin açık ifade var. Şimdi öbür ayet-i kerime Ran Suresi'nin ayeti. Ran Suresi'nin ayetinde Estağfirullahe vellezine enkudûne O kimseler ki bozuyorlar. Ahdallâhi. Allah'a verdikleri sözleri min ba'di misâki. Halbuki tehkikli, kuvvetli. Yemin billâh, kâlû belâdan beri söz verdiler.
- 37:30
Allah'a itaat edeceğiz. E Allah da neyi emretti? Emirler var, yasaklar var. Allah'ın sözünü bozuyorlar. vektavne mâ merallâhu be'en yûsâ'n. Allah'ın ulaştırın, ekleyin, ilgilenin, bitiştirin, kopartmayın dediği şeyleri kesiyorlar. Burada sıla-i rahim geç mi? Ama umum ifadede bu işlerin en başında gelenlerden biri nedir?
- 37:57
Akraba ile ilişkiyi kopartmayın. Allah neyin kopmamasını, kopartılmamasını emretti? Bunlardaki diyorlar, onları kopartıyorlar diyor. İşte buna, bu ifadeye girmeyecekti. Sıla-i rahim girmeyecekti. Başka ne girecek? Tabi ki Müslümanlarla dostluğu pekiştirin. O ilişkiyi Müslümanlarla kopartmayın. İşte efendim vesaire dünya kadar
- 38:18
Allah'ın efendim yardımlarınızı yetimlerden eksik etmeyin. Dullardan eksik etmeyin. O yardım irtibatınızı devamlı iletişim halinde olun. Fakir fukaraya gözükmesin. Bunların hepsi. Bunları kestiğin zaman bu bağları koparmış oluyorsun. Yani Allah'ın emrettiği, ekleyin, bitiştirin, arayın, sorun buyurduğu konular
- 38:38
Sadece sıla-i rahim değil ama sıla-i rahim bunların başlığına geliyor. Yetimler miskinden evvel bile ayette zevil kurbağa, akrabağa geliyor. Yani tabi akraba da fakirse şimdi akraba, akraba fakir değilse zekat verilmez ki. Fakir olmayana zekat verilmez ki. Yani o ayrı bir şey. Ramazan, bayram, kurban, cenaze, taziye, düğün, hoş beş bunlar zengin fakire bakmaz.
- 39:01
Sıla-i rahim, akraba. Ama tabi zekat ve sataka da fakire verilir, zengine verilmez. Ama akrabası da herkesin çoğunun var fakir. Ona öncelik verilmesi lazım diyor. İşte bunları koparanlar diyor ve üstünlüğüne filan yeryüzüne de bozgunculuk yaparlar zaten. Bunların kaçınılması o. Allah'a verdiği sözü bozan, Allah'a itaat emrinden çıkan yeryüzünü düzeltemez ki daha.
- 39:29
Zaten Allah'a karşı gelen adam kendi bozuk. Kimi düzeltecek? Yeryüzünü bozguna verirler diyor. İşte orada da Bunlara özel lanetlerim yağacak. En kötü yurtlar cehennem onların mekanı olacak diyor. Ha bu ayette de umuma giriyor. Çünkü neden? Burada Allah'ın bitiştirilmesini. ulaştırılmasını emrettiği şeylerin ilişkisini kesip koparanlar.
- 39:59
Sıla-i Rahîm geçmiyor ama bu konunun da başında Sıla-i Rahîm geliyor eklenmesini. Dünya kadar birkaç ders yaptık, o derslerde dünya kadar hadisler okuduk bu konuda. Rahim anne rahmi nasıl Allah'a yalvarıyor, arşa sığınıyor. ve dualar ediyor bunlar. Geçen derslerde Sıla-i Rahîm konusuna özellikle
- 40:18
kebal günahlara girin, oradan da Sıla-i Rahîm'e girdiğiniz zaman o dersleri bulursunuz. girdiğiniz zaman o dersleri bulursunuz. Baya bir ders yaptık. Bayağı bir ders yaptık. Yani çok hadis okumuşuzdur. İşte bu da genel manada geliyor. Neden? Allah'ın ulaştırmasını emrettiği şey rahimleri, akraba ilişkilerine de şamil en başta olur.
- 40:37
Bir de nerede var? Bekara Sûresi'nde var. Bekara Sûresi'ndeki ise Bitarik-il İhtizam Yani Kıtab Sûresi'ndeki Bitarik-il Tasrih açık ifade. Sıla-i Rahîm'i kesen lanetlenmiş. Rahat Sûresi'ndeki Bitarik-il Umum. Çünkü öyle bir umumi kaide buyrulmuş, onun içine gül. Şeyde, Bekara'da da umuma girer. Çünkü Ellezîne, oradan Ellezîne ile başlıyor.
- 41:08
Ellezîne kudûne haddallâhu min ve âdemi itâkı ve aktaûne mâ marallâhu bi-en yûsale ve üstidûne fil arzûi ulâke humul hâsirûn Orada da ancak bunlar iki cihanı kaybetmiş, kusurağına uğramışlardır. Ne yapıyorlar? İşte demin söylediğim konuları yapıyorlar. Allah verdikleri sözü bozuyor. İşte namaz sözü verdik, kılmıyoruz, zekat sözü verdik.
- 41:29
Parası varsa, haç sözü verdik, Müslümanız, iman etmişiz. Sözlerini bozuyorlar. E gavur zaten hiç konuşmuyor. Zaten Allah'ı inkar etmiş. İslam'ı kabul etmemişler. Mehmeti cehennem, o belli. Ama Müslümanım deyip de bu yanlışları yapanlar da çok. Sonra yeryüzüne fesat, bozgun çıkarıyorlar. İşte gasp ediyorlar, yağm alıyorlar, rehin alıyorlar, kaçırıyorlar.
- 41:53
Yani ne bileyim, fesat çok. Görmüyor musunuz? Çeteler, meteler, yani Türkiye ne halde, bütün, biraz para kazananın kafasına biniyorlar. Adam zaten devlete vergiyi zor ödüyor. Bir de sana haraç mı verecek? Burası asker, polis devleti. Hukuk devleti.
- 42:12
Şimdi elhamdülillah yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Bey, Allah razı olsun kendisinden. Bu işe önem verdi. Yeni Adalet Bakanımız Akın Bey. Allah razı olsun, Allah korumalı. Muhafızları olsun. Rabbim bütün şerlerden korusun muhafızı. Bu tehlikeli işler. Kırk sene evvelki dosyaları açıyorlar. Hacı Muhsin Yazıcı, Rahmetullah Ali abimiz.
- 42:34
Şehidimizin dosyasını açılıyor. Yani bunlar kolay şeyler değil. 15 sene, 20 sene hasır altı oldu. Hasır altı oldu bu dosyalar. Çünkü ucu kime kadar giderse gitsin kardeşim. Hangi zalime, hangi katile giderse Allah belasını versin. Devlet de cezasını versin. Yani ama bunlar cesaret ister. Yıllarca bu dosyalara dokunulmadı.
- 42:56
Eşiğindeki bakanlarımız elhamdülillah çok iyi çalışıyor. Allah muvaffak etsin. Sonuna getirmeleri nasip etsin. Çünkü yarım kalma tehlikeleri var. 1 sene sonra, 2 sene sonra seçim. Seçimde yeniden atamalar değişiyor. Hükümet inşallah değişmez. Tayyip Bey'imize nasip olsun. Tekrar en az bir dönem daha nasip olsun.
- 43:18
Allah sağda ve devam etsin. Çünkü başlamış işler var. Bunların yarım kalmaması lazım. Askeriye bakımından, güvenlik bakımından, silah sanayi bakımından, uçak sanayi bakımından memleketin güvenliği. Orada Kıbrıs Rum kesimi İngiltere'nin, Amerika'nın, İsrail'in şeyi oldu. Silah merkezi oldu. Türkiye'ye karşı.
- 43:42
Mavi vatanımıza karşı. Akdeniz'de büyük bela oldu. Oradan sonra Yunanistan'la beraber. Yunanistan'da kankisi Yahudi. Birleştiler. Türkiye'ye karşı silahları çevirdiler. E gavurlar da onlar Türkiye'yle savaşsa gavurlar onları mı tutar, bizi mi tutar? E gavur gavur tutar. El küfrü milleti vaide, küfür tek millettir.
- 44:03
Gazete'de ne oldu? Mazlum halka kim tuttu? Müslümanlardan başka. Özellikle Türkiye çok bu işte güzel hizmet etmeye çalıştı. Yani onun için burada eşkıyalık çoğaldı. Fesat çoğaldı. İşte bunlar Mevla biliyor. Bunlara ben lanet ediyorum. Bunların kalplerini gözlerini, kalplerinin gözünü kulağını sağar, kör ediyorum.
- 44:31
Ve bunlar bir şey anlamaz hale geliyorlar. Artık adam yani vicdaniyiz. Hiçbir şey yok. Gözünün önünde milleti kestiriyor, doğuruyor, parçalatır. Çocuk, mucuk bize bakmaz. Onun için diyor Muhammed Bagir Hazretleri bak Kur'an'da 3 yerde diyor akraba ilişkilerini kesen keşkilerini kesen, tesad çıkaran, bozgunculuk yapan, insanlara zarar verenleri lanetlenmiş buluyor.
- 45:00
Böyle insanlarla arkadaşlık yapma ki, sende böyle bir pis amel yoksa da, ona gelen bela sende aynı ortamdasın, sana da vurur. 13. Sıla-i Rahîm'i buradan anlayabildiniz mi bilmiyorum. Yani burada dünya ahireti kusranının sebeplerinden birinde terk edilmesinden birinde Sıla-i Rahîm'in terk edilmesi olduğunu Sıla-i Rahîm'in terk edilmesi olduğunu beyan ediyor.
- 45:23
beyan ediyor. Şimdi yine bir Şimdi yine bir hadis-i şerifinde İsbâhânî bunu Büyük Muhaddis'tir İsbâhânî Hazretleri o rivayet ediyor. Efendim, Terkibü Terib'de, 2317. hadis-i şerif rakamı Hennad İbn-i Serî Hazretleri, Büyük Muhaddis'te bu da, Ezrûd-i Şerif Hazretleri var, 2. yüzyıl 489. Büyük Muhaddis Şuab-ı Lîman'da, 7590.
- 45:49
hadis-i şerif vesaire, kitaplarda, Bukhariye'de, Müfret'te de kısa, muhtasarı var, 63 rakamı ile falan, bu hadis-i şerif önemli. Künnâ biz cülusen oturuyorduk, indâ Rasûlillâhi sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimizin yanında oturuyorduk diyor. Evet. Sahabe-i kiram anlatıyorlar. Abdullah İbn-i Ebi Evfâ Hadis-i şerifin râvîsini demeyi unuttum.
- 46:17
Abdullah İbn-i Ebi Evfâ Radıyallâhu anh-ı hazretleri, sahabeden meşhur hadis-i râvîlerden bir kere biz Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanında oturuyorduk. Fekâle buydu ki, Bugün bizim sohbetimizde, meclisimizde oturmayacak. Kaçsın gitsin diyor. Kim? Biz de şaşırdık. Kâtu-r Rahîm, akrabasıyla ilişkisini kesen biri varsa burada, aramayan, sormayan gibi.
- 46:47
Oturamaz bizim meclisimizde. Çıksın gitsin. Bu çok acayip bir önem. Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem pek yaptığı hareketler değil. İşin önemini anlatmak için. Bismillahirrahmanirrahim'in terkinin tehlikesine temas etmek için. Yani o ciddiyeti vermese, bazı nasihat kabiliyeden izah ederiz, etmeyiz.
- 47:08
Öyle değil. Oturmasın diyor ya. Benim meclisimde diyor. O arada, şimdi olsa camide iman bağırsa, ben sohbette bağırsam, birisi kalkıp çıkmaz. E niye? Yani, onu da teşrif edecek halim yok. Ben bilmem ki kimseler herhangi bir şey yapmıyor. Ben adamın günahını ne bileyim, sevabını ne bileyim? Ama bu Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, oradaki insanlar düşünmüyor mu ki bunu?
- 47:32
Allah'tan vay geliyor. Böyle buyurduğuna göre, bende de bu sıfat var. Feslil olmak var. Kalk çık dışarı. Fekame kalktı, fetheden bir genç. Delikanlı daha genç. Sahabeden tabi efendim, sohbette. Minel halikattan, halka derken böyle sohbette. Yuvarlak çevirmişler, oturmuşlar. Namazlardan sonra böyle sahabeye bir şeyler anlatırdı.
- 47:57
Soru soranlar olurdu. Cevap verirdi. Kalktı, millet baktı. Bu niye kalktı şimdi falan? Ne yapacak bakalım? Fetha gitti. Teyzesine gitti. Doğru gitti teyzesinin evine. Teyzesiyle arasında bir şeyler olmuş. Oluyor bu akrabalarda da. Çok oluyor yani. Ondan sonra teyzecim dedi Allah sende günahlarını affetsin.
- 48:27
Sen de bana bir yanlış yaptın. Olabilir. Oluyor bazı yanlışları. Ben de sana yanlış yaptım. Bu kadar zamandır aramadım, sormadım. Sen de benim için istiğfar et. Allah da beni de affetsin. Teyzesi de Allah'ım bunu affetti. Yeğenimi affetti. O da teyzemi affetti. Helalaştılar. Sonra efendimiz sohbetine geri yetişti.
- 48:51
Meclise oturdu, döndü. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bak şimdi. O şimdi kalktı, herkes anladı bir şeyler. O şimdi geri geldi, oturdu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ne buldu? Allah'ın rahmeti bir toplumun üzerine inmez ki onların içerisinde sılayı rahimi kesen akrabasıyla ilişkisini koparan biri vardır.
- 49:16
Eğer bir kişi bile akrabasıyla, bin kişi cemaat, on bin, elli bin kişi toplandığımız cemaatler oldu. Tavafta yüz bin kişiyiz yani. Bin milyon kişiyiz. Arafat'ta kaç milyon kişisin. Senin uğursuzluğundan millet de sarar. Çünkü Allah'ın rahmeti diyor, aralarında akraba ilişkisini kesen koparan birinin bulunduğu meclise inmez diyor.
- 49:46
Allah'ın rahmeti inmediği zaman sen de rahmetsiz kalacaksın, ben de rahmetsiz kalacağım. ben de rahmetsiz kalacağım, ben de rahmetsiz kalıyorum. Yağmur'a da Allah Kur'an'da rahmet diyor mesela. ve vellezînezîl-lugâisem min bâdimâ kanatû ve enşûrû rahmete ümidi kestikten sonra yağmuru indiren Allah rahmetini yayıyor diyor.
- 50:09
Bir de yağmur geliyor. Allah rahmetini de şey yapıyor, barajlar doluyor, musluklardan su akıyor. İşte otlar, saplar, çimenler, sebzeler, meyveler yeşilleniyor, yetişiyor. Allah'ın rahmeti işte, yağmur. E şimdi rahmet inmez. E ne oluyor? E şimdi yağmur yağmadığı zaman sana da yağmıyor, bana da yağmıyor.
- 50:31
İstanbul'un barajının suyusu kuruduğu zaman, herkesin musluğuna tahlip edecek. Yani bir kuraklık olduğu zaman, fiyatların pahalaşması şimdi ben anlamıyorum. Bu kadar da sere var, bu kadar da şey var, dört mevsimde çok pahalılık var. Hükümet baş edemiyor bunlarla. Hükümet baş edemiyor bu fiyat ayarlamalarla.
- 50:53
Yani acayip tabii bir şey dönüyor orada dolap, tarlada şu kadar, hale gelene kadar bu kadar. Oradan bana o pazara neyse, yani ama şimdi bu nereye yansıyor? Rahmet yağmadığı zaman, bu tarlaya yansıyor, tarla cüzdana yansıyor, baraja yansıyor, musluğa yansıyor, tarate temizliğe yansıyor, mikroplara yansıyor, temizlik olmadı mı, su olmadı mı, temizlik olmadı mı, temizlik olmadı mı
- 51:19
bulaşıcı hastalık oluyor. E nice ümmetler, milletler susuzluktan, bulaşıcı hastalıktan kırıldı. Tarih bunun örnekleriyle dur. Bak rahmet inmez diyor. Rahmet Allah'ın acıması. Bunun bir eseri de yağmur. Bunun bir eseri de bereket. Bunun bir eseri rızık. Çünkü Allah acıdığına verir. E şimdi onun için bak Muhammed Bakır Hazretleri'nin
- 51:45
anlayışlarına, nasıl hadis-i şerifte bak, bizimle oturmasın diyor. Yani burada ne demektir? Sen de onunla arkadaş olma demektir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sohbetten kaldırıyor adamı. Sohbet ne demek? Arapça'da sohbet kökü zaten sohbet yaptığımı biliyorum. Sohbet Arapça zaten. Sohbet demek, birliktelik demek.
- 52:02
Bir arada olmak demek. Bizim dünyamızda oturmasın diyor. Onun için bu, yani milletin başına bela olmayalım. Hem kendimize faydamız olsun hem millete. Neden? Sıla-i rahim yaptığım zaman benim olduğum yere rahmet geliyor. Benim olduğum yere rahmet geliyor. Yanımdaki ne de o rahmet denirse geliyor, nasip geliyor.
- 52:23
Ama şimdi ben bozuk adamım, ben bir günah işlediğim zaman benim uğursuzluğumdan hanımımın da rızkı kesiliyor. Çoluk çocuğum da fakirliğe, muhtaçlığa tühçar kalıyor. Çünkü günahlar sebebiyle innel racüle le yuhramu le yuhramu bazı rızkıyı bizden veriyor suyu bu. İnsan yaptığı bazı günahlar sebebiyle, yani her günahının cezasını verse zaten sana bir
- 52:49
lokma yemek vermemesi lazım Allah'ın. Günahımız çok. Ama bazı günahlarına ceza vermek murad ettiği zaman rızkının da bir kısmından mahrum olur diyor. Bu sefer ne oluyor? Çoluk çocuk etrafında çoluk çocuk sabit çıkıyor. Hemzikte bebeler var. Hicabında babası niye fakir oldu mu? Çocuğa da kadın yemek yiyemeyince çocuğuna süt emciremiyor.
- 53:09
Veyahut dışarıdan bile süt bezmez bir şey alamıyor parasızlıktan. Ve tamam da işte o kocasını da kendine dikkat edecek. Her şey dünyada çalışmaktan, işe girmekten, maaş almaktan, sigortayla bitmiyor. Bereket diye bir şey var, rızık diye bir şey var, Allah'ın yarattığı bir rahmet diye bir şey var. Ondan sonra bakıyorsun adamın üç katı maaş alan keçinemiyorum diye bağırıyor.
- 53:35
Onun üçte biri maaş alan mutlu mesut yaşıyor. Tamam hani tabi ki parasına göre yaşıyor. Ama huzur diye bir şey var. Kazasızlık, belasızlık diye bir şey var. Yani istediğin kadar zengin ol. Allah bir hastalık, bir bela versin mi? Milyon dolarlık hastalıklar var şu anda. Eşi benzeri görülmemiş. Millet para topluyor.
- 53:57
Bir milyon dolar lazım oğlum. Şu oldu bu oldu işte görüyoruz. Yardımda yani bir şey söylerlerse de ilan da ediyoruz tabi ki engellilere, şunlara. Ama anne baba da dikkat edecek. Yani senin günahlarından, senin uğursuzluğundan, senin musibetinden, senin belandan. Çoluk çocuk etkileniyor, torun etkileniyor, komşu etkileniyor, İstanbul genel halk etkileniyor.
- 54:19
Herkes günahları bıraksa, terk etse, tövbe etse böyle pahalılık olur mu? Ayet ver, hadis ver. Allah yalan mı söylüyor aşağıya? Haramlardan sakınsanız gökten yerden bereket kabrılarını açarım diyor. E şimdi bize gökten yerden bereket kabrılarını açılmış hali bu mu ya? Biz Müslüman mı toplumuz? İstanbul, Ankara, İzmir vs.
- 54:39
Türkiye. Müslüman mı? Genelinde Müslüman mı toplumuz? Ama namaz oranı kaç? Zina oranı kaç? Zekat vermeme oranı kaç? Sılayray'ın akrabasını arayıp sormama oranı kaç? Kebal günahlar serisini dizdiğin zaman sıraya tulum çıkarıyoruz. Ya bu kadar haramla, bu kadar günahla bu toplumda da rahmet geçiriliyor.
- 55:04
Bereket geçiriliyor. Yağmur yağacak. Ahir zamanda yağmurlar yağacak, bereketi olmayacak. Hadis-i şerif. yağmurda yağıyor çok, ama ekonomi düzelmiyor, çarşı pazarda fiyatlar düşmüyor, Allah karına kızdığının alameti nedir? Fiyatları pahalı edelim diyor. bir kanla kızdığının alameti nedir? Fiyatları pahalı ederim diyor.
- 55:23
Bu da hadis-i şerif, Bu da hadis-i şerif. Pahalılık pahalılık. neyin tutsun annesi acaba? Ha tamam yetkililer işini doğru yapsın, tabii ki doğru yapsın. Ben kimseyi, hiçbir bakanı, hiçbir bürokratı, hiçbir siyasi aklamak için âyet-i hadis okumuyorum haşa. Herkes işini doğru yapsın, herkes günahdan uzak dursun.
- 55:43
Ama zamanında toplumsal bir veri var. Bu durumumuz Allah'ımızın rızasına uygun mu? Uygun olsaydı bu pahalılık olur muydu? Irmakları gür akmaz diyor. E ne oldu yani? Eski gürül gürül, çocukluğumuzdaki ırmaklar Karadeniz'de, gidiyoruz yine. Nerede o gürültü? Irmaklar akmıyor. Yani bunun gibi daha nice veriler var.
- 56:13
Allah'ın razı olmadığının alametlerini hadis-i şerifte beyan ediyor. İmam Nesefi Hazretleri bunu el-kant fizik-i ülemâşe merkante kaynağı ile tahrif etmiş. Bu hadisleri çok okudum ben sohbetlerde. Onun için ne diyor? Ebr-ı bulut demek Farsça. Ebr-ı benâiyet beymen-i zekât. Ezzinâ üftet vebâ ender cihat.
- 56:40
Efendimize çok okudum. Yani bulutlar gelmiyor, yağmurlar rahmet saçmıyor, bereketler gelmiyor. Neden? Zekâtlar verilmediğinden diyor. Mesnevî de Mevlânâ söylüyor. Zekâtlar verilmediğinden. Türkiye'de öyle zenginler var. Zekâtlarını tam verseler, kırkta biri tam verseler fakir kalmaz. Herkesin maaşına 20 bin 30 bin falan gelir.
- 57:04
Yani öyle zenginler var. Milyar dolarlardan bahsedilen zenginler var. Zekâtlar verilmediğinden bulutlar gelmiyor. Yani bereketler kaçıyor. Zina, eşcinsellik, lezbiyenlik, bilmem ne bilmem ne memleketteki durumları görmüyor musun? Kâvrılar bütün pisliklerini bize akıtıyor. Zina ve fuhuştan dolayı da altı cihete yani her tarafa mikroplar yayılıyor.
- 57:34
Ondan sonra Zani ve zina, üfdet veba. Salgınlar, cinsel yoldan bulaşanlar vs. Mikrop ya. Zina mikrop. E şimdi işte bütün günahları buna kıyas etti. Rahmet inmez diyor. Rahmetin inmediği bir topluma Allah acımaz demek. Onun için yine burada Ebu Reyhan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den anlatırdı.
- 58:14
Hadis anlattığı bir mecliste bir sohbet yapıyor. 10272. rakamda hadis. Bu hadis şerifte de öyle buyuruyor. Ant veriyorum. Bir mecliste sohbet var. Ebu Reyhan Hazretleri konuşma yapıyor. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den sonra. Ne demek Ebu Reyhan Hazretleri'ni bulsak. Fizan'a gideriz Ebu Reyhan'ın hayatta olduğunu bilsen.
- 58:42
Bir saatlik, ne bir saat. Bin saatlik olabilir. Yayan gider. Bir Ebu Reyhan'ı görsem diye. Rasulullah görmüş sallallahu aleyhi ve sellem. Toplanmışlar. Akraba ilişkinizi kesen varsa ant veriyorum. Yanımızdan kalksın ki çıksın diye. Sohbetin ortasında. Bir genç halasıyla senelerdir konuşmuyormuş. Hemen kalktı gitti barıştı.
- 59:10
Halası dedi ki hayırdır yavrum. Senelerdir gelmiyorsun, gitmiyorsun. Ne oldu dedi yani. Kafana sarsılma düştü derler bizde. Ondan sonra o da dedi ki ya böyleymiş dedi ya. Ebu Reyhan'ı sohbetten attım. Çıksın gitsin dedi. Bana demedi ki sen çık. Ama ben anladım dedi. Ebu Reyhan'a sor ki bunu niye sohbetten çıksın dedi sana.
- 59:34
Veyahut da senin gibi yapanlara. O da gitti Ebu Reyhan'a sordu. Ebu Reyhan Hazretleri buyurdu. Diyen neyse. Rasulullahi sallallahu aleyhi ve sellem. Ben Rasulullah'tan kulaklarımla işittim. zaten kulaklarımla işittim, Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyuruyordu, İnne rahmette lâ tezzurû alâ kavm fîhim gâtû rahîm.
- 59:57
Akraba ilişkisini kesen yere rahmet yağmaz. Akraba ilişkisini kesen adamın bulunduğu meclise rahmet inmez. Taberani hadisinde şöyle geçiyor başka rivayet, İnnel melâkeler zilü alâ gavmi fî fâturâk. Sıla-i rahmi kesmiş bir adam varsa oraya melekler de girmez. Ya zaten bunlar paralel şeyler yani. Allah'ın rahmeti gelmiyorsa, rahmet melekleri de gelmiyor.
- 1:00:20
rahmet melekleri de gelmiyor. Azam melekleri gelir. Azap melekleri gelir. Ecelin geldi mi azrâlâ selâm kim olursa olsun gâvura da gidiyor alıyor. O ayrı bir şey. Ama bir de rahmet melekleri diye bir şey var. Ecel meleği, ölüm meleği o vazifesi geldi mi gelir. Ama rahmet meleği geldiği zaman burası huzur dolar,
- 1:00:40
aile huzuru olur, evde saadet mutluluk olur, evin dar olsa da kalbin geniş olur. Rızkın fakir olsan da bereketin bol olur. Rahmet meleği soyutlandığı zaman, gelmediği zaman, çıktığı zaman üç bin metre yer, dar geliyor adama. En çok ne kadar zengin var en çok onlar mutsuz. Bütün uyuşturucular bilmem neler kafayı bulmalar, operasyonlar bilmem neler hepsi zenginlerdi.
- 1:01:06
Parayı bulanlar kafayı bulmazmış. Ya kafayı niye buluyorsun kardeşim parayı da bulmuyorsun. Paranın keyfine bak. Zekatını ver, sadakanı ver, kendinde eğlen, gez. Kafayı bulursan zevk alamayacaksın ki hiçbir şeyden. Ama mutsuz. Onun için biz rahmetin peşindeyiz. Yine bir hadis-i şerif daha okuyalım. Buradaki imkanlarımıza göre yani camide değiliz şu an.
- 1:01:33
Tabi ona göre kısa diyelim, tabi kısası da elhamdülillah bir saat oldu herhalde. Ameş radıyallahu anh'tan, Ameş tabiinin büyüklerindendir. O da İbni Mesud'un radıyallahu anh'ın rafilerinden bulunmuş. Taberani sayısını tezkir ediyor. Sabah namazından sonra yine halaka kurulmuş yuvarlak sohbet yapılıyor.
- 1:01:54
İbni Mesud hazretleri işte çok büyük sahibi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in en yakınlarından buyurdu ki Akraba ilişkilerini kesenler, sıla-i rahim yapmayanlar, yakınlarını arayıp sormayan biri varsa Allah rızası için rica ediyorum, yalvarıyorum kalksın. Niye dediler ya?
- 1:02:24
Şimdi dedi ki sohbeti bitirdik dua yapacağız. Biz Rabbimize dua yaparken göklerindeki kabul kapıları, dualar göklere çıkacak. Allah'ın kabul makamına ulaşacak. Mevla mekandan münezzeh gökte değil, yerde değil. Mevla'da mekan olmaz. Ama kabul makamı arşta göklerde, semada.
- 1:02:53
Şimdi dedi biz dua yapmaya hazırlanıyoruz. Ama akraba ilişkisini kesen bir adam aramızda varsa gök kapıları ona kitlenmiş. O da bizim aramızda olduğu için kabul görmez ve biz dedi boşuna zayiat olur yani. Bu kadar sabah namaz kıldık, cemaatle zikir yaptık, dua yapacağız dedi ya. Akraba ilişkisini kesen çıksın gitsin.
- 1:03:15
Bizim duamıza mani olmasın dedi. Kabulümüze engel olmasın dedi. Mevzu bu kadar ciddi. Dolayısıyla herkes artık hesabını kitabını yapsın. Halanla mı, teyzenle mi, dayınla mı, amcanla mı, hatta ananla mı, babanla mı varsa mutlaka helallik, mutlaka ihtiyaç görme, durumuna göre seni de şerat, gücünün yetmediği şeyle tabii ki sorumlu tutmaz Allah.
- 1:03:37
Sen de çalıp çırpıp da anan istediğini yap demedik yani. Yani meşru bir şekilde dairede, çerçevede birbirine yardımlaş. Ondan sonra kimseye zarar vermeden, başkasının hakkına girmeden tabii ki. Dolayısıyla bu konuda hadis-i şerifler, daha önemli konular var. Birkaç konuda daha devam edeceğiz. Önümüzdeki haftada devam edeceğiz inşallah.
- 1:04:01
Bu vesileyle Allah-u Teala cümlemizi kul haklarından halas eylesin. Yarın ahirete gitmeden, ölmeden evvel tevbe kapılarını bize fetheylesin. Kabul kapılarını fetheylesin. Ölmeden evvel kul haklarından helallik almayı bize nasip eylesin. Yakın akrabamız, uzak akrabamızın her birine de gönül hoşnutluğu almamızı nasip eylesin.
- 1:04:21
Ve emanetler üzerimizde kalmış ölmekten muhafaza eylesin. Borçlu ölmekten, kabirde rehin kalmaktan, tutsak olmaktan muhafaza eylesin. Amin diyen dinlerinizi her camiden şu mübarek gecede, cuma gecesinde azat eylesin. Rabbimiz Teberruke ve Teala, Gazze'ye yardım eyle, Filistin'e yardım eyle. Doğu Türkistan'a yardım eyle, halas eyle.
- 1:04:45
Ya Rabbi elhamdülillah bu kardeşlerimiz Haydar'ımıza yardım ettiler, bizi dinleyen takipçilerimiz. Bunların yardımlarıyla 300 çadırlık Haydar'ımız, Gazze'nin göbeğinde, Pelediye'den aldığı 30 dönüm, 30 hatta 2 dönüm, yer üzerinde 300 çadır yaptığı evleri
- 1:05:08
yani çadırların işleri çok güzel yaptığı, Kur'an okuyacakları medrese çocuklarına yaptığı, namaz kılacakları mescid, ondan sonra namaz kılacakları mescid, ondan sonra korumalı, güvenlikli, yani korumalı derken tabi çalmaya, çırpmaya karşı tabi yahut diye bir şey, ancak sen baş edebilirsin kurban olduğum Allah'ım yahut ile.
- 1:05:31
Mümkün mertebe bütün imkanlar seferber edildi, 300 çadır bu mahalle açıldı. Sen müteemmen mübarek eyle, yardım edenlere yardım eyle, kuruşu olanlara ya Rabbi tam bir çadır yapmış gibi, bütün Gazze'dekilere yardım etmiş gibi kabul eyle, herkes imkan nispetinde yardım ediyorlar, bir daha kardeşlerimizi bu duruma düşmekten muhafaza eyle,
- 1:05:53
kalıcı binalar yapmayı da göster ya Rabbi, onları evlerine yuvalarına döndüklerinde görmek nasip eyle ya Rabbim. Biz de bir konuşma yaptık, bizim Cübbel Ahmet Hoca YouTube sitemizde de var, Haydar'ın sitesinde de var, oradan da dinleyebilirsiniz. Gazze'deki Müslüman kardeşlerimiz, yavrularımız, küçüklerimiz toplanmışlar, çadırları teslim alıyorlar.
- 1:06:14
Ya Rabbi bu projeleri daim eyle, sokakta kimseyi bırakmayacak şekilde, Haydar'ımızın yardımcılarını da himmetleriyle, yardımlarıyla, destekleriyle ve daha nice yardımcılarımızı ziyade eyleyerek, Gazze'de kimse dışarıda yatmayacak şekilde ya Rabbi, şimdi yazdan yine kış geliyor, birkaç ay içinde yine soğuklar başlayacak, yağmurlar başlayacak ya Rabbi,
- 1:07:03
Gönüllerini mesrur eyle ya Rabbel Alemin. Tebliğ etmelerini, kardeşlerimizin birbirimize emn-ü arif yapmamızı nasip eyle. Kötülükten ne etmemizi, bu derslere ulaştırmamızı ve bu günahlara düşen müptelal olanları da kurtarmaya bizleri vesile eyle. Amin amin.


