2:01:20 / 2:15:08Şu an 2:01:20 / 2:15:08
Video bölümleri
- 03:46Derneklerde Çay Sohbetinden Önce Ehl-i Sünnet Akaâdi ve Ta'lîm Tecvîd Öğrenilmeli!
- 07:10Kıbrıs Seçimlerinde Ersin Tatar Bey’in Kazanması Türkiye, Suriye Ğazze ve İslâm Alemi İçin Hangi Yönlerden Çok Önemli (Seçimlerinde Ersin Tatar Bey’in Kazanması Türkiye ve İslâm Alemi İçin Hangi Yönlerden Çok Önemli)
- 32:35Mahmûdî Dernekler Federasyonu'na Üye Olanlar Neler Kazanacak? Üye Olmayanlar Nelerden Mahrûm Kalacak?
- 43:09Efendi Hazretleri’miz: "Mahmut Eren'e Medrese Verilmez” Buyurmuşken Onun Uyduruk İcâzetlerine Katılmak Mahmûd Efendi Hazretleri’ne Tam Bir Muhâlefettir
- 53:54Bir Vehhâbînin, Rasûlüllâh Sallellâhu Aleyhi ve Sellem’in Kabr-i Şerîfine Dönerek Yaptığı Büyük Terbiyesizlik!
- 1:10:15Ölümden Sonra Rûhun Bedenle İlgisi Hangi Parçasıyla Devâm Eder? Kuyruk Sokumundaki Çürümeyen Hücrenin Rûhla Bağlantısı Nedir?
- 1:25:49Peygamber ve Şehîdlerin Kabirdeki Hâlleri ve Rûhlarının Diğer Rûhlardan Farkı Nedir?
- 1:31:56Mısır’da Bulunan Hangi Velînin Kabrini Ziyâret Edenin İstedikleri Yerine Gelir?
Transkript
332 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu teala ala seyyidil murselin Muhammedin. Âli ve sahibi ecmu'ine elhamdülillah. Lillâhi'l-lezze hedâne âli hâdâ ve mâ künnâ. Nehtedihle velâ hedâne Allâh. Ve mâ tevfîkîn mâ teslâmîn illâ bil-lâne. Kad jâ'el. Resûl-ü Rabbinâ bil-hâk.
- 00:20
Sallu alâ Resûlillâh Muhammed. Allâhümme salli alâ seyyidil Muhammedin. Sallu alâ şefî'u iznû ibnâ Muhammed. Sallu alâ tevbe-i kulûbina Muhammedin. Allâhümme salli alâ seyyidil Muhammedin. Allâhümme salli ve sellim ve barik. Ve barik alâ seyyidina Muhammedin Nebiyyil Ümmiyyil Habîbil Âli-l Kadri ve'l Azîmil Câhî ve'l Âliyyil Sahbih.
- 00:52
Âmin. Kıymetli kardeşlerimiz, ahiret yolculuğu devam ediyor. Sevdiklerimizi, ahbabımızı, devamlı uğurluyoruz, yolculuyoruz. Yücel Abimiz, lûtf-i Yücel Abimiz, Mevlâmızın rahmetine vasıl oldu. Rabbim kabrin nûr eylesin, derecesini hâl eylesin. Bize çocukluğumuz. Bize çocukluğumuza çok emek etti, kitaplarımızı aldı, çok düşmanlarımıza karşı himaye etti.
- 01:24
Fatih Camii'nin kapısında dururdu, meyve satardı, sonra balık satardı falan. Senelerce Efendimiz Hazretlerimizin bağlısı, râbıtanın muhafızı, müdafaa. Bunlarla çok uğraşıyordu bu sapıklarla. Hep mücadele ediyordu. Yolda izleyici, 80 yaşına geçti, hiç mücadeleyi bırakmadı. Allah Efendimiz Hazretlerimize komşu eylesin, şefaat namazları eylesin.
- 01:50
Ruhunu şehadet eylesin. Allah'ım geride çocuklar bırak. Ahmet Hoca varmış da meşhur. Sohbetler ediyor biliyorsunuz, cenazelerde ve sahil televizyonlarda da konuşuyor. Onun oğludur, diğer oğulları da var. Allah hepsinin bir hayırlı muradlarına ihsan eyleyip, sabr-ı cemil, ecr-i cezîl, hayırlı uzun ömürlerle heylesünnet müdafasına hâdim eylesin.
- 02:12
Âmin. Yücel Abimizin özel hatırı var. Bende çok emeği var yani bu cemaatlere. Senelerce sohbetleri getirdi, getirdi. Senelerce uzun yollarda hep beraber idi. Onun için hepimizde hakkı vardır. Dolayısıyla ümmette hakkı vardır. Yani çok hizmeti var. Bu tarikata, şerata hizmeti çoktur. Şuur verdi, çok şuur veriyordu insanlara.
- 02:33
Onun için ona özel bir şehadet cuma gecesine gönderelim inşallah. İnşâAllah. Buyurun, eşhedü en lâ ilâhe illâllâh ve eşhedü enne Muhammeden abdûhû ve rasûlûhû. Lâ ilâhe illâllâh, Muhammedun Rasûlullah, fî kulli ilâ muhaddime ve nefese. Âdede mâ visehahum ilmullah. Allah, Allah, Allah, Celle Şeâreti ve Celle Celaluhu.
- 02:58
Ya Rabbena alemin. Neciyelerimizi bizden kabul eyle. Erbâane vasıl eyle. Erbâaniyetlerini haberdar eyle. Ya Rab ona yüksek tecelliler, dereceler ikram eyle. Ya Rabbena alemin. Bütün sevdikleri, dinledikleri alimler, Fatih Camisi'nde orada doğdu büyüdü. Orada ne alimler gördü geceleri.
- 03:15
Eski Osmanlı döneminden kalan alimlerden, işte tabi Göner Mehmed Efendilerden de daha eski alimler vardı, anlatırdı hep onlara Şaban Efendi Hazretleri, şu Efendi Hazretleri, bu Efendi Hazretleri, o çok alim evliya görmüş. Mesnevi dersleri Fatih Camisi'nde direklerin diplerinde alimlerin ders okuttuğu zamanlarda rastlamış idi.
- 03:36
Çok alim görmüştü. Onların hepsine ilhak eyle ya Rabbena alemin. Amin. onların hepsine ilhâb eyle ya Rabbel Alemin. Âmîn. Ondan sonra kardeşlerimiz vaadlerimizde, yukarıda vaadler var. Orada hanımlara çok güzel bir hizmet var. Her perşembe. Perşembe 13.30 ile 16.00 arası Bu yukarıda vahitlerin merkezi var bizim eski Sohbet yaptığımız yerde
- 04:04
Şu anda vahitler orada vazife hizmet yapıyor Efendim Haydar oradan ayrıldı biliyorsunuz yer olarak buraya intikal etti Orası vahitlerin özel hizmetleri ile Şeriat tarikat Hizmetleri ile ilgili Hanımlara önemli bir duyuru var burada Her Perşembe saat 13.30 ile 16.00 Arası Kur'an Tecvid Arapça fıkıh dersleri Kadınlara Nerede buldu kadınlar böyle bedava bir şey ya
- 04:32
Bir de ücretsiz yapmışlar Ya bir de ücretli olacaktı yani Onu ne yazıyorsun ücretsiz Bizde ücret var mı? Efendi Hazretleri'nin üstünde ücret var mı? Yok biz Efendi Hazretleri'nin yolundayız Onu holdikçiler düşünsün Holdikçi tarikatlar düşünsün Bizim işimiz yok ücretle Her iş bedava Onun için Her Perşembe 13.30 ile 16.00 Arası İyi bir vakit yani 2.5 saat
- 05:00
2.5 saat Kur'an tecvid, tecvid ne demek Herkes yanlış okuduğunda namazı olmuyor ya Kabirden ne cevaplar edecek ahirette Bir de çıkacak ahirette namazı yok Hiç kazam yok zannediyor Melekler diyecekler ki hiç namazın yok Niye? Tecvid bilmem Size de burada yapmaları lazım Akşam yatsaraları vs.
- 05:21
derneklerde Her yerde yapmaları lazım Geçenlerde bunun üzerine çok durdum Ve lakin Dernekler dır dır dır dır kır kır kır kır Çay, çay, çay, çay, çay Daha namazı kılamıyorlar Millet Çayı hak ettin mi de çay içiyorsun Bir Fatiha'dan imtihan edeyim bakalım Bir imtihan Doğru okuyor musun? Sınıfı geçmedi Ne çay sana ya Ne de çorba Önce namazını düzelt Önce talimin tecvidini düzelt
- 05:55
Hiç namaza dine önem veren kalmamış Anca işte gidiyorlar derneklere gidenler, gelenler Bir havalar yani bir havalar Maksat ehl-i sünnet itikadı Sonra namaz ya İlmihal namaz Bunu yapmadan evvel boşuna iş yapma sen Ne geziyorsun Ne yaşıyorsun zaten Dükkan aleyhine çalışıyor Zarar eden dükkanı kim açık tutar derdi Efendi Hazretleri Zarar ediyor dükkan Kapat gitsin nasıl kapat
- 06:24
Kafama sıkar giderim mi diyeceksin Ne yapacaksın o zaman Hemen ehl-i sünnet itikadı tahsih Hemen talim tecvid Hadi ehl-i sünnet itikadı benim dersleri dinliyorsun Orada yüzlerce ders yapmışım itikad dersleri Ama talim tecvid olmaz ki Talim tecvid hocanın önüne diz çökeceksin Ağzını düzelteceksin Anladın mı?
- 06:47
Bu hanımlara büyük bir nimet bu şimdi Herkes başınızın çaresine baksın Ben anlamam 0212 alan kodu ile 588 1588 vaatlerin hizmetleri çoktur Hocaefendiler orada vazife yapıyorlar Allah razı olsun Ondan sonra Efendim kardeşlerim
- 07:14
Kıbrıs'ta bu pazar seçim var Ersin Tatar Beyefendinin kazanması için dua etmemiz lazım Zaten 218 bin R var 11'de seçim bitiyor sabah Yani R çok az Ama çok önemli Çok önemli Türkiye'nin bekası için Akdeniz soluna bekası için Gazze için de çok önemli Çünkü Gazze nereye bakıyor? Akdeniz Bütün mesele Kıbrıs'ın üzerinden geçiyor
- 07:48
Şimdi Amerika Kıbrıs'a ne yapmaya başladı? Büyük üsler kurmaya başladı İngiliz'in zaten üsleri vardı Orası İngiliz'in elindeydi Ondan sonra ne yaptı? Ah Erbakan hocayı dinleselerdi Erbakan hoca adanın tümünü alacak Hala Sultan'da Radıyallahu anha validemiz O da bizim tarafta kalacaktı Akın akın ziyarete gidecektik şimdi Kaldırım kesiminde Ecevit'in yüzünden Demirel'in yüzünden
- 08:12
Amerika'dan korktular Yarı yerde durdurdular Erbakan hocamız ne dedi? Rahmetullahi Kabrin nuru olsun Bunu bize Efendi Hazretlerimizle beraber Mina'da anlattı bize gece Gecenin üçünde anlattı Lütfü Tanrıca Rahmetullahi Onunla beraber geldiler Bize bunu gecenin üçünde anlattı Efendi Hazretlerimiz Üç kişiydik ya İşte maceraya girmeyelim dedi Demirel aradı
- 08:40
Amerika'ya karşı maceraya girmeyelim dedi Ama Erbakan hoca dedi Biz genelkurmay başkanıyla anlaştık Askeriye de çok muvaffık oldu Ondan sonra Bismillah Komutu verdik yani Ecevit'te o vakit İngiltere'ye gitmiş idi Bir zaman sonra Londra'ya gitti hemen Ondan sonra ortalık karışınca İşte hemen durduralım Ya niye durduruyoruz?
- 09:04
Hatta bizim hak bizim Hazreti Osman zamanından fethedilmiş Hazreti Muaviye R.A. komutasında fethedilmiş İslam toprağı orası Ondan sonra durdurdular yarıda Durdurmasalardı Şimdi bu sorunlar var mıydı? Yok işte bak Erbakan hocadaki şuur Milliyetçilik nerede Vatanperverlik nerede Öbürlerine korkarlar yani Onun için korkulen şey olmaz Maalesef şu anda Çok büyük sorunumuz var
- 09:36
Kıbrıs'la alakalı İsrail şu anda bütün yatırımını nereye yapıyor? Kıbrıs'a yapıyor Şu anda İsrail'in bütün yatırımı Kıbrıs Sorun Akdeniz'de bitecek Ta bu işin sonu Armageddon'a kadar Melhame-i Kübra'da da Avrupa Birliği'den gelen 80 sancak altında Anladın mı sen? Efendim 12.000 Her sancakta 12.000 kişi var 12.000 kişi var 80 sancak Değil mi?
- 10:02
1 milyona yakın gavur gelecekler Hz. Mehdi ve ordularına karşı Buraları işgal etmek için Nereden gelecekler? Yine Akdeniz'den gelecekler Öyle mi? Amikovası'na oraya nereden gelecekler? Kemiğle Akdeniz'den gelecekler Bütün olaylar bundan sonra Akdeniz üzerinde dönüyor Mavi Vatan dediğimiz mevzuda bu Dolayısıyla ha burası İstanbul Ha orası Mavi Vatan Deniz O orayı almadığın zaman
- 10:30
Gavur oradan geliyor sana Onun için Türkiye maşallah güzel bir şeyler yaptı Hakan Fidan Bakanımız Allah selamet versin Çok pratik işler yaptı İşte o arada Libya ile bir anlaşma yapıldı biliyorsunuz Libya anlaşması Mısır'la da Mısır baştan bir Ters yaptı düz yaptı bir karkaşa çıkarttı yani Sonra Yunanistan'dan bir anlaşma lafları çıktı falan Belki de imzada oldu
- 10:58
Ondan sonra elhamdülillah şimdi Mısır'la da herhalde anlaşma oldu Libya falan Yani Akdeniz'de durumumuz şimdi Müslümanlar olarak Türkiye'nin diğer Müslümanlarla falan Durumumuz iyi elhamdülillah Ama tabi şu Amerika öbür taraftan Kemilerim var diye her yere geliyor Hiçbir yerde toprağı yok Hiçbir yerde Mavi Vatanı yok Ama benim kemim var diyor istedi yere geliyor
- 11:19
Zorba, eşkıya, zalim, kafir, zındık Onun için bela Çok büyük bela Amerika Onu hiç sevemeyiz Yahudi bugün ne zulüm yapıyorsa Hepsi Amerika'nın desteğiyledir Amerika'sız hiçbir şey yapamaz Onun için Amerika Beni İsrail neyse Amerika aynıdır Zerre kadar Amerika'ya biraz muhabbet beslerseniz Zındık olursunuz Amerika hiç muhabbet yok Amerika tam bir Beni İsrail'dir Bitti o iş
- 11:45
Hristiyan-Mıristiyanlığını boşver Yahudinin uşağıdır Ondan dolayı bizim Akdeniz'de büyük sorunlarımız var Bak şimdi Trabzon'a gidiyor Bir dakikada silahlaşıp yeniden başlatırım diyor Bugün Bilmem Hamas silahlarını teslim edecek Allah'tan teslim edecek, Dakka'da imha ederiz, Dakikada imha ederiz İsrail girer bilmem ne Başlat Dakika bir gol ver Dakka bir gol verir.
- 12:06
Ben sana dedim. Bir bahane Bir bahane, geçen gün dört tane Müslümanı Geçen gün dört tane Müslüman öldürdü öldürdü ya, Sarı Hava'nı geçmiş. Bahane. Sarı alanı geçmiş Bahane Yapmış oraya bir sarı çizgi, yok geçmişler, Dört kişi geçmişler Hemen vuruyor öldürüyor Kişi gücü öldürmeye odaklı Şu anda bekliyor kenara Daha şimdi rehineler sorunu tam çözülmedi Cenazeler sorunu şey ediyor
- 12:27
Ya adam cenazeyi nereden verecek sana Her taraf enkaz Adam kendi cenazesini çıkaramamış Yahudinin cenazesini nereden çıkarsın O zaman Afat'tan yardım istiyorlar Şimdi buradan oradan buradan da Cenazelerini istiyor Bilmem neyi istiyor E cenazemi verdim vermedim Vermedim bir bombalama daha Ya ben nereden vereceğim cenazeyi Sen her tarafı bombaladın Enkaz yaptın
- 12:50
Kendi rehinelerini kendin öldürdün zaten Rastgele attın her tarafa Ondan sonra herkes enkaz altına kaldı Rehine de kaldı Müslüman da kaldı E şimdi diyor ki rehinimi ver E bence benim kepçem yok Yüreğim yok Kaşık kalmamış yemeğe Ben nereden çıkaracağım senin cenazeni E vay Çıkaramadın Üç gün gecikti İptal bir daha Anlıyor musun bahaneleri
- 13:15
Bundan sonra önümüzde çok bahaneler çıkacak Allah gaziyeyi muhafaza eylesin Çok bahaneler çıkacak Çünkü onun derdi Cenazesini aldıktan sonra sen seyret Cenazesini ve rezilliğini alacak Ondan sonra Üzümün çekirdeği var Bilmem ne Armutun sapı var Bilmem neyin nesi var Bahane bahane İşi gücü bahane Allah bahanelerini irhal eylesin
- 13:41
Allah gaziye verdiği şu azıcık bir güvenceyi daim eylesin Şu azıcık bir özgürlüğü daim eylesin Ve bizlerin bir an önce yardımları Tırlar dolusu yardımları Erzakları, ilaçları, battaniyeleri götürmemizi Ulaştırmamızı bütün Özellikle Türkiye bu iş üzerine çok duruyor Hepsini muvaffak eylesin, muhafaza eylesin.
- 14:04
Ama beni İsrail'e ve Trump Amerika'ya güven Asla olmaz Başladı zaten. Başladı zaten. Hemen uğraşalım. Şimdi onun için Kardeşlerimiz Kıbrıs'ın önemini anlatıyor Kıbrıs'ta bu seçim çok önemli Bu pazar Neden? E bize ne? Biz rey mi vereceğiz? Bize ne anlatıyor? E dua edeceğiz Dua ile Mevla Kıbrıs'taki rey verenlerin kalbini çevirecek Anladın mı?
- 14:35
Aslında tabii ben devletin yerinde olsam bu işe başka çözümler bulmuştum Şimdiye kadar Anladınız mı ne çözümü bulabilirim? Ne anladınız? Anladıysanız söylemeyin zaten Anlamadıysanız da ben çok anladığınızı anlamıyorum Bende bir çözüm var devlet bana sorsun Ya arkadaş dua değil ya dua yapacağız zaten zaten.
- 14:58
Duanın gizliliği yok. Başka bir çözüm var ya. Ya şu anda biz bunu dua zaten yapalım da. Şu anda bunu konuşmanın devletin, hükümetin bu sıkıntı yok. Şeyli gidiyor, denk gidiyor. Efendim at başı gidiyoruz. Kim kazanacak? Nam net değil. Buna Fikrim nedir? Biri gelsin söylerim. Telefonda da söylerim birine.
- 15:31
Arasın bir yetkili, söyleyeyim. seçime hiç mi sorununuz olmayacak? O kadar basit ya. Ama arkadaş getirip son dakikaya dua edelim arkadaşlara çeviriyorlar. ya sen vazifeni yap, ben de duamı yapayım, sen de vazifeni yap, ne Kıbrıs'ın beka sorunu var, Türkiye'nin, Akdeniz'in, Gazze'nin, Filistin'in, Suriye'nin, Suriye'nin, Şam'ın da en büyük sorunu Akdeniz, Kıbrıs'da bizim tarafta vatan hainleri kazanırsa, şimdi Türkiye'de de seçim oluyor, Türkiye'de seçime gelen her parti vatanına bağlı mı?
- 16:12
Millî mi? Vatan hainleri yok mu? Az kalsın memleket elden gidiyordu. Bak operasyonlar oldu. Şimdi gitti hanemeler hazırlanıyor. Bilmem ne bilmem ne. Az daha gitmiştik. Satmıştılar bizi İngiliz'e. Satmıştılar. Bütün sözleşmeler, gizli anlaşmalar kapıların ardında yapılmıştır. Neyse devlet müdahale etti ama bak kaça patladı.
- 16:36
Çok zor oluyor. Biraz insan erken düşünecek. Erken uyarı sisteminiz yok mu sizin ya? Biraz devlet dediğin erken düşünendir, tedbirini önden alandır, ondan sonra sivilce olsun, olsun, olsun, ondan sonra patlatayım derken, ondan sonra kümür de olma tehlikesi var, bak top direkten zor döndü, daha da döndü mü belli değil, Türkiye gidiyordu yani, İngilizlerle, balıkçıda yemek yiyip anlaşanlarla, şimdi ne olacak?
- 17:08
Şimdi, Kıbrıs'taki tehlike daha büyük. Kıbrıs'ta çünkü iki devletli çözüm işliyor Türkiye değil mi? Halbuki iki devletli çözüme ne lüzum vardı Erbakan Hoca olsaydı? Tek devletli. görülleriyle amel edilmedi. Bugün bu belayı bulduk. Yarıdan ağrı gitti. E şimdi bizim taraftakilerde de oradaki şeyde de tabii şuur pek anlayış yok.
- 17:40
Ambargo var bilmem ne var. İşte onlar da diyorlar ki ambargo kalksın şöyle olsun, böyle olsun. Biz de bir rahat edelim. mallarımız değerlensin, evimiz sahildeki yerimiz değerlensin. Bu sefer ne oluyor? Avrupa Birliği'ne Rum kesimi girdi, biz giremedik. Biz zarardayız maddi bakımda. Bu sefer devletin bekasını, Akdeniz'deki bütün Müslümanların sorununu beni
- 18:08
İsrail'in, Amerika'nın, Akdeniz'i işgal edip bütün Müslümanları işgal etmesi vatanlarımızı, yurtlarımızı, onları düşünmüyor, gününü kurtarmaya çalışıyor. Evim değerlensin diye, ondan sonra malım değerlensin, Kıbrıs'ın Türk yesimi de çok hani öbür taraf gibi şey olsun. havaalanları açık olsun, bütün devletler tanısın, herkes insin, herkes insin.
- 18:32
Ne olacak o zaman? Sanki tanıyacak. Nereden tanıyacak? Federasyon olsun. Federasyon olsa, bilmem ne olsa, seni Avrupa Birliği tanıyacak mı? Adam yine konuşacak mı? Yine tanımayacak. Yine Rum'u tanıyacak. Sana oradan tahavizi verdirecek, bütün müktese bakacak. kaybettirecek. Ondan sonra da efendim yine Rum'u tutacak, küfür Küfür tek millettir.
- 18:55
El küfrü milletin vaadidir, seni tutar mı yahu kafir? Onun için oradaki Müslümanlar aldanıyor. Aldanınca onlara Avrupa Birliği, bilmem ne, bilmem ne, vaadi yapan tarafı, maddi menfaat için seçmeye, tercih etmeye çalışıyor. Halbuki Ersin Tatar, Beyefendi, şimdiki Cumhurbaşkanı, Türkiye'ye çok bağlı, hem Kıbrıs vatanına bağlı, hem Türkiye'ye bağlı, bu Türk devletiyle
- 19:21
muvaffakat ve anlaşmak üzere milli ve dini menfaatlarımızı ve Müslümanların, Beni İsrail'e ve Amerika'ya karşı menfaatlerini koruma üzerinde Ersin Bey çok isabetlidir. Onun için, onun kazanması için biz dua edeceğiz. Dua edeceğiz ama birileri de dua haricinde vazifesi olanlar da vazifelerini ihmal etmesinler, bundan sonraki seçimler daha da beter olur.
- 19:49
Çünkü gavurlarda bu para varken, gavurlarda bu silah sanayi varken, bizde bu pahalılık, bu enflasyon, devalasyon... devalüasyon, ekonomi bozukluğu varken bu milleti zor zapt ederiz Allah muhafaza, bu millet taviz verir ve reyde de taviz verir pahalılığı bahane eder, ekonomi bahane eder bilmem ambargoyu bahane eder, bundan kurtulalım der, kim gelirse gelsin der
- 20:14
işte o kim gelirse gelsin dediği anda vatanda elden gider, memleket elden gider kim gelirse gelsin, ne olursa olsun denmez ama milletin de canına tak ederse işte evvelki seçimlerde belediyelerde görüldüğü gibi ne yaptılar? Milliyetçi, muhafazakâr, vatanda bağlı insanları ekseriyet terk etti gittiler İngilizle mi anlaşmış, Amerika ilmi mi, bana ne ya
- 20:42
dediler, ilk 100 günde şunu yapacağız diyenlere allandılar halbuki ilk 100 günde hiçbir şey yapmadılar ilk 100 gün, şimdi yine konuşuyor, ilk 100 günde şunları yapacağız Yahu senin ilk 100 gün, kaç tane 100 gün geçti belediyelerde? 7 sene sonra müdahale oldu
- 21:04
Kaç 100 günde hangi dediğini yaptı? Hiçbir dediği Zihniyet dini değil, milli değil, muhafazakâr değil, vatandaş değil, zihniyet bozuk ama devlet hükümeti de bir an evvel toparlanmaya baksın Aksi takdirde bu millet dünyacı ve menfaatçılığa zaten meyletmiş bu internetlerle, bu reklamlarla, bu bilmem nelerle bu millet yediğini, içtiğini, gezdiğini, milletin görünce
- 21:37
vay benim niye yok? Bundan dolayı Allah muhafaza etsin Bu işi daha ne kadar tutulur, kaç sene daha gider ben bilmiyorum Onun için Kıbrıs'ta da çok büyük bir sorunla karşı karşıyayız İnşallah bu seçimi Ersin Bey kazanır Önümüzde yine 3-4-5 sene kazanmış oluruz O arada Beni İsrail Amerika'nın planları yürümez En azından
- 21:58
Türk kesiminde, Rum kesimi zaten ellerinde, ona bize sordukları yok Ama Türk kesiminde de Allah muhafaza gayrimilliği birileri seçilirse ne olacak? Gider onlar masaya imzaları atar Ondan sonra memleketin Kıbrıs Türk kesiminin menfaatleri kafirlere peşkeş çekmiş olur Federasyonu bile kabul etse Allah muhafaza Yani eyalet sistemi gibi O da ne yapar?
- 22:29
Türkiye'nin oradaki Yoğunluğunu, hizmetlerini aksatır Ondan sonra aç kalırlar, susuz kalırlar Hadi Türkiye bize su ver, yemek ver derler Kaç kere de böyle oldu Kıbrıs'taki meseleler Lakin Türkiye yine verir eden Yavru vatan diyoruz Yavru vatan Yavru vatan ama yavru vatanın Orada sakinleri, rey verenleri de Aklını başına toplayıp Günlük yaşamayacaksın
- 22:57
Bak evvelce ne yaptılar siz Rumlar? Orada İşgal etmeye kalktılar Baskınlar yaptılar Rum çeteleri Akaryosların çeteleri Küvetlerde kestiler, doğradılar Türkiye niye müdahale etti Kıbrıs'a? Bütün küvetlerde Müslüman Türkleri kestiler, doğradılar, küvetlere Doldurdular Banyolarda kestiler O günleri
- 23:25
Tabi şimdi bir nesil değiştirse 40-50 sene geçmiş, 50 sene geçince yeni nesil bunları Bilmiyor Herkes aklını başına kullansın Aynı Rum, aynı gavur duruyor orada Onun hıncı Onun hıncı ve intikam duygusu Geçmiş Değil Bir fırsatımıza Hepinizi kesecek doğuracak
- 23:49
Şimdi demokrasi mumokrasi numaralarına inan Federasyonu Avrupa ile beraber Ondan sonra senin bütün menfaatlerini alacak Nasılsa Amerika'nın ve İsrail'in gücüyle Sana bindirecek, senin kesimini Hepten işini bitirecek Onun için bu seçim çok önemlidir Burada da bir şuur vermiş oldum Kıbrıs'la ilgili bir şuur vermiş oldum Milletimize Müslüman kardeşlerimize Kıbrıs'ın önemi hakkında
- 24:15
Şehitlerimiz var, dolu sahabe var Rıdvanullahil Mecmain, sahabe şehitlerimiz var Hala Sultanımız var Ümmü Haram annemiz orada Hazreti Enes'in teyzesi Radıyallâhu anha Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in akrabaları sütten Ondan sonra Allah bize Hep oraları da Ziyaretlerini müesser eylesin Âmin, Rum kesiminin şiddetini kırsın Ve Allah-u Teâlâ Türkiye'sinde
- 25:21
Min Evliyâ İllâhi Sâlihîn Vel-Ebdâl Vel-Ektâb Vel-Ebdâd Ya Rabbi Ya Rabbi Ersin Tatar Beyefendinin bu seçimleri kazanması nasip eyle Ya Rabbi Milletin kalplerini, gönüllerini ona çevir Ya Rabbi İleride dönecek belaları, felaketleri Kıbrıs'taki seçmenlere öğret Ya Rabbi Onların doğru seçim yapabilmeleri için Gereken bilgiyi onlara ulaştır Ya Rabbi
- 25:49
Türkiye'den de buradan özel haberlere ulaştırılması nasip eyle Ya Rabbi Bu işin sonucunda Allah muhafaza oranın kaybedilmesi Orada Rumlarla anlaşılma numarası altında Tamamen Kıbrıs'ın kaybedilmesi tehlikesinden kurtar Ya Rabbi Vatan hainlerini burada da orada da harap eyle Ya Rabbi Vatanla milletine hainlik niyeti olup Gavurlarla perde arkasında kapaklı kapılar ardında
- 26:14
Anlaşanlara fırsat verme Ya Rabbi İmkanlarını imha eyle Ya Rabbi Güçten iptal eyle Ya Rabbi İtibarlarını beş para eyle Ya Rabbi Ve vatanla milletine, dinine, diyanetine bağlı olanları galip eyle Ya Rabbi Özellikle Ersin Tatar Cumhurbaşkanımızı yeniden galip eyle Ya Rabbi Kayırlısı nasip eyle Ya Rabbi Kayırla muvaffak eyle Ya Rabbi
- 26:36
Türkiye'yi de bu aşamada, bu imtihanda kazandır Ya Rabbil Alemin Amin Sallallahu aleyhi ve sellem Muhammedin ve alihi ve sahbihi ve sellem Bizim vazifemiz dua Mevla kabul eder, etmez Hayırlısını yapar, ne yapar Yani biz burada Allah'a sipariş vermiyoruz Ancak Allah'a yalvarıyoruz Ve Rabbimizden Biz kendi istişarelerimize Ve dış haberlere göre
- 27:03
Müslüman zamanından haberdar olacak diyor İbrahim Aleyhisselam sayfalarında Mevlamız Zamanımızdan Haberdar olduğumuz kadarıyla Etrafımızdan Bir şeyler bildiğimiz kadarıyla Böyle dua yapma İstişaresi uygun düştü Onun için böyle dua ettik Ama En doğrusunu, en hayırlısını ancak Allah-u Teala bilir Dolayısıyla Siz dua ettiniz de kabul olmadılar, ret olmadılar diye
- 27:32
Müslümanın dua ettim kabul olunmadı diye bir sorunu var mı? Müstecabü'l-ehadikum ma'lemü'l-acele Acele etmedikçe her birinizin duası müstecaptır Burada bu kadar, bine yakın binden fazla bek bilmiyorum İnsan var Bu kadar amir redde olur mu? Ya kul davetüfele müstecipli Ne zaman dua ettim kabul olmadı derse O zaman redde olur, yoksa kabul olun Kabul olundu, nasıl kabul olur?
- 27:56
Üç şeklin biriyle kabul olur Ya istenilenin aynısı verilir Ya tehhir edilir, bir zaman sonra verilir Ya da Ahirete kalır Ha bu işin ahirete kalmaklı bir durumu yok bu işin Ama Mevla en hayırlısını bu dualarla yapacaktır Hafazlık önemli Bazen de tehirde hayra olur Anladın mı? Mevla Teala ne yapar? Mesela bazı kere İstanbul ordusu geri çekilir Körenler bozguna uğradık zannederler
- 28:27
Halbuki o geri çekilme ne için olur? Tekrar arkadan toparlanıp arkadan dolanıp düşmanı sarmak için olur Onun için biz bilmiyoruz Biz duamızı yaptık elhamdülillah Ama vatan hainleri bilsin ki Kıbrıs'ta da burada da İflah etmeyecekler Felah bulmayacaklar Devlet onların her zaman ensesinde olacak Ve yaptıkları oyunları bir bir bozacaktır Seçimi kazanmakla da iş bitmiyor
- 28:56
Seçimi kazanmakla iş bitseydi Ha Vatan haini olanların demek istiyorum Seçimi kazanmalarıyla Dış devletlerle istediğimiz kırıştırmayı yapacağız diye zannet anlaşmaları yeterli gelmez Çünkü burada da bir devlet diye bir şey var Derin devlet diye bir şey var Bu devlette bakar Sen seçimi kazandın diye memleketi peşkeş Sana çektirmezler Ondan sonra önüne kırmızı kabuklu kitabı
- 29:26
Koyarlar Kırmızı kaplı kitabı biz hiç görmedik Tabi işimiz o işlerimiz yok diye görmedik O kırmızı görenler var baya o kırmızı kitabı Ha o kırmızı kitabı önüne koyarlar Ondan sonra da gel bakalım derler Onun için yol yakınken Vatan hainliğine niyet edenler Hemen vazgeçsinler tevbe etsinler Diyorum Kime diyorum Ne diyorum Mektup adresine gitmiştir Sizin adres siz değilsiniz
- 29:55
adretsiz değilsiniz ki. Bize ne anlatıyorsun? Ben sizin vasıtanızla duvarlara konuşmamak için sizi davet ettim buraya. Sizin vasıtanızla diğerleri konuşuyorum. Benim konuşmamı da anlayan anlıyor, sen merak etme. Sen işine bak. İşimiz dua. dua edeceğiz. Bu gece Cuma gecesi Ersin Bey inşallah kazanacak.
- 30:19
Kazansın diye biz dua edeceğiz. Mevla bilir. Ondan sonra efendim kardeşlerim dua kabul saati yarın 17.28'e düştü. yirmi sekize düştü. Düştükçe düşüyor. Akşam ezanı şey oluyor, günler kısaldı ya, geceler uzanıyor. 17.28'de dua kabul saati Youtube'dan yeni kanalımıza zaten üye olmaya devam edin. Bildirimleri açmaya devam edin.
- 30:45
İzlemeler aynı seviyeye geldi. Ama üyelik gelmedi. Üyelik kolay gelecek iş değil ama hepiniz Allah rızası için Kübra Mehmet Hoca Efendi kanalına mutlaka üye olun. Milleti de oldurun. Böylece elhamdülillah yeniden sohbetler öne çıkmaya başladı elhamdülillah. İnsanlara görmeleri için onu tabi Youtube'un yapacağı işler bizim yapacağımız işler değil de
- 31:07
ama o sizin üye olmanıza tahalluk eden çok işler var. Bildirimleri açmanıza ona dikkat ediyorsunuz. 18 Ekim cumartesi akşam bin birde bir de Cübbeli Ahmet Hoca Efendi bak şimdi bunu demek zorunda kalıyoruz. Youtube değiştiği için Cübbeli Ahmet Hoca Efendi yazacaksınız. O kanaldan gençlerin soruları yaşların sorunları meselesine bir daha başlayalım.
- 31:31
Baya soru sormak isteyen var. Baya biriken var. Temas etmek istediğimiz konu var. Sizin birinizin merak ettiği olay var. Falan filan her şey sohbette konuşulamıyor. Onun için soru cevap başladık yine. İnşallah bakalım bu iş tutarsa şey yaparsa biraz onu artırırız. Saat 21'de gençlerin soruları programında olacağız.
- 31:55
İnşallah. Canlı yayın esnasında efendim soruları da nereden alacağız? Canlı yayın yapılırken alacağız. Canlı sohbet kısmından alınacak demiş. Anladınız mı bilmiyorum. Canlı sohbet kısmı ne demek? Hiç ben bilmiyorum. Canlı yayın yapılırken sorular o anda akış olacak. Devam edecek. Ben de gevezelik yapmama niyet edeceğim.
- 32:19
Yani ne için? Bir soruya çok uzun cevap veriyoruz. Beş soruyla bitmesin. Bir elli beş soruya cevap verelim. Ooo elli beş soru sabah ezan oldu. Ama olsun. Biraz hızlı hızlı pratik yapacağız. Inşallahurrahman. Tamam mı kardeşim? Evet. Mahmudi Şura Dernekler Federasyonu'na Mahmud Efendi Hazretlerimize bağlı olan Mahmud Efendi Hazretlerimizin rabıtasına bağlı olan
- 32:44
eğer birilerine İsmail Ağa'ya bağlı değilse ki bağlı olmasın zaten artık İsmail Ağa'ya bağlı olmak çok tehlikeli bir olay olmaya başladı maddi ve manevi Allah muhafaza. Eee çünkü ortalık görülüyor her şey. Eee talebe vermenin sıkıntıları vesaire sıkıntıları ilginç ilginç haller. Ondan sonra aman aman aman.
- 33:05
Şimdi dolayısıyla Mahmud Efendi Hazretlerimizin rabıtasına bağlı olan dernekler eee sıfır iki yüz on iki beş yüz yetmiş bir kırk otuz altı numaralı telefondan üye olabilirler. Buraya arasınlar. Üyelik şartlarını öğrensinler. Bu dernekler federasyonunda birleşiyoruz. Eee burada kime fayda var? Üye olan derneklere.
- 33:25
Çünkü onların çoğu avukat tutacak parası yok. Bilgi soracak adamı yok. Dolayısıyla makbuz meselesinde resmiyet meselesinde açacakları kreşlerde açacakları sıpyanlarda açacakları medreselerin binalarında çok yanlış yapıyorlar. Bu yanlışlardan biri yangın merdiveni olmayan yeri tutuyorlar kiralıyorlar.
- 33:50
Yangın merdiveni olmayan yerde ondan sonra bir ihbar olsa o kurs o medrese ne yapılması gerekiyor? Kapatılıyor. Kaç tane yangından talebeler öldü? Devlet hükümet ne yapsın? Hükümet ne yapsın? Hükümet de haklı. Onun için bu dernekler var ya Mahmut Efendi Hazretlerimize bağlı dernekler. Hepsini bu Mahmut'u Şura Dernekler Federasyonu'na bağlanmaya davet ediyorum.
- 34:14
Çünkü önümüzde çok büyük işler olacak. Çok büyük hizmetler olacak. Seneyi devriyeleri efendimizin seneyi devriyeleri elli bin, yüz binler toplanacak inşallah. Çünkü bak gördük. Federasyon kuruldu. Iki ay geçmedi. O zamana kadar biz Yahya Kemal'i hiçbir zaman dolduramadık. On bin oturak var. Hiçbir zaman dolduramadık.
- 34:34
Birkaç kere yaptık orada. Hiçbir zaman dolduramadık. Ama iki aylık federasyonun bereketi altmış dernek vardı o zaman altmış beş derneğin bereketi elli beş otobüs elli beş otobüs toplandı on bin oturak doldu mu dolmadı mı? Doldu. Ha.
- 34:50
Şimdi federasyon lazım mıymış değil miymiş? Her dernek kendi başına iş yapar ama var ama birlikten kuvvet doğar. el-cemâtu râhmetun, cemaat rahmettir. vel-frikatu azab, ayrı çalışmak azaptır, diyor. Onun için Efendi Hazretleri'nin rabıtasına bağlı Türkiye'nin neresinde dernek varsa ben bir şey diyorsam benim sözümü evvelce, burada ben bunu teklif ettim aylar evvel.
- 35:13
Ondan sonra arkadaşlar ilgilenmedi. Benim sözümü kürsüde bıraktılar. Ondan dolayı altı ay, bir sene geciktik. Ama ben sözümün arkasında dururum. Tuttuğum işi kopartırım Allah'ın izniyle. Bir planım varsa onu uygularım Allah'ın izniyle, Efendi Hazretleri'nin himmetiyle, tasarrufu bereketiyle. Onun için elhamdülillah şu anda bu iş başarılı olmuştur.
- 35:33
55 otobüsü, 2 aylık federasyon, 55 otobüs ne demek? Sadece İzmit'ten 11 otobüs geldi. Önümüzdeki programlarımızla, projelerimizle özellikle Efendi Hazretlerimizin manen hayatta olduğu ve tasarrufun devam ettiği, yönetimin devam ettiğinin ispatı sadece her sene onu anmak ve onu unutturmamak, onu öldürmek, onu unutturmak isteyen dangalaklara rağmen
- 35:58
onu yaşatmak, müceddit olduğu için 100 sene onun tecdidinde, onun getirdiği, tecdit ettiği şerat-ı sünneti parlatmak için ve hakim kılmak için onun medreseleriyle, onun vekilleriyle, onun talebeleriyle, onun hocalarıyla, anladın mı sen? Onu unutturmamak için sene-i devriye çok önemli. Zülkade ayında yapıyoruz, hicriye göre, zülkade.
- 36:18
İşte o sene-i devriyelerde bu federasyonu göreceksiniz. Anladın mı? Şimdi 10 bin kişi toplandı, bak bir dahakine 30 bin, ondan sonra 50 bin, 100 bin. Bunları göreceksiniz Allah'ın izniyle. Bu millet Efendi Hazretlerini sevmiyor mu? Seviyor ama organize lazım. Herkes araba tutamıyor, parası yok. Herkes bir yerden bir yere ulaşıp sağlayamıyor.
- 36:39
Onun için otobüsler tutulması lazım. Minibüsler tutulması lazım. Otobüsler neresi tutulacak? Eskisi gibi adam bir başına otobüs tutuyordu, minibüs tutuyordu. Şimdi zenginlik yok. İrfan kardeşler, Müslümanlar fakirledi. Arabasına adam alacak hal kalmadı. Benzinden dolayı sohbete gelemiyor. O duruma geldi millet.
- 36:59
Onun için bu otobüslerin, en mühim mesele, bu federasyona üye olanların kendisine yarayacak. Neden? Çünkü bu federasyon avukatlar tutuyor. Avukatları var, sabit. Ondan sonra bütün dernekleri toplayacak. Yakında toplanacak. Yüzü geçti. Ben de katılacağım kahvaltıya. Orada toplandığı zaman avukatlar hepsine ne verecek?
- 37:21
Briefing verecek. Şunu doğru yapın. Şu işinizi eksik yapmayın. Şu evrağınızı doğru yapın. Resmiyetinizi sağlam yapın. Makbuzunuzu şöyle kesin. Yangın merdivenini bulundurun. Niçin? Önüne gelen şikayet eder, medreseyi kapatırlar. Derneğin sohbetlerini kapatırlar. Ben ne için uğraşıyorum? Fakat telefon başındayız.
- 37:44
Niye? Çünkü bütün bu dernekler Efendi Hazretlerimize bağlı olanlar. Efendi Hazretlerimizin himmetiyle, tasarrufuyla. Bu fakir de onlara destek olmak lazım. Onun için onların iyiliklerini istiyorum. Kapanmalarını istemiyorum. İhbarlar neticesinde medreseler kapanıyor, kapatılıyor. İstemiyorum. Şikayet oluyor.
- 38:06
Emniyet ne yapsın? Kaymakamlık, valilik ne yapsın? Onlar da diyorlar ki her şeyin bir resmiyeti var. Prosedürlerinizi doğru yapın. Biz de bir ihbar olunca gelelim. Denetlediğimiz zaman resmiyete muhalif açık bir şey bulmayalım. Ve böylece hizmetleriniz devam etsin. Valisi, kaymakamı, hükümeti doğru niyetle, düzgün bir maksatla bizleri uyarıyor.
- 38:29
Ama her dernek kendi kafasına avukat tutamıyor, bir şey tutamıyor. Bir dernek kuruyor. Ondan sonra selleme üsselam işler yapıyor. Bu sefer yanlış yapınca, ihbar olunca dernekler masası teftise gelince yanlış çıkınca ne oluyor? Ceza yiyor veya kapatılıyor. Bu ümmet bu dernekleri kolay mı kuruyor? Bir sohbet yeri bir dernekte kolay mı halısı, kilimi, boyası yapılıyor?
- 38:53
Ben bunların içinden gelmişim. Yedi yaşımdan beri bu ümmetin sohbet yerlerini tek tek bir fiil gezmişim, dolaşmışım. Sohbetler yasak edildiği zaman dergi temsilcilikleriyle sohbetleri yürüttüm. 28 Şubat beni yasak etti. Hiçbir cami yasak, düğün salonu yasak. Ne yaptık? Her zaman bir çözüm bulur Cübbeli Ahmet.
- 39:15
Her zaman bir çözüm bulur Allah'ın izniyle, Efendinin emrettiğine. Baktık ki hiçbir yerde konuşturulmuyor. Dergimiz vardı o zaman. O zamanki derginin ismiyle temsilcileri açtım. Bu sefer niye geldim buraya? Ben derginin yazarıyım. Burada derginin temsilciliği. Bunlar da derginin aboneleri. Yine sohbeti devam ettirdim mi?
- 39:36
Sizin kiminiz donsuz gidiyordunuz, kiminiz ananızın karnına düşmediydiniz. Ha ben bu kadar tecrübelerle, tamam mı? Bu kadar kaza yaparak tecrübe edinmişim. Ne dedi? Deli İsmail Allah rahmet etsin. Celal Hocanın kayınbirliğine. Celal Hocanın kayınbederi. Hanede Celal Hoca var, imam durur.
- 39:58
Şimdi hanenin imamı Celal Hoca. Efendim seninle çok bağlıdır o Celal Hoca mübarek. Onun kayınbederi, Deli İsmail vardır. Benim çocukluğumda ki abilerimden, benim çocukluğumda çok önemli abilerim var. Onlardan biri. Yani Hurşit Efendi manevi babamız da var, manevi babalar var, abiler var. Birisi de Deli İsmail.
- 40:16
Allah rahmet etsin kabrinize. Onunla da ömrüm geçti. Rize'de geldi beni yalnız bırakmayayım diye. Yanımda kaldı. Bir sene. Hanımını da aldı, arkadaşını da medrese açtı. Gittiğimiz her yerde böyle. Peşime gelenler de orada medrese açıyorlardı. Her yerde bir şeyler oluyordu yani. Bu efendinin bereketi.
- 40:32
Anladın mı? Mustafa Efendi, Kılıç Hocamız filan rahmetullahi aleyh. On, on beş kişi bindik. Pazara doğru gidiyoruz. Of'tan ve ondan sonra efendim geldik her yer sel olmuş. Köprünün üzerine demirden köprü yapmışlar. Köprü kırılmış. Karadeniz'in köprüleri, her selde bu beton köprüler gider. Ondan sonra üzerine bu sefer çelikten yapmışlar.
- 40:56
Çelikten yapmışlar. Fakat tabi orada eyleti düz köprü değil ki, sel gelmiş. Böyle çıkıyorsun, böyle gidiyorsun. Bu da böyle, adı da Deli İsmail efendim. Atları takmış onun da. Allah'ın delisi tabi. İslam'ın delisi de. Ondan sonra hızlı gidiyor falan. Mustafa Efendi şey etti, telaş etti. Rahmetullahi aleyh.
- 41:13
Hafızı kocamın yanında. İsmail dedi, yavaş git, hızlı gidiyorsun dedi. Dedi, sen merak etme dedi. Ben tecrübeli şoförüm dedi, on beş kere kaza yapmışım dedi. Anladım. Sen Mustafa Efendi hepten, ona ne diyorsun dedi. Ondan sonra hakikaten de köprüden aşağı bizi düşürüyordu orada. Ondan sonra bir vurduk demirlere durduk.
- 41:33
Çelik olmazsa duramayız tabi. Rize'nin o zaman dereleri gür akıyordu. Şimdi Rize'de dere kalmamış. Ohoo bir akıyordu ki dereye gitsen kendini bir anda denizde bulursun. Hiç kimse seni dereden denize yolda alamaz yani. Öyle dereydi o zamanlar. Seksenlerde. Ben dedi tecrübeli şoförüm dedi, on beş kere kaza yapmışım der demez sahadan vurdukça dereye gidiyorduk yani.
- 41:58
Anladın mı? Ben ne on beş ne yin beş. Ben tecrübeli şoförüm. Çok kaza yaptım. Bir daha bu kazalar yapılmasın diye dernekleri uyarıyorum. Şuraya üye olun, federasyona bağlanın dersem onların menfaati için. Avukatlar madem tutuluyor bu kadar masraf zaten yapılıyor. Bu kadar maaşlar veriliyor. Gel senden para istenmiyor, pul istenmiyor.
- 42:25
Gel sen de bir bilgi al, istifade et. Derneğini kapattırma. Benim maksadımı anladın mı? Çünkü zaten İsmail Han Dernekleri Efendiye Bağlı Dernekleri devamlı şikayet ediyor. Ve ihbar ediyor. Bizim taraf onları ihbar etmiyor. Erenciler her bölgede Efendiye Rabıtaya Bağlı Dernekleri şikayet ediyor. Şu anda şikayetçi için, muhbir için eskiden dinsiz, donsuzlar şikayet ederdi.
- 42:54
Şimdiki erenciler şikayet ediyor. Bütün dernekler. Onun için resmiyetinizi sağlam yapalım. Anladınız mı? Şimdi bu işler çok mühim. Efendi Hazretlerimizin bunlarla iş yapmayın buyurduğu adamlardan ayrılın. Bak şimdi icazet verecekmiş. Bilmem ne diyor. Eski talebeleri yeniden çağırdılar. Eski talebeler icazet almış.
- 43:16
Şimdi talebesi az. 300 kişi icazet vereceğim diyor. Ulan ne 300? Mustafa Ekinurcu orada 600 tane icazet veriyor. Hepsi yeni. Buradaki icazet bütün milleti geri gelin demiş. Aynı kaç sene evvelki icazetin resmini mi takip edeceksiniz? 300 talebe yetiştirdim. Yalan! Eskiden okuyanlar, icazet alanlar.
- 43:36
Şimdi kaç tane talebe ayrılmış. E beni icazetimi gönder diyor. Hafızı bitirmiş. Yok diyor buraya gelirsen icazet veririm. Buradaki resme girecek, bir fazla gösterecek. Böyle sahtekarlıklarla ilim mi olur ya? Millete incil okutarak. Ondan sonra ilm-i kelam icazeti. İlm-i kelam icazetinde ne okutuyorlar?
- 43:57
Kıyaslamalı incil de soktular oraya. Kıyaslamalı. Kıyaslamalı incil var. Adam daha geçen gün geldi burada. Gittim dedi Mahmut Efendi'ne bir soru sordum. Git onu incilden öğren demiş. Hoca geldi buraya, buradaydı. Git onu dedi incilden öğren. Adama bunlar ne zaman incilçi oldu bunlar? Olur. Olur. Eski proje bunlar.
- 44:19
Bunlar eski projeydi. Şimdi tehlike boyutları büyüdü. Ben Efendi Hazretlerimden şu kulaklarımla duydum. Vallahi billahi tallah. Medrese verilecekti. İstihara yaptırdı. Benim yanımda Efendi Hazretleri cevap verdi. İstihara çıktı dedi. Ne buyuruldu dedi. Mahmut Eren'e medrese verilmez buyurdu. Bunu duymadıysam şu kulaklarım sağır olsun.
- 44:50
Daha Efendiden bahsediyorum sana. Ama İsmail Haşin Şam'a gitmiş. Haşin Şam'a gitmiş. Oraya gidiyor, buraya gidiyor. Her yerde Mahmut Eren ön plandı. Ondan vazgeçemezler. Çünkü zaten rabıtayı ondan sebep bozdular. Rabıtayı ondan sebep bozdular. Ondan vazgeçemiyorlar. Yine şu kulaklarımdan, Efendi Hazretlerimden, ben kendimi duymadım.
- 45:10
Duyandan duydum, şahitleriyle. Seyfettin'in kendi zahmet ucununun yüzüne söyledi bunu. Abdülhakk'ı azlettiği zaman Efendi Hazretleri kendi kendine abdest alırken dertlendi dedi ki şimdi Mahmut Eren'in önü açılacak. Yani Abdülhakk'la, eski istihareciyle Mahmut Eren'i durduruyordu.
- 45:30
Şimdi onun da bir hatası oldu. Azlediliyor. Ama başkası da onu durduramayacak ve Efendi'nin korktuğu başına geldi. Ve rabıtasını da bozdurmaya kadar Mahmut Eren bu işi götürdü. Çünkü neden? Efendi Hazretleri birini biriyle ne yapıyordu? Nasıl Allah-u Teala birinin şerrini, birinin şerrini, birinin şerrini, birinin şerrini, öbürünün şerrini def eder.
- 45:51
Dengeleme siyaseti. Dünyanın siyasetinin bittiği yerde Efendi Hazretleri'nin siyaseti başlar buyuruldu zuhuratta. Efendi Hazretleri buyurdu bunu. Efendiden siyaseti bilen, yönetimi bilen insan dünyada bir kişi daha yoktu. Orada öyle zıtkutuklar vardı ki bütün dünyayı yönetmek ondan kolaydı.
- 46:10
Ama kimseyi birbirine dolaştırmadan, bulaştırmadan yetmiş sene bu tarikatı tecdid etti, şeratı tecdid etti, dünya İslam'ı parlattı. Şimdi ama ne buyurdu? Ben şimdi bunu azletmek zorunda kaldım ama eyvah ki Mahmut Eren'in önü açılacak diye kendisi bizzat söyledi. Bunun kaç tane şartı var? Ondan sonra yine birçok hoca efendiler geldiler.
- 46:36
Biz Efendi Hazretleri'nin yanındaydık dediler. Şeyler var işte Yusuf Hoca anlattı, Monseray Mehmet hocalar hepsi anlattılar. Efendim istihara caz dedildi, heyete adam lazım geldi. Dedi ki Mahmut Eren'de alalım bu heyeti. Yeni heyet kuruluyor İsmail Ağa'da o zaman. Buyurdu ki durun dedi, istihara yapacağım.
- 46:56
Ve istihara yaptım. Bu kadar da mı kötüymüş dedi. Ben bu kadar kötü olduğunu bilmiyordum dedi. Heyete aldırmadı. Heyete ne dolap dönüyorsa alamıyorlar yani. Hala bak heyete alamıyorlar. Yoksa çoktan başa geçmesi lazım ama. Mevla durduruyor, Efendi durduruyor. Durduruyor ama rabıtayı da bozup milletin ocağına da inciri diktiler mi?
- 47:19
Diktiler. Medreselerde inciri sokup batırdılar mı? Batırdılar. Onun için bunlara taleme verilmez. İcazetlerine gidilmez. Asla bunlarla iş yapılmaz. Efendi Hazretlerimizden bizzat duyduğumuz bir mesele olduğu için bunun üzerinde ara ara durmak mecburiyetindeyim. Bir kadın aradı. Daha geçen gün. Çocuğu oradan işte ayrılmış.
- 47:42
İki ay evvel falan bu meselelerden. Kadın cihaz kanser hastası. Nasıl ağlıyor, nasıl ağlıyor. Yani bu meselelerden onların yaptıkları yanlışlardan vs. Oradan icazet almasına iki ay kalmış falan. Neyse biz ilgilenelim dedim falan. Eee gidiyor hocam diyor. Ne çocuklar zayi oldu. Ne hafızlar zayi oldu.
- 48:01
Ne alimler zayi oldu. Bu kadar insanlar çocuklarını verdiler. Şimdi gelinen noktada hepsi ağlıyor. Anaları ağlıyor. Kadın nasıl ağlıyor. Perişan ettiler medreselerimizi. Allah bunu kasıtlı yapan sui niyetlileri zayi perişan eylesin. Sui niyetle kötü niyetle yapanları Bereketlerini izah eylesin. Yardımcılarını Bu millete hangi medrese efendiye bağlı
- 48:31
onu arayıp sorma şuurunu ikram eylesin. Efendi hazretlerine bağlı olanlarla iş yapmak nasip eylesin. Efendi hazretlerinin yolu bozanlardan cümlemizi dünya ahiret uzak eylesin. Amin, amin, amin. Şimdi Muhammedin Şura'nın dernekler, federasyonun meselesi budur. Bu dernekler önümüzde maddi, manevi terekkiyat ve ilerleme istiyorlarsa birlik hareket edelim.
- 48:59
Ben yalnız hareket ederim derlerse yarın başına bir şey gelirse hoca demişti ben dinlemedim derse benden kabahat gitti. Allah benizden razı olsun. Tamam mısınız? Efendim kardeşlerim unutuyorum diye bacağa bakıyorum. Ondan sonra Yesevi, Aşevi temel atma törenine davet ediyoruz. Daha önümüzde birkaç ay sonra çok büyük müjdem var.
- 49:25
Çok büyük müjdem var. İnşallah. Hani diyorsunuz ya, diyorum ya 20 bin, 30 binlere, 50 binleri İnşallah. diyorum ya yirmi bin otuz bin lira elli bin lira toplayacağız falan. toplayacağız falan. Siz de diyorsunuz ya. bura almaz ora almaz. Yine evhamlaştı. Haa O Saadettin dedi ya burası için. Eykoz'daki külliye gibi burada yarım kalacak, burayı bitiremeyecek, dedi.
- 49:56
Değil mi? O şom ağız var, bir tane şom ağız. O şom ağız öyle dedi. Bura bitti mi? Kadın erkek cemaatlerle doluyor mu? Sırf hanım hocaların yaptıkları sohbetler, dersler, erkekleri bin kat geçti. Biz zaten ne dedik? Bura haftada bir benim için açılık kapanırsa, yazıklar olsun. Bura devamlı cemaatlerle, kadınlar özellikle, talebelerle mamur olsun.
- 50:22
Bizim derdimiz burayı. Siz niye para verdiniz, yardım ettiniz buraya? İşte bu hizmetler için verilir. Ama sadece benim sohbetimle, bir çiçekle yaz gelir mi? Her gün burada kadınlar, dersler, sohbetler, neler, ne faaliyetler var, değil mi şimdi? Ha! Onun için Allah'ın izniyle o şom ağızlıların dedikleri olmayacak ve olmadığını Mevla gösterdi.
- 50:43
Mahmud Efendi Hazretleri ne buyurdu? Ahmet orası dönecek, çok hizmet görecek. Ben Şeyh'ime mi inanacağım, senin gibi şom ağza mı inanacağım? Ben Şeyh'ime inandım, ölmeden çok şey gördüm. Yaşarsam dağda neler göreceğim? Buyurdu ki bana Şeyh'im. Ahmet, neler göreceksin, neler dedi Hazreti Osman'ın mirabında, Ravza-i Mutara'da.
- 51:09
Ve benim hala neler göreceksin, neler sözü devam ediyor. Anladın mı? Efendiye inananın akıbeti hayır olur. Efendi öldü, işimiz bitti. Efendi işi bitti diyenin akıbeti kusuran olur. Yazıklar olsun o Ramazan İlhan denen, emri bin marufçu geçinen adama, hoca geçinen o Ramazan İlhan adama. Yazıklar olsun!
- 51:33
Sinirimi bozdu. Neden? Geçen hafta buraya Eskişehir'den cemaat geldi. Ben Eskişehir'e yirmi sene, otuz sene her ay sohbete gittim. Yirmi sekiz Şubat'a gittim, her ay. Yani yirmi, otuz kereden fazla gitmişimdir. Senelerce gittim yani. Bütün ihvanı Allah'ın izniyle toparladık ettik. Orada da bir tane Hüseyin var, o da Efendi Hazretleri'nin rabıtasını sattı.
- 51:57
Efendiye rabıta yapılmaz dedi. Ondan sonra efendiyi terk etti. Oradaki vekil, ona da külliye yaptırttım orada sohbete gideceğim diye. Gittim, sohbetlerini de yaptım. Herif Efendi Hazretleri'ni sattı. Allah ıslah etsin. Öbür Ramazan'da orada vekildi. Ramazan ilan denen var o. Oğlu da şeyde, Başakşehir'de.
- 52:19
Hani dedi ya, şeyde bizde yatıyor dedi. Benim bir hikayem var ya. Anladın mı? Yavrusu da bizde yatıyor dedi. Oğlu da şeyde, Başakşehir'de. O da tehlike. Ondan sonra bembeyaz sakallı adam geldi, yukarıda yatsıyı kıldık. Yatsıdan sonra yanıma geldiler. Dedi ki, hocam dedi, Ramazan Hoca geldi, telefon etti bana, işte falan gel git.
- 52:46
İsmail Hanım, baş adamı ya. Ben de dedi, hiç de gitmedim. Telefonda konuştum. Bir saat bana uğraştı. Niye uğraşmış ona bir saat biliyor musun? Efendiye rabıtayı bırak, sahte şeyhe dön diye. Yav bembeyaz sakallı adam, efendiye rabıta yapıyor. Sen git, namaz kılmayanı namaza başlat. Sen git, efendim içki içene içkiyi bıraktır.
- 53:09
Sen git, millet sel gibi cehenneme gidiyor. Efendiye rabıta yapanı, efendiden kopartmak için, bir saat konuşana kadar, git bir iki tane ateiste, deiste iman anlat ya. Peşine ne demiş biliyor musun? Sen efendinin kabrine gittiğinde cevap verebiliyor mu demiş sana. Bu lafı ancak kim söyler? İşte Ramazan İlhan, tam bir Vahabi olmuş.
- 53:38
Bu lafı söyledi adama. Adam burada ağladı. Şurada oturuyorduk. Bir saat benimle uğraştı dedi. Yav ben dedi esas üzüntüm, bu adamlar bize tarikat anlatıyorlardı. Zikir dersimizi değiştiriyorlardı. Bu adamlar nasıl diyor efendiye böyle söyledi yahu.
- 53:55
Şimdi ben neyi hatırladım? 81 senesindeki haçta, Vahabinin birinin konuşmasını hatırladım. Ramazan İlhan'ın bu sözünü duyunca. Kumluk dediğimiz ilk kumluk, yani şimdi şeyler açılıyor ya, çardaklar. İlk kumlukta oturuyoruz. Yani hemen yeşil kubbenin bitişindeki. Ravza-i Mut'ara'da yani. Halid abinin yanında rahmetullahi.
- 54:25
Bir tane Vahabi ayakta konuşuyor. Arkası kıbleye dönük, cemaatin yüzü kıbleye doğru. Zaten o da arkası kıbleye dönmüş, konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor. Tam da, yani bizim oturduğumuz yere göre o Hücre-i Saadet'e daha yakın. Yani Ashâb-ı Sohbet'in oraya çok yakın yerde konuşuyor. Sol taraftayız. Ashâb-ı Sohbet'e yakın yerdeyiz.
- 54:48
Onun önünde Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem bulunuyor. Konuşurken orada Arap'ın birine dedi bana su getir dedi. Ben de dedim ağzı susadı herhalde. Su getirir. Döndü Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in şeyine böyle asrına, arkaya doğru Hücre-i Saadet'e döndü. Ya Muhammed dedi Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, terbiyesiz şerefsiz bana su getiriver dedi.
- 55:17
Bak dedi çıt yok dedi. Onun için dedi senin dedi bastonun bile Muhammed'den daha fazla iş görür dedi. Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem. Böyle zındıklardır bu vahabiler. Şimdi geldi İsmail'e vahabileşti. Adama diyor ki efendinin kabrine gitsen cevap verebiliyor mu sana bir şey sorsan diyor.
- 55:43
Peki o zaman bütün ulema, bütün evliya, Ali Adar Efendi babamız iki sene benim kabrimi bırakma ben seni okutacağım dedi. Mahmud Efendi Hazretleri, Kadir Hoca orada sağ. İki sene her gün gittik. Hatta diyor ben çocuğum diyor. Kadir Temir Hoca, Fatma Temir Hoca'nın eşi. Benim hocam, talim hocam. Allah hayırlı uzun ömürle başımızda daim eylesin.
- 56:08
Çok kıymetli hocamdır. Ağız mahreçlerim ondan. Ondan sonra Kadir Hocam. Anlatıyor kitapta da var. Efendi Hatıra Hatları kitabında da var. Kadir Hocam'ın bahsinde. Bir gün diyor ki biz de yoruluyoruz. Kar, kış. Çarşambadan Edirnekapı'ya, Draman'dan iniyorlar. Draman'dan yokuşa çıktın mı Edirnekapı. Efendi Hazretleri yol oradan.
- 56:32
Buradan dolanmaha ne lüzuma. Kulağını böyle gösterme. Oradan iniyorlar. Ama yoruluyorlar. Dedim Efendi Hazretleri bu Yasin'i Yasin'i okuyoruz ya her gün. Bu Yasin'i camide okusak da yollasak ulaşmaz mı Efendi Baba'ya dedim diyor. Kaytarmak için ha mesajım. Ben de yoruldum çocuğum diyor. Ondan sonra ulaşır evladım diyor.
- 56:55
E peki o zaman niye her gün gidiyoruz? Ama Efendi Baba kabrine gidersek bizi okutuyor diyor. Şimdi sen orada okuyamayabilirsin. Ama Efendi Hazretleri'nde o kabiliyet olduğu için kabrinden tarikat dersi terakkiyatı ilerlemesi devam ediyor. Seyr-i sürük'ü devam ediyor. Efendi Hazretlerimiz tarikat dersinin devamında terakkiyatında Seyr-i sürük'ünü nereden bitirdi?
- 57:21
Ali Haydar Efendi Baba'nın kabrinden bitirdi. Bu kesin. Bunu bütün sohbetlerde söylüyordu. İki sene her gün. Cuma'dan Cuma'ya değil. Ondan sonra ömür boyu her Cuma. Ömür boyu her Cuma. Ama iki sene her gün. Benim kabrimin başını bırakmayın. Siz oradan okutacağım. Peki Efendi Baba'nın kabrine iki sene gidiyordu.
- 57:45
Efendi Baba cevap verebiliyor muydu? Demek veriyordu. Ama kime veriyordu? Efendi gibi cevap alabilene veriyordu. Senin gibi kör kütük kayalara, taşlara, donmuş kayalara, mermerlere. Tabii ki Efendi cevap veriyor mu? Efendi orada gidip Efendi'den cevabını alan alıyor. Ben cevabımı alıyorum. Ben muracatımı yapıyorum.
- 58:11
Ben himmetimi alıyorum. Eskisinden ziyade tasarrufunu görüyorum. Ama sen kayaysan, tamam mı? Mermersen, taşsan, betonsan, ben ne yapayım? NATO kafa, NATO mermer. O zaman sana cevap vermez Efendi. Ama bana veriyor. Vallahi de veriyor, billahi de veriyor. Yalan söyleyecek adam mıyım küste? Veriyor bana.
- 58:37
Sana vermiyorsa derdine yan. Arayı bulmaya bak. Adamı ne efendiden soğutmaya çalışıyorsun? Ha, işte bunlar. Sana cevap veriyor mu? Peki Efendi Hazretleri boşuna mı gitti Efendi Baba'nın kabrine iki sene? Peki Efendi Baba boşuna mı çağırdı kabrine iki sene? Peki Efendi Hazretleri Efendi Baba'dan aşağı mı?
- 58:59
Efendi Baba iki sene kabirden derslerini verdi, okuttu. Ehil olanlar için konuşuyorum. Tamam. O zaman Efendi Baba'dan aşağı mı? Peki aşağı olmadığının delilini söyleyin. Fazlası da var, aşağısı da yok. Aşağı olmadığının delilini Efendi Hazretleri söyledi. Efendi Baba'dan nakleden. Ne burada ala Adem Efendi Babamız?
- 59:19
Bende ne varsa Mahmud'uma verdim. Bende ne varsa Mahmud'uma verdim. Vallahi billahi bunu kulağımla Efendi Hazretleri'nden kaç kere duydum. Elimi de tuttu Özel bana el verdi. Bu el onun eli dedi. Bende ne varsa Mahmud'uma verdim dedi. Ben üzülüyordum Efendi Baba'yı göremediğime. Göremediğine üzülme Ahmet dedi.
- 59:43
Beni gördün dedi. Elimi tuttu. Onun elinden tuttu. Benim elimden tuttu. Benim elimden, onun elinden dedi. dedi. Ben de ne varsa Mahmud'uma verdim dedi, dedi. Elimden tuttu, benim elimden tuttun, onun elimden tuttun dedi. Üzülme dedi, Ahmet dedi bana. Arabada, arkada oturuyorduk. Birisi gelmişti, Burkay, Hacı Burkay Efendi, mübarek bir saatte, hala der efendim, bu an ihvanıydı.
- 1:00:09
O geldi. O arada onunla konuşurken Efendi Baba'dan muhabbet, muhabbet, ben de dertlendim şimdiki Efendi Baba'yı keşke görseydim. O arada dedi bana, Ahmet, sen Efendi Baba'yı gördün mü? Gördün değil mi? Yok efendim göremedim dedim. Yazıklar olsun dedi. Halbuki o 60'ta ölmüş, ben 65'te doğmuşum. Ama oradan bir yarayı aldım ya, ondan sonra da gidiyorsam fırsatını buldum arabada.
- 1:00:32
Dedim efendim size yazıklar olsun buyurdunuz da ben şimdi ne yapacağım dedim, yazıklar oldu bana dedim yani. Yok yok tamam dedim. Bende ne varsa Mahmud'uma verdim buyurdu, Mahmud'umun eli benim elim buyurdu. Elimi de tuttu, sen de Efendi Baba'nın elinden tutmuş oldun, onu görmüş oldun dedi.
- 1:00:50
Şimdi o zaman Efendi Baba, kabrimi bırakmayın, okutacağım buyuran bir Efendi Babamız varsa, ondaki her şeyde Mahmud Efendi Hazretleri'nde varsa, sen bir ihvana nasıl dersin ki Mahmud Efendi'nin kabrine gittiğin zaman sana bir şey cevap verebiliyorum? Bunu diyen kesinlikle kabir sana cevap vermiyor diyerek onu şeyhinden soğutmaya çalışmak,
- 1:01:17
ona şeyhinin rabıtasını bıraktırmaya uğraşmak bir vehhabinin bile aklına gelmeyecek, ağzından çıkmayacak kadar belalet ve felakettir. Onun için bunlarda hakkım varsa da bunlara da dolaylı yolda hepsinde hakkım var. Efendi Hazretleri'nin rabıtasını bozanlarda zerre kadar ilim hakkım olanlara hakkım haram olsun.
- 1:01:42
Çünkü o hak Efendi'nin hakkıdır, ben her şeyimi Efendi'ye borçluyum, bir zerre kimde hakkım var da Efendi'nin rabıtasını bozduysa hakkımı dünya ahiret haram ediyorum. Ancak döner, tevbe eder Efendi'nin rabıtasına, o zaman helal ederim. Tek tek benden helallik almağa dönenler de kuyruğa girdi helallik almağa, helallik almağa da tek tek lüzum yok.
- 1:02:05
Mevla seni görüyor, dönersin Efendi'nin rabıtasına, hakkımı helal ettim, otomatiğe bağlanmıştır. Bitti, özel görüşmenin bir anlamı yok. Ancak, bu arada biz ne anlatıyoruz ya? Ne anlatıyoruz kardeşim? Kaç sohbettir Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ruhunun, ruhaniyetinin yaşadığını, cism-i şerifiyle kabrinden çıktığını, alemleri dolaştığını, bunu anlatıyoruz.
- 1:02:30
Anlatmıyoruz. Ne anlatın yani o zaman? Kabir sana cevap veriyor mu diyorsun ya? La havle ve la kuvvete illa billah. O zaman Ebu Cehil'le ne fark kaldı? Ebu Cehil, kalip kuyusuna geldi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Fel ve ceddi ma vâde rabbikum hakka. Rabbinizin vaadine hak buldunuz mu sordu.
- 1:02:52
Hazreti Ömer nasıl soruyorsun bunların ruhu yok dedi. Ne buyurdu Sallallahu Aleyhi ve Sellem? Mântum bi esme hâli mâ gulumun. Benim sesimi onlar sizden iyi duyuyor. Ama cevap veremiyorlar. E şimdi kafir Ebu Cehil tabi cevap veremez. E sen o zaman Evliyaullah'a Ebu Cehil yerine mi koydun ki cevap veremiyor diyorsun?
- 1:03:12
Evliyaullah cevap veremezse kafirin ruhundan ne farkı kalır? Ebu Cehil için dedi cevap veremiyor. Kafirler için dedi cevap veremiyor. Müslümanlar için ne dedi? Hangi Müslüman dedi gitse kabrin başına selam verse, dünyada tanıdığı adam
- 1:03:34
tanıdığı kabrini ziyarete gitse sevinir, mutlu olur. Ruh hemen arşta olsa iner gelir. Bedeniyle irtibat kurar. Onun selamına cevabını verir. Tanır. Onunla müstehnis olur. Müstehşir olur buyurdu. Peki sen Müslüman lan. Sen Efendi Hazretleri cevap veremiyor diyorsun. Orada Ebu Cehil 70 gavurdan bahsediliyor cevap veremiyorlar.
- 1:03:56
Sen nasıl Evliyaullah diyorsun ki cevap veremez? Daha bu adamların sohbeti dinlenir mi yahu? Yahu sarıklarına, sakallarına, cübbelene aldanmayın. Hinduların sarıkları bunlardan büyük yahu. Sarıkla cübbelene adam adam olmaz. Önce iman ve itikad. İtikadı bozuk olduktan sonra ne yapacaksın? Vehhabinin sakalı bizimkilerden uzun.
- 1:04:23
Bize önce iman ve itikad bakar. Ondan sonra amel. İtikadı bozuk olanın ameline bakılmaz. Bidat ehlinin yanına varılmaz, selam verilmez, selam alınmaz. Böyle bir tehlike var. Ha itikad bidat. Bunlar tarikat bidat. Tarikat bidattı ama tarikat bidatından iş çıktı. Kabirde cevap veremiyor. O kabirden çıkıp birine görünemez.
- 1:04:48
bu reenkarnasyon olur dersen ve Evliyallâh'ın tasarrufunu ispat eden bütün ulemanın, evliyanın görüşlerine sen şirk demiş olursun. O zaman ehl-i sünnetten çıkarsın. Bu iş tarikat bitadından çıktı. Bu iş şeriat bitadına döndü. Neden? Ölenin işi bitti diyor. Ölenin işi bitti diye bir şey İslâm'da yok.
- 1:05:09
Ölenin işi yeni başladı yahu. Ne cahil adamsın. Böyle kızdırıyorlar beni. Ama olsun, sinir bana yarıyor. Faydalı oluyor yani. Faydalı oluyor. Çünkü neden? Biraz gevşekli geçsem bütün milleti vehhab edecekler. Biraz reddiyi durdursam helak edecekler milleti. Ama siz bu işe hakkıyla sahip çıktınız. Birkaç taneniz çıkıyorsunuz, Allah onlardan razı olsun.
- 1:05:38
Öbürleriniz çıkmıyorsunuz, gevşekli gelip ortada duranlarınız da var. Bir tarafı olan bertaraf olur. Tayyip Bey'in sözünü unutmayın. Tayyip Bey'in o sözü dünya açısından çok doğru çıktı değil mi? Ahiret açısından da ben söylüyorum aynı lafı. Bir taraf olan bertaraf olur. Ve dünya ahirette karlarından mahrum olur.
- 1:06:08
Açık konuş ya. Efendimiz'in şevkliği devam ediyor. Müceddiliği devam ediyor. Zaten müceddidi olduğun bütün feyizler ondan geliyor. İmam-ı Rabbân'ın beyanı vekili daha 55 sene bütün evliyaya kutup olsa, gavs olsa feyiz mücedditten geliyor. Sen ne konuşuyorsun?
- 1:06:23
Şimdi dediler Cezayir'de bir veli var. Gavstır dediler falan. Neyse istihara yaptım, şey yapıyorum, bakıyorum vaziyete de. Kutup olabilir, gavs olabilir, bilmem ne. Peki İmam-ı Rabbân Hazretleri bize ne buyuruyor mektubatta? Eğer bir zat 100 yılın müceddidi olduysa onun 100 sene döneminde Efendi Hazretleri'nin müceddiliği, kutupluk,
- 1:06:46
mürşidlik yani Nakşibend tarikatının müceddidiye, halidiye kolunun şevkliği Hazreti Mehdi'ye kadar devam ediyor. Tasarrufu devam ediyor. Çünkü rabıtayı bana devam edin deyince bize ne demiş oldu? Tasarrufu devam etmeyen bana rabıtaya devam et diyebilir mi? O yetkisi olmaz ki. Rabıtaya bize tamam, Ahmet iyi düşündü, bunu cemaat-ı ihvan'a ilan et buyurdu ya bana.
- 1:07:09
Rabıta bana devam edecek buyurdu. Şimdi rabıta bana devam edecek demek ise zaten ne demek? Tasarrufu devam edecek. E bunu zaten kendileri de kabul etti. Hasan Efendi 2 senenin için Efendi'ye rabıta yaptırdı o zaman. Madem tasarrufu yoktuysa Hasan Efendi gibi bir alim, bir veli, Efendi öldü, işi bitti derdi.
- 1:07:28
Daha rabıta yapılmaz derdi. Ama Hasan Efendi ne dedi? Bana rabıta yapmak caiz değil dedi. Kime yapılacak rabıta dedi? Efendi Hasan'a yapılacak dedi. Peki senin şeyh dediğin adam, şeyh diyorsun adama, ben de alim diyorum, veli diyorum, peki böyle bir insan sana rabıta bana yapılmaz, Efendi Hasan'a yapılacak dedi.
- 1:07:45
Zaten bundan anlaman lazım değil mi ki Efendi'nin tasarrufu devam ediyor? Hasan Efendi'nin vefatıyla Efendi'nin tasarrufu mu bitti? Şey benim anlamadığım, Hasan Efendi döneminde kendileri yazdılar, çizdiler, rabıta Efendi'ye devam edecek. Bu ne demekti? Efendi'nin tasarrufu devam ediyor. O zaman Efendi'nin şarjı 20 ay mı gitti?
- 1:08:05
Yani şarjlı mıydı bu tasarruf? Ölünün ruhu 20 ay kadar idare eder, 20 aydan sonra ruhun da şarjı biter, ondan sonra yeni bir şey uydurmamız lazım. Böyle bir din mi var ya? Böyle bir şerat mı var ya? Bunlar esas Efendi'nin büyük hainliği, Hasan Efendi hocamıza yaptılar. Çünkü onun da kurduğu düzen, rabıtanın Efendi'ye devamıydı.
- 1:08:29
Tarikat öyle yürüyecek dedi. Ama Hasan Efendi'ye bu hainliği göz göre yaptılar, yazıklar olsun o Talih Hoca'ya, Ali Ulu Hoca'ya. Bunlar göz göre göre, göz göre göre Efendi'nin laflarını çiğnediler. Efendi'nin sesli duyulan lafları ezdiler, yediler. Ondan sonra birlik olalım numarasını çevirdiler. İşte birlik olursun ama sen de uydun sürüye.
- 1:08:54
Ama hangi sürüye? Bir sürü var, meraya gidiyor. Bir sürü var Hakk'a, bir sürü var batıl'a. He, birlik olalım. batılda birlik olmayalım. Hak'ta birlik olalım. Tek kişi de kalsam, hak üzere olsam, sevad-ı azam, en büyük cemaat odur buyuruyor. İbrahim Aleyhisselam döneminde bütün dünya kafir ve müşrikken, tek İbrahim Aleyhisselam iken,
- 1:09:27
Allah İbrahim Aleyhisselam tek kaldı bir kişiydi demiyor. İnne İbrahime kâne ümmeten İbrahim tek idi ama hak üzereydi, onun için bir ümmet idi diyor. Onun için cübbeli tek kalsa ama hak üzere olsa ümmet olur. Ama öbürleri batılda toplansa ama milyon olsa Ümmet olmaz. Bid'at ehli olur, dalalet ehli olur.
- 1:09:52
Siz nereye gideceksiniz? Anladın mı? ümmet olur. Koyun gibi sürüye kabılırsınız. Ondan sonra ama hangi sürüye kabıldığınızda farkında olmazsınız. Maddi manevi kusuruna uğrarsınız. Ben size Allah için duyuruyorum ve uyarıyorum.
- 1:10:10
Şimdi, nerede sayfalarım? Burada. Ne buyuruyor şimdi? Bak, Nurettin el-Halebi. Kimdir bu Nurettin el-Halebi? Siratü'l-İnsânü'l-Uyun, Es-Siratü'l-Halebiye, bu aynı kitabın iki ismi, Ruhul Beyan-ı Tefsir'in kaynakları, bütün ulemanın, kendisinden sonra gelen bütün ulemanın kaynağı olan bir büyük alim, Evliyaullah'tan o buyuruyor.
- 1:10:36
Diyor ki, ruh cesedinden ayrıldıktan sonra onun bedeniyle ilgisi ve alakası devam eder. Normal insansa, kuyruk sokumundaki hücre çürümediği için, sayagiz, bir insanın her tarafı çürüse, hiçbir insanın kuyruk sokumundaki küçük hücre çürümez. Kafirin, müslümanın, balıkların yuttuğunda, ateşlerin yattığında, tamam mı, kemikleri parçası kalmayanında, kuyruk sokumunun hücresi,
- 1:11:13
Adem aleyhisselamdan beri, zaten peygamberler hiç çürümüyor bedenleri, onu konuşmuyoruz, Adem aleyhisselamdan beri, son nisana kadar, bugüne kadar böyle çürümüşlerin, her birinin kuyruk sokumu, vallahi billahi duruyor. Hadis sahih, yemin edebilirim. Küllü cesedim ne haddi meblağ, illa acep etsem, kuyruk sokumu çürümez diyor.
- 1:11:33
Peki, işte şimdi mesela mezara gidiyorsun, ananın açıyorsun kabri diyelim, dedemin üzerine gömdük, dolayısıyla beş seneden sonra açabiliyorsun, işte açtık dedemin kemiklerini kenara koyduk, bilmem, diyelim ki, hiçbir eser kalmamış. Ama orada kuyruk sokumunun hücresi var mı? Kesinlikle var.
- 1:11:52
O zaman, biz ziyaret ettiğimiz zaman, ruh bedene geliyor, selamımıza cevap veriyor, bizi duyuyor, işitiyor falan. Bunlar, bu noktada ruhun bedenle irtibatı hangi noktayla oluyor? Eğer beden çürümüşse, o zaman kuyruk sokumundaki hücreyle irtibat kuruyor. Bir parçası var orada. Anladın mı? O bir parça varsa, irtibat oradan, yani fiziki irtibattan bahsediyorum.
- 1:12:22
İrtibat oradan sağlanıyor. Eğer kemik memik bedenden bir şey, iskelet bir şey kaldıysa, zaten onunla irtibatı kuruyor. Diyelim ki dümdüz oldu, açtın, hiçbir şey yok. Hiçbir şey yoksa, kuyruk sokumu var mı hadise göre? Var. Kuyruk sokumundan gidiyor.
- 1:12:40
Şimdi, cismin tamamını toprak yese, eve gülü sıbah, canavarlar yese, evde kuşlar yese, evin ne ateş yaksa, bak. Aynı benim dediklerimi söylüyorum. İrtibat var mı? Var. Bu vasıtayla ve bir vasıtada zelket, tealluki, İmam Suyut'un El-Habisi'nden okuduk.
- 1:13:01
Şimdi buraya geçtik. Bundan şey geçeceğiz, tarifi el-İslam'a geçeceğiz. Birkaç kitaptan ilimleri topladım. Bundan Ebu Hayyan, Büyük Müfessir Bahru'l-But'e geçeceğiz. Öyle öyle size ruh hakkında ve ruhun ölümsüzlüğü hakkında ve bu manevi şeylere kafanızı çalıştırmaya çalışacağım.
- 1:13:23
Şimdi diyor, Şimdi diyor, işte o ilgi sebebiyle, yâriful men yezûrû Ziyarete geleni ölü tanıyor mu? Tanıyor. Tanıyor. Neyle tanıyor diyor? Ruh kabirin içine durmuyor. Ruh neredeyse, ruh geliyor. Geldiği zaman bedenle ilgi kuracak. Hiçbir şeyi kalmadıysa parçası, kuyruk sokumunundaki, bizim gözümüzle göremediğimiz o kuyruk sokumuyla ilgi kuruyor.
- 1:13:48
göremediğimiz o kuyruk sokuğumuyla ilgi kuruyor, Onunla tanıyor. Ve ya Resulü'yü, ünsiyet kuruyor. ünsiyet kuruyor, geldiğine mutlu, memnun oluyor vea rutlü selamu ilâ sellemu aleyh Selam verdiği zaman selamına cevap veriyor. Biz şimdi o zaman es-selamu aleyküm niye diyoruz? Çünkü mermene olsa demeyiz.
- 1:14:05
Çünkü mermer Gidiyoruz anamızın kabrine, babamızın kabrine. Esselamu Aleyküm Teala kavmi müminin Es-selamu aleyküm. Entümüs sabikûn Entüm siz diyoruz. E siz kime diyoruz? Orada taş var, toprak var. Kemik var. Ve ne'nü fikümü l-âkum Biz de size kavuşacağız yakında. Esselullâhü lenâ lekümü'l-âfiye Allah size de bize de afiyet versin, diyoruz.
- 1:14:29
Aynı normal ben seni hastaneye ziyarete gelsem Allah sana afiyet versin desem neyse. Kabre gidince yapılacak dualardan biri de es-sellâllâhu aleyhi ve aleyhümme l-âfiyye Halbuki siz ne zannediyorsunuz afiyet deyince? Efendim adam hayattaysa Allah afiyet versin. afiyet versin, yani şifa versin, afiyet versin.
- 1:14:48
Halbuki ölüye de kabire gidince sünnette varit olan dualardan biri de budur. Efendi Hazretleri bunu okumadan hiçbir Fatiha'ya başlamazdı. Es'elullâhe lenâ ve lekumul âfîk tehyyete minnâ ileykumul fâtiha Bizden size Fatiha hediye olsun. E siz diyorsun. Siz kime denir? Bu normal Müslüman. Normal vatandaş.
- 1:15:12
Siz diyorsun. Haa, şimdi bak. Şimdi normal bir vatandaşı anlatıyoruz, benim anamı anlatıyoruz, gittik kadıncağızımızla, selam verdik, kelam ettik, anacığım falan bazı şeylerde konuşuyorsun yani, konuş, duyar, duymakta sorun yok. Peki diyor, bu şimdi diyor, dünyadaki gibi canlandı mı diyor, öyle değil.
- 1:16:06
Peki nasıl oluyor? Cesediyle ruhunun alakası olmayan ölüyle ruhu bedeninde olan diri var ya, şimdi bir ölü var, ruhu bedeninle alakası yok çıkmış, bir de diri var, ruhu bedenin içinde şu an. Bu ikisinin ortasında bir berzak, kabirin adı zaten berzak, orta geçit. Orta bir durum var diyor.
- 1:16:33
Şimdi bu orta bir durumda ne oluyor? Bak, en azından, en azı yani, en sıradan insan, en sıradan insan bile kabrine ziyaretçi geldiği zaman, en sıradan insan bile tam ölü gibi olmuyor, tam diri gibi olmuyor. Ruh bedeninden yine geliyor, kabre ilgi kuruyor, o ilgiyle adamın ne konuştuğunu duyuyor, selamını duyuyor, öyle mi?
- 1:17:07
He? Selamına cevap veriyor. Sen şimdi diyemezsin ki, ya sadece selama cevap veriyor. Sen nereden çıkarttın? Öbür konuştuklarını da duyuyor. Bana diyemezsin. Çünkü ben sana hadis okurum. Bukhari hadisinde ne diyor? Bukhari, Kur'an gibi, vahiy, hadis sayın. Ne diyor? Mezarı gömdüğünüz zaman diyor, siz de giderken ölü sizin takunyalarınızın, ayakkabılarınızın sesini işitir diyor.
- 1:17:39
Demek ki ona gelip de selamünaleyküm, nasılsın, iyi misin deme şartı değil. Orada etrafta olanın eğer ruhu bedeniyle ilgiliyse o an, kabrede ziyaretçi gelince mutlaka ilgileniyor. Normalde her zaman kabirde değil. Ama ziyaretçi gelince kabirle irtibata geliyor. Ziyaretçi gelince kabirle irtibata gelince ölüyle diri arasında bir orta hale geliyor.
- 1:18:02
O orta hale girince de işitmeye yeterli oluyor mu? Oluyor. Ama sen ona selam verip kelam etmenin şartı yok. Çünkü neden? Sen orada ayakkabından ses yapsan, gürültü yapsan onu da işitiyor mu? İşitiyor. Mesele ne? Mesele ruhun bedeniyle o anda o kabrindeki bir parçayla alakadar olması. O ilgi kurulduysa o noktada zaten takunyanın sesini işitiyor.
- 1:18:28
Peki niçin ölünün kabrinin üzerine basmak haram? Mezarın üstüne basmak niye haram? İşte ruh bedenine ilgisi var, geliyor. Anladın mı? Alakası var orayla. Sen bir adamın üstüne çıksan, bassan göğsünün üstüne adamın rızası olmadan helal mi? E o da haram, o da haram işte. Ne fark etti?
- 1:18:59
Ölünün kemiğini kırmak, dirinin kemiğini kırmak gibidir. Aynı eziyeti verir, ahirette de hakkını alır diyor. Ulan bu zaten ölmüş, kırarım da dökerim de diyemezsin işte. Niye hadis-i şerifte öyle söylüyor? Niye ölünün suyunu yıkarken ılıştırın diyor? Soğuk sulu alan dökmeyin diyor. Ölüyorsan iyi iyi yapacak hali yok.
- 1:19:23
Öyle dedi ya, iyi iyi yapıyor bana dedi. Ofluyu anlattım ya, oflu mezun. O hikaye ne hikaye o ya? Yaşanmış. Bir daha yarım canlı getirmeyin dedi. E tamam da, efendim kardeşim, niye diyor ki sana soğuk su dökme? Sen daha İslam'dan haberin yok. ruhun, ruhtan haberin yok. Sen ölen bitti, gitti zannediyorsun.
- 1:19:50
Ne bittisi gittisi ya. Esas hayatta gitti. Bizle de çok ilgileri ve alakaları var. Evimizle, ocağımızla, ziyaretlere göre. Bunların hepsini anlatacağım size. Önümüzdeki derslerde. Âyet, hadis, âyet, hadis. Kafanız çalışacak. Sizin kafanız şu anda pek çalışmıyor. Ben farkındayım. Kurmak lazım, şarj. Çünkü bak Bir olay oldu.
- 1:20:12
Herifler Vehhabi oldu. Hiçbiriniz cevap verecek haliniz yok. Neden? İlminiz yok. Şimdi sizi Allah'ın izniyle, öyle bir ilimle donatacağız ki o ilimlerle beraber önüne gelen İsmail Ağa'nın hocası, Vehhabisi gelsin bakalım. Ondan sonra diyecek, ne konuşuyorsun ya. Âyetler, hadisler var burada. Ölünün işi biter mi ya?
- 1:20:33
Ki bu normal ölü. Bak şimdi. Bazen de diyor, dikkat. Dikkat. Nuruddin Alevi, marka. Ehl-i Sünnet İmamı. Vekad yekvâ hattâ yasîra kel hayyifid dünyâ. Bazen diyor, o ruhun bedenle, mezarın içindeki bedenle, halbuki kemikleri de çürümüş. İrtibatı çok güçlenebilir. Dünyadaki diri gibi de operasyonda çekebilir diyor.
- 1:21:04
Bak. Ancak. Velâllehu mâ zer ilâ gönul fil kudrâ lele feâli ihtiyâriye. Hani böyle abdest alayım, namaz kılayım, aynı senin gibi, benim gibi. Lefeal-i ihtiyâriyeye yaklaşır. Ama tam bir şu andaki hayatta olan gibi gücü olmayabilir. Ama diyor, kimisinin irtibatı zayıf olur. Kimisinin ruhla, ceryanın voltu gibi ya.
- 1:21:32
Ruh zaten biliyorsunuz. Pek fiziki görülen bir şey değil. Elektrik de ceylan da görülmüyor. Geldi mi her yer yanıyor, gitti mi her yer sönüyor. Ruh bedene girdi mi göz görüyor, kulak üşütüyor, her yer çalışıyor. Ruh çıktı mı her yer istop ediyor. Böyle bir şey yani. Mevla'nın yarattığı emri aleminden bir şey.
- 1:21:50
Onun için bazı kere dünyadaki hayatı gibi de tamamen ortalığı farkında olabilir diyor. Ancak bu dediklerim hani efâl-i ihtiyâriyeye gücü olmaz. Kendi istemiyle çıkamaz, giremez, kabrinden çıkıp ona gideyim, bununla görüşeyim, buna görüneyim, Ahmet'e gideyim, destek vereyim, öbürünü böyle yapayım. Bu kadar duruma gelemez dedi ya.
- 1:22:14
Dikkat! Vel kelâm! Buraya kadar konuştuklarım, fî gayril enbiyâ veş-şuhedâ. Aleyhisselâm Radıyallâhu anh. Peygamberler, şehitlerin dışındakilerden bahsediyoruz, sakın yanlış anlama diyor. Peygamber ve şehitlerin, makamı yükseklerin onda efâl-i ihtiyariye de var, istemiyle iş yapıyor. Mevla ruhuna tasarruf vermiş.
- 1:22:43
O istiyor, mesela Çanakkale Harbi'ne katılayım istiyor, geliyor. Kıbrıs Harbi'ne katılayım istedi, birçok evliya geldi. Onlar istem dışı değil, ihtiyari. Anladın mı? Efendimiz Hazretleri hep anlatıyordu bu Kıbrıs Harbi'nde katılan evliyâullaha. Bizzat pilotlara göründüler. Ben hatta televizyonda bir programda bir pilot konuşma yaptı.
- 1:23:06
Böyle bir şey gördüğüne dair. Yani, bunu açıklayan YouTube'larda bulursunuz, kaç tane pilot şahit oldu buna. Onlar şehitler, veliler, sıttıklar, onlar kendi ihtiyarıyla gideyim, yardım edeyim diye geliyor. Ama öbür anlattıklarımız, orada da çok acayip bir durum var. Hiç böyle bilmiyordunuz. Ölü ile diri arasında bir irtibat kuruluyor.
- 1:23:31
Bazen de diriye çok yakın. Ama şehitse, peygamberse, sıttıksa o zaman isteğiyle icraat yapma, mesela ne diyor? Ebu Bekri Sıttık'ın ruhaniyeti öyle bir güçlü ki geldiği zaman bir harbe bütün horkuları bozguna uğratır. Bozguna uğratmak ne demek? Kendi geliyor yani. Bozguna uğratıyor ne demek? Savaşıyor!
- 1:23:56
Ha, savaşıyor. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazreti Cihafer'i gördü vefatından sonra. Hazreti Cihafer peygamber miydi? Değildi, Cihafer-i Tayyar. Ama şehitti biliyorsunuz, muhteşeydi. Radıyallahu Teala. Onda o hadisleri hepsi okuyacağım size. Uçarken gördü böyle önünden. Rüya değil. Gözünün önünde uçtu.
- 1:24:17
Ruh geldi, uçuyor. Bunların hepsi hadiste var. Siz bir şey duymadıysanız ben ne yapayım? Ondan sonra diyor ki hadde şehit olanlar bunların Fetealleku erva-un bi-es-sâdîn Bak şimdi. Şimdi peygamberler daha üst. Şehitlerde böyleyse peygamberlerde ne olmaz? Şehitlerin diyor ruhları, cesetleriyle irtibatlıdır.
- 1:24:47
Tesiru bi-esrâdûn hayyeten Cesetleri, ceset ne demek? Fiziki beden. Fiziki beden ne oluyor? Canlı oluyor. Fiziki beden. Öbüründe onu demedik. Ne gibi? Kâyâteâvit dünya. Dünyada nasıl şu fiziki bedeni elle tutuyorum seni böyle aa elin üşümüş falan. Şehidin ruhu aynı cesediyle, cismiyle dolaşıyor. Dolayısıyla dünyadaki gibi diri oluyor.
- 1:25:14
Bak öbürlerine öyle demedi. Bunlar diyor, ve-kulûn-kudratûn onun gücü geri geliyor. ve-l-efâl-i ihtiyârîye. Efâl-i ihtiyârîye ne demek? Kendi isteğiyle şuraya gideyim diyor gidiyorsun ya şimdi buraya geleceğim diye niyet ettin geldin ya efâl-i ihtiyârîye oldu. Biri seni zorla elini başını bağlayıp da arabaya atıp getirmedi.
- 1:25:35
Sen kendi isteğinle elini ayağını oynattın ayağınla geldin buraya. Aynı şehidin diyor ruhuna diyor bedenine girer diyor sen nasıl kendi isteğini istiyorsan o da gider isteğine, istediğine gider, istediğinden gelir diyor. İşte Beyhakî Rahimoğlu Hayât-ül Enbiyâ kitabında bunu beyan etti diyor. el-enbiyâ hiyâm fî guvûru musallusîni
- 1:25:57
Peygamberler kabirlerinden namaz kılıyorlar, hacca yapıyorlar. Çok okuyoruz bu hadis çok önemli. Çünkü bu bapta en sahih ve en güçlü hadis. Ama bir hadis daha var. O hadiste ne diyor? Dikkat et şimdi. İnne ilmî bâde mevtî ki ilmî fîl hayâtî enzâra kabrî ve cibetne şefâtî Kabrimi ziyaret edene şefaat-ı mâcib ola buyuruyor.
- 1:26:20
Mekke'ye gidip Medine'ye uğramadan dönenler helak olmuştur. Yani hacca velemiye zorunluyum fakat hacca ömre yapıp beni ziyaret etmeden dönen bana eziyet etmiş olur. Resûlullah'a eziyet eden helak olur. Eğer Resûlullah'a sağlık olur medineye gidemeyeceksen hacca ömreye de gitmez. Hani Efendi Hazretleri 8 gün 40 vakti yapamayacaksan gitme diyordu.
- 1:26:40
Hadi ben o kadar diyemiyorum Efendi kadar gücüm yok. Tasarrufum yok. Ama şunu diyebilirim kesin. Hadislere dayanarak. Resûlullah'a sağlık medineye bir selam vermek sade bir selam Esselamu aleyke eyyü'l nebiyyü ve rahmetullahi ve berekatühu diyemeyeceğim, Medine'ye gidemeyeceğim, selam veremeyeceğim diyorsan hacca ömreye gitme.
- 1:27:01
Resûlullah'a eziyet etme. Bunu söylüyorum. Çünkü hadis var, hadise dayanamış. Ne buyuruyor? Medine'ye gelin sırf beni ziyaret için gelin, şu o İbni Teymi'ye ne diyeyim Allah müstahakkını versin, o İbni Teymi şurada camide namaz kılmak için git diyor. Resûlullah'a da gitmişken ziyaret edebilirsin diyor.
- 1:27:24
Esasen Resûlullah'a ziyaret için gitme diyor. Halbuki Resûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerifinde buyuruyor ki, illa illa ziyarati, yani la yamiduhumuna illa ziyarati tek niyeti diyor Medine'ye gelirken tek niyeti camide namaz kılayım, bin rekat fazla alayım değil, tek niyeti beni ziyaret olarak gelsin diyor.
- 1:27:49
Ondan sonra, yani o benim için gelsin, ondan sonra camide de kırk başını kılsın diyor. Bak İbni Teymi'ye tam tersi hadis-i şerif. la yuhimmuhu illa ziyaret, onun en önem vereceği niyet beni ziyaret olacak diyor. Ondan sonra da buyuruyor ki, peki siz yani başka yerde de salavat okusanız bana ulaşmaz mı?
- 1:28:10
Ulaşır diyor. Ama kabri şerifinin başında, Çin'de diyor, melek vasıtası da ulaşır diyor. Peşinden buyuruyor ki, benim ölümümden sonraki ilmim sakin hayattaki ilmim, bilgim nasılsa vefatımdan sonraki bilgim aynıdır diyor.
- 1:28:30
Şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sağlığında ne kadar mucize gösteriyor muydu? Gösteriyordu. Gelene gidenin hastalanışı, şifa-i şerif derslerini dinleyin, aklınız, başınız tavana vursun, aklınız havaya kalksın. Bu kadar mucize gösteriyor muydu? Ve gelene gidenin içini dışına vuruyor muydu?
- 1:28:46
Kayıptan bu kadar haberler veriyor muydu? E şimdiki ilmim de aynıdır diyor. Peki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ruhu bedenden ayrıldı, sonra bedene geri döndürüldü. Zaten o meseleyi geçen derslerde çözdük. Peki, anladım. Peki, peygamberlik sıfatı ve mucizeler bedenin sıfatı mıydı, ruhun sıfatı mıydı?
- 1:29:03
Esas insan kimdir? Ruh. O zaman bir veli vefat etse velilikten azlediliyor mu? Peki, peygamberlerin peygamberliği vefatlarından sonra peygamberlik bitiyor mu? E bitmez. Peygamberlik sıfatı devam ediyor mu? E diyor, o zaman mucizeleri de devam ediyor mu? E bu sıfatındaki nasıl sahabeye her şey karışıyordu, her şeyi biliyordu, her şeyi müdahale ediyordu,
- 1:29:29
her şeyi gizlileri söylüyordu, kayıplardan haber veriyordu. Aynı ilmi var mı şimdi? Peki, aynı ilminden Evliyaullah Allah şu anda da görüşüyor mu? Görüşüyor. Görüştüğü veliler var mı? Çok. Bir gecede yirmi yedi kere musafahattim diyor Evliyaullah'tan beri.
- 1:29:47
Şimdi, sen şimdi ayakta uyuyorsun diye, Efendi Hazretleri'ne ne zuhuratlar oluyordu, Efendi Hazretleri'ne ne bilgiler veriyor muydu? Veriyordu. Efendi Hazretleri'nin sohbetleri dolu. Resûlullah böyle buyurdu, Resûlullah şöyle buyurdu. Sen de zannediyorsun, hadiste var. Ömreden bir geliyordu. Bütün kadın sohbeti, erkek sohbeti kırıla gidiyor.
- 1:30:05
Hatice anamız buyurdu ki, sen de zannediyorsun kitapta, Hatice kabrinde söyledi. He? İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Ömer'e gidiyorduk, Mekke'de geceliğin. Biraz da gizli gidiyorduk, vehabeler takip ediyordu. Hani oturmamıza mani olarlar diye. Abdullah İbn-i Ömer'e gidiyorduk. Radıyallahu anh. Kalkıyorduk.
- 1:30:27
Diyordu ki, Ahmet. Buyurdu ki Abdullah İbn-i Ömer Hazretleri. Orada, orada. E tabii benim ömrüm böyle geçti. Bana çok normal. Abdullah İbn-i Ömer Hazretleri buyurdu ki, Tefsire devam edin. Tefsirden çok memnunum. Ruhul Furkan'ı güzel yazın. Derslere ara vermeyin. Böyle. Hazreti Osman'a gidiyorduk. Hazreti Osman'dan geliyorduk.
- 1:30:48
Yürürken, yolda diyordu. Hazreti Osman buyurdu ki, Ruhul Furkan'dan çok memnunum. Ruhul Furkan'a devam edin. Şimdi Kur'an'la ilgilileri, onlar söyledi bize. Hatice anamız diyordu ki, çarşaflılara söyleyin. Şöyle yapsınlar, böyle yapsınlar. Aynen böyle. Hazreti Ömer'den geldi. Dedi ki, Ahmet'e söyleyin, ders okusun.
- 1:31:13
Ben de işte böyle. Şimdi başladım yine, tefsir dersine başladım elhamdülillah. O emir yerine gelsin diye. Yani, Efendimiz Hazretleri böyle. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den anlayabildik. Resulullah şöyle buyurdu, Resulullah böyle buyurdu. Millet de zannediyor ki, tergibü tergibden hadis mi okuyor?
- 1:31:29
Ya tergibü tergibden hadisi kürsüde okuyor, ayrı devam. Ama aşağıda irtibat devam ediyor. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bütün ümmetin ilgili, ama sende alıcı yoksa, verici ne yapsın? Efendimiz Hazretleri'nde alıcı var. Alıcı olduğu için Efendimiz Hazretleri'nde her şey, alem-i berzak, alem-i melekut, hepsi gözün önünde.
- 1:31:53
Arşı görmüyor mu Evliyaullah? Allah'ın dostlarından arşı görenler yok mu? Arşı gören, ferçi mi göremeyecek ya? Yarım metre toprağın altını mı göremeyecek ya? Öyle buyurdu. Kimdi? Ebu'l-Mevabi Şahzeli olabilir. O, Mesul Ebu'l-Hasan Şahzeli değil. Onun halifelerinden tabii, sonraki müttakir halifelerinden.
- 1:32:15
Ebu'l-Mevabi Şahzeli. Neydi bir daha başka biri vardı? Ben Mısır'a sırf onun için gideceğim. Neydi dedim işte. O zatın adı Muhammed Hanefi Hazretleri. Mısır'daki zatın adı. Ezbere söylüyorum, unutuyorum. Ebu'l-Mevabi Şahzeli. Bu da şey ama, Şahzeli meşayıhından. Muhammed el-Hanefi. Karafe'ye giden, Kahire'ye gidiyorlar.
- 1:32:40
Bazı bana soruyorlar. Ben daha bulmadım. Ben öbür evliyanın çoğunu buldum. Daha benim orada bulmadığım bayağı var. Bir gitmem lazım. Muhammed el-Hanefi Hazretleri. Evet. Kimin bir ihtiyacı varsa, kabrime gelirse, hacetini isterse, biiznillah, işini görürüm. Göreyim diyor, gelsin. İşini göreyim, gitsin.
- 1:33:05
Fe innema beyni ve beynekum gayru zira'im min turab. Evladım dedi ihvanlarına, ölmeden evvel. Aramızda bir arşın toprak olacak. Bir arşın altta, sen bir arşın yukarıda. Ve küllü racilin yahcubu an eshabihi zira'un min turab. Fe leyse bir raculin, hangi bir adam ki, müritleriyle, talebeleriyle, arkadaşlarıyla, onun arasına bir arşın toprak girip de engel oluyorsa,
- 1:33:40
o zaten adam sayılmaz dedi. Bu lafı kim naklediyor Muhammed el-Hanefi Hazretleri'nden? Abdülvehhab, Şahran. İmam Şahran'ı duydunuz mu? Hah, İmam Şahran'ı tabakat-ı kübrasında ben okudum. Kaynağı ile beraber. Sayfa 88'de bu söz geçiyor. Muhammed el-Hanefi Hazretleri Allah ziyaretini onda nasip eylesin.
- 1:34:02
Bir adam veliyse, bir metre toprağın altına girince, müritleriyle işi bitiyorsa, irtibatı kopuyorsa, zaten o veli değil dedi. Benim ruhaniyetime Allah bu kadar güç ve tasarruf vermiş, yarım metre aşağıdayım diye, irtibatım mı kopacak dedi. Ama büyükler böyle. Onun kabrini şeyde, Üsküdar'a gittim de ona gitmemiştim.
- 1:34:27
Karafele. Bulduracağım, buldurdum yani. Şırf onun için gideceğim yani. İş gördürmeye. Evliyaullah. Efendi Hazretlerine iş görülmüyor mu? Ohoo kurban olduğum. Bütün işleri görür. Aslında hiç böyle gitmemize de gerek yok. Ama insan biraz da tabii diğer büyük müştehidleri, alimleri, sahabe-i kiramımız falan ziyaret ediyoruz.
- 1:34:50
Efendi Hazretleri de ziyaret ediyordu yani. Onlarla da ediyorduk yani. Allah şefaatlerine nail eylesin. Ama bizim en yakın vesilemiz o. Ölümümden sonraki ilmim, hayattaki ilmim gibidir diyor. Peki, Ebu Ya'lani verdiği son hadis-i şerif. Ebu Reyhan'a ne buyuruyordu? İsa İbni Meryem aleyhisselam gökten inecek diyor.
- 1:35:11
Sonra benim kabrime gelecek diyor. Kabrimde gelince bana selam verecek diyor. Ben de ona ne diyeceğim diyor. Ve aleykesselam ya İsa İbni Meryem diyeceğim diyor. Sesli. E zaten sesli bu hadis olarak konuşuyoruz. Diğer evliyaullahın kabrinden sesiyle cevap verdiği çok. Ama bu hadis olduğu için delil oluyor anladın mı?
- 1:35:37
Kabrimden cevap vereceğim diyor. Onun için Musa Aleyhisselam'ın kabrinden ayakta namaz kılması. Ondan sonra onların bilmem ne vadisinden çüppe giymişler hacca giderlerken Efendimiz'in görmesi. Bunlar hiçbiri ruhun ayağa kalkması, çüppe giymesi efendim düşünülecek şeyler değildir diyor.
- 1:35:57
Onun için diyor burada bunlar bu sıfatlar Miraç gecesi peygamberlerde gördüğü sıfatlar cisimlerin sıfatıdır. Yani ayakta kılıyorlardı demesi cismin işidir. Ondan sonra efendim hacca gitmeleri, çüppe giymeleri cismin işidir.
- 1:36:18
Şimdi onun için burada adam şunu diyemez. E madem öyle adamın biri şu soruyu söylüyor. Kitapta onun bile cevabı var. Madem dünya hayatı gibi diri diriler ondan sonra abdestleri bozuluyor. Adam bunu soruyor. Eski alimlere, süyutiye soruyor. Onlar da cevap veriyor. Aynı dünyadaki gibi diri diriler. Namazları, haçları aynı fizikidir, cisimdir.
- 1:36:48
Ama yemek içmeye ihtiyaçları olmadığından peki cennette, cennette fiziki bedeninden dirilmeyecek misin? Peki yemek içmeye ihtiyacı ne olacak? Yemek içmek var ama ihtiyaç olacak mı? Yok. Büyük abdest, küçük abdest var mı? Ya cennette bunu kendin anlatıyorsun, dinletiyorsun. Sonra bana geliyorsun soru soruyorsun diyor.
- 1:37:11
Bak ne kadar cevaplar ikna edici. E cennette hepimize girebilirsek inşallah öyle olacak. Hem yiyeceksin, içeceksin hem de abdest ihtiyacı yok. Daha ne abdesti soruyorsun? Ama bu şunu dedirtmeye çalışıyor. Onların hayatı ruhanidir, ruhanilerde abdest bozulmaz. Onu demiyor. Hayatları ruhani değil. Hayatları cismani ve fiziki diyor.
- 1:37:34
Fiziki değil diyor. Onu söyletiyor ki onların ki anlamazsın sen ruhanidir dersen o zaman bizim davamız sabit olmaz. Bizim davamız ne? Beden, cisim, ceset, iskelet, fiziken diri. Şehitlerden, ebilerden. Anladın mı? Onu ispat ediyorsun. O da o zaman zahiri abdest bozmayı soruyor. Sen de o zaman cennette de fiziken diri değil mi?
- 1:37:59
E diri. Abdest bozmak var mı? Yok. E demek Allah her şeye kadir, ona abdest ihtiyacı verdirmiyor. Daha bunu anlamayacak ne var? Ancak diyor, bilmek ve işitmek, yemek içmek şehitler peygamberlere mahsus. Cima da var diyor şehitlerden. Bunları anlatıyor. Ancak diyor, çünkü yurzakun rızık diyor lezzet demektir.
- 1:38:24
Lezzet her türlü lezzete şamildir diyor. Çünkü cennette zaten cima var. Ha ancak sen efendim cennetteki uğuriler sekreter kabilindendir. Cennette cinsiyet yok kafasındaki manyaklardansan onu bilmem yani. Şimdi bazı öyle manyaklar da var. Tabi cennette cinsiyet yok diyorlar ya. Sekretermişler uğuriler.
- 1:38:44
Onlar özel kalemmişler. Cinsiyet yokmuş. Peki şimdi diyor, bilmek işitmek, yemeğe içmeye benzemez diyor. Yeme içme konuları, rızık konuları, cima konuları, vesair konular, fiziki konular, Nebiler, şehitler özel. Tabi sırtlıklar artık orada özel evliya ayrı. Zaten onların hepsinin şehit oldukları için.
- 1:39:12
Nebiler şehitler, o özel diyor. Yemek içme, fiziki yeme içme konuları. Ama onun hakkında deliller var. Ancak diyor, işitme ve bilme. Bak, işitme ve bilmeye gelince diyor. Tabi ki peygamberlerin, şehitlerin işitmesi, bilmesi var. O zaten diyor, diğer ölülerde de var. Anladın mı? O zaten. Diğer ölülerde de var.
- 1:39:43
Dikkat. Hep benim konuştuklarım bak, ibareler okuyorum. Vesâirul mevta şamülül küffâr. Diğer ölüler deyince sade Müslümanları sanma diyor. Kâfirlerde de var diyor. E kâfirlerde yoktuysa Ebu Cehil'in kuyusunun başına gidip niye konuştu onlar? Anladın mı şimdi? Ben size ilk derste ne dedim? Kabrin başına geleni tanıması bilmem nesi bunlar kâfirlerde bile var dedim.
- 1:40:11
Ben size en başta ne dedim? Kâfirlerin ruhu da ölmüyor. Ruh ölmüyor dedim. Dedim mi? Ehl-i sünnete göre ruh bedenden ayrılınca ruh ölmüyor dedim. Bu kâfirlerde de var dedim. Demedim mi? Bak işitmek bilmek diyor. Şair Mevta'da da var. Kâfirlere bile şamil diyor. E çünkü ayet-i hadise onu söylüyor. Anladın mı sen?
- 1:40:33
Şimdi. Peki Filberzar. Kabir aleminde şehitler yemek yiyor mu? Fiziki. Lana. Bilmiyorum. Lana manaya tenezzül ederler mi? Artık cennet yemekleri vardır bilmiyorum. Belki can istedi. Lana da bulur. Ondan sonra içiyorlar. Su, cennet suları vesaire, zemzem vesaire. Filberzar kabirde ha. Peki niye içiyorlar yiyorlar?
- 1:40:59
Lahan ihtiyaç. Ihtiyaçlarından dolayı değil diyor. Susadılar acıktılar diye değil diyor. Yan için yolan belli müceddedil ikram. Farklı bir ikram olsun yani. Herkes ölmüş, herkes geliyor, herkes Müslüman, herkes namaz kılmış, herkes oruç tutmuş, bilmem ne bilen. Bu adam Allah için canını vermiş yahu.
- 1:41:19
Ben Mevla diyor ki ben buna bir özellik vereceğim, öbürlerine karşı bir intiyaz sağlayacağım diyor. Onun için yoksa şehit aç kalmıyor. Acıktım diye yemek istemiyor. Anladınız mı? Anladınız. Peki. Onun için ayet-i kerimede ne buyuruyor? Sakın Allah yolunda öldürülenler ölü zannetmeyin belaya. Asıl birileri onlar.
- 1:41:48
Rabblerine rızıklandırıyor. Şu Efendi Hazretleri gibi Allah yolunda yaşayıp ölen şu son asırda kim var ya? Allah yolunda ölenleri diyor. Ölü sanmayın diyor. Rızıkları gönderiliyor diyor. Şimdi e o zaman peygamberler daha evla çünkü neden? Her peygamber hem nebidir aynı zamanda her peygamber ölürken şehit olarak ölüyor.
- 1:42:13
Dolayısıyla her şehit peygamber değildir ama her peygamber şehittir. Özellikle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem geçen anlattım. Hayber'de yediği ııı zehirli koyunun zehri her sene yokladı. Sonunda buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem. Hayber'e Hayber'de yediğim zehirin acısını her sene çekiyordum.
- 1:42:42
Şah damarım şu anda o zehirden kesilecek kopacak diyor. Yani şehit olduğunu hadiste beyan ediyor. O zaman Kur'an'ın nassıyla da Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrinde diri olduğu ayetle de sabit oldu mu? Oldu. Ayet şehitler hakkında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'de diyor ki ben o zehirden ölüyorum şehidim diyor.
- 1:43:02
E hadiste var ayette var. Anladın mı? Dolayısıyla bunlar sabit oldu. Hacca gittiklerine dair geçen yine okuduk. Orada da ne buyurdu? Vadinin adını sordu Ezrek Vadisi. Tepenin adını sordu Herşat Tepesi. Ondan sonra ne buyurdu?
- 1:43:18
Şimdi görüyorum. Musa aleyhisselam parmaklarını kulaklarına koymuş. Lebbeyk diye bağırarak gidiyor. Yunus aleyhisselam kıvırcık devenin kırmızı devenin üstüne oturmuş. Üzerinde de efendim ııı bir yünden çüppe var. O da ihrama doğru, mikata doğru gidiyor. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem gördüğü yerde mikattan evvel.
- 1:43:42
Şimdi peki bunlar ııı bu hadis-i şeriflere göre ııı ne yapıyor? Hacca gittikleri de bedeni ve fiziki olarak sabit oluyor. Şimdi geldik Ebu Hayyan El Bahrul Muhit tefsirinden üçüncü cüt yüz yirmi dokuzuncu sayfada. Ebu Hayyan çok büyük bir müfessir. Tefsir eğilinin en büyüklerindendir. Herkes bilmez.
- 1:44:03
Enderüs alimlerinden Granada, Kurtuba o bölgenin en büyük alimi Ebu Hayyan El Bahrul Muhit manası okyanus. Bu tefsirde buyuruyor. Bu ayetin sebebinin üzerinde onun için buyuruyor ki şehit olanlar hakkında demeye başladılar. Falanca öldü gitti. Dünyanın nimetleri ayrıldı ondan. Münafıklar da dediler ya bizi dinleseler gitmeselerdi içindik Hurma bahçesinde
- 1:44:34
bostanında yiyecek içecektiler. Günafıklar da bu lafı deyince Allahuteala yasakladı yasakladı. Şehitlere ölü demek yasak. Öldü demeyi yasakladı ya. Allah Allah. Daha anlamıyor musun ya? Şimdi burada ehl-i sünnet ulemasının görüşü şudur ki onlar şu vakitte haydirler ve diridirler. Ruhlar zaten baki ruhlarda sorun yok.
- 1:45:05
Velakin la teşburun diyor. Yani onların hayatlarının keyfiyetini yani yaşama şekillerini gözünüzle göremediğinizden bilemiyorsunuz diyor. Bundan dolayı burada buyuruyor ki efendim mesela İmam Şüheyli, Delal-i Ünlübübe isimli eserinde diyor sahabe-i kiramdan naklediliyor. İmam Şüheyli, Ravzur Ünlü sahibi çok büyük muhaddis aynı zamanda siyerci.
- 1:45:33
Sahabe-i kiramdan biri diyor bir yerde kazı yapıyor. Kazı yaparken toprağın altında pencere gibi bir şey açıldı. Bir de baktı. Bir adam taht gibi bir şey var böyle. Oturuyor. Oturuyor ve önünde de musaf var. Toprağın dibinde kazıda kazıda dipte. Oksijen yok. Nasıl yaşıyor? Ha işte. Kazıdadır. Böyle bir yer çıktı kazıda.
- 1:46:05
Pencere gibi bir şey açıldı. Adam biri. Önünde de musaf içeri var. Önünde yemyeşil bir bahçe. İşte göz görebildiği kadar genişliyor ya. Ondan sonra. Nerede oldu bu? Uhud'da. Uhud şehitlerinden biriymiş o. Ondan sonra o da baktı. Onun şehitlerden olduğunu anladı. Uhud'da bölgesi ya. Uhud şehitlerinden.
- 1:46:32
Sahabenin Uhud şehidi. Çünkü sahabeden biri kazı yapıyor. Sahabe döneminde yapılıyor kazı. Bu sefer ne oldu? Sel geldi. Şehitlerin bacaklarını açtı. Hazreti Muaviye radıyallahu anh zamanında. Oradan sel yatağından naklettiler şimdiki yere.
- 1:46:51
Şimdi geldiğimiz yer Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in gömdüğü yer değil. Daha daha yakın yerdeydi. Oradan sel açınca selden biraz dağın altından uzaklaşsın diye. Hazreti Muaviye radıyallahu anh döneminde 40 sene sonra bu şimdiki yere geldi. Aynı taptaze dipdiri duruyorlardı. Hiçbirinin bir yerine bir şey olmamış.
- 1:47:14
Yaraları kanıyor. İşte o zat. Şimdi bu başka ama. Bu başka. Bu bedeninin çürümediği sabit. Bu şimdi başka. Adam oturmuş. Tahta kurulmuş. Önünde musaf. Yemyeşil bahçe. Yerin dibi ya. Kazının dibinden çıktı. Ondan sonra anladı ki bu şehittir. Sahabeden bizzat bunu görüyor. Nereden anladı? Yüzünde yara vardı.
- 1:47:51
Bak yüzündeki yara duruyor. Mevla yarayı tedavi edemez miydi? Yarayı tedavi etmemiş. Yüzünde yara duruyor. Ama fiziken, bedenen onu tahtın üzerine oturtmuş. Önüne de musaf-ı şerifi vermiş. Kur'an okuyormuş. Say hadisi. Dolu var böyle kaynaklarımızda.
- 1:48:10
Şimdi bunun mesela rivayetlerde de var. Hatta yine meşayıktan bir şey oldu. Böyle bir kazıda. Yine kabirler göçüyor ya bir de deprem üstüne deprem üstüne. Bu İstanbul'da kazsan kazsan kazsan kaç altta mezar çıkıyor. Çünkü depremlerle devamlı üst üste gelmişler. Dolayısıyla kazılarda böyle çok ince acayip işler çıkıyor.
- 1:48:31
Yine evliyalardan bizzat onların kaynaklarını söyleyeceğim size sonra. Böyle kazıda bir baktım diyor. Bir zat oturmuş. Musaf'tan Kur'an okuyor. Orada oksijen yok. Allah'ım. Baktı diyor beni gördü diyor. Dedi ki diyor bana. Kıyamet koptu mu? Dedi yok. Kapat dedi ne işin var? Dedi kapat. Vallahi böyle ya.
- 1:48:54
İbare böyle ya. Dedi kıyametin kıyameti dedi. Dedi yok dedi. Ne açtın dedi ya? Kapat dedi. Ya kitaplarda öyle şeyler görüyorum ki size çoğunu anlatamıyorum. Şu gevezeliğimden Allah beni ispatsın. Çok gevezelik yapmadım. Bunları anlatsam daha iyi olacak ama öbürlerinde de dini korumak için konuşuyorum.
- 1:49:14
Ne yapayım yani şimdi? Ondan sonra. Demek ki şehitler diri. Cisimleriyle diri. E nerede duruyorlar? E nerede duruyorlar? Kabirlerinde duruyorlar. Işte efendim orada rızıkları geliyor veyahut ruhlar yani. Ruhlarla cesetler cennette beyaz kubbelerde rızıkları geliyor. Yeşil kuşların hafzalarında duruyorlar.
- 1:49:35
Cennet meyvelerinden yiyorlar. Sidretül müntehada duruyorlar. Ondan sonra vesaire vesaire. İbn-i Abbas radıyallahu teâlâ namazdan rivayet ediyor. Eşhü eden âlâ ne'rim bi bâbil cennetin, cennetin kapısında, ırmağın yanında, fî kubbetin hadra yeşil kubbelerin altında, biri va'et fî ravdanın hadra yeşil bahçelerinde yecri aleyhim rizgû minel cenneti bükre tevhâşiyyâ.
- 1:50:00
İbn-i Ebi Şeybe'de var, Ahmet Muhammed'in Müsledin'de var, İbn-i İbn'de var, Hakim'de var, Taberi'de var. Her kaynakta var. Sabah akşam cennetten yemekleri geliyor, oturuyorlar, kuru yolluyorlar, yiyorlar. Diyen hadisler var. Şöyle Ahmet Muhammed'in, Kudr'un, Teâlük'ün, Müslim'in, cennetin bütün ürünlerinden yiyorlar, yeşil kuşlarla böyle büyük kuşlarla gidiyorlar, geliyorlar.
- 1:50:21
E tamam. Biri va'et altından kandiller, kimi şehitler öyle, kimi şehitler öyle, vesaire vesaire. Şimdi bunlar hakiki cennet demiler, cennet bahçesinden bir bahçe demiler. He? Değil işte bak. Yanlış oldu. Yanlış, anlatamadım demek istedim ha. Peki, Ya cennet bahçesinden bir bahçe, cehennem çukurundan bir çukur.
- 1:50:52
Biz de normal Müslüman olarak, azap yoksa biz de cennet bahçesindeyiz. Şehidin ne farkı kaldı hacı ağabey? O zaman ne buyuruyor? Yeşil kuşların hafzalası derken işte, yeşil kuş derken, o kuş deyince çünkü dünyanın en güzel uçaklarının, en büyük, en lüks uçaklarından büyük o. Yani öyle rahat kuş deyince, küçücük kursağına sıkışmamış.
- 1:51:20
Rahat öyle, oho şu anda dünyanın hiçbir kralın öyle uçağı yok. Cennetin ırmaklarında geziyor diyor. Eğer cennet bahçesi olsa, kabri cennet bahçesinde olsa, cennetin ırmağına oradan gidemez ki. Onun için diyor bak, Vel-Cumhur, Ebu Hayyan çok büyük ehl-i sünnet imamıdır. Vel-Cumhur, ehl-i sünnetin cumhuru ala ennehu fil cenne.
- 1:51:43
Cennet bahçesinde değil, cennetin kendinde. Çok rivayetler var, ama sayı hadislerden çıkan ehl-i sünnetin itikadı nedir? Cennetin kendidir. Ve yüve yüdü, buna delil getirir. Kavl-ü hadis-i şerif. Bahçenin bir hadis-i şerifi var burada. Bunun kaynağı ne hocam? Firdevs buyurdu. Ha İbn-i Ebi Şeybe, Hennad, İmam Zühd, Ahmed, Ahmed, hepsinde var.
- 1:52:09
Burada ne buyuruyor? Harise radıyallahu anh, Harise İbni Süraka Bedir günü gözetlemek için, İslam ordusunu gözetlemek için çıktı. O arada bir ok geldi, o ok onu öldürdü. Artık serseri ok muydu, ona kasten mi attılar? Her halükarda bu mübarek sahabi Bedir şehitlerinden biridir. Sonra onu ok öldürdü. Peki, annesi geldi, Ümmü Harise.
- 1:52:38
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e geldi. Ya Rasûlullah dedi, benim oğlumun durumu nedir? İn kâne fil cennet, sabertü. Eğer şu anda cennete girdiyse, bak cennetin içindeyse, sabredeceğim dedi. Ağlamak yok. Ama bir de cenneti de kaybettiyse, hem canı gitti, hem cennet gitti. O zaman ağlayayım dedi yani.
- 1:53:01
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu Ümmü Harise, İnnehu fil firdevs. Ey Ümmü Harise, o normal cennette de değil, o firdevs-i âlâdadır dedi. Senin oğlun, Bedir şehidi. İşte, firdevs-i âlâdadır. Şimdi firdevs de cennet bahçesi olur mu? Kur'an'da ne söylüyor? Ümmü Harise'nin dediği ne? Firdevs, firdevs cennetin en üstte, en gözde, en güzidir.
- 1:53:28
Kapının dışında, bahçenin kenarında olur mu yani? Firdevstedir dedi. Onun için onlar cennettedir. Dolayısıyla ehl-i sünnetin mezhebine göre diyor, ruhlar, bak Ebu Hayyan diyor, ve mezhebu ehl-i sünneti. Enne lerruâhe lâ tefnâ. Ruhlar yok olmuyor. Vennâ bâkiretün. Âd-i hurû cem'inel bedeni. Bedenden çıktıktan sonra ruhlar geri kalıyor.
- 1:53:54
Fâ-rruâhe-lise'âde minel hamd ile'hamiddîn. Sait olan ölenler, imanlı ölenler ceza gününe kadar nimetleniyor. Fâ-rruâhe-lise'âde minel hamd ile'hamiddîn. Şekavet ehli bedbaht iman söylenenler ceza gününe kadar, mahşere kalkana kadar azap görüyor. Onun için, şehitle diğer müminler arasındaki fark neymiş?
- 1:54:16
Fiziki bedene girmek, fiziki yemek yemek, fiziki su içmek. Burada fazlalıklar, Allah onlara böyle fazilet verdi diyor. Onun için, şühedâ ehyânü endellâh tû rızek ve ervâhüm erzâkum alâ ervâhîm. Ruhlarına rızıkları veriliyor. Ondan sonra onlara, nasıl ki Firavun ve Kânedan'a her sabah akşam cehennem gösteriliyor.
- 1:54:38
şirâvun ve kânûn. Bunlara da, cennete bunlar girdiriliyor. Ve bütün rızıkları cennete onlara ihsan ediliyor. Allah Teâlâ diyor, şehidin, yani her şehit, peygamberler çürümez. Onda kesin hadis var. Şehitlerden çürüyen de olabilir. Bazı şehitler çürümez. Ekseri şehitler çürümez. Şehitlerden çürüyebilir.
- 1:55:01
Bir adam çürüdü diye bu şehit değildir anlamına gelmez. Şehit de çürüyebilir. Ama peygamberlerin çürümediği kesin. O sayı hadis var. Onu inkar eden, sünneti inkar etmiş olur. Ama şehitlerde, her şehitte fertfert şey yok. Yani özel bir hadis yok. Çürümeme müjdesi var. Ama diyelim ki çürüdü. Yine de Allah Teâlâ ne yapıyor?
- 1:55:21
Onu diyor, ihya ediyor. Onun parçalarına nimetleri ihsan ediyor. Ve böylece ona bu imkanları veriyor. Dolayısıyla diyor, bu âyet-i kerimede doğru anlamak lazım. Özellikle Bedir şehitleri hakkında nazil olduysa da diğer bütün şehitler de buraya dahildirler. Çünkü sebebin hüzünün hususi olması, sebebin hüzünün özel kişiler hakkında inmesi bir âyetin, o sıfata
- 1:55:50
sahip olan kişiler hakkında hükmün umumi olmasına zıt düşmez. Kur'an'da birçok âyet bir kişi, iki kişi hakkında nazil olur. Ama kafirler hakkında ise bütün kafirler girer. Müminler hakkında o sıfata sahip olan şehitler hakkındaysa, namaz kılanlar hakkındaysa, zikredenler hakkındaysa, belli bir sahabeden dolayı inse bile o sıfata sahip olan cümlesi müminler kıyamete kadar
- 1:56:14
o müjdelere dahil ve nail olurlar. Şimdi, Nurettin Alevi'ye geçtim, Ebu Ayyan'dan bir toparlama yaptım. Şehitlerin rızıkları şehitlerin âyette geçen rızıklarına cinsi münasebette hükmü dahil olur mu? Olur diyor. Yemek içmek neyse, yemek içmek nasıl? Bedenin, cesedin işidir. Bu da bedenin cesedi işidir.
- 1:56:46
Lezzet veriyor mu? Veriyor. Rızık mıdır? Rızıktır. Dolayısıyla buna da şamil olur diyor. Bunları bilmeyen mankurtlar ve manyaklar, manyaklar da ahirette cinsiyet yokmuş berzak aleminde. Yahu berzak aleminde normal ölüden bahsetmiyoruz. Nebilerden, şehitlerden bahsediyoruz. Yemekten, içmekten bahsediyoruz.
- 1:57:07
Onun için ulema bu rivayetleri cem ediyor. Ama namazla haç, hadiste var. Cema ile ilgili konu ulemanın kıyaslarında var. Ulemanın kıyaslarında var. Şimdi Ebu'l Mevahim Şahzeli Hazretleri buyuruyor. Es sirrul mesun, unvanü ehl-i sırrül mesun, işte fi keşfe avrat ehlül mücün diye bir kitap. Ne acayip.
- 1:57:32
Kitabın adına bak izaha geldin, mana veremezsin, hocalarsın. Ebu'l Mevahim Şahzeli Radıyallahu anh, çok büyük veli. O da Mısır'da, o da Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'i devamlı rüyada görüyoruz. En çok rüyada gören, İbni Ebi Cemre'den sonra İbni Ebi Cemre Radıyallahu Anh'tan sonra Ebu'l Mevahim Şahzeli meşhur olarak bize gelmiş.
- 1:57:51
Onun bir beyti var. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem buyurdu. Şu beyti her sohbette okuyun. Ona söylemiş. O beyti o da okuyordu. O beyti okuyanlar hepsi affoluyordu. Biz de okumuyoruz işte. O okuyalım bakalım. Neydi? Ha? Hatırlayın bakın beytisini. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem görünmüş ona.
- 1:58:09
Demiş ki bu beyti okudun çok sevindim demiş. Bundan sonra okusana her mecliste sohbette okuyanlar affolacak. Buyurmuş. Efendim. Muhammed insandır ama Sallallahu Aleyhi Vesellem diğer insanlara benzemez. O belki bilakis o en kıymetli mücevherdir. Diğer insanlar taş gibidir. Dolayısıyla bu beyti demiş.
- 1:58:44
Onda o da her sohbette bu beyti okutuyordu millete. Efendim Sallallahu Aleyhi Vesellem buyurmuş. Bu beyti okuyanlar affoluyor. O sohbette siz de affolarak Allah mahfurun cümlesine ilhak eyleyerek buradan çıkmanızı nasip eylesin.
- 1:58:56
Şimdi buyuruyor. Ebu'l Mev'ab Şah Zeli Hazretleri. Şehitler Rablerinin elinde diri diriler. Rızık veriliyor. Ehli ilim bunu hakikate hamletti. Dinle şimdi. Meşayihı dinle şimdi bir de. Ehli ilim bunu hakikate hamletti. Hakikate ne demek? Yeme, içme, zevklenme mecaz değil. Fiziki. Çünkü diyor Ebu'l Mev'ab Şah Zeli diyor.
- 1:59:18
Kesinlikle şehitler yiyorlar, içiyorlar ve cima ediyorlar. Hakikati yani hurileriyle. Hakikaten. Hakikaten. Ne demek Ebu'l Mev'ab Şah Zeli? Işte Nurettin Halebi Hazretleri'nin kitabı. Ne demek Ebû Mevâb-ı Şâzeli Zülmü'nün? İşte Nurettin Halebi Hazretleri'nin kitabı. Ebu'l Mev'ab Şah Zeli evliyanın en büyüklerinden.
- 1:59:32
Ebû Mevâb-ı Şâzeli Evliya'nın en büyüklerinden. Hakikaten ne demek? Gerçek. E ben bunu dediğim zaman kartı E ben bunu dediğim zaman kartı koparttım. O zaman kartı koparttılar orada alıp, zındıklar, mankurtlar, işte söylüyor.
- 1:59:42
Şimdi diyor, eğer birisi derse ki, yok efendim, yeme, içme ve cimadan alınan lezzetin bir benzeri, onlara hasıl oluyor, öyle bir tat kendilerinde buluyorlar, muluyorlar, derse diyor, o zaman âyeti, zaruret ve müteşabihat olmadığı halde, zahiri manasından döndürmüş olursun, bir tat eline girersin, diyor.
- 2:00:08
Çünkü âyetin manası, lükat manası verecek. Eğer bir âyet müteşabih değilse, müteşabihse, tevil, veya okursun geçersin manasını Allah bilir. Müteşabi olmayan her âyetin zahiri manası var mı? Var. Ümmül kitap, kitabın aslı ne? Muhkemaat, muhkemaat. Bu âyet muhkem âyet mi? Muhkem âyet. Muhkem âyetse mana verebiliyor musun?
- 2:00:32
Veriyorsun. Manası ne? Yurzekûn, rızıklandırılıyorlar. Şu anda dünyadaki bir adamda rızıklandırılıyor desen, adam rüyasında yedi, içti, karnı doydu, uyandı, toktu. Onu mu anlarsın? Bunda da hakiki manayı anlayacaksın, diyor. Onun için peygamberler şehitlere hiç kıyas edilmez, diyor. Her peygamber zaten aynı zamanda nübüvvetle şehadeti cem etmiştir.
- 2:00:58
Dolayısıyla mevzu budur, diyor. Bundan dolayıdır ki, Şemsüddin Remli Hazretleri, bir fetva soruluyor. Şemsüddin Remli'yi kim biliyor musun? Şafii'nin en büyük fıkha alimlerinden, İbn-i Hacer-i Ektemiler bile onun talebeleri. Remli'ye soru soruyor. Peygamberler ve şehitler kabirlerindeki durumları nedir?
- 2:01:20
O da fetva veriyor. Kabirlerinde vs. istedikleri yerler. Yerler ve içerler, namaz kılarlar, oruç tutuyorlar, haç yapıyorlar, fiziki. Hepsi hakiki manada. Bundan dolayı, ruh bedenden bir ayrıldı, geri geldi, bu ikramdır. Mükellef oldukları için, namaz kaçtı, oruç kaçtı, imsak attı, öyle bir onlara, bizim gibi, helal-haram bazında bir teklif, mesuliyet yüklenmiyor.
- 2:01:55
Lakin Allah onlara ikram için, derecelerine terfi için, bu, efendim, faziletleri vermiştir, buyurmuş Şemsüddin Remli Hazretleri'ni de, Nuruddin Alevi de oradan naklediyor. Şimdi, önümüzdeki derste çok acayip şeyler topladım.
- 2:02:12
Şimdi vakit yetmez. Oradaki rivayetler, hadis-i şerif ve rivayetleri, gördüğünüz zaman, inşallah aklınız başınızdan çıkacak. Ne kadar olaylar olmuş. Ruhun tasarrufu, ruhun gücü, efendim, ahiret alemi, Evliyaullah'ın tasarrufunun delilleri vs. Önce efendim, sallallahu aleyhi ve sellem'in şeyini bir toplarlayacağım.
- 2:02:34
Manevi ve zahiri ve fiziki, şu andaki kabrinden çıkıp, alemlere dolaştığını konuşacağız. O da çok acayip delillerle dolu. Ondan sonra Evliya bahsine geçeceğiz. Bu hamur çok su kaldırır. Çok su kaldırır ama sizin imanınızın nurunu artıracak. Sizin ruhla ilgili ilminizi artıracak. Sizin ehl-i sünnet, ölüm ve kabir ve sonrasıyla ilgili itikadınızı artıracak.
- 2:02:58
Ve bundan sonra öldü gitti, anam öldü diye ağlamayacaksınız. Ölen bir şey yok. Ruh diri. Dolayısıyla irtibat kurmaya çalışmak lazım. Hediyeler gönderip mutlu etmek lazım. Kabir ziyaretlerinde özel durumlar var. İhmal etmemek lazım. Vesaire ufkunuz genişleyecek, açılacak. Bu sohbetleri, bu dersler önümüze beş on devam edecek.
- 2:03:20
Bu dersleri dinlemeden önceki kişiliğinizle, bu derslerden sonra ahiret, ölüm, kabir, mahşer ve ruh ve beden ve insanın kendini tanıması men arafa nefse fukeda rafa rabbehu nefsini bilen Rabbini bilir, ruhunu bilen Rabbini bilir. Ruhun özellikleri anlaşıldıkça terekliyatınız, ruhani ilimlerde yükselmeniz, ilminiz, malumatınız artacak inşallah.
- 2:03:46
Yeter ki sohbetlere devam edin, sohbetlere ara vermeyin. Şimdi şeyi ilan edemedim. Edemeden kimsede hatırlatmadan inecektim. Ondan sonra da günümü görecektim. Yine elhamdülillah kafam yine benim kafam. Elhamdülillah. Maşallah ben ya. Aşevi temel atma töreni dedik. İlerisini demedik. Nerede? Ne zaman?
- 2:04:12
Ne oluyor? Hiçbir şey demedik. Bir kişi de gelip demiyor ki bak hoca el fatiha diyeceksin. Ondan sonra ne yapacak beni Haydar yönetimi? Hocam niye böyle yaptın bize diyecek ya. 23 Ekim Perşembe. Yani ne gün oluyor? Önümüzdeki hafta. Saat 16.30'da. İstanbul Arnavutköy'de.
- 2:04:36
2300 metrekare arsa üzerine yapılacak 30.000 kişilik büyük yesevi aşevi temel atma töreni gerçekleşecektir inşaallahurrahman. İnşallah da koymayı unutmuşlar. Öyle olmaz. Neyse ki ben inşallah diyerek işi kurtardım. İnşallah demeden olur mu ya? Şura-yı Müceddiliğe'de bulunan hocaefendilerin katılımıyla yapılacak temel atma merasimine bütün Müslümanlar davetlidir.
- 2:05:12
Tamam mı? Adres neresiymiş? Deliklikaya Mahallesi, Karavan Caddesi, No 56, 1 Arnavutköy, İstanbul. Peki ben buraya gelemem, gidemem tamam. Zaten gelmesen de yardım yap. Ancak Fatih'de bulunan Haydar Kültür Merkezi'nden öğle namazını müteakip otobüs kaldırılacaktır. Otobüs için isim yazdırmak isteyen varsa Haydar Çağrı Merkezi'ni arayarak arayabilirler.
- 2:05:41
Merkezin telefonu 0212 923 1923. Bu aradan otobüslerle de siz ne kadar geliyorsanız o kadar otobüs tutacaklar demek ki. Önü açık. Yeter ki siz isminizi yazdırın ama ondan sonra gelmemezlik etmeyin. Otobüsler de parayla tutuluyor yani. Onun için kul hakkına girersiniz. Gelecek olanlar yazdırsınlar. Bu temel atma merasimi inşallah çok önem arz ediyor.
- 2:06:06
Geç kalındı. Sanayi Bakanlığı'na ora bağlı olduğu için normal prosedürler belediyeden alınamadı. Çok güzel bir site, önemli bir site. Sanayi Bakanlığı'nın özel kupon şeylere yönetimi özel. Dolayısıyla projeler şuralar buralar onların yönetiminden çıkıyor. Yani öbür türlü normal dışarıda bir şey yaparsan belediyenin imarını halledersin gibi de değil.
- 2:06:33
Biraz zaman gecikti. Sonra altından zeminin bir kısmında yumuşaklık çıkınca temeller kazıklar atıldı. Bir kat daha inildi. Yani 7 bin metre olacaktı. Şu anda kaç bin metre olacak onu yazmamışlar mı? Onu niye yazmamışlar ya? Ben 10 bin metre diye biliyorum. Bilmiyor musunuz siz? Allah Allah. Ya yazarken şöyle bir açıklamalı yazın.
- 2:07:01
10 bin metre çok büyük bir yer olacak. Ama ondan sonra da Allah'ın izniyle talebenin yemek sorunu diye bir şey kalmayacak. Allah talebeyi 30 bine çoğaltsın, 40 bine 50 bine. Allah talebeyi arttırsın. Bizim de nafakayı arttırsın. Aş evinin erzağını arttırsın. Mühim olan yer, sistem, düzen, ona göre depolar, ona göre elektrik malzemeleri, her şey ona göre.
- 2:07:26
Sen şimdi ona göre fazla yapacaksın. Ondan sonra derme çatma 10 binlik yaptın. Bin ilave, iki bin ilave neye döner? Hiçbirine elektrik çeker. Ne ondan sonra ona göre fiberi çeker, bilmem nesi çekmez. Şu anda öyle bir proje yapıldı ki Allah'ın izniyle afat döneminde Allah muhafaza İstanbul'umuza afat vurmasın.
- 2:07:47
Ama afat döneminde 60 bin, 70 bine yemek çıkacak kadar bütün proje ve teşkilat ona göre kuruldu. Yani öyle normal bir şey değil. Misli yok. Misli yok ama talebeyi rahat ettireceğiz inşallah. O zaman yağlı yemekler, daha güzel yemekler çıkacak inşallah talebeye.
- 2:08:04
Şimdi yer yok, gürt yok, üç vadiye inen bir küçücük yerde bu kadar oluyor. Ondan sonra Allah'ın izniyle en güzel yemeği talebe yiyecek inşallah. En rahat şekilde yiyecek talebemiz. Mahmut Efendi Hazretlerimizin yolunu yaşatmak için medreseye çocukluğunu verenler en güzellerine layıktır. Bu şeratı, sünneti, ehl-i sünneti Mahmut Efendi Hazretlerimizin tecdit ettiği yolun.
- 2:08:27
Bu hizmet Kur'an sünnet hizmetidir. Mahmut Efendi Hazretlerimizin özel yolu yoktur. Ben bir yol çıkartmadım buyurun. Kur'an sünnet, ehl-i sünnet. Bu yolun tecdidini o yaptığı için şu anda onun üzerinden yürüyor. Dolayısıyla müceddit olmasa bile ona bağlı olanları dünya ahirette Allah Teala mesut ve ihtiyar eylesin, huzurlu eylesin, aç açık bırakmasın, zarar ceval göstermesin,
- 2:08:49
bereketlerini ziyade eylesin, yardımlarını ziyade eylesin, yardımcılarını müzdade eylesin, maniyle nizale eylesin, amin diyen dinlenen haricinden azade eylesin. Ve kurban olduğum Allah'ım en yakın zamanda birkaç ay işte 4-5 aya kadar en kısa zamanda bitirip yemek vermeye başlanacak inşallah.
- 2:09:07
Rabbim başlamayı şu andaki temel atma gibi başlamayı da en kısa zamanda görmeyi müessel eyle. Haşır sabahına kadar o ocağı tüttürsün oradan talebe-i uluma, Hazreti Mehdiye İstanbul'dan ordular çıkana kadar, çıkacağı güne kadar Hazreti Mehdiye inananlara, tabi olanlara yemek verebilmeyi nasip eylesin.
- 2:09:29
Yardımlarınızı da ona göre bu niyetle vermenizi nasip eylesin. Ve ora bitene kadar arkasını aramayı. Ve bu şuura ermeyi size nasip eylesin. Amin. Önümüzdeki ilanlar yapılacak inşallah. O sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi selam. Uzaktan yakından amin diyenlere, hayırlı uzun ömürler ihsan eyle.
- 2:09:50
Bereketli rızıklar ihsan eyle. Hanımlarıyla, çocuklarıyla alıp, kurban olduğum hepsini evliyanın ziyaretlerine girmelerini nasip eyle. Boş boşuna gezmekten muhafaza eyle. Malayani'den muhafaza eyle. Sağlık, sıhhat, afiyet. Bol para ver bunlara yarabbim. Gitsinler yarabbim. Bütün evliyaları ziyaret etsinler yarabbim.
- 2:10:10
Çok kabir şerifleri görsünler, ziyaret etsinler. Bütün dostlarından nimet alsınlar yarabbim. Uzun ömürle bunları muamele eyle yarabbim. Sohbetleri daim eyle yarabbim. Gazze'ye yardım eyle yarabbim. Ateşkesi daim eyle yarabbim. Bir an önce kurban olduğum sana Allah'ım. Yarabbel alemin ve ya hayran nasirin.
- 2:10:28
Her bir gazzeli kardeşin yemeğini içmeyini battaniyesini en yakın zamanda hepsine, yerine, yurduna ulaştırmayı bize nasip eyle. Türkiye'ye nasip eyle. İslam alemine nasip eyle. Kapıları artana kadar feth eyle. Bir de beni İsrail'in Yahudi'nin içeri girmesinden muhafaza eyle. Ocaklarında emin eyle. Tam çıktı çıkacak, gitti gidecek.
- 2:10:52
Sürgüne gittiler. Girdi önüne kimse duramıyor. Gittiler derken bir anda göçü Allah tersine döndürdü. Evlerine döndüler. Senelerdir evlerine döndür, dua ediyorduk. Bir yandan da düşünüyorum. Şimdi millet de diyecek ki dua ediyorsun ama artık geri dönecek. Orada kalacak halleri yok. O duruma dönmüştük yani.
- 2:11:14
Psikolojimiz öyle bozulmuştu. Ama ne demiştik? Allah her şeye kadir. Allah'ın yardımı ne zaman? Dediğin zaman yakındır buyuruluyor. Ama o hacet namazlarının ne kadar önemi var diyeyim. Hiçbir geçen, o son hacet değil. Ondan evvelce hacetteki dualara dikkat edin. O dualarda neler Mevla bize konuşturmuş, size amin dedirtmiş, dikkat edin.
- 2:11:38
Allah her şeye kadir. Allah kimseye aciz bırakamaz. İnşallah yakında yurtlarında daha güzel, güvenli olarak göreceğiz. Hatta ziyaretlerine gideceğiz inşallah. Bize de Allah'ım nasip eyle. Ve ya hayran nasirin ve ya hayran Fatım. Bizden evvel ölenlere garik garik rahmet eyle. Kabirlen, nur eyle, derecelen, aleyle.
- 2:12:01
Ya Rabbel alemin. Cemaatlerimizden Nurgül, Hediye Hatun, Fadime, Yıldız, Senay Kamile, Safiha ve Ayşe Nisman, Oya, Mücevher, Meyteler rahmet eyle, kabirlen, nur eyle. Azapları varsa defurahu izah eyle. Evet. Aşevi sade talebelere yemek vermiyor. Yani sade medrese sade talebeleri değil, fakirlere de yemek veriyor.
- 2:12:23
Birçok fakirlerin evine ocağına dünya kadar fakirlere de yemek veriyor. Yani çok büyük kayırlar olacak. Bin yedi yüz metre toplam on bin metre. Her kat bin yedi yüz metre Allah'ım mamur eyle ya Rabbim. Bir an evvel ya Rabbel alemin ve ya hayran nasirin. Fikret Efendi abimizin Bursa'dan vakıf külliyemizin yapmasında çok büyük emeği olan, onun da gelini kanserden vefat etti.
- 2:12:53
Hacı Hanım'a da rahmet eyle ya Rabbim. Kabrinin nuru eyle ya Rabbim. Onun da oğluna, bütün ailesine sabrı cemil, eşine sabrı cemil, ecri cezir, hayırlı uzun ömürler ihsan eyle. Ya Rabbim Fikret Efendi abimiz çok hizmet etti külliyemize. Hala da orada hizmet ediyorlar onun ailesine. Ya Rabbel alemin bu yaslı günlerinde onların çoluklarına, çocuklarına çok sabırlar,
- 2:13:14
metanetler ihsan eyle. Ya Rabbim o gelinliği hanıma da kurban olduğum sana Allah'ım kanserden, hastalıktan öldü. Şehitlik nasip eyle. Şehitlik mertebesini hale eyle. Ya Rabbel alemin. Erkeklerden Aleyhisselam, Mehmet, Ali Osman Ömer, Celil, Abdülkadir, Şefik, Ufuk Kadem, Sabri, İbrahim, Yakup, Sezai, Kamil Ahmet, Dilaver, Lütfü, Salih Hilmi, Kadir, Felemez, Güzel
- 2:13:36
Niyazi, Yavuz, Bilal, Yusuf. Allah'ım hepsi sana malumdur ya Rabbi. Hepsine beraber, hepsine rahmetlerini şu saatte tavlar gibi ihsal eyle. Azabı olan varsa ref eyle, izah eyle. Habibi'nin hürmetine sallallahu aleyhi ve sellem rahmet eyle. Amin. Ya Rabbel alemin. Buyurun her vakit. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü.
- 2:13:58
La ilahe illallah. Muhammedun Resulullah. Fikullile muhitin ve nefesin. Adedemâ ve sahâbûn. İlmullah. Allah Allah Allah Celle Şanika Celle Celaluhu. Ya Rabbel alemin. Hediyelerimizi kabul eyle. Ruhane vasıl eyle. Ruhaniyetlerini haberdar eyle ya Rabbel alemin. Arkadaşlar sohbetler yatsı düştükçe düşer.
- 2:14:21
Eee velakin biz sekize onu sabitleriz. Şu anda tabi yatsıya göre hareket ediyoruz. Eee ona göre yazıyoruz. Yani yatsı namazını ezanla kılacağız. Yatsı namazını ezanla kılıp sohbet yapılacak. Ama ne zaman yatsı yatsı artık şeye gelir. Efendim çok kerilere gelirse o zaman yatsıyı yedi buçuğa sabitleyeceğiz.
- 2:14:41
Namazı yedi buçuğa sabitleyeceğiz. Sohbeti de sekize sabitleyeceğiz. Ama ona birkaç hafta daha var. Ona göre hareket edelim. Şu anda yatsı ezanına tabiyiz. Yatsı ezanıyla kılıyoruz. Ben de aşağıdan cemaate uydum, yetiştim. Yatsıyla kılıyoruz. Sohbete başlıyoruz. Inşallahurrahman. Cümle geçitlerimizde erva için isimleri zikrettiğimiz erkek kadın meyit meyit elen erva için gazzenin helası için el Fatiha.


